FUAR HABERLERİ

Küresel Eklemeli İmalat Pazarı 2033’te 169 Milyar Dolara Yükselecek

Abone Ol

Küresel imalat sektörü, eklemeli imalat teknolojilerinin hızla yaygınlaşmasıyla birlikte yeni bir dönüşüm sürecine giriyor. Araştırmalar, 2025 yılında yaklaşık 30,5 milyar dolar büyüklüğe ulaşan küresel eklemeli imalat pazarının, 2033 yılına kadar 169 milyar dolara çıkacağını gösteriyor. Pazarın 2026–2033 döneminde yıllık ortalama yüzde 23,9 oranında büyümesi bekleniyor.

Bu büyüme, eklemeli imalatın yalnızca prototip geliştirme amacıyla kullanılan bir teknoloji olmaktan çıktığını; nihai parça üretimi, kalıpçılık, bakım ve onarım, hafif komponent geliştirme ile tedarik zinciri yönetiminde stratejik bir üretim modeline dönüştüğünü ortaya koyuyor.

Savunma sanayii, havacılık, otomotiv, medikal teknolojiler, enerji, makine ve ileri malzeme uygulamalarında kullanım alanı giderek genişleyen eklemeli imalat çözümlerinin Türkiye’de de önemli bir büyüme ivmesi yakalaması öngörülüyor. Güçlü sanayi altyapısı, gelişmiş mühendislik kapasitesi ve yüksek katma değerli sektörlerden gelen talep, Türkiye’nin bu alanda bölgesel bir üretim ve teknoloji merkezi hâline gelmesini destekliyor.

Türkiye’nin eklemeli imalat, tasarım ve ileri üretim teknolojilerine odaklanan ilk ve tek ihtisas fuarı EXPO3D İstanbul, 17–19 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Organizasyon; teknoloji sağlayıcılarını, üreticileri, yatırımcıları ve sektörün karar vericilerini aynı çatı altında buluşturacak.

Dijital üretim sanayinin işleyişini değiştiriyor

Dijital üretimde yaşanan hızlı dönüşüm, küresel sanayinin üretim, stoklama ve tedarik zinciri modellerinin yeniden şekillenmesini sağlıyor. Kişiselleştirilmiş üretime yönelik talebin artması, küresel tedarik zincirlerinde yaşanan kırılganlıklar ve sürdürülebilirlik hedefleri, eklemeli imalat teknolojilerini şirketler açısından stratejik bir yatırım alanına dönüştürüyor.

Havacılıktan otomotive, sağlık teknolojilerinden savunma sanayiine ve mimarlığa kadar pek çok alanda 3D üretim çözümlerinin kullanımı yaygınlaşıyor. Geleneksel üretim yöntemlerini tamamlayan bu teknolojiler; daha hızlı, esnek ve ihtiyaca özel üretim yapılmasına olanak sağlıyor.

Türkiye de güçlü üretim altyapısı ve yüksek katma değerli sektörlerden gelen artan taleple eklemeli imalat alanındaki konumunu güçlendiriyor. Endüstriyel 3D yazıcılardan ileri malzemelere, tasarım ve yazılım çözümlerinden üretim hizmetlerine kadar genişleyen ekosistem, yerli üretim kabiliyetinin gelişmesine ve dışa bağımlılığın azaltılmasına katkıda bulunuyor.

Özellikle savunma sanayii, havacılık, otomotiv ve medikal teknolojilerde ihtiyaç duyulan karmaşık, hafif ve yüksek performanslı parçalar, 3D üretim teknolojilerine yönelik yatırımların hızlanmasını sağlıyor.

EXPO3D İstanbul sektörün tüm paydaşlarını buluşturacak

17–19 Eylül 2026 tarihlerinde düzenlenecek EXPO3D İstanbul’da 100’ün üzerinde katılımcı firma ile 120’den fazla markanın yer alması, fuarı ise 10 bini aşkın sektör profesyonelinin ziyaret etmesi hedefleniyor.

Yaklaşık 250 milyon dolarlık potansiyel ticaret hacmine katkı sunması amaçlanan organizasyon, yeni yatırımların ve ticari iş birliklerinin geliştirilmesi için önemli fırsatlar sağlayacak.

Fuar kapsamında, Yıldız Teknik Üniversitesi’nin katkılarıyla 5. Uluslararası 3D Baskı ve Eklemeli İmalat Konferansı da düzenlenecek. Konferansla akademik bilgi birikiminin sanayinin üretim gücüyle buluşturulması hedefleniyor.

ÜRETİMDE PARADİGMA DEĞİŞİMİ YAŞANIYOR

EXPO3D İstanbul Fuar Koordinatörü Yıldırım Ünverdi, Türkiye’nin yüksek teknoloji odaklı kalkınma hedeflerinin eklemeli imalat sektörünün gelişimini desteklediğini belirtti.

