<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Fuar Dergisi</title>
    <link>https://www.fuardergisi.com.tr</link>
    <description>Fuar Dergisi, ulusal ve uluslararası fuarlar, sektörel yenilikler ve ekonomi dünyasındaki en önemli gelişmeleri takip eden profesyoneller için kapsamlı analizler, röportajlar ve özel haberler sunar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>"Türkiye'nin ilk ve tek ulusal Fuar, Kongre ve Festival dergisi</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 20 Aug 2026 17:36:31 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DESA 2026 Yılının İlk Yarısında 205 Milyon TL Net Kâr Açıkladı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/desa-2026-yilinin-ilk-yarisinda-205-milyon-tl-net-kar-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/desa-2026-yilinin-ilk-yarisinda-205-milyon-tl-net-kar-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye deri ve deri mamulleri sektörünün lider markası ve tek dikey entegre oyuncusuolan DESA Deri Sanayi ve Ticaret A.Ş. (BIST: DESA), 2026 yılının ilk yarısına ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı.</strong></p>

<p>Küresel ve yerel pazarlardaki makroekonomik belirsizliklere ve süregelen maliyet enflasyonuna rağmen operasyonel disiplininden ve verimlilik odaklı yaklaşımından taviz vermeyen DESA, 2026’nın ilk yarısını <strong>205 milyon TL Net Kâr</strong> ile tamamladı. Proaktif nakit yönetimi stratejisini sürdüren şirket, net nakit pozisyonunu <strong>1,86 milyar TL (yaklaşık 40 milyon USD)</strong> seviyesinde koruyarak bilançosunun kırılganlıklara karşı dayanıklılığını ve büyüme odaklı finansal esnekliğini bir kez daha tescilledi.</p>

<p><strong>Perakende ve Dijitalleşmede Güçlü İvme: E-Ticarette %82 Büyüme</strong></p>

<p>Çok kanallı (<i>omnichannel</i>) satış stratejisini başarıyla uygulayan DESA, perakende ve e-ticaret kanallarındaki toplam ciro içindeki payını <strong>%73</strong>’e yükseltti. 2025 yılında gerçekleştirilen altyapı ve dijitalleşme yatırımlarının geri dönüşüyle birlikte e-ticaret (online) kanalı, bir önceki yılın aynı dönemine göre <strong>%82 oranında güçlü bir büyüme</strong> kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>İhracatta Dolar Bazında %28,3 Artış</strong></p>

<p>Küresel lüks tüketim pazarındaki konjonktürel daralmaya rağmen DESA, uluslararası pazarlardaki etkinliğini artırmayı sürdürdü. 2025 yılının ikinci çeyreğinde 2,7 milyon USD seviyesinde gerçekleşen ihracat hacmi, 2026 yılının aynı döneminde <strong>dolar bazında %28,3 artış göstererek 3,47 milyon USD</strong> seviyesine ulaştı.</p>

<p><strong>Geleceğin Teknolojisine Stratejik Yatırım: Nuera A.Ş. Kuruldu</strong></p>

<p>Sürdürülebilirlik ve biyoteknoloji alanındaki yatırımlarını yeni bir safhaya taşıyan DESA, yeni nesil biyomateryallerin araştırılması, geliştirilmesi, üretimi ve ticarileştirilmesi amacıyla <strong>%100 bağlı ortaklığı</strong> olan <strong>"Nuera Sürdürülebilir Biyofabrikasyon Teknolojileri Sanayi ve Ticaret A.Ş."</strong> unvanlı şirketinin kuruluş işlemlerini <strong>11 Ağustos 2026</strong> tarihi itibarıyla tamamlamıştır.</p>

<p><strong>115 Milyon TL Temettü Dağıtım Takvimi</strong></p>

<p>DESA Genel Kurulu’nda alınan karar doğrultusunda, 2025 yılı net dağıtılabilir kârından toplam <strong>115 milyon TL</strong> nakit temettü dağıtılması kesinleşmiştir. Temettü ödemeleri 3 taksit halinde aşağıdaki takvime göre yatırımcılara aktarılacaktır:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li><strong>30 Eylül 2026:</strong> Net 35 Milyon TL</li>
 <li><strong>30 Ekim 2026:</strong> Net 40 Milyon TL</li>
 <li><strong>30 Kasım 2026:</strong> Net 40 Milyon TL</li>
</ul>

<p><strong>Genel Müdür Burak Çelet: "Büyüme Stratejimizin Merkezine İnovasyon ve Sürdürülebilirliği Koyuyoruz"</strong></p>

<p>Elde edilen sonuçları değerlendiren <strong>DESA Genel Müdürü Burak Çelet</strong>, şunları söyledi: "Zorlu makroekonomik koşullara ve maliyet enflasyonunun etkilerine rağmen disiplinli finansal yönetimimiz, güçlü nakit pozisyonumuz ve çok kanallı büyüme stratejimiz sayesinde 2026 yılının ilk yarısını sağlam bir performansla tamamladık. Perakende ve e-ticaret kanallarımızdaki güçlü ivmenin yanı sıra İtalya’da kurduğumuz üretim tesisimizin de katkıları ile daralan piyasada müşteri portföyümüzü geliştirmeye devam ediyoruz. ihracat hacmimizde 2.çeyrekte dolar bazında kaydettiğimiz %28,3'lük artış, küresel pazarlardaki rekabet gücümüzün açık bir göstergesidir. Geleceğe yön verme vizyonumuz doğrultusunda kuruluşunu tamamladığımız %100 bağlı ortaklığımız Nuera A.Ş. ile biyomateryal ve sürdürülebilir biyofabrikasyon alanında sektörümüzde öncü bir adım atıyoruz. Güçlü bilançomuzdan aldığımız cesaretle operasyonel verimliliğimizi korurken, yatırımcılarımız için uzun vadeli ve sürdürülebilir değer yaratmaya kararlılıkla devam edeceğiz." dedi.</p>

<p><strong>Yüksek Katma Değerli Ürün Grubu ve Güçlü Fiyatlama Kabiliyeti</strong></p>

<p>Şirket’in 2026 yılı ilk yarı finansal özet bilgileri şu şekildedir:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li><strong>Konsolide Satış Hasılatı:</strong> Güçlü perakende ve e-ticaret performansının katkısıyla <strong>2 milyar 353 milyon TL</strong> seviyesinde gerçekleşmiştir.</li>
 <li><strong>Brüt Kâr ve Marj:</strong> Yüksek katma değerli ürün karması, taviz verilmeyen kalite ve güçlü marka algısının sağladığı fiyatlama gücü sayesinde <strong>1 milyar 353 milyon TL</strong> brüt kâr elde edilmiş; brüt kâr marjı <strong>%57,5</strong> gibi yüksek bir seviyede gerçekleşmiştir.</li>
 <li><strong>FAVÖK ve Marj:</strong> Operasyonel giderlerdeki disiplinli yönetim ile <strong>576 milyon TL</strong> FAVÖK üretilmiş, FAVÖK marjı <strong>%24,5</strong> olarak kaydedilmiştir.</li>
 <li><strong>Net Nakit Pozisyonu:</strong> Dönem sonu itibarıyla <strong>1,86 milyar TL (40 milyon USD)</strong> seviyesindeki net nakit varlığı, Şirket’in bilançosunu güçlendirirken teknoloji, sürdürülebilirlik ve küresel yatırımlar için sağlam bir hareket alanı sunmaktadır.</li>
</ul>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/desa-2026-yilinin-ilk-yarisinda-205-milyon-tl-net-kar-acikladi</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 17:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/1787221187-d-e-s-a-c-e-o-burak-elet.jpg" type="image/jpeg" length="51247"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[RUSAL, denizcilik sektörüne yönelik yeni koruyucu alüminyum alaşımı geliştirdi]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/rusal-denizcilik-sektorune-yonelik-yeni-koruyucu-aluminyum-alasimi-gelistirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rusal-denizcilik-sektorune-yonelik-yeni-koruyucu-aluminyum-alasimi-gelistirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Dünyanın önde gelen alüminyum üreticilerinden RUSAL, deniz taşıtlarının su altında kalan gövdeleri ile liman altyapılarının korozyona karşı korunması amacıyla AP5M alüminyum alaşımını geliştirdi. RUSAL, AP5M alaşımıyla, sektörde giderek artan yüksek performanslı korozyon koruması ihtiyacına yanıt vermeyi hedefliyor.</strong></p>

<p>RUSAL'ın Ar-Ge Departmanı tarafından geliştirilen AP5M alaşımının patenti, <strong>Rusya Federal Fikri Mülkiyet Servisi (Rospatent)</strong> tarafından tescil edildi.</p>

<p>Özellikle deniz suyu gibi agresif ortamlarda AP5M alaşımı, koruduğu yapı ile — örneğin bir geminin su altında kalan gövdesi veya liman altyapısı — bir <strong>elektrokimyasal anot-katot çifti</strong> oluşturuyor. Bu çift, sürekli ve düşük seviyeli bir elektrik akımı meydana getirerek korunan yapının <strong>negatif elektriksel potansiyelde</strong> kalmasını sağlıyor ve böylece <strong>elektrokimyasal korozyonu önlüyor</strong>. Geliştirilen alaşım, petrol ve doğal gaz boru hatlarında da benzer amaç doğrultusunda kullanılabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>AP5M alaşımı, 2.580 Ah/kg'ın üzerinde bir akım kapasitesi sunarak yüksek seviyede koruma performansı sağlıyor. Alaşım aynı zamanda pasivasyona karşı dirençli olması sayesinde akım çıkışını azaltabilecek yalıtkan bir oksit filminin yüzeyde oluşmasının önüne geçiliyor.</p>

<p>Alaşım; zirkonyum, titanyum, galyum ve indiyum gibi nispeten yüksek maliyetli alaşım elementleri içermesine rağmen, mevcut alternatiflerle benzer fiyat seviyesinde sunulabiliyor ve müşteriler için maliyet etkin bir çözüm oluşturuyor. Daha yüksek akım kapasitesi sayesinde, aynı ürün ağırlığında daha uzun hizmet ömrü elde edilebiliyor veya gerekli koruma seviyesi korunurken metal tüketimi azaltılabiliyor.</p>

<p>RUSAL bünyesinde koruyucu anot ürünlerinin üretimi Volgograd Alüminyum Tesisi (VgAZ) tarafından gerçekleştiriliyor. Söz konusu ürünlerin üretimine 2020 yılında başlayan tesis, o tarihten bu yana Rusya pazarının önde gelen tedarikçilerinden biri haline gelmiş durumda.</p>

<p>Volgograd Alüminyum Tesisi Genel Müdürü Alexander Belotelov, konuyla ilgili şu açıklamada bulundu: “Ülkedeki liman işletmecilerinin giderek daha sıkı hale gelen gereksinimleri, bu yeni alaşımın geliştirilmesini gerekli kıldı. AP5M'in öncülleri olan ve Rusya'da 2005–2010 yılları arasında geliştirilen AP4N ve AP4NM alaşımları, günümüzün modern koruyucu anot sistemlerinin ihtiyaç duyduğu yüksek performans seviyesini artık karşılayamamaktadır.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/rusal-denizcilik-sektorune-yonelik-yeni-koruyucu-aluminyum-alasimi-gelistirdi</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 15:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/rusal-gorsel.jpg" type="image/jpeg" length="59814"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ÇİB Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Dalbeler, “Enerjiden Kazandığımızı İşçilikten Kaybediyoruz”]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/cib-yonetim-kurulu-baskani-ugur-dalbeler-enerjiden-kazandigimizi-iscilikten-kaybediyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/cib-yonetim-kurulu-baskani-ugur-dalbeler-enerjiden-kazandigimizi-iscilikten-kaybediyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Dünya çelik sektörünün önde gelen temsilcileri, sektörün küresel gündemini değerlendirmek ve ortak çözüm alanlarını ele almak üzere 25-27 Ekim’de İstanbul’da bir araya gelecek. Çelik İhracatçıları Birliği (ÇİB) Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Dalbeler, Türkiye’nin çelik sektörünün korumacılık politikaları, artan maliyetler ve Çin’in küresel pazarlardaki agresif ihracat politikalarına rağmen üretim ve ihracat gücünü koruduğunu belirterek, yeni pazar arayışlarının sürdüğünü söyledi. Dalbeler, İstanbul’da düzenlenecek zirvenin sektör açısından önemli iş birliklerine ve kazanımlara zemin hazırlayacağını ifade etti.</strong></p>

<p>Dünya çelik sektörü, küresel ticarette korumacılık politikalarının güçlendiği, üretim maliyetlerinin arttığı ve rekabet koşullarının hızla değiştiği bir dönemde İstanbul’da buluşmaya hazırlanıyor. 25-27 Ekim tarihlerinde gerçekleştirilecek zirvede, çelik sektörünün küresel ölçekte karşı karşıya olduğu sorunlar, yeni pazar fırsatları, ticaret politikaları ve sektörün geleceğine yönelik beklentiler masaya yatırılacak. Zirveye dünyanın farklı ülkelerinden çelik sektörüne yön veren isimlerin yanı sıra sektörün tüm paydaşları, alım heyetleri ve uluslararası temsilcilerin katılması bekleniyor. </p>

<p>ÇİB Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Dalbeler, Türkiye çelik sektörünün ihracat performansını değerlendirirken, küresel ölçekte yaşanan zorlu koşullara rağmen sektörün yılı güçlü bir performansla tamamlamayı hedeflediğini söyleyerek “Çelik sektörü 2026 yılına fena bir giriş yapmadı. Bütün olumsuzluklara rağmen dünyada korumacılık politikalarının ön plana çıktığı bir dönemi yaşıyoruz. Bunun dışında başka birtakım gelişmeler de söz konusu. Özellikle Çin’in ihracat piyasalarında bu kadar agresif olmasına rağmen, 19 milyon tonluk performansı bu yıl da yakalamayı bekliyoruz” dedi.</p>

<p><strong>Hedef 19 milyon tonluk ihracat performansını korumak</strong><br />
Türkiye’nin çelik ihracatında mevcut performansını korumasının yanı sıra büyümeyi sürdürülebilir hale getirmeyi hedeflediğini belirten Dalbeler, küresel koşulların sektörün hareket alanını zaman zaman sınırlandırdığını vurguladı.</p>

<p>Dalbeler, “Bizim amacımız her zaman bir öncekinin üzerine koyarak ilerlemek, büyümeyi sürdürülebilir hale getirmek. Ama koşullar bazen size buna el vermiyor. Her halükârda bu seneyi de geçmiş senenin performansıyla sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin ihracat pazarlarını çeşitlendirmeye yönelik çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Dalbeler, korumacı politikaların uygulandığı pazarlarda yeni fırsatlar yaratılması gerektiğine dikkat çekti. “Yeni pazarlar arıyoruz. Farklı alanlarda veya korumacılığın olduğu alanlarda nasıl kazanımlar elde edebiliriz, ona bakıyoruz” diyen Dalbeler, özellikle Avrupa pazarındaki gelişmelerin yakından takip edildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Avrupa pazarında yeni koruma önlemleri gündemde</strong><br />
Avrupa’da çelik sektörünü doğrudan ilgilendiren yeni koruma önlemlerinin gündeme geldiğini belirten Dalbeler, Türkiye’nin bu süreçte yürüttüğü müzakerelerin önemine işaret etti. Dalbeler, “Avrupa’da yeni bir koruma önlemi gündeme geldi. Orada birtakım müzakereler yapıldı. Ticaret Bakanlığımız o konuda bence çok büyük performans göstererek Türkiye adına diğer ülkelere kıyasla çok daha iyi bir kazanım elde etti” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Bununla birlikte Türkiye’nin Avrupa pazarındaki potansiyelinin daha yüksek olduğunu ifade eden Dalbeler, mevcut kazanımların ötesinde yapılabilecek çalışmalar bulunduğunu söyledi. “Geçmişle kıyaslandığında Avrupa’da daha yapabileceğimiz çok şey olduğuna inanıyoruz." diyen Dalbeler, Avrupa’nın yanı sıra diğer pazarlarda da yeni fırsatların takip edildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Çin’in ihracat politikası yakından izleniyor</strong><br />
Küresel çelik piyasasında Çin’in ihracat politikasının belirleyici unsurlardan biri olduğunu ifade eden Dalbeler, Çin’in agresif ihracat politikasının yavaşlamasının Türkiye açısından yeni fırsatlar yaratabileceğini söyledi. Dalbeler, “Özellikle Çin’in bu agresif tutumu belki biraz daha yavaşlarsa biz ilave kazanımlar elde edip 19 milyon tonluk performansı 20 milyon tonun üzerine taşıyabiliriz diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Türkiye Avrupa’nın en büyük çelik üreticisi</strong><br />
Türkiye’nin küresel çelik üretimindeki konumuna da değinen Dalbeler, “Türkiye dünyanın en büyük yedinci üreticisi ama Avrupa’nın da en büyük üreticisi. Biz uzun yıllar Almanya’nın ardından ikinci pozisyondaydık. Şimdi en büyük üretici konumuna geldik” şeklinde konuşarak, Türkiye’nin mevcut konumunu daha da güçlendirebileceğini belirtti.</p>

