<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Fuar Dergisi</title>
    <link>https://www.fuardergisi.com.tr</link>
    <description>Fuar Dergisi, ulusal ve uluslararası fuarlar, sektörel yenilikler ve ekonomi dünyasındaki en önemli gelişmeleri takip eden profesyoneller için kapsamlı analizler, röportajlar ve özel haberler sunar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>"Türkiye'nin ilk ve tek ulusal Fuar, Kongre ve Festival dergisi</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 15 Sep 2026 14:30:24 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[VakıfBank’tan Döngüsel Ekonomiye 10 Milyar Liralık Finansman Desteği]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/vakifbanktan-dongusel-ekonomiye-10-milyar-liralik-finansman-destegi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/vakifbanktan-dongusel-ekonomiye-10-milyar-liralik-finansman-destegi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>VakıfBank, Sıfır Atık Vakfı iş birliğiyle şirketlerin ve kamu kurumlarının döngüsel ekonomi dönüşümünü desteklemek amacıyla Döngüsel Değer Finansman Paketi’ni devreye aldı. VakıfBank Genel Müdürü Osman Arslan ile Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş’ın imzaladığı stratejik iş birliği kapsamında; kaynakların verimli kullanımından geri dönüşüme, yeniden kullanımdan üretim süreçlerinin dönüştürülmesine kadar birçok alandaki yatırımlara finansman sağlanacak. Paketin ilk aşamasında 500’ün üzerinde kurum ve projeye ulaşılması ve toplam 10 milyar TL finansman hacmi oluşturulması hedefleniyor.</strong></p>

<p>VakıfBank, Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sunan finansman çözümlerine bir yenisini ekledi. Sıfır Atık Vakfı ile geliştirilen Sıfır Atık ve Döngüsel Ekonomi Finansman Paketi, 15 Eylül’de düzenlenen basın toplantısıyla kamuoyuna tanıtıldı.</p>

<p>Paket kapsamında, üretim ve iş süreçlerini döngüsel ekonomi yaklaşımı doğrultusunda dönüştürmek isteyen işletmelerin yatırım ve işletme sermayesi ihtiyaçlarına yönelik çeşitli finansman alternatifleri sunuluyor. Kaynakların etkin ve verimli kullanılması, atık oluşumunun önüne geçilmesi, ürün ve malzemelerin ekonomik sistem içerisinde daha uzun süre değerlendirilmesi ve geri kazanılabilir kaynakların yeniden ekonomiye kazandırılması amaçlanıyor.</p>

<p><strong>“ÜRETİMDE OLUŞAN DEĞERİN KORUNMASINI ÖNEMSİYORUZ”</strong></p>

<p>VakıfBank Genel Müdürü Osman Arslan, sürdürülebilir finansman anlayışını Kalkınma Odaklı Değer Bankacılığı stratejisinin temel unsurlarından biri olarak gördüklerini belirterek şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Biz kalkınmayı yalnızca bugünün finansman ihtiyaçlarını karşılamakla sınırlı görmüyor, ülkemizin kaynaklarını koruyan ve üretimin geleceğini güçlendiren uzun vadeli bir süreç olarak değerlendiriyoruz. Hammaddeden doğal kaynaklara, üründen üretim sürecinde harcanan emeğe kadar her aşamada önemli bir ekonomik değer oluşuyor. Kaynakların daha etkin kullanılmasını, ürünlerin kullanım ömrünün uzatılmasını ve üretim sırasında ortaya çıkan değerin mümkün olduğunca sistem içerisinde tutulmasını sağlayan yatırımları desteklemeyi önemsiyoruz. VakıfBank olarak bu dönüşümün finansman boyutunda güçlü bir sorumluluk üstleniyoruz. Bankacılığın yalnızca finansman sağlayan bir yapı değil; ülkemizin ihtiyaç duyduğu dönüşümü hızlandıran, üretim kapasitesini güçlendiren ve ekonominin geleceğine katkı sunan stratejik bir rol taşıdığına inanıyoruz. Bu sorumluluğu Bankamızın bilanço gücünün yanı sıra uluslararası piyasalardan temin ettiğimiz uzun vadeli ve sürdürülebilirlik odaklı kaynaklarla da destekliyoruz. 2026 yılının ilk yarısında uluslararası piyasalardan toplam 7,1 milyar dolar yeni kaynak sağlarken, sürdürülebilir finansmanın toplam uluslararası finansmanımız içerisindeki payını yüzde 38’e çıkardık. Mayıs ayında ise 18 ülkeden 44 bankanın katılımıyla 1,2 milyar dolar tutarında sürdürülebilirlik temalı sendikasyon kredisine imza attık.”</p>

<p>Sıfır Atık ve Döngüsel Ekonomi Finansman Paketi ile işletmelerin dönüşüm süreçlerinde ihtiyaç duyduğu finansmana kapsamlı çözümler sunduklarını ifade eden Osman Arslan, “Böylece kaynak verimliliğinin ve rekabet gücünün yükselmesine katkıda bulunurken, ülkemizin sürdürülebilir büyümesini de destekliyoruz. İlk aşamada 500’ün üzerinde kurum ve projeye ulaşarak 10 milyar TL finansman sağlamayı hedefliyoruz. Sıfır Atık Vakfı ile gerçekleştirdiğimiz iş birliğinin, döngüsel ekonomi anlayışının iş dünyasında yaygınlaşmasına ve başarılı uygulamaların artmasına önemli katkı sunacağına inanıyoruz” dedi.</p>

<p><i>Arslan sözlerini şöyle sürdürdü:</i></p>

<p>“Bu paket bizim açımızdan tek seferlik bir finansman ürünü değil. Döngüsel ekonomi, yeşil dönüşüm ve kaynak verimliliği alanlarında geliştireceğimiz yeni çözümlerin başlangıç adımlarından biri. Önümüzdeki süreçte uluslararası kaynaklarımızı ve sürdürülebilir finansman kapasitemizi bu dönüşümü hızlandıracak yeni ürünlerle bir araya getireceğiz.”</p>

<p><strong>DÖNÜŞÜM SÜRECİNE UZUN VADELİ FİNANSMAN</strong></p>

<p>Sıfır Atık ve Döngüsel Ekonomi Finansman Paketi ile işletmelerin gerçekleştireceği yatırımların niteliğine, büyüklüğüne ve yaratacağı dönüşüm etkisine uygun finansman çözümlerine erişebilmesi hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>VakıfBank, Sıfır Atık Vakfı ile oluşturduğu iş birliği çerçevesinde finansman gücünü Vakfın paydaş ağı ve farkındalık faaliyetleriyle birleştirerek daha fazla işletmenin döngüsel ekonomi yatırımlarına ulaşmasını amaçlıyor. Bu doğrultuda işletmelerin dönüşüm yolculuğunun farklı aşamalarını destekleyen ve sürdürülebilir yatırımların yaygınlaşmasına katkı sağlayan uzun vadeli bir finansman modeli oluşturuluyor.</p>

<p><strong>SIFIR ATIK, DAHA AZ KAYNAKLA DAHA FAZLA DEĞER ÜRETMEK</strong></p>

<p>Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, konuşmasında sıfır atık ve döngüsel ekonomi dönüşümünde finansmanın önemine vurgu yaptı. İş birliği protokolü ve yeni finansman paketinin açıklanmasının ötesinde; israfın azaltıldığı, atığın ekonomik değere dönüştürüldüğü ve kaynakların daha verimli kullanıldığı bir Türkiye için finans sektörünün üstlenebileceği yeni rolü ele almak amacıyla bir araya geldiklerini belirten Ağırbaş, “Çünkü sıfır atık artık yalnızca bir çevre politikası olarak değerlendirilemez. Enerjiyi, suyu, hammaddeleri ve emeği daha etkin kullanmak; daha az kaynakla daha fazla değer oluşturmak ve atığı yeniden ekonomiye kazandırmak anlamına geliyor. Daha da önemlisi, bu dünya gelecek nesillere aktarmamız gereken bir emanettir. Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin öncülüğünde 2017 yılında başlayan Sıfır Atık Hareketi, Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü desteğiyle bugün ülke sınırlarını aşan küresel bir vizyona dönüşmüştür. Bu vizyonun temelinde ise son derece açık bir yaklaşım bulunuyor: Atığı oluştuktan sonra yönetmek yerine israfı kaynağında önlemek” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Sıfır Atık Vakfı tarafından gerçekleştirilen Türkiye Sıfır Atık, Çevre ve İklim Değişikliği Çalıştayları’nda “Finansman, Teşvik ve Dönüşüm Ekonomisi” başlığının en önemli gündem maddelerinden biri olduğunu belirten Ağırbaş, “Sahadaki çalışmalarımız bize çok açık bir gerçeği ortaya koydu: Şehirlerimizde güçlü bir yatırım iradesi ve dönüşüm isteği bulunuyor. Ancak yüksek başlangıç yatırım maliyetleri, uzun geri dönüş süreleri, teminat ve eş finansman gereksinimleri ile proje hazırlama kapasitesindeki yetersizlikler, bu potansiyelin yatırıma dönüşmesinin önündeki önemli engeller arasında yer alıyor. Şehirler dönüşüyor, sektörler değişiyor; ancak ortak ihtiyaç aynı: Erişilebilir, uzun vadeli ve dönüşümün niteliğine uygun finansman” dedi.</p>

<p><strong>FİNANS SEKTÖRÜNÜN ÜSTLENECEĞİ ROL KRİTİK</strong></p>

<p>Finans sektörünün bu noktada kritik bir görev üstlendiğine dikkat çeken Ağırbaş, şöyle konuştu:</p>

<p>“Finans sektörünü yalnızca kaynak sağlayan bir aktör olarak değil; dönüşümü yönlendiren, kolaylaştıran ve hızlandıran stratejik bir paydaş olarak değerlendiriyoruz. Çünkü sıfır atık yatırımları sadece çevresel fayda oluşturmakla kalmıyor; aynı zamanda işletmelerimizin maliyetlerini azaltıyor, verimliliklerini artırıyor ve rekabet güçlerini yükseltiyor.”</p>

<p><strong>DÖNGÜSEL DÖNÜŞÜMÜN TÜM AŞAMALARINA FİNANSMAN</strong></p>

<p>Sıfır Atık ve Döngüsel Ekonomi Finansman Paketi, işletmelerin dönüşüm sürecinde ortaya çıkan farklı ihtiyaçlara yönelik finansman çözümlerini tek bir çatı altında bir araya getiriyor. Paket kapsamında; birincil hammadde kullanımını azaltan, geri dönüştürülmüş veya ikincil girdilerin kullanımını artıran yatırımların yanı sıra kaynak ve üretim verimliliğini yükselten projeler de destekleniyor.</p>

<p>Paylaşım, kiralama ve yeniden kullanım esaslı yeni iş modelleri, atık ve geri kazanılabilir malzemelerin taşınmasına yönelik yatırımlar, kaynak geri kazanımı ve yeniden üretim projeleri de finansman kapsamına alınıyor. Büyük ölçekli döngüsel ekonomi yatırımlarında proje finansmanı sağlanırken, belirlenen kriterleri ve sertifikasyon şartlarını karşılayan işletmelere döngüsel üretim faaliyetleri için işletme sermayesi finansmanı sunuluyor.</p>

<p>Paket kapsamında yatırım kredilerinde 50 milyon TL’ye kadar ve 60 aya varan finansman imkânı sunulurken, büyük ölçekli proje finansmanında vade 120 aya kadar çıkıyor. İşletme sermayesi ihtiyaçlarında ise 10 milyon TL’ye kadar ve 24 aya varan finansman sağlanıyor. Ayrıca 3 milyar TL tutarındaki KGF kefalet desteğiyle özellikle KOBİ’lerin döngüsel dönüşüm yatırımlarında finansmana erişiminin kolaylaştırılması hedefleniyor. Başta imalat sanayii, plastik, ambalaj, tekstil, otomotiv yan sanayii, makine, elektronik, perakende, atık yönetimi ve geri dönüşüm olmak üzere çok sayıda sektörde faaliyet gösteren işletmeler paketten yararlanabiliyor. OSB’lerde faaliyet gösteren KOBİ ve sanayiciler, atık yönetimi şirketleri, belediye iştirakleri ve döngüsel iş modelleri geliştiren işletmeler de finansman kapsamına dahil ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/vakifbanktan-dongusel-ekonomiye-10-milyar-liralik-finansman-destegi</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 13:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/vbb.jpeg" type="image/jpeg" length="34728"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Metal Hurdada Stratejik Ham Madde Çağrısı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/metal-hurdada-stratejik-ham-madde-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/metal-hurdada-stratejik-ham-madde-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB), Türkiye’nin demir ve demir dışı metaller sektöründe üretim ve ihracatın sürdürülebilirliği açısından kritik öneme sahip metal hurdalarının tedarikine yönelik yeni bir düzenleme yapılması çağrısında bulundu. Sektörün ham madde ihtiyacının büyük ölçüde ithalat yoluyla karşılandığına dikkat çeken İDDMİB, özellikle alüminyum ve bakır hurdalarının Türkiye’de üretime kazandırılması için hurda ithalatının kolaylaştırılması ve hurda ihracatının sınırlandırılması gerektiğini bildirdi.</strong></p>

<p>İDDMİB Yönetim Kurulu tarafından 8 Eylül 2026 tarihinde değerlendirilen konu, Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü’ne iletilen yazıyla gündeme taşındı. Birlik, Türkiye’nin sanayi üretimi ve ihracatının güvence altına alınabilmesi için ham madde ve hurda tedarikinin stratejik bir başlık olarak ele alınması gerektiğini belirtti. Bu kapsamda Bakanlık himayesinde kamu temsilcileri, alüminyum ve bakır üreticileri ile hurda tedarikçilerinin katılımıyla düzenlenecek bir çalıştaya gerekli katkıyı sunmaya hazır olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>Avrupa hurdayı kendi sınırları içinde tutmaya hazırlanıyor</strong></p>

<p>İDDMİB’in değerlendirmesinde, başta Avrupa Birliği (AB) olmak üzere küresel ölçekte metal ve metal hurdalarının stratejik öneminin giderek arttığına dikkat çekildi. AB’nin 2023 yılında uygulamaya aldığı Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) ile başlayan süreçte, 2025 yılında açıkladığı savunma ve çelik-metaller politikalarıyla metal ham maddelerinin Avrupa sınırları içinde tutulmasına yönelik yaklaşımını güçlendirdiği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu doğrultuda AB tarafından 23 Temmuz 2025’te metal hurdaların ithalat ve ihracatını izlemek amacıyla bir gümrük gözetim mekanizması oluşturuldu. Alüminyum sektöründe 2026 yılı sonunda hurda ihracatının kısıtlanmasına yönelik bir karar açıklanacağının duyurulması, bakır sektöründe ise benzer yöndeki kısıtlama başvurusunun değerlendirmeye alınması, hurdaların artık yalnızca atık olarak değil, stratejik bir sanayi girdisi olarak ele alındığını gösteriyor.</p>

<p>İDDMİB, 1 Ocak 2026 itibarıyla SKDM’nin kalıcı dönemine geçilmesiyle birlikte karbon maliyetlerinin ihracat rekabetçiliğinde daha belirleyici hale geldiğine işaret ederek, Türkiye’nin de sanayi üretiminde hurda kullanımını güvence altına alacak politikalar geliştirmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>Ham madde ihtiyacının yüzde 80-90’ı ithalatla karşılanıyor</strong></p>

<p>Türkiye’nin demir ve demir dışı metaller sektöründeki toplam ihracatının yaklaşık yüzde 60’ının AB ülkelerine gerçekleştirildiğini belirten İDDMİB, özellikle alüminyum ve bakır sektörlerinin yüksek oranda ithal ham maddeye bağımlı olduğunu ifade etti. Bu sektörlerde ham madde ihtiyacının yaklaşık yüzde 80-90’ının ithalat yoluyla karşılandığına dikkat çekilirken, hurda tedarikinin üretimin devamlılığı ve ihracatın sürdürülebilirliği açısından kritik olduğu vurgulandı.</p>

<p>Birliğin değerlendirmesine göre hurdanın Türkiye’de üretime kazandırılması, yalnızca ham madde güvenliği açısından değil, karbon düzenlemeleri karşısında rekabet gücünün korunması bakımından da önem taşıyor. SKDM kapsamında üretimdeki karbon salımının hesaplanmasında hurdadan üretimin, birincil üretime kıyasla yaklaşık yüzde 90 daha düşük maliyetli kabul edilmesi, hurdayı ihracatçı sektörler açısından stratejik bir girdiye dönüştürüyor.</p>

<p>Bu nedenle Türkiye’de oluşan veya Türkiye’ye getirilebilecek metal hurdasının öncelikle ülke sanayisinin üretim ihtiyacının karşılanmasında değerlendirilmesi gerektiğini belirten İDDMİB, hurda ihracatının sınırlandırılması ve ithalatın daha kolay ve öngörülebilir hale getirilmesinin sektörün rekabetçiliğine katkı sağlayacağını bildirdi.</p>

<p><strong>Alüminyumda 341 milyon dolarlık hurda ithalatı</strong></p>

<p>Alüminyum sektörünün 2025 yılında 5,36 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini belirten İDDMİB, bu ihracat içerisinde alüminyum hurdanın 103,72 milyon dolarla yüzde 1,9 paya sahip olduğunu açıkladı. Alüminyum hurda ihracatı 2026 yılının Ocak-Temmuz döneminde ise 91,29 milyon dolara ulaştı.</p>

<p>Türkiye’nin toplam alüminyum ithalatı 2025 yılında yüzde 16 artışla 7,09 milyar dolara yükselirken, alüminyum hurda ithalatı aynı dönemde bir önceki yıla göre yüzde 6,29 gerileyerek 341 milyon dolar olarak gerçekleşti.</p>

<p>Bakır sektöründe ise 2025 yılında 2,79 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirilirken, bakır hurdasının sektör ihracatındaki payı yüzde 4,13 oldu. Bakır hurda ihracatı 2025 yılında 115,35 milyon dolar seviyesinde gerçekleşirken, 2026 yılının Ocak-Temmuz döneminde 140,99 milyon dolara yükseldi.</p>

