Yapay Zeka Çağında E-Ticaretin Lojistiği Zirvesi’nde bir konuşma yapan Ticaret Bakan Yardımcısı Volkan Ağar, “Son 23 yılda ülkemiz ulaştırma altyapısına yaklaşık 300 milyar dolar yatırım yaptı. Önümüzdeki 25-30 yıl içinde ise ilave 200 milyar dolarlık bir yatırım yapılması hedefleniyor” dedi.
Ticaret Bakanlığı himayelerinde, İstanbul Ekonomik Araştırmalar Derneği (İEAD) tarafından; DEİK/Lojistik İş Konseyi ve DEİK/Dijital Teknolojiler İş Konseyi ile Uluslararası Nakliyeciler Derneği’nin (UND) destekleriyle düzenlenen ‘Yapay Zekâ Çağında E-Ticaretin Lojistiği Zirvesi’, Grand Cevahir Hotel Convention Center'da gerçekleşti. Zirvenin en stratejik oturumlarından biri olan “E-Ticaretin Lojistiğine Yönelik Kamu Destekleri ve Finansman” panelinin açılış konuşması Ticaret Bakan Yardımcısı Volkan Ağar tarafından gerçekleştirildi.
“Yapay zekâ kullanımının en fazla olduğu girişimler büyük işletmeler”
Yapay Zekâ Çağında E-Ticaretin Lojistiği Zirvesi’nde konuşan Ticaret Bakan Yardımcısı Volkan Ağar, “Yapay zekâ destekli lojistik optimizasyonuyla teslimat sürelerinde yüzde 30'a kadar kısalma sağlanacağı tahmin ediliyor. Ülkemizde ise yapay zekâ teknolojilerinin özellikle işletmelerde verimlilik artışı yoluyla rekabet avantajı sağlamasına yönelik pek çok çalışma gerçekleştirilmekte. Ancak güncel veriler bu konuda alacağımız daha uzun bir yolun olduğunu bizlere hatırlatıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) yapay zekâ istatistiklerine göre, yapay zekâ araçlarından herhangi birini kullandığını belirten girişimlerin oranı 2021 yılında yalnızca yüzde 2,7 iken, 2025 yılında bu oran yaklaşık 3 kat artışla yüzde 7,5 olmuştur. Yapay zekâ kullanımının en fazla olduğu girişimler ise büyük işletmeler. İstatistikler bu araçların en fazla yüzde 46,5 ile pazarlama veya satış amacıyla kullanıldığını gösteriyor” diye konuştu.
“200 milyar dolarlık bir yatırım yapılması hedefleniyor”
67 ülkeye erişim sağlayabilen bir konumda olduklarına değinen Ağar, “Ülke olarak benzersiz bir coğrafyada yaşıyoruz. 4 saatlik uçuş mesafesiyle 1,5 milyar insanın yaşadığı ve 55 trilyon doları aşan ekonomiye sahip 67 ülkeye erişim sağlayabilen bir konumdayız. Ancak bu potansiyel, ulaştırma altyapısına yapılan güçlü yatırımlar olmasaydı hiçbir anlam ifade etmeyecekti. Son 23 yılda ülkemiz ulaştırma altyapısına yaklaşık 300 milyar dolar yatırım yaptı. Önümüzdeki 25-30 yıl içinde ise ilave 200 milyar dolarlık bir yatırım yapılması hedefleniyor. Bu altyapının üzerine inşa edilen lojistik merkezler ise ürünlerin depolanması, gümrük işlemleri, taşıma modlarının entegrasyonu ve nihai dağıtım gibi çok yönlü işlemlerle ticaretin kesintisiz akışını sağlamaktadır. Halihazırda ülkemizde işletmeye açılan ve faaliyette olan 12 lojistik merkez bulunmakta olup, 4 lojistik merkezin ise yapımı halen devam ediyor. Devam eden ihale aşamasında olan tüm projelerin tamamlanmasıyla bu sayının 23'e çıkması hedeflenmektedir” dedi.
