Teknoloji şirketlerinin hızlanan yapay zeka yatırımları ve Orta Doğu'da yaşanan jeopolitik gelişmeler, yılın ilk yarısında baz metal piyasalarında güçlü fiyat hareketlerini beraberinde getirdi. Özellikle bakır ve alüminyum, artan talep ve arz endişelerinin etkisiyle yatırımcısına kazandıran metaller arasında öne çıktı.
Yapay zeka veri merkezlerine yönelik küresel yatırımların hız kazanması, elektrikli araç üretimindeki artış ve yenilenebilir enerji projelerinin büyümesi bakıra olan talebi tarihi seviyelere taşıdı. Buna arz tarafında yaşanan sorunların da eklenmesiyle bakırın libre fiyatı 2 Haziran'da 6,67 dolarla tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı.
ABD/İsrail-İran Savaşı'nın başlamasının ardından jeopolitik risklerin etkisiyle fiyatlarda kısa süreli geri çekilmeler yaşansa da, küresel bakır arzına ilişkin endişelerin sürmesi piyasaların yeniden yukarı yönlü hareket etmesini sağladı. Petrol arzına yönelik belirsizliklerin yenilenebilir enerji yatırımlarını hızlandırması da bakıra yönelik talebi destekleyen önemli faktörlerden biri oldu.
Özellikle Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan gelişmeler, bakır üretiminde kritik öneme sahip kükürt tedarikini olumsuz etkiledi. Zambiya ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti'ndeki bakır tesislerinde kullanılan sülfürik asit üretiminin aksama riski, küresel arz zincirine yönelik kaygıları artırdı.
Arz tarafındaki sıkışıklık yalnızca lojistik sorunlarla sınırlı kalmadı. Dünyanın en büyük bakır üreticisi Şili'de üretimin beklentilerin altında kalması, Çin'in güçlü ithalat talebi ve Endonezya'daki Grasberg madeninde üretimin tam kapasiteye ulaşmasının gecikeceğine ilişkin gelişmeler de fiyatları destekledi.
Bu gelişmeler sonucunda bakır, yılın ilk yarısını yüzde 9,8 yükselişle libre başına 6,09 dolardan tamamladı. Haziran ayında görülen sınırlı düzeltmeye rağmen metal, yıl genelinde güçlü performansını korudu.
Alüminyum piyasasında ise jeopolitik riskler çok daha doğrudan hissedildi. Orta Doğu'nun küresel alüminyum üretimindeki ağırlığı nedeniyle savaşın ardından arz güvenliğine ilişkin endişeler hızla arttı. Katar, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin yıllık yaklaşık 6,2 milyon tonluk üretiminin büyük bölümünün Hürmüz Boğazı üzerinden ihraç edilmesi, bölgedeki gelişmeleri piyasa açısından kritik hale getirdi.
Birleşik Arap Emirlikleri'nde faaliyet gösteren Emirates Global Aluminium'un Et-Tavila tesisinin saldırılar nedeniyle zarar görmesi de arz endişelerini artırırken, savaş öncesinde de sınırlı olan küresel arzın daha da sıkışmasına neden oldu.
Enerji maliyetlerinin alüminyum üretimindeki yüksek payı da fiyat artışlarını destekleyen bir diğer unsur oldu. Elektrik fiyatlarındaki yükseliş üretim maliyetlerini artırırken, dünyanın en büyük üreticisi Çin'in üretim kapasitesine uyguladığı sınırlamalar da talep artışının arzla karşılanmasını zorlaştırdı.
Londra Metal Borsası'nda işlem gören alüminyumun ton fiyatı 2 Haziran'da 3 bin 787 dolara ulaşarak son dört yılın en yüksek seviyesini gördü. Daha sonra ABD ile İran arasında sağlanan barış anlaşmasının jeopolitik risk algısını azaltmasıyla haziran ayında sert geri çekilme yaşansa da alüminyum, yılın ilk altı ayında yüzde 3 değer kazanmayı başardı.
Capital.com Kıdemli Finansal Piyasalar Analisti Kyle Rodda da bakır piyasasındaki yükselişin temelinde yapay zeka yatırımlarının bulunduğunu belirtti. Rodda, özellikle veri merkezlerinin inşasının bakır talebinde ciddi sıkışıklık yarattığını ifade ederken, doların yılın ilk dönemlerindeki zayıf seyrinin de fiyatları desteklediğini söyledi. Rodda, bakır piyasasında temel belirleyicilerin yapay zeka kaynaklı talep artışı ile küresel arz dengesi olmaya devam ettiğini ve bu nedenle fiyatların güçlü görünümünü sürdürebileceğini değerlendirdi.