Cumhurbaşkanlığının yüksek teknolojiye dayalı kalkınma vizyonu, Milli Teknoloji Hamlesi kapsamında uygulanan stratejiler ve sanayide dijital dönüşümü destekleyen politikaların, eklemeli imalat teknolojilerinin Türkiye’de daha hızlı yaygınlaşmasının önünü açtığını ifade eden Ünverdi, şunları söyledi:

“Genç ve nitelikli mühendis nüfusu, gelişen sanayi altyapısı ve stratejik coğrafi konumuyla Türkiye, bölgesel bir üretim ve inovasyon merkezi olma yolunda önemli avantajlara sahip. Özellikle savunma sanayii, havacılık, medikal ve otomotiv gibi yüksek katma değerli sektörlerden gelen talepler, Türkiye’deki eklemeli imalat ve ileri üretim teknolojileri ekosisteminin önümüzdeki dönemde güçlü bir büyüme ivmesi yakalayacağını gösteriyor.”

Eklemeli imalatın üretim anlayışında köklü bir değişime neden olduğunu vurgulayan Ünverdi, teknolojinin artık yalnızca alternatif bir üretim yöntemi olarak değerlendirilmediğini söyledi.

Ünverdi, “Eklemeli imalat; tasarımdan nihai parçaya, bakım ve onarımdan tedarik zinciri yönetimine kadar sanayinin tüm süreçlerini dönüştüren yeni bir üretim paradigmasıdır. Küresel pazarın yıllık yüzde 20’nin üzerinde büyümesi ve 2025 yılındaki 30,5 milyar dolarlık seviyesinden 2033 yılında yaklaşık 169 milyar dolara ulaşmasının beklenmesi, bu dönüşümün kalıcı ve stratejik olduğunu açıkça ortaya koyuyor” dedi.

“Sürdürülebilir bir teknoloji platformu oluşturmayı hedefliyoruz”

EXPO3D İstanbul’un yalnızca bir fuar organizasyonu olmadığını belirten Ünverdi, organizasyonun yüksek teknoloji yatırımlarına ve Türkiye’nin sanayi dönüşümüne katkı sağlayacak sürdürülebilir bir platform olarak konumlandırıldığını ifade etti.

Ünverdi, değerlendirmesine şöyle devam etti:

“Amacımız yalnızca bir fuar düzenlemek değil; yüksek teknoloji üretimini teşvik eden, yeni yatırımların ve nitelikli iş birliklerinin önünü açan, ülkemizin sanayi dönüşümüne somut katkı sağlayan sürdürülebilir bir platform oluşturmaktır. Eklemeli imalat alanındaki yerli üretim kabiliyetini, katma değerli ihracatı ve küresel rekabet gücünü artırarak Türkiye’nin teknoloji üreten ve bölgesine yön veren konumunu güçlendirmeyi hedefliyoruz. Böylece ülkemizin ekonomik ve teknolojik geleceğine kalıcı değer katmayı amaçlıyoruz.”

Türkiye bölgesel merkez olma yolunda ilerliyor

Türkiye’nin Avrupa, Orta Doğu, Orta Asya ve Kuzey Afrika arasında önemli üretim, ticaret ve lojistik bağlantılarına sahip olduğunu belirten Ünverdi, bu avantajların eklemeli imalat alanındaki bölgesel konumu güçlendirdiğine dikkat çekti.

Ünverdi, “Gelişmiş sanayi altyapımız, mühendislik kabiliyetimiz ve yüksek katma değerli sektörlerdeki üretim deneyimimiz, Türkiye’yi yalnızca teknoloji kullanan değil, aynı zamanda teknoloji geliştiren ve ihraç eden bir merkez hâline getiriyor” ifadelerini kullandı.

Eklemeli imalatın önümüzdeki 5–10 yıllık dönemde sanayideki etkisinin daha belirgin hâle geleceğini kaydeden Ünverdi, nihai parça üretimi, bakım ve onarım, hafif komponent geliştirme, kişiselleştirilmiş üretim ve dijital tedarik zincirlerinin dönüşümde öne çıkacağını söyledi.

Bu teknolojilerin yeni sanayi düzeninin ve küresel rekabet ortamının en kritik başlıklarından biri olacağını belirten Ünverdi, Türkiye’nin sahip olduğu üretim gücü ve insan kaynağıyla dönüşümde önemli bir rol üstlenebileceğini ifade etti.

Eklemeli imalat teknolojileri, dijital ortamda hazırlanan tasarımların doğrudan üretime aktarılmasını sağlayarak sanayiye hız, esneklik ve tasarım özgürlüğü kazandırıyor. Karmaşık ve hafif parçaların üretilebilmesi, kalıp ihtiyacının azaltılması, düşük adetli üretime imkân sağlaması ve kişiselleştirilmiş çözümler sunması, teknolojinin geleneksel imalat yöntemlerini tamamlayan stratejik bir üretim modeli olarak yaygınlaşmasını sağlıyor.