<p>Çelik sektörünün önündeki temel sorunlardan birinin maliyetler olduğuna dikkat çeken Dalbeler, enerji ve işçilik maliyetlerinin sektörün toplam maliyetleri içerisinde geçmişe göre daha yüksek bir paya sahip olduğunu söyledi: “Türkiye’nin ciddi bir avantajı var. Hem coğrafi olarak hem rekabet anlamında. Evet, birtakım problemlerimiz var. Enerji maliyetlerimiz, işçilik maliyetlerimiz geçmişe bakıldığında bugün bizim açımızdan maliyetlerimiz içerisinde çok daha yüksek oranları işgal etmekte” dedi.</p>

<p>Bu koşullara rağmen sektörün verimlilik odaklı çalışmalarla üretim kapasitesini ve rekabet gücünü artırabileceğini belirten Dalbeler, Türkiye’nin küresel üretimde üst sıralara tırmanmaya devam edeceğine inandığını dile getirdi. “Daha verimli çalışarak, üretimi daha da artırarak, daha agresif olarak üretim konusunda da yine üst sıraları tırmanmayı sürdüreceğiz diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>İstanbul zirvesi yeni iş birliklerinin önünü açacak</strong><br />
Çelik sektörünün küresel gündeminin İstanbul’da kapsamlı şekilde ele alınacağı zirvenin, sektör temsilcileri açısından önemli bir buluşma noktası olması bekleniyor. Zirve kapsamında dünyanın farklı ülkelerinden sektörün önde gelen isimlerinin konuşmacı olarak ağırlanacağını belirten Dalbeler, sektörün tüm paydaşlarının da etkinliğe davet edildiğini söyledi. Dalbeler, “Dünyanın bir çok ülkesinden çelik sektörüne gerçekten yön veren isimleri konuşmacı olarak davet ediyoruz. Ayrıca çelik sektörünün tüm paydaşlarını buraya davet ediyoruz. Alım heyetleri gelecek. Birçok ülkeden temsilci gelecek” dedi.</p>

<p><strong>“İki gün boyunca sektörün tüm konuları masaya yatırılacak”</strong><br />
Zirvenin yalnızca mevcut sorunların değerlendirilmesi açısından değil, yeni ticari bağlantılar ve iş birliklerinin geliştirilmesi açısından da önemli olduğunu vurgulayan Dalbeler,  “Böylelikle o iki gün boyunca çelik sektörüyle ilgili her konu tartışılacak, masaya yatırılacak ve ben buradan ciddi bir iş birliği olabileceğini, ciddi bir kazanım elde edileceğini düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>RÖPORTAJLAR</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/cib-yonetim-kurulu-baskani-ugur-dalbeler-enerjiden-kazandigimizi-iscilikten-kaybediyoruz</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 14:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/m-r-z03963.JPG" type="image/jpeg" length="12302"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dünya çelik sektörü İstanbul’da küresel gündemi masaya yatıracak]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/dunya-celik-sektoru-istanbulda-kuresel-gundemi-masaya-yatiracak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/dunya-celik-sektoru-istanbulda-kuresel-gundemi-masaya-yatiracak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye çelik sektörü, güçlü üretim kapasitesine karşın artan ithalat, yüksek üretim maliyetleri ve yenileme yatırımlarının finansmanı gibi başlıklarla zorlu bir süreçten geçiyor. Çelik İhracatçıları Birliği (ÇİB) Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Dalbeler, küresel rekabet koşullarındaki değişimin Türk çelik sektörünü daha fazla maliyet baskısıyla karşı karşıya bıraktığını belirterek, sektörün geleceği açısından rekabet koşullarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</strong></p>

<p>Türkiye’nin çelik üretiminde Avrupa’nın önde gelen ülkelerinden biri konumunda bulunduğunu belirten Dalbeler, ülkenin geçen yıl 38,1 milyon tonluk üretimle Avrupa’da ilk sıraya, dünyada ise yedinci sıraya yükseldiğini ifade etti. Ancak yüksek üretim kapasitesine rağmen dış ticarette ithalat baskısının giderek arttığına dikkat çeken Dalbeler, geçen yıl yaklaşık 20 milyon ton ihracata karşılık 23 milyon ton seviyesinde ithalat gerçekleştirildiğini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dalbeler, yılın ilk dönemine ilişkin verilerin de ithalatın sektördeki ağırlığını koruduğunu gösterdiğini belirterek, Türkiye’nin çelik tüketiminde ithalatın payının birçok ülkeye kıyasla oldukça yüksek olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Rekabet koşullarında eşitlik vurgusu</strong><br />
Çelik sektörünün ithalata karşı olmadığını özellikle vurgulayan Dalbeler, temel beklentilerinin yerli üretici ile ithal ürünler arasında adil rekabet şartlarının oluşturulması olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Birçok ülkede ithalatın toplam çelik tüketimindeki payının yüzde 10-20 bandında bulunduğunu, Türkiye’de ise bu oranın yüzde 50’ye yaklaştığını belirten Dalbeler, özellikle devlet destekleri ve farklı maliyet avantajlarıyla üretim yapan ülkelerden gelen ürünlerin yerli üreticiyi zorladığını ifade etti.</p>

<p>Küresel fiyat oluşumlarının da rekabet koşullarındaki farklılığı ortaya koyduğunu belirten Dalbeler, Çin’in düşük maliyet avantajıyla dünya pazarlarında önemli bir baskı oluşturduğunu söyledi. Avrupa ve ABD’de uygulanan korumacı ticaret politikalarının fiyatları yukarı taşımasına karşın Çinli üreticilerin daha düşük fiyatlarla teklif verebildiğini belirten Dalbeler, Türkiye’deki üreticilerin bu koşullarda maliyet açısından ciddi bir dezavantajla karşı karşıya kaldığını kaydetti.</p>

<p><strong>Çelik sanayi için stratejik öneme sahip</strong><br />
Türkiye’nin geçmişte kapasite yetersizliği nedeniyle ihtiyaç duyduğu çelikte önemli yatırımlar gerçekleştirdiğini belirten Dalbeler, bugün gelinen noktada üretim altyapısının korunmasının sanayinin genel rekabet gücü açısından kritik olduğunu söyledi.</p>

<p>Çeliğin yalnızca bir hammadde olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Dalbeler, otomotivden beyaz eşyaya, makineden savunma sanayisine kadar çok sayıda sektörün üretim kapasitesinin çelik tedarikiyle doğrudan bağlantılı olduğunu ifade etti.</p>

<p>Pandemi ve savaşlar sonrasında tedarik zincirlerinin güvenliğinin ülkeler açısından stratejik bir başlığa dönüştüğünü belirten Dalbeler, ülkelerin kendi üretim kabiliyetlerini korumaya daha fazla önem verdiğini söyledi. Türkiye’nin de sahip olduğu güçlü çelik üretim altyapısını koruyarak yakın coğrafyada güvenilir bir tedarik merkezi olma potansiyeline sahip olduğunu kaydetti.</p>

<p><strong>İstanbul’da küresel çelik buluşması</strong><br />
Sektörün karşı karşıya olduğu sorunların çözümünde uluslararası iş birliklerinin önemine dikkat çeken Dalbeler, 25-27 Ekim 2026 tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilecek Steel Networking Summits 2026’nın sektör açısından önemli bir buluşma noktası olacağını belirtti.</p>

<p>Çelik İhracatçıları Birliği’nin iş birliği ve desteğiyle Swissôtel The Bosphorus’ta düzenlenecek zirvede, 80’den fazla ülkeden delegasyonun yanı sıra 400’ün üzerinde sektör temsilcisi ve 200’ün üzerinde uluslararası katılımcının bir araya gelmesi bekleniyor. Organizasyonda 30’dan fazla üst düzey konuşmacı; küresel çelik piyasaları, ticaret politikaları, korumacılık, uluslararası rekabet, yatırımlar, yeşil dönüşüm ve sektörün geleceğini değerlendirecek.</p>

<p>Etkinliğin yalnızca konferans formatında olmayacağını belirten Dalbeler, 30 saati aşan networking programları, B2B görüşmeleri ve alım heyetleriyle doğrudan ticari bağlantıların geliştirilmesine odaklanılacağını söyledi.</p>

<p>İstanbul’un Avrupa, Asya, Orta Doğu ve Afrika arasındaki stratejik konumuna dikkat çeken Dalbeler, organizasyonun kenti küresel çelik ticaretinin önemli buluşma merkezlerinden biri haline getirme hedefi taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>“Çelik üretiminden vazgeçmek mümkün değil”</strong><br />
Dünya çelik sektöründe kapasite fazlası bulunmasına rağmen ülkelerin üretim yatırımlarını sürdürdüğünü belirten Dalbeler, bunun çeliğin stratejik niteliğinden kaynaklandığını söyledi.</p>

<p>Ticaret savaşları, pandemi ve tedarik zincirlerinde yaşanan kırılmaların ülkelerin çelik sektörüne bakışını değiştirdiğini ifade eden Dalbeler, güçlü bir sanayi altyapısının sürdürülebilmesi için çelik üretiminin korunmasının gerekli olduğunu kaydetti.</p>

<p>Türkiye’nin sahip olduğu üretim kapasitesinin önemli bir avantaj olduğunu ancak bu avantajın maliyet baskıları nedeniyle zayıflamaması gerektiğini belirten Dalbeler, sektörün bundan sonraki dönemde yalnızca kapasite artışına değil, verimlilik ve maliyet rekabetine de odaklanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>İşçilik maliyetleri rekabeti zorluyor</strong><br />
Sektörde enerji maliyetlerinin yanı sıra işçilik giderlerinin de önemli bir baskı unsuru haline geldiğini belirten Dalbeler, son beş yılda işçilik maliyetlerinin dolar bazında yaklaşık üç kat arttığını ifade etti.</p>

<p>Çelik sektöründe işçilik maliyetlerinin toplam maliyetler içerisindeki payının geçmişe göre yükseldiğini belirten Dalbeler, Türkiye’nin artık yalnızca Avrupa ve ABD ile değil, daha düşük maliyetlerle üretim yapan Asya, Orta Doğu ve Afrika ülkeleriyle rekabet ettiğini söyledi.</p>

<p>Dalbeler, Türkiye’nin enerji maliyetlerinde elde ettiği avantajın bir bölümünün artan işçilik giderleriyle kaybedildiğini belirterek, maliyet yapısının sektörün uluslararası rekabet gücü açısından yeniden ele alınması gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>Yatırım kapasitesi kârlılığa bağlı</strong><br />
Çelik üretim tesislerinin yüksek sermaye gerektiren yapısına da dikkat çeken Dalbeler, üretim tesislerinin rekabetçiliğini koruyabilmesi için sürekli yenileme ve modernizasyon yatırımlarına ihtiyaç duyduğunu söyledi.</p>

<p>Yüksek sıcaklıklarda ve ağır koşullarda çalışan üretim ekipmanlarının sürekli yıprandığını belirten Dalbeler, sektörün yeterli kârlılık yaratamaması durumunda yenileme yatırımlarının ertelenebileceğini ifade etti.</p>

<p>Yatırımların ertelenmesinin zaman içerisinde tesislerin verimliliğini ve rekabet gücünü olumsuz etkileyebileceğini belirten Dalbeler, uluslararası rakiplerin yeni teknolojileri daha hızlı devreye alarak üretim maliyetlerini düşürdüğünü söyledi.</p>

<p>Karabük ve Erdemir gibi köklü üretim tesislerinin modernizasyon ihtiyacının da bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini belirten Dalbeler, üretim altyapısının güncel tutulmasının yalnızca şirketlerin değil, Türkiye’nin sanayi geleceğinin korunması açısından da stratejik önem taşıdığını vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/dunya-celik-sektoru-istanbulda-kuresel-gundemi-masaya-yatiracak</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 14:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/dvdv.JPG" type="image/jpeg" length="66115"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Akbank’tan Artı Para Kullanıcılarına Finansal Güvence: Artı Para İşsizlik Sigortası]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/akbanktan-arti-para-kullanicilarina-finansal-guvence-arti-para-issizlik-sigortasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/akbanktan-arti-para-kullanicilarina-finansal-guvence-arti-para-issizlik-sigortasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Akbank, günlük finansal ihtiyaçlardan hayatın beklenmedik dönemlerine kadar müşterilerinin her anında yanında. Banka, Artı Para İşsizlik Sigortası ile müşterilerine gelir akışının etkilendiği durumlara karşı finansal güvence için çözüm sunuyor. Akbank Mobil üzerinden hızlı ve kolay şekilde kullanılabilen bu hizmet, Akbanklıların Artı Para bakiyelerini 50.000 TL’ye kadar teminat altına alıyor.</strong></p>

<p>Akbank, kredili mevduat hesabı ürünü olan Artı Para kullanıcılarının beklenmedik nedenlerle ödemelerini gerçekleştirememeleri durumunda finansal güvence sağlayan Artı Para İşsizlik Sigortası ürününü hayata geçirdi. Bankanın yeni çözümü, Akbank Artı Para hesabı kullanıcılarının ana para borcunu 50.000 TL’ye kadar güvence altına alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akbank, yeni sigorta ürününü müşterilerine dijital kanallar üzerinden hızlı ve kolay bir deneyimle sunuyor. Artı Para’ya yeni başvuran Akbanklılar tercih etmeleri halinde bu çözümden yararlanabiliyor. Daha önce Artı Para kullanmaya başlayan müşteriler de Akbank Mobil’de yer alan sigorta menüsü üzerinden Artı Para İşsizlik Sigortası’na başvurabiliyor. Ürün kapsamında prim tutarı, prim hesaplama gününde müşterinin Artı Para borcunun %2’si olarak belirleniyor. Artı Para İşsizlik Sigortası’ndan, istem dışı iş kaybı, geçici iş göremezlik veya hastaneye yatış gibi gelir akışını etkileyebilecek durumlarda faydalanılabiliyor.</p>

<p>Akbank, müşterilerinin kredi ve nakit yönetimi ihtiyaçlarını karşılarken, Artı Para İşsizlik Sigortası ile olası finansal riskleri de gözeten bütüncül bir deneyim sunmayı hedefliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/akbanktan-arti-para-kullanicilarina-finansal-guvence-arti-para-issizlik-sigortasi</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 19:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/1787122951-akbank-art-para-i-s-sizlik-sigortas-b-b-1.jpg" type="image/jpeg" length="78737"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Albaraka Türk, Kahramanmaraş’taki İkinci Şubesini Hizmete Açtı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/albaraka-turk-kahramanmarastaki-ikinci-subesini-hizmete-acti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/albaraka-turk-kahramanmarastaki-ikinci-subesini-hizmete-acti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Katılım bankacılığının öncüsü Albaraka Türk, bölge ekonomisine ve üretime sunduğu desteği yeni yatırımlarıyla güçlendiriyor. Kahramanmaraş’ta 30 yılı aşkın köklü bir geçmişe sahip olan banka, sanayicinin, üreticinin ve bölge halkının yanında olma vizyonuyla kentteki ikinci hizmet noktası olan Kahramanmaraş Sanayi Şubesi’nin açılışını gerçekleştirdi.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye’nin ilk ve öncü katılım bankası Albaraka Türk, genişleyen şube ağıyla ülke ekonomisine ve reel sektöre katma değer sağlamayı sürdürüyor. Yurt içinde 221, yurt dışında ise 3 şubesiyle müşterilerine yenilikçi ve kapsayıcı finansal çözümler sunan Albaraka Türk, tekstil ve sanayi kenti Kahramanmaraş’ta ikinci şubesini hizmete açtı.</p>

