Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü 2025 yılının ilk beş ayında 4,8 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirerek güçlü performansını sürdürdü. Ayçiçek yağı, çikolata ve kakaolu ürünler, makarna, bisküvi, gofret, şekerleme ve buğday unu gibi temel gıda ürünlerini kapsayan sektör, küresel fiyat dalgalanmalarına rağmen dış pazarlardaki etkinliğini korudu.
Miktar bazında ihracat geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 15,5 gerilerken, birim fiyatlardaki yüzde 9,9’luk artış sayesinde değer kaybı yüzde 7,1 ile sınırlı kaldı. Bu dönemde ayçiçek yağı ihracatı yüzde 16,8 artışla 551,3 milyon dolara yükselerek sektörün lider ürünü oldu. Buna karşın çikolata ve kakao bazlı ürünlerde yüzde 20,2’lik düşüşle 419,5 milyon dolarlık ihracat kaydedildi. Makarna ile bisküvi ve gofret grupları ise 400 milyon dolar seviyelerinde ihracat hacmiyle öne çıkan diğer kalemler arasında yer aldı.
Pazar bazında değerlendirildiğinde Irak’a yapılan ihracatta yüzde 28’lik düşüş nedeniyle Orta Doğu pazarında yüzde 13,8’lik gerileme yaşanırken, İran’a yapılan ihracat ise yüzde 34,6 artışla 147,1 milyon dolara yükselerek dikkat çekti. Böylece İran, sektörün en güçlü altı pazarı arasında yer aldı.
Nihat Uysallı, küresel emtia piyasalarındaki dalgalanmalar, jeopolitik riskler ve lojistik maliyetlerin ihracat üzerindeki baskısına dikkat çekerek, yaşanan daralmanın talep kaybından değil maliyet ve fiyat oynaklığından kaynaklandığını ifade etti.
Uysallı, FAO verilerine atıfla tahıl ve şeker fiyatlarındaki artışın unlu mamuller ve şekerleme gibi temel ihracat kalemlerini etkilediğini, buna karşılık bitkisel yağlarda düşüş yaşandığını belirtti. Enerji ve lojistik maliyetlerindeki artışın da rekabet gücünü zorladığını vurgulayan Uysallı, ihracatçıların bu süreci dinamik yönetimle aşmaya çalıştığını söyledi.
TÜİK’in rekolte tahminlerine dikkat çeken Uysallı, buğdayda yüzde 26,7, kırmızı mercimekte yüzde 54,1 ve ayçiçeğinde yüzde 16,2’lik artış beklentisinin sektör için güçlü bir hammadde avantajı oluşturduğunu belirtti. Toprak Mahsulleri Ofisi’nin alım ve depolama hazırlıklarının da iç piyasa istikrarı açısından kritik rol oynadığını ifade etti.
Sektörün çatı markası Türkiye Gıda İhracatçıları çatısı altında yürütülen çalışmalarla uluslararası tanıtım faaliyetleri güçlendirilirken, FOODİST İstanbul fuarının da 2026 yılında sektörün küresel buluşma noktalarından biri olması hedefleniyor.