<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Fuar Dergisi</title>
    <link>https://www.fuardergisi.com.tr</link>
    <description>Fuar Dergisi, ulusal ve uluslararası fuarlar, sektörel yenilikler ve ekonomi dünyasındaki en önemli gelişmeleri takip eden profesyoneller için kapsamlı analizler, röportajlar ve özel haberler sunar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>"Türkiye'nin ilk ve tek ulusal Fuar, Kongre ve Festival dergisi</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 01 Sep 2026 13:30:53 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ömer Bolat: “Foodist İstanbul’a 70 binden fazla ziyaretçi bekleniyor”]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/omer-bolat-foodist-istanbul-turk-gidasinin-kuresel-vitrini-olacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/omer-bolat-foodist-istanbul-turk-gidasinin-kuresel-vitrini-olacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye’nin gıda üretim ve ihracat potansiyelini uluslararası pazarlara taşımayı hedefleyen Foodist İstanbul 2026, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın katılımıyla Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde kapılarını açtı.</strong></p>

<p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, fuarın Türkiye’nin tarım ve gıda sektöründeki üretim gücünü uluslararası pazarlara taşıması açısından önemli bir platform olduğunu belirterek, dört gün boyunca gerçekleştirilecek fuarda yeni ticari bağlantılar kurulacağına ve önemli iş fırsatlarının ortaya çıkacağına dikkat çekti.</p>

<p><i><strong>“561 yerli, 76 yabancı katılımcı yer alıyor”</strong></i></p>

<p>Foodist İstanbul 2026’ya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bolat, fuarın gördüğü ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.</p>

<p>Bolat, “561 yerli ve 76 yabancı katılımcının yer aldığı, 70 binden fazla ziyaretçi beklenen ve 10 salonda düzenlenen Foodist İstanbul Fuarı, ilk kez gerçekleştirilmesine rağmen gerek yurt içinden gerekse yurt dışından katılımcı ve ziyaretçiler tarafından büyük ilgi gördü. Bu fuarın hayırlı ve bereketli olmasını temenni ediyorum” dedi.</p>

<p>Fuarda dört gün boyunca önemli iş bağlantılarının kurulmasını beklediklerini ifade eden Bolat, “Bugün açılışı gerçekleştirilen ve dört gün boyunca devam edecek fuarda inşallah çok güzel iş bağlantıları kurulacak, siparişler alınacak. Yurt içinden ve yurt dışından katılımcı ve ziyaretçilerimizin önemli iş fırsatları yakalayacağına inanıyorum” diye konuştu.</p>

<p><i><strong>“Gıda, tekstil ve inşaat hiçbir zaman yok olmayacak”</strong></i></p>

<p>Gıda ve tarım sektörünün stratejik önemine dikkat çeken Bolat, geleceğin meslekleri tartışmalarına da değinerek üç sektörün hiçbir zaman önemini kaybetmeyeceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bolat, “Bazen ‘Geleceğin meslekleri neler olacak?’ diye sorulduğunda, ben hem bir hoca olarak hem de bir hükümet üyesi olarak çok rahat şunu söylüyorum: Üç sektör hiçbir zaman yok olmayacak. Birincisi gıda. Çünkü yaşamak için yemek ve içmek zorundayız. İkincisi tekstil ve giyim. Çünkü giyinmek zorundayız. Üçüncüsü ise inşaat sektörü. Çünkü barınmak zorundayız” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gıdanın insan yaşamı açısından vazgeçilmez olduğuna vurgu yapan Bolat, “Dolayısıyla gıda sektörü, en kritik, en önemli ve en stratejik sektörlerin başında geliyor” dedi.</p>

<p>Bu stratejik önemin özellikle kriz dönemlerinde daha net ortaya çıktığını belirten Bolat, savaşlar, doğal afetler ve salgınlar sırasında gıda arzının sürdürülebilirliğinin hayati hale geldiğini söyledi.</p>

<p><i><strong>“Kriz dönemlerinde gıda ve tarımın önemi daha net ortaya çıkıyor”</strong></i></p>

<p>Covid-19 salgını sırasında tedarik zincirlerinin öneminin tüm dünyada yeniden anlaşıldığını belirten Bolat, Türkiye’nin pandemi dönemindeki performansına da değindi.</p>

<p>Bolat, “Daha altı yıl önce, Covid-19 pandemisi sırasında bunu hep birlikte yaşadık. Pazarlar, bakkallar, manavlar ve marketler sürekli ürün tedarik etmek zorunda kaldı. Gıda, tarım, lojistik ve sağlık sektörlerinin yanı sıra temizlik sektörlerinin de ne kadar önemli olduğu o dönemde hepimiz tarafından bir kez daha hatırlandı” dedi.</p>

<p>Türkiye’nin pandemi döneminde aldığı tedbirlerle vatandaşların ihtiyaçlarını karşılamaya devam ettiğini ifade eden Bolat, “Türkiye, Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliğinde bu büyük krizi dünyada en iyi yöneten ve vatandaşlarının ihtiyaçlarına en hassas şekilde yaklaşan ülkelerin başında geldi” diye konuştu.</p>

<p><strong>Rusya-Ukrayna savaşı ve küresel gıda arzı</strong></p>

<p>Rusya-Ukrayna savaşının enerji ve gıda arzının stratejik önemini bir kez daha ortaya koyduğunu belirten Bolat, iki ülkenin dünya tarım ve gıda ticaretindeki konumuna dikkat çekti.</p>

<p>Bolat, “Rusya ve Ukrayna; buğday ve yağlı tohumlarda dünyanın en önemli üretici ve ihracatçıları arasında yer alıyor. Bu durum, diğer sektörleri de doğrudan etkiledi ve dünya ekonomisinde ciddi dalgalanmalara yol açtı” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Türkiye’nin söz konusu kriz döneminde gerekli tedbirleri hızlı şekilde hayata geçirdiğini belirten Bolat, özellikle gübre arzının güvence altına alınmasına yönelik adımların önemine işaret etti.</p>

<p>“Gübre ihracatını birlikte durdurduk, gübre ithalatındaki vergileri sıfıra indirdik ve antrepolardaki gübrelerin iç piyasada kullanılmasının önünü açtık” diyen Bolat, alınan tedbirlerle küresel krizin Türkiye piyasalarına ve vatandaşlara etkisinin büyük ölçüde sınırlandığını söyledi.</p>

<p><strong>Hürmüz Boğazı vurgusu</strong></p>

<p>Küresel enerji ve emtia piyasalarında yaşanan gelişmelerin tarım ve gıda sektörünü de doğrudan etkilediğini belirten Bolat, Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştirilen stratejik ürün taşımacılığının önemine dikkat çekti.</p>

<p>Bolat, “Dünyadaki enerji kaynaklarının yaklaşık yüzde 20-25’inin geçtiği bu güzergâhta petrol, doğal gaz, petrokimya ürünleri ve gübre gibi stratejik ürünlerin taşınması gerçekleştiriliyor. Hürmüz Boğazı’nın kapanması özellikle ilgili sektörlerde ciddi sıkıntılar oluşturdu” dedi.</p>

<p>Bu süreçte gübre arzına ilişkin hızlı tedbirler alındığını aktaran Bolat, “Gübre ihracatını birlikte durdurduk, gübre ithalatındaki vergileri sıfıra indirdik ve antrepolardaki gübrelerin iç piyasada kullanılmasının önünü açtık” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Mazotun da tarım ve gıda sektörü açısından önemli bir girdi olduğunu belirten Bolat, enerji fiyatlarındaki dalgalanmaların üretici üzerindeki etkisini azaltmak amacıyla sübvansiyon mekanizmasının devreye alındığını söyledi.</p>

<p><i><strong>“Türkiye hemen her sektörde ilk 10 içerisinde”</strong></i></p>

<p>Türkiye’nin tarım, sanayi ve hizmetler alanında küresel ölçekte önemli bir üretici ve ihracatçı konumuna ulaştığını belirten Bolat, Türk ürünlerinin kalite ve teknoloji bakımından da önemli bir noktaya geldiğini ifade etti.</p>

<p>Bolat, “Türkiye; tarım ürünleriyle, sanayi ürünleriyle ve hizmet sektörlerindeki ürünleriyle dünyada büyük oyunculardan biri. Hemen her sektörde ilk 10 içerisindeyiz” dedi.</p>

<p>Türkiye’nin üretim kapasitesinin yanı sıra ürünlerinin uluslararası pazarlardaki algısının da güçlendiğini belirten Bolat, “Üstelik artık ürünlerimiz kaliteyi ve yüksek teknolojiyi sembolize ediyor. Tüketiciler açısından aranan, istenen ve talep edilen ürünler konumuna Allah’a şükür geldik” diye konuştu.</p>

<p><strong>Büyüme ve istihdam mesajı</strong></p>

<p>Türkiye ekonomisinin küresel ölçekte yaşanan zorlu koşullara rağmen büyümeyi sürdürdüğünü belirten Bolat, açıklanan ikinci çeyrek büyüme verilerine dikkat çekti.</p>

<p>Bolat, “İkinci çeyrekte yüzde 2,3, ilk çeyrekte ise yüzde 2,6 büyüme gerçekleştirdik. İlk altı aydaki büyüme oranımız yüzde 2,5 oldu” dedi.</p>

<p>Dünya ekonomisinin ticaret savaşları ve jeopolitik gelişmeler nedeniyle zorlu bir dönemden geçtiğini belirten Bolat, Türkiye ekonomisinin bu koşullara rağmen dirençli bir performans sergilediğini ifade etti.</p>

<p>İstihdam verilerine de değinen Bolat, “Temmuz ayında işsizlik oranımız yüzde 8,1 olarak gerçekleşti. İşsiz sayımız 3 milyonun altında, 2 milyon 860 bin seviyesinde. Son 39 aydır işsizlik oranımız tek haneli seviyede” açıklamasında bulundu.</p>

<p><i><strong>“Tarım ihracatımız 32,5 milyar dolara yükseldi”</strong></i></p>

<p>Türkiye’nin tarım ve gıda ürünlerinde dış ticaret fazlası veren ülkeler arasında yer aldığını vurgulayan Bolat, sektörün ihracat performansındaki uzun vadeli yükselişe dikkat çekti.</p>

<p>Bolat, “Türkiye, tarım ve gıda işlenmiş sektörlerde dış ticaret fazlası veren bir ülke. Geçtiğimiz yıl yaklaşık 11 milyar dolarlık dış ticaret fazlası verdik” dedi.</p>

<p>Tarım ihracatının 2002 yılından bu yana yaklaşık 10 kat arttığını belirten Bolat, “2002 yılında 3 milyar dolar seviyesinde olan tarım ihracatımız, bugün 32,5 milyar dolara yükseldi. Yaklaşık 10 kata yakın bir artış gerçekleştirdik” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bu performansın Türkiye’nin tarımsal üretim kapasitesi ve üreticilerin emeğiyle mümkün olduğunu belirten Bolat, çiftçilerden sanayicilere, lojistik sektöründen perakendeye kadar tüm paydaşların katkısına teşekkür etti.</p>

<p><i><strong>“Amacımız hem üreticimizin hem tüketicimizin kazanması”</strong></i></p>

<p>Devletin olağanüstü dönemlerde piyasaların sağlıklı işleyişini korumak amacıyla düzenleyici ve denetleyici rol üstlendiğini belirten Bolat, haksız ticaret ve fahiş fiyat uygulamalarına karşı gerekli adımların atıldığını söyledi.</p>

<p>Bolat, “Elbette olağanüstü dönemlerde; savaş, doğal afet veya başka felaketler yaşandığında, haksız ticaret ve fahiş fiyat gibi durumlar ortaya çıktığında, devlet olarak, bakanlıklar olarak düzenleyici, denetleyici ve gerektiğinde idari yaptırım uygulayıcı fonksiyonlarımızı da çekinmeden yerine getiriyoruz” dedi.</p>

<p>Piyasa dengesinin korunmasının temel hedeflerinden biri olduğunu vurgulayan Bolat, “Amacımız hem üreticimizin hem tüketicimizin kazanmasıdır” diye konuştu.</p>

<p><strong>Foodist İstanbul uluslararası ticarete katkı sağlayacak</strong></p>

<p>Foodist İstanbul 2026’nın yalnızca gıda ürünlerinin sergilendiği bir organizasyon olmadığını belirten Bolat, fuarın tarım ve gıda ekosisteminin farklı alanlarını bir araya getirdiğine dikkat çekti.</p>

<p>Bolat, “Bu fuarda yalnızca gıda ürünleri değil; teknoloji, mekanizasyon, tarım ekipmanları, gıda, ilaç, gübre ve sektörün birçok farklı alanındaki aktörler bir araya geliyor” dedi.</p>

<p>Fuarın Türkiye’nin tarım ve gıda sektöründeki üretim gücünü uluslararası ticarete daha fazla taşımaya katkı sunacağına inandığını belirten Bolat, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“İnşallah hareketli, hayırlı, bereketli ve verimli bir fuar olmasını diliyorum. Bu önemli fuarın düzenlenmesinde ve desteklenmesinde emeği geçen tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür ediyorum.”</p>

<p><strong>Uluslararası iş bağlantıları için yeni fırsatlar</strong></p>

<p>Bolat ayrıca, İstanbul’da gerçekleştirilecek uluslararası e-ticaret etkinliklerinin de Türk gıda sektörünün küresel pazarlara erişimini güçlendireceğini belirtti.</p>

<p>3-5 Eylül tarihlerinde düzenlenecek IGEXX Uluslararası E-Ticaret Kongresi ve Forumları kapsamında Çin ve Japonya’dan önemli pazar yerlerinin temsilcilerinin Türkiye’deki üretici firmalarla bir araya geleceğini aktaran Bolat, bu görüşmelerin ihracat açısından önemli fırsatlar sunacağını söyledi.</p>

<p>Bolat, “Çin ve Japonya’dan JD, Meituan, Tmall ve Yunike gibi önemli pazar yerlerinin temsilcileri, gıda ve içecek sektöründe faaliyet gösteren üretici firmalarımızla bir araya gelecek” dedi.</p>

<p>Bu kapsamda FoodEx İstanbul’da da birebir iş görüşmelerinin gerçekleştirileceğini belirten Bolat, “Bu randevular Bakanlık yetkililerimiz tarafından organize edildi. Bu da FoodEx İstanbul açısından önemli bir fırsat ve bonus oldu” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Özel Röportajlar</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/omer-bolat-foodist-istanbul-turk-gidasinin-kuresel-vitrini-olacak</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 11:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/r-d-v06465-j-p-g.jpeg" type="image/jpeg" length="58179"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[T.C. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, “Türkiye, 185 ülkeye, 2 bin 226 çeşit tarım ve gıda ürünü ihraç ediyor”]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/tc-tarim-ve-orman-bakani-ibrahim-yumakli-turkiye-185-ulkeye-2-bin-226-cesit-tarim-ve-gida-urunu-ihrac-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/tc-tarim-ve-orman-bakani-ibrahim-yumakli-turkiye-185-ulkeye-2-bin-226-cesit-tarim-ve-gida-urunu-ihrac-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye’nin gıda üretim ve ihracat potansiyelini uluslararası pazarlara taşımayı hedefleyen Foodist İstanbul 2026, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın katılımıyla Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde kapılarını açtı. Fuarda konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye’nin tarımsal üretim gücünün yanı sıra ihracat kapasitesine dikkat çekerek, sektörün sürdürülebilirlik, teknoloji, güvenilir gıda ve sözleşmeli üretim ekseninde yeniden şekillenmesi gerektiğini vurguladı.</strong></p>

<p><i><strong>“Tarım ve gıda artık bir milli güvenlik meselesi”</strong></i></p>

<p>Foodist İstanbul 2026’nın açılışında konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, küresel gelişmelerin tarım ve gıda sektörünü ekonomik bir faaliyet olmanın ötesine taşıdığını belirtti. İklim değişikliği, jeopolitik gelişmeler, tedarik zincirlerindeki sorunlar ve artan girdi maliyetlerinin sektörü doğrudan etkilediğini ifade eden Yumaklı, dünya nüfusundaki artışla birlikte gıdaya olan ihtiyacın daha da büyüyeceğine işaret etti.</p>

<p>“Dünyadaki gelişmelere baktığımızda belki de insanlık tarihinin en önemli kırılma noktalarından birisini yaşıyoruz. Küresel iklim değişikliği artık teoriden pratiğe geçmiş ve hayatımızın tam ortasında yer almış durumda” diyen Yumaklı, olağanüstü hava olayları ve jeopolitik gelişmelerin üretim ve tedarik süreçleri üzerindeki etkisine dikkat çekti.</p>

<p>Tarım ve gıdanın artık ülkeler açısından stratejik bir alan haline geldiğini belirten Yumaklı, “Tarım ve gıda artık bir milli güvenlik meselesi olarak devletler tarafından ele alınıyor, algılanıyor ve yönetiliyor. Nitekim dünyada yükselen bir gıda milliyetçiliği ve ülkelerin kendi kaynaklarını koruma arzusu var” ifadelerini kullandı.</p>

<p><i><strong>“Kaynaklarımız sınırlı, verimliliği artırmak zorundayız”</strong></i></p>

<p>FAO’nun 2050 projeksiyonlarının gelecekte gıda ihtiyacının önemli ölçüde artacağını ortaya koyduğunu belirten Yumaklı, sınırlı doğal kaynakların daha verimli kullanılmasının zorunlu olduğunu söyledi.</p>

<p>Bakan Yumaklı, Türkiye’nin önceliğinin doğal kaynakları korurken üretim kapasitesini ve verimliliğini artırmak olduğunu belirterek, “Doğal kaynaklarımızı korumak, birim alandan daha fazla verim elde etmek, teknolojiyi ve planlamayı üretimin merkezine koymak ve tarımı sürdürülebilir bir anlayışla geleceğe taşımak” hedeflerinin öne çıktığını ifade etti.</p>

<p>Türkiye’nin küresel gelişmeler karşısında yalnızca takip eden bir ülke olmadığını vurgulayan Yumaklı, “Türkiye’nin basit bir izleyici olarak değil; süreci yöneten, gücünü artıran ve geleceğe hazırlanan güçlü bir aktör olarak yer almasını sağlamak için gayret ediyoruz” dedi.</p>

<p><i><strong>“Türkiye, tarımsal üretimde dünyada yedinci sıraya yükseldi”</strong></i></p>

<p>Türkiye’nin tarımsal üretimdeki konumuna ilişkin güncel verileri paylaşan Yumaklı, ülkenin dünya ekonomisindeki payıyla tarımsal üretimdeki payı arasında önemli bir fark bulunduğunu belirtti.</p>

<p>Yumaklı, 2025 yılı Dünya Bankası verilerine göre Türkiye’nin dünya ekonomisindeki payının yüzde 1,35 seviyesinde olduğunu, tarımsal üretimin oluşturduğu katma değerdeki payının ise yüzde 1,75’e ulaştığını söyledi.</p>

<p>“Bu da tarımsal üretimdeki gücümüzün dünya ölçeğinde ne denli önemli bir yere sahip olduğunu gösteriyor” diyen Yumaklı, Türkiye’nin tarımsal hasılada son yıllarda önemli bir sıçrama gerçekleştirdiğini kaydetti.</p>

<p>2002 yılında tarımsal hasılada dünyada 12’nci sırada bulunan Türkiye’nin bugün yedinci sıraya yükseldiğini belirten Yumaklı, tarımsal hasılanın 83,2 milyar dolara ulaştığını açıkladı.</p>

<p>“83,2 milyar dolarlık tarımsal hasıla, tarihimizin en yüksek seviyesidir. Allah nasip ederse 2026 yılı sonuçlarında bu rakamın çok daha yukarılara çıktığını göreceğiz” ifadelerini kullanan Yumaklı, söz konusu seviyenin Cumhuriyet tarihinin tarımsal hasılada ulaştığı en yüksek nokta olduğunu vurguladı.</p>

<p><i><strong>“185 ülkeye 2 bin 226 çeşit tarım ve gıda ürünü ihraç ediyoruz”</strong></i></p>

<p>Türkiye’nin hem iç tüketimin hem de turizm sektörünün gıda ihtiyacını karşılayan güçlü bir üretim altyapısına sahip olduğunu belirten Yumaklı, ihracat kapasitesinin de her geçen yıl güçlendiğini söyledi.</p>

<p>“Bugün Türkiye, 86 milyon vatandaşımızın yanı sıra ülkemizi ziyaret eden yaklaşık 60 milyon turistin gıda arzını sağlıyor. Aynı zamanda 185 ülkeye, 2 bin 226 çeşit tarım ve gıda ürünü ihraç ediyor” diyen Yumaklı, tarım ve gıda ihracatının ekonomiye katkısının 32,6 milyar dolar seviyesinde olduğunu açıkladı.</p>

<p>Yumaklı, bu rakamın Türkiye’nin geçmişteki toplam ihracatıyla kıyaslandığında sektörün ulaştığı büyüklüğü ortaya koyduğunu belirterek, “Bu rakamın 2002 yılında Türkiye’nin toplam ihracatına neredeyse eşit olduğunu da özellikle ifade etmek gerekiyor” dedi.</p>

<p>Bakan Yumaklı, tarımsal üretim ve ihracatın büyümesinde üreticilerden sanayicilere, ihracatçılardan fuarlarda yer alan sektör paydaşlarına kadar geniş bir kesimin katkısı bulunduğunu belirterek teşekkür etti.</p>

<p>“Çünkü biz biliyoruz ki üretmek kadar ürettiklerimizi pazarlara ulaştırmak da önemli” ifadelerini kullanan Yumaklı, yeni pazarlara erişimin Türkiye’nin tarım ve gıda ihracatındaki büyümesi açısından kritik olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Tarım diplomasisiyle yeni pazarlar açılıyor</strong></p>

<p>Tarımın ekonomik değerinin yanı sıra ülkeler arasında diplomatik ilişkilerin güçlendirilmesinde de önemli bir araç haline geldiğini ifade eden Yumaklı, “Tarım aynı zamanda bir diplomasi aracıdır. Tarım diplomasisi başlığı artık ülkelerin çok önem verdiği ve etkin şekilde yönetmeye çalıştığı bir alan olarak ortaya çıkıyor” dedi.</p>

<p>Türkiye’nin Çin başta olmak üzere farklı pazarlara yönelik çalışmalarını sürdüğünü belirten Yumaklı, somon, çipura, levrek ve badem gibi ürünlerin Çin pazarına girişinde önemli mesafe alındığını söyledi.</p>

