<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Fuar Dergisi</title>
    <link>https://www.fuardergisi.com.tr</link>
    <description>Fuar Dergisi, ulusal ve uluslararası fuarlar, sektörel yenilikler ve ekonomi dünyasındaki en önemli gelişmeleri takip eden profesyoneller için kapsamlı analizler, röportajlar ve özel haberler sunar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>"Türkiye'nin ilk ve tek ulusal Fuar, Kongre ve Festival dergisi</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 04 Jun 2026 15:43:50 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[UFI CEO’su Chris Skeith OBE, "Avrupa Konferansı'nın gelecek durağı: Rimini"]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ufi-ceosu-chris-skeith-obe-avrupa-konferansinin-gelecek-duragi-rimini</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ufi-ceosu-chris-skeith-obe-avrupa-konferansinin-gelecek-duragi-rimini" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZFAŞ ev sahipliğinde Fuar İzmir’de düzenlenen Küresel Fuarcılık Endüstrisi Birliği (UFI) Avrupa Konferansı, dünyanın dört bir yanından fuarcılık profesyonellerini ve sektör liderlerini İzmir’de bir araya getirdi. Avrupa fuarcılık sektörünün en önemli buluşmalarından biri olarak gösterilen organizasyon, sektör temsilcilerine bilgi paylaşımı, iş birliği geliştirme ve yeni fırsatlar yaratma imkânı sunarken, İzmir’in tarihi, kültürel ve ekonomik değerlerini de uluslararası katılımcılarla buluşturuyor.</strong></p>

<p><img height="1439" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-04-at-15451-pm.jpeg" width="2560" /></p>

<p>5 Haziran’da sona erecek olan konferans boyunca fuarcılık sektörünün geleceğine ilişkin kritik başlıklar ele alınırken, sürdürülebilirlikten dijital dönüşüme, yeni iş modellerinden uluslararası iş birliklerine kadar birçok konu uzman isimlerin katılımıyla değerlendiriliyor.</p>

<p><strong>“Katılımcılar için kapsamlı ve ilham verici bir program hazırladık”</strong></p>

<p>Konferansa ilişkin değerlendirmelerde bulunan UFI CEO’su Chris Skeith OBE, organizasyonun yalnızca içerik açısından değil, katılımcılar arasında kurulacak yeni bağlantılar açısından da büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p>Skeith, “Katılımcılar için oldukça zengin bir program hazırladık. İçgörü oturumları, bilgi paylaşım seansları, ana sahne içerikleri ve yan sahne etkinlikleri yer alıyor. Birçok ilham verici konunun ele alınacağı oturumların yanı sıra geniş kapsamlı networking fırsatları da sunulacak. Böylece katılımcılar hem eski dostlarıyla yeniden bir araya gelecek hem de yeni bağlantılar kurabilecek” dedi.</p>

<p>Konferansın farklı ülkelerden gelen sektör profesyonellerini ortak bir platformda buluşturduğunu belirten Skeith, etkinliğin fuarcılık sektörünün geleceğine ilişkin fikir alışverişi ve iş birlikleri açısından önemli bir değer oluşturduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Networking ve iş birliği fırsatları öne çıkıyor</strong></p>

<p>UFI Avrupa Konferansı, sektörün önde gelen karar vericilerini, fuar organizatörlerini, kongre merkezi yöneticilerini ve hizmet sağlayıcılarını aynı çatı altında buluştururken, katılımcılara yeni iş birlikleri geliştirebilecekleri güçlü bir networking ortamı sunuyor.</p>

<p>Ana sahne oturumlarının yanı sıra gerçekleştirilen yan etkinlikler ve özel buluşmalar sayesinde katılımcılar, sektördeki güncel gelişmeleri değerlendirme ve uluslararası ölçekte yeni ortaklıklar kurma fırsatı yakalıyor.</p>

<p><strong>İzmir’in kültürel zenginlikleri de katılımcılarla buluşuyor</strong></p>

<p>Konferansın yalnızca sektör gündemine odaklanmadığını belirten Skeith, organizasyon kapsamında katılımcıların bölgeyi yakından tanımasına yönelik özel programların da hazırlandığını söyledi.</p>

<p>“Cuma günü ise bölgeyi daha yakından keşfetmeye yönelik harika turlarımız olacak. Umarız herkes burada çok güzel vakit geçirir” ifadelerini kullanan Skeith, İzmir’in kültürel ve tarihi değerlerinin uluslararası konuklarla buluşturulmasının etkinliğe ayrı bir boyut kazandırdığını dile getirdi.</p>

<p><strong>Gelecek yılın adresi Rimini</strong></p>

<p>UFI Avrupa Konferansı’nın her yıl farklı bir Avrupa kentinde düzenlendiğini hatırlatan Chris Skeith OBE, gelecek yıl gerçekleştirilecek organizasyon için de davette bulundu.</p>

<p>Skeith, “Eğer bu yıl aramızda değilseniz, sizi gelecek yıl Rimini’de düzenlenecek etkinlikte görmeyi umuyoruz” diyerek fuarcılık sektörünün küresel buluşmasının önümüzdeki yıl İtalya’da devam edeceğini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ, RÖPORTAJLAR</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ufi-ceosu-chris-skeith-obe-avrupa-konferansinin-gelecek-duragi-rimini</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 13:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-04-at-14434-pm.jpeg" type="image/jpeg" length="46867"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Nick Dugdale-Moore, "Avrupa Konferansı, UFI’nin gerçekleştirdiği en büyük bölgesel etkinlik"]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/nick-dugdale-moore-avrupa-konferansi-ufinin-gerceklestirdigi-en-buyuk-bolgesel-etkinlik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/nick-dugdale-moore-avrupa-konferansi-ufinin-gerceklestirdigi-en-buyuk-bolgesel-etkinlik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZFAŞ ev sahipliğinde Fuar İzmir’de düzenlenen Küresel Fuarcılık Endüstrisi Birliği (UFI) Avrupa Konferansı, fuarcılık sektörünün uluslararası liderlerini bir araya getirdi. Avrupa’nın dört bir yanından sektör profesyonellerinin katıldığı konferans, bilgi paylaşımı, iş birliği fırsatları ve sektörün geleceğine yönelik stratejik değerlendirmelerin yapıldığı önemli bir buluşma noktası oldu.</strong></p>

<p>5 Haziran’da sona erecek konferans, yalnızca fuarcılık sektörünün güncel gündemini masaya yatırmakla kalmıyor; aynı zamanda uluslararası katılımcıları İzmir’in tarihi, kültürel ve ekonomik potansiyeliyle buluşturarak kentin küresel tanıtımına da katkı sağlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>UFI’nin En Büyük Bölgesel Etkinliği</strong></p>

<p>Konferans kapsamında değerlendirmelerde bulunan UFI Avrupa Bölge Direktörü Nick Dugdale-Moore, İzmir’de düzenlenen organizasyonun UFI tarihindeki en büyük bölgesel etkinlik olduğunu vurguladı.</p>

<p>Dugdale-Moore, “Fuar İzmir’de düzenlenen UFI Avrupa Konferansı, UFI’nin şimdiye kadar gerçekleştirdiği en büyük bölgesel etkinlik. Geçen yıl Selanik’te düzenlenen konferans rekor katılımla gerçekleşmişti. Bu yıl ise 400’ün üzerinde katılımcıyı ağırlıyoruz. Bu durum yalnızca Türk fuarcılık sektörünün gücünü değil, aynı zamanda etkinliğe verilen büyük desteği de gösteriyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Konferansın ulaştığı katılımcı sayısının, Türkiye’nin uluslararası fuarcılık arenasındaki yükselen konumunu ortaya koyduğunu belirten Dugdale-Moore, sektör temsilcilerinin İzmir’de bir araya gelmesinin önemli bir sinerji yarattığını söyledi.</p>

<p><strong>Zirve, Etkinlik Direktörleri Buluşmasıyla Başladı</strong></p>

<p>Konferansın resmi programından önce gerçekleştirilen özel oturumların da büyük ilgi gördüğünü belirten Dugdale-Moore, ilk günlerde yoğun ve verimli bir program yürütüldüğünü dile getirdi.</p>

<p>“Konferans oldukça verimli geçiyor. Program, etkinlik direktörlerine özel olarak düzenlenen bir zirveyle başladı. Türkiye’den de çok sayıda etkinlik ve portföy direktörü katıldı. Bunun yanında Fuar İzmir’de çeşitli toplantılar gerçekleştirdik. Ana konferans bugün başlıyor ve yarın da devam edecek. Programda ana sahne oturumları, atölye çalışmaları ve sosyal etkinlikler yer alıyor” diyen Dugdale-Moore, konferansın hem profesyonel gelişim hem de uluslararası ağ oluşturma açısından önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti.</p>

<p>Konferans süresince sektörün dijital dönüşümü, sürdürülebilirlik uygulamaları, yeni iş modelleri ve küresel fuarcılık trendleri gibi başlıklar da uzman isimlerin katılımıyla ele alınıyor.</p>

<p>Uluslararası İş Birliklerine Zemin Hazırlıyor</p>

<p>UFI Avrupa Konferansı, dünyanın farklı ülkelerinden gelen fuar organizatörleri, sektör birlikleri, kongre merkezleri ve hizmet sağlayıcıları arasında yeni iş birliklerinin kurulmasına da olanak sağlıyor. Katılımcılar, düzenlenen oturumlar ve networking etkinlikleri aracılığıyla deneyimlerini paylaşırken, sektörün geleceğine yönelik ortak projeler geliştirme fırsatı buluyor.</p>

<p>İzmir’in ev sahipliğinde gerçekleştirilen organizasyon, Türkiye’nin uluslararası etkinlik ve fuarcılık ekosistemindeki güçlü konumunu bir kez daha gözler önüne sererken, kentin küresel ölçekteki görünürlüğünü artıran önemli platformlardan biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p><strong>2027 Durağı: Rimini</strong></p>

<p>Konferansın gelecek yılki adresine ilişkin de bilgi veren Nick Dugdale-Moore, organizasyonun İtalya’da gerçekleştirileceğini açıkladı.</p>

<p>Dugdale-Moore, “Gelecek yılki etkinlik İtalya’nın Rimini kentinde gerçekleştirilecek. Rimini, hem sahilleriyle hem de tarihi dokusuyla oldukça ünlü ve güzel bir şehir. Orada olmaktan büyük heyecan duyuyoruz” dedi.</p>

<p>Avrupa fuarcılık sektörünün önde gelen temsilcilerini bir araya getiren UFI Avrupa Konferansı, İzmir’deki yoğun programının ardından gelecek yıl Rimini’de sektör profesyonellerini yeniden buluşturacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>RÖPORTAJLAR</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/nick-dugdale-moore-avrupa-konferansi-ufinin-gerceklestirdigi-en-buyuk-bolgesel-etkinlik</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 13:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/nick-dugdale-moore-ufi-avrupa-direktorujpg.jpeg" type="image/jpeg" length="69639"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tera Holding Yönetim Kurulu Başkanı Tezmen’den Küresel Sermayeye Türkiye Mesajı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/tera-holding-yonetim-kurulu-baskani-tezmenden-kuresel-sermayeye-turkiye-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/tera-holding-yonetim-kurulu-baskani-tezmenden-kuresel-sermayeye-turkiye-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Tera Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Türkiye’nin uluslararası yatırımcılar tarafından çoğu zaman riskleri üzerinden değerlendirildiğini ancak ülkenin sunduğu yapısal fırsatların yeterince dikkate alınmadığını belirterek, mevcut dönemin yatırım açısından önemli avantajlar sunduğunu ifade etti. Tezmen, “Bugün Türkiye, makroekonomik koşulların, politika tercihleri ile yasal düzenlemelerin aynı noktada buluştuğu ve fırsatların son derece görünür hale geldiği özel bir dönemden geçiyor.” değerlendirmesinde bulundu.</strong></p>

<p>Reuters’ta yayımlanan makalesinde Türkiye’ye yirmi yılı aşkın süredir yatırım yaptığını aktaran Tezmen, bu süreçte döviz krizlerinden küresel finansal dalgalanmalara, kredi notu indirimlerinden darbe girişimine, pandemi sürecinden büyük depremlere kadar pek çok zorlu döneme tanıklık ettiğini belirtti. Tüm bu süreçlerde Türkiye ekonomisinin dayanıklılığını gözlemlediğini kaydeden Tezmen, uluslararası piyasalarda sıkça dile getirilen “yüksek oynaklık ve öngörülemezlik” algısına rağmen uzun vadeli pozisyonlarını koruyan yatırımcıların önemli kazanımlar elde ettiğini vurguladı.</p>

<p>Tezmen, Türkiye’nin elbette çeşitli riskler taşıdığını ancak bu risklerin çoğu zaman ülkenin sahip olduğu yapısal avantajların önüne geçtiğini belirterek, yatırımcıların Türkiye’yi daha dengeli bir perspektifle değerlendirmesi gerektiğini söyledi. Döviz piyasaları, regülasyonlar ve kurumsal dönüşüm sürecine ilişkin risklerin yatırımcılar tarafından bilindiğini ifade eden Tezmen, buna karşılık ülkenin üretim kapasitesi, stratejik konumu ve kurumsal yapısının sunduğu fırsatların yeterince fiyatlanmadığını dile getirdi.</p>

<p><strong>Ekonomi Politikalarındaki Dönüşüm Yatırımcı Güvenini Destekliyor</strong></p>

<p>Türkiye’nin son dönemde önemli bir para politikası normalleşmesi sürecine girdiğini belirten Tezmen, Mayıs 2023’te yüzde 8,5 seviyesinde bulunan politika faizinin Mart 2024 itibarıyla yüzde 50’ye yükselmesinin ekonomik dengeler açısından kritik bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu değişimin uzun yıllar boyunca etkili olan negatif reel faiz dönemini sona erdirdiğini kaydeden Tezmen, söz konusu adımın ortodoks ekonomi politikalarına yönelik güçlü bir bağlılık göstergesi olduğunu söyledi.</p>

