<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Fuar Dergisi</title>
    <link>https://www.fuardergisi.com.tr</link>
    <description>Fuar Dergisi, ulusal ve uluslararası fuarlar, sektörel yenilikler ve ekonomi dünyasındaki en önemli gelişmeleri takip eden profesyoneller için kapsamlı analizler, röportajlar ve özel haberler sunar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>"Türkiye'nin ilk ve tek ulusal Fuar, Kongre ve Festival dergisi</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 25 Apr 2026 19:27:52 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Başkan Adayı Metin Çekiç, “Seçim süreci spekülasyonlarla gölgelenmemeli”]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/baskan-adayi-metin-cekic-secim-sureci-spekulasyonlarla-golgelenmemeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/baskan-adayi-metin-cekic-secim-sureci-spekulasyonlarla-golgelenmemeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İstanbul Maden İhracatçıları Birliği (İMİB) Başkan Yardımcısı ve Başkan Adayı Metin Çekiç, yaklaşan seçimler öncesinde sektör temsilcileriyle bir araya gelerek hem seçim sürecine hem de sektörün geleceğine dair önemli açıklamalarda bulundu.</strong></p>

<p>Toplantıda mikrofonlarımıza konuşan sektör paydaşlarına teşekkür eden Çekiç, “Bildiğiniz gibi seçim sürecine artık çok az bir zaman kaldı. Önümüzde 30 Nisan’da gerçekleşecek seçimimiz var. Fuarlar ve etkinliklerle geçen yoğun bir dönemin sonuna geldik. İnşallah sektör paydaşlarımızın da güçlü katılımıyla bu süreci başarıyla tamamlayacağız.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sektörden gördükleri desteğin sahaya yansıdığını ifade eden Çekiç, temsilci belgeleri sürecinde de bu ilgiyi net şekilde hissettiklerini belirtti: “Sektörümüzden bize yönelik ciddi bir teveccüh görüyoruz. Temsilci belgelerinin verilmesi sürecinde de bu desteği açık şekilde hissettik. Bunun sandığa da olumlu yansıyacağına inanıyorum. Tüm üyelerimizin katılımıyla sürecin hayırlı bir sonuç doğurmasını temenni ediyorum.”</p>

<p><strong>“Seçim süreci spekülasyonlarla gölgelenmemeli”</strong></p>

<p>Konuşmasında seçim sürecine dair gündemdeki tartışmalara da değinen Çekiç, “İMİB seçimleriyle ilgili olarak rakip adayın adaylığına dair bazı iddialar gündeme geliyor. Bildiğiniz üzere seçim iki adaylı ve karşımızda bir aday bulunmaktadır. Ancak son dönemde yaşanan bazı gelişmeler, açıkçası arzu etmediğimiz bir tablo ortaya koyuyor. Ortaya atılan mağduriyet söylemleri ve yaşanan karışıklıklar, İMİB seçimlerine gölge düşürmektedir.”</p>

<p>İMİB’in tüm ihracatçı birlikleriyle aynı mevzuata tabi olduğunun altını çizen Çekiç, sürecin farklı şekilde yansıtılmasına karşı çıktı: “Şunun altını net şekilde çizmek isterim: İstanbul Maden İhracatçıları Birliği, 61 ihracatçı birliğiyle aynı yasal çerçeveye ve kurallara tabidir. Hiç kimseye özel bir uygulama söz konusu değildir. Dolayısıyla bu süreci farklı şekilde yansıtan söylemlerin, sektörümüze katkı sağlamadığını düşünüyorum.”</p>

<p><strong>“Sektör şeffaflık ve tecrübeye değer verir”</strong></p>

<p>Adaylık sürecinde kullanılan söylemlere de değinen Çekiç, “Bu kadar önemli bir kuruma talip olan bir adayın; süreci, mevzuatı ve işleyişi çok iyi bilmesi gerekir. Seçim sürecinde ‘denetimden yönetime geçeceğim’ gibi söylemler, hem sektöre hem de seçmen kitlesine karşı doğru bir yaklaşım değildir. Ben şuna inanıyorum: Sektörümüz; şeffaflığa, dürüstlüğe, bilgiye ve tecrübeye değer verir.”</p>

<p>Konuşmasının önemli bölümünü sektörün geleceğine ayıran Çekiç, tartışmalar yerine projelere odaklanılması gerektiğini söyledi: “Bugün konuşmamız gereken konular bunlar değil. Bizim odaklanmamız gereken; projelerimiz, sektörümüzü nasıl ileri taşıyacağımız ve ihracatımızı nasıl artıracağımızdır. Bugün yaklaşık 6 milyar dolarlık bir ihracattan söz ediyoruz. Bunu daha yukarı taşıyabiliriz. Amerika pazarı büyüyor, Çin pazarı dönüşüyor. Yeni pazarlar, yeni fırsatlar var. Asıl konuşmamız gereken; bu fırsatları nasıl değerlendireceğimiz ve sektörümüze nasıl katkı sağlayacağımızdır.”</p>

<p><strong>“Artık önümüzdeki 5-10 yılı düşünme zamanı”</strong></p>

<p>Seçmenlere doğrudan mesaj veren Çekiç, uzun vadeli vizyon çağrısında bulundu: “Ben bu noktada takdiri değerli üyelerimize bırakıyorum. Seçmenlerimize vermek istediğim mesaj çok net: Artık bugünü değil, önümüzdeki 5-10 yılı düşünme zamanı. Sektörümüzün yaşadığı sorunları hepimiz biliyoruz. Şimdi çözüm üretme zamanı. Bu çözümü de hep birlikte sandıkta ortaya koyacağız.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ, RÖPORTAJLAR</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/baskan-adayi-metin-cekic-secim-sureci-spekulasyonlarla-golgelenmemeli</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 19:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/metin-cekic-1.JPG" type="image/jpeg" length="16824"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye’nin yıllık yolcu kapasitesi 397 milyonu aştı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/turkiyenin-yillik-yolcu-kapasitesi-397-milyonu-asti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/turkiyenin-yillik-yolcu-kapasitesi-397-milyonu-asti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p><strong>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’nin sivil havacılıkta son 24 yılda kaydettiği büyümeye ilişkin önemli veriler paylaştı. Yapılan açıklamada, altyapıdan yolcu kapasitesine, uçuş ağından küresel sıralamalara kadar pek çok alanda dikkat çekici bir gelişim yaşandığı vurgulandı.</strong></p>

<p>Türkiye genelinde havalimanı sayısı 26’dan 58’e yükselirken, terminal alanları 541 bin metrekareden 4,1 milyon metrekareye ulaştı. Bu büyümeyle birlikte yıllık yolcu kapasitesi de 55 milyondan 397,4 milyonun üzerine çıkarak, Türkiye’nin birçok Avrupa ülkesinin toplam nüfusunu aşan bir hizmet kapasitesine ulaştığını gösterdi.</p>

<p>Yolcu trafiğinde de benzer bir ivme yakalandı. 2000’li yılların başında yaklaşık 34 milyon olan yıllık yolcu sayısı, 247,1 milyona yükseldi. Günlük yolcu sayısı ise 92 binlerden 677 bin seviyesine çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uçuş sayılarındaki artış da dikkat çekti. Toplam uçuş sayısı 532 binden 2,5 milyonun üzerine çıkarken, günlük uçuş sayısı 6 bin 800’ü aştı. Türkiye, bu gelişmelerle dünya yolcu trafiğinde 18’inci sıradan 7’nci sıraya yükselirken, Avrupa’da ise 3’üncü sıraya kadar ilerledi.</p>

<p>Filo ve kapasite tarafında da güçlü bir büyüme kaydedildi. Toplam hava aracı sayısı 626’dan 2 bin 218’e çıkarken, geniş gövdeli uçak sayısı 150’den 800’e ulaştı. Koltuk kapasitesi 157 binin üzerine, kargo kapasitesi ise 2 bin 903 tona yükseldi.</p>

<p>Uluslararası uçuş ağında da önemli bir genişleme sağlandı. Yurt dışı uçuş noktası sayısı 60’tan 356’ya yükselirken, hava ulaştırma anlaşması bulunan ülke sayısı 175’e çıktı. Türkiye’nin hava sahasındaki uçuş yolu uzunluğu ise yüzde 91 artarak 80 bin kilometreye ulaştı.</p>

<p>Altyapı yatırımları kapsamında uçak park pozisyonu sayısı 1739’a, seyrüsefer cihazları 589’a yükseldi. Pist uzunluğu ise 241,4 kilometreye çıkarak, Türkiye’nin havacılıkta güçlü bir altyapı oluşturduğunu ortaya koydu.</p>

<p>Uraloğlu, elde edilen bu büyümenin yalnızca mevcut kapasiteyi değil, aynı zamanda Türkiye’yi küresel hava ulaşım ağında stratejik bir merkez haline getiren uzun vadeli bir vizyonun sonucu olduğunu ifade etti.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/turkiyenin-yillik-yolcu-kapasitesi-397-milyonu-asti</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 17:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2024/10/istanbul-havalimani-3.webp" type="image/jpeg" length="30791"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[IELA, TMX 2026’da fuar lojistiğinde kritik zorluklar ve çözüm yollarını tartışacak]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/iela-tmx-2026da-fuar-lojistiginde-kritik-zorluklar-ve-cozum-yollarini-tartisacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/iela-tmx-2026da-fuar-lojistiginde-kritik-zorluklar-ve-cozum-yollarini-tartisacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Tayland’ın MICE sektörünü küresel ölçekte güçlendirmeyi hedefleyen Thailand MICE X-Change 2026 (TMX 2026), bu yıl özellikle fuar lojistiğine odaklanan önemli bir oturuma ev sahipliği yapacak. Uluslararası Fuar Lojistik Dernekleri Birliği (IELA) üyelerinin katılımıyla gerçekleştirilecek oturum, sektör profesyonelleri için etkinlik operasyonlarının en kritik alanlarından biri olan lojistik süreçlere dair derinlemesine bir perspektif sunacak.</strong></p>

<p>29–30 Nisan 2026 tarihlerinde Bangkok’taki Kraliçe Sirikit Ulusal Kongre Merkezi’nde (QSNCC) düzenlenecek TMX 2026 kapsamında gerçekleşecek oturum, X-Change Square alanında katılımcılarla buluşacak. Etkinlik, fuar ve etkinlik lojistiğinde karşılaşılan güncel sorunları ele alırken, aynı zamanda bu sorunlara yönelik uygulanabilir çözümleri sektörün önde gelen uzmanlarının deneyimleri üzerinden aktarmayı amaçlıyor.</p>

<p><strong>Sektörün Kalbinde Yer Alan Lojistik Süreçler Masaya Yatırılacak</strong></p>

<p>Fuar ve etkinlik organizasyonlarının başarısında kritik rol oynayan lojistik süreçler; zaman yönetimi, uluslararası taşımacılık, gümrük prosedürleri ve sahadaki koordinasyon gibi birçok karmaşık unsuru barındırıyor. IELA üyelerinin katkılarıyla gerçekleştirilecek bu özel oturumda, katılımcılar söz konusu süreçlerin sahadaki gerçek yansımalarını doğrudan uzmanlardan dinleme fırsatı bulacak.</p>

<p>Oturumun konuşmacıları arasında, fuar lojistiği alanında Asya-Pasifik bölgesinde önemli deneyime sahip iki isim öne çıkıyor:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>Ghazali Saad, Kuehne + Nagel (Asya Pasifik) bünyesinde Bölgesel Karayolu Lojistiği Fuarı ve Etkinlikleri Müdürü</li>
 <li>Suthichai Techanarungroj, APT Showfreight Group Bölge Müdürü</li>
</ul>

<p>Konuşmacılar, özellikle yüksek hassasiyet gerektiren fuar taşımacılığı süreçlerinde karşılaşılan operasyonel zorlukları, kısıtlı zaman dilimlerinde gerçekleştirilen sevkiyatları ve etkinlik alanındaki anlık koordinasyon gereksinimlerini kapsamlı şekilde ele alacak.</p>

<p><strong>Operasyonel Zorluklardan Stratejik Avantaja</strong></p>

<p>Oturumda, fuar lojistiğinin yalnızca operasyonel bir süreç değil, aynı zamanda etkinliğin başarısını doğrudan etkileyen stratejik bir unsur olduğu vurgulanacak. Katılımcılar; gecikmelere neden olabilecek risk faktörlerinin nasıl minimize edileceği, zamana duyarlı kargoların nasıl etkin yönetileceği ve çok paydaşlı organizasyon yapılarında iletişim ve koordinasyonun nasıl güçlendirileceği konularında önemli kazanımlar elde edecek.</p>

