Dijital sanat alanının uluslararası ölçekte öne çıkan etkinliklerinden biri olan 6. İstanbul Dijital Sanat Festivali, 3-7 Haziran tarihleri arasında sanatseverlerle buluşuyor. Dünyanın farklı ülkelerinden çağdaş sanatçıları, yeni medya öncüleri ve disiplinlerarası yaratıcıları İstanbul’da bir araya getiren festival, yapay zekâdan nörobilime, robotik sistemlerden biyosanata uzanan geniş bir yelpazede dikkat çekici eserleri ziyaretçilerin deneyimine sunuyor.
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteğiyle, Türk Telekom ve PASHA Bank ana sponsorluğunda, Mezo tarafından düzenlenen festival; sanat ve teknolojinin kesişim noktasında insanlık, bilinç, doğa ve geleceğe dair soruları tartışmaya açıyor. Işık enstalasyonları, sürükleyici görsel-işitsel performanslar, veri odaklı sanat çalışmaları ve etkileşimli projeler, festival programının öne çıkan başlıkları arasında yer alıyor.
Zihnin Görsel Bir Bahçeye Dönüştüğü Deneyim
Festivalin dikkat çeken eserlerinden biri olan “Mental Garden”, ziyaretçilerin gerçek zamanlı beyin dalgalarını analiz ederek bunları dijital çiçek kompozisyonlarına dönüştürüyor. Katılımcıların zihinsel ve duygusal durumları, sürekli değişen renkler, hareketler ve formlar aracılığıyla benzersiz bir görsel evren yaratırken, insan zihninin görünmeyen süreçleri somut ve şiirsel bir anlatıma kavuşuyor.
İnsan ve teknolojinin karşılıklı bağımlılığını ele alan “SYMBIONT” ise izleyiciyi pasif bir gözlemci olmaktan çıkararak dijital yapının aktif bir parçası haline getiriyor. Hareket, ışık ve mekânsal etkileşim üzerine kurulu çalışma, insan varlığı ile dijital organizma arasındaki sınırları sorguluyor.
Yapay Zekâ, Robotik ve İnsan Bilinci Aynı Sahada
Festival kapsamında yer alan “Neural Nectar”, arıcılık, robotik ve yapay zekâyı bir araya getirerek insan bilişini dijital ekosistem içinde yeniden yorumluyor. Balmumu beyin heykelleri, video çalışmaları ve robotik sistemlerle şekillenen eser, insan ile teknoloji arasındaki ilişkiye farklı bir perspektiften bakıyor.
“d.memo” adlı çalışma ise hafıza, kimlik ve dijital aktarım süreçlerine odaklanıyor. Hipergerçekçi heykeller, animatronik sistemler ve projeksiyon teknolojileriyle oluşturulan eser, insan bilincinin teknoloji aracılığıyla yeniden üretilip üretilemeyeceği sorusunu gündeme taşıyor.
Ekolojik Dönüşüm ve İklim Krizi Sanatın Merkezinde
Festivalin önemli temalarından biri de iklim krizi ve çevresel dönüşüm. Brenva Buzulu’nun eriyişinden ilham alan sürükleyici enstalasyon, iklim değişikliğinin etkilerini fiziksel bir deneyime dönüştürüyor. “Computational Compost” ise veri depolama süreçlerinin çevresel etkilerine dikkat çekerek dijital dünyanın görünmeyen ekolojik maliyetlerini görünür kılıyor.
Doğa ve teknoloji arasındaki ilişkiyi ele alan “Seedlings”, toprağa yerleştirilen hoparlörler ve mikrotonal ses frekansları aracılığıyla bitkiler arasında biyosonik bir iletişim ağı kuruyor. “Planatorium” ise bitkileri yaşatmaya çalışan mekanik sistemiyle insan-doğa ilişkisindeki kırılganlığı gözler önüne seriyor.
Sürükleyici Teknolojilerle Yeni Deneyimler
Artırılmış gerçeklik, holografik projeksiyon ve çok kanallı ses tasarımlarını bir araya getiren “The Pond”, ziyaretçileri çok katmanlı bir deneyime davet ediyor. Yapay süper zekâ fikrinden yola çıkan “T.A.H.I.R.A - 108”, biyomekanik bir gelecek tasavvuru sunarken; ışık, hareket ve ses arasında yaşayan bir organizma gibi davranan “Array Afterglow” teknoloji ile sanat arasındaki etkileşimi görünür kılıyor.
Festivalde ayrıca sanatçı Michela Pelusio’nun fizik, titreşim ve kozmoloji arasında köprü kuran performansı “SpaceTime Helix” de izleyicilerle buluşacak.
Anadolu’nun Baharat Yollarına Sanal Yolculuk
Festivalin öne çıkan projelerinden biri de GastroDigital tarafından hazırlanan “Journey of Spice | 5 Sense VR Experience” olacak. Gastronomi, kültürel miras ve dijital teknolojileri bir araya getiren eser, ziyaretçileri Anadolu’nun kadim baharat yollarında çok duyulu bir keşfe çıkarıyor.
Büyük ilgi gören “Journey of Wheat” deneyiminin devamı niteliğindeki çalışma, baharatın yalnızca mutfak kültürünün değil, aynı zamanda medeniyetlerin şekillenmesinde önemli rol oynayan tarihsel bir unsur olduğunu vurguluyor. Dünya baharat ticaret yollarının başlangıcından Antakya’ya uzanan bu yolculuk; tarih, ticaret ve kültürü sürükleyici bir deneyimle buluşturuyor.
İnsan ve Makine Arasındaki Gelecek Senaryoları
Yakın gelecekte insan ve robotların birlikte yaşamına odaklanan yeni medya projeleri, ziyaretçileri farklı senaryolar üzerine düşünmeye davet ediyor. Hipergerçekçi robot figürleri aracılığıyla insan-makine ilişkileri sorgulanırken, “The Rising Dusk” gibi gerçek zamanlı görsel-işitsel performanslar kayıp, dönüşüm ve yeniden doğuş temalarını sanatsal bir anlatıya dönüştürüyor.
6. İstanbul Dijital Sanat Festivali, yalnızca teknolojik yenilikleri sergileyen bir etkinlik olmanın ötesinde; sanat aracılığıyla insanlığın geleceğine ilişkin sorular ortaya koyan uluslararası bir platform olma özelliği taşıyor. Gerçek ile simülasyonun, organik ile dijitalin ve insan ile makinenin sınırlarının giderek belirsizleştiği festival, ziyaretçilerini eserleri yalnızca izlemeye değil, onların bir parçası olmaya davet ediyor.
7 Haziran’a kadar ziyaret edilebilecek festivalin destekçileri arasında Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü, Anadolu Ajansı, Turkish Airlines, Yıldız Teknik Üniversitesi, Onvo, Akın Robotics, Esas Holding, Dijital Sanat Derneği, Meta Yapı, Mayer, Monster, Sultangazi Belediyesi, Allnjoy, Omni Event, Dewards, Adinteraction, FH İletişim, Gauss, Pakala, Node Media Lab, Ars Electronica, TODA ve Artvive yer alıyor.