<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Fuar Dergisi</title>
    <link>https://www.fuardergisi.com.tr</link>
    <description>Fuar Dergisi, ulusal ve uluslararası fuarlar, sektörel yenilikler ve ekonomi dünyasındaki en önemli gelişmeleri takip eden profesyoneller için kapsamlı analizler, röportajlar ve özel haberler sunar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>"Türkiye'nin ilk ve tek ulusal Fuar, Kongre ve Festival dergisi</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 17 Aug 2026 16:21:23 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ege’den 2 milyar dolarlık ihracat başarısı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/egeden-2-milyar-dolarlik-ihracat-basarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/egeden-2-milyar-dolarlik-ihracat-basarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, son bir yıllık dönemde ihracatını yüzde 13,5 artırarak 2 milyar 1 milyon dolara çıkardı. Birlik, böylece Ege İhracatçı Birlikleri bünyesinde 2 milyar dolar ihracat barajını aşan ilk gıda birliği oldu.</strong></p>

<p>2001 yılında 50 milyon dolarlık ihracat gerçekleştiren birlik, 25 yılda ihracatını 40 kat büyüttü. Türkiye’nin su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatının da yüzde 50’sini tek başına gerçekleştiren birlik, ihracat yaptığı ülke sayısını 122’ye yükseltti.</p>

<p><strong>İhracatın yüzde 80’i su ürünlerinden</strong><br />
Birliğin ihracatında en büyük payı 1 milyar 596 milyon dolarla su ürünleri sektörü aldı. Bu alanda levrek 682 milyon dolarla ilk sırada yer alırken, çipura 524 milyon, Türk somonu ise 253 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi.</p>

<p>Diğer sektörlerde ise yumurta 169,5 milyon, kanatlı ürünleri 137,5 milyon, süt ürünleri 39,5 milyon ve bal 15,5 milyon dolarlık ihracata ulaştı.</p>

<p>Birlik Başkanı Ufuk Atakan Demir, yüzde 13,5’lik ihracat artışıyla 12 ihracatçı birliği arasında ihracatını en fazla artıran birlik olduklarını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>İtalya ilk sırada</strong><br />
14 Ağustos 2025-13 Ağustos 2026 döneminde en fazla ihracat İtalya’ya gerçekleştirildi. İtalya’ya 255 milyon dolarlık ihracat yapılırken, Rusya 241 milyon dolarla ikinci, Yunanistan ise 236 milyon dolarla üçüncü sırada yer aldı.</p>

<p>Bu ülkeleri Hollanda, İngiltere, ABD, Irak, Polonya, Birleşik Arap Emirlikleri ve Almanya takip etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/egeden-2-milyar-dolarlik-ihracat-basarisi</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 13:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/1786710299-1783058028-1782278628-1715587113-1652356271-1647001468-i-m-g-20200410-w-a0007.jpg" type="image/jpeg" length="67238"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ambalaj Ay Yıldızları 2026'da 109 proje finale kaldı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ambalaj-ay-yildizlari-2026da-109-proje-finale-kaldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ambalaj-ay-yildizlari-2026da-109-proje-finale-kaldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD) tarafından 12'nci kez düzenlenen Ambalaj Ay Yıldızları Yarışması'nda finalistler belli oldu. Bu yıl 220 projenin değerlendirildiği yarışmada 109 proje finale kalırken, Grafik Tasarım kategorisi 29 finalist ile en yoğun rekabetin yaşandığı alan oldu.</strong></p>

<p>ASD'nin İstanbul Kadıköy'deki merkezinde gerçekleştirilen iki günlük jüri değerlendirmesinde projeler; tasarım, inovasyon, işlevsellik, sürdürülebilirlik ve üretilebilirliğin de aralarında bulunduğu 11 farklı kriter üzerinden incelendi.</p>

<p><strong>Grafik Tasarım kategorisi öne çıktı</strong><br />
13 farklı kategoride gerçekleştirilen yarışmada en fazla finalist Grafik Tasarım kategorisinden çıktı. Bu kategoriyi 15 finalist ile Gıda, 11 finalist ile İçecekler takip etti. Lüks Ambalajlar, Tıp ve Eczacılık Ürünleri ile Elektronik ve Elektrikli Eşya kategorilerinde de dikkat çeken projeler finale yükseldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dereceye giren projeler Altın, Gümüş, Bronz ve Yetkinlik Ödülleri ile ödüllendirilecek. Altın Ödül kazanan projeler arasından ise TSE iş birliğiyle en fazla üç projeye Altın Ambalaj Ödülü verilecek.</p>

<p><strong>Kazananlar uluslararası arenaya çıkacak</strong><br />
Dünya Ambalaj Örgütü (WPO) ve Asya Ambalaj Federasyonu (APF) tarafından akredite edilen yarışmada ödül kazanan projeler, WorldStar ve AsiaStar yarışmalarına katılma hakkı elde edecek. Böylece Türk ambalaj sektörünün yenilikçi ve katma değerli çalışmaları uluslararası yarışmalarda da temsil edilecek.</p>

<p>Ödül töreninin tarihi ve yeri ise ilerleyen günlerde açıklanacak.</p>

<p>ASD Başkanı Zeki Sarıbekir, finalistlerin Türk ambalaj sektörünün tasarım ve inovasyon kapasitesini ortaya koyduğunu belirterek, yarışmanın sektörün uluslararası rekabet gücünü destekleyen önemli platformlardan biri olduğunu ifade etti. Sarıbekir, yenilikçi çözümler geliştirmenin dünya pazarlarında daha fazla katma değer yaratmanın temel unsurlarından biri olduğunu vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ambalaj-ay-yildizlari-2026da-109-proje-finale-kaldi</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 13:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/asd-baskani-zeki-saribekirjpg-1.jpeg" type="image/jpeg" length="79154"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İMO Şube Başkanı Bulut, Marmara Depreminin 27. yılında uyardı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/imo-sube-baskani-bulut-marmara-depreminin-27-yilinda-uyardi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/imo-sube-baskani-bulut-marmara-depreminin-27-yilinda-uyardi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İMO Gaziantep Şube Başkanı Mehmet Bulut, 17 Ağustos Marmara Depremi'nin 27. yılında çarpıcı uyarılarda bulundu: "Milyonlarca riskli yapıdan söz ediyoruz ancak bu yapıların hangileri olduğunu bilmiyoruz."</strong></p>