<p>Türkiye’nin toplam bakır ithalatı 2025 yılında yüzde 24,63 artışla 7,49 milyar dolara ulaşırken, bakır hurda ithalatı da yüzde 21,48 artarak 409,43 milyon dolar oldu.</p>

<p><strong>Metal hurda ihracatı sanayinin ihtiyaçları gözetilerek yönetilmeli</strong></p>

<p>İDDMİB, Türkiye’nin demir ve demir dışı metaller sektöründe üretim ve ihracatın sürdürülebilirliği açısından hurda tedarikinin artık stratejik bir konu olarak ele alınması gerektiğini vurguladı. Küresel ticarette ülkelerin kendi ham maddelerini ve üretim kapasitelerini korumaya yönelik politikalar geliştirdiğine dikkat çeken Birlik, Avrupa Birliği’nin de başta karbon düzenlemeleri olmak üzere attığı adımlarla metal ve hurdaların kendi sınırları içerisinde kalmasını teşvik eden bir yaklaşım ortaya koyduğunu belirtti.</p>

<p>İDDMİB, Türkiye’nin bu dönüşümü doğru okuyarak kendi sanayisinin ham madde güvenliğini önceliklendirmesi gerektiğini ifade ederek, “Hurda Türkiye için stratejik bir ham madde. Üreticimizin ihtiyaç duyduğu hurdaya erişimi kolaylaştırırken, ülkemizde üretime ve ihracata katkı sağlayabilecek hurdanın dışarı çıkışını da daha kontrollü hale getirmeliyiz” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Alüminyum ve bakır sektörlerinde ham maddenin büyük bölümünün ithalat yoluyla karşılandığına işaret eden İDDMİB, hurda tedarikinin güvence altına alınmasının yalnızca sektörler açısından değil, Türkiye’nin sanayi üretimi ve ihracat kapasitesi bakımından da kritik olduğunu belirtti. Hurdadan üretimin birincil üretime kıyasla karbon salımı açısından önemli bir avantaj sunduğuna dikkat çeken Birlik, SKDM’nin kalıcı döneme geçtiği ve ihracatçıların karbon performansının giderek daha fazla önem kazandığı bir süreçte hurdanın döngüsel ekonomi ve düşük karbonlu üretim açısından önemli bir girdi olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Konunun yalnızca bir ihracat veya ithalat başlığı olmadığını belirten İDDMİB, temel hedefin ihracatçının rekabet gücünü, sanayicinin üretim kapasitesini ve Türkiye’nin ham madde güvenliğini birlikte koruyacak bir yapı oluşturmak olduğunu ifade etti.</p>

<p>Bu doğrultuda kamu temsilcileri, alüminyum ve bakır üreticileri ile hurda tedarikçilerinin katılımıyla kapsamlı bir çalıştay düzenlenmesini desteklediklerini bildiren İDDMİB, hurdanın Türkiye’de üretim, istihdam ve ihracata daha fazla katkı sağlayacağı bir sistem oluşturulması gerektiğini belirtti. Birlik, üreticilerin ihtiyaç duyduğu hurdaya erişimin kolaylaştırılması ve stratejik ham maddenin ihracatının ülkenin sanayi ihtiyaçları gözetilerek yönetilmesi çağrısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/metal-hurdada-stratejik-ham-madde-cagrisi</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 13:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/metal-hurdajpg.jpeg" type="image/jpeg" length="53668"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gıda İhracatçıları ABD Pazarında 2 Milyar Dolarlık Hedefe Odaklandı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/gida-ihracatcilari-abd-pazarinda-2-milyar-dolarlik-hedefe-odaklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/gida-ihracatcilari-abd-pazarinda-2-milyar-dolarlik-hedefe-odaklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türk gıda ihracatçıları, Amerika Birleşik Devletleri pazarındaki varlığını büyütmeye hazırlanıyor. Türkiye’nin ABD’ye yönelik gıda ihracatı yaklaşık 900 milyon dolara ulaşırken, son 10 yılda çift haneli büyüme gösteren ihracatın önümüzdeki 10 yıllık süreçte 2 milyar dolara yükseltilmesi hedefleniyor. İstanbul Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İHBİR) Başkanı Kazım Taycı, ABD’nin İHBİR’in ihracat yaptığı ülkeler arasında ikinci sıraya yükseldiğini belirterek, Türk ürünlerinin pazardaki bilinirliğinin giderek arttığını söyledi. Taycı, “‘Made in Türkiye’ ibaresi, özellikle gıda ürünlerinde her geçen gün daha güçlü bir marka algısı oluşturuyor. Türk ürünlerine yönelik tercih de giderek artıyor.” dedi.</strong></p>

<p>Amerika Birleşik Devletleri’ndeki gıda pazarının sunduğu fırsatları değerlendirmek amacıyla Miami’de düzenlenen Americas Food &amp; Beverage Show 2026, Türk firmalarının yoğun katılımına sahne oldu. Bu yıl 30’uncu kez gerçekleştirilen fuara, Ticaret Bakanlığının destekleri ve İHBİR organizasyonuyla Türkiye’den yaklaşık 50 firma katıldı.</p>

<p>Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Sedat Önal’ın da yer aldığı açılış programının ardından fuarda 100’ün üzerinde ülkeden 10 binden fazla profesyonel ziyaretçi ağırlandı. Türkiye, ülke katılımları arasında güçlü bir temsil ortaya koyarken, Türk firmalarının yaklaşık yarısı İHBİR’in organize ettiği millî katılım kapsamında, diğer yarısı ise bireysel olarak fuarda yer aldı.</p>

<p><strong>ABD Pazarında Türk Ürünlerinin Görünürlüğü Artıyor</strong></p>

<p>İHBİR Başkanı Kazım Taycı, ABD’nin yüksek nüfusunun yanı sıra güçlü tüketim hacmiyle de Türk gıda ihracatçıları için önemli bir pazar niteliği taşıdığını ifade etti. Türkiye’nin ABD’ye ağırlıklı olarak işlenmiş tarım ürünleri gönderdiğini belirten Taycı, çikolata ve şekerleme ile unlu mamullerin öne çıkan ürün grupları arasında bulunduğunu kaydetti.</p>

<p>ABD’ye yapılan gıda ihracatının son 10 yılda düzenli bir yükseliş gösterdiğine işaret eden Taycı, fuar ve ticaret heyetleri gibi organizasyonların da bu gelişime katkı sunduğunu söyledi. Taycı, ABD’nin İHBİR ihracatında ikinci sıraya yerleştiğini belirterek, “Amerika Birleşik Devletleri şu anda en önemli pazarlarımızdan biri. Son 10 yıldır ABD’ye ihracatımız istikrarlı şekilde artıyor. Bu tablo, gerçekleştirdiğimiz organizasyonların doğru bir zeminde ilerlediğini ve sonuç verdiğini ortaya koyuyor.” diye konuştu.</p>

<p><strong>10 Yıllık Hedef 2 Milyar Dolar</strong></p>

<p>ABD’deki hedeflerinin yalnızca ihracat rakamlarını yükseltmek olmadığını belirten Taycı, Türk gıda ürünlerinin raflardaki konumunu güçlendirmeyi ve firmaların kendi markalarıyla pazarda daha fazla yer almasını istediklerini dile getirdi.</p>

<p>Taycı, Türk firmalarının geçmişte ABD pazarında daha çok private label üretici olarak faaliyet gösterdiğini, bugün ise kendi markalarıyla büyük perakende zincirlerinde yer almaya başladığını belirtti. Walmart, Costco, Publix ve CVS gibi zincirlerde Türk markalarının görünürlüğünün artmasının önemli bir dönüşüm olduğunu vurgulayan Taycı, yaklaşık 900 milyon dolarlık mevcut gıda ihracatını gelecek 10 yılda 2 milyar dolara çıkarmayı hedeflediklerini söyledi.</p>

<p><strong>“Made in Türkiye” Algısı Güçleniyor</strong></p>

<p>Türk gıda ürünlerinin ABD’deki bilinirliğinin her geçen gün arttığını belirten Taycı, “Made in Türkiye” ibaresinin özellikle gıda sektöründe daha güçlü bir marka karşılığı oluşturmaya başladığını ifade etti.</p>

<p>Taycı, bundan sonraki süreçte yalnızca satış hacmini artırmaya odaklanmayacaklarını, aynı zamanda Türk gıdasının kalite, güvenilirlik ve ürün çeşitliliği açısından sahip olduğu algıyı güçlendirmeyi hedeflediklerini söyledi. Türk ürünlerinin ABD raflarında kalıcı biçimde yer almasının öncelikleri arasında bulunduğunu belirtti.</p>

<p>İHBİR’in ABD’deki tanıtım çalışmalarını fuar katılımlarıyla sınırlı tutmadığını aktaran Taycı, New York, Chicago, Miami, Los Angeles ve Las Vegas gibi önemli merkezlerde “Made in Türkiye”, “Turkish Food”, “Turkish Delight” ve “Turkish Chocolate” temalarıyla çeşitli çalışmalar yürüttüklerini ifade etti.</p>

<p>Billboard çalışmalarının yanı sıra sosyal medya ve dijital iletişime de ağırlık verdiklerini belirten Taycı, ABD’deki önemli satın almacılar ve influencerlarla doğrudan iletişim kurduklarını söyledi.</p>

<p><strong>100’ün Üzerinde Alıcıya Türk Ürünleri Tanıtıldı</strong></p>

<p>Americas Food &amp; Beverage Show kapsamında gerçekleştirilen tanıtım faaliyetlerinin Türk gıda ürünlerinin ABD’deki bilinirliğini artırma çalışmalarının önemli bir ayağını oluşturduğunu belirten Taycı, fuar sırasında 100’ün üzerinde önemli alıcının katıldığı bir tadım organizasyonu düzenlediklerini aktardı.</p>

<p>Etkinlikte çikolata, şekerleme ve unlu mamullerin yanı sıra Türk bakliyat ve tahıl ürünlerinin kullanıldığı yemeklerin de ABD’li alıcılara sunulduğunu belirten Taycı, gerçekleştirilen görüşmelerin Türk firmalarının yeni iş bağlantıları kurması açısından önemli fırsatlar yarattığını ifade etti.</p>

<p><strong>Körfez Pazarındaki Gerileme Alternatif Pazarlarla Dengeleniyor</strong></p>

<p>Küresel jeopolitik gelişmelerin gıda ticareti üzerindeki etkilerine de değinen Taycı, Hürmüz Boğazı ve çevresindeki gelişmeler nedeniyle Körfez ülkelerine yönelik sevkiyatlarda çeşitli sorunlar yaşandığını söyledi.</p>

<p>Navlun maliyetlerindeki yükseliş, bazı gemi seferlerinin iptal edilmesi ve bölgedeki belirsizliklerin özellikle işlenmiş tarım ürünleri ihracatını olumsuz etkilediğini belirten Taycı, Birleşik Arap Emirlikleri, İran, Katar ve Kuveyt gibi pazarlarda ihracatın gerilediğini kaydetti.</p>

<p>İhracatçıların değişen koşullara hızlı biçimde uyum sağladığını ifade eden Taycı, belirli pazarlarda yaşanan kayıpların farklı bölgelerde telafi edilmeye çalışıldığını söyledi. ABD’nin yanı sıra Uzak Doğu, Avrupa, Orta Asya ve Kuzey Afrika’daki uluslararası gıda fuarlarına katılımı artırdıklarını belirten Taycı, İstanbul’da ilk kez gerçekleştirilen Foodist’in de bu açıdan önemli bir fırsat sunduğunu dile getirdi.</p>

<p>Türkiye’nin geniş bir ülke yelpazesine ihracat gerçekleştirdiğine dikkat çeken Taycı, “Bir bölgede yaşanan kayıpları başka pazarlarda telafi edebilecek bir yapıya sahibiz.” dedi.</p>

<p><strong>Suriye Gıda İhracatında İlk Üçte</strong></p>

<p>Yakın coğrafyada yaşanan gelişmelerin yeni ticaret fırsatlarını da beraberinde getirdiğini belirten Taycı, Suriye’nin Türk gıda ürünleri açısından giderek daha önemli bir pazar hâline geldiğini söyledi.</p>

<p>Suriye’nin Türkiye’nin gıda ihracatında üçüncü sıraya yükseldiğini belirten Taycı, ülkedeki yeniden yapılanma süreci ve ekonomik toparlanmayla birlikte bu pazardaki potansiyelin daha da artmasını beklediklerini ifade etti. Taycı, çevre ülkelerdeki gelişmeler takip edilirken alternatif pazarlara yönelik çalışmaların da sürdürüleceğini kaydetti.</p>

<p><strong>2026’da 12,4-12,8 Milyar Dolarlık İhracat Beklentisi</strong></p>

<p>Küresel ticarette korumacılık politikalarının güç kazandığı ve ülkelerin yerli üretimlerini desteklemeye yönelik yeni adımlar attığı bir dönemde Türkiye’nin gıda ihracatının 2025 performansına yakın seyretmesi bekleniyor.</p>

<p>İHBİR Başkanı Kazım Taycı, 2026 yılı sonunda 12,4 ile 12,8 milyar dolar arasında gıda ihracatı gerçekleştirilmesini öngördüklerini belirtti. Türkiye’nin 2025 yılında yaklaşık 12,5 milyar dolarlık gıda ihracatı yaptığını hatırlatan Taycı, mevcut küresel koşullar dikkate alındığında bu seviyenin korunmasının önemli olduğunu ifade etti.</p>

<p>Taycı, çevre ülkelerdeki gelişmeler, artan korumacılık uygulamaları ve ülkelerin gıda arz güvenliğini korumaya yönelik politikalarının ihracatçılar açısından zorlu bir ortam oluşturduğunu belirterek, buna rağmen 2025 yılı performansına yakın bir sonuç elde etmeyi beklediklerini söyledi.</p>

<p>Türk gıda ihracatçılarının önümüzdeki dönemde ekonomik ve siyasi açıdan daha istikrarlı gelişmiş pazarlara ağırlık vereceğini belirten Taycı, ABD’nin yanı sıra Uzak Doğu ülkelerinin de öncelikli pazarlar arasında bulunduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Taycı, ikinci ve üçüncü dünya ülkelerine yönelik ihracatın devam edeceğini ancak gelişmiş ekonomilerdeki raflarda daha kalıcı bir konum elde etmeye odaklandıklarını söyledi. İşlenmiş tarım ürünlerinde Ar-Ge ve Ür-Ge çalışmalarının da sürdüğünü belirten Taycı, daha yenilikçi ve yüksek katma değerli ürünlerle Türkiye ekonomisine sağlanan katkıyı artırmayı hedeflediklerini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/gida-ihracatcilari-abd-pazarinda-2-milyar-dolarlik-hedefe-odaklandi</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 13:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/americas-food-beverage-show-fuari-toplu.jpeg" type="image/jpeg" length="38329"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BeautyEurasia, Kozmetik Sektörünün Uluslararası Buluşma Noktası Oldu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/beautyeurasia-kozmetik-sektorunun-uluslararasi-bulusma-noktasi-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/beautyeurasia-kozmetik-sektorunun-uluslararasi-bulusma-noktasi-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>ICA Events tarafından bu yıl 21’inci kez düzenlenen “BeautyEurasia: Uluslararası Kozmetik, Güzellik, Kuaför, Ambalaj, Hammadde, Hijyen ve Private Label Fuarı”, kozmetik sektörünün uluslararası temsilcilerini İstanbul’da bir araya getirdi. İstanbul Fuar Merkezi’nde üç gün boyunca devam eden organizasyon, 17 ülkeden 139 katılımcı firma ve 275 markaya ev sahipliği yaptı. Fuarın toplam ziyaretçi profilinin yüzde 25’ini ise yabancı ziyaretçiler oluşturdu.</strong></p>

<p>Kozmetik sektöründeki dönüşüm ve yenilikleri her yıl sektör profesyonelleriyle buluşturan BeautyEurasia’nın 21’inci edisyonu tamamlandı. Yerel ve küresel sektör temsilcilerinin buluşma noktası olan fuarda, yeni ürün ve teknolojilerin tanıtılmasının yanı sıra ticari iş birliklerinin geliştirilmesine yönelik önemli görüşmeler gerçekleştirildi. Organizasyonda 139 katılımcı firma ve 275 markanın yanı sıra 41 ülkeden 121 uluslararası satın almacı yer aldı. Fuar süresince 1300’ün üzerinde B2B görüşme gerçekleştirildi.</p>

<p><img alt="Beauty Eurasia Fair Pict New4.Jpg" class="detail-photo img-fluid" height="2085" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/beauty-eurasia-fair-pict-new4jpg.jpeg" width="3128" /></p>

<p><strong>Kozmetik Sektörünün Uluslararası Buluşması İstanbul’da Gerçekleşti</strong></p>

<p>BeautyEurasia Fuar Direktörü Filiz Mehmedova, organizasyonun 21’inci edisyonunu değerlendirerek fuarın kuruluşundan bu yana temel hedeflerinin kozmetik sektöründeki değişime öncülük etmek ve güncel yenilikleri sektör profesyonelleriyle buluşturmak olduğunu belirtti.</p>

<p>Mehmedova, bu yıl da sektör açısından verimli bir organizasyonu geride bıraktıklarını ifade ederek, fuarın yalnızca yeni ürün ve teknolojilerin sergilendiği bir platform olmanın ötesine geçtiğini vurguladı. Yerel ve küresel aktörlerin aynı çatı altında buluşmasının sektörde güçlü bir etkileşim ve iş birliği ortamı oluşturduğunu söyledi.</p>

<p><img alt="Beauty Eurasia Fair Pict1.Jpg" class="detail-photo img-fluid" height="2085" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/beauty-eurasia-fair-pict1jpg.jpeg" width="3128" /></p>

<p>Fuar ziyaretçilerinin yüzde 25’inin yabancılardan oluşmasının ve 1300’ün üzerinde B2B görüşmenin gerçekleştirilmesinin İstanbul’un küresel kozmetik sektöründeki stratejik konumunu ortaya koyduğunu belirten Mehmedova, 41 ülkeden 121 uluslararası satın almacının ağırlanmasının da Türk üreticilerin yeni pazarlara ulaşmasına katkı sağladığını dile getirdi.</p>

<p>Mehmedova, katılımcı firma ve markalardan gelen yoğun ilginin, BeautyEurasia’nın önümüzdeki yıllarda da sektörün gelişimine katkı sunma hedefini güçlendirdiğini ifade etti.</p>

<p><strong>BeautyEurasia, 2027’de WorldFood Istanbul ile Birlikte Düzenlenecek</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>BeautyEurasia, 2027 yılında ise uluslararası ticaret ağını genişletmeye yönelik yeni bir adım atacak. Fuar, 15-17 Aralık 2027 tarihlerinde WorldFood Istanbul ile eş zamanlı olarak gerçekleştirilecek.</p>

<p>Bu stratejik iş birliğiyle BeautyEurasia’nın uluslararası ticaret potansiyelinin artırılması, katılımcı firmaların farklı pazarlara erişim imkanlarının genişletilmesi ve yeni ticari bağlantıların geliştirilmesi hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/beautyeurasia-kozmetik-sektorunun-uluslararasi-bulusma-noktasi-oldu</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/beauty-eurasia-fair-pict-new-businessjpg.jpeg" type="image/jpeg" length="71821"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çanakkale Bienali, "Metcezir // Ebb & Flow" Temasıyla 10. Edisyonuyla Geliyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/canakkale-bienali-metcezir-ebb-flow-temasiyla-10-edisyonuyla-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/canakkale-bienali-metcezir-ebb-flow-temasiyla-10-edisyonuyla-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong><i>Çanakkale Bienali, 10 Ekim – 20 Kasım 2026 tarihleri arasında "Metcezir // Ebb &amp; Flow" başlığıyla 10. edisyonunu gerçekleştirecek. Türkiye'den ve dünyadan 60'ın üzerinde sanatçının katılımıyla düzenlenecek bienal izleyicileri, su, toprak, hafıza ve dönüşüm kavramları etrafında Çanakkale'den Troya'ya uzanan geniş bir coğrafyada çağdaş sanatla buluşturacak. Bienalin arkasındaki Çanakkale Bienali İnisiyatifi (CABININ) ise yirminci yılında.</i></strong></p>

<p>Çanakkale Bienali, 2008 yılında başlayan yolculuğunun 10. edisyonunda önemli bir eşiğe ulaşıyor. Çanakkale Bienali İnisiyatifi (CABININ), 20 yıllık kültür-sanat birikimini bu edisyonda yeni sanatsal üretimler, uluslararası iş birlikleri ve farklı disiplinlerden katılımlarla geleceğe taşıyor.</p>

<p>Bienalin bu edisyonu; Dardanel'in ve Kale Grubu - Kale Tasarım ve Sanat Merkezi'nin ana desteği, Çanakkale İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Çanakkale Belediyesi ve Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi iş birliği, Troya Kazı Başkanlığı, ÇATKAV ve Troia Vakfı'nın yerel paydaşlığı ve 1915 Çanakkale Köprüsü ve Otoyolu'nun kurumsal desteğiyle hayata geçirilecek.</p>

<p><strong>Kolektif Kurgu, 9 Ülkeden 60'ın üzerinde Sanatçı</strong></p>

<p>Bienalin katılımcı ve kolektif üretime dayalı yaklaşımı 10. edisyonda da devam ediyor. Deniz Erbaş, Ebru Nalan Sülün, Halil Yoleri, Loukia Thomopoulou, Seyhan Boztepe, Vince Briffa, Yasemin Ülgen ve Gu Zhenqing'den oluşan kurul tarafından belirlenen sanatçı ve eserler bienalin farklı sergi mekanlarında sanatseverlerle buluşuyor. Türkiye'nin yanı sıra Hollanda, Almanya, Güney Kore, İngiltere, Çin, Romanya, Fransa ve Belçika'dan sanatçıların katılımıyla gerçekleşecek bienalde 60'ın üzerinde sanatçı, 15 sergi ve etkinlik mekânında bir araya geliyor:</p>

<p>Bu edisyonda bir araya gelecek sanatçılar arasında ise; A. Serkan Aka, Adina Mocanu, Alex Long Yuan, Andreas Treske, Annika Boll, Ayça Telgeren, Aylin Zaptçıoğlu, Burçak Bingöl, Burcu Erden, Can Altay, Canan Bozbağ, Carmen Bouyer, Derya Geylani, Dilara Akay, Ece Kibaroğlu, Eda Çekil, Edward Burtynsky &amp; Alkan Avcıoğlu, Elif Uras, Evren Karayel Gökkaya, Eymen Aktel, Fulya Çetin, Funda Susamoğlu, Füreya Koral, Gerrit Frohne-Brinkmann, Gizem Boyacıoğlu, Gökçe Kınay, Gözde Mimiko Türkkan, Gülden Ataman, Gülfidan Özmen, Hakan Yılmaz, Halil Yoleri, Hyeseung Lee, İlhan Sayın, Johannes Vogl, Kay Aplin, Kemal Tizgöl, Lara Ögel, Laurent Lacotte, Leyla Pekmen, Manfred Heinze, Meliha Coşkun, Melike Abasıyanık Kurtiç, Mark Verkerk, Meral Değer, Merve Mepa, Mesut Öztürk, Murat Yıldız, Mustafa Tunçalp, Nermin Kura, Oddviz, Ozan Atalan, Öznur Işır, Renée Levi, SENA - SEDNA, Serdar Yılmaz, Stijn Ank, Süleyman Yılmaz, Sunbin Lim, Tardu Kuman, Uğur Cinel, Volkan Aslan, Yaren Yıldız, Yasemin Özcan bulunuyor.</p>

<p><strong>Çanakkale'den Troya'ya Uzanan Metcezir</strong></p>

<p>"Metcezir // Ebb &amp; Flow" başlığı, Çanakkale'nin kıyı coğrafyasından hareketle suyun ilerleyişi ve geri çekilişi üzerinden bir devinim metaforu kuruyor. Metcezir, su ile toprağın birbirine temas ederek sürekli yeni şekiller oluşturdukları doğal bir devinim alanıdır. Gelgitlerin, kıyıların ve deltaların sessiz ritimlerinde olduğu gibi her karşılaşma yeni biçimler üretir; kimi zaman aşındırır kimi zaman da biriktirir. Bu döngü, doğanın durağan değil; dönüşüm ve karşılıklı etkileşim üzerine kurulu özünü görünür kılar. Toprak ve suyun birlikteliği, yaşamın en yalın ama en güçlü temsillerindendir.</p>

<p>Bienalin 10. edisyonu, "Toprak ve Su" arasındaki ilişkiler etrafında şekillenerek Çanakkale'nin hem doğal ekosistemine hem de yaşayan kültürel mirasına odaklanıyor. Tema, bu iki temel unsuru yalnızca fiziksel özellikleriyle değil; zaman, hafıza ve gündelik yaşamın içinde örülen çok boyutlu ilişkiler aracılığıyla ele alıyor. İnsanın doğayla kurduğu ilişkinin üretme, öğrenme ve yaşama yollarını nasıl şekillendirdiği, bienalin yoğunlaştığı alanları oluşturuyor.</p>

<p>10. Çanakkale Bienali, kent merkezinden köylerine, yeni yerleşimlerden tarihsel alanlara uzanan özgün coğrafyasını serginin aktif bir parçası olarak ele alıyor. Sergiler, performanslar, paneller, söyleşiler, atölyeler ve farklı disiplinleri kapsayan etkinliklerden oluşan program; çağdaş sanatı galeri ve müze sınırlarının ötesine taşıyarak kentin, kırsalın ve gündelik yaşamın içine yerleştiriyor. Çanakkale'den Troya'ya, Ayvacık'tan Adatepe'ye uzanan coğrafyada sanatçıların üretimleri aracılığıyla bölgenin doğal, kültürel ve tarihsel katmanlarına yeniden okumaya açıyor.</p>

<p>Bienal sergileri, Troya Müzesi ve MAHAL sanat ekosisteminde yer alan kültür kurumlarının yanı sıra, Ayvacık Tartışık Köyü, Adatepe Zeytinyağı Müzesi – Küçükkuyu, Adatepe İda Blue ve Assos Güneşane Vakfı gibi Çanakkale'nin farklı noktalarında sanata alan açan girişimlere de yayılacak. Kentin önemli buluşma noktalarından biri olan Balıkhane ise Çanakkale'nin denizle kurduğu ilişkiye odaklanan bir seçkiye ev sahipliği yapacak.</p>

<p><strong>Projeler ve Uluslararası İş Birlikleri</strong></p>

<p>CABININ'ın son yıllarda MAHAL ve StudioMAHAL merkezli olarak geliştirdiği uluslararası proje ve iş birliklerinin sanatsal çıktıları, 10. Çanakkale Bienali kapsamında ilk kez bir arada izleyiciyle buluşuyor.</p>

<p><strong>Deniz Villaları – Ekolojik Geçişler</strong>, 2025 yılında Institut Français de Turquie ve Goethe-Institut İzmir iş birliğiyle başlatılan uluslararası bir sanatçı rezidans programı. Akdeniz coğrafyasının ekolojik, kültürel ve toplumsal dönüşümlerini sanat üzerinden araştıran program, farklı ülkelerden sanatçıları yerel çevre, ekolojik geçişler ve Akdeniz'in ortak meseleleri üzerine düşünmeye ve üretmeye davet ediyor. Program kapsamında gerçekleştirilen sanatçı üretimleri bienal kapsamında ilk kez bir araya getiriliyor. Bienalin su ve denizle kurduğu ilişkiye odaklanan bu özel içerik, uluslararası sanatçıların üretimleriyle zenginleşirken, 2018 yılından bu yana bienali destekleyen DARDANEL'in katkılarıyla Çanakkale'nin denizle kurduğu tarihsel, kültürel ve gündelik bağları güçlendirecek perspektifler sunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bir diğer proje olan <strong>Gravitas – Kültürel Miras Bölgesel Sanat Ağı</strong>, CultureCIVIC: Kültür Sanat Destek Programı kapsamında Avrupa Birliği'nin desteğiyle hayata geçiriliyor. Tekirdağ, Edirne, Çanakkale ve Balıkesir'i bir araya getiren proje, kültürel mirasın çağdaş sanat ve bölgesel iş birlikleri aracılığıyla yeniden düşünülmesini ve kentler arasında sürdürülebilir bir kültür-sanat ağı kurulmasını amaçlıyor. Proje kapsamında dört kentten sanatçıların üretimleri de 10. Çanakkale Bienali kapsamında görülebilecek.</p>

<p><strong>Çanakkale'den İlham Alan Yeni Üretimler</strong></p>

<p>10. Çanakkale Bienali, çok sayıda sanatçının Çanakkale'de gerçekleştirdiği yeni üretimlere de ev sahipliği yapıyor. "Metcezir // Ebb &amp; Flow" temasına doğrudan yerel bağlam üzerinden yaklaşan bu çalışmalar, kentin coğrafyası, tarihi, kültürel mirası ve gündelik yaşamıyla kurulan özgün ilişkiler üzerinden şekilleniyor.</p>

<p>Fransız Enstitüsü, Goethe Enstitüsü, Tarabya Akademi ve Hollanda Konsolosluğu'nun yanı sıra SAHA Derneği, ClubHouse, Dereli Art ve ORMOS'un destekleriyle gerçekleştirilen yeni üretimler, Çanakkale Bienali'nin yıllar içinde geliştirdiği uluslararası sanat birikimine yeni katkılar sunuyor.</p>

<p><strong>Topraktan Seramiğe: Çanakkale'nin Malzeme Hafızası</strong></p>

<p>10. Çanakkale Bienali, "Metcezir // Ebb &amp; Flow" teması kapsamında seramiğe özel bir odak geliştiriyor. Su ve toprak arasındaki ilişkiyi doğrudan malzeme üzerinden ele alan bu bölüm, Çanakkale'nin güçlü seramik üretim geleneği ile çağdaş sanat pratikleri arasında yeni bir diyalog kurmayı amaçlıyor. Yasemin Ülgen tarafından kurgulanan ve Troya Müzesi'nde gerçekleştirilecek özgün seçki ise seramik odağının merkezini oluşturuyor. Kale Grubu'nun ana desteği ile Kale Tasarım ve Sanat Merkezi'nin (KTSM) yürütücülüğünde seramik, bienalde yalnızca bir sanat disiplini olarak değil, Çanakkale'nin kültürel ve endüstriyel hafızasını güncel üretim biçimleriyle buluşturan bir bağlam olarak ele alınıyor.</p>

<p>Geleneksel bilgiyi taşıyan, zanaat ile endüstriyel üretim teknolojileri ve çağdaş sanat arasındaki ilişkiler, geçmiş, gelecek arasında devam eden sürekliliği görünür kılıyor. Bienal bu yaklaşım üzerinden Çanakkale'nin seramik mirasını yalnızca hatırlamakla kalmıyor; bu mirası güncel sanat, yeni üretim teknolojileri ve kamusal alanla ilişkilendirerek geleceğe taşıyor.</p>

<p>British Council Kültür Yoluyla Bağlantılar Programı desteğiyle sanatçı ve the Ceramic House kurucusu Kay Aplin ile yürütülen ortak çalışma, seramiğin kamusal alandaki olanaklarını araştırıyor. Aplin'in, KALE Grubu desteğiyle Çanakkale'de ürettiği yeni eser, Bienal'in ardından kentte kalıcı bir kamusal alan sanat yapıtı olarak varlığını sürdürecek.</p>

<p><strong>20 Yıllık Bir Birikim, Yeni Bir Eşik</strong></p>

<p>2026 yılı, Çanakkale Bienali açısından iki önemli dönüm noktasını aynı anda taşıyor: Bienalin 10. edisyonu ve onu hayata geçiren CABININ'ın kuruluşunun 20. yılı.</p>

<p>CABININ'in 2006 yılından itibaren Çanakkale'de gerçekleştirdiği geniş katılımlı ve uluslararası çağdaş sanat sergilerinin devamında 2008'de başlattığı bienal yolculuğu boyunca farklı kuşaklardan sanatçıları, kültür profesyonellerini, yerel aktörleri ve izleyicileri Çanakkale'de bir araya getirdi. Yıllar içinde kente kazandırdığı kalıcı kültürel altyapılar, çağdaş sanat odaklı topluluk ve sanat üretimleriyle özgün bir çağdaş sanat platformuna dönüştü. 10. Çanakkale Bienali, uzun soluklu kültür-sanat yapılanmasının sürekliliğini görünür kılarak Çanakkale'yi bu sonbaharda yeniden uluslararası çağdaş sanat dolaşımının önemli duraklarından biri olarak konumlandıracak.</p>

<p>10 Ekim – 20 Kasım 2026 tarihleri arasında gerçekleşecek 10. Çanakkale Bienali, ziyaretçilerini suyun hareketi, toprağın hafızası ve zamanın dönüştürücü gücü üzerinden Çanakkale'nin farklı katmanlarını yeniden keşfetmeye davet ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/canakkale-bienali-metcezir-ebb-flow-temasiyla-10-edisyonuyla-geliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 17:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1789368102-2.JPG" type="image/jpeg" length="91444"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MultiSport Türkiye, 5 yılda 100 bin çalışanı harekete geçirdi]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/multisport-turkiye-5-yilda-100-bin-calisani-harekete-gecirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/multisport-turkiye-5-yilda-100-bin-calisani-harekete-gecirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>2021 yılında Türkiye pazarına giren lider kurumsal wellness ağı MultiSport, beşinci yılında 100 bin kullanıcıya ulaştı. Türkiye genelinde 3 binin üzerinde kurumsal müşteriye hizmet veren marka, 5 bine yakın spor tesisinden oluşan ekosistemiyle 80’in üzerinde spor disiplini ve aktiviteyi tek kartla kullanıcılarına sunuyor.</strong></p>

<p>Çalışanların farklı ihtiyaç ve ilgi alanlarına göre spor ve aktivitelere erişebilmesini sağlayan yapısıyla, aktif yaşamı çalışan deneyiminin bir parçası haline getiren <strong>MultiSport</strong>, dünya genelinde 2,5 milyonu aşkın kullanıcıya hizmet veriyor. Polonya, Bulgaristan, Hırvatistan, Çekya, Slovakya ve Türkiye olmak üzere 6 ülkede faaliyet gösteren marka, çalışanların aktif ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarını destekleyen kurumsal wellness çözümleri sunuyor.</p>

<p>2021 yılında Türkiye pazarına giren Türkiye’nin lider kurumsal wellness ağı MultiSport, beşinci yılında 100 bin kullanıcıya ulaştı. Geçen beş yılda kullanıcı sayısının yanı sıra kurumsal müşteri ve spor tesisi ağını da büyüten marka, bugün İstanbul, İzmir, Ankara, Kocaeli ve Bursa başta olmak üzere Türkiye’nin her bölgesinde, 37 şehirde çalışanlara aktif yaşam fırsatları sunuyor. Türkiye genelinde 3 binin üzerinde kurumsal müşteriye hizmet veren MultiSport, 5 bine yakın spor tesisinden oluşan ekosistemiyle fitness, yüzme, yoga, pilates, tenis, dans, kürek ve su sporları gibi 80’in üzerinde spor disiplini ve aktivite seçeneğini tek kartla kullanıcılarına sunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“Ülkemizde aktif ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarına yönelik ilgi artıyor”</strong></p>

