<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Fuar Dergisi</title>
    <link>https://www.fuardergisi.com.tr</link>
    <description>Fuar Dergisi, ulusal ve uluslararası fuarlar, sektörel yenilikler ve ekonomi dünyasındaki en önemli gelişmeleri takip eden profesyoneller için kapsamlı analizler, röportajlar ve özel haberler sunar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>"Türkiye'nin ilk ve tek ulusal Fuar, Kongre ve Festival dergisi</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 31 Aug 2026 14:24:56 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ambalaj Sektörünün Dış Ticaret Fazlası 1,59 Milyar Dolara Ulaştı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ambalaj-sektorunun-dis-ticaret-fazlasi-159-milyar-dolara-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ambalaj-sektorunun-dis-ticaret-fazlasi-159-milyar-dolara-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye ambalaj sektörü, 2026’nın ilk yarısında ihracatını yüzde 8,72 artırarak 3,83 milyar dolara çıkardı. İthalat 2,24 milyar dolar olurken, sektörün dış ticaret fazlası yüzde 12,80 artışla 1,59 milyar dolara yükseldi. ASD Başkanı Zeki Sarıbekir, ihracattaki miktar artışının olumlu olduğunu ancak bundan sonraki dönemde kilogram başına ihracat değerinin de yükseltilmesi gerektiğini vurguladı.</strong></p>

<p>Türkiye ambalaj sanayisi, 2026 yılının ilk altı ayında dış ticaretteki güçlü görünümünü sürdürdü. Ambalaj Sanayicileri Derneği’nin (ASD) açıkladığı Ocak-Haziran 2026 dönemi verilerine göre, sektörün ihracatı geçen yılın aynı dönemine kıyasla 307 milyon dolar artarak 3 milyar 831 milyon dolara ulaştı.</p>

<p>Aynı dönemde sektörün ithalatı 2 milyar 244 milyon dolar olarak gerçekleşti. Böylece ambalaj sektörünün dış ticaret fazlası geçen yılın ilk yarısındaki 1,41 milyar dolardan 1 milyar 586 milyon dolara yükseldi. Dış ticaret fazlasındaki yıllık artış yaklaşık 180 milyon dolar olurken, oran bazında artış yüzde 12,80 olarak kaydedildi.</p>

<p>İhracattaki artışın ana kaynağı miktar oldu</p>

<p>Sektörün ihracatındaki yükselişte miktar artışı belirleyici oldu. 2026’nın ilk altı ayında ambalaj ihracatı 1,83 milyar kilogram seviyesine çıktı. İhracat miktarı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11,94 arttı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Buna karşın kilogram başına ortalama ihracat değeri yüzde 2,88 gerileyerek 2,0915 dolar/kg oldu. Böylece toplam ihracattaki yüzde 8,72’lik artış büyük ölçüde daha fazla ürün ihracat edilmesinden kaynaklandı.</p>

<p>İthalatta ise miktar ve değer açısından farklı bir tablo ortaya çıktı. İthalat miktarı yüzde 1,42 azalarak 922,8 milyon kilograma gerilerken, kilogram başına ortalama ithalat değeri yüzde 7,53 yükseldi. Bunun sonucunda toplam ithalat değeri yüzde 6 arttı.</p>

<p>İhracatın yüzde 64’ü plastik ambalajdan</p>

<p>Ambalaj türleri bazında ihracatta plastik ambalajlar açık ara liderliğini korudu.</p>

<p>2026 yılının ilk yarısında toplam sektör ihracatının:</p>

<p>Yüzde 64,18’ini plastik ambalajlar,<br />
Yüzde 23,36’sını kâğıt ve karton ambalajlar,<br />
Yüzde 8,57’sini metal ambalajlar oluşturdu.</p>

<p>İthalatta da plastik ambalajlar ilk sırada yer aldı. Plastik ambalajların toplam ithalattaki payı yüzde 55,66 olurken, kâğıt-karton ambalajların payı yüzde 34,10, metal ambalajların payı ise yüzde 7,57 olarak gerçekleşti.</p>

<p>En büyük pazar Birleşik Krallık</p>

<p>Türkiye ambalaj sektörünün 2026’nın ilk yarısında en fazla ihracat yaptığı ülke Birleşik Krallık oldu.</p>

<p>Birleşik Krallık’a yapılan ihracat 366,6 milyon dolara ulaşırken, bu ülkenin toplam sektör ihracatındaki payı yüzde 9,57 olarak hesaplandı.</p>

<p>Kilogram başına ortalama ihracat değerinde ise ilk 20 pazar içerisinde Rusya, Çekya ve Almanya öne çıktı. Rusya’ya yapılan ihracatta ortalama birim değer 3,9385 dolar/kg, Çekya’da 3,8006 dolar/kg, Almanya’da ise 3,5414 dolar/kg seviyesinde gerçekleşti.</p>

<p>İthalatta ise Almanya yüzde 18,04 payla ilk sırada yer aldı. Almanya’yı yüzde 17,79 ile Çin, yüzde 8,61 ile İtalya takip etti.</p>

<p>Sarıbekir: “Katma değeri de artırmalıyız”</p>

<p>ASD Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Sarıbekir, sektörün ilk yarıdaki ihracat performansının ambalaj sanayisinin üretim ve ihracat kapasitesini ortaya koyduğunu belirtti.</p>

<p>İhracatın yüzde 8,72 artarak 3,83 milyar dolara ulaşmasının olumlu bir gelişme olduğunu ifade eden Sarıbekir, dış ticaret fazlasındaki yüzde 12,80’lik artışın da sektörün Türkiye ekonomisine katkısını gösterdiğini söyledi.</p>

<p>Sarıbekir, ihracat miktarındaki yüzde 11,94’lük yükselişin firmaların uluslararası pazarlardaki gücünü koruduğuna işaret ettiğini ancak kilogram başına ihracat değerindeki gerilemenin dikkatle ele alınması gerektiğini belirtti.</p>

<p>“Önümüzdeki dönemde katma değerli üretime daha fazla odaklanmamız gerekiyor” diyen Sarıbekir, teknoloji yatırımları, sürdürülebilir üretim, inovasyon ve yüksek performanslı ambalaj çözümleriyle birim ihracat değerinin yükseltilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>Hedef hem yeni pazar hem daha yüksek değer</strong></p>

<p>Sarıbekir, sektörün Avrupa başta olmak üzere mevcut ihracat pazarlarındaki konumunu güçlendirirken yeni pazarlara açılmaya da devam etmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Rusya, Çekya ve Almanya gibi pazarlarda kilogram başına daha yüksek ihracat değerlerine ulaşılmasının, Türkiye ambalaj sektöründe katma değerli ürünler açısından önemli bir potansiyel bulunduğunu gösterdiğini ifade eden Sarıbekir, hedefin yalnızca ihracat miktarını artırmak olmaması gerektiğini kaydetti.</p>

<p>Sarıbekir, “Hedefimiz yalnızca daha fazla ürün ihraç etmek değil, daha yüksek değer yaratan, teknoloji ve inovasyon içeren ambalaj çözümlerinin ihracatını artırmak olmalı” dedi.</p>

<p>Sektörün dış ticaret fazlası veren yapısının sürdürülebilmesi için üretim maliyetleri, enerji, ham madde, lojistik ve finansmana erişim gibi alanlarda rekabetçiliğin desteklenmesinin önemine de dikkat çekildi.</p>

<p><strong>ASD’nin 264 üyesi bulunuyor</strong></p>

<p>1992 yılında 39 ambalaj üreticisinin girişimiyle kurulan Ambalaj Sanayicileri Derneği, Türkiye ambalaj sektörünün gelişmesine katkı sağlamayı ve sektörün ulusal ve uluslararası platformlarda temsilini güçlendirmeyi amaçlıyor.</p>

<p>Ağustos 2026 itibarıyla 264 üyesi bulunan ASD, sektör temsilcileri arasındaki iş birliği ve dayanışmayı geliştirmeye yönelik çalışmalarını sürdürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ambalaj-sektorunun-dis-ticaret-fazlasi-159-milyar-dolara-ulasti</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 13:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/05/asd-baskani-zeki-saribekirjpg-1.jpeg" type="image/jpeg" length="69307"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Markiz Patent Genel Müdürü Orhan Eriman: “Türkiye’nin Hammaddesi Başkasının Markası Oluyor”]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/markiz-patent-genel-muduru-orhan-eriman-turkiyenin-hammaddesi-baskasinin-markasi-oluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/markiz-patent-genel-muduru-orhan-eriman-turkiyenin-hammaddesi-baskasinin-markasi-oluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye’nin sahip olduğu coğrafi ve kültürel değerlerin önemli bölümünün küresel markalara dönüşmeden hammadde aşamasında kaldığına dikkat çeken Markiz Patent Genel Müdürü Orhan Eriman, “Hammaddeyi biz veriyoruz, markayı başkaları yaratıyor. Artık hammaddemizi değil, markalarımızı konuşturma zamanı” dedi.</strong></p>

<p>Türkiye; farklı medeniyetlerden miras kalan kültürel zenginliği, elverişli iklim koşulları, verimli toprakları ve biyolojik çeşitliliği sayesinde çok sayıda özgün ürüne ve coğrafi değere sahip. Ancak bu potansiyelin önemli bir kısmı, yüksek katma değerli küresel markalara dönüşmeden hammadde veya işlenmemiş ürün olarak pazarlanıyor.</p>

<p>Markiz Patent Genel Müdürü Orhan Eriman, Türkiye’nin temel sorununun sahip olduğu değerlerin yetersizliği olmadığını belirterek, asıl eksikliğin bu değerleri fikri mülkiyet, tasarım, hikâye anlatımı ve marka stratejisiyle uluslararası ekonomik değere dönüştürmek olduğunu söyledi.</p>

<p>Eriman, “Kendi toprağımızda doğan değerleri başkalarının markalarında görmeye devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Halfeti Karagülü üzerinden dikkat çeken örnek</strong></p>

<p>Türkiye’nin yerel değerlerinin farklı ülkelerden markalar tarafından kullanılarak küresel pazara taşınmasının dikkat çekici örneklerinden birinin Halfeti Karagülü olduğunu belirten Eriman, Londra merkezli bir şirketin Şanlıurfa’nın Halfeti ilçesinde yetişen Karagül’den ilham alarak geliştirdiği lüks parfüm markasına işaret etti.</p>

<p>Halfeti’nin kendine özgü coğrafyası ile Karagül’ün kültürel çağrışımının bir marka hikâyesine dönüştürülmesini değerlendiren Eriman, burada asıl tartışılması gereken konunun söz konusu şirketin bu değeri kullanması değil, Türkiye’nin aynı potansiyeli neden kendi markalarıyla dünyaya taşıyamadığı olduğunu söyledi.</p>

<p>Eriman, Türkiye topraklarında yetişen ve ülkenin iklimi ile coğrafyasından beslenen bir değerin başka bir ülkenin markası tarafından hikâyeye dönüştürülerek uluslararası tüketiciye sunulmasının, fikri mülkiyet açısından da önemli bir mesaj taşıdığını ifade etti.</p>

<p>“Bizim topraklarımızda doğan, bizim iklimimizde farklılaşan bir değer; başka bir ülkenin markası tarafından hikâyeye dönüştürülüyor, başka bir ülkede ürüne dönüşüyor ve dünyanın en yüksek gelir grubundaki tüketicilerine sunuluyor” diyen Eriman, Türkiye’nin kendi değerlerini fikri mülkiyet, tasarım ve marka gücüyle küresel pazara taşıması gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>“Coğrafi işaret son değil, başlangıç”</strong></p>

<p>Türkiye’nin coğrafi işaret alanında önemli bir birikim oluşturduğunu belirten Eriman, coğrafi işaret tescilinin tek başına bir markalaşma stratejisi olarak görülmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Coğrafi işaretin bir ürünün kökenini, özelliklerini ve belirli üretim standartlarını koruma altına aldığını ifade eden Eriman, küresel marka oluşturmanın ise bunun ötesinde bir süreç olduğunu kaydetti.</p>

<p>“Tescil, korumanın başlangıcıdır; marka ise o değerin dünyadaki algısını, ekonomik karşılığını ve geleceğini yönetme işidir” diyen Eriman, coğrafi işaret ile ticari marka stratejisinin birlikte ele alınması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Türkiye’nin yerel değerlerini uluslararası fikri mülkiyet sistemleri içerisinde koruyacak ve aynı zamanda ticarileştirecek yeni bir yaklaşım geliştirmesi gerektiğini söyleyen Eriman, tarım ürünleri, doğal kaynaklar ve yerel üretim değerlerinin çoğu zaman düşük katma değerli ürünler veya hammadde olarak ihraç edildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Asıl ekonomik değerin ise ürünün işlenmesi, tasarlanması, konumlandırılması, markalaştırılması ve doğrudan tüketiciyle buluşturulması aşamalarında ortaya çıktığını ifade etti.</p>

<p><strong>“Tek başına üreticinin çabası yeterli değil”</strong></p>

<p>Türkiye’nin markalaşma potansiyelinin birkaç ürünle sınırlı olmadığını belirten Eriman; Urfa Karagülü, Isparta Gülü, Anzer Balı ve Antep Fıstığı gibi değerlerin farklı sektörlerde uluslararası markalara dönüşebilecek güçlü hikâyelere sahip olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak bu dönüşümün yalnızca üreticilerin veya yerel işletmelerin çabasıyla gerçekleştirilemeyeceğini belirten Eriman, kamu ve özel sektörün yanı sıra üretici örgütleri, tasarımcılar, marka uzmanları ve fikri mülkiyet profesyonellerinin de sürece dahil olması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eriman, bölgesel ölçekte oluşturulacak yapılanmaların yalnızca tescil süreçlerine odaklanmaması gerektiğini belirterek, ürünün hangi pazarda, hangi tüketici grubuna ve hangi marka konumlandırmasıyla sunulacağının da önceden planlanması gerektiğini dile getirdi.</p>

<p>“Bir coğrafi değerin küresel markaya dönüşmesi için patent vekiline de ihtiyaç olabilir, marka uzmanına da, tasarımcıya da, pazarlama stratejistine de, ihracatçıya da. Çünkü mesele tek başına hukuki bir tescil meselesi değildir; üretimden tüketici algısına kadar bütün değer zincirinin tasarlanmasıdır” dedi.</p>

<p><strong>“Hikâyeyi başkaları değil, biz yazmalıyız”</strong></p>

<p>Türkiye’nin kültürel ve coğrafi mirasını yalnızca geleneksel veya folklorik unsurlar üzerinden anlatmak yerine, bu değerleri çağdaş tasarım ve evrensel marka anlayışıyla yeniden yorumlaması gerektiğini belirten Eriman, küresel tüketiciye ulaşmanın yolunun güçlü bir anlatıdan geçtiğini söyledi.</p>

<p>Türkiye’nin sahip olduğu değerlerin dünyada kendiliğinden keşfedilmesini beklemek yerine, bu değerleri uluslararası tüketicinin anlayabileceği bir marka diline dönüştürmesi gerektiğini ifade eden Eriman, rekabetin artık yalnızca ürünler üzerinden değil, hikâyeler, algılar ve markalar üzerinden de yürüdüğünü kaydetti.</p>

<p><strong>Hedef, yerel değerden küresel markaya</strong></p>

<p>Türkiye’nin önünde önemli bir markalaşma fırsatı bulunduğunu belirten Eriman, bundan sonraki süreçte yalnızca coğrafi işaret sayısını artırmanın yeterli olmayacağını, mevcut değerlerin ekonomik ve kültürel potansiyelini büyütecek stratejilerin de geliştirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Eriman, Türkiye'nin yerel ürünleri coğrafi işaretlerle koruması, fikri mülkiyet haklarıyla güvence altına alması, tasarımla farklılaştırması ve güçlü marka hikâyeleriyle uluslararası pazarlara taşıması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Eriman sözlerini şöyle tamamladı: “Ürünlerimizi coğrafi işaretle koruyalım, fikri mülkiyetle güvence altına alalım, tasarımla farklılaştıralım, hikâyeyle anlamlandıralım ve güçlü markalarla dünyaya taşıyalım. Türkiye’nin bundan sonraki hedefi yalnızca kendi değerlerini korumak değil, o değerlerin küresel ekonomik karşılığını da kendi markalarıyla yaratmak olmalı. Artık hammaddemizi değil, markalarımızı konuşturma zamanıdır.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/markiz-patent-genel-muduru-orhan-eriman-turkiyenin-hammaddesi-baskasinin-markasi-oluyor</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 13:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/orhan-eriman.jpeg" type="image/jpeg" length="86928"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tera’dan 40 Milyar TL’lik Sermaye Hamlesi]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/teradan-40-milyar-tllik-sermaye-hamlesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/teradan-40-milyar-tllik-sermaye-hamlesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Sermaye piyasalarında şirketlerin sermaye yapısını güçlendirmeye yönelik adımlar hız kazanırken, Tera’dan dikkat çeken bir karar geldi. Şirket, 40 milyon TL olan kayıtlı sermaye tavanını 1000 kat artırarak 40 milyar TL’ye yükseltmek için SPK’ya başvurma kararı aldı. Tera ayrıca ödenmiş sermayesini 150 milyon TL’den 4 milyar TL’ye çıkaracak.</strong></p>

<p>Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) sermaye yeterliliğine ilişkin düzenlemelerinin ardından sermaye piyasalarında dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Tera yönetimi, şirketin gelecekteki sermaye ihtiyaçlarına yönelik kapsamlı bir artış planını gündeme aldı.</p>

<p>Şirket yönetim kurulunun 29 Ağustos 2026 tarihinde aldığı karara göre, mevcut 40 milyon TL’lik kayıtlı sermaye tavanının 40 milyar TL’ye yükseltilmesi amacıyla SPK’ya başvurulacak.</p>

<p>Söz konusu değişiklik gerçekleşirse Tera’nın kayıtlı sermaye tavanı tam 1000 kat artırılmış olacak.</p>

<p><strong>SPK’nın 500 milyon TL’lik sermaye kriterinin ardından geldi</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tera’nın hamlesinin zamanlaması da dikkat çekiyor. SPK’nın portföy yönetim şirketlerine yönelik sermaye kriterlerini yeniden düzenleyerek bazı şirketler açısından sermaye yükümlülüklerini 500 milyon TL seviyesine kadar çıkardığı bir dönemde Tera, çok daha yüksek bir kayıtlı sermaye tavanı belirlemeyi tercih etti.</p>

<p>40 milyar TL’lik yeni tavan, söz konusu 500 milyon TL'lik seviyenin 80 katına denk geliyor.</p>

<p>Ancak kayıtlı sermaye tavanının 40 milyar TL’ye yükseltilmesi, Tera’nın bu tutarda bir sermaye artırımını bugün gerçekleştireceği anlamına gelmiyor. Düzenleme, şirket yönetimine gelecekte yapılabilecek sermaye artırımları açısından daha geniş bir hareket alanı sağlıyor.</p>

<p><strong>Ödenmiş sermaye 4 milyar TL’ye çıkacak</strong></p>

<p>Tera’nın sermaye planındaki ikinci önemli adım ise ödenmiş sermayeye ilişkin.</p>

<p>Yönetim kurulunun aynı toplantıda aldığı kararla, şirketin mevcut 150 milyon TL olan ödenmiş sermayesinin 4 milyar TL’ye yükseltilmesi planlanıyor.</p>

<p>Bu değişiklik, ödenmiş sermayede yaklaşık 26,7 katlık bir artış anlamına geliyor.</p>

<p>Böylece Tera bir yandan gelecekteki sermaye artırımları için 40 milyar TL’lik geniş bir tavan oluştururken, diğer yandan mevcut ödenmiş sermayesini de önemli ölçüde artırmaya hazırlanıyor.</p>

<p><strong>40 milyar TL’lik tavan ne anlama geliyor?</strong></p>

<p>Kayıtlı sermaye tavanı ile ödenmiş sermayenin birbirinden farklı kavramlar olması nedeniyle, 40 milyar TL’lik tavanın doğrudan şirket kasasına girecek bir kaynak olarak değerlendirilmemesi gerekiyor.</p>

<p>Kayıtlı sermaye tavanının yükseltilmesi, şirketin ilerleyen dönemde gerekli görmesi halinde belirlenen limit dahilinde sermaye artırımlarını daha kolay gerçekleştirebilmesine imkan sağlıyor.</p>

<p>Bu nedenle Tera’nın kararı, yalnızca teknik bir esas sözleşme değişikliği olarak değil, şirketin gelecekteki büyüme, yatırım ve sermaye yapılanmasına ilişkin önemli bir hazırlık olarak da değerlendiriliyor.</p>

<p><strong>Gözler SPK’nın kararında</strong></p>

<p>Tera’nın 40 milyar TL’lik kayıtlı sermaye tavanı için öncelikle SPK’nın uygun görüşü gerekiyor. Kurulun değerlendirmesinin ardından sürecin diğer aşamalarına geçilmesi bekleniyor.</p>

<p>Sermaye piyasalarında şirketlerin mali yapılarının güçlendirilmesine yönelik düzenlemelerin öne çıktığı bir dönemde Tera’nın aldığı karar, özellikle rakamın büyüklüğü nedeniyle dikkat çekti.</p>

<p>SPK’nın sermaye kriterlerinde çıtayı yukarı taşıdığı süreçte Tera, kayıtlı sermaye tavanını 40 milyar TL’ye çıkararak gelecekteki sermaye ihtiyaçları için oldukça geniş bir alan açmayı hedefliyor. Şimdi piyasanın odağında SPK’nın bu başvuruya vereceği yanıt bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/teradan-40-milyar-tllik-sermaye-hamlesi</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 13:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-31-at-121900-pm.jpeg" type="image/jpeg" length="70701"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ticaret Bakanı Ömer Bolat: GSYH İkinci Çeyrekte Yüzde 2,3 Arttı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ticaret-bakani-omer-bolat-gsyh-ikinci-ceyrekte-yuzde-23-artti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ticaret-bakani-omer-bolat-gsyh-ikinci-ceyrekte-yuzde-23-artti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye ekonomisinin 2026 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 2,3 büyüdüğünü belirterek, ekonominin üst üste 24 çeyrektir büyüme kaydettiğini açıkladı. İlk yarıdaki büyüme yüzde 2,5 olurken, yıllıklandırılmış GSYH 1 trilyon 706 milyar dolarla tarihi zirveye ulaştı.</strong></p>

<p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 2026 yılı ikinci çeyrek Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) verilerine ilişkin değerlendirmesinde, Türkiye ekonomisinin küresel belirsizliklerin ve jeopolitik risklerin arttığı bir dönemde büyüme performansını sürdürdüğünü ifade etti.</p>

<p>Türkiye ekonomisi, 2026 yılının ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,3 büyüdü. Böylece ekonomide kesintisiz büyüme dönemi 24 çeyreğe, yani 6 yıla ulaştı. Yılın ilk çeyreğinde büyüme oranı yüzde 2,6 olarak gerçekleşmişti.</p>

<p>2026'nın ilk altı ayında ekonomideki büyüme oranı ise yüzde 2,5 oldu.</p>

<p><strong>Yıllıklandırılmış GSYH 1,7 trilyon doları aştı</strong></p>

<p>Bakan Bolat'ın verdiği bilgilere göre, 2026 yılının ikinci çeyreği itibarıyla yıllıklandırılmış GSYH 1 trilyon 706 milyar dolara yükseldi. Böylece Türkiye ekonomisinin cari fiyatlarla milli geliri tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı.</p>

<p>Türkiye'nin cari fiyatlarla GSYH'si 2021'de 828 milyar dolar, 2022'de 925 milyar dolar, 2023'te 1 trilyon 153 milyar dolar ve 2024'te 1 trilyon 361 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmişti. 2025 yılında ise 1 trilyon 602 milyar dolara ulaşarak rekor kırmıştı.</p>

<p><strong>Büyümeye en büyük katkı özel tüketimden</strong></p>

<p>2026 yılının ikinci çeyreğinde ekonomik büyümeye en yüksek katkı özel tüketim harcamalarından geldi. Özel tüketim büyümeye 2,3 puan katkı sağladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yatırım harcamaları da büyümeyi desteklemeyi sürdürdü. İkinci çeyrekte yatırımlar yüzde 0,6 artarken, büyümeye 0,2 puan katkıda bulundu. Böylece yatırımların büyümeye pozitif katkısı yedi çeyrektir kesintisiz devam etti.</p>

<p>Kamu kesimi harcamalarının büyümeye katkısı ise -0,2 puan oldu.</p>

<p>Mal ve hizmet ithalatındaki yüzde 6,4'lük düşüşün etkisiyle net mal ve hizmet ihracatı da büyümeye pozitif katkı verdi. İkinci çeyrekte yüzde 2,3 olarak gerçekleşen büyümenin 0,6 puanı net ihracattan geldi.</p>

<p>Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi ise yılın ikinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 1,1 arttı.</p>

<p><strong>Hizmetler, sanayi ve tarım büyümeyi destekledi</strong></p>

<p>Üretim tarafında hizmetler sektörü, büyümeye en yüksek katkıyı sağlayan sektör oldu. Hizmetlerde katma değer ikinci çeyrekte yüzde 2,1 artarken, büyümeye katkısı 1,3 puan olarak gerçekleşti.</p>

<p>Sanayi sektöründe üretim yüzde 2,4 yükseldi ve büyümeye 0,5 puan katkı sağladı.</p>

<p>Elverişli hava koşullarının da desteğiyle tarım sektöründe üretim yüzde 13,3 arttı. Tarımın büyümeye katkısı 0,5 puan oldu.</p>

<p>İnşaat sektöründe ise katma değer yüzde 1,9 geriledi ve büyümeye -0,1 puan katkı verdi.</p>

<p><strong>Türkiye ekonomisi son yıllarda büyümesini sürdürdü</strong></p>

<p>Türkiye ekonomisi, pandemi döneminde de büyüme performansını korudu. Ekonomi 2020'de yüzde 1,8, 2021'de yüzde 11,8, 2022'de yüzde 5,4, 2023'te yüzde 5,0, 2024'te yüzde 3,5 ve 2025'te yüzde 3,7 büyüdü.</p>

<p>Bakan Bolat, 2026 yılının ilk yarısında kaydedilen yüzde 2,5'lik büyümenin küresel ölçekte zorlu ekonomik koşulların ve jeopolitik risklerin yoğunlaştığı bir dönemde Türkiye ekonomisinin dayanıklılığını ortaya koyduğunu belirtti.</p>

<p><strong>Cari açık tarihsel ortalamanın altında</strong></p>

<p>Küresel belirsizliklere ve jeopolitik gelişmelere rağmen Türkiye'nin cari işlemler dengesindeki görünümün dengeli seyrini koruduğu belirtildi.</p>

<p>2026 yılının ikinci çeyreği itibarıyla yıllıklandırılmış cari işlemler açığının milli gelire oranı yüzde 2,3 seviyesinde gerçekleşti. Bu oran, 2002-2025 dönemindeki yüzde 3,4'lük tarihsel ortalamanın altında kaldı.</p>

<p>2025 yılında cari işlemler açığının GSYH'ye oranı yüzde 1,9 olarak gerçekleşmişti. Bu oran 2022'de yüzde 5,0, 2023'te yüzde 3,6 ve 2024'te yüzde 1,0 seviyesindeydi.</p>

<p>Ayrıca 2026 yılının ikinci çeyreğinde dış ticaret açığının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8,8, cari işlemler açığının ise yüzde 7,7 azaldığı bildirildi.</p>

<p><strong>Kişi başına gelir 18 bin 103 dolarla rekor kırdı</strong></p>

<p>Türkiye'de kişi başına düşen milli gelir de son yıllarda yükselişini sürdürdü. Kişi başına milli gelir 2022'de 10 bin 434 dolar, 2023'te 13 bin 8 dolar ve 2024'te 15 bin 356 dolar olarak gerçekleşirken, 2025 yılında 18 bin 103 dolarla tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı.</p>

<p>İş gücü piyasasında da olumlu görünüm devam etti. Temmuz 2026'da işsizlik oranı yüzde 8,1 olarak gerçekleşirken, işsizlik oranının son 39 aydır yüzde 10'un altında kaldığı belirtildi.</p>

<p><strong>İhracat hedefi 410 milyar dolar</strong></p>

<p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, büyüme performansının güçlendirilmesi ve dış ticaretin desteklenmesi amacıyla çalışmaların sürdürüleceğini ifade etti.</p>

<p>Bakanlık, 2026 yılı sonunda mal ihracatında 282 milyar doların üzerinde bir performansa ulaşmayı hedefliyor. Mal ve hizmet ihracatında ise yıl sonu hedefi 410 milyar dolar olarak açıklandı.</p>

<p>Bolat, üretimde verimlilik odaklı dönüşümün ve rekabet gücünü artırmaya yönelik yapısal reformların sürdürülmesiyle Türkiye ekonomisinin büyüme kapasitesinin daha da yukarı taşınmasının amaçlandığını belirtti.</p>

