<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Fuar Dergisi</title>
    <link>https://www.fuardergisi.com.tr</link>
    <description>Fuar Dergisi, ulusal ve uluslararası fuarlar, sektörel yenilikler ve ekonomi dünyasındaki en önemli gelişmeleri takip eden profesyoneller için kapsamlı analizler, röportajlar ve özel haberler sunar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>"Türkiye'nin ilk ve tek ulusal Fuar, Kongre ve Festival dergisi</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 17 Jun 2026 15:20:01 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Los Angeles’ta Türkiye Rüzgârı Esecek]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/los-angelesta-turkiye-ruzgari-esecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/los-angelesta-turkiye-ruzgari-esecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye, 2026 FIFA Dünya Kupası süresince Los Angeles’ın merkezinde hayata geçirilecek Turkish Vibe Zone by Chobani ile futbol heyecanını kültür, sanat ve Türk misafirperverliğiyle buluşturacak. Milli Takım sahada Dünya Kupası mücadelesini sürdürürken, ziyaretçiler de bu özel alanda futbol atmosferini Türkiye’nin zengin kültürel değerleri ve renkli etkinlikleriyle deneyimleme fırsatı bulacak.</strong></p>

<p>Sadece bir taraftar buluşma noktası olmanın ötesine geçen Turkish Vibe Zone by Chobani, Türkiye’nin küresel ölçekte kendi hikâyesini anlattığı, kültürel görünürlüğünü güçlendirdiği yeni nesil bir deneyim alanı olarak konumlanıyor. Bu özel proje, farklı kültürlerin ve hikâyelerin kesişim noktası olan Amerika’da Türkiye’nin enerjisini dünya sahnesine taşıyacak.</p>

<p>THY, Turkcell ve Ziraat Bankası’nın ana sponsorluğunda; Trendyol, Sahibinden ve Çitlekçi’nin destek sponsorluğunda gerçekleştirilecek proje, Türkiye Cumhuriyeti İletişim Başkanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Los Angeles Türkiye Başkonsolosluğu, Türkiye Futbol Federasyonu ve goturkey koordinasyonunda hayata geçirilecek. Amerika’nın önde gelen gıda markalarından Chobani’nin desteğiyle kurulacak Turkish Vibe Zone by Chobani, Los Angeles City Hall önünde bulunan Gloria Molina Grand Park’ta yaklaşık 3.500 metrekarelik alanda futbolseverleri ağırlayacak.</p>

<p>18-26 Haziran 2026 tarihleri arasında açık olacak alan; Dünya Kupası için Los Angeles’a gelen Türk vatandaşlarını, Amerika’daki Türk toplumunu ve dünyanın farklı bölgelerinden gelen futbol tutkunlarını aynı heyecan etrafında bir araya getirecek. Dokuz gün boyunca Türkiye Milli Takımı’nın karşılaşmaları dev ekranlardan canlı yayınlanırken, ziyaretçiler maç coşkusunu festival atmosferiyle birlikte yaşayacak.</p>

<p><strong>Sahadaki Mücadelenin Ötesinde Türkiye’nin Kültürel Sahnesi</strong></p>

<p>“Türkiye is Here” mottosuyla oluşturulan Turkish Vibe Zone by Chobani’de ziyaretçiler, yalnızca futbol heyecanına ortak olmakla kalmayacak; aynı zamanda Türk kültürünün farklı yönlerini keşfetme fırsatı bulacak.</p>

<p>Gün boyunca düzenlenecek sahne etkinlikleri, kültürel aktiviteler ve gastronomi deneyimleri sayesinde Dünya Kupası atmosferi içerisinde Türkiye’nin dinamizmi, sıcaklığı ve misafirperverliği Los Angeles’a taşınacak.</p>

<p><strong>Futboldan Fazlası: Kültürlerin Buluşma Noktası</strong></p>

<p>Turkish Vibe Zone by Chobani içerisinde yer alacak özel gastronomi alanı, ziyaretçilere Türk mutfağının eşsiz tatlarını deneyimleme imkânı sunacak. Simit, baklava ve lokum gibi geleneksel lezzetlerin ikram edileceği alanda futbol heyecanı, Türkiye’nin köklü mutfak kültürüyle bir araya gelecek.</p>

<p>Los Angeles’ın merkezinde kurulacak bu özel deneyim alanı, ziyaretçilere maç izleme deneyiminin yanı sıra Türkiye’nin yüzyıllara dayanan lezzet mirasını keşfetme fırsatı da sağlayacak.</p>

<p>Turkish Vibe Zone by Chobani sahnesinde ise yeni neslin yakından takip ettiği sanatçılar performanslarıyla yer alacak. Dünya Kupası boyunca gerçekleştirilecek etkinlikler, milli takıma destek vermek için bir araya gelen taraftarları ortak bir coşku etrafında buluşturacak.</p>

<p><strong>“Biz Neredeysek Orası Türkiye”</strong></p>

<p>Türkiye’nin güçlü markalarının desteği ve kamu kurumlarının koordinasyonuyla hayata geçirilen Turkish Vibe Zone by Chobani, bir etkinlik alanından öte kültürel diplomasi platformu olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Proje yürütücüsü CLK Media Group Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Çelik, “Bu alan yalnızca maçların izlendiği bir nokta olmayacak. Türkiye’nin sesinin, kültürünün, enerjisinin ve misafirperverliğinin dünyayla buluştuğu özel bir alan olacak. Takımımız nerede mücadele ediyorsa biz oradayız. Biz neredeysek orası Türkiye” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Türkiye’de çocukluk tutkusu Fenerbahçe Spor Kulübü’ne verdiği destek ve spora yönelik yatırımlarıyla dikkat çeken Chobani Kurucusu ve CEO’su Hamdi Ulukaya ise, “Dünya Kupası kapsamında Los Angeles’ta Türkiye’den gelen misafirlerimizi ve milli takım destekçilerimizi Chobani sponsorluğunda ağırlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Burası yalnızca maçların izlendiği bir alan değil; Türkiye’nin sıcaklığını, kültürünü, mutfağını ve misafirperverliğini dünyanın dört bir yanından gelen futbolseverlerle paylaşacağımız özel bir buluşma noktası olacak. Türkiye ile Amerika arasında yıllardır kurduğumuz dostluk köprüsüne katkı sağlamaktan gurur duyuyorum” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Los Angeles’tan Dünyaya Türkiye’nin Hikâyesi Ulaşacak</strong></p>

<p>Etkinlik kapsamında oluşturulacak medya ve içerik üretim merkezleri sayesinde Turkish Vibe Zone by Chobani’de gerçekleşecek deneyimler yalnızca Los Angeles ile sınırlı kalmayacak. Üretilecek içerikler, ulusal ve uluslararası medya kanalları ile dijital platformlar aracılığıyla milyonlarca kişiye ulaştırılacak.</p>

<p>Bu sayede Turkish Vibe Zone by Chobani, Türkiye’nin Dünya Kupası sürecindeki görünürlüğünü artırırken; ülkemizin kültürel değerlerinin, gastronomisinin ve misafirperverliğinin global ölçekte tanıtılmasına katkı sağlayacak.</p>

<p>Turkish Vibe Zone by Chobani, 18-26 Haziran 2026 tarihleri arasında Los Angeles’taki Gloria Molina Grand Park’ta ücretsiz ve herkese açık olarak ziyaret edilebilecek. Etkinlik programı ve güncel duyurular sosyal medya hesaplarından takip edilebilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/los-angelesta-turkiye-ruzgari-esecek</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 13:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/turkiye-is-here.jpeg" type="image/jpeg" length="84107"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Boğaziçi Film Festivali 14. Yılında Sinema Tutkunlarıyla Buluşmaya Hazırlanıyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/bogazici-film-festivali-14-yilinda-sinema-tutkunlariyla-bulusmaya-hazirlaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/bogazici-film-festivali-14-yilinda-sinema-tutkunlariyla-bulusmaya-hazirlaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Sinema dünyasının farklı bakış açılarını, özgün hikâyelerini ve yeni yeteneklerini 14 yıldır bir araya getiren Boğaziçi Film Festivali, bu yıl da İstanbul’da sinemaseverleri ağırlamaya hazırlanıyor. Festival, 8-15 Kasım tarihleri arasında 14. kez düzenlenecek.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Boğaziçi Kültür Sanat Vakfı tarafından organize edilen 14. Boğaziçi Film Festivali, Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’nün desteğiyle gerçekleştirilecek. 2013 yılından bu yana kesintisiz şekilde devam eden festival, geçen yıllar boyunca Türkiye sinema ekosisteminin önemli buluşma noktalarından biri olmayı sürdürürken, sinemaseverleri farklı coğrafyalardan ve kültürlerden yapımlarla buluşturmaya devam ediyor.</p>

<p>Genç sinemacıların üretimlerini destekleyen, yeni anlatımlara ve yaratıcı projelere alan açan Boğaziçi Film Festivali; ulusal ve uluslararası sinema dünyasıyla kurduğu güçlü bağlarla bu yıl da kapsamlı bir program sunmaya hazırlanıyor. Film gösterimleri, yönetmen ve oyuncu buluşmaları, söyleşiler, atölyeler ve özel etkinliklerle festival, sinema kültürüne katkı sağlamayı sürdürecek.</p>

<p>Festival programı, duyurular ve tüm güncel gelişmeler için <a href="http://www.bogazicifilmfestivali.com/" rel="nofollow">www.bogazicifilmfestivali.com</a> adresi ile Boğaziçi Film Festivali’nin resmî sosyal medya hesapları takip edilebilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Festival Haberleri</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/bogazici-film-festivali-14-yilinda-sinema-tutkunlariyla-bulusmaya-hazirlaniyor</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 13:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/830x450.png" type="image/jpeg" length="78803"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DHL Express Türkiye, Fuar Lojistiğinde Global Çapta 1.000’in Üzerinde Müşteriye Destek Sağlıyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/dhl-express-turkiye-fuar-lojistiginde-global-capta-1000in-uzerinde-musteriye-destek-sagliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/dhl-express-turkiye-fuar-lojistiginde-global-capta-1000in-uzerinde-musteriye-destek-sagliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>DHL Express Türkiye, Özel Hizmetler Departmanı bünyesinde sunduğu fuar lojistiği çözümleriyle dünya genelinde yılda 1.000’den fazla müşterisinin operasyonlarını başarıyla yönetiyor. Başta ihracatçı birliklerinin milli katılım organizasyonları olmak üzere farklı sektörlerden birçok firmaya hizmet veren DHL Express Türkiye, aynı fuar kapsamında yüzlerce katılımcının lojistik süreçlerini eş zamanlı ve etkin şekilde yürütüyor.</strong></p>

<p>20 yılı aşkın uzmanlık deneyimine sahip DHL Express Türkiye Özel Hizmetler Departmanı, zamanlama hassasiyetinin kritik olduğu fuar lojistiği alanında müşterilerine güvenilir ve kapsamlı çözümler sunmayı sürdürüyor. Firmaların global pazarlardaki tanıtım noktası olan fuarlarda; gönderi planlamasından uluslararası taşıma süreçlerine, gümrük işlemlerinden fuar alanı teslimatına ve etkinlik sonrası geri dönüş operasyonlarına kadar tüm süreçler uzman ekipler tarafından uçtan uca yönetiliyor.</p>

<p><img alt="1781683443 Dhl Express T Rkiye Fuar Lojisti I 2 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="4032" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/1781683443-dhl-express-t-rkiye-fuar-lojisti-i-2-1.jpg" width="3024" /></p>

<p>DHL Özel Hizmetler Departmanı, hızlı teslimat gerektiren zaman kritik gönderilerin yanı sıra tehlikeli maddeler ve sıcaklık kontrollü ürünler gibi özel taşıma gerektiren gönderilerdeki deneyimiyle de küresel ölçekte güvenli ve kesintisiz lojistik çözümler sağlıyor.</p>

<p><strong>Fuar Lojistiğinde Sürdürülebilir Yaklaşım</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sürdürülebilirlik odaklı çalışmalarını sürdüren DHL Express Türkiye, çevre dostu lojistik uygulamalarını iş modelinin önemli bir parçası olarak konumlandırıyor. Bu kapsamda DHL Özel Hizmetler Departmanı tarafından geliştirilen katlanabilir fuar paleti çözümü, yeniden kullanılabilir yapısıyla sürdürülebilir lojistik anlayışına katkı sağlıyor.</p>

<p>Dayanıklı tasarımı sayesinde ürünlerin güvenli şekilde taşınmasına yardımcı olan katlanabilir fuar paletleri, kullanılmadığı dönemlerde kapladığı alanı azaltarak müşterilere ek depolama maliyeti oluşturmuyor. Aynı zamanda operasyonel süreçlerde sağladığı kolaylıklarla öne çıkan bu çözüm, fuarların son gününde katılımcıların daha hızlı ayrılmasına imkân tanıyarak zaman ve operasyon yönetiminde avantaj yaratıyor.</p>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/dhl-express-turkiye-fuar-lojistiginde-global-capta-1000in-uzerinde-musteriye-destek-sagliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 13:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/1781683444-d-h-l-express-t-rkiye-fuar-lojisti-i.jpg" type="image/jpeg" length="73292"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yüksek Belirsizlik Döneminde CFO’lar Yeni Denge Arayışını Masaya Yatırdı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/yuksek-belirsizlik-doneminde-cfolar-yeni-denge-arayisini-masaya-yatirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/yuksek-belirsizlik-doneminde-cfolar-yeni-denge-arayisini-masaya-yatirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>DataExpert’in katkıları ve BMI Business School’un organizasyonuyla düzenlenen CFO Summit 2026, iş dünyasının önemli liderlerini bir araya getirdi. “Redefining Balance” temasıyla gerçekleştirilen zirvede, değişen ekonomik koşullar, teknolojik dönüşüm ve küresel rekabet ortamında şirketlerin nasıl yeni bir denge kurabileceği ele alındı. Etkinlik kapsamında Türkiye’nin en etkin 50 CFO’sunun ödüllendirildiği “En Etkin 50 CFO Ödül Töreni” de düzenlendi.</strong></p>

<p>Türkiye finans ve iş dünyasının önde gelen temsilcilerini buluşturan CFO Summit 2026’da; yapay zekâ, sürdürülebilir büyüme, stratejik sektörler, sermaye yönetimi, verimlilik ve liderlik gibi geleceğin iş dünyasını şekillendiren başlıklar değerlendirildi.</p>

<p>Finans, teknoloji, yatırım, sanayi ve hizmet sektörlerinden üst düzey yöneticilerin katıldığı zirvede, CFO’ların artık yalnızca finansal sonuçlardan sorumlu yöneticiler olmadığı; şirketlerin büyüme stratejileri, dönüşüm süreçleri ve kurumsal dayanıklılık hedeflerinde kritik bir rol üstlendiği vurgulandı.</p>

<p><strong>Altunkaya: “Geleceği şekillendiren kurumlar dengeyi doğru kurabilenler olacak”</strong></p>

<p>CFO Summit 2026 hakkında değerlendirmelerde bulunan DataExpert Genel Müdürü Hasan Altunkaya, iş dünyasının aynı anda birçok değişim sürecini yönetmek zorunda olduğunu belirtti.</p>

<p>Altunkaya, “Bugün kurumlar bir taraftan ekonomik belirsizlikler, jeopolitik gelişmeler ve değişen ticaret koşullarıyla mücadele ederken, diğer taraftan yapay zekâ, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik gibi dönüşüm alanlarına odaklanıyor. Başarı artık yalnızca büyüme ya da verimlilik artışıyla ölçülmüyor. Önemli olan; büyüme ve kârlılık arasında, teknoloji ve insan arasında, kısa vadeli hedefler ile uzun vadeli değer yaratma arasında doğru dengeyi kurabilmek” ifadelerini kullandı.</p>