<p>Konuyla ilgili açıklamada bulunan <strong>MultiSport Türkiye Genel Müdürü Cenk Erol</strong>, “Türkiye pazarına girişimizin beşinci yılında 100 bin kullanıcıya ulaşmak bizim için önemli bir kilometre taşı. Bu başarıyı ülkemizde aktif ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarına yönelik ilginin ve işverenlerin çalışan deneyimine yaptığı yatırımın geldiği noktayı gösteren önemli bir gösterge olarak değerlendiriyoruz. Önümüzdeki dönemde çalışan deneyimine yapılan yatırım ve çalışanlara sunulan yan haklar daha da önem kazanacak. Özellikle çalışanların farklı ihtiyaçlarına cevap verebilen, kişiselleştirilebilen ve aktif yaşamı destekleyen yan hak uygulamaları kurumların işveren markası rekabetinde daha belirleyici bir unsur olacak. Hedefimiz, daha fazla çalışana ulaşarak herkesin kendi yaşamına uygun bir hareket alanı yaratabilmesine katkı sağlamak ve Türkiye’de kurumsal wellness sektörünü daha da büyütmek” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/multisport-turkiye-5-yilda-100-bin-calisani-harekete-gecirdi</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 17:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1789377744-multi-sport-t-rkiye-genel-m-d-r-cenk-erol.jpg" type="image/jpeg" length="40545"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Egeli ihracatçılardan Karadeniz’de ticaret için güvenli koridor çağrısı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/egeli-ihracatcilardan-karadenizde-ticaret-icin-guvenli-koridor-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/egeli-ihracatcilardan-karadenizde-ticaret-icin-guvenli-koridor-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Egeli ihracatçılar, Türkiye ile Rusya arasındaki dış ticaretin kesintisiz devam edebilmesi için Karadeniz’de denizyolu taşımacılığına yönelik güvenli bir koridor oluşturulmasını istedi.</strong></p>

<p>İzmir’i ziyaret eden Rusya Federasyonu’nun Ankara Büyükelçisi Sergey Verşinin ile bir araya gelen Egeli ihracatçılar, son dönemde Karadeniz’de artan güvenlik sorunları nedeniyle denizyolunu etkin şekilde kullanamadıklarını belirtti. İhracatçılar, güvenli bir deniz koridorunun oluşturulmasının iki ülke arasındaki ticaretin daha güvenli ve verimli şekilde sürdürülmesine katkı sağlayacağını ifade etti.</p>

<p>Türkiye’nin 2025 yılında Rusya Federasyonu’na 6,7 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiği, aynı dönemde Rusya’dan 43,4 milyar dolarlık ithalat yaptığı belirtilirken, Rusya’nın Türk ihracatçıları açısından stratejik pazarlardan biri olduğu vurgulandı.</p>

<p><strong>“Karadeniz’de denizyolunu kullanamaz hale geldik”</strong><br />
Türkiye Meyve Sebze Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Hayrettin Uçak, Rusya’nın Türkiye’de 26 sektör için önemli bir ihracat pazarı olduğunu söyledi.</p>

<p>Türkiye ile Rusya arasında uzun yıllara dayanan güçlü ticari ilişkiler bulunduğuna dikkat çeken Uçak, geçmişte iki ülke arasındaki ticaretin güvenli şekilde sürdürülebilmesi için bir güvenlik koridoru oluşturulduğunu hatırlattı.</p>

<p>Karadeniz’de son dönemde güvenlik koşullarının zorlaştığını belirten Uçak, denizyolu taşımacılığının yeniden etkin şekilde kullanılabilmesi için güvenli bir koridor oluşturulması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Uçak ayrıca, Rusya’nın Türkiye’den ithal ettiği meyve ve sebze mamullerine uyguladığı yüzde 12-15 arasındaki gümrük vergisinin kaldırılması yönündeki taleplerini de Büyükelçi Verşinin’e iletti.</p>

<p><strong>“Rusya en önemli pazarlarımızdan biri”</strong><br />
Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir, Türkiye’nin 2026 yılının ocak-ağustos döneminde Rusya Federasyonu’na 319 milyon dolarlık su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatı gerçekleştirdiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu ihracatın 277 milyon dolarlık bölümünü su ürünlerinin oluşturduğunu aktaran Demir, Rusya’nın sektör açısından önemli bir pazar konumunda bulunduğunu söyledi.</p>

<p>İki ülke arasındaki ticaret hacminin artırılması için denizyolu taşımacılığında güvenliğin sağlanması gerektiğini belirten Demir, Karadeniz’de Türkiye ile Rusya arasında güvenli bir koridor oluşturulmasını talep ettiklerini ifade etti.</p>

<p><strong>Buğday ithalatında da aksama yaşanıyor</strong><br />
Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Moiz Hemsi ise Karadeniz’de yaşanan güvenlik sorunlarının Türkiye’nin Rusya’dan gerçekleştirdiği buğday ithalatını da olumsuz etkilediğini dile getirdi.</p>

<p>Denizyolu taşımacılığında yaşanan aksaklıkların tedarik zincirinde sorunlara yol açtığını belirten Hemsi, ticaretin sürdürülebilirliği açısından güvenli bir deniz koridorunun önemine dikkat çekti.</p>

<p><strong>Verşinin: “Türkiye önemli bir partner”</strong><br />
Rusya Federasyonu’nun Ankara Büyükelçisi Sergey Verşinin ise Türkiye’nin Rusya açısından hem siyasi hem de ekonomik anlamda önemli bir partner olduğunu söyledi.</p>

<p>İki ülke arasındaki ticaretin devamlılığının sağlanması için gerekli zeminin oluşturulmasına yönelik çalışmaların sürdürüleceğini belirten Verşinin, ticari ilişkilerin geliştirilmesi konusunda çaba göstereceklerini ifade etti.</p>

<p>Toplantıda, Karadeniz’de denizyolu taşımacılığının güvenli şekilde sürdürülebilmesi, Rusya-Türkiye ticaretinin önündeki lojistik engellerin azaltılması ve ihracatçıların pazara erişiminin kolaylaştırılması başlıkları ele alındı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Festival Haberleri</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/egeli-ihracatcilardan-karadenizde-ticaret-icin-guvenli-koridor-cagrisi</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 17:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/dvfdvfd.JPG" type="image/jpeg" length="42218"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[VakıfBank ve MEXT’ten sanayicilerin yeşil dönüşümüne stratejik iş birliği]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/vakifbank-ve-mextten-sanayicilerin-yesil-donusumune-stratejik-is-birligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/vakifbank-ve-mextten-sanayicilerin-yesil-donusumune-stratejik-is-birligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>VakıfBank ile MEXT Teknoloji Merkezi, Türkiye sanayisinin düşük karbonlu üretime geçişini hızlandırmak ve ihracatçı firmaların küresel rekabet gücünü artırmak amacıyla stratejik iş birliği gerçekleştirdi. “Dönüşüme Değer” modeli kapsamında şirketlerin mevcut durumlarının analiz edilmesinden dönüşüm yol haritalarının hazırlanmasına, yatırımların finansmanından elde edilen sonuçların ölçülmesine kadar uzanan kapsamlı bir süreç uygulanacak.</strong></p>

<p>İş birliğiyle özellikle Avrupa Birliği Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’na (SKDM) uyum konusunda sanayici ve ihracatçıların kapasitesinin geliştirilmesi hedefleniyor. Model kapsamında firmaların karbon ayak izlerinin ölçülmesi, dönüşüm ihtiyaçlarının belirlenmesi, gerekli yatırımların planlanması ve uygun finansman kaynaklarıyla buluşturulması amaçlanıyor.</p>

<p><strong>Dönüşüm süreci dört aşamada yürütülecek</strong><br />
“Dönüşüme Değer” modeli, “Ölç, Yol Haritasını Çıkar, Finanse Et, Etkiyi Ölç” olmak üzere dört temel aşamadan oluşuyor.</p>

<p>Program kapsamında MEXT’in sanayi, teknoloji ve yeşil dönüşüm alanındaki uzmanlığı ile VakıfBank’ın finansman imkanları aynı müşteri yolculuğunda bir araya getirilecek. Firmaların enerji ve kaynak verimliliği, yenilenebilir enerji, elektrifikasyon, proses dönüşümü, temiz üretim teknolojileri ve döngüsel ekonomi gibi alanlardaki ihtiyaçları analiz edilerek şirketlere özel dönüşüm planları hazırlanacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Belirlenen yatırımların VakıfBank’ın sürdürülebilir finansman ürünleri ve uygun uluslararası kaynaklarla desteklenmesi planlanıyor. Yatırım sonrasında ise elde edilen emisyon azaltımı, enerji tasarrufu ve diğer dönüşüm çıktıları takip edilerek sürecin etkisi ölçülecek.</p>

<p>MEXT ayrıca firmaların SKDM raporlama altyapılarının geliştirilmesine, karbon ayak izi ve ilgili düzenlemeler konusunda eğitim verilmesine ve kapasite geliştirme çalışmalarına katkı sağlayacak. VakıfBank ise programa dahil edilebilecek firmaların belirlenmesi, bilgilendirilmesi ve uygun müşterilerin programa yönlendirilmesinde rol üstlenecek.</p>

<p><strong>“Dönüşümü finanse etmenin ötesine geçiyoruz”</strong><br />
VakıfBank Genel Müdürü Osman Arslan, yeşil dönüşümün artık yalnızca çevresel bir sorumluluk olmadığını, üretim gücü ve ihracat kapasitesi açısından da stratejik önem taşıdığını belirtti.</p>

<p>Arslan, sanayicilerin dönüşüm ihtiyacını bir risk alanının yanı sıra yatırım ve büyüme fırsatı olarak değerlendirdiklerini ifade ederek, MEXT’in teknik uzmanlığı ile VakıfBank’ın finansman gücünü bir araya getirdiklerini söyledi.</p>

<p>Model sayesinde müşterilerin ihtiyaçlarının belirlenmesinden yatırım planlarının oluşturulmasına, finansman aşamasından elde edilen etkinin ölçülmesine kadar sürecin tamamında destek sunulacağını belirten Arslan, dönüşümün gerçekleşmesini sağlayacak bir ekosistem oluşturmayı hedeflediklerini kaydetti.</p>

<p><strong>“Uçtan uca destek sağlayan bir yapı oluşturacağız”</strong><br />
Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası Yönetim Kurulu Başkanı ve MEXT Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol da iş birliğinin sanayinin geleceği açısından önem taşıdığını belirtti.</p>

<p>Akkol, sürdürülebilirlik, dijital dönüşüm ve yapay zekayı Türk sanayisinin küresel rekabet gücünü artıracak temel başlıklar arasında gördüklerini ifade ederek, yeşil dönüşümün işletmeler açısından yalnızca bir uyum zorunluluğu olmaktan çıkarılması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>İşletmelerin mevcut durumlarının doğru analiz edilmesi ve dönüşüm ihtiyaçlarının uygulanabilir yatırım planlarına dönüştürülmesinin önemine dikkat çeken Akkol, MEXT’in sanayi deneyimi ile VakıfBank’ın finansman gücünü bir araya getirerek yeşil dönüşüm yolculuğunu uçtan uca destekleyen bir yapı kurmayı amaçladıklarını söyledi.</p>

<p><strong>“Dönüşüm-finansman modeli” farklı sektörlere yayılacak</strong><br />
VakıfBank ve MEXT arasındaki iş birliği, yalnızca tek seferlik bir finansman programı olarak değil, firmaların dönüşüm ihtiyaçlarının belirlenmesinden yatırımların hayata geçirilmesine ve sonuçların takip edilmesine kadar devam eden bir “dönüşüm-finansman modeli” olarak tasarlandı.</p>

<p>Modelin ilerleyen dönemlerde farklı sektörlere ve müşteri gruplarına genişletilmesi planlanıyor. Böylece Türkiye’nin düşük karbonlu üretim kapasitesinin artırılması ve ihracatçıların sürdürülebilir rekabet gücünün desteklenmesi hedefleniyor.</p>

<p>Programın sonuçları da çeşitli göstergeler üzerinden düzenli olarak takip edilecek. Programa katılan firma sayısı, sektörel dağılım, gerçekleştirilen eğitim ve kapasite geliştirme çalışmaları, SKDM raporlama altyapısı oluşturulan şirketler, belirlenen dekarbonizasyon yatırım alanları ve finansman değerlendirmesine yönlendirilen yatırımlar başlıca takip göstergeleri arasında yer alacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/vakifbank-ve-mextten-sanayicilerin-yesil-donusumune-stratejik-is-birligi</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 17:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/kjnkjnkj.JPG" type="image/jpeg" length="12772"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SHG Airshow 2026, dünya havacılığını Sivrihisar’da buluşturacak]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/shg-airshow-2026-dunya-havaciligini-sivrihisarda-bulusturacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/shg-airshow-2026-dunya-havaciligini-sivrihisarda-bulusturacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gökyüzünün uluslararası buluşma noktalarından biri haline gelen SHG Airshow, 19-20 Eylül 2026 tarihlerinde 11’inci kez havacılık tutkunlarını Sivrihisar’da ağırlamaya hazırlanıyor. Avrupa Hava Gösterileri Konseyi (EAC) tarafından Avrupa’daki hava gösterileri listesine dahil edilen organizasyon, bu yıl da tarihi uçaklardan modern hava araçlarına, akrobasi ekiplerinden kadın pilotların performanslarına kadar geniş bir program sunacak.</strong></p>

<p>Sivrihisar Havacılık Merkezi - Necati Artan Tesisleri’nde gerçekleştirilecek SHG Airshow 2026, II. Dünya Savaşı döneminden günümüze uzanan hava araçlarını aynı gökyüzünde buluşturacak. Etkinliğin biletleri ise Türkiye’nin etkinlik biletleme platformu Biletinial üzerinden satışa sunuluyor.</p>

<p><strong>Türk Yıldızları ve uluslararası akrobasi ekipleri gökyüzünde</strong></p>

<p>Sivrihisar Havacılık Kulübü Derneği tarafından düzenlenen festivalin programında Türkiye’nin milli akrobasi ekibi Türk Yıldızları da yer alacak. Gösterilerde ayrıca dünyaca tanınan Acromach Gökyüzü Dansçıları, Fevzi Ak’ın BRM Aero Bristell performansı ve akrobasi pilotu Oğuzhan Cabıoğlu’nun EXTRA 300L gösterisi izleyicilerle buluşacak.</p>

<p>Festivalin dikkat çeken uçuşlarından biri ise UH-1H “Vietnam Gazisi” Huey helikopteri olacak. Havacılık tarihinin önemli modellerinden 1940 ve 1943 üretimi Boeing Stearman A75N1 çift kanatlı uçaklar da gösteri programında yer alacak.</p>

<p>Alman pilot Jan Diehl’in Extra uçağıyla gerçekleştireceği akrobasi gösterisinin yanı sıra, 8 bini aşkın uçuş saati deneyimine sahip Boeing 747 pilotu ve Alman akrobasi ekibi üyesi Bernhard’ın performansı da festivalin uluslararası ayağını güçlendirecek.</p>

<p><strong>Tarihi uçaklar yeniden gökyüzünde</strong></p>

<p>SHG Airshow’un en önemli özelliklerinden biri, havacılık tarihine ait uçakları ziyaretçilerle buluşturması olacak. MSÖ Hava ve Uzay Müzesi envanterinde bulunan uçaklar hem statik sergilerde hem de dinamik uçuşlarda görülebilecek.</p>

<p>1950 yapımı Cessna 195A Businessliner, festival kapsamında sergilenecek tarihi uçaklar arasında bulunurken, sinema tarihinin önemli yapımlarından <i>The English Patient</i> filminde kullanılan Tiger Moth da ziyaretçilerin karşısına çıkacak.</p>

<p>1939 model DC-3/C-47 ise “Devlet Hava Yolları - Turkish Airlines” boyamasıyla nostalji tutkunlarına geçmişten bir kesit sunacak. Boeing 777 kaptan pilotu Tom’un efsanevi DC-3 “Turkish Delight” ile gerçekleştireceği uçuş da programın öne çıkan gösterilerinden biri olacak.</p>

<p><strong>Vecihi Hürkuş’un mirasına özel vurgu</strong></p>

<p>Festivalde Türk havacılık tarihinin öncü isimlerinden Vecihi Hürkuş’un mirası da özel bir gösteriyle yaşatılacak. Vecihi XIV’ün torunu Lee Vecihi Maxson’un gerçekleştireceği uçuş, Türk havacılık tarihinin önemli isimlerinden Hürkuş’un mirasını yeni nesillerle buluşturmayı amaçlıyor.</p>

<p>Warbird dünyasının deneyimli pilotlarından Klaus Plasa da Focke Wulf 190 ile gerçekleştireceği uçuşla tarihi bir savaş uçağını yeniden gökyüzüne taşıyacak. Focke Wulf 190, Türk Hava Kuvvetleri’nin kare forsuyla da dikkat çekecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türk sinemasının önemli görüntü yönetmenlerinden Uğur İçbak ise Piper Super Cub ile festivalde uçuş gerçekleştirecek.</p>

<p><strong>Kadın pilotlar da festival programında</strong></p>

<p>SHG Airshow 2026’da kadınların havacılıktaki rolüne de dikkat çekilecek. Havacı Kadınlar Derneği, kadınların havacılık sektöründeki varlığını ve temsilini güçlendirmeye yönelik çalışmalarıyla etkinlikte yer alacak.</p>

<p>Türkiye’nin ilk profesyonel kadın akrobasi ve helikopter pilotu Semin Öztürk Şener ise gerçekleştireceği akrobasi gösterisiyle izleyicilerin karşısına çıkacak.</p>

<p><strong>Havacılık kültürünü gençlerle buluşturacak</strong></p>

<p>SHG Airshow yalnızca hava gösterileriyle değil, havacılık kültürünü genç kuşaklara aktarmaya yönelik çalışmalarıyla da öne çıkıyor. Üniversiteler ve uçuş okullarının katılım göstereceği etkinlikte, ziyaretçilere havacılık sektörünü ve uçuş eğitimlerini yakından tanıma fırsatı sunulacak.</p>

<p>Yabancı firmaların sportif uçaklarını tanıtacağı festival, aynı zamanda havacılık fuarı niteliği taşıyacak. Yaklaşık 100 kişilik gönüllü ekibin katkısıyla gerçekleştirilen organizasyonun, her yıl olduğu gibi bu yıl da bölge ekonomisine hareketlilik kazandırması bekleniyor.</p>

<p>Tarihi uçakları, modern hava araçlarını, ulusal ve uluslararası akrobasi gösterilerini aynı organizasyonda buluşturan SHG Airshow 2026, 19-20 Eylül tarihlerinde Sivrihisar’da havacılık tutkunlarını ağırlayacak.</p>

<p>Etkinliğin biletleri Biletinial üzerinden satışa sunuluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Festival Haberleri</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/shg-airshow-2026-dunya-havaciligini-sivrihisarda-bulusturacak</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 17:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1789216518-whats-app-image-2026-09-12-at-141358-6.jpeg" type="image/jpeg" length="18446"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Cup’ışalım mı? by Jeanneau’ 20. yılında Marmaris’te deniz tutkunlarını bir araya getirdi]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/cupisalim-mi-by-jeanneau-20-yilinda-marmariste-deniz-tutkunlarini-bir-araya-getirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/cupisalim-mi-by-jeanneau-20-yilinda-marmariste-deniz-tutkunlarini-bir-araya-getirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Top Leisure ana sponsorluğunda Albatros Marina’da gerçekleştirilen ‘Cup’ışalım mı? by Jeanneau Deniz Festivali, 20’nci yılında Jeanneau tekne sahipleri ile deniz tutkunlarını Marmaris’te buluşturdu. Deniz üzerindeki yarış heyecanını sosyal etkinliklerle bir araya getiren organizasyon, 20 yıllık geçmişten gelen topluluğu yeniden aynı çatı altında topladı.</strong></p>

<p>Jeanneau tekne sahiplerini ortak deniz tutkusu etrafında buluşturan festival kapsamında katılımcılar, Albatros Marina’dan Kumlubük’e uzanan yaklaşık 6 deniz millik rotada toplu seyir gerçekleştirdi. Organizasyona toplam 39 tekne katılırken tekneler boyutlarına göre Turuncu, Turkuaz, Sarı ve Mavi gruplara ayrıldı.</p>

<p>Denizdeki rekabetin yanı sıra katılımcıların sosyalleşmesine de olanak sağlayan festival boyunca film gösterimleri, konserler, atölye çalışmaları ve partiler düzenlendi. Böylece organizasyon, deniz üzerindeki mücadeleyi kıyıdaki sosyal etkinliklerle tamamladı.</p>

<p><strong>20 yıllık denizcilik geleneği</strong><br />
Jeanneau sahiplerinin bir araya gelmesi amacıyla başlatılan ‘Cup’ışalım mı?, geçen 20 yıl içinde yalnızca bir etkinlik olmaktan çıkarak deniz tutkunlarının düzenli olarak buluştuğu bir organizasyona dönüştü.</p>

<p>Bu yılki festivalde uzun süredir organizasyona katılan deneyimli denizciler ile ilk kez ‘Cup’ışalım mı?’ deneyimi yaşayan tekne sahipleri bir araya geldi. Etkinlik, farklı kuşaklardan denizcilerin bilgi ve deneyimlerini paylaşmasına da imkan sundu.</p>

<p>Festivalin 20’nci yılı kapsamında geçmiş yıllardan katılımcılar bir araya gelerek eski anılarını yeniden canlandırırken, topluluğa yeni deniz tutkunları da dahil oldu.</p>

<p><strong>“Satışın ötesinde uzun soluklu bir bağ oluşturuyoruz”</strong><br />
Top Leisure Yönetim Kurulu Başkanı Murat Bekiroğlu, etkinliğin 20’nci yılına ilişkin değerlendirmesinde, ‘Cup’ışalım mı?’nın başlangıçta tekne sahiplerini ortak bir deniz tutkusu etrafında buluşturma amacıyla hayata geçirildiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bekiroğlu, 20 yılın sonunda organizasyonun güçlü bir topluluğa ve denizcilik geleneğine dönüştüğünü ifade ederek, bu yıl 39 teknenin dört farklı grupta etkinliğe katılmasının kendileri açısından önemli olduğunu söyledi.</p>

<p>Yıllar içerisinde katılımcıların ve teknelerin değişmesine rağmen birliktelik duygusunun korunduğunu belirten Bekiroğlu, Top Leisure açısından etkinliğin tekne satışının ötesinde, deneyimlerin paylaşıldığı ve yeni dostlukların kurulduğu uzun soluklu bir ilişki alanı oluşturduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Yarışın kazananları ödüllerine kavuştu</strong><br />
Festival kapsamında toplu seyri gruplarında önde tamamlayan ekipler kupalarını alırken, katılımcılar çeşitli hediyelerin yanı sıra çekilişlerle de ödüllendirildi.</p>

<p>Gruplarında mücadeleyi birinci tamamlayan tekneler ise şöyle sıralandı:</p>

<p>Mavi Grup: Jeanneau 349 modeliyle River<br />
Turuncu Grup: Jeanneau 42DS modeliyle Heyecean 3<br />
Beyaz Grup: Jeanneau 490 modeliyle Ceylan<br />
Turkuaz Grup: Jeanneau 55 modeliyle Niltuna<br />
Etkinlik, ödül töreni ve sosyal buluşmaların ardından katılımcıların birlikte 20’nci yıl kutlamasıyla tamamlandı.</p>

<p><strong>Denizcilik kültürünü gelecek kuşaklara taşıyor</strong><br />
‘Cup’ışalım mı? by Jeanneau, deneyimli denizciler ile deniz yaşamına yeni adım atan tekne sahiplerini aynı ortamda buluşturarak bilgi ve deneyim aktarımına katkı sağlıyor.</p>

<p>20’nci yılında da dayanışma ve topluluk kültürünü ön plana çıkaran organizasyon, Jeanneau tekne sahipleri arasındaki bağların güçlenmesine katkıda bulunurken, denizcilik kültürünün farklı kuşaklar arasında aktarılmasına da zemin oluşturuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Festival Haberleri</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/cupisalim-mi-by-jeanneau-20-yilinda-marmariste-deniz-tutkunlarini-bir-araya-getirdi</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 17:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/gorsel-1-7.jpeg" type="image/jpeg" length="96508"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bir Fuarı Güçlü Kılan Organizatörün Tabelası Değildir.]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/bir-fuari-guclu-kilan-organizatorun-tabelasi-degildir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/bir-fuari-guclu-kilan-organizatorun-tabelasi-degildir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1>ZUCHEX sahasında bir kez daha gördüm ki bir fuarı güçlü kılan, organizatörün küresel ölçekteki büyüklüğü veya tabelası değil; sektörüyle kurduğu bağ, katılımcıya sunduğu değer ve sahaya koyduğu gerçek emektir.</h1>

<p>Haftanın bir diğer önemli organizasyonu ZUCHEX 2026 oldu. Ev ve mutfak eşyaları sektörünün uluslararası ölçekteki önemli ticaret platformlarından biri olan fuar, Tüyap İstanbul Fuar ve Kongre Merkezi’nde 36’ncı kez kapılarını açtı.</p>

<p>100 bin metrekarelik alanda ve 12 salonda düzenlenen ZUCHEX; 15 ülkeden katılımcıyı, 1.500’den fazla markayı ve 120’yi aşkın ülkeden 30 binin üzerinde profesyonel ziyaretçiyi buluşturmayı hedefliyor. Hosted Buyer Programı kapsamında 72 ülkeden VIP satın almacının İstanbul’a getirilmesi de Türk üreticilerinin yeni ihracat bağlantıları kurması açısından önemli bir fırsat oluşturuyor.</p>

<p>Bunların hepsi değerli rakamlar. Ancak ZUCHEX’te rakamların ötesinde, özellikle dikkatimi çeken başka bir tablo vardı: Züccaciyeciler Derneğinin ve ZÜCDER Başkanı Burak Önder’in fuara gösterdiği büyük sahiplenme.</p>

<p>Burak Önder’in fuarın başarısı için gece gündüz demeden çalıştığını sahada açıkça gördük. Sektörü bir araya getirmek, kamu kurumlarının ilgisini organizasyona yöneltmek, fuarın bilinirliğini artırmak ve güçlü bir açılış gerçekleştirmek için ciddi bir emek ortaya koydu.</p>

<p>Ticaret Bakanımızın, TİM Başkanımızın, bakan yardımcılarının ve sektörün önde gelen sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin açılışa katılması tesadüf değildi. Fuarın hem siyasi irade ve kamu yönetimi hem de sivil toplum düzeyinde gördüğü yoğun ilginin arkasında ZÜCDER’in ve Başkan Burak Önder’in kurduğu güçlü iletişim bulunuyordu.</p>

<p>ZUCHEX’te sektörünü temsil eden, fuarına inanan ve organizasyonun başarısını kendi sorumluluğu olarak gören güçlü bir STK başkanı vardı.</p>

<p>Uzun zamandır dile getirdiğim bir düşünce var:</p>

<p><strong>Güçlü STK, güçlü organizatör, güçlü fuar…</strong></p>

<p>ZUCHEX’te denklemin güçlü STK tarafını net biçimde gördüm. Peki aynı gücü ve sahiplenmeyi organizatör tarafında gördük mü?</p>

<h2>Peki Organizatör Ne Yaptı?</h2>

<p>ZUCHEX, Informa Markets tarafından düzenleniyor.</p>

<p>Informa Markets; Asya, Avrupa, Orta Doğu, Afrika, Kuzey Amerika ve Güney Amerika’da etkinlikler gerçekleştiren, dünyanın farklı coğrafyalarında güçlü bir organizasyon ağına sahip küresel bir şirket. Böylesine büyük bir markanın Türkiye’de düzenlediği fuarlara da uluslararası tecrübesini, ziyaretçi ağını, pazarlama kabiliyetini ve küresel gücünü eksiksiz biçimde yansıtması beklenir.</p>

<p>Ancak ZUCHEX sahasında gördüğüm kadarıyla organizatörün ortaya koyduğu performans, ZÜCDER’in ve Burak Önder’in gösterdiği yoğun çabanın gerisinde kaldı.</p>

<p>Bir STK, sektör adına fuarın bütün yükünü taşırken organizatörün yalnızca alanı hazırlayan ve ticari süreci yöneten bir yapı görüntüsü vermesi yeterli değildir.</p>

<p>Çünkü organizatörlük yalnızca metrekare satmak değildir. Organizatörlük; sektörün ihtiyaçlarını anlamak, doğru ziyaretçiyi fuara getirmek, katılımcının yatırımını korumak, etkili tanıtım yapmak, yeni pazarlar oluşturmak ve düzenlenen fuarı her yıl daha ileriye taşımaktır.</p>

<p>Katılımcı firma yalnızca stant kirası ödemiyor. Aylar öncesinden hazırlanıyor; üretim, tasarım, personel, lojistik, konaklama ve tanıtım için ciddi bütçeler ayırıyor. Fuar boyunca işini, zamanını ve emeğini ortaya koyuyor. Bütün bunları yeni müşterilere ulaşmak, ihracat yapmak ve şirketini büyütmek için gerçekleştiriyor.</p>

<p>Organizatörün temel sorumluluğu da bu yatırımın karşılığını oluşturabilecek nitelikli bir ticaret ortamı hazırlamaktır.</p>

<h2>Türkiye’deki Fuarlar Neden Kan Kaybediyor?</h2>

<p>Informa Markets’in etkinlikleri dünyanın farklı kıtalarına yayılıyor. Küresel ölçekte böylesine geniş bir ağa ve güçlü bir marka değerine sahip olan şirketin Türkiye’deki bazı fuarlarının neden kan kaybettiğini gerçekten öğrenmek istiyorum.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Sorun Türkiye’nin üretim gücü mü?</strong><br />
Hayır.</p>

<p><strong>Sorun Türk sanayicisinin dünyaya açılma isteğinin azalması mı?</strong><br />
Hayır.</p>

<p><strong>Sorun sektörün fuara sahip çıkmaması mı?</strong></p>

<p>ZUCHEX’te gördüğümüz tablo bunun da doğru olmadığını gösteriyor. ZÜCDER ve Başkan Burak Önder fuara bütün güçleriyle sahip çıkıyor.</p>

<p>Öyleyse organizatörün Türkiye’deki yönetim anlayışını, sektörlerle kurduğu ilişkiyi ve katılımcılara sunduğu değeri yeniden değerlendirmesi gerekiyor.</p>

<p>Küresel marka olmak, eleştirilerin üzerinde olmak anlamına gelmez. Tam tersine, marka büyüdükçe sorumluluğu da büyür.</p>

<p>Bir organizatör kendisini dev aynasında görmeye başlar, yerel sektörün sesini dinlemez ve Türkiye’deki sanayicinin beklentilerinden uzaklaşırsa zamanla ülkenin fuarcılığına zarar vermeye başlar.</p>

<p>Bu kabul edilebilir bir durum değildir.</p>

<p>ZUCHEX’e yönelik bu değerlendirmem fuarın veya sektörün gücünü küçümsemek için değil; tam tersine, bu güçlü yapının daha iyi bir organizatörlük anlayışını hak ettiğini vurgulamak içindir.</p>

<p>Türk ev ve mutfak eşyaları sektörü güçlüdür. ZÜCDER güçlüdür. Başkan Burak Önder’in gayreti ve sektöre yönelik sahiplenmesi ortadadır.</p>

<p><strong>Şimdi organizatörün de aynı güç, heyecan ve sorumlulukla sahada olması gerekiyor.</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/bir-fuari-guclu-kilan-organizatorun-tabelasi-degildir</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 15:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/ibrahim-gunes-haber-kapagi-1280x720.png" type="image/jpeg" length="55440"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bursa’da Madencilik Sektörünün Sorunları ve Geleceği Masaya Yatırıldı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/bursada-madencilik-sektorunun-sorunlari-ve-gelecegi-masaya-yatirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/bursada-madencilik-sektorunun-sorunlari-ve-gelecegi-masaya-yatirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İMİB Başkanı Metin Çekiç, Bursa’daki sektörel istişare toplantısında artan maliyetlerden orman izin bedellerine, hukuki düzenlemelerden doğal taş sektörünün rekabet gücüne kadar sektörün gündemindeki başlıkları değerlendirdi. Çekiç, sorunların çözümü için ilgili bakanlıklarla temasların sürdüğünü ve sektörün ortak hareket etmesi gerektiğini vurguladı.</strong></p>

<p>İstanbul Maden İhracatçıları Birliği (İMİB) yönetimi, madencilik sektörünün sahadaki sorunlarını doğrudan dinlemek ve çözüm önerilerini değerlendirmek amacıyla Bursa’da sektör temsilcileriyle bir araya geldi. Toplantıda artan girdi maliyetleri, orman izin bedelleri, hukuki düzenlemeler, rödevans uygulamaları, doğal taş sektörünün rekabet gücü ve katma değerli üretim hedefleri ele alındı.</p>

<p><strong>“Sahada olmak asli görevimiz”</strong></p>

<p>Toplantının açılışında konuşan İMİB Başkanı Metin Çekiç, Bursa’nın sanayi ve ihracatın yanı sıra madencilik ve doğal taş sektöründe de önemli bir merkez olduğunu belirtti.</p>

<p>Çekiç, İMİB yönetimi olarak sorunları masa başından değil, sahada sektör temsilcileriyle birlikte ele aldıklarını ifade ederek, “Sorunları dinlemek, çözüm yollarını birlikte geliştirmek ve bunları yetkili kurumlara taşımak bizim asli görevimiz” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Doğal taş sektöründe rekabet baskısı artıyor</strong></p>

<p>Madencilik sektöründe lojistik, enerji, işçilik, vergi ve diğer girdi maliyetlerindeki artışın işletmeler üzerinde ciddi baskı oluşturduğuna dikkat çeken Çekiç, özellikle doğal taş sektörünün mevcut kur politikası ve yüksek maliyetler nedeniyle rekabet gücü açısından zor bir dönemden geçtiğini belirtti.</p>

<p>İhracat rakamlarında genel bir artış görülmesine rağmen bu artışın tüm alt sektörlere aynı şekilde yansımadığını ifade eden Çekiç, “Metal ve endüstriyel mineral grubunda gerçekten bir artış var, ancak rakamlara baktığımızda mağdur olan, sıkıntıyı daha çok yaşayan doğal taş sektöründen bahsediyoruz. Biz özellikle doğal taş sektörü olarak bir ayrıcalık istemiyoruz; üretmek istiyoruz, istihdam yaratmak istiyoruz, ihracat yapmak istiyoruz. Fakat bunu da yaparken rakiplerimizden, rakip ülkelerden rekabet avantajımızın olması bizim için çok kıymetli. Çünkü burnumuzun dibinde Avrupa, İspanya, İtalya bile bize göre daha avantajlı; lojistikte, devlet desteklerinde gerçekten bizden daha öndeler." İfadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Orman alanlarındaki düzenlemeler sektörün gündeminde</strong></p>

<p>Toplantıda madencilik faaliyetlerini doğrudan etkileyen hukuki düzenlemeler de gündeme geldi. Çekiç, ormanlık alanlarda madencilik faaliyetlerine ilişkin son düzenlemeler ve yürütmeyi durdurma kararlarının sektörde ciddi belirsizlik oluşturduğunu belirtti. Özellikle denize, yerleşim alanlarına ve bölünmüş yollara ilişkin mesafe kriterlerinin çok sayıda işletmeyi etkileyebileceğine dikkat çekti.</p>

<p>Çekiç, “Son dönemde ormanlık alanlarda madencilik faaliyetlerini etkileyen yürütmeyi durdurma kararı sektörümüzde ciddi bir belirsizlik oluşturdu. Özellikle Marmara Adası gibi bölgelerde önemli bir sıkıntı baş gösterdi. Rödevansla ilgili yeni düzenleme de sektörümüz açısından ciddi risk taşıyor. Yerel mahkemenin olumsuz kararında maden sicilinden düşülme söz konusu. Bu nedenle İMİB Yönetim Kurulu olarak, Bursa’daki toplantımızda söz konusu düzenlemenin iptali için dava açma kararı aldık.” dedi.</p>

<p><strong>Rödevans düzenlemesi için dava kararı</strong></p>

<p>İMİB Başkanı, rödevans yöntemiyle faaliyet gösterilen sahalara ilişkin yeni düzenlemeye de değindi. Yeni uygulamayla, yerel mahkemelerde rödevans aleyhine verilen kararların ardından maden sicili açısından ciddi sonuçlar doğabileceğini belirten Çekiç, bunun yatırımcılar ve işletmeler açısından önemli bir risk oluşturduğunu ifade etti.</p>