<p>Bakan Bolat, küresel ekonomik ve jeopolitik koşullardaki zorluklara rağmen Türkiye ekonomisinin büyüme ivmesini koruduğunu vurgulayarak, ihracat ve cari denge başta olmak üzere ekonominin temel göstergelerindeki olumlu görünümün güçlendirilmesi için çalışmaların devam edeceğini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ticaret-bakani-omer-bolat-gsyh-ikinci-ceyrekte-yuzde-23-artti</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 12:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/05/ticaret-1516682.jpg" type="image/jpeg" length="83564"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye Plastik Atık Çalıştayı İstanbul’da Başladı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/turkiye-plastik-atik-calistayi-istanbulda-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/turkiye-plastik-atik-calistayi-istanbulda-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Sıfır Atık Vakfı tarafından düzenlenen Türkiye Plastik Atık Çalıştayı, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla İstanbul’da başladı. Çalıştayda, plastik kirliliğinin önlenmesi, atıkların azaltılması ve döngüsel ekonominin güçlendirilmesine yönelik politika ve çözüm önerileri ele alınıyor.</strong></p>

<p>“Atığı Azaltan, Kirliliği Önleyen Türkiye: Temiz Çevre, Güçlü Ekonomi, Güvenli Gıda, Sağlıklı Nesiller” temasıyla düzenlenen Türkiye Plastik Atık Çalıştayı, kamu, özel sektör, akademi, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarını aynı platformda buluşturdu.</p>

<p>Yaklaşık 600 kişinin katıldığı çalıştayın açılışında Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İstanbul Valisi Davut Gül, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Çetin Ali Dönmez ile Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş konuşma yaptı.</p>

<p>Çalıştay kapsamında plastiklerin yalnızca atık aşaması değil, ham madde temininden ürün tasarımına, üretimden tüketime, yeniden kullanımdan toplama ve geri dönüşüme kadar tüm yaşam döngüsü değerlendirilecek.</p>

<p><strong>Ersoy: Plastik atık küresel ölçekte önemli bir tehdit</strong></p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, dünyanın önemli dönüşümlerin yaşandığı bir dönemden geçtiğini belirterek çevre kirliliği, atık sorunu ve iklim krizinin insanlığın karşı karşıya olduğu temel tehditler arasında bulunduğunu söyledi.</p>

<p>Plastik kullanımındaki artışın çevre üzerindeki baskıyı giderek artırdığına dikkat çeken Ersoy, küresel ölçekte plastik atık yönetiminde ortak standartların geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Plastik üretiminin son 70 yıllık dönemde 460 milyon tonun üzerine çıktığını belirten Ersoy, plastik atık miktarının da 353 milyon tona ulaştığını söyledi. Ersoy, plastik atıkların yalnızca yüzde 9’unun nihai olarak geri dönüştürüldüğünü, önemli bir bölümünün ise yakıldığını, depolandığını veya çevreye karıştığını dile getirdi.</p>

<p>Türkiye’nin de plastik atık yönetimi konusunda ilerlemesi gereken alanlar bulunduğunu belirten Ersoy, alternatif malzemelerin geliştirilmesi ve ikincil ham madde kullanımının artırılması dahil olmak üzere plastik döngüsünün bütün aşamalarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ersoy, Sıfır Atık yaklaşımının Türkiye’de gelişmesine katkı sağlayan Emine Erdoğan’a da teşekkür etti.</p>

<p><strong>Ağırbaş: Plastik sorununu Türkiye’nin tamamıyla birlikte ele almalıyız</strong></p>

<p>Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş ise plastiklerin tamamen hayatımızdan çıkarılmasının değil, nerede ve ne ölçüde kullanıldığının ve kullanım sonrasında nasıl yönetildiğinin asıl mesele olduğunu söyledi.</p>

<p>Plastik kirliliğinin yalnızca denizler ve kıyılarla sınırlı olmadığını belirten Ağırbaş, tarımdan turizme, sanayiden ulaşıma kadar birçok alanda plastik atıklarla karşılaşıldığını ifade etti.</p>

<p>Ağırbaş, “Plastik meselesini Türkiye’nin tamamını kapsayan bir şekilde ele almak zorundayız” diyerek, çözüm için bütün plastik döngüsünün birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Çalıştay öncesinde Adana, Mersin, Muğla ve Antalya’da kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversiteler, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarıyla görüşmeler gerçekleştirildiğini belirten Ağırbaş, sahadaki sorunların bu toplantılardan elde edilen bilgilerle çalıştaya taşındığını aktardı.</p>

<p><strong>Plastik atık ithalatı ve yaptırımlar da gündemde</strong></p>

<p>Plastik atık yönetiminde Türkiye’nin öncelikle kendi atığını etkin biçimde toplaması ve ekonomiye kazandırması gerektiğine dikkat çeken Ağırbaş, dışarıdan atık ithalatının da sonuçlarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Mevzuat ve denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Ağırbaş, ihtiyaç halinde plastik atık ithalatının sınırlandırılması veya yasaklanması gibi seçeneklerin de tartışılabileceğini belirtti. Çevreyi plastik atıklarla kirletenlere yönelik daha ağır yaptırımların uygulanmasının da gündeme alınabileceğini kaydetti.</p>

<p>Plastiklerin su yolları aracılığıyla farklı bölgelere ve ülkelere taşınabildiğini, zaman içerisinde mikroplastiklere dönüşebildiğini ifade eden Ağırbaş, plastik kirliliğinin çevre sorununun ötesinde gıda güvenliği, insan sağlığı, iklim ve ekonomi açısından da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>15 tematik masada çözüm önerileri geliştirilecek</strong></p>

<p>İki gün sürecek çalıştayda plastik döngüsü; atık, kirlilik, çevre, ekonomi, gıda güvenliği ve insan sağlığı olmak üzere altı temel başlık üzerinden değerlendirilecek.</p>

<p>Çalışmalar dört ana tematik blok altında oluşturulan 15 masada yürütülecek.</p>

<p>İlk blokta plastik üretimi, tasarım ve ekonomik dönüşüm kapsamında sürdürülebilir ham madde, eko-tasarım, sürdürülebilir ambalajlar, kaynak verimliliği, temiz üretim, endüstriyel simbiyoz ve yeşil dönüşüm konuları ele alınacak.</p>

<p>İkinci blokta plastik tüketimi, atık ve kirlilik başlıkları öne çıkacak. Tek kullanımlık plastikler, yeniden kullanım sistemleri, atıkların toplanması ve geri dönüşümü, turizm ve toplu yaşam alanlarında plastik yönetimi ile deniz ve iç sulardaki plastik kirliliği değerlendirilecek.</p>

<p>Üçüncü blokta plastiklerin gıda güvenliği, insan sağlığı ve toplumsal dönüşüm üzerindeki etkileri incelenecek. Tarımda plastik kullanımı, mikroplastikler, mikro ve nanoplastiklerin insan sağlığına etkileri, maruziyet ve risk değerlendirmesi ile toplumsal farkındalık konuları masaya yatırılacak.</p>

<p>Dördüncü blokta ise yönetişim, finansman, veri ve gelecek vizyonu ele alınacak. Mevzuat ve denetim, yeşil finansman, yatırım mekanizmaları, veri ve izleme sistemleri, dijital dönüşüm, 2053 Türkiye Plastik Vizyonu ve uluslararası iş birliği başlıkları değerlendirilecek.</p>

<p><strong>COP31 sürecine katkı sağlaması bekleniyor</strong></p>

<p>Türkiye’nin 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde ev sahipliği yapacağı COP31 öncesinde gerçekleştirilen çalıştayın, ülkenin plastik kirliliğiyle mücadele yaklaşımının güçlendirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor.</p>

<p>Çalıştaydan elde edilecek görüş ve öneriler doğrultusunda Tematik Masa Raporları, Türkiye Plastik Döngüsü Sonuç Raporu ve Sonuç Bildirisi hazırlanacak. Ayrıca ilgili kurumların görev alanlarına yönelik Bakanlık Bazlı Politika ve Değerlendirme Raporlarının oluşturulması planlanıyor.</p>

<p>Çalıştayın çıktılarının ulusal mevzuat ve strateji belgelerine katkı sağlaması, kurumlar arasındaki iş birliğini güçlendirmesi ve 2053 Türkiye Plastik Vizyonu doğrultusunda uygulanabilir bir yol haritasının oluşturulmasına zemin hazırlaması amaçlanıyor.</p>

<p>Çok paydaşlı bir anlayışla düzenlenen Türkiye Plastik Atık Çalıştayı ile Türkiye’nin plastik kullanımını ve atık yönetimini yeniden ele alarak çevresel hedefleri ekonomik ve toplumsal politikalarla birlikte değerlendiren uzun vadeli bir yaklaşım ortaya koyması hedefleniyor.</p>

<p>İstersen bunu ayrıca daha kısa bir internet haberi, SEO uyumlu haber metni veya ajans haberi formatında (başlık-spot-gövde) yeniden hazırlayabilirim.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/turkiye-plastik-atik-calistayi-istanbulda-basladi</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 12:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/r-d-v06171-j-p-g.jpeg" type="image/jpeg" length="35610"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Spk çıtayı 500 milyona çekti… Tera’dan 40 milyar TL’lik hamle]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/spk-citayi-500-milyona-cekti-teradan-40-milyar-tllik-hamle</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/spk-citayi-500-milyona-cekti-teradan-40-milyar-tllik-hamle" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Sermaye piyasalarında dikkat çeken yeni bir dönem başlıyor. SPK’nın sermaye şartlarını yukarı yönlü revize etmesinin ardından Tera’dan önemli bir karar geldi. Şirket, kayıtlı sermaye tavanını 1000 kat artırarak 40 milyar TL’ye yükseltmek için harekete geçerken, ödenmiş sermayesini de 4 milyar TL’ye çıkarma kararı aldı. Sermaye piyasalarında dengeleri değiştirebilecek yeni bir süreç başladı.</strong></p>

<p>Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) sektörde şirketlerin sermaye yapılarını güçlendirmeye yönelik attığı adımların ardından Tera’dan dikkat çekici bir hamle geldi. Şirketin Yönetim Kurulu, 29 Ağustos 2026 tarihinde aldığı kararla mevcut 40 milyon TL seviyesindeki kayıtlı sermaye tavanının 40 milyar TL’ye yükseltilmesi için SPK’ya başvurma kararı aldı.</p>

<p>Ortaya çıkan rakam ise oldukça çarpıcı. Tera, 40 milyon TL olan kayıtlı sermaye tavanını 40 milyar TL’ye çıkararak bu limiti tam <strong>1000 kat artırmaya</strong> hazırlanıyor.</p>

<p><strong>SPK 500 MİLYON TL DEDİ, TERA 40 MİLYAR TL’LİK ALAN AÇTI</strong></p>

<p>Kararın zamanlaması da sermaye piyasaları açısından önem taşıyor. SPK’nın portföy yönetim şirketlerine yönelik sermaye kriterlerini yeniden düzenleyerek bazı alanlarda 500 milyon TL’ye kadar ulaşan yeni sermaye yükümlülükleri getirdiği bir dönemde, Tera’nın çok daha yüksek bir kayıtlı sermaye tavanı belirleme kararı piyasaların dikkatini çekti.</p>

<p>Şirket, yalnızca yeni sermaye kriterlerine uyum sağlayacak bir artışla yetinmedi. Gelecekte yapılabilecek sermaye artırımları için geniş bir hareket alanı oluşturmayı hedefleyerek kayıtlı sermaye tavanını 40 milyar TL seviyesine taşımayı planladı. Bu tutar, 500 milyon TL’nin tam <strong>80 katına</strong> denk geliyor.</p>

<p><strong>İKİNCİ ADIM: ÖDENMİŞ SERMAYE 4 MİLYAR TL’YE ÇIKIYOR</strong></p>

<p>Tera’nın aldığı kararlar kayıtlı sermaye tavanıyla da sınırlı kalmadı. Yönetim Kurulu, aynı toplantıda ikinci önemli sermaye hamlesine de imza attı.</p>

<p>Şirketin halen 150 milyon TL olan ödenmiş sermayesinin 4 milyar TL’ye yükseltilmesine karar verildi. Böylece Tera’nın ödenmiş sermayesinde yaklaşık <strong>26,7 katlık</strong> bir artış gündeme gelmiş oldu.</p>

<p><strong>TERA NEYE HAZIRLANIYOR?</strong></p>

<p>Kararın ardından piyasalardaki temel soru ise Tera’nın neden 40 milyar TL’lik bir kayıtlı sermaye tavanına ihtiyaç duyduğu oldu.</p>

<p>Kayıtlı sermaye tavanının yükseltilmesi, şirketin kasasına bugün itibarıyla 40 milyar TL gireceği anlamına gelmiyor. Ancak bu adım, şirket yönetimine ilerleyen dönemlerde gerçekleştirilebilecek sermaye artırımları konusunda çok daha geniş bir hareket alanı sağlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu nedenle söz konusu karar, yalnızca teknik bir esas sözleşme değişikliği olarak değil, şirketin önümüzdeki döneme ilişkin büyüme ve finansal kapasite hedeflerine yönelik önemli bir mesaj olarak da değerlendiriliyor.</p>

<p>Üstelik bu yöndeki ilk somut adım da ortaya konmuş durumda. Tera, ödenmiş sermayesini 150 milyon TL’den 4 milyar TL’ye yükseltmeyi planlıyor.</p>

<p><strong>GÖZLER ŞİMDİ SPK’NIN KARARINDA</strong></p>

<p>Sürecin ilk aşamasında Tera, 40 milyar TL’lik kayıtlı sermaye tavanı için SPK’dan uygun görüş talep edecek.</p>

<p>Sermaye piyasalarında şirketlerin mali yapılarının güçlendirilmesinin gündemde olduğu ve SPK’nın sermaye kriterlerini yukarı taşıdığı bir dönemde gelen Tera’nın kararı, ulaştığı ölçek itibarıyla dikkat çekiyor.</p>

<p>SPK sermaye çıtasını yükseltti. Tera ise çok daha geniş bir alan açmayı tercih etti: <strong>40 milyar TL.</strong></p>

<p>Şimdi sermaye piyasalarının gözü, Tera’nın başvurusuna ilişkin SPK’dan gelecek kararda.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/spk-citayi-500-milyona-cekti-teradan-40-milyar-tllik-hamle</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 11:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-30-at-023938.jpeg" type="image/jpeg" length="23728"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[COP31 Antalya, Türkiye’nin en büyük fuar alanına dönüşecek]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/cop31-antalya-turkiyenin-en-buyuk-fuar-alanina-donusecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/cop31-antalya-turkiyenin-en-buyuk-fuar-alanina-donusecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Antalya Valisi Hulusi Şahin, COP31 organizasyonunun tamamlanmasının ardından Antalya’daki alanın Türkiye’nin en büyük fuar merkezi olarak kullanılacağını açıkladı. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’na (COP31) ev sahipliği yapacak Antalya’nın, organizasyonun ardından Türkiye’nin en büyük fuar alanlarından birine kavuşacağı bildirildi.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Antalya Valisi Hulusi Şahin, COP31 kapsamında yürütülen çalışmaların tamamlanmasının ardından alanın fuar merkezi olarak değerlendirileceğini söyledi.</p>

<p>EXPO Antalya 2016 alanının adının COP31 Antalya olarak değiştirildiğini belirten Vali Şahin, bölgede kapsamlı bir inşaat ve dönüşüm çalışmasının sürdüğünü ifade etti. Çalışmaların Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütüldüğünü belirten Şahin, kalıcı ve yarı kalıcı yapıların yanı sıra pavilyonların inşa edildiğini, EXPO döneminden kalan binaların ise restore edilerek yeni işlevler kazandırıldığını söyledi.</p>

<p>Şahin, çalışmaların tamamlanması ve COP31 organizasyonunun sona ermesinin ardından alanın geleceğine ilişkin sorunun da yanıt bulacağını belirterek, şunları kaydetti:</p>

<p>“COP31 Antalya alanında kalıcı ve yarı kalıcı unsurlar, pavilyonlar ile EXPO döneminden kalan binaların restorasyonu ve fonksiyon değişikliği faaliyetleri hummalı bir şekilde devam ediyor. Bütün bunlar tamamlandığında ve COP31’i gerçekleştirdikten sonra bu alanların ne olacağı önemli bir soru. Bu sorunun cevabı ise Türkiye’nin en büyük fuar alanı olacak. Antalya, COP31 sayesinde EXPO alanını önemli bir fuar merkezi olarak kazanmış olacak.”</p>

<p><strong>Fuar alanı için iki bakanlıktan mutabakat</strong></p>

<p>BM İklim Değişikliği Konferansı’nın ardından Antalya’nın Türkiye’nin en büyük fuar merkezlerinden birine kavuşacağını belirten Vali Hulusi Şahin, alanın gelecekteki işletilmesine ilişkin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı arasında fikir birliğine varıldığını söyledi.</p>

<p>Şahin, alanın Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından oluşturulacak bir yapı veya şirket aracılığıyla işletilmesinin planlandığını belirterek, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Kültür ve Turizm Bakanlığımızın kuracağı bir yapıyla, bir şirket marifetiyle, aynı Turizm Geliştirme Ajansı gibi, belki TGA’nın da altında, buranın işletilmesi üstlenilecek. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız ile Kültür ve Turizm Bakanlığımız bu konuda mutabakata ve fikir birliğine vardı. Bu aslında önemli bir müjde. Sayın Bakanımızın detayları kamuoyuyla paylaşacağını düşünüyorum.”</p>

<p><strong>Bin 100 dönümlük dev alan</strong></p>

<p>COP31 Antalya’nın, daha önce EXPO Antalya 2016’ya ev sahipliği yapan bin 100 dönümlük geniş bir alan üzerinde kurulu olduğunu vurgulayan Şahin, fuar alanı olarak kullanılacak kapalı ve açık alanların önemli bir kapasiteye sahip olacağını söyledi.</p>

<p>Şahin, “Burası bin 100 dönümlük çok büyük bir alan. Bu alan içerisinde bize verilecek kapalı ve açık alanlar toplamda yaklaşık 80 bin metrekareyi bulacak. Burada yalnızca kapalı alanlardan bahsediyorum. Açık alanlarla birlikte toplam kullanım alanı çok daha büyük olacak” dedi.</p>

<p>COP31 Antalya alanı ile diğer etkinlik ve organizasyonların maliyetlerine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Vali Şahin, yatırımların yüksek bir maliyet gerektirdiğini ancak sağlayacağı ekonomik ve sosyal katkının çok daha büyük olacağını ifade etti.</p>

<p>Şahin, “Maliyetlerle değil, yapılan harcamalarla ilgileniyoruz. Ancak şunu söyleyebilirim ki maliyetler yüksek olsa da getirisi de oldukça fazla olacak. Sağlanacak katkının, yapılan maliyetleri aşması mümkün” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/cop31-antalya-turkiyenin-en-buyuk-fuar-alanina-donusecek</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 11:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/cop31-antalya-turkiyenin-en-buyuk-fuar-alani-olacak-1788038425.jpeg" type="image/jpeg" length="45277"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Samsung'dan Katlanabilir Telefon Seçme Rehberi]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/samsungdan-katlanabilir-telefon-secme-rehberi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/samsungdan-katlanabilir-telefon-secme-rehberi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Yeni bir akıllı telefon satın alırken teknik özelliklerin yanı sıra kullanım alışkanlıkları da belirleyici oluyor. Samsung, yeni Galaxy Z serisi rehberiyle katlanabilir telefon tercihinin yalnızca ekran boyutuna göre değil, kullanıcıların yaşam tarzı, çalışma biçimi ve günlük ihtiyaçları doğrultusunda yapılması gerektiğine dikkat çekiyor.</strong></p>

<p>Yeni bir telefon satın alma sürecinde kullanıcıların büyük bölümü teknik özellikleri karşılaştırıyor, inceleme videolarını takip ediyor ve cihazların puanlamalarını değerlendiriyor. Ancak doğru telefon seçimi, yalnızca teknik veriler üzerinden değil, cihazın günlük hayatta ne şekilde kullanıldığı üzerinden de değerlendirilmeli. Bu yaklaşımla hazırlanan Yeni Galaxy Z Serisi Rehberi, kullanıcıları “En iyi telefon hangisi?” sorusundan ziyade “Benim ihtiyaçlarıma en uygun telefon hangisi?” sorusuna odaklanmaya yönlendiriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Samsung’un yeni Galaxy Z serisi; Galaxy Z Fold8 Ultra, Galaxy Z Fold8 ve Galaxy Z Flip8 modelleriyle farklı kullanıcı alışkanlıklarına yönelik üç farklı deneyim sunuyor. Büyük ekran üzerinden içerik tüketmeyi tercih edenlerden telefonunu üretkenlik ve çalışma aracı olarak kullananlara, gün içinde daha hafif ve kompakt bir cihaz arayanlara kadar farklı ihtiyaçlara cevap veren bu yaklaşım, katlanabilir telefon deneyimini kişiselleştiriyor.</p>

<p>İçerik izlemeyi, okumayı ve oyun oynamayı önceliklendiren kullanıcılar için Galaxy Z Fold8 geniş ekran avantajı sunarken, çoklu görev, üretkenlik ve profesyonel kullanım ihtiyaçları Galaxy Z Fold8 Ultra’nın öne çıkan özellikleri arasında bulunuyor. Daha hareketli bir yaşam tarzını benimseyen ve gün boyunca telefonunu pratik biçimde kullanmak isteyenler için geliştirilen Galaxy Z Flip8 ise cebe kolayca sığan kompakt tasarımı, hızlı etkileşim imkânı sağlayan özellikleri ve kamera deneyimiyle öne çıkıyor.</p>

<p>Samsung’a göre katlanabilir telefonlarda doğru seçim, herkes için tek bir modelin öne çıkmasından ziyade, her kullanıcının kendi yaşam tarzına ve ihtiyaçlarına uygun deneyimi bulabilmesiyle mümkün oluyor. Yeni Galaxy Z serisi de farklı beklentilere yönelik tasarımları, Galaxy AI destekli yapay zekâ özellikleri ve çeşitli kullanım senaryolarına göre şekillenen yapısıyla bu yaklaşımı ortaya koyuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/samsungdan-katlanabilir-telefon-secme-rehberi</guid>
      <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 14:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/s-a-m-s-u-n-g.png" type="image/jpeg" length="51740"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Azade Köker’in “Stolon” Sergisi Zilberman Berlin’de]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/azade-kokerin-stolon-sergisi-zilberman-berlinde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/azade-kokerin-stolon-sergisi-zilberman-berlinde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çağdaş sanatın önde gelen isimlerinden Azade Köker’in bağlar, kırılganlık ve dönüşüm kavramlarını merkezine alan kişisel sergisi “Stolon”, 8 Eylül–14 Kasım 2026 tarihleri arasında Zilberman Berlin’de ziyaretçilerini ağırlıyor. Sanatçının izleyiciyle ilk kez buluşacak yeni çalışmalarından oluşan sergide Köker, kâğıt, tel ve ışığı bir araya getirerek oluşturduğu büyük ölçekli enstalasyonlarla insan, doğa ve toplumsal ilişkiler arasındaki görünür ve görünmez bağları mercek altına alıyor.</strong></p>

<p>Tarihsel ve mitolojik referansları güncel meselelerle harmanlayan Köker, “Stolon” kapsamında ilişkilerin nasıl oluştuğunu, zaman içinde nasıl değişerek farklı yönlere doğru yayıldığını ve bu ilişkiler üzerinden nelerin aktarıldığını sorguluyor.</p>

<p>Sergiye adını veren “stolon” kavramı, botanikte ana bitkiden ayrılarak toprak yüzeyinde yatay biçimde ilerleyen ve düğüm noktalarında yeni kökler ve gövdeler meydana getiren dalı ifade ediyor. Yeni bitki kendi yaşamını sürdürebilecek seviyeye gelene dek onu besleyen stolon, bu noktadan sonra görevini tamamlıyor. Doğada mercanların meydana getirdiği ağlarda da benzer yapıların görülmesi, kavramı Köker’in sanat pratiğinde paylaşım, yayılma ve yaşamın devamlılığına dair güçlü bir metafora dönüştürüyor.</p>

<p>Köker, sergide bağların doğasında bulunan çelişkiyi de öne çıkarıyor. Birbirine bağlayan yapılar bir taraftan destek ve dayanışma yaratırken, diğer taraftan tutan, sınırlandıran ve yön veren mekanizmalara dönüşebiliyor. Sanatçı bu ikili durumu, ağların yalnızca düğüm ve kesişim noktalarından değil, bu noktaların arasında oluşan boşluklardan da meydana geldiği düşüncesi üzerinden ele alıyor.</p>

<p>Elliyi aşkın yıllık sanat pratiği boyunca kendini tanımlama, cinsiyet, emek, toplumsal ilişkiler ve insan yaşamının doğayla kurduğu iç içe ilişki gibi konulara tekrar tekrar odaklanan Köker’in malzeme anlayışı da zaman içinde önemli bir değişim geçiriyor. Sanatçının erken dönem çalışmalarındaki ağır terrakota heykellerden günümüzde kullandığı hafif ve geçirgen kâğıt yüzeylere uzanan bu dönüşüm, beden, hafıza ve kırılganlık üzerine yürüttüğü araştırmaların izlerini de taşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>1990’lardan bu yana kâğıdı çalışmalarının merkezine alan Köker, bu malzemeyi geçirgen ve kırılgan bir deri olarak değerlendiriyor. Buruşmuş ve katlanmış yüzeyler üretim sürecinin izlerini korurken, bedenin yerini giderek izleyicinin kendi çağrışımlarıyla tamamlayabileceği hafif ve şeffaf kabuklar alıyor.</p>

<p>Serginin dikkat çeken çalışmalarından biri olan <strong>“Schwankende Säulen / Sallanan Sütunlar”</strong> ise bu yaklaşımı somutlaştırıyor. 2025–2026 tarihli yerleştirme, tel ve epoksiyle biçimlendirilmiş 13 kâğıt sütundan oluşuyor. Eser, kırılganlık hissi veren yapıların birlikte var olma ve birbirlerine destek olma biçimlerini sorgularken, dayanışma ile bağımlılık arasındaki sınırları da düşündürüyor.</p>

<p>Azade Köker’in “Stolon” sergisi, <strong>8 Eylül–14 Kasım 2026</strong> tarihleri arasında <strong>Zilberman Berlin, Goethestr. 82, 10623 Berlin</strong> adresinde ziyaret edilebilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/azade-kokerin-stolon-sergisi-zilberman-berlinde</guid>
      <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 14:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/a-z-a.png" type="image/jpeg" length="57415"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yapay Zekâ Lojistiğin Rotasını Çiziyor: 512 Takımdan 10’u Finale Kaldı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/yapay-zeka-lojistigin-rotasini-ciziyor-512-takimdan-10u-finale-kaldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/yapay-zeka-lojistigin-rotasini-ciziyor-512-takimdan-10u-finale-kaldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>TEKNOFEST kapsamında Hepsiburada tarafından düzenlenen Yapay Zekâ Destekli Lojistik Anahat Optimizasyonu Yarışması’nda, 512 takım ve 1.677 başvuru arasından finale yükselen 10 takım, 29 Ağustos’ta İstanbul’da düzenlenecek finalde mücadele edecek.</strong></p>

<p><strong>Finalist takımlar, daha önce kendileriyle paylaşılmamış veri seti üzerinde yapay zekâ ve makine öğrenmesi destekli modellerini canlı olarak sınayarak, lojistik ağlarda en düşük maliyetle en yüksek verimliliği sağlayacak çözümü geliştirmeye çalışacak.</strong></p>

<p><strong>512 Takım Yarıştı, 10 Takım Finale Yükseldi</strong></p>

<p>Lojistik sektörünün kritik unsurlarından biri olan anahat taşımacılığında verimliliği artırmayı amaçlayan yarışma, yapay zekâ, makine öğrenmesi ve matematiksel optimizasyon tekniklerini bir araya getiren hibrit çözümlerin geliştirilmesini hedefliyor. Türkiye’de ve yurt dışında eğitim gören üniversite öğrencileri ile yeni mezunların yanı sıra özel sektör temsilcilerinin de katılımına açık olan yarışmaya toplam 512 takım başvurdu ve 1.677 kişi yarışma sürecine dahil oldu. Gerçekleştirilen teknik değerlendirmelerin ardından 10 takım ve 41 yarışmacı finale kalmaya hak kazandı.</p>

<p>Yarışmacılar, günlük olarak değişen kargo taleplerini yapay zekâ ve makine öğrenmesi algoritmalarıyla öngörürken, oluşan talebin mevcut sabit kiralık filo ile esnek spot araç havuzu arasında en düşük maliyetle dağıtılmasını sağlayacak dinamik optimizasyon modelleri geliştiriyor. Bu yaklaşımla, günlük operasyonların manuel olarak yönetilmesinden doğan zaman kayıplarının ve maliyet kaynaklı verimsizliklerin azaltılması hedefleniyor.</p>

<p>Finalistler ayrıca kiralık araç rotaları, spot araç atamaları ve konsolidasyon kararlarını harita tabanlı bir Karar Destek Arayüzü üzerinden görselleştirecek. Böylece yalnızca geliştirilen algoritmaların performansı değil, çözümün gerçek lojistik operasyonlarında karar alma süreçlerine nasıl entegre edilebileceği de değerlendirilecek.</p>

<p>Final değerlendirmesinde takımların canlı veri seti üzerindeki optimizasyon performansı yüzde 40, Dashboard ve görselleştirme başarısı yüzde 20, jüri karşısındaki sunum ve savunma performansı ise yüzde 40 oranında ağırlık taşıyacak. Jüri değerlendirmesinde algoritmaların mimarisi, makine öğrenmesi tabanlı tahminleme başarısı ve değişken kısıtların yönetimi gibi çeşitli teknik kriterler göz önünde bulundurulacak.</p>

<p><strong>Final Heyecanı 29 Ağustos’ta Sancaktepe’de</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yarışmanın final ve sunum etabı, 29 Ağustos’ta İstanbul Sancaktepe’de yer alan Hepsiburada Teknoloji Merkezi’nde fiziksel olarak gerçekleştirilecek. Gün boyunca finalist takımlar, geliştirdikleri çözümleri jüri üyelerine sunarak değerlendirmeye alınacak.</p>

<p><strong>En Başarılı Çözüme 150 Bin TL Ödül</strong></p>

<p>Yarışmada dereceye giren takımları toplam <strong>370 bin TL</strong> değerinde ödül bekliyor. Yarışmanın birincisi <strong>150 bin TL</strong>, ikincisi <strong>120 bin TL</strong>, üçüncüsü ise <strong>100 bin TL</strong> para ödülünün sahibi olacak. Ayrıca finalde dereceye giren takımlara Hepsiburada tarafından hediye çeki de sunulacak.</p>

<p>Yapay zekâ ve veri odaklı teknolojilerin lojistik operasyonlardaki kullanımını yaygınlaştırmayı amaçlayan yarışma, genç teknoloji geliştiricilerine gerçek dünyadaki karmaşık bir operasyon problemine yenilikçi çözümler üretme imkânı sağlıyor. Yarışmacılar aynı zamanda geliştirdikleri modelleri değişken koşullar altında test ederek, yapay zekâ tabanlı çözümlerin lojistik süreçlere nasıl değer katabileceğini deneyimleme fırsatı buluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/yapay-zeka-lojistigin-rotasini-ciziyor-512-takimdan-10u-finale-kaldi</guid>
      <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 14:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/1787991202-t-f-2026-anahat-optimizasyonu.jpg" type="image/jpeg" length="98812"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Master Potato ve PUDO’dan teslimat anını çıtır bir deneyime dönüştüren iş birliği]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/master-potato-ve-pudodan-teslimat-anini-citir-bir-deneyime-donusturen-is-birligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/master-potato-ve-pudodan-teslimat-anini-citir-bir-deneyime-donusturen-is-birligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gold Harvest’ın sevilen cips markası Master Potato ile yeni nesil teslimat platformu PUDO, İstanbul’un farklı noktalarında gerçekleştirilecek özel marka deneyimi için bir araya geliyor. Master Potato görselleriyle giydirilecek PUDO noktalarında, seçili teslimat ve iade işlemlerini gerçekleştiren kullanıcıları sürpriz cipsler bekliyor.</strong></p>

<p>Gold Harvest bünyesinde faaliyet gösteren Master Potato ile OYAK şirketlerinden PUDO, günlük teslimat ve iade süreçlerini eğlenceli ve akılda kalıcı bir tüketici deneyimine dönüştürmek amacıyla yeni bir iş birliği başlatıyor. İki ay boyunca sürecek kampanya kapsamında, beş PUDO teslimat noktası Master Potato’nun marka kimliğiyle yeniden tasarlanacak. Kiosk ekranlarında ise kampanyaya özel iletişim çalışmaları kullanıcılarla buluşacak.</p>

<p>Gönderilerini teslim almak veya iadelerini gerçekleştirmek üzere PUDO noktalarını kullanan tüketiciler, seçili işlemlerde dolaptan çıkan sürpriz Master Potato cipslerle karşılaşacak. Böylece PUDO cihazları, yalnızca teslimat ve iade işlemlerinin gerçekleştirildiği noktalar olmaktan çıkarak Master Potato’nun tüketicilerle doğrudan temas kurduğu, eğlenceli ve hatırlanabilir deneyim alanlarına dönüşecek.</p>

<p><strong>“Günlük bir işlemi pozitif bir marka deneyimine dönüştürüyoruz”</strong></p>

<p>Gold Harvest ile gerçekleştirilen iş birliğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan PUDO Satış ve Pazarlama Direktörü Ülkü Dörtcan, şunları söyledi:</p>

<p>“PUDO noktaları, tüketicilerin günlük yaşamlarında aktif olarak kullandıkları ve doğrudan etkileşim kurdukları önemli temas alanları. Master Potato ile hayata geçirdiğimiz bu iş birliği sayesinde teslimat ve iade gibi rutin işlemleri, sürpriz ve keyif barındıran pozitif bir marka deneyimine dönüştürüyoruz. Fiziksel cihaz giydirmelerini dijital ekran iletişimi ve ürün deneyimiyle bir araya getirerek markalara yüksek görünürlük ve güçlü tüketici etkileşimi sağlıyoruz.”</p>

<p><strong>İstanbul’un farklı noktalarında Master Potato deneyimi</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kampanya, Ritim İstanbul, Haliç Panorama, Ataşehir Gardenya, Şişli Bomonti ve TotalEnergies İncirli lokasyonlarında hayata geçirilecek. Farklı kullanıcı profillerine hitap eden bu beş noktada Master Potato, iki ay boyunca PUDO cihazlarının marka giydirmeleriyle dikkat çekici bir fiziksel görünürlük elde ederken, sürpriz ürün uygulamasıyla tüketicilere doğrudan ve eğlenceli bir marka deneyimi yaşatacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/master-potato-ve-pudodan-teslimat-anini-citir-bir-deneyime-donusturen-is-birligi</guid>
      <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 14:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/s-s-s-s-s.png" type="image/jpeg" length="23575"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BTSO ve YÖK İş Birliğiyle Bursa’da Uygulamalı Eğitim Dönemi Başlıyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/btso-ve-yok-is-birligiyle-bursada-uygulamali-egitim-donemi-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/btso-ve-yok-is-birligiyle-bursada-uygulamali-egitim-donemi-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Üniversite-sanayi iş birliğinde yeni bir dönemin başlangıcını oluşturan Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) ile Yükseköğretim Kurulu (YÖK) arasında önemli bir protokol imzalandı. İşletmelerde mesleki eğitimin yaygınlaştırılmasını hedefleyen iş birliğiyle Bursa, uygulamalı eğitim modelinin pilot merkezlerinden biri olacak. Böylece öğrencilerin eğitim hayatlarının belirli dönemlerini doğrudan işletmelerde geçirerek çalışma ortamını deneyimlemeleri sağlanacak.</strong></p>

<p>BTSO ve YÖK iş birliğiyle hayata geçirilen protokol kapsamında, işletmelerde mesleki eğitimin yaygınlaştırılması ve yükseköğretim programlarının sanayinin güncel ihtiyaçları doğrultusunda yeniden şekillendirilmesi amaçlanıyor. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen imza törenine YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa Milletvekilleri Osman Mesten ve Mustafa Yavuz’un yanı sıra kent protokolü, üniversite rektörleri, akademisyenler ve iş dünyasının temsilcileri katıldı.</p>

<p><strong>“Gençlerimizi Sadece Teorik Eğitimle Sınırlandırmayalım”</strong></p>

<p><img alt="9 2" class="detail-photo img-fluid" height="1365" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/9-2.jpg" width="2048" /></p>

<p>Toplantının açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel rekabette belirleyici unsurun yalnızca ileri teknoloji ve yüksek üretim kapasitesi olmadığını, bu sistemleri yönetecek nitelikli insan kaynağının da büyük önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Eğitimi ekonomik kalkınma, üretim gücü ve rekabetçiliğin temel unsurlarından biri olarak gördüklerini belirten Burkay, “Fabrikayı kurabilir, teknolojiyi ülkeye getirebilir ve üretim kapasitenizi artırabilirsiniz. Ancak bu teknolojiyi geliştirecek, üretimi ileriye taşıyacak nitelikli insan kaynağına sahip değilseniz yatırımlarınızı sürdürülebilir başarıya dönüştürmeniz mümkün olmaz. Gençlerimizin yalnızca güçlü bir teorik eğitim almasını değil, öğrencilik dönemlerinde üretim ortamını tanımalarını, iş kültürünü öğrenmelerini ve mesleklerini reel sektörün içerisinde deneyimlemelerini istiyoruz.” dedi.</p>

<p><strong>“Teknoloji Dönüşüyorsa Yetkinlikler de Dönüşmeli”</strong></p>

<p>İşletmede Mesleki Eğitim Modeli sayesinde üniversite eğitimi ile iş dünyası arasındaki mesafenin önemli ölçüde ortadan kaldırıldığını vurgulayan Burkay, yeni nesil üretim sistemlerinin ihtiyaç duyduğu insan kaynağının geçmişin yetkinlikleriyle yetiştirilemeyeceğine dikkat çekti.</p>

<p>Burkay, “Bu modelle öğrencilerimizi mezun olduktan sonra çalışma hayatına hazırlamak yerine, eğitimleri sürerken iş dünyasının aktif bir parçası haline getiriyoruz. Makineler değişiyorsa eğitim sistemi de değişmeli, teknoloji dönüşüyorsa sahip olunması gereken beceriler de buna paralel olarak gelişmeli. TÜİK verilerine göre 15-24 yaş grubundaki gençlerimizin yaklaşık yüzde 23’ü ne eğitimde ne de istihdamda bulunuyor. Bir tarafta iş gücü piyasasına kazandırılması gereken gençlerimiz, diğer tarafta bu insan kaynağına ihtiyaç duyan işletmelerimiz var. Bu iki tarafı doğru beceri, doğru eğitim ve doğru iş fırsatıyla buluşturmak en önemli önceliklerimizden biridir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“GUHEM Lisemizi 15 Eylül’de Açıyoruz”</strong></p>

<p>BTSO olarak insan kaynağının geliştirilmesine yönelik çalışmaları bütüncül bir yaklaşımla sürdürdüklerini belirten Burkay, BUTGEM, Bursa Model Fabrika, MESYEB, BUTEKOM ve Yeni Nesil Araçlar Mükemmeliyet Merkezi gibi projelerle sanayinin ihtiyaç duyduğu yetkinlikleri Bursa’ya kazandırdıklarını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>GUHEM’in ardından eğitim alanındaki yatırımlarını sürdüreceklerini belirten Burkay, “GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Lisemizi 15 Eylül’de düzenleyeceğimiz açılış töreniyle ilk öğrencileriyle buluşturacağız. YÖK ile imzaladığımız bu protokol ise oluşturduğumuz tüm bu altyapıyı yükseköğretim sistemimizle bir araya getiren stratejik bir adım niteliğinde. Bursa’nın güçlü sanayi deneyimiyle üniversitelerimizin akademik birikimini buluşturan bu vizyoner yaklaşımından dolayı YÖK Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar’a ve tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum.” diye konuştu.</p>

<p><strong>“Bu Model Uzatılmış Stajdan Çok Daha Fazlası”</strong></p>

<p><img alt="10 2" class="detail-photo img-fluid" height="1365" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/10-2.jpg" width="2048" /></p>

<p>YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ise uzun yıllardır uygulanan geleneksel staj sistemlerinin öğrencilerin mesleki gelişimi ve sektörlerin ihtiyaçlarının karşılanması açısından artık tek başına yeterli olmadığını belirtti.</p>

<p>Özvar, “Bu nedenle staj uygulamasını kısa süreli ve sınırlı bir deneyim olmaktan çıkarıyor, öğrencinin eğitim sürecinin tamamlayıcı bir parçası haline getiriyoruz.” dedi.</p>

<p>Yeni sistemin yalnızca “uzatılmış staj” olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Özvar, işletmelerde geçirilen eğitim döneminin kredilendirileceğini, ölçme ve değerlendirme süreçlerine dahil edileceğini ve akademik açıdan düzenli olarak takip edileceğini söyledi.</p>

<p>Bu model sayesinde öğrencilerin üniversite eğitimleri devam ederken üretim disiplinini, iş sağlığı ve güvenliği anlayışını ve çalışma hayatının işleyişini doğrudan deneyimleyebileceklerini belirten Özvar, işletmelerin de gelecekte istihdam etmeyi planladıkları gençleri mezuniyet öncesinde yakından tanıma fırsatı bulacağını ifade etti.</p>

<p><strong>Eğitim ile İş Gücü Piyasası Arasındaki Bağ Güçlendirilecek</strong></p>

<p>Yeni yükseköğretim yaklaşımının temel unsurlarından birinin üniversiteler ile sektörler arasındaki bağın güçlendirilmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Özvar, üniversite-sektör iş birliğinin artık bir tercih değil, yükseköğretim sisteminin sağlıklı işlemesi için yapısal bir gereklilik haline geldiğini söyledi.</p>

<p>Eğitim sistemi ile iş gücü piyasası arasındaki bağın zayıflamasının hem mezunların istihdama geçişini zorlaştırdığını hem de işletmelerin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağına ulaşmasını güçleştirdiğini ifade eden Özvar, temel hedeflerinin yükseköğretimin yetiştirdiği insan kaynağı ile sektörlerin ihtiyaç duyduğu beceriler arasında sürdürülebilir bir uyum oluşturmak olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Özvar, “Sektör temsilcilerinin eğitim programlarının ve müfredatların güncellenmesine katkı sunmasını önemsiyoruz. Bursa Uludağ Üniversitesi bünyesinde bulunan 15 meslek yüksekokulundan önce 5’inin, ardından 10’unun program müfredatlarının belirlenmesi sürecinde sizleri iş birliğine davet ediyorum.” dedi.</p>

<p><strong>Vali Ayyıldız: “Gençler Geleceğe Daha Güçlü Hazırlanacak”</strong></p>

<p>Bursa Valisi Erol Ayyıldız da protokolün üniversiteler ile sanayinin karşılıklı ihtiyaçlarını birbirini tamamlayacak şekilde bir araya getireceğini ve gençlerin geleceğe daha donanımlı hazırlanmasına katkı sağlayacağını söyledi.</p>

<p>Yükseköğretim kurumları ile sanayi arasındaki iş birliğinin geliştirilmesinin önemine dikkat çeken Ayyıldız, gerçekleştirilen protokolün Bursa ve gençler açısından hayırlı olmasını temenni etti.</p>

<p><strong>“Bu Modeli En Başarılı Uygulayan Üniversitelerden Biri Olacağız”</strong></p>

<p>Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Feridun Yılmaz, üniversitenin meslek yüksekokulları ve öğrenci kapasitesi bakımından güçlü bir konumda olduğunu belirtti.</p>

<p>Yılmaz, “Güçlü firmaların faaliyet gösterdiği bir şehirde, güçlü meslek yüksekokullarına ve öğrencilere sahip bir üniversite olarak pilot iller arasında bu modeli en başarılı ve en nitelikli şekilde uygulayan üniversitelerden biri olmayı hedefliyoruz.” dedi.</p>

<p>Bursa Uludağ Üniversitesinin sanayiyle hâlihazırda güçlü ilişkiler içerisinde olduğunu vurgulayan Yılmaz, YÖK tarafından oluşturulan çerçeve doğrultusunda uygulamaya 60 programla başlayacaklarını açıkladı.</p>

<p><strong>120 Bin Öğrenci Çalışma Hayatıyla Tanışacak</strong></p>

<p>İşletmede Mesleki Eğitim Modeli, ilk etapta üretim ve sanayi kapasitesi yüksek olan Konya, Gaziantep, İstanbul, Bursa, Kocaeli, İzmir ve Ankara olmak üzere 7 pilot ilde uygulanacak.</p>

<p>Pilot uygulamayla kısa süreli ve geleneksel staj modelinden, öğrencilerin eğitimlerinin bir veya iki dönemini doğrudan işletmelerde sürdürdüğü yeni bir sisteme geçilecek. İlk aşamada yaklaşık 120 bin öğrencinin eğitim aldığı 185 mesleki ön lisans programı uygulama kapsamına dahil edilecek.</p>

<p>Yeni sistem kapsamında meslek yüksekokullarında 3+1 ve 2+2, lisans programlarında ise 7+1 ve 6+2 modelleri uygulanacak. Böylece öğrenciler mezuniyet öncesinde yalnızca birkaç haftalık staj yapmak yerine eğitimlerinin belirli bir bölümünü doğrudan çalışma hayatının içerisinde geçirecek.</p>

<p>Modelin yürütülmesinde yalnızca üniversiteler ve işletmeler değil; Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı, meslek kuruluşları ve sektör temsilcileri de aktif rol üstlenecek.</p>

<p><strong>Eğitim Programları Sanayiyle Birlikte Şekillenecek</strong></p>

<p>YÖK ve BTSO arasında imzalanan protokolle Bursa’daki yükseköğretim programlarının sanayinin değişen ihtiyaçlarıyla daha güçlü şekilde örtüşmesi hedefleniyor.</p>

<p>Sanayinin ihtiyaçları doğrultusunda mevcut eğitim programları güncellenecek, ihtiyaç duyulan alanlarda yeni programlar oluşturulabilecek ve ders içerikleri sektör temsilcilerinin katkılarıyla geliştirilecek.</p>

<p>İşletmede mesleki eğitim sürecinin koordinasyonunu sağlamak amacıyla sektör temsilcileri, öğretim elemanları ve insan kaynakları uzmanlarının yer aldığı ortak çalışma grupları oluşturulacak. İşletmelerde öğrencilere rehberlik edecek eğitici personelin de hizmet içi eğitimlerle desteklenmesi planlanıyor.</p>

<p>İş birliğinin bir diğer önemli ayağını ise sektörün ihtiyaç duyduğu Ar-Ge çalışmalarının üniversitelerin bilimsel ve akademik kapasitesiyle birlikte yürütülmesi oluşturacak. Böylece Bursa’nın güçlü sanayi altyapısı ile üniversitelerin bilgi ve araştırma kapasitesinin aynı zeminde buluşturulması hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/btso-ve-yok-is-birligiyle-bursada-uygulamali-egitim-donemi-basliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 14:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/1-a-2.jpg" type="image/jpeg" length="99497"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknosa’nın Yeni Yönetim Kurulu Başkanı Murat Pınar oldu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/teknosanin-yeni-yonetim-kurulu-baskani-murat-pinar-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/teknosanin-yeni-yonetim-kurulu-baskani-murat-pinar-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Sabancı Holding iştiraklerinden Teknosa, strateji ve dönüşüm alanlarında uzun yıllara dayanan deneyime sahip Murat Pınar’ın 1 Eylül tarihi itibarıyla Yönetim Kurulu Başkanı olarak göreve başlayacağını duyurdu.</strong></p>

<p>Karadeniz Teknik Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü mezunu olan Murat Pınar, MBA diplomasını London School of Commerce &amp; University of Wales’ten aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Profesyonel kariyerine 1998 yılında Siemens’te başlamış olan Pınar, 2005’ten 2010 yılına kadar Nokia NSN’de 13 farklı ülkede sorumlu Saha Operasyon Direktörü ve Telekomünikasyon, Fiber Optik, Altyapı, İnşaat ve Entegrasyon süreçlerinde program yöneticiliği görevlerini üstlendi.</p>

<p>2010 yılında Enerjisa bünyesine dahil olan Murat Pınar, 2015 yılına kadar, şu anda 14 ilde 11 milyon müşteri ve 22,3 milyon kişiye elektrik dağıtım hizmeti veren Enerjisa dağıtım bölgeleri Başkent, AYEDAŞ ve Toroslar organizasyonlarında çeşitli üst yönetici rollerinde bulundu. Özellikle operasyonel mükemmellik çalışmalarının yürütülmesi, iş modellerinin olgunlaştırılması, sektör dinamiklerinin gelişiminde rol alınması ve yatırım programlarının oluşturulması sorumluluklarını üstlenerek Enerjisa dağıtım şirketlerinin entegrasyon, büyüme ve ilerleme süreçlerine büyük katkısı oldu.</p>

<p>Pınar, 2015 yılında Enerjisa Dağıtım Şirketleri Genel Müdürü, 2016 yılında ise Enerjisa Enerji Dağıtım İş Birimi Başkanı olarak atandı. Kasım 2019 tarihinden Temmuz 2026 tarihine kadar Enerjisa Enerji CEO’su olarak görev aldı. Aynı dönemde Türkiye’nin ilk elektrikli araç şarj ağı operatörü olan Eşarj’ın da Yönetim Kurulu Başkanı olan Murat Pınar, sektörün önemli kurumlarından E-MOD’ta (Elektrikli Mobilite Derneği) 2022 ve 2025 yılları arasında dernek başkanlığı yaptı. ELDER (Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği) Yönetim Kurulu Üyesi olan Murat Pınar, ayrıca Avrupa Birliği düşük karbon teknolojileri programı olan EUROGIA’nın Başkanlığı görevlerini yürütüyor.</p>

<p>Murat Pınar, 1 Ağustos 2026 itibarıyla Sabancı Holding Stratejik Yatırımlar Başkanı olarak atandı. Bu görevinin yanı sıra, Sabancı Topluluğu şirketlerinden Sabancı Dx Technology Services and Investment BV’de Yönetim Kurulu Başkanlığı ile Enerjisa Enerji ve Enerjisa Üretim’de Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerini sürdürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/teknosanin-yeni-yonetim-kurulu-baskani-murat-pinar-oldu</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 17:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/d-c-d-c-d-c-d-c.JPG" type="image/jpeg" length="65811"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EİB: 30 Ağustos Türkiye Cumhuriyeti’nin Temellerinin Atıldığı Büyük Zafer Günüdür]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/eib-30-agustos-turkiye-cumhuriyetinin-temellerinin-atildigi-buyuk-zafer-gunudur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/eib-30-agustos-turkiye-cumhuriyetinin-temellerinin-atildigi-buyuk-zafer-gunudur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>26 Ağustos 1922 tarihinde sabaha karşı Kocatepe’den başlayan Büyük Taarruz, 30 Ağustos 1922 tarihinde Dumlupınar’da kazanılan büyük bir zaferle taçlandı.</strong></p>

<p>Türk halkı, “Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir” diyen Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğinde, 19 Mayıs 1919’da Kurtuluş Savaşı ateşini yakarken, özgür ve bağımsız bir devlet kurma hayaliyle yola çıktı. Bu yolculuk, 30 Ağustos’ta kesin bir zaferle sonuçlandı.</p>

<p>Bu büyük başarı, milletimizin bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinde dönüm noktası olurken, Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik, laik ve hukuk devleti temelleri üzerine kurulmasının da yolunu açtı.</p>

<p>Gazi Mustafa Kemal Atatürk, “Siyasî, askerî zaferler ne kadar büyük olursa olsunlar, iktisadî zaferlerle desteklenmezse payidar olamaz, az zamanda söner” sözleriyle, Büyük Zafer’in ardından İzmir’de topladığı İktisat Kongresi’nde Cumhuriyetimizin ekonomik politikalarının temellerini attı.</p>

<p>29 Ekim 1923’te ilan edilen Cumhuriyet, yalnızca bağımsızlığımızı güvence altına almakla kalmadı; çağdaşlaşma sürecimizi hızlandırdı, sanayinin gelişmesini, ihracatın artmasını ve özel sermayenin güçlenmesini sağlayarak ülkemizi dünya sahnesinde güçlü ve saygın bir konuma taşıdı.</p>

<p>Yurdumuzun dört bir yanında fabrika bacaları tüterken, tarıma da büyük yatırımlar yapıldı. Cumhuriyetimizin ilk yıllarında 50 milyon dolar seviyesinde olan ihracatımız, Türk ihracatçılarının vizyoner çalışmaları ve devletimizin desteğiyle günümüzde mal ve hizmet ihracatıyla 400 milyar doları aştı. Ege Bölgesi olarak Türkiye ihracatına 43 milyar dolar katkı sağlamanın gururunu yaşıyoruz. Ülkemiz şu anda dünyanın 1,6 trilyon dolarlık Gayri Safi Milli Hasılayla 16. Büyük ekonomisi konumunda. Gayri Safi Milli Hasılamızın yüzde 25’ini temsil ediyoruz. Bizim önümüzdeki süreçte hedefimiz ihracatta çift haneli artışlara ulaşmak ve Türk ekonomisinin büyümesine pozitif katkı sağlamak olacak.</p>

<p>Bugün bizlere düşen görev Büyük Zafer ruhuyla ülkemizin her alanda dünyanın ilk 10 ülkesi arasına girmesi için mücadele etmektir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye’nin döviz ihtiyacına katkı sunarken, aynı zamanda istihdama, sosyal barışa ve sürdürülebilir kalkınmaya hizmet ediyoruz. Bugün bizlere düşen görev, Cumhuriyetimizin değerlerine sahip çıkarak ülkemizi daha aydınlık yarınlara taşımaktır.</p>

<p>“İşimiz Üretim, Gücümüz İhracat” mottosuyla, yüzyıllardır olduğu gibi bundan sonra da üretmeye ve ihracat yapmaya devam edecek; Türkiye’nin kalkınmasına ve çağdaşlaşmasına katkımızı artırarak sürdüreceğiz.</p>

<p>Bu vesileyle, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı gurur ve coşkuyla kutluyor; bu büyük zaferi bizlere armağan eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere tüm silah arkadaşlarını ve aziz şehitlerimizi rahmet, şükran ve minnetle anıyoruz.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/eib-30-agustos-turkiye-cumhuriyetinin-temellerinin-atildigi-buyuk-zafer-gunudur</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 17:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/1780640737-muhammet-ozturk-029-2.jpg" type="image/jpeg" length="15513"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hyundai Motor Company, Yeni Yol Haritasını Açıkladı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/hyundai-motor-company-yeni-yol-haritasini-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/hyundai-motor-company-yeni-yol-haritasini-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hyundai Motor Company, 2026 CEO Yatırımcı Günü'nde, markanın 2030 yılına kadar global satışlarda 5,55 milyon adede ulaşma hedefini güçlendirirken, aynı zamanda işletme genelinde karlılığı da artırmayı amaçladığını açıkladı.</p>

<p>Hyundai Motor Company Başkanı ve CEO’su José Muñoz, yeni yol haritasıyla ilgili, “Temellerimiz hiç bu kadar güçlü olmamıştı. Hyundai Motor Grubu, üçüncü büyük otomotiv grubu ve ikinci en karlı grup. Bu da bize yatırım yapabilme olanağı sağlıyor. 2030 yılına kadar 100'den fazla yeni modeli piyasaya sürerek faaliyet marjımızı yüzde 9'un üzerine çıkaracağız. Yeni teknolojileri ve fırsatları değerlendirmek adına ortaklıklardan yararlanarak robotlar ve robot taksiler üretirken; fiziksel bir yapay zeka şirketi haline gelmeyi hedefliyoruz” dedi.</p>

<p>Hyundai, 2026 yılının ilk yarısında 2 milyon adet satış gerçekleştirerek, yıllık bazda yüzde 2,7 artışla 59,1 milyar Euro (95,2 trilyon KRW) gelir elde etti ve yüzde 5,6'lık bir faaliyet kar marjına ulaştı.</p>

<p><strong><i>Her Bölgede Yeni Bir Ürün Atağı</i></strong></p>

<p>Kuzey Amerika'da 58, Kore'de 49, Avrupa'da 41, Hindistan'da 26 ve Çin'de 22 modelin lansmanının gerçekleştirilmesi amaçlanırken; bu araçların çoğu yeni Elantra, IONIQ 3, Yeni Tucson ve Tucson Hybrid, SANTA FE EREV gibi tamamen yeni ürünlerden oluşacak. Hindistan için ise tamamen yeni bir A segmenti elektrikli SUV planlanırken aynı zamanda yeni bir global B segmenti SUV ve Avrupa için tamamen yeni bir B segmenti SUV tanıtılacak. Yeni TUCSON ve TUCSON Hybrid ise dördüncü çeyrekte bazı pazarlarda satışa sunularak Hyundai'nin ürün atağında bir dönüm noktası daha oluşturacak.</p>

<p>Yeni SANTA FE EREV, 2027 yılının ilk yarısında piyasaya sürülecek ve elektrifikasyona yönelik farklı bir yaklaşımı temsil edecek. SANTA FE EREV'in, 900 km’den fazla toplam menzil sunması ve elektrikli araç benzeri günlük sürüş deneyimini, müşterilerin menzil ve şarj kaygılarını gidererek birleştirmesi bekleniyor. Yeni model, Amerika’daki Hyundai Motor Manufacturing Alabama fabrikasında üretilecek. Hyundai, ayrıca farklı pazarları da hedefliyor. Orta boy bir pikap da dahil olmak üzere yeni hafif ticari araçları da gündemine alan marka, yüksek performanslı N serisine de yeni modeller ekleyecek. Hyundai, 2030 yılına kadar yıllık 100.000 adet N modellerinden oluşan satış hedefine ulaşmayı hedefliyor.</p>

<p><strong><i>Yerel Ölçeklendirme ile Global Başarıya Ulaşma</i></strong></p>

<p>Hyundai, 2030 yılına kadar global üretim kapasitesine 1,27 milyon adet araç daha ekleyecek. Bu artışın 500.000 adedi Kuzey Amerika'da, 320.000 adedi Hindistan'da, 250.000 adedi montaj tesislerinde ve 200.000 adedi ise Kore'de gerçekleşecek. Bölgede 2030 yılına kadar 10'dan fazla hibrit model sunulacak ve hibritlerin satışlardaki payı yüzde 50'ye ulaşacak. Bu modeller Hyundai Motor Manufacturing Alabama ve Hyundai Motor Group Metaplant America'da üretilecek. Kuzey Amerika'daki toplam hibrit satışları ise bir milyon adedi geçti.</p>

