Dünya genelinde finansal hizmetler sektöründeki CEO’ların büyük bölümü, küresel ekonomiye yönelik güven seviyesinin zayıf olmasına rağmen gelir, kârlılık ve verimlilikte artış öngörüyor. Pilot uygulamalardan ölçeklendirme aşamasına geçilirken, finans CEO’larının %25’i yapay zekânın beklentilerin çok üzerinde performans sergilediğini, %90’ı ise yönetim kurulu veya üst yönetim seviyesinde net bir hesap verebilirlik yapısı kurulduğunu ifade ediyor. Birleşme ve satın alma (M&A) işlemleri, ortak girişimler ve stratejik iş birlikleri ise küresel finansal piyasalarda büyümeyi tetikleyen önemli unsurlar arasında gösteriliyor.
Uluslararası danışmanlık, denetim, güvence, kurumsal finansman, strateji ve vergi hizmetleri sunan EY, finans liderlerinin 2026 yılına ilişkin beklentilerini ortaya koyan önemli bulgular paylaştı. EY CEO Görünümü Araştırması’na göre; küresel ekonomik belirsizlik genel iyimserliği sınırlasa da bankacılık ve finansal hizmetler sektöründeki CEO’lar 2026 yılına dair olumlu bir tablo çiziyor. Araştırmaya katılan CEO’ların %59’u sektör görünümüne iyimser yaklaşırken, küresel ekonomi için yüksek güven bildirenlerin oranı %27’de kalıyor. Bununla birlikte jeopolitik ve ekonomik belirsizliklere rağmen finans ve bankacılık CEO’larının yaklaşık %90’ı 2026 yılında gelir, kârlılık ve verimlilik artışı bekliyor. Katılımcıların %21’i gelir ve kârlılıkta önemli bir yükseliş öngörürken, %46’sı verimlilikte belirgin artış bekliyor. Buna karşın CEO’ların %23’ü işletme maliyetlerinde 2025’e kıyasla kayda değer artış yaşanacağını düşünüyor.
Yapay zekâ performansı güveni artırıyor
2026 yılında finansal hizmetler sektöründe yapay zekâ yatırımlarının pilot aşamadan uygulamaya geçmesi bekleniyor. Finans ve bankacılık CEO’larının %45’i, kurumlarının dayanıklılık ve adaptasyon kabiliyetinin en önemli itici gücünün yapay zekâ ve dijital yatırımlar olduğunu belirtiyor. Araştırmaya göre CEO’ların %25’i yapay zekâ girişimlerinin beklentilerin çok üzerinde performans gösterdiğini, %57’si ise beklentilerin üzerinde sonuçlar elde ettiğini ifade ediyor. Bu durum, dijital dönüşüme yönelik üst düzey yönetici güvenini güçlendiriyor. İki yıllık perspektifte CEO’ların %30’u yapay zekânın şirketlerin değer yaratma kapasitesini köklü şekilde değiştireceğini, %63’ü ise operasyonel süreçlerde ciddi iyileşmeler sağlayacağını öngörüyor. Kullanılan teknolojiler arasında en büyük dönüşüm etkisinin üretken yapay zekâdan (GenAI) geleceği düşünülürken (%53), bunu makine öğrenimi (%45) ve otonom yapay zekâ sistemleri (%38) izliyor.
Araştırma ayrıca yapay zekâ odaklı dönüşüm projelerinin yönetim kurulları tarafından yakından takip edildiğini ortaya koyuyor. Yönetim kurullarının %76’sı artık dönüşüm yatırımlarının getirisini (ROI), finansal sonuçlar kadar yakından izliyor. CEO’ların %90’ı etik, yatırım getirisi ve iş gücü etkilerini kapsayan yapay zekâ sonuçları için üst düzeyde net bir hesap verebilirlik yapısı oluşturduklarını ifade ediyor. CEO’ların %84’ü ise ticari kazanımları yavaşlatsa bile yapay zekânın etik ve sorumlu şekilde uygulanmasını öncelik haline getirdiklerini belirtiyor. Bunun yanı sıra yetenek yönetimi de dönüşümün merkezinde yer almayı sürdürüyor. CEO’ların %87’si yetenek çekme ve elde tutma konusunda iyimser bir tablo çizerken, %60’ı yapay zekâ yatırımlarının istihdamı koruyacağını veya artıracağını düşünüyor. Buna karşılık yalnızca %28’lik bir kesim 2026’da iş gücünde azalma bekliyor.
