Marble İzmir - 31. Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı, bine yakın katılımcısı ve 100’ün üzerinde ülkeden gelen binlerce profesyonel ziyaretçisinin yanı sıra oluşturduğu ticaret hacmiyle dikkat çekerken, Marble Talks oturumlarıyla da yoğun ilgi görüyor. D Hol D-Design Arena sahnesinde düzenlenen oturumlarda mimarlar, iç mimarlar, tasarımcılar ve akademisyenler, doğal taşın mimari projelerdeki kullanımına dair bilgi ve deneyimlerini paylaşıyor.
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından organize edilen Marble İzmir kapsamında gerçekleştirilen Marble Talks’un öne çıkan oturumlarından biri, doğal taş sektörünün iki önemli ülkesi Türkiye ve İtalya’yı aynı platformda buluşturdu. “Küresel Pazarda Doğal Taş: Yerel Güç ve Değişen Dinamikler” başlıklı oturumda TÜMMER Yönetim Kurulu Başkanı Hanifi Şimşek ile İtalya Mermer Makineleri Üreticileri Konfederasyonu Onursal Başkanı Flavio Marabelli, sektörün mevcut durumu ve geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Küresel pazarda katma değer ve iş birliği öne çıkıyor
Küresel pazara dair veriler paylaşan Flavio Marabelli, doğal taşta asıl değerin üretim miktarından ziyade ürüne katılan değerle ölçüldüğünü belirtti. İşlenmiş ürünler, teknoloji ve tasarımın bu süreçte belirleyici olduğunu ifade eden Marabelli, küresel ticarette artan vergiler, ticaret engelleri ve jeopolitik gelişmelerin sektörü doğrudan etkilediğine dikkat çekti. ABD ve Körfez ülkeleri pazarlarında yaşanan değişimlerin ticaret akışını zorlaştırdığını belirten Marabelli, doğal taş sektörünün uluslararası yapısına vurgu yaparak ülkelerin rekabetten ziyade iş birliği içinde hareket etmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca, doğal taşın sürdürülebilirliği ve özgünlüğünün korunmasının önemine dikkat çekti.
“Sektörün geleceği için tasarım ve katma değer şart”
Hanifi Şimşek ise Türkiye’nin doğal taş sektöründeki güçlü konumuna değinerek, zengin rezervler ve yüksek üretim kapasitesi sayesinde ülkenin küresel ölçekte önemli bir tedarikçi olduğunu ifade etti. Şimşek, işlenmiş ürün ihracatının artırılmasının sektör açısından kritik olduğunu belirterek, doğal taşın projelerde daha fazla yer bulabilmesi için mimarlar ve tasarımcılarla iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Marble İzmir’deki bu platformun sektörel gelişim açısından önemli bir rol oynadığını da sözlerine ekledi.
Uluslararası iş birliklerine de değinen Şimşek, kısa süre önce kurulan Doğal Taş Stratejik İttifakı’nın (NSSA) sektörde ortak hareket kültürünü güçlendireceğini belirterek bu tür oluşumların gelecekte belirleyici olacağını ifade etti.
Doğal taşın mimarideki rolü ele alındı
Programın diğer oturumlarında ise doğal taşın mimarlık ve tasarım dünyasındaki yeri farklı başlıklarla ele alındı. “Mimari Projelerde Doğal Taş Hikayeleri” oturumunda, İzmir Serbest Mimarlar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Onur moderatörlüğünde Yüksek Mimar Melis Varkal konuşmacı olarak yer aldı. Onur, Marble İzmir’in uluslararası ölçekte önemli bir fuar olduğunu vurgularken, doğal taşın mimaride güçlü bir ifade aracı olduğunu belirtti.
Melis Varkal ise projelerinde doğal taş kullanımına değinerek, yerellik ve coğrafi yakınlık gibi unsurların tasarım süreçlerinde belirleyici olduğunu ifade etti.
Değişen tasarım anlayışı ve doğal taş
“Değişen Zamanlar” başlıklı oturumda ise doğal taşın mimarlık ve sanat üretimindeki yeri kapsamlı şekilde değerlendirildi. Akademisyenlerin katılımıyla gerçekleşen oturumda, doğal taşın tarih boyunca üstlendiği rol, hafıza ve anlam üretme kapasitesi ile günümüzde yeniden yorumlanışı ele alındı. Mimar ve tasarımcıların malzemeye yeni işlevler kazandıran, deneyim odaklı yaklaşımlar geliştirdiği vurgulandı.
Tasarımda doğal taşın yeri ve olanakları
“Tasarım Yaklaşımında Doğal Taşın Anlamı, İmkanlar ve Sınırlar” oturumunda ise doğal taşın mimarlık tarihindeki önemi ve tasarımdaki rolü ele alındı. Mimar Dr. Dürrin Süer moderatörlüğünde gerçekleştirilen oturumda, doğal taşın geçmişten günümüze mekân oluşturmadaki temel unsurlardan biri olduğu ifade edildi.
Türk doğal taşının küresel gücü
“Best Use of Stone with Turkish Stones” oturumunda ise Türkiye’nin doğal taş sektöründeki potansiyeli değerlendirildi. Katılımcılar, Türkiye’nin sahip olduğu çeşitlilik ve üretim gücüyle küresel pazarda önemli bir konumda bulunduğunu vurgularken, bu potansiyelin tasarım odaklı projelerle daha görünür hale getirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Ayrıca, üretici, ihracatçı ve tasarımcılar arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesinin uluslararası rekabet açısından kritik olduğu ifade edildi.