<p>TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Gaziantep Şube Başkanı Mehmet Bulut, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin 27. yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Türkiye'nin değişmeyen deprem gerçeğine dikkat çekerek, yapı stokunun tamamını kapsayan bilimsel, güncel, şeffaf ve kamuya açık bir envanter oluşturulması çağrısında bulundu.</p>

<p><strong>TEHLİKE DEVAM EDİYOR</strong></p>

<p>17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nde yaşamını yitiren vatandaşları saygıyla anan Bulut, Marmara Depremi'nin yalnızca büyük can ve mal kayıplarına yol açan bir afet olmadığını, aynı zamanda Türkiye'nin deprem gerçeğiyle yüzleştiği tarihi bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bulut, aradan geçen 27 yıla rağmen Türkiye'nin deprem tehlikesinin ortadan kalkmadığını, aksine farklı bölgelerde meydana gelen depremlerin yapı stokundaki kırılganlığı bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti.</p>

<p>2003 Bingöl, 2011 Van, 2020 Elazığ ve İzmir depremleri ile 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerin aynı gerçeği tekrar tekrar gösterdiğini dile getiren Bulut, "Her depremde, vaktiyle yapılması gerekenlerin yapılmadığını tekrar tekrar gördük" dedi.</p>

<p><strong>6 MİLYON RİSKLİ BAĞIMSIZ BÖLÜM BULUNUYOR</strong></p>

<p>Deprem riskine ilişkin tartışmaların artık farklı bir noktaya taşınması gerektiğini vurgulayan Bulut, Türkiye'nin deprem tehlikesini bildiğini ancak yapı stokunun risk durumuna ilişkin yeterli ve bütüncül bilgiye sahip olmadığını belirtti. Bulut, "Bugün artık soru depremin nerede, ne büyüklükte ve ne zaman olacağı değildir. Asıl yanıtlanması gereken soru şudur: Ülkemizde yapıların birçoğunun riskli olduğunu, büyük bir depremde yapı stokumuzun ağır darbe alacağını biliyoruz ama bu yapıların hangileri olduğunu biliyor muyuz? Ne yazık ki 27 yılın sonunda bu soruya hâlâ yeterli bir yanıt veremiyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın açıklamalarına göre Türkiye genelinde yaklaşık 36 milyon bağımsız bölüm bulunduğunu, bunların yaklaşık 6 milyonunun risk altında olduğunun ve 2 milyon bağımsız bölümün acil olarak dönüştürülmesi gerektiğinin ifade edildiğini aktaran Bulut, riskin büyüklüğünü tahmin etmenin, riskin nerede olduğunu bilmek anlamına gelmediğine dikkat çekti.</p>

<p><strong>13 YILDA BİR MİLYON BAĞIMSIZ BÖLÜM YIKILDI</strong></p>

<p>Kentsel Dönüşüm Başkanlığı'nın 2025 Yılı İdare Faaliyet Raporu'na da değinen Bulut, 2025 yılında 6306 sayılı Kanun kapsamında Türkiye genelinde 30 bin 7 yapı için riskli yapı tespiti yapıldığını belirtti. Söz konusu yapıların 194 bin 381 bağımsız bölüm içerdiğini ifade eden Bulut, aynı yıl 11 bin 940 riskli yapının yıkıldığını ve 59 bin 329 bağımsız bölümün yıkım kapsamına girdiğini söyledi.</p>

<p>2012-2025 yılları arasındaki kümülatif verilere göre ise 319 bin 551 binada riskli yapı tespiti yapıldığını, bu yapıların 1 milyon 272 bin 863 bağımsız bölüm içerdiğini aktaran Bulut, aynı dönemde 291 bin 144 binanın yıkıldığını ve yıkılan binalardaki toplam bağımsız bölüm sayısının 1 milyon 88 bin 165 olduğunu kaydetti. Bulut, mevcut rakamların Türkiye'nin önündeki dönüşüm ihtiyacının büyüklüğünü açıkça ortaya koyduğunu belirterek, "Halihazırda 6 milyon bağımsız bölümün riskli olduğu tahmin ediliyorken, aradan geçen 13 yılda yalnızca 1 milyon civarı bağımsız bölümün yıkılmış olması, kat edilen mesafenin çok düşük olduğunu göstermektedir" dedi.</p>

<p><strong>YAPI STOKU ENVANTERİ ÇIKARILMALI</strong></p>

<p>Deprem riskinin yönetilebilmesi için yalnızca ihbar edilen veya çeşitli çalışmalarla tespit edilen riskli yapıların kayıt altına alınmasının yeterli olmadığını vurgulayan Bulut, Türkiye'nin bütün yapı stokunu kapsayan kapsamlı bir envanter oluşturulması gerektiğini söyledi. Ulusal Deprem Stratejisi ve Eylem Planı kapsamında yapı stoku envanterinin 2017 yılına kadar tamamlanmasının öngörüldüğünü hatırlatan Bulut, bugün hâlâ bütüncül ve kamuoyuna açık bir yapı envanterine sahip olunmamasının önemli bir eksiklik olduğunu ifade etti. Bulut, "Yıllardır dile getirdiğimiz bu eksiklik, deprem riskinin yönetilmesinin önündeki en temel sorunlardan biridir" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>BİNANIN YAŞI TEK BAŞINA GÜVENLİK GÖSTERGESİ DEĞİLDİR</strong></p>

<p>Yapı güvenliğinin yalnızca binanın yapım yılı üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Bulut, yapıların geçmişinin de en az yaşı kadar önemli olduğunu vurguladı.</p>

<p>Bir binanın hangi yönetmeliğe göre tasarlandığı, nasıl projelendirildiği ve inşa edildiğinin yanı sıra kullanım sürecinde taşıyıcı sisteme müdahale edilip edilmediğinin de büyük önem taşıdığını dile getiren Bulut, zemin katta duvarların kaldırılması, kolon ve kirişlere müdahale edilmesi, kaçak kat ve eklentiler yapılması ile kullanım amacının değiştirilmesi gibi uygulamaların yapı güvenliğini doğrudan etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Bu nedenle yapıların kullanım sürecinde düzenli ve sistematik teknik denetimden geçirilmesi gerektiğini belirten Bulut, periyodik yapı kontrolünün yasal ve kurumsal bir sistem haline getirilmesi çağrısında bulundu.</p>

