EKONOMİ

3. Türkiye-Çin İş Konferansı, iş dünyasını bir araya getirdi

Abone Ol

DEİK, TÜSİAD ve Çin Uluslararası Ticareti Destekleme Konseyi (CCPIT) iş birliğinde düzenlenen 3. Türkiye-Çin İş Konferansı, 7 Şubat 2026’da İstanbul’da gerçekleştirildi. Konferans, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesi ve yeni iş birliği alanlarının geliştirilmesi hedefiyle geniş katılımla yapıldı. Etkinliğe T.C. Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin, DEİK Başkanı Nail Olpak, TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ozan Diren, CCPIT Başkanı Ren Hongbin, TÜSİAD Çin Çalışma Grubu Başkanı Korhan Kurdoğlu, Çin İhracat-İthalat Bankası Başkan Yardımcısı Wang Kang, DEİK/Türkiye-Çin İş Konseyi Başkanı Aydın Mıstaçoğlu ile iki ülkeden çok sayıda iş insanı katıldı.

Konferansta, 4. Çin Uluslararası Tedarik Zinciri Fuarı’nın tanıtımı yapılırken, kurumlar arası iş birliğini güçlendirecek önemli anlaşmalara da imza atıldı. DEİK ile CCPIT, TÜSİAD ile CCPIT ve CIEC ile ATA Holding arasında iş birliği anlaşmaları imzalanarak ekonomik ilişkilerin daha kurumsal bir zemine taşınması hedeflendi. Programda konuşan Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Türkiye ve Çin’in üretim kapasitesi yüksek, küresel tedarik zincirlerinde belirleyici iki ülke olduğuna dikkat çekti. İlişkilerin “sıfır toplamlı oyun” anlayışıyla değil, karşılıklı kazanım ve dengeli ticaret ilkesiyle geliştirilmesi gerektiğini vurgulayan Bolat, daha fazla yatırım, ortak üretim ve teknoloji iş birliği çağrısında bulundu.

Çin’in küresel dış yatırım stokunun yaklaşık 3,12 trilyon dolar seviyesinde olduğuna işaret eden Bolat, bu büyüklüğe rağmen Çin’in Türkiye’deki yatırımlarının istenilen düzeyde olmadığını ifade etti. Çin’de faaliyet gösteren Türk firmalarının sayısının, Türkiye’deki Çinli firmalardan fazla olduğuna dikkat çeken Bolat, üretim odaklı, yüksek katma değerli ve yerli tedarik zinciriyle entegre projelerin artırılmasının önemine değindi. Bolat ayrıca, CCPIT’nin İstanbul’da ofis açma planını stratejik bir gelişme olarak değerlendirdi. Bu adımın iş dünyaları arasında daha düzenli temas kurulmasına, hızlı eşleştirmelere ve üçüncü ülkelerde ortak projelerin geliştirilmesine katkı sağlayacağını belirtti. Türkiye’nin Çin iş dünyasıyla daha güçlü yatırım, üretim ve dengeli ticaret temelinde iş birliğine hazır olduğunu ifade etti.

Ren: "Ziyaretimizi, iş insanlarının daha güçlü bağlar kurulması amacıyla düzenledik"

