İstanbul Çevre Konseyi, PAGEV’in Waste Free Oceans çatısı altında yürüttüğü deniz atıklarının önlenmesi, toplanması ve geri kazanılmasına yönelik çalışmalarını Kurumsal Sürdürülebilirlik Kategorisi’nde ödüllendirdi. PAGEV şimdi ise Antalya’da gerçekleştirilecek COP31 kapsamında düzenlenmesi planlanan WFO Mavi Alan paneline odaklanıyor. PAGEV Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Eroğlu, ödülün deniz atıklarıyla mücadele alanında yıllardır sürdürülen çalışmaların geniş bir çevre sivil toplum ağı tarafından takdir edilmesi bakımından önemli olduğunu belirterek, “İstanbul Çevre Konseyi gibi güçlü bir çevre ağından gelen bu ödülü, PAGEV ailesinin, bilim insanlarının ve geri dönüşüm emekçilerinin ortak çabasına verilmiş çok kıymetli bir takdir olarak görüyorum.” dedi.
Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV), deniz atıklarıyla mücadele ve sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarından dolayı İstanbul Çevre Konseyi tarafından Çevre Ödülü’ne layık görüldü. Ödülü PAGEV adına kabul eden Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Eroğlu, deniz atıklarının oluşmadan önce önlenmesinden denizlerden toplanmasına, ayrıştırılmasına ve geri kazanılmasına kadar uzanan bütüncül yaklaşımın önemine dikkat çekti.
İstanbul Çevre Konseyi tarafından Kurumsal Sürdürülebilirlik Kategorisi’nde verilen ödül, PAGEV’in Waste Free Oceans (WFO) çatısı altında Türkiye ve bölgede yürüttüğü çalışmaları kapsıyor. Aynı zamanda WFO’nun Ortadoğu Direktörü olarak görev yapan Eroğlu’nun liderliğinde yürütülen çalışmalarla; deniz çöpünün kaynağında azaltılması, denize ulaşan atıkların toplanması, ayrıştırılması ve geri dönüştürülebilir malzemelerin yeniden ekonomiye kazandırılması hedefleniyor.
150’Yİ AŞKIN ÇEVRE KURULUŞUNU BİR ARAYA GETİREN KONSEYDEN ÖDÜL
1998 yılında çevre alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının bir araya gelmesiyle kurulan İstanbul Çevre Konseyi, bugün 150’nin üzerinde yerel ve ulusal kuruluşu aynı çatı altında buluşturuyor. Konsey; doğal varlıkların korunması, toplumda çevre bilincinin artırılması ve kamu, bilim dünyası ile sivil toplum arasındaki iş birliğinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar gerçekleştiriyor.
PAGEV’in ödüle layık görülmesinin, deniz atıklarıyla mücadele konusunda uzun yıllardır sürdürülen çalışmaların geniş bir çevre sivil toplum ağı tarafından takdir edilmesi açısından değer taşıdığını belirten Eroğlu, “İstanbul Çevre Konseyi gibi güçlü bir çevre ağından gelen bu ödülü, PAGEV ailesinin, bilim insanlarının ve geri dönüşüm emekçilerinin ortak çabasına verilmiş çok kıymetli bir takdir olarak görüyorum.” ifadelerini kullandı.
BÜYÜKADA’DAN İSTANBUL BOĞAZI’NA UZANAN WFO MODELİ
Avrupa’da 2011 yılında başlatılan Waste Free Oceans hareketi; balıkçılar, geri dönüşüm sektörü, plastik işleyicileri, markalar ve kamu kurumları arasında sahaya dayalı iş birlikleri geliştirmeyi amaçlıyor. WFO modeli, denizlerden atık çıkarılmasını tek başına yeterli bir çözüm olarak görmeyerek atığın kaynağında önlenmesi, güvenli yöntemlerle toplanması, ayrıştırılması ve uygun malzemelerin geri kazanılarak ekonomiye yeniden kazandırılmasını bir bütün olarak ele alıyor.
Bugüne kadar 20’den fazla ülkede balıkçılarla deniz çöpü toplama çalışmaları gerçekleştiren WFO, beş kıtada temizlik faaliyetlerine katkı sağlarken, toplanan malzemelerin yeni ürünlere dönüştürülmesine yönelik uygulamalar da geliştirdi.
PAGEV ise WFO yaklaşımını Türkiye’ye “Mutlu Balıklar” projesiyle taşıdı. 2012 yılında Büyükada’da başlayan projede, özel olarak tasarlanan ağlar aracılığıyla deniz yüzeyindeki atıkların toplanması ve geri dönüşüm sürecine kazandırılması hedeflendi. Çalışmalar, 2014 yılında İstanbul Boğazı’nda Beşiktaş Kuruçeşme açıklarında gerçekleştirilen pilot uygulamayla sürdürüldü.
PAGEV, bu çalışmalarla birlikte deniz kirliliğiyle mücadelenin yalnızca denizden atık çıkarılmasına indirgenemeyeceğine dikkat çekti. Karasal kaynaklı atıkların denize ulaşmasının önlenmesi, balıkçıların ve yerel yönetimlerin sürece dahil edilmesi, toplanan atıkların doğru şekilde ayrıştırılması ve geri kazanım sürecinin takip edilmesi, modelin temel unsurları arasında yer aldı.