<p>Ayrıca organizatörler, lojistik firmaları ve tedarikçiler arasındaki iş birliğinin geliştirilmesine yönelik somut öneriler de paylaşılacak. Bu yönüyle oturum, yalnızca mevcut sorunları analiz etmekle kalmayıp, sektörün geleceğine yönelik daha verimli ve sürdürülebilir iş modellerine de ışık tutacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/iela-tmx-2026da-fuar-lojistiginde-kritik-zorluklar-ve-cozum-yollarini-tartisacak</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 16:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/csm-12-8c8d5e8971.png" type="image/jpeg" length="77160"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Martı Myra 2026 Sezonuna Yenilenen Deneyimle Hazır]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/marti-myra-2026-sezonuna-yenilenen-deneyimle-hazir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/marti-myra-2026-sezonuna-yenilenen-deneyimle-hazir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Martı Myra, yenilenen odaları, zenginleşen gastronomi seçenekleri ve modern Spa &amp; Wellness alanıyla 2026 yaz sezonuna doğayla iç içe, çok katmanlı bir deneyim anlayışıyla giriyor. Akdeniz’in güçlü doğa dokusunu yansıtan tesis, yalnızca fiziksel alanlarını yenilemekle kalmayıp, misafir deneyimini de yeniden kurguluyor. Çam ormanlarıyla çevrili ve denizle bütünleşen konumuyla öne çıkan Martı Myra, doğayla kurduğu bağı korurken konfor, gastronomi ve aile odaklı tatil anlayışını daha rafine bir seviyeye taşıyor.</strong></p>

<p>Yarım asrı aşan Martı Hotels &amp; Marinas deneyiminin bir yansıması olan tesiste tatil, artık sadece bir konaklama değil; her yaştan misafirin kendine ait bir deneyim bulduğu, birlikte geçirilen zamanın değer kazandığı bir yaşam alanına dönüşüyor.</p>

<h3><strong>Konaklamada yeni dönem</strong></h3>

<p>2026 sezonunun en dikkat çeken yeniliklerinden biri, tamamen yenilenen odalar oldu. Doğal malzemelerin ağırlıkta olduğu tasarım anlayışı, ferah ve işlevsel alanlarla birleşerek sakin ve huzurlu bir atmosfer yaratıyor.</p>

<p>Çam ağaçları arasında konumlanan odalar, doğanın ritmini iç mekâna taşıyan sade bir estetik sunarken; aile suitlerinden geniş oda alternatiflerine kadar uzanan seçenekler farklı ihtiyaçlara esnek çözümler sağlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Martı Exclusive hizmetleri ise konaklama deneyimini bir üst seviyeye taşıyor. Executive Lounge erişimi, VIP karşılama ve kişiye özel hizmet anlayışı, tatili daha ayrıcalıklı ve konforlu bir deneyime dönüştürüyor.</p>

<h3><strong>Spa &amp; Wellness ile bütünsel yenilenme</strong></h3>

<p>Yenilenen Spa &amp; Wellness alanı, tesisin öne çıkan dönüşümlerinden biri olarak dikkat çekiyor. Doğadan ilham alan mimarisi ve genişletilen terapi alanlarıyla bu bölüm, klasik spa anlayışının ötesine geçerek bütünsel bir yenilenme sunuyor.</p>

<p>Masaj terapileri, cilt ve vücut bakımları, Türk hamamı ve sauna gibi unsurlar modern wellness yaklaşımıyla birleşerek bedensel ve zihinsel dengeyi destekliyor. Bu alan, tatilin en sakin ve en güçlü deneyimlerinden birini oluşturuyor.</p>

<h3><strong>Gastronomide zengin ve çok katmanlı deneyim</strong></h3>

<p>Martı Myra’da gastronomi, günün belirli saatleriyle sınırlı olmayan, farklı kültürlerden ilham alan geniş bir deneyim alanı sunuyor.</p>

<p>Anadolu mutfağından Latin Amerika lezzetlerine uzanan menüler, otelin farklı restoranlarında özgün konseptlerle sunuluyor. Casa Mexicana, Anatolia Restoran, Steak House ve Food Court gibi alanlar, gastronomiyi keşif odaklı bir yolculuğa dönüştürüyor.</p>

<p>Plajda yer alan Chimaira Beach Club ise gün içinde sakin bir dinlenme noktası sunarken, akşam saatlerinde daha canlı ve sosyal bir atmosfere dönüşüyor. Martı Patisserie ve çocuklara özel büfeler ise her yaş grubuna hitap eden kapsayıcı bir lezzet deneyimi sağlıyor.</p>

<h3><strong>Plaj ve havuzda doğayla bütünleşen deneyim</strong></h3>

<p>Tesisin doğayla kurduğu güçlü bağ, plaj ve havuz alanlarında da hissediliyor. Mavi Bayraklı plajı, doğal gölgelikli alanları ve farklı konseptlerdeki havuzlarıyla Martı Myra, günün her anına uyum sağlayan bir tatil sunuyor.</p>

<p>Sabah saatlerinde sakin bir atmosfer sunan plaj, gün ilerledikçe daha hareketli bir yapıya bürünüyor. Özel pavilyonlar daha mahrem bir alan sağlarken, çocuk havuzları ve kaydıraklı alanlar aileler için dinamik alternatifler sunuyor. Isıtmalı açık havuz ise yüzme keyfini sezon dışına da taşıyor.</p>

<h3><strong>Çocuklar ve aileler için özel deneyim</strong></h3>

<p>Martı Myra’nın öne çıkan özelliklerinden biri de çocuklara yönelik detaylı deneyim kurgusu. Mini Myra ve Junior Club olarak ayrılan kulüp sistemi, farklı yaş gruplarına özel programlar sunuyor.</p>

<p>Doğa ve gastronomi atölyeleri, spor aktiviteleri, oyun alanları ve mini hayvanat bahçesi gibi seçenekler çocuklara keşif dolu bir tatil sunarken, ebeveynler için de dinlenme imkânı yaratıyor.</p>

<h3><strong>Sürdürülebilir turizm anlayışı</strong></h3>

<p>Doğayla iç içe konumunu bir sorumluluk olarak değerlendiren Martı Myra, sürdürülebilir turizm uygulamalarıyla da öne çıkıyor. Uluslararası sertifikalar ve çevre dostu yaklaşımı sayesinde doğayla uyumlu bir tatil deneyimi sunuluyor.</p>

<p>Misafirler ayrıca Olympos Dağı’na düzenlenen rehberli turlarla bölgenin doğal güzelliklerini keşfedebiliyor. Bu deneyim, tatili sadece bir dinlenme değil, aynı zamanda bütünsel bir yenilenme sürecine dönüştürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/marti-myra-2026-sezonuna-yenilenen-deneyimle-hazir</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 14:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/deni.PNG" type="image/jpeg" length="16874"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[URBANJOBS Tasarımı K Evi, iF Design Award 2026’da Ödül Kazandı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/urbanjobs-tasarimi-k-evi-if-design-award-2026da-odul-kazandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/urbanjobs-tasarimi-k-evi-if-design-award-2026da-odul-kazandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>URBANJOBS, son dönemde tasarladığı ve yıl sonunda tamamlanması planlanan K Evi projesiyle, tasarım dünyasının en prestijli ödüllerinden biri olan iF Design Award 2026’da “Interior Architecture Concepts” kategorisinde ödüle layık görüldü.</strong></p>

<p>Nitelikli gastronomi mekanlarıyla uluslararası alanda ödüller kazanan ve farklı disiplinlerde projeler üreten, İç Mimar Murat Dede’nin kurucusu olduğu URBANJOBS, K Evi projesiyle global mimarlık sahnesindeki başarısını bir kez daha tescilledi.</p>

<p>Beykoz Konakları içerisinde bir aile konutu olarak tasarlanan K Evi, iç mekânı biçimsel arayıştan çok duyusal deneyim odaklı bir yaklaşımla yeniden yorumluyor. Proje, malzeme, ışık ve oran dengesini bir araya getirerek sade ama derin bir lüks anlayışı sunuyor. Murat Dede, projeyi “Tasarımın gerçek gücü, duyulara hitap eden bir deneyim yaratabilmesinde yatıyor” sözleriyle tanımlıyor.</p>

<p>K Evi’nin iç mekânlarında cephe rengi ve kütle oranlarına müdahale edilmeden, dingin ve dokusal bir yaşam alanı oluşturuldu. Üç katlı yapıda mekânsal hiyerarşi, kullanıcıların yaşam alışkanlıklarına göre yeniden kurgulandı. Her katta mahremiyet ile açıklık dengesi korunurken, doğal ışık mekânın aktif bir unsuru haline getirildi.</p>

<p>Projede traverten, bronz detaylar ve açık tonlardaki ahşap malzemelerin uyumuyla zamansız bir sıcaklık elde edildi. Farklı dokular arasındaki geçişler, özel üretim mobilyalar ve el işçiliği detaylarla zenginleştirildi. Bahçede yer alan pergola altı yemek alanı, açık mutfak ve gömülü oturma alanı ise iç mekândaki sakin atmosferi dış mekâna taşıyarak doğayla güçlü bir bağ kuruyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>K Evi, dekoratif öğelerden ziyade malzeme, ışık ve duyusal bütünlüğe dayalı bir iç mimari yaklaşımı temsil ediyor. Murat Dede’nin ifadesiyle “Mekânın sessiz geometrisi bu kez bir konut ölçeğinde yeniden hayat buluyor.”</p>

<p>URBANJOBS, K Evi projesiyle rafine tasarım anlayışını, detay çözümündeki hassasiyetini ve malzeme odaklı yaklaşımını iF Design Award 2026’da kazandığı ödülle bir kez daha uluslararası ölçekte görünür kıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/urbanjobs-tasarimi-k-evi-if-design-award-2026da-odul-kazandi</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/1777015637-2.jpg" type="image/jpeg" length="95339"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanser Aşılarında Yeni Dönem Hastalık Oluşmadan Önlenebilir mi]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/kanser-asilarinda-yeni-donem-hastalik-olusmadan-onlenebilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/kanser-asilarinda-yeni-donem-hastalik-olusmadan-onlenebilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Ferhat Ferhatoğlu, kanser alanında geliştirilen yeni aşı yaklaşımlarının hastalığın henüz ortaya çıkmadan önlenmesine yönelik önemli bir potansiyel sunduğunu belirterek, özellikle yüksek riskli bireyler için bu gelişmelerin umut verici olduğunu ifade etti.</strong></p>

<p>Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Ferhat Ferhatoğlu, kanserin ileri evrelerde tedavisinin zorlaşmasının en önemli nedenlerinden birinin tümör hücrelerinin genetik olarak stabil olmaması olduğunu vurguladı. Bu durumun kanser hücrelerinin zamanla farklı özellikler kazanmasına yol açtığını belirten Ferhatoğlu, “Bu süreci biyolojik evrime benzetebiliriz. Mutasyonlar nasıl yeni türlerin ortaya çıkmasına neden oluyorsa, kanser de benzer şekilde dallanarak ilerleyen dinamik bir süreçtir” dedi.</p>

<h3><strong>Kanser aşılarında yeni yaklaşımlar</strong></h3>

<p>Kanser aşılarının son yıllarda immünoterapinin en dikkat çeken alanlarından biri haline geldiğini belirten Ferhatoğlu, bu aşıların iki temel gruba ayrıldığını söyledi. HPV ve HBV gibi virüslere karşı geliştirilen koruyucu aşıların yanı sıra, doğrudan kanser hücrelerini hedef alan tedavi edici aşıların da bulunduğunu ifade eden Ferhatoğlu, tedavi edici aşıların bağışıklık sistemini harekete geçirerek kanser hücrelerini yok etmeyi amaçladığını dile getirdi.</p>

<p>Ancak geliştirilen yeni yaklaşımların, kanserin doğasını daha derinlemesine ele alarak farklı bir bakış açısı sunduğunu belirtti.</p>

<h3><strong>“Kanser hücreleri direnç geliştirebiliyor”</strong></h3>

<p>Tümör hücreleri arasındaki genetik farklılıkların, bu hücrelerin çevresel koşullara uyum sağlamasını ve tedavilere karşı direnç geliştirmesini mümkün kıldığını belirten Ferhatoğlu, kemoterapi, radyoterapi ve cerrahi gibi yöntemlerin bazı durumlarda kanseri tamamen ortadan kaldırmakta yetersiz kalabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>“Hayatta kalan hücreler zamanla çoğalarak daha dirençli hale gelebiliyor. Bu nedenle daha hedefe yönelik yeni tedavi stratejilerine ihtiyaç duyuluyor” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Hedef: Kanserin kökünü ortadan kaldırmak</strong></h3>

<p>Yeni geliştirilen yaklaşımın, kanserin temelini oluşturan kök mutasyonların hedef alınmasına dayandığını ifade eden Ferhatoğlu, bu mutasyonların bir ağacın gövdesine benzetilebileceğini söyledi.</p>

<p>“Eğer bu kök mutasyonları tespit edebilirsek, bağışıklık sistemini bu hedeflere karşı uyararak kanseri daha oluşmadan engellemek mümkün olabilir” diyen Ferhatoğlu, özellikle akciğer kanseri açısından yüksek risk grubundaki bireyler için bu yöntemin önemli bir potansiyel taşıdığını vurguladı.</p>

<h3><strong>TRACERx çalışması yeni bir kapı araladı</strong></h3>

<p>2014 yılında başlatılan TRACERx çalışmasının, kanserin bir “evrim ağacı” gibi geliştiğini ortaya koyduğunu belirten Ferhatoğlu, tüm tümör hücrelerinde ortak olan kök mutasyonların tespit edildiğini söyledi. Bu bulguların, yüksek riskli bireyler için geliştirilen ilk akciğer kanseri aşısı LungVax’ın temelini oluşturduğunu ifade etti.</p>

<h3><strong>Nüksün önlenmesi hedefleniyor</strong></h3>

<p>Oxford’da yürütülmesi planlanan LungVax çalışmasının, özellikle erken evre küçük hücreli dışı akciğer kanseri nedeniyle ameliyat geçirmiş hastalarda hastalığın tekrarını önlemeyi amaçladığını belirten Ferhatoğlu, bu aşıyla tümörlerde ortak bulunan neoantijenlerin hedef alındığını ve güçlü bir bağışıklık yanıtı oluşturulmasının hedeflendiğini söyledi.</p>

<h3><strong>COVID-19 aşılarına benzer teknoloji</strong></h3>

<p>Geliştirilen yöntemin, COVID-19 döneminde kullanılan mRNA aşılarına benzer bir mekanizmaya dayandığını ifade eden Ferhatoğlu, bağışıklık sisteminin hedef alması gereken neoantijenler aracılığıyla uyarıldığını belirtti. İlk aşamada 40 kişilik bir grupta güvenlik ve etkinlik değerlendirmesi yapılacağını, çalışmanın 2026 yazında başlatılmasının planlandığını aktardı.</p>

<h3><strong>Kanser tedavisinde yeni dönem</strong></h3>

<p>Ferhatoğlu, bu yaklaşımın “precision prevention” yani hassas önleme stratejisinin önemli bir örneği olduğunu vurgulayarak, “Bu yöntem yalnızca tedaviye değil, kanseri oluşmadan engellemeye yönelik yeni bir dönemin kapısını aralıyor” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/kanser-asilarinda-yeni-donem-hastalik-olusmadan-onlenebilir-mi</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 14:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/1777028017-kanser5.jpg" type="image/jpeg" length="47722"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Audi RS 3’te RS Torque Splitter ile Maksimum Çeviklik]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/audi-rs-3te-rs-torque-splitter-ile-maksimum-ceviklik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/audi-rs-3te-rs-torque-splitter-ile-maksimum-ceviklik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Audi’nin efsanevi quattro dört tekerlekten çekiş sistemi, RS Torque Splitter (RS Tork Dağıtıcı) teknolojisiyle yeni bir boyuta taşınıyor. Elektronik kontrollü çok plakalı kavrama yapısı sayesinde arka aksa iletilen tork, tekerlekler arasında aktif biçimde dağıtılarak daha dinamik ve sürüş keyfi yüksek bir karakter elde ediliyor.</strong></p>

<p>Audi’nin DNA’sının temel unsurlarından biri olan quattro sistemi, her türlü yol koşulunda optimum çekiş sağlamasıyla öne çıkıyor. Audi RS 3 modelinde ise bu sistem, ilk kez RS Torque Splitter ile birlikte çalışarak arka aks üzerindeki tork dağılımını çok daha hassas ve çevik şekilde yönetebiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>RS Torque Splitter ile dinamik tork dağılımı</strong></h3>

<p>Audi RS 3’ün öne çıkan teknik yeniliklerinden biri olan RS Torque Splitter, arka aksa iletilen torku iki arka tekerlek arasında tamamen değişken biçimde dağıtıyor. Önceki nesilde kullanılan merkezi diferansiyona bağlı çok plakalı kavrama yerine, bu sistemde her bir tahrik miline entegre edilen ve bağımsız olarak kontrol edilen çok plakalı kavramalar bulunuyor.</p>

<p>Bu sayede sistem, milisaniyeler içinde sağ ve sol tekerlek arasındaki tork dağılımını ayarlayabiliyor. Özellikle düşük tutuşlu zeminlerde ve ıslak koşullarda daha yüksek stabilite sağlanırken, yüksek hızda virajlarda ise daha keskin ve dengeli bir sürüş karakteri elde ediliyor.</p>

<h3><strong>Sistem nasıl çalışıyor?</strong></h3>

<p>Motor tarafından üretilen tork, şanzıman aracılığıyla ön aks diferansiyeline iletiliyor. Buradan ön tekerleklere dağıtılan tork, RS Torque Splitter sisteminin devreye girmesiyle birlikte kardan mili üzerinden arka aksa da aktarılıyor.</p>

<p>Kardan mili, herhangi bir ara dişli mekanizması olmadan doğrudan RS Torque Splitter’a bağlı şekilde çalışıyor. Sistemde yer alan konik dişliler aracılığıyla tork, arka aksın halka dişlisine iletilerek tekerleklere aktarılıyor. Ön tekerleklerden birinde patinaj oluşması durumunda, sistem torku arka aksa yönlendirerek çekişi optimize ediyor. Gerektiğinde toplam torkun yüzde 50’sine kadarını arka aksa aktarabiliyor.</p>

<h3><strong>Drift modu: RS Torque Rear</strong></h3>

<p>Audi drive select sürüş sistemi kapsamında efficiency, comfort, auto, dynamic, RS Individual ve RS 3’e özel RS Performance ile RS Torque Rear olmak üzere yedi farklı sürüş modu bulunuyor.</p>

<p>RS Torque Rear modu ise özellikle trafiğe kapalı alanlar için geliştirilen bir sürüş ayarı sunuyor. Bu modda sistem, arka aksa iletilen torkun tamamını virajın dışındaki arka tekerleğe yönlendirerek belirgin bir oversteer karakteri oluşturuyor. Böylece dört tekerlekten çekişli bir araçta dahi kontrollü drift yapmak mümkün hale geliyor.</p>

<h3><strong>Performansı tamamlayan unsurlar</strong></h3>

<p>Audi RS 3’ün performans karakterini destekleyen unsurlar arasında 400 PS güç üreten beş silindirli turbo motor, RS spor süspansiyon sistemi ve seramik frenler yer alıyor. Tüm bu bileşenler bir araya gelerek hem yüksek performans hem de güçlü yol tutuş ve ivmelenme deneyimi sunuyor.</p>

<p>Sonuç olarak Audi RS 3, quattro geleneğini ileri taşıyan yapısıyla daha çevik, daha dengeli ve daha keyifli bir sürüş deneyimi sunmayı başarıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/audi-rs-3te-rs-torque-splitter-ile-maksimum-ceviklik</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 14:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/fggfgfgfg.PNG" type="image/jpeg" length="43025"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dünyanın En İyi Rotasında Turizm Coşkusu Başlıyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/dunyanin-en-iyi-rotasinda-turizm-coskusu-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/dunyanin-en-iyi-rotasinda-turizm-coskusu-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Muğla’nın Fethiye ilçesinde, Ölüdeniz’in eşsiz doğasında düzenlenen Babadağ Ultra Maratonu, 25–26 Nisan 2026 tarihlerinde spor, doğa ve tarihi bir araya getiren özel bir organizasyon olarak start alıyor.</strong></p>

<p>Bu yıl rekor katılımla gerçekleştirilecek etkinlikte yaklaşık 1000 sporcu parkurlarda mücadele edecek. 15 ülkeden yaklaşık 100 yabancı sporcunun katılımı ise organizasyonun uluslararası niteliğini daha da güçlendiriyor. Kayıt ve kit dağıtımının yapıldığı ilk günün ardından sporcular, Babadağ parkurlarında antrenmanlarına başladı.</p>

<h3><strong>“Babadağ Ultra, küresel bir spor ve turizm buluşması”</strong></h3>

<p>Babadağ Ultra Maratonu Organizatörü ve milli sporcu Serkan Özdemir, etkinliğe ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özdemir, farklı zorluk seviyelerine sahip etapların her seviyeden sporcuya hitap ettiğini belirterek, 14 kilometrelik Kayaköy parkuru ve Ölüdeniz Lagünü çevresindeki koşuların katılımcılara benzersiz manzaralar sunduğunu ifade etti.</p>

<p>56 kilometrelik ultra parkurun ise deneyimli sporcular için önemli bir meydan okuma olduğunu vurgulayan Özdemir, katılımcıların büyük bölümünün bireysel sporculardan oluşmasının organizasyonun doğal bir çekim merkezi haline geldiğini gösterdiğini söyledi. Yabancı katılımcı oranının yaklaşık yüzde 10 seviyesinde olduğunu belirten Özdemir, önümüzdeki dönemde uluslararası tanıtım faaliyetleriyle bu oranı artırmayı hedeflediklerini dile getirdi.</p>

<h3><strong>Likya Yolu’nda tarih ve doğa iç içe</strong></h3>

<p>Babadağ Ultra Maratonu’nun en dikkat çekici özelliklerinden biri, parkurların Likya Yolu üzerinden geçmesi. Dünyanın en önemli yürüyüş rotalarından biri olarak kabul edilen bu tarihi yol, sporculara yalnızca fiziksel bir mücadele değil, aynı zamanda kültürel bir deneyim de sunuyor.</p>

<p>Babadağ ve Ölüdeniz bölgesi aynı zamanda dünyanın en iyi yamaç paraşütü noktalarından biri olarak biliniyor. Sporcular, parkur boyunca gökyüzünde süzülen paraşütler eşliğinde koşarak görsel açıdan etkileyici bir deneyim yaşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>En dikkat çeken etap: 26K Down Hill</strong></h3>

<p>Yarışın öne çıkan kategorilerinden biri olan 26K Down Hill etabı, 1900 metre rakımdan başlayarak Ölüdeniz’e doğru inişle devam ediyor. Bu parkur, sporculara hem dağ hem deniz manzarasını aynı anda deneyimleme fırsatı sunuyor. Yarışın finiş noktası ise dünyanın en özel plajlarından biri olarak kabul edilen Ölüdeniz sahili.</p>

<h3>Spor ve tatil bir arada</h3>

<p>Babadağ Ultra Maratonu, katılımcılara yalnızca bir yarış deneyimi değil, aynı zamanda doğa ve tatili bir arada sunuyor. Organizasyon kapsamında paylaşılan GPS kayıtları sayesinde sporcular yıl boyunca parkurlarda antrenman yapabiliyor. Yarışın ardından sporcuların Ölüdeniz’in turkuaz sularında dinlenmesi ise etkinliğin unutulmaz anları arasında yer alıyor.</p>

<h3>Babadağ Ultra Maratonu programı</h3>

<p><strong>25 Nisan 2026 Cumartesi</strong><br />
56K Babadağ Ultra – Banana Beach Ölüdeniz | 07:00 – 21:00<br />
30K 1922 – Banana Beach / Babadağ Zirve | 07:00 – 16:00<br />
15K Skyrunning Dragon – Banana Beach / Babadağ Zirve | 08:00 – 15:00<br />
26K Down Hill – Babadağ Zirve / Banana Beach | 10:00 – 16:00<br />
Ödül Töreni – Banana Beach Ölüdeniz | 19:00 – 20:30</p>

<p><strong>26 Nisan 2026 Pazar</strong><br />
14K Kayaköy History Run – Banana Beach Ölüdeniz | 09:00 – 13:30<br />
5K Ölüdeniz Run – Banana Beach Ölüdeniz | 09:00 – 11:30<br />
23 Nisan Çocuk Koşusu – Banana Beach Ölüdeniz | 10:00 – 11:00<br />
Ödül Töreni – Banana Beach Ölüdeniz | 14:00 – 15:00</p>

<p></p>

<p><img alt="1777032033 G R S E L1" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/1777032033-g-r-s-e-l1.jpeg" width="1600" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/dunyanin-en-iyi-rotasinda-turizm-coskusu-basliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 14:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/dfdf-1.PNG" type="image/jpeg" length="80061"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk Devletleri Banka Birlikleri Konseyi Türkistan’da Toplandı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/turk-devletleri-banka-birlikleri-konseyi-turkistanda-toplandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/turk-devletleri-banka-birlikleri-konseyi-turkistanda-toplandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye Bankalar Birliği Başkanı Alpaslan Çakar’ın başkanlığında, Kazakistan’ın Türkistan şehrinde gerçekleştirilen Türk Devletleri Banka Birlikleri Konseyi (TDBBK) altıncı zirvesinde, bölgesel finansal entegrasyonu güçlendirecek başlıklar ele alındı. Toplantıda dijital dönüşüm stratejileri, ortak ödeme sistemleri ve fintek alanındaki iş birlikleri ön plana çıktı. Konsey’in yedinci zirvesinin ise TBB ve Türkiye Katılım Bankaları Birliği ev sahipliğinde İstanbul’da düzenlenmesi kararlaştırıldı.</strong></p>

<p>Türk Devletleri Banka Birlikleri Konseyi’nin altıncı toplantısı, 24 Nisan 2026 tarihinde Kazakistan’ın Türkistan kentinde yapıldı. Toplantıya, üye ülkelerin banka birliklerinden temsilciler katıldı.</p>

<p>Alpaslan Çakar, toplantı ile eş zamanlı olarak düzenlenen 2. Orta Asya Finans ve Bankacılık Forumu’nun açılışında yaptığı konuşmada, Türk Devletleri’nin ekonomik potansiyeline dikkat çekti. Çakar, bölge ülkelerinin coğrafi yakınlık ve birbirini tamamlayan ekonomik yapıları sayesinde güçlü bir finansal entegrasyon zemini sunduğunu belirtti. Konseyin, bankacılık sektörleri arasında bilgi paylaşımını artıran ve ortak projeleri teşvik eden önemli bir platform haline geldiğini ifade etti.</p>

<p>Dijital dönüşümün bölgesel entegrasyondaki rolüne de değinen Çakar, yeni nesil finansal altyapılar, ödeme sistemleri ve finansal teknolojilerdeki gelişmelerin iş birliği olanaklarını artırdığını vurguladı. Açık bankacılık uygulamaları ve fintek iş birliklerinin, finansal hizmetleri daha erişilebilir ve verimli hale getirdiğine dikkat çekti.</p>

<p>Forumun ardından, sekretaryası Türkiye Bankalar Birliği tarafından yürütülen TDBBK toplantısı gerçekleştirildi. Azerbaycan, Kazakistan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Kırgızistan, Özbekistan ve Türkiye’den banka birliklerinin temsilcileri toplantıda yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Toplantıda, yıl içinde gerçekleştirilen faaliyetler ile gelecek döneme yönelik planlamalar değerlendirildi. Üye ülkeler, kendi bankacılık ve finans sektörlerindeki güncel gelişmeleri paylaşarak ortak çalışma alanları üzerine görüş alışverişinde bulundu.</p>

<p>Görüşmeler sonucunda, Konsey’in yedinci toplantısının Türkiye Katılım Bankaları Birliği ile birlikte İstanbul’da düzenlenmesi konusunda mutabakata varıldı.</p>

<p>2022 yılında kurulan Türk Devletleri Banka Birlikleri Konseyi, Türk dünyasındaki banka birliklerini bir araya getirerek bölgesel finansal iş birliğini güçlendirmeyi, bilgi ve deneyim paylaşımını kurumsallaştırmayı ve ekonomik kalkınmayı desteklemeyi hedefliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/turk-devletleri-banka-birlikleri-konseyi-turkistanda-toplandi</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 14:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/1777038412-t-b-b-gorsel-1-1.jpeg" type="image/jpeg" length="45215"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Formula 1 İstanbul’a Yeniden Geliyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/formula-1-istanbula-yeniden-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/formula-1-istanbula-yeniden-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Formula 1, yaptığı resmi açıklamayla Türkiye Grand Prix’sinin 2027 yılından itibaren yeniden FIA Formula 1 Dünya Şampiyonası takvimine dahil edileceğini duyurdu. T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı ile yapılan anlaşma kapsamında İstanbul Park, 2031 sezonu sonuna kadar takvimde yer alacak. Yarış organizasyonunun tüm sorumluluğunu ise Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu üstlenecek. Türkiye Grand Prix’si son olarak pandemi döneminde, 2020 ve 2021 yıllarında gerçekleştirilmişti. 2020’de Lewis Hamilton, yarışı kazanarak yedinci dünya şampiyonluğunu elde etmiş ve Michael Schumacher’in rekorunu egale etmişti.</strong></p>

<p>2005 yılında ilk kez Formula 1’e ev sahipliği yapan İstanbul Park, kısa sürede şampiyonanın en teknik ve zorlu pistlerinden biri olarak ün kazandı. Saat yönünün tersine koşulan 5,338 kilometrelik pist; sürücü becerisini ve araç performansını ön plana çıkaran yapısıyla dikkat çekiyor. Özellikle yüksek hızda geçilen 8. viraj, takvimin en ikonik ve en zorlayıcı bölümlerinden biri olarak kabul ediliyor.</p>

<p>2021 yılında İstanbul Park’ta düzenlenen son yarışın galibi, o dönem Mercedes-AMG Petronas adına yarışan ve günümüzde Cadillac pilotu olan Valtteri Bottas olmuştu. Bottas ve Hamilton, aktif pilotlar arasında Türkiye Grand Prix’sini kazanmış isimler olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Bugüne kadar dokuz kez düzenlenen Türkiye Grand Prix’si, takımlar ve sürücüler kadar taraftarların da yoğun ilgisini çeken yarışlar arasında yer alıyor. 2006-2008 yılları arasında Ferrari ile üst üste üç kez kazanan Felipe Massa, İstanbul Park’ta en çok galibiyet elde eden pilot olarak öne çıkıyor. Ayrıca Kimi Räikkönen, Sebastian Vettel ve Jenson Button gibi şampiyon isimler de bu pistte zafere ulaşmıştı.</p>

<p>Formula 1’in Türkiye’deki popülaritesi son yıllarda önemli ölçüde artış gösteriyor. Türkiye’de 19 milyondan fazla hayrana ulaşan organizasyon, sosyal medyada da 7,5 milyondan fazla takipçi etkileşimi sağlıyor. Instagram takipçi sayısında yıllık yüzde 25 artış yaşanırken, YouTube izlenmeleri yüzde 107 oranında yükseldi.</p>

<p>Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yaptığı açıklamada Formula 1’in dünya çapında önemli bir spor organizasyonu olduğunu vurgulayarak, Türkiye’nin bu organizasyona yeniden ev sahipliği yapacak olmasının ülkeye duyulan güvenin bir göstergesi olduğunu ifade etti. Erdoğan, İstanbul Park’ın 2027-2031 yılları arasında beş sezon boyunca yüksek standartlarda yarışlara ev sahipliği yapacağını belirterek, organizasyonun en iyi şekilde gerçekleştirileceğini söyledi.</p>

<p>Formula 1 Başkanı ve CEO’su Stefano Domenicali ise İstanbul’un yeniden takvime dahil edilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, şehrin Avrupa ile Asya arasında önemli bir köprü olduğunu ve spor, iş ve eğlence açısından eşsiz bir konum sunduğunu ifade etti. Domenicali, Türkiye’nin organizasyona verdiği destek için ilgili kurumlara teşekkür etti.</p>

<p>FIA Başkanı Muhammed Ben Sülayem de Formula 1’in Türkiye’ye dönüşünün sporun küresel büyümesinin güçlü bir göstergesi olduğunu belirterek, İstanbul Park’ın şampiyona tarihinde özel bir yere sahip olduğunu vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TOSFED Başkanı Eren Üçlertoprağı ise devlet desteği ve yoğun çalışmalar sayesinde Türkiye Grand Prix’sinin yeniden takvime dahil edildiğini belirterek, 2027’de gerçekleştirilecek yarış için hazırlıkların hızla sürdüğünü ve dolu tribünler önünde başarılı bir organizasyon hedeflediklerini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/formula-1-istanbula-yeniden-geliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 14:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/1777039700-formula1-lansman-24042026-02.jpg" type="image/jpeg" length="39210"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nde İstikrar Sürecek]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ege-yas-meyve-sebze-ihracatcilari-birliginde-istikrar-surecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ege-yas-meyve-sebze-ihracatcilari-birliginde-istikrar-surecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ege Bölgesi’nin bitkisel ürün ihracatında lider konumda bulunan Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği (EYMSİB), 2025 yılında iklim krizine rağmen 1 milyar 230 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirerek Türkiye ekonomisine önemli katkı sağladı. Birlikte yakalanan istikrarın yeni dönemde de sürdürülmesi hedefleniyor. İki dönem kuralı nedeniyle görevini devretmeye hazırlanan EYMSİB Başkanı Hayrettin Uçak’ın ardından, 2026–2030 dönemi için Başkan Yardımcısı Cengiz Balık’ın uzlaşıyla başkanlığa aday gösterildiği açıklandı.</strong></p>

<p>Mevcut Başkan Hayrettin Uçak ise yeni dönemde yönetim kurulunda yer alarak tecrübelerini ihracatçılarla paylaşmayı sürdürecek.</p>

<p>Başkanlığı süresince birliğin ihracatını yüzde 67 artırarak 739 milyon dolardan 1 milyar 230 milyon dolara yükselttiklerini belirten Uçak, yoğun bir çalışma temposu içinde olduklarını ifade etti. Önümüzdeki süreçte de sahada aktif rol alacaklarını vurgulayan Uçak, “Ben değil, biz anlayışıyla ihracatçılarımıza hizmet etmeye devam edeceğiz” dedi.</p>

<h3><strong>“8 yıl boyunca üyelerimizin yanında olduk”</strong></h3>

<p>Görev süresi boyunca üyelerle güçlü bir bağ kurduklarını ifade eden Uçak, “Birliğimizin genel kurulunun verdiği yetkiyle sekiz yıldır bu büyük ailenin parçası olmaktan onur duydum. Bu süreçte her üyemizin sorununa çözüm bulmak için çaba gösterdim. Elli yılı aşkın süredir sektörün içindeyim ve tüm zorluklara rağmen bu alandan kopmadım. Kazandığımızı yine sektörümüze yatırdık. Ancak en büyük kazancım, bu süreçte kurduğumuz dostluklar oldu” diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni dönemde de aynı anlayışla çalışmayı sürdüreceğini belirten Uçak, ihracatçıların yanında olmaya devam edeceğinin altını çizdi.</p>

<h3><strong>“Pandemi döneminde de üretim ve ihracat sürdü”</strong></h3>

<p>Görev süresi boyunca yaşanan zorluklara da değinen Uçak, pandemi sürecinde dahi sahadan kopmadıklarını belirtti. Hem iç piyasada hem de ihracat pazarlarında yaş meyve sebze tedarikinin aksamaması için yoğun çaba gösterdiklerini ifade eden Uçak, bu süreçte uluslararası tanıtım faaliyetlerine de ağırlık verdiklerini söyledi.</p>

<p>Amerika’dan Çin’e, Almanya’dan Rusya’ya, İngiltere’den Güney Kore’ye, Fransa’dan Güney Afrika’ya kadar geniş bir coğrafyada toplam 34 fuara katıldıklarını ve 8 farklı ülkede ticaret heyetleri düzenlediklerini belirten Uçak, üretici toplantıları ve kamu kurumlarıyla yapılan görüşmelerle sektörün sorunlarına çözüm aradıklarını dile getirdi.</p>

<p>Ayrıca 3. Kuşak Tarım Girişimciliği Eğitim Programı ile gençlerin tarım sektöründe daha sürdürülebilir ve yenilikçi üretim yapmalarına katkı sağladıklarını ifade eden Uçak, UR-GE projelerinin de Ticaret Bakanlığı tarafından “Yılın En İyi UR-GE Projesi” seçildiğini hatırlattı.</p>

<p>Mevcut yönetim yapısını büyük ölçüde koruyarak yeni döneme hazır olduklarını belirten Uçak, 2030 yılı için 1,5 milyar dolar ihracat hedefi doğrultusunda çalışmalarını sürdüreceklerini vurguladı.</p>

<h3><strong>Genel kurul 30 Nisan’da</strong></h3>

<p>Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin seçimli genel kurul toplantısı, 30 Nisan 2026 Perşembe günü saat 15.00’te Ege İhracatçı Birlikleri 7. Kat Konferans Salonu’nda gerçekleştirilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ege-yas-meyve-sebze-ihracatcilari-birliginde-istikrar-surecek</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 14:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/ekran-alintisi-94.PNG" type="image/jpeg" length="74218"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye’de Yılda 40 Bin Kişiye Akciğer Kanseri Tanısı Konuluyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/turkiyede-yilda-40-bin-kisiye-akciger-kanseri-tanisi-konuluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/turkiyede-yilda-40-bin-kisiye-akciger-kanseri-tanisi-konuluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çoğu zaman belirti vermeden ilerleyen ve fark edildiğinde geç kalınmış olabilen akciğer kanseri, hem dünyada hem de Türkiye’de en sık görülen ve en ölümcül hastalıklar arasında yer alıyor. Dünya genelinde 2 milyondan fazla, Türkiye’de ise her yıl yaklaşık 40 bin kişiye tanı konulan bu hastalığa karşı geliştirilen yeni tanı ve tedavi yöntemleri, umutları her geçen gün artırıyor.</strong></p>