<p>Hyundai, Avrupa'da da pazarın yüzde 85'ini tamamen elektrikli bir portföy ile kapsayacak ve 5 adet tamamen yeni SUV ve hafif ticari araç sunacak. Hyundai, Avrupa'daki elektrikli araç satışlarını 2025'teki 116.000 adetten 2030 yılına kadar 420.000 adedin üzerine çıkarmayı hedefliyor.</p>

<p>Türkiye’de üretimine geçtiğimiz günlerde başlanan IONIQ 3 ise Ekim ayında satışa çıkıyor ve 497 kilometreye kadar bir menzil sunuyor. Ayrıca, Hyundai Motor Grubu'nun yeni nesil bağlantılı araç bilgi-eğlence platformu Pleos Connect'i içeren Avrupa'daki ilk araç olma özelliğini taşıyor.</p>

<p>Hyundai, Afrika, Orta Doğu ve Pakistan'da bulunan 8 fabrikadan oluşan ağının bir parçası olarak Suudi Arabistan ve Cezayir'de yeni montaj tesisleri kurarak bu pazarlara yatırım yapıyor.</p>

<p><strong><i>Stratejik Ortaklıklar</i></strong></p>

<p>İlk IONIQ 5 Waymo robotaksiler dördüncü çeyrekte teslim edilecek. Gürcistan'daki HMGMA'da yerel bir tedarik zinciri kullanılarak monte edilen bu araçlar, üretim ve tasarımdan yazılım ve finansmana kadar grubun gücünden yararlanıyor. Bu araçlar, robotaksi hizmetlerinin 2027 gibi erken bir tarihte uluslararası alanda genişlemesini sağlayacak. Hyundai Motor Grubu'nun Motional şirketi de, bu yılın sonlarında sürücüsüz ticari hizmetine başladığında robotaksiye hazır IONIQ 5'i kullanacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Hyundai ve Amazon, ortaklıklarını da dört alanda derinleştiriyor. Amazon Autos, 2027'nin başlarında ABD dışındaki ilk pazarı olan uluslararası alanda genişleyecek; Alexa Built-in, Hyundai ürün gamında kullanıma sunulacak, Genesis de bunu takip edecek; AWS, Hyundai'nin bulut ve yapay zeka yeteneklerini hızlandıracak. Hyundai’nin Boston Dynamics ile birlikte geliştirdiği üretim yapay zekâ robotları, ticarileşme yolunda hız kazanıyor. Gerçek çalışma ortamlarını simüle etmek için inşa edilen RMAC, üretim yapay zekâ robotlarını eğitiyor, gerçek dünya verilerini topluyor ve bir robotun üretim hattına ulaşmadan önce gerekli test ve doğrulama işlemlerini gerçekleştiriyor. Hyundai, 2028'den itibaren Hyundai Motor Group Metaplant America'da endüstriyel insansı robot Atlas'ı kullanıma sunmayı hedefliyor.</p>

<p></p>

<p><strong><i>Donanım Değerinden Yazılım Değerine</i></strong></p>

<p>Hyundai, yazılım tanımlı araç (SDV) yeteneklerini geliştirmek için bir veri çarkı oluşturuyor; burada veri toplama, veri analizi, yapay zeka ve hizmet geliştirme ve kablosuz (OTA) güncelleme dağıtımı, olumlu bir döngüyü tamamlıyor. Yenilenen Grandeur ile başlayarak, Pleos Connect bilgi-eğlence sistemini ve üretken yapay zeka ajanı Gleo AI'yı uyguluyor. Bu araçlardan elde edilen veriler, Gleo AI'yı geliştirmek ve yeni Pleos Connect özelliklerini geliştirmek için analiz ediliyor ve sonuçlar OTA güncellemeleri aracılığıyla müşterilere geri gönderiliyor. Otonom sürüş için de aynı döngü oluşturuluyor. Hyundai Motor Grubu, Hyundai, Kia, 42dot ve Motional tarafından elde edilen verilerin entegre edilebilmesi ve tek bir tutarlı standartta kullanılabilmesi için sensör mimarisini NVIDIA ekosistemi etrafında standartlaştırıyor.</p>

<p></p>

<p><strong><i>Otonom Sürüş İçin Aşamalı Bir Yol Haritası</i></strong></p>

<p>Hyundai, otonom sürüş yol haritasını aşamalar halinde belirledi. Bu yılın sonuna kadar, otonom sürüş yapay zekası Atria AI, bu tür modellerin en çok ihtiyaç duyduğu beklenmedik yol durumları hakkında veri toplamak için Güney Jeolla Eyaleti, Gwangju'da konuşlandırılacak. NVIDIA ile stratejik bir iş birliği kuran Hyundai, ilk seri üretim SDV modeline Seviye 2+ otonom sürüş teknolojisini 2028 yılında uygulayacak. Atria AI, kademeli olarak seri üretim araçlarına yaygınlaştırılacak ve Seviye 2+'dan Seviye 4'e kadar tam bir otonom sürüş yeteneği yelpazesi oluşturulacak. Hyundai Motor Grubu yılda 7 milyondan fazla araç satıyor ve bu filodan toplanan verilerin yapay zeka öğrenimini hızlandırması ve performansı hızla iyileştirmesi bekleniyor.</p>

<p><strong><i>Daha İyi Elektrikli Araçlar, Daha Düşük Maliyetler</i></strong></p>

<p>Hyundai, kendi hibrit sistemlerini bağımsız olarak geliştirdiği zamandan bugünkü küresel Elektrikli Global Modüler Platform'a (E-GMP) kadar elektrifikasyonda öncü oldu. Yıllar boyunca geliştirilen tasarım yeteneğinden yararlanan Hyundai, kendi batarya hücrelerini bağımsız olarak geliştirdi. Bu hücreler, şirketin daha önce kullandığı yüksek nikel içerikli hücrelere göre iki katından fazla güç sağlarken, şarj süresini de yüzde 40 oranında azaltıyor.</p>

<p>Bu yüksek performanslı hücreler, 2027 yılının ilk yarısında piyasaya sürülecek olan EREV'de kullanılacak. Aynı zamanda, benzer bir elektrikli araca göre yarıdan daha az batarya kapasitesi kullanırken eşdeğer batarya performansı ve elektrikli araç sürüş dinamikleri sunacak. Gelecek yıl piyasaya sürülecek elektrikli araç modelleri ise, gerçek dünya sürüş koşullarında optimum performansı korurken batarya maliyetini yaklaşık yüzde 30 oranında azaltan orta nikel içerikli NCM hücreleri kullanacak. Hyundai, elektrikli araçlarının dayanıklılığını daha da güçlendirmek amacıyla, bulut tabanlı batarya yönetim sistemini (BMS) geliştirerek 2028 yılına kadar batarya ömrünü ortalama yüzde 20 oranında uzatmayı hedefliyor. Şirket ayrıca yeni, üst düzey bir güvenlik teknolojisi geliştirdi. Termal Kaçış Koruması (TRP), ısıyı dağıtmak üzere tasarlanmış bir batarya sistemi ve ısının yayılmasını önleyen hücreler arası bir bariyer yapısı kullanarak, batarya yangını durumunda ısı transferini bitişik hücrelere engelliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/hyundai-motor-company-yeni-yol-haritasini-acikladi</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 17:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/1787835103-2030-hyundai-hedefleri-2.jpg" type="image/jpeg" length="92064"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakırcı GYO hisselerine yoğun talep]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/bakirci-gyo-hisselerine-yogun-talep</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/bakirci-gyo-hisselerine-yogun-talep" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Bakırcı Grubu’nun gayrimenkul geliştirme alanındaki 45 yıllık deneyimini geleceğe taşıyan Bakırcı GYO, 24-25-26 Ağustos 2026 tarihlerinde gerçekleşen talep toplama sürecini başarıyla tamamladı. Toplam halka arz büyüklüğünün 1,77 katı talep alan Bakırcı GYO halka arzında, 502 bin yatırımcıya dağıtım gerçekleştirildi.</strong></p>

<p>Türkiye’nin önde gelen gayrimenkul şirketlerinden Bakırcı Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (Bakırcı GYO) halka arz sonuçları açıklandı. İntegral Yatırım Menkul Değerler liderliğinde toplam 45 aracı kurumun katılımıyla 24-25-26 Ağustos 2026 tarihlerinde pay başına 12,93 TL fiyatla gerçekleşen halka arzın büyüklüğü yaklaşık 2 milyar 159 milyon 310 bin TL, şirketin halka açıklık oranı ise yüzde 25 olarak gerçekleşti.</p>

<p>Halka arzda, şirket sermayesinin 501 milyon TL’den 668 milyon TL’ye yükseltilmesi nedeniyle 167 milyon TL nominal değerli paylar satışa sunuldu. Yurt içi bireysel ve yurt içi kurumsal yatırımcıların yoğun ilgi gösterdiği halka arz işlemine toplam 295 milyon 504 bin 285 TL tutarında nominal talep geldi. Böylece halka arz edilen toplam 167 milyon TL’lik nominal değerli paylara gelen talep miktarı, planlanan tahsisatın yaklaşık 1,77 katı olarak gerçekleşti.</p>

<p>Yurt içi bireysel yatırımcılardan nominal 110 milyon 835 bin 293 TL, yurt içi kurumsal yatırımcılardan 17 milyon 408 bin 930 TL’lik talep gelirken, yüksek talepte bulunan yatırımcılardan planlanan tahsisatın yaklaşık 10 katı büyüklüğünde talep geldi. Yüksek talepte bulunan yatırımcılar kategorisinde; 167 milyon 260 bin 62 TL nominal tutarda talep gelirken, bunun yaklaşık yüzde 23,22’si, yani 38 milyon 777 bin 600 lot’luk bölümü karşılandı.</p>

<p>Halk arzda; 501 bin 344 adet yurt içi bireysel yatırımcıya, 724 adet yüksek talepte bulunan yatırımcıya ve 22 adet yurt içi kurumsal yatırımcıya olmak üzere toplamda 502 bin 90 adet yatırımcıya dağıtım gerçekleştirildi. Dağıtıma esas tahsisat oranları ise yurt içi bireysel yatırımcılar için yüzde 66,36, yüksek talepte bulunan yatırımcılar için yüzde 23,22 ve yurt içi kurumsal yatırımcılar için ise yüzde 10,42 olarak gerçekleşti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“Yeni ortaklarımızın sinerjisi ile uzun vadeli ve kalıcı değer yaratacağız”</strong></p>

<p>Bakırcı GYO Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü Fatih Sağlam, halka arz sürecinin başarıyla tamamlanmasından duydukları memnuniyeti dile getirerek şunları söyledi:</p>

<p>“Bakırcı GYO’nun geleceğine ve sektörümüzün büyüme potansiyeline güvenerek şirketimize ortak olan tüm yatırımcılarımıza teşekkür ediyoruz. Halka arzı şirketimizin sürdürülebilir büyüme yolculuğunda önemli bir dönüm noktası ve uzun vadeli değer yaratma stratejisinin temel unsurlarından biri olarak değerlendiriyoruz. Borsa İstanbul’da işlem gören bir şirket olarak şeffaflık, hesap verebilirlik ve sürdürülebilir büyüme stratejimizi daha da güçlendireceğiz. Halka arzdan elde ettiğimiz kaynakla güçlü sermaye yapımızı destekleyerek yeni yatırım fırsatlarını değerlendirmeyi, büyüme stratejimizi hızlandırmayı ve rekabet gücümüzü artırmayı hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde portföyümüzü ve yatırım alanlarımızı geliştirirken, uzun vadeli ve sürdürülebilir değer yaratma hedefimiz doğrultusunda hareket edeceğiz. Halka açık bir şirket olmanın sağlayacağı kurumsal yapı ve sermaye piyasalarına erişim imkanlarının, büyüme planlarımızı daha güçlü bir zemine taşıyacağına inanıyoruz. Aynı zamanda halka arzın, şirketimizin sektördeki görünürlüğüne ve marka değerine katkı sağlayarak, yeni iş birlikleri ve yatırım fırsatlarının önünü açmasını bekliyoruz. Bakırcı GYO olarak önümüzdeki dönemde aramıza katılan yeni ortaklarımızın oluşturacağı sinerji ile yatırımlarımıza devam ederek, uzun vadeli ve kalıcı değer yaratmayı hedefliyoruz.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/bakirci-gyo-hisselerine-yogun-talep</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 17:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/c-l-m-l-c-m.JPG" type="image/jpeg" length="99083"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İMO Genel Merkez MYK Üyesi Güçyetmez: "Yapı Kayıt Belgeli binalar denetlenmeli"]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/imo-genel-merkez-myk-uyesi-gucyetmez-yapi-kayit-belgeli-binalar-denetlenmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/imo-genel-merkez-myk-uyesi-gucyetmez-yapi-kayit-belgeli-binalar-denetlenmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Burkay Güçyetmez, "İmar Barışı" kapsamında Yapı Kayıt Belgesi verilen yapıların deprem güvenliğinin tespit edilmesi için ilgili kurum ve kuruluşlara çağrıda bulunduklarını ifade etti.</strong></p>

<p>TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası, kamuoyunda "İmar Barışı" olarak bilinen düzenleme kapsamında Yapı Kayıt Belgesi verilen yapıların deprem güvenliğinin sağlanması ve bu yapılara ilişkin bilgilerin şeffaf hale getirilmesi amacıyla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına 27 Ağustos 2026 tarihinde başvuruda bulundu.</p>

<p>İMO Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Burkay Güçyetmez, Bakanlığa yapılan başvurunun ayrıntılarını kamuoyu ile paylaştı.</p>

<p>2018 yılında 3194 sayılı İmar Kanunu'na eklenen Geçici 16. madde kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapılara herhangi bir teknik inceleme ve denetim yapılmadan, yapı sahibinin beyanına göre Yapı Kayıt Belgesi düzenlendiği hatırlatan İMO Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Güçyetmez, "Anayasa Mahkemesi, 23 Temmuz 2024 tarihli kararıyla, Yapı Kayıt Belgesi verilen yapıların deprem güvenliğine ilişkin denetim sorumluluğunun idarenin üzerinden kaldırılamayacağını hükme bağlamıştı. Kararla birlikte devletin yaşam hakkını korumaya yönelik pozitif yükümlülüğünün ve yapıların denetlenmesine ilişkin idari sorumluluğunun devam ettiği vurgulandı. Ancak aradan geçen süreye rağmen İmar Barışı kapsamında Yapı Kayıt Belgesi verilen binaların depremlere karşı ne kadar dayanıklı olup olmadığı ile ilgili bir çalışma yapılmadı" dedi.</p>

<p>Güçyetmez, Yapı Kayıt Belgesi verilen binaların durumuyla ilgili yaptığı açıklamada, şöyle devam etti:</p>

