UFI CEO’su Chris Skeith OBE, fuarcılık sektörünün ekonomik katkısının ölçülmesinin, etkili savunuculuk ve politika geliştirme için temel oluşturduğunu vurguladı. Skeith, sektörün en güçlü argümanının henüz yeterince yüksek sesle dile getirilmediğine dikkat çekti.
Fuarcılık sektörü, etkisini kanıtlamakta her zaman zorlandı. Bunun nedeni, sektörün sunduğu değerin çekici olmaması değil; aksine, kanıtların uzun yıllar boyunca eksik olmasıydı. Fuarlar, metrekare satışları gibi geleneksel ölçütlerle değerlendirilebilse de, ilişkilerin olgunlaşması ve ticari anlaşmalara dönüşmesi yıllar alabiliyor. Oluşan gerçek değer, teslim anında kolayca ölçülemiyor.
Sektör, bu zorluğu aşmak için önemli adımlar attı. Artık fuarlarda üretilen potansiyel müşteri sayısı, gerçekleştirilen toplantılar ve katılımcı memnuniyeti gibi veriler daha sistematik şekilde toplanıyor. Teknoloji ve yapay zeka, bu süreci hızlandırıyor. Ancak, organizatör ve katılımcılar için faydalı olan bu veriler, hükümetler, şehirler ve altyapı yatırımcılarının temel sorularını yanıtlamıyor.
Bu sorular daha büyük ölçekli: Fuarcılık sektörü ekonomiye ne katıyor? Yeni bir fuar alanına yatırım, havalimanı genişletme veya uluslararası etkinlik çekme politikaları nasıl haklılaştırılır? İşte bu noktada ekonomik etki verisi, araştırmadan öte, güçlü bir savunma aracına dönüşüyor.
Küresel temel, yerel ses
2018’den bu yana UFI, Oxford Economics ile iş birliği yaparak fuarcılık sektörünün ekonomik katkısını değerlendiren “Global Economic Impact of Exhibitions” raporunu hazırlıyor. Bağımsız bir kurum tarafından üretilen bu rapor, sektörün değerine dair iddiaların güvenilirliğini artırıyor.
Skeith, “Sektör kendi değerini açıklarken metodoloji sorgulanıyor. Oxford Economics’in raporlarıyla bu tartışma değişiyor” diyor. Küresel rapor temel oluştururken, savunuculuk çoğunlukla yerel düzeyde kazanılıyor: belediye meclislerinde, bakanlıklarda ve yatırım kararlarını veren yetkililerle yapılan görüşmelerde. Bu nedenle UFI, ulusal rapor modeli geliştirdi; üyeler, küresel raporla aynı metodolojiyi kullanarak ülke özelinde çalışmalar yaptırabiliyor ve hem küresel tabloyla kıyaslama hem de yerel verilerle güçlü argüman sunabiliyor.
Ulusal raporlar sektöre güç katıyor
Şu anda Brezilya, Yunanistan, İspanya, Tayland ve Birleşik Krallık için ulusal raporlar bulunuyor. En son rapor Ocak 2026’da İspanya’da yayımlandı. Bu raporlar, ulusal derneklere, aksi takdirde sadece anekdotlara dayanan görüşmelerde güvenilir ve bağımsız bir ses sağlıyor.
Tayland Fuarcılık Derneği Başkanı Loy Joon How, “Ekonomik etki çalışmamız, sektörün GDP, istihdam ve turizme katkısını ölçerek hükümet nezdinde güçlü bir argüman sundu. Politika desteğini sürdürmek ve Tayland’ı uluslararası fuarcılık merkezi olarak tanıtmak için etkili oldu” diye paylaştı.
İspanya ekonomik etki verilerini stratejisine dahil etti
İspanyol Fuarlar Derneği (AFE), verileri hemen iletişim stratejisinin merkezine aldı. Genel Kurul sunumu, basın bülteni ve sosyal medya kampanyaları ile sektör verileri sürekli görünür hale getirildi. AFE, verileri başkan röportajlarından Global Exhibitions Day etkinliklerine kadar her platformda kullanarak, sektörü yıl boyunca aktif biçimde savunuyor.
"Yapılacak daha çok iş var"
Fuar katılımcıları arasındaki gerçek ticari değeri ölçmek hâlâ araştırılması gereken bir alan. Ancak mevcut veriler güçlü ve her yerde tam potansiyeliyle kullanılmıyor. UFI, ulusal derneklere küresel çerçeve, metodoloji ve kanıt tabanı ile destek vererek, yerel savunuculuk çalışmalarının hem güvenilir hem etkili olmasını sağlıyor.
Skeith, “Fuarcılık sektörü şehirler inşa ediyor, endüstrileri büyütüyor ve dünyayı birbirine bağlıyor. Artık bunu yüksek sesle, net bir şekilde ve verilerle kanıtlamamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.