<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Fuar Dergisi</title>
    <link>https://www.fuardergisi.com.tr</link>
    <description>Fuar Dergisi, ulusal ve uluslararası fuarlar, sektörel yenilikler ve ekonomi dünyasındaki en önemli gelişmeleri takip eden profesyoneller için kapsamlı analizler, röportajlar ve özel haberler sunar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>"Türkiye'nin ilk ve tek ulusal Fuar, Kongre ve Festival dergisi</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 23 Jun 2026 12:07:47 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Team Akfen İnşaat Sporcusu Görkem Öçal’dan U21 Avrupa’da Gümüş Madalya]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/team-akfen-insaat-sporcusu-gorkem-ocaldan-u21-avrupada-gumus-madalya</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/team-akfen-insaat-sporcusu-gorkem-ocaldan-u21-avrupada-gumus-madalya" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto"><strong>Team Akfen İnşaat sporcusu ve milli masa tenisçi Görkem Öçal, henüz 14 yaşında olmasına rağmen U21 Avrupa Masa Tenisi Şampiyonası’nda finale çıkarak gümüş madalya kazandı.Kendisinden daha büyük yaş grubundaki sporcuların mücadele ettiği kategoride elde ettiği bu başarıyla Öçal, Türk masa tenisinin uluslararası alandaki en dikkat çeken genç yeteneklerinden biri olduğunu bir kez daha kanıtladı.</strong></section>

<section dir="auto">
<p>Akfen İnşaat’ın genç ve milli sporcuların gelişimine katkı sağlamak amacıyla hayata geçirdiği Team Akfen İnşaat projesi kapsamında desteklenen Görkem Öçal, uluslararası başarılarına bir yenisini daha ekledi.</p>

<p>Romanya’nın Cluj-Napoca kentinde düzenlenen U21 Avrupa Masa Tenisi Şampiyonası’nda mücadele eden 14 yaşındaki milli sporcu, İtalyan partneri Danilo Faso ile erkek çiftler kategorisinde Avrupa ikinciliğine ulaştı. Öçal / Faso ikilisi, finalde Almanya’dan Andre Bertelsmeier / Wim Verdonschot çiftiyle karşı karşıya gelerek turnuvayı gümüş madalya ile tamamladı.</p>

<p>Henüz 14 yaşında olmasına rağmen U21 kategorisinde finale yükselmesi, Görkem Öçal adına oldukça önemli bir başarı olarak öne çıktı. Bu sonuç, genç sporcunun yalnızca kendi yaş grubunda değil, üst yaş kategorilerinde de Avrupa’nın iddialı isimleri arasında bulunduğunu gösterdi.</p>

<p>Turnuva boyunca etkileyici bir performans ortaya koyan Görkem Öçal, yarı finalde İngiltere’den Connor Green ve Lüksemburg’dan Mael Van Dessel ikilisine karşı 3-0’lık net bir galibiyet alarak adını finale yazdırdı. Bu sonuçla madalyayı garantileyen Öçal / Faso çifti, finalin ardından Avrupa ikincisi olarak kürsüde yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Daha önce yaş kategorilerinde Avrupa şampiyonlukları yaşayan, dünya sıralamasında yükselişini sürdüren ve büyükler seviyesindeki performansıyla dikkat çeken Görkem Öçal, 14 yaşında U21 Avrupa Şampiyonası finali oynayarak kariyerine bir uluslararası başarı daha ekledi.</p>

<p>Team Akfen İnşaat’ın desteklediği milli sporcular arasında yer alan Görkem Öçal, disiplinli çalışması, yüksek rekabet gücü ve yaşının ötesindeki performansıyla Türk sporunun dünyaya açılan genç yıldızlarından biri olarak öne çıkıyor.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/team-akfen-insaat-sporcusu-gorkem-ocaldan-u21-avrupada-gumus-madalya</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 12:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/d-f-f-f.JPG" type="image/jpeg" length="14211"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BOSS4 İnşaat’tan Zeytinburnu’nda Kentsel Dönüşüme Büyük Katkı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/boss4-insaattan-zeytinburnunda-kentsel-donusume-buyuk-katki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/boss4-insaattan-zeytinburnunda-kentsel-donusume-buyuk-katki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Alya Merkezefendi projesi kapsamında 252 bağımsız bölümün dönüşümü tamamlanırken, 467 konutun anahtarları hak sahiplerine teslim edildi. Toplam 28 bin metrekarelik alan üzerinde geliştirilen proje; 9 blok, 467 konut ve 15 ticari üniteden oluşuyor. Güvenli şehirleşme vizyonuyla hayata geçirilen Alya Merkezefendi, Zeytinburnu’nun kentsel dönüşüm sürecine önemli katkı sağlarken, hak sahipleri de yeni yaşam alanlarına kavuştu.</strong></p>

<p>Törende konuşan Zeytinburnu Kaymakamı Adem Uslu, nitelikli kentsel dönüşüm projelerinin ilçenin geleceği açısından büyük önem taşıdığını belirterek, Zeytinburnu’nun son yıllarda başarılı bir dönüşüm sürecinden geçtiğini ifade etti. İstanbul’un sahip olduğu stratejik değerle birlikte bu projelerin, ilçeyi daha yaşanabilir ve seçkin bir konuma taşıdığını söyledi. Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy ise yaklaşık 25 yıl önce başlayan dönüşüm sürecinin başarıyla sonuçlandığını vurgulayarak, ilçenin önemli sorunlarından birinin artık geride kaldığını dile getirdi.</p>

<p>BOSS4 İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Abdülkadir Akkuş, kentsel dönüşümün yalnızca eski yapıların yenilenmesi değil, şehirlerin geleceğine yapılan uzun vadeli bir yatırım olduğunu belirtti. Akkuş, BOSS4 İnşaat olarak yalnızca bina inşa etmediklerini; geleceğin şehirlerini, mahallelerini ve yaşam kültürünü oluşturmayı hedeflediklerini ifade etti. Bir projenin gerçek değerinin, teslim edildiği gün değil, yıllar sonra da yaşam kalitesini koruması ve bulunduğu bölgeye değer katmasıyla ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Türkiye’nin deprem gerçeğinin güvenli şehirleşmenin önemini her geçen gün artırdığına dikkat çeken Akkuş, dönüşüm projelerinin parsel bazlı değil, ada bazlı ve bütüncül bir şehircilik anlayışıyla ele alınması gerektiğini vurguladı. Sosyal donatı alanları, yeşil alanlar, ulaşım altyapısı ve mahalle kültürünü yaşatan yaşam alanlarıyla planlanan dönüşüm projelerinin şehirler için daha kalıcı değer oluşturacağını belirten Akkuş, geleceğin ihtiyaçlarına da cevap veren yaşam alanları üretmeyi hedeflediklerini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Zeytinburnu’nun tarihine ve güçlü mahalle kültürüne duydukları saygıyla hareket ettiklerini ifade eden Akkuş, ilçeye yatırım yapmayı sürdüreceklerini belirterek yakın zamanda bölgede yeni bir kentsel dönüşüm projesini daha hayata geçireceklerinin mesajını verdi. Konuşmaların ardından protokol üyeleri, hak sahiplerine yeni konutlarının anahtarlarını teslim etti.</p>

<p>BOSS4 İnşaat, güvenli şehirleşme vizyonuyla geliştirdiği projelerle Türkiye’nin kentsel dönüşüm sürecine katkı sunmayı sürdürürken, yaşam kalitesini yükselten ve geleceğin şehirlerine değer katan projeler üretmeye devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/boss4-insaattan-zeytinburnunda-kentsel-donusume-buyuk-katki</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 11:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/s-d-d.JPG" type="image/jpeg" length="79773"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk Çelik Sektörü Küresel Değişime Karşı Gücünü Koruyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/turk-celik-sektoru-kuresel-degisime-karsi-gucunu-koruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/turk-celik-sektoru-kuresel-degisime-karsi-gucunu-koruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türk çelik sanayisinin küresel ölçekteki önemli temsilcilerinden Çelik İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Dalbeler, ABD’nin New York kentinde düzenlenen Global Steel Dynamics Forum’da yaptığı değerlendirmelerde, Türk çelik sektörünün değişen küresel dengeler karşısındaki dayanıklılığına ve uyum gücüne dikkat çekti.</strong></p>

<p>World Steel Dynamics (WSD) ve Association for Iron &amp; Steel Technology (AIST) iş birliğiyle gerçekleştirilen Global Steel Dynamics Forum, geçtiğimiz günlerde ABD’nin New York kentinde düzenlendi. Çelik sektöründeki güncel gelişmelerin, kritik dinamiklerin ve stratejik beklentilerin ele alındığı foruma, Türk çelik sektörünü ve Çelik İhracatçıları Birliği’ni temsilen Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Dalbeler ile Şube Müdürü Uygar Tatar katıldı.</p>

<p>Küresel çelik sektörünün önde gelen isimlerini bir araya getiren “Küresel Çelik Perspektifleri” oturumunda, ÇİB Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Dalbeler panelist olarak yer aldı. Küresel ekonomide yaşanan hızlı değişimlerin Türk sanayisi için yeni olmadığını belirten Dalbeler, Türkiye’nin uzun yıllardır zorlu ve değişken koşullarda faaliyet gösterdiğini söyledi. Bu durumu, “Sisli bir gecede farlarınız olmadan araç kullandığınızı düşünün. Bir süre sonra gözleriniz buna alışır.” sözleriyle anlatan Dalbeler, Türk sanayisinin belirsizliklerle yaşamayı öğrendiğini ve bu sayede değişen koşullara hızlı uyum sağladığını vurguladı.</p>

<p>Türkiye’nin uluslararası sistemdeki rolünün yalnızca coğrafi konumla açıklanamayacağını ifade eden Dalbeler, ülkenin Doğu ile Batı, Asya ile Avrupa arasında bir köprü olmanın ötesinde; stratejik bir enerji koridoru, güçlü bir lojistik merkezi ve bölgesel diplomasinin önemli aktörlerinden biri olduğunu belirtti. Türkiye’nin bulunduğu coğrafyanın tarih boyunca yüksek dinamizm ve sürekli değişim barındırdığını kaydeden Dalbeler, bunun Türk sanayisinin reflekslerini güçlendirdiğini söyledi. Dalbeler, bu dinamik ortamın daha hızlı karar alma, daha çevik hareket etme ve fırsatları erken görme becerisi kazandırdığını belirterek, Türk çelik sektörünün en önemli avantajlarından birinin bu adaptasyon kabiliyeti olduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türk çelik sektörünün yıllardır farklı küresel krizlerle mücadele ederek büyümeyi sürdürdüğünü vurgulayan Dalbeler, Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından Karadeniz havzasından gelen yoğun çelik arzı başta olmak üzere pek çok zorlu sürecin başarıyla aşıldığını söyledi. Dalbeler, sektörün karşılaştığı her zorluktan yeni yetkinlikler kazanarak çıktığını belirterek, koşullar her zaman avantajlı olmasa da büyümeye devam ettiklerini ve bunun sektörün dayanıklılığını açıkça ortaya koyduğunu dile getirdi.</p>

<p>Çelik sektörünün geleceğine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Dalbeler, çeliğin yalnızca ekonomik açıdan değil, stratejik ve toplumsal açıdan da vazgeçilmez bir alan olduğunu söyledi. Çelik sektörünün tarih boyunca ülkeler arasındaki iş birliğini ve ekonomik entegrasyonu desteklediğine dikkat çeken Dalbeler, Avrupa Birliği’nin temellerinin de çelik sektöründe kurulan ortaklıklarla atıldığını hatırlattı. Küresel ticaretin ülkeler arasındaki ilişkileri güçlendiren en önemli araçlardan biri olduğunu ifade eden Dalbeler, artan korumacılık eğilimlerine rağmen uluslararası iş birliğinin sürdürülmesinin büyük önem taşıdığını vurguladı. Farklılıklar olsa da ortak zeminde buluşulabilecek pek çok alan bulunduğunu belirten Dalbeler, çelik sektörünün gelecekte de ülkeler arasındaki ekonomik ilişkilerin güçlenmesine katkı sağlamayı sürdüreceğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/turk-celik-sektoru-kuresel-degisime-karsi-gucunu-koruyor</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 11:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/global-steel-dynamics-forum-2jpg.jpeg" type="image/jpeg" length="96225"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BTSO Başkanı İbrahim Burkay Bursa’nın Yeni Ekonomi Vizyonunu Açıkladı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/btso-baskani-ibrahim-burkay-bursanin-yeni-ekonomi-vizyonunu-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/btso-baskani-ibrahim-burkay-bursanin-yeni-ekonomi-vizyonunu-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa ekonomisinin geleceğine yön verecek yeni nesil yatırım ve dönüşüm projelerini kamuoyuyla paylaştı. TEKNOSAB bünyesinde hayata geçirilen KOBİ OSB projesinin yanı sıra Organize Ticaret Bölgesi, Gıda İhtisas OSB, lojistik depolama alanları, teknoloji ve dijital dönüşüm yatırımlarının da Bursa’nın kalkınma sürecinde önemli rol üstleneceğini belirten Burkay, gerekli hazırlıkların ve yasal süreçlerin büyük ölçüde tamamlandığını söyledi.</strong></p>

<p>BTSO tarafından Hilton Otel’de düzenlenen lansman toplantısında konuşan İbrahim Burkay, son yıllarda Bursa’nın üretim ve ticaret altyapısını güçlendirmeye yönelik önemli çalışmalar gerçekleştirdiklerini ifade etti. İş dünyasının yoğun katılım gösterdiği programda Burkay, Bursa’nın ekonomik gelişimine katkı sağlayacak projeleri detaylarıyla anlattı. Burkay, “Bugün burada yalnızca yeni hedefleri açıklamak için değil, aynı zamanda iş dünyamızın ihtiyaçlarından doğan ve önemli aşamaları tamamlanan projeleri paylaşmak için bir araya geldik. Bursa’nın geleceğini şekillendirecek yatırımları birlikte hayata geçiriyoruz.” dedi.</p>

<p><strong>“60’tan Fazla Proje Bursa’ya Kazandırıldı”</strong></p>

<p>BTSO’nun 2013 yılında ortaya koyduğu vizyon doğrultusunda önemli projelere imza attığını belirten Burkay, başlangıçta 16 makro proje ile yola çıktıklarını, bugün ise bu sayının 60’ın üzerine çıktığını söyledi. Söz konusu yatırımların üretimden ihracata, eğitimden teknolojiye kadar geniş bir alanda Bursa’nın gelişimine katkı sağladığını ifade eden Burkay, “Üyelerimizin desteğiyle kentimizin ekonomik tarihine iz bırakan çok sayıda projeyi hayata geçirdik. Bursa son yıllarda adeta uzun yıllara yayılan altyapı yatırımlarını kısa bir zaman diliminde gerçekleştirdi.” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye’nin son dönemde birçok ekonomik ve sosyal zorlukla karşı karşıya kaldığını hatırlatan Burkay, BTSO’nun her süreçte üyelerinin yanında yer aldığını ve çözüm odaklı çalışmalar yürüttüğünü vurguladı.</p>