<p>Para politikasındaki dönüşümün ardından yatırım ortamını güçlendirecek çeşitli yasal düzenlemelerin de hayata geçirildiğini belirten Tezmen, TBMM tarafından kabul edilen yeni düzenlemelerle yabancı yatırımcılar ve yüksek nitelikli iş gücü için önemli teşviklerin sunulduğunu aktardı. Son üç yılda Türkiye’ye yerleşmeyen kişilerin yurt dışından elde ettikleri gelirler için 20 yıla kadar vergi avantajı sağlandığını hatırlatan Tezmen, İstanbul Finans Merkezi bünyesinde faaliyet gösteren şirketler ile çalışanlara yönelik teşviklerin de uluslararası yatırımcı ilgisini artırabilecek nitelikte olduğunu ifade etti.</p>

<p>İhracat yapan imalat sanayii şirketlerine yönelik kurumlar vergisinin yüzde 12,5 seviyesine düşürülmesini de değerlendiren Tezmen, bu adımın yalnızca vergi düzenlemesi olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, Türkiye’nin üretim gücünü ve sanayi sermayesinin rekabetçiliğini destekleyen yapısal bir hamle niteliği taşıdığını vurguladı. Türkiye’nin hem sermaye hem de nitelikli insan kaynağını çekebilmek amacıyla kurumsal ve mali altyapısını güçlendirdiğini belirten Tezmen, bunun yatırımcıların geçmişte alışık olduğu Türkiye algısından farklı bir tablo ortaya koyduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Bölgesel Merkez Olma Potansiyeli Güçleniyor</strong></p>

<p>Türkiye’nin sahip olduğu coğrafi avantajın yeni küresel ekonomik düzende daha da belirgin hale geldiğini ifade eden Tezmen, dünya ticaretinde yaşanan dönüşüm ve tedarik zincirlerinin yeniden şekillenmesiyle birlikte ülkenin stratejik öneminin arttığını belirtti. Avrupa, Körfez bölgesi ve Orta Asya arasında kritik bir konumda bulunan Türkiye’nin güvenilir üretim altyapısı, güçlü bankacılık sistemi ve gelişmiş sermaye piyasaları sayesinde bölgesel yatırım merkezi rolünü pekiştirdiğini söyledi.</p>

<p>İstanbul Finans Merkezi’nin de bu vizyonun somut bir yansıması olarak hayata geçirildiğini kaydeden Tezmen, uluslararası yatırım çevrelerinin Türkiye’ye yönelik ilgisinin son dönemde daha görünür hale geldiğini ifade etti. Mart ayında BlackRock CEO’su Larry Fink’in İstanbul’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ekonomi yönetimiyle gerçekleştirdiği görüşmeleri hatırlatan Tezmen, bu temasların Türkiye’nin yatırım potansiyeline ilişkin önemli mesajlar içerdiğini belirtti.</p>

<p>Körfez sermayesinin yatırım tercihleri üzerinde de değerlendirmelerde bulunan Tezmen, bölgedeki fonların artık yalnızca kısa vadeli finansal getirilere odaklanmadığını, aynı zamanda üretim kapasitesi, güçlü iç pazar ve kurumsal güvenilirlik gibi kriterleri ön plana çıkardığını ifade etti. Türkiye’nin bu özellikleri aynı anda sunabilen sınırlı sayıdaki ülkelerden biri olduğunu vurgulayan Tezmen, yurt dışında bulunan Türk sermayesinin ülkeye dönüşünü teşvik eden düzenlemelerin de piyasalarda derinlik ve likiditeyi artırabileceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Uzun Vadeli Perspektifte Güçlü Bir Hikâye Sunuyor</strong></p>

<p>Tezmen, sermayenin yeniden Türkiye’ye yönlendirilmesine ilişkin düzenlemelerin yalnızca finansal bir araç olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, bunun aynı zamanda devlet ile özel sektör arasındaki ilişkinin geleceğine yönelik güçlü bir mesaj niteliği taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Türkiye’nin uzun vadeli yatırım görünümünü değerlendiren Tezmen, genç ve eğitimli nüfus yapısı, ihracat odaklı sanayi altyapısı, finansal sistemin kurumsal kapasitesi ve stratejik coğrafi konumunun ülkenin temel rekabet avantajlarını oluşturduğunu söyledi. Küresel sermayenin yeniden yön aradığı bir dönemde Türkiye’nin önemli fırsatlar sunduğunu vurgulayan Tezmen, yatırımcıların riskleri göz ardı etmesini değil, mevcut koşulları daha doğru değerlendirmesini amaçladığını belirterek, “Bu bir riskleri yok sayma çağrısı değil, onları doğru fiyatlama çağrısıdır.” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/tera-holding-yonetim-kurulu-baskani-tezmenden-kuresel-sermayeye-turkiye-mesaji</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 13:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-04-at-131001.jpeg" type="image/jpeg" length="70343"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[6. İstanbul Dijital Sanat Festivali Kapılarını Açtı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/6-istanbul-dijital-sanat-festivali-kapilarini-acti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/6-istanbul-dijital-sanat-festivali-kapilarini-acti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Sanat ve teknolojiyi aynı platformda buluşturan 6. İstanbul Dijital Sanat Festivali (IDAF), Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) düzenlenen açılış töreniyle ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. Türk Telekom ve PASHA Bank ana sponsorluğunda, Mezo tarafından hayata geçirilen festival, 7 Haziran’a kadar sanatseverleri dijital sanatın yenilikçi dünyasıyla buluşturacak.</strong></p>

<p>Dijital sanat alanındaki güncel üretimleri ve yaratıcı projeleri bir araya getiren festivalin açılışı; sanat, teknoloji, akademi ve medya dünyasından çok sayıda davetlinin katılımıyla gerçekleştirildi.</p>

<h3><strong>Açılışta Ada Robot Sürprizi</strong></h3>

<p>Festivalin açılış programında gerçekleştirilen sunumlara sürpriz bir konuk olarak Ada Robot da eşlik etti. Katılımcılarla etkileşime geçen robot, festivalin teknoloji odaklı yapısını yansıtan dikkat çekici anlara sahne oldu.</p>

<p>Festival Direktörü Dr. Nabat Garakhanova, açılış konuşmasında dijital sanatın günümüzde kültürel üretimin önemli bir parçası haline geldiğini vurguladı. Festivalin her geçen yıl uluslararası etkileşim alanını genişlettiğini belirten Garakhanova, sanatçılar, akademisyenler ve teknoloji profesyonellerini bir araya getiren organizasyonun yeni iş birliklerine ve yaratıcı projelere zemin hazırladığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Program, ses, ışık ve dijital görüntülerin buluştuğu etkileyici bir AV (Audiovisual) performansıyla sona erdi. Katılımcılara sürükleyici bir deneyim sunan gösteri, festivalin yenilikçi ve yaratıcı atmosferini yansıttı.</p>

<h3><strong>Türk Telekom’dan 5G Destekli Dijital Sanat Deneyimi</strong></h3>

<p>Türkiye’nin dijital dönüşümüne öncülük eden Türk Telekom, festival kapsamında ziyaretçilere teknoloji ve sanatı bir araya getiren özel deneyimler sunuyor.</p>

<p>Festivalde yer alan interaktif sanat çalışmasında, katılımcıların beyin dalgaları analiz edilerek ortaya çıkan veriler özgün sanatsal motiflere dönüştürülüyor. Ayrıca Türk Telekom’un “Herkes İçin 5G” vizyonuyla geliştirdiği ve dünyada ilk olma özelliği taşıyan 5G destekli “Devrim Erbil Dijital Resim Sergisi” de ziyaretçilerle buluşuyor.</p>

<p>Bu çalışmalar sayesinde ziyaretçiler yalnızca eserleri izleyen değil, sanat üretiminin bir parçası olan aktif katılımcılar haline geliyor. Gerçek ve sanal dünyanın bir araya geldiği deneyimler, 5G teknolojisinin sanat alanındaki potansiyelini de ortaya koyuyor.</p>

<h3><strong>Festival 7 Haziran’a Kadar Devam Edecek</strong></h3>

<p>Türkiye’den ve dünyanın farklı ülkelerinden sanatçıların eserlerine ev sahipliği yapan festival; sergiler, paneller, söyleşiler ve performanslardan oluşan zengin programıyla dikkat çekiyor.</p>

<p>Dijital teknolojilerin sanatsal ifade biçimlerine etkisini görünür kılan etkinlikler, festival süresince AKM’nin farklı alanlarında ziyaretçilerle buluşmayı sürdürecek.</p>

<p>T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteğiyle gerçekleştirilen 6. İstanbul Dijital Sanat Festivali, sanat ve teknolojinin kesişim noktasındaki üretimleri 7 Haziran’a kadar Atatürk Kültür Merkezi’nde sanatseverlerle buluşturmaya devam edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Festival Haberleri</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/6-istanbul-dijital-sanat-festivali-kapilarini-acti</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 12:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/idaf.JPG" type="image/jpeg" length="24319"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[OYDER ve MAKÜ’den Nitelikli İş Gücü İçin İş Birliği]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/oyder-ve-makuden-nitelikli-is-gucu-icin-is-birligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/oyder-ve-makuden-nitelikli-is-gucu-icin-is-birligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Otomotiv Yetkili Satıcıları Derneği (OYDER) ile Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ), otomotiv sektörünün ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağını yetiştirmek ve gençlerin istihdama katılımını desteklemek amacıyla kapsamlı bir iş birliği protokolüne imza attı.</strong></p>

<p>Türkiye’deki otomotiv yetkili satıcılarını temsil eden tek çatı kuruluş olan OYDER, sektörün nitelikli mavi ve beyaz yakalı çalışan ihtiyacını karşılamak amacıyla üniversite-sanayi iş birliğini güçlendiren önemli bir adım attı. İmzalanan protokol kapsamında, otomotiv satış ve servis alanında ortak yetkinlik standartlarının oluşturulması ve öğrencilerin mezuniyet öncesinde sektöre hazırlanması hedefleniyor.</p>

<p>Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Rektörlük binasında düzenlenen imza törenine OYDER Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koyuncu, OYDER yönetim kurulu üyeleri, MAKÜ Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Dalgar ve üniversitenin dekanları katıldı.</p>

<h3><strong>“Geleceğin Otomotiv Profesyonellerini Birlikte Yetiştiriyoruz”</strong></h3>

<p>Törende konuşan OYDER Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koyuncu, iş birliğinin hem sektör hem de gençler açısından önemli kazanımlar sağlayacağını belirtti.</p>

<p>OYDER’in Türkiye genelinde 1.250 yetkili satıcı plazası ve 50 binden fazla doğrudan istihdam kapasitesine sahip olduğunu vurgulayan Koyuncu, sektörün sürdürülebilir gelişimi için yalnızca ekonomik değil, sosyal sorumluluk projelerine de önem verdiklerini ifade etti.</p>

<p>Koyuncu, “Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, otomotiv sektörünün en önemli ihtiyaçlarından biri olan nitelikli iş gücü açığının kapatılmasına yönelik önemli bir adımdır. Bu protokolle öğrencileri daha mezun olmadan sektörle buluşturmayı ve ortak standartlar oluşturmayı hedefliyoruz. Üye firmalarımız için güçlü bir aday havuzu oluştururken, gençlerimize doğrudan istihdam fırsatları sunacağız.” dedi.</p>

<h3><strong>Eğitimden İstihdama Uzanan Model</strong></h3>

<p>Sosyal sorumluluk yaklaşımıyla hayata geçirilen proje kapsamında, otomotiv yetkili satıcılarının ihtiyaç duyduğu yetkinlikler doğrultusunda üniversite müfredatına uygun seçmeli derslerin oluşturulması planlanıyor.</p>

<p>Bu sayede öğrencilerin iş hayatına daha donanımlı başlamaları amaçlanırken, Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi’nde eğitim gören ve 2026 yılında mezun olacak öğrenciler için istihdam olanakları oluşturulacak.</p>

<p>Ayrıca Ekonomi ve Finans, Halkla İlişkiler ve Tanıtım ile İşletme gibi bölümlerde öğrenim gören ve 2026-2027 eğitim öğretim yılında staj yapacak öğrenciler, OYDER üyesi firmalarda kapsamlı staj programlarına katılma fırsatı elde edecek.</p>

<h3><strong>Mikro Yeterlilik Programı Devreye Giriyor</strong></h3>

<p>İş birliğinin önemli bileşenlerinden biri olan “Mikro Yeterlilik Programı”, OYDER tarafından hazırlanarak 2026-2027 eğitim öğretim yılından itibaren üniversite öğrencilerine sunulacak.</p>

<p>Program kapsamında öğrenciler, otomotiv sektörünün ihtiyaç duyduğu bilgi ve becerilerle donatılarak iş hayatına hazırlanacak. Süreç, belirlenen kriterlere uygun mezun ve stajyer aday havuzunun oluşturulmasıyla başlayacak.</p>

<p>OYDER kriterleri ve kişilik envanterleri doğrultusunda seçilecek öğrenciler eğitim programına dahil edilecek, programı başarıyla tamamlayanların ise staj ve işe yerleştirme süreçlerinin Eylül 2026 itibarıyla başlaması planlanıyor.</p>

<h3><strong>Öğrenciler Mezun Olmadan Sektöre Katılacak</strong></h3>

<p>Hazırlanan özel eğitim modelinin ilerleyen dönemde kalıcı bir Mikro Yeterlilik Programı yapısına dönüştürülmesi hedefleniyor. Programı başarıyla tamamlayan öğrencilerin kesintisiz staj ve istihdam imkanlarına erişmesiyle birlikte OYDER Yetenek Akademisi Projesi’nin de güçlendirilmesi amaçlanıyor.</p>

