<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Fuar Dergisi</title>
    <link>https://www.fuardergisi.com.tr</link>
    <description>Fuar Dergisi, ulusal ve uluslararası fuarlar, sektörel yenilikler ve ekonomi dünyasındaki en önemli gelişmeleri takip eden profesyoneller için kapsamlı analizler, röportajlar ve özel haberler sunar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>"Türkiye'nin ilk ve tek ulusal Fuar, Kongre ve Festival dergisi</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 24 Sep 2026 18:31:35 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cop31 Öncesi Türkiye’nin Enerji Dönüşümünde 200 Milyar Dolarlık Yatırım Gündemde]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/cop31-oncesi-turkiyenin-enerji-donusumunde-200-milyar-dolarlik-yatirim-gundemde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/cop31-oncesi-turkiyenin-enerji-donusumunde-200-milyar-dolarlik-yatirim-gundemde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye’nin Antalya’da ev sahipliği yapacağı COP31’e sayılı günler kala, 2035’e uzanan enerji dönüşümü yol haritası yatırım büyüklüğü ve uygulama hızıyla öne çıkıyor. Rüzgâr ve güneşte 120 GW kurulu güç hedefleyen Türkiye’nin enerji dönüşümü için 2035’e kadar, nükleer dahil yaklaşık 200 milyar dolarlık yatırım öngörülüyor. COP31’in açıklanan hedeflerin uygulamaya nasıl taşınacağını göstermek açısından önemli bir eşik olduğunu söyleyen <u>ARI-ES Enerji Kurucusu ve Genel Müdürü Ebru Arıcı, “Dünyaya hedeflerimizi olduğu kadar, bu hedefleri yatırıma dönüştürme gücümüzü de göstermeliyiz”</u> dedi.</strong></p>

<p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın paylaştığı 2035 yol haritası, yeni üretim kapasitesinin yanı sıra güçlü bir şebeke altyapısına ve önemli ölçüde finansmana duyulan ihtiyacı da beraberinde getiriyor. Türkiye’nin 2035’e kadar iletim ve dağıtım altyapısında yaklaşık 80 milyar dolarlık yatırım gerçekleştirmesi öngörülüyor.</p>

<p><strong>COP31’İN ENERJİ GÜNDEMİ TÜRKİYE’NİN 2035 HEDEFLERİYLE KESİŞİYOR</strong></p>

<p>Önceki kararların hayata geçirilmesine odaklanan bir “Uygulama COP’u” olarak kurgulanan COP31’de, Başkanlığın Eylem Gündemi’ndeki 10 öncelik alanından biri “Temiz Enerji Dönüşümü ve Elektrifikasyon” olarak belirlendi. Türkiye’nin enerji dönüşümünde de yeni rüzgâr ve güneş kapasitesinin devreye alınması kadar, bu kapasiteyi taşıyacak şebekenin güçlendirilmesi, depolama yatırımlarının geliştirilmesi ve finansmana erişim öne çıkıyor. Bu paralelliğe dikkat çeken <strong>Arıcı</strong>, “COP31’de dünyanın tartışacağı başlıkların önemli bir bölümü bugün bizim enerji sektörümüzün de gündeminde. Yeni kapasiteyi sisteme kazandırırken şebeke, depolama ve finansman tarafını da aynı hızda geliştirmek zorundayız. Türkiye’nin burada ortaya koyacağı uygulama kapasitesi, enerji dönüşümündeki konumunu da belirleyecek” dedi.</p>

<p><strong>120 GW HEDEFİ İÇİN HER YIL 8-9 GW YENİ KAPASİTE</strong></p>

<p>Türkiye’nin 2035’e kadar rüzgâr ve güneşte 120 GW kurulu güce ulaşabilmesi için her yıl ortalama 8-9 GW yeni kapasitenin devreye alınması gerekiyor. Bu ölçekte bir büyümenin izin, mühendislik, finansman ve şebeke bağlantısı süreçlerinin birlikte yönetilmesini gerektirdiğini belirten <strong>Arıcı</strong>, “Önümüzdeki dönemde yalnızca ne kadar kapasite tahsis edildiğine değil, bunun ne kadarının yatırıma dönüştüğüne ve hangi sürede üretime geçtiğine bakmamız gerekiyor. Bu hıza ulaşmak, yatırım zincirinin bütün halkalarının aynı anda çalışmasına bağlı” dedi.</p>

<p><strong>HIZIN ANAHTARI: ÜST ÖLÇEKLİ ENERJİ ALTYAPISI PLANI VE PARALEL İZİN SÜREÇLERİ</strong></p>

<p>Projelerin sahada karşılaştığı en önemli darboğazların başında izin süreçlerinin ve arazi kullanım çakışmalarının geldiğini vurgulayan <strong>Arıcı</strong>, çözüm önerisini şöyle aktardı: “Yenilenebilir enerji projelerinde süreyi çoğu zaman mühendislik değil, izinler belirliyor. ÇED, imar, kamulaştırma ve kurum görüşlerinin birbirini beklemeden paralel yürütülmesi, bu süreyi ciddi ölçüde kısaltır. Bunun ötesinde, ülkenin tüm enerji kaynaklarını, büyüme hedeflerini ve bunları taşıyacak şebekeyi tek bir çerçevede ortaya koyan, üst ölçekli bir Ulusal Enerji Altyapısı Ana Planı’na ihtiyacımız var. Rüzgâr ve güneş için uygun alanlar, maden, orman, tarım ve koruma alanlarıyla çakışmaları önceden çözülerek bu planla belirlenirse, yatırımcı sahaya çıkmadan o alanın hazır olduğunu bilir; hem yerli hem yabancı sermaye çok daha hızlı harekete geçer.”</p>

<p><strong>YENİLENEBİLİR YATIRIMLAR ENERJİDE DIŞA BAĞIMLILIĞI AZALTACAK</strong></p>

<p>Yeni kapasitenin ekonomik etkisi de enerji dönüşümünün önemli başlıklarından birini oluşturuyor. Yenilenebilir enerjinin iklim hedeflerinin ötesinde ekonomik bir karşılığı bulunduğunu vurgulayan <strong>Arıcı</strong>: “Rüzgâr ve güneşte atılan her yeni yatırım adımı yalnızca emisyon azaltımı açısından değerlendirilmemeli. Yerli ve yenilenebilir kaynakların sistemdeki payı büyüdükçe enerji arz güvenliğimiz güçleniyor, ithalata bağımlılığımız azalıyor. Enerji dönüşümünü aynı zamanda Türkiye’nin ekonomik dayanıklılığını güçlendirecek bir yatırım programı olarak görmeliyiz” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>GÜÇLÜ BİR GEÇMİŞ, GÜVENİLİR BİR YATIRIM PAZARI</strong></p>

<p>Türkiye’nin yenilenebilir enerjide son yıllarda katettiği mesafe, önümüzdeki dönem için de güçlü bir referans sunuyor. Yenilenebilir kaynakların toplam kurulu güç içindeki payı yüzde 62’ye ulaşırken, 2014’te 40 MW düzeyinde olan güneş enerjisi kurulu gücü bugün yaklaşık 28 GW’a, 2005’te 19 MW olan rüzgâr enerjisi kurulu gücü ise 15,5 GW’a yükseldi. Bu gelişimin uluslararası yatırımcılar açısından önemli bir güven unsuru olduğunu vurgulayan <strong>Arıcı:</strong> “Türkiye’nin yenilenebilir enerjide geçmişte yürüdüğü yol son derece kıymetli ve geleceğe dair de net bir fikir veriyor. Özel sektör eliyle istikrarla büyüyen bu pazar, bugün yatırımcı için güvenilir bir adres. COP31 vesilesiyle yabancı yatırımcıları da Türkiye’nin enerji dönüşümüne ortak olmaya davet ediyoruz. ARI-ES olarak geçmişte Türkiye’nin rüzgâr ve güneş kapasitesinin büyümesinde nasıl yer aldıysak, bugün de depolama, hibrit santraller ve güçlü şebeke altyapısıyla şekillenen yeni elektrik mimarisinde yerimizi aldık” dedi.</p>

<p><strong>COP31’DE TÜRKİYE’NİN EN GÜÇLÜ MESAJI UYGULAMA OLMALI</strong></p>

<p>COP31’in Türkiye’nin enerji dönüşümünü uluslararası yatırımcılarla buluşturmak açısından önemli bir platform olacağını belirten <strong>Arıcı</strong>, sözlerini şöyle tamamladı: “Türkiye’nin rüzgâr ve güneş potansiyelini, mühendislik birikimini ve proje geliştirme kabiliyetini yatırım hızıyla desteklememiz gerekiyor. COP31 sürecinde verebileceğimiz en güçlü mesaj, Türkiye’nin yalnızca rüzgâr ve güneş potansiyeliyle değil, bu potansiyeli hızla yatırıma dönüştürme kapasitesiyle de öne çıktığını göstermektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/cop31-oncesi-turkiyenin-enerji-donusumunde-200-milyar-dolarlik-yatirim-gundemde</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 18:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1789986985-ari-es-logo.png" type="image/jpeg" length="68703"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Logitech G Play 2026’da 15 Yeni Ürün Tanıtıldı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/logitech-g-play-2026da-15-yeni-urun-tanitildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/logitech-g-play-2026da-15-yeni-urun-tanitildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Logitech G, geleneksel hale getirdiği Logitech G PLAY etkinliği kapsamında yeni ürün ve teknolojilerini tanıttı. Yeni nesil PRO Serisi, G5&amp;G3 serisindeki yenilikler, Yeti 2 Mikrofon ve genişleyen Sim Racing ekosistemi etkinliğin öne çıkanları arasında yer aldı.</strong></p>

<p>Logitech G, geleneksel hale gelen Logitech G PLAY etkinliği kapsamında oyun dünyasına yönelik yeni ürün ve teknolojilerini tanıttı. Türkiye’de 23 Eylül’de FUT House’ta düzenlenen Logitech G PLAY Lansman Partisi, oyun ve teknoloji dünyasından isimleri buluştururken Logitech G’nin yeni nesil ürün ve teknolojileri de ilk kez katılımcıların deneyimine sunuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Logitech Türkiye Kategori ve Pazarlama Direktörü Cihan Önal, Logitech G PLAY’in her yıl oyun dünyasının farklı alanlarını ve oyuncu topluluğunu buluşturan önemli bir platform olduğuna dikkat çekerek, “Oyun dünyası; yeni teknolojiler, farklı deneyimler ve rekabet biçimleriyle sürekli gelişiyor. Logitech G PLAY ile bu dönüşümü oyuncularla birlikte deneyimlerken, Logitech G’nin geliştirdiği yenilikçi teknolojileri Türkiye’deki oyun topluluğuyla buluşturma fırsatı yakalıyoruz. Logitech G olarak oyuncuların performansını ve oyun deneyimini geliştiren yenilikler sunmaya ve oyun kültürünü desteklemeye devam edeceğiz.” dedi.</p>

<p><strong>Rekabetçi oyuncular için yeni nesil PRO Serisi</strong><br />
Profesyonel esporcularla birlikte geliştirilen PRO Serisi, dört yeni ürünle genişledi. PRO X3 SUPERSTRIKE Oyuncu Mouse, HITS teknolojisi, geliştirilmiş ağırlık dengesi ve yüzde 50 daha yüksek enerji verimliliğiyle öne çıkıyor. PRO X2 RAPID Gaming Keyboard, manyetik tuş anahtarları, Rapid Trigger ve Key Priority özellikleriyle tuş hassasiyetinin kişiselleştirilmesine olanak tanıyor. Serinin yeni PRO X3 LIGHTSPEED Gaming Headset modeli 48 kHz mikrofonu, gelişmiş EQ seçenekleri ve uzun pil ömrüyle rekabetçi oyun deneyimini tamamlıyor. Seti tamamlayan PRO X Control Mousepad ise özel dokuma yüzeyi ve 6 mm kalınlığındaki Slimflex Foam tabanıyla hassas kontrol sağlıyor.</p>

<p><strong>G5, G3, Astro serileri genişliyor</strong><br />
Logitech G, G5 ve G3 serilerini yeni ürünlerin yanı sıra renk ve kişiselleştirme seçenekleriyle genişletiyor. G502 X PLUS, iki yeni renk seçeneğine kavuşurken, HERO sensör güncellemesiyle G502 X PLUS ve G502 X LIGHTSPEED modellerinde maksimum çözünürlük 44.000 DPI’a yükseliyor.</p>

<p>Yeni kompakt mekanik klavye G316 X 75 ve dört farklı temadan oluşan G-KEYCAPS koleksiyonu ürün gamına ekleniyor. G305 X SUPERLIGHT ile G316 X 75 ve G316 X 98 klavyeler ise yeni Lila renk seçeneğiyle kullanıcıların beğenisine sunuluyor.</p>

<p>Konsol oyuncuları için ise ASTRO A50 X Mars Kırmızısı, yeni renk seçeneğiyle dikkat çekiyor.</p>

<p><strong>Sim Racing ekosistemi genişliyor</strong></p>

<p>Logitech G’nin Sim Racing ekosistemi, G923, RS50 direct-drive sistemi ve yeni RS Pedals SE ile genişliyor. McLaren Racing’in ikonik rengi Papaya turuncusundan ilham alan RS50 McLaren Racing Edition ise 8 Nm gücündeki direct-drive sistemi, TRUEFORCE teknolojisi ve RS yarış bileşenleriyle daha gerçekçi ve sürükleyici bir yarış deneyimi sunuyor.</p>

<p><strong>İçerik üreticileri için Yeti 2</strong></p>

<p>İçerik üreticileri, yayıncılar ve podcasterlar için geliştirilen yeni Yeti 2 Mikrofon, kullanıcının mikrofona olan uzaklığını algılayarak ses ayarlarını gerçek zamanlı optimize eden akıllı yakınlık sensörü ve yapay zekâ destekli gürültü engelleme teknolojisiyle geliyor. Yeni ve ücretsiz G HUB Replay yazılımı ise oyunlardaki öne çıkan anları otomatik olarak kaydederek paylaşılabilir videolara dönüştürüyor.</p>

<p>Logitech G PLAY 2026 etkinliğinin tamamı Logitech G YouTube kanalından izlenebilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/logitech-g-play-2026da-15-yeni-urun-tanitildi</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 18:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1790240126-low-resolution-j-p-g-r-s50-mc-laren-racing-bundle-e-n-v-r-wide-front-angled.jpg" type="image/jpeg" length="26886"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Otomol İzmir, anababagünü’nde 4 bin ziyaretçiyi ağırladı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/otomol-izmir-anababagununde-4-bin-ziyaretciyi-agirladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/otomol-izmir-anababagununde-4-bin-ziyaretciyi-agirladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Bağımsız tasarım, moda, sanat ve gastronomi markalarını buluşturan anababagünü, İzmir’deki ilk etkinliğini Otomol İzmir ev sahipliğinde gerçekleştirdi. İki gün boyunca yaklaşık 4 bin ziyaretçiyi ağırlayan buluşma, Otomol İzmir’i şehrin farklı kuşaklarını bir araya getiren canlı bir yaşam alanına dönüştürdü.</strong></p>

<p>İstanbul ve Ankara’nın ardından ilk kez İzmir’e gelen anababagünü, 19–20 Eylül tarihlerinde Otomol İzmir’de gerçekleştirildi. 2024 yılından bu yana farklı şehir ve mekânlarda düzenlenen organizasyonun 11’inci buluşmasında, 80 marka yer aldı. İzmir merkezli 13 markanın da katıldığı etkinlikte, yerel üreticilerin yanı sıra farklı şehirlerden gelen bağımsız markalar İzmirlilerle buluştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Otomol İzmir’in tarihî mimari dokusuyla öne çıkan geniş alanında kurulan pop-up market; tasarım, moda, sanat ve gastronomiyi bir araya getiren renkli bir hafta sonuna ev sahipliği yaptı. Ziyaretçiler bağımsız markaların ürünlerini keşfederken hamburgerden dondurmaya, organik içeceklerden yerel çiftlik ürünlerine uzanan farklı lezzetleri deneyimledi. Dövme sanatçılarının da yer aldığı etkinlikte bazı ziyaretçiler ilk dövmelerini Otomol İzmir’de yaptırdı.</p>

