ŞİRKET HABERLERİ

BTSO’da Mart Ayı Meclis ve Komite Toplantıları Gerçekleşti

Abone Ol

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın (BTSO) 60 bini aşkın üyesiyle Türkiye’nin en büyük odalarından biri olduğunu belirten İsmail Kuş, kurumun büyüklüğünün yalnızca üye sayısıyla ölçülemeyeceğini vurguladı. Kuş, “TEKNOSAB, BUTEKOM, GUHEM ve Bursa Business School gibi büyük projelerimizin her biri, komitelerimizin fikirleri, emeği ve katkısıyla şekillendi. Bu projeler, Bursa iş dünyasının birlikte hayal kurup birlikte başarma kararlılığının somut örnekleridir.” dedi.

BTSO çatısı altındaki 70 meslek komitesinin bir araya geldiği Müşterek Meslek Komiteleri Toplantısı ile Mart Ayı Meclis Toplantısı, BTSO Ana Hizmet Binası’nda gerçekleştirildi. Toplantıya BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İsmail Kuş, yönetim kurulu üyeleri, meclis başkanlık divanı, meclis üyeleri ve komite temsilcileri katıldı. Programda, sektörel gelişmeler, ekonomik değerlendirmeler ve komitelerin yürüttüğü çalışmalar detaylı şekilde ele alındı. Ayrıca Emekli Diplomat Gülru Gezer, Orta Doğu’daki savaşın siyasi ve diplomatik etkilerini paylaşırken, Ekonomist Prof. Dr. Hakan Kara, küresel gelişmelerin Türkiye ekonomisine yansımalarını değerlendirdi.

Projelerin Temelinde Ortak Akıl Var

BTSO’nun büyüklüğünün sadece üye sayısından kaynaklanmadığını belirten İsmail Kuş, bu gücün Bursa’nın köklü üretim kültürü, girişimcilerin cesareti ve tüccarların emeğiyle şekillendiğini ifade etti. Kuş, Bursa’nın birlikte üretmeye inanan bir şehir olduğunu ve BTSO’nun bu kültürün kurumsal temsilcisi olduğunu söyledi. Karar alma süreçlerinde “ortak akıl” anlayışını benimseyen BTSO’nun projelerinin her aşamasında komitelerin fikir ve emeğinin yer aldığını vurguladı.

Meslek Komiteleri Karar Mekanizmalarının Merkezinde

Komitelerin BTSO’nun çalışmaları için omurga niteliğinde olduğunu ifade eden Kuş, “2013’ten bu yana yürüttüğümüz değişimle komitelerimizi yalnızca kağıt üzerindeki yapılar olmaktan çıkarıp en güçlü karar mekanizmamız haline getirdik. Bugün, komite üyelerimiz hangi kapıyı çalarsa çalsınlar, karşılarında çözüm odaklı bir muhatap buluyorlar. Bu, Bursa’nın Türkiye ekonomisine yön veren öncü bir şehir olmasının ve iş dünyasının ortak hareket kültürünün sonucudur. Bizler bu birlikten aldığımız güçle geleceği inşa ediyoruz.” dedi.

Proaktif ve Çözüm Odaklı Yaklaşım

“Bizim yönetim anlayışımız, sadece sorunları konuşmak değil, çözüm üretmek ve somut sonuçlar almaktır” diyen Kuş, Orta Doğu’daki savaşın ekonomik yansımalarına hızlı tepki verdiklerini ifade etti. Kuş, “Sektör paydaşlarımızla bir araya gelerek dar boğazları ve çözüm yollarını raporladık. Bu kapsamlı dosyayı, çözüm önerilerimizle birlikte ekonomi yönetimimize sunduk. Belirsizlik dönemlerinde iş dünyasına rehberlik etmek hem vicdani hem de kurumsal sorumluluğumuzdur.” şeklinde konuştu.

Küresel Ekonomik İstikrarın Önemi

BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur, dünya genelindeki gelişmelerin sanayi ve ticaret üzerindeki etkilerinin giderek arttığını belirterek, “İran ile ABD ve İsrail arasındaki gerilimler bölgesel bir kriz olmanın ötesine geçiyor ve küresel ekonomi üzerinde ciddi etkiler yaratıyor. Bu süreçleri yakından izlemeli, Meclis toplantımızda ele aldığımız konuları raporlayarak ilgili kurumlarla paylaştık. Temennimiz, bölgesel gerilimlerin sona ermesi ve küresel ekonomik istikrarın yeniden tesis edilmesidir.” dedi.

Belirsizlikler Öngörülebilirliği Azaltıyor

Prof. Dr. Hakan Kara, küresel ekonomide artan belirsizliklerin öngörülebilirliği azalttığını ve bu durumun ekonomi politikalarını zorlaştırdığını ifade etti. Kara, Türkiye’nin dinamik ve çevik özel sektörü sayesinde şoklara uyum sağlama kapasitesinin yüksek olduğunu vurguladı. Ancak küresel şokların büyümede yavaşlama, dış açık artışı, enflasyon ve işsizlikte yükseliş gibi ekonomik etkiler oluşturabileceğini belirtti. İşletmelerin nakit akışını iyi yönetmeleri, maliyet ve döviz risklerine karşı dikkatli olmaları gerektiğini söyledi.

Küresel İstikrarsızlıkta Jeopolitik Etkiler

Emekli Diplomat Gülru Gezer, küresel istikrarsızlıkların hem siyasi hem ekonomik riskler doğurduğunu belirterek, sürecin öngörülemezliğini vurguladı. Jeopolitik risklerin yönetilmesinin zor olduğunu ifade eden Gezer, ABD’de Donald Trump etkisinin de dalgalanmada önemli rol oynadığını söyledi.

Türkiye’nin Enerji ve Ticaret Stratejileri

Gezer, Hürmüz Boğazı’nın küresel enerji arzı açısından kritik olduğunu, bölgede yaşanan gerilimin enerji fiyatlarını ve küresel piyasaları etkilediğini aktardı. Türkiye’nin enerji merkezi ve transit geçiş güzergâhı olma potansiyeline dikkat çeken Gezer, Kerkük–Ceyhan hattı ve Kalkınma Yolu Projesi gibi girişimlerin önemini vurguladı.

Siyasi ve Ekonomik İstikrar Vurgusu

Belirsizlikler karşısında Türkiye’nin siyasi ve ekonomik istikrarını koruması ve askeri caydırıcılığını güçlendirmesi gerektiğini belirten Gezer, orta ölçekli güçlerin daha fazla sorumluluk almasının ve diplomatik girişimlerin kritik önem taşıdığını ifade etti.