<p><strong>YENİ YAPILARIN RİSKLİ YAPILARA DÖNÜŞMESİNE İZİN VERİLMEMELİ</strong></p>

<p>Mevcut yapı stokunun dönüştürülmesinin yanı sıra bugün inşa edilen yapıların geleceğin riskli yapılarına dönüşmesinin de önlenmesi gerektiğini ifade eden Bulut, 6 Şubat depremlerinde yeni sayılabilecek bazı yapıların da yıkılmasının yapı üretim sürecindeki sorunların önemini ortaya koyduğunu söyledi.</p>

<p>Güvenli yapı üretiminin doğru zemin araştırmasından projelendirmeye, kaliteli malzeme kullanımından uygulamaya ve etkin yapı denetimine kadar birbirini tamamlayan bir mühendislik süreci olduğunu belirten Bulut, zincirin herhangi bir halkasındaki eksikliğin yapı güvenliğini tehdit edeceğini vurguladı. Bulut, yapı denetiminin ticari bir faaliyet olarak değil, doğrudan kamu yararı ve yaşam hakkıyla ilişkili bir kamu hizmeti olarak değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.</p>

<p><strong>ULUSAL YAPI STOKU BİLGİ SİSTEMİ KURULMALI</strong></p>

<p>TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası olarak çözüm önerilerini de sıralayan Mehmet Bulut, Türkiye'nin bütün yapı stokunu kapsayan güncel, bilimsel, şeffaf ve kamuya açık bir yapı envanterinin derhal oluşturulmasını istedi.</p>

<p>Bulut'un çağrıları arasında riskli yapıların durumunu sürekli izlemek amacıyla Ulusal Yapı Stoku Bilgi Sistemi kurulması, riskli yapıların müdahale süreçlerinin risk büyüklüğüne göre önceliklendirilmesi, özellikle dar gelirli vatandaşları koruyacak kamu kaynaklarının artırılması ve kentsel dönüşümün rant odaklı parsel bazlı uygulamalardan çıkarılarak kent ve bölge ölçeğinde risk odaklı yürütülmesi yer aldı. Bulut ayrıca yeni yapı üretiminde proje, uygulama, şantiye şefliği ve yapı denetimi süreçlerinde mühendislik hizmetlerinin eksiksiz verilmesini ve meslek odalarıyla daha güçlü iş birliği yapılmasını istedi.</p>

<p><strong>DAHA FAZLA BEKLEMEK İSTEMİYORUZ</strong></p>

<p>17 Ağustos 1999'dan bu yana geçen 27 yılın Türkiye'nin deprem gerçeğini anlaması için fazlasıyla uzun bir süre olduğunu ifade eden Mehmet Bulut, bilim insanlarının, mühendislerin, meslek odalarının, üniversitelerin ve kamu kurumlarının yıllardır uyarılarda bulunduğunu hatırlattı. Bulut, yaşanan her büyük depremin aynı sorunları yeniden gündeme getirdiğini belirterek, "17 Ağustos 1999'da yaşamını yitiren yurttaşlarımızı anmanın en anlamlı yolu, aynı acıların yeniden yaşanmasını önlemek için vakit kaybetmeden harekete geçmektir" dedi.</p>

<p>İMO Gaziantep Şube Başkanı Bulut, deprem gerçeğinin ertelenemeyecek bir kamu politikası olduğunu vurgulayarak, Türkiye'nin artık deprem olduktan sonra müdahale eden değil, deprem olmadan önce riskleri belirleyen, azaltan ve yöneten bir anlayışı kalıcı biçimde hayata geçirmesi gerektiğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/imo-sube-baskani-bulut-marmara-depreminin-27-yilinda-uyardi</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 11:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/imo-gaziantep-sube-baskani-mehmet-bulut2.jpeg" type="image/jpeg" length="24640"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye’nin 17 Şehri ATF Tourism Cities’te Buluşuyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/turkiyenin-17-sehri-atf-tourism-citieste-bulusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/turkiyenin-17-sehri-atf-tourism-citieste-bulusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>ATF26 Türkiye, şehirlerin turizm vizyonunu ulusal ve uluslararası turizm profesyonelleriyle buluşturacak yeni platformu “ATF Tourism Cities”i hayata geçiriyor. İlk buluşmada Türkiye’nin farklı bölgelerinden 17 şehir; belediye başkanları ve yerel yönetim temsilcileriyle ATF sahnesinde yer alacak.</strong></p>

<p>26–27–28 Ekim 2026 tarihlerinde Antalya Fuar Merkezi ANFAŞ’ta gerçekleştirilecek ATF26 Türkiye, bu yıl destinasyon yönetimi ve şehir turizmine odaklanan yeni yapılanması ATF Tourism Cities’in lansmanını gerçekleştirecek.</p>

<p>ATF Tourism Cities kapsamında düzenlenecek Tourism Cities Summit, Türkiye’nin farklı turizm dinamiklerine sahip şehirlerini sektörün karar vericileri, yatırımcıları, tur operatörleri ve seyahat acenteleriyle buluşturacak. Zirvede; şehir markalaşması, 12 ay turizm hedefleri, sürdürülebilir destinasyon yönetimi, gastronomi ve kültür rotaları, yeni yatırım alanları ve değişen turist profillerine yönelik stratejiler ele alınacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Türkiye’nin 17 Şehri Turizmin Kalbi ATF Türkiye’de</strong><br />
ATF Tourism Cities’in ilk buluşmasında Antalya, Muğla, Nevşehir, Trabzon, Adana, Ankara, Gaziantep, Konya, Manisa, Balıkesir, Erzurum, Rize, Samsun, Tokat, Sivas, Amasya ve Mersin yer alacak. Program kapsamında davet edilen isimler:</p>

