☰
✕
ŞİRKET HABERLERİ

GES Yatırımlarında Hatalı Projelendirme Sanayici İçin Finansal Riske Dönüşüyor

Abone Ol

Sanayi tesislerinde giderek yaygınlaşan GES yatırımlarında tüketim profili, çatı ve saha koşulları ile elektrik altyapısının doğru analiz edilmemesi; enerji üretiminde kayıplara, öz tüketim oranının düşmesine ve yatırımın geri dönüş süresinin uzamasına yol açabiliyor.

Üçay Mühendislik Enerji Projeleri ve Yatırımlar Direktörü Oğuzhan Yıldız, GES yatırımlarında doğru mühendislik yaklaşımı ve kapsamlı fizibilite çalışmalarının sistem performansı ve yatırımın ekonomik sonuçları üzerinde doğrudan belirleyici olduğunu vurguluyor.

Artan enerji maliyetleri, Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) ve şirketlerin karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik hedefleri, sanayi tesislerinin yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelimini hızlandırıyor. Bu dönüşümde güneş enerjisi yatırımları öne çıkarken, yatırımların beklenen verim ve tasarrufu sağlayabilmesi büyük ölçüde doğru projelendirme ve mühendislik çalışmalarına bağlı kalıyor. Tüketim profili, saha koşulları ve elektrik altyapısı yeterli düzeyde analiz edilmeden hazırlanan projeler; beklenen üretim seviyelerine ulaşılamaması, ek revizyon ihtiyacı ve yatırımın geri dönüş süresinin uzaması gibi çeşitli riskleri beraberinde getiriyor.

Tüketim analizi GES yatırımının temelini oluşturuyor

Sanayi tesislerindeki güneş enerjisi sistemlerinde başarının yalnızca ekipmanların kurulumu ile sınırlı olmadığını, tüm yatırım sürecinin mühendislik yaklaşımıyla ele alınması gerektiğini belirten Üçay Mühendislik Enerji Projeleri ve Yatırımlar Direktörü Oğuzhan Yıldız, GES projelerinde en sık karşılaşılan sorunlardan birinin yeterli tüketim analizi yapılmadan sistem kapasitesinin belirlenmesi olduğunu ifade etti.

Yıldız, tüketim miktarının yanı sıra tüketimin gün içerisindeki dağılımının da doğru şekilde analiz edilmesi gerektiğine dikkat çekerek, kapasitenin bu veriler dikkate alınmadan belirlenmesinin sistemin ihtiyacın altında kalmasına veya tüketim profiline göre gereğinden yüksek kapasitede tasarlanmasına neden olabileceğini söyledi. Bu durumun teknik olarak enerji üretiminin devam etmesine rağmen öz tüketim oranının düşmesine ve yatırımın ekonomik geri dönüşünün olumsuz etkilenmesine yol açabileceğini belirtti.

Sistem tasarımı enerji kayıplarında belirleyici oluyor

Kapasite belirleme sürecinin ardından çatı ve saha koşullarının detaylı biçimde incelenmesinin kritik önem taşıdığını vurgulayan Yıldız, gölgeleme, çatı yönü ve eğimi, statik taşıma kapasitesi, modül yerleşimi ve bakım erişimi gibi unsurların tasarım aşamasında değerlendirilmemesinin sistem performansını olumsuz etkileyebileceğini ifade etti.

Elektrik altyapısında ise inverter seçimi, DC/AC oranı, string tasarımı, kablo kesitleri, trafo kapasitesi ve koruma ekipmanlarının bir bütün olarak ele alınması gerektiğini belirten Yıldız, aksi durumda yalnızca enerji üretim kayıplarının değil, işletme ve sistem güvenliği açısından çeşitli sorunların da ortaya çıkabileceğine dikkat çekti.

GES sistemlerinde sıcaklık, gölgelenme, kirlenme, modül uyumsuzluğu, kablolama, inverter çalışma koşulları, trafo kayıpları ve sistem kullanılabilirliği gibi birçok faktörün enerji üretimini etkileyebildiğini aktaran Yıldız, bu kayıpların seviyesinin kullanılan ekipmanlara, saha koşullarına ve proje tasarımına göre değişiklik gösterdiğini söyledi.

Bu nedenle her projenin kendi koşulları doğrultusunda simülasyon ve mühendislik hesaplarıyla değerlendirilmesi gerektiğini belirten Yıldız, doğru panel yerleşimi, gölgeleme analizi, string tasarımı, inverter seçimi ve kablo kesitlerinin doğru belirlenmesinin hedeflenen enerji üretimine ulaşılması açısından kritik olduğunu ifade etti.

Gerçekçi fizibilite yatırımın geri dönüşünü etkiliyor

GES yatırımlarında geri dönüş süresinin hesaplanması sırasında yapılan yaygın hatalardan birinin gerçekçi olmayan fizibilite çalışmaları olduğunu belirten Yıldız, yalnızca yıllık enerji üretim miktarına odaklanmanın yatırımın ekonomik performansını değerlendirmek için yeterli olmadığını söyledi.

Yıldız, tüketim profili ve öz tüketim oranının yanı sıra elektrik tarifesi, işletme giderleri, finansman maliyetleri ve sistem performansında zaman içerisinde meydana gelebilecek değişimlerin de fizibilite çalışmalarına dahil edilmesi gerektiğini vurguladı.

Yanlış projelendirme yatırımın geri dönüş süresini uzatıyor

GES yatırımlarındaki teknik hataların sanayici açısından yalnızca enerji üretim kaybı anlamına gelmediğini, aynı zamanda doğrudan finansal risk oluşturabildiğini belirten Yıldız, yanlış projelendirme sonucunda fizibilitede öngörülen enerji tasarrufunun elde edilememesi halinde yatırımın geri dönüş süresinin önemli ölçüde uzayabileceğine dikkat çekti.

Sistem performansındaki düşüşün işletme maliyetlerini artırabileceğini ifade eden Yıldız, sonradan gerçekleştirilen revizyonlar ve ortaya çıkabilecek ilave bakım ihtiyaçlarının da toplam yatırım maliyetini yükseltebildiğini belirtti.

Sanayi tesislerine yönelik güneş enerjisi yatırımlarında mühendislik odaklı yaklaşımın belirleyici olduğunu vurgulayan Yıldız, Üçay Mühendislik olarak doğru proje tasarımı ve verimli sistem kurulumu ile işletmeler için uzun vadeli değer yaratmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi.