ŞİRKET HABERLERİ

Badem Pınarı, Depozitolu Ambalaj Sistemine Uyumunu Tamamladı

Abone Ol

Türkiye'de 1 Temmuz itibarıyla uygulamaya alınan Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) sistemiyle birlikte içecek sektöründe geri dönüşüm odaklı yeni bir dönem başladı. Sıfır Atık Hareketi kapsamında hayata geçirilen ve Türkiye Çevre Ajansı (TÜÇA) tarafından yürütülen uygulama, ambalajların üretimden geri dönüşüme kadar dijital olarak izlenmesini sağlayarak atıkların ekonomiye yeniden kazandırılmasını amaçlıyor.

Yeni sisteme uyum sağlayan üreticiler arasında yer alan doğal kaynak suyu markası Badem Pınarı, depozitolu ürünlerinde kullanılacak kapak, etiket ve ambalajlarını DOA kriterlerine uygun hale getirirken, geri dönüşüm logolarını da ürünlerinde kullanmaya başladı.

Badem Pınarı Yönetim Kurulu Üyesi Kaan Badem, uygulamanın Türkiye'nin geri dönüşüm kültürü açısından önemli bir adım olduğunu belirterek, pet, cam ve metal ambalajların artık çöp yerine geri dönüşüm sistemine kazandırılmasının hedeflendiğini söyledi. DOA logolu ürünleri iade eden tüketicilerin depozito bedellerini geri alabileceğini hatırlatan Badem, sistemin ilk etapta 0,33, 0,5 ve 1,5 litrelik ambalajlarda uygulanacağını, ilerleyen dönemde 5 litrelik ürünlerin de kapsama alınmasının planlandığını ifade etti.

Depozito uygulamasının çevresel faydalarının yanı sıra ekonomik açıdan da önemli katkılar sağlayacağını vurgulayan Badem, Türkiye'de 2013 yılında yüzde 13 seviyesinde olan geri dönüşüm oranının 2026 yılında yüzde 40'a çıkarılmasının hedeflendiğini belirtti. Avrupa ve Amerika'da uzun yıllardır uygulanan sistemin Türkiye'de de kısa sürede yaygınlaşacağına inandıklarını dile getirdi.

Geri kazanılan ambalajların yeniden üretim süreçlerine dahil edilmesinin sanayi açısından da önemli kazanımlar sağlayacağını ifade eden Badem, özellikle gıda ambalajı sektöründe yoğun olarak kullanılan plastik hammaddenin geri dönüşüm yoluyla yeniden ekonomiye kazandırılmasının ithal ham madde ihtiyacını azaltacağını söyledi. Bu sayede hem üretim maliyetlerinin düşmesine hem de Türkiye'nin ithalat faturasının azalmasına katkı sağlanmasının hedeflendiğini kaydetti.