<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Fuar Dergisi</title>
    <link>https://www.fuardergisi.com.tr</link>
    <description>Fuar Dergisi, ulusal ve uluslararası fuarlar, sektörel yenilikler ve ekonomi dünyasındaki en önemli gelişmeleri takip eden profesyoneller için kapsamlı analizler, röportajlar ve özel haberler sunar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>"Türkiye'nin ilk ve tek ulusal Fuar, Kongre ve Festival dergisi</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 06 Aug 2026 00:16:06 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İTO 61. Meslek Komitesi Başkan Adayı Yusuf Özcan: "Yeni nesil yönetimle sektörümüzün sorunlarını birlikte çözeceğiz"]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ito-61-meslek-komitesi-baskan-adayi-yusuf-ozcan-yeni-nesil-yonetimle-sektorumuzun-sorunlarini-birlikte-cozecegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ito-61-meslek-komitesi-baskan-adayi-yusuf-ozcan-yeni-nesil-yonetimle-sektorumuzun-sorunlarini-birlikte-cozecegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İstanbul Ticaret Odası'nın (İTO) ekim ayında gerçekleştirilecek meslek komitesi seçimleri öncesinde 61. Meslek Komitesi (Teknik Hırdavat) başkan adaylığını açıklayan Eltos El Aletleri Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Özcan, sektörün ihtiyaçlarına odaklanan bir yönetim anlayışıyla yola çıktıklarını söyledi. "Değişim şart" sloganıyla aday olduklarını belirten Özcan, üyelerin beklentilerini merkeze alan katılımcı bir yönetim modeli oluşturacaklarını ifade etti.</strong></p>

<p>144 yıllık geçmişiyle Türkiye'nin ve dünyanın köklü ticaret odalarından biri olan İstanbul Ticaret Odası'nın yeni dönem seçimlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özcan, teknik hırdavat sektörünü yakından tanıyan, deneyimli isimlerden oluşan bir ekiple yola çıktıklarını belirtti.</p>

<p>"Hırdavat sektörünü iyi biliyor, sorunlarını yakından tanıyoruz" diyen Özcan, "Sektörümüzün sorunlarını gündeme taşımak ve çözüm üretmek amacıyla İstanbul Ticaret Odası 61. Meslek Komitesi'ne adaylığımızı açıkladık. Birlikte yol yürüdüğümüz arkadaşlarımız sektörün tanınan, tecrübeli ve bilgi birikimi yüksek firmalarının temsilcilerinden oluşuyor." ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>"Değişim şart"</strong></p>

<p>Göreve gelmeleri halinde önceliklerinin üyelerle güçlü iletişim kurmak olacağını vurgulayan Özcan, "Biz, 'Değişim şart' sloganıyla yola çıktık. Yeni nesil bir yönetimin sektörümüze daha fazla katkı sağlayacağına inanıyoruz. Mevcut yönetimler bugüne kadar önemli çalışmalar yaptı ancak artık görevin yeni nesle devredilmesi gerektiğini düşünüyoruz." dedi.</p>

<p>Özcan, sektör temsilcilerinin beklentilerini doğrudan dinleyeceklerini belirterek, "Üyelerimizle sürekli istişare ederek sorunlarını tespit edecek, çözüm üretmek için birlikte hareket edeceğiz." diye konuştu.</p>

<p><strong>"Hırdavat birçok sektörün temelini oluşturuyor"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Teknik hırdavat sektörünün stratejik önemine dikkat çeken Yusuf Özcan, sektörün yalnızca kendi alanıyla sınırlı değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>"Hırdavat Komitesi'ni sadece hırdavat sektörü olarak düşünmemek gerekiyor." diyen Özcan, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<blockquote>
<p>"Bugün hırdavat olmasa mobilya olmaz, mobilya olmasa savunma sanayi olmaz. Tekstilden savunma sanayine kadar birçok sektörde kullanılan destekleyici bir sektörüz. Bu nedenle sektörümüzün önemini çok daha iyi anlatmamız gerekiyor."</p>
</blockquote>

<p><strong>"Sektörümüzü her platformda temsil ediyoruz"</strong></p>

<p>Sivil toplum kuruluşlarında da aktif görev aldığını belirten Özcan, 2019 yılında sektörü daha güçlü temsil edebilmek amacıyla Hırdavat Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği'ni kurduklarını ifade etti.</p>

<p>Özcan, "Bu derneğin hem kurucu üyesi hem de yönetim kurulu üyesiyim. Türkiye'nin önde gelen firmaları derneğimiz bünyesinde yer alıyor. Ayrıca İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği bünyesindeki Hırdavat Sektör Komitesi'nde Başkan Yardımcılığı görevini yürütüyorum." dedi.</p>

<p>Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) bünyesinde de sektörü temsil ettiklerini belirten Özcan, "Sadece derneklerde değil, TOBB çatısı altında da sektörümüzün gelişmesi ve daha güçlü bir yapıya kavuşması için çalışmalar yürütüyor, hırdavat sektörünü her platformda temsil ediyoruz." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Yeni dönemde sektör temsilcilerinin desteğini beklediklerini söyleyen Özcan, "Yeni neslin göreve gelmesi sektörümüze yeni bir vizyon ve yeni bir enerji kazandıracaktır. Tüm sektör temsilcilerimizin desteğini bekliyoruz." değerlendirmesinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Özel Röportajlar</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ito-61-meslek-komitesi-baskan-adayi-yusuf-ozcan-yeni-nesil-yonetimle-sektorumuzun-sorunlarini-birlikte-cozecegiz</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 19:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/rdv04277jpg-1.jpeg" type="image/jpeg" length="80266"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yusuf Özcan: "61. Meslek Komitesi'nde değişim şart"]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/yusuf-ozcan-61-meslek-komitesinde-degisim-sart</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/yusuf-ozcan-61-meslek-komitesinde-degisim-sart" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İstanbul Ticaret Odası (İTO) 61. Meslek Komitesi (Hırdavat ve Teknik Hırdavat) başkan adaylığını açıklayan Eltos El Aletleri Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Özcan, "Değişim Şart" sloganıyla yola çıktıklarını belirterek, sektörün sorunlarını yakından bilen bir ekiple İstanbul Ticaret Odası'nda görev almaya hazır olduklarını söyledi.</strong></p>

<p>Sektör temsilcileriyle bir araya gelen Özcan, seçim sürecine ilişkin hedeflerini paylaşırken, hırdavat sektörünün daha güçlü temsil edilmesi için çalışacaklarını ifade etti.</p>

<p>"<strong>Sektörümüzü her platformda temsil ediyoruz</strong>"</p>

<p>Hırdavat sektöründe uzun yıllardır aktif görev üstlendiklerini vurgulayan Özcan, bugüne kadar farklı kurumlarda edindikleri deneyimi İstanbul Ticaret Odası'na taşımak istediklerini belirterek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>"61. Meslek Komitesi'nde 'Değişim Şart' sloganıyla yola çıktık. Ben ve çalışma arkadaşlarım olarak, sahadaki çalışmalarımızı İstanbul Ticaret Odası'nda da sürdürmek ve sektörümüzü en iyi şekilde temsil etmek istiyoruz."</p>
</blockquote>

<p>Sektörün gelişimi için yıllardır çeşitli platformlarda görev aldıklarını dile getiren Özcan, "2019 yılında sektörümüzün derneğini kurduk ve o günden bu yana sektörümüzün faydası için çalışıyoruz. Aynı zamanda İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği'nde sektörümüzü temsil ediyor, çeşitli faaliyetler ve destek çalışmaları yürütüyoruz." dedi.</p>

<p>"<strong>Artık değişim zamanı geldi</strong>"</p>

<p>Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği bünyesinde faaliyet gösteren Hırdavat Sektör Meclisi'nde de görev aldıklarını hatırlatan Özcan, İstanbul Ticaret Odası'nda yeni bir anlayışın hâkim olması gerektiğini ifade etti.</p>

<blockquote>
<p>"Artık İstanbul Ticaret Odası'nda değişim zamanı geldiğine inanıyoruz. Uzun yıllardır görev yapan bir yapı var. Biz ise 'Değişim Şart' sloganıyla, taze kanın ve yeni neslin enerjisiyle yola çıktık."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<p>"<strong>Sektörün sorunlarını biliyoruz</strong>"</p>

<p>Göreve gelmeleri hâlinde sektörün beklentilerine odaklanacaklarını belirten Özcan, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<blockquote>
<p>"Sektörümüzün sorunlarını biliyoruz. Bu sorunlara çözüm üretmek ve sektörümüze daha fazla katkı sağlamak amacıyla ekip arkadaşlarımızla birlikte bu yola çıktık. Bu süreçte tüm meslektaşlarımızın desteğini bekliyorum. İnşallah hayırlısı olur."</p>
</blockquote>

<p>"<strong>Türkiye'de üretim yapan firmalardan biriyiz</strong>"</p>

<p>Canlı yayın sırasında kendisini de tanıtan Yusuf Özcan, Eltos El Aletleri Yönetim Kurulu Başkanı olduğunu belirterek, şirketlerinin el aletleri ve hırdavat alanında üretim gerçekleştirdiğini söyledi.</p>

<p>Özcan, "Çin'den, Avrupa'dan ve diğer ülkelerden ithal edilen ürünlerin bir bölümünü Türkiye'de üreten firmalardan biriyiz. Üretim faaliyetlerimiz kapsamında İstanbul Ticaret Odası'nın 61. Meslek Komitesi'nde yer alıyoruz. Artık İstanbul Ticaret Odası'nda sektörümüzü temsil etmek için yola çıktık. İnşallah bu süreç hem sektörümüz hem de ülkemiz için hayırlı olur." ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Özel Röportajlar</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/yusuf-ozcan-61-meslek-komitesinde-degisim-sart</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 18:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/yusuf-ozcan-eltos-el-aletleri-5.png" type="image/jpeg" length="31170"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["Çok Sesli Festival" MIX Festival 10. Yaşını Kutluyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/cok-sesli-festival-mix-festival-10-yasini-kutluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/cok-sesli-festival-mix-festival-10-yasini-kutluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Zorlu PSM'nin farklı müzik türlerini daha geniş kitlelerle buluşturma vizyonuyla ve "çok sesli festival" mottosuyla hayata geçirdiği MIX Festival, bu yıl 10. yaşını kutlamaya hazırlanıyor. 6 Kasım'da gerçekleşecek festival, İstanbul'u uluslararası müzik sahnesinin önemli duraklarından biri haline getirmeyi sürdürürken, zengin programıyla yerli ve yabancı birçok başarılı ismi aynı sahnede ağırlayacak.</strong></p>

<p>Bu yılın kadrosunda R&amp;B ve elektronik müziğin dünyaca ünlü isimleri Kelis ve James Hype'ın yanı sıra kült gruplar Saint Etienne ile Sleaford Mods yer alıyor. Festivalde ayrıca Derya Yıldırım &amp; Grup Şimşek, Islandman, Donna Mobile by Elif Çağlar, Dov'è Liana, Dumbo Gets Mad, Egosex, Ari Alpert, Berdin Demir, Cihangir Eryıldız, Touchy Toy Collective ve Koffein Club Radio gibi birçok dikkat çekici sanatçı da sahneye çıkacak.</p>

<p>Her yıl binlerce müzikseveri ağırlayan MIX Festival, 10. yılında da elektronik müzikten indie'ye, rap'ten dans müziğine uzanan geniş yelpazesiyle unutulmaz bir festival deneyimi sunmayı hedefliyor. Avrupa'nın yükselen isimleri, kült sanatçılar, görsel performanslarıyla öne çıkan projeler ve Türkiye'nin sevilen müzisyenleri festival atmosferine renk katacak.</p>

<p><strong>10. yıla özel güçlü kadro</strong></p>

<p>2000'li yılların unutulmaz R&amp;B ve pop hitleri "Milkshake" ile "Bossy"nin sahibi Kelis, MIX Festival'in 10. yılına özel performansıyla sahnede olacak.</p>

<p>Alternatif dans-pop müziğinin öncü gruplarından Saint Etienne ise kariyerlerinin veda albümü olarak gösterilen 12. stüdyo çalışması "International"ın ardından festival kapsamında dinleyicileriyle buluşacak.</p>

<p>Minimal elektronik altyapıları toplumsal gözlemlerle harmanlayan Sleaford Mods, sekizinci albümü "The Demise Of Planet X" kapsamında festivalin öne çıkan performanslarından birine imza atacak.</p>

<p>"Ferrari" ve "More Than Friends" gibi parçalarıyla uluslararası listelerde başarı yakalayan İngiliz DJ ve prodüktör James Hype, yüksek enerjili performansı ve canlı mix tekniğiyle festivalin dans müziği deneyimini zirveye taşıyacak.</p>

<p>Bağlama virtüözü Derya Yıldırım liderliğindeki Derya Yıldırım &amp; Grup Şimşek ise Anadolu ezgilerini psychedelia, funk ve caz öğeleriyle harmanlayan özgün müzik anlayışını sahneye taşıyacak.</p>

<p><strong>Yeni nesil sanatçılar festivalde buluşuyor</strong></p>

<p>House-pop müziğini Fransız dokunuşu ve İtalyan esintileriyle yorumlayan Dov'è Liana, Avrupa'da kapalı gişe gerçekleşen turnesinin ardından MIX Festival kapsamında İstanbul'da sahne alacak.</p>

<p>Pitchfork ve NPR gibi önemli yayınların dikkatini çeken İtalyan müzisyen Dumbo Gets Mad ise elektronik, retro ve funk öğelerini bir araya getiren tarzını, beşinci albümü "Five Eggs" sonrasında festival izleyicileriyle paylaşacak.</p>

<p>Vokal performansını canlı loop teknolojisi ve elektronik altyapılarla buluşturan Donna Mobile by Elif Çağlar da house, electro ve techno eksenindeki performansıyla festival programında yer alacak.</p>

<p><strong>Yerli sahnenin güçlü temsilcileri sahnede</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tolga Böyük, Erdem Başer ve Eralp Güven'den oluşan Islandman, "Neo-Turkish Psychedelia" olarak tanımladıkları özgün müzik anlayışını beşinci albümleri "Island5" ile MIX Festival sahnesine taşıyacak.</p>

<p>Klasik piyano ve çello eğitimini Melodic House ile Melodic Techno türleriyle buluşturan Gaia Ekho da festivalin dikkat çeken isimlerinden biri olacak.</p>

<p>Geleneksel enstrümanları drum &amp; bass, jazzstep ve downtempo ritimleriyle bir araya getiren Jungle Funk Live ise son albümü "Jungle Funk"tan eserlerini müzikseverlerle buluşturacak.</p>

<p>İstanbul çıkışlı "feel-good city house" tarzıyla öne çıkan Koffein Club Radio projesinin yaratıcısı Ezgi Yelen, enerjik DJ performansıyla festivalde yer alacak.</p>

<p>Elektronik müziği görsel sanatlarla buluşturan Amerikalı sanatçı Ari Alpert ile elektronik folk ve deneysel rock arasında kendine özgü bir çizgi oluşturan Egosex da festivalin alternatif sahnesinde müzikseverlerle buluşacak.</p>

<p><strong>Ses ve görsel sanat aynı sahnede</strong></p>

<p>Bu yıl MIX Festival, müziğin yanı sıra görsel sanat projelerine de ev sahipliği yapacak.</p>

<p>Yeni medya ve görsel-işitsel performans sanatçısı Berdin Demir, doğa ile teknoloji arasındaki ilişkiyi dijital sistemler üzerinden ele alan deneysel performansını festival izleyicileriyle buluşturacak.</p>

<p>Roma'nın terk edilmiş inşaat alanlarından ilham alan Touchy Toy Collective imzalı "Concrete Casings" projesi ise ses ve görüntüyü bir araya getirerek festival programına farklı bir deneyim kazandıracak.</p>

<p>Coca-Cola alt sponsorluğunda 6 Kasım'da Zorlu PSM'de düzenlenecek MIX Festival'in biletleri, 6 Ağustos saat 15.00 itibarıyla passo.com.tr üzerinden satışa sunulacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/cok-sesli-festival-mix-festival-10-yasini-kutluyor</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 18:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/f-e-s-t-i-v-a-l.png" type="image/jpeg" length="70655"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tether, 2026'nın ikinci çeyreğinde 1,5 milyar dolar faaliyet kârı açıkladı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/tether-2026nin-ikinci-ceyreginde-15-milyar-dolar-faaliyet-kari-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/tether-2026nin-ikinci-ceyreginde-15-milyar-dolar-faaliyet-kari-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Tether, 2026 yılının ikinci çeyreğine ilişkin rezerv raporunu kamuoyuyla paylaştı. Şirket, söz konusu dönemde 1,5 milyar dolar net faaliyet kârı elde ederken, rezerv fazlasını 4,11 milyar dolara yükseltti. Aynı dönemde fiziksel altın varlıklarını da 146 tonun üzerine çıkardı.</strong></p>

