Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre Türkiye’nin Suriye’ye ihracatı 2025 yılında dikkat çekici bir artış kaydetti. Bir önceki yıla kıyasla yüzde 69,6 yükselen ihracat, 2,6 milyar dolar seviyesine ulaştı. Yıl boyunca yoğunlaşan ticari temaslar, sahada sürdürülen düzenli diyalog ve ihracatçıların değişen koşullara hızlı uyum sağlayan yapısı bu büyümenin temel dinamikleri arasında yer aldı.
TİM Suriye Masası Başkanı ve Güneydoğu Anadolu Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, ortaya çıkan tablonun tesadüfi olmadığını vurguladı. 2025 boyunca sürdürülen sistematik çalışmanın sonuç verdiğini belirten Kadooğlu, ihracattaki artışın yıl geneline yayılan kararlı bir sürecin ürünü olduğunu ifade etti.
“Daha öngörülebilir ve sürdürülebilir bir yapı oluştu”
Kadooğlu, Türkiye-Suriye ticari ilişkilerinin 2025’te daha kurumsal bir zemine taşındığını belirterek, ihracatçıların sahadan ilettiği ihtiyaçların kamu otoriteleriyle eş zamanlı şekilde ele alındığını söyledi. Temas, çözüm üretme ve sonuç alma refleksinin sürekli canlı tutulduğunu vurgulayan Kadooğlu, ulaşılan 2,6 milyar dolarlık ihracat hacminin bu yaklaşımın somut bir göstergesi olduğunu dile getirdi.
İller bazında değerlendirildiğinde Suriye’ye en fazla ihracat yapan il 653 milyon dolar ile Gaziantep oldu. Kentin ihracatı geçen yıla göre yüzde 35,7 artış gösterdi. Gaziantep’i, güçlü artış oranlarıyla İstanbul ve Ankara izledi. İstanbul’un Suriye’ye ihracatı yüzde 140,1 artarak 382 milyon dolara yükselirken, Ankara yüzde 1.501 gibi çarpıcı bir artışla 281,8 milyon dolarlık ihracat hacmine ulaştı. Bu tablo, Suriye pazarının yalnızca sınır illeriyle sınırlı kalmadığını, Türkiye genelindeki farklı üretim merkezlerini de kapsadığını ortaya koydu.
Gıda ürünleri ilk sırada yer aldı
Sektörel dağılımda hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri 700 milyon dolarlık ihracatla ilk sırada yer aldı. Sektörde yüzde 35,4’lük bir artış kaydedildi. Kimyevi maddeler ve mamulleri ihracatı yüzde 78,6 artışla 299,1 milyon dolara, elektrik ve elektronik sektörü ise yüzde 61 artışla 224,3 milyon dolara ulaştı.
Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin Suriye’ye ihracatı 2025’te 967,8 milyon dolar olarak gerçekleşti. Bölgenin toplam ihracat içindeki payı yüzde 37,7 olurken, en fazla ihracat yapan sektör 400,9 milyon dolarla hububat oldu. Kadooğlu, ihracattaki yükselişi değerlendirirken artışın yalnızca kısa vadeli ticari hareketlilikten kaynaklanmadığını vurguladı. Bölgede artan yatırımların karşılıklı güveni güçlendirdiğini belirten Kadooğlu, bu güven ortamının ticaretin hacmini ve niteliğini doğrudan etkilediğini söyledi.
Ticaretin kalıcı hale gelmesinde yatırımın belirleyici rol oynadığını ifade eden Kadooğlu, yatırımın ticaretin sonucu değil, sürdürülebilirliğinin temel unsuru olduğuna dikkat çekti. 2025 boyunca Suriye ile geliştirilen temasların, ilişkilerin daha kurumsal bir yapıya evrildiğini açık biçimde gösterdiğini sözlerine ekledi.
"İhracatımız nitelik ve çeşitlilik açısından daha da derinleşecek"
Orta Doğu'da güçlenen istikrar ortamının Türkiye-Suriye ticaretini daha geniş bir çerçeveye taşıdığına dikkat çeken Kadooğlu, bölgesel perspektifi şu sözlerle tamamladı:
"Orta Doğu'da istikrarın güçlenmesi, ekonomik ilişkilerin daha sağlıklı ve uzun vadeli bir zemine oturmasını sağlıyor. Suriye'nin yeniden bölgesel ticaret ağlarına entegre olması; Türkiye açısından yalnızca ikili ticareti büyüten bir gelişme değil, aynı zamanda Orta Doğu, Afrika ve Körfez pazarlarına uzanan daha geniş bir ticaret hattının güçlenmesi anlamına geliyor. Türkiye, üretim kapasitesi, tedarik zinciri gücü ve coğrafi konumuyla bu yeni dönemin doğal merkez ülkelerinden biri. Türkiye ile Suriye arasındaki ticaret daha dengeli, daha öngörülebilir ve uzun vadeli bir yapıya doğru ilerlediğinden; 2026 yılında da istikrar, yatırım ve ticaret arasındaki ilişkinin güçlenmesini, ihracatımızın nitelik ve çeşitlilik açısından daha da derinleşmesini bekliyoruz."