<p>Bu kapsamda Acıbadem Maslak Hastanesi’nde düzenlenen “Akciğer Kanserinde Farkındalık ve Umut” söyleşisinde, multidisipliner yaklaşımla hastalığa dair en güncel gelişmeler ele alındı. Etkinlikte; Prof. Dr. Ömer Fatih Ölmez, Prof. Dr. Enis Özyar, Prof. Dr. Erkan Kaba, Prof. Dr. Tevfik Fikret Çermik ve Dr. Burcu Babaoğlu Karan, erken teşhis ve doğru tedavi planlamasının hayati önemine dikkat çekti.</p>

<p>Etkinliğin dikkat çeken isimlerinden biri de “Yeraltı” dizisiyle tanınan oyuncu Sevil Akı oldu. Akı, hasta yakını olarak yaşadığı süreci paylaşarak farkındalığın önemine vurgu yaptı.</p>

<h3><strong>“Tedavi süreci bir puzzle gibi düşünülmeli”</strong></h3>

<p>Etkinliğin moderatörü sağlık iletişimcisi Seral Çelik, kanser tedavisinin çok yönlü bir süreç olduğuna dikkat çekerek, “Kanserin tanı ve tedavisinde birçok uzman ve sağlık çalışanı görev alıyor. Bu süreci bir puzzle gibi düşünürsek, tüm parçalar bir araya geldiğinde hasta için en doğru ve etkili tedavi planı oluşturulabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>Sigara en önemli risk faktörü</strong></h3>

<p>Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Burcu Babaoğlu Karan, akciğer kanserinin en büyük nedeninin sigara ve tütün ürünleri olduğunu belirtti. Özellikle son yıllarda gençler arasında artan kullanımın ciddi bir risk oluşturduğunu vurgulayan Karan, elektronik sigara gibi alternatiflerin de sanıldığı kadar zararsız olmadığını ifade etti.</p>

<p>Vakaların yaklaşık yüzde 80’inin tütün kullanımına bağlı geliştiğini belirten Karan, kalan yüzde 20’lik kısmın ise mesleki faktörler ve asbest gibi nedenlerden kaynaklandığını aktardı. Hastalığın çoğu zaman erken evrede belirti vermediğine dikkat çeken Karan, özellikle 50 yaş üzeri ve uzun süre sigara kullanmış bireylerin düzenli kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini söyledi. Düşük doz radyasyonla yapılan bilgisayarlı tomografinin erken tanıda önemli rol oynadığını da sözlerine ekledi.</p>

<h3><strong>Görüntüleme yöntemleri hayat kurtarıyor</strong></h3>

<p>Nükleer Tıp Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Fikret Çermik, akciğer kanserinde doğru evrelemenin tedavi sürecinin temelini oluşturduğunu belirterek PET-CT teknolojisinin önemine dikkat çekti. Çermik, bu yöntem sayesinde tümörün yalnızca varlığının değil, aynı zamanda vücuttaki yayılımının ve biyolojik davranışının da detaylı şekilde analiz edilebildiğini ifade etti. Bu sayede hastalığın evresi net olarak belirlenirken, tedavi planı da daha doğru şekilde oluşturulabiliyor. Ayrıca tedaviye verilen yanıtın izlenmesiyle gereksiz cerrahi müdahalelerin önüne geçilebildiğini vurguladı.</p>

<h3><strong>Erken evrede cerrahi başarıyı artırıyor</strong></h3>

<p>Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Erkan Kaba, erken teşhisin cerrahi tedavinin başarısını doğrudan etkilediğini belirtti. Erken evrede tespit edilen hastalarda cerrahi müdahale ile yüksek başarı oranları elde edildiğini ifade eden Kaba, gelişen teknoloji sayesinde robotik cerrahi yöntemlerinin de yaygınlaştığını söyledi. Bu yöntemle göğüs bölgesi tamamen açılmadan, küçük kesilerle ameliyat yapılabildiğini belirten Kaba, hastaların daha hızlı iyileştiğini ve günlük yaşamlarına daha kısa sürede dönebildiğini dile getirdi.</p>

<h3><strong>Kişiye özel tedavi dönemi</strong></h3>

<p>Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Ömer Fatih Ölmez, akciğer kanseri tedavisinde önemli bir dönüşüm yaşandığını belirterek, artık standart tedaviler yerine hastaya özel yaklaşımların benimsendiğini ifade etti. Tümörün genetik ve moleküler özelliklerine göre planlanan hedefe yönelik tedaviler ve immünoterapinin, uygun hastalarda başarılı sonuçlar verdiğini belirten Ölmez, bu yöntemlerin hastaların yaşam süresi ve kalitesini artırdığını vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Radyoterapide hassas ve hedefe yönelik yaklaşım</strong></h3>

<p>Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Enis Özyar ise radyoterapinin özellikle ameliyat edilemeyen hastalarda etkili bir seçenek olduğunu belirtti. Gelişen teknoloji sayesinde ışın tedavisinin daha hassas ve hedefe yönelik uygulanabildiğini ifade eden Özyar, bu sayede yan etkilerin azaldığını ve tedavi başarısının arttığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Tünelin ucunda her zaman bir ışık var”</strong></h3>

<p>Etkinliğe katılan Sevil Akı, hasta yakını olarak yaşadığı süreci paylaşarak kanserle mücadelenin yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda psikolojik bir süreç olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Akı, “Anneme 8 yıl önce akciğer kanseri tanısı kondu. İlk ameliyatından yıllar sonra hastalık nüks etti ve yeniden ameliyat oldu. Geçtiğimiz yıl tekrar nüks yaşadık ve şu anda ilaç tedavisiyle mücadelemiz sürüyor. Zor anlar yaşadık ancak gelişen tedavi yöntemleri sayesinde her zaman bir umut ışığı vardı. Gerçekten hiçbir şey çözümsüz değil. Doğru doktorlar ve doğru tedaviyle bu süreçte ilerlemek mümkün” dedi.</p>

<p>Kanser tedavisinin inişli çıkışlı bir yolculuk olduğunu vurgulayan Akı, güçlü bir destek sistemi ve doğru bilgiye ulaşmanın önemine dikkat çekti. Umudun, hastaların tedaviye tutunmasında kritik bir rol oynadığını belirten oyuncu, deneyimlerini paylaşarak farkındalık çalışmalarına katkı sunmaya devam edeceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="1776781850 Sevil Ak" class="detail-photo img-fluid" height="1032" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/1776781850-sevil-ak.jpg" width="1920" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/turkiyede-yilda-40-bin-kisiye-akciger-kanseri-tanisi-konuluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 14:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/1776781835-2.jpg" type="image/jpeg" length="15912"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BYD, Pekin Otomobil Fuarı’nda Teknolojisini Sergiledi]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/byd-pekin-otomobil-fuarinda-teknolojisini-sergiledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/byd-pekin-otomobil-fuarinda-teknolojisini-sergiledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Dünyanın 1 numaralı yeni enerjili araç üreticisi BYD, Pekin Otomobil Fuarı’nda adeta gövde gösterisi yaparak en yeni teknolojik gelişmelerini ve genişleyen ürün gamını tanıttı. Ar-Ge gücünü estetik tasarım anlayışıyla birleştiren marka; süper otomobillerden yeni nesil sedanlara, aile mobilitesi çözümlerinden dünyanın en hızlı elektrikli seri üretim otomobiline kadar pek çok segmentte iddiasını ortaya koyuyor.</strong></p>

<p>BYD, fuarda sergilediği yeni model ve konseptlerle mobilitenin geleceğine yön veren teknolojilerini bir kez daha gözler önüne serdi. Süper spor otomobillerden aile odaklı çözümlere uzanan geniş ürün yelpazesi, markanın Ar-Ge kapasitesini ve inovasyon vizyonunu açıkça ortaya koydu.</p>

<p>Marka, premium ve ileri teknoloji odaklı alt markaları DENZA, YANGWANG ve FANGCHENGBAO bünyesindeki modelleri de fuarda sergileyerek elektrikli mobilitede performans, güvenlik, konfor ve kullanıcı deneyimini yeniden tanımlayan çözümler sundu.</p>

<p><img alt="Fcb Formula (1)" class="detail-photo img-fluid" height="373" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/fcb-formula-1.jpg" width="1024" /></p>

<h3><strong>“Küresel liderliğimizi güçlü ürün gamıyla gösteriyoruz”</strong></h3>

<p>BYD Başkan Yardımcısı Stella Li, fuara ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:<br />
“Pekin Otomobil Fuarı, yenilikçi teknolojilerimizi ve bu teknolojilerin müşteri deneyiminde yaratacağı farkı ortaya koymak adına önemli bir platform. BYD’den FANGCHENGBAO, DENZA ve YANGWANG’a uzanan tüm marka stantlarımızda, Ar-Ge konusundaki kararlılığımızın yalnızca Çin’de değil, küresel ölçekte de yön verici olduğunu gösteren güçlü bir ürün gamı sunuyoruz. FLASH Şarj gibi yenilikler, sürdürülebilir mobilitenin önündeki engelleri ortadan kaldırmayı hedeflerken; yeni modellerimiz dünya genelinde farklı kullanıcı kitlelerine ilham vermeye hazır.”</p>

<h3><strong>Genişleyen teknoloji odaklı ürün gamı</strong></h3>

<p>Pekin Otomobil Fuarı’nda tanıtılan modeller, BYD’nin çok katmanlı ürün stratejisini net şekilde ortaya koydu. Premium segmentte konumlanan DENZA’nın yeni modeli DENZA Z, 1000 beygirin üzerindeki performansıyla elektrikli süper otomobil kategorisinde güçlü bir giriş yaparken; YANGWANG markasının U9 Xtreme modeli ise kırdığı hız rekorlarıyla ileri mühendisliğin ulaştığı noktayı gözler önüne serdi.</p>

<p>YANGWANG cephesinde yalnızca performans odaklı U9 Xtreme değil, aynı zamanda ultra lüks SUV segmentinde yer alan YANGWANG U8L de öne çıktı. Dört koltuklu “Dingzang Edition” versiyonuyla tanıtılan model; dört motorlu e4 platformu, gelişmiş gövde kontrol sistemleri ve yeni nesil batarya teknolojileriyle donatıldı.</p>

<p>Markanın geleceğe yönelik vizyonunu yansıtan OCEAN-V konsepti ise mobiliteyi yalnızca ulaşım aracı olmaktan çıkararak çok işlevli bir yaşam alanına dönüştüren yaklaşımıyla dikkat çekti.</p>

<p>FANGCHENGBAO markası altında geliştirilen FORMULA X spor konsepti ile yeni sedan serileri FORMULA S ve FORMULA SL de fuarda öne çıkan modeller arasında yer aldı. Özellikle FORMULA S serisi, “tek araç, çoklu form” yaklaşımıyla kişiselleştirilebilir sedan segmentinde yeni bir kategori oluşturuyor.</p>

<h3><strong>Dünyanın en hızlı elektrikli seri üretim otomobili</strong></h3>

<p>YANGWANG U9 Xtreme hiper otomobili, 496,22 km/s hıza ulaşarak “dünyanın en hızlı elektrikli seri üretim otomobili” unvanını elde etti. Pekin’de “The Dawn (Şafak)” versiyonuyla sergilenen model, hız rekorunun kırıldığı anın ışıklarından ilham alan tasarım detaylarıyla dikkat çekiyor.</p>

<h3><strong>Menzil kaygısını azaltan teknolojiler</strong></h3>

<p>Fuarda öne çıkan en önemli yenilikler arasında BYD’nin geliştirdiği FLASH Şarj (ultra hızlı şarj) teknolojisi ve 2. nesil Blade Batarya yer aldı. Bu teknolojiler, elektrikli araç kullanımında en çok tartışılan konular olan şarj süresi ve menzil kaygısını minimize etmeyi hedefliyor.</p>

