EKONOMİ

2. Ulusal Bakır Zirvesi’nde Bakırın Yeni Yol Haritası Çizildi

Abone Ol

Ulusal Bakır Zirvesi’nin ikincisi İstanbul’da sektör temsilcilerini bir araya getirdi. Zirvede bakır sektörünün ihracat performansı, yeşil dönüşüm süreci ve sürdürülebilirlik odaklı yol haritası ele alındı.Zirvede konuşan İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Tecdelioğlu, bakırın sanayinin birçok kolu için stratejik bir girdi olduğunu belirterek, son beş yılda ihracatını yüzde 100’ün üzerinde artıran sektörün yüksek katma değerli üretim ve yeşil dönüşüm yatırımlarıyla küresel rekabette daha güçlü bir konuma ulaşacağını ifade etti.

Tecdelioğlu, enerji verimliliği, yeni teknolojiler ve Ar-Ge yatırımlarının sektörün geleceği açısından belirleyici olacağını vurguladı.

Zirve; İstanbul Sanayi Odası (İSO), Kocaeli Sanayi Odası (KSO), İDDMİB ve İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) iş birliğinde gerçekleştirildi. “İhracat ve Yeşil Dönüşümde Geleceğe Taşıyan Stratejik Güç” temasıyla düzenlenen etkinliğin açılış konuşmalarını; İTÜ Rektörü Hasan Mandal, KSO Meclis Üyesi Hayrettin Çaycı, İSO Meclis Başkanı Ender Yılmaz, TİM Başkan Vekili ve İDDMİB Başkanı Çetin Tecdelioğlu ile T.C. Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya yaptı. Zirvede bakır sektörünün sanayiye sağladığı kritik girdiler, ihracattaki rolü ve yeşil dönüşüm sürecindeki konumu kapsamlı şekilde değerlendirildi.

Program kapsamında “Türkiye ve Küresel Bakır Piyasaları: Arz, Talep ve Fiyat Dinamikleri” başlıklı panel, İDDMİB Başkan Yardımcısı Sevgür Arslanpay moderatörlüğünde düzenlenirken; “Türk Bakır Sektöründe Yeşil Dönüşüm, Sürdürülebilirlik, Yeni Teknolojiler ve İhracat Potansiyeli” paneli İDDMİB Yönetim Kurulu Üyesi Cengiz Kaya’nın moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Zirve, değerlendirme ve yol haritası oturumuyla sona erdi.

Bakır ihracatı 5 yılda iki katına çıktı

Çetin Tecdelioğlu, bakır sektörünün birlik bünyesindeki ihracat payının yüzde 20 ile ikinci sırada yer aldığını belirtti. 2025 yılında 268 bin tonluk ihracatla 2,8 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşıldığını ifade eden Tecdelioğlu, son beş yılda yüzde 101’lik artış sağlandığını söyledi.

Otomotivden enerjiye, iklimlendirmeden beyaz eşyaya kadar birçok kritik sektöre girdi sağlayan bakır sektörünün enerji yoğun yapısı nedeniyle maliyet baskısıyla karşı karşıya olduğunu belirten Tecdelioğlu; Çin başta olmak üzere küresel pazarlarda artan rekabet, emtia ve enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar, resesyon beklentileri ve ticaret politikalarının sektör üzerinde etkili olduğunu dile getirdi.

Bu süreçte ürün ve sektör çeşitliliğinin önem kazandığını vurgulayan Tecdelioğlu, iklimlendirme, otomotiv, trafo, raylı sistemler, veri merkezleri ile güneş ve rüzgâr enerjisi gibi alanlara mamul ve yarı mamul üretimin artırılması gerektiğini belirtti. Yatırım ve Ar-Ge faaliyetlerinin katma değerli üretimi güçlendireceğini söyledi.

LME onaylı depo kurulmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü ifade eden Tecdelioğlu, bu adımın ham madde tedarik güvenliği, maliyetlerin dengelenmesi ve Türkiye’nin bölgesel merkez haline gelmesi açısından önemli katkılar sağlayacağını kaydetti.

Yeşil dönüşüm rekabetin anahtarı olacak

Bakır sektöründe artan maliyet baskıları karşısında yeşil dönüşümün kaçınılmaz olduğunu dile getiren Tecdelioğlu, sürdürülebilir ve katma değerli üretime odaklanan firmaların küresel pazarlarda daha avantajlı konuma ulaşacağını belirtti.

İDDMİB olarak alım ve ticaret heyetleri, UR-GE ve Ar-Ge projeleri, uluslararası fuar katılımları ve dijital platformlarla ihracatçılara destek vermeye devam ettiklerini aktaran Tecdelioğlu, Turkishcopper365 platformu aracılığıyla firmaları yıl boyunca yabancı alıcılarla buluşturduklarını ifade etti.

Bakır, kritik ham maddeler arasında

T.C. Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya ise bakırın enerji verimliliği, dijitalleşme, yenilenebilir enerji ve yeşil teknolojiler ekseninde geleceğin en stratejik ham maddelerinden biri olduğunu vurguladı.

Bakır sektörünün üretim kabiliyeti ve ihracat potansiyeliyle Türkiye’nin yüksek katma değerli ihracat hedeflerine katkı sunacağını belirten Kılıçkaya, kamu-özel sektör iş birliğiyle sektörün küresel tedarik zincirlerinde daha üst sıralara taşınabileceğini ifade etti.

İhracatçıların finansmana erişiminin önemine de değinen Kılıçkaya, Ticaret Bakanlığı’nın alım heyetlerinden fuar katılımlarına, UR-GE projelerinden pazar araştırmalarına kadar geniş bir destek mekanizması sunduğunu belirtti. Geçtiğimiz yıl sektörlere 33 milyar TL destek sağlandığını, 2026 yılı için ise bu bütçenin 45 milyar TL’ye çıkarıldığını açıkladı.

Türk Eximbank aracılığıyla geçen yıl 54 milyar dolarlık kredi kullandırıldığını, bu yıl hedefin 59 milyar dolar olduğunu ifade eden Kılıçkaya, İGE A.Ş.’nin üç yılda 240 milyar TL’lik krediye kefalet sağladığını ve Türk Ticaret Bankası’nın yeniden yapılandırılarak ihracat finansmanında önemli bir rol üstlendiğini sözlerine ekledi.