<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Fuar Dergisi</title>
    <link>https://www.fuardergisi.com.tr</link>
    <description>Fuar Dergisi, ulusal ve uluslararası fuarlar, sektörel yenilikler ve ekonomi dünyasındaki en önemli gelişmeleri takip eden profesyoneller için kapsamlı analizler, röportajlar ve özel haberler sunar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>"Türkiye'nin ilk ve tek ulusal Fuar, Kongre ve Festival dergisi</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 13 Apr 2026 13:25:41 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[E-mobilite üretiminde hız ve kalite aynı anda mümkün hale geliyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/e-mobilite-uretiminde-hiz-ve-kalite-ayni-anda-mumkun-hale-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/e-mobilite-uretiminde-hiz-ve-kalite-ayni-anda-mumkun-hale-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Otomotiv sektörü, tarihinin en köklü dönüşüm süreçlerinden birini yaşarken, üretim anlayışı da bu değişime paralel olarak yeniden şekilleniyor. Elektrifikasyon, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik odağında ilerleyen bu yeni dönemde, üretim altyapıları baştan tasarlanıyor. Elektrikli araçlara yönelik artan küresel talep; daha kısa üretim süreleri, daha esnek üretim hatları ve daha karmaşık veri akışlarını beraberinde getiriyor. Batarya üretiminden nihai montaja kadar uzanan süreçte, yüksek hacimli verinin anlık ve hatasız yönetimi kritik bir ihtiyaç haline geliyor.</strong></p>

<p>CLPA Türkiye Müdürü Önder Şenol, e-mobilite ekosisteminde rekabet avantajı sağlayan temel unsurlardan birinin Zamana Duyarlı Ağ (TSN) teknolojisi olduğunu belirterek, bu teknolojinin üretime sağladığı katkılara dikkat çekiyor.</p>

<p><strong>E-mobilite üretiminde verimlilik için güçlü iletişim altyapısı şart</strong></p>

<p>Elektrikli araç ve batarya üretiminin, küresel karbon nötr hedeflerinin merkezinde yer aldığını belirten Önder Şenol, üretim süreçlerinin de bu dönüşüme uyum sağlayacak şekilde yeniden yapılandırılması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Şenol, üretim tarafında yaşanan değişimi şu sözlerle değerlendirdi: “Elektrikli araç pazarındaki büyüme, üretim tarafında ciddi bir ölçeklenme ihtiyacı doğuruyor. Üreticiler, yüksek kalite standartlarını korurken üretim hızını artırmak ve maliyetleri kontrol altında tutmak zorunda. Aynı zamanda farklı müşteri beklentilerine hızlı yanıt verebilmek için üretim hatlarının esnekliği kritik hale geliyor.”</p>

<p>Enerji ve kaynak verimliliğinin de sürecin önemli bir parçası olduğunu belirten Şenol, şöyle devam etti: “Enerji tüketiminin ve kaynak kullanımının optimize edilmesi sürdürülebilirlik açısından kaçınılmaz bir gereklilik. Bu noktada üretim sahası ile IT sistemleri arasında kesintisiz veri akışı sağlanması, operasyonel verimlilik açısından belirleyici oluyor. Giderek artan veri kaynakları, iletişim altyapılarının kapasitesini ve performansını kritik bir seviyeye taşıyor. Bu nedenle yüksek hızlı, güvenilir ve ölçeklenebilir endüstriyel haberleşme sistemleri artık üretimin temel bileşenlerinden biri haline geliyor.”</p>

<p><strong>TSN ile üretimde öngörülebilir operasyonlar mümkün hale geliyor</strong></p>

<p>Zamana Duyarlı Ağ (TSN) teknolojisinin sunduğu avantajlara değinen Şenol, bu yaklaşımın klasik endüstriyel Ethernet altyapılarını ileri bir seviyeye taşıdığını ifade etti: “TSN, veri iletiminde zamanlama hassasiyeti sağlayarak üretim süreçlerinin daha kontrollü ve öngörülebilir şekilde yönetilmesine olanak tanıyor. Gecikme ve veri sapmalarını minimize ederek gerçek zamanlı ve deterministik bir iletişim altyapısı sunuyor.”</p>

<p>Şenol, teknolojinin üretim sahasına katkılarını şu sözlerle detaylandırdı: “Bu sayede üretim hatlarında senkronizasyon artarken verimlilik de doğrudan yükseliyor. Farklı sistemlerde çalışan veri trafiğinin tek bir ağ altında birleşmesi, hem operasyonel şeffaflığı artırıyor hem de sistem mimarisini sadeleştiriyor. Robotik sistemler, sensörler, otomasyon çözümleri ve veri analiz platformları daha kolay entegre edilebiliyor. Bu da üreticilere daha çevik, hızlı uyum sağlayabilen ve yüksek verimlilik sunan operasyonlar kurma imkânı veriyor.”</p>

<p>Ayrıca TSN’nin yüksek veri işleme kapasitesine de dikkat çeken Şenol, “Bu teknoloji, yapay zekâ destekli uygulamaların üretim sahalarında daha etkin kullanılmasının önünü açıyor” dedi.</p>

<p><strong>Elektrikli araç üretiminde geleceğin standartlarını TSN belirleyecek</strong></p>

<p>TSN teknolojisinin uzun vadeli etkilerine değinen Şenol, üretim süreçlerinde hem hız hem de kaliteyi aynı anda yükseltmenin artık mümkün olduğunu vurguladı: “TSN’nin yaygınlaşması, üreticilerin daha yüksek kalite standartlarına ulaşmasını sağlarken üretim hızını da artırıyor. Bu durum, daha sürdürülebilir ve çevre dostu üretim modellerinin hayata geçirilmesine katkı sunuyor.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şenol, CC-Link IE TSN teknolojisine de değinerek şu ifadeleri kullandı: “Bu dönüşüme erken adapte olmak isteyen şirketler için CC-Link IE TSN, gigabit hız ve zaman hassasiyetini bir araya getiren güçlü bir çözüm sunuyor. Bu teknolojiyi kullanan firmalar, küresel otomasyon ekosisteminden daha etkin şekilde yararlanarak üretim altyapılarını geleceğe hazır hale getirebilir.”</p>

<p>Son olarak Şenol, “Daha entegre, daha verimli ve veri odaklı üretim sistemleri kurarak rekabet avantajı elde etmek artık mümkün” değerlendirmesinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/e-mobilite-uretiminde-hiz-ve-kalite-ayni-anda-mumkun-hale-geliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 12:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/c-l-p-a-turkiye-muduru-onder-senol-1-1-145204876.jpg" type="image/jpeg" length="52599"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[YASED: Yılın ilk 2 ayında Türkiye’ye 1,5 milyar dolar değerinde uluslararası doğrudan yatırım]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/yased-yilin-ilk-2-ayinda-turkiyeye-15-milyar-dolar-degerinde-uluslararasi-dogrudan-yatirim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/yased-yilin-ilk-2-ayinda-turkiyeye-15-milyar-dolar-degerinde-uluslararasi-dogrudan-yatirim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Uluslararası Yatırımcılar Derneği’nin (YASED) Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) 13 Nisan 2026’da paylaştığı Ödemeler Dengesi İstatistiklerinden derleyerek hazırladığı “Rakamlarla Uluslararası Doğrudan Yatırımlar Bültenine” göre, 2026 yılının Şubat ayında, Türkiye’ye 780 milyon dolarlık Uluslararası Doğrudan Yatırım (UDY) girişi gerçekleşti.</strong></p>

<p>13 Nisan 2026’da paylaşılan güncel resmi verilere göre, 2026 yılının Şubat ayında, Türkiye’ye, 780 milyon dolar değerinde UDY girişi gerçekleşti.</p>

<p>Güncel bu istatistikle beraber, yılın ilk 2 ayında Türkiye’ye gelen toplam UDY miktarı, 1,5 milyar dolara ulaştı. 2003 yılından itibaren Türkiye’ye gelen UDY girişlerinin toplam değeri ise 289 milyar doları aştı.</p>

<p>Şubat ayında gerçekleşen toplam UDY girişi 780 milyon dolar olarak hesaplanırken bu yatırımların 370 milyon doları yatırım sermayesi şeklindeydi. Şubat ayındaki toplam UDY’nin 513 milyon doları borçlanma araçları, 230 milyon doları yabancı uyruklulara gayrimenkul satışı yoluyla kaydedildi. Aynı ay içerisinde yatırım tasfiyelerinin 333 milyon dolar değerinde aşağı yöndeki etkisiyle, Şubat ayındaki toplam UDY girişi 780 milyon dolar oldu.</p>

<p><strong>En fazla uluslararası yatırım toptan ve perakende ticaret ile elektronik imalatında gerçekleşti</strong></p>

<p>2026 yılının Şubat ayı içerisinde gerçekleşen 370 milyon dolar değerindeki yatırım sermayesi girişlerinde, 65 milyon dolarlık yatırım girişi ile bilgi ve iletişim, yüzde 18’lik bir pay aldı. Finans ve sigorta faaliyetleri ve toptan ve perakende ticaret sırasıyla yüzde 17 ve yüzde 14’lük paylarıyla aynı ay içerisinde gerçekleşen yatırım sermayesi girişlerinde öne çıkan diğer sektörler oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yılın ilk 2 ayı toplamında ise; 146 milyon dolar ile toptan ve perakende ticaret ve 143 milyon dolarlık yatırım girişiyle elektronik imalatı öne çıkan sektörler oldu.</p>

<p><strong>En fazla uluslararası yatırım Almanya, Hollanda ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden geldi</strong></p>

<p>2003-2025 dönemi toplamında yüzde 59’luk pay sahibi olan Avrupa Birliği (AB-27) ülkeleri 2026’in 2’nci ayında yüzde 35’lik bir pay aldı. Şubat 2026’da ülkeler özelinde, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) yüzde 18 ile en büyük paya sahip olurken, onu yüzde 15 ile Singapur, yüzde 15 ile Amerika Birleşik Devletleri (ABD), yüzde 14 ile Almanya ve yüzde 9 ile İspanya takip etti.</p>

<p>Yılın ilk 2 ayının toplamı değerlendirildiğinde ise yatırımların geldiği kaynaklar ülkeler özelinde; 198 milyon dolarlık yatırım ile Almanya öne çıkarken onu 118 milyon dolar ile Hollanda ve 95 milyon dolarla BAE izledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/yased-yilin-ilk-2-ayinda-turkiyeye-15-milyar-dolar-degerinde-uluslararasi-dogrudan-yatirim</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 12:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/01/yased-logo-haber-gorseli.jpg" type="image/jpeg" length="36732"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EGİAD’dan İspanya’da güçlü iş birliği adımları]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/egiaddan-ispanyada-guclu-is-birligi-adimlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/egiaddan-ispanyada-guclu-is-birligi-adimlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), üyelerinin uluslararası pazarlara erişimini artırmak, ihracat potansiyelini güçlendirmek ve küresel iş birliklerini geliştirmek amacıyla 8–12 Nisan 2026 tarihleri arasında İspanya’nın önemli inovasyon merkezlerinden Barselona’ya 30 kişilik bir heyetle kapsamlı bir iş gezisi gerçekleştirdi. Program kapsamında yürütülen diplomatik temaslar, iş dünyası görüşmeleri, teknoloji merkezleri ziyaretleri ve sanayi incelemeleri; Türk iş dünyasının küresel rekabet gücünü artırmaya yönelik somut ve stratejik adımların atıldığı çok yönlü bir platform sundu.</strong></p>

<p>EGİAD Uluslararası İlişkiler ve Dış Ticaret Komisyonu koordinasyonunda organize edilen ziyaret programı; diplomatik temsilciliklerden uluslararası kuruluşlara, Ar-Ge merkezlerinden üretim tesislerine uzanan geniş bir temas ağıyla dikkat çekti.</p>

<p><strong>İhracat Odaklı Büyüme İçin Uluslararası İş Birlikleri Güçlenmeli</strong></p>

<p>EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, söz konusu ziyaretin yalnızca bir program değil, aynı zamanda stratejik bir açılım olduğuna dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“İspanya, Avrupa Birliği’nin en büyük ekonomilerinden biri olarak; sanayi, turizm, yenilenebilir enerji, otomotiv, altyapı ve finans gibi alanlarda güçlü bir üretim ve yatırım kapasitesine sahip. Aynı zamanda Avrupa ile Latin Amerika arasında köprü rolü üstlenen stratejik konumuyla küresel ticaret ağlarının önemli bir parçası. Türkiye ile İspanya arasındaki ilişkiler köklü, güvene dayalı ve iş birliği odaklı bir yapı üzerine kurulu. Son yıllarda ekonomik ve ticari ilişkilerimizin istikrarlı biçimde büyüdüğünü memnuniyetle görüyoruz.”</p>

<p>Özhelvacı ayrıca şu ifadeleri kullandı: “Özellikle son dönemde artan karşılıklı temaslar ve yapıcı diyalog ortamı, ilişkilerimizin daha da güçlendiğini gösteriyor. Bu durum iş dünyamız açısından yeni ve güçlü iş birliği fırsatlarının kapısını aralıyor. İspanya pazarı; altyapı projeleri, enerji yatırımları, lojistik, tarım-gıda ve teknoloji alanlarında önemli fırsatlar sunuyor. Bunun yanı sıra İspanyol firmalarının uluslararası projelerdeki deneyimi ve finansal araçlara erişim gücü, Türk iş dünyası için değerli ortaklık imkanları yaratıyor.”</p>

<p><strong>Diplomatik ve Kurumsal Temaslarla Ticari Diplomasi Güçlendi</strong></p>

<p>Program kapsamında Türkiye Cumhuriyeti Barselona Başkonsolosu Ayşe Zeybek’e bir ziyaret gerçekleştirildi. Görüşmelerde, iki ülke arasındaki ticaret hacminin artırılması, firmalar arası iş birliklerinin geliştirilmesi ve ihracat imkanlarının genişletilmesi konuları ele alındı.</p>

<p><strong>Union for the Mediterranean (UfM) Kurumuna Ziyaret</strong></p>

<p>EGİAD heyeti, Akdeniz bölgesinde ekonomik iş birliğini güçlendirmeyi hedefleyen uluslararası bir platform olan Union for the Mediterranean (UfM) kurumunu da ziyaret etti. Görüşmelerde bölgesel kalkınma, dijital dönüşüm ve sürdürülebilirlik odaklı ortak projeler değerlendirildi.</p>

<p>Ziyarette konuşan EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, sürecin önemine şu sözlerle dikkat çekti: “Bugün yalnızca kurumları ziyaret etmiyoruz, aynı zamanda sınırların ötesinde birlikte değer üretmenin yollarını arıyoruz. Uluslararası iş birlikleri; sürdürülebilir büyümenin, rekabet gücünün ve ortak refahın temel anahtarlarından biridir.”</p>

<p><strong>Barselona İş Dünyası ile Doğrudan Temas</strong></p>

<p>Programın önemli ayaklarından birini oluşturan iş dünyası görüşmeleri kapsamında, Avrupa’nın köklü iş dünyası kuruluşlarından Foment del Treball Nacional ile temaslar gerçekleştirildi. Görüşmelerde girişimcilik ekosistemlerinin geliştirilmesi, inovasyon odaklı projeler ve sürdürülebilir ticaret modelleri ele alındı.</p>

<p>Ziyarete ev sahipliği yapan Foment del Treball Nacional yetkilileriyle yapılan görüşmede konuşan Özhelvacı şunları söyledi: “Bugün yalnızca Türkiye ile İspanya arasındaki güçlü ekonomik bağları pekiştirmekle kalmıyor, aynı zamanda iş dünyalarımız arasında yeni iş birliği köprüleri kuruyoruz. EGİAD olarak inanıyoruz ki genç iş insanları yalnızca rekabet eden değil, sınırların ötesinde birlikte değer üreten aktörler olmalıdır.”</p>

<p>Özhelvacı ayrıca şu vurguyu yaptı: “Küresel barışın ciddi tehdit altında olduğu bu dönemde, Atatürk’ün ‘Yurtta Barış, Dünyada Barış’ ilkesi bizlere yol göstermeye devam ediyor. Bu ziyaretin daha güçlü diyaloglara, sürdürülebilir ortaklıklara ve ortak bir geleceğe katkı sağlayacağına inanıyoruz.”</p>

<p>Toplantılarda; inovasyon, dijital dönüşüm, sürdürülebilirlik ve karşılıklı yatırım fırsatları gibi başlıklar kapsamlı şekilde ele alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Sanayi ve Ar-Ge Tesislerinde Yerinde İnceleme</strong></p>

<p>EGİAD heyeti, Barselona programı kapsamında küresel ölçekte faaliyet gösteren sanayi kuruluşlarını ziyaret ederek üretim teknolojileri ve Ar-Ge süreçlerini yerinde inceleme fırsatı buldu.</p>

<p>Tarım teknolojileri alanında faaliyet gösteren Semillas Fitó’ya yapılan ziyarette, şirketin genetik ıslah, üretim ve sürdürülebilir tarım uygulamaları hakkında detaylı bilgi alındı. Özellikle iklim değişikliğine dayanıklı ürün geliştirme çalışmaları dikkat çekti.</p>

<p>Ziyarette konuşan Özhelvacı, “Tarım sektörü geleceğin en kritik alanlarından biri. Artan küresel talep ve iklim değişikliği karşısında sürdürülebilir üretim her zamankinden daha önemli hale geliyor” dedi.</p>

<p>Ayrıca özel kimyasal çözümler alanında faaliyet gösteren Lamirsa firması da ziyaret edildi. Ziyaret sırasında şirketin ileri teknolojiye dayalı üretim yapısı ve inovasyon yaklaşımı incelendi.</p>

<p>Özhelvacı burada yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “EGİAD olarak ‘üçüz dönüşüm’ olarak tanımladığımız dijital, yeşil ve toplumsal dönüşüme odaklanıyoruz. Bu ziyaret yalnızca teknik bir inceleme değil, aynı zamanda önemli bir öğrenme ve ilham süreci oldu.”</p>

<p><strong>Yapay Zekâ ve Süper Hesaplama Merkezleriyle Geleceğin Üretim Modeline Yakından Bakış</strong></p>

<p>Programın teknoloji ayağında, Avrupa’nın önde gelen araştırma merkezlerinden Barcelona Supercomputing Center ve bünyesindeki AI Factory ziyaret edildi. Ziyaret kapsamında yapay zekâ uygulamalarının sağlık, enerji, finans ve üretim gibi alanlarda yarattığı katma değer detaylı şekilde incelendi.</p>

<p>EGİAD Başkanı Özhelvacı, bu ziyaretin önemine ilişkin şunları söyledi: “Dijital dönüşüm ve yapay zekâ, tüm sektörleri yeniden şekillendiriyor. Bu teknolojiler inovasyonun ve rekabet gücünün temel itici güçleri haline geldi. Barcelona Supercomputing Center gibi kurumlar, gerçek dünya problemlerine çözüm üretmede kritik bir rol üstleniyor.”</p>

<p><strong>Uluslararası Ticari Diplomasi ve Küresel İş Ağları Güçleniyor</strong></p>

<p>Gerçekleştirilen ziyaretlerin yalnızca bir iş gezisi olmadığını vurgulayan Özhelvacı, programın aynı zamanda güçlü bir ticari diplomasi platformu sunduğunu belirtti:</p>

<p>“Barselona, son yıllarda teknoloji ve inovasyon alanında büyük bir ivme yakalayarak yüzlerce uluslararası teknoloji merkezine ev sahipliği yapan güçlü bir ekosistem haline geldi. Bu dinamik yapı, şehri Avrupa’nın en hızlı gelişen inovasyon merkezlerinden biri konumuna taşıyor. EGİAD iş dünyası olarak bu ziyaretle önemli bir ticaret köprüsü kurduk.”</p>

<p>Özhelvacı sözlerini şu şekilde tamamladı: “Günümüzde sürdürülebilir büyüme; uluslararası pazarlara erişim, güçlü iş birlikleri kurabilme ve bilgi paylaşımına dayalı bir ekosistem oluşturma kapasitesi ile doğrudan bağlantılı. EGİAD olarak üyelerimizin küresel değer zincirlerinde daha güçlü bir konuma ulaşması için uluslararası temaslarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/egiaddan-ispanyada-guclu-is-birligi-adimlari</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 12:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/5-082447633.jpg" type="image/jpeg" length="75203"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[PwC Strategy& Raporu: Türk tekstilinde 'hız' ve 'sürdürülebilirlik' yeni rekabet alanı oldu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/pwc-strategy-raporu-turk-tekstilinde-hiz-ve-surdurulebilirlik-yeni-rekabet-alani-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/pwc-strategy-raporu-turk-tekstilinde-hiz-ve-surdurulebilirlik-yeni-rekabet-alani-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>PwC'nin strateji danışmanlığı grubu Strategy&amp; tarafından hazırlanan Türk tekstil sektörünün küresel ticaret haritasındaki yerini ve geleceğini değerlendiren "Küresel Değişimlere Uyum Sağlamak: Türk Tekstil Sektörünün Stratejik Öncelikleri" raporunu yayımladı. Rapora göre; hız, sürdürülebilirlik ve teknolojik dönüşüm tekstil sektörünün yeni değer alanlarını oluşturuyor.</strong></p>

<p>PwC'nin strateji danışmanlığı grubu Strategy&amp; tarafından hazırlanan Türk tekstil sektörünün küresel ticaret haritasındaki yerini ve geleceğini değerlendiren <strong>"Küresel Değişimlere Uyum Sağlamak: Türk Tekstil Sektörünün Stratejik Öncelikleri"</strong> raporu yayımlandı. Rapor; üretim coğrafyasındaki kaymalar, sürdürülebilirlik baskısı ve teknolojik dönüşümün sektördeki rekabet parametrelerini nasıl yeniden tanımladığını kapsamlı bir veri setiyle analiz ediyor.</p>

<p><strong>Küresel Tedarik Zincirinde "Hız" Yeni Rekabet Alanı</strong></p>

<p>Rapora göre, Türkiye'nin coğrafi yakınlık avantajı, küresel moda dünyasındaki kısalan teslimat süreleriyle daha da kritik bir hale geliyor. Bu durum, stok riskini minimize etmek isteyen perakendecileri daha çevik üretim merkezlerine yönlendiriyor. Asya'daki rakiplerin 3 aya varan teslim sürelerine karşılık, Türkiye'nin bu süreyi 20-30 gün bandına çekme potansiyeli, perakendecilerin "düşük maliyet" yerine "hız ve dayanıklılık" odaklı stratejilere yönelmesini sağlıyor. Ancak rapor, bu avantajın kalıcı olması için maliyet yapısının da yönetilebilir seviyelerde tutulması gerektiğine dikkat çekiyor.</p>

<p><strong>Maliyet Yapısının Değişen Dengesi</strong></p>

<p>Tekstil üretiminde maliyet kompozisyonu, rekabetin seyrini belirleyen en temel unsurlardan biri olmayı sürdürüyor. Strategy&amp; analizlerine göre, kumaş üretiminde iş gücü ve enerji maliyetleri toplam maliyetin üçte birine yakın bir pay alıyor. Özellikle 2022'deki enerji krizinden bu yana Türkiye'deki endüstriyel elektrik fiyatlarının, düşük maliyetli üretim yapan rakiplerin (Mısır, Hindistan, Vietnam) üzerinde seyretmesi, üreticileri operasyonel mükemmellik arayışına itiyor. Rapor, bu baskıyı hafifletmek için dijital dönüşüm ve enerji verimliliği yatırımlarına ağırlık vermesi gerektiğini vurguluyor.</p>

<p><strong>PwC Türkiye Şirket Ortağı Tolga Baloğlu</strong>, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:</p>

<p>"Kumaş üretiminde iş gücü ve enerji maliyetlerinin toplam maliyet içindeki payının %25 ila %35 seviyesinde olması, sektörün rekabet gücünü doğrudan etkiliyor. Türkiye'de endüstriyel elektrik fiyatlarının düşük maliyetli rakip ülkelere kıyasla daha yüksek seyretmesi, üreticileri maliyet yönetimi ve verimlilik odağında yeniden düşünmeye zorluyor. Bu noktada, enerji verimliliği yatırımları ve dijitalleşme adımları, maliyet baskısını dengelemek ve rekabet avantajını sürdürülebilir kılmak açısından kritik bir rol oynuyor."</p>

<p><strong>PwC Türkiye Direktörü Can Yapan</strong>, rapor sonuçlarına ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: "Tekstil sektörü, sadece üretim hacmiyle değil, üretimin nasıl ve nerede yapıldığıyla yeniden tanımlandığı bir eşikte. İş gücü ve enerji gibi yapısal maliyetlerin toplam maliyet içindeki %35'e varan payı, sektörün 'düşük maliyetli üretici' kimliğini zorluyor. Ancak bu durum, daha nitelikli bir dönüşümü tetiklemekte. Artık rekabet avantajı; hızı, izlenebilirliği ve sürdürülebilirliği üretim sürecinin her aşamasına entegre edebilen oyunculara geçiyor. Özellikle kişiselleştirme ve fonksiyonel tekstiller gibi yüksek katma değerli alanlarda Ar-Ge kabiliyetlerini artıran şirketler, 2026 ve sonrasında küresel arenada oyun kurucu olmaya devam edecek. Geleceğin kazananları, değişimin hızına kapılanlar değil; değerin nerede yeniden oluştuğunu doğru okuyanlar olacak."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Yüksek Katma Değerli Üretime Geçiş Zorunlu</strong></p>

<p>Rapor, sektörün geleceği için fonksiyonel ve performans tekstillerini büyüme potansiyeli en yüksek alanlar olarak tanımlıyor. Teknik kumaşlar ve performans odaklı ürünler, klasik tekstil ürünlerine kıyasla çok daha yüksek kâr marjı potansiyeline sahip. Bu dönüşümün bir parçası olarak, online tasarım araçları ve modüler üretim sistemleri gibi yenilikler, üreticilerin kısa moda döngülerine uyum sağlamasını mümkün kılıyor.</p>

<p><strong>Operasyonel Yetkinliklerdeki Kritik Boşluklar</strong></p>

<p>Strategy&amp; analizinde, Türk tekstil oyuncularının küresel rekabette öne çıkabilmesi için sadece teknolojiye değil, aynı zamanda operasyonel disipline de odaklanması gerektiği belirtiliyor. Müşteri segmentasyonu, değer bazlı fiyatlama ve talep tahmini gibi alanlarda görülen yetkinlik eksiklikleri, şirketlerin kâr marjlarını ve stok yönetimini doğrudan olumsuz etkileyebiliyor. Satış ve Operasyon Planlaması (S&amp;OP) süreçlerinin güçlendirilmesi ve ERP/CRM sistemlerinin "tek gerçek veri kaynağı" olarak konumlandırılması, raporun sunduğu en kritik çözüm önerileri arasında yer alıyor.</p>

<p><strong>Pazar Payını Korumanın Anahtarı Sürdürülebilirlik</strong></p>

<p>Global markaların "net-zero" taahhütleri ve çevreci elyaflara olan talebin artması, Türk üreticiler için sürdürülebilirliği kaçınılmaz bir yol haritası kılıyor. GRS (Global Recycled Standard) ve GOTS (Global Organic Textile Standard) gibi uluslararası sertifikasyonlar, şeffaflık ve izlenebilirlik beklentilerini karşılamak adına hayati önem taşıyor. Sürdürülebilirlik yatırımlarını bir maliyet unsuru olarak değil, pazar payını koruma ve geliştirme stratejisi olarak gören şirketlerin, önümüzdeki dönemde finansman olanaklarına erişimde de avantajlı olacağı öngörülüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/pwc-strategy-raporu-turk-tekstilinde-hiz-ve-surdurulebilirlik-yeni-rekabet-alani-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 12:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/scslm.JPG" type="image/jpeg" length="10613"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TÜRKÇİMENTO ve Vakfıkebir Belediyesi iş birliğiyle “Pozitif Enerji Bölgeleri” projesi tamamlandı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/turkcimento-ve-vakfikebir-belediyesi-is-birligiyle-pozitif-enerji-bolgeleri-projesi-tamamlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/turkcimento-ve-vakfikebir-belediyesi-is-birligiyle-pozitif-enerji-bolgeleri-projesi-tamamlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>TÜRKÇİMENTO’nun, Sivil Katılım Hibe Programı kapsamında desteklenen “İklim Değişikliğine Dirençli Kalkınmanın Geleceği: Pozitif Enerji Bölgeleri (PED)” projesi başarıyla tamamlandı. </strong></p>

<p>Ocak 2025’te başlayan ve bir yıl süren proje ile Vakfıkebir Belediyesi için sürdürülebilir enerji temelli bir yol haritası hazırlandı.</p>

<p>Sürdürülebilir enerji konusunda yerel düzeyde farkındalık oluşturmayı ve belediyelerin-paydaşların teknik bilgi ve kapasitelerini arttırmayı amaçlayan program, TÜRKÇİMENTO, Vakfıkebir Belediyesi ve Hacettepe Üniversitesi iş birliğiyle yürütüldü. Ocak 2026’da tamamlanan çalışma, Karadeniz Bölgesi’nde iklim direncini artırmaya yönelik önemli çıktılar ortaya koydu.</p>

<p>Proje süreci boyunca TÜRKÇİMENTO’nun koordinasyonunda dört eğitim programı ve çeşitli atölye çalışmaları gerçekleştirildi. Belediye çalışanları, üniversite öğrencileri ve bölgedeki uzmanlara yönelik bu eğitimlerde PED yaklaşımının sadece teknik bir çözüm değil, aynı zamanda katılımcı bir planlama aracı olduğu vurgulandı.</p>

<p><strong>Belediyeler İçin Uygulanabilir Bir Dönüşüm Modeli Sunuyor</strong></p>

<p>Projenin önemli çıktıları arasında Vakfıkebir Belediyesi için hazırlanan “PED Yol Haritası” ve “Politika Çerçevesi” belgeleri yer aldı. Ocak 2026’da gerçekleştirilen kapanış çalıştayı ile kamuoyuna sunulan bu belgeler, benzer ölçekteki diğer belediyeler için de uygulanabilir bir dönüşüm modeli sunuyor.</p>

<p>Projenin ana yürütücüsü TÜRKÇİMENTO, bu çalışmayla sürdürülebilirlik ve düşük karbonlu üretim vizyonunu yerel yönetimler seviyesine taşıyarak, sektörler arası iş birliğinin en başarılı örneklerinden birine imza attı.</p>

<p>TÜRKÇİMENTO yetkilileri projenin tamamlanmasıyla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi:</p>

<p>“İklim değişikliğine karşı dirençli şehirlerin inşası, yalnızca teknik çözümlerle değil; güçlü iş birlikleri, bilimsel temelli planlama ve yerel kapasitenin geliştirilmesiyle mümkün. Bu proje, sektörümüzün sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda hem Vakfıkebir’e hem de Türkiye’deki diğer belediyelere örnek teşkil edecek bir dönüşüm modeli ortaya koydu. TÜRKÇİMENTO olarak düşük karbonlu, enerji verimli ve dayanıklı bir gelecek için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz.”</p>

<p>PED yaklaşımının proje sonrasında da geliştirilmesi planlanıyor. Vakfıkebir’de belirlenen alanlarda detaylı fizibilite ve teknik tasarım çalışmalarının devam etmesi, yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği odaklı yeni iş birliklerinin oluşturulması ve elde edilen modelin diğer belediyelere aktarılması gündemde.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Proje Ortakları:</strong> TÜRKÇİMENTO, Vakfıkebir Belediyesi, Hacettepe Üniversitesi</p>

<p><strong>Sivil Katılım Projesi Hakkında</strong></p>

<p>Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından uygulanan Türkiye’de Demokratik Yerel Yönetişimin Geliştirilmesi için Sivil Katılımın</p>

<p>Güçlendirilmesi Projesi (Sivil Katılım Projesi), Avrupa Birliği tarafından finanse edilmektedir.</p>

<p>Proje faydalanıcısı Türkiye Belediyeler Birliği’dir. Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı, IPA-II Sivil Toplum Sektörünün lider kurumu olarak, projenin etkin bir biçimde uygulanması ve</p>

<p>izlenmesine yönelik çalışmaları yürütmektedir. Proje 2023 yılı Ocak ayı ile 2025 yılı Eylül ayı arasında uygulanacaktır. Sivil Katılım Projesi, Türkiye’de demokratik yerel yönetişim için sivil katılımın ve gönüllülüğün güçlendirilmesini amaçlamaktadır.</p>

<p><strong>Sivil Katılım Hibe Programı Hakkında</strong></p>

<p>Türkiye’de Demokratik Yerel Yönetişimin Geliştirilmesi için Sivil Katılımın Güçlendirilmesi Projesi” kapsamında uygulanan “Sivil Katılım Hibe Programı” Avrupa Birliği tarafından finanse edilir ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı tarafından uygulanır. Projenin faydalanıcısı Türkiye Belediyeler Birliği'dir. IPA II Sivil Toplum sektör lideri olarak Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı projenin lider kurumudur.</p>

<p>Sivil Katılım Hibe Programı’nın genel amacı; istek, güven ve karşılıklı kabule dayalı STK-kamu iş birliği için elverişli ve sürdürülebilir bir ortam yaratmaktır. Hibe Programı kapsamında sağlanan destek, STK'lar ile yerel yönetimler arasındaki diyaloğu ve iş birliğini güçlendirmek ve böylece sivil toplumun politika ve karar alma süreçlerine öncelikle yerel seviyede katılımını artırmayı amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda hazırlanan hibe programı,</p>

<p>STK’ların belediyeler ve diğer yerel aktörler ortaklığında iklim değişikliği, doğal ve beşerî afetlere hazırlık, sivil katılım ve gönüllülük, yeni teknolojiler ve STK merkezleri olarak belirlenen farklı öncelik alanlarında geliştirilen ve sivil katılımı odağına alan yerel projelere hibe desteği sağlayacaktır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/turkcimento-ve-vakfikebir-belediyesi-is-birligiyle-pozitif-enerji-bolgeleri-projesi-tamamlandi</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 11:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2024/02/fuarsitenormal.png" type="image/jpeg" length="52614"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[UEZ 2026’da Mehmet Şimşek’ten güçlü ekonomi ve güven vurgusu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/uez-2026da-mehmet-simsekten-guclu-ekonomi-ve-guven-vurgusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/uez-2026da-mehmet-simsekten-guclu-ekonomi-ve-guven-vurgusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto"><strong>Uluslararası Ekonomi Zirvesi’nin (UEZ 2026) açılışında konuşan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, artan jeopolitik risklerin gölgesinde Türkiye ekonomisinin dayanıklılığına dikkat çekti. İran savaşı üzerinden küresel etkileri değerlendiren Şimşek, enerji piyasalarındaki dalgalanmalara rağmen Türkiye’nin makroekonomik açıdan güçlü bir direnç sergilediğini ifade etti. “Türkiye olarak dayanıklı olduğumuzu geçen yıl ispatladık, bu yıl da ispatlayacağız. Şokları programla atlattık” diyen Şimşek, özellikle enerji bağımlılığının düşük olmasının Türkiye açısından önemli bir avantaj oluşturduğunu vurguladı. Petrol ve doğalgaz başta olmak üzere dış şokların etkilerinin sınırlı kaldığını belirtti.</strong></section>

<section dir="auto">
<p><strong>Enerji piyasaları ve jeopolitik riskler</strong></p>

<p>Hürmüz Boğazı gibi kritik enerji geçiş noktalarına dikkat çeken Şimşek, savaşların yalnızca enerji değil aynı zamanda gübre ve tedarik zinciri üzerinde de ciddi etkiler oluşturduğunu söyledi. Küresel ekonomide enflasyonist baskıların artabileceğini, büyüme üzerinde ise aşağı yönlü risklerin güçlendiğini ifade etti.Jeopolitik dengelerin kalıcı biçimde değiştiğini vurgulayan Şimşek, “ne bölge ne de dünya eskisine dönmeyecek” değerlendirmesinde bulundu. Bu tür şokların artık daha uzun süreli etkiler bıraktığını ifade etti.</p>

<p><strong>Türkiye ekonomisinin dayanıklılığı</strong></p>

<p>Şimşek, Türkiye’nin uyguladığı ekonomi programının test edildiğini ve sonuç verdiğini belirterek, “Şokları önemli kayıplar yaşamadan programla atlattık. Program kendini kanıtladı” dedi. Geçmiş krizlere rağmen ekonominin yönetilebilir şekilde ilerlediğini vurguladı. Deprem gibi yüksek maliyetli gelişmelere rağmen bütçe açığının kontrol altında tutulduğunu belirten Şimşek, açığın milli gelire oranının yüzde 3’ün altına indirildiğini söyledi. Bu durumun ekonomi politikaları açısından önemli bir esneklik sağladığını ifade etti. Vatandaşların dövize yöneliminde önceki dönemlere göre azalma olduğunu belirten Şimşek, altına talebin ise sürdüğünü söyledi. Fiyat istikrarı ve mali disiplin hedefinden sapma olmayacağını vurguladı.</p>

<p><strong>Enflasyon ve büyüme etkileri</strong></p>

<p>Petrol fiyatlarındaki artış senaryosunun enflasyona yaklaşık 3 puanlık etkisi olabileceğini ifade eden Şimşek, buna rağmen bu etkilerin yönetilebilir olduğunu söyledi. Cari açık ve büyümede sınırlı etkiler görülebileceğini, ancak programın bütünlüğünün korunacağını belirtti. Enflasyonda düşüş eğiliminin sürdüğünü ifade eden Şimşek, hedeflere ulaşmak için çalışmaların devam ettiğini, uzun vadede cari açığın azalmasını beklediklerini söyledi. Yenilenebilir enerji ve hizmet ihracatındaki artışa dikkat çekti.</p>

<p><strong>Philip Hammond: Küresel ekonomi yeniden şekilleniyor</strong></p>

<p>Zirvede konuşan Birleşik Krallık eski Dışişleri ve Maliye Bakanı Lord Philip Hammond, yapay zekâ, demografi ve enerji güvenliği gibi başlıkların küresel sistemi yeniden şekillendirdiğini söyledi.Hammond, ABD’nin Çin’in yükselişini zamanında doğru okuyamamasının stratejik bir hata olduğunu belirterek, bunun küresel sonuçlar doğurduğunu ifade etti.Ukrayna savaşı sonrası Avrupa’nın yüksek enerji maliyetleri ve rekabet kaybı riskiyle karşı karşıya kaldığını söyleyen Hammond, karbonsuzlaşma hedeflerinin ekonomik gerçeklerle birlikte yeniden değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>Jeopolitik etkiler ekonomi kararlarını belirliyor</strong></p>

<p>RePie Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Dr. M. Emre Çamlıbel, küresel ekonomik kararların giderek daha fazla jeopolitik gelişmeler tarafından şekillendiğini ifade etti. Enerji fiyatları, döviz kurları ve tedarik zincirlerinin bu süreçten doğrudan etkilendiğini söyledi.Çamlıbel, şirketlerin bu dönemde dayanıklılık, risk azaltma ve çeşitlendirme stratejilerine odaklandığını belirterek, belirsizlik yönetiminin kritik hale geldiğini vurguladı.</p>

<p><strong>UEZ 2026: Yeni ekonomik düzen tartışılıyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Capital, Ekonomist ve Start Up Dergileri Yayın Direktörü Sedef Seçkin Büyük, küresel ekonominin artık öngörülebilir olmaktan uzaklaştığını söyledi. Büyük, jeopolitik gerilimlerin derinleştiğini, teknoloji rekabetinin stratejik bir mücadeleye dönüştüğünü ifade ederek, yeni dönemde dayanıklılık ve stratejik konumlanmanın belirleyici olacağını vurguladı. UEZ 2026’nın ise bu dönüşümü tartışan bir fikir platformu olarak tasarlandığını belirtti.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ, ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/uez-2026da-mehmet-simsekten-guclu-ekonomi-ve-guven-vurgusu</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 19:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/1775812169-hazine-ve-maliye-bakani-mehmet-simsek-2.jpg" type="image/jpeg" length="17912"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Uluslararası İstanbul İplik Fuarı Yoğun bir ilgi ile ziyaretçilerini ağırladı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/uluslararasi-istanbul-iplik-fuari-yogun-bir-ilgi-ile-ziyaretcilerini-agirladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/uluslararasi-istanbul-iplik-fuari-yogun-bir-ilgi-ile-ziyaretcilerini-agirladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Tekstil sektörünün en önemli uluslararası buluşmalarından biri olarak kabul edilen Uluslararası İstanbul İplik Fuarı, yoğun katılım ve güçlü iş bağlantılarıyla başarıyla tamamlandı. 26–28 Mart 2026 tarihleri arasında Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen organizasyon, üç gün boyunca üreticileri, tedarikçileri ve alıcıları aynı çatı altında buluşturarak sektörün küresel ticaretine yön veren stratejik bir platform olduğunu bir kez daha ortaya koydu.</strong></p>

<p>Tüyap Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. tarafından gerçekleştirilen fuar, Türkiye’nin iplik alanındaki tek uluslararası ihtisas fuarı olma özelliğini bu yıl da pekiştirdi. Türkiye’nin güçlü üretim kapasitesi ve coğrafi konum avantajıyla birleşen organizasyon, sektör profesyonelleri için yüksek katma değerli bir ticaret ortamı oluşturdu.</p>

<p><strong>12 Bini Aşan Ziyaretçi, 90’dan Fazla Ülkeden Yoğun Katılım</strong></p>

<p>Uluslararası İstanbul İplik Fuarı bu yıl toplam 12 bin 285 sektör profesyonelini ağırladı. Ziyaretçilerin 9 bin 750’si yerli, 2 bin 535’i ise yabancı katılımcılardan oluşurken, 91 farklı ülkeden gelen profesyoneller fuarın uluslararası etkisini ve küresel çekim gücünü bir kez daha gözler önüne serdi.</p>

<p>Organizasyonda 250’si yerli olmak üzere toplam 400 firma yer aldı. Katılımcılar, iplik sektörünün üretim gücünü, ürün çeşitliliğini ve yenilikçi yaklaşımını geniş bir yelpazede sergileme fırsatı buldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="1. J P G-2" class="detail-photo img-fluid" height="2969" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/1-j-p-g-2.jpeg" width="4724" /></p>

<p>Fuar kapsamında pamuk, yün, ipek ve keten gibi doğal iplik türlerinin yanı sıra teknik ve fantezi iplikler de ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Ayrıca elyaf ve elyaf ürünleri, tekstil kimyasalları, boyalar ve üretim ekipmanları gibi geniş ürün grupları da sektöre kapsamlı bir vitrin sundu.</p>

<p>Orta Doğu, Kuzey Afrika, Orta Asya ve Avrupa başta olmak üzere yaklaşık 30 ülkeden gelen alım heyetleri, fuar boyunca katılımcı firmalarla birebir görüşmeler gerçekleştirdi. Bu temaslar sayesinde firmalar yeni ihracat bağlantıları kurma, mevcut iş birliklerini güçlendirme ve farklı pazarlara açılma imkânı elde etti.</p>

<p><strong>Sürdürülebilirlik ve İnovasyon Teması Öne Çıktı</strong></p>

<p><img alt="4. J P G-1" class="detail-photo img-fluid" height="1922" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/4-j-p-g-1.jpeg" width="2717" /></p>

<p>Fuarın en dikkat çeken başlıkları arasında sürdürülebilir üretim yaklaşımları ve yenilikçi iplik teknolojileri yer aldı. Çevre dostu üretim süreçleri, geri dönüştürülmüş hammaddeler ve yüksek katma değerli teknik iplikler, sektörün geleceğine yön veren en önemli trendler arasında öne çıktı.</p>