<p><strong>Bursa’nın Yeni Ekonomi Haritası Belirlendi</strong></p>

<p>Toplantıda Bursa’nın yeni dönem ekonomi vizyonunun temel unsurlarını da paylaşan Burkay, TEKNOSAB KOBİ OSB, Organize Ticaret Bölgesi, Gıda İhtisas OSB, lojistik depolama alanları, Data Center Girişim Sermayesi Yatırım Fonu, TEKNOSAB Teknopark, Yapay Zekâ Dönüşüm Merkezi ve Fidan Han projelerinin kentin büyüme stratejisinin merkezinde yer aldığını söyledi.</p>

<p>İbrahim Burkay, “Her sektörün farklı ihtiyaçları bulunuyor. KOBİ’lerimizin büyüme alanlarına, gıda sektörümüzün ihtisaslaşmış üretim bölgelerine, ticaret erbabımızın modern ticaret merkezlerine ve sanayimizin yeni nesil teknoloji altyapılarına ihtiyacı var. Biz tüm bu ihtiyaçları Bursa’nın bütüncül kalkınma stratejisinin parçaları olarak değerlendiriyoruz.” diye konuştu.</p>

<p><strong>KOBİ OSB İçin Süreç Başladı</strong></p>

<p>TEKNOSAB bünyesinde hayata geçirilecek KOBİ OSB projesinin uzun yıllardır iş dünyasının gündeminde olduğunu belirten Burkay, kamu yararı kararlarının alındığını ve kamulaştırma çalışmalarının başladığını açıkladı. Projeye ilişkin taleplerin Temmuz ve Ağustos aylarında toplanacağını ifade eden Burkay, “KOBİ OSB projesiyle işletmelerimizin daha planlı ve güçlü üretim alanlarına kavuşmasını hedefliyoruz. TEKNOSAB’ın sunduğu teknoloji, lojistik ve yatırım avantajlarını artık KOBİ’lerimiz de doğrudan kullanabilecek. Bu proje Bursa sanayisinin dönüşümünde önemli bir kilometre taşı olacak.” dedi.</p>

<p><strong>Organize Ticaret Bölgesi Geliyor</strong></p>

<p>Ticaret sektörünün de çağın gerekliliklerine uygun altyapılara ihtiyaç duyduğunu belirten Burkay, TEKNOSAB içerisinde planlanan Organize Ticaret Bölgesi için hazırlıkların tamamlandığını söyledi. Projenin hayata geçmesiyle birlikte Bursa’daki ticaret işletmelerinin modern ve planlı bir yapıya kavuşacağını kaydeden Burkay, yakın zamanda yatırımcı taleplerinin toplanacağını ifade etti.</p>

<p><strong>Gıda ve İnşaat Sektörlerine Yeni Alanlar</strong></p>

<p>Bursa ekonomisinin önemli sektörlerinden gıda ve inşaat alanlarına yönelik projeler hakkında da bilgi veren Burkay, Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi ile lojistik depolama alanlarının TEKNOSAB’ın genişleme sahasında planlandığını söyledi. Bu yatırımların sektörlerin üretim kapasitesini ve rekabet gücünü artıracağını belirten Burkay, özellikle depolama ve üretim altyapısının güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti.</p>

<p><strong>TEKNOSAB’da Hedef 100 Milyar Liralık Yatırım</strong></p>

<p>TEKNOSAB’ın Bursa’nın üretim gücünü artıran en önemli projelerden biri olduğunu vurgulayan Burkay, bölgede halen 27 fabrikanın üretim yaptığını ve yatırım hacminin 60 milyar liraya ulaştığını söyledi. 2027 yılı sonunda üretime geçen firma sayısının 52’ye çıkacağını ifade eden Burkay, toplam yatırım tutarının ise 100 milyar liraya ulaşmasının beklendiğini belirtti. Burkay, 2030 yılı itibarıyla tüm parsellerde üretimin başlamasının hedeflendiğini kaydetti.</p>

<p><strong>TEKNOSAB Lojistik Teknopark Ortak Yatırım Modeliyle Dikkat Çekiyor</strong></p>

<p>Burkay, TEKNOSAB Lojistik Teknopark’ın ortak yatırım anlayışının başarılı örneklerinden biri olduğunu söyledi. Projede 650’den fazla yatırımcının yer aldığını belirten Burkay, 75 milyon dolarlık yatırım gerçekleştirildiğini ve toplam yatırım büyüklüğünün 210 milyon dolara ulaşacağını ifade etti. Söz konusu yatırım modelinin hem yatırımcı ilgisi hem de sağladığı değer artışı bakımından önemli sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Burkay, Bursa iş dünyasının ortak hedefler etrafında bir araya gelmesinin güçlü bir örneğini oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><strong>Dijital Dönüşüm ve Yapay Zekâ Odaklı Yeni Dönem</strong></p>

<p>BTSO’nun yeni dönem stratejisinde teknoloji ve dijitalleşmenin önemli bir yer tuttuğunu ifade eden Burkay, Data Center, TEKNOSAB Teknopark ve Yapay Zekâ Dönüşüm Merkezi projelerinin Bursa’yı yeni nesil ekonominin merkezlerinden biri haline getirmeyi amaçladığını söyledi. Burkay, “Dünyada rekabet artık yalnızca üretim kapasitesiyle değil, teknoloji geliştirme gücü ve dijital dönüşüm yetkinliğiyle belirleniyor. Bursa’nın bu dönüşümün takipçisi değil, yön veren şehirlerinden biri olmasını hedefliyoruz.” dedi.</p>

<p><strong>Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi İçin Yeni Dönüşüm Hamlesi</strong></p>

<p>BTSO’nun tarihi ticaret merkezlerine yönelik projelerine de değinen Burkay, Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi’nin Bursa’nın ekonomik ve kültürel hafızasında önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. Payitaht Çarşı projesiyle bölgedeki işletmelerin kurumsal kapasitesini artırmayı hedeflediklerini belirten Burkay, dijital dönüşüm çalışmalarıyla esnafın yeni ticaret modellerine uyum sağlamasına destek verdiklerini ifade etti. İç Fidan Han ve Kubbeli Hal bölgesinde planlanan dönüşüm projesiyle tarihi yapının yeniden canlandırılacağını belirten Burkay, açık pazar, müze çarşı ve yaşayan han konseptiyle bölgenin ticari hareketliliğinin artırılacağını söyledi.</p>

<p><strong>“Güçlü Bursa İçin Birlikte Çalışacağız”</strong></p>

<p>Konuşmasının sonunda BTSO’nun yeni dönem vizyonunun ortak akıl, güven ve iş birliği anlayışı üzerine kurulduğunu vurgulayan Burkay, Bursa’nın geleceğine güçlü bir ekonomi ve yüksek rekabet gücü bırakmayı hedeflediklerini ifade etti. İbrahim Burkay, “Amacımız gelecek nesillere daha güçlü bir ekonomi ve daha büyük hedefleri olan bir Bursa bırakmaktır. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da iş dünyamızla birlikte çalışmayı sürdüreceğiz. Üretimde, ticarette, teknolojide ve ihracatta yeni başarı hikâyelerini hep birlikte yazacağız. Bursa’nın ve ülkemizin kalkınma yolculuğuna katkı sunmaya devam edeceğiz.” diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/btso-baskani-ibrahim-burkay-bursanin-yeni-ekonomi-vizyonunu-acikladi</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 11:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/1-5-9.JPG" type="image/jpeg" length="75046"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sagrada Família’nın Merkezi Kuleleri Tamamlandı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/sagrada-familianin-merkezi-kuleleri-tamamlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/sagrada-familianin-merkezi-kuleleri-tamamlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İspanya’daki Sagrada Familia’nın altı merkezi kulesi, yapının mimarı Antoni Gaudí’nin vefatının 100. yılında, Henkel’in ileri teknoloji yapıştırıcı çözümlerinin katkısıyla tamamlandı.</strong></p>

<p>Merkezi kulelerin tamamlanması, bazilikanın inşa sürecindeki en zorlu yapısal mühendislik aşamalarından birinin başarıyla geride bırakıldığını gösteren tarihi bir adım oldu. Henkel’in gelişmiş Loctite teknolojisi, bu karmaşık sürecin sorunsuz şekilde tamamlanmasında kilit rol oynadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>10 yılı aşkın süredir devam eden iş birliği kapsamında Henkel, yalnızca yüksek performanslı yapısal yapıştırıcısı Loctite EA 9497 ile değil; kapsamlı test ve doğrulama süreçleri, teknik bilgi birikimi ve proje ihtiyaçlarına uygun kesintisiz tedarik desteğiyle de projeye önemli katkı sundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/sagrada-familianin-merkezi-kuleleri-tamamlandi</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 11:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/1782200082-260616-h-e-n-k-e-l-sagrada-familia-press-h-i-g-h-020.jpg" type="image/jpeg" length="59520"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tepe Home ile tatil ruhu yaşam alanlarına taşınıyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/tepe-home-ile-tatil-ruhu-yasam-alanlarina-tasiniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/tepe-home-ile-tatil-ruhu-yasam-alanlarina-tasiniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Yaz mevsimiyle birlikte yaşam alanlarında daha ferah, sade ve doğayla uyumlu bir atmosfer öne çıkıyor. Açık renklerin yarattığı hafiflik, doğal dokuların sıcaklığı ve yalın tasarım anlayışı, mekânlarda dingin ve rahat bir etki oluşturuyor. Bu dönemde dekorasyon tercihleri de buna paralel olarak şekilleniyor. Keten, ahşap, rattan gibi malzemeler hem görsel olarak hafiflik hissi veriyor hem de yazın doğal atmosferini iç mekânlara taşıyor. Balkon, teras ve bahçe gibi alanlar daha aktif kullanılmaya başlarken, ev içindeki düzen de buna paralel olarak sadeleşiyor ve işlevsellik ön plana çıkıyor…</strong></p>

<p>Mekânlara eklenen dekoratif parçalar ise bu atmosferi güçlendiren en önemli detaylardan biri haline geliyor. Doğal dokulu mobilyalar, açık tonlu tamamlayıcı ürünler ve hafif tekstiller; bulunduğu ortama yazın rahatlatıcı tatil hissini taşıyabiliyor. Büyük değişiklikler yapmadan, doğru ürün seçimleriyle evde daha ferah ve keyifli bir atmosfer yaratmak mümkün hale geliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tepe Home’un mevcut ürün gamı da bu ihtiyaca karşılık veren birçok alternatif sunuyor. Doğal malzemelerin öne çıktığı iç ve dış mekan mobilyaları, dengeli ve sade çizgilere sahip tasarımlar ve ferah renk paletleri; ev içinde yazın hafifliğini hissettiren bir bütünlük oluşturuyor. Bir evin tüm dekorasyon ihtiyacına cevap veren ürün çeşitliliği sayesinde bu etki evin farklı alanlarına kolaylıkla yayılabiliyor.</p>

<p>Tepe Home’un bu yaklaşım, yaşam alanlarını baştan sona değiştirmekten çok; küçük ama etkili dokunuşlarla daha iyi hissettiren mekânlara dönüştürmeyi ön plana çıkarıyor. Böylece evler, yazın enerjisini yansıtan, rahatlatan ve keyifli vakit geçirilen alanlar haline geliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/tepe-home-ile-tatil-ruhu-yasam-alanlarina-tasiniyor</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 18:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/dsljc.JPG" type="image/jpeg" length="86072"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EY Avrupa Çekicilik Araştırması 2026 yayımlandı   2025 yılında Türkiye’ye yabancı yatırım %20 arttı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ey-avrupa-cekicilik-arastirmasi-2026-yayimlandi-2025-yilinda-turkiyeye-yabanci-yatirim-20-artti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ey-avrupa-cekicilik-arastirmasi-2026-yayimlandi-2025-yilinda-turkiyeye-yabanci-yatirim-20-artti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>EY Avrupa Çekicilik Araştırması’na göre; 2025 yılında Avrupa’daki doğrudan yabancı yatırımlar %7 gerilese de Avrupa kıtası genelinde 5.000’in üzerinde yatırım projesi hayata geçirildi ve 200.000’den fazla yeni istihdam sağlandı. Yatırımlar; yapay zekâ, savunma sanayi ve düşük karbonlu enerji üretimi gibi yüksek büyüme potansiyeline sahip alanlarda artarken; otomotiv ve kimya gibi geleneksel sanayi kollarında gerileme yaşandı. Fransa, Birleşik Krallık ve Almanya’da yabancı yatırımların azaldığı bir dönemde; Türkiye, Polonya ve İspanya yatırım çekme konusunda öne çıktı.</strong></p>

<p>Uluslararası danışmanlık şirketi EY’ın hazırladığı Avrupa Çekicilik Araştırması’nın (European Attractiveness Survey) sonuçları açıklandı. Araştırma; Avrupa’nın küresel ekonomik ve jeopolitik belirsizliklere rağmen uluslararası yabancı yatırımcılar açısından önemli bir cazibe merkezi olmayı sürdürdüğünü ortaya koyuyor.</p>

<p><strong>Türkiye’de yabancı yatırımlar %20 arttı</strong></p>

<p>Avrupa genelindeki düşüş eğilimine rağmen Türkiye, Polonya ve İspanya gibi ülkeler yatırım performanslarıyla dikkat çekti. Bir önceki yıl doğrudan yabancı yatırımda beşinci sırada yer alan Türkiye’de doğrudan yabancı yatırım projeleri %20 artarak dördüncü sıraya yükseldi ve proje sayısı 383 olarak gerçekleşti. Polonya’da bu oran %10, İspanya’da ise %7 olarak gerçekleşti. Araştırma, bu performansın arkasında; güçlü yetenek havuzları, mevcut iş hacmi, yatırım dostu uygulamalar, vergi teşvikleri, yerel yetkinlik geliştirme programları ve dijital altyapı yatırımlarının bulunduğunu ortaya koyuyor.</p>

<p><strong>Fransa, Birleşik Krallık ve Almanya’da yabancı yatırımı geriledi</strong></p>

<p>Araştırmaya göre; yabancı yatırımlar geçen yıla kıyasla Fransa’da %17, Birleşik Krallık’ta %14 ve Almanya’da %10 düşüş gösterdi. Fransa’da yaşanan siyasi belirsizlikler, Birleşik Krallık’ta ticari sürtüşmeler ve artan vergi yükleri, Almanya’da ise enerji maliyetleri ve Çin’den gelen talebin zayıflaması yatırımcı güvenini olumsuz etkileyen temel unsurlar arasında yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Yabancı yatırımcıların Avrupa’ya ilgisi sürüyor</strong></p>

<p>Avrupa; zayıf ekonomik büyüme, enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar, ABD ile yaşanan ticari gerilimler ve Ukrayna’daki gerilim ile Orta Doğu’daki anlaşmazlıkların devam eden etkileri nedeniyle önemli zorluklarla karşı karşıya kalıyor. Buna rağmen, 2025 yılında doğrudan yabancı yatırım projelerinde görülen sadece %7’lik düşüş, Avrupa’nın temel ekonomik ve kurumsal avantajlarının dirençli kalmaya devam ettiğini gösteriyor. Öte yandan Avrupa’da doğrudan yabancı yatırım projeleri kapsamında yaratılan istihdam sayısının %25 gerilediği görülüyor. Bu durum, yatırımcıların mevcut ekonomik ortamda daha seçici ve daha küçük ölçekli yatırımlara yöneldiğine işaret ediyor.</p>

<p><strong>Yapay zekâ, savunma sanayi ve düşük karbonlu enerji yatırımları yükselişte</strong></p>

<p>2025 yılında Avrupa’da yapay zekâ odaklı doğrudan yabancı yatırım proje sayısı %96 artış gösterdi. Bu projeler 14.000’in üzerinde yeni istihdam yaratarak bir önceki yıla göre %41 daha fazla istihdam sağladı. Savunma sektöründe doğrudan yabancı yatırım proje sayısı %84 artarak yaklaşık 7.000 kişilik yeni istihdam yarattı. Yatırımlarda; hava sistemleri, insansız hava araçları, uzay teknolojileri, mühimmat, füze sistemleri ve kara savunma teknolojileri öne çıkan alanlar arasında yer aldı. Düşük karbonlu enerji sektöründeki yatırımlar ise %25 artış gösterdi.</p>

<p><strong>Otomotiv, kimya ve sağlık yatırımları geriledi</strong></p>

<p>Yüksek büyüme potansiyeline sahip sektörlerde artış yaşanırken, Avrupa’nın geleneksel sanayi alanlarında düşüş gözlendi. Otomotiv sektöründeki yatırımlar %11, kimya sektöründeki yatırımlar %19 ve sağlık üretimi alanındaki yatırımlar ise %28 oranında geriledi.</p>

<p><strong>ABD ve Almanya kaynaklı yatırımlar yavaşlıyor</strong></p>

<p>2019–2025 döneminde ABD ve Almanya’dan Avrupa’ya yapılan yatırımlar sırasıyla %38 ve %28 düştü. ABD’li şirketler, ticaret politikalarındaki belirsizlikler ve yerel yatırımları teşvik eden politikalar nedeniyle Avrupa yatırımlarında daha temkinli davranırken, Alman şirketleri ise artan maliyetler, zayıflayan Çin talebi ve yoğunlaşan küresel rekabet baskısıyla karşı karşıya bulunuyor.</p>

<p><strong>Yatırımcılar kısa vadede temkinli, uzun vadede ise iyimser</strong></p>

<p>Araştırmaya katılan şirketlerin %54’ü önümüzdeki bir yıl içerisinde Avrupa’da yeni faaliyet kurmayı veya mevcut faaliyetlerini genişletmeyi planlıyor. Katılımcıların %41’i jeopolitik gerilimler ve çatışmaları Avrupa’nın yatırım çekiciliği açısından en önemli risk olarak değerlendirirken; makroekonomik koşullar, ticaret engelleri ve artan regülasyon yükü de öne çıkan diğer risk unsurları arasında yer alıyor.</p>

<p>Geçtiğimiz yıla göre regülasyon ve bürokratik karmaşıklığa ilişkin kaygıların yeniden yükselişe geçtiği görülüyor. Bu nedenle Avrupa Birliği, şirketler üzerindeki idari yükü azaltmaya yönelik kapsamlı sadeleştirme çalışmalarını sürdürüyor.</p>

<p><strong>Avrupa uzun vadeli yatırım çekiciliğini koruyor</strong></p>

<p>Araştırmaya katılan şirketlerin %60’ı Avrupa’nın önümüzdeki üç yıl içerisinde yatırım çekiciliğinin artacağını öngörüyor. Avrupa’nın geniş ve erişilebilir pazarı, güçlü altyapısı, sürdürülebilirlik alanındaki liderliği, inovasyon kapasitesi ve yüksek nitelikli iş gücü yatırımcıların en çok önem verdiği avantajlar arasında yer alıyor. Katılımcılar aynı zamanda Avrupa’nın rekabetçilik ve verimlilik alanlarında ihtiyaç duyduğu dönüşümü gerçekleştirebileceğine de inanıyor. Şirketlerin %52’si Avrupa’nın yatırım ortamını güçlendirecek stratejik kararları hayata geçireceğini düşünürken, yalnızca %21’i bu konuda olumsuz görüş bildiriyor.</p>

<p><strong>Avrupa’nın planlarını uygulamaya dönüştürmesi gerekiyor</strong></p>

<p>Araştırma kapsamında görüşülen 500 yatırım lideri, Avrupa’nın küresel rekabet gücünü koruyabilmesi için öncelikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin daha güçlü şekilde desteklenmesi, enerji maliyetlerinin azaltılması ve stratejik sektörlere yönelik teşviklerin artırılması gerektiğini vurguluyor. Bununla birlikte yatırımcılar, vergi sistemlerinin sadeleştirilmesi, dijital inovasyonun hızlandırılması ve rekabetçiliği artıracak politikaların kararlılıkla uygulanmasının Avrupa’nın uzun vadeli yatırım çekiciliğini daha da güçlendireceği görüşünü paylaşıyor.</p>

<p><strong>EY-Parthenon Türkiye Başkanı Özge Gürsoy araştırmayla ilgili şunları söyledi:</strong></p>

<p>“EY Avrupa Çekicilik Araştırmamızın sonuçları; jeopolitik dalgalanmaların, ticarette artan kısıtlamaların ve ekonomik belirsizliklerin küresel yatırım ortamını yeniden şekillendirdiğini gösteriyor. Ancak tüm bu zorluklara rağmen Avrupa’nın, yabancı yatırımlar açısından dayanıklılığını koruyan ve yatırımcılar için cazibesini sürdüren bir merkez olmaya devam ettiğini görüyoruz. Bu anlamda Türkiye’de oldukça iyi bir ivme kaydetmiş durumda. 2024 yılı sonuçlarında doğrudan yabancı yatırımda beşinci sırada yer alan Türkiye, 2025 yılında dördüncü sıraya yükselerek doğrudan yabancı yatırım projelerini %20 artırdı ve toplam proje sayısını 383’e çıkardı. Araştırmamızdan yatırımların giderek daha seçici hale geldiğini; yapay zekâ, savunma ve enerji gibi yüksek büyüme potansiyeline sahip stratejik alanlara ve güçlü yetkinlik ekosistemlerine sahip şehir ve bölgelere yöneldiğini gözlemliyoruz. Araştırmanın, yatırım kararlarında artık tek bir belirleyici unsurun olmadığı gerçeğini ortaya koyuyor. Teknolojik dönüşüm, insan kaynağına erişim, regülasyonlar, jeopolitik gelişmeler, enerji maliyetleri, ham madde ve tedarik zinciri dinamikleri gibi birçok unsur eş zamanlı olarak yatırım stratejilerini etkiliyor. Bu nedenle şirketler için asıl rekabet avantajı, değişimi öngörebilme ve yatırımlarını doğru zamanda, doğru sektöre ve doğru coğrafyalara yönlendirebilme yetkinliğinde yatıyor.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ey-avrupa-cekicilik-arastirmasi-2026-yayimlandi-2025-yilinda-turkiyeye-yabanci-yatirim-20-artti</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 18:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/sld.JPG" type="image/jpeg" length="28641"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Otomotiv tedarik sektörü, küresel risklere karşı yeni yol haritasını konuştu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/otomotiv-tedarik-sektoru-kuresel-risklere-karsi-yeni-yol-haritasini-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/otomotiv-tedarik-sektoru-kuresel-risklere-karsi-yeni-yol-haritasini-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong><i>Küresel ticaret yeni bir kırılma döneminden geçiyor. Jeopolitik riskler artıyor, maliyet baskıları derinleşiyor ve rekabet koşulları hızla değişiyor. TAYSAD tarafından düzenlenen 5’inci Tedarik Zinciri Konferansı’nda tüm bu dönüşüm farklı bakış açılarıyla ele alındı. “Küresel Regülasyonlar, Yerel Stratejiler” temasıyla gerçekleştirilen etkinlikte sektör temsilcileri tedarik zincirinin geleceğini masaya yatırdı. Konferansta; verimlilik, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik odaklı yeni stratejiler öne çıktı. Türk otomotiv tedarik sanayisinin küresel rekabetteki konumu yeniden değerlendirildi.</i></strong></p>

<p>Türk otomotiv tedarik sanayisinin karşı karşıya olduğu fırsat ve riskler, Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği’nin (TAYSAD) düzenlediği 5’inci Tedarik Zinciri Konferansı’nda kapsamlı biçimde ele alındı. 18 Haziran 2026 tarihinde Crowne Plaza İstanbul Asia’da gerçekleştirilen etkinlik, “Küresel Regülasyonlar, Yerel Stratejiler” temasıyla sektör paydaşlarını buluşturdu. Otomotiv tedarik sanayisinin mevcut kırılganlıkları ve geleceğe yönelik dönüşüm ihtiyacı farklı oturumlarda değerlendirilirken; jeopolitik gelişmelerin üretim zincirlerine etkisi, maliyet yönetimi, sürdürülebilirlik yaklaşımı ve dijitalleşme süreçleri konferansın ana eksenini oluşturdu.</p>

<p><strong>“Türkiye, Avrupa'nın değer zincirindeki stratejik konumunu korumalı”</strong></p>

<p>Etkinlik kapsamında değerlendirmelerde bulunan <strong>TAYSAD Yönetim Kurulu Başkanı Yakup Birinci</strong>, otomotiv tedarik sanayinin küresel sistem içindeki stratejik rolüne dikkat çekti.<strong> Birinci</strong>, “Dünya otomotiv sanayii artık yalnızca üretim teknolojileriyle değil, ticaret politikalarıyla da şekilleniyor. Avrupa Birliği'nin yeni sanayi politikaları, ‘Made in EU’ yaklaşımı ve küresel ölçekte güçlenen korumacı eğilimler, sektörümüzün rekabet koşullarını yeniden tanımlıyor. İklim değişikliğiyle mücadele amacıyla başlayan dönüşüm sürecinin bugün ticaret politikalarını da etkilediğini görüyoruz. Ancak çevreyi koruma hedefiyle başlayan bu dönüşümün zaman zaman rekabeti sınırlandıran uygulamalara evrilmesi, sektörümüz açısından dikkatle takip edilmesi gereken bir süreç. Bu nedenle Türkiye’nin Avrupa’nın değer zincirindeki stratejik konumunu koruması, sanayi diplomasisini güçlendirmesi ve sektörün ortak akılla hareket etmesi büyük önem taşıyor. V. Tedarik Zinciri Konferansı’nı da değişen küresel dengeleri tüm paydaşlarla birlikte değerlendirdiğimiz, riskleri ve fırsatları ortak bir bakış açısıyla ele aldığımız önemli bir platform olarak görüyoruz.” diye konuştu.</p>

<p><strong>“İhracatımızın yüzde 85’ini Avrupa pazarında gerçekleştiriyoruz”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Etkinliğin “Küresel Ticaretin Yeni Ekseninde Otomotiv” başlıklı panelinde konuşan <strong>Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı</strong> şunları söyledi: "Otomotiv sektöründe yaşanan dönüşümün temelinde karbon emisyonlarının azaltılması ve 2050 karbon nötr hedefleri doğrultusunda geliştirilen politikalar yer alıyor. Son yıllarda emisyonların azaltılmasına yönelik önemli ilerlemeler kaydedilirken, bugün bu dönüşüm ticaret politikalarını ve küresel rekabet koşullarını doğrudan etkileyen yeni bir döneme evrildi. Sektör olarak ihracatımızın yaklaşık yüzde 85'ini Avrupa pazarına gerçekleştiriyoruz. Bu nedenle Avrupa'da uygulamaya alınan yeni düzenlemeler, sınırda karbon uygulamaları ve yerelleşme politikaları sektörümüz açısından stratejik önem taşıyor. Rekabet gücümüzü artıracak yeşil dönüşüm yatırımlarının, kamu destekleri ve finansman mekanizmalarıyla güçlendirilmesi, sektörümüzün küresel pazarlardaki başarısını kalıcı hale getirecek en önemli adımlardan biri olacaktır."</p>

<p><strong>“Verimliliği artıracak yapısal dönüşümler hızlandırılmalı”</strong></p>

<p><strong>Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Eroldu</strong> ise “Küresel otomotiv sanayisinde yaşanan dönüşüm, üretim teknolojilerinin ötesinde ticaret politikalarını da yeniden tanımlıyor. Son dönemde birçok ülkede yükselen korumacı politikaların kısa vadede belirli sektörleri destekleyebileceği düşünülse de uzun vadede rekabet gücünü zayıflatma riski taşıdığına inanıyoruz. Türkiye otomotiv sanayisi, Avrupa'nın üretim ve Ar-Ge ekosisteminin önemli ve tamamlayıcı bir parçasıdır. Bu güçlü entegrasyonun korunması hem Türkiye hem de Avrupa sanayisinin rekabetçiliği açısından kritik önem taşıyor. Önümüzdeki dönemde sektörümüzün rekabet avantajını sürdürebilmesi için verimliliği artıracak yapısal dönüşümlerin hızlandırılması ve otomotiv sanayii ekosistemimizin ölçek ekonomisinden daha fazla faydalanabilecek bir yapıya kavuşması gerekiyor. Değişen küresel dengeler karşısında rekabetçiliğimizi korumanın yolu, korumacılıktan değil; güçlü sanayi altyapısından, verimlilikten ve uluslararası iş birliklerinden geçiyor" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Maliyet yönetimi ve sürdürülebilirlik öne çıktı</strong></p>