“Küresel tedarik zincirlerinde yeni kırılganlıklar oluşturmaktadır”
Hürmüz Boğazı ve çevresinde yaşanan sıkıntıların taşıma sürelerini etkilediğini belirten Ağar, “Türkiye önemli ticaret koridorlarının kesişim noktasındaki jeostratejik konumuyla doğal bir lojistik üs niteliğini taşımaktadır. Bu güçlü konum, ülkemize yalnızca transit taşımacılıkta değil; bölgesel ve küresel tedarik zincirlerinde merkez ülke olma yolunda önemli avantajlar sunuyor. Bununla birlikte bölgemizde son dönemde yaşanan gelişmelerin lojistik sektörünü doğrudan etkilediğinin de farkındayız. Hürmüz Boğazı ve çevresinde yaşanan sıkıntılar taşıma sürelerini uzatmakta, maliyet baskısını artırmakta ve küresel tedarik zincirlerinde yeni kırılganlıklar oluşturmaktadır. Dünyada marka haline gelen lojistik ve taşımacılık hizmetlerimiz, 42,4 milyar dolar ihracat ile 2025 yılında ülkemizin 122 milyar 600 milyon dolarlık hizmet ihracatından %34,5 oranında pay alarak hizmet ihracatımızın lokomotifi olmayı sürdürmüştür. Bu başarısıyla Türk lojistik sektörü dünyada 9. sırada yer almaktadır” diye konuştu.
“8 bin dolarlık geliri ile dünyanın önde gelen ekonomileri arasında yer almaktayız”
Yurt dışı lojistik ağlarının sayısını 8'e çıkarmayı amaçladıklarını dile getiren Ticaret Bakan Yardımcısı Volkan Ağar, “Bizler de bakanlık olarak bu başarının devamı adına lojistik ve taşımacılık sektörümüzü desteklemeye tüm gücümüzle devam etmekteyiz. Ayrıca önemli ihraç pazarlarımızdaki lojistik maliyetlerin azaltılması amacıyla ve dış pazarlara ürün ulaştırılmasını kolaylaştırmak için yurt dışı lojistik dağıtım ağları desteğimiz kapsamında halihazırda 5 proje destek kapsamında; bunların 2 adedi Amerika'da, kalan 3'ü de Avrupa'da konumlanmış durumdadır. Yurt dışı lojistik ağlarımızın sayısını inşallah en kısa zamanda 8'e çıkarmayı da amaçlıyoruz. 86 milyon nüfusu, yaklaşık 1.6 trilyon dolarlık gayrisafi yurt içi hasılası ile ve kişi başına yaklaşık 18 bin dolarlık geliri ile dünyanın önde gelen ekonomileri arasında yer almaktayız. İhracatta ise mal ihracatında 253.3 milyar dolar, hizmet ihracatında 122.6 milyar dolar olmak üzere toplamda 396 milyar dolarlık bir dış ticaret hacmini yakalamış durumdayız” dedi.
“Mal ve hizmet ihracatımız 2026 yılında 45 milyar lira olacak”
Ağar, “2025 yılını küresel ticarette belirsizliklerin yükseldiği, korumacı eğilimlerin güç kazandığı ve dünya ticaretinde paradigma değişikliğinin yaşandığı bir dönem olarak geride bıraktık. 2026 yılı ise ilk çeyrek itibarıyla birçok zorluğu ve belirsizliği yine beraberinde getirdi. Türkiye olarak tüm bu gelişmelere karşı kurumlarımızla ve özel sektörümüzle tam bir koordinasyon halinde hedeflerimize doğru emin adımlarla ilerlemekteyiz. Amacımız ihracatımızı sürdürülebilir şekilde artırarak daha rekabetçi, daha katma değerli bir yapıya ulaştırmak. Bu doğrultuda tüm imkanlarımızla firmalarımızın, girişimcilerimizin yanındayız. Bakanlık olarak 2025 yılında mal ve hizmet ihracatımıza yaklaşık 33 milyar lira destek sağladık. 2026 yılında ise bu destek tutarı inşallah 45 milyar lira olacak. Bunun yanında ihracatın finansmanında da birçok önemli çalışmayı yürütmeye devam ediyoruz. İhracatçılarımızın önünü açacak, onların dünya pazarlarına daha güvenli açılmalarını sağlayacak güçlü bir finansman altyapısı oluşturmak adına Türk Eximbank, Türk Ticaret Bankası ve İhracatı Geliştirme Anonim Şirketi başta olmak üzere ilgili tüm kurum ve kuruluşlar ile birlikte çalışmalarımızı yoğun bir şekilde sürdürmekteyiz” şeklinde konuştu.
DEİK Genel Sekreteri Caner Çolak’ın moderatörlüğünde gerçekleşen oturumda, Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya, Ticaret Bakanlığı Uluslararası Hizmet Ticareti Genel Müdürü Tarık Sönmez, Türk Ticaret Bankası Genel Müdürü İlker Yeşil, İhracatı Geliştirme (İGE) A.Ş. Genel Müdürü Fatih Tuğrul Topaç
ile devlet teşviklerinden ihracat kredilerine kadar pek çok kritik başlık ele alındı.
Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya: “Kamuda yapay zekâyı ilk kullanan genel müdürlüklerden biriyiz”
E-ticaret kapsamındaki destekler ve Ticaret Bakanlığı’nın çalışmaları hakkında konuşan Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya, ‘Kolay İhracat, E-Kolay İhracaat Platformu’ hakkında bilgi verdi. Kılıçkaya, “İhracatçılarımıza enformasyon desteği sunan iki platformumuz bulunuyor. Ayrıca kamuda yapay zekâyı ilk kullanan genel müdürlüklerden biriyiz. 2020 yılında bu çalışmalara başladık. Platformda hedef pazarlar, pazar yerleri, dinamikler ve satış verileri gibi birçok bilgiye ulaşılabiliyor. Bu gerçekten çok başarılı bir kamu hizmeti ve sürekli geliştiriyoruz” diye konuştu.
Ticaret müşavirliklerine de değinen Kılıçkaya, “Dünyanın 119 ülkesinde yaklaşık 270 kadroyla faaliyet gösteriyoruz. Müşavirliklerimiz aracılığıyla bilgi alabilir ve iletişim kurabilirsiniz” dedi. ‘İhracat Akademisi’ hakkında da bilgi veren Kılıçkaya, ‘Tüm bu çalışmaları daha sistematik hâle getirmek için İhracat Akademisi’ni kurduk. İhracat ve e-ihracatın tüm boyutlarını kapsayan kapsamlı bir eğitim programı oluşturduk. Yarın Ankara’da e-ihracat versiyonu başlıyor. Program; gümrükten lojistiğe, finansmandan pazarlama tekniklerine kadar geniş bir müfredat içeriyor ve 64 saat sürüyor’ ifadelerini kullandı. Üniversitelerle de iş birlikleri yapıldığını söyleyen Kılıçkaya, ‘Geçen yıldan bu yana ODTÜ ve Ankara Üniversitesi başta olmak üzere 11 üniversiteyle çalıştık ve yaklaşık 800 mezun verdik’ dedi.
Ticaret Bakanlığı’nın verdiği desteklere ilişkin de bilgi veren Kılıçkaya, “Geçtiğimiz yıl ihracat destek bütçemiz 25,5 milyar TL idi, bu yıl ise 33 milyar TL’ye ulaştı. Yaklaşık 25 bin ihracatçımız bu desteklerden yararlanıyor. Bu destekler firmalar için bir yol haritası niteliğinde. Enformasyondan pazara girişe, tanıtımdan finansmana kadar tüm aşamalarda destek sağlıyoruz” diye konuştu.
E-ihracatta yaşanan dönüşüme dikkat çeken Kılıçkaya, ‘Dünyada çok ciddi bir dijital dönüşüm yaşanıyor. İnternet kullanımının artmasıyla birlikte dijital ekonominin payı hızla yükseliyor. Türkiye’de de bireylerin yüzde 90’ı işletmelerin ise yüzde 93.6’sı interneti kullanıyor. İnternet kullanımı oldukça yüksek ve yapay zekâ kullanımı giderek artıyor. 5G ile birlikte bu dönüşümün daha da hızlanacağını öngörüyoruz” ifadelerini kullandı. Dijital altyapı çalışmalarına değinen Kılıçkaya, “Destek Yönetim Sistemi ile tüm destekleri dijital ortama taşıdık. Önümüzdeki hedefimiz bu sistemi yapay zekâ ile daha akıllı hâle getirmek” dedi.
Türk Ticaret Bankası Genel Müdürü İlker Yeşil: “Temel hedefimiz finansman desteğini 100 milyar liranın üzerine taşımak”
Türk Ticaret Bankası Genel Müdürü İlker Yeşil: “Türk Ticaret Bankası olarak, 113 yıllık köklü mirasımızı İhracatı Geliştirme A.Ş. (İGE) iştiraki olarak faaliyetlerimize devam ediyoruz. Bankamızı 'ihracatçının finansal yolculuğundaki ikinci adresi' ve stratejik iş ortağı olarak konumlandırıyoruz. Sektörde kredilerin aktiflere oranı yüzde 55 seviyelerindeyken, biz bu oranı yüzde 62’ye çıkararak topladığımız kaynağın büyük bir kısmını doğrudan reel sektöre ve ihracatın finansmanına yönlendiriyoruz” dedi.