<p>Ahmet Aras – Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı<br />
Rasim Arı – Nevşehir Belediye Başkanı<br />
Büşra Özdemir – Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili<br />
Ahmet Metin Genç – Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı<br />
Güngör Geçer – Adana Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili<br />
Mansur Yavaş – Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı<br />
Fatma Şahin – Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı<br />
Uğur İbrahim Altay – Konya Büyükşehir Belediye Başkanı<br />
Besim Dutlulu – Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı<br />
Ahmet Akın – Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı<br />
Mehmet Sekmen – Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı<br />
Rahmi Metin – Rize Belediye Başkanı<br />
Halit Doğan – Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı<br />
Mehmet Kemal Yazıcıoğlu – Tokat Belediye Başkanı<br />
Dr. Adem Uzun – Sivas Belediye Başkanı<br />
Av. Turgay Sevindi – Amasya Belediye Başkanı<br />
Vahap Seçer – Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı</p>

<p><strong>Şehirlerin Turizm Vizyonu ATF26’ya Taşınacak</strong><br />
Belediye başkanları, yerel yöneticiler ve turizm kanaat önderleri; destinasyon yönetimi, şehir markalaşması, gastronomi, kültür, doğa ve yerel deneyimler, yatırım ve sürdürülebilirlik başlıklarında şehirlerinin gelecek vizyonunu paylaşacak.</p>

<p>Tourism Cities Summit dört ayrı oturumdan oluşacak:</p>

<p>“Uluslararası Turizmde Türkiye’nin Vitrin Şehirleri”<br />
“Kültür, Gastronomi ve Medeniyetin Turizme Dönüşümü”<br />
“Doğa, Yerel Deneyimler ve Türkiye’nin Yeni Turizm Rotaları”<br />
“Anadolu Kültür Koridoru: Bölgesel Kalkınma ve Yerel Yönetimlerin Turizm Vizyonu”</p>

<p>Oturumlarda şehirlerin uluslararası pazarlardaki konumlarının güçlendirilmesi, kültürel ve gastronomik değerlerin turizm ekonomisine kazandırılması, yeni destinasyon ve rota modelleri ile yerel yönetimlerin turizmdeki rolü ele alınacak.</p>

<p><strong>Şehirler Küresel Turizm Profesyonelleriyle Buluşacak</strong><br />
100’ü aşkın ülkeden 40.000’in üzerinde profesyonel ziyaret, 1.000’den fazla turizm markası ve yurt dışından davet edilen 2.500’ün üzerinde seyahat acentası temsilcisinin katılımının beklendiği ATF26 Türkiye, şehirlerin uluslararası turizm pazarındaki görünürlüğünü artıracak önemli bir buluşma zemini oluşturacak. Platform kapsamında şehirler arası iş birlikleri, ortak destinasyon pazarlama modelleri, kültür ve gastronomi rotaları, alternatif turizm ürünleri, yatırım fırsatları ve yerel kalkınma modelleri de gündeme taşınacak.</p>

<p><strong>17 Şehir İçin Yerel Basına Özel Haber Çalışması</strong><br />
ATF Tourism Cities’in lansmanıyla birlikte programa katılan 17 şehir için ayrı ayrı yerel basın çalışmaları hazırlanacak. Bu içeriklerle şehirlerin turizm potansiyeli, destinasyon hedefleri ve belediye başkanlarının vizyonu kendi bölgelerindeki kamuoyuna da aktarılacak.</p>

<p><strong>ATF Tourism Cities İlk Kez ATF26 Türkiye’de</strong><br />
ATF Tourism Cities, Türkiye’nin şehirlerini turizm endüstrisinin karar vericileriyle buluşturan yeni bir destinasyon platformu olarak ATF26 Türkiye’de ilk kez sektörle buluşacak. İş Bankası ana sponsorluğu ve Kilit Hospitality ana partnerliğinde, “Hospitality Intelligence” temasıyla düzenlenecek ATF26 Türkiye; otelleri, destinasyonları, seyahat acentelerini, tur operatörlerini, yatırımcıları ve turizm teknolojisi şirketlerini üç gün boyunca Antalya’da bir araya getirecek. 2025 yılında 109 ülkeden 42.000’in üzerinde profesyonel ziyaret ve 1.018 markanın katılımıyla gerçekleştirilen ATF Türkiye, 2026 yılında yeni platformlarıyla turizmin ticaret ve vizyon buluşmasını daha da ileri taşıyacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/turkiyenin-17-sehri-atf-tourism-citieste-bulusuyor</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 11:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/mailing-2.jpeg" type="image/jpeg" length="21965"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[HESİAD: 'Türkiye, İletim Sistemi Esnekliği ve Enerjide Dışa Bağımlılığı Azaltmak İçin Pompaj Depolamalı HES'lerde Acil Aksiyon Almalı']]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/hesiad-turkiye-iletim-sistemi-esnekligi-ve-enerjide-disa-bagimliligi-azaltmak-icin-pompaj-depolamali-heslerde-acil-aksiyon-almali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/hesiad-turkiye-iletim-sistemi-esnekligi-ve-enerjide-disa-bagimliligi-azaltmak-icin-pompaj-depolamali-heslerde-acil-aksiyon-almali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Enerji depolama konusu, farklı açılardan üstlendiği kritik rol nedeniyle tüm dünyada giderek daha fazla ön plana çıkıyor. Özellikle 2025 yılında Avrupa'da İspanya ve Portekiz'de, Amerika'da ise Kaliforniya'da hayatı durma noktasına getiren saatler süren elektrik kesintileri, depolama olgusunun sokaktaki vatandaşın da radarına daha fazla girmeye başlamasına neden oldu. Peki Türkiye'de tablo ne ve elektrik depolama konusunda hidroelektrik santraller nasıl bir işlev sergileyebilir?</strong></p>

