<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Fuar Dergisi</title>
    <link>https://www.fuardergisi.com.tr</link>
    <description>Fuar Dergisi, ulusal ve uluslararası fuarlar, sektörel yenilikler ve ekonomi dünyasındaki en önemli gelişmeleri takip eden profesyoneller için kapsamlı analizler, röportajlar ve özel haberler sunar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>"Türkiye'nin ilk ve tek ulusal Fuar, Kongre ve Festival dergisi</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 25 Apr 2026 14:29:22 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Audi RS 3’te RS Torque Splitter ile Maksimum Çeviklik]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/audi-rs-3te-rs-torque-splitter-ile-maksimum-ceviklik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/audi-rs-3te-rs-torque-splitter-ile-maksimum-ceviklik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Audi’nin efsanevi quattro dört tekerlekten çekiş sistemi, RS Torque Splitter (RS Tork Dağıtıcı) teknolojisiyle yeni bir boyuta taşınıyor. Elektronik kontrollü çok plakalı kavrama yapısı sayesinde arka aksa iletilen tork, tekerlekler arasında aktif biçimde dağıtılarak daha dinamik ve sürüş keyfi yüksek bir karakter elde ediliyor.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Audi’nin DNA’sının temel unsurlarından biri olan quattro sistemi, her türlü yol koşulunda optimum çekiş sağlamasıyla öne çıkıyor. Audi RS 3 modelinde ise bu sistem, ilk kez RS Torque Splitter ile birlikte çalışarak arka aks üzerindeki tork dağılımını çok daha hassas ve çevik şekilde yönetebiliyor.</p>

<h3><strong>RS Torque Splitter ile dinamik tork dağılımı</strong></h3>

<p>Audi RS 3’ün öne çıkan teknik yeniliklerinden biri olan RS Torque Splitter, arka aksa iletilen torku iki arka tekerlek arasında tamamen değişken biçimde dağıtıyor. Önceki nesilde kullanılan merkezi diferansiyona bağlı çok plakalı kavrama yerine, bu sistemde her bir tahrik miline entegre edilen ve bağımsız olarak kontrol edilen çok plakalı kavramalar bulunuyor.</p>

<p>Bu sayede sistem, milisaniyeler içinde sağ ve sol tekerlek arasındaki tork dağılımını ayarlayabiliyor. Özellikle düşük tutuşlu zeminlerde ve ıslak koşullarda daha yüksek stabilite sağlanırken, yüksek hızda virajlarda ise daha keskin ve dengeli bir sürüş karakteri elde ediliyor.</p>

<h3><strong>Sistem nasıl çalışıyor?</strong></h3>

<p>Motor tarafından üretilen tork, şanzıman aracılığıyla ön aks diferansiyeline iletiliyor. Buradan ön tekerleklere dağıtılan tork, RS Torque Splitter sisteminin devreye girmesiyle birlikte kardan mili üzerinden arka aksa da aktarılıyor.</p>

<p>Kardan mili, herhangi bir ara dişli mekanizması olmadan doğrudan RS Torque Splitter’a bağlı şekilde çalışıyor. Sistemde yer alan konik dişliler aracılığıyla tork, arka aksın halka dişlisine iletilerek tekerleklere aktarılıyor. Ön tekerleklerden birinde patinaj oluşması durumunda, sistem torku arka aksa yönlendirerek çekişi optimize ediyor. Gerektiğinde toplam torkun yüzde 50’sine kadarını arka aksa aktarabiliyor.</p>

<h3><strong>Drift modu: RS Torque Rear</strong></h3>

<p>Audi drive select sürüş sistemi kapsamında efficiency, comfort, auto, dynamic, RS Individual ve RS 3’e özel RS Performance ile RS Torque Rear olmak üzere yedi farklı sürüş modu bulunuyor.</p>

<p>RS Torque Rear modu ise özellikle trafiğe kapalı alanlar için geliştirilen bir sürüş ayarı sunuyor. Bu modda sistem, arka aksa iletilen torkun tamamını virajın dışındaki arka tekerleğe yönlendirerek belirgin bir oversteer karakteri oluşturuyor. Böylece dört tekerlekten çekişli bir araçta dahi kontrollü drift yapmak mümkün hale geliyor.</p>

<h3><strong>Performansı tamamlayan unsurlar</strong></h3>

<p>Audi RS 3’ün performans karakterini destekleyen unsurlar arasında 400 PS güç üreten beş silindirli turbo motor, RS spor süspansiyon sistemi ve seramik frenler yer alıyor. Tüm bu bileşenler bir araya gelerek hem yüksek performans hem de güçlü yol tutuş ve ivmelenme deneyimi sunuyor.</p>

<p>Sonuç olarak Audi RS 3, quattro geleneğini ileri taşıyan yapısıyla daha çevik, daha dengeli ve daha keyifli bir sürüş deneyimi sunmayı başarıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/audi-rs-3te-rs-torque-splitter-ile-maksimum-ceviklik</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 14:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/fggfgfgfg.PNG" type="image/jpeg" length="45724"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dünyanın En İyi Rotasında Turizm Coşkusu Başlıyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/dunyanin-en-iyi-rotasinda-turizm-coskusu-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/dunyanin-en-iyi-rotasinda-turizm-coskusu-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Muğla’nın Fethiye ilçesinde, Ölüdeniz’in eşsiz doğasında düzenlenen Babadağ Ultra Maratonu, 25–26 Nisan 2026 tarihlerinde spor, doğa ve tarihi bir araya getiren özel bir organizasyon olarak start alıyor.</strong></p>

<p>Bu yıl rekor katılımla gerçekleştirilecek etkinlikte yaklaşık 1000 sporcu parkurlarda mücadele edecek. 15 ülkeden yaklaşık 100 yabancı sporcunun katılımı ise organizasyonun uluslararası niteliğini daha da güçlendiriyor. Kayıt ve kit dağıtımının yapıldığı ilk günün ardından sporcular, Babadağ parkurlarında antrenmanlarına başladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>“Babadağ Ultra, küresel bir spor ve turizm buluşması”</strong></h3>

<p>Babadağ Ultra Maratonu Organizatörü ve milli sporcu Serkan Özdemir, etkinliğe ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özdemir, farklı zorluk seviyelerine sahip etapların her seviyeden sporcuya hitap ettiğini belirterek, 14 kilometrelik Kayaköy parkuru ve Ölüdeniz Lagünü çevresindeki koşuların katılımcılara benzersiz manzaralar sunduğunu ifade etti.</p>

<p>56 kilometrelik ultra parkurun ise deneyimli sporcular için önemli bir meydan okuma olduğunu vurgulayan Özdemir, katılımcıların büyük bölümünün bireysel sporculardan oluşmasının organizasyonun doğal bir çekim merkezi haline geldiğini gösterdiğini söyledi. Yabancı katılımcı oranının yaklaşık yüzde 10 seviyesinde olduğunu belirten Özdemir, önümüzdeki dönemde uluslararası tanıtım faaliyetleriyle bu oranı artırmayı hedeflediklerini dile getirdi.</p>

<h3><strong>Likya Yolu’nda tarih ve doğa iç içe</strong></h3>

<p>Babadağ Ultra Maratonu’nun en dikkat çekici özelliklerinden biri, parkurların Likya Yolu üzerinden geçmesi. Dünyanın en önemli yürüyüş rotalarından biri olarak kabul edilen bu tarihi yol, sporculara yalnızca fiziksel bir mücadele değil, aynı zamanda kültürel bir deneyim de sunuyor.</p>

<p>Babadağ ve Ölüdeniz bölgesi aynı zamanda dünyanın en iyi yamaç paraşütü noktalarından biri olarak biliniyor. Sporcular, parkur boyunca gökyüzünde süzülen paraşütler eşliğinde koşarak görsel açıdan etkileyici bir deneyim yaşıyor.</p>

<h3><strong>En dikkat çeken etap: 26K Down Hill</strong></h3>

<p>Yarışın öne çıkan kategorilerinden biri olan 26K Down Hill etabı, 1900 metre rakımdan başlayarak Ölüdeniz’e doğru inişle devam ediyor. Bu parkur, sporculara hem dağ hem deniz manzarasını aynı anda deneyimleme fırsatı sunuyor. Yarışın finiş noktası ise dünyanın en özel plajlarından biri olarak kabul edilen Ölüdeniz sahili.</p>

<h3>Spor ve tatil bir arada</h3>

<p>Babadağ Ultra Maratonu, katılımcılara yalnızca bir yarış deneyimi değil, aynı zamanda doğa ve tatili bir arada sunuyor. Organizasyon kapsamında paylaşılan GPS kayıtları sayesinde sporcular yıl boyunca parkurlarda antrenman yapabiliyor. Yarışın ardından sporcuların Ölüdeniz’in turkuaz sularında dinlenmesi ise etkinliğin unutulmaz anları arasında yer alıyor.</p>

<h3>Babadağ Ultra Maratonu programı</h3>

<p><strong>25 Nisan 2026 Cumartesi</strong><br />
56K Babadağ Ultra – Banana Beach Ölüdeniz | 07:00 – 21:00<br />
30K 1922 – Banana Beach / Babadağ Zirve | 07:00 – 16:00<br />
15K Skyrunning Dragon – Banana Beach / Babadağ Zirve | 08:00 – 15:00<br />
26K Down Hill – Babadağ Zirve / Banana Beach | 10:00 – 16:00<br />
Ödül Töreni – Banana Beach Ölüdeniz | 19:00 – 20:30</p>

<p><strong>26 Nisan 2026 Pazar</strong><br />
14K Kayaköy History Run – Banana Beach Ölüdeniz | 09:00 – 13:30<br />
5K Ölüdeniz Run – Banana Beach Ölüdeniz | 09:00 – 11:30<br />
23 Nisan Çocuk Koşusu – Banana Beach Ölüdeniz | 10:00 – 11:00<br />
Ödül Töreni – Banana Beach Ölüdeniz | 14:00 – 15:00</p>

<p></p>

<p><img alt="1777032033 G R S E L1" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/1777032033-g-r-s-e-l1.jpeg" width="1600" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/dunyanin-en-iyi-rotasinda-turizm-coskusu-basliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 14:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/dfdf-1.PNG" type="image/jpeg" length="52350"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk Devletleri Banka Birlikleri Konseyi Türkistan’da Toplandı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/turk-devletleri-banka-birlikleri-konseyi-turkistanda-toplandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/turk-devletleri-banka-birlikleri-konseyi-turkistanda-toplandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye Bankalar Birliği Başkanı Alpaslan Çakar’ın başkanlığında, Kazakistan’ın Türkistan şehrinde gerçekleştirilen Türk Devletleri Banka Birlikleri Konseyi (TDBBK) altıncı zirvesinde, bölgesel finansal entegrasyonu güçlendirecek başlıklar ele alındı. Toplantıda dijital dönüşüm stratejileri, ortak ödeme sistemleri ve fintek alanındaki iş birlikleri ön plana çıktı. Konsey’in yedinci zirvesinin ise TBB ve Türkiye Katılım Bankaları Birliği ev sahipliğinde İstanbul’da düzenlenmesi kararlaştırıldı.</strong></p>

<p>Türk Devletleri Banka Birlikleri Konseyi’nin altıncı toplantısı, 24 Nisan 2026 tarihinde Kazakistan’ın Türkistan kentinde yapıldı. Toplantıya, üye ülkelerin banka birliklerinden temsilciler katıldı.</p>

<p>Alpaslan Çakar, toplantı ile eş zamanlı olarak düzenlenen 2. Orta Asya Finans ve Bankacılık Forumu’nun açılışında yaptığı konuşmada, Türk Devletleri’nin ekonomik potansiyeline dikkat çekti. Çakar, bölge ülkelerinin coğrafi yakınlık ve birbirini tamamlayan ekonomik yapıları sayesinde güçlü bir finansal entegrasyon zemini sunduğunu belirtti. Konseyin, bankacılık sektörleri arasında bilgi paylaşımını artıran ve ortak projeleri teşvik eden önemli bir platform haline geldiğini ifade etti.</p>

<p>Dijital dönüşümün bölgesel entegrasyondaki rolüne de değinen Çakar, yeni nesil finansal altyapılar, ödeme sistemleri ve finansal teknolojilerdeki gelişmelerin iş birliği olanaklarını artırdığını vurguladı. Açık bankacılık uygulamaları ve fintek iş birliklerinin, finansal hizmetleri daha erişilebilir ve verimli hale getirdiğine dikkat çekti.</p>

<p>Forumun ardından, sekretaryası Türkiye Bankalar Birliği tarafından yürütülen TDBBK toplantısı gerçekleştirildi. Azerbaycan, Kazakistan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Kırgızistan, Özbekistan ve Türkiye’den banka birliklerinin temsilcileri toplantıda yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Toplantıda, yıl içinde gerçekleştirilen faaliyetler ile gelecek döneme yönelik planlamalar değerlendirildi. Üye ülkeler, kendi bankacılık ve finans sektörlerindeki güncel gelişmeleri paylaşarak ortak çalışma alanları üzerine görüş alışverişinde bulundu.</p>

<p>Görüşmeler sonucunda, Konsey’in yedinci toplantısının Türkiye Katılım Bankaları Birliği ile birlikte İstanbul’da düzenlenmesi konusunda mutabakata varıldı.</p>