<p>Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi ile başlatılan bu modelin ilerleyen yıllarda farklı üniversitelere de yaygınlaştırılması planlanıyor. Uzun vadede ise Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ile geliştirilecek iş birlikleri sayesinde programın ulusal ölçekte standart bir yapıya dönüştürülmesi hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Proje, otomotiv satış ve servis alanında ortak standartlar oluşturmanın yanı sıra sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağını sürdürülebilir şekilde yetiştirmeyi ve firmalar için güçlü bir yetenek havuzu oluşturmayı amaçlıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/oyder-ve-makuden-nitelikli-is-gucu-icin-is-birligi</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 12:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/prof-dr-huseyin-dalgar-ve-omer-koyuncu-2.jpg" type="image/jpeg" length="75245"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[FUCHS Lubricants Türkiye, Yeni Dönem Büyüme ve Yatırım Hedeflerini Açıkladı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/fuchs-lubricants-turkiye-yeni-donem-buyume-ve-yatirim-hedeflerini-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/fuchs-lubricants-turkiye-yeni-donem-buyume-ve-yatirim-hedeflerini-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Madeni yağ sektörünün küresel markalarından FUCHS Lubricants, İstanbul’da düzenlediği basın toplantısında Türkiye operasyonlarına ilişkin yeni dönem stratejilerini, büyüme hedeflerini ve gelecek vizyonunu paylaştı.</strong></p>

<p>FUCHS Lubricants Türkiye Genel Müdürü Ahmet Oral’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen buluşmada; şirketin teknoloji odaklı yaklaşımı, sürdürülebilir büyüme planları, Türkiye’nin global organizasyondaki stratejik konumu ve önümüzdeki döneme ilişkin yol haritası kamuoyuna aktarıldı.</p>

<h3><strong>“Türkiye Stratejik Büyüme Pazarlarımızdan Biri”</strong></h3>

<p>Toplantıda konuşan Ahmet Oral, Türkiye’nin FUCHS Lubricants açısından önemini koruyan stratejik pazarlardan biri olduğunu vurguladı.</p>

<p>Oral, “Türkiye, FUCHS Lubricants için büyüme potansiyeli yüksek ve stratejik öneme sahip pazarlardan biri olmayı sürdürüyor. İzmir Aliağa’daki üretim tesisimiz, güçlü teknik altyapımız, uzman insan kaynağımız ve ihracat kapasitemiz, Türkiye’ye duyduğumuz güvenin en somut göstergeleridir. Önümüzdeki dönemde de müşterilerimize aynı kalite anlayışı, teknik uzmanlık ve güçlü saha organizasyonumuzla hizmet vermeye devam edeceğiz.” dedi.</p>

<p>Dünya genelinde 50’den fazla ülkede faaliyet gösteren FUCHS Lubricants, tamamen madeni yağ teknolojilerine odaklanan bağımsız bir teknoloji şirketi olarak otomotivden ağır sanayiye, üretim teknolojilerinden enerji sektörüne kadar geniş bir yelpazede faaliyet gösteriyor.</p>

<h3><strong>Aliağa Tesisi Bölgesel Güç Merkezi Konumunda</strong></h3>

<p>FUCHS Lubricants Türkiye, otomotiv ve endüstriyel yağlayıcı üretimini İzmir Aliağa’daki modern tesisinde gerçekleştiriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>250’nin üzerinde çalışanı bulunan şirket, teknik uzmanlığı ve güçlü müşteri ağıyla faaliyetlerini sürdürürken 50’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştiriyor. Şirket, Türkiye’yi yalnızca önemli bir iç pazar olarak değil, aynı zamanda bölgesel büyüme, mühendislik ve teknoloji merkezi olarak değerlendiriyor.</p>

<h3><strong>Teknoloji ve Sürdürülebilirlik Öncelikli Alanlar</strong></h3>

<p>FUCHS Lubricants’ın büyüme stratejisinin merkezinde teknoloji odaklı ürünler, sürdürülebilir çözümler, dijitalleşme ve yüksek katma değerli özel ürünler yer alıyor.</p>

<p>Toplantıda ayrıca e-mobilite, termal yönetim sistemleri ve yeni nesil özel sıvılar gibi geleceğin teknolojilerine yönelik çalışmaların da devam ettiği belirtildi.</p>

<p>Şirketin yalnızca ürün tedarik eden bir yapı olmadığını ifade eden Ahmet Oral, müşterilerine uygulama bazlı çözümler, teknik danışmanlık ve uzun vadeli iş ortaklığı sunduklarını belirterek bunun FUCHS’un temel yaklaşımı olduğunu söyledi.</p>

<h3><strong>FUCHS100 Stratejisiyle Geleceğe Hazırlanıyor</strong></h3>

<p>1931 yılında Almanya’da kurulan FUCHS Lubricants, 2031 yılında 100. kuruluş yılını kutlamaya hazırlanıyor.</p>

<p>Şirket, bu doğrultuda hayata geçirdiği “FUCHS100” stratejisi kapsamında büyüme, sürdürülebilirlik ve insan odağı olmak üzere üç temel başlık üzerinde çalışmalarını sürdürüyor. Türkiye operasyonları da bu stratejinin önemli büyüme merkezlerinden biri olarak konumlandırılıyor.</p>

<p>FUCHS Lubricants, yeni dönem vizyonuyla teknoloji, sürdürülebilirlik ve inovasyon odaklı yatırımlarını sürdürerek hem Türkiye’deki faaliyetlerini güçlendirmeyi hem de bölgesel büyümesini desteklemeyi hedefliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/fuchs-lubricants-turkiye-yeni-donem-buyume-ve-yatirim-hedeflerini-acikladi</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 12:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/fuchs.JPG" type="image/jpeg" length="13589"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[63. Antalya Altın Portakal Film Festivali İçin Hazırlıklar Başladı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/63-antalya-altin-portakal-film-festivali-icin-hazirliklar-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/63-antalya-altin-portakal-film-festivali-icin-hazirliklar-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye’nin en köklü sinema etkinliklerinden biri olan 63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, 24-31 Ekim 2026 tarihleri arasında sinemaseverlerle buluşacak. Festivalin tarihleri, Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir’in ev sahipliğinde gerçekleştirilen festival komitesi toplantısının ardından kamuoyuyla paylaşıldı. Toplantıya Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcıları Hüsamettin Elmas, Ramazan Demir, Dr. Çiğdem Hacıoğlu ve Cemil Böcek’in yanı sıra Festival Sanat Direktörü Deniz Yavuz da katıldı.</strong></p>

<p>Festivalin genel çerçevesi ve hazırlık sürecinin ele alındığı toplantının ardından, bu yıl 63’üncüsü düzenlenecek organizasyon için çalışmaların resmen başladığı duyuruldu.</p>

<h3><strong>Deniz Yavuz: “Altın Portakal Mirasına Yakışır Bir Festival Hazırlıyoruz”</strong></h3>

<p>Festival Sanat Direktörü Deniz Yavuz, yeni festival dönemiyle ilgili yaptığı değerlendirmede, Altın Portakal’ın köklü geçmişine yakışan bir organizasyon hazırlamak için yoğun bir çalışma yürüttüklerini belirtti.</p>

<p>Yavuz, “Altın Portakal’ın güçlü mirasına yakışır bir festival gerçekleştirmek amacıyla büyük bir heyecan ve kararlılıkla çalışmalarımıza başladık. Uluslararası görünürlüğüyle Türk sinemasının dünyaya açılmasına katkı sağlayan festivalimiz, yabancı sinema profesyonelleriyle buluşma imkânı sunan önemli bir platform olmayı sürdürüyor. Bu yıl da kapsayıcı, samimi ve güçlü bir festival deneyimi sunmayı hedefliyoruz. Antalya’nın sinemaya ve sinemacılara verdiği desteği sürdürerek bu değerli mirası geleceğe taşımaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>Sinemanın Buluşma Noktası Yine Antalya Olacak</strong></h3>

<p>Geçtiğimiz yıl düzenlenen festivalde ulusal yarışma kategorisinde “Tavşan İmparatorluğu” filmi yedi ödül kazanarak dikkat çekerken, uluslararası yarışmada ise “Bir Şair” (A Poet) filmi “En İyi Film” ödülünün sahibi olmuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ulusal ve uluslararası yarışmaların yanı sıra özel gösterimler, söyleşiler ve sektör buluşmalarıyla geniş kapsamlı bir programa ev sahipliği yapan festival, bu yıl da Antalya’yı sinemanın merkezlerinden biri haline getirmeyi amaçlıyor.</p>

<p>Sanatın birleştirici gücünü ön plana çıkaran organizasyonun, hem sinema profesyonellerini hem de sinemaseverleri bir araya getirerek kültürel etkileşimi güçlendirmesi hedefleniyor. Festival kapsamında gerçekleştirilecek etkinlikler sayesinde Antalya’nın bir kez daha önemli bir kültür ve sanat buluşmasına ev sahipliği yapması bekleniyor.</p>

<h3><strong>Başvuru Takvimi Yakında Açıklanacak</strong></h3>

<ol start="63">
 <li>
 <h3>Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin yarışmalı bölümleri ile Film Forum başvurularına ilişkin takvim ve detayların ise önümüzdeki günlerde duyurulacağı belirtildi.</h3>
 </li>
</ol></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Festival Haberleri</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/63-antalya-altin-portakal-film-festivali-icin-hazirliklar-basladi</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 12:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/fest-1.JPG" type="image/jpeg" length="35162"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TÜRKÇİMENTO’dan Dünya Çevre Günü’nde Üçüz Dönüşüm Vurgusu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/turkcimentodan-dunya-cevre-gununde-ucuz-donusum-vurgusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/turkcimentodan-dunya-cevre-gununde-ucuz-donusum-vurgusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye çimento sektörünün çatı kuruluşu TÜRKÇİMENTO, 5 Haziran Dünya Çevre Günü kapsamında sektörün sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarını ve gelecek hedeflerini paylaştı. Yeşil dönüşüm, dijitalleşme ve insan odaklı gelişimi kapsayan “üçüz dönüşüm” yaklaşımı doğrultusunda ilerleyen sektör, hem iklim hedeflerine katkı sağlıyor hem de küresel rekabet gücünü artıracak yatırımlarını sürdürüyor.</strong></p>

<p>TÜRKÇİMENTO CEO’su Volkan Bozay, sürdürülebilirliği yalnızca çevresel bir sorumluluk olarak değil, sektörün uzun vadeli büyümesi ve rekabetçiliğinin temel unsurlarından biri olarak gördüklerini belirtti.</p>

<p>Bozay, “Dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve insan odaklı gelişimi birlikte ele alarak geleceği şekillendiriyoruz. Alternatif yakıt ve ham madde kullanımının yanı sıra yenilenebilir enerji yatırımlarıyla çevresel etkilerimizi azaltırken üretim süreçlerimizi daha verimli ve rekabetçi hale getiriyoruz.” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Döngüsel Ekonomiyle Kaynaklar Korunuyor</strong></h3>

<p>Türk çimento sektörü, döngüsel ekonomi uygulamaları sayesinde üretim süreçlerinde doğal kaynak kullanımını azaltırken farklı sektörlerden elde edilen atıkları yeniden ekonomiye kazandırıyor.</p>

<p>2025 yılı verilerine göre sektörde alternatif yakıt kullanımı 2,3 milyon tona ulaşırken, toplam ısıl enerji ihtiyacının yaklaşık yüzde 13,2’si alternatif yakıtlardan karşılanıyor. Aynı dönemde kullanılan 7,7 milyon ton alternatif ham madde sayesinde doğal kaynakların korunmasına katkı sağlanırken kaynak verimliliği de artırılıyor.</p>

<h3><strong>Yenilenebilir Enerji Yatırımları Hız Kazanıyor</strong></h3>

<p>Enerji yoğun sektörlerden biri olan çimento sanayisi, karbon ayak izini azaltmak amacıyla yenilenebilir enerji yatırımlarına ağırlık veriyor.</p>

<p>Güneş ve rüzgâr enerjisi projelerinin yanı sıra atık ısı geri kazanım sistemleri sayesinde sektörün elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 10’u yenilenebilir ve geri kazanılmış enerji kaynaklarından karşılanıyor.</p>

<p>Atık ısı geri kazanım teknolojileri kapsamında 17 fabrikada faaliyet gösteren 27 hatta kurulu toplam 164,5 MW güç bulunduğunu belirten TÜRKÇİMENTO, bu sistemler sayesinde yaklaşık 658 bin hanenin ve 2,6 milyon kişinin günlük elektrik tüketimine eşdeğer enerji üretildiğini açıkladı. Elde edilen enerjiyle ilgili fabrikaların elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 30’u karşılanıyor.</p>

<p>Enerji verimliliği uygulamaları ve alternatif enerji kaynakları, sektörün çevresel performansını güçlendirirken uluslararası pazarlardaki rekabet avantajını da destekliyor.</p>

<h3><strong>Düşük Karbonlu Üretim Ön Plana Çıkıyor</strong></h3>

<p>Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın mali yükümlülük aşamasına geçmesiyle birlikte düşük karbonlu üretim, çevresel bir tercih olmanın ötesinde küresel ticaretin temel gerekliliklerinden biri haline geliyor.</p>

<p>Türk çimento sektörü de alternatif yakıt kullanımı, enerji verimliliği projeleri, dijital izleme sistemleri ve düşük karbonlu üretim teknolojileriyle bu dönüşüme hazırlıklarını sürdürüyor.</p>