<p>Yeni nesil sistem, batarya seviyesini yüzde 10’dan yüzde 70’e yalnızca 5 dakikada, yüzde 97’ye ise yaklaşık 9 dakikada ulaştırabiliyor. -30°C gibi zorlu hava koşullarında dahi yüksek performans sunan teknoloji, bataryayı yüzde 20’den yüzde 97 seviyesine yaklaşık 12 dakikada çıkarabiliyor. Altı yıllık Ar-Ge sürecinin ürünü olan 2. nesil Blade Batarya, içten yanmalı araçların yakıt dolum hızına yakın bir deneyim sunarak sektörde önemli bir referans noktası oluşturuyor.</p>

<h3><strong>Akıllı mobilite ve kullanıcı deneyimi</strong></h3>

<p>BYD’nin yeni modellerinde öne çıkan bir diğer unsur ise akıllı sürüş sistemleri ve dijital kabin çömleri oldu. LiDAR destekli sürüş teknolojileri, yapay zekâ tabanlı kullanıcı arayüzleri ve modüler iç mekân tasarımları, araçları klasik ulaşım araçlarının ötesine taşıyarak kişiselleştirilebilir yaşam alanlarına dönüştürüyor.</p>

<p>Özellikle OCEAN-V konsepti; sürüş, sinema ve kamp gibi farklı kullanım senaryolarını tek platformda sunarak mobilite deneyimini yeniden tanımlıyor. BYD’nin Pekin’de ortaya koyduğu bu teknoloji vizyonu, markanın küresel büyüme stratejisinin temelini oluşturuyor.</p>

<p>BYD Türkiye ise ileri teknolojiyle donatılmış ve “akıllı seçim” olarak konumlandırılan modelleriyle kullanıcı deneyimini ve müşteri memnuniyetini artırmayı sürdürüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>BYD Hakkında</strong></h3>

<p>1995 yılında şarj edilebilir batarya üreticisi olarak kurulan BYD, bugün otomotiv, raylı sistemler, yeni enerji ve elektronik alanlarında faaliyet gösteren çok uluslu bir teknoloji şirketi konumunda bulunuyor. Çin, ABD, Kanada, Japonya, Brezilya, Macaristan ve Hindistan dahil olmak üzere 30’dan fazla endüstriyel parkta üretim gerçekleştiren şirket, sıfır emisyonlu enerji çözümleriyle fosil yakıtlara olan bağımlılığı azaltmayı hedefliyor.</p>

<h3><strong>BYD Auto Hakkında</strong></h3>

<p>2003 yılında kurulan BYD Auto, markanın otomotiv kolu olarak tamamen elektrikli ve plug-in hibrit araçlar geliştirmeye odaklanıyor. Blade Batarya, DM-i Süper Hibrit Teknolojisi, e-Platform 3.0 ve DiSus Akıllı Gövde Kontrol Sistemi gibi yeniliklerle sektöre yön veren şirket, elektrikli araç dönüşümünde öncü rol üstleniyor. Çin’de 11 yıl üst üste yeni enerji binek araç satışlarında lider konumda yer alan BYD, küresel pazarda da büyümesini sürdürüyor.</p>

<p></p>

<p><img alt="Byd Seal (2)" class="detail-photo img-fluid" height="468" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/byd-seal-2.png" width="830" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/byd-pekin-otomobil-fuarinda-teknolojisini-sergiledi</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 14:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/fcb-formula-2.png" type="image/jpeg" length="35264"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İklim Koşullarındaki Değişim Lastik Tercihlerini Nasıl Şekillendiriyor?]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/iklim-kosullarindaki-degisim-lastik-tercihlerini-nasil-sekillendiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/iklim-kosullarindaki-degisim-lastik-tercihlerini-nasil-sekillendiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye’de mevsim geçişlerinin giderek daha ani ve sert yaşanması, sürüş güvenliğini doğrudan etkiliyor. Değişken hava koşulları, sürücülerin lastik tercihlerine ve kullanım alışkanlıklarına daha fazla özen göstermesini gerektiriyor. Doğru lastik seçimi ve zamanında yapılan değişimler, özellikle ani sıcaklık dalgalanmaları ve yağışlı havalarda güvenli sürüşün temel unsurları arasında yer alıyor.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Son yıllarda mevsim geçişlerindeki sertleşme, yalnızca günlük yaşamı değil, sürüş koşullarını da önemli ölçüde etkiliyor. Gün içerisinde hızla değişebilen sıcaklıklar, beklenmedik yağışlar ve kısa süreli şiddetli hava olayları, sürücülerin daha dikkatli olmasını zorunlu kılıyor. Bu değişken yapı, lastik seçimi ve kullanım zamanlamasının önemini her zamankinden daha belirgin hale getiriyor. Araç parkındaki çeşitlilik ve farklı sürüş koşulları da sürücülerin daha bilinçli tercihler yapmasını gerektiriyor. AKO Grup ise sürüş güvenliğinin korunması adına mevsime uygun lastik kullanımının ve düzenli kontrollerin kritik rolüne dikkat çekiyor.</p>

<h3><strong>Lastik seçimi daha da önem kazanıyor</strong></h3>

<p>Ani sıcaklık değişimleri ve beklenmeyen yağışlar, sürüş güvenliği açısından önemli riskler oluşturuyor. Bu durum, lastiklerin yol tutuşu ve fren performansını daha kritik hale getiriyor. Özellikle ani yağışlarda ortaya çıkan suda kızaklama riski, sürücünün araç hakimiyetini kaybetmesine neden olabiliyor. Lastiklerin yoğun su birikintisi üzerinde yol tutuşunu yitirerek su tabakası üzerinde kayması, yüksek hız ve aşınmış lastiklerle birleştiğinde ciddi tehlikeler doğuruyor. Bu nedenle mevsime uygun lastik seçimi ve düzenli kontrol alışkanlığı, güvenli sürüş için büyük önem taşıyor.</p>

<p>Öte yandan Türkiye’de SUV araçların yaygınlaşması, daha büyük jantlara ve farklı teknik özelliklere sahip lastiklere olan talebi artırıyor. Elektrikli ve hibrit araçlar ise yüksek tork ve farklı sürüş dinamikleri nedeniyle lastiklerden daha özel performans beklentisi oluşturuyor. Bu araçlarda düşük yuvarlanma direnci ve yüksek dayanıklılık sunan lastikler, sürüş güvenliğini destekleyen önemli faktörler arasında bulunuyor.</p>

<p>AKO Grup’un Petlas, Starmaxx, Milestone, Funtoma, Sumero, Dunlop ve Falken markaları altında sunduğu çözümler, doğru koşullarda ve doğru zamanda kullanıldığında sürüş güvenliğine katkı sağlıyor. Buna karşılık, yanlış tercih edilen ya da zamanında değiştirilmeyen lastikler, ani hava değişimlerinde yol tutuşunu olumsuz etkileyebiliyor.</p>

<p>AKO Grup Yönetim Kurulu Üyesi S. Safa Özcan, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Türkiye’de hem mevsim koşullarındaki değişkenlik hem de araç parkındaki dönüşüm, lastik kullanım alışkanlıklarını doğrudan etkiliyor. Özellikle SUV ve elektrikli/hibrit araçların artışı, lastik seçiminde bilinç düzeyini yükseltiyor. AKO Grup olarak Petlas, Starmaxx, Milestone, Funtoma, Sumero, Dunlop ve Falken markalarımızla bu dönüşümü yakından takip ediyor, sürücülerin farklı ihtiyaçlarına yönelik çözümler sunmaya devam ediyoruz. Önümüzdeki süreçte, lastik seçiminde bilinçli ve koşullara uyumlu tercihler daha da önem kazanacak.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/iklim-kosullarindaki-degisim-lastik-tercihlerini-nasil-sekillendiriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 14:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/1776868747-a-k-o-grup-gorsel.jpg" type="image/jpeg" length="75346"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SAHA 2026, Küresel Savunmayı İstanbul’da Buluşturuyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/saha-2026-kuresel-savunmayi-istanbulda-bulusturuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/saha-2026-kuresel-savunmayi-istanbulda-bulusturuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İSTANBUL — Türkiye’nin savunma, havacılık ve uzay sanayiindeki üretim gücünü ve teknoloji vizyonunu uluslararası arenada görünür kılan SAHA 2026 Uluslararası Savunma ve Havacılık Fuarı, 5–9 Mayıs 2026 tarihleri arasında İstanbul’da kapılarını açmaya hazırlanıyor.</strong></p>

<p>Toplamda 400.000 metrekarelik kapalı ve açık alanda gerçekleştirilecek fuar, bunun 20.000 metrekarelik kısmını açık sergi alanı olarak ayırarak şimdiye kadarki en büyük organizasyonlardan birine ev sahipliği yapacak. 120’nin üzerinde ülkeden katılımın beklendiği fuarda, 263’ü yabancı olmak üzere 1.700’den fazla firma yer alacak. Organizasyonun 200.000’i aşkın ziyaretçiyi ve 30.000’in üzerinde sektör profesyonelini ağırlaması öngörülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>30.000’in üzerinde planlanan B2B görüşme ile SAHA 2026, yalnızca bir sergileme alanı olmanın ötesine geçerek doğrudan iş geliştirme, tedarik zinciri entegrasyonu ve stratejik ortaklıkların kurulmasına imkân tanıyan güçlü bir platforma dönüşüyor. Fuarda ayrıca 203 yeni ürün lansmanı yapılması ve ihracat odaklı 4 milyar dolarlık toplam 164 anlaşmanın imzalanması bekleniyor. Bu rakam, bir önceki organizasyona kıyasla yaklaşık üç katlık bir artışa işaret ederek fuarın ekonomik etkisini ortaya koyuyor.</p>

<p>Bu yıl fuar, küresel ölçekte güçlü katılımla öne çıkıyor. Özellikle Avrupa, Amerika ve Kanada’dan yoğun ilgi dikkat çekerken, dört kıtadan çok sayıda firma, resmi heyet, ticari delegasyon ve ziyaretçi İstanbul’da bir araya gelecek. Organizasyonu 700’ün üzerinde yerli ve yabancı basın mensubu takip edecek ve bu durum fuarın küresel görünürlüğünü önemli ölçüde artıracak.</p>

<h3><strong>Oyun Değiştiren Teknolojiler ve Canlı Demonstrasyonlar</strong></h3>

<p>SAHA 2026, klasik sistemlerin ötesine geçen yeni nesil teknolojilere ev sahipliği yapacak. Otonom sistemler, yapay zekâ destekli çözümler, ileri savunma platformları ve çift kullanımlı teknolojiler geniş bir perspektifle sergilenecek. Birçok yüksek teknoloji ürünü, ilk kez bu fuarda küresel ekosistemle buluşacak.</p>

<p>İnsansız Kara Araçları (İKA) ve Gezegen Gezgini (Rover) gibi otonom sistemler, özel olarak hazırlanan parkurlarda canlı demonstrasyonlarla yeteneklerini sergileyecek. Bu uygulamalar, ziyaretçilere gerçek saha koşullarına yakın senaryolarda performans gözlemleme fırsatı sunacak.</p>

<p>Deniz platformları da fuarın dikkat çeken unsurları arasında yer alıyor. Dünyanın ilk SİHA gemisi olarak öne çıkan TCG Anadolu başta olmak üzere Türk Deniz Kuvvetleri’ne ait gemiler, Ataköy Marina ve Sarayburnu Limanı’nda ziyaretçilere açılacak. Bu gemiler, 8–9 Mayıs tarihlerinde düzenlenecek halk günlerinde de gezilebilecek. Ayrıca yerli ve millî insansız deniz araçları (İDA) da Ataköy Marina’da sergilenerek Türkiye’nin denizlerdeki otonom sistem kabiliyetlerini ortaya koyacak.</p>

<h3><strong>Üst Düzey Uluslararası Katılım</strong></h3>

<p>SAHA 2026, güçlü diplomatik katılımıyla da öne çıkıyor. 140’tan fazla resmi heyet, 800’ün üzerinde heyet üyesi ve 200’ü aşkın ticari alım heyeti fuarda yer alacak. Bunun yanı sıra 25’ten fazla yabancı bakan ve çok sayıda üst düzey askeri yetkilinin katılımı, organizasyonun uluslararası etkisini daha da güçlendirecek.</p>

<p>Program kapsamında düzenlenecek 17 uluslararası panel, 4 Space Talks oturumu ve keynote konuşmaları ile savunma teknolojilerinin geleceği, güvenlik mimarisi ve sanayi dönüşümü kapsamlı şekilde ele alınacak. Üst düzey devlet ve askeri yetkililerin katılımıyla gerçekleştirilecek görüşmelerin, yeni iş birliklerine zemin hazırlaması bekleniyor.</p>

