SKD Türkiye, iş dünyasının COP31’in tematik öncelikleri doğrultusunda dönüşüm kapasitesini güçlendirmek amacıyla özel bir webinar serisi başlattı. Serinin ilk oturumunda enerji, sanayi ve ulaşım sektörlerinde Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) hazırlıkları, enerji dönüşümü ve karbon fiyatlama mekanizmaları farklı bakış açılarıyla ele alındı.
Türkiye’nin ilk kez ev sahipliği ve başkanlığını üstleneceği Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31) öncesinde iş dünyasında hazırlık süreci hız kazanıyor. Küresel iklim diplomasisi açısından önemli bir eşik olarak görülen bu süreçte, İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (SKD Türkiye), COP30 gündeminde belirlenen altı tematik eksen doğrultusunda “COP31 Webinar Serisi”ni hayata geçirdi. Mart–Haziran döneminde düzenlenecek beş oturumdan oluşan seri, COP31’e giden süreçte iş dünyasının dönüşüm gündemini ele almayı ve sektörlerdeki iyi uygulama örneklerini görünür kılmayı hedefliyor.
Serinin ilk etkinliği 11 Mart’ta “Enerji, Sanayi ve Ulaşımda Dönüşüm: Net Sıfıra Giden Gerçek Yol” başlığıyla gerçekleştirildi. Oturumda enerji dönüşümünün stratejik önemi öne çıkarken; Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) yol haritası, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın (SKDM) etkileri ve net sıfır hedeflerine ulaşmada enerji verimliliği, elektrifikasyon ve yenilenebilir enerji gibi başlıklar değerlendirildi. Bu süreçte iş dünyasının dönüşüm kapasitesinin güçlendirilmesi ve COP31 hazırlıklarının ortak akılla şekillendirilmesi gerektiği vurgulandı.
Webinarın açılış konuşmalarını SKD Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Ediz Günsel ile Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Çevresel Piyasalar ve Alternatif Yakıtlar Grup Başkanı Dr. Okan Yardımcı yaptı. Panelin moderatörlüğünü SKD Türkiye Genel Sekreteri Konca Çalkıvik üstlenirken, Aydem Enerji SEÇ ve Sürdürülebilirlik Grup Direktörü Gül Cora, Çimsa Sürdürülebilirlik EHS Direktörü Neslihan Ergüven ve THY Sürdürülebilirlik Müdürü Deniz Daştan sektörlerindeki dönüşüm deneyimlerini ve iyi uygulama örneklerini paylaştı.
“Artık taahhüt değil, yatırım ve uygulama zamanı”
SKD Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Ediz Günsel, COP31’in Türk iş dünyasının küresel iklim gündemindeki konumunu belirleyecek kritik bir süreç olduğuna dikkat çekti. Günsel, “Dünya artık taahhütleri değil, somut uygulamaları ve yatırımları konuşuyor. COP31 Başkanımız Sayın Murat Kurum’un ifade ettiği gibi bu zirve ‘Diyalog, Uzlaşı ve Aksiyon’ temelinde şekillenecek. Bu süreç yalnızca kararların alındığı değil, aynı zamanda sahada uygulamaya geçirildiği bir platform olacak. İş dünyası olarak biz de bu vizyonu sahipleniyoruz. Enerji dönüşümü rekabetçiliğin belirleyicisi, karbon fiyatlamasının merkezinde yer alan ve sanayi dönüşümünü tetikleyen bir unsur. Bu nedenle ilk webinarımızda bu konulara odaklandık” dedi.
Türkiye enerji dönüşümünde ilerleme kaydetti
Ediz Günsel, SKD Türkiye tarafından gerçekleştirilen “COP31’e Doğru: Türkiye İş Dünyasının 2026 Öncelikleri” anketine de değinerek şu bilgileri paylaştı:
“Üyelerimizin büyük bölümünün enerji ve iklim konularını stratejik öncelik olarak gördüğünü gözlemliyoruz. Emisyon azaltım hedefi belirleyen şirketlerin oranı yüzde 70’in üzerinde. Yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği yatırımları ise somut ilerleme alanları olarak öne çıkıyor. Kapsam 1 ve 2 emisyonlarının büyük ölçüde yönetildiğini görüyoruz. Ancak Kapsam 3 ve değer zinciri dönüşümü halen gelişim aşamasında. Bu da dönüşümün operasyonel seviyeden stratejik iş modeli dönüşümüne evrilmesi gerektiğini gösteriyor.”
