Türkiye’de her yıl yüz binlerce bebeğin dünyaya gelmesi, ebeveynlerin güvenli ve sağlıklı ürün arayışıyla birlikte bebek ürünleri pazarını büyütmeye devam ediyor. Anne ve babaların bilinç düzeyinin artması; çocuklarını daha konforlu, güvenli ve hijyenik koşullarda büyütme isteği, giyimden araç gerece, oyuncaktan bakım ürünlerine kadar uzanan geniş bir “bebek ekonomisi”nin oluşmasını sağlıyor.
Artık tüketiciler yalnızca fiyat odaklı hareket etmiyor. Güvenlik sertifikaları, marka itibarı, çok fonksiyonlu kullanım özellikleri, kullanıcı deneyimleri ve satış sonrası hizmetler satın alma sürecinde belirleyici kriterler arasında yer alıyor.
Sektör yüksek katma değer ve güvenlik odağında büyüyor
Bebek Araç Gereçleri Üretici, İthalatçı ve Perakendecileri Derneği (BAGİDER) Yönetim Kurulu Başkanı Göksel Dolu, Türkiye bebek araç-gereçleri sektörünün; bebek arabası, oto koltuğu, mama sandalyesi, oyun parkı, tekstil ve tamamlayıcı ekipmanları kapsayan, yüksek katma değerli ve güvenlik odaklı bir üretim alanı olduğunu belirtti.
Sektörün güçlü KOBİ yapısı, artan tasarım ve AR-GE yatırımları ile genişleyen ihracat ağı sayesinde hem iç pazarda hem de uluslararası arenada önemli bir konuma ulaştığını ifade eden Dolu, doğrudan ve dolaylı olarak binlerce kişiye istihdam sağlandığını vurguladı. Plastik, metal, tekstil ve lojistik gibi yan sanayilerle birlikte geniş bir ekosistem oluştuğunu kaydeden Dolu, küresel ölçekte ise bu alandaki en büyük tedarikçinin Çin olduğunu dile getirdi.
Yerli üretim var ancak ithal ürünler hâlâ güçlü
Türkiye’de bebek arabası, yürüteç, mama sandalyesi ile hijyen ve beslenme grubu ürünlerde yerli üretimin aktif olduğunu belirten Dolu, buna rağmen ithal ürünlerin pazarda önemli bir paya sahip olduğunu söyledi. Özellikle bilinen global markaların yüksek pazar paylarına dikkat çekti.
Yerlilik oranının artırılabilmesi için kritik parça üretiminde yerli yan sanayinin güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Dolu; AR-GE ve tasarım teşviklerinin artırılması, test ve sertifikasyon altyapısının geliştirilmesi ve ihracat desteklerinin sürdürülmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti.
İhracatta mama sandalyesi ve tekstil öne çıkıyor
Son yıllarda kalite standartlarına uyum ve tasarım kabiliyetinin artmasıyla ihracatın ivme kazandığını belirten Dolu, özellikle mama sandalyeleri, hijyen ve beslenme ürünleri ile tekstil grubunun dış pazarda öne çıktığını aktardı.
Avrupa Birliği pazarında Gümrük Birliği avantajı ve standartlara uyum sayesinde Türk ürünlerinin güçlü bir konuma sahip olduğunu kaydeden Dolu, Türkiye’nin coğrafi konumu, hızlı üretim kapasitesi ve esnek sipariş yönetimi sayesinde özellikle Avrupa’ya yakın pazarlarda önemli lojistik avantaj sunduğunu söyledi.
Türkiye’yi öne çıkaran unsurlar
Dolu, sektörde Türkiye’yi rekabetçi kılan başlıca faktörleri şöyle sıraladı:
Avrupa standartlarına (EN normları) uygun üretim, yüksek kalite-fiyat performansı, hızlı koleksiyon geliştirme kabiliyeti, esnek üretim altyapısı, tedarik hızı, pazara yakınlık ve güvenlik testlerine verilen önem.
Ailelerin bebek ürünlerine yaptığı harcamaların ürün segmentine göre değiştiğini belirten Dolu, bebek arabası, oto koltuğu, mama sandalyesi ve temel ekipmanlar dikkate alındığında ciddi bir başlangıç yatırımı yapıldığını ifade etti. Son dönemde hem fiyat artışları hem de ürün çeşitliliğinin artması nedeniyle toplam harcama tutarının yükseldiğini, ailelerin ise daha bilinçli ve uzun ömürlü ürünlere yöneldiğini söyledi.
Tüketim alışkanlıkları değişiyor
Son yıllarda ebeveynlerin güvenlik sertifikalarına daha fazla dikkat ettiğini vurgulayan Dolu, çok fonksiyonlu ve uzun süre kullanılabilen ürünlere yönelimin arttığını belirtti. Online alışverişin yaygınlaştığını, ikinci el ve kiralama modellerinin de gündeme gelmeye başladığını ifade etti.
Tüketicilerin satın alma sürecinde güvenlik sertifikaları, marka güvenilirliği, kullanım kolaylığı, fiyat-performans dengesi, satış sonrası hizmetler ve kullanıcı yorumlarını dikkate aldığını kaydeden Dolu, bebek ürünlerinde fiyatın tek başına belirleyici olmaması gerektiğinin altını çizdi.
CE işareti ve test belgeleri mutlaka kontrol edilmeli
Dolu, ebeveynlere ürünlerin güvenlik standartlarına uygun olup olmadığını kontrol etmeleri, CE işareti ve ilgili test belgelerini sorgulamaları, yetkili satıcıları tercih etmeleri ve kaynağı belirsiz ürünlerden uzak durmaları çağrısında bulundu.
Kayıt dışı ve düşük fiyatlı ürünlerde risklerin sürdüğüne dikkat çeken Dolu, bunun hem tüketici güvenliği hem de haksız rekabet açısından sorun yarattığını söyledi. Piyasa gözetimi ve denetimlerin artırılması, özellikle online satış kanallarının daha sıkı kontrol edilmesi gerektiğini ifade etti.
Bebek araç-gereçleri sektörünün yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda toplumsal sorumluluk taşıyan bir alan olduğunu vurgulayan Dolu, sunulan her ürünün doğrudan bir bebeğin güvenliğiyle ilişkili olduğunu belirterek kalite, standart ve denetim konularında tavizsiz bir yaklaşımın sürdürülmesinin hem sektör hem de ülke açısından kritik önem taşıdığını sözlerine ekledi.