<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Fuar Dergisi</title>
    <link>https://www.fuardergisi.com.tr</link>
    <description>Fuar Dergisi, ulusal ve uluslararası fuarlar, sektörel yenilikler ve ekonomi dünyasındaki en önemli gelişmeleri takip eden profesyoneller için kapsamlı analizler, röportajlar ve özel haberler sunar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>"Türkiye'nin ilk ve tek ulusal Fuar, Kongre ve Festival dergisi</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 18 Sep 2026 14:31:24 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2026’nın İlk 8 Ayında Kurulan Şirket Sayısı Yüzde 6,4 Arttı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/2026nin-ilk-8-ayinda-kurulan-sirket-sayisi-yuzde-64-artti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/2026nin-ilk-8-ayinda-kurulan-sirket-sayisi-yuzde-64-artti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>2026’nın ilk 8 ayında Türkiye genelinde kurulan şirket sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6,4 artarak 75 bin 814’e yükseldi. Aynı dönemde kurulan kooperatif sayısı yüzde 22,5 azalarak 979’a gerilerken, gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 2,1 artışla 11 bin 542 oldu.</strong></p>

<p>Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) verilerine göre, yılın ilk 8 ayında kapanan şirket sayısı geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 1,1 azalarak 18 bin 284’e geriledi. Kapanan kooperatif sayısı yüzde 9,3 düşüşle 555 olurken, kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 9,6 artarak 11 bin 307’ye çıktı.</p>

<p><strong>Ağustos’ta Kurulan Şirket Sayısı Değişmedi</strong><br />
Ağustos 2026’da 9 bin 212 şirket kuruldu. Kurulan şirket sayısı geçen yılın aynı ayına göre değişiklik göstermezken, kooperatif kuruluşları yüzde 46,6 azalarak 63’e, gerçek kişi ticari işletme kuruluşları ise yüzde 12 düşerek 1.229’a geriledi.</p>

<p>Ağustos ayında kapanan şirket sayısı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 11,3 artarak 2 bin 114 oldu. Kapanan kooperatif sayısı yüzde 14,5 azalarak 71’e inerken, kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 14,5 artışla 1.091’e yükseldi.</p>

<p>Bir önceki aya göre ise kurulan şirket sayısı yüzde 3,4, kooperatif sayısı yüzde 38,2 ve gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 15,7 azaldı. Aynı dönemde kapanan şirket sayısı yüzde 21,3, kooperatif sayısı yüzde 34,3 ve gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 14,5 geriledi.</p>

<p><strong>İstanbul İlk Sırada</strong><br />
Ağustos ayında kurulan 9 bin 212 şirketin 989’unu anonim, 8 bin 223’ünü limited şirketler oluşturdu. Şirket kuruluşlarının yüzde 37,5’i İstanbul’da, yüzde 11,1’i Ankara’da ve yüzde 5,7’si İzmir’de gerçekleşti.</p>

<p>Ağustos ayında Ardahan’da ise şirket kuruluşu gerçekleşmedi.</p>

<p>2026 yılının ilk 8 ayında şirket ve kooperatif kuruluşlarının toplamı 76 bin 793’e ulaştı. Bu dönemde 68 bin 253 limited şirket ve 7 bin 559 anonim şirket kuruldu. Limited şirketler toplam sermayenin yüzde 70,1’ini, anonim şirketler ise yüzde 29,9’unu oluşturdu.</p>

<p>Ağustos ayında kurulan şirketlerin toplam sermayesi 32 milyar 955 milyon 915 bin 513 TL olarak gerçekleşti. Bu tutar, temmuz ayındaki 37 milyar 215 milyon 510 bin 591 TL’lik toplam sermayeye göre yüzde 11,4 düşüş gösterdi.</p>

<p><strong>Ticaret, İnşaat ve İmalat Öne Çıktı</strong><br />
Ağustos ayında kurulan şirket ve kooperatiflerin faaliyet alanlarında toptan ve perakende ticaret ilk sırada yer aldı. Bu alanda 3 bin 276 şirket ve kooperatif kurulurken, inşaat sektöründe 1.212, imalat sektöründe ise 1.155 kuruluş gerçekleşti.</p>

<p>Kurulan gerçek kişi ticari işletmelerinde de inşaat sektörü öne çıktı. Bu kapsamda 548 işletme inşaat, 324 işletme toptan ve perakende ticaret, 85 işletme ise imalat sektöründe faaliyet göstermek üzere kuruldu.</p>

<p>Ağustos ayında kapanan şirket ve kooperatiflerin 717’si toptan ve perakende ticaret, 266’sı imalat, 198’i ise inşaat sektöründe faaliyet gösteriyordu. Kapanan gerçek kişi ticari işletmelerinde ise 444 işletme toptan ve perakende ticaret, 182 işletme inşaat, 121 işletme imalat sektöründe yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kurulan 63 kooperatifin 37’si konut yapı kooperatifi, 19’u işletme kooperatifi ve 3’ü tarımsal kalkınma kooperatifi olarak kayıtlara geçti.</p>

<p><strong>952 Yabancı Ortak Sermayeli Şirket Kuruldu</strong><br />
Ağustos 2026’da 952 yabancı ortak sermayeli şirket kuruldu. Bu şirketlerin 467’sinde Suriye, 150’sinde Türkiye ve 56’sında İran ortaklığı bulunuyor. Kurulan yabancı ortak sermayeli şirketlerin 79’u anonim, 873’ü limited şirketlerden oluştu.</p>

<p>Ağustos ayında yabancı ortak sermayeli şirketlerin toplam sermayesi 2 milyar 359 milyon 857 bin 450 TL olurken, yabancı ortakların sermaye katkısı 1 milyar 876 milyon 893 bin 7 TL olarak gerçekleşti. Buna göre yabancı ortak sermayenin toplam sermayedeki payı yüzde 79,5 oldu.</p>

<p>2026 yılının ilk 8 ayında ise toplam 7 bin 339 yabancı ortak sermayeli şirket kuruldu. Bu şirketlerin 563’ü anonim, 6 bin 776’sı limited şirket olurken, toplam sermayeleri 25 milyar 537 milyon 400 bin 362 TL’ye ulaştı. Yabancı ortak sermayenin toplamı 21 milyar 950 milyon 353 bin 223 TL, yabancı sermaye oranı ise yüzde 86 olarak kaydedildi.</p>

<p>2026 yılında yabancı ortak sermayeli şirket kuruluşlarında 1.229 şirket uzmanlaşmamış toptan ticaret, 565 şirket ikamet amaçlı olan ve olmayan binaların inşaatı, 406 şirket ise uzmanlaşmamış perakende ticaret için aracılık hizmetleri sektöründe faaliyet göstermek üzere kuruldu.</p>

<p><strong>Kadın Girişimcilerin Payı Yüzde 15’in Üzerinde</strong><br />
Ağustos ayında kurulan şirketlerin ortakları arasında kadın girişimcilerin oranı anonim şirketlerde yüzde 15,4, limited şirketlerde yüzde 16,8 ve kooperatiflerde yüzde 29,1 oldu. Gerçek kişi ticari işletmelerinin ise yüzde 15,3’ü kadın girişimciler tarafından kuruldu.</p>

<p>Yaş dağılımında anonim şirketlerde 35-44 yaş grubu yüzde 30,9 ile ilk sırada yer aldı. Limited şirket ortaklarının yüzde 31,7’sini 25-34 yaş grubu oluştururken, kooperatiflerde yüzde 29,7 ile 45-54 yaş grubu öne çıktı. Gerçek kişi ticari işletmelerinde ise en yüksek pay yüzde 29 ile 25-34 yaş grubuna ait oldu.</p>

<p>Ağustos ayında kurulan anonim şirketlerde 1.555, limited şirketlerde 11 bin 172, kooperatiflerde 495 ve gerçek kişi ticari işletmelerinde 1.229 ortak kaydedildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/2026nin-ilk-8-ayinda-kurulan-sirket-sayisi-yuzde-64-artti</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 14:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2024/07/kapanan-sirket.jpg" type="image/jpeg" length="20826"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EXPO3D İstanbul’da Geleceğin Üretim Teknolojileri Sergileniyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/expo3d-istanbulda-gelecegin-uretim-teknolojileri-sergileniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/expo3d-istanbulda-gelecegin-uretim-teknolojileri-sergileniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye’nin 3D baskı teknolojileri ve eklemeli imalat alanındaki ihtisas fuarı EXPO3D İstanbul, İstanbul Fuar Merkezi’nde kapılarını açtı. 17-19 Eylül tarihleri arasında düzenlenen fuar; eklemeli imalat, 3D baskı, tasarım ve ileri üretim teknolojilerinin yanı sıra yerli ve yabancı teknoloji üreticilerini, sanayicileri, mühendisleri, akademisyenleri, girişimcileri ve yatırımcıları bir araya getiriyor.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaklaşık 10 bin metrekarelik alanda düzenlenen fuarda 100’ün üzerinde katılımcı firma ve 120’den fazla marka yer alıyor. Endüstriyel 3D yazıcılar, ileri malzemeler, yazılım ve tasarım çözümleri, 3D tarama sistemleri, prototipleme ve seri üretim uygulamalarındaki yeni teknolojiler ziyaretçilere sunuluyor. Organizasyon kapsamında üç gün boyunca 10 bini aşkın profesyonel ziyaretçinin ağırlanması hedefleniyor.</p>

<p><strong>Üretim Teknolojilerinde Yeni Dönem</strong><br />
EXPO3D İstanbul’un açılışında konuşan TAM Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Sucaklı, eklemeli imalat teknolojilerinin üretim süreçlerinde önemli bir dönüşüm oluşturduğunu belirtti.</p>

<p>Sucaklı, “Üretimde yeni bir dönemin içindeyiz. Artık bilgisayarda hazırlanan bir tasarım, büyük kalıplara ve haftalar süren hazırlık süreçlerine ihtiyaç duyulmadan birkaç saat içerisinde somut bir ürüne dönüşebiliyor. EXPO3D İstanbul ile Türkiye’nin güçlü sanayi altyapısını, mühendislik birikimini ve girişimcilik kabiliyetini yeni nesil üretim teknolojileriyle buluşturuyoruz” dedi.</p>

<p>Fuarın 100’ün üzerinde katılımcı firma ve 120’den fazla markayı bir araya getirdiğini ifade eden Sucaklı, organizasyonun yeni iş birlikleri ve yatırımlar açısından bir buluşma noktası olmasını hedeflediklerini söyledi.</p>

<p><strong>Yerli Malzeme Geliştirme Vurgusu</strong><br />
PLASFED Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz ise 3D baskı teknolojilerinin plastik sektörü açısından sunduğu yeni üretim olanaklarına dikkat çekti.</p>

<p>Eklemeli imalatın gelişiminde makine ve yazılımın yanı sıra kullanılan ham madde ve malzemelerin de belirleyici olduğunu belirten Karadeniz, polimer teknolojilerinin otomotiv, savunma, medikal ve tüketici ürünleri gibi farklı sektörlerde kullanım alanı bulduğunu ifade etti.</p>

<p>Karadeniz, Türkiye’nin plastik üretimindeki mevcut kapasitesinin 3D baskı teknolojileriyle birleştirilmesinin yüksek katma değerli üretim açısından fırsatlar oluşturabileceğini belirterek, yerli ham madde ve ileri malzeme geliştirme kabiliyetinin güçlendirilmesinin dışa bağımlılığın azaltılması ve küresel pazarlardaki payın artırılması açısından önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Eklemeli imalatın yalnızca ihtiyaç duyulan bölgelerde malzeme kullanılmasına olanak sağladığını da belirten Karadeniz, bu özelliğin kaynak verimliliği ve sürdürülebilir üretim açısından önemine işaret etti.</p>

<p><strong>Üniversite-Sanayi İş Birliği Öne Çıkıyor</strong><br />
Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Binnur Sağbaş da eklemeli imalatın makine mühendisliği, malzeme bilimi, yazılım, tasarım ve biyomedikal uygulamalar gibi farklı disiplinleri bir araya getirdiğini söyledi.</p>

<p>Akademik çalışmaların sanayinin ihtiyaçlarıyla buluşturulmasının önemine değinen Sağbaş, geliştirilen projelerin ticarileştirilmesi ve nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi gerektiğini belirtti. EXPO3D İstanbul gibi organizasyonların öğrenciler ve genç mühendislerin yeni teknolojileri yakından tanımasına ve üniversite-sanayi iş birliklerinin gelişmesine katkı sağladığını ifade etti.</p>

<p><strong>3D Baskıyla Üretilen Tasarımlar Sergileniyor</strong><br />
Fuar alanında endüstriyel uygulamaların yanı sıra 3D baskı teknolojilerinin üretim kapasitesini ortaya koyan farklı çalışmalar da sergileniyor.</p>

<p>6 metre uzunluğunda ve 2,5 metre yüksekliğindeki dinozor modeli, gerçek boyutlu yarış motosikleti, Anıtkabir ve Aslanlı Yol modeli ile 2 metre yüksekliğindeki Thor ve Spider-Man figürleri ziyaretçilerin ilgisini çeken çalışmalar arasında yer alıyor.</p>

<p>Bunların yanı sıra 1 metre uzunluğundaki metal uçak motoru, 1,5 metrelik insansız hava aracı ve roket parçaları, medikal protezler, otomotiv mekanik parçaları ve 3D baskıyla hazırlanan tekstil ürünleri de fuarda sergileniyor.</p>

<p>Yaklaşık 70 santimetre yüksekliğindeki Ayasofya Camii modeli ise fuar alanında çalışan 3D yazıcı kullanılarak iki gün içerisinde üretilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/expo3d-istanbulda-gelecegin-uretim-teknolojileri-sergileniyor</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 14:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1789644814-s-c-g00133-j-p-g.jpeg" type="image/jpeg" length="23683"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yunanistan Golden Visa Fuarı İstanbul ve Ankara’da Yatırımcılarla Buluşacak]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/yunanistan-golden-visa-fuari-istanbul-ve-ankarada-yatirimcilarla-bulusacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/yunanistan-golden-visa-fuari-istanbul-ve-ankarada-yatirimcilarla-bulusacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Yunanistan’da gayrimenkul devir vergisinin yüzde 3’ten yüzde 15’e çıkarılmasına yönelik açıklamalar, Golden Visa yatırımlarında toplam maliyet hesabını yeniden gündeme getirirken, Yunanistan’daki farklı gayrimenkul geliştiricileri Türkiye’de ilk kez aynı fuar kapsamında yatırımcılarla buluşmaya hazırlanıyor.</strong></p>

<p>Vesta Global tarafından düzenlenecek Yunanistan Golden Visa Fuarı, 29 Eylül’de İstanbul’da, 1 Ekim’de ise Ankara’da gerçekleştirilecek. Fuarda farklı gayrimenkul şirketlerinin projeleri bir arada sunulurken, yatırımcıların projeleri ve lokasyonları karşılaştırabilmesine, geliştiricilerle doğrudan görüşebilmesine ve Golden Visa sürecinin hukuki boyutuna ilişkin bilgi alabilmesine imkân sağlanacak.</p>

<p><strong>Farklı Projeler Tek Çatı Altında</strong><br />
Yunanistan’da gayrimenkul yatırımı yapmak isteyen Türk yatırımcıların farklı alternatifleri aynı ortamda değerlendirebilmesini amaçlayan organizasyonda, yatırımcılar Yunanistan’a gitmeden çeşitli projeler hakkında bilgi edinebilecek. Projelerin özellikleri ve yatırım koşulları doğrudan geliştirici şirketlerin temsilcilerinden aktarılırken, birebir görüşmelerle yatırımcıların sorularının yanıtlanması planlanıyor.</p>

<p>Vesta Global Kurucu Ortağı Teuta Narazan, organizasyonun farklı yatırım alternatiflerini karşılaştırma ihtiyacından doğduğunu belirterek, “Yurt dışı gayrimenkul yatırımında yatırımcının önünde alternatiflerin olması önemli. Farklı projeleri, lokasyonları ve yatırım modellerini yan yana görmek karşılaştırma imkânı sağlıyor. Biz de yatırımcıların Yunanistan’a gitmeden farklı geliştiricilerle doğrudan görüşebileceği bir platform oluşturmayı amaçladık” dedi.</p>

<p><strong>Yatırım Sürecinin Hukuki Boyutu da Ele Alınacak</strong><br />
Organizasyon kapsamında yalnızca gayrimenkul projeleri değil, Golden Visa başvuruları ve yatırım sürecinin hukuki boyutu da ele alınacak. Yunanistan’da Golden Visa ve hukuki süreçler konusunda faaliyet gösteren Vardikos Hukuk Firması da fuarda yatırımcılarla bir araya gelecek.</p>

<p>Narazan, Golden Visa yatırımının yalnızca gayrimenkul alımından ibaret olmadığını belirterek, “Gayrimenkul, yatırım, hukuk ve oturum sürecinin birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Bu nedenle fuarı bu alanları bir araya getiren kapsamlı bir yatırım buluşması olarak tasarladık” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Vesta Global, yatırımcıların bütçe, lokasyon ve yatırım beklentileri doğrultusunda farklı seçenekleri değerlendirebileceği bir yapı oluşturmayı hedefliyor. Bu kapsamda yatırımcıların tek bir proje veya geliştiriciyle sınırlı kalmadan alternatifleri incelemesi amaçlanıyor.</p>

<p><strong>İstanbul ve Ankara’da Düzenlenecek</strong><br />
Yunanistan Golden Visa Fuarı’nın ilk buluşması 29 Eylül’de Zorlu Raffles İstanbul’da, ikinci buluşması ise 1 Ekim’de Marriott Ankara’da gerçekleştirilecek. Her iki etkinlik de 10.00-19.00 saatleri arasında düzenlenecek.</p>

<p>Ücretsiz olarak gerçekleştirilecek fuarda katılımcı şirketlerin stantlarında projeler incelenebilecek ve birebir yatırımcı görüşmeleri yapılabilecek. Saat 11.00 ve 15.00’te düzenlenecek bilgilendirme oturumlarında ise Yunanistan Golden Visa programının genel yapısı, yatırım süreci, hukuki boyutu ve dikkat edilmesi gereken konular ele alınacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fuara Vardikos Hukuk Firması’nın yanı sıra Arish, Go Greece, MIBS, Oikos, Renty, Vakon ve Zafido’nun katılması planlanıyor.</p>

<p><strong>Vergi Düzenlemesi Yatırım Maliyetlerini Gündeme Taşıdı</strong><br />
Yunanistan’da gayrimenkul devir vergisinin yüzde 3’ten yüzde 15’e çıkarılmasına yönelik açıklamalar, Golden Visa kapsamında gayrimenkul yatırımı yapacak kişiler açısından toplam yatırım maliyetinin önemini artırdı. Değişikliğin 2027 yılında yürürlüğe girmesinin planlandığı belirtilirken, 2026 yılı yatırım kararları açısından düzenlemenin olası etkilerinin değerlendirilmesi gündemde bulunuyor.</p>

<p>Vesta Global tarafından düzenlenen fuarla yatırımcıların farklı projeleri, lokasyonları ve yatırım seçeneklerini aynı ortamda inceleyerek karar süreçleri öncesinde kapsamlı bilgi edinmesi amaçlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/yunanistan-golden-visa-fuari-istanbul-ve-ankarada-yatirimcilarla-bulusacak</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 13:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/k-j-n-k-j.JPG" type="image/jpeg" length="52621"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Otokar ve Leonardo, TULPAR ile HITFACT MkII 120 mm kulesinin entegrasyonunu ve atışlı testlerini başarıyla tamamladı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/otokar-ve-leonardo-tulpar-ile-hitfact-mkii-120-mm-kulesinin-entegrasyonunu-ve-atisli-testlerini-basariyla-tamamladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/otokar-ve-leonardo-tulpar-ile-hitfact-mkii-120-mm-kulesinin-entegrasyonunu-ve-atisli-testlerini-basariyla-tamamladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye’nin önde gelen kara sistemleri ihracatçısı Otokar ile Havacılık, Savunma ve Güvenlik sektörlerinde dünyanın önde gelen oyuncularından biri olan Leonardo, Otokar TULPAR paletli zırhlı muharebe aracı ile Leonardo HITFACT MkII 120 mm kulesinin entegrasyonunu ve atışlı testlerini başarıyla tamamlayarak, kara sistemleri alanında şirketler arasındaki iş birliğinde önemli bir kilometre taşına ulaştı. Ortaya çıkan konfigürasyon, ana muharebe tankı seviyesinde ateş gücünü TULPAR’ın hareket kabiliyeti, koruması ve modüler mimarisiyle bir araya getiriyor.</strong></p>

<p>Başarıyla tamamlanan testler, Leonardo’nun son teknoloji kule teknolojisinin Otokar’ın yeni nesil paletli platformuyla sorunsuz entegrasyonunu ortaya koydu. Bu çalışmalar, yalnızca konfigürasyonun performansını, birlikte çalışabilirliğini ve operasyonel hazırlığını değil, aynı zamanda TULPAR’ın gelecekteki görev gereksinimleri açısından gelişim potansiyelini ve modülerliğini de doğruladı.</p>

<p>Atış testlerinden önce, Otokar ve Leonardo’nun mühendislik ekipleri platform ile kule arasındaki mekanik, elektriksel, elektronik ve yazılım arayüzlerini kapsayan kapsamlı bir entegrasyon programı yürüttü. Kapsamlı işlevsel kontroller, güvenlik denetimleri ve sistem doğrulama faaliyetleri, entegre sistemin performansını, güvenilirliğini ve birlikte çalışabilirliğini teyit etti.</p>

<p>Entegrasyon aşamasının başarıyla tamamlanmasının ardından platform, hem statik hem de dinamik koşullarda bir dizi atış testine tabi tutuldu. Program kapsamında entegre sistemin performansı, bir dizi temsili operasyonel senaryolar üzerinden değerlendirildi. Testler boyunca kule ve platform kusursuz bir entegrasyon sergilerken, silah sistemi, atış kontrol sistemi, stabilizasyon performansı ve genel sistem işlevselliği; planlanan tüm test hedeflerini başarıyla karşıladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Otokar Askeri Araçlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Sedef Vehbi</strong>, “Bu programın başarıyla tamamlanması, TULPAR’ın büyük kalibreli kule sistemlerini entegre etme kabiliyetini ve modern silahlı kuvvetlerin ihtiyaç duyduğu hareket kabiliyeti, beka kabiliyeti ve ateş gücünü sunabildiğini ortaya koyuyor. Bu, aynı zamanda Otokar’ın mühendislik mükemmelliğini ve farklı kullanıcılarımızın operasyonel gereksinimlerini karşılamak üzere göreve özel silah sistemlerinin hızlı entegrasyonunu mümkün kılan modüler mimari geliştirme konusundaki kararlılığımızı da yansıtıyor. Bu başarı, Otokar ve Leonardo arasındaki güçlü iş birliğini pekiştiriyor ve her iki şirketin uluslararası kullanıcılar için entegre, yüksek performanslı kara muharebe çözümleri sunma kabiliyetini ortaya koyuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Leonardo Savunma Sistemleri İş Alanı Genel Müdür Yardımcısı Luca Perazzo</strong>, “Sonuçtan memnunuz ve sistemlerimizin teknolojik mükemmelliğini sergilemekten gurur duyuyoruz. HITFACT MkII kulemizin Tulpar’a entegrasyonu, kulenin modülerliğini bir kez daha ortaya koyuyor. HITFACT kulesi, şu anda dünyada 120 mm yivsiz top ile donatılmış ve bir ana muharebe tankı sistemiyle aynı ateş gücünü sunarken hafif veya orta sınıf bir platforma entegre edilebilen ve hassas güdümlü atışlar için yeni güdümlü Vulcano 120 mühimmatını kullanabilen tek sistemdir. Bu kule, Leonardo’nun bugün sunabildiği silah sistemlerinden yalnızca biridir. Bunların yanında, Leonardo’nun 30 mm X-GUN teknolojisiyle donatılabilen HITFIST orta kalibreli kule ailesi de bulunmaktadır.” dedi.</p>

<p>Bu başarılı dönüm noktasının ardından, iki şirket başka iş birliği fırsatlarını araştırmaya devam ediyor ve dünya genelindeki silahlı kuvvetlere yenilikçi, güvenilir ve göreve hazır çözümler sunma kararlılıklarını sürdürüyor.</p>

<p><strong>Otokar TULPAR Modüler Paletli Zırhlı Muharebe Aracı</strong></p>

<p>TULPAR, yüksek hareket kabiliyeti, gelişmiş beka kabiliyeti ve yüksek ateş gücünü tek bir platform ailesinde bir araya getirmek üzere tasarlanmış, Otokar’ın yeni nesil modüler paletli zırhlı muharebe aracıdır. Brüt araç ağırlığı 28 ila 45 ton arasında değişen ölçeklenebilir mimarisi, farklı görevler ve gelecekteki ihtiyaçlar için gerekli taşıma kapasitesini, iç hacmi ve genişleme potansiyelini sağlıyor. Ortak platform mimarisi farklı konfigürasyonlar arasında yüksek düzeyde gövde ve alt sistem ortaklığı sağlayarak operasyonel esnekliği ve yaşam döngüsü verimliliğini destekliyor. Zorlu iklim ve arazi koşullarında kapsamlı testlerden geçirilen TULPAR, yüksek seviyede balistik ve mayın koruması sunuyor ve orta sınıf tank, piyade muharebe aracı, ateş destek aracı, havan aracı, hava savunma, kurtarma ve tıbbi tahliye görevleri için yapılandırılabiliyor.</p>

<p><strong>Leonardo HITFACT MkII 120 mm Kulesi</strong></p>

<p>HITFACT MkII, komutan ve nişancı için yüksek performanslı panoramik elektro-optik sistemlerle donatılmış, üstün hedef tespiti, teşhisi ve hedef takibi kabiliyetleri sağlayan hafif, modüler ve tamamen dijitalleştirilmiş bir kuledir. 105/52 mm yivli top veya 120/45 mm düşük geri tepmeli yivsiz top ile donatılabilecek şekilde tasarlanmıştır. Kalifiye edilmiş, üretimde olan ve operasyonel hizmette bulunan bu teknoloji aynı zamanda hem tekerlekli hem de hafif paletli araçlara entegre edilebilen, yüksek basınçlı Ana Muharebe Tankı topuyla donatılmış dünyanın ilk büyük kalibreli kulesidir. Kule, insansız hava araçlarından kaynaklanan tehditlere karşı korunmak amacıyla yeni Blaze 30x113 Leonardo topunu taşıyan HItrole CUAS RCWS ile de donatılabilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/otokar-ve-leonardo-tulpar-ile-hitfact-mkii-120-mm-kulesinin-entegrasyonunu-ve-atisli-testlerini-basariyla-tamamladi</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 13:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/v-d-d-c-d-v.JPG" type="image/jpeg" length="96796"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hintli kuru meyveciler Türk ihracatçılarla buluştu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/kuru-meyve-ihracatinda-hedef-pazar-hindistan-hintli-kuru-meyveciler-turk-ihracatcilarla-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/kuru-meyve-ihracatinda-hedef-pazar-hindistan-hintli-kuru-meyveciler-turk-ihracatcilarla-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Güneydoğu Anadolu Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, Türk kuru meyvelerinin Hindistan pazarındaki payını artırmak amacıyla Hintli ithalatçıları Gaziantep'te Türk ihracatçılarla buluşturdu.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kuru Meyve ve Mamulleri Sektör kurulunun, hedef pazar olarak belirlediği Hindistan'dan Türk kuru meyvelerinin bilinirliğini ve ihracatını artırmak amacıyla alım heyeti programı düzenlendi. Program kapsamında Hindistan'dan gelen kuru meyve ithalatçıları, Gaziantep ve bölge illerinde faaliyet gösteren ihracatçı firmaların temsilcileriyle bir araya geldi.</p>

<p>Ticaret Bakanlığı'nın destek ve himayesinde, Kuru Meyve ve Mamulleri Sektör Kurulunun organizasyonu ile Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri Hizmet Binası'nda gerçekleştirilen programda, Hintli firmaların temsilcileri ile Güneydoğu Anadolu Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği üyesi firmalar arasında ikili iş görüşmeleri yapıldı. Görüşmelerde Türk kuru meyveleri tanıtılırken, yeni ticari iş bağlantılarının kurulmasına yönelik temaslarda bulunuldu.</p>

<p>Güneydoğu Anadolu Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Murat Bakır, Hindistan'ın yüksek nüfusu ve tüketim alışkanlıkları nedeniyle Türk kuru meyve sektörü açısından önemli bir hedef pazar olduğunu belirtti. Türk kuru meyve ihracatçılarının Hindistan pazarından daha fazla pay almasını sağlamak amacıyla Sektör Kurulu olarak "Turkish Dried Fruits" adlı Turquality projesinin başlatıldığını ifade eden Bakır, "Proje ile Hintli tüketicileri üstün kalitesi, zengin tadı ve kapsamlı yararlarıyla tanınan Türk kuru meyveleriyle buluşturmayı amaçlıyoruz" dedi.</p>

<p><strong>"HEDEF, BİLİNİRLİĞİ VE TÜKETİMİ ARTIRMAK"</strong></p>

<p>Proje kapsamında Hindistan'da yapılan çeşitli tanıtım faaliyetleri akabinde kuru meyve ithalatçılarının Gaziantep'te Türk ihracatçılarla buluşturulduğunu belirten Bakır, şunları kaydetti:</p>

<p>"Birlik olarak en büyük amacımız, Türk kuru meyvelerinin dünya genelindeki bilinirliğini ve tüketimini artırmaktır. Bu kapsamda Türk ihracatçıları olarak Anadolu'nun lezzetli ve kaliteli kuru meyvelerini dünyanın dört bir yanındaki tüketicilerle buluşturmak için çalışmalarımızı yoğun şekilde sürdürüyoruz. Sektör Kurulu organizasyonu ile Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri Hizmet Binası'nda düzenlediğimiz alım heyeti programıyla verimli bir etkinliğe imza attık. Etkinlik kapsamında ihracatçılarımız, Hintli firma temsilcileriyle ikili görüşmeler gerçekleştirerek ürünlerini tanıtma ve yeni iş bağlantıları kurma fırsatı elde etti. Önümüzdeki dönemde Hindistan'a yönelik kuru meyve ihracatımızda belirgin bir artış gerçekleşmesini bekliyoruz."</p>

<p>İkili görüşmelerin ardından Hindistan'dan Gaziantep'e gelen alım heyeti, kuru meyve sektöründe faaliyet gösteren firmaların üretim tesislerini ziyaret ederek üretim süreçleri hakkında bilgi aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/kuru-meyve-ihracatinda-hedef-pazar-hindistan-hintli-kuru-meyveciler-turk-ihracatcilarla-bulustu</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 13:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/c-d-v-d-c-d-c-x.JPG" type="image/jpeg" length="45421"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eti Bakır, üç yeni üretim sahasını 2,2 milyar dolarlık yatırımla hayata geçiriyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/eti-bakir-uc-yeni-uretim-sahasini-22-milyar-dolarlik-yatirimla-hayata-geciriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/eti-bakir-uc-yeni-uretim-sahasini-22-milyar-dolarlik-yatirimla-hayata-geciriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Cengiz Holding’in grup şirketi ve Türkiye’nin en büyük üreticilerinden Eti Bakır, Türkiye’nin bakır ihtiyacının yüzde 25’ini tek başına karşılıyor. Elazığ’da bu ay faaliyete başlayan; Çanakkale ve Boyabat’ta ise proje aşamasında olan üç yeni üretim tesisi bulunan şirketin, bu tesisleri için yatırım tutarı 2,2 milyar dolara ulaştı. Grup ayrıca bu yıl bünyesine kattığı Çayeli Bakır ve Anagold Madencilik’le de üretimini güçlendirdi. </strong></p>

<p>Yerli üretimi stratejik bir sorumluluk olarak konumlandıran Eti Bakır için 2026, yatırımlar yılı oldu. Türkiye’de madenden son ürüne kadar üretim yapma kabiliyetine sahip tek şirket olan Eti Bakır, yılda 90 bin ton katot bakır üretimle Türkiye’nin bakır ihtiyacının yüzde 25’ini karşılıyor. Cengiz Holding’in grup şirketi olarak, üretim kapasitesini desteklemek üzere yatırımlara devam eden şirket, yeni satın almalar, yeni üretim sahası yatırımları ve verimlilik çalışmaları gerçekleştiriyor.</p>

<p>Grup bünyesinde gerçekleştirilen Çayeli Bakır ve Anagold Madencilik’teki satın almaları ile buna ek olarak Elazığ, Çanakkale ve Sinop’taki yeni üretim sahaları ile Samsun’daki kapasite artış yatırımlarını anlatan <strong>Eti Bakır Genel Müdürü Asım Akbaş</strong>, toplamda 2,2 milyar dolarlık yatırım tutarı olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>ELAZIĞ’DA 700 KİŞİLİK İSTİHDAM</strong></p>

<p>Elazığ’ın Maden ilçesindeki Eti Bakır İşletmesi’nin bu ay geçici faaliyet belgesini alarak üretime başladığını ifade eden Asım Akbaş, “Bu üretim sahamız için yaklaşık 800 milyon dolarlık yatırım gerçekleştirdik. Yıllık 1 milyon ton tüvenan cevher çıkararak işleyeceğiz. Türkiye’nin ihtiyacı olan bakırın yerli kaynaklarla karşılanması için önemli bir destek sağlayacak olan bu üretim sahamızda 700 kişilik istihdamımız var. Öncelikli olarak bölgeden istihdam sağlayarak, şehrin ekonomisine de katkı sağlıyoruz. Elazığ işletmemiz aynı zamanda döngüsel ekonomi için de bir örnek olacak. Üretim sahamızda bakırdan arta kalan pirit Mazıdağı tesisimize gönderilecek ve burada kobalt, çinko gibi değerli metalleri geri kazanacağız. Ayrıca Elazığ İşletmemiz’den gelecek konsantre bakır için Samsun İzabe ve Elektroliz Tesisimizde de bir kapasite artışı yaptık. Yıllık katot bakır üretim kapasitemizi 70 bin tondan 90 bin tona çıkardık” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>ÇANAKKALE YIL SONUNDA ÜRETİME BAŞLAYACAK</strong></p>

<p>Çanakkale’de yine grup bünyesinde bulunan Truva Bakır’a ait Halilağa Bakır Madeni’nin de bu yılın sonunda faaliyete geçeceğini kaydeden Akbaş, şunları söyledi: “Faaliyete başladığında Halilağa Bakır Madeni için toplam 600 milyon dolarlık yatırım yapmış olacağız. Bu tesisimizde yılda 6 milyon ton tüvenan cevher çıkarılacak. Burada da öncelikli olarak bölgeden karşılanmak üzere işletme süresince 1.000 kişiye istihdam sağlayacağız. Öte yandan gelecek yılın sonunda üretime başlayacak Sinop Boyabat’taki üretim sahamız için de yine yaklaşık 600 milyon dolarlık yatırım gerçekleştiriyoruz.”</p>

<p><strong>YENİ TESİSLERDE KATMA DEĞER ARTIRILIYOR</strong></p>

<p>Çayeli Bakır ve Anagold Madencilik’teki satın almalarla ilgili de bilgi paylaşan Akbaş, “Çayeli Bakır’daki satın alma sürecimiz nisan sonu itibarıyla tamamlandı. Eskiden bakır konsantresi olarak ihraç edilen cevher artık Samsun’daki izabe tesisimizde katma değeri yüksek katot bakır haline getiriliyor. Ayrıca Cengiz Holding bünyesine geçmesi ile birlikte buradaki verimlilik ve teknoloji yatırımlarımız da devam ediyor. Yine Anagold Madecilik de mayıs ayından itibaren Cengiz Holding şemsiyesi altında faaliyetlerini sürdürüyor. Altın üretiminde Türkiye’nin en büyük iki madeninden birine sahip olan Anagold Madencilik ile ülkemizin altın ihtiyacının karşılanmasına katkı sağlıyoruz. Günlük 6 bin ton maden işleyebilen şirket, yerel kalkınmayı önceliklendirerek, 3 bin kişiye doğrudan istihdam sağlıyor. Bu yıl gerçekleşen bu satın almalar toplam 1,8 milyar dolara mal oldu” diye konuştu.</p>

<p><strong>KÜLTÜREL GEÇMİŞE IŞIK TUTUYOR</strong></p>

<p>Eti Bakır üretim faaliyetlerinin yanı sıra ülkemizin gizli kalmış tarihine de katkı sağlıyor. ‘Yerin Altındaki Bütün Madenleri Çıkarıyoruz’ programı kapsamında arkeolojik kazılara destek olan Eti Bakır, ülkemizin kültürel varlığının güçlendirilmesine öncülük ediyor. Eti Bakır’ın destekleri ile kazılarına devam edilen İkiztepe’deki buluntular, Bafra Müzesi ve Samsun Müzesi’nde sergileniyor. Geçtiğimiz yıl bu buluntuların 120 bin kişi tarafından ziyaret edilmesinin mutluluk verici olduğunu kaydeden Akbaş, “Eti Bakır, arkeolojik kazılara verdiği destekler sayesinde bölgenin binlerce yıllık kültür mirasının gün yüzüne çıkarılmasına katkı sunuyor. İkiztepe kazılarının bizim için farklı bir önemi de var; ortaya çıkan buluntulardan anlıyoruz ki Samsun’da binlerce yıl önce de bakır işleniyordu. İkiztepe’nin yanı sıra Elazığ Salkaya’daki kazılara da destek oluyoruz. Geçtiğimiz yıl Erken Bizans Dönemine tarihlenen taban mozaiği ile başlayan kazı sürecinde Roma varlığına ışık tutacak yeni mimari veriler de ortaya çıktı. Ayrıca Truva Bakır ile de Çanakkale’deki İnkaya Mağarası kazılarının destekçisiyiz. İnkaya Mağarası kazıları, bu alanın 86 bin yıllık geçmişiyle Anadolu’da keşfedilen insan yaşamına ait en eski ikinci alan olduğunu ortaya çıkardı” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/eti-bakir-uc-yeni-uretim-sahasini-22-milyar-dolarlik-yatirimla-hayata-geciriyor</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 13:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1789719578-eti-bak-r-samsun-i-v.jpeg" type="image/jpeg" length="42566"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Vakıf Katılım, Bursa’nın vakıf mirasını geleceğe taşıyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/vakif-katilim-bursanin-vakif-mirasini-gelecege-tasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/vakif-katilim-bursanin-vakif-mirasini-gelecege-tasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Vakıf Katılım’ın Vakıf Eserleri Envanter Projesi kapsamında Bursa’da yürüttüğü çalışmalar, Tayyare Kültür Merkezi’nde 18 Eylül’de düzenlenen lansmanla kamuoyuna tanıtıldı. Bursa’daki 385 vakıf eserinin 34 bin 952 fotoğraf karesiyle belgelendiği çalışma sonucunda hazırlanan “Bursa Vakıf Eserleri Kitabı” okurla buluşurken, projeden seçilen fotoğraflardan oluşan “Bir Rüyanın İzinde” adlı fotoğraf ve deneyim sergisi de ziyarete açıldı.</strong></p>

<p>Köklü vakıf kültürünün izlerini kayıt altına almak ve bu mirası gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla hayata geçirilen Vakıf Eserleri Envanter Projesi kapsamında hazırlanan “Bursa Vakıf Eserleri Kitabı” için Tayyare Kültür Merkezi’nde bir lansman gerçekleştirildi. Vakıf Katılım Genel Müdürü Mehmet Ali Akben’in ev sahipliğinde gerçekleşen programa, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Çelenk, Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz ve Bursa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Deniz Köken ile kentin önde gelen isimlerinin yanı sıra kamu, iş dünyası, kültür-sanat çevreleri ve basın mensupları katıldı.</p>

<p>Programda projenin Bursa ayağında yürütülen araştırma, saha ve belgeleme çalışmalarına ilişkin bilgiler paylaşılırken; kentin vakıf eserlerini tarihî, mimari ve görsel bir bütünlük içinde derleyen “Bursa Vakıf Eserleri Kitabı” davetlilere tanıtıldı. “Bir Rüyanın İzinde” fotoğraf ve deneyim sergisi de lansmanın ardından ziyarete açıldı. Kitaptan seçilen 320 eserin fotoğrafının yer aldığı sergi, Bursa’nın yüzyıllara uzanan vakıf birikimini görsel bir perspektiften anlatıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Bursa’daki 385 vakıf eseri, 34 bin 952 fotoğraf karesiyle belgelendi</strong></p>

<p>Vakıf Katılım’ın 2022 yılında “Hatay Vakıf Eserleri Kitabı”yla başlattığı Vakıf Eserleri Envanter Projesi, ardından “Konya Vakıf Eserleri Kitabı”yla devam etti. Projenin üçüncü durağı olan Bursa’da ise kent genelindeki 385 vakıf eseri, yürütülen kapsamlı saha çalışmaları sonucunda 34 bin 952 fotoğraf karesiyle kayıt altına alındı.</p>

<p>Eserlere ilişkin tarihî bilgiler, mimari özellikler ve görsel kayıtlar “Bursa Vakıf Eserleri Kitabı”nda bir araya getirilerek kapsamlı bir kaynak oluşturuldu. Şehrin vakıf mirasını bütüncül bir bakışla ele alan kitapla hem kültürel hafızanın korunmasına katkı sunulması hem de tarih, sanat tarihi, mimarlık ve şehir araştırmaları alanlarında yapılacak çalışmalara kaynak oluşturulması amaçlanıyor.</p>

<p><strong>“Vakıf eserleri, geçmişten kalan yapılar olmaktan öte, bir medeniyet tasavvurunun hafızasıdır.”</strong></p>

<p><strong>Vakıf Katılım Genel Müdürü Mehmet Ali Akben</strong>, projeye ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Vakıf eserleri, yalnızca geçmişten günümüze ulaşan mimari yapılar değil; şehirlerin hafızasını, toplumsal dayanışma anlayışını ve medeniyet tasavvurunu bugüne taşıyan kıymetli tanıklardır. Bursa da vakıf kültürünün bir şehrin sosyal ve kültürel dokusunu nasıl şekillendirdiğini bütün zenginliğiyle görebildiğimiz müstesna şehirlerimizdendir. Nitekim Hanlar Bölgesi, Sultan Külliyeleri ve Cumalıkızık ile 2014’te UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Bursa, zanaat ve halk sanatları alanındaki köklü birikimiyle de UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’na 2021 yılında dâhil olmuştur. Bu uluslararası kabuller, Bursa’nın tarihî ve kültürel mirasının evrensel ölçekte taşıdığı değeri ortaya koyuyor. Böylesine kıymetli bir mirasın doğru biçimde belgelenmesi ve gelecek kuşaklara aktarılması da ayrı bir önem taşıyor.</p>

<p>Biz de bu doğrultuda, Bursa’daki vakıf eserlerini yalnızca tespit etmekle kalmadık; tarihsel bağlamları, mimari nitelikleri ve mevcut durumlarını sistemli biçimde belgeledik. Ortaya koyduğumuz ‘Bursa Vakıf Eserleri Kitabı’nın, bu kıymetli mirası kayıt altına almanın ötesinde, gelecekte yapılacak araştırmalara da kaynaklık edecek kalıcı bir eser olduğuna inanıyoruz.” dedi.</p>

<p><strong>“Kültürel mirasın görünür ve erişilebilir kılınması gerekir.”</strong></p>

<p>Kültürel mirasın geleceğe taşınabilmesi için önce doğru biçimde kayıt altına alınması, ardından görünür ve erişilebilir kılınması gerektiğini aktaran <strong>Akben </strong>şunları söyledi: “Çalışmamızı, kitapla sınırlamadık; fotoğraf sergisiyle farklı bir anlatım alanına da taşıdık. Vakıf Katılım olarak kurumsal kimliğimizde taşıdığımız vakıf anlayışının bize yüklediği sorumlulukla, geçmişle gelecek arasında köprü kuran çalışmalara önümüzdeki dönemde de katkı sunmayı sürdüreceğiz. Projenin hayata geçirilmesindeki değerli katkıları dolayısıyla Vakıflar Genel Müdürlüğümüze ve emeği geçen tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/vakif-katilim-bursanin-vakif-mirasini-gelecege-tasiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 13:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/o-c-l-d-l-o-v-d-l-v.JPG" type="image/jpeg" length="25323"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Turkcell mühendisleri 6G’nin küresel standartlarını belirliyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/turkcell-muhendisleri-6gnin-kuresel-standartlarini-belirliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/turkcell-muhendisleri-6gnin-kuresel-standartlarini-belirliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Turkcell mühendisleri, mobil iletişimde uluslararası çapta teknik kuralları belirleyen 3. Nesil Ortaklık Projesi (3GPP) bünyesinde görev alıyor. Türkiye’nin ve Turkcell’in mühendislik birikimi; yapay zekâyla yönetilen şebekeler, çevresini algılayabilen iletişim altyapıları ve uydu bağlantıları gibi alanlarda yürütülen küresel çalışmalara taşınıyor. </strong></p>

<p>Turkcell, 6G’nin teknik çerçevesinin oluşturulduğu uluslararası çalışmalarda aktif rol alıyor. Turkcell mühendisleri, dünya genelindeki operatörler, teknoloji üreticileri ve araştırma kuruluşlarıyla birlikte yeni nesil iletişimin standartlarına önemli katkı sunuyor. Çalışmalar, farklı cihaz ve şebekelerin uyum içinde çalışmasını sağlayan küresel mobil iletişim standartlarının geliştirildiği 3. Nesil Ortaklık Projesi (3GPP) bünyesinde yürütülüyor. Turkcell böylece, Türkiye’nin ve Turkcell’in bilgi birikimini geleceğin iletişim altyapısına taşıyor. 6G’nin yeni yetkinliklerinin, teknik gereksinimlerden şebeke mimarisine kadar nasıl şekilleneceğine ve geleceğin iletişim altyapılarına nasıl entegre edileceğine katkı sağlanıyor.</p>

<p><strong>Yapay zekâ, şebeke yönetiminin merkezine yerleşiyor</strong></p>

<p>Turkcell mühendislerinin aktif rol aldığı 6G standardizasyon çalışmalarında yapay zekâ en belirleyici unsurlardan biri konumunda. ‘AI-native network’ yaklaşımıyla yapay zekâ, şebekenin tasarım ve yönetimine yerleşik olarak entegre ediliyor. Hedef ise yapay zekânın, şebekenin tasarım ve yönetiminin temel bileşenlerinden biri haline gelmesini sağlamak.</p>

<p>Gelecekte operatörlerin her teknik işlemi tek tek tanımlaması gerekmeyecek. Şebeke mevcut koşulları analiz ederek gerekli adımları kendisi belirleyecek. Böylece sorunları tespit edip kaynaklarını ihtiyaca göre düzenleyebilecek ve gerekli işlemleri insan müdahalesini en aza indirerek gerçekleştirebilecek.</p>

<p><strong>Uydu bağlantılarıyla daha geniş kapsama</strong></p>

<p>Turkcell mühendislerinin çalışma yürüttüğü bir diğer alan ise uydu ve diğer hava platformlarının karasal mobil şebekelerle bütünleşmesi. Bu sayede kapsamanın daha geniş coğrafyalara taşınması hedefleniyor. Kullanıcıların farklı bağlantı teknolojileri arasında hızlı ve güvenli şekilde iletişim kurabilmesi de amaçlanıyor.</p>

<p>Turkcell mühendisleri ayrıca yeni nesil radyo teknolojileri ve şebeke kaynaklarının verimli yönetimi üzerine çalışmalar yürütüyor. Turkcell mühendislerinin standart belirleme çalışmalarına katkı sunduğu bir diğer alan ise şebekenin farklı hizmetlerin ihtiyaçlarına göre özelleştirilmesini sağlayan teknolojiler.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Mobil şebekeler çevresini de algılayabilecek</strong></p>

<p>6G ile birlikte mobil şebekelerin yeni yetenekler kazanması da bekleniyor. Bunlardan biri Entegre Algılama ve İletişim <i>(Integrated Sensing and Communication, ISAC)</i> teknolojisi. ISAC ile bugün haberleşme amacıyla kullanılan radyo sinyallerinin, aynı zamanda çevredeki hareketleri ve nesneleri algılamak için de kullanılabilmesi hedefleniyor. Böylece mobil şebeke yalnızca veri taşıyan bir altyapı olmaktan çıkarak çevresinden bilgi toplayabilen bir sisteme dönüşebilecek. Örneğin, insan veya araç hareketlerinin ve belirli bir alandaki yoğunluğun ilave kamera ya da sensör altyapısına ihtiyaç duyulmadan radyo sinyalleri üzerinden algılanabilmesi mümkün olabilecek. Bu yetenek; akıllı şehirler, ulaşım, endüstriyel otomasyon, afet yönetimi ve güvenlik gibi pek çok alanda yeni kullanım senaryolarının geliştirilmesinin önünü açabilecek.</p>

<p><strong>“Turkcell’in 32 yıllık birikimini uluslararası standartlara taşıyoruz”</strong></p>

<p><strong>Turkcell Şebeke Teknolojilerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Vehbi Çağrı Güngör</strong>, yürütülen çalışmalara ilişkin şunları söyledi: “6G, iletişim şebekelerine hızın ötesinde yeni yetkinlikler kazandıracak. Bir yandan ülkemizin 5G dönüşümünde öncü rol oynarken bir yandan da çevresini algılayan, yapay zekâyla karar alabilen bir iletişim altyapısına hazırlanıyoruz. Bizim için öncelik, bu teknolojilerin nasıl çalışacağını belirleyen süreçlerde söz sahibi olmak. Mühendislerimiz, 3GPP bünyesindeki çalışmalarla geleceğin standartlarının geliştirilmesine önemli katkılar sunuyor. Araştırma ve saha çalışmalarımızla da bu teknolojilerin gerçek hayattaki karşılığını bugünden değerlendiriyoruz. Gelişmiş 5G altyapımızda gerçekleştirdiğimiz testler bunun somut birer örneği. Turkcell olarak 32 yıllık mühendislik birikimimizi uluslararası çalışmalara taşıyarak ülkemizin yeni nesil iletişim teknolojilerindeki rolünü güçlendirmeyi hedefliyoruz.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/turkcell-muhendisleri-6gnin-kuresel-standartlarini-belirliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 13:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/j-b-j-b-k.JPG" type="image/jpeg" length="80242"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Diyarbakır 10. Kitap Fuarı Kitapseverlerle Buluşuyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/diyarbakir-10-kitap-fuari-kitapseverlerle-bulusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/diyarbakir-10-kitap-fuari-kitapseverlerle-bulusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Tüyap Fuarlar Yapım A.Ş. tarafından Türkiye Yayıncılar Birliği iş birliği ve Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası’nın destekleriyle düzenlenecek Diyarbakır Kitap Fuarı, 26 Eylül – 4 Ekim 2026 tarihleri arasında Mezopotamya Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi’nde 10’uncu kez kapılarını açacak. </strong></p>

<p>Diyarbakır Kitap Fuarı, 10. yılında kitapseverleri yeniden edebiyat ve yayıncılık dünyasının önemli isimleriyle buluşturmaya hazırlanıyor. Tüyap Fuarlar Yapım A.Ş. tarafından Türkiye Yayıncılar Birliği iş birliği ve Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası’nın destekleriyle gerçekleştirilecek fuar, 26 Eylül – 4 Ekim 2026 tarihleri arasında 9 gün boyunca Mezopotamya Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi’nde ziyaretçilerini ağırlayacak.</p>

<p><strong>Edebiyat Dünyasının Kalbi Diyarbakır’da Atacak</strong></p>

<p>Edebiyat dünyasının önde gelen 125 yayınevi, marka ve sivil toplum kuruluşunun katılımıyla düzenlenecek Diyarbakır Kitap Fuarı, 9 gün boyunca zengin bir kültür ve etkinlik programına ev sahipliği yapacak. Panel, söyleşi ve atölye çalışmalarının yanı sıra çocuklara yönelik etkinliklerin de gerçekleştirileceği fuarda, imza günleri aracılığıyla yüzlerce yazar okurlarıyla bir araya gelecek. Farklı yaş gruplarından kitapseverlere kitap ve edebiyatla iç içe bir deneyim sunacak fuar, Diyarbakır ve çevresinin sosyal ve kültürel yaşamına da katkı sağlayacak.</p>

<p><strong>9 Gün Boyunca Zengin Etkinlik Programı</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Diyarbakır 10. Kitap Fuarı, 9 gün boyunca edebiyat, kültür ve sanat dünyasından farklı isimleri kitapseverlerle buluşturan 73 etkinliğe ev sahipliği yapacak. Söyleşi ve panellerin yanı sıra tiyatro oyunları, müzik ve şiir dinletileri ile atölye çalışmalarının gerçekleştirileceği program kapsamında; edebiyat, tarih, kültür, sanat, eğitim ve toplumsal konular farklı başlıklar üzerinden ele alınacak. Programda, farklı alanlardan yazar, akademisyen, sanatçı ve konuklar yer alırken, çocuklara ve gençlere yönelik etkinliklerle farklı yaş gruplarından kitapseverlere hitap edilecek.</p>

<p>Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile birlikte yapılan organizasyon ile, fuar boyunca öğrenciler okulları ile birlikte Fuarı ziyaret edecek, aynı zamanda İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilecek <strong>müzik dinletileri, tiyatro oyunları, paneller ve sanat atölyelerine katılarak, öğretici ve keyifli zaman geçirecekler.</strong></p>

<p>Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün etkinlik programında yer alan <strong>“ATLASYA (Mutluluk Memleketi)”</strong> sergisi, fuarın öne çıkan kültür-sanat etkinliklerinden biri olacak. Küratörlüğünü ressam ve eğitmen <strong>Mehmet Altuntaş’ın</strong> üstlendiği sergide, yaklaşık 30 eser sanatseverlerle buluşacak. Diyarbakırlı yazar ve şairlerin portreleri ile kentin tarihi ve doğal güzelliklerinden ilham alan eserlerin yer alacağı sergi, kitap ve görsel sanatlar arasında bağ kurarak özellikle çocuk ve gençlere farklı bir sanat deneyimi sunacak.</p>

<p>Fuar aynı zamanda, <strong>Diyarbakır Tanıtma Kültür ve Yardımlaşma Vakfı (DİTAV) ‘ın “Amida Bize Ne Söylüyor?” sergisine de ev sahipliği yapacak. DİTAV tarafından basılan “Amida” kitabında yer alan 1910 yılında çekilmiş görsellerin fotoğraflarından oluşan sergi de ziyaretçilerin ilgi ve beğenisine sunulacak. </strong></p>

<p>Diyarbakır Kitap Fuarı kapsamında, bölgedeki üniversitelerin sanat ve tasarım bölümlerinin katkılarıyla <strong>“İllüstratörler Duvarı”</strong> hayata geçirilecek. Dicle Üniversitesi, Mardin Artuklu Üniversitesi, Batman Üniversitesi, Siirt Üniversitesi ve Fırat Üniversitesi’ndeki ilgili bölümlerle gerçekleştirilen iş birlikleriyle hazırlanan çalışmalar, fuaye alanında ziyaretçilerle buluşacak. Proje, genç sanatçı ve tasarımcıların çalışmalarını görünür kılarken, fuarın görsel ve yaratıcı yönüne de katkı sunacak.</p>

<p><strong>9 Gün Boyunca Ücretsiz Ziyaret Edilebilecek</strong></p>

<p>Diyarbakır 10. Kitap Fuarı, 26 Eylül – 4 Ekim 2026 tarihleri arasında Mezopotamya Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Fuar, 9 gün boyunca 10.00 – 19.00 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek.</p>

<p>Etkinlik programı ve imza günleri hakkında detaylı bilgi almak için <a href="https://www.kitapfuaridiyarbakir.com/" rel="noopener noreferrer" target="_blank">https://www.kitapfuaridiyarbakir.com/</a> adresinden ulaşılabilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/diyarbakir-10-kitap-fuari-kitapseverlerle-bulusuyor</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 13:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/i-s-c-o-d-c-s-i-o.JPG" type="image/jpeg" length="54342"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ege Mobilya, üç ülkeden alıcıları Türk ihracatçılarıyla buluşturdu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ege-mobilya-uc-ulkeden-alicilari-turk-ihracatcilariyla-bulusturdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ege-mobilya-uc-ulkeden-alicilari-turk-ihracatcilariyla-bulusturdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Yıllık 17 milyar dolarlık mobilya ithal eden İngiltere, Romanya ve Fas’tan ithalatçılar mobilya tedariği için rotasını Türkiye’ye kırdı. Üç ülkeden 3 ithalatçı firma İzmir’deki 18 mobilya ihracatçısıyla 60 ikili iş görüşmesi gerçekleştirdi.</strong></p>

<p>Türk mobilya sektörünün ihracatını artırmak, firmaların yeni pazarlara erişimini kolaylaştırmak ve uluslararası alıcılarla doğrudan ticari bağlantılar kurulmasını sağlamak amacıyla sektörel ticaret heyetleri ve alım heyetlerine ağırlık veren Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği, yeni bir Alım Heyeti Organizasyonuna ev sahipliği yaptı.</p>

<p>Ege İhracatçı Birlikleri’nde, Ticaret Bakanlığı desteğiyle gerçekleştirilen organizasyon kapsamında İngiltere, Romanya ve Fas’tan 3 yabancı alıcı firma, İzmir’de 18 Türk mobilya firmasıyla bir araya geldi. Büyük buluşmada 60 ikili iş görüşmesi gerçekleştirildi.</p>

<p>Heyete Fas’tan ev mobilyası alanında faaliyet gösteren bir firma, İngiltere’den özellikle otel ve proje mobilyaları alanında çalışan bir alıcı, Romanya’dan ise ev ve dış mekân mobilyaları üzerine faaliyet gösteren bir firma katıldı. Böylece Türk firmalarının hem perakende kanalında hem de otel, proje ve dış mekân gibi farklı kullanım alanlarında yeni ticari bağlantılar geliştirmesine zemin hazırlandı.</p>

<p><strong>Gürle: “Yaklaşık 17 milyar dolarlık ithalat pazarını hedefliyoruz”</strong></p>

<p>Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Fuat Gürle, alım ve ticaret heyetlerini sektörün ihracat kapasitesini artırmada en etkili araçlardan biri olarak gördüklerini söyledi.</p>

<p>2025 yılı verilerine göre İngiltere, Romanya ve Fas’ın 94 faslı kapsamındaki toplam ithalatının yaklaşık 16,9 milyar dolar seviyesinde olduğuna dikkati çeken Gürle, şöyle devam etti:</p>

<p>“İngiltere yaklaşık 13,8 milyar dolarlık mobilya ithalatıyla dünyanın önemli mobilya ve ilgili ürün pazarlarından biri. Romanya’nın ithalatı 2,16 milyar dolar, Fas’ın ithalatı ise yaklaşık 1 milyar dolar seviyesine ulaşmış durumda. Özellikle Fas’ın ithalatı 2025 yılında bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 26 arttı. Romanya’da yüzde 6, İngiltere’de ise yüzde 4,7 civarında bir artış söz konusu. Dolayısıyla karşımızda toplam büyüklüğü 17 milyar dolara yaklaşan ve Türk mobilya sektörü açısından ciddi fırsatlar barındıran üç pazar bulunuyor. Bu pazarların üçüne de geçtiğimiz yıllarda sektörel ticaret heyetleri yapmıştık. Bu pazarlara yönelik pazarlama faaliyetlerimiz ilerleyen yıllarda da sürecek.”</p>

<p><strong>Hedefimiz 5 yıl sonunda 1 milyar dolar ihracat hacmine ulaşmak</strong></p>

<p>Gürle, Türkiye’nin söz konusu pazarlara ihracatında da önemli bir hacme ulaştığını belirterek, “2025 yılında 94 faslı kapsamındaki mobilya ihracatımız İngiltere’ye yaklaşık 156,6 milyon dolar, Romanya’ya 212,3 milyon dolar, Fas’a ise 99,2 milyon dolar oldu. Üç ülkeye toplam ihracatımız yaklaşık 468 milyon dolar seviyesinde. Ege İhracatçı Birlikleri üyelerinin aynı dönemde bu üç ülkeye ihracatı ise yaklaşık 14 milyon dolar olarak gerçekleşti. Egeli ihracatçılarımızın Romanya’ya ihracatı 7,3 milyon dolar, İngiltere’ye 4,3 milyon dolar, Fas’a ise 2,5 milyon dolar seviyesinde. Alım ve ticaret heyetlerimizle Türk mobilya sektörünün bu üç ülkedeki ihracatının 2026 yılı sonunda 500 milyon dolara, önümüzdeki 5 yıllık vadede 1 milyar dolara çıkmasını sağlamak istiyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“Doğru alıcıyla doğru ihracatçıyı buluşturuyoruz”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türk mobilya sektörünün ürün çeşitliliği, üretim kabiliyeti ve farklı müşteri segmentlerine cevap verebilme gücünün önemli bir avantaj olduğuna vurgu yapan Gürle, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Birlik olarak sadece çok sayıda görüşme yapılmasını değil, doğru alıcının doğru ihracatçıyla bir araya gelmesini önemsiyoruz. Bu nedenle alıcıların faaliyet alanları ve satın alma ihtiyaçlarıyla Türk firmalarımızın ürün gruplarını mümkün olduğunca örtüştüren bir görüşme programı oluşturduk. Alım heyetlerinin gerçek başarısını, görüşme sayısından ziyade bu temasların siparişe ve sürdürülebilir ticari ilişkilere dönüşmesi belirliyor.”</p>

<p><strong>Güngör: “Türk firmalarının yoğun ilgisi bu organizasyonlara duyulan ihtiyacı gösteriyor”</strong></p>

<p>Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Hikmet Güngör ise Türk mobilya firmalarının alım heyetine yoğun ilgi gösterdiğini belirtti.</p>

<p>Güngör, “İngiltere, Romanya ve Fas farklı özelliklere sahip üç önemli pazar. İngiltere’de otel, proje ve kontrat mobilyalarında önemli fırsatlar bulunurken, Romanya coğrafi yakınlığı ve büyüyen ithalatıyla dikkat çekiyor. Fas ise son yıllarda hızla büyüyen ithalatı ve Türk ürünlerine olan ilgisiyle öne çıkıyor. Heyete katılan yabancı firmaların da ev mobilyasından otel ve proje mobilyalarına, dış mekân ürünlerinden farklı yaşam alanlarına yönelik ürünlere kadar geniş bir satın alma profili bulunuyor” diye konuştu.</p>

<p>Türk firmalarının programa yoğun ilgi gösterdiğini vurgulayan Güngör, “18 Türk firmamızın 3 yabancı alıcıyla toplam 60 birebir görüşme gerçekleştirdi. Bu ilgi, sektörümüzün doğrudan alıcı temasına verdiği önemin de somut bir göstergesi. Biz alım heyetlerini tek başına gerçekleştirilen faaliyetler olarak görmüyoruz. Hedef pazarlarda süreklilik sağlayacak şekilde alım ve ticaret heyetlerimizi birbirini tamamlayan bir yapıda kurguluyoruz. Nitekim bu heyetimizin ardından 6–10 Ekim 2026 tarihlerinde Londra’da İngiltere Mobilya Sektörel Ticaret Heyeti düzenleyeceğiz. Firmalarımızı İngiltere’de ithalatçılar, satın almacılar, mimarlık ve iç mimarlık çevreleri ile sektör profesyonelleriyle bir araya getirerek pazardaki temaslarımızı bir adım ileri taşımayı hedefliyoruz. Bu çalışmalarla firmalarımızın yalnızca yeni müşteriler edinmesini değil, hedef pazarlarda sürdürülebilir ve uzun vadeli ticari ilişkiler kurmasını amaçlıyoruz” dedi.</p>

<p><strong>Alım ve ticaret heyetleri devam edecek</strong></p>

<p>Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği, önümüzdeki dönemde de sektörün hedef pazarları doğrultusunda alım heyeti ve sektörel ticaret heyeti organizasyonlarını sürdürmeyi planlıyor.</p>

<p>Birlik, ihracatçı firmaları hedef pazarlardaki alıcılarla doğrudan buluşturarak, mevcut pazarlardaki payın artırılmasını, yeni ihracat bağlantıları kurulmasını ve Türk mobilyasının uluslararası pazarlardaki görünürlüğünün güçlendirilmesini hedefliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ege-mobilya-uc-ulkeden-alicilari-turk-ihracatcilariyla-bulusturdu</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 12:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1789717111-whats-app-image-2026-09-15-at-172209-1.jpeg" type="image/jpeg" length="73480"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KÜMAŞ Türkiye’nin manyezit gücünü 60’tan fazla ülkeye taşıyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/kumas-turkiyenin-manyezit-gucunu-60tan-fazla-ulkeye-tasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/kumas-turkiyenin-manyezit-gucunu-60tan-fazla-ulkeye-tasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong><i>Dünya kripto kristalin manyezit rezervlerinin yaklaşık yüzde 20’sine sahip OYAK şirketlerinden KÜMAŞ, 60 ülkeye ihracat yapıyor. Şirket Ar-Ge çalışmalarıyla yüksek katma değerli ürünleri müşterileriyle buluşturuyor.</i></strong></p>

<p><strong><i>KÜMAŞ Genel Müdürü Atilla Adem Aydın, rezerv gücünü Ar-Ge, sürdürülebilirlik ve müşteri odaklı üretim modeliyle birleştirdiklerini belirterek, “Doğal kaynak avantajımızı küresel pazarlarda rekabet gücüne dönüştürüyoruz” dedi.</i></strong></p>

<p>Dünya manyezit rezervlerinin yaklaşık yüzde 20’sini elinde bulunduran OYAK şirketlerinden KÜMAŞ, yüksek katma değerli ürünlerini 60’tan fazla ülkeye ihraç ediyor. KÜMAŞ, küresel pazarlarda rekabet gücünü en iyi şekilde kullanıyor.</p>

<p>Manyezit demir çelikten çimentoya, camdan refrakter sanayisine kadar pek çok temel sektörün üretim süreçlerinde yer alıyor. Dünya rezervlerinin önemli bir bölümünü elinde bulunduran KÜMAŞ, Ar-Ge, müşteri odaklı üretim ve sürdürülebilirlik modeli ile Türkiye’nin küresel pazardaki konumuna katkı veriyor.</p>

<p><strong>Kaynak avantajını uluslararası rekabet gücüne dönüştürüyor</strong></p>

<p>KÜMAŞ Genel Müdürü Atilla Adem Aydın, rezerv gücünü Ar-Ge, sürdürülebilirlik ve müşteri odaklı üretim modeliyle birleştirdiklerini söyledi. Aydın, “Doğal kaynak avantajımızı küresel pazarlarda rekabet gücüne dönüştürüyoruz” dedi.</p>

<p>Adem Aydın, Ar-Ge'yi üretim süreçlerinin ayrılmaz bir parçası haline getirdiklerini, böylece yalnızca yeni ürünler geliştirmekle kalmıyor, üretim süreçlerini de sürekli iyileştirdiklerini söyledi.</p>

<p>Aydın, “KÜMAŞ Manyezit Sanayi, üretim modelini madencilikten nihai ürüne kadar uzanan entegre yapısı üzerinde inşa ederken söz konusu yapı, şirkete kalite, maliyet yönetimi ve tedarik güvenliği açısından rekabette önemli bir avantaj sağlıyor” dedi.</p>

<p><strong>Manyezitte küresel kaynak gücü ve Türkiye ekonomisine katkı</strong></p>

<p>Aydın KÜMAŞ’ın dünya kripto kristalin manyezit rezervlerinin yaklaşık yüzde 20'sine sahip olmasının sadece şirketin için değil, Türkiye için de stratejik bir avantaj olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Atilla Adem Aydın, “Manyezit, demir çelik, çimento ve cam gibi temel sanayi sektörlerinin kritik hammaddelerinden biri. Bu rezerv gücü, ülkemizin küresel rekabetçiliğini artırırken kritik hammaddelerde dışa bağımlılığın azaltılmasına da katkı sağlıyor. KÜMAŞ olarak en büyük gücümüz, sahip olduğumuz doğal kaynağı entegre üretim altyapımız sayesinde yüksek katma değerli ürünlere dönüştürebilmemiz. Kendi ocaklarımızdan çıkardığımız cevheri sinter, kalsine ve fused manyezit ile refrakter ürünlere dönüştürüyoruz. Üretim süreçlerimizi tek çatı altında yönetiyoruz. Bu yapı, kalite, verimlilik ve tedarik güvenliği açısından önemli avantajlar sunuyor” diye konuştu.</p>

<p><strong>Yüksek katma değerli üretim ile ihracatta güçlü oyuncu</strong></p>

<p>Atilla Adem Aydın, KÜMAŞ’ın güçlü üretim kapasitesiyle yurt içi ihtiyaçlarını karşılarken, refrakter ve magnezyum oksit (MgO) bazlı ürünleriyle de ithal ikameye katkı verdikleri bilgisini verdi. Aydın, ihracat ile de Türkiye’ye önemli ölçüde katma değer ve döviz girdisi sağladıklarını bildirdi.</p>

<p>Aydın, KÜMAŞ’ı asıl farklılaştıran unsurun, bu doğal kaynak avantajını yüksek katma değerli, sürdürülebilir ve müşteri odaklı bir iş modeline dönüştürebilmesi olduğunu vurguladı. Aydın, “KÜMAŞ manyezit rezerv gücü, entegre üretim modeli, yüksek katma değeri üretimi ve ihracattaki güçlü duruşu ile Türkiye’yi en iyi şekilde temsil ediyor” dedi.</p>

<p><strong>KÜMAŞ’ta müşteri odaklı sürdürülebilir iş modeli</strong></p>

<p>KÜMAŞ’taki başarıyı anlatan Aydın, “Dünyanın önde gelen çelik ve çimento üreticileri arasında yer alan Türkiye, şirketimize güçlü bir iç pazar, ürün geliştirme ve saha doğrulama imkânı sunuyor. Ülkemiz zaten bizim için önemli bir referans. Bu sayede ürünlerimizi müşteri ihtiyaçlarına göre sürekli geliştiriyor ve rekabet gücümüzü artırıyoruz” şeklinde konuştu.</p>

<p>Atilla Adem Aydın, küresel pazarda Çin, Hindistan ve Avrupa merkezli üreticilerle rekabet ettikleri bilgisini verdi. Aydın, söz konusu rekabette KÜMAŞ’ı öne çıkaran en önemli unsurun; kripto kristalin manyezit rezervleri, dikey entegre üretim yapısı, güçlü Ar-Ge, mühendislik kabiliyeti ve sürdürülebilirlik olduğunun altını çizdi.</p>

<p><strong>Karbon ayak izi yönetimi ve sürdürülebilirlik stratejisi</strong></p>

<p>Aydın, Çevresel Ürün Beyanı (EPD), karbon ayak izi yönetimi ve sürdürülebilirlik raporlaması gibi alanları rekabet avantajı olarak değerlendirdiklerini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Atilla Adem Aydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Çevresel Ürün Beyanı (EPD), GRI ve TSRS uyumlu sürdürülebilirlik raporlamaları çalışmalarını yapıyoruz. Enerji tüketimini azaltmaya yönelik uygulamaları ve dijitalleşme yatırımlarıyla üretim verimliliğimizi sürekli artırıyoruz. ISO 14064 ve ISO 14067 standartlarıyla karbon ayak izimizi ölçüyor, düşük karbonlu üretim teknolojileri ve alternatif hammaddeler üzerinde çalışıyoruz. Net sıfır emisyon hedefimizi yenilikçi ürünler ve teknolojilerle geliştirerek sürdürülebilirliği, hem sorumluluk hem de şirketimizin uzun vadeli rekabet gücünü destekleyen stratejik bir unsur görüyoruz.”</p>

<p><strong>KÜMAŞ, uluslararası pazarlarda güvenilir çözüm ortağı</strong></p>

<p>Atilla Adem Aydın, sıfır atık, su yönetimi ve kaynak verimliliğine yönelik uygulamalarla çevresel performanslarını sürekli geliştirdiklerini vurguladı. Aydın, “Madencilik faaliyetlerimizi de sorumluluk anlayışıyla yürütüyoruz. Çalışma alanlarımızda rehabilitasyon çalışmaları, biyoçeşitliliğin korunması ve ekosistemin sürdürülebilirliğini destekleyen uygulamalara öncelik veriyoruz” dedi.</p>

<p>60’tan fazla ülkeye ihracat yapmanın da şirketleri için uluslararası pazarlarda referans ve güvenilir bir çözüm ortağı olduğunu gösterdiğine dikkat çeken Aydın, “AB regülasyonları ve sürdürülebilirlik standartlarının şirketin temel uygulamaları arasında yer alıyor” dedi.</p>

<p>Aydın açıklamasının sonunda, “Sıfır atık, su yönetimi ve kaynak verimliliğine yönelik uygulamalarla çevresel performansımızı sürekli geliştiriyoruz. Çalışma alanlarımızda rehabilitasyon çalışmaları, biyoçeşitliliğin korunması ve ekosistemin sürdürülebilirliğini destekleyen uygulamalara öncelik veriyoruz” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/kumas-turkiyenin-manyezit-gucunu-60tan-fazla-ulkeye-tasiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 12:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1789719138-k-m-a-genel-m-d-r-atilla-adem-ayd-n-18092026-t-rkiye-nin-manyezit-g-c-n-60-tan-fazla-lkeye-ta-yor.jpeg" type="image/jpeg" length="96879"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Toyota Hidrojenli Hilux ile Dakar’da Yeni Bir Dönem Başlatıyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/toyota-hidrojenli-hilux-ile-dakarda-yeni-bir-donem-baslatiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/toyota-hidrojenli-hilux-ile-dakarda-yeni-bir-donem-baslatiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Toyota, karbon nötr geleceğe ulaşma hedefinde ana teknolojilerinden biri olan hidrojen teknolojisinin kullanımını yaygınlaştırıyor. Toyota’nın yarış departmanı GAZOO Racing, hidrojen yakıt hücreli DKR GR FC Hilux ile 2027 Dakar Rallisi’nin yenilikçi teknolojilere ayrılan Dakar Future Mission 1000 kategorisinde mücadele edecek. Araç, 1-15 Ocak 2027 tarihlerinde Suudi Arabistan’da gerçekleştirilecek Dakar Rallisi’nde ilk kez zorlu yarış koşullarına çıkacak.</strong></p>

<p>Toyota’nın motor sporlarında hidrojen ve yakıt hücresi teknolojisini ilk kez bir araya getireceği projede Jameel Motorsport, otomotiv teknolojileri tedarikçisi DENSO, lastik tedarikçisi TOYO TIRES ve mühendislik şirketi IAV resmi partner olarak yer alacak.</p>

<p><strong>Toyota daha iyi otomobiller için motor sporlarından güç alıyor</strong></p>

<p>Toyota, motor sporlarının zorlu koşullarını geleceğin teknolojilerini geliştirmek için kullanmaya devam ediyor. Bu proje de, motor sporlarında sınanan teknolojileri daha iyi otomobiller üretmek için kullanma yaklaşımının önemli bir parçasını oluşturuyor.</p>

<p>Toyota’nın Avrupa araştırma ve geliştirme merkezinde geliştirilen DKR GR FC Hilux, deneysel araçların ve yeni teknolojilerin sergilendiği Dakar Future Mission 1000 kategorisinde yarışacak. Bu proje aynı zamanda Toyota’nın motor sporları faaliyetlerinde hidrojen ve yakıt hücresi teknolojisini ilk kez birlikte kullanacağı çalışma olacak</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Dakar’ın zorlu koşullarında 1.000 kilometrelik test</strong></p>

<p>DKR GR FC Hilux, 13 etaptan ve toplam 1.000 kilometrelik rekabetçi parkurdan oluşan mücadelede yakıt hücresi teknolojisinin performansını, dayanıklılığını ve güvenilirliğini Dakar Rallisi’nin zorlu koşullarında ortaya koymayı hedefliyor.</p>

<p>Dakar’ın en üst kategorisinde kendisini kanıtlayan DKR GR Hilux temel alınarak geliştirilen prototipte benzinli motorun yerini Toyota’nın yakıt hücresi sistemi alıyor. DKR GR FC Hilux sürüş sırasında CO₂ emisyonu üretmezken, egzozundan yalnızca su salımı gerçekleştiriyor.</p>

<p>Dakar gibi yüksek dayanıklılık gerektiren bir organizasyon, hidrojen ve karbon nötr teknolojilerin gerçek kullanım koşullarında geliştirilmesi için önemli bir test ortamı sunuyor.</p>

<p>DKR GR FC Hilux’ın son montaj çalışmaları Toyota’nın Avrupa merkezinde sürdürülürken araç, Dakar Rallisi öncesinde kapsamlı bir test programından geçirilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/toyota-hidrojenli-hilux-ile-dakarda-yeni-bir-donem-baslatiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 12:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/hidrojen-yakit-hucreli-dkr-gr-fc-hilux-1.jpg" type="image/jpeg" length="66868"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TECNO POVA 8 Pro 5G Tonino Lamborghini Limited Edition İtalya Bologya’da Tanıtıldı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/tecno-pova-8-pro-5g-tonino-lamborghini-limited-edition-italya-bologyada-tanitildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/tecno-pova-8-pro-5g-tonino-lamborghini-limited-edition-italya-bologyada-tanitildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İtalyan Tonino Lamborghini ile TECNO Güçlerini Birleştirdi: TECNO POVA 8 Pro 5G Tonino Lamborghini Limited Edition İtalya Bologya’da Tanıtıldı</strong></p>

<p><strong>İtalya’nın ikonik markası Tonino Lamborghini ve global teknoloji markası TECNO, Bologya’daki tarihi Palazzo del Vignola’da düzenledikleri etkinlikle sınırlı sayıda üretilen özel modelini duyurdu.</strong></p>

<p>Yenilikçi teknolojiyi yüksek tasarım anlayışıyla buluşturan küresel teknoloji markası TECNO, dünyaca ünlü İtalyan yaşam tarzı markası <strong>Tonino Lamborghini</strong> iş birliğiyle hayata geçirdiği <strong>TECNO POVA 8 Pro 5G Tonino Lamborghini Limited Edition</strong> modelini Bologya’da düzenlenen küresel bir lansmanla tanıttı.</p>

<p>Tonino Lamborghini’nin Bolonya’da bulunan tarihi genel merkezi Palazzo del Vignola’da “Cesaretin Başladığı Yer” (Where Boldness Begins) temasıyla gerçekleştirilen lansmanda; İtalyan tasarım kültürünün ve zanaatkarlık geleneklerinin teknolojiyle buluşarak hayat bulduğu ilham verici bir deneyim sunuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>İtalyan Estetiği ve TECNO’nun Mühendisliği POVA 8 Pro 5G’de Buluştu</strong></p>

<p>Sınırlı sayıda üretilen TECNO POVA 8 Pro 5G Tonino Lamborghini Limited Edition, markanın 1981’den bu yana simgeleşen İtalyan tasarım dilini akıllı telefon dünyasına taşıyor. Cihaz, ikonik siyah-kırmızı renk paleti ve arka panelindeki dinamik "Pulse Line" (Nabız Çizgisi) hatlarıyla özgün bir görsel kimlik sunuyor.</p>

<p>Çift katmanlı arka kapak yapısıyla derinlikli bir görünüm oluşturan model, "Signature Shield" detayları, , LED Bildirim Ekranı'nda (Alive Matrix Display) özel “L” imzalı aydınlatma efektleri ve modele özgü arayüz/ses tasarımlarıyla baştan sona ayrıcalıklı bir mobil deneyim vadediyor.</p>

<p>Lansmanda markanın köklü mirasını ve iş birliğinin arkasındaki felsefeyi aktaran <strong>Tonino Lamborghini Kurucusu ve Başkanı Tonino Lamborghini</strong>, “Tasarım benim için İtalyan kültürünü ve ustalığını anlatan bir hikayedir. Bu ortaklık sayesinde markamızın güçlü ve özgün tarzını teknolojiyle buluşturarak gençlerin kendilerini çok daha özgürce ifade etmelerini sağlıyoruz. 1981'den beri koruduğumuz bu ruhu yeni nesille paylaşmaktan gurur duyuyorum” dedi.</p>

<p><strong>TECNO CMO’su Laury Bai</strong> ise iş birliği hakkında şunları söyledi: “Tonino Lamborghini’nin kendine has tasarım anlayışını POVA’nın dinamik ve genç yapısıyla birleştirerek, estetik ve teknolojiyi yeni bir mobil deneyimde bir araya getirdik. Bu özel koleksiyonla genç kullanıcılarımıza hem şık hem de performans odaklı bir stil sunuyoruz”.</p>

<p>İtalyan mühendislik estetiğini özel kutu tasarımından kişiselleştirilmiş aksesuar ve yazılım detaylarına kadar cihazın her dokunuşuna taşıyan bu özel iş birliği, teknolojiyi sıra dışı bir stil anlayışıyla birleştirerek mobil dünyaya yeni bir soluk getiriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/tecno-pova-8-pro-5g-tonino-lamborghini-limited-edition-italya-bologyada-tanitildi</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 12:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/mkjfnvjkf.JPG" type="image/jpeg" length="73708"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MAKTEK Avrasya 2026 İçin Geri Sayım Başladı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/maktek-avrasya-2026-icin-geri-sayim-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/maktek-avrasya-2026-icin-geri-sayim-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Takım tezgâhları ve üretim teknolojileri sektörünün uluslararası buluşma noktalarından MAKTEK Avrasya 2026, 28 Eylül’de İstanbul Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde kapılarını açmaya hazırlanıyor. 3 Ekim’e kadar devam edecek fuar, Türkiye’nin yanı sıra farklı coğrafyalardan gelecek katılımcı ve ziyaretçileri aynı platformda buluşturacak.</strong></p>

<p>TÜYAP Fuarcılık Grubu tarafından, TİAD iş birliği ve MİB ile T.C. Ticaret Bakanlığı destekleriyle düzenlenecek MAKTEK Avrasya 2026’da CNC takım tezgâhları, robotik sistemler, otomasyon çözümleri, dijital üretim teknolojileri ve sürdürülebilir üretim uygulamaları sergilenecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fuar, özellikle Avrupa, Asya, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Orta Asya’dan gelecek sektör profesyonelleri açısından Türkiye’deki üretim teknolojilerini yakından inceleme ve yeni iş bağlantıları kurma imkânı sunacak. Uluslararası katılımcı ve ziyaretçi profiliyle MAKTEK Avrasya’nın, Türkiye’nin üretim gücünün küresel pazarlara tanıtılmasına katkı sağlaması hedefleniyor.</p>

<p><strong>Küresel Üretim Gündemi İstanbul’da Ele Alınacak</strong></p>

<p>Küresel üretim sektöründe tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği, maliyet baskılarının arttığı ve firmaların daha yakın ve güvenilir üretim merkezlerine yöneldiği bir dönemde düzenlenen MAKTEK Avrasya 2026, Türkiye’nin stratejik konumunu da gündeme taşıyacak.</p>

<p>“Türkiye is Key” vizyonuyla gerçekleştirilecek fuarda, Türkiye’nin Avrupa ve Asya arasındaki konumu, gelişmiş sanayi altyapısı, üretim kapasitesi ve uluslararası pazarlara erişim olanakları öne çıkacak.</p>

<p>Fuarın bu yılki “DAHA” mottosu ise daha hızlı, daha verimli, daha hassas ve daha akıllı üretim anlayışına odaklanıyor. Endüstri 4.0 ve 5.0 uygulamaları, dijital ikiz teknolojileri, veri odaklı üretim ve otomasyon çözümleri fuarın öne çıkan başlıkları arasında yer alacak.</p>

<p><strong>MAKTEKVERSE ile Yeni Nesil Fuar Deneyimi</strong></p>

<p>MAKTEK Avrasya 2026 kapsamında oluşturulan MAKTEKVERSE konseptiyle, fuar alanında teknoloji ve bilgi paylaşımına yönelik özel bölümler de yer alacak.</p>

<p>Öğrenciler, genç mühendisler ve girişimlere yönelik Tech-Force Area’da yeni projeler ve ileri üretim çözümleri ziyaretçilerle buluşturulurken, Effect-Force Area’da sektör profesyonelleri deneyimlerini paylaşacak.</p>

<p><i>TİAD Yönetim Kurulu Başkanı Murat Akyüz,</i> MAKTEK Avrasya’nın takım tezgâhları ve üretim teknolojileri alanında Türkiye ve bölge için önemli bir buluşma noktası olduğunu belirtirken, TÜYAP Genel Müdürü İlhan Ersözlü de fuarın Türkiye’nin üretim kapasitesini uluslararası arenada tanıtma açısından taşıdığı role dikkat çekti.</p>

<p>MİB Yönetim Kurulu Başkanı Osman Fatih İğrek ise organizasyonun makine imalat sektörünün teknoloji, üretim kapasitesi ve iş birlikleri açısından gelişimine katkı sunduğunu ifade etti.</p>

<p>MAKTEK Avrasya 2026, 28 Eylül–3 Ekim 2026 tarihleri arasında Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde sektör profesyonellerini ağırlayacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/maktek-avrasya-2026-icin-geri-sayim-basladi</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 11:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/maktek-202666png-2.png" type="image/jpeg" length="12655"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adnan Dalgakıran: “Değişen dünyaya yön veren bir İSO için geliyoruz”]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/adnan-dalgakiran-degisen-dunyaya-yon-veren-bir-iso-icin-geliyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/adnan-dalgakiran-degisen-dunyaya-yon-veren-bir-iso-icin-geliyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Adnan Dalgakıran, iş dünyasının önde gelen sanayicileri, çok sayıda dernek ve ihracatçı birliği başkanı ile İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclis üyelerinin de aralarında bulunduğu 150’den fazla kişinin katıldığı toplantıda, İSO Yönetim Kurulu Başkanlığı’na adaylığını açıkladı. Dalgakıran, toplantıda yeni döneme ilişkin vizyonunu ve sanayinin değişen koşullarına yönelik yol haritasını da paylaştı.</strong></p>

<p>Dünyada teknoloji başta olmak üzere ekonomik, sosyal ve siyasi dinamiklerin hızlı bir dönüşüm geçirdiğine dikkat çeken Dalgakıran, sanayinin de bu değişimin dışında kalamayacağını belirtti. İSO’nun yeni dönemde değişimi takip eden değil, değişimin getireceği fırsat ve riskleri önceden gören, Türkiye’ye yeni yaklaşımların kazandırılmasına katkı sunan bir yapıya dönüşmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><strong>“Dünyada teknoloji büyük bir süratle değişiyor”</strong><br />
Dalgakıran, yeni dönem vizyonunun temelinde dünyadaki hızlı değişimi doğru okumak ve sanayiyi bu değişime hazırlamak olduğunu belirterek şöyle konuştu: “Dünyada teknoloji büyük bir süratle değişiyor. Teknoloji değişirken aynı zamanda kültürleri, iş yapış biçimlerini, yaşam biçimlerini ve politikaları da değiştiriyor. Aslında her şey değişiyor.”</p>

<p>Teknolojik dönüşümün tek seferlik bir süreç olmadığına dikkat çeken Dalgakıran, “Bu değişim bir defaya mahsus olup sonrasında onun üzerinden yürüyebileceğimiz bir süreç değil. Sürekli bir değişim içerisinde yaşayacağız. Dolayısıyla bütün yenilikleri takip eden, bunların ve yeni yaklaşımların en önce Türkiye’ye gelmesi için çalışan bir yapı oluşturacağız.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Dalgakıran, bu yaklaşımın yalnızca teknolojik gelişmelerin izlenmesiyle sınırlı olmayacağını, dünyadaki yeni iş yapış biçimlerinin ve yaklaşımların Türkiye sanayisine kazandırılmasının da önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><strong>Sanayinin gündeminde finansman ve rekabetçilik var</strong><br />
Dünyadaki dönüşümün yanı sıra Türkiye sanayisinin mevcut sorunlarının da öncelikli olarak ele alınması gerektiğini belirten Dalgakıran, özellikle finansmana erişim ve rekabetçilik alanlarında yaşanan sorunlara dikkat çekti.</p>

<p>Sanayicinin karşı karşıya bulunduğu problemlerin hızlı biçimde çözülmesi için karar vericilerle birlikte hareket edilmesi gerektiğini ifade eden Dalgakıran, İSO’nun çözüm önerileri geliştiren ve bu önerilerin hayata geçirilmesi için çalışan bir yapıya kavuşacağını söyledi.</p>

<p>“Ancak öncelikle şu anda sanayinin ciddi problemleri var. Finansman probleminden rekabetçiliğe kadar önemli sorunlar yaşanıyor. Bunların hızla çözülmesi için karar vericilerle birlikte önerilerimiz olacak. Finansman problemlerinin çözülmesi ve rekabetçiliğin artırılması konusunda mutlaka birtakım önlemlerin alınması için çaba sarf edeceğiz.”</p>

<p>Dalgakıran, sanayinin yaşadığı sorunlara yönelik çözümlerin yalnızca kısa vadeli tedbirlerden ibaret olmaması gerektiğinin de altını çizdi. Sanayinin dönüşümü için kısa, orta ve uzun vadeyi kapsayan bütüncül bir yaklaşım gerektiğini belirten Dalgakıran, bu kapsamda bir sanayi stratejisi ve yol haritası oluşturacaklarını kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“Kısa, orta ve uzun vadeli bir dönüşüm süreci gerekiyor”</strong><br />
Sanayinin geleceğine ilişkin planlamanın yalnızca mevcut sorunların çözümüne odaklanamayacağını belirten Dalgakıran, “Fakat her şey kısa vadeli değil. Kısa, orta ve uzun vadeli bir dönüşüm süreci gerekiyor. Bu dönüşüm süreci içerisinde bir sanayi stratejisi ve yol haritası ortaya koyacağız. Söz konusu stratejinin yalnızca İstanbul sanayisinin ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanması yeterli olmayacak. İlgili tüm kurumlar sürece dahil edilmeli.</p>

<p><strong>“Bunu hep birlikte yapmamız gerekiyor”</strong><br />
Sanayinin dönüşümünün ortak akıl ve iş birliği anlayışıyla gerçekleştirilmesi gerektiğine vurgu yapan Dalgakıran, İstanbul Sanayi Odası’nın farklı kurum ve kuruluşlarla daha güçlü bir iş birliği içerisinde hareket etmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Dalgakıran, yeni bir sanayi hikâyesinin ancak ortak hedefler etrafında oluşturulabileceğini belirterek, “Ama ‘ortaya koyacağız’ demek de yanlış olur. Bunu sadece İstanbul sanayisi olarak değil, bütün ilgili kurumlarla iş birliği kültürünü geliştirerek ve hep birlikte yapmamız gerekiyor. Yeni bir hikâye oluşturmamız ve hepimizin inandığı bir hikâyeye sahip olmamız gerekiyor. İnşallah bunları yapacağız.” dedi.</p>

<p>Bu yaklaşımın, sanayinin mevcut sorunlarının çözümünün yanı sıra gelecekte karşılaşacağı değişimlere hazırlanmasını da kapsayacağını belirten Dalgakıran, İSO’nun bu süreçte koordinasyon ve ortak akıl açısından daha etkin bir rol üstlenmesini hedeflediklerini söyledi.</p>

<p><strong>“Öncelikle kendi evimizi düzenleyeceğiz”</strong><br />
Dalgakıran, yeni yönetim döneminde dışarıya yönelik çalışmalardan önce İSO’nun kendi iç işleyişinin güçlendirilmesi gerektiğini de vurguladı. Yönetim, meclis ve üyeler arasında iletişim açısından kopukluk bulunduğunu belirten Dalgakıran, bu yapının yeniden ele alınacağını ifade etti.</p>

<p>“Öncelikle kendi iç işleyişimizi sağlıklı hale getirmemiz gerekiyor. Yönetim, meclis ve üyeler arasında ciddi bir kopukluk var. Organizasyon olarak bu kopukluğu ortadan kaldıracak çalışmalar yapacağız.”</p>

<p>İSO’nun organizasyon yapısında da yenilemeye gidileceğini belirten Dalgakıran, özellikle meslek komitelerinin daha etkin hale getirilmesinin ve sanayicilerin sorunlarının ilgili kamu kurumlarına daha hızlı şekilde aktarılmasının önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Organizasyonumuzu yenileyeceğiz. Meslek komitelerinin etkin hale gelmesi ve problemlerin büyük bir süratle Ankara’ya aktarılacağı bir organizasyonel yapıya kavuşması öncelikle kendi evimizi düzenleyeceğiz.”</p>

<p>Dalgakıran, İSO’nun kendi içerisindeki işleyişini güçlendirmesinin ardından sanayinin finansman, rekabetçilik, dönüşüm ve geleceğe hazırlanması gibi daha kapsamlı konularına odaklanacaklarını belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>RÖPORTAJLAR</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/adnan-dalgakiran-degisen-dunyaya-yon-veren-bir-iso-icin-geliyoruz</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 16:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2024/02/fuarsitenormal.png" type="image/jpeg" length="24859"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mobilya Yan Sanayisinin Uluslararası Buluşma Noktası İntermob 28. Kez Kapılarını Açtı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/mobilya-yan-sanayisinin-uluslararasi-bulusma-noktasi-intermob-28-kez-kapilarini-acti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/mobilya-yan-sanayisinin-uluslararasi-bulusma-noktasi-intermob-28-kez-kapilarini-acti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Mobilya yan sanayisinin uluslararası ölçekte önemli organizasyonları arasında yer alan İntermob, 28’inci kez sektör profesyonellerini İstanbul’da buluşturuyor. 17–20 Eylül 2026 tarihleri arasında Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen fuarda, mobilya üretimine yönelik ürün, teknoloji ve çözümler yerli ve yabancı sektör temsilcilerinin beğenisine sunuluyor.</strong></p>

<p>Reed Tüyap Fuarcılık A.Ş. tarafından organize edilen İntermob 2026; T.C. Ticaret Bakanlığının katkıları, Mobilya Aksesuar Sanayicileri Derneği (MAKSDER) ile MDF ve Yonga Levha Sanayicileri Derneğinin (YOMSAD) destekleriyle düzenleniyor. Fuarın açılışına Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkan Vekili Ahmet Güleç, TİM Başkan Vekili Çetin Tecdelioğlu, MAKSDER Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Kocabaş, YOMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Yıldız, Bağlantı Elemanları Sanayici İş İnsanları Derneği (BESİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Topuk, Reed Tüyap Fuarcılık A.Ş. Genel Müdürü Berkan Öner ve çok sayıda sektör temsilcisi katıldı.</p>

<p><strong>“Türkiye Mobilya Yan Sanayisiyle Rekabetçiliğini Güçlendiriyor”</strong></p>

<p>Açılış töreninde konuşan TİM Başkan Vekili Ahmet Güleç, Türkiye’nin mobilyanın bütün alanlarında üretim gerçekleştiren dünyadaki dört ülkeden biri olduğunu belirtti. Türkiye mobilya sektörünün son 25 yılda uluslararası pazarlarda önemli bir görünürlük kazandığını ifade eden Güleç, bu başarıda güçlü bir yan sanayi altyapısının kurulmasının önemli rol oynadığını söyledi.</p>

<p>Güleç, yan sanayide geliştirilen tasarım ve patentlerin mobilya sektörünün gelişimine katkı sunduğunu belirterek, özellikle hırdavat ve aksesuar alanındaki üretimin Türkiye’nin küresel rekabet gücünü artırdığını dile getirdi.</p>

<p>TİM Başkan Vekili Çetin Tecdelioğlu ise İntermob’un 28 yıldır kesintisiz şekilde düzenlenmesini sektör açısından önemli bir başarı olarak değerlendirdi. Mobilya aksesuarları, hırdavat ve bağlantı elemanları gibi birbirini tamamlayan sektörlerin birlikte önemli bir ekonomik değer oluşturduğuna dikkat çeken Tecdelioğlu, mevcut ihracat ve üretim rakamlarının daha ileri taşınması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Tecdelioğlu, daha fazla üretim ve ihracatın yanı sıra sürdürülebilir ve dijital üretim anlayışıyla dünya pazarlarından daha yüksek pay alınması gerektiğini vurgulayarak, fuar kapsamında ağırlanacak 5 binden fazla yabancı ziyaretçiyle kurulacak ilişkilerin ticari iş birliklerine ve siparişlere dönüştürülmesinin önemine işaret etti.</p>

<p><strong>“İntermob Artık Sektörün Markalaşmış Fuarlarından Biri”</strong></p>

<p>MAKSDER Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Kocabaş, İntermob’un 28’inci yılında mobilya yan sanayisinin tüm ekosistemini bir araya getiren önemli bir organizasyona dönüştüğünü belirtti. Fuarın her edisyonunun sektör açısından yeni bir ivme oluşturduğunu ifade eden Kocabaş, özellikle yurt dışından gelen ziyaretçilerle gerçekleştirilen ihracat odaklı görüşmelerin önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Kocabaş, İntermob 2026 sonrasında hem ihracat hem de iç pazarda sektörün ve sanayicilerin daha güçlü bir döneme girmesini beklediklerini ifade etti.</p>

<p><strong>“İntermob, Yeni Ürünlerimizi Sergilemek İçin Önemli Bir Platform”</strong></p>

<p>YOMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Yıldız da İntermob’un sektör temsilcileri açısından önemli bir buluşma noktası olduğunu dile getirdi. Müşterilerle bir araya gelme ve yıl boyunca geliştirilen yeni ürünleri doğrudan tanıtma fırsatı sunduğunu belirten Yıldız, yeni dekor, desen ve ürünlerin ziyaretçilerle buluşturulabilmesi açısından fuara önem verdiklerini kaydetti.</p>

<p><strong>İntermob ve Fastener Expo Eurasia Aynı Çatı Altında</strong></p>

<p>İntermob 2026’nın Avrasya Endüstriyel Bağlantı ve Sabitleme Elemanları Fuarı – Fastener Expo Eurasia ile eş zamanlı düzenlenmesi, birbirini tamamlayan sektörler arasında yeni ticari bağlantıların geliştirilmesine katkı sağlıyor. Eş zamanlı organizasyon, mobilya yan sanayisi ile bağlantı ve sabitleme elemanları sektörleri arasında güçlü bir ticari etkileşim alanı oluşturuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“Farklı Ülkelerden Sektör Temsilcileri İstanbul’da Buluşuyor”</strong></p>

<p>Reed Tüyap Fuarcılık A.Ş. Genel Müdürü Berkan Öner, İntermob ve eş zamanlı gerçekleştirilen fuarlara ilişkin değerlendirmesinde, 5 binin üzerinde uluslararası ziyaretçi ağırlamayı hedeflediklerini açıkladı.</p>

<p>Öner, ön kayıtların 4 bini aştığını ve ziyaretçilerin 102 farklı ülkeden geldiğini belirterek, fuarlarda Türkiye’nin yanı sıra ABD, Almanya, Birleşik Krallık, Çin, Fransa, İtalya, Japonya, Kanada, Polonya ve Rusya’nın da aralarında bulunduğu çok sayıda ülkeden firmaların ve firma temsilciliklerinin yer aldığını söyledi. Öner, organizasyonların Türkiye ekonomisine katkı sağlamasını ve yeni ticari iş birliklerinin önünü açmasını temenni etti.</p>

<p><strong>Tasarım, Sürdürülebilirlik ve Üretim Verimliliği Gündemde</strong></p>

<p>İntermob 2026’da sürdürülebilir malzemeler, yenilikçi yüzey uygulamaları, fonksiyonel aksesuar sistemleri ve üretimde verimliliği artıran teknolojiler öne çıkıyor. Tasarım ve teknik özellikleri bir arada sunan yeni ürün ve çözümler; mobilya üreticileri, mimarlar, iç mimarlar, satın alma profesyonelleri, distribütörler ve uluslararası alıcılarla buluşuyor.</p>

<p>2025 yılında 470 katılımcı firmaya ve 100 ülkeden 29 bin 243 ziyaretçiye ev sahipliği yapan İntermob, 2026 edisyonunda da uluslararası ziyaretçi ağını genişletirken ticaret odaklı yapısını sürdürüyor.</p>

<p><strong>Mobilya Yan Sanayisinin Farklı Alanları Tek Noktada Buluşuyor</strong></p>

<p><img alt="1789647698 I Ntermob 1 . J P G" class="detail-photo img-fluid" height="901" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1789647698-i-ntermob-1-j-p-g.jpeg" width="1350" /></p>

<p>İntermob’da mobilya aksesuarları ve sistemlerinin yanı sıra panel ve yüzey çözümleri, orman ürünleri, mobilya kimyasalları, döşemelik malzemeler ve üretim ekipmanları gibi çok sayıda ürün grubu sergileniyor.</p>

<p>AGT, Çamsan Entegre, Emaks Mobilya Aksesuarları, Emaks Prime, Gim Group, Haneks Orman Ürünleri, Kastamonu Entegre, Kayalar Kimya, Kronospan Orman Ürünleri, Mesan, Samet Kalıp, Schattdecor ve Yıldız Entegre gibi sektörün önde gelen markaları, geliştirdikleri yeni ürün ve çözümlerini fuar ziyaretçileriyle buluşturuyor.</p>

<p>Fuar, katılımcı firmalara yeni iş bağlantıları oluşturma ve ihracat pazarlarını geliştirme imkânı sunarken; ziyaretçiler açısından ise yeni tedarikçilerle tanışma, farklı ürün ve çözümleri değerlendirme ve sektördeki güncel gelişmeleri takip etme fırsatı oluşturuyor.</p>

<p><strong>Türkiye’nin Mobilya Üretim Gücü Küresel Alıcılarla Buluşuyor</strong></p>

<p>Türkiye’nin mobilya ihracatı 2025 yılında yaklaşık 4,6 milyar dolara ulaşırken, bu performans sektörün üretim ve dış ticaretteki ağırlığını ortaya koyuyor.</p>

<p>İntermob, Türkiye’nin üretim kapasitesi ile mobilya yan sanayisinin sahip olduğu geniş ürün çeşitliliğini uluslararası satın alma profesyonelleri ve alıcılarla bir araya getiriyor. Mobilya üreticileri, mimarlar, iç mimarlar, distribütörler, ihracatçılar, satın alma uzmanları ve uluslararası alıcıların buluştuğu organizasyon, 17–20 Eylül tarihleri arasında İstanbul’da ticari görüşmelere ve iş birliklerine ev sahipliği yapıyor.</p>

<p><strong>Hosted Buyer Programı ile Yeni Ticari Bağlantılar</strong></p>

<p>Hedef pazarlardan İstanbul’a gelen alım heyetleri ve ziyaretçiler, fuar süresince katılımcı firmalarla yeni ticari bağlantılar kurma fırsatı yakalıyor. Hosted Buyer Programı kapsamında uluslararası alıcılar ile firmalar, satın alma ihtiyaçları ve ilgi alanlarına göre gerçekleştirilen B2B eşleştirmelerle bir araya getiriliyor.</p>

<p>Önceden planlanan birebir görüşmeler sayesinde firmaların yeni ihracat bağlantıları oluşturması ve uzun vadeli ticari iş birlikleri geliştirmesi hedefleniyor.</p>

<p>İntermob kapsamında Almanya, Polonya, İtalya ve Romanya başta olmak üzere farklı ülkelerden sektörel basın temsilcileri de İstanbul’da ağırlanıyor. Uluslararası medya mensupları, mobilya yan sanayisindeki yeni ürünleri, teknolojik gelişmeleri ve tasarım trendlerini fuar alanında takip ediyor.</p>

<p><strong>Sektörün Geleceği İntermob’da Ele Alınıyor</strong></p>

<p>İntermob 2026, ticari görüşmelerin yanı sıra sektörün güncel gündeminin değerlendirildiği etkinliklere de ev sahipliği yapıyor. ORSİAD Çalıştaylar Dizisi 2026 kapsamında fuarın ilk üç gününde gerçekleştirilecek oturumlarda; orman, zemin, kapı ve kapak sanayilerinin mevcut durumu, değişen pazar dinamikleri, sektörde yaşanan sorunlar ve geleceğe yönelik fırsatlar ele alınacak.</p>

<p>Sektör temsilcileri ve uzmanların katılımıyla gerçekleştirilecek program, fuarın ticari buluşma niteliğini bilgi ve deneyim paylaşımıyla destekleyerek sektör paydaşlarının ortak gündemini değerlendirmelerine olanak sağlayacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/mobilya-yan-sanayisinin-uluslararasi-bulusma-noktasi-intermob-28-kez-kapilarini-acti</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 15:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1789647700-i-ntermob-ac-l-s-j-p-g.jpeg" type="image/jpeg" length="31084"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Karel Tel, Ar-Ge 500’de Sektörünün 22’ncisi Oldu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/karel-tel-ar-ge-500de-sektorunun-22ncisi-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/karel-tel-ar-ge-500de-sektorunun-22ncisi-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye’nin ve Ege Bölgesi’nin önde gelen sanayi kuruluşları arasında yer alan Karel Tel, Turkishtime tarafından hazırlanan Türkiye Ar-Ge Araştırması’nda önemli bir başarıya imza attı. Şirket, demir ve demir dışı metaller sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin Ar-Ge merkezleri arasında 22’nci sırada yer alırken, Türkiye genelindeki sıralamada ise 480’inci oldu. Ar-Ge ve inovasyonu büyüme stratejisinin temel unsurlarından biri olarak konumlandıran Karel Tel, 2025 yılında Ar-Ge çalışmalarına 25 milyon 280 bin 876 TL kaynak ayırdı. Şirket, 2026 yılında bu yatırımı 33 milyon 250 bin TL’ye yükseltmeyi hedefliyor.</strong></p>

<p>20 yılı aşkın deneyimi, yenilikçi yaklaşımı, kalite anlayışı ve koşulsuz müşteri memnuniyeti odaklı çalışmalarıyla sektörünün önde gelen markaları arasında bulunan Karel Tel, Türkiye’nin Ar-Ge alanındaki öncü şirketlerini ortaya koyan Türkiye Ar-Ge 500 Araştırması’nda genel sıralamada 480’inci sırada yer aldı. Şirket, demir ve demir dışı metaller sektöründeki Ar-Ge merkezleri arasında ise 22’nci oldu.</p>

<p><strong>“Ar-Ge gücümüzü artırarak rekabetçiliğimizi daha ileri taşıyacağız”</strong></p>

<p>Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarını şirketin iş stratejisinin önemli bir parçası olarak gördüklerini belirten Karel Tel Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Tunç Bakırel, rekabet koşullarındaki değişime uyum sağlamak ve farklılaşmak amacıyla 2016 yılında Ar-Ge Merkezini kurduklarını söyledi.</p>

<p>Bakırel, “Hızla değişen rekabet ortamında bir adım öne çıkmak ve rakiplerimizden ayrışmak amacıyla 2016 yılında Ar-Ge Merkezimizi kurduk. O tarihten bu yana Ar-Ge çalışmalarımız ve yatırımlarımızla ürün, hizmet ve sistemlerimizin kalitesini sürekli geliştirmeye odaklanıyoruz. Bahçe çiti ve hasır çit teli çözümleri sunarak ithalatın azaltılmasına katkı sağlayan Estenet markamız da bu çalışmalarımızın önemli örneklerinden biri. Ar-Ge’ye verdiğimiz önemin Türkiye Ar-Ge Araştırması gibi önemli bir çalışmada karşılık bulmasından memnuniyet duyuyoruz” dedi.</p>

<p>Ar-Ge yatırımlarını artırarak sürdürdüklerini ifade eden Bakırel, 2025 yılında bu alana 25 milyon 280 bin 876 TL kaynak ayırdıklarını belirtti. 2026 yılı hedeflerinin ise Ar-Ge yatırımlarını 33 milyon 250 bin TL’ye çıkarmak olduğunu kaydeden Bakırel, bunun yaklaşık yüzde 32’lik bir artış anlamına geldiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Kardemi̇r" class="detail-photo img-fluid" height="640" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/kardemir.png" width="959" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakırel, “Yenilikçi ürünler geliştirmeye, üretim süreçlerimizi iyileştirmeye ve katma değeri yüksek çözümler sunmaya devam edeceğiz. Ar-Ge gücümüzü artırarak hem ulusal hem de uluslararası pazarlardaki rekabetçiliğimizi daha ileri taşımayı ve ülkemize sağladığımız katma değeri büyütmeyi hedefliyoruz” diye konuştu.</p>

<p><strong>2026’da 3 Milyar TL Ciro ve 40 Milyon Dolar İhracat Hedefi</strong></p>

<p>Küresel pazarlardaki büyümelerini sürdürdüklerini belirten Mustafa Tunç Bakırel, bugün 90’dan fazla ülkeye ulaşan güçlü bir ihracat ağına sahip olduklarını ifade etti.</p>

<p>2025 yılında 32 milyon dolarlık ihracat hacmine ulaştıklarını aktaran Bakırel, 2026 yılı için 3 milyar TL ciro ve 40 milyon dolar ihracat hedeflediklerini söyledi.</p>

<p>Bakırel, “Yıl içinde ortaya koyduğumuz performans, hedeflerimiz doğrultusunda ilerlediğimizi gösteriyor. İhracat odaklı büyüme stratejimiz kapsamında mevcut pazarlardaki gücümüzü artırırken yeni pazarlara ulaşmayı da sürdürüyoruz. 2026’nın hem ciro hem de ihracat açısından güçlü bir büyüme kaydettiğimiz bir yıl olmasını hedefliyoruz” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/karel-tel-ar-ge-500de-sektorunun-22ncisi-oldu</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 13:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/karel-urun-1.jpg" type="image/jpeg" length="75095"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BTSO Başkanı Burkay Bursa OSB’de İş Dünyasıyla Buluştu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/btso-baskani-burkay-bursa-osbde-is-dunyasiyla-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/btso-baskani-burkay-bursa-osbde-is-dunyasiyla-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa Organize Sanayi Bölgesi’nde (Bursa OSB) sanayi ve iş dünyasının temsilcileriyle bir araya geldi. Bursa OSB Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Durmaz ve Yönetim Kurulu Üyelerinin ev sahipliğinde düzenlenen buluşmaya BTSO Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Faik Çelik, BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur, BTSO Yönetim Kurulu Üyeleri ve çok sayıda iş dünyası temsilcisi katıldı.</strong></p>

<p>Toplantıda Bursa iş dünyasının ortak aklıyla hazırlanan 2030 Vizyonu kapsamında sürdürülen çalışmalar ile hayata geçirilen projeler ele alındı. BTSO’nun OSB’lerle yakın iş birliği içerisinde çalıştığını belirten Burkay, Bursa’daki sanayi yapılanmasının daha planlı bir yapıya kavuşturulmasının önemine dikkat çekti.</p>

<p>Burkay, “Göreve geldiğimiz günden bu yana BTSO ile OSB’ler arasında güçlü bir bağ oluşturmak için önemli çalışmalar yürüttük. Gelecekte de bu bağın daha da güçlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Temel yaklaşımımız, Bursa’daki üretim ve ticaretin dağınık yapısını daha düzenli ve planlı bir hale getirmek. Birçok bölgede plansızlık sorunu bulunuyor. Bu sorunların çözümü konusunda güçlü bir irade ortaya koyduk.” dedi.</p>

<p><strong>“TEKNOSAB Ölçek Ekonomisine Geçişin Merkezi”</strong></p>

<p><img alt="3 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1504" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/3-3.jpeg" width="2256" /></p>

<p>Bursa’nın üretim ve ticaret kapasitesini geliştirmek, yüksek katma değerli üretimi artırmak ve şehrin rekabet gücünü yükseltmek amacıyla çeşitli projeleri hayata geçirdiklerini ifade eden Burkay, TEKNOSAB’ın bu dönüşüm sürecinin önemli merkezlerinden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>TEKNOSAB’ın yalnızca bir organize sanayi bölgesi olmadığını, farklı sektörleri aynı yapı içerisinde buluşturan bir üretim ve ticaret ekosistemine dönüştüğünü belirten Burkay, bölgenin Türkiye’ye örnek bir model oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p>Burkay, “Türkiye’de OSB’lerin yatırıma hazır hale gelmesi ortalama 12-13 yıl sürerken biz TEKNOSAB’ı 4 yılda tamamladık. Bugün Bursa’da 17 OSB bulunuyor ancak 15 bin metrekarenin üzerinde yalnızca 146 parsel var. TEKNOSAB’da ise tüm parseller 15 bin metrekarenin üzerinde. Burada 150 bin metrekare kapalı alana sahip ve tek katta üretim gerçekleştiren tesislerimiz bulunuyor. Burası Türkiye’de ölçek ekonomisine geçişin merkezi.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“Türkiye’nin En Büyük Teknoparkını Hayata Geçireceğiz”</strong></p>

<p><img alt="4 (2)-1" class="detail-photo img-fluid" height="1980" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/4-2-1.jpeg" width="2774" /></p>

<p>TEKNOSAB’da hizmet ve destek alanlarının yanı sıra Türkiye’nin en büyük teknoparkını kurmayı planladıklarını açıklayan Burkay, bölgenin teknoloji üretimi açısından da önemli bir merkez haline geleceğini söyledi.</p>

<p>Burkay, “Yabancı şirketler üretim yapmak amacıyla nasıl buraya geliyorsa, teknoloji üretmek için de buraya gelecek. Data Center projemiz bulunuyor. Bunun en önemli ihtiyaçlarından biri enerji. Türkiye’nin en büyük dağıtım merkezlerinden biri TEKNOSAB’da yer alıyor. 650’den fazla yatırımcının katılımıyla Türkiye’nin en büyük GSYF’sini kurduk. Lojistik Teknopark projemizde de inşaat çalışmaları devam ediyor. Kira sözleşmeleri yapılıyor ve proje hızla ilerliyor.” diye konuştu.</p>

<p><strong>“7 Bin KOBİ’nin Yer Alacağı Büyük Bir Ekosistem Kuruyoruz”</strong></p>

<p>TEKNOSAB KOBİ OSB projesine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Burkay, bölgenin genişleme alanının 2026 yılının Şubat ayında onaylandığını belirtti.</p>

<p>Burkay, “TEKNOSAB kadar bir alan, 2026 yılının Şubat ayında genişleme alanı olarak onaylandı. Kamulaştırma sürecimiz ve yol haritamız hazır. Burada modüler bir yapı oluşturacağız. Sektörel kümelenmeler doğrultusunda fabrikaları hazır şekilde firmalarımıza sunacağız. Daha bir ay geçmeden 3 binin üzerinde firma talepte bulundu. Valiliğimizin koordinasyonunda kamulaştırma sürecini başlatacağız.” dedi.</p>

<p>Gerçek üretim yapan KOBİ’lerin kendi fabrikalarını satın alarak faaliyetlerini sürdürmesini hedeflediklerini belirten Burkay, “Alan olarak da kapasite olarak da hazırlığımız tamam. TEKNOSAB ekosisteminde üretim ve ticaret faaliyetleriyle birlikte 7 bin firmaya ulaşacak bir yapı oluşturacağız.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“Bu Ekosistemde Yerinizi Alın”</strong></p>

<p>TEKNOSAB’da bugüne kadar gerçekleştirilmesi mümkün olmayan ölçekte bir mekânsal planlamanın hayata geçirildiğini belirten Burkay, bölgede savunma sanayisine yönelik yeni bir yapılanmanın da oluşturulacağını söyledi.</p>

<p>Burkay, “Burada savunma sanayimizle ilgili bir bölüm oluşturuyoruz. Defence Hub burada yer alacak. Burası bir sanayi bölgesi değil, bir ekosistem. Burada ticaret var, üretim var, hizmet sektörü var, serbest bölge var, teknoloji geliştirme alanları var, Data Center var.” dedi.</p>

<p>Bölgede konut yatırımlarının da devam ettiğini belirten Burkay, “TOKİ 3 bin konut yaptı. Şimdi 7 bin konutun yapımına başlıyor. Önümüzdeki 4 yıl içerisinde 30 bin konuta ulaşacağız. Burada yaklaşık 100 bin nüfuslu yeni bir Bursa oluşuyor.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>TEKNOSAB’ın Marmara Bölgesi ve Türkiye açısından önemli bir üretim ve ticaret merkezi haline geleceğini belirten Burkay, “Bu ekosistem içerisinde yerinizi alın. TEKNOSAB, Marmara’nın ve Türkiye’nin en önemli üretim ve ticaret merkezlerinden biri olacak.” diye konuştu.</p>

<p><strong>Hüseyin Durmaz: “TEKNOSAB ve 2030 Vizyonu İş Dünyasını Heyecanlandırıyor”</strong></p>

<p>Bursa Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Durmaz da TEKNOSAB’da yürütülen çalışmaların ve 2030 Vizyonu kapsamında ortaya konulan projelerin iş dünyasında heyecan yarattığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TEKNOSAB’ın kısa sürede bu ölçekte bir yatırım alanına dönüştürülmesinin kolay olmadığını belirten Durmaz, Bursa OSB’nin 7 milyon metrekarelik bir organize sanayi bölgesi olduğunu hatırlattı.</p>

<p>Durmaz, “Buraya 100 bin metrekarelik bir genişleme alanı oluşturmak için çok uğraştık. Bu süreçte Ankara ile çok sayıda görüşme gerçekleştirdik. TEKNOSAB gibi bir bölgenin 4 yıl gibi kısa bir sürede bu kadar büyük yatırımlara hazır hale gelmesi hiç kolay değil. Bu projenin ortaya çıkmasında emeği bulunan İbrahim Burkay ve ekibine, Ankara’daki tüm bürokratlara bir makineci olarak teşekkür ediyorum.” dedi.</p>

<p>Türkiye’nin geleceğine yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğini vurgulayan Durmaz, “Durmadan, ülkemden umudumu kesmeden çalışmaya, ülkemize hizmet etmeye devam ediyoruz. Moralimizi bozmayalım, ülke bizim. Gelecek nesillere daha iyi bir ülke bırakmak için çalışmalıyız. Bu projeler ve ortaya konulan vizyon, çalışanlarımıza ve şehrimizin dinamiklerine moral vererek ekosistemin içerisinde nefes almalarını sağlayacaktır.” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/btso-baskani-burkay-bursa-osbde-is-dunyasiyla-bulustu</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 13:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1jpeg-fe.jpeg" type="image/jpeg" length="63739"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[IVECO S-WAY'lerde ''WAY BE'' Dedirten Fırsatlar]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/iveco-s-waylerde-way-be-dedirten-firsatlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/iveco-s-waylerde-way-be-dedirten-firsatlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uzun yol taşımacılığında sürüş konforu, verimlilik ve toplam işletme maliyetlerini odağına alan <strong>IVECO, S-WAY</strong> müşterilerine sunduğu avantajları yeni kampanya paketiyle bir araya getiriyor. Eylül ayına özel kampanyanın öne çıkan yeniliği, <strong>S-WAY'lerde mevcut 2 yıllık garanti süresine 2 yıl daha eklenerek toplam garanti süresinin 4 yıla çıkarılması.</strong></p>

<p>IVECO, uzatılmış garanti güvencesini cazip finansman fırsatları ve ücretsiz IVECO ON Pro bağlantılı hizmetler paketi birlikte sunuyor. Kampanya kapsamında <strong>S-WAY sahibi olmak isteyen müşteriler, 100 bin Euro için 30 ay vade ve yüzde 0 faizli finansman avantajından yararlanabiliyor.</strong> Böylece filolarını yenilemek veya büyütmek isteyen işletmelere araç yatırımından kullanım sürecine kadar uzanan bütünsel bir avantaj sağlanması hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Paketin üçüncü ayağını oluşturan IVECO ON PRO bağlantılı hizmetler ise araçların operasyonel verimliliğinin artırılması, çalışma süresinin en üst seviyede tutulması ve filo yönetiminin desteklenmesine yönelik dijital çözümler sağlıyor. Düzenlenen kampanya sayesinde <strong>IVECO S-WAY müşterileri, 4 yıl garanti, avantajlı finansman ve bağlantılı hizmetleri bir arada sunan tek bir paket kapsamında kullanma fırsatına sahip oluyor.</strong></p>

<p>Kampanyadan stoklarla sınırlı olarak IVECO Yetkili Satıcıları aracılığıyla yararlanılabiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/iveco-s-waylerde-way-be-dedirten-firsatlar</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 13:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/s-way-gorsel-3-1.jpg" type="image/jpeg" length="10914"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ATO’dan Sıfır Atık Hareketi’ne “DOA” desteği]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/atodan-sifir-atik-hareketine-doa-destegi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/atodan-sifir-atik-hareketine-doa-destegi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ankara Ticaret Odası (ATO), Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayelerinde hayata geçirilen “Sıfır Atık Hareketi” kapsamında yürütülen Depozito Yönetim Sistemi’ne dâhil oldu. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda, Türkiye Çevre Ajansı tarafından yürütülen sistem kapsamında “Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA)” makinesi, ATO üyelerinin kullanımına sunulmak üzere Oda’nın hizmet binasının bahçesine yerleştirildi.</strong></p>

<p>17 Eylül 2026 tarihinde gerçekleştirilen uygulama kapsamında değerlendirmelerde bulunan ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Sıfır Atık Hareketi’nin yalnızca çevrenin korunması açısından değil, doğal kaynakların verimli kullanılması ve ekonomik değerin yeniden üretim süreçlerine kazandırılması bakımından da önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>DOA makinesi önünde açıklamalarda bulunan Baran, yeşil dönüşümün üretim, ticaret ve rekabet açısından giderek daha belirleyici hale geldiğine dikkat çekerek, çevrenin korunmasına yönelik her adımın ekonomik ve toplumsal açıdan geleceğe yapılan bir yatırım olduğunu ifade etti.</p>

<p>Baran, “Yeşil dönüşüm üretimin, ticaretin ve rekabetin yeni rotası. Çevreyi korumaya yönelik her adımın ekonomiye değer, geleceğe yatırım olarak döneceğine inanıyoruz. Sıfır atık anlayışının ülkemizde yaygınlaşmasına öncülük eden Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’ye şükranlarımızı sunuyoruz.” dedi.</p>

<p><strong>“Her ambalaj ekonomiye kazandırılabilecek bir kaynak”</strong><br />
Doğal kaynakların sınırsız olmadığına vurgu yapan ATO Başkanı Gürsel Baran, üretim ve tüketim süreçlerinde uzun yıllardır hâkim olan “kullan-at” yaklaşımının yerini kaynakların yeniden ekonomiye kazandırıldığı döngüsel ekonomi anlayışına bırakmasının önemine dikkat çekti.</p>

<p>İklim değişikliğinin yalnızca çevresel sonuçlar doğurmadığını, ekonomik ve ticari açıdan da etkilerinin giderek daha fazla hissedildiğini belirten Baran, çevrenin korunması ile ekonomik büyümenin birbirinden bağımsız konular olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Baran, kaynakların verimli kullanılması, atıkların azaltılması ve geri dönüşüm yoluyla yeniden ekonomiye kazandırılmasının hem çevrenin hem de ekonomik geleceğin korunmasına katkı sağlayacağını belirterek şöyle konuştu:</p>

<p>“Bugün çevreyi korumak ile ekonomiyi büyütmek birbirinden ayrı iki başlık değil. Kaynaklarımızı ne kadar verimli kullanır, atığımızı ne kadar azaltır ve yeniden ekonomiye kazandırırsak hem çevremizi hem de ekonomik geleceğimizi o ölçüde korumuş oluruz. Depozito Yönetim Sistemi de bu anlayışın günlük hayatımıza yansıyan önemli uygulamalarından biri.</p>

<p>Kullanılmış bir ambalajı atık olarak değil, yeniden üretime kazandırılabilecek bir kaynak olarak görmemiz gerekiyor. Üyelerimizin kullanımına sunulmak üzere Odamızın bahçesine yerleştirilen DOA Makinesi ile biz de bu dönüşümün bir parçası olmaktan memnuniyet duyuyoruz.”</p>

<p><strong>ATO üyelerini yeşil dönüşüme hazırlıyor</strong><br />
Ankara Ticaret Odası’nın uzun süredir üyelerinin yeşil dönüşüm sürecine uyum sağlamasına yönelik çalışmalar yürüttüğünü hatırlatan Baran, Oda tarafından iş dünyasına yönelik çok sayıda bilgilendirme ve farkındalık çalışmasının gerçekleştirildiğini belirtti.</p>

<p>İklim değişikliğinin ekonomi üzerindeki etkilerinden Avrupa Yeşil Mutabakatı’na, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’ndan sürdürülebilirlik raporlamasına kadar birçok başlıkta çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Baran; enerji verimliliği, atık yönetimi ve sürdürülebilirlik gibi alanlarda da işletmelere yönelik bilgilendirme faaliyetlerinin sürdürüldüğünü kaydetti.</p>

<p>Sürdürülebilirliğin işletmeler açısından artık rekabetin temel unsurlarından biri haline geldiğini belirten Baran, özellikle küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin yeşil dönüşümün beraberinde getirdiği yeni standartlara, yükümlülüklere ve fırsatlara hazırlanmasının önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Baran, “Ankara Ticaret Odası olarak özellikle KOBİ’lerimizin yeşil dönüşümün getirdiği yeni standartlara, yükümlülüklere ve fırsatlara hazırlanmasını çok önemsiyoruz. Önümüzdeki dönemde çevresel standartlara uyum, pazarlara erişimin ve rekabet gücünün temel belirleyicilerinden biri olacak.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“Küçük adımlar, büyük dönüşümleri başlatır”</strong><br />
ATO hizmet binasının bahçesine yerleştirilen DOA makinesinin geri dönüşümün yaygınlaştırılmasının yanı sıra çevre bilincinin günlük yaşamın doğal bir parçası haline gelmesine de katkı sağlayacağını belirten Baran, bireysel davranışların toplumsal dönüşümde önemli bir yere sahip olduğunu ifade etti.</p>

<p>Sürdürülebilir bir geleceğin yalnızca büyük ölçekli yatırımlar ve projelerle kurulamayacağını dile getiren Baran, günlük yaşamda gerçekleştirilen küçük ancak bilinçli davranışların da uzun vadede önemli sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Baran, bir ambalajın çöpe atılması yerine geri dönüşüm sistemine kazandırılmasının tek başına küçük bir adım gibi görülebileceğini, ancak milyonlarca kişinin aynı yaklaşımı benimsemesi durumunda ortaya çıkacak çevresel ve ekonomik etkinin büyük bir değere dönüşeceğini söyledi.</p>

<p>Baran, “Sürdürülebilir bir gelecek yalnızca büyük yatırımlarla değil, günlük hayatımızda attığımız küçük ama bilinçli adımlarla kurulacak. Bir şişenin çöpe değil geri dönüşüm sistemine kazandırılması küçük bir hareket gibi görülebilir. Ancak milyonlarca insan aynı bilinci benimsediğinde ortaya çıkan çevresel ve ekonomik değer çok büyük.</p>

<p>DOA sisteminin toplumumuzdaki geri dönüşüm kültürünü daha da güçlendireceğine inanıyorum. Doğayı koruyan her adımın ekonomimize değer, ülkemize kazanç, çocuklarımıza ise daha yaşanabilir bir gelecek olarak döneceğini düşünüyorum.” diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/atodan-sifir-atik-hareketine-doa-destegi</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 13:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/ato-3.jpeg" type="image/jpeg" length="62924"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
