1926 yılında merhum Vehbi Koç tarafından temelleri atılan Koç Topluluğu, kuruluşunun 100. yılını geride bırakırken bu özel dönemi kapsamlı bir etkinlikle kutladı. “Unutulmaz Yüzlerle Dolu Bizim 100’ümüz” adlı özel filmin lansmanının da gerçekleştirildiği Vehbi Koç Ödül Töreni, Topluluğun tarihsel yolculuğunu ve geleceğe dair vizyonunu bir araya getirdi. Divan Kuruçeşme’de düzenlenen gecede, Halit Ergenç ve Alança Oskay’ın orkestra eşliğinde sahnede canlı performansla seslendirdiği film izleyicilerden büyük ilgi ve alkış aldı.
26. Vehbi Koç Ödülü’nün bu yılki sahibi ise kültür alanındaki çalışmalarıyla Canan Tolon oldu. Tolon, göç, yıkım ve zaman gibi temalar üzerinden günümüzün toplumsal gerçekliklerine işaret eden üretimleriyle ödüle layık görüldü.
Ömer Koç’un 100. Yıl Vurgusu Ve Topluluk Kültürü
Tören kapsamında konuşan Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç, bu yılki organizasyonun ayrı bir anlam taşıdığını belirterek sözlerine başladı. “Bu yıl 25’incisini düzenlediğimiz Vehbi Koç Ödül Töreni bizim için her zamankinden daha anlamlı ve özel. Zira kurucumuz merhum Vehbi Bey’in temellerini attığı Koç Topluluğu’nun 100. yılını idrak ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Hazırlanan 100. yıl filmine de atıfta bulunan Koç, Topluluğun tarihinin yalnızca başarı hikâyelerinden değil, bu hikâyeleri mümkün kılan insan emeğinden oluştuğunu vurgulayarak, “Bizim yüz yılımız, unutulmaz hikâyeler kadar bu hikâyeleri mümkün kılan yüzlerle de dolu” dedi. Sahada, fabrikalarda, ofislerde ve tüm iş süreçlerinde emek veren çalışanlara, iş ortaklarına ve bayilere teşekkür ederek bu büyük yapının ortak çabayla büyüdüğünü ifade etti.
Cumhuriyet İle Şekillenen Kurumsal Yolculuk
Koç, Topluluğun kuruluş felsefesine de değinerek Cumhuriyet’in ilk yıllarında şekillenen bir vizyonun parçası olduklarını hatırlattı. Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde yeni bir devletin inşası sürecinde doğan Koç Topluluğu’nun, Cumhuriyet’in temel değerlerini benimsediğini ve bu değerleri yol gösterici kabul ettiğini söyledi.
Bir asırlık süreçte sanayileşme, kalkınma ve kurumsallaşma alanlarında öncü bir rol üstlendiklerini belirten Ömer Koç, bugün gelinen noktada Topluluğun 60’tan fazla ülkede, 120 bini aşkın çalışanla faaliyet gösteren küresel bir yapı haline geldiğini dile getirdi.
Eğitim, Kültür Ve Sosyal Sorumluluk Anlayışı
Koç ayrıca eğitim, bilim, kültür ve sanata verilen desteğin kurumsal sorumluluğun ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayarak, 57 yıl önce kurulan Vehbi Koç Vakfı’nın bu yaklaşımın en önemli göstergelerinden biri olduğunu hatırlattı. Vakfın, burs programları, sosyal projeler ve sivil toplum destekleriyle toplumsal gelişime katkı sağlamayı sürdürdüğünü ifade etti.
Kültür ve sanata yönelik desteklerin bir tercih değil, topluma ve Cumhuriyet’e karşı bir sorumluluk olduğunu belirten Koç, Vehbi Koç Ödülü’nün de bu anlayışın bir yansıması olduğunu söyledi. Her yıl dönüşümlü olarak farklı alanlarda verilen ödülün bu yıl kültür alanına ayrıldığını belirterek, “Sanatın en kıymetli yönü, alışılmış olanı sorgulaması ve düşünmeye davet etmesidir. Bu nedenle kültür ve sanata katkıyı bir tercih değil, bir borç olarak görüyoruz” dedi.
İkinci Yüzyıla Yönelik Vizyon
Konuşmasının devamında ikinci yüzyıla giren Koç Topluluğu’nun geleceğine de değinen Ömer Koç, “Gelecek 100 yılın eşiğindeyiz. Aynı inanç, aynı vizyon ve aynı vatan sevgisiyle yolumuza devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Değişen dünyayı doğru okuyarak, bilim ve aklı rehber edinerek ilerleyeceklerini belirten Koç, en büyük güçlerinin çalışanlar, iş ortakları ve bayiler olmaya devam edeceğini söyledi.
Canan Tolon’un Ödül Konuşması Ve Sanat Yaklaşımı
Gecede 25. Vehbi Koç Ödülü’nü alan Canan Tolon ise ödülün kendisi için önemli bir motivasyon kaynağı olduğunu ifade etti. “Bu ödül benim için geleceğe dönük bir destek ve aynı zamanda bir cesaret kaynağıdır. Beni bu ödüle layık gören Vehbi Koç Vakfı’na ve Seçici Kurul’a teşekkür ediyorum” dedi.
Çocukluk yıllarından itibaren “İstediğin her şey olabilirsin” yaklaşımının kendisi için her zaman geçerli olmadığını ancak bunun zamanla bir özgürlüğe dönüştüğünü ifade eden Tolon, sanat üretimini “yalnız ama zihinsel olarak kalabalık bir süreç” olarak tanımladı. Hayal kurmanın yaratıcı üretimdeki önemine dikkat çekerek sanatın farklı düşünce ve varlıklarla kurulan görünmez bir diyalog alanı olduğunu dile getirdi.
Sanatsal Üretimde Temalar Ve Toplumsal Yansımalar
Tolon’un üretimlerinde göç, yıkım ve zaman gibi temalar üzerinden çağdaş toplumsal sorunlara odaklandığı, izleyiciyi doğrudan yönlendirmek yerine düşünmeye davet eden çok katmanlı bir anlatım kurduğu vurgulandı. Çalışmaları insan deneyimi, hafıza ve değişim ekseninde şekillenirken, mekânı parçalayarak kurduğu anlatı diliyle dikkat çekiyor.
Koç Topluluğu İkinci Yüzyıla Hazır
Koç Topluluğu, 100 yıllık birikimini geride bırakırken ikinci yüzyılına aynı değerler, aynı vizyon ve sürdürülebilir kalkınma anlayışıyla ilerlemeyi hedeflediğini bir kez daha ortaya koydu.