<p>Program kapsamında açılış konuşmalarını TAYSAD Yönetim Kurulu Üyeleri Tülay Hacıoğlu Şengül ve Reha Gür gerçekleştirdi. Ardından ekonomist Bader Arslan, küresel ekonomik görünümün Türk otomotiv tedarik sanayisine etkilerine ilişkin değerlendirmelerini paylaştı. Etkinlikte ayrıca Toyota Finans ve İdari İşler Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Cem Kulu “Maliyet Yönetimi” başlıklı sunumunu yaparken, Toyotetsu Sürdürülebilirlik ve İs Sağlığı ve Güvenliği Müdürü Bahadır Gültekin “Scope 3 Kapsamında Tedarikçilerin Denetlenmesi” konusunu ele aldı. Ünsped Gümrük Müşavirliği ve Lojistik Hizmetler A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Dr. Faruk Şen ise “AB’nin Genişleyen STA Ağı Karşısında Türkiye: Asimetrik Tercihler ve Maliyet Yönetimi” başlıklı sunumuyla programa katkı sundu. Oturumun ikinci bölümünde düzenlenen “Korumacılık mı, Dönüşüm mü? Küresel Ticaretin Yeni Ekseninde Otomotiv” panelinde TAYSAD Yönetim Kurulu Başkanı Yakup Birinci, OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı ve OSD Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Eroldu da değerlendirmeleriyle yer aldı. Panelde sektörün geleceğine ilişkin riskler, fırsatlar ve dönüşüm alanları farklı perspektiflerle değerlendirildi.</p>

<p>Etkinlikte ayrıca Beyçelik Gestamp Lojistik Müdürü Buğra Bingöl, “İç Lojistikte Otonom Dönüşüm: AGV Teknolojisi” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Program, TAYSAD Muhasip Üyesi Bülent Yazıcı ile futbol dünyasının tanınan ismi Yılmaz Vural’ın katılımıyla gerçekleştirilen özel oturumla sona erdi. TAYSAD 5’inci Tedarik Zinciri Konferansı; ana sponsor Ünsped Gümrük Müşavirliği ve Lojistik Hizmetler A.Ş., altın sponsor Cevher Jant Sanayii A.Ş. ve bronz sponsorlar Sistem Global Quandatum ile L.I.T. Lojistik Servisleri Ltd. Şti. katkılarıyla gerçekleştirildi. Etkinlik, otomotiv tedarik sanayisinin dönüşüm gündemini, küresel ticaretteki değişimleri ve sektörün geleceğine yönelik stratejileri farklı boyutlarıyla ele alarak başarıyla tamamlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/otomotiv-tedarik-sektoru-kuresel-risklere-karsi-yeni-yol-haritasini-konustu</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 18:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/1782111201-t-a-y-s-a-d-y-netim-kurulu-ba-kan-yakup-birinci-o-b-y-netim-kurulu-ba-kan-kemal-yaz-c-ve-o-s-d-y-netim-kurulu-ba-kan-cengiz-eroldu.png" type="image/jpeg" length="87301"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASAŞ’ın Yeni İnsan Kaynakları ve SEÇ Direktörü Ela Çok Oksal Oldu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/asasin-yeni-insan-kaynaklari-ve-sec-direktoru-ela-cok-oksal-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/asasin-yeni-insan-kaynaklari-ve-sec-direktoru-ela-cok-oksal-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye’nin önde gelen sanayi kuruluşlarından ASAŞ; insan, kültür ve SEÇ (Sağlık, Emniyet, Çevre) odaklı organizasyonel yapısını güçlendirmeye devam ediyor. Bu kapsamda, insan kaynakları alanında 24 yılı aşkın deneyime sahip Ela Çok Oksal, 15 Haziran 2026 tarihi itibarıyla ASAŞ İnsan Kaynakları ve SEÇ Direktörü olarak göreve başladı.</strong></p>

<p>Marmara Üniversitesi İktisat Bölümü mezunu olan Ela Çok Oksal, profesyonel kariyerine 2002 yılında Vodafone İnsan Kaynakları organizasyonunda başladı. 2005 yılında Borusan Grubu’na katılan Çok Oksal, grup bünyesinde insan kaynakları, iş sağlığı ve güvenliği, çevre, sürdürülebilirlik ve kurumsal iletişim alanlarında farklı görev ve sorumluluklar üstlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kariyeri boyunca insan ve kültür stratejilerinin oluşturulması, kurumsal dönüşüm programlarının hayata geçirilmesi, birleşme ve satın alma süreçlerinin yönetimi, liderlik gelişimi ve yüksek performans kültürlerinin oluşturulması gibi kritik alanlarda çalışmalar yürüten Çok Oksal, son olarak Borusan Lojistik’te İnsan Kaynakları, İş Sağlığı Güvenliği ve Çevre, Kurumsal İletişim ve Sürdürülebilirlikten sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yaptı.</p>

<p>ASAŞ bünyesindeki yeni görevinde Ela Çok Oksal; insan kaynakları stratejilerinin geliştirilmesi, çalışan deneyiminin güçlendirilmesi, yetenek yönetimi, kurum kültürünün sürdürülebilir şekilde geliştirilmesi ve SEÇ alanındaki çalışmaların etkin biçimde yürütülmesine liderlik edecek.</p>

<p>Çalışan odaklı yaklaşımını sürdürülebilir büyüme hedefleriyle bütünleştiren ASAŞ, Ela Çok Oksal’ın liderliğinde, insan ve organizasyon süreçlerinde yeni bir başarı dönemine imza atmaya hazırlanıyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/asasin-yeni-insan-kaynaklari-ve-sec-direktoru-ela-cok-oksal-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 18:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/1782108013-a-s-a-s-ela-cokoksal.jpg" type="image/jpeg" length="62669"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[QNBpay'in Genel Müdürü Rahşan Kavas oldu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/qnbpayin-genel-muduru-rahsan-kavas-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/qnbpayin-genel-muduru-rahsan-kavas-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>QNB Türkiye’nin dijital ödeme çözümleri markası QNBpay’de üst düzey bir atama gerçekleşti. Ödeme sistemleri ve nakit yönetimi alanlarında uzun yıllara dayanan deneyime sahip olan Rahşan Kavas, QNBpay Genel Müdürü olarak göreve başladı.</strong></p>

<p>Finansal teknolojiler ve dijital ödeme çözümleri alanında faaliyet gösteren QNBpay, müşterilerine güvenli, hızlı ve yenilikçi ödeme deneyimleri sunmaya devam ederken, Rahşan Kavas liderliğinde büyüme yolculuğunu yeni bir aşamaya taşıyacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>1997 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Matematik Mühendisliği Bölümü'nden mezun olan Rahşan Kavas, 2000 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi'nde Sistem Mühendisliği yüksek lisansını, 2015 yılında ise Özyeğin Üniversitesi Executive MBA programını tamamladı. Kariyerine bilgi teknolojileri alanında başlayan Kavas, 1998-2012 yılları arasında Garanti Teknoloji'de çeşitli görevler üstlendi ve son olarak Sistem Analiz Yöneticisi olarak görev yaptı.</p>

<p>2012 yılında QNB Türkiye’ye katılan Kavas, farklı yöneticilik sorumlulukları üstlenerek ödeme sistemleri, nakit yönetimi ve dış ticaret alanlarında önemli projelere liderlik etti. 2019 yılından bu yana Nakit Yönetimi ve Dış Ticaret Direktörü olarak görev yapan Kavas, müşteri odaklı yaklaşımı, stratejik bakış açısı ve liderliğiyle bankanın dönüşüm ve büyüme hedeflerine katkı sağladı.</p>

<p>Rahşan Kavas, yeni görevinde QNBpay'in dijital ödeme çözümleri alanındaki faaliyetlerini geliştirmeye, yenilikçi ürün ve hizmetlerin yaygınlaştırılmasına katkı sunmaya ve şirketin sürdürülebilir büyüme hedeflerine liderlik etmeye devam edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/qnbpayin-genel-muduru-rahsan-kavas-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 18:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/kln-2.JPG" type="image/jpeg" length="97343"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yeni HUAWEI MatePad Pro Max Türkiye’de Satışa Sunuluyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/yeni-huawei-matepad-pro-max-turkiyede-satisa-sunuluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/yeni-huawei-matepad-pro-max-turkiyede-satisa-sunuluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong><i>Dünyanın en ince 13 inç üzeri tableti; litografik esnek OLED PaperMatte ekranı, sıvı metal soğutma sistemi ve yüksek silikon anotlu batarya mimarisiyle premium segmentte standartları yeniden tanımlıyor.</i></strong></p>

<p>HUAWEI, teknoloji ve lüks mühendisliği bir araya getiren yeni ultra premium amiral gemisi tableti HUAWEI MatePad Pro Max modelini Türkiye pazarında resmi olarak satışa sunuyor. Üst düzey yöneticiler, kreatif direktörler, profesyonel dijital sanatçılar ve teknoloji elitleri hedef alınarak geliştirilen cihaz; fiyat/performans odaklı yaklaşımların ötesinde lüks, eşsiz mühendislik, vizyoner teknoloji ve tavizsiz bir üretkenlik vaat ediyor.</p>

<p><strong>Dünyanın En İnce ve En Hafif Büyük Ekranlı Tableti</strong></p>

<p>HUAWEI MatePad Pro Max, 4,7 mm gövde kalınlığı ve sadece 509 gram (PaperMatte sürümü) ağırlığı ile dünyanın en ince 13 inç ve üzeri tableti unvanını gururla taşıyor. Sektörde bir ilk olan tamamen metal monokok şasi mimarisini benimseyen cihazda, arka kapak ve orta çerçeve tek bir parça halinde birleşiyor. Gövde içerisinde yer alan 6 adet yük taşıyıcı kiriş sayesinde bükülmeye karşı gövde mukavemeti %60 artan cihaz, sektörde TÜV Rheinland Ultra İnce Bükülme Direnci Sertifikası alan ilk tablet olarak öne çıkıyor. Arka panelde kullanılan 17 katmanlı Metalik Nano Kaplama ve OPVD teknolojisi ise metal yüzey üzerinde ışığın açısına göre değişen dinamik bir dalgalı ışık efekti sunuyor.</p>

<p><strong>Optik Devrim: Litografik Esnek OLED PaperMatte Ekran</strong></p>

<p>Cihaz, basit mat kaplamaların ötesine geçerek sektörde ilk kez Litografik Nano Kazıma süreciyle üretilen esnek bir OLED ekrana ev sahipliği yapıyor. Mikroskobik düzeydeki düzenli ve pürüzsüz yapısı sayesinde bu ekran, geleneksel mat ekranların en büyük problemi olan ışıltı ve grenli görünümü tamamen ortadan kaldırarak %20 netlik artışı sağlıyor ve yansımaları sıfırlıyor. 3K çözünürlüğe, %94 ultra yüksek ekran-gövde oranına, 3,55 mm çerçevelere ve çentiksiz FullView tasarıma sahip olan bu ekran; 1600 nits zirve parlaklık, 2.000.000:1 kontrast oranı ve 144 Hz değişken yenileme hızı sunuyor. Ekranın göz konforundaki başarısı, TÜV Rheinland Full Care Display 5.0 sertifikası ile de tescilleniyor.</p>

<p><strong>İleri Düzey Güç ve Termal Performans Mimarisi</strong></p>

<p>Cihazın yüksek performans kararlılığı, tablet sektöründe bir ilk olan Sıvı Metal Termal Jel kullanımı ve üst-alt çift yönlü Vapor Chamber soğutma sistemine dayanıyor. Yenilikçi merkezi anakart düzeni sayesinde 8.3 W TDP değerine ulaşan bu sistem, geleneksel termal jellere kıyasla ısı transfer hızını %50 artırıyor. Yoğun iş yüklerinde dahi cihazın ürettiği ısı, kullanıcının tableti tuttuğu kenarlara değil, merkezdeki geniş VC alanına homojen olarak dağıtılıyor ve ortalama sıcaklık artışında $2^\circ\text{C}$ düzeyinde bir iyileşme sağlanıyor. Güç tarafında ise yine bir tablette ilk kez yüksek enerji yoğunluklu Yüksek Silikon Anotlu Pil teknolojisi (10.400 mAh) kullanılıyor. Cihaz, 13,6 saat yerel video oynatma süresi sunarken, diğer mobil cihazları şarj edebilen 40 W Ters Süper Şarj teknolojisini destekliyor.</p>

<p><strong>Profesyonel Üretkenlik ve Yapay Zeka Ekosistemi</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>HUAWEI MatePad Pro Max, her türlü profesyonel iş akışına tam uyum sağlayacak yazılım ve aksesuar ekosistemiyle fark yaratıyor. HUAWEI AppGallery, Android ekosistemindeki tüm global ve yerel bankacılık, üretkenlik ve sosyal medya uygulamalarını yerleşik ve kesintisiz bir şekilde çalıştırıyor. Google Drive, Google Docs ve YouTube gibi tüm temel Google servisleri, AppGallery üzerinden doğrudan kuruluyor ve kişisel Google hesaplarıyla sorunsuz bir şekilde senkronize oluyor. Canlı Çoklu Görev özelliği, PC düzeyinde profesyonel ofis yazılımlarının kullanımı için aynı anda birden fazla görev penceresinin pürüzsüzce çalıştırılmasına olanak tanıyor. Yapay zeka destekli akıllı not alma uygulaması HUAWEI Notlar, M-Pencil Pro ile yazılan karmaşık el yazısı matematiksel denklemleri lasso (kement) aracıyla algılayıp dijital metne dönüştürüyor, grafiğini çiziyor ve hesaplıyor. Uygulama ayrıca AI el yazısı iyileştirme ve ses-not senkronizasyonu özelliklerini de barındırıyor. Donanım ivmeli profesyonel çizim uygulaması GoPaint ise Akıllı Renk Kartı, Akışkan Fırçalar ve Kare Kare Animasyon yetenekleriyle ücretsiz olarak sunuluyor. 10.000 seviyeli basınç algısına sahip M-Pencil Pro, esnek OLED ekran üzerinde sektörde ilk olan 12 mm havada durma algılama performansı sunarak fırça ucu önizlemesini gerçekçi bir şekilde ekrana yansıtırken yaratıcı süreçleri tamamen dijitalleştiriyor.</p>

<p><strong>Gelişmiş Multimedya ve Kamera Sistemleri</strong></p>

<p>Cihaz, dört sürücülü bas ünitesine sahip 6 hoparlörlü HUAWEI SOUND ses sistemi ile donatılıyor. Yüksek hassasiyetli kulak yakın uzamsal ses algoritması sayesinde %167 çapraz konuşma yalıtımı ve %35 ses alanı genişliği elde ediliyor. Toplantılar ve sesli görüşmeler için NPU tabanlı çok kanallı yapay sinir ağı gürültü giderme teknolojisi sunuluyor. Kamera tarafında ise %120 renk üretme oranına sahip Gerçek Renkli Kamera teknolojisi ve 50 MP Ultra HD arka kamera entegrasyonu yer alıyor.</p>