<p><strong>İzmirlilerin anıları aynı haritada buluştu</strong></p>

<p>Etkinliğin en fazla ilgi gören çalışmalarından biri “Benim İzmir’im” haritası oldu. Katılımcılar, İzmir’de kendileri için anlam taşıyan noktaları kişisel hikâyeleriyle birlikte haritaya işaretledi. “Eşimle ilk kez tanıştığım yer”, “ilk kazamı yaptığım yer” ve “ilk dövmemi yaptırdığım yer” gibi notlarla şekillenen çalışma, şehrin farklı hafızalarını aynı harita üzerinde bir araya getirdi.</p>

<p>Ziyaretçilerin duyurularını ve ihtiyaçlarını paylaşabildiği “İlan Panosu” sayesinde anababagünü, alışverişin ötesinde yeni bağlantıların ve fikirlerin paylaşıldığı sosyal bir buluşmaya dönüştü.</p>

<p><strong>Çocukların hayalindeki otomobiller Otomol İzmir’de sergilendi</strong></p>

<p>Otomol ve anababagünü iş birliğiyle oluşturulan çocuk alanında ise küçük ziyaretçiler, “En Sevdiğin Yeri Çiz” ve “Hayalindeki Arabayı Çiz” başlıklı çalışmalarla yaratıcılıklarını ortaya koydu. Çocukların tasarladığı otomobiller etkinlik süresince panolarda sergilendi.</p>

<p>Çizimlerin dijital ortama aktarılarak ilerleyen dönemde özel tasarım ürünlerde kullanılması ve Otomol İzmir’de etkinliğin kalıcı bir hatırası olarak sergilenmesi planlanıyor.</p>

<p>Her yaştan ziyaretçiyi ağırlayan organizasyon, Otomol İzmir’i iki gün boyunca otomotiv dünyasının ötesine geçen yaratıcı bir şehir buluşmasına dönüştürdü. Otomol’de ilk kez gerçekleştirilen anababagünü’nün gördüğü yoğun ilginin ardından, etkinliğin önümüzdeki dönemde yeniden düzenlenmesi hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/otomol-izmir-anababagununde-4-bin-ziyaretciyi-agirladi</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 18:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/d-c-d-c-d-c-2.JPG" type="image/jpeg" length="25043"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk Telekom’un grup şirketi Argela ve Stanford Araştırma Enstitüsü’nden strateji iş birliği]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/turk-telekomun-grup-sirketi-argela-ve-stanford-arastirma-enstitusunden-strateji-is-birligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/turk-telekomun-grup-sirketi-argela-ve-stanford-arastirma-enstitusunden-strateji-is-birligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye’nin dijital dönüşümüne öncülük eden Türk Telekom, güçlü teknoloji altyapısı, Ar-Ge birikimi ve mühendislik yetkinliğiyle Türkiye’de geliştirilen teknolojileri dünya çapındaki araştırma ve inovasyon ekosistemiyle buluşturmaya devam ediyor. Türk Telekom’un grup şirketi Argela, Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) Silikon Vadisi’nin köklü araştırma kuruluşlarından Stanford Araştırma Enstitüsü (SRI) ile yeni nesil iletişim teknolojileri alanında ortak araştırma ve geliştirme çalışmalarını kapsayan stratejik bir iş birliği anlaşması imzaladı.</strong></p>

<p><strong>Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, "Türk Telekom olarak güçlü altyapımız, teknoloji birikimimiz, Ar-Ge yatırımlarımız ve mühendislik gücümüzle Türkiye’nin dijital geleceğini şekillendirirken, ülkemizde geliştirdiğimiz yetkinlikleri dünya ile buluşturmayı da önemsiyoruz. Türkiye’de üretilen teknolojilerin global iş birlikleriyle büyümesinin, ülkemizin Ar-Ge gücünü daha da ileri taşıyacağına inanıyoruz. Türkiye’nin teknoloji tüketen değil, üreten, geliştiren ve dünya pazarlarına ihraç eden bölgesel ve küresel bir teknoloji merkezi haline gelmesi hedefiyle yatırımlarımızı ve yerli Ar-Ge çalışmalarımızı aralıksız sürdüreceğiz” dedi. </strong></p>

<p>Türkiye’nin dijital dönüşümüne öncülük eden Türk Telekom, güçlü teknoloji altyapısı, Ar-Ge birikimi ve mühendislik yetkinliğiyle Türkiye’de geliştirilen teknolojileri dünya çapındaki araştırma ve inovasyon ekosistemiyle buluşturmaya devam ediyor. Türk Telekom’un grup şirketi Argela, ABD’de Silikon Vadisi’nin köklü araştırma kuruluşlarından Stanford Araştırma Enstitüsü (SRI) ile yeni nesil iletişim teknolojileri alanında ortak araştırma ve geliştirme çalışmalarını kapsayan stratejik bir iş birliği anlaşması imzaladı.</p>

<p>Türk Telekom’un teknoloji vizyonu doğrultusunda hayata geçirilen iş birliği, Türkiye’de geliştirilen mühendislik yetkinliğinin uluslararası araştırma birikimiyle güçlendirilmesi ve Türk mühendislik gücünün küresel teknoloji ekosistemine taşınması açısından önemli bir adım niteliği taşıyor. Argela’nın telekomünikasyon teknolojilerindeki mühendislik deneyimi ile SRI’ın yaklaşık 80 yıllık araştırma ve inovasyon birikimini buluşturan ortaklıkla, yeni nesil iletişim teknolojilerinin geliştirilmesine yönelik ortak çalışmalar yürütülecek.</p>

<p><strong>“Türk mühendislik gücünü dünyaya taşıyoruz”</strong></p>

<p><strong>Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin</strong> “Türk Telekom olarak güçlü altyapımız, teknoloji birikimimiz, Ar-Ge yatırımlarımız ve mühendislik gücümüzle Türkiye’nin dijital geleceğini şekillendirirken, ülkemizde geliştirdiğimiz yetkinlikleri dünya ile buluşturmayı da önemsiyoruz. Türkiye’nin yalnızca teknolojiyi kullanan değil, teknolojiyi üreten, geliştiren ve dünyaya taşıyan bir ülke olması hedefiyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Grup şirketimiz Argela’nın mühendislik gücü de bu vizyonumuzun önemli bir parçasını oluşturuyor. SRI ile hayata geçirilen bu iş birliğiyle Türkiye’de oluşan mühendislik birikimini Silikon Vadisi’nin köklü araştırma ekosistemiyle buluşturuyoruz. Test ve geliştirme süreçleri Türkiye’de yürütülecek proje kapsamında kazanacağımız deneyimi, milli Ar-Ge gücümüzle üreteceğimiz yeni teknolojilerde somut değere dönüştürmeyi hedefliyoruz. Türkiye’de üretilen teknolojilerin global iş birlikleriyle büyümesinin, ülkemizin Ar-Ge gücünü daha da ileri taşıyacağına inanıyoruz. Türkiye’nin teknoloji tüketen değil, üreten, geliştiren ve dünya pazarlarına ihraç eden bölgesel ve küresel bir teknoloji merkezi haline gelmesi hedefiyle yatırımlarımızı ve milli Ar-Ge çalışmalarımızı aralıksız sürdüreceğiz” dedi.</p>

<p><strong>Türkiye’de geliştirilen teknoloji global iş birlikleriyle güçleniyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İş birliğinin ilk odağında, geleceğin iletişim şebekelerinin ihtiyaç duyduğu yüksek hızlı paket işleme teknolojileri yer alıyor. Proje kapsamında, bugün özel amaçlı donanımlar üzerinden gerçekleştirilen yüksek performanslı işlemlerin GPU tabanlı programlanabilir platformlara taşınmasına yönelik yeni bir yaklaşım üzerinde çalışılacak. Bu sayede daha esnek, farklı ihtiyaçlara daha kolay uyarlanabilen ve maliyet etkin yeni nesil teknolojilerin geliştirilmesi hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/turk-telekomun-grup-sirketi-argela-ve-stanford-arastirma-enstitusunden-strateji-is-birligi</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 18:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/dlovslov.JPG" type="image/jpeg" length="39749"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Akdeniz’in en büyük kruvaziyer etkinliğine Global Ports Holding ev sahipliği yaptı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/akdenizin-en-buyuk-kruvaziyer-etkinligine-global-ports-holding-ev-sahipligi-yapti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/akdenizin-en-buyuk-kruvaziyer-etkinligine-global-ports-holding-ev-sahipligi-yapti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Dünyanın en büyük ikinci kruvaziyer destinasyonu olan Akdeniz’in en büyük buluşması olan Seatrade Cruise Med gerçekleşti. Global Ports Holding’in (GPH) portföyünde bulunan Las Palmas de Gran Canaria Kruvaziyer Limanı’nda gerçekleşen etkinlikte dünyanın dört bir yanından iki binden fazla katılımcı yer aldı. Etkinlik 30 yıllık tarihinde ilk kez bir liman sahasında gerçekleştirildi.</strong></p>

<p>Global Yatırım Holding’in iştiraki ve dünyanın en büyük kruvaziyer liman işletmecisi Global Ports Holding (GPH), Akdeniz’in en büyük kruvaziyer buluşması olan Seatrade Cruise Med’e ev sahipliği yaptı. Dünyanın en büyük ikinci kruvaziyer destinasyonu olan Akdeniz’in kruvaziyer endüstrisini bir araya getiren etkinlik, 16-17 Eylül tarihlerinde İspanya’nın Las Palmas de Gran Canaria kentinde bulunan ve Global Ports Holding tarafından işletilen Las Palmas Kruvaziyer Limanı’nın yeni terminalinde düzenlendi.</p>

<p>30 yıllık tarihinde ilk kez bir liman sahasında düzenlenen Seatrade Cruise Med, kruvaziyer sektörünün önde gelen kruvaziyer şirketlerini, liman otoritelerini, turizm destinasyonlarını ve küresel hizmet sağlayıcılarını bir araya getirdi. 80’den fazla ülkeden 2 bini aşkın katılımcının yer aldığı etkinlikte, dünyanın önde gelen kruvaziyer şirketlerinin 220’den fazla üst düzey yöneticisi bir araya gelirken, 224 şirket de etkinlik kapsamında yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>‘Bizim için özel bir an oldu’</strong></p>

<p>Global Ports Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Mehmet Kutman, Seatrade Cruise Med’in yeni Las Palmas Cruise Port terminalinde düzenlenmesinin kendileri için özel bir anlam taşıdığını belirterek, “Seatrade Cruise Med’e yeni Las Palmas Cruise Port terminalinde ev sahipliği yapmak bizim için çok özel bir an oldu. Terminal, etkinliğe kendine özgü bir enerji kattı ve modern bir kruvaziyer altyapısının neler sunabileceğini ortaya koydu. Yolcular için daha iyi bir deneyim, daha yüksek büyüme kapasitesi ve destinasyon için uzun vadeli değer bunlardan bazıları” dedi.</p>

<p><strong>Yeni terminal global kruvaziyer sektörünün buluşma noktası oldu</strong></p>

<p>Global Ports Holding, 14 bin metrekarelik yeni Las Palmas Kruvaziyer Limanı yatırımını Mart 2026’da tamamlayarak hizmete açmıştı. Aynı anda dört kruvaziyer gemisine hizmet verebilecek kapasiteye sahip terminal, modern altyapısı ve geliştirilmiş yolcu deneyimiyle Las Palmas’ın bölgedeki kruvaziyer konumunu güçlendiren önemli bir yatırım olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Seatrade Cruise Med’in yeni terminalde gerçekleştirilmesi, bu yatırımın uluslararası kruvaziyer sektörüne kapsamlı şekilde tanıtılması açısından da önemli bir fırsat yarattı. GPH, Seatrade ile gerçekleştirdiği iş birliği kapsamında global kruvaziyer sektörünü kendi işlettiği yeni terminalde bir araya getirirken, sektör profesyonellerine tesisi yalnızca bir etkinlik alanı olarak değil, gerçek ve aktif bir kruvaziyer limanı ortamında doğrudan deneyimleme fırsatı sundu.</p>

<p>Seatrade haftası öncesinde GPH ve Las Palmas Kruvaziyer Limanı, yeni terminalin açılışını sektörle birlikte “A Night at the Terminal” etkinliğiyle kutladı. Terminalin terasında düzenlenen ve Gran Canaria’nın karnaval kültüründen ilham alan geceye 1.000’den fazla kruvaziyer sektörü temsilcisi, kruvaziyer şirketi yöneticisi, iş ortağı, yerel otorite ve paydaş katıldı. Dans ve perküsyon gösterileri, canlı müzik, akrobasi performansları ve drone gösterisinin yer aldığı etkinlikle yeni terminal, uluslararası kruvaziyer topluluğuna güçlü bir sektör lansmanıyla tanıtıldı.</p>

<p>Projenin hayata geçirilmesinde Las Palmas Liman Otoritesi ve diğer yerel otoritelerle GPH arasındaki yakın iş birliği de önemli rol oynadı. GPH’nin yaklaşımında yerel yönetimler ve destinasyon paydaşlarıyla kurulan uzun vadeli ortaklıklar, liman yatırımlarının yanı sıra destinasyonların gelişiminin de temel unsurlarından birini oluşturuyor.</p>

<p><strong>GPH, sektörün geleceğine ilişkin tartışmalarda yer aldı</strong></p>

<p>Global Ports Holding, Seatrade Cruise Med boyunca yalnızca ev sahibi ve katılımcı olarak değil, sektörün geleceğine ilişkin tartışmaların da aktif bir parçası oldu. GPH yöneticileri; sürdürülebilirlik ve karbonsuzlaşma, yeni nesil liman altyapısı, destinasyon deneyimi, Atlantik’in kruvaziyer potansiyeli ve sektörün geleceği gibi farklı başlıklarda panel ve oturumlarda konuşmacı olarak yer aldı.</p>

<p>Etkinlikte geleceğin gemi tasarımları, uluslararası kruvaziyer güzergâhlarının dönüşümü ve sürdürülebilirlik de sektörün öne çıkan gündemleri arasında yer aldı. Sürdürülebilirliğin kruvaziyer sektörünün gelecekteki büyümesinin temel koşullarından biri olduğu vurgulanırken, sektörün gelişiminin inovasyon ve destinasyonlarla daha güçlü entegrasyonla birlikte ilerlemesi gerektiğine dikkat çekildi.</p>

<p>GPH yöneticilerinin etkinlik programındaki güçlü temsili, şirketin liman işletmeciliğinin yanı sıra destinasyon gelişimi, sürdürülebilirlik, altyapı yatırımları ve yolcu deneyimi alanlarındaki bilgi ve deneyimini sektörle paylaşmasına imkân sağladı.</p>

<p><strong>35 limandan oluşan portföy de tanıtıldı</strong></p>

<p>GPH, etkinlik kapsamında 35 limanının temsil edildiği standında çok sayıda kruvaziyer şirketiyle görüşme gerçekleştirdi. Şirket, portföyündeki limanları ve destinasyonları tanıtırken mevcut iş birliklerini değerlendirdi; kruvaziyer şirketlerinin gelecek yıl ve ileri dönem güzergâh ve operasyon planlarına ilişkin görüşmeler gerçekleştirdi.</p>

