Dünya genelinde artan güvenlik endişeleri ve devam eden jeopolitik riskler, 2026 yılının ilk yarısında savunma ve havacılık şirketlerinin borsa performanslarında belirleyici rol oynadı. Küresel ölçekte yaşanan çatışmalar, ülkelerin savunma harcamalarını artırmasına neden olurken, sektörde faaliyet gösteren halka açık şirketlerin hisse değerleri farklı yönlerde hareket etti.
Rusya-Ukrayna Savaşı’nın devam etmesi, Orta Doğu’daki gerilimler, Asya-Pasifik bölgesindeki güç rekabeti ve küresel güvenlik politikalarındaki değişimler, savunma sanayisine yönelik yatırımları artırdı. Bu gelişmeler bazı şirketlerin hisselerinde yükselişe yol açarken, bazı büyük savunma firmaları ise piyasa beklentilerinin altında performans gösterdi.
ASELSAN’dan Küresel Rakiplerine Fark Atan Performans
Türkiye’nin savunma teknolojileri alanındaki öncü kuruluşlarından ASELSAN, yılın ilk yarısında sergilediği güçlü borsa performansıyla dünyanın önde gelen savunma ve havacılık şirketlerini geride bıraktı.
Borsa İstanbul’da en yüksek piyasa değerine sahip şirketlerden biri olan ASELSAN, ocak-haziran döneminde yatırımcısına yüzde 48,9 oranında kazanç sağladı. Şirket, dönemi 1 trilyon 630 milyar 200 milyon liralık piyasa değeriyle tamamladı.
ASELSAN’ın bu performansı, küresel savunma sanayi şirketleri arasında dikkat çekici bir başarı olarak öne çıktı. Şirket, artan savunma yatırımları, yerli teknoloji geliştirme çalışmaları ve ihracata yönelik projeleriyle yatırımcıların ilgisini çekmeye devam etti.
Dünyanın Önde Gelen Savunma Şirketlerinde Karışık Tablo
ASELSAN’ın güçlü yükselişine karşılık, küresel savunma devlerinin önemli bir bölümü yılın ilk yarısını sınırlı değer artışlarıyla tamamladı.
İngiliz motor üreticisi Rolls-Royce hisseleri yüzde 25,6 yükselirken, Alman hava yolu şirketi Lufthansa yüzde 19, Fransız savunma ve havacılık şirketi Safran yüzde 16 değer kazandı. İngiliz BAE Systems yüzde 7,6, Güney Koreli Hanwha Aerospace yüzde 5,7, ABD’li Lockheed Martin yüzde 5,3, General Dynamics yüzde 5,2, Fransız Dassault Aviation yüzde 4,9 ve RTX Corporation yüzde 3,5 oranında artış gösterdi.
Buna karşın bazı büyük şirketlerde yatırımcı kayıpları yaşandı. Alman Rheinmetall hisseleri yüzde 36,5 ile en sert düşüş yaşayan şirketlerden biri olurken, ABD’li Northrop Grumman yüzde 13, İsveçli Saab yüzde 6,5, İtalyan Leonardo yüzde 4,6 ve Japon Mitsubishi Heavy yüzde 4,5 değer kaybetti.
Savunma Hisselerinde Siyasi ve Ekonomik Gelişmeler Etkili Oldu
Savunma sanayi hisselerindeki hareketlerde yalnızca askeri gelişmeler değil, ülkelerin savunma politikaları, tedarik süreçleri ve uluslararası ticaret kararları da etkili oldu.
Çin’in aralarında Boeing’in de bulunduğu 46 ABD merkezli savunma şirketini kamu ihalelerinden men etmesi, sektördeki dengeleri etkileyen gelişmeler arasında yer aldı. Çin yönetimi ayrıca söz konusu şirketlere yönelik askeri ve sivil kullanım özellikli ürün transferlerine ilişkin kısıtlamalar getirdi.
Havacılık sektöründe ise tedarik zinciri sorunları şirketlerin performansını olumsuz etkiledi. Airbus, ticari uçak teslimatlarındaki gecikmeler ve doların zayıf seyri nedeniyle beklentilerin altında bir dönem geçirirken, şirketin düzeltilmiş faaliyet kârı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 52 azalarak 300 milyon avroya geriledi.
Avrupa Savunma Şirketlerinde Düşüş Baskısı
Avrupa merkezli bazı savunma şirketlerinde yaşanan değer kayıplarında, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın sona erebileceğine yönelik beklentiler etkili oldu.
Özellikle Almanya’nın F126 fırkateyn projesini iptal edebileceğine yönelik haberler, Rheinmetall hisselerinde sert düşüş yaşanmasına neden oldu. ABD’de ise mühimmat stoklarına ilişkin tartışmalar ve savunma tedarik süreçlerine yönelik gelişmeler, L3Harris Technologies ve Northrop Grumman hisseleri üzerinde baskı oluşturdu.
ASELSAN’ın Yükselişi Türk Savunma Sanayisinin Gücünü Gösteriyor
Küresel savunma sanayisinde dalgalı bir görünümün hâkim olduğu yılın ilk yarısında ASELSAN’ın gösterdiği performans, Türkiye’nin savunma teknolojilerindeki ilerlemesinin finansal piyasalardaki yansıması olarak değerlendiriliyor.
Yerli ve milli savunma çözümleri, yüksek teknoloji yatırımları ve uluslararası pazarlara yönelik büyüme stratejileriyle ASELSAN, küresel rakipleri arasında güçlü bir konum elde ederek yatırımcı güvenini artıran şirketlerden biri oldu.