<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Fuar Dergisi</title>
    <link>https://www.fuardergisi.com.tr</link>
    <description>Fuar Dergisi, ulusal ve uluslararası fuarlar, sektörel yenilikler ve ekonomi dünyasındaki en önemli gelişmeleri takip eden profesyoneller için kapsamlı analizler, röportajlar ve özel haberler sunar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>"Türkiye'nin ilk ve tek ulusal Fuar, Kongre ve Festival dergisi</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 07 Nov 2026 10:38:17 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[JCR Eurasia Rating’den Erişah Arıcan açıklaması]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/jcr-eurasia-ratingden-erisah-arican-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/jcr-eurasia-ratingden-erisah-arican-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kredi derecelendirme kuruluşu JCR Eurasia Rating, basında yer alan haberler üzerine Prof. Dr. Erişah Arıcan’ın şirketteki geçmiş görevine ilişkin yazılı açıklama yayımladı. Şirket, Arıcan’ın yönetim kurulu üyeliğinin 30 Mart 2021’de sona erdiğini ve o tarihten bu yana şirkette herhangi bir görevinin...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Kredi derecelendirme kuruluşu JCR Eurasia Rating, basında yer alan haberler üzerine Prof. Dr. Erişah Arıcan’ın şirketteki geçmiş görevine ilişkin yazılı açıklama yayımladı. Şirket, Arıcan’ın yönetim kurulu üyeliğinin 30 Mart 2021’de sona erdiğini ve o tarihten bu yana şirkette herhangi bir görevinin bulunmadığını bildirdi.</strong></p>

<p>JCR Eurasia Rating, Prof. Dr. Erişah Arıcan hakkında bir süredir bazı basın organlarında yayımlanan haberlerin ardından kamuoyuna açıklama yaptı. Yazılı açıklamada, Arıcan’ın şirkette üstlendiği görev ile bu görevin başlangıç ve bitiş tarihleri paylaşıldı.</p>

<p><strong>Yönetim kurulu üyeliği 30 Mart 2021’de sona erdi</strong></p>

<p>Şirketin verdiği bilgiye göre Arıcan, 17 Ocak 2020’de JCR Eurasia Rating Yönetim Kurulu Üyesi olarak göreve başladı. 30 Mart 2021’e kadar bu görevi yürüten Arıcan’ın, üyeliğinin sona erdiği tarihten itibaren şirkette herhangi bir görev üstlenmediği belirtildi.</p>

<p><strong>Şirketin açıklamasının tamamı</strong></p>

<blockquote>
<p>“Bir süredir bazı basın organlarında yayınlanan haberlerden ötürü aşağıdaki açıklamayı yapma ihtiyacı doğmuştur. Sayın Prof. Dr. Erişah Arıcan, 17.01.2020 - 30.03.2021 tarihleri arasında şirketimizde Yönetim Kurulu Üyeliği yapmıştır. Bu tarihten itibaren şirketimizde herhangi bir görevi bulunmamaktadır.”</p>
</blockquote><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/jcr-eurasia-ratingden-erisah-arican-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 22:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/11/images-28.jpg" type="image/jpeg" length="13473"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TÜSİAD Heyeti Çin'de Yapay Zekâ ve Teknoloji Ekosistemini Yerinde İnceledi]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/tusiad-heyeti-cinde-yapay-zeka-ve-teknoloji-ekosistemini-yerinde-inceledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/tusiad-heyeti-cinde-yapay-zeka-ve-teknoloji-ekosistemini-yerinde-inceledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜSİAD, Çin'in teknoloji ve inovasyon merkezleri Shanghai, Hangzhou ve Shenzhen'e gerçekleştirdiği ziyarette yapay zekâ, robotik, dijital finans ve ileri üretim alanlarında faaliyet gösteren şirketlerle bir araya geldi. Görüşmelerde Türkiye ile Çin arasında teknoloji, yatırım ve sanayi iş birlikleri...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><!--for--><!--it--><!--if--><!--comp--><!--for--><!--it--><strong><!--comp--><!--for--><!--it--><!--if-->TÜSİAD, Çin'in teknoloji ve inovasyon merkezleri Shanghai, Hangzhou ve Shenzhen'e gerçekleştirdiği ziyarette yapay zekâ, robotik, dijital finans ve ileri üretim alanlarında faaliyet gösteren şirketlerle bir araya geldi. Görüşmelerde Türkiye ile Çin arasında teknoloji, yatırım ve sanayi iş birliklerinin geliştirilmesi gündeme geldi.<!--/if--><!--/it--><!--/for--><!--/comp--></strong><!--/it--><!--/for--><!--/comp--></p>

<p><!--/it--><!--it--></p>

<p><!--comp--><!--for--><!--it--><!--if-->TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ozan Diren başkanlığındaki heyet, 31 Ekim-6 Kasım 2026 tarihleri arasında Çin Halk Cumhuriyeti'ne kapsamlı bir çalışma ziyareti gerçekleştirdi. Shanghai, Hangzhou ve Shenzhen'i kapsayan programda, Çin'in teknoloji alanındaki gelişmeleri yerinde incelenirken Türk ve Çinli şirketler arasında yeni iş birliği olanakları değerlendirildi.<!--/if--><!--/it--><!--/for--><!--/comp--></p>

<p><!--/it--><!--it--></p>

<p><!--comp--><!--for--><!--it--><!--if-->Ziyaret boyunca yapay zekâ, robotik, bulut bilişim, dijital finans, otomasyon ve ileri üretim teknolojileri ön plana çıktı. TÜSİAD heyeti, Çin'in önde gelen teknoloji şirketlerinin yanı sıra Çin Uluslararası Ticareti Geliştirme Konseyi (CCPIT) temsilcileriyle de görüşmeler yaptı. Teknoloji ve Ar-Ge merkezlerinde gerçekleştirilen incelemelerde, yenilikçi uygulamaların üretim süreçlerine entegrasyonu ele alındı.<!--/if--><!--/it--><!--/for--><!--/comp--></p>

<p><!--/it--><!--it--></p>

<p><!--comp--><!--for--><!--it--><!--if--><strong>Çin'in teknoloji merkezlerinde yoğun temas trafiği</strong><!--/if--><!--/it--><!--/for--><!--/comp--></p>

<p><!--/it--><!--it--></p>

<p><!--comp--><!--for--><!--it--><!--if-->Programın ilk durağı Shanghai oldu. Burada CCPIT Shanghai Başkan Yardımcısı ve Çin Uluslararası Ticaret Odası Shanghai Başkanı Yang Dong Sheng ile görüşen heyet, Türkiye ve Çin arasındaki ticaret ve yatırım ilişkilerinin daha dengeli, sürdürülebilir ve yüksek katma değerli bir yapıya kavuşturulması için atılabilecek adımları değerlendirdi.<!--/if--><!--/it--><!--/for--><!--/comp--></p>

<p><!--/it--><!--it--></p>

<p><!--comp--><!--for--><!--it--><!--if-->Hangzhou'da ise CCPIT Başkan Yardımcısı Wang Yabo'nun katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda iki ülke arasındaki ekonomik ilişkiler, karşılıklı yatırım imkânları ve teknoloji ile inovasyon alanlarında geliştirilebilecek ortaklıklar masaya yatırıldı.<!--/if--><!--/it--><!--/for--><!--/comp--></p>

<p><!--/it--><!--it--></p>

<p><!--comp--><!--for--><!--it--><!--if-->Geçen yıl Çin'in Büyük Körfez Bölgesi'ne düzenlenen ziyaretin devamı niteliğindeki bu yılki programla TÜSİAD'ın temasları Yangtze Nehri Deltası'nı da kapsayacak şekilde genişletildi.<!--/if--><!--/it--><!--/for--><!--/comp--></p>

<p><!--/it--><!--it--></p>

<p><!--comp--><!--for--><!--it--><!--if--><strong>Dünyanın önde gelen teknoloji şirketleri ziyaret edildi</strong><!--/if--><!--/it--><!--/for--><!--/comp--></p>

<p><!--/it--><!--it--></p>

<p><!--comp--><!--for--><!--it--><!--if-->TÜSİAD heyeti, Çin'in farklı şehirlerinde faaliyet gösteren önemli teknoloji şirketlerinin üretim, inovasyon ve Ar-Ge çalışmalarını yakından inceleme fırsatı buldu.<!--/if--><!--/it--><!--/for--><!--/comp--></p>

<p><!--/it--><!--it--></p>

<p><!--comp--><!--for--><!--it--><!--if-->Bu kapsamda Shanghai'da AgiBot ve Ant International, Hangzhou'da Alibaba Cloud, Unitree ve Hikvision, Shenzhen'de ise Tencent, ZTE, iFLYTEK, UBTech Robotics ve DJI ziyaret edildi. Ayrıca Huawei'nin Shenzhen'deki genel merkezi ile Dongguan'daki Ar-Ge merkezinde incelemeler gerçekleştirildi.<!--/if--><!--/it--><!--/for--><!--/comp--></p>

<p><!--/it--><!--it--></p>

<p><!--comp--><!--for--><!--it--><!--if-->Görüşmelerde insansı robotların sanayide kullanımı, yapay zekâ destekli üretim sistemleri, otomasyon çözümleri ve drone teknolojilerinin farklı sektörlerdeki uygulamaları değerlendirildi. Bulut bilişim, telekomünikasyon altyapıları, dijital platformlar ve sınır ötesi ödeme sistemleri de gündemin önemli başlıkları arasında yer aldı.<!--/if--><!--/it--><!--/for--><!--/comp--></p>

<p><!--/it--><!--it--></p>

<p><!--comp--><!--for--><!--it--><!--if-->Özellikle robotik teknolojilerin üretim hatlarına entegrasyonu, yapay zekânın imalat sanayisinde verimliliği artırma potansiyeli ve drone teknolojilerinin tarım ile endüstriyel denetimdeki kullanım alanları hakkında bilgi alındı.<!--/if--><!--/it--><!--/for--><!--/comp--></p>

<p><!--/it--><!--it--></p>

<p><!--comp--><!--for--><!--it--><!--if--><strong>Türkiye-Çin iş birliğinde yeni fırsatlar</strong><!--/if--><!--/it--><!--/for--><!--/comp--></p>

<p><!--/it--><!--it--></p>

<p><!--comp--><!--for--><!--it--><!--if-->Ziyaret kapsamında Çin'in 2026-2030 dönemini kapsayan 15. Beş Yıllık Planı'nın öncelikleri de değerlendirildi. Yeşil dönüşüm, dijitalleşme, ileri imalat ve teknoloji yatırımları çerçevesinde iki ülke şirketleri arasında geliştirilebilecek somut ortaklıklar üzerinde duruldu.<!--/if--><!--/it--><!--/for--><!--/comp--></p>

<p><!--/it--><!--it--></p>

<p><!--comp--><!--for--><!--it--><!--if-->TÜSİAD heyeti ayrıca Shanghai ve Shenzhen'de ticaret ataşelikleri, TÜSİAD Shanghai Ağı temsilcileri ve Türk iş dünyasının temsilcileriyle bir araya geldi. Çin'deki iş ve yatırım ortamı, Türkiye-Çin ekonomik ilişkilerinin mevcut durumu ve Türk şirketleri açısından ortaya çıkan fırsatlar görüşüldü.<!--/if--><!--/it--><!--/for--><!--/comp--></p>

<p><!--/it--><!--it--></p>

<p><!--comp--><!--for--><!--it--><!--if-->Program çerçevesinde T.C. Şanhay Başkonsolosu Özlem Kural ve T.C. Guanco Başkonsolosu Adnan Hayal ile de görüşmeler gerçekleştirildi.<!--/if--><!--/it--><!--/for--><!--/comp--></p>

<p><!--/it--><!--it--></p>

<p><!--comp--><!--for--><!--it--><!--if--><strong>Ozan Diren: Teknolojik dönüşümü sanayimize yansıtmayı hedefliyoruz</strong><!--/if--><!--/it--><!--/for--><!--/comp--></p>

<p><!--/it--><!--it--></p>

<p><!--comp--><!--for--><!--it--><!--if-->TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ozan Diren, ziyaretin Çin'in teknolojik gelişimini yakından gözlemlemek ve Türkiye için yeni iş birliği alanlarını belirlemek açısından önemli olduğunu vurguladı.<!--/if--><!--/it--><!--/for--><!--/comp--></p>

<p><!--/it--><!--it--></p>

<p><!--comp--><!--for--><!--it--><!--if-->Diren, Çin'de yapay zekâ ve robotik teknolojilerinin üretimden finans sektörüne, tarımdan telekomünikasyona kadar geniş bir alanda hızla uygulamaya geçirildiğini belirterek, bu deneyimin Türkiye'nin sanayi dönüşümüne katkı sağlayacak somut adımlara dönüştürülmesini hedeflediklerini ifade etti.<!--/if--><!--/it--><!--/for--><!--/comp--></p>

<p><!--/it--><!--it--></p>

<p><!--comp--><!--for--><!--it--><!--if-->Türkiye ile Çin arasındaki ekonomik ilişkilerin uzun vadeli ve karşılıklı fayda sağlayan bir yapıya kavuşmasının önemine dikkat çeken Diren, ticaretin daha dengeli hâle gelmesi ve Çinli şirketlerin Türkiye'deki yatırımlarının Ar-Ge, inovasyon ve yüksek teknoloji üretimine yönelmesi gerektiğini belirtti.<!--/if--><!--/it--><!--/for--><!--/comp--></p>

<p><!--/it--><!--it--></p>

<p><!--comp--><!--for--><!--it--><!--if-->Diren ayrıca yapay zekâ, robotik ve akıllı üretim alanlarında iki ülke şirketleri arasında güçlü teknoloji ortaklıkları kurulmasının öncelikli hedefler arasında bulunduğunu kaydetti.<!--/if--><!--/it--><!--/for--><!--/comp--></p>

<p><!--/it--><!--it--></p>

<p><!--comp--><!--for--><!--it--><!--if--><strong>Orta Koridor ve lojistik bağlantıları stratejik önem taşıyor</strong><!--/if--><!--/it--><!--/for--><!--/comp--></p>

<p><!--/it--><!--it--></p>

<p><!--comp--><!--for--><!--it--><!--if-->Diren'in değerlendirmesinde Türkiye ile Çin arasındaki iş birliğinin yalnızca teknoloji ve yatırımla sınırlı kalmaması gerektiği de öne çıktı. Orta Koridor'un etkinliğinin artırılması, Asya ile Avrupa arasındaki ulaştırma ve lojistik bağlantılarının güçlendirilmesi ve tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesinin stratejik fırsatlar sunduğunu belirten Diren, Türkiye'nin bölgesel bir üretim ve teknoloji merkezi olma potansiyeline dikkat çekti.<!--/if--><!--/it--><!--/for--><!--/comp--></p>

<p><!--/it--><!--it--></p>

<p><!--comp--><!--for--><!--it--><!--if-->Bu kapsamda dijital lojistik, yeşil altyapı ve yüksek katma değerli üretim alanlarında geliştirilecek ortak projelerin Türkiye'nin küresel tedarik zincirlerindeki konumunu güçlendirebileceği değerlendiriliyor.<!--/if--><!--/it--><!--/for--><!--/comp--></p>

<p><!--/it--><!--it--></p>

<p><!--comp--><!--for--><!--it--><!--if-->TÜSİAD'ın Çin ziyareti, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin teknoloji, inovasyon ve sürdürülebilir üretim ekseninde geliştirilmesine yönelik yeni iş birliği alanlarının belirlenmesi açısından önemli temaslara sahne oldu.<!--/if--><!--/it--><!--/for--><!--/comp--></p>

<p><!--/it--><!--/for--><!--/comp--></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/tusiad-heyeti-cinde-yapay-zeka-ve-teknoloji-ekosistemini-yerinde-inceledi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 20:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/11/cin-temaslari4.jpg" type="image/jpeg" length="66022"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Engin Tarım’da hasat üç katına çıktı: "Bugüne kadarki en iyi sezonumuzu yaşıyoruz"]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/engin-tarimda-hasat-uc-katina-cikti-bugune-kadarki-en-iyi-sezonumuzu-yasiyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/engin-tarimda-hasat-uc-katina-cikti-bugune-kadarki-en-iyi-sezonumuzu-yasiyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’nin yaş meyve ve sebze üretimindeki potansiyeli, teknoloji yatırımları, kalite standartları ve ihracatla uluslararası pazarlarda daha fazla değer kazanıyor. Avrupa’nın en büyük tek parça elma üreticilerinden Engin Tarım, Karaman ve Tekirdağ’daki üretim faaliyetlerini 25’i aşkın ülkeye uzanan...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye’nin yaş meyve ve sebze üretimindeki potansiyeli, teknoloji yatırımları, kalite standartları ve ihracatla uluslararası pazarlarda daha fazla değer kazanıyor. Avrupa’nın en büyük tek parça elma üreticilerinden Engin Tarım, Karaman ve Tekirdağ’daki üretim faaliyetlerini 25’i aşkın ülkeye uzanan ihracat ağıyla desteklerken, 2026 yılında elma hasadını 14 bin tondan 45 bin tona yükseltti.</strong></p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 11 06 At 5.54.12 Pm" class="detail-photo img-fluid" height="1334" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/11/whatsapp-image-2026-11-06-at-55412-pm.jpeg" width="1000" /></p>

<p>Şirket, Avrupa ve Asya pazarlarındaki faaliyetlerinin yanı sıra tarımsal verimliliği artırmaya yönelik yatırımlarına da devam ediyor.</p>

<p>Türkiye’nin önemli yaş meyve ve sebze üreticilerinden Engin Tarım, 2026 yılı elma hasadında iklim koşullarının olumlu etkisiyle üretim ve ürün kalitesinde önemli bir artış yakaladı. Şirket, Karaman’da düzenlediği basın gezisinde üretim sahalarını, teknoloji yatırımlarını, depolama ve paketleme tesislerini gazetecilere tanıttı.</p>

<p>2003 yılında başlayan üretim yolculuğunu bugün uluslararası pazarlara taşıyan Engin Tarım, 12 bin dekarlık toplam üretim alanı ve yıllık 75 bin tonluk ürün hacmiyle faaliyetlerini sürdürüyor. Karaman ve Tekirdağ’da toplam 9 bin dekar elma bahçesi bulunan şirket, ürünlerinin yaklaşık yüzde 70’ini 25’ten fazla ülkeye ihraç ediyor.</p>

<p>Basın buluşmasında değerlendirmelerde bulunan Engin Tarım CEO’su Seyda Ertuğ, bu yıl elma üretiminde hem verim hem de kalite açısından son derece başarılı bir dönem yaşadıklarını belirtti.</p>

<p>“Benim en iyi senem. Ben bundan daha iyi bir sene görmedim” diyen Ertuğ, elverişli iklim koşullarının üretime olumlu yansıdığını, hasat miktarının yanı sıra satış performansından da memnun olduklarını ifade etti. Ertuğ, soğuk hava depolarının dolu olduğunu ve tesislerin tam kapasiteyle çalıştığını söyledi.</p>

<p><strong>Zirai donun ardından güçlü toparlanma: Hasat 45 bin tona ulaştı</strong></p>

<p>Geçen yıl zirai don nedeniyle şirketin söz konusu bahçelerinde 14 bin ton seviyesine gerileyen elma hasadı, bu yıl 45 bin tona yükseldi. Böylece aynı üretim alanlarında hasat miktarı bir önceki yılın üç katını aştı.</p>

<p>Bu sezonun üretim açısından tarihi bir dönem olduğunu belirten Ertuğ, uygun iklim koşullarının meyvenin gelişimi, renklenmesi ve kalitesi üzerinde olumlu etkiler yarattığını anlattı.</p>

<p>Engin Tarım’ın üretim modelinde yüksek rekoltenin yanı sıra ürünün pazara hangi kalite sınıfında sunulduğu da önem taşıyor. Şirket, elmaları premium, elit, standart ve meyve suyu sanayisine yönelik olmak üzere dört farklı kategoride değerlendiriyor.</p>

<p>Ertuğ’un verdiği bilgiye göre yüksek verim alınan bahçelerde üst kalite ürün oranı yüzde 70-80 seviyelerine ulaşabiliyor. Bu oran, ürünün daha yüksek katma değerle iç ve dış pazarlarda değerlendirilmesine katkı sağlıyor.</p>

<p>Ertuğ, hasat sırasında uygulanan yöntemlerin üreticinin kazancını doğrudan etkilediğini belirterek, meyvenin toplama ve taşıma aşamalarında zarar görmemesinin ihracat kalitesinin korunmasında kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>9 bin dekarlık elma bahçelerinde teknoloji odaklı üretim</strong></p>

