MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir, 2026 yılı ilk çeyrek büyüme verilerine ilişkin kapsamlı bir değerlendirme yaptı. Özdemir, Türkiye ekonomisinin mevcut küresel ve bölgesel koşullar altında sergilediği performansın dikkatle ele alınması gerektiğini belirterek, büyüme kompozisyonuna ve sektörlerin görünümüne ilişkin önemli mesajlar verdi.
Burhan Özdemir, 2026’nın ilk çeyrek büyüme oranının Türkiye’nin ortalama performansının altında kaldığını ifade ederek, mevcut ekonomik şartların etkisine dikkat çekti. Özdemir değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi:
“2026’nın ilk çeyrek büyüme verisi, dönemsel olarak Türkiye’nin ortalama büyüme performansının altında kaldı. Bununla birlikte ihracat pazarlarımızın henüz yeni toparlanma sürecine girmiş olmasını, yaklaşık üç yıldır sürdürülen sıkı para politikasını ve bunlara ek olarak ticaret savaşları ile jeopolitik risklerden kaynaklanan belirsizlik ortamında küresel finansın gelişen piyasalara yönelik yatırım iştahının zayıfladığını göz önünde bulundurduğumuzda, Türkiye ekonomisinin yüzde 2,5 oranında büyüme kaydetmiş olması dikkate değer bir performans olarak not edilebilir.”
Özdemir, Türkiye ekonomisinin zorlu küresel koşullara rağmen istikrarlı büyüme trendini sürdürdüğünü vurgulayarak, “Türkiye ekonomisi, son dönemde ulusal, bölgesel ve küresel ölçekte yaşanan pek çok şoka karşın 23 çeyrektir kesintisiz büyüme sürdürmektedir” ifadelerini kullandı.
“Yatırımlar büyümenin en önemli bileşenlerinden biri oldu”
Büyümenin bileşenlerine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Özdemir, kredi koşullarının sıkılaştığı bir dönemde yatırım katkısının önemine dikkat çekti: “Potansiyelimizin altında bir performans sergilediğimiz yadsınamaz bir gerçek olmakla birlikte, zorlu koşullarda elde edilen bu uzun soluklu büyüme ivmesinin kıymetli bir gelişme olarak değerlendirilmesi gerektiği kanaatindeyiz.”
Özdemir, yüzde 2,5’lik büyümenin yaklaşık 0,8 puanının yatırımlardan geldiğini belirterek, “Yatırım harcamalarının son altı çeyrektir büyümesini sürdürmesi, Türkiye’de reel sektörün dirençli ve dinamik yapısına işaret etmektedir” dedi.
Sektörel görünüm: Hizmetler önde, tarım toparlanıyor
Sektörel bazda değerlendirmelerde bulunan Özdemir, hizmetler sektörünün büyümeye katkısının öne çıktığını ifade etti. Tarım sektöründe ise toparlanma sinyallerinin olumlu olduğunu belirtti:
“Elbette her sektör büyüme performansını aynı ölçüde deneyimlemiyor. Hizmetler sektörünün bu çeyrekte de büyümede ön plana çıktığı görülüyor. Geçen yılki daralmanın ardından tarım sektörünün 2026 yılına pozitif büyüme ile başlaması hem büyüme görünümü hem de dezenflasyon süreci açısından umut vericidir.”
“Sanayi sektörü kritik rol üstleniyor”
Sanayi sektörünün mevcut ekonomik koşullardan en fazla etkilenen alanlardan biri olduğuna dikkat çeken Özdemir, sanayinin makroekonomik dengeler açısından taşıdığı stratejik öneme vurgu yaptı:
“Bununla birlikte sanayi, dışsal şoklardan ve zorlu finansman koşullarından en olumsuz etkilenen sektördür. Türkiye’nin yalnızca potansiyel büyüme performansına yaklaşması için değil, enflasyon ve cari açığı kalıcı biçimde aşağı çekmesi için de güçlü bir sanayi sektörüne ihtiyacı vardır. Ekonomi politikaları şekillendirilirken sanayi sektörünün ekonomik gelişmede üstlendiği kritik roller göz ardı edilmemelidir.”
Burhan Özdemir, değerlendirmesini Türkiye ekonomisinin uzun vadeli istikrar ve üretim gücü ekseninde şekillenen politikalarla desteklenmesi gerektiği mesajıyla tamamladı.