<p>Etkinlik kapsamında düzenlenen Doku Kumaş Tasarım Sergisi ve Defilesi ile interaktif deneyim alanları, ziyaretçilere iplikten kumaşa uzanan yaratıcı süreci yakından deneyimleme fırsatı sundu. Bu yönüyle fuar, yalnızca ticari bir platform olmanın ötesine geçerek ilham veren bir buluşma noktası haline geldi.</p>

<p>Bir sonraki organizasyon için hazırlıklar şimdiden başlarken, sektör temsilcileri 24–26 Mart 2027 tarihlerinde yeniden bir araya gelmek üzere ajandalarına not düştü. Uluslararası İstanbul İplik Fuarı’nın gelecek edisyonunda da yenilikçi çözümler, güçlü iş birlikleri ve ilham verici içeriklerle sektöre yön vermeye devam etmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/uluslararasi-istanbul-iplik-fuari-yogun-bir-ilgi-ile-ziyaretcilerini-agirladi</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 19:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/acilis-torenijpg-3.jpeg" type="image/jpeg" length="76104"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Feast, IFE London 2026’da küresel arenadaki konumunu güçlendirdi]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/feast-ife-london-2026da-kuresel-arenadaki-konumunu-guclendirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/feast-ife-london-2026da-kuresel-arenadaki-konumunu-guclendirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<section dir="auto">
<p><strong>Feast, dünyanın en önemli gıda ve içecek organizasyonları arasında gösterilen IFE London 2026 Fuarı’na katılarak, uluslararası pazarlardaki etkinliğini ve yenilikçi yaklaşımını bir kez daha güçlü bir şekilde ortaya koydu. Üç gün boyunca devam eden fuar süresince marka, global gıda ekosisteminin önde gelen üretici, tedarikçi ve satın almacılarını bir araya getiren platformda ürünlerini ve stratejik vizyonunu geniş bir kitleye tanıtma fırsatı yakaladı.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Uluslararası ziyaretçilerden yoğun ilgi</strong></p>

<p>Fuar boyunca Feast standı, perakende, horeca ve distribütör kanallarından gelen çok sayıda sektör profesyonelini ağırladı. Ziyaretçiler, markanın dondurulmuş gıda alanındaki geniş ve çeşitlendirilmiş ürün portföyünü yakından inceleme imkânı bulurken, özellikle kalite odaklı üretim anlayışı, gıda güvenliği standartları ve tüketici beklentilerine uygun yenilikçi çözümler büyük ilgi gördü. Stand, fuar boyunca sürekli ziyaretçi trafiğiyle dikkat çekerken, ürün tadımları ve tanıtımlar da katılımcılardan olumlu geri dönüşler aldı.</p>

<p><strong>Yeni iş birlikleri ve stratejik temaslar</strong></p>

<p>IFE London 2026 kapsamında gerçekleştirilen birebir görüşmeler, iş geliştirme toplantıları ve ticari temaslar, Feast’in küresel büyüme stratejisine önemli katkılar sağladı. Farklı coğrafyalardan gelen potansiyel iş ortaklarıyla kurulan ilişkiler, markanın yeni pazarlara açılım hedeflerini desteklerken, mevcut pazarlardaki konumunu da daha da güçlendirdi. Özellikle Avrupa, Orta Doğu ve farklı ihracat bölgelerinden gelen yoğun ilgi, markanın uluslararası bilinirliğini artıran önemli unsurlar arasında yer aldı.</p>

<p><strong>Sürdürülebilirlik, inovasyon ve geleceğe yönelik vizyon</strong></p>

<p>Feast, fuar boyunca yalnızca ürünlerini sergilemekle kalmayıp aynı zamanda sürdürülebilir üretim anlayışını, çevresel sorumluluk yaklaşımını ve inovasyon odaklı Ar-Ge çalışmalarını da sektör paydaşlarıyla paylaşma imkânı buldu. Üretim süreçlerinde verimlilik, kaynak kullanımı optimizasyonu, kalite standartları ve çevre dostu üretim modellerine verdiği önemle dikkat çeken marka, uzun vadeli değer yaratma hedefini güçlü bir şekilde vurguladı.</p>

<p>Ayrıca dijitalleşme ve tedarik zinciri yönetimi alanındaki geliştirme çalışmaları da fuar kapsamında öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. Feast, değişen tüketici trendlerine hızlı uyum sağlayan yapısıyla, global pazarlarda rekabet gücünü artırmayı hedeflediğini bir kez daha ortaya koydu.</p>

<p>IFE London 2026’dan elde edilen güçlü geri dönüşler, yeni iş bağlantıları ve artan uluslararası ilgi, Feast’in global büyüme yolculuğuna önemli bir ivme kazandırdı. Marka, önümüzdeki dönemde ihracat ağını genişleterek ve yeni pazarlarda daha etkin rol üstlenerek uluslararası alandaki konumunu daha da güçlendirmeyi hedefliyor.</p>
</section>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/feast-ife-london-2026da-kuresel-arenadaki-konumunu-guclendirdi</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 19:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/f-e-a-s-t.png" type="image/jpeg" length="66964"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Bolat, “Türk TIR Şoförlerimizin Körfez’de Transit Suudi Vizesiyle Seyahati Mümkün Hale Geldi”]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/bakan-bolat-turk-tir-soforlerimizin-korfezde-transit-suudi-vizesiyle-seyahati-mumkun-hale-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/bakan-bolat-turk-tir-soforlerimizin-korfezde-transit-suudi-vizesiyle-seyahati-mumkun-hale-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, “Yapay Zekâ Çağında E-Ticaretin Lojistiği Zirvesi” kapsamında yaptığı konuşmada, Türk TIR şoförlerinin Körfez bölgesinde transit Suudi vizesi alarak seyahat edebilmesinin artık mümkün hale geldiğini açıkladı. Bolat, uygulamanın bir gün önce yürürlüğe girdiğini belirterek, bunun bölgesel taşımacılık ve ticaret açısından önemli bir adım olduğunu ifade etti.</strong></p>

<p><strong>Zirve İstanbul’da Sektörü Bir Araya Getirdi</strong></p>

<p>T.C. Ticaret Bakanlığı’nın himayesinde, İstanbul Ekonomik Araştırmalar Derneği tarafından; Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu bünyesindeki Lojistik ve Dijital Teknolojiler İş Konseyleri ile Uluslararası Nakliyeciler Derneği desteğiyle düzenlenen zirve, Grand Cevahir Hotel Convention Center’da gerçekleştirildi. Etkinlikte e-ticaretin gelişiminde kritik rol oynayan lojistik altyapı, dijitalleşme ve yapay zekâ uygulamaları kapsamlı şekilde ele alındı.</p>

<p><strong>820 Milyar Dolarlık Ticaret Hacmi</strong></p>

<p>Konuşmasında küresel ticaret hacmine değinen Bolat, e-ticaretin toplam ticaret içindeki payının hızla artarak yaklaşık yüzde 20 seviyesine ulaştığını ve 3 trilyon dolarlık bir büyüklüğe eriştiğini belirtti. Türkiye’nin mal ve hizmet ticaretinde toplamda 820 milyar dolarlık bir hacme ulaştığını, milli gelirin de 1,1 trilyon dolar seviyesine çıktığını vurguladı.</p>

<p><strong>Hürmüz Gerilimi ve Küresel Etkiler</strong></p>

<p>Bölgesel gelişmelere de değinen Bolat, Orta Doğu’daki gerilimlerin küresel ekonomide dalgalanmalara yol açtığını, özellikle Hürmüz Boğazı üzerinden geçen enerji akışının risk altına girmesiyle petrol, doğal gaz ve gübre fiyatlarında artışlar yaşandığını söyledi. Türkiye’nin bu süreçte arz güvenliği açısından sorun yaşamadığını ve gerekli tedbirlerin alındığını dile getirdi.</p>

<p><strong>Türkiye Lojistikte Stratejik Kavşak</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Lojistiğin stratejik önemine dikkat çeken Bolat, Türkiye’nin doğu-batı ve kuzey-güney ekseninde önemli bir geçiş noktası olduğunu belirterek; Orta Koridor, Zengezur hattı ve Irak üzerinden Körfez’e uzanan Kalkınma Yolu gibi projelerin öneminin bir kez daha ortaya çıktığını ifade etti. Suudi Arabistan ile ilişkilerin olumlu seyrettiğini vurgulayan Bolat, transit vize konusundaki gelişmenin sektöre ciddi katkı sağlayacağını söyledi.</p>

<p><strong>Savaşın Ekonomik Tahribatı Kolay Silinmeyecek</strong></p>

<p>Konuşmasında bölgedeki çatışmalara da değinen Bolat, ateşkesin kalıcı hale gelmesinin önemine işaret ederek, savaşın ekonomilerde yarattığı hasarın kısa sürede telafi edilemeyeceğini dile getirdi. Enerji ve sanayi altyapısındaki zararların küresel arz zincirlerini etkilemeye devam ettiğini belirtti.</p>

<p><strong>Hizmetler ve Lojistik Ekonominin Taşıyıcı Gücü</strong></p>

<p>Hizmetler sektörünün Türkiye ekonomisindeki rolüne de değinen Bolat, bu alanda elde edilen fazla sayesinde dış ticaret açığının dengelenebildiğini söyledi. Lojistik sektörünün 115 milyar dolarlık büyüklüğüyle milli gelir içinde önemli bir paya sahip olduğunu ve istihdama ciddi katkı sunduğunu ifade etti. Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne yaptığı ihracatın yüzde 60’ının karayolu ile gerçekleştiğini de sözlerine ekledi.E-ticaretin hızla büyüyen bir alan olduğunu belirten Bolat, küresel ölçekte büyük oyuncuların rekabet ettiği bu alanda Türkiye’nin de güçlü bir konuma geldiğini ifade etti. Toplam e-ticaret hacminin yaklaşık yüzde 60’ının perakende ticaretten oluştuğunu söyledi.</p>

<p><strong>Küresel Rekabette İhracatın Önemi</strong></p>

<p>Mehmet Hüseyin Bilgin ise konuşmasında, büyük ekonomiler arasına girmenin yolunun katma değerli üretim ve ihracattan geçtiğini vurguladı. Artan korumacılık eğilimlerini doğu ile batı arasındaki rekabetin bir yansıması olarak değerlendirdi.</p>

<p><strong>Lojistikte Yeni Dönem: Algoritmalar Çağı</strong></p>

<p>Fatih Şener, lojistik sektörünün dönüşümüne dikkat çekerek, süreçlerin artık algoritmalarla yönetildiğini ve rekabette veri kullanımının belirleyici hale geldiğini ifade etti.Şerafettin Aras ise lojistiğin yalnızca taşıma değil, stratejik bir alan olduğunu belirterek, sektörün yapay zekâ ile yeniden şekillendiğini dile getirdi. Kamu, özel sektör ve sivil toplumun bu dönüşümde birlikte hareket etmesi gerektiğini vurguladı. Zirve; e-ticaretin geleceği, lojistik süreçlerin dönüşümü, kamu destekleri ve başarı hikâyelerinin ele alındığı oturumlarla devam etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/bakan-bolat-turk-tir-soforlerimizin-korfezde-transit-suudi-vizesiyle-seyahati-mumkun-hale-geldi</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 19:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/1775822667-t-c-ticaret-bakan-prof-dr-o-mer-bolat.jpg" type="image/jpeg" length="67644"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği’nde Ali Fuat Gürle Yeniden Başkan]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ege-mobilya-kagit-ve-orman-urunleri-ihracatcilari-birliginde-ali-fuat-gurle-yeniden-baskan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ege-mobilya-kagit-ve-orman-urunleri-ihracatcilari-birliginde-ali-fuat-gurle-yeniden-baskan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği’nin genel kurulunda mevcut Başkan Ali Fuat Gürle, üyelerin güçlü desteğini alarak yeniden başkanlığa seçildi. Dört yıllık yeni dönem için güven tazeleyen Gürle, sektörün önümüzdeki süreçte daha yoğun ve küresel odaklı bir yol haritası izleyeceğini vurguladı. Genel kurulda yaptığı konuşmada 2022-2026 döneminin oldukça hareketli geçtiğini ifade eden Gürle, ticaret heyetleri, alım organizasyonları, fuarlar, UR-GE projeleri ve tasarım yarışmalarıyla en aktif birliklerden biri olduklarını belirtti. Bu performansı yeni dönemde daha da ileri taşımayı hedeflediklerini dile getiren Gürle, “2026 yılında gerçekleştireceğimiz fuarlar ve uluslararası organizasyonlarla 1 milyar dolar ihracat hedefimize ulaşacağız” dedi.</strong></p>

<p><strong>Uluslararası Açılım ve Yoğun Ticaret Trafiği</strong></p>

<p>Başkan Yardımcısı Hikmet Güngör ise sektörün son yıllarda karşı karşıya kaldığı maliyet baskılarına rağmen esnek üretim ve güçlü tasarım kabiliyeti sayesinde ayakta kaldığını ifade etti. Dört yıllık süreçte sekiz farklı ülkeye ticaret heyetleri düzenlediklerini belirten Güngör, İzmir Mobilya Fuarı ile eş zamanlı gerçekleştirilen alım heyetlerinin de önemli katkı sağladığını söyledi.</p>

<p>UR-GE projeleri kapsamında yürütülen Aegean Furniture programıyla firmalara eğitimler verildiğini, Çin başta olmak üzere birçok pazarda tanıtım faaliyetleri gerçekleştirildiğini aktaran Güngör, Türkiye genelinden 139 firmanın uluslararası heyetlere katıldığını vurguladı. Ayrıca ABD merkezli e-ticaret platformu Wayfair ile İzmir’de gerçekleştirilen alım heyetinin, Türk mobilyasının global görünürlüğünü artırmada kritik rol oynadığını ifade etti.</p>

<p><strong>Tasarım ve Sürdürülebilirlik Vurgusu</strong></p>

<p>Tasarım odaklı projelerin hız kesmeden devam ettiğini belirten Güngör, Ezber Bozan Mobilya Tasarım Yarışması’nın genç tasarımcılarla ihracatçıları buluşturduğunu söyledi. Bunun yanı sıra Design2Prototype Eko-Tasarım Çalıştayı ile sürdürülebilir malzemeler kullanılarak geliştirilen prototiplerin sektöre yeni bir vizyon kazandırdığını dile getirdi.</p>

<p><strong>Küresel Fuarlarda Milli Katılım Hamlesi</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>2026 yılında uluslararası etkinliklerin daha da yoğunlaşacağını ifade eden Güngör, Las Vegas’ta düzenlenecek HD Expo &amp; Conference kapsamında gerçekleştirilecek milli katılım organizasyonuyla Türk mobilya sektörünün hospitality ve contract alanlarında güçlü bir şekilde temsil edileceğini açıkladı. Aynı zamanda tasarım yarışmalarının yeni edisyonlarıyla sektörün yaratıcı gücünün desteklenmeye devam edeceğini belirtti.</p>