Enerji, sanayi ve ulaşımda dönüşüm kritik
EPDK Çevresel Piyasalar ve Alternatif Yakıtlar Grup Başkanı Dr. Okan Yardımcı ise konuşmasında iklim değişikliğiyle mücadelenin artık enerji piyasaları, enerji güvenliği ve sanayi rekabetinin merkezinde yer aldığını belirtti. Yardımcı, çevresel piyasaların doğru şekilde tasarlanması halinde emisyon azaltımını teşvik edeceğini, inovasyonu destekleyeceğini ve düşük karbonlu teknolojilerin finansmanına katkı sağlayacağını ifade etti. Türkiye’nin çevresel piyasalar alanında atacağı adımların hem iklim hedeflerine ulaşmak hem de sanayinin rekabet gücünü korumak açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.
Enerji dönüşümü stratejik bir zorunluluk
Aydem Enerji SEÇ ve Sürdürülebilirlik Grup Direktörü Gül Cora ise Türkiye’de enerji dönüşümü yatırımlarının yalnızca çevresel değil aynı zamanda ekonomik ve stratejik bir gereklilik olduğunu söyledi. Cora, Türkiye’nin gelişmekte olan bir ülke olduğunu ve elektrik talebinin artmaya devam edeceğini belirterek, ithal fosil yakıtlara olan bağımlılığın azaltılmasının hem arz güvenliği hem de sürdürülebilir kalkınma açısından kritik olduğunu ifade etti.
Çimsa Sürdürülebilirlik EHS Direktörü Neslihan Ergüven de net sıfır hedeflerinin şirketlerin sermaye tahsisi kararlarında somut karşılık bulduğunu belirtti. Ergüven, COP31 sürecinin karbon konusunu çevresel bir başlık olmanın ötesine taşıyarak yatırım öncelikleri ve rekabetçilik anlayışını yeniden şekillendirdiğini söyledi.
THY Sürdürülebilirlik Müdürü Deniz Daştan ise Türk Hava Yolları’nın sürdürülebilirliği operasyonlarının her alanına entegre edilen bir dönüşüm süreci olarak ele aldığını belirtti. Filo modernizasyonu, sürdürülebilir havacılık yakıtı kullanımı ve operasyonel verimlilik projelerinin bu dönüşümün temel unsurları olduğunu vurgulayan Daştan, havacılık sektöründe karbonsuzlaşmanın güçlü iş birlikleri ve yenilikçi çözümlerle mümkün olacağını ifade etti.
Yenilenebilir enerji ve talep artışı dengesi
Oturumda ayrıca Türkiye’nin ETS yol haritası ve enerji dönüşüm çerçevesi politika perspektifinden ele alındı. Enerji sistemi açısından üretim kapasitesi, şebeke esnekliği ve elektrifikasyon başlıklarının önemi vurgulanırken, yenilenebilir enerji üretimi ile artan talep arasındaki dengenin sağlanmasının kritik bir eşik olduğu belirtildi.
Sanayi ve ulaşım tarafında ise karbon fiyatlarının yalnızca maliyet unsuru olarak değil, aynı zamanda uluslararası rekabet avantajı sağlayabilecek bir mekanizma olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Net sıfır hedeflerinin ise ölçülebilir performans göstergeleriyle desteklenmesi gerektiği dile getirildi.
COP31’e kadar ilerleme ortaya konacak
COP31 Webinar Serisi, farklı sektörlerden temsilcileri bir araya getirerek Türk iş dünyasının iklim dönüşümüne yönelik bilgi paylaşımını ve ortak kapasite gelişimini destekleyecek. Seride enerji, sanayi, ulaşım ve finansman gibi başlıklar COP31’in tematik eksenleri doğrultusunda ele alınacak. Oturumlarda teknik çerçeve uzman konuşmacılar tarafından aktarılırken, SKD Türkiye üyelerinin sahadaki uygulama deneyimleri ve yatırım örnekleri de paylaşılacak.