İMİB’de yaklaşan seçim süreci öncesinde, Başkan Yardımcısı ve başkan adayı Metin Çekiç’e mevcut yönetim kurulu üyelerinin önemli bir bölümünden destek geldi.İstanbul Maden İhracatçıları Birliği’nde (İMİB) seçim takvimi yaklaşırken, Başkan Yardımcısı ve başkan adayı Metin Çekiç’in arkasında güçlü bir destek oluştu. Yönetim kurulu üyeleri Erol Yüce, Gökhan Murathan, Mustafa Kalfa, Alpaslan Tunç, Ayhan Söğüt, Nurettin Bayraktar ve Dervişhan Elmacı, yaptıkları açıklamalarla Çekiç’in adaylığını desteklediklerini duyurdu.
Destek açıklamalarında, son dönemde hayata geçirilen projelerde yakalanan uyum ve sektörel kazanımların devamının önemine dikkat çekildi. Metin Çekiç’in sektörel deneyimi ve uluslararası vizyonunun, İMİB’in geleceğe yönelik hedeflerinde önemli bir avantaj sağlayacağı ifade edildi.
Yönetim kurulu üyeleri ayrıca, Türk doğal taşının dünya pazarındaki konumunun güçlendirilmesi, yeni pazarlara açılım sağlanması ve katma değerli ihracatın artırılması konularında mevcut stratejilerin sürdürülmesinin kritik olduğunu belirtti. Son yıllarda gerçekleştirilen tanıtım faaliyetleri, uluslararası iş birlikleri ve sektörel organizasyonların İMİB’in görünürlüğünü artırdığına dikkat çekilerek, bu ivmenin korunmasının sektör açısından öncelikli olduğu vurgulandı.
Seçim sürecinde tartışmalar da gündemde
Öte yandan seçim sürecine ilişkin farklı gelişmeler de gündemde yer alıyor. Ali Emiroğlu’nun gerekli şartları sağlayamadığı için aday olamadığı, bu nedenle Ergün Efendioğlu’nun aday gösterilerek “vekil başkan” modeliyle sürecin ilerletilmek istendiği ifade edildi.
Ayrıca Emiroğlu’nun aile şirketi üzerinden yönetime dahil olup, ilk etapta denetim kurulunda görev aldıktan sonra yönetim kurulu başkanlığına geçmesinin planlandığı iddiaları da gündeme geldi. Ancak sektör temsilcileri, denetleyici pozisyonda bulunan bir ismin ilerleyen süreçte yönetimde karar verici konuma gelmesini öngören bu yapının kurumsal yönetim ilkeleri açısından uygun olmadığı görüşünü dile getiriyor.
Sektör kulislerinde ise “emanetçi başkan” ya da “aile içi çözüm” olarak değerlendirilen bu tür yaklaşımlara mesafeli bir duruş olduğu belirtiliyor. İMİB gibi geniş bir yapıyı temsil eden bir kurumda, yönetimin doğrudan sektör dinamikleriyle şekillenmesi gerektiği görüşü öne çıkarken, dolaylı ya da geçici modellerin sürdürülebilir olmadığı ifade ediliyor.