<p>CFO’ların günümüzde finans yönetiminin ötesinde, şirketlerin dönüşüm yolculuğuna yön veren stratejik liderler haline geldiğini belirten Altunkaya, zirvenin temasının da bu değişimi yansıttığını ifade etti.</p>

<p><strong>Finansal yönetimin geleceği belirsizlik ortamında yeniden şekilleniyor</strong></p>

<p>Zirvenin açılış konuşmalarında ekonomik dönüşümün şirketler üzerindeki etkileri değerlendirildi. Ekonomist Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu, “Yüksek Belirsizlik Ortamında Finansal Yönetim: 2026 ve Sonrası” başlıklı sunumunda finansal dayanıklılık, risk yönetimi ve uzun vadeli planlamanın önemine dikkat çekti.</p>

<p>McKinsey &amp; Company Senior Advisor’ı Jan Kemper ise “AI, Decision Velocity and the Future CFO” başlıklı konuşmasında yapay zekânın karar alma süreçlerindeki rolünü ele aldı. Kemper, yeni teknolojilerin CFO’ların daha hızlı, veri odaklı ve stratejik kararlar almasına katkı sağladığını vurguladı.</p>

<p><strong>Türkiye’den küresel ölçekte değer yaratma hedefi konuşuldu</strong></p>

<p>PwC Türkiye Ülke Kıdemli Ortağı Cenk Ulu moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Yeni Değer Alanları: Türkiye’den Global Güç Çıkarmak” oturumunda Türkiye’nin uluslararası rekabet gücü değerlendirildi.</p>

<p>Dalgakıran Kompresör Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Dalgakıran, ESAS Yönetim Kurulu Başkanı Ali Sabancı, Paloma Hotels Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Ece Tonbul ile TFI Holding/Ata Grubu Kurucu Ortağı Korhan Kurdoğlu; ölçeklenebilir büyüme, girişimcilik, küresel marka oluşturma ve uluslararası pazarlarda rekabet avantajı yaratma konularındaki görüşlerini paylaştı.</p>

<p>Türkiye Varlık Fonu Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Arda Ermut ise Türkiye ekonomisinin uzun vadeli yatırım potansiyeline ve stratejik sektörlerin önemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Teknoloji ve insan odağı sürdürülebilir büyümenin anahtarı</strong></p>

<p>ING Türkiye Genel Müdürü Alper Gökgöz, “Dengenin Yeni Formülü: Teknoloji, İnsan ve Sürdürülebilir Büyüme” başlıklı konuşmasında, şirketlerin teknoloji yatırımlarını insan odaklı yaklaşımlarla desteklemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Dijital dönüşümün yalnızca teknolojik altyapı yatırımlarından ibaret olmadığını belirten Gökgöz, kurum kültürü ve yetenek yönetiminin de dönüşüm sürecinin temel parçaları olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>Stratejik sektörlerin geleceği değerlendirildi</strong></p>

<p>Esin Avukatlık Ortaklığı Yönetici Ortak Avukatı Eren Kurşun moderatörlüğündeki “Stratejik Sektörlerde Büyüme ve Trendler” oturumunda; IC Holding CEO’su Can Çaka, Şişecam Genel Müdürü Can Yücel, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) Altyapı Bölge Başkanı İdil Gürsel ve Alarko Şirketler Topluluğu CEO’su Ümit N. Yıldız bir araya geldi.</p>

<p>Oturumda enerji, altyapı, sanayi ve yatırım alanlarındaki gelişmeler ele alınırken; sürdürülebilir büyüme, yatırım fırsatları, bölgesel rekabet ve uzun vadeli değer yaratma stratejileri değerlendirildi.</p>

<p><strong>Büyümenin yeni yol haritası ele alındı</strong></p>

<p>Bacacı Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Cem Cansu, “Kârlılık, Büyüme ve Amaç Arasındaki Denge” başlıklı konuşmasında şirketlerin finansal başarının yanı sıra uzun vadeli kurumsal amaçlara da odaklanması gerektiğini belirtti.</p>

<p>RePie Portföy Genel Müdürü Altuğ Dayıoğlu moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Büyümenin Yeni Dinamikleri: Deneyim, Çeviklik ve Dönüşüm” panelinde ise HDI Sigorta Genel Müdürü Firuzan İşcan, Uludağ İçecek Türk CEO’su Levent Kömür, İGA İstanbul Havalimanı CEO’su Selahattin Bilgen ve Aon Türkiye Eş-CEO’su Selda Oknas Tanbay değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Panelde müşteri deneyimi, değişime uyum, kurumsal çeviklik ve organizasyonel dönüşümün yeni dönemde büyümenin temel unsurları olduğu vurgulandı.</p>

<h2>CFO’ların rolü stratejik liderliğe dönüşüyor</h2>

<p>Zirvenin son bölümünde CFO’ların değişen sorumluluk alanları ele alındı. Hedef Filo Yönetim Kurulu Başkanı Önder Erdem moderatörlüğünde düzenlenen “CFO’nun Yeni Rolü: Sermaye Tahsisi, Verimlilik ve Strateji” oturumunda; Sahibinden.com CFO’su Burcu Batı, Ağaoğlu Şirketler Grubu CFO’su Dr. Derya Deniz Yılmaz, Hayat CFO’su Hüseyin Okur ve Enerjisa Üretim CFO’su Mert Yaycıoğlu görüşlerini aktardı.</p>

<p>Panelde CFO’ların artık yalnızca finansal performansı takip eden yöneticiler olmadığı; yatırım kararlarından operasyonel verimliliğe, sürdürülebilir büyümeden şirket stratejilerinin oluşturulmasına kadar geniş bir sorumluluk alanına sahip stratejik liderler olduğu ifade edildi.</p>

<h2>Zirve “En Etkin 50 CFO Ödül Töreni” ile tamamlandı</h2>

<p>CFO Summit 2026, Türkiye finans dünyasına yön veren isimlerin ödüllendirildiği “En Etkin 50 CFO Ödül Töreni” ile sona erdi.</p>

<p>Ödül töreninin ardından düzenlenen kokteyl ve “Yaza Merhaba Partisi”nde katılımcılar bir araya gelerek yeni iş bağlantıları kurdu, iş dünyasının geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/yuksek-belirsizlik-doneminde-cfolar-yeni-denge-arayisini-masaya-yatirdi</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 13:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/image-172.jpg" type="image/jpeg" length="57223"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye’de E-Ticaret Hacmi 4,6 Trilyon Liraya Ulaştı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/turkiyede-e-ticaret-hacmi-46-trilyon-liraya-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/turkiyede-e-ticaret-hacmi-46-trilyon-liraya-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>iyzico, Dogma Alares ve ETİD iş birliğiyle hazırlanan “Türkiye E-Ticaret Ekosistemi 2025 Raporu” ile Türkiye’de dijital ticaretin gelişimini ve gelecekteki dönüşüm noktalarını ortaya koydu.</strong></p>

<p>Rapora göre, e-ticaret sektöründe işlem sayısı yaklaşık 6 milyar seviyesinde dengelenirken, büyümenin temel itici gücü artan sepet tutarları oldu. Ortalama sepet büyüklüğü yıllık bazda yüzde 52 yükselerek 1.278 TL’ye ulaştı. Sektörün geleceğinde ise yapay zekâ uygulamaları, alternatif ödeme sistemleri ve değişen tüketici alışkanlıkları belirleyici olacak.</p>

<p>Ticaret Bakanlığı verilerine göre Türkiye’de e-ticaret hacmi 2025 yılında 4,6 trilyon TL’ye (115 milyar dolar) yükseldi. Böylece e-ticaretin Gayrisafi Yurt İçi Hasıla içindeki payı yüzde 6,9 seviyesine çıktı. TÜİK verileri ise internet kullanım oranının yüzde 90,9’a, e-ticaret kullanım oranının yüzde 50,7’ye ve online alışveriş yapan kullanıcı sayısının 32 milyona ulaştığını gösteriyor.</p>

<p>Türkiye’nin finansal teknoloji şirketlerinden iyzico’nun Dogma Alares ve Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD) iş birliğiyle hazırladığı rapor, sektörün yalnızca hacim olarak değil, ekonomik yapı içerisindeki etkisi açısından da büyümeye devam ettiğini ortaya koyuyor.</p>

<p>Raporda yer alan iyzico verilerine göre, tüketicilerin alışveriş başına harcadığı ortalama tutar 2025 yılında 1.278 TL’ye çıktı. Özellikle yılın ikinci yarısında sepet tutarlarında görülen yükseliş, tüketicilerin e-ticareti daha yüksek bütçeli alışverişlerde de tercih ettiğini gösterdi.</p>

<p><strong>Moda sektörü liderliğini korudu, en hızlı büyüme spor ve outdoor kategorisinde gerçekleşti</strong></p>

<p><img alt="E T İ D D D D" class="detail-photo img-fluid" height="1007" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/e-t-i-d-d-d-d.png" width="1801" /></p>

<p><img alt="Eti̇dddd 2" class="detail-photo img-fluid" height="1012" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/etidddd-2.png" width="1805" /></p>

<p>Sektörel dağılıma bakıldığında moda ve aksesuar kategorisi yüzde 29,1 hacim payıyla e-ticaretteki lider konumunu sürdürdü. Elektronik ve teknoloji kategorisi, yüksek sepet tutarları sayesinde yüzde 12,4 payla ikinci sırada yer aldı.</p>

<p>Hizmet sektörü ise işlem adedi açısından dijital tüketimin yaygınlaşmasıyla dikkat çekerek önemli bir büyüme gösterdi. Satış hacmi artışında spor ve outdoor, sağlık, kültür-sanat ve hobi kategorileri öne çıktı.</p>

<p>Yıl içerisindeki dönemsel hareketlilikte ise moda sektöründe Kasım kampanyalarının, hizmet sektöründe ise yaz aylarının satışları artırdığı görüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Büyük işletmeler toplam hacmin yüzde 75,5’ini oluşturuyor</strong></p>

<p>Rapora göre Türkiye e-ticaret ekosisteminde satıcı sayısı geniş bir tabana yayılmış durumda. Mikro işletmeler toplam satıcıların yüzde 90’ını oluşturmasına rağmen toplam işlem hacmindeki payları yüzde 2,5 seviyesinde kaldı.</p>

<p>Buna karşılık büyük ölçekli işletmeler, satıcıların yalnızca yüzde 0,4’ünü oluştururken toplam satış hacminin yüzde 75,5’ini gerçekleştirdi.</p>

<p>Coğrafi dağılımda İstanbul, Ankara ve İzmir başta olmak üzere büyük şehirler e-ticaretin merkezleri olmayı sürdürdü. Veriler, küçük işletmelerin dijitalleşme süreçlerinin ve kanal yönetimi yetkinliklerinin desteklenmesinin önemini ortaya koydu.</p>

<p><strong>Alternatif ödeme sistemlerine ilgi artıyor</strong></p>

<p>Tüketicilerin daha hızlı, güvenli ve kolay ödeme deneyimi beklentisi, alternatif ödeme çözümlerinin önemini artırıyor.</p>

<p>2025 yılında kartlı ödemeler e-ticarette güçlü konumunu korurken, “iyzico ile Öde” gibi dijital ödeme çözümleri işlem adedi ve satış hacmi içerisindeki payını artırdı.</p>

<p>İnternet üzerinden yapılan kartlı ödemelerin sayısı 2,8 milyara ulaşırken toplam kartlı ödemeler içindeki payı yüzde 24,2 oldu. Yüksek tutarlı alışverişlerde kredi kartı ve alternatif ödeme yöntemleri tercih edilirken, daha düşük tutarlı işlemlerde banka kartları ve ön ödemeli kartlar öne çıktı.</p>

<p><strong>Saitoğlu: “iyzico olarak dönüşümün merkezinde yer alıyoruz”</strong></p>

<p>E-ticaret sektörünün geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan iyzico CEO’su Orkun Saitoğlu, küresel ticaretin yapay zekâ teknolojileriyle yeni bir döneme girdiğini belirtti.</p>

<p>Saitoğlu, “E-ticarette artık rekabet yalnızca fiyat ve ürün çeşitliliği üzerinden değil; verimlilik, güven, müşteri deneyimi ve operasyonel dayanıklılık üzerinden şekilleniyor. Dijitale geçiş dönemi tamamlanırken, yeni dönem yapay zekâ destekli, sürdürülebilir ve ölçeklenebilir büyüme dönemi olacak” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Türkiye’nin genç nüfusu ve güçlü dijital adaptasyonu sayesinde bu dönüşüm sürecinde avantajlı bir konumda olduğunu belirten Saitoğlu, e-ticaretin artık yalnızca kampanya dönemlerinde kullanılan bir kanal olmaktan çıkarak günlük yaşamın önemli bir parçası haline geldiğini söyledi.</p>

<p>Saitoğlu, abonelik modelleri, dijital servisler, hızlı ticaret ve deneyim odaklı iş modellerinin önümüzdeki dönemde yeni büyüme alanları oluşturacağını vurguladı.</p>

<p>Yapay zekânın KOBİ’ler için müşteri hizmetlerinden fiyatlandırmaya, operasyon yönetiminden kişiselleştirilmiş alışveriş deneyimine kadar önemli fırsatlar sunduğunu belirten Saitoğlu, iyzico’nun üretken yapay zekâ destekli alışveriş asistanı kolai başta olmak üzere geliştirdiği çözümlerle bu dönüşümün içinde yer aldığını ifade etti.</p>

<p><strong>E-ticaretin geleceğini üç temel unsur şekillendirecek</strong></p>

<p>Dogma Alares Kurucu Ortağı Erdal Güner, e-ticaretin artık yalnızca büyüyen bir satış kanalı olmadığını, işletmelerin rekabet gücünü ve tüketici davranışlarını yeniden şekillendiren önemli bir ekosistem haline geldiğini söyledi.</p>

<p>Güner, veri kullanımı, müşteri deneyimi ve esnek ödeme çözümlerinin sektörün geleceğinde belirleyici olacağını ifade ederek; yapay zekâ ajanları, sesli ticaret, akıllı operasyonlar ve entegre finansal hizmetlerin yeni dönemin temel yapı taşları olacağını belirtti.</p>

<p>ETİD Başkan Yardımcısı Emre Ekmekçi ise Türkiye’nin e-ticarette bölgesel ve küresel konumunu güçlendirdiğini belirterek, e-ihracatın artık önemli bir büyüme alanı haline geldiğini vurguladı.</p>

<p>Ekmekçi, Avrupa ve Orta Doğu pazarlarının Türkiye için önemli fırsatlar sunduğunu ifade ederek, sektörün küresel rekabette daha güçlü bir noktaya taşınması gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Rapordan öne çıkan veriler</strong></p>

<ul>
 <li>
 <p><i>Türkiye’de e-ticaret hacmi 2019’daki 136 milyar TL seviyesinden 2025’te 4,6 trilyon TL’ye yükseldi.</i></p>
 </li>
 <li>
 <p><i>E-ticaret satış hacmi dolar bazında 2019’daki 24 milyar dolardan 2025’te 115 milyar dolara çıktı.</i></p>
 </li>
 <li>
 <p><i>Ortalama sepet tutarı 2024’teki 841 TL seviyesinden 2025’te yüzde 52 artışla 1.278 TL’ye ulaştı.</i></p>
 </li>
 <li>
 <p><i>E-ticaret işlem sayısı 2025 yılında yaklaşık 6 milyar seviyesinde dengelendi.</i></p>
 </li>
 <li>
 <p><i>Moda ve aksesuar kategorisi pazar liderliğini sürdürürken, elektronik ve teknoloji yüksek sepet tutarıyla öne çıktı.</i></p>
 </li>
 <li>
 <p><i>Mikro işletmeler satıcıların yüzde 90’ını oluştururken, büyük işletmeler toplam hacmin yüzde 75,5’ini gerçekleştirdi.</i></p>
 </li>
 <li>
 <p><i>2025 yılında e-ticaret işlemlerinin yüzde 73,9’u hafta içi günlerinde gerçekleşti.</i></p>
 </li>
 <li>
 <p><i>Anneler Günü döneminde ortalama sepet tutarı 2.212 TL ile yılın en yüksek özel gün seviyesine ulaştı.</i></p>
 </li>
 <li>
 <p><i>Yapay zekâ destekli çözümler, gelişen ödeme teknolojileri ve değişen müşteri beklentileri Türkiye e-ticaret ekosisteminin geleceğini şekillendiren üç ana unsur oldu.</i></p>
 </li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/turkiyede-e-ticaret-hacmi-46-trilyon-liraya-ulasti</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 13:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/e-t-i-d.png" type="image/jpeg" length="75718"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[34. WorldFood İstanbul, 15–18 Aralık’ta Yeni Adresi İFM’de Sektörle Buluşacak]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/34-worldfood-istanbul-15-18-aralikta-yeni-adresi-ifmde-sektorle-bulusacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/34-worldfood-istanbul-15-18-aralikta-yeni-adresi-ifmde-sektorle-bulusacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[WorldFood İstanbul, 34 yıllık deneyimiyle gıda sektörünün geleceğini İstanbul Fuar Merkezi’nde şekillendirmeye hazırlanıyor]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gıda sektörünün bölgesel ve uluslararası ölçekte önemli buluşma noktalarından biri olan Uluslararası Gıda Ürünleri ve Teknolojileri Fuarı – WorldFood İstanbul, 34’üncü yılında yeni adresi İstanbul Fuar Merkezi’nde kapılarını açacak. Fuar, 15–18 Aralık 2026 tarihleri arasında gıda ve içecek üreticilerini, satın almacıları ve sektör profesyonellerini bir araya getirecek.</strong></p>

<p>Dünyanın farklı bölgelerinden gıda üreticileri ile alıcıları aynı platformda buluşturan WorldFood İstanbul, geçtiğimiz yıl 100 ülkeden 900’ün üzerinde satın almacıyı ağırlarken, 153 ülkeden gelen 20 bini yabancı olmak üzere 80 bini aşkın ziyaretçiye ulaşarak önemli bir başarıya imza attı. Bu yıl ise fuar, katılımcılarına daha güçlü ve verimli bir ticaret ortamı sunmak amacıyla modern altyapıya sahip İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek.</p>

<p>33 yılı aşkın sektör tecrübesiyle gıda endüstrisinin gelişimine katkı sağlayan WorldFood İstanbul, 2026 yılında içerik kapsamını da genişletecek. Fuarın ürün grupları arasına gıda teknolojileri (Foodtech) de dahil edilerek sektörün dönüşümüne yönelik yeni fırsatlar sunulacak.</p>

<p><img alt="World Food İstanbul New Pict Genel.jpg" class="detail-photo img-fluid" height="2085" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/world-food-istanbul-new-pict-geneljpg.jpeg" width="3128" /></p>

<p>Uluslararası firmaları, sektör temsilcilerini ve ekonominin farklı alanlarından profesyonelleri buluşturan 50’den fazla fuar ve konferansa imza atan ICA Events tarafından organize edilen WorldFood İstanbul, yenilikçi yaklaşımıyla bu yıl da gıda sektörünün önemli temsilcilerini bir araya getirecek. Yeni lokasyonu İstanbul Fuar Merkezi ile katılımcılara ürünlerini sergileme, yeni iş bağlantıları kurma ve uluslararası pazarlara ulaşma fırsatı sağlayacak.</p>

<p><strong>Gıda sektörünün güçlü buluşma noktası WorldFood İstanbul olacak</strong></p>

<p>WorldFood İstanbul’un sektörün ihtiyaçlarına göre sürekli gelişen ve yenilenen bir organizasyon olduğunu belirten Uluslararası Gıda Ürünleri ve Teknolojileri Fuarı – WorldFood İstanbul Direktörü Semi Benbanaste, fuarın Türkiye gıda sektörünün uluslararası görünürlüğüne önemli katkılar sunduğunu ifade etti.</p>

<p>Benbanaste, “Türkiye ekonomisinin önemli yapı taşlarından biri olan gıda sektörü, üretim kapasitesi ve ihracat gücüyle her geçen gün daha fazla öne çıkıyor. WorldFood İstanbul olarak biz de sektörün global pazarlara açılmasına katkı sağlamak, yeni iş birlikleri oluşturmak ve sürdürülebilir değer yaratmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. 30 yılı aşkın süredir sektörün değişen ihtiyaçlarını takip ederek kendimizi sürekli geliştiriyoruz” dedi.</p>

<p><img alt="World Food İstanbul New Pict1.Jpg" class="detail-photo img-fluid" height="1419" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/world-food-istanbul-new-pict1jpg.jpeg" width="2128" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fuarın yeni adresi İstanbul Fuar Merkezi hakkında da değerlendirmelerde bulunan Benbanaste, “Bu değişiklik yalnızca bir lokasyon yeniliği değil, WorldFood İstanbul’un sektörde ulaştığı güçlü konumun ve liderliğinin getirdiği bir adım. Yeni merkezimizde katılımcılarımıza daha geniş, modern ve verimli bir iş ortamı sunacağız. Üreticiler, markalar, satın almacılar ve sektör profesyonelleri için uluslararası bağlantıların güçlendiği önemli bir platform oluşturmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>WorldFood İstanbul’un kapsamının genişletileceğini de vurgulayan Benbanaste, “Bu yıl gıda teknolojilerini (Foodtech) fuar yapımıza dahil ederek sektörün geleceğine yönelik yeni fırsatlar yaratacağız. Türkiye ve çevre bölgeler için stratejik bir buluşma noktası olmayı sürdüren WorldFood İstanbul, doğru hedef kitleyi yüksek iş potansiyeliyle buluşturan güçlü bir platform olarak gıda sektörünün geleceğine yön vermeye devam edecek” açıklamasında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/34-worldfood-istanbul-15-18-aralikta-yeni-adresi-ifmde-sektorle-bulusacak</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 12:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/world-food-istanbul-new-pict-paneljpg.jpeg" type="image/jpeg" length="25087"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye Çelik Sektöründe Yeni Dönem: Karbonsuzlaşma Şart]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/turkiye-celik-sektorunde-yeni-donem-karbonsuzlasma-sart</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/turkiye-celik-sektorunde-yeni-donem-karbonsuzlasma-sart" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Dünya genelinde iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında sanayi sektörlerinde karbonsuzlaşma çalışmaları hız kazanırken, yüksek emisyonlu sektörlerin dönüşümü her geçen gün daha fazla önem kazanıyor. Küresel karbon emisyonlarının önemli bir bölümünden sorumlu olan demir-çelik sektörü de bu dönüşümün merkezinde yer alıyor. Uzmanlar, düşük karbonlu üretim teknolojilerine geçişin beklenen hızda ilerlemediğine dikkat çekerken, Türkiye'nin de uluslararası rekabet gücünü koruyabilmesi ve iklim hedeflerine ulaşabilmesi için sektörün karbonsuzlaşma sürecini hızlandırması gerektiğini vurguluyor.</strong></p>

<p>Global Energy Monitor (GEM) tarafından yayımlanan son rapor, dünya genelinde çelik sektörünün düşük emisyonlu üretime geçişte önemli zorluklarla karşı karşıya olduğunu ortaya koyuyor. Rapora göre, fosil yakıtlara dayalı yatırımların devam etmesi, sektörün Paris Anlaşması kapsamında belirlenen hedeflere ulaşmasını zorlaştırıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>Küresel çelik sektöründe karbonsuzlaşma çalışmaları, Paris Anlaşması hedeflerinin gerisinde ilerliyor.</li>
 <li>Sektör, dünya genelindeki karbon emisyonlarının yaklaşık yüzde 11’inden sorumlu bulunuyor. Türkiye’de ise bu oran yüzde 10 seviyesinde.</li>
 <li>Çelik sektöründeki sera gazı emisyonlarının yaklaşık yüzde 88’i kömür bazlı üretim süreçlerinden kaynaklanıyor.</li>
 <li>Türkiye’de faaliyet gösteren 40’ın üzerinde ham çelik tesisinden yaklaşık 40 milyon ton sera gazı salınıyor.</li>
 <li>Emisyonların yüzde 65’i yalnızca üç entegre çelik tesisinden kaynaklanıyor.</li>
 <li>Enerji verimliliği, dijitalleşme ve yenilenebilir enerji yatırımlarıyla önemli ölçüde emisyon azaltımı sağlanabileceği belirtiliyor.</li>
 <li>Uzmanlar, bağlayıcı düzenlemeler ve etkin denetim mekanizmaları olmadan sektörün iklim hedeflerine ulaşmasının zor olduğunu ifade ediyor.</li>
</ul>

<p><strong>KÜRESEL ÇELİK SEKTÖRÜ DÖNÜŞÜM SÜRECİNDE</strong></p>

<p>Dünya genelinde demir-çelik sektörü, 2030 karbonsuzlaşma hedeflerine yaklaşılırken kritik bir dönemeçten geçiyor. Ancak düşük karbonlu çelik üretimindeki ilerleme beklentilerin altında kalırken, kömür ve diğer fosil yakıtlara dayalı üretim yöntemleri sektörde hâlâ ağırlığını koruyor. Uzmanlara göre, küresel iklim hedeflerine ulaşılabilmesi için kömür bazlı üretim teknolojilerinden kademeli olarak uzaklaşılması ve düşük emisyonlu üretim yöntemlerine daha fazla yatırım yapılması gerekiyor.</p>

<p>GEM’in bu yıl altıncısını yayımladığı raporda, 91 ülkede faaliyet gösteren 1.293 demir-çelik tesisi incelendi. Raporda, düşük karbonlu üretim kapasitesindeki artışın sınırlı kaldığı ve fosil yakıt kullanılmadan gerçekleştirilen demir üretimindeki gelişmelerin de yavaş ilerlediği belirtildi.</p>

<p><strong>EMİSYONLARIN BÜYÜK BÖLÜMÜ KÖMÜR BAZLI ÜRETİMDEN KAYNAKLANIYOR</strong></p>

<p>Rapora göre, çelik sektöründeki sera gazı emisyonlarının yaklaşık yüzde 88’i kömür bazlı üretim süreçlerinden kaynaklanıyor. Sektör aynı zamanda küresel karbon emisyonlarının yaklaşık yüzde 11’ini oluşturuyor. Bu nedenle demir-çelik sanayisinde gerçekleştirilecek dönüşüm, dünyanın net sıfır emisyon hedeflerine ulaşmasında kritik rol oynuyor.</p>

<p>Buna karşın, son bir yıl içerisinde düşük emisyonlu üretim kapasitesindeki artışın oldukça sınırlı kaldığı görülüyor. Uzmanlar, mevcut yatırım eğilimlerinin sürmesi halinde sektörün iklim hedeflerine ulaşmasının güçleşeceği uyarısında bulunuyor.</p>

<p><strong>TÜRKİYE'DE DÖNÜŞÜM SÜRECİ YAVAŞ İLERLİYOR</strong></p>

<p>İstanbul Politikalar Merkezi Araştırmacısı Dursun Baş, karbon yoğun yatırımların devam etmesi halinde çelik sektörünün hem küresel hem de ulusal iklim hedeflerinden uzaklaşacağını belirtti.</p>

<p>Rapora göre, 2025 yılı itibarıyla dünya genelinde yaklaşık 2 milyar ton ham çelik üretilirken bunun yarısından fazlası Çin tarafından gerçekleştiriliyor. ABD ve Türkiye hurdaya dayalı elektrik ark ocaklı üretimde öne çıkarken, birçok büyük üretici ülkede kömüre dayalı yüksek fırın-bazik oksijen fırını teknolojisi kullanılmaya devam ediyor. Hindistan ise yeni kömür bazlı çelik yatırımlarında ilk sırada yer alıyor.</p>

<p>Baş, Almanya, Japonya, Güney Kore ve Çin gibi ülkelerde emisyon ticaret sistemleri ve düşük emisyonlu üretimi teşvik eden düzenlemelerin uygulamaya alındığını hatırlatarak, Türkiye'nin özellikle entegre tesislerdeki dönüşüm yatırımlarında ve karbonsuzlaşma finansmanına yönelik düzenlemelerde geride kaldığını ifade etti.</p>

<p><strong>TÜRKİYE'DE BÜYÜK EMİSYON AZALTIM POTANSİYELİ BULUNUYOR</strong></p>

<p>Türkiye’de faaliyet gösteren 40’tan fazla ham çelik tesisinin 2021 yılında yaklaşık 40 milyon ton sera gazı saldığı belirtiliyor. Bu rakam, ülkenin toplam sera gazı emisyonlarının yaklaşık yüzde 10’una karşılık geliyor.</p>

<p>Üretimin yüzde 70’ten fazlası hurdaya dayalı elektrik ark ocaklarında gerçekleştiriliyor. Bu yöntem, geleneksel üretim tekniklerine göre daha düşük emisyonlu kabul edilse de kullanılan elektriğin önemli bölümünün hâlâ ithal kömür kaynaklı olması sektörün karbon ayak izini artırıyor.</p>

<p>Öte yandan, emisyonların yaklaşık yüzde 65’inden sorumlu olan üç entegre tesiste henüz somut bir dönüşüm yatırımının bulunmaması dikkat çekiyor. Uzmanlar, bu tesislerde yapılacak dönüşüm yatırımlarının Türkiye’nin sanayi kaynaklı emisyonlarının azaltılmasında önemli katkı sağlayacağını belirtiyor.</p>

<p><strong>VERİMLİLİK VE YENİLENEBİLİR ENERJİ YATIRIMLARI ÖNE ÇIKIYOR</strong></p>

<p><img alt="1781673831 Tu Rkiye Deki Tesisler" class="detail-photo img-fluid" height="1782" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/1781673831-tu-rkiye-deki-tesisler.png" width="1580" /></p>

<p></p>

<p></p>

<p><img alt="1781673824 C Elik Sekto Ru Sera Gaz Emisyonu" class="detail-photo img-fluid" height="845" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/1781673824-c-elik-sekto-ru-sera-gaz-emisyonu.png" width="818" /></p>

<p></p>

<p>Dursun Baş’a göre, Türkiye’deki çelik tesislerinde enerji ve malzeme verimliliği uygulamaları, dijitalleşme, metalurjik optimizasyon, yenilenebilir enerji kullanımı ve ileri mühendislik çözümleri sayesinde önemli ölçüde emisyon azaltımı sağlanabilir.</p>

<p>Ancak bu potansiyelin hayata geçirilebilmesi için bağlayıcı düzenlemeler, etkin denetim mekanizmaları ve güçlü bir kamu iradesi gerekiyor. Ayrıca üretim kapasitesindeki büyümenin sürmesi halinde, verimlilik yatırımları yapılsa dahi sektörün toplam emisyonlarının artmaya devam edebileceği belirtiliyor.</p>

<p><strong>BAĞLAYICI ULUSAL HEDEFLER GEREKİYOR</strong></p>

<p>İstanbul Politikalar Merkezi tarafından hazırlanan “Türkiye Çelik Sektörünün Karbonsuzlaşması Politika ve Aktör Analizi” raporunda da sektörün dönüşümüne yönelik çeşitli öneriler yer alıyor.</p>

<p><img alt="1781673814 Dursun Bas 2" class="detail-photo img-fluid" height="1590" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/1781673814-dursun-bas-2.jpeg" width="1061" /></p>

<p>Dursun Baş, çelik sektörünün ekonomik ve stratejik öneminin tartışılmaz olduğunu ancak bu durumun çevresel ve toplumsal maliyetleri göz ardı etmek için bir gerekçe olarak kullanılmaması gerektiğini ifade etti. Baş, gerçek bir dönüşüm için 2053 hedeflerinin ötesine geçilerek 2030-2035 dönemini kapsayan bağlayıcı sektörel hedeflerin belirlenmesi, sera gazı ve endüstriyel kirleticilere ilişkin şeffaf izin ve denetim sistemlerinin kurulması ve sektör özelinde üretim planlamasının hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/turkiye-celik-sektorunde-yeni-donem-karbonsuzlasma-sart</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 12:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/cc-2.jpg" type="image/jpeg" length="38159"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İSO “Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Araştırması-2025” Sonuçları Açıklandı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/iso-turkiyenin-500-buyuk-sanayi-kurulusu-arastirmasi-2025-sonuclari-aciklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/iso-turkiyenin-500-buyuk-sanayi-kurulusu-arastirmasi-2025-sonuclari-aciklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından 1968 yılından bu yana kesintisiz olarak hazırlanan “Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Araştırması”nın 2025 yılı sonuçları, Odakule Fazıl Zobu Meclis Salonu'nda düzenlenen basın toplantısıyla kamuoyuna duyuruldu. Türk sanayisinin en büyük kuruluşlarını ortaya koyan ve bu yıl 58’inci kez gerçekleştirilen araştırmanın sonuçlarının paylaşıldığı toplantıya, İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan’ın yanı sıra Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları İrfan Özhamaratlı ve Cemal Keleş katıldı.</strong></p>

<p><strong>TÜPRAŞ Liderliğini Korudu</strong></p>

<p>Araştırma sonuçlarını değerlendiren İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, üretimden satışlara göre Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşlarının sıralamasına ilişkin bilgiler verdi. Buna göre, 2025 yılında da 698,8 milyar liralık üretimden satış rakamıyla TÜPRAŞ ilk sıradaki yerini korudu. TÜPRAŞ’ı 538,3 milyar lira ile Ford Otomotiv, 327,9 milyar lira ile Star Rafineri takip etti. Böylece listenin ilk üç sırasında geçen yıla göre herhangi bir değişiklik yaşanmadı.</p>

<p>Sıralamada Oyak-Renault 235,5 milyar liralık üretimden satışla dördüncü, Toyota Otomotiv 206,3 milyar lira ile beşinci, Arçelik ise 165,7 milyar lira ile altıncı sırada yer aldı. Bahçıvan, üst sıralardaki istikrarın sürmesine rağmen ilk 10 içerisinde dikkat çekici değişimlerin görüldüğünü belirterek özellikle savunma sanayii şirketlerinin yükselişine dikkat çekti.</p>

<p>İSO 500 tarihinde ilk kez iki savunma sanayii şirketi ilk 10’a girme başarısı gösterdi. TUSAŞ 140,9 milyar liralık üretimden satışla yedinci sıraya yükselirken, Aselsan 130,2 milyar lira ile dokuzuncu sırada yer aldı. Bahçıvan, bu tablonun yalnızca şirketlerin büyümesini değil, aynı zamanda savunma sanayiinin üretim kapasitesi, teknoloji geliştirme gücü, ihracat başarısı ve uluslararası rekabet seviyesini de ortaya koyduğunu vurguladı.</p>

<p>Geçen yıldan farklı olarak Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı 138,8 milyar lira, Mercedes-Benz ise 127 milyar liralık üretimden satış rakamıyla 2025 yılı ilk 10 listesinde yer alma başarısı gösterdi.</p>

<p><strong>Sanayide Sektörel Ayrışma Dikkat Çekti</strong></p>

<p>Erdal Bahçıvan, 2025 yılının sanayide sektörler arasındaki farklılaşmanın daha belirgin hale geldiği bir dönem olduğunu ifade etti. Emek yoğun geleneksel sektörlerin zorlu bir süreçten geçtiğini belirten Bahçıvan, buna karşılık başta savunma sanayii olmak üzere teknoloji odaklı sektörlerde güçlü büyüme ve üretim artışlarının yaşandığını söyledi.</p>

<p>Sanayicilerin en önemli gündem maddelerinden birinin yüksek finansman maliyetleri olduğunu dile getiren Bahçıvan, son iki yıldır yüksek seviyelerde seyreden finansman giderlerinin yalnızca şirket bilançolarını değil, yatırım, üretim, istihdam ve rekabet gücü üzerinde de ciddi etkiler oluşturduğunu kaydetti. Büyük sanayi kuruluşlarının dahi bu yük altında faaliyetlerini sürdürmeye çalıştığını belirten Bahçıvan, daha küçük ölçekli işletmelerin karşı karşıya olduğu zorlukların çok daha ağır olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Enflasyon ve faiz oranlarının yüksek seyrini sürdürmesinin, finansmana erişim sorunlarının 2026 yılında da devam edeceğine işaret ettiğini belirten Bahçıvan, özellikle ihracat kredileri dahil olmak üzere kredi maliyetlerini artıran ve finansmana erişimi zorlaştıran unsurların yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Öte yandan İSO 500 verilerinin, tüm zorluklara rağmen Türk sanayisinin dayanıklılığını ve potansiyelini ortaya koyduğunu vurgulayan Bahçıvan, şirketlerin ihracatının yüzde 8,4 artışla 104,7 milyar dolara yükselmesinin küresel pazarlardaki güçlü konumun sürdüğünü gösterdiğini söyledi. AR-GE harcaması yapan firma sayısındaki ve toplam AR-GE harcamalarındaki artışın yenilikçilik kapasitesinin gelişmeye devam ettiğine işaret ettiğini belirten Bahçıvan, yüksek teknoloji yoğunluklu sanayilerin payının yüzde 7,6’ya çıkmasının da gelecek adına umut verici olduğunu kaydetti.</p>

<p><img alt="İrfan Ozhamaratlilar Erdal Bahcivan Cemal Keles2 115007497" class="detail-photo img-fluid" height="1829" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/irfan-ozhamaratlilar-erdal-bahcivan-cemal-keles2-115007497.jpeg" width="2743" /></p>

<p>Halka açık şirket sayısının 91’e yükselmesini sermayenin tabana yayılması ve nitelikli finansmana erişim açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendiren Bahçıvan, istihdam verilerinin de sanayide farklı bir dönüşüme işaret ettiğini söyledi. Çalışan sayısındaki sınırlı düşüşün, rekabet gücünün artık yalnızca çalışan sayısıyla değil, nitelikli insan kaynağıyla şekillendiğini gösterdiğini belirtti.</p>

<p>Türkiye sanayisinin daha yüksek katma değer üreten, teknoloji yoğun ve verimlilik odaklı bir yapıya dönüşebilmesi için eğitimli ve yetkin iş gücünün önemine dikkat çeken Bahçıvan, kaliteli üniversite eğitimi, güçlü mesleki eğitim, ara eleman yetiştirme kapasitesi ve yaşam boyu öğrenme anlayışının sanayinin geleceği açısından kritik rol oynadığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanayi sektörünün yalnızca ekonomik büyümenin değil; istihdamın, ihracatın, teknolojik dönüşümün, sürdürülebilir kalkınmanın ve ulusal rekabet gücünün de temel unsuru olduğunu vurgulayan Bahçıvan, sanayiye destek vermenin aynı zamanda üretime, istihdama, teknolojiye, inovasyona ve Türkiye’nin geleceğine sahip çıkmak anlamına geldiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/iso-turkiyenin-500-buyuk-sanayi-kurulusu-arastirmasi-2025-sonuclari-aciklandi</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 12:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/vehbicanpolat-cemal-keles-erdal-bahcivan-irfan-ozhamaratli-huseyin-cetin2-115007396.jpeg" type="image/jpeg" length="54320"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BTM, Londra'da Küresel Girişimcilik Ekosistemiyle Buluştu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/btm-londrada-kuresel-girisimcilik-ekosistemiyle-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/btm-londrada-kuresel-girisimcilik-ekosistemiyle-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p><strong>Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi (BTM), uluslararasılaşma hedefleri doğrultusunda gerçekleştirdiği Londra programını tamamladı. 8-12 Haziran tarihleri arasında düzenlenen ziyaret kapsamında BTM Yönetim Kurulu üyeleri, girişimcilik, yatırım ve inovasyon dünyasının önde gelen temsilcileriyle bir araya gelerek olası iş birliği fırsatlarını değerlendirdi.</strong></p>

<p>Programın en önemli duraklarından biri, dünyanın önde gelen teknoloji ve inovasyon etkinlikleri arasında gösterilen <strong>London Tech Week</strong> oldu. Etkinlik boyunca BTM heyeti; girişim sermayesi fonları, kuluçka ve hızlandırma merkezleri, üniversiteler, teknoloji girişimcileri ve yatırım ekosisteminin farklı paydaşlarıyla çeşitli görüşmeler gerçekleştirdi.</p>

<p><strong>Küresel İş Birliği Fırsatları Masaya Yatırıldı</strong></p>

<p>London Tech Week'in ardından Londra girişimcilik ekosisteminin önemli kurumlarıyla da temaslarda bulunan heyet; Founders Factory, Level39, TTB Partners, Plexal, MassChallenge UK, Grow London Global ve University of East London yetkilileriyle görüştü.</p>

<p>Toplantılarda girişimlerin uluslararası pazarlara erişimini kolaylaştıracak modeller, Londra merkezli hızlandırma programları, yatırımcı ağlarıyla bağlantı imkanları, startup-kurumsal iş birliği mekanizmaları ve İngiltere pazarına açılım süreçleri ele alındı. Ayrıca BTM girişimlerinin uluslararası programlara dahil edilmesi, karşılıklı startup yönlendirme sistemlerinin oluşturulması ve yeni ortaklıkların geliştirilmesi konularında görüş alışverişinde bulunuldu.</p>

<p>BTM heyeti, ziyaret kapsamında Türkiye Cumhuriyeti Londra Büyükelçiliği Konutu'nda düzenlenen resepsiyona da katıldı. Burada diplomasi, iş dünyası ve girişimcilik ekosisteminin temsilcileriyle bir araya gelen heyet, Türkiye'nin girişimcilik alanındaki son dönemdeki gelişimini, teknoloji odaklı girişimlerin küresel pazarlardaki potansiyelini ve İstanbul'un bölgesel girişimcilik merkezi olma hedefini değerlendirdi.</p>

<p><strong>"Küresel Ağların Etkin Bir Parçası Olmayı Hedefliyoruz"</strong></p>

<p><img alt="B T M Ziyaret2" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/b-t-m-ziyaret2.jpeg" width="1200" /></p>

<p>Londra programına ilişkin değerlendirmelerde bulunan BTM Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İbrahim Doğan Salman, girişimcilik ekosisteminin artık yerel sınırlarla sınırlı olmadığını vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Salman, "Girişimlerin büyümesi, yatırım alması ve uluslararası pazarlara açılması açısından küresel ağlara erişim büyük önem taşıyor. Londra'da gerçekleştirdiğimiz temaslar, BTM'nin uluslararasılaşma stratejisine önemli katkılar sağladı. Dünyanın önde gelen yatırımcıları, hızlandırma programları ve inovasyon merkezleriyle yaptığımız görüşmeler sayesinde yeni iş birliği fırsatlarını değerlendirme imkanı bulduk. Amacımız, BTM'yi küresel girişimcilik ağlarının güçlü ve etkin bir paydaşı haline getirerek girişimcilerimize uluslararası ölçekte daha fazla fırsat sunmak" dedi.</p>

<p><strong>"Girişimcilerimizin Dünyaya Açılan Kapılarını Çoğaltıyoruz"</strong></p>

<p>BTM Genel Müdürü Önder Kul ise programın girişimciler açısından önemli kazanımlar sağladığını belirterek, "BTM olarak girişimlerimizin yalnızca Türkiye'de değil, küresel ölçekte rekabet edebilen ve değer üreten şirketlere dönüşmesini hedefliyoruz. Londra'da gerçekleştirdiğimiz görüşmeler, yatırımcılarla buluşma, uluslararası hızlandırma programlarına erişim ve yeni pazarlara açılma noktasında önemli fırsatlar sundu. Kurulan temasların önümüzdeki dönemde somut iş birliklerine dönüşmesini ve girişimcilerimize yeni imkanlar sağlamasını bekliyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Uluslararası ekosistemlerle kurduğu güçlü bağlantılar sayesinde girişimcilerin küresel pazarlara erişimini destekleyen BTM, önümüzdeki dönemde de yurt dışı iş birlikleri, yatırımcı ilişkileri ve uluslararası program geliştirme çalışmalarını sürdürmeyi hedefliyor. Kurum, Türkiye ile dünya girişimcilik ekosistemleri arasında köprü görevi üstlenerek girişimlerin küresel ölçekte büyümesine katkı sağlayacak yeni mekanizmalar geliştirmeyi planlıyor.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/btm-londrada-kuresel-girisimcilik-ekosistemiyle-bulustu</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 12:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/btm-ziyaret.png" type="image/jpeg" length="13767"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Zeytin ve Zeytinyağı Sektörü Finansmana Erişimde Destek Bekliyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/zeytin-ve-zeytinyagi-sektoru-finansmana-erisimde-destek-bekliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/zeytin-ve-zeytinyagi-sektoru-finansmana-erisimde-destek-bekliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p>

<p><strong>Dünya genelinde zeytin ve zeytinyağı üreticisi ülkelerde yüksek rekolteli bir sezon beklentisi güçlenirken, sektör temsilcileri finansmana erişimin kolaylaştırılması ve ihracat kanallarının açık tutulması çağrısında bulundu.</strong></p>

<p>Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği (EZZİB) Başkanı Emre Uygun, İspanya, İtalya, Yunanistan, Tunus ve Türkiye’den gelen ilk verilerin, önümüzdeki dönemde tarihin en yüksek üretim sezonlarından birine işaret ettiğini söyledi.</p>

<p>Ağaçlardaki verimliliğin oldukça yüksek olduğunu belirten Uygun, ürün bolluğunun doğru yönetilememesi halinde üretici açısından fiyat baskısına, ihracatçılar açısından ise stok yüküne dönüşebileceği uyarısında bulundu. Bu nedenle dökme, varilli ve ambalajlı ürün ayrımı yapılmaksızın tüm ihracat kanallarının açık kalmasının büyük önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Uluslararası alıcılarla uzun vadeli ve yüksek hacimli anlaşmalar yapılabilmesi için ihracatçının önünü görebilmesi gerektiğini vurgulayan Uygun, bolluk dönemlerinde hem üreticiyi koruyacak hem de dış pazarlarda rekabetçi fiyatlarla satış yapılmasını sağlayacak esnek mekanizmaların devreye alınması gerektiğini dile getirdi. Üretici desteklerinin artırılmasının da sürecin en kritik unsurlarından biri olduğunu kaydetti.</p>

<p><strong>Maliyet Baskısı Rekabet Gücünü Zorluyor</strong></p>

<p>Enerji, işçilik, sulama, hasat, ambalaj, lojistik ve finansman giderlerinde yaşanan artışların sektör üzerindeki yükünü artırdığını belirten Uygun, maliyetlerin döviz kuru ile dengelenemediği dönemlerde ihracatçıların uluslararası pazarlarda rekabet etmekte zorlandığını söyledi.</p>

<p>Önümüzdeki yüksek rekolte döneminde rakip ülkelerle fiyat rekabetine girebilmek için öngörülebilir bir kur politikasına ihtiyaç duyulduğunu ifade eden Uygun, ihracatçının mevcut pazarlarını koruyabilmesi ve yeni pazarlara açılabilmesi adına maliyet-kur dengesinin sektör ihtiyaçları doğrultusunda yeniden ele alınmasını istedi. Ayrıca Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından uygulanan yüzde 3’lük döviz dönüşüm desteğinin yüzde 10’a yükseltilmesi talebini dile getirdi.</p>

<p><strong>Üretimdeki Başarı İhracata Aynı Ölçüde Yansımadı</strong></p>

<p>Türkiye’nin zeytin ve zeytinyağı sektöründe sıfır ithal girdi bağımlılığıyla önemli miktarda döviz kazandırdığını belirten Uygun, son yıllarda uygulanan doğru tarım politikaları sayesinde ülkenin sofralık zeytinde dünya liderliğine, zeytinyağında ise ikinci sıraya yükseldiğini hatırlattı.</p>