<p>“Somon, çipura ve levrek gibi su ürünlerimizin yanı sıra özellikle ülkemizin belli bölgelerinde yoğun şekilde üretilen badem gibi ürünlerin Çin pazarına girişiyle ilgili Ticaret Bakanlığımızla çok yoğun bir çalışma gerçekleştirdik ve hamdolsun bunu sağladık” diyen Yumaklı, kanatlı eti ve kiraz başta olmak üzere farklı ürünlerin de Çin pazarına girişine yönelik çalışmaların devam ettiğini belirtti.</p>

<p>İncir, üzüm, nar ve elma gibi ürünlerin yeni pazarlara açılması için de çalışmalar yürütüldüğünü kaydeden Yumaklı, yaş sebze ve meyve, su ürünleri, süt ürünleri ve kanatlı ürünleri gibi sektörlerde ihracat süreçlerinin hızlandırılmasının önemine dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Rusya ve Körfez pazarlarına erişim güçlendirilecek</strong></p>

<p>Türkiye’nin önemli ihracat pazarlarından biri olan Rusya’ya yönelik çalışmaların da devam ettiğini belirten Yumaklı, işletmelerin onay süreçlerinin hızlandırılmasının ihracat açısından önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yumaklı ayrıca Türkiye’nin Suriye üzerinden Körfez ülkelerine ulaşmasını sağlayacak yeni ticaret koridoruna dikkat çekti.</p>

<p>“Türkiye’nin Suriye üzerinden ürünlerini oradan da Körfez ülkelerine ulaştırmasını sağlayacak kara yolu bağlantısı, 15 Nisan 2026 tarihinde yeniden işler hale getirildi” diyen Yumaklı, Türkiye, Suriye, Ürdün ve Suudi Arabistan arasında oluşturulan transit koridorun ihracatçılar açısından yeni fırsatlar yaratabileceğini belirtti.</p>

<p>“Türkiye, Suriye, Ürdün ve Suudi Arabistan transit koridorunun, ihracatçılarımız tarafından etkin şekilde kullanılarak yeni bir ticaret güzergâhının işler hale getirilmesine önemli katkı sağlayacağına inanıyorum” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong><i>“Hedefimiz üreticinin emeğini dünyanın dört bir yanındaki tüketiciyle buluşturmak”</i></strong></p>

<p>Türkiye’nin temel hedefinin üretim kapasitesini küresel pazarlara daha güçlü şekilde taşımak olduğunu vurgulayan Yumaklı, “Üreticimizin emeğini yalnızca ülkemizin 86 milyon vatandaşıyla değil, dünyanın dört bir yanındaki tüketicilerle buluşturmak” hedefini ortaya koydu.</p>

<p>Türkiye’nin bulunduğu coğrafyanın avantajlarını en iyi şekilde değerlendirmesi gerektiğini belirten Yumaklı, kaliteli, güvenilir ve rekabetçi gıda üretiminde Türkiye’nin dünyanın önemli merkezlerinden biri haline gelmesini istediklerini söyledi.</p>

<p><strong>Organize tarım bölgelerinde yatırım çağrısı</strong></p>

<p>Konuşmasında organize tarım bölgelerine de geniş yer veren Yumaklı, özellikle sera ve besi organize tarım bölgelerinin üretim altyapısının güçlendirilmesine katkı sağladığını ifade etti. Jeotermal enerjinin sera üretiminde kesintisiz şekilde kullanılabildiğini belirten Yumaklı, organize tarım bölgelerinin üretimden işleme ve paketlemeye kadar entegre bir yapı oluşturacağını söyledi. “Bugüne kadar 46 organize tarım bölgesine tüzel kişilik kazandırdık. Bunlardan 16’sı şu anda üretime geçmiş durumda. İnşallah bu yılın sonuna kadar dört organize tarım bölgesini daha üretime geçirmiş olacağız” dedi.</p>

<p>Bu bölgelerin enerji ve girdi maliyetleri açısından önemli avantajlar sunduğunu belirten Yumaklı, pazarlara, ulaşım noktalarına ve büyük tüketim merkezlerine yakınlığın da yatırımcılar açısından fırsat oluşturduğunu ifade etti.</p>

<p><i><strong>“Markalı ürün üretmeden küresel rekabette güçlü olmak zor”</strong></i></p>

<p>Türkiye’nin tarım ve gıda ihracatında katma değeri yükseltmesinin önemine dikkat çeken Yumaklı, yalnızca üretim miktarının değil, markalaşmanın da kritik olduğunu vurguladı.</p>

<p>“İnşallah bu yatırımlarla, Avrupa Birliği’nde coğrafi işaret tescili almış gıda ürünlerimizde olduğu gibi, dünya çapında tanınan markalara sahip olmamız gerekiyor” diyen Yumaklı, güçlü markaların küresel rekabet açısından belirleyici olduğunu söyledi.</p>

<p>“TİM Başkanımız da belirtti. Eğer markalı ürünler üretmiyorsanız, dünyanın güçlü markaları karşısında rekabet etmeniz zor” ifadelerini kullanan Yumaklı, kamu desteklerinin markalaşma ve küresel pazarlarda yer edinme hedefi doğrultusunda sürdürüleceğini belirtti.</p>

<p><i><strong>Güvenilir gıda için denetimler artırılıyor</strong></i></p>

<p>Bakan Yumaklı’nın konuşmasında öne çıkan başlıklardan biri de güvenilir gıda oldu. Üretimin yanı sıra tüketiciye güvenilir ürün ulaştırmanın da temel sorumluluklardan biri olduğunu belirten Yumaklı, etiketleme, gıda katkı maddeleri ve denetim süreçlerinde yeni düzenlemeler yapıldığını ifade etti.</p>

<p>“Çünkü üretmek kadar ürettiğimizi korumak ve vatandaşlarımıza güvenilir gıda sunmak da bizim görevimiz” diyen Yumaklı, tüketicilerin gıda denetim süreçlerine daha fazla dahil edilmesi amacıyla karekod uygulamasının zorunlu hale getirildiğini söyledi.</p>

<p>Taklit ve tağşiş yapılan ya da sağlığı tehlikeye düşürebilecek gıdalara yönelik denetimlerin sürdüğünü belirten Yumaklı, kurallara uygun üretim yapan işletmelerin korunacağını vurguladı.</p>

<p>“Bunlar işini doğru yapanlarla doğru yapmayanların fark edilmesini sağlayacak uygulamalar. Dolayısıyla dürüst işletmelerimizi korumaya ve uygunsuz ürün üretenlerin karşısında olmaya devam edeceğiz” dedi.</p>

<p><i><strong>Pestisit uygulamalarında taviz yok</strong></i></p>

<p>İhracatçıların önemli gündem maddelerinden biri olan pestisit konusunda da değerlendirmelerde bulunan Yumaklı, tarımsal ilaç kullanımının daha sistematik bir yapıya kavuşturulması amacıyla yeni uygulamaların devreye alındığını söyledi.</p>

<p>“Tarımsal üretimde kullanılacak zirai ilaçların, beşeri ilaçlarda olduğu gibi sistematik bir şekilde kullanılabilmesi için uygulamamızı devreye aldık. Geçiş süreçlerini öngördük” diyen Yumaklı, ihracatta gıda güvenliği standartlarının korunması konusunda kararlı olduklarını vurguladı.</p>

<p>Yapılan çalışmaların ihracat ürünlerinin geri dönüşlerinde de olumlu sonuçlar verdiğini belirten Yumaklı, “RAS bildirimleri, yani ihraç edilen ürünlerimizin geri döndüğünde yayımlandığı bildirim sistematiğinde, son dört yılda yüzde 75 oranında düşüş yaşandı” açıklamasında bulundu.</p>

<p>Bu başarının yalnızca Bakanlığın değil, sektörün ortak çalışmasının sonucu olduğunu ifade eden Yumaklı, sektör paydaşlarına teşekkür etti.</p>

<p><i><strong>“Sözleşmeli üretim güvenli liman olacak”</strong></i></p>

<p>Bakan Yumaklı’nın konuşmasında öne çıkan en önemli başlıklardan biri ise sözleşmeli üretim oldu. Tarım sektörünün çok sayıda dış etkene açık olduğunu belirten Yumaklı, üretici ile sanayici arasındaki planlama ve öngörülebilirliğin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><i><strong>“Sizler buradayken bunu tekrar ifade etmek istiyorum: Sözleşmeli üretim”</strong></i> diyen Yumaklı, üreticinin ürününü kime, hangi miktarda ve hangi fiyattan satacağını önceden bilmesinin önemine dikkat çekti.</p>

<p>Mevcut sistemde üretici kadar ürünü işleyen ve ticaretini yapan işletmelerin de belirsizlik yaşadığını ifade eden Yumaklı, “Tamamen spot piyasaya bırakılmış bir yapı söz konusu” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Tarım sektörünü dış etkenlere karşı daha dayanıklı hale getirmek için sözleşmeli üretimin yaygınlaştırılması gerektiğini vurgulayan Yumaklı, “Birçok dış etkene maruz kalan tarım sektörü, sözleşmeli üretim olmadan denizin üzerindeki bir ceviz kabuğundan farksızdır” dedi.</p>

<p>Yumaklı, sözleşmeli üretimin hem üretici hem sanayici açısından güven sağlayacağını belirterek, “Ben sözleşmeli üretimi hem üreticilerimiz hem de sanayicilerimiz için bir güvenli liman olarak görüyorum. Böylece hem ticaret açısından hem de tüketici açısından yaşanabilecek dalgalanmaların önüne geçebiliriz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bu alanda yeni düzenlemelerin hazırlandığını belirten Yumaklı, çalışmaların önümüzdeki dönemde kamuoyuyla paylaşılacağını söyledi.</p>

<p><strong>“10 salonun tamamının dolu olması Türkiye’ye yakışır”</strong></p>

<p>Foodist İstanbul 2026’nın gördüğü ilgiyi de değerlendiren Yumaklı, fuarın Türkiye’nin gıda sektöründeki üretim, sanayi, teknoloji ve ihracat gücünü aynı platformda buluşturması açısından önem taşıdığını belirtti.</p>

<p>“10 salonun tamamının dolu olması, hakikaten Türkiye’ye ve Türk gıda sektörüne yakışır bir sonuç ortaya koyuyor” diyen Yumaklı, fuarın gelecek yıllarda daha da güçlenmesini temenni etti.</p>

<p>Fuarların sektörün uluslararası pazarlara açılmasında önemli bir rol üstlendiğini belirten Yumaklı, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Üreticinin emeğini, sanayicinin tecrübesini, teknolojinin gücünü ve ihracatçının vizyonunu buluşturan bu fuarların gerçekten çok önemli olduğuna inanıyorum.”</p>

<p>Yumaklı, Foodist İstanbul 2026 kapsamında kurulacak ticari bağlantıların Türkiye’nin tarım ve gıda sektörüne katkı sağlamasını dileyerek, “İnşallah burada kurulan her bağlantının, atılan her imzanın; firmalarımız, üreticilerimiz, ticaret yapanlarımız ve en önemlisi bu ürünleri üreten çiftçilerimiz için hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Özel Röportajlar</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/tc-tarim-ve-orman-bakani-ibrahim-yumakli-turkiye-185-ulkeye-2-bin-226-cesit-tarim-ve-gida-urunu-ihrac-ediyor</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 11:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/r-d-v06423-j-p-g.jpeg" type="image/jpeg" length="81513"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TİM Başkanı Mustafa Gültepe, “Gıda sektöründeki vizyonumuzu dünyaya aktarıyoruz”]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/tim-baskani-mustafa-gultepe-gida-sektorundeki-vizyonumuzu-dunyaya-aktariyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/tim-baskani-mustafa-gultepe-gida-sektorundeki-vizyonumuzu-dunyaya-aktariyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye’nin gıda üretim ve ihracat potansiyelini uluslararası pazarlara taşımayı hedefleyen Foodist İstanbul 2026, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın katılımıyla Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde kapılarını açtı. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, Türk gıda sektörünün üretim gücünü, Anadolu’nun mutfak zenginliğini ve güçlü ihracat vizyonunu dünyaya daha etkin şekilde anlatmaları gerektiğini vurguladı.</strong></p>

<p>Foodist İstanbul 2026’nın açılışında konuşan TİM Başkanı Mustafa Gültepe, fuarın yalnızca sektör temsilcilerini bir araya getiren ticari bir organizasyon olmadığını, üretimden ihracata uzanan büyük ekosistemin önemli bir buluşma noktası olduğunu söyledi.</p>

<p>Gültepe, “Bugün emeğin üretime, üretimin ihracata dönüştüğü büyük bir ekosistemin buluşmasına tanıklık ediyoruz” dedi.</p>

<p><i><strong>“Tarım artık yalnızca bir üretim alanı değil”</strong></i></p>

<p>Tarım ve gıda sektörünün küresel ekonomide değişen rolüne dikkat çeken Gültepe, tarımın artık yalnızca geleneksel üretim faaliyetleriyle sınırlı bir alan olarak değerlendirilemeyeceğini ifade etti.</p>

<p>Tarımın gıda güvenliğinden teknolojiye, lojistikten sürdürülebilirliğe kadar geniş bir değer zincirinin merkezinde yer aldığını belirten Gültepe, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Tarım artık yalnızca bir üretim alanı değil; tarım gıda güvenliğidir, teknolojidir, lojistiktir. Tarım sürdürülebilirliktir, sanayidir ve en önemlisi ihracattır.”</p>

<p>Türk gıda ürünlerinin uluslararası pazarlarda daha güçlü bir konuma ulaşabilmesi için markalaşma ve katma değerli üretimin önemine işaret eden Gültepe, üretimin doğru bir hikâye ve güçlü bir marka anlayışıyla dünyaya anlatılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Gültepe, “Bu nedenle ürettiklerimizi markalaştırmamız, coğrafi işaretlerimizle korumamız, kaliteli ambalajla, güçlü tasarımla ve doğru hikâyeyle dünyaya anlatmamız gerekiyor” diye konuştu.</p>

<p><i><strong>“Gelecekte güvenli ve katma değerli üretim yapan ülkeler kazanacak”</strong></i></p>

<p>Küresel gıda sektöründe rekabetin yeni bir boyut kazandığını belirten Mustafa Gültepe, gelecekte yalnızca üretim miktarının değil, üretimin niteliğinin de belirleyici olacağını vurguladı.</p>

<p>Gıda güvenliği, sürdürülebilirlik ve katma değerli üretimin ülkelerin rekabet gücünde daha fazla önem kazanacağını ifade eden Gültepe, Türkiye’nin bu dönüşümde önemli avantajlara sahip olduğunu söyledi.</p>

<p>“Önümüzde çok net bir gerçek var: Gelecekte yalnızca gıdayı üreten ülkeler değil, gıdayı güvenli, sürdürülebilir ve katma değerli şekilde üreten ülkeler kazanacak. Türkiye bu yarışta güçlü bir avantaja sahip. Ancak bu avantajı kalıcı bir ihracat gücüne dönüştürmek zorunda olduğumuzu bütün başkanlarımız burada ifade etti.”</p>

<p>Türkiye’nin en büyük üretim alanlarından biri olan tarım sektörünün bu dönüşümde önemli bir başarı ortaya koyduğunu dile getiren Gültepe, elde edilen sonuçların sektörler arası iş birliği ve ortak aklın önemini de gösterdiğini belirtti.</p>

<p>“Tüm bunları ülkemizin en büyük üretim ailelerinden biri olan tarım sektörümüz büyük ölçüde başarıyor. Burada da ortak aklın bir sonucunu görüyoruz” dedi.</p>

<p><strong>Tarım sektörlerinin ihracatı 7,2 milyar dolara ulaştı</strong></p>

<p>Konuşmasında tarım sektörlerinin ihracat performansına ilişkin verileri de paylaşan TİM Başkanı Mustafa Gültepe, ocak-temmuz döneminde sektörün ihracatını artırmayı başardığını ifade etti.</p>

<p>Gültepe, “Tarım sektörlerimizin ocak-temmuz dönemindeki ihracatı yüzde 4,4 artışla 7,2 milyar dolara ulaştı” dedi.</p>

<p>Bazı ürün gruplarındaki ihracat performansının özellikle dikkat çekici olduğunu belirten Gültepe, ayçiçeği yağı, makarna ve çikolata ile kakao içeren ürünlerin ihracat rakamlarını paylaştı.</p>

<p>“Özellikle bu dönemde ayçiçeği yağı ihracatımız 769 milyon dolara, makarna ihracatımız 581 milyon dolara, çikolata ve kakao içeren ürünler ihracatımız ise 489 milyon dolara ulaştı.”</p>

<p>Ürün gruplarındaki ihracat artışlarına da değinen Gültepe, “Ayçiçeği yağında yüzde 21, makarnada yüzde 12,5, bisküvi ve gofrette ise yüzde 5,7’lik ihracat artışı gerçekleştirdik. Elde edilen bu başarıların diğer sektörlerimiz için de örnek oluşturmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.</p>

<p><i><strong>“Gıda sektörü küresel dalgalanmalara karşı daha dirençli”</strong></i></p>

<p>Küresel ticarette yaşanan dönüşümün tüm sektörleri etkilediğini belirten Gültepe, değişen talep koşulları, artan rekabet ve maliyet baskısının ihracatçılar açısından önemli bir mücadele alanı oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Bununla birlikte gıda sektörünün temel ihtiyaçlara dayalı yapısı nedeniyle küresel talepteki dalgalanmalara karşı birçok sektöre kıyasla daha dirençli olduğuna dikkat çeken Gültepe, bu potansiyelin daha güçlü bir ihracat performansına dönüştürülmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>“Küresel ticarette önemli bir dönüşüm yaşanıyor. Talep koşulları değişiyor, rekabet artıyor ve maliyet baskısı her geçen gün devam ediyor. Böyle bir ortamda gıda sektörümüz büyük bir potansiyeli barındırıyor. Çünkü gıda temel bir ihtiyaç. Bu nedenle küresel talepteki dalgalanmalara karşı birçok sektöre göre daha dirençli.”</p>

<p><i><strong>“Daha fazla markalaşmanın ve katma değerli üretimin tam zamanı”</strong></i></p>

<p>Türkiye’nin sahip olduğu üretim kapasitesi ve ürün çeşitliliğinin daha fazla markalaşma ve katma değerle desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Gültepe, gıda sektörünün önünde önemli bir büyüme fırsatı bulunduğunu söyledi.</p>

<p>Gültepe, “İşte bu avantajı daha fazla ihracata dönüştürmenin zamanı. Daha fazla markalaşmanın, daha fazla katma değerli üretimin, daha güçlü tanıtımın ve daha güçlü küresel bağlantıların tam zamanı” dedi.</p>

<p>Türk gıda sektörünün küresel pazarlardaki tanıtım faaliyetlerinin ortak bir vizyonla yürütülmesi gerektiğini ifade eden Gültepe, Anadolu’nun sahip olduğu gastronomik ve kültürel zenginliğin ihracat vizyonuyla birlikte uluslararası kamuoyuna daha güçlü şekilde anlatılması gerektiğini belirtti.</p>

<p>“Biz buradan dünyaya; üretim gücümüzü, Anadolu’nun mutfak zenginliğini, Türk gıda sektörünün kalite ve çeşitliliğini ve bütün bunların arkasındaki güçlü ihracat vizyonunu hep birlikte anlatmalıyız.”</p>

<p><strong>Foodist İstanbul yeni iş birlikleri ve ihracat fırsatlarına kapı açacak</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Foodist İstanbul’un her geçen yıl daha da büyüyen yapısıyla Türk gıda sektörünün uluslararası pazarlardaki görünürlüğüne önemli katkı sağlayacağına inandığını belirten TİM Başkanı Mustafa Gültepe, fuarın yeni ticari bağlantılar ve ihracat fırsatları açısından önemli bir platform olduğunu söyledi.</p>

<p>Gültepe, “Her geçen gün daha da büyüyen Foodist İstanbul’un bu vizyona önemli katkılar sunacağını düşünüyorum. Fuarımızın yeni iş birliklerine ve yeni ihracat fırsatlarına kapı açacağına inanıyorum” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Foodist İstanbul 2026, Türkiye’nin gıda üretim gücünü uluslararası alıcılar ve sektör profesyonelleriyle buluştururken; markalaşma, sürdürülebilir üretim, katma değer ve ihracat odaklı büyüme hedeflerinin de sektör gündeminde öne çıkmasına katkı sağlamayı hedefliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Özel Röportajlar</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/tim-baskani-mustafa-gultepe-gida-sektorundeki-vizyonumuzu-dunyaya-aktariyoruz</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 11:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/r-d-v06372-j-p-g.jpeg" type="image/jpeg" length="42025"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[OAİB Başkanı Nihat Uysallı, “Dünyada gıda üretenin sözü geçiyor”]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/oaib-baskani-nihat-uysalli-dunyada-gida-uretenin-sozu-geciyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/oaib-baskani-nihat-uysalli-dunyada-gida-uretenin-sozu-geciyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye’nin gıda üretim ve ihracat potansiyelini uluslararası pazarlara taşımayı hedefleyen Foodist İstanbul 2026, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın katılımıyla Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde kapılarını açtı.</strong></p>

<p>Fuarın açılışında konuşan Orta Anadolu İhracatçılar Birliği (OAİB) Başkanı Nihat Uysallı, Foodist İstanbul’un yalnızca yeni bir fuar organizasyonu olmadığını, Türkiye gıda sektörünün ortak vizyon ve güçlü iş birliği anlayışıyla dünyaya açılmasının önemli bir göstergesi olduğunu söyledi.</p>

<p>Uysallı, küresel ölçekte gıda üretiminin stratejik öneminin her geçen gün arttığına dikkat çekerek, “Gıdayı üretebiliyorsanız, bu dünyada sözünüz geçiyor” dedi.</p>

<p><strong>“Foodist İstanbul’un ilkini gerçekleştirmenin gururunu yaşıyoruz”</strong></p>

<p>Foodist İstanbul’un Türkiye gıda sektörünü uluslararası ölçekte daha güçlü bir noktaya taşıyacağına inandıklarını belirten Uysallı, fuarın hayata geçirilmesinde emeği bulunan kurum ve kuruluşlara teşekkür etti.</p>

<p>“Bugün gerçekten çok önemli bir gün. Uluslararası ölçekte bizi çok daha güçlü noktalara taşıyacak Foodist İstanbul Gıda Fuarı’nın ilkini gerçekleştirmenin gururunu ve onurunu yaşıyoruz” diyen Uysallı, organizasyonun hayata geçirilmesinde önemli rol üstlenen TÜYAP Fuarcılık Grubu ve ALZ Grup’a teşekkürlerini sundu.</p>

