Karnaval, 13 Şubat Dünya Radyo Günü’nde sesin dijital çağda kurduğu güçlü insan temasına dikkat çekiyor. Türkiye’de ses ekosisteminin dönüşümüne öncülük eden marka; Metro FM, Süper FM, Joy FM, JoyTürk ve Virgin Radio Türkiye olmak üzere ulusal ölçekte en çok dinlenen radyo frekanslarıyla milyonlarca dinleyiciye ulaşıyor.
30’a yakın dijital radyo kanalı, 100’e yaklaşan podcast serisi ve Karnaval APP ile karnaval.com üzerinden sunduğu çok kanallı yayın ağı sayesinde, radyonun sahiciliğini dijital dünyada daha da görünür kılıyor. Ses, insanlığın en kadim iletişim biçimi. Hikâyeleri taşıyan, duyguları en yalın haliyle aktaran ve hafızada iz bırakan güçlü bir bağ. Karnaval, Dünya Radyo Günü vesilesiyle sesin yalnızca bir yayın mecrası olmadığını; kültürleri bir araya getiren, kriz anlarında yol gösteren ve toplulukları aynı frekansta buluşturan bir güç olduğunu vurguluyor.
Ekranların dikkati parçaladığı bir dönemde, ses hâlâ doğrudan ve kalıcı temas kurabilen en etkili mecra olma özelliğini koruyor. Karnaval da köklü radyo geleneğini dijital teknolojilerle buluşturarak, sesin bugünüyle yarını arasında güçlü bir köprü kuruyor. Beş ulusal radyo frekansının yanı sıra dijital platformlarında sunduğu tematik yayınlarla dinleyicilere zengin bir ses evreni sunan marka; farklı müzik türlerine ve ruh hallerine hitap eden kanallarıyla kişiselleştirilmiş bir deneyim sağlıyor. JoyTürk Akustik’ten JoyJazz’e, Pop 90’dan Sole’a, K-Pop Radio’dan Borusan Klasik’e, RetroTürk’ten Makam ve Yol Arkadaşım’a kadar uzanan geniş içerik ağı, müziği yalnızca bir arka plan değil; dinleyici için özel bir yolculuğa dönüştürüyor.
Karnaval’ın 12 farklı kategoride 100’e yakın podcast serisi radyo samimiyetinde
Bugün radyo yalnızca frekanstan dinlenen bir mecra değil. Ulusal radyolar, dijital radyolar ve podcast’ler birlikte düşünülmesi gereken bütüncül bir ses ekosistemini oluşturuyor. Podcast’ler ise artık sadece “isteğe bağlı dinlenen” içerikler değil; düzenli takip edilen, sadakat yaratan ve günün ritmine eşlik eden yeni nesil radyo deneyimi sunuyor. Karnaval bünyesindeki 12 farklı kategoride yer alan 100’e yakın podcast serisini, program mantığıyla ilerleterek radyonun samimiyetini dijital dünyaya taşıyor. Niş olmaktan çıkıp kitle iletişim haline gelen Podcast alanında; küresel ölçekte podcast dinleyici sayısı 584 milyona çıkarken, dinleyicilerin yüzde 90’dan fazlası içeriği bilinçli olarak seçiyor. Ortalama bir dinleyici haftada 6 saatten fazla podcast dinliyor ve haftada yaklaşık 8 bölüm bitiriyor. Bu durum sesli içeriğin güçlü bir bağ kurduğunu ortaya koyuyor.
Ses markalar ve içerikler için en güçlü avantaj
13 Şubat Dünya Radyo Günü’nde Karnaval CEO’su Burak Can, radyonun dijital çağda neden hâlâ güçlü ve vazgeçilmez bir mecra olduğunu şu sözlerle ifade etti: “Radyo, yüz yılı aşan yolculuğunu sahiciliğine borçlu. Anlık, içten ve güvenilir bir mecra olduğu için dinleyiciyle kurduğu bağ hiçbir zaman kopmuyor. Bugün de sabah işe giderken, trafikte, evde ya da günün akışı içinde hayatın ritmine eşlik etmeye devam ediyor. Dijital dünyada dikkatin saniyeler içinde dağıldığı bir dönemde, ses hâlâ ilk anda yakalayan ve hafızada kalan en güçlü unsur. Araştırmalar beynin sesi görsele kıyasla çok daha hızlı işlediğini gösteriyor. Nörobilim çalışmaları, beynin sesi görsellere kıyasla %11 ile%22 arasında daha hızlı işlediğini ortaya koyuyor. BBC araştırmaları; insanların bir şarkıyı artık 2-3 saniye içinde tanıyabildiğini ve bu hız; sesin, markalar ve içerikler için neden bu kadar güçlü bir avantaj sunduğunu gösteriyor.”
Radyo tutkusu dönüşerek büyüyor
Yapılan bir araştırmaya göre mesajların etki oranı yalnızca görsel kullanıldığında %37,7’de kalırken, ses tek başına kullanıldığında %72,1’e, ses ve görsel birlikte kullanıldığında ise %89’a ulaştığı bilgisini veren Can, “Çünkü ses, dijital dünyada kaybolmayan en insani temas alanı olmaya devam ediyor. 2026 yılında odağımız; sesi daha ölçümlenebilir, daha kişisel ve daha anlamlı hale getirmek. Sesin kültürler arası bir köprü olma gücünü koruyarak, dijital dünyada kaybolmayan insan temasını büyütmeye devam edeceğiz. Türkiye’de gelecek yıl 100. yaşını kutlayacak radyo, sadece geçmişin değil bugünün ve geleceğin de iletişim aracı. Onu güçlü kılan da, insanla kurduğu sahici bağ. Öyle ki her ses bir duygu yaratır, her radyo bir hikâye anlatır. Bu hikâyeyi birlikte yazarken, her bir departmanımızın emeği, deneyimi ve tutkusu büyük bir rol oynuyor. Birlikte, tutkumuzla radyo dünyasına renk katmaya, dinleyicilerimize ilham vermeye devam ediyoruz. Ulusal radyolarımızla güçlü bir frekans geleneğini yaşatırken; dijital radyolar ve yeni nesil ses teknolojileriyle bu geleneği geleceğe taşıyoruz. Radyo tutkusu bu yüzden dönüşerek büyüyor.”