<p>Güçlü üretim altyapısı, iplik, triko ve örme gibi tekstil sanayisindeki öncü rolüyle Türkiye ekonomisinin lokomotif şehirlerinden biri olan Kahramanmaraş’ta açılan yeni şube; büyüyen sanayi bölgelerine, KOBİ’lere ve girişimcilere yerinde finansal çözümler sunacak. Banka, hizmete aldığı yeni şubesiyle aynı zamanda deprem sonrası kentin ekonomik ve ticari hayatının yeniden güçlenmesine ve hızla kalkınmasına güçlü bir destek sağlamayı amaçlıyor.</p>

<p>Kahramanmaraş’taki ilk şubesini 30 yılı aşkın bir süre önce açan ve kenti katılım bankacılığı modeliyle tanıştıran Albaraka Türk, bölgedeki pek çok kurumsal firmanın modern makine ve tesis yatırımlarına finansal kiralama ve katılım finans modelleriyle çözüm odaklı hizmetler sundu. Yeni hizmete açılan Kahramanmaraş Sanayi Şubesi ise kentteki yatırımların çeşitlenmesi ve sanayi alanlarının genişlemesi doğrultusunda Albaraka Türk’ün öncü bankacılık yaklaşımının somut bir adımı olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Açılışa ilişkin değerlendirmede bulunan <strong>Albaraka Türk Genel Müdürü Malek Temsah</strong>, şunları kaydetti:</p>

<p>“Kahramanmaraş, sadece sahip olduğu köklü sanayi kültürü ve üretim gücüyle değil, aynı zamanda karşılaştığı her türlü zorluğun ardından sergilediği dirençle ülkemizin en kıymetli üretim merkezlerinden biridir. Gerçekleşen büyük depremlerin ardından bölgenin yeniden kalkınması için üzerimize düşen sorumluluğun bilincindeyiz. Müşteri ve çözüm odaklı yaklaşımımızla hizmete aldığımız Kahramanmaraş Sanayi Şubemiz ile yerel üreticimizin finansmana erişimini kolaylaştırmayı, sanayinin büyümesine, modernleşmesine ve kentimizin hızlı kalkınmasına güçlü bir ivme kazandırmayı hedefliyoruz. Yeni şubemizin Kahramanmaraş’a ve tüm iş dünyamıza hayırlı olmasını dileriz.”</p>

<p>Albaraka Türk Kahramanmaraş Sanayi Şubesi; modern bankacılık altyapısı, uzman kadrosu ve katılım finans ilkelerine dayalı ürün ve hizmetleriyle bölgedeki sanayicilerin ve bireysel müşterilerin tüm finansal ihtiyaçlarına yanıt verecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/albaraka-turk-kahramanmarastaki-ikinci-subesini-hizmete-acti</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 19:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/mflkbmf.JPG" type="image/jpeg" length="11828"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İHKİB Başkanı Mustafa Paşahan: “IFCO, Avrupa’nın en büyük hazır giyim fuarı”]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ihkib-baskani-mustafa-pasahan-ifco-avrupanin-en-buyuk-hazir-giyim-fuari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ihkib-baskani-mustafa-pasahan-ifco-avrupanin-en-buyuk-hazir-giyim-fuari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İstanbul Fashion Connection (IFCO), hazır giyim sektörünün küresel buluşma noktalarından biri olma hedefiyle 10’uncu kez kapılarını açtı. Fuarın açılışında konuşan Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkan Vekili Mustafa Paşahan, IFCO’nun Avrupa’nın en büyük hazır giyim fuarı konumuna ulaştığını belirterek, sektörün katma değerini artırmada tasarım ve fuarların kritik rol oynadığını vurguladı. Paşahan, 2027 itibarıyla fuarın eylül ayının ikinci haftasında düzenleneceğini açıklarken, hazır giyim sektörünün Türkiye ekonomisi açısından stratejik önemine dikkat çekti.</strong></p>

<p>Hazır giyim sektörünün önemli uluslararası buluşmalarından İstanbul Fashion Connection (IFCO), 10’uncu kez sektör profesyonellerini İstanbul’da bir araya getirdi. Fuarın açılışında değerlendirmelerde bulunan Mustafa Paşahan, IFCO’nun 10. kez düzenlenmesinin sektör açısından önemli bir başarı olduğunu ifade etti.</p>

<p>İstanbul’un uluslararası fuarcılık merkezi olma hedefi doğrultusunda IFCO’nun önemli bir adım olduğunu belirten Paşahan, fuarın ortaya çıkış sürecinde Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe’nin öncü rol üstlendiğini söyledi.</p>

<p>Paşahan, sürecin sektörün farklı paydaşlarının ortak katkısıyla ilerlediğini belirterek, “Hazır giyim sektörünün heyecanla beklediği İstanbul Fashion Connection, onuncu kez kapılarını açtı. Onuncu fuarı düzenlemenin gururunu yaşıyoruz. Beş yıl önce attığımız adımla birlikte İstanbul’u fuarlar merkezi yapma hedefimizi ortaya koymuştuk. Bu süreçte Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanımız Mustafa Gültepe önemli bir öncülük yaptı. Ticaret odamız, sivil toplum kuruluşlarımız ve sektör temsilcilerimizle birlikte IFCO’yu hayata geçirdik.” dedi.</p>

<p><strong>“IFCO, Avrupa’nın en büyük hazır giyim fuarı haline geldi”</strong></p>

<p>IFCO’nun kısa sayılabilecek bir sürede ulaştığı uluslararası ölçeğe dikkat çeken Paşahan, fuarın bugün Avrupa’nın en büyük hazır giyim fuarı konumuna geldiğini söyledi. Türkiye’nin ihracatta kilogram başına elde ettiği değerin artırılması gerektiğini belirten Paşahan, bu hedefe ulaşmanın yolunun tasarım, inovasyon ve katma değer yaratmaktan geçtiğini ifade etti.</p>

<p>Paşahan, “Bugün IFCO, Avrupa’nın en büyük hazır giyim fuarı haline geldi. Bu noktaya gelmiş olmak bizim için son derece önemli. Eğer Türkiye olarak katma değeri yukarıya çıkarmak istiyorsak, bunu tasarımla ve değer yaratarak başarmamız gerekiyor.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Türkiye’nin kilogram başına ihracat değerindeki yükselişe de işaret eden Paşahan, 2025 yılı sonunda 16,2 dolar seviyesinde bulunan kilogram başına ihracat değerinin bugün 18,2 dolara çıktığını belirtti. Paşahan, “Biz artık değeri, değer yaratarak ve tasarımla kazanacağız. Katma değeri yukarı çıkarma noktasında bu fuarların önemli bir rolü olduğuna inanıyoruz. Bu anlamda IFCO’yu çok önemsiyoruz.” diye konuştu.</p>

<p><strong>IFCO, 2027’de eylül ayında düzenlenecek</strong></p>

<p>Ağustos ayının tatil dönemine denk gelmesine rağmen IFCO’nun ulaştığı ziyaretçi ve etkinlik düzeyinin önemli olduğunu belirten Paşahan, fuarın gelecek dönem takvimine ilişkin de bilgi verdi. 2027 yılından itibaren IFCO’nun eylül ayının ikinci haftasında düzenleneceğini açıklayan Paşahan, bu değişikliğin fuarın uluslararası etkinliğini daha da artıracağına inandığını dile getirdi.</p>

<p>Paşahan, “Ağustos ayının tatil dönemi olmasına rağmen fuarın bugün ulaştığı etkinlik düzeyi son derece önemli. Özellikle önümüzdeki yıldan itibaren IFCO’yu eylül ayının ikinci haftasında düzenlemeye başlayacağız. İnsanların tatilde olduğu bir dönemde fuarın bu kadar etkili olması, emeği geçen herkesin takdir edilmesini gerektiriyor.” dedi.</p>

<p>2027 yılında IFCO’nun daha güçlü bir organizasyon haline geleceğini ifade eden Paşahan, fuarların yalnızca ticari buluşma alanları olmadığını, sektörlerin moral ve motivasyonunu güçlendiren önemli platformlar olduğunu söyledi: “Fuarlar her şeyden önce psikolojik açıdan çok önemli. Aynı zamanda katma değer yaratılması açısından da olmazsa olmaz bir konuma sahip. Bu nedenle daha fazla fuar düzenlememiz gerekiyor.” diyen Paşahan, Türkiye’nin farklı sektörlerde uluslararası fuar kapasitesini geliştirmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>“35 ticaret heyeti gerçekleştireceğiz”</strong></p>

<p>IFCO’nun yanı sıra dünyanın farklı bölgelerinde fuar ve ticaret heyetleri düzenlediklerini aktaran Paşahan, uluslararası pazarlara erişim çalışmalarının hız kesmeden sürdüğünü belirtti. Paşahan, “Biz yalnızca IFCO ile sınırlı kalmıyoruz; dünyanın neredeyse her ülkesinde fuarlar düzenliyoruz. 25’in üzerinde ticaret heyeti gerçekleştiriyoruz ve bu yıl bu sayıyı 35’e çıkaracağız. Dünyanın farklı bölgelerinde çalışmalarımızı sürdürüyor, sektörümüzü hak ettiği yere hep birlikte taşımak için çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“Hazır giyim sektörü Türkiye için stratejik bir güç”</strong></p>

<p>Türkiye hazır giyim sektörünün ülke ekonomisindeki stratejik konumuna da değinen Paşahan, sektörün istihdam, katma değer ve cari denge açısından güçlü bir yapıya sahip olduğunu söyledi. Paşahan, “Hazır giyim sektörü gerçekten bunu hak ediyor. Türkiye’de önemli başarılara imza atan sektörümüz, istihdamda birinci sırada yer alıyor. Katma değer açısından da bugün Türkiye’de çok önemli bir noktaya geldik. Aynı zamanda Türkiye’nin en fazla cari fazla veren sektörlerinden birinden söz ediyoruz.” dedi.</p>

<p>Sektörün önündeki sorunların çözümü ve rekabet gücünün artırılması için ilgili bakanlıklara yönelik taleplerin sürdürüldüğünü belirten Paşahan, 2027 yılında bu taleplerin karşılanması konusunda önemli adımlar atılmasını beklediklerini ifade etti.</p>

<p>Paşahan, “Bakanlığımıza yönelik taleplerimizi hem daha önce hem de bugün kürsüden bir kez daha ilettim. İnanıyorum ki 2027 yılıyla birlikte taleplerimizin karşılanması noktasında önemli adımlar atılacak. 2030 yılına geldiğimizde sektörümüzü çok daha farklı ve güçlü bir yerde hep birlikte göreceğimize inanıyorum.” diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“Türkiye’nin ihracat gücünü daha da artıracağız”</strong></p>

<p>Konuşmasında Türkiye ekonomisinin genel görünümüne ve ihracat hedeflerine de değinen Paşahan, Orta Vadeli Program kapsamında enflasyon ve faizlerin daha düşük seviyelere gelmesinin önemine işaret etti. Bununla birlikte, küresel ölçekte artan jeopolitik risklerin ve çevre ülkelerde yaşanan savaşların ekonomik koşulları zorlaştırdığına dikkat çeken Paşahan, Türkiye’nin bu süreçte sergilediği duruşun önemini vurguladı.</p>

<p>Paşahan, “Orta Vadeli Program kapsamında gönül ister ki faizler ve enflasyon düşük olsun. Ancak çevremizde savaşların yaşandığı, jeopolitik risklerin arttığı bir ortamdayız. Bu nedenle Türkiye’nin bugün sergilediği duruş son derece önemli.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Türkiye’nin hazır giyim sektörünün ülke genelinde geniş bir üretim ve istihdam ağına sahip olduğunu belirten Paşahan, sektörün ihracat gücünün önümüzdeki dönemde daha da artırılabileceğini söyledi. “Bugün 81 ilde ve yüzlerce ilçede hazır giyim sektörümüz faaliyet gösteriyor. Bu süreçle birlikte sektörümüzün çok daha iyi noktalara geleceğine inanıyorum.” diyen Paşahan, sektörün geleceğine ilişkin olumlu mesaj verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ, RÖPORTAJLAR</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ihkib-baskani-mustafa-pasahan-ifco-avrupanin-en-buyuk-hazir-giyim-fuari</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 18:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/m-r-z03956.JPG" type="image/jpeg" length="58916"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ay Yapım’dan yapay zekâ sinemasına küresel açılım: WAIFF Turkey için başvurular başladı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ay-yapimdan-yapay-zeka-sinemasina-kuresel-acilim-waiff-turkey-icin-basvurular-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ay-yapimdan-yapay-zeka-sinemasina-kuresel-acilim-waiff-turkey-icin-basvurular-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ay Yapım’ın iştiraki AI Yapım, yapay zekâ destekli sinema üretimini uluslararası platforma taşıyan World AI Film Festival’in (WAIFF) Türkiye ayağına ev sahipliği yapıyor. WAIFF Turkey Chapter 2026, 4 Kasım’da İstanbul’da düzenlenecek ödül töreniyle gerçekleştirilecek.</strong></p>

<p>Türkiye’nin yapay zekâ ve sinema kesişimindeki önemli organizasyonlarından biri olması hedeflenen WAIFF Turkey Chapter 2026 kapsamında, Cannes 2027’de düzenlenecek World AI Film Festival’e gönderilecek beş Türk yapımı belirlenecek.</p>

<p>Festival, Türkiye’nin güçlü hikâye anlatıcılığı ve görsel-işitsel üretim deneyimini yapay zekâ teknolojileriyle buluşturmayı amaçlıyor. Organizasyonla yerli yaratıcıların uluslararası sektör profesyonelleriyle bir araya getirilmesi, yeni ortak yapımların geliştirilmesi ve Türkiye’nin yapay zekâ destekli içerik üretiminde bölgesel bir merkez haline gelmesi hedefleniyor.</p>

<p><strong>Başvurular 1 Ekim’de sona erecek</strong><br />
WAIFF Turkey Chapter 2026 için başvurular 1 Ekim 2026 saat 23.59’a kadar devam edecek. Yarışmaya Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ile Türkiye’de yasal olarak ikamet eden yaratıcılar katılabilecek.</p>

<p>Yarışmada tamamen yapay zekâ ile üretilen filmlerin yanı sıra canlı çekim ve yapay zekâ teknolojilerinin birlikte kullanıldığı hibrit yapımlar da değerlendirilecek. Yapay zekânın yaratıcı süreçte belirleyici ve anlamlı bir rol üstlenmesi, yarışmanın temel değerlendirme kriterleri arasında yer alacak.</p>

<p>Başvurulacak eserlerin özgün olması ve fikri mülkiyet haklarına uygun şekilde hazırlanması gerekiyor. İzinsiz kimlik taklidine yönelik deepfake kullanımlarına izin verilmeyecek. Filmler herhangi bir dilde hazırlanabilecek ancak videolarda İngilizce altyazının yer alması zorunlu olacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>8 kategoride ödül verilecek</strong><br />
WAIFF Turkey Chapter 2026 kapsamında En İyi Kısa Film, En İyi Micro-Series, En İyi Animasyon Kısa Film, En İyi Genç Yetenek, En İyi Dizi, En İyi Reklam Filmi, En İyi Soundtrack ve Best Delight kategorilerinde ödüller sahiplerini bulacak.</p>