<p>Türkiye yenilenebilir enerji sektörü giderek büyüyor ve bu paralelde yenilenebilir kaynaklardan elde edilen enerjinin kullanımı da giderek artıyor. Ülk emizde elektrik sistemi, özellikle güneş̧ ve rüzgâr enerjisi kurulu gücünde öngörülen bu hızlı artış nedeniyle, enerji üretim kapasitesinin artırılmasının ötesinde, üretilen enerjinin doğru zamanda kullanılmasını sağlayacak büyük ölçekli bir <strong>enerji depolama ve sistem esnekliği dönüşümüne</strong> ihtiyaç̧ duyuyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından açıklanan Türkiye Ulusal Enerji Planı'na göre, 2035 yılına kadar rüzgâr ve güneş enerjisi kurulu gücünün toplam 120 bin megavata (120 gigavat) çıkarılması hedefleniyor. Sektörün giderek büyümesi, bir yandan hedeflendiği gibi yenilenebilir enerji üretiminin toplam elektrik üretimindeki payını artırırken bir yandan da- özellikle ilkbahar ve yaz aylarında- gündüz saatlerinde üretim fazlasına, aksam saatlerinde ise hızlı net yük artışına neden oluyor.</p>

<p>Hidroelektrik Santralleri Sanayi ve İş İnsanları Derneği HESİAD tar afından hazırlatılan 'Pompaj Depolamalı Hidroelektrik Santraller Teknik Raporu', enerji güvenliğinde önemli bir kilometre taşı olan pompaj depolamalı HES (PHES) konusunu hızlıca ülke gündemine taşımayı amaçlıyor. Türkiye güneş ve rüzgâr enerjisindeki istikrarlı büyümesini sürdürürken, enerji dönüşümünün önündeki yeni başlıklardan biri 'üretilen elektriğin ihtiyaç duyulan zamana taşınması ve şebekenin değişken üretime uyum sağlayabilmesi' olacak. HESİAD raporu, bu ihtiyacın karşılanmasında pompaj depolamalı hidroelektrik santrallerin (PHES) üstlenebileceği rolü tüm teknik ve ekonomik boyutlarıyla ortaya koyuyor.</p>

<p>Pompaj Depolamalı Hidroelektrik Santraller Teknik Raporu'na dair konuşan HESİAD Başkanı Elvan Tuğsuz Güven, hidroelektrik santrallerin, yenilenebilir kaynaklara dayalı büyük ölçekli temiz enerji üretiminde ön plana çı karken uzun saatler boyunca sağlayabildikleri depolama seçenekleriyle de enerji arz güvenliğinin önemli güvencelerinden biri olarak kabul edildiğine dikkat çekti. "Dünya genelinde giderek yaygınlaşmasına karşın Türkiye'de henüz planlama ya da işletme aşamasında pompaj depolamalı bir hidroelektrik santral (PHES) bulunmuyor" diyen Güven, Türkiye'nin bugün harekete geçse en iyi ihtimalle 8-10 yıl arasında ilk pompaj depolamalı HES'ini işletmeye alacağının altını çizerek "2035 için oldukça iddialı ulusal hedeflerimiz var. PHES'leri 2030'ların başında devreye almak istiyorsak hemen bugün harekete geçmemiz gerekiyor" açıklamasını yaptı.</p>

<p><strong>Depolama olmazsa yenilenebilir enerjinin dörtte birinden fazlası kullanılamayabilir!</strong></p>

<p>Raporun dikkat çekici sonuçlarından biri, yeterli enerji depolama kapasitesinin oluşturulmaması halinde ortaya çıkabilecek yenilenebilir enerji kesin tileri. Türkiye elektrik sektöründe 30 yıla yakın deneyimiyle saygın bir isim olan Elektrik ve Elektronik Yüksek Mühendisi Nurhan Ozan'ın imza attığı rapordaki projeksiyonlara göre herhangi bir batarya veya pompaj depolamalı HES kapasitesinin bulunmaması durumunda 2030'da toplam güneş ve rüzgâr üretiminin yaklaşık yüzde 7,8'i; 2035'te yüzde 16,2'si ve 2040'ta da yüzde 26,5'i sistem tarafından doğrudan kullanılamayacak hale gelebilir. Enerji miktarı açısından bu kaybın ifadesi ise 2040 yılında yaklaşık 57,38 TWh olarak hesaplanıyor. Bu rakamlar, 'depolamanın, yenilenebilir enerji yatırımlarını tamamlayan ikincil bir unsur olmaktan çıkarak enerji dönüşümünün temel altyapılarından biri haline geldiğine' işaret ediyor.</p>

<p><strong>'Batarya ve pompaj depolamalı HES birbirinin alternatifi değil'</strong></p>

<p>Raporun, batarya depolamalı sistemlerin gerekli olduğunu, ancak Türkiye'nin de polama stratejisinin yalnızca batarya yatırımları üzerine kurulmasının yeterli olmayacağını gösterdiğini belirten HESİAD Başkanı Güven, bataryaların hızlı tepki, frekans kontrolü, kısa süreli rampalama ve 1–4 saatlik enerji kaydırma ihtiyaçlarında önemli rol oynarken, pompaj depolamalı HES'lerin özellikle 8–12 saat ve üzerindeki uzun süreli depolama ihtiyacının karşılanmasında öne çıkacağını vurguladı. Batarya ve PHES yatırımlarını birbirinin alternatifi değil, elektrik sisteminin farklı ihtiyaçlarını karşılayan tamamlayıcı teknolojiler olarak değerlendiren rapora göre, Türkiye için önerilen bütünleşik depolama portföyünde, 2030 yılında 15 bin MW bir saatlik batarya kapasitesinin yanı sıra 4 bin MW sekiz saatlik PHES kapasitesine ihtiyaç var. PHES ihtiyacının 2035 yılında toplam 10 bin 400 MW'a, 2040 yılında ise 16 bin MW'a ulaşabileceği de raporda yer alan öngörüler arasında bulunuyor.</p>

<p><strong>PHES yalnızca enerji depolamıyor, şebekeyi de destekliyor</strong></p>