<p>Dijital varlık ekosisteminin en büyük şirketlerinden biri olan Tether’in yayımladığı rezerv raporu, dünyanın önde gelen bağımsız denetim kuruluşlarından BDO tarafından hazırlandı. Raporda, 30 Haziran 2026 itibarıyla şirketin finansal verileri ile USDT rezervlerinin doğruluğu teyit edildi.</p>

<p>İkinci çeyrek sonunda dolaşımdaki USDT arzı yaklaşık 184,6 milyar dolara ulaştı. Stablecoin pazarının toplam büyüklüğünde gerileme yaşanmasına rağmen, dolaşımdaki USDT miktarı bir önceki çeyreğe göre yaklaşık 446 milyon dolar arttı. Böylece USDT'nin küresel stablecoin pazarındaki payı yüzde 60'ın üzerine yükseldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Rezerv fazlası 4,11 milyar dolara çıktı</strong></p>

<p>Tether, rezervlerini büyük ölçüde kısa vadeli ve yüksek likiditeye sahip varlıklarda tutmayı sürdürdü. ABD Hazine tahvilleri ile repo işlemlerinden elde edilen gelirlerin katkısıyla şirket, ikinci çeyrekte yaklaşık 1,5 milyar dolar net faaliyet kârı açıkladı.</p>

<p>Rezervlerin önemli kısmı ABD devlet tahvilleri ve kısa vadeli likidite araçlarından oluşurken, bu yapı farklı piyasa koşullarında oluşabilecek geri ödeme taleplerini karşılayabilecek güçlü bir likidite sağlamaya devam etti. Bu sayede Tether, dünyanın en büyük ABD Hazine tahvili yatırımcıları arasındaki konumunu korudu.</p>

<p>Çeyrek sonu itibarıyla şirketin toplam rezervleri yükümlülüklerini yaklaşık 4,11 milyar dolar aşarken, bu durum yüksek piyasa oynaklığına rağmen rezerv yapısının sağlamlığını ortaya koydu. Aynı dönemde Tether, teminatlı kredi portföyünü yaklaşık 2,38 milyar dolar (%15) azaltarak risk profilini daha da güçlendirdi.</p>

<p><strong>30 Haziran 2026 itibarıyla Tether'in finansal görünümü</strong></p>

<ul>
 <li>
 <p><i>Toplam varlıklar: 187,75 milyar dolar</i></p>
 </li>
 <li><i>Toplam yükümlülükler: 183,64 milyar dolar</i></li>
 <li><i>Dolaşımdaki dijital token yükümlülükleri: 183,62 milyar dolar</i></li>
 <li><i>Rezerv fazlası: 4,11 milyar dolar</i></li>
</ul>

<p><strong>Ardoino: Rezerv yapımız dayanıklılığını bir kez daha kanıtladı</strong></p>

<p>Tether CEO'su Paolo Ardoino, ikinci çeyrek sonuçlarını değerlendirirken rezerv stratejisinin zorlu piyasa koşullarında da gücünü koruduğunu belirtti.</p>

<p>Ardoino, çeyrek boyunca rezerv varlıklarının piyasa dalgalanmalarına doğrudan maruz kalmasına rağmen USDT'nin tam rezerv desteğini sürdürdüğünü ve rezerv fazlasının 4,11 milyar dolar seviyesinde kaldığını ifade etti. ABD Hazine tahvili portföyü ile repo işlemlerinin güçlü performansının 1,5 milyar dolarlık net faaliyet kârına katkı sağladığını söyleyen Ardoino, şirketin dünyanın en büyük ABD Hazine tahvili yatırımcılarından biri olmayı sürdürdüğünü vurguladı.</p>

<p>Ayrıca ikinci çeyrekte teminatlı kredi portföyünün 2,38 milyar dolar azaltıldığını, rezervlere 14 ton fiziksel altın eklendiğini ve küresel kullanıcı sayısının 30 milyondan fazla arttığını belirten Ardoino, bu sonuçların Tether'in farklı piyasa döngülerinde güçlü likidite yapısını koruyarak dünya genelindeki yüz milyonlarca kullanıcıya hizmet vermeyi sürdürdüğünü gösterdiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Fiziksel altın rezervi 146 tonun üzerine yükseldi</strong></p>

<p>İkinci çeyrekte rezervlerine 14 ton daha fiziksel altın ekleyen Tether'in toplam altın varlığı 146 tonun üzerine çıktı. Aynı dönemde şirket, dört büyük denetim şirketinden biri tarafından yürütülen kapsamlı denetim sürecine devam ederken, teknoloji ve finansal altyapıya yönelik yatırımlarını da sürdürdü.</p>

<p>Tether, güçlü ve çeşitlendirilmiş rezerv yapısıyla USDT'nin küresel ölçekte bireyler ve işletmeler için güvenilir bir finansal altyapı sunmaya devam edeceğini vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/tether-2026nin-ikinci-ceyreginde-15-milyar-dolar-faaliyet-kari-acikladi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 18:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/1785931024-q2-2026-tether.png" type="image/jpeg" length="70702"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2030’a Doğru Su Güvenliği Alarmı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/2030a-dogru-su-guvenligi-alarmi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/2030a-dogru-su-guvenligi-alarmi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Küresel iklim krizinin etkisiyle artan sıcaklıklar ve derinleşen kuraklık riski, dünya genelinde su stresini her geçen gün daha kritik bir noktaya taşıyor. Copernicus iklim verileri, Avrupa'da son yılların uzun dönem ortalamalarının üzerinde sıcaklıklarla ve daha kurak koşullarla geçtiğini ortaya koyarken, yer altı ve yer üstü su kaynaklarının korunmasını her zamankinden daha stratejik bir zorunluluk haline getiriyor. Ambalajlı Su Üreticileri Derneği (SUDER), sürdürülebilir kaynak yönetimi ve yenilikçi teknolojilerle suyun korunmasına katkı sağlanmasının yanı sıra su israfının önlenmesinin önemine dikkat çekiyor.</strong></p>

<p>2030 yılına yaklaşılırken iklim krizinin su döngüsü üzerindeki etkileri daha belirgin şekilde hissediliyor. Avrupa İklim Durumu değerlendirmelerine göre kıtanın büyük bölümünde sıcaklıklar uzun yıllar ortalamasının üzerinde seyrederken, Avrupa'nın yaklaşık yüzde 95'inde ortalamanın üzerinde sıcaklıklar kaydedildi. Aynı raporlar, kuraklık koşullarının yaygınlaştığını, toprak neminin azaldığını ve hidrolojik stresin önemli ölçüde arttığını ortaya koyuyor. Özellikle 2025 yılında Avrupa'nın yarısından fazlasının kuraklıktan etkilendiği belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Küresel ısınmanın etkilerini en yoğun hisseden bölgelerden biri olan Akdeniz Havzası'nda yer alan Türkiye de bu dönüşümden doğrudan etkileniyor. Kişi başına düşen kullanılabilir su miktarı dikkate alındığında Türkiye artık "su stresi yaşayan" ülkeler arasında yer alıyor. Uzmanlar, gerekli önlemlerin alınmaması halinde Türkiye'nin su fakiri ülkeler arasına girme riskiyle karşı karşıya olduğuna dikkat çekiyor. Bu gelişmeler, şehirlerin su güvenliği ve altyapı dayanıklılığını doğrudan etkileyen yeni bir "su stresi çağına" işaret ediyor.</p>

<p><strong>“Su kaynaklarının korunması ve güvenli su tüketimi stratejik bir bakış açısıyla ele alınmalı”</strong></p>

<p>SUDER Yönetim Kurulu Başkanı Yaşabey Kalebaşı, suyun yalnızca bir tüketim ürünü değil, yaşamın sürdürülebilirliği açısından stratejik bir kaynak olduğunun altını çizerek şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p><i>"İklim krizi artık geleceğin değil, bugünün gerçeği. Su kaynaklarımız üzerindeki baskı her geçen yıl artıyor ve şehirlerimizin dayanıklılığı, suyu nasıl yönettiğimize doğrudan bağlı hale geliyor. Ambalajlı su sektörü; kaynakların korunması, suyun verimli kullanılması ve güvenli biçimde tüketiciye ulaştırılması konusunda önemli bir sorumluluk üstleniyor. Su kaybına neden olan tüketim yöntemlerinin bu küresel stres döneminde yeniden değerlendirilmesi gerekiyor. Türkiye'deki ambalajlı su üreticileri, sahip olduğumuz su kaynaklarını gelecek nesillere aktarabilmek için suyun miktarını ve kalitesini korumaya, kaynakları en verimli şekilde kullanmaya büyük özen gösteriyor."</i></p>

<p><strong>“Üretim süreçlerimizi sıfır su kaybı anlayışıyla yürütüyoruz”</strong></p>

<p>Kalebaşı, dernek üyesi üreticilerin yalnızca su kaynaklarını değil, bu kaynakları besleyen doğal ekosistemleri de korumaya yönelik çalışmalar yürüttüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p><i>"Yer altı su kaynaklarını çevreleyen alanları titizlikle koruyor, suyun doğal döngüsünü destekleyen ekosistemlerin sürdürülebilirliğine katkı sağlıyoruz. Kamu kurumları, üniversiteler ve yerel topluluklarla kurduğumuz iş birlikleri sayesinde yalnızca doğal kaynakların ve biyolojik çeşitliliğin korunmasına değil, bölgelerin sosyal ve ekonomik gelişimine de katkıda bulunuyoruz. Üretim süreçlerimizi sıfır su kaybı prensibiyle yönetirken, yüzde 100 geri dönüştürülebilir ambalajlar kullanarak döngüsel ekonomiyi destekliyor ve çevresel ayak izimizi sistemli şekilde azaltıyoruz."</i></p>

<p><strong>Ev tipi arıtma cihazlarında dikkat çeken su kaybı</strong></p>

<p>Su kaynaklarının korunması ve israfın önlenmesi için kullanılan teknolojilerin verimlilik açısından bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiliyor. İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi'nden Prof. Dr. Meriç Albay'ın gerçekleştirdiği "Ev Tipi Su Arıtma Sistemlerinin Su Kalitesinin Değerlendirilmesi Araştırması"na göre, ev tipi arıtma cihazlarında 1 litre içme suyu elde edebilmek için yaklaşık 5 litre ve üzeri su atık olarak kaybediliyor. Su stresinin giderek arttığı günümüzde bu düzeydeki su kaybı önemli bir verimlilik sorunu olarak öne çıkıyor.</p>

<p><strong>2040 yılında 5,7 milyar insan su sıkıntısıyla karşı karşıya kalabilir</strong></p>

<p>Kuraklık artık yalnızca tarımsal üretimi etkileyen dönemsel bir sorun değil, küresel ölçekte su güvenliğini tehdit eden temel krizlerden biri olarak değerlendiriliyor. Son 20 yılda hem dünyada hem de Türkiye'de kuraklığın giderek artması, su kaynaklarının korunmasını ertelenemeyecek bir öncelik haline getiriyor. Yapılan tahminler, 2040 yılında yaklaşık 5,7 milyar insanın su sıkıntısı yaşayabileceğini ortaya koyarken, suyun verimli kullanımının toplumsal ve ekonomik açıdan taşıdığı önemi de gözler önüne seriyor.</p>

<p>Yaşabey Kalebaşı'na göre bu tablo, yer altı ve yer üstü su kaynaklarının sürdürülebilir biçimde yönetilmesini, su kayıplarının azaltılmasını ve verimli su kullanımını destekleyen uygulamaların yaygınlaştırılmasını her zamankinden daha kritik hale getiriyor.</p>

<p><strong>Azalan yer altı su rezervleri kentlerin dayanıklılığını tehdit ediyor</strong></p>

<p><img alt="1785925448 S U D E R Y K B Y A S A B E Y K A L E B A I1" class="detail-photo img-fluid" height="2322" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/1785925448-s-u-d-e-r-y-k-b-y-a-s-a-b-e-y-k-a-l-e-b-a-i1.jpeg" width="3483" /></p>

<p>Kentlerin su güvenliği; suyun nasıl korunduğu, nasıl yönetildiği ve ne kadar verimli kullanıldığıyla doğrudan ilişkili bulunuyor. Yer altı su rezervlerindeki azalma ve yüzey sularındaki düzensizlikler, şehirlerin uzun vadeli dayanıklılığını zorlarken suyun her damlasının korunmasını stratejik bir gereklilik haline getiriyor.</p>

<p>Araştırmalar, Avrupa'nın 2025 yılında son yılların en kurak üç döneminden birini yaşadığını ve bazı dönemlerde kıtanın yaklaşık üçte birinde "şiddetli kuraklık" koşullarının görüldüğünü ortaya koyuyor. Bu veriler, su döngüsündeki bozulmanın geçici değil, kalıcı bir eğilim haline geldiğini gösteriyor.</p>

<p><i>Kalebaşı, sözlerini şöyle tamamladı:</i></p>

<p><i>"Su stresi giderek derinleşirken yer altı ve yer üstü su kaynaklarımızı korumak hepimizin ortak sorumluluğudur. Bugün atacağımız her adım, gelecekte su güvenliğimizin en önemli teminatı olacaktır. Bu nedenle tarımda, sanayide ve diğer tüm tüketim alanlarında verimli su yönetimi uygulamalarının yaygınlaştırılması, su kayıplarının azaltılması ve doğal kaynakların sürdürülebilir şekilde yönetilmesi büyük önem taşıyor."</i></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/2030a-dogru-su-guvenligi-alarmi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 18:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/1785925447-su-gorsel.jpg" type="image/jpeg" length="85119"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara, 5. Uluslararası Visa Maximum Gran Fondo Başkent'e Hazır]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ankara-5-uluslararasi-visa-maximum-gran-fondo-baskente-hazir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ankara-5-uluslararasi-visa-maximum-gran-fondo-baskente-hazir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ankara Valiliği himayelerinde gerçekleştirilecek 5. Uluslararası Visa Maximum Gran Fondo Başkent Bisiklet Yarışı öncesinde hazırlık çalışmaları yoğun şekilde devam ederken, organizasyonun güvenli ve sorunsuz bir şekilde hayata geçirilmesi amacıyla koordinasyon toplantısı düzenlendi.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ankara Valiliği Toplantı Salonu'nda, Vali Yardımcısı Adem Öztürk başkanlığında gerçekleştirilen toplantıya; Ankara Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, Ankara Büyükşehir Belediyesi, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü, Ankara İl Jandarma Komutanlığı, Ankara İl Sağlık Müdürlüğü, Karayolları Genel Müdürlüğü, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, Çankaya Belediyesi, Ankara İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Türkiye Bisiklet Federasyonu ile organizasyon paydaşlarının temsilcileri katılım sağladı.</p>

<p><strong>Hazırlık Süreci Tüm Yönleriyle Değerlendirildi</strong></p>

<p>Toplantıda; yarış parkurunun güvenliği, trafik yönetimi, sağlık ve ambulans hizmetleri, lojistik planlamalar, izin süreçleri ve kurumlar arası iş birliği başta olmak üzere organizasyona ilişkin tüm hazırlıklar ayrıntılı olarak ele alındı. Yapılan değerlendirmeler sonucunda yarış organizasyonuna yönelik gerekli planlamalar gözden geçirilirken, ilgili kurumların görev ve sorumlulukları da netleştirildi.</p>

<p>Koordinasyon toplantısında ayrıca organizasyonun uluslararası standartlarda gerçekleştirilmesi için tüm kamu kurumlarının koordinasyon içinde hareket etmesinin önemi vurgulandı. Sporcuların ve vatandaşların güvenliğini esas alan tüm tedbirlerin eksiksiz şekilde uygulanması konusunda kurumlar arasında görüş birliği sağlandı.</p>

