FUARCILIK MİLLİ BİR MESELEDİR.

Abone Ol

Bu hafta, dünya fuarcılık sektörünün en önemli günlerinden biri olan 3 Haziran Dünya Fuarcılık Günü'nü kutlayacağız.

Yıl boyunca yüzlerce fuarı, binlerce katılımcıyı ve milyonlarca ziyaretçiyi konuşuyoruz. Yeni yatırımları, yeni iş birliklerini, ihracat rakamlarını ve sektörlerin büyüme hikâyelerini takip ediyoruz. Ancak çoğu zaman tüm bunların merkezinde yer alan fuarcılık sektörünün ne kadar büyük bir ekonomik güç olduğunu yeterince konuşmuyoruz.

Oysa fuarcılık, yalnızca birkaç gün süren organizasyonlardan ibaret değildir.

Fuarcılık; üretimin dünyaya açılan kapısıdır.

Fuarcılık; ihracatın sahadaki en güçlü araçlarından biridir.

Fuarcılık; ülkelerin ekonomik gücünü, teknolojik kapasitesini ve üretim kabiliyetini dünyaya gösterdiği en önemli platformlardan biridir.

Bugün dünyanın gelişmiş ekonomilerine baktığımızda bunu çok net görebiliyoruz.

Almanya, fuarcılığı ulusal ekonomisinin stratejik alanlarından biri olarak görüyor. Çin, her yıl milyarlarca dolarlık yatırımlarla yeni fuar alanları inşa ediyor. Amerika Birleşik Devletleri, İtalya, Fransa ve Birleşik Arap Emirlikleri uluslararası fuarları yalnızca ticari etkinlik olarak değil, ülkelerinin küresel rekabet gücünü artıran araçlar olarak değerlendiriyor.

Çünkü artık herkes biliyor ki üretmek tek başına yeterli değil.

Ürettiğini doğru pazarlara ulaştırmak gerekiyor.

Yeni müşteriler bulmak gerekiyor.

Yeni ihracat kapıları açmak gerekiyor.

Yeni iş birlikleri kurmak gerekiyor.

İşte fuarlar tam da bunun için var.

Bugün dünya genelinde milyarlarca dolarlık ticaret hacmi fuarlar sayesinde oluşuyor. Binlerce firma yeni pazarlara fuarlar aracılığıyla ulaşıyor. Teknolojiler fuarlarda tanıtılıyor, yatırımlar fuarlarda şekilleniyor ve sektörlerin geleceği yine fuarlarda konuşuluyor.

Türkiye de son yıllarda fuarcılık alanında önemli bir başarı hikâyesi yazıyor.

İstanbul artık yalnızca Türkiye'nin değil, bölgenin de en önemli fuar merkezlerinden biri haline geldi. İzmir, Bursa, Antalya, Gaziantep ve birçok şehir uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yapıyor. Her yıl yüz binlerce yabancı ziyaretçi ülkemize geliyor, binlerce satın almacı Türk firmalarıyla buluşuyor ve yeni ihracat bağlantılarının temeli atılıyor.

Ancak fuarcılığın gerçek değeri yalnızca fuar alanlarının içinde ölçülemez.

Bir fuarın oluşturduğu ekonomik hareketlilik; otellerden restoranlara, ulaşımdan lojistiğe, stand üreticilerinden reklam ve medya sektörüne kadar onlarca farklı alanı etkiliyor. Şehir ekonomileri canlanıyor, sektörler büyüyor ve ülke ekonomisine önemli katkılar sağlanıyor.

Tam da Dünya Fuarcılık Günü'nü kutlayacağımız bu haftada, Türk fuarcılığı adına gurur verici bir gelişmeye daha tanıklık ediyoruz.

Avrupa fuarcılık sektörünün en saygın organizasyonlarından biri olan UFI Avrupa Konferansı, yıllar sonra yeniden İzmir'de düzenleniyor.

İZFAŞ ev sahipliğinde gerçekleştirilecek konferans kapsamında Avrupa'nın ve dünyanın dört bir yanından 300'ün üzerinde fuar alanı yöneticisi, fuar organizatörü ve sektörel hizmet sağlayıcısı İzmir'de bir araya gelecek.

Bu organizasyonun önemini yalnızca katılımcı sayısıyla değerlendirmek doğru olmaz.

UFI Avrupa Konferansı, fuarcılık sektörünün geleceğinin konuşulduğu, yeni trendlerin değerlendirildiği, pazarlama stratejilerinin paylaşıldığı ve uluslararası iş birliklerinin geliştirildiği en önemli platformlardan biri olarak kabul ediliyor.

Daha da önemlisi, bu organizasyon yıllar sonra yeniden İzmir'e dönüyor.

1966 ve 1974 yıllarında da İzmir'de düzenlenen bu önemli konferansın yeniden Türkiye'de yapılması, ülkemizin uluslararası fuarcılık arenasında sahip olduğu itibarın güçlü bir göstergesidir.

Bu başarı yalnızca İzmir'in başarısı değildir.

Bu başarı yalnızca İZFAŞ'ın başarısı da değildir.

Bu başarı, Türk fuarcılık sektörünün yıllardır ortaya koyduğu emeğin, deneyimin ve uluslararası güvenilirliğinin bir sonucudur.

Bugün Avrupa fuarcılık sektörünün önemli isimleri İzmir'de buluşuyorsa, bu durum Türkiye'nin küresel fuarcılık sahnesindeki yerinin her geçen gün daha da güçlendiğini göstermektedir.

Önümüzdeki dönemde daha fazla uluslararası organizasyonun ülkemize kazandırılması gerektiğine inanıyorum.

Çünkü fuarlar yalnızca ticaret üretmez.

Fuarlar güven üretir.

Fuarlar bilgi üretir.

Fuarlar iş birliği üretir.

Fuarlar yatırım üretir.

Ve en önemlisi ülkelerin marka değerine katkı sağlar.

Bu nedenle yıllardır aynı cümleyi kuruyorum.

Fuarcılık sadece organizasyon işi değildir.

Fuarcılık sadece stant kurmak değildir.

Fuarcılık sadece salon doldurmak değildir.

Fuarcılık bir ülkenin ekonomik geleceğine yapılan yatırımdır.

SON SÖZ

Dünya fuarcılık sektörü bu hafta İzmir'de buluşuyor.

Bu tesadüf değil.

Bu durum Türk fuarcılık sektörünün yıllardır verdiği emeğin ve ortaya koyduğu başarının bir sonucudur.

Ancak elde edilen başarılarla yetinmek yerine daha büyük hedeflere odaklanmamız gerekiyor.

Daha fazla uluslararası organizasyon...

Daha fazla yabancı ziyaretçi...

Daha fazla satın almacı...

Daha fazla ihracat...

Çünkü bugün dünyada ekonomik gücünü artırmak isteyen ülkeler fuarcılığı stratejik bir sektör olarak görüyor.

Türkiye'nin de aynı vizyonla yoluna devam etmesi gerekiyor.

Bu vesileyle fuarcılık sektörünün tüm paydaşlarının, organizatörlerin, fuar alanı yöneticilerinin, satış ekiplerinin, stand üreticilerinin, hizmet sağlayıcılarının ve sektöre emek veren tüm çalışanların 3 Haziran Dünya Fuarcılık Günü'nü kutluyorum.

Dünya Fuarcılık Günümüz Kutlu Olsun.

Ve ben bugün de aynı noktadayım;

Bu ülkenin kurtuluşu ihracattaysa, ihracatın çıkış kapısı fuarlardır.

Fuarcılık Milli Bir Meseledir.