Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, Texhibition İstanbul kapsamında yaptığı değerlendirmede, Türkiye ve İstanbul’un uluslararası fuarcılık ve ticaret alanında önemli bir merkez haline geldiğini söyledi. Fuarların sektörlerin dünyaya açılması ve yeni pazarlara ulaşması açısından kritik bir rol üstlendiğini belirten Gültepe, tekstil, hazır giyim ve yan sanayinin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İstanbul’da aynı dönemde farklı sektörlere yönelik fuarların düzenlenmesinin Türkiye’nin fuarcılık alanında geldiği noktayı gösterdiğini ifade eden Gültepe, “Gerçekten Türkiye ve İstanbul artık bir fuar merkezi haline geldi. Sabah buraya gelirken metro tarafında özellikle çok fazla genç gördüm. ‘Bu gençler fuara geliyor ve hazırlık yapıyorlarsa bu sektörün geleceği var’ diye düşündüm” dedi.
Fuar alanında hammadde, kumaş ve yapay zekâ odaklı organizasyonların bir arada düzenlenmesinin sevindirici olduğunu belirten Gültepe, “Buraya geldiğimizde hem hammadde fuarının hem kumaş fuarının hem de yapay zekâ fuarının düzenlendiğini gördük. Bu da gerçekten çok sevindirici” diye konuştu.
“İstanbul çok farklı bir noktaya geldi”
İstanbul’un fuarcılık ve ticaret açısından önemli bir merkez haline geldiğini vurgulayan Gültepe, fuarların Türkiye’nin uluslararası ticaretteki konumunu güçlendirdiğini söyledi.
Gültepe, “Geldiğimiz noktada Türkiye’nin, özellikle fuarlar ve ticaret noktasında İstanbul’un çok farklı bir noktaya geldiğini görüyoruz. Demek ki hep beraber doğru işler yapıyoruz” ifadelerini kullandı.
Texhibition İstanbul’un kısa sürede ulaştığı noktaya da dikkat çeken Gültepe, organizasyonun önümüzdeki dönemde dünyanın önde gelen tekstil fuarlarından biri olacağına inandığını belirtti.
“Tekstil fuarının, kendi alanında önümüzdeki dönemlerde belki de şu anda dünyanın en büyük fuarlarından biri olduğunu, değilse bile dünyanın en büyük fuarlarından biri haline geleceğini düşünüyorum” diyen Gültepe, fuarın beş yıl gibi kısa bir sürede bu noktaya gelmesinin önemli bir başarı olduğunu vurguladı.
“Biz güçlüyüz”
Tekstil ve hazır giyim sektörlerinin Türkiye ekonomisi açısından güçlü bir konuma sahip olduğunu belirten Gültepe, sektörün ihracat ve istihdamdaki katkısına dikkat çekti.
Gültepe, “Tekstil sektörü, hazır giyim sektörü ve yan sanayisiyle beraber ülkemizin en güzide, en güçlü ve en büyük sektörlerinden biri. 2025 yılında yaklaşık 26 milyar dolarlık tekstil ve hazır giyim ihracatı gerçekleştirdik. İstihdamı söylemeye zaten gerek yok. Sektörün ortaya koyduğu performans ortada” dedi.
2026 yılında sektörün geçmiş dönemde yaşadığı kayıpları geride bırakmaya başladığını ifade eden Gültepe, “Biz güçlüyüz. İnşallah özellikle 2026 yılında şunu söyleyebiliriz: Geçmiş dönemdeki eksileri geride bıraktık. Hem hazır giyim hem tekstil hem de yan sanayi tarafında daha az eksi yazıyoruz. Bu da aslında ekonomide bir miktar normalleşmenin başladığını gösteriyor” değerlendirmesinde bulundu.
OVP’de üretim ve ihracat vurgusu
Orta Vadeli Program’da üretim, ihracat ve rekabetçiliğe ilişkin başlıkların öne çıkmasının sektör açısından olumlu olduğunu belirten Gültepe, önümüzdeki dönemde bu alanların daha fazla önem kazanacağını söyledi.
Gültepe, “Geçmiş OVP’lere baktığımızda, rekabetçilik, üretim ve ihracatla ilgili başlıkların programın hemen her bölümünde yer aldığını görüyoruz. Bu da bizim açımızdan sevindirici. Önümüzdeki dönemde üretim, istihdam, ihracat ve rekabetçiliğin çok daha fazla ön plana çıkarılacağı belli” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin mal ihracatında yaklaşık 8 milyar dolarlık bir eksinin bulunduğunu belirten Gültepe, küresel ekonomik koşulların yanı sıra Türkiye’nin rekabetçilik alanında yaşadığı sorunların da ihracat performansını etkilediğini söyledi.
“Toplam mal ihracatımızda yaklaşık 8 milyar dolarlık bir eksimiz var. Bu durum, dünyadaki konjonktürel hareketlerden, savaşlardan ve küresel talebin yeterince güçlü olmamasından kaynaklanıyor. Bunun yanında bizim de rekabetçilik konusunda yaşadığımız bazı sorunlar var” dedi.
