Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörünün ihracatı, 2026 yılının ilk 7 ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7,4 artarak 2,2 milyar dolara ulaştı. Bölge ihracatının yüzde 30,8'ini tek başına gerçekleştiren hububat sektörü, Türkiye'nin toplam hububat ihracatından aldığı yüzde 31,4'lük payla Güneydoğu Anadolu'nun ihracattaki lider konumunu güçlendirdi.
Yılın ilk 7 ayında Güneydoğu Anadolu'dan 2,5 milyon tonun üzerinde hububat ve hububat ürünü ihraç edildi. Bu dönemde yaklaşık 736 bin ton makarna, 467 bin ton buğday unu ve 280 bin ton ayçiçek yağı dış pazarlara gönderildi. İhracat gelirinde ilk sırada yer alan ayçiçek yağında yüzde 26,4'lük artışla 461,5 milyon dolara ulaşılırken, makarna ihracatı yüzde 14,1 artışla 394,1 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Sektörün en önemli ihracat pazarı olan Orta Doğu'ya 900 milyon doların üzerinde ihracat yapılırken, Afrika'ya gerçekleştirilen ihracat yüzde 22,4 artarak 775,5 milyon dolara yükseldi.
Stratejik pazarlardaki kazanımlar korunacak
Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin küresel belirsizlikler ve jeopolitik risklere rağmen gösterdiği uyum kabiliyetine dikkat çeken TİM Yönetim Kurulu Üyesi ve GAİB Hububat Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, sektörün rekabet gücünü korumaya yönelik çalışmaların sürdüğünü belirtti.
Kadooğlu, uluslararası rekabet gücünün korunması ve yakın coğrafyanın gıda arz güvenliğinin kesintisiz sürdürülmesi için üretimden lojistiğe kadar tüm süreçleri güncel gelişmeler doğrultusunda değerlendirdiklerini ifade etti.
Karadeniz'de artan güvenlik risklerinin hammadde tedarik zinciri ve navlun maliyetleri üzerindeki etkisini yakından takip ettiklerini belirten Kadooğlu, Suriye'de uygulanan yüksek gümrük tarifeleri ile Irak'ta ASYCUDA altyapısı ve bankacılık kanallarında ortaya çıkan ilave maliyetlerin de sektör açısından önemli gündem başlıkları olduğunu söyledi.
Gıda ihracatçılarının maliyetlerini dengelemek ve ticari dayanıklılığını artırmak amacıyla döviz dönüşüm desteklerinin artırılması ve navlun giderlerini azaltacak bölgesel mekanizmalar başta olmak üzere birçok başlığı değerlendirdiklerini aktaran Kadooğlu, bu konulardaki tespit ve çözüm önerilerini Ankara'da gerçekleştirdikleri temaslarda ilgili bakanlıklarla paylaştıklarını dile getirdi.
Kadooğlu, kamu otoritesinin sanayici ve ihracatçının rekabet gücünü artıracak, sahadaki beklentileri karşılayacak adımları atacağına inandıklarını kaydetti.
İhracat vizyonu ortak akılla güçlendirilecek
Sektörün hammaddeye erişimi ile küresel rekabet koşullarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Kadooğlu, bu yıl yağışların olumlu seyretmesiyle ayçiçeği rekoltesinde yaşanan artışın memnuniyet verici olduğunu belirtti.
Bununla birlikte, özellikle Karadeniz başta olmak üzere bölgede yaşanan lojistik sorunların hem iç piyasa hem de ihracat açısından kısa sürede çözüme kavuşturulmasının kritik önem taşıdığını ifade eden Kadooğlu, yıllar içinde büyük emeklerle oluşturulan ihracat pazarlarındaki konumun korunması için tedarik zincirinin kesintisiz işlemesi gerektiğini söyledi.
Bölgenin limanlara olan coğrafi uzaklığından kaynaklanan navlun dezavantajının azaltılması ve devlet desteklerinin daha etkin hale getirilmesi gerektiğine dikkat çeken Kadooğlu, dinamik politikaların Afrika'dan Asya'ya uzanan hedef pazarlarda ihracatçıların elini güçlendireceğini belirtti.
Türkiye'nin gıda ticaretindeki stratejik merkez konumunu sürdürülebilir hale getirmek için kamu öncülüğünde ve sektörün üretim gücüyle ortak akıl çerçevesinde hareket etmeye devam edeceklerini belirten Kadooğlu, ülkenin dış ticaret hedeflerine en yüksek katkıyı sunmayı sürdüreceklerini ifade etti.