EKONOMİ

Orakçıoğlu: Gümrük Birliği Türkiye’yi zorluyor

Abone Ol

Kayra TV’de yayınlanan “Meliha Okur ile Anlat Bana” programında bu hafta iş dünyasının gündemindeki kritik başlıklardan biri ele alındı. Programın konuğu olan Orka Holding Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu, Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki Gümrük Birliği ilişkisi başta olmak üzere tekstil ve hazır giyim sektörünün küresel rekabetini değerlendirdi.

Programı hazırlayıp sunan Meliha Okur ile gerçekleştirdiği söyleşide Orakçıoğlu; üretimin yurtdışına kayma eğilimi, markalaşma stratejileri ve Türkiye’nin küresel değer zincirindeki konumu üzerine önemli mesajlar verdi. Türkiye’nin düşük maliyetli üretim modeliyle değil, yüksek katma değerli ve markalı ürünlerle rekabet etmesi gerektiğini vurgulayan Orakçıoğlu, Avrupa ile ticarette yaşanan yapısal sorunlara da dikkat çekti.

Gümrük Birliği ticarette eşitsizlik yaratıyor

Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki Gümrük Birliği düzenlemesinin günümüzde ciddi dezavantajlar doğurduğunu belirten Orakçıoğlu, Avrupa Birliği’nin bugüne kadar 76 ülkeyle serbest ticaret anlaşması imzaladığını hatırlattı. Türkiye’nin bu ülkelerin yalnızca 24’üyle karşılıklı ve eşit şartlarda ticaret yapabildiğini söyleyen Orakçıoğlu, geri kalan ülkelerin Türkiye’ye gümrük engelleri uygulayabildiğini ancak Türkiye’nin Gümrük Birliği nedeniyle aynı şekilde karşılık veremediğini ifade etti. Bu durumun ticarette önemli bir dengesizlik yarattığını dile getirdi.

“Gümrük Birliği mutlaka güncellenmeli”

1996 yılında yürürlüğe giren Gümrük Birliği kararının dönemin koşullarında önemli bir adım olduğunu belirten Orakçıoğlu, ancak günümüz ekonomik ve ticari gerçekleri karşısında bu yapının güncellenmesinin zorunlu hale geldiğini söyledi. Siyaset, bürokrasi ve sivil toplumun bu konuyu Türkiye’nin öncelikli gündem maddelerinden biri haline getirmesi gerektiğini belirten Orakçıoğlu, mevcut haliyle sistemin sürdürülebilir bir ticaret modeli sunmadığını ifade etti.

“Profesyonel lobi faaliyetleri şart”

Türkiye’nin uluslararası ticarette daha güçlü bir konuma gelebilmesi için profesyonel lobi faaliyetlerinin önemine de değinen Orakçıoğlu, özellikle Amerika ve Avrupa’da karar vericilerin görevlerinden ayrıldıktan sonra lobi şirketleri kurduğunu söyledi.

Bu isimlerin süreçleri ve çözüm yollarını çok iyi bildiklerini belirten Orakçıoğlu, Türk iş dünyasının da bu alana bütçe ayırması gerektiğini vurguladı. Geçmişte benzer sorunların çözümü için Washington, Brüksel ve Cenevre’de aktif diplomasi yürütüldüğünü hatırlatan Orakçıoğlu, profesyonel lobi şirketleriyle çalışmanın Türkiye’nin ticari çıkarları açısından kritik olduğunu ifade etti.

İş dünyasına ortak hareket çağrısı

Bu sürecin yalnızca devlet kurumları tarafından yürütülemeyeceğini belirten Orakçıoğlu, iş dünyası örgütlerinin de aktif rol üstlenmesi gerektiğini söyledi. Başta Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Türkiye İhracatçılar Meclisi, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu, TÜSİAD ve MÜSİAD olmak üzere iş dünyasını temsil eden kurumların ortak bir çalışma yürütmesi gerektiğini dile getirdi.

Ticaret Bakanlığı’nın güçlü bir teknik altyapıya sahip olduğunu belirten Orakçıoğlu, sivil toplum kuruluşlarının da bu sürece aktif şekilde dahil olmasıyla Türkiye’nin ticari çıkarlarını daha etkin savunabileceğini sözlerine ekledi.

"2 dolara tişört satmak bizim işimiz olmasın"

Tekstil ve hazır giyim sektörünün üretim için yatırımlarını yurt dışına kaydırması konusuna değinen Orakçıoğlu, "Biz burada aslında ne yapılması gerektiğini biliyoruz da nasıl yapılması gerektiği konusunda biraz ders çalışmamız gerekiyor. Yani Mısır'a niye gidiyorlar tartışmasını bırakalım. Ölçek için gidiyorlar. O segment artık bizim segmentimiz değil. Dünya değerler ekonomisine gidiyor. Değerler ekonomisine giden bir dünyada 2 dolara tişört satmak, 5 dolara pantolon satmak bizim işimiz olmasın zaten. Geçti gitti o. Biz 2 dolara tişörtü bırakalım" ifadelerini kullandı.

