Türkiye gıda sektörünün uluslararası buluşma noktası olma hedefiyle düzenlenen Foodist İstanbul Uluslararası Gıda ve İçecek Ürünleri Fuarı, Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde kapılarını açtı. Türkiye’nin gıda üretim ve ihracat kapasitesini küresel pazarlara taşımayı hedefleyen fuar, yurt içi ve yurt dışından yaklaşık 1.000 katılımcı firmayı ağırlarken, 150 ülkeden 70 bin ziyaretçinin fuarı ziyaret etmesi bekleniyor.
Foodist İstanbul’un açılışında konuşan İstanbul Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İHBİR) Başkanı Kazım Taycı, fuarın Türkiye’nin gıda sektöründeki uluslararası konumunu güçlendirecek önemli bir organizasyon olduğuna dikkat çekti. Fuarın uzun vadede dünyanın önde gelen gıda fuarları arasında yer almasını hedeflediklerini belirten Taycı, organizasyonun ilk gününde yoğun bir ziyaretçi ve satın almacı ilgisiyle karşılaştıklarını söyledi.
“Dünyanın en önemli fuarları arasına sokmak istediğimiz bir fuarı ilk defa düzenliyoruz”
Foodist İstanbul’un hayata geçirilmesinden duyduğu heyecanı dile getiren Kazım Taycı, fuarın yalnızca Türkiye pazarı açısından değil, küresel gıda ticareti açısından da önemli bir merkez haline gelmesini hedeflediklerini ifade etti. Taycı, “Heyecan içerisindeyiz. Çünkü dünyanın en önemli fuarları sıralamasına sokmak istediğimiz Foodist İstanbul'u ilk defa düzenlemiş durumdayız. Bine yakın katılımcı firmamız var. Farklı farklı 150 ülkeden 70 bin ziyaretçiyi beklediğimiz bir fuar” dedi.
Fuar öncesinde uluslararası alanda kapsamlı tanıtım çalışmalarının gerçekleştirildiğini belirten Taycı, satın alma heyetlerinin de organizasyon kapsamında İstanbul’a getirildiğini kaydetti. Taycı, “Gerçekten dünyanın birçok ülkesinde önemli PR çalışmaları yapılmış, tanıtılmış ve satın alma heyetleri organize edilerek bu fuara getirilmiş vaziyette. Sonuçlarının çok iyi ve olumlu olacağına inanıyoruz” ifadelerini kullandı.
Foodist İstanbul’un açılış gününde yoğun bir ziyaretçi profiliyle karşılaştığını aktaran Taycı, “Bugün saat 10 itibarıyla kapılarımızı açtık. Tarım Bakanımız ve Ticaret Bakanımız burada bizi yalnız bırakmadılar. Büyük bir kalabalıkla, ciddi manada bir ziyaretçi profiliyle birlikte görüşmelerimiz başladı” diye konuştu.
Hububat, bakliyat ve yağlı tohumlarda istikrarlı ihracat performansı
Türkiye gıda sektörünün stratejik önemine de değinen Taycı, özellikle hububat, bakliyat ve yağlı tohumlar sektörünün son yıllarda ihracatta güçlü bir büyüme performansı sergilediğini belirtti. “Hububat, bakliyat ve yağlı tohumlar dediğimiz zaman aşağı yukarı son 20 yıldır sürekli ve düzenli çift haneli büyüyen bir ihracat tarafındayız” diyen Taycı, Türkiye’nin tarımsal ürünleri işleme kapasitesinin de sektörün küresel rekabet gücünü desteklediğini söyledi.
Türkiye’deki sanayi tesislerinin teknolojik altyapısının güçlü olduğunu vurgulayan Taycı, özellikle işlenmiş tarım ürünlerinde faaliyet gösteren proses fabrikalarının modern yapısına dikkat çekti.
Taycı, “Sanayi tesislerimiz oldukça yeni. İşlenmiş tarım ürünlerinde proses fabrikalarımıza baktığımız zaman prosesler oldukça yeni ve genç. Çok iyi Ar-Ge’ler var. Dünyada trend olan, sevilmekte olan ürünleri çok hızlı üretebiliyoruz, gerçekleştirebiliyoruz. Ar-Ge faaliyetlerimiz bu manada çok iyi” ifadelerini kullandı.
“Bereketli bir yıl içerisindeyiz”
Tarım sektöründe son yıllarda yaşanan gelişmelere de değinen Taycı, pandemi sonrasında Türkiye’nin tarımsal üretimin stratejik önemine yönelik önemli kazanımlar elde ettiğini belirtti. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından uygulanan desteklerin ve üretimi artırmaya yönelik politikaların sektöre olumlu yansıdığını ifade eden Taycı, özellikle ekilmeyen alanların azaltılması ve çiftçiye verilen desteklerin önemine dikkat çekti. Taycı, “Tarımda pandemiyle birlikte Türkiye çok önemli notlar aldı. Tarım Bakanlığımızın bu manada çok önemli adımları oldu.