<p>2022 yılında kurulan Türk Devletleri Banka Birlikleri Konseyi, Türk dünyasındaki banka birliklerini bir araya getirerek bölgesel finansal iş birliğini güçlendirmeyi, bilgi ve deneyim paylaşımını kurumsallaştırmayı ve ekonomik kalkınmayı desteklemeyi hedefliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/turk-devletleri-banka-birlikleri-konseyi-turkistanda-toplandi</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 14:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/1777038412-t-b-b-gorsel-1-1.jpeg" type="image/jpeg" length="11691"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Formula 1 İstanbul’a Yeniden Geliyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/formula-1-istanbula-yeniden-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/formula-1-istanbula-yeniden-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Formula 1, yaptığı resmi açıklamayla Türkiye Grand Prix’sinin 2027 yılından itibaren yeniden FIA Formula 1 Dünya Şampiyonası takvimine dahil edileceğini duyurdu. T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı ile yapılan anlaşma kapsamında İstanbul Park, 2031 sezonu sonuna kadar takvimde yer alacak. Yarış organizasyonunun tüm sorumluluğunu ise Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu üstlenecek. Türkiye Grand Prix’si son olarak pandemi döneminde, 2020 ve 2021 yıllarında gerçekleştirilmişti. 2020’de Lewis Hamilton, yarışı kazanarak yedinci dünya şampiyonluğunu elde etmiş ve Michael Schumacher’in rekorunu egale etmişti.</strong></p>

<p>2005 yılında ilk kez Formula 1’e ev sahipliği yapan İstanbul Park, kısa sürede şampiyonanın en teknik ve zorlu pistlerinden biri olarak ün kazandı. Saat yönünün tersine koşulan 5,338 kilometrelik pist; sürücü becerisini ve araç performansını ön plana çıkaran yapısıyla dikkat çekiyor. Özellikle yüksek hızda geçilen 8. viraj, takvimin en ikonik ve en zorlayıcı bölümlerinden biri olarak kabul ediliyor.</p>

<p>2021 yılında İstanbul Park’ta düzenlenen son yarışın galibi, o dönem Mercedes-AMG Petronas adına yarışan ve günümüzde Cadillac pilotu olan Valtteri Bottas olmuştu. Bottas ve Hamilton, aktif pilotlar arasında Türkiye Grand Prix’sini kazanmış isimler olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Bugüne kadar dokuz kez düzenlenen Türkiye Grand Prix’si, takımlar ve sürücüler kadar taraftarların da yoğun ilgisini çeken yarışlar arasında yer alıyor. 2006-2008 yılları arasında Ferrari ile üst üste üç kez kazanan Felipe Massa, İstanbul Park’ta en çok galibiyet elde eden pilot olarak öne çıkıyor. Ayrıca Kimi Räikkönen, Sebastian Vettel ve Jenson Button gibi şampiyon isimler de bu pistte zafere ulaşmıştı.</p>

<p>Formula 1’in Türkiye’deki popülaritesi son yıllarda önemli ölçüde artış gösteriyor. Türkiye’de 19 milyondan fazla hayrana ulaşan organizasyon, sosyal medyada da 7,5 milyondan fazla takipçi etkileşimi sağlıyor. Instagram takipçi sayısında yıllık yüzde 25 artış yaşanırken, YouTube izlenmeleri yüzde 107 oranında yükseldi.</p>

<p>Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yaptığı açıklamada Formula 1’in dünya çapında önemli bir spor organizasyonu olduğunu vurgulayarak, Türkiye’nin bu organizasyona yeniden ev sahipliği yapacak olmasının ülkeye duyulan güvenin bir göstergesi olduğunu ifade etti. Erdoğan, İstanbul Park’ın 2027-2031 yılları arasında beş sezon boyunca yüksek standartlarda yarışlara ev sahipliği yapacağını belirterek, organizasyonun en iyi şekilde gerçekleştirileceğini söyledi.</p>

<p>Formula 1 Başkanı ve CEO’su Stefano Domenicali ise İstanbul’un yeniden takvime dahil edilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, şehrin Avrupa ile Asya arasında önemli bir köprü olduğunu ve spor, iş ve eğlence açısından eşsiz bir konum sunduğunu ifade etti. Domenicali, Türkiye’nin organizasyona verdiği destek için ilgili kurumlara teşekkür etti.</p>

<p>FIA Başkanı Muhammed Ben Sülayem de Formula 1’in Türkiye’ye dönüşünün sporun küresel büyümesinin güçlü bir göstergesi olduğunu belirterek, İstanbul Park’ın şampiyona tarihinde özel bir yere sahip olduğunu vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TOSFED Başkanı Eren Üçlertoprağı ise devlet desteği ve yoğun çalışmalar sayesinde Türkiye Grand Prix’sinin yeniden takvime dahil edildiğini belirterek, 2027’de gerçekleştirilecek yarış için hazırlıkların hızla sürdüğünü ve dolu tribünler önünde başarılı bir organizasyon hedeflediklerini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/formula-1-istanbula-yeniden-geliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 14:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/1777039700-formula1-lansman-24042026-02.jpg" type="image/jpeg" length="54585"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nde İstikrar Sürecek]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ege-yas-meyve-sebze-ihracatcilari-birliginde-istikrar-surecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ege-yas-meyve-sebze-ihracatcilari-birliginde-istikrar-surecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ege Bölgesi’nin bitkisel ürün ihracatında lider konumda bulunan Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği (EYMSİB), 2025 yılında iklim krizine rağmen 1 milyar 230 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirerek Türkiye ekonomisine önemli katkı sağladı. Birlikte yakalanan istikrarın yeni dönemde de sürdürülmesi hedefleniyor. İki dönem kuralı nedeniyle görevini devretmeye hazırlanan EYMSİB Başkanı Hayrettin Uçak’ın ardından, 2026–2030 dönemi için Başkan Yardımcısı Cengiz Balık’ın uzlaşıyla başkanlığa aday gösterildiği açıklandı.</strong></p>

<p>Mevcut Başkan Hayrettin Uçak ise yeni dönemde yönetim kurulunda yer alarak tecrübelerini ihracatçılarla paylaşmayı sürdürecek.</p>

<p>Başkanlığı süresince birliğin ihracatını yüzde 67 artırarak 739 milyon dolardan 1 milyar 230 milyon dolara yükselttiklerini belirten Uçak, yoğun bir çalışma temposu içinde olduklarını ifade etti. Önümüzdeki süreçte de sahada aktif rol alacaklarını vurgulayan Uçak, “Ben değil, biz anlayışıyla ihracatçılarımıza hizmet etmeye devam edeceğiz” dedi.</p>

<h3><strong>“8 yıl boyunca üyelerimizin yanında olduk”</strong></h3>

<p>Görev süresi boyunca üyelerle güçlü bir bağ kurduklarını ifade eden Uçak, “Birliğimizin genel kurulunun verdiği yetkiyle sekiz yıldır bu büyük ailenin parçası olmaktan onur duydum. Bu süreçte her üyemizin sorununa çözüm bulmak için çaba gösterdim. Elli yılı aşkın süredir sektörün içindeyim ve tüm zorluklara rağmen bu alandan kopmadım. Kazandığımızı yine sektörümüze yatırdık. Ancak en büyük kazancım, bu süreçte kurduğumuz dostluklar oldu” diye konuştu.</p>

<p>Yeni dönemde de aynı anlayışla çalışmayı sürdüreceğini belirten Uçak, ihracatçıların yanında olmaya devam edeceğinin altını çizdi.</p>

<h3><strong>“Pandemi döneminde de üretim ve ihracat sürdü”</strong></h3>

<p>Görev süresi boyunca yaşanan zorluklara da değinen Uçak, pandemi sürecinde dahi sahadan kopmadıklarını belirtti. Hem iç piyasada hem de ihracat pazarlarında yaş meyve sebze tedarikinin aksamaması için yoğun çaba gösterdiklerini ifade eden Uçak, bu süreçte uluslararası tanıtım faaliyetlerine de ağırlık verdiklerini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Amerika’dan Çin’e, Almanya’dan Rusya’ya, İngiltere’den Güney Kore’ye, Fransa’dan Güney Afrika’ya kadar geniş bir coğrafyada toplam 34 fuara katıldıklarını ve 8 farklı ülkede ticaret heyetleri düzenlediklerini belirten Uçak, üretici toplantıları ve kamu kurumlarıyla yapılan görüşmelerle sektörün sorunlarına çözüm aradıklarını dile getirdi.</p>

<p>Ayrıca 3. Kuşak Tarım Girişimciliği Eğitim Programı ile gençlerin tarım sektöründe daha sürdürülebilir ve yenilikçi üretim yapmalarına katkı sağladıklarını ifade eden Uçak, UR-GE projelerinin de Ticaret Bakanlığı tarafından “Yılın En İyi UR-GE Projesi” seçildiğini hatırlattı.</p>

<p>Mevcut yönetim yapısını büyük ölçüde koruyarak yeni döneme hazır olduklarını belirten Uçak, 2030 yılı için 1,5 milyar dolar ihracat hedefi doğrultusunda çalışmalarını sürdüreceklerini vurguladı.</p>

<h3><strong>Genel kurul 30 Nisan’da</strong></h3>

<p>Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin seçimli genel kurul toplantısı, 30 Nisan 2026 Perşembe günü saat 15.00’te Ege İhracatçı Birlikleri 7. Kat Konferans Salonu’nda gerçekleştirilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ege-yas-meyve-sebze-ihracatcilari-birliginde-istikrar-surecek</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 14:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/ekran-alintisi-94.PNG" type="image/jpeg" length="12397"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye’de Yılda 40 Bin Kişiye Akciğer Kanseri Tanısı Konuluyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/turkiyede-yilda-40-bin-kisiye-akciger-kanseri-tanisi-konuluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/turkiyede-yilda-40-bin-kisiye-akciger-kanseri-tanisi-konuluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çoğu zaman belirti vermeden ilerleyen ve fark edildiğinde geç kalınmış olabilen akciğer kanseri, hem dünyada hem de Türkiye’de en sık görülen ve en ölümcül hastalıklar arasında yer alıyor. Dünya genelinde 2 milyondan fazla, Türkiye’de ise her yıl yaklaşık 40 bin kişiye tanı konulan bu hastalığa karşı geliştirilen yeni tanı ve tedavi yöntemleri, umutları her geçen gün artırıyor.</strong></p>

<p>Bu kapsamda Acıbadem Maslak Hastanesi’nde düzenlenen “Akciğer Kanserinde Farkındalık ve Umut” söyleşisinde, multidisipliner yaklaşımla hastalığa dair en güncel gelişmeler ele alındı. Etkinlikte; Prof. Dr. Ömer Fatih Ölmez, Prof. Dr. Enis Özyar, Prof. Dr. Erkan Kaba, Prof. Dr. Tevfik Fikret Çermik ve Dr. Burcu Babaoğlu Karan, erken teşhis ve doğru tedavi planlamasının hayati önemine dikkat çekti.</p>

<p>Etkinliğin dikkat çeken isimlerinden biri de “Yeraltı” dizisiyle tanınan oyuncu Sevil Akı oldu. Akı, hasta yakını olarak yaşadığı süreci paylaşarak farkındalığın önemine vurgu yaptı.</p>

<h3><strong>“Tedavi süreci bir puzzle gibi düşünülmeli”</strong></h3>

<p>Etkinliğin moderatörü sağlık iletişimcisi Seral Çelik, kanser tedavisinin çok yönlü bir süreç olduğuna dikkat çekerek, “Kanserin tanı ve tedavisinde birçok uzman ve sağlık çalışanı görev alıyor. Bu süreci bir puzzle gibi düşünürsek, tüm parçalar bir araya geldiğinde hasta için en doğru ve etkili tedavi planı oluşturulabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>Sigara en önemli risk faktörü</strong></h3>

<p>Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Burcu Babaoğlu Karan, akciğer kanserinin en büyük nedeninin sigara ve tütün ürünleri olduğunu belirtti. Özellikle son yıllarda gençler arasında artan kullanımın ciddi bir risk oluşturduğunu vurgulayan Karan, elektronik sigara gibi alternatiflerin de sanıldığı kadar zararsız olmadığını ifade etti.</p>

<p>Vakaların yaklaşık yüzde 80’inin tütün kullanımına bağlı geliştiğini belirten Karan, kalan yüzde 20’lik kısmın ise mesleki faktörler ve asbest gibi nedenlerden kaynaklandığını aktardı. Hastalığın çoğu zaman erken evrede belirti vermediğine dikkat çeken Karan, özellikle 50 yaş üzeri ve uzun süre sigara kullanmış bireylerin düzenli kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini söyledi. Düşük doz radyasyonla yapılan bilgisayarlı tomografinin erken tanıda önemli rol oynadığını da sözlerine ekledi.</p>

<h3><strong>Görüntüleme yöntemleri hayat kurtarıyor</strong></h3>

<p>Nükleer Tıp Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Fikret Çermik, akciğer kanserinde doğru evrelemenin tedavi sürecinin temelini oluşturduğunu belirterek PET-CT teknolojisinin önemine dikkat çekti. Çermik, bu yöntem sayesinde tümörün yalnızca varlığının değil, aynı zamanda vücuttaki yayılımının ve biyolojik davranışının da detaylı şekilde analiz edilebildiğini ifade etti. Bu sayede hastalığın evresi net olarak belirlenirken, tedavi planı da daha doğru şekilde oluşturulabiliyor. Ayrıca tedaviye verilen yanıtın izlenmesiyle gereksiz cerrahi müdahalelerin önüne geçilebildiğini vurguladı.</p>

<h3><strong>Erken evrede cerrahi başarıyı artırıyor</strong></h3>

<p>Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Erkan Kaba, erken teşhisin cerrahi tedavinin başarısını doğrudan etkilediğini belirtti. Erken evrede tespit edilen hastalarda cerrahi müdahale ile yüksek başarı oranları elde edildiğini ifade eden Kaba, gelişen teknoloji sayesinde robotik cerrahi yöntemlerinin de yaygınlaştığını söyledi. Bu yöntemle göğüs bölgesi tamamen açılmadan, küçük kesilerle ameliyat yapılabildiğini belirten Kaba, hastaların daha hızlı iyileştiğini ve günlük yaşamlarına daha kısa sürede dönebildiğini dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Kişiye özel tedavi dönemi</strong></h3>