<p>Foodist İstanbul’un sektör açısından taşıdığı önemin altını çizen Uysallı, “Burada yalnızca yeni bir fuarın hayata geçirilmesinden söz etmiyoruz. Aynı zamanda Türkiye gıda sektörünün farklı alanlarını ortak bir vizyon etrafında buluşturan güçlü bir iş birliği ortaya koyuyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Türkiye Gıda Platformu ortak aklı güçlendiriyor</strong></p>

<p>Türkiye gıda sektörünün farklı bileşenlerini aynı çatı altında buluşturan Türkiye Gıda Platformu’nun önemine değinen Uysallı, sektörde ortak hareket etmenin Türkiye’nin küresel rekabet gücünü artıracağını söyledi.</p>

<p>Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri Sektör Kurulu bünyesindeki ihracatçı birlikleri ile Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu, ETÜDER ve diğer sektörel kuruluşların oluşturduğu yapının üretimden ihracata, sanayiden tüketime kadar geniş bir ekosistemi bir araya getirdiğini belirten Uysallı, şunları söyledi:</p>

<p>“Bu birliktelik bize çok önemli bir şey söylüyor: Türkiye gıda sektörünün sahip olduğu potansiyeli tam anlamıyla ortaya koyabilmesinin yolu ortak akıldan, koordinasyondan ve birlikte hareket etmekten geçiyor.”</p>

<p><i><strong>“Türkiye dünya pazarlarında önemli bir konuma sahip”</strong></i></p>

<p>Türkiye’nin güçlü tarımsal üretim kapasitesi, gelişmiş sanayisi, geniş ürün çeşitliliği ve lojistik avantajlarıyla küresel pazarlarda önemli bir konuma sahip olduğunu vurgulayan Uysallı, mevcut potansiyelle yetinilmemesi gerektiğini dile getirdi.</p>

<p>Türk gıda sektörünün önümüzdeki dönemde yalnızca ihracat miktarını artırmayı değil, markalaşma ve katma değer konusunda da daha güçlü bir konuma ulaşmayı hedeflediğini ifade eden Uysallı, şöyle konuştu:</p>

<p>“Hedefimiz yalnızca daha fazla ürün ihraç etmek değil; Türk gıda ürünlerinin dünya pazarlarındaki bilinirliğini, güvenilirliğini ve katma değerini daha da artırmak.”</p>

<p>Küresel rekabetin yalnızca üretim kapasitesiyle sınırlı olmadığını kaydeden Uysallı, markalaşma, inovasyon, sürdürülebilirlik ve değişen tüketici beklentilerinin doğru analiz edilmesinin büyük önem taşıdığına dikkat çekti.</p>

<p>“Artık küresel rekabet yalnızca üretmekle sınırlı değil. Markalaşmak, inovasyon geliştirmek, değişen tüketici beklentilerini takip etmek, sürdürülebilirlik anlayışını güçlendirmek ve doğru pazarlarda doğru oyuncularla buluşmak, üretim kadar önemli” diyen Uysallı, Foodist İstanbul’un bu hedeflere ulaşılması açısından önemli bir platform oluşturacağını belirtti.</p>

<p><strong>Anadolu’nun bereketi dünya pazarlarına taşınacak</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Foodist İstanbul’un Türkiye’nin üretim gücünü küresel ticaret ağlarıyla buluşturacak önemli bir vitrin olacağını ifade eden Uysallı, Anadolu’nun bereketinden doğan ürünlerin Türk sanayisinin üretim gücü ve ihracatçının girişimci ruhuyla daha fazla ülkeye ulaştırılmasının hedeflendiğini söyledi.</p>

<p>Uysallı, Foodist İstanbul’un gelecek yıllarda dünyanın önde gelen gıda fuarları arasında kalıcı bir yer edinmesini hedeflediklerini belirterek, “Bu fuarın yalnızca bir organizasyon olarak kalmasını değil, önümüzdeki yıllarda büyüyerek dünyanın önemli gıda fuarları arasında kalıcı bir yer edinmesini amaç ve hedef olarak belirledik” dedi.</p>

<p>Kamu kurumlarının desteği, sektörel kuruluşların katkısı, fuar organizatörlerinin deneyimi ve ihracatçı firmaların ortaya koyacağı güçlü iradeyle Foodist İstanbul’un uluslararası ölçekte daha büyük bir organizasyona dönüşeceğine inandıklarını kaydeden Uysallı, fuarın Türkiye’nin ihracat hedeflerine de önemli katkı sağlayacağını dile getirdi.</p>

<p><i><strong>“Her yeni fuar, ihracat hedeflerine atılmış güçlü bir adımdır”</strong></i></p>

<p>Türk ihracatçılarının dünyanın farklı bölgelerinde yeni pazarlar ve iş birlikleri oluşturmak için yoğun şekilde çalıştığını belirten Uysallı, fuarların uluslararası ticaretin gelişmesindeki rolüne dikkat çekti.</p>

<p>“Biz ihracatçılar olarak dünyanın her bölgesinde Türk ürünlerini tanıtıyor, yeni pazarlara ulaşmak için çalışıyor ve ülkemizin üretim gücünü uluslararası alanda temsil ediyoruz” diyen Uysallı, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Her yeni fuar, her yeni ticaret heyeti ve her yeni iş bağlantısı, Türkiye’nin ihracat hedeflerine atılmış güçlü bir adımdır. Önümüzdeki dönemde hedefimiz; daha fazla üretmek, daha fazla pazara ulaşmak ve Türk gıda markalarını dünyanın dört bir yanında daha güçlü hale getirmektir.”</p>

<p>Foodist İstanbul’un yeni iş birliklerine, yeni pazarlara, yatırımlara ve uzun soluklu ticari ilişkilere zemin hazırlamasını temenni eden Uysallı, güçlü bir Türk gıda sektörü için birlikte üretmeye, büyümeye ve dünyaya açılmaya devam edeceklerini söyledi.</p>

<p><strong>Pandemi, gıda üretiminin stratejik önemini gösterdi</strong></p>

<p>Konuşmasında pandemi döneminin Türkiye’nin üretim kapasitesi açısından önemli bir sınav olduğuna da değinen Uysallı, COVID-19 sürecinde küresel tedarik zincirlerinde yaşanan kırılmaların gıda üretiminin stratejik değerini açık biçimde ortaya koyduğunu ifade etti.</p>

<p>Dünyanın birçok gelişmiş ülkesinde tedarik zincirlerinin kesintiye uğradığını hatırlatan Uysallı, Türkiye’nin bu süreçte hem kendi iç pazarının ihtiyaçlarını karşıladığını hem de ihracatını sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>“Henüz altı yıl önce dünya, hepimizin çok yakından hatırladığı pandemi sürecini yaşadı. Dünyanın en gelişmiş ülkelerinde dahi ülkelerin birbirlerine emanet edilen ürünlere el koyduğu, tedarik zincirlerinin koptuğu bir dönemde Türkiye, kendi içindeki sorunları çok kısa sürede çözdü” diyen Uysallı, Türkiye’nin üretim gücünün bu süreçte önemli bir sınav verdiğini vurguladı.</p>

<p>Uysallı, “Bu süreç boyunca hem kendi insanımızın ihtiyaçlarını karşıladık hem de dünyaya ihracat yapmaya devam ettik. Dünyanın birbirine bir bardak suyu dahi vermediği bir dönemde, 2020, 2021 ve 2022 yıllarında Türkiye gıda ihracatında milyarlarca dolarlık rakamlara ulaştı” ifadelerini kullandı.</p>

<p><i><strong>“Gıdayı üretebiliyorsanız, bu dünyada sözünüz geçiyor”</strong></i></p>

<p>Pandemi sürecinin Türkiye’nin üretim gücünün ne kadar stratejik olduğunu gösterdiğini belirten Uysallı, küresel ekonomide koşullar ve dengeler değişse de gıda üretiminin önemini koruyacağını söyledi.</p>

<p>“Konjonktür değişiyor, şartlar değişiyor, pazarlar değişiyor. Ama değişmeyecek bir gerçek var: Gıdayı üretebiliyorsanız, bu dünyada sözünüz geçiyor” diyen Uysallı, Foodist İstanbul’un bu anlayışla Türkiye’nin üretim ve ihracat gücünü dünyaya anlatan önemli bir platform olduğunu ifade etti.</p>

<p>Uysallı, “Bu fuar yalnızca ticaret yapılan bir alan değil; aynı zamanda ülkemizin üretim gücünü, girişimcisini, sanayicisini ve ihracatçısını dünyaya gösterdiğimiz bir vitrin” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><i><strong>“İktisadın büyük bir bölümü psikolojiden ibaret”</strong></i></p>

<p>Konuşmasının son bölümünde üretici, sanayici ve ihracatçının motivasyonunun ekonomik başarı açısından taşıdığı öneme dikkat çeken Uysallı, Türkiye’nin yeni başarı hikâyeleri yazabilmesi için güven ortamının ve güçlü hedeflerin büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>“Bizim insanlarımız için, bizim ülkemiz için yüksek bir moral ve motivasyon kaynağı oluşturmak zorundayız” diyen Uysallı, ekonominin yalnızca rakamlar ve matematikten oluşmadığını vurguladı.</p>

<p>Uysallı, “İktisat yalnızca matematikten ibaret değil. Bu ülkede iktisadın büyük bir bölümü psikolojiden ibaret” ifadelerini kullandı.</p>

<p>İnsanlara hedef gösterilmesinin ve gerekli güven ortamının oluşturulmasının Türkiye’nin üretim kapasitesini daha da ileri taşıyacağına inandığını belirten Uysallı, şunları kaydetti:</p>

<p>“İnsanımıza, üreticimize, sanayicimize ve ihracatçımıza bir hedef gösterdiğinizde, onlara gerekli motivasyonu ve güveni sağladığınızda, tüm kalbimle söylüyorum; bu ülke uçar.”</p>

<p>Yaklaşık 40-50 farklı sektörde yer alan bir iş insanı olarak sahadaki tabloyu yakından gözlemlediğini ifade eden Uysallı, Türkiye’nin yeni başarı hikâyeleri yazabilmesi için kamu tarafından sağlanan desteklerin önemine dikkat çekerek, bugüne kadar sektörün yanında olan tüm kurumlara teşekkür etti.</p>

<p>Foodist İstanbul 2026’nın Türkiye gıda sektörünün üretim, markalaşma ve ihracat vizyonuna yeni bir ivme kazandırması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Özel Röportajlar</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/oaib-baskani-nihat-uysalli-dunyada-gida-uretenin-sozu-geciyor</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 11:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/r-d-v06355-j-p-g.jpeg" type="image/jpeg" length="46197"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[GAİB Başkanı Celal Kadooğlu, “Foodist İstanbul Uluslararası bir marka haline gelecek”]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/gaib-baskani-celal-kadooglu-foodist-istanbul-uluslararasi-bir-marka-haline-gelecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/gaib-baskani-celal-kadooglu-foodist-istanbul-uluslararasi-bir-marka-haline-gelecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye’nin gıda üretim ve ihracat potansiyelini uluslararası pazarlara taşımayı hedefleyen Foodist İstanbul 2026, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın katılımıyla Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde kapılarını açtı. Gaziantep Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (GAİB) Başkanı Celal Kadooğlu, fuarın Türkiye’nin gıda sektöründeki gücünü dünyaya taşıyan önemli bir platform olacağını belirtti.</strong></p>

<p>Türkiye’nin gıda sektöründeki üretim kapasitesi, ürün çeşitliliği ve ihracat gücünü uluslararası pazarlarda daha görünür hale getirmeyi amaçlayan Foodist İstanbul 2026, sektörün önemli temsilcilerini İstanbul’da bir araya getirdi. Fuarın açılışında değerlendirmelerde bulunan GAİB Başkanı Celal Kadooğlu, organizasyonun Türkiye’nin küresel gıda ticaretindeki konumunu güçlendirecek önemli bir adım olduğunu ifade etti.</p>

<p>Kadooğlu, Foodist İstanbul’un hayata geçirilmesinde emeği geçen kurum, kuruluş ve paydaşlara teşekkür ederek, fuarın Türk gıda sektörünün uluslararası ölçekte tanıtılması açısından önemli bir fırsat sunduğunu söyledi.</p>

<p><strong>“Bugün burada, Türkiye’nin gıda sektöründeki gücünün ve potansiyelinin dünyayla buluşturulacağı önemli bir organizasyonun açılışını gerçekleştiriyoruz.”</strong></p>

<p><i><strong>“Türkiye küresel gıda ticaretinin önemli ülkelerinden biri”</strong></i></p>

<p>Türkiye’nin sahip olduğu üretim altyapısı ve geniş ürün yelpazesiyle dünya gıda ticaretinde güçlü bir konuma sahip olduğuna dikkat çeken Kadooğlu, yüksek kalite standartları ve gelişmiş ihracat ağı sayesinde Türk gıda sektörünün küresel pazarlarda önemli bir aktör olduğunu vurguladı.</p>

<p>Türkiye’nin yalnızca üretim ve ihracat kapasitesini artırmasının yeterli olmadığını belirten Kadooğlu, aynı zamanda uluslararası ticaretin önemli buluşma noktalarından biri olmasının da stratejik önem taşıdığını dile getirdi.</p>

<p><strong>“Türkiye; güçlü üretim altyapısı, ürün çeşitliliği, yüksek kalite standartları, girişimci özel sektörü ve dünyanın dört bir yanına ulaşan ihracat ağıyla küresel gıda ticaretinin önemli ülkelerinden biridir.”</strong></p>

<p>Kadooğlu, Türkiye’nin güçlü bir üretici ve ihracatçı ülke kimliğinin yanı sıra, küresel gıda ticaretinin buluşma merkezlerinden biri haline gelmesi gerektiğini ifade ederek, fuarların bu hedef doğrultusunda kritik bir rol üstlendiğini söyledi.</p>

<p><i><strong>“Güçlü fuarlar ticaretin başladığı merkezlerdir”</strong></i></p>

<p>Uluslararası fuarların yalnızca ürünlerin sergilendiği organizasyonlar olmadığını belirten Kadooğlu, fuarların yeni ticari bağlantıların kurulduğu, yeni pazarların keşfedildiği ve markaların küresel ölçekte tanıtıldığı stratejik platformlar olduğunu kaydetti.</p>

<p><strong>“Güçlü fuarlar; ticaretin başladığı, yeni pazarların açıldığı, markaların dünyaya tanıtıldığı ve uzun vadeli iş birliklerinin kurulduğu küresel buluşma merkezleridir.”</strong></p>

<p>Türkiye’nin yıllardır ürünlerini dünyanın farklı coğrafyalarındaki pazarlara taşıdığını ve uluslararası fuarlarda sergilediğini hatırlatan Kadooğlu, bundan sonraki süreçte hedefin yalnızca Türkiye’nin ürünlerini dünyaya ulaştırmak olmadığını, aynı zamanda dünyanın önde gelen gıda alıcılarını Türkiye’de buluşturmak olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>“Türkiye olarak yıllardır ürünlerimizi dünyanın dört bir yanına götürüyor, uluslararası fuarlarda sergiliyor ve yeni pazarlara ulaşmak için büyük bir gayret gösteriyoruz. Şimdi önümüzde daha büyük bir hedef var: Dünya alıcılarını ve küresel gıda ticaretini İstanbul’da buluşturan güçlü bir çekim merkezi oluşturmak.”</strong></p>

<p><strong>İstanbul, küresel gıda ticaretinin buluşma noktası olacak</strong></p>

<p>Foodist İstanbul’un ev sahipliği yaptığı İstanbul’un konumuna da dikkat çeken Kadooğlu, kentin sahip olduğu ulaşım altyapısı, ticari birikimi ve uluslararası marka değeriyle küresel gıda ticareti açısından önemli avantajlar sunduğunu belirtti.</p>

<p>İstanbul’un Avrupa, Asya ve Orta Doğu pazarlarına erişim açısından stratejik bir konumda bulunduğunu ifade eden Kadooğlu, bu potansiyelin Foodist İstanbul gibi uluslararası nitelikteki organizasyonlarla daha güçlü biçimde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>“İstanbul; üç kıtanın kesişim noktasındaki eşsiz konumu, güçlü ulaşım bağlantıları, köklü ticari kültürü ve uluslararası marka değeriyle bu hedef için son derece doğru bir adrestir.”</strong></p>

<p>Türkiye’nin üretim gücü ile ihracatçılarının küresel rekabet kapasitesinin, İstanbul’un uluslararası ticaret merkezi olma potansiyeliyle bir araya getirilmesi gerektiğini vurgulayan Kadooğlu, Foodist İstanbul’un bu ortak vizyonun önemli bir parçası olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>“Türkiye’nin üretim gücü var. İhracatçısının dünya pazarlarında rekabet gücü var. İstanbul’un ise dünyayı bir araya getirecek gücü ve potansiyeli var.”</strong></p>

<p><strong>“Foodist İstanbul’u hep birlikte büyütmeliyiz”</strong></p>

<p>Fuarın gelecekte uluslararası ölçekte daha güçlü bir marka haline gelmesinin sektörün ortak sahiplenmesiyle mümkün olacağını belirten Kadooğlu, katılımcı firmalar, ihracatçılar, alıcılar ve sektör paydaşlarının oluşturacağı sinerjinin organizasyonun başarısında belirleyici olacağını söyledi.</p>

<p>Foodist İstanbul’un uluslararası katılımcı ve ziyaretçi profilinin her yıl güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Kadooğlu, fuarın dünya gıda sektörünün yakından takip ettiği bir ticaret platformuna dönüşmesi hedefini paylaştı.</p>

<p><strong>“Bize düşen, bütün bu gücü ortak bir vizyon etrafında buluşturmak ve Foodist İstanbul’u hep birlikte büyütmektir.”</strong></p>

<p><i><strong>“Hedefimiz dünya gıda ticaretini Türkiye’ye taşımak”</strong></i></p>

<p>Kadooğlu, Foodist İstanbul’un yalnızca Türk gıda ürünlerinin uluslararası pazarlara tanıtılmasına hizmet eden bir fuar olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, organizasyonun Türkiye’yi küresel gıda ticaretinin önemli merkezlerinden biri haline getirme hedefi taşıdığını vurguladı.</p>

<p>Sektörün ortak iradesi ve güçlü sahiplenmesiyle Foodist İstanbul’un uluslararası marka değerinin her yıl daha da artacağına inandığını ifade eden Kadooğlu, fuarın Türkiye’ye yeni ticaret bağlantıları ve iş birlikleri kazandıracağını söyledi.</p>

<p><strong>“Sektörümüzün ortak iradesi ve sahiplenmesiyle, uluslararası katılımcı ve alıcı niteliğinin her yıl daha da güçlenmesiyle Foodist İstanbul’un, dünya gıda sektörünün takip ettiği, önem verdiği ve ticaret yapmak için ülkemize geldiği uluslararası bir marka haline geleceğine yürekten inanıyorum.”</strong></p>

<p>Kadooğlu, Türkiye’nin gıda sektöründeki üretim ve ihracat kapasitesini küresel ticaret ağlarıyla daha güçlü şekilde buluşturmanın önemine dikkat çekerek, Foodist İstanbul’un bu vizyonun merkezinde yer alacağını belirtti.</p>

<p><strong>“Bizim hedefimiz yalnızca Türk gıda ürünlerini dünyaya taşımak değil, aynı zamanda dünya gıda ticaretini Türkiye’ye taşımaktır.”</strong></p>

<p>GAİB Başkanı Celal Kadooğlu, sözlerini Foodist İstanbul’un Türkiye’nin gıda sektörünü uluslararası alanda daha güçlü bir konuma taşımasını temenni ederek tamamladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“Foodist İstanbul’un bu hedefe giden yolda güçlü ve kalıcı bir adım olmasını temenni ediyorum.”</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Özel Röportajlar</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/gaib-baskani-celal-kadooglu-foodist-istanbul-uluslararasi-bir-marka-haline-gelecek</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 11:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/r-d-v06312-j-p-g.jpeg" type="image/jpeg" length="74682"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cihat Alagöz, “Hedef dünyada ilk 3 fuar arasında yer almak”]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/cihat-alagoz-hedef-dunyada-ilk-3-fuar-arasinda-yer-almak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/cihat-alagoz-hedef-dunyada-ilk-3-fuar-arasinda-yer-almak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye’nin gıda üretim ve ihracat potansiyelini uluslararası pazarlara taşımayı hedefleyen Foodist İstanbul 2026, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın katılımıyla Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde kapılarını açtı. Açılışta konuşan ALZ Grup Yönetim Kurulu Başkanı Cihat Alagöz, fuarın Türkiye gıda sektörünün küresel pazarlardaki konumunu güçlendirecek önemli bir buluşma noktası olacağını belirterek, Foodist İstanbul’un kısa sürede dünyadaki kendi alanında ilk üç fuar arasına girmesini hedeflediklerini söyledi.</strong></p>

<p>Türkiye’nin gıda üretim gücünü, ihracat kapasitesini ve bölgesel ürün çeşitliliğini uluslararası alıcılarla buluşturmayı amaçlayan Foodist İstanbul Uluslararası Gıda ve İçecek Ürünleri Fuarı, İstanbul’da kapılarını açtı. ALZ Grup ve TÜYAP Fuarcılık Grubu iş birliğiyle, Türkiye Gıda Platformu’nun güçlü destekleriyle düzenlenen fuarın açılışı; Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, sektör temsilcileri, ihracatçı birlikleri, oda ve borsaların temsilcileri ile çok sayıda davetlinin katılımıyla gerçekleştirildi.</p>

<p>Açılış töreninde konuşan ALZ Grup Yönetim Kurulu Başkanı Cihat Alagöz, Foodist İstanbul’un ilk yılında ortaya koyduğu ilginin, fuarın gelecekteki küresel hedefleri açısından önemli bir gösterge olduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i><strong>“İki bakanımızın katılımıyla açılış yapmaktan büyük onur duyuyoruz”</strong></i></p>

<p>Konuşmasına, fuarın açılışında iki bakanın bir araya gelmesinin kendileri için büyük anlam taşıdığını belirterek başlayan Alagöz, şunları söyledi:</p>

<p>“ALZ Grup ve TÜYAP Fuarcılık Grubu iş birliğiyle, Türkiye Gıda Platformu’nun güçlü destekleriyle düzenlediğimiz Foodist İstanbul Uluslararası Gıda ve İçecek Ürünleri Fuarı’nın açılışını bugün iki bakanımızın birden teşrifleriyle gerçekleştiriyor olmak bizler açısından büyük bir onur ve mutluluk.”</p>

