<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Fuar Dergisi</title>
    <link>https://www.fuardergisi.com.tr</link>
    <description>Fuar Dergisi, ulusal ve uluslararası fuarlar, sektörel yenilikler ve ekonomi dünyasındaki en önemli gelişmeleri takip eden profesyoneller için kapsamlı analizler, röportajlar ve özel haberler sunar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>"Türkiye'nin ilk ve tek ulusal Fuar, Kongre ve Festival dergisi</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 10 Jul 2026 15:45:49 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Toyota Hidrojen Yakıt Hücresi Teknolojisini Dakar Rallisi’yle İleriye Taşıyacak]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/toyota-hidrojen-yakit-hucresi-teknolojisini-dakar-rallisiyle-ileriye-tasiyacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/toyota-hidrojen-yakit-hucresi-teknolojisini-dakar-rallisiyle-ileriye-tasiyacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Toyota’nın yarış departmanı GAZOO Racing, hidrojen teknolojilerinin geliştirilmesine yönelik çalışmalarında önemli bir adım atarak 2027 Dakar Rallisi'nde hidrojen yakıt hücreli DKR GR FC Hilux prototipiyle yarışacağını açıkladı.</strong></p>

<p>Dünyanın en zorlu motorsporları organizasyonlarından biri olarak kabul edilen Dakar Rallisi'nde yer alacak hidrojen yakıtlı araç, deneysel araçlara ve alternatif enerjili yeni teknolojilere ayrılan “Dakar Future Mission 1000” kategorisinde yarışacak.</p>

<p>Toyota'nın Dakar'da başarılarını kanıtlayan DKR GR Hilux modeli temel alınarak geliştirilen DKR GR FC Hilux, benzinli motor yerine Toyota'nın hidrojen yakıt hücresi sistemiyle donatıldı. Sürüş sırasında yalnızca su buharı salımı gerçekleştiren araç, karbon nötr mobilite teknolojilerinin sınırlarını zorlu yarış koşullarında test edecek.</p>

<p><strong>Dakar, hidrojen teknolojisinin gelişimi için laboratuvar olacak</strong></p>

<p>Yüksek sıcaklıklar, kum tepeleri, kayalık etaplar ve uzun mesafeleriyle bilinen Dakar Rallisi, Toyota için hidrojen yakıt hücresi teknolojisinin dayanıklılığını geliştireceği gerçek bir test ortamı sunacak. Proje kapsamında yakıt hücresi sisteminin daha kompakt hale getirilmesi, soğutma performansının artırılması, dayanıklılığın geliştirilmesi ve enerji yönetiminin optimize edilmesine odaklanılacak.</p>

<p>Dakar'da elde edilecek verilerin sadece yarış araçlarına değil, binek otomobiller, kamyonlar, otobüsler, trenler, denizcilik uygulamaları ve sabit enerji sistemleri gibi farklı alanlarda kullanılacak hidrojen teknolojilerinin gelişimine de katkı sağlaması hedefleniyor.</p>

<p><strong>Hidrojen yakıtlı Dakar aracının test süreci başladı</strong></p>

<p>Hidrojen yakıt hücreli güç ünitesinin geliştirilmesi, yazılım kalibrasyonu ve aracın montaj çalışmaları Belçika'da başladı. DKR GR FC Hilux için önümüzdeki aylarda kapsamlı bir test programı uygulanacak. Araç, Ocak 2027'de Suudi Arabistan'da düzenlenecek Dakar Rallisi'ne bu hazırlık sürecinin ardından çıkacak.</p>

<p>1-15 Ocak 2027 tarihleri arasında gerçekleştirilecek organizasyonda DKR GR FC Hilux, toplam 1.000 kilometrelik 13 özel etapta yeni teknolojilerin performansını, güvenliğini ve dayanıklılığını ortaya koymayı amaçlıyor.</p>

<p><strong>Toyota'nın hidrojen yolculuğunda yeni bir sayfa açılıyor</strong></p>

<p>Yenilikçi teknolojilerde öncülük yapan Toyota, hidrojen teknolojilerini motor sporlarında geliştirme çalışmalarına 2021 yılında Japonya Super Taikyu Serisi'nde hidrojen motorlu Corolla H2 Concept ile başlamıştı. Ardından GR Yaris H2, Dünya Ralli Şampiyonası kapsamında gösteri sürüşlerine çıkarken, HySE-X1 ve HySE-X2 prototipleri de Dakar Future Mission 1000 kategorisinde mücadele etti. 2026 Le Mans 24 Saat Yarışı'nda ise sıvı hidrojenle çalışan TR LH2 Racing Prototype pistte gösteri turları gerçekleştirdi.</p>

<p>2027 Dakar Rallisi ise Toyota açısından bir ilke sahne olacak. Marka, ilk kez hidrojen ve yakıt hücresi teknolojilerini aynı motor sporları programı kapsamında bir araya getirerek karbon nötr mobilite vizyonunu daha ileri taşımayı hedefliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/toyota-hidrojen-yakit-hucresi-teknolojisini-dakar-rallisiyle-ileriye-tasiyacak</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 15:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/dkr-gr-fc-hilux-2.jpg" type="image/jpeg" length="28041"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MSC Cruises ve Miles&Smiles Yeni İş Birliğini Duyurdu: Denizde 1 Euro, Gökyüzünde 1 Mil!]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/msc-cruises-ve-milessmiles-yeni-is-birligini-duyurdu-denizde-1-euro-gokyuzunde-1-mil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/msc-cruises-ve-milessmiles-yeni-is-birligini-duyurdu-denizde-1-euro-gokyuzunde-1-mil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>MSC Cruises ile Miles&amp;Smiles iş birliği kapsamında, MSC Cruises rezervasyonlarında harcanan her 1 Euro için 1 Mil kazanma fırsatı sunuluyor. Böylece denizde geçirilen tatil deneyimi, gökyüzünde yeni seyahatlere dönüşen millerle değer kazanıyor.</strong><br />
MSC Cruises ile Turkish Airlines’ın sadakat programı Miles&amp;Smiles arasındaki iş birliği, cruise tatillerine yeni bir ayrıcalık katıyor. Bu kapsamda, MSC Cruises’tan yapılan rezervasyonlarda harcanan her 1 Euro karşılığında 1 Mil kazanılabiliyor. Böylece Miles&amp;Smiles üyeleri, denizde geçirdikleri tatil deneyimini aynı zamanda bir sonraki seyahatlerine katkı sağlayan Millerle zenginleştiriyor.</p>

<p>Miles&amp;Smiles üyeleri, MSC Cruises ile planladıkları yolculuklarda yalnızca dünyanın en özel rotalarını keşfetmekle kalmıyor, aynı zamanda her harcamada Miles&amp;Smiles hesaplarına Mil ekleyerek avantaj sağlıyor. Bu sayede denizde geçirilen her an, gelecekteki uçuşlara ve seyahatlere dönüşen bir kazanca dönüşüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye hareketli programlar dahil olmak üzere MSC Cruises rotaları; Akdeniz’in büyüleyici kıyılarından Karayipler’in turkuaz sularına, Kuzey Avrupa’nın etkileyici fiyortlarından Güney Amerika’nın enerjik şehirlerine, Güney Afrika’dan Asya’ya uzanan geniş bir destinasyon seçeneği sunuyor. Miles&amp;Smiles üyeleri bu rotaları keşfederken, tatillerini aynı zamanda mil kazandıran bir deneyime dönüştürebiliyor.</p>

<p>Gündüzleri farklı destinasyonları keşfetme, akşamları ise gemide sunulan gastronomi, eğlence ve dinlenme deneyimlerinin keyfini çıkarma fırsatı sunan MSC Cruises yolculukları, Miles&amp;Smiles üyeleri için tatili daha da anlamlı hale getiriyor.</p>

<p>Hayalinizdeki cruise tatilini planlamak ve MSC Cruises ile her 1 Euro’ya 1 Mil kazanma ayrıcalığından yararlanmak için detaylı bilgiye https://www.turkishairlines.com/tr-tr/miles-and-smiles/program-ortaklari/seyahat/msc-cruises/ adresinden ulaşabilir ve kampanyadan yararlamak için www.msccruises.eu/tr adresinden online rezervasyon yapabilirsiniz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/msc-cruises-ve-milessmiles-yeni-is-birligini-duyurdu-denizde-1-euro-gokyuzunde-1-mil</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 15:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/c-d-m-c.JPG" type="image/jpeg" length="64773"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[YEDAŞ'tan Enerji Sektöründe 3. Yapay Zekâ Zirvesi]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/yedastan-enerji-sektorunde-3-yapay-zeka-zirvesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/yedastan-enerji-sektorunde-3-yapay-zeka-zirvesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Yeşilırmak Elektrik Dağıtım A.Ş. (YEDAŞ), dijital dönüşüm vizyonu doğrultusunda bu yıl üçüncüsünü düzenlediği “Enerji Sektöründe 3. Yapay Zekâ Zirvesi” ile enerji sektöründe yapay zekâ teknolojilerinin sunduğu fırsatları, dijital dönüşüm süreçlerini ve geleceğin teknoloji vizyonunu ele aldı. YEDAŞ çalışanlarının yanı sıra üniversitelerden akademisyenler ve öğrencilerin katıldığı zirvede, yapay zekânın enerji sektöründeki rolü farklı yönleriyle değerlendirildi.</strong></p>

<p>Yeşilırmak Elektrik Dağıtım A.Ş. (YEDAŞ), çalışanlarının yapay zekâ alanındaki farkındalığını artırmak, sektör ile akademiyi aynı platformda buluşturmak ve enerji sektöründeki dijital dönüşüme katkı sağlamak amacıyla bu yıl üçüncüsünü düzenlediği Enerji Sektöründe 3. Yapay Zekâ Zirvesini gerçekleştirdi. Şehit Ömer Halisdemir Çok Amaçlı Salon'da düzenlenen zirveye YEDAŞ çalışanlarının yanı sıra üniversitelerden akademisyenler ve öğrenciler katıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Yapay Zekânın Geleceği Farklı Perspektiflerden Ele Alındı</strong></p>

<p>Enerji Sektöründe 3. Yapay Zekâ Zirvesi'nin keynote konuşmasını gerçekleştiren Çiçek Çizmeci, yapay zekâ çağında kurumların dönüşümü, üretken yapay zekâ uygulamaları ve geleceğin çalışma modellerine ilişkin bilgi ve deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. Konuşmasında, yapay zekânın iş dünyasında oluşturduğu dönüşüm, kurumların bu dönüşüme uyum süreci ve geleceğin çalışma modelleri üzerine değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p><strong>"Yapay Zekâyı Kurum Kültürümüzün Bir Parçası Olarak Görüyoruz"</strong></p>

<p>Zirvenin açılış konuşmasını gerçekleştiren YEDAŞ BT ve Dijital Dönüşüm Direktörü Mehmet Sami Ensari, yapay zekânın enerji sektöründe yalnızca teknolojik bir gelişme değil, kurumların geleceğini şekillendiren stratejik bir unsur haline geldiğini belirtti.</p>

<p>Ensari, "Yapay zekâ, enerji sektöründe operasyonel verimlilikten karar alma süreçlerine, müşteri deneyiminden veri analizine kadar birçok alanda önemli fırsatlar sunuyor. YEDAŞ olarak dijital dönüşümü yalnızca teknoloji yatırımlarıyla sınırlı görmüyor, yapay zekâyı kurum kültürümüzün ve iş yapış biçimimizin önemli bir parçası olarak değerlendiriyoruz. Bu doğrultuda çalışanlarımızın dijital yetkinliklerini geliştirmeye, yenilikçi teknolojileri süreçlerimize entegre etmeye ve yapay zekâ alanındaki bilgi paylaşımını güçlendirmeye devam ediyoruz. Geçen yılı yapay zeka yılı olarak açıklamıştık, bu yıl mottomuzu Next2030 olarak belirledik. Bu kapsamda teknolojiye dönük planlamalarımızı ve stratejimizi yeniden gözden geçirip, gerekli iyileştirmeleri yapıyoruz" dedi.</p>

<p>YEDAŞ, dijital dönüşüm stratejisi kapsamında hayata geçirdiği teknoloji odaklı uygulamalar ve yapay zekâ projeleriyle geleceğin enerji altyapısını inşa etmeye yönelik çalışmalarını sürdürürken, düzenlediği organizasyonlarla da çalışanlarının ve paydaşlarının dijital yetkinliklerinin gelişimine katkı sağlamaya devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/yedastan-enerji-sektorunde-3-yapay-zeka-zirvesi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 15:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/lmcd.JPG" type="image/jpeg" length="17483"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İklimsa'dan GES Yatırımlarına Güçlü Destek]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/iklimsadan-ges-yatirimlarina-guclu-destek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/iklimsadan-ges-yatirimlarina-guclu-destek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Teknosa'nın iklimlendirme sektöründeki öncü markası İklimsa, güneş enerji santrali (GES) yatırımlarında işletmelerin güvenilir çözüm ortağı olmayı sürdürüyor. Türkiye'nin yenilenebilir enerji dönüşümünde önemli bir adım olarak değerlendirilen 3.500 MW'lık yeni kapasitenin yatırımları hızlandırması beklenirken, İklimsa yatırım süreçlerinin her aşamasında uzman desteği sunmaya devam ediyor.</strong></p>

<p>İklimlendirme sektöründeki 40 yılı aşkın deneyimini yenilenebilir enerji alanına taşıyan İklimsa, güneş enerji santrali yatırımlarında sunduğu uçtan uca çözümlerle işletmelerin enerji dönüşümüne katkı sağlamayı sürdürüyor. Türkiye'nin yenilenebilir enerji dönüşümünde önemli bir adım olarak değerlendirilen 3.500 MW'lık yeni kapasitenin yatırımları hızlandırması beklenirken, İklimsa da güçlü teknik altyapısı ve uzman kadrosuyla yatırımcıların yanında yer almaya devam ediyor.</p>

<p><strong>Finansman desteği ile yatırımı kolaylaştırıyor </strong></p>

<p>Proje geliştirme, mühendislik, tedarik, kurulum, işletme ve bakım hizmetlerini tek çatı altında sunan İklimsa; finansman çözümleriyle de yatırım süreçlerini kolaylaştırıyor. Banka kredi destekleri, kurumsal finansman modelleri ve kredi kartlarına 12 aya varan taksit seçenekleriyle yatırımcıların projelerini daha hızlı hayata geçirmelerine katkı sağlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>GES yatırımlarında entegre çözümler sunuyor</strong></p>

<p>Bugüne kadar hayata geçirdiği çok sayıda güneş enerji santrali projesiyle önemli bir deneyim kazanan İklimsa, sanayi tesislerinden ticari yapılara, konut ve kamu projelerinden arazi tipi GES uygulamalarına kadar geniş bir yelpazede hizmet sunuyor. Güneş enerjisi sistemlerini ısı pompası, elektrikli araç şarj istasyonları ve enerji depolama sistemleriyle entegre ederek işletmelerin enerji verimliliğini artıran çözümler geliştiriyor.</p>

<p><strong>“Güvenilir çözüm ortağı olarak yatırımcılarımızın yanında yer alıyoruz”</strong></p>

<p><strong>İklimsa İş Birimi Genel Müdür Yardımcısı Tansu Öztorun</strong> konuyla ilgili şunları söyledi: “Türkiye'nin yenilenebilir enerji dönüşümünde yeni bir döneme giriyoruz. Açıklanan yeni kapasite, güneş enerjisi yatırımlarının daha da hız kazanması açısından önemli bir fırsat sunuyor. İklimsa olarak bu sürece teknik altyapımız, yaygın bayi ve servis ağımız, güçlü tedarik yapımız ve finansman çözümlerimizle hazırız. Proje geliştirmeden mühendislik ve kurulum süreçlerine, işletme-bakım hizmetlerinden finansman desteğine kadar yatırımcılarımızın ihtiyaç duyduğu tüm aşamalarda uçtan uca çözümler sunuyoruz. Amacımız, kapasite tahsisi alan ya da güneş enerjisi yatırımı planlayan işletmelerin projelerini en hızlı, verimli ve güvenilir şekilde hayata geçirmelerine katkı sağlamak. Türkiye'nin enerji dönüşümüne değer katacak her yatırımda, güvenilir çözüm ortağı olarak yatırımcılarımızın yanında olmayı sürdüreceğiz."</p>

<p>İklimsa, yeni kapasite fırsatlarını değerlendirmek isteyen yatırımcılara proje fizibilitesinden finansman çözümlerine kadar yatırım süreçlerinin her aşamasında destek sunmayı sürdürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/iklimsadan-ges-yatirimlarina-guclu-destek</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 15:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/ckdc.JPG" type="image/jpeg" length="92190"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fırat EDAŞ’dan İzinsiz Kazı ve Müdahalelerde Oluşacak Risklere Karşı Uyarı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/firat-edasdan-izinsiz-kazi-ve-mudahalelerde-olusacak-risklere-karsi-uyari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/firat-edasdan-izinsiz-kazi-ve-mudahalelerde-olusacak-risklere-karsi-uyari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Yaz aylarının gelmesi ve kentlerden kırsal bölgelere göçün hız kazanmasıyla birlikte elektrik şebekelerine yönelik yetkisiz müdahalelerde artış yaşanıyor. Fırat EDAŞ, can ve mal güvenliğini korumak amacıyla şebekeye, panolara ve özel trafolara izinsiz müdahale edilmemesi, tüm talepler için çağrı merkezinin aranması gerektiği yönünde uyarıda bulundu.</strong></p>

<p>Doğu Anadolu Bölgesi’nde kaliteli ve kesintisiz elektrik dağıtım hizmeti sunan Fırat Elektrik Dağıtım A.Ş. (Fırat EDAŞ), izinsiz kazıların ve müdahalelerin enerji arzı üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Sorumluluk bölgesinde kesintisiz ve kaliteli enerji arzı sağlamak için çalışmalarını aralıksız sürdüren Fırat EDAŞ, yaz mevsimiyle birlikte artan kırsal nüfus hareketliliğine bağlı olarak önemli bir güvenlik uyarısında bulundu. Kentten kırsala dönüşlerin başlaması, tarımsal faaliyetlerin artması ve bağ/bahçe evlerinin kullanıma açılmasıyla birlikte elektrik şebekelerine yapılan yetkisiz ve izinsiz müdahalelerde ciddi artış gözlemlendiğini belirten şirket, bu durumun ölümcül kazalara ve büyük maddi hasarlara yol açabileceğine dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>‘Elektrik panolarına müdahale geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurabilir’</strong></p>

<p>Elektrik dağıtım şebekesinin, panoların ve hatların sadece uzman personelin müdahale edebileceği yüksek riskli alanlar olduğunu vurgulayan Fırat EDAŞ yetkilileri, şu uyarılarda bulundu: <i>"Yaz aylarında kırsal bölgelerdeki konutlarda yaşanan hareketlilik, ne yazık ki elektrik şebekesine yönelik usulsüz bağlantı ve izinsiz müdahale girişimlerini de beraberinde getiriyor. Dağıtım panolarına, direklere ya da hatlara yetkisiz kişilerce yapılan en küçük bir dokunuş; geri dönülmesi mümkün olmayan can kayıplarına, ağır yaralanmalara, yangınlara ve geniş çaplı elektrik kesintilerine neden olmaktadır. Vatandaşlarımızın can güvenliği bizim için her şeyden önce gelmektedir. Lütfen şebekeye hiçbir surette müdahale etmeyin ve ettirmeyin."</i></p>

<p><strong>Özel trafolar dahil tüm işlemler bildirimli yapılmalı</strong></p>

<p>Açıklamada, tarımsal sulama ve işletmelere ait özel trafoların bakım, onarım veya devreye alma işlemleriyle ilgili de kritik bir hatırlatma yapıldı. Özel mülkiyet sınırları içinde yer alsa dahi, trafolar üzerinde yapılacak her türlü çalışmanın Fırat EDAŞ bilgisi ve onayı dahilinde yürütülmesi gerektiği belirtildi. Bildirim yapılmadan gerçekleştirilen müdahalelerin hem şebeke dengesini bozduğu hem de hat üzerinde çalışan saha personeli ile müdahaleyi yapan kişilerin hayatını doğrudan tehlikeye attığı ifade edildi.</p>

<p><strong>Çözüm için 186 Çağrı Merkezi’ni arayın</strong></p>

<p>Fırat EDAŞ, elektrikle ilgili her türlü arıza, bağlantı talebi, bakım ve onarım ihtiyacında vatandaşların kendi imkanlarıyla çözüm aramak yerine kurumsal kanalları kullanması gerektiğinin altını çizdi. Vatandaşların 7 gün 24 saat hizmet veren <strong>186 Arıza İhbar ve Çağrı Merkezi</strong> üzerinden veya Fırat EDAŞ’ın resmi internet sitesi ve mobil uygulamaları aracılığıyla tüm taleplerini güvenli bir şekilde iletebilecekleri hatırlatıldı.</p>

<p>Güvenli ve kesintisiz bir yaz dönemi geçirilmesi adına kurallara uyulmasının hayati önem taşıdığını belirten Fırat EDAŞ, şebekeye yönelik şüpheli veya izinsiz bir müdahale görülmesi durumunda da vatandaşların derhal ihbarda bulunmasını rica etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/firat-edasdan-izinsiz-kazi-ve-mudahalelerde-olusacak-risklere-karsi-uyari</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 15:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/dddvdvd.JPG" type="image/jpeg" length="99716"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Latif Aral Aliş: NATO Zirvesi Türk Savunma Sanayii İçin Yeni Fırsatlar Sunuyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/latif-aral-alis-nato-zirvesi-turk-savunma-sanayii-icin-yeni-firsatlar-sunuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/latif-aral-alis-nato-zirvesi-turk-savunma-sanayii-icin-yeni-firsatlar-sunuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>SARSILMAZ Yönetim Kurulu Başkanı Latif Aral Aliş, NATO Zirvesi'nin yalnızca güvenlik politikalarının değil, savunma sanayiinde ortak üretim, teknoloji paylaşımı ve uzun vadeli stratejik iş birliklerinin de yeniden şekillendiği önemli bir platform olduğunu belirterek, Türkiye'nin bu süreçte güçlü bir çözüm ortağı olarak öne çıktığını söyledi.</strong></p>

<p>SARSILMAZ Yönetim Kurulu Başkanı Latif Aral Aliş, NATO Zirvesi'nin küresel güvenlik mimarisinin yeniden şekillendiği stratejik bir platform olmanın yanı sıra, savunma sanayiinde yeni iş birliklerinin önünü açan önemli bir dönüm noktası olduğunu söyledi. Türkiye'nin son yıllarda geliştirdiği savunma sanayii kabiliyetleriyle NATO'nun güvenilir çözüm ortaklarından biri haline geldiğini vurgulayan Aliş, zirvenin ortak üretim, teknoloji geliştirme ve uzun vadeli proje ortaklıkları açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirtti. NATO Zirvesi'nin yalnızca güvenlik politikalarının ele alındığı diplomatik bir platform olmadığını belirten Aliş; hibrit savaş, siber güvenlik, hava savunması, insansız sistemler ve mühimmat tedarik güvenliği gibi yeni nesil tehditlerin, müttefik ülkeler arasında daha güçlü koordinasyonu ve savunma sanayiinde daha derin iş birliklerini zorunlu hale getirdiğini ifade etti.</p>

<p><strong>"Türkiye, NATO'nun güvenliğine somut katkı sunan ülkelerin başında geliyor"</strong></p>

<p>Türkiye açısından zirvenin, ülkenin NATO içindeki stratejik konumunu ve savunma sanayiinde ulaştığı kabiliyet seviyesini uluslararası ölçekte bir kez daha ortaya koyduğunu vurgulayan Aliş, şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>"Türkiye; jeopolitik konumu, sahadaki operasyonel tecrübesi, güçlü ordusu, gelişen mühendislik alt yapısı ve son yıllarda büyük ivme kazanan yerli ve millî savunma sanayiiyle ittifakın güvenliğine somut katkı sunan ülkelerin başında gelmektedir. Bu nedenle zirve, Türkiye'nin yalnızca güvenlik politikaları açısından değil, aynı zamanda savunma teknolojileri, üretim kapasitesi ve ihracat potansiyeli açısından da merkez ülkelerden biri olduğunu göstermektedir"</p>

<p><strong>"Yeni dönemin odağında ortak üretim ve teknoloji paylaşımı var"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Savunma sanayii bakımından NATO Zirvesi'nin en önemli çıktılarından birinin ortak üretim, ortak tedarik, teknoloji paylaşımı ve uzun vadeli proje ortaklıkları için yeni bir zemin oluşturması olduğunu belirten Aliş, güvenlik ihtiyaçlarının artık yalnızca tekil ürünlerle karşılanamayacağını söyledi. Aliş, "Günümüzde güvenlik ihtiyaçları artık tekil ürünlerden ibaret değildir; entegre sistemler, sürdürülebilir tedarik zinciri, mühimmat sürekliliği, platform uyumluluğu, yüksek teknoloji üretimi ve hızlı ölçeklenebilir kapasite aynı anda değerlendirilmektedir. Bu çerçevede Türkiye savunma sanayii, sahip olduğu esnek üretim kabiliyeti, mühendislik birikimi ve sahadan beslenen ürün geliştirme yaklaşımıyla NATO ülkeleri için güçlü bir çözüm ortağı konumundadır" diye konuştu.</p>

<p>Aliş, önümüzdeki dönemde NATO üyesi ve müttefik ülkeler arasında kara, hava ve deniz platformlarına yönelik sistem entegrasyonu, insansız sistemler, akıllı mühimmat, hava savunma bileşenleri, silah sistemleri, elektronik ve mekatronik çözümler, bakım-onarım-modernizasyon faaliyetleri ve müşterek üretim modelleri alanlarında yeni fırsatların doğacağına inandıklarını belirtti.</p>

<p><strong>"Türk savunma sanayiinin ulaştığı seviye güçlü bir vizyonun sonucudur"</strong></p>

<p>Türk savunma sanayiinin bugün ulaştığı seviyenin, yıllar içerisinde kararlılıkla inşa edilen güçlü ekosistemin bir sonucu olduğunu ifade eden Aliş, şunları söyledi:</p>