<p>Seatrade Cruise Med, GPH’nin yeni yatırımlarını da sektörle buluşturduğu önemli bir platform oldu. GPH ve Ferrol-San Cibrao Liman Otoritesi, GPH tarafından 30 yıllık imtiyaz kapsamında geliştirilecek ve işletilecek yeni Ferrol Kruvaziyer Limanı terminali projesini etkinlik kapsamında birlikte tanıttı. 2027 ilkbaharında faaliyete geçmesi planlanan Ferrol Kruvaziyer Limanı terminali, GPH’nin İspanya ve Atlantik bölgesindeki büyümesinde önemli bir adım oluşturuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/akdenizin-en-buyuk-kruvaziyer-etkinligine-global-ports-holding-ev-sahipligi-yapti</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 17:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1790234102-g-p-h-seatrade-cruise-med-2.jpeg" type="image/jpeg" length="13614"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İMO Gaziantep Şube Başkanı Bulut'tan önemli çağrı: "Gaziantep'i depreme dirençli hale getirmek için neyi bekliyoruz?"]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/imo-gaziantep-sube-baskani-buluttan-onemli-cagri-gaziantepi-depreme-direncli-hale-getirmek-icin-neyi-bekliyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/imo-gaziantep-sube-baskani-buluttan-onemli-cagri-gaziantepi-depreme-direncli-hale-getirmek-icin-neyi-bekliyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İnşaat Mühendisleri Odası Gaziantep Şube Başkanı Mehmet Bulut, Şanlıurfa'nın Pınarbaşı bölgesinde meydana gelen 5,8 büyüklüğündeki depremin, deprem gerçeğini bir kez daha gündeme taşıdığını belirterek, Gaziantep'in depreme dirençli bir kent haline getirilmesi çalışmalarının hızlandırılması gerektiğini söyledi.</strong></p>

<p>Şanlıurfa'nın Pınarbaşı bölgesinde meydana gelen 5,8 büyüklüğündeki deprem, bölgede kısa süreli korku ve paniğe neden olurken, Türkiye'nin deprem gerçeğini bir kez daha hatırlattı. Yaşanan sarsıntı, deprem riski taşıyan kentlerde yapı güvenliği, mevcut yapı stokunun değerlendirilmesi ve kentsel dönüşüm çalışmalarının önemini yeniden gündeme getirdi.</p>

<p><strong>"Deprem öncelikli gündem olmalı"</strong></p>

<p>İnşaat Mühendisleri Odası Gaziantep Şube Başkanı Mehmet Bulut, depremin ne zaman meydana geleceğini önceden bilmenin mümkün olmadığını, ancak depremin oluşturabileceği can ve mal kayıplarını azaltmanın mümkün olduğunu belirterek, bunun temel şartının güvenli yapılar ve dirençli kentler oluşturmak olduğunu vurguladı. Başkan Bulut, "Depremden etkilenen vatandaşlara geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Biz deprem ülkesiyiz. Depreme hazırlık konusunun gündeme gelmesi için yeni bir deprem beklenmemeli. Deprem öncelikli gündem maddesi olmalı" dedi.</p>

<p><strong>"Zaman kaybetmeden harekete geçilmeli"</strong></p>

<p>Gaziantep'in deprem riskine karşı hazırlıklı hale getirilmesinin ertelenebilecek bir konu olmadığını belirten Bulut, kentteki yapı stokunun bilimsel ve teknik kriterler doğrultusunda değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Bulut, riskli yapıların tespit edilmesi ve gerekli görülen yapıların güçlendirilmesi veya yenilenmesi konusunda çalışmaların hızlandırılması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Depreme dirençli kent oluşturmanın yalnızca binaların sağlamlaştırılmasından ibaret olmadığını kaydeden Bulut, zemin özelliklerinden yapılaşma kararlarına, ulaşım ve altyapıdan toplanma alanlarına kadar bütüncül bir yaklaşımın hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bulut, kentte mevcut yapı stokunun ayrıntılı biçimde ele alınması, yapıların deprem güvenliğinin ortaya konulması ve elde edilen veriler doğrultusunda öncelikli bölgelerin belirlenmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Deprem gerçeğinin yalnızca büyük bir sarsıntı yaşandığında gündeme getirilmemesi gerektiğini belirten Bulut, "Deprem olmadan önce hazırlık yapmak zorundayız. Bir depremi bekleyerek hareket etmek yerine, bugünden risklerimizi belirlemeli ve gerekli tedbirleri almalıyız" değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Bulut, merkezi yönetim, yerel yönetimler, meslek odaları, üniversiteler ve ilgili tüm kurumların iş birliği içerisinde hareket etmesi gerektiğine işaret ederek, Gaziantep'in depreme dirençli hale getirilmesi için ortak bir yol haritasının oluşturulmasının önemini vurguladı.</p>

<p><strong>"Deprem gerçeğini unutmamalıyız"</strong></p>

<p>Bulut, Gaziantep'te deprem güvenliği konusunda yapılacak çalışmaların ertelenmemesi gerektiğini belirterek, "Amacımız depremi önlemek değil, deprem olduğunda kentimizin ve yapılarımızın dirençli olmasını sağlamaktır. Bunun için bugün atacağımız her adım, gelecekte yaşanabilecek kayıpların azaltılması açısından büyük önem taşımaktadır" dedi.</p>

<p>İnşaat Mühendisleri Odası Gaziantep Şubesi olarak bilimsel, teknik ve kamusal sorumluluk anlayışıyla çalışmaların desteklenmeye devam edeceğini belirten Bulut, Gaziantep'in depreme dirençli bir kent haline getirilmesi için zaman kaybedilmemesi gerektiğini vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/imo-gaziantep-sube-baskani-buluttan-onemli-cagri-gaziantepi-depreme-direncli-hale-getirmek-icin-neyi-bekliyoruz</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 17:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/imo-gaziantep-sube-baskani-mehmet-bulut-1.jpeg" type="image/jpeg" length="34193"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DİMES İnsan Kaynakları Ekibine 6 Uluslararası Mükemmellik Ödülü]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/dimes-insan-kaynaklari-ekibine-6-uluslararasi-mukemmellik-odulu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/dimes-insan-kaynaklari-ekibine-6-uluslararasi-mukemmellik-odulu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye’nin önde gelen içecek şirketlerinden DİMES, küresel ödül programlarında, İnsan Kaynakları alanında da önemli başarılara imza atmaya devam ediyor. DİMES İnsan Kaynakları ekibi, kendi alanında en büyük ve en prestijli küresel platform olarak kabul edilen Brandon Hall Group Mükemmellik Ödüllerinde 6 farklı kategoride, 3’ü Altın Ödül olmak üzere, toplam 6 ödüle imza attı. DİMES İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Yelda Tavlan ise “En İyi İnsan Kaynakları Lideri” ödülünün sahibi oldu.</strong></p>

<p>DİMES İnsan Kaynakları ekibi, küresel markaların insan kaynakları alanındaki en başarılı çalışmalarını değerlendiren ve bu alanda en büyük ve en prestijli küresel platform olarak kabul edilen Brandon Hall Group Mükemmellik Ödüllerinde, 6 farklı kategoride 3 Altın, 2 Gümüş, 1 Bronz olmak üzere, toplam 6 ödüle birden adını yazdırdı.</p>

<p><strong>En İyi İnsan Kaynakları Lideri (CHRO)</strong></p>

<p>CHRO seviyesindeki yöneticiler arasında, şirket stratejilerini ve organizasyonel çevikliğini ileri taşıyacak vizyoner çalışmaların değerlendirilmesi ile belirlenen En İyi İnsan Kaynakları Lideri (Best HR Leader) Altın Ödülünü, DİMES İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Yelda Tavlan kazandı.</p>

<p><strong>İki İşveren Markasına da Altın Ödül</strong></p>

<p>DİMES, EĞLENDİMES işveren markası ile çalışan bağlılığını artırmak üzere sistemler geliştiren ve uygulamalarını tüm şirkete yaygınlaştıran şirketleri değerlendiren Yetenek Yönetimi / En İyi Çalışan Bağlılığı (Best Employee Engagement) kategorisinde Altın Ödüle adını yazdırdı.</p>

<p>DİMES’in bir diğer işveren markası ÖĞRENDİMES de dijital platformuyla Öğrenme ve Gelişim / En İyi Öğrenme Deneyimi Platformu Uygulaması (Best Learning Experience Platform -LXP Implementation) kategorisinde Altın Ödül sahibi oldu. Eğitim ve gelişim faaliyetlerini desteklemek üzere kullanılan başarılı dijital eğitim platformlarının değerlendirildiği bu kategoride ödül, tüm DİMES çalışanlarının zaman ve mekândan bağımsız olarak telefonlarından erişebildiği bütüncül öğrenme platformu ÖĞRENDİMES Online ile geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Altın Ödüllere, 2 Gümüş, 1 de Bronz Ödül eklendi</strong></p>

<p>DİMES’in, kişiselleştirilmiş ve çalışanın ihtiyacını tam karşılayan bir yan hak tanımlaması sağladığı DİMESFlex sistemi, Geleceğin Çalışma Dünyası / En İyi Yan Haklar Stratejisi ve Yönetimi (Best Benefits Strategy and Administration) alanında Gümüş Ödül kazandı.</p>

<p>Çok boyutlu öğrenme, deneyimleme ve gelişim süreci sağlayan DİMES Yetenek Yönetimi Programı da Yetenek Yönetimi / En İyi Yüksek Potansiyelli Çalışan Gelişimi (Best High Potential Development) kategorisinde Gümüş Ödüle adını yazdırdı.</p>

<p>DİMES İnsan Kaynakları organizasyonu, şirketin kurumsal gelişim seviyesine katkı sağlayacak farklı kritik süreçleri de bünyesinde barındıran ve bu süreçlere yön veren bir sorumluluk üstleniyor. DİMES’in 3 yıllık Stratejik Planlama çalışmasına bağlı projelerinin ve takip süreçlerinin kurgulanmasına yönelik Stratejik Planlama ve Proje Yönetim Ofisi Çalışmaları da İşin Geleceği / En İyi İş Stratejisi / (Best Business Strategy) alanında Bronz Ödül kazandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/dimes-insan-kaynaklari-ekibine-6-uluslararasi-mukemmellik-odulu</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 17:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1790239910-gorsel-1.jpeg" type="image/jpeg" length="41355"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde Uluslararası Uzun’da Yarışacak Filmler Açıklandı!]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/antalya-altin-portakal-film-festivalinde-uluslararasi-uzunda-yarisacak-filmler-aciklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/antalya-altin-portakal-film-festivalinde-uluslararasi-uzunda-yarisacak-filmler-aciklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde; Uluslararası Uzun Metraj kategorisinde “Altın Portakal” için yarışacak filmler belli oldu.</strong></p>

<p>24-31 Ekim 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek, Türkiye’nin en köklü film festivali Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması’nda 13 film yer alıyor. Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması’nda filmler; “En İyi Film, En İyi Yönetmen, Jüri Özel Ödülü, En İyi Erkek Oyuncu, En İyi Kadın Oyuncu ve Sungu Çapan Eleştirmenler jürisi En İyi yabancı Film Ödülü” ödülleri için yarışacak. Seçkideki bütün filmler Türkiye’deki ilk gösterimini Antalya’da gerçekleştirecek.</p>

<p><strong>Uluslararası Sinemanın Kalbi Altın Portakal’da Atacak </strong></p>

<p>Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması’nda; yönetmenliğini Mohamed Ali Nahdi’nin üstlendiği, Tunus, Katar ve Suudi Arabistan ortak yapımı, 46. Kahire Uluslararası Film Festivali’nde En İyi Oyuncu ödülünü ve 43. Fajr Uluslararası Film Festivali’nden Kristal Simurg ödülünü kazanan ve Türkiye’de ilk gösterimini Antalya’da gerçekleştirecek olan <strong>‘Round 13 - 13. Raunt’</strong>, yönetmenliğini Jacqueline Jansen’in üstlendiği, Almanya yapımı, 42. Münih Film Festivali’nden FIPRESCI Ödülü, Yapım ve Oyunculuk dallarında Yeni Alman Sineması ödülleri ile Nürnberg Türkiye Almanya Film Festivali’nden Büyük Jüri Ödülü’nü kazanan ve Türkiye’de ilk gösterimini Antalya’da gerçekleştirecek olan <strong>‘Six Weeks On - Altı Haftalık Veda’</strong>, yönetmenliğini George Ovashvili’nin üstlendiği, Gürcistan, Lüksemburg, Türkiye, Çek Cumhuriyeti, Almanya ve Bulgaristan ortak yapımı, 29. Tallinn Black Nights Film Festivali’nin Ana Yarışma bölümünde En İyi Yönetmen ve En İyi Görüntü Yönetmeni ödüllerini kazanan ve Türkiye’de ilk gösterimini Antalya’da gerçekleştirecek olan <strong>‘The Moon Is a Father of Mine - Babalarımdan Biri Ay’dır’</strong>, yönetmenliğini Shahram Mokri’nin üstlendiği, Tacikistan ve Birleşik Arap Emirlikleri ortak yapımı, 98. Akademi Ödülleri’nde En İyi Uluslararası Film dalında Tacikistan’ın aday filmi olan ve Türkiye’de ilk gösterimini Antalya’da gerçekleştirecek olan <strong>‘Black Rabbit, White Rabbit - Siyah Tavşan, Beyaz Tavşan’</strong>, yönetmenliğini Hüseyin Aydın Gürsoy’un üstlendiği, Fransa yapımı, dünyada ilk gösterimini La Baule Film Festivali’nde gerçekleştiren ve Türkiye’de ilk gösterimini Antalya’da gerçekleştirecek olan <strong>‘A Turkish Case - Bir Türk Meselesi’</strong>, yönetmenliğini Yukiko Sode’nin üstlendiği, Japonya yapımı, 79. Cannes Film Festivali’nin Un Certain Regard bölümünde yarışan ve Türkiye’de ilk gösterimini Antalya’da gerçekleştirecek olan <strong>‘All the Lovers in the Night - </strong><strong>Gece Yarısı Tüm Âşıklar’</strong>, yönetmenliğini Andrey Zvyagintsev’in üstlendiği, Fransa, Letonya, Almanya ve Türkiye ortak yapımı, 79. Cannes Film Festivali’nin Ana Yarışma bölümünde yarışarak Büyük Ödül’ü kazanan ve Türkiye’de ilk gösterimini Antalya’da gerçekleştirecek olan <strong>‘Minotaur - Minotor’</strong>, yönetmenliğini Lucas Vignale ve Lorenzo Ferro’nun üstlendiği, Arjantin yapımı, dünyada ilk gösterimini 76. Berlin Uluslararası Film Festivali’nde gerçekleştiren ve Türkiye’de ilk gösterimini Antalya’da gerçekleştirecek olan <strong>‘The River Train - Nehir Treni’</strong>, yönetmenliğini Isabelle Tollenaere’nin üstlendiği, Belçika yapımı, 60. Karlovy Vary Uluslararası Film Festivali’nin Proxima bölümünde yarışan ve Türkiye’de ilk gösterimini Antalya’da gerçekleştirecek olan <strong>‘Paris Paris’</strong>, yönetmenliğini Lalith Rathnayake’nin üstlendiği, Sri Lanka yapımı, 27. Şanghay Uluslararası Film Festivali’nden En İyi Senaryo ve En İyi Görüntü Yönetimi ödülleriyle dönen ve Türkiye’de ilk gösterimini Antalya’da gerçekleştirecek olan <strong>‘Riverstone’</strong>, yönetmenliğini Ufuk Emiroğlu’nun üstlendiği, İsviçre, Türkiye ve Belçika ortak yapımı, dünyada ilk gösterimini Zürih Film Festivali’nin Uluslararası Yarışma bölümünde gerçekleştiren ve Türkiye’de ilk gösterimini Antalya’da gerçekleştirecek olan <strong>‘Sevda’</strong>, yönetmenliğini Ali Asgari’nin üstlendiği, İran, İsviçre, İtalya, Kanada ve Türkiye ortak yapımı, 83. Venedik Uluslararası Film Festivali’nin Ana Yarışma bölümünde yarışan ve Türkiye’de ilk gösterimini Antalya’da gerçekleştirecek olan <strong>‘A Bit of Light - Umut Işığı’</strong> ve yönetmenliğini Fernanda Tovar’ın üstlendiği, Meksika, Fransa ve İspanya ortak yapımı, 76. Berlin Uluslararası Film Festivali’nin Generation 14plus bölümünde yarışarak Kristal Ayı ve Büyük Ödül’ü kazanan ve Türkiye’de ilk gösterimini Antalya’da gerçekleştirecek olan <strong>‘Sad Girlz - Üzgün Kızlar’</strong> filmleri yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması</strong></h3>

<p>● <strong>Round 13 - 13. Raunt</strong> — Yönetmen: Mohamed Ali Nahdi</p>

<ul>
 <li><strong>Six Weeks On - Altı Haftalık Veda</strong> — Yönetmen: Jacqueline Jansen</li>
 <li><strong>The Moon Is a Father of Mine - Babalarımdan Biri </strong><strong>Ay’dır</strong>— Yönetmen: George Ovashvili</li>
 <li><strong>Black Rabbit, White Rabbit - Siyah Tavşan, Beyaz Tavşan</strong> — Yönetmen: Shahram Mokri</li>
 <li><strong>A Turkish Case - Bir Türk Meselesi</strong> — Yönetmen: Hüseyin Aydın Gürsoy</li>
 <li><strong>All the Lovers in the Night - </strong><strong>Gece Yarısı Tüm Âşıklar</strong> — Yönetmen: Yukiko Sode</li>
 <li><strong>Minotaur - Minotor</strong> — Yönetmen: Andrey Zvyagintsev</li>
 <li><strong>The River Train - Nehir Treni</strong> — Yönetmen: Lucas Vignale, Lorenzo Ferro</li>
 <li><strong>Paris Paris</strong> — Yönetmen: Isabelle Tollenaere</li>
 <li><strong>Riverstone</strong> — Yönetmen: Lalith Rathnayake</li>
 <li><strong>Sevda</strong> — Yönetmen: Ufuk Emiroğlu</li>
 <li><strong>A Bit of Light - Umut Işığı</strong> — Yönetmen: Ali Asgari</li>
</ul>

<p>● <strong>Sad Girlz - Üzgün Kızlar</strong> — Yönetmen: Fernanda Tovar</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Festival Haberleri</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/antalya-altin-portakal-film-festivalinde-uluslararasi-uzunda-yarisacak-filmler-aciklandi</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 17:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1790244463-a-p-f-f-26-a-f-i-s-l-i-f-i-l-m-l-e-r-y-a-t-a-y-t-o-p-l-u-w-e-b-i-c-i-n-u-l-u-s-l-a-r-a-r-a-s-i.jpg" type="image/jpeg" length="96068"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Setur ve Move’dan Seyahat Teknolojilerinde Stratejik İş Birliği]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/setur-ve-movedan-seyahat-teknolojilerinde-stratejik-is-birligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/setur-ve-movedan-seyahat-teknolojilerinde-stratejik-is-birligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>2026 yılında 100. yaşını kutlayan Koç Topluluğu bünyesinde faaliyet gösteren Setur, teknoloji ve yapay zekâyı büyümesinin merkezine taşıyan vizyonu doğrultusunda global seyahat teknolojisi şirketi Move ile stratejik bir iş birliğine imza attı. İş birliği kapsamında seyahat planlamasını "Düşünceden Rezervasyona" (From Intent to Booking) taşıyan yapay zekâ destekli platform holidayheroes, "holidayheroes by Setur" markasıyla Türkiye'de Setur'un yetkili acente ekosistemine açılıyor. Platform, 24-25 Eylül'de düzenlenecek İstanbul Turizm Fuarı'nda ilk kezsektörle buluşacak.</strong></p>

<p>Turizm sektöründeki değişen müşteri beklentilerine teknoloji yatırımlarıyla yanıt veren Setur, dünyadaki <strong>AI</strong> ve <strong>TravelTech</strong> dönüşümünü yalnızca takip etmekle kalmıyor; global teknoloji ortaklıklarıyla Türkiye'ye taşıyor ve acentelerini bu dönüşümün bir parçası haline getiriyor. Dijital dönüşümü müşteri deneyiminin ve gelecekteki büyümenin temel bileşeni olarak konumlandıran şirket; çalışanlarının yapay zekâ yetkinliklerinin geliştirilmesine yaptığı yatırımlar, kurum içinde oluşturulan <strong>"AI-first"</strong> (yapay zekâ öncelikli) çalışma kültürü ve <strong>Microsoft</strong> başta olmak üzere alanında öncü teknoloji şirketleriyle kurduğu iş birlikleriyle bu stratejiyi destekliyor.</p>

<p>Setur, bu güçlü vizyonun en yeni adımı olarak, global TravelTech lideri <strong>Move</strong> ile hayata geçirdiği <strong>"holidayheroes"</strong> projesiyle dünyanın öncü seyahat teknolojilerini yetkili acentelerinin kullanımına sunuyor.</p>

<p><strong>"Düşünceden Rezervasyona" (From Intent to Booking) yeni dönem </strong></p>

<p>Günümüzde seyahat edenlerin davranışları hızla değişiyor. Tüketiciler artık yalnızca belirli bir uçuş veya otel aramaktan ziyade; kişiselleştirme, hız ve esneklik bekliyor. "Şu tarihte Paris'e gitmek istiyorum" şeklindeki geleneksel talepler, yerini "Sonbaharda bütçeme uygun kısa bir Avrupa tatili yapmak istiyorum" gibi ani ilhamlarla başlayan henüz netleşmemiş fikirlere bırakıyor.</p>

<p>İşte tam bu noktada devreye giren <strong>holidayheroes by Setur</strong>, seyahat planlamasını geleneksel bir rezervasyon platformu olmanın ötesine taşıyor. Platform, müşterinin henüz tam olarak şekillenmemiş, spontane gelişmiş tatil fikrini akla ilk düştüğü andan itibaren ele alıyor; yapay zekâ destekli keşiften ulaşım ve konaklama seçeneklerinin taranmasına, dinamik paketlemeden kişiselleştirilmiş canlı tekliflere kadar her aşamayı kolaylaştırarak, bu süreci gerçek zamanlı ve doğrudan sonuca götüren bir seyahat deneyimine dönüştürüyor.</p>

<p><strong>holidayheroes by Setur ile acentelerin satış gücü büyüyor</strong></p>

<p>Setur, dijital dönüşümü yalnızca kendi organizasyonunda gerçekleştirmiyor, iş ortaklarıyla birlikte büyütüyor. Holidayheroes by Setur ile Move'un global teknoloji yetkinliği; Setur'un seyahat uzmanlığı, pazar bilgisi ve dağıtım gücüyle birleşiyor. Bu güçlü formül; acentelerin yeni nesil teknolojilere erişimini kolaylaştırıyor, satış yetkinliklerini geliştiriyor ve müşterilerine sundukları kişiselleştirilmiş deneyimle rekabet güçlerini artırıyor.</p>

<p>holidayheroes’un Setur’un yetkili acente ağı içerisinde hayata geçirilmesi, Setur ve Move arasındaki stratejik iş birliğinde önemli bir kilometre taşını temsil ediyor. Tek seferlik bir ürün iş birliğinin ötesinde, iki şirket; yapay zekâ destekli seyahat teknolojilerinin daha fazla değer yaratabileceği yeni kullanım alanlarını, yetkinlikleri, kanalları ve fırsatları birlikte değerlendirerek iş birliklerini geliştirmeyi hedefliyor. Bu iş birliği; pazar dinamikleri, müşteri ihtiyaçları ve seyahat ekosisteminde ortaya çıkan yeni fırsatlar doğrultusunda gelişmeye devam etmesi amaçlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Sektörü bir adım ileri taşıyacak uzun soluklu bir yolculuğun başlangıcı</strong></p>

<p><strong>Move</strong> ile başlayan iş birliğini değerlendiren <strong>Setur Genel Müdür Yardımcısı Koray Küçükyılmaz </strong>süreci şu sözlerle anlattı: “Seyahat sektörünün geleceğinin, insan uzmanlığı ile teknolojinin birlikte yarattığı deneyimde şekilleneceğine inanıyoruz. Setur olarak yapay zekâ ve dijital dönüşümü yalnızca bir teknoloji yatırımı olarak değil, büyüme stratejimizin merkezinde görüyoruz. holidayheroes by Setur ile bu vizyonu acente ekosistemimize de taşıyoruz. Move’un global teknoloji yetkinliğini; Setur’un köklü seyahat uzmanlığı, Türkiye pazarındaki deneyimi ve güçlü dağıtım ağıyla bir araya getirerek acentelerimizin yeni nesil seyahat satışına hazırlanmasını hedefliyoruz. Müşterilerimize daha hızlı, kişiselleştirilmiş ve zengin bir deneyim sunmamızı sağlayacak bu iş birliğini, sektörde dönüştürücü etki yaratacak uzun vadeli bir yolculuğun başlangıcı olarak görüyoruz.”</p>

<p>İş birliğinin teknoloji ortağı <strong>Move CEO’su Erez Bousso</strong> ise Türkiye pazarının önemine dikkat çekerek şunları söyledi:</p>

<p>“Türkiye’nin son derece dinamik ve güçlü seyahat pazarı, Setur’un derin sektörel deneyimi ve geniş acente ağı ile birleştiğinde holidayheroes için güçlü bir ortam oluşturuyor. Setur ile ortak vizyonumuz; yapay zekâ destekli teknolojileri seyahat profesyonellerinin günlük satış deneyiminin doğal bir parçası haline getirerek global TravelTech yetkinliklerini yerel uzmanlıkla buluşturmak ve seyahat deneyimini birlikte ileri taşımak.”</p>

<p><strong>İlk lansman İstanbul Turizm Fuarı'nda </strong></p>

<p>Setur’un teknoloji yatırımlarının ve Move ile kurulan stratejik iş birliğinin detayları, ilk olarak 24-25 Eylül tarihlerinde düzenlenecek olan İstanbul Turizm Fuarı'nda sektörle paylaşılacak. Fuarın ilk gününde Setur Genel Müdür Yardımcısı Koray Küçükyılmaz ve Holidayheroes (Move) yetkililerinin katılımıyla özel bir oturum gerçekleştirilecek. Yeni nesil seyahat platformu, ardından 26-28 Ekim tarihlerinde Antalya Turizm Fuarı’nda da sektör profesyonellerine tanıtılmaya devam edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/setur-ve-movedan-seyahat-teknolojilerinde-stratejik-is-birligi</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 17:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1790247753-240926-s-e-t-u-r-a-t-f-2027-a2-120x205cm.jpg" type="image/jpeg" length="42032"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Artkim Group 25. Yılını Özel Geceyle Kutladı, 2027 Fuar Takvimini Tanıttı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/artkim-group-25-yilini-ozel-geceyle-kutladi-2027-fuar-takvimini-tanitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/artkim-group-25-yilini-ozel-geceyle-kutladi-2027-fuar-takvimini-tanitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Kimya ve bağlantılı sektörlerde düzenlediği uluslararası ihtisas fuarlarıyla küresel ticaretin gelişimine katkı sağlayan Artkim Group, kuruluşunun 25. yılını Beykoz Kundura’da düzenlenen özel bir geceyle kutladı. Kimya ve bağlantılı sektörlerin önde gelen temsilcilerinin yoğun katılım gösterdiği gecede, Artkim Group’un 2027 yılı fuar takvimi de sektör paydaşlarıyla paylaşıldı.</strong></p>

<p>Gecede TOBB Kimya Sanayi Meclisi Başkanı Timur Erk, PLASFED Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, KÜAD Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Arslan, TİYSAT Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Pehlivan, TÜYİDER Genel Sekreteri T. Ali Selen ve IMBEO &amp; Composites Lounge CEO’su İlkay Özkısaoğlu sektörün gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Artkim Group Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Güler ise şirketin 25 yıllık gelişim sürecini, fuarcılık sektöründeki çalışmalarını ve gelecek dönem hedeflerini anlattı.</p>

<p><strong>“Artkim’in İmza Attığı Bir Rekor”</strong><br />
Gecede konuşan Artkim Group Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Güler, şirketin kuruluşundan bugüne uzanan yolculuğuna değinerek, Artkim’in sektörel yayıncılıkla başlayan faaliyetlerinin zaman içerisinde uluslararası ihtisas fuarlarına dönüştüğünü ifade etti.</p>

<p>Güler, “2002 yılında Artkim'i kurduğumuzda, Türkiye'nin kimya sanayii, o zamanki ivmeyle büyüyordu. Biz, bu ihtiyacı gördük. İlk adımımızı, bilgiden yana attık ve öncelikle sektörel yayınlar gerçekleştirdik. 2006 yılında ilk Turkchem fuarını düzenledik. Bugün geldiğimiz noktada Turkchem, dünyanın en önemli kimya platformlarından biri haline geldi” dedi.</p>

<p>Artkim’in fuarcılık anlayışında yalnızca fuarların büyüklüğüne ve niceliksel göstergelere odaklanmadığını belirten Güler, nitelikli iş bağlantılarının kurulmasının, yeni teknolojilerin doğru hedef kitleyle buluşmasının ve ihracat bağlantılarının geliştirilmesinin öncelikleri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Güler, “Bizim için önemli olan, yalnızca büyüklük, nicelik değil. Biz fuarlarımızda nitelikli ilişkiler kurulmasını, yeni bir teknolojinin doğru hedefe ulaşmasını, ihracat bağlantılarının başlamasını ve artarak devam etmesini önemsiyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bugün Artkim’in kimyadan boyaya, kozmetikten gıdaya ve ilaca, poliüretandan kompozite, yüzey işlemden surface teknolojiye kadar farklı alanlarda 12 ihtisas fuarı düzenlediğine dikkat çeken Güler, bu kapsamın uluslararası ölçekte de önemli bir konuma işaret ettiğini belirtti.</p>

<p>Güler, “Dünyanın hiçbir ülkesinde, bir organizatör bu kadar çok sayıda, kimya konulu fuar düzenlemiyor. Bu dünyada Artkim’in imza attığı bir rekordur” diye konuştu.</p>

<p><strong>“Fuar, Üç Gün İçinde Bir Yıllık Ticareti Başlatan Yer”</strong><br />
Ahmet Güler’in ardından söz alan Artkim Fuarlar Satış Direktörü Tevfik Denemeç ise kimya sektörünün Türkiye ekonomisindeki geniş etkisine dikkat çekti. Kimyanın çok sayıda üretim alanının temel girdilerinden biri olduğunu belirten Denemeç, sektörün ihracat performansının da yeni pazarlar ve iş bağlantıları açısından fuarcılığın önemini artırdığını söyledi.</p>

<p>Denemeç, “Kimya, ekonomimizin sessiz kahramanıdır. Çünkü üretilen hemen her ürünün içinde bir kimya girdisi var. Türkiye kimya sektörü 2025 yılını 31,9 milyar dolarlık ihracatla, ülkemizin ikinci büyük ihracatçı sektörü olarak kapattı ve 2026'da 35 milyar dolar hedefine kararlılıkla ilerliyor” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu büyümenin yeni pazarlar, yeni temaslar ve yeni iş birlikleriyle desteklendiğini ifade eden Denemeç, fuarların da bu süreçte önemli bir buluşma zemini oluşturduğunu belirtti.</p>

<p>Denemeç, “Bu büyümenin arkasında yeni pazarlar, yeni temaslar, yeni iş birlikleri var. Yani tam da fuarların yaptığı iş. Çünkü bizce fuar, üç gün içinde bir yıllık ticareti başlatan yerdir” sözleriyle Artkim’in 2027 yılı fuar programına ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.</p>

