<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Fuar Dergisi</title>
    <link>https://www.fuardergisi.com.tr</link>
    <description>Fuar Dergisi, ulusal ve uluslararası fuarlar, sektörel yenilikler ve ekonomi dünyasındaki en önemli gelişmeleri takip eden profesyoneller için kapsamlı analizler, röportajlar ve özel haberler sunar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>"Türkiye'nin ilk ve tek ulusal Fuar, Kongre ve Festival dergisi</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 13 Apr 2026 17:17:39 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Bolat: “Ticaret Politikaları Türkiye ile Koordineli Yürütülmeli”]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/bakan-bolat-ticaret-politikalari-turkiye-ile-koordineli-yurutulmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/bakan-bolat-ticaret-politikalari-turkiye-ile-koordineli-yurutulmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu temsilcileri ve AB üyesi ülkelerin büyükelçileri ile Ankara’da düzenlenen çalışma toplantısında bir araya gelerek Türkiye–AB ticari ve ekonomik ilişkilerini kapsamlı biçimde ele aldı.</strong></p>

<p>13 Nisan 2026 tarihinde gerçekleştirilen toplantıda Türkiye–AB ekonomik ilişkilerinin mevcut durumu ayrıntılı olarak değerlendirildi. Küresel ticarette yaşanan gelişmeler, tedarik zincirlerindeki dönüşüm ve bölgesel ekonomik eğilimler çerçevesinde karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu.</p>

<p>Toplantının önemli gündem başlıklarından biri, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi oldu. Taraflar, mevcut ekonomik entegrasyonun günümüz ticaret koşullarına uyum sağlayacak şekilde geliştirilmesi gerektiği konusunda değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p><strong>Türkiye, AB’nin En Büyük Ticaret Ortaklarından Biri</strong></p>

<p>Toplantıda konuşan Bakan Bolat, Türkiye’nin Avrupa Birliği için stratejik bir ticaret ortağı olduğunu vurguladı. Türkiye’nin AB’nin 5’inci büyük ticaret ortağı, 3’üncü büyük tercihli ortağı konumuna yükseldiğini ifade eden Bolat, AB’nin ise Türkiye’nin en büyük ticaret ortağı olduğunu belirtti.</p>

<p>İkili ticaret hacminin 2025 yılında 233 milyar ABD dolarına ulaşması, ekonomik ilişkilerin derinliğini ve karşılıklı bağımlılık düzeyini ortaya koyan önemli bir gösterge olarak değerlendirildi.</p>

<p><strong>Sanayi Politikaları ve “AB Menşe” Düzenlemeleri</strong></p>

<p>Bakan Bolat, Avrupa Komisyonu tarafından 4 Mart 2026 tarihinde açıklanan “Sanayi Hızlandırma Yasası Taslağı” kapsamında yer alan “AB menşe” kriterine ilişkin düzenlemelere de değindi.</p>

<p>Bu düzenlemenin Gümrük Birliği kapsamında hukuki bir zemine oturtulmasından duyulan memnuniyet ifade edilirken, özellikle otomotiv ve ileri sanayi sektörleri başta olmak üzere Türkiye ile AB arasındaki güçlü üretim entegrasyonunun göz ardı edilmemesi gerektiği vurgulandı. Taslakta yer alan bazı belirsizliklerin giderilmesinin hem sanayi aktörleri hem de AB’nin rekabet gücü açısından önem taşıdığı belirtildi.</p>

<p><strong>Yeşil Dönüşüm, Karbon Düzenlemeleri ve Ortak Uyum Süreci</strong></p>

<p>Toplantıda ayrıca Avrupa Birliği’nin yeşil dönüşüm politikaları ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması kapsamında yürüttüğü uygulamalar ele alındı. Türkiye’nin bu süreçlere uyum düzeyi ve sektörlerin dönüşüm kapasitesi dikkate alınarak, ticaret politikalarının daha koordineli bir şekilde yürütülmesinin önemine dikkat çekildi.</p>

<p>Türkiye’nin yeşil mutabakat sürecine uyum çalışmalarının, AB ile ekonomik ilişkilerde yeni bir iş birliği alanı oluşturduğu ifade edildi.</p>

<p><strong>Vize Kolaylığı ve Transit Geçiş Beklentileri</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakan Bolat ayrıca, Gümrük Birliği’nin güncellenmesine paralel olarak iş dünyasının hareketliliğini artıracak adımların önemine değindi. AB üzerinden transit geçişlerin kolaylaştırılması ve iş insanlarına yönelik vize süreçlerinde iyileştirmeler yapılması yönündeki beklentiler de toplantıda gündeme getirildi. Toplantı, Türkiye–AB ilişkilerinde diyalog mekanizmalarının güçlendirilmesi ve karşılıklı iş birliğinin daha da derinleştirilmesi yönündeki ortak temennilerle sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/bakan-bolat-ticaret-politikalari-turkiye-ile-koordineli-yurutulmeli</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 15:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/omer-bolat-12.webp" type="image/jpeg" length="58558"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kruvaziyer turizminde ilk çeyrek rakamlari rekoru işaret ediyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/kruvaziyer-turizminde-ilk-ceyrek-rakamlari-rekoru-isaret-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/kruvaziyer-turizminde-ilk-ceyrek-rakamlari-rekoru-isaret-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Kruvaziyer turizminde 2026 sezonuna güçlü bir başlangıç yapan Türkiye, ilk çeyrek verileriyle yeniden yükseliş trendine girdi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu tarafından açıklanan verilere göre, yılın ilk üç ayında limanlara 56 kruvaziyer gemi yanaşırken, toplam yolcu sayısı 93 bin 787 oldu. Mart ayında ise 26 gemi ve 41 bin 39 yolcu ile son 16 yılın en yüksek mart verisine ulaşıldı. Geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,9’luk artış, sezon öncesi güçlü bir hareketliliğe işaret etti. İlk çeyrek verilerini değerlendiren Camelot Maritime Yönetim Kurulu Başkanı Emrah Yılmaz Çavuşoğlu, “Sezon henüz başlarken yakalanan bu ivme, yıl geneline yayılacak güçlü bir hareketlliğin habercisi.” dedi.</strong></p>

<p>15–22 Nisan Turizm Haftası yaklaşırken, turizm sezonunun başlamasıyla birlikte kruvaziyer turizmi hem ekonomik etkisi hem de değişen küresel dinamikler açısından yeniden gündemin üst sıralarına yerleşti. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu tarafından açıklanan rakamlar, limanlardaki hareketliliğin artışa geçtiğini ve sezon öncesinde güçlü bir tablo oluştuğunu gösterdi. Denizcilik Genel Müdürlüğü verilerine göre yılın ilk üç ayında Türk limanlarına yanaşan kruvaziyer gemi sayısı 56’ya, yolcu sayısı ise 93 bin 787’ye ulaştı.</p>

<p>Mart ayı verileri ise dikkat çekici bir tablo ortaya koydu. Limanlara 26 kruvaziyer gemi uğrak yaparken, toplam 41 bin 39 yolcu ile son 16 yılın en yüksek mart ayı yolcu sayısına ulaşıldı. Geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,9’luk artış, sezon öncesi hareketliliğin güçlü sinyallerini verdi.</p>

<p><strong>İstanbul Zirvede, Ege Limanları Takipte</strong></p>

<p>Açıklanan verilere göre İstanbul limanları, hem gemi hem yolcu sayısında ilk sırada yer aldı. Mart ayında İstanbul’a 8 kruvaziyer gemi ile 13 bin 307 yolcu gelirken; Kuşadası 7 gemi ve 12 bin 191 yolcu, İzmir Alsancak Limanı ise 5 gemi ve 9 bin 723 yolcu ile öne çıkan diğer destinasyonlar oldu.</p>

<p>İlk çeyrek toplamında ise İstanbul 18 gemi ve 35 bin 800 yolcu ile liderliğini korurken, Kuşadası ve İzmir Alsancak limanları onu takip etti. Bu dağılım, Türkiye’nin sadece tek bir destinasyona bağlı kalmadan çok merkezli bir kruvaziyer ağı oluşturduğunu gösteriyor.</p>

<p><strong>Turizm Haftası Öncesi Güçlü Mesaj</strong></p>

<p>15–22 Nisan Turizm Haftası yaklaşırken, sektör temsilcileri de açıklanan verileri değerlendirmeye başladı. Türkiye’nin kruvaziyer turizminde yeniden güçlü bir oyuncu haline geldiğini vurgulayan Emrah Yılmaz Çavuşoğlu, “Türkiye’nin turizmde yakaladığı ivme kruvaziyer tarafında da çok net hissediliyor. Artık sektörde sadece destinasyon olmak yeterli değil; güvenlik, operasyonel istikrar ve sürdürülebilirlik belirleyici kriterler haline geldi. Türkiye bu üç alanda da öne çıkan nadir ülkelerden biri.” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Çavuşoğlu, 2025 yılında 2,1 milyonu aşan kruvaziyer yolcu sayısının ardından 2026 hedefinin 3 milyon yolcu olduğunu belirterek, mevcut artış trendinin bu hedefi desteklediğini ifade etti.</p>

<p><strong>Rotalar Değişiyor, Türkiye Merkeze Yerleşiyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Küresel gelişmelerin kruvaziyer rotalarını yeniden şekillendirdiğine dikkat çeken Çavuşoğlu, şirketlerin artık daha güvenli ve öngörülebilir destinasyonlara yöneldiğini belirtti. Türkiye’nin bu noktada hem coğrafi avantajı hem de güçlü liman altyapısı ile öne çıktığını vurgulayan Çavuşoğlu, “Türkiye artık sadece bir uğrak noktası değil, aynı zamanda stratejik bir kruvaziyer merkezi konumuna geliyor” dedi.</p>

<p><strong>Liman Şehirleri Ekonominin Yeni Dinamosu</strong></p>

<p>Kruvaziyer turizminin etkisi yalnızca yolcu sayılarıyla sınırlı kalmıyor. Kısa süreli ziyaretlerine rağmen yüksek harcama eğilimi gösteren kruvaziyer turistleri; yeme-içme, alışveriş, ulaşım ve tur hizmetleri başta olmak üzere birçok sektöre doğrudan katkı sağlıyor.</p>

<p>Bu durumun liman şehirlerinde ciddi bir ekonomik hareketlilik yarattığını belirten Çavuşoğlu, kruvaziyer turizminin Türkiye için güçlü bir döviz girdisi oluşturduğunu ve turizm gelirlerinin çeşitlenmesinde stratejik rol üstlendiğini ifade etti.</p>

<p>Kruvaziyer turizminin bir diğer önemli katkısı ise sezonu genişletmesi. Artık seferlerin yılın farklı dönemlerine yayılması, turizmi sadece yaz aylarına sıkışan bir yapıdan çıkararak daha dengeli bir modele dönüştürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/kruvaziyer-turizminde-ilk-ceyrek-rakamlari-rekoru-isaret-ediyor</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 14:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/1776066205-astoria-grande.jpg" type="image/jpeg" length="86973"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[FAAR Gallery İstanbul, Parçalanma Ritmi "Ballet Mécanique" ile CI Bloom'da!]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/faar-gallery-istanbul-parcalanma-ritmi-ballet-mecanique-ile-ci-bloomda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/faar-gallery-istanbul-parcalanma-ritmi-ballet-mecanique-ile-ci-bloomda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><em><strong>Uluslararası vizyonuyla öne çıkan FAAR Gallery, CI Bloom 2026'da 'Ballet Mécanique' seçkisiyle yer alıyor. Farklı disiplinlerden sanatçıları bir araya getiren galeri, fuar standını bir yerleştirme alanına dönüştürerek izleyicileri; insan-nesne ilişkisinin mekanik ritmini ve parçalanma olgusunu keşfetmeye davet ediyor. </strong></em></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mimar ve tasarımcı Fahrettin Aykut'un küratörlüğünde hazırlanan özel seçkiyle FAAR Gallery, 15-19 Nisan 2026 tarihleri arasında CI Bloom'da sanatseverlerle buluşuyor. Galeri, bu edisyonda geçtiğimiz aylarda izleyiciyle buluşan "Ballet Mécanique" sergisinden yola çıkarak genişletilen tematik bir sunumu fuar standına taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/faar-gallery-istanbul-parcalanma-ritmi-ballet-mecanique-ile-ci-bloomda</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 14:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/faar-gallery-ci-bloom-2026.jpg" type="image/jpeg" length="78443"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Akçansa, 2025 Entegre Faaliyet Raporu’nu Yayınladı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/akcansa-2025-entegre-faaliyet-raporunu-yayinladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/akcansa-2025-entegre-faaliyet-raporunu-yayinladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Akçansa 2025 yılını değerlendirdiği entegre faaliyet raporunda, faaliyetlerinin detaylarını, gelecek stratejilerini ve sürdürülebilirlik yaklaşımını bütünsel bir bakış açısıyla paylaşıyor. </strong></p>

<p><strong>Avrupa Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (ESRS) ve Küresel Raporlama İnisiyatifi (GRI) esaslarına göre hazırlanan rapor, 650’ye yakın doğrulanan sürdürülebilirlik verisiyle şeffaflık açısından öne çıkıyor. </strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>2010 yılından bu yana sürdürülebilirlik performansını tüm paydaşlarıyla uluslararası standartlarda paylaşan <strong>Akçansa</strong>, 2025 entegre faaliyet raporunu yayınladı. Rapor, Avrupa Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (ESRS), Küresel Raporlama Girişimi (GRI) ve Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) esaslarına tam uyumlu olarak hazırlandı. Entegre Faaliyet Raporu, TSRS Raporu ve Çifte Önemlilik analizi içeriğinde yaklaşık 650 sürdürülebilirlik verisi doğrulandı. Rapor ayrıca Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) doğrultusunda hazırlanmış Sürdürülebilirlik Raporunu da kapsıyor.</p>

<p>‘Beraberiz’ temasıyla hazırlanan rapor, Akçansa’nın birlikte öğrenme ve gelişimi odağına alan yaklaşımını yansıtıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/akcansa-2025-entegre-faaliyet-raporunu-yayinladi</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 14:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/1776063431-a-k-c-e-f-r-gorsel.jpg" type="image/jpeg" length="76015"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İMO Gaziantep Şubesi'nden tarihi başarı; Güçyetmez Merkez Yönetim Kurulu'nda]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/imo-gaziantep-subesinden-tarihi-basari-gucyetmez-merkez-yonetim-kurulunda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/imo-gaziantep-subesinden-tarihi-basari-gucyetmez-merkez-yonetim-kurulunda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Gaziantep Şubesi'nin önceki dönem başkanı Burkay Güçyetmez, İMO Genel Merkez Yönetim Kurulu üyeliğine seçildi.</strong></p>

<p>Türkiye'deki inşaat mühendislerinin en üst temsil organı olan İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) 50.Dönem Genel Kurul ve seçimleri hafta sonu Ankara'da yapıldı. Büyük ilgi gören genel kurul seçimlerinde, Gaziantep Şubesi tarihi bir başarıya imza attı. İMO Gaziantep Şubesi'nde 15. ve 16. dönem Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini başarı ile yürüten Burkay Güçyetmez, Ankara'da gerçekleştirilen 50. Olağan genel kurul sonucunda 7 kişilik Merkez Yönetim Kurulu asil üyeliğine seçildi. Bu sonuçla Güçyetmez, İMO Gaziantep Şubesi tarihinde merkez yönetimine giren ilk isim oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>BAŞARILI ŞUBE BAŞKANLIĞI</strong></p>

<p>Yaptığı çok başarılı çalışmaların yanı sıra ,6 Şubat 2023 depremlerinde yıkımın merkez üslerinden biri olan bölgede kriz yönetimini başarıyla üstlenen ve meslektaşlarıyla birlikte sahada aktif rol alan Güçyetmez, sürecin ardından düzenlediği Deprem Sempozyumu ve Deprem Çalıştayı gibi kapsamlı bilimsel etkinliklerle çözüm odaklı bir yaklaşım sergilemişti. Başarılı şube başkanlığı dönemi ve yöneticilik tecrübesiyle delegelerin büyük desteğini alan Güçyetmez, önümüzdeki dönemde Türkiye genelindeki 200 bine yakın inşaat mühendisinin sorunlarının çözümü için en üst düzeyde görev yapacak.</p>

<p><strong>GÜÇYETMEZ'DEN TEŞEKKÜR</strong></p>

<p>Seçim sonuçlarının ardından sosyal medyada sonucu açıklayan Güçyetmez, kendisine gösterilen teveccühe teşekkür ederek şunları söyledi; "İnşaat Mühendisleri Odası 50.Dönem Genel Kurul Seçimlerimizde şubelerimizin kıymetli delegelerinin güçlü destekleriyle İMO 50.Dönem Merkez Yönetim Kurulu'na seçildik. Gaziantep şubemiz adına tarihi bir onuru ve büyük bir sorumluluğu omuzluyoruz. Bana inanan, destek veren, meslek onuru mücadelemizde omuz omuza yürüdüğümüz başta Genel Başkanımız Selçuk Uluata olmak üzere Gaziantep Şube Başkanımız Mehmet Bulut'a, Gaziantep şubemize, diğer şubelerimizin başkan ve yöneticilerine, kıymetli meslektaşlarıma yürekten teşekkür ediyorum. İçinden geçtiğimiz bu zor zamanlarda üzerimize yüklenen tarihi sorumluluğun bilinci içinde ve Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün izinde; aklın ve bilimin rehberliğinde, çağdaş toplumcu bir anlayışla, hem mesleğimizin onuru hem de yaşanılabilir yarınlar adına aydınlık bir Türkiye mücadelesini kararlılıkla sürdüreceğiz."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/imo-gaziantep-subesinden-tarihi-basari-gucyetmez-merkez-yonetim-kurulunda</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 14:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/1-2-9.jpg" type="image/jpeg" length="60949"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yaş meyve sebze ihracatında ilk çeyrekte 1 milyar dolar aşıldı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/yas-meyve-sebze-ihracatinda-ilk-ceyrekte-1-milyar-dolar-asildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/yas-meyve-sebze-ihracatinda-ilk-ceyrekte-1-milyar-dolar-asildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türk ihracatçıları, yaş meyve sebze sektöründe 2026 yılının ilk çeyreğinde güçlü bir performans sergiledi. 2025 yılının ocak-mart döneminde 821 milyon dolar olan yaş meyve sebze ihracatı, 2026’nın aynı döneminde yüzde 30 artışla 1 milyar 70 milyon dolara ulaştı.</strong></p>

<p>Aynı dönemde meyve sebze mamulleri ihracatı ise yüzde 6’lık düşüşle 542 milyon dolardan 510 milyon dolara geriledi. Buna rağmen, yaş meyve sebze ile meyve sebze mamulleri toplam ihracatı yüzde 16 artarak 1 milyar 364 milyon dolardan 1 milyar 580 milyon dolara yükseldi.</p>

<p>Türkiye’nin 2025 yılında toplam 6 milyar 291 milyon dolarlık yaş meyve sebze ve mamulleri ihracatı gerçekleştirdiğini hatırlatan Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, 2026’nın ilk çeyreğindeki performansın umut verici olduğunu vurguladı.</p>

<p>Uçak, yıl sonu hedeflerine ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<p>“2026 yılı sonunda ihracatımızın 7 milyar doları aşmasını hedefliyoruz. İlk çeyrekteki performansımız bu hedefi aşabilecek potansiyele sahip olduğumuzu gösteriyor. Bu yıl yağışların önceki yıllara göre daha iyi olması üretim açısından olumlu bir tablo ortaya koydu. İklim koşullarında ciddi bir olumsuzluk yaşanmazsa, yüksek rekolte ile ihracat hedeflerimize ulaşabiliriz.”</p>

<p><strong>Mandalina, domates ve biber ihracatın zirvesinde</strong></p>

<p>2026 yılının ilk çeyreğinde en fazla ihracat yapılan ürünler arasında mandalina ilk sırada yer aldı. 333 milyon dolarlık ihracatla zirvede bulunan mandalinayı, 159 milyon dolarla domates ve 152 milyon dolarla biber takip etti.</p>

<p>Ürün bazlı ihracat rakamlarını paylaşan Uçak, şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Limon ihracatımız 121 milyon dolar, nar ihracatımız 71 milyon dolar oldu. Portakal ihracatından 57 milyon dolar, greyfurt ihracatından 33 milyon dolar, kabak ihracatından 30 milyon dolar, kornişon ihracatından 29 milyon dolar ve kuru soğan ihracatından 8,5 milyon dolar döviz geliri elde ettik. İlk 10 ürünün tamamında ihracat artışı sağlamayı başardık.”</p>

<p>Ülke bazında ise en fazla ihracat yapılan pazarlar şöyle sıralandı:</p>

<p>“263 milyon dolarla Rusya Federasyonu ilk sırada yer alırken, 127 milyon dolarla Irak ve 122 milyon dolarla Romanya onu izledi. Almanya 75 milyon dolar, Ukrayna ise 74 milyon dolarlık ihracatla öne çıkan diğer pazarlar oldu.”</p>

<p><strong>Ege Bölgesi’ndeki ihracat artışı yüzde 11 oldu</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ege Bölgesi’nin ihracat performansına da değinen Hayrettin Uçak, bölgenin ilk çeyrekte ihracatını artırdığını belirtti:</p>

<p>“Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği olarak ihracatımızı yüzde 11 artırarak 50 milyon dolardan 68 milyon dolara çıkardık.”</p>

<p>Bölgeden en fazla ihraç edilen ürünün domates olduğunu ifade eden Uçak, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Ege Bölgesi’nden yapılan ihracatta 28,5 milyon dolarla domates ilk sırada yer aldı. Mandalina ihracatımız 12 milyon dolar, biber ihracatımız ise 6,5 milyon dolar oldu. En önemli pazarlarımız Rusya Federasyonu, Polonya ve Ukrayna olarak sıralandı.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/yas-meyve-sebze-ihracatinda-ilk-ceyrekte-1-milyar-dolar-asildi</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 14:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/slm-1.JPG" type="image/jpeg" length="96830"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[10 Binden Fazla Müziksever Sónar Istanbul’un 10.yılında Buluştu!]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/10-binden-fazla-muziksever-sonar-istanbulun-10yilinda-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/10-binden-fazla-muziksever-sonar-istanbulun-10yilinda-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Müzik, yaratıcılık ve teknolojiyi bir araya getiren Avrupa’nın en prestijli festivallerinden Sónar Istanbul, 10. yılına özel edisyonuyla 10-11 Nisan tarihlerinde Zorlu PSM’de gerçekleşti. </strong><strong>Sónar Istanbul’un 2 günlük festival maratonuna Sonar +D </strong><strong>panelleri, enstalasyonlar ve 5 farklı sahnede gerçekleştirilen müzik performanslarıyla 10 binden fazla müziksever, iki gün boyunca müziğin yıldız isimleri ve ufuk açan Sónar+D programıyla unutulmaz bir deneyim yaşadı.</strong></p>

<p>%100 Müzik’in katkılarıyla Guess Jeans, Kia, Migros Hemen ve Pegasus’un alt sponsorluğunda düzenlenen Sónar Istanbul, 10. yılını Zorlu PSM’nin tüm sahnelerine yayılan dev bir maratonla kutladı. Festival, iki gün boyunca yerli ve yabancı 70’in üzerinde sanatçıyı ve on binin üzerindekatılımcıyı ağırlayarak İstanbul’un kültürel nabzını tuttu.</p>

<p>Zorlu PSM, 10.yılını kutladığı Sónar Istanbul 2026 sahnesinde, müziğin en büyük isimlerine ev sahipliği yaptı. Festivalin ilk gününde elektronik müzik dünyasının kraliçesi Charlotte de Witte ilk günde enerjisiyle öne çıkarken Gerd Janson ve LOVEFOXY canlı setleriyle geceye damga vurdu. Görsel-işitsel performansların ağırlık kazandığı ilk günde, Laurel Halo ve Julian Charrière'in ortak projesi Midnight Zone, okyanusun karanlık derinliklerinde sürükleyici bir yolculuk sunarken, Cora Novoa live AV performansıyla izleyicilerin dans pistindeki enerjisini ikiye katladı.</p>

<p>Yerli sahneden sevilen isimlerin de boy gösterdiği ilk günde, Arman Akıncı &amp; Eren Eren'in duygusal hafıza ile dans pisti enerjisini sabırla ördüğü Mémoire Affective seti, Marlò b2b Günce Acı'nın hipnotik ritimlerle yüklü b2b performansı ve Zeynep Erbay'ın house anlatısıyla birlikte Disco Tarantula, Sali Chandler b2b Bayram Özcan, Ögem Yılmaz ve superbebek gibi isimler ilk günün müzik, yaratıcılık ve teknoloji atmosferini müzikal anlamda zirveye taşıdı.</p>

<p>Görsel-işitsel alanda ise anGy:he, teknoloji, ses ve görsel kompozisyonun bütünleştiği sürükleyici performansıyla dikkat çekerken, Keigo Yoshida ise müzik severlere bilimsel araştırmalarla elektronik ses dünyasını buluşturan sürükleyici bir deneyim sundu. Eyup Kuş'un projesi KARGA ise Wuthering Peace performansıyla derin frekanslar ve soyut görsellerin ağır ağır açıldığı bir yolculuğa çıkardı.</p>

<p>Festivalin ikinci günde de enerji tüm hızlıya devam etti. Melodiyle ritmi buluşturan Kölsch, duygusal derinliğiyle Apparat ve neşeli dünya ritimleriyle Polo &amp; Pan müzikseverleri büyüledi. Lady Starlight’ın analog makinelerle sunduğu enerji, Novi_sad ve Stef Mendesidis’in ileri teknik performansları festivalin öne çıkan anları arasındaydı.</p>

<p>Festivalin ikinci günüde de, Damla Tek, Gülnihal, Gizem b2b Volkan ve groove4lovers, house ve techno arasında mekik dokuyan setleriyle kulüp atmosferini ikinci günde de zirveye taşıdı. Murathan Özbek &amp; Serdar Ormancı nostaljik tınıları çağdaş elektronik enerjiyle buluştururken, Pleizel atmosfer, doku ve titizlikle inşa edilmiş bir enerji etrafında şekillenen canlı performansını sahneye taşıdı. 30×N ise ses ve ışığın eş zamanlı filizlendiği dinamik bir deneyimle algoritmalar ve izleyici arasındaki anlık etkileşimi sorgularken, Halina Rice elektronik ses ve görselliğin iç içe geçtiği bir performans sergiledi. Liam Young, New Planetary Imaginaries başlıklı görsel sunumuyla gezegen ölçeğindeki teknolojileri mercek altına alırken, Night Editor teknoloji, ses ve algının iç içe geçtiği bir görsel-işitsel yolculuğa çıkardı. Tonoptik teknolojik süreçleri sürükleyici deneyimlere dönüştürürken, Tuce Alba mimari düşünce, gelenek ve deneysel ses üretimini buluşturan performansıyla izleyicileri büyüledi. VIIA x Yonca Karaarslan live AV ve Istanbul Modular Ensemble ise ikinci gününde melodik görsel-işitsel zenginliğini tamamladı.</p>

<p>Her sene merakla beklenen ve Avrupa’nın en prestijli müzik festivallerinden biri olarak kabul edilen Sónar Istanbul’un %100 Müzik katkılarıyla Guess Jeans, Kia, Migros Hemen ve Pegasus’un alt sponsorluğunda gerçekleştirilen 10. edisyonuna 2 günde 10 binin üzerinde müziksever katıldı.</p>

<p><strong>Sónar+D ve "Yapay Zeka &amp; Yaratıcılık" Sergisi Büyük İlgi Gördü!</strong></p>

<p>Festivalin yaratıcılık ve teknoloji platformu olan Sónar+D Istanbul, bu yıl da katılımcılarına ilham verici bir program sundu. "Kültür Ekonomisinde Yapay Zeka"dan "Moda &amp; AI" başlıklarına kadar pek çok panelin yanı sıra; Alp Tuğan ve Prof. Selçuk Artut’un gerçekleştirdiği atölyeler yoğun ilgiyle karşılandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sónar+D Expo kapsamında yer alan ve Sabancı Üniversitesi iş birliğiyle hazırlanan “Yapay Zeka &amp; Yaratıcılık” sergisi, teknolojinin estetik ve etik etkilerini sorgulayan projeleriyle festivalin en çok konuşulan noktalarından biri oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Festival Haberleri</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/10-binden-fazla-muziksever-sonar-istanbulun-10yilinda-bulustu</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 14:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/kb-1.JPG" type="image/jpeg" length="40694"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[40.Uluslararası Ankara Müzik Festivali’ne Özel bir duo Gomziakov & Babacan]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/40uluslararasi-ankara-muzik-festivaline-ozel-bir-duo-gomziakov-babacan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/40uluslararasi-ankara-muzik-festivaline-ozel-bir-duo-gomziakov-babacan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Uluslararası Ankara Müzik Festivali geleneklerinden biri olan Uluslararası sanatçı buluşmalarını sağlamak, 40. Festivalde Rus çellist Pavel Gomziakov ve Türkiye'nin önde gelen piyanistlerinden Cem Babacan'ın resitali ile sürdürülüyor.</strong></p>

<p>Chopin albümüyle Grammy adaylığı bulunan dünya çapında bir çellist Pavel Gomizakov ile ilk ödülünü 2007 yılında kazanan , uluslararası alanda solist ve oda müziği kariyerini sürdüren piyanist Cem Babacan, 40. Uluslararası Ankara Müzik Festivali'nde Ankara seyircisi</p>

<p><strong><em><strong><em>" Pavel Gomziakov'un büyülü tınısı Cem Babacan'ın derin tuşesi ile buluşuyor"</em></strong></em></strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gomziakov, efsanevi çellist Mstislav Rostropovich'in stilini günümüze taşıyan en önemli temsilcilerden biri. Maria João Pires tarafından keşfedilmesi, onun kariyerini dünya devleri arasına taşıdı.</p>

<p>Ankara Devle Konservatuvarı'nda ki eğitimi sonrası Moskova Çaykovski Konservatuvarı'ndan "kırmızı diploma" ile mezun olan Cem Babacan, çağdaş eserler ve ilk seslendirmeleri ile de öne çıkan ödüllü piyanistlerimizden.</p>

<p>Çaldığı enstrümanın tınısını "<strong><strong>insan sesine en yakın ifade</strong></strong>" olarak tanımlayan Gomziakov ve piyanist <strong><strong>Cem Babacan'ın </strong></strong>kuracağı diyalog, festivalin en rafine anlarından biri olacak</p>

<p><strong><strong>Sevda-Cenap And Müzik Vakfı</strong></strong> tarafından düzenlenen 40. Uluslararası Ankara Müzik Festivali için artistik komitenin önerisi ile bir araya gelen ve repertuvarlarını oluşturan sanatçılar, provalarını da Ankara'da yaparak festival konserine hazırlandılar.</p>

<p>Lizst , Myaskovsky, Schubert, Golovin ve Debussy'nin eserlerinin seslendirileceği 40. Uluslararası Ankara Müzik Festivali'ne özel konser, Sevda- Cenap And Müzik Vakfı ana sponsorluğunda Çankaya Belediyesi katkılarıyla 13 Nisan da Ankara'nın yeni salonu, Çankaya Belediyesi Atatürk Sanat Merkezi Kırmızı Salon' da saat 20.00'de sanatseverler ile buluşacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Festival Haberleri</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/40uluslararasi-ankara-muzik-festivaline-ozel-bir-duo-gomziakov-babacan</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 14:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/1775987112-etkinlik-afis-1304-page-0001jpg.jpeg" type="image/jpeg" length="60796"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye’nin ilk astronotu Gezeravcı, GUHEM’de uzay yolculuğunu anlattı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/turkiyenin-ilk-astronotu-gezeravci-guhemde-uzay-yolculugunu-anlatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/turkiyenin-ilk-astronotu-gezeravci-guhemde-uzay-yolculugunu-anlatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) öncülüğünde, TÜBİTAK destekleriyle kente kazandırılan Gökmen Uzay ve Havacılık Eğitim Merkezi (GUHEM), havacılık ve uzay alanındaki etkinliklerine hız kesmeden devam ediyor. TÜBİTAK iş birliğiyle düzenlenen “Ufkun Ötesinde: Türkiye’nin İlk İnsanlı Uzay Misyonu” programına Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı katıldı.</strong></p>

<p>Programda Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, görev süresince edindiği deneyimleri, misyon kapsamında yürütülen bilimsel çalışmaların süreçlerini ve elde edilen çıktıları gençlerle paylaştı. Ayrıca etkinlik kapsamında kurulan sergide; uzay teknolojilerindeki gelişimi simgeleyen ekipmanlar, misyon yolculuğuna ait anılar, fotoğraflar, etkileşimli alanlar ve videolar katılımcılarla buluşturuldu. Türkiye’nin uzay yolculuğunu gözler önüne seren program ve sergi, katılımcılardan büyük ilgi gördü.</p>

<p>GUHEM Gençlere İlham Vermeye Devam Ediyor<br />
Alanında Avrupa’nın en büyük, dünyanın ise sayılı merkezlerinden biri olan GUHEM, havacılık ve uzay profesyonellerini gençlerle ve ziyaretçilerle buluşturmaya devam ediyor. Bu kapsamda gerçekleştirilen programın açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cüneyt Şener, her büyük başarının sınır tanımayan cesur bir hayalle başladığını söyledi. Uçmanın ya da Ay’a ayak basmak gibi hedeflerin bir zamanlar imkânsız olarak görüldüğünü belirten Şener, “Ancak her biri atılan stratejik adımlar neticesinde bugün medeniyetin temel taşları hâline geldi. Bizim uzay ve havacılık serüvenimiz de işte böyle bir özgüven ve iddiayla, Bursa’nın üretim gücüne duyduğumuz inançla hayat buldu. 2013 yılında Yönetim Kurulu Başkanımız İbrahim Burkay’ın vizyonuyla GUHEM hayalimizi ilk paylaştığımızda, ‘Bursa’da bu iş olur mu?’ diyenler, mesafeli duranlar vardı. Oysa biz, kentimizin sanayi genetiğine, insanımızın girişimci ruhuna ve devletimizin kararlılığına sonuna kadar inandık. Şükürler olsun ki o gün kurduğumuz hayal, bugün ete kemiğe büründü. Nihayetinde de sadece ülkemizin değil, Avrupa’nın en büyük, dünyanın ise sayılı merkezlerinden birinde hep birlikte bir aradayız. Burada ağırladığımız 1 milyonu aşkın gencimize aslında başka bir dünyanın kapısını aralıyoruz.” dedi.</p>

<p>“Uzay Yarışında Yer Almalıyız”<br />
Dünyada astronot yetiştirebilen veya bu teknolojiye sahip olan ülke sayısının iki elin parmaklarını geçmediğini belirten Şener, “Biz burada, 50 yıl aradan sonra insanlı Ay misyonu kapsamında Ay’a giden Artemis II’nin astronotu Victor Glover dâhil, tam 70 astronotu misafir ettik. Victor Glover’ın GUHEM’deki teknolojik altyapıyı gördüğünde yaşadığı şaşkınlık ve takdir, aslında Bursa sanayisinin ve vizyonunun ulaştığı seviyenin dünya çapındaki tescilidir. Dünya hızla kabuk değiştiriyor. Bu yeni dönemde artık ekonomik ve askerî gücün ölçüsü toprak parçasıyla sınırlı değil. Dünyanın yeni rekabet alanı gökyüzünün derinlikleridir. Bugün küresel uzay ekonomisinin büyüklüğü 600 milyar doları aşmış durumda ve bu rakamın çok kısa sürede 1 trilyon dolara ulaşması bekleniyor. Eğer biz bu yarışta yoksak, geleceğin dünyasında söz sahibi olmamız da mümkün değildir. İşte Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘İstikbal göklerdedir’ vizyonu da tam bağımsız Türkiye’nin ekonomik ve teknolojik alandaki karşılığıdır. Göklere hâkim olamayanlar, yarın kendi topraklarında bile hür kalamazlar. Bizler de bu yüksek şuurla, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ilan edilen Millî Uzay Programı’na Bursa’dan en güçlü desteği veriyoruz. Bu program, Türkiye’nin küresel ligdeki yerini tayin eden, ekonomik tam bağımsızlığımızı göklere taşıyan stratejik bir yol haritasıdır.” dedi.</p>

<p>“GUHEM’in Alternatifi Yok”<br />
Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, “Ufkun Ötesi” sergisini her ay farklı şehirlerde vatandaşlarla buluşturduklarını söyledi. Türkiye’nin ilk insanlı uzay misyonunun içeriğini gençlere aktararak, süreçle ilgili zihinlerinde bir resim oluşturmayı amaçladıklarını belirten Gezeravcı, “Bugün, özellikle görevimizin icrası esnasında çok önemli bir anlam taşıyan GUHEM’in müstesna fiziki ortamında ‘Ufkun Ötesi’ sergimizin yer alması açısından büyük mutluluk duyuyoruz. GUHEM, ülkemizde şu an alternatifi olmayan bir merkez. Ülkemizin yüz akı olan GUHEM, havacılık ve uzay eğitimlerini hiyerarşik bir akış içerisinde, kadim geçmişimizin bize kazandırdığı birikimle birlikte gözler önüne seren, insanoğlunun uçmaya başladığı ilk andan uzaya çıktığı noktaya kadar uzanan süreci mantıksal ve akılda kalıcı bir anlatımla ziyaretçilere sunan çok özel bir ortam.” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Özel Sektörün Payı Hızla Artacak”<br />
Millî Uzay Programı’nın, Türkiye Cumhuriyeti’nin güçlü iradesiyle ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyonuyla ortaya konulduğunu ifade eden Gezeravcı, programın uygulama aşamasında özel sektörü de sürece dâhil eden ve sinerji oluşturan geniş bir yapıya sahip olduğunu söyledi. Gezeravcı, “Sürecin içerisinde, yerli uydu geliştirme programımız kapsamında TÜBİTAK Uzay’ın da rol aldığı bu aktif döngüde; bireysel katılımcılarımızın ve yeni uzay alanında faaliyet gösteren özel girişimcilerimizin katkılarıyla uzay alanındaki çalışmalarımız hızla artıyor. Toplumumuzda uzay farkındalığı arttıkça, özel sektörümüzün de bu büyüyen ekosistemdeki payının hızla artacağına inanıyorum.” dedi.</p>

<p>“Vizyoner Yaklaşım Herkese Örnek Olmalı”<br />
Türkiye Uzay Ajansı’nın 2018 yılının Aralık ayında kurulduğunu hatırlatan Gezeravcı, “2021 yılının Şubat ayında Millî Uzay Programı açıklandı. Ancak Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın 2013 yılında böyle müstesna bir merkezin kurulmasına öncülük etmesi, ortaya koydukları vizyoner yaklaşımın tüm ülkeye örnek teşkil ettiğini gösteriyor. Ülkemize böyle değerli bir merkezi kazandırdıkları için başta BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay olmak üzere, BTSO’nun kıymetli üyelerine ve Bursa halkına teşekkür ediyoruz.” diye konuştu.<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM, EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/turkiyenin-ilk-astronotu-gezeravci-guhemde-uzay-yolculugunu-anlatti</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 14:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/cdcdcd-1.JPG" type="image/jpeg" length="90045"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ahmet Fikret Kileci GAİB başkanlığına veda etti]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ahmet-fikret-kileci-gaib-baskanligina-veda-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ahmet-fikret-kileci-gaib-baskanligina-veda-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gaziantep'te 8 yıl boyunca GAİB Koordinatör Başkanlığı görevini yürüten Ahmet Fikret Kileci, görev süresini tamamlayarak bayrağı devretti; "Bu bir veda değil, bayrak değişimi" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>8 yıllık görev süresini başarıyla tamamlayan GAİB Koordinatör Başkanı Ahmet Fikret Kileci veda etti. Kileci yayımladığı yazılı mesajında "8 yıl boyunca büyük bir onur ve sorumlulukla yürüttüğüm GAİB Koordinatör Başkanlığı yolculuğumu, görev süremi tamamlayarak noktalıyorum. Bu süre zarfında Gaziantep'imizin üretim gücünü, ihracat kapasitesini ve uluslararası alandaki rekabetçiliğini artırmak adına; iş dünyamızın önde gelen temsilcileri, ihracatçılarımız, sanayicilerimiz, kamu kurumlarımız ve sivil toplum kuruluşlarımızla güçlü bir iş birliği içinde çalıştık. Elde ettiğimiz her başarı; ortak aklın, istişarenin ve birlikte hareket etme kültürünün bir sonucu olmuştur.</p>

<p>Gaziantep, köklü ticaret geleneği ve girişimci ruhuyla her zaman ülkemizin lokomotif şehirlerinden biri olmuştur. Biz de bu bilinçle, görev süremiz boyunca sadece bugünü değil, geleceği de inşa etme sorumluluğuyla hareket ettik. Bu süreçte desteklerini esirgemeyen şehrimizin kıymetli büyüklerine, önceki dönem başkanlarımıza, iş dünyamızın değerli temsilcilerine ve tüm paydaşlarımıza gönülden teşekkür ediyorum.</p>

<p>Ayrıca birlikte yol yürüdüğümüz yönetim kurulu üyelerimize, birlik başkanlarımıza ve büyük bir özveriyle çalışan tüm çalışma arkadaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Onların emeği ve gayreti olmadan bu başarı mümkün olmazdı.</p>

<p>Görevi devralan kıymetli arkadaşlarımızın bu bayrağı daha da ileriye taşıyacağına yürekten inanıyorum. Bu bir veda değil; güçlü bir bayrak değişimidir. Gaziantep için üretmeye, katkı sunmaya ve şehrimizin gelişimine destek olmaya bundan sonra da aynı kararlılıkla devam edeceğim" dedi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ahmet-fikret-kileci-gaib-baskanligina-veda-etti</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 14:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2025/08/fikret-kileci.png" type="image/jpeg" length="37444"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AKDER, WIN EURASIA 2026’da sektörün dönüşümünü gündeme taşıyacak]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/akder-win-eurasia-2026da-sektorun-donusumunu-gundeme-tasiyacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/akder-win-eurasia-2026da-sektorun-donusumunu-gundeme-tasiyacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Akışkan gücü sektörünün çatı kuruluşu AKDER, Hannover Fairs Turkey organizasyonuyla 10-13 Haziran 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek WIN EURASIA 2026’da sektörün dönüşümünü ve yeni dönem beklentilerini gündeme taşımaya hazırlanıyor. Hidrolik ve pnömatik sistemlerde dijitalleşme, verimlilik ve sürdürülebilirlik odağında geliştirilen çözümler fuarda öne çıkarken; akıllı sistemler, IoT entegrasyonu ve enerji verimli ürünler geniş bir yelpazede sergilenecek.</strong></p>

<p>Hidrolik ve pnömatik sektörü, 2024’te olduğu gibi 2025 yılında da hammadde maliyetlerindeki artış ve küresel ekonomik dalgalanmaların etkisi altında kaldı. Ancak bu zorlu koşullara rağmen sektör, teknoloji odaklı yatırımlarını sürdürerek dönüşüm sürecini hız kesmeden devam ettirdi. 2025 yılı, sektör açısından dijital dönüşüm ve verimlilik odağının güç kazandığı bir dönem olarak öne çıktı. Akıllı sistemler, modüler ürünler ve sürdürülebilirlik trendi doğrultusunda sektör, geleceğin endüstriyel ihtiyaçlarına uyum sağlamaya yönelik önemli adımlar attı.</p>

<p>Bu dönüşümün en somut örnekleri, WIN EURASIA 2026’da ziyaretçilerle buluşacak. Fuarda; verimlilik, yapay zekâ, sürdürülebilirlik ve dijitalleşme temaları ön plana çıkacak. Akıllı sensörler ve IoT teknolojileriyle entegre çalışan, otomasyon sistemleriyle uyumlu akıllı hidrolik çözümler ile çevre dostu ve enerji verimliliği sağlayan pnömatik sistemler, dikkat çeken ürün grupları arasında yer alacak. Makine sanayi ve yan kollarına yönelik teknolojilerin geniş bir perspektifte sergileneceği fuar, sektör profesyonellerine yenilikleri yakından takip etme, iş ağlarını genişletme ve yeni iş birlikleri geliştirme fırsatı sunacak.</p>

<p><strong>WIN EURASIA sektörün en güçlü buluşma noktası</strong></p>

<p>WIN EURASIA’nın sektör için kritik bir platform olduğunu vurgulayan AKDER Yönetim Kurulu Başkanı Mark Minasyan, fuarın sunduğu fırsatları şu sözlerle değerlendirdi:</p>

<p>“Fuarda en yeni otomasyon ve akışkan teknolojileri, sensörler, akıllı üretim çözümleri, enerji verimliliği ürünleri ve mekanik bileşenler bir araya geliyor. Katılımcılar, uluslararası firmalar, satın alma heyetleri ve potansiyel müşterilerle doğrudan temas kurma imkânı buluyor.”</p>

<p>Minasyan, fuarın sadece ürün sergileme alanı değil, aynı zamanda bilgi paylaşım platformu olduğuna da dikkat çekerek şunları söyledi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Aynı zamanda otomasyon, dijital dönüşüm ve sürdürülebilir üretim gibi başlıklarda seminerler ve teknoloji tanıtımları düzenleniyor. Hidrolik, pnömatik, elektrik-elektronik, robotik ve imalat teknolojilerinin birlikte sunulması, sektöre bütüncül bir bakış kazandırıyor.”</p>

<p>WIN EURASIA’nın sektördeki rolüne ilişkin değerlendirmelerini sürdüren Minasyan, fuarın hem yeni oyuncular hem de mevcut firmalar açısından önemine vurgu yaptı:</p>

<p>“WIN EURASIA, yeni oyuncular için güçlü bir temas alanı yaratırken, mevcut firmalar için ilişkileri büyüten ve erişimi genişleten bir platform olmaya devam ediyor.”</p>

<p><strong>Otomasyonun yükselişi rekabeti yeniden tanımlıyor</strong></p>

<p>Sektörün fuara olan ilgisini değerlendiren Minasyan, “Sektörümüzün 60 yıla yaklaşan bir geçmişi var. Dernek üyelerimiz daha çok sektörün deneyimli firmalarından oluşuyor. Katılım ve ilgi tatmin edici seviyede. Üyemiz olmayan ama sektörde faaliyet gösteren yeni firmaların da fuara yöneldiğini görüyoruz” dedi. Fuarda otomasyonun öne çıkmasına değinen Minasyan, sözlerine şöyle devam etti: “Otomasyon, sektörleri daha verimli, hızlı ve güvenilir çözümler üretmeye zorluyor. Bu da hidrolik ve pnömatik sistemlerin daha dijital, daha akıllı ve daha bütünleşmiş yapılara evirilmesini beraberinde getiriyor. Yapay zekâ kullanımının artmasıyla birlikte uzaktan izleme, veri analitiği ve bakım süreçlerinde yeni bir dönem başladı. Tüm bunlar rekabetin tonunu da yukarı taşıyor. Sektör artık akıllı, enerji verimli, sensör destekli ve veri odaklı çözümlerle otomasyonla daha sıkı bir bağ kuruyor.”</p>

<p><strong>2026’da siparişler ve talep yeniden güçlenecek</strong></p>

<p>2025 yılında durgunlaşma ve belirsizlik yaşayan hidrolik ve pnömatik sektörü için 2026’da bir toparlanma beklentisi olduğunu söyleyen Minasyan, “Yeni siparişler ve teslimatlar 2026’da istikrar kazanarak genel talep eğilimlerini güçlendirecektir. Bunun sektörde büyümeye işaret eden ilk sinyallerden biri olduğunu düşünüyoruz. 2026’da özellikle tarım makineleri, inşaat ekipmanları, metal işleme ve endüstriyel otomasyon pazarlarında fırsatlar görmeye başladı. Bu alanlardaki toparlanma, hidrolik-pnömatik bileşenlerine talebi canlandırabilir. Savunma sanayi gibi yüksek teknoloji sektörlerinde yerli üretim ve yüksek katma değerli ürünler için ortaklık ve yerlileştirme stratejileri hedefleniyor” dedi. İleri teknoloji entegrasyonunun yüksek maliyetler nedeniyle özellikle KOBİ’ler için önemli bir dönüşüm sınavı olduğunu belirten Minasyan, “Enerji verimliliği ve çevresel sürdürülebilirlik talepleri artıyor; bu ise sistemlerin yeniden tasarım ve iyileştirilmesini zorunlu kılıyor. Maliyetlerin öneminin daha çok artığı bir dönemde sorun olarak görülse de içerisinde sektör açısından fırsat da barındırıyor” diye konuştu.</p>

<p><strong>WIN EURASIA, yeni iş fırsatlarının kapısını aralayacak</strong></p>

<p>WIN EURASIA’nın, akışkan gücü teknolojilerinin dönüşümünü en kapsamlı şekilde yansıtan platformlardan biri olmaya devam ettiğini belirten Hannover Fairs Turkey WIN EURASIA Proje Yöneticisi Sena Mengül ise, “Hidrolik ve pnömatik sistemlerde dijitalleşme, enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik odaklı çözümler her geçen yıl daha fazla önem kazanıyor. AKDER üyelerinin fuardaki güçlü varlığı, sektörün hem teknolojik kapasitesini hem de küresel rekabet gücünü ortaya koyuyor. 2026’da özellikle tarım makineleri, inşaat ekipmanları ve endüstriyel otomasyon gibi alanlarda gözlenen toparlanmanın, sektöre olan talebi daha da artırmasını bekliyoruz. WIN EURASIA, sektörün yaşadığı dönüşümün ve yeni iş birliklerinin en önemli buluşma platformlarından biri olarak yeni iş fırsatlarının kapısını aralayacak” dedi.</p>

<p><br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/akder-win-eurasia-2026da-sektorun-donusumunu-gundeme-tasiyacak</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 13:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/sena-mengul.JPG" type="image/jpeg" length="74301"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[E-mobilite üretiminde hız ve kalite aynı anda mümkün hale geliyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/e-mobilite-uretiminde-hiz-ve-kalite-ayni-anda-mumkun-hale-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/e-mobilite-uretiminde-hiz-ve-kalite-ayni-anda-mumkun-hale-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Otomotiv sektörü, tarihinin en köklü dönüşüm süreçlerinden birini yaşarken, üretim anlayışı da bu değişime paralel olarak yeniden şekilleniyor. Elektrifikasyon, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik odağında ilerleyen bu yeni dönemde, üretim altyapıları baştan tasarlanıyor. Elektrikli araçlara yönelik artan küresel talep; daha kısa üretim süreleri, daha esnek üretim hatları ve daha karmaşık veri akışlarını beraberinde getiriyor. Batarya üretiminden nihai montaja kadar uzanan süreçte, yüksek hacimli verinin anlık ve hatasız yönetimi kritik bir ihtiyaç haline geliyor.</strong></p>

<p>CLPA Türkiye Müdürü Önder Şenol, e-mobilite ekosisteminde rekabet avantajı sağlayan temel unsurlardan birinin Zamana Duyarlı Ağ (TSN) teknolojisi olduğunu belirterek, bu teknolojinin üretime sağladığı katkılara dikkat çekiyor.</p>

<p><strong>E-mobilite üretiminde verimlilik için güçlü iletişim altyapısı şart</strong></p>

<p>Elektrikli araç ve batarya üretiminin, küresel karbon nötr hedeflerinin merkezinde yer aldığını belirten Önder Şenol, üretim süreçlerinin de bu dönüşüme uyum sağlayacak şekilde yeniden yapılandırılması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Şenol, üretim tarafında yaşanan değişimi şu sözlerle değerlendirdi: “Elektrikli araç pazarındaki büyüme, üretim tarafında ciddi bir ölçeklenme ihtiyacı doğuruyor. Üreticiler, yüksek kalite standartlarını korurken üretim hızını artırmak ve maliyetleri kontrol altında tutmak zorunda. Aynı zamanda farklı müşteri beklentilerine hızlı yanıt verebilmek için üretim hatlarının esnekliği kritik hale geliyor.”</p>

<p>Enerji ve kaynak verimliliğinin de sürecin önemli bir parçası olduğunu belirten Şenol, şöyle devam etti: “Enerji tüketiminin ve kaynak kullanımının optimize edilmesi sürdürülebilirlik açısından kaçınılmaz bir gereklilik. Bu noktada üretim sahası ile IT sistemleri arasında kesintisiz veri akışı sağlanması, operasyonel verimlilik açısından belirleyici oluyor. Giderek artan veri kaynakları, iletişim altyapılarının kapasitesini ve performansını kritik bir seviyeye taşıyor. Bu nedenle yüksek hızlı, güvenilir ve ölçeklenebilir endüstriyel haberleşme sistemleri artık üretimin temel bileşenlerinden biri haline geliyor.”</p>

<p><strong>TSN ile üretimde öngörülebilir operasyonlar mümkün hale geliyor</strong></p>

<p>Zamana Duyarlı Ağ (TSN) teknolojisinin sunduğu avantajlara değinen Şenol, bu yaklaşımın klasik endüstriyel Ethernet altyapılarını ileri bir seviyeye taşıdığını ifade etti: “TSN, veri iletiminde zamanlama hassasiyeti sağlayarak üretim süreçlerinin daha kontrollü ve öngörülebilir şekilde yönetilmesine olanak tanıyor. Gecikme ve veri sapmalarını minimize ederek gerçek zamanlı ve deterministik bir iletişim altyapısı sunuyor.”</p>

<p>Şenol, teknolojinin üretim sahasına katkılarını şu sözlerle detaylandırdı: “Bu sayede üretim hatlarında senkronizasyon artarken verimlilik de doğrudan yükseliyor. Farklı sistemlerde çalışan veri trafiğinin tek bir ağ altında birleşmesi, hem operasyonel şeffaflığı artırıyor hem de sistem mimarisini sadeleştiriyor. Robotik sistemler, sensörler, otomasyon çözümleri ve veri analiz platformları daha kolay entegre edilebiliyor. Bu da üreticilere daha çevik, hızlı uyum sağlayabilen ve yüksek verimlilik sunan operasyonlar kurma imkânı veriyor.”</p>

<p>Ayrıca TSN’nin yüksek veri işleme kapasitesine de dikkat çeken Şenol, “Bu teknoloji, yapay zekâ destekli uygulamaların üretim sahalarında daha etkin kullanılmasının önünü açıyor” dedi.</p>

<p><strong>Elektrikli araç üretiminde geleceğin standartlarını TSN belirleyecek</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TSN teknolojisinin uzun vadeli etkilerine değinen Şenol, üretim süreçlerinde hem hız hem de kaliteyi aynı anda yükseltmenin artık mümkün olduğunu vurguladı: “TSN’nin yaygınlaşması, üreticilerin daha yüksek kalite standartlarına ulaşmasını sağlarken üretim hızını da artırıyor. Bu durum, daha sürdürülebilir ve çevre dostu üretim modellerinin hayata geçirilmesine katkı sunuyor.”</p>

<p>Şenol, CC-Link IE TSN teknolojisine de değinerek şu ifadeleri kullandı: “Bu dönüşüme erken adapte olmak isteyen şirketler için CC-Link IE TSN, gigabit hız ve zaman hassasiyetini bir araya getiren güçlü bir çözüm sunuyor. Bu teknolojiyi kullanan firmalar, küresel otomasyon ekosisteminden daha etkin şekilde yararlanarak üretim altyapılarını geleceğe hazır hale getirebilir.”</p>

<p>Son olarak Şenol, “Daha entegre, daha verimli ve veri odaklı üretim sistemleri kurarak rekabet avantajı elde etmek artık mümkün” değerlendirmesinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/e-mobilite-uretiminde-hiz-ve-kalite-ayni-anda-mumkun-hale-geliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 12:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/c-l-p-a-turkiye-muduru-onder-senol-1-1-145204876.jpg" type="image/jpeg" length="96711"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[YASED: Yılın ilk 2 ayında Türkiye’ye 1,5 milyar dolar değerinde uluslararası doğrudan yatırım]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/yased-yilin-ilk-2-ayinda-turkiyeye-15-milyar-dolar-degerinde-uluslararasi-dogrudan-yatirim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/yased-yilin-ilk-2-ayinda-turkiyeye-15-milyar-dolar-degerinde-uluslararasi-dogrudan-yatirim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Uluslararası Yatırımcılar Derneği’nin (YASED) Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) 13 Nisan 2026’da paylaştığı Ödemeler Dengesi İstatistiklerinden derleyerek hazırladığı “Rakamlarla Uluslararası Doğrudan Yatırımlar Bültenine” göre, 2026 yılının Şubat ayında, Türkiye’ye 780 milyon dolarlık Uluslararası Doğrudan Yatırım (UDY) girişi gerçekleşti.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>13 Nisan 2026’da paylaşılan güncel resmi verilere göre, 2026 yılının Şubat ayında, Türkiye’ye, 780 milyon dolar değerinde UDY girişi gerçekleşti.</p>

<p>Güncel bu istatistikle beraber, yılın ilk 2 ayında Türkiye’ye gelen toplam UDY miktarı, 1,5 milyar dolara ulaştı. 2003 yılından itibaren Türkiye’ye gelen UDY girişlerinin toplam değeri ise 289 milyar doları aştı.</p>

<p>Şubat ayında gerçekleşen toplam UDY girişi 780 milyon dolar olarak hesaplanırken bu yatırımların 370 milyon doları yatırım sermayesi şeklindeydi. Şubat ayındaki toplam UDY’nin 513 milyon doları borçlanma araçları, 230 milyon doları yabancı uyruklulara gayrimenkul satışı yoluyla kaydedildi. Aynı ay içerisinde yatırım tasfiyelerinin 333 milyon dolar değerinde aşağı yöndeki etkisiyle, Şubat ayındaki toplam UDY girişi 780 milyon dolar oldu.</p>

<p><strong>En fazla uluslararası yatırım toptan ve perakende ticaret ile elektronik imalatında gerçekleşti</strong></p>

<p>2026 yılının Şubat ayı içerisinde gerçekleşen 370 milyon dolar değerindeki yatırım sermayesi girişlerinde, 65 milyon dolarlık yatırım girişi ile bilgi ve iletişim, yüzde 18’lik bir pay aldı. Finans ve sigorta faaliyetleri ve toptan ve perakende ticaret sırasıyla yüzde 17 ve yüzde 14’lük paylarıyla aynı ay içerisinde gerçekleşen yatırım sermayesi girişlerinde öne çıkan diğer sektörler oldu.</p>

<p>Yılın ilk 2 ayı toplamında ise; 146 milyon dolar ile toptan ve perakende ticaret ve 143 milyon dolarlık yatırım girişiyle elektronik imalatı öne çıkan sektörler oldu.</p>

<p><strong>En fazla uluslararası yatırım Almanya, Hollanda ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden geldi</strong></p>

<p>2003-2025 dönemi toplamında yüzde 59’luk pay sahibi olan Avrupa Birliği (AB-27) ülkeleri 2026’in 2’nci ayında yüzde 35’lik bir pay aldı. Şubat 2026’da ülkeler özelinde, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) yüzde 18 ile en büyük paya sahip olurken, onu yüzde 15 ile Singapur, yüzde 15 ile Amerika Birleşik Devletleri (ABD), yüzde 14 ile Almanya ve yüzde 9 ile İspanya takip etti.</p>

<p>Yılın ilk 2 ayının toplamı değerlendirildiğinde ise yatırımların geldiği kaynaklar ülkeler özelinde; 198 milyon dolarlık yatırım ile Almanya öne çıkarken onu 118 milyon dolar ile Hollanda ve 95 milyon dolarla BAE izledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/yased-yilin-ilk-2-ayinda-turkiyeye-15-milyar-dolar-degerinde-uluslararasi-dogrudan-yatirim</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 12:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/01/yased-logo-haber-gorseli.jpg" type="image/jpeg" length="96195"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EGİAD’dan İspanya’da güçlü iş birliği adımları]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/egiaddan-ispanyada-guclu-is-birligi-adimlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/egiaddan-ispanyada-guclu-is-birligi-adimlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), üyelerinin uluslararası pazarlara erişimini artırmak, ihracat potansiyelini güçlendirmek ve küresel iş birliklerini geliştirmek amacıyla 8–12 Nisan 2026 tarihleri arasında İspanya’nın önemli inovasyon merkezlerinden Barselona’ya 30 kişilik bir heyetle kapsamlı bir iş gezisi gerçekleştirdi. Program kapsamında yürütülen diplomatik temaslar, iş dünyası görüşmeleri, teknoloji merkezleri ziyaretleri ve sanayi incelemeleri; Türk iş dünyasının küresel rekabet gücünü artırmaya yönelik somut ve stratejik adımların atıldığı çok yönlü bir platform sundu.</strong></p>

<p>EGİAD Uluslararası İlişkiler ve Dış Ticaret Komisyonu koordinasyonunda organize edilen ziyaret programı; diplomatik temsilciliklerden uluslararası kuruluşlara, Ar-Ge merkezlerinden üretim tesislerine uzanan geniş bir temas ağıyla dikkat çekti.</p>

<p><strong>İhracat Odaklı Büyüme İçin Uluslararası İş Birlikleri Güçlenmeli</strong></p>

<p>EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, söz konusu ziyaretin yalnızca bir program değil, aynı zamanda stratejik bir açılım olduğuna dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“İspanya, Avrupa Birliği’nin en büyük ekonomilerinden biri olarak; sanayi, turizm, yenilenebilir enerji, otomotiv, altyapı ve finans gibi alanlarda güçlü bir üretim ve yatırım kapasitesine sahip. Aynı zamanda Avrupa ile Latin Amerika arasında köprü rolü üstlenen stratejik konumuyla küresel ticaret ağlarının önemli bir parçası. Türkiye ile İspanya arasındaki ilişkiler köklü, güvene dayalı ve iş birliği odaklı bir yapı üzerine kurulu. Son yıllarda ekonomik ve ticari ilişkilerimizin istikrarlı biçimde büyüdüğünü memnuniyetle görüyoruz.”</p>

<p>Özhelvacı ayrıca şu ifadeleri kullandı: “Özellikle son dönemde artan karşılıklı temaslar ve yapıcı diyalog ortamı, ilişkilerimizin daha da güçlendiğini gösteriyor. Bu durum iş dünyamız açısından yeni ve güçlü iş birliği fırsatlarının kapısını aralıyor. İspanya pazarı; altyapı projeleri, enerji yatırımları, lojistik, tarım-gıda ve teknoloji alanlarında önemli fırsatlar sunuyor. Bunun yanı sıra İspanyol firmalarının uluslararası projelerdeki deneyimi ve finansal araçlara erişim gücü, Türk iş dünyası için değerli ortaklık imkanları yaratıyor.”</p>

<p><strong>Diplomatik ve Kurumsal Temaslarla Ticari Diplomasi Güçlendi</strong></p>

<p>Program kapsamında Türkiye Cumhuriyeti Barselona Başkonsolosu Ayşe Zeybek’e bir ziyaret gerçekleştirildi. Görüşmelerde, iki ülke arasındaki ticaret hacminin artırılması, firmalar arası iş birliklerinin geliştirilmesi ve ihracat imkanlarının genişletilmesi konuları ele alındı.</p>

<p><strong>Union for the Mediterranean (UfM) Kurumuna Ziyaret</strong></p>

<p>EGİAD heyeti, Akdeniz bölgesinde ekonomik iş birliğini güçlendirmeyi hedefleyen uluslararası bir platform olan Union for the Mediterranean (UfM) kurumunu da ziyaret etti. Görüşmelerde bölgesel kalkınma, dijital dönüşüm ve sürdürülebilirlik odaklı ortak projeler değerlendirildi.</p>

<p>Ziyarette konuşan EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, sürecin önemine şu sözlerle dikkat çekti: “Bugün yalnızca kurumları ziyaret etmiyoruz, aynı zamanda sınırların ötesinde birlikte değer üretmenin yollarını arıyoruz. Uluslararası iş birlikleri; sürdürülebilir büyümenin, rekabet gücünün ve ortak refahın temel anahtarlarından biridir.”</p>

<p><strong>Barselona İş Dünyası ile Doğrudan Temas</strong></p>

<p>Programın önemli ayaklarından birini oluşturan iş dünyası görüşmeleri kapsamında, Avrupa’nın köklü iş dünyası kuruluşlarından Foment del Treball Nacional ile temaslar gerçekleştirildi. Görüşmelerde girişimcilik ekosistemlerinin geliştirilmesi, inovasyon odaklı projeler ve sürdürülebilir ticaret modelleri ele alındı.</p>

<p>Ziyarete ev sahipliği yapan Foment del Treball Nacional yetkilileriyle yapılan görüşmede konuşan Özhelvacı şunları söyledi: “Bugün yalnızca Türkiye ile İspanya arasındaki güçlü ekonomik bağları pekiştirmekle kalmıyor, aynı zamanda iş dünyalarımız arasında yeni iş birliği köprüleri kuruyoruz. EGİAD olarak inanıyoruz ki genç iş insanları yalnızca rekabet eden değil, sınırların ötesinde birlikte değer üreten aktörler olmalıdır.”</p>

<p>Özhelvacı ayrıca şu vurguyu yaptı: “Küresel barışın ciddi tehdit altında olduğu bu dönemde, Atatürk’ün ‘Yurtta Barış, Dünyada Barış’ ilkesi bizlere yol göstermeye devam ediyor. Bu ziyaretin daha güçlü diyaloglara, sürdürülebilir ortaklıklara ve ortak bir geleceğe katkı sağlayacağına inanıyoruz.”</p>

<p>Toplantılarda; inovasyon, dijital dönüşüm, sürdürülebilirlik ve karşılıklı yatırım fırsatları gibi başlıklar kapsamlı şekilde ele alındı.</p>

<p><strong>Sanayi ve Ar-Ge Tesislerinde Yerinde İnceleme</strong></p>

<p>EGİAD heyeti, Barselona programı kapsamında küresel ölçekte faaliyet gösteren sanayi kuruluşlarını ziyaret ederek üretim teknolojileri ve Ar-Ge süreçlerini yerinde inceleme fırsatı buldu.</p>

<p>Tarım teknolojileri alanında faaliyet gösteren Semillas Fitó’ya yapılan ziyarette, şirketin genetik ıslah, üretim ve sürdürülebilir tarım uygulamaları hakkında detaylı bilgi alındı. Özellikle iklim değişikliğine dayanıklı ürün geliştirme çalışmaları dikkat çekti.</p>

<p>Ziyarette konuşan Özhelvacı, “Tarım sektörü geleceğin en kritik alanlarından biri. Artan küresel talep ve iklim değişikliği karşısında sürdürülebilir üretim her zamankinden daha önemli hale geliyor” dedi.</p>

<p>Ayrıca özel kimyasal çözümler alanında faaliyet gösteren Lamirsa firması da ziyaret edildi. Ziyaret sırasında şirketin ileri teknolojiye dayalı üretim yapısı ve inovasyon yaklaşımı incelendi.</p>

<p>Özhelvacı burada yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “EGİAD olarak ‘üçüz dönüşüm’ olarak tanımladığımız dijital, yeşil ve toplumsal dönüşüme odaklanıyoruz. Bu ziyaret yalnızca teknik bir inceleme değil, aynı zamanda önemli bir öğrenme ve ilham süreci oldu.”</p>

<p><strong>Yapay Zekâ ve Süper Hesaplama Merkezleriyle Geleceğin Üretim Modeline Yakından Bakış</strong></p>

<p>Programın teknoloji ayağında, Avrupa’nın önde gelen araştırma merkezlerinden Barcelona Supercomputing Center ve bünyesindeki AI Factory ziyaret edildi. Ziyaret kapsamında yapay zekâ uygulamalarının sağlık, enerji, finans ve üretim gibi alanlarda yarattığı katma değer detaylı şekilde incelendi.</p>

<p>EGİAD Başkanı Özhelvacı, bu ziyaretin önemine ilişkin şunları söyledi: “Dijital dönüşüm ve yapay zekâ, tüm sektörleri yeniden şekillendiriyor. Bu teknolojiler inovasyonun ve rekabet gücünün temel itici güçleri haline geldi. Barcelona Supercomputing Center gibi kurumlar, gerçek dünya problemlerine çözüm üretmede kritik bir rol üstleniyor.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Uluslararası Ticari Diplomasi ve Küresel İş Ağları Güçleniyor</strong></p>

<p>Gerçekleştirilen ziyaretlerin yalnızca bir iş gezisi olmadığını vurgulayan Özhelvacı, programın aynı zamanda güçlü bir ticari diplomasi platformu sunduğunu belirtti:</p>

<p>“Barselona, son yıllarda teknoloji ve inovasyon alanında büyük bir ivme yakalayarak yüzlerce uluslararası teknoloji merkezine ev sahipliği yapan güçlü bir ekosistem haline geldi. Bu dinamik yapı, şehri Avrupa’nın en hızlı gelişen inovasyon merkezlerinden biri konumuna taşıyor. EGİAD iş dünyası olarak bu ziyaretle önemli bir ticaret köprüsü kurduk.”</p>

<p>Özhelvacı sözlerini şu şekilde tamamladı: “Günümüzde sürdürülebilir büyüme; uluslararası pazarlara erişim, güçlü iş birlikleri kurabilme ve bilgi paylaşımına dayalı bir ekosistem oluşturma kapasitesi ile doğrudan bağlantılı. EGİAD olarak üyelerimizin küresel değer zincirlerinde daha güçlü bir konuma ulaşması için uluslararası temaslarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/egiaddan-ispanyada-guclu-is-birligi-adimlari</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 12:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/5-082447633.jpg" type="image/jpeg" length="88918"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[PwC Strategy& Raporu: Türk tekstilinde 'hız' ve 'sürdürülebilirlik' yeni rekabet alanı oldu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/pwc-strategy-raporu-turk-tekstilinde-hiz-ve-surdurulebilirlik-yeni-rekabet-alani-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/pwc-strategy-raporu-turk-tekstilinde-hiz-ve-surdurulebilirlik-yeni-rekabet-alani-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>PwC'nin strateji danışmanlığı grubu Strategy&amp; tarafından hazırlanan Türk tekstil sektörünün küresel ticaret haritasındaki yerini ve geleceğini değerlendiren "Küresel Değişimlere Uyum Sağlamak: Türk Tekstil Sektörünün Stratejik Öncelikleri" raporunu yayımladı. Rapora göre; hız, sürdürülebilirlik ve teknolojik dönüşüm tekstil sektörünün yeni değer alanlarını oluşturuyor.</strong></p>

<p>PwC'nin strateji danışmanlığı grubu Strategy&amp; tarafından hazırlanan Türk tekstil sektörünün küresel ticaret haritasındaki yerini ve geleceğini değerlendiren <strong>"Küresel Değişimlere Uyum Sağlamak: Türk Tekstil Sektörünün Stratejik Öncelikleri"</strong> raporu yayımlandı. Rapor; üretim coğrafyasındaki kaymalar, sürdürülebilirlik baskısı ve teknolojik dönüşümün sektördeki rekabet parametrelerini nasıl yeniden tanımladığını kapsamlı bir veri setiyle analiz ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Küresel Tedarik Zincirinde "Hız" Yeni Rekabet Alanı</strong></p>

<p>Rapora göre, Türkiye'nin coğrafi yakınlık avantajı, küresel moda dünyasındaki kısalan teslimat süreleriyle daha da kritik bir hale geliyor. Bu durum, stok riskini minimize etmek isteyen perakendecileri daha çevik üretim merkezlerine yönlendiriyor. Asya'daki rakiplerin 3 aya varan teslim sürelerine karşılık, Türkiye'nin bu süreyi 20-30 gün bandına çekme potansiyeli, perakendecilerin "düşük maliyet" yerine "hız ve dayanıklılık" odaklı stratejilere yönelmesini sağlıyor. Ancak rapor, bu avantajın kalıcı olması için maliyet yapısının da yönetilebilir seviyelerde tutulması gerektiğine dikkat çekiyor.</p>

<p><strong>Maliyet Yapısının Değişen Dengesi</strong></p>

<p>Tekstil üretiminde maliyet kompozisyonu, rekabetin seyrini belirleyen en temel unsurlardan biri olmayı sürdürüyor. Strategy&amp; analizlerine göre, kumaş üretiminde iş gücü ve enerji maliyetleri toplam maliyetin üçte birine yakın bir pay alıyor. Özellikle 2022'deki enerji krizinden bu yana Türkiye'deki endüstriyel elektrik fiyatlarının, düşük maliyetli üretim yapan rakiplerin (Mısır, Hindistan, Vietnam) üzerinde seyretmesi, üreticileri operasyonel mükemmellik arayışına itiyor. Rapor, bu baskıyı hafifletmek için dijital dönüşüm ve enerji verimliliği yatırımlarına ağırlık vermesi gerektiğini vurguluyor.</p>

<p><strong>PwC Türkiye Şirket Ortağı Tolga Baloğlu</strong>, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:</p>

<p>"Kumaş üretiminde iş gücü ve enerji maliyetlerinin toplam maliyet içindeki payının %25 ila %35 seviyesinde olması, sektörün rekabet gücünü doğrudan etkiliyor. Türkiye'de endüstriyel elektrik fiyatlarının düşük maliyetli rakip ülkelere kıyasla daha yüksek seyretmesi, üreticileri maliyet yönetimi ve verimlilik odağında yeniden düşünmeye zorluyor. Bu noktada, enerji verimliliği yatırımları ve dijitalleşme adımları, maliyet baskısını dengelemek ve rekabet avantajını sürdürülebilir kılmak açısından kritik bir rol oynuyor."</p>

<p><strong>PwC Türkiye Direktörü Can Yapan</strong>, rapor sonuçlarına ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: "Tekstil sektörü, sadece üretim hacmiyle değil, üretimin nasıl ve nerede yapıldığıyla yeniden tanımlandığı bir eşikte. İş gücü ve enerji gibi yapısal maliyetlerin toplam maliyet içindeki %35'e varan payı, sektörün 'düşük maliyetli üretici' kimliğini zorluyor. Ancak bu durum, daha nitelikli bir dönüşümü tetiklemekte. Artık rekabet avantajı; hızı, izlenebilirliği ve sürdürülebilirliği üretim sürecinin her aşamasına entegre edebilen oyunculara geçiyor. Özellikle kişiselleştirme ve fonksiyonel tekstiller gibi yüksek katma değerli alanlarda Ar-Ge kabiliyetlerini artıran şirketler, 2026 ve sonrasında küresel arenada oyun kurucu olmaya devam edecek. Geleceğin kazananları, değişimin hızına kapılanlar değil; değerin nerede yeniden oluştuğunu doğru okuyanlar olacak."</p>

<p><strong>Yüksek Katma Değerli Üretime Geçiş Zorunlu</strong></p>

<p>Rapor, sektörün geleceği için fonksiyonel ve performans tekstillerini büyüme potansiyeli en yüksek alanlar olarak tanımlıyor. Teknik kumaşlar ve performans odaklı ürünler, klasik tekstil ürünlerine kıyasla çok daha yüksek kâr marjı potansiyeline sahip. Bu dönüşümün bir parçası olarak, online tasarım araçları ve modüler üretim sistemleri gibi yenilikler, üreticilerin kısa moda döngülerine uyum sağlamasını mümkün kılıyor.</p>

<p><strong>Operasyonel Yetkinliklerdeki Kritik Boşluklar</strong></p>

<p>Strategy&amp; analizinde, Türk tekstil oyuncularının küresel rekabette öne çıkabilmesi için sadece teknolojiye değil, aynı zamanda operasyonel disipline de odaklanması gerektiği belirtiliyor. Müşteri segmentasyonu, değer bazlı fiyatlama ve talep tahmini gibi alanlarda görülen yetkinlik eksiklikleri, şirketlerin kâr marjlarını ve stok yönetimini doğrudan olumsuz etkileyebiliyor. Satış ve Operasyon Planlaması (S&amp;OP) süreçlerinin güçlendirilmesi ve ERP/CRM sistemlerinin "tek gerçek veri kaynağı" olarak konumlandırılması, raporun sunduğu en kritik çözüm önerileri arasında yer alıyor.</p>

<p><strong>Pazar Payını Korumanın Anahtarı Sürdürülebilirlik</strong></p>

<p>Global markaların "net-zero" taahhütleri ve çevreci elyaflara olan talebin artması, Türk üreticiler için sürdürülebilirliği kaçınılmaz bir yol haritası kılıyor. GRS (Global Recycled Standard) ve GOTS (Global Organic Textile Standard) gibi uluslararası sertifikasyonlar, şeffaflık ve izlenebilirlik beklentilerini karşılamak adına hayati önem taşıyor. Sürdürülebilirlik yatırımlarını bir maliyet unsuru olarak değil, pazar payını koruma ve geliştirme stratejisi olarak gören şirketlerin, önümüzdeki dönemde finansman olanaklarına erişimde de avantajlı olacağı öngörülüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/pwc-strategy-raporu-turk-tekstilinde-hiz-ve-surdurulebilirlik-yeni-rekabet-alani-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 12:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/scslm.JPG" type="image/jpeg" length="10872"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TÜRKÇİMENTO ve Vakfıkebir Belediyesi iş birliğiyle “Pozitif Enerji Bölgeleri” projesi tamamlandı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/turkcimento-ve-vakfikebir-belediyesi-is-birligiyle-pozitif-enerji-bolgeleri-projesi-tamamlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/turkcimento-ve-vakfikebir-belediyesi-is-birligiyle-pozitif-enerji-bolgeleri-projesi-tamamlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>TÜRKÇİMENTO’nun, Sivil Katılım Hibe Programı kapsamında desteklenen “İklim Değişikliğine Dirençli Kalkınmanın Geleceği: Pozitif Enerji Bölgeleri (PED)” projesi başarıyla tamamlandı. </strong></p>

<p>Ocak 2025’te başlayan ve bir yıl süren proje ile Vakfıkebir Belediyesi için sürdürülebilir enerji temelli bir yol haritası hazırlandı.</p>

<p>Sürdürülebilir enerji konusunda yerel düzeyde farkındalık oluşturmayı ve belediyelerin-paydaşların teknik bilgi ve kapasitelerini arttırmayı amaçlayan program, TÜRKÇİMENTO, Vakfıkebir Belediyesi ve Hacettepe Üniversitesi iş birliğiyle yürütüldü. Ocak 2026’da tamamlanan çalışma, Karadeniz Bölgesi’nde iklim direncini artırmaya yönelik önemli çıktılar ortaya koydu.</p>

<p>Proje süreci boyunca TÜRKÇİMENTO’nun koordinasyonunda dört eğitim programı ve çeşitli atölye çalışmaları gerçekleştirildi. Belediye çalışanları, üniversite öğrencileri ve bölgedeki uzmanlara yönelik bu eğitimlerde PED yaklaşımının sadece teknik bir çözüm değil, aynı zamanda katılımcı bir planlama aracı olduğu vurgulandı.</p>

<p><strong>Belediyeler İçin Uygulanabilir Bir Dönüşüm Modeli Sunuyor</strong></p>

<p>Projenin önemli çıktıları arasında Vakfıkebir Belediyesi için hazırlanan “PED Yol Haritası” ve “Politika Çerçevesi” belgeleri yer aldı. Ocak 2026’da gerçekleştirilen kapanış çalıştayı ile kamuoyuna sunulan bu belgeler, benzer ölçekteki diğer belediyeler için de uygulanabilir bir dönüşüm modeli sunuyor.</p>

<p>Projenin ana yürütücüsü TÜRKÇİMENTO, bu çalışmayla sürdürülebilirlik ve düşük karbonlu üretim vizyonunu yerel yönetimler seviyesine taşıyarak, sektörler arası iş birliğinin en başarılı örneklerinden birine imza attı.</p>

<p>TÜRKÇİMENTO yetkilileri projenin tamamlanmasıyla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi:</p>

<p>“İklim değişikliğine karşı dirençli şehirlerin inşası, yalnızca teknik çözümlerle değil; güçlü iş birlikleri, bilimsel temelli planlama ve yerel kapasitenin geliştirilmesiyle mümkün. Bu proje, sektörümüzün sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda hem Vakfıkebir’e hem de Türkiye’deki diğer belediyelere örnek teşkil edecek bir dönüşüm modeli ortaya koydu. TÜRKÇİMENTO olarak düşük karbonlu, enerji verimli ve dayanıklı bir gelecek için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz.”</p>

<p>PED yaklaşımının proje sonrasında da geliştirilmesi planlanıyor. Vakfıkebir’de belirlenen alanlarda detaylı fizibilite ve teknik tasarım çalışmalarının devam etmesi, yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği odaklı yeni iş birliklerinin oluşturulması ve elde edilen modelin diğer belediyelere aktarılması gündemde.</p>

<p><strong>Proje Ortakları:</strong> TÜRKÇİMENTO, Vakfıkebir Belediyesi, Hacettepe Üniversitesi</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Sivil Katılım Projesi Hakkında</strong></p>

<p>Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından uygulanan Türkiye’de Demokratik Yerel Yönetişimin Geliştirilmesi için Sivil Katılımın</p>

<p>Güçlendirilmesi Projesi (Sivil Katılım Projesi), Avrupa Birliği tarafından finanse edilmektedir.</p>

<p>Proje faydalanıcısı Türkiye Belediyeler Birliği’dir. Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı, IPA-II Sivil Toplum Sektörünün lider kurumu olarak, projenin etkin bir biçimde uygulanması ve</p>

<p>izlenmesine yönelik çalışmaları yürütmektedir. Proje 2023 yılı Ocak ayı ile 2025 yılı Eylül ayı arasında uygulanacaktır. Sivil Katılım Projesi, Türkiye’de demokratik yerel yönetişim için sivil katılımın ve gönüllülüğün güçlendirilmesini amaçlamaktadır.</p>

<p><strong>Sivil Katılım Hibe Programı Hakkında</strong></p>

<p>Türkiye’de Demokratik Yerel Yönetişimin Geliştirilmesi için Sivil Katılımın Güçlendirilmesi Projesi” kapsamında uygulanan “Sivil Katılım Hibe Programı” Avrupa Birliği tarafından finanse edilir ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı tarafından uygulanır. Projenin faydalanıcısı Türkiye Belediyeler Birliği'dir. IPA II Sivil Toplum sektör lideri olarak Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı projenin lider kurumudur.</p>

<p>Sivil Katılım Hibe Programı’nın genel amacı; istek, güven ve karşılıklı kabule dayalı STK-kamu iş birliği için elverişli ve sürdürülebilir bir ortam yaratmaktır. Hibe Programı kapsamında sağlanan destek, STK'lar ile yerel yönetimler arasındaki diyaloğu ve iş birliğini güçlendirmek ve böylece sivil toplumun politika ve karar alma süreçlerine öncelikle yerel seviyede katılımını artırmayı amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda hazırlanan hibe programı,</p>

<p>STK’ların belediyeler ve diğer yerel aktörler ortaklığında iklim değişikliği, doğal ve beşerî afetlere hazırlık, sivil katılım ve gönüllülük, yeni teknolojiler ve STK merkezleri olarak belirlenen farklı öncelik alanlarında geliştirilen ve sivil katılımı odağına alan yerel projelere hibe desteği sağlayacaktır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/turkcimento-ve-vakfikebir-belediyesi-is-birligiyle-pozitif-enerji-bolgeleri-projesi-tamamlandi</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 11:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2024/02/fuarsitenormal.png" type="image/jpeg" length="98936"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[UEZ 2026’da Mehmet Şimşek’ten güçlü ekonomi ve güven vurgusu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/uez-2026da-mehmet-simsekten-guclu-ekonomi-ve-guven-vurgusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/uez-2026da-mehmet-simsekten-guclu-ekonomi-ve-guven-vurgusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto"><strong>Uluslararası Ekonomi Zirvesi’nin (UEZ 2026) açılışında konuşan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, artan jeopolitik risklerin gölgesinde Türkiye ekonomisinin dayanıklılığına dikkat çekti. İran savaşı üzerinden küresel etkileri değerlendiren Şimşek, enerji piyasalarındaki dalgalanmalara rağmen Türkiye’nin makroekonomik açıdan güçlü bir direnç sergilediğini ifade etti. “Türkiye olarak dayanıklı olduğumuzu geçen yıl ispatladık, bu yıl da ispatlayacağız. Şokları programla atlattık” diyen Şimşek, özellikle enerji bağımlılığının düşük olmasının Türkiye açısından önemli bir avantaj oluşturduğunu vurguladı. Petrol ve doğalgaz başta olmak üzere dış şokların etkilerinin sınırlı kaldığını belirtti.</strong></section>

<section dir="auto">
<p><strong>Enerji piyasaları ve jeopolitik riskler</strong></p>

<p>Hürmüz Boğazı gibi kritik enerji geçiş noktalarına dikkat çeken Şimşek, savaşların yalnızca enerji değil aynı zamanda gübre ve tedarik zinciri üzerinde de ciddi etkiler oluşturduğunu söyledi. Küresel ekonomide enflasyonist baskıların artabileceğini, büyüme üzerinde ise aşağı yönlü risklerin güçlendiğini ifade etti.Jeopolitik dengelerin kalıcı biçimde değiştiğini vurgulayan Şimşek, “ne bölge ne de dünya eskisine dönmeyecek” değerlendirmesinde bulundu. Bu tür şokların artık daha uzun süreli etkiler bıraktığını ifade etti.</p>

<p><strong>Türkiye ekonomisinin dayanıklılığı</strong></p>

<p>Şimşek, Türkiye’nin uyguladığı ekonomi programının test edildiğini ve sonuç verdiğini belirterek, “Şokları önemli kayıplar yaşamadan programla atlattık. Program kendini kanıtladı” dedi. Geçmiş krizlere rağmen ekonominin yönetilebilir şekilde ilerlediğini vurguladı. Deprem gibi yüksek maliyetli gelişmelere rağmen bütçe açığının kontrol altında tutulduğunu belirten Şimşek, açığın milli gelire oranının yüzde 3’ün altına indirildiğini söyledi. Bu durumun ekonomi politikaları açısından önemli bir esneklik sağladığını ifade etti. Vatandaşların dövize yöneliminde önceki dönemlere göre azalma olduğunu belirten Şimşek, altına talebin ise sürdüğünü söyledi. Fiyat istikrarı ve mali disiplin hedefinden sapma olmayacağını vurguladı.</p>

<p><strong>Enflasyon ve büyüme etkileri</strong></p>

<p>Petrol fiyatlarındaki artış senaryosunun enflasyona yaklaşık 3 puanlık etkisi olabileceğini ifade eden Şimşek, buna rağmen bu etkilerin yönetilebilir olduğunu söyledi. Cari açık ve büyümede sınırlı etkiler görülebileceğini, ancak programın bütünlüğünün korunacağını belirtti. Enflasyonda düşüş eğiliminin sürdüğünü ifade eden Şimşek, hedeflere ulaşmak için çalışmaların devam ettiğini, uzun vadede cari açığın azalmasını beklediklerini söyledi. Yenilenebilir enerji ve hizmet ihracatındaki artışa dikkat çekti.</p>

<p><strong>Philip Hammond: Küresel ekonomi yeniden şekilleniyor</strong></p>

<p>Zirvede konuşan Birleşik Krallık eski Dışişleri ve Maliye Bakanı Lord Philip Hammond, yapay zekâ, demografi ve enerji güvenliği gibi başlıkların küresel sistemi yeniden şekillendirdiğini söyledi.Hammond, ABD’nin Çin’in yükselişini zamanında doğru okuyamamasının stratejik bir hata olduğunu belirterek, bunun küresel sonuçlar doğurduğunu ifade etti.Ukrayna savaşı sonrası Avrupa’nın yüksek enerji maliyetleri ve rekabet kaybı riskiyle karşı karşıya kaldığını söyleyen Hammond, karbonsuzlaşma hedeflerinin ekonomik gerçeklerle birlikte yeniden değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>Jeopolitik etkiler ekonomi kararlarını belirliyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>RePie Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Dr. M. Emre Çamlıbel, küresel ekonomik kararların giderek daha fazla jeopolitik gelişmeler tarafından şekillendiğini ifade etti. Enerji fiyatları, döviz kurları ve tedarik zincirlerinin bu süreçten doğrudan etkilendiğini söyledi.Çamlıbel, şirketlerin bu dönemde dayanıklılık, risk azaltma ve çeşitlendirme stratejilerine odaklandığını belirterek, belirsizlik yönetiminin kritik hale geldiğini vurguladı.</p>

<p><strong>UEZ 2026: Yeni ekonomik düzen tartışılıyor</strong></p>

<p>Capital, Ekonomist ve Start Up Dergileri Yayın Direktörü Sedef Seçkin Büyük, küresel ekonominin artık öngörülebilir olmaktan uzaklaştığını söyledi. Büyük, jeopolitik gerilimlerin derinleştiğini, teknoloji rekabetinin stratejik bir mücadeleye dönüştüğünü ifade ederek, yeni dönemde dayanıklılık ve stratejik konumlanmanın belirleyici olacağını vurguladı. UEZ 2026’nın ise bu dönüşümü tartışan bir fikir platformu olarak tasarlandığını belirtti.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ, ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/uez-2026da-mehmet-simsekten-guclu-ekonomi-ve-guven-vurgusu</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 19:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/1775812169-hazine-ve-maliye-bakani-mehmet-simsek-2.jpg" type="image/jpeg" length="41001"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Uluslararası İstanbul İplik Fuarı Yoğun bir ilgi ile ziyaretçilerini ağırladı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/uluslararasi-istanbul-iplik-fuari-yogun-bir-ilgi-ile-ziyaretcilerini-agirladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/uluslararasi-istanbul-iplik-fuari-yogun-bir-ilgi-ile-ziyaretcilerini-agirladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Tekstil sektörünün en önemli uluslararası buluşmalarından biri olarak kabul edilen Uluslararası İstanbul İplik Fuarı, yoğun katılım ve güçlü iş bağlantılarıyla başarıyla tamamlandı. 26–28 Mart 2026 tarihleri arasında Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen organizasyon, üç gün boyunca üreticileri, tedarikçileri ve alıcıları aynı çatı altında buluşturarak sektörün küresel ticaretine yön veren stratejik bir platform olduğunu bir kez daha ortaya koydu.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tüyap Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. tarafından gerçekleştirilen fuar, Türkiye’nin iplik alanındaki tek uluslararası ihtisas fuarı olma özelliğini bu yıl da pekiştirdi. Türkiye’nin güçlü üretim kapasitesi ve coğrafi konum avantajıyla birleşen organizasyon, sektör profesyonelleri için yüksek katma değerli bir ticaret ortamı oluşturdu.</p>

<p><strong>12 Bini Aşan Ziyaretçi, 90’dan Fazla Ülkeden Yoğun Katılım</strong></p>

<p>Uluslararası İstanbul İplik Fuarı bu yıl toplam 12 bin 285 sektör profesyonelini ağırladı. Ziyaretçilerin 9 bin 750’si yerli, 2 bin 535’i ise yabancı katılımcılardan oluşurken, 91 farklı ülkeden gelen profesyoneller fuarın uluslararası etkisini ve küresel çekim gücünü bir kez daha gözler önüne serdi.</p>

<p>Organizasyonda 250’si yerli olmak üzere toplam 400 firma yer aldı. Katılımcılar, iplik sektörünün üretim gücünü, ürün çeşitliliğini ve yenilikçi yaklaşımını geniş bir yelpazede sergileme fırsatı buldu.</p>

<p><img alt="1. J P G-2" class="detail-photo img-fluid" height="2969" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/1-j-p-g-2.jpeg" width="4724" /></p>

<p>Fuar kapsamında pamuk, yün, ipek ve keten gibi doğal iplik türlerinin yanı sıra teknik ve fantezi iplikler de ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Ayrıca elyaf ve elyaf ürünleri, tekstil kimyasalları, boyalar ve üretim ekipmanları gibi geniş ürün grupları da sektöre kapsamlı bir vitrin sundu.</p>

<p>Orta Doğu, Kuzey Afrika, Orta Asya ve Avrupa başta olmak üzere yaklaşık 30 ülkeden gelen alım heyetleri, fuar boyunca katılımcı firmalarla birebir görüşmeler gerçekleştirdi. Bu temaslar sayesinde firmalar yeni ihracat bağlantıları kurma, mevcut iş birliklerini güçlendirme ve farklı pazarlara açılma imkânı elde etti.</p>

<p><strong>Sürdürülebilirlik ve İnovasyon Teması Öne Çıktı</strong></p>

<p><img alt="4. J P G-1" class="detail-photo img-fluid" height="1922" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/4-j-p-g-1.jpeg" width="2717" /></p>

<p>Fuarın en dikkat çeken başlıkları arasında sürdürülebilir üretim yaklaşımları ve yenilikçi iplik teknolojileri yer aldı. Çevre dostu üretim süreçleri, geri dönüştürülmüş hammaddeler ve yüksek katma değerli teknik iplikler, sektörün geleceğine yön veren en önemli trendler arasında öne çıktı.</p>

<p>Etkinlik kapsamında düzenlenen Doku Kumaş Tasarım Sergisi ve Defilesi ile interaktif deneyim alanları, ziyaretçilere iplikten kumaşa uzanan yaratıcı süreci yakından deneyimleme fırsatı sundu. Bu yönüyle fuar, yalnızca ticari bir platform olmanın ötesine geçerek ilham veren bir buluşma noktası haline geldi.</p>

<p>Bir sonraki organizasyon için hazırlıklar şimdiden başlarken, sektör temsilcileri 24–26 Mart 2027 tarihlerinde yeniden bir araya gelmek üzere ajandalarına not düştü. Uluslararası İstanbul İplik Fuarı’nın gelecek edisyonunda da yenilikçi çözümler, güçlü iş birlikleri ve ilham verici içeriklerle sektöre yön vermeye devam etmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/uluslararasi-istanbul-iplik-fuari-yogun-bir-ilgi-ile-ziyaretcilerini-agirladi</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 19:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/acilis-torenijpg-3.jpeg" type="image/jpeg" length="70588"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Feast, IFE London 2026’da küresel arenadaki konumunu güçlendirdi]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/feast-ife-london-2026da-kuresel-arenadaki-konumunu-guclendirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/feast-ife-london-2026da-kuresel-arenadaki-konumunu-guclendirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<section dir="auto">
<p><strong>Feast, dünyanın en önemli gıda ve içecek organizasyonları arasında gösterilen IFE London 2026 Fuarı’na katılarak, uluslararası pazarlardaki etkinliğini ve yenilikçi yaklaşımını bir kez daha güçlü bir şekilde ortaya koydu. Üç gün boyunca devam eden fuar süresince marka, global gıda ekosisteminin önde gelen üretici, tedarikçi ve satın almacılarını bir araya getiren platformda ürünlerini ve stratejik vizyonunu geniş bir kitleye tanıtma fırsatı yakaladı.</strong></p>

<p><strong>Uluslararası ziyaretçilerden yoğun ilgi</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fuar boyunca Feast standı, perakende, horeca ve distribütör kanallarından gelen çok sayıda sektör profesyonelini ağırladı. Ziyaretçiler, markanın dondurulmuş gıda alanındaki geniş ve çeşitlendirilmiş ürün portföyünü yakından inceleme imkânı bulurken, özellikle kalite odaklı üretim anlayışı, gıda güvenliği standartları ve tüketici beklentilerine uygun yenilikçi çözümler büyük ilgi gördü. Stand, fuar boyunca sürekli ziyaretçi trafiğiyle dikkat çekerken, ürün tadımları ve tanıtımlar da katılımcılardan olumlu geri dönüşler aldı.</p>

<p><strong>Yeni iş birlikleri ve stratejik temaslar</strong></p>

<p>IFE London 2026 kapsamında gerçekleştirilen birebir görüşmeler, iş geliştirme toplantıları ve ticari temaslar, Feast’in küresel büyüme stratejisine önemli katkılar sağladı. Farklı coğrafyalardan gelen potansiyel iş ortaklarıyla kurulan ilişkiler, markanın yeni pazarlara açılım hedeflerini desteklerken, mevcut pazarlardaki konumunu da daha da güçlendirdi. Özellikle Avrupa, Orta Doğu ve farklı ihracat bölgelerinden gelen yoğun ilgi, markanın uluslararası bilinirliğini artıran önemli unsurlar arasında yer aldı.</p>

<p><strong>Sürdürülebilirlik, inovasyon ve geleceğe yönelik vizyon</strong></p>

<p>Feast, fuar boyunca yalnızca ürünlerini sergilemekle kalmayıp aynı zamanda sürdürülebilir üretim anlayışını, çevresel sorumluluk yaklaşımını ve inovasyon odaklı Ar-Ge çalışmalarını da sektör paydaşlarıyla paylaşma imkânı buldu. Üretim süreçlerinde verimlilik, kaynak kullanımı optimizasyonu, kalite standartları ve çevre dostu üretim modellerine verdiği önemle dikkat çeken marka, uzun vadeli değer yaratma hedefini güçlü bir şekilde vurguladı.</p>

<p>Ayrıca dijitalleşme ve tedarik zinciri yönetimi alanındaki geliştirme çalışmaları da fuar kapsamında öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. Feast, değişen tüketici trendlerine hızlı uyum sağlayan yapısıyla, global pazarlarda rekabet gücünü artırmayı hedeflediğini bir kez daha ortaya koydu.</p>

<p>IFE London 2026’dan elde edilen güçlü geri dönüşler, yeni iş bağlantıları ve artan uluslararası ilgi, Feast’in global büyüme yolculuğuna önemli bir ivme kazandırdı. Marka, önümüzdeki dönemde ihracat ağını genişleterek ve yeni pazarlarda daha etkin rol üstlenerek uluslararası alandaki konumunu daha da güçlendirmeyi hedefliyor.</p>
</section>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/feast-ife-london-2026da-kuresel-arenadaki-konumunu-guclendirdi</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 19:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/f-e-a-s-t.png" type="image/jpeg" length="66348"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Bolat, “Türk TIR Şoförlerimizin Körfez’de Transit Suudi Vizesiyle Seyahati Mümkün Hale Geldi”]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/bakan-bolat-turk-tir-soforlerimizin-korfezde-transit-suudi-vizesiyle-seyahati-mumkun-hale-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/bakan-bolat-turk-tir-soforlerimizin-korfezde-transit-suudi-vizesiyle-seyahati-mumkun-hale-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, “Yapay Zekâ Çağında E-Ticaretin Lojistiği Zirvesi” kapsamında yaptığı konuşmada, Türk TIR şoförlerinin Körfez bölgesinde transit Suudi vizesi alarak seyahat edebilmesinin artık mümkün hale geldiğini açıkladı. Bolat, uygulamanın bir gün önce yürürlüğe girdiğini belirterek, bunun bölgesel taşımacılık ve ticaret açısından önemli bir adım olduğunu ifade etti.</strong></p>

<p><strong>Zirve İstanbul’da Sektörü Bir Araya Getirdi</strong></p>

<p>T.C. Ticaret Bakanlığı’nın himayesinde, İstanbul Ekonomik Araştırmalar Derneği tarafından; Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu bünyesindeki Lojistik ve Dijital Teknolojiler İş Konseyleri ile Uluslararası Nakliyeciler Derneği desteğiyle düzenlenen zirve, Grand Cevahir Hotel Convention Center’da gerçekleştirildi. Etkinlikte e-ticaretin gelişiminde kritik rol oynayan lojistik altyapı, dijitalleşme ve yapay zekâ uygulamaları kapsamlı şekilde ele alındı.</p>

<p><strong>820 Milyar Dolarlık Ticaret Hacmi</strong></p>

<p>Konuşmasında küresel ticaret hacmine değinen Bolat, e-ticaretin toplam ticaret içindeki payının hızla artarak yaklaşık yüzde 20 seviyesine ulaştığını ve 3 trilyon dolarlık bir büyüklüğe eriştiğini belirtti. Türkiye’nin mal ve hizmet ticaretinde toplamda 820 milyar dolarlık bir hacme ulaştığını, milli gelirin de 1,1 trilyon dolar seviyesine çıktığını vurguladı.</p>

<p><strong>Hürmüz Gerilimi ve Küresel Etkiler</strong></p>

<p>Bölgesel gelişmelere de değinen Bolat, Orta Doğu’daki gerilimlerin küresel ekonomide dalgalanmalara yol açtığını, özellikle Hürmüz Boğazı üzerinden geçen enerji akışının risk altına girmesiyle petrol, doğal gaz ve gübre fiyatlarında artışlar yaşandığını söyledi. Türkiye’nin bu süreçte arz güvenliği açısından sorun yaşamadığını ve gerekli tedbirlerin alındığını dile getirdi.</p>

<p><strong>Türkiye Lojistikte Stratejik Kavşak</strong></p>

<p>Lojistiğin stratejik önemine dikkat çeken Bolat, Türkiye’nin doğu-batı ve kuzey-güney ekseninde önemli bir geçiş noktası olduğunu belirterek; Orta Koridor, Zengezur hattı ve Irak üzerinden Körfez’e uzanan Kalkınma Yolu gibi projelerin öneminin bir kez daha ortaya çıktığını ifade etti. Suudi Arabistan ile ilişkilerin olumlu seyrettiğini vurgulayan Bolat, transit vize konusundaki gelişmenin sektöre ciddi katkı sağlayacağını söyledi.</p>

<p><strong>Savaşın Ekonomik Tahribatı Kolay Silinmeyecek</strong></p>

<p>Konuşmasında bölgedeki çatışmalara da değinen Bolat, ateşkesin kalıcı hale gelmesinin önemine işaret ederek, savaşın ekonomilerde yarattığı hasarın kısa sürede telafi edilemeyeceğini dile getirdi. Enerji ve sanayi altyapısındaki zararların küresel arz zincirlerini etkilemeye devam ettiğini belirtti.</p>

<p><strong>Hizmetler ve Lojistik Ekonominin Taşıyıcı Gücü</strong></p>

<p>Hizmetler sektörünün Türkiye ekonomisindeki rolüne de değinen Bolat, bu alanda elde edilen fazla sayesinde dış ticaret açığının dengelenebildiğini söyledi. Lojistik sektörünün 115 milyar dolarlık büyüklüğüyle milli gelir içinde önemli bir paya sahip olduğunu ve istihdama ciddi katkı sunduğunu ifade etti. Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne yaptığı ihracatın yüzde 60’ının karayolu ile gerçekleştiğini de sözlerine ekledi.E-ticaretin hızla büyüyen bir alan olduğunu belirten Bolat, küresel ölçekte büyük oyuncuların rekabet ettiği bu alanda Türkiye’nin de güçlü bir konuma geldiğini ifade etti. Toplam e-ticaret hacminin yaklaşık yüzde 60’ının perakende ticaretten oluştuğunu söyledi.</p>

<p><strong>Küresel Rekabette İhracatın Önemi</strong></p>

<p>Mehmet Hüseyin Bilgin ise konuşmasında, büyük ekonomiler arasına girmenin yolunun katma değerli üretim ve ihracattan geçtiğini vurguladı. Artan korumacılık eğilimlerini doğu ile batı arasındaki rekabetin bir yansıması olarak değerlendirdi.</p>

<p><strong>Lojistikte Yeni Dönem: Algoritmalar Çağı</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fatih Şener, lojistik sektörünün dönüşümüne dikkat çekerek, süreçlerin artık algoritmalarla yönetildiğini ve rekabette veri kullanımının belirleyici hale geldiğini ifade etti.Şerafettin Aras ise lojistiğin yalnızca taşıma değil, stratejik bir alan olduğunu belirterek, sektörün yapay zekâ ile yeniden şekillendiğini dile getirdi. Kamu, özel sektör ve sivil toplumun bu dönüşümde birlikte hareket etmesi gerektiğini vurguladı. Zirve; e-ticaretin geleceği, lojistik süreçlerin dönüşümü, kamu destekleri ve başarı hikâyelerinin ele alındığı oturumlarla devam etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/bakan-bolat-turk-tir-soforlerimizin-korfezde-transit-suudi-vizesiyle-seyahati-mumkun-hale-geldi</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 19:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/1775822667-t-c-ticaret-bakan-prof-dr-o-mer-bolat.jpg" type="image/jpeg" length="27709"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