<h3><strong>2053 Net Sıfır Hedefi İçin 30 Milyar Dolarlık Yatırım Öngörülüyor</strong></h3>

<p>Sektör, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda hazırlanan Türkiye Çimento Sektörü Düşük Karbonlu Yol Haritası kapsamında 2053 Net Sıfır Emisyon hedefi doğrultusunda çalışmalarına devam ediyor.</p>

<p>Bu kapsamda karbon yakalama, kullanma ve depolama teknolojileri (CCUS), alternatif enerji kaynakları, enerji verimliliği uygulamaları ve yenilikçi üretim teknolojileri gibi alanlarda 2053 yılına kadar yaklaşık 30 milyar dolarlık yatırım yapılması planlanıyor.</p>

<h3><strong>“Dönüşümü Stratejik Bir Fırsat Olarak Görüyoruz”</strong></h3>

<p>Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Volkan Bozay, sürdürülebilirlik ve rekabet gücünün artık birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini belirtti.</p>

<p>Bozay, “Avrupa Yeşil Mutabakatı, SKDM ve yeni karbon düzenlemeleri sanayide dönüşümü hızlandırıyor. Türk çimento sektörü olarak bu süreci bir risk değil, üretim gücümüzü ve ihracat kapasitemizi artıracak stratejik bir fırsat olarak değerlendiriyoruz. Karbon yakalama teknolojilerinden yenilenebilir enerji yatırımlarına, enerji verimliliğinden dijital dönüşüme kadar geniş bir alanda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Böylece hem çevresel sorumluluklarımızı yerine getiriyor hem de Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sağlıyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>TÜRKÇİMENTO, çevre dostu üretim, dijital dönüşüm, kaynak verimliliği ve insan odaklı gelişim alanlarındaki çalışmalarını sürdürerek Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sunmaya devam edeceğini bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/turkcimentodan-dunya-cevre-gununde-ucuz-donusum-vurgusu</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 12:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/turkcimento.JPG" type="image/jpeg" length="68952"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sinan Öncel: Her 4 Ayakkabıdan 1’i E-İhracatla Satılıyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/sinan-oncel-her-4-ayakkabidan-1i-e-ihracatla-satiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/sinan-oncel-her-4-ayakkabidan-1i-e-ihracatla-satiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Perakende sektörünün en önemli organizasyonlarından Perakende Günleri, bu yıl 25’inci kez “Perakende ve E-Ticaretin En Büyük Buluşması” temasıyla Haliç Kongre Merkezi’nde sektör temsilcilerini bir araya getirdi. Etkinlik kapsamında düzenlenen Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) buluşmasında, e-ihracatın Türk markalarının küresel büyümesindeki rolü ele alındı.</strong></p>

<p>Etkinliğin açılışında konuşan BMD Başkanı Sinan Öncel, e-ticaretin özellikle markalı perakende için stratejik bir satış kanalı haline geldiğini belirterek, Trendyol’un sektöre sağladığı katkılara dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Trendyol ile yürütülen iş birliğinden memnuniyet duyduklarını ifade eden Öncel, “Trendyol, perakende sektörüne önemli katkılar sunuyor. Türkiye’den yurt dışına gönderilen her dört ayakkabıdan biri e-ihracat yoluyla satılıyor. E-ihracatta son birkaç yılda kat edilen mesafe, önümüzde büyük fırsatlar bulunduğunu gösteriyor. Trendyol da burada üstlendiği kritik rolle üreticilerimize ve markalarımıza tek bir platform üzerinden sınır ötesi satış imkânı sağlıyor.” dedi.</p>

<h3><strong>Trendyol 36 Ülkede Faaliyet Gösteriyor</strong></h3>

<p>Etkinlikte konuşan Trendyol Grubu Başkanı Çağlayan Çetin ise şirketin uluslararası büyüme performansına ilişkin bilgiler paylaştı.</p>

<p>Trendyol’un bugün yurt dışında aktif olarak 10 milyondan fazla müşteriye ulaştığını belirten Çetin, platform üzerinden gerçekleştirilen e-ihracat hacminin 1,5 milyar dolara ulaştığını söyledi.</p>

<p>Yaklaşık 120 bin iş ortağının Trendyol aracılığıyla e-ihracat yaptığını ifade eden Çetin, “Bugün Trendyol uygulaması dünyanın 36 ülkesinde müşterilere açık durumda. Bu sayede farklı ülkelerdeki tüketiciler, Türkiye’deki üreticilerin, KOBİ’lerin ve esnafın ürünlerine ulaşabiliyor. Biz de bu ürünleri müşterilere hızlı ve güvenli şekilde teslim ediyoruz.” diye konuştu.</p>

<h3><strong>‘Made in Türkiye’ Ürünlerine Yoğun İlgi</strong></h3>

<p>Trendyol’un 2025 yılı içerisinde e-ihracat operasyonları için 1 milyar doların üzerinde yatırım gerçekleştirdiğini açıklayan Çetin, Türk üreticilerine ve markalarına duydukları güvenin altını çizdi.</p>

<p>Yeni girilen her pazarda kapsamlı araştırmalar yaptıklarını belirten Çetin, “Gerçekleştirdiğimiz çalışmalarda her ülkede ‘Made in Türkiye’ ürünlerine yönelik talebin yüksek olduğunu görüyoruz. Türk markaları kalite ve güven algısı açısından uluslararası pazarlarda güçlü bir konuma sahip.” ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>Türkiye’nin Konumu Büyük Avantaj Sağlıyor</strong></h3>

<p>Türkiye’nin coğrafi konumunun e-ihracat açısından önemli fırsatlar sunduğunu vurgulayan Çağlayan Çetin, Türk markalarının uluslararası pazarlardaki bilinirliğinin her geçen gün arttığını söyledi.</p>

<p>Türkiye’den yaklaşık dört saatlik uçuş mesafesiyle 500 milyonluk bir nüfusa erişilebildiğini hatırlatan Çetin, bu avantajın hem üreticiler hem de e-ihracat yapan şirketler açısından önemli bir rekabet gücü oluşturduğunu ifade etti.</p>

<p>Trendyol’un önümüzdeki dönemde de uluslararası operasyonlarını büyüterek Türk markalarının küresel pazarlardaki erişimini artırmayı hedeflediğini belirten Çetin, e-ihracatın Türkiye ekonomisine katkısının önümüzdeki yıllarda daha da artacağını sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/sinan-oncel-her-4-ayakkabidan-1i-e-ihracatla-satiliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 12:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/1780558095-sinan-ncel.jpg" type="image/jpeg" length="52459"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yeni Pazarlar İçin Lojistikte Güçlü İş Birlikleri]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/yeni-pazarlar-icin-lojistikte-guclu-is-birlikleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/yeni-pazarlar-icin-lojistikte-guclu-is-birlikleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Küresel ticaretin yeniden şekillendiği, tedarik zincirlerinin daha esnek ve çeşitlendirilmiş yapılara dönüştüğü günümüzde lojistik sektörü de yeni büyüme alanlarına yöneliyor. Sektör oyuncuları yalnızca mevcut pazarlardaki faaliyetlerini genişletmekle kalmıyor, aynı zamanda yeni ticaret koridorları ve iş modelleri oluşturarak rekabet güçlerini artırmaya çalışıyor. Değişen müşteri beklentileri, bölgesel ekonomik dönüşümler ve dijitalleşmenin hız kazanması, lojistik şirketlerini yeni fırsatları değerlendirmeye teşvik ediyor.</strong></p>

<p>Uluslararası taşımacılık ve entegre lojistik çözümleri sunan Lanes Lojistik, sektörün geleceğinde önemli rol oynayan yeni pazar oluşturma stratejilerine dikkat çekerek şirketlerin sürdürülebilir büyüme için odaklanması gereken başlıkları değerlendirdi. Lanes Lojistik Operasyon Direktörü Ali Demircan, kalıcı büyümenin yalnızca mevcut müşteri portföyünü geliştirmekle değil, yeni ticaret alanları yaratmakla mümkün olduğunu vurguladı.</p>

<h3><strong>Değişen Ticaret Yapısı Yeni Kapılar Açıyor</strong></h3>

<p>Küresel ekonomide yaşanan dönüşüm, üretim merkezlerinin farklı coğrafyalara yayılması ve bölgesel ticaret anlaşmalarının artması, lojistik sektöründe yeni fırsatların ortaya çıkmasını sağlıyor. Şirketler artık yalnızca geleneksel ticaret rotalarına bağlı kalmak yerine, gelişmekte olan pazarlarda ve alternatif lojistik koridorlarında büyüme arayışına giriyor.</p>

<p>Özellikle Orta Asya, Körfez Bölgesi, Afrika ve Doğu Avrupa gibi bölgeler lojistik sektörü için önemli büyüme potansiyeli taşıyor. Ancak bu pazarlarda başarılı olabilmek, yalnızca operasyonel kapasiteye değil, bölgesel dinamikleri doğru analiz etmeye de bağlı bulunuyor.</p>

<p>Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Ali Demircan, “Yeni pazar oluşturmak sadece farklı bir ülkede faaliyet göstermek anlamına gelmiyor. Bölgesel ihtiyaçları doğru anlamak, müşteri beklentilerini analiz etmek ve bu doğrultuda çözümler geliştirmek gerekiyor. Lojistik sektöründe büyümenin yeni yolu, değişen ticaret akışlarını doğru okumaktan geçiyor.” ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>Dijitalleşme Yeni İş Alanları Yaratıyor</strong></h3>

<p>Lojistik sektöründe dijital dönüşüm, yeni müşteri segmentlerine ulaşmanın ve farklı hizmet modelleri geliştirmenin en önemli unsurlarından biri haline geldi. Veri analitiği, yapay zekâ destekli planlama sistemleri ve gerçek zamanlı takip teknolojileri sayesinde şirketler hem operasyonel verimliliklerini artırıyor hem de farklı sektörlere yönelik özel çözümler sunabiliyor.</p>

<p>Özellikle e-ticaret, hızlı teslimat hizmetleri ve sınır ötesi ticaret alanlarında yaşanan büyüme, lojistik firmalarına yeni iş fırsatları yaratıyor. Teknolojiyi etkin kullanan şirketler ise daha şeffaf, hızlı ve esnek hizmet sunarak yeni pazarlarda avantaj elde ediyor.</p>

<p>Demircan, “Bugün lojistikte rekabet yalnızca taşıma kapasitesiyle ölçülmüyor. Veriyi etkin kullanan, süreçlerini dijitalleştiren ve müşterilerine görünürlük sağlayan şirketler, yeni pazarlarda çok daha hızlı büyüme fırsatı yakalıyor.” dedi.</p>

<h3><strong>Güçlü İş Ortaklıkları Büyümeyi Destekliyor</strong></h3>

<p>Yeni pazarlara giriş süreçlerinde stratejik iş birlikleri de kritik önem taşıyor. Yerel acenteler, bölgesel lojistik ağları ve sektörel çözüm ortaklarıyla kurulan ilişkiler, şirketlerin yeni bölgelerde daha hızlı ve etkin faaliyet göstermesine olanak tanıyor.</p>

<p>Uluslararası taşımacılıkta güçlü partner ağları operasyonel riskleri azaltırken müşteri memnuniyetini artıran önemli avantajlar sağlıyor. Bu iş birlikleri sayesinde firmalar, yeni pazarlarda ihtiyaç duyulan hizmetleri daha kısa sürede devreye alabiliyor.</p>

<p>Ali Demircan, “Günümüz lojistik dünyasında tek başına büyümek her geçen gün daha zor hale geliyor. Güvenilir iş ortaklarıyla oluşturulan güçlü ağlar, şirketlerin hem yeni pazarlara ulaşmasını hem de sürdürülebilir büyüme sağlamasını kolaylaştırıyor.” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h3><strong>Sektörel Uzmanlaşma Rekabet Avantajı Sağlıyor</strong></h3>

<p>Lojistik sektöründe yeni pazar yaratmanın önemli unsurlarından biri de belirli sektörlerde uzmanlaşmak olarak öne çıkıyor. Otomotiv, sağlık, tekstil, kimya ve e-ticaret gibi farklı sektörlerin lojistik ihtiyaçlarının birbirinden farklılaştığını belirten uzmanlar, sektöre özel çözümler sunabilen firmaların daha güçlü bir konum elde ettiğine dikkat çekiyor.</p>

<p>Özelleştirilmiş lojistik hizmetleri, müşteri bağlılığını artırırken şirketlere yeni gelir alanları da oluşturuyor. Katma değerli lojistik çözümleri, depolama hizmetleri, proje taşımacılığı ve entegre tedarik zinciri yönetimi gibi alanlar sektörün büyüme potansiyeli taşıyan başlıkları arasında yer alıyor.</p>

<h3><strong>Sürdürülebilirlik Yeni Ticaret Alanlarını Destekliyor</strong></h3>

<p>Çevresel sorumluluk ve sürdürülebilirlik kriterlerinin küresel ölçekte önem kazanması, lojistik sektöründe yeni hizmet alanlarının ortaya çıkmasına katkı sağlıyor. Karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik uygulamalar, intermodal taşımacılık çözümleri ve enerji verimliliği odaklı operasyonlar, müşterilerin tercihlerini doğrudan etkileyen unsurlar arasında bulunuyor.</p>

<p>Şirketler sürdürülebilir lojistik uygulamalarını yalnızca çevresel bir sorumluluk olarak değil, aynı zamanda yeni pazarlara erişim sağlayan stratejik bir avantaj olarak değerlendiriyor.</p>

<h3><strong>Geleceği Yeni Fırsatları Okuyan Şirketler Şekillendirecek</strong></h3>