Ekilmeyen alan kalmaması noktasında, çiftçiye verilen destekler noktasında baktığımız zaman rekorların yaşandığı bir yıl içerisindeyiz” dedi. Buğday, arpa, soya, mısır ve yulaf başta olmak üzere birçok üründe yüksek üretim seviyelerine ulaşıldığını belirten Taycı, yaş meyve ve sebze üretiminde de olumlu bir tablonun ortaya çıktığını söyledi.
“Buğdayda, arpada, soyada, mısırda, yulafta baktığımız zaman, hepsinde; yaş meyve de dahil olmak üzere, sebze de dahil olmak üzere rekorların yaşandığı bir yıl içerisindeyiz. Bereketli bir yıl. İklim şartları da iyi geçti” diyen Taycı, üretimdeki artışın ihracata da olumlu katkı sunacağını ifade etti.
“Temel ihtiyaçlarımızı karşıladıktan sonra artan miktarları ihraç edeceğiz”
Türkiye’nin tarımsal üretimde elde ettiği yüksek seviyelerin, iç piyasadaki ihtiyaçların karşılanmasının ardından ihracat kapasitesini de destekleyeceğini belirten Taycı, üretim fazlasının küresel pazarlara yönlendirileceğini söyledi. Taycı, “Bunların büyük bir bölümünü de aynı zamanda ihraç edeceğiz. Yani ülkemizin temel ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra artan miktarları da yurt dışına ihraç edeceğiz” ifadelerini kullandı. Üretimde yaşanan rekorların ihracat açısından önemli bir avantaj sağladığını belirten Taycı, “Bu rekorların iyi olmuş olması, ihracatımızın artması adına bize ciddi manada destek sağlıyor” dedi.
Hububat sektörü Foodist İstanbul’da güçlü şekilde temsil ediliyor
Foodist İstanbul’un oluşumunda hububat, bakliyat ve yağlı tohumlar sektörünün önemli bir rol üstlendiğini belirten Taycı, fuarın hayata geçirilmesinde kamu, sektör kuruluşları ve fuar organizatörlerinin ortak çabasının bulunduğunu ifade etti.
Taycı, “Hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ihracatçı birlikleri olarak bu fuarın organize edilmesinde en önemli rolleri oynadık diyebilirim” dedi. Fuarın ortaya çıkmasında farklı kurum ve kur uluşların katkı sunduğunu belirten Taycı, “TÜYAP Fuarcılık ve ALZ Fuarcılık başta olmak üzere, ETÜDER, Türkiye Gıda ve İçecek Dernekleri Federasyonu gibi kurumlarımızın her biri ayrı ayrı emek verdiler. Bu fuarın ortaya çıkması için gayret sarf ettiler” diye konuştu.
Hedef: 5 yıl içinde dünyanın ilk üç gıda fuarından biri olmak
Foodist İstanbul’un geleceğine ilişkin hedeflerini de paylaşan Taycı, fuarın Türkiye’deki tüm gıda ekosisteminin ortak sahiplenmesiyle kısa sürede küresel ölçekte önemli bir organizasyona dönüşebileceğini söyledi. Taycı, “Hep birlikte biz tüm Türkiye’nin gıda üreticileri, tüketicileri, ihracatçıları hep birlikte bu fuara daha fazla destek verirsek, daha fazla gayret verirsek, buna kesinlikle inanıyoruz ki önümüzde üç ila beş yıllık bir periyotta bu fuarın dünyanın en büyük fuarları içerisinde ilk üçe gireceğine” ifadelerini kullandı. Bu hedef doğrultusunda sektörün tüm paydaşlarının fuara sahip çıkmasının önemine dikkat çekti.
“İstanbul’a böyle bir fuarı hediye etmek istiyoruz”
Foodist İstanbul’un yalnızca gıda ticaretine değil, İstanbul’un turizm ve hizmet ekonomisine de katkı sağlayacağını belirten Taycı, uluslararası fuarların düzenlendikleri şehirlerde ekonomik hareketlilik oluşturduğuna dikkat çekti. İstanbul’un sahip olduğu kültürel ve gastronomik zenginliğin uluslararası ziyaretçiler açısından önemli bir avantaj sunduğunu ifade eden Taycı, “Neden böyle bir gayret içerisindeyiz? İstanbul gibi tarihiyle, yemesiyle, içmesiyle, gezmesiyle çok zengin bir kültüre sahip olan İstanbul’umuzun aynı zamanda böyle bir fuarla hediye etmek istiyoruz” dedi. Uluslararası fuarların satın alma gücü yüksek profesyonel ziyaretçileri de şehirlere çektiğini belirten Taycı, Foodist İstanbul’un bu yönüyle turizme de katkı sağlayacağını söyledi.