Temel hedeflerinin 2026 yılına kadar finansman desteğini 100 milyar liranın üzerine taşımak olduğu söyleyen Yeşil, “2024 yılını yaklaşık 76 milyar TL’lik bir finansman hacmine ulaşarak oldukça verimli bir şekilde geride bıraktık. İGE kefaleti ve ihtisas bankacılığı modelimizle, özellikle KOBİ ölçeğindeki ihracatçılarımızın finansmana erişimindeki engelleri kaldırmaya odaklanıyoruz. Bu doğrultuda, ihracatçılarımıza en hızlı ve yerinde hizmeti sunabilmek amacıyla Türkiye genelindeki 16 şubemizi özellikle ihracatçı birlikleri ve ticaret odalarının içinde veya yakınında stratejik olarak konumlandırdık. Temel hedefimiz, 2026 yılına kadar bu finansman desteğini 100 milyar liranın üzerine taşıyarak, 61 ihracatçı birliğimizin her bir üyesine en uygun maliyetli ve erişilebilir finansman modellerini sunmak ve Türkiye’nin ihracat menzilli büyüme stratejisine en güçlü katkıyı sağlayan kurumlardan biri olmaktır” diye konuştu.
Ticaret Bakanlığı Uluslararası Hizmet Ticareti Genel Müdürü Tarık Sönmez: “15-20 yıllık dönem içerisinde alacağımız mesafeyi 2-3 yıl içerisinde almış olduk”
E-ticaretin önemi ve lojistikle bağlantısından bahseden Sönmez, “Pandemi dönemi bu hızlanmayı daha da artırdı diyelim. Belki 15-20 yıllık dönem içerisinde alacağımız mesafeyi o, 2-3 yıl içerisinde almış olduk. E-ihracatın, toplam e-ticaret içindeki payının artışına bağlı olarak aslında lojistiğin tavrı, mizacı da değişti. Konteynerların trafiği, girişi-çıkışı, boş gelişi-dolu gelişi; her birinde değişiklikler gördük ve dolayısıyla yerleşik düzenden farklılaşan bu yapı hepimizi hemen hemen biraz boşta yakaladı diyelim ve buna uyum sağlamak biraz zaman aldı” diye konuştu.
E-ticaretin büyümesinin lojistik sektörüne olan talebin de artması anlamına geldiğini söyleyen Sönmez, “2024 yılında 3 trilyon TL'yi aşan bir işlem hacmi ve yaklaşık 6 milyar adete ulaşan işlem sayısı; bizim lojistik altyapımızı buna göre ayarlamamız gerektiğini net bir şekilde ortaya koymakta. Bu alana önem vermemizi gerektiren bir başka gösterge; Dünya Bankası'nın lojistik performans endeksi ile e-ticaret endeksi arasında yüksek düzeyde korelasyon içeren çalışmaların oldukça çok sayıda olması. Dolayısıyla e-ticaret başarısının yalnızca dijital platformlarla değil, aynı zamanda güçlü lojistik altyapıyla ve etkin bir teslim kapasitesiyle de mümkün olduğunu bu bahsettiğimiz istatistikler açık bir şekilde ortaya koyuyor” dedi.
İGE Genel Müdürü Topaç: "İhracatçının teminat sorununu dijitalle çözüyoruz"
İhracatı Geliştirme (İGE) Genel Müdürü Fatih Tuğrul Topaç: "İhracatı Geliştirme A.Ş., Ticaret Bakanlığımızın vizyonuyla dört sene önce kuruldu. İGE kredi vermiyor; bunun yerine ihracatçının –ister mal ister hizmet ihracatçısı olsun– krediye erişim yolunda karşılaştığı teminat sorununu aşması için kurulmuş bir mekanizma olarak faaliyet gösteriyor. Ortaklık yapımız oldukça yalın; yüzde 83'ü ihracatçıların, yüzde 17'si bankaların ortaklığında, kredi alanlarla kredi verenler arasında sinerji yaratan bir sistemimiz var. Türkiye'de akla gelen tüm birinci ve ikinci seviye bankalar ortağımız. Kamu, özel, katılım ve konvansiyonel bankaların hepsi bu yapıda yer alıyor. Eximbank kurucu ortağımız, Türk Ticaret Bankası ise İGE’nin bankası olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Toplam 22 banka üzerinden kefalet üretiyoruz. İhracatçımız kredi limit tahsisinden sonra teminat sorunuyla karşılaştığında, devreye giriyoruz. Türk Ticaret Bankası ile aramızdaki dijital entegrasyon sayesinde, ihracatçımızı banka şubesinden çıkarmadan, süreci tamamen dijital ortamda sonuçlandırıyoruz" dedi.
Günün son oturumu olan “İlham Veren Başarı Öyküleri”nde ise önemli isimler katılımcılara yeni girişim fikirleri ve stratejik büyüme modelleri konusunda rehberlik etti. DEİK Dijital Teknolojiler İş Konseyi Başkanı Dr. R. Erdem Erkul moderatörlüğünde gerçekleşen oturumda; Hayrettin Uçak (Uçak Kardeşler), İnanç Erol (NGN), Mahmut Güzel (Güzel Grup) başarı hikayelerini paylaştı.