Dünyanın en prestijli gıda fuarları arasında gösterilen ve bu yıl 70'incisi düzenlenen Summer Fancy Food Show 2026'da Türk gıda sektörü adeta gövde gösterisi yaptı. Türkiye'den 78 firmanın katıldığı fuarda, başta şekerli, kakaolu ve unlu mamuller olmak üzere katma değerli gıda ürünleri uluslararası alıcılardan yoğun ilgi gördü. Türk firmaları, dünyanın farklı ülkelerinden gelen profesyonel satın almacılarla bir araya gelerek yeni ticari iş birliklerinin temelini attı.
Fuarı değerlendiren İstanbul Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İHBİR) Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Taş, Summer Fancy Food Show'un Türk gıda sektörü açısından stratejik bir organizasyon olduğunu belirtti.
ABD'nin özellikle şekerli, kakaolu ve unlu mamuller için en önemli ihracat pazarlarından biri haline geldiğini ifade eden Taş, son yıllarda bu pazarda istikrarlı bir büyüme yakalandığını söyledi.
Taş, "Summer Fancy Food Show, özellikle şekerli, kakaolu ve unlu mamuller grubunun ABD pazarına giriş kapısı niteliğinde. Fuar her geçen yıl önemini artırıyor. Son 10 yıllık ortalamaya baktığımızda bu ürün grubunda ABD'ye ihracatımız yıllık yüzde 15 ila 20 arasında büyüyor. Bu performans da fuara olan ilgiyi her yıl artırıyor." dedi.
Fuarda 78 Türk firması yer aldı
Bu yıl Summer Fancy Food Show'a Türkiye'den toplam 78 firma katıldı. İHBİR tarafından yürütülen "Şekerli Mamuller ve Pastacılık Sektörleri İhracat Atılımı UR-GE Projesi" kapsamında ise 13 üye firma stant açarak ürünlerini tanıttı.
İHBİR Yönetim Kurulu Üyeleri Mehmet Taş ve Murat Reka da fuar boyunca firmalarla bir araya gelerek pazar değerlendirmelerinde bulundu ve Türk şirketlerinin uluslararası pazarda güçlü şekilde temsil edilmesinden duydukları memnuniyeti dile getirdi.
Taş, "Birliğimiz olarak üyelerimizin uluslararası fuarlarda yer almasını ve yeni pazarlara açılmasını desteklemeye devam ediyoruz. Bizim için önemli olan Türk ürünlerinin dünya pazarlarında en güçlü şekilde temsil edilmesidir." ifadelerini kullandı.
Türk ürünlerine yoğun ilgi
Fuar süresince gerçekleştirilen ikili iş görüşmelerinin oldukça verimli geçtiğini belirten Mehmet Taş, katılımcı firmalardan gelen geri bildirimlerin son derece olumlu olduğunu söyledi.
Taş, "Katılımcı firmalarımızın tamamına yakınıyla görüştük. Hepsi çok önemli alıcılarla bir araya geldiklerini ve başarılı ticari görüşmeler gerçekleştirdiklerini ifade etti. Bu tablo, Türk ürünlerine yönelik ilginin her geçen yıl daha da arttığını gösteriyor." diye konuştu.
Hedef 1 milyar dolarlık ihracat
ABD'nin Türk gıda sektörü açısından sadece büyük bir pazar değil, aynı zamanda istikrarlı bir ticaret ortağı olduğuna dikkat çeken Taş, bu pazardaki büyümenin sektör ihracatına önemli katkılar sağlayacağını vurguladı.
İHBİR'in ABD'ye gerçekleştirdiği ihracatın yaklaşık 380 milyon dolar, Türkiye'nin ABD'ye toplam gıda ihracatının ise 1,44 milyar dolar seviyesinde bulunduğunu hatırlatan Taş, şunları söyledi:
"ABD'ye ihracatımızın artması sektörümüzün genel ihracatına doğrudan katkı sağlayacaktır. Aynı zamanda daha istikrarlı ve öngörülebilir pazarlarda büyümek ihracatçılarımız açısından önemli bir avantaj oluşturuyor. Önümüzdeki 3-4 yıllık süreçte şekerli, kakaolu ve unlu mamuller grubunda ABD'ye 1 milyar dolarlık ihracat hacmine ulaşmayı hedefliyoruz."
Turquality ile tanıtım atağı
Türk gıda ürünlerinin ABD'deki bilinirliğini artırmaya yönelik çalışmaların da hız kesmeden sürdüğünü belirten Taş, Turquality programı kapsamında önemli tanıtım faaliyetleri yürütüldüğünü ifade etti.
Miami'de başlatılan kampanya kapsamında lokum, baklava, helva ve Türk kahvesi gibi Türk mutfağının simge ürünlerinin öne çıkarıldığını belirten Taş, billboardlardan toplu taşıma araçlarına kadar birçok farklı mecrada sürdürülen tanıtım çalışmalarıyla Türk gıda ürünlerinin ABD pazarındaki bilinirliğinin daha da artırılmasının hedeflendiğini söyledi.