<p>"Başta Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, hükümetimizin ortaya koyduğu yerli ve millî savunma sanayii iradesi; Savunma Sanayii Başkanlığımızın koordinasyonu, yönlendirmesi ve sektöre kazandırdığı stratejik perspektifle birlikte bugün Türkiye'yi küresel ölçekte saygın, güvenilir ve rekabetçi bir savunma sanayii aktörü haline getirmiştir. Bu vizyon sayesinde Türk şirketleri artık yalnızca ürün sağlayan değil; teknoloji geliştiren, sistem kuran, platformlara entegre çözümler sunan ve uluslararası iş birliklerinde aktif rol üstlenen yapılar haline gelmiştir. Bu büyük dönüşüme liderlik eden tüm kurumlarımıza ve emeği geçenlere şükranlarımızı sunuyoruz"</p>

<p>SARSILMAZ'ın bu ekosistemin önemli bir parçası olarak Türkiye'nin savunma sanayii vizyonuna katkı sunmayı millî bir sorumluluk olarak gördüğünü vurgulayan Aliş, üretimden mühendisliğe, Ar-Ge'den sistem entegrasyonuna ve uluslararası iş birliklerine kadar sahip oldukları kabiliyetleri ülkenin stratejik hedefleri doğrultusunda geliştirmeye devam ettiklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/latif-aral-alis-nato-zirvesi-turk-savunma-sanayii-icin-yeni-firsatlar-sunuyor</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 15:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/1783670112-latif-aral-ali.jpeg" type="image/jpeg" length="49720"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İzocam Çözümleriyle Yaz Sıcaklarına Karşı Akıllı Yatırım]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/izocam-cozumleriyle-yaz-sicaklarina-karsi-akilli-yatirim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/izocam-cozumleriyle-yaz-sicaklarina-karsi-akilli-yatirim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h3><strong>Temelden çatıya, cepheden i ç mekanlara ve tesisata kadar uygulanan doğru yalıtım çözümleri; yaz aylarında iç mekânların daha serin kalmasını sağlarken klima kullanımını azaltıyor, enerji maliyetlerini düşürüyor. Yalıtımın lider markası İzocam, yüksek performanslı yalıtım çözümleriyle yaz sıcaklarına karşı hem konforlu yaşam alanları hem de uzun vadeli enerji tasarrufu sunuyor.</strong></h3>

<p>Yaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte klima kullanımı ve buna bağlı enerji tüketimi hızla yükselirken, doğru yalıtım uygulamaları hem yaşam konforu hem de enerji verimliliği açısından her zamankinden daha büyük önem taşıyor. Türkiye yalıtım sektörünün kurucusu ve lider markası İzocam, çatı, cephe, tesisat ve iç mekânlara yönelik yüksek performanslı yalıtım çözümleriyle yaz sıcaklarının olumsuz etkilerini azaltırken, binaların daha düşük enerjiyle daha yüksek konfor sunmasına katkı sağlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yalıtımın yalnızca kış aylarında değil, yaz döneminde de enerji verimliliğinin en önemli unsurlarından biri olduğunu belirten İzocam Genel Direktörü Kerem Kürklü, "Yalıtım denildiğinde çoğu zaman akla yalnızca kış aylarında ısı kayıplarını önlemek geliyor. Oysa doğru tasarlanmış ve standartlara uygun şekilde uygulanmış bir yalıtım sistemi, yaz aylarında da dışarıdaki sıcak havanın iç mekânlara geçişini önemli ölçüde sınırlandırıyor. Böylece yaşam alanları daha serin kalırken klima kullanım ihtiyacı azalıyor, enerji tüketimi ve işletme maliyetleri düşüyor. Yalıtım, dört mevsim boyunca konfor sağlayan ve uzun vadede enerji tasarrufuyla kendini amorti eden akıllı bir yatırımdır" diye konuştu.</p>

<p><strong>Yeni TS 825 ile Soğutma Performansı da Ön Plana Çıktı</strong></p>

<p>2025 yılında yürürlüğe giren TS 825 Binalarda Isı Yalıtım Kuralları Standardı revizyonuyla birlikte enerji verimliliği yaklaşımında önemli bir dönüş üm yaşandığını da vurgulayan Kerem Kürklü, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>"Yeni TS 825 standardı ile birlikte artık binaların enerji performansı yalnızca ısıtma ihtiyacına göre değil, soğutma ihtiyacına göre de değerlendiriliyor. Bu yaklaşım, özellikle yaz aylarının uzun ve sıcak geçtiği bölgelerde doğru yalıtım uygulamalarının önemini daha da artırıyor. Güncellenen standart sayesinde iklim verileri daha hassas şekilde değerlendirilirken, binaların hem yaz hem de kış aylarında daha düşük enerji tüketmesi hedefleniyor. Ülkemizde tüketilen enerjinin yaklaşık üçte biri binalarda kullanılıyor ve bunun önemli bölümü ısıtma ile soğutmaya harcanıyor. Dolayısıyla doğru yalıtım uygulamaları hem kullanıcıların enerji maliyetlerini azaltıyor hem de ülkemizin enerji verimliliği ve düşük karbonlu kalkınma hedeflerine önemli katkı sunuyor."</p>

<p><strong>Çatı, Cephe ve Tesisatta Bütüncül Yalıtım Yaklaşı mı</strong></p>

<p>İzocam, yalnızca tek bir yapı elemanına değil; temelden çatıya, cepheden iç mekanlara ve tesisata kadar tüm uygulama alanlarına yönelik geniş ürün portföyüyle binalarda bütüncül enerji verimliliği sağlıyor.</p>

<p>Yaz aylarında güneş ışınlarına en fazla maruz kalan kırma çatılarda <strong>İzocam Çatı Şiltesi</strong>, düz çatılar ve teraslarda kullanılan <strong>İzocam Teras Çatı Levhaları</strong>, yüksek ısı yalıtımıyla iç mekânların aşırı ısınmasını önlerken, ses yalıtımı ve yangın güvenliği özellikleriyle de çok yönlü koruma sunuyor. <strong>İzocam Tekiz Solar Çatı Paneli</strong> ise çatıyı yalnızca koruyan değil, aynı zamanda enerji üreten bir yapı elemanına dönüştürerek sürdürülebilir yapılara değer katıyor.</p>

<p>Cephelerde kullanılan <strong>Manto İzopor Plus</strong> ve <strong>Manto Taşyünü</strong> çözümleri, dış ortamdan gelen sıcak havanın bina içerisine geçişini sınırlandırarak soğutma yükün azaltıyor. Giydirme cephe uygulamalarında kullanılan <strong>İzocam Cephepan</strong> ise yüksek ısı yalıtımının yanı sıra ses yalıtımı ve A1 sınıfı yanmazlık özelliğiyle güvenli ve konforlu yaşam alanlarının oluşturulmasına katkıda bulunuyor.</p>

<p>Enerji verimliliğinde çoğu zaman göz ardı edilen tesisat sistemleri de önemli tasarruf potansiyeli taşıyor. Kauçuk esaslı <strong>İzocamflex Boru ve Levha</strong>, yüksek ısı yalıtımı ve yoğuşma kontrolü sağlayarak tesisat sistemlerinin verimli çalışmasını destekliyor. 450°C'ye kadar dayanım sağlayan <strong>İzocam HT Camyünü Prefabrik Boru</strong> ise özellikle sıcak su tesisatlarında enerji kayıplarını azaltarak sistem performansını artırıyor.</p>

<p><strong>Yalıtım, Enerji Tasarrufunun Ötesinde Uzun Vadeli Bir Yatırım</strong></p>

<p>Açıklamasında binalara yalıtım yaptırırken nitelikli ürün seçimi ve kaliteli uygulamanın büyük önem taşıdığına da dikkat çeken Kerem Kürklü, sö zlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>"Yalıtım yalnızca enerji faturalarını düşüren bir uygulama değildir. Aynı zamanda yapıların ömrünü uzatan, yaşam konforunu artıran, yangın güvenliğini destekleyen ve karbon emisyonlarının azaltılmasına katkıda bulunan stratejik bir yatırımdır. İzocam olarak 60 yılı aşkın deneyimimiz, geniş ürün portföyümüz ve yenilikçi çözümlerimizle, yazın serin, kışın sıcak, dört mevsim boyunca güvenli ve enerji verimli yaşam alanlarının oluşturulmasına katkı sunmaya devam edeceğiz."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/izocam-cozumleriyle-yaz-sicaklarina-karsi-akilli-yatirim</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 14:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/cdkcd.JPG" type="image/jpeg" length="49114"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Philips, dünyanın ilk bağımsız çift taraflı monitörünü tanıttı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/philips-dunyanin-ilk-bagimsiz-cift-tarafli-monitorunu-tanitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/philips-dunyanin-ilk-bagimsiz-cift-tarafli-monitorunu-tanitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Philips’in çift taraflı monitörü; yenilikçi özel tasarımı ile profesyonel kullanımı ve iş hayatında iş birliğini kolaylaştırmakla kalmıyor, ofislerde ve farklı çalışma alanlarında fazla ekran ihtiyacını azaltarak alan tasarrufu da sağlıyor.</strong></p>

<p>Philips her alandan işletmelere yenilikçi bir çözüm sunan benzersiz “çift ekranlı” bağımsız iş monitörü 24B2D5300’ü tanıttı. Dünyada büyük ilgi gören monitör, Ağustos ayı itibariyle Türkiye’de de kullanıcılarla buluşacak. Her iki yüzünde ayrı birer ekran bulunan özel tasarımı ile monitör dünyasına yepyeni bir soluk getiren cihaz; kurumsal ortamlarda otel ve ofislerin resepsiyon alanları, bankalar, sağlık kuruluşları, servis bankoları ve birçok farklı müşteri etkileşimi senaryosuna yönelik ideal bir çözüm olarak öne çıkıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>SmartView ve DualView teknolojileri, monitörün iki ekranında görüntülenen içerikleri yönetmek için yenilikçi bir yol sunuyor. SmartView içeriğin tek bir cihaz girişiyle iki sanal bölüme ayrılmasını, DualView de arka ekranın ana ekranı yansıtmasını veya genişletmesini sağlıyor. Böylece yepyeni “ön masa” deneyimine kavuşan kurumlar müşterilerine veya ziyaretçilerine özel deneyimler sunabiliyor. Monitörün kurum çalışanı tarafındaki ekranında önemli uygulamalar ve hassas bilgiler görülürken; müşteri kendisine dönük ekranda satın alma detayları, etkileşimli uygulamalar veya kişiselleştirilmiş bilgiler gibi farklı ya da sınırlı içerikleri görebiliyor. Bu net ayrım sayesinde kurumlar verimlilik veya gizlilikten ödün vermediklerinden de emin oluyor. Sorunsuz bir giriş sürecini, gerçek zamanlı müşteri etkileşimini ve hassas verilerin güvenli şekilde işlenmesini destekleyen monitör, kurumların ekranda görüntülenen içerikleri güvenli ve kontrollü bir şekilde yönetmesine yardımcı oluyor.</p>

<p><strong>Çift taraflı ekran kullanımı ile hem iş birliği hem de alan tasarrufu </strong></p>

<p>Philips'in çift taraflı iş monitörü, ofislerde ekip içi iş birliğini daha verimli hale getiriyor. İki kullanıcı aynı görev veya proje üzerinde birbirinden bağımsız çalışabilirken, gerektiğinde biri sunum yaparken diğeri aynı içerik üzerinden eş zamanlı olarak sürece katılabiliyor. 180 derece dönebilen tabanı sayesinde ekranlar istenildiği anda kolayca paylaşılabiliyor. Philips'in MultiView bölünmüş ekran teknolojisini (Resim İçinde Resim - PiP ve Yan Yana Resim - PbP) destekleyen çift ekran yapısı ise her iki ekranın bağımsız içerik göstermesine olanak tanıyor. Her iki kullanıcı da kendi bağımsız cihazına USB-C veya HDMI ile bağlanarak eş zamanlı olarak ayrı giriş kaynaklarıyla kendi kişisel ekranında çalışabiliyor. Böylece monitör paylaşılan ortamlarda ek ekranlara olan ihtiyacı azaltmaya da yardımcı oluyor. Bu kompakt tasarım, çift taraflı monitörü yalnızca kurumsal ortamlarda değil, kütüphane, üniversite ve okullar gibi alanın sınırlı olduğu çalışma ortamları için de ideal bir çözüm haline getiriyor.</p>

<p>Monitör, 23.8” IPS teknoloji panelleri ile her iki ekranda da Full HD çözünürlük, akıcı ve duyarlı bir görüntü deneyimi için 120 Hz yenileme hızı, HDMI girişi ve her iki ekran için ayrı USB-C portları gibi güçlü bir özelliklere sahip. Her USB-C portu kesintisiz cihaz bağlantısı, hızlı veri transferi ve 65W'a kadar güç dağıtımına olanak tanıyor. Ekranların Flicker-free ve SoftBlue teknolojileri, Low Blue Light özelliği ve eyesafe® CERTIFIED 2.0 sertifikasına sahip panelleri, uzun süreli kullanımda göz yorgunluğunu da azaltıyor.</p>

<p></p>

<p>Philips çift taraflı monitör, Ağustos ayında KDV dahil 22.999 TL tavsiye edilen perakende satış fiyatıyla satışa sunulacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/philips-dunyanin-ilk-bagimsiz-cift-tarafli-monitorunu-tanitti</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 14:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/1783667477-24b2d5300-main-pr-visual-1.jpg" type="image/jpeg" length="75226"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Demir çelik sektöründen ilk yarıda ihracatta güçlü performans]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/demir-celik-sektorunden-ilk-yarida-ihracatta-guclu-performans</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/demir-celik-sektorunden-ilk-yarida-ihracatta-guclu-performans" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Demir ve demir dışı metaller ile çelik sektörü, haziran ayında yakaladığı ihracat ivmesini yılın ilk yarısına da taşıdı. Türkiye genelinde demir ve demir dışı metaller ihracatı ocak-haziran döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11,7 artarak 7,2 milyar dolara yükselirken, çelik ihracatı ise yüzde 1,7 artışla 8,4 milyar dolar olarak gerçekleşti. Akdeniz Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (ADMİB) ise özellikle çelik ihracatındaki güçlü performansıyla dikkat çekti.</strong></p>

<p>Haziran ayında Türkiye genelinde demir ve demir dışı metaller ihracatı yüzde 40,7 artışla yaklaşık 1,4 milyar dolara ulaşırken, çelik ihracatı yüzde 22,4 yükselişle yaklaşık 1,8 milyar dolar seviyesine çıktı. Böylece yılın ilk yarısı her iki sektörde de ihracat artışıyla tamamlandı.</p>

<p><strong>ADMİB'den çelik ihracatında yüzde 21,3 artış</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ADMİB de ilk altı ayda başarılı bir ihracat performansı sergiledi. Birliğin haziran ayı demir ve demir dışı metaller ihracatı yüzde 22,2 artışla 68 milyon dolara, çelik ihracatı ise yüzde 43,5 yükselişle 220 milyon dolara ulaştı.</p>

<p>Ocak-haziran döneminde ise demir ve demir dışı metaller ihracatı yüzde 2,3 artışla 395 milyon dolar olurken, çelik ihracatı yüzde 21,3 artarak 1,2 milyar doların üzerine çıktı.</p>

<p><strong>Yeni pazarlarda güçlü büyüme</strong></p>

<p>Türkiye genelinde haziran ayında sektör ihracatında Almanya ilk sıradaki yerini korurken, İtalya, Romanya, Bulgaristan ve Birleşik Krallık en önemli pazarlar arasında yer aldı. Aynı dönemde ABD'ye ihracat yüzde 98, Bulgaristan'a yüzde 84 ve Birleşik Krallık'a yüzde 76 artış gösterdi.</p>

<p>Yılın ilk altı ayında da Almanya 1,3 milyar dolarlık ihracatla lider olurken, Birleşik Krallık yüzde 52, Bulgaristan yüzde 33 ve Fransa yüzde 15'lik artışlarla öne çıkan pazarlar arasında yer aldı.</p>

<p>ADMİB özelinde ise haziran ayında Ukrayna en büyük ihracat pazarı olurken, Mısır, Romanya, Irak ve Almanya ilk sıralarda yer aldı. Meksika'ya ihracatta yüzde 1.876, ABD'ye yüzde 477 ve Ukrayna'ya yüzde 166'lık artış dikkat çekti. İlk altı ayda ise Romanya, Mısır, İtalya, Fas ve Almanya Birliğin en büyük pazarları oldu. Aynı dönemde Birleşik Krallık, Fas, Ukrayna ve Libya ihracat artışında öne çıkan ülkeler arasında yer aldı.</p>

<p><strong>Ürün çeşitliliği ihracatı destekledi</strong></p>

<p>Türkiye genelinde haziran ayında en fazla ihracat demir çelik diğer ürünler grubunda gerçekleşirken, demir çelik çubuk ürünleri ve demir çelik inşaat aksamı en yüksek ihracat yapılan diğer ürün grupları oldu. İlk altı ayda da aynı ürün grupları sektör ihracatında ilk sıralardaki yerini korudu.</p>

<p>ADMİB'in haziran ayı ihracatında ise demir çelik yassı kaplama ürünleri ilk sırada yer alırken, demir çelik boru ve demir çelik yassı sıcak ürün grupları öne çıktı. Ocak-haziran döneminde demir çelik boru ürün grubu liderliğini sürdürürken, demir çelik çubuk ürünlerinde yüzde 285, filmaşin grubunda ise yüzde 1.513'lük ihracat artışı kaydedildi.</p>

<p><strong>Rahmi İncetan: "İlk yarıdaki ivmeyi kalıcı büyümeye dönüştürmeliyiz"</strong></p>

<p>ADMİB Başkanı Rahmi İncetan, haziran ayında elde edilen güçlü performansın sektörün üretim ve ihracat gücünü ortaya koyduğunu belirterek, özellikle çelik sektöründe ihracatın istikrarlı şekilde büyümeye devam ettiğini söyledi.</p>

<p>İkinci yarının küresel talep, maliyetler ve finansmana erişim açısından kritik önem taşıdığına dikkat çeken İncetan, rekabet gücünü artıracak adımların önemine vurgu yaptı. Katma değerli üretim, yeni pazarlara açılım ve yeşil dönüşüm yatırımlarının hız kazanmasıyla yılın ikinci yarısında daha güçlü bir ihracat performansı hedeflediklerini belirten İncetan, Türk çelik sektörünün üretim kapasitesi ve ihracat deneyimi sayesinde yılı başarılı bir tabloyla tamamlayacağına inandıklarını ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/demir-celik-sektorunden-ilk-yarida-ihracatta-guclu-performans</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 14:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/rahmi-incetan-foto-2-114709961.jpg" type="image/jpeg" length="29921"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye’den otomotiv sektöründe 41,5 milyar dolarlık tarihi ihracat rekoru]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/turkiyeden-otomotiv-sektorunde-415-milyar-dolarlik-tarihi-ihracat-rekoru</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/turkiyeden-otomotiv-sektorunde-415-milyar-dolarlik-tarihi-ihracat-rekoru" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Allianz Trade’in her yıl hazırladığı Otomotiv Sektörü Raporu’na göre, Türkiye 2025 yılını 41,5 milyar dolarlık tarihi bir ihracat rekoru ve 1,37 milyon adetlik zirve satışla kapattı. Öte yandan raporda otomotiv sektöründe güç dengesinin Asya’ya, özellikle de Çin’e kaydığı vurgulanıyor. </strong></p>

<p>Dünyada Ticari alacak sigortası lideri Allianz Trade, farklı sektörlerde faaliyet gösteren şirketlere rehberlik eden raporlarından bir yenisini daha Otomotiv Sektörü odağında hazırladı. Raporda yeni "Made in Europe<strong>"</strong> çerçevesinin hâlen birçok belirsizlik içerdiği, bu belirsizlikten Türkiye’nin de etkilenebileceği belirtiliyor. Küresel otomotiv sektöründe güç dengesinin ise Asya’ya kaydığı vurgulanıyor.</p>

<p>Küresel otomotiv sektöründeki güç dengesinin hızla değiştiği belirtilen raporda, Çin’in tek başına artık dünya otomobil satışlarının yüzde 37’sini gerçekleştirdiği ve bu oranın, 2024 yılına göre 2 puan, 2019 yılına göre ise 8 puan artış anlamına geldiği belirtiliyor. Aynı dönemde Avrupa'nın küresel pazar payının yüzde 20'nin altına, Kuzey Amerika'nın payının ise yüzde 21'e gerileyerek her iki bölge için de yeni tarihi düşük seviyelere ulaştığı raporda vurgulanıyor.</p>

<p>Öte yandan yine Allianz Trade’in raporuna göre; küresel otomotiv pazarı 2025 yılında üst üste üçüncü kez büyüme kaydetti. Pazarın yaklaşık yüzde 5 büyüyerek, 2024 yılındaki yüzde 3'lük büyümenin de üzerine çıktığı bilgisi verilen raporda bu büyümenin lokomotifinin artık belirgin şekilde Asya'ya kaydığı belirtiliyor. Dünyanın iki büyük olgun pazarı olan Avrupa ve ABD’nin sınırlı bir performans sergilediği, Avrupa pazarı yatay seyrederken, ABD’nin yalnızca yüzde 2 büyüyebildiği de verilen bilgiler arasında bulunuyor. Öte yandan Çin pazarının yüzde 9 büyüyerek dikkat çekici bir performans ortaya koyduğunun altı çiziliyor. Rapora göre Güney Amerika, Orta Doğu ve diğer gelişmekte olan ülkeler de küresel büyümeye önemli katkı sağladı. Çin hariç Asya-Pasifik bölgesi ile Japonya’nın ise daha sınırlı düzeyde, yaklaşık yüzde 3 büyüme gösterdiği raporda belirtiliyor. Dolayısıyla 2025 yılının yalnızca daha fazla aracın satıldığı bir yıl değil; aynı zamanda küresel otomotiv sektörünün ağırlık merkezinin belirgin biçimde Asya'ya ve özellikle Çin'e kaydığı bir dönüm noktası olarak öne çıktığı bir yıl olduğu değerlendirmesi yapılıyor.</p>

<p><strong>Made in Europe’un Türkiye’ye etkileri</strong></p>

<p>Allianz Trade’in raporunda Made in Europe’un içerdiği belirsizlikleri Türkiye otomotiv sektörü açısından 2026 yılının en önemli risklerinden biri olarak öne çıktığı vurgulanıyor. Türkiye'nin Avrupa'nın yeni otomotiv üretim çerçevesine dahil edilip edilmeyeceğinin henüz netlik kazanmadığı verilen bilgiler arasında… Araçların "Made in Europe" statüsü kazanabilmesi için uygulanacak mevcut yüzde 70 AB katma değer eşiğinin, Türkiye'de gerçekleştirilen üretimin bu kriterin dışında kalmasına neden olabilecek kadar yüksek bir seviye olduğu belirtiliyor. Ayrıca raporda; Türkiye'nin "Made in EU" statüsü kazanması durumunda, Çin menşeli içeriklerin AB teşviklerinden dolaylı olarak yararlanabileceği bir geçiş noktası hâline gelebileceğine yönelik endişelere dikkat çekiliyor.</p>

<p><strong>Allianz Trade Krediler Genel Müdür Yardımcısı Altuğ Karagöz</strong> raporla ilgili şu değerlendirmede bulunuyor: “Allianz Trade Türkiye olarak, ekonomimizin lokomotifi olan otomotiv sektöründeki stratejik varlığımızı ve otomotiv üreticileri ile tedarikçilerine verdiğimiz desteği kararlılıkla sürdürüyoruz. Ticaret Bakanlığı verilerine göre, 2025 yılını 41,5 milyar dolarlık tarihi bir ihracat rekoru ve 1,37 milyon adetlik zirve satışla kapatan sektörümüz, ODMD (Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği) raporlarının da işaret ettiği üzere 2026'nın ilk yarısında sıkı finansman koşullarına bağlı olarak iç pazarda yüzde 8,2'lik dönemsel bir dengelenme ve hacim kaybı sürecinden geçiyor. Bu dinamik dönüşüm ve risk ortamında, alacak sigortası tarafında otomotiv üreticileri ve tedarik zincirindeki paydaşlarımız için üstlendiğimiz toplam risk büyüklüğünü, geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık %15 artırarak desteğimizi bir kez daha ortaya koyduk. Sektördeki elektrifikasyon dönüşümünü, değişen tedarik ekosistemini ve maliyet yönetimini yakından takip ediyor; proaktif risk yönetimi çözümlerimizle Türk otomotiv sanayisinin hem küresel pazarlardaki rekabet gücünü hem de finansal sürdürülebilirliğini güvence altına almaya devam ediyoruz.”</p>

<p>Raporda, Türkiye’de Çinli otomotiv üreticilerinin giderek güçlenen varlığının; elektrikli araç ve batarya sektörlerine yönelik destekleyici mali politikalar ile Çin'den ithal edilen elektrikli araçlara uygulanan gümrük tarifeleri sayesinde daha da belirginleştiği, bu durumun Türkiye'nin Avrupa otomotiv tedarik zincirindeki rolüne ilişkin tartışmaları da artırdığı vurgulanıyor. Öte yandan Avrupa pazarına tam erişimin kaybedilmesinin Türkiye açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekilen raporda; Avrupa Birliği’nin, Türkiye'nin açık ara en büyük otomotiv ihracat pazarı konumunda bulunduğu hatırlatılıyor. 2025 yılında otomotiv ihracatının, 30,11 milyar dolar ile yüzde 72,5'isinin AB ülkelerine gerçekleştirildiği bilgisi raporda veriliyor. Almanya’nın ise tek başına 6,61 milyar dolarlık ihracat hacmiyle ve yıllık bazda yüzde 36'lık artışla en büyük pazar olmayı sürdürdüğüne dikkat çekiliyor.</p>

<p>Allianz Trade’in raporunda; Türkiye'nin AB menşei statüsünün yalnızca kısmen dışında bırakılmasının bile Türkiye'de üretilen araç ve otomotiv parçalarının en büyük ihracat pazarındaki tercihli ticaret avantajlarını kaybetmesine yol açabileceğine dikkat çekiliyor. Bu durumun ise küresel otomotiv üreticilerinin (OEM) Türkiye'ye yatırım yapma gerekçelerini zayıflatabileceği, tedarik zincirlerinin yeniden Avrupa'ya taşınan üretim merkezlerine yönelmesi riskini de beraberinde getirebileceği raporda öngörülüyor.</p>

<p><strong>İç Talebin Gücü</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Allianz Trade’in Otomotiv Sektörü Raporu’na göre; Türkiye'nin rekor düzeye ulaşan iç pazar satışları bir diğer deyişle 2025 yılında toplam araç satışlarının yıllık bazda yüzde 10,5 artarak 1,37 milyon adede ulaşması, dış talebin zayıfladığı bir dönemde sektör açısından önemli bir denge unsuru oluşturuyor. Brüksel'in AB menşei kriterlerini sıkılaştırması ve küresel otomotiv üreticilerinin (OEM) tedarik zincirlerini yeniden değerlendirmesiyle birlikte, iç pazarın daralan ihracat fırsatlarına yönelmesi beklenen üretim hacmini absorbe edebilmesi sektör için önemli bir avantaj sağlıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/turkiyeden-otomotiv-sektorunde-415-milyar-dolarlik-tarihi-ihracat-rekoru</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 14:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/1783679793-turkiye-finans-genel-mudurluk-1.jpg" type="image/jpeg" length="96208"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye Finans’tan günlük yaşamı destekleyen yeni sadakat programı: Ayın Hayata Katılanları]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/turkiye-finanstan-gunluk-yasami-destekleyen-yeni-sadakat-programi-ayin-hayata-katilanlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/turkiye-finanstan-gunluk-yasami-destekleyen-yeni-sadakat-programi-ayin-hayata-katilanlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye Finans Katılım Bankası, müşterilerinin günlük bankacılık işlemlerini ödüllendiren ve hayatın farklı alanlarında avantajlar sunan yeni sadakat programı ‘Ayın Hayata Katılanı’nı hayata geçirdi. Mobil Bankacılık ve İnternet Şube üzerinden takip edilebilen program kapsamında müşteriler; belirlenen kriterleri tamamlayarak her ay yenilenen avantaj ve ayrıcalıklardan yararlanabiliyor.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye Finans Katılım Bankası, müşterileriyle kurduğu ilişkiyi hem finansal işlemlerde hem de günlük yaşamın farklı anlarında sunduğu değer önerileriyle desteklemeye devam ediyor. Bu anlayışla geliştirilen <strong>Ayın Hayata Katılanı</strong> sadakat programı, müşterilerin bankacılık ürünlerini daha etkin ve avantajlı olarak kullanmalarını teşvik ederken aynı zamanda günlük hayatlarını kolaylaştıran faydalar sunuyor.</p>

<p><strong>Bankacılık deneyimini ödüllendiren yapı</strong></p>

<p>Ayın Hayata Katılanı programında müşteriler, her ay kendilerine sunulan kriterleri takip ederek bankacılık işlemlerini gerçekleştirebiliyor. Belirlenen kriterleri tamamlayan müşteriler; günlük hesapta ek getiri, bonus fırsatları, finansman avantajları ve çeşitli kampanyalara erişim hakkı kazanıyor.</p>

<p>Program kapsamında sunulan kampanyalar ve avantajlar her ay güncellenirken; ulaşım, seyahat, alışveriş, kültür-sanat ve günlük yaşamı destekleyen farklı fırsatlar müşterilerle buluşturuluyor. Böylece müşteriler yalnızca bankacılık işlemlerini yönetmekle kalmıyor, aynı zamanda günlük hayatlarında da ek fayda elde ediyor.</p>

<p><strong>“Müşterilerimizin hayatına değer katan deneyimler sunmaya devam edeceğiz”</strong></p>

<p>Programa ilişkin <strong>Türkiye Finans Katılım Bankası Bireysel ve KOBİ Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Emre Ertürk </strong>şu açıklamayı yaptı: “Türkiye Finans Katılım Bankası olarak müşterilerimizle kurduğumuz ilişkiyi yalnızca finansal işlemlerle sınırlı görmüyor, hayatın her anında onlara değer katacak deneyimler sunmayı hedefliyoruz. <strong>‘Ayın Hayata Katılanı’</strong> programımızı da bu anlayışla hayata geçirdik. Müşterilerimizin günlük bankacılık alışkanlıklarını ödüllendiren bu programla, ulaşımdan kültür sanata, seyahatten dijital platformlara kadar yaşamın farklı alanlarında avantajlar sunuyoruz. Bonus fırsatlarının yanı sıra Günlük Hesapta sağladığımız ek getiri avantajı, Hızlı Döviz işlemlerinde avantajlı makaslar ve katılım esaslarına uygun ihtiyaç finansmanında dosya masrafı muafiyeti gibi avantajlarla müşterilerimizin finansal yaşamlarını daha verimli hâle getiriyoruz. Dijital bankacılıktaki öncü yaklaşımımızla müşteri deneyimini sürekli geliştirmeye, katılım bankacılığının sunduğu değerleri yenilikçi çözümlerle buluşturmaya ve müşterilerimizin hayatına dokunan ayrıcalıklar sunmaya devam edeceğiz.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/turkiye-finanstan-gunluk-yasami-destekleyen-yeni-sadakat-programi-ayin-hayata-katilanlari</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 14:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/1783679793-turkiye-finans-genel-mudurluk.jpg" type="image/jpeg" length="32258"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İnci Akü, İhracattaki Güçlü Performansını Bir Kez Daha Altın İhracat Ödülü ile Taçlandırdı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/inci-aku-ihracattaki-guclu-performansini-bir-kez-daha-altin-ihracat-odulu-ile-taclandirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/inci-aku-ihracattaki-guclu-performansini-bir-kez-daha-altin-ihracat-odulu-ile-taclandirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye'nin öncü akü üreticilerinden İnci Akü, Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) İhracatın Şampiyonları Ödül Töreni'nde beşinci kez üst üste Altın İhracat Ödülü'ne layık görüldü. </strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Şirket, uluslararası pazarlardaki güçlü performansı ve sürdürülebilir ihracat başarısıyla sektörün en başarılıları arasında yer alma geleneğini bu yıl da sürdürdü.</strong></p>

<p>Ürünlerini 6 kıtada 80'den fazla ülkeye ulaştıran İnci Akü, Manisa'daki üretim tesislerinde geliştirdiği ileri teknoloji çözümleriyle Türkiye'nin ihracatına yüksek katma değer sağlamaya devam ediyor. Güçlü üretim alt yapısı, Ar-Ge yetkinliği ve küresel iş ortaklıkları sayesinde İnci Akü hem otomotiv yenileme pazarında hem de orijinal ekipman (OE) alanında dünyanın önde gelen markalarının çözüm ortakları arasında yer alıyor.</p>

<p><strong>"İhracattaki başarımızı teknoloji ve sürdürülebilir büyüme anlayışımızla güçlendiriyoruz"</strong></p>

<p>Törende alınan ödüle ilişkin değerlendirmelerde bulunan İnci Akü Uluslararası Satış Müdürü Hasan Kızılkaya;</p>

<p>"Altın İhracat Ödülü, yalnızca ihracat performansımızın değil; teknolojiye, kaliteye ve sürdürülebilir büyümeye yaptığımız yatırımların da önemli bir göstergesi. İnci Akü olarak, güçlü üretim alt yapımız ve mühendislik yetkinliğimizle geliştirdiğimiz ürünleri dünyanın dört bir yanındaki müşterilerimizle buluşturuyoruz. Küresel pazarlarda rekabet gücümüzü artırırken, ülkemize katma değer sağlayan üretim anlayışımızı da kararlılıkla sürdürüyoruz” dedi.</p>

<p>Akü sektörünün küresel ölçekte temsil ettiklerini söyleyen Kızılkaya, “İhracattaki başarımızın temelinde Ar-Ge odaklı yaklaşımımız, dijitalleşme yatırımlarımız ve müşterilerimizin ihtiyaçlarına hızlı yanıt verebilen esnek üretim yapımız bulunuyor. Önümüzdeki dönemde de inovasyon ve sürdürülebilirlik ekseninde yatırımlarımıza devam ederek Türkiye'nin küresel ölçekteki güçlü üretim temsilcilerinden biri olmayı sürdüreceğiz. Bu başarıda emeği bulunan tüm çalışma arkadaşlarımıza, iş ortaklarımıza, bayilerimize ve tedarikçilerimize teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.</p>

<p>İnci Akü, yüksek teknolojiye dayalı üretim anlayışı, güçlü ihracat ağı ve sürdürülebilir büyüme vizyonuyla Türkiye'den dünyaya değer üretmeye devam ediyor. Şirket, küresel pazarlardaki etkinliğini her geçen yıl daha da artırırken, Türkiye ekonomisine ihracat yoluyla katkı sağlamayı sürdürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/inci-aku-ihracattaki-guclu-performansini-bir-kez-daha-altin-ihracat-odulu-ile-taclandirdi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 14:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/1783680209-o-i-b-odul-toreni-e-o-20260709-8422-e.png" type="image/jpeg" length="61805"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Karaca Giyim'in Kurumsal ve Pazarlama İletişimi Direktörü Vildan Yıldırım oldu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/karaca-giyimin-kurumsal-ve-pazarlama-iletisimi-direktoru-vildan-yildirim-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/karaca-giyimin-kurumsal-ve-pazarlama-iletisimi-direktoru-vildan-yildirim-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türk hazır giyim sektörünün 100 yılı aşkın köklü markalarından Karaca Giyim, kurumsal yapılanmasını güçlendirmeye devam ediyor. Büyüme stratejisi doğrultusunda ürün yelpazesini kadın ve erkek koleksiyonlarıyla genişleten, mağazalaşma yatırımlarını hızlandıran ve müşteri deneyimini odağına alan şirket, iletişim kadrosunu da deneyimli bir isimle güçlendirdi.</strong></p>

<p>Bu kapsamda Karaca Giyim, pazarlama ve kurumsal iletişim alanında 25 yılı aşkın deneyime sahip Vildan Yıldırım’ı Kurumsal ve Pazarlama İletişimi Direktörü olarak görevlendirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni görevinde Yıldırım, Karaca Giyim’in kurumsal iletişim ve pazarlama iletişimi stratejilerinin yönetilmesi, marka itibarının güçlendirilmesi ve şirketin iletişim vizyonunun geliştirilmesine yönelik çalışmalara liderlik edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/karaca-giyimin-kurumsal-ve-pazarlama-iletisimi-direktoru-vildan-yildirim-oldu</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 13:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/karaca-giyim-kurumsal-ve-pazarlama-iletisimi-direktoru-vildan-yildirim.jpg" type="image/jpeg" length="18752"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[OİB İhracatın Şampiyonları Ödül Töreni’nde 2025’in ihracat liderleri ödüllendirildi]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/oib-ihracatin-sampiyonlari-odul-toreninde-2025in-ihracat-liderleri-odullendirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/oib-ihracatin-sampiyonlari-odul-toreninde-2025in-ihracat-liderleri-odullendirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) tarafından düzenlenen İhracatın Şampiyonları Ödül Töreni’nde 2025 yılında en yüksek ihracatı gerçekleştiren firmalar ödüllerine kavuştu. OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı’nın ev sahipliğinde gerçekleştirilen törene Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ile Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkan Vekili Baran Çelik de katıldı. Geçen yılın ihracat şampiyonu Ford Otomotiv olurken, toplam 133 firma Platin, Altın, Gümüş ve Bronz kategorilerinde ödüle layık görüldü.</strong></p>

<p>OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı, törende yaptığı konuşmada otomotiv sektörünün yalnızca üretim gücüyle değil, inovasyon kapasitesiyle de öne çıkması gerektiğini belirterek, “OİB olarak yıllardır Otomotivin Geleceği Tasarım Yarışması ile oluşturduğumuz ekosistemi bir adım ileri taşıyarak OİB Venture Mobilite İnovasyon Fonu’nu hayata geçirdik. Beş yıl içinde fon büyüklüğünü 25 milyon dolara ulaştırmayı hedefliyoruz. Bu sürece sektörümüzün aktif desteğini bekliyoruz” dedi.</p>

<p>Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği tarafından organize edilen törende, son 20 yılda 19 kez Türkiye’nin ihracat lideri olan otomotiv sektöründe 2025 yılının en başarılı ihracatçıları ödüllendirildi. İhracat şampiyonu Ford Otomotiv olurken, sektörde en yüksek ihracatı gerçekleştiren ilk 133 firma farklı kategorilerde ödül aldı.</p>

<p>Türkiye İhracatçılar Meclisi Dış Ticaret Kompleksi’nde gerçekleştirilen ödül törenine Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, TİM Başkan Vekili Baran Çelik, OİB Yönetim Kurulu üyeleri ile otomotiv sektörünün önde gelen firmalarının üst düzey temsilcileri katıldı. Ford Otomotiv’in birincilik ödülü, OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı, Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ve TİM Başkan Vekili Baran Çelik tarafından Ford Otomotiv Malzeme, Planlama ve Lojistik Lideri ve OİB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Fikri Onur Sarıkaya’ya takdim edildi.</p>

