EKONOMİ

Hububat Sektörü İhracatı 2 Ayda 1,9 Milyar Dolar

Abone Ol

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre; çikolata ve kakaolu ürünler, ayçiçek yağı, bisküvi ve gofret, şekerleme çeşitleri ile makarna ve buğday unu gibi temel gıda ürünlerini kapsayan hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü yılın ilk iki ayında 1,9 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Miktar bazında ihracat, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 21,3 azalırken; ihracat birim fiyatlarındaki yüzde 14,4’lük artış sayesinde değer bazındaki düşüş yüzde 9,9 ile sınırlı kaldı.

Geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 10,9 artış göstererek 191,8 milyon dolara ulaşan ayçiçek yağı ihracatı sektörün en çok ihraç edilen ürünü oldu. Yüzde 6,9 gerileyerek 170,3 milyon dolar seviyesine inen çikolata ve kakao bazlı ürünler ise ikinci sırada yer aldı. Tatlı bisküvi ve gofretler ile makarna, bu dönemde ihracatı 150 milyon doları aşan diğer önemli ürün grupları arasında bulunuyor. Irak’a yapılan ihracatın yüzde 42,2 azalarak 212,4 milyon dolara gerilemesi, Orta Doğu pazarındaki toplam ihracatta yüzde 22,8’lik düşüşe yol açtı.

“Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik riskleri küresel gıda ticaretini etkiler”

Orta Doğu’da yaşanan gelişmelerin uluslararası ticarete etkisinin giderek arttığına dikkat çeken TİM Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, bölgedeki gerilimlerin küresel gıda ticaretini enerji ve lojistik kanalları üzerinden etkilediğini söyledi.

Tiryakioğlu, İran bağlantılı gelişmelerin yeni bir belirsizlik alanı oluşturduğunu belirterek Hürmüz Boğazı çevresinde artan güvenlik risklerinin küresel emtia taşımacılığı açısından kritik bir dar boğaza işaret ettiğini ifade etti. Küresel petrol tüketiminin yaklaşık yüzde 20’sine denk gelen ve günlük yaklaşık 20 milyon varil ham petrolün geçtiği bu hattaki gerilimlerin enerji fiyatları üzerinden tarım ve gıda piyasalarını da etkileyebileceğini vurgulayan Tiryakioğlu, Brent petrol fiyatlarındaki dalgalanmaların, Körfez bölgesinde artan risk primlerinin ve yükselen taşımacılık maliyetlerinin ihracat faaliyetlerini zorlaştırdığını dile getirdi.

Enerji ve lojistik alanındaki bu dalgalanmaların tarımsal üretimin temel girdilerini de etkileyebileceğine dikkat çeken Tiryakioğlu, Hürmüz Boğazı’nın aynı zamanda küresel azot bazlı gübre ticaretinin yaklaşık yüzde 25 ila 35’inin geçtiği bir hat olduğunu hatırlattı. Bu nedenle sevkiyatlarda yaşanabilecek uzun süreli aksaklıkların gübre fiyatlarının yükselmesine ve gelecek üretim sezonunda maliyet baskısının artmasına yol açabileceğini belirtti. Enerji, navlun ve sigorta maliyetlerinin aynı anda yükselmesi durumunda gıda ticaretinin yalnızca tarım sektörüyle sınırlı bir konu olmaktan çıkarak küresel ekonomik istikrar ve tedarik güvenliği açısından kritik bir başlık haline geldiğini vurguladı.

“Geniş bir coğrafyanın gıda arz güvenliğinde kilit bir merkeziz”

İran ile ticaretin, ihracatçı firmaların Orta Doğu’daki rekabet gücünü koruması açısından önemli olduğunu belirten Tiryakioğlu, hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri alanında İran’ın yılda yaklaşık 4–5 milyar dolarlık ithalat gerçekleştirdiğini söyledi. Türkiye’nin 2025 yılında bu ülkeye yaptığı hububat sektörü ihracatının 300 milyon doların üzerinde olduğunu ifade eden Tiryakioğlu, İran’ın bu rakamla Türkiye’nin en büyük 10 ihracat pazarı arasında yer aldığını kaydetti.

Türkiye’nin ekonomik ve siyasi istikrarının yalnızca İran için değil, Rusya-Ukrayna savaşının etkilerinin sürdüğü ve çevre coğrafyada jeopolitik risklerin arttığı bir dönemde tüm bölge için stratejik önem taşıdığını dile getiren Tiryakioğlu, güçlü sanayi altyapısı, hammadde işleme kapasitesi ve gelişmiş lojistik ağı sayesinde Türkiye’nin yalnızca kendi ihtiyacını karşılayan bir ülke olmadığını; aynı zamanda geniş bir coğrafyanın gıda arz güvenliğine katkı sağlayan önemli bir üretim ve tedarik merkezi konumunda bulunduğunu ifade etti. Bu rolün önümüzdeki dönemde hem ticari hem de insani açıdan daha da önemli hale geleceğini belirtti.

Türkiye Gıda İhracatçıları hakkında

GAİB, İİB, AKİB, OAİB, EİB ve KİB bünyesindeki altı ihracatçı birliğini bir araya getiren TİM Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri Sektör Kurulu, yeni dönemde tanıtım çalışmalarını Türkiye Gıda İhracatçıları (TGİ) markası altında yürütüyor. Çikolata ve kakaolu ürünlerden ayçiçek yağına, bisküvi ve gofretlerden şekerleme çeşitlerine, makarna ve buğday ununa kadar geniş bir ürün yelpazesini kapsayan sektörün temsilcileri, yurt dışındaki ortak faaliyetlerde Turkish Food Exporters markasını kullanıyor.

TGİ ve bünyesindeki tüm ihracatçı birlikleri, Türkiye Gıda Platformu’nun (TGP) desteğiyle Tüyap Fuarcılık Grubu ve ALZ Fuar tarafından düzenlenen **FOODİST İstanbul 2026 organizasyonunda da yer alacak. Gıda sektörünün önemli buluşmalarından biri olan fuar, 1–4 Eylül 2026 tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleştirilecek.