MAST İzmir Boat Show, İzmir’de kapılarını açarak denizcilik sektörünü bir araya getirdi. Fuarda 3 metreden 15 metreye kadar farklı boyutlardaki tekneler, 100 bin liradan başlayıp 30 milyon liraya kadar uzanan fiyatlarla ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Sergilenen teknelerin yaklaşık yüzde 70’inin yerli üretim olması dikkat çekerken, sektör temsilcileri KDV ve ÖTV yükünün azaltılması, marina altyapısının güçlendirilmesi ve yerli üreticilere daha fazla destek verilmesi halinde hem iç pazarın hem de tekne ihracatının hızla büyüyebileceğini vurguladı.
İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ ve ED Fuarcılık iş birliğiyle 29 Nisan–3 Mayıs tarihleri arasında düzenlenen fuar, geniş ürün yelpazesiyle sektör profesyonellerini ve deniz tutkunlarını buluşturdu. Açılışın ardından Hüseyin Akduman, Erhan Görnü, Tuğçe Cumalıoğlu ve Dilek Soydan değerlendirmelerde bulundu.
Sektör temsilcileri, özellikle yerli üreticilerin karşı karşıya kaldığı vergi yükünün sektörde büyümeyi sınırladığını ifade ederken, Türkiye’nin mega yat üretiminde dünyada ikinci sırada yer aldığını hatırlattı. Bu başarının küçük ve orta ölçekli tekne üretimine de yansıtılabileceğini belirten temsilciler, doğru teşvik politikaları ve altyapı yatırımlarıyla sektörün çok daha yüksek bir ivme yakalayabileceğine dikkat çekti.
4 YILDA YÜZDE 50 BÜYÜDÜ
İzmir'in fuarcılık alanındaki köklü geçmişine dikkat çeken İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, İzmir Enternasyonal Fuarı'nın bu yıl 95'inci kez düzenleneceğini hatırlattı. Bu tecrübeyle geleceği buluşturduklarını ifade eden Tuğçe Cumalıoğlu, MAST İzmir Boat Show'un da dört yıl içerisinde yüzde 50'nin üzerinde büyüme kaydettiğini belirtti. Cumalıoğlu, bu başarının sektör temsilcileri ve iş ortaklarının katkısıyla gerçekleştiğini ifade etti.
YERLİ ÜRETİCİ FUARI SAHİPLENDİ
ED Fuarcılık Kurucu Ortağı Dilek Soydan da fuarın her yıl büyüyerek yoluna devam ettiğini belirtti. İlk yıl yaklaşık 10 bin metrekarelik net satış alanıyla başladıklarını hatırlatan Soydan, bu rakamın bu yıl yaklaşık 18 bin metrekareye ulaştığını söyledi. İlk yıl yaklaşık 15 bin ziyaretçi ağırladıklarını, geçen yıl ise bu sayının 26 binin üzerine çıktığını ifade eden Soydan, fuarın artık uluslararası ölçekte dikkat çeken bir organizasyona dönüştüğünü kaydetti. Bu yıl yaklaşık 150 katılımcının yer aldığı fuarda firmaların çok daha güçlü hazırlıklarla yer aldığını belirten Soydan, yerli üreticinin fuarı sahiplenmesinin organizasyonun büyümesindeki en önemli unsur olduğunu vurguladı.
TÜRKİYE POTANSİYELİNİ KULLANAMIYOR
Mevcut vergi politikalarının yerli üreticiyi zor durumda bıraktığını belirten TEYÜD Başkanı Erhan Görnü de, özellikle yüzde 20 KDV ve uygulanan ÖTV yükünün tüketiciyi yerli üretimden uzaklaştırdığını söyledi. Görnü, "Yerli üretici üretiyor, istihdam sağlıyor, ülkeye döviz kazandırıyor ancak mevcut sistem ithalatı daha cazip hale getiriyor. Bu yapı değişirse sektör çok daha hızlı büyür." dedi. Türkiye'nin yaklaşık 9 bin kilometrelik kıyı şeridine sahip olmasına rağmen denizcilik kültüründe hak ettiği seviyeye ulaşamadığını belirten Görnü, marina ve bağlama alanı eksikliğinin de sektörün gelişimini yavaşlattığını belirtti. Avrupa'daki birçok ülkede tekne sahipliğinin çok daha yaygın olduğunu ifade eden Görnü, Türkiye'de ise vergi yükü ve altyapı eksiklikleri nedeniyle potansiyelin yeterince kullanılamadığını kaydetti. Mevcut durumun değişmesi, yerli üreticilere destek verilmesi halinde sektörün ihracatını katlayacağını ifade eden Görnü, "Bir anda küçük boy teknelerde milyar dolarlık ihracatlara ulaşabiliriz. Bunların dışında iç pazarda da talebin artmasını sağlayabiliriz. Tabi bu sadece vergi desteği ile olmaz. Marina ve balıkçı barınaklarında da ciddi çalışmalar yapılması gerekiyor." dedi.
TEKNE LÜKS DEĞİLDİR
Sektörün yalnızca lüks tüketim üzerinden değerlendirilmesinin yanlış olduğunu vurgulayan TEKİMDER Başkanı Hüseyin Akduman da tekne üretiminin ciddi bir sanayi kolu olduğunu söyledi. Karaduman, sektörün istihdam yarattığını, vergi ürettiğini ve yüksek katma değer oluşturduğunu belirterek, "Tekne sektörü sürekli lüks tüketim başlıklarıyla gündeme geliyor. Oysa burada ciddi bir üretim gücü var. Türkiye yaklaşık 480 milyon dolarlık ihracat gerçekleştiriyor. Motor ve bazı elektronik parçalar ithal edilse de teknelerin büyük kısmı yerli üretimle tamamlanıyor." diye konuştu. Türkiye'de küçük tekne kullanıcılarının da ciddi altyapı sorunları yaşadığına dikkat çekerek bağlama alanı, marina kapasitesi ve tekne indirme rampaları konusunda önemli eksikler bulunduğunu söyledi. Denizcilik kültürünün büyümesi için bu alanlarda yatırım yapılması gerektiğini belirten Karaduman, Avrupa'da üreticilerin fuarlara çok daha güçlü desteklerle taşındığını, Türkiye'de de benzer teşvik mekanizmalarının oluşturulması gerektiğini ifade etti.