Küresel mobilya endüstrisinin en saygın organizasyonları arasında yer alan Uluslararası İstanbul Mobilya Fuarı (IIFF) 2026, kapılarını açarak dünya genelinden sektör profesyonellerini İstanbul’da bir araya getirdi. Mobilya Dernekleri Federasyonu (MOSFED) koordinasyonunda; İstanbul Fuar Merkezi ve TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde eş zamanlı olarak düzenlenen fuar, 27–31 Ocak tarihleri arasında 250 bin metrekarelik alanda 3.000 markanın en yeni koleksiyonlarına ev sahipliği yapıyor.
Fuarın açılış töreninde konuşan Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, “Mobilya sektörümüz, Türkiye’nin en köklü ve en dinamik sektörlerinden biri olarak bizleri her zaman gururlandırmaktadır” dedi. İstanbul Valisi Davut Gül ise, “Türkiye’nin her tarafında, dünyanın her tarafında üretenler İstanbul’da görücüye çıkıyor” ifadelerini kullandı.
TİM Başkanı Mustafa Gültepe, “Türk mobilya sektörünün üretim ve tasarım gücünü, kalitesini dünyanın dört bir yanından gelen alıcılara tanıtıyoruz” derken, İTO Başkanı Şekib Avdagiç, fuarın Türk mobilya sektörünün küresel algısını güçlendiren ve markalaşma sürecini hızlandıran stratejik bir kaldıraç olduğunu vurguladı. MOSFED Başkanı Ahmet Güleç ise Uluslararası İstanbul Mobilya Fuarı’nı, ticaretin, tasarımın ve vizyonun aynı zeminde buluştuğu güçlü bir platform olarak tanımladı.
Dünya mobilya sektörünün en prestijli ilk üç buluşmasından biri olarak kabul edilen IIFF 2026, düzenlenen tören ve yoğun katılımla kapılarını açtı. Açılış töreni; MOSFED Başkanı Ahmet Güleç’in ev sahipliğinde, Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ve İstanbul Valisi Davut Gül’ün teşrifleriyle; TİM Başkanı Mustafa Gültepe ve İTO Başkanı Şekib Avdagiç’in katılımlarıyla gerçekleştirildi.
Modern ve modüler mobilyalardan lüks tasarımlara, ofis ve otel mobilyalarından dış mekân çözümlerine; yatak, çocuk ve genç odası koleksiyonlarına kadar sektörün tüm ürün gruplarını tek çatı altında buluşturan fuarın açılışında konuşan MOSFED Başkanı Ahmet Güleç, dünya ticaretinin yeni bir döneme girdiğine dikkat çekti. Küresel dengelerin değiştiğini ve tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiğini vurgulayan Güleç, İstanbul ve Türkiye’nin üretim kapasitesi, esnek yapısı ve coğrafi avantajlarıyla önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti.
Güleç, “Uluslararası İstanbul Mobilya Fuarı, bu fırsatların somutlaştığı; ticaretin, tasarımın ve vizyonun aynı zeminde buluştuğu güçlü bir platformdur. IIFF 2026’da Türkiye’nin yanı sıra Avrupa’dan Asya’ya, Orta Doğu’dan Amerika’ya uzanan geniş bir coğrafyadan 3.000 marka, en yeni ürün ve koleksiyonlarını 150’yi aşkın ülkeden gelen alıcılar ve sektör profesyonelleriyle buluşturuyor. Bu tablo bize çok net bir gerçeği gösteriyor: Bugün dünya mobilyasının ticareti, iş birlikleri ve vizyonu İstanbul’da şekilleniyor” dedi.
Küresel pazarlarda söz sahibi bir sektör
Türk mobilya sektörünün sürdürülebilirlik odağında dönüşümünü sürdürdüğünü ve ihracatta gücünü artırarak yoluna devam ettiğini belirten Ahmet Güleç, IIFF 2026’da sergilenen her ürünün yalnızca bir mobilya değil; tasarımın, emeğin, bilgi birikiminin ve vizyonun bir yansıması olduğunu dile getirdi. Sürdürülebilirliğin artık bir tercih değil, zorunluluk olduğuna işaret eden Güleç, doğaya saygılı üretim, sorumlu kaynak kullanımı ve uzun ömürlü tasarım anlayışının Türk mobilya sektörünün küresel rekabet gücünün temel taşları arasında yer aldığını ifade etti.