<p>İMİB Yönetim Kurulu’nun Bursa’daki toplantısında, sektörün bu konudaki sorunlarını gidermek amacıyla ilgili yönetmeliğin iptali için dava açılması yönünde oy birliğiyle karar alındığını açıkladı.</p>

<p><strong>Orman izin bedelleri için çözüm aranıyor</strong></p>

<p>Sektörün en önemli maliyet kalemlerinden birinin orman izin bedelleri olduğunu belirten Çekiç, işletmelerin üretim yapmadıkları dönemlerde dahi bu bedellerle karşı karşıya kaldığını söyledi.</p>

<p>Mali külfetlerin başında gelen orman izin bedelleri konusunu Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'e ilettiklerini belirten Çekiç, istihdam desteklerine dair müjdeleri de paylaştı: “Orman izin bedelleri sektörümüzün en büyük maliyet kalemlerinden biri. Faaliyette bulunmadığımız dönemlerde dahi bu bedelleri ödüyoruz ve bu durum ciddi bir mali yük oluşturuyor. Konuyu Hazine ve Maliye Bakanımız Sayın Mehmet Şimşek’e ilettik. Üretim yapılmayan dönemlerde bedellerin alınmaması veya düşürülmesi yönündeki talebimiz Tarım ve Orman Bakanlığı ile değerlendirilecek.”</p>

<p><strong>Hedef: Daha fazla katma değerli üretim ve ihracat</strong></p>

<p>İMİB’in yalnızca blok taş ihracatına odaklanmadığını belirten Çekiç, işlenmiş ve uç ürünlerde katma değerin artırılmasını hedeflediklerini söyledi.</p>

<p>Bu kapsamda Turquality desteğiyle uluslararası mimarlık dünyasıyla daha güçlü bağlantılar kurulduğunu belirten Çekiç, doğal taşın yalnızca ham madde veya blok olarak değil, uluslararası projelerde işlenmiş ve yüksek katma değerli ürün olarak daha fazla yer almasının hedeflendiğini ifade etti.</p>

<p>İMİB’in Dünya Mimarlık Festivali gibi uluslararası organizasyonlarda Türk doğal taşının tanıtımına yönelik çalışmalar yürüttüğünü belirten Çekiç, festivalin ilerleyen yıllarda İstanbul’da düzenlenmesi için görüşmeler yapıldığını da açıkladı.</p>

<p><strong>“Sektör ortak ses olmalı”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Toplantının son bölümünde sektörün hukuki ve yapısal sorunlarının çözümü için ortak hareket edilmesi gerektiğine dikkat çeken Çekiç, başta İMİB olmak üzere farklı ihracatçı birlikleri, meslek örgütleri, dernekler ve sivil toplum kuruluşlarının aynı hedef doğrultusunda hareket etmesinin önemini vurguladı. Çekiç, “Blok satışın yanı sıra katma değerli, işlenmiş ve uç ürünlere odaklanıyoruz. Bu kapsamda Turquality desteğiyle dünya mimarlarıyla bir araya gelerek Türk doğal taşının uluslararası projelerde daha fazla yer almasını hedefliyoruz.</p>

<p>Sektörün sorunlarının çözümü için tüm paydaşların ortak hareket etmesi gerekiyor. Özellikle orman izinleri ve 16. madde kapsamında sektörü etkileyen düzenlemelere karşı Maden Sektör Kurulu ile birlikte Danıştay’daki davaya taraf olmak için başvuracağız. Dernekler ve STK’lar dahil tüm paydaşların sektörün sorunlarına karşı tek ses olması büyük önem taşıyor.” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/bursada-madencilik-sektorunun-sorunlari-ve-gelecegi-masaya-yatirildi</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 13:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/mrz06063png-a.png" type="image/jpeg" length="46948"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Net Global Halka Arzında 2,84 Kat Talep: 650 Binden Fazla Yatırımcıya Dağıtım]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/net-global-halka-arzinda-284-kat-talep-650-binden-fazla-yatirimciya-dagitim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/net-global-halka-arzinda-284-kat-talep-650-binden-fazla-yatirimciya-dagitim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Plastik boru üretimiyle başlayan faaliyetlerini yenilenebilir enerji, modern tarım ve demiryolu yatırımlarıyla genişleten Net Global’in halka arzına yatırımcılardan yoğun ilgi geldi. 2 milyar 233 milyon TL büyüklüğündeki halka arzda toplam talep, satışa sunulan payların 2,84 katına ulaşırken 650 binden fazla yatırımcıya dağıtım yapıldı.</strong></p>

<p>Türkiye sanayisinde yaklaşık 22 yıl önce yüksek yoğunluklu plastik boru üretimiyle faaliyetlerine başlayan Net Global, halka arz sürecini tamamladı. Şirketin yeni dönem büyüme planlarının finansmanında önemli bir kaynak oluşturması beklenen halka arz, yatırımcılardan yüksek talep gördü.</p>

<p>Tacirler Yatırım liderliğinde oluşturulan konsorsiyum aracılığıyla 9-10-11 Eylül 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen halka arzın büyüklüğü 2 milyar 233 milyon TL olurken, şirketin halka açıklık oranı yüzde 28 olarak gerçekleşti.</p>

<p><strong>87,5 milyon TL nominal değerli pay satışa sunuldu</strong><br />
Halka arz kapsamında şirket sermayesi 250 milyon TL’den 312 milyon 500 bin TL’ye yükseltildi. Sermaye artışı kapsamında 62 milyon 500 bin TL nominal değerli pay, ortak satışı kapsamında ise 25 milyon TL nominal değerli pay yatırımcılara sunuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Böylece toplam 87 milyon 500 bin TL nominal değerli pay halka arz edildi.</p>

<p>Halka arza gelen toplam nominal talep ise 248 milyon 550 bin 121 TL oldu. Bu rakam, satışa sunulan pay miktarının yaklaşık 2,84 katına karşılık geldi.</p>

<p>Yatırımcı grupları içerisinde en yüksek talep yurt içi kurumsal yatırımcılardan geldi. Bu gruptan 123 milyon 600 bin 341 TL nominal talep gelirken, söz konusu talep tahsis edilen payların 4,04 katına ulaştı.</p>

<p>Yurt içi bireysel yatırımcıların nominal talebi 76 milyon 591 bin 30 TL ile tahsisatın 2,19 katı olurken, yurt dışı kurumsal yatırımcılardan 48 milyon 358 bin 750 TL nominal talep geldi. Bu gruptaki talep ise tahsisatın 2,21 katı seviyesinde gerçekleşti.</p>

<p>Dağıtıma esas tahsisat oranları yurt içi bireysel yatırımcılar için yüzde 40, yurt içi kurumsal yatırımcılar için yüzde 35 ve yurt dışı kurumsal yatırımcılar için yüzde 25 olarak belirlendi.</p>

<p>Halka arz sonucunda 650 binden fazla yatırımcıya pay dağıtımı gerçekleştirildi.</p>

<p><strong>Kuter: “Yoğun ilgi bizim için önemli bir sorumluluk”</strong><br />
Net Global Yönetim Kurulu Üyesi ve CEO’su Berk Kuter, halka arza gösterilen ilginin şirketin büyüme hikâyesine duyulan güveni ortaya koyduğunu söyledi.</p>

<p>Yatırımcılardan gelen talebin kendileri için aynı zamanda önemli bir sorumluluk anlamına geldiğini belirten Kuter, halka arzdan elde edilecek kaynağın şirketin büyüme stratejisindeki yatırımlara aktarılacağını ifade etti.</p>

<p>Kuter, mevcut üretim faaliyetlerinde kapasite artışı planladıklarını ve yeni koruge boru üretim hattı yatırımıyla üretim gücünü artıracaklarını belirtti.</p>

<p><strong>Yeni büyüme alanı: Demiryolu</strong><br />
Net Global’in gelecek dönem yatırım planlarının önemli başlıklarından birini ise demiryolu sektörü oluşturuyor.</p>

<p>Şirket, Sivas Demirağ Organize Sanayi Bölgesi’nde hayata geçirmeyi planladığı vagon üretim tesisiyle sanayi faaliyetlerini yeni bir alana taşımayı hedefliyor.</p>

<p>NETRAİL markası altında yüzde 100 yerli tasarımla farklı tiplerde yük vagonları ve alt komponentleri üretmeyi planlayan şirket, bu yatırımla hem demiryolu taşımacılığındaki yerli üretim kapasitesine katkı sağlamayı hem de yeni bir gelir alanı oluşturmayı amaçlıyor.</p>

<p><strong>İhracatın payı artırılacak</strong><br />
Net Global’in büyüme planında ihracat da öncelikli başlıklardan biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Şirket, PE100 boru ve ek parçalarında yeni pazarlara açılarak ihracatın toplam ciro içerisindeki payını artırmayı planlıyor.</p>

<p>Teknoloji, inovasyon ve yüksek katma değerli üretime odaklanan Net Global, halka arzdan sağlanan finansmanla kapasite yatırımlarını hızlandırırken, yeni faaliyet alanlarında da büyümeyi hedefliyor.</p>

<p>Şirket yönetimi, yeni dönemde yatırımcılarla birlikte uzun vadeli ve sürdürülebilir değer üretmeyi öncelikli hedefleri arasında gösteriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/net-global-halka-arzinda-284-kat-talep-650-binden-fazla-yatirimciya-dagitim</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 13:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1-net-global-5.jpg" type="image/jpeg" length="53209"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[4. Fethiye Uluslararası Film Festivali 4-8 Kasım’da Sinemaseverlerle Buluşacak!]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/4-fethiye-uluslararasi-film-festivali-4-8-kasimda-sinemaseverlerle-bulusacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/4-fethiye-uluslararasi-film-festivali-4-8-kasimda-sinemaseverlerle-bulusacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>4-8 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek <strong>4. Fethiye Uluslararası Film Festivali</strong></strong>,<strong> sinema tutkunlarını Fethiye’de bir araya getirmeye hazırlanıyor.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fethiye Belediyesi’nin desteğiyle, Fethiye Fotoğraf ve Sinema Sanatı Derneği tarafından bu yıl dördüncü kez gerçekleştirilecek festival, Türkiye’den farklı yönetmenlerin imzasını taşıyan yapımları izleyiciyle buluşturacak. Festival kapsamında gerçekleştirilecek <strong>Ulusal Kurmaca Kısa Film Seçkisinde</strong> yer alan 12 film belli oldu.</p>

<p><strong>Ulusal Kurmaca Kısa Film Seçkisinde 12 Film Yer Alıyor!</strong></p>

<p>Türkiye’den farklı yönetmenlerin imzasını taşıyan 12 film, festivalin Ulusal Kurmaca Kısa Film Seçkisi kapsamında sinemaseverlerle buluşacak. Seçki, farklı hikâyeleri, karakterleri ve anlatım biçimlerini odağına alan yapımları bir araya getiriyor.</p>

<p>“Ulusal Kurmaca Kısa Film Seçkisi” kapsamında; Beril Tan’ın yönettiği <strong>‘Alis’</strong>, yönetmenliğini Davut Emre Yeğin’in üstlendiği <strong>‘Başka Bir Ev’,</strong> Semih Ellialtı’nın yönettiği <strong>‘Galaksinin Tezenesi’</strong>, Salih Ortacay’ın yönettiği <strong>‘Gece Mesaisi’</strong>, Rojda Ezgi Oral’ın yönettiği ‘<strong>Home Made’,</strong> Deniz Koloş’un yönettiği ‘<strong>Ölüm Bizi Ayırana Dek’</strong>, Ömer Nakay’ın yönettiği <strong>‘Özge’,</strong> Rabia Özmen’in yönettiği <strong>‘Prosedür’</strong>, Senad Kutay Sipahioğlu’nun yönettiği <strong>‘Turgut Şanver’in Tuhaf Kariyer Sonu’</strong>, Abdurrahim Karabulut’un yönettiği ‘<strong>Tümseğin Uğultusu’</strong>, Dise Atalan’ın yönettiği <strong>‘Verismo’</strong> ve Dalya Keleş’in yönettiği <strong>‘Yerçekimi’</strong> sinemaseverlerin karşısına çıkacak.</p>

<p><strong>Festival Afişi Kadyanda Antik Kenti’nden İlham Alıyor</strong></p>

<p>4. Fethiye Uluslararası Film Festivali’nin afişi, Fethiye’nin tarihi miraslarından Kadyanda Antik Kenti’nin izlerini taşıyor. Antik kentin karakteristik dokusundan ve tarihsel mirasından ilhamla hazırlanan afiş tasarımı, geçmiş ile sinemayı aynı görsel anlatıda buluşturuyor. Film şeridi ve antik kent imgelerini bir araya getiren tasarım, festivalin sinema sanatını Fethiye’nin kültürel kimliğiyle buluşturan yaklaşımını yansıtıyor.</p>

<p>Festivalin ulusal kurmaca kısa film seçkisi, farklı yönetmenlerin sinema dilini ve özgün anlatılarını izleyiciyle buluştururken, Türk sinemasının güncel üretimlerine de bir pencere açıyor. Seçkide yer alan filmler, 4-8 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek festival programı kapsamında sinemaseverlerin beğenisine sunulacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Festival Haberleri</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/4-fethiye-uluslararasi-film-festivali-4-8-kasimda-sinemaseverlerle-bulusacak</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 13:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/lknknklmo.JPG" type="image/jpeg" length="99352"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dubai Turizminde Güçlü Toparlanma: Ağustosta 869 Bin Ziyaretçi]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/dubai-turizminde-guclu-toparlanma-agustosta-869-bin-ziyaretci</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/dubai-turizminde-guclu-toparlanma-agustosta-869-bin-ziyaretci" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Dubai turizm sektörü 2026’nın ilk sekiz ayında büyümesini sürdürdü. Ağustosta yaklaşık 869 bin uluslararası gecelemeli ziyaretçi ağırlayan kentte, otel doluluk oranı yüzde 66’ya yükseldi. Dubai Ekonomi ve Turizm Departmanı ise ATM 2026 kapsamında 40’tan fazla ülkeden 300’ün üzerinde seyahat profesyonelini Dubai’de buluşturuyor.</strong></p>

<p>Dubai’nin turizm sektöründeki toparlanma ivmesi, 2026’nın üçüncü çeyreğinde de devam ediyor. Dubai Ekonomi ve Turizm Departmanı’nın (DET) Arabian Travel Market (ATM) 2026 kapsamında açıkladığı verilere göre, kentte hem ziyaretçi trafiğinde hem de konaklama sektöründe hareketlilik artıyor.</p>

<p>Ağustos ayında yaklaşık 869 bin uluslararası gecelemeli ziyaretçi ağırlayan Dubai, böylece şubat ayından bu yana en yüksek aylık ziyaretçi sayısına ulaştı. Ocak-ağustos döneminde kente gelen toplam uluslararası gecelemeli ziyaretçi sayısı ise 6,97 milyon olarak kaydedildi.</p>

<p><strong>Otel doluluk oranı yüzde 66’ya çıktı</strong><br />
Dubai’nin turizm performansındaki yükseliş, otel sektöründeki verilere de yansıdı. Ağustos 2026’da kentteki otel doluluk oranı yüzde 66 seviyesine ulaştı.</p>

<p>Ağustos ayındaki doluluk, geçen yılın aynı döneminde kaydedilen seviyenin yüzde 89’una karşılık gelirken, Mart 2026’da görülen yüzde 36’lık orana kıyasla önemli bir yükseliş kaydedildi.</p>

<p>Kentteki toplam otel oda kapasitesi ağustos sonu itibarıyla 149 bine yaklaşırken, yılın ilk sekiz ayında otellerde toplam 21,61 milyon dolu oda gecesi gerçekleşti.</p>

<p>Dubai’de bazı otellerin konaklama deneyimini geliştirmek ve gelecek dönem talebine hazırlanmak amacıyla yenileme yatırımlarına yöneldiği de belirtildi.</p>

<p><strong>Ziyaretçi pazarları çeşitliliğini koruyor</strong><br />
Dubai’nin turizm sektöründeki güçlü performansında farklı coğrafyalardan gelen ziyaretçilerin payı önemli rol oynuyor.</p>

<p>Ocak-ağustos döneminde Batı Avrupa, toplam ziyaretçilerin yüzde 20’sini oluşturarak Dubai’nin en büyük kaynak pazarı oldu. Bu bölgeyi yüzde 17 ile Güney Asya, yüzde 16 ile Körfez İşbirliği Konseyi (GCC) ülkeleri ve yüzde 14 ile Bağımsız Devletler Topluluğu (CIS) ile Doğu Avrupa takip etti.</p>

<p>DET, farklı kaynak pazarlardan gelen talebin Dubai’nin turizm sektörüne daha dayanıklı ve dengeli bir yapı kazandırdığını belirtiyor.</p>

<p>Bu yaklaşım, Dubai Ekonomi Ajandası D33 kapsamında kenti hem iş hem de tatil amaçlı seyahatlerde dünyanın önde gelen destinasyonlarından biri haline getirme hedefiyle de örtüşüyor.</p>

<p><strong>Kazim: “Performansımızdan gurur duyuyoruz”</strong><br />
Dubai Turizm ve Ticaret Pazarlama Kurumu (DCTCM) CEO’su Issam Kazim, sektörün zorlu koşullara rağmen ortaya koyduğu performansın Dubai’nin turizm altyapısının gücünü gösterdiğini söyledi.</p>

<p>Dubai’nin geniş kaynak pazar ağı, konaklama kapasitesi ve sürekli geliştirilen turizm ürünleri sayesinde uluslararası ziyaretçileri yüksek sayılarda ağırlamayı sürdürdüğünü belirten Kazim, ATM’nin sektör açısından önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti.</p>

<p>Kazim, etkinlik kapsamında dünyanın farklı bölgelerindeki iş ortaklarıyla bir araya gelerek pazarlardaki gelişmeleri değerlendirdiklerini ve yeni fırsat alanlarına odaklandıklarını söyledi.</p>