M&A ve iş birlikleri stratejilerin merkezinde yer alıyor
2026 yılına yönelik stratejik planlar, sektörde yoğun bir birleşme ve satın alma (M&A) ile ortak girişim sürecine işaret ediyor. Finans ve bankacılık sektöründeki CEO’ların %80’i, jeopolitik ve ticari gelişmelere yatırım planlarını güncelleyerek yanıt verdiklerini belirtiyor. CEO’ların üçte biri planlanan yatırımlarını ertelediğini, %18’i bazı pazarlardan çıktığını ifade ederken; %32’si yatırımlarını hızlandırdığını, %24’ü ise yeni pazarlara giriş yaptığını dile getiriyor. Bu durum, yönetim ekiplerinin stratejik fırsatları değerlendirme konusunda proaktif davrandığını gösteriyor. Operasyonların dijitalleşme yoluyla optimize edilmesi, gelir artışının sağlanması ve müşteri bağlılığının güçlendirilmesi, satın alma kararlarında öne çıkan başlıca unsurlar arasında yer alıyor. Varlık satışlarında ise maliyet tasarrufu öncelikli motivasyon olarak dikkat çekiyor. Araştırmaya göre CEO’ların %49’u önümüzdeki yıl M&A fırsatlarını değerlendirmeyi planlarken, %84’ü ortak girişim veya stratejik iş birliklerine yönelmeyi hedefliyor.
EY Türkiye Şirket Ortağı ve Finansal Hizmetler Sektör Lideri Levent Atakan ise değerlendirmesinde, yılın ilk aylarında yaşanan jeopolitik gelişmelerin finansal piyasaların yönünü yeniden şekillendirdiğini belirtti. Atakan, bu ortamda finans sektörü liderleri için beklemenin bir seçenek olmadığını vurgulayarak, belirsizlik dönemlerinin doğru stratejiyle hareket eden kurumlar için önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti. Üst düzey yöneticilerin gündeminde politika değişikliklerinden piyasa dalgalanmalarına, likidite risklerinden değerleme baskılarına kadar geniş bir konu başlığı bulunduğunu belirten Atakan, başarılı kurumların ortak noktasının; sermaye disiplinini güçlendiren, operasyonel mükemmeliyeti önceleyen, risk yönetimini sağlamlaştıran ve dönüşümü merkeze alan bir yaklaşım benimsemeleri olduğunu dile getirdi.
Yapay zekâ tarafında ise pilot uygulamaların ötesine geçilerek ölçeklenebilir ve kurumsal stratejilere entegre edilen bir döneme girildiğini belirten Atakan, finans sektörünün yapay zekâ yönetişimi konusunda küresel ölçekte standart belirleyici bir konuma geldiğini ifade etti. Yönetim kurullarının büyük çoğunluğunun yapay zekâ için net hesap verebilirlik çerçeveleri oluşturmasının, teknolojinin yalnızca bir verimlilik aracı değil aynı zamanda stratejik bir sorumluluk alanı olarak ele alındığını gösterdiğini vurguladı. Atakan ayrıca çevik hareket eden, hızlı karar alan ve dönüşüm yetkinliğini doğru kullanan kurumlar için önemli fırsatlar bulunduğunu, önümüzdeki dönemde rekabet avantajının yalnızca teknoloji yatırımıyla değil; bu yatırımı doğru yönetişim, doğru yetenek ve güçlü stratejik adımlarla desteklemekle sağlanacağını ifade etti.