Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, Bursa’nın üretim kültürü, mühendislik gücü ve girişimci yapısının Türk savunma sanayiinin yeni döneminde daha stratejik bir rol üstleneceğini söyledi.
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın Haziran Ayı Meclis Toplantısı’na katılan Prof. Dr. Haluk Görgün, Bursa iş dünyasının temsilcileriyle bir araya geldi. Dünyada güvenlik anlayışının ve dengelerin yeniden şekillendiğine dikkat çeken Görgün, barış ve istikrardan yana olan ülkelerin her zamankinden daha güçlü bir caydırıcılığa sahip olması gerektiğini belirtti.
Caydırıcılığın yalnızca envanterde bulunan platformların sayısıyla ölçülmediğini ifade eden Görgün, üretim kapasitesi, güçlü tedarik zinciri, mühendislik kabiliyeti, kritik bileşenlere erişim, stok yenileme hızı, finansal sürdürülebilirlik ile test ve sertifikasyon altyapısının da belirleyici olduğunu söyledi. Görgün, öngörülemezliğin temel bir norm haline geldiği bu döneme Türkiye’nin hazırlıklı girdiğini vurguladı.
Yerlilik Oranı Yüzde 80’i Aştı
Türkiye’nin son 23 yılda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ortaya konulan “tam bağımsız savunma sanayii” vizyonuyla büyük bir dönüşüm geçirdiğini belirten Görgün, dışa bağımlılığın yerini millî üretim gücüne bıraktığını kaydetti.
Türk savunma sanayiinde yerlilik oranının yüzde 80’in üzerine çıktığını aktaran Görgün, sektörün 4 bin 500 firma, bin 400’ü aşkın proje ve 100 binden fazla doğrudan istihdamla güçlü ve derinlikli bir yapıya kavuştuğunu ifade etti.
2002 yılında 250 milyon dolar seviyesinde olan yıllık savunma ve havacılık ihracatının son 12 aylık dönemde yaklaşık 11 milyar dolara ulaştığını belirten Görgün, 23 yıl önce bir yılda gerçekleştirilen ihracatın artık bir haftada yapılabildiğini söyledi. Türkiye’nin geçmişte en fazla savunma ürünü ithal eden ülkeler arasında yer alırken bugün dünyanın en büyük 11’inci savunma ve havacılık ihracatçısı konumuna yükseldiğini dile getirdi.
Bursa’nın İhracat Performansına Dikkat Çekti
Bursa’nın nitelikli üretim gücü ve yüksek katma değerli sanayi yapısıyla Türkiye ortalamasının üzerinde bir ihracat performansına sahip olduğunu ifade eden Görgün, geçen yıl kentten 7 bin 500 firmanın 200’den fazla ülke ve gümrük bölgesine yaklaşık 20 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini söyledi.
Bu verilerin Bursa’daki üretimin niteliğini ve ulaştığı olgunluk seviyesini ortaya koyduğunu belirten Görgün, kentin savunma sanayii açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu vurguladı.
BTSO ve BASDEC ile Kurumsal Dönüşüm
BTSO bünyesinde 2013 yılında kurulan Bursa Uzay Havacılık Savunma Kümelenmesi’nin kentteki üretim birikimini kurumsal bir yapıya taşıdığını ifade eden Görgün, BASDEC’in bugün 160 üyeye ulaştığını açıkladı.
Bursalı firmaların yalnızca parça imalatı yapan işletmeler olmaktan çıkarak bitmiş ürün geliştiren ve ana yüklenicilerin stratejik çözüm ortağı haline gelen bir yapıya kavuştuğunu belirten Görgün, ASELSAN, TUSAŞ ve ROKETSAN’ın Bursa’dan gerçekleştirdiği tedarik miktarının her yıl ortalama yüzde 50 arttığını söyledi.
TUSAŞ’ın doğrudan ve dolaylı olarak 150’den fazla Bursalı şirketle çalıştığını ifade eden Görgün, şirketin bu tedarikçilere yılın ilk altı ayında verdiği siparişlerin toplam tutarının 35,5 milyon doları aştığını bildirdi.
ASELSAN’ın ise 2021 yılından bu yana Bursa merkezli 215 şirketten toplam 135 milyon dolar değerinde yüksek teknolojili alt bileşen tedarik ettiğini belirten Görgün, ROKETSAN’ın da kentteki 30 tedarikçisinin kritik platform ve sistemlerde kullanılan parçaları ürettiğini aktardı.
Otomotiv Altyapısı Savunma Sanayiine Güç Katacak
Dünya genelinde otomotiv sanayii altyapısının fabrika dönüşümleri yoluyla savunma sektörüne yöneldiğini ve hibrit üretim tesislerinin yaygınlaştığını anlatan Görgün, Bursa’nın otomotiv alanında edindiği kalite kültürü ve hassas üretim kabiliyetinin savunma sanayiinin robotik ve alt sistem ihtiyaçlarıyla buluşmasının önemli fırsatlar oluşturacağını söyledi.
Geçen yıl BTSO iş birliğiyle Bursa Business School’da düzenlenen “Savunma ve Havacılık Sektöründe Alt Yüklenici ve Tedarik Yönetimi Çalıştayı” sonucunda yeni iş birliklerinin hayata geçirildiğini belirten Görgün, Savunma Sanayii Yetenek Envanteri bünyesinde Bursa’dan 242 firmanın kayıt altına alındığını açıkladı.
Endüstriyel Yetkinlik Değerlendirme ve Destekleme Programı kapsamında ise 127 firmanın değerlendirilerek sertifikalandırıldığını ifade etti.
Bursa’da Savunma Sanayii Çalıştayı Düzenlenecek
Görgün, Bursa’daki savunma sanayii ekosisteminin daha planlı ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması amacıyla BTSO ile birlikte ekim ayında geniş kapsamlı yeni bir çalıştay düzenleyeceklerini söyledi.
Çalıştay sonucunda somut bir yol haritası oluşturmayı hedeflediklerini belirten Görgün, savunma sanayii alanındaki çalışmalara sunduğu katkılardan dolayı BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’a teşekkür etti.
“Tam Bağımsızlık Güçlü Bir Ekonomiyle Mümkündür”
BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ise savunma sanayiini Türkiye’nin bağımsızlığının ve geleceğinin teminatı olarak gördüklerini söyledi. Türkiye’nin coğrafi konumu nedeniyle güçlü bir savunma kapasitesine sahip olmasının tarihî bir sorumluluk olduğunu belirten Burkay, tam bağımsızlığın ancak güçlü bir ekonomiyle sağlanabileceğini ifade etti.
Türkiye’nin kendi İHA, SİHA, gemi, füze ve hava savunma sistemlerini geliştirerek güvenliğini başka ülkelerin takdirine bırakmayan bir yapıya kavuştuğunu belirten Burkay, bu diplomatik ve askerî dayanıklılığın arkasındaki önemli güçlerden birinin Bursa sanayisi olduğunu kaydetti.
Bursa’nın Millî Savunmaya Katkısı Artıyor
Bursa’nın otomotiv, makine, tekstil, kimya ve kompozit alanlarındaki güçlü üretim altyapısının savunma sanayii için sağlam bir temel oluşturduğunu ifade eden Burkay, 2013 yılında göreve geldiklerinde kentteki firmaların yetenek matrislerini çıkardıklarını ve kapsamlı analizler yaptıklarını söyledi.
Bu iradeyi BTSO çatısı altında kurumsallaştırarak BASDEC’i hayata geçirdiklerini hatırlatan Burkay, kümelenmenin bugün 160’tan fazla üyesiyle Bursa’nın savunma sanayiindeki ortak aklını temsil ettiğini belirtti.
ASELSAN, TUSAŞ, ROKETSAN, HAVELSAN, TEI ve MKE gibi sektörün öncü kuruluşlarıyla gerçekleştirilen tedarikçi buluşmaları sayesinde Bursa firmalarının savunma sanayii ekosistemindeki etkinliğinin her geçen gün arttığını vurguladı.
GUHEM’de Havacılık Lisesi Açılacak
Gelecek döneme ilişkin stratejik projelerden de söz eden Burkay, dünyanın en büyük savunma sanayii buluşmalarından biri olan IDEF’in organizasyonunun BTSO iştiraki KFA Fuarcılık tarafından başarıyla gerçekleştirildiğini söyledi.
Havacılık ve uzay vizyonunun önemli simgelerinden biri olan Gökmen Uzay Havacılık Eğitim Merkezi’nin yıllık ziyaretçi sayısında 1 milyon sınırına ulaştığını belirten Burkay, GUHEM’in Millî Eğitim Bakanlığı iş birliğiyle açılacak bir havacılık lisesiyle destekleneceğini açıkladı.
Burkay, bu proje sayesinde geleceğin pilotlarının ve teknoloji liderlerinin yetiştirilmesine katkı sunacaklarını ifade etti.
“Bursa’nın Yerli ve Millî Hedeflere Katkısı Artacak”
Ekonomik gücü ve katma değeri artırmak amacıyla TEKNOSAB ekosistemi içerisinde KOBİ OSB, Gıda İhtisas OSB, lojistik depolama alanları ve organize ticaret bölgeleri projelerini hayata geçirdiklerini belirten Burkay, KOBİ OSB projesiyle Bursa’da başlatılan dönüşüm hamlesini yeni bir aşamaya taşıyacaklarını söyledi.
Bursa iş dünyası olarak üretmeye ve Türkiye’nin büyük hedeflerine en yüksek katkıyı sağlayan şehir olmaya devam edeceklerini ifade eden Burkay, yerli ve millî hedeflerde daha güçlü bir Bursa oluşturmayı amaçladıklarını vurguladı.
Burkay, savunma sanayiine güçlü bir vizyon kazandıran Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, Millî Savunma Bakanlığına ve Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün’e teşekkür etti.
“Bursa Önemli Bir İvme Yakaladı”
BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur da IDEF’in KFA Fuarcılık organizasyonunda gerçekleştirilmesi ve Bursa Business School’da düzenlenen çalıştayın, kentin savunma ve havacılık alanındaki vizyonunun somut örnekleri olduğunu söyledi.
BASDEC’in oluşturduğu iş birliği ve sinerji sayesinde Bursa’nın savunma ve havacılık ihracatında önemli bir ivme kazandığını belirten Uğur, kentin sektördeki rolünün önümüzdeki dönemde daha da güçleneceğini ifade etti.