<p>Pompaj depolamalı HES'lerin sağladığı fayda yalnızca yenilenebilir kaynaklardan üretilen fazla elektriğin daha sonra kullanılmak üzere depolanmasıyla sınırlı değil. Bu tesisler; sektörün sürdürülebilirliği açısından da elzem olan akşam puantının karşılanması, yenilenebilir enerji kesintilerinin azaltılması, frekans kontrolü, rezerv sağlanması, hızlı rampalama, gerilim desteği, sistem ataleti, black-start kabiliyeti ve iletim sistemi kararlılığı gibi çok sayıda sistem hizmetini sağlayabiliyor. "Bu özellikleriyle PHES'lerin klasik bir elektrik üretim tesisi olarak değil, yenilenebilir enerji kapasitesinin güvenli biçimde sisteme entegre edilmesini sağlayan stratejik enerji altyapısı olarak ele alınması gerek" diyen Elvan Tuğsuz Güven, Türkiye hidroelektrik sektörünün 32 GW'ı aşan kurulu gücüyle Avrupa'da ik inci, dünyada ise dokuzuncu sırada bulunduğunu hatırlatarak, "Ülkemiz enerjide çok iyi bir yol haritası izliyor. Böyle bir ülke profilinin, enerji arz güvenliğini güçlendirmek adına, mümkün olan en kısa sürede pompaj PHES'leri de enerji portföyüne katmasının şart olduğunu düşünüyoruz" dedi.</p>

<p><strong>Yatırım modeli oluşturulmadan projelerin hayata geçmesi güç</strong></p>

<p>HESİAD tarafından hazırlatılan PHES Teknik Raporu'nda aynı zamanda 'PHES yatırımlarının yalnızca elektrik fiyatlarının düşük olduğu saatlerde enerji alıp yüksek olduğu saatlerde satılmasına dayalı piyasa arbitrajıyla finanse edilmesinin güç olduğuna' da dikkat çekiliyor.</p>

<p>Yatırımların ekonomik olarak yapılabilir hale gelmesi için PHES'lerin sisteme sağladığı depolama, esneklik, kapasite ve yan hizmet değerlerinin de gelir mekanizmaların a yansıtılması gerekiyor. Raporda ayrıca PHES'lerin pompalama sırasında tüketici, üretim sırasında ise üretici olarak iki yönlü sistem kullanım bedeline tabi olmasının proje ekonomisi üzerindeki olumsuz etkisine dikkat çekiliyor. Raporda bu kapsamda depolama amacıyla kullanılan elektriğe yönelik özel bir tarife mekanizması, sistem kullanım bedellerinin yeniden düzenlenmesi, yan hizmet gelirleri ile uzun dönemli kapasite veya sistem hizmeti sözleşmelerinin birlikte değerlendirilmesi de öneriliyor. Raporda yer alan bir diğer dikkat çekici öneri ise depolama ihtiyacının oluşmadığı günlerde PHES'in çevrim yapabilmesi için pompalama enerjisine belirlenen zaman aralıklarında öngörülebilir özel bir tarife uygulanması.</p>

<p><strong>"Türkiye bugün harekete geçmeli!"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye'de bugün itibarıyla işletmede pompaj depolamalı bir hidroelektrik santral bulunmuyor. Buna karşılık raporun proj eksiyonları, uzun süreli depolama ihtiyacının önümüzdeki yıllarda hızla artacağını gösteriyor.</p>

<p>Türkiye'nin bu konuda hiç zaman kaybetmeden harekete geçmesi gerektiğini belirten HESİAD Başkanı Elvan Tuğsuz Güven, PHES projelerinde ön fizibiliteden ticari işletmeye geçiş süresinin <strong>ortalamada 8-10 yılı bulabildiğini bir kez daha dile getirerek</strong> bu nedenle uygun sahaların belirlenmesi, fizibilite çalışmalarının başlatılması, şebeke bağlantı noktalarının planlanması ve yatırımcı açısından öngörülebilir bir gelir ve destek modelinin oluşturulması için zaman kaybedilmemesi gerektiğinin altını çizdi. Güven, pompaj depolamalı HES'lerin gündeme alınmasının yalnızca hidroelektrik sektörü açısından değil; Türkiye'nin arz güvenliği, şebeke esnekliği ve yenilenebilir enerji dönüşümünün sürdürülebilirliği açısından stratejik önem taşıdığını da tekrar sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/hesiad-turkiye-iletim-sistemi-esnekligi-ve-enerjide-disa-bagimliligi-azaltmak-icin-pompaj-depolamali-heslerde-acil-aksiyon-almali</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 11:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/kjkjjhv.JPG" type="image/jpeg" length="92353"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Allianz Türkiye Yapay Zekayı İş Modelinin Merkezine Taşıyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/allianz-turkiye-yapay-zekayi-is-modelinin-merkezine-tasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/allianz-turkiye-yapay-zekayi-is-modelinin-merkezine-tasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>15 milyon euroyu aşan yapay zekâ ve veri yatırımı ile Allianz Türkiye; yapay zekayı teknoloji projesi olmaktan çıkarıp müşteri değeri, risk yönetimi ve çalışan yetkinliği yaratan stratejik bir kabiliyete dönüştürüyor.</strong></p>

<p>Yapay zekâ artık yalnızca teknoloji yatırımlarının değil, rekabet avantajının da belirleyici unsurlarından biri. Sigortacılıkta farkı yaratan ise yapay zekaya sahip olmak değil; onu güvenli biçimde ölçekleyebilmek, karar kalitesini artırmak ve müşteriye somut değer olarak yansıtabilmek. Allianz Türkiye, 2018 'den bu yana geliştirdiği veri ve analitik altyapısı üzerine kurduğu yapay zekâ dönüşümünü bu anlayışla yürütüyor.</p>

<p>Şirket, son beş yılda yapay zekâ ve veri alanında 15 milyon euroyu aşan yatırım gerçekleştirdi. Bu yatırımların odağında dört stratejik hedef bulunuyor: müşteriyi daha iyi anlamak ve daha kişisel hizmet sunmak; riskleri ve suistimali daha doğru öngörmek, operasyonel kararları hızlandırmak; çalışanların teknolojiyle birlikte daha yüksek katma değer üretmesini sağlamak.</p>

<p>Yatırımdan ölçülebilir iş değerine</p>

<p>Allianz Türkiye'nin yaklaşımında yapay zekanın başarısı kullanılan model sayısıyla değil, yarattığı sonuçla ölçülüyor. Bugün yapay zekâ destekli uygulamalar hasardan fiyatlamaya, ticari tekliflerden sağlık provizyonlarına, doküman işlemeden müşteri terk öngörülerine kadar geniş bir alanda kullanılıyor.</p>

