İstanbul Maden İhracatçıları Birliği, dünya mimarlık dünyasının en prestijli etkinliklerinden biri olan World Architecture Festival’i Türkiye’ye kazandırmak amacıyla önemli bir adım attı. WAF Program Direktörü Paul Finch, Ticari Direktör Frazer Stokes ve İş Geliştirme Direktörü Damien St. George İstanbul’da temaslarda bulunarak şehrin mimari gücü ve organizasyon kapasitesini yerinde inceledi. İMİB Yönetim Kurulu Üyesi Funda Bekişoğlu ise bu ziyaretin, WAF’ın İstanbul’da düzenlenmesi adına somut ve güçlü bir adım olduğunu vurguladı.
İMİB’in davetiyle gerçekleşen program kapsamında İstanbul’un tarihi dokusu, mimari çeşitliliği ve uluslararası etkinlik düzenleme altyapısı WAF yetkililerine detaylı şekilde tanıtıldı. Şehrin kültürel zenginliği ve potansiyel organizasyon alanları yerinde incelenirken, İstanbul’un bu büyük organizasyona ev sahipliği yapabilecek kapasitesi kapsamlı biçimde aktarıldı.
Uluslararası arenada stratejik hamle
Gerçekleştirilen görüşmelerin, Türkiye’nin yalnızca doğal taş sektöründe değil, küresel mimarlık ekosisteminde de daha güçlü bir konuma ulaşma hedefinin önemli bir göstergesi olduğunu belirten Funda Bekişoğlu, bu girişimin WAF’ın gelecekte Türkiye’de düzenlenmesi ihtimalini artırdığını ifade etti. Bekişoğlu, bu adımın aynı zamanda Turkish Stones markasının uluslararası konumunu güçlendireceğini dile getirdi.
Kapsamlı tanıtım süreci yürütüldü
Türkiye’nin son dönemde WAF platformunda attığı adımlarla dikkat çektiğini belirten Bekişoğlu, hedeflerinin yalnızca bu platformda yer almak değil, organizasyonu Türkiye’ye kazandırmak olduğunu söyledi. Bu doğrultuda WAF yönetiminin Türkiye’de ağırlanarak kapsamlı bir tanıtım programı gerçekleştirildiğini aktardı.
Singapur ve Miami’de güçlü katılım
İMİB’in, Ege Maden İhracatçıları Birliği ve Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği ile birlikte Ticaret Bakanlığı destekli Turquality projesi “Land of Stone” kapsamında Türk doğal taşlarını WAF sahnesine taşıdığına dikkat çeken Bekişoğlu, bu süreçte önemli bir görünürlük elde edildiğini ifade etti.
“Land of Stone” yaklaşımıyla konumlanan Turkish Stones markasının, mimarlık dünyasının önde gelen isimleriyle doğrudan temas kurduğunu belirten Bekişoğlu, festivalde “Best Use of Stone” kategorisine verilen sponsorlukla Türk taşının mimarideki gücünün uluslararası ölçekte vurgulandığını söyledi. Singapur ve Miami’de düzenlenen son organizasyonlarda güçlü bir şekilde yer aldıklarını belirten Bekişoğlu, hedeflerinin bu kez İstanbul’da ev sahipliği yapmak olduğunu dile getirdi.
İstanbul’un küresel vitrinine katkı sağlayacak
WAF’ın İstanbul’da düzenlenmesinin yalnızca mimarlık ve doğal taş sektörü açısından değil, Türkiye’nin uluslararası organizasyon kapasitesi ve şehir markası açısından da önemli kazanımlar sağlayacağını ifade eden Bekişoğlu, bu tür prestijli etkinliklerin İstanbul’un küresel görünürlüğünü artıracağını belirtti. Ayrıca mimarlık, tasarım ve kültür odaklı bu uluslararası hareketliliğin şehrin turizm potansiyeline de önemli katkılar sunacağına dikkat çekti.