<p>Foodist İstanbul’un yalnızca Türkiye gıda sektörü açısından değil, Türk fuarcılık sektörü açısından da önemli bir organizasyon olduğuna dikkat çeken Alagöz, “Bugün hem küresel gıda endüstrisi hem de Türkiye fuarcılık sektörü açısından çok önemli, anlamlı ve heyecanlı bir günü hep birlikte yaşıyoruz” dedi.</p>

<p><strong>Ticaret Bakanlığı’na ihracat ve uluslararası ticaret vurgusu</strong></p>

<p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat’a hitaben konuşan Alagöz, Türk gıda sektörünün dünya pazarlarındaki konumunun güçlendirilmesi için Ticaret Bakanlığı tarafından yürütülen çalışmaların önemine dikkat çekti.</p>

<p>Alagöz, “Ülkemizin üretimine, ticaretine ve ihracatına verdiğiniz güçlü destek, özellikle Türk gıda sektörünün dünya pazarlarında daha güçlü bir konuma ulaşması için ortaya koyduğunuz vizyon bizler açısından son derece kıymetli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>İhracatçıların yeni pazarlara ulaşması ve uluslararası ticaret bağlantılarının geliştirilmesinde fuarların stratejik bir rol üstlendiğini belirten Alagöz, Ticaret Bakanlığı’nın bu alandaki desteklerinin sektör açısından önemli olduğunu söyledi.</p>

<p>“İhracatçımızın yeni pazarlara ulaşmasına, uluslararası ticaret bağlantılarımızın geliştirilmesine ve fuarcılık sektörümüzün ihracatımız için etkin bir araç haline gelmesine sağladığınız katkılar çok büyük” diyen Alagöz, bakanlık yöneticileri ve ilgili kamu kurumlarının fuarın açılışında yer almasının da sektör temsilcileri için önemli bir motivasyon olduğunu ifade etti.</p>

<p>Alagöz, “İş dünyamızın ve ihracatçımızın her zaman yanında olduğunuzu bilmek bizlere büyük güç katıyor. Başta Foodist İstanbul Fuarı olmak üzere sektörlerimize sağladığınız önemli katkı ve destekler için şükranlarımızı sunuyoruz” diye konuştu.</p>

<p><strong>Tarım ve gıda değer zincirinin güçlendirilmesine dikkat çekti</strong></p>

<p>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’ya da sektör adına teşekkür eden Alagöz, Türkiye’nin tarımsal üretim kapasitesinin geliştirilmesi ve gıda sanayisinin rekabet gücünün artırılmasının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Alagöz, “Ülkemizin tarım ve gıda alanındaki üretim gücünün geliştirilmesi, üreticimizin desteklenmesi için ortaya koyduğunuz vizyon ve gayretler sektörlerimiz açısından son derece önemli” dedi.</p>

<p>Tarım sektöründen gıda sanayisine kadar uzanan üretim zincirinin güçlendirilmesinin Türkiye’nin uluslararası pazarlardaki konumuna doğrudan katkı sunduğunu vurgulayan Alagöz, şöyle devam etti:</p>

<p>“Tarımsal üretimden gıda sanayisine kadar uzanan değer zincirimizin güçlenmesine, sektörümüzün rekabet gücünün artırılmasına ve ülkemizin güvenilir ve güçlü bir gıda tedarikçisi olarak dünyadaki konumunu pekiştirmesine sağladığınız katkılar için gıda ve içecek sanayilerimiz adına sizlere şükranlarımızı arz ediyoruz.”</p>

<p>Üreticinin ve gıda sektörünün kamu tarafından desteklenmesinin sektör temsilcilerine güç verdiğini belirten Alagöz, “Üreticimizin ve gıda sektörümüzün her zaman yanında olduğunuzu bilmek bizlere ve sektörlerimize büyük güç katıyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Foodist İstanbul’un arkasında güçlü sektör birlikteliği</strong></p>

<p>Foodist İstanbul’un ortaya çıkmasında Türkiye gıda sektörünün farklı temsilcilerinin oluşturduğu birlik ve beraberlik ruhunun önemli rol oynadığını vurgulayan Alagöz, fuarın güçlü bir sektör iş birliğinin ürünü olduğunu söyledi.</p>

<p>“Birlikte rahmet ve bereket, ayrılıkta azap vardır şiarıyla çıktığımız bu yolda” ifadelerini kullanan Alagöz, Türkiye İhracatçılar Meclisi ve ilgili sektör kuruluşlarının desteğiyle önemli bir sinerji oluşturulduğunu dile getirdi.</p>

<p>Alagöz, “TİM Başkanımız Sayın Mustafa Gültepe’nin başkanlığında büyük bir ahenk içerisinde başarılı çalışmalar yürüten Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri Sektör Kurulumuz ve bağlı ihracatçı birliklerimizin güçlü destekleriyle; Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonumuzun ve ETÜDER’in sağladığı sinerjiyle ortaya çıkan birlik ve beraberlik ruhu, şükürler olsun ki bugün rahmeti de beraberinde getirdi” diye konuştu.</p>

<p><strong><i>“Foodist İstanbul daha ilk yılında geleceğinin habercisi oldu”</i></strong></p>

<p>Foodist İstanbul’un ilk kez düzenlenmesine rağmen ortaya koyduğu tabloyla gelecek yıllara ilişkin güçlü bir potansiyel sergilediğini ifade eden Alagöz, fuarın uluslararası niteliğine dikkat çekti.</p>

<p>“Foodist İstanbul, daha ilk yılında ortaya koyduğu büyük başarı tablosuyla geleceğinin de şimdiden habercisi niteliğinde” diyen Alagöz, organizasyonun küresel fuarcılık arenasında önemli bir konuma ulaşacağına inandıklarını belirtti.</p>

<p>Alagöz, Foodist İstanbul için hedeflerini ise şu sözlerle açıkladı:</p>

<p>“Uluslararası nitelikte doğan Foodist İstanbul’un, inşallah çok kısa bir süre içerisinde dünyadaki kendi alanındaki ilk üç fuar arasında yer alacağına inanıyoruz. Bunun için de bütün gayretimizle çalışmaya devam ediyoruz.”</p>

<p><strong>Sektör temsilcilerine teşekkür</strong></p>

<p>Foodist İstanbul’un hayata geçirilmesinde katkı sağlayan ihracatçı birlikleri ve sektör kuruluşlarının temsilcilerine teşekkür eden Alagöz; TİM Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Nihat Uysallı, TİM Yönetim Kurulu Üyesi ve GAİB Yönetim Kurulu Başkanı Celal Kadooğlu, İHBİR Başkanı Kazım Taycı, BAİB Başkanı Beysel Memiş, Ege İhracatçı Birlikleri Hububat Başkanı ve Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Orta Anadolu İhracatçı Birlikleri Hububat Başkanı Afşin Kaşıkçı, Karadeniz İhracatçı Birlikleri Hububat Başkanı Günhan Ulusoy, Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu Başkanı Demir Şarman ile ETÜDER Başkanı Melih Şahinöz’e katkılarından dolayı teşekkür etti.</p>

<p>Alagöz, “Sizler sayesinde bu eser ortaya çıktı” diyerek, Foodist İstanbul’un arkasındaki güçlü sektör dayanışmasına dikkat çekti.</p>

<p><strong>Bölgesel üretim desenleri dünya pazarlarına açılıyor</strong></p>

<p>Foodist İstanbul’un katılımcıları arasında Türkiye’nin farklı bölgelerinden ticaret ve sanayi odaları ile ticaret borsalarının da bulunduğunu belirten Alagöz, fuarın Anadolu’nun üretim potansiyelini uluslararası pazarlara taşıma konusunda önemli bir görev üstlendiğini ifade etti.</p>

<p>Alagöz, “Ülkemizin dört bir tarafından bölgesel üretim desenlerini fuarımız vasıtasıyla uluslararası pazarlara açıyorlar” dedi.</p>

<p>Türkiye’nin farklı coğrafyalarında üretilen tarım ve gıda ürünlerinin küresel alıcılarla bir araya gelmesini sağlayan Foodist İstanbul’un, yeni ticaret bağlantılarının kurulmasına ve ihracat fırsatlarının geliştirilmesine katkı sunması hedefleniyor.</p>

<p>Gıda sektörünün üreticiden sanayiciye, ihracatçıdan uluslararası alıcıya kadar geniş bir ekosistemini İstanbul’da bir araya getiren Foodist İstanbul 2026, Türkiye’nin gıda alanındaki üretim kapasitesini ve ihracat vizyonunu uluslararası platformda daha görünür hale getirmeyi amaçlıyor. ALZ Grup ve TÜYAP Fuarcılık Grubu iş birliğiyle düzenlenen organizasyonun, önümüzdeki yıllarda küresel gıda fuarları arasında daha güçlü bir konuma ulaşması hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Özel Röportajlar</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/cihat-alagoz-hedef-dunyada-ilk-3-fuar-arasinda-yer-almak</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 11:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/r-d-v06285-j-p-g.jpeg" type="image/jpeg" length="58639"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İlhan Ersözlü, “150 ülkeden alıcılar Foodist İstanbul’da”]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ilhan-ersozlu-150-ulkeden-alicilar-foodist-istanbulda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ilhan-ersozlu-150-ulkeden-alicilar-foodist-istanbulda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye’nin gıda üretim gücünü ve ihracat potansiyelini uluslararası pazarlara daha güçlü şekilde taşımayı hedefleyen Foodist İstanbul 2026, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın katılımıyla Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde kapılarını açtı. TÜYAP Fuarcılık Grubu ve ALZ iş birliğiyle, Türkiye Gıda Platformu çatısı altında hayata geçirilen fuar; yaklaşık 1.000 markayı, 150 ülkeden gelecek alıcıları ve sektör profesyonellerini İstanbul’da bir araya getiriyor.</strong></p>

<p>Türkiye’nin gıda sektöründeki üretim kapasitesini, markalaşma gücünü ve ihracat potansiyelini küresel ticaret ağlarıyla buluşturmayı amaçlayan Foodist İstanbul 2026, Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen törenle başladı. Gıda sektörünün üretici, ihracatçı, alıcı ve profesyonellerini aynı çatı altında buluşturan fuarın açılışına Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı da katıldı.</p>

<p>Fuarın açılışında konuşan<i> Tüyap Fuarlar Yapım A.Ş. Genel Müdürü İlhan Ersözlü,</i> Foodist İstanbul’un uzun soluklu bir hazırlık sürecinin ardından hayata geçirildiğini belirterek, fuarı dünyanın önde gelen gıda organizasyonları arasına taşıma hedefiyle çalıştıklarını söyledi.</p>

<p><i><strong>“Bir yılı aşkın süredir çok yoğun bir çalışma yürüttük”</strong></i></p>

<p>Foodist İstanbul’un, sektör temsilcilerinin ortak vizyonu ve güçlü iş birlikleriyle hazırlandığını vurgulayan Ersözlü, şöyle konuştu:</p>

<p>“Türkiye Gıda Platformu çatısı altında, TÜYAP Fuarcılık Grubu ve ALZ iş birliğiyle hazırladığımız Foodist İstanbul Fuarı’nı bugün hep birlikte açmanın gururunu yaşıyoruz. Bir yılı aşkın süredir bu fuar için çok yoğun bir çalışma yürüttük. Platformumuzun oluşturduğu fuar komitesiyle birlikte büyük bir emek ortaya koyduk.”</p>

<p>Fuarın uluslararası tanıtımı için kapsamlı çalışmalar gerçekleştirdiklerini ifade eden Ersözlü, hazırlık süreci boyunca dünyanın farklı noktalarında sektörle bir araya geldiklerini belirtti.</p>

<p>Ersözlü, “Bir yıl boyunca dünyanın farklı noktalarında fuarımızın tanıtım ve PR çalışmalarını gerçekleştirdik, dünyanın önde gelen fuarlarını ziyaret ettik. Türkiye’de düzenleyeceğimiz Foodist İstanbul Fuarı’nı, dünyanın üç büyük gıda fuarından biri yapma hedefiyle yola çıktık” dedi.</p>

<p><strong>Hedef: Türkiye’nin değil, coğrafyanın gıda fuarı olmak</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Foodist İstanbul’un yalnızca Türkiye merkezli bir organizasyon olarak değil, geniş bir coğrafyaya hitap eden uluslararası bir ticaret platformu olarak konumlandırıldığını vurgulayan Ersözlü, fuarın küresel ölçekte güçlü bir marka haline getirilmesi için sektörün tüm paydaşlarıyla birlikte hareket ettiklerini söyledi.</p>

<p>“Amacımız, Foodist İstanbul’un yalnızca Türkiye’nin değil, coğrafyanın ve sektörün fuarı olmasıydı. Bu doğrultuda tüm paydaşlarımızla el birliğiyle çalıştık” ifadelerini kullanan Ersözlü, fuarın özellikle ihracat ve uluslararası ticaret açısından önemli fırsatlar oluşturmasını hedeflediklerini dile getirdi.</p>

<p><strong>10 salonda, 100 bin metrekarenin üzerinde alanda yaklaşık 1.000 marka</strong></p>

<p>Foodist İstanbul 2026’nın ilk yılında ulaştığı katılımcı büyüklüğüne dikkat çeken Ersözlü, Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nin 10 salonunda düzenlenen organizasyonun 100 bin metrekarenin üzerindeki alana yayıldığını belirtti.</p>

<p>Ersözlü, “Bugün TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde, 10 salonda ve 100 bin metrekarenin üzerindeki alanda, yaklaşık 1.000 marka yer alıyor. Türkiye’nin en büyük üreticileri, ihracatçıları ve lider markalarının yanı sıra dünyanın farklı noktalarından gelen yaklaşık 100 yabancı firma da fuarımızda stant açtı” diye konuştu.</p>

<p>Türkiye’nin güçlü üretici ve ihracatçı markalarının uluslararası firmalarla aynı platformda buluşmasının, Foodist İstanbul’un küresel ticaret vizyonunun önemli göstergelerinden biri olduğunu belirten Ersözlü, fuarın uluslararası alım heyetleri açısından da güçlü bir organizasyon olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>150 ülkeden alıcılar ve sektör profesyonelleri İstanbul’da buluşuyor</strong></p>

<p>Foodist İstanbul’un en önemli hedeflerinden birinin, katılımcı firmalar ile nitelikli uluslararası alıcıları bir araya getirmek olduğunu vurgulayan Ersözlü, TÜYAP’ın küresel ağının bu noktada önemli bir rol üstlendiğini söyledi.</p>

<p>“Bu firmaların tamamı, 150 ülkeden gelecek alıcılar, iş insanları ve sektör profesyonelleriyle buluşuyor. TÜYAP Fuarcılık Grubu olarak 60 ülkeden; Körfez ülkeleri, Asya-Pasifik, Orta Doğu, Sahra Altı Afrika, Kuzey Afrika ve Avrupa Birliği ülkelerinden profesyonel ziyaretçileri fuarımıza getiriyoruz” diyen Ersözlü, uluslararası ziyaretçi profilinin fuarın ticari niteliğini güçlendirdiğini belirtti.</p>

<p>Bu organizasyonun katılımcı firmaların yeni pazarlara ulaşmasına ve ihracat bağlantılarını geliştirmesine katkı sağlamasının öncelikli hedefleri arasında bulunduğunu dile getiren Ersözlü, şunları söyledi:</p>

<p>“Bu bizim için son derece kıymetli. Amacımız, fuarımıza katılan nitelikli markaların dış ticaretine katkı sağlamak ve Türkiye’nin gıda sektöründe gerçekleştirdiği ihracatı daha da ileri taşımak.”</p>

<p><i><strong>“Dünyanın üç büyük gıda fuarından biri haline getirmek için çalışacağız”</strong></i></p>

<p>Foodist İstanbul’un uzun vadeli hedeflerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan İlhan Ersözlü, Türkiye’nin gıda sektöründeki küresel gücünü daha ileri taşımak amacıyla ihracatçı birlikleri, sektör dernekleri ve federasyonlarla güçlü bir iş birliği yürüttüklerini söyledi.</p>

<p>Ersözlü, “İhracatçı birliklerimiz, derneklerimiz ve federasyonumuzla birlikte el birliğiyle bu fuarı dünyanın üç büyük gıda fuarından biri haline getirmek için var gücümüzle çalışıyoruz ve çalışmaya devam edeceğiz” dedi.</p>

<p>Fuarın Türkiye’nin gıda ticaretine ve ihracat performansına önemli katkılar sunmasını beklediklerini belirten Ersözlü, “Foodist İstanbul’un sektörümüze ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Bu fuarın gıda ihracatına ve gıda ticaretine önemli katkılar sağlamasını temenni ediyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Sektörün güçlü kurumlarına teşekkür</strong></p>

<p>Konuşmasında Foodist İstanbul’un hazırlanmasında görev alan kurum ve kuruluşlara da teşekkür eden Ersözlü, fuarın sektörün ortak çalışmasıyla hayata geçirildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Ersözlü; Akdeniz Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, Orta Anadolu Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, Karadeniz Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, Türkiye Gıda ve İçecek Sanayi Dernekleri Federasyonu, Ev Dışı Tüketim Tedarikçileri Derneği ve ALZ Fuar’a katkılarından dolayı teşekkür etti.</p>

<p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın fuarın açılışında yer almasının sektör açısından taşıdığı öneme de değinen Ersözlü, “Sayın Ticaret Bakanım, Sayın Tarım ve Orman Bakanım; sizlerin burada bulunmanız, fuarımıza verdiğiniz destek ve yanımızda olmanız bizim için son derece kıymetli. Sizlere ve tüm kurumlarımıza teşekkür ediyorum” dedi.</p>

<p><strong>Katılımcılara ve organizasyon ekiplerine teşekkür</strong></p>

<p>Foodist İstanbul’a güvenerek katılım gösteren yerli ve yabancı firmalara da teşekkür eden Ersözlü, fuarın başarısında katılımcıların ve organizasyon ekiplerinin büyük payı olduğunu söyledi.</p>

<p><i>“Bize güvenerek fuarımıza katılan tüm firmalarımıza, yurt içinden ve yurt dışından gelen tüm katılımcılarımıza ayrıca teşekkür etmek istiyorum” </i>diyen Ersözlü, TÜYAP ve ALZ ekiplerinin fuarın hayata geçirilmesi için yoğun bir çalışma yürüttüğünü belirtti.</p>

<p>Ersözlü, “TÜYAP Fuarcılık Grubu ve ALZ Grup olarak bu fuarın gerçekleşmesi için büyük bir özveriyle çalıştık. TÜYAP’ın satış, pazarlama ve operasyon ekipleri başta olmak üzere fuara katkı sağlayan tüm birimlerimize ve ALZ Grup ekibine teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Konuşmasının sonunda Foodist İstanbul 2026’nın sektör ve Türkiye ekonomisi açısından güçlü sonuçlar doğurmasını temenni eden Ersözlü, “Foodist İstanbul Fuarı’nın sektörümüze, ülkemize ve tüm katılımcılarımıza hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. Fuarımızın gıda ihracatına, ticaretine ve sektörümüzün küresel ölçekteki gücüne önemli katkılar sağlamasını temenni ediyorum” diyerek sözlerini tamamladı.</p>

<p>Foodist İstanbul 2026, Türkiye’nin gıda üretim kapasitesini uluslararası alıcılarla buluştururken, sektör firmalarına yeni ticari bağlantılar kurma, ihracat pazarlarını genişletme ve küresel iş birlikleri geliştirme fırsatı sunmayı hedefliyor. TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen organizasyon, Türkiye’nin gıda sektörünü uluslararası ticaretin merkezlerinden biri haline getirme vizyonuyla sektörün tüm paydaşlarını İstanbul’da bir araya getiriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Özel Röportajlar</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ilhan-ersozlu-150-ulkeden-alicilar-foodist-istanbulda</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 11:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/r-d-v06263-j-p-g.jpeg" type="image/jpeg" length="48381"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İnşaat sektörü 14 çeyrek sonra daraldı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/insaat-sektoru-14-ceyrek-sonra-daraldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/insaat-sektoru-14-ceyrek-sonra-daraldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2026 yılının ikinci çeyreğine ilişkin büyüme verilerini açıklamasının ardından sektörlerin performansı da netleşti. Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı M. Erdal Eren, inşaat sektörünün 14 çeyrektir sürdürdüğü büyüme serisinin sona erdiğini belirterek, sektörün yılın ikinci çeyreğinde yüzde 1,9 oranında küçüldüğünü açıkladı.</strong></p>

<p>Büyüme verilerini değerlendiren Eren, kamu yatırımlarındaki ödenek kısıtlamaları, finansmana erişimde yaşanan zorluklar ve yüksek maliyetlerin sektör üzerindeki baskısının uzun süredir devam ettiğine dikkat çekti. Eren, bu sorunların çözülmemesinin inşaat sektörünün 14 çeyrek sonra yeniden küçülmesine neden olduğunu ifade etti.</p>

<p>Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı M. Erdal Eren, 2026 yılının ikinci çeyreğine ilişkin yaptığı yazılı değerlendirmede, Türkiye ekonomisinin büyümesini sürdürmesine karşın inşaat sektöründe farklı bir görünüm ortaya çıktığını belirtti.</p>

<p>Eren, “2026 yılının ikinci çeyreğinde Gayrisafi Yurt İçi Hasıla verilerine göre Türkiye ekonomisi büyümesini sürdürürken, sektörümüz açısından tablo tersine dönmüştür. 14 çeyrektir aralıksız büyüyen inşaat sektörü, bu yılın ikinci çeyreğinde yüzde 1,9 oranında küçülmüştür” dedi.</p>

<p>Son dönemde sektördeki büyüme hızının yavaşladığına dikkat çektiklerini belirten Eren, sıkı finansman koşulları, yüksek kredi maliyetleri ve özel sektör yatırımlarındaki temkinli seyrin daralmada etkili olduğunu söyledi.</p>

<p>2023 ve sonraki yıllarda deprem bölgesinde yürütülen yeniden inşa çalışmaları ile kamu kaynaklı altyapı yatırımlarının inşaat sektörünü güçlü şekilde desteklediğini hatırlatan Eren, 2026 itibarıyla bu desteğin görece sınırlı kalmasının özel sektör kaynaklı inşaat faaliyetlerindeki yavaşlamayı telafi etmeye yetmediğini ifade etti.</p>