<p>Türkiye'nin önde gelen amatör yol bisikleti organizasyonlarından biri olan 5. Uluslararası Visa Maximum Gran Fondo Başkent, Ankara'nın tarihi ve doğal güzelliklerini bisiklet tutkunlarıyla buluştururken, yüzlerce yerli ve yabancı sporcuyu başkentte ağırlamaya hazırlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ankara-5-uluslararasi-visa-maximum-gran-fondo-baskente-hazir</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 18:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/1785924136-visa-maximum-gran-fondo-baskent-koordinasyon-toplantisi.jpeg" type="image/jpeg" length="64687"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde Ulusal Uzun Metraj Jüri Başkanı Derviş Zaim Oldu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/63-uluslararasi-antalya-altin-portakal-film-festivalinde-ulusal-uzun-metraj-juri-baskani-dervis-zaim-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/63-uluslararasi-antalya-altin-portakal-film-festivalinde-ulusal-uzun-metraj-juri-baskani-dervis-zaim-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye'nin en köklü sinema organizasyonlarından biri olan 63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, bu yıl 24-31 Ekim 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Festival kapsamında Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması'nın jüri başkanlığı görevini, usta yönetmen, senarist ve yapımcı Derviş Zaim üstlenecek.</strong></p>

<p>Festivalin ulusal yarışmalarına başvurular, Altın Portakal Film Festivali'nin resmi internet sitesi üzerinden <strong>31 Ağustos 2026 Pazartesi günü saat 23.59'a kadar</strong> yapılabilecek. Bu yıl Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması'nda verilecek <strong>En İyi Film Ödülü</strong> ise <strong>5 milyon TL</strong> olarak belirlendi.</p>

<p><strong>Derviş Zaim Jüri Başkanlığı Koltuğunda</strong></p>

<p>Sinema kariyeri boyunca özgün anlatımıyla dikkat çeken Derviş Zaim, Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü'nden mezun olduktan sonra Warwick Üniversitesi'nde Kültürel Çalışmalar alanında yüksek lisans yaptı. Daha sonra Maltepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nde Sinema alanında Sanatta Yeterlilik eğitimini tamamladı.</p>

<p>Bugüne kadar 10 uzun metraj film ile 2 belgesel yöneten Zaim, <strong>Tabutta Rövaşata</strong> (1996), <strong>Filler ve Çimen</strong> (2000), <strong>Cenneti Beklerken</strong> (2006), <strong>Nokta</strong> (2008) ve <strong>Gölgeler ve Suretler</strong> (2010) filmleriyle Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde farklı yıllarda toplam <strong>18 ödül</strong> kazanma başarısı gösterdi.</p>

<p><strong>Başarılı Filmografisiyle Dikkat Çekiyor</strong></p>

<p>Derviş Zaim'in yönetmenliğini yaptığı filmler arasında <strong>Tabutta Rövaşata</strong>, <strong>Filler ve Çimen</strong>, <strong>Çamur</strong>, <strong>Cenneti Beklerken</strong>, <strong>Nokta</strong>, <strong>Gölgeler ve Suretler</strong>, <strong>Devir</strong>, <strong>Balık</strong>, <strong>Rüya</strong> ve <strong>Flaşbellek</strong> yer alırken; <strong>Paralel Yolculuklar</strong> ile <strong>Tavuri</strong> isimli belgeseller de sinemacının önemli çalışmaları arasında bulunuyor.</p>

<p>İlk uzun metraj filmi <strong>Tabutta Rövaşata</strong>, 33. Antalya Film Festivali'nde <strong>En İyi Film</strong> ve <strong>En İyi Senaryo</strong> ödüllerini kazanırken, Ahmet Uğurlu <strong>En İyi Erkek Oyuncu</strong>, Mustafa Preşeva ise <strong>En İyi Kurgu</strong> ödülüne layık görüldü.</p>

<p><strong>Filler ve Çimen</strong> ise festivalde <strong>Jüri Özel Ödülü</strong>, <strong>En İyi Yönetmen</strong>, <strong>En İyi Kadın Oyuncu</strong>, <strong>En İyi Kurgu</strong>, <strong>En İyi Sanat Yönetmeni</strong>, <strong>En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu</strong> ve <strong>Kültür Bakanlığı Ödülü</strong> olmak üzere birçok ödülün sahibi oldu.</p>

<p>Zaim'in <strong>Cenneti Beklerken</strong> filmi <strong>En İyi Özel Efekt</strong> ödülünü kazanırken, <strong>Nokta</strong> filmi <strong>Avni Tolunay Jüri Özel Ödülü</strong>, <strong>En İyi Yönetmen</strong>, <strong>En İyi Müzik</strong> ve <strong>En İyi Ses Tasarımı</strong> ödüllerine değer görüldü. <strong>Gölgeler ve Suretler</strong> ise <strong>SİYAD Eleştirmenler Ödülü</strong> ile <strong>En İyi Kurgu</strong> ödülünü elde etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Sinema, Edebiyat ve Akademiyi Bir Arada Sürdürüyor</strong></p>

<p>Filmlerinin büyük bölümünün senaryosunu yazan ve yapımcılığını üstlenen Derviş Zaim, sinemanın yanı sıra edebiyat alanındaki üretimleriyle de tanınıyor. 1994 yılında <strong>"Ares Harikalar Diyarında"</strong> adlı romanıyla <strong>Yunus Nadi Roman Ödülü</strong>'nü kazanan Zaim'in ikinci romanı <strong>"Rüyet"</strong>, 2019 yılında yayımlandı.</p>

<p>Sanat çalışmalarını farklı disiplinlerde sürdüren yönetmen, 2024 yılında <strong>Berzah</strong>, 2025 yılında ise <strong>Ayna</strong> isimli çağdaş sanat enstalasyonlarını hayata geçirdi.</p>

<p>Ulusal ve uluslararası festivallerde ödüller kazanan Derviş Zaim, akademik çalışmalarına da devam ediyor. Başarılı sinemacı, halen <strong>İstanbul Medeniyet Üniversitesi</strong> ile <strong>Yakın Doğu Üniversitesi</strong>'nde ders veriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/63-uluslararasi-antalya-altin-portakal-film-festivalinde-ulusal-uzun-metraj-juri-baskani-dervis-zaim-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 18:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/1785922710-a-p-f-f-26-j-u-r-i-b-a-s-k-a-n-i-p-o-s-t-y-a-t-a-y-01.jpg" type="image/jpeg" length="20692"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TÜGİS'ten yaz aylarında soğuk zincir uyarısı: Kritik süre 1 saate düşüyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/tugisten-yaz-aylarinda-soguk-zincir-uyarisi-kritik-sure-1-saate-dusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/tugisten-yaz-aylarinda-soguk-zincir-uyarisi-kritik-sure-1-saate-dusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Yaz aylarında hava sıcaklıklarının yükselmesiyle birlikte gıda güvenliği konusunda riskler de artıyor. Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası (TÜGİS), özellikle kolay bozulan gıdaların üretimden tüketime kadar geçen süreçte uygun sıcaklıkta muhafaza edilmesi gerektiğine dikkat çekti.</strong></p>

<p>TÜGİS Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar, gıda güvenliğinin yalnızca üreticilerin değil, tüketicilerin de sorumluluğunda olduğunu belirterek, yaz döneminde zincirin her halkasında daha fazla özen gösterilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>TÜGİS Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Nevzat Artık ise hava sıcaklığının 32 derecenin üzerine çıktığı ortamlarda bozulmaya yatkın gıdaların bir saatten fazla dışarıda bırakılmaması gerektiğini vurgulayarak, yaz aylarında gıda güvenliğinin temel unsurunun sıcaklık ve zaman kontrolü olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>Mikroorganizmalar sıcak havada daha hızlı çoğalıyor</strong></p>

<p>Yüksek sıcaklıklar; et, tavuk, balık, süt ürünleri, yumurta, pişmiş yemekler ve soğuk mezeler gibi hassas gıdalarda zararlı mikroorganizmaların hızla çoğalmasına zemin hazırlıyor. Bu nedenle market alışverişinden eve teslimata, pikniklerden açık büfe servislerine kadar her aşamada soğuk zincirin korunması büyük önem taşıyor.</p>

<p><strong><i>"Soğuk zincirin son halkası tüketicinin mutfağı"</i></strong></p>

<p>Kaan Sidar, gıda sektörünün üretim, depolama ve dağıtım süreçlerinde hijyen, kalite ve izlenebilirlik standartlarına uygun şekilde çalıştığını belirterek, güvenliğin satış noktasında sona ermediğini dile getirdi.</p>

<p>Sidar, "Marketten eve taşıma, uygun koşullarda saklama, hazırlama ve servis aşamaları da gıda güvenliğinin ayrılmaz parçalarıdır. Soğuk zincirin son halkasını tüketicinin mutfağı oluşturuyor." dedi.</p>

<p>TÜGİS'in kamuoyunu doğru bilgilerle bilinçlendirmeye devam ettiğini belirten Sidar, Bilim Kurulu'nun bilimsel çalışmaları doğrultusunda güvenilir bilgilerin toplumla paylaşılmasının sürdürüldüğünü de sözlerine ekledi.</p>

<p><strong>32 derecenin üzerinde kritik eşik bir saat</strong></p>

<p>Prof. Dr. Nevzat Artık, özellikle otomobil, plaj, piknik alanı ve açık hava gibi sıcaklığın 32 derecenin üzerine çıktığı ortamlarda kolay bozulan gıdaların en fazla bir saat dışarıda tutulması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Artık, "Yaz aylarında yalnızca hangi gıdanın tüketildiği değil, ne kadar süre ve hangi sıcaklıkta bekletildiği de büyük önem taşır. Bu kritik sürenin aşılması halinde bozulma riski bulunan gıdalar tekrar soğutulmamalı ve kesinlikle tüketilmemelidir." ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Araçta bekleyen gıdalar risk oluşturuyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaz aylarında araç içi sıcaklıkların kısa sürede çok yüksek seviyelere ulaşabildiğini belirten Artık, alışveriş sonrası ürünlerin uzun süre araçta ya da bagajda bırakılmasının soğuk zinciri bozduğunu söyledi.</p>

<p>Paket servisle gelen yemeklerin de teslim alındıktan sonra bekletilmeden tüketilmesi veya kısa sürede buzdolabına kaldırılması gerektiğini belirten Artık, bu konuda tüketicilerin dikkatli davranmasının önemine işaret etti.</p>

<p><strong>Koku ve görünüm yanıltıcı olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Nevzat Artık, Salmonella, Listeria ve E. coli gibi hastalık yapıcı bakterilerin bulunduğu gıdaların her zaman kötü koku, renk değişikliği ya da farklı bir görünüm sergilemeyebileceğini belirterek, yalnızca görsel ve kokusal kontrollerin güvenli tüketim için yeterli olmadığını vurguladı.</p>

<p>Artık ayrıca, pişirilen yemeklerin büyük tencerelerde uzun süre bekletilmemesi, artan yemeklerin küçük kaplara bölünerek hızla soğutulması ve buzdolabına kaldırılması gerektiğini ifade etti. Yeniden tüketilecek yemeklerin tamamının yeterli sıcaklığa ulaşacak şekilde ısıtılması gerektiğini belirten Artık, saklama süresinden emin olunmayan gıdaların ise tadına bakılarak kontrol edilmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Çocuklar, yaşlılar, hamileler ve bağışıklık sistemi zayıf bireylerin gıda kaynaklı enfeksiyonlardan daha fazla etkilenebileceğini hatırlatan Artık, ishal, kusma, ateş, şiddetli karın ağrısı veya sıvı kaybı gibi belirtilerin görülmesi durumunda vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/tugisten-yaz-aylarinda-soguk-zincir-uyarisi-kritik-sure-1-saate-dusuyor</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 12:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/kaan.png" type="image/jpeg" length="96562"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Enda Enerji Holding'in net elektrik üretimi ilk yarıda yüzde 67 yükseldi]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/enda-enerji-holdingin-net-elektrik-uretimi-ilk-yarida-yuzde-67-yukseldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/enda-enerji-holdingin-net-elektrik-uretimi-ilk-yarida-yuzde-67-yukseldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Yenilenebilir enerji alanındaki yatırımlarıyla Türkiye'nin sürdürülebilir enerji dönüşümüne katkı sağlayan Enda Enerji Holding, 2026 yılının ilk altı ayına ilişkin uzlaştırmaya esas net elektrik üretim verilerini açıkladı. Şirket, Ocak-Haziran döneminde net elektrik üretimini geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 67 artırarak 307,52 GWh seviyesine taşıdı. Üretim, 2024 yılının aynı dönemiyle kıyaslandığında ise yüzde 56 artış kaydetti.</strong></p>

<p><strong>Hidroelektrik santrallerinde dikkat çeken büyüme</strong></p>

<p>Üretim rakamları kaynak bazında incelendiğinde en yüksek artış hidroelektrik santrallerinde gerçekleşti. Bölgede hidrolojik koşulların iyileşmesinin etkisiyle hidroelektrik üretimi, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 222 artış göstererek 170,03 GWh'ye ulaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Rüzgâr enerjisi santrallerinin üretimi geçen yılın ilk yarısıyla benzer seviyede kalarak 114,29 GWh olarak gerçekleşirken, jeotermal enerji santralindeki üretim ise yüzde 29 artışla 23,19 GWh'ye yükseldi.</p>

<p><strong>"Kaynak çeşitliliğimiz üretim performansımızı güçlendirdi"</strong></p>

<p>Enda Enerji Holding CEO'su Hüseyin Metin Tuncay, yılın ilk yarısına ilişkin sonuçları değerlendirirken, farklı yenilenebilir enerji kaynaklarından oluşan üretim portföyünün şirketin performansına önemli katkı sağladığını belirtti.</p>

<p>Tuncay, "İlk altı ayda elde ettiğimiz üretim sonuçları, yenilenebilir enerji kaynaklarından oluşan dengeli portföyümüzün ve güçlü üretim altyapımızın başarısını bir kez daha ortaya koydu. Hidrolojik koşullardaki iyileşme hidroelektrik üretimimizi önemli ölçüde desteklerken, rüzgâr ve jeotermal santrallerimizin istikrarlı performansı da toplam üretimimizi güçlendirdi. Önümüzdeki dönemde de kaynak çeşitliliğimizi artırmaya, operasyonel verimliliğimizi geliştirmeye ve sürdürülebilir üretim anlayışımızla Türkiye'nin enerji dönüşümüne uzun vadeli katkı sunmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/enda-enerji-holdingin-net-elektrik-uretimi-ilk-yarida-yuzde-67-yukseldi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 12:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/enda-enerji.png" type="image/jpeg" length="66788"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yapay zekâ iletişimcinin rakibi değil, en güçlü çalışma arkadaşı!]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/yapay-zeka-iletisimcinin-rakibi-degil-en-guclu-calisma-arkadasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/yapay-zeka-iletisimcinin-rakibi-degil-en-guclu-calisma-arkadasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Yapay zekâ çağının iletişim sektöründe yarattığı dönüşümü, iletişim eğitiminin geleceğini ve öğrencileri bu yeni döneme nasıl hazırladıklarını değerlendiren Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gül Esra Atalay, geleceğin iletişim uzmanlarının yalnızca içerik üreten değil; algoritmaları anlayan, yapay zekâyı doğru yönlendiren ve dijital güven oluşturan profesyoneller olacağını söyledi. Atalay, "Meslekler değişse de güçlü iletişim kurabilme becerisi her zamankinden daha kıymetli." dedi.</strong></p>

<p>Yapay zekânın iletişimciler için bir tehdit değil, önemli bir destek aracı olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Atalay, eğitim anlayışlarını da bu doğrultuda yeniden şekillendirdiklerini belirterek, teknolojiden çekinen değil, onu bilinçli kullanan ve entelektüel bakış açısıyla yöneten iletişimciler yetiştirmeyi hedeflediklerini ifade etti.</p>

<p><strong>"İletişim çağının tam merkezindeyiz"</strong></p>

<p>Teknolojide yaşanan hızlı gelişmelerin iletişimin önemini daha da artırdığını dile getiren Prof. Dr. Atalay, günümüzde hiper bağlantılı bir dünyada yaşandığını vurguladı. Akıllı telefonlar ve sosyal medya sayesinde herkesin sürekli erişilebilir hâle geldiğini belirten Atalay, bu durumun hem avantajlar hem de yeni sorunlar ortaya çıkardığını söyledi.</p>

<p>Teknolojinin iletişimi kolaylaştırırken ortak anlam üretme ve sağlıklı iletişim kurma süreçlerini zorlaştırdığına dikkat çeken Atalay, iletişim becerilerinin hem kişisel yaşamda hem de iş dünyasında önemli bir fark yarattığını ifade etti.</p>

<p><strong>"Yapay zekâ analiz eder, insan ise hisseder"</strong></p>

<p><img alt="1785830455 G Ney Yerleske 002" class="detail-photo img-fluid" height="895" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/1785830455-g-ney-yerleske-002.png" width="1343" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yapay zekâ ile insan yaratıcılığının birlikte çalışacağı yeni bir dönemin başladığını söyleyen Prof. Dr. Atalay, geçmişte günler süren yaratıcı süreçlerin bugün saniyeler içinde tamamlanabildiğini belirtti.</p>