<p><strong>Fiyatlandırma ve Kampanya Bilgileri</strong></p>

<p>Yeni HUAWEI MatePad Pro Max, Türkiye’deki teknoloji ve tasarım tutkunları için iki farklı sürüm ve hediye alternatifiyle satışa sunulacak.</p>

<p>Lüks tasarımı ve hafifliğiyle öne çıkan HUAWEI MatePad Pro Max Uzay Grisi sürümü, 62.999 TL tavsiye edilen tüketici fiyatıyla raflardaki yerini alıyor. Bu modeli tercih eden kullanıcılara, tablet deneyimini tamamlayan 3.999 TL değerindeki HUAWEI Folio Kılıf ile yaratıcılığı zirveye taşıyan 5.999 TL değerindeki HUAWEI M-Pencil Pro hediye ediliyor.</p>

<p>Tavizsiz bir mobil ofis deneyimi arayan profesyoneller için geliştirilen HUAWEI MatePad Pro Mavi sürümü ise 79.999 TL satış fiyatına sahip. Bu premium pakette kullanıcılara, entegre kalem yuvası ve kablosuz şarj özelliğine sahip 11.999 TL değerindeki premium HUAWEI Glide Klavye ile yine 5.999 TL değerindeki HUAWEI M-Pencil Pro hediye olarak sunuluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/yeni-huawei-matepad-pro-max-turkiyede-satisa-sunuluyor</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 18:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/ndclk.JPG" type="image/jpeg" length="68538"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[OİB Başkanı Kemal Yazıcı, "OİBVentures Mobilite İnovasyon Fonu mevcut başarıları daha ileri taşıyacak"]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/oib-baskani-kemal-yazici-oibventures-mobilite-inovasyon-fonu-mevcut-basarilari-daha-ileri-tasiyacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/oib-baskani-kemal-yazici-oibventures-mobilite-inovasyon-fonu-mevcut-basarilari-daha-ileri-tasiyacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda, Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) öncülüğünde ve Türkiye Kalkınma Fonu (TKF) desteğiyle hayata geçirilen OİBVentures Mobilite İnovasyon Fonu, İstanbul’da düzenlenen tanıtım toplantısıyla kamuoyuna tanıtıldı. Türk otomotiv sektörünün dönüşüm sürecine katkı sağlaması hedeflenen fonun, yenilikçi girişimlerin desteklenmesi ve yüksek katma değerli teknolojilerin geliştirilmesi açısından önemli bir rol üstlenmesi bekleniyor.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Toplantıda konuşan OİB Başkanı Kemal Yazıcı, otomotiv sektörünün küresel rekabet gücünü koruyabilmesi için teknolojik dönüşümün ve girişimcilik ekosisteminin desteklenmesinin kritik önemde olduğunu vurguladı. OİBVentures Mobilite İnovasyon Fonu’nun yalnızca bir yatırım aracı değil, aynı zamanda sektörün geleceğine yönelik stratejik bir hamle olduğunu belirten Yazıcı, Türkiye otomotiv sanayisinin mevcut başarılarını yeni nesil teknolojilerle daha ileri taşımayı hedeflediklerini söyledi.</p>

<p>Yazıcı, “Bu, sektörün geleceği açısından önemli bir adım oldu. Türkiye’de otomotiv sektörü olarak ihracatta en yüksek performansı gösteren sektörüz. Üretimde çok iyiyiz; kalite ve maliyet açısından dünya ile rekabet konusunda önemli bir sorunumuz yok. Ancak sektörü geleceğe hazırlamamız gerekiyor. Bunu yaparken de yeni teknolojileri ve inovatif fikirleri ürüne dönüştürmemiz şart” ifadelerini kullanarak, dünyanın önde gelen otomotiv şirketlerinin girişimcilik ekosistemlerinden önemli ölçüde faydalandığını hatırlattı.</p>

<p>Yazıcı, “Dünyadaki büyük oyuncuların yaptığı gibi biz de girişimcilerin fikirlerinden ve yenilikçi insanların katkılarından faydalanarak sektörü desteklemek istiyoruz. OİBVentures Mobilite İnovasyon Fonu da bunun için önemli bir araç olacak. Başarılı olacağına inanıyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>İlk odak noktası elektrifikasyon ve temiz teknolojiler</strong><br />
Yeni dönemde girişimcilik ekosistemine yönelik çalışmaların hangi alanlarda yoğunlaşacağına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kemal Yazıcı, fonun öncelikli yatırım alanlarının mobilite ve otomotiv teknolojileri olacağını söyledi. Küresel iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında otomotiv sektörünün önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğine dikkat çeken Yazıcı, “Otomotiv sektörünün en önemli konularından biri, küresel ısınma nedeniyle karbondioksit salımının azaltılması. İçten yanmalı motorlu araçlar yerine elektrifikasyon ve hidrojen bazlı yakıt sistemlerine geçiş, emisyonların sıfırlanması açısından büyük önem taşıyor” dedi.</p>

<p>Bu kapsamda yeni nesil batarya teknolojileri, güç elektroniği sistemleri, elektrik motorları, invertör ve konvertör teknolojilerinin fonun öncelikli yatırım alanları arasında yer alacağını belirten Yazıcı, Türkiye’nin bu alanlarda geliştirilecek yenilikçi çözümlerle küresel rekabette daha güçlü bir konuma ulaşabileceğini ifade etti.</p>

<p><strong>Otonom sürüş ve yazılım teknolojileri ikinci büyük dönüşüm alanı</strong><br />
Mobilite dünyasında yaşanan değişimin yalnızca enerji dönüşümüyle sınırlı olmadığını vurgulayan Yazıcı, önümüzdeki dönemde otonom sürüş teknolojileri ve araç içi dijital sistemlerin sektörün yönünü belirleyeceğini söyledi. “Nüfus yaşlanıyor, insanların beklentileri değişiyor. Buna bağlı olarak otonom sürüş teknolojileri, gömülü yazılımlar, araç içi konfor ve eğlence sistemleri gibi alanlara yoğunlaşacağız” diyen Yazıcı, önümüzdeki 10-15 yıllık süreçte mobilite ekosisteminin bugünkünden çok farklı bir yapıya kavuşacağını ifade etti.</p>

<p>Yazıcı, geleceğin otomotiv sektöründe yalnızca üretim kapasitesinin değil, yazılım geliştirme yetkinliği ve teknoloji üretme kabiliyetinin de belirleyici olacağını kaydetti.</p>

<p><strong>Hedef: Kilogram başına ihracat değerini artırmak</strong><br />
Otomotiv sektöründe girişimcilik ekosisteminin sağlayacağı en önemli katkılardan birinin ihracatta katma değerin yükseltilmesi olacağını dile getiren Kemal Yazıcı, sektörün mevcut performansının güçlü olduğunu ancak daha yüksek seviyelere ulaşılması gerektiğini söyledi. “Bugün otomotiv sektöründe kilogram başına ihracat değerimiz ortalama 9,3 dolar seviyesinde. Türkiye ortalaması ise yaklaşık 1,6 dolar. Yani Türkiye ortalamasına göre oldukça iyi durumdayız. Buna rağmen dünya ile rekabet açısından bu değeri daha da artırmamız gerektiğini düşünüyoruz” ifadelerini kullanan Yazıcı, teknoloji odaklı üretimin ihracat gelirlerine doğrudan katkı sağlayacağını belirtti.</p>

<p>İlk hedeflerinin kilogram başına ihracat değerini 10 doların üzerine çıkarmak olduğunu kaydeden Yazıcı, “Bunu ancak teknolojiyi yakalayarak, inovatif fikirleri ürüne dönüştürerek ve ürünlerin katma değerini artırarak başarabiliriz” dedi.</p>

<p><strong>2026 ihracat hedefi 43 milyar dolar</strong><br />
Türk otomotiv sektörünün ihracat performansına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Kemal Yazıcı, sektörün yılın ilk aylarında hedeflerin üzerinde bir seyir izlediğini söyledi. Geçen yıl 41,5 milyar dolarlık ihracata ulaştıklarını hatırlatan Yazıcı, “Bu yıl için hedefimizi 43 milyar dolar olarak belirledik. Şu ana kadar yaklaşık 17 milyar dolarlık ihracata ulaştık ve planımızın yüzde 2,6 üzerinde ilerliyoruz. Yıl sonunda 43 milyar dolar hedefine ulaşacağımızı düşünüyoruz” diye konuştu.</p>

<p>Küresel ekonomide yaşanan belirsizliklere rağmen sektörün üretim kapasitesi açısından güçlü konumunu koruduğunu vurgulayan Yazıcı, savaşlar, ticaret savaşları ve jeopolitik gelişmelerin ihracat pazarlarında dalgalanmalara yol açabildiğini belirtti. “Üretim kapasitemiz açısından bir sorun yaşamıyoruz ancak ihracat yaptığımız pazarlardaki belirsizlikler büyüme hızını sınırlayabiliyor. Buna rağmen hedefimizin üzerinde ilerliyoruz ve yılı güçlü bir şekilde tamamlayacağımıza inanıyoruz” diyen Yazıcı, Türk otomotiv sanayisinin küresel pazarlardaki rekabet gücünü artırmaya devam edeceğini sözlerine ekledi.</p>

<p>OİBVentures Mobilite İnovasyon Fonu’nun, girişimcilik ekosistemi ile sanayi arasında güçlü bir köprü kurarak Türkiye’nin mobilite teknolojilerinde daha yüksek katma değer üretmesine katkı sağlaması hedefleniyor. Sektör temsilcileri, fonun özellikle yeni nesil mobilite teknolojileri geliştiren girişimlerin büyümesine ivme kazandıracağını ve Türk otomotiv sanayisinin küresel dönüşüm sürecinde daha güçlü bir konuma ulaşmasına destek olacağını değerlendiriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/oib-baskani-kemal-yazici-oibventures-mobilite-inovasyon-fonu-mevcut-basarilari-daha-ileri-tasiyacak</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 15:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/m-r-z01136-j-p-g.jpeg" type="image/jpeg" length="50936"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[OİBVentures Mobilite İnovasyon Fonu Otomotiv Sanayisi ile Girişimcilik Ekosistemi Arasında Yeni Bir Köprü Kuruldu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/oibventures-mobilite-inovasyon-fonu-otomotiv-sanayisi-ile-girisimcilik-ekosistemi-arasinda-yeni-bir-kopru-kuruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/oibventures-mobilite-inovasyon-fonu-otomotiv-sanayisi-ile-girisimcilik-ekosistemi-arasinda-yeni-bir-kopru-kuruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda, Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) öncülüğünde ve Türkiye Kalkınma Fonu (TKF) desteğiyle hayata geçirilen OİBVentures Mobilite İnovasyon Fonu’nun tanıtım toplantısı İstanbul’da gerçekleştirildi. Toplantıya Ticaret Bakanı Ömer Bolat, OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı, Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası Genel Müdürü İbrahim Öztop, TİM Başkanı Mustafa Gültepe ve sektörün önde gelen temsilcileri katıldı.</strong></p>

<p>Programın açılış konuşmasını yapan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, otomotiv sektörünün Türkiye ekonomisinin üretim, istihdam ve ihracat açısından en stratejik alanlarından biri olduğunu belirterek, Türkiye’nin 1971 yılında başlayan otomotiv yolculuğunda bugün Avrupa ve dünya ölçeğinde önemli bir üretim merkezi haline geldiğini söyledi.</p>

<p>Türk otomotiv sanayisinin son 55 yılda büyük bir gelişim gösterdiğini ifade eden Bolat, sektörün son 20 yılda 19 kez ihracat şampiyonu olduğunu hatırlattı. Geçtiğimiz yıl sektörün 41,5 milyar dolarlık ihracata ulaştığını kaydeden Bolat, bu rakamın Türkiye’nin toplam mal ihracatının yaklaşık yüzde 15’ini oluşturduğunu vurguladı.</p>

<p>Türkiye’nin küresel otomotiv üretimindeki konumuna da değinen Bolat, ülkenin yıllık araç üretiminde dünya sıralamasında 13’üncü, Avrupa’da ise 5’inci sırada yer aldığını söyledi. Ticari araç üretiminde Avrupa’nın lider ülkeleri arasında bulunan Türkiye’nin, otobüs ve hafif ticari araç üretiminde ise birinci sırada bulunduğunu belirten Bolat, bu başarının güçlü yan sanayi altyapısı, yüksek üretim ve ihracat kapasitesi ile nitelikli insan kaynağından kaynaklandığını ifade etti.</p>

<p>Dünya genelinde yaşanan yeşil dönüşüm ve dijital dönüşüm süreçlerinin otomotiv endüstrisini de köklü biçimde etkilediğini dile getiren Bolat, bu değişimlerin sektör açısından yeni fırsatlar kadar önemli meydan okumaları da beraberinde getirdiğini söyledi. Son yıllarda artan korumacılık politikaları, gümrük vergileri ve küresel rekabetin otomotiv sanayisini doğrudan etkilediğine dikkat çeken Bolat, özellikle ABD’nin uyguladığı yeni gümrük tarifeleri ile Avrupa Birliği’nin yerli üretimi teşvik eden sanayi politikalarının sektör açısından kritik gelişmeler olduğunu belirtti.</p>

<p>Türkiye’nin üretim ve tüketim kapasitesinin uluslararası karar alma süreçlerinde göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayan Bakan Bolat, Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki yıllık dış ticaret hacminin 233 milyar dolara ulaştığını, bunun yaklaşık dörtte birinin otomotiv sektöründen kaynaklandığını söyledi. Türkiye ile AB arasındaki otomotiv ticaretinin karşılıklı bağımlılık temelinde geliştiğini ifade eden Bolat, küresel markalarla kurulan entegrasyonun sektörün en önemli güçlerinden biri olduğunu kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Otomotiv sektöründe yaşanan dönüşümün yalnızca üretim modellerini değil, yaşam biçimlerini ve iş yapış şekillerini de değiştirdiğini dile getiren Bolat, araçların artık sadece ulaşım aracı olarak değil, akıllı cihazlar olarak değerlendirildiğini ifade etti. Geleceğin mobilite ekosisteminin yazılım, veri, bağlantılı teknolojiler ve dijital çözümler etrafında şekillendiğini belirten Bolat, otomotiv sektöründe önemli bir paradigma değişimi yaşandığını söyledi.</p>