<p>İnşaat sektöründe kamu yatırımlarına ayrılan ödeneklerdeki kısıtlamalar, finansmana erişimde yaşanan güçlükler ve yüksek maliyetlerin sektör üzerindeki baskısını uzun süredir gündeme getirdiklerini vurgulayan Eren, söz konusu sorunların devam etmesinin sektörün 14 çeyrek sonra küçülmesine yol açtığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eren, bu alanlarda yapılacak düzenlemelerin inşaat sektörünün yeniden pozitif büyüme sürecine dönmesine ve Türkiye ekonomisinin büyümesine sağladığı katkının sürdürülmesine yardımcı olacağını kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ, ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/insaat-sektoru-14-ceyrek-sonra-daraldi</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 18:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/1788169538-erdal-eren.jpeg" type="image/jpeg" length="12627"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Un sektörünün lideri Ulusoy Un, küresel gıda devleriyle Foodist İstanbul’da buluşuyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/un-sektorunun-lideri-ulusoy-un-kuresel-gida-devleriyle-foodist-istanbulda-bulusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/un-sektorunun-lideri-ulusoy-un-kuresel-gida-devleriyle-foodist-istanbulda-bulusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye gıda sektörünün temsilcilerini 150’yi aşkın ülkeden 70 binin üzerinde sektör profesyoneliyle bir araya getirecek Foodist İstanbul Uluslararası Gıda ve İçecek Ürünleri Fuarı, 1-4 Eylül tarihlerinde İstanbul TÜYAP’ta gerçekleştirilecek. Türkiye’nin en büyük un üreticisi ve ihracatçısı Ulusoy Un da yeni ürün gamını sektör profesyonelleriyle buluşturmak üzere fuarda 7. Hall 752 numaralı stantta yer alacak.</strong></p>

<p>Türkiye gıda sektörünün en kapsamlı uluslararası organizasyonları arasında yer alması hedeflenen Foodist İstanbul Uluslararası Gıda ve İçecek Ürünleri Fuarı, Türkiye Gıda Platformu’nun desteğiyle 1-4 Eylül 2026 tarihleri arasında Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenecek.</p>

<p>Dünyanın en büyük üç gıda fuarından biri olma hedefiyle hayata geçirilen Foodist İstanbul’un, 150’yi aşkın ülkeden 70 binin üzerinde profesyonel ziyaretçiyi ağırlaması bekleniyor. Türkiye’nin uluslararası ölçekte referans gıda fuarı haline gelmesi amacıyla düzenlenen organizasyon; Türkiye Gıda Platformu çatısı altında bulunan Türkiye İhracatçılar Meclisi Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri Sektör Kurulu ile İhracatçı Birlikleri’nin yanı sıra Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu (TGDF) ve Ev Dışı Tüketim Tedarikçileri Derneği’nin (ETÜDER) destekleriyle gerçekleştiriliyor.</p>

<p><img alt="Drerengünhunulusoyyeni" class="detail-photo img-fluid" height="940" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/drerengunhunulusoyyeni.png" width="1102" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İHBİR, GAİB, AHBİB, OAİB, KİB ve EİB’nin de destek verdiği Foodist İstanbul’da, Türkiye’nin lider un üreticisi ve ihracatçısı Ulusoy Un yeni ürün gamını tanıtacak.</p>

<p>Türkiye’de ilk kez düzenlenecek fuarın sektör açısından önemli fırsatlar sunacağını belirten Ulusoy Un Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Eren Günhan Ulusoy, Foodist İstanbul’un Türk gıda sektörünün küresel görünürlüğüne ve ihracatına önemli katkılar sağlayacağını ifade etti.</p>

<p>Ulusoy, “Türk gıda sektörünün uluslararası alandaki konumunu güçlendirecek ve markalarımıza küresel görünürlük kazandıracak stratejik bir fuar olarak ilk kez hayata geçirilen Foodist İstanbul, Türkiye Gıda Platformu ile kurulan iş birliği kapsamında sektörümüz açısından büyük önem taşıyor. Türkiye, 2025 yılı verilerine göre 83,2 milyar dolarlık tarımsal hasılayla dünyada 7’nci, Avrupa’da ise birinci sırada yer alıyor. Türkiye, faaliyet gösterdiğimiz un sektöründe dünyanın ihracat şampiyonu konumunda bulunurken, bisküvi ve makarnada da dünyanın en büyük 5 ihracatçı ülkesi arasında yer alıyor.</p>

<p>Foodist İstanbul’un sektörümüzün uluslararası tanıtımına ve ihracat performansına önemli katkılar sunacağına inanıyoruz. Katılımcılara yeni pazarlara ulaşma, alıcılarla doğrudan temas kurma ve güçlü iş bağlantıları geliştirme fırsatı sağlayan bu organizasyonun önümüzdeki yıllarda etkisini daha da artıracağını düşünüyoruz. Kısa süre içerisinde dünyanın en büyük ve en önemli gıda fuarları arasında yer alacağına inanıyoruz” değerlendirmesinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/un-sektorunun-lideri-ulusoy-un-kuresel-gida-devleriyle-foodist-istanbulda-bulusuyor</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 18:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/ulusoylogopng-1.jpg" type="image/jpeg" length="92002"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[IBAKTECH, 2026’da 150 ülkeden sektör profesyonelini İstanbul’da ağırlayacak]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ibaktech-2026da-150-ulkeden-sektor-profesyonelini-istanbulda-agirlayacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ibaktech-2026da-150-ulkeden-sektor-profesyonelini-istanbulda-agirlayacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Unlu mamullerden çikolata ve şekerlemeye, dondurmadan profesyonel mutfak ekipmanlarına kadar geniş bir sektörü buluşturan IBAKTECH, 2026’da 150 ülkeden sektör profesyonelini İstanbul’da ağırlamaya hazırlanıyor. 80 bin metrekarelik alanda 7 salonda düzenlenecek fuarda 500’ün üzerinde marka ve katılımcının yer alması, 4 gün boyunca 5 milyar euronun üzerinde iş hacmi oluşturulması hedefleniyor.</strong></p>

<p>Unlu mamuller, ekmek ve pasta, çikolata, şekerleme ile dondurma sektörlerinde üretim teknolojileri hızla gelişirken, otomasyon, verimlilik ve yeni nesil makine yatırımları üreticilerin gündemindeki önemini koruyor. Üreticilerin teknoloji yatırımlarını artırması, uluslararası ticaret ve yeni iş birliklerine yönelik organizasyonların da önemini beraberinde getiriyor.</p>

<p>Bu kapsamda iki yılda bir düzenlenen IBAKTECH - Uluslararası Ekmek, Pasta Makineleri, Dondurma, Çikolata ve Teknolojileri Fuarı, 15’inci kez İstanbul Fuar Merkezi’nde sektör profesyonellerini bir araya getirecek.</p>

<p>Messe Stuttgart Turkey Fuarcılık tarafından düzenlenen IBAKTECH; unlu mamuller, ekmek ve pasta, çikolata, şekerleme ve dondurma üreticilerinin yanı sıra HORECA profesyonelleri, makine ve ekipman üreticileri, tedarikçiler, yatırımcılar ve satın alma profesyonellerini aynı platformda buluşturuyor.</p>

<p><strong>150 ülkeden sektör paydaşı hedefleniyor</strong></p>

<p>IBAKTECH’in uluslararası niteliği son yıllarda artış gösterirken, 2024 yılında fuar önemli bir ziyaretçi rekoruna ulaştı. Organizasyonda 332 katılımcı yer alırken, 10 bin 566’sı uluslararası olmak üzere 118 ülkeden toplam 92 bin 482 ziyaretçi ağırlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>2026 yılında ise katılımcı ve ziyaretçi ülkelerinin toplamında 150 ülkeden sektör temsilcisinin İstanbul’da bir araya gelmesi hedefleniyor. Fuarda 500’ün üzerinde katılımcı ve markanın yer alması beklenirken, dört gün sonunda 5 milyar euronun üzerinde ticaret hacmine ulaşılması amaçlanıyor.</p>

<p>Her 10 ziyaretçiden biri 100 bin eurodan fazla yatırım planlıyor</p>

<p>IBAKTECH’in sektörel etkisini yalnızca ziyaretçi sayısı değil, fuara gelen profesyonellerin yatırım potansiyeli de ortaya koyuyor.</p>

<p>Fuar verilerine göre, her 10 profesyonel ziyaretçiden biri 100 bin euronun üzerinde yatırım yapmayı planlıyor. Üreticiler, makine ve ekipman firmaları, yatırımcılar ve satın alma yöneticileri; yeni teknolojileri incelemek, tedarikçi bulmak, ihracat bağlantıları kurmak ve ticari iş birlikleri geliştirmek amacıyla fuarda buluşacak.</p>

<p>Messe Stuttgart Turkey Fuarcılık Genel Müdürü Ufuk Altıntop, fuarın büyüme performansının sektördeki yatırım ve ticaret potansiyeline işaret ettiğini belirtti.</p>

<p>Altıntop, 2024 yılında ziyaretçi rekorunun kırıldığını ve fuar sonrasında yapılan araştırmada ziyaretçilerin yüzde 99’unun organizasyonun beklentilerini karşıladığını ifade etti. Uluslararası ziyaretçilerin yüzde 93’ünün ise fuara yatırım amacıyla geldiğini belirten Altıntop, 2026’da hem fuar alanını hem de uluslararası erişimi genişletmeyi hedeflediklerini söyledi.</p>

<p>İstanbul’un coğrafi konumunun Türkiye’yi uluslararası ziyaretçiler açısından avantajlı bir merkez haline getirdiğini belirten Altıntop, 2026 organizasyonunda 150 ülkeden sektör paydaşını ağırlamayı ve dört günlük etkinlik boyunca 5 milyar euronun üzerinde iş hacmine ulaşmayı hedeflediklerini kaydetti.</p>

<p><strong>Fuar alanı 80 bin metrekareye çıkıyor</strong></p>

<p>IBAKTECH’in büyümesi fuar alanına da yansıyor. 2022 yılında 5 salonda gerçekleştirilen organizasyon, 2024 yılında 6 salona genişlerken, 2026’da 7 salon ve 80 bin metrekarelik alanda düzenlenecek.</p>

<p>Fuarda; ekmek ve pasta makineleri, hamur makineleri, çikolata ve dondurma üretim teknolojileri, ambalaj makineleri, fırın ve pastane ekipmanları, profesyonel mutfak ekipmanları ile soğutma sistemleri başta olmak üzere çok sayıda ürün ve teknoloji grubu sergilenecek.</p>

<p><strong>Ziyaretçilerin yüzde 99’u fuardan memnun kaldı</strong></p>

<p>IBAKTECH 2024 sonrasında gerçekleştirilen ziyaretçi araştırması da organizasyonun sektördeki karşılığını ortaya koydu. Araştırmaya göre ziyaretçilerin yüzde 99’u fuarın beklentilerini karşıladığını belirtirken, yüzde 92’si organizasyonu “çok iyi” veya “iyi” olarak değerlendirdi.</p>

<p>Uluslararası ziyaretçilerin yüzde 93’ü fuara yatırım amacıyla katıldığını belirtirken, ziyaretçilerin yüzde 97’si bir sonraki IBAKTECH organizasyonuna katılmayı planladığını ifade etti.</p>

<p>T.C. Ticaret Bakanlığı tarafından “Prestijli Fuar” statüsünde desteklenen 15. IBAKTECH - Uluslararası Ekmek, Pasta Makineleri, Dondurma, Çikolata ve Teknolojileri Fuarı, 2026 yılında İstanbul Fuar Merkezi’nde sektör profesyonellerini ağırlayacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ, ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ibaktech-2026da-150-ulkeden-sektor-profesyonelini-istanbulda-agirlayacak</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 18:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/1787063838-ibaktech05.jpg" type="image/jpeg" length="16489"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TOSFED İstanbul Park'ta Nefes Kesen Mücadele]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/tosfed-istanbul-parkta-nefes-kesen-mucadele</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/tosfed-istanbul-parkta-nefes-kesen-mucadele" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>AVIS 2026 Türkiye Pist Şampiyonası üçüncü ayağı olan Zafer Kupası Yarışları, 29-30 Ağustos tarihlerinde, TOSFED İstanbul Park’ta düzenlendi. 12.000 kadar biletli seyirci topluluğu önünde nefes kesen mücadelelere sahne olan yarışlara, sürücülerin kendi otomobilleri ile piste çıktıkları TOSFED Track Faest de eşlik etti.</strong></p>

<p>Maxi ve süper grupta 22 sürücünün direksiyon başına geçtiği hafta sonunda; süper grupta her iki yarışı da kazanan isim Orçun İnce oldu. Recep Çelikkanat ilk yarışı ikinci ikinci, yarışı üçüncü tamamlarken, Sadi Angılcı ilk yarışta üçüncü, ikini yarışta ikinci olarak podyuma çıkan isim oldu.</p>

<p>Baştan sona büyük çekişmenin yaşandığı maxi grupta ise ilk yarış podyumu; birinci Berk Kalpaklıoğlu ikinci Oğuz Marangoz ve üçüncü Sevde Zehra Yıldırım şeklinde oluştu. İkinci yarışta ise Seda Kaçan Bakan birinci, Galip Atar ikinci ve ilk pist deneyimini çifte podyum ile noktalayan 16 yaşındaki genç sporcu Oğuz Marangoz da üçüncü sırada yer aldı. Her iki yarışın takımlar birinciliğini Texaco Team AMS kazanırken, kadınlar kategorisinde ilk yarışta Sevde Zehra Yıldırım, ikinci yarışta ise Seda Kaçan Bakan birincilikleri kazanan sporcular oldular. Yarışlardaki en hızlı tur zamanını kaydeden super grupta Orçun İnce, maxi grupta ise Berk Kalpaklıoğlu ve Seda Kaçan Bakan 30 Ağustos özel ödüllerinin sahibi oldular.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gün sonunda düzenlenen törende, dereceye giren sporcu ve takımlara ödüllerini TBMM 25, 26 ve 27. dönem Ankara Milletvekili Mücahit Arslan ve TOSFED Başkanı Eren Üçlertoprağı takdim etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/tosfed-istanbul-parkta-nefes-kesen-mucadele</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 18:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/1788177635-2026-t-p-s3-0011.jpg" type="image/jpeg" length="79894"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MAKTEK Avrasya 2026, “Türkiye is Key” vizyonuyla küresel üretimi İstanbul’da buluşturacak]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/maktek-avrasya-2026-turkiye-is-key-vizyonuyla-kuresel-uretimi-istanbulda-bulusturacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/maktek-avrasya-2026-turkiye-is-key-vizyonuyla-kuresel-uretimi-istanbulda-bulusturacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye’yi yalnızca bölgesel bir üretim merkezi olarak değil, küresel sanayinin yeni stratejik üretim üslerinden biri olarak konumlandırmayı hedefleyen MAKTEK Avrasya 2026, “Türkiye is Key” vizyonuyla İstanbul’da gerçekleştirilecek. TÜYAP Fuarcılık Grubu organizasyonunda, Ticaret Bakanlığı ve Makine İhracatçıları Birliğinin (MİB) destekleri ile Takım Tezgahları Sanayici ve İş İnsanları Derneğinin (TİAD) iş birliğinde düzenlenecek MAKTEK Avrasya 2026, 28 Eylül-3 Ekim 2026 tarihleri arasında İstanbul Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde sektör profesyonellerini bir araya getirecek.</strong></p>

<p>Üretim teknolojilerindeki dönüşümün en önemli buluşma noktalarından biri olmaya hazırlanan fuar; CNC sistemlerinden robotik çözümlere, dijital üretim platformlarından sürdürülebilir üretim modellerine kadar geniş bir teknoloji yelpazesine ev sahipliği yapacak.</p>

<p>Bu yıl <i><strong>“DAHA” </strong></i>mottosuyla gerçekleştirilecek MAKTEK Avrasya 2026’da daha hızlı, daha verimli, daha hassas ve daha akıllı üretim anlayışı ön plana çıkacak. Endüstri 4.0 ve Endüstri 5.0 uygulamaları, dijital ikiz teknolojileri ve veri odaklı üretim modelleri de fuarın öne çıkan gündem başlıkları arasında yer alacak.</p>

<p><strong>Küresel üretimin yeni merkezi olma hedefi</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Küresel üretim dengelerinin yeniden şekillendiği bir dönemde artan maliyetler, tedarik zincirlerinde yaşanan kırılmalar ve jeopolitik belirsizlikler, sanayi yatırımlarının yönünü değiştirmeye devam ediyor. Şirketler, daha güvenli, erişilebilir ve sürdürülebilir üretim merkezlerine yönelirken Türkiye, sahip olduğu stratejik konum ve üretim kapasitesiyle bu dönüşümün önemli merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p>MAKTEK Avrasya 2026 da “Türkiye is Key” vizyonuyla bu stratejik avantajı uluslararası iş dünyasına taşıyarak Türkiye’nin üretimin geleceğindeki merkezi rolünü güçlendirmeyi hedefliyor.</p>

<p>Avrupa’da yükselen enerji maliyetleri, iş gücü baskısı ve üretim kapasitesindeki daralma üreticileri alternatif merkezlere yönlendirirken, Asya’daki tedarik zinciri riskleri de güvenli üretim üslerine olan ihtiyacı artırıyor. Türkiye’nin coğrafi konumu, güçlü sanayi altyapısı ve geniş pazarlara erişim imkanı, ülkeyi küresel üretim yatırımları açısından stratejik bir noktaya taşıyor.</p>

<p><i><strong>“Şirketlerimizin küresel görünürlüğüne katkı sağlıyor”</strong></i></p>

<p><i>TİAD Yönetim Kurulu Başkanı Murat Akyüz</i>, MAKTEK Avrasya’nın yalnızca bir fuar olmanın ötesinde, sektörün geleceğine yön veren stratejik bir platform olduğunu belirtti.</p>

<p>Fuarın takım tezgahları ve üretim teknolojileri alanında Türkiye’nin ve bölgenin en kapsamlı buluşmalarından biri olduğuna dikkat çeken Akyüz, “Şirketlerimizin yeni pazarlara açılmasına, rekabet güçlerini artırmasına ve küresel ölçekte daha görünür hale gelmesine katkı sağlayan önemli bir platformdur.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><i><strong>“Üretim teknolojilerinin küresel buluşma noktası”</strong></i></p>

<p><i>TÜYAP Genel Müdürü İlhan Ersözlü</i> ise MAKTEK Avrasya’nın Türkiye’nin üretim gücünü uluslararası ölçekte temsil eden en önemli organizasyonlardan biri olduğunu vurguladı.</p>

<p>Ersözlü, “MAKTEK Avrasya, yalnızca Türkiye’nin değil, Avrasya bölgesinin üretim teknolojileri alanındaki en güçlü buluşmalarından biri haline geldi. Firmalarımıza uluslararası pazarlara erişim imkanı sunarken Türkiye’nin üretim kabiliyetini ve mühendislik gücünü dünyaya tanıtan MAKTEK Avrasya, üretim teknolojilerinin küresel ölçekte buluştuğu güçlü bir organizasyon olarak öne çıkıyor.” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>MİB Yönetim Kurulu Başkanı Osman Fatih İğrek de MAKTEK Avrasya’nın makine imalat sektörünün gelişimine yön veren en önemli organizasyonlardan biri olduğunu belirtti.</p>

<p>Makine imalat sektörünün sanayinin gelişiminde stratejik bir rol üstlendiğine işaret eden İğrek, sektörün gücünün teknoloji, üretim kapasitesi ve iş birliklerinin birlikte geliştirilmesiyle artırılabileceğini ifade etti.</p>

<p>İğrek, “MAKTEK Avrasya, makine imalat sektörünün bugününü güçlendiren ve geleceğini şekillendiren en önemli organizasyonlardan biri olmaya devam ediyor.” dedi.</p>

<p><strong>MAKTEKVERSE ile fuar deneyimi yeniden tanımlanacak</strong></p>

<p>MAKTEK Avrasya 2026, yalnızca ürün ve teknolojilerin sergilendiği geleneksel bir fuar anlayışının ötesine geçerek MAKTEKVERSE kurgusuyla interaktif bir deneyim platformuna dönüşecek. Bu kapsamda öğrenciler, genç mühendisler ve girişimcilere yönelik yenilikçi projelerin ve ileri üretim çözümlerinin sergileneceği Tech-Force Area, fuarın dikkat çeken alanlarından biri olacak.</p>

<p>Sektörün önde gelen isimlerini bilgi ve deneyim paylaşımı için bir araya getirecek Effect-Force Area da ziyaretçilere üretim teknolojilerinin geleceğine ilişkin önemli içerikler sunacak.</p>

<p>Effect-Force Area kapsamında Makina Mühendisi M. Sinan Çalık moderatörlüğünde gerçekleştirilecek “CNC Takım Tezgahları Söyleşisi” ise fuarın öne çıkan bilgi paylaşımı etkinlikleri arasında yer alacak.</p>

<p>MAKTEK Avrasya 2026, altı gün boyunca üretim teknolojilerinin geleceğini, dijital dönüşümü, sürdürülebilirliği ve küresel iş birliklerini aynı çatı altında buluşturarak Türkiye’nin küresel sanayideki stratejik konumunu uluslararası katılımcılara ve ziyaretçilere taşıyacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/maktek-avrasya-2026-turkiye-is-key-vizyonuyla-kuresel-uretimi-istanbulda-bulusturacak</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 17:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/maktek-20266-pnge.png" type="image/jpeg" length="15332"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ATRAX, Yeni Konseptinde Teknolojiyi Ön Plana Çıkarıyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/atrax-yeni-konseptinde-teknolojiyi-on-plana-cikariyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/atrax-yeni-konseptinde-teknolojiyi-on-plana-cikariyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h4><strong>Kentsel yaşamdan eğlenceye, rekreasyondan etkinlik ve tesislere kadar geleceğin teknolojileri ATRAX çatısı altında buluşuyor.</strong></h4>

<p>28–30 Ocak 2027 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde 14. kez düzenlenecek ATRAX – Uluslararası Atraksiyon, Rekreasyon ve Kentsel Yaşam Fuarı, yeni döneminde teknolojiyi konseptinin temel unsurlarından biri olarak öne çıkarıyor. Fuar; şehirlerin, tesislerin ve yaşam alanlarının dönüşümünde rol oynayan yeni nesil ürün, sistem ve teknolojileri sektör profesyonelleriyle buluşturmaya hazırlanıyor.</p>

<p>Akıllı şehir uygulamalarından dijital hizmetlere, otomasyon ve self-servis sistemlerinden yapay zekâ destekli çözümlere; eğlence teknolojilerinden interaktif deneyimlere, görsel-işitsel sistemlerden akıllı tesis ve alan yönetimine kadar genişleyen teknoloji odağı, ATRAX’ın farklı sektörleri aynı ekosistemde buluşturan yapısını güçlendiriyor. Böylece teknoloji yalnızca ayrı bir ürün grubu olarak değil; şehir, eğlence, rekreasyon, spor, su, peyzaj, etkinlik ve deneyim alanlarının tamamına dokunan ortak bir dönüşüm gücü olarak ele alınıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu yaklaşım, ATRAX’ın tematik uzmanlık alanlarında da karşılık buluyor. SMART KENT, kentsel teknolojiler ve akıllı şehir çözümlerine; EVENT ARENA, etkinlik, sahne, gösteri ve deneyim teknolojilerine; AQUALAND ise havuz, wellness, peyzaj ve dış mekân çözümlerindeki yeni nesil sistemlere odaklanıyor. ATRAX ana çatısı altında ise eğlence, atraksiyon ve rekreasyon sektörlerinin teknolojiyle dönüşen ürün ve uygulamaları yer alıyor.</p>