<p>Lojistik sektöründe yeni pazarlar oluşturmak; teknolojiyi etkin kullanmayı, değişen ticaret dinamiklerini doğru analiz etmeyi ve güçlü iş birlikleri geliştirmeyi gerektiriyor. Esnek operasyon yapısı ve müşteri odaklı yaklaşım ise şirketlerin büyüme yolculuğunda belirleyici rol oynuyor.</p>

<p>Ali Demircan değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Lojistik sektörü sürekli dönüşen bir yapıya sahip. Bu değişimi doğru okuyabilen, müşterilerinin gelecekteki ihtiyaçlarını öngörebilen ve yenilikçi çözümler geliştirebilen şirketler, yarının pazarlarına yön verecek. Lanes Lojistik olarak biz de büyümeyi yalnızca mevcut iş hacmimizi artırmak değil, yeni fırsatlar yaratmak olarak görüyoruz.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/yeni-pazarlar-icin-lojistikte-guclu-is-birlikleri</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 12:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/lanes-lojistik-yeni-pazarlar.jpg" type="image/jpeg" length="39378"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İGA, Elektriğinin Tamamını Güneşten Sağlıyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/iga-elektriginin-tamamini-gunesten-sagliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/iga-elektriginin-tamamini-gunesten-sagliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda enerji dönüşümüne yönelik yatırımlarını sürdüren İGA İstanbul Havalimanı, Eskişehir’de hayata geçirdiği Güneş Enerjisi Santrali (GES) ile küresel havacılık sektöründe önemli bir başarıya imza attı. Yaklaşık 220 milyon euro yatırım bedeli, 240 megavat (MW) kurulu gücü ve 3 milyon metrekareyi aşan alanıyla dikkat çeken Eskişehir GES, dünya havacılık sektöründeki en büyük yenilenebilir enerji projeleri arasında yer alıyor.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Projenin resmi açılışı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın katılımıyla Ankara’da düzenlenen “2025 Yılı Yenilenebilir Enerji Yatırımları Toplu Açılış Töreni” kapsamında gerçekleştirildi.</p>

<h3><strong>Tüm Elektrik İhtiyacını Güneşten Karşılıyor</strong></h3>

<p>İGA İstanbul Havalimanı, toplam 240 MW kurulu güce sahip Eskişehir GES sayesinde operasyonlarında kullandığı elektriğin tamamını yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılamaya başladı. Böylece havalimanı, “Tüm Elektrik İhtiyacını Güneş Enerjisinden Karşılayan Dünyanın İlk Mega Havalimanı” unvanını elde etti.</p>

<p>220 milyon euro yatırımla hayata geçirilen ve yaklaşık 3 milyon metrekarelik alana yayılan santral, İGA’nın 2050 Net Sıfır Emisyon hedefleri doğrultusunda attığı en önemli adımlardan biri olarak öne çıkıyor. Proje sayesinde havalimanı, enerji ihtiyacını tamamen temiz kaynaklardan sağlayarak hem havacılık sektöründe yeni bir standart oluşturdu hem de karbonsuzlaşma yolculuğunda önemli bir eşiği geride bıraktı.</p>

<h3><strong>“Bu, Havacılık Tarihinde Bir İlk”</strong></h3>

<p>İGA İstanbul Havalimanı CEO’su Selahattin Bilgen, sürdürülebilirliği operasyonlarının ayrılmaz bir parçası olarak gördüklerini belirterek, Eskişehir GES yatırımının bu yaklaşımın en somut göstergelerinden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>Bilgen, “2025 yılında devreye aldığımız Eskişehir GES ile yalnızca ilk beş ayda yıllık elektrik tüketimimizin yüzde 54’üne denk gelen enerjiyi ürettik. 2026 yılı itibarıyla ise sorumluluk alanlarımızdaki elektrik tüketiminin tamamını güneş enerjisinden karşılar hale geldik. Dünyanın en büyük havalimanlarından birinin tüm elektrik ihtiyacını yüzde 100 yenilenebilir enerjiyle karşılaması havacılık sektörü açısından tarihi bir gelişmedir.” dedi.</p>

<h3><strong>Her Yıl 212 Bin 800 Ton Karbon Emisyonu Engellenecek</strong></h3>

<p>GES yatırımının yalnızca enerji üretimi açısından değil, çevresel etkileri bakımından da büyük önem taşıdığını vurgulayan Bilgen, proje sayesinde yılda yaklaşık 212 bin 800 ton karbondioksit emisyonunun önüne geçileceğini ifade etti.</p>

<p>2019 yılına göre Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonlarında yüzde 27,8 oranında azalma sağladıklarını belirten Bilgen, 2050 Net Sıfır Emisyon hedeflerine yönelik yol haritalarında öngörülen seviyenin yüzde 30-40 üzerinde ilerlediklerini söyledi.</p>

<p>Avrupa’daki havalimanlarının dönüşüm hızının üzerinde bir performans sergilediklerini kaydeden Bilgen, Eskişehir GES’in yalnızca İGA için değil, enerji yoğun faaliyet gösteren birçok sektör için de örnek bir model oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>Çevresel Fayda ve Sürdürülebilir Büyüme Bir Arada</strong></h3>

<p>İGA İstanbul Havalimanı, büyüme stratejisini çevresel etkileri azaltan ve doğal kaynakların korunmasını destekleyen yatırımlarla güçlendirmeyi sürdürüyor. Eskişehir GES projesiyle her yıl engellenmesi hedeflenen 212 bin 800 tonluk karbon emisyonu, santralin 25 yıllık ekonomik ömrü boyunca yaklaşık 517 milyon kızılçam ağacının karbon tutma kapasitesine eşdeğer çevresel fayda sağlayacak.</p>

<h3><strong>Temiz Enerji Tesis Dışından Sağlanıyor</strong></h3>

<p>İGA İstanbul Havalimanı, 2050 Net Sıfır Emisyon hedefleri doğrultusunda ilerlerken, daha önce yüzde 50 olarak belirlediği 2030 yenilenebilir enerji hedefini de yüzde 90 seviyesine yükseltti.</p>

<p>Terminal binasının mimari yapısını ve estetik bütünlüğünü korumak amacıyla güneş panellerini havalimanı sahası yerine Eskişehir’deki santral alanında konumlandıran İGA, Türkiye’nin uzaktan yenilenebilir enerji kullanımına imkân tanıyan enerji mevzuatından yararlanıyor.</p>

<p>Bu sayede İGA İstanbul Havalimanı, tesis sınırları dışında bulunan bir santralden sağlanan yüzde 100 yenilenebilir enerjiyle faaliyetlerini sürdüren dünyanın ilk mega havalimanı olarak öne çıkıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/iga-elektriginin-tamamini-gunesten-sagliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 12:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/iga.JPG" type="image/jpeg" length="40129"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASD Başkanı Zeki Sarıbekir: Güvenli Gıda ve Temiz Çevre Birbirinden Ayrı Düşünülemez]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/asd-baskani-zeki-saribekir-guvenli-gida-ve-temiz-cevre-birbirinden-ayri-dusunulemez</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/asd-baskani-zeki-saribekir-guvenli-gida-ve-temiz-cevre-birbirinden-ayri-dusunulemez" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Dünya Çevre Günü'nün 5 Haziran’da, Dünya Gıda Güvenliği Günü’nün ise bu yıl “Yükten Çözümlere – Her Yerde Güvenli Gıda” temasıyla 7 Haziran’da kutlanacağını hatırlatan Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD) Başkanı ve Sarten CEO’su Zeki Sarıbekir, güvenli gıdaya erişim ile çevresel sürdürülebilirliğin birbirini tamamlayan iki temel unsur olduğunu söyledi. Sarıbekir, ambalaj sektörünün hem gıda güvenliğinin sağlanmasında hem de çevresel sürdürülebilirliğin desteklenmesinde kritik rol üstlendiğini vurguladı.</strong></p>

<p>Dünyada her yıl yaklaşık 600 milyon kişinin gıda kaynaklı hastalıklardan etkilendiğine dikkat çeken Sarıbekir, “Bu yılın teması bize önemli bir mesaj veriyor. Gıda güvenliği konusunda artık yalnızca söylemler değil, bilimsel veriler ve somut çözümler ön plana çıkmalı. Ambalajın gıda güvenliğine katkısı, laboratuvar testleri ve raf ömrü analizleriyle kanıtlanmış bir gerçektir.” dedi.</p>

<h3><strong>Gıda Güvenliği Çok Boyutlu Bir Konu</strong></h3>

<p>Haziran ayının çevre ve gıda güvenliği alanlarında küresel farkındalığın arttığı önemli günlere ev sahipliği yaptığını belirten Sarıbekir, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her yıl yüz milyonlarca insanın gıda kaynaklı hastalıklardan etkilendiğini hatırlattı.</p>

<p>Gıda güvenliğinin yalnızca sağlıkla ilgili bir konu olmadığını ifade eden Sarıbekir, ekonomik sürdürülebilirlikten çevresel yönetim süreçlerine kadar geniş bir alanı kapsadığını söyledi. Ürünün niteliğine göre metal, cam, karton veya plastik gibi farklı ambalaj malzemelerinin kullanıldığını belirten Sarıbekir, doğru ürünün doğru ambalajla korunmasının gıda güvenliğinin temel unsurlarından biri olduğunu kaydetti.</p>

<h3><strong>Ambalaj Gıda Zincirinin Sessiz Koruyucusu</strong></h3>

<p>Gıda güvenliğinin üretim aşamasından tüketiciye ulaşıncaya kadar korunması gereken bir değer olduğuna dikkat çeken Sarıbekir, gelişmiş ambalaj teknolojilerinin ürünlerin hijyenik koşullarda muhafaza edilmesini sağladığını, raf ömrünü uzattığını ve gıda israfını azalttığını söyledi.</p>

<p>Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre dünyada üretilen gıdanın yaklaşık üçte birinin kaybolduğunu veya israf edildiğini belirten Sarıbekir, uygun ambalaj kullanımının gıda zincirinin her aşamasında kayıpların azaltılmasında önemli rol oynadığını ifade etti.</p>

<p>“Bir ürünü korumak yalnızca gıdayı değil, onun üretimi için kullanılan suyu, enerjiyi ve emeği de korumaktır. Gıda güvenliği ile çevresel sürdürülebilirliğin kesişim noktası tam olarak budur.” dedi.</p>

<h3><strong>Daha Az Malzeme, Daha Fazla Koruma</strong></h3>

<p>Ambalaj sektörünün son yıllarda önemli bir dönüşüm geçirdiğini belirten Sarıbekir, sektörün artık “daha az malzemeyle daha fazla koruma” anlayışıyla hareket ettiğini söyledi.</p>

<p>Ambalaj tasarımlarında hem malzeme kullanımının azaltılmasının hem de geri dönüştürülebilirliğin artırılmasının hedeflendiğini ifade eden Sarıbekir, aşırı malzeme azaltımının ürün kayıplarını artırabileceği konusunda da uyardı.</p>

<p>“Çöpe giden bir gıdanın çevresel maliyeti, onu koruyan ambalajdan çok daha yüksektir. Bu nedenle doğru ambalaj, en az ambalaj değil; ürünü güvenli şekilde koruyan en verimli ambalajdır.” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h3><strong>Yapay Zeka ve Döngüsel Ekonomi Dönüşümü Hızlandırıyor</strong></h3>

<p>Sürdürülebilirliğin sektör için temel öncelik olduğunu belirten Sarıbekir, yapay zekanın bu dönüşüm sürecinde önemli katkılar sunduğunu söyledi.</p>

<p>Yapay zeka destekli sistemlerin daha verimli ambalaj tasarımları geliştirebildiğini ifade eden Sarıbekir, akıllı ayrıştırma teknolojilerinin geri dönüşüm kalitesini artırdığını, dijital ürün pasaportlarının ise ambalajların geri dönüştürülebilirlik bilgilerinin şeffaf şekilde takip edilmesine olanak sağladığını belirtti.</p>

<h3><strong>“Sorun Ambalaj Değil, Atığın Yönetilememesi”</strong></h3>

<p>Ambalajların çevre sorunlarının temel nedeni olarak gösterilmesinin doğru olmadığını vurgulayan Sarıbekir, asıl problemin kullanım sonrası oluşan atıkların etkin şekilde yönetilememesi olduğunu söyledi.</p>

<p>Doğru tasarlanan ve doğru şekilde toplanan ambalajların döngüsel ekonominin önemli hammaddelerinden birine dönüşebileceğini belirten Sarıbekir, bunun için tasarım, toplama, ayrıştırma ve geri dönüşüm süreçlerinin birlikte çalışması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Türkiye’nin Sıfır Atık Hareketi kapsamında geri kazanım oranlarında önemli ilerleme kaydettiğini hatırlatan Sarıbekir, geri kazanım oranının 2017’de yüzde 13 seviyesindeyken 2025 yılı sonunda yüzde 37,5’e ulaştığını söyledi. Ancak Avrupa Birliği ülkelerinde ambalaj atıklarının geri dönüşüm oranlarının yüzde 60’ın üzerinde olduğunu belirterek özellikle kaynağında ayrıştırma konusunda daha fazla gelişime ihtiyaç bulunduğunu kaydetti.</p>

<h3><strong>2026 Ambalaj Sektörü İçin Dönüm Noktası Olacak</strong></h3>

<p>2026 yılının sektör açısından kritik gelişmelere sahne olacağını belirten Sarıbekir, Türkiye’de kademeli olarak yaygınlaştırılan Depozito Yönetim Sistemi’nin atıkların kaynağında ayrıştırılması açısından önemli fırsatlar sunduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ayrıca Avrupa Birliği’nin yeni Ambalaj ve Ambalaj Atıkları Tüzüğü’nün (PPWR) 12 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe gireceğini hatırlatan Sarıbekir, bu düzenlemenin geri dönüştürülebilirlik ve geri dönüştürülmüş içerik kullanımına yönelik yeni yükümlülükler getireceğini ifade etti.</p>