<p>Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Ömer Fatih Ölmez, akciğer kanseri tedavisinde önemli bir dönüşüm yaşandığını belirterek, artık standart tedaviler yerine hastaya özel yaklaşımların benimsendiğini ifade etti. Tümörün genetik ve moleküler özelliklerine göre planlanan hedefe yönelik tedaviler ve immünoterapinin, uygun hastalarda başarılı sonuçlar verdiğini belirten Ölmez, bu yöntemlerin hastaların yaşam süresi ve kalitesini artırdığını vurguladı.</p>

<h3><strong>Radyoterapide hassas ve hedefe yönelik yaklaşım</strong></h3>

<p>Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Enis Özyar ise radyoterapinin özellikle ameliyat edilemeyen hastalarda etkili bir seçenek olduğunu belirtti. Gelişen teknoloji sayesinde ışın tedavisinin daha hassas ve hedefe yönelik uygulanabildiğini ifade eden Özyar, bu sayede yan etkilerin azaldığını ve tedavi başarısının arttığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Tünelin ucunda her zaman bir ışık var”</strong></h3>

<p>Etkinliğe katılan Sevil Akı, hasta yakını olarak yaşadığı süreci paylaşarak kanserle mücadelenin yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda psikolojik bir süreç olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Akı, “Anneme 8 yıl önce akciğer kanseri tanısı kondu. İlk ameliyatından yıllar sonra hastalık nüks etti ve yeniden ameliyat oldu. Geçtiğimiz yıl tekrar nüks yaşadık ve şu anda ilaç tedavisiyle mücadelemiz sürüyor. Zor anlar yaşadık ancak gelişen tedavi yöntemleri sayesinde her zaman bir umut ışığı vardı. Gerçekten hiçbir şey çözümsüz değil. Doğru doktorlar ve doğru tedaviyle bu süreçte ilerlemek mümkün” dedi.</p>

<p>Kanser tedavisinin inişli çıkışlı bir yolculuk olduğunu vurgulayan Akı, güçlü bir destek sistemi ve doğru bilgiye ulaşmanın önemine dikkat çekti. Umudun, hastaların tedaviye tutunmasında kritik bir rol oynadığını belirten oyuncu, deneyimlerini paylaşarak farkındalık çalışmalarına katkı sunmaya devam edeceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="1776781850 Sevil Ak" class="detail-photo img-fluid" height="1032" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/1776781850-sevil-ak.jpg" width="1920" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/turkiyede-yilda-40-bin-kisiye-akciger-kanseri-tanisi-konuluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 14:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/1776781835-2.jpg" type="image/jpeg" length="32791"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BYD, Pekin Otomobil Fuarı’nda Teknolojisini Sergiledi]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/byd-pekin-otomobil-fuarinda-teknolojisini-sergiledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/byd-pekin-otomobil-fuarinda-teknolojisini-sergiledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Dünyanın 1 numaralı yeni enerjili araç üreticisi BYD, Pekin Otomobil Fuarı’nda adeta gövde gösterisi yaparak en yeni teknolojik gelişmelerini ve genişleyen ürün gamını tanıttı. Ar-Ge gücünü estetik tasarım anlayışıyla birleştiren marka; süper otomobillerden yeni nesil sedanlara, aile mobilitesi çözümlerinden dünyanın en hızlı elektrikli seri üretim otomobiline kadar pek çok segmentte iddiasını ortaya koyuyor.</strong></p>

<p>BYD, fuarda sergilediği yeni model ve konseptlerle mobilitenin geleceğine yön veren teknolojilerini bir kez daha gözler önüne serdi. Süper spor otomobillerden aile odaklı çözümlere uzanan geniş ürün yelpazesi, markanın Ar-Ge kapasitesini ve inovasyon vizyonunu açıkça ortaya koydu.</p>

<p>Marka, premium ve ileri teknoloji odaklı alt markaları DENZA, YANGWANG ve FANGCHENGBAO bünyesindeki modelleri de fuarda sergileyerek elektrikli mobilitede performans, güvenlik, konfor ve kullanıcı deneyimini yeniden tanımlayan çözümler sundu.</p>

<p><img alt="Fcb Formula (1)" class="detail-photo img-fluid" height="373" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/fcb-formula-1.jpg" width="1024" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>“Küresel liderliğimizi güçlü ürün gamıyla gösteriyoruz”</strong></h3>

<p>BYD Başkan Yardımcısı Stella Li, fuara ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:<br />
“Pekin Otomobil Fuarı, yenilikçi teknolojilerimizi ve bu teknolojilerin müşteri deneyiminde yaratacağı farkı ortaya koymak adına önemli bir platform. BYD’den FANGCHENGBAO, DENZA ve YANGWANG’a uzanan tüm marka stantlarımızda, Ar-Ge konusundaki kararlılığımızın yalnızca Çin’de değil, küresel ölçekte de yön verici olduğunu gösteren güçlü bir ürün gamı sunuyoruz. FLASH Şarj gibi yenilikler, sürdürülebilir mobilitenin önündeki engelleri ortadan kaldırmayı hedeflerken; yeni modellerimiz dünya genelinde farklı kullanıcı kitlelerine ilham vermeye hazır.”</p>

<h3><strong>Genişleyen teknoloji odaklı ürün gamı</strong></h3>

<p>Pekin Otomobil Fuarı’nda tanıtılan modeller, BYD’nin çok katmanlı ürün stratejisini net şekilde ortaya koydu. Premium segmentte konumlanan DENZA’nın yeni modeli DENZA Z, 1000 beygirin üzerindeki performansıyla elektrikli süper otomobil kategorisinde güçlü bir giriş yaparken; YANGWANG markasının U9 Xtreme modeli ise kırdığı hız rekorlarıyla ileri mühendisliğin ulaştığı noktayı gözler önüne serdi.</p>

<p>YANGWANG cephesinde yalnızca performans odaklı U9 Xtreme değil, aynı zamanda ultra lüks SUV segmentinde yer alan YANGWANG U8L de öne çıktı. Dört koltuklu “Dingzang Edition” versiyonuyla tanıtılan model; dört motorlu e4 platformu, gelişmiş gövde kontrol sistemleri ve yeni nesil batarya teknolojileriyle donatıldı.</p>

<p>Markanın geleceğe yönelik vizyonunu yansıtan OCEAN-V konsepti ise mobiliteyi yalnızca ulaşım aracı olmaktan çıkararak çok işlevli bir yaşam alanına dönüştüren yaklaşımıyla dikkat çekti.</p>

<p>FANGCHENGBAO markası altında geliştirilen FORMULA X spor konsepti ile yeni sedan serileri FORMULA S ve FORMULA SL de fuarda öne çıkan modeller arasında yer aldı. Özellikle FORMULA S serisi, “tek araç, çoklu form” yaklaşımıyla kişiselleştirilebilir sedan segmentinde yeni bir kategori oluşturuyor.</p>

<h3><strong>Dünyanın en hızlı elektrikli seri üretim otomobili</strong></h3>

<p>YANGWANG U9 Xtreme hiper otomobili, 496,22 km/s hıza ulaşarak “dünyanın en hızlı elektrikli seri üretim otomobili” unvanını elde etti. Pekin’de “The Dawn (Şafak)” versiyonuyla sergilenen model, hız rekorunun kırıldığı anın ışıklarından ilham alan tasarım detaylarıyla dikkat çekiyor.</p>

<h3><strong>Menzil kaygısını azaltan teknolojiler</strong></h3>

<p>Fuarda öne çıkan en önemli yenilikler arasında BYD’nin geliştirdiği FLASH Şarj (ultra hızlı şarj) teknolojisi ve 2. nesil Blade Batarya yer aldı. Bu teknolojiler, elektrikli araç kullanımında en çok tartışılan konular olan şarj süresi ve menzil kaygısını minimize etmeyi hedefliyor.</p>

<p>Yeni nesil sistem, batarya seviyesini yüzde 10’dan yüzde 70’e yalnızca 5 dakikada, yüzde 97’ye ise yaklaşık 9 dakikada ulaştırabiliyor. -30°C gibi zorlu hava koşullarında dahi yüksek performans sunan teknoloji, bataryayı yüzde 20’den yüzde 97 seviyesine yaklaşık 12 dakikada çıkarabiliyor. Altı yıllık Ar-Ge sürecinin ürünü olan 2. nesil Blade Batarya, içten yanmalı araçların yakıt dolum hızına yakın bir deneyim sunarak sektörde önemli bir referans noktası oluşturuyor.</p>

<h3><strong>Akıllı mobilite ve kullanıcı deneyimi</strong></h3>

<p>BYD’nin yeni modellerinde öne çıkan bir diğer unsur ise akıllı sürüş sistemleri ve dijital kabin çömleri oldu. LiDAR destekli sürüş teknolojileri, yapay zekâ tabanlı kullanıcı arayüzleri ve modüler iç mekân tasarımları, araçları klasik ulaşım araçlarının ötesine taşıyarak kişiselleştirilebilir yaşam alanlarına dönüştürüyor.</p>

<p>Özellikle OCEAN-V konsepti; sürüş, sinema ve kamp gibi farklı kullanım senaryolarını tek platformda sunarak mobilite deneyimini yeniden tanımlıyor. BYD’nin Pekin’de ortaya koyduğu bu teknoloji vizyonu, markanın küresel büyüme stratejisinin temelini oluşturuyor.</p>

<p>BYD Türkiye ise ileri teknolojiyle donatılmış ve “akıllı seçim” olarak konumlandırılan modelleriyle kullanıcı deneyimini ve müşteri memnuniyetini artırmayı sürdürüyor.</p>

<h3><strong>BYD Hakkında</strong></h3>

<p>1995 yılında şarj edilebilir batarya üreticisi olarak kurulan BYD, bugün otomotiv, raylı sistemler, yeni enerji ve elektronik alanlarında faaliyet gösteren çok uluslu bir teknoloji şirketi konumunda bulunuyor. Çin, ABD, Kanada, Japonya, Brezilya, Macaristan ve Hindistan dahil olmak üzere 30’dan fazla endüstriyel parkta üretim gerçekleştiren şirket, sıfır emisyonlu enerji çözümleriyle fosil yakıtlara olan bağımlılığı azaltmayı hedefliyor.</p>

<h3><strong>BYD Auto Hakkında</strong></h3>

<p>2003 yılında kurulan BYD Auto, markanın otomotiv kolu olarak tamamen elektrikli ve plug-in hibrit araçlar geliştirmeye odaklanıyor. Blade Batarya, DM-i Süper Hibrit Teknolojisi, e-Platform 3.0 ve DiSus Akıllı Gövde Kontrol Sistemi gibi yeniliklerle sektöre yön veren şirket, elektrikli araç dönüşümünde öncü rol üstleniyor. Çin’de 11 yıl üst üste yeni enerji binek araç satışlarında lider konumda yer alan BYD, küresel pazarda da büyümesini sürdürüyor.</p>

<p></p>

<p><img alt="Byd Seal (2)" class="detail-photo img-fluid" height="468" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/byd-seal-2.png" width="830" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/byd-pekin-otomobil-fuarinda-teknolojisini-sergiledi</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 14:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/fcb-formula-2.png" type="image/jpeg" length="41935"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İklim Koşullarındaki Değişim Lastik Tercihlerini Nasıl Şekillendiriyor?]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/iklim-kosullarindaki-degisim-lastik-tercihlerini-nasil-sekillendiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/iklim-kosullarindaki-degisim-lastik-tercihlerini-nasil-sekillendiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye’de mevsim geçişlerinin giderek daha ani ve sert yaşanması, sürüş güvenliğini doğrudan etkiliyor. Değişken hava koşulları, sürücülerin lastik tercihlerine ve kullanım alışkanlıklarına daha fazla özen göstermesini gerektiriyor. Doğru lastik seçimi ve zamanında yapılan değişimler, özellikle ani sıcaklık dalgalanmaları ve yağışlı havalarda güvenli sürüşün temel unsurları arasında yer alıyor.</strong></p>

<p>Son yıllarda mevsim geçişlerindeki sertleşme, yalnızca günlük yaşamı değil, sürüş koşullarını da önemli ölçüde etkiliyor. Gün içerisinde hızla değişebilen sıcaklıklar, beklenmedik yağışlar ve kısa süreli şiddetli hava olayları, sürücülerin daha dikkatli olmasını zorunlu kılıyor. Bu değişken yapı, lastik seçimi ve kullanım zamanlamasının önemini her zamankinden daha belirgin hale getiriyor. Araç parkındaki çeşitlilik ve farklı sürüş koşulları da sürücülerin daha bilinçli tercihler yapmasını gerektiriyor. AKO Grup ise sürüş güvenliğinin korunması adına mevsime uygun lastik kullanımının ve düzenli kontrollerin kritik rolüne dikkat çekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Lastik seçimi daha da önem kazanıyor</strong></h3>

<p>Ani sıcaklık değişimleri ve beklenmeyen yağışlar, sürüş güvenliği açısından önemli riskler oluşturuyor. Bu durum, lastiklerin yol tutuşu ve fren performansını daha kritik hale getiriyor. Özellikle ani yağışlarda ortaya çıkan suda kızaklama riski, sürücünün araç hakimiyetini kaybetmesine neden olabiliyor. Lastiklerin yoğun su birikintisi üzerinde yol tutuşunu yitirerek su tabakası üzerinde kayması, yüksek hız ve aşınmış lastiklerle birleştiğinde ciddi tehlikeler doğuruyor. Bu nedenle mevsime uygun lastik seçimi ve düzenli kontrol alışkanlığı, güvenli sürüş için büyük önem taşıyor.</p>

<p>Öte yandan Türkiye’de SUV araçların yaygınlaşması, daha büyük jantlara ve farklı teknik özelliklere sahip lastiklere olan talebi artırıyor. Elektrikli ve hibrit araçlar ise yüksek tork ve farklı sürüş dinamikleri nedeniyle lastiklerden daha özel performans beklentisi oluşturuyor. Bu araçlarda düşük yuvarlanma direnci ve yüksek dayanıklılık sunan lastikler, sürüş güvenliğini destekleyen önemli faktörler arasında bulunuyor.</p>

<p>AKO Grup’un Petlas, Starmaxx, Milestone, Funtoma, Sumero, Dunlop ve Falken markaları altında sunduğu çözümler, doğru koşullarda ve doğru zamanda kullanıldığında sürüş güvenliğine katkı sağlıyor. Buna karşılık, yanlış tercih edilen ya da zamanında değiştirilmeyen lastikler, ani hava değişimlerinde yol tutuşunu olumsuz etkileyebiliyor.</p>

<p>AKO Grup Yönetim Kurulu Üyesi S. Safa Özcan, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Türkiye’de hem mevsim koşullarındaki değişkenlik hem de araç parkındaki dönüşüm, lastik kullanım alışkanlıklarını doğrudan etkiliyor. Özellikle SUV ve elektrikli/hibrit araçların artışı, lastik seçiminde bilinç düzeyini yükseltiyor. AKO Grup olarak Petlas, Starmaxx, Milestone, Funtoma, Sumero, Dunlop ve Falken markalarımızla bu dönüşümü yakından takip ediyor, sürücülerin farklı ihtiyaçlarına yönelik çözümler sunmaya devam ediyoruz. Önümüzdeki süreçte, lastik seçiminde bilinçli ve koşullara uyumlu tercihler daha da önem kazanacak.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/iklim-kosullarindaki-degisim-lastik-tercihlerini-nasil-sekillendiriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 14:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/1776868747-a-k-o-grup-gorsel.jpg" type="image/jpeg" length="79923"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SAHA 2026, Küresel Savunmayı İstanbul’da Buluşturuyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/saha-2026-kuresel-savunmayi-istanbulda-bulusturuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/saha-2026-kuresel-savunmayi-istanbulda-bulusturuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İSTANBUL — Türkiye’nin savunma, havacılık ve uzay sanayiindeki üretim gücünü ve teknoloji vizyonunu uluslararası arenada görünür kılan SAHA 2026 Uluslararası Savunma ve Havacılık Fuarı, 5–9 Mayıs 2026 tarihleri arasında İstanbul’da kapılarını açmaya hazırlanıyor.</strong></p>

<p>Toplamda 400.000 metrekarelik kapalı ve açık alanda gerçekleştirilecek fuar, bunun 20.000 metrekarelik kısmını açık sergi alanı olarak ayırarak şimdiye kadarki en büyük organizasyonlardan birine ev sahipliği yapacak. 120’nin üzerinde ülkeden katılımın beklendiği fuarda, 263’ü yabancı olmak üzere 1.700’den fazla firma yer alacak. Organizasyonun 200.000’i aşkın ziyaretçiyi ve 30.000’in üzerinde sektör profesyonelini ağırlaması öngörülüyor.</p>

<p>30.000’in üzerinde planlanan B2B görüşme ile SAHA 2026, yalnızca bir sergileme alanı olmanın ötesine geçerek doğrudan iş geliştirme, tedarik zinciri entegrasyonu ve stratejik ortaklıkların kurulmasına imkân tanıyan güçlü bir platforma dönüşüyor. Fuarda ayrıca 203 yeni ürün lansmanı yapılması ve ihracat odaklı 4 milyar dolarlık toplam 164 anlaşmanın imzalanması bekleniyor. Bu rakam, bir önceki organizasyona kıyasla yaklaşık üç katlık bir artışa işaret ederek fuarın ekonomik etkisini ortaya koyuyor.</p>

<p>Bu yıl fuar, küresel ölçekte güçlü katılımla öne çıkıyor. Özellikle Avrupa, Amerika ve Kanada’dan yoğun ilgi dikkat çekerken, dört kıtadan çok sayıda firma, resmi heyet, ticari delegasyon ve ziyaretçi İstanbul’da bir araya gelecek. Organizasyonu 700’ün üzerinde yerli ve yabancı basın mensubu takip edecek ve bu durum fuarın küresel görünürlüğünü önemli ölçüde artıracak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Oyun Değiştiren Teknolojiler ve Canlı Demonstrasyonlar</strong></h3>

<p>SAHA 2026, klasik sistemlerin ötesine geçen yeni nesil teknolojilere ev sahipliği yapacak. Otonom sistemler, yapay zekâ destekli çözümler, ileri savunma platformları ve çift kullanımlı teknolojiler geniş bir perspektifle sergilenecek. Birçok yüksek teknoloji ürünü, ilk kez bu fuarda küresel ekosistemle buluşacak.</p>

<p>İnsansız Kara Araçları (İKA) ve Gezegen Gezgini (Rover) gibi otonom sistemler, özel olarak hazırlanan parkurlarda canlı demonstrasyonlarla yeteneklerini sergileyecek. Bu uygulamalar, ziyaretçilere gerçek saha koşullarına yakın senaryolarda performans gözlemleme fırsatı sunacak.</p>

<p>Deniz platformları da fuarın dikkat çeken unsurları arasında yer alıyor. Dünyanın ilk SİHA gemisi olarak öne çıkan TCG Anadolu başta olmak üzere Türk Deniz Kuvvetleri’ne ait gemiler, Ataköy Marina ve Sarayburnu Limanı’nda ziyaretçilere açılacak. Bu gemiler, 8–9 Mayıs tarihlerinde düzenlenecek halk günlerinde de gezilebilecek. Ayrıca yerli ve millî insansız deniz araçları (İDA) da Ataköy Marina’da sergilenerek Türkiye’nin denizlerdeki otonom sistem kabiliyetlerini ortaya koyacak.</p>

<h3><strong>Üst Düzey Uluslararası Katılım</strong></h3>

<p>SAHA 2026, güçlü diplomatik katılımıyla da öne çıkıyor. 140’tan fazla resmi heyet, 800’ün üzerinde heyet üyesi ve 200’ü aşkın ticari alım heyeti fuarda yer alacak. Bunun yanı sıra 25’ten fazla yabancı bakan ve çok sayıda üst düzey askeri yetkilinin katılımı, organizasyonun uluslararası etkisini daha da güçlendirecek.</p>

<p>Program kapsamında düzenlenecek 17 uluslararası panel, 4 Space Talks oturumu ve keynote konuşmaları ile savunma teknolojilerinin geleceği, güvenlik mimarisi ve sanayi dönüşümü kapsamlı şekilde ele alınacak. Üst düzey devlet ve askeri yetkililerin katılımıyla gerçekleştirilecek görüşmelerin, yeni iş birliklerine zemin hazırlaması bekleniyor.</p>

<h3><strong>Yatırım Ekosistemi Odakta</strong></h3>

<p>Bu yıl fuarın en önemli temalarından biri yatırım ekosistemi olacak. Uluslararası yatırım fonları, finans kuruluşları ve stratejik yatırımcıların yanı sıra NATO İnovasyon Fonu (NIF) ve NATO DIANA Programı kapsamındaki firmalar da etkinlikte yer alacak. Bu sayede katılımcılar, doğrudan yatırımcılarla temas kurarak iş birliği fırsatlarını değerlendirme imkânı bulacak.</p>

<p>KOBİ’ler fuarın merkezinde yer alırken, bu firmaların küresel pazarlara erişimi ve finansmana ulaşımı desteklenecek. Aynı zamanda start-up ve girişim şirketleri için ayrılan özel alanlarda yenilikçi projeler sergilenecek; bu firmalar yatırımcılarla doğrudan buluşarak büyüme süreçlerini hızlandırma fırsatı yakalayacak.</p>

<h3><strong>Uzay Ekosistemi Güçleniyor</strong></h3>

<p>SAHA 2026’nın ikinci önemli odağını uzay teknolojileri oluşturuyor. Kurulacak Uzay Pavilyonu ve özel Space Dome alanı ile uzay ekosistemi daha görünür hale getirilecek. Space Talks oturumlarında sektörün geleceği, iş birliği fırsatları ve Türkiye’nin uzay vizyonu detaylı şekilde ele alınacak.</p>

<p>Ayrıca 5–9 Ekim 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek 77. Uluslararası Uzay Kongresi kapsamında gerçekleştirilecek etkinliklere ilişkin tanıtım ve iş birliği görüşmeleri de fuar süresince gündemde olacak.</p>

<h3><strong>Küresel Bir Buluşma Noktası</strong></h3>

<p>Kara, deniz, hava ve uzay sistemlerini kapsayan geniş kapsamıyla SAHA 2026; ölçeği, uluslararası katılımı ve çok katmanlı yapısıyla yalnızca bir fuar olmanın ötesine geçiyor. Organizasyon, savunma ve havacılık sanayiinde küresel ölçekte iş birliklerinin kurulduğu stratejik bir platform olarak öne çıkıyor.</p>

<p>SAHA 2026, milyarlarca dolarlık ticari hacim oluşturan, firmaları küresel pazarlara entegre eden ve Türkiye’nin savunma-havacılık ekosistemini güçlendiren önemli bir kaldıraç görevi üstleniyor. Türkiye’nin üretim gücünü ve teknoloji kapasitesini uluslararası ortaklıklara dönüştürmeyi hedefleyen fuar, sektörün geleceğine yön veren en önemli küresel buluşmalardan biri olarak İstanbul’da gerçekleştirilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/saha-2026-kuresel-savunmayi-istanbulda-bulusturuyor</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 13:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/650x344-saha-2026-5-mayista-basliyor-1776986523464.webp" type="image/jpeg" length="79339"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mete Akcan GAİB'in Yeni Koordinatör Başkanı Oldu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/mete-akcan-gaibin-yeni-koordinator-baskani-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/mete-akcan-gaibin-yeni-koordinator-baskani-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Güneydoğu Anadolu ihracat camiasında yeni bir dönem başladı. Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanlığı görevine Mete Akcan seçilirken, Koordinatör Başkan Yardımcılığı görevine Murat Bakır getirildi.</strong></p>

<p>Görevi devralmasının ardından değerlendirmelerde bulunan Akcan, bölge ihracatını daha güçlü, sürdürülebilir ve rekabetçi bir yapıya kavuşturmayı hedeflediklerini belirtti. İhracatçıların karşı karşıya kaldığı sorunların farkında olduklarını vurgulayan Akcan, bu sorunlara çözüm üretmek adına kapsamlı bir yol haritası üzerinde çalıştıklarını ifade etti. Akcan, “İhracatçılarımızın yaşadığı zorlukları yakından takip ediyoruz. Önümüzdeki süreçte atacağımız adımlarla ihracatçılarımızın yanında olacak, süreci daha verimli hale getireceğiz. Ortak akıl ve güçlü iş birliğiyle ihracat rakamlarımızın artması için kararlılıkla çalışacağız” dedi.</p>

<p>Görevi devraldığı önceki dönem Koordinatör Başkanı Ahmet Fikret Kileci’ye teşekkür eden Akcan, Kileci’nin görev süresi boyunca ortaya koyduğu birikim ve tecrübenin yeni dönemde de yol gösterici olacağını belirtti. Akcan, “Sayın Ahmet Fikret Kileci’ye bugüne kadar birliklerimize ve bölge ihracatına sunduğu değerli katkılar için teşekkür ediyorum. Kendisinin ortaya koyduğu birikim ve tecrübeyi, birlik ve dayanışma içerisinde daha ileriye taşıyarak çalışmalarımıza devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Küresel ticarette yaşanan dönüşümün ihracatçılar açısından yeni fırsatlar ve aynı zamanda yeni zorluklar barındırdığını dile getiren Akcan, değişen pazar koşullarına hızlı uyum sağlamanın kritik önem taşıdığını vurguladı. Bu kapsamda ihracatçıların ihtiyaçlarına yönelik çözüm odaklı çalışmaların hayata geçirileceğini belirten Akcan, kurumlar arası iş birliği ve koordinasyonun güçlendirileceğini söyledi. Yeni pazarların keşfedilmesi ve mevcut pazarlardaki etkinliğin artırılması için ortak hareket edileceğini ifade eden Akcan, ihracatçıların rekabet gücünü artıracak projelere öncelik verileceğini kaydetti.</p>

<p><strong>"En büyük gücümüz birlik ve beraberliğimiz"</strong></p>

<p>Yeni dönemde katılımcı, şeffaf ve iş birliğine dayalı bir yönetim anlayışı benimseyeceklerini dile getiren Akcan, sivil toplum kuruluşları, kamu kurum ve kuruluşları ve tüm paydaşlarla güçlü ve sürdürülebilir bir iletişim ağı kurulacağını belirtti. Sektör temsilcileriyle düzenli istişare toplantıları gerçekleştirileceğini ifade eden Akcan, bu toplantılar sonucunda ortaya çıkacak ortak akıl ile geliştirilecek projelerin ihracata önemli katkılar sağlayacağını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akcan, yönetim anlayışlarının sahayla güçlü bağ kuran, sorunlara hızlı çözüm üreten ve ihracatçı odaklı bir yaklaşım üzerine inşa edileceğini belirterek, “İhracatçılarımızın karşılaştığı sorunları yakından takip eden, hızlı çözüm üreten ve sahayla güçlü bağ kuran bir anlayışla hareket edeceğiz. En büyük gücümüzün birlik ve beraberliğimiz olduğunun bilinciyle, sivil toplum kuruluşlarımız, kamu kurum ve kuruluşlarımız ve tüm paydaşlarımızla yakın iş birliği içerisinde çalışacağız. Birlik başkanlarımızla tam bir uyum içinde hareket ederek her bir birliğimizin güçlü yönlerini ön plana çıkaracak, karşılıklı koordinasyonu daha da artıracağız. Ortak hedefler doğrultusunda kenetlendiğimiz bu güçlü yapıyı daha ileri taşıyarak, bölgemizin ihracatını hep birlikte artıracağız” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/mete-akcan-gaibin-yeni-koordinator-baskani-oldu</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 19:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/mete-akcanjpg.jpeg" type="image/jpeg" length="28985"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Doğanın kalbinde aileyle yenilenen bir deneyim: Martı Myra 2026 sezonuna hazır]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/doganin-kalbinde-aileyle-yenilenen-bir-deneyim-marti-myra-2026-sezonuna-hazir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/doganin-kalbinde-aileyle-yenilenen-bir-deneyim-marti-myra-2026-sezonuna-hazir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Martı Myra’da yenilenen odalar, zenginleşen gastronomi ve modern spa merkeziyle doğayla iç içe, çok katmanlı bir yaz başlıyor.</strong></p>