<p>ATM 2026’da 115’ten fazla Dubai paydaşı yer alıyor<br />
14-17 Eylül 2026 tarihleri arasında Dubai World Trade Centre’da düzenlenen ATM 2026, küresel seyahat ve turizm sektörünün temsilcilerini bir araya getiriyor.</p>

<p>DET, etkinliğe Dubai turizm ekosisteminin farklı alanlarını temsil eden 115’ten fazla paydaşla katılıyor. Otel grupları, turistik cazibe merkezleri, destinasyon yönetim şirketleri, havacılık sektörü temsilcileri ve kamu kurumları fuarda yer alıyor.</p>

<p>Bu geniş katılım, Dubai’nin turizm sektöründe kamu ve özel sektör iş birliğine dayalı modelinin de bir yansıması olarak değerlendiriliyor.</p>

<p><strong>40’tan fazla ülkeden 300 seyahat profesyoneli</strong><br />
DET tarafından yürütülen ATM Hosted Buyers Programme kapsamında ise 40’tan fazla ülkeden 300’ün üzerinde uluslararası seyahat profesyoneli Dubai’de ağırlanıyor.</p>

<p>Programla seyahat profesyonellerine Dubai’nin turizm ürünlerini yerinde deneyimleme, sektör temsilcileriyle birebir görüşme, yeni ürün ve deneyimleri keşfetme fırsatı sunuluyor.</p>

<p>Programın aynı zamanda Dubai ile uluslararası seyahat sektörü arasındaki ticari ilişkilerin güçlendirilmesine ve gelecekteki ziyaretçi talebinin artırılmasına katkı sağlaması hedefleniyor.</p>

<p>Turizm ürünlerinde çeşitlilik artırılıyor<br />
ATM 2026’da Dubai’nin konaklamadan gastronomiye, kültürden eğlenceye, wellness’tan aile turizmine kadar genişleyen turizm ürünleri de tanıtılıyor.</p>

<p>Erişilebilirlik ve sürdürülebilirlik de destinasyonun öne çıkan başlıkları arasında bulunuyor. Özellikle otizmli ve duyusal hassasiyeti bulunan ziyaretçilere yönelik erişilebilirlik çalışmalarının geliştirilmesi hedeflenirken, Dubai Sustainable Tourism ve Dubai Can gibi girişimlerin de sürdürülebilir turizm yaklaşımının önemli parçaları olduğu belirtiliyor.</p>

<p>DET ayrıca yıl boyunca uluslararası seyahat sektörü temsilcileriyle toplantılar, pazar bilgilendirmeleri, roadshow’lar ve farklı pazarlara yönelik kampanyalar gerçekleştiriyor.</p>

<p><strong>“A Dubai Invite” programına 90 binden fazla başvuru</strong><br />
Dubai’nin ziyaretçi ekonomisini desteklemek amacıyla hayata geçirilen çalışmalardan biri de “A Dubai Invite” programı oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaklaşık 200 farklı milletten Dubai sakinine aile ve arkadaşlarını kente davet etme fırsatı sunan programa 90 binden fazla kişi başvurdu.</p>

<p>Programla Dubai’nin uluslararası görünürlüğünün artırılması, destinasyon algısının güçlendirilmesi ve farklı kaynak pazarlardaki ilişkilerin derinleştirilmesi amaçlanıyor.</p>

<p><strong>Sektöre 2,5 milyar AED’lik destek</strong><br />
Dubai Hükümeti, yılın başlarında küresel seyahat hareketliliğini etkileyen bölgesel gelişmelerin ardından turizm, konaklama ve eğlence sektörlerine yönelik 2,5 milyar AED tutarında destek paketi açıkladı.</p>

<p>Kent aynı dönemde uluslararası hava bağlantılarını da yeniden güçlendirdi. Emirates, küresel uçuş ağının yüzde 97’sini yeniden devreye alırken, Dubai Uluslararası Havalimanı’ndaki (DXB) hava trafiğinde de toparlanma görüldü.</p>

<p>Dubai Ekonomi ve Turizm Departmanı, ATM 2026 boyunca gerçekleştirilecek görüşmeler ve iş birlikleriyle hem mevcut hem de gelişmekte olan pazarlardaki talebi artırmayı ve kentin küresel turizm destinasyonu konumunu güçlendirmeyi hedefliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/dubai-turizminde-guclu-toparlanma-agustosta-869-bin-ziyaretci</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 12:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1789376973-dubai-frame.jpg" type="image/jpeg" length="60001"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tera Grubu’nda Pusula ve Katılımevim Hamlesi: Emre Tezmen Yönetim Kurulu Başkanı Oldu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/tera-grubunda-pusula-ve-katilimevim-hamlesi-emre-tezmen-yonetim-kurulu-baskani-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/tera-grubunda-pusula-ve-katilimevim-hamlesi-emre-tezmen-yonetim-kurulu-baskani-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Pusula Finans Holding ve bağlı finans şirketlerinin Tera Grubu’na devrine ilişkin temel ticari ve finansal şartlarda anlaşmaya varıldı. Resmi izin ve onay sürecine geçilirken, Pusula Finans Holding ve Katılımevim’in yönetiminde de değişikliğe gidildi. Tera Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, her iki şirketin yönetim kurulu başkanlığını üstlendi.</strong></p>

<p>Sermaye piyasalarında son dönemin dikkat çeken devir işlemlerinden biri olan Pusula Finans Holding ve bağlı ortaklıklarının Tera Grubu bünyesine katılmasına yönelik süreçte önemli bir aşama geride bırakıldı.</p>

<p>Taraflar arasında yürütülen görüşmeler sonucunda, aralarında Pusula Finans Holding, İktisat Katılım Bankası, Katılımevim ve Birevim Tasarruf Finansman’ın da bulunduğu Pusula Grubu şirketlerinin Tera Grubu’na devrine ilişkin temel ticari ve finansal koşullarda mutabakat sağlandı. Süreçte bundan sonraki aşamayı ilgili kurumların izin ve onayları oluşturacak.</p>

<p><strong>Pusula ve Katılımevim yönetiminde değişiklik</strong><br />
Devir süreciyle eş zamanlı olarak Pusula Finans Holding ve hissedarı olduğu Katılımevim’in yönetim yapısında da değişikliğe gidildi.</p>

<p>Pusula Finans Holding Yönetim Kurulu üyeleri Ahmet Özcan ve Serdar Turhan görevlerinden ayrılırken, Tera Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Pusula Finans Holding Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine getirildi.</p>

<p>Tera Finansal Yatırımlar Holding Başkan Vekili Erkan Kilimci ise Pusula Finans Holding Yönetim Kurulu üyesi oldu.</p>

<p>Tezmen ve Kilimci, aynı görevleri Katılımevim’in yönetim kurulunda da üstlendi. Söz konusu atamaların, gerçekleştirilecek ilk genel kurul toplantısında pay sahiplerinin onayına sunulacağı belirtildi.</p>

<p><strong>“Tera Grubu’nun büyüme vizyonunun bir parçası”</strong><br />
Yönetim değişiklikleri ve devir sürecine ilişkin gelişmeler, Tera Yatırım ve Katılımevim tarafından Borsa’ya yapılan açıklamalarla kamuoyuna duyuruldu.</p>

<p>Tera Yatırım açıklamasında, gerçekleştirilen yönetim değişikliklerinin Pusula Grubu’nun yeni dönem kurumsal yapılanması ve Tera Grubu ile yürütülen stratejik sürecin ilerlemesi açısından önemli bir aşama olduğu belirtildi.</p>

<p>Açıklamada, planlanan devir işlemiyle Pusula Grubu şirketlerinin sermaye piyasaları, portföy yönetimi, yatırım hizmetleri, tasarruf finansmanı ve diğer finansal hizmet alanlarındaki kurumsal kapasitesi ile Tera Grubu’nun sermaye piyasalarındaki deneyimi, finansal gücü ve uzun vadeli büyüme vizyonunun bir araya getirilmesinin hedeflendiği ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Tezmen: “Stratejik bir adımı daha hayata geçirdik”</strong><br />
Tera Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, sürece ilişkin değerlendirmesinde işlemin Tera Grubu’nun büyüme stratejisinde önemli bir adım olduğunu belirtti.</p>

<p>Tezmen, “Tera Grubu olarak büyüme yolculuğumuzda çok stratejik bir adımı daha hayata geçirdik. Kategorilerinde liderliğe oynayan Katılımevim Tasarruf Finansman, Birevim Tasarruf Finansman, İktisat Katılım Bankası, Pusula Menkul ve portföy yönetim şirketlerini bünyesinde barındıran Pusula Holding artık Tera Grubu bünyesine katılmıştır” dedi.</p>

<p>Yeni şirketlerin Tera Grubu’nun deneyimi, finansal disiplini ve yönetim anlayışıyla faaliyetlerini sürdüreceğini belirten Tezmen, yeni dönemde farklı sektörlerde yeni başarı hikâyelerine imza atmayı hedeflediklerini söyledi.</p>

<p>Tezmen, müşteri güveninin Tera Grubu açısından en temel değer olduğunu vurgulayarak, “Her bir müşterimizin alın teriyle, dişinden tırnağından artırarak geleceğine yatırdığı her bir kuruş ve bizlere teslim ettiği her emanet, en hassas sorumluluğumuz ve en kıymetli varlığımızdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Katılımevim: “Daha güçlü bir finansal yapı oluşturulacak”</strong><br />
Katılımevim tarafından yapılan açıklamada da devir işlemine ilişkin taraflar arasındaki mutabakatın tamamlandığı ve yeni dönem yönetim yapılanmasına ilişkin önemli adımların atıldığı belirtildi.</p>

<p>Açıklamada, Tera Grubu’nun finansal hizmetler alanındaki büyüme vizyonu ile Pusula Grubu şirketlerinin kurumsal ve finansal gücünün birleşmesinin, daha güçlü ve kapsamlı bir finansal yapının oluşturulmasına katkı sağlamasının beklendiği ifade edildi.</p>

<p>Bu birleşmenin tüm paydaşlar açısından sürdürülebilir değer yaratma potansiyeli taşıdığı kaydedildi.</p>

<p><strong>Gözler izin ve onay sürecinde</strong><br />
Pusula Grubu şirketlerinin Tera Grubu’na devrinin tamamlanması için ilgili düzenleyici ve denetleyici kurumların gerekli izin ve onaylarının alınması gerekiyor.</p>

<p>İşlemin sonuçlanması ayrıca taraflar arasında belirlenen diğer kapanış koşullarının yerine getirilmesine bağlı olacak. Sürecin tamamlanmasının ardından Tera Grubu’nun finansal hizmetler alanındaki faaliyetlerinin kapsamının önemli ölçüde genişlemesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/tera-grubunda-pusula-ve-katilimevim-hamlesi-emre-tezmen-yonetim-kurulu-baskani-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 12:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1789324532-j.jpeg" type="image/jpeg" length="48598"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye’nin İlk ve Tek Uluslararası Spor Fuarı IV. EXPO SPORT, 17-20 Eylül’de Fuar İzmir’de Kapılarını Açıyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/turkiyenin-ilk-ve-tek-uluslararasi-spor-fuari-iv-expo-sport-17-20-eylulde-fuar-izmirde-kapilarini-aciyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/turkiyenin-ilk-ve-tek-uluslararasi-spor-fuari-iv-expo-sport-17-20-eylulde-fuar-izmirde-kapilarini-aciyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye’nin ilk ve tek uluslararası spor fuarı olan IV. EXPO SPORT Uluslararası Spor Fuarı, 17-20 Eylül 2026 tarihleri arasında Fuar İzmir A ve B hollerinde spor dünyasını bir araya getirmeye hazırlanıyor.</strong></p>

<p>Sporun farklı branşlarını, sektör profesyonellerini, markaları, sporcuları ve sporseverleri aynı çatı altında buluşturacak olan organizasyon, bu yıl da birbirinden önemli uluslararası etkinliklere ev sahipliği yapacak.</p>

<p>Dünyanın en prestijli fitness organizasyonlarından biri olan Mr. Olympia’nın Türkiye ayağı, ilk kez EXPO SPORT kapsamında gerçekleştirilecek. Ayrıca son yıllarda dünya genelinde büyük ilgi gören ve hızla büyüyen fitness yarışı HYROX, fuar ziyaretçileriyle buluşacak.</p>

<p>Fuar kapsamında ayrıca;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>* Uluslararası pilates eğitmenleri tarafından verilecek eğitimler,<br />
* Zumba etkinlikleri,<br />
* Padel turnuvası,<br />
* Beslenme Kongresi,<br />
* Kickboks kemer maçları,<br />
* Fitness, sağlık ve spor teknolojileri alanındaki uygulamalar ziyaretçilerin beğenisine sunulacak.</p>

<p>Bu yıl yaklaşık 150 katılımcı firmanın yer alacağı fuarda spor ekipmanlarından beslenme ürünlerine, spor teknolojilerinden kulüp ve federasyonlara kadar sektörün tüm paydaşları temsil edilecek.</p>

<p>Expo Sport Fuarcılık A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Diyadin, organizasyona ilişkin yaptığı açıklamada şunları söyledi:</p>

<p>“EXPO SPORT’u her geçen yıl daha da büyüterek uluslararası bir spor buluşması haline getiriyoruz. Bu yıl 50 bin ziyaretçiyi ağırlamayı hedefliyoruz ve bu hedefe ulaşacağımıza inanıyoruz. Aynı zamanda uluslararası spor organizasyonları sayesinde en az 5 bin yabancı sporcuyu İzmir’de misafir edeceğiz. EXPO SPORT, sadece bir fuar değil; sporun, sağlıklı yaşamın ve uluslararası iş birliklerinin merkezi konumuna geliyor.”</p>

<p>Türkiye spor endüstrisinin gelişimine katkı sağlamayı amaçlayan EXPO SPORT Uluslararası Spor Fuarı, dört gün boyunca spor dünyasının nabzını İzmir’de tutacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/turkiyenin-ilk-ve-tek-uluslararasi-spor-fuari-iv-expo-sport-17-20-eylulde-fuar-izmirde-kapilarini-aciyor</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 12:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/c-k-n-v-k.JPG" type="image/jpeg" length="96183"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çocukların İklim Mesajları COP31’e Taşınacak]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/cocuklarin-iklim-mesajlari-cop31e-tasinacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/cocuklarin-iklim-mesajlari-cop31e-tasinacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Sıfır Atık Vakfı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve UNICEF Türkiye iş birliğiyle Aydın’da düzenlenen “Türkiye Çocuk Hakları Komitesi 81 İl COP31 Buluşmaları Tanıtım Programı”nda çocukların iklim değişikliği ve sürdürülebilirlik konusundaki görüşleri ele alındı. Program kapsamında çocukların öneri ve projelerinin COP31 sürecine taşınması hedefleniyor.</strong></p>

<p>Sıfır Atık Hareketi Kurucusu ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan’ın ortaya koyduğu vizyon doğrultusunda çalışmalarını sürdüren Sıfır Atık Vakfı, çocukların çevre ve iklim gündemine aktif katılımını destekleyen çalışmalara devam ediyor.</p>

<p>Bu kapsamda Aydın Efeler’de gerçekleştirilen buluşmada çocukların iklim değişikliği, sıfır atık ve sürdürülebilir yaşam konularındaki farkındalıklarının artırılması ve görüşlerinin karar alma süreçlerine dahil edilmesi amaçlandı.</p>

<p>13 Eylül 2026 tarihinde gerçekleştirilen programa Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Aydın Valisi Dr. Osman Varol, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, UNICEF Türkiye Temsilcisi Paolo Marchi, Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, milletvekilleri, ilçe belediye başkanları, Türkiye Çocuk Hakları Komitesi üyeleri ve çok sayıda çocuk katıldı.</p>

<p><strong>Ağırbaş: “Çocukların sesini COP31’e taşıyacağız”</strong><br />
Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, programın açılışında Emine Erdoğan’ın selamlarını iletti.</p>

<p>Sıfır Atık Hareketi’nin yalnızca atık yönetimine ilişkin bir yaklaşım olmadığını belirten Ağırbaş, hareketin toplumun geleceğe bakışını değiştirmeyi hedeflediğini söyledi.</p>

<p>İklim değişikliğinin sonuçlarını en uzun süre yaşayacak kesimlerden birinin çocuklar olduğunu vurgulayan Ağırbaş, onların aynı zamanda çözümün en güçlü aktörleri arasında yer aldığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>81 ilde çocuklarla buluşarak onların görüşlerini dinlediklerini belirten Ağırbaş, “Onlara sadece iklim değişikliğini anlatmıyoruz. Onları dinliyoruz. Nasıl bir şehirde yaşamak istiyorlar, okullarında, mahallelerinde ve evlerinde neleri değiştirebilirler? Bu soruların cevaplarını topluyoruz” dedi.</p>

<p>Ağırbaş, çocukların önerilerinin Antalya’da gerçekleştirilecek COP31 sürecine taşınacağını belirterek, “COP31’e yalnızca devletlerin, kurumların ve uzmanların sözlerini taşımak istemiyoruz. Çocukların sesini de Antalya’ya taşımak istiyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“Büyük değişimler küçük kararlarla başlar”</strong><br />
Aydın’daki etkinlikte gerçekleştirilen atölyelerin çocukların çevre konusunda günlük yaşamda atabilecekleri adımları somutlaştırdığını belirten Ağırbaş, atıktan sanat üretimine, tohum topu yapımından gıda israfını azaltmaya kadar farklı çalışmaların gerçekleştirildiğini söyledi.</p>

<p>Karbon, su ve dijital ayak izi gibi kavramların da çocuklarla ele alındığını aktaran Ağırbaş, çevre konusunda büyük dönüşümlerin bireysel davranışlarla başlayabileceğine dikkat çekti.</p>

<p>Ağırbaş, çocukların fikirlerinin yalnızca Aydın’da kalmayacağını, 81 ilden gelecek önerilerin COP31 gündemine taşınacağını ifade etti.</p>