<p><strong>Artkim’in 2027 Fuar Takvimi</strong><br />
Artkim Group’un 2027 yılı fuar takvimi; kimya sanayisinin yanı sıra kozmetik, ev bakım, gıda, beslenme, ilaç, poliüretan, yapıştırıcı, kompozit, yüzey işlem ve kaplama teknolojileri gibi çok sayıda sektörü kapsıyor.</p>

<p>Takvim kapsamında Turkchem Azerbaijan, 6–8 Nisan 2027 tarihlerinde Bakü’de gerçekleştirilecek. CHCI Eurasia, Food &amp; Nutritional Ingredients ve Pharmaist ise 9–11 Haziran 2027 tarihlerinde İstanbul’da sektör profesyonellerini bir araya getirecek.</p>

<p>Putech Eurasia, Adhesives &amp; Bonding Eurasia, Eurasian Composites Show, Surtech Eurasia, PaintExpo Eurasia ve Turkcoat Istanbul fuarları ise 24–26 Kasım 2027 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek.</p>

<p>Artkim Group’un fuar portföyünde 2026 yılında gerçekleştirilecek etkinlikler de yer alıyor. Turkchem Eurasia ile InterDye &amp; Textile Printing Eurasia, 25–27 Kasım 2026 tarihlerinde sektör temsilcilerini bir</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/artkim-group-25-yilini-ozel-geceyle-kutladi-2027-fuar-takvimini-tanitti</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 17:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-24-at-50227-pm.jpeg" type="image/jpeg" length="67202"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Akbank, Bodrum’da portföy yönetimi ve kripto varlıkları gündeme taşıdı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/akbank-bodrumda-portfoy-yonetimi-ve-kripto-varliklari-gundeme-tasidi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/akbank-bodrumda-portfoy-yonetimi-ve-kripto-varliklari-gundeme-tasidi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Akbank 1e1 Bankacılık’ın düzenlediği “Exclusive Talks” etkinlik serisinin yeni buluşması, 15 Eylül’de Zai Bodrum’da gerçekleşti. Stablex iş birliğiyle düzenlenen etkinlikte, portföy yönetimi ve kripto varlıkların yatırım dünyasındaki yeri ekonomist ve yazar Ali Perşembe ve sunucu Meryem Kenan’ın katılımıyla farklı perspektiflerden ele alındı.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akbank’ın, 1e1 Bankacılık müşterilerini güncel gündemler ve alanında uzman isimlerle buluşturduğu Exclusive Talks serisi Bodrum’da devam etti. Ekonomiden teknolojiye, yapay zekâdan sağlıklı yaşama kadar farklı alanlarda yeni bakış açıları sunmayı amaçlayan serinin 15 Eylül’de Zai Bodrum’da gerçekleştirilen buluşmasının odağında “Portföy Yönetimi ve Kripto Varlıklar” vardı.</p>

<p>Kripto varlıklar alanında çözümler sunan Akbank kuruluşu Stablex ile birlikte gerçekleştirilen etkinlikte, portföy yönetiminin geleneksel prensipleri ile kripto varlıkların yatırım dünyasında açtığı yeni alanlar aynı çerçevede değerlendirildi. Ekonomist ve yazar<strong> </strong>Ali Perşembe portföy yönetimi, piyasa dinamikleri ve yatırımcı davranışlarına ilişkin görüşlerini paylaşırken, ekonomi ve finans alanında uzmanlaşan sunucu Meryem Kenan kripto varlıklara dair perspektifiyle sohbete katkı sundu.</p>

<p><strong>Akbank yatırım deneyimini dijital çözümlerle genişletiyor</strong></p>

<p>Akbank, yatırım çözümlerini dijital kanallarda daha erişilebilir hale getirme yaklaşımı doğrultusunda 2024 yılında Ak Portföy ile birlikte Dijital Portföy Yönetimi hizmetini hayata geçirdi. Bu hizmetle profesyonel portföy yönetimi Akbank Mobil üzerinden daha geniş bir yatırımcı kitlesinin erişimine açıldı.</p>

<p>Banka, yakın dönemde devreye aldığı Hisse Senedi Canlı Veri özelliğiyle de yatırımcıların anlık fiyatlardan analist beklentilerine, temel analiz araçlarından piyasa haberlerine kadar yatırım kararlarını destekleyen bilgi ve verilere tek bir dijital zeminden ulaşmasını sağlıyor.</p>

<p>Aralık 2023’te Akbank bünyesine katılan kripto varlık alım-satım platformu Stablex ise müşterilerine güvenilir, şeffaf ve regülasyon uyumlu bir kripto varlık alım-satım olanağı sunuyor. 70’ten fazla kripto varlıkta işlem imkânı, hızlı ve güvenilir hizmet ve 7/24 müşteri desteği sunan Stablex, sade ve anlaşılır bir deneyimle kripto varlık yatırımını daha geniş kitleler için erişilebilir hâle getirmeyi hedefliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/akbank-bodrumda-portfoy-yonetimi-ve-kripto-varliklari-gundeme-tasidi</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 16:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1790240623-akbank-exclusive-talks-b-b-g-rsel-3-240926docx.jpg" type="image/jpeg" length="55954"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SEM Biotech, IFOS İstanbul 2026'da uluslararası büyüme hedefini güçlendirdi]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/sem-biotech-ifos-istanbul-2026da-uluslararasi-buyume-hedefini-guclendirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/sem-biotech-ifos-istanbul-2026da-uluslararasi-buyume-hedefini-guclendirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Vakumlu kan alma sistemleri alanında faaliyet gösteren SEM Biotech, 20 milyon dolarlık yatırımla kurduğu yüksek teknoloji üretim tesisiyle Avrupa başta olmak üzere küresel sağlık pazarlarında büyümeye hazırlanıyor. İleri üretim teknolojileri ve ISO standartlarına dayalı kalite altyapısı ile üretim modelini yüksek regülasyonlu pazarlara göre yapılandıran şirket, bu vizyonunu 9-13 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul'da düzenlenen XXIII. Dünya Otorinolaringoloji Baş ve Boyun Cerrahisi Kongresi IFOS İstanbul 2026'ya verdiği sponsorluk desteğiyle de ortaya koydu. SEM Biotech Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Eroğlu, şirketin yatırım ve üretim modelini küresel pazarlarda kalıcı rekabet gücü oluşturma hedefiyle yapılandırdıklarını belirterek, "SEM Biotech'i yalnızca Türkiye pazarına hizmet veren bir üretici olarak değil, Avrupa başta olmak üzere dünyanın en seçici sağlık pazarlarında güven kazanacak bir teknoloji markası olarak kurduk." dedi.</strong></p>

<p>SEM Biotech'in VACUSEM markası altında geliştirdiği vakumlu steril kan alma tüpleri, 20 milyon dolarlık yatırımla kurulan üretim tesisinde üretiliyor. Tesisin 2 bin metrekarelik bölümü ISO Sınıf 8 temiz oda olarak tasarlanırken, üretim altyapısında Husky ICHOR entegre medikal üretim sistemi, Schöttli Medical hassas kalıpları, robotik otomasyon ve birleşik proses kontrolü kullanılıyor.</p>

<p>Tam otomatik ve temassız üretim hatlarıyla faaliyet gösteren tesis; ham madde girişinden sevkiyata kadar izlenebilirlik, düşük proses değişkenliği ve ürün kalitesinde süreklilik hedefiyle yapılandırıldı. SEM Biotech, üretim altyapısını yalnızca iç pazar ihtiyaçlarına değil, Avrupa başta olmak üzere yüksek regülasyonlu uluslararası pazarlarda rekabet edebilme hedefi doğrultusunda geliştiriyor.</p>

<p><strong>MEDİKAL ÜRETİMDE TEKNOLOJİ VE KALİTE AYNI SİSTEMDE BULUŞUYOR</strong></p>

<p>SEM Biotech'in üretim ve kalite sistemi; ISO 13485:2016 kalite yönetim sistemi, ISO Sınıf 8 temiz oda koşulları, ISO 11137'ye göre valide edilen gama sterilizasyon süreçleri ve ISO 10993 biyouyumluluk çalışmalarını kapsıyor. Üretimde lot bazında tam izlenebilirlik sağlanırken, UDI ve GS1 uyumlu etiketleme altyapısı da kullanılıyor.</p>

<p>Şirketin Avrupa Birliği pazarına yönelik çalışmaları ise (AB) 2017/746 sayılı IVDR kapsamında teknik dokümantasyon, ürün performansı, risk yönetimi ve pazar sonrası gözetim başlıkları üzerinden yürütülüyor. Bu kapsamda SEM Biotech, ürün geliştirme, üretim ve kalite süreçlerini yüksek regülasyonlu pazarlardaki gerekliliklerle uyumlu şekilde yürütmeyi hedefliyor.</p>

<p><strong>"KALICI KÜRESEL REKABET İLERİ TEKNOLOJİ VE YETKİN İNSAN KAYNAĞI GEREKTİRİYOR"</strong></p>

<p>SEM Biotech Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Eroğlu, şirketin yatırım ve üretim modelini küresel pazarlarda kalıcı rekabet gücü oluşturma hedefiyle yapılandırdıklarını belirtti. Eroğlu, "SEM Biotech'i yalnızca Türkiye pazarına hizmet veren bir üretici olarak değil, Avrupa başta olmak üzere dünyanın en seçici sağlık pazarlarında güven kazanacak bir teknoloji markası olarak kurduk." dedi.</p>

<p>Kalitenin yalnızca üretimin sonunda ölçülen bir sonuç olmadığını vurgulayan Eroğlu, ham madde seçiminden temiz oda koşullarına, proses kararlılığından tam izlenebilirliğe kadar üretimin her aşamasının bu yaklaşımın parçası olduğunu ifade etti. Eroğlu, "Kalıcı küresel rekabet; ileri teknoloji, yetkin insan kaynağı, uluslararası mevzuata uyum ve her üretim partisinde aynı performansı sunabilme disiplini gerektiriyor" diye konuştu.</p>

<p><strong>IFOS İSTANBUL 2026'DA KÜRESEL SAĞLIK EKOSİSTEMİYLE BULUŞTU</strong></p>

<p>SEM Biotech, küresel büyüme stratejisi doğrultusunda 9-13 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen XXIII. Dünya Otorinolaringoloji Baş ve Boyun Cerrahisi Kongresi IFOS İstanbul 2026'ya sponsor olarak destek verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dünyanın farklı bölgelerinden binlerce kulak burun boğaz ve baş-boyun cerrahisi uzmanını İstanbul'da buluşturan kongre; inovasyon, yapay zekâ, küresel çeşitlilik ve eğitim temalarıyla gerçekleştirildi. Kongrenin ana girişinde IFOS 2026 kimliğiyle birlikte yer alan SEM Biotech markası, şirketin sağlık teknolojilerindeki uluslararası büyüme hedefini görünür kıldı.</p>

<p>Eroğlu, IFOS İstanbul 2026 sponsorluğunun şirketin küresel vizyonunun bir parçası olduğunu belirterek, "Hedefimiz, VACUSEM'i kalite ve güvenilir tedarikle anılan küresel bir marka haline getirmek." dedi.</p>

<p><strong>VACUSEM İÇİN AVRUPA ODAKLI BÜYÜME</strong></p>

<p>SEM Biotech, önümüzdeki dönemde Avrupa'daki distribütörler, laboratuvarlar ve sağlık kuruluşlarıyla uzun vadeli iş ortaklıkları kurarak VACUSEM ürün ailesinin yüksek regülasyonlu pazarlardaki varlığını artırmayı hedefliyor.</p>

<p>20 milyon dolarlık üretim yatırımıyla oluşturulan yüksek teknoloji altyapısını bu büyüme stratejisinin temel unsurlarından biri olarak konumlandıran şirket, ileri üretim teknolojisi, uluslararası kalite standartları ve uzman insan kaynağını bir araya getirerek VACUSEM'i Avrupa başta olmak üzere küresel pazarlarda büyütmeyi amaçlıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/sem-biotech-ifos-istanbul-2026da-uluslararasi-buyume-hedefini-guclendirdi</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 14:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/ifos-istanbul-2026jpg-1.jpeg" type="image/jpeg" length="92409"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ditaş Denizcilik’in Yeni Gemisi T.Tarabya Denize İndirildi]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ditas-denizcilikin-yeni-gemisi-ttarabya-denize-indirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ditas-denizcilikin-yeni-gemisi-ttarabya-denize-indirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye'nin önde gelen tersanelerinden RMK Marine tarafından Ditaş Denizcilik’in filosu için inşa edilen iki adet 12.000 DWT kimyasal tanker projesinin ikinci gemisi olan T.Tarabya başarıyla denize indirildi.</strong></p>

<p>125 metre uzunluğundaki T.Tarabya Kimyasal Tankeri, yüksek emniyet, operasyonel verimlilik ve yük esnekliği hedefleri doğrultusunda Delta Marine tarafından tasarlandı. Modern sistemlerle donatılan gemi; uluslararası denizcilik standartlarına uygun altyapısı, gelişmiş teknik özellikleri ve farklı operasyonel ihtiyaçları karşılayabilen altyapısıyla küresel kimyasal taşımacılık operasyonlarında görev yapmak üzere geliştirildi.</p>

<p><strong>RMK Marine Genel Müdürü Dr. Utku Alanç</strong> geminin inşa sürecinde kaydedilen son gelişmeyi değerlendirerek şunları söyledi: <i>“Bu önemli proje kapsamında bir başka kilometre taşını daha tamamlamış bulunuyoruz. Yüksek mühendislik standartlarıyla inşa ettiğimiz T.Tarabya’nın, operasyonel performansı ve yüksek teknolojiyle uyumlu altyapısıyla sektöre değer katacağına inanıyoruz. Enerji verimliliğini ve emisyonların azaltılmasını destekleyen çözümler geliştirerek denizcilik sektörünün sürdürülebilir dönüşümüne katkı sunmayı amaçlıyoruz. Türk denizciliğine yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler sunmaya devam edeceğiz.”</i></p>

<p><strong>Türk Denizciliğinin Geleceğine Büyük Katkı</strong></p>

<p>T.Florya’nın ardından suyla buluşan T.Tarabya, Ditaş Denizcilik’in filo yenileme ve büyüme stratejisinin önemli unsurlarından biri olacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>T.Tarabya'nın denize indirilmesine ilişkin olarak<strong> Ditaş Denizcilik Genel Müdürü Çağatay Ölken</strong> şu değerlendirmede bulundu: <i>"T</i><i>.Florya'nın ardından RMK Marine’in güçlü mühendislik kabiliyetiyle inşa edilen ve Ditaş’ın köklü operasyonel deneyimiyle hizmet verecek ikinci gemimiz T.Tarabya’yı da denizle buluşturmanın grurunu yaşıyoruz. Daha düşük emisyonlu ve enerji verimliliği yüksek deniz taşımacılığı hedeflerimiz doğrultusundaki attığımız bu adımla filomuzu gençleştirirken operasyonel kapasitemizi de artırıyoruz. Yakın zamanda filomuza katılan T.Riva tankerimizle ulaştığımız en büyük Türk bayraklı tanker filosu konumumuzu T.Tarabya tankeri ile güçlendiriyoruz. T.Tarabya’nın filomuza katılmasıyla filomuzdaki gemi sayımız 20'ye ulaşacak. Böylece yalnızca kapasitemizi artırmakla kalmayacak, Türk bayrağını daha geniş bir coğrafyalarda yüksek operasyonel standartlar ve güçlü bir sorumluluk anlayışıyla temsil etmeyi sürdüreceğiz. Bu değerli iş birliği için RMK Marine'in tüm mühendislik ve üretim ekiplerine, projeye emek veren çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.”</i></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ditas-denizcilikin-yeni-gemisi-ttarabya-denize-indirildi</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 14:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/dcknmdu.JPG" type="image/jpeg" length="81623"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AgeSA 2025 Sürdürülebilirlik Raporu’nu Yayımladı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/agesa-2025-surdurulebilirlik-raporunu-yayimladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/agesa-2025-surdurulebilirlik-raporunu-yayimladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Bireysel emeklilik ve hayat sigortası sektörünün lider kuruluşlarından AgeSA, TSRS uyumlu olarak yayımladığı 2025 yılı Sürdürülebilirlik Raporu'nda; tematik fonlar ve SKA bağlantılı ürünlerden sera gazı emisyonlarının azaltılmasına, eşitlik ve kapsayıcılıktan toplumsal yatırımlara kadar uzanan geniş bir alandaki performansını paylaştı.</strong></p>