PAGEV’DEN KAYNAĞINDA ÖNLEMEYE YÖNELİK ÇALIŞMALAR
PAGEV’in çevre alanındaki çalışmaları denizlerden atık toplanmasıyla sınırlı değil. Vakıf, 2016 yılından bu yana Türkiye’de yürüttüğü Operation Clean Sweep (OCS) programıyla plastik granül, pul ve tozların üretim, taşıma ve geri dönüşüm süreçlerinde çevreye karışmasını önlemeye yönelik çalışmalar gerçekleştiriyor.
2023 yılında hayata geçirilen OCS Türkiye sertifikasyon programıyla ise tesislerin bu konudaki önlemlerinin bağımsız bir değerlendirme süreciyle ortaya konulması hedefleniyor. PAGEV ayrıca depozito iade sisteminin yaygınlaştırılmasını ve geri dönüşüm teknolojilerinin geliştirilmesini destekliyor.
PAGEV’in kardeş kuruluşu PAGÇEV’in belediyelerle gerçekleştirdiği toplama ve geri dönüşüm çalışmaları da atıkların çevreye ulaşmasını azaltmaya yönelik altyapının önemli bir bölümünü oluşturuyor. Bu kapsamda PAGÇEV iş birliğiyle düzenlenen RePlast Eurasia’nın 2026 buluşması, 11 ülkeden 79 katılımcıyı ve 51 ülkeden 5 bin 87 profesyonel ziyaretçiyi bir araya getirdi.
GÖZLER COP31 KAPSAMINDAKİ MAVİ ALAN BAŞVURUSUNDA
Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31, 9-20 Kasım 2026 tarihleri arasında Antalya’da düzenlenecek. COP31 Türkiye Eylem Gündemi’nde “Sıfır Atık” ve “Okyanuslar ve Denizler” başlıkları ayrı öncelikler olarak belirlenirken, PAGEV ve WFO da bu iki alanın kesişiminde yer alan deniz atıkları konusunda Mavi Alan’da bir panel düzenlenmesi için başvuruda bulundu.
Planlanan panel kapsamında WFO’nun uluslararası temsilcileri ile deniz çöpü konusunda çalışmalar yürüten bilim insanları, politika yapıcılar, balıkçılık sektörü ve geri dönüşüm alanından uzmanların bir araya getirilmesi amaçlanıyor.
Panelin gündeminde; atıkların nehirler üzerinden denizlere taşınmasının önlenmesi, kayıp balıkçılık ekipmanları, sanayi kaynaklı granül kayıpları, depozito ve ayrı toplama sistemleri, denizlerdeki atıkların güvenli biçimde çıkarılması, geri dönüştürülebilir malzemelerin izlenebilirliği ve ortak ölçüm yöntemleri gibi başlıkların ele alınması planlanıyor.
PAGEV ve WFO, panel başvurusunu Antalya’da gerçekleştirilmesi planlanan bir saha uygulamasıyla desteklemeyi de hedefliyor. “Mavi Döngü” adı verilen öneri kapsamında; deniz ve kıyılardaki atık yoğunluğunun yüksek olduğu noktaların belirlenmesi, balıkçıların katılımıyla pilot temizlik çalışmalarının yapılması, toplanan atıkların türlerine göre ayrıştırılması, geri dönüştürülebilir malzemelerin ürüne dönüşüm sürecinin izlenmesi ve elde edilen sonuçların kamuoyuyla açık biçimde paylaşılması öngörülüyor.
Eroğlu, COP31 kapsamında Türkiye’nin deniz atıkları konusunda yalnızca söylem üreten değil, ölçülebilir ve uygulanabilir çözümler ortaya koyan bir model geliştirmesini amaçladıklarını belirterek, “Dünyanın en önemli iklim buluşmalarından biri Türkiye’de yapılırken deniz çöpü sorununu yalnızca konuşan değil, ölçen ve çözümün nasıl kurulacağını gösteren bir çalışma ortaya koymak istiyoruz. Antalya’da WFO’nun uluslararası birikimini Türkiye’nin kamu, bilim ve sanayi kapasitesiyle buluşturmayı hedefliyoruz.” dedi.
“KALKINMA İLE ÇEVREYİ BİRLİKTE KORUYABİLİRİZ”
Çevre alanındaki çalışmaların uzun yıllardır PAGEV’in gündeminde olduğunu belirten Eroğlu, çevre duyarlılığının kendi geçmişinde de önemli bir yere sahip olduğunu ifade etti. İstanbul Teknik Üniversitesi’nde öğrenciyken Çevre Kulübü’nün kurucu başkanlığını yaptığını hatırlatan Eroğlu, sanayi ile çevrenin birbirine karşıt iki alan olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.
PAGEV’in mesleki eğitimden geri dönüşüme, kaynak verimliliğinden deniz atıklarıyla mücadeleye kadar farklı alanlarda çalışmalar yürüttüğünü belirten Eroğlu, çevrenin korunması ile ekonomik kalkınmanın birlikte mümkün olduğunu ifade ederek sözlerini şöyle tamamladı:
“Ülkemiz hem kalkınarak insanına refah sağlayacak hem de çevresini koruyacak. Birini diğerine feda etmeden bunu başarabiliriz. PAGEV olarak bunun için varız. Bu ödül PAGEV’in ve çözüm için birlikte çalışan herkesin ödülüdür.”