Allianz Trade tarafından yayımlanan “Küresel Ekonomide Krizin Pikselleri” raporu, Ortadoğu’daki jeopolitik gerilimlerin küresel enerji, taşımacılık ve sanayi sektörleri üzerindeki etkilerini detaylı şekilde ortaya koydu. Raporda ödeme risklerindeki artış, enerji fiyatlarındaki yükseliş ve tedarik zincirlerindeki kırılganlıklar öne çıktı.
Rapora göre, Orta Doğu’daki çatışmalar ve Hürmüz Boğazı’ndaki olası kesintiler, küresel ödeme yapamama risk algısını yeniden şekillendirirken birçok ülkede risk notlarının aşağı yönlü revize edilmesine neden oldu. Kuveyt, Katar, Sırbistan, Birleşik Krallık ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerde görünüm zayıflarken, Azerbaycan, Kosta Rika ve Kazakistan’da sınırlı iyileşme kaydedildi.
Raporda, özellikle enerji, cari denge ve mali açık veren ekonomilerin ikinci tur etkilerden daha fazla etkileneceği belirtilirken; Ukrayna, Ürdün, Pakistan, Kenya, Etiyopya, Gana, Mısır, Sri Lanka, Türkiye ve Fas’ın kırılgan ülkeler arasında yer aldığı ifade edildi. Döviz rezervlerindeki yavaşlama ve sıkılaşan finansman koşullarının, birçok ülkede borç servis maliyetlerini artırdığına dikkat çekildi.
Sektörel risklerde ise belirgin bir kötüleşme yaşandığı vurgulandı. 2025 ortasından itibaren görülen iyileşme eğiliminin tersine döndüğü belirtilirken, 21 sektörde risk notunun düşürüldüğü, yalnızca 6 sektörde iyileşme görüldüğü aktarıldı. Özellikle küresel taşımacılık ve Körfez ülkelerindeki enerji sektörünün “krizin merkez üssünde” olduğu ifade edildi.
Deniz taşımacılığında gemi yakıtı fiyatlarının yaklaşık %70 arttığı, buna bağlı olarak işletme maliyetlerinin %25 yükseldiği kaydedildi. Buna karşın navlun fiyatlarının yalnızca %16 artması, sektör marjlarında ciddi daralmaya yol açtı.
Havacılık sektöründe ise jet yakıtı fiyatlarının tarihi zirvelere ulaştığı belirtildi. Dünya jet yakıtının yaklaşık %40’ının Hürmüz Boğazı üzerinden geçmesi nedeniyle arz güvenliğinin kritik hale geldiği ifade edildi. Bilet fiyatlarında bazı uzun menzilli hatlarda %70’e varan artışlar görülürken, 70 binden fazla uçuş iptali ve Orta Doğu’daki önemli merkezlerin kapanması sektörü derinden etkiledi. Turizm kaybının 55 milyar dolara ulaşabileceği ve 2026’da uluslararası yolcu sayısında %30’a yakın düşüş yaşanabileceği öngörüldü.
Avrupa sanayisinde de enerji krizi etkisini sürdürüyor. Doğal gaz bağımlılığının yüksek olması nedeniyle kimya, çelik ve çimento sektörlerinin baskı altında olduğu, enerji yoğun üretimin rekabet gücünü zayıflattığı belirtildi. Özellikle kimya sektörünün Hürmüz Boğazı risklerinden en fazla etkilenen alanlardan biri olduğu vurgulandı.
Rapora göre petrokimya üretimi 2025’te yıllık bazda %10,2 düşerken, zayıf talep ve yüksek enerji maliyetleri toparlanmayı zorlaştırıyor. Enerji ve hammadde maliyetlerinin sektörlerde toplam üretim giderlerinin önemli bir kısmını oluşturduğu, bu durumun özellikle Avrupa sanayisi için yapısal bir risk yarattığı ifade edildi.
Allianz Trade ekonomistleri, mevcut tabloyu “enerji ve taşımacılık odaklı sektörlerin kriz hattında” olarak tanımlarken, jeopolitik risklerin küresel ekonomide daha kalıcı etkiler bırakabileceği uyarısında bulundu.