RÖPORTAJLAR

SADA Grup Başkanı Levent Baykal, "KOMATEK 2026 Türkiye'nin en büyük iş makineleri fuarı oldu"

Abone Ol

18. Uluslararası İş ve İnşaat Makine, Teknoloji ve Aletleri İhtisas Fuarı (KOMATEK 2026), İstanbul Fuar Merkezi’nde ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. Dünyanın farklı ülkelerinden sektör temsilcilerini bir araya getiren fuarda, özellikle yeni enerjili iş makineleri ve ekipmanlarıyla dikkat çeken Çinli firmalar yoğun ilgi gördü.

Fuarın organizasyon süreci, uluslararası katılımı ve sektörün geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan SADA Grup Yönetim Kurulu Başkanı Levent Baykal, KOMATEK’in yalnızca bir fuar değil, aynı zamanda küresel iş birliği ve ticaret platformu haline geldiğini vurguladı.

“Zorlu Koşullara Rağmen Tarihimizin En Büyük Fuarını Düzenliyoruz”

Fuarın hazırlık sürecinin ekonomik ve jeopolitik açıdan oldukça zorlu bir döneme denk geldiğini belirten Baykal, “Çok zorlu bir dönemde bu fuarı gerçekleştirdik. Türkiye’de fuarcılık sektörünün daralma yaşadığı bir süreçten geçiyoruz. Bunun üzerine bölgesel savaşlar ve küresel belirsizlikler de eklendi. Tüm bu şartlara rağmen Türkiye’de bugüne kadar düzenlenen en büyük iş makineleri fuarını gerçekleştiriyoruz” dedi.

Baykal, “Sekiz salonumuz ve 20 bin metrekarelik açık alanımız bulunuyor. Açık alanda vinçler, delme makineleri, beton santralleri, kırma-eleme tesisleri ve asfalt plentleri yer alıyor. Kapalı alanlarda ise iş makineleri sergileniyor. İlk günden itibaren yoğun bir ilgiyle karşılaştık.” dedi.

Avrupa’dan Asya’ya Uzanan Uluslararası Katılım

KOMATEK’in uluslararası kimliğinin yalnızca yabancı ziyaretçi sayısıyla ölçülemeyeceğini ifade eden Baykal, fuarın farklı ülkelerden kurumlar, dernekler ve sektör kuruluşlarıyla kurduğu iş birliklerinin önemine dikkat çekti. “Bizim için uluslararası olmak yalnızca yabancı ziyaretçi çekmek anlamına gelmiyor. Uluslararası olmak; yabancı dernekler, kuruluşlar ve devletlerle iş birliği kurarak Türkiye’yi sektörün merkezi haline getirmek demektir” ifadelerini kullanan Baykal, Avrupa’nın büyük bölümünden ziyaretçi ve katılımcı ağırladıklarını söyledi.

Ukrayna, Rusya, Azerbaycan ve Ermenistan başta olmak üzere çok sayıda ülkeden sektör temsilcilerinin fuara ilgi gösterdiğini belirten Baykal, “Sektörümüz açısından son derece önemli olan uluslararası konfederasyon toplantılarını da burada gerçekleştiriyoruz. Çin, Japonya, İtalya, İspanya ve ABD’den önemli temsilciler fuarımıza katıldı. Dünyanın en büyük iş makineleri fuarlarından biri olan CONEXPO'nun yöneticileri de açılış programımızda yer aldı. Komatek artık dünya fuarcılık takviminde önemli bir yer edinmiş durumda.”

KOMATEK Diyarbakır’a Taşınıyor

KOMATEK markasının Anadolu’ya açılması için yeni bir proje başlattıklarını açıklayan Baykal, bölgesel fuarcılık anlayışını güçlendirmeyi hedeflediklerini söyledi: “Komatek 2026 hazırlıkları sırasında Anadolu’yu sürece daha fazla dahil etmemiz gerektiğini düşündük. İstanbul çok önemli bir merkez ancak Anadolu’daki kullanıcıların bir kısmı için ulaşım ve lojistik anlamında çeşitli zorluklar bulunuyor” diyen Baykal, bu kapsamda geliştirilen “Mega Trends 2030” projesinin sektöre yön verecek çalışmalar içerdiğini belirtti.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile kapsamlı bir araştırma yürüttüklerini ifade eden Baykal, Konya, Adana ve Diyarbakır’da gerçekleştirilen tanıtım toplantılarının ardından Diyarbakır’ın öne çıktığını kaydetti.

“Diyarbakır’da ciddi bir potansiyel gördük. Bölge; madencilik, inşaat ve altyapı yatırımları açısından önemli fırsatlar sunuyor. Ayrıca Kuzey Irak ve Suriye’nin yeniden yapılanma sürecinde stratejik bir konuma sahip. Bu nedenle önümüzdeki yıl Mezopotamya Fuar Merkezi’nde bölgesel bir Komatek organizasyonu gerçekleştireceğiz” dedi.