<p><strong>Beş Türk yapımı Cannes yolunda</strong><br />
WAIFF Turkey jürisinin resmi yarışma kategorilerinden seçeceği en başarılı beş Türk yapımı, 6-7 Nisan 2027’de Cannes’da düzenlenecek World AI Film Festival Cannes 2027 kapsamında gerçekleştirilecek Road to Cannes Selection seçkisinde gösterilecek.</p>

<p>Seçkiye giren yapımlar, uluslararası festival programında yer almanın yanı sıra sektör profesyonelleriyle buluşma ve küresel ölçekte görünürlük kazanma fırsatı elde edecek.</p>

<p><strong>AI Yapım’dan yaratıcı endüstrilere yeni odak</strong><br />
Türkiye’de ürettiği içerikleri uzun yıllardır uluslararası pazarlara taşıyan Ay Yapım ve iştiraki AI Yapım, WAIFF Turkey ile yapay zekâ destekli görsel-işitsel üretim alanındaki dönüşüme katkı sunmayı hedefliyor. Organizasyon, yapay zekâ, sinema ve yaratıcı teknolojileri aynı ekosistemde buluşturarak Türkiye’de yeni nesil içerik üretiminin gelişimine zemin hazırlamayı amaçlıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Festival Haberleri</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ay-yapimdan-yapay-zeka-sinemasina-kuresel-acilim-waiff-turkey-icin-basvurular-basladi</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 16:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/1787120592-ay-yap-m-w-a-i-f-f-1-1.jpg" type="image/jpeg" length="89191"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[IFCO 10. Kez Kapılarını Açtı: Hazır Giyimde 2027 İçin Toparlanma Mesajı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ifco-10-kez-kapilarini-acti-hazir-giyimde-2027-icin-toparlanma-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ifco-10-kez-kapilarini-acti-hazir-giyimde-2027-icin-toparlanma-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Avrupa’nın en büyük hazır giyim ve moda fuarı IFCO, İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) tarafından 10’uncu kez düzenleniyor. İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilen fuarın açılış törenine Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın yanı sıra iş dünyasının önde gelen temsilcileri katıldı. Beş kıtadan gelen binlerce alıcı, Türk hazır giyim ve moda sektörünün temsilcileriyle bir araya geliyor.</strong></p>

<p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, açılışta yaptığı konuşmada tekstil ve hazır giyim sektörlerinin Türkiye’nin sanayileşme ve ihracat serüveninde önemli bir yere sahip olduğunu vurguladı. Sektörün yaşadığı sorunların farkında olduklarını belirten Bolat, tekstil ve hazır giyimin göz ardı edilmediğini söyledi.</p>

<p>Tekstilde ihracat artışının yeniden başladığına dikkat çeken Bolat, hazır giyimde de yılın ikinci yarısında yükseliş beklediğini ifade etti. Türkiye’nin hızlı teslimat, tasarım, kalite, teknoloji ve marka gücünün ihracata önemli katkı sağladığını belirten Bolat, yılın ilk yedi ayında hazır giyim ihracatındaki birim fiyatın yüzde 10 arttığını açıkladı.</p>

<p><strong>IFCO’ya 2025’te 108 milyon TL destek</strong></p>

<p>Fuarların ihracatçıların küresel pazarlara açılmasında önemli bir rol üstlendiğini belirten Bolat, Ticaret Bakanlığı’nın IFCO’ya yönelik desteklerinin devam edeceğini söyledi. Bakan Bolat, 2025 yılının şubat ve ağustos aylarında gerçekleştirilen IFCO organizasyonlarına katılan toplam 524 firmaya yaklaşık 108 milyon TL destek sağlandığını, 2026 yılının şubat ayında düzenlenen fuarda ise 215 katılımcıya yaklaşık 55 milyon TL destek ödendiğini açıkladı.</p>

<h3><strong>Gültepe: OVP’de sanayiye yönelik yeni destekler gerekli</strong></h3>

<p>TİM Başkanı Mustafa Gültepe ise Türkiye’nin üretim ve ihracat odaklı büyümesi gerektiğini belirterek, mevcut ihracat artış oranlarının yeterli olmadığını söyledi. Hazır giyim başta olmak üzere sanayi ve ihracat sektörlerinde sorunlar yaşandığını ifade eden Gültepe, eylül ayında açıklanması beklenen Yeni Orta Vadeli Program’da sanayiye yönelik farklı destek mekanizmalarının devreye alınması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Gültepe, Türkiye’nin büyümesinde üretim ve ihracatın daha güçlü bir paya sahip olması gerektiğini belirterek, yılın ikinci yarısında ihracat performansında iyileşme beklediğini dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Paşahan: Talepler karşılanırsa 2027’de toparlanma başlayabilir</strong></p>

<p>İHKİB Başkanı Mustafa Paşahan da IFCO’nun yalnızca bir fuar olmadığını, Türk moda endüstrisinin küresel pazarlardaki konumunu güçlendiren stratejik bir platform haline geldiğini söyledi. İstanbul’un uluslararası bir moda merkezi olma hedefinde IFCO’nun önemli bir kilometre taşı olduğunu belirten Paşahan, fuarın tasarımcıları, üreticileri, markaları ve uluslararası alıcıları aynı platformda buluşturduğunu ifade etti.</p>

<p>Türk hazır giyim sektörünün 2025’i 16,8 milyar dolarlık ihracatla tamamladığını belirten Paşahan, sektörün aynı zamanda 12,5 milyar dolarlık cari fazla sağladığını söyledi. Sektörün yeniden güç kazanması için yeni çözüm ve desteklere ihtiyaç olduğunu vurgulayan Paşahan, İHKİB’in taleplerinin karşılanması halinde 2027’den itibaren toparlanmanın başlayabileceğini ve 2030’a kadar sektörün önemli bir dönüşüm yaşayabileceğini ifade etti.</p>

<p><strong>Sanayiciden OVP mesajı</strong></p>

<p>İTO Başkanı Şekib Avdagiç, enflasyon ile döviz kuru arasındaki farkın ihracatçılar üzerindeki baskıyı artırdığını belirterek, Türkiye’nin yabancılar açısından pahalı ülke algısına sürüklenmesinin hem ihracat hem de turizm açısından risk oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>İSO Başkanı Erdal Bahçıvan ise yeni OVP’de sanayi ve sanayi ihracatına daha farklı bir bakış açısı getirilmesi gerektiğini belirtti. Enflasyonla mücadele sürecinde sanayinin rekabet gücünün korunmasının önemine dikkat çeken Bahçıvan, Türkiye sanayisinin uzun yıllar içinde oluşturulduğunu ve bu yapının korunması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>İstanbul Valisi Davut Gül de küresel ölçekte dengelerin hızla değiştiği bir dönemden geçildiğini belirterek, Türkiye’de güvenli üretim ortamının korunmasının önemli bir başarı olduğunu dile getirdi.</p>

<p>İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen IFCO, 21 Ağustos Cuma akşamına kadar ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ifco-10-kez-kapilarini-acti-hazir-giyimde-2027-icin-toparlanma-mesaji</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 16:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/toplu-fotograf-2-2.jpg" type="image/jpeg" length="37255"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Edge AI ile yapay zeka sahanın merkezine taşınıyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/edge-ai-ile-yapay-zeka-sahanin-merkezine-tasiniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/edge-ai-ile-yapay-zeka-sahanin-merkezine-tasiniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Yapay zeka, karar alma ve operasyon süreçlerine doğrudan katkı sağlıyor. Bulut bağlantısına duyulan ihtiyacı azaltan Edge AI çözümleri; üretim, enerji, ulaşım ve lojistik gibi kritik sektörlerde görev yapan saha ekiplerinin yapay zeka destekli karar alma süreçlerini hızlandırıyor. Teknoloji, operasyonel verimlilik ve güvenliğin yanı sıra veri gizliliği açısından da yeni fırsatlar sunuyor.</strong></p>

<p>Bulut bilişim, Nesnelerin İnterneti (IoT) ve yapay zeka alanındaki hızlı gelişim, kritik sektörlerdeki dijital dönüşümü hızlandırıyor. Üretimden enerjiye, kamu hizmetlerinden ulaşım ve lojistiğe kadar birçok sektörde şirketler, yapay zekayı operasyonel süreçlerine dahil ederek verimliliği artırmayı ve daha hızlı karar almayı amaçlıyor. Ancak saha operasyonlarının gerçekleştirildiği her noktada güçlü ve kesintisiz internet bağlantısının bulunmaması, bulut tabanlı yapay zeka çözümlerinin kullanımında önemli bir engel oluşturabiliyor.</p>

<p><strong>“Yapay zeka küresel ekonomiye 15,7 trilyon dolarlık değer sağlayabilir”</strong></p>

<p>Edge AI teknolojisinin söz konusu bağlantı sorununa önemli bir alternatif sunduğunu belirten <strong>Getac Teknoloji Şirketi Başkan Yardımcısı Jerry Huang</strong>, yapay zeka yeteneklerinin doğrudan sahada kullanılabilmesini sağlayan yeni nesil dayanıklı cihazların kritik sektörlerde dönüşümü hızlandırdığını ifade ediyor.</p>

<p>Son 20 yılda üretim, enerji, kamu hizmetleri, ulaşım ve lojistik gibi sektörlerde teknolojinin iş yapış biçimlerini önemli ölçüde değiştirdiğine dikkat çeken Huang, bulut bilişimin ölçeklenebilir BT altyapısı ve merkezi veri yönetimi avantajları sunduğunu, IoT teknolojilerinin ise gerçek zamanlı izleme, öngörücü bakım ve otomatik iş akışlarının önünü açtığını belirtiyor.</p>

<p>Huang, yapay zekanın ise dijital dönüşümün yeni aşamasını oluşturduğunu belirterek, Dünya Ekonomik Forumu verilerine göre yapay zekanın 2030'a kadar küresel GSYH'ye yüzde 14'e varan katkı sağlayabileceğini ve yaklaşık 15,7 trilyon dolarlık ekonomik değer yaratabileceğini ifade ediyor. Bu potansiyelin, işletmelerin yapay zekayı operasyonlarına entegre etme konusundaki ilgisinin neden giderek arttığını gösterdiğini vurguluyor.</p>

<p><strong>Bağlantı sorunu saha operasyonlarında engel oluşturuyor</strong></p>

<p>Bulut tabanlı yapay zeka sistemlerinin güçlü ve sürekli internet bağlantısına ihtiyaç duyabildiğine dikkat çeken Huang, bu durumun özellikle saha ekipleri açısından önemli bir kısıt yaratabildiğini söylüyor.</p>

<p>Uzak tesislerde görev yapan bakım mühendisleri, endüstriyel alanlardaki teknisyenler ve zorlu koşullarda çalışan lojistik ekiplerinin ihtiyaç duydukları anda bulut tabanlı yapay zeka araçlarına erişemeyebileceğini belirten Huang, bağlantının kesildiği durumlarda çalışanların kendilerine destek sağlayabilecek teknolojilerden yeterince yararlanamayabildiğini ifade ediyor.</p>

<p><strong>Edge AI yapay zekayı doğrudan cihazlara taşıyor</strong></p>

<p>Edge AI yaklaşımının yapay zeka teknolojisini kullanıcıya daha yakın hale getirdiğini belirten Huang, dayanıklı Copilot+ PC'lerin bu dönüşümde önemli bir rol oynadığını dile getiriyor.</p>

<p>Huang'a göre Edge AI, güçlü yapay zeka uygulamalarının tamamen bulut altyapısına bağlı kalmadan doğrudan cihaz üzerinde çalışmasına imkan tanıyor. Böylece daha hızlı yanıt süreleri elde edilirken bağlantının sınırlı olduğu ortamlarda da operasyonel bağımsızlık ve kesintisiz kullanıcı deneyimi sağlanabiliyor.</p>

<p>Bu süreçte Özel Nöral İşlem Birimleri (NPU) de önemli bir işlev üstleniyor. Yapay zeka iş yüklerini cihaz üzerinde işleyen NPU'lar; performans, enerji verimliliği ve veri gizliliği açısından avantaj sağlıyor.</p>

<p><strong>Saha ekiplerinin karar alma süreçleri hızlanıyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Edge AI'ın yalnızca teknik bir yenilik olmadığını, aynı zamanda saha operasyonlarının işleyişini değiştirdiğini belirten Huang, teknolojinin çalışanların bilgiye erişim ve sorun çözme biçimlerini de dönüştürdüğüne dikkat çekiyor.</p>

<p>Örneğin uzak bir trafo merkezinde görev yapan saha mühendisinin karşılaştığı sorunu doğal bir dille yapay zekaya aktararak saniyeler içinde yönlendirme alabilmesi, geleneksel yöntemlere kıyasla önemli bir zaman avantajı sağlayabiliyor. Böylece çalışanların uzun teknik dokümanları manuel olarak incelemek yerine doğrudan sorunun çözümüne odaklanması mümkün hale geliyor.</p>

<p>Huang, bu yaklaşımın yalnızca zaman tasarrufu sağlamadığını; kararların doğruluğunu artırabildiğini, operasyonel duruş sürelerini azaltabildiğini ve uzmanların bilgi aramak yerine sorun çözmeye daha fazla zaman ayırmasına imkan tanıdığını belirtiyor.</p>

<p><strong>Veri güvenliği ve bağımsızlık güçleniyor</strong></p>

<p>Edge AI çözümlerinin öne çıkan avantajlarından birinin de veri güvenliği olduğunu ifade eden Huang, verilerin doğrudan cihaz üzerinde işlenmesinin güvenliği desteklerken internet bağlantısına duyulan ihtiyacı da azalttığını söylüyor.</p>

<p>Yapay zekanın geleceğinin yalnızca daha güçlü modeller geliştirmekle sınırlı olmadığını vurgulayan Huang, asıl önemli unsurun teknolojiyi ihtiyaç duyan kullanıcıların erişimine sunabilmek olduğunu belirtiyor.</p>

<p>Huang, dayanıklı Edge AI çözümlerinin yapay zekayı gerçek çalışma ortamlarının gerektirdiği güvenilirlik ve mobiliteyle bir araya getirdiğini ve bu sayede saha ekiplerinin bulundukları her noktada yapay zeka desteğinden yararlanabilmesinin önünü açtığını ifade ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/edge-ai-ile-yapay-zeka-sahanin-merkezine-tasiniyor</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 13:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/1787123989-getac-s510-a-d-scenario-utilities.jpg" type="image/jpeg" length="91348"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Geri sayım başladı: Jack White, TOMORA ve Wet Leg aynı festivalde!]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/geri-sayim-basladi-jack-white-tomora-ve-wet-leg-ayni-festivalde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/geri-sayim-basladi-jack-white-tomora-ve-wet-leg-ayni-festivalde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Yazın en merakla beklenen müzik buluşmalarından biri için geri sayım başladı. 22-23 Ağustos tarihlerinde gerçekleşecek Babylon Soundgarden’a sayılı günler kala festival heyecanı giderek yükseliyor.</strong></p>

<p>Rock’n roll’un özgün ve enerjik isimlerinden <strong>Jack White</strong>, Babylon Soundgarden sahnesinde müzikseverlerle buluşacak. <strong>The White Stripes</strong> döneminden bu yana kendine özgü tarzıyla müzik dünyasında iz bırakan White, güçlü gitar riff’leri ve karizmatik sahne performansıyla festivalin öne çıkan isimlerinden biri olmaya hazırlanıyor.</p>

<p>Norveçli sanatçı <strong>AURORA</strong> ile elektronik müziğin efsane isimlerinden <strong>Tom Rowlands’ın</strong> (The Chemical Brothers) ortak projesi <strong>TOMORA</strong> da festivalin dikkat çeken performansları arasında yer alıyor. İlk albümleri <i>COME CLOSER</i>’ı geçtiğimiz aylarda dinleyicilerle buluşturan TOMORA, canlı performansıyla festival atmosferine farklı bir soluk getirecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İngiliz alternatif rock sahnesinin son yıllardaki en dikkat çekici gruplarından <strong>Wet Leg</strong> ise kendine özgü mizah anlayışı, yüksek enerjisi ve sevilen parçalarıyla Babylon Soundgarden’da festivalin en hareketli konserlerinden birine imza atacak.</p>