<p>Akdeniz’in en güçlü doğa anlatılarından birine sahip olan Martı Myra, 2026 sezonuna yalnızca yenilenmiş alanlarıyla değil, yeniden kurgulanmış deneyim diliyle giriyor. Çam ormanlarının gölgesinde, denizle iç içe konumlanan tesis; doğayla kurduğu bağı koruyarak konfor, gastronomi ve aile odaklı tatil anlayışını daha rafine bir noktaya taşıyor.</p>

<p>Yarım asrı aşan Martı Hotels &amp; Marinas deneyiminin bir yansıması olan Martı Myra’da tatil, artık sadece bir kaçış değil; birlikte geçirilen zamanın değer kazandığı ve her yaştan misafir için farklı katmanlarda anlam bulduğu bir deneyim.</p>

<p><strong>Konaklamada Yeni Bir Dil: Yenilenen Odalar ve Exclusive Ayrıcalıklar</strong></p>

<p>2026 sezonunun en güçlü dönüşümlerinden biri, tamamen yenilenen odalarda kendini gösteriyor. Doğal malzemelerin ön planda olduğu tasarım anlayışı, ferah ve işlevsel alanlarla birleşerek mekânın ruhunu sakinleştirici bir atmosfere taşıyor.</p>

<p>Çam ağaçlarının arasında konumlanan bu yeni yaşam alanları, doğanın ritmini içeri taşıyan yalın bir estetik sunarken; aile suitlerinden geniş oda alternatiflerine uzanan çeşitlilik, farklı ihtiyaçlara cevap veren esnek bir yapı oluşturuyor.</p>

<p>Konaklama deneyimini daha da özel kılan unsur ise Martı Exclusive hizmetleri. Executive Lounge erişimi, VIP karşılama ve kişiselleştirilmiş servis anlayışı; tatili standart bir konaklamanın ötesine taşıyarak seçkin ve konforlu bir deneyime dönüştürüyor.</p>

<p><strong>Baştan Sona Yenilenen Spa &amp; Wellness: Dengeye Dönüş</strong></p>

<p>2026 sezonuyla birlikte tamamen yenilenen Spa &amp; Wellness alanı, Martı Myra’nın en dikkat çekici dönüşümlerinden biri olarak öne çıkıyor. Doğadan ilham alan mimarisi, genişletilmiş terapi alanları ve kişiye özel bakım seçenekleriyle spa deneyimi, klasik bir rahatlama anlayışının ötesine geçerek bütünsel bir yenilenme sürecine odaklanıyor.</p>

<p>Masaj terapileri, cilt ve vücut bakımları, Türk hamamı ve sauna gibi zamansız unsurlar; modern wellness yaklaşımıyla birleşerek bedeni ve zihni aynı anda dengeleyen bir deneyim sunuyor. Bu alan, tatilin en sessiz ama en güçlü anlarını yaratıyor.</p>

<p><strong>Gastronomide Sınırları Genişleyen Bir Lezzet Evreni</strong></p>

<p>Martı Myra’da gastronomi; günün belirli anlarına sıkışmayan, farklı coğrafyalardan ilham alan çok katmanlı bir serüven olarak kurgulanıyor.</p>

<p>Anadolu mutfağının köklü lezzetlerinden Latin Amerika’nın canlı tatlarına uzanan geniş yelpaze, otelin farklı restoranlarında kendine özgü kimliklerle hayat buluyor. Casa Mexicana’nın dinamik mutfağı, Anatolia Restoran’ın yerel dokunuşları, Steak House ile premium et menüsü ve Food Court’un gün boyu süren zengin sokak lezzetleri, gastronomiyi keşif odaklı bir yolculuğa dönüştürüyor.</p>

<p>Plajda konumlanan bohem ruhlu Chimaira Beach Club ise bu deneyimin en karakteristik parçalarından birini oluşturuyor. Gün ışığında sade ve keyifli bir mola noktası sunarken, akşam saatlerinde daha sosyal ve enerjik bir atmosfere evriliyor.</p>

<p>Tatlı molaları için de Martı Patisserie, özel alanlarda sunulan seçkin menüler ve çocuklara özel büfelerle gastronominin kapsayıcı yapısını tamamlıyor. Burada her detay, farklı yaş gruplarına hitap eden dengeli bir lezzet dünyası oluşturmak üzere tasarlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Akdeniz’le Kurulan Bağ: Plaj ve Havuz Deneyimi</strong></p>

<p>Martı Myra’nın doğayla kurduğu ilişki en güçlü şekilde plaj ve havuz alanlarında hissediliyor. Mavi Bayraklı uzun plajı, çam ağaçlarıyla çevrili doğal gölgeli alanları ve farklı beklentilere hitap eden havuzlarıyla otel, günün her anına uyum sağlayan bir tatil vadediyor.</p>

<p>Sabah saatlerinde dinginlik ve doğayla baş başa kalma fırsatı sunan plaj, gün ilerledikçe daha sosyal ve hareketli bir atmosfere bürünüyor. Özel pavilyonlar daha mahrem bir deneyim sunarken, çocuk havuzları ve kaydıraklı alanlar aileler için dinamik alternatifler yaratıyor. Bahar aylarında açık alandaki ısıtmalı havuz ise yüzme keyfini mevsim sınırlarının ötesine taşıyor. Bu çeşitlilik, her misafirin kendi tatil ritmini özgürce belirleyebilmesine imkân tanıyor.</p>

<p><strong>Çocuklar İçin Ayrı Bir Dünya, Aileler İçin Gerçek Bir Tatil</strong></p>

<p>Martı Myra’yı farklı kılan en önemli unsurlardan biri, çocuklara yönelik detaylı ve katmanlı deneyim kurgusu. Mini Myra ve Junior Club olarak ayrıştırılmış kulüp sistemi, her yaş grubuna özel programlar sunarak çocukların tatili aktif, yaratıcı ve eğlenceli geçirmesini destekliyor.</p>

<p>Doğa ve yemek atölyelerinden spor aktivitelerine, oyun alanlarından mini hayvanat bahçesine kadar uzanan bu yapı, çocuklar için keşif dolu bir dünya yaratırken ebeveynlere de kendilerine ayırabilecekleri değerli zamanlar sunuyor.</p>

<p><strong>Sürdürülebilirlik, Deneyimin Ayrılmaz Bir Parçası</strong></p>

<p>Doğayla iç içe konumunu yalnızca bir avantaj değil, aynı zamanda bir sorumluluk olarak ele alan Martı Myra, sürdürülebilir turizm anlayışıyla öne çıkıyor. Sahip olduğu uluslararası sertifikalar ve çevre dostu uygulamalar, tatilin doğayla uyum içinde gerçekleşmesini sağlıyor.</p>

<p>Bölgenin benzersiz doğasını Olympos Dağı’na düzenlenen rehberli turlarla keşfedebilir, tertemiz dağ havasını soluyarak doğayla olan bağınızı güçlendirebilirsiniz. Martı Myra’nın çevresini saran doğal güzelliklerle ruhunuzu dinlendirirken, aynı zamanda bütünsel bir yenilenme fırsatı yakalayabilirsiniz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/doganin-kalbinde-aileyle-yenilenen-bir-deneyim-marti-myra-2026-sezonuna-hazir</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 16:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/c-l-k-c-l-k-c.JPG" type="image/jpeg" length="59382"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[URBANJOBS Tasarımı K Evi iF Design Award 2026’da ödüle layık görüldü]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/urbanjobs-tasarimi-k-evi-if-design-award-2026da-odule-layik-goruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/urbanjobs-tasarimi-k-evi-if-design-award-2026da-odule-layik-goruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>URBANJOBS, son dönemlerde tasarladığı ve uygulaması yıl sonunda tamamlanacak olan K Evi projesi ile tasarım dünyasının en prestijli ödüllerinden biri olan iF Design Award 2026’da “Interior Architecture Concepts” kategorisinde ödül almaya hak kazandı. </strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tasarladığı nitelikli gastronomi mekanlarıyla prestijli ödüller kazanan ve tasarımın farklı alanlarında da başarılı projelere imza atan İç Mimar Murat Dede’nin kurucusu olduğu URBANJOBS, uygulaması yıl sonunda tamamlanacak olan K Evi projesiyle iF Design Awards 2026’nın “Interior Architecture Concepts” kategorisinde ödüle layık görülerek global mimarlık ortamındaki başarısını bir kez daha taçlandırdı.</p>

<p>Beykoz Konakları içerisinde bir aile konağı olarak tasarlanan K Evi, iç mekanı form arayışından çok duyusal deneyime dayalı bir dengeyle yeniden yorumluyor. URBANJOBS imzalı proje, malzeme, ışık ve oranın birlikteliğiyle sessiz ve derin bir lüksü tanımlıyor. Murat Dede projeyi şu sözlerle anlatıyor: "Tasarımın gerçek gücü ve değeri, duyularımızı harekete geçiren bir deneyim yaratabilme yeteneğinde yatıyor.”</p>

<p>K Evi’nin iç mekanları cephe rengine ve kütle oranlarına dokunulmadan, dingin ve dokusal bir yaşam alanına dönüştürüldü. Üç katlı yapıda mekansal hiyerarşi, kullanıcıların yaşam ritmine göre yeniden kuruldu. Her katta mahremiyet ve açıklık dengesi korunarak, doğal ışık mekanın aktif bir bileşenine dönüştürüldü.</p>

<p>K Evi’nde traverten, bronz detaylar ve açık tonlardaki ahşap malzemelerin birlikteliği ile zamansız bir sıcaklık oluşturuldu. Dokular arasındaki geçişler, özel üretim mobilyalar ve el işçiliği detaylarla derinleştirildi. Bahçedeki pergola altı yemek alanı, açık mutfak ve gömülü oturma köşesi, iç mekandaki sakin atmosferi doğaya taşıyarak sınırları silikleştirip, ilişkileri öne çıkardı. K Evi, dekorasyonla değil, malzemenin, ışığın ve duyusal bütünlüğün gücüyle tanımlanan bir iç mimari anlayışını temsil ediyor. Murat Dede’nin ifadesiyle, <em>“Mekanın sessiz geometrisi bu kez bir konut ölçeğinde yeniden vücut buluyor.”</em></p>

<p>URBANJOBS, birçok projesinde olduğu gibi, K Evi’nde de rafineliği, detay çözümleri ve malzeme hassasiyetiyle biçimlenen tasarım yaklaşımını, iF Design Award 2026’nın “Interior Architecture Concepts” kategorisinde aldığı ödülle bir kez daha görünür kıldı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/urbanjobs-tasarimi-k-evi-if-design-award-2026da-odule-layik-goruldu</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 14:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/1777015692-8.jpg" type="image/jpeg" length="87994"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Škoda, Milano Tasarım Haftası’nda farklı bir deneyim sundu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/skoda-milano-tasarim-haftasinda-farkli-bir-deneyim-sundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/skoda-milano-tasarim-haftasinda-farkli-bir-deneyim-sundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Škoda, dünyanın en önemli tasarım etkinliklerinden Milano Tasarım Haftası’na bu yıl da güçlü bir marka deneyimiyle katıldı. Palazzo del Senato’da gerçekleştirilen özel sergi, markanın güncel tasarım yaklaşımını sanat ve inovasyonla bir araya getirerek ziyaretçilere farklı bir deneyim sundu. İspanyol mimar ve sanatçı Ricardo Orts imzası taşıyan enstalasyonda, henüz kamuflajlı olarak sergilenen tamamen elektrikli kompakt SUV modeli Epiq de dikkat çeken unsurlar arasında yer aldı.</strong></p>

<p><strong>Milano’ya Epiq deneyimi damga vurdu</strong></p>

<p>Renkli ve çok katmanlı kurgu, fiziksel ve dijital dünyayı bir araya getirerek Škoda’nın “Modern Solid” tasarım dilini etkileşimli biçimde yansıttı. Modellemede kullanılan kil temasından ilham alan yaratıcı konsept, markanın global iletişim kampanyasıyla da paralellik taşıyor. Ziyaretçiler, sergi alanında yer alan dijital deneyim noktaları, açık oturum alanları ve çeşitli etkinliklerle Škoda’nın tasarım vizyonunu daha yakından keşfetme fırsatı buldu.</p>

<p>“Ooooh, that’s EpiQ!” mottosuyla kurgulanan sergi, ziyaretçileri aktif olarak deneyimlemeye davet etti. İspanyol mimar ve sanatçı Ricardo Orts iş birliğiyle hayata geçirilen enstalasyon, modelleme kilinden ilham alan yumuşak formlar ve canlı renklerle dikkat çekti. Serginin merkezinde henüz kamuflajlı olarak sergilenen yeni elektrikli kompakt SUV modeli Epiq ve onun üç boyutlu yorumu olan Epiq Sculpt öne çıktı. Mayıs ayında dünya prömiyerini yapacak model, Škoda’nın elektrikli mobiliteyi daha erişilebilir hale getirme hedefinin önemli bir parçası olacak.</p>