<p><strong>Bakan Göktaş: “Çocuk Hakları Komitemiz 81 ilde sahaya iniyor”</strong><br />
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek COP31 için kamu kurumları ve paydaşların kapsamlı hazırlıklar yürüttüğünü belirtti.</p>

<p>Çocukların COP31 sürecine aktif şekilde katılmak istediğini vurgulayan Göktaş, “Çocuklarımız sorumluluk aldılar ve ‘COP31’de biz de varız’ dediler. İklim konusu en çok onların yarınını ilgilendiriyor. Çocuklarımız önerileriyle geleceğe yön veriyor. Çocuk Hakları Komitemiz, 81 ilde sahaya iniyor” dedi.</p>

<p>İklim değişikliğinin çocukların yaşamını doğrudan etkilediğini belirten Göktaş, çocukların çevre konusunda geliştirdiği önerilerin geleceğe ilişkin önemli bir yol haritası sunduğunu ifade etti.</p>

<p>Göktaş, 81 ilde farkındalık çalışmalarının sürdürüldüğünü belirterek, çocukların ortaya koyduğu çabanın toplum açısından umut verici olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Varol: “İlk sözü söylemesi gereken gençler”</strong><br />
Aydın Valisi Dr. Osman Varol ise iklim değişikliği, su kaynaklarının azalması ve çevre kirliliği gibi sorunların artık küresel ölçekte önemli bir tehdit oluşturduğunu belirtti.</p>

<p>Türkiye’nin Sıfır Atık Hareketi aracılığıyla uluslararası alanda önemli çalışmalar yürüttüğünü ifade eden Varol, Emine Erdoğan’ın çevre alanındaki çalışmalarına dikkat çekti.</p>

<p>Gençlerin küresel gelişmeleri yakından takip ettiğini belirten Varol, özellikle çevre konusunda alınacak kararlarda çocukların ve gençlerin görüşlerinin dikkate alınması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Varol, “Özellikle çevre konusunda yaptığımız her çalışma onların hayatlarında etki yaratacak. İlk sözü söylemesi gereken onlar” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>UNICEF: “İklim değişikliği çocuk hakları meselesidir”</strong><br />
UNICEF Türkiye Temsilcisi Paolo Marchi, iklim değişikliğinin çocukların gelecekte karşılaşacağı uzak bir tehdit olmaktan çıktığını, bugün çocukların yaşamlarını, sağlıklarını, eğitimlerini ve refahlarını doğrudan etkilediğini belirtti.</p>

<p>İklim değişikliğinin yalnızca çevresel bir sorun olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Marchi, bunun aynı zamanda bir çocuk hakları meselesi olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Aydın’da başlayan çalışmaların 81 ile yayılmasının hedeflendiğini belirten Marchi, yerel düzeyde çocukların katılımıyla oluşturulan önerilerin Antalya’daki COP31 süreciyle buluşturulmasının önemli olduğunu söyledi.</p>

<p>Marchi, UNICEF olarak Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Sıfır Atık Vakfı ve yerel paydaşlarla iş birliğini sürdüreceklerini belirterek, çocukların liderliğinin daha güçlü şekilde duyulması için çalışmaların devam edeceğini ifade etti.</p>

<p><strong>Çocuklardan iklim ve sıfır atık atölyeleri</strong><br />
Program kapsamında Aydın Çocuk Hakları Komitesi üyesi çocukların katılımıyla çeşitli atölye ve farkındalık çalışmaları gerçekleştirildi.</p>

<p>“Atıktan Sanata”, “Tohum Topu Yapımı” ve “Sıfır Atık ile Yemek Tarifi” atölyelerinde çocuklar çevre dostu uygulamaları deneyimleme fırsatı buldu.</p>

<p>Etkinlik alanında kurulan karbon ayak izi, su ayak izi ve dijital ayak izi stantlarında ise günlük yaşam alışkanlıklarının çevre üzerindeki etkileri anlatıldı.</p>

<p>Çocuk Hakları Duvarı ve “Kat-Katıl-Katılım” Proje Tanıtım Duvarı ile çocukların görüşleri görünür hale getirilirken, Aydın Çocuk Hizmetleri Sergisi de ziyaretçilerin ilgisine sunuldu.</p>

<p>Programda ayrıca çocukların iklim değişikliği ve sıfır atık çalışmalarını konu alan film gösterimleri gerçekleştirilirken, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın COP31 hazırlıkları ile Kırklareli ve Balıkesir’de çocukların katılımıyla hazırlanan çalışmalar da paylaşıldı.</p>

<p><strong>81 ilden Antalya’ya çocukların sesi</strong><br />
Aydın’da gerçekleştirilen buluşmayla çocukların iklim değişikliği ve sıfır atık konularındaki görüşlerinin karar alma süreçlerinde daha fazla yer alması için önemli bir adım atıldı.</p>

<p>81 ilde yürütülecek çalışmalar kapsamında çocukların öneri, fikir ve üretimlerinin toplanarak COP31 sürecine taşınması planlanıyor.</p>

<p>9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilecek COP31 kapsamında çocukların mesajlarının uluslararası iklim gündeminde görünür kılınması hedeflenirken, Aydın’daki buluşma bu sürecin ilk önemli adımlarından biri oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM, EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/cocuklarin-iklim-mesajlari-cop31e-tasinacak</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 11:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/gorsel4-1.jpeg" type="image/jpeg" length="91865"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BTSO Mutfak Akademi’den Girişimciliğe Uzanan Başarı Hikâyeleri]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/btso-mutfak-akademiden-girisimcilige-uzanan-basari-hikayeleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/btso-mutfak-akademiden-girisimcilige-uzanan-basari-hikayeleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) tarafından yiyecek ve içecek sektörünün nitelikli insan kaynağı ihtiyacını karşılamak amacıyla kurulan Mutfak Akademi, mesleki eğitimden istihdama, istihdamdan girişimciliğe uzanan yapısıyla yeni kariyer hikâyelerine kapı aralıyor. Akademinin öğrencilerinden Fatma Durak, eğitim sürecinde kazandığı bilgi ve deneyimi kendi işletmesini kurarak iş hayatına taşıdı.</strong></p>

<p>BTSO’nun sektörün ihtiyaçları doğrultusunda hayata geçirdiği Mutfak Akademi, gastronomi alanında kariyer hedefleyenlere uygulamalı ve kapsamlı bir eğitim imkânı sunuyor. Teorik derslerin profesyonel mutfaklarda gerçekleştirilen uygulamalarla desteklendiği eğitimlerde kursiyerler, mesleki becerilerin yanı sıra ekip çalışması, zaman yönetimi, hijyen, mutfak disiplini ve işletmecilik gibi alanlarda da deneyim kazanıyor.</p>

<p><strong>Her yıl 600 kişiye eğitim imkânı</strong><br />
Altı farklı eğitim alanında donanımlı altyapısıyla faaliyet gösteren BTSO Mutfak Akademi, gastronomi sektöründe kariyer yapmak veya kendi işletmesini kurmak isteyenlere 11 farklı branşta eğitim veriyor.</p>

<p>Sektörün güncel ihtiyaçları dikkate alınarak hazırlanan programlarda uygulamalı eğitim öne çıkarken, kursiyerlerin iş hayatına hızlı ve donanımlı bir şekilde hazırlanması amaçlanıyor.</p>

<p>Eğitim ve staj süreçlerini başarıyla tamamlayan kursiyerlerin büyük bölümü doğrudan sektörde istihdam edilirken, akademi girişimcilik hedefleyen katılımcılar için de önemli bir altyapı oluşturuyor. Merkez, her yıl yaklaşık 600 kişinin aktif olarak eğitim alabileceği kapasiteyle hizmet veriyor.</p>

<p><strong>Burkay: “Nitelikli insan kaynağı sürdürülebilir büyümenin anahtarı”</strong><br />
BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, hizmet sektöründe sürdürülebilir büyümenin temel unsurlarından birinin nitelikli insan kaynağı olduğunu belirtti.</p>

<p>Mutfak Akademi’nin sektör temsilcilerinin ihtiyaç ve beklentileri doğrultusunda oluşturulduğunu ifade eden Burkay, merkezin yalnızca istihdama değil, girişimciliğe de katkı sunduğunu söyledi.</p>

<p>Burkay, “Yiyecek-içecek sektörü Bursa ekonomisi ve turizmi açısından yüksek bir potansiyele sahip. Bu potansiyeli daha büyük katma değere dönüştürmek için sektörümüzü iyi yetişmiş, mesleki yetkinliği güçlü insan kaynağıyla desteklemeliyiz. Mutfak Akademi’yi bu anlayışla, sektörün ihtiyaçlarına doğrudan cevap veren bir merkez olarak kurguladık” dedi.</p>

<p>Kursiyerlerin mesleki becerilerin yanı sıra profesyonel mutfak kültürü, iş disiplini ve işletmecilik konusunda da kendilerini geliştirdiğini belirten Burkay, akademiden mezun olanların sektörde istihdam edilmesinin ve kendi işletmelerini kurmalarının modelin başarısını ortaya koyduğunu ifade etti.</p>

<p>Burkay, “BTSO olarak insanımıza yeni meslek, istihdam ve girişimcilik kapıları aralamaya devam edeceğiz” diye konuştu.</p>

<p><strong>Öğrencilikten işletme sahipliğine</strong><br />
Mutfak Akademi’nin dikkat çeken başarı hikâyelerinden biri de Fatma Durak’a ait.</p>

<p>Yaklaşık iki yıl önce akademiye öğrenci olarak başlayan Durak, eğitim sürecinde kazandığı mesleki bilgi ve işletmecilik deneyiminin ardından kendi iş yerini açarak girişimcilik yolunda önemli bir adım attı.</p>

<p>Mutfak Akademi’de aldığı eğitimin mesleğe bakış açısını değiştirdiğini belirten Durak, burada yalnızca mutfak tekniklerini değil, iş hayatının ve işletme yönetiminin temel dinamiklerini de öğrendiğini söyledi.</p>

<p>Durak, “BTSO Mutfak Akademi’ye öğrenci olarak geldim. Bugün ise burada aldığım eğitim ve kazandığım tecrübeler sayesinde kendi işletmemi yönetiyorum. Hocalarımızdan mutfak tekniklerinin yanı sıra ticareti, iş hayatını ve bir işletme sahibi olmanın sorumluluklarını öğrendim. Kendi işimi kurarken burada edindiğim birikimden son derece faydalandım. Öğrenci olarak attığım ilk adımın kendi iş yerime uzanması benim için büyük bir gurur” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Teori ve pratik aynı mutfakta buluşuyor</strong><br />
Akademide eğitimine devam eden Sümeyra Durbaş da profesyonel mutfak ortamında uygulama yaparak sektörün çalışma düzenini öğrenme fırsatı bulduklarını söyledi.</p>

<p>Teorik bilgilerin uygulamalı eğitimlerle desteklenmesinin mesleki gelişimleri açısından önemli olduğunu belirten Durbaş, Mutfak Akademi’nin kendisini gelecekteki meslek hayatına hazırladığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akademi mezunlarından Merve Özis ise eğitime başlamadan önce mutfak sektörüne bakışının farklı olduğunu belirterek, eğitim sürecinde gastronominin yalnızca yemek hazırlamaktan ibaret olmadığını gördüğünü söyledi.</p>

<p>Gastronominin arkasındaki teknik bilgi, emek ve disiplinle tanıştığını ifade eden Özis, aldığı eğitimin mesleki becerilerinin yanında özgüvenini de geliştirdiğini ve mezuniyet sonrasında kariyer hedeflerini daha net belirleyebildiğini kaydetti.</p>

<p>BTSO Mutfak Akademi, sunduğu uygulamalı eğitim modeliyle sektöre nitelikli çalışan kazandırırken, kendi işini kurmak isteyen kursiyerler için de gastronomi alanında girişimciliğe açılan bir kapı olmayı sürdürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/btso-mutfak-akademiden-girisimcilige-uzanan-basari-hikayeleri</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 11:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/btso-mutfak-akademi-11.JPG" type="image/jpeg" length="34576"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BTSO Başkanı Burkay: “Bursa’nın Vizyonsuz Kalma Lüksü Yok”]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/burkay-bursanin-vizyonsuz-kalma-luksu-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/burkay-bursanin-vizyonsuz-kalma-luksu-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Kayapa Organize Sanayi Bölgesi’nde sanayicilerle bir araya geldi. Bursa’nın üretim gücünü geleceğe taşıması gerektiğini vurgulayan Burkay, teknoloji, girişimcilik ve lojistik yatırımlarının önemine dikkat çekerek, “Bursa vizyonsuz olamaz” mesajı verdi.</strong></p>

<p>Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Kayapa OSB’de faaliyet gösteren firmaların temsilcileriyle bir araya gelerek Bursa sanayisinin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Buluşmada kentin mevcut üretim kapasitesinin korunmasının yanı sıra, küresel rekabet koşullarına uyum sağlayacak yeni nesil yatırımların hayata geçirilmesi gerektiği ele alındı.</p>

<p>Bursa’nın üretim tecrübesiyle Türkiye ekonomisinin önemli merkezlerinden biri olduğunu belirten Burkay, sanayi altyapısının günün ihtiyaçları doğrultusunda yeniden ele alınması gerektiğini söyledi. Kayapa OSB’nin geçmiş dönemde gerçekleştirilen ortak çalışmalarla önemli bir dönüşüm yaşadığını ifade eden Burkay, bölge sanayicilerine ve yönetimine katkılarından dolayı teşekkür etti.</p>

<p>“Bursa vizyonsuz olamaz”<br />
Bursa’nın Türkiye ekonomisindeki ağırlığına dikkat çeken Burkay, kentin geleceğinin uzun vadeli ve kapsamlı bir vizyonla planlanması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Dünyadaki büyük sanayi bölgelerinin ölçeğine işaret eden Burkay, Bursa’daki sanayi alanlarının mevcut büyüklüğünün kentin potansiyelini karşılamadığını ifade etti.</p>

<p>Burkay, “Bursa bir sanayi kenti ve 17 OSB’si var. Ancak bu 17 OSB’nin toplam yüz ölçümü, Çin’in Guangzhou kentindeki tek bir endüstri bölgesinin yüzde 10’una dahi ulaşmıyor. 40-50 yıl önceki rakamlarla bugünü ve geleceği planlamaya kalkarsak şehrimize yazık etmiş oluruz. Herkesin tembel olma hakkı olabilir ama Bursa’nın böyle bir lüksü yok. Bugün Türkiye ekonomisinin yüzde 8,6’sını üretebilecek bir potansiyele sahipseniz, aksiyonlarınız tüm ülkeyi etkiler. O yüzden her zaman ifade ettiğim gibi; Bursa vizyonsuz olamaz” dedi.</p>

<p><strong>Gündemde teknoloji, girişimcilik ve lojistik yatırımları var</strong><br />
Bursa’nın geleneksel üretim gücünü korurken geleceğin ekonomik alanlarında da daha güçlü bir konuma ulaşması gerektiğini belirten Burkay, teknoloji ve girişimcilik yatırımlarının yanı sıra lojistik altyapının geliştirilmesinin de kritik önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>BTSO öncülüğünde kurulan Girişim Sermayesi Yatırım Fonu’na Kayapa OSB’den 29 sanayicinin ortak olduğunu belirten Burkay, fonun toplam ortak sayısının 650’ye ulaştığını ifade etti. İlk yılında yüzde 126 değer kazanan ve yapımı devam eden projenin gelecek yıl tamamlanmasının hedeflendiğini kaydetti.</p>

<p>Burkay ayrıca liman, otoyol ve demiryolu bağlantılarını bir araya getirecek Türkiye’nin en büyük Lojistik Teknoparkı projesinin Bursa için stratejik önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p>“Bursa’yı geleceğe taşırken doğru iş modelleri geliştirmek zorundayız” diyen Burkay, yeni yatırımların bölgedeki firmaların küresel rekabet gücünü artıracağını söyledi.</p>

<p><strong>BTSO’da dijital katılım dönemi</strong><br />
BTSO’nun dijital dönüşüm çalışmalarına da değinen Burkay, üyelerin karar alma süreçlerine daha etkin katılım sağlayacağı yeni uygulamalar hakkında bilgi verdi.</p>

<p>Komite Takip Platformu ve yapay zekâ destekli “BTSO KOBİ Diyalog” projesinin hayata geçirildiğini belirten Burkay, yaklaşık 60 bin üyenin sektör gündemlerinin belirlenmesine ve taleplerin değerlendirilmesine daha doğrudan katkı sunabileceğini ifade etti.</p>

<p>Burkay, “Hızlı teknolojik değişimin yaşandığı bu çağda sahadan gelen geri bildirimleri anlık olarak yönetebileceğimiz dijital altyapımızı hızla tamamlıyoruz” dedi.</p>

<p><strong>Toy: “Birlikte önemli projeleri hayata geçireceğiz”</strong><br />
Kayapa OSB Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Toy da BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’ı Kayapa OSB’de ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.</p>

<p>BTSO’nun Kayapa OSB’nin gelişim sürecine önemli katkılar sunduğunu belirten Toy, bölgenin özellikle Islah OSB sürecinden itibaren BTSO’nun desteğini yakından hissettiğini söyledi.</p>

<p>Toy, “BTSO Başkanımız İbrahim Burkay’ı ağırlamaktan son derece memnuniyet duyduk. Birlikte bölgeyi gezdik, birlikte BTSO ile neler yaptığımızı yerinde inceledik. Özellikle Islah OSB sürecinden itibaren her zaman bizim yanımızda olup sonsuz desteklerini hissettirdikleri için kendisine teşekkür ediyorum. Bölgeye çok önemli katkıları var. Bundan sonraki dönemde de birlikte güzel projeler hayata geçireceğimize inanıyorum” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Buluşma, BTSO ve Kayapa OSB arasında Bursa sanayisinin geleceğine yönelik iş birliğinin güçlendirilmesine ilişkin değerlendirmelerle sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/burkay-bursanin-vizyonsuz-kalma-luksu-yok</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 11:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1-2-2.JPG" type="image/jpeg" length="21378"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
