TÜGİS Bilim Kurulu, okul döneminde sağlıklı beslenme ve güvenli gıdaya erişimin önemine dikkat çekti. TÜGİS Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar, okul kantinlerine yönelik yeni düzenlemelerin sektörde ürün çeşitliliğini artıracağını belirtirken, Prof. Dr. Nevzat Artık ise çocukların beslenme çantalarında çeşitlilik, yaşa uygun porsiyonlar ve güvenli gıda alışkanlıklarının önemini vurguladı.
Yeni eğitim öğretim yılının başlamasıyla birlikte çocukların dengeli beslenmesi ve güvenli gıdaya erişimi yeniden gündeme geldi. Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası (TÜGİS), çocukların gün boyunca ihtiyaç duyduğu enerji ve besin öğelerinin karşılanmasında evde ve okulda sunulan seçeneklerin birbirini tamamlaması gerektiğine dikkat çekti. Sendika, okul kantinlerine yönelik yeni düzenlemelerin uygulanmasını değerlendirirken, gıda sektörünün yeni kriterlere uygun ürünlerin geliştirilmesi ve çeşitlendirilmesi konusunda önemli bir kapasiteye sahip olduğunu belirtti.
TÜGİS Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar, çocukların beslenme alışkanlıklarının günlük karşılaştıkları seçeneklerle şekillendiğini ifade ederek, güvenli ve kaliteli ürünlerin ulaşılabilir olmasının sağlıklı tercihler üzerindeki etkisine dikkat çekti. Sidar, Sağlık Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı tarafından okul kantinlerine yönelik belirlenen kriterlerin uygulanmasının önemini vurguladı.
“Evde ve Okulda Aynı Beslenme Yaklaşımını Desteklemeliyiz”
Okul çağındaki çocukların dengeli beslenmesinde aileler ve okulların ortak sorumluluk taşıdığını belirten TÜGİS Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar, beslenme çantasında yer alan ürünlerle kantinlerde sunulan seçeneklerin birbiriyle uyumlu olması gerektiğini söyledi.
Sidar, “Beslenme alışkanlıkları, çocukların her gün karşılaştığı seçeneklerle şekilleniyor. Güvenli ve kaliteli ürünlerin ulaşılabilir ve cazip biçimde sunulması, çocukları bu ürünleri seçmeye teşvik ediyor. Beslenme çantalarında yer alan gıdalar ile kantinde karşılaştıkları seçenekler birbirini tamamladığında ise sağlıklı tercihler alışkanlığa dönüşüyor” dedi.
Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Tarım ve Orman Bakanlığı’nın ortak çalışmaları kapsamında okul kantinlerinde satılan ürünlere yönelik düzenlemeleri de değerlendiren Sidar, belirlenen ölçütlerin tüm okullarda titizlikle uygulanması ve düzenli denetimlerle takip edilmesinin önem taşıdığını ifade etti.
Sidar, “Bakanlıklarımızın çocukların sağlıklı beslenmesine yönelik çalışmaları oldu. Belirlenen ölçütlerin tüm okullarda titizlikle uygulanması ve düzenli denetimlerle takip edilmesi, çalışmaların etkisini güçlendirecektir. Gıda sektörümüzün üretim kapasitesi ve ürün geliştirme birikimi, yeni ölçütlere uygun seçeneklerin çeşitlenmesini sağlayacak ve daha fazla öğrenciye ulaşılmasını kolaylaştıracaktır” diye konuştu.
“Beslenme Çantasında Çeşitlilik, Porsiyonda Yaşa Uygunluk Önemli”
TÜGİS Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Nevzat Artık, okul döneminde beslenme çantalarının çocukların günlük besin ihtiyaçlarını tamamlayacak şekilde hazırlanması gerektiğini belirtti. Beslenme çantalarında farklı besin gruplarına yer verilmesinin önemine dikkat çeken Artık, porsiyonların çocuğun yaşı ve günlük ihtiyaçları doğrultusunda belirlenmesi gerektiğini söyledi.
Artık, “Beslenme çantasını sürekli aynı yiyeceklerle hazırlamak, çocukların farklı besin gruplarından yararlanmasını sınırlayabiliyor. Tam tahıllı ürünler, uygun koşullarda saklanan süt ürünleri, sebze ve meyveler arasında çeşitlilik sağlanmalı. Porsiyonlar çocuğun yaşına ve ihtiyacına göre belirlenmeli, gün boyunca yeterli su içmesine de özen gösterilmeli” ifadelerini kullandı.
Sebze ve meyve tüketiminde ailelerin bu ürünlere erişim imkânlarının da dikkate alınması gerektiğini belirten Artık, TÜİK verilerine ve Dünya Sağlık Örgütü’nün önerilerine atıfta bulundu. Artık, 15 yaş ve altında çocuk bulunan hanelerin yüzde 10’unda maddi yetersizlik nedeniyle çocuklara günde en az bir kez taze meyve ve sebze sağlanamadığını ifade etti.
Dünya Sağlık Örgütü’nün 6–9 yaş grubundaki çocuklar için günlük en az 350 gram, 10 yaş ve üzeri çocuklar için ise en az 400 gram sebze ve meyve tüketimini önerdiğini belirten Artık, bu hedeflere ulaşılabilmesi için hem beslenme farkındalığının artırılması hem de ürünlere erişimin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Artık, “Çocukların bu miktarlara ulaşabilmesi için ailelerin beslenme konusundaki farkındalığını artırırken sebze ve meyvelerin erişilebilirliğini de güçlendirmeliyiz. Mevsim ürünlerine beslenme çantalarında ve kantinlerde daha fazla yer verilmesi, uygun fiyatlı seçeneklerin yaygınlaştırılması bu açıdan önem taşıyor” dedi.
“Çocuklara Güvenli Gıdayı Seçme Alışkanlığı Kazandırmalıyız”
Okul çağındaki çocukların gıda güvenliği konusunda bilinçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Artık, Sağlık Bakanlığı’nın okul çağı beslenmesine ilişkin önerilerinde hijyen ve uygun muhafaza koşullarına dikkat çekildiğini belirtti.
Artık, çocuklara kantinden ürün alırken ambalajın sağlamlığını ve son tüketim tarihini kontrol etme alışkanlığının kazandırılması gerektiğini ifade etti. Soğukta saklanması gereken ürünlerin satış sırasında da uygun sıcaklık koşullarında muhafaza edilmesinin önemine değinen Artık, basit kontrollerin günlük alışkanlığa dönüşmesinin çocukların daha bilinçli tercihler yapmasına katkı sağlayacağını söyledi.
“Kantinlerde Besin Değeri Yüksek Ürünlere Erişim Kolaylaşmalı”
Okul kantinlerinde sunulan ürünlerin çocukların sağlıklı beslenme alışkanlıklarını desteklemesi gerektiğini belirten Artık, besin değeri yüksek seçeneklerin görünür, ulaşılabilir ve farklı bütçelere uygun olması gerektiğini vurguladı.
Artık, “Mevsim meyvelerinin kolayca görülebilen noktalarda sunulması, uygun içerikte sandviçlerin bulunması, ayran ve su gibi seçeneklere erişimin kolaylaştırılması sağlıklı tercihleri destekler. Soğukta saklanması gereken ürünler de muhafaza koşulları korunarak öğrencilerin rahatça görebileceği şekilde yerleştirilmeli. Fiyatlandırmada öğrencilerin alım gücü gözetilmeli; besin değeri yüksek seçenekler farklı bütçeler için ulaşılabilir olmalı. Böylece evde kazandırılmaya çalışılan beslenme alışkanlıkları okulda da karşılık bulur” diye konuştu.
Gıda üreticileri ve kantin işletmecilerinin bu süreçte birbirini tamamlayan sorumluluklar üstlendiğine dikkat çeken Artık, ürünlerin geliştirilmesinden satış noktasına kadar tüm aşamalarda gıda güvenliği ve beslenme ihtiyaçlarının gözetilmesi gerektiğini ifade etti.
Artık, “Çocukların ihtiyaçlarına uygun içerik ve porsiyonların geliştirilmesi, ambalaj bilgilerinin anlaşılır biçimde sunulması ve ürünlerin satış noktasına kadar doğru koşullarda korunması önem taşıyor. Kantinlerde de tedarikten depolamaya, hazırlıktan sunuma kadar aynı özen sürdürülmeli. Üreticilerimizin bilgi birikimi, kantin işletmecilerinin dikkatli uygulamaları ve ailelerin rehberliği, çocukların dengeli beslenmesine ve güvenli gıdaya erişimine birlikte katkı sağlar” ifadelerini kullandı.