<h3><strong>Yatırım Ekosistemi Odakta</strong></h3>

<p>Bu yıl fuarın en önemli temalarından biri yatırım ekosistemi olacak. Uluslararası yatırım fonları, finans kuruluşları ve stratejik yatırımcıların yanı sıra NATO İnovasyon Fonu (NIF) ve NATO DIANA Programı kapsamındaki firmalar da etkinlikte yer alacak. Bu sayede katılımcılar, doğrudan yatırımcılarla temas kurarak iş birliği fırsatlarını değerlendirme imkânı bulacak.</p>

<p>KOBİ’ler fuarın merkezinde yer alırken, bu firmaların küresel pazarlara erişimi ve finansmana ulaşımı desteklenecek. Aynı zamanda start-up ve girişim şirketleri için ayrılan özel alanlarda yenilikçi projeler sergilenecek; bu firmalar yatırımcılarla doğrudan buluşarak büyüme süreçlerini hızlandırma fırsatı yakalayacak.</p>

<h3><strong>Uzay Ekosistemi Güçleniyor</strong></h3>

<p>SAHA 2026’nın ikinci önemli odağını uzay teknolojileri oluşturuyor. Kurulacak Uzay Pavilyonu ve özel Space Dome alanı ile uzay ekosistemi daha görünür hale getirilecek. Space Talks oturumlarında sektörün geleceği, iş birliği fırsatları ve Türkiye’nin uzay vizyonu detaylı şekilde ele alınacak.</p>

<p>Ayrıca 5–9 Ekim 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek 77. Uluslararası Uzay Kongresi kapsamında gerçekleştirilecek etkinliklere ilişkin tanıtım ve iş birliği görüşmeleri de fuar süresince gündemde olacak.</p>

<h3><strong>Küresel Bir Buluşma Noktası</strong></h3>

<p>Kara, deniz, hava ve uzay sistemlerini kapsayan geniş kapsamıyla SAHA 2026; ölçeği, uluslararası katılımı ve çok katmanlı yapısıyla yalnızca bir fuar olmanın ötesine geçiyor. Organizasyon, savunma ve havacılık sanayiinde küresel ölçekte iş birliklerinin kurulduğu stratejik bir platform olarak öne çıkıyor.</p>

<p>SAHA 2026, milyarlarca dolarlık ticari hacim oluşturan, firmaları küresel pazarlara entegre eden ve Türkiye’nin savunma-havacılık ekosistemini güçlendiren önemli bir kaldıraç görevi üstleniyor. Türkiye’nin üretim gücünü ve teknoloji kapasitesini uluslararası ortaklıklara dönüştürmeyi hedefleyen fuar, sektörün geleceğine yön veren en önemli küresel buluşmalardan biri olarak İstanbul’da gerçekleştirilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/saha-2026-kuresel-savunmayi-istanbulda-bulusturuyor</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 13:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/650x344-saha-2026-5-mayista-basliyor-1776986523464.webp" type="image/jpeg" length="13500"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mete Akcan GAİB'in Yeni Koordinatör Başkanı Oldu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/mete-akcan-gaibin-yeni-koordinator-baskani-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/mete-akcan-gaibin-yeni-koordinator-baskani-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Güneydoğu Anadolu ihracat camiasında yeni bir dönem başladı. Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanlığı görevine Mete Akcan seçilirken, Koordinatör Başkan Yardımcılığı görevine Murat Bakır getirildi.</strong></p>

<p>Görevi devralmasının ardından değerlendirmelerde bulunan Akcan, bölge ihracatını daha güçlü, sürdürülebilir ve rekabetçi bir yapıya kavuşturmayı hedeflediklerini belirtti. İhracatçıların karşı karşıya kaldığı sorunların farkında olduklarını vurgulayan Akcan, bu sorunlara çözüm üretmek adına kapsamlı bir yol haritası üzerinde çalıştıklarını ifade etti. Akcan, “İhracatçılarımızın yaşadığı zorlukları yakından takip ediyoruz. Önümüzdeki süreçte atacağımız adımlarla ihracatçılarımızın yanında olacak, süreci daha verimli hale getireceğiz. Ortak akıl ve güçlü iş birliğiyle ihracat rakamlarımızın artması için kararlılıkla çalışacağız” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Görevi devraldığı önceki dönem Koordinatör Başkanı Ahmet Fikret Kileci’ye teşekkür eden Akcan, Kileci’nin görev süresi boyunca ortaya koyduğu birikim ve tecrübenin yeni dönemde de yol gösterici olacağını belirtti. Akcan, “Sayın Ahmet Fikret Kileci’ye bugüne kadar birliklerimize ve bölge ihracatına sunduğu değerli katkılar için teşekkür ediyorum. Kendisinin ortaya koyduğu birikim ve tecrübeyi, birlik ve dayanışma içerisinde daha ileriye taşıyarak çalışmalarımıza devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Küresel ticarette yaşanan dönüşümün ihracatçılar açısından yeni fırsatlar ve aynı zamanda yeni zorluklar barındırdığını dile getiren Akcan, değişen pazar koşullarına hızlı uyum sağlamanın kritik önem taşıdığını vurguladı. Bu kapsamda ihracatçıların ihtiyaçlarına yönelik çözüm odaklı çalışmaların hayata geçirileceğini belirten Akcan, kurumlar arası iş birliği ve koordinasyonun güçlendirileceğini söyledi. Yeni pazarların keşfedilmesi ve mevcut pazarlardaki etkinliğin artırılması için ortak hareket edileceğini ifade eden Akcan, ihracatçıların rekabet gücünü artıracak projelere öncelik verileceğini kaydetti.</p>

<p><strong>"En büyük gücümüz birlik ve beraberliğimiz"</strong></p>

<p>Yeni dönemde katılımcı, şeffaf ve iş birliğine dayalı bir yönetim anlayışı benimseyeceklerini dile getiren Akcan, sivil toplum kuruluşları, kamu kurum ve kuruluşları ve tüm paydaşlarla güçlü ve sürdürülebilir bir iletişim ağı kurulacağını belirtti. Sektör temsilcileriyle düzenli istişare toplantıları gerçekleştirileceğini ifade eden Akcan, bu toplantılar sonucunda ortaya çıkacak ortak akıl ile geliştirilecek projelerin ihracata önemli katkılar sağlayacağını söyledi.</p>

<p>Akcan, yönetim anlayışlarının sahayla güçlü bağ kuran, sorunlara hızlı çözüm üreten ve ihracatçı odaklı bir yaklaşım üzerine inşa edileceğini belirterek, “İhracatçılarımızın karşılaştığı sorunları yakından takip eden, hızlı çözüm üreten ve sahayla güçlü bağ kuran bir anlayışla hareket edeceğiz. En büyük gücümüzün birlik ve beraberliğimiz olduğunun bilinciyle, sivil toplum kuruluşlarımız, kamu kurum ve kuruluşlarımız ve tüm paydaşlarımızla yakın iş birliği içerisinde çalışacağız. Birlik başkanlarımızla tam bir uyum içinde hareket ederek her bir birliğimizin güçlü yönlerini ön plana çıkaracak, karşılıklı koordinasyonu daha da artıracağız. Ortak hedefler doğrultusunda kenetlendiğimiz bu güçlü yapıyı daha ileri taşıyarak, bölgemizin ihracatını hep birlikte artıracağız” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/mete-akcan-gaibin-yeni-koordinator-baskani-oldu</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 19:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/mete-akcanjpg.jpeg" type="image/jpeg" length="84211"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Doğanın kalbinde aileyle yenilenen bir deneyim: Martı Myra 2026 sezonuna hazır]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/doganin-kalbinde-aileyle-yenilenen-bir-deneyim-marti-myra-2026-sezonuna-hazir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/doganin-kalbinde-aileyle-yenilenen-bir-deneyim-marti-myra-2026-sezonuna-hazir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Martı Myra’da yenilenen odalar, zenginleşen gastronomi ve modern spa merkeziyle doğayla iç içe, çok katmanlı bir yaz başlıyor.</strong></p>

<p>Akdeniz’in en güçlü doğa anlatılarından birine sahip olan Martı Myra, 2026 sezonuna yalnızca yenilenmiş alanlarıyla değil, yeniden kurgulanmış deneyim diliyle giriyor. Çam ormanlarının gölgesinde, denizle iç içe konumlanan tesis; doğayla kurduğu bağı koruyarak konfor, gastronomi ve aile odaklı tatil anlayışını daha rafine bir noktaya taşıyor.</p>

<p>Yarım asrı aşan Martı Hotels &amp; Marinas deneyiminin bir yansıması olan Martı Myra’da tatil, artık sadece bir kaçış değil; birlikte geçirilen zamanın değer kazandığı ve her yaştan misafir için farklı katmanlarda anlam bulduğu bir deneyim.</p>

<p><strong>Konaklamada Yeni Bir Dil: Yenilenen Odalar ve Exclusive Ayrıcalıklar</strong></p>

<p>2026 sezonunun en güçlü dönüşümlerinden biri, tamamen yenilenen odalarda kendini gösteriyor. Doğal malzemelerin ön planda olduğu tasarım anlayışı, ferah ve işlevsel alanlarla birleşerek mekânın ruhunu sakinleştirici bir atmosfere taşıyor.</p>

<p>Çam ağaçlarının arasında konumlanan bu yeni yaşam alanları, doğanın ritmini içeri taşıyan yalın bir estetik sunarken; aile suitlerinden geniş oda alternatiflerine uzanan çeşitlilik, farklı ihtiyaçlara cevap veren esnek bir yapı oluşturuyor.</p>

<p>Konaklama deneyimini daha da özel kılan unsur ise Martı Exclusive hizmetleri. Executive Lounge erişimi, VIP karşılama ve kişiselleştirilmiş servis anlayışı; tatili standart bir konaklamanın ötesine taşıyarak seçkin ve konforlu bir deneyime dönüştürüyor.</p>

<p><strong>Baştan Sona Yenilenen Spa &amp; Wellness: Dengeye Dönüş</strong></p>

<p>2026 sezonuyla birlikte tamamen yenilenen Spa &amp; Wellness alanı, Martı Myra’nın en dikkat çekici dönüşümlerinden biri olarak öne çıkıyor. Doğadan ilham alan mimarisi, genişletilmiş terapi alanları ve kişiye özel bakım seçenekleriyle spa deneyimi, klasik bir rahatlama anlayışının ötesine geçerek bütünsel bir yenilenme sürecine odaklanıyor.</p>

<p>Masaj terapileri, cilt ve vücut bakımları, Türk hamamı ve sauna gibi zamansız unsurlar; modern wellness yaklaşımıyla birleşerek bedeni ve zihni aynı anda dengeleyen bir deneyim sunuyor. Bu alan, tatilin en sessiz ama en güçlü anlarını yaratıyor.</p>

<p><strong>Gastronomide Sınırları Genişleyen Bir Lezzet Evreni</strong></p>

<p>Martı Myra’da gastronomi; günün belirli anlarına sıkışmayan, farklı coğrafyalardan ilham alan çok katmanlı bir serüven olarak kurgulanıyor.</p>

<p>Anadolu mutfağının köklü lezzetlerinden Latin Amerika’nın canlı tatlarına uzanan geniş yelpaze, otelin farklı restoranlarında kendine özgü kimliklerle hayat buluyor. Casa Mexicana’nın dinamik mutfağı, Anatolia Restoran’ın yerel dokunuşları, Steak House ile premium et menüsü ve Food Court’un gün boyu süren zengin sokak lezzetleri, gastronomiyi keşif odaklı bir yolculuğa dönüştürüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Plajda konumlanan bohem ruhlu Chimaira Beach Club ise bu deneyimin en karakteristik parçalarından birini oluşturuyor. Gün ışığında sade ve keyifli bir mola noktası sunarken, akşam saatlerinde daha sosyal ve enerjik bir atmosfere evriliyor.</p>

<p>Tatlı molaları için de Martı Patisserie, özel alanlarda sunulan seçkin menüler ve çocuklara özel büfelerle gastronominin kapsayıcı yapısını tamamlıyor. Burada her detay, farklı yaş gruplarına hitap eden dengeli bir lezzet dünyası oluşturmak üzere tasarlanıyor.</p>

<p><strong>Akdeniz’le Kurulan Bağ: Plaj ve Havuz Deneyimi</strong></p>

<p>Martı Myra’nın doğayla kurduğu ilişki en güçlü şekilde plaj ve havuz alanlarında hissediliyor. Mavi Bayraklı uzun plajı, çam ağaçlarıyla çevrili doğal gölgeli alanları ve farklı beklentilere hitap eden havuzlarıyla otel, günün her anına uyum sağlayan bir tatil vadediyor.</p>