<p>Kasım ayında Antalya’da düzenlenecek COP31 İklim Zirvesi’nin de sürdürülebilirlik gündemini daha da güçlendireceğini belirten Sarıbekir, sürdürülebilirliğin artık bir maliyet unsuru değil, küresel rekabette avantaj sağlayan stratejik bir unsur olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<h3><strong>“Ambalajla Sağlığımızı, Dönüşümle Geleceğimizi Koruyalım”</strong></h3>

<p>Zeki Sarıbekir açıklamalarını şu sözlerle tamamladı:</p>

<p>“Güvenli gıda ve temiz çevre artık birbirinden ayrı düşünülemez. Her ikisi de aynı sorumluluğun parçalarıdır. Bu nedenle hedefimiz net; ambalajla sağlığımızı, dönüşümle geleceğimizi korumak.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/asd-baskani-zeki-saribekir-guvenli-gida-ve-temiz-cevre-birbirinden-ayri-dusunulemez</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 12:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/aaa-2.JPG" type="image/jpeg" length="71101"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[COP31 Öncesi AB’nin Geri Dönüşüm Düzenlemeleri Mercek Altında]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/cop31-oncesi-abnin-geri-donusum-duzenlemeleri-mercek-altinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/cop31-oncesi-abnin-geri-donusum-duzenlemeleri-mercek-altinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Dünya Çevre Günü kapsamında değerlendirmelerde bulunan ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer, Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı Birleşmiş Milletler 31. Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde, küresel iklim politikalarının odağında temiz dönüşüm ve döngüsel ekonomi uygulamalarının yer aldığını belirtti. Küresel ölçekte yürürlüğe giren yeni düzenlemelerin tedarik zincirlerini yeniden şekillendirdiğini ifade eden İmer, geri dönüştürülmüş malzeme kullanımı ve ikincil hammadde arzındaki son gelişmeleri değerlendirdi.</strong></p>

<p>Geri dönüşüm ve sürdürülebilirlik alanında faaliyet gösteren ÇEVKO Vakfı’nın Genel Sekreteri Mete İmer, Dünya Çevre Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Avrupa Birliği’nin geri dönüşüm ve atık sevkiyatına yönelik yeni düzenlemelerinin yanı sıra geri dönüşüm sektörünün hammadde teminine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>AB’nin ikincil hammaddeleri stratejik bir kaynak olarak konumlandırdığını belirten İmer, atık ticaretine yönelik yeni düzenlemelerin başarısının yalnızca mevzuatın sıkılığına bağlı olmadığını vurguladı. İmer, geri dönüşüm altyapısına yapılacak yatırımların, standartların uyumlaştırılmasının ve ikincil hammadde piyasalarının etkin şekilde işlemesinin kritik önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Türkiye açısından değerlendirildiğinde, ambalaj atıklarının sanayi için sürdürülebilir bir hammadde kaynağına dönüştürülmesinin önem kazandığını belirten İmer, geri dönüştürülebilir atıkların kaynağında ayrı toplanmasını sağlayacak sistemlerin kurulmasının artık kaçınılmaz hale geldiğini söyledi. Bu noktada en uygulanabilir modelin Genişletilmiş Üretici Sorumluluğu (GÜS) sistemi olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>GÜS Modeli Yeniden Gündemde</strong></h3>

<p>GÜS modelinin üreticilerin sorumluluğunu tüketim sonrası aşamaya kadar genişleten bir çevre politikası olduğunu hatırlatan İmer, sistemin 2006 yılında Çevre Kanunu’na dahil edildiğini ve ilgili yönetmeliklerde halen yer aldığını belirtti.</p>

<p>Ancak 2020 yılından itibaren Geri Kazanım Katılım Payı (GEKAP) uygulamasının devreye alınmasıyla birlikte GÜS modelinin etkin şekilde uygulanamadığını ifade eden İmer, döngüsel ekonomide başarı sağlanabilmesi için sanayinin atıkların toplanması, ayrıştırılması ve geri dönüşüm süreçlerinde daha aktif rol üstlenmesi gerektiğini söyledi. İmer, GEKAP ve GÜS mekanizmalarının birbirini tamamlayacak şekilde yapılandırılması halinde hem sürdürülebilirliğin destekleneceğini hem de sanayi üzerinde ek maliyet baskısı oluşmayacağını belirtti.</p>

<h3><strong>İkincil Hammadde Tedariğinde Yeni Riskler</strong></h3>

<p>Avrupa Birliği’nin son düzenlemelerinin ikincil hammadde piyasalarında arz yönlü baskılar oluşturduğuna dikkat çeken Mete İmer, yeni Atık Sevkiyatı Tüzüğü kapsamında OECD dışındaki ülkelere yönelik atık ihracatına önemli kısıtlamalar getirildiğini söyledi.</p>

<p>Plastik atıkların OECD dışı ülkelere sevkiyatının 21 Kasım 2026 itibarıyla yasaklanacağını belirten İmer, 21 Mayıs 2027’den sonra ise tehlikesiz atık ihracatının yalnızca Avrupa Komisyonu tarafından uygun bulunan ülkelerle sınırlandırılacağını ifade etti.</p>

<p>Türkiye’nin OECD üyesi olmasına rağmen AB’den en fazla atık ithal eden ülkeler arasında yer aldığına dikkat çeken İmer, bu nedenle daha sıkı izleme ve denetim süreçleriyle karşı karşıya kalınabileceğini kaydetti. Bu durumun geri dönüşüm sektöründe hem ekonomik hem de yapısal etkiler yaratabileceğini söyledi.</p>

<h3><strong>Geri Dönüştürülmüş Malzemede Yeni Dönem</strong></h3>

<p>İmer, Avrupa Birliği’nin plastik ambalajlarda kullanılacak geri dönüştürülmüş malzemelerin Avrupa kaynaklı olmasını teşvik eden yeni yaklaşımının da sektör açısından önemli sonuçlar doğuracağını belirtti.</p>

<p>Türkiye’de üretilen geri dönüştürülmüş hammaddelerin mevcut durumda Avrupa menşeli kabul edildiğini ifade eden İmer, bu nedenle Türkiye’nin kısa vadede doğrudan etkilenmeyeceğini ancak uzun vadede fiyat artışları, tedarik zinciri riskleri ve ticari gerilimler gibi sonuçların ortaya çıkabileceğini söyledi.</p>

<h3><strong>AB’nin Yeni Ambalaj Kuralları Yürürlüğe Giriyor</strong></h3>

<p>AB’nin 2025/40 sayılı Ambalaj ve Ambalaj Atıkları Tüzüğü’nün 12 Ağustos 2026 tarihinde uygulanmaya başlanacağını hatırlatan İmer, düzenleme kapsamında 2030 yılından itibaren Avrupa pazarında yer alan tüm ambalajların geri dönüştürülebilir olmasının zorunlu hale geleceğini belirtti.</p>

<p>Yeni düzenlemeyle plastik ambalajlarda minimum geri dönüştürülmüş içerik oranlarının ambalaj türüne göre 2030 yılında yüzde 10 ila yüzde 35, 2040 yılında ise yüzde 25 ila yüzde 65 arasında değişeceğini ifade eden İmer, ayrıca üye ülkelerin ambalaj atıklarını azaltma ve geri dönüşüm oranlarını artırma hedefleri bulunduğunu aktardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>PET şişelerde ise Tek Kullanımlık Plastikler Direktifi kapsamında 2025 yılında en az yüzde 25, 2030 yılında ise en az yüzde 30 geri dönüştürülmüş plastik kullanma zorunluluğu bulunduğunu söyledi.</p>

<p>İmer, AB’nin 2024/1157 sayılı Atık Sevkiyatı Tüzüğü ile çevresel yüklerin başka ülkelere aktarılmasının önüne geçmeyi ve Avrupa’daki geri dönüşüm sektörünü güçlendirmeyi hedeflediğini belirterek, sektör açısından yeni bir dönemin başladığını vurguladı.</p>

<h3><strong>“Sürdürülebilirlik İçin Ortak Sorumluluk Şart”</strong></h3>

<p>Dünya Çevre Günü dolayısıyla yaptığı değerlendirmelerin sonunda Mete İmer, çevresel sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşabilmek için kamu kurumları, özel sektör, yerel yönetimler ve vatandaşların ortak hareket etmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yapmaya hazırlandığı bir dönemde kaynakların verimli kullanılması, atıkların kaynağında ayrı toplanması ve döngüsel ekonomi uygulamalarının yaygınlaştırılmasının her zamankinden daha önemli hale geldiğini belirten İmer, çevrenin korunması ve iklim değişikliğiyle mücadelede başarının ancak ortak çabayla mümkün olacağını ifade etti.</p>

<p>İmer, Dünya Çevre Günü’nün çevre bilincinin güçlenmesine ve sürdürülebilir yaşam kültürünün yaygınlaşmasına katkı sağlamasını temenni ederek, çevre için değer üreten tüm paydaşların Dünya Çevre Günü’nü kutladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/cop31-oncesi-abnin-geri-donusum-duzenlemeleri-mercek-altinda</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 12:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/1780558638-mete-mer.jpg" type="image/jpeg" length="59485"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye-Polonya Otomotiv Yan Sanayi Ticaretinde Güçlü Büyüme]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/turkiye-polonya-otomotiv-yan-sanayi-ticaretinde-guclu-buyume</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/turkiye-polonya-otomotiv-yan-sanayi-ticaretinde-guclu-buyume" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye ile Polonya arasında son yıllarda hızla gelişen ticari ilişkiler, lojistik sektörüne de yeni fırsatlar sunuyor. Avrupa’nın önde gelen lojistik şirketlerinden biri olan Raben Group, güçlü Avrupa ağı ve dijital çözümleriyle Türk otomotiv yedek parça ihracatçılarının Avrupa pazarındaki faaliyetlerini destekliyor.</strong></p>

<p>Raben Türkiye Genel Müdürü Selman Çoban, Polonya ve Avrupa Birliği ülkelerindeki operasyonel güçlerini gelişmiş dijital altyapılarıyla birleştirerek, Türkiye’den ihracat yapan firmalara uçtan uca güvenilir lojistik hizmet sunduklarını belirtti.</p>

<h3><strong>Otomotiv Sektöründeki Dönüşüm Türkiye’ye Avantaj Sağlıyor</strong></h3>

<p>Elektrikli araçlara geçiş süreci ve yükselen üretim maliyetleri nedeniyle Avrupa otomotiv sektörü yeni bir dönüşümden geçerken, üreticilerin tedarik zincirlerini çeşitlendirme arayışı Türkiye’nin otomotiv yedek parça ihracatını olumlu yönde etkiliyor.</p>

<p>TÜİK verilerine göre, yılın ilk dört ayında Türkiye’nin motorlu taşıt parçaları, şasi ve karoser ihracatı 2 milyar 933 milyon dolara ulaşarak tarihi seviyeye çıktı. Avrupa otomotiv sanayisinin önemli üretim merkezlerinden biri haline gelen Polonya’ya yapılan ihracat da 148,8 milyon dolar ile rekor seviyeye yükseldi.</p>

<h3><strong>Türkiye’den Polonya’ya Uzanan Güçlü Lojistik Ağı</strong></h3>

<p>Selman Çoban, Avrupa’daki ekonomik dalgalanmalara rağmen Polonya otomotiv sektörünün Türk ihracatçıları açısından önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti.</p>

<p>Polonya’nın ülke ekonomisinde otomotiv sektörünün kritik bir konuma sahip olduğunu vurgulayan Çoban, birçok uluslararası otomotiv markasının üretim tesislerini bu ülkede konumlandırmasının Türkiye için önemli bir avantaj yarattığını söyledi.</p>

<p>Çoban, “Bursa, Kocaeli ve İstanbul gibi otomotiv üretim merkezlerinden Polonya’ya uzanan güçlü bir lojistik hat oluşturduk. Polonya üzerinden başta Almanya olmak üzere Avrupa Birliği ülkelerine düzenli operasyonlar gerçekleştirerek ihracatçılarımıza kapsamlı destek sağlıyoruz.” dedi.</p>

<h3><strong>Düzenli Shuttle Hatlarıyla Kesintisiz Tedarik</strong></h3>

<p>Otomotiv sektöründe üretimin devamlılığı açısından zamanında teslimatın kritik önem taşıdığını belirten Çoban, İstanbul ve Bursa’daki ofis ve depolarıyla hem büyük üreticilere hem de ihracat yapan KOBİ’lere hizmet sunduklarını aktardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Avrupa genelinde oluşturulan düzenli shuttle hatları ve parsiyel taşımacılık ağı sayesinde müşterilerine belirli çıkış günleri ve öngörülebilir transit süreleri sunduklarını ifade eden Çoban, bu sistemin özellikle sipariş bazlı üretim yapan firmaların operasyonlarını daha verimli planlamalarına katkı sağladığını söyledi.</p>

<p>Yaklaşık bir asırlık lojistik deneyimine sahip olan Raben Group, yapay zekâ destekli teknolojik altyapısı, robotik otomasyon sistemleri, 170 deposu, günlük 11 bin taşıma operasyonu ve 13 bin çalışanıyla Avrupa lojistik sektörünün önemli oyuncuları arasında yer alıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/turkiye-polonya-otomotiv-yan-sanayi-ticaretinde-guclu-buyume</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 12:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/ekran-alintisi-105.JPG" type="image/jpeg" length="91357"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Perakende Sektörü Ortak Akılda Buluştu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/perakende-sektoru-ortak-akilda-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/perakende-sektoru-ortak-akilda-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye’nin en büyük iş dünyası organizasyonlarından ve uluslararası perakende sektörünün en önemli buluşmalarından biri olan Perakende Günleri, 25. yılında sektörün önde gelen sivil toplum kuruluşlarını aynı platformda buluşturdu. Markalardan alışveriş merkezlerine, gıda perakendesinden e-ticarete kadar farklı alanları temsil eden sekiz dernek başkanı, sektörün mevcut durumunu değerlendirirken geleceğe ilişkin görüşlerini paylaştı ve birlik vurgusu yaptı.</strong></p>