Orakçıoğlu, Türk hazır giyim ve tekstil sektörünün küresel rekabette güçlü bir konumda olduğunu vurgulayarak şu değerlendirmeyi yaptı: "Bugün tartışmamız gereken konu üretimin başka ülkelere kayması değil. Dünya değer ekonomisine geçiyor. Türkiye de bu dönüşümde katma değerli üretim ve güçlü markalarla yerini sağlamlaştırmalı."

Orka Holding'in Giresun'daki yatırımlarının bölge ekonomisi için önemli bir dönüşüm yarattığını da söyleyen Orakçıoğlu, Giresun Organize Sanayi Bölgesi'nde üçüncü fabrikalarını mayıs ayında açacaklarını kaydetti. İlk yatırımı yaptıkları dönemde bölgede sanayi kültürünün oldukça sınırlı olduğunu hatırlatan Orakçıoğlu, "2001 yılında Giresun'da havaalanı bile yoktu. Biz ilk yatırımı yaptığımızda çalışanlarımızı yetiştirmek için uzun bir eğitim süreci yürüttük. Kumaş denemeleri yapıyor, çıkan ürünleri hayır kurumlarına bağışlıyorduk. Sanayi iklimi bir günde oluşmuyor. Ama bugün geldiğimiz noktada fabrikalarımızın dünyanın en iyi üretim tesisleri arasında olduğunu iddia ediyorum" dedi. Orakçıoğlu, Orka Holding'in yatırımlarının ardından bölgede yaklaşık 20'ye yakın yeni işletmenin faaliyete geçtiğini belirterek Karadeniz'de tekstil ve hazır giyim alanında yeni bir üretim ekosistemi oluştuğunu söyledi.

"Türk markaları artık küresel rekabette eşit konumda"

Orka Holding'in markaları Damat, Tween ve DS Damat ile dünyanın birçok ülkesinde faaliyet gösterdiğini belirten Orakçıoğlu, Türk markalarının küresel moda sahnesinde giderek daha görünür hale geldiğini ifade etti. Uluslararası iş ortaklarıyla ilişkilerin geçmişe kıyasla tamamen değiştiğini belirten Orakçıoğlu, "Eskiden Avrupa'daki büyük şirketlerden randevu almak bile zordu. Kapılarda bekletildiğimiz dönemler oldu. Ama bugün artık aynı masada eşit bir iş ortağı olarak oturabiliyoruz. Bu değişim Türkiye'nin üretim gücünün ve markalaşma çabasının bir sonucudur" ifadesini kullandı.

Orka Holding'in küresel pazarlarda geniş bir coğrafyaya yayıldığını belirten Orakçıoğlu, Dubai'yi Körfez bölgesinin, Moskova'yı Rusya ve Türk Cumhuriyetleri'nin, İtalya'yı ise Avrupa'nın vitrin pazarı olarak gördüklerini söyledi. Şirketin Romanya'da pazar lideri konumuna geldiğini ve ülkede 16 mağaza ile faaliyet gösterdiğini belirten Orakçıoğlu, Latin Amerika'ya da açıldıklarını anlattı. Orakçıoğlu, "Aralık ayında Paraguay'ın başkenti Asunsion'da mağaza açtık. Lübnanlı iş ortaklarımızın girişimiyle gerçekleşen bu yatırım, Türk markalarının dünyanın en uzak coğrafyalarında bile ilgi gördüğünün göstergesi" dedi.

"Stratejimiz lüksü demokratikleştirmek"

Orakçıoğlu, moda sektöründe tüketici davranışlarının hızla değiştiğine dikkat çekerek yeni neslin markalara bakışının farklı olduğunu söyledi. "Eskiden insanlar bir ürünü statü göstergesi olduğu için satın alıyordu. Bugünün tüketicisi ise tasarım, kalite, fonksiyonellik ve çevreye duyarlılık istiyor. Ama aynı zamanda bunun için aşırı fiyat ödemek istemiyor. Bizim stratejimiz 'lüksü demokratikleştirmek'. Yani yüksek kaliteyi daha erişilebilir hale getirmek" diye konuştu.

"Türkiye değer ekonomisine odaklanmalı"

Programda Türkiye'de kilogram başına ihracat değerinin düşüklüğüne de değinen Orakçıoğlu, hazır giyim sektörünün bu algının çok üzerinde bir performans gösterdiğini söyledi. Türkiye genelinde ihracatın kilogram değerinin ortalama 1,5 dolar civarında olduğunu hatırlatan Orakçıoğlu, hazır giyimde markasız ürünlerin dahi kilogram başına 16-17 dolar seviyesinde ihraç edildiğini belirtti. Orakçıoğlu, Orka Holding'in Giresun'daki tesislerinde üretilen ürünlerin ise kilogram başına 133 euro gibi çok yüksek bir değerle ihraç edildiğine vurgu yaptı.