<p>Türkiye’nin bu dönüşüm sürecinde yüksek katma değerli üretime yönelmesi gerektiğini vurgulayan Bolat, hedeflerinin sadece ihracat miktarını artırmak olmadığını, aynı zamanda kilogram başına ihracat değerini yükseltmek olduğunu belirtti. Patent, fikri mülkiyet ve özgün teknoloji temelli üretimin Türkiye’nin rekabet gücünü artıracağını ifade eden Bolat, fiyatı belirleyen ve teknoloji üreten bir ülke konumuna ulaşmanın önemine dikkat çekti.</p>

<p>Türkiye’de girişimcilik ekosisteminin son yıllarda önemli bir gelişim gösterdiğini belirten Bolat, kamu destekli fonlar sayesinde bugüne kadar 1.091 teknoloji girişiminin yatırım alabildiğini ve bu girişimlerin toplamda 175 milyar liralık ekonomik değer oluşturduğunu söyledi. Son beş yılda girişim sermayesi yatırımlarının 5,6 milyar doların üzerine çıktığını hatırlatan Bolat, bu yatırımların önemli bölümünün uluslararası yatırımcılardan geldiğini ifade etti.</p>

<p>OİBVentures Mobilite İnovasyon Fonu’nun amaçlarına da değinen Bolat, fonun otomotiv sektöründeki dönüşüme finansal ve stratejik destek sağlamayı hedeflediğini belirtti. Özellikle AR-GE ve tasarım odaklı girişimlerle otomotiv sanayisi arasında güçlü iş birlikleri kurulmasının amaçlandığını söyleyen Bolat, yeni teknoloji girişimlerinin ihtiyaç duyduğu finansman kaynaklarına erişimini kolaylaştırmanın ve ihracat potansiyelini artırmanın öncelikli hedefler arasında yer aldığını kaydetti.</p>

<p>Fonun uzun vadeli vizyonunun kendi kaynaklarını üreterek büyüyen ve sürekli yeni girişimleri destekleyebilen sürdürülebilir bir finansman modeli oluşturmak olduğunu belirten Bolat, “Vizyonumuz, bu fonun dış kaynaklara bağımlı olmadan sürekli yeni girişimleri destekleyen ve kendi kendini besleyen bir yapıya ulaşmasıdır” dedi.</p>

<p>Sanayi ile girişimcilik dünyası arasında güçlü bir iş birliği zemini oluşturulacağını ifade eden Bolat, OİB’nin üretim gücü ile Türkiye Kalkınma Fonu’nun yatırım ve finansman tecrübesinin birleşmesiyle benzersiz bir girişimcilik ekosistemi oluşturulacağını söyledi.</p>

<p>Fon kapsamında akıllı araç teknolojileri, mobilite yazılımları, otonom sürüş sistemleri, yeni nesil ulaşım çözümleri, elektrikli araç ekosistemi, dijitalleşme uygulamaları ve akıllı cihaz teknolojileri gibi alanlara yatırım yapılacağını belirten Bolat, aynı zamanda yeşil dönüşüm ve sıfır emisyon hedeflerine katkı sağlayacak girişimlerin de destekleneceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/oibventures-mobilite-inovasyon-fonu-otomotiv-sanayisi-ile-girisimcilik-ekosistemi-arasinda-yeni-bir-kopru-kuruldu</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 14:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/dckjdc.JPG" type="image/jpeg" length="47108"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye’nin Yaprak Sarma İhracatının Yüzde 80’i Ege Bölgesi’nden Geldi]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/turkiyenin-yaprak-sarma-ihracatinin-yuzde-80i-ege-bolgesinden-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/turkiyenin-yaprak-sarma-ihracatinin-yuzde-80i-ege-bolgesinden-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türk mutfağının vazgeçilmez lezzetlerinden ve sofraların baş tacı olan Yaprak Sarma ihracatında önemli bir artış yaşandı. Türkiye’nin yaprak sarma ihracatı, 2026 yılının ilk beş ayında yüzde 36 yükselerek 9,5 milyon dolardan 13 milyon dolara çıktı. Ege Bölgesi ise 10,4 milyon dolarlık ihracatla Türkiye toplamının yüzde 80’ini tek başına karşıladı.</strong></p>

<p>Türkiye’nin yaprak sarma ihracatı 2025 yılında da güçlü bir performans sergilemiş, yüzde 35’lik artışla 17,2 milyon dolardan 23,2 milyon dolara yükselmişti.</p>

<h3><strong>İhraç edilen her 4 kutu yaprak sarmanın 3’ü Ege’den</strong></h3>

<p>Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı ve Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, Türkiye’nin yaprak sarma ihracatında Ege Bölgesi’nin lokomotif rol üstlendiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öztürk, Ege Bölgesi’nin 2025 yılında 17,6 milyon dolarlık yaprak sarma ihracatı gerçekleştirdiğini ve Türkiye genel ihracatından yüzde 76 pay aldığını belirterek, ihraç edilen her 4 kutu yaprak sarmanın 3’ünde Egeli ihracatçıların imzası bulunduğunu vurguladı.</p>

<p>2026 yılının ocak-mayıs döneminde Ege Bölgesi’nin ihracat artış hızının Türkiye ortalamasının üzerine çıktığını kaydeden Öztürk, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Ege Bölgesi olarak 2026 yılının ocak-mayıs döneminde yaprak sarma ihracatımızı yüzde 48 artırarak 7 milyon dolardan 10,4 milyon dolara yükselttik. Bölgenin toplam yaprak sarma ihracatındaki payı yüzde 80’e ulaştı. Bu tablo, Ege firmalarının yeni pazarlara ulaşma, marka oluşturma ve katma değerli ürün geliştirme konularında daha başarılı olduğunu gösteriyor.”</p>

<h3><strong>Sadece etnik pazarlarda değil, hazır gıdada da güçlü talep</strong></h3>

<p>Küresel ticarette talebin dalgalı bir seyir izlediğine dikkat çeken Muhammet Öztürk, yaprak sarmanın artık yalnızca etnik pazarlarda değil, uluslararası perakende ve hazır gıda segmentlerinde de güçlü talep gördüğünü ifade etti.</p>

<p>Öztürk, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Gıda ihracatında çift haneli büyümenin zorlaştığı bir dönemde yüzde 34,7’lik artış oldukça güçlü bir performansa işaret ediyor. Bu durum, yaprak sarmanın sadece etnik pazarlarda değil, küresel perakende ve hazır gıda segmentlerinde de daha fazla yer bulduğunu gösteriyor. Orta vadede yaprak sarma ihracatında 50 milyon dolara ulaşabiliriz.”</p>

<h3><strong>En fazla ihracat Almanya, Suudi Arabistan ve ABD’ye</strong></h3>

<p>2025 yılı verilerine göre yaprak sarma ihracatında öne çıkan ülkeler; 3 milyon dolarla Almanya, 2,1 milyon dolarla Suudi Arabistan ve 1,7 milyon dolarla Amerika Birleşik Devletleri oldu. Bu üç pazar, Türk yaprak sarmasının uluslararası başarısında önemli rol oynadı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/turkiyenin-yaprak-sarma-ihracatinin-yuzde-80i-ege-bolgesinden-geldi</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 12:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/d-s-f-d-f.JPG" type="image/jpeg" length="54844"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Samsun Kültür Yolu Festivali’nin İlk Gününe Dünya Prömiyeri Damga Vurdu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/samsun-kultur-yolu-festivalinin-ilk-gunune-dunya-promiyeri-damga-vurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/samsun-kultur-yolu-festivalinin-ilk-gunune-dunya-promiyeri-damga-vurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye’nin önemli kültür-sanat organizasyonlarından biri olan Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında üçüncü kez sanatseverlerle buluşan Samsun Kültür Yolu Festivali, ilk gününde söyleşilerden atölyelere, çocuk etkinliklerinden sahne sanatlarına kadar uzanan zengin programıyla şehri kültür ve sanatla buluşturdu. Festivalin açılışına ise Kürk Mantolu Madonna’nın dünya prömiyeri damga vurdu.</strong></p>

<h3><strong>Sabahattin Ali’nin unutulmaz eseri sahneye taşındı</strong></h3>

<p>Türk edebiyatının en önemli eserlerinden biri olan Kürk Mantolu Madonna, Samsun Devlet Opera ve Balesi tarafından dünya prömiyeriyle izleyici karşısına çıktı. Güçlü dramatik yapısı, etkileyici sahne tasarımı ve görsel anlatımıyla dikkat çeken eser, Samsun Opera Sahnesi Aydın Gün Salonu’nda sanatseverlerle buluşarak festivalin ilk gününe damgasını vurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Sanatseverler atölye ve söyleşilerde buluştu</strong></h3>

<p>Samsun Kültür Yolu Festivali, geleneksel mirası gelecek nesillere aktarma hedefi doğrultusunda hazırlanan programıyla ziyaretçilere kültürel bir yolculuk sundu.</p>

<p>Söyleşi programları kapsamında, Çarşamba ilçesiyle özdeşleşen ve kuşaktan kuşağa aktarılan geleneksel ayakkabıcılık kültürünü ele alan “Yaşayan Miras Söyleşisi: Çarşamba Ayakkabısı” büyük ilgi gördü. Programda, Çarşamba ayakkabısının tarihsel gelişimi, üretim teknikleri ve ustalık geleneği katılımcılarla paylaşıldı.</p>

<p>Festival kapsamında düzenlenen atölyeler de yoğun ilgi gördü. İlkadım Belediyesi Türk İslam Sanatları Merkezi ve Samsun Müzesi’nde gerçekleştirilen Hat, Susuz Bezi ve Bitkisel Örücülük Bereket Süsü atölyelerinde, usta isimler geleneksel sanatların inceliklerini uygulamalı olarak anlattı.</p>

<h3><strong>Çocuk etkinlikleri festivale renk kattı</strong></h3>

<p>Samsun, festival kapsamında dokuz gün boyunca renkli etkinliklere ev sahipliği yapıyor. Atölyeler, sahne gösterileri, tiyatrolar, oyun alanları ve çeşitli aktivitelerle dolu programın dikkat çeken bölümlerinden biri de Çocuk Köyü oldu.</p>

<p>Doğupark’ta kurulan Çocuk Köyü’nde geleneksel yarışmalar, Karagöz Atölyesi ve VR Balon Turu gibi etkinlikler çocuklara eğlenceli anlar yaşattı.</p>

<p>Her yaştan profesyonel ve amatör fotoğraf tutkunlarını bir araya getiren FotoMaraton Samsun ve FotoMaraton Çocuk etkinlikleri ise Saathane Meydanı’nda yoğun katılımla gerçekleştirildi. Katılımcılar, gün boyunca Samsun’un tarihi mirasını, kültürel zenginliğini ve günlük yaşamını objektifleriyle kayıt altına alarak birbirinden özel kareler yakaladı.</p>

<p>Çocukların empati kurma, farklı bakış açılarını anlama ve duygularını ifade etme becerilerini geliştirmeyi amaçlayan Kütüphanede Drama etkinliği, Samsun Gazi İl Halk Kütüphanesi’nde düzenlendi. Minikler ayrıca Bitkisel Örücülük Bereket Süsü Atölyesi ile geleneksel örücülük sanatını yakından tanıma fırsatı buldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/samsun-kultur-yolu-festivalinin-ilk-gunune-dunya-promiyeri-damga-vurdu</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 12:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/d-f-d-f-f-d.JPG" type="image/jpeg" length="48902"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Uluslararası Bozcaada Yarı Maratonu 1300 Sporcuyu Bir Araya Getirdi]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/uluslararasi-bozcaada-yari-maratonu-1300-sporcuyu-bir-araya-getirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/uluslararasi-bozcaada-yari-maratonu-1300-sporcuyu-bir-araya-getirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>14 farklı ülkeden 1300 sporcunun katılımıyla düzenlenen Uluslararası Bozcaada Yarı Maratonu, Bozcaada’nın eşsiz atmosferinde spor, turizm ve ada kültürünü bir araya getirdi. Renkli etkinlikler, festival havası ve unutulmaz parkurlarla ada, hafta sonu boyunca sporun merkezi haline geldi.</strong></p>

<p>Türkiye’nin farklı şehirlerinden ve dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen sporcular; <strong>21K Yarı Maraton</strong>, <strong>10.5K Çeyrek Maraton</strong> ve <strong>5K Koşusu</strong> parkurlarında mücadele etti. Aileler ve çocuklar için düzenlenen <strong>Color Run</strong> etkinliği ise organizasyona ayrı bir enerji kattı.</p>

<p>Bozcaada’nın tarihi sokakları, üzüm bağları ve doğal güzellikleri arasında gerçekleşen yarışlar, spor turizmine katkı sunan önemli organizasyonlar arasında yer aldı.</p>

<h3><strong>14 ülkeden uluslararası katılım</strong></h3>

<p>Bu yılki organizasyona; Yunanistan, Bulgaristan, Rusya, Gürcistan, Almanya, İngiltere, Fransa, Portekiz, Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Arap Emirlikleri, Kazakistan, Azerbaycan ve Türkmenistan dahil olmak üzere toplam 39 yabancı sporcu katıldı.</p>

<p>Her yıl artan uluslararası ilgi, Bozcaada’nın spor turizmi alanındaki güçlü konumunu bir kez daha gözler önüne sererken, organizasyonun küresel ölçekte bilinirliğini de artırdı.</p>

<h3><strong>Color Run’a yoğun ilgi</strong></h3>

<p>Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen Color Run, özellikle çocuklar ve ailelerden büyük ilgi gördü. Yaklaşık 100 çocuğun katıldığı etkinlikte minikler renkli boyalar eşliğinde eğlenceli anlar yaşarken, ada gün boyunca festival atmosferine sahne oldu.</p>

<h3><strong>Protokolden tam destek</strong></h3>

<p>Yarışların startı ve ödül töreni; Bozcaada Kaymakamı Oğuzhan Altunay, Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, Bozcaada Belediye Başkanı Yahya Göztepe, Çanakkale Gençlik ve Spor İl Müdürü Ömer Kalkan, Yüce Auto Škoda Pazarlama Birim Yöneticisi Yağmur Abay ve 78 Event Genel Müdürü Ömer Kafkas’ın katılımıyla gerçekleştirildi.</p>

<p>Bozcaada Belediye Başkanı Yahya Göztepe ile İsmail Kaşdemir’in yarışlara aktif olarak katılması organizasyona ayrı bir değer kattı. Göztepe 5K parkurunda, Kaşdemir ise 10.5K Çeyrek Maraton parkurunda koşarak sporcuların heyecanına ortak oldu.</p>

<h3><strong>21K Yarı Maratonda kazananlar belli oldu</strong></h3>

<p>Erkekler Genel Klasmanı’nda Suat Karoğlu 1:25:56 ile birinci, Necati Aktaş 1:31:44 ile ikinci, Fatih Durmuş ise 1:32:14 ile üçüncü oldu.</p>