<p>Raporda öne çıkan sonuçlar şöyle sıralandı:</p>

<ul>
 <li><i>Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA) bağlantılı ürün ve hizmet sayısı 26’ya çıkarılırken, bu alanlardan elde edilen gelir 15,4 milyar TL ile toplam gelirlerin yüzde 51’ini oluşturdu.</i></li>
</ul>

<ul>
 <li><i>AgeSA Sürdürülebilirlik Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu 1,8 milyar TL büyüklüğe ulaşarak yatırımcısına yüzde 19 net getiri sağladı; portföye temiz enerji, sürdürülebilir tarım ve gıda uygulamaları temalı yeni fonlar eklendi.</i></li>
</ul>

<ul>
 <li><i>Toplam sera gazı emisyonları bir önceki yıla göre yüzde 27, enerji yoğunluğu ise yüzde 29 azaltıldı.</i></li>
</ul>

<ul>
 <li><i>Kadın çalışan oranı yüzde 66, kadın yönetici oranı yüzde 52 ve STEM rollerindeki kadın oranı yüzde 37,5 oldu.</i></li>
 <li><i>Kapsayıcılık programlarıyla 1.244 kişiye doğrudan ulaşıldı ve sosyal fayda üreten toplumsal yatırım programlarına toplam 11,6 milyon TL kaynak aktarıldı.</i></li>
</ul>

<p></p>

<p><strong>SKA Bağlantılı Gelirler Toplam Gelirlerin Yüzde 51’ini Oluşturdu</strong></p>

<p>AgeSA, sürdürülebilirliği ürün ve hizmet portföyünün de temel unsurlarından biri olarak ele alıyor. Şirketin 2025 yılında Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları bağlantılı ürün ve hizmetlerden elde ettiği gelir 15,4 milyar TL’ye ulaştı. Bu tutar, AgeSA’nın toplam gelirlerinin yüzde 51’ini oluşturdu. SKA bağlantılı ürün ve hizmet sayısını 26’ya çıkaran AgeSA, finansal güvence ve birikim çözümlerini sürdürülebilir kalkınma perspektifiyle geliştirmeye devam etti.</p>

<p><strong>Sürdürülebilir Fonlarla Tematik Yatırım Seçenekleri Genişledi</strong></p>

<p>AgeSA Sürdürülebilirlik Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu, 2025 yılında 1,8 milyar TL büyüklüğe ulaşırken yatırımcısına yüzde 19 net getiri sağladı. Şirket, portföyüne eklediği enerji, tarım ve gıda temalı fonlarla katılımcılarına sürdürülebilirlik odağındaki yatırım seçeneklerini genişletti. Bu fonlar aracılığıyla sürdürülebilir çözümler geliştiren şirketlere yatırım imkânı sunan AgeSA, katılımcılarının birikimlerini uzun vadeli büyüme ve sürdürülebilir kalkınma potansiyeli taşıyan alanlarla buluşturdu.</p>

<p><strong>Sera Gazı Emisyonları Bir Önceki Yıla Göre Yüzde 27 Azaldı</strong></p>

<p>2050 Net Sıfır emisyon hedefi doğrultusunda çevresel etkisini azaltmaya yönelik çalışmalarını sürdüren AgeSA, 2025 yılında toplam sera gazı emisyonlarını bir önceki yıla göre yüzde 27 azalttı. Enerji verimliliği ve operasyonel dönüşüm odağında yürütülen çalışmaların sonucunda şirketin enerji yoğunluğu da yüzde 29 düşerek 0,17 MWh/milyon TL seviyesine geriledi. Kaynakların verimli kullanılması ve döngüselliğin artırılmasına yönelik çalışmalarını sürdüren AgeSA, aynı dönemde plastik tüketimini yüzde 39 azaltırken geri dönüştürülen atıkların toplam atıklar içindeki payını yüzde 33’e çıkardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Eşitlik, Kapsayıcılık ve Çeşitlilik Kurum Kültürüne Yön Verdi</strong></p>

<p>Farklı deneyimlerin, bakış açılarının ve yetkinliklerin bir arada güçlendiği bir çalışma kültürünü benimseyen AgeSA, eşitlik, kapsayıcılık ve çeşitlilik yaklaşımını 2025 yılında da insan ve kültür politikalarının temelinde tuttu. AgeSA’da kadınlar toplam çalışanların yüzde 66’sını, yönetici pozisyonlarının yüzde 52’sini, STEM rollerinin ise yüzde 37,5’ini oluşturdu</p>

<p>Yeni nesil yetenekleri organizasyona kazandırmayı ve farklı kuşakların birlikte ürettiği dinamik bir çalışma ortamını destekleyen AgeSA’da, yıl boyunca gerçekleştirilen yeni işe alımların yüzde 62’sini 30 yaş altı çalışanlar oluşturdu. Çalışanlarının değişen iş dünyasının gerektirdiği yetkinlikleri geliştirmelerine, bilgi ve becerilerini sürekli ileri taşımalarına yatırım yapan şirket, 2025 yılında toplam 98 bin 907 saat eğitim imkânı sundu.</p>

<p><strong>Toplumsal Yatırım Programlarına 11,6 Milyon TL Aktarıldı</strong></p>

<p>Toplumsal etki çalışmalarını kapsayıcılık odağında sürdüren AgeSA, 2025 yılında kapsayıcılık programlarıyla 1.244 kişiye ulaştı. Şirket, toplumsal yatırım programlarına toplam 11,6 milyon TL kaynak aktararak sosyal fayda üreten çalışmaları destekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/agesa-2025-surdurulebilirlik-raporunu-yayimladi</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 13:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1790232119-age-s-a-1.png" type="image/jpeg" length="80934"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AgeSA 2025 Sürdürülebilirlik Raporu’nu Yayımladı: Tematik Fon Büyüklüğü 1,8 Milyar TL’yi Aştı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/agesa-2025-surdurulebilirlik-raporunu-yayimladi-tematik-fon-buyuklugu-18-milyar-tlyi-asti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/agesa-2025-surdurulebilirlik-raporunu-yayimladi-tematik-fon-buyuklugu-18-milyar-tlyi-asti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Bireysel emeklilik ve hayat sigortası sektörünün önde gelen kuruluşlarından AgeSA, TSRS uyumlu olarak hazırladığı 2025 Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı. Raporda şirketin tematik fonlar ve Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA) bağlantılı ürünlerinden sera gazı emisyonlarının azaltılmasına, eşitlik ve kapsayıcılık çalışmalarından toplumsal yatırımlara kadar sürdürülebilirlik alanındaki performansı kapsamlı şekilde ele alındı.</strong></p>

<p>Raporda öne çıkan sonuçlar şöyle:</p>

<ul>
 <li><i>SKA bağlantılı ürün ve hizmet sayısı 26’ya ulaşırken, bu alanlardan elde edilen 15,4 milyar TL gelir toplam gelirlerin yüzde 51’ini oluşturdu.</i></li>
 <li><i>AgeSA Sürdürülebilirlik Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu 1,8 milyar TL büyüklüğe ulaşarak yatırımcısına yüzde 19 net getiri sağladı. Portföye temiz enerji, sürdürülebilir tarım ve gıda temalı iki yeni fon eklendi.</i></li>
 <li><i>Toplam sera gazı emisyonları bir önceki yıla göre yüzde 27, enerji yoğunluğu ise yüzde 29 azaltıldı.</i></li>
 <li><i>Kadın çalışan oranı yüzde 66’ya, kadın yönetici oranı yüzde 52’ye, STEM rollerindeki kadın çalışan oranı ise yüzde 37,5’e ulaştı.</i></li>
 <li><i>Kapsayıcılık programlarıyla 1.244 kişiye doğrudan ulaşılırken, toplumsal yatırım programlarına toplam 11,6 milyon TL kaynak aktarıldı.</i></li>
</ul>

<p><strong>SKA Bağlantılı Gelirler Toplam Gelirlerin Yüzde 51’ini Oluşturdu</strong></p>

<p>AgeSA, sürdürülebilirliği ürün ve hizmet portföyünün temel unsurlarından biri olarak konumlandırıyor. Şirketin 2025 yılında Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları bağlantılı ürün ve hizmetlerden elde ettiği gelir 15,4 milyar TL’ye ulaştı. Bu tutar, şirketin toplam gelirlerinin yüzde 51’ini oluşturdu.</p>

<p>SKA bağlantılı ürün ve hizmet sayısını 26’ya çıkaran AgeSA, finansal güvence ve birikim çözümlerini sürdürülebilir kalkınma perspektifiyle geliştirmeyi sürdürdü.</p>

<p><strong>Sürdürülebilir Fonlarla Tematik Yatırım Seçenekleri Genişledi</strong></p>

<p>AgeSA Sürdürülebilirlik Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu, 2025 yılında 1,8 milyar TL büyüklüğe ulaşırken yatırımcısına yüzde 19 net getiri sağladı. Şirket, portföyüne eklediği temiz enerji, sürdürülebilir tarım ve gıda temalı yeni fonlarla katılımcılarına sürdürülebilirlik odaklı yatırım seçenekleri sundu.</p>

<p>Bu fonlar aracılığıyla sürdürülebilir çözümler geliştiren şirketlere yatırım imkânı sağlayan AgeSA, katılımcılarının birikimlerini uzun vadeli büyüme ve sürdürülebilir kalkınma potansiyeli taşıyan alanlarla buluşturdu.</p>

<p><strong>Sera Gazı Emisyonları Bir Önceki Yıla Göre Yüzde 27 Azaldı</strong></p>

<p>2050 Net Sıfır emisyon hedefi doğrultusunda çevresel etkisini azaltmaya yönelik çalışmalarını sürdüren AgeSA, 2025 yılında toplam sera gazı emisyonlarını bir önceki yıla göre yüzde 27 azalttı. Enerji verimliliği ve operasyonel dönüşüm odağında gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda şirketin enerji yoğunluğu da yüzde 29 düşerek 0,17 MWh/milyon TL seviyesine geriledi.</p>

<p>Kaynakların verimli kullanılması ve döngüselliğin artırılmasına yönelik çalışmalarını da sürdüren AgeSA, aynı dönemde plastik tüketimini yüzde 39 azaltırken geri dönüştürülen atıkların toplam atıklar içindeki payını yüzde 33’e yükseltti.</p>

<p><strong>Eşitlik, Kapsayıcılık ve Çeşitlilik Kurum Kültürünü Şekillendirdi</strong></p>

<p>Farklı deneyim, bakış açısı ve yetkinliklerin bir arada güçlendiği bir çalışma kültürünü benimseyen AgeSA, eşitlik, kapsayıcılık ve çeşitlilik yaklaşımını 2025 yılında da insan ve kültür politikalarının merkezinde tuttu.</p>

<p>Şirkette kadınlar toplam çalışanların yüzde 66’sını, yönetici pozisyonlarının yüzde 52’sini, STEM rollerinin ise yüzde 37,5’ini oluşturdu. Yeni nesil yeteneklerin organizasyona kazandırılmasını ve farklı kuşakların birlikte üretmesini destekleyen AgeSA’da, yıl boyunca gerçekleştirilen yeni işe alımların yüzde 62’si 30 yaş altı çalışanlardan oluştu.</p>

<p>Çalışanlarının değişen iş dünyasının gerektirdiği yetkinlikleri geliştirmelerine ve bilgi ve becerilerini sürekli ileri taşımalarına yatırım yapan şirket, 2025 yılında toplam 98 bin 907 saat eğitim imkânı sundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Toplumsal Yatırım Programlarına 11,6 Milyon TL Kaynak</p>

<p>Toplumsal etki çalışmalarını kapsayıcılık odağında sürdüren AgeSA, 2025 yılında yürüttüğü kapsayıcılık programlarıyla 1.244 kişiye ulaştı. Şirket, toplumsal yatırım programlarına toplam 11,6 milyon TL kaynak aktararak sosyal fayda oluşturan projeleri destekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/agesa-2025-surdurulebilirlik-raporunu-yayimladi-tematik-fon-buyuklugu-18-milyar-tlyi-asti</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 13:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1790232119-age-s-a.png" type="image/jpeg" length="80256"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye’nin İlk Saat Festivali İstanbul Watch Festival Kapılarını Açıyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/turkiyenin-ilk-saat-festivali-istanbul-watch-festival-kapilarini-aciyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/turkiyenin-ilk-saat-festivali-istanbul-watch-festival-kapilarini-aciyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye’de saat kültürünü odağına alan ilk festival olma özelliğini taşıyan İstanbul Watch Festival, 10–11 Ekim 2026 tarihlerinde QNB Terminal Kadıköy’de gerçekleştirilecek. Türk Saat Kulübü tarafından düzenlenecek festival, 30’u aşkın saat markasının yanı sıra koleksiyonerleri, ustaları, sektör profesyonellerini ve saat meraklılarını ilk kez geniş kapsamlı bir organizasyonda buluşturacak. İki gün sürecek etkinlik; atölyelerden panellere, canlı zanaat gösterimlerinden yeni model tanıtımlarına uzanan programıyla saat dünyasının farklı yönlerini ziyaretçilere sunacak.</strong></p>

<p>Türkiye’nin saatçilik kültürü, ilk kez kapsamlı bir festival çatısı altında bir araya gelmeye hazırlanıyor. Saatçilik mirasını görünür kılmak ve bu alanda giderek büyüyen topluluğu bir araya getirmek amacıyla kurulan Türk Saat Kulübü, ilk büyük organizasyonu İstanbul Watch Festival’i 10–11 Ekim 2026 tarihlerinde düzenleyecek. QNB Terminal Kadıköy Platform’da yaklaşık 1.000 metrekarelik alanda gerçekleştirilecek festival, saatlere ilgi duyan herkese açık bir buluşma alanı olarak tasarlandı.</p>

<p>Türkiye’de saat kültürüne odaklanan ilk festival olarak hayata geçirilecek İstanbul Watch Festival, saatçiliği yalnızca marka ve ürünler üzerinden değil; zanaat, tasarım, mühendislik, koleksiyonculuk ve topluluk kültürü ekseninde ele alacak. Etkinlik, uzun süredir saat dünyasını takip eden koleksiyonerlerin yanı sıra bu kültürle yeni tanışan ziyaretçilere de farklı deneyim ve keşif alanları sunacak.</p>

<p><strong>Fuarın Ötesinde, Yaşayan Bir Saat Kültürü</strong></p>

<p>İstanbul Watch Festival, markaların ürünlerini sergilediği geleneksel bir fuar formatının ötesine geçerek, saat kültürünün farklı boyutlarının deneyimlenebileceği interaktif bir festival olarak kurgulandı. Etkinlik kapsamında saatlere duyulan ilgiyi artırmak, bilgi ve deneyim paylaşımını desteklemek ve saat dünyasına ilk adımını atacak ziyaretçiler için erişilebilir bir başlangıç noktası oluşturmak hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İki gün boyunca devam edecek program; “Atölyeler ve Eğitim”, “Paneller ve Söyleşiler”, “Eğlence ve Kültür” ile “Marka Deneyim Alanları” olmak üzere dört ana başlıkta şekillenecek. Ustalarla birebir çalışmaların, mekanizma eğitimlerinin ve başlangıç seviyesine yönelik derslerin düzenleneceği atölyelerde ziyaretçiler, saatçiliğin teknik detaylarını yakından tanıma fırsatı bulacak. Paneller ve söyleşilerde ise koleksiyonerler, saat ustaları, tasarımcılar, marka kurucuları ve uluslararası saat dünyasının önde gelen temsilcileri bilgi ve deneyimlerini paylaşacak.</p>

<p>Yarışmalar, sergiler, ödül oylaması ve Dünya Saatçilik Günü kutlaması, festivalin kültür ve eğlence programını oluşturacak. Marka deneyim alanlarında ise ziyaretçiler yeni modelleri inceleyebilecek, farklı saatleri deneyebilecek ve markaların koleksiyonlarını yakından keşfedebilecek.</p>

<p><strong>Saatçilik Zanaatı Canlı Gösterimlerle Deneyimlenecek</strong></p>

<p>İstanbul Watch Festival’in öne çıkan bölümlerinden biri, gün boyunca ziyaret edilebilecek canlı zanaat ve kültür alanları olacak. Saat bakım atölyesi, otomatik mekanizma çalışmaları ve mikro indeks boyama gösterimleri, saat üretiminin hassasiyet ve uzmanlık gerektiren aşamalarını ziyaretçilere uygulamalı olarak tanıtacak.</p>

<p>Festival kapsamında, hipergerçekçi saat çizimleriyle tanınan Macar sanatçı Tamás Fehér de iki gün boyunca canlı performans sergileyecek. Bu gösterimlerle saatçilik, teknik boyutunun yanı sıra tasarım, estetik ve sanatla kurduğu ilişki üzerinden de ele alınacak.</p>

<p><strong>Global Saat Dünyasının Temsilcileri İstanbul’da Buluşacak</strong></p>

<p>Türkiye’nin ilk saat festivali, yerel saat topluluğunu bir araya getirmenin yanı sıra İstanbul’u uluslararası saat dünyasının buluşma noktalarından biri haline getirmeyi amaçlıyor. Uluslararası saat medyasının temsilcileri, global içerik üreticileri ve sektörün fikir liderleri festivalin davetlileri arasında yer alacak.</p>

<p>Etkinlik programında, uluslararası saat medyasının temsilcilerini aynı sahnede buluşturacak özel bir panel de düzenlenecek. Panelde saat yayıncılığındaki yeni yaklaşımlar, değişen koleksiyoner profili ve dünya genelinde gelişen saat kültürü farklı bakış açılarıyla değerlendirilecek.</p>

<p>Giriş ve orta segmentte konumlanan 30’u aşkın saat markası, festival kapsamında oluşturacağı deneyim alanlarıyla ziyaretçilerle buluşacak. Markalar, mevcut koleksiyonlarının yanı sıra yeni modellerini ve festival dönemine özel yeniliklerini de saat meraklılarının beğenisine sunacak.</p>

<p>Ücretsiz olarak gerçekleştirilecek festivale katılmak isteyen ziyaretçiler, etkinliğin internet sitesi üzerinden dijital davetiye oluşturarak giriş yapabilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Festival Haberleri</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/turkiyenin-ilk-saat-festivali-istanbul-watch-festival-kapilarini-aciyor</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 12:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1790231171-life-style-g-rsel.jpg" type="image/jpeg" length="95833"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TÜGİS’ten Okul Kantinlerindeki Yeni Düzenlemelere Değerlendirme]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/tugisten-okul-kantinlerindeki-yeni-duzenlemelere-degerlendirme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/tugisten-okul-kantinlerindeki-yeni-duzenlemelere-degerlendirme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>TÜGİS Bilim Kurulu, okul döneminde sağlıklı beslenme ve güvenli gıdaya erişimin önemine dikkat çekti. TÜGİS Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar, okul kantinlerine yönelik yeni düzenlemelerin sektörde ürün çeşitliliğini artıracağını belirtirken, Prof. Dr. Nevzat Artık ise çocukların beslenme çantalarında çeşitlilik, yaşa uygun porsiyonlar ve güvenli gıda alışkanlıklarının önemini vurguladı.</strong></p>

<p>Yeni eğitim öğretim yılının başlamasıyla birlikte çocukların dengeli beslenmesi ve güvenli gıdaya erişimi yeniden gündeme geldi. Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası (TÜGİS), çocukların gün boyunca ihtiyaç duyduğu enerji ve besin öğelerinin karşılanmasında evde ve okulda sunulan seçeneklerin birbirini tamamlaması gerektiğine dikkat çekti. Sendika, okul kantinlerine yönelik yeni düzenlemelerin uygulanmasını değerlendirirken, gıda sektörünün yeni kriterlere uygun ürünlerin geliştirilmesi ve çeşitlendirilmesi konusunda önemli bir kapasiteye sahip olduğunu belirtti.</p>

<p>TÜGİS Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar, çocukların beslenme alışkanlıklarının günlük karşılaştıkları seçeneklerle şekillendiğini ifade ederek, güvenli ve kaliteli ürünlerin ulaşılabilir olmasının sağlıklı tercihler üzerindeki etkisine dikkat çekti. Sidar, Sağlık Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı tarafından okul kantinlerine yönelik belirlenen kriterlerin uygulanmasının önemini vurguladı.</p>

<p><strong>“Evde ve Okulda Aynı Beslenme Yaklaşımını Desteklemeliyiz”</strong></p>

<p>Okul çağındaki çocukların dengeli beslenmesinde aileler ve okulların ortak sorumluluk taşıdığını belirten TÜGİS Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar, beslenme çantasında yer alan ürünlerle kantinlerde sunulan seçeneklerin birbiriyle uyumlu olması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Sidar, “Beslenme alışkanlıkları, çocukların her gün karşılaştığı seçeneklerle şekilleniyor. Güvenli ve kaliteli ürünlerin ulaşılabilir ve cazip biçimde sunulması, çocukları bu ürünleri seçmeye teşvik ediyor. Beslenme çantalarında yer alan gıdalar ile kantinde karşılaştıkları seçenekler birbirini tamamladığında ise sağlıklı tercihler alışkanlığa dönüşüyor” dedi.</p>

<p>Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Tarım ve Orman Bakanlığı’nın ortak çalışmaları kapsamında okul kantinlerinde satılan ürünlere yönelik düzenlemeleri de değerlendiren Sidar, belirlenen ölçütlerin tüm okullarda titizlikle uygulanması ve düzenli denetimlerle takip edilmesinin önem taşıdığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sidar, “Bakanlıklarımızın çocukların sağlıklı beslenmesine yönelik çalışmaları oldu. Belirlenen ölçütlerin tüm okullarda titizlikle uygulanması ve düzenli denetimlerle takip edilmesi, çalışmaların etkisini güçlendirecektir. Gıda sektörümüzün üretim kapasitesi ve ürün geliştirme birikimi, yeni ölçütlere uygun seçeneklerin çeşitlenmesini sağlayacak ve daha fazla öğrenciye ulaşılmasını kolaylaştıracaktır” diye konuştu.</p>

<p><strong>“Beslenme Çantasında Çeşitlilik, Porsiyonda Yaşa Uygunluk Önemli”</strong></p>

<p>TÜGİS Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Nevzat Artık, okul döneminde beslenme çantalarının çocukların günlük besin ihtiyaçlarını tamamlayacak şekilde hazırlanması gerektiğini belirtti. Beslenme çantalarında farklı besin gruplarına yer verilmesinin önemine dikkat çeken Artık, porsiyonların çocuğun yaşı ve günlük ihtiyaçları doğrultusunda belirlenmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Artık, “Beslenme çantasını sürekli aynı yiyeceklerle hazırlamak, çocukların farklı besin gruplarından yararlanmasını sınırlayabiliyor. Tam tahıllı ürünler, uygun koşullarda saklanan süt ürünleri, sebze ve meyveler arasında çeşitlilik sağlanmalı. Porsiyonlar çocuğun yaşına ve ihtiyacına göre belirlenmeli, gün boyunca yeterli su içmesine de özen gösterilmeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Sebze ve meyve tüketiminde ailelerin bu ürünlere erişim imkânlarının da dikkate alınması gerektiğini belirten Artık, TÜİK verilerine ve Dünya Sağlık Örgütü’nün önerilerine atıfta bulundu. Artık, 15 yaş ve altında çocuk bulunan hanelerin yüzde 10’unda maddi yetersizlik nedeniyle çocuklara günde en az bir kez taze meyve ve sebze sağlanamadığını ifade etti.</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü’nün 6–9 yaş grubundaki çocuklar için günlük en az 350 gram, 10 yaş ve üzeri çocuklar için ise en az 400 gram sebze ve meyve tüketimini önerdiğini belirten Artık, bu hedeflere ulaşılabilmesi için hem beslenme farkındalığının artırılması hem de ürünlere erişimin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Artık, “Çocukların bu miktarlara ulaşabilmesi için ailelerin beslenme konusundaki farkındalığını artırırken sebze ve meyvelerin erişilebilirliğini de güçlendirmeliyiz. Mevsim ürünlerine beslenme çantalarında ve kantinlerde daha fazla yer verilmesi, uygun fiyatlı seçeneklerin yaygınlaştırılması bu açıdan önem taşıyor” dedi.</p>

<p><strong>“Çocuklara Güvenli Gıdayı Seçme Alışkanlığı Kazandırmalıyız”</strong></p>

<p>Okul çağındaki çocukların gıda güvenliği konusunda bilinçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Artık, Sağlık Bakanlığı’nın okul çağı beslenmesine ilişkin önerilerinde hijyen ve uygun muhafaza koşullarına dikkat çekildiğini belirtti.</p>

<p>Artık, çocuklara kantinden ürün alırken ambalajın sağlamlığını ve son tüketim tarihini kontrol etme alışkanlığının kazandırılması gerektiğini ifade etti. Soğukta saklanması gereken ürünlerin satış sırasında da uygun sıcaklık koşullarında muhafaza edilmesinin önemine değinen Artık, basit kontrollerin günlük alışkanlığa dönüşmesinin çocukların daha bilinçli tercihler yapmasına katkı sağlayacağını söyledi.</p>

<p><strong>“Kantinlerde Besin Değeri Yüksek Ürünlere Erişim Kolaylaşmalı”</strong></p>

<p>Okul kantinlerinde sunulan ürünlerin çocukların sağlıklı beslenme alışkanlıklarını desteklemesi gerektiğini belirten Artık, besin değeri yüksek seçeneklerin görünür, ulaşılabilir ve farklı bütçelere uygun olması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Artık, “Mevsim meyvelerinin kolayca görülebilen noktalarda sunulması, uygun içerikte sandviçlerin bulunması, ayran ve su gibi seçeneklere erişimin kolaylaştırılması sağlıklı tercihleri destekler. Soğukta saklanması gereken ürünler de muhafaza koşulları korunarak öğrencilerin rahatça görebileceği şekilde yerleştirilmeli. Fiyatlandırmada öğrencilerin alım gücü gözetilmeli; besin değeri yüksek seçenekler farklı bütçeler için ulaşılabilir olmalı. Böylece evde kazandırılmaya çalışılan beslenme alışkanlıkları okulda da karşılık bulur” diye konuştu.</p>

<p>Gıda üreticileri ve kantin işletmecilerinin bu süreçte birbirini tamamlayan sorumluluklar üstlendiğine dikkat çeken Artık, ürünlerin geliştirilmesinden satış noktasına kadar tüm aşamalarda gıda güvenliği ve beslenme ihtiyaçlarının gözetilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Artık, “Çocukların ihtiyaçlarına uygun içerik ve porsiyonların geliştirilmesi, ambalaj bilgilerinin anlaşılır biçimde sunulması ve ürünlerin satış noktasına kadar doğru koşullarda korunması önem taşıyor. Kantinlerde de tedarikten depolamaya, hazırlıktan sunuma kadar aynı özen sürdürülmeli. Üreticilerimizin bilgi birikimi, kantin işletmecilerinin dikkatli uygulamaları ve ailelerin rehberliği, çocukların dengeli beslenmesine ve güvenli gıdaya erişimine birlikte katkı sağlar” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/tugisten-okul-kantinlerindeki-yeni-duzenlemelere-degerlendirme</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 12:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/t-u-g-i-s-s.png" type="image/jpeg" length="44745"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Moda Endüstrisi 2027 Pazarlama Çalışmalarına ABD ve Fransa ile Başlıyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/moda-endustrisi-2027-pazarlama-calismalarina-abd-ve-fransa-ile-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/moda-endustrisi-2027-pazarlama-calismalarina-abd-ve-fransa-ile-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye’nin istihdam ve ihracat açısından lokomotif sektörleri arasında yer alan moda endüstrisi, 2027 yılı pazarlama çalışmalarını ABD ve Fransa’da düzenlenecek önemli fuarlarla başlatmaya hazırlanıyor. Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (EHKİB), ocak ayında gerçekleştirilecek Première Vision (PV) moda fuarlarına Türkiye Milli Katılım Organizasyonu düzenlemek için çalışmalarını sürdürüyor.</strong></p>

<p>EHKİB, 19-20 Ocak 2027 tarihlerinde ABD’de düzenlenecek Première Vision Manufacturing New York Fuarı ile 26-28 Ocak 2027 tarihlerinde Fransa’da gerçekleştirilecek PV Paris Fuarı’nda Türk hazır giyim ve moda sektörünü temsil edecek.</p>

<p><strong>Bağcı: “2027 ve Sonrasına Umutla Bakıyoruz”</strong></p>

<p>Hazır giyim sektörünün emek yoğun yapısı nedeniyle maliyetler ve enflasyondaki artış ile döviz kurundaki yükseliş arasındaki dengenin büyük önem taşıdığını belirten Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Çağlar Bağcı, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli İstikrar Programı’na ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bağcı, programda 2027 yılında döviz kuru ile enflasyon arasındaki farkın daralmasının, 2028 ve 2029 yıllarında ise kur artışının enflasyonla neredeyse aynı seviyeye gelmesinin öngörüldüğünü ifade etti.</p>

<p>Bu öngörülerin gerçekleşmesi halinde ihracatçıların karşı karşıya kaldığı maliyet-kur dengesizliğinin azalacağını dile getiren Bağcı, bunun hazır giyim sektöründe bir rahatlama sağlayabileceğini ve 2027 yılı ile sonrasına yönelik umutlarını artırdığını vurguladı.</p>

<p>Küresel talebe ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Bağcı, İran ile ABD arasında yakın dönemde olası bir anlaşmaya varılmasının dünya piyasaları üzerinde olumlu etkiler oluşturabileceğini belirtti. Bağcı, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Savaşın sona ermesi, özellikle ana pazarımız Avrupa Birliği’nde talebin yeniden canlanmasını sağlayabilir. Diğer önemli pazarımız ABD’ye yönelik faaliyetlerimizin olumlu seyretmesi açısından ise ABD tarafından uygulanan yüzde 12,5 oranındaki ek verginin kaldırılması kritik önem taşıyor. Bu konuda üst düzey girişimlerde bulunulmasını ve sonuç alınmasını bekliyoruz.”</p>

<p>Dünya hazır giyim talebinin 2027 yılında küresel ölçekte yükseliş eğilimine girmesinin beklendiğine dikkat çeken Bağcı, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“2027 yılında küresel hazır giyim pazarı beklentiler doğrultusunda yukarı yönlü bir seyir izlerse, bu yıl tam anlamıyla bir toparlanma ve büyüme yılı olacak. Türk moda endüstrisinin bu toparlanmadan daha fazla pay alabilmesi için Türk ihracatçı firmalarımızı 2027 yılı ocak ayında ABD ve Fransa’da düzenlenecek fuarlara yoğun katılım göstermeye davet ediyoruz.”</p>

