Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin (TİM) 33. Genel Kurulu ile "İhracatın Şampiyonları" Ödül Töreni'nde yaptığı konuşmada, Türkiye ekonomisinin büyüme performansından ihracattaki rekorlara, finansman desteklerinden yeni kredi düzenlemelerine kadar birçok önemli başlıkta değerlendirmelerde bulundu. İhracatın yalnızca ekonomik bir faaliyet olmadığını vurgulayan Erdoğan, ihracatçıların aynı zamanda Türkiye'nin küresel alandaki temsilcileri olduğunu belirterek, üretim ve ihracat odaklı büyüme modelini güçlendirecek yeni adımların süreceğini ifade etti.
İhracat Türkiye'nin Küresel Gücünü Temsil Ediyor
Konuşmasına ihracatçıların ülke ekonomisindeki kritik rolüne dikkat çekerek başlayan Erdoğan, ihracatın günümüzde sadece bir malın üretilip başka ülkelere satılmasından ibaret olmadığını söyledi. İhracatçıların Türkiye'nin ekonomik gücünü dünyaya taşıyan, ülkenin güvenilirliğini ve rekabet kabiliyetini temsil eden önemli aktörler olduğunu belirten Erdoğan, "Sizler kimi zaman bir ihracatçı, kimi zaman bir gönül elçisi, kimi zaman da ülkemizin önüne çıkan engelleri aşmak için mücadele veren temsilcilerimiz oluyorsunuz." ifadelerini kullandı.
Türkiye İhracatçılar Meclisi çatısı altında faaliyet gösteren tüm ihracatçılara teşekkür eden Erdoğan, hükümet olarak bugüne kadar üreticilerin ve ihracatçıların yanında olduklarını, bundan sonraki süreçte de aynı kararlılıkla destek vermeyi sürdüreceklerini dile getirdi.
TİM'in temel hedefinin dış ticaret fazlası veren güçlü bir Türkiye oluşturmak olduğunu belirten Erdoğan, bugün dünyanın dört bir yanına ulaşan her Türk ürününün arkasında ihracatçıların emeği ve fedakârlığı bulunduğunu söyledi. Türkiye'nin son yıllarda küresel ekonomide yaşanan belirsizliklere, salgın sonrası oluşan tedarik zinciri sorunlarına, savaşlara ve bölgesel krizlere rağmen üretim kapasitesini koruduğunu, ihracatta istikrarlı yükselişini sürdürdüğünü ifade etti.
İhracatta Rekorlar Devam Ediyor
Ekonomide elde edilen büyüme performansına da değinen Erdoğan, Türkiye'nin kesintisiz büyümesini üst üste 23 çeyreğe taşıyarak önemli bir başarı ortaya koyduğunu belirtti. İhracatın artık sadece ekonomik bir gösterge olmaktan çıktığını, aynı zamanda Türkiye'nin milli motivasyon kaynaklarından biri haline geldiğini ifade etti.
Mal ve hizmet ihracatının 2025 yılında 395 milyar dolara ulaşarak Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesine çıktığını hatırlatan Erdoğan, bu başarının Türkiye'nin üretim gücünü ve uluslararası pazarlardaki rekabet kapasitesini ortaya koyduğunu söyledi.
İhracatta yakalanan ivmenin 2026 yılında da hız kesmeden sürdüğünü belirten Erdoğan, 22 Mayıs tarihinde gerçekleştirilen 2,4 milyar dolarlık günlük ihracatla yeni bir rekora ulaşıldığını açıkladı.
Teknoloji odaklı üretimde de önemli ilerlemeler kaydedildiğini belirten Erdoğan, 2002 yılında yalnızca 10 milyar dolar seviyesinde bulunan orta-yüksek ve yüksek teknoloji ürünleri ihracatının bugün 112 milyar dolara yükseldiğini ifade etti. Türkiye'nin katma değerli üretim kapasitesini artırmaya devam edeceğini vurgulayan Erdoğan, yüksek teknoloji ihracatının toplam ihracat içindeki payını daha da yukarı taşımayı hedeflediklerini dile getirdi.
İhracatın yalnızca belirli şehirlerde yoğunlaşmasını istemediklerini belirten Erdoğan, bugün itibarıyla 22 ilin yıllık 1 milyar doların üzerinde ihracat gerçekleştirdiğini söyledi. Üretim ve ihracatın Anadolu'nun tamamına yayılmasının kalkınma açısından büyük önem taşıdığını belirten Erdoğan, tüm bölgelerin ihracattan daha fazla pay alması için destek mekanizmalarının güçlendirileceğini ifade etti.
Türkiye'nin çevresinde yaşanan jeopolitik risklere, ticaret savaşlarına ve küresel ekonomik belirsizliklere rağmen ihracatta yakaladığı başarının dünya ölçeğinde dikkat çekici olduğunu söyleyen Erdoğan, yakın coğrafyalarda oluşturulan güçlü ihracat ağının yeni pazarlara taşınacağını belirtti.
2028 Hedefi: Yeni Pazarlar ve Daha Güçlü Finansman
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin ihracat vizyonunda yeni pazarlara açılmanın önemli bir yer tuttuğunu belirterek, 2028 yılına kadar uzak ülkelere yapılan ihracatın 50 milyar dolara çıkarılmasının hedeflendiğini açıkladı. Bunun yanında İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkelerin Türkiye ihracatındaki payının da yüzde 30 seviyesine yükseltilmesi için yoğun çalışmalar yürütüldüğünü ifade etti.
İhracat süreçlerinin kolaylaştırılması amacıyla dijitalleşme yatırımlarının sürdüğünü belirten Erdoğan, gümrük işlemlerinin hızlandırılması, bürokrasinin azaltılması ve lojistik süreçlerin daha verimli hale getirilmesi için kapsamlı çalışmaların devam ettiğini söyledi.
Finansmana erişimin ihracatçılar açısından büyük önem taşıdığına dikkat çeken Erdoğan, bu doğrultuda kamu desteklerinin önemli ölçüde artırıldığını ifade etti. Türk Eximbank'ın sermayesinin 100 milyar liraya çıkarıldığını hatırlatan Erdoğan, yılın ilk beş ayında ihracatçılara sağlanan desteğin geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 31 artarak 26 milyar dolara ulaştığını söyledi. Yıl sonunda ise 60 milyar dolarlık destek hacmine ulaşarak yeni bir rekor kırılmasının hedeflendiğini belirtti.
Türk Ticaret Bankası'nın bugüne kadar 73,6 milyar liralık finansman desteği sağladığını kaydeden Erdoğan, İhracatı Geliştirme AŞ'nin ise 228 milyar liralık kredi hacmine karşılık yaklaşık 200 milyar lira tutarında kefalet desteği verdiğini ifade etti. Merkez Bankası tarafından kullandırılan reeskont kredilerinin toplam büyüklüğünün de 1 trilyon 300 milyar liraya ulaştığını söyledi.
Reeskont Kredilerinde Günlük Limit 5 Milyar TL'ye Çıkarıldı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda ihracatçıların finansmana erişimini kolaylaştıracak yeni bir düzenlemeyi de açıkladı. Daha önce günlük kullanım limiti 300 milyon liradan 4,5 milyar liraya yükseltilen reeskont kredilerinde yeni bir artışa gidildiğini belirten Erdoğan, ilave 500 milyon liralık artışla günlük limitin 5 milyar liraya çıkarıldığını duyurdu.
Üç yıl önce yalnızca 300 milyon lira seviyesinde bulunan günlük reeskont kredi limitinin bugün yaklaşık 17 kat artırılarak 5 milyar liraya ulaştığını vurgulayan Erdoğan, bu düzenlemenin ihracatçıların finansmana daha hızlı erişmesini sağlayacağını, üretim, yatırım ve ihracat kapasitesini güçlendireceğini belirterek, Türkiye'nin ihracat odaklı büyüme stratejisinin yeni desteklerle kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.