<p>Yapay zekâ araçlarının çok sayıda alternatif üretebildiğini ancak bunlar arasından insanların duygularına gerçekten dokunabilecek olanı seçme becerisinin hâlâ insana ait olduğunu vurgulayan Atalay, algoritmaların verileri analiz edebildiğini ancak insanın duygu dünyasını aynı şekilde deneyimleyemediğini söyledi.</p>

<p><strong>İçerik artıyor, sahicilik daha değerli hâle geliyor</strong></p>

<p>Yapay zekâ sayesinde içerik üretiminin büyük ölçüde arttığını belirten Atalay, bunun bilgi kirliliğini de beraberinde getirdiğini ifade etti.</p>

<p>Deepfake içeriklerin ve yapay zekâ tarafından hazırlanan metinlerin çoğaldığı bir dönemde insanların gerçek deneyimlerden beslenen, samimi ve özgün içeriklere daha fazla değer vereceğini belirten Atalay, yapay zekâyı bilinçli kullananların avantaj sağlayacağını, ancak tüm üretim sürecini tamamen yapay zekâya bırakanların rekabette geride kalacağını söyledi.</p>

<p><strong>"Teknolojiyi kullanan değil, yöneten iletişimciler yetiştiriyoruz"</strong></p>

<p><img alt="1785830468 Tasar M 002" class="detail-photo img-fluid" height="869" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/1785830468-tasar-m-002.png" width="1328" /></p>

<p>İletişim eğitiminde yapay zekânın artık temel bir unsur hâline geldiğini belirten Prof. Dr. Atalay, öğrencilere yapay zekânın rakip değil, akıllı bir yardımcı olduğu anlayışını kazandırdıklarını ifade etti.</p>

<p>İyi bir iletişimci olmanın artık yalnızca güçlü yazma becerisi veya estetik bakış açısıyla sınırlı olmadığını söyleyen Atalay, bilişsel esneklik ve yapay zekâyla etkili iletişim kurabilme yetkinliğinin de mesleğin vazgeçilmezleri arasına girdiğini dile getirdi.</p>

<p>Fakültedeki tüm bölümlerin müfredatına yapay zekâ derslerinin eklendiğini belirten Atalay, öğrencilerin yalnızca teorik bilgi edinmediğini; uygulamalı eğitimlerle doğru komut yazmayı, yapay zekâ çıktılarının doğruluğunu sorgulamayı, bilişsel önyargıları fark etmeyi ve algoritmik manipülasyonları analiz etmeyi öğrendiklerini söyledi. Eğitim sürecinde etik ve sahiciliğin temel ilkeler arasında yer aldığını da sözlerine ekledi.</p>

<p><strong>Her bölümde yapay zekâ odaklı zorunlu dersler bulunuyor</strong></p>

<p>Üretken yapay zekâ araçlarının iletişim eğitimine kapsamlı şekilde entegre edildiğini aktaran Prof. Dr. Atalay, öğrencilerin bu teknolojileri yalnızca kullanmayı değil, eleştirel bir bakış açısıyla değerlendirmeyi de öğrendiklerini belirtti.</p>

<p>Fakültede Çizgi Film ve Animasyon bölümünde "Yapay Zekâ Destekli Konsept Geliştirme", Görsel İletişim Tasarımı bölümünde "Görsel İletişim Tasarımında Üretken Yapay Zekâ", Gazetecilik bölümünde "Gazetecilikte Yapay Zekâ", Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümünde "Halkla İlişkiler ve Yapay Zekâ Uygulamaları", Radyo, Televizyon ve Sinema bölümünde "Yapay Zekâ Destekli Film Yapım ve Yönetimi", Reklamcılık bölümünde "Dijital Reklamcılık ve Yapay Zekâ Uygulamaları", Yeni Medya ve İletişim bölümünde ise "Yapay Zekâ" derslerinin zorunlu olarak verildiğini aktardı. Ayrıca öğrencilerin tercih edebileceği çok sayıda yapay zekâ temelli seçmeli dersin de bulunduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>Deepfake döneminde doğrulama becerisi öne çıkıyor</strong></p>

<p>Yapay zekâ ile birlikte deepfake, dezenformasyon ve algoritmik manipülasyon risklerinin de arttığını belirten Prof. Dr. Atalay, veri ve algoritma okuryazarlığının artık iletişim profesyonelleri için temel bir gereklilik hâline geldiğini söyledi.</p>

<p>Algoritmaların çalışma mantığını, yankı odalarını ve veri akışını doğru okuyabilmenin manipülasyonlara karşı en önemli savunma araçlarından biri olduğunu belirten Atalay, iletişim uzmanlarının tersine görsel arama yöntemleri, doğrulama araçları ve dijital iz takibi gibi yeni nesil becerilere hâkim olması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Ayrıca olası deepfake saldırıları ve itibar krizlerinde hızlı refleks gösterebilmenin, telif hakları, veri güvenliği ve etik ilkeleri doğru yönetebilmenin günümüz iletişim profesyonellerinin en önemli sorumlulukları arasında yer aldığını dile getirdi.</p>

<p><strong>İletişim meslekleri yeni bir döneme giriyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Gül Esra Atalay, yapay zekânın gazetecilikten reklamcılığa, halkla ilişkilerden kurumsal iletişime kadar tüm meslekleri yeniden şekillendirdiğini söyledi.</p>

<p>Gazetecilerin artık yalnızca haber yazan değil; bilgiyi doğrulayan, analiz eden ve veri içerisindeki insan hikâyesini ortaya çıkaran kişiler olacağını ifade eden Atalay, rutin haber üretiminin büyük ölçüde yapay zekâ tarafından gerçekleştirileceğini belirtti.</p>

<p>Reklamcılıkta ise yapay zekânın çok kısa sürede binlerce farklı kampanya alternatifi oluşturabildiğini hatırlatan Atalay, reklam profesyonellerinin asıl görevinin markanın kimliğine ve hedef kitlenin psikolojisine en uygun seçeneği belirlemek, doğru komutları tasarlamak ve yaratıcı stratejiyi oluşturmak olacağını söyledi.</p>

<p>Halkla ilişkiler alanında ise klasik medya takibi ve bülten yönetiminin yerini güven odaklı kriz yönetiminin alacağını ifade eden Atalay, deepfake ve manipülasyonun yaygınlaştığı bu dönemde iletişim profesyonellerinin yapay zekâ hızında gelişen itibar krizlerini yönetebilmesi ve kurumlarla toplum arasında güvene dayalı, samimi ilişkiler kurabilmesinin her zamankinden daha kritik hâle geldiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/yapay-zeka-iletisimcinin-rakibi-degil-en-guclu-calisma-arkadasi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 12:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/1785830459-iletisim-002.png" type="image/jpeg" length="98358"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Edge AI ile yapay zeka saha operasyonlarının ayrılmaz parçası oluyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/edge-ai-ile-yapay-zeka-saha-operasyonlarinin-ayrilmaz-parcasi-oluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/edge-ai-ile-yapay-zeka-saha-operasyonlarinin-ayrilmaz-parcasi-oluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Bulut bağlantısına olan bağımlılığı azaltan Edge AI teknolojileri, üretimden enerjiye, ulaşımdan lojistiğe kadar birçok kritik sektörde saha çalışanlarının yapay zekâ destekli karar alma süreçlerini hızlandırıyor. Cihaz üzerinde çalışan yapay zekâ uygulamaları sayesinde operasyonel verimlilik artarken, veri güvenliği ve kesintisiz çalışma imkânı da güçleniyor.</strong></p>

<p>Dijital dönüşüm; bulut bilişim, Nesnelerin İnterneti (IoT) ve yapay zekâ teknolojilerindeki gelişmelerle birlikte hız kazanmaya devam ediyor. Üretim, enerji, kamu hizmetleri, ulaşım ve lojistik gibi sektörlerde faaliyet gösteren kurumlar, operasyonlarını daha verimli hale getirmek ve karar alma süreçlerini hızlandırmak amacıyla yapay zekâdan giderek daha fazla yararlanıyor. Ancak saha koşullarında internet bağlantısının her zaman erişilebilir olmaması, bulut tabanlı yapay zekâ çözümlerinin kullanımında önemli bir engel oluşturuyor.</p>

<p><strong>"Yapay zekâ 2030'a kadar 15,7 trilyon dolarlık ekonomik değer oluşturacak"</strong></p>

<p>Getac Teknoloji Şirketi Başkan Yardımcısı Jerry Huang, Edge AI teknolojisinin bu sorunu ortadan kaldırdığını belirterek, yapay zekâ yeteneklerini doğrudan sahaya taşıyan dayanıklı cihazların kritik sektörlerde yeni bir dönemin kapısını araladığını ifade ediyor.</p>

<p>Son yirmi yılda yaşanan teknolojik dönüşümün iş yapış biçimlerini köklü şekilde değiştirdiğini söyleyen Huang, "Bulut bilişim ölçeklenebilir BT altyapıları ve merkezi veri yönetimi sağlarken, IoT teknolojileri gerçek zamanlı izleme, öngörücü bakım ve otomatik iş akışlarını mümkün hale getirdi. Günümüzde ise yapay zekâ dijital dönüşümün en önemli aşamasını temsil ediyor. Dünya Ekonomik Forumu verilerine göre yapay zekâ, 2030 yılına kadar küresel GSYH'ye yüzde 14'e kadar katkı sağlayacak ve yaklaşık 15,7 trilyon dolarlık ekonomik değer yaratacak. Bu tablo, işletmelerin yapay zekâyı operasyonlarına neden hızla entegre ettiğini açıkça gösteriyor." dedi.</p>

<p><strong>İnternet bağlantısı eksikliği önemli bir engel oluşturuyor</strong></p>

<p>Bulut tabanlı yapay zekâ çözümlerinin güçlü ve sürekli internet bağlantısına ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Huang, bu durumun özellikle sahada görev yapan ekipler için önemli bir kısıt yarattığını belirtti.</p>

<p>Huang, "Uzak tesislerde çalışan bakım mühendisleri, endüstriyel sahalardaki teknisyenler ya da zorlu koşullarda görev yapan lojistik ekipleri, ihtiyaç duyduklarında bulut tabanlı yapay zekâ araçlarına sürekli erişemeyebiliyor. Bağlantının kesildiği durumlarda ise çalışanlar, işlerini kolaylaştırması beklenen teknolojilerden yararlanamama riskiyle karşı karşıya kalıyor." ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Edge AI, yapay zekâyı doğrudan cihaz üzerinde çalıştırıyor</strong></p>

<p>Jerry Huang, Edge AI yaklaşımının yapay zekâyı buluttan çıkararak doğrudan kullanıcıların kullandığı cihazlara taşıdığını söyledi.</p>

<p>Dayanıklı Copilot+ PC'lerin bu dönüşümün önemli bir parçası olduğunu belirten Huang, "Edge AI sayesinde yapay zekâ uygulamaları tamamen buluta bağımlı olmadan cihaz üzerinde çalışabiliyor. Böylece daha hızlı yanıt süreleri elde edilirken, bağlantının zayıf olduğu ortamlarda bile güvenilir kullanım mümkün oluyor. Ayrıca cihazlarda yer alan Nöral İşlem Birimleri (NPU), yapay zekâ iş yüklerini yerel olarak işleyerek performans, enerji verimliliği ve veri güvenliği açısından önemli avantajlar sunuyor." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>Saha operasyonlarında yeni çalışma modeli</strong></p>

<p>Edge AI teknolojisinin yalnızca teknik bir yenilik olmadığını dile getiren Huang, bunun saha çalışanlarının iş yapış biçimini de değiştirdiğini söyledi.</p>

<p>"Örneğin uzak bir trafo merkezinde görev yapan bir saha mühendisi, yüzlerce sayfalık teknik dokümanı incelemek yerine karşılaştığı sorunu doğal bir dille yapay zekâya aktararak saniyeler içinde doğru yönlendirmelere ulaşabiliyor. Bu sayede hem zaman tasarrufu sağlanıyor hem de hata riski azalıyor. Uzmanlar bilgi aramak yerine doğrudan çözüm üretmeye odaklanabiliyor." dedi.</p>

<p><strong>Veri güvenliği ve bağımsız çalışma avantajı</strong></p>

<p>Edge AI çözümlerinin veri güvenliği açısından da önemli katkılar sunduğunu belirten Huang, verilerin doğrudan cihaz üzerinde işlenmesinin hem güvenliği artırdığını hem de internet bağlantısına olan bağımlılığı azalttığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Huang, "Yapay zekânın geleceği yalnızca daha güçlü modeller geliştirmekten ibaret değil. Asıl önemli olan, bu teknolojileri ihtiyaç duyulan her noktaya ulaştırabilmek. Dayanıklı Edge AI çözümleri, yapay zekâyı gerçek çalışma ortamlarının gerektirdiği güvenilirlik ve mobiliteyle buluşturarak saha ekiplerinin nerede olursa olsun yapay zekâ desteğinden faydalanmasını mümkün kılıyor." ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/edge-ai-ile-yapay-zeka-saha-operasyonlarinin-ayrilmaz-parcasi-oluyor</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 12:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/1785830677-getac-s510-a-d-scenario-utilities.jpg" type="image/jpeg" length="67366"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[QNB Sigorta, yılın ilk yarısında prim üretimini yüzde 53,6 artırarak 10,66 milyar TL'ye taşıdı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/qnb-sigorta-yilin-ilk-yarisinda-prim-uretimini-yuzde-536-artirarak-1066-milyar-tlye-tasidi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/qnb-sigorta-yilin-ilk-yarisinda-prim-uretimini-yuzde-536-artirarak-1066-milyar-tlye-tasidi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>QNB Türkiye'nin yüzde 100 iştiraki olarak faaliyet gösteren QNB Sigorta, 2026 yılının ilk altı ayında güçlü büyüme ivmesini sürdürdü. Şirket, sağlık, hayat ve ferdi kaza branşlarında toplam 10,66 milyar TL prim üretimi gerçekleştirirken, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 53,6 büyüme kaydetti. Toplam müşteri sayısı ise 8,5 milyona ulaştı.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sektör ortalamasının üzerinde büyümesini sürdüren QNB Sigorta, sağlık branşında 707,1 milyon TL prim üretimiyle yüzde 30, hayat branşında 9,87 milyar TL ile yüzde 56, ferdi kaza branşında ise 85 milyon TL ile yüzde 27 büyüme elde etti. Hayat ve ferdi kaza branşlarında prim üretimi bazında pazar payını yüzde 8,67'ye yükselten şirket, sektördeki sekizinci sıradaki konumunu korurken pazar payını artırmayı da sürdürdü. İlk altı ay itibarıyla QNB Sigorta, hayat ve ferdi kaza branşlarında pazar payını en fazla artıran üç şirket arasında yer aldı.</p>

<p><strong>Tamamlayıcı Sağlık Sigortası'nda büyümesini sürdürdü</strong></p>

<p>QNB Sigorta, Tamamlayıcı Sağlık Sigortası alanındaki büyümesini de yılın ilk yarısında devam ettirdi. Haziran 2026 itibarıyla yüzde 1,93 pazar payına ulaşan şirket, bu alanda sektörün 10. sırasında yer aldı. Tamamlayıcı Sağlık Sigortası kapsamındaki sigortalı sayısı ise 92 bin 911'e yükseldi.</p>

<p><strong>Dijitalleşme ve güçlü dağıtım ağı büyümeyi destekledi</strong></p>

<p>Şirket, bankasürans alanındaki güçlü yapısı, dijital sigortacılık yatırımları ve müşteri odaklı hizmet anlayışıyla büyümesini desteklemeyi sürdürdü. QNB Türkiye ve Enpara ekosisteminin sağladığı dağıtım gücü sayesinde sigorta ürünlerini daha geniş bir müşteri kitlesine ulaştıran QNB Sigorta, erişilebilir ve kişiselleştirilmiş çözümlerini dijital kanallar aracılığıyla yaygınlaştırmaya devam etti.</p>

<p>Müşteri deneyimini odağına alan şirket, dijital kanallarını, veri analitiği altyapısını ve uçtan uca müşteri yolculuğunu geliştirmeyi sürdürürken, yılın ikinci yarısında da dijitalleşme yatırımları ve bankasürans alanındaki güçlü yapısıyla sürdürülebilir büyümesini desteklemeyi hedefliyor.</p>

<p><strong>"Pazar payımızı artırırken müşterilerimize değer üretmeyi sürdürdük"</strong></p>

<p>QNB Sigorta Genel Müdürü Pınar Kuriş, yılın ilk yarısına ilişkin değerlendirmesinde, elde edilen sonuçların müşteri odaklı büyüme stratejilerinin ve güçlü iş modellerinin başarısını ortaya koyduğunu belirtti.</p>

<p>Kuriş, sağlık, hayat ve ferdi kaza branşlarında ulaşılan 10,66 milyar TL prim üretimi ile 8,5 milyon müşterilik portföyün istikrarlı büyümenin en önemli göstergeleri olduğunu ifade ederek, hayat ve ferdi kaza branşlarında pazar payını yüzde 8,67'ye yükselttiklerini, Tamamlayıcı Sağlık Sigortası'nda da konumlarını güçlendirdiklerini söyledi.</p>

<p>Pazar payındaki artışın sürdürülebilir büyüme stratejisinin ve müşteri odaklı yaklaşımın önemli bir göstergesi olduğunu vurgulayan Kuriş, önümüzdeki dönemde hedeflerinin yalnızca finansal büyüme olmadığını, müşterilerin ihtiyaçlarını doğru analiz ederek doğru zamanda ve doğru kanaldan en uygun çözümleri sunmaya odaklanacaklarını dile getirdi.</p>

<p>Dijitalleşme yatırımlarını artırmaya devam edeceklerini belirten Kuriş, QNB ekosistemiyle oluşturdukları sinerjiyi daha da güçlendirerek müşterilerine daha erişilebilir ve kişiselleştirilmiş bir sigortacılık deneyimi sunmayı sürdüreceklerini ifade etti.</p>

<p><strong>Sağlık sigortaları ve dijitalleşme öncelikli alanlar olacak</strong></p>

<p>QNB Sigorta, yılın ikinci yarısında da sağlık sigortaları, Bireysel Emeklilik Sistemi (BES), dijitalleşme yatırımları ve bankasürans alanındaki güçlü yapısıyla büyümesini sürdürmeyi hedefliyor. Şirket, müşteri deneyimini geliştirmeye yönelik yatırımlarını artırırken erişilebilir sigortacılık anlayışını güçlendirmeyi amaçlıyor.</p>

<p>Pınar Kuriş, Haziran 2023-Haziran 2026 dönemini kapsayan son üç yılda sağlık sigortalarında yüzde 82 büyüme sağladıklarını belirterek, bu alandaki stratejilerinin doğruluğunu gördüklerini söyledi. Önümüzdeki dönemde de sağlık sigortaları ve Bireysel Emeklilik Sistemi'nde büyümeyi sürdüreceklerini ifade eden Kuriş, artan sağlık bilinci, Tamamlayıcı Sağlık Sigortası'na yönelik yükselen talep ve bireylerin gelecek planlamasına verdiği önemin bu büyümeyi destekleyen temel unsurlar arasında yer aldığını kaydetti.</p>

<p>Dijitalleşmenin sigortacılık sektöründe belirleyici bir unsur haline geldiğini vurgulayan Kuriş, müşterilerin artık sigorta ve emeklilik ürünlerine yalnızca ihtiyaç duyduklarında değil, yaşamlarının her anında hızlı, kolay ve kişiselleştirilmiş bir deneyimle ulaşmak istediğini belirtti. Bu doğrultuda dijital kanallarını, veri analitiği altyapısını ve uçtan uca müşteri yolculuğunu sürekli geliştirdiklerini ifade eden Kuriş, QNB Türkiye ve Enpara ile oluşturdukları güçlü bankasürans yapısını dijital yetkinliklerle daha da güçlendirerek müşterilerine doğru zamanda, doğru kanaldan ve ihtiyaçlarına uygun çözümler sunmaya devam edeceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/qnb-sigorta-yilin-ilk-yarisinda-prim-uretimini-yuzde-536-artirarak-1066-milyar-tlye-tasidi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 11:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/1785915528-p-nar-kuri-q-n-b-sigorta.jpg" type="image/jpeg" length="27826"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASELSAN Geleceğe Yatırım Yaparak Büyümesini Sürdürüyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/aselsan-gelecege-yatirim-yaparak-buyumesini-surduruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/aselsan-gelecege-yatirim-yaparak-buyumesini-surduruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>ASELSAN, enflasyon muhasebesi uygulanmış 2026 yılı ilk yarı finansal sonuçlarını açıkladı. Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) yapılan bildirimde şirketin, güçlü operasyonel performansı, artan teknoloji yatırımları ve finansal disiplini sayesinde büyümesini sürdürdüğü vurgulandı.</strong></p>

<p>Türkiye'nin en değerli şirketlerinden ASELSAN'ın 2026 yılının ilk altı ayındaki hasılatı, geçen yılın aynı dönemine göre reel bazda yüzde 25 artarak 88,5 milyar TL'ye ulaştı. Aynı dönemde imzalanan yeni sözleşmeler yüzde 72 artışla 4,9 milyar dolar seviyesine yükselirken, bakiye siparişler de yüzde 45 artarak 23,2 milyar dolara çıktı. Şirket, üretim kapasitesini artırmaya yönelik yatırımlarını yüzde 195 yükselterek 323 milyon dolara, AR-GE harcamalarını ise yüzde 41 artışla 804 milyon dolara taşıdı. Net Borç/FAVÖK oranı ise 0,57'den 0,55'e gerileyerek finansal yapının güçlendiğini ortaya koydu.</p>

<p><strong>2026 İlk Yarı Finansal ve Operasyonel Göstergeler</strong></p>

<ul>
 <li>
 <p><i>Yeni sözleşmeler: 4,9 milyar dolar (%72 artış)</i></p>
 </li>
 <li><i>Bakiye siparişler: 23,2 milyar dolar (%45 artış)</i></li>
 <li><i>Alınan İş/Satışlar oranı: 2,5</i></li>
 <li><i>Hasılat: 88,5 milyar TL (%25 artış)</i></li>
 <li><i>FAVÖK marjı: %26,3</i></li>
 <li><i>Net Borç/FAVÖK: 0,55</i></li>
 <li><i>AR-GE harcamaları: 804 milyon dolar (%41 artış)</i></li>
 <li><i>Kapasite artırımı ve yüksek teknoloji yatırımları: 323 milyon dolar (%195 artış)</i></li>
</ul>

<p><strong>Yüksek Teknoloji Odaklı Büyüme</strong></p>

<p>ASELSAN, 2024 yılında hayata geçirilen aselsaneXt Programı kapsamında yürüttüğü dönüşüm çalışmalarının olumlu sonuçlarını 2026'nın ilk yarısında da almaya devam etti.</p>

<p>Şirketin gelir artışında özellikle hava savunma sistemleri, radar teknolojileri, elektronik harp çözümleri, yapay zekâ destekli kent güvenliği uygulamaları, deniz sistemleri, elektro-optik ürünler ve güdümlü mühimmat sistemleri etkili oldu. Artan sipariş hacmi ve güçlü satış performansı, şirketin uzun vadeli büyüme potansiyelini destekleyen en önemli unsurlar arasında yer aldı.</p>

<p>Operasyonel verimliliğe odaklanan ASELSAN'ın FAVÖK marjı geçen yılın aynı dönemine göre 120 baz puan artarak yüzde 26,3'e yükseldi. FAVÖK tutarı ise yüzde 31 artışla 23,2 milyar TL olarak gerçekleşti. Aynı dönemde kişi başına düşen hasılat da dolar bazında yüzde 3 yükseldi.</p>

<p><strong>AR-GE ve Üretim Yatırımları Hız Kesmiyor</strong></p>

<p>Türkiye'de mühendis istihdamı ve yürütülen AR-GE projeleri bakımından lider konumda bulunan ASELSAN, stratejik teknoloji alanlarına yatırımlarını sürdürdü.</p>

<p>Leo uydu teknolojileri, kuantum hesaplama, su altı sistemleri, itki teknolojileri, mikroelektronik, lazer sistemleri ve uzun menzilli güdümlü mühimmat teknolojileri şirketin öncelikli yatırım alanları arasında yer aldı.</p>

<p>Yılın ilk yarısında kapasite artırımı amacıyla yürütülen yatırımlar yüzde 195 artış gösterdi. Oğulbey Teknoloji Üssü ile mevcut tesislerde devam eden yatırımların yanı sıra, 40 milyon dolarlık yatırımla tamamlanan 17 bin 360 metrekare büyüklüğündeki akıllı mühimmat, hava savunma ve su altı sistemleri üretim ile test merkezleri devreye alındı.</p>

<p>Ayrıca hava ve deniz savunma sistemlerinin üretim süreçlerinde robotik ve otomasyon altyapısı güçlendirilirken, teslimat kapasitesini artıracak yeni üretim hatları da hizmete girdi.</p>

<p>Cumhuriyet tarihinin tek seferde gerçekleştirilen en büyük savunma sanayii yatırımı olarak gösterilen Oğulbey Teknoloji Üssü'nün ilk fazının ise 2026 yılının üçüncü çeyreğinde faaliyete başlaması planlanıyor.</p>

<p><strong>Güçlü Bilanço ve Finansal Disiplin</strong></p>

<p>ASELSAN, yatırım döneminde de finansal disiplinini korumayı sürdürdü.</p>

<p>Şirketin operasyonel nakit akışı yılın ilk altı ayında 15,2 milyar TL'ye ulaştı. Finansal borçların aktifler içindeki payı yüzde 13,3 seviyesinde gerçekleşirken, özkaynak oranı yüzde 56 olarak korundu. Aktif büyüklüğü yüzde 8, özkaynakları ise yüzde 4 arttı.</p>

<p>Ticari borçlarda yıl sonuna göre yüzde 17 düşüş kaydedilirken, özkaynak kârlılığı yüzde 11,9'dan yüzde 15,5'e yükseldi. Tüm bu göstergeler, şirketin yüksek yatırım dönemine rağmen güçlü mali yapısını koruduğunu ortaya koydu.</p>

<p><i><strong>Ahmet Akyol: "İstikrarlı Büyümemizi Sürdürüyoruz"</strong></i></p>

<p>ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, 2026 yılı ilk yarı sonuçlarını değerlendirirken, 2025 yılında elde edilen rekor finansal performansın ardından 2026'nın ilk yarısında bu başarının daha ileri taşındığını belirtti.</p>

<p>Akyol, hasılatın reel olarak yüzde 25, dolar bazında ise yüzde 37 büyüdüğünü ifade ederek, yeni sözleşmelerin 4,9 milyar dolara, bakiye siparişlerin ise 23,2 milyar dolara ulaştığını söyledi. Önümüzdeki dönemde bakiye siparişlerin 30 milyar dolar seviyesine çıkmasını beklediklerini dile getirdi.</p>

<p>Şirketin geleceğe yönelik yatırımlarını hız kesmeden sürdürdüğünü belirten Akyol, AR-GE harcamalarının 804 milyon dolara, üretim kapasitesini artırmaya yönelik yatırımların ise 323 milyon dolara ulaştığını kaydetti. İlk altı ayda 19 yeni robotik otomasyon hattının devreye alındığını, Oğulbey Teknoloji Üssü'nde de kısa süre içinde üretime başlanacağını açıkladı.</p>

<p>Finansal disiplinin korunduğunu vurgulayan Akyol, güçlü operasyonel nakit akışı sayesinde yatırımların sürdürülebilir şekilde finanse edildiğini belirterek, Net Borç/FAVÖK oranındaki gerilemenin bu yaklaşımın önemli göstergelerinden biri olduğunu ifade etti.</p>

<p>Savunma sanayinin yanı sıra sivil teknolojilerde de önemli projelere imza attıklarını söyleyen Akyol, ASELSAN sinyalizasyon sistemleriyle donatılan Halkalı–İstanbul Havalimanı Metro Hattı'nın yeni etabının hizmete açıldığını, Lifeline Kalp-Akciğer Makinesi'nin ilk kez açık kalp ameliyatında kullanıldığını hatırlattı.</p>

<p>Şirketin insan kaynağını güçlendirmeyi sürdürdüğünü belirten Akyol, yılın ilk yarısında binin üzerinde yeni istihdam sağlandığını, bunların yaklaşık yüzde 15'inin yurt dışından gelen uzmanlardan oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Uluslararası alanda da önemli gelişmeler yaşandığını ifade eden Akyol, NATO Ankara Zirvesi'nin ASELSAN'ın teknolojilerini küresel ölçekte tanıtma açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirtti. Ayrıca şirketin Forbes Global 2000 listesine ilk kez girerek bunu başaran tek savunma sanayii şirketi olduğunu hatırlatan Akyol, yüksek teknoloji, ihracat ve küresel iş birliklerine odaklanarak dünyanın önde gelen savunma teknolojisi şirketlerinden biri olma hedefi doğrultusunda çalışmalarını sürdüreceklerini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Sipariş Hacmi Güçlenmeye Devam Ediyor</strong></p>

<p>ASELSAN, 2026'nın ilk altı ayında toplam 4,9 milyar dolar tutarında yeni sözleşme imzalayarak bu alanda tarihinin en yüksek ilk yarı performansına ulaştı. Özellikle hava savunma, radar, elektronik harp ve kamu güvenliği haberleşme sistemleri yeni siparişlerde öne çıkan alanlar oldu.</p>

<p>Bakiye siparişler ise yüzde 45 artışla 23,2 milyar dolara yükselirken, Alınan İş/Satışlar oranı 2,5 seviyesinde gerçekleşti. Bu tablo, şirket ürünlerine yönelik talebin hem yurt içinde hem de uluslararası pazarlarda güçlü şekilde devam ettiğini ortaya koydu.</p>

<p><strong>İlk Altı Ayda Öne Çıkan Sözleşmeler</strong></p>

<p>2026'nın ilk yarısında ASELSAN; uluslararası müşterilerle haberleşme sistemleri, insansız deniz araçları faydalı yükleri, hava savunma sistemleri, aviyonik çözümler, radar, elektronik harp, elektro-optik sistemler ve İHA/İDA faydalı yüklerine yönelik önemli ihracat sözleşmeleri imzaladı.</p>

<p>Yurt içinde ise Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile güdüm sistemleri, hava savunma sistemlerinin ilave üretimi, kamu güvenliği haberleşme sistemleri, uydu ve uzay sistemleri ile yapay zekâ destekli kent güvenliği yönetim sistemlerinin tedarikini kapsayan stratejik anlaşmalara imza atıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/aselsan-gelecege-yatirim-yaparak-buyumesini-surduruyor</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 11:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/aselsan-1.png" type="image/jpeg" length="17655"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AB’ye e-ticaret ihracatında dijital kolaylık: A.TR belgesi artık otomatik oluşturuluyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/abye-e-ticaret-ihracatinda-dijital-kolaylik-atr-belgesi-artik-otomatik-olusturuluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/abye-e-ticaret-ihracatinda-dijital-kolaylik-atr-belgesi-artik-otomatik-olusturuluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ticaret Bakanlığı tarafından geliştirilen yeni sistem sayesinde, Avrupa Birliği’ne Basitleştirilmiş Gümrük Beyannamesi (BGB) kapsamında ihraç edilen ve değeri 150 avroyu aşmayan ürünler için kolaylaştırılmış A.TR Dolaşım Belgesi artık otomatik olarak oluşturuluyor. Bakanlık denetiminde hayata geçirilen uygulama, e-ihracat süreçlerinde önemli bir dijital dönüşüm adımı olarak öne çıkıyor.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Avrupa Birliği’nde e-ticarette uygulanan <strong>"de minimis"</strong> sisteminin 1 Temmuz 2026 itibarıyla sona ermesi üzerine, Türkiye ile AB arasındaki Gümrük Birliği çerçevesinin korunması ve e-ticaretin kesintisiz sürdürülmesi amacıyla Ticaret Bakanlığı tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında yeni bir sistemsel düzenleme devreye alındı.</p>

<p>Bu doğrultuda, Basitleştirilmiş Gümrük Beyannamesi kapsamında AB ülkelerine gönderilen ve değeri 150 avroyu geçmeyen ürünler için, beyanname verileri esas alınarak kolaylaştırılmış A.TR Dolaşım Belgesi'nin otomatik oluşturulmasını sağlayan altyapı Ticaret Bakanlığı tarafından geliştirildi. Sistem, operatör yetkisi verilen hızlı kargo firmaları ile posta idaresinin kullanımına 3 Temmuz 2026 tarihinde sunuldu.</p>

<p><strong>İlk elektronik A.TR belgesini kullanan e-ihracatçı Merve Özçelik oldu</strong></p>

<p>Avrupa Birliği'nin e-ticaret gönderilerinde uyguladığı 150 avroluk gümrük vergisiz işlem limitini kaldırmasının ardından, Ticaret Bakanlığı tarafından geliştirilen elektronik A.TR Dolaşım Belgesi sistemi sayesinde Türkiye'den AB ülkelerine gerçekleştirilen e-ihracatlarda oluşabilecek ilave maliyetlerin önüne geçildi. Böylece ihracatçıların Avrupa pazarındaki rekabet avantajının korunması hedeflendi.</p>

<p>3 Temmuz 2026 tarihinde kullanıma açılan sistem kapsamında elektronik A.TR Dolaşım Belgesi ile ilk ihracatı gerçekleştiren isim kadın girişimci <strong>Merve Özçelik</strong> oldu. Özçelik ve ailesi, ev ortamında ürettikleri geleneksel el emeği deri ürünlerini uluslararası e-ticaret platformları aracılığıyla başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere birçok ülkeye ulaştırıyor. Kişiye özel deri ürünleri ihraç eden girişimci, Ticaret Bakanlığı'nın geliştirdiği elektronik beyanname ve elektronik A.TR altyapısı sayesinde ürünlerini bürokratik işlemlerle karşılaşmadan hızlı ve güvenli şekilde yurt dışına gönderebiliyor.</p>

<p>Türkiye'nin dijital gümrük altyapısındaki dönüşümün sembollerinden biri olarak değerlendirilen ve saniyeler içinde elektronik ortamda oluşturulan ilk A.TR Dolaşım Belgesi ise bu tarihi adımın anısını yaşatmak amacıyla çerçevelenerek Ticaret Bakanı Ömer Bolat tarafından Merve Özçelik'e takdim edildi.</p>

<p>Takdim töreninde konuşan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, kadın girişimciyi ve ailesini tebrik ederek şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p><i>"Ülkemizin üretim gücünü, girişimcilik ruhunu ve dijital dönüşüm vizyonunu en güzel şekilde temsil eden kadın girişimcimiz Merve Özçelik'i gönülden kutluyorum. Evinden dünyaya uzanan bu başarı hikâyesiyle geleneksel el emeği ürünlerimizi uluslararası e-ticaret platformları üzerinden küresel pazarlara ulaştırması hepimiz için gurur vericidir. Ticaret Bakanlığı olarak geliştirdiğimiz dijital ve geleneksel uygulamalarla ihracatçılarımızın önünü açmayı, özellikle kadın girişimcilerimiz ile KOBİ'lerimizin dünya pazarlarına daha kolay erişmesini sağlamayı kararlılıkla sürdüreceğiz."</i></p>

<p>Kamuoyuna saygıyla duyurulur.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/abye-e-ticaret-ihracatinda-dijital-kolaylik-atr-belgesi-artik-otomatik-olusturuluyor</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 11:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/05/ticaret-1516682.jpg" type="image/jpeg" length="83457"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Accor, 2026'nın ilk yarısında gelirini 2,76 milyar euroya yükseltti]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/accor-2026nin-ilk-yarisinda-gelirini-276-milyar-euroya-yukseltti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/accor-2026nin-ilk-yarisinda-gelirini-276-milyar-euroya-yukseltti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Dünyanın önde gelen konaklama gruplarından Accor, 2026 yılının ilk yarısına ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Küresel ekonomideki zorlu koşullara rağmen büyümesini sürdüren şirketin konsolide gelirleri, 2025'in aynı dönemine göre sabit kur bazında yüzde 3 artışla 2,76 milyar euroya ulaştı.</strong></p>

<p>Yılın ilk altı ayında operasyonel performansını koruyan Accor'un RevPAR'ı (mevcut oda başına gelir) yüzde 2,2 artarken, net otel büyümesi yüzde 3,2 olarak gerçekleşti. Aynı dönemde geliştirme portföyü yüzde 11,4 büyüdü. Tekrarlayan FAVÖK sabit kur bazında yüzde 6,5 artarak 563 milyon euroya yükselirken, tekrarlayan serbest nakit akışı ise yüzde 42 artışla 194 milyon euro oldu.</p>

<p>Şirket, 2026'nın ilk yarısında yaklaşık 14 bin odayı kapsayan 109 yeni oteli hizmete açtı. Böylece son 12 aylık dönemde net otel büyümesi yüzde 3,2 seviyesinde gerçekleşti. Haziran 2026 sonu itibarıyla Accor'un portföyü 5 bin 835 otelde toplam 881 bin 928 odaya ulaşırken, geliştirme portföyü ise 1.595 otelde 268 binden fazla odadan oluştu.</p>

<p>Finansal sonuçları değerlendiren Accor Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Sébastien Bazin, Orta Doğu'da yaşanan gelişmelerin yarattığı olumsuz etkilere rağmen grubun güçlü büyümesini sürdürdüğünü belirtti.</p>

<p>Bazin, elde edilen performansın kilit pazarlardaki güçlü ivmenin, ekiplerin özverili çalışmalarının, markaların gücünün ve uygulanan maliyet disiplininin bir sonucu olduğunu ifade ederek, şirketin kontrol edebildiği alanlara odaklanmayı sürdürdüğünü ve büyüme stratejisini kararlılıkla uygulamaya devam ettiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>2026'nın geri kalanında da büyümeyi sürdürmeyi hedeflediklerini vurgulayan Bazin, Essendi'deki payın devrine ilişkin bağlayıcı anlaşmanın imzalanmasının Accor'un daha sade, öngörülebilir ve varlık hafif iş modeline dönüşümünde önemli bir dönüm noktası olduğunu kaydetti.</p>

<p>Yılın ilk iki ayında otel operasyonlarının güçlü seyrettiğini belirten Bazin, şubat ayı sonunda Orta Doğu'da yaşanan gelişmelerin ikinci çeyrekte makroekonomik ve jeopolitik görünümü önemli ölçüde etkilediğini ifade etti. Özellikle Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki yavaşlamanın Lifestyle segmenti üzerinde daha belirgin hissedildiğini aktaran Bazin, buna rağmen Accor'un coğrafi ve segment bazındaki çeşitlendirilmiş yapısı ile sıkı maliyet yönetimi sayesinde büyümesini koruduğunu dile getirdi.</p>

<p>Şirket, 2026 yılının tamamı için RevPAR büyümesini yüzde 2 ila yüzde 2,5 aralığında gerçekleştirmeyi öngörüyor. Ağ büyümesinin yaklaşık yüzde 3,5 seviyesinde olması beklenirken, döviz kurlarındaki yaklaşık 10 milyon euroluk olumsuz etkinin dikkate alınmasıyla tekrarlayan FAVÖK'ün 1,260 milyar euro ile 1,285 milyar euro arasında gerçekleşmesi hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/accor-2026nin-ilk-yarisinda-gelirini-276-milyar-euroya-yukseltti</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 19:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/accor-ilk-yari-finansal-sonuclarini-acikladi-1785835579.webp" type="image/jpeg" length="39317"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Enza Home’dan yaşam alanlarını dönüştüren yeni koleksiyon: Fit & Flex]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/enza-homedan-yasam-alanlarini-donusturen-yeni-koleksiyon-fit-flex</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/enza-homedan-yasam-alanlarini-donusturen-yeni-koleksiyon-fit-flex" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Yataş Grup’un global mobilya markası Enza Home, şehir yaşamında giderek küçülen yaşam alanları ve değişen kullanıcı ihtiyaçlarına yönelik geliştirdiği yeni Fit &amp; Flex koleksiyonunu tanıttı. Modüler yapısıyla öne çıkan koleksiyon, geleneksel ve tek işlevli mobilya anlayışının ötesine geçerek kullanıcıların yaşam alanlarını ihtiyaçlarına göre yeniden şekillendirmelerine olanak tanıyor. Salon, yemek odası, yatak odası ve antre gibi evin tüm bölümlerinde aynı tasarım anlayışını sürdüren Fit &amp; Flex, bütüncül bir yaşam deneyimi sunuyor.</strong></p>

<p><strong>Değişen yaşam alışkanlıklarına akıllı çözümler</strong></p>

<p>Evlerin artık yalnızca dinlenme alanı olmaktan çıkıp çalışma, sosyalleşme ve günlük yaşamın birçok ihtiyacını aynı anda karşılayan çok amaçlı mekanlara dönüşmesi, mobilya anlayışını da değiştiriyor. Enza Home, bu dönüşüme Fit &amp; Flex koleksiyonuyla yanıt vererek, daralan metrekareleri en verimli şekilde değerlendiren akıllı ve fonksiyonel çözümler sunuyor. Koleksiyon, yaşam alanlarının her santimetresini etkili biçimde kullanmayı mümkün kılarak konforu artırmayı hedefliyor.</p>

<p><strong>Evin her köşesinde bütünlük sağlayan tasarım</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Enza Home tasarım ekibi tarafından geliştirilen Fit &amp; Flex, tek tek ürünlerden oluşan bir seri olmanın ötesinde, evin tamamını kapsayan modüler bir yaşam sistemi olarak tasarlandı. TV üniteleri, kitaplıklar, antre modülleri, yemek odası çözümleri, yatak odası depolama sistemleri ve modüler koltuklar gibi geniş ürün grubu sayesinde farklı yaşam alanlarında aynı estetik çizgiyi sürdürüyor. Böylece parçalı görünümün yerine daha uyumlu ve bütünleşik bir atmosfer oluşturuyor. Seçili modüllerde sunulan beş farklı renk alternatifi ise kullanıcıların dekorasyon tercihlerini özgürce yansıtmalarına imkan tanıyor.</p>

<p><strong>İhtiyaca göre şekillenen modüler sistem</strong></p>

<p><img alt="1785752877 Enza Home Fit Flex Koleksiyon" class="detail-photo img-fluid" height="1488" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/1785752877-enza-home-fit-flex-koleksiyon.jpg" width="2230" /></p>

<p>Fit &amp; Flex’in temel yaklaşımı, kullanıcıların yaşam alanlarına uyum sağlayan esnek çözümler sunmak üzerine kurulu. Standart ölçülerin oluşturduğu sınırlamaları ortadan kaldıran koleksiyonda her modül tek başına kullanılabildiği gibi, farklı modüller bir araya getirilerek mekanın büyüklüğüne ve kullanım ihtiyaçlarına göre yeniden kurgulanabiliyor. Kullanıcılar zaman içinde değişen ihtiyaçlarına göre modül ekleyebiliyor, çıkarabiliyor ya da yaşam alanlarını tamamen farklı bir düzene dönüştürebiliyor.</p>

<p><strong>Geleceğin yaşam alanlarına yeni bakış</strong></p>

<p>Uluslararası yaşam trendlerinden ilham alınarak geliştirilen Fit &amp; Flex, mobilya sektöründe çok amaçlı ve esnek sistemlerin önemini ortaya koyan yeni nesil bir yaklaşımı temsil ediyor.</p>

<p><i>Enza Home Pazarlama Direktörü Evren Şen, koleksiyonun vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:</i></p>

<p>“Enza Home olarak tasarım anlayışımızın merkezine değişen yaşam biçimlerini ve tüketici beklentilerini yerleştiriyoruz. Günümüzde mobilya sektörü yalnızca yeni ürünlere değil, yeni düşünme modellerine de ihtiyaç duyuyor. Evler artık sadece yaşanılan mekanlar değil; aynı zamanda çalışılan, dinlenilen, sosyalleşilen ve sürekli dönüşen alanlar haline geliyor. 2026 yılının stratejik ürün gruplarından biri olarak konumlandırdığımız Fit &amp; Flex ile bu dönüşüme yeni bir bakış açısı getiriyoruz. ‘Hayalleriniz kaç metrekareye sığar?’ mottosuyla geliştirdiğimiz koleksiyon, klasik takım mobilya anlayışının yerine mekanın ölçülerine, yaşam tarzına ve kişisel ihtiyaçlara göre şekillenen modüler bir yaşam sistemi sunuyor. Fit &amp; Flex, sabit mobilya anlayışından kullanıcıyla birlikte gelişen sistemlere geçişimizin önemli bir simgesi. Teknolojiyi kişiselleştirilebilir çözümlerle buluşturarak her metrekarede maksimum konfor ve özgürlük sağlamaya devam edeceğiz.”</p>

<p>Enza Home, Fit &amp; Flex koleksiyonuyla başlattığı dönüşümü gelecekte teknolojiyle entegre edilen ve kullanıcı deneyimini daha da geliştiren yeni yaşam çözümleriyle sürdürmeyi hedefliyor. Şehir yaşamının değişen ihtiyaçlarına tasarım odaklı çözümler sunan Fit &amp; Flex koleksiyonu, Türkiye genelindeki Enza Home mağazalarında ve enzahome.com.tr üzerinden kullanıcılarla buluşuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/enza-homedan-yasam-alanlarini-donusturen-yeni-koleksiyon-fit-flex</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 19:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/1785752876-enza-home-fit-flex-koleksiyon3.jpg" type="image/jpeg" length="22606"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İzocam'dan dijital dönüşüm atağı: Metriks sistemiyle akıllı üretim dönemi başladı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/izocamdan-dijital-donusum-atagi-metriks-sistemiyle-akilli-uretim-donemi-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/izocamdan-dijital-donusum-atagi-metriks-sistemiyle-akilli-uretim-donemi-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Üretim süreçlerindeki dijital dönüşüm çalışmalarını hızlandıran İzocam, Metriks Dijital Veri Yönetim Sistemi'ni Tarsus Tesisi'nde devreye alarak akıllı üretim dönemine geçti. Yapay zekâ destekli sistem; üretim süreçlerinin gerçek zamanlı yönetilmesini sağlarken verimlilik, kalite, enerji yönetimi ve sürdürülebilirlik hedeflerine önemli katkılar sunuyor.</strong></p>

<p>Türkiye yalıtım sektörünün lider kuruluşu İzocam, operasyonel mükemmeliyet, sürdürülebilir üretim ve verimlilik hedefleri doğrultusunda dijital altyapısını güçlendirmeye devam ediyor. Bu kapsamda Tarsus Tesisi'nde hayata geçirilen Metriks Dijital Veri Yönetim Sistemi, üretim sahasındaki tüm kritik verileri tek merkezde toplayarak anlık analiz imkânı sunuyor. Yapay zekâ destekli altyapısıyla dikkat çeken sistem, üretim süreçlerini daha akıllı, daha izlenebilir ve daha verimli bir yapıya dönüştürüyor.</p>

<p>Dijitalleşmeyi yalnızca teknolojik bir yatırım olarak değil, şirketin uzun vadeli büyüme stratejisinin temel unsurlarından biri olarak değerlendirdiklerini belirten İzocam Genel Direktörü Kerem Kürklü, "Dijitalleşmeyi; operasyonel mükemmeliyet, sürdürülebilir üretim ve verimlilik hedeflerimizin en önemli yapı taşlarından biri olarak görüyoruz. Üretimden kalite yönetimine, enerji kullanımından bakım süreçlerine kadar tüm operasyonlarımızı veri odaklı yönetim anlayışıyla sürekli geliştiriyoruz. Devreye aldığımız Metriks sistemi yalnızca mevcut süreçlerimizi dijital ortama taşımıyor, aynı zamanda üretim tesislerimizin geleceğini şekillendirecek akıllı üretim altyapısını da oluşturuyor." ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Üretim verileri tek merkezden yönetiliyor</strong></p>

<p>Metriks Dijital Veri Yönetim Sistemi, üretim sahasında farklı noktalarda oluşan verileri tek bir dijital platformda bir araya getirerek tüm operasyonların gerçek zamanlı izlenmesini mümkün kılıyor. Daha önce operatörler tarafından manuel olarak takip edilen sıcaklık, basınç, hareket, enerji tüketimi ve benzeri üretim verileri, artık üretim hatlarına entegre edilen akıllı sensörler aracılığıyla otomatik olarak toplanıyor ve anlık analiz ediliyor.</p>

<p>Önümüzdeki dönemde sisteme entegre edilmesi planlanan yapay zekâ destekli analiz modülleriyle üretim süreçlerinin daha da akıllı hale getirilmesi hedefleniyor. Böylece olası üretim sapmalarının sorun büyümeden tespit edilmesi, operatörlerin anlık olarak uyarılması ve müdahale süreçlerinin hızlandırılması amaçlanıyor. Bu sayede üretim sürekliliği ile operasyonel güvenilirliğin daha da güçlendirilmesi öngörülüyor.</p>

<p><strong>Enerji verimliliği ve sürdürülebilirliğe katkı</strong></p>

<p>Metriks sistemi yalnızca üretim süreçlerinin etkin yönetimine değil, enerji verimliliğinin artırılmasına ve sürdürülebilirlik hedeflerinin desteklenmesine de katkı sağlıyor. Platform bünyesinde yer alan Enerji Yönetim Sistemi (EMS) modülü sayesinde tesislerdeki enerji tüketimi anlık olarak izlenirken, enerji kayıplarının kaynağı ve boyutu detaylı şekilde analiz edilebiliyor. Enerji kullanımının optimize edilmesiyle birlikte karbon emisyonlarının azaltılmasına yönelik çalışmalara da önemli destek sunuluyor.</p>

<p>Dijitalleşmenin sürdürülebilirlik hedeflerini de ileriye taşıdığını vurgulayan Kerem Kürklü, "İzocam olarak dijital dönüşümü yalnızca üretim verimliliğini artıran bir teknoloji yatırımı olarak değil, sürdürülebilir büyümeyi destekleyen stratejik bir dönüşüm alanı olarak görüyoruz. Veriye dayalı yönetim anlayışımız sayesinde hem kaynaklarımızı daha verimli kullanıyor hem de enerji tüketimimizi ve çevresel etkimizi daha etkin şekilde yönetiyoruz. Bu yaklaşım, 2050 net sıfır karbon hedefimiz doğrultusunda yürüttüğümüz çalışmalara da önemli katkı sağlıyor." dedi.</p>

<p><strong>Kalite yönetiminde yeni dönem</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sistemin sahip olduğu ileri analitik ve makine öğrenmesi altyapısı, yalnızca mevcut üretim verilerini izlemekle kalmıyor; geleceğe yönelik tahminleme modelleri de oluşturuyor. Böylece ham madde bileşimlerinin ürün kalitesine etkisi önceden öngörülebiliyor, ekipman performansı analiz edilerek bakım süreçleri daha etkin planlanabiliyor. Bu sayede hem üretim verimliliği artırılıyor hem de olası duruşlar ile yüksek bakım maliyetlerinin önüne geçiliyor.</p>

<p>İzocam, Metriks platformunu önümüzdeki dönemde kalite yönetimini daha da güçlendirecek yeni modüllerle geliştirmeyi planlıyor. Bu kapsamda devreye alınacak Canlı İstatistiksel Süreç Kontrolü (SPC) altyapısı sayesinde üretim hattından gelen veriler anlık olarak analiz edilecek, süreçlerde oluşabilecek sapmalar erken aşamada tespit edilerek hurda ve fire oranlarının azaltılması hedeflenecek. Ayrıca QR kod entegrasyonu ile ürünlerin üretim hattı boyunca izlenebilirliğinin artırılması ve kalite süreçlerinin daha şeffaf, daha kontrol edilebilir hale getirilmesi amaçlanıyor.</p>

<p>Dijital dönüşüm yatırımlarının önümüzdeki dönemde de artarak süreceğini belirten Kerem Kürklü, "Veri odaklı yönetim anlayışımızı güçlendirecek yatırımlarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Dijital teknolojilerden, yapay zekâ destekli analizlerden ve akıllı üretim sistemlerinden en yüksek verimi alarak üretim süreçlerimizi daha rekabetçi, daha sürdürülebilir ve daha esnek bir yapıya dönüştürmeyi hedefliyoruz. İzocam olarak geleceğin üretim anlayışını bugünden hayata geçirirken sektörümüzde dijital dönüşüme öncülük etmeye devam edeceğiz." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/izocamdan-dijital-donusum-atagi-metriks-sistemiyle-akilli-uretim-donemi-basladi</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 19:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/2-083156800.jpg" type="image/jpeg" length="77066"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ATO Yüksek İstişare Kurulu, Ankara Ekonomisinin Geleceğini Masaya Yatırdı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ato-yuksek-istisare-kurulu-ankara-ekonomisinin-gelecegini-masaya-yatirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ato-yuksek-istisare-kurulu-ankara-ekonomisinin-gelecegini-masaya-yatirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ankara Ticaret Odası (ATO) Yüksek İstişare Kurulu, ATO Yönetim Kurulu Başkanı ve aynı zamanda Kurul Başkanı Gürsel Baran başkanlığında, ATO Meclis Başkanı Mustafa Deryal’in ev sahipliğinde toplandı. Toplantıda Ankara ekonomisinin geleceğine ilişkin değerlendirmeler yapılırken, iş dünyasının öncelikli gündem maddeleri ve çözüm önerileri ele alındı.</strong></p>

<p>Kurulda, Ankara-İstanbul Süper Hızlı Tren Hattı’nın Ankara-Ayaş-Beypazarı-Nallıhan güzergâhından geçirilmesine yönelik yürütülen ortak girişimlerin olumlu sonuç vermesi, Başkent’in ortak akılla hareket ettiğinde önemli kazanımlar elde edebildiğinin somut göstergesi olarak değerlendirildi.</p>

<p>Toplantının açılışında konuşan Gürsel Baran, Ankara’nın birlik içinde hareket ettiğinde hedeflerine ulaşabildiğini belirterek, “Ankaramız bir araya geldiğinde sonuç alıyor. Başkentimiz çok daha büyük başarıları hak ediyor.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>ATO Duatepe Hizmet Binası’nda gerçekleştirilen toplantıya ATO Yüksek İstişare Kurulu üyeleri ile Yönetim Kurulu üyeleri katıldı. Toplantıda Ankara ekonomisinin gelişimi, yatırım ortamı, ticaret, ulaşım ve sanayi başta olmak üzere birçok konu değerlendirildi.</p>

<p><strong>Ankara’ya Serbest Bölge Vurgusu</strong></p>

<p><img alt="Ato Ş" class="detail-photo img-fluid" height="915" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/ato-s.png" width="1383" /></p>

<p>Konuşmasında Ankara’nın ekonomik potansiyelini daha da güçlendirecek projeler üzerinde çalıştıklarını ifade eden Baran, Başkent’te serbest bölge kurulmasının uzun süredir gündemlerinde olduğunu söyledi.</p>

<p>Ankara’nın yaklaşık 40 milyar dolarlık dış ticaret hacmine sahip olduğunu hatırlatan Baran, coğrafi konumu, güçlü lojistik altyapısı, sanayi yapısı ve nitelikli insan kaynağıyla serbest bölge için en uygun şehirlerden biri olduğunu belirtti. Baran, “Ankara’da kurulacak bir serbest bölgenin yalnızca Başkent için değil, tüm Anadolu açısından stratejik katkılar sağlayacağına inanıyoruz. Böyle bir yatırım şehrimizin marka değerini yükseltirken ekonomide de önemli bir çarpan etkisi oluşturacaktır.” dedi.</p>

<p><strong>Outlet Köyü Önerisi</strong></p>

<p>Başkent’in ticaret ve turizm potansiyelini artıracak yeni projeler üzerinde de çalıştıklarını dile getiren Baran, Avrupa’da başarıyla uygulanan outlet köyü modelinin Ankara’da da hayata geçirilmesini önerdi.</p>

<p>Çevre illerle birlikte milyonlarca kişiye hitap eden Ankara’nın önemli bir çekim merkezi olduğunu belirten Baran, uluslararası standartlarda kurulacak büyük ölçekli bir outlet köyünün turizm ve hizmet sektörüne önemli katkılar sağlayacağını ifade etti.</p>

<p><strong>"Şehirler de Rekabet Ediyor"</strong></p>

<p>Dünya ekonomisinin zorlu bir süreçten geçtiğini söyleyen Baran, artık yalnızca ülkelerin değil şehirlerin de yatırım çekme konusunda rekabet ettiğini belirtti.</p>

<p>Yatırımcıların şehirlerin ulaşım altyapısı, insan kaynağı ve üretim kapasitesini dikkate aldığını ifade eden Baran, Ankara’nın önemli mesafeler katettiğini ancak daha yapılacak çok iş bulunduğunu söyledi.</p>

<p>Temmuz ayında gerçekleştirilen NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nin Ankara’nın uluslararası tanıtımı açısından önemli bir fırsat sunduğunu belirten Baran, Başkent’in 2026 Türk Dünyası Turizm Başkenti ilan edilmesinin de yatırım ve ticaret potansiyeline katkı sağlayacağını ifade etti.</p>

<p>ATO olarak üretimi, ticareti ve ihracatı geliştirmeye yönelik çalışmalarını sürdüreceklerini vurgulayan Baran, ortak akıl ve istişare kültüründen vazgeçmeden hareket etmeye devam edeceklerini söyledi.</p>

<p><strong>Direkt Uçuşlar Artırılmalı</strong></p>

<p>Ankara’nın uluslararası tanıtımında önemli ilerlemeler kaydedildiğini belirten Baran, Gordion ile Arslanhane Camii’nin UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınmasının tarihi bir gelişme olduğunu ifade etti.</p>

<p>Esenboğa Havalimanı’ndan yurt dışına doğrudan uçuşların artırılması için çalışmalar yürüttüklerini belirten Baran, doğrudan ulaşılabilen destinasyon sayısının 40’a yaklaştığını ancak bunun yeterli olmadığını söyledi. Yeni uluslararası uçuşların açılması yönündeki girişimlerin süreceğini dile getiren Baran, Kızılay-Esenboğa Metro Projesi’nin başlamasından duydukları memnuniyeti de paylaştı.</p>

<p><strong>İleri Teknoloji İhracatı Dikkat Çekiyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ankara ekonomisinin küresel jeopolitik gelişmelere rağmen büyümeye devam ettiğini ifade eden Baran, kentin ihracatının 18,5 milyar dolara, ithalatının ise 20,8 milyar dolara ulaştığını söyledi.</p>

<p>Başkent’te gerçekleştirilen her 100 dolarlık ihracatın yaklaşık 20 dolarının ileri teknoloji ürünlerinden oluştuğunu belirten Baran, Türkiye ortalamasının yüzde 3 seviyesinde olduğunu hatırlatarak Ankara’nın bu alandaki güçlü konumuna dikkat çekti.</p>

<p>Konuşmasının sonunda ATO’nun dış ticaret, dijitalleşme, coğrafi işaretli ürünler, markalaşma ve milli katılımlı fuar organizasyonlarına yönelik çalışmaları hakkında da bilgi verdi.</p>

<p><i><strong>Mustafa Deryal: "Bugün Dinlemeyi Tercih Ediyoruz"</strong></i></p>

<p>ATO Meclis Başkanı Mustafa Deryal ise dünyada yaşanan savaşlar ve ekonomik gelişmelerin Türkiye’ye de yansıdığını belirterek üretim maliyetlerindeki artışların sanayi üzerinde baskı oluşturduğunu ifade etti.</p>

<p>Yüksek İstişare Kurulu’nun temel amacının karşılıklı fikir alışverişi olduğunu söyleyen Deryal, kurul üyelerinin deneyim ve önerilerinin ATO’nun vizyonuna önemli katkılar sağlayacağını belirtti. "Bugün söylemekten çok sizleri dinlemek istiyoruz." dedi.</p>

<p><strong>Orhan Aydın’dan "Hedef Şehir" Önerisi</strong></p>

<p>OSTİM Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Aydın ise Ankara’nın en önemli eksikliklerinden birinin modern bir fuar alanı olduğunu belirterek bu yatırımın bir an önce tamamlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Başkent’in üniversiteleri, teknoparkları ve nitelikli insan kaynağıyla Türkiye’nin en güçlü şehirlerinden biri olduğunu ifade eden Aydın, yerli ve yabancı öğrencilerin Ankara ekonomisine önemli katkılar sunduğunu belirtti.</p>

<p>Farklı ülkelerdeki ticaret ve sanayi odalarıyla kardeş oda ilişkilerinin geliştirilmesini öneren Aydın, her yıl belirli bir hedef ülke veya hedef şehir seçilerek Ankara’nın sanayi ve ticaret potansiyelinin birlikte tanıtılabileceğini söyledi.</p>

<p><strong>Nevzat Ceylan: Ortak Hareket Sonuç Getirdi</strong></p>

<p>Başkent Ankara Meclisi Başkanı Nevzat Ceylan da Ankara’da aidiyet duygusunun güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, kentin en önemli eksikliklerinden birinin sahiplenme bilincinin yetersizliği olduğunu söyledi.</p>

<p>Ankara’daki kurumların birlikte hareket etmesinin önemine dikkat çeken Ceylan, 2021 yılında gerçekleştirilen "Ankara’nın Geleceği İçin Ortak Akıl Buluşmaları" kapsamında gündeme getirilen Ankara-İstanbul Süper Hızlı Tren Hattı güzergâhı konusunda yürütülen çalışmaların olumlu sonuç verdiğini ifade etti.</p>

<p>Ceylan ayrıca Ankara’nın metro yatırımlarının hızlandırılması, büyük ölçekli bir müzenin kazandırılması, Ahilik Müzesi kurulması, Bilişim Vadisi oluşturulması, EXPO organizasyonu düzenlenmesi ve spor altyapısının güçlendirilmesi yönünde önerilerde bulundu.</p>

<p><strong>Toplantıda Öne Çıkan Başlıklar</strong></p>

<p>Yüksek İstişare Kurulu üyeleri toplantıda;</p>

<ul>
 <li><i>finansmana erişimin kolaylaştırılması,</i></li>
 <li><i>Nefes Kredisi benzeri desteklerin artırılması,</i></li>
 <li><i>yüksek teknoloji odaklı serbest bölge kurulması,</i></li>
 <li><i>demir yolu ve hava kargo altyapısının güçlendirilmesi,</i></li>
 <li><i>ihracatçıların maliyet sorunlarının çözülmesi,</i></li>
 <li><i>doğrudan uçuşların artırılması,</i></li>
 <li><i>Esenboğa Metro Hattı'nın tamamlanması,</i></li>
 <li><i>Ankara’nın sanayi ve teknoloji kapasitesinin daha etkin tanıtılması,</i></li>
 <li><i>ticaret ve kültür rotalarının oluşturulması,</i></li>
 <li><i>üniversitelerle ortak kent laboratuvarı kurulması,</i></li>
 <li><i>"İkinci Yüzyılda Ankara Vizyon Belgesi" hazırlanması,</i></li>
 <li><i>spor kulüplerinin desteklenmesi ve trafik denetimlerinin artırılması gibi başlıklarda görüş ve önerilerini paylaştı.</i></li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ato-yuksek-istisare-kurulu-ankara-ekonomisinin-gelecegini-masaya-yatirdi</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 18:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/ato-3.png" type="image/jpeg" length="20536"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Nergis Aslan: "Türkiye'nin fuarcılıkta çok büyük bir potansiyeli var"]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/nergiz-aslan-turkiyenin-fuarcilikta-cok-buyuk-bir-potansiyeli-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/nergiz-aslan-turkiyenin-fuarcilikta-cok-buyuk-bir-potansiyeli-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye fuarcılık sektörünün deneyimli isimlerinden Tureks Uluslararası Fuarcılık Kurucu Ortağı Nergis Aslan, Fuar Dergisi'ne konuk oldu. Meslek hayatından ATRAX'ın gelişimine, Türkiye'de fuarcılığın geleceğinden gençlere tavsiyelerine kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulunan Aslan, fuarcılığı yalnızca ticari bir faaliyet değil, ülke ekonomisine katkı sağlayan stratejik bir alan olarak gördüğünü söyledi.</strong></p>

<p><i><strong>“Fuarcılık beni İstanbul'a getirdi”</strong></i></p>

<p>Kendisini tanıtarak sözlerine başlayan Nergis Aslan, Hacettepe Üniversitesi Sosyoloji Bölümü mezunu olduğunu belirterek meslek hayatına Ankara'da fuarcılık sektöründe başladığını anlattı.</p>

<p>Aslan, “Hacettepe Üniversitesi Sosyoloji Bölümü mezunuyum. Üniversite hayatımdan sonra Ankara'da fuarcılığa başladım. Daha sonra fuarcılık beni İstanbul'a getirdi. Sonrasında da 2003 yılında İstanbul'da Tureks Uluslararası Fuarcılık'ı kurduk ve 23 yıldır faaliyet gösteriyoruz.” dedi.</p>

<p><i><strong>“Hayat beni doğru yola getirdi”</strong></i></p>

<p>Fuarcılıkla tanışmasının tesadüf olduğunu ifade eden Aslan, bu mesleği ilk günden itibaren benimsediğini söyledi.<strong> “Aslında enteresan bir hikâye. Sosyoloji bölümünden mezun olan o dönem bütün arkadaşlarım öğretmen oldu. Ben nedense öğretmen olmak istemedim. Sonra fuarcılıkla ilgili bir iş teklifi geldi. Çok sevdim. Bana çok dinamik bir iş gibi geldi ve artık ‘Mesleğim bu.’ dedim. Hayat beni buraya, doğru yola getirdi. Yıllardır da bu mesleği severek yapıyorum.”</strong> ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>İlk fuarı Florist Fuarı oldu</strong></p>