<p>ATRAX 2027, üreticilerden teknoloji şirketlerine, belediyelerden kamu kurumlarına, yatırımcılardan proje geliştiricilere, mimarlardan işletmecilere kadar geniş bir profesyonel ağı aynı platformda buluşturmayı hedefliyor. Sergilenen teknolojilerin yanı sıra uzman buluşmaları, sektörel oturumlar ve yeni iş birlikleriyle fuar; teknolojinin gerçek projelere, yatırımlara ve daha nitelikli yaşam alanlarına dönüştüğü uluslararası bir buluşma noktası olmaya hazırlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/atrax-yeni-konseptinde-teknolojiyi-on-plana-cikariyor</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 17:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/a-t-r-a-x-e-x-p-o-5.jpg" type="image/jpeg" length="39314"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Denizbank Tersane Istanbul Rowing Cup Kayıtları Başladı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/denizbank-tersane-istanbul-rowing-cup-kayitlari-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/denizbank-tersane-istanbul-rowing-cup-kayitlari-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İstanbul'un uluslararası kıyı küreği organizasyonu DenizBank Tersane Istanbul Rowing Cup, 11-13 Eylül tarihleri arasında Haliç'te ikinci kez düzenlenecek. Coastal Race, Club Race ve Corporate Race olmak üzere üç kategoride yapılacak yarışların kayıt başvuruları 4 Eylül Cuma gününe kadar www.tersaneistanbul.com.tr üzerinden gerçekleştiriliyor.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Tersane Istanbul</strong>'un ev sahipliğinde 11-13 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilecek <strong>DenizBank Tersane Istanbul Rowing Cup</strong>, bu yıl da Türkiye'den ve dünyanın farklı ülkelerinden kürek sporcularını Haliç'te buluşturmaya hazırlanıyor. İlk yıl ulusal ve uluslararası kürek camiasından yoğun ilgi gören organizasyon, ikinci yılında daha geniş katılımla İstanbul'un gelenekselleşen regattalarından biri olmayı hedefliyor.</p>

<p>Organizasyon kapsamında düzenlenecek <strong>Coastal Race</strong>, uluslararası ve yerli elit sporcuları aynı parkurda bir araya getirirken; <strong>Club Race</strong> kategorisinde Türkiye ve yurt dışından kürek kulüpleri mücadele edecek. İş dünyasını sporla buluşturan <strong>Corporate Race</strong> ise <strong>Tersane Istanbul Rowing Club</strong>'da antrenman yapan şirket ekiplerini büyük finalde Haliç'e taşıyacak.</p>

<p>Yarışlar, son yıllarda dünya genelinde hızla büyüyen coastal rowing (kıyı küreği) disiplininde gerçekleştirilecek. World Rowing tarafından küreğin en dinamik formatlarından biri olarak tanımlanan kıyı küreği, sporcuları yalnızca rakipleriyle değil; rüzgâr, akıntı ve değişen su koşullarıyla da mücadele etmeye davet ediyor. Haliç'te uygulanacak Coastal Endurance formatı, dayanıklılığı, teknik beceriyi, navigasyonu ve takım koordinasyonunu aynı parkurda buluşturacak.</p>

<p><strong>DenizBank Tersane Istanbul Rowing Cup</strong>'ın yarış parkuru olan Haliç, Türk kürek tarihinin en önemli merkezlerinden biri olma özelliğini taşıyor. Osmanlı döneminden günümüze uzanan kürek kültürünü yeniden uluslararası yarışlarla buluşturan organizasyon, İstanbul'un tarihi su yolunda sporculara eşsiz bir yarış deneyimi sunacak.</p>

<p>11-13 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilecek <strong>DenizBank Tersane Istanbul Rowing Cup</strong>'a katılmak isteyen sporcular, kürek kulüpleri ve şirket takımları kayıt başvurularını <strong>4 Eylül 2026</strong> tarihine kadar <strong><a href="http://www.tersaneistanbul.com.tr/" rel="noopener noreferrer" target="_blank">www.tersaneistanbul.com.tr</a></strong> adresinden gerçekleştirebilecek. Kayıt süreci, antrenman rezervasyonu ve organizasyona ilişkin detaylı bilgi almak isteyen sporcular ise info@aviron.com.tr e-posta adresi veya 0542 231 73 30 numaralı telefondan organizasyon ekibiyle iletişime geçebilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/denizbank-tersane-istanbul-rowing-cup-kayitlari-basladi</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 17:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/fdvfvf.JPG" type="image/jpeg" length="47484"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ticaret Bakan Yardımcısı Mustafa Tuzcu, "COP31 Türkiye için küresel fırsat olacak"]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ticaret-bakan-yardimcisi-mustafa-tuzcu-cop31-turkiye-icin-kuresel-firsat-olacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ticaret-bakan-yardimcisi-mustafa-tuzcu-cop31-turkiye-icin-kuresel-firsat-olacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Sıfır Atık Vakfı tarafından düzenlenen Türkiye Plastik Atık Çalıştayı, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla İstanbul’da başladı. Plastik kirliliğinin önlenmesi, atıkların azaltılması, plastiklerin yeniden ekonomiye kazandırılması ve döngüsel ekonominin güçlendirilmesine yönelik politika ve çözüm önerilerinin ele alındığı çalıştayda, Türkiye’nin sürdürülebilir üretim ve ticaret politikaları da gündeme geldi. Ticaret Bakan Yardımcısı Mustafa Tuzcu, sürdürülebilirlik ve çevreyle ilgili önceliklerin artık uluslararası ticaretin merkezine yerleştiğini belirterek, Türkiye’nin plastik üretimindeki güçlü konumunu çevresel sürdürülebilirlik hedefleriyle uyumlu biçimde geliştirmesi gerektiğini vurguladı.</strong></p>

<p><strong>“Sürdürülebilirlik ve çevreyle ilgili öncelikler uluslararası ticaretin merkezine yerleşti”</strong></p>

<p>Sürdürülebilirlik ve çevre politikalarının küresel ticarette giderek daha belirleyici hale geldiğini ifade eden Tuzcu, ülkelerin ticaret politikalarını çevresel dönüşümden bağımsız şekilde oluşturmasının artık mümkün olmadığını söyledi. Plastik atıkların kullanımından izlenmesine, geri kazanımından yeniden üretim süreçlerine dahil edilmesine kadar bütün aşamaların ticaret politikalarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Tuzcu, Avrupa Birliği’nin döngüsellik alanındaki eylem planlarının da Türkiye açısından önemli bir referans oluşturduğunu vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tuzcu, “Sürdürülebilirlik ve çevreyle ilgili öncelikler artık ticaretin, özellikle de uluslararası ticaretin merkezine yerleşmiş durumda. Bu konuları ihmal ederek ticareti planlamak mümkün değil. Plastik atıkların nasıl kullanıldığı, nasıl izlendiği ve ekonomiye nasıl kazandırıldığı da ticaretin doğasından bağımsız değerlendirilemez. Bunun yanı sıra Avrupa Birliği’nin döngüsellik konusunda hazırladığı eylem planlarını da dikkate almamız gerekiyor. Türkiye’nin de küresel ticarette yaşanan bu dönüşümü dikkate alarak üretim ve ticaret politikalarını sürdürülebilirlik hedefleriyle uyumlu hale getirmesi büyük önem taşıyor.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“Plastik atıkların ekonomiye ve sanayiye kazandırılması büyük önem taşıyor”</strong></p>

<p>Türkiye’nin plastik üretiminde dünyanın önde gelen ülkeleri arasında bulunduğunu belirten Tuzcu, bu güçlü üretim kapasitesinin sürdürülebilirlik perspektifiyle yönetilmesi gerektiğini ifade etti. Özellikle sektörün kullandığı birincil ve ikincil plastik ürünlerin doğru biçimde planlanması ve izlenmesinin önemine dikkat çeken Tuzcu, geri kazanılan plastiklerin yeniden ekonomiye ve sanayiye kazandırılmasının hem çevresel hem de ekonomik açıdan önemli fırsatlar sunduğunu söyledi.</p>

<p>“Türkiye, dünyanın en önemli plastik üreticilerinden biri. Avrupa Birliği içerisinde de ikinci büyük plastik üreticisi konumundayız. Bu nedenle özellikle sektörün kullandığı birincil ve ikincil plastik ürünlerin doğru şekilde planlanması, izlenmesi ve yeniden ekonomiye ve sanayiye kazandırılması büyük önem taşıyor. Burada sanayinin ihtiyaçlarını gözetirken aynı zamanda çevresel beklentileri de karşılayabilecek bir kapasite oluşturmamız gerekiyor. Küresel ölçekte çevre ve sürdürülebilirlik alanında ortaya çıkan beklentilere uyum sağlayabilecek bir üretim ve ticaret yapısını güçlendirmeliyiz.”</p>

<p>Tuzcu, Türkiye’nin plastik sektöründeki üretim gücünü korurken çevresel sürdürülebilirlik kriterlerini de üretim ve ticaret süreçlerinin temel unsurlarından biri haline getirmesi gerektiğini belirtti. Plastik atıkların yalnızca bir atık olarak değil, uygun yöntemlerle işlendiğinde ekonomik değere dönüştürülebilecek ikincil bir hammadde olarak değerlendirilmesinin döngüsel ekonomi açısından kritik önem taşıdığını kaydetti.</p>

<p><strong>Firmalar yeşil dönüşüm sürecine hazırlanıyor</strong></p>

<p>Ticaret Bakanlığı'nın Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakatı’na uyum kapsamında Türk firmalarının dönüşüm sürecine hazırlanmasına yönelik çalışmalar yürüttüğünü belirten Tuzcu, plastik atıkların kullanımı ve ithalatına ilişkin düzenlemelerin de bu kapsamda ele alındığını söyledi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile diğer ilgili kurumlarla yakın iş birliği içinde çalıştıklarını ifade eden Tuzcu, sanayi ve ticaret politikalarının artık yalnızca üretim ve ihracat hedefleri üzerinden şekillendirilemeyeceğini vurguladı.</p>

<p>“Ticaret Bakanlığı olarak özellikle Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakatı’na uyum kapsamında firmalarımızı bu sürece hazırlamak üzere çalışmalar yürütüyoruz. Plastik atıkların kullanımı ve ithalatına ilişkin çeşitli düzenlemeler ve önlemler aldık. Bu süreçte Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız ve ilgili kurumlarımızla yakın bir çalışma yürütüyoruz. Çünkü sanayi ve ticaret politikalarının yalnızca ‘üretelim ve ihraç edelim’ yaklaşımı üzerine kurulması artık mümkün değil. Üretim yaparken, plastik atıkları kullanırken ve ticaret süreçlerini yürütürken çevresel sürdürülebilirlik kriterlerine uyum sağlanması gerekiyor.”</p>

<p>Tuzcu, Bakanlık olarak firmaların çevresel sürdürülebilirlik alanındaki kapasitelerini geliştirmelerine katkı sağladıklarını ve Avrupa Birliği’nin plastik atıklarla ilgili mevzuatı başta olmak üzere uluslararası düzenlemelere uyumlu bir dönüşüm sürecini desteklediklerini ifade etti.</p>

<p>“Biz de firmalarımızın bu alandaki kapasitesini geliştirmelerine katkı sağlıyoruz. Avrupa Birliği’nin plastik atıklarla ilgili mevzuatı başta olmak üzere ilgili düzenlemelere uyumlu bir şekilde süreci yönlendirmeye çalışıyoruz. Gerçekleştirilecek çalıştaylarda da Ticaret Bakanlığı olarak bu alandaki katkılarımızı hem ben hem de çalışma arkadaşlarımız aktaracağız. Buradaki temel hedefimiz, firmalarımızın dönüşüm sürecini yalnızca bir yükümlülük olarak değil, aynı zamanda yeni fırsatlar yaratabilecek bir süreç olarak değerlendirmelerini sağlamak. Sürdürülebilir üretim ve ticaret kapasitemizi artırarak küresel pazarlardaki rekabet gücümüzü korumak istiyoruz.”</p>

<p><strong>“İyi uygulama örnekleriyle süreci ileri taşımamız çok önemli”</strong></p>

<p>Türkiye’nin dünyanın önemli plastik üreticileri arasında yer almasının yanı sıra plastik atık ithalatında da önemli bir konumda bulunduğunu belirten Tuzcu, bu alandaki politikaların etkin biçimde uygulanmasının önemine dikkat çekti. Plastik atıkların ekonomiye yeniden kazandırılması sürecinde doğru politikaların yanı sıra iyi uygulama örneklerinin de yaygınlaştırılması gerektiğini belirten Tuzcu, Ticaret Bakanlığı olarak Sıfır Atık Vakfı ile iş birliğini sürdüreceklerini söyledi.</p>

<p>“Türkiye, dünyanın en büyük plastik üreticilerinden biri olmasının yanı sıra plastik atık ithalatı konusunda da önemli bir konumda. Dolayısıyla bu süreci doğru politikalar ve iyi uygulama örnekleri üzerinden ilerletmemiz büyük önem taşıyor. Ticaret Bakanlığı olarak Sıfır Atık Vakfı ile birlikte bu alandaki çalışmalara öncelik vereceğiz. Amacımız, plastiklerin ekonomiye yeniden kazandırılması, döngüselliğin güçlendirilmesi ve çevresel sürdürülebilirlik hedefleriyle ticaret politikalarının birbiriyle uyumlu hale getirilmesi. Türkiye’nin sahip olduğu sanayi altyapısını ve üretim kapasitesini bu dönüşümün önemli bir avantajına dönüştürmek istiyoruz.”</p>

<p><strong>COP31 Türkiye için küresel fırsat olacak</strong></p>

<p>Türkiye’nin Kasım ayında Antalya’da Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin 31. Taraflar Konferansı’na (COP31) ev sahipliği yapacak olmasının sürdürülebilirlik, çevre ve ticaret arasındaki ilişkinin güçlendirilmesi açısından önemli bir fırsat olduğunu belirten Tuzcu, Türkiye’nin bu platformu etkin biçimde kullanmayı hedeflediğini söyledi. COP31’in yalnızca iklim değişikliği gündeminin ele alındığı bir organizasyon olmayacağını, ticaret ve sürdürülebilir üretim konularının da uluslararası gündemde daha güçlü şekilde yer bulacağını ifade etti.</p>

<p>"Türkiye’nin Kasım ayında Antalya’da Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı’na, yani COP31’e ev sahipliği yapacak olması da bu açıdan son derece önemli. Sürdürülebilirlik, çevre ve ticaret ilişkisi açısından bu organizasyona ev sahipliği yapmamız, Türkiye’nin bu alanda öncü bir ülke olduğunu ortaya koymamız açısından önemli bir fırsat. Ticaret Bakanlığı olarak COP31 kapsamında diğer ülkelerin ticaret bakanlarıyla birlikte çevre ve ticaret oturumları gerçekleştireceğiz. Aynı zamanda iş dünyasıyla birlikte çevre ve döngüsellik konularında çeşitli etkinlikler düzenleyeceğiz. Özel sektörümüz de kendi iyi uygulama örneklerini bu platformlarda paylaşacak.”</p>

<p><strong>“Ticareti COP31 gündeminin önemli başlıklarından biri haline getireceğiz”</strong></p>

<p>Tuzcu, firmaların sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarını uluslararası platformlarda görünür kılmayı amaçladıklarını ifade ederek, “Ticareti COP31 gündeminin önemli başlıklarından biri haline getirmeyi hedefliyoruz. İnşallah bir günü tamamen ‘Ticaret Günü’ olarak planlıyoruz. Bunun yanı sıra Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ve diğer sivil toplum kuruluşlarımızla birlikte özel sektörün katılımını güçlendirecek etkinliklere de liderlik edeceğiz. Birkaç önemli programı özellikle öne çıkaracağız. Bunlardan biri, firmalarımızın sürdürülebilirlikle ilgili raporlamalarını desteklediğimiz ‘Responsible’ programımız; bu program kapsamında yürüttüğümüz çalışmaları ve firmalarımıza sunduğumuz destekleri anlatacağız.” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Döngüsellik alanındaki düzenlemeler COP31’de paylaşılacak</strong></p>

<p>Tuzcu, döngüsel ekonomi konusunda Türkiye’de yürütülen çalışmaların da COP31 kapsamında uluslararası kamuoyuyla paylaşılacağını belirterek, “Döngüsellik konusunda da önemli çalışmalar yürütüyoruz. Ürünlerin yalnızca birincil ham maddeyle değil, ikincil ham madde içeriğiyle de üretilebilmesine yönelik gerçekleştirdiğimiz düzenlemeleri COP31 kapsamında düzenlenecek etkinliklerde paylaşacağız. Bu çalışmaların hem çevresel sürdürülebilirlik hem de ticaret açısından önemli sonuçlar doğuracağına inanıyoruz. COP31, son yıllardaki en önemli uluslararası etkinliklerden biri olacak. Türkiye’nin bu organizasyona ev sahipliği yapması, sürdürülebilirlik ve çevre politikaları ile ticaret arasındaki bağlantıyı güçlendirmemiz açısından bize çok büyük bir avantaj sağlayacak.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“Türkiye’nin sorumlu üretim kapasitesini dünyaya göstermek istiyoruz”</strong></p>

<p>Türkiye’nin COP31 ev sahipliğini sürdürülebilir üretim, sorumlu ticaret ve döngüsel ekonomi alanındaki kapasitesini uluslararası kamuoyuna anlatmak için önemli bir fırsat olarak değerlendirdiğini belirten Tuzcu, “Bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirerek Türkiye’nin sorumlu üretim, sürdürülebilir ticaret ve döngüsel ekonomi alanındaki kapasitesini dünyaya göstermek istiyoruz. Küresel ticarette yalnızca üreten değil, sorumlu üreten, çevreye duyarlı üretim gerçekleştiren ve bu anlayışla ihracatını artıran bir Türkiye olduğumuzu ortaya koymak istiyoruz. Bunun için kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının birlikte hareket etmesi büyük önem taşıyor. Plastik atıkların ekonomiye kazandırılması, döngüselliğin güçlendirilmesi ve sürdürülebilir üretim modellerinin yaygınlaştırılması konusunda önümüzde önemli bir fırsat bulunuyor. Türkiye olarak bu dönüşümün yalnızca takipçisi değil, aynı zamanda güçlü aktörlerinden biri olmayı hedefliyoruz.” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>RÖPORTAJLAR</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ticaret-bakan-yardimcisi-mustafa-tuzcu-cop31-turkiye-icin-kuresel-firsat-olacak</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 16:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/m-r-z04667-j-p-g.jpeg" type="image/jpeg" length="58866"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Nail Olpak: "Küresel ekonomide yeni rekabet alanı güven"]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/nail-olpak-kuresel-ekonomide-yeni-rekabet-alani-guven</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/nail-olpak-kuresel-ekonomide-yeni-rekabet-alani-guven" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>DEİK Başkanı Nail Olpak, 2026 yılı ikinci çeyrek büyüme verilerini değerlendirdi. Olpak, Türkiye ekonomisinin küresel belirsizliklere rağmen büyümesini sürdürmesinin önemli olduğunu belirterek, </strong><strong>"</strong><strong>Ne kadar büyüdüğümüz kadar, nasıl büyüdüğümüz de değerli. Net dış talebin büyümeye pozitif katkı vermesi önemli. Sürdürülebilir büyümenin yolu; yatırımın ve ihracatın büyümedeki ağırlığını artırmaktan geçiyor" dedi.</strong></p>

<p>Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, TÜİK tarafından açıklanan 2026 yılı ikinci çeyrek büyüme rakamlarına ilişkin değerlendirmede bulundu.</p>

<p>Olpak şunları söyledi:</p>

<p>"Küresel ekonomide jeopolitik risklerin, ticaret politikalarındaki değişimlerin ve belirsizliklerin büyüme üzerindeki etkisini sürdürdüğü bir dönemden geçiyoruz. Türkiye ekonomisinin bu zorlu küresel konjonktür içerisinde büyümeye devam etmesini önemli buluyoruz.</p>

<p>Yılın ilk çeyreğindeki yüzde 2,6 büyümenin ardından ekonomimiz ikinci çeyrekte yüzde 2,3 büyüdü. Sektörel kompozisyonda yüzde 13,3 ile tarım ve yüzde 8,6 ile bilgi ve iletişim sektörleri öne çıkarken, ilk çeyrekte negatif büyüyen sanayi sektörünün yüzde 2,4 ile yeniden pozitife dönmesini üretim kapasitemiz açısından olumlu değerlendiriyor, net dış talebin de büyümeye pozitif katkı vermesini değerli buluyoruz. Finansman maliyetlerinin etkisinin yoğun hissedildiği inşaat sektöründeki yüzde 1,9'luk daralma bir başka başlık.</p>

<p><strong>"</strong><strong>Dış ticarette rekabet koşulları zorlaşıyor"</strong></p>

<p>Dış ticaret tarafındaki görünüm üzerinde durmamız gereken bir alan. 2025 yılının üçüncü çeyreğinden bu yana negatif seyreden mal ve hizmet ticaretinin ikinci çeyrekte de yüzde 3,4 daralması, dış ticaretimizin karşı karşıya olduğu rekabet koşullarını ortaya koyuyor.</p>

<p>Artan jeopolitik riskler ve enerji maliyetlerinin yanı sıra küresel ticarette güçlenen korumacılık ve tarife politikaları ihracatçılarımız açısından yeni bir rekabet ortamı oluşturuyor. ABD'nin Çin'e yönelik tarife politikalarının ardından Çinli şirketlerin, Türk iş dünyasının önemli pazarları arasında bulunan Orta Doğu ve Kuzey Afrika başta olmak üzere alternatif pazarlardaki ağırlığını artırması, şirketlerimizin bu pazarlardaki rekabetini daha da yoğunlaştırıyor.</p>

<p><strong>"</strong><strong>Nasıl büyüdüğümüze de bakmalıyız"</strong></p>

<p>Büyümenin iç dinamiklerinde de dikkatle izlenmesi gereken göstergeler bulunuyor. Son iki çeyrektir yüzde 5'in üzerinde büyüyen hane halkı tüketiminin bu dönemde yüzde 3,5'a inmesi ve yatırımların yüzde 0,6 artması, dış koşulların yanı sıra finansman ve iş yapma koşullarının da büyüme performansı üzerinde etkili olduğunu gösteriyor.</p>