<p>Program, otomotiv sektörünün dünyanın yaklaşık 200 ülkesine gerçekleştirdiği ihracatı anlatan tanıtım filmiyle başladı. Açılış konuşmasını yapan OİB Başkanı Kemal Yazıcı, ihracatçıların Türkiye’nin büyüme hikâyesindeki en önemli aktörler olduğunu belirterek, ihracatçıların sadece ürün satmadığını, aynı zamanda yatırımı, istihdamı ve ülkenin küresel rekabet gücünü artırdığını vurguladı.</p>

<p>Türkiye’nin Avrupa’nın en önemli otomotiv üretim merkezlerinden biri haline geldiğini ifade eden Yazıcı, sektörün 250 bini doğrudan olmak üzere 550 binden fazla kişiye istihdam sağladığını söyledi. 14 ana sanayi kuruluşu, binlerce tedarikçi ve 3 bini aşkın ihracatçıyla faaliyet gösteren sektörün, 2025 yılında 41,5 milyar dolarlık ihracata ulaşarak Türkiye ihracatındaki liderliğini sürdürdüğünü belirten Yazıcı, yılın ilk altı ayında ise ihracatın yüzde 4,3 artışla 20,8 milyar dolara yükseldiğini ve ihracatın yüzde 85’inin Avrupa ülkelerine yapıldığını kaydetti.</p>

<h3><strong>OİB Venture Mobilite İnovasyon Fonu büyüyor</strong></h3>

<p>Otomotiv sektöründe yaşanan teknolojik dönüşüme dikkat çeken Kemal Yazıcı, rekabetin artık yalnızca üretim değil yazılım, elektronik, enerji yönetimi ve veri teknolojileri alanlarında da şekillendiğini söyledi. Bu kapsamda kurulan OİB Venture Mobilite İnovasyon Fonu’nun 75 milyon TL’lik başlangıç kaynağıyla faaliyete geçtiğini belirten Yazıcı, fonun önümüzdeki beş yıl içinde 25 milyon dolarlık büyüklüğe ulaştırılmasının hedeflendiğini ifade ederek sektör temsilcilerini fona destek vermeye davet etti.</p>

<h3><strong>“Otomotiv Türkiye sanayisinin gurur kaynağı”</strong></h3>

<p>Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ise konuşmasında otomotiv sektörünün Türkiye sanayisinin küresel başarı hikâyesinin en önemli temsilcisi olduğunu belirterek, sektörün kalite, sürdürülebilirlik, zamanında teslimat ve nitelikli insan kaynağı sayesinde Avrupa’da beşinci, dünyada ise 13’üncü büyük üretim üssü konumuna ulaştığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bolat, otomotiv sektörünün başarısının elektronik, makine, çelik ve yazılım gibi birçok sektörün ortak katkısıyla oluştuğunu ifade ederek, Türkiye’nin otomotiv ihracatının yüzde 71’inin Avrupa Birliği ülkelerine yapıldığını, AB ile ticarette otomotivin önemli bir paya sahip olduğunu vurguladı.</p>

<p>TİM Başkan Vekili Baran Çelik de törende yaptığı konuşmada, ödül alan 133 firmanın tamamının sektörün başarı hikâyesine önemli katkılar sunduğunu belirterek, ihracatın güçlenmesi ve teknoloji odaklı üretimin artırılması için çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini söyledi.</p>

<h3><strong>OTOMOTİV İHRACAT ŞAMPİYONU ÖDÜLÜ – 2025 YILI</strong></h3>

<ul>
 <li>
 <p>Ford Otomotiv San. A.Ş.</p>
 </li>
</ul>

<h3><strong>PLATİN İHRACATÇI ÖDÜLLERİ – 2025 YILI (SEKİZ FİRMA)</strong></h3>

<ul>
 <li>
 <p>Toyota Otomotiv San. Türkiye A.Ş.</p>
 </li>
 <li>
 <p>TGS Dış Tic. A.Ş.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kibar Dış Ticaret A.Ş.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Oyak-Renault Otomobil Fabrikaları A.Ş.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Mercedes-Benz Türk A.Ş.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bosch San. ve Tic. A.Ş.</p>
 </li>
 <li>
 <p>MAN Truck &amp; Bus</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tofaş Türk Otomobil Fabrikası A.Ş.</p>
 </li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/oib-ihracatin-sampiyonlari-odul-toreninde-2025in-ihracat-liderleri-odullendirildi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 12:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/ihracatin-sampiyonlari-toplu.jpeg" type="image/jpeg" length="97083"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ambalaj sektörü İSO 500'de 25 firma ile yer aldı: Üretimden satışlar yüzde 13,5 arttı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ambalaj-sektoru-iso-500de-25-firma-ile-yer-aldi-uretimden-satislar-yuzde-135-artti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ambalaj-sektoru-iso-500de-25-firma-ile-yer-aldi-uretimden-satislar-yuzde-135-artti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından hazırlanan 2025 Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Araştırması, ambalaj sektörünün sanayideki güçlü konumunu bir kez daha ortaya koydu. Araştırma sonuçlarına göre, 16'sı Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD) üyesi olmak üzere toplam 25 ambalaj şirketi, Türkiye'nin en büyük sanayi kuruluşları arasında yer alma başarısı gösterdi. Geçtiğimiz yıl listede 18'i ASD üyesi olmak üzere toplam 28 firma bulunurken, firma sayısındaki gerilemeye rağmen sektörün üretimden satışlarını artırması dikkat çekti.</strong></p>

<p>İSO 500 listesinde yer alan 25 ambalaj firmasının üretimden satışları, 2025 yılında bir önceki yıla göre <strong>yüzde 13,48 artış</strong> göstererek <strong>248,3 milyar TL'den 281,8 milyar TL'ye</strong> yükseldi. Böylece sektör, küresel ekonomide yaşanan dalgalanmalara, artan üretim maliyetlerine ve ihracat pazarlarında yaşanan yavaşlamaya rağmen üretim kapasitesini koruyarak büyümesini sürdürdü.</p>

<p>Öte yandan ihracat ve istihdam verileri sektör açısından daha temkinli değerlendirilmesi gereken bir tablo ortaya koydu. İSO 500 kapsamındaki ambalaj firmalarının toplam ihracatı <strong>yüzde 9,32 düşüşle 913 milyon dolara</strong> gerilerken, çalışan sayısı ise <strong>yüzde 20,44 azalarak 10 bin 395 kişiye</strong> düştü. Ambalaj sektörü, İSO 500 içerisindeki toplam üretimden satışların <strong>yüzde 2,5'ini</strong>, ihracatın <strong>yüzde 0,9'unu</strong> ve toplam istihdamın <strong>yüzde 1,3'ünü</strong> oluşturdu.</p>

<p><strong>"Ambalaj sanayi dayanıklılığını bir kez daha kanıtladı"</strong></p>

<p>Sonuçları değerlendiren Ambalaj Sanayicileri Derneği Başkanı <strong>Zeki Sarıbekir</strong>, sektörün zorlu ekonomik koşullara rağmen üretim performansını artırmasının önemli bir başarı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sarıbekir, küresel ekonomide yaşanan belirsizlikler, yüksek enflasyon, finansmana erişimde yaşanan sıkıntılar, enerji ve hammadde maliyetlerindeki artış ile dış pazarlardaki daralmanın üreticiler üzerinde önemli baskılar oluşturduğunu belirterek, tüm bu olumsuzluklara rağmen ambalaj sanayisinin üretimden satışlarını artırmasının sektörün güçlü üretim altyapısını ve dayanıklılığını gösterdiğini ifade etti.</p>

<p>Ancak üretimdeki bu olumlu tabloya karşın ihracat ve istihdam tarafındaki gelişmelerin dikkatle izlenmesi gerektiğini vurgulayan Sarıbekir, ihracattaki düşüşün küresel talepteki yavaşlama ve uluslararası pazarlarda artan rekabetten kaynaklandığını belirtti.</p>

<p>Çalışan sayısındaki gerilemeye de dikkat çeken Sarıbekir, istihdamdaki azalmanın yalnızca ambalaj sektörüne özgü olmadığını, sanayinin birçok kolunda hissedilen maliyet baskılarının doğal bir sonucu olduğunu söyledi. İş gücü maliyetleri, finansman giderleri ve üretim maliyetlerindeki yükselişin şirketleri daha verimli üretim modellerine yönlendirdiğini ifade eden Sarıbekir, sektörün bu süreci verimlilik ve teknoloji yatırımlarıyla aşmaya çalıştığını dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"Ambalaj sanayisi birçok sektörün görünmeyen gücü"</strong></p>

<p>Ambalaj sektörünün yalnızca kendi üretim hacmiyle değil, hizmet verdiği sektörlere sağladığı katma değerle de stratejik bir öneme sahip olduğunun altını çizen Sarıbekir, gıda, içecek, kimya, ilaç, kozmetik, otomotiv, beyaz eşya, elektronik ve hızlı tüketim ürünleri başta olmak üzere birçok sektörün rekabet gücünün güçlü bir ambalaj sanayisine bağlı olduğunu ifade etti.</p>

<p>Sarıbekir, kaliteli ve sürdürülebilir ambalaj üretiminin ihracat yapan sektörlerin uluslararası pazarlardaki başarısında kritik rol oynadığını belirterek, "Ambalaj sektörünün gelişmesi yalnızca sektörümüzün değil, Türkiye sanayisinin tamamının büyümesine katkı sağlayacaktır. Ürettiğimiz her ambalaj, ihracat yapan sanayicimizin ürününü dünya pazarlarına güvenli ve katma değerli şekilde ulaştıran önemli bir unsurdur." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>Rekabet gücü için destek çağrısı</strong></p>

<p>Önümüzdeki dönemde sektörün yeniden ihracat odaklı güçlü bir büyüme yakalayabilmesi için finansmana erişimin kolaylaştırılmasının büyük önem taşıdığını vurgulayan Sarıbekir, özellikle ihracatçı firmaların rekabet gücünü artıracak destek mekanizmalarının sürdürülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Yeşil dönüşüm sürecinin ambalaj sektörü açısından önemli fırsatlar sunduğunu ifade eden Sarıbekir, sürdürülebilir üretim teknolojileri, geri dönüştürülebilir ambalaj çözümleri ve karbon ayak izini azaltacak yatırımların teşvik edilmesiyle sektörün uluslararası pazarlardaki konumunu daha da güçlendireceğini belirtti.</p>

<p>Sarıbekir, finansman olanaklarının geliştirilmesi, ihracat desteklerinin artırılması ve yeşil dönüşüm yatırımlarının hızlandırılması halinde ambalaj sektörünün önümüzdeki dönemde hem üretim hem ihracat hem de istihdam açısından yeniden güçlü bir büyüme ivmesi yakalayacağına inandıklarını sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ambalaj-sektoru-iso-500de-25-firma-ile-yer-aldi-uretimden-satislar-yuzde-135-artti</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 12:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/asd-baskani-zeki-saribekirjpg-2.jpeg" type="image/jpeg" length="96166"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ev ve mutfak eşyaları sektörü ilk yarıda 1,38 milyar dolarlık ihracata ulaştı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ev-ve-mutfak-esyalari-sektoru-ilk-yarida-138-milyar-dolarlik-ihracata-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ev-ve-mutfak-esyalari-sektoru-ilk-yarida-138-milyar-dolarlik-ihracata-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p><strong>Ev ve Mutfak Eşyaları Sanayicileri ve İhracatçıları Derneği (EVSİD), 2026 yılının ilk altı ayına ilişkin ihracat performansını açıkladı. Sektör, haziran ayında gerçekleştirdiği 220 milyon dolarlık ihracatla ocak-haziran dönemini toplam 1,38 milyar dolarlık dış satımla tamamladı.</strong></p>

<p>İlk altı aylık dönemde ihracat, geçen yılın aynı dönemine göre değer bazında yüzde 7,1, miktar bazında ise yüzde 9,3 geriledi. Buna karşın kilogram başına ortalama ihracat birim fiyatı 3,97 dolardan 4,06 dolara yükselerek sektörün katma değerli üretim gücünü koruduğunu ortaya koydu.</p>

<p>EVSİD Başkanı Talha Özger, ihracatta yaşanan düşüşe rağmen kilogram başına ihracat değerindeki artışın sektör açısından önemli bir gösterge olduğunu belirterek, "Özellikle ilk 10 ihracat pazarımızdaki daralmanın yalnızca yüzde 0,3 seviyesinde kalması, ana pazarlarımızdaki güçlü konumumuzu koruduğumuzu gösteriyor." ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>En büyük gerileme cam ve plastik ürünlerde yaşandı</strong></p>

<p>EVSİD verilerine göre ürün grupları bazında en yüksek düşüş cam ve plastik ürünlerde görüldü. Ocak-haziran döneminde elektrikli küçük ev ve mutfak eşyaları ihracatı yüzde 2,4, metal mutfak eşyaları yüzde 7,2, plastik ev ve mutfak eşyaları yüzde 11,4, cam sofra ve mutfak eşyaları yüzde 17, seramik ve porselen mutfak eşyaları ihracatı ise yüzde 2,8 oranında geriledi.</p>

<p><strong>Avrupa ana pazar konumunu koruyor</strong></p>

<p>Sektörün en büyük ihracat pazarı, 142 milyon dolarlık satışla İngiltere olmayı sürdürdü. İngiltere'ye yapılan ihracat geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,9 artış kaydetti.</p>

<p>İlk 10 ihracat pazarı arasında yalnızca Mısır ve Fas Avrupa dışından yer alırken, Avrupa ülkelerinin toplam ihracattaki payı geçen yılki yüzde 45 seviyesinden yüzde 50'ye yükseldi. Toplam ihracatta yüzde 7,1'lik gerilemeye rağmen ilk 10 pazardaki düşüşün yalnızca yüzde 0,3 seviyesinde gerçekleşmesi, sektörün ana pazarlardaki güçlü konumunu koruduğunu gösterdi.</p>

<p>Ürün bazında bakıldığında ise elektrikli küçük ev ve mutfak eşyalarında İngiltere, metal mutfak eşyalarında Mısır, plastik ev ve mutfak eşyalarında Ürdün, cam sofra ve mutfak eşyalarında İspanya, seramik ve porselen mutfak eşyalarında ise Fransa en önemli ihracat pazarları oldu.</p>

<p><strong>Yakın pazarlara odaklanma devam ediyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yılın ilk yarısında sektör ihracatının yüzde 92'si Türkiye'ye 0-2.400 kilometre mesafedeki yakın ve orta mesafeli ülkelere gerçekleştirildi. Uzak ve çok uzak pazarlara yapılan ihracatın toplam içindeki payı ise yüzde 8'de kaldı. Veriler, özellikle uzak pazarlardaki daralmanın yakın coğrafyalara kıyasla daha belirgin olduğunu ortaya koydu.</p>

<p><strong>"Avrupa'da daha büyük pay alma potansiyelimiz var"</strong></p>

<p>İlk altı aylık sonuçları değerlendiren EVSİD Başkanı Talha Özger, küresel ticarette yaşanan zorlu koşullara rağmen sektörün ana pazarlardaki güçlü konumunu korumasının önemli bir başarı olduğunu söyledi.</p>

<p>İhracatta miktar ve değer bazında düşüş yaşansa da kilogram başına ihracat değerinin yükseldiğine dikkat çeken Özger, bunun sektörün katma değerli üretim kapasitesini ve rekabet gücünü koruduğunu gösterdiğini ifade etti.</p>

<p>Avrupa'nın sektör için stratejik önemine işaret eden Özger, Türk üreticilerinin bu pazarda daha fazla pay alma potansiyeline sahip olduğunu belirterek şunları söyledi:</p>

<p>"Bugün ihracatımızın yarısı ilk 10 pazardan gelirken, bu pazarların büyük bölümünü Avrupa ülkeleri oluşturuyor. Avrupa'nın kendi üretim ve tedarik zincirlerini güçlendirdiği bu dönemde Türk üreticileri için önemli fırsatlar bulunuyor. Ancak rakip ülkelerin aldığı paylarla kıyaslandığında Avrupa'daki konumumuz hâlâ hedeflediğimiz seviyede değil. Önümüzdeki süreçte Avrupa pazarını daha doğru analiz etmeli, pazarda derinleşmeli, markalaşmayı güçlendirmeli ve katma değerli ürün ihracatımızı artırmalıyız."</p>

<p>Kur ve maliyet dengesinin ihracatçılar açısından kritik öneme sahip olduğunu da vurgulayan Özger, küresel rekabetin giderek arttığı mevcut ortamda sürdürülebilir ihracat için öngörülebilir maliyet yapısı ve rekabetçi bir iş ortamının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Özger, EVSİD olarak üyelerinin yeni pazarlara açılmasını desteklemeye, mevcut pazarlarda derinleşmelerini sağlayacak projeler geliştirmeye ve sektörün dünya ticaretindeki payını artırmaya yönelik çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceklerini sözlerine ekledi.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ev-ve-mutfak-esyalari-sektoru-ilk-yarida-138-milyar-dolarlik-ihracata-ulasti</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 12:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/t-a-l-h-a-o-z-g-e-r.png" type="image/jpeg" length="13287"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Avdagiç: “AB Üyelik Süreci Uzayan Müzakerelere Dönüşmemeli”]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/avdagic-ab-uyelik-sureci-uzayan-muzakerelere-donusmemeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/avdagic-ab-uyelik-sureci-uzayan-muzakerelere-donusmemeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, Türkiye'nin Avrupa Birliği ile tam üyelik sürecinin yeniden ivme kazanması gerektiğini belirterek, "Türkiye'nin AB'ye tam üyelik müzakereleri artık 'uzatım' müzakerelerine dönüşmemeli. Süreç yeniden canlandırılmalı ve Türkiye'nin katılımına somut, yeni bir perspektif kazandırılmalıdır." dedi.</strong></p>

<p>İTO'nun temmuz ayı Meclis Toplantısı'nda konuşan Avdagiç, Türkiye ekonomisinden küresel gelişmelere, Avrupa Birliği ile ilişkilerden sanayi politikalarına kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p><strong>"Türkiye AB'ye Değer Katan Bir Ülke Olmalı"</strong></p>

<p>Türkiye'nin Avrupa Birliği sürecine yeni bir bakış açısıyla yaklaşılması gerektiğini vurgulayan Avdagiç, hedefin AB içinde eriyen değil, kimliğine katkı sunan bir ülke modeli olması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>AB ile ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesi için öncelikle Gümrük Birliği'nin güncellenmesi, ekonomik ve ticari entegrasyonun derinleştirilmesi ile vize serbestisi sürecinde kalan kriterlerin tamamlanmasına yönelik adımların hızlandırılması gerektiğini belirten Avdagiç, bu alanlarda somut ilerleme beklediklerini söyledi.</p>

<p><strong>"Türkiye'nin Önünde Üç Stratejik Dönüşüm Alanı Var"</strong></p>

<p>Konuşmasında Türkiye'nin geleceğine ilişkin stratejik vizyonunu da paylaşan Avdagiç, ülkenin önünde üç temel dönüşüm başlığının bulunduğunu ifade etti. Bunları; jeostratejik konumun jeoekonomik güce dönüştürülmesi, üretim ekonomisinin teknoloji odaklı bir yapıya evrilmesi ve transit ülke kimliğinden karar verici merkez ülke konumuna geçiş olarak sıraladı.</p>

<p>Sanayi politikasının bu dönüşümün en önemli unsuru olduğuna dikkat çeken Avdagiç, Avrupa Birliği ile daha güçlü ekonomik entegrasyonun ancak orta-yüksek ve yüksek teknoloji üretimine odaklanan seçici ve stratejik bir sanayi yapısıyla mümkün olacağını söyledi. Böyle bir dönüşümün sanayiyi yalnızca büyümenin lokomotifi değil, aynı zamanda Türkiye'nin jeopolitik etkinliğini artıran stratejik bir güç haline getireceğini dile getirdi.</p>

<p>Teknoloji, veri ve kritik üretim kabiliyetlerinin küresel ekonomide belirleyici hale geldiğini belirten Avdagiç, Türkiye'nin bu alanlarda yukarı yönlü bir sıçrama gerçekleştirmesinin artık yapısal bir zorunluluk olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>"Küresel Ekonomi Kalıcı Belirsizlik Dönemine Girdi"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dünya ekonomisindeki gelişmeleri de değerlendiren Avdagiç, küresel ekonominin artık geçici krizlerle değil, kalıcı ve çok katmanlı belirsizliklerle şekillendiğini söyledi.</p>

<p>Enerji piyasalarının bu sürecin merkezinde yer aldığını belirten Avdagiç, Hürmüz Boğazı çevresindeki jeopolitik gelişmelerin petrol ve doğal gaz fiyatlarını arz-talep dengesinin ötesinde risk primi üzerinden belirlediğini, bunun da enerji maliyetlerinde yeni bir taban oluşturduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>Enflasyon Programı ve Para Politikası Değerlendirmesi</strong></p>

<p>Son üç yıldır uygulanan Enflasyonla Mücadele Programı'nın önemli kırılganlıkları azaltırken ekonomide dengeleme sağladığını belirten Avdagiç, sıkı para politikasının iç talep kaynaklı enflasyon baskısını yavaşlattığını ve fiyatlama davranışlarında kademeli normalleşme oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Finansal istikrar açısından risk primindeki düşüş ve portföy akımlarındaki dengelenmenin programın dış kırılganlıkları azaltıcı etkisini güçlendirdiğini kaydeden Avdagiç, bu kazanımların kalıcı olabilmesi için mali disiplin ve yapısal reformların da sürdürülmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Merkez Bankası'nın sıkı para politikası duruşunu koruduğunu belirten Avdagiç, küresel enflasyon risklerinin yeniden yükselmesi, uluslararası finansal koşulların uzun süre sıkı kalma ihtimali ve kur üzerindeki baskının erken faiz indirimi alanını daralttığını söyledi. Buna karşın enflasyondaki gerilemenin TCMB'ye faiz indirimi konusunda kademeli bir hareket alanı oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><strong>"Türkiye Artık Bölgesel Bir Ekonomik Merkez"</strong></p>

<p>Konuşmasının sonunda Türkiye'nin jeopolitik konumuna dikkat çeken Avdagiç, ülkenin yalnızca Doğu ile Batı arasında bir geçiş güzergâhı olmadığını vurguladı.</p>

<p>Türkiye'nin artık ticaret akışlarının yönünü, hızını ve maliyetini etkileyen önemli bir ekonomik merkez haline geldiğini belirten Avdagiç, bu vizyonun coğrafi avantajı pasif bir unsur olmaktan çıkararak ekonomik ve siyasi kararları şekillendiren aktif bir güce dönüştüreceğini ifade etti.</p>

<blockquote>
<p><strong>15 Temmuz Vurgusu</strong></p>
</blockquote>

<p>Avdagiç, konuşmasının başında 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü'nün 10. yıl dönümüne de değinerek, Türk milletinin darbe girişimi karşısında gösterdiği direnişin tarihi bir dönüm noktası olduğunu söyledi.</p>

<p>15 Temmuz gecesinde halkın yalnızca demokrasisini değil, Türkiye'nin ekonomik bağımsızlığını da koruduğunu ifade eden Avdagiç, "O gece milletimiz, ülkemizin bir müstemleke ekonomisine dönüşmesine izin vermedi." dedi.</p>

<p>FETÖ'nün darbe girişiminin üzerinden 10 yıl geçtiğini hatırlatan Avdagiç, bu olayın aynı bilinç ve kararlılıkla hatırlanmaya devam edilmesi gerektiğini belirterek, vatan uğruna hayatını kaybeden şehitlere rahmet, gazilere ise sağlık dileğinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/avdagic-ab-uyelik-sureci-uzayan-muzakerelere-donusmemeli</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 12:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/sekib-avdagic-7.jpeg" type="image/jpeg" length="91488"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye’nin En Hızlı Büyüyen Şirketleri İçin Başvuru Süreci Başladı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/turkiyenin-en-hizli-buyuyen-sirketleri-icin-basvuru-sureci-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/turkiyenin-en-hizli-buyuyen-sirketleri-icin-basvuru-sureci-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) koordinasyonunda, Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) ile TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi (TOBB ETÜ) iş birliğinde düzenlenen Türkiye 100 Programı onuncu dönemine başladı.</strong></p>

<p>Türkiye'nin en hızlı büyüyen şirketlerini belirlemeyi amaçlayan programa başvurular, <strong>14 Ağustos 2026</strong> tarihine kadar <strong>turkiye100.tobb.org.tr</strong> üzerinden gerçekleştirilebilecek. Türkiye 100 listesine girmeye hak kazanan firmalar, yeni iş birlikleri ve yatırım fırsatlarının yanı sıra ulusal ve uluslararası platformlarda tanıtım avantajı elde edecek.</p>

<p><strong>Hisarcıklıoğlu’ndan girişimcilere davet</strong></p>

<p>TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, şirketleri programa katılmaya çağırarak, Türkiye 100 Programı'nın başarılı girişimlerin görünürlüğünü artırdığını söyledi. Hisarcıklıoğlu, "Türkiye 100 sayesinde girişimci şirketlerimizi kamuoyunda daha görünür hale getiriyor, başarılı girişimcilerimizin hem ülkemizde hem de uluslararası alanda yeni fırsatlara ulaşmasını destekliyoruz. Türkiye'nin en hızlı büyüyen 100 şirketi, ulusal ve küresel ölçekte iş bağlantılarını güçlendirme imkânı yakalayacak." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Girişimciliğin ekonomik kalkınmanın temel unsurlarından biri olduğuna dikkat çeken Hisarcıklıoğlu, programla her yıl Türkiye'nin en hızlı büyüyen 100 şirketini dünyaya tanıtmayı amaçladıklarını belirtti. Başarılı şirketlerin görünürlüğünü artırarak yatırımcı, müşteri ve tedarikçilere erişimlerini kolaylaştırmayı hedeflediklerini ifade eden Hisarcıklıoğlu, Türkiye 100'e giren girişimcilerin başarı hikâyelerinin yeni girişimcilere ilham vereceğini ve gençler için önemli bir rol model oluşturacağını vurguladı.</p>

<p><strong>Başvuru şartları neler?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Programa; <strong>31 Aralık 2022</strong> ve öncesinde kurulmuş, <strong>2023 yılında en az 2 milyon TL</strong>, <strong>2025 yılında ise en az 5 milyon TL</strong> satış gelirine ulaşmış şirketler başvurabilecek. Ayrıca firmaların 2023-2025 döneminde her yıl satış gelirlerini artırmış olması, söz konusu dönemde toplamda en az <strong>yüzde 10 büyüme</strong> kaydetmesi ve <strong>2025 yılı itibarıyla en az 10 çalışan</strong> istihdam etmesi gerekiyor. Başvuracak şirketlerin merkezlerinin Türkiye'de bulunması da şartlar arasında yer alıyor.</p>

<p>Öte yandan kamu ortaklığı bulunan veya halka açık şirketler, yurt dışı merkezli şirketlerin Türkiye şubeleri, hisselerinin yüzde 51'inden fazlası halka açık ya da kamu şirketlerine ait firmalar, kâr amacı gütmeyen kuruluşlar, franchise işletmeleri, otomobil galerileri, kuyumcular, döviz şirketleri, bankalar, enerji dağıtım şirketleri ile elektrik, gaz, akaryakıt ve su tedarikçileri programa başvuramayacak.</p>

<p>Holdinglerin başvuruları kabul edilmeyecek ancak holding bünyesinde faaliyet gösteren şirketler programa katılabilecek. Ortakları arasında yabancı gerçek veya tüzel kişilerin bulunduğu şirketler ise başvuru yapabilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/turkiyenin-en-hizli-buyuyen-sirketleri-icin-basvuru-sureci-basladi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 11:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/chatgpt-image-10-tem-2026-12-01-23.png" type="image/jpeg" length="48749"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kimya Sektörü Cumhuriyet Tarihinin İhracat Rekorunu Kırdı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/kimya-sektoru-cumhuriyet-tarihinin-ihracat-rekorunu-kirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/kimya-sektoru-cumhuriyet-tarihinin-ihracat-rekorunu-kirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p><strong>2026 yılının ilk yarısında Türkiye'nin toplam ihracatı 136 milyar dolara ulaşırken, Kimyevi Maddeler ve Mamulleri sektörü 17,1 milyar dolarlık dış satımla Cumhuriyet tarihinin en yüksek ilk altı aylık ihracat performansına imza attı. Toplam ihracattan yüzde 12,6 pay alan sektör, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8,6 büyüme kaydederken, haziran ayında gerçekleştirdiği 3,29 milyar dolarlık ihracatla yılın en güçlü aylık sonucunu elde etti.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin (TİM) açıkladığı haziran ayı dış ticaret verileriyle birlikte kimya sektörünün yılın ilk yarısındaki performansı da netleşti. Sektör, ilk altı ayda ulaştığı 17,1 milyar dolarlık ihracatla Cumhuriyet tarihinin en yüksek ilk yarı ihracat rakamına ulaşmayı başardı.</p>

<p>2024'ün ilk yarısında 15,78 milyar dolar, 2025'in aynı döneminde ise 15,75 milyar dolar ihracat gerçekleştiren sektör, 2026'nın ilk altı ayında güçlü bir yükseliş sergiledi. Böylece ihracat, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8,6, 2024'ün ilk yarısına göre ise yüzde 8,4 oranında artış gösterdi.</p>

<p>Yılın ilk çeyreğinde daha dengeli bir seyir izleyen ihracat, nisan ayından itibaren belirgin şekilde ivme kazandı. Nisan ayında 3,10 milyar dolar, haziran ayında ise 3,29 milyar dolarlık ihracata ulaşan sektör, ikinci çeyrekte dikkat çekici bir performans ortaya koydu.</p>

<p><strong>Haziran ayı zirveye taşıdı</strong></p>

<p>Kimya sektörünün 2026 yılı içerisindeki en yüksek aylık ihracatı haziran ayında gerçekleşti. 3,29 milyar dolarlık dış satım, yalnızca yılın en yüksek aylık rakamı olmakla kalmadı, aynı zamanda ilk yarı rekorunun da en önemli itici gücü oldu.</p>

<p>Haziran ayındaki ihracat, 2025'in aynı ayına göre yüzde 26,9, 2024'ün haziran ayına göre ise yüzde 48,5 artış gösterdi. Bu güçlü performans, sektörün yılın ikinci yarısına daha yüksek bir ivmeyle girmesini sağladı.</p>

<p>Türkiye'nin ilk altı aylık toplam ihracatının 136 milyar dolar olduğu dönemde kimya sektörü, 17,1 milyar dolarlık ihracatıyla toplam ihracattan yüzde 12,6 pay aldı. Böylece sektör, Türkiye'nin en fazla ihracat gerçekleştiren ikinci sektörü olma konumunu korurken, ihracatın lokomotif alanlarından biri olmayı sürdürdü.</p>

<p><strong>Aracı: "Tarihi bir başarı elde ettik"</strong></p>

<p>İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Vefa İbrahim Aracı, ilk yarı sonuçlarını değerlendirirken sektörün tarihi bir başarıya imza attığını söyledi.</p>

<p>Aracı, "Kimya sektörümüz 2026 yılının ilk yarısında 17,1 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirerek bugüne kadar ulaşılan en yüksek ilk altı aylık ihracat rakamını elde etti. Özellikle nisan ayında başlayan toparlanmanın nisan ve haziran aylarında güçlü ihracat verileriyle desteklenmesi sektörümüz adına son derece önemli. Haziran ayında ulaştığımız 3,29 milyar dolarlık ihracat da yılın ikinci yarısına daha yüksek motivasyonla başlamamızı sağladı." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Göreve geldikleri nisan ayından bu yana sektörün farklı alt gruplarını kapsayan yedi komite toplantısı gerçekleştirdiklerini belirten Aracı, sektör temsilcilerinin ihtiyaçlarını doğrudan dinlediklerini ve sorunları ilgili kamu kurumlarıyla yakın iş birliği içerisinde değerlendirdiklerini söyledi.</p>

<p>Ticaret Bakanlığı ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı başta olmak üzere kamu kurumlarıyla sürdürülen güçlü iletişimin, sektörün çözüm bekleyen konularının daha hızlı gündeme taşınmasına katkı sağladığını ifade eden Aracı, kimya sektörünün üretim gücü, geniş ürün yelpazesi ve sanayiye sağladığı kritik girdiler sayesinde Türkiye ekonomisi açısından stratejik önemini koruduğunu vurguladı. İhracatçıların uluslararası rekabet gücünü artıracak çalışmalara öncelik verdiklerini de sözlerine ekledi.</p>

<p><strong>Kimya Teknoloji Merkezi yeniden yapılandırılıyor</strong></p>

<p>İKMİB'in sektöre teknik altyapı kazandırmak amacıyla hayata geçirdiği Kimya Teknoloji Merkezi'nin de yeniden değerlendirildiğini belirten Aracı, merkezin mevcut fizibilitesi, kullanım kapasitesi ve sürdürülebilirlik açısından kapsamlı şekilde incelendiğini söyledi.</p>

<p>Aracı, "Göreve başladığımızda Kimya Teknoloji Merkezi'nin daha verimli, daha görünür ve finansal açıdan daha sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması gerektiğini gördük. Bu doğrultuda Bakanlıklarımız, kamu kurumlarımız ve üniversitelerimizle istişare içinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Hedefimiz, sektörümüze gerçek anlamda katkı sağlayan güçlü bir merkez oluşturmak." dedi.</p>

<p><strong>"İkinci yarıya daha güçlü giriyoruz"</strong></p>

<p>Küresel ticarette belirsizliklerin devam ettiği bir dönemde sektörün tarihi bir ihracat performansı ortaya koyduğunu belirten Aracı, yılın kalan bölümünde de bu ivmeyi korumaya odaklanacaklarını söyledi.</p>

<p>Aracı, "Elde ettiğimiz rakamlar sektörümüzün üretim kapasitesini, ihracat kabiliyetini ve uluslararası pazarlardaki güçlü konumunu açıkça gösteriyor. Bundan sonraki hedefimiz bu başarıyı kalıcı hale getirmek, ihracatçılarımızın önündeki engelleri azaltmak, ihracata yönelik yabancı yatırımları ülkemize kazandırmaya devam etmek ve kimya sektörünün Türkiye ihracatındaki stratejik payını daha da artırmaktır. Cumhurbaşkanımız tarafından açıklanan ve ihracatçılarımızın finansmana erişimini kolaylaştıracak yeni desteklerin de sektörümüze önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz. İlk yarıda yakaladığımız bu rekor performans, yılın geri kalanı için hepimize güçlü bir motivasyon veriyor." değerlendirmesinde bulundu.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/kimya-sektoru-cumhuriyet-tarihinin-ihracat-rekorunu-kirdi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 11:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/v-e-f-a-i-b-r-a-h-i-m-a-r-a-c-i.png" type="image/jpeg" length="78597"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Güneydoğu’dan 121 Milyon Dolarlık Kuru Meyve İhracatı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/guneydogudan-121-milyon-dolarlik-kuru-meyve-ihracati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/guneydogudan-121-milyon-dolarlik-kuru-meyve-ihracati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Güneydoğu Anadolu Bölgesi, 2025 yılında yaşanan kuraklık ve don olaylarının üretim üzerindeki olumsuz etkilerine rağmen kuru meyve ve mamulleri ihracatındaki güçlü performansını sürdürdü. Bölge, 2026 yılının ilk altı ayında gerçekleştirdiği 121 milyon 418 bin dolarlık ihracatla dikkat çekerken, sektör temsilcileri gözünü özellikle Antep fıstığında rekor seviyede verim beklenen yeni hasat sezonuna çevirdi.</strong></p>

<p>Bölge ekonomisinin lokomotif sektörlerinden biri olan kuru meyve ve mamulleri, iklim koşullarının yarattığı zorluklara rağmen uluslararası pazarlardaki konumunu korumayı başardı. Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri (GAİB) verilerine göre, bölgedeki ihracatçılar yılın ilk altı ayında 85 ülke ve serbest bölgeye toplam 12 bin 769 ton ürün göndererek Türkiye ekonomisine 121 milyon 418 bin dolarlık döviz kazandırdı.</p>

<p><strong>İhracatın Lideri Antep Fıstığı</strong></p>

<p>Ürün bazında değerlendirildiğinde, ihracatın en büyük payını yine "yeşil altın" olarak adlandırılan Antep fıstığı aldı. İlk altı ayda Antep fıstığı ihracatından 48 milyon 648 bin dolar gelir elde edilirken, onu 34 milyon 516 bin dolarla kuru kayısı ve 13 milyon 992 bin dolarla kuru incir izledi.</p>

<p>Dönemin öne çıkan ürünlerinden biri ise ceviz oldu. Ceviz ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 54,2 artış göstererek 4 milyon 135 bin dolara ulaştı ve en fazla ihraç edilen ürünler arasında beşinci sıraya yükseldi.</p>

<p><strong>Avrupa Pazarı Gücünü Koruyor</strong></p>

<p>Güneydoğu Anadolu'nun kuru meyvelerine en yoğun talep yine Avrupa Birliği ülkelerinden geldi. Ülke grupları bazında değerlendirildiğinde, AB ülkelerine yapılan ihracat 67 milyon 67 bin dolarla ilk sırada yer aldı. Avrupa Birliği'ni 15 milyon 304 bin dolarla Amerika kıtası ülkeleri, 10 milyon 196 bin dolarla ise Türk Cumhuriyetleri takip etti.</p>

<p>Ülke bazında ise Almanya, 23 milyon 77 bin dolarlık ithalatıyla bölgenin en büyük pazarı olmayı sürdürdü. Almanya'nın ardından 19 milyon 44 bin dolarla İtalya ve 8 milyon 606 bin dolarla Amerika Birleşik Devletleri sıralandı.</p>

<p><i><strong>Murat Bakır: Yeni Sezondan Umutluyuz</strong></i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Güneydoğu Anadolu Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Murat Bakır, sektörün ilk yarı performansını değerlendirirken 2025 yılında yaşanan kuraklık ve don olaylarının üretim üzerinde ciddi kayıplara neden olduğunu belirtti. Olumsuz hava koşullarının tonaj bazında yaklaşık yüzde 46'lık düşüşe yol açtığını ifade eden Bakır, buna rağmen sektörün ihracattaki gücünü koruduğunu söyledi.</p>

<p>Yeni hasat dönemine ilişkin beklentilerini de paylaşan Bakır, özellikle Antep fıstığında oldukça verimli bir sezon öngördüklerini belirterek şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Antep fıstığı ve kuru kayısı, bölge ihracatımızın temel ürünleri arasında yer alıyor. Geçtiğimiz yıl yaşanan kuraklık ve don olayları nedeniyle üretimde ton bazında yaklaşık yüzde 46 oranında gerileme yaşadık. Ancak önümüzdeki hasat döneminde özellikle Antep fıstığında 2027 sezonu için 1 milyon tona yaklaşan bir rekolte bekleniyor. Herhangi bir olumsuzluk yaşanmaması halinde oldukça verimli bir sezon geçireceğimize inanıyoruz. Bu sayede hem yıl sonu ihracat rakamlarımızı hem de 2027 yılı performansımızı yeniden yukarı taşıyacağımızı düşünüyoruz."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/guneydogudan-121-milyon-dolarlik-kuru-meyve-ihracati</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 11:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-04-22-at-175901.jpeg" type="image/jpeg" length="20277"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
