Uluslararası Ekonomi Zirvesi’nin (UEZ 2026) ikinci gününde gerçekleştirilen “Yeni Yatırım Modelleri, Stratejiler ve Fırsatlar” paneli, küresel dönüşüm sürecinde yatırım dünyasının nasıl yeniden şekillendiğini ortaya koydu. Capital, Ekonomist ve Start Up dergileri tarafından bu yıl 15’inci kez düzenlenen zirve, siyaset, iş dünyası ve akademiyi aynı çatı altında buluşturmayı sürdürürken, “Büyük Dönüşüm: Dayanıklı ve Sürdürülebilir Bir Küresel Sisteme Geçişin Pusulası” temasıyla dikkat çekti.
Tera Finans Grubu’nun ana sponsorluğunda gerçekleşen zirvede, Bacacı Holding sponsorluğunda düzenlenen panelin moderatörlüğünü EY-Parthenon Türkiye Başkanı Özge Gürsoy Büyükavşar üstlendi.
“Dayanıklılık ve sürdürülebilirlik ayakta kalmanın anahtarı”
Bacacı Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Cem Cansu, konuşmasında şirketlerin artık hibrit yapılarla daha esnek ve etkin hale geldiğini vurguladı. Değer yaratımının ciddi bir yatırım disiplini gerektirdiğine dikkat çeken Cansu, organizasyonel yapının sadece finansal değil, paydaşlarla birlikte büyüyen bir ekosistem anlayışıyla ele alınması gerektiğini ifade etti.
Geçmiş yüzyılda küresel refahın genel olarak artış gösterdiğini ancak bu sürecin dalgalı ilerlediğini belirten Cansu, “İniş çıkışlar her zaman var oldu, ancak uzun vadede dayanıklı ve sürdürülebilir yapılar ayakta kalmayı başardı” diyerek yatırım kararlarında uzun vadeli bakış açısının önemine işaret etti.
“Yapay zekâdan verim almak için önce sistem kurulmalı”
Teknoloji yatırımlarına da değinen Cansu, yapay zekânın tek başına bir çözüm olmadığını, esas değerin doğru veri, güçlü süreçler ve nitelikli insan kaynağıyla ortaya çıktığını dile getirdi. Kurumların bu alanlarda altyapılarını sağlamlaştırmadan yapay zekâdan maksimum verim elde edemeyeceğini belirten Cansu, veri odaklı dönüşümün kritik rolüne vurgu yaptı.
Şirket olarak özellikle veri ve teknoloji alanında önemli yatırımlar yaptıklarını ifade eden Cansu, girişimcilik tarafında da aktif olduklarını belirterek, yapay zekâ odaklı start-up’larla iş birlikleri geliştirmeyi hedeflediklerini söyledi. Bu kapsamda 2026 yılı için yaklaşık 500 milyon TL’lik yatırım planladıklarını açıkladı.
Derin teknoloji ve demografi yatırım kararlarını şekillendiriyor
Diffusion Capital Partners Ortağı Alper Karagöz ise yatırımlarını derin teknoloji alanına yönlendirdiklerini belirterek, güçlü ekipler ve ölçeklenebilir iş modellerinin yatırım kararlarında belirleyici olduğunu söyledi. Teknolojinin dönüşüm hızının arttığını ve laboratuvardan pazara geçiş sürelerinin ciddi şekilde kısaldığını vurgulayan Karagöz, yatırım perspektifinin de bu doğrultuda değiştiğini ifade etti.
Demografik değişimlerin yeni iş alanları yarattığını dile getiren Karagöz, yaşlanan nüfus, değişen tüketici ihtiyaçları ve sıfır karbon hedeflerinin yatırım trendlerini şekillendirdiğini belirtti. Özellikle sağlık ve otomasyon alanlarında dikey yapay zekâ uygulamalarının önemli fırsatlar sunduğunu söyledi.
Türkiye’nin girişimcilik ekosistemine de değinen Karagöz, artan patent başvuruları ve bilimsel yayınların güçlü bir Ar-Ge potansiyeline işaret ettiğini ifade ederek, oyun ve FinTech sektörlerinde Türkiye’nin rekabet avantajına sahip olduğunu dile getirdi.
Gıda sektöründe sürdürülebilirlik ve verimlilik ön planda
Yıldız Holding Gıda Grubu Başkanı & Besler CEO’su Mert Altınkılınç ise gıda sektöründe sürdürülebilirliğin kritik bir başlık olduğunu vurguladı. 2050 yılında dünya nüfusunun 10 milyara ulaşmasının beklendiğini hatırlatan Altınkılınç, bu doğrultuda gıda arzının yüzde 70 oranında artırılması gerektiğini belirtti.
Tedarik zincirindeki kırılganlıkların sektörü daha geniş bir perspektifle ele almayı zorunlu kıldığını ifade eden Altınkılınç, sürdürülebilirlik, verimlilik ve tüketici güveninin geleceğin rekabet unsurları olacağını söyledi. Gıda israfını azaltmaya yönelik çalışmalarına değinen Altınkılınç, yaş meyve-sebzede yüksek olan kayıp oranlarını dondurulmuş gıdada ciddi ölçüde düşürdüklerini belirtti.
Kadın çiftçilere yönelik projelere de dikkat çeken Altınkılınç, sektördeki kadın emeğinin daha görünür ve sürdürülebilir hale getirilmesi için kamu ile iş birlikleri yürüttüklerini ifade etti.
“Finansal dayanıklılık ve istihdam odaklı destekler artacak”
Uluslararası Finans Kurumu (IFC) Türkiye, Kazakistan ve Özbekistan Direktörü Lisa Kaestner ise artan küresel belirsizlikler karşısında finansal dayanıklılığın önemine dikkat çekti. Son 10 yılda 25 milyar doların üzerinde finansman sağladıklarını belirten Kaestner, sürdürülebilirlik ve verimlilik odaklı yatırımların öncelikli olduğunu ifade etti.
Türkiye’de değer zincirinin güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Kaestner, özellikle dijitalleşme yatırımları yapan KOBİ’lere destek verdiklerini söyledi. İklim finansmanı, girişimcilik destekleri ve istihdam yaratma odaklı projelerin önümüzdeki dönemde daha da önem kazanacağını belirtti.