Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), küresel ölçekte giderek derinleşen jeopolitik gelişmelerin iş dünyasına etkilerini çok yönlü şekilde değerlendirmek amacıyla düzenlediği “Jeopolitik Gerilimler ve Enerji Güvenliği” seminerini 11 Mayıs 2026 tarihinde EGİAD Dernek Merkezi’nde gerçekleştirdi. İş dünyasının stratejik karar süreçlerinde giderek daha fazla önem kazanan enerji güvenliği konusu, SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi Kıdemli Enerji Analisti Yael Taranto’nun katılımıyla kapsamlı biçimde ele alındı.
Seminer kapsamında; Orta Doğu’daki artan gerilimler, Rusya-Ukrayna savaşı sonrasında değişen enerji dengeleri ve küresel tedarik zincirlerinde yaşanan kırılmaların enerji piyasalarına etkileri değerlendirildi. Enerji maliyetlerindeki yükseliş, arz güvenliği riskleri ve karbon düzenlemelerinin iş dünyasına yansımaları, katılımcılara veri odaklı analizlerle aktarıldı.
Etkinlikte enerji güvenliğinin artık yalnızca enerji arzı konusu olmadığı; yenilenebilir enerji kapasitesi, enerji verimliliği, kritik mineraller, depolama teknolojileri ve karbon yönetimi gibi başlıkları kapsayan çok boyutlu bir dönüşüm alanına dönüştüğü vurgulandı.
“Enerjiye Güvenli Erişim Yoksa Üretim de Güvende Değildir”
EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, konuşmasında enerji güvenliğinin iş dünyası için kritik bir eşik noktasına ulaştığını belirterek şu değerlendirmelerde bulundu:
“Enerji konusu artık yalnızca maliyet ya da arz dengesi üzerinden değerlendirilebilecek teknik bir alan değil. Enerji güvenliği; ekonomik istikrarın, sanayi rekabetçiliğinin, dış ticaret dengelerinin ve sürdürülebilir büyümenin merkezinde yer alan stratejik bir kalkınma başlığıdır. Enerjiye güvenli erişim sağlanamıyorsa üretimin sürdürülebilirliğinden de söz etmek mümkün değildir.”
Özhelvacı ayrıca, küresel ölçekte yaşanan gelişmelerin enerji konusunu şirketler açısından doğrudan bir “iş sürekliliği” ve “risk yönetimi” meselesine dönüştürdüğünü ifade etti.
Enerji Piyasalarında Yeni Dönem
Son yıllarda yaşanan krizlerin küresel sistem üzerinde kalıcı etkiler bıraktığını dile getiren Özhelvacı, pandemi sonrası tedarik zinciri sorunları, savaşlar ve bölgesel gerilimlerin enerji piyasalarında yeni bir dönemi başlattığını belirtti.
“Dünya yeni bir jeopolitik kırılma sürecinden geçiyor. Bu süreç enerji arz güvenliğini küresel ekonominin en kritik başlıklarından biri haline getirdi. Artık enerji güvenliğini konuşurken yalnızca petrol ve doğal gazı değil; yenilenebilir enerji kaynaklarını, enerji altyapısının dayanıklılığını ve karbon rekabetçiliğini birlikte değerlendirmek gerekiyor.” ifadelerini kullandı.
Enerjinin şirketler açısından dönüşen rolüne de dikkat çeken Özhelvacı, enerji yönetiminin artık sadece bir gider kalemi değil; yatırım stratejisi, sürdürülebilirlik performansı, ihracat rekabeti ve finansmana erişim açısından belirleyici bir unsur haline geldiğini söyledi. Özellikle Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın firmalar için enerji yönetimini kritik bir rekabet unsuru konumuna taşıdığı ifade edildi.
Enerji Dönüşümünde Riskler ve Fırsatlar Değerlendirildi
Seminerde söz alan Yael Taranto, Türkiye’nin enerji dönüşüm sürecini küresel gelişmeler çerçevesinde değerlendirdi. Taranto, yenilenebilir enerji yatırımları, enerji arz güvenliği, maliyet baskıları ve enerji politikalarındaki gelişmelere ilişkin kapsamlı bir analiz sundu.
Sunumda Türkiye’nin enerji dönüşümü alanındaki potansiyeline dikkat çekilirken; dışa bağımlılık, fiyat dalgalanmaları ve regülasyon uyumu gibi kırılganlık alanlarının da önemini koruduğu belirtildi.
Ortak Farkındalık ve Stratejik Bakış
EGİAD tarafından düzenlenen seminerin; iş dünyasının enerji güvenliği perspektifini güçlendirmeyi, üyelerin stratejik karar alma süreçlerine katkı sunmayı ve İzmir iş dünyasında ortak bir farkındalık oluşturmayı hedeflediği ifade edildi.
Yoğun katılımla gerçekleştirilen etkinlikte, enerji güvenliği ve sürdürülebilir dönüşüm konularının önümüzdeki dönemde iş dünyasının en önemli gündem maddeleri arasında yer almaya devam edeceği vurgulandı.