<p>Sabah saatlerinde dinginlik ve doğayla baş başa kalma fırsatı sunan plaj, gün ilerledikçe daha sosyal ve hareketli bir atmosfere bürünüyor. Özel pavilyonlar daha mahrem bir deneyim sunarken, çocuk havuzları ve kaydıraklı alanlar aileler için dinamik alternatifler yaratıyor. Bahar aylarında açık alandaki ısıtmalı havuz ise yüzme keyfini mevsim sınırlarının ötesine taşıyor. Bu çeşitlilik, her misafirin kendi tatil ritmini özgürce belirleyebilmesine imkân tanıyor.</p>

<p><strong>Çocuklar İçin Ayrı Bir Dünya, Aileler İçin Gerçek Bir Tatil</strong></p>

<p>Martı Myra’yı farklı kılan en önemli unsurlardan biri, çocuklara yönelik detaylı ve katmanlı deneyim kurgusu. Mini Myra ve Junior Club olarak ayrıştırılmış kulüp sistemi, her yaş grubuna özel programlar sunarak çocukların tatili aktif, yaratıcı ve eğlenceli geçirmesini destekliyor.</p>

<p>Doğa ve yemek atölyelerinden spor aktivitelerine, oyun alanlarından mini hayvanat bahçesine kadar uzanan bu yapı, çocuklar için keşif dolu bir dünya yaratırken ebeveynlere de kendilerine ayırabilecekleri değerli zamanlar sunuyor.</p>

<p><strong>Sürdürülebilirlik, Deneyimin Ayrılmaz Bir Parçası</strong></p>

<p>Doğayla iç içe konumunu yalnızca bir avantaj değil, aynı zamanda bir sorumluluk olarak ele alan Martı Myra, sürdürülebilir turizm anlayışıyla öne çıkıyor. Sahip olduğu uluslararası sertifikalar ve çevre dostu uygulamalar, tatilin doğayla uyum içinde gerçekleşmesini sağlıyor.</p>

<p>Bölgenin benzersiz doğasını Olympos Dağı’na düzenlenen rehberli turlarla keşfedebilir, tertemiz dağ havasını soluyarak doğayla olan bağınızı güçlendirebilirsiniz. Martı Myra’nın çevresini saran doğal güzelliklerle ruhunuzu dinlendirirken, aynı zamanda bütünsel bir yenilenme fırsatı yakalayabilirsiniz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/doganin-kalbinde-aileyle-yenilenen-bir-deneyim-marti-myra-2026-sezonuna-hazir</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 16:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/c-l-k-c-l-k-c.JPG" type="image/jpeg" length="67055"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[URBANJOBS Tasarımı K Evi iF Design Award 2026’da ödüle layık görüldü]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/urbanjobs-tasarimi-k-evi-if-design-award-2026da-odule-layik-goruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/urbanjobs-tasarimi-k-evi-if-design-award-2026da-odule-layik-goruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>URBANJOBS, son dönemlerde tasarladığı ve uygulaması yıl sonunda tamamlanacak olan K Evi projesi ile tasarım dünyasının en prestijli ödüllerinden biri olan iF Design Award 2026’da “Interior Architecture Concepts” kategorisinde ödül almaya hak kazandı. </strong></p>

<p>Tasarladığı nitelikli gastronomi mekanlarıyla prestijli ödüller kazanan ve tasarımın farklı alanlarında da başarılı projelere imza atan İç Mimar Murat Dede’nin kurucusu olduğu URBANJOBS, uygulaması yıl sonunda tamamlanacak olan K Evi projesiyle iF Design Awards 2026’nın “Interior Architecture Concepts” kategorisinde ödüle layık görülerek global mimarlık ortamındaki başarısını bir kez daha taçlandırdı.</p>

<p>Beykoz Konakları içerisinde bir aile konağı olarak tasarlanan K Evi, iç mekanı form arayışından çok duyusal deneyime dayalı bir dengeyle yeniden yorumluyor. URBANJOBS imzalı proje, malzeme, ışık ve oranın birlikteliğiyle sessiz ve derin bir lüksü tanımlıyor. Murat Dede projeyi şu sözlerle anlatıyor: "Tasarımın gerçek gücü ve değeri, duyularımızı harekete geçiren bir deneyim yaratabilme yeteneğinde yatıyor.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>K Evi’nin iç mekanları cephe rengine ve kütle oranlarına dokunulmadan, dingin ve dokusal bir yaşam alanına dönüştürüldü. Üç katlı yapıda mekansal hiyerarşi, kullanıcıların yaşam ritmine göre yeniden kuruldu. Her katta mahremiyet ve açıklık dengesi korunarak, doğal ışık mekanın aktif bir bileşenine dönüştürüldü.</p>

<p>K Evi’nde traverten, bronz detaylar ve açık tonlardaki ahşap malzemelerin birlikteliği ile zamansız bir sıcaklık oluşturuldu. Dokular arasındaki geçişler, özel üretim mobilyalar ve el işçiliği detaylarla derinleştirildi. Bahçedeki pergola altı yemek alanı, açık mutfak ve gömülü oturma köşesi, iç mekandaki sakin atmosferi doğaya taşıyarak sınırları silikleştirip, ilişkileri öne çıkardı. K Evi, dekorasyonla değil, malzemenin, ışığın ve duyusal bütünlüğün gücüyle tanımlanan bir iç mimari anlayışını temsil ediyor. Murat Dede’nin ifadesiyle, <em>“Mekanın sessiz geometrisi bu kez bir konut ölçeğinde yeniden vücut buluyor.”</em></p>

<p>URBANJOBS, birçok projesinde olduğu gibi, K Evi’nde de rafineliği, detay çözümleri ve malzeme hassasiyetiyle biçimlenen tasarım yaklaşımını, iF Design Award 2026’nın “Interior Architecture Concepts” kategorisinde aldığı ödülle bir kez daha görünür kıldı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/urbanjobs-tasarimi-k-evi-if-design-award-2026da-odule-layik-goruldu</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 14:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/1777015692-8.jpg" type="image/jpeg" length="64975"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Škoda, Milano Tasarım Haftası’nda farklı bir deneyim sundu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/skoda-milano-tasarim-haftasinda-farkli-bir-deneyim-sundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/skoda-milano-tasarim-haftasinda-farkli-bir-deneyim-sundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Škoda, dünyanın en önemli tasarım etkinliklerinden Milano Tasarım Haftası’na bu yıl da güçlü bir marka deneyimiyle katıldı. Palazzo del Senato’da gerçekleştirilen özel sergi, markanın güncel tasarım yaklaşımını sanat ve inovasyonla bir araya getirerek ziyaretçilere farklı bir deneyim sundu. İspanyol mimar ve sanatçı Ricardo Orts imzası taşıyan enstalasyonda, henüz kamuflajlı olarak sergilenen tamamen elektrikli kompakt SUV modeli Epiq de dikkat çeken unsurlar arasında yer aldı.</strong></p>

<p><strong>Milano’ya Epiq deneyimi damga vurdu</strong></p>

<p>Renkli ve çok katmanlı kurgu, fiziksel ve dijital dünyayı bir araya getirerek Škoda’nın “Modern Solid” tasarım dilini etkileşimli biçimde yansıttı. Modellemede kullanılan kil temasından ilham alan yaratıcı konsept, markanın global iletişim kampanyasıyla da paralellik taşıyor. Ziyaretçiler, sergi alanında yer alan dijital deneyim noktaları, açık oturum alanları ve çeşitli etkinliklerle Škoda’nın tasarım vizyonunu daha yakından keşfetme fırsatı buldu.</p>

<p>“Ooooh, that’s EpiQ!” mottosuyla kurgulanan sergi, ziyaretçileri aktif olarak deneyimlemeye davet etti. İspanyol mimar ve sanatçı Ricardo Orts iş birliğiyle hayata geçirilen enstalasyon, modelleme kilinden ilham alan yumuşak formlar ve canlı renklerle dikkat çekti. Serginin merkezinde henüz kamuflajlı olarak sergilenen yeni elektrikli kompakt SUV modeli Epiq ve onun üç boyutlu yorumu olan Epiq Sculpt öne çıktı. Mayıs ayında dünya prömiyerini yapacak model, Škoda’nın elektrikli mobiliteyi daha erişilebilir hale getirme hedefinin önemli bir parçası olacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ziyaretçilere yalnızca görsel değil, çok yönlü bir deneyim sunan sergi alanında yaratıcı atölyelerden dijital deneyimlere kadar geniş bir program sunuldu. Katılımcılar kendi çantalarını tasarladı, yapay zekâ destekli avatarlarını oluşturdu ve farklı lezzet deneyimleri yaşadı. Serginin merkezinde yer alan yoga seansları ise etkinliğe farklı bir boyut katarken, ziyaretçilere dinlenme ve yenilenme imkanı sundu. Sergi kapsamında ayrıca “Epiq Talks” başlığı altında düzenlenen oturumlarda, Škoda Auto İç Tasarım Başkanı Chan Park ile Ricardo Orts bir araya gelerek projenin kreatif sürecine dair detayları paylaştı.</p>

<p>Škoda, Milano Tasarım Haftası’ndaki bu özel katılımıyla yaratıcılık, merak ve dönüşüm temalarını ön plana çıkararak, ziyaretçileri markanın tasarım dünyasıyla etkileşim kurmasını sağladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/skoda-milano-tasarim-haftasinda-farkli-bir-deneyim-sundu</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 14:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/1777025177-skoda-milano-tasarim-haftasi-nda-marka-deneyimini-sanatla-bulusturdu-1.png" type="image/jpeg" length="48311"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ndesign Milano’da tasarımın hikâyesini yeniden yazıyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ndesign-milanoda-tasarimin-hikayesini-yeniden-yaziyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ndesign-milanoda-tasarimin-hikayesini-yeniden-yaziyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto"><strong>Türkiye’nin köklü tasarım mirasını çağdaş bir bakış açısıyla yorumlayan Ndesign, Milano Tasarım Haftası 2026 kapsamında iki farklı deneyim alanıyla uluslararası sahnede dikkat çekiyor. Marka, Salone del Mobile Milano’da sergilediği koleksiyon seçkisiyle profesyonel ziyaretçilere ulaşırken, Fuorisalone kapsamında hayata geçirdiği özel konsept alanıyla tasarımın duyusal boyutunu öne çıkarıyor.</strong></section>

<section dir="auto">
<p>Ndesign’ın yaratıcı yaklaşımı, Mezopotamya’nın binlerce yıllık kültürel birikiminden beslenerek güçlü bir hikâyeye dönüşüyor. Mardin’in taş işçiliği, dar sokakları ve katmanlı kültürel yapısından ilham alan marka, geçmişin izlerini modern yaşam alanlarına taşıyan özgün bir tasarım dili ortaya koyuyor.</p>

<p><strong>Ezora koleksiyonu zamansız bir yaşam deneyimi sunuyor</strong><br />
Markanın Milano’daki sunumunun merkezinde yer alan Ezora Koleksiyonu, geleneksel ve modern unsurları bir araya getiriyor. İsmini, sevgi ve zarafeti temsil eden “Ezo” ile mekân anlamı taşıyan “Ora” kelimelerinin birleşiminden alan koleksiyon, “kutsal alan” ve “zamansız yaşam” kavramlarını odağına alıyor. Bu yaklaşım, tasarımın yalnızca estetik değil, aynı zamanda duygusal bir bağ kurma aracı olduğunu ortaya koyuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Sentimento Ezora” temasıyla kurgulanan Ndesign Creative Atelier Milano, koleksiyonun hikâyesini çok katmanlı bir deneyime dönüştürüyor. Işık, malzeme ve formun bir araya geldiği bu özel alan, ziyaretçilere yalnızca ürünleri değil, aynı zamanda bir atmosferi deneyimleme fırsatı sunuyor. Bu yaklaşım, tasarımın işlevselliğin ötesine geçerek bir yaşam hissi yarattığını vurguluyor.</p>

<p><strong>Milano’da sergilenen koleksiyon, Mardin’in ruhunu yeniden yorumluyor</strong><br />
Ezora Koleksiyonu, gündüzü ve gecesi farklı kimlikler taşıyan Mardin’in ruhunu çağdaş tasarım anlayışıyla yeniden ele alıyor. Kullanıcıya yalnızca bir obje değil; aidiyet duygusu, estetik deneyim ve kültürel bir bağ sunmayı hedefliyor.</p>

<p>Yerel mirası evrensel tasarım diliyle harmanlayan Ndesign, Milano’daki varlığıyla Türkiye’nin tasarım potansiyelini uluslararası platformda temsil etmeyi sürdürüyor. Marka, özgün hikâyesini dünya ile buluşturarak küresel tasarım sahnesindeki konumunu her geçen yıl daha da güçlendiriyor.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ndesign-milanoda-tasarimin-hikayesini-yeniden-yaziyor</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 14:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/ndesign-taht.jpg" type="image/jpeg" length="95875"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
