EKONOMİ

OİB Başkanı Kemal Yazıcı, "OİBVentures Mobilite İnovasyon Fonu mevcut başarıları daha ileri taşıyacak"

Abone Ol

Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda, Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) öncülüğünde ve Türkiye Kalkınma Fonu (TKF) desteğiyle hayata geçirilen OİBVentures Mobilite İnovasyon Fonu, İstanbul’da düzenlenen tanıtım toplantısıyla kamuoyuna tanıtıldı. Türk otomotiv sektörünün dönüşüm sürecine katkı sağlaması hedeflenen fonun, yenilikçi girişimlerin desteklenmesi ve yüksek katma değerli teknolojilerin geliştirilmesi açısından önemli bir rol üstlenmesi bekleniyor.

Toplantıda konuşan OİB Başkanı Kemal Yazıcı, otomotiv sektörünün küresel rekabet gücünü koruyabilmesi için teknolojik dönüşümün ve girişimcilik ekosisteminin desteklenmesinin kritik önemde olduğunu vurguladı. OİBVentures Mobilite İnovasyon Fonu’nun yalnızca bir yatırım aracı değil, aynı zamanda sektörün geleceğine yönelik stratejik bir hamle olduğunu belirten Yazıcı, Türkiye otomotiv sanayisinin mevcut başarılarını yeni nesil teknolojilerle daha ileri taşımayı hedeflediklerini söyledi.

Yazıcı, “Bu, sektörün geleceği açısından önemli bir adım oldu. Türkiye’de otomotiv sektörü olarak ihracatta en yüksek performansı gösteren sektörüz. Üretimde çok iyiyiz; kalite ve maliyet açısından dünya ile rekabet konusunda önemli bir sorunumuz yok. Ancak sektörü geleceğe hazırlamamız gerekiyor. Bunu yaparken de yeni teknolojileri ve inovatif fikirleri ürüne dönüştürmemiz şart” ifadelerini kullanarak, dünyanın önde gelen otomotiv şirketlerinin girişimcilik ekosistemlerinden önemli ölçüde faydalandığını hatırlattı.

Yazıcı, “Dünyadaki büyük oyuncuların yaptığı gibi biz de girişimcilerin fikirlerinden ve yenilikçi insanların katkılarından faydalanarak sektörü desteklemek istiyoruz. OİBVentures Mobilite İnovasyon Fonu da bunun için önemli bir araç olacak. Başarılı olacağına inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

İlk odak noktası elektrifikasyon ve temiz teknolojiler
Yeni dönemde girişimcilik ekosistemine yönelik çalışmaların hangi alanlarda yoğunlaşacağına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kemal Yazıcı, fonun öncelikli yatırım alanlarının mobilite ve otomotiv teknolojileri olacağını söyledi. Küresel iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında otomotiv sektörünün önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğine dikkat çeken Yazıcı, “Otomotiv sektörünün en önemli konularından biri, küresel ısınma nedeniyle karbondioksit salımının azaltılması. İçten yanmalı motorlu araçlar yerine elektrifikasyon ve hidrojen bazlı yakıt sistemlerine geçiş, emisyonların sıfırlanması açısından büyük önem taşıyor” dedi.

Bu kapsamda yeni nesil batarya teknolojileri, güç elektroniği sistemleri, elektrik motorları, invertör ve konvertör teknolojilerinin fonun öncelikli yatırım alanları arasında yer alacağını belirten Yazıcı, Türkiye’nin bu alanlarda geliştirilecek yenilikçi çözümlerle küresel rekabette daha güçlü bir konuma ulaşabileceğini ifade etti.

Otonom sürüş ve yazılım teknolojileri ikinci büyük dönüşüm alanı
Mobilite dünyasında yaşanan değişimin yalnızca enerji dönüşümüyle sınırlı olmadığını vurgulayan Yazıcı, önümüzdeki dönemde otonom sürüş teknolojileri ve araç içi dijital sistemlerin sektörün yönünü belirleyeceğini söyledi. “Nüfus yaşlanıyor, insanların beklentileri değişiyor. Buna bağlı olarak otonom sürüş teknolojileri, gömülü yazılımlar, araç içi konfor ve eğlence sistemleri gibi alanlara yoğunlaşacağız” diyen Yazıcı, önümüzdeki 10-15 yıllık süreçte mobilite ekosisteminin bugünkünden çok farklı bir yapıya kavuşacağını ifade etti.

Yazıcı, geleceğin otomotiv sektöründe yalnızca üretim kapasitesinin değil, yazılım geliştirme yetkinliği ve teknoloji üretme kabiliyetinin de belirleyici olacağını kaydetti.

Hedef: Kilogram başına ihracat değerini artırmak
Otomotiv sektöründe girişimcilik ekosisteminin sağlayacağı en önemli katkılardan birinin ihracatta katma değerin yükseltilmesi olacağını dile getiren Kemal Yazıcı, sektörün mevcut performansının güçlü olduğunu ancak daha yüksek seviyelere ulaşılması gerektiğini söyledi. “Bugün otomotiv sektöründe kilogram başına ihracat değerimiz ortalama 9,3 dolar seviyesinde. Türkiye ortalaması ise yaklaşık 1,6 dolar. Yani Türkiye ortalamasına göre oldukça iyi durumdayız. Buna rağmen dünya ile rekabet açısından bu değeri daha da artırmamız gerektiğini düşünüyoruz” ifadelerini kullanan Yazıcı, teknoloji odaklı üretimin ihracat gelirlerine doğrudan katkı sağlayacağını belirtti.

İlk hedeflerinin kilogram başına ihracat değerini 10 doların üzerine çıkarmak olduğunu kaydeden Yazıcı, “Bunu ancak teknolojiyi yakalayarak, inovatif fikirleri ürüne dönüştürerek ve ürünlerin katma değerini artırarak başarabiliriz” dedi.

2026 ihracat hedefi 43 milyar dolar
Türk otomotiv sektörünün ihracat performansına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Kemal Yazıcı, sektörün yılın ilk aylarında hedeflerin üzerinde bir seyir izlediğini söyledi. Geçen yıl 41,5 milyar dolarlık ihracata ulaştıklarını hatırlatan Yazıcı, “Bu yıl için hedefimizi 43 milyar dolar olarak belirledik. Şu ana kadar yaklaşık 17 milyar dolarlık ihracata ulaştık ve planımızın yüzde 2,6 üzerinde ilerliyoruz. Yıl sonunda 43 milyar dolar hedefine ulaşacağımızı düşünüyoruz” diye konuştu.

Küresel ekonomide yaşanan belirsizliklere rağmen sektörün üretim kapasitesi açısından güçlü konumunu koruduğunu vurgulayan Yazıcı, savaşlar, ticaret savaşları ve jeopolitik gelişmelerin ihracat pazarlarında dalgalanmalara yol açabildiğini belirtti. “Üretim kapasitemiz açısından bir sorun yaşamıyoruz ancak ihracat yaptığımız pazarlardaki belirsizlikler büyüme hızını sınırlayabiliyor. Buna rağmen hedefimizin üzerinde ilerliyoruz ve yılı güçlü bir şekilde tamamlayacağımıza inanıyoruz” diyen Yazıcı, Türk otomotiv sanayisinin küresel pazarlardaki rekabet gücünü artırmaya devam edeceğini sözlerine ekledi.

OİBVentures Mobilite İnovasyon Fonu’nun, girişimcilik ekosistemi ile sanayi arasında güçlü bir köprü kurarak Türkiye’nin mobilite teknolojilerinde daha yüksek katma değer üretmesine katkı sağlaması hedefleniyor. Sektör temsilcileri, fonun özellikle yeni nesil mobilite teknolojileri geliştiren girişimlerin büyümesine ivme kazandıracağını ve Türk otomotiv sanayisinin küresel dönüşüm sürecinde daha güçlü bir konuma ulaşmasına destek olacağını değerlendiriyor.