<p>Ülkemiz dünyanın en önemli deprem kuşaklarından biri üzerinde bulunmakta olup, yüz ölçümümüzün %66'sı en tehlikeli alanda, %96'sı ise yıkıcı depremler üretebilecek nitelikte alanlarda yer almaktadır. 1999 Gölcük ve Düzce depremlerinden, son olarak en ağır yıkımı yaşadığımız 6 Şubat 2023 Maraş depremlerine kadar geçen süreç, topraklarımızın ve nüfusumuzun büyük bir bölümünün afet tehlikesi altında olduğunu acı bir şekilde defalarca göstermiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>1999 depremlerinden sonra denetim ve uygulamadaki yetersizlikler görülerek 2001 yılında Yapı Denetim Kanunu, ardından güncel deprem yönetmelikleri yürürlüğe konulmuş; yapı güvenliğini artırıcı önemli tedbirler alınmıştır. Ancak, plansız şehirleşme ve kayıt dışı yapılaşma ülkemizin temel bir sorunu olmaya devam etmiştir. Gelir dağılımındaki eşitsizlik ve denetim mekanizmalarının yetersizliği bu sorunu beslerken, yıkım ve yaptırımların siyasi nedenlerle uygulanmaması tabloyu daha da ağırlaştırmıştır.</p>

<p>Bu yaklaşımın en vahim sonuçlarından biri olarak, 2018 yılında yürürlüğe giren Geçici 16. madde kapsamındaki "İmar Barışı" ile ruhsatsız veya projeye aykırı yapılar için hiçbir teknik inceleme yapılmaksızın "Yapı Kayıt Belgesi" düzenlenmiştir. Yasada sorumluluk mülk sahibine bırakılarak idarenin denetim yükümlülüğü göz ardı edilmiş olsa da, Anayasa Mahkemesinin 23 Temmuz 2024 ve 3 Aralık 2024 tarihli kararları ile devletin yurttaşların yaşam hakkını koruma hususundaki pozitif yükümlülüğünün kanunla ortadan kaldırılamayacağı açıkça hükme bağlanmıştır.</p>

<p>Bugün gelinen noktada, yapı kayıt belgeli binaların birçoğu el değiştirmiş olup, tapu kütüğüne işlenmeyen bu belgeler nedeniyle yeni alıcılar binaların olası deprem risklerinden habersiz durumdadır. Gaziantep özelinde ise toplam konut stoku içerisindeki yapı kayıt belgesi düzenlenmiş yapı stoku oranı açısından Türkiye genelinde ilk 10 il arasında yer alması da şehrimiz açısından ayrıca düşündürücüdür.</p>

<p>İMO Merkezimiz Gönderdiği Yazıyla; Olası bir depremde telafisi mümkün olmayan can ve mal kayıplarının önüne geçilmesi amacıyla Bakanlıktan Yapı Kayıt Belgeli tüm yapıların ve bağımsız bölümlerin bilgilerinin TAKBİS'e entegre edilmesini ve tapu işlemleri sırasında alıcıların bu durumu açıkça görebilmesini sağlayacak düzenlemelerin yapılmasını talep etti. Ayrıca Yapı Kayıt Belgeli tüm yapıların deprem performans analizlerinin yapılmasını, riskli olduğu belirlenen binalar için tahliye, güçlendirme veya yıkım süreçlerinin gecikmeksizin başlatılmasını ve bu yapıların idarenin denetim ve gözetim sorumluluğu altında olduğunun tüm kurumlara bildirilmesini talep etti."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/imo-genel-merkez-myk-uyesi-gucyetmez-yapi-kayit-belgeli-binalar-denetlenmeli</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 17:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/burkay-gucyetmez-1-3.jpg" type="image/jpeg" length="71726"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Celal Kadooğlu: "30 Ağustos, milletimizin bağımsızlık iradesinin dünyaya ilanıdır"]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/celal-kadooglu-30-agustos-milletimizin-bagimsizlik-iradesinin-dunyaya-ilanidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/celal-kadooglu-30-agustos-milletimizin-bagimsizlik-iradesinin-dunyaya-ilanidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Güneydoğu Anadolu Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, 30 Ağustos Zafer Bayramı'nın 104. yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda, Büyük Zafer'in Türk milletinin bağımsızlık ve özgürlük iradesinin tüm dünyaya ilan edildiği tarihi bir dönüm noktası olduğunu vurguladı.</strong></p>

<p>"Milletimizin bağımsızlık ve özgürlük iradesini tüm dünyaya ilan ettiği gün olan 30 Ağustos Zafer Bayramı'nın 104. yıl dönümünü büyük bir gurur ve coşkuyla kutluyoruz" diyen başkan Celal Kadooğlu, Atatürk'ün 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkışıyla başlayan Kurtuluş Savaşı'nın, Türk milletinin büyük fedakârlıkları ve eşsiz kahramanlıklarıyla sürdürüldüğünü ve Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi'nin bu mücadelenin zaferle taçlandığı tarihi aşama olduğunu kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kadooğlu, mesajında şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>"Tarihimizin en önemli dönüm noktalarından biri olan ve her safhası eşsiz kahramanlık destanlarıyla dolu Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi, milletimizin kaderini değiştiren tarihi bir zaferdir. 30 Ağustos Zaferi ile milletimizin bağımsız ve özgür yaşama iradesi tüm dünyaya güçlü bir şekilde ilan edilmiştir. 30 Ağustos; milletimizin hiçbir zilleti ve esareti kabul etmeyeceğini, istiklal ve istikbali uğruna gerektiğinde tek vücut olarak mücadele edeceğini gösteren bir iradenin adıdır. Birlik, beraberlik, inanç ve kararlılıkla hareket eden aziz milletimiz, karşısına çıkan tüm engelleri aşabileceğini bu büyük zaferle bütün dünyaya göstermiştir."</p>

<p>Kadooğlu, 30 Ağustos Zafer Bayramı vesilesiyle başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, vatan uğruna mücadele eden tüm kahramanları minnet ve rahmetle anarak şöyle dedi: "Bu anlamlı gün vesilesiyle Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını minnetle yâd ediyor, vatanımız uğruna canını feda eden aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal etmiş gazilerimizi rahmetle anıyorum. Hayattaki gazilerimize sağlık ve esenlik diliyorum. Milletimizin 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı en içten dileklerimle kutluyor, Büyük Zafer'in 104. yıl dönümünün ülkemize birlik, beraberlik, huzur ve güç getirmesini temenni ediyorum."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/celal-kadooglu-30-agustos-milletimizin-bagimsizlik-iradesinin-dunyaya-ilanidir</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 17:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/celal-kadooglu-tim-yonetiminde.jpeg" type="image/jpeg" length="65289"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DEİK/Halit Acar: "Büyük Zafer'in 104. Yılında Üretim, Ticaret ve Bölgesel Kalkınma İçin Çalışıyoruz"]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/deikhalit-acar-buyuk-zaferin-104-yilinda-uretim-ticaret-ve-bolgesel-kalkinma-icin-calisiyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/deikhalit-acar-buyuk-zaferin-104-yilinda-uretim-ticaret-ve-bolgesel-kalkinma-icin-calisiyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye–Irak İş Konseyi Başkanı ve DEİK Orta Doğu ve Körfez Bölgesi Koordinatör Başkanı Halit Acar, 30 Ağustos Zafer Bayramı'nın 104. yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı.</strong></p>

<p>Acar mesajında, 30 Ağustos 1922'de kazanılan Büyük Zafer'in, Türk milletinin azim ve kararlılığının önemli bir simgesi olduğunu belirterek, bugün bu anlayışın ekonomik ve ticari alanda da güçlü bir şekilde ortaya konulması gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>"Güçlü Ekonomi, Üretim ve Rekabet Gücüyle İnşa Edilir"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ekonomik kalkınmaya verdiği öneme dikkat çeken Halit Acar, Türkiye'nin üretim gücünü, sanayi kapasitesini ve ihracat potansiyelini daha ileri taşımasının büyük önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Acar mesajında şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>"104 yıl önce milletimizin ortaya koyduğu azim ve kararlılık, bugün bizlere ekonomik alanda da daha büyük hedefler koyma sorumluluğu veriyor. Türkiye'nin ekonomik gücünü daha da artırmanın yolu, katma değerli üretimi geliştirmekten, ihracat pazarlarımızı çeşitlendirmekten, yatırımları artırmaktan ve Türk iş dünyasının küresel rekabet gücünü daha ileri taşımaktan geçiyor.</p>

<p>İş dünyası olarak hedefimiz, ülkemizin üretim kapasitesini ve girişimcilik gücünü uluslararası pazarlarda daha güçlü bir ekonomik değere dönüştürmek, yeni ticaret ve yatırım imkanları oluşturmak ve kalıcı iş birlikleri geliştirmektir."</p>

<p><strong>"Bölgesel Ticaret ve Yatırımlarda Yeni Fırsatlara Odaklanıyoruz"</strong></p>

<p>Türkiye'nin Orta Doğu ve Körfez bölgesiyle sahip olduğu güçlü ekonomik ve ticari bağların, önümüzdeki dönemde yeni fırsatlarla daha da geliştirilebileceğini belirten Acar, ticaretin yanı sıra yatırım, enerji, altyapı, lojistik ve müteahhitlik alanlarının önemli potansiyel taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Halit Acar sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>"Orta Doğu ve Körfez başta olmak üzere yakın coğrafyamızla ekonomik ilişkilerimizi geliştirmek, Türk iş dünyası açısından önemli fırsatlar barındırıyor. Bölgenin hızla gelişen yatırım gündemi ile Türkiye'nin üretim, müteahhitlik, teknoloji, lojistik ve hizmet sektörlerindeki kabiliyetlerinin birbirini tamamlayan güçlü bir yapıya sahip olduğuna inanıyoruz.</p>

<p>DEİK olarak önceliğimiz, iş dünyalarımızı daha fazla bir araya getirmek, yeni ticaret bağlantıları oluşturmak, karşılıklı yatırımları artırmak ve Türk şirketlerinin bölgedeki varlığını daha da güçlendirmektir. Ticaretin yanı sıra ortak yatırımların ve uzun vadeli ekonomik iş birliklerinin artması, bölgenin kalkınmasına da önemli katkılar sağlayacaktır."</p>

<p><strong>"Daha Fazla Üretim, Daha Fazla Ticaret, Daha Güçlü İş Birlikleri"</strong></p>

<p>Halit Acar, 30 Ağustos'un geleceğe yönelik ekonomik hedefler açısından da önemli bir ilham kaynağı olduğunu belirterek mesajını şu sözlerle tamamladı:</p>

<p>"30 Ağustos Zafer Bayramı, milletimizin azim, kararlılık ve ortak hedefler etrafında kenetlenme gücünü hatırladığımız anlamlı bir gündür. Bugün bizlere düşen sorumluluk ise bu anlayışı ekonomik alanda daha fazla üretim, daha fazla yatırım, daha fazla ihracat ve daha güçlü uluslararası iş birlikleriyle geleceğe taşımaktır.</p>

<p>Bu vesileyle, başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, vatanımız için fedakârlık gösteren tüm kahramanlarımızı rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum.</p>

<p>Milletimizin ve iş dünyamızın 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlu olsun."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/deikhalit-acar-buyuk-zaferin-104-yilinda-uretim-ticaret-ve-bolgesel-kalkinma-icin-calisiyoruz</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 17:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/halit-acar.jpeg" type="image/jpeg" length="60270"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[GAİB Koordinatör Başkanı Mete Akcan'dan 30 Ağustos Mesajı: "Büyük Zafer, Bağımsızlık İrademizin Ölümsüz Simgesidir"]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/gaib-koordinator-baskani-mete-akcandan-30-agustos-mesaji-buyuk-zafer-bagimsizlik-irademizin-olumsuz-simgesidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/gaib-koordinator-baskani-mete-akcandan-30-agustos-mesaji-buyuk-zafer-bagimsizlik-irademizin-olumsuz-simgesidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri (GAİB) Koordinatör Başkanı Mete Akcan, 30 Ağustos Zafer Bayramı sebebiyle yayımladığı mesajında, Büyük Zafer'in Türk milletinin bağımsızlık ve özgürlük iradesinin en güçlü simgelerinden biri olduğunu belirtti.</strong></p>

<p>30 Ağustos'u büyük bir gururla kutladıklarını ifade eden Akcan, 26 Ağustos 1922'de başlayan Büyük Taarruz'un, 30 Ağustos'ta kazanılan Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile kesin zafere ulaştığını hatırlattı. Zaferin yalnızca askerî bir başarı olmadığını vurgulayan Akcan, Türk milletinin bağımsız yaşama kararlılığını tüm dünyaya ilan ettiği tarihî bir dönüm noktası olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Zafer, Milletimizin Ortak Eseridir</strong></p>

<p>Büyük Zafer'in büyük fedakârlıklarla kazanıldığını belirten Akcan, "Büyük Taarruz, cephede mücadele eden Mehmetçiğin cesareti kadar, cephe gerisinde fedakârlık gösteren aziz milletimizin de ortak eseridir. Kadınıyla erkeğiyle, genciyle yaşlısıyla milletimiz aynı hedef etrafında kenetlenerek bağımsızlık mücadelesini zaferle taçlandırmıştır." dedi.</p>

<p>Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk liderliğinde kazanılan Büyük Zafer'in, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuna giden yolun en önemli aşamalarından biri olduğunu ifade eden Akcan, "30 Ağustos Zaferi, milletimizin bağımsızlığından ve özgürlüğünden hiçbir şart altında vazgeçmeyeceğinin tarihî kanıtıdır. Bugün bizlere düşen görev, ecdadımızın emanet ettiği Türkiye'yi daha güçlü, daha müreffeh ve daha üretken bir geleceğe taşımaktır." ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Üreten ve Güçlü Türkiye İçin Çalışacağız</strong></p>

<p>Üretim ve ihracatın güçlü Türkiye hedefinin temel unsurları arasında yer aldığını vurgulayan Akcan, "Bizler de ihracatçılar olarak üretmeye, istihdam oluşturmaya ve Türk ürünlerini dünyanın dört bir yanına ulaştırmaya devam edeceğiz. Gaziantep ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin üretim ve ihracat potansiyelini daha ileri seviyelere taşımak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz." dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akcan mesajını, "Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, vatanımızın bağımsızlığı uğruna mücadele eden tüm kahramanlarımızı, aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyor, gazilerimize sağlık ve huzur diliyorum. Milletimizin 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı en içten duygularımla kutluyorum." sözleriyle tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/gaib-koordinator-baskani-mete-akcandan-30-agustos-mesaji-buyuk-zafer-bagimsizlik-irademizin-olumsuz-simgesidir</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 17:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/visofdov.JPG" type="image/jpeg" length="37438"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