“Önümüzde yeniden yukarı çıkma fırsatı var”
İhracatta yeniden güçlü bir ivme yakalanabileceğini belirten Gültepe, sektörlerin yaşadığı sorunların zaman içerisinde azaltılabileceğini ifade etti.
Gültepe, “Umuyorum ki her geçen yıl bu sorunları azaltacağız ve ihracatta yeniden daha güçlü bir noktaya geleceğiz. Önümüzde yeniden yukarı çıkma fırsatı var” diye konuştu.
2029 yılı için mal ve hizmet ihracatında 450 milyar dolarlık hedef bulunduğuna işaret eden Gültepe, bu hedef doğrultusunda üretim ve ticari faaliyetlerin hız kesmeden sürdürülmesi gerektiğini belirtti.
“2029 yılında mal ve hizmet ihracatının toplamında 450 milyar dolarlık bir ihracat hedefleniyor. Bu nedenle bizler üretmeye, çalışmaya, fuarlara katılmaya ve ticari etkinlikler düzenlemeye devam edeceğiz” dedi.
“Fuarlar sektörlerimizin dünyaya açıldığı en önemli alanlardan biri”
Fuarların ihracatçıların uluslararası pazarlara ulaşmasında kritik bir işlev üstlendiğini vurgulayan Gültepe, özellikle farklı ülkelerden alıcıların aynı platformda buluşmasının yeni ticari bağlantılar açısından büyük önem taşıdığını söyledi.
Gültepe, “Çünkü fuarlar şu anda sektörlerimizin dünyaya açıldığı, sahneye çıktığı en önemli alanlardan biri. Burada yüzlerce, hatta farklı ülkelerden çok daha fazla sayıda alıcı bir araya geliyor. Dolayısıyla pazarlarımızı korumaya ve yeni pazarlar kazanmaya aynı şekilde devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Sektörün geleceğine ilişkin olumlu mesajlar veren Gültepe, “Ben sektörün geleceğine bu kapsamda inanıyorum. Zor günlerin büyük bölümünü geride bıraktığımıza inanıyorum. Önümüzdeki dönemde güçlenerek, özellikle rekabetçilik konusunda çok daha iyi bir noktaya geleceğimizi düşünüyorum” dedi.
Yurt dışındaki yatırımlar ihracata katkı sağlayabilir
Türk tekstil, hazır giyim ve yan sanayi sektörlerinin eski ihracat gücüne ulaşabilmesi için yalnızca Türkiye’deki üretim kapasitesine değil, yurt dışındaki üretim imkânlarına da odaklanılması gerektiğini belirten Gültepe, Türk firmalarının uluslararası yatırımlarının Türkiye’ye katkı sağlayabileceğini söyledi.
Gültepe, “Yeniden eski ihracat rakamlarımıza ulaşmak için sadece Türkiye’de değil, komşu ülkelerdeki üretim yapılarını ve üretim alanlarını da değerlendirmemiz gerekiyor. Tekstil, hazır giyim ve yan sanayimizin eski gücüne yeniden ulaşmasını sağlayabiliriz” diye konuştu.
Sektördeki üretimin başka ülkelere kaymasının önüne geçilmesi gerektiğini ifade eden Gültepe, “Sektörün elinden çıkıp başka ülkelere kaymasını istemiyoruz. Bu nedenle yurt dışında, rekabet edemediğimiz alanlarda Türk firmalarının yatırım yapabilmesinin de önünün açık olması gerektiğini düşünüyoruz” dedi.
Türk firmalarının yurt dışında kurduğu işletmelerin Türkiye ile olan ticari bağlantılarının da önemli bir çarpan etkisi oluşturduğuna dikkat çeken Gültepe, “Son dönemde Türk firmalarının yurt dışında kurduğu işletmeler sayesinde bazı bölgelerden Türkiye’ye getirilen ürünlerde çok ciddi artışlar yaşanıyor. Bu durum da önemli bir çarpan etkisi oluşturuyor” değerlendirmesinde bulundu.
“Dünyanın önde gelen fuarlarından biri olacak”
Texhibition İstanbul’un geleceğine ilişkin beklentisini de paylaşan Gültepe, fuarın tekstil, hazır giyim ve yan sanayi ihracatında küresel ölçekte önemli bir referans noktası haline geleceğini ifade etti.
Gültepe, “İnanıyorum ki önümüzdeki dönemlerde Tekstil Vision İstanbul, tekstil, hazır giyim ve yan sanayi ihracatı alanında dünyanın önde gelen fuarlarından biri olacak. Beş yıl içerisinde bu noktaya gelmek kolay değil” sözleriyle değerlendirmesini tamamladı.
TİM Başkanı Mustafa Gültepe: “Geçmiş Dönemdeki Eksileri Geride Bıraktık”
Bunlar da ilginizi çekebilir