<p>Ziyaretçilere yalnızca görsel değil, çok yönlü bir deneyim sunan sergi alanında yaratıcı atölyelerden dijital deneyimlere kadar geniş bir program sunuldu. Katılımcılar kendi çantalarını tasarladı, yapay zekâ destekli avatarlarını oluşturdu ve farklı lezzet deneyimleri yaşadı. Serginin merkezinde yer alan yoga seansları ise etkinliğe farklı bir boyut katarken, ziyaretçilere dinlenme ve yenilenme imkanı sundu. Sergi kapsamında ayrıca “Epiq Talks” başlığı altında düzenlenen oturumlarda, Škoda Auto İç Tasarım Başkanı Chan Park ile Ricardo Orts bir araya gelerek projenin kreatif sürecine dair detayları paylaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Škoda, Milano Tasarım Haftası’ndaki bu özel katılımıyla yaratıcılık, merak ve dönüşüm temalarını ön plana çıkararak, ziyaretçileri markanın tasarım dünyasıyla etkileşim kurmasını sağladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/skoda-milano-tasarim-haftasinda-farkli-bir-deneyim-sundu</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 14:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/1777025177-skoda-milano-tasarim-haftasi-nda-marka-deneyimini-sanatla-bulusturdu-1.png" type="image/jpeg" length="43243"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ndesign Milano’da tasarımın hikâyesini yeniden yazıyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ndesign-milanoda-tasarimin-hikayesini-yeniden-yaziyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ndesign-milanoda-tasarimin-hikayesini-yeniden-yaziyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto"><strong>Türkiye’nin köklü tasarım mirasını çağdaş bir bakış açısıyla yorumlayan Ndesign, Milano Tasarım Haftası 2026 kapsamında iki farklı deneyim alanıyla uluslararası sahnede dikkat çekiyor. Marka, Salone del Mobile Milano’da sergilediği koleksiyon seçkisiyle profesyonel ziyaretçilere ulaşırken, Fuorisalone kapsamında hayata geçirdiği özel konsept alanıyla tasarımın duyusal boyutunu öne çıkarıyor.</strong></section>

<section dir="auto">
<p>Ndesign’ın yaratıcı yaklaşımı, Mezopotamya’nın binlerce yıllık kültürel birikiminden beslenerek güçlü bir hikâyeye dönüşüyor. Mardin’in taş işçiliği, dar sokakları ve katmanlı kültürel yapısından ilham alan marka, geçmişin izlerini modern yaşam alanlarına taşıyan özgün bir tasarım dili ortaya koyuyor.</p>

<p><strong>Ezora koleksiyonu zamansız bir yaşam deneyimi sunuyor</strong><br />
Markanın Milano’daki sunumunun merkezinde yer alan Ezora Koleksiyonu, geleneksel ve modern unsurları bir araya getiriyor. İsmini, sevgi ve zarafeti temsil eden “Ezo” ile mekân anlamı taşıyan “Ora” kelimelerinin birleşiminden alan koleksiyon, “kutsal alan” ve “zamansız yaşam” kavramlarını odağına alıyor. Bu yaklaşım, tasarımın yalnızca estetik değil, aynı zamanda duygusal bir bağ kurma aracı olduğunu ortaya koyuyor.</p>

<p>“Sentimento Ezora” temasıyla kurgulanan Ndesign Creative Atelier Milano, koleksiyonun hikâyesini çok katmanlı bir deneyime dönüştürüyor. Işık, malzeme ve formun bir araya geldiği bu özel alan, ziyaretçilere yalnızca ürünleri değil, aynı zamanda bir atmosferi deneyimleme fırsatı sunuyor. Bu yaklaşım, tasarımın işlevselliğin ötesine geçerek bir yaşam hissi yarattığını vurguluyor.</p>

<p><strong>Milano’da sergilenen koleksiyon, Mardin’in ruhunu yeniden yorumluyor</strong><br />
Ezora Koleksiyonu, gündüzü ve gecesi farklı kimlikler taşıyan Mardin’in ruhunu çağdaş tasarım anlayışıyla yeniden ele alıyor. Kullanıcıya yalnızca bir obje değil; aidiyet duygusu, estetik deneyim ve kültürel bir bağ sunmayı hedefliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yerel mirası evrensel tasarım diliyle harmanlayan Ndesign, Milano’daki varlığıyla Türkiye’nin tasarım potansiyelini uluslararası platformda temsil etmeyi sürdürüyor. Marka, özgün hikâyesini dünya ile buluşturarak küresel tasarım sahnesindeki konumunu her geçen yıl daha da güçlendiriyor.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ndesign-milanoda-tasarimin-hikayesini-yeniden-yaziyor</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 14:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/ndesign-taht.jpg" type="image/jpeg" length="78619"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DTİK panelinde Levent Sadık Ahmet’ten girişimcilik ve gelecek vurgusu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/dtik-panelinde-levent-sadik-ahmetten-girisimcilik-ve-gelecek-vurgusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/dtik-panelinde-levent-sadik-ahmetten-girisimcilik-ve-gelecek-vurgusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Levent Sadık Ahmet, Dünya Türk İş Konseyi tarafından Gümülcine’de düzenlenen etkinlikte yaptığı konuşmada, günümüz dünyasında girişimcilik anlayışının köklü bir dönüşüm geçirdiğini vurguladı. DCT Trading Yönetim Kurulu Başkanı ve DTİK Balkanlar Temsilciler Kurulu Başkanı olarak konuşan Ahmet, özellikle gençlerin ve kadınların ekonomik hayatta daha güçlü yer almasının kritik önem taşıdığını ifade etti.</strong></p>

<p>Panel kapsamında yaptığı değerlendirmede girişimciliğin kapsamının genişlediğine dikkat çeken Ahmet, bu kavramın artık yalnızca iş kurmaktan ibaret olmadığını belirtti. Günümüzde girişimciliğin; fikir geliştirmek, çözüm üretmek, risk almak ve sorumluluk üstlenmek anlamına geldiğini ifade eden Ahmet, yenilikçi düşüncenin bu sürecin merkezinde yer aldığını dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Gençlere cesaret ve üretkenlik çağrısı yapıldı</strong><br />
“Gelenekten Geleceğe – Yeni Nesil Diaspora ve Türkiye’nin Küresel Gücü” başlıklı panelde konuşan Ahmet, gençlerin yalnızca geleceğin değil, bugünün de belirleyici aktörleri olduğunu söyledi. Gençlere cesur olmaları, kendilerine güvenmeleri ve yeni adımlar atmaktan çekinmemeleri yönünde çağrıda bulunan Ahmet, büyük başarıların küçük ama kararlı adımlarla başladığını vurguladı.</p>

<p>Konuşmasında kadınların toplumdaki rolüne özel bir vurgu yapan Ahmet, güçlü bir toplumun ancak kadınların her alanda aktif yer almasıyla mümkün olacağını ifade etti. Kadınların eğitimden iş dünyasına, sivil toplumdan karar alma mekanizmalarına kadar tüm alanlarda daha fazla temsil edilmesi gerektiğini belirten Ahmet, bunun bir tercih değil zorunluluk olduğunun altını çizdi.</p>

<p><strong>Diaspora potansiyeli yeni başarı hikâyeleri için fırsat sunuyor</strong><br />
Balkanlar’daki Türk diasporasının önemli bir potansiyel taşıdığına dikkat çeken Ahmet, bu gücün doğru şekilde değerlendirilmesi halinde daha büyük başarılara ulaşılabileceğini söyledi. Diasporanın yalnızca geçmişin mirasını taşıyan bir yapı olmadığını belirten Ahmet, aynı zamanda yeni başarı hikâyeleri yazabilecek güçlü bir topluluk olduğuna işaret etti.</p>

<p>Panele iş dünyası temsilcileri, akademisyenler ve diplomatik yetkililer yoğun ilgi gösterdi. Program, soru-cevap bölümünün ardından katılımcılara plaket takdimi ile sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/dtik-panelinde-levent-sadik-ahmetten-girisimcilik-ve-gelecek-vurgusu</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 13:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/levent-sadik-ahmet-gorsel-2.jpeg" type="image/jpeg" length="23620"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Allianz Trade: Küresel İflaslar 2026’da %6 Artacak, Türkiye’de Görünüm Daha Olumlu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/allianz-trade-kuresel-iflaslar-2026da-6-artacak-turkiyede-gorunum-daha-olumlu-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/allianz-trade-kuresel-iflaslar-2026da-6-artacak-turkiyede-gorunum-daha-olumlu-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Allianz Trade, 2026 yılına ilişkin iflas beklentilerini içeren yeni raporunu yayımladı. Rapora göre, Orta Doğu’daki çatışmaların etkisiyle 2026-2027 döneminde küresel ölçekte yaklaşık 15.000 ek şirket iflası görülmesi bekleniyor. Küresel şirket iflaslarının 2026’da %6 oranında artacağı öngörülürken, 2027’de sınırlı bir gerileme olsa da iflasların yüksek seviyelerde kalmaya devam edeceği tahmin ediliyor. </strong></p>

<p>Allianz Trade’in kriz öncesi projeksiyonlarıyla karşılaştırıldığında, Orta Doğu kaynaklı gelişmelerin 2026’da yaklaşık 7.000, 2027’de ise yaklaşık 7.900 ek iflasa yol açacağı hesaplanıyor. Ekonomistler, çatışmanın uzaması halinde 2026 için %10, 2027 için ise %3 artış senaryosunun da mümkün olabileceğine dikkat çekiyor.</p>

<p><strong>Orta Doğu’daki kriz iflas risklerini artırıyor</strong></p>

<p>Raporda, Orta Doğu’daki gerilimin enerji piyasalarında, lojistik maliyetlerde ve küresel tedarik zincirlerinde dalgalanma ve belirsizliği artırdığı belirtiliyor. Sadece doğrudan etkiler değil, dolaylı sonuçlar da öne çıkıyor; enflasyonun yükselmesi, finansal koşulların sıkılaşması ve iş dünyası güvenindeki zayıflama bunlar arasında yer alıyor.</p>

<p><img alt="A Y L İ N N N N N N N N N N N N," height="904" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/a-y-l-i-n-n-n-n-n-n-n-n-n-n-n-n.JPG" width="1354" /></p>

<p>Allianz Trade CEO’su Aylin Somersan Coqui, bu gelişmelerin tarım-gıdadan üretime, sağlık ve teknolojiye kadar birçok sektörde maliyet baskısını artırdığını ifade ediyor. Enerji yoğun sektörler olan ulaşım, kimya ve metal alanlarında da baskının yükseldiğine dikkat çekiliyor. Talepteki zayıflama, maliyet artışı ve sıkı finansman koşulları; düşük kâr marjı, yüksek borçluluk ve işletme sermayesi ihtiyacı yüksek şirketleri daha kırılgan hale getiriyor. Coqui’ye göre, Orta Doğu’daki gelişmelerin etkisi kriz öncesi senaryolara kıyasla 2026’da 7.000, 2027’de ise 7.900 ek küresel iflas anlamına geliyor.</p>

<p><strong>Türkiye’de daha olumlu görünüm</strong></p>

<p>Allianz Trade Türkiye CEO'su Ömer Gürcan Köseoğlu ise Türkiye’ye ilişkin değerlendirmesinde, 2026’da iflas artış hızının yavaşlamasını beklediklerini belirtiyor. Bu beklentiyi, uygulanan makroekonomik programın olumlu etkilerinin görünmeye başlamasına bağlıyor. 2027’de ise küresel ekonomik koşullardaki iyileşmeyle birlikte Türkiye’de iflasların %9 oranında azalmasının öngörüldüğünü ifade ediyor.</p>

<p><img alt="1776888147 Mer G Rcan K Seo Lu 2" height="1200" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/1776888147-mer-g-rcan-k-seo-lu-2.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Jeopolitik riskler tabloyu değiştirebilir</strong></p>

<p>Raporda ayrıca, Hürmüz Boğazı’nın uzun süre kapanması gibi senaryoların küresel petrol ve doğalgaz arzında ciddi kesintilere yol açabileceği vurgulanıyor. Gübre ve helyum gibi kritik emtialarda da arz sıkıntıları oluşabileceği, bunun da enflasyonu yükselterek büyümeyi baskılayabileceği ve iflas risklerini artırabileceği belirtiliyor.</p>

<p>Maxime Lemerle, geniş çaplı ve uzun süren bir jeopolitik tırmanışın 2026’da küresel iflasları %10, 2027’de ise %3 artırabileceğini ifade ediyor. Bu senaryonun gerçekleşmesi halinde ABD’de yaklaşık 4.100, Batı Avrupa’da ise 10.500 ek iflas görülebileceği öngörülüyor.</p>

<p><strong>İstihdam üzerindeki etkiler</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>2026’da küresel iflasların %6 artması senaryosuna göre, iflaslar nedeniyle risk altındaki istihdamın 2,2 milyon kişiye ulaşabileceği hesaplanıyor. İnşaat, perakende ve hizmet sektörlerinin en yüksek risk grubunda olduğu belirtiliyor. Avrupa yaklaşık 1,3 milyon kişi ile en fazla etkilenen bölge olurken, Batı Avrupa’da 960 bin, Kuzey Amerika’da ise 460 bin kişinin risk altında olacağı öngörülüyor. Bu durumun, ABD ve Avrupa’daki toplam işsizliğin yaklaşık %6’sına denk geldiği de raporda yer alıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/allianz-trade-kuresel-iflaslar-2026da-6-artacak-turkiyede-gorunum-daha-olumlu-1</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 13:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/a-l-l-i-a-n-z-z-z.jpg" type="image/jpeg" length="51797"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Turizm Destekli Gayrimenkul Yatırımcının Radarında]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/turizm-destekli-gayrimenkul-yatirimcinin-radarinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/turizm-destekli-gayrimenkul-yatirimcinin-radarinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye’de yatırımcı tercihlerinin yeniden şekillendiği bir dönemde, turizmle entegre bölgeler gayrimenkulde daha fazla öne çıkıyor. Bu dönüşümde Antalya’nın Manavgat ve Side hattı, yalnızca tatil destinasyonu kimliğiyle değil, değer üretme potansiyeliyle de yatırımcı radarında üst sıralarda yer alıyor. Artan talep, gelişen proje stoğu ve güçlü turizm hareketliliği, bölgeyi istikrarlı yatırım alanları arasında konumlandırıyor.</strong></p>