<p>Her dönemdeki temel meselemiz ne kadar büyüdüğümüz kadar, nasıl büyüdüğümüz. Büyümenin niteliğini daha fazla güçlendirmeli; yatırımın ve ihracatın büyümedeki ağırlığını daha fazla artırmalıyız.</p>

<p>Yakın zamanda açıklanacak Orta Vadeli Program'ın da bu doğrultuda iş dünyasının finansmana erişimini kolaylaştıran, yatırım iştahını destekleyen, üreticimizin ve ihracatçımızın rekabet gücünü artıran adımları içermesini önemsiyoruz.</p>

<p><strong>"</strong><strong>Yeni dönemin rekabet alanı: Güven"</strong></p>

<p>Küresel ekonomide rekabet artık yalnızca fiyat ve maliyet üzerinden yürümüyor. Ülkelerin ve şirketlerin öngörülebilirliği, dayanıklılığı, taahhütlerini yerine getirme kapasitesi ve güvenilir iş ortağı olma niteliği giderek daha belirleyici hale geliyor. <strong>Biz bu yeni dönemi </strong><strong>'</strong><strong>güven rekabeti</strong><strong>' </strong><strong>olarak tanımlıyoruz.</strong></p>

<p>Türkiye; güçlü üretim altyapısı, girişimci iş dünyası, stratejik coğrafi konumu ve geniş ticari ilişkiler ağıyla güven rekabetinde önemli avantajlara sahip. Küresel tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği bu dönemi, Türkiye açısından yeni yatırımlar ve yeni ihracat pazarları için fırsata çevirmeliyiz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>DEİK olarak 153 İş Konseyimiz ve küresel iş ağımızla yürüttüğümüz ticari diplomasi faaliyetlerimizle Türkiye'nin güvenilir ticaret ve yatırım ortağı konumunu güçlendirmeye devam edeceğiz. Hedefimiz, güven rekabetinde Türkiye'yi daha yukarı taşımak; daha fazla yatırım, daha fazla üretim ve daha yüksek katma değerli ihracatla sürdürülebilir büyümemize katkı sunmak."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/nail-olpak-kuresel-ekonomide-yeni-rekabet-alani-guven</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 15:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2025/08/nail-olpak-2.jpeg" type="image/jpeg" length="65724"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özgür Sofuoğlu: “Biz F İstanbul’uz; Biz İstanbul’uz, Türkiye Cumhuriyeti’yiz”]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ozgur-sofuoglu-biz-f-istanbuluz-biz-istanbuluz-turkiye-cumhuriyetiyiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ozgur-sofuoglu-biz-f-istanbuluz-biz-istanbuluz-turkiye-cumhuriyetiyiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Fuar Dergisi Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Güneş, F İstanbul Gıda Fuarı’nın açılışında SO Fuar Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Sofuoğlu ile bir araya geldi. Sofuoğlu; F İstanbul’un büyüme yolculuğunu, gıda fuarlarındaki rekabeti, yerli fuarcılığın önemini ve şirketin 2027 hedeflerini değerlendirdi.</strong></p>

<p></p>

<p><strong>İbrahim Güneş:</strong> F İstanbul beş yıldır düzenleniyor. Bugün geldiğiniz noktayı ve fuarın hedefini nasıl değerlendiriyorsunuz?</p>

<p></p>

<p><strong>Özgür Sofuoğlu:</strong> F İstanbul’a harcadığımız emekle beş fuar daha yapabiliriz; çünkü rüzgâr karşıdan esiyor. Rüzgârı arkamıza aldığımızda çok daha hızlı ilerleyeceğiz. Ancak şunu özellikle belirtmek isterim: Biz Gulfood ya da SIAL olma hedefiyle yola çıkmadık. Biz F İstanbul’uz; biz İstanbul’uz, Türkiye Cumhuriyeti’yiz.</p>

<p></p>

<p>Kendi hinterlandımız ve güçlü bir çevremiz var. Bugün Özbekistan burada; geçtiğimiz yıl Türkmenistan buradaydı. Kırgızistan, Irak, Mısır ve Suriye pavilyonlarımız bulunuyor. Bu pavilyonların birçoğu dünyanın büyük fuarlarında dahi yer almıyor. Bizim kendi hinterlandımız bize yeter. Hiç kimsenin fuarını geçmek amacıyla fuar düzenlemiyoruz; yurt içinde de yurt dışında da kendi işimizi yapıyoruz. Şu anda fuarın içinde çok ciddi bir ticaret var ve üç ayrı B2B alanımız çalışıyor.</p>

<p></p>

<p>Fuarı ilk planladığımız dönem pandeminin hemen sonrasına denk geldi. O süreçte fuarcılık sektöründe kartlar yeniden dağıtıldı. Buna rağmen aldığımız terbiye ve Anadolu esnaflık kültürü gereği kimsenin işine müdahil olmak istemedik. Rakip bir fuardan mümkün olduğunca uzak bir tarihte, yazın ortasında fuar düzenledik. Bunu, onların işine zarar vermemek için yaptık.</p>

<p></p>

<p><strong>İbrahim Güneş:</strong> Sektörde “Yazın fuar olmaz” şeklinde yaygın bir görüş var. Siz bu görüşe katılıyor musunuz?</p>

<p></p>

<p><strong>Özgür Sofuoğlu:</strong> Fuarı doğru şekilde yaparsanız yazın da olur, kışın da. Herkes aynı malzemeleri kullanır ama bazı restoranların yemekleri daha lezzetlidir; bu, ustalığa bağlıdır. Biz etik kurallar çerçevesinde rekabet etmeyi seven bir firmayız. Rekabetin etik sınırların dışına çıkmaması gerekir.</p>

<p></p>

<p>Örneğin siz Fuar Dergisi’ni kurmuşsunuz. Ben sizin karşınıza geçip “Öz Fuar Dergisi” adıyla bir yayın çıkaramam. Bu, bizim ahlakımıza ve aldığımız esnaflık kültürüne aykırıdır. Fuar düzenleyen arkadaşların da bu konuda dikkatli olması gerekiyor. Rakip bile olsa mevcut bir fuarla araya makul bir zaman koymalı ve eşit şartlarda rekabet etmelisiniz.</p>

<p></p>

<p>Bir mermer fuarının tam karşısına, aynı tarihte başka bir mermer fuarı koyarsanız onun ziyaretçisini ve katılımcısını bölmüş olursunuz. Türkiye gıda alanında iki fuarı kaldırır; ancak bu fuarların tarihlerinin birbirine çok yakın olması doğru değildir.</p>

<p></p>

<p><strong>İbrahim Güneş:</strong> Türkiye’de gıda fuarı denildiğinde akla gelen önemli organizasyonlardan biri WorldFood. Aranızdaki rekabeti nasıl değerlendiriyorsunuz?</p>

<p></p>

<p><strong>Özgür Sofuoğlu:</strong> WorldFood ile güzel bir rekabetimiz vardı. Onlar binin üzerinde firmaya sahipti, biz ise yaklaşık yarısı kadardık. Şimdi yeni bir gıda fuarı daha düzenlenecek ve yapı ikiye bölündü. Foodist ile WorldFood’un katılımcı sayıları ayrı ayrı değerlendirildiğinde otomatik olarak en büyük fuar konumuna geliyoruz. Biz böyle bir tabloyu istemedik; sektör bizi bu noktaya getirdi.</p>

<p></p>

<p><strong>İbrahim Güneş:</strong> Helal Expo’yu da dâhil ettiğimizde İstanbul’da dört ayrı gıda fuarından söz ediyoruz. Siz bu tabloyu nasıl değerlendiriyorsunuz?</p>

<p></p>

<p><strong>Özgür Sofuoğlu:</strong> Helal Expo daha önce tekstil ve farklı alanlara da ağırlık verirken zamanla gıdaya yöneldi.</p>

<p></p>

<p>Gıda fuarı için Türkiye’nin coğrafi şartları bakımından en doğru dönem ağustos sonu ile eylül başıdır; en fazla eylül ortasına kadar uzanabilir. Doğru tarihe bugün iki firma sahip. Peki doğru yer neresi? Yabancı bir alıcı İstanbul’da iki saat trafik çekerek fuara gitmek istemez. Bu işin doğru yeri İstanbul Fuar Merkezi’dir. Doğru yer ve doğru zaman şu anda bizim elimizde.</p>

<p></p>

<p>F İstanbul’un büyümesi yalnızca ekibimizin 30 yıllık tecrübesi ve gece gündüz çalışmasıyla değil, doğru yer ve zamanın sağladığı avantajla da ilgilidir.</p>

<p></p>

<p></p>

<p>Ne olursa olsun fuarların tarihleri arasında mesafe bulunması gerekir. İhracatçı birliklerimizin başımızın üzerinde yeri var; onlar bu işin çok önemli paydaşlarıdır. Ancak herkesin kendi uzmanlık alanında çalışması gerektiğine inanıyorum. Benim işim şekerleme üretmek ya da bakliyat ticareti yapmak değil; benim işim fuarcılık. Ülkemizin temel sorunlarından biri, herkesin kendi uzmanlık alanında kalmamasıdır.</p>

<p></p>

<p><strong>İbrahim Güneş:</strong> Bu durum yalnızca fuarcılıkta değil, Türkiye’nin genel ticari yapısında da görülen bir sorun değil mi?</p>

<p></p>

<p><strong>Özgür Sofuoğlu:</strong> Elbette. Avrupa’da bir marketin hemen yanına aynı nitelikte başka bir market açmanız kolay değildir. Türkiye’de ise herkes bunu rahatlıkla yapabiliyor. Bu konuya birilerinin el atması gerekiyor. Aksi hâlde rekabet daha da büyür ve iki taraf da, üç taraf da zarar görüp yıpranır.</p>

<p></p>

<p></p>

<p><strong>İbrahim Güneş:</strong> Ziyaretçi rakamları konusunda nasıl bir ölçüm yapıyorsunuz?</p>

<p></p>

<p><strong>Özgür Sofuoğlu:</strong> Bağımsız denetimden geçiyoruz ve UFI üyesiyiz. Açıkladığımız rakamlar sayabildiğimiz, doğrulayabildiğimiz rakamlardır. İki bin yabancı ziyaretçi geldiğini söylüyorsak gerçek sayı belki iki bin 500’dür; ancak yalnızca kayıt altına alabildiğimiz veriyi paylaşıyoruz.</p>

<p></p>

<p>Bu fuarı daha önce temmuzun ilk haftasında düzenlediğimizde ortalama iki bin 500-üç bin yabancı ve yaklaşık 10 bin yerli ziyaretçimiz oluyordu. Toplam sayı 12-13 bin seviyesindeydi. Fuarı ağustos dönemine aldığımız için ziyaretçi sayısının 15-20 bin bandına yerleşmesini bekliyoruz.</p>

<p></p>

<p>Bu yıl katılımcı sayısı ve metrekare bakımından yüzde 10 büyüdük. Ziyaretçi sayısında ise muhtemelen yüzde 50 büyüyeceğiz. Bu da firmaların burada ticaret yaptığını ve gelecek yıl yine bizimle olacağını gösteriyor. Firmalar diğer fuarlara da katılabilir; buna itirazımız yok. Ancak organizatörler olarak bazı temel meseleleri kendi aramızda çözmemiz gerekiyor.</p>

<p></p>

<p><strong>İbrahim Güneş:</strong> Türkiye uzun süredir markalaşmayı konuşuyor. Tekstilde istediğimiz ölçüde markalaşamadık; belki fuarcılıkta küresel bir marka çıkarabiliriz. F İstanbul’un kendine özgü bir etki alanı var mı?</p>

<p></p>

<p><strong>Özgür Sofuoğlu:</strong> Avrupa’da güçlü bir etnik pazar bulunuyor ve bu pazarın lideri Türk ürünleri. Avrupa’daki Türk tüccarlar uzun yıllardır Türkiye’den ürün alıyor. Ancak Türkiye’de yaşanan bazı ticari sorunlar nedeniyle onlar da yavaş yavaş üretime geçiyor. Yakın gelecekte Avrupa’dan Türk menşeli firmaları kendi fuarımızda katılımcı olarak görebiliriz.</p>

<p></p>

<p>Türkiye’nin büyük firmaları Avrupa’da çoğu zaman doğrudan zincir marketlere değil, oradaki Türk toptancılarına satış yapıyor. Ürün daha sonra o kanaldan marketlere ulaşıyor.</p>

<p></p>

<p><strong>İbrahim Güneş:</strong> Önümüzdeki birkaç yıl içinde F İstanbul’da bir Avrupa pavilyonu görebilir miyiz?</p>

<p></p>

<p><strong>Özgür Sofuoğlu:</strong> Kısa vadede zor görünüyor. Almanlar, Türkiye’nin kendileri için yeni bir pazar olmadığını söylüyor. Hollanda ve Almanya daha önce bunu denedi ancak firmaların ilgisi yeterli olmadı. Herkes Dubai gibi alım gücü yüksek pazarlara satış yapmak istiyor.</p>

<p></p>

<p>WorldFood, İngiliz menşeli olmasına ve burada uzun yıllar fuar düzenlemesine rağmen Avrupa’dan güçlü bir pavilyon getiremedi. Doğrudan katılan Avrupalı firmalarımız var; fakat ülkelerin mevcut politikaları devlet düzeyinde pavilyon katılımını desteklemiyor.</p>

<p></p>

<p>Buna karşılık Brezilya ile Orta ve Güney Amerika ülkelerinden katılım olabilir. İstanbul bu bölgelerde giderek daha popüler hâle geliyor ve biz de oralara giderek Türkiye’yi ve Türk fuarlarını anlatıyoruz.</p>

<p></p>

<p>Bu yıl Hizmet İhracatçıları Birliği’nden şampiyonluk ödülü aldık. Bunu, yurt dışındaki firmalara doğrudan satış yaparak ve ülkemize döviz kazandırarak başardık. Özbekistan’da yaptığımız bir işin gelirini de Türkiye’ye getiriyoruz.</p>

<p></p>

<p><strong>İbrahim Güneş:</strong> Yani Türkiye’de kazandığınız parayı yurt dışına götürmüyor, yurt dışında kazandığınız dövizi Türkiye’ye getiriyorsunuz.</p>

<p></p>

<p><strong>Özgür Sofuoğlu:</strong> Aynen öyle. Bu çok önemli bir konu. Türkiye’de faaliyet gösteren bazı büyük yabancı şirketler, yurt içi satışlarının gelirini burada toplarken yurt dışı satış gelirlerini yurt dışında bırakıyor. Örneğin Türkiye’de düzenlenen ve 15 milyon dolar ciro yapan bir fuarın 10 milyon dolarlık geliri Türkiye’den, kalan 5 milyon doları ise yurt dışından gelebilir. Yurt dışından gelen bu para başka bir ülkede tutulduğunda Türkiye’ye hiç girmiyor, burada vergilendirilmiyor ve piyasaya dâhil olmuyor.</p>

<p></p>

<p><strong>İbrahim Güneş:</strong> Bu durum yerli fuarcıların rekabet gücünü azaltıyor. Paranın yanında bir de veri meselesi var. Fuarcılık aynı zamanda ticari bilgi ve veri demek. Yabancı şirketler fuara giren herkesin verisine sahip oluyor.</p>

<p></p>

<p><strong>Özgür Sofuoğlu:</strong> Elbette. Ticari bilgi bugün çok değerli. Biz fuarımızda hangi ülkelerden yoğun katılım olduğunu ve hangi bölgelerle ticaret yapıldığını görebiliyoruz. Devletimiz bu genel tabloyu zaten biliyor; bizim verilerimiz de bunu teyit ediyor.</p>

<p></p>

<p>Örneğin son dönemde kahve ticareti çok öne çıktı. Fuara katılan firmalardan ve davet edilen alıcılardan bu eğilimi görebiliyoruz. Bu bilgiler bizde olduğunda talep edilmesi hâlinde ülkemizin kurumlarıyla paylaşılır. Ancak aynı veriyi başka ülkeler gördüğünde, bilgi onların ticari çıkarlarına hizmet edebilir.</p>

<p></p>

<p><strong>İbrahim Güneş:</strong> Türkiye’de birçok fuarın yabancı şirketlere satıldığını biliyoruz. Bu süreci nasıl değerlendiriyorsunuz?</p>

<p></p>

<p><strong>Özgür Sofuoğlu:</strong> Türkiye’de yurt dışına satılan fuarların, istisnalar dışında, büyümediğini görüyoruz. Burada bütün suçu yabancılara yüklememek gerekir. Yerli fuarcılar bir organizasyonu belirli bir seviyeye getirene kadar çok yoruluyor ve sonunda satma kararı alıyor. Ardından o fuarla bağını tamamen koparıyor. Fuarı satın alan şirket de aynı ölçüde emek harcamayınca organizasyon küçülme sürecine giriyor.</p>

<p></p>

<p>Türkiye’deki fuarcılık birikimini yurt dışına vermememiz gerekiyor. Bu, her açıdan önemli. Çalıştırdığımız insanlar ve hizmet aldığımız firmalar bizim insanlarımız. Üstelik yabancı yöneticilerin buradaki işleri her zaman bizden daha iyi bildiğini de söyleyemeyiz.</p>

<p></p>

<p>Hannover’de fuar alanına bağlanan dört metro hattı var; böyle bir sistemin içinde herkes fuar yapabilir. Türkiye’de ise sistemdeki eksikleri kendi çabamızla tamamlıyoruz. Ring seferleri düzenliyor, otel ayarlıyor, ücretsiz konaklama sağlıyor, havalimanı transferi yapıyor ve daha fazla bilgilendirme çalışması yürütüyoruz. Yabancı organizatörler çoğu zaman fuarın kapısını açıp geleni kabul etmeye alışık. Buradaki şartlarda ise bu yaklaşım yeterli olmuyor.</p>

<p></p>

<p>Bu nedenle yerli organizatörleri korumamız gerekir. Fuar alanı işletmecileri hariç tutulduğunda, yüzde 100 Türk sermayeli birçok organizasyon şirketinin merkez ofisinde ortalama 10-20 beyaz yakalı çalışan bulunur. Bizim ise şirketimizi küçültmemize rağmen, yurt dışı ofislerimiz hariç merkez ofisimizde 60 çalışanımız var. İnsan yetiştiriyor ve bu işe ciddi bir katma değer sağlıyoruz.</p>

<p></p>

<p><strong>İbrahim Güneş:</strong> Yerli organizatörlerin mevcut ekonomik koşullarda zarar ettiği yönündeki değerlendirmelere katılıyor musunuz?</p>

<p></p>

<p><strong>Özgür Sofuoğlu:</strong> Hizmet sektöründe “zarar ediyorum” söylemine çok inanmıyorum. Bir hizmeti daha düşük bedelle verebilirsiniz ve kârınız azalabilir. Ancak gereksiz şekilde banka kredisiyle büyür, yüksek faiz yükünün altına girerseniz zarar edersiniz. Bunun sorumluluğunu fuarcılığa ya da ülkeye yükleyemezsiniz; hatayı kendi işletme yönetiminizde aramanız gerekir.</p>

<p></p>

<p>Bizim ortaya koyduğumuz çabanın görülmesi gerekiyor ve devlet büyüklerimiz bunu görüyor. Bugüne kadar her fuarımıza bir bakan veya bakan yardımcısı katıldı. İşini doğru yapan insanların hâlâ var olduğunu bildikleri için geliyorlar.</p>

<p></p>

<p>Biz kimsenin adamı değiliz; ancak herkes bizim büyüğümüz, ağabeyimizdir. İşimizi bileğimizin gücüyle yapıyoruz. Bugünkü noktaya, birinin bize “Git, şunu yap” demesiyle gelmedik. Aynı şekilde yolumuza devam edeceğiz. Sabrımız var. Beş ya da 10 yıl sonra Türkiye’nin en büyük fuar şirketi olacağımıza inanıyorum.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p><strong>İbrahim Güneş:</strong> 2027 yılı için yeni bir fuar veya büyüme planınız var mı?</p>

<p></p>

<p><strong>Özgür Sofuoğlu:</strong> 2027’de satın almalarla büyümeyi düşünüyoruz.</p>

<p></p>

<p><strong>İbrahim Güneş:</strong> Yeni fuarlar mı satın alınacak? Hangi sektörlere girmeyi planlıyorsunuz?</p>

<p></p>

<p><strong>Özgür Sofuoğlu:</strong> Paralel sektörlerdeki fuarlarla ilgileniyoruz. Türkiye’deki fuarları neden yalnızca yabancılar satın alsın? Gerekli planlamayı yaparsak biz de satın alabiliriz.</p>

<p></p>

<p>Şu anda yurt içinde iki fuarımız var. Kısa vadede bunu üçe, uzun vadede ise dört ya da beşe çıkarmayı hedefliyoruz. Aynı zamanda insan yetiştiriyoruz. Yetiştirdiğimiz insan kaynağı güçlendikçe fuarlarımızı da büyütebiliyoruz.</p>

<p></p>

<p><strong>İbrahim Güneş:</strong> Fuarcılığın hâlâ tam anlamıyla bir okulu ve yerleşmiş bir sertifika sistemi bulunmuyor.</p>

<p></p>

<p><strong>Özgür Sofuoğlu:</strong> Bu konuda herkes çabalıyor ve katkıda bulunuyor. Siz de beş yıldır bu işin bir parçasısınız. İlk fuarımıza geldiğinizi hatırlıyorum. O dönem belki sektöre daha şüpheli yaklaşıyordunuz. Oysa fuarcılıkta temizlik görevlisinden cumhurbaşkanına kadar toplumun her kesimiyle muhatap olursunuz.</p>

<p></p>

<p><strong>İbrahim Güneş:</strong> Fuarcılık benim için milli ve manevi değerleri olan, ülkemizin gücünü dünyaya gösteren bir sektör. Geçen haftaki köşe yazımda da fuar açılışlarında yabancı alım heyetlerinin önünde “Bittik, sanayimiz öldü” şeklinde konuşmanın doğru olmadığını ifade ettim. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?</p>

<p></p>

<p><strong>Özgür Sofuoğlu:</strong> Yazınızı okudum ve size katılıyorum. Her şeyi her yerde söylememek gerekir. Biz de fuarcılıkla ilgili bütün sıkıntılarımızı her ortamda dile getirmiyoruz.</p>

<p></p>

<p>Gerçekten “bittik” mi, önce bunu düşünmek gerekir. Bence biten bir şey yok. Elbette kur baskısı var ve kâr marjları düştü. Biz de geçmişte daha yüksek kârlarla çalışırken bugün yüzde 10-20 seviyelerinde kârlarla çalışıyoruz; o da kur etkisiyle eriyebiliyor. Baskı altındayız ama çalışmaya devam etmeliyiz.</p>

<p></p>

<p>Bu ülke çok badire atlattı ve zorlu dönemlerden geçti. Vatandaş olarak yapmamız gereken çalışmak ve istihdam yaratmaktır. Sürekli yakınmanın kimseye faydası yok.</p>

<p></p>

<p><strong>İbrahim Güneş:</strong> Bu nedenle fuarlar ülkemiz için çok önemli. Yaptığınız işler ve verdiğiniz emek gerçekten çok değerli. Teşekkür ederim Özgür Bey, emeğinize sağlık.</p>

<p></p>

<p><strong>Özgür Sofuoğlu:</strong> Ben teşekkür ederim. Fuar Dergisi ailesine, okuyucularınıza ve izleyicilerinize; şahsım ve kurumum adına, sektöre verdiğiniz önem ve sağladığınız katkılar için teşekkür ediyorum.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ, Özel Röportajlar</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ozgur-sofuoglu-biz-f-istanbuluz-biz-istanbuluz-turkiye-cumhuriyetiyiz</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 15:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/kirmizi-modern-spor-haber-tanitimi-youtube-kucuk-resmi-1.png" type="image/jpeg" length="36223"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ambalaj Sektörünün Dış Ticaret Fazlası 1,59 Milyar Dolara Ulaştı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ambalaj-sektorunun-dis-ticaret-fazlasi-159-milyar-dolara-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ambalaj-sektorunun-dis-ticaret-fazlasi-159-milyar-dolara-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye ambalaj sektörü, 2026’nın ilk yarısında ihracatını yüzde 8,72 artırarak 3,83 milyar dolara çıkardı. İthalat 2,24 milyar dolar olurken, sektörün dış ticaret fazlası yüzde 12,80 artışla 1,59 milyar dolara yükseldi. ASD Başkanı Zeki Sarıbekir, ihracattaki miktar artışının olumlu olduğunu ancak bundan sonraki dönemde kilogram başına ihracat değerinin de yükseltilmesi gerektiğini vurguladı.</strong></p>

<p>Türkiye ambalaj sanayisi, 2026 yılının ilk altı ayında dış ticaretteki güçlü görünümünü sürdürdü. Ambalaj Sanayicileri Derneği’nin (ASD) açıkladığı Ocak-Haziran 2026 dönemi verilerine göre, sektörün ihracatı geçen yılın aynı dönemine kıyasla 307 milyon dolar artarak 3 milyar 831 milyon dolara ulaştı.</p>

<p>Aynı dönemde sektörün ithalatı 2 milyar 244 milyon dolar olarak gerçekleşti. Böylece ambalaj sektörünün dış ticaret fazlası geçen yılın ilk yarısındaki 1,41 milyar dolardan 1 milyar 586 milyon dolara yükseldi. Dış ticaret fazlasındaki yıllık artış yaklaşık 180 milyon dolar olurken, oran bazında artış yüzde 12,80 olarak kaydedildi.</p>

<p>İhracattaki artışın ana kaynağı miktar oldu</p>

<p>Sektörün ihracatındaki yükselişte miktar artışı belirleyici oldu. 2026’nın ilk altı ayında ambalaj ihracatı 1,83 milyar kilogram seviyesine çıktı. İhracat miktarı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11,94 arttı.</p>

<p>Buna karşın kilogram başına ortalama ihracat değeri yüzde 2,88 gerileyerek 2,0915 dolar/kg oldu. Böylece toplam ihracattaki yüzde 8,72’lik artış büyük ölçüde daha fazla ürün ihracat edilmesinden kaynaklandı.</p>

<p>İthalatta ise miktar ve değer açısından farklı bir tablo ortaya çıktı. İthalat miktarı yüzde 1,42 azalarak 922,8 milyon kilograma gerilerken, kilogram başına ortalama ithalat değeri yüzde 7,53 yükseldi. Bunun sonucunda toplam ithalat değeri yüzde 6 arttı.</p>

<p>İhracatın yüzde 64’ü plastik ambalajdan</p>

<p>Ambalaj türleri bazında ihracatta plastik ambalajlar açık ara liderliğini korudu.</p>

<p>2026 yılının ilk yarısında toplam sektör ihracatının:</p>

<p>Yüzde 64,18’ini plastik ambalajlar,<br />
Yüzde 23,36’sını kâğıt ve karton ambalajlar,<br />
Yüzde 8,57’sini metal ambalajlar oluşturdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İthalatta da plastik ambalajlar ilk sırada yer aldı. Plastik ambalajların toplam ithalattaki payı yüzde 55,66 olurken, kâğıt-karton ambalajların payı yüzde 34,10, metal ambalajların payı ise yüzde 7,57 olarak gerçekleşti.</p>

<p>En büyük pazar Birleşik Krallık</p>

<p>Türkiye ambalaj sektörünün 2026’nın ilk yarısında en fazla ihracat yaptığı ülke Birleşik Krallık oldu.</p>

<p>Birleşik Krallık’a yapılan ihracat 366,6 milyon dolara ulaşırken, bu ülkenin toplam sektör ihracatındaki payı yüzde 9,57 olarak hesaplandı.</p>

<p>Kilogram başına ortalama ihracat değerinde ise ilk 20 pazar içerisinde Rusya, Çekya ve Almanya öne çıktı. Rusya’ya yapılan ihracatta ortalama birim değer 3,9385 dolar/kg, Çekya’da 3,8006 dolar/kg, Almanya’da ise 3,5414 dolar/kg seviyesinde gerçekleşti.</p>

<p>İthalatta ise Almanya yüzde 18,04 payla ilk sırada yer aldı. Almanya’yı yüzde 17,79 ile Çin, yüzde 8,61 ile İtalya takip etti.</p>

<p>Sarıbekir: “Katma değeri de artırmalıyız”</p>

<p>ASD Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Sarıbekir, sektörün ilk yarıdaki ihracat performansının ambalaj sanayisinin üretim ve ihracat kapasitesini ortaya koyduğunu belirtti.</p>

<p>İhracatın yüzde 8,72 artarak 3,83 milyar dolara ulaşmasının olumlu bir gelişme olduğunu ifade eden Sarıbekir, dış ticaret fazlasındaki yüzde 12,80’lik artışın da sektörün Türkiye ekonomisine katkısını gösterdiğini söyledi.</p>

<p>Sarıbekir, ihracat miktarındaki yüzde 11,94’lük yükselişin firmaların uluslararası pazarlardaki gücünü koruduğuna işaret ettiğini ancak kilogram başına ihracat değerindeki gerilemenin dikkatle ele alınması gerektiğini belirtti.</p>

<p>“Önümüzdeki dönemde katma değerli üretime daha fazla odaklanmamız gerekiyor” diyen Sarıbekir, teknoloji yatırımları, sürdürülebilir üretim, inovasyon ve yüksek performanslı ambalaj çözümleriyle birim ihracat değerinin yükseltilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>Hedef hem yeni pazar hem daha yüksek değer</strong></p>

<p>Sarıbekir, sektörün Avrupa başta olmak üzere mevcut ihracat pazarlarındaki konumunu güçlendirirken yeni pazarlara açılmaya da devam etmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Rusya, Çekya ve Almanya gibi pazarlarda kilogram başına daha yüksek ihracat değerlerine ulaşılmasının, Türkiye ambalaj sektöründe katma değerli ürünler açısından önemli bir potansiyel bulunduğunu gösterdiğini ifade eden Sarıbekir, hedefin yalnızca ihracat miktarını artırmak olmaması gerektiğini kaydetti.</p>

<p>Sarıbekir, “Hedefimiz yalnızca daha fazla ürün ihraç etmek değil, daha yüksek değer yaratan, teknoloji ve inovasyon içeren ambalaj çözümlerinin ihracatını artırmak olmalı” dedi.</p>

<p>Sektörün dış ticaret fazlası veren yapısının sürdürülebilmesi için üretim maliyetleri, enerji, ham madde, lojistik ve finansmana erişim gibi alanlarda rekabetçiliğin desteklenmesinin önemine de dikkat çekildi.</p>

<p><strong>ASD’nin 264 üyesi bulunuyor</strong></p>

<p>1992 yılında 39 ambalaj üreticisinin girişimiyle kurulan Ambalaj Sanayicileri Derneği, Türkiye ambalaj sektörünün gelişmesine katkı sağlamayı ve sektörün ulusal ve uluslararası platformlarda temsilini güçlendirmeyi amaçlıyor.</p>

<p>Ağustos 2026 itibarıyla 264 üyesi bulunan ASD, sektör temsilcileri arasındaki iş birliği ve dayanışmayı geliştirmeye yönelik çalışmalarını sürdürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ambalaj-sektorunun-dis-ticaret-fazlasi-159-milyar-dolara-ulasti</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 13:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/05/asd-baskani-zeki-saribekirjpg-1.jpeg" type="image/jpeg" length="49650"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Markiz Patent Genel Müdürü Orhan Eriman: “Türkiye’nin Hammaddesi Başkasının Markası Oluyor”]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/markiz-patent-genel-muduru-orhan-eriman-turkiyenin-hammaddesi-baskasinin-markasi-oluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/markiz-patent-genel-muduru-orhan-eriman-turkiyenin-hammaddesi-baskasinin-markasi-oluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye’nin sahip olduğu coğrafi ve kültürel değerlerin önemli bölümünün küresel markalara dönüşmeden hammadde aşamasında kaldığına dikkat çeken Markiz Patent Genel Müdürü Orhan Eriman, “Hammaddeyi biz veriyoruz, markayı başkaları yaratıyor. Artık hammaddemizi değil, markalarımızı konuşturma zamanı” dedi.</strong></p>

<p>Türkiye; farklı medeniyetlerden miras kalan kültürel zenginliği, elverişli iklim koşulları, verimli toprakları ve biyolojik çeşitliliği sayesinde çok sayıda özgün ürüne ve coğrafi değere sahip. Ancak bu potansiyelin önemli bir kısmı, yüksek katma değerli küresel markalara dönüşmeden hammadde veya işlenmemiş ürün olarak pazarlanıyor.</p>

<p>Markiz Patent Genel Müdürü Orhan Eriman, Türkiye’nin temel sorununun sahip olduğu değerlerin yetersizliği olmadığını belirterek, asıl eksikliğin bu değerleri fikri mülkiyet, tasarım, hikâye anlatımı ve marka stratejisiyle uluslararası ekonomik değere dönüştürmek olduğunu söyledi.</p>

<p>Eriman, “Kendi toprağımızda doğan değerleri başkalarının markalarında görmeye devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Halfeti Karagülü üzerinden dikkat çeken örnek</strong></p>

<p>Türkiye’nin yerel değerlerinin farklı ülkelerden markalar tarafından kullanılarak küresel pazara taşınmasının dikkat çekici örneklerinden birinin Halfeti Karagülü olduğunu belirten Eriman, Londra merkezli bir şirketin Şanlıurfa’nın Halfeti ilçesinde yetişen Karagül’den ilham alarak geliştirdiği lüks parfüm markasına işaret etti.</p>

<p>Halfeti’nin kendine özgü coğrafyası ile Karagül’ün kültürel çağrışımının bir marka hikâyesine dönüştürülmesini değerlendiren Eriman, burada asıl tartışılması gereken konunun söz konusu şirketin bu değeri kullanması değil, Türkiye’nin aynı potansiyeli neden kendi markalarıyla dünyaya taşıyamadığı olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eriman, Türkiye topraklarında yetişen ve ülkenin iklimi ile coğrafyasından beslenen bir değerin başka bir ülkenin markası tarafından hikâyeye dönüştürülerek uluslararası tüketiciye sunulmasının, fikri mülkiyet açısından da önemli bir mesaj taşıdığını ifade etti.</p>

<p>“Bizim topraklarımızda doğan, bizim iklimimizde farklılaşan bir değer; başka bir ülkenin markası tarafından hikâyeye dönüştürülüyor, başka bir ülkede ürüne dönüşüyor ve dünyanın en yüksek gelir grubundaki tüketicilerine sunuluyor” diyen Eriman, Türkiye’nin kendi değerlerini fikri mülkiyet, tasarım ve marka gücüyle küresel pazara taşıması gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>“Coğrafi işaret son değil, başlangıç”</strong></p>

<p>Türkiye’nin coğrafi işaret alanında önemli bir birikim oluşturduğunu belirten Eriman, coğrafi işaret tescilinin tek başına bir markalaşma stratejisi olarak görülmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Coğrafi işaretin bir ürünün kökenini, özelliklerini ve belirli üretim standartlarını koruma altına aldığını ifade eden Eriman, küresel marka oluşturmanın ise bunun ötesinde bir süreç olduğunu kaydetti.</p>

<p>“Tescil, korumanın başlangıcıdır; marka ise o değerin dünyadaki algısını, ekonomik karşılığını ve geleceğini yönetme işidir” diyen Eriman, coğrafi işaret ile ticari marka stratejisinin birlikte ele alınması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Türkiye’nin yerel değerlerini uluslararası fikri mülkiyet sistemleri içerisinde koruyacak ve aynı zamanda ticarileştirecek yeni bir yaklaşım geliştirmesi gerektiğini söyleyen Eriman, tarım ürünleri, doğal kaynaklar ve yerel üretim değerlerinin çoğu zaman düşük katma değerli ürünler veya hammadde olarak ihraç edildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Asıl ekonomik değerin ise ürünün işlenmesi, tasarlanması, konumlandırılması, markalaştırılması ve doğrudan tüketiciyle buluşturulması aşamalarında ortaya çıktığını ifade etti.</p>

<p><strong>“Tek başına üreticinin çabası yeterli değil”</strong></p>

<p>Türkiye’nin markalaşma potansiyelinin birkaç ürünle sınırlı olmadığını belirten Eriman; Urfa Karagülü, Isparta Gülü, Anzer Balı ve Antep Fıstığı gibi değerlerin farklı sektörlerde uluslararası markalara dönüşebilecek güçlü hikâyelere sahip olduğunu söyledi.</p>

<p>Ancak bu dönüşümün yalnızca üreticilerin veya yerel işletmelerin çabasıyla gerçekleştirilemeyeceğini belirten Eriman, kamu ve özel sektörün yanı sıra üretici örgütleri, tasarımcılar, marka uzmanları ve fikri mülkiyet profesyonellerinin de sürece dahil olması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eriman, bölgesel ölçekte oluşturulacak yapılanmaların yalnızca tescil süreçlerine odaklanmaması gerektiğini belirterek, ürünün hangi pazarda, hangi tüketici grubuna ve hangi marka konumlandırmasıyla sunulacağının da önceden planlanması gerektiğini dile getirdi.</p>

<p>“Bir coğrafi değerin küresel markaya dönüşmesi için patent vekiline de ihtiyaç olabilir, marka uzmanına da, tasarımcıya da, pazarlama stratejistine de, ihracatçıya da. Çünkü mesele tek başına hukuki bir tescil meselesi değildir; üretimden tüketici algısına kadar bütün değer zincirinin tasarlanmasıdır” dedi.</p>

<p><strong>“Hikâyeyi başkaları değil, biz yazmalıyız”</strong></p>

<p>Türkiye’nin kültürel ve coğrafi mirasını yalnızca geleneksel veya folklorik unsurlar üzerinden anlatmak yerine, bu değerleri çağdaş tasarım ve evrensel marka anlayışıyla yeniden yorumlaması gerektiğini belirten Eriman, küresel tüketiciye ulaşmanın yolunun güçlü bir anlatıdan geçtiğini söyledi.</p>

<p>Türkiye’nin sahip olduğu değerlerin dünyada kendiliğinden keşfedilmesini beklemek yerine, bu değerleri uluslararası tüketicinin anlayabileceği bir marka diline dönüştürmesi gerektiğini ifade eden Eriman, rekabetin artık yalnızca ürünler üzerinden değil, hikâyeler, algılar ve markalar üzerinden de yürüdüğünü kaydetti.</p>

<p><strong>Hedef, yerel değerden küresel markaya</strong></p>

<p>Türkiye’nin önünde önemli bir markalaşma fırsatı bulunduğunu belirten Eriman, bundan sonraki süreçte yalnızca coğrafi işaret sayısını artırmanın yeterli olmayacağını, mevcut değerlerin ekonomik ve kültürel potansiyelini büyütecek stratejilerin de geliştirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Eriman, Türkiye'nin yerel ürünleri coğrafi işaretlerle koruması, fikri mülkiyet haklarıyla güvence altına alması, tasarımla farklılaştırması ve güçlü marka hikâyeleriyle uluslararası pazarlara taşıması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Eriman sözlerini şöyle tamamladı: “Ürünlerimizi coğrafi işaretle koruyalım, fikri mülkiyetle güvence altına alalım, tasarımla farklılaştıralım, hikâyeyle anlamlandıralım ve güçlü markalarla dünyaya taşıyalım. Türkiye’nin bundan sonraki hedefi yalnızca kendi değerlerini korumak değil, o değerlerin küresel ekonomik karşılığını da kendi markalarıyla yaratmak olmalı. Artık hammaddemizi değil, markalarımızı konuşturma zamanıdır.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/markiz-patent-genel-muduru-orhan-eriman-turkiyenin-hammaddesi-baskasinin-markasi-oluyor</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 13:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/orhan-eriman.jpeg" type="image/jpeg" length="33627"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tera’dan 40 Milyar TL’lik Sermaye Hamlesi]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/teradan-40-milyar-tllik-sermaye-hamlesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/teradan-40-milyar-tllik-sermaye-hamlesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Sermaye piyasalarında şirketlerin sermaye yapısını güçlendirmeye yönelik adımlar hız kazanırken, Tera’dan dikkat çeken bir karar geldi. Şirket, 40 milyon TL olan kayıtlı sermaye tavanını 1000 kat artırarak 40 milyar TL’ye yükseltmek için SPK’ya başvurma kararı aldı. Tera ayrıca ödenmiş sermayesini 150 milyon TL’den 4 milyar TL’ye çıkaracak.</strong></p>

<p>Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) sermaye yeterliliğine ilişkin düzenlemelerinin ardından sermaye piyasalarında dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Tera yönetimi, şirketin gelecekteki sermaye ihtiyaçlarına yönelik kapsamlı bir artış planını gündeme aldı.</p>

<p>Şirket yönetim kurulunun 29 Ağustos 2026 tarihinde aldığı karara göre, mevcut 40 milyon TL’lik kayıtlı sermaye tavanının 40 milyar TL’ye yükseltilmesi amacıyla SPK’ya başvurulacak.</p>

<p>Söz konusu değişiklik gerçekleşirse Tera’nın kayıtlı sermaye tavanı tam 1000 kat artırılmış olacak.</p>

<p><strong>SPK’nın 500 milyon TL’lik sermaye kriterinin ardından geldi</strong></p>

<p>Tera’nın hamlesinin zamanlaması da dikkat çekiyor. SPK’nın portföy yönetim şirketlerine yönelik sermaye kriterlerini yeniden düzenleyerek bazı şirketler açısından sermaye yükümlülüklerini 500 milyon TL seviyesine kadar çıkardığı bir dönemde Tera, çok daha yüksek bir kayıtlı sermaye tavanı belirlemeyi tercih etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>40 milyar TL’lik yeni tavan, söz konusu 500 milyon TL'lik seviyenin 80 katına denk geliyor.</p>

<p>Ancak kayıtlı sermaye tavanının 40 milyar TL’ye yükseltilmesi, Tera’nın bu tutarda bir sermaye artırımını bugün gerçekleştireceği anlamına gelmiyor. Düzenleme, şirket yönetimine gelecekte yapılabilecek sermaye artırımları açısından daha geniş bir hareket alanı sağlıyor.</p>

<p><strong>Ödenmiş sermaye 4 milyar TL’ye çıkacak</strong></p>

<p>Tera’nın sermaye planındaki ikinci önemli adım ise ödenmiş sermayeye ilişkin.</p>

<p>Yönetim kurulunun aynı toplantıda aldığı kararla, şirketin mevcut 150 milyon TL olan ödenmiş sermayesinin 4 milyar TL’ye yükseltilmesi planlanıyor.</p>

<p>Bu değişiklik, ödenmiş sermayede yaklaşık 26,7 katlık bir artış anlamına geliyor.</p>

<p>Böylece Tera bir yandan gelecekteki sermaye artırımları için 40 milyar TL’lik geniş bir tavan oluştururken, diğer yandan mevcut ödenmiş sermayesini de önemli ölçüde artırmaya hazırlanıyor.</p>

<p><strong>40 milyar TL’lik tavan ne anlama geliyor?</strong></p>

<p>Kayıtlı sermaye tavanı ile ödenmiş sermayenin birbirinden farklı kavramlar olması nedeniyle, 40 milyar TL’lik tavanın doğrudan şirket kasasına girecek bir kaynak olarak değerlendirilmemesi gerekiyor.</p>

<p>Kayıtlı sermaye tavanının yükseltilmesi, şirketin ilerleyen dönemde gerekli görmesi halinde belirlenen limit dahilinde sermaye artırımlarını daha kolay gerçekleştirebilmesine imkan sağlıyor.</p>

<p>Bu nedenle Tera’nın kararı, yalnızca teknik bir esas sözleşme değişikliği olarak değil, şirketin gelecekteki büyüme, yatırım ve sermaye yapılanmasına ilişkin önemli bir hazırlık olarak da değerlendiriliyor.</p>

<p><strong>Gözler SPK’nın kararında</strong></p>

<p>Tera’nın 40 milyar TL’lik kayıtlı sermaye tavanı için öncelikle SPK’nın uygun görüşü gerekiyor. Kurulun değerlendirmesinin ardından sürecin diğer aşamalarına geçilmesi bekleniyor.</p>

<p>Sermaye piyasalarında şirketlerin mali yapılarının güçlendirilmesine yönelik düzenlemelerin öne çıktığı bir dönemde Tera’nın aldığı karar, özellikle rakamın büyüklüğü nedeniyle dikkat çekti.</p>

<p>SPK’nın sermaye kriterlerinde çıtayı yukarı taşıdığı süreçte Tera, kayıtlı sermaye tavanını 40 milyar TL’ye çıkararak gelecekteki sermaye ihtiyaçları için oldukça geniş bir alan açmayı hedefliyor. Şimdi piyasanın odağında SPK’nın bu başvuruya vereceği yanıt bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/teradan-40-milyar-tllik-sermaye-hamlesi</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 13:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-31-at-121900-pm.jpeg" type="image/jpeg" length="56697"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