<p><strong>We Are The Walkers, Go Alls, Limitsoff ve Gorilla Enerji İçeceği</strong> katkılarıyla gerçekleşecek festivalde müzikseverleri yalnızca konserler değil; etkinlik alanındaki deneyim noktaları, yeme-içme alanları ve marka aktivasyonları da bekliyor. Açık havada iki gün boyunca müzik ve eğlence deneyimi sunacak Babylon Soundgarden, Bonus Parkorman’ı şehrin ritminden uzaklaşıp müziğin merkezinde buluşmak isteyenlerin buluşma noktalarından biri haline getirecek.</p>

<p><strong>İki gün boyunca keşif ve müzik</strong></p>

<p>Festival programında <strong>The Kills, Rikas, Islandman, Vendredi Sur Mer, Radio Free Alice, Lin Pesto, Miskinler</strong> ve daha birçok isim sahne alacak.</p>

<p>Festivalin keşif ruhunu yansıtan <strong>Babylon GLocals Sahnesi</strong> ise Türkiye’nin bağımsız müzik sahnesinden dikkat çeken isimleri ağırlayacak. Babylon’un uzun soluklu GLocals projesinin devamı niteliğindeki sahnede, sezon boyunca öne çıkan müzisyenler festival izleyicisiyle yeniden buluşacak.</p>

<p><strong>22 Ağustos:</strong> Danae Palaka, Heryol, Pleizel, Sren<br />
<strong>23 Ağustos:</strong> Granul, Olabilir!, Vicotüco, Voyvo</p>

<p>Dünya çapında tanınan yıldız isimleri yeni keşiflerle aynı festivalde buluşturan Babylon Soundgarden, farklı müzik türlerinden sesleri tek bir hafta sonunda bir araya getirerek müzikseverlere dolu dolu bir festival deneyimi sunmaya hazırlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/geri-sayim-basladi-jack-white-tomora-ve-wet-leg-ayni-festivalde</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 13:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/1787122358-t-o-m-o-r-a.jpg" type="image/jpeg" length="70287"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Müşterinin Sabır Testi: Aynı Sorunu Kaç Kez Anlatmak Zorunda?]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/musterinin-sabir-testi-ayni-sorunu-kac-kez-anlatmak-zorunda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/musterinin-sabir-testi-ayni-sorunu-kac-kez-anlatmak-zorunda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Müşteri hizmetlerinde iyi deneyimin en önemli göstergelerinden biri, müşterinin sorununu ilk temasında anlatabilmesi ve çözüm alabilmesi. Küresel araştırmalar, tüketicilerin müşteri hizmetlerinde öncelikle ilk etkileşimde çözüm ve hızlı yanıt beklediğini ortaya koyarken, kötü deneyimlerin marka tercihlerini de doğrudan etkileyebildiğini gösteriyor. fzlPLUS ise yıllık 6,1 milyonun üzerinde müşteri etkileşiminde ulaştığı yüzde 80 ilk temasta çözüm oranıyla; teknoloji, operasyonel hafıza ve insan uzmanlığını bir araya getiren deneyim modelinin sonuçlarını ortaya koyuyor.</strong></p>

<p>Müşteri hizmetlerinde performans çoğunlukla hız, yanıt süresi ve çağrı karşılama oranlarıyla ölçülüyor. Ancak müşteri açısından asıl kritik nokta, yaşadığı sorunun ilk temasta doğru anlaşılması ve çözüm sürecinin net biçimde ilerlemesi. Aynı konu için yeniden iletişime geçmek, farklı temsilcilere aynı bilgileri tekrar aktarmak ya da daha önce paylaşılmış detayları yeniden anlatmak zorunda kalmak, yalnızca süreci uzatmıyor; müşterinin markanın kendisini ve geçmiş temaslarını ne ölçüde hatırladığına dair güvenini de zedeliyor.</p>

<p>Bu nedenle ilk temasta çözüm olarak tanımlanan FCR, artık yalnızca çağrı merkezi verimliliğini ölçen bir operasyon göstergesi olmaktan çıkıyor. FCR; müşteri eforu, güven, sadakat ve müşteriyi elde tutma performansını aynı anda etkileyen önemli bir müşteri deneyimi kriterine dönüşüyor.</p>

<p><strong>Müşteri için iyi hizmet, çözümle başlıyor</strong></p>

<p><img alt="1787046841 Fzl P L U S Genel M D R H Seyin Yer Ok" class="detail-photo img-fluid" height="1925" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/1787046841-fzl-p-l-u-s-genel-m-d-r-h-seyin-yer-ok.jpeg" width="2883" /></p>

<p>Genesys’in The State of Customer Experience araştırması, müşterilerin çözüm beklentisini açık biçimde ortaya koyuyor. 5.232 tüketici ve 1.181 müşteri deneyimi karar vericisinin katıldığı küresel araştırmaya göre, tüketicilerin yüzde 82’si bir şirketin sunduğu müşteri hizmetleri kadar iyi olduğuna inanıyor. Bir müşteri hizmetleri etkileşiminde tüketicilerin en fazla önem verdiği unsurların başında ise yüzde 49 ile sorunun ilk etkileşimde çözülmesi geliyor. Hızlı yanıt da yüzde 48 ile ikinci sırada yer alıyor.</p>

<p>Araştırmanın ortaya koyduğu bir diğer önemli sonuç ise kötü hizmet deneyimlerinin müşteri davranışına etkisi. Tüketicilerin yüzde 30’u, son bir yılda yaşadığı kötü müşteri hizmetleri deneyimi nedeniyle bir şirketle çalışmayı bıraktığını ifade ediyor. Ayrıca yüzde 53’ü, favori markalarında dahi 2 ila 5 kötü hizmet deneyiminin ardından başka bir markaya yönelebileceğini belirtiyor. Bu sonuçlar, müşteri hizmetlerinin yalnızca destek sağlayan bir birim olmadığını; müşteri sadakati ve gelirlerin korunmasında da kritik rol oynadığını gösteriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Tekrar temas, müşteri güvenini zedeliyor</strong></p>

<p>Müşterinin önceki görüşmelerinin, açık aksiyonlarının, kanal geçmişinin ve çözüm beklentisinin aynı bağlam içerisinde değerlendirilememesi, çözüm sürecini uzatırken müşteri üzerindeki yükü de artırıyor. ContactBabel verileri, tüketicilerin ortalama yüzde 51’inin sorun ve şikâyetlerinin çözümü için markalarla birden fazla kez iletişime geçmek zorunda kaldığını ortaya koyuyor.</p>

<p>Burada önemli olan yalnızca bir kaydın ilk görüşmede kapatılması değil. Müşterinin ihtiyacının doğru anlaşılması, gerekli bilgilerin temsilciye zamanında aktarılması ve aynı konunun yeni bir temas yaratmasının önüne geçilmesi gerekiyor. Her çözümsüz temas yeni bir iletişim ihtimalini beraberinde getirirken, müşteri geçmişine ilişkin bağlamın kaybolması da güven ilişkisinin zayıflamasına neden oluyor.</p>

<p><strong>fzlPLUS ilk temasta çözümü nasıl güçlendiriyor?</strong></p>

<p>Yüksek ilk temasta çözüm oranına ulaşmak; doğru verinin, korunan müşteri bağlamının, akıllı önceliklendirmenin ve yetkin insan temasının aynı sistem içerisinde çalışmasını gerektiriyor. fzlPLUS da deneyim modelini teknoloji ve insan uzmanlığını birlikte kullanacak şekilde yapılandırıyor.</p>

<p>fzlPLUS tarafından geliştirilen OmniFlow omnichannel deneyim orkestrasyonu altyapısı, farklı kanallardan gelen müşteri temaslarını ortak bir operasyonel hafızada birleştiriyor. Böylece müşteri WhatsApp üzerinden başlattığı bir talebin ardından çağrı merkezine ulaştığında süreç yeniden başlamıyor. Önceki temaslar, açık aksiyonlar, müşterinin ihtiyacı ve çözüm geçmişi temsilcinin ekranına aktarılıyor.</p>

<p>Yapay zekâ destekli sınıflandırma ve konuşma analitiği ise temasın konusunun, aciliyetinin ve duygu tonunun daha doğru anlaşılmasına katkı sunuyor. Bu teknolojik altyapı, yetkin insan temsilcilerin empati, muhakeme ve çözüm üretme becerileriyle tamamlanıyor. fzlPLUS, yıllık 6,1 milyonun üzerinde müşteri etkileşimini yönettiği operasyonlarında ulaştığı yüzde 80 ilk temasta çözüm oranıyla bu yaklaşımın sahadaki sonuçlarını ortaya koyuyor.</p>

<p><strong>fzlPLUS Genel Müdürü Hüseyin Yerçok</strong>, ilk temasta çözüm oranının müşteri deneyiminde önemli bir güven göstergesi olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi:</p>

<p>“Müşteri için en değerli temas, sorununun anlaşıldığını ve çözüm yolunun netleştiğini hissettiği andır. Günümüzde sürdürülebilir büyüme yalnızca yeni müşteriler kazanmayı değil, mevcut müşterinin deneyimini de tutarlı biçimde yönetebilmeyi gerektiriyor. Bu nedenle ilk temasta çözüm oranını yalnızca bir performans metriği olarak değerlendirmiyor; müşteri sadakatini, elde tutmayı ve ilişki kalitesini güçlendiren stratejik bir gösterge olarak ele alıyoruz.</p>

<p>Bu performansın temelinde ise teknoloji, operasyonel hafıza, doğru veri ve insan uzmanlığını aynı deneyim mimarisinde bir araya getiren çalışma modelimiz bulunuyor.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/musterinin-sabir-testi-ayni-sorunu-kac-kez-anlatmak-zorunda</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 12:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/1787046846-flz-p-l-u-s-g-rsel-2.png" type="image/jpeg" length="30774"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ay Yapım, World AI Film Festival’i Türkiye’ye Getiriyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ay-yapim-world-ai-film-festivali-turkiyeye-getiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ay-yapim-world-ai-film-festivali-turkiyeye-getiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ay Yapım’ın iştiraki AI Yapım, uluslararası World AI Film Festival’in (WAIFF) Türkiye ayağına ev sahipliği yapıyor. Türkiye’nin ilk yüksek profilli yapay zekâ sinema zirvesi olma özelliğini taşıyan WAIFF Turkey Chapter 2026, 4 Kasım 2026’da İstanbul’da gerçekleştirilecek ödül töreniyle düzenlenecek. Etkinlik kapsamında, Cannes 2027’deki Road to Cannes Selection seçkisinde yer alacak beş Türk yapımı da belirlenecek.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yapay zekâ destekli sinema üretimini küresel ölçekte görünür kılmayı amaçlayan WAIFF, Cannes’daki etkinliklerinde Japonya, Güney Kore, Çin ve Brezilya gibi ülkelerin ulusal edisyonlarında öne çıkan yapımları bir araya getiriyor. WAIFF Turkey ise Türkiye’nin güçlü hikâye anlatıcılığı geleneğini, drama ihracatındaki deneyimini ve yaratıcı potansiyelini yapay zekâ destekli görsel-işitsel üretimle bir araya getirerek ülkenin bu alanda yükselen bir merkez olmasına katkı sağlamayı hedefliyor.</p>

<p>4 Kasım 2026’da İstanbul’da düzenlenecek WAIFF Turkey Chapter 2026, yalnızca bir film festivali olarak değil, yapay zekâ, sinema ve yaratıcı teknolojiler arasında sürdürülebilir bir ekosistem oluşturmayı amaçlayan uluslararası bir platform olarak konumlanıyor. Festival aracılığıyla özgün, etik ve yenilikçi yapay zekâ projelerinin desteklenmesi, Türkiye’deki yaratıcıların küresel sektörle buluşturulması ve uluslararası ortak yapımların önünün açılması hedefleniyor.</p>

<p><strong>Başvurular 1 Ekim’de Sona Erecek</strong></p>

<p>WAIFF Turkey Chapter 2026 için başvurular 1 Ekim 2026 saat 23.59’a kadar devam edecek. Yarışmanın kazananları ise 4 Kasım 2026’da gerçekleştirilecek ödül töreninde açıklanacak.</p>

<p>WAIFF Turkey film yarışmasına Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ile Türkiye’de yasal olarak ikamet eden yaratıcılar başvurabilecek. Yarışmada, tamamen yapay zekâ ile oluşturulan filmlerin yanı sıra canlı çekim ve yapay zekâ teknolojilerinin birlikte kullanıldığı hibrit yapımlar da değerlendirilecek. Yapay zekânın yaratıcı süreçte belirleyici ve anlamlı bir rol üstlenmesi, değerlendirmede temel kriterlerden biri olacak.</p>

<p>Başvurulacak eserlerin özgün olması ve fikri mülkiyet haklarına uygun biçimde hazırlanması gerekiyor. Ayrıca yapımların izinsiz kimlik taklidi amacıyla kullanılan deepfake teknolojilerine dayanmaması ve herhangi bir dilde hazırlanmış olsa dahi videoya gömülü İngilizce altyazı içermesi şartı aranıyor.</p>

<p><strong>Sekiz Farklı Kategoride Ödül</strong></p>

<p>Yarışmada En İyi Kısa Film, En İyi Micro-Series, En İyi Animasyon Kısa Film, En İyi Genç Yetenek, En İyi Dizi, En İyi Reklam Filmi, En İyi Soundtrack ve Best Delight kategorilerinde ödüller verilecek.</p>

<p><strong>Kazanan Beş Yapım Cannes’a Gidecek</strong></p>

<p>WAIFF Turkey jürisinin resmî yarışma kategorilerinden seçeceği en başarılı beş Türk yapımı, 6-7 Nisan 2027 tarihlerinde Cannes’da gerçekleştirilecek World AI Film Festival Cannes 2027 kapsamında Road to Cannes Selection seçkisinde gösterilecek.</p>

<p>Bu seçki, Türkiye’de yapay zekâ destekli film üretimi gerçekleştiren yaratıcıların uluslararası festival programında yer almasına, sektör profesyonelleriyle bir araya gelmesine ve küresel ölçekte görünürlük kazanmasına fırsat sunacak.</p>

<p><strong>Ay Yapım’dan Yeni Nesil Hikâye Anlatıcılığına Destek</strong></p>

<p>Türkiye’de uzun yıllardır ürettiği içerikleri dünyanın farklı ülkelerindeki izleyicilerle buluşturan Ay Yapım ve iştiraki AI Yapım, WAIFF Turkey ile yaratıcı endüstrilerin yeni dönüşüm alanlarından biri olan yapay zekâ destekli üretime yönelik çalışmalarını da güçlendirmeyi amaçlıyor. Proje, Türkiye’nin yaratıcı üretim gücünü yeni teknolojilerle buluşturarak geleceğin hikâye anlatıcılığı alanında uluslararası ölçekte daha güçlü bir konum elde etmesine katkı sunmayı hedefliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Festival Haberleri</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ay-yapim-world-ai-film-festivali-turkiyeye-getiriyor</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 12:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/1787120592-ay-yap-m-w-a-i-f-f-1.jpg" type="image/jpeg" length="92919"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kadooğlu'ndan Cumhurbaşkanı Erdoğan'a teşekkür: "İhracatçının önünü açan her adım, yeni rekorların habercisidir"]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/kadooglundan-cumhurbaskani-erdogana-tesekkur-ihracatcinin-onunu-acan-her-adim-yeni-rekorlarin-habercisidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/kadooglundan-cumhurbaskani-erdogana-tesekkur-ihracatcinin-onunu-acan-her-adim-yeni-rekorlarin-habercisidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Güneydoğu Anadolu Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan, ihracatçıların finansmana erişimini kolaylaştıran destek ve yeni düzenlemeler dolayısıyla teşekkür mesajı yayımladı.</strong></p>