<p>• Hasar karar süreleri 5 kat kısaldı.</p>

<p>Ticari teklif hazırlama süresi 4 saatten 15 dakikaya indi. • Doküman işleme süreçlerinde %99 doğruluk seviyesine ulaşıldı.</p>

<p>• Yapay zekâ destekli dolandırıcılık tespit modellerinde başarı oranı %30 arttı.</p>

<p>• Yapay zekâ uygulamaları bugüne kadar 20 milyon euronun üzerinde değer yarattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Müşteriyi yalnızca işlem anında değil, ihtiyaç ortaya çıkmadan önce anlamak</p>

<p>Allianz Türkiye, büyük dil modelleri ve üretken yapay zekayı yalnızca otomasyon için değil, müşteri davranışlarını ve deneyim alanlarını daha iyi anlamak için kullanıyor. Çağrı merkezi verileri üzerinde yapılan gelişmiş analizler; tekrar eden ihtiyaçların, sorun alanlarının ve beklentilerin daha erken görünür hale gelmesini sağlıyor. Böylece yapay zekâ yalnızca mevcut süreçleri hızlandıran bir araç olmaktan çıkıyor; ürün, hizmet ve müşteri deneyiminin yeniden tasarlanmasına girdi sağlıyor.</p>

<p>Sağlık sigor talarında kullanılan Smart STP sistemi provizyon süreçlerini saniyeler içinde sonuçlandırırken, yapay zekâ destekli suistimal tespit modelleri hem müşterilerin hem de sigorta havuzunun korunmasına katkı sağlıyor. Bu yaklaşımın temel hedefi daha hızlı işlem kadar daha tutarlı karar, daha doğru risk değerlendirmesi ve daha güvenilir müşteri deneyimi yaratmak.</p>

<p>Dönüşümün ikinci ekseni yazılım geliştirme. Allianz Türkiye'de 300'ün üzerinde yazılımcı günlük iş akışlarında AI-assisted yazılım geliştirme yaklaşımını kullanıyor. Ön yüz, mobil ve backend geliştirmeden test ve kalite güvence süreçlerine kadar 15'in üzerinde coding agent aktif durumda.</p>

<p>Şirket, yazılım geliştirme yaşam döngüsündeki her iki aktiviteden birinin GenAI destekli yürütülmesini ve bu alanda %50 verimlilik artışı sağlanmasını hedefliyor. Bir sonraki aşamada Agentic AI tabanlı çalışma modelleriyle, belirli görevleri pla nlayabilen ve yürütebilen yapay zekâ ajanlarının insan uzmanlığı ve gözetimiyle birlikte çalıştığı yeni bir mühendislik modeline geçiş amaçlanıyor.</p>

<p>Teknoloji kadar önemli olan konu: Organizasyonun dönüşümü</p>

<p>Allianz Türkiye, yapay zekâ dönüşümünü yalnızca teknoloji ekiplerinin sorumluluğu olarak görmüyor. "AI for All" programı ile çalışanların yapay zekayı etkin, doğru ve sorumlu biçimde kullanabilmesi ve veri odaklı karar alma kültürünün kurum geneline yayılması hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/allianz-turkiye-yapay-zekayi-is-modelinin-merkezine-tasiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 17:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/allianz-144213023.png" type="image/jpeg" length="23803"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aksa Enerji’den İlk Yarıda 7,3 Milyar TL FAVÖK]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/aksa-enerjiden-ilk-yarida-73-milyar-tl-favok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/aksa-enerjiden-ilk-yarida-73-milyar-tl-favok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Aksa Enerji, 2026’nın ilk yarısında 7,3 milyar TL FAVÖK elde ederken, FAVÖK marjını %36 ile tarihi rekor seviyeye taşıdı. Son yıllarda hızlandırdığı yatırımlarıyla kapasite, coğrafya ve kaynak çeşitliliği odağında büyümesini sürdüren şirket, bu dönemde Kazakistan’daki 264 MW’lık Kızılorda Santrali’ni tam kapasiteyle ticari işletmeye alırken, Gana’daki 350 MW’lık Kumasi yatırımının 179 MW kurulu güce sahip ilk fazının kombine çevrim dönüşümünü tamamladı. Türkiye’deki depolamalı yenilenebilir enerji yatırımlarında da ilk projelerini devreye aldı.</strong></p>

<p>8 ülkedeki 15 santral operasyonu ve 3.500 MW üzeri kurulu gücüyle global bir enerji şirketi konumuna ulaşan Aksa Enerji, 2026 yılının ilk yarısına ilişkin konsolide finansal sonuçlarını açıkladı. Bu dönemde şirketin FAVÖK’ü 7,3 milyar TL ve net dönem kârı 1,2 milyar TL olarak gerçekleşirken; FAVÖK marjı %36 seviyesinde oluştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aksa Enerji, süregelen yatırımların ardı ardına devreye girmesiyle operasyonel kapasitesini artırdı. Kazakistan’daki 264 MW’lık Kızılorda Santrali’nin tam kapasiteyle ticari işletmeye alınması şirketin Orta Asya’daki varlığını güçlendirirken, depolamalı yenilenebilir enerji yatırımları da kaynak çeşitliliğini artırarak Türkiye’nin enerji dönüşümüne katkı sağladı. Gana’da iki faz halinde hayata geçirilen ve toplamda 350 MW kurulu güce ulaşması planlanan Kumasi Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali’nin 179 MW’lık ilk fazının kombine çevrim dönüşümünün tamamlanması da şirketin Afrika’daki uzun vadeli büyüme stratejisindeki önemli adımlardan biri oldu.</p>

<p>Aksa Enerji CEO’su ve İcra Kurulu Başkanı Naci Ağbal, yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:</p>

<p>“2026’nın ilk yarısı, devam eden yatırım programımızın sonuçlarının çok daha görünür hale geldiği bir dönem oldu. Finansal disiplinimizi ve operasyonel odağımızı korurken yeni yatırımlarımızla kapasitemizi ve coğrafi çeşitliliğimizi güçlendirdik. Kazakistan’daki Kızılorda Santralimizin tam kapasiteyle devreye girmesiyle Orta Asya’daki varlığımızı büyütürken, Türkiye’de depolamalı yenilenebilir enerji yatırımlarımızın ilk projelerini üretime aldık. Afrika’daki operasyonlarımızın amiral gemisi konumundaki Gana’da ise Kumasi Santral yatırımımızın 179 MW’lık ilk fazının kombine çevrim dönüşümünü tamamladık ve ülkedeki toplam kurulu gücümüzü 549 MW’a yükselttik.</p>