<p><strong>Odun Dışı Orman Ürünlerinde Kurumsal Adımlar</strong></p>

<p>Yönetim Kurulu Üyesi Şükrü Altuntaş, Türkiye’nin kekik ihracatında Ege Bölgesi’nin belirleyici rolüne dikkat çekerek, odun dışı orman ürünlerinde üretici bilgilendirme faaliyetlerinin sürdüğünü ifade etti. Avrupa ve ABD’deki sektör birlikleriyle kurulan temasların ihracatın gelişimine katkı sağladığını belirten Altuntaş, kurulan Teknik Komite ile sektörün uluslararası mevzuata uyum sürecinin daha etkin yönetildiğini vurguladı.</p>

<p><strong>Kâğıt ve Ambalajda Yeni Organizasyonlar</strong></p>

<p>Mobilya Çalışma Komitesi Başkanı Müjdat Kemer ise kâğıt ve ambalaj sektörünün ihracattaki güçlü konumuna dikkat çekti. 2026 yılı içinde Abu Dhabi, Londra ve Moskova’da düzenlenecek önemli fuarlara milli katılım organizasyonları planlandığını belirten Kemer, ayrıca Papirüs Ambalaj Tasarım Yarışması ile yenilikçi ve katma değerli üretimin teşvik edileceğini ifade etti.</p>

<p>Genel kurulda 2026 yılı iş programı ve bütçesi kabul edilirken, tek aday olarak seçime giren Ali Fuat Gürle 45 oy alarak yeniden başkan seçildi. Yönetim kurulunda mevcut isimlerin büyük bölümü görevine devam ederken, yeni dönemde farklı isimler de yönetime dahil edildi. Denetim kurulunda ise mevcut üyeler görevlerini sürdürürken yeni bir isim de kadroya katıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ, ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ege-mobilya-kagit-ve-orman-urunleri-ihracatcilari-birliginde-ali-fuat-gurle-yeniden-baskan</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 19:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/e-i-b-b-b.png" type="image/jpeg" length="96808"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TÜKİD’in güvenli ürün vizyonu sektörde karşılık buluyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/tukidin-guvenli-urun-vizyonu-sektorde-karsilik-buluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/tukidin-guvenli-urun-vizyonu-sektorde-karsilik-buluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ticaret Bakanlığı’nın 2025 yılı denetim sonuçlarına göre kırtasiye sektöründe güvenli ürün oranı ilk kez yüzde 99,33 seviyesine ulaşarak önemli bir eşik aşıldı. Tüm Kırtasiyeciler Derneği (TÜKİD), bu başarıyı 2026 yılında daha ileriye taşımayı; güvenli ürün standardını kalıcı hale getirirken sektörü dijitalleşme ve sürdürülebilir büyüme ekseninde güçlendirmeyi hedefliyor. Bu vizyon doğrultusunda İstanbul Kırtasiye Fuarı’nda da güvenlik kriterlerini karşılayan ürünlerin ön plana çıkarılması ve bu yaklaşımın sektör genelinde daha görünür kılınması planlanıyor.</strong></p>

<p>TÜKİD’in uzun süredir öncülük ettiği güvenli ürün anlayışı, sahada somut sonuçlar vermeye devam ediyor. Ticaret Bakanlığı tarafından eğitim sezonu öncesinde gerçekleştirilen kapsamlı denetimler, sektörde kalite ve güvenlik standartlarının istikrarlı biçimde yükseldiğini ortaya koydu. 2025 yılında 81 ilde yürütülen denetimlerde 5 bin 50 kırtasiye noktasında toplam 722 bin 528 ürün incelenirken, güvenli ürün oranının yüzde 99,33’e ulaşması sektörün geldiği seviyeyi gözler önüne serdi. TÜKİD, bu verilerin sektörel gelişimin önemli bir göstergesi olduğuna dikkat çekiyor.</p>

<p><img alt="Taha Keresteci (1)" class="detail-photo img-fluid" height="2048" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/taha-keresteci-1.jpeg" width="1152" /></p>

<p>TÜKİD Yönetim Kurulu Başkanı Taha Keresteci, güvenli ürün konusunun geçici bir gündem değil, sektörün temel yapı taşı olduğunu vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu: “Bizim için güvenli ürün bir kampanya değil, kalıcı bir standart. Üretici ve tedarikçilerimizle birlikte yürüttüğümüz çalışmaların sahada karşılık bulduğunu görmek son derece değerli. Ancak mevcut noktayı yeterli görmüyor, çıtayı daha da yukarı taşımayı hedefliyoruz.” Kamu ile kurulan iş birliklerinin önemine de değinen Keresteci, denetim mekanizmalarının güçlenmesiyle birlikte sektör genelinde kalite seviyesinin daha da yükseldiğini belirterek nihai hedefin tam uyum olduğunu ifade etti.</p>

<p>Sürdürülebilir büyümeye katkı sunma hedefiyle hareket ettiklerini belirten Keresteci, 2026 yılına ilişkin önceliklerini şu sözlerle aktardı: “Gündemimizde sürdürülebilir rekabetin güçlendirilmesi, yerli üretimin katma değerinin artırılması, ihracatta pazar çeşitliliğinin genişletilmesi ve kırtasiyecilerin dijital dönüşüm süreçlerinin hızlandırılması yer alıyor. Paydaşlarımızla iş birliğimizi derinleştirerek sektörümüzün sürdürülebilir büyümesine katkı sağlamayı amaçlıyoruz.” Keresteci ayrıca, 10 yıl aradan sonra İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek İstanbul Kırtasiye Fuarı’nın, belirli kalite ve güvenlik standartlarını karşılayan ürünlerin sergileneceği ve güvenli ürün yaklaşımının geniş kitlelere aktarılacağı önemli bir platform olacağını vurguladı.</p>

<p>Öte yandan Türkiye kırtasiye pazarı 2025 yılında nominal büyümesini sürdürdü. Yazım gereçleri, okul ve ofis ürünleri ile kâğıt kategorilerinde yoğunlaşan bu büyüme, sektörün çok kanallı yapısı sayesinde daha esnek ve dirençli bir hale gelmesini sağladı. Artık kırtasiye talebi yalnızca okul sezonuna bağlı kalmıyor; yıl geneline yayılan daha dengeli bir tüketim eğilimi öne çıkıyor. Türkiye genelinde yaklaşık 10 bin kırtasiyeci, bireysel ve kurumsal müşterilere hizmet sunarken özellikle yoğun dönemlerde çevrimiçi ve fiziksel satış kanalları birlikte çalışarak kesintisiz bir müşteri deneyimi sağlıyor. Çocuk ürünlerinde güvenlik standartları ve uzman yönlendirmesi ise satın alma kararlarında belirleyici rol oynuyor. Bu kapsamda doğru lokasyon, güçlü ürün çeşitliliği, dijital görünürlük ve etkin müşteri yönetimi gibi unsurları başarıyla uygulayan işletmeler sektörde daha sağlam bir konum elde ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TÜKİD, 1985 yılında sektörün deneyimli isimleri tarafından kurulan ve Türkiye genelinde kırtasiye sektörünü temsil eden ilk ve tek sivil toplum kuruluşu olma özelliğini taşıyor. Kuruluşundan bu yana sektörün gelişimine yön veren dernek; ticaret ahlakı, tüketici güvenliği, açık fikirlilik ve sektörün geleceğini planlama ilkeleri doğrultusunda faaliyetlerini sürdürüyor. Bugün yaklaşık 500 üyesiyle 500’ün üzerinde şirketi temsil eden TÜKİD, hem köklü birikimi hem de geleceğe dönük vizyonu aynı çatı altında buluşturarak sektöre yön vermeye devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/tukidin-guvenli-urun-vizyonu-sektorde-karsilik-buluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 19:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/guvenilir-urun-pict.jpeg" type="image/jpeg" length="51607"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[UEZ'de Yeni Yatırım Modelleri, Stratejiler ve Fırsatlar Konuşuldu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/uezde-yeni-yatirim-modelleri-stratejiler-ve-firsatlar-konusuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/uezde-yeni-yatirim-modelleri-stratejiler-ve-firsatlar-konusuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Uluslararası Ekonomi Zirvesi’nin (UEZ 2026) ikinci gününde gerçekleştirilen “Yeni Yatırım Modelleri, Stratejiler ve Fırsatlar” paneli, küresel dönüşüm sürecinde yatırım dünyasının nasıl yeniden şekillendiğini ortaya koydu. Capital, Ekonomist ve Start Up dergileri tarafından bu yıl 15’inci kez düzenlenen zirve, siyaset, iş dünyası ve akademiyi aynı çatı altında buluşturmayı sürdürürken, “Büyük Dönüşüm: Dayanıklı ve Sürdürülebilir Bir Küresel Sisteme Geçişin Pusulası” temasıyla dikkat çekti.</strong></p>

<p>Tera Finans Grubu’nun ana sponsorluğunda gerçekleşen zirvede, Bacacı Holding sponsorluğunda düzenlenen panelin moderatörlüğünü EY-Parthenon Türkiye Başkanı Özge Gürsoy Büyükavşar üstlendi.</p>

<p><strong>“Dayanıklılık ve sürdürülebilirlik ayakta kalmanın anahtarı”</strong></p>

<p>Bacacı Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Cem Cansu, konuşmasında şirketlerin artık hibrit yapılarla daha esnek ve etkin hale geldiğini vurguladı. Değer yaratımının ciddi bir yatırım disiplini gerektirdiğine dikkat çeken Cansu, organizasyonel yapının sadece finansal değil, paydaşlarla birlikte büyüyen bir ekosistem anlayışıyla ele alınması gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="1775914066 Cem Cansu 1" class="detail-photo img-fluid" height="2133" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/1775914066-cem-cansu-1.jpg" width="3200" /></p>

<p>Geçmiş yüzyılda küresel refahın genel olarak artış gösterdiğini ancak bu sürecin dalgalı ilerlediğini belirten Cansu, “İniş çıkışlar her zaman var oldu, ancak uzun vadede dayanıklı ve sürdürülebilir yapılar ayakta kalmayı başardı” diyerek yatırım kararlarında uzun vadeli bakış açısının önemine işaret etti.</p>

<p><strong>“Yapay zekâdan verim almak için önce sistem kurulmalı”</strong></p>

<p>Teknoloji yatırımlarına da değinen Cansu, yapay zekânın tek başına bir çözüm olmadığını, esas değerin doğru veri, güçlü süreçler ve nitelikli insan kaynağıyla ortaya çıktığını dile getirdi. Kurumların bu alanlarda altyapılarını sağlamlaştırmadan yapay zekâdan maksimum verim elde edemeyeceğini belirten Cansu, veri odaklı dönüşümün kritik rolüne vurgu yaptı.</p>

<p>Şirket olarak özellikle veri ve teknoloji alanında önemli yatırımlar yaptıklarını ifade eden Cansu, girişimcilik tarafında da aktif olduklarını belirterek, yapay zekâ odaklı start-up’larla iş birlikleri geliştirmeyi hedeflediklerini söyledi. Bu kapsamda 2026 yılı için yaklaşık 500 milyon TL’lik yatırım planladıklarını açıkladı.</p>

<p><strong>Derin teknoloji ve demografi yatırım kararlarını şekillendiriyor</strong></p>

<p>Diffusion Capital Partners Ortağı Alper Karagöz ise yatırımlarını derin teknoloji alanına yönlendirdiklerini belirterek, güçlü ekipler ve ölçeklenebilir iş modellerinin yatırım kararlarında belirleyici olduğunu söyledi. Teknolojinin dönüşüm hızının arttığını ve laboratuvardan pazara geçiş sürelerinin ciddi şekilde kısaldığını vurgulayan Karagöz, yatırım perspektifinin de bu doğrultuda değiştiğini ifade etti.</p>

<p>Demografik değişimlerin yeni iş alanları yarattığını dile getiren Karagöz, yaşlanan nüfus, değişen tüketici ihtiyaçları ve sıfır karbon hedeflerinin yatırım trendlerini şekillendirdiğini belirtti. Özellikle sağlık ve otomasyon alanlarında dikey yapay zekâ uygulamalarının önemli fırsatlar sunduğunu söyledi.</p>

<p>Türkiye’nin girişimcilik ekosistemine de değinen Karagöz, artan patent başvuruları ve bilimsel yayınların güçlü bir Ar-Ge potansiyeline işaret ettiğini ifade ederek, oyun ve FinTech sektörlerinde Türkiye’nin rekabet avantajına sahip olduğunu dile getirdi.</p>

<p><strong>Gıda sektöründe sürdürülebilirlik ve verimlilik ön planda</strong></p>

<p>Yıldız Holding Gıda Grubu Başkanı &amp; Besler CEO’su Mert Altınkılınç ise gıda sektöründe sürdürülebilirliğin kritik bir başlık olduğunu vurguladı. 2050 yılında dünya nüfusunun 10 milyara ulaşmasının beklendiğini hatırlatan Altınkılınç, bu doğrultuda gıda arzının yüzde 70 oranında artırılması gerektiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tedarik zincirindeki kırılganlıkların sektörü daha geniş bir perspektifle ele almayı zorunlu kıldığını ifade eden Altınkılınç, sürdürülebilirlik, verimlilik ve tüketici güveninin geleceğin rekabet unsurları olacağını söyledi. Gıda israfını azaltmaya yönelik çalışmalarına değinen Altınkılınç, yaş meyve-sebzede yüksek olan kayıp oranlarını dondurulmuş gıdada ciddi ölçüde düşürdüklerini belirtti.</p>

<p>Kadın çiftçilere yönelik projelere de dikkat çeken Altınkılınç, sektördeki kadın emeğinin daha görünür ve sürdürülebilir hale getirilmesi için kamu ile iş birlikleri yürüttüklerini ifade etti.</p>

<p><strong>“Finansal dayanıklılık ve istihdam odaklı destekler artacak”</strong></p>

<p>Uluslararası Finans Kurumu (IFC) Türkiye, Kazakistan ve Özbekistan Direktörü Lisa Kaestner ise artan küresel belirsizlikler karşısında finansal dayanıklılığın önemine dikkat çekti. Son 10 yılda 25 milyar doların üzerinde finansman sağladıklarını belirten Kaestner, sürdürülebilirlik ve verimlilik odaklı yatırımların öncelikli olduğunu ifade etti.</p>

<p>Türkiye’de değer zincirinin güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Kaestner, özellikle dijitalleşme yatırımları yapan KOBİ’lere destek verdiklerini söyledi. İklim finansmanı, girişimcilik destekleri ve istihdam yaratma odaklı projelerin önümüzdeki dönemde daha da önem kazanacağını belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/uezde-yeni-yatirim-modelleri-stratejiler-ve-firsatlar-konusuldu</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 19:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/1775914059-2-gun-4-panel-yeni-yatirim-modelleri-stratejiler-ve-firsatlar.jpg" type="image/jpeg" length="12546"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bursa 23. Kitap Fuarı Ziyaretçilerine Kapılarını Açtı!]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/bursa-23-kitap-fuari-ziyaretcilerine-kapilarini-acti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/bursa-23-kitap-fuari-ziyaretcilerine-kapilarini-acti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Kitap ve kültür dünyasının önemli buluşma noktalarından biri haline gelen Bursa 23. Kitap Fuarı, kapılarını kitapseverlere açarak yoğun bir katılımla başladı. Bursa’nın kültürel yaşamında köklü bir yer edinen fuar, bu yıl da edebiyatın farklı renklerini bir araya getirerek ziyaretçilerine zengin bir içerik sunuyor. Açılışın ilk gününden itibaren oluşan ilgi, fuarın şehir ve bölge için taşıdığı kültürel değeri bir kez daha ortaya koyarken, organizasyonun dokuz gün boyunca yüksek ziyaretçi sayısına ulaşması bekleniyor.</strong></p>

<p><strong>Dokuz Gün Boyunca Kültür ve Edebiyat Şöleni</strong></p>

<p>Tüyap Fuarlar Yapım A.Ş. tarafından, Türkiye Yayıncılar Birliği iş birliğiyle düzenlenen fuar, 11-19 Nisan tarihleri arasında her gün 10.00 ile 19.30 saatleri arasında ziyaret edilebilecek. Etkinlik, Bursa’nın önemli kültür merkezlerinden biri olan Bursa Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde gerçekleştiriliyor. Geniş ve modern fuar alanı, yayınevlerinin stantlarından etkinlik sahnelerine kadar her noktada ziyaretçilere rahat bir dolaşım ve etkileşim imkânı sunarken, organizasyonun profesyonel yapısı dikkat çekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Yüzlerce Yazar Okurlarıyla Buluşuyor</strong></p>

<p>Fuarın en dikkat çekici yönlerinden biri, güçlü katılımcı yapısı ve yazar çeşitliliği. Toplamda 198 yayınevi, marka ve kurumun yer aldığı organizasyonda 500’ün üzerinde yazar ve şair okurlarıyla buluşuyor. Edebiyat dünyasının farklı kuşaklarını bir araya getiren bu geniş yelpaze, hem klasikleşmiş eserlerin yazarlarını hem de yeni nesil kalemleri aynı çatı altında buluşturuyor. İmza günleri ve söyleşiler aracılığıyla ziyaretçiler, yalnızca kitap satın almakla kalmayıp yazarlarla birebir iletişim kurma, eserlerin arka planını dinleme ve edebiyata dair derinlemesine sohbetlere katılma fırsatı yakalıyor.</p>

<p><strong>Zengin İçerikli Etkinlik Programı</strong></p>

<p>Fuar kapsamında düzenlenen 93 etkinlik, organizasyonu çok yönlü bir kültür platformuna dönüştürüyor. Söyleşiler ve panellerde edebiyatın yanı sıra güncel sosyal konular, düşünce dünyası ve farklı disiplinlerden başlıklar ele alınırken, alanında uzman isimler görüşlerini ziyaretçilerle paylaşıyor. Çocuklara yönelik yaratıcı atölyeler, gençlere özel içerikler ve edebiyat dinletileri ise fuarın kapsayıcılığını artırıyor. Bu yönüyle fuar, sadece yetişkin okurlara değil, her yaş grubuna hitap eden bir deneyim alanı sunuyor.</p>

<p><strong>Kültürel Etkileşim ve Deneyim Alanı</strong></p>

<p>Bursa Kitap Fuarı, yalnızca kitapların sergilendiği bir alan olmanın ötesinde, kültürel etkileşimin yoğun şekilde yaşandığı bir platform olarak öne çıkıyor. Ziyaretçiler farklı yayınevlerini keşfederken aynı zamanda yeni yazarlarla tanışma, farklı bakış açılarıyla karşılaşma ve kültürel üretimin dinamizmini yerinde gözlemleme fırsatı buluyor. Bu etkileşim, fuarın şehir kültürüne katkısını güçlendirirken, okuma alışkanlıklarının yaygınlaşmasına da önemli bir zemin hazırlıyor.</p>

<p><strong>Güncel Bilgi ve Program Takibi</strong></p>

<p>Fuarla ilgili en güncel bilgilere, konuk yazar listelerine, etkinlik detaylarına ve imza günlerine fuarın resmi web sitesi üzerinden ulaşılabiliyor. Ayrıca sosyal medya hesapları aracılığıyla yapılan anlık paylaşımlar sayesinde ziyaretçiler programdaki gelişmeleri yakından takip edebiliyor. Ayrıntılı etkinlik programı ise “Etkinlik Takvimi” sekmesi üzerinden incelenerek ziyaret planının daha verimli şekilde oluşturulmasına imkân tanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/bursa-23-kitap-fuari-ziyaretcilerine-kapilarini-acti</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 19:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/1775908658-bursa-kitap-fuari-5.jpeg" type="image/jpeg" length="34642"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Küresel Ticaret Zirvesi Mersin’de]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/kuresel-ticaret-zirvesi-mersinde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/kuresel-ticaret-zirvesi-mersinde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto"></section>

<section dir="auto">
<p><strong>Türk-Arap ve Avrupa Ülkeleri İş İnsanları Derneği (TURAB), dokuz ülkeyi aynı platformda buluşturacak uluslararası organizasyonunu Mersin’de gerçekleştirmeye hazırlanıyor. TURAB tarafından yapılan açıklamada, düzenlenecek küresel ticaret zirvesiyle Mersin’in uluslararası ticaretin önemli merkezlerinden biri haline getirilmesinin hedeflendiği ifade edildi.</strong></p>

<p>“Küresel Ticaretin Yeni Ufukları: Türk-Arap ve AB İş Dünyası için Fırsatlar ve Yönelimler” başlığıyla düzenlenen zirve, 15 Nisan 2026 tarihinde Mersin Ticaret ve Sanayi Odası’nda geniş kapsamlı bir programla gerçekleştirilecek.</p>

<p><strong>Üst Düzey Katılım Bekleniyor</strong></p>

<p>Saat 10.00’da başlayacak açılış programında TURAB Genel Başkanı Fahri Kuş’un yanı sıra, Ticaret Bakanlığı Ticaret Araştırmaları ve Risk Değerlendirme Genel Müdürü Raif Can ile Dış Temsilcilikler Daire Başkanı Evren Subaşı’nın yer alacağı belirtildi. Açılışta Türkiye’nin yurt dışı ticaret yapılanması, ticaret müşavirlikleri ve küresel ticaret ağlarına dair kapsamlı bir sunum yapılacağı aktarılırken, Mersin Valisi Atilla Toros’un da programa katılmasının beklendiği bildirildi.</p>

<p><strong>Dokuz Ülke İçin Özel Oturumlar</strong></p>

<p>Zirve kapsamında ABD, Polonya, Hindistan, Güney Afrika, Tunus, Gana, Fildişi Sahili, Sırbistan ve Bosna Hersek’e yönelik ayrı ayrı oturumlar düzenlenecek. Her ülke için özel panellerin planlandığı etkinlikte, ticaret müşavirleri, sektör temsilcileri ve uluslararası iş geliştirme uzmanları sahadaki deneyimlerini paylaşacak.</p>

<p>ABD oturumunun hibrit bağlantı ile gerçekleştirileceği, diğer ülke sunumlarının ise doğrudan deneyim ve beklentilere odaklanacağı belirtildi. Moderatörlüğünü TURAB Genel Sekreteri Yasemin Taş’ın üstleneceği programda, klasik sunum formatının dışına çıkılarak daha uygulamaya dönük bir içerik sunulması hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bazı oturumların eski ticaret müşavirleri, bazılarının ise pazara giriş ve büyüme stratejileri uzmanları tarafından gerçekleştirileceği ifade edilirken, bu yaklaşımın katılımcılara doğrudan kullanılabilir ticari bilgiler sunmayı amaçladığı vurgulandı.</p>

<p>Hazırlanan ülke analiz raporlarında Mersin’in güçlü lojistik altyapısı, üretim kapasitesi ve dış pazarlara erişim avantajının öne çıkarıldığı, zirvenin bu potansiyeli somut iş birliklerine dönüştürmeyi hedeflediği kaydedildi. Ayrıca organizasyonun, ticaret heyetlerinin oluşturulması ve yeni yatırım temaslarının kurulması açısından önemli bir rol üstleneceği belirtildi.</p>

<p><strong>Yoğun İlgi, Yüksek Katılım</strong></p>

<p>Etkinliğe olan ilginin oldukça yüksek olduğu belirtilirken, kayıtlı katılımcı sayısının hızla arttığı ifade edildi. Adana, Nevşehir ve Kocaeli başta olmak üzere farklı şehirlerden yatırımcıların programa dahil olduğu, Mersin genelinde ise yoğun bir katılım beklendiği bildirildi.</p>

<p><strong>Mersin İçin Yeni Bir Ticaret Eşiği</strong></p>

<p>Programın sonunda gerçekleştirilecek genel değerlendirme oturumunda, ülke bazlı ticari eşleşmeler, B2B iş görüşmeleri planları ve detaylı ülke raporlarının paylaşılması planlanıyor. Yetkililer, zirve sonrasında Mersin merkezli yeni ticaret ağlarının oluşmasının ve uluslararası iş birliklerinin hız kazanmasının beklendiğini ifade etti.</p>

<p>Genel değerlendirmelerde ise Mersin’in yalnızca bir liman kenti olmanın ötesinde; üretim, depolama, işleme ve dağıtım kapasitesiyle çok yönlü bir ticaret merkezi olduğu vurgulanırken, bu zirvenin kenti küresel ticaret ağlarına daha güçlü şekilde entegre edecek önemli bir adım olacağı ifade edildi.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/kuresel-ticaret-zirvesi-mersinde</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 15:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/ekran-alintisi-88.PNG" type="image/jpeg" length="84171"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[LG’den Ev Eğlencesini Güçlendiren Soundbar Kampanyası]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/lgden-ev-eglencesini-guclendiren-soundbar-kampanyasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/lgden-ev-eglencesini-guclendiren-soundbar-kampanyasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto"></section>

<section dir="auto">
<p><strong>LG Electronics, evde film, dizi ve müzik keyfini daha etkileyici hale getiren soundbar ürünlerinde özel bir kampanya başlattı. Kampanya kapsamında markanın öne çıkan iki modeli, avantajlı fiyatlarla kullanıcıların beğenisine sunuluyor.</strong></p>

<p>LG’nin ev eğlencesi kategorisinde önemli yer tutan soundbar çözümleri; yüksek ses gücü, akıllı ses teknolojileri ve LG televizyonlarla uyumlu çalışma özellikleriyle izleme deneyimini üst seviyeye taşıyor. Bu kapsamda LG SH5A Soundbar 9.999 TL, LG S70TY Soundbar ise 12.999 TL fiyatla lg.com/tr üzerinden satışa sunuluyor. Farklı ihtiyaçlara hitap eden modeller; güçlü ses performansı, akıllı optimizasyon ve gelişmiş bağlantı seçenekleriyle evde sinema atmosferi oluşturmak isteyen kullanıcılar için dikkat çekiyor.</p>

<p><strong>LG SH5A Soundbar ile Dengeli ve Güçlü Ses</strong></p>

<p>LG SH5A Soundbar, yüksek ses performansı ve kullanıcı dostu özellikleriyle ev eğlencesini daha keyifli hale getirmek üzere geliştirildi. 4.1 kanal yapısı ve güçlü çıkışı sayesinde geniş alanlarda etkili bir ses deneyimi sunan model, film, dizi ve müzik içeriklerinde daha yoğun bir atmosfer oluşturuyor.</p>

<p>Cihazda yer alan AI Sound Pro teknolojisi, izlenen içeriği analiz ederek ses ayarlarını otomatik olarak optimize ediyor. Böylece diyaloglar daha net duyulurken, sahne sesleri içerik türüne göre dengeleniyor. Clear Voice Pro özelliği ise konuşmaların daha anlaşılır olmasını sağlıyor. LG TV’lerle uyumlu çalışan arayüzü sayesinde kullanıcılar soundbar’ı doğrudan televizyon üzerinden kolayca kontrol edebiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>LG S70TY ile Daha Sürükleyici Deneyim</strong></p>

<p>LG S70TY Soundbar ise daha gelişmiş bir ses deneyimi arayan kullanıcılar için öne çıkıyor. 3.1.1 kanal yapısı ve yukarı ateşlemeli hoparlör sistemi sayesinde ses yalnızca yatay değil, dikey olarak da yayılıyor ve daha çevreleyici bir etki oluşturuyor. Dolby Atmos desteğiyle izleme deneyimi daha gerçekçi ve sinematik hale geliyor.</p>

<p>Modelde bulunan AI Oda Kalibrasyonu Pro özelliği, ortamın akustiğini analiz ederek ses seviyesini otomatik şekilde ayarlıyor. Böylece bulunduğu ortama uyum sağlayan cihaz, dengeli ve güçlü bir performans sunuyor.</p>

<p>LG televizyonlarla uyumlu çalışacak şekilde tasarlanan S70TY, TV hoparlörleriyle birlikte senkronize çalışarak daha geniş bir ses sahnesi oluşturuyor. Bu sayede kullanıcılar film ve dizi içeriklerini daha etkileyici bir ses deneyimiyle izleyebiliyor.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/lgden-ev-eglencesini-guclendiren-soundbar-kampanyasi</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 15:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/1775828097-bulten-dikey-notext.jpg" type="image/jpeg" length="46632"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye-Portekiz Ticaret Hacmi Hedefi 5 Milyar Dolar]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/turkiye-portekiz-ticaret-hacmi-hedefi-5-milyar-dolar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/turkiye-portekiz-ticaret-hacmi-hedefi-5-milyar-dolar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ile Portekiz Ticaret ve Yatırım Ajansı (AICEP) iş birliğinde düzenlenen Portekiz-Türkiye Yuvarlak Masa Toplantısı, Türkiye-Portekiz 5. Dönem JETCO Toplantısı çerçevesinde 8 Nisan 2026 tarihinde Lizbon’da gerçekleştirildi. Toplantıya; T.C. Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Portekiz Devlet ve Dışişleri Bakanı Paulo Rangel, DEİK Başkan Yardımcısı Burhan Özdemir, Portekiz Ekonomiden Sorumlu Devlet Sekreteri João Rui Ferreira, DEİK/Türkiye-Portekiz İş Konseyi Başkanı Mustafa Mertcan, AICEP Başkanı Madalena Oliveira e Silva ve iki ülkenin iş dünyası temsilcileri katıldı.</strong></p>

<p>Türkiye ile Portekiz arasındaki diplomatik ilişkilerin 100. yılı kapsamında düzenlenen toplantıda, DEİK ile AICEP, DEİK ile Porto Ticaret Odası (AEP) ve DEİK ile Unicorn Factory Lisboa arasında iş birliğini güçlendirmeye yönelik mutabakat zaptları imzalandı.</p>

<p><strong>Bolat: “Gümrük Birliği’nin modernizasyonu kararlılıkla sürecek”</strong></p>

<p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, iki ülke arasındaki ilişkilerin yüzüncü yılının kutlandığını belirterek, mevcut iş birliğinin daha da geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. JETCO toplantısında ticaret ve yatırımlardan enerjiye, savunma sanayinden ulaştırmaya kadar geniş bir yelpazede görüşmeler yapıldığını aktaran Bolat, bu alanların ortak fırsatları ortaya koyduğunu vurguladı.</p>

<p>Son yıllarda ticaret hacminde önemli artış yaşandığını belirten Bolat, pandemi öncesinde 2 milyar dolar seviyesinde olan ticaretin 2025 itibarıyla 3,7 milyar dolara ulaştığını, hedefin ise 5 milyar dolar olduğunu söyledi. Sağlık turizmi, savunma sanayi, gemi inşa ve iletişim teknolojileri gibi alanlarda önemli iş birliği potansiyeli bulunduğunu ifade eden Bolat, Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği’nin güncellenmesine yönelik kararlılıklarını yineledi.</p>

<p><strong>Rangel: “İki ülke stratejik kapı niteliğinde”</strong></p>

<p>Portekiz Devlet ve Dışişleri Bakanı Paulo Rangel, Türkiye ile Portekiz arasındaki ekonomik ve diplomatik diyaloğun her geçen gün daha da önem kazandığını belirtti. 2026’nın iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin 100. yılı olması nedeniyle ayrı bir anlam taşıdığını dile getiren Rangel, ilişkilerin daha güçlü bir vizyonla ele alınması gerektiğini söyledi. Türkiye ve Portekiz’in Avrupa’ya açılan stratejik kapılar olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Özdemir: “AB ile entegrasyon kritik önemde”</strong></p>

<p>DEİK Başkan Yardımcısı Burhan Özdemir, Türkiye ve Portekiz’in Avrupa’nın doğu ve batı uçlarında yer alarak önemli geçiş noktaları oluşturduğunu ifade etti. Küresel ekonomik dengelerin yeniden şekillendiği bu dönemde sürdürülebilir ortaklıkların önemine dikkat çeken Özdemir, Türkiye’nin Avrupa Birliği ile tam entegrasyonunun büyük önem taşıdığını söyledi. Gümrük Birliği’nin yeşil ve dijital dönüşüm alanlarını kapsayacak şekilde modernize edilmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Özdemir ayrıca yenilenebilir enerji, dijital sektörler, denizcilik, turizm ve teknoloji girişimlerinin iki ülke arasında öne çıkan iş birliği alanları olduğunu ifade etti. Portekiz’in önümüzdeki yıllarda planladığı büyük ölçekli altyapı ve ulaşım yatırımlarında Türk firmalarının aktif rol almasının önemine dikkat çekti.</p>

<p><strong>Ferreira: “Sahada olmak ve ortaklık kurmak şart”</strong></p>

<p>Portekiz Ekonomiden Sorumlu Devlet Sekreteri João Rui Ferreira ise mevcut ekonomik ilişkilerin olumlu geliştiğini ancak potansiyelin henüz tam anlamıyla yakalanamadığını belirtti. Uluslararası pazarlarda başarılı olmanın yolunun sahada aktif olmaktan geçtiğini ifade eden Ferreira, iş dünyasının daha fazla iş birliği geliştirmesi gerektiğini söyledi. Portekiz’in özellikle yenilenebilir enerji alanındaki gücüne dikkat çekerken, yatırım süreçlerinde AICEP’in önemli bir rol üstlendiğini vurguladı.</p>

<p><strong>Mertcan: “İş birlikleri çeşitlenmeli”</strong></p>

<p>DEİK/Türkiye-Portekiz İş Konseyi Başkanı Mustafa Mertcan, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin son dönemde ivme kazandığını belirterek, iş birliklerinin farklı sektörlere yayılmasının önemine değindi. Altyapı, enerji, telekomünikasyon ve teknoloji alanlarının öne çıktığını ifade eden Mertcan, dijitalleşme ve girişimcilik ekosistemi gibi alanlarda da önemli fırsatlar bulunduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Silva: “Önemli bir potansiyel mevcut”</strong></p>

<p>AICEP Başkanı Madalena Oliveira e Silva, Türkiye ile Portekiz arasındaki ticari ilişkilerin geliştirilmesi için güçlü bir potansiyel bulunduğunu ifade etti. Özellikle otomotiv, makine ve sanayi ürünleri sektörlerinde son dönemde yaşanan artışın dikkat çekici olduğunu belirten Silva, güneş enerjisi başta olmak üzere teknoloji ve altyapı alanlarında iş birliğinin derinleştirilebileceğini dile getirdi.</p>

<p>Toplantının sponsorluğunu ise Dof Robotik, Binay International, Erdem Holding ve Yılport Holding üstlendi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/turkiye-portekiz-ticaret-hacmi-hedefi-5-milyar-dolar</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 14:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/aa.PNG" type="image/jpeg" length="33783"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Anadolu Sigorta, Global Riskler Zirvesi’nde Belirsizlik Çağını Ele Aldı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/anadolu-sigorta-global-riskler-zirvesinde-belirsizlik-cagini-ele-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/anadolu-sigorta-global-riskler-zirvesinde-belirsizlik-cagini-ele-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Kurumsal Risk Yönetimi Derneği’nin (KRYD) bu yıl 12’ncisini düzenlediği Global Riskler Zirvesi, 10 Nisan’da Sabancı Center’da iş dünyasının önemli temsilcilerini bir araya getirdi. “Nasıl Yönetiriz? Belirsizlikten Dayanıklılığa…” temasıyla gerçekleştirilen zirvede, Anadolu Sigorta Genel Müdürü Z. Mehmet Tuğtan da konuşmacı olarak yer aldı. Tuğtan, iş dünyasında rekabetten iş birliğine evrilen süreçleri, artan riskleri ve yapay zekâ ile veri analitiğinin risk yönetimine etkilerini değerlendirdi.</strong></p>

<p>KRYD tarafından organize edilen zirve, kurumların çok katmanlı belirsizliklerle karşı karşıya olduğu bir dönemde düzenlenirken, iş dünyası açısından önemli mesajlara sahne oldu. Etkinlikte söz alan Tuğtan, sigorta sektöründeki dönüşüm ve risk yönetiminin değişen rolüne dikkat çekti.</p>

<p><strong>“Rekabet, iş birliğine dönüşüyor”</strong></p>

<p>Risklerin giderek büyüdüğünü, karmaşıklaştığını ve maliyetlerin arttığını belirten Tuğtan, özellikle büyük ölçekli ticari ve sınai risklerde sigorta şirketleri arasında risk paylaşımının önemine vurgu yaptı. Değişen koşullar altında rekabetin yerini iş birliğine bıraktığını ifade eden Tuğtan, sektör oyuncularının birlikte hareket etmesinin kritik hale geldiğini dile getirdi.</p>

<p><strong>“Sigortalılık ve kapasite birlikte artmalı”</strong></p>

<p>Siber ve jeopolitik risklerin önemine değinen Tuğtan, Türkiye’de en büyük riskin hâlâ olası Marmara depremi olduğunu söyledi. Maraş depremini örnek göstererek olası bir Marmara depreminde çok daha büyük sigortalı kayıplarla karşılaşılabileceğini belirten Tuğtan, sigortalılık oranı artırılırken aynı zamanda sermaye ve reasürans kapasitesinin de güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>“Teknoloji risk yönetimini dönüştürüyor”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sigorta sektöründe teknolojinin giderek daha belirleyici hale geldiğini ifade eden Tuğtan, yapay zekâ ve veri analitiğinin sektörü köklü biçimde değiştirdiğini söyledi. Gelecekte ortaya çıkabilecek hastalıklara yönelik tahminleme sistemleri geliştirdiklerini, coğrafi risk haritaları oluşturduklarını ve giyilebilir teknolojilerle entegre çözümler sunduklarını belirtti. Bu tür uygulamaların, sigortacılıkta önleyici yaklaşımı güçlendirdiğini ifade etti.</p>

<p>Zirvede yapılan değerlendirmeler, iş dünyasının karşı karşıya olduğu belirsizliklerin kalıcı hale geldiğini bir kez daha ortaya koyarken, kurumlar için başarının yalnızca riskleri tespit etmekle sınırlı kalmayıp, bu riskleri etkin şekilde yönetmek ve dayanıklılığı artırmakla mümkün olduğunu gösterdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/anadolu-sigorta-global-riskler-zirvesinde-belirsizlik-cagini-ele-aldi</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 14:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/1775830373-d-s-c-f3925jpg.jpeg" type="image/jpeg" length="70277"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye, Küresel Ticaretin Merkezi Oluyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/turkiye-kuresel-ticaretin-merkezi-oluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/turkiye-kuresel-ticaretin-merkezi-oluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto"></section>

<section dir="auto">
<p><strong>Uluslararası Ekonomi Zirvesi’nin (UEZ) ikinci gün açılışında konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, dünyada köklü değişimlerin yaşandığını belirterek küresel ekonominin ağırlık merkezinin batıdan doğuya kaydığını vurguladı. Kacır, Türkiye’nin mevcut jeopolitik avantajlarını değerlendirerek yeni dönemde küresel ticaretin merkez ülkelerinden biri olmayı hedeflediğini ifade etti.</strong></p>

<p>Capital, Ekonomist ve Start Up dergileri tarafından 2012’den bu yana düzenlenen ve bu yıl 15’incisi gerçekleştirilen UEZ 2026, siyaset, iş dünyası ve akademi çevrelerinden önemli isimleri bir araya getiriyor. “Büyük Dönüşüm: Dayanıklı ve Sürdürülebilir Bir Küresel Sisteme Geçişin Pusulası” temasıyla gerçekleşen zirvenin ikinci günü de yoğun ilgi gördü.</p>

<p>Ana sponsorluğunu Tera Finans Grubu’nun üstlendiği etkinliğin açılışında konuşan Kacır, küreselleşme ve serbest ticaret anlayışının yerini giderek daha fazla korumacılık, yerel üretim ve dost ülkelerden tedarik yaklaşımına bıraktığını söyledi. Pandemiyle birlikte bu eğilimin hız kazandığını belirten Kacır, Çin’in ekonomik yükselişine de dikkat çekerek yeni fırsatların ortaya çıktığını dile getirdi.</p>

<p>Türkiye’nin üretim kapasitesinin her geçen gün güçlendiğini ifade eden Kacır, otomotivden kimyaya, makineden savunma sanayine kadar birçok alanda önemli ihracat rakamlarına ulaşıldığını söyledi. Türkiye’nin beyaz eşyada Avrupa’da lider, dünyada ise ikinci sırada olduğunu hatırlatan Kacır, elektrikli araçlar, yapay zeka, yarı iletkenler ve enerji gibi alanlarda toplam 30 milyar dolarlık yatırım planının devreye alındığını ve bu kapsamda önemli ilerlemeler kaydedildiğini belirtti.</p>

<p>Savunma sanayinde son 20 yılda büyük bir dönüşüm yaşandığını vurgulayan Kacır, sektörün yıllık hacminin 1 milyar dolardan 20 milyar doların üzerine çıktığını ifade etti. Devam eden Ar-Ge projeleri ve yüksek sözleşme hacmiyle Türkiye’nin savunma alanında uzun vadeli bir vizyonla hareket ettiğini belirten Kacır, birçok alanda dünyada ilk beş ülke arasında yer alındığını söyledi.</p>

<p>Zirvede konuşan Danimarka’nın eski Başbakanı Helle Thorning-Schmidt ise küresel ticaret düzeninde ciddi bir değişim yaşandığını belirterek, gümrük tarifelerinin artık ekonomik olduğu kadar siyasi bir araç olarak da kullanıldığını ifade etti. Tarifelerin müzakere aracı haline geldiğini vurgulayan Thorning-Schmidt, bu durumun uluslararası ilişkilerde yeni bir döneme işaret ettiğini söyledi.</p>

<p>Orta Doğu’daki gelişmelere de değinen Thorning-Schmidt, İran ile sağlanan ateşkesin kırılgan olduğunu ve bölgede kalıcı barışın henüz garanti altına alınamadığını dile getirdi. Çatışmaların yalnızca siyasi değil, aynı zamanda insani ve ekonomik açıdan da ağır sonuçlar doğurduğunu belirtti.</p>

<p>Türkiye’nin stratejik konumuna dikkat çeken Thorning-Schmidt, ülkenin Avrupa, Orta Doğu ve Asya arasında önemli bir köprü görevi gördüğünü ifade etti. Türkiye’nin hem ticari bağlantılar hem de NATO üyeliği sayesinde bölgesel istikrar açısından kritik bir rol üstlendiğini belirterek, yeni dünya düzeninde Türkiye’nin kilit aktörlerden biri olmaya devam edeceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tera Yatırım Genel Müdürü Emir Münir Sarpyener ise zirvenin iş dünyası için önemli bir platform olduğuna işaret ederek, burada üretilen fikirlerin şirket stratejilerine ve ekonomik politikalara yön verdiğini ifade etti. Tera’nın finans ve teknoloji odaklı büyüme vizyonuna değinen Sarpyener, grubun geniş faaliyet alanı ve güçlü yatırımcı tabanıyla dikkat çektiğini belirtti.</p>

<p>Sarpyener, küresel ölçekte yaşanan jeopolitik gelişmelerin ekonomiler üzerinde ciddi etkiler yarattığını, özellikle İran merkezli gelişmelerin lojistikten tarıma kadar birçok sektörü etkilediğini söyledi. Türkiye’nin bu süreçte diplomatik gücü sayesinde öne çıktığını belirten Sarpyener, Körfez sermayesi başta olmak üzere uluslararası yatırımlar için Türkiye’nin güçlü bir cazibe merkezi olmaya devam ettiğini ifade etti.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/turkiye-kuresel-ticaretin-merkezi-oluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 14:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/1775898590-tera-yatirim-genel-muduru-emir-munir-sarpyener-4.jpg" type="image/jpeg" length="72897"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DHL Küresel Bağlantılılık Raporu 2026]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/dhl-kuresel-baglantililik-raporu-2026</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/dhl-kuresel-baglantililik-raporu-2026" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>ABD ile Çin arasındaki ayrışma eğilimi sürerken, küreselleşme beklenenin aksine güçlü ve dirençli bir yapıda kalmaya devam ediyor. Jeopolitik riskler ve artan belirsizliklere rağmen ülkeler, ticaret ve yatırım ilişkilerini büyük ölçüde mevcut iş birlikleri üzerinden sürdürmeyi tercih ediyor. Özellikle ticaretin giderek daha uzun mesafeler üzerinden yapılması, yapay zekâ destekli ticaretin yükselişi ve sınır ötesi ekonomik akışların dayanıklılığı, küreselleşmenin güçlü seyrini ortaya koyuyor.</strong></p>

<p>2024 yılında ABD-Çin ticaretinin küresel ticaret içindeki payı %2,7’den %2,0 seviyesine gerilerken, Singapur dünyanın en küreselleşmiş ülkesi olarak öne çıktı. Bölgesel sıralamada ise Avrupa ilk sırada yer aldı. Rapora göre küresel ticaretin 2029’a kadar, son on yıl ortalamasına yakın şekilde yıllık yaklaşık %2,6 oranında büyümesi bekleniyor.</p>

<p><strong>Avrupa, dünyanın en entegre bölgesi</strong></p>

<p>DHL ve NYU Stern School of Business tarafından hazırlanan rapora göre Avrupa, Kuzey Amerika ile Orta Doğu ve Kuzey Afrika’nın önünde yer alarak yeniden en küresel bağlantılı bölge konumuna yükseldi. Bölgenin bu liderliği; güçlü iç ekonomik entegrasyon, geniş küresel erişim ve dış ticarette yüksek çeşitlilikten kaynaklanıyor.</p>

<p><img alt="1775814560 D H L 4" class="detail-photo img-fluid" height="2400" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/1775814560-d-h-l-4.jpg" width="3600" /></p>

<p>Avrupa’da öne çıkan ülkelerden Hollanda 3. sırada yer alırken, lojistik ve ticaret merkezi rolüyle dikkat çekiyor. Birleşik Krallık 9. sırada bulunarak en geniş coğrafi ticaret ağına sahip ülke olurken, Almanya 14. sırada Avrupa’nın en büyük ve en entegre ekonomilerinden biri olmayı sürdürüyor. Fransa ise doğrudan yabancı yatırım çeşitliliğinde küresel liderliğe yükselmiş durumda. İtalya, İspanya ve Orta-Doğu Avrupa ülkeleri de bölgenin küresel gücünü destekleyen diğer önemli aktörler olarak öne çıkıyor. Türkiye ise Asya ve Orta Doğu’ya açılan stratejik köprü rolüyle Avrupa’nın küresel bağlantı gücüne katkı sağlıyor.</p>

<p><strong>Küreselleşme tarihi zirvesine yakın</strong></p>

<p>Raporda küreselleşme seviyesi, %0 (hiç sınır ötesi akış yok) ile %100 (tam entegrasyon) arasında ölçülüyor. 2025 itibarıyla küreselleşme endeksi %25 seviyesinde kalarak 2022’deki rekor düzeye yakın seyrediyor. Bu durum, küreselleşmenin beklenenden daha dayanıklı olduğunu gösteriyor.</p>

<p>DHL Express CEO’su John Pearson, küreselleşmenin zorluklara rağmen değerini koruduğunu ve dünya sorunlarının ancak küresel iş birliğiyle çözülebileceğini vurguluyor. DHL Avrupa CEO’su Mike Parra ise Avrupa’nın bu ağ içinde kritik bir merkez olduğunu ve şirketlerin küresel fırsatlara erişimini güçlendirdiğini belirtiyor.</p>

<p><strong>Ticaret hızlandı, yapay zekâ etkisi büyüdü</strong></p>

<p>2025 yılında küresel ticaret, Covid-19 sonrası dönem hariç son yılların en hızlı büyümesini kaydetti. ABD’li ithalatçıların tarife artışlarından önce erken sevkiyat yapması, ticaret hacmini yukarı taşıdı. ABD’nin ithalatı düşerken, Çin’in alternatif pazarlara yönelmesi küresel dengeyi korudu.</p>

<p>Ayrıca yapay zekâ yatırımlarındaki artış, ticareti doğrudan etkiledi. DTÖ verilerine göre yapay zekâ ile ilgili ürünler, 2025’in ilk üç çeyreğinde ticaret büyümesinin %42’sini oluşturdu.</p>

<p><strong>Gümrük vergilerine rağmen büyüme sürüyor</strong></p>

<p>ABD’nin artan gümrük tarifelerinin 2026’da ticareti bir miktar yavaşlatması bekleniyor ancak büyümenin tamamen durması öngörülmüyor. Küresel mal ticaretinin 2029’a kadar yıllık ortalama %2,6 büyümesi tahmin ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ABD’nin küresel ticaretteki payının görece sınırlı olması ve ülkelerin yeni ticaret anlaşmalarıyla alternatif pazarlara yönelmesi, bu dayanıklılığı destekleyen önemli faktörler arasında gösteriliyor.</p>

<p><strong>Diğer küresel akışlarda farklı tablo</strong></p>

<p>Rapora göre küresel ekonomik akışlar farklı yönlerde ilerliyor:</p>

<ul>
 <li><strong>Sermaye akışları:</strong> Çok uluslu şirketlerin yurtdışı faaliyetleri güçlü seyrini koruyor, ancak doğrudan yabancı yatırımlarda düşüş gözleniyor.</li>
 <li><strong>Bilgi akışları:</strong> Son yıllarda jeopolitik gerilimler ve veri kısıtlamaları nedeniyle yavaşlama yaşanıyor.</li>
 <li><strong>İnsan hareketliliği:</strong> Uluslararası seyahat, göç ve öğrenci hareketliliği pandemi sonrası dönemde rekor seviyelere ulaştı.</li>
</ul>

<h3>Küresel ayrışma beklentisi gerçekleşmedi</h3>

<p>ABD-Çin gerilimi artmasına rağmen küresel ekonomi genel anlamda bloklara ayrışmadı. Son yıllarda jeopolitik rakiplerden uzaklaşan ekonomik akışların oranı yalnızca %4–6 seviyesinde kaldı. Bu durum, küreselleşmenin parçalanmaktan ziyade esnek bir şekilde yeniden şekillendiğini gösteriyor.</p>

<p><strong>Küreselleşme beklenenden daha dirençli</strong></p>

<p>Raporda ayrıca ticaret ve yatırımın kat ettiği mesafelerin rekor seviyelere ulaştığı belirtiliyor. 2025’te ticarete konu malların ortalama mesafesi 5.010 km’ye, sıfırdan doğrudan yatırımların ortalama mesafesi ise 6.250 km’ye çıkarak küreselleşmenin coğrafi olarak da genişlediğini ortaya koyuyor.</p>

<p>Genel tablo, küreselleşmenin zayıflamak yerine değişerek ve uyum sağlayarak yoluna devam ettiğini gösteriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/dhl-kuresel-baglantililik-raporu-2026</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 21:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/1775814558-d-h-l-2.jpg" type="image/jpeg" length="48520"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Yardımcısı Ağar: "25 yılda 200 Milyar Dolarlık yeni ulaştırma yatırımı hedefleniyor"]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/bakan-yardimcisi-agar-25-yilda-200-milyar-dolarlik-yeni-ulastirma-yatirimi-hedefleniyor-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/bakan-yardimcisi-agar-25-yilda-200-milyar-dolarlik-yeni-ulastirma-yatirimi-hedefleniyor-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p><strong>“Yapay Zekâ Çağında E-Ticaretin Lojistiği Zirvesi”nde konuşan Ticaret Bakan Yardımcısı Volkan Ağar, Türkiye’nin ulaştırma altyapısına son 23 yılda yaklaşık 300 milyar dolar yatırım yaptığını belirterek, önümüzdeki 25-30 yıl içinde buna ek olarak 200 milyar dolarlık yeni yatırım hedeflendiğini açıkladı.</strong></p>

<p>Ticaret Bakanlığı himayesinde, İstanbul Ekonomik Araştırmalar Derneği (İEAD) tarafından; DEİK Lojistik İş Konseyi, DEİK Dijital Teknolojiler İş Konseyi ve Uluslararası Nakliyeciler Derneği’nin (UND) katkılarıyla Grand Cevahir Hotel Convention Center’da düzenlenen zirvede, “E-Ticaretin Lojistiğine Yönelik Kamu Destekleri ve Finansman” başlıklı panelin açılışını Ağar yaptı.</p>

<p><strong>“Yapay zekâ en çok büyük ölçekli işletmelerde kullanılıyor”</strong></p>

<p><img alt="1775830131 Volkan Ag Ar" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/1775830131-volkan-ag-ar.jpg" width="1066" /></p>

<p>Ağar, yapay zekâ destekli lojistik çözümler sayesinde teslimat sürelerinde yüzde 30’a varan iyileşmeler beklendiğini ifade ederek, Türkiye’de bu alandaki kullanımın artmakla birlikte hâlâ gelişim potansiyeli taşıdığını söyledi. TÜİK verilerine göre, yapay zekâ kullanan girişimlerin oranının 2021’de yüzde 2,7 iken 2025’te yüzde 7,5’e yükseldiğini aktaran Ağar, bu teknolojilerin en yoğun biçimde büyük işletmeler tarafından kullanıldığını ve en çok pazarlama ile satış alanlarında tercih edildiğini dile getirdi.</p>

<p><strong>“Güçlü altyapı yatırımları stratejik konumumuzu destekliyor”</strong></p>

<p>Türkiye’nin 4 saatlik uçuş mesafesinde 67 ülkeye erişim sağlayabilen stratejik bir noktada bulunduğunu vurgulayan Ağar, bu avantajın ulaştırma altyapısına yapılan yatırımlarla anlam kazandığını belirtti. Ülkede halihazırda 12 lojistik merkezin aktif olduğunu, 4 merkezin yapımının sürdüğünü ve tüm projeler tamamlandığında bu sayının 23’e ulaşmasının hedeflendiğini söyledi.</p>

<p><strong>Küresel riskler lojistik süreçleri etkiliyor</strong></p>

<p>Bölgesel gelişmelerin lojistik sektörünü doğrudan etkilediğine dikkat çeken Ağar, özellikle Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan sorunların taşıma sürelerini uzattığını, maliyetleri artırdığını ve küresel tedarik zincirlerinde kırılganlık yarattığını ifade etti. Türkiye’nin lojistik ve taşımacılık hizmetlerinde 2025 yılında 42,4 milyar dolarlık ihracata ulaştığını belirten Ağar, sektörün hizmet ihracatındaki payının yüzde 34,5 ile önemli bir konumda olduğunu ve Türkiye’nin bu alanda dünyada 9. sırada yer aldığını kaydetti.</p>

<p><strong>Yurt dışı lojistik ağları genişletilecek</strong></p>

<p>Bakanlık olarak lojistik sektörünü desteklemeye devam ettiklerini söyleyen Ağar, ihracat maliyetlerini azaltmak ve dış pazarlara erişimi kolaylaştırmak amacıyla yurt dışı lojistik dağıtım ağlarının sayısını 5’ten 8’e çıkarmayı planladıklarını belirtti. Türkiye’nin 1,6 trilyon dolarlık GSYH’si ve yaklaşık 18 bin dolarlık kişi başı geliriyle güçlü ekonomiler arasında yer aldığını ifade eden Ağar, toplam ihracat hacminin 396 milyar dolara ulaştığını söyledi.</p>

<p><strong>2026’da ihracat destekleri artacak</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ağar, 2025 yılında ihracata sağlanan desteklerin 33 milyar lira seviyesinde olduğunu, 2026’da ise bu rakamın 45 milyar liraya çıkarılmasının hedeflendiğini açıkladı. İhracatçıların finansmana erişimini kolaylaştırmak için Türk Eximbank, Türk Ticaret Bankası ve İhracatı Geliştirme A.Ş. gibi kurumlarla çalışmaların sürdüğünü belirtti.</p>

<p>Panelde ayrıca, DEİK Genel Sekreteri Caner Çolak moderatörlüğünde; Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya, Uluslararası Hizmet Ticareti Genel Müdürü Tarık Sönmez, Türk Ticaret Bankası Genel Müdürü İlker Yeşil ve İGE A.Ş. Genel Müdürü Fatih Tuğrul Topaç da görüşlerini paylaştı.</p>

<p><strong>Kılıçkaya: “Yapay zekâyı kamuda erken kullanan birimlerdeniz”</strong></p>

<p>Mehmet Ali Kılıçkaya, ihracatçılara yönelik geliştirilen “Kolay İhracat” ve “E-Kolay İhracat Platformu” hakkında bilgi vererek, bu sistemler sayesinde firmaların hedef pazarlar ve satış verilerine kolayca erişebildiğini belirtti. Ayrıca, 119 ülkede faaliyet gösteren ticaret müşavirlikleriyle ihracatçılara destek sağlandığını ve “İhracat Akademisi” kapsamında kapsamlı eğitimler verildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Yeşil: “Finansman desteğini 100 milyar liranın üzerine çıkaracağız”</strong></p>

<p>Türk Ticaret Bankası Genel Müdürü İlker Yeşil, bankanın ihracatçılara sağladığı finansman desteğini artırmayı hedeflediklerini belirterek, 2026 yılına kadar bu tutarı 100 milyar liranın üzerine çıkarmayı planladıklarını söyledi.</p>

<p><strong>Sönmez: “E-ticaret lojistiğin yapısını değiştirdi”</strong></p>

<p>Tarık Sönmez, pandemiyle birlikte e-ticarette yaşanan hızlı büyümenin lojistik sektörünü dönüştürdüğünü belirterek, 2024 yılında e-ticaret hacminin 3 trilyon TL’yi aştığını ve bunun lojistik altyapının güçlendirilmesini zorunlu kıldığını ifade etti.</p>

<p><strong>Topaç: “Teminat sorununa dijital çözüm sunuyoruz”</strong></p>

<p>İGE Genel Müdürü Fatih Tuğrul Topaç ise kurumun kredi vermek yerine ihracatçıların teminat sorununu çözmeye odaklandığını belirterek, bankalarla kurulan dijital entegrasyon sayesinde süreçlerin hızlı ve etkin şekilde yürütüldüğünü söyledi.</p>

<p>Zirvenin son oturumunda ise sektör temsilcileri, başarı hikâyeleri ve büyüme stratejileri üzerine deneyimlerini katılımcılarla paylaştı.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/bakan-yardimcisi-agar-25-yilda-200-milyar-dolarlik-yeni-ulastirma-yatirimi-hedefleniyor-1</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 20:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/04/1775830136-panel-1.jpg" type="image/jpeg" length="30926"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