<p>Kadooğlu, üretim ve ihracatın desteklenmesinin Türkiye'nin küresel rekabet gücünü artırdığını belirterek, devletin ihracatçının yanında olmasının sektör açısından önemli bir motivasyon kaynağı olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>"Destekler ihracatçımız için önemli bir güç"</strong></p>

<p>Türkiye'nin küresel ticarette karşı karşıya kaldığı zorlu koşullara rağmen ihracat odaklı büyüme hedeflerini sürdürdüğünü vurgulayan Kadooğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanan desteklerin ihracatçılara önemli katkı sağlayacağını söyledi.</p>

<p>Kadooğlu, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde üretim, istihdam ve ihracat merkezli ekonomi politikalarının sonuçlarını her geçen gün daha güçlü şekilde görüyoruz. İhracatçılarımızın finansmana erişimini kolaylaştıran destekler ve sektörlerin önünü açan stratejik adımlar, küresel rekabetin yoğunlaştığı bu dönemde bizler için büyük önem taşıyor. Devletimizin sorunlarımızı dikkate alması ve çözüm odaklı adımlar atması, dünya pazarlarında mücadele eden ihracatçılarımızın gücünü artırıyor." ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"Üretmeye ve ülkemize değer katmaya devam edeceğiz"</strong></p>

<p>Güneydoğu Anadolu'nun tarım ve gıda ihracatında sahip olduğu güçlü konumda kamu desteklerinin önemli bir rolü bulunduğuna dikkat çeken Kadooğlu, bölge ihracatçılarının yeni başarılar için çalışmalarını sürdüreceğini belirtti.</p>

<p>Kadooğlu, açıklamasını şöyle tamamladı:</p>

<p>"Güneydoğu Anadolu'nun bereketli topraklarında üretilen ürünleri dünyanın dört bir yanındaki sofralarla buluşturan ihracatçılar olarak, bizlere duyulan güvenin karşılığını daha yüksek ihracat rakamları ve yeni rekorlarla vermeye kararlıyız. Sayın Cumhurbaşkanımıza, ihracatçılarımıza ve özellikle bölgemizde faaliyet gösteren sanayicilerimize yönelik ortaya koyduğu vizyon ve destekleri için şahsım ve yönetim kurulum adına teşekkür ediyorum. Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda üretmeye, istihdam oluşturmaya ve Türk ürünlerini dünya pazarlarında daha güçlü şekilde temsil etmeye devam edeceğiz."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/kadooglundan-cumhurbaskani-erdogana-tesekkur-ihracatcinin-onunu-acan-her-adim-yeni-rekorlarin-habercisidir</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 12:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/20260626-115836.jpg" type="image/jpeg" length="57872"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Güneydoğu'nun hububat sektörü ihracatı 7 ayda 2,2 milyar dolara ulaştı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/guneydogunun-hububat-sektoru-ihracati-7-ayda-22-milyar-dolara-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/guneydogunun-hububat-sektoru-ihracati-7-ayda-22-milyar-dolara-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörünün ihracatı, 2026 yılının ilk 7 ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7,4 artarak 2,2 milyar dolara ulaştı. Bölge ihracatının yüzde 30,8'ini tek başına gerçekleştiren hububat sektörü, Türkiye'nin toplam hububat ihracatından aldığı yüzde 31,4'lük payla Güneydoğu Anadolu'nun ihracattaki lider konumunu güçlendirdi.</strong></p>

<p>Yılın ilk 7 ayında Güneydoğu Anadolu'dan 2,5 milyon tonun üzerinde hububat ve hububat ürünü ihraç edildi. Bu dönemde yaklaşık 736 bin ton makarna, 467 bin ton buğday unu ve 280 bin ton ayçiçek yağı dış pazarlara gönderildi. İhracat gelirinde ilk sırada yer alan ayçiçek yağında yüzde 26,4'lük artışla 461,5 milyon dolara ulaşılırken, makarna ihracatı yüzde 14,1 artışla 394,1 milyon dolar olarak gerçekleşti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sektörün en önemli ihracat pazarı olan Orta Doğu'ya 900 milyon doların üzerinde ihracat yapılırken, Afrika'ya gerçekleştirilen ihracat yüzde 22,4 artarak 775,5 milyon dolara yükseldi.</p>

<p><strong>Stratejik pazarlardaki kazanımlar korunacak</strong></p>

<p>Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin küresel belirsizlikler ve jeopolitik risklere rağmen gösterdiği uyum kabiliyetine dikkat çeken TİM Yönetim Kurulu Üyesi ve GAİB Hububat Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, sektörün rekabet gücünü korumaya yönelik çalışmaların sürdüğünü belirtti.</p>

<p>Kadooğlu, uluslararası rekabet gücünün korunması ve yakın coğrafyanın gıda arz güvenliğinin kesintisiz sürdürülmesi için üretimden lojistiğe kadar tüm süreçleri güncel gelişmeler doğrultusunda değerlendirdiklerini ifade etti.</p>

<p>Karadeniz'de artan güvenlik risklerinin hammadde tedarik zinciri ve navlun maliyetleri üzerindeki etkisini yakından takip ettiklerini belirten Kadooğlu, Suriye'de uygulanan yüksek gümrük tarifeleri ile Irak'ta ASYCUDA altyapısı ve bankacılık kanallarında ortaya çıkan ilave maliyetlerin de sektör açısından önemli gündem başlıkları olduğunu söyledi.</p>

<p>Gıda ihracatçılarının maliyetlerini dengelemek ve ticari dayanıklılığını artırmak amacıyla döviz dönüşüm desteklerinin artırılması ve navlun giderlerini azaltacak bölgesel mekanizmalar başta olmak üzere birçok başlığı değerlendirdiklerini aktaran Kadooğlu, bu konulardaki tespit ve çözüm önerilerini Ankara'da gerçekleştirdikleri temaslarda ilgili bakanlıklarla paylaştıklarını dile getirdi.</p>

<p>Kadooğlu, kamu otoritesinin sanayici ve ihracatçının rekabet gücünü artıracak, sahadaki beklentileri karşılayacak adımları atacağına inandıklarını kaydetti.</p>

<p><strong>İhracat vizyonu ortak akılla güçlendirilecek</strong></p>

<p>Sektörün hammaddeye erişimi ile küresel rekabet koşullarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Kadooğlu, bu yıl yağışların olumlu seyretmesiyle ayçiçeği rekoltesinde yaşanan artışın memnuniyet verici olduğunu belirtti.</p>

<p>Bununla birlikte, özellikle Karadeniz başta olmak üzere bölgede yaşanan lojistik sorunların hem iç piyasa hem de ihracat açısından kısa sürede çözüme kavuşturulmasının kritik önem taşıdığını ifade eden Kadooğlu, yıllar içinde büyük emeklerle oluşturulan ihracat pazarlarındaki konumun korunması için tedarik zincirinin kesintisiz işlemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Bölgenin limanlara olan coğrafi uzaklığından kaynaklanan navlun dezavantajının azaltılması ve devlet desteklerinin daha etkin hale getirilmesi gerektiğine dikkat çeken Kadooğlu, dinamik politikaların Afrika'dan Asya'ya uzanan hedef pazarlarda ihracatçıların elini güçlendireceğini belirtti.</p>

<p>Türkiye'nin gıda ticaretindeki stratejik merkez konumunu sürdürülebilir hale getirmek için kamu öncülüğünde ve sektörün üretim gücüyle ortak akıl çerçevesinde hareket etmeye devam edeceklerini belirten Kadooğlu, ülkenin dış ticaret hedeflerine en yüksek katkıyı sunmayı sürdüreceklerini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/guneydogunun-hububat-sektoru-ihracati-7-ayda-22-milyar-dolara-ulasti</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 12:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/3-1-4.jpeg" type="image/jpeg" length="85449"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye’nin makarna ihracatı ilk yarıda 485,5 milyon dolara ulaştı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/turkiyenin-makarna-ihracati-ilk-yarida-4855-milyon-dolara-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/turkiyenin-makarna-ihracati-ilk-yarida-4855-milyon-dolara-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Dünyanın en büyük ikinci makarna ihracatçısı Türkiye, 2026 yılının ilk yarısında ihracatını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13,5 artırarak 485,5 milyon dolara yükseltti. Makarna ihracatı miktar bazında da yüzde 20,2 artışla 812,5 bin tona ulaştı.</strong></p>

<p>İhracatta Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin ağırlığı dikkat çekti. Bölgenin makarna ihracatı yüzde 14,5 artarak 328 milyon dolara çıkarken, Türkiye’nin toplam makarna ihracatındaki payı yüzde 67,6 oldu.</p>

<p>Türkiye’nin en fazla makarna ihraç ettiği ülke 134,1 bin ton ve 79,7 milyon dolarlık ihracatla Somali olurken, Gana 47 milyon dolarla ikinci sırada yer aldı. Irak pazarında ise önemli bir toparlanma yaşandı. Geçen yılın ilk yarısında 16,3 milyon dolara kadar gerileyen Irak’a makarna ihracatı, bu yıl aynı dönemde 45,5 milyon dolara yükseldi.</p>

<p><strong>Temel gıdaya küresel talep sürüyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TİM Yönetim Kurulu Üyesi ve GAİB Hububat Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, küresel ticarette yaşanan dalgalanmalara rağmen temel gıda ürünlerine yönelik talebin güçlü kalmaya devam ettiğini belirtti.</p>

<p>Kadooğlu, ekonomik koşulların özellikle alım gücüne duyarlı pazarlarda lüks ve ikincil tüketim ürünlerine olan talebi yavaşlattığını, ancak makarna ve ayçiçek yağı gibi temel gıda ürünlerinde aynı durumun yaşanmadığını ifade etti.</p>

<p>Küresel maliyet baskılarının dönemsel olarak fiyat rekabetini zorlaştırdığını belirten Kadooğlu, Türkiye’nin tedarik zincirindeki güvenilirliği, kriz dönemlerinde kesintisiz ürün sağlayabilme kapasitesi ve geniş pazar ağı sayesinde ihracat gücünü koruduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Irak pazarında güçlü toparlanma</strong></p>

<p>Uluslararası deniz taşımacılığında yaşanan sorunların lojistik maliyetlerini artırdığına dikkat çeken Kadooğlu, Türkiye’nin coğrafi konumunun ve karayolu bağlantılarının bu süreçte önemli bir avantaj sağladığını söyledi.</p>

<p>Uzak pazarlarda yaşanan lojistik risklerin, komşu ülkelere yönelik ticaret kanallarının yeniden yapılandırılmasıyla dengelendiğini belirten Kadooğlu, bunun en güçlü örneğinin Irak olduğunu ifade etti.</p>

<p>Irak’a yönelik makarna ihracatında yaklaşık 30 milyon dolarlık artış sağlandığını belirten Kadooğlu, bölgedeki lojistik ve operasyonel zorluklara rağmen elde edilen bu büyümenin önemli olduğunu kaydetti. Ticaretin önündeki bölgesel engellerin aşılmasıyla Irak pazarının yeniden yüksek hacimli dönemlerine dönmesinin beklendiğini söyledi.</p>

<p>Türkiye’nin makarna ihracatının yaklaşık üçte ikisini gerçekleştiren Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin üretim altyapısı ve karayolu lojistiğindeki avantajlarının Irak pazarındaki büyümeyi desteklediğini belirten Kadooğlu, bu artışın küresel navlun maliyetlerinin yarattığı baskıyı dengeleyen önemli bir unsur olduğunu ifade etti.</p>

<p>Kadooğlu, önümüzdeki dönemde esnek üretim ve güçlü tedarik kabiliyetini katma değerli ihracatla birleştirerek Türkiye’nin dünya makarna pazarındaki güçlü konumunu korumayı hedeflediklerini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/turkiyenin-makarna-ihracati-ilk-yarida-4855-milyon-dolara-ulasti</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 12:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/d-s-c-0301-2.JPG" type="image/jpeg" length="10362"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ticaret Bakanı Ömer Bolat: “Tekstil ve Hazır Giyim Gözbebeğimiz, Asla Göz Ardı Etmiyoruz”]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ticaret-bakani-omer-bolat-tekstil-ve-hazir-giyim-gozbebegimiz-asla-goz-ardi-etmiyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ticaret-bakani-omer-bolat-tekstil-ve-hazir-giyim-gozbebegimiz-asla-goz-ardi-etmiyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, İstanbul Fashion Connection (IFCO) Fuarı’nın açılışında tekstil ve hazır giyim sektörünün Türkiye’nin sanayileşme ve ihracat tarihinde öncü rol üstlendiğini belirterek, sektörün yaşadığı sorunların yakından takip edildiğini söyledi. İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, İTO Başkanı Şekib Avdagiç ve TİM Başkanı Mustafa Gültepe’nin ekonomi politikalarına ilişkin mesajlarına da yanıt veren Bolat, “Önümüzdeki pazartesi Ekonomi Koordinasyon Kurulu toplantımız var. OVP öncesindeki bu önemli toplantıda burada dile getirdiğiniz konuları arkadaşlarıma ileteceğim ve birlikte bunları dikkate alacağız” dedi.</strong></p>

<p>İstanbul Fashion Connection (IFCO) Hazır Giyim ve Moda Fuarı’nın açılışında konuşan Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat; tekstil ve hazır giyim sektöründen ihracata, enflasyonla mücadeleden finansman desteklerine, Avrupa pazarındaki durgunluktan yeni Orta Vadeli Program’a kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Tekstil ve hazır giyimin Türkiye’nin sanayileşme sürecindeki en köklü sektörlerden biri olduğunu belirten Bolat, Türkiye’nin ihracatı da büyük ölçüde bu sektörlerle öğrendiğini söyledi.</p>

<p><strong>“Türkiye ihracatı tekstil ve hazır giyimle öğrendi”</strong></p>

<p>Tekstil ve hazır giyim sektörünün yaklaşık 150 yıllık sanayi geçmişine sahip olduğunu ifade eden Bolat, 1970’li yıllarda iplik ve kumaşla başlayan ihracat sürecinin 1980’lerden itibaren konfeksiyon ve hazır giyimle güçlendiğini hatırlattı.</p>

<p>Bolat, “Türkiye’nin ihracatı öğrendiği sektör tekstil ve giyimdir. İhracatı öğrenince diğer sektörlerimiz de ‘Biz niye yapmıyoruz?’ dedi ve onlar da ihracata yöneldi” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Türkiye’nin mal ve hizmet ihracatı toplamının temmuz itibarıyla 401 milyar doları aştığını belirten Bolat, ihracatın Türkiye ekonomisi açısından taşıdığı stratejik öneme dikkat çekti.</p>

<p>“Bu, milli gelirimizin yaklaşık dörtte biri demektir. İhracat olunca döviz geliyor, istihdam oluşuyor, yatırımlar artıyor, devletin vergi gelirleri yükseliyor ve döviz piyasalarında daha istikrarlı süreçler yaşanıyor” dedi.</p>

<p><strong>Sanayicilerin mesajlarına yanıt: “Sizleri dinliyoruz”</strong></p>

<p>Açılışta kendisinden önce konuşan İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, İTO Başkanı Şekib Avdagiç ve TİM Başkanı Mustafa Gültepe’nin ekonomi politikalarına ilişkin değerlendirmelerine değinen Bolat, iş dünyasıyla istişarenin ekonomi politikalarının şekillendirilmesi açısından önemli olduğunu söyledi.</p>

<p>Bolat, “Değerli konuşmacılar her konuda anlamlı ve önemli yorumlar, değerlendirmeler yaptılar. Kendilerine teşekkür ediyoruz. Biz halkımız ve ekonomimiz için varız. Sizlerle istişare etmek, sizlerden değerlendirme almak her zaman doğru reçetelerle politikalar uygulamada bize kılavuzluk ediyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Türkiye’nin farklı illerindeki organize sanayi bölgelerini, ticaret ve sanayi odalarını, STK’ları ve gümrükleri sürekli ziyaret ettiklerini anlatan Bolat, sahadaki sorunları yerinde görmeye önem verdiklerini kaydetti.</p>

<p><strong>“Tekstil ve hazır giyim bizim gözbebeğimiz”</strong></p>

<p>Tekstil ve hazır giyim sektörünün son dönemde rekabetçilik ve maliyetler başta olmak üzere çeşitli sorunlarla karşı karşıya kaldığını kabul eden Bolat, sektörün Türkiye açısından stratejik önemini koruduğunu vurguladı.</p>

<p><i>Bolat şöyle konuştu:</i></p>

<p>“Biz tekstil ve giyim sektörüne çok önem veriyoruz. ‘Gözbebeğimiz’ dedim, asla göz ardı etmiyoruz. ‘Sanayi Türkiye’yi terk ediyor, Türkiye dışına çıkıyor’ şeklinde çıkarılan söylentilerin hiçbirinin gerçekliği yok. Sıkıntılar var ama mutlaka çıkış başlayacak dedim. Nitekim bu yıl çok şükür tekstilde çıkış başladı.”</p>

<p>Tekstil ihracatında yeniden artış görüldüğünü ifade eden Bolat, hazır giyim ve konfeksiyonda ise yılın ilk yedi ayında geçen yılın aynı dönemine yakın bir performans sergilendiğini, yılın ikinci yarısında sektörün yeniden artıya geçmesini beklediklerini söyledi.</p>

<p><strong>“Türkiye dünyanın 7’nci büyük tedarikçisi”</strong></p>

<p>Türk tekstil ve hazır giyim sektörünün kalite, teknoloji, tasarım, moda ve hızlı teslimat konularında önemli avantajlara sahip olduğunu belirten Bolat, Türkiye’nin küresel tedarik zincirindeki konumunu koruduğunu ifade etti.</p>

<p>“Türkiye dünyada tekstil ve giyimde yedinci tedarikçi, Avrupa ülkeleri arasında ise üçüncü tedarikçi konumunda. Bu değişmedi” diyen Bolat, geçen yıl tekstil, hazır giyim ve ev tekstilinde yaklaşık 31 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirildiğini söyledi.</p>

<p>Türkiye’nin dünya ihracatından yüzde 3,6 civarında pay aldığını belirten Bolat, 2026’nın ilk yedi ayında sektör ihracatının 17,5 milyar doları aştığını ve yılın kalan bölümünde ivmenin hızlanmasını beklediklerini kaydetti.</p>

<p>Irak, Ürdün, Bulgaristan ve Rusya gibi pazarlarda hazır giyim ihracatında yüzde 20’nin üzerinde artışlar görüldüğünü söyleyen Bolat, sektörün en büyük pazarının ise Avrupa olduğunu; Almanya, Hollanda, İspanya ve İngiltere ile ABD’nin önde gelen ihracat pazarları arasında bulunduğunu belirtti.</p>

<p><strong>IFCO’ya yüzde 70’e varan destek</strong></p>

<p>IFCO’nun Ticaret Bakanlığı tarafından “prestijli fuar” statüsüne alındığını hatırlatan Bolat, bu kapsamda katılımcılara verilen desteğin yüzde 70 seviyesine yükseldiğini söyledi.</p>

<p>Yurt dışındaki prestijli fuarlara ve uluslararası organizasyonlara katılım desteklerinin de devam ettiğini belirten Bolat, alım heyetlerinin Türkiye’ye getirilmesinin Bakanlık tarafından desteklendiğini ifade etti.</p>

<p>Bolat, “2025 yılında IFCO fuarlarına 108 milyon TL katılım desteği sağladık. Bu yıl şubat ayında düzenlenen fuara da 55 milyon TL katılım desteği verdik” dedi.</p>

<p>Şubat ayında gerçekleştirilen IFCO’ya 374 firmanın katıldığını ve 134 ülkeden 22 bin 500 ziyaretçinin geldiğini belirten Bolat, fuarın Türk hazır giyim sektörünün uluslararası pazarlara erişiminde önemli bir platform haline geldiğini söyledi.</p>

<p><strong>“Avrupa’daki durgunluk bizi de etkiliyor”</strong></p>

<p>Türkiye’nin ihracatındaki en büyük pazarın Avrupa Birliği olduğunu hatırlatan Bolat, Avrupa ekonomilerindeki düşük büyümenin Türk ihracatçısını doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p>Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan bir araştırmaya atıfta bulunan Bolat, “Avrupa Birliği’nin ekonomik büyüme oranı 1 puan arttığında Türkiye’nin ihracatında yüzde 2,3 artış oluyor. Bu anlamda Avrupa Birliği ekonomilerinin bir an önce canlanmasını biz de arzu ediyoruz” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Rusya-Ukrayna Savaşı başta olmak üzere jeopolitik gelişmelerin enerji, petrokimya ve diğer girdi maliyetleri üzerindeki etkilerine de değinen Bolat, küresel ekonomide zorlu bir süreçten geçildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>“Tek hedefimiz yatırımların ve üretimin durmaması”</strong></p>

<p>Hükümetin temel hedefinin üretim, yatırım, ihracat ve istihdamın devamını sağlamak olduğunu vurgulayan Bolat, “Tek hedefimiz Türkiye’de yatırımların durmaması, üretimin devam etmesi, ihracatın devam etmesi ve gençlerimize, vatandaşlarımıza istihdam imkânlarının artarak sürmesi” dedi.</p>

<p>Hükümetin göreve geldiği dönemde iki önemli ekonomik ve sosyal sorunla karşı karşıya bulunduğunu belirten Bolat, bunların Kahramanmaraş merkezli depremlerin oluşturduğu yıkımın giderilmesi ve yüksek enflasyonla mücadele olduğunu söyledi.</p>

<p>Enflasyonun yaklaşık 45 puanlık gerilemeyle yüzde 31 seviyesine kadar düşürüldüğünü ifade eden Bolat, mal ihracatında 254 milyar dolardan yaklaşık 280 milyar dolara, hizmet ihracatında ise 89 milyar dolardan 128 milyar dolara doğru ilerleyen bir tablo bulunduğunu kaydetti.</p>

<p><strong>“Talebi baskılayan politikalar bazı sektörleri zorladı”</strong></p>

<p>Enflasyonla mücadelede uygulanan talep yönlü politikaların bazı sektörlerde sıkıntılara neden olduğunu kabul eden Bolat, hükümetin bu süreçte reel sektöre yönelik destek mekanizmalarını devreye aldığını söyledi.</p>

<p>İhracatçılara reeskont kredileriyle finansman maliyeti avantajı sağlandığını belirten Bolat; esnafa faiz indirimli krediler, çiftçilere Ziraat Bankası üzerinden destekler, KGF programları ve Nefes Kredisi gibi uygulamaların hayata geçirildiğini anlattı.</p>

<p>Sanayi kuruluşlarına yönelik 250 milyar TL’lik işletme kredisi imkanına da değinen Bolat, destek paketlerinin üretimin ve istihdamın korunmasına yönelik olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Emek yoğun sektörlere yeni destek 1 Ekim’de</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özellikle tekstil ve hazır giyim gibi emek yoğun sektörler açısından önemli bir yeni uygulamanın 1 Ekim’de başlayacağını açıklayan Bolat, Merkez Bankası’nın döviz dönüşüm desteğinde yeni bir modele geçeceğini söyledi.</p>

<p>Bolat, üretim, katma değer ve istihdama katkı sağlayan sektörlerin dikkate alınacağı yeni sistemde döviz dönüşüm priminin özellikle emek yoğun sektörler açısından daha güçlü uygulanacağını belirtti.</p>

<p>“Merkez Bankası 1 Ekim’de çok önemli bir değişim modelini uygulamaya alacak. Özellikle emek yoğun sektörler ve üretimde katma değer ve istihdama destek veren sektörler dikkate alınarak döviz dönüşüm primi yaklaşık iki kat artırılarak uygulanacak” dedi.</p>

<p><strong>Bahçıvan, Avdagiç ve Gültepe’nin mesajlarını EKK’ya taşıyacak</strong></p>

<p>Bolat’ın konuşmasının en dikkat çekici bölümlerinden biri ise İSO, İTO ve TİM başkanlarının ekonomi politikalarına yönelik çağrılarına verdiği yanıt oldu.</p>

<p>Yeni Orta Vadeli Program öncesinde iş dünyasından gelen taleplerin değerlendirileceğini belirten Bolat, önümüzdeki pazartesi gerçekleştirilecek Ekonomi Koordinasyon Kurulu toplantısını işaret etti.</p>

<p>Bolat şöyle konuştu:</p>

<p>“Önümüzdeki pazartesi Ekonomi Koordinasyon Kurulumuz var. OVP öncesi önemli bir toplantı. Burada sizin dile getirdiğiniz konuları arkadaşlarıma ileteceğim ve birlikte inşallah bunları dikkate alacağız.”</p>

<p><strong>“Türkiye ihracata dayalı büyüme modeliyle yoluna devam edecek”</strong></p>

<p>IFCO’nun Türkiye’nin ihracat hedeflerine önemli katkı sağladığını belirten Bolat, dünyanın farklı ülkelerinden İstanbul’a gelen alıcılara ve fuara katılan firmalara teşekkür etti.</p>

<p>Türkiye’nin ihracata dayalı ekonomik büyüme modelini sürdüreceğini vurgulayan Bolat, Ticaret Bakanlığı’nın bir taraftan ihracatçıları desteklerken diğer taraftan haksız ticaret uygulamalarına karşı yerli üreticinin yanında olmaya devam edeceğini söyledi.</p>

<p>Bolat, “Haksız ticarete karşı, Türkiye pazarına çeşitli sübvansiyonlarla, haksız ticaret ve yasa dışı yöntemlerle girmeye çalışan, pazarlarımızı tahrip edenlere karşı sanayimizin yanında bütün gücümüzle yer alıyoruz” dedi.</p>

<p>Konuşmasının sonunda TİM Başkanı Mustafa Gültepe, İTO Başkanı Şekib Avdagiç, İSO Başkanı Erdal Bahçıvan ve fuarın gerçekleştirilmesine katkı sağlayan kurum ve sektör temsilcilerini kutlayan Bolat, IFCO’nun katılımcılar için bereketli ve başarılı geçmesini diledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ticaret-bakani-omer-bolat-tekstil-ve-hazir-giyim-gozbebegimiz-asla-goz-ardi-etmiyoruz</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 12:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-19-at-121516.jpeg" type="image/jpeg" length="26047"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TİM Başkanı Mustafa Gültepe: “Türkiye’yi Üretimden Büyütmeliyiz”]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/tim-baskani-mustafa-gultepe-turkiyeyi-uretimden-buyutmeliyiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/tim-baskani-mustafa-gultepe-turkiyeyi-uretimden-buyutmeliyiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, İstanbul Fashion Connection (IFCO) Fuarı’nın açılışında üretim ve ihracatta yaşanan sorunlara dikkat çekerek yeni Orta Vadeli Program’da sanayiye yönelik farklı destek mekanizmalarının devreye alınması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin yaklaşık 278 milyar dolarlık ihracatının yeterli olmadığını vurgulayan Gültepe, “Tek haneli artışlar, yüzde 2 ile yüzde 4 arasındaki büyümeler bize yetmez. Türkiye’yi üretimden büyütmeliyiz. Güçlü olmak için üretim gücümüzü ihracat gücümüzle desteklemeliyiz” dedi.</strong></p>

<p>İstanbul Fashion Connection (IFCO) Hazır Giyim ve Moda Fuarı’nın 10’uncu kez kapılarını açtığını belirten TİM Başkanı Mustafa Gültepe, organizasyonun Türkiye’nin üretim, ihracat ve moda vizyonu açısından stratejik öneme sahip olduğunu söyledi.</p>

<p>IFCO’nun ilk organizasyonlarından itibaren sürecin içinde olduğunu hatırlatan Gültepe, fuarın geldiği noktadan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.</p>

<p>Gültepe, IFCO ile birlikte tekstil sektöründe gerçekleştirilen fuarların Türkiye’nin küresel rekabet gücünü ve ihracat potansiyelini destekleyen önemli organizasyonların başında geldiğini ifade etti.</p>

<p><strong>“İstanbul’u moda, fuar ve alışveriş merkezi haline getirmek için çalışıyoruz”</strong></p>

<p>İstanbul’un uluslararası moda ve ticaret merkezi haline gelmesi gerektiğini vurgulayan Gültepe, bu hedef doğrultusunda fuarların büyütülmesinin kritik önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>“İstanbul’umuzu fuar merkezi, moda merkezi ve alışveriş merkezi haline getirmek için var gücümüzle çalışıyoruz” diyen Gültepe, İstanbul Ticaret Odası ve İTO Başkanı Şekib Avdagiç’e fuarlara verdikleri destek nedeniyle teşekkür etti.</p>

<p>Gültepe, mevcut desteklerin daha ileri taşınması gerektiğini belirterek, “Fuar yapmak önemlidir, imza atmak önemlidir. Ancak bu destekler yetmez. Fuar merkezi olarak daha fazla destek vermeliyiz ki bunları büyütelim ya da şu dönemde zorlanan sektörleri biraz daha destekleyelim” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“278 milyar dolarlık ihracat Türkiye’ye yetmez”</p>

<p>Üretim ve ihracatın Türkiye ekonomisinin vazgeçilmez iki temel unsuru olduğunun altını çizen Gültepe, ihracatın yaklaşık 278 milyar dolara ulaşmasının önemli olduğunu ancak Türkiye’nin potansiyeli açısından yeterli görülmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Gültepe şöyle konuştu:</p>

<p>“Türkiye büyük bir ülke. 278 milyar dolara yaklaşan bir ihracatımız var. Biz diyoruz ki bu ihracat bize yetmez, Türkiye’ye yetmez. Tek haneli artışlar, yüzde 2 ile yüzde 4 arasındaki artışlar bizlere yetmez.”</p>

<p>Hazır giyim sektöründeki sıkıntıların bazı sektörlere kıyasla daha belirgin olduğunu kaydeden Gültepe, sorunun yalnızca hazır giyim veya tekstil sektörüne özgü olmadığını, sanayinin genelini ilgilendiren bir yapıya dönüştüğünü ifade etti.</p>

<p><strong>“Enflasyon Türkiye’nin problemi ama yük sadece sanayiye dayandırılmamalı”</strong></p>

<p>İSO Başkanı Erdal Bahçıvan ile İTO Başkanı Şekib Avdagiç’in aynı törende dile getirdiği değerlendirmelere de değinen Gültepe, sanayi ve ticaret kesimlerinin ortak sorunlarla karşı karşıya bulunduğunu söyledi.</p>

<p>“Sanayinin temeline baktığımız zaman Sanayi Odası ve Ticaret Odası başkanlarımız da açıkladı; genelde bir problem var. Dolayısıyla bu problem Türkiye’nin problemi. Enflasyon Türkiye’nin problemi, bizim de problemimiz” diyen Gültepe, enflasyonla mücadelenin yükünün yalnızca üretim ve sanayi üzerinden taşınmaması gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>Yeni OVP için sanayiye destek çağrısı</strong></p>

<p>Eylül ayında açıklanması beklenen yeni Orta Vadeli Program’a ilişkin beklentilerini de paylaşan Gültepe, sanayi ve ihracata yönelik daha güçlü adımlar atılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Eylülde yeni OVP açıklanacak. Dolayısıyla sanayiye biraz daha farklı desteklerin gelmesi lazım” diyen Gültepe, Türkiye ekonomisinin büyümesinde ihracatın payının yükseltilmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Gültepe, “Son dönemlerde Türkiye’nin büyümesine ihracatçı olarak çok katkı verememek bizi üzüyor. Biz büyümenin en az yarısının ihracattan, üretimden gelmesini istiyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“Türkiye’yi üretimden büyütmeliyiz”</strong></p>

<p>Üretimin ülkelerin ekonomik geleceğinin en önemli güvencelerinden biri olduğunu vurgulayan Gültepe, üretim ekonomisine daha fazla ağırlık verilmesi çağrısında bulundu.</p>

<p>“Üreten ülkeler geleceğini refah altına alan ve çok daha sağlam temeller üzerinde duran ülkelerdir. O yüzden Türkiye’yi üretimden büyütmeliyiz. Bizim mücadelemiz bu. Biz üreticiyiz, temelden geliyoruz. Üretimin tozunu yutarak bugünlere kadar geldik” dedi.</p>

<p>Sorunların tek boyutlu olmadığını ve çözüm için ekonomi yönetimi ile reel sektör arasında daha güçlü istişare mekanizmalarının kurulması gerektiğini belirten Gültepe, “Sorunlar tek taraflı değil, çok boyutlu. Sorunların ve sıkıntıların daha fazla masanın üzerine konularak daha iyi çözümler üretileceğine yürekten inanıyorum” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>“Bütün sektörler ihracata katkı sunsun”</strong></p>

<p>2026’nın kalan dönemine ilişkin beklentilerini de paylaşan Gültepe, üretim ve ihracatta daha güçlü bir büyüme görmek istediklerini söyledi.</p>

<p>Gültepe, büyümenin yalnızca birkaç sektörün yüksek performansıyla sağlanmasının yeterli olmadığını belirterek, “Bütün sektörlerimiz yüzde 3 de olsa, yüzde 1 de olsa, yüzde 5 de olsa büyüsün ve ihracata katkı sunsun. Bütün mücadelemiz bu” dedi.</p>

<p><strong>“Fuarlar büyük bir ekosistem oluşturuyor”</strong></p>

<p>IFCO gibi uluslararası fuarların etkisinin yalnızca katılımcı şirketler ve alıcılarla sınırlı olmadığına dikkat çeken Gültepe, fuarcılığın şehir ekonomisine doğrudan katkı sağlayan büyük bir ekosistem oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>“Bu fuarların sadece buradaki alıcılara faydası yok. Bu bir ekosistem. Hizmet sektörüne, restorana, taksiciye ve birçok farklı alana fayda sağlıyor. Dünyayı buraya getirmeye çalışıyoruz. Daha fazla büyütmeliyiz, ülkeyi büyütmeliyiz, güçlü olmalıyız” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gültepe, Türkiye’nin ekonomik gücünü üretim ve ihracattan alması gerektiğini vurgulayarak, “Güçlü olmak için üretim gücümüzü, ihracat gücümüzü artırmalıyız” mesajını verdi.</p>

<p>Konuşmasının sonunda Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, bakan yardımcıları ve fuarın gerçekleştirilmesine katkı sağlayan kurum ve sektör temsilcilerine teşekkür eden Gültepe, “Biz bir bütünüz. Hep beraber mücadele edersek bu işi çözeriz” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ, FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/tim-baskani-mustafa-gultepe-turkiyeyi-uretimden-buyutmeliyiz</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 10:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/02/mustafa-gultepe-4-1.jpg" type="image/jpeg" length="10688"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İSO Başkanı Erdal Bahçıvan: “Bıçak Artık Kemiğe Dayandı”]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/iso-baskani-erdal-bahcivan-bicak-artik-kemige-dayandisen</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/iso-baskani-erdal-bahcivan-bicak-artik-kemige-dayandisen" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, İstanbul Fashion Connection (IFCO) Fuarı’nın açılışında sanayicinin yüksek faiz ve finansmana erişim nedeniyle dayanma gücünün ciddi ölçüde azaldığını söyledi. Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ın da katıldığı törende konuşan Bahçıvan, enflasyonla mücadelede sanayinin üzerine düşenden fazlasını yaptığını belirterek, “Türkiye sanayisi ve ihracatçısı artık bu boyuttaki bir enflasyon önleme ilacıyla dayanma gücünü kaybetmiş durumda. Bıçak artık kemiğe dayandı” dedi.</strong></p>

<p>İstanbul Fashion Connection (IFCO) Hazır Giyim ve Moda Fuarı’nın açılışında konuşan İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, ekonomi programının sanayi, üretim ve ihracat üzerindeki etkilerine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ın da katıldığı açılış töreninde sanayicilerin yaşadığı finansman sorunlarına dikkat çeken Bahçıvan, son yıllarda uygulanan ekonomi programının enflasyonu düşürmeye odaklandığını ancak gelinen noktada sanayinin durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>“Enflasyon uğruna Türkiye sanayisini feda ediyoruz”</strong></p>

<p>Bahçıvan, Türkiye’nin üretim kapasitesinin ve ihracat gücünün uzun yıllar boyunca büyük emek ve yatırımlarla oluşturulduğunu vurgulayarak, sanayinin korunması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>“Son 3-4 yıldan beri uygulanmakta olan, sadece enflasyonu düşürme odaklı bir program anlayışının bizi iç ve dış nedenlerle getirebildiği nokta ortada” diyen Bahçıvan, şöyle devam etti:</p>

<p>“Gözüküyor ki enflasyon uğruna biz Türkiye sanayisini feda ediyoruz. Biz bu Türkiye sanayisini kolay oluşturmadık. Türkiye’nin sanayisi zorlu koşullarda oluştu. Bu kapasiteler, bu üretim, bu ihracat ve bu emekler belli birikimlerle oldu. O nedenle enflasyon uğruna Türk sanayisiyle ilgili değerlendirmemizi artık yeniden yapma noktasına gelmiş durumdayız.”</p>

<p><strong>“Sanayi enflasyonda üzerine düşeni fazlasıyla yaptı”</strong></p>

<p>Sanayinin enflasyonla mücadeleye önemli ölçüde katkı sağladığını belirten Bahçıvan, mal enflasyonundaki seviyeye dikkat çekti.</p>

<p>Sanayi açısından temel göstergelerden birinin mal enflasyonu olduğunu ifade eden Bahçıvan, yıllık mal enflasyonunun yüzde 16,7 seviyesine kadar gerilediğini ve düşüş eğilimini sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Bahçıvan, “Biz sanayi olarak enflasyona dönük yapmamız gerekeni fazlasıyla yapmış durumdayız. Sanayinin enflasyonu dediğimiz mal enflasyonu şu anda yıllık yüzde 16,7 ve her geçen ay düşerek gelişiyor. Demek ki Türkiye sanayisi kendisinin oluşturduğu enflasyon noktasında hedeflerin de altında” değerlendirmesinde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Buna karşılık hizmet, kira, eğitim, sağlık, eğlence ve tarım gibi farklı alanlardan gelen fiyat artışlarının genel enflasyonun daha yüksek seviyelerde kalmasına neden olduğunu savunan Bahçıvan, bunun finansman maliyeti üzerinden en ağır şekilde sanayiye yansıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>“Kendisinden kaynaklanmayan enflasyonun bedelini sanayi ödüyor”</strong></p>

<p>Sanayi sektörünün yatırım ve işletme sermayesi nedeniyle krediye en fazla ihtiyaç duyan sektörlerin başında geldiğini vurgulayan Bahçıvan, yüksek faiz politikasının üretici üzerindeki etkisinin giderek ağırlaştığını söyledi.</p>

<p>“Sanayimiz, kendisinden kaynaklanmayan; bilakis kendisinin fazlasıyla fedakârlık yaparak çözümüne katkı sağladığı enflasyonun bedelini ödeyen sektör durumunda” diyen Bahçıvan, sanayinin diğer sektörlere göre çok daha yüksek yatırım ve işletme sermayesi finansmanına ihtiyaç duyduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Bahçıvan, para arzındaki sıkılık ve yüksek faiz ortamının özellikle sanayici ve ihracatçı açısından sürdürülebilirliğinin giderek zorlaştığını belirtti.</p>

<p><strong>Bakan Bolat’a çağrı: “Programın sanayi tarafı daha fazla dikkate alınmalı”</strong></p>

<p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat’a da doğrudan seslenen Bahçıvan, yeni ekonomi politikalarının oluşturulmasında sanayinin içinde bulunduğu koşulların daha güçlü biçimde dikkate alınmasını istedi.</p>

<p>“Sayın Bakanım, siz bizim temsilcimizsiniz, bizim içimizden gelmiş bir kişisiniz. Bu programın oluşmasında ve kabinede işin bu tarafının artık çok daha fazla dikkate alınması gerekiyor” ifadelerini kullanan Bahçıvan, özellikle yeni Orta Vadeli Program’da (OVP) sanayi politikalarının yeniden ele alınması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Bahçıvan, “Yeni OVP’nin hazırlanmasında özellikle sanayiye dönük tüm bakış açılarının gözden geçirilmesini bir kez daha rica ediyorum” dedi.</p>

<p><strong>“Üretim ve ihracat gücümüzü kaybetmemeliyiz”</strong></p>

<p>Sanayiye yönelik atılacak destekleyici adımların enflasyon üzerinde sınırlı bir etkisi olacağını ancak üretim kapasitesinin korunmasının Türkiye ekonomisine çok daha büyük katkı sağlayacağını belirten Bahçıvan, sanayinin mevcut gücünün kaybedilmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Türkiye’nin üretim ve ihracat kapasitesini koruması halinde ekonomiye sağlayacağı katkının çok daha yüksek olacağını ifade eden Bahçıvan, sözlerini şu mesajla sürdürdü:</p>

<p>“Biz üretim gücümüzü, üretimimizi ve ihracat gücümüzü koruyarak, kaybetmeyerek bundan çok daha fazlasını Türkiye ekonomisine ve ülkemize verebilecek güçteyiz. Ama artık bıçak kemiğe dayandı. Bunun daha fazla sürdürülebilecek bir gücü ve dönemi kalmadı.”</p>

<p><strong>“Gerçeklerle yüzleşmemiz lazım”</strong></p>

<p>Türkiye sanayisinin geçmişte de çok sayıda zorlu dönemi geride bıraktığını hatırlatan Bahçıvan, kamu ile iş dünyası arasındaki koordinasyonun önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Türkiye sanayisi buna benzer zorlukları farklı dönemlerde aştı. Ama bizim gerçeklerle yüzleşmemiz, gerçeklerin farkında olmamız lazım” diyen Bahçıvan, hükümet ile sanayi dünyasının uyum içerisinde hareket etmesi halinde mevcut zorlu dönemin de aşılabileceğine inandığını söyledi.</p>

<p>Bahçıvan, IFCO katılımcılarına yönelik, “Bol bereketli, bol dövizli, bol siparişli bir fuar yaşamanız dileğiyle” sözleriyle konuşmasını tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/iso-baskani-erdal-bahcivan-bicak-artik-kemige-dayandisen</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 10:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2024/04/iso-baskani-erdal-bahcivan-m52-x-cover.jpg" type="image/jpeg" length="59002"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İTO Başkanı Şekib Avdagiç: “Enflasyonla Mücadelenin Faturasını Üç Yıldır Ödüyoruz”]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ito-baskani-sekib-avdagic-enflasyonla-mucadelenin-faturasini-uc-yildir-oduyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ito-baskani-sekib-avdagic-enflasyonla-mucadelenin-faturasini-uc-yildir-oduyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç, İstanbul Fashion Connection (IFCO) Fuarı’nın açılışında ekonomi politikalarına ilişkin önemli mesajlar verdi. İSO Başkanı Erdal Bahçıvan’ın sanayi sektörüne ilişkin değerlendirmelerine katıldığını belirten Avdagiç, ticaret ve turizm sektörlerinin de mevcut ekonomi politikalarının baskısı altında olduğunu söyledi. Avdagiç, “Enflasyonun aşağı çekilmesinin sadece talebi baskılayarak sağlanmasının faturasını üç yıldır ödüyoruz, ödemeye devam ediyoruz. Kârlılık ve sürdürülebilirlik konusundaki imkânlarımız gerçekten çok kısıtlı hale geldi” dedi.</strong></p>

<p>İstanbul Fashion Connection (IFCO) Hazır Giyim ve Moda Fuarı’nın açılışında konuşan İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç, iş dünyasının yeni Orta Vadeli Program’dan (OVP) beklentilerini dile getirdi.</p>

<p>Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ın katıldığı açılış töreninde konuşan Avdagiç, Türkiye’nin üretim ve ihracat gücünün yanı sıra ticaret ve turizm sektörlerinin rekabetçiliğinin de korunması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>“Erdal Başkan’ın değerlendirmelerinin tamamına katılıyorum”</p>

<p>İstanbul Sanayi Odası Başkanı Erdal Bahçıvan’ın sanayi sektörünün yaşadığı sorunlara ilişkin açıklamalarına destek veren Avdagiç, benzer sıkıntıların ticaret ve turizm sektörlerinde de yaşandığını söyledi.</p>

<p>Avdagiç, “Biraz evvel Erdal Başkanım abi olarak sanayi kesiminin bu konudaki beklentilerini paylaştı. Onların tamamına katılıyorum. Bununla beraber ticaret kesiminin ve turizm sektörünün de bu konuda baskı altında olduğunu size arz etmek istiyorum” ifadelerini kullandı.</p>

<p>“Üç yıldır bunun faturasını ödüyoruz”</p>

<p>Enflasyonla mücadelenin gerekliliğine dikkat çeken ancak uygulanan politikaların reel sektör üzerindeki etkilerinin de dikkate alınması gerektiğini belirten Avdagiç, özellikle talebi baskılayan politikaların şirketlerin kârlılığı ve sürdürülebilirliği üzerinde ciddi sonuçlar oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Avdagiç şöyle konuştu:</p>

<p>“Önümüzdeki OVP’de artık enflasyonun aşağı doğru çekilmesinin sadece dönüp talebi baskılayarak bir yere gelmesini istemiyoruz. Üç sene boyunca bunun çok ciddi faturasını, bedelini ödedik; ödemeye devam ediyoruz. Bu konudaki kârlılık ve sürdürülebilirlik imkânlarımız gerçekten çok kısıtlı hale geldi.”</p>

<p>İhracat ve ithalatta “dengeleyici yaklaşım” çağrısı</p>

<p>Türkiye’nin ihracatını artırmaya devam edebilmesi ve ithalatını kontrol altında tutabilmesi için ekonomi politikalarında daha dengeli bir yaklaşım gerektiğini belirten Avdagiç, yeni OVP’ye ilişkin beklentilerini de ortaya koydu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Türkiye’nin ihracatının artmaya devam etmesi, ithalatının da kontrol altına alınması için bu konuda dengeleyici bir yaklaşım beklentimiz olduğunu ifade etmek istiyorum” diyen Avdagiç, iş dünyasının rekabet gücünü koruyacak adımların önemine dikkat çekti.</p>

<p>Avdagiç’in mesajı, İSO Başkanı Erdal Bahçıvan’ın aynı törende yaptığı “Bıçak artık kemiğe dayandı” çıkışının ardından, reel sektörün ekonomi yönetimine yönelik ortak beklentisini de ortaya koydu. Sanayinin yanı sıra ticaret ve turizm sektörlerinin de finansman maliyetleri, iç talepteki yavaşlama ve kârlılık baskısıyla karşı karşıya olduğuna dikkat çekildi.</p>

<p>Bakan Bolat’a teşekkür</p>

<p>Konuşmasının sonunda Ticaret Bakanı Ömer Bolat’a IFCO ve İstanbul’da gerçekleştirilen fuarlara verdiği destek nedeniyle teşekkür eden Avdagiç, Bakan Bolat’ın fuarlara bizzat katılmasının sektör temsilcileri açısından önemli bir moral kaynağı olduğunu ifade etti.</p>

<p>Avdagiç, “Buradaki birçok önemli fuara şahsen katılarak, hem açılışlarımıza hem de fuarlarımızı gezerek verdiğiniz katkıdan ve bize verdiğiniz moralden dolayı teşekkür ediyorum. Dertlerimizle dertlenmenizden ve aradığımız zaman her zaman size ulaşabiliyor olmamızdan dolayı size, kıymetli bakan yardımcılarımıza ve çalışma arkadaşlarınıza temsil ettiğim kurum adına bir kez daha teşekkür ediyorum” dedi.</p>

<p>Avdagiç, konuşmasını IFCO’nun başarılı ve sektör açısından verimli bir fuar olması temennisiyle tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ito-baskani-sekib-avdagic-enflasyonla-mucadelenin-faturasini-uc-yildir-oduyoruz</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 10:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/ito-baskani-sekib-avdagic-4.jpg" type="image/jpeg" length="69320"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
