Türk tekstil sektörü, Fransa’nın başkenti Paris’te gerçekleştirilen ve küresel ölçekte en prestijli organizasyonlardan biri olarak kabul edilen Premiere Vision Fuarı’nda uluslararası alıcılarla bir araya geldi. Toplam 430 kumaş firmasının katıldığı fuarda Türkiye’den 127 firma yer alırken, Türk şirketleri toplam katılımcıların yüzde 29,5’ini oluşturdu. Bu oranla Türkiye, fuarda en fazla katılım sağlayan ikinci ülke konumuna yükseldi.
İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) tarafından organize edilen milli katılım kapsamında 45 firmanın yer aldığı fuarda değerlendirmelerde bulunan İTHİB Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Öksüz, Premiere Vision’ın dünya çapında güçlü bir marka olduğunu vurguladı. Öksüz, fuarın yalnızca Avrupa’dan değil, farklı kıtalardan gelen alıcıları da ağırladığını belirterek, Türk firmalarının etkinlikteki ağırlığının her geçen yıl arttığını ifade etti. Türk kumaş üreticilerinin küresel moda endüstrisinde önemli bir konuma sahip olduğunu dile getiren Öksüz, birçok uluslararası markanın koleksiyonlarında Türk imzası bulunduğunu söyledi.
Avrupa pazarında rekabet artıyor
Türk tekstil sektörünün en büyük ihracat pazarı konumundaki Avrupa’da son dönemde rekabetin yoğunlaştığına dikkat çeken Ahmet Öksüz, toplam ihracatın yaklaşık yüzde 50’sinin Avrupa ülkelerine yapıldığını hatırlattı. Çin’in ABD pazarında karşılaştığı yüksek vergiler nedeniyle Avrupa’ya daha agresif yöneldiğini belirten Öksüz, Hindistan’ın da benzer bir strateji izlediğini kaydetti.
Hindistan ile Avrupa Birliği arasında imzalanan ve 2027’de yürürlüğe girmesi beklenen Serbest Ticaret Anlaşması’nın (STA) Türkiye açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini ifade eden Öksüz, bu gelişmeyle birlikte Türkiye’nin Gümrük Birliği avantajının zayıflayabileceğini söyledi. Bu nedenle ABD ile yapılacak bir Serbest Ticaret Anlaşması’nın ya da tekstil sektörüne özel bir Tercihli Ticaret Anlaşması’nın kritik önemde olduğunu vurgulayan Öksüz, Avrupa’da yaşanabilecek kaybın ABD pazarıyla dengelenebileceğini belirtti. ABD ile ticaretin görece dengeli seyrettiğini ancak tekstil sektörünün bu ilişkide stratejik bir araç olarak öne çıktığını dile getiren Öksüz, anlaşma yönünde çalışmaların sürdüğünü ifade etti.
26 Milyar dolarlık ihracat ve teknik tekstil vurgusu
Türkiye’nin tekstil ve hazır giyim alanında yaklaşık 26 milyar dolarlık ihracat hacmine ulaştığını belirten Ahmet Öksüz, Türkiye’nin yakın coğrafyadaki 31 ülkenin toplam ihracatından daha yüksek bir performans sergilediğine dikkat çekti. Kuzey Afrika’dan Balkanlar’a, Orta Doğu’dan komşu ülkelere kadar geniş bir bölgede Türkiye’nin güçlü bir üretim ve ihracat kapasitesine sahip olduğunu söyledi.
Avrupa’da tekstil ve hazır giyim üretim değerinin yaklaşık 170 milyar Euro seviyesinde olduğunu aktaran Öksüz, Avrupa’nın geleneksel üretimden ziyade teknik tekstil alanına odaklandığını ifade etti. Türkiye’nin de teknik tekstil alanında gelişim potansiyeli bulunduğunu belirten Öksüz, bu alanda Avrupa ile iş birliklerinin artırılabileceğini ve yüksek katma değerli üretimin sektörün geleceği açısından belirleyici olacağını vurguladı.
Dünya markalarıyla temaslar sürüyor
Türk kumaşlarının dünya moda devleri tarafından tercih edildiğini belirten Ahmet Öksüz, Gucci, Dior, Burberry ve Nike gibi global markaların Türk üreticilerle çalıştığını söyledi. İTHİB olarak Ticaret Bakanlığı destekleriyle özel nitelikli alım heyetleri düzenlediklerini aktaran Öksüz, Burberry, Nike, Patagonia ve Ozon gibi firmalarla temas kurduklarını ve bu markaların Türkiye’den alımlarını sürdürdüğünü ifade etti.
Önümüzdeki dönemde yeni küresel markalarla görüşmelerin planlandığını belirten Öksüz, mart ayı sonrasında büyük bir uluslararası süpermarket zinciriyle ev tekstili alanında Türkiye’de bir görüşme gerçekleştireceklerini açıkladı. Ayrıca önemli bir otel zinciriyle de temasların devam ettiğini sözlerine ekledi.