<p>Türkiye’de gayrimenkul piyasasında dengeler yeniden şekillenirken, yatırımcıların rotası turizmle entegre, değer üretme potansiyeli yüksek bölgelere yöneliyor. Bu dönüşümde öne çıkan lokasyonların başında ise Antalya’nın Manavgat ve Side hattı geliyor. Yalnızca dönemsel bir ilgi değil, sürdürülebilir talep yapısı ve güçlü yatırım dinamikleriyle dikkat çeken bölge, her dönemde değerini koruyan ve geliştiren nadir yatırım alanlarından biri olarak öne çıkıyor. Gayrimenkul, turizm ve yatırım alanlarında uzun yıllara dayanan tecrübeye sahip girişimci Ahmet Tanır, Akdeniz hattında yatırım dengelerinin değişmediğini, aksine daha da güçlendiğini vurguluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“Turizm Destekli Gayrimenkul Modeli Güçleniyor”</strong></p>

<p>Klasik konut yatırımının ötesine geçen yeni modelde, turizmle beslenen gayrimenkul yatırımları daha fazla ilgi görüyor. Bölgenin yalnızca yazlık ya da ikinci konut talebiyle değil, yatırım odaklı bir açıdan değerlendirildiğini belirten Ahmet Tanır, “Manavgat ve Side, turizm potansiyeli, doğal ve tarihi zenginlikleri ve gelişen şehir yapısıyla Türkiye’de yatırım açısından her zaman güçlü bir konumda oldu. Bugün de bu değişmiş değil. Aksine, artan talep ve gelişen projelerle birlikte bölge yatırımcılar için daha stratejik hale geliyor.” Dedi.</p>

<p><strong>Turizm Gücü Yatırım Değerini Destekliyor</strong></p>

<p>Özellikle Side’nin uluslararası bilinirliği ve Manavgat’ın geniş gelişim alanı, bölgeyi farklı yatırım segmentleri için cazip hale getiriyor. Yüksek sezonluk kira potansiyeli, kısa dönem kiralama modeli ve döviz bazlı gelir imkânı, yatırımcıların ilgisini artıran başlıca unsurlar arasında yer alıyor.</p>

<p>Turizmle entegre bir gayrimenkul yapısına sahip olan bölgede yatırım, klasik konut anlayışının ötesine geçtiğini belirten Tanır, “Burada yatırım sadece bir konut almak değil; doğru lokasyonda, doğru projeye dahil olarak uzun vadeli bir değer yaratmak anlamına geliyor.” İfadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Yeni Projeler ve Arsa Geliştirme Hareketliliği Dikkat Çekiyor</strong></p>

<p>Manavgat’ta son dönemde artan proje üretimi ve arsa geliştirme faaliyetleri, bölgenin büyüme potansiyelini ortaya koyuyor. Özellikle villa, site ve rezidans projelerine olan talep artarken, yatırımcıların arsa tarafında da daha bilinçli hareket ettiği gözlemleniyor.</p>

<p>Bölgedeki bu hareketliliğin kalıcı olduğuna dikkat çeken Tanır, “Manavgat, gelişmeye açık yapısıyla yalnızca bugünün değil, geleceğin yatırım bölgeleri arasında yer alıyor” ifadelerini kullanıyor.</p>

<p><strong>Doğru Lokasyon, Doğru Zaman, Doğru Proje</strong></p>

<p>Artan talep ile birlikte yatırım kararlarının daha stratejik hale geldiğini belirten Tanır, yatırımcıların profesyonel destek almadan hareket etmemesi gerektiğini vurgulayarak, “Bugün en kritik konu doğru yer, doğru proje ve doğru zaman üçlüsünü bir araya getirebilmek. Bu da ancak bölgeyi iyi tanıyan, sahaya hakim bir bakış açısıyla mümkün.” Dedi.</p>

<p>Manavgat ve Side, turizm gücü, altyapı gelişimi ve artan yatırım ilgisiyle Türkiye’de gayrimenkul yatırımının en güçlü bölgeleri arasında yer almaya devam ediyor. Uzmanlara göre, bu bölgede doğru yapılan yatırımlar, hem kısa vadeli getiri hem de uzun vadeli değer artışı açısından önemli fırsatlar sunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/turizm-destekli-gayrimenkul-yatirimcinin-radarinda</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 13:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/1777021593-1730976165-manavgat.jpg" type="image/jpeg" length="59905"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Arçelik, Milano’da yenilikçi mutfak teknolojilerini tanıttı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/arcelik-milanoda-yenilikci-mutfak-teknolojilerini-tanitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/arcelik-milanoda-yenilikci-mutfak-teknolojilerini-tanitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Avrupa’nın 1 numaralı beyaz eşya şirketi Arçelik1, prestijli mutfak teknolojileri fuarı Eurocucina’da bu yıl tasarım, yapay zekâ, entegre deneyim ve sürdürülebilirlik odaklı yenilikçi ankastre mutfak çözümlerini tanıttı. Şirketin bu yıl “Miras. Tasarım. Amaç.” temasıyla şekillenen; Beko, Whirlpool, Hotpoint ve Bauknecht olmak üzere dört markasını sergilediği stantlarında yapay zekâ destekli pişirme, akıllı gıda koruma, enerji yönetimi, bağlantılı deneyim ve modüler tasarım gibi özellikler öne çıktı.</strong></p>

<p>Ev teknolojileri sektörünün öncü şirketi Arçelik, İtalya’nın Milano kentinde 21-26 Nisan tarihleri arasında düzenlenen Eurocucina Fuarı’nda Beko, Whirlpool, Hotpoint ve Bauknecht markalarıyla ziyaretçilerinin karşısına çıktı. “Miras. Tasarım. Amaç.” temasıyla tasarladığı stantlarla fuarda yer alan Arçelik; “Beko Europe” çatısı altında oluşturduğu güçlü marka sinerjisini ön plana çıkardı. Türkiye başta olmak üzere küresel ar-ge ve inovasyon gücünden beslenen yenilikçi çözümleriyle, mutfağın ev içindeki rolünü yeniden tanımlayan bütüncül bir deneyim sundu.</p>

<p>Arçelik’in bu yıl Eurocucina’da öne çıkan çözümleri, buhar ve yapay zekâ destekli pişirme teknolojilerinden, vitamin ve antioksidan koruma özellikli akıllı soğutma sistemlerine, enerji ve su tüketimini optimize eden bağlantılı bulaşık makinelerinden, kusursuz entegre tasarım anlayışını yansıtan ürünlere uzanan geniş bir inovasyon yelpazesi sundu. Dört markayı tek bir ekosistemde buluşturan HomeWhiz platformu, bağlantılı mutfak deneyimini merkeze alırken, değişen yaşam alanlarına uyum sağlayan modüler buzdolabı konsepti ise geleceğin mutfaklarına dair güçlü ipuçları verdi.</p>

<p><strong>“19,6 MİLYAR DOLARLIK ANKASTRE PAZARINDA TEKNOLOJİLERİMİZLE FARK YARATIYORUZ”</strong></p>

<p>Eurocucina 2026 fuarında konuşan Arçelik CEO’su Can Dinçer, “Bugün mutfaklar yalnızca yemek hazırlanan alanlar olmaktan çıkıp, ev yaşamının merkezine oturuyor. Özellikle Avrupa’da açık plan mutfakların payının %50’ye ulaşmasıyla birlikte tasarım, teknoloji ve yaşam tarzı giderek daha fazla iç içe geçiyor. Bu dönüşüm tüketicilerin mutfak teknolojilerinden beklentilerini de yeniden tanımlıyor; daha sessiz, daha sade, daha entegre ve hayatı gerçekten kolaylaştıran çözümlere olan talep artıyor. Araştırmalarımıza göre; tüketicilerin %66’sı hayatını kolaylaştıran teknolojileri önceliklendirirken, yapay zekâ ve bağlantılı cihazlar gitgide mutfak deneyiminin temel bir parçası haline geliyor. Bu güçlü talep, pazara da net şekilde yansıyor: Küresel ankastre pazarı 2025’te 19,6 milyar dolara ulaşırken, akıllı mutfak segmenti %17’nin üzerinde büyüme ivmesi yakalıyor. Avrupa’da ise ankastre pazarının 2030’a kadar 9,3 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Biz de Arçelik olarak, 12 ülkedeki 28 ar-ge ve tasarım merkezimizin küresel gücünü, Beko Europe ile yarattığımız ölçek ve teknoloji avantajının yanı sıra Türkiye’deki güçlü mühendislik ve üretim kabiliyetimizle destekleyerek bu dönüşüme yön veriyoruz. Ankastre segmentinde büyümeyi stratejik bir öncelik olarak ele alıyor; Almanya ve İngiltere başta olmak üzere, faaliyet gösterdiğimiz pazarlarda ankastre kanalındaki varlığımızı güçlendirmeye ve bu alanda daha iddialı bir konumlanma ortaya koymaya odaklanıyoruz. EuroCucina’da sergilediğimiz çözümler de bu yaklaşımın somut bir yansıması. Yapay zekâ destekli pişirme teknolojilerinden kusursuz entegre tasarım anlayışı ile enerji ve su tüketimini optimize eden bağlantılı ekosistemlere uzanan çözümlerimizle, tüketicilere daha akıllı, daha verimli ve daha sezgisel bir mutfak deneyimi sunuyoruz. Bu yıl tanıttığımız modüler buzdolabı konseptimiz ise geleceğin mutfaklarına bir bakış niteliğinde. Köklü mirasımızdan aldığımız güçle, tasarım ve teknolojiyi bir araya getirerek tüketicilerin hayatına gerçek anlamda değer katan çözümler geliştirmeye devam edeceğiz” dedi.</p>

<p><strong>“TOPLAM PAZARIN %23’ÜNE ULAŞAN ANKASTRE SEGMENTİNDE TÜRKİYE’NİN DÖNÜŞÜMÜNE ÖNCÜLÜK EDİYORUZ”</strong></p>

<p>Arçelik Türkiye Genel Müdürü Cem Kural ise yaptığı değerlendirmede, “Türkiye’de mutfak kategorisi Avrupa’yla paralel şekilde hızlı bir dönüşüm içinde. Yüksek kentleşme ve değişen yaşam alanlarıyla birlikte daha kompakt, entegre ve estetik çözümler öne çıkıyor. Ankastre ürünler artık fonksiyonel bir tercihin ötesinde yaşam tarzını ve evin değerini belirleyen bir unsur haline geliyor. Bu dönüşüm rakamlarda da görülüyor: TÜRKBESD 2025 yıl sonu verilerine göre ankastre satışları 6 ana ürün grubunda 6,9 milyon adede ulaşarak toplam pazarın %23’ünü oluşturdu. Akıllı ev pazarı ise 2024’te 442 milyon dolar seviyesindeyken, 2033’e kadar 1,2 milyar doları aşması bekleniyor. Bu tablo, Türkiye’nin hem tüketici beklentileri hem de yeni teknolojilerin benimsenmesi açısından dinamik ve hızlı gelişen bir pazar olduğunu ortaya koyuyor. EuroCucina’da sergilediğimiz ürünler de bu dönüşüm için ortaya koyduğumuz çözümün bir parçasını oluşturuyor. İtalya’daki tasarım ve ar-ge gücümüz ile Türkiye’deki mühendislik ve üretim kabiliyetimizin yakın iş birliğiyle geliştirilen ürünlerimizin önemli bir bölümünü Türkiye pazarına da sunacağız. Bu yeniliklerin bir kısmını Arçelik markamız altında hâlihazırda tüketicilerimizle buluşturuyoruz. Buhar destekli pişirme teknolojilerinden vitamin ve antioksidan koruma özellikli akıllı soğutma sistemlerine, otomatik ısı algılayarak devreye giren akıllı davlumbazlardan enerji ve su tüketimini optimize eden bağlantılı çözümlere uzanan bu ürünler, önümüzdeki dönemde Türkiye’de daha geniş bir kitleyle buluşacak. Yapay zekâ destekli pişirme, enerji ve su verimliliği ile bağlantılı yaşam deneyimi gibi alanlarda somut fayda sunan teknolojilerimizle, mutfakta daha akıllı, daha verimli ve günlük hayatı kolaylaştıran çözümleri yaygınlaştırmayı sürdüreceğiz” diye konuştu.</p>

<p>Arçelik’in çoklu markalı yapısı, Eurocucina 2026'da farklı tüketici ihtiyaçlarına aynı anda yanıt verebilen esnek ve güçlü bir portföy olarak dikkat çekti. Beko, Whirlpool, Hotpoint ve Bauknecht markaları, farklı segmentlere hitap eden ve birbirini tamamlayan çözümleriyle mutfağın dönüşümüne bütüncül bir yaklaşım sundu.</p>

<p><strong>GÜVENİLİR PERFORMANS VE AKILLI ENERJİ YÖNETİMİ</strong></p>

<p>Arçelik’in milyonlarca tüketiciye ulaşan global markası Beko, EuroCucina 2026’da ürünlerini dayanıklılık ve performans sürekliliği için titizlikle test eden yaklaşımını vurguladı. Bu yaklaşım, markanın uzun yıllar boyunca ilk günkü performansını koruyan ürün anlayışını ve tüketicilerle kurduğu güven ilişkisini ortaya koydu.</p>

<p>Beko’nun tanıttığı yeni ürünlerden buharı geleneksel ısıyla birleştiren SteamFusion teknolojisine sahip fırını, pişirme sürecinde nem kaybını önleyerek yemeklerin daha sulu, renkli ve lezzetli çıkmasını sağlıyor.2 Fırın, PyroPro teknolojisi sayesinde 59 dakikalık pirolitik temizleme döngüsüyle markanın geleneksel pirolitiğe sahip fırınlarına kıyasla %47 daha az enerji tüketiyor.3 Ocak ve fırınlarla uyumlu çalışan T-şekilli yeni davlumbazı ise yükselen ısıyı otomatik olarak algılayarak devreye giriyor ve mutfakta kesintisiz bir havalandırma deneyimi sunuyor. Döngü başına 5,9 litreye kadar inen su tüketimiyle öne çıkan PowerIntense teknolojili bulaşık makinesi4, HomeWhiz üzerinden enerji ve su tüketimini takip imkânı sunuyor. Soğutmada HarvestFresh™ teknolojisi, doğal gün ışığı döngüsünü taklit eden üç renkli ışık sistemiyle meyve ve sebzelerdeki vitaminleri uzun süre koruyor.</p>

<p>Beko’nun bu yıl Eurocucina’da tanıttığı modüler buzdolabı konsepti ise bağımsız soğutma modüllerinin bir araya gelerek tam kapasiteli bir sisteme dönüşebildiği esnek bir yaklaşımı gözler önüne seriyor. Küçülen yaşam alanlarına ve değişen ihtiyaçlara uyum sağlayabilen bu konsept, geleceğin buzdolabını bugünden şekillendiriyor.</p>

<p><strong>SEZGİSEL TEKNOLOJİ, PREMİUM DENEYİM</strong></p>

<p>Fransa’da altı ana ankastre beyaz eşya kategorisinde pazar lideri olan Whirlpool5, Eurocucina 2026’da “6th Sense – 6. His” yaklaşımı ve yapay zekâ destekli çözümleriyle bağlantılı premium mutfak deneyimini öne çıkardı. Sensörler ve yapay zekâ algoritmaları aracılığıyla kullanıcı alışkanlıklarına uyum sağlayan bu yaklaşım, mutfakta tam bir kontrol ve konfor hissi yaratıyor.</p>

<p>Whirlpool’un tanıttığı “W Collection” ankastre mutfak koleksiyonu ankastre fırın, mikrodalgalı kompakt fırın ve HeatControl indüksiyon ocak gibi ileri çözümleri bir araya getirerek hassasiyet, tutarlılık ve kullanım kolaylığı sunuyor. Cook4 teknolojisiyle aynı anda dört yemeği aroma karışması olmaksızın pişirme imkânı sunuyor. Bu sayede de sıralı pişirmeye kıyasla hem pişirme süresi hem de enerji tüketimi anlamlı ölçüde azalıyor.6 Yapay zekâ tabanlı AI AdaptiveCool teknolojisine sahip buzdolabı, kullanıcı alışkanlıklarını ve çevre koşullarını analiz ederek kompresör döngülerini gerçek zamanlı optimize ediyor ve uygun koşullarda %20’ye varan enerji tasarrufu sağlıyor.7 MaxiSpace bulaşık makinesi ise 38 dBA sessizlik düzeyi ve 15 kg’a kadar kapı ağırlığını taşıyabilen sıfır süpürgelik tasarımıyla modern mutfakların entegre estetik anlayışına uyum sağlıyor.8</p>

<p>Yeni tanıtılan teknolojilerden HomeWhiz AI Asistan kullanıcıların cihazlarını sesli komutlarla yönetmesine olanak tanırken, AI RecipeMaster, 2.000’den fazla test edilmiş tarifi doğrudan fırına veya ocağa aktararak “hangi programı seçmeliyim?” belirsizliğini ortadan kaldırıyor.</p>

<p><strong>SOĞUTMADAN PİŞİRMEYE ÖZENLİ TEKNOLOJİ</strong></p>

<p>1911’den bu yana İngiltere’de çamaşır makinesi pazarının sembolü olan Hotpoint, Eurocucina 2026’da özenli bakım temasıyla yer aldı. Avrupa’nın köklü beyaz eşya markalarından biri olan Hotpoint, bu yıl gıda tazeliğini, sağlıklı pişirmeyi ve entegre bakım deneyimini merkeze aldı.</p>

<p>Hotpoint’in yeni nesil çözümlerinden soğutma tarafında VitalCare™ teknolojisine sahip buzdolabı, üç farklı ışık tonu kullanarak meyve ve sebzelerdeki antioksidanları yedi güne kadar korurken9, FreshShield™, nem dengesini optimize ederek gıdaların dört kata kadar daha uzun taze kalmasını sağlıyor10. Pişirme tarafında ise VitaCare™ Steam teknolojili fırın, aktif buharlı pişirme fonksiyonuyla fanlı pişirme fonksiyonuna kıyasla %63’e varan oranda daha az ağırlık kaybı ve daha yüksek A ve C vitamini korunumu sağlıyor.11 OdourProtect teknolojili bulaşık makinesi ise aktif karbon filtresiyle kötü kokuların oluşumunu %99 oranında önleyerek mutfağın havasını her zaman taze tutuyor.12</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu yıl Hotpoint’de entegre bakım deneyimi de mutfağın ötesine taşınıyor. SmartProtect, buzdolabının çalışma sağlığını aktif olarak izleyerek olası arızaları önceden tespit ederken, DirectSupport, HomeWhiz uygulaması üzerinden tek dokunuşla müşteri hizmetlerine erişim imkânı sunuyor.</p>

<p><strong>ALMAN MÜHENDİSLİK GELENEĞİYLE AKILLI PERFORMANS</strong></p>

<p>Almanca konuşulan pazarlarda mühendislik geleneği ve kaliteyle özdeşleşmiş Bauknecht, Eurocucina 2026’da ustalık odaklı tasarım diliyle öne çıktı. Malzeme kalitesi, dokunuş hissi ve görsel uyumu sınıfının en yüksek enerji verimlilik seviyeleriyle bir araya getiren marka, bu yıl akıllı performans ve entegre tasarım anlayışını ön plana taşıdı.</p>

<p>Pişirme tarafında HeatControl teknolojisine sahip indüksiyon ocağı, akıllı sensörler aracılığıyla sabit ve tutarlı bir ısı yönetimi sunarak yanma ve taşmayı önlüyor. Pure Steam teknolojisine sahip fırın, %100 buharda pişirme imkânıyla besinleri, nemi ve doğal aromaları koruyarak daha sağlıklı sonuçlar sunuyor.13 Bulaşık tarafında yeni bulaşık makinesi, A enerji sınıfı limitinden %50 daha az enerji harcıyor.14 Bauknecht’in patentli Invisible Rail Technology’si ise ankastre buzdolaplarında sürgülü ray sistemini dolap ön yüzeyinin arkasında gizleyerek entegre bir görünüm sağlıyor.</p>

<p><strong>STANT TASARIMINI MARIO CUCINELLA ÜSTLENDİ</strong></p>

<p>Arçelik’in fuardaki standı dört markanın birbiriyle bağlantılı ancak kendine özgü kimliğini tek bir mimari çatı altında birleştiren akıcı ve bütüncül bir alan olarak tasarlandı. Stantların tasarımı ünlü İtalyan mimar Mario Cucinella imzalı MCA tarafından hayata geçirilirken, merkezde yer alan Food Tech Lab, Cassinetta Ar-Ge Merkezi’nden gelen gıda mühendislerinin ürünleri gerçek yaşam senaryolarında sergilediği bir deneyim alanına dönüştü. Her markanın alanında yer alan özel Renk Alanları ise ankastre ürünlerde rengin bir özellik değil, bir tasarım dili olduğunu vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/arcelik-milanoda-yenilikci-mutfak-teknolojilerini-tanitti</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 12:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/hmhm.JPG" type="image/jpeg" length="28489"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara, Netflix’in Türkiye’deki 10. yıl kutlamalarına ev sahipliği yapacak]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ankara-netflixin-turkiyedeki-10-yil-kutlamalarina-ev-sahipligi-yapacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ankara-netflixin-turkiyedeki-10-yil-kutlamalarina-ev-sahipligi-yapacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Netflix, Türkiye’deki 10. yılını kutlamak üzere fanlarıyla bir araya geleceği özel etkinlik serisi “<strong>N 10 Yıl Ama: Bir Netflix Festivali</strong>”ni duyurdu. <strong>16-17 Mayıs</strong>’ta <strong>Ankara Atlıspor Kulübü</strong>’nde gerçekleşecek etkinlikler kapsamında , ziyaretçilere Netflix’in sevilen yapımlarından ilham alan eğlenceli bir keşif ve deneyim alanı sunulacak.</p>

<p>Türkiye’deki 10 yıllık yolculuğunda 80’den fazla yerli hikâyeyi dünyaya; dünyanın dört bir yanından hikayeleri ise Türkiye’ye taşıyan Netflix, bu dönüm noktasını en büyük destekçileri olan fanlarıyla birlikte kutluyor. Milyonların hayatına dokunan Netflix evrenleri, bu kez şehirlerin ikonik noktalarında hayat buluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Etkinlikler boyunca ziyaretçileri, favori hikâyelerinin dünyasına adım atabilecekleri tematik alanlar, interaktif deneyimler, özel fotoğraf noktaları ve daha birçok sürpriz bekliyor. Katılımcılar, Netflix dünyasının sevilen hikâyelerini bu kez ekranın ötesinde, birebir deneyimleyebilecek.</p>

<p><strong>16-17 Mayıs </strong>tarihlerinde gerçekleşecek etkinlik, her iki gün de <strong>10.30–21.30</strong> saatleri arasında ziyaret edilebilecek. Ücretsiz olarak gerçekleşecek ve sınırlı sayıda ziyaretçiyi ağırlayacak etkinliğe katılım için önceden rezervasyon yapılması gerekiyor. Deneyim akışının en iyi şekilde ilerleyebilmesi için girişler belirli zaman dilimlerine göre planlanırken, ziyaretçiler <a href="http://n10yilama.com/" rel="noreferrer" target="_blank"><strong>N10yilama.com</strong></a><strong> </strong>üzerinden seçtikleri saat aralığına özel oluşturulan QR kod ile etkinlik alanına giriş yapabilecek. Son girişler ise <strong>19.30</strong>’da gerçekleşecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL, GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ankara-netflixin-turkiyedeki-10-yil-kutlamalarina-ev-sahipligi-yapacak</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 12:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/1777013302-n-10-key-visual-horizontal-a-n-k-a-r-a-1.jpg" type="image/jpeg" length="68574"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Doğan Trend’den Motobike’ta gövde gösterisi]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/dogan-trendden-motobiketa-govde-gosterisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/dogan-trendden-motobiketa-govde-gosterisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye’de mobilite dönüşümünün önemli oyuncularından Doğan Trend Otomotiv, 2026 motosiklet sezonuna Motobike İstanbul 2026’da güçlü bir başlangıç yapıyor. Doğan Holding çatısı altında faaliyet gösteren şirket; Vespa, Aprilia, Moto Guzzi, Piaggio, KYMCO ve Suzuki markalarıyla fuarın en dikkat çeken katılımcıları arasında yer alıyor. Yeni modeller, Türkiye prömiyerleri ve yerli üretim hamleleriyle grup, iki tekerlek dünyasında iddiasını ortaya koyuyor.</strong></p>

<p>Vespa, koleksiyon ruhunu yansıtan 946 Snake modeliyle ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Çin takvimindeki “Yılan” yılına özel hazırlanan bu özel seri, sanatsal detaylarıyla öne çıkıyor. Markanın en güçlü modellerinden GTS 310 Super Tech performansıyla dikkat çekerken, Primavera ise klasik zarafetini korumaya devam ediyor.</p>

<p><strong>Geçmişin izleri geleceğin teknolojisiyle birleşiyor</strong><br />
Primavera Officina 8, markanın köklü mirasını modern detaylarla yeniden yorumluyor. Piaggio’nun tarihi üretim geleneğine gönderme yapan model, özel renkleri ve işçilik detaylarıyla öne çıkarken, gelişmiş motor yapısı ve akıllı sistemleriyle günümüz beklentilerine yanıt veriyor.</p>

<p>Aprilia, SR GT 400 modelini Türkiye’de ilk kez sergileyerek dikkatleri üzerine çekiyor. Şehir içi kullanım için geliştirilen model, güçlü motoru ve sürüş dengesiyle öne çıkıyor. Aynı zamanda Tuono V4 Factory, yenilenen tasarımı ve gelişmiş sürüş teknolojileriyle performans tutkunlarının ilgisini topluyor.</p>

<p><strong>Moto Guzzi klasik ruhu modern çizgilerle yorumluyor</strong><br />
Moto Guzzi, V7 Sport modeliyle fuarda güçlü bir varlık gösteriyor. Markanın karakteristik V motor yapısını modern detaylarla birleştiren model, hem klasik hem de çağdaş bir deneyim sunuyor. V85 Strada ve sınırlı üretim Stelvio Duocento Tributo ise markanın macera ruhunu temsil ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Piaggio, Beverly 400 ve üç tekerlekli MP3 modelleriyle şehir içi ulaşım çözümlerini öne çıkarıyor. Güvenlik, konfor ve pratikliği bir araya getiren modeller, özellikle günlük kullanımda fark yaratıyor.</p>

<p><strong>Suzuki performans geleneğini sürdürüyor</strong><br />
Suzuki, efsanevi Hayabusa modeliyle fuarın en dikkat çekici performans motosikletlerinden birini sergiliyor. Güçlü motoru ve aerodinamik yapısıyla öne çıkan model, markanın mühendislik gücünü yansıtıyor.</p>

<p>KYMCO, Türkiye’deki üretim yatırımlarını Sky Town 125 modeliyle vitrine taşıyor. Ekonomik kullanım avantajı ve teknolojik donanımıyla öne çıkan model, yerli üretim gücünün önemli örneklerinden biri olarak konumlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/dogan-trendden-motobiketa-govde-gosterisi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 12:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/l-n-m-l-k-n.JPG" type="image/jpeg" length="37333"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