<p>Soysal Eğitim ve Danışmanlık tarafından düzenlenen Perakende Günleri, perakende, e-ticaret, e-ihracat, AVM yönetimi, yapay zekâ, sosyal medya ve ödeme sistemleri gibi birçok alanın temsilcilerini yoğun katılımla bir araya getirdi.</p>

<p>Etkinliğin ilk gününde Bersay İletişim Danışmanlığı Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Arın Saydam moderatörlüğünde gerçekleştirilen ortak basın toplantısında sektörün önde gelen sekiz sivil toplum kuruluşunun temsilcileri bir araya geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Hazır Giyimde Daralma ve Kira Baskısı</strong></h3>

<p>Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) Başkanı Sinan Öncel, son iki yılda hazır giyim sektörünün önemli ölçüde güç kaybettiğini belirterek üretim kapasitesindeki zayıflama ve turist harcamalarındaki düşüşün sektörü olumsuz etkilediğini söyledi.</p>

<p>Öncel, üyelerin en önemli sorunlarının başında kira artışlarının geldiğini ifade ederken, indirimli satışların toplam satışlar içindeki payının giderek yükseldiğine dikkat çekti. Hazır giyimde yaşanan daralmaya rağmen sektörün doğru kararlar ve Türkiye’nin sahip olduğu avantajlar sayesinde yeniden büyüme ivmesi yakalayabileceğini dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Perakendeci ve AVM Yatırımcısı İş Ortağıdır”</strong></h3>

<p>Alışveriş Merkezi Yatırımcıları Derneği (AYD) Başkanı Nuri Şapkacı ise sektördeki gelişmelerin yatırımcı, perakendeci ve tüketici perspektiflerinden ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Beklenen ekonomik toparlanmanın 2027 yılına ötelenmiş göründüğünü belirten Şapkacı, perakendeciler ile AVM yatırımcılarının rakip değil, aynı ekosistemin iş ortakları olduğunu vurguladı. Önümüzdeki dönemde daha seçici yatırımların ve operasyonel verimliliğin öne çıkacağını ifade eden Şapkacı, müşteri deneyimini veri ve dijitalleşmeyle destekleyen markaların öne çıkacağını kaydetti.</p>

<h3><strong>“Perakendenin Büyümesi Şart”</strong></h3>

<p>Zincir Mağazalar Derneği (ZMD) Başkanı Serhan Tınastepe, küresel ve yerel gelişmelerin iç talebi baskıladığını belirterek, yüksek enflasyon, kira ve personel maliyetlerinin sektör üzerindeki yükünü artırdığını söyledi.</p>

<p>E-ticaretin büyümesini sürdürdüğünü ancak fiziksel mağazacılık tarafında yeni yatırımların sınırlı kaldığını ifade eden Tınastepe, sektörün büyümesinin istihdam, ihracat ve yabancı yatırım açısından kritik önem taşıdığını vurguladı.</p>

<h3><strong>Gıda Perakendesinde İzlenebilirlik Vurgusu</strong></h3>

<p>Gıda Perakendecileri Derneği (GPD) Başkanı Alp Önder Özpamukçu, gıda perakendesinin Türkiye ekonomisinin en dinamik alanlarından biri olduğunu belirterek sektörün kaliteli ve erişilebilir hizmet sunmayı sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Gıda kayıplarının önemli bir sorun olduğuna dikkat çeken Özpamukçu, tüm tedarik zincirinin veriye dayalı ve şeffaf şekilde yönetilmesi gerektiğini ifade ederek, gıda güvenliği için izlenebilirliğin önemine vurgu yaptı.</p>

<h3><strong>Taklit Ürünlerle Mücadele Çağrısı</strong></h3>

<p>Taklitle Mücadele Derneği (TMD) Başkan Yardımcısı Av. Vehbi Kahveci, Türkiye’deki taklit ürün pazarının yaklaşık 3 milyar dolarlık büyüklüğe ulaştığını belirtti.</p>

<p>Taklit ürünlerle mücadelede kamu kurumlarıyla birlikte çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Kahveci, “Türk Malı” algısının güçlendirilmesi ve orijinal ürünlerin uluslararası pazarlarda daha fazla öne çıkarılması gerektiğini söyledi.</p>

<h3><strong>Gıda Güvenliği ve Tarımsal Üretim Ön Planda</strong></h3>

<p>Ev Dışı Tüketim Tedarikçileri Derneği (ETÜDER) Başkanı Melih Şahinöz, küresel iklim değişikliği ve su kaynaklarıyla ilgili risklerin gıda sektörünü doğrudan etkilediğini belirtti.</p>

<p>Tarımsal üretimin stratejik önemine dikkat çeken Şahinöz, gıda arz güvenliğinin savunma sanayii kadar önemli bir konu haline geldiğini ifade etti.</p>

<h3><strong>Yeme İçme Sektörü Zorlu Bir Süreçten Geçiyor</strong></h3>

<p>Turizm Restoran Yatırımcıları ve Gastronomi İşletmeleri Derneği (TURYİD) Başkanı Kaya Demirer, yaklaşık 2 milyon kişiye istihdam sağlayan yeme içme sektörünün son yıllarda ciddi maliyet baskısıyla karşı karşıya olduğunu söyledi.</p>

<p>Artan hammadde ve personel maliyetlerinin işletmeleri zorladığını belirten Demirer, sektörün desteklenmesi ve yeni uluslararası iş birliklerinin geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<h3><strong>Restoran Sektöründe İş Gücü Sorunu</strong></h3>

<p>Tüm Restorancılar ve Turizmciler Derneği (TÜRES) Genel Başkan Yardımcısı Ünal Dölek ise kira, işçilik ve operasyonel maliyetlerin sektör üzerindeki baskısına dikkat çekti.</p>

<p>Nitelikli personel bulmanın giderek zorlaştığını belirten Dölek, son yıllarda yaşanan ekonomik dalgalanmalar, krizler, salgınlar ve teknolojik dönüşümlerin sektörlerde önemli değişimlere yol açtığını ifade etti.</p>

<p>Perakende Günleri kapsamında bir araya gelen sektör temsilcileri, ortak akıl, iş birliği ve sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda hareket edilmesinin, perakendenin geleceği açısından büyük önem taşıdığı konusunda görüş birliğine vardı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/perakende-sektoru-ortak-akilda-bulustu</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 18:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/ekran-alintisi-104.JPG" type="image/jpeg" length="44307"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SOCAR Türkiye Hazar Petrol ve Gaz Fuarı’nda]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/socar-turkiye-hazar-petrol-ve-gaz-fuarinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/socar-turkiye-hazar-petrol-ve-gaz-fuarinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>SOCAR Türkiye, Bakü’de düzenlenen Uluslararası Hazar Petrol ve Gaz Fuarı’nda dönüşüm, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik odaklı vizyonunu ziyaretçilerle buluşturdu. Şirket, Türkiye’de gerçekleştirdiği yaklaşık 19,5 milyar dolarlık yatırımla oluşturduğu entegre endüstri yapısını ve enerji sektöründeki stratejik konumunu fuar boyunca katılımcılarla paylaştı.</strong></p>

<p>Türkiye’nin en büyük doğrudan dış yatırımcısı ve entegre endüstri gruplarından biri olan SOCAR Türkiye, Bakü Enerji Haftası kapsamında bu yıl 31’incisi düzenlenen Uluslararası Hazar Petrol ve Gaz Fuarı’nda (COG) yer aldı. Şirket, özel olarak hazırladığı standında Türkiye’deki yatırımlarını, grup şirketleri arasındaki iş birliğini ve entegre iş modelini tanıttı.</p>

<p>SOCAR’ın ana sponsorluğunda gerçekleştirilen ve bölgenin en önemli enerji organizasyonları arasında gösterilen fuar, 1-3 Haziran tarihleri arasında Bakü Expo Center’da düzenlendi. Organizasyon süresince SOCAR Türkiye üst yönetimi de fuarda yer alırken, kamu ve özel sektör temsilcileri şirket standını ziyaret ederek yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı.</p>

<p>Fuar boyunca Petkim, STAR Rafineri, TANAP, SOCAR Terminal, SOCAR Depolama, SOCAR Ticaret ve SOCAR Fiber başta olmak üzere grup şirketlerinin oluşturduğu güçlü entegrasyon modeli ve ortak büyüme stratejisi ziyaretçilere aktarıldı.</p>

<h3><strong>19,5 Milyar Dolarlık Yatırım Vurgusu</strong></h3>

<p>SOCAR Türkiye, fuarda yaklaşık 19,5 milyar dolarlık yatırımla faaliyet gösterdiği grup şirketleri bünyesinde yürütülen sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve dönüşüm projelerini tanıttı. Ayrıca şirketin geliştirdiği yeni iş birlikleri ve enerji alanındaki stratejik hedefleri de katılımcılarla paylaşıldı.</p>

<p>Şirketin entegre iş modeli, grup şirketleri arasındaki sinerji ve Türkiye’nin enerji ekosistemine sağlanan katkılar, fuar ziyaretçilerine detaylı şekilde anlatıldı.</p>

<p>Stand alanında yer alan dijital ekranlarda SOCAR Türkiye’nin kurumsal tanıtım filmi ile Türkiye ekonomisine ve sanayisine sağladığı katma değeri anlatan içerikler gösterildi. Ayrıca karbon ayak izinin azaltılmasına yönelik çalışmalar, yeşil enerji yatırımları, biyoteknoloji uygulamaları, kimyasal geri dönüşüm projeleri ve SOCAR Ar-Ge tarafından geliştirilen yenilikçi çözümler de tanıtıldı.</p>

<h3><strong>Elchin Ibadov: “Dönüşümün Merkezinde Teknoloji ve Sürdürülebilirlik Var”</strong></h3>

<p>SOCAR Türkiye CEO’su Elchin Ibadov, enerji sektöründeki dönüşümün artık yalnızca üretim kapasitesiyle değil; teknoloji, sürdürülebilirlik ve entegre iş modelleriyle şekillendiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye’nin en büyük doğrudan dış yatırımcısı olarak yaklaşık 19,5 milyar dolarlık yatırımla faaliyet gösterdiklerini ifade eden Ibadov, Türkiye’nin işlenmiş petrol ürünleri ihtiyacının yaklaşık yüzde 20’sini karşıladıklarını ve bu sayede enerji alanındaki cari açığın azaltılmasına katkı sunduklarını söyledi.</p>

<p>Grup şirketleri arasındaki güçlü iş birliği sayesinde rafineriden petrokimyaya, lojistikten yenilenebilir enerjiye kadar geniş bir enerji ekosistemi oluşturduklarını vurgulayan Ibadov, dijitalleşme ve Ar-Ge odaklı yaklaşımlarıyla sektörün dönüşümüne katkı sağlamaya devam ettiklerini ifade etti.</p>

<p>Ibadov, Türkiye’nin bölgesel bir enerji merkezi olma hedefini destekleyen çalışmalarını sürdüreceklerini de sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/socar-turkiye-hazar-petrol-ve-gaz-fuarinda</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 18:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/1780486631-s-o-c-a-r-turkiye-c-o-g-gorseli.jpg" type="image/jpeg" length="72672"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TÜSİAD, Sanayide Net Sıfır Teknolojilerini Ele Alacak]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/tusiad-sanayide-net-sifir-teknolojilerini-ele-alacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/tusiad-sanayide-net-sifir-teknolojilerini-ele-alacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD), 5 Haziran Dünya Çevre Günü kapsamında "Sanayinin Net Sıfır Dönüşümünde Teknoloji" başlıklı bir etkinlik düzenleyecek. TÜSİAD Merkezi’nde gerçekleştirilecek programda, sanayinin net sıfır hedeflerine ulaşmasında teknolojinin rolü ve uygulama örnekleri ele alınacak.</strong></p>

<p>5 Haziran 2026 Cuma günü saat 09.00-11.30 arasında düzenlenecek etkinlikte, net sıfır teknolojilerinin sanayiye sunduğu çözüm alanları, uygulama deneyimleri ve sürdürülebilir dönüşüm süreçleri uzman isimlerin katılımıyla değerlendirilecek. Programda ayrıca iklim hedeflerinin somut ve ölçeklenebilir projelere dönüştürülmesinde teknolojinin katkıları da örneklerle paylaşılacak.</p>

<p>Etkinliğin açılış konuşmasını TÜSİAD Çevre ve Net Sıfır Politikaları Çalışma Grubu Başkanı Fatih Özkadı gerçekleştirecek. Ana tema konuşması ise Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkan Yardımcısı Dr. Tuğba Dinçbaş tarafından çevrim içi olarak yapılacak.</p>

<p>Program kapsamında düzenlenecek "AB SKDM Sektörlerinde Net Sıfır Teknoloji Uygulama Deneyimleri" başlıklı panelde, Avrupa Birliği Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) kapsamındaki sektörlerde yürütülen dönüşüm çalışmaları masaya yatırılacak. TÜSİAD Stratejik Danışmanı Dr. Nurşen Numanoğlu moderatörlüğünde gerçekleştirilecek panelde; Assan Alüminyum Strateji ve Pazarlama Direktörü Yavuz Arkun, Akçansa Sürdürülebilirlik Müdürü Erhan Çalışkan, Erdemir Ar-Ge Direktörü Oğuz Gündüz ve Borçelik Yönetim Sistemleri ve Sürdürülebilirlik Direktörü Serkan Ürkmez görüşlerini paylaşacak.</p>

<p>Etkinlikte ayrıca Koç Üniversitesi Hidrojen Teknolojileri Merkezi Direktörü Prof. Dr. Can Erkey, "Sanayinin Net Sıfır Dönüşümünde Hidrojen Teknolojilerinin Rolü" başlıklı çevrim içi sunumuyla hidrojen teknolojilerinin sanayideki kullanım alanlarını değerlendirecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Programın son bölümünde ise net sıfır hedeflerine yönelik teknoloji çözümlerinin tanıtılacağı bir oturum düzenlenecek. Oturumda RePG Enerji Kurucusu ve Genel Müdürü Hasan Ayartürk, FlexyWatt Kurucu Ortağı Ali Kılıç, A Artı Mühendislik Kurucu Ortağı Umut Oğur, Skysens Genel Müdürü Burak Polat ve Apollo Müşteri Başarı Ekibi Yöneticisi Deniz Sedar Suna, geliştirdikleri teknolojik çözümleri ve uygulama örneklerini katılımcılarla paylaşacak.</p>

<p>TÜSİAD tarafından düzenlenen etkinlik, sanayinin sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmasında teknoloji ve inovasyonun rolünü farklı sektörlerden örneklerle ele alarak net sıfır dönüşümüne ilişkin güncel yaklaşımları gündeme taşıyacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/tusiad-sanayide-net-sifir-teknolojilerini-ele-alacak</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 17:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/sddefault-live-1.jpg" type="image/jpeg" length="90349"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Qfarmii Tekirdağ’da Sözleşmeli Tarımı Başlatıyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/qfarmii-tekirdagda-sozlesmeli-tarimi-baslatiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/qfarmii-tekirdagda-sozlesmeli-tarimi-baslatiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye’de tarımsal üretimin daha planlı, verimli ve sürdürülebilir hale gelmesini hedefleyen Qfarmii, Tekirdağ’ın Muratlı ilçesindeki uygulama sahasında ilk hasat öncesi saha lansmanını gerçekleştirdi. Tarım ve Orman Müdürlüğü yetkilileri, akademisyenler ve çiftçilerin katılımıyla düzenlenen etkinlikte, teknoloji destekli sözleşmeli tarım modelinin sektöre sağlayacağı katkılar ele alındı.</strong></p>

<p>Türkiye’nin önde gelen girişim sermayesi şirketlerinden Letven Capital’in yatırımıyla kurulan Qfarmii, sözleşmeli ve planlı tarımı teknolojiyle buluşturan yeni nesil bir üretim modeli geliştirdi. Çiftçilere gelir güvencesi sunarken izlenebilir bir tedarik zinciri oluşturan şirket, ilk saha lansmanını 21 Mayıs tarihinde Tekirdağ Muratlı’da gerçekleştirdi.</p>

<p>Etkinliğe Tekirdağ İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Aksoy, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mümin Şahin, Letven Capital ve Qfarmii yöneticileri ile bölgedeki üreticiler katıldı. Yapılan ilk hasatla birlikte sözleşmeli tarım modeli sahada uygulanmaya başlanmış oldu.</p>

<p>Program kapsamında sözleşmeli ve planlı tarımın önemi, üretici gelirlerinin güvence altına alınması, gıda arz güvenliğinin sürdürülebilirliği ve tarımsal dönüşümün gerekliliği gibi konular değerlendirildi.</p>

<h3><strong>“Üreticilere Güvenli ve Planlı Bir Üretim Modeli Sunuyoruz”</strong></h3>

<p>Letven Capital Genel Müdürü ve Qfarmii Yönetim Kurulu Başkanı Kamil Kılıç, plansız üretim anlayışının günümüz tarımında sürdürülebilir olmadığını belirterek, sektörün dönüşümünün kaçınılmaz hale geldiğini ifade etti.</p>

<p>Trakya’da başlatılan sözleşmeli ve planlı üretim modelinin Türkiye’nin tarımsal dönüşüm hedeflerine önemli katkılar sağlayacağını vurgulayan Kılıç, Qfarmii’nin yalnızca finansman sağlayan bir yapı olmadığını söyledi.</p>

<p>Tohum seçiminden ürün alımına kadar tüm üretim süreçlerinde çiftçinin yanında olduklarını belirten Kılıç, uydu takip sistemleri ve veri analiz teknolojileri sayesinde gübreleme ve ilaçlama gibi kritik kararların doğru zamanda alınabildiğini kaydetti.</p>

<p>Üreticilere planlı ve güvenli bir üretim ortamı sunduklarını ifade eden Kılıç, alıcılar için de izlenebilir ve güvenilir bir tedarik zinciri oluşturduklarını belirtti. Hâlihazırda 6 bin dekarlık alanda uygulanan modelin önümüzdeki beş yıl içerisinde 1 milyon dekara ulaştırılmasının hedeflendiğini söyledi.</p>

<h3><strong>Dijital Teknolojiler Verimi Artırıyor</strong></h3>

<p>Qfarmii CEO’su Berkay Koçak ise sistemin teknolojik altyapısına ilişkin bilgiler verdi. Trakya’daki ilk hasattan elde edilen verilerin, modelin Türkiye’nin farklı bölgelerinde de uygulanabileceğini gösterdiğini belirten Koçak, kurdukları yapının tamamen dijital olarak yönetildiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uydu görüntüleri ve sahadan alınan canlı veriler sayesinde üretim süreçlerinin sürekli takip edildiğini ifade eden Koçak, bu sayede tarımsal kayıpların azaltıldığını ve girdi kullanımının optimize edildiğini dile getirdi.</p>

<p>Koçak, sistem sayesinde maliyetlerde yaklaşık yüzde 20 oranında düşüş sağlanırken verimde ise yüzde 30’a varan artış elde edildiğini belirtti.</p>

<p>Uydu görüntüleme teknolojileri ile saha verilerini tek platformda birleştiren Qfarmii; gübreleme, ilaçlama ve hasat planlaması gibi kritik süreçleri merkezi olarak yönetiyor. Özellikle stratejik tarla bitkilerine odaklanan model, üretim verimliliğini artırırken kaynak kullanımını da optimize etmeyi amaçlıyor.</p>

<p>Letven Capital ekosistemi içerisinde faaliyetlerini sürdüren Qfarmii, ileri tarım teknolojileriyle desteklenen operasyonel modelini önümüzdeki dönemde Trakya dışındaki bölgelere de yaymayı hedefliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/qfarmii-tekirdagda-sozlesmeli-tarimi-baslatiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 17:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/ekran-alintisi-103.JPG" type="image/jpeg" length="28432"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TOBB, COP31 Sürecinde Küresel İş Dünyasının Resmî Temsilcisi Oldu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/tobb-cop31-surecinde-kuresel-is-dunyasinin-resmi-temsilcisi-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/tobb-cop31-surecinde-kuresel-is-dunyasinin-resmi-temsilcisi-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), iklim değişikliğiyle mücadelede dünyanın en önemli platformlarından biri olan COP31 sürecinde küresel iş dünyasının resmî temsilcisi olarak görevlendirildi. Bu kapsamda düzenlenen COP31 Business Forum - İş Dünyası İstişare Toplantısı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum ile COP31 İş Dünyası Elçisi ve TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun katılımıyla gerçekleştirildi.</strong></p>

<p>Toplantıda, iş dünyasının iklim değişikliğiyle mücadele sürecindeki rolü, sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda atılabilecek adımlar ve COP31 kapsamında yürütülecek çalışmalar ele alındı. Kamu ve özel sektör iş birliğinin önemine dikkat çekilen toplantıda, yeşil dönüşüm, sürdürülebilir üretim ve düşük karbonlu ekonomi hedefleri ön plana çıktı.</p>

<p>TOBB’un COP31 sürecinde küresel iş dünyasının resmî temsilcisi olarak üstleneceği görev kapsamında, farklı ülkelerden iş dünyası temsilcilerinin görüş ve beklentilerinin uluslararası platformlara taşınması hedefleniyor. Bu görev aynı zamanda Türkiye’nin iklim diplomasisi ve sürdürülebilir kalkınma alanındaki uluslararası görünürlüğüne de katkı sağlayacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Toplantıda konuşan Bakan Murat Kurum, iklim değişikliğiyle mücadelede özel sektörün aktif katılımının büyük önem taşıdığını vurgulayarak, sürdürülebilir büyüme hedeflerine ulaşmada iş dünyasının kritik bir paydaş olduğunu ifade etti.</p>

<p>TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu ise iş dünyasının yeşil dönüşüm sürecindeki sorumluluklarına dikkat çekerek, COP31 sürecinde küresel iş dünyasının ortak sesini en güçlü şekilde temsil etmek için çalışacaklarını belirtti.</p>

<p>COP31 kapsamında gerçekleştirilecek çalışmaların, iklim değişikliğiyle mücadele, sürdürülebilir yatırım modelleri ve yeşil ekonomi alanlarında uluslararası iş birliklerinin geliştirilmesine katkı sunması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/tobb-cop31-surecinde-kuresel-is-dunyasinin-resmi-temsilcisi-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 17:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/ekran-alintisi-102.JPG" type="image/jpeg" length="39042"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Balkan İş Forumu 2026, Bölgesel İş Birliğinin Geleceğine Odaklanacak]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/balkan-is-forumu-2026-bolgesel-is-birliginin-gelecegine-odaklanacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/balkan-is-forumu-2026-bolgesel-is-birliginin-gelecegine-odaklanacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Balkanlar’ın ekonomi, yatırım, teknoloji ve lojistik alanlarındaki dönüşümünü ele alan Balkan İş Forumu, 11-13 Haziran tarihleri arasında Bulgaristan’ın Bansko kentinde beşinci kez gerçekleştirilecek. Bulgar Türk Ticaret ve Sanayi Odası (BULTİŞAD) ile Bulgar-Romen Ticaret Odası’nın öncülüğünde düzenlenen organizasyon, Türkiye, Bulgaristan ve Romanya arasındaki ekonomik iş birliklerini güçlendirmeyi hedefliyor. Regnum Bansko Hotel &amp; SPA’da düzenlenecek etkinlik; Türkiye Cumhuriyeti Sofya Büyükelçiliği, DEİK Türk-Bulgar İş Konseyi, Bulgarian SME Promotion Agency ve InvestBulgaria Agency’nin destekleriyle hayata geçirilecek.</strong></p>

<p>Forumda; bölgesel ticaret ağları, yapay zekâ uygulamaları, dijital dönüşüm süreçleri, yeni nesil lojistik koridorları ve bölgesel inovasyon gibi birçok stratejik konu masaya yatırılacak. Balkan ülkelerinden iş insanları, yatırımcılar, teknoloji girişimcileri, kamu temsilcileri ve sanayi kuruluşları üç gün boyunca paneller, sektörel toplantılar ve ikili iş görüşmelerinde bir araya gelecek.</p>

<h3><strong>Balkanlar Yeni Bir Döneme Giriyor</strong></h3>

<p>BULTİŞAD İcra Direktörü M. Emrah Sazak, Balkanlar’ın artık yalnızca tarihsel ve kültürel bağlarla değil, ekonomi, teknoloji ve stratejik ticaret ağları üzerinden de yeniden şekillendiğini belirtti.</p>

<p>Balkan İş Forumu’nun yıllar içinde geleneksel bir ticaret platformu olmanın ötesine geçtiğini ifade eden Sazak, organizasyonun kapsamının önemli ölçüde genişlediğini söyledi.</p>

<p>İlk yıllarda daha çok ticaret ve sanayi odaklı konuların ele alındığını belirten Sazak, bugün ise yapay zekâ, dijital dönüşüm, lojistik ve bölgesel inovasyon gibi daha stratejik başlıkların ön plana çıktığını vurguladı. Balkanlar’ın artık yalnızca üretim ve lojistik merkezi olarak değil, girişimcilik ekosisteminin ve yeni yatırım modellerinin geliştiği önemli bir bölge olarak değerlendirildiğini kaydetti.</p>

<p>Küresel ticaretin yakın coğrafyalarda yeniden şekillendiğine dikkat çeken Sazak, Türkiye ile Bulgaristan arasındaki ekonomik ilişkinin Avrupa ile bütünleşmiş, sürdürülebilir ve güvenli bir ekonomik koridor anlamı taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Türkiye’nin Avrupa Birliği için önemli üretim ortaklarından biri olduğunu belirten Sazak, Bulgaristan’ın da Türkiye’nin Avrupa’ya açılan stratejik lojistik kapısı konumunda bulunduğunu söyledi.</p>

<p>Küresel tedarik zincirlerinin yeniden yapılandığı ve şirketlerin yakın coğrafyalarda üretim ve tedarik modellerine yöneldiği bir dönemde Türkiye-Bulgaristan hattının daha da önem kazandığını belirten Sazak, bu iş birliğinin lojistik, gümrük süreçleri, yatırım ortamı ve yeşil dönüşüm standartları açısından şirketlere önemli rekabet avantajları sunduğunu dile getirdi.</p>

<p>Bansko’da düzenlenecek forumun, Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki ekonomik entegrasyonun Balkanlar eksenindeki en önemli buluşma noktalarından biri olacağını ifade eden Sazak, organizasyonun dört başarılı etkinliğin ardından bölgesel ölçekte güçlü bir marka haline geldiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sazak ayrıca, Balkan İş Forumu’nun önümüzdeki yıllarda Balkanlar’ın en önemli ekonomik diplomasi platformlarından biri olma potansiyeline sahip olduğunu vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/balkan-is-forumu-2026-bolgesel-is-birliginin-gelecegine-odaklanacak</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 17:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/bansko-2025.jpeg" type="image/jpeg" length="23928"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