<p>Kadınlar kategorisinde ise Maria Kolpakova 1:39:30 ile birinciliği elde etti. Yasemin Hamamcı ikinci, Xenia Petra ise üçüncü sırada yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Çeyrek maraton sonuçları</strong></h3>

<p>10.5K Çeyrek Maraton Erkekler Genel Klasmanı’nda Muhsin Ergin 46:51 ile birinci oldu. Ünal Çelik ikinci, Süleyman Çataloğlu üçüncü sırada yer aldı.</p>

<p>Kadınlar kategorisinde Aysel Eğri 48:55 ile birinciliği alırken, Tuğba Akın ikinci, Nebahat Yılmaz üçüncü oldu.</p>

<h3><strong>Kısa parkurda büyük mücadele</strong></h3>

<p>5K Koşusu Erkekler Genel Klasmanı’nda Gökhan Memiş 18:52 ile birinciliğe ulaştı. Alper Elmas ikinci, Buminhan Tunç üçüncü sırada yer aldı.</p>

<p>Kadınlarda ise Rahime Çotuk 23:17 ile ilk sırayı aldı. Irmak Ayhan ikinci, Burçin Sezgi üçüncü oldu.</p>

<h3><strong>Bozcaada’da spor ve turizm bir araya geldi</strong></h3>

<p>78 Event tarafından organize edilen Uluslararası Bozcaada Yarı Maratonu, spor, turizm ve ada kültürünü aynı çatı altında buluşturarak Bozcaada’nın spor turizmindeki konumunu daha da güçlendirdi.</p>

<p>1300 katılımcıyı bir araya getiren organizasyon, bölge ekonomisine ve destinasyon tanıtımına katkı sunarken, Bozcaada’nın yalnızca bir tatil destinasyonu değil, aynı zamanda önemli bir spor merkezi olduğunu da bir kez daha ortaya koydu.</p>

<p>Katılımcılardan tam not alan organizasyonun, önümüzdeki yıllarda daha da büyüyerek Türkiye’nin en özel destinasyon koşuları arasında yerini sağlamlaştırması hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/uluslararasi-bozcaada-yari-maratonu-1300-sporcuyu-bir-araya-getirdi</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 12:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/1782048459-uluslararasi-bozcaada-yari-maratonu-1300-sporcunun-katilimiyla-gerceklesti-5.jpeg" type="image/jpeg" length="54266"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye’nin Yaş Meyve Sebze İhracatı 22 Yılda Üç Katına Çıktı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/turkiyenin-yas-meyve-sebze-ihracati-22-yilda-uc-katina-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/turkiyenin-yas-meyve-sebze-ihracati-22-yilda-uc-katina-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türk yaş meyve sebze sektörü, son 22 yılda üretim gücünü ihracata başarıyla yansıtarak dikkat çekici bir büyüme hikâyesi yazdı. Sektörün ihracatı yüzde 175 artış göstererek 1 milyon 337 bin tondan 3 milyon 669 bin tona yükseldi.</strong></p>

<p>Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği AR-GE biriminin Türkiye İstatistik Kurumu verilerinden hazırladığı çalışmada; patates, kuru soğan, domates, hıyar, biber, karpuz, elma, şeftali-nektarin, kayısı, kiraz, portakal, mandalina, limon, incir, kivi, muz, üzüm, çilek ve nar gibi ürünlerin üretim ve ihracat performansları incelendi.</p>

<p>Türkiye’nin yaş meyve sebze üretiminin temelini oluşturan 20 ana üründe, 2002 yılında 34 milyon 292 bin ton olan üretim miktarı, 2024 itibarıyla yüzde 50 artarak 51 milyon 560 bin tona ulaştı.</p>

<p>Ancak 2025 yılında etkisini gösteren iklim krizi nedeniyle üretimde yüzde 14’lük düşüş yaşandı ve toplam üretim 44 milyon 350 bin tona geriledi.</p>

<p>Türk yaş meyve sebze sektörü, 2002 yılında 1 milyon 337 bin tonluk ihracat gerçekleştirirken, 2024 sonunda bu rakam yüzde 175’lik artışla 3 milyon 669 bin tona çıktı.</p>

<p>2002 yılında toplam üretimin yalnızca yüzde 3,8’i ihraç edilirken, bu oran 2024 yılında yüzde 7,1 seviyesine yükseldi.</p>

<p>Sektör, yıllar içinde yalnızca üretimini artırmakla kalmadı; ihracat kapasitesini de önemli ölçüde geliştirdi. 2002’de üretilen ürünlerin yüzde 3,8’i dış pazarlara gönderilebilirken, 2024’te bu oran yüzde 7,1’e ulaştı.</p>

<h3><strong>Balık: “İhracat, üretimden daha hızlı büyüdü”</strong></h3>

<p>Cengiz Balık, sektörün son 22 yılda üretimden ihracata uzanan süreçte büyük bir dönüşüm yaşadığını belirterek, Türkiye’nin yaş meyve ve sebze üretimindeki gücünü uluslararası pazarlarda daha etkin hale getirdiğini ifade etti.</p>

<p>Üretimdeki artışın ötesinde ihracatta çok daha güçlü bir ivme yakalandığını vurgulayan Balık, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“2002-2024 döneminde üretimimiz yaklaşık yüzde 50 artarken, ihracatımız yüzde 175’in üzerinde büyüdü. Bu tablo, Türk yaş meyve sebze sektörünün artık yalnızca üretim yapan değil, küresel pazarlarda güçlü şekilde rekabet eden bir yapıya kavuştuğunu gösteriyor. Üretimdeki başarımızı ihracata dönüştürme yeteneğimiz her yıl daha da güçleniyor. 2025 yılında sektör ihracatımız 3 milyar 704 milyon dolara ulaştı. 2026 hedefimiz ise 4,5 milyar doların üzerine çıkmak.”</p>

<h3><strong>Mandalina ihracatın lokomotifi oldu</strong></h3>

<p>İhracatta öne çıkan ürünlere de değinen Balık, son yılların yıldız ürününün mandalina olduğunu söyledi.</p>

<p>“2002 yılında 247 bin ton olan mandalina ihracatımız, 2024’te 702 bin tona ulaştı. 2025’te ise 1 milyon ton sınırına yaklaştı. Yaklaşık dört katlık bu artış, uluslararası pazarlardaki başarımızın en somut göstergelerinden biri. Ürettiğimiz mandalinanın yüzde 45’ini ihraç ettik ve 913 milyon dolarlık döviz girdisi sağladık.”</p>

<h3><strong>Elma ihracatında dikkat çekici sıçrama</strong></h3>

<p>Balık, 2002 yılında 2 milyon 200 bin ton olan elma üretiminin 2024’te yüzde 101 artarak 4 milyon 420 bin tona çıktığını belirtti.</p>

<p>2002’de yalnızca 14 bin ton seviyesinde olan elma ihracatının, 2024 yılında 315 bin tona yükseldiğini ifade eden Balık, miktar bazında yüzde 2100’ü aşan bir artış yaşandığını söyledi. Ayrıca ortalama ihraç fiyatının yüzde 43 yükseldiğini ve elma ihracatından 190 milyon dolar gelir elde edildiğini aktardı.</p>

<p>2002 yılında neredeyse hiç ihracatı bulunmayan incir, kivi, çilek ve muzun da bugün önemli ihraç kalemleri arasında yer aldığını belirten Balık, incirde 23 bin ton, çilekte 20 bin 854 ton, kivide 7 bin 230 ton ve muzda 4 bin 679 ton ihracat seviyesine ulaşıldığını söyledi.</p>

<p>Balık ayrıca limon, domates, kiraz, şeftali ve nektarin gibi ürünlerde de güçlü ihracat performansı yakalandığını kaydetti.</p>

<h3><strong>Katma değerli ihracatta önemli ilerleme</strong></h3>

<p>Son 22 yılda yalnızca ihracat miktarlarının değil, birim ihracat değerlerinin de ciddi şekilde yükseldiğini vurgulayan Balık, Türk ürünlerinin küresel pazarda daha yüksek katma değer oluşturduğunu belirtti.</p>

<p>“Birçok üründe kilogram başına ihracat değerimiz birkaç kat arttı. 2002 yılında 0,58 dolar/kg olan ortalama ihraç fiyatımız, 2024 sonunda 1,28 dolar/kg seviyesine yükseldi. Bu gelişme; kalite, gıda güvenliği, sürdürülebilirlik ve uluslararası standartlara uyum açısından önemli bir noktaya ulaştığımızı gösteriyor. Artık sadece daha fazla ürün satan değil, ürününü daha yüksek değerle pazarlayan bir sektör konumundayız.”</p>

<h3><strong>İklim değişikliğine karşı ortak mücadele çağrısı</strong></h3>

<p>İklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkisinin giderek daha belirgin hale geldiğini ifade eden Balık, sürdürülebilir büyüme için üretim altyapısının güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Don, kuraklık, aşırı sıcaklık ve düzensiz yağışlar üretimi doğrudan etkiliyor. Buna rağmen sektörümüz üretmeye, ihracat yapmaya ve ülkemize döviz kazandırmaya devam ediyor. Önümüzdeki süreçte su verimliliği, modern sulama sistemleri, tarımsal teknoloji yatırımları ve iklim dirençli üretim modelleri daha kritik hale gelecek.”</p>

<h3><strong>Hedef: Küresel pazarda daha güçlü Türkiye</strong></h3>

<p>Balık, Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı, deneyimli üretici ve ihracatçı ağı sayesinde dünya pazarlarındaki büyümesini sürdüreceğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Türkiye; iklim çeşitliliği, yüksek üretim kapasitesi ve lojistik avantajlarıyla dünyanın önde gelen yaş meyve sebze tedarikçileri arasında yer alıyor. Önümüzdeki dönemde ürün çeşitliliğimizi artırarak, yeni pazarlara açılarak ve katma değerli ihracata odaklanarak sektörümüzü daha da ileri taşıyacağız.”</p>

<h3>KUTU KUTU</h3>

<p><strong>Üretimde öne çıkan artışlar</strong></p>

<ul>
 <li>Kivi üretimi 23 yılda yaklaşık 36 kat arttı</li>
 <li>Nar üretimi yaklaşık 11 kat büyüdü</li>
 <li>Muz üretimi 9 katın üzerine çıktı</li>
 <li>Kayısı üretimi yaklaşık 4 kat yükseldi</li>
 <li>Mandalina üretimi yüzde 237 arttı</li>
 <li>Elma üretimi iki katına çıktı</li>
 <li>Şeftali-nektarin üretimi yaklaşık yüzde 160 büyüdü</li>
</ul>

<p><strong>İhracatta rekor büyüme</strong><br />
2002–2024 döneminde ihracat artışları, üretim artışını geride bıraktı.</p>

<ul>
 <li>Çilek ihracatı 400 katın üzerinde arttı</li>
 <li>Kivi ihracatı yaklaşık 401 kat büyüdü</li>
 <li>Elma ihracatı 22 kat yükseldi</li>
 <li>Nar ihracatı 19 kat arttı</li>
 <li>Kayısı ihracatı yaklaşık 14 kat büyüdü</li>
 <li>Karpuz ihracatı 8 katı aştı</li>
 <li>Şeftali-nektarin ihracatı yaklaşık 8,5 kat arttı</li>
 <li>Kiraz ihracatı yaklaşık 4 kat yükseldi</li>
 <li>Mandalina ihracatı yüzde 170’in üzerinde arttı</li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/turkiyenin-yas-meyve-sebze-ihracati-22-yilda-uc-katina-cikti</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 12:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/a-a-a-4.JPG" type="image/jpeg" length="73952"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ticaret Bakanlığı’ndan İkinci El Otomotiv Piyasasına 6 Aylık Uzatma]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ticaret-bakanligindan-ikinci-el-otomotiv-piyasasina-6-aylik-uzatma</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ticaret-bakanligindan-ikinci-el-otomotiv-piyasasina-6-aylik-uzatma" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ticaret Bakanlığı, ikinci el otomotiv piyasasında fiyat istikrarını korumak, spekülatif fiyat artışlarını önlemek ve tüketiciyi korumak amacıyla uygulanan “6 Ay 6 Bin Kilometre Düzenlemesi” ile “İlan Kısıtlaması” uygulamalarının süresini 1 Ocak 2027 tarihine kadar uzattı. Bakanlık, bugüne kadar yapılan denetimlerde kurallara aykırı hareket eden işletmelere toplam 170 milyon lirayı aşan idari para cezası uygulandığını açıkladı.</strong></p>

<p>Ticaret Bakanlığı, son yıllarda otomotiv sektöründe yaşanan fiyat dalgalanmaları, stokçuluk faaliyetleri ve spekülatif işlemlerle mücadele kapsamında hayata geçirilen düzenlemelerin yürürlük süresinin altı ay daha uzatıldığını duyurdu. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, ikinci el motorlu kara taşıtı ticaretinde piyasa dengesini koruyan ve tüketici mağduriyetlerini azaltmayı hedefleyen uygulamaların olumlu sonuçlar verdiği belirtilerek, mevcut tedbirlerin 1 Ocak 2027 tarihine kadar devam edeceği bildirildi.</p>

<p><strong>Piyasa İstikrarını Koruyan Düzenlemeler Sürüyor</strong></p>

<p>Bakanlığın açıklamasında, otomotiv sektöründe adil, rekabetçi ve sürdürülebilir bir piyasa yapısının oluşturulmasının temel hedeflerden biri olduğu vurgulandı.</p>

<p>Bu kapsamda yürürlükte bulunan <strong>“6 Ay 6 Bin Kilometre Düzenlemesi”</strong>, ikinci el motorlu kara taşıtı ticaretiyle iştigal eden işletmelerin motosiklet, otomobil ve arazi taşıtlarını ilk tescil tarihinden itibaren altı ay ve altı bin kilometreyi doldurmadan doğrudan veya dolaylı şekilde pazarlamalarını ve satışa sunmalarını engelliyor.</p>

<p>Öte yandan <strong>“İlan Kısıtlaması”</strong> uygulaması da ikinci el motorlu kara taşıtlarının üretici veya distribütör tarafından tavsiye edilen güncel satış fiyatının üzerinde bir bedelle ilan verilmesini yasaklıyor. Düzenleme ile piyasanın manipüle edilmesinin ve tüketicilerin yüksek fiyatlarla karşı karşıya bırakılmasının önüne geçilmesi amaçlanıyor.</p>