Çin Uluslararası Ticareti Destekleme Konseyi (CCPIT) Başkanı Ren Hongbin ise, "Çin ve Türkiye, Avrasya kıtasının doğu ve batı uçlarında yer almakta; binlerce yıllık İpek Yolu iki ülkeyi birbirine bağlayarak dostluk ve iş birliğinin güzel hikâyelerini günümüze taşımaktadır. Yılın hemen başında finans, ticaret, biyoteknoloji, bilgi ve iletişim teknolojileri gibi alanlarda faaliyet gösteren 30'dan fazla Çinli şirketten 50'yi aşkın temsilciyle Türkiye'ye gerçekleştirdiğimiz ziyaret, iş dünyaları arasında daha güçlü bağlar kurulması amacıyla düzenlenmiştir. Bu vesileyle, karşılıklı faydaya dayalı iş birliğini daha ileri taşımak için üç önerimi paylaşmak isterim. Birincisi, ticarette kaliteyi artırarak iş birliğinin temelini güçlendirmek. İkincisi, üretim kapasitesi entegrasyonu ile büyümenin itici gücünü harekete geçirmek. Üçüncüsü, çok taraflı iş birliği ile kalkınma gücünü birleştirmek. Türkiye, Çin ile "Kuşak ve Yol" iş birliği belgesini imzalayan ilk ülkelerden biridir. Çin'in bütüncül sanayi sistemi ve dayanıklı tedarik zinciri ile Türkiye'nin Avrupa, Orta Asya ve Orta Doğu pazarlarına açılan stratejik konumu bir araya geldiğinde; özellikle yenilenebilir enerji ve dijital ekonomi alanlarında büyük bir iş birliği potansiyeli ortaya çıkmaktadır. Çinli şirketlerin Türkiye'ye yatırımlarını artırmasını ve altyapı projelerinde düzenli ve planlı iş birliklerinin hayata geçirilmesini destekliyoruz." dedi.

Jiang: "Hükümetlerimiz, şirketlerimizin iş birliği için elverişli bir ortam yaratmaya hazırdır"

Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin ise, "Bu yıl Çin ile Türkiye arasında diplomatik ilişkilerin kurulmasının 55. yıl dönümünü idrak ediyoruz. Böylesine anlamlı bir yılda, iki ülkeden iş dünyası temsilcilerinin bir araya gelerek Çin-Türkiye ekonomik ve ticari ilişkilerinin geliştirilmesine yönelik fikir ve önerileri ele alması, özel bir önem taşımaktadır. Çin Devlet Başkanı Sayın Xi Jinping tarafından ortaya konulan Küresel Kalkınma Girişimi, Küresel Güvenlik Girişimi, Küresel Medeniyet Girişimi ve Küresel Yönetişim Girişimi'nin dünyanın karşı karşıya olduğu ortak sorunların çözümü için Çin'in sunduğu yaklaşımları temsil etmekte; ekonomik küreselleşmenin daha açık, kapsayıcı, adil, dengeli ve kazan-kazan temelli bir yönde ilerlemesini teşvik etmektedir. Çin ve Türkiye Hükümetinin iki ülke şirketleri arasındaki iş birliği için elverişli bir ortam yaratmaya hazırdır. Sadece güven duymakla yetinmeyip, fırsatları yakalamalı ve geleceği birlikte inşa etmeliyiz. Çin, 15. Beş Yıllık Kalkınma Dönemi'ne girmiştir. Önümüzdeki beş yıl boyunca Çin, yüksek kaliteli kalkınmayı kararlılıkla ilerletecek, yüksek standartlı dışa açılmayı genişletecek ve 1,4 milyarı aşkın nüfusuyla devasa pazar avantajını sürekli olarak ortaya koyacaktır. Kuşak ve Yol Girişimi ile Orta Koridor planının eşgüdümü ve Çin-Avrupa yük trenlerinin güney hattının geliştirilmesi, iki ülke liderlerinin üzerinde mutabık kaldığı önemli bir uzlaşıdır" dedi.

