Oluklu Mukavva Sanayicileri Derneği (OMÜD), oluklu mukavva sektörünü tek çatı altında buluşturan Sempati Üyeleri Tanıtım Etkinliği’ni İstanbul Sheraton Grand Ataşehir’de gerçekleştirdi. Sektör üreticileri, tedarikçiler, fabrika ve üretim yöneticileri ile satın alma profesyonellerini bir araya getiren etkinlikte, yeni ürün ve hizmetler tanıtılırken aynı zamanda güçlü bir iş birliği ve networking ortamı da oluşturuldu.
Küresel ticaretin jeopolitik gerilimler ve ekonomik dalgalanmalarla sınandığı bir dönemde sektörün dayanıklılığına dikkat çeken OMÜD Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Arslan, oluklu mukavva sanayisinin yıllara dayanan tecrübesiyle güçlü bir yapı sergilediğini vurguladı.
“Böyle zorlu dönemlerde ekonomideki en ufak iyileşme bile talebe olumlu yansıyor. Talebin canlanması oldukça kritik, çünkü sektör olarak gerek kapasitemiz ve altyapımız gerekse ürün yelpazemizle üretimimiz zaten çok güçlü, talebin iyileşmesini bekliyoruz. Sürdürülebilirliğin yükselişte olduğu bu dönemde oluklu mukavva daha çok ön plana çıkıyor ve bu gelişmelerle birlikte ambalajın içindeki pazar payımızı artırabileceğimizi düşünüyoruz” ifadelerini kullanan Arslan, sektörün mevcut koşullarda fırsat alanlarına da sahip olduğuna dikkat çekti.
Ambalaj sektörünün ilk meslek kuruluşu olan OMÜD’ün aynı zamanda sürdürülebilir oluklu mukavva ambalajın temsilcisi olduğunu hatırlatan Arslan, dernek çatısı altında düzenlenen etkinliğin sektörün farklı paydaşlarını bir araya getirmesi açısından önem taşıdığını belirtti. Türkiye’nin farklı şehirlerinden ve yurt dışından katılımın olduğu organizasyonda, sektörün önde gelen firmaları ve profesyonelleri bir araya gelerek yeni iş birlikleri için görüşmeler gerçekleştirdi.
“Oluklu mukavvanın farkındalığı artıyor”
Arslan, son üç yıldır Türkiye ve dünya ekonomisinin zorlu bir süreçten geçtiğini, 2026 yılında da benzer etkilerin sürdüğünü belirterek küresel ekonomik tabloya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Jeopolitik gerilimler, yüksek enflasyon, finansmana erişimde zorluklar, talep daralması ve küresel ticaretteki yavaşlamanın tüm sektörleri etkilediğini ifade eden Arslan, sektörün bu süreçte önemli bir dayanıklılık gösterdiğini söyledi.
“Bununla birlikte süreç bizi kârsızlık ya da düşük kârla çalışmaya mecbur bıraktı. Ancak her fırsatta gururla ifade ettiğim bir gerçek var ki: Oluklu mukavva sektörü, Türkiye sanayisinin en dirençli, en hızlı adapte olan ve en üretken alanlarından biri. Sürdürülebilirliğin yükselişte olduğu bu dönemde ürünümüz daha da ön plana çıkıyor. Bu gelişmelerle birlikte ambalaj içindeki payımızı artırabiliriz. Özellikle bizim dışımızdaki diğer ambalaj gruplarında yaşanan regülasyon baskılarını ve kamuoyu algısını da yakından takip ediyoruz. Buna karşılık sürdürülebilir oluklu mukavva ambalajın oldukça olumlu bir algısı ve yüksek bir potansiyeli var. Bu fırsatları hep birlikte değerlendireceğiz” dedi.
“Mevcudumuzu koruyacağız”
Ekonomik görünümün kısa vadede zorluklar barındırdığını ifade eden Arslan, küresel ekonomide toparlanma beklentilerine de değindi. Jeopolitik risklerin azalmasıyla birlikte küresel ticarette toparlanma, enflasyon ve faizlerde kademeli düşüş ile talepte canlanma beklendiğini belirten Arslan, bu sürecin sektör için de olumlu bir zemin oluşturacağını söyledi.
Arslan sözlerini şöyle tamamladı: “Mevcudumuzu koruyacağız. O zamana kadar birlikte üretme kültürümüzü sürdürmek, büyük-küçük, yerli-yabancı demeden omuz omuza mücadele etmek gerekiyor. Biz bir bütün olduğumuzda aşamayacağımız zorluk yok.”