<p>Ancak üretimde elde edilen bu başarının ihracat performansına aynı ölçüde yansımadığını ifade eden Uygun, maliyet baskıları, kur politikaları ve çeşitli idari kararların sektörün önünde yapısal sorunlar oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>31 Mayıs 2026 itibarıyla sektör ihracatının 260 milyon dolar seviyesinde gerçekleştiğini aktaran Uygun, geçen sezonun aynı dönemine göre ihracat gelirlerinde yaklaşık yüzde 34’lük düşüş yaşandığını belirtti.</p>

<p>Bu dönemde sofralık zeytin ihracatının 172,5 milyon dolarla güçlü seyrini sürdürdüğünü kaydeden Uygun, zeytinyağı ihracatının ise yüzde 62 gerileyerek 69 milyon dolara düştüğünü ifade etti. Ambalajlı ve katma değerli ihracatın her zaman öncelikli hedef olduğunu söyleyen Uygun, dökme ve ambalajlı ürün dengesinin yasaklarla değil, serbest piyasa koşulları çerçevesinde yönetilmesi gerektiğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Finansmana Erişim Kolaylaştırılmalı</strong></p>

<p>Sektör temsilcilerinden gelen en önemli taleplerden birinin finansmana erişim olduğunu belirten Uygun, yüksek maliyetlerle mücadele eden firmaların desteklenmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Firmaların finansman yükünü hafifletecek destek mekanizmalarının güçlendirilmesinin ve döviz dönüşüm desteği gibi uygulamaların artırılarak sürdürülmesinin büyük önem taşıdığını ifade eden Uygun, bu tür desteklerin hem üretim gücünün korunmasına hem de ülkenin döviz gelirlerine katkı sağlayacağını dile getirdi.</p>

<p><strong>Rekolte Tahminlerinde Bilimsel Yaklaşım Vurgusu</strong></p>

<p>Uygun, Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi tarafından açıklanan 310 bin tonluk zeytinyağı rekolte tahmininin sektör genelinde tam karşılık bulmadığını belirterek, doğru rekolte tespitinin önemine dikkat çekti.</p>

<p>Saha sayımları ve üretim tahminlerinin daha bilimsel yöntemlerle yapılması gerektiğini söyleyen Uygun, İspanya’daki uygulamaları inceleyerek Türkiye’de de veri temelli bir sistem kurulması için çalışmalar yürüttüklerini ifade etti.</p>

<p>Bu kapsamda Bornova Zeytincilik Araştırma Enstitüsü ile bir araya geldiklerini belirten Uygun, tarladan sıkım tesislerine, depolardan ambalajlama süreçlerine kadar tüm aşamaların izlenebileceği çevrimiçi bir Zeytinyağı Üretim Takip Sistemi üzerinde çalıştıklarını açıkladı.</p>

<p>Hazırlanan taslağın kısa süre içinde Tarım ve Orman Bakanlığı’na sunulacağını belirten Uygun, sistem sayesinde kayıt dışılığın azaltılabileceğini, gerçek stok miktarlarının anlık takip edilebileceğini ve piyasanın daha öngörülebilir hale gelebileceğini söyledi.</p>

<p><strong>Uzak Ülkeler Stratejisiyle Yeni Pazarlara Açılım</strong></p>

<p>EZZİB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı M. Kadri Gündeş ise Ticaret Bakanlığı’nın Uzak Ülkeler Stratejisi kapsamında ABD, Kanada, Japonya, Brezilya ve Avustralya gibi yüksek potansiyele sahip pazarlara odaklandıklarını belirtti.</p>

<p>Sektörel ticaret heyetleri düzenlediklerini ve dünyanın önde gelen gıda fuarlarında Türkiye’yi temsil ettiklerini ifade eden Gündeş, yeni UR-GE projeleriyle ihracatçı firmaların kurumsal kapasitelerini ve rekabet güçlerini artırmayı hedeflediklerini söyledi.</p>

<p>İspanya, İtalya ve Yunanistan’ın turizm ile zeytinyağını birlikte tanıtarak önemli başarı elde ettiğini hatırlatan Gündeş, Türkiye’de de benzer kampanyaların hayata geçirilmesinin her iki sektöre de katkı sağlayacağını dile getirdi.</p>

<p><strong>Gıda Güvenliği Standartlarına Uyum Kritik Önem Taşıyor</strong></p>

<p>EZZİB Yönetim Kurulu Üyesi Rahmi Balsarı, Türk zeytin ve zeytinyağı sektörünün uluslararası pazarlarda kalıcı olabilmesi için gıda güvenliği standartlarına tam uyum sağlaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Avrupa Birliği’nde MOSH ve MOAH olarak adlandırılan mineral yağ kalıntılarına ilişkin yeni düzenlemelerin hazırlandığını belirten Balsarı, bitkisel yağlarda ve zeytinyağında tolerans seviyelerinin neredeyse sıfıra indirildiğini ifade etti.</p>

<p>2027 yılında devreye alınması planlanan düzenlemelerin 2030’a ertelenmesi için uluslararası girişimlerin sürdüğünü belirten Balsarı, sektörün bu süreçte gerekli altyapı ve teknolojik hazırlıkları tamamlamasının önemine dikkat çekti.</p>

<p><strong>Taklit ve Tağşişle Mücadelede QR Kod Dönemi</strong></p>

<p>EZZİB Yönetim Kurulu Üyesi Vural Gözgeç ise zeytinyağında taklit ve tağşişin özellikle internet satışlarında ciddi boyutlara ulaştığını söyledi.</p>

<p>Sosyal medya ve e-ticaret platformlarında piyasa fiyatlarının çok altında satılan ürünlerin büyük bölümünün yapılan analizlerde farklı yağlar içerdiğinin ortaya çıktığını belirten Gözgeç, online satış platformlarının da süreçte sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Bu kapsamda Rusya’da uygulanan QR kod tabanlı izlenebilirlik sisteminin Türkiye’de de hayata geçirilmesini önerdiklerini belirten Gözgeç, sistem sayesinde tüketicilerin satın aldıkları ürünlerin kaynağını ve üretim süreçlerini kolaylıkla takip edebileceğini söyledi.</p>

<p>Belirli kalite standartlarını sağlayan firmalara verilecek QR kodlar sayesinde hem kayıt dışılığın hem de tağşişin önemli ölçüde azaltılabileceğini ifade eden Gözgeç, yeni dönemde bu uygulamanın sektörün öncelikli gündem maddelerinden biri olacağını sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/zeytin-ve-zeytinyagi-sektoru-finansmana-erisimde-destek-bekliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 12:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/1781625858-whats-app-image-2026-06-16-at-170255.jpeg" type="image/jpeg" length="76595"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hupalupa Go x Picnic Marin Festivali Kalamış'ta Coşkuyla Gerçekleşti]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/hupalupa-go-x-picnic-marin-festivali-kalamista-coskuyla-gerceklesti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/hupalupa-go-x-picnic-marin-festivali-kalamista-coskuyla-gerceklesti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Yazın enerjisini Kalamış Marina'ya taşıyan HUPALUPA GO x Picnic Marin Festivali, 13-14 Haziran tarihlerinde her yaştan ziyaretçiyi eğlence dolu bir atmosferde buluşturdu. İki gün boyunca devam eden organizasyon; müzik, dans, oyun alanları, yaratıcı atölyeler ve sahne gösterileriyle katılımcılara keyifli bir açık hava deneyimi sundu.</strong></p>

<p>Festival süresince çocuklar için hazırlanan özel oyun ve aktivite alanları yoğun ilgi görürken, sahne etkinlikleri, karakter buluşmaları, yarışmalar ve sürpriz aktiviteler etkinliğe renk kattı. Katılımcılar, eğlenceyi hareket ve keşifle bir arada deneyimleme fırsatı yakaladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>K-POP GÖSTERİLERİ VE ETKİNLİKLERİ YOĞUN İLGİ GÖRDÜ</strong></p>

<p>Festival programının dikkat çeken bölümleri arasında K-pop temalı performanslar ve dans etkinlikleri yer aldı. Just Dance aktiviteleri, dans şovları ve K-pop içerikli sahne programları özellikle genç ziyaretçilerin ilgisini çekti. Müzik ve dans tutkunlarını bir araya getiren performanslar festival alanına canlılık kazandırdı.</p>

<p>Öte yandan Bilim Show ve Sihirbaz Gösterileri de çocuklar ve aileler tarafından ilgiyle takip edildi. Eğlenceyi deneyim odaklı içeriklerle birleştiren sahne programları, festival boyunca renkli ve hareketli anların yaşanmasını sağladı.</p>

<p><strong>AİLELER VE ÇOCUKLAR ETKİNLİKLERE AKTİF KATILIM SAĞLADI</strong></p>

<p>Festival kapsamında düzenlenen Family Zumba etkinlikleri, ödüllü yarışmalar ve çeşitli interaktif aktiviteler ziyaretçilerin yoğun katılımıyla gerçekleşti. Çocukların enerjilerini özgürce ortaya koyabildiği etkinliklerde aileler de birlikte vakit geçirme fırsatı buldu.</p>

<p>Gün boyu süren aktiviteler sayesinde katılımcılar yalnızca izleyici olarak değil, festival deneyiminin aktif bir parçası olarak etkinliklere dahil oldu. Oyun, hareket ve eğlenceyi buluşturan içerikler festivalin öne çıkan bölümleri arasında yer aldı.</p>

<p><img alt="H U P A L U P A-1" class="detail-photo img-fluid" height="1007" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/h-u-p-a-l-u-p-a-1.png" width="1511" /></p>

<p><strong>MANTRA SAHNESİ FESTİVALİN UNUTULMAZ ANLARINDAN BİRİ OLDU</strong></p>

<p>Festivalin ikinci gününde sahne alan MANTRA, sevilen parçalarının yanı sıra yeni albümünde yer alan şarkılarını da ilk kez dinleyicilerle buluşturdu. Yoğun ilgi gören konser, organizasyonun en dikkat çekici performanslarından biri olarak öne çıktı.</p>

<p><img alt="1781611403 D S C072667 1" class="detail-photo img-fluid" height="1863" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/1781611403-d-s-c072667-1.png" width="3172" /></p>

<p>Grup, henüz yayımlanmayan "Red Flag" adlı yeni şarkısını ilk kez canlı olarak seslendirerek hayranlarına sürpriz yaptı. Konser boyunca ziyaretçiler şarkılara eşlik ederken festival alanında coşkulu anlar yaşandı. MANTRA'nın performansı, etkinliğin hafızalarda yer eden bölümlerinden biri oldu.</p>

<p><strong>HUPALUPA GO AÇIK HAVA EĞLENCESİNİ FARKLI NOKTALARA TAŞIMAYA DEVAM EDİYOR</strong></p>

<p>HUPALUPA GO x Picnic Marin Festivali, müzikten oyunlara, sahne gösterilerinden açık hava aktivitelerine uzanan kapsamlı içeriğiyle yaz sezonunun dikkat çeken aile etkinliklerinden biri olarak tamamlandı. Çocuklar, gençler, aileler ve festival tutkunlarını aynı atmosferde buluşturan organizasyon, HUPALUPA GO'nun deneyim odaklı eğlence anlayışını ziyaretçilerle buluşturdu.</p>

<p>Farklı yaş gruplarına hitap eden etkinlikleriyle öne çıkan festival, eğlenceyi, hareketi ve sosyalleşmeyi bir araya getirerek katılımcılara keyifli bir deneyim sundu.</p>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/hupalupa-go-x-picnic-marin-festivali-kalamista-coskuyla-gerceklesti</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 11:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/1781613035-hupalupago-cocuk-festivali-32331-logo.jpg" type="image/jpeg" length="43765"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Taşkent Yatırım Forumu’nda Türkiye–Özbekistan İş Forumu Gerçekleştirildi]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/taskent-yatirim-forumunda-turkiye-ozbekistan-is-forumu-gerceklestirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/taskent-yatirim-forumunda-turkiye-ozbekistan-is-forumu-gerceklestirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, resmi sosyal medya hesapları üzerinden yaptığı açıklamada Türkiye ile Özbekistan arasındaki ekonomik ilişkilerin ulaştığı seviyeye ve geleceğe yönelik yatırım potansiyeline dikkat çekti. Bolat, 5. Uluslararası Taşkent Yatırım Forumu kapsamında gerçekleştirilen Türkiye–Özbekistan İş Forumu’nun açılışına, Özbekistan Başbakan Yardımcısı ve Ekonomi ve Maliye Bakanı Cemşid Kuçkarov ile birlikte katıldıklarını belirtti.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bolat açıklamasında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev tarafından ortaya konulan güçlü siyasi iradenin, iki ülke arasındaki ticari ve ekonomik ilişkileri her geçen gün daha ileriye taşıdığını vurguladı.</p>

<p>Türkiye’nin Özbekistan’daki ekonomik varlığına ilişkin önemli veriler de paylaşan Bolat, Türk yatırımlarının toplam büyüklüğünün 8,2 milyar dolara ulaştığını ifade ederek, Türkiye’nin 2024 ve 2025 yıllarında Özbekistan’a en fazla yatırım yapan üçüncü ülke konumuna yükseldiğini kaydetti.</p>

<p>Enerji, sağlık, tarım ve lojistik başta olmak üzere birçok stratejik sektörde faaliyet gösteren Türk şirketlerinin, iki ülkenin ortak kalkınma hedeflerine önemli katkılar sunduğunu belirten Bolat, iş dünyasının yeni projeleriyle bu iş birliğinin daha da güçleneceğine işaret etti.</p>

<p>Açıklamasının sonunda Bolat, Türkiye–Özbekistan ekonomik ilişkilerinin geleceğine ilişkin iyimser bir perspektif ortaya koyarak şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bugün, 5. Uluslararası Taşkent Yatırım Forumu kapsamında, kardeş ve dost ülke Özbekistan’ın Başbakan Yardımcısı ve Ekonomi ve Maliye Bakanı Sayın Cemşid Kuçkarov ile birlikte Türkiye-Özbekistan İş Forumu’nun açılışını gerçekleştirdik.</p>

<p>Cumhurbaşkanlarımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Özbekistan Cumhurbaşkanı Sayın Şevket Mirziyoyev’in ortaya koyduğu güçlü irade sayesinde ticari ve ekonomik ilişkilerimiz her geçen gün daha da güçlenmektedir.</p>

<p>Özbekistan’daki Türk yatırımlarının toplam büyüklüğü 8,2 milyar dolara ulaşmış, Türkiye ise 2024 ve 2025 yıllarında Özbekistan’a en fazla yatırım yapan üçüncü ülke olmuştur.</p>

<p>Enerjiden sağlığa, tarımdan lojistiğe kadar birçok alanda faaliyet gösteren şirketlerimiz, iki kardeş ülkenin ortak kalkınmasına katkı sunmaya devam etmektedir.</p>

<p>İş dünyamızın hayata geçireceği yeni projelerle, bu başarı hikâyesi, Yüce Allah’ın izniyle daha da güçlenecektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/taskent-yatirim-forumunda-turkiye-ozbekistan-is-forumu-gerceklestirildi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 16:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/36356e1aa7b942ae.jpg" type="image/jpeg" length="53276"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Vize randevusu krizi büyüyor: Şikayetler bir haftada yüzde 291 arttı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/vize-randevusu-krizi-buyuyor-sikayetler-bir-haftada-yuzde-291-artti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/vize-randevusu-krizi-buyuyor-sikayetler-bir-haftada-yuzde-291-artti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Şikayetvar verilerine göre vize aracılık ve danışmanlık hizmetlerine yönelik şikayetler haziran ayının ilk haftasında bir önceki haftaya göre yüzde 291 arttı. Randevu bulunamaması, başvuru süreçlerinin uzaması en çok şikayet edilen konular arasında yer alıyor. </strong></p>

<p>Şikayetvar verilerine göre vize aracılık ve danışmanlık kategorisinde mayıs ayının son haftasında 47 olan şikayet sayısı, haziranın ilk haftasında 184'e yükseldi. Böylece haftalık bazda artış oranı yüzde 291 olarak gerçekleşti. Yıl boyunca haftalık şikayetler genel olarak 120 ila 190 bandında seyrederken, haziran ayının başlamasıyla birlikte yaşanan sert yükseliş dikkat çekti.</p>

<p><strong>Şikayetler 3 yıldır kesintisiz artıyor</strong></p>

<p>Vize aracılık ve danışmanlık hizmetlerine yönelik şikayetler son üç yılda düzenli olarak yükseldi. Şikayetvar verilerine göre 2023 yılında 5 bin 825 olan şikayet sayısı, 2024'te 6 bin 900'e, 2025'te ise 7 bin 320'ye ulaştı. Böylece kategorideki şikayetler iki yılda yüzde 25,7 arttı.</p>

<p><strong>2025, son 3 yılın zirvesi oldu</strong></p>

<p>Veriler, 2025 yılının vize aracılık ve danışmanlık hizmetlerinde en fazla şikayetin kaydedildiği yıl olduğunu gösteriyor. Bir önceki yıla göre artış oranı yüzde 6 seviyesinde kalsa da toplam şikayet sayısındaki yükseliş, tüketicilerin yaşadığı sorunların devam ettiğine işaret ediyor.</p>

<p><strong>2026 verileri yıl sonu için uyarı veriyor</strong></p>

<p>2026 yılı henüz tamamlanmamış olmasına rağmen şikayet sayısı şimdiden 3 bin 383'e ulaştı. Mevcut eğilimin sürmesi halinde yıl sonunda şikayetlerin yeniden yüksek seviyelerde gerçekleşmesi bekleniyor. Bu durum, sektördeki sorunların kısa vadede çözülmediğini ortaya koyuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Sorun vize sonucundan önce başlıyor</strong></p>

<p>Şikayet içerikleri incelendiğinde tüketicilerin en çok randevu bulamama, sistem erişim problemleri, hesap kilitlenmeleri, başvuru süreçlerinde yaşanan gecikmeler ve müşteri hizmetlerine ulaşamama konularında mağduriyet yaşadığı görülüyor. Özellikle yoğun talep dönemlerinde randevu sistemlerinde yaşanan aksaklıklar tüketicilerin en önemli gündem maddesi haline geliyor.</p>

<p><strong>Vize başvurularında yeni kriz: Randevuya erişim</strong></p>

<p>Veriler, tüketicilerin yaşadığı sorunun yalnızca vize sonucuyla sınırlı olmadığını gösteriyor. Şikayetlerin önemli bölümü, başvuru sürecinin ilk adımı olan randevu alma aşamasında yoğunlaşıyor. Bu tablo, vize almak kadar vize başvurusu yapabilmenin de tüketiciler açısından önemli bir sorun alanına dönüştüğünü ortaya koyuyor.</p>

<p><strong>Tüketici beklentileri karşılanamıyor</strong></p>

<p>Son üç yıldaki yükseliş trendi, vize aracılık ve danışmanlık hizmetlerinde erişilebilirlik, süreç yönetimi ve kullanıcı deneyimi konularında iyileştirme ihtiyacına işaret ediyor. Artan şikayet sayıları, tüketicilerin daha şeffaf, öngörülebilir ve erişilebilir bir başvuru süreci beklentisinin karşılanamadığını gösteriyor.</p>

<p><strong>Tüketiciler en çok hangi konulardan şikayet ediyor?</strong></p>

<ul>
 <li>Randevu bulunamaması</li>
 <li>Başvuru süreçlerinin uzaması</li>
 <li>Evrak işlemlerindeki aksaklıklar</li>
 <li>Müşteri hizmetlerine ulaşılamaması</li>
 <li>Ücret iadesi taleplerinin gecikmesi</li>
 <li>Başvuru durumu hakkında bilgi alınamaması</li>
</ul>

<p><strong>Konuyla ilgili platforma ulaşan şikayetlerden bazılarıysa şöyle:</strong></p>

<p>"Vize randevusu almak için sisteme giriş yaptığımda hesabım kilitlendi. Randevular açıldığında ise hangi tarihi seçersem seçeyim 'kontenjan dolu' uyarısıyla karşılaştım ve işlemimi tamamlayamadım. Birkaç deneme sonrasında sisteme erişimim tamamen engellendi. Randevulara erişemezken bazı kullanıcıların bot yazılımlarla işlem yapabildiğine yönelik iddialar, sistemin adil ve şeffaf çalışmadığı yönündeki endişeleri artırıyor."</p>

<p>"Yaklaşık 8 aydır vize başvurusu yapabilmek için randevu almaya çalışıyorum ancak sistemde uygun tarih bulamıyorum. Bu nedenle başvuru sürecim ilerleyemiyor ve seyahat planlarımı netleştiremiyorum. Yetkililere ulaşmak için e-posta göndermeyi denedim ancak geri dönüş alamadım. Süreçle ilgili yeterli bilgilendirme yapılmaması mağduriyetimi artırıyor."</p>

<p>"Vize randevusu oluşturabilmek için sisteme giriş yapmaya çalışıyorum ancak günlerdir hesabıma erişemiyorum. Sürekli teknik hata alıyorum ve bu nedenle randevu oluşturamıyorum. Tarayıcı, cihaz ve bağlantı değişikliği dahil önerilen tüm adımları denememe rağmen sorun çözülmedi. Destek ekibiyle iletişime geçsem de somut bir çözüm sunulmadı. Sistemsel sorun nedeniyle uygun randevuları kaçırıyor ve seyahat planımı gerçekleştirememe riskiyle karşı karşıya kalıyorum."</p>

<p>"Vize randevu bekleme listesine kayıt olmak isterken sistem hata veriyor ve ödeme aşamasına geçmiyor. Bu nedenle başvurumu tamamlayamıyor ve bekleme listesine dahil olamıyorum. Uzun süredir devam eden teknik sorun nedeniyle randevu sürecine erişememek hem zaman kaybına hem de mağduriyete yol açıyor."</p>

<p>"Vize başvurumu seyahat tarihinden haftalar önce yapmama rağmen pasaportum hâlâ teslim edilmedi. Yaklaşan uçuş tarihime rağmen başvuru süreciyle ilgili net bilgi alamıyor, yetkililere yaptığım başvurulardan da sonuç alamıyorum. Yaşanan gecikme nedeniyle seyahat planım riske girmiş durumda."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/vize-randevusu-krizi-buyuyor-sikayetler-bir-haftada-yuzde-291-artti</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 15:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/1781598117-image1.png" type="image/jpeg" length="31456"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Molfix’in Hayat Bağım Güvenli Bağlanma Eğitim Programı, T.C. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İş Birliğiyle Yeni Dönem]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/guvenli-baglanma-ile-saglikli-nesiller-guclu-toplumla</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/guvenli-baglanma-ile-saglikli-nesiller-guclu-toplumla" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Hayat Kimya’nın bebek bakım kategorisindeki markası Molfix’in 7 yıldır sürdürdüğü Hayat Bağım Güvenli Bağlanma Eğitim Programı, güvenli bağlanmanın yalnızca bireysel değil; aynı zamanda ailenin korunması ve güçlendirilmesi, eğitim, toplumsal refah ve kalkınma açısından da kritik bir konu olduğu anlayışıyla yeni bir döneme giriyor.</strong></p>

<p>T.C. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı iş birliğiyle kapsamı genişletilen program, artık anne ve baba adaylarını, 0-3 yaş arası bebeği olan anne babaları ve bakım verenleri de kapsayacak. Türkiye genelinde 10 pilot ilde hayata geçirilecek yeni dönemde yaklaşık 10 bin aileye ulaşılması hedefleniyor.</p>

<p>Bebeklerin hayata sağlıklı, mutlu ve güvenli bir başlangıç yapmalarını destekleyen Molfix’in, “Bir çocuğun yaşamının ilk yıllarında kurduğu ilişkiler, hissettiği güven duygusu ve gördüğü duyarlı bakım; yalnızca bireysel gelişimini değil, gelecekte kuracağı ilişkileri, topluma katılımını ve yaşam kalitesini de şekillendirir” anlayışıyla hayata geçirdiği Hayat Bağım Güvenli Bağlanma Eğitim Programı, 7. yılında kapsamını genişletiyor.</p>

<p>Güvenli bağlanmanın yaşam boyu gelişim üzerindeki belirleyici etkisinden hareketle geliştirilen program, geride kalan yedi yılda sahada güçlü karşılık bulan bir toplumsal fayda modeline dönüştü. T.C. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı iş birliğiyle hayata geçirilen yeni dönemde, programın Türkiye genelinde daha fazla aileye ulaşması hedefleniyor.</p>

<p><strong>Yeni dönemde hedef yaklaşık 10 bin aileye ulaşmak</strong></p>

<p>Program kapsamında bebek bekleyen anne ve baba adayları, 0-3 yaş arası bebeği olan anne babalar ve bakım verenlere yönelik güvenli bağlanma eğitimleri ile bilinçlendirme ve destek çalışmaları yürütülecek. Ailelerin çocuk gelişimi, duyarlı bakım ve anne baba olma becerileri konusunda güçlendirilmesini amaçlayan eğitim programı, ilk etapta Türkiye genelinde belirlenen 10 pilot ilde uygulanacak.</p>

<p>Programın ilk aşaması; Ağrı, Ankara, Aydın, Bursa, Kayseri, Kocaeli, Mardin, Mersin, Samsun ve Şanlıurfa olmak üzere 10 pilot ilde hayata geçirilecek. Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlükleri ve Sosyal Hizmet Merkezlerinde görevli uzman personel aracılığıyla gerçekleştirilecek eğitimlerle her ilde en az 1.000 aileye, proje sonunda ise yaklaşık 10 bin aileye ulaşılması hedefleniyor.</p>

<p><strong>Eğitimlerle ailelerin bilgi ve becerilerinin güçlendirilmesi amaçlanıyor</strong></p>

<p>Program kapsamında anne babalar ve bakım verenlerin, 0-3 yaş arası çocukların gelişim dönemleri, çocuk yetiştirme becerileri, güvenli bağlanma, stres yönetimi ve anne baba olma psikolojisi alanlarında bilgi ve becerilerinin güçlendirilmesi amaçlanıyor.</p>

<p>Ayrıca anne baba-bebek etkileşimini destekleyen teknikler, aile içi etkili iletişim, sağlıklı iletişim modelleri, iletişim engelleri ve çatışma faktörlerine ilişkin farkındalık oluşturulması gibi konular da programın önemli başlıkları arasında yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“Güvenli bağlanma, güçlü ailelerin ve sağlıklı toplumların temelidir”</strong></p>

<p>Projenin tanıtım toplantısında konuşan T.C. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Aile ve Toplum Hizmetleri Genel Müdürü Tuncay Cevheroğlu, programın Aile ve Nüfus 10 Yılı Vizyonu doğrultusunda ailenin korunması ve güçlendirilmesine yönelik koruyucu ve önleyici hizmetlerin önemine dikkat çekti. Sayın Cevheroğlu, ailenin bireyin gelişimindeki en temel kurum olduğunu vurgulayarak, çocukların yaşamlarının ilk yıllarında anne ve babalarıyla kurdukları güvenli bağın; duygusal, sosyal ve bilişsel gelişimleri üzerinde belirleyici bir rol oynadığını ifade etti. Sayın Cevheroğlu, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’ın aileyi toplumun temeli olarak gören tutumunun da bu alandaki çalışmalarımıza yön verdiğini belirterek ailelere sunulan eğitim ve rehberlik hizmetlerini toplumun geleceğine yapılan stratejik bir yatırım olarak değerlendirdiklerini kaydetti. Ayrıca Sayın Cevheroğlu, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının koruyucu ve önleyici sosyal hizmet anlayışı doğrultusunda aileleri güçlendirmeye yönelik çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüğünü dile getirdi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Sayın Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ öncülüğünde Hayat Kimya iş birliğiyle gerçekleştirilen Hayat Bağım Güvenli Bağlanma Eğitim Programı’nın da bu yaklaşımın önemli bir örneğini oluşturduğunu ifade etti. Programın ailelerin çocuk yetiştirme becerilerini güçlendireceğini, çocukların sağlıklı gelişim süreçlerine katkı sunacağını ve toplumsal refahın artırılmasına destek sağlayacağını vurgulayan Cevheroğlu, projede emeği geçen tüm paydaşlara teşekkür etti.</p>

<p>Molfix’in bebeklerin sağlıklı ve mutlu gelişimini destekleme misyonuyla hareket ettiğini belirten Hayat Kimya Strateji ve Pazarlamadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Aysel Aydın,</p>

<p>“Molfix olarak neredeyse 30 yıldır bebeklerin sağlıklı, mutlu ve güvenli gelişimlerini desteklemek için çalışıyoruz. ‘Bugün doğan her çocuğun yarının geleceği’ olduğuna inanıyor; bu anlayışı yalnızca ürünlerimizle değil, toplumsal fayda projelerimizle de sahipleniyoruz. 7 yılda güçlü bir toplumsal fayda modeline dönüşen Hayat Bağım Güvenli Bağlanma Eğitim Programı’nı, bugün Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız iş birliğinde vereceğimiz eğitimler aracılığıyla daha geniş bir etki alanına taşıyoruz. Eğitimlerimizle yalnızca anneleri değil anne ve baba adaylarını, 0-3 yaş arası bebeği olan aileleri ve çocuk gelişiminde birincil rol oynayan tüm bakım verenleri, yani ekosistemin tamamını kucaklayacağız. Akademik ve Bütünsel Eğitim İçerikleri Alanında uzman akademisyenlerimiz rehberliğinde hazırladığımız programla ailelerimize, Güvenli Bağlanma ve Aile, Anne Baba Olma Süreci, Anne Baba Olmak ve Stres Yönetimi, Duyarlı Bakım ve Bebek Gelişimi, Aile İçi Etkili İletişim başlıklarında bilimsel ve pratik bir pusula sunacağız” açıklamasında bulundu.</p>

<p><strong>“İlk yıllarda kurulan bağ, çocuğun yaşam boyu gelişimini etkiler”</strong></p>

<p>Etkinlikte konuşan Hacettepe Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Pınar Bayhan ise güvenli bağlanmanın çocuk gelişimindeki kritik rolüne vurgu yaparak şunları söyledi:</p>

<p>‘’Duyarlı bakım sayesinde çocuğun temel güven duygusu gelişir, dünyayı güvenli bir yer olarak algılar. Bu da çocuğun gelişiminde sosyal ilişkilerini ve empati becerilerini, çevresini güvenle keşfetmesini, olumlu benlik algısı ile özgüven geliştirmesini ve duygularını düzenlemesini etkiler. Bu program, bebeğin gelişim yolculuğunda en önemli kalkanı olan güvenli bağlanmasını destekleyecek ailelere verilen duyarlı bakım güvenli bağlanma eğitimini içermesi açısından büyük önem taşıyor. İlk yıllarda kurulan bağ, çocuğun yaşam boyu gelişimini etkiliyor. Kökleri derinde olan ağaçlar, fırtınalardan korkmazlar. Güvenli bağlanma, bir çocuğun ruhuna bırakılan en güçlü köktür. Bunu da sağlayacak olan ailedir.’’</p>

<p><strong>‘’Beynin mimarisi yalnızca genetik program tarafından değil, bebeğin bakım verenleriyle kurduğu ilişkiler tarafından da şekillenir’’</strong></p>

<p>Bebek Ruh Sağlığı Derneği Başkanı Prof. Dr. Aylin İlden Koçkar ise; “Hayat Bağım” adı, çok güçlü bir gerçeği içinde barındırıyor. İnsan yaşamı bağ ile başlar. Bir bebeğin dünyaya geldiğinde ilk ihtiyacı yalnızca beslenmek ya da korunmak değildir. Onun aynı zamanda görülmeye, anlaşılmaya, sakinleştirilmeye ve güvende hissetmeye ihtiyacı vardır. Modern nörobilim ve gelişim psikolojisi bize şunu söylüyor: Bir bebeğin beyni ilişkiler içinde şekillenir. Bebekler yalnızca büyümezler; ilişkiler aracılığıyla gelişirler. Bugün sizlere bağlanmanın neden yalnızca bireysel bir mesele değil, aynı zamanda halk sağlığı, eğitim, ekonomi ve toplumsal kalkınma meselesi olduğunu anlatmak istiyorum. Bir bebeğin yaşamında ilk 1.000 günü hayatın temellerinin atıldığı dönem olduğunu söyleyebiliriz. Yani gebelikten yaklaşık üçüncü yaşın sonuna kadar olan dönem, insan gelişiminin en hızlı ve en hassas dönemidir. Bu dönemde saniyede yüz binlerce yeni sinirsel bağlantı oluşur. Beynin mimarisi yalnızca genetik program tarafından değil, bebeğin bakım verenleriyle kurduğu ilişkiler tarafından da şekillenir’’ dedi.</p>

<p>Hayata güvenle bağlanan bebekler için…</p>

<p>Bebeklik döneminde kurulan güvenli duygusal bağın kritik önemde olduğu bilinciyle Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Hayat Kimya iş birliğinde hayata geçirilen Molfix Hayat Bağım Güvenli Bağlanma Eğitim Programı, yeni döneminde de aileleri desteklemeye, anne baba olma becerilerini güçlendirmeye ve bebeklerin sağlıklı gelişimine katkı sunmaya devam edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/guvenli-baglanma-ile-saglikli-nesiller-guclu-toplumla</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 15:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/s-l-m.JPG" type="image/jpeg" length="27592"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Vakıflara yönelik katma değer vergisi uygulamasına ilişkin esaslar düzenlendi]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/vakiflara-yonelik-katma-deger-vergisi-uygulamasina-iliskin-esaslar-duzenlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/vakiflara-yonelik-katma-deger-vergisi-uygulamasina-iliskin-esaslar-duzenlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanan ve Katma Değer Vergisi (KDV) uygulamalarında çeşitli değişiklikler öngören tebliğ, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.</strong></p>

<p>Yeni düzenleme kapsamında, Cumhurbaşkanı kararıyla vergi muafiyeti tanınan vakıflar tarafından kurulan yükseköğretim kurumlarının KDV uygulamalarına ilişkin bazı hususlar netleştirildi. Buna göre, bu vakıfların işlettiği hastane, klinik, dispanser, nekahathane, sanatoryum, kan bankası, organ nakli bankası, zooloji bahçesi, park, veterinerlik ve çeşitli laboratuvar hizmetleri sunan kuruluşların gerçekleştirdiği teslim ve hizmetler genel hükümler çerçevesinde KDV’ye tabi olacak.</p>

<p>Ancak söz konusu sağlık ve hizmet kuruluşlarının doğrudan vergi muafiyeti bulunan vakıflar tarafından işletilmesi halinde mevcut KDV istisnası uygulaması devam edecek. Bu düzenleme 1 Ocak 2027 tarihinde yürürlüğe girecek.</p>

<p><strong>Darülaceze’ye Yapılan Bağışlar da KDV İstisnası Kapsamına Alındı</strong></p>

<p>Tebliğle birlikte, ihtiyaç sahiplerine yardım amacıyla faaliyet gösteren gıda bankacılığı sistemine yönelik istisna hükümlerinde de değişikliğe gidildi. Gıda, temizlik ürünü, giyecek ve yakacak gibi temel ihtiyaç malzemelerinin bağışında uygulanan KDV istisnasından yararlanabilecek kuruluşlar arasına Darülaceze de dahil edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Böylece Darülaceze’ye yapılan söz konusu bağışların teslimi de KDV’den muaf tutulacak.</p>

<p><strong>Kamulaştırılan Taşınmazlara KDV İstisnası</strong></p>

<p>Düzenleme kapsamında kamu yararı kararı doğrultusunda kamulaştırılan taşınmazların devrine ilişkin KDV uygulamaları da açıklığa kavuşturuldu.</p>

<p>Buna göre, KDV mükelleflerine ait taşınmazların ilgili mevzuat çerçevesinde devlet veya kamu tüzel kişileri tarafından kamulaştırılması halinde, taşınmazın devri KDV’den istisna olacak.</p>

<p>Öte yandan taşınmazın edinimi sırasında yüklenilen ve daha önce indirim konusu yapılan KDV tutarları, satışın gerçekleştiği vergilendirme döneminde indirim hesaplarından çıkarılacak. Bu tutarlar, gelir veya kurumlar vergisi matrahının hesaplanmasında gider ya da maliyet unsuru olarak dikkate alınabilecek.</p>

<p>Kamulaştırmaya ilişkin hükümler 1 Haziran tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yürürlüğe girdi.</p>

<p><strong>İhracat İadesinde Kolaylık Sağlandı</strong></p>

<p>Tebliğde ayrıca ithalat sırasında teminat karşılığında getirilen mallara ilişkin KDV iade süreçlerinde de değişiklik yapıldı.</p>

<p>Buna göre, teminatın hesaplanmasına esas olan Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) tutarı üzerinden ödenen KDV’nin, söz konusu malların ihracatı nedeniyle talep edilen KDV iadesi hesabına dahil edilmesi durumunda, belirli şartların sağlanması halinde vergi inceleme raporu aranmayacak.</p>

<p>Doğrudan yüklenimlerden kaynaklanan iade taleplerinde, azami iade edilebilir vergi tutarını aşan KDV için de genel esaslar çerçevesinde işlem yapılabilecek ve mükelleflerin iade talepleri daha hızlı sonuçlandırılabilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/vakiflara-yonelik-katma-deger-vergisi-uygulamasina-iliskin-esaslar-duzenlendi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 14:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/resmi-gazete-aa-2022760.jpg" type="image/jpeg" length="65901"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Küresel Elektrikli Araç Satışları Mayısta 1,8 Milyona Yükseldi]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/kuresel-elektrikli-arac-satislari-mayista-18-milyona-yukseldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/kuresel-elektrikli-arac-satislari-mayista-18-milyona-yukseldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Londra merkezli veri analiz şirketi Benchmark Mineral Intelligence tarafından yayımlanan verilere göre, dünya genelinde elektrikli araç satışları mayıs ayında geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 3 artarak 1,8 milyon adede ulaştı. Söz konusu rakam, nisan ayına göre de yüzde 7’lik bir yükselişe işaret etti.</strong></p>

<p>Mayıs ayında kaydedilen satış performansıyla birlikte, yılın ilk beş ayındaki toplam elektrikli araç satışları 7,5 milyon olarak hesaplandı. Ocak-mayıs dönemindeki toplam satışlar ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 0,9 oranında artış gösterdi.</p>

<p><strong>Avrupa Güçlü Büyümesini Sürdürüyor</strong></p>

<p>Elektrikli araç pazarında en dikkat çekici büyüme Avrupa’da yaşandı. Bölgede mayıs ayındaki satışlar yıllık bazda yüzde 23 artarak 420 bine yükseldi. Yılın ilk beş ayında ise satışlar yüzde 26 büyüme kaydederek 2 milyon adede ulaştı.</p>

<p>Uzmanlara göre Avrupa’da elektrikli araç talebinin artmasında, Orta Doğu’daki çatışmalar nedeniyle yükselen akaryakıt fiyatları ve birçok ülkede uygulanan teşvik programları etkili oluyor. Tüketicilerin yüksek yakıt maliyetlerinden kaçınmak amacıyla elektrikli araçlara yönelmesi, satışları destekleyen başlıca faktörler arasında yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Çin’de İç Pazar Zayıflıyor</strong></p>

<p>Dünyanın en büyük elektrikli araç pazarı konumundaki Çin’de ise satışlardaki düşüş devam etti. Mayıs ayında ülkede satılan elektrikli araç sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9 azalarak 990 bine geriledi.</p>

<p>Yılın ilk beş ayı değerlendirildiğinde de benzer bir tablo ortaya çıktı. Çin’de ocak-mayıs dönemindeki elektrikli araç satışları yüzde 15 düşüşle 3,2 milyon adet olarak gerçekleşti.</p>

<p><strong>Kuzey Amerika’da Sert Gerileme</strong></p>

<p>Kuzey Amerika pazarı da elektrikli araç satışlarında düşüş yaşayan bölgeler arasında yer aldı. Bölgede mayıs ayında satışlar yüzde 26 azalarak 120 bin seviyesine indi.</p>

<p>Ocak-mayıs döneminde ise satışlar yıllık bazda yüzde 25 gerileyerek 580 bin adet olarak kaydedildi. Analistler, özellikle ABD’de elektrikli araçlara yönelik bazı teşviklerin sona ermesinin satışlardaki düşüşte önemli rol oynadığını belirtiyor.</p>

<p><strong>Diğer Bölgelerde Güçlü Artış</strong></p>

<p>Dünyanın geri kalan ülkelerinde ise elektrikli araç pazarı büyümesini sürdürdü. Mayıs ayında bu bölgelerdeki satışlar yüzde 80 artışla 250 bine yükselirken, yılın ilk beş ayında yüzde 89’luk büyüme ile toplam satışlar 1,1 milyon adede ulaştı.</p>

<p><strong>Uzmanlardan Değerlendirme</strong></p>

<p>Benchmark Mineral Intelligence Veri Müdürü Charles Lester, küresel elektrikli araç pazarında bölgeler arasında farklı eğilimlerin devam ettiğini ifade etti. Lester, Avrupa’nın en başarılı performans gösteren bölgelerden biri olmayı sürdürdüğünü belirterek, yüksek seyreden yakıt fiyatlarının ve Orta Doğu’daki gelişmelerin önümüzdeki dönemde benzin fiyatları üzerinde etkili olabileceğini söyledi.</p>

<p>Çin pazarındaki durgunluğa da dikkat çeken Lester, ülkenin iç talebinde yıl başından bu yana yüzde 15’lik gerileme yaşandığını hatırlattı. Buna karşılık Çinli üreticilerin ihracatta önemli başarılar elde ettiğini vurgulayan Lester, özellikle BYD, Chery ve Geely öncülüğünde gerçekleştirilen dış satışların rekor seviyelere ulaşmaya devam ettiğini kaydetti.</p>

<p>Lester’e göre Çin’in iç pazardaki yavaşlama ile ihracattaki güçlü performansı arasındaki fark giderek büyüyor. Kuzey Amerika’da satışlar gerilerken, Kanada’nın Çin ile yaptığı yeni gümrük kotası anlaşmasının pazarda yeni rekabet koşullarının oluşmasına zemin hazırlayabileceği değerlendiriliyor.</p>

<p>Genel tabloya bakıldığında, ülkeler arasındaki farklı pazar dinamikleri, Çin’in ihracat ağırlıklı büyüme stratejisi ve değişen teşvik politikaları, küresel elektrikli araç sektörünün yönünü belirlemeye devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/kuresel-elektrikli-arac-satislari-mayista-18-milyona-yukseldi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 14:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2024/12/1733905832-elektrikli-arj-stasyonu.jpg" type="image/jpeg" length="97433"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rekabet Kurulundan bazı otomotiv lastik üreticilerine 3,6 milyar lira rekabet cezası]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/rekabet-kurulundan-bazi-otomotiv-lastik-ureticilerine-36-milyar-lira-rekabet-cezasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rekabet-kurulundan-bazi-otomotiv-lastik-ureticilerine-36-milyar-lira-rekabet-cezasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Rekabet Kurulu, otomotiv lastiği üreticileri ve dağıtım şirketlerine yönelik yürüttüğü soruşturmayı tamamladı ve toplamda 3 milyar 633 milyon 935 bin 171 lira idari para cezası uygulanmasına karar verdi.</strong></p>

<p>Rekabet Kurumu’nun internet sitesinde yer alan açıklamaya göre, soruşturma kapsamında lastik sektöründe faaliyet gösteren bazı şirketlerin Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’u ihlal edip etmediği incelendi. İncelemelerde, rakipler arasında fiyatlandırma konusunda uyumlu hareketler, rekabete hassas bilgi paylaşımı, bayilerin yeniden satış fiyatlarının belirlenmesi, bölge ve müşteri kısıtlamaları, ayrımcı uygulamalar, rekabet etmeme yükümlülükleri ile iş gücü piyasasına yönelik kısıtlayıcı bilgi alışverişi ve “çalışan ayartmama” gibi iddialar değerlendirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Soruşturma sürecinde Petlas, Üstündağ Lastik, Tatko Lastik, Prolas, Özcanlar Lastik, Kardeşler Ulaşım ve Abdullah Özdoğan Ticaret gibi bazı şirketlerin uzlaşma yoluna gittiği ve bu kapsamda idari para cezası aldığı bildirildi. Uzlaşma ve nihai kararlar sonucunda, ilgili şirketlere hem uzlaşma kapsamında hem de soruşturma sonucunda olmak üzere toplam 3,6 milyar lirayı aşan ceza kesildi.</p>

<p>Brisa, Goodyear, Hankook, Michelin, Pirelli ve Prometeon gibi sektörün önde gelen firmaları hakkında da değerlendirmeler yapıldı. Açıklamada, bazı şirketlere idari para cezası uygulanmasına yer olmadığı, bazıları için ise ihlal tespit edilmediği ya da farklı hukuki değerlendirmeler sonucunda işlem yapılmadığı belirtildi.</p>

<p>Rekabet Kurulu ayrıca, bayiler üzerinden dolaylı bilgi paylaşımının rekabeti zedelemesini önlemek amacıyla sektöre yönelik yeni yükümlülükler de getirdi. Buna göre üretici ve dağıtıcı firmaların fiyat listeleri ve benzeri bilgileri artık toplu şekilde değil, her bayiye özel sistemler üzerinden iletilmesi gerekecek. Bu bilgiler yalnızca kullanıcı adı ve şifre ile erişilen dijital platformlar üzerinden paylaşılacak ve farklı bayiler arasında dolaylı bilgi akışına izin verilmeyecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/rekabet-kurulundan-bazi-otomotiv-lastik-ureticilerine-36-milyar-lira-rekabet-cezasi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 14:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2024/07/rekabet-kurulu-bazi-devralma-islemlerini-karara-bagladi.webp" type="image/jpeg" length="58263"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[COLIN’S Denim Fikrim Tasarım Yarışması’nın kazananları belli oldu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/colins-denim-fikrim-tasarim-yarismasinin-kazananlari-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/colins-denim-fikrim-tasarim-yarismasinin-kazananlari-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>COLIN’S’in genç tasarımcıları sürdürülebilir moda odağında desteklemek amacıyla düzenlediği 4. Denim Fikrim Tasarım Yarışması, “DenimNova” temasıyla sonuçlandı. Altı aylık süreç boyunca, 54 günlük eğitim ve atölye çalışmalarını tamamlayan 10 finalist arasından ilk üç tasarım güçlü jüri değerlendirmesiyle belirlendi. Yarışmanın birincisi Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nden Refika Asuman Çivici oldu. COLIN’S Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Eroğlu, “Bugün sadece iyi ürün yetmiyor” diyerek, bu yarışmanın Türkiye’nin tasarım gücüne ve gençlerin yaratıcılığına yapılan bir yatırım olduğunu vurguladı.</strong></p>

<p>Türkiye’nin jean odaklı global moda markası COLIN’S tarafından bu yıl dördüncüsü düzenlenen Denim Fikrim Tasarım Yarışması’nın kazananları belli oldu. “DenimNova” temasıyla gerçekleştirilen yarışmanın ödülleri, Rixos Tersane Taşkızak Salonu’nda düzenlenen gala gecesinde sahiplerini buldu. COLIN’S Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Eroğlu ve COLIN’S Sürdürülebilirlik Komitesi Başkanı Ahmet Eroğlu’nun ev sahipliğinde gerçekleşen geceye; moda, tasarım, iş ve medya dünyasından isimlerin yanı sıra jüri üyeleri, sponsor marka temsilcileri, basın mensupları ve finalist öğrenciler katıldı. Finalistler, sürdürülebilirlik ve yaratıcılığı buluşturan tasarımlarını canlı modeller eşliğinde sahneye taşıdı.</p>

<p>Güçlü Jüri Değerlendirmesiyle İlk Üç Tasarım Belirlendi</p>

<p>Final jürisinde Bahar Kongel Fransez, Emre Doğru, Kutay Sarıtosun, Mariette Hoitink, Niyazi Erdoğan, , Teppei Sugaya ve Zeynep Tosun yer aldı. Moda tasarımındaki öncü isimlerin yanı sıra COLIN’S Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Eroğlu, Sürdürülebilirlik Komitesi Başkanı ve Global Ürün Direktörü Ahmet Eroğlu, Global Kreatif Direktörü Meera Saxena, Global Pazarlama Direktörü Hakan Senbir, Global Tedarik Grup Müdürü Gülendam Bal ve Denimer Kumaşçılık Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Deliorman’dan oluşan jüri tarafından yapılan değerlendirmede ilk üç tasarım belirlendi.</p>

<p>Finalistler, 5 günlük Eğitim Haftası’nın ardından 49 güne yayılan DenimNova Atölye sürecine katılarak toplam 54 günlük bir tasarım ve üretim yolculuğunu tamamladı. Bu süreçte genç tasarımcılar, COLIN’S denim tasarım ekibinin mentorluk desteğiyle fikirlerini geliştirdi; denim kumaş, yıkama teknikleri, aksesuar tasarımı ve sürdürülebilir materyal kullanımı gibi alanlarda edindikleri deneyimi sahnede sergilenen koleksiyonlara dönüştürdü.</p>

<p>Jüri tarafından değerlendirme sonucunda 10 koleksiyon arasından birinciliği Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nden Refika Asuman Çivici kazanırken, ikinciliği Atatürk Üniversitesi öğrencisi Sevinç Müezzinzade, üçüncülüğü ise Ankara Üniversitesi’nden Ozan Abbas Üçel aldı. Birinci olan öğrenci 200.000 TL, ikinci 150.000 TL, üçüncü ise 100.000 TL para ödülünün sahibi oldu. Finale kalan diğer öğrenciler de COLIN’S hediye çekleriyle ödüllendirildi.</p>

<p>Türkiye’nin tasarım potansiyeline yapılan sürdürülebilir bir yatırım</p>

<p>Gecede konuşan COLIN’S Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Eroğlu, Denim Fikrim’in gençlere duydukları güvenin somut bir göstergesi olduğunu belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Türkiye çok güçlü bir tekstil ülkesi. Üretim kabiliyetimiz yüksek, deneyimimiz güçlü, iş yapma kültürümüz sağlam. Dünyanın birçok önemli markası için üretim yapan, kaliteyi bilen, hızı ve esnekliğiyle öne çıkan bir ülkeyiz. Ancak bugün sadece iyi üretmek yetmiyor. Geleceğin moda dünyasında fark yaratmak için tasarım gücüne, yaratıcılığa, sürdürülebilirliği işin merkezine alan yeni bir bakışa ve en önemlisi gençlerin enerjisine ihtiyacımız var.”</p>

<p>Yenilik artık var olanı yeniden görmek</p>

<p>COLIN’S Sürdürülebilirlik Komitesi Başkanı Ahmet Eroğlu ise Denim Fikrim Tasarım Yarışması’nı genç tasarımcı adaylarına alan açmak ve sürdürülebilir moda konusundaki farkındalıklarını güçlendirmek amacıyla 2022 yılında başlattıklarını belirterek, “Bu yıl DenimNova temasıyla gençlerin denimi yeniden düşünmelerini amaçladık. Var olanı dönüştürmelerini, sürdürülebilirliği tasarımın merkezine almalarını istedik. Çünkü bugün moda dünyasında ‘yeni’ kavramı değişiyor. Yenilik artık yalnızca sıfırdan üretmek değil; bazen var olanı yeniden görmek, ona yeni bir enerji kazandırmak ve onu daha anlamlı bir geleceğin parçası yapmak da yeniliktir” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gecede konuşan COLIN’S Genel Müdür Yardımcısı Ergin Erşin, Denim Fikrim’in yalnızca bir tasarım yarışması olmadığını, gençlerin yaratıcılığına ve Türkiye’nin tasarım potansiyeline yapılan uzun vadeli bir yatırım niteliği taşıdığını vurguladı. Erşin, “insana yatırım bizim için bir tercih değil, dönüşümün kalbidir. Çalışma arkadaşlarımızın gelişimine, genç yeteneklerin desteklenmesine, yeni fikirlerin cesaretlendirilmesine ve yaratıcı emeğin görünür olmasına önem veriyoruz. Denim Fikrim de bu anlayışın sahneye çıkmış halidir.” dedi.</p>

<p>Eğitimden üretime uzanan süreç</p>

<p>Bu yıl 24 şehirden, 51 üniversiteden yaklaşık 200 öğrencinin başvurduğu yarışmada, ön elemenin ardından 10 finalist belirlendi. Finalistler, 23 Mart – 27 Mart tarihleri arasında gerçekleştirilen Eğitim Haftası kapsamında COLIN’S Genel Merkezi’ni ziyaret ederek markanın denim tasarım ekibiyle bir araya geldi. Genç tasarımcılar bu süreçte, yalnızca fikirlerini sunmakla kalmadı; tasarımlarını sektör profesyonelleriyle birlikte değerlendirdi, üretilebilir koleksiyonlara dönüştürmek üzere geliştirdi ve denim tasarımının yaratıcı olduğu kadar teknik bilgi gerektiren yönlerini yakından tanıma fırsatı buldu.</p>

<p>Eğitim Haftası’nın ardından finalistler, 28 Mart – 15 Mayıs tarihleri arasında düzenlenen DenimNova Atölye sürecine katıldı. COLIN’S denim tasarım ekibinin mentorluk sağladığı bu özel süreçte katılımcılar; denim kumaş kullanımı, tasarım geliştirme, yıkama teknikleri, aksesuar tasarımı ve sürdürülebilir materyal uygulamaları gibi alanlarda bilgi ve deneyim kazandı. Böylece genç tasarımcıların fikirleri, yalnızca kâğıt üzerindeki tasarımlar olarak kalmadı; atölye disiplini, üretim bilgisi ve sürdürülebilirlik yaklaşımıyla gerçek koleksiyonlara dönüştü.</p>

<p>Denim Fikrim Atölye süreci, finalistlere moda endüstrisinin profesyonel işleyişini deneyimleme imkânı sağladı. Katılımcılar, bir tasarım fikrinin malzeme seçimiyle, üretim tekniğiyle, sürdürülebilirlik kriterleriyle ve sahne sunumuyla nasıl bütünleştiğini uygulamalı olarak gördü. Bu yönüyle Denim Fikrim, genç tasarımcılar için yalnızca bir yarışma değil; sektöre hazırlanma, özgün bakışlarını geliştirme ve tasarımlarını hayata geçirme imkânı sunan kapsamlı bir gelişim platformu olarak COLIN’S’in sosyal sürdürülebilirlik inisiyatifine değer katıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/colins-denim-fikrim-tasarim-yarismasinin-kazananlari-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 14:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/k-d-n-c.JPG" type="image/jpeg" length="19298"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AYİDER Başkanı Hakan Şişik, “Ev almanın tam zamanı”]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ayider-baskani-hakan-sisik-ev-almanin-tam-zamani</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ayider-baskani-hakan-sisik-ev-almanin-tam-zamani" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın açıkladığı mayıs ayına ait konut satış endeksine göre fiyatlarda gerileme yaşandığını gördüklerini belirten Anadolu Yakası İnşaat Müteahhitleri Derneği (AYİDER) Başkanı Hakan Şişik, konut piyasasında mevcut tabloyun alım için önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti. Şişik, reel bazda yüzde 6,1’lik düşüşün konut satın almak için doğru bir zamanlamaya işaret ettiğini söyledi.</strong></p>

<p>Elinde nakit bulunan, kira ödemekte zorlanan ve konuta erişimde güçlük yaşayan tüketiciler için mevcut dönemin önemli bir fırsat olduğuna dikkat çeken Şişik, yüksek kredi faizlerine takılmadan, firmaların sunduğu finansman imkanlarının veya peşin alımlarda sağlanan indirimlerin değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Müteahhitler açısından da tabloyu değerlendiren Şişik, artan maliyetlere rağmen sektörün kâr marjlarından fedakârlık yaptığını ifade ederek şu değerlendirmede bulundu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Yarın faiz oranlarında bir gevşeme başladığı anda ertelenen talep piyasaya hücum edecek ve fiyatlar bu kez reel olarak çok sert yükselecektir. Dolayısıyla imkânı olan, doğru lokasyonda ve doğru fiyatta yakaladığı projeyi kaçırmamalıdır.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ayider-baskani-hakan-sisik-ev-almanin-tam-zamani</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 14:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/d-x-s-m-c.JPG" type="image/jpeg" length="38567"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EBI Genel Kurulu 15 ülkeden 32 katılımcının iştirakiyle YATED ev sahipliğinde gerçekleştirildi]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ebi-genel-kurulu-15-ulkeden-32-katilimcinin-istirakiyle-yated-ev-sahipliginde-gerceklestirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ebi-genel-kurulu-15-ulkeden-32-katilimcinin-istirakiyle-yated-ev-sahipliginde-gerceklestirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Avrupa Teknecilik Endüstrisi Derneği (EBI) Genel Kurul Toplantısı, 15 farklı ülkeden 32 temsilcinin katılımıyla İstanbul’da, Yat ve Tekne Endüstrisi Derneği (YATED) ev sahipliğinde düzenlendi. İki gün süren program boyunca Türkiye’nin küresel denizcilik sektöründeki üretim kapasitesi, uluslararası vizyonu ve sektörel dönüşüm hedefleri tüm yönleriyle ele alındı. YATED Yönetim Kurulu Başkanı Murat Bekiroğlu, “Denizcilik kültürümüzden aldığımız ilhamı, mühendislik gücümüz ve girişimci yaklaşımımızla birleştirerek; daha sürdürülebilir, yenilikçi ve rekabetçi bir endüstri için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Avrupa ile geliştirilen güçlü iş birliklerini daha da ileri taşımayı ve ortak değerler etrafında yeni başarı hikâyeleri yazmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sürdürülebilir bir teknecilik ve deniz turizmi endüstrisini temsil etme amacıyla faaliyetlerini sürdüren Avrupa Teknecilik Endüstrisi Derneği (EBI) Genel Kurul Toplantısı, 8-10 Haziran 2026 tarihlerinde Yat ve Tekne Endüstrisi Derneği’nin (YATED) ev sahipliğinde İstanbul’da gerçekleştirildi. İki gün süren etkinlik kapsamında Genel Kurul ve Konsey toplantılarının yanı sıra sektörel atölye çalışmaları düzenlendi, ayrıca Türkiye’nin önde gelen yat ve tekne üreticilerine teknik saha ziyaretleri yapıldı. Katılımcılar aynı zamanda planlanan sosyal programlar aracılığıyla dünyanın en önemli turizm merkezlerinden biri olan İstanbul’u yakından tanıma fırsatı buldu.</p>

<p>“SEKTÖRÜMÜZ İNOVASYON VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİN GÜÇLÜ BİR TEMSİLCİSİ HALİNE GELDİ”</p>

<p>Etkinliğin açılış konuşmasını yapan YATED Yönetim Kurulu Başkanı Murat Bekiroğlu, Avrupa ile Asya kıtalarını birbirine bağlayan ve medeniyetler arasında köprü görevi üstlenen İstanbul’da EBI ailesini ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduklarını ifade etti. Bekiroğlu, toplantının 15 ülkeden 32 katılımcı ile Türkiye’de düzenlenmesinin, sektörün uluslararası ölçekteki gücünü göstermesi açısından önemli bir adım olduğunu vurguladı. YATED’in iki yıl önce EBI’ya tam üye olarak katılım sağladığını hatırlatan Bekiroğlu, bu süreçten bu yana yürütülen çalışmalara aktif katkı sunduklarını belirterek tüm katılımcılara teşekkür etti.</p>

<p>Türkiye’nin küresel pazardaki stratejik konumuna dikkat çeken Bekiroğlu, “Türkiye, coğrafi konumu, köklü denizcilik kültürü ve gelişen üretim kapasitesi ile küresel yat ve tekne endüstrisinde her geçen gün daha güçlü bir yer edinmektedir. Tersanelerimiz, mühendislik kabiliyetimiz ve yenilikçi yaklaşımımız sayesinde uluslararası pazarda rekabet gücümüzü artırmaya devam ediyoruz. Denizcilik kültürümüzden aldığımız ilhamı, mühendislik gücümüz ve girişimci yaklaşımımızla birleştirerek; daha sürdürülebilir, yenilikçi ve rekabetçi bir endüstri için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Avrupa ile geliştirdiğimiz güçlü iş birliklerini daha da ileri taşımayı ve ortak değerler etrafında yeni başarı hikâyeleri yazmayı istiyoruz.” dedi.</p>

<p>Yat ve tekne endüstrisinin artık yalnızca üretim ve ticaret ekseninde değerlendirilmediğini vurgulayan Murat Bekiroğlu, sektörün geleceğine ilişkin değerlendirmesini şu sözlerle paylaştı:<br />
“Sektörümüz; inovasyon, sürdürülebilirlik ve uluslararası iş birliğinin güçlü bir temsilcisi haline geldi. Önümüzdeki dönemde sektörümüz; akıllı üretim sistemleri, çevre dostu teknolojiler ve daha entegre bir küresel yapı doğrultusunda önemli bir dönüşüm sürecinden geçmeye devam edecek.”</p>

<p>Genel Kurul kapsamında YATED Genel Sekreteri Orhun Şentürk, 2026 Yılı Türk Yat Pazarı Değerlendirmesi hakkında sunum gerçekleştirirken, YATED Dernek Müdürü Kadir Karakaya ise derneğin yürüttüğü faaliyetlere ilişkin kapsamlı bir bilgilendirme sunumu yaparak kurul üyelerini detaylı şekilde bilgilendirdi.</p>

<p>Program, uluslararası delegasyonun Türkiye’nin üretim gücünü yerinde incelemesi amacıyla AIATA Boats ve Sirena Marine tersanelerine gerçekleştirilen teknik saha ziyaretleri ile tamamlandı.</p>

<p>EBI (Avrupa Teknecilik Endüstrisi) Hakkında<br />
Avrupa’da rekreasyonel teknecilik endüstrisini temsil eden ulusal dernekler ve destekleyici kuruluşların bir araya gelmesiyle 2004 yılında kurulmuştur. AB düzeyinde tanınan bir paydaş olan EBI; Avrupa Yeşil Mutabakatı, Eğlence Amaçlı Tekneler Direktifi, döngüsel ekonomi, turizm, mavi ekonomi ve AB su mevzuatı gibi sektörün geleceğini şekillendiren stratejik alanlarda çalışmalar yürütmektedir. 24 ülke ve 35 üyeye ulaşan yapı, sürdürülebilir bir deniz turizmi endüstrisi için standartların geliştirilmesini ve yaygınlaştırılmasını hedeflemektedir.</p>

<p>EBI, bölgesel bir organizasyon olmasına rağmen YATED’in de üyesi olduğu ICOMIA (Uluslararası Denizcilik Endüstrisi Dernekleri Konseyi) ile kurduğu iş birliği sayesinde küresel ölçekte birçok projeye katkı sunmaktadır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ebi-genel-kurulu-15-ulkeden-32-katilimcinin-istirakiyle-yated-ev-sahipliginde-gerceklestirildi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 13:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/sirena.jpeg" type="image/jpeg" length="18683"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
