EKONOMİ

Küresel Nükleer Sektörden Kapasiteyi 3 Kat Artırma Çağrısı

Abone Ol

aris’te düzenlenen küresel Nükleer Enerji Zirvesi’nde, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 22 ülkeden 25 sektör derneği, 2050 yılına kadar nükleer kapasitenin üç kat artırılması hedefini destekleyen ortak bir bildiriye imza attı.Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) himayesinde ve Fransa’nın ev sahipliğinde Paris’te gerçekleştirilen Nükleer Enerji Zirvesi’nde, Türkiye’den Nükleer Sanayi Derneği’nin de aralarında bulunduğu 25 ulusal ve uluslararası nükleer sanayi kuruluşu ortak bir bildiriyi imzaladı.

Zirvenin açılışı Emmanuel Macron, Ursula von der Leyen ve IAEA Genel Direktörü Rafael Grossi tarafından gerçekleştirildi. Yayımlanan bildiride nükleer enerjinin sürdürülebilir, güvenli ve dayanıklı enerji sistemlerinin temel unsurlarından biri olduğu vurgulandı.

Fransız Nükleer Enerji Endüstrisi Grubu (GIFEN) liderliğinde başlatılan girişim, Avrupa, Asya ve Amerika’dan 22 ülkede nükleer enerji alanında faaliyet gösteren sektör kuruluşlarını bir araya getirdi. Küresel enerji talebinin hızla arttığı ve iklim krizinin etkilerinin giderek derinleştiği günümüzde, nükleer enerjinin düşük karbonlu enerji dönüşümündeki kritik rolü bu ortak bildiriyle bir kez daha teyit edildi.

Nükleer enerji ekonomik kalkınmanın itici gücü

Alikaan Çiftçi, imzalanan bildirinin nükleer enerjinin ekonomik kalkınma ve enerji egemenliği açısından taşıdığı önemi bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti. Çiftçi, 2050 yılına kadar küresel nükleer kapasitenin üç katına çıkarılması hedefinin sektör temsilcileri tarafından güçlü şekilde desteklendiğini ifade etti.

Bölgede yaşanan gelişmelerin güvenilir ve temiz enerji kaynaklarına erişimin önemini ortaya koyduğunu belirten Çiftçi, nükleer enerjinin elektrik fiyatlarının istikrarına katkı sağlayarak enerji bağımsızlığını güçlendirdiğini ve tüm değer zinciri boyunca yüksek nitelikli istihdam imkânları sunduğunu söyledi.

Çiftçi ayrıca nükleer enerjinin yalnızca enerji güvenliği açısından değil, aynı zamanda sanayi ekosisteminin gelişimi ve ekonomik büyüme açısından da stratejik bir rol oynadığını vurguladı. Büyük ölçekli reaktörlerin yanı sıra SMR (Küçük Modüler Reaktörler) ve AMR (Gelişmiş Modüler Reaktörler) gibi yeni nesil teknolojilerin enerji sistemlerine esneklik kazandırdığını ve yerel ihtiyaçlara uygun çözümler sunduğunu ifade etti.

Nükleer enerjinin kullanım alanlarının da giderek genişlediğine dikkat çeken Çiftçi, bu teknolojinin artık yalnızca elektrik üretimiyle sınırlı kalmadığını; düşük karbonlu hidrojen üretimi, endüstriyel ısıtma, deniz suyunun arıtılması, nükleer tıp ve radyoizotop üretimi gibi birçok alanda yeni fırsatlar sunduğunu dile getirdi.

Düşük karbonlu elektriğe talep artıyor

GIFEN Başkanı Xavier Ursat ise yayımlanan ortak bildirinin küresel nükleer endüstrisinin enerji ve ekonomik egemenliğe katkı sağlama ve iklim eylemini destekleme konusundaki ortak kararlılığını ortaya koyduğunu belirtti. Ursat, dünya genelinde düşük karbonlu elektrik talebinin giderek arttığını ve nükleer enerjinin bu süreçte geleceğin önemli enerji kaynaklarından biri olarak öne çıktığını ifade etti.

Zirveye katılan nükleer endüstri liderleri, nükleer enerji programlarının güvenli ve sürdürülebilir şekilde büyütülebilmesi için eğitim, beceri geliştirme ve operasyonel mükemmeliyete yatırım yapılmasının önemine dikkat çekti. Ayrıca nükleer altyapının gerektirdiği yüksek sermaye ihtiyacını karşılayabilmek için öngörülebilir finansman mekanizmalarının oluşturulması gerektiği vurgulandı.