<p>Engin Tarım, Karaman ve Tekirdağ’daki elma bahçelerinde bölgesel iklim özelliklerine uygun çeşitler yetiştiriyor. Karaman’da kırmızı elma çeşitleri öne çıkarken, Tekirdağ Çorlu’daki 1.500 dekarlık üretim alanında yeşil elma çeşitlerinde yüksek kalite elde ediliyor.</p>

<p>Üretimde damla sulama sistemleri, toprak nemini takip eden sensörler ve zirai dona karşı koruma uygulamaları kullanılıyor. Sensörler aracılığıyla toprağın nem durumu izlenerek sulama ihtiyacının daha doğru belirlenmesi ve su kaynaklarının verimli kullanılması hedefleniyor.</p>

<p>Şirket, üretimden hasada kadar uyguladığı yöntemlerle birim alandan elde edilen verimi artırmaya, ürün kalitesini korumaya ve tarımsal üretimde teknoloji kullanımını yaygınlaştırmaya odaklanıyor.</p>

<p><strong>55 bin ton depolama ve günlük 470 ton işleme kapasitesi</strong></p>

<p>Engin Tarım’ın üretim gücünü destekleyen yatırımların başında depolama ve paketleme altyapısı geliyor. Şirketin farklı tesisleriyle birlikte toplam depolama kapasitesi 55 bin tona, günlük işleme kapasitesi ise 470 tona ulaşıyor.</p>

<p>Karaman ve Tekirdağ’daki soğuk hava depolarıyla desteklenen tesis altyapısı, ürünlerin hasat sonrasında uygun koşullarda muhafaza edilmesine ve yıl boyunca pazara sunulmasına olanak sağlıyor.</p>

<p>Karaman Organize Sanayi Bölgesi’ndeki paketleme tesisinde elmalar, darbe almalarını önlemek amacıyla suyun kaldırma kuvvetinden yararlanılarak üretim hattına alınıyor. Plastik fırçalarla temizlenen ve at kılı fırçalarla parlatılan ürünler, otomatik makineler aracılığıyla gramaj, çap ve renklerine göre ayrıştırılıyor.</p>

<p>Sınıflandırma işleminin ardından elmalar çalışanlar tarafından kutulanarak iç pazar ve ihracat sevkiyatlarına hazırlanıyor. Bu sistem sayesinde farklı ülkelerin tüketici tercihleri ve perakende zincirlerinin kalite standartlarına uygun ürün hazırlanabiliyor.</p>

<p><strong>Hassas ürünlerde soğuk zincir eksikliği yüzde 30’a varan değer kaybına yol açabiliyor</strong></p>

<p>Engin Tarım CEO’su Seyda Ertuğ, tarımsal üretimde verimlilik kadar hasat sonrasında ürünün ekonomik değerinin korunmasının da önemli olduğunu belirtti.</p>

<p>Meyvenin bahçeden tüketiciye ulaşıncaya kadar uygun sıcaklık koşullarında muhafaza edilmesi gerektiğine dikkat çeken Ertuğ, özellikle dağıtım ve perakende satış noktalarında soğuk zincirin kesintisiz sürdürülmesinin ürün kalitesini doğrudan etkilediğini ifade etti.</p>

<p>Bazı satış noktalarında yeterli soğutma altyapısının bulunmamasının ürünlerde kalite ve değer kaybına neden olabildiğini anlatan Ertuğ, özellikle üzüm, şeftali ve yaban mersini gibi hassas ürünlerde bu kaybın yüzde 30’a kadar çıkabildiğine dikkat çekti. Ürün türüne göre kayıp oranlarının değiştiğini belirten Ertuğ, soğuk zincir altyapısının geliştirilmesinin gıda israfının azaltılması açısından önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p>Engin Tarım, soğuk hava depoları, modern paketleme hatları ve sevkiyat süreçlerinde uyguladığı kalite kontrolleriyle hasat sonrası kayıpları azaltmayı ve üreticinin emeğiyle ortaya çıkan ekonomik değeri korumayı hedefliyor.</p>

<p><strong>Hasat döneminde istihdam 2 bin 200 kişiye ulaşıyor</strong></p>

<p>Tarım sektöründe verimliliğin artırılmasında nitelikli iş gücünün belirleyici olduğunu vurgulayan Ertuğ, özellikle hasat sırasında çalışanların bilgi ve deneyiminin ürün kalitesine doğrudan yansıdığını söyledi.</p>

<p>Engin Tarım’ın Karaman Organize Sanayi Bölgesi’ndeki tesislerinde basın gezisi sırasında 420 kişinin çalıştığı, ziyaret edilen paketleme tesisindeki çalışan sayısının ise 250 olduğu belirtildi. Hasat ve yoğun üretim dönemlerinde şirketin toplam istihdamı 2 bin 200 kişiye kadar çıkabiliyor.</p>

<p>Şirket, yıl boyunca istihdamın sürdürülebilmesi amacıyla faaliyetlerini farklı ürün gruplarıyla çeşitlendiriyor. Elmanın yanı sıra nar, Trabzon hurması, mandalina ve kayısı gibi ürünlerde yürütülen çalışmalar, mevsimsel üretimin yılın daha geniş bir bölümüne yayılmasına katkı sağlıyor.</p>

<p>Ertuğ, çalışanların yıl boyunca istihdam edilmesinin mesleki deneyimi ve verimliliği artıracağını belirterek, tarımda teknoloji yatırımları kadar nitelikli iş gücünün geliştirilmesinin de önemli olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>Türkiye’nin tarımsal üretimdeki gücü ihracat ve markalaşmayla destekleniyor</strong></p>

<p>Türkiye’nin yaş meyve ve sebze üretiminde önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirten Engin Tarım CEO’su Seyda Ertuğ, özellikle incir, nar ve elma gibi ürünlerde Türkiye’nin kalite açısından güçlü bir konumda bulunduğunu söyledi.</p>

<p>Türk elmasının uluslararası pazarlardaki değerinin son yıllarda arttığına dikkat çeken Ertuğ, bu gelişmede ihracat yapan üretici şirketlerin kalite standartlarına ve markalaşmaya yönelik yatırımlarının etkili olduğunu ifade etti.</p>

<p>Türkiye’de tarımsal üretimin yüksek olduğunu, bu nedenle dış pazarlara erişimin sektör açısından büyük önem taşıdığını belirten Ertuğ, ihracatın üreticinin emeğinin ekonomik değere dönüşmesini sağlayan temel unsurlardan biri olduğunu vurguladı.</p>

<p>Ertuğ, uluslararası pazarlarda kalıcı olabilmek için ürün kalitesinin her yıl aynı standartlarda korunması gerektiğine işaret ederek, Türk tarım şirketlerinin kurumsallaşma, uzun vadeli planlama ve markalaşma alanlarında gelişmesinin rekabet gücünü artıracağını söyledi.</p>

<p>Türkiye’nin ulaşım ve lojistik altyapısının da tarımsal ihracat açısından önemli avantajlar sunduğunu belirten Ertuğ, bu altyapının üretim kalitesi ve doğru pazarlama stratejileriyle desteklenmesi gerektiğini kaydetti.</p>

<p><strong>İhracat ağı 25’i aşkın ülkeye uzanıyor</strong></p>

<p>Engin Tarım, Türkiye’de ürettiği ve tedarik ettiği ürünleri Hindistan, Rusya, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Kenya’nın da aralarında bulunduğu 25’ten fazla ülkeye ulaştırıyor.</p>

<p>Ertuğ, ihracat pazarlarında tüketici tercihlerinin ülkeden ülkeye değiştiğini belirterek, ürünlerin renk, büyüklük ve çeşit özelliklerine göre farklı pazarlara yönlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Hindistan’da büyük boy elmaların, Afrika pazarlarında küçük boy ürünlerin, Rusya’da ise daha açık renkli elmaların tercih edildiğini aktaran Ertuğ, farklı kalite ve özelliklerdeki ürünlere uygun pazarlar bulunmasının toplam üretimin ekonomik değerini artırdığını ifade etti.</p>

<p>Engin Tarım, iç pazarda da büyük perakende zincirlerine ürün tedarik ediyor. Şirketin ürün portföyünde yer alan özel elma çeşitlerinden Magic Star için Migros ile beş yıllık bir satış anlaşması yapıldığı belirtildi.</p>

<p>Ertuğ, ürün çeşitliliği ve kalite standartlarının hem ihracat pazarlarında hem de Türkiye’deki perakende satış noktalarında tüketici beklentilerinin karşılanması açısından önem taşıdığını söyledi.</p>

<p><strong>Kenya’da avokado, Hindistan’da elma yatırımı</strong></p>

<p>Engin Tarım, Türkiye’deki üretim ve ihracat faaliyetlerinin yanı sıra uluslararası tarım yatırımlarıyla da büyümesini sürdürüyor.</p>

<p>Türkiye’ye avokado tedarikinde önemli bir paya sahip olduklarını belirten Ertuğ, şirketin Türkiye avokado ithalatının yaklaşık yüzde 75-80’ini gerçekleştirdiğini tahmin ettiklerini söyledi.</p>

<p>Kenya’da avokado bahçeleri kurmaya başladıklarını anlatan Ertuğ, yeni dikimlerin ardından yaklaşık üç yıl içinde kendi yetiştirdikleri ürünleri pazara sunmayı planladıklarını belirtti.</p>

<p>Hindistan’da ise yaklaşık iki yıldır devam eden elma bahçesi yatırımlarında gelecek yıl ilk ürünlerin alınması bekleniyor.</p>

<p>Şirket, elma ve avokadonun yanı sıra yaban mersini, tatlı patates, zencefil ve Hindistan cevizi gibi ürünlerin uluslararası ticaretini de gerçekleştiriyor. Farklı ülkelerdeki tedarik ve iş ortaklıkları sayesinde ürün çeşitliliğini artıran Engin Tarım, yıl boyunca iç ve dış pazarlara ürün sunuyor.</p>

<p><strong>Avrupa pazarında yeni dönem</strong></p>

<p>Uluslararası faaliyetlerini Avrupa pazarında da genişleten Engin Tarım, iki yıl önce Hollanda’da kurduğu şirket aracılığıyla Avrupa’ya yönelik satış çalışmalarını sürdürüyor.</p>

<p>Ertuğ, Hollanda üzerinden ilk elma sevkiyatını yaklaşık bir ay önce gerçekleştirdiklerini belirterek, Avrupa pazarında rekabetin güçlü olduğunu ve kalıcı olabilmek için yüksek ürün kalitesi ile istikrarlı tedarikin önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Şirket, uluslararası pazarlardaki faaliyetlerini çeşitlendirirken Türkiye’deki üretim kapasitesini ve ürün kalitesini geliştirmeye yönelik yatırımlarına da devam ediyor.</p>

<p><strong>Teknoloji yatırımlarında yapay zekâ ve yerli hasat makinesi çalışması</strong></p>

<p>Engin Tarım, tarımsal üretimde verimliliği artırmak amacıyla mekanizasyon ve dijital teknolojilere yönelik yatırımlarını sürdürüyor. Şirket bünyesinde iki farklı yapay zekâ uygulamasından yararlanıldığını belirten Ertuğ, yeni teknolojileri yakından takip ettiklerini söyledi.</p>

<p>Hasat süreçlerinde verimliliği artırmak amacıyla mekanizasyona yatırım yapan Engin Tarım, yurt dışından temin ettiği hasat makinelerinin Türkiye’de üretilmesi için yerli bir üreticiyle birlikte çalışıyor. Kullanılan teknolojinin hasat verimliliğini iki katına çıkarırken işçilik ihtiyacını yaklaşık yarıya indirdiğini belirten Ertuğ, birkaç yıldır devam eden geliştirme çalışmalarının ardından yerli makinenin gelecek yıl diğer üreticilerin de kullanımına sunulmasının hedeflendiğini söyledi.</p>

<p>Engin Tarım, teknoloji yatırımları ve yeni elma çeşitleriyle birim alandan alınan verimi artırmayı amaçlıyor. Ertuğ, verimliliğin artırılmasının hem üretim maliyetlerinin yönetilmesi hem de Türkiye’nin uluslararası pazarlardaki rekabet gücünün geliştirilmesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Verimlilik, kalite ve sürdürülebilir üretim ön planda</strong></p>

<p>Ertuğ’un basın buluşmasında yaptığı değerlendirmelerde, tarımsal üretimde yüksek rekoltenin tek başına yeterli olmadığı; ürün kalitesi, doğru hasat teknikleri, eğitimli iş gücü, teknoloji yatırımları ve soğuk zincir altyapısının birlikte ele alınması gerektiği öne çıktı.</p>

<p>Engin Tarım, 2026 yılında yakaladığı yüksek hasat ve güçlü satış performansını, üretim ve işleme kapasitesini geliştiren yatırımlarla desteklemeyi hedefliyor. Şirket, Türkiye’de yetiştirilen ürünlerin uluslararası pazarlarda daha yüksek katma değerle değerlendirilmesine odaklanıyor.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/engin-tarimda-hasat-uc-katina-cikti-bugune-kadarki-en-iyi-sezonumuzu-yasiyoruz</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 20:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/11/whatsapp-image-2026-11-06-at-55412-pm-1.jpeg" type="image/jpeg" length="25870"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Transfomax Genel Koordinatörü Mahmut Sami Saka Oldu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/transfomax-genel-koordinatoru-mahmut-sami-saka-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/transfomax-genel-koordinatoru-mahmut-sami-saka-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İhracat sektöründe 17. yılına ulaşan kariyerinde; uluslararası satış, ihracat, iş geliştirme ve stratejik ortaklıklar alanlarında uzmanlaşmış bir yönetici olan Mahmut Sami Saka bugüne kadar 100’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştirerek toplam 500 milyon ABD dolarının üzerinde ihracat işlemi yönetti....]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İhracat sektöründe 17. yılına ulaşan kariyerinde; uluslararası satış, ihracat, iş geliştirme ve stratejik ortaklıklar alanlarında uzmanlaşmış bir yönetici olan Mahmut Sami Saka bugüne kadar 100’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştirerek toplam 500 milyon ABD dolarının üzerinde ihracat işlemi yönetti.</strong></p>

<p>Erciyes Üniversitesi Fizik Bölümü’nde tamamladığı lisans ve yüksek lisans eğitiminin ardından doktora çalışmalarını sürdürüyor. Akademik altyapısının kazandırdığı analitik düşünme ve problem çözme yetkinliklerini, enerji sektöründeki saha deneyimi ve yönetim yaklaşımla bütünleştiriyor.</p>

<p>DEİK ve TİM bünyesindeki aktif üyelikleri ile Türkiye’nin uluslararası ticaret ilişkilerinin gelişimine katkı sağlıyor. DEİK Yurt Dışı Yatırımlar İş Konseyi üyeliğinin yanısıra, geçmişte DEİK Norveç İK Üyeliği, Türkiye-Nijerya İş Konseyi Yürütme Kurulu Üyeliği ve Türkiye-Mali İş Konseyi Başkan Yardımcılığı görevlerini üstlendi. Bu görevler aracılığıyla iş dünyası ile ekonomik diplomasi arasında güçlü ilişkiler geliştirdi . Kurucusu olduğu Seyahat Yazarı platformunda uluslararası pazarlar, ticaret diplomasisi ve küresel ekonomik eğilimlere ilişkin deneyimlerini paylaşıyor.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/transfomax-genel-koordinatoru-mahmut-sami-saka-oldu</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 19:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/11/whatsapp-image-2026-11-06-at-73234-pm.jpeg" type="image/jpeg" length="40705"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Uib’ten Ekim Ayında 4,2 Milyar Dolarlık İhracat]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/uibten-ekim-ayinda-42-milyar-dolarlik-ihracat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/uibten-ekim-ayinda-42-milyar-dolarlik-ihracat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’nin Genel Sekreterlik bazında en fazla ihracat yapan ikinci birliği olan Uludağ İhracatçı Birlikleri’nin (UİB) 2026 yılı Ekim ayı ihracatı, 4 milyar 201 milyon 626 bin dolar olarak gerçekleşti.

UİB’in 2026 Ekim ayı ihracat rakamları açıklandı. Ekim ayındaki ihracatı 4,2 milyar dolar olan...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye’nin Genel Sekreterlik bazında en fazla ihracat yapan ikinci birliği olan Uludağ İhracatçı Birlikleri’nin (UİB) 2026 yılı Ekim ayı ihracatı, 4 milyar 201 milyon 626 bin dolar olarak gerçekleşti.</strong></p>

<p>UİB’in 2026 Ekim ayı ihracat rakamları açıklandı. Ekim ayındaki ihracatı 4,2 milyar dolar olan UİB’in, yılın 10 aylık ihracat tutarı 36 milyar 974 milyon 476 bin dolar olarak gerçekleşti.</p>

<p>Rakamları değerlendiren UİB Koordinatör Başkanı Kemal Yazıcı, “Enerji fiyatlarının, emtialarının çok yüksek oranlarda arttığı, tedarik ücretleri ile navlun ve sigorta ücretlerinin tavan yaptığı bir dönemde ihracat yapmaya devam ediyor olmak ve ihracatı artırmayı sürdürmek önemli bir başarıdır.” dedi.</p>

<p><strong>OİB'in ihracatı Ekim ayında </strong>3 <strong>milyar </strong>659 <strong>milyon dolar</strong></p>

<p>Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği’nin (OİB) Ekim ayı ihracatı 3 milyar 659 milyon 192 bin dolar olarak gerçekleşirken, yılın 10 aylık dönemindeki ihracat toplamı da 31 milyar 550 milyon 222 bin dolara ulaştı.</p>

<p><strong>UTİB'in ihracatı Ekim ayında </strong>100,4 <strong>milyon dolar oldu</strong></p>

<p>Ekim ayında 100 milyon 430 bin dolar ihracat yapan Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği’nin (UTİB) bu yılın 10 aylık dönemindeki ihracatı ise 998 milyon 60 bin dolar düzeyinde gerçekleşti.</p>

<p><strong>UHKİB'ten Ekim ayında </strong>63,3 <strong>milyon dolar ihracat</strong></p>

<p>Ekim ayında 63 milyon 370 bin dolar ihracat yapan Uludağ Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği'nin (UHKİB), Ocak-Ekim dönemi ihracatı toplamı ise 699 milyon 380 bin dolar seviyesinde gerçekleşti.</p>

<p><strong>UMSMİB'in ihracatı Ekim ayında </strong>23,1 <strong>milyon dolar</strong></p>

<p>Ekim ayında 23 milyon 194 bin dolar ihracat yapan Uludağ Meyve Sebze Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin (UMSMİB), bu yılın 10 aylık dönemindeki ihracatı ise 200 milyon 245 bin dolar düzeyinde gerçekleşti.</p>

<p><strong>UYMSİB'ten Ekim Ayında </strong>23,7 <strong>milyon dolarlık ihracat</strong></p>

<p>Ekim ayında 23 milyon 765 bin dolar ihracat gerçekleştiren Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği (UYMSİB), 10 aylık dönemde toplam 203 milyon 164 bin dolarlık dış satışa imza attı.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/uibten-ekim-ayinda-42-milyar-dolarlik-ihracat</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 19:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/11/kemal-yazici-1-yuksek-coz-1.jpeg" type="image/jpeg" length="87932"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Pu Expo İstanbul 2026 Küresel Poliüretan Sektörünü Buluşturuyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/pu-expo-istanbul-2026-kuresel-poliuretan-sektorunu-bulusturuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/pu-expo-istanbul-2026-kuresel-poliuretan-sektorunu-bulusturuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[11–13 Kasım 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek PU Expo İstanbul 2026, sektörün uluslararası temsilcilerini üretim teknolojileri ve yenilikçi uygulamalar etrafında buluşturacak. Foam Eurasia ve 75. AYSAF Ayakkabı Yan Sanayi Fuarı ile eş zamanlı düzenlenecek organizasyonda...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>11–13 Kasım 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek PU Expo İstanbul 2026, sektörün uluslararası temsilcilerini üretim teknolojileri ve yenilikçi uygulamalar etrafında buluşturacak. Foam Eurasia ve 75. AYSAF Ayakkabı Yan Sanayi Fuarı ile eş zamanlı düzenlenecek organizasyonda 10 ülkeden 147 katılımcı firma yer alacak; 5.000’in üzerinde profesyonel ziyaretçi ağırlanması bekleniyor. Uluslararası Poliüretan Sektörü Dernek Başkanlar Forumu, Türkiye Poliüretan Sektörü Duayenler Forumu, Demo Üretim Alanı, Eğitim Alanı ve PU Select İnovasyon Alanı fuarın öne çıkan başlıklarını oluşturacak.</strong></p>

<p>CNG Expo ve Poliüretan Sanayicileri ve İthalatçıları Derneği (POLYDER) iş birliğiyle düzenlenen PU Expo İstanbul 2026 – Uluslararası Poliüretan Endüstrisi Fuarı; ham maddeler ve sistemlerden esnek ve sert köpüklere, kaplama, yapıştırıcı ve elastomerlerden makine, ekipman ve üretim teknolojilerine kadar poliüretan endüstrisinin farklı alanlarını bir araya getirecek. Fuar, mobilya, otomotiv, ayakkabı, inşaat, yalıtım ve beyaz eşya başta olmak üzere poliüretanın kullanıldığı sektörlerden üreticileri, satın alma profesyonellerini ve mühendisleri ağırlayacak.</p>

<p><strong>10 Ülkeden 134 Stantlı Katılımcı Firma</strong></p>

<p>Fuar boyunca başta Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’yı kapsayan EMEA bölgesi, Orta Asya Türk Cumhuriyetleri ve eski BDT coğrafyasındaki ülkeler olmak üzere farklı pazarlardan 5.000’in üzerinde profesyonel ziyaretçinin İstanbul’da ağırlanması bekleniyor. 10 ülkeden 134 stantlı katılımcı firmanın yer alacağı organizasyon, üreticilerle uluslararası alıcılar arasında yeni tedarik ve ihracat bağlantıları kurulmasını hedefliyor.</p>

<p><strong>Uluslararası Sektör Kuruluşlarının Başkanları Aynı Forumda</strong></p>

<p>Fuarın ilk günü olan 11 Kasım 2026’da, 13.30–14.45 saatleri arasında gerçekleştirilecek Başkanlar Forumu, “Global PU Leaders Forum: One Industry, Different Markets, One Future” başlığıyla küresel poliüretan sektörünün gündemini ele alacak. PUdaily İş Geliştirme ve Pazarlama Müdürü Amine Maslouhy’nin moderatörlüğündeki oturumda, farklı pazarların öncelikleri ve sektörün geleceğine ilişkin değerlendirmeler paylaşılacak.</p>

<p>Avrupa esnek poliüretan blok köpük üreticilerini temsil eden EUROPUR’un Başkanı Bart J. ten Brink ile Avrupa poliüre sektörünü temsil eden PDA Europe’un Başkanı Gjorgjija Tasevski forumda yer alacak. Hindistan Poliüretan Derneği (IPUA) Başkanı Harneet Kochar ve POLYDER Yönetim Kurulu Başkanı F. Müge Pınar da kendi pazarlarına ilişkin deneyimlerini ve sektörel bakış açılarını aktaracak.</p>

<p><strong>Duayenler Forumunda Sektörün Birikimi Paylaşılacak</strong></p>

<p>Fuar kapsamında düzenlenecek Duayenler Forumu, poliüretan sektörünün gelişimine yön vermiş deneyimli isimleri bir araya getirecek. Sektörün liderleri, yıllar içinde edindikleri üretim ve yönetim deneyimlerini paylaşırken poliüretan sanayisinin güncel sorunlarını, değişen ihtiyaçlarını ve gelişim alanlarını masaya yatıracak. Forum, sektörel birikimin genç profesyonellere aktarılmasına da katkı sağlayacak.</p>

<p><strong>Demo Alanında Canlı Üretim Gösterimleri</strong></p>

<p>Demo Alanı’nda poliüretan üretim teknikleri ve uygulama süreçleri canlı gösterimlerle ziyaretçilere sunulacak. Profesyoneller, ham maddenin ürüne dönüşümünü ve kullanılan teknolojileri yerinde izleyebilecek; uygulayıcılarla doğrudan görüşerek üretim yöntemleri hakkında bilgi alabilecek. Alan, makine, malzeme ve proses çözümlerinin uygulama sırasında birlikte değerlendirilmesine imkân sağlayacak.</p>

<p><strong>PU Select İnovasyon Alanında Yenilikçi Nihai Ürünler</strong></p>

<p>PU Select İnovasyon Alanı’nda poliüretan kullanılarak geliştirilmiş nihai ürünler ve yenilikçi uygulama örnekleri sergilenecek. Ziyaretçiler, malzemenin farklı sektörlerde kazandığı işlevleri somut ürünler üzerinden inceleyebilecek. Ürün geliştirme çalışmalarına görünürlük kazandıracak alan, üreticilerin mühendislik ve tasarım kabiliyetlerini sektör profesyonelleriyle buluşturacak.</p>

<p>PU Select’in uygulamalı bölümünde, firmaların kendi malzemeleriyle üretim denemeleri yapabileceği ve elde edilen sonuçları mikroskobik düzeyde değerlendirebileceği bir platform oluşturulacak.</p>

<p>İNOVENSO, İstanbul Arel Üniversitesi Polimer Teknolojileri ve Kompozit Uygulama ve Araştırma Merkezi (ArelPOTKAM) ile TEKAFOS’un katkılarıyla hayata geçirilecek alanda üretim, prototipleme, malzeme analizi ve eğitim faaliyetleri aynı çatı altında yürütülecek. Böylece firmalar, büyük ölçekli üretim süreçlerini durdurmadan yeni ham maddelerini, masterbatch’lerini ve özel formülasyonlarını küçük ölçekli denemelerle test etme imkânı bulacak.</p>

<p><strong>Üretimden Mikroskobik Analize Uzanan Süreç</strong></p>

<p>PU Select’in öne çıkan uygulamalarından birinin katılımcı firmaların kendi malzemeleriyle nanofiber membran üretimi gerçekleştirmesi olacağını söyleyen Poliüretan Sanayicileri ve İthalatçıları Derneği (POLY­DER) Başkanı F. Müge Pınar, üretim sonrasında elde edilen membran ve prototiplerden hazırlanan numunelerin, mikroskop sistemleriyle inceleneceğini ve gerekli görülen numunelerin kesitlerinin alınarak malzemelerin mikroskobik yapılarının değerlendirilebileceğini belirtti.</p>

<p>Üretim ve analiz süreçlerinin aynı alanda birleştirilmesinin, firmalara yeni malzemelerinin üretim sürecindeki davranışını ve ortaya çıkan yapısal özelliklerini yerinde gözlemleme fırsatı sunacağını kaydeden Pınar, “Bu uygulamayla fuar alanının yalnızca ürün ve ekipmanların sergilendiği bir ortam olmaktan çıkarılarak, katılımcıların kendi malzemelerini deneyebildiği bir inovasyon platformuna dönüştürülmesi hedefleniyor” dedi.</p>

<p><strong>Yanmaz Eldiven ve Yenilikçi Yara Bandı Sergilenecek</strong></p>

<p>PU Select kapsamında poliüretan teknolojisiyle geliştirilen yanmaz eldivenin üretim süreci uygulamalı olarak gösterilecek. Ayrıca nanoteknolojiyle iyileştirici özellik kazandırılmış, yapay deri niteliğindeki yenilikçi bir yara bandı da ziyaretçilerin incelemesine sunulacak.</p>

<p>Farklı malzeme ve üretim teknolojilerinin uygulama alanlarını ortaya koyacak çalışmalar, poliüretan ve nanoteknoloji tabanlı çözümlerin ürün geliştirme süreçlerindeki kullanımına dikkat çekecek.</p>

<p><strong>Nanoteknoloji Üzerine Eğitimler Verilecek</strong></p>

<p>Demo ve İnovasyon Alanı, üretim uygulamalarının yanı sıra eğitim faaliyetlerine de ev sahipliği yapacak. ArelPOTKAM Eğitim Alanı’nda nanoteknolojik üretimler ve elektrospinning teknolojisi üzerine uygulamalı eğitimler düzenlenecek. Katılımcılara nanofiber üretiminin temel prensipleri, elektrospinning süreci ve nanoteknolojinin farklı malzeme uygulamalarındaki kullanım alanları hakkında bilgi verilecek.</p>

<p>TEKAFOS ise mikroskop sistemlerinin kullanımı, numune hazırlama, kesit inceleme ve malzemelerin mikroskobik açıdan değerlendirilmesine yönelik eğitimler gerçekleştirecek. Böylece ziyaretçiler, malzeme karakterizasyonunda kullanılan teknolojileri yakından tanıma ve bu yöntemlerin ürün geliştirme süreçlerindeki kullanımını öğrenme fırsatı bulacak.</p>

<p><strong>Üniversite-Sanayi İş Birliği Uygulamaya Taşınacak</strong></p>

<p>PU Expo İstanbul 2026 kapsamında oluşturulacak PU Select alanının, üniversite, teknoloji sağlayıcıları ve sanayi temsilcilerini ortak bir uygulama zemini üzerinde buluşturacağını kaydeden F. Müge Pınar sözlerini şöyle tamamladı: “Firmaların malzemeleriyle gerçekleştireceği üretim denemeleri, mikroskobik incelemeler ve eğitim faaliyetleriyle üretimden analize uzanan bir deneyim sunulacak. ‘Getir, üret, incele’ yaklaşımıyla tasarlanan platformda, firmaların yeni malzemelerini ve ürün fikirlerini fuar ortamında deneyerek geliştirme süreçlerine yönelik ön değerlendirme yapabilmeleri amaçlanıyor.”</p>

<p>CNG Expo Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Yaman, PU Expo İstanbul 2026’nın 75. AYSAF Ayakkabı Yan Sanayi Fuarı ile aynı salonlarda düzenlenmesinin, poliüretan ham maddelerinin yoğun olarak kullanıldığı ayakkabı sektörü açısından güçlü bir sinerji yaratacağını belirtti. Yaman, bu birlikteliğin poliüretan sektörünü ayakkabı taban üreticileri ve ayakkabı kimyasalları firmalarıyla buluşturacağını vurgulayarak fuarın yurt içinden ve yurt dışından yoğun ziyaretçi ilgisi görmesini beklediklerini söyledi.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/pu-expo-istanbul-2026-kuresel-poliuretan-sektorunu-bulusturuyor</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 19:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/11/i-m-g-8322.png" type="image/jpeg" length="68408"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adnan Polat: “Seramik sektörü bu zorlu süreci aşacak”]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/adnan-polat-seramik-sektoru-bu-zorlu-sureci-asacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/adnan-polat-seramik-sektoru-bu-zorlu-sureci-asacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[37. UNICERA İstanbul – Uluslararası Seramik, Banyo, Mutfak Fuarı, 2-6 Kasım 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde sektör profesyonellerini bir araya getirdi. Polat Holding Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Polat, fuarda Türk seramik sektörünün gelişimine, organizasyonun geçmişten bugüne geçir...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1><!--for--><!--it--><!--if--></h1>

<p><strong>37. UNICERA İstanbul – Uluslararası Seramik, Banyo, Mutfak Fuarı, 2-6 Kasım 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde sektör profesyonellerini bir araya getirdi. Polat Holding Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Polat, fuarda Türk seramik sektörünün gelişimine, organizasyonun geçmişten bugüne geçirdiği dönüşüme ve sektörün karşı karşıya olduğu maliyet baskılarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Seramik sektörünün emek ve enerji yoğun yapısına dikkat çeken Polat, artan işçilik ve enerji maliyetlerinin üreticiler açısından önemli bir sorun oluşturduğunu belirterek, “Önümüzde uzun bir maraton var. Kimsenin kısa vadeli gelişmeler karşısında ümitsizliğe kapılmaması gerekiyor” dedi.</strong></p>

<p>Türk seramik sektörünün uluslararası alandaki önemli buluşmalarından biri olan 37. UNICERA İstanbul, bu yıl da yerli ve yabancı sektör temsilcilerini İstanbul Fuar Merkezi’nde buluşturdu. Seramik, karo, vitrifiye, banyo ve mutfak alanlarında faaliyet gösteren firmaların ürün ve yeniliklerini sergilediği organizasyon, sektörün mevcut durumunun değerlendirilmesine ve yeni iş bağlantılarının kurulmasına imkân sağladı.</p>

<p>Fuarı ziyaret eden Polat Holding Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Polat, organizasyonun yıllar içerisindeki gelişimini değerlendirdi. Seramik Federasyonu'nun kuruluşunda görev aldığını hatırlatan Polat, fuarın ve sektörün geldiği noktayı görmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.</p>

<p><strong>UNICERA'nın yıllar içerisindeki gelişimi dikkat çekiyor</strong></p>

<p>Seramik Federasyonu'nun kuruluş sürecinde dönemin yönetim kurulu üyeleriyle birlikte görev aldığını hatırlatan Polat, “Uzun yıllar sonra yeniden fuara katıldım. Yaklaşık 15-20 yıl aradan sonra burada olmak benim için de güzel bir deneyim oldu. Seramik Federasyonu'nu, o dönemdeki yönetim kurulu arkadaşlarımızla birlikte kurmuştuk. Aradan geçen yıllarda sektörün ve fuarın ne kadar geliştiğini görmek gerçekten mutluluk verici. Bugün çok daha büyük ve kapsamlı bir organizasyonla karşı karşıyayız. Bu yılki fuarı da oldukça başarılı buldum. Stantları ve sergilenen ürünleri beğendim. Sektörde önemli gelişmeler yaşandığı açıkça görülüyor.”</p>

<p><strong>Artan maliyetler sektörün gündeminde</strong></p>

<p>Seramik sektörünün mevcut ekonomik koşullarda çeşitli zorluklarla karşı karşıya olduğunu belirten Polat, özellikle işçilik ve enerji maliyetlerindeki yükselişin üretim süreçlerini etkilediğine dikkat çekti.</p>

<p>Sektörün emek ve enerji yoğun yapısı nedeniyle maliyet değişimlerinden doğrudan etkilendiğini ifade eden Polat, mevcut sorunların aşılması için uzun vadeli bir bakış açısına ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.</p>

<p>Polat, sektörün karşı karşıya olduğu koşullara ilişkin değerlendirmesinde, “İçinde bulunduğumuz dönemde sektör temsilcilerinin çeşitli sorunları gündeme getirmesi son derece doğal. Ancak bu sorunların üstesinden gelmemiz gerekiyor. Önümüzde uzun bir maraton var. Bu nedenle kısa vadeli gelişmeler karşısında ümitsizliğe kapılmadan çalışmalarımızı sürdürmeliyiz” dedi.</p>

<p>Sektörün üretim maliyetlerine de değinen Polat, “Seramik sektörü hem emek hem de enerji yoğun bir sektör. Bugün işçilik ve enerji maliyetleri oldukça yüksek seviyelere ulaşmış durumda. Bu nedenle sektörümüzü zorlu bir süreç bekliyor. Ancak bu sürecin de üstesinden geleceğimize inanıyorum” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Bakanlık desteği sektör açısından önem taşıyor</strong></p>

<p>Fuar ziyareti kapsamında Ticaret Bakanı Ömer Bolat'ın sektör temsilcileriyle bir araya gelmesine de değinen Adnan Polat, Bakan'ın fuar alanındaki stantları ziyaret ederek firmaların sorunlarını dinlemesinin önemine dikkat çekti.</p>

<p>Bakan Bolat'ın sektöre zaman ayırdığını ve temsilcilerin görüşlerini dikkatle dinlediğini belirten Polat, sektörün beklentilerinin ilgili kurumlara aktarılmasının çözüm süreçlerine katkı sağlayacağını ifade etti.</p>

<p>Polat, “Sayın Bakanımız da fuarımızı ziyaret ederek bütün stantları gezdi ve sektöre önemli ölçüde zaman ayırdı. Kendisine şahsen teşekkür etmek istiyorum. Sektörümüzün sorunlarını dikkatle dinledi ve notlar aldı. Bu konularda gerekli desteği sağlayacağına inanıyorum.”</p>

<p><strong>“Sektörün gelişimine katkı sunmaya devam edeceğiz”</strong></p>

<p>Türk seramik sektörünün sahip olduğu üretim birikimi ve gelişim potansiyeliyle mevcut zorlukları aşabileceğine inandığını belirten Adnan Polat, geçmişte sektörde görev almış isimlerin de bilgi ve tecrübeleriyle katkı sunmayı sürdüreceğini kaydetti.</p>

<p>Sektörün gelişiminin sürdürülebilirliği açısından dayanışma ve iş birliğinin önemine işaret eden Polat, “İnşallah bundan sonraki süreçte daha iyi günler göreceğiz. Bizler de sektörün eski temsilcileri olarak elimizden gelen desteği vermeye ve katkı sağlamaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.</p>

<h1><!--/if--><!--/it--><!--/for--><!--/comp--></h1>

<p><!--/it--><!--/for--><!--/comp--></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ, RÖPORTAJLAR</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/adnan-polat-seramik-sektoru-bu-zorlu-sureci-asacak</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 18:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/11/m-r-z08409.JPG" type="image/jpeg" length="73713"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KONSİAD Başkanı Kemal Çelik: “UNICERA, Türk Seramik Sektörünün Büyümesinde Önemli Bir Rol Üstlendi”]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/konsiad-baskani-kemal-celik-unicera-turk-seramik-sektorunun-buyumesinde-onemli-bir-rol-ustlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/konsiad-baskani-kemal-celik-unicera-turk-seramik-sektorunun-buyumesinde-onemli-bir-rol-ustlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[37. UNICERA İstanbul – Uluslararası Seramik, Banyo, Mutfak Fuarı, 2-6 Kasım 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde sektör profesyonellerini bir araya getirdi. Fuarın kuruluşundan itibaren gelişim sürecinde yer alan KONSİAD Başkanı Kemal Çelik, organizasyonun 37 yıllık geçmişini değerlendi...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><!--for--><!--it--><!--if--><!--comp--><!--for--><!--it--><strong><!--comp--><!--for--><!--it--><!--if-->37. UNICERA İstanbul – Uluslararası Seramik, Banyo, Mutfak Fuarı, 2-6 Kasım 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde sektör profesyonellerini bir araya getirdi. Fuarın kuruluşundan itibaren gelişim sürecinde yer alan KONSİAD Başkanı Kemal Çelik, organizasyonun 37 yıllık geçmişini değerlendirerek Türk seramik sektörünün büyümesine ve Türkiye ekonomisine sağladığı katkılara dikkat çekti. İlk fuarın 400 metrekarelik bir alanda gerçekleştirildiğini hatırlatan Çelik, bugün Avrupa’nın ikinci büyük seramik fuarı konumuna ulaştıklarını belirterek, “Bu organizasyonu yaşatmak, geçmişten devraldığımız önemli bir sorumluluktur” dedi.<!--/if--><!--/it--><!--/for--><!--/comp--></strong><!--/it--><!--/for--><!--/comp--></p>

<p><!--/it--><!--it--></p>

<p><!--comp--><!--for--><!--it--><!--if-->Türk seramik sektörünün uluslararası alandaki önemli buluşma noktalarından biri olan 37. UNICERA İstanbul, bu yıl da yerli ve yabancı sektör temsilcilerini İstanbul Fuar Merkezi’nde buluşturdu. Seramik, karo, vitrifiye, banyo ve mutfak sektörlerinin önde gelen firmalarını, üreticilerini, satın almacılarını ve profesyonellerini bir araya getiren organizasyon, yeni ticari bağlantıların kurulmasına ve uluslararası iş birliklerinin geliştirilmesine zemin hazırladı.<!--/if--><!--/it--><!--/for--><!--/comp--></p>

<p><!--/it--><!--it--></p>

<p><!--comp--><!--for--><!--it--><!--if-->Fuarın kuruluşundan itibaren gelişim sürecinde yer alan KONSİAD Başkanı Kemal Çelik, organizasyonun 37 yıllık geçmişine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İlk fuarın 400 metrekarelik bir alanda gerçekleştirildiğini belirten Çelik, Türkiye'nin seramik üretim kapasitesinin yıllar içerisinde önemli ölçüde geliştiğini ve UNICERA'nın bu büyümenin uluslararası alanda tanıtılmasına katkı sağladığını ifade etti.<!--/if--><!--/it--><!--/for--><!--/comp--></p>

<p><!--/it--><!--it--></p>

<p><!--comp--><!--for--><!--it--><!--if--><strong>400 metrekareden Avrupa'nın ikinci büyük seramik fuarına</strong><!--/if--><!--/it--><!--/for--><!--/comp--></p>

<p><!--/it--><!--it--></p>

<p><!--comp--><!--for--><!--it--><!--if-->UNICERA'nın kuruluşundan bugüne uzanan yolculuğunda büyük emek verildiğini vurgulayan Kemal Çelik, fuarın yalnızca ticari bir organizasyon olmadığını, aynı zamanda Türk seramik sektörünün gelişimini destekleyen önemli bir platform niteliği taşıdığını belirtti.<!--/if--><!--/it--><!--/for--><!--/comp--></p>

<p><!--/it--><!--it--></p>

<p><!--comp--><!--for--><!--it--><!--if-->Kuruluş döneminde Türkiye'de yalnızca dört seramik firmasının faaliyet gösterdiğini hatırlatan Çelik, bugün yaklaşık 40 seramik fabrikasının yanı sıra benzer sayıda vitrifiye üretim tesisinin bulunduğunu kaydetti.<!--/if--><!--/it--><!--/for--><!--/comp--></p>

<p><!--/it--><!--it--></p>

<p><!--comp--><!--for--><!--it--><!--if-->Çelik, <!--/if--><!--/it--><!--/for--><!--/comp--><!--comp--><!--for--><!--it--><!--if-->“Bu fuarın kuruluşunda yer alan isimlerden biri olarak, 37 yıldır organizasyonun düzenlenmesi ve sektörümüze kazandırılması için önemli çalışmalar yürütüyoruz. İlk fuarımızı 400 metrekarelik bir alanda gerçekleştirdik. O dönemde Türkiye'de yalnızca dört seramik firması bulunuyordu. Bugün ise yaklaşık 40 seramik fabrikamız ve benzer sayıda vitrifiye üretim tesisimiz bulunuyor.”<!--/if--><!--/it--><!--/for--><!--/comp--></p>

<p><!--/it--><!--it--></p>

<p><!--/it--><!--it--></p>

<p><!--comp--><!--for--><!--it--><!--if--><strong><!--comp--><!--for--><!--it--><!--if-->UNICERA'nın devamlılığı sektörel bir sorumluluk</strong><!--/if--><!--/it--><!--/for--><!--/comp--></p>

<p><!--/it--><!--it--></p>

<p><!--comp--><!--for--><!--it--><!--if-->Fuarın yıllar içerisinde elde ettiği başarının uzun soluklu çalışmaların sonucu olduğunu belirten Çelik, “Fuarın firmalarımızın büyümesine ve sektörümüzün gelişmesine önemli katkılar sağladığını biliyoruz. Bu nedenle organizasyonu sürdürmek ve daha ileriye taşımak için çalışmalarımıza devam edeceğiz. Geçmişte bu fuarın hayata geçirilmesi için emek verenlere karşı sorumluluğumuzun bilincindeyiz. UNICERA'yı yaşatmak ve geliştirmek bu sorumluluğun önemli bir parçasıdır” dedi.</p>

<p><!--/if--><!--/it--><!--/for--><!--/comp--><!--comp--><!--for--><!--it--><!--if--><strong>Türkiye ekonomisine ve uluslararası ticarete katkı</strong><!--/if--><!--/it--><!--/for--><!--/comp--></p>

<p><!--/it--><!--it--></p>

<p><!--/it--><!--it--></p>

<p><!--/it--><!--it--></p>

<p><!--comp--><!--for--><!--it--><!--if-->UNICERA'nın seramik sektörünün yanı sıra Türkiye ekonomisi açısından da önemli bir organizasyon olduğunu belirten KONSİAD Başkanı Kemal Çelik, fuarın uluslararası konumuna dikkat çekti.<!--/if--><!--/it--><!--/for--><!--/comp--><!--comp--><!--for--><!--it--><!--if--> <!--comp--><!--for--><!--it--><!--if-->Çelik, “UNICERA, Türkiye ekonomisine önemli katkılar sağlayan uluslararası bir organizasyondur. Avrupa'nın ikinci büyük seramik fuarı konumundayız. Bu başarıyı korumak ve fuarımızı daha ileriye taşımak amacıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><!--/if--><!--/it--><!--/for--><!--/comp--><!--comp--><!--for--><!--it--><!--if-->Bu yıl gerçekleştirilen organizasyonun başarılı geçtiğini belirten Çelik, fuarın hem yurt içinden hem de yurt dışından önemli sayıda sektör profesyonelini ağırladığını söyledi. <!--/if--><!--/it--><!--/for--><!--/comp--><!--comp--><!--for--><!--it--><!--if-->Katılımcı firmaların yeni iş bağlantıları kurduğunu, ticari görüşmeler gerçekleştirdiğini ve satış fırsatları elde ettiğini kaydeden Çelik, fuarın sektöre sağladığı ticari katkıdan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.</p>

<p><!--/if--><!--/it--><!--/for--><!--/comp--><!--comp--><!--for--><!--it--><!--if--><strong>Gelecek yıllarda daha büyük organizasyonlar hedefleniyor</strong><!--/if--><!--/it--><!--/for--><!--/comp--></p>

<p><!--/it--><!--it--></p>

<p><!--/it--><!--it--></p>

<p><!--comp--><!--for--><!--it--><!--if-->UNICERA'nın 37 yıllık birikimini geleceğe taşıyarak uluslararası alandaki konumunu daha da güçlendirmeyi hedeflediklerini belirten KONSİAD Başkanı, <!--/if--><!--/it--><!--/for--><!--/comp--><!--comp--><!--for--><!--it--><!--if-->“Önümüzdeki yıllarda daha büyük ve başarılı organizasyonlar gerçekleştirerek hem sektörümüzün gelişimine hem de ülke ekonomimize katkı sağlamayı sürdüreceğiz.” şeklinde konuştu.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ, RÖPORTAJLAR</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/konsiad-baskani-kemal-celik-unicera-turk-seramik-sektorunun-buyumesinde-onemli-bir-rol-ustlendi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 17:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/11/m-r-z08403.JPG" type="image/jpeg" length="13773"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ömer Bolat’tan Türk Seramik Sektörüne Destek Mesajı: “Türk Seramiğinin Dünya Pazarlarındaki Payı Artacak”]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/omer-bolattan-turk-seramik-sektorune-destek-mesaji-turk-seramiginin-dunya-pazarlarindaki-payi-artacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/omer-bolattan-turk-seramik-sektorune-destek-mesaji-turk-seramiginin-dunya-pazarlarindaki-payi-artacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[37. UNICERA İstanbul – Uluslararası Seramik, Banyo, Mutfak Fuarı, 2-6 Kasım 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde sektör profesyonellerini bir araya getirdi. Fuarı ziyaret eden Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türk seramik sektörünün uluslararası pazarlardaki güçlü konumuna dikkat çekerek sekt...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><!--for--><!--it--><!--if--><!--comp--><!--for--><!--it--><strong><!--comp--><!--for--><!--it--><!--if-->37. UNICERA İstanbul – Uluslararası Seramik, Banyo, Mutfak Fuarı, 2-6 Kasım 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde sektör profesyonellerini bir araya getirdi. Fuarı ziyaret eden Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türk seramik sektörünün uluslararası pazarlardaki güçlü konumuna dikkat çekerek sektörün gelişmesi ve ihracat kapasitesinin artırılması için gereken desteği vermeye devam edeceklerini söyledi. Bolat, “Türk seramik sektörünün dünya pazarlarındaki payı artacaktır. Bizim görevimiz onlara destek olmaktır” dedi.</strong><!--/if--><!--/it--><!--/for--><!--/comp--></p>

<p><!--/it--><!--it--></p>

<p><!--comp--><!--for--><!--it--><!--if-->Fuar kapsamında İstanbul Fuar Merkezi’ni ziyaret eden Ticaret Bakanı Ömer Bolat, sektör temsilcileriyle bir araya geldi. Ardından fuar alanındaki stantları ziyaret eden Bolat, sektörün mevcut durumu, üretim kapasitesi, ihracat potansiyeli ve uluslararası rekabet gücü hakkında değerlendirmelerde bulundu.<!--/if--><!--/it--><!--/for--><!--/comp--></p>

<p><!--/it--><!--it--></p>

<p><!--comp--><!--for--><!--it--><!--if-->Ziyaret sırasında yaptığı açıklamalarda Türk seramik sektörünün Türkiye ekonomisi ve ihracatı açısından taşıdığı öneme vurgu yapan Bolat, sektörün gelişimini desteklemeye devam edeceklerini belirtti.<!--/if--><!--/it--><!--/for--><!--/comp--></p>

<p><!--/it--><!--it--></p>

<p><strong>“Türkiye Seramik İhracatında Dünyanın Önde Gelen Ülkeleri Arasında"</strong><!--/if--><!--/it--><!--/for--><!--/comp--></p>

<p><!--/it--><!--it--></p>

<p><!--comp--><!--for--><!--it--><!--if-->UNICERA İstanbul’un 37’nci kez düzenlenmesinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Ticaret Bakanı Ömer Bolat, fuarı önceki yıllarda da ziyaret ettiğini belirterek bu yıl da sektör temsilcileriyle bir araya gelme fırsatı bulduğunu ifade etti.<!--/if--><!--/it--><!--/for--><!--/comp--></p>

<p><!--/it--><!--it--></p>

<p><!--comp--><!--for--><!--it--><!--if-->Bolat, ziyaret kapsamında gerçekleştirilen görüşmeler ve fuar incelemelerine ilişkin şunları söyledi: <!--/if--><!--/it--><!--/for--><!--/comp--><!--comp--><!--for--><!--it--><!--if-->“Sektörün duayenleri ve başkanlarıyla öncelikle bir istişare toplantısı gerçekleştirdik. Ardından toplam altı holde düzenlenen fuarda stantları gezdik. Stant sahipleri ve firma temsilcileriyle görüş alışverişinde bulunduk. Fuardan son derece memnun ayrılıyoruz.”<!--/if--><!--/it--><!--/for--><!--/comp--></p>

<p><!--/it--><!--it--></p>

<p><!--/it--><!--it--></p>

<p><!--comp--><!--for--><!--it--><!--if-->Türkiye’nin seramik sektöründe önemli bir üretim ve ihracat ülkesi olduğunun altını çizen Bolat, Anadolu’nun binlerce yıllık kültürel mirasının çağdaş üretim anlayışıyla uluslararası ölçekte ekonomik bir başarıya dönüştüğünü vurguladı.<!--/if--><!--/it--><!--/for--><!--/comp--></p>

<p><!--/it--><!--it--></p>

<p><!--comp--><!--for--><!--it--><!--if-->Seramik sektörünün Türkiye'nin dünyadaki yüz akı sektörlerinden biri olduğunu belirten Bolat, şöyle konuştu:<!--/if--><!--/it--><!--/for--><!--/comp--></p>

<p><!--/it--><!--it--></p>

<p><!--comp--><!--for--><!--it--><!--if-->“Seramik sektörü, Anadolu'muzun kültürel mirasının dünya ölçeğinde sektörel bir başarıya dönüştüğü çok değerli bir alandır. Karo ürünleri, sağlık gereçleri ve diğer seramik ürünleriyle Türkiye'nin dünyadaki yüz akı sektörlerinden biridir. Hükümetimiz olarak, rekabet gücümüzün yüksek olduğu bu sektörü diğer sektörlerimizde olduğu gibi daha da geliştirmek arzusunda ve kararlılığındayız.”<!--/if--><!--/it--><!--/for--><!--/comp--></p>

<p><!--/it--><!--it--></p>

<p><!--comp--><!--for--><!--it--><!--if-->Türkiye’nin seramik ihracatındaki konumuna ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Bolat, ülkenin yıllık yaklaşık 1,3 milyar dolarlık seramik ihracatı gerçekleştirdiğini belirterek, “Türkiye, dünyada özellikle seramik karoda beşinci, genel seramik ürünlerinde ise ilk on ülke arasında ihracat liginde yer alıyor” ifadelerini kullandı.<!--/if--><!--/it--><!--/for--><!--/comp--></p>

<p><!--/it--><!--it--></p>

<p><!--comp--><!--for--><!--it--><!--if--><strong>“Sektörün Uluslararası Rekabet Gücünü Artırmak İçin Çalışıyoruz"</strong><!--/if--><!--/it--><!--/for--><!--/comp--></p>

<p><!--/it--><!--it--></p>

<p><!--comp--><!--for--><!--it--><!--if-->Ticaret Bakanlığı olarak Türk seramik sektörünün uluslararası pazarlardaki konumunu güçlendirmeyi öncelikli hedefleri arasında gördüklerini ifade eden Bolat, “Ticaret Bakanlığı olarak prestijli fuar statüsü verdiğimiz bu seramik fuarının daha da güçlenmesi için bakanlık olarak her türlü fedakârlığı yapıyoruz. Anadolu'nun o muhteşem kültürel desenleri, zenginlikleri ve renk cümbüşü, Türkiye'nin seramik, karo ve vitrifiye ürünleri aracılığıyla bütün dünyaya yayılıyor. Tanıtım açısından da ‘Türk Seramiği’ kavramının uluslararası bir motto olarak daha da güçleneceğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı.<!--/if--><!--/it--><!--/for--><!--/comp--></p>

<p><!--/it--><!--it--></p>

<p><!--/it--><!--it--></p>

<p><!--/it--><!--it--></p>

<p><!--/it--><!--it--></p>

<p><!--comp--><!--for--><!--it--><!--if--><!--comp--><!--for--><!--it--><!--if--><!--/if--><!--/it--><!--/for--><!--/comp--></p>

<p><!--/it--><!--it--></p>

<p><!--comp--><!--for--><!--it--><!--if-->Bolat, <!--/if--><!--/it--><!--/for--><!--/comp--><!--comp--><!--for--><!--it--><!--if-->“Biz sektörün her zaman yanındayız ve hizmetinde olmaya devam edeceğiz. Ticaret Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve ilgili tüm bakanlıklarımızla birlikte, kıymetli müteşebbislerimizin emeklerinin karşılığını bulması için her türlü gayreti göstereceğiz. Gereken destek neyse inşallah vereceğiz.” ifadelerine yer verdi.<!--/if--><!--/it--><!--/for--><!--/comp--></p>

<p><!--/it--><!--it--></p>

<p><!--/it--><!--it--></p>

<p><strong>"Fuarda Beklenenden Daha Fazla Yabancı Ziyaretçi Ağırlandı"</strong></p>

<p><!--comp--><!--for--><!--it--><!--if-->Fuarın başarısının devam etmesi için sektör kuruluşları ve yöneticileriyle birlikte hareket edeceklerini kaydeden Bolat, <!--/if--><!--/it--><!--/for--><!--/comp--><!--comp--><!--for--><!--it--><!--if-->“Burada çok ciddi bir alıcı ve ziyaretçi kitlesi olduğunu, fuardan memnun olduklarını söylediler. Stant sahiplerinin de yüzleri gülüyordu. Memnuniyetlerini ifade ettiler. Biz de Ticaret Bakanlığı olarak uluslararası nitelikteki bu millî fuarımızın daha da güçlenmesi için seramik sektörünün başkanları ve yöneticileriyle omuz omuza çalışacağız. Sektörün daha da güçlenmesi için gereken her türlü çalışmayı yapacağız. Ticaret Bakanlığı olarak bu konuda söz veriyoruz.”<!--/if--><!--/it--><!--/for--><!--/comp--></p>

<p><!--/it--><!--it--></p>

<p><!--/it--><!--it--></p>

<p><strong>"Türk Seramiğinin Küresel Marka Değeri Güçlenecek"</strong></p>

<p>Türkiye’nin seramik üretimindeki köklü geçmişi, tasarım kabiliyeti, teknolojik altyapısı ve ihracat deneyimiyle dünya pazarlarında önemli bir konuma sahip olduğunu belirten Bolat, önümüzdeki dönemde Türk seramik markalarının uluslararası bilinirliğinin ve pazar payının daha da artırılmasının hedeflendiğini söyledi.<!--/if--><!--/it--><!--/for--><!--/comp--></p>

<p><!--/it--><!--/for--><!--/comp--></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ, RÖPORTAJLAR</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/omer-bolattan-turk-seramik-sektorune-destek-mesaji-turk-seramiginin-dunya-pazarlarindaki-payi-artacak</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 17:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/11/lkvfvms.JPG" type="image/jpeg" length="35056"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Borusan’ın Elektrikli Şarj Ağı Şirketi 5’te yeni dönem]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/borusanin-elektrikli-sarj-agi-sirketi-5te-yeni-donem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/borusanin-elektrikli-sarj-agi-sirketi-5te-yeni-donem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Borusan EnBW Enerji bünyesinde kurulan ve yüzde 100 hisse devriyle doğrudan Borusan Holding çatısına geçen elektrikli araç şarj ağı şirketi 5, yeni bir döneme başlarken üst yönetiminde de önemli bir atama gerçekleşti. Borusan Holding İş Geliştirme ve Strateji Grup Lideri olarak görev yapan Deniz Emr...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Borusan EnBW Enerji bünyesinde kurulan ve yüzde 100 hisse devriyle doğrudan Borusan Holding çatısına geçen elektrikli araç şarj ağı şirketi 5, yeni bir döneme başlarken üst yönetiminde de önemli bir atama gerçekleşti. Borusan Holding İş Geliştirme ve Strateji Grup Lideri olarak görev yapan Deniz Emre Dağ, 5 Şarj’a Genel Müdür olarak atandı. Atama, 1 Aralık 2026 itibarıyla geçerli olacak. Dağ, markanın yeni büyüme ve yatırım dönemine liderlik edecek.</strong></p>

<p>2002 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü’nden mezun olan ve aynı yıl Borusan Holding bünyesinde Alpha Genç Yetenek olarak kariyerine başlayan Dağ, 2018 yılından bu yana Strateji ve İş Geliştirme Grup Lideri olarak görev yapıyor. Dağ, bu görevinde Berg Pipe’ın Borusan Boru tarafından satın alınması, Borusan Ventures’ın kuruluşu, 2. el otomotiv işinin Borusan Next olarak yeniden konumlanması, Borusan Tedarik’in CEVA Lojistik’e devri ve Grup Yapay Zeka Dönüşüm Programı’nın liderliği gibi çok sayıda stratejik inisiyatifin yönetimini gerçekleştirdi.</p>

<p>10 Milyar TL’lik yatırım ve 3.000 şarj noktası hedefi</p>

<p>Türkiye genelinde 550’yi aşkın aktif şarj noktasıyla 100 binden fazla kullanıcıya hizmet sunan 5 Şarj, yeni dönemde Borusan’ın mobilite gücüyle ölçeklenecek. Şirket; 2030 yılına kadar hayata geçireceği yaklaşık 10 milyar TL’lik yatırımla şarj noktasını 3 bine çıkarmayı hedefliyor.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/borusanin-elektrikli-sarj-agi-sirketi-5te-yeni-donem</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/11/lfvnlkfv.JPG" type="image/jpeg" length="33720"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[YASED, COP31'de Yeşil Uluslararası Doğrudan Yatırımlar İçin Küresel Diyaloğa Katkı Sunacak]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/yased-cop31de-yesil-uluslararasi-dogrudan-yatirimlar-icin-kuresel-diyaloga-katki-sunacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/yased-cop31de-yesil-uluslararasi-dogrudan-yatirimlar-icin-kuresel-diyaloga-katki-sunacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED), 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya'da düzenlenecek COP31'de Mavi ve Yeşil Bölge'de dört pavyon ve iki tematik merkezde yer alacak. YASED, 8 panel, 1 yuvarlak masa toplantısı, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi iş birliğinde üst düzey resepsiyon, 9 g...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED), 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya'da düzenlenecek COP31'de Mavi ve Yeşil Bölge'de dört pavyon ve iki tematik merkezde yer alacak. YASED, 8 panel, 1 yuvarlak masa toplantısı, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi iş birliğinde üst düzey resepsiyon, 9 gün sürecek canlı stüdyo yayınları ve günlük COP31 özetlerinden oluşan kapsamlı bir program gerçekleştirecek.</strong></p>

<p>YASED, Türkiye'nin başkanlığında ve ev sahipliğinde gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı'na (COP31), "Sürdürülebilir Bir Gelecek için Yeşil Uluslararası Doğrudan Yatırımlar" teması çerçevesinde katkı sunacak. Programın tamamı, takvimi, raporlar ve canlı yayınlar, YASED'in COP31 için hazırladığı özel web sayfası yased-cop.org üzerinden tek noktadan takip edilebilecek.</p>

<p>YASED Başkanı Ali Fuat Orhonoğlu, programa ilişkin şunları söyledi: "<strong>Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleşecek COP31, ülkemizin yeşil dönüşüm vizyonunu dünyaya göstermek için tarihi bir fırsat. Uluslararası yatırımcılar olarak bizim sorumluluğumuz, iklim taahhütlerini sahada somut yatırıma dönüştürmek. Üyelerimiz bu dönüşümü konuşmuyor, uyguluyor. Antalya'da bu uygulamaları, politika önerilerimizi ve Türkiye'nin yeşil yatırım potansiyelini küresel karar alıcılarla buluşturacağız</strong>."</p>

<p><strong>COP31 Yolunda: Zirve, Raporlar ve En İyi Uygulamalar</strong></p>

<p>YASED, COP31 hazırlıklarını aylar öncesinden başlattı. YASED, 23 Ekim 2026'da Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi iş birliğiyle İstanbul Finans Merkezi'nde "COP31'e Doğru Yatırım Zirvesi: Uluslararası Yeşil Yatırımları Harekete Geçirmek" başlıklı zirveyi düzenledi. Zirvede Türkiye'nin uluslararası yeşil yatırımları çekme potansiyeli, gereken politika çerçeveleri ve finansman mekanizmaları kamu ve iş dünyası temsilcileriyle birlikte değerlendirildi.</p>

<p>Bu süreçte hazırlanan "Türkiye’nin Rekabetçiliğinde Yeni Dönem: Geri Dönüştürülmüş İçerik Düzenlemeleri ve Politika Önerileri” Raporu, YASED'in geniş paydaş ağıyla paylaşılarak kapsamlı bir istişare süreciyle geliştirildi. Rapor, karar alıcılara yönelik somut politika önerileri içeriyor.</p>

<p><strong>Sahada Güçlü Varlık: Mavi ve Yeşil Bölgede Paneller</strong></p>

<p>YASED Genel Sekreteri Serkan Valandova ise programa ilişkin şunları ifade etti: "YASED olarak COP26’dan bu yana iklim ve sürdürülebilirlik gündemini yakından takip ediyor; Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yapmasını, yeşil dönüşüm ve uluslararası doğrudan yatırımlar açısından stratejik bir fırsat olarak görüyoruz. Bu doğrultuda uluslararası webinar serilerinden COP31’e Doğru YASED Yatırım Zirvesi’ne, Mavi ve Yeşil Bölge panellerinden üst düzey buluşmalara, YASED COP31 Liderler Stüdyosu’ndan iyi uygulama çalışmalarına ve stratejik yayınlara uzanan çok katmanlı bir program yürütüyoruz. Hazırladığımız raporlarla da karar alıcılara somut ve uygulanabilir politika önerileri sunuyoruz.”</p>

<p>YASED, konferans boyunca Mavi Bölge'de Birleşmiş Milletler (BM), UNFCCC, Türkiye ve Danimarka pavyonlarında, Yeşil Bölge'de ise Bilim, Teknoloji ve Sanayi Merkezi ile Enerji ve Ulaşım Merkezi'nde etkinlik yapacak ve katkı sunacak.</p>

<p>9 Kasım'da BM Pavyonu'nda “Tedarik Zincirlerinin Karbonsuzlaştırılması ve Kapsam 3 Uygulamaları”, Türkiye Okyanus ve Denizler Pavyonu’nda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile “İklim Politikalarına Etkin Kimyasal Yönetiminin Entegrasyonu” ele alınacak. 10 Kasım'da Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi ile “İklim Eylemi Ortak Yuvarlak Masa Toplantısı” düzenlenecek. 11 Kasım'da BM Pavyonu'nda “Genişletilmiş Üretici Sorumluluğu (EPR) Yükümlülükleri ve Geri Dönüştürülmüş İçerik Kullanımının Yönetimi”, Danimarka Pavyonu'nda ise “Rüzgâr Enerjisinin Geleceği” tartışılacak. 12 Kasım'da UNFCCC Pavyonu'ndaki Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD) panelinde YASED Başkanı Ali Fuat Orhonoğlu, “Yeşil Sanayileşme ve Ölçekli Uyum İçin Ticaret, Yatırım Risklerinin Azaltılması ve İş Birlikleri”ni değerlendirecek. 13 Kasım'da Türkiye Pavyonu'nda Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi ile birlikte “Yeşil Uluslararası Doğrudan Yatırımların Hızlandırılması: Politikalar, Yatırım Liderliği ve İyi Uygulama Örnekleri” masaya yatırılacak. Program, 16 Kasım'da SAP paneli ve 17 Kasım'da lojistik sektöründe yeşil dönüşüm paneliyle devam edecek.</p>

<p><strong>Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi ile Üst Düzey Resepsiyon</strong></p>

<p>12 Kasım'da Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi ile birlikte düzenlenecek üst düzey resepsiyonda Ofis'in 20. kuruluş yıl dönümü kutlanacak. Resepsiyonda Global Turk 2026 Ödülü, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) İcra Direktörü Dr. Fatih Birol'a takdim edilecek. Konferans süresince beş akşam düzenlenecek YASED COP31 Yönetici Akşam Yemekleri de üst düzey diyalog platformu olarak öne çıkacak.</p>

<p>COP31 kapsamında ayrıca, YASED üyelerinin Türkiye’de geliştirdiği ve küresel ölçekte örnek teşkil edebilecek sürdürülebilirlik uygulamalarını içeren “<strong>Türkiye’nin Yeşil Geleceği için YASED Üyelerinden Küresel Çözümler” </strong>raporunun lansmanı yapılacak. Rapor kapsamında yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, döngüsel ekonomi ve düşük karbonlu üretim gibi alanlardaki üye şirket uygulamaları; vaka çalışmaları, kısa filmler ve özel bir yayın aracılığıyla uluslararası kamuoyuyla paylaşılacak.</p>

<p><strong>Leaders' Studio ve Günlük COP31 Özetleri</strong></p>

<p>YASED'in Antalya'daki özel stüdyosu Leaders' Studio, 9-17 Kasım tarihleri arasında CEO'ları, bölge yöneticilerini, politika yapıcıları ve kurum liderlerini resmi gündemin ötesine geçen söyleşiler için ağırlayacak. Mavi ve Yeşil Bölge'den yapılacak röportajlarla zenginleşen içerikler, YASED dijital kanalları aracılığıyla küresel izleyiciye ulaşacak. Her COP'ta YASED geleneği haline gelen "Daily Insights" yayınları ise konferans boyunca her sabah saat 10:00'da YASED YouTube kanalında yer alacak. 10 dakikalık yayınlarda bir önceki günün gelişmeleri, günün gündemi ve bunların iş dünyası, yatırım ve politika açısından anlamı değerlendirilecek.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/yased-cop31de-yesil-uluslararasi-dogrudan-yatirimlar-icin-kuresel-diyaloga-katki-sunacak</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 16:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/01/yased-logo-haber-gorseli.jpg" type="image/jpeg" length="39623"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Albaraka Türk Yılın İlk Dokuz Ayında Ekonomiye 400 Milyar TL’ye Varan Nakdi ve Gayrinakdi Finansman Desteği Sağladı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/albaraka-turk-yilin-ilk-dokuz-ayinda-ekonomiye-400-milyar-tlye-varan-nakdi-ve-gayrinakdi-finansman-destegi-sagladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/albaraka-turk-yilin-ilk-dokuz-ayinda-ekonomiye-400-milyar-tlye-varan-nakdi-ve-gayrinakdi-finansman-destegi-sagladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Albaraka Türk Yılın İlk Dokuz Ayında Ekonomiye 400 Milyar TL’ye Varan Nakdi ve Gayrinakdi Finansman Desteği Sağladı

Albaraka Türk, 2026 yılının ilk dokuz aylık finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) bildirerek açıkladı. Türkiye’nin ilk ve öncü katılım bankası Albaraka Türk, 202...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Albaraka Türk Yılın İlk Dokuz Ayında Ekonomiye 400 Milyar TL’ye Varan Nakdi ve Gayrinakdi Finansman Desteği Sağladı</strong></p>

<p>Albaraka Türk, 2026 yılının ilk dokuz aylık finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) bildirerek açıkladı. Türkiye’nin ilk ve öncü katılım bankası Albaraka Türk, 2026 yılının ilk dokuz ayında konsolide finansal sonuçlara göre 5,8 milyar TL kâr elde etti.</p>

<p><strong>Toplam aktifler 589 Milyar TL’ye ulaştı</strong></p>

<p>Konsolide mali verilere göre Albaraka Türk, 2026 yılının ilk dokuz ayında ekonomiye sağladığı toplam 398,6 milyar TL tutarındaki nakdi ve gayrinakdi finansman desteğiyle büyümesini sürdürdü. Eylül sonu itibarıyla aktif büyüklüğü 589 milyar TL’ye ulaşan banka, varlık kalitesindeki <strong>dayanıklı</strong> duruşunu koruyor. Eylül 2026 döneminde %2,2 olarak kaydedilen takipteki alacaklar oranı, sektör ortalamalarının altında seyrederek <strong>sağlam</strong> aktif kalitesini ve sektördeki istikrarlı konumunu destekledi. Sermaye yeterlilik oranı ise %17,6 olarak gerçekleşti.</p>

<p>Katılma ve özel cari hesaplar aracılığıyla toplanan katılım fonlarının büyüklüğü, 2025 yıl sonuna göre %41 artış gösterdi ve 392 milyar TL seviyesine yükseldi.</p>

<p><strong>Zorlu piyasa koşullarına rağmen, sürdürülebilir gelir artışı devam etmektedir</strong></p>

<p>Finansal tablolara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Albaraka Türk Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Malek K. Temsah şu ifadeleri kullandı: “Küresel ekonomide jeopolitik gelişmelerin, finansal piyasalardaki dalgalanmaların ve değişen ekonomik dinamiklerin etkileri hissedilmeye devam etmektedir. Bu gelişmeler ışığında, Albaraka Türk olarak ekonomiye desteğimiz devam ediyor. Eylül 2026 itibarıyla, nakdi ve gayrinakdi finansman desteğimiz 400 milyar TL’ye yaklaşırken, takipteki alacaklar oranımız ise sektör ortalamasının altında, %2,2 seviyesindedir. Bankamızın büyüme stratejisinin temel kaynağını oluşturan katılım fonları, 2025 yıl sonuna kıyasla %41 oranında bir artış göstererek 400 milyar TL seviyesine ulaşmıştır. Özellikle katılma hesaplarımızdaki güçlü büyüme, bankamızın büyüme ivmesini korurken; varlık kalitesi ve risk yönetimi disiplininden ödün vermeden, sağlıklı bir büyüme sergilediğini teyit etmektedir.</p>

<p>Dayanıklı bilanço yapısına paralel olarak, sürdürülebilir gelir artışımız devam etmektedir. 2026 yılı ilk dokuz ayında konsolide net kârımız 5,8 milyar TL olurken, ortalama özkaynak kârlılığımız ise %32,5 seviyesinde gerçekleşti.</p>

<p>Albaraka Türk olarak müşteri odaklı bankacılık anlayışımızı güçlendirerek sürdürülebilir büyüme yolculuğumuza kararlılıkla devam ediyoruz. Teknoloji yatırımlarımız, yapay zekâ ve veri odaklı çalışmalarımız ile yenilikçi iş birliklerimiz sayesinde müşterilerimize daha hızlı, etkin ve kişiselleştirilmiş çözümler sunmak için hizmetlerimizi sürekli geliştiriyoruz. Reel sektörün ve KOBİ’lerin finansmana erişimini desteklerken uluslararası ağımızı genişletmeye, operasyonel verimliliğimizi ve finansal hizmetlerimizin erişilebilirliğini artırmaya yönelik çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Katılım finansının temel değerleri doğrultusunda ülkemiz ekonomisine ve tüm paydaşlarımıza uzun vadeli değer üretmeye devam edeceğiz.” dedi.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/albaraka-turk-yilin-ilk-dokuz-ayinda-ekonomiye-400-milyar-tlye-varan-nakdi-ve-gayrinakdi-finansman-destegi-sagladi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 16:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/11/1793952813-albaraka-tu-rk.jpg" type="image/jpeg" length="74304"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BUTGEM'den Özel Gereksinimli Öğrencilerin Dijital Yolculuğuna Destek]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/butgemden-ozel-gereksinimli-ogrencilerin-dijital-yolculuguna-destek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/butgemden-ozel-gereksinimli-ogrencilerin-dijital-yolculuguna-destek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Eğitim Vakfı bünyesinde faaliyet gösteren BUTGEM, özel gereksinimli öğrencilerin dijital teknolojileri bilinçli ve güvenli kullanmalarını destekleyen “Dijital İz’imin Farkındayım 2.0” projesine ev sahipliği yaptı. Bursa İl Millî Eğitim Müdürlüğü koordinasyonunda...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Eğitim Vakfı bünyesinde faaliyet gösteren BUTGEM, özel gereksinimli öğrencilerin dijital teknolojileri bilinçli ve güvenli kullanmalarını destekleyen “Dijital İz’imin Farkındayım 2.0” projesine ev sahipliği yaptı. Bursa İl Millî Eğitim Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen projenin kapanış töreninde, eğitimlerini tamamlayan öğrencilere sertifikaları takdim edildi.</strong><br />
<br />
TÜBİTAK 4008 Özel Gereksinimli Bireylere Yönelik Kapsayıcı Toplum Uygulamaları Destek Programı kapsamında hayata geçirilen “Dijital İz’imin Farkındayım 2.0” projesinin kapanış töreni BUTGEM’de gerçekleştirildi. Özel gereksinimli öğrencilerin dijital dünyadaki risklere karşı farkındalık kazanmalarını, teknolojiyi güvenli kullanmalarını ve yeni beceriler edinmelerini amaçlayan projenin kapanış törenine, BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Elif Özhan, Bursa İl Millî Eğitim Müdür Yardımcısı Muhammet Asil, proje paydaşları, öğrenciler ve eğitmenleri katıldı.<br />
<br />
<strong>“Çocuklarımızı Dijital Dünyada Bilinçli Hareket Etmelerini Sağlayarak Koruyabiliriz”</strong><br />
BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Elif Özhan, dijital teknolojilerin hayatın her alanında önemli bir yer edindiğini belirterek, çocukların bu teknolojileri güvenli ve bilinçli kullanmalarını sağlayacak eğitimlerin önemine dikkat çekti. Kapsayıcı eğitim anlayışıyla her öğrencinin yeteneklerini geliştirmesine ve yeni beceriler kazanmasına fırsat sunulması gerektiğini vurgulayan Özhan, “Dijital teknolojiler artık eğitimden üretime, sağlıktan günlük yaşamımıza kadar hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline geldi. Bu gelişmeler bizlere önemli fırsatlar sunarken, beraberinde yeni sorumluluklar da getiriyor. Özellikle çocuklarımızın dijital dünyayı güvenle keşfetmeleri, karşılaşabilecekleri riskleri tanımaları ve bilinçli kullanım alışkanlıkları kazanmaları büyük önem taşıyor. Çocuklarımızı dijital dünyanın dışında tutarak değil, bu dünyada bilinçli ve güvenli hareket etmelerini sağlayarak koruyabiliriz. Bu anlayışla hayata geçirilen ‘Dijital İz’imin Farkındayım 2.0’ projesini son derece kıymetli buluyoruz. BTSO olarak her gencimizin yeteneklerini geliştirmesini, üretken bir yaşam sürmesini ve geleceğin çalışma hayatında kendisine yer bulmasını önemsiyoruz. Eğitim Vakfımız bünyesindeki BUTGEM’in üç boyutlu modelleme eğitimleriyle katkı sunduğu bu anlamlı projede emeği geçen Bursa İl Millî Eğitim Müdürlüğümüzü ve tüm paydaşlarımızı kutluyorum.” dedi.<br />
<br />
<strong>“Dijital Risklere Karşı Farkındalık Kazanmak Büyük Önem Taşıyor”</strong><br />
Bursa İl Millî Eğitim Müdür Yardımcısı Muhammet Asil de projenin özel gereksinimli öğrencilerin dijital dünyaya uyum sağlamaları ve teknolojiyi bilinçli kullanmaları açısından önemli kazanımlar sunduğunu ifade etti. Dijital ortamda oluşan izlerin ve karşılaşılabilecek risklerin farkında olmanın önemine değinen Asil, “Dijital dünya hayatımızın önemli bir parçası haline gelirken, bu alanda bıraktığımız izlerin farkında olmak da her geçen gün daha fazla önem kazanıyor. Çocuklarımızı teknolojiden uzak tutmak yerine, onları karşılaşabilecekleri risklere karşı bilinçlendirmemiz gerekiyor. Bu projemizde de dijital iz ve güvenli teknoloji kullanımı konularını ön plana çıkardık. Özel gereksinimli çocuklarımızın yeni bilgiler edinmeleri, farklı deneyimler yaşamaları ve kendilerini geliştirmeleri bizler için son derece kıymetli. Bu eğitimlerin çocuklarımızın ufkunu genişleteceğine ve geleceklerine önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum. Projemizin Bursa’mız ve ülkemiz için hayırlı olmasını diliyor, destek veren tüm kurumlarımıza ve paydaşlarımıza teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı. Programın sonunda eğitimlerini başarıyla tamamlayan öğrencilere ve eğitmenlere sertifikaları takdim edildi.<br />
<br />
<strong>Öğrenciler Teknolojiyi Uygulamalı Olarak Deneyimledi</strong><br />
Proje kapsamında özel gereksinimli öğrenciler, dijital güvenlik, yapay zekâ, dijital bağımlılık farkındalığı, masal oluşturma ve origami gibi farklı alanlarda düzenlenen eğitim ve atölye çalışmalarına katıldı. BUTGEM’de gerçekleştirilen üç boyutlu modelleme eğitimleriyle öğrenciler, dijital tasarım süreçlerini yakından tanıma ve teknolojinin sunduğu imkânları uygulamalı olarak deneyimleme fırsatı buldu. Bursa İl Millî Eğitim Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen “Dijital İz’imin Farkındayım 2.0” projesine Bursa Uludağ Üniversitesi, BİSİAD, BUTGEM, Borçelik BTA, İŞKUR İl Müdürlüğü ve Türkiye Yeşilay Cemiyeti Bursa Şubesi paydaş olarak destek verdi.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/butgemden-ozel-gereksinimli-ogrencilerin-dijital-yolculuguna-destek</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 16:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/11/muhammed-asil.jpg" type="image/jpeg" length="23983"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[QNB Sigorta’nın “Çiftçiye Hayat Olsun” Projesi Üç Yılda 20 Bin Fidana Ulaştı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/qnb-sigortanin-ciftciye-hayat-olsun-projesi-uc-yilda-20-bin-fidana-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/qnb-sigortanin-ciftciye-hayat-olsun-projesi-uc-yilda-20-bin-fidana-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[QNB Sigorta, “Geleceğe Değer” anlayışıyla hayata geçirdiği sürdürülebilir çevre ve toplum odaklı çalışmalarına devam ediyor. Çevre Kuruluşları Dayanışma Derneği (ÇEKUD) iş birliğiyle yürütülen “Çiftçiye Hayat Olsun” projesi kapsamında Bursa’nın Mudanya ilçesine bağlı Çayönü köyünde düzenlenen etkinl...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>QNB Sigorta, “Geleceğe Değer” anlayışıyla hayata geçirdiği sürdürülebilir çevre ve toplum odaklı çalışmalarına devam ediyor. Çevre Kuruluşları Dayanışma Derneği (ÇEKUD) iş birliğiyle yürütülen “Çiftçiye Hayat Olsun” projesi kapsamında Bursa’nın Mudanya ilçesine bağlı Çayönü köyünde düzenlenen etkinlikte 5.000 zeytin fidanı toprakla buluşturuldu. 3 yıldır Türkiye’nin farklı bölgelerinde devam eden projede dikilen toplam fidan sayısı 20.000’e ulaştı.</strong></p>

<p>“Bugün, Bugünü Yaşa” söylemiyle müşteri odaklı sigortacılık hizmetleri sunan QNB Sigorta, geleceğe değer katma hedefiyle çevresel sürdürülebilirlik ve topluma faydayı odak noktasına alıyor. Şirket, Çevre Kuruluşları Dayanışma Derneği (ÇEKUD) ile yürüttüğü “Çiftçiye Hayat Olsun” projesiyle bu yıl Bursa’da 5.000 zeytin fidanını toprakla buluşturdu. Üç yıldır Türkiye’nin farklı bölgelerinde devam eden proje kapsamında dikilen toplam fidan sayısı 20.000’e ulaştı.</p>

<p>Zeytin ağacının kültürel ve ekonomik değerleriyle geçmişten geleceğe uzanan köklü mirasından ilham alan proje, doğaya katkının yanı sıra toprağa emek veren özellikle kadın çiftçilerin desteklenmesini amaçlıyor. QNB Sigorta, “Geleceğe Değer” yaklaşımıyla çevresel ve toplumsal faydayı bir araya getiren çalışmalarını yarınlara kalıcı ve anlamlı bir iz bırakmak amacıyla uzun vadeli bir sorumluluk anlayışıyla sürdürüyor.</p>

<p>Bursa’nın Mudanya ilçesine bağlı Çayönü Köyü’nde düzenlenen fidan dikim etkinliğinde Mudanya İlçe Tarım Müdürü Ergün Karadağ, Mudanya İlçe Milli Eğitim Müdürü Suat Topal, QNB Sigorta Pazarlama, Sağlık ve Hukuk Genel Müdür Yardımcısı ve Sürdürülebilirlik Komitesi Başkanı Tolga Ceylantepe, Satış Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Çapkın Ersoy, ÇEKUD Genel Müdürü Süleyman Çoşar, ÇEKUD Sözcüsü Habibe Öztürk, QNB Türkiye yöneticileri, QNB Sigorta çalışanları ve ÇEKUD yönetiminden temsilciler bir araya geldi. Etkinliğe katılan kadın çiftçiler ve öğrenciler de fidanları toprakla buluşturup can suyu vererek bu anlamlı buluşmaya ortak oldu.</p>

<p>Projenin gelecek nesillere aktarılacak bir miras oluşturma hedefini vurgulayan QNB Sigorta Pazarlama, Sağlık ve Hukuk Genel Müdür Yardımcısı ve Sürdürülebilirlik Komitesi Başkanı Tolga Ceylantepe; “QNB Sigorta olarak ‘Geleceğe Değer’ yaklaşımımızla bugünün ötesini düşünüyor, bugün attığımız adımların yıllar sonra da insanların hayatına katkı sağlamasını önemsiyoruz. Zeytin ağacını kıymetli yapan yalnızca sunduğu ürün değil; ona emek veren ellerin, kuşaklar boyunca aktarılan bilginin ve birlikte büyüyen ve kök salan bir mirasın parçası olması. ‘Çiftçiye Hayat Olsun’ projemizle bu mirasın devamlılığına katkı sunmayı ve kadın çiftçilerimizin yanında olmayı hedefliyoruz. 2024 yılında 10 bin fidanlık QNB Sigorta Hayat Hatıra Ormanı’nı oluşturduk. ‘Çiftçiye Hayat Olsun’ projesiyle de ülkemizin farklı bölgelerinde fidanları toprakla buluşturarak bu yaklaşımımızı sürdürüyoruz. Üç yılda 20 bin fidana ulaşmamız, uzun vadeli bir çabanın sonucu. ÇEKUD ile yürüttüğümüz iş birliği kapsamında doğaya katkı sunarken kadın çiftçilerimizin emeğini desteklemeyi de önemsiyoruz. Bugün diktiğimiz zeytin fidanlarının kök salıp büyüyerek gelecek nesillere aktarılacak bir mirasın parçası olmasını diliyoruz” dedi.</p>

<p>Etkinlikte konuşma gerçekleştiren ÇEKUD Genel Müdürü Süleyman Çoşar, zeytinin ülkemizin tarımsal ve kültürel mirasındaki önemine değinerek, doğal varlıkların korunmasının gelecek nesillere karşı ortak bir sorumluluk olduğunu vurguladı:</p>

<p>“ÇEKUD olarak, çevre duyarlılığının yalnızca söylemde kalmaması, somut faaliyetlerle hayata geçirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Doğal varlıkların korunması, ağaçlandırma çalışmalarının yaygınlaştırılması ve toplumsal çevre bilincinin güçlendirilmesi amacıyla yürüttüğümüz çalışmaların temelinde bu anlayış bulunmaktadır.</p>

<p>Bugünkü buluşmamız, bu anlayışın değerli bir örneğidir. QNB Sigorta'nın ÇEKUD'a sağladığı 5.000 fidan bağışı, kurumsal iş birliklerinin çevresel sorumluluğa nasıl somut bir karşılık kazandırabileceğini göstermektedir. Bu anlamlı katkı ve iş birliği için QNB Sigorta'ya ÇEKUD adına içtenlikle teşekkür ediyorum.</p>

<p>İnanıyorum ki bugün gerçekleştirdiğimiz bu çalışma, yalnızca fidanların dikildiği bir organizasyon olarak değil; çevresel sorumluluğun ortaklaşa üstlenildiği ve geleceğe yönelik somut bir iradenin ortaya konulduğu bir çalışma olarak hatırlanacaktır.”</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/qnb-sigortanin-ciftciye-hayat-olsun-projesi-uc-yilda-20-bin-fidana-ulasti</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 16:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/11/k-l-m-l-k-m-k.JPG" type="image/jpeg" length="57817"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özel Gereksinimli Öğrencilerin Dijital Yolculuğuna Destek]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ozel-gereksinimli-ogrencilerin-dijital-yolculuguna-destek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ozel-gereksinimli-ogrencilerin-dijital-yolculuguna-destek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Eğitim Vakfı bünyesinde faaliyet gösteren BUTGEM, özel gereksinimli öğrencilerin dijital teknolojileri bilinçli ve güvenli kullanmalarını destekleyen “Dijital İz’imin Farkındayım 2.0” projesine ev sahipliği yaptı. Bursa İl Millî Eğitim Müdürlüğü koordinasyonunda...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Eğitim Vakfı bünyesinde faaliyet gösteren BUTGEM, özel gereksinimli öğrencilerin dijital teknolojileri bilinçli ve güvenli kullanmalarını destekleyen “Dijital İz’imin Farkındayım 2.0” projesine ev sahipliği yaptı. Bursa İl Millî Eğitim Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen projenin kapanış töreninde, eğitimlerini tamamlayan öğrencilere sertifikaları takdim edildi.</strong><br />
<br />
TÜBİTAK 4008 Özel Gereksinimli Bireylere Yönelik Kapsayıcı Toplum Uygulamaları Destek Programı kapsamında hayata geçirilen “Dijital İz’imin Farkındayım 2.0” projesinin kapanış töreni BUTGEM’de gerçekleştirildi. Özel gereksinimli öğrencilerin dijital dünyadaki risklere karşı farkındalık kazanmalarını, teknolojiyi güvenli kullanmalarını ve yeni beceriler edinmelerini amaçlayan projenin kapanış törenine, BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Elif Özhan, Bursa İl Millî Eğitim Müdür Yardımcısı Muhammet Asil, proje paydaşları, öğrenciler ve eğitmenleri katıldı.<br />
<br />
<strong>“Çocuklarımızı Dijital Dünyada Bilinçli Hareket Etmelerini Sağlayarak Koruyabiliriz”</strong><br />
BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Elif Özhan, dijital teknolojilerin hayatın her alanında önemli bir yer edindiğini belirterek, çocukların bu teknolojileri güvenli ve bilinçli kullanmalarını sağlayacak eğitimlerin önemine dikkat çekti. Kapsayıcı eğitim anlayışıyla her öğrencinin yeteneklerini geliştirmesine ve yeni beceriler kazanmasına fırsat sunulması gerektiğini vurgulayan Özhan, “Dijital teknolojiler artık eğitimden üretime, sağlıktan günlük yaşamımıza kadar hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline geldi. Bu gelişmeler bizlere önemli fırsatlar sunarken, beraberinde yeni sorumluluklar da getiriyor. Özellikle çocuklarımızın dijital dünyayı güvenle keşfetmeleri, karşılaşabilecekleri riskleri tanımaları ve bilinçli kullanım alışkanlıkları kazanmaları büyük önem taşıyor. Çocuklarımızı dijital dünyanın dışında tutarak değil, bu dünyada bilinçli ve güvenli hareket etmelerini sağlayarak koruyabiliriz. Bu anlayışla hayata geçirilen ‘Dijital İz’imin Farkındayım 2.0’ projesini son derece kıymetli buluyoruz. BTSO olarak her gencimizin yeteneklerini geliştirmesini, üretken bir yaşam sürmesini ve geleceğin çalışma hayatında kendisine yer bulmasını önemsiyoruz. Eğitim Vakfımız bünyesindeki BUTGEM’in üç boyutlu modelleme eğitimleriyle katkı sunduğu bu anlamlı projede emeği geçen Bursa İl Millî Eğitim Müdürlüğümüzü ve tüm paydaşlarımızı kutluyorum.” dedi.<br />
<br />
<strong>“Dijital Risklere Karşı Farkındalık Kazanmak Büyük Önem Taşıyor”</strong><br />
Bursa İl Millî Eğitim Müdür Yardımcısı Muhammet Asil de projenin özel gereksinimli öğrencilerin dijital dünyaya uyum sağlamaları ve teknolojiyi bilinçli kullanmaları açısından önemli kazanımlar sunduğunu ifade etti. Dijital ortamda oluşan izlerin ve karşılaşılabilecek risklerin farkında olmanın önemine değinen Asil, “Dijital dünya hayatımızın önemli bir parçası haline gelirken, bu alanda bıraktığımız izlerin farkında olmak da her geçen gün daha fazla önem kazanıyor. Çocuklarımızı teknolojiden uzak tutmak yerine, onları karşılaşabilecekleri risklere karşı bilinçlendirmemiz gerekiyor. Bu projemizde de dijital iz ve güvenli teknoloji kullanımı konularını ön plana çıkardık. Özel gereksinimli çocuklarımızın yeni bilgiler edinmeleri, farklı deneyimler yaşamaları ve kendilerini geliştirmeleri bizler için son derece kıymetli. Bu eğitimlerin çocuklarımızın ufkunu genişleteceğine ve geleceklerine önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum. Projemizin Bursa’mız ve ülkemiz için hayırlı olmasını diliyor, destek veren tüm kurumlarımıza ve paydaşlarımıza teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı. Programın sonunda eğitimlerini başarıyla tamamlayan öğrencilere ve eğitmenlere sertifikaları takdim edildi.<br />
<br />
<strong>Öğrenciler Teknolojiyi Uygulamalı Olarak Deneyimledi</strong><br />
Proje kapsamında özel gereksinimli öğrenciler, dijital güvenlik, yapay zekâ, dijital bağımlılık farkındalığı, masal oluşturma ve origami gibi farklı alanlarda düzenlenen eğitim ve atölye çalışmalarına katıldı. BUTGEM’de gerçekleştirilen üç boyutlu modelleme eğitimleriyle öğrenciler, dijital tasarım süreçlerini yakından tanıma ve teknolojinin sunduğu imkânları uygulamalı olarak deneyimleme fırsatı buldu. Bursa İl Millî Eğitim Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen “Dijital İz’imin Farkındayım 2.0” projesine Bursa Uludağ Üniversitesi, BİSİAD, BUTGEM, Borçelik BTA, İŞKUR İl Müdürlüğü ve Türkiye Yeşilay Cemiyeti Bursa Şubesi paydaş olarak destek verdi.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ozel-gereksinimli-ogrencilerin-dijital-yolculuguna-destek</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 16:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/11/program-1.jpg" type="image/jpeg" length="23562"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Taba-Amcham, Gaziantep İş Dünyasını ABD Pazarının Yeni Fırsatlarıyla Buluşturdu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/taba-amcham-gaziantep-is-dunyasini-abd-pazarinin-yeni-firsatlariyla-bulusturdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/taba-amcham-gaziantep-is-dunyasini-abd-pazarinin-yeni-firsatlariyla-bulusturdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Amerikan İş Adamları Derneği (TABA-AmCham), Gaziantep’te 46 sanayici ve ihracatçıyı kamu ve iş dünyasının üst düzey temsilcileriyle buluşturdu. Toplantıda, Türkiye-ABD arasındaki 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefi doğrultusunda yeni iş birliği, yatırım fırsatları ve Gaziantep’in ihracat p...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türk Amerikan İş Adamları Derneği (TABA-AmCham), Gaziantep’te 46 sanayici ve ihracatçıyı kamu ve iş dünyasının üst düzey temsilcileriyle buluşturdu. Toplantıda, Türkiye-ABD arasındaki 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefi doğrultusunda yeni iş birliği, yatırım fırsatları ve Gaziantep’in ihracat potansiyeli masaya yatırıldı. </strong></p>

<p>TABA-AmCham, Türkiye-ABD ekonomik ve ticari ilişkilerini geliştirmek ve Gaziantep’in ABD pazarındaki rekabet gücünü artırmak amacıyla 5 Kasım’da “ABD Pazarına Açılım – Gaziantep İş Dünyası Buluşması”nı düzenledi. TABA-AmCham Gaziantep Temsilcisi ve Escudo Grup A.Ş. CEO’su Kemal Uşkuca’nın ev sahipliğinde gerçekleştirilen program, kamu kurumlarının, oda ve birliklerin temsilcileri ile Gaziantep’in farklı sektörlerinden 46 sanayici ve ihracatçıyı bir araya getirdi.</p>

<p>Türkiye-ABD arasındaki 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefi doğrultusunda Gaziantep’in üretim ve ihracat kapasitesinin değerlendirildiği buluşmada, ABD pazarındaki yeni fırsatlar, uluslararası yatırımlar ve stratejik iş birlikleri ele alındı. Programın önemli gündem başlıklarından biri de Gaziantep Sanayi Odası (GSO) bünyesinde ilerleyen dönemde TABA-AmCham Temsilcilik Ofisi kurulması hedefi oldu. Programın açılış konuşmalarını TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı ve Gaziantep Temsilcisi Kemal Uşkuca gerçekleştirdi. Buluşmada ayrıca GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, GAP Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürü Nihat Kınık ve Güneydoğu Anadolu İhracaatçı Birlikleri ((GAİB) Eski Koordinatör Başkanı Ahmet Fikret Kileci de söz alarak Gaziantep iş dünyasının gündemi ve ticari fırsatlara ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.</p>

<p><strong>Sanlı; “Gaziantep’in ABD’ye İhracatını 3 Milyar Dolar Seviyesine Çıkarmayı Hedefliyoruz”</strong><br />
<br />
Programda konuşan TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı, Gaziantep’in Türkiye ekonomisinin önde gelen üretim ve ihracat merkezlerinden biri olduğuna dikkat çekerek, kentin güçlü sanayi altyapısının ABD pazarında önemli fırsatlar barındırdığını vurguladı. Gaziantep’in 2025 yılında 10 milyar doların üzerinde ihracat gerçekleştirerek Türkiye’nin en fazla ihracat yapan altıncı ili olduğunu belirten Sanlı, “2026 yılının ilk 10 ayında ise yaklaşık 9 milyar dolarlık ihracat seviyesine ulaştık. Bu şehir durmuyor, üretiyor. Ama daha da önemli bir rakam var. Gaziantep'in Amerika'ya ihracatı 1 milyar doları aştı. Amerika artık Gaziantep için uzak bir hayal değil. Amerika, Gaziantep'in en büyük, en stratejik, en karlı pazarı. Biz bugün, bu 1 milyar doları nasıl 2 milyar, nasıl 3 milyar dolar yaparız, onu konuşacağız.” dedi.</p>

<p><strong>ABD’nin Yeni Tedarik İhtiyaçları Gaziantepli Üreticiler İçin Önemli Fırsatlar Sunuyor </strong></p>

<p>ABD’deki siyasi ve ekonomik gelişmelerin Türk sanayicileri açısından yeni fırsatlar yarattığını belirten Sanlı, “Amerika'da ikinci bir devrim oluyor. Ohio'da, Texas'ta, Pennsylvania'da dünyanın en büyük veri merkezi, yapay zekâ yatırımları yapılıyor. 500 milyar dolarlık bir yatırım çılgınlığı. Bu veri merkezleri ne istiyor? Soğutma sistemi, jeneratör, kablo, teknik tekstil, halı istiyor. Bunları kim üretiyor? Hepsini Gaziantep üretiyor. Amerika bugün Çin'e alternatif arıyor. Buna "China Plus One" diyorlar. O ülke kim? Türkiye. O şehir kim? Gaziantep. Ama madalyonun diğer yüzü de var. Amerika'da şirketiniz yoksa, deponuz yoksa, avukatınız yoksa, o pazarda kalıcı olamazsınız. Amerika sözleşme ülkesidir, hukuk ülkesidir. İşte biz TABA-AmCham olarak tam bu noktada devreye giriyoruz.” diye konuştu.</p>

<p><strong>Amerika’da marka olmak zorundayız</strong></p>

<p>Amerika’da Gaziantep deyince akla ilk olarak halı sektörünün geldiğini anlatan Sanlı, konuşmasında “Gaziantep, bugün dünyada makine halısında üretim merkezi demektir. Türkiye'nin halı ihracatının kalbi burada atıyor. Amerika ise, Gaziantep halısının en büyük pazarıdır. Amerikalı tüketici evine halı alırken Gaziantep'e bakıyor. Otel zincirleri, konut projeleri, perakende devleri, hepsi Gaziantep'ten tedarik yapıyor. Ama artık iş sadece halı satmak değil. Artık iş, Amerika'da marka olmak, Amerika'da showroom açmak, Amerika'da depodan teslim etmektir. Gaziantep halısı, bizim Amerika'daki amiral gemimizdir. Halıda başardığımızı, tekstilde, gıdada, makinede, ambalajda da başarmak zorundayız.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Sanlı, Gaziantep'in ürettiği halının, tekstilin, gıdanın, makinenin, kimyanın, ambalajın New York'ta, Chicago'da, Houston'da daha güçlü yer alması hedefi için çalışma önerilerini de şöyle sıraladı:</p>

<p>“Birinci olarak, ABD'de yeni dönem tarifelerinin fırsatlarını ve risklerini birlikte inceleyelim, birlikte bir hareket planı oluşturalım. Hangi üründe avantajımız var, hangi üründe riskimiz var, bunu veriyle birlikte çalışalım.</p>

<p>İkinci olarak, ABD'de MAGA politikasıyla uyumlu, son finisaj işlemlerini ABD'de yerinde yaparak, Gaziantep ile ABD arasında bir köprü oluşturalım. Üretimin ana gövdesi Gaziantep'te, son dokunuşu, etiketlemesi, paketlemesi Amerika'da olsun. Böylece hem "Made in USA" avantajından faydalanalım, hem Gaziantep'in üretim gücünü koruyalım.</p>

<p>Üçüncü olarak da, ABD'li satın alma şirketlerinin "Non-Chinese" politikasında, alternatif üretim merkezi olarak Türkiye'nin, başta Gaziantep olmak üzere, sanayimiz ile üretimimizin değerlendirilmesini birlikte sağlayalım. Amerikalı büyük alıcılar bugün Çin'e alternatif arıyor. Biz de diyoruz ki: Alternatif hazır, Gaziantep burada.”</p>

<p><strong>Gaziantep’te TABA AmCham Temsilcilik Ofisi Kurulması Girişimi</strong></p>

<p>Buluşmada, Gaziantep Sanayi Odası ile TABA-AmCham arasında geliştirilebilecek kurumsal iş birlikleri de gündeme geldi. Gaziantep Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, Gaziantepli sanayici ve ihracatçıların ABD pazarındaki faaliyetlerini desteklemek amacıyla, oda bünyesinde ilerleyen dönemde bir TABA-AmCham Temsilcilik Ofisi kurulmasının hedeflendiğini belirtti.</p>

<p><strong>Uşkuca “Siz Gaziantep’te Üretin, ABD Pazarına Açılım Süreçlerini Birlikte Planlayalım”</strong></p>

<p>TABA-AmCham Gaziantep Temsilcisi Kemal Uşkuca da konuşmasında Gaziantep’in güçlü üretim kültürü, girişimcilik kapasitesi ve uluslararası ticaretteki konumuna dikkat çekerek, Türkiye ile ABD arasındaki yaklaşık 43 milyar dolarlık ticaret hacminin 100 milyar dolara çıkarılması hedefinde Gaziantep’in önemli bir rol üstlenebileceğini ifade etti.</p>

<p>ABD pazarında sürdürülebilir başarı elde etmenin yalnızca üretim ve ihracatla sınırlı olmadığını vurgulayan Uşkuca; doğru satış kanallarına, lojistik altyapıya, depolama imkânlarına ve hukuki danışmanlık hizmetlerine erişimin önemine değindi. TABA-AmCham’ın Chicago’daki Türk Ticaret Merkezi, New Jersey’de bulunan yaklaşık 20 bin metrekarelik depo altyapısı, Houston’daki lojistik bağlantıları ve New York Manhattan’daki yeni yapılanmasının Türk firmalarının ABD pazarına açılımını destekleyen önemli imkânlar sunduğunu belirtti.</p>

<p>Gaziantepli sanayicilere yönelik “Siz Gaziantep’te üretin. Ürününüzü Amerika’da kime satacağınızı, nerede depolayacağınızı ve işinizi hangi hukuki altyapıyla kuracağınızı birlikte planlayalım.” mesajını veren Uşkuca, TABA-AmCham’ın uluslararası iş ağı aracılığıyla firmaların ABD pazarında güçlü ve kalıcı ticari ilişkiler geliştirmelerine destek olmayı hedeflediklerini kaydetti. Gaziantep Sanayi Odası, ihracatçı birlikleri ve ilgili kamu kurumlarıyla kurulacak iş birliklerinin bölge ihracatına katkı sağlayacağını ifade eden Uşkuca, programda gerçekleştirilen temasların somut ticari ortaklıklara dönüşmesini temenni etti.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/taba-amcham-gaziantep-is-dunyasini-abd-pazarinin-yeni-firsatlariyla-bulusturdu</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 15:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/11/66c4ddee-b9b0-4563-9c42-e18153be2650.jpeg" type="image/jpeg" length="10577"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[e-Safe 11. Siber Güvenlik Zirvesi Ankara'da Gerçekleştirildi]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/e-safe-11-siber-guvenlik-zirvesi-ankarada-gerceklestirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/e-safe-11-siber-guvenlik-zirvesi-ankarada-gerceklestirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- e-Safe 11. Siber Güvenlik Zirvesi’Siber güvenlik konusunda toplumsal farkındalık oluşturarak sektörün takdirini toplayan e-Safe 11. Siber Güvenlik Zirvesi, siber güvenliğin paydaşı olan tüketici, üretici, üniversite, medya, sivil toplum kuruluşları (STK) ve kamu karar vericilerini Ankara’da bir ar...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>- e-Safe 11. Siber Güvenlik Zirvesi’Siber güvenlik konusunda toplumsal farkındalık oluşturarak sektörün takdirini toplayan e-Safe 11. Siber Güvenlik Zirvesi, siber güvenliğin paydaşı olan tüketici, üretici, üniversite, medya, sivil toplum kuruluşları (STK) ve kamu karar vericilerini Ankara’da bir araya getirdi.</p>

<p>e-Safe tarafından T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Beştepe Yerleşkesi Konferans Salonu’nda bu yıl 11’incisi düzenlenen etkinliğin açılışında konuşan e-Safe Zirve Başkanı Özge Evci Eralp, teknolojide her gün yeni bir tehdidin ortaya çıktığını belirterek, bu alanda farkındalık oluşturmak üzere siber tehditleri, hibrit savaşı ve sektördeki kariyer konularını odağa aldıklarını söyledi. Geçmiş yıllarda siber güvenlik teriminden yalnızca “sistemlerin korunması” anlaşılırken bugün bu kavramın “kamu ve ulusal güvenlik” ile eş değer anlama geldiğini kaydeden Eralp, modern siber savunmada nitelikli insan kaynağının ön plana çıktığını ve zirvenin bu amaca yönelik stratejik katkılar sunduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>"Siber Güvenlik, Millî Güvenliğin Temel Unsurudur"</strong></p>

<p>Etkinliğin akademik paydaşlarından Ankara Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Kaan Orhan ise teknoloji gelişirken yeni tehdit ve fırsatların eş zamanlı doğduğunu, buna paralel olarak pek çok alanda siber güvenlik ihtiyacının kritik seviyede arttığını belirtti. Siber güvenliğin teknik bir konu olmaktan çıkarak millî güvenliğin temel unsuru haline dönüştüğünü anlatan Orhan, siber güvenliği Türkiye’nin bekası açısından öncelikli bir konu olarak gördüklerini ifade etti. Bu vizyon doğrultusunda Ankara Üniversitesi bünyesinde, Türkiye’deki 4 okuldan biri olan siber güvenlik meslek yüksekokulunun kurulduğunu hatırlatan Orhan, bu sayede sektöre nitelikli ve operasyonel insan kaynağı yetiştirdiklerini kaydetti.</p>

<p>e-Safe Kurucusu Musa Savaş, siber güvenlik sektöründeki tüm paydaşların bu etkinlikte tek bir çatı altında buluştuğunu, bu sinerji sayesinde yerli siber güvenlik sektörünün daha hızlı bir büyüme trendi yakaladığını belirterek bu yöndeki ekosistem odaklı çabalarını kararlılıkla sürdüreceklerini vurguladı.</p>

<p>Türkiye Bilişim Derneği (TBD) Genel Başkanı Kenan Altınsaat ise siber güvenliğin bugün toplumun her kesimi tarafından farkında olunan asgari bir müşterek haline geldiğini, bu alandaki güncel verilerle teknolojinin ulusal yol haritasını planlayarak ilerici adımlar atılması gerektiğini söyledi. Altınsaat, “Siber güvenlik sınırlarından çıkarak artık 'dijital egemenlik' boyutuna gelmek ve bu alanda tam bağımsızlığı hedeflemek için çalışmalıyız” dedi.</p>

<p>Görüşlerini paylaşan Bilgi Güvenliği Derneği (BGD) Başkanı Prof. Dr. Mustafa Alkan, günümüz dünyasında ülkelerin zenginliğinin artık yalnızca yer altı kaynakları, bilgi ve veriyle değil, sahip oldukları nitelikli insan kaynağı sayısıyla ölçüldüğünü ifade etti.<br />
Türkiye’nin sahip olduğu genç nüfus potansiyeline dikkat çeken Alkan, 2004 yılında hazırlanan uluslararası projeksiyonlarda Türkiye'nin 2020 yılına kadar dijital dönüşümü yakalayan ilk 5 ülkeden biri olmasının öngörüldüğünü ancak ülkenin bu hedefi tam anlamıyla başaramadığını kaydetti. Türkiye’nin bilgi toplumuna dönüşümün kriterlerinden biri olan "fiziki altyapı değişimi" sürecinde büyük mesafeler katetmesine rağmen "kültürel dönüşümü" aynı ölçüde gerçekleştiremediğini belirten Alkan, genç nüfusun bilgi ve iletişim teknolojilerini doğru, güvenli ve amacına uygun kullanma kültürüne sahip olması halinde bu makasın kapanacağına işaret etti. Alkan, bu değişimi yakalamak adına devlet, akademi ve sanayinin topyekûn bir seferberlik anlayışıyla politikalar belirlemesi ve nitelikli siber insan kaynağının ivedi bir şekilde geliştirilmesi gerektiğini dile getirdi. </p>

<p><strong>"Gerçek Millî Egemenlik Yerli Üretimle Sağlanır"</strong></p>

<p><br />
Türkiye Siber Güvenlik Kümelenmesi Genel Koordinatörü Alpaslan Kesici de siber vatan ve millî egemenlik kavramlarının ancak sektörün tüm paydaşlarının ortak çabalarıyla gelişebileceğini, gerçek dijital egemenliğin ise yerli siber güvenlik çözümlerinin ve üretiminin artmasıyla sağlanabileceğini vurguladı. Türkiye Siber Güvenlik Kümelenmesinin 8 yıldır yerli siber güvenlik firmalarının ürün kalitesini artırmak ve bu çözümleri küresel ölçekte yaygınlaştırmak için çaba gösterdiğini aktaran Keskin, siber vatanın en önemli savunma araçlarının ancak bu yerli ekosistemle geliştirilebileceğini ifade etti.</p>

<p>Açılış konuşmalarının ardından zirveye destek veren sponsor firmalara teşekkür plaketleri, Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanlığı Temsilcisi tarafından takdim edildi.<br />
"Türkiye İnsan Kaynağında Seferberlik İlan Etmeli"<br />
Açılış bölümünün ardından panel ve uzman sunumları maratonuna geçildi. ASELSAN Genel Müdür Yardımcısı Taha Yücel’in moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Hibrit Çağın Siber Kahramanları: Nitelikli İnsan Kaynağı ve Kariyer Haritası” başlıklı stratejik panel büyük ilgi gördü.</p>

<p>Zirveye; CEO, CTO, CIO, CISO, CSO gibi üst düzey teknoloji yöneticileri, IT profesyonelleri, siber hukuk uzmanları, bilişim sistemleri yöneticileri, Türk Silahlı Kuvvetleri ve emniyet birimlerinin siber suçlar temsilcileri, adli bilimler uzmanları, akademisyenler, medya temsilcileri ve siber güvenlik alanında kariyer yapmak isteyen yüzlerce üniversite öğrencisi yoğun katılım sağladı.</p>

<p><strong>Etkinlikler Platformu’nda 7 Eş Zamanlı Kulvar</strong></p>

<p>11. e-Safe Siber Güvenlik Zirvesi, tek bir konferans olmanın ötesine geçerek içinde 7 ayrı dinamik etkinliği barındıran dev bir etkinlikler platformu şeklinde icra edildi. Zirvede vizyoner kariyer panelleri ve peş peşe 8 teknik uzman sunumu gerçekleştirilirken, paralel salonlarda Türkiye'nin gelecekte ihtiyaç duyacağı operasyonel insan kaynağını yetiştirmek üzere uzman eğitimciler tarafından Red Team ve Blue Team odaklı teknik laboratuvar eğitimleri verildi.</p>

<p><br />
Özellikle "Work X" başlığı altında bağımsız ofansif uzmanlar tarafından gerçekleştirilen; "Bir Ülke Elektrik Kesilmeden Nasıl Felç Edilir?"ve "Görünmeyen Cephe" canlı simülasyonları salondakiler tarafından ilgiyle takip edildi. Siber güvenliğe ilgi duyan öğrencilerin sektörde faaliyet gösteren lider firmalarla buluştuğu B2B ve kariyer alanlarının ardından; gün sonunda TurkNet ve İxirhost sponsorluğunda düzenlenen Ödüllü Siber Güvenlik Bilgi Yarışması (Kahoot) ve dereceye giren takımlara ödüllerinin takdim edilmesiyle 11. e-Safe Siber Güvenlik Zirvesi başarıyla tamamlandı.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/e-safe-11-siber-guvenlik-zirvesi-ankarada-gerceklestirildi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 15:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/11/lcmv-ls.JPG" type="image/jpeg" length="61958"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ford Otosan, COP31’de Sürdürülebilir Sanayi ve Mobilite Ekosisteminin Geleceğini Gündeme Taşıyacak]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ford-otosan-cop31de-surdurulebilir-sanayi-ve-mobilite-ekosisteminin-gelecegini-gundeme-tasiyacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ford-otosan-cop31de-surdurulebilir-sanayi-ve-mobilite-ekosisteminin-gelecegini-gundeme-tasiyacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Koç Holding’in Küresel İş Ortağı olduğu 31. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’nda (COP31) Ford Otosan, otomotiv sanayisinin dönüşümüne yönelik iki panele ev sahipliği yaparak sektörün geleceğine ilişkin uluslararası görüş alışverişine katkı sunacak. 

Ford Otosan, 9–20 Kasım 2026 ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Koç Holding’in Küresel İş Ortağı olduğu 31. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’nda (COP31) Ford Otosan, otomotiv sanayisinin dönüşümüne yönelik iki panele ev sahipliği yaparak sektörün geleceğine ilişkin uluslararası görüş alışverişine katkı sunacak. </strong></p>

<p><strong>Ford Otosan, 9–20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek zirvede sürdürülebilir üretim, kaynak verimliliği, tedarik zincirinde karbonsuzlaşma ve elektrifikasyon alanlarındaki çalışmalarını uluslararası katılımcılarla paylaşacak.</strong></p>

<p>Türkiye’nin ev sahipliğinde 9–20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilecek 31. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31), iklim değişikliğiyle mücadelede küresel iş birliğini güçlendirmek ve iklim hedeflerini somut uygulamalara dönüştürmek üzere dünyanın dört bir yanından kamu, özel sektör, uluslararası kuruluş ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getirecek.</p>

<p>Ford Otosan, Koç Holding’in Küresel İş Ortağı olarak desteklediği COP31’de, Türkiye ve Romanya’daki üretim ve mühendislik gücüyle Avrupa otomotiv ekosisteminin dönüşümünde üstlendiği rolü ve sürdürülebilirlik alanındaki uygulamalarını paylaşacak.</p>

<p>Üretimde kaynak verimliliğinden tedarik zincirinin karbonsuzlaşmasına, elektrikli araçlardan mobilite ekosisteminin dönüşümüne uzanan çalışmalarıyla Ford Otosan, COP31 kapsamında sanayi, teknoloji ve sürdürülebilirlik alanlarından uluslararası paydaşlarla bir araya gelecek.</p>

<p><strong>Ford Otosan, sürdürülebilirlik çalışmalarını üretimden tüm değer zincirine taşıyor</strong></p>

<p>Türkiye ve Romanya'daki üretim tesisleri, Ar-Ge ve mühendislik yetkinlikleriyle Avrupa otomotiv sanayisinin önemli üretim merkezlerinden biri olan Ford Otosan, “Gelecek Şimdi” sürdürülebilirlik stratejisi doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor.</p>

<p>Üretim süreçlerinde enerji ve su verimliliğini artıran uygulamalar geliştiren Ford Otosan, tedarikçileriyle birlikte değer zincirindeki karbon emisyonlarının azaltılmasına yönelik çalışmalar yürütüyor. Elektrikli araçların geliştirilmesi ve üretilmesindeki yetkinlikleriyle de mobilite ekosisteminin dönüşümüne katkıda bulunuyor.</p>

<p>Ford Otosan, COP31’de gerçekleştireceği panel ve paydaş buluşmalarıyla sürdürülebilir sanayi dönüşümü, kaynak verimliliği ve elektrikli mobilite ekosisteminin geliştirilmesine yönelik uluslararası görüş alışverişine katkıda bulunacak.</p>

<p><strong>Güven Özyurt: “Otomotiv sanayisinin dönüşümü, tüm değer zincirinin birlikte hareket etmesini gerektiriyor”</strong></p>

<p><strong>Ford Otosan Genel Müdürü Güven Özyurt,</strong> COP31'e katılımlarına ilişkin şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Türkiye'nin COP31'e ev sahipliği yapması, sanayimizin üretim ve mühendislik gücünü, iklim dönüşümüne yönelik deneyimini uluslararası paydaşlarla paylaşmak açısından önemli bir fırsat. Koç Holding'in Küresel İş Ortağı olduğu bu platformda Ford Otosan olarak yer almaktan memnuniyet duyuyoruz.</p>

<p>Türkiye ve Romanya'daki üretim ve mühendislik gücümüzle Avrupa otomotiv sanayisinin önemli bir parçasıyız. Bu konumumuz bize, sektörümüzün dönüşümünde sorumluluk alma ve çözüm geliştirme imkânı sunuyor.</p>

<p>Otomotiv sanayisinin dönüşümü, tüm değer zincirinin birlikte hareket etmesini gerektiriyor. Üreticilerin, tedarikçilerin, teknoloji şirketlerinin, enerji sektörünün ve kamu kurumlarının aynı hedef doğrultusunda ilerlemesi büyük önem taşıyor. Biz de üretim süreçlerimizde kaynak verimliliğini artırırken, tedarikçilerimizin dönüşümünü destekliyor ve elektrikli araçların müşterilerimizin günlük operasyonlarında daha yaygın kullanılmasını sağlayacak çözümler üzerinde çalışıyoruz.</p>

<p>COP31'de bu deneyimlerimizi paylaşmayı,sektörümüzün ihtiyaçlarını uluslararası paydaşlarla değerlendirmeyi ve Türkiye'nin Avrupa ile entegre üretim ekosisteminin sunduğu katkıyı görünür kılmayı önemsiyoruz.”</p>

<p><strong>Ford Otosan, COP31'de otomotiv değer zincirinin dönüşümünü ele alacak</strong></p>

<p>Ford Otosan, COP31 kapsamında 16 Kasım'da Yeşil Alan'daki Koç Topluluğu Pavyonu'nda gerçekleştirilecek iki panelde otomotiv sanayisinin sürdürülebilir dönüşümünü farklı boyutlarıyla gündeme taşıyacak.</p>

<p><strong>“Otomotiv Değer Zincirinde Karbonsuzlaşmanın Yaygınlaştırılması: Ekosisteme Öncülük Etmek”</strong> başlıklı ilk panelde, otomotiv değer zincirindeki karbon emisyonlarının azaltılması, tedarikçilerin sürdürülebilirlik dönüşümünün desteklenmesi ve bu süreçte üreticiler, finans kuruluşları ve diğer paydaşlar arasındaki iş birlikleri ele alınacak. Panelde, sürdürülebilir üretim uygulamalarının yaygınlaştırılmasında teknoloji, finansman ve ortak hareket etme kapasitesinin önemi değerlendirilecek.</p>

<p><strong>“Aracın Ötesinde: Bir Ekosistem Dönüşümü Olarak Elektrifikasyon”</strong> başlıklı ikinci panelde ise elektrifikasyonun otomotiv sektöründe yarattığı dönüşüm; şarj ve enerji altyapısı, batarya ekosistemi ve Avrupa otomotiv sanayisinin geleceği çerçevesinde değerlendirilecek. Elektrikli mobilitenin yaygınlaşmasında üreticilerin, teknoloji şirketlerinin, enerji sektörünün ve kamu kurumlarının üstlendiği roller masaya yatırılacak.</p>

<p>Ford Otosan, her iki panelde de Türkiye ve Romanya'daki üretim ve mühendislik deneyiminden hareketle sürdürülebilir sanayi dönüşümünün hızlandırılmasına yönelik değerlendirmelerini uluslararası katılımcılarla paylaşacak.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ford-otosan-cop31de-surdurulebilir-sanayi-ve-mobilite-ekosisteminin-gelecegini-gundeme-tasiyacak</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 15:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/11/bnjknkjnkj.JPG" type="image/jpeg" length="23485"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fuchs Lubricants Türkiye, Aliağa FK'nin forma göğüs sponsoru oldu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/fuchs-lubricants-turkiye-aliaga-fknin-forma-gogus-sponsoru-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/fuchs-lubricants-turkiye-aliaga-fknin-forma-gogus-sponsoru-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aliağa'daki üretim tesisiyle uzun yıllardır faaliyet gösteren Fuchs Lubricants Türkiye, 2026-2027 sezonunda Aliağa Futbol Kulübü'nün (Aliağa FK) forma göğüs sponsoru oldu. Şirket, bu iş birliğiyle üretim ve istihdam yoluyla katkı sağladığı Aliağa'nın sportif gelişimine de destek vermeyi hedefliyor....]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Aliağa'daki üretim tesisiyle uzun yıllardır faaliyet gösteren Fuchs Lubricants Türkiye, 2026-2027 sezonunda Aliağa Futbol Kulübü'nün (Aliağa FK) forma göğüs sponsoru oldu. Şirket, bu iş birliğiyle üretim ve istihdam yoluyla katkı sağladığı Aliağa'nın sportif gelişimine de destek vermeyi hedefliyor.</strong></p>

<p>Dünyanın en büyük bağımsız madeni yağ üreticisi FUCHS, Türkiye'deki faaliyetlerini spora verdiği destekle güçlendiriyor. Fuchs Lubricants Türkiye ile Aliağa FK arasında gerçekleştirilen forma göğüs sponsorluğu anlaşması, 6 Kasım 2026 Cuma günü Aliağa FK Kulüp Binası'nda düzenlenen törenle imzalandı.</p>

<p>Törene Aliağa FK Kulüp Başkanı Turgay Mete, Başkan Vekili Tanju Öğe, Genel Müdür İsmet Oğul ve Kulüp Müdürü Güven Kurtan katılırken, Fuchs Lubricants Türkiye'yi Fabrika Direktörü Serhat Özden, Proje ve Bakım Müdürü Hasan Keskin ile Pazarlama Yöneticisi Emre Cihangir temsil etti.</p>

<p><strong>Turgay Mete: “Bugün, kulübümüzün hedeflerine güç katacak önemli bir iş birliğini hayata geçirmenin mutluluğunu yaşıyoruz”</strong></p>

<p>İmza töreninde konuşan Aliağa Futbol Kulübü Başkanı Turgay Mete, iş birliğine ilişkin yaptığı açıklamada şunları söyledi:</p>

<p>“Bugün, kulübümüzün hedeflerine güç katacak önemli bir iş birliğini hayata geçirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Aliağa, üretimi ve sanayisiyle ülkemize değer katan bir kent. Biz de bu kentin takımını, sahadaki mücadelesi ve kurumsal yapısıyla daha ileriye taşımak için çalışıyoruz. Aliağa’da üretim yapan ve uluslararası deneyime sahip FUCHS ile yollarımızın buluşmasını bu açıdan çok anlamlı buluyoruz. FUCHS ailesine kulübümüze duydukları güven ve verdikleri destek için teşekkür ediyorum. İnanıyorum ki bu birliktelik, hem kurumlarımız hem de şehrimiz açısından güzel sonuçlar doğuracak.”</p>

<p><strong>Serhat Özden: "Aliağa'da yalnızca üretmiyor, bölgenin geleceğine de değer katıyoruz"</strong></p>

<p>İmza töreninde konuşan Fuchs Lubricants Türkiye Fabrika Direktörü Serhat Özden, iş birliğine ilişkin şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>"Aliağa, bizim için yalnızca üretim faaliyetlerimizi gerçekleştirdiğimiz bir lokasyon değil, Türkiye'deki büyüme yolculuğumuzun en önemli merkezlerinden biri. Türkiye'ye duyduğumuz güveni yatırımlarımız, istihdamımız ve ihracat faaliyetlerimizle ortaya koyarken, faaliyet gösterdiğimiz bölgenin sosyal ve sportif gelişimine katkı sağlamayı da sorumluluğumuzun bir parçası olarak görüyoruz.</p>

<p>Aliağa FK'nin mücadeleci ruhu ve başarı odaklı yaklaşımı, FUCHS’un değerleriyle örtüşüyor. Bu iş birliğini bir forma sponsorluğunun ötesinde, Aliağa'ya duyduğumuz bağlılığın ve bölgenin geleceğine olan inancımızın bir göstergesi olarak değerlendiriyoruz. Aliağa FK'nin başarı yolculuğuna eşlik etmekten mutluluk duyuyor, takıma yeni sezonda başarılar diliyoruz."</p>

<p><strong>FUCHS'un Türkiye'deki büyüme yolculuğunda Aliağa'nın stratejik rolü</strong></p>

<p>FUCHS için Aliağa, şirketin Türkiye'deki üretim ve büyüme stratejisinin merkezinde yer alıyor. Bölgedeki modern üretim tesisi ve güçlü teknik altyapısıyla otomotiv ve endüstriyel yağlayıcılar alanında faaliyet gösteren şirket, Türkiye'de 250'den fazla çalışanıyla üretim gerçekleştiriyor ve 50'den fazla ülkeye ihracat yapıyor.</p>

<p>2026 yılında Türkiye'deki ortak girişimin tamamını devralarak ülkedeki uzun vadeli büyüme stratejisinde yeni bir döneme adım atan FUCHS, üretim kapasitesi, teknoloji odaklı yaklaşımı ve yatırımlarıyla Türkiye'nin sanayi ekosistemine katkı sağlamayı sürdürüyor.</p>

<p><strong>Aliağa FK'nin başarı yolculuğuna Fuchs Lubricants Türkiye desteği</strong></p>

<p>Son yıllarda Türk futbolunda elde ettiği başarılarla dikkat çeken Aliağa FK, 2024-2025 sezonunda Nesine 3. Lig 3. Grup şampiyonluğunu kazanarak Nesine 2. Lig'e yükseldi. 2025-2026 sezonunu dördüncü sırada tamamlayarak play-off mücadelesine katılan sarı-siyahlı ekip, aynı sezon Ziraat Türkiye Kupası'nda grup aşamasında mücadele etti.</p>

<p>Aliağa'yı profesyonel futbol liglerinde temsil eden kulüp, sahadaki performansı ve mücadeleci kimliğiyle bölgenin önemli spor değerlerinden biri olmayı sürdürüyor. Fuchs Lubricants Türkiye'nin forma göğüs sponsorluğu, bölgenin sanayi gücü ile sportif başarı hedeflerini buluşturan anlamlı bir iş birliği olarak öne çıkıyor.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/fuchs-lubricants-turkiye-aliaga-fknin-forma-gogus-sponsoru-oldu</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 15:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/11/1793965922-fuchs-lubricants-t-rkiye-alia-a-f-k-mza-t-reni-1.jpg" type="image/jpeg" length="71553"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Brand Week Istanbul’da ikinci gün: İş Dünyasının Alıştığı Gerçeklik Değişiyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/brand-week-istanbulda-ikinci-gun-is-dunyasinin-alistigi-gerceklik-degisiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/brand-week-istanbulda-ikinci-gun-is-dunyasinin-alistigi-gerceklik-degisiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Brand Week Istanbul’da ikinci gün: İş Dünyasının Alıştığı Gerçeklik Değişiyor



Hiroshi Ishiguro’nun robot kopyasıyla gerçekleştirdiği canlı diyalogdan Visa Global CMO’su Frank Cooper III’ün markalara kültür, topluluk ve ticaret ekseninde yaptığı çağrıya; Türkiye’nin değişen alışveriş alışkanlı...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Brand Week Istanbul’da ikinci gün: İş Dünyasının Alıştığı Gerçeklik Değişiyor</strong></p>

<p></p>

<p><strong>Hiroshi Ishiguro’nun robot kopyasıyla gerçekleştirdiği canlı diyalogdan Visa Global CMO’su Frank Cooper III’ün markalara kültür, topluluk ve ticaret ekseninde yaptığı çağrıya; Türkiye’nin değişen alışveriş alışkanlıklarından uzun yaşam ekonomisine uzanan ikinci gün, iş dünyasının önündeki büyük dönüşümü farklı boyutlarıyla ele aldı. Günün ortak mesajı açıktı: Teknoloji, tüketici ve kültür değişirken markaların da kendilerini yeniden tanımlaması gerekiyor.</strong></p>

<p>Brand Week Istanbul, 14’üncü yılında “Türbülans” temasıyla sürdürdüğü buluşmanın ikinci gününde insanın teknolojiyle ilişkisini, değişen tüketici davranışlarını ve markaların gelecekte nasıl anlamlı kalabileceğini gündeme taşıdı. Garanti BBVA, Ford ve Orzax kurumsal sponsorluğunda Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleşen günün en dikkat çekici anlarından biri, Japon robotik bilimci Hiroshi Ishiguro’nun kendi görünümünü ve sesini taklit eden robot kopyası Geminoid ile gerçekleştirdiği canlı sohbet oldu. Visa Global CMO’su Frank Cooper III ise markaların geleceğini kültür, topluluk ve ticaretin kesişiminde arayan bir yaklaşım ortaya koydu.</p>

<p>Uzun yaşamın yeni ekonomik fırsatlarından yapay zeka çağında güvenin nasıl korunacağına, Türkiye’de değişen alışveriş sepetinden küresel kültür ekonomisine kadar uzanan program, türbülansın yalnızca teknolojik ya da ekonomik bir mesele olmadığını gösterdi. Değişen, aynı zamanda insanların ihtiyaçları, beklentileri, kararları ve birbirleriyle kurdukları ilişkilerdi.</p>

<p><strong>İnsan kopyalandı, insanı insan yapan ne kaldı?</strong></p>

<p>Günün en çok merak uyandıran buluşmalarından birinde Hiroshi Ishiguro, Japonya’dan canlı bağlantıyla katılan robot kopyası Geminoid HI-6 ile sahnede sohbet etti. Ishiguro’nun robotuna insan olup olmadığını sorması ve robotun kendisini insan olarak tanımlaması, insanla makine arasındaki sınırların nerede başlayıp nerede bittiğine ilişkin tartışmayı somutlaştırdı.</p>

<p>İnsansı robotlar üzerine çalışmalarını paylaşan Ishiguro, robotların gelecekte yalnızca belirli görevleri yerine getiren makineler olmayacağını, toplumsal yaşamın da bir parçası haline geleceğini anlattı. İnsanlar tarafından uzaktan yönetilebilen ve yapay zeka desteğiyle iletişim kurabilen avatarların, özellikle iş gücü açığının yaşandığı alanlarda yeni imkanlar yaratabileceğine dikkat çekti. Yaşlıların ve engelli bireylerin fiziksel olarak bulunamadıkları ortamlarda çalışabilmesi, eğitim ve sağlık hizmetlerine erişimin kolaylaşması bu teknolojinin potansiyel kullanım alanları arasında yer aldı.</p>

<p>Ishiguro’nun ortaya koyduğu soru yalnızca robotların ne kadar insana benzeyebileceği değildi. Teknoloji insanın bedenini, sesini ve davranışlarını taklit edebildiğinde insan olmanın anlamı nasıl değişecekti?</p>

<p><strong>Geleceğin markaları toplulukların içinde yükselecek</strong></p>

<p>Visa Global CMO’su Frank Cooper III, “Building Brands That Matter” başlıklı konuşmasında markaların değişen dünyada nasıl anlamlı kalabileceğine ilişkin önemli bir çerçeve sundu. Cooper'a göre geleneksel pazarlamanın ürün ve işlem merkezli yaklaşımı, tüketicilerin beklentilerini karşılamakta giderek yetersiz kalıyor. İnsanlar artık yalnızca bir ürün ya da hizmet satın almak değil, kimlikleriyle örtüşen ve kendilerini ait hissedebilecekleri toplulukların parçası olmak istiyor.</p>

<p>Cooper, geleceğin güçlü markalarını kültür, topluluk ve ticaretin birbirini beslediği bir döngü üzerinden tarif etti. Markaların kültüre yalnızca görünür olmak için katılmak yerine ona değer katması, tüketicilerle tekil alışveriş ilişkilerinin ötesinde bağlar kurması ve ticareti bu ilişkinin doğal bir sonucu olarak görmesi gerektiğini vurguladı. Visa'nın taraftar topluluklarıyla kurduğu ilişkilerden örnekler paylaşan Cooper, markalar için yeni hareket noktasının “önce topluluk” olması gerektiğine dikkat çekti.</p>

<p>Yapay zekanın insanın düşünme ve üretme kapasitesini dönüştürdüğü bu dönemde muhakeme, estetik değerlendirme ve etik karar verme gibi insani yetilerin önemini koruyacağını belirten Cooper, iş dünyasının teknoloji kullanımını nihai amaç haline getirmek yerine insan hayatını iyileştirmeye odaklanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Tüketicinin ömrü uzuyor, pazarın tanımı değişiyor</strong></p>

<p>Yaşlanan nüfus, yalnızca sağlık sektörünün değil, bütün iş dünyasının gündemini değiştiren dönüşümlerden biri olarak öne çıktı. UK National Innovation Centre for Ageing Direktörü Nicola Palmarini, “100 Yıllık Bir Ömür Mümkün: Yapay Zeka ve Longevity’nin Yeni Çağı” başlıklı konuşmasında, yaşlanan toplum kavramının yerini giderek uzun yaşam toplumuna bıraktığını anlattı.</p>

<p>Palmarini’ye göre mesele artık yalnızca insanların ne kadar yaşayacağı değil, yaşamlarının ne kadarını sağlıklı ve üretken geçirebileceği. Türkiye’de 2050 yılına kadar 60 yaş üzerindeki nüfusun toplam nüfus içindeki payının yaklaşık yüzde 23’e ulaşabileceğine dikkat çeken Palmarini, bu dönüşümün gıda, moda, konut, ulaşım ve teknoloji gibi pek çok sektörde yeni ihtiyaçlar ve pazarlar yaratacağını belirtti.</p>

<p>Sağlığı belirleyen unsurların yalnızca yüzde 11’inin tıbbi hizmetlerden kaynaklandığını, davranışsal ve toplumsal faktörlerin ise çok daha büyük bir rol oynadığını aktaran Palmarini, markaları yalnızca yaşlı tüketicilere yönelik ürünler geliştirmekten öteye geçmeye çağırdı. Uzun yaşam ekonomisinde fırsat, insanların hayatlarının her döneminde sağlıklı, bağımsız ve aktif kalmalarını destekleyen çözümler geliştirmekte yatıyor.</p>

<p><strong>Türkiye'nin alışveriş sepeti ne anlatıyor?</strong></p>

<p>İkinci günün önemli başlıklarından biri de Türkiye’deki ekonomik ve toplumsal dönüşümün tüketici tercihlerine nasıl yansıdığıydı. Migros One’dan Süreyya Bayraktaroğlu ile gazeteci Mirgün Cabas, milyonlarca alışveriş sepetinden hareketle tüketicinin değişen önceliklerini değerlendirdi.</p>

<p>Paylaşılan araştırmaya göre katılımcıların yüzde 50’si ay sonunda bütçesini aştığını belirtirken yüzde 70’i tercih ettiği bir markaya fiyatı yüksek olsa da bağlılığını sürdürebileceğini ifade ediyor. Bu iki bulgu, tüketicinin her kategoride aynı biçimde tasarruf etmediğini; bazı ürünlerde harcamalarını kısarken önem verdiği markalardan vazgeçmeyebildiğini ortaya koyuyor. Sağlıklı yaşam eğiliminin alışverişe yansıması da dikkat çekici. Migros verilerine göre yüksek proteinli ürünlerin satışları son üç yılda yaklaşık üç katına çıktı.</p>

<p>Perakende medyanın yükselişi de aynı günün gündemindeydi. Türkiye’de perakende medya pazarının 2025 yılında 6,3 milyar TL büyüklüğe ulaştığı paylaşılırken, yapay zeka ajanlarının alışveriş kararlarında daha fazla rol üstleneceği yeni dönemde markaların yalnızca tüketicilere değil, algoritmaların değerlendirme süreçlerine de hazırlanması gerektiği vurgulandı.</p>

<p>E-ticarette ise tüketicinin vazgeçilmez standartlarının başında güven geliyor. Veri Enstitüsü Kurucusu Bekir Ağırdır ve Amazon Türkiye Ülke Müdürü Burak Erdem’in paylaştığı Türkiye’nin ilk e-ticaret standart indeksi araştırmasına göre tüketicilerin yüzde 48’i ürün orijinalliğini, yüzde 45’i hızlı ve sorunsuz teslimatı, yüzde 41’i ürün çeşitliliğini temel beklentiler arasında gösteriyor. Katılımcıların yüzde 69’unun yüzde 10'luk bir indirim karşılığında güvendiği alışveriş platformundan vazgeçmeyeceğini belirtmesi, fiyat rekabetinin ötesinde güvenilir deneyimin önemini ortaya koyuyor.</p>

<p><strong>Kültür artık yalnızca etki değil, ekonomi yaratıyor</strong></p>

<p>Güney Kore’nin küresel ölçekte yarattığı kültürel etkinin ekonomik karşılığı, “Kore Dalgası: Kültürel Fenomenden Ekonomik Fırsatlara” oturumunda ele alındı. K-pop, K-drama, K-beauty ve K-food başlıkları üzerinden gerçekleşen tartışmada Güney Kore’nin kültürel başarısının tesadüfi bir popülerlikten ibaret olmadığı; kamu desteği, yaratıcı endüstriler ve ticaret arasında kurulan ekosistemin bu başarıyı küresel ekonomik değere dönüştürdüğü vurgulandı.</p>

<p>KOTRA Pazarlama Direktörü Joseph Lee, oyuncu ve yapımcı Murat Cemcir, BUMM Creator Content Company Kurucusu Fatih Kınacı ve LG Beauty UK &amp; Europe K-Beauty Pazarlama ve Ürün Direktörü Frannie Chen’in katıldığı, Tankut Turnaoğlu’nun moderatörlüğündeki oturumda Türkiye’nin bu dönüşümdeki potansiyeli de konuşuldu. Kore kültürüne dünyada en olumlu yaklaşan ülkelerden biri olan Türkiye’nin güçlü bir pazar olmasının yanı sıra, kendi yaratıcı içeriklerini ve gastronomi değerlerini uluslararası pazarlara taşıyabilecek bir merkez olabileceğine dikkat çekildi.</p>

<p><strong>Gelecek tahmin edilmez, alternatiflerine hazırlanılır</strong></p>

<p>Oxford Saïd Business School Oxford Senaryolar Programı Direktörü Dr. Trudi Lang, “Beklediğiniz Gelecek Gelmezse: Başarı İçin Hayalet Senaryolar” başlıklı konuşmasında stratejik planlamanın en önemli risklerinden birine işaret etti: Geleceğe ilişkin varsayımların fark edilmeden kesin gerçekler gibi kabul edilmesi.</p>

<p>Demiryolu altyapısının geçmiş sıcaklık verilerine göre tasarlanması ve iklim koşullarındaki değişimin yarattığı sorunlar gibi örnekler paylaşan Lang, kurumların yalnızca bekledikleri geleceğe değil, gerçekleşmesi mümkün diğer senaryolara da hazırlıklı olması gerektiğini anlattı. Bunun için stratejilerin dayandığı varsayımları sorgulamak ve markanın geçmişteki gücünü yeni koşullara uyum sağlayacak biçimde yeniden yorumlamak gerekiyor. Nokia'nın tüketici telefonlarından telekomünikasyon altyapısı ve ileri teknoloji çözümlerine uzanan dönüşümü, bu yaklaşımın örneklerinden biri olarak öne çıktı.</p>

<p><strong>Yapay zeka çağında güvenin yeni sınavı</strong></p>

<p>Teknolojinin gelişmesiyle birlikte güvenin nasıl tesis edileceği de günün önemli tartışmalarındandı. Ozan Sihay ve Garanti BBVA Teknoloji Kurumsal Güvenlik Genel Müdür Yardımcısı Tuna Özken, ses ve görüntü taklitlerinin yaygınlaştığı bir dünyada dijital güvenliğin yeni koşullarını değerlendirdi. Artık tanıdık bir yüzü görmek ya da bildik bir sesi duymanın tek başına doğrulama için yeterli olmadığına dikkat çekilen oturumda, yapay zeka destekli dolandırıcılık yöntemlerine karşı yine yapay zekadan yararlanmanın önemi vurgulandı.</p>

<p>Günün diğer oturumlarında GH05T CEO’su Adam Biddle, markaların tek bir sosyal medya hesabı ve platform üzerinden iletişim kurmasının yeterli olmadığına dikkat çekerek farklı ilgi alanlarına ve topluluklara hitap eden çok kanallı içerik stratejilerini anlattı. Hulusi Derici ve Tuğbay Bilbay ise “İki Usta İki Çırak” oturumunda reklamcılıkta ustalık, sürekli öğrenme ve yaratıcılıktan ödün vermemenin önemini geçmiş deneyimleri üzerinden tartıştı. Psikiyatr Gülcan Özer de türbülansın hızına karşı insanın yavaşlama, derinleşme ve gerçek ilişkiler kurma ihtiyacını hatırlattı.</p>

<p><strong>Marka sevgisi, kısa ilişkilerde de kurulabilir</strong></p>

<p>MediaCat ve Ipsos iş birliğiyle 2007’den bu yana gerçekleştirilen Lovemarks araştırmasının 2026 sonuçları da ikinci gün açıklandı. Pelin Özkan, Doç. Dr. Özgür Bolat ve Hayal Dilara Dinç’in katıldığı “Kısa İlişki, Büyük Aşk: Bir Marka Nasıl Vazgeçilmez Olur?” oturumunda, marka sevgisinin yalnızca uzun süreli tüketici ilişkilerinin sonucu olmadığı Molfix örneği üzerinden ele alındı. Bebek bezi gibi tüketiciyle kurulan ilişkinin belirli bir yaşam evresiyle sınırlı olduğu bir kategoride Molfix’in araştırmada en yüksek vazgeçilmezlik skoruna ulaşması, güvenin, ebeveynlerin ihtiyaçlarını anlamanın ve gündelik hayatı kolaylaştırmanın önemini ortaya koydu.</p>

<p>Araştırmanın sonuçlarında farklı kategorilerin en sevilen markaları ödüllendirilirken Migros hem süpermarket hem de online market kategorilerinde ilk sırada yer aldı. Günün tartışmaları, ekonomik koşulların tüketiciyi her alışverişte yeniden karar vermeye yönelttiği bir dönemde marka sevgisinin de sürekli yeniden kazanılması gereken bir ilişkiye dönüştüğünü gösterdi.</p>

<p><strong>Brand Week Istanbul’da ikinci gün</strong></p>

<p>Brand Week Istanbul ikinci gününde Inspiration Hall ve Brands &amp; Trends sahnelerinin yanı sıra akademiler, atölyeler ve özel programlarla farklı disiplinleri bir araya getirdi. Brand Academy, Strateji Akademisi, Satış Akademisi, Creator Economy Academy ve Aygaz Future Film Academy’de yapay zeka, stratejik karar alma, ikna, yaratıcı üretim ve içerik ekonomisi ele alındı. Pharmatopia işbirliğiyle gerçekleştirilen Healing Hall programı ise uzun yaşam, sağlık ve iyi olma haline odaklandı.</p>

<p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/brand-week-istanbulda-ikinci-gun-is-dunyasinin-alistigi-gerceklik-degisiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 13:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/11/v-l-k-d-m-v-d.JPG" type="image/jpeg" length="99840"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