<p>Önümüzdeki dönemde de 941 MW’lık depolamalı yenilenebilir enerji yatırım portföyümüzü adım adım hayata geçirerek Türkiye’nin enerji dönüşümüne katkı sağlayacağız. Bununla birlikte büyümeyi yalnızca kurulu güç artışı olarak görmüyoruz. Doğru projeyi doğru sözleşme ve finansman modeliyle hayata geçirmek, kaynak ve coğrafya çeşitliliğimizi artırmak ve büyüyen global operasyonlarımızı güçlü bir kurumsal altyapıyla desteklemek sürdürülebilir yüksek büyüme stratejimizin temelini oluşturuyor. Uluslararası alanda ödüllendirilen finansman modellerimiz ve dijital dönüşüm yatırımlarımız bu stratejiyi destekleyen önemli adımlar oldu. Finansal disiplinimizi koruyarak, Türkiye’de ve faaliyet gösterdiğimiz coğrafyalarda uzun vadeli değer yaratmaya devam edeceğiz.”</p>

<p><strong>Aksa Enerji’nin Orta Asya’daki Kurulu Gücü 1.484 MW’a Ulaştı</strong></p>

<p>Aksa Enerji, ilk yarıda Kazakistan’daki 264 MW kurulu güce sahip Kızılorda Kombine Isı ve Enerji Santrali’ni tam kapasiteyle ticari işletmeye aldı. Böylece Kazakistan’daki ilk yatırımını hayata geçiren şirket, Özbekistan’daki 1.220 MW’lık kurulu gücüyle birlikte Orta Asya’daki toplam kurulu gücünü 1.484 MW’a ulaştırdı. Kızılorda Santrali’nde yaklaşık 100 yerel çalışana istihdam sağlayan Aksa Enerji, yatırımlarıyla bölgenin enerji arz güvenliğine katkı sunarken yerel ekonomiyi ve istihdamı da destekliyor.</p>

<p><strong>Gana’da Kurulu Güç 549 MW’a Yükseldi</strong></p>

<p>Aksa Enerji, Gana’daki büyüme programında önemli bir aşamayı daha tamamladı. İki faz halinde yürütülen ve toplamda 350 MW kurulu güce ulaşması planlanan Kumasi Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali’nin 179 MW kurulu güce sahip ilk fazının kombine çevrim dönüşümü tamamlandı. Ocak ayından itibaren 130 MW kapasiteyle basit çevrim olarak ticari üretim yapan ilk faz, teknolojik dönüşümün tamamlanmasıyla daha yüksek verimlilik sağlayan kombine çevrim yapısına kavuştu. Böylece Aksa Enerji’nin, 2017 yılından bu yana işletmekte olduğu 370 MW’lık Tema Santrali ile birlikte Gana’daki toplam kurulu gücü 549 MW’a ulaştı.</p>

<p>20 yıl süreli ABD doları bazlı garantili satış anlaşması kapsamında Aksa Enerji tarafından finanse edilip inşa edilen Kumasi Santrali’nin işletme ve bakım faaliyetleri de şirket tarafından yürütülüyor. Kombine çevrim teknolojisi sayesinde aynı yakıt miktarıyla daha fazla elektrik üretimi sağlayan santral, Gana’nın enerji arz güvenliğine daha verimli ve güvenilir üretim kapasitesiyle katkıda bulunuyor. Aksa Enerji’nin Gana operasyonlarında 130’un üzerinde yerel çalışan görev yaparken, yerel çalışanlar toplam iş gücünün %64’ünü oluşturuyor.</p>

<p><strong>Depolamalı Yenilenebilir Enerji Projelerinde İlk Tesisler Üretime Başladı</strong></p>

<p>İlk yarıda Aksa Enerji, Türkiye’nin enerji dönüşümünü destekleyen yenilenebilir enerji ve enerji depolama yatırımlarında önemli adımlar attı. Gaziantep’te hayata geçirilen Pamuk Depolamalı Güneş Enerjisi Santrali, ticari üretime başlarken, Şanlıurfa’daki RASA Müstakil Elektrik Depolama Tesisi ise tedarik lisansı kapsamında işletmeye alınan Türkiye’nin ilk müstakil elektrik depolama tesisi oldu. Aynı dönemde, Manisa’da hayata geçirilmesi planlanan 82,16 MW kurulu güçteki Depolamalı Rüzgâr Enerji Santrali projesinin ve Kayseri’de planlanan 10 MW kurulu güce sahip olacak Fatih Depolamalı Güneş Enerjisi Santrali projesinin elektrik üretim lisansı EPDK tarafından onaylandı. Aksa Enerji, Türkiye genelinde 11 ilde toplam 941 MW kurulu güce ulaşması planlanan depolamalı yenilenebilir enerji yatırım portföyünü hayata geçirmek üzere çalışmalarını sürdürüyor.</p>

<p><strong>Finansman Gücü ve Kurumsal Dönüşüm Büyümeyi Destekliyor</strong></p>

<p>Aksa Enerji, büyüme stratejisini uluslararası finansman iş birlikleri ve güçlü kurumsal altyapıyla desteklemeyi sürdürüyor. Şirket, farklı coğrafyalarda hayata geçirdiği enerji yatırımları ve bu yatırımları destekleyen finansman yapılarıyla “En İyi Güneş Enerjisi Finansmanı Anlaşması” ve “Afrika’daki En İyi Enerji Finansmanı Anlaşması” ödüllerini aldı.</p>

<p>Aksa Enerji, finansman kaynaklarını çeşitlendirirken büyüyen global operasyonlarını destekleyecek kurumsal altyapısını da güçlendirdi. Project Nexus kapsamında SAP S/4HANA dönüşümünü canlıya alan şirket, üç kıtaya yayılan operasyonