26 Ağustos 1922 tarihinde sabaha karşı Kocatepe’den başlayan Büyük Taarruz, 30 Ağustos 1922 tarihinde Dumlupınar’da kazanılan büyük bir zaferle taçlandı.
Türk halkı, “Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir” diyen Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğinde, 19 Mayıs 1919’da Kurtuluş Savaşı ateşini yakarken, özgür ve bağımsız bir devlet kurma hayaliyle yola çıktı. Bu yolculuk, 30 Ağustos’ta kesin bir zaferle sonuçlandı.
Bu büyük başarı, milletimizin bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinde dönüm noktası olurken, Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik, laik ve hukuk devleti temelleri üzerine kurulmasının da yolunu açtı.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk, “Siyasî, askerî zaferler ne kadar büyük olursa olsunlar, iktisadî zaferlerle desteklenmezse payidar olamaz, az zamanda söner” sözleriyle, Büyük Zafer’in ardından İzmir’de topladığı İktisat Kongresi’nde Cumhuriyetimizin ekonomik politikalarının temellerini attı.
29 Ekim 1923’te ilan edilen Cumhuriyet, yalnızca bağımsızlığımızı güvence altına almakla kalmadı; çağdaşlaşma sürecimizi hızlandırdı, sanayinin gelişmesini, ihracatın artmasını ve özel sermayenin güçlenmesini sağlayarak ülkemizi dünya sahnesinde güçlü ve saygın bir konuma taşıdı.
Yurdumuzun dört bir yanında fabrika bacaları tüterken, tarıma da büyük yatırımlar yapıldı. Cumhuriyetimizin ilk yıllarında 50 milyon dolar seviyesinde olan ihracatımız, Türk ihracatçılarının vizyoner çalışmaları ve devletimizin desteğiyle günümüzde mal ve hizmet ihracatıyla 400 milyar doları aştı. Ege Bölgesi olarak Türkiye ihracatına 43 milyar dolar katkı sağlamanın gururunu yaşıyoruz. Ülkemiz şu anda dünyanın 1,6 trilyon dolarlık Gayri Safi Milli Hasılayla 16. Büyük ekonomisi konumunda. Gayri Safi Milli Hasılamızın yüzde 25’ini temsil ediyoruz. Bizim önümüzdeki süreçte hedefimiz ihracatta çift haneli artışlara ulaşmak ve Türk ekonomisinin büyümesine pozitif katkı sağlamak olacak.
Bugün bizlere düşen görev Büyük Zafer ruhuyla ülkemizin her alanda dünyanın ilk 10 ülkesi arasına girmesi için mücadele etmektir.
Türkiye’nin döviz ihtiyacına katkı sunarken, aynı zamanda istihdama, sosyal barışa ve sürdürülebilir kalkınmaya hizmet ediyoruz. Bugün bizlere düşen görev, Cumhuriyetimizin değerlerine sahip çıkarak ülkemizi daha aydınlık yarınlara taşımaktır.
“İşimiz Üretim, Gücümüz İhracat” mottosuyla, yüzyıllardır olduğu gibi bundan sonra da üretmeye ve ihracat yapmaya devam edecek; Türkiye’nin kalkınmasına ve çağdaşlaşmasına katkımızı artırarak sürdüreceğiz.
Bu vesileyle, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı gurur ve coşkuyla kutluyor; bu büyük zaferi bizlere armağan eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere tüm silah arkadaşlarını ve aziz şehitlerimizi rahmet, şükran ve minnetle anıyoruz.