<p><strong>Fuarlarda İkili İş Görüşmeleri De Düzenlenecek</strong></p>

<p>Tüketicilerin çevre dostu ve geri dönüştürülmüş materyaller kullanılarak üretilen kıyafetlere yönelik ilgisinin arttığını belirten EHKİB Yönetim Kurulu Üyesi ve Dış Pazar Stratejileri Geliştirme Komitesi Başkanı Seray Seyfeli, ABD’de gerçekleştirilecek PV New York Fuarı kapsamında fuarla eş zamanlı olarak B2B organizasyonu düzenleyeceklerini açıkladı.</p>

<p>Türk moda endüstrisinin son dört yıldır ihracat açısından kayıp yaşadığını ifade eden Seyfeli, 2027 yılından itibaren ihracatın yeniden yükseliş trendine girmesi için çalışmalarını sürdüreceklerini belirtti. Seyfeli, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>“2027 yılından itibaren ihracatımızda ibrenin yeniden yukarı yönlü olması için çaba göstereceğiz. Spor giyim ile uzun ömürlü ve farklı kombinlerde kullanılabilen, kapsül gardırop olarak nitelendirilen kıyafetlerin öne çıkacağı bir yıl bekleniyor. Tüketici tercihlerini doğru analiz ederek Fransa ve ABD’den başlayıp 2027 yılı boyunca gerçekleştireceğimiz pazarlama faaliyetleriyle sektörümüzün yanında olacağız.”</p>

<p><strong>Türk Firmaları Première Vision Fuarlarında Yer Alacak</strong></p>

<p>ABD’nin önemli hazır giyim fuarları arasında yer alan Première Vision New York, her yıl ocak ve temmuz aylarında olmak üzere iki edisyon şeklinde düzenleniyor. Her yıl 2 binin üzerinde profesyoneli ağırlayan fuara EHKİB, 2026 yılının temmuz ayındaki edisyonunda 13 firmayla katılım sağlamıştı.</p>

<p>Tekstil ve hazır giyim sektörünün uluslararası buluşma noktalarından biri olan Première Vision Paris ise iplik, kumaş, deri, hazır giyim, aksesuar ve tasarım alanlarını bir araya getiriyor. Yılda iki kez düzenlenen fuarın 2026 yılı eylül edisyonuna 887 firma katılırken, etkinlik yaklaşık 20 bin profesyoneli ağırladı. EHKİB, 1-3 Eylül 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen fuarda 19 firmayla Türkiye’yi temsil etti.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/moda-endustrisi-2027-pazarlama-calismalarina-abd-ve-fransa-ile-basliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 12:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1790166567-1783689252-1667458137-haz-r-giyim-ve-konfek-2.jpeg" type="image/jpeg" length="23535"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[GİBTÜ Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulama ve Araştırma Merkezi Hizmete Açıldı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/gibtu-geleneksel-ve-tamamlayici-tip-uygulama-ve-arastirma-merkezi-hizmete-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/gibtu-geleneksel-ve-tamamlayici-tip-uygulama-ve-arastirma-merkezi-hizmete-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (GİBTÜ) bünyesinde kurulan Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulama ve Araştırma Merkezi (GETAT), düzenlenen törenle hizmete açıldı. Sağlık alanındaki bilimsel araştırma, eğitim ve uygulama kapasitesinin geliştirilmesi amacıyla hayata geçirilen merkezde, geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamalarının bilimsel ve kanıta dayalı yaklaşımlarla incelenmesi, disiplinler arası araştırmaların yürütülmesi ve sağlık çalışanlarına yönelik eğitim faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi hedefleniyor.</strong></p>

<p>Sağlık alanındaki akademik yapılanmasını ve araştırma altyapısını güçlendirmeye yönelik çalışmalarını sürdüren GİBTÜ, yeni bir araştırma merkezini bünyesine kazandırdı. GETAT Uygulama ve Araştırma Merkezi, GİBTÜ Rektörü Prof. Dr. Şehmus Demir'in katılımıyla gerçekleştirilen törenin ardından faaliyetlerine başladı. Açılışa üniversite yönetimi, akademisyenler, öğrenciler, sağlık çalışanları ve davetliler katıldı.</p>

<p><strong>Sağlık Alanında Bilimsel Araştırma Kapasitesi Geliştiriliyor</strong></p>

<p>Açılış töreninde konuşan GİBTÜ Rektörü Prof. Dr. Şehmus Demir, üniversitenin sağlık alanında eğitim, bilimsel araştırma ve uygulamayı bir arada ele alan çalışmalarını geliştirmeye devam ettiğini belirtti. Geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamalarının bilimsel yöntemler ve kanıta dayalı yaklaşımlar doğrultusunda değerlendirilmesinin önemine değinen Demir, GETAT Uygulama ve Araştırma Merkezi'nin üniversitenin araştırma kapasitesine ve disiplinler arası çalışmalara katkı sağlayacağını ifade etti.</p>

<p>Rektör Demir, merkezin kuruluşuyla ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:</p>

<p></p>

<p>“Üniversite olarak sağlık alanında bilimsel araştırmayı, yenilikçi yaklaşımları ve toplum sağlığına katkı sağlayacak çalışmaları desteklemeye önem veriyoruz. GETAT Uygulama ve Araştırma Merkezimizin nitelikli bilimsel çalışmaların geliştirilmesine, yeni akademik iş birliklerinin kurulmasına ve sağlık alanındaki eğitim faaliyetlerimizin güçlenmesine katkı sunacağına inanıyorum. Merkezimizin üniversitemize, şehrimize ve sağlık camiamıza hayırlı olmasını diliyorum.”</p>

<p><strong>Araştırma Ve Eğitim Faaliyetleri Geliştirilecek</strong></p>

<p>GİBTÜ Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Aliye Bulut, açılışta merkezin kuruluş süreci, faaliyet alanları ve gelecek dönem hedefleri hakkında bilgi verdi. Merkezin, 6 Ocak 2026 tarihli ve 33129 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan yönetmelik doğrultusunda kurulduğunu belirten Bulut, bilimsel araştırmaların geliştirilmesi, eğitim faaliyetlerinin desteklenmesi ve farklı disiplinlerden akademisyenlerin ortak çalışmalar yürütmesinin öncelikli hedefler arasında yer aldığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Lisansüstü eğitim programlarının hayata geçirilmesi için Yükseköğretim Kuruluna başvuru yapıldığını aktaran Bulut, GETAT Klinik Araştırmalar Etik Kurulunun oluşturulması ve sağlık personeline yönelik Sağlık Bakanlığı onaylı sertifika programlarının düzenlenmesi için çalışmaların sürdüğünü kaydetti.</p>

<p><strong>GİBTÜ Ve Gaziantep Şehir Hastanesi Arasında İş Birliği</strong></p>

<p>Merkezin faaliyetlerinin üniversite bünyesiyle sınırlı kalmayacağını vurgulayan Prof. Dr. Aliye Bulut, GİBTÜ'nün akademik birikiminin Gaziantep Şehir Hastanesi ile yürütülecek çalışmalar aracılığıyla uygulama alanına aktarılmasının planlandığını belirtti.</p>

<p>Bu kapsamda, Gaziantep Şehir Hastanesi Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları Ünitesinde, GİBTÜ öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Ömer Aykanat tarafından hastalara hipnoterapi hizmeti sunulması planlanıyor.</p>

<p>Bulut, üniversite ile hastane arasındaki iş birliğine ilişkin açıklamasında, “Üniversitemizin akademik birikimi ile Gaziantep Şehir Hastanesinin sağlık hizmetleri altyapısını bir araya getirerek bilimsel araştırma ve uygulama faaliyetlerimizi geliştirmeyi hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>GİBTÜ'nün Sağlık Alanındaki Çalışmalarına Yeni Merkez</strong></p>

<p>Gerçekleştirilen açılış töreninin ardından faaliyetlerine başlayan GETAT Uygulama ve Araştırma Merkezi ile geleneksel ve tamamlayıcı tıp alanındaki bilimsel araştırmaların geliştirilmesi, lisansüstü ve mesleki eğitim çalışmalarının desteklenmesi ve sağlık çalışanlarına yönelik eğitim programlarının oluşturulması amaçlanıyor.</p>

<p>Merkez aracılığıyla farklı disiplinler arasında akademik iş birliklerinin artırılması ve üniversitenin sağlık alanındaki araştırma altyapısının güçlendirilmesi hedeflenirken, GİBTÜ'nün bilimsel üretim ve uygulama kapasitesine katkı sağlayacak çalışmaların yürütülmesi planlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/gibtu-geleneksel-ve-tamamlayici-tip-uygulama-ve-arastirma-merkezi-hizmete-acildi</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 12:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/getat-acilis-1.jpeg" type="image/jpeg" length="36714"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Pasifik Holding’in Aden Pellet Şirketinden Giresun Limanı’nda Rekor İhracat]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/pasifik-holdingin-aden-pellet-sirketinden-giresun-limaninda-rekor-ihracat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/pasifik-holdingin-aden-pellet-sirketinden-giresun-limaninda-rekor-ihracat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Aden Pellet, Giresun Limanı üzerinden gerçekleştirdiği 125 konteynerlik sevkiyatla 3 bin 375 ton odun peletini Avrupa ülkeleri ve İngiltere’ye gönderdi. Sevkiyat, Giresun Limanı’ndan tek seferde gerçekleştirilen en yüksek tonajlı ihracat olarak kayıtlara geçti.</strong></p>

<p>Pasifik Holding bünyesinde yenilenebilir enerji alanında faaliyet gösteren Aden Pellet, Giresun’daki tesisinde ürettiği Green Planet markalı odun peletlerini uluslararası pazarlara ulaştırmaya devam ediyor. Şirket, son ihracat operasyonunda 125 konteynerden oluşan sevkiyatla toplam 3 bin 375 ton peleti başta İtalya ve Slovenya olmak üzere Avrupa Birliği ülkeleri ile İngiltere’ye gönderdi. Giresun Ticaret ve Sanayi Odası’ndan edinilen bilgilere göre bu sevkiyat, Giresun Limanı’ndan tek seferde gerçekleştirilen en yüksek tonajlı ihracat oldu.</p>

<p>Her biri yaklaşık 27 ton ürün taşıyan 125 konteynerle gerçekleştirilen sevkiyat, 15 kilogramlık toplam 225 bin paketten oluştu. Aden Pellet, bu operasyonla üretim kapasitesini uluslararası pazarlara taşırken Avrupa’daki ihracat ağını genişletme hedefi doğrultusunda önemli bir adım attı.</p>

<p><strong>Yerel Kaynaklar Katma Değerli Ürünlere Dönüştürülüyor</strong></p>

<p>Giresun’un Espiye ilçesinde üretim yapan Aden Pellet, Karadeniz Bölgesi’nden temin ettiği hammaddeleri modern üretim teknolojileriyle işleyerek uluslararası pazarlara yönelik odun peletleri üretiyor. Şirket, yerel kaynakları katma değerli ürünlere dönüştüren üretim modeliyle hem bölgesel ekonomiye hem de Türkiye’nin yenilenebilir enerji alanındaki ihracat kapasitesine katkı sağlamayı hedefliyor.</p>

<p><strong>“Yerel Kaynaklarımızı Dünya Pazarlarında Katma Değere Dönüştürüyoruz”</strong></p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 24 At 11.42.39 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="775" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-24-at-114239-1.jpeg" width="630" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aden Pellet Genel Müdürü Ozan Erbaş, Giresun’dan gerçekleştirilen ihracatın şirketin üretim gücü ve uluslararası büyüme hedefleri açısından önem taşıdığını belirterek şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Giresun’dan gerçekleştirdiğimiz 125 konteynerlik sevkiyat, hem üretim gücümüz hem de uluslararası pazarlardaki büyüme hedeflerimiz açısından önemli bir adım. Aden Pellet olarak Türkiye’nin yerel kaynaklarını yüksek standartlarda işleyerek dünya pazarlarında rekabet edebilen katma değerli ürünlere dönüştürüyoruz. Green Planet markamızla Avrupa’nın önemli pazarlarına ulaşırken ülkemizin yenilenebilir enerji alanındaki üretim ve ihracat potansiyeline de katkı sağlıyoruz. Hedefimiz, ihracat ağımızı genişleterek Türkiye’nin pelet üretiminde uluslararası pazarlardaki konumunu güçlendirmek.”</p>

<p>Şirketin büyüme stratejisinde sürdürülebilirliğin önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayan Erbaş, üretim süreçlerinde çevresel etkileri azaltmaya yönelik uygulamalar yürüttüklerini ifade etti. Erbaş, açıklamasını şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Sürdürülebilirliği yalnızca ürettiğimiz ürünün niteliğiyle sınırlı görmüyoruz. Hammadde tedarikinden üretime, enerji kullanımından tesis içi lojistiğe kadar tüm süreçlerimizi bu anlayışla yönetiyoruz. Üretim süreçlerinde çevresel etkileri azaltmayı hedefleyen Aden Pellet, tesisinin elektrik ihtiyacında güneş enerjisinden yararlanırken fabrika içi lojistik operasyonlarında elektrikli araçlar kullanıyor. Amacımız, üretim ve ihracat kapasitemizi artırırken çevresel sorumluluğu gözeten, bölgesel ekonomiye ve Türkiye’nin dış ticaretine kalıcı değer yaratan bir büyüme modeli oluşturmak.”</p>

<p><strong>Giresun’da Dünya Standartlarında Pelet Üretimi</strong></p>

<p>Aden Pellet, Aralık 2024’te Giresun’un Espiye ilçesinde faaliyete geçen tesisinde Green Planet markalı odun peletleri üretiyor. 25 bin metrekarelik alan üzerine kurulu tesis, 9 bin metrekarelik kapalı alanda faaliyet gösteriyor. Yıllık 40 bin ton ve saatlik 6 ton üretim kapasitesine sahip olan tesis, ürünlerini ENplus A1 kalite sertifikasıyla uluslararası pazarlara sunuyor. Şirket, Türkiye’de yalnızca pelet üretimine odaklanan sınırlı sayıdaki kuruluş arasında yer alıyor.</p>

<p>Orman ürünleri atıkları ve talaş gibi hammaddeleri üretim süreçlerine dahil eden Aden Pellet, bu kaynakları yeniden ekonomiye kazandırarak fosil yakıtlara alternatif yenilenebilir bir enerji ürünü ortaya çıkarıyor. Şirket, hammadde tedarikinde sürdürülebilir orman yönetimi ilkelerini esas alıyor ve bu yaklaşımı benimseyen tedarikçilerle çalışıyor.</p>

<p>Sürdürülebilir üretim anlayışı doğrultusunda tesisinin elektrik ihtiyacında güneş enerjisinden yararlanan Aden Pellet, fabrika içi lojistik operasyonlarında ise elektrikli araçlar kullanıyor. Giresun Limanı’na yalnızca 37 kilometre uzaklıkta bulunan tesis, stratejik konumuyla uluslararası sevkiyatlarda lojistik avantaj sağlıyor.</p>

<p>Pasifik Holding’in yerel kaynakları ekonomiye kazandırma ve katma değerli üretimi destekleme vizyonu doğrultusunda çalışmalarını sürdüren Aden Pellet, Green Planet markasıyla Avrupa pazarındaki varlığını güçlendirmeyi amaçlıyor. Şirket, yerel hammaddeleri uluslararası standartlarda ihracat ürünlerine dönüştüren üretim modeliyle Giresun ekonomisine ve Türkiye’nin yenilenebilir enerji ihracatına katkı sunmayı sürdürüyor. Üretim ve ihracat faaliyetlerinin çeşitlenmesi, Giresun’un liman ve lojistik altyapısının daha etkin kullanılmasına da destek oluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/pasifik-holdingin-aden-pellet-sirketinden-giresun-limaninda-rekor-ihracat</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 12:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-24-at-114239.jpeg" type="image/jpeg" length="56644"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