Baykal, yeni organizasyonun amacının bölgenin ihtiyaçlarını yerinde analiz etmek ve sektör oyuncularını bu pazara daha yakın hale getirmek olduğunu vurguladı.

“Fuarcılık Kriz Yaşayabilir Ama Bitmez”

Son dönemde sıkça dile getirilen “fuarcılık bitiyor” yorumlarını da değerlendiren Baykal, sektörün dönüşüm geçirdiğini ancak önemini koruduğunu söyledi: “Fuarcılık kriz yaşayabilir ama bitmez. Sanayi de bitmez, fuarcılık da bitmez. Önemli olan değişen koşullara uyum sağlayabilmek ve kendimizi geliştirebilmektir” diyen Baykal, pandemi döneminde öne çıkan dijital fuar modellerinin yüz yüze etkileşimin yerini alamadığını belirtti.

“Dünya gördü ki insanlar ürüne dokunmak, yüz yüze görüşmek ve ticaret yapmak istiyor. Fuarlar sadece ürün sergilenen alanlar değildir; aynı zamanda ticaret ve iş geliştirme platformlarıdır. Almanya bunun en iyi örneğidir. Dijitalleşmeye rağmen fuarlarını büyüterek devam ettiriyor.”

“Doğru Sektör ve Doğru İş Birliğiyle Anadolu’da Her Yerde Fuar Yapılabilir”

Anadolu’da fuar organizasyonlarının başarı şansına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Baykal, yerel ihtiyaçların doğru analiz edilmesi halinde her bölgede başarılı etkinlikler gerçekleştirilebileceğini ifade etti.

“Konya’da tarım fuarı son derece başarılı olabilir. Antalya’da ise sera ve süs bitkileri fuarı daha doğru bir tercih olacaktır. Yerel iş birlikleri olmadan hiçbir yerde başarılı fuar yapılamaz. Şırnak’ta da İstanbul’da da temel prensip aynıdır; doğru ihtiyaç, doğru zamanlama ve doğru paydaşlarla hareket etmek gerekir.”

Türkiye Bölgesel Fuar Merkezi Olabilir

Bölgede yaşanan savaşlar ve siyasi gelişmeler nedeniyle birçok uluslararası organizasyonun aksadığını belirten Baykal, Türkiye’nin bu süreçte önemli bir avantaj elde edebileceğini söyledi.

“Ukrayna, Rusya, İran ve Orta Doğu’da yaşanan gelişmeler nedeniyle birçok uluslararası etkinlik sekteye uğradı. Türkiye ise güvenli ve güçlü altyapıya sahip bir alternatif olarak öne çıkıyor” diyen Baykal, yeni fuarlar ithal etmekten ziyade mevcut organizasyonların büyütülmesi gerektiğini vurguladı.

“Bizim yapmamız gereken mevcut fuarlarımızı daha görünür hale getirmek ve dünyaya daha güçlü tanıtmak. Yeni fuarları ithal etmek yerine elimizdeki organizasyonları büyütmeye odaklanmalıyız.” dedi.

Maliyetler Rekabet Gücünü Zorluyor

Fuar organizasyonlarının karşı karşıya olduğu en önemli sorunlardan birinin maliyet artışları olduğunu belirten Baykal, sektörün rekabetçiliğini koruyabilmesi için destek mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. “Elektrikten lojistiğe, stant kurulumundan hizmetlere kadar birçok kalemde maliyetler yükseldi. Yabancı katılımcılar Türkiye’deki maliyetleri döviz bazında değerlendirdiğinde bazı alanlarda Avrupa ile benzer hatta daha yüksek rakamlarla karşılaşıyor” dedi.

“Fuarcılık Milli Bir Meseledir”

Sektörün geleceği açısından iş birliği kültürünün hayati öneme sahip olduğunu belirten Baykal, tüm paydaşların ortak hedef doğrultusunda hareket etmesi gerektiğini söyledi.

“Birbirimizi rakip veya düşman olarak görmek yerine aynı ekosistemin parçaları olarak hareket etmeliyiz. Yurt dışını rakip olarak değil, müşteri ve iş ortağı olarak görmeliyiz” ifadelerini kullanan Baykal, Türkiye’nin sahip olduğu potansiyelin doğru anlatılması halinde çok daha güçlü bir fuarcılık ekosisteminin oluşacağını belirtti.

Baykal, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:

“Fuarcılık gerçekten de milli bir meseledir. Ülkemizin tanıtımına, ticaretine ve ekonomisine doğrudan katkı sağlar. Hep birlikte hareket edersek çok daha başarılı sonuçlar elde edebiliriz.”