FUAR HABERLERİ

Murat Özot: Yeni İpek Yolu’nun kazananlarını yapay zekâ belirleyecek

Abone Ol

Şanghay’da gerçekleştirilen Transport Logistic China 2026 Fuarı’nda konuşan WELD Yönetim Kurulu Başkanı Murat Özot, gelecekte ülkeler arasındaki rekabetin yalnızca limanlar, demiryolları ve ticaret koridorları üzerinden şekillenmeyeceğini söyledi. Özot, veriyi işleme ve yapay zekâ teknolojilerinden yararlanma kapasitesinin de küresel rekabette belirleyici olacağını vurguladı.

Küresel ticaret dengelerinin yeniden şekillendiği bir dönemde lojistik sektörünün geleceği, Çin’in Şanghay kentinde düzenlenen Transport Logistic China 2026 Fuarı’nda ele alındı. Türkiye’nin millî katılımı, DEİK Lojistik İş Konseyi koordinasyonunda gerçekleştirildi.

Fuarda yer alan Türk lojistik sektörü temsilcileri, uluslararası paneller aracılığıyla Türkiye’nin küresel ticaret koridorlarındaki konumunu ve üstlenebileceği stratejik rolü değerlendirme fırsatı buldu.

Bu oturumlardan biri, Türkiye’nin küresel ticaret yollarındaki önemine odaklanan “Dayanıklı Ticaret Koridorları: Küresel lojistikte bağlantı, esneklik ve büyüme stratejileri” başlıklı panel oldu. DEİK Lojistik İş Konseyi Başkanı Fatih Şener’in moderatörlüğünü yaptığı oturuma Çin Ticari Ateşesi Tuğçe Terzi ile WELD Yönetim Kurulu Başkanı Murat Özot konuşmacı olarak katıldı.

Özot, dünya ticaretinde yaşanan dönüşümün yalnızca fiziksel altyapı yatırımları üzerinden değerlendirilemeyeceğini belirterek, yapay zekâ teknolojilerinin önümüzdeki dönemin en önemli rekabet unsurlarından biri olacağını söyledi.

Yeni İpek Yolu veri akışlarıyla kuruluyor

Dünya ticaretinin son yıllarda önemli bir paradigma değişiminden geçtiğine dikkat çeken Özot, tedarik zincirlerinin artık yalnızca daha hızlı değil, aynı zamanda daha akıllı hale geldiğini ifade etti.

Orta Koridor, Kuşak ve Yol Girişimi ile Avrupa-Asya ticaret hatlarının yalnızca coğrafi güzergâhlardan ibaret olmadığını belirten Özot, şöyle konuştu:

“Bugün konuştuğumuz Orta Koridor, Kuşak ve Yol Girişimi veya Avrupa-Asya ticaret hatları yalnızca coğrafi güzergâhlar değil. Aslında yeni bir ekonomik mimari kuruluyor. Bu mimarinin temel yapı taşlarından biri de yapay zekâdır. Yeni İpek Yolu artık sadece demiryolları ve limanlarla değil, veri akışları ve dijital platformlarla inşa ediliyor.”

Küresel ticaret sisteminin her geçen gün daha karmaşık bir yapıya dönüştüğünü vurgulayan Özot, milyonlarca operasyonel verinin yalnızca insan gücüyle yönetilmesinin artık mümkün olmadığını söyledi. Bu nedenle yapay zekâ destekli sistemlerin lojistik sektörünün merkezinde yer alacağını kaydetti.

Lojistikte kritik kararlar algoritmalarla alınacak

Freight forwarding sektöründe önümüzdeki beş yıl içerisinde köklü değişiklikler yaşanacağını belirten Özot, yapay zekânın artık yalnızca operasyonları hızlandıran yardımcı bir teknoloji olmadığını ifade etti.

Yapay zekânın talep tahmininden rota optimizasyonuna, maliyet analizlerinden risk yönetimine kadar birçok kritik sürece yön verdiğini dile getiren Özot, “Önümüzdeki dönemde lojistik şirketleri arasındaki farkı çalışan sayıları değil, kullandıkları algoritmaların gücü belirleyecek” dedi.

Türkiye’nin stratejik coğrafi konumunun dijitalleşme yatırımlarıyla desteklenmesi gerektiğinin altını çizen Özot, fiziksel avantajların tek başına sürdürülebilir rekabet gücü oluşturmak için yeterli olmayacağını belirtti.

Türkiye için tarihî bir fırsat

Avrupa, Asya, Orta Doğu ve Afrika’nın kesişiminde yer alan Türkiye’nin küresel tedarik zincirleri açısından kritik bir merkez konumuna geldiğini ifade eden Özot, son yıllarda yaşanan jeopolitik gelişmelerin ve tedarik zincirlerindeki kırılmaların Türkiye’nin önemini daha da artırdığını söyledi.

Alternatif ticaret koridorlarına yönelik arayışların Türkiye açısından önemli fırsatlar oluşturduğuna dikkat çeken Özot, şu değerlendirmede bulundu:

“Bu avantajı kalıcı hale getirebilmek için lojistik sektörünün dijital dönüşümünü hızlandırmamız gerekiyor. Türkiye’nin önünde yalnızca bir transit ülke olmanın ötesinde, bölgesel bir lojistik teknoloji merkezine dönüşme fırsatı bulunuyor.”

Orta Koridor’un geleceğine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Özot, koridorun başarısının yalnızca taşınan yük miktarıyla ölçülmemesi gerektiğini vurguladı.

Bir ticaret koridorunun gücünü yük hacminin yanı sıra planlama hızı, yönetim verimliliği ve öngörülebilirlik kapasitesinin de belirlediğini ifade eden Özot, yapay zekâ destekli sistemlerle ticaret akışlarının daha şeffaf, hızlı ve güvenilir hale geleceğini söyledi.

Özot, Orta Koridor’un gerçek değerinin, fiziksel taşımacılık kapasitesinin dijital sistemlerle desteklenmesi sonucunda ortaya çıkacağını belirtti.

Yapay zekâ kullanımı tercih olmaktan çıktı

WELD’in son yıllarda hayata geçirdiği dijitalleşme yatırımlarına da değinen Özot, şirket bünyesinde geliştirilen teknoloji platformlarının fiyatlama, operasyon yönetimi ve müşteri ilişkileri süreçlerinde önemli verimlilik sağladığını aktardı.

Küresel lojistik sektörünün teknoloji merkezli yeni bir rekabet dönemine girdiğini belirten Özot, yapay zekâ kullanımının şirketler açısından artık bir tercih değil, zorunluluk haline geldiğini söyledi.

Özot, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bugün yapay zekâyı konuşuyoruz, birkaç yıl sonra ise yapay zekâyı kullanmayan şirketleri konuşuyor olacağız. Çünkü teknoloji artık tercih değil, zorunluluk haline geldi. Lojistik sektörü için yeni dönemin anahtar kelimeleri hız, görünürlük, öngörülebilirlik ve yapay zekâ olacak.”