Olpak: "Üçüncü ülkelerde ortak proje ve yatırımlar yapabiliriz"

DEİK Başkanı Nail Olpak ise, "DEİK olarak, dünya ekonomisinde ve bizim ikili ticaretimizde ağırlığı bulunan 33 ülkeyi öncelikli olarak belirledik ve Çin bu ülkelerin başında geliyor. Çin'de toplam yatırımı 1,2 milyar dolar olan 1.465 firmamız faaliyetlerini yürütürken, ülkemizde de 1.400 Çinli firma bulunuyor. İki ülke olarak ilişkilerimizin başlangıcında değiliz, uzun yıllara dayalı köklü bir iş birliği sürecimiz var. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın yüksek teknolojili ürün yatırımlarını destekleyen HİT 30 programı önemli, biz de CCPIT ile Çin iş dünyasını bilgilendirici faaliyetler organize edebiliriz. Türk ve Çinli iş dünyası temsilcileri olarak, ticaret ve yatırım ilişkilerimizi dengeli bir şekilde geliştirmenin sorumluluğu da bizlerde" dedi. Kuşak ve Yol Girişimi'nin Çin'in başta Avrupa olmak üzere diğer pazarlara hızlı erişimi için altyapı ve ticaret koridoru projesi olduğunu belirten Olpak, "Proje, içinde fırsatları barındırırken, olası farklı yansımaları da değerlendirilmeli ve sonunda hepimizin kazanması sağlanmalı. Hem Çin'in hem de bizim Afrika'da proje ve yatırımlarımız var. Üçüncü ülkelerde proje ve yatırımları ortak yapabilmenin mekanizmasını da çalışmalıyız" dedi.

Diren: "Türkiye ile Çin arasındaki ekonomik ilişkilerin uzun vadeli ve sürdürülebilir bir perspektifle ilerlemesini önemsiyoruz"

TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ozan Diren, Çin'in uzun yıllardır TÜSİAD'ın çalışmalar yaptığı öncelikli ülkeler arasında yer aldığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: "TÜSİAD olarak, Türkiye ile Çin arasındaki ekonomik ilişkilerin uzun vadeli ve sürdürülebilir bir perspektifle ilerlemesini önemsiyoruz. İki ülke arasındaki ilişkilerin geleceği, ticaret hacminin ötesine geçerek; üretim, teknoloji ve yatırımların karşılıklı ve tamamlayıcı bir anlayışla yeniden ele alınmasına bağlıdır. İkili ilişkiler yalnızca dış ticaret dengesi üzerinden değerlendirilmemeli. Türkiye'nin Çin stratejisinin kurumsallaştırılması, Türkiye'nin Çin'den yaptığı ithalatın sanayinin üretim kapasitesine katkı sağlayacak şekilde yeniden yapılandırılması, Çin'e ihracatımızda sektörel stratejiler belirlenmesi, ticaretin dijital altyapısının güçlendirilmesi ve hizmet ticaretinin geliştirilmesi gibi alanlarda eş zamanlı ilerleme sağlanmasının önem taşıdığını değerlendiriyoruz. Türkiye ile Çin arasındaki ekonomik ilişkilerin karşılıklı yatırımların artması üzerinden daha da güçlenmesi de önceliklerimiz arasında. Türk ve Çinli şirketler arasında kurulacak ortaklıkların, teknoloji, inovasyon ile yeşil ve dijital dönüşüm gibi alanlarda iki ülke ekonomisine de değer katacağına inanıyoruz. Kuşak ve Yol Girişimi ile Orta Koridor Girişimi'nin uyumlaştırılmasına yönelik proje ve iş birliklerini de çok değerli buluyoruz."

Wang: "Türkiye'ye yönelik doğrudan yatırımlar artırılacaktır"