<p><strong>170 Milyon Lirayı Aşan Ceza Uygulandı</strong></p>

<p>Ticaret Bakanlığı, uygulamaların etkinliğini artırmak amacıyla ülke genelinde denetim faaliyetlerini sürdürdüğünü belirtti.</p>

<p>Yapılan denetimler sonucunda:</p>

<ul>
 <li>
 <p>6 Ay 6 Bin Kilometre Düzenlemesi’ne aykırı hareket eden otomobil yetkili bayileri ve oto galeri işletmelerine toplam <strong>54 milyon lira</strong>,</p>
 </li>
 <li>
 <p>İlan Kısıtlaması hükümlerini ihlal eden kişi ve işletmelere ise yaklaşık <strong>116 milyon lira</strong></p>
 </li>
</ul>

<p>olmak üzere toplamda <strong>170 milyon lirayı aşan idari para cezası</strong> uygulandı.</p>

<p>Bakanlık, bu yaptırımların piyasada caydırıcılığı artırdığını ve kurallara uyumun güçlenmesine katkı sağladığını ifade etti.</p>

<p><strong>Spekülatif Fiyat Artışlarıyla Mücadelede Etkili Oldu</strong></p>

<p>Açıklamada, söz konusu düzenlemelerin yürürlüğe girdiği tarihten bu yana otomotiv piyasasında önemli sonuçlar doğurduğu değerlendirmesine yer verildi.</p>

<p>Bakanlığa göre uygulamalar;</p>

<ul>
 <li>
 <p>Spekülatif fiyat artışlarının önlenmesine,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Stokçuluk faaliyetleriyle mücadeleye,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Haksız ticari kazançların engellenmesine,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Fiyat istikrarının sağlanmasına,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tüketici mağduriyetlerinin azaltılmasına</p>
 </li>
</ul>

<p>önemli katkı sundu.</p>

<p>Bu nedenle mevcut düzenlemelerin kaldırılması yerine uygulama süresinin uzatılmasının piyasa dengelerinin korunması açısından gerekli görüldüğü belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Yetkisiz Satışlara Karşı Noter Engeli Devam Edecek</strong></p>

<p>Ticaret Bakanlığı açıklamasında, sadece yetki belgeli işletmelerin değil, kayıt dışı ticaretle mücadele kapsamında bireysel satışların da yakından takip edildiği vurgulandı.</p>

<p>Bu kapsamda ikinci el motorlu kara taşıtı ticareti yetki belgesine sahip işletmelerin yanı sıra, bir takvim yılı içerisinde yetki belgesi bulunmaksızın <strong>üç ve üzeri ikinci el motorlu kara taşıtı satışı gerçekleştiren gerçek ve tüzel kişilerin</strong> düzenlemelere aykırı satış işlemleri noterlikler tarafından engellenmeye devam edecek.</p>

<p>Söz konusu uygulama ile kayıt dışı ticaretin önüne geçilmesi ve sektörde faaliyet gösteren yetkili işletmeler arasında adil rekabet ortamının korunması hedefleniyor.</p>

<p><strong>Bakanlıktan Kararlılık Mesajı</strong></p>

<p>Ticaret Bakanlığı, otomotiv sektöründe fiyat istikrarının korunması, tüketici haklarının güvence altına alınması ve piyasanın sağlıklı işleyişinin sürdürülmesi amacıyla denetim ve düzenleme faaliyetlerinin kesintisiz devam edeceğini bildirdi.</p>

<p>Açıklamada, “Ticaret Bakanlığı olarak otomotiv ticaretinde fiyat istikrarını korumak, adil ve dengeli bir piyasa yapısını güçlendirmek, kayıt dışılıkla mücadele etmek ve tüketicilerimizin hak ve menfaatlerini korumak amacıyla denetim ve düzenleme faaliyetlerimizi titizlikle sürdürmeye devam edeceğiz” ifadelerine yer verildi.</p>

<p>Alınan karar doğrultusunda, ikinci el otomotiv piyasasında uzun süredir uygulanan <strong>6 Ay 6 Bin Kilometre Düzenlemesi</strong> ile <strong>İlan Kısıtlaması</strong>, 1 Ocak 2027 tarihine kadar yürürlükte kalmayı sürdürecek. Bu süreçte hem yetkili satıcılar hem de bireysel satış yapan kişiler üzerindeki denetimlerin devam etmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ticaret-bakanligindan-ikinci-el-otomotiv-piyasasina-6-aylik-uzatma</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 12:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/05/ticaret-1516682.jpg" type="image/jpeg" length="20809"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Netaş Technology Day 2026'da yapay zeka, kurumsal dönüşümün yeni ekseni olarak ele alındı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/netas-technology-day-2026da-yapay-zeka-kurumsal-donusumun-yeni-ekseni-olarak-ele-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/netas-technology-day-2026da-yapay-zeka-kurumsal-donusumun-yeni-ekseni-olarak-ele-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Netaş, AI Enabled Enterprise temasıyla düzenlediği Technology Day 2026 etkinliğinde; yapay zekanın kurumlar üzerindeki etkisi yapay zekanın teknolojiye ve teknolojinin yapay zekaya etkisi şeklinde çapraz olarak ele alındı.</strong></p>

<p>Netaş, 4–5 Haziran tarihlerinde gerçekleştirdiği <strong>Netaş Technology Day | AI Enabled Enterprise</strong> etkinliğinde, sponsorları Microsoft, Commvault, Cisco, Neteks ve ZTE'in katkılarıyla kurumsal pazarlar müşterilerini yapay zeka ekseninde bir araya getirdi.</p>

<p>Açılış konuşmasını Netaş CEO'su Sinan Dumlu'nun yaptığı, iki gün süren etkinlikte, yapay zekanın kurumsal dünyada yarattığı dönüşüm; stratejik vizyon, teknoloji altyapısı, güvenlik, veri dayanıklılığı, ağ mimarileri ve sektör uygulamaları başlıklarında çok yönlü biçimde ele alındı.</p>

<p><strong>Netaş CEO'su Sinan Dumlu</strong>, etkinliğe ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Yapay zeka artık kurumların stratejilerinin merkezinde yer alıyor. Ancak yapay zekadan gerçek iş değeri yaratmak, onu sadece bir asistan olarak kullanmak ile mümkün değil. Yapay zekanın teknolojideki çapraz etkisini anlamak ve hatta bazı alanlarda tamamen yeni iş modelleri yaratmak ile mümkün.</p>

<p>Netaş olarak Netaş Technology Day 2026'da müşterilerimiz ve iş ortaklarımız ile bu dönüşümü ve etkilerini değerlendirdik. Amacımız, kurumların yapay zekayı güvenli, ölçeklenebilir ve sürdürülebilir biçimde iş süreçlerine ve çözümlerine entegre etmelerine ve kullanmalarına destek olmak."."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Etkinliğin dikkat çeken başlıklarından biri de enerji ve yapay zeka ilişkisine odaklanan özel oturum oldu. Bu kapsamda, <strong>Aydem Enerji Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Fatma Elif Yağlı</strong>, <strong>"Enerji Sektöründe Yapay Zeka Dönüşümü"</strong> başlıklı oturumda yer alarak yapay zeka çağında enerjiye erişimin artan yapay zeka iş yükü ile artık daha da öncelikli olduğundan söz etti.</p>

<p>Verinin kurum içinde kalmasını sağlayan on‑prem mimarisiyle; yapay zeka çözümlerinin güvenli, kontrol edilebilir ve ölçeklenebilir şekilde hayata geçirilmesini mümkün kılan uçtan uca platform yaklaşımı AICube başta olmak üzere, yapay zeka destekli Visium Yazılım testi, ve sanal asistan Technopilot çözümlerini de tanıtan Netaş yapay zeka çözümlerinin sadece uygulayıcısı değil, aynı zamanda geliştiricisi olduğunu da müşterilerine aktarmış oldu.</p>

<p>Etkinlikte, yapay zeka destekli kurumsal dönüşümün başarılı şekilde hayata geçirilebilmesi için altyapı modernizasyonunun, esnek ve güvenli ağ mimarilerinin, veri güvenliği ve siber dayanıklılığın, uygulama dönüşümünün ve uç cihaz yönetiminin kritik öneme sahip olduğu vurgulandı. Katılımcılar, farklı sektörlerden örnekler, teknoloji vizyonları ve çözüm yaklaşımları üzerinden yapay zeka çağında kurumların nasıl daha verimli, güvenli ve çevik hale gelebileceğini değerlendirme fırsatı buldu.</p>

<p><strong>Netaş Kurumsal İş Birimi Genel Müdürü ve İcra Kurulu Üyesi Selda Parın</strong> ise ise yapay zeka destekli dönüşümün kurumlar açısından stratejik önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "Kurumların yapay zeka yolculuğunda başarılı olabilmesi için teknolojiyi yalnızca bir verimlilik aracı olarak değil, iş yapış biçimlerini yeniden şekillendiren stratejik bir dönüşüm unsuru olarak ele alması gerekiyor. Netaş olarak BT altyapı, ağ, güvenlik, uygulama ve uç cihazlar alanlarındaki güçlü yetkinliklerimizle müşterilerimizin bu yolculuğunda uçtan uca değer yaratıyoruz. Netaş Technology Day 2026, stratejik iş ortaklarımızla birlikte müşterilerimize bu vizyonu aktarmak, ihtiyaçları birlikte değerlendirmek ve geleceğin yapay zeka destekli kurumlarını bugünden tasarlamak açısından çok değerli bir platform oldu. Etkinliğimize katkı sağlayan değerli sponsorlarımız Microsoft, Cisco, Commvault ve Neteks'e, tüm misafirlerimize ve konuşmacılarımıza teşekkür ediyoruz. Netaş olarak kurumların yapay zeka destekli dijital dönüşüm yolculuğunda stratejik teknoloji iş ortağı olmayı sürdüreceğiz."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ, ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/netas-technology-day-2026da-yapay-zeka-kurumsal-donusumun-yeni-ekseni-olarak-ele-alindi</guid>
      <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 19:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/k-v-d-l.JPG" type="image/jpeg" length="22958"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk Telekom’dan Dünya Wi-Fi Günü’ne özel 81 ilde, 7 bini aşkın noktada herkese ücretsiz internet]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/turk-telekomdan-dunya-wi-fi-gunune-ozel-81-ilde-7-bini-askin-noktada-herkese-ucretsiz-internet</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/turk-telekomdan-dunya-wi-fi-gunune-ozel-81-ilde-7-bini-askin-noktada-herkese-ucretsiz-internet" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>"Herkes için erişilebilir yüksek hızda internet" vizyonuyla hareket eden Türkiye'nin dijital dönüşümüne öncülük eden Türk Telekom, insanı merkeze alan değer odaklı çalışmalarını sürdürüyor. Türkiye’nin en büyük ve en yüksek kapasiteli Wi-Fi şebekesine sahip olan Türk Telekom, 20 Haziran Dünya Wi-Fi Günü’ne özel olarak 81 ildeki 7 bini aşkın noktada gün boyunca ücretsiz internet hizmeti sunuyor. Türk Telekom’un Wi-Fi hizmeti kullanıcılar tarafından yoğun ilgi görürken, 2025 yılında 54 milyon kullanıcı TT Wi-Fi noktalarında toplam 35 milyon GB data kullandı.</strong></p>

<p><strong>Türk Telekom Pazarlama ve Müşteri Deneyimi Genel Müdür Yardımcısı Zeynep Özden, "Müşterilerimizi çağın en modern ve yenilikçi teknolojileriyle buluşturuyor, geliştirdiğimiz dijital servislerle tüm ihtiyaçları kapsayan bir ekosistem sunuyoruz. Bu yaklaşımımızın bir sonucu olarak, ülkemizi uçtan uca fiber ağlarla donatıyor ve 81 ilin tamamında yüksek hızda internet sunarak Türkiye’yi dünyaya bağlıyoruz. Dünya Wi-Fi Günü'ne özel olarak, Türkiye geneline yayılan binlerce noktadaki Wi-Fi ağımızı ücretsiz hale getirerek kullanıcılarımıza sunmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz. İnsan odaklı stratejimiz doğrultusunda, dijital dünyanın sunduğu tüm zenginlikleri ve en yeni teknolojileri müşterilerimizle bir araya getirmeye devam edeceğiz" dedi. </strong></p>

<p>Türkiye’nin dijitalleşme yolculuğuna öncülük eden Türk Telekom, iletişimin herkes için erişilebilir olması ilkesiyle çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Kültür sanatın kalbi AKM başta olmak üzere müzeler, kütüphaneler, stadyumlar, toplu taşıma gibi çok çeşitli Wi-Fi hizmeti sunan Türk Telekom, her yerde ve herkes için erişim imkanı sağlıyor. Türk Telekom, 20 Haziran Dünya Wi-Fi Günü'nü kutlamak amacıyla Türkiye'nin 81 iline yayılan binlerce Wi-Fi noktasında ücretsiz internet deneyimi sunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Türk Telekom Pazarlama ve Müşteri Deneyimi Genel Müdür Yardımcısı Zeynep Özden</strong> değerlendirmesinde şunları söyledi: “Müşterilerimizi çağın en modern ve yenilikçi teknolojileriyle buluşturuyor, geliştirdiğimiz dijital servislerle Türkiye'nin dijital dönüşümüne öncülük ediyoruz. Bu yaklaşımımızın bir sonucu olarak, ülkemizi uçtan uca fiber ağlarla donatıyor ve 81 ilin tamamında yüksek hızda internet sunarak Türkiye’yi dünyaya bağlıyoruz. Dünya Wi-Fi Günü'ne özel olarak, Türkiye geneline yayılan binlerce noktadaki Wi-Fi ağımızı ücretsiz hale getirerek kullanıcılarımıza sunmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz. İnsan odaklı stratejimiz doğrultusunda, dijital dünyanın sunduğu tüm zenginlikleri ve en yeni teknolojileri müşterilerimizle bir araya getirmeye devam edeceğiz.”</p>

<p><strong>Bir yılda 35 milyon GB data kullanıldı</strong></p>

<p>“Herkes için erişilebilir iletişim ilkesiyle çalışan Türk Telekom’un Wi-Fi noktaları büyük ilgi görüyor. 2025 yılı verilerine göre 54 milyon kullanıcı, TT Wi-Fi noktalarında toplam 35 milyon GB data kullandı. Elde edilen veriler, kesintisiz ve erişilebilir bağlantı sunan TT Wi-Fi noktalarının önemini bir kez daha ortaya koydu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/turk-telekomdan-dunya-wi-fi-gunune-ozel-81-ilde-7-bini-askin-noktada-herkese-ucretsiz-internet</guid>
      <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 19:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/1781938935-wi-fi-g-n.png" type="image/jpeg" length="77029"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