Türk mobilya sektörünün, gelenekten aldığı ilhamı modern tasarımla buluşturduğunu ve el işçiliğini ileri üretim teknolojileriyle birleştirdiğini vurgulayan Güleç, sektörün artık yalnızca üreten değil; tasarlayan, yenilik geliştiren ve dünya pazarlarında söz sahibi olan bir yapıya kavuştuğunu söyledi. Güleç, hedeflerinin Türk mobilyasını tasarımı, kalitesi ve sürdürülebilirliğiyle dünyada referans gösterilen bir marka hâline getirmek olduğunu belirterek, Uluslararası İstanbul Mobilya Fuarı’nın bu vizyonun en güçlü vitrini olmaya devam ettiğini ifade etti.
İhracatçılarımızın yanında olmaya devam ediyoruz
Türkiye’nin ihracat performansının her geçen gün güçlendiğini ve mobilya sektörünün bu başarıda önemli bir paya sahip olduğunu belirten Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, mobilya sektörünün ürettiği nihai ürünlerle ekonomiye yüksek katma değer sağladığını ve 20 yılı aşkın süredir net ihracatçı konumunu koruduğunu söyledi. Bolat, 2025 yılında mobilya ihracatının bir önceki yıla göre yüzde 1,8 artışla yaklaşık 4,6 milyar dolara ulaştığını ve Türkiye’nin dünyada en fazla mobilya ihracatı yapan ilk 10 ülke arasına girdiğini ifade etti.
Bakan Bolat, bugüne kadar mobilya sektöründe yürütülen 68 UR-GE projesinin destek kapsamına alındığını, bunlardan 17’sinin hâlen aktif olarak devam ettiğini belirtti. Türk malı ve hizmeti imajını güçlendirmek amacıyla hayata geçirilen Turquality® tanıtım projeleri arasında yer alan “Heartmade Furniture” projesinin, sektörün kalbiyle üretilen Türk mobilyasını dünyaya tanıtma vizyonunu yansıttığını vurguladı. Ayrıca Yeşil Mutabakata Uyum Projesi kapsamında yürütülen Responsible® Programı ile firmaların dönüşüm süreçlerine destek verildiğini ve bu desteğin önümüzdeki dönemde daha da kapsamlı hâle getirileceğini söyledi.
Dünya mobilyasının kalbi İstanbul’da atıyor
İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul’un ticaretin merkezi ve dünyaya açılan en önemli kapı olduğunu vurgulayarak, mobilya sektörünün emek yoğun yapısı ve yerli hammadde kullanımıyla Türkiye açısından büyük bir değer taşıdığını ifade etti. Fuara yapılacak ilave alanlarla birlikte İstanbul Mobilya Fuarı’nın dünyadaki sayılı organizasyonlardan biri hâline geleceğine inandığını söyledi.
TİM Başkanı Mustafa Gültepe ise Köln Fuarı’nın zayıfladığı, Milano’nun yerinde saydığı bir dönemde İstanbul Mobilya Fuarı’nın büyümesini, dünyanın dört bir yanından alıcıları çekmesini “Mobilyanın yeni ticaret başkenti İstanbul’dur” sözleriyle değerlendirdi. Gültepe, kaliteli üretimin yanı sıra doğru tanıtım ve doğru alıcıyla buluşmanın önemine dikkat çekerek, IIFF’nin bu noktada kritik bir rol üstlendiğini belirtti.
İTO Başkanı Şekib Avdagiç de Türk mobilya sektörünün verimliliği, kalite anlayışı ve ihracat kapasitesiyle küresel ölçekte adından söz ettirdiğini ifade etti. Rekabetin yalnızca fiyat üzerinden şekillenmediğini, nitelikli ürün, güçlü tasarım, hızlı teslimat ve güvenilir tedarikçi kimliğinin de belirleyici olduğunu vurgulayan Avdagiç, İstanbul Mobilya Fuarı’nı Türk mobilya sektörünün uzun vadeli ihracat hedeflerine ulaşmasında önemli bir kilometre taşı olarak gördüğünü dile getirdi.
150’den fazla ülkeden 150 bini aşkın profesyonel ziyaretçi
“Sürdürülebilirlik” temasıyla kapılarını açan IIFF 2026, 150’den fazla ülke ve bölgeden 150 bini aşkın profesyonel ziyaretçiyi ağırlamaya hazırlanıyor. İç mimarlardan dekoratörlere, zincir mağaza yöneticilerinden ithalat ve ihracat profesyonellerine, otel satın alma yöneticilerinden tasarımcılara kadar geniş bir ziyaretçi profiline hitap eden fuar, yeni iş birlikleri ve ihracat fırsatları için önemli bir zemin sunuyor. Sürdürülebilir üretim anlayışı, yenilikçi tasarımlar ve ihracat odaklı yaklaşımı bir araya getiren Uluslararası İstanbul Mobilya Fuarı, sektörün tüm ürün gruplarını tek çatı altında buluşturarak dünya mobilya endüstrisinin rotasını İstanbul’dan çizmeye devam ediyor.