Çin İhracat-İthalat Bankası Başkan Yardımcısı Wang Kang, "Çin İhracat-İthalat Bankası, şirketlerin finansman ihtiyaçlarını ve projelerin farklı özelliklerini dikkate alarak; kredi, ticaret finansmanı, sermaye yatırımı, finansal piyasalar ve danışmanlık hizmetlerini içeren kapsamlı bir finansal ürün ve hizmet setini esnek biçimde kullanacaktır. Bankamızın öncülüğünde kurulan Çin–Avrasya Ekonomik İş Birliği Fonu'nun rolü güçlendirilerek, Türkiye'ye yönelik doğrudan yatırımlar artırılacak; "yatırım–kredi bağlantılı" yenilikçi modellerle projelere katılım sağlanarak finansman zorluklarının aşılmasına destek olunacaktır. Banka, "Kuşak ve Yol" Girişimi ile Türkiye'nin "Orta Koridor" vizyonunun uyumunu desteklemeye devam edecektir. Önümüzdeki dönemde iş birliği; altyapı, enerji ve ticaretin yanı sıra dijital ekonomi, yenilenebilir enerji, yapay zekâ ve biyoteknoloji gibi yeni alanlarda derinleştirilecektir. Finansman modelleri çeşitlendirilerek projelerin hayata geçirilmesi kolaylaştırılacak, çok taraflı ve çok para birimli finansman çözümleriyle Türkiye'ye destek artırılacaktır" dedi.

Kurdoğlu: "Türkiye ile Çin arasındaki ekonomik ilişkilerin teknoloji, inovasyon ve yeşil-dijital dönüşüm odaklı ilerlemesini önemsiyoruz"

TÜSİAD Yönetim Kurulu heyetinin 8-14 Kasım 2025 tarihlerinde Çin'e gerçekleştirdiği ziyareti hatırlatan TÜSİAD Çin Çalışma Grubu Başkanı Korhan Kurdoğlu konuşmasında şu ifadeleri kullandı: "Çalışmalarımız ve Çin'e gerçekleştirdiğimiz teknoloji odaklı ziyaret kapsamında, Türkiye-Çin ekonomik ilişkilerini özellikle teknoloji, sanayi ve uzun vadeli iş birliği perspektifinden ele alma imkânı bulduk. Bu kapsamda, TÜSİAD olarak, Türkiye ile Çin arasındaki ekonomik ilişkilerin daha dengeli, daha katma değerli, teknoloji, inovasyon ve yeşil-dijital dönüşüm odaklı bir çerçevede ilerlemesini önemsiyoruz. Bu doğrultuda, ticaretin niteliğinin dönüştürüldüğü, finansal altyapının güçlendirildiği, lojistik ve bağlantısallık unsurları ile teknoloji ve sanayi politikalarıyla uyumlu bir çerçeveyi içeren daha bütüncül bir yaklaşım önem kazanıyor."

Mıstaçoğlu, "CCPIT ile imzaladığımız "Eylem Planı" ile ilişkilerimizi ileri taşıyacağız"

DEİK/Türkiye-Çin İş Konseyi Başkanımız Aydın Mıstaçoğlu ise, "Türkiye-Çin arasındaki ticaret ve yatırım ilişkilerinin daha dengeli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması büyük önem taşımaktadır. Karşılıklı ticaret hacmimizin artırılması, ürün yapısının daha katma değerli hale getirilmesi ve Türk firmalarının Çin pazarına erişiminin kolaylaştırılması temel hedeflerimiz arasındadır. Türkiye; Avrupa, Orta Doğu ve Afrika'ya erişim sağlayan stratejik bir üretim ve lojistik merkezidir. Çin ise küresel tedarik zincirlerinin ana aktörlerinden biridir" dedi. DEİK/Türkiye-Çin İş Konseyi'nin Karşı kanat kuruluşu CCPIT ile imzalanan "Eylem Planı"nın ikili ilişkilerin ve iş birliklerinin stratejik olarak önceden planlanmış şekilde ileriye taşıyacağını belirten Mıstaçoğlu, "Anlaşma ile kurumsallaştırılmış ve sonuç odaklı birliktelikleri güçlendirmeyi hedefliyoruz. Karşılıklı fuarlara katılım, iş forumları, yatırım konferansları ve yuvarlak masa toplantılarını bu hedefin temel araçları olarak görüyoruz" dedi.

Konferans sponsorları, Mıstaçoğlu Holding, Mytechnic, TFI TAB Food Investments, CLK Worldwide ve PtteM oldu.