Kahve kültürünü spor ve sağlıklı yaşam deneyimleriyle bir araya getiren Arabica Coffee House, Türkiye Voleybol Federasyonu Kadınlar ve Erkekler 1. Lig sponsoru olarak Türk voleyboluna verdiği desteği sürdürmeye devam ediyor. Bu kapsamda marka, Türkiye voleybolunun önde gelen isimlerini buluşturan özel bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Etkinlikte Arabica Coffee House CEO’su Sertaç Yalçın, markanın spora bakışını, voleybola verdiği desteğin arkasındaki motivasyonu ve gelecek projelerini anlattı.
“Birincilikleri Daha Görünür Kılmayı Hedefliyoruz”
Türk voleybolunun son yıllarda ulusal ve uluslararası alanda elde ettiği başarıların daha geniş kitlelere ulaşmasının önemine dikkat çeken Sertaç Yalçın, 2026 ve sonrasına dair hedeflerini şu sözlerle paylaştı: “2026 yılında ve sonrasında, kadınlar ve erkekler voleybolunda elde edilen birinciliklerin daha görünür hale gelmesi için çeşitli etkinlikler düzenlemeyi hedefliyoruz. Amacımız, gençlere sporcuların rol model olma gücünü göstermek ve sporun birleştirici etkisini daha geniş kitlelere hissettirmek.”
Arabica Coffee House’un sponsorluğunu yalnızca bir logo görünürlüğü olarak görmediğini vurgulayan Yalçın, sporcular, kulüpler ve gençler arasında gerçek bir etkileşim yaratmayı amaçladıklarını belirtti. Arabica Coffee House’un yeni nesil kahve deneyimini temsil eden Arabica Maestro konsepti de etkinlikte öne çıkan başlıklardan biri oldu. Markanın yolculuğunu anlatan Yalçın, Maestro fikrinin çıkış noktasını, “İlk şubemizi 2014 yılında açtıktan sonra, 10. yılımızda ‘çıraklıktan kalfalığa geçtik’ diyerek son tüketicilerimize yeni ve daha zengin bir deneyim sunmak istedik.” şeklinde aktardı.
Bu vizyon doğrultusunda geçtiğimiz yıl İstanbul Bebek’te ilk Arabica Maestro şubesinin açıldığını belirten Yalçın, “Arabica Maestro; deneyimi artırılmış bir coffee house konsepti. Ayrı bir mokteyl barı, mutfağı, kendi kavurduğumuz ve puanlaması en üst seviyelerde olan kahve çekirdekleri, DJ performanslarıyla yaşayan bir mekân.” ifadelerini kullandı.
Kısa süre önce İstanbul Koşuyolu’nda ikinci Maestro şubesinin açıldığını ifade eden Yalçın, bu konsepti Türkiye genelinde sınırlı sayıda ve seçili lokasyonlarda büyütmeyi planladıklarını dile getirdi.
“Türk Voleybolunu Seçmemizin Çok Kişisel Bir Hikâyesi Var”
Arabica Coffee House’un voleybola verdiği desteğin arkasında güçlü ve samimi bir motivasyon bulunduğunu vurgulayan Sertaç Yalçın, “En büyük motivasyonum kızım. İkinci motivasyonum ise sporun kişisel gelişimdeki dönüştürücü gücü. Ben de eski bir basketbolcuyum ve sporun hayatımda ne kadar pozitif bir etkisi olduğunu birebir tecrübe ettim. Voleybol özelinde ise kızım Defne’nin voleybolcu olması, birlikte voleybol oynamamız ve maçları izlememiz bu sporu bizim için çok daha anlamlı kılıyor.” dedi.
Efeler ve Sultanlar Ligi’nin yanı sıra 1. Lig’in de daha fazla görünürlük kazanması gerektiğini vurgulayan Yalçın, sponsorluğu daha aktif kullanarak sporcular ve kulüpler arasında güçlü bir bağ kurmayı hedeflediklerini ifade etti.
Kahveden Kozmetiğe: İleri Dönüşüm Odaklı Bir Girişim
Arabica markasının yalnızca bir coffee house zinciri olmadığının altını çizen Yalçın, arka planda güçlü bir AR-GE ve girişimcilik yapısının bulunduğunu belirtti. Üretim tesisleri, test laboratuvarları, fabrikalar, güneş enerji santralleri ve iyi tarım uygulamalarıyla entegre bir yapı kurduklarını aktaran Yalçın, bu vizyonun kozmetik alanına da taşındığını söyleyerek, “Arabica, adını Arabica bitkisinden alan bir marka. Ön yüzü her ne kadar bir coffeehouse olsa da arka planda güçlü bir AR-GE ve girişimcilik yapısı var.” ifadelerini kullandı.
Bu yaklaşımın bir sonucu olarak Kübita Konağı markasıyla kozmetik sektörüne adım attıklarını belirten Yalçın, projenin aynı zamanda çevresel bir değer taşıdığına dikkat çekti: “Bu proje, aynı zamanda bir ileri dönüşüm çalışması. Kahve posasından kahve yağı elde ediyor, bu yağı kozmetik ürünlerde kullanıyoruz.”
Kahve yağının farklı ürünlerde değerlendirildiğini ifade eden Yalçın, “Ham kahve yağı olarak değerlendirmenin yanı sıra; saç spreyinden peeling’e, nemlendiriciden sabuna kadar birçok ürün üzerinde çalışmalar yaptık. Şu anda dermatolojik testler sürüyor.” dedi.
Hem çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlayan hem de yüksek katma değer üreten bu projeyi yakın zamanda tüketicilerle buluşturmayı hedeflediklerini de sözlerine ekledi.