<p>Meslek hayatındaki ilk fuar deneyimini de paylaşan Aslan, Ankara'da düzenledikleri Florist Fuarı'nın kendileri açısından önemli bir başlangıç olduğunu söyledi. “Ankara'daki ilk fuarım Çiçekçilik Fuarı, yani Florist Fuarı'ydı. Çok keyifli bir konuydu. İlk yılımızda da çok başarılı olmuştuk. AMFA Altınpark İşletmeleri ile birlikte yapmıştık. Çok güzel sonuçlar aldık ve o fuarı yıllarca düzenledik.” dedi.</p>

<p><strong>Suriye'den ATRAX'a uzanan yolculuk</strong></p>

<p>AMFA'dan sonra İstanbul'a yerleştiğini anlatan Aslan, daha sonra Marmara Fuarcılık'ın kuruluş sürecinde yer aldıklarını, ardından yollarını ayırarak kendi şirketlerini kurduklarını belirtti. Bir dönem Suriye pazarında yoğun faaliyet gösterdiklerini söyleyen Aslan, “2004'ten 2011'e kadar, iç savaş çıkana kadar Suriye'deydik ve orada çok güzel işler yaptık. İç savaş başladığında hâlâ oradaydık. Hatta son fuarımızı da o dönemde gerçekleştirdik. Olaylara bir nebze de olsa şahit olduk, ardından Türkiye'ye döndük.” diye konuştu.</p>

<p>Türkiye'ye döndükten sonra tüm enerjilerini ATRAX'a yönlendirdiklerini belirten Aslan, fuar sayısını artırmak yerine mevcut organizasyonu büyütmeyi tercih ettiklerini ifade etti.</p>

<p>“Döndükten sonra artık İstanbul'da kendi alanımızı oluşturalım dedik ve <strong>ATRAX'ı </strong>hayata geçirdik. Fuar sayımızı artırmak yerine ATRAX'ı büyütmeyi tercih ettik. Yatay büyümeyi hedefledik.” dedi.</p>

<p><strong>“Pandemi sonrasında sektörümüz büyüdü”</strong></p>

<p>Pandeminin ardından eğlence ve rekreasyon sektörünün küçüleceği yönündeki beklentilerin aksine önemli bir büyüme yaşandığını belirten Aslan, ATRAX'ın da her yıl yeni salonlar ekleyerek büyüdüğünü söyledi.</p>

<p>“Pandemi sonrasında herkes eğlence ve rekreasyon sektörünün biteceğini, insanların artık bir araya gelmeyeceğini düşünüyordu. Ancak tam tersi oldu. Bizim sektörümüz pandemi sonrasında önemli bir büyüme gösterdi.” İstanbul Fuar Merkezi'nde iki salonla başladıkları organizasyonun bugün altı salona ulaştığını belirten Aslan, “Bugün ise altı salonda düzenlenen bir fuar hâline geldik. Yani sürekli yükseliş içerisindeyiz. Bu yükselişin devam etmesi için de elimizden geldiğince detaylara iniyor, kapsamlı çalışmalar yürütüyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><i><strong>“Tureks'i kardeşimle birlikte kurduk”</strong></i></p>

<p>Tureks'in kuruluş hikâyesini de paylaşan Aslan, şirketi kardeşi ve ortağı Zafer Aslan ile birlikte kurduklarını belirtti.<strong> “Kardeşim ve ortağım Zafer Bey ile birlikte Tureks'i kurduk. </strong>İsmi de ‘Türk İş Exhibition’ ifadesinden geliyor.” İlk yıllarda Kayseri'de organizasyonlar düzenlediklerini söyleyen Aslan, zaman içerisinde uluslararası organizasyonlara yöneldiklerini ve tüm deneyimlerini ATRAX çatısı altında birleştirdiklerini ifade etti.</p>

<p><i><strong>“ATRAX, Türkiye'de eğlence sektörünün oluşmasına katkı sağladı”</strong></i></p>

<p>ATRAX'ın ortaya çıkış sürecini anlatan Aslan, Türkiye'de böyle bir sektörün henüz oluşmadığı dönemde yola çıktıklarını söyledi. “Biz eğlence sektörüne ATRAX ile ilk adım attığımızda nereden başlayacağımızı bile bilmiyorduk. Çünkü Türkiye'de böyle bir sektör henüz oluşmamıştı.” Dubai'deki benzer fuarları inceleyerek uluslararası firmalarla temas kurduklarını anlatan Aslan, bu sürecin ATRAX'ın gelişiminde belirleyici olduğunu ifade etti. “Burada mütevazı olamayacağım. ATRAX'ın, eğlence sektörünün Türkiye'de oluşmasına ve uluslararası alanda tanınmasına önemli katkılar sağladığını düşünüyorum.”</p>

<p><strong>Yeni konsept: ARENA</strong></p>

<p>ATRAX'ın yeni dönemde <strong>ARENA </strong>adıyla yeni bir bölüm hayata geçireceğini açıklayan Aslan, bu konseptle etkinlik sektörünü de fuarın kapsamına dahil edeceklerini söyledi<strong>. “Yeni bölümümüzün adı Arena. Arena, insanların bir araya geldiği alanları ifade ediyor. Aslında biz burada etkinlik sektörünü de fuarın içerisine dahil ediyoruz.”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Arena'nın festivaller, konserler, şehir etkinlikleri ve meydan organizasyonlarının altyapısını sağlayan firmaları bir araya getireceğini belirten Aslan, “Yeni bölümümüz ilk kez Ocak 2027'de düzenlenecek fuarda ziyaretçilerle buluşacak.” dedi.</p>

<p><i><strong>“ATRAX artık bir ekosistem”</strong></i></p>

<p>ATRAX'ın artık yalnızca bir fuar olmadığını vurgulayan Aslan, organizasyonu <strong>"Yaşayan Şehirler Fuarı" </strong>olarak tanımladıklarını ifade etti. “Artık ATRAX'ı yalnızca bir fuar olarak değil, bir ekosistem olarak tanımlıyoruz. Fuarın ötesinde bir sistem oluşturduk.”</p>

<p>Park ve oyun ekipmanlarından akıllı şehir çözümlerine, kent mobilyalarından kiosk sistemlerine kadar çok geniş bir ürün grubunun yer aldığını belirten Aslan, “Bu nedenle ATRAX için artık rahatlıkla ‘Yaşayan Şehirler Fuarı’ diyebiliriz.” dedi.</p>

<p><i><strong>“Türkiye'nin önemli avantajları var”</strong></i></p>

<p>Türkiye'nin fuarcılıkta güçlü bir coğrafi avantaja sahip olduğunu ifade eden Aslan, hizmet kalitesi ve ziyaretçi deneyimi konusunda ise gelişime ihtiyaç bulunduğunu söyledi.</p>

<p><i><strong>“Coğrafi olarak çok önemli bir konumda olduğumuzu düşünüyorum. Ancak organizasyon anlamında geliştirmemiz gereken yönlerimiz de var.” </strong></i>Her yıl ziyaretçiyi heyecanlandıracak yenilikler sunulması gerektiğini belirten Aslan, organizatörlerin ziyaretçi memnuniyetine daha fazla önem vermesi gerektiğini dile getirdi.</p>

<p><strong>“Firmalar zorlanınca biz de zorlanıyoruz”</strong></p>

<p>Sektörün en büyük sorunlarından birinin ekonomik koşullar olduğunu söyleyen Aslan, üretimin devam etmesine rağmen kârlılığın ciddi biçimde düştüğünü ifade etti. “Firmalarımız zorlandığında biz de zorlanıyoruz. İş var ama eski kârlılık yok. Maliyetler çok yükseldi. İşçilik maliyetleri arttı, kiralar arttı. Dolayısıyla firmaların yaşadığı bu ekonomik baskı, doğal olarak bize de yansıyor.” dedi.</p>

<p><strong><i>Gençlere tavsiye: “Önce işin mutfağında yer alın”</i></strong></p>

<p>Fuarcılığı tercih edecek gençlere de tavsiyelerde bulunan Aslan, sektörün dinamik yapısına dikkat çekti. “Bence fuarcılık çok dinamik ve çok güzel bir sektör. Enerjik insanlar için gerçekten büyük fırsatlar sunuyor.”</p>

<p>Gençlerin önce sektörde deneyim kazanmaları gerektiğini belirten Aslan, “Bu iş dışarıdan göründüğü kadar kolay değil. Önce işin mutfağında yer alsınlar. Bir firmada çalışarak altyapı kazansınlar.” diye konuştu.</p>

<p>Sektörde duyduğu en ilginç anılardan birini de paylaşan Aslan, geçmişte modern fuar merkezleri bulunmadığı dönemde Konya'da düzenlenen bir fuarın pazar kurulması nedeniyle erken sona erdiğini anlattı. “Bugün ise Konya'nın çok büyük ve modern bir fuar merkezi var. Uluslararası nitelikte fuarlar düzenleniyor. O günlerden bugünlere gelmiş olmak gerçekten çok önemli.”</p>

<p><strong>“Fuarcılık benim hayatım oldu”</strong></p>

<p>Fuar denildiğinde aklına ilk gelen şeyin gençlik yılları olduğunu söyleyen Aslan, “Gerçekten gençlik yıllarım geliyor aklıma. Bu sektörün gelişiminin büyük bölümüne tanıklık ettiğim için benim için çok özel bir anlam taşıyor. Artık fuarcılık benim hayatım oldu.” dedi.</p>

<p><strong>“Fuarcılık bizim için millî bir mesele”</strong></p>

<p><i>Programın sonunda <strong>Fuar Dergisi'</strong>ne teşekkür eden Aslan, fuarcılık sektörünün Türkiye'nin ticaretine ve ihracatına doğrudan katkı sunduğunu vurguladı. <strong>“Öncelikle Fuar Dergisi'ne teşekkür ediyorum. Gerçekten çok güzel bir iş yapıyorsunuz. Bizi çok güzel yansıtıyorsunuz. Bunun için teşekkür ediyorum.”</strong></i></p>

<p><i>Aslan sözlerini, “Fuarcılık bizim için millî bir mesele. Bu sektörün gelişmesi, ülkemizin ticaretine ve ihracatına doğrudan katkı sağlıyor. Bu nedenle yaptığınız yayınları çok kıymetli buluyorum.” ifadeleriyle tamamladı.</i></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ, Özel Röportajlar</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/nergiz-aslan-turkiyenin-fuarcilikta-cok-buyuk-bir-potansiyeli-var</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 18:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-04-at-173933.jpeg" type="image/jpeg" length="31262"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“İş arayan değil, aranan profesyoneller yetiştiriyoruz”]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/is-arayan-degil-aranan-profesyoneller-yetistiriyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/is-arayan-degil-aranan-profesyoneller-yetistiriyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Üniversite tercih döneminde gençlerin beklentileri hızla değişiyor. Adaylar artık yalnızca diploma sunan değil; yapay zekâ yetkinlikleri kazandıran, uygulamalı eğitim imkânı sağlayan ve mezuniyet sonrasında istihdamı destekleyen üniversiteleri tercih ediyor. Haliç Üniversitesi de geliştirdiği yeni eğitim modeliyle bu dönüşüme yanıt veriyor.</strong></p>

<p>Eğitim sistemini yapay zekâ çağının ihtiyaçlarına göre yeniden şekillendiren Haliç Üniversitesi, "Paranın Dili", "Yapay Zekânın Dili" ve "İletişimin Dili" olmak üzere üç temel yetkinlik üzerine kurulu bir model benimsiyor. Bu yaklaşımla öğrenciler, üniversite yıllarından itibaren sektörle iç içe bir eğitim deneyimi kazanıyor.</p>

<p>Haliç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Enes Eryarsoy, başarının artık yalnızca teknik bilgiyle sınırlı olmadığını belirterek, "Geleceğin dünyasında fark yaratacak kişiler; paranın dilini anlayan, yapay zekâyı etkin kullanan ve güçlü iletişim becerilerine sahip olanlar olacak" dedi.</p>

<p>Haliç Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Kemal Bilal Aydın ise üniversitenin temel hedefini, "Mezun olduğunda iş arayan değil, iş dünyasının aradığı niteliklere sahip bireyler yetiştirmek istiyoruz" sözleriyle ifade etti.</p>

<p><strong>Eğitimde "üç dil" yaklaşımı</strong></p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 04 At 17.12.45 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="966" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-04-at-171245-2.jpeg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Enes Eryarsoy'un öncülüğünde geliştirilen yeni eğitim modeli, öğrencilerin yalnızca mesleki bilgi edinmesini değil; teknolojiyi etkin kullanan, değişime uyum sağlayabilen ve güçlü iletişim becerilerine sahip bireyler olarak yetişmesini amaçlıyor. Model; "Paranın Dili", "Yapay Zekânın Dili" ve "İletişimin Dili" başlıklarından oluşan üç temel yetkinlik üzerine inşa edildi.</p>

<p>Yeni modele ilişkin değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Eryarsoy, şunları söyledi:</p>

<p>"Bugünün üniversiteleri yalnızca bilgi aktaran kurumlar olmaktan çıkıp öğrencilerini geleceğe hazırlayan yapılar haline gelmek zorunda. Bu anlayışla eğitim modelimizi üç temel yetkinlik üzerine kurduk. Mezunlarımızın alanlarında uzman olmasının yanı sıra finansal okuryazarlığa sahip, yapay zekâyı etkin kullanan ve güçlü iletişim becerileri geliştirmiş bireyler olmalarını hedefliyoruz. Çünkü gelecekte başarı, teknik bilginin yanında bu üç dili konuşabilen insanların olacak."</p>

<p><strong>Yapay zekâ eğitimin odağında</strong></p>

<p>Haliç Üniversitesi, ders içeriklerinden uygulamalı eğitim süreçlerine kadar pek çok alanda yapay zekâ destekli bir eğitim yaklaşımı benimsiyor. Türkiye'nin ilk yapay zekâ temalı ihtisas TEKMER'i olan Haliç AI TEKMER aracılığıyla öğrencilerin teknoloji ve girişimcilik odaklı projeler geliştirmeleri de teşvik ediliyor.</p>

<p><strong>Sektörle güçlü iş birlikleri</strong></p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 04 At 17.12.45 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-04-at-171245-3.jpeg" width="1599" /></p>

<p>Üniversite; sağlık, mühendislik, spor, sanat, tasarım, iletişim ve sosyal bilimler başta olmak üzere birçok alanda kurduğu sektör iş birlikleri sayesinde öğrencilerine eğitim sürecinde gerçek projelerde görev alma, staj yapma ve iş dünyasını yakından tanıma fırsatı sunuyor.</p>

<p>Üniversite-sanayi iş birliklerinin önemine dikkat çeken Mütevelli Heyeti Başkanı Kemal Bilal Aydın, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>"İş dünyasının bugün ihtiyaç duyduğu insan kaynağı yalnızca teorik bilgiyle donatılmış bireylerden oluşmuyor. Bu nedenle öğrencilerimizi daha üniversite yıllarında sektörle buluşturuyor, güçlü iş birlikleri sayesinde gerçek iş deneyimi kazanmalarını sağlıyoruz. Hedefimiz, mezun olduklarında iş arayan değil; işverenlerin öncelikle tercih ettiği nitelikli profesyoneller yetiştirmek. Kurduğumuz iş birlikleri, öğrencilerimizin kariyer yolculuğuna önemli katkılar sunuyor ve onları geleceğe hazırlıyor."</p>

<p><strong>35 bini aşkın mezun, uluslararası eğitim ortamı</strong></p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 04 At 17.12.45" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-04-at-171245.jpeg" width="1280" /></p>

<p>1998 yılında kurulan Haliç Üniversitesi, bugün 35 bini aşkın mezunu, 8 fakültesi, meslek yüksekokulu, konservatuvarı ve lisansüstü eğitim enstitüsüyle eğitim faaliyetlerini sürdürüyor. 96 ülkeden öğrenciye ev sahipliği yapan üniversite, yüzde 100'e varan burs olanakları ve İstanbul'daki 5. Levent Kampüsü'nde sunduğu uygulamalı eğitim altyapısıyla öne çıkıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/is-arayan-degil-aranan-profesyoneller-yetistiriyoruz</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 17:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-04-at-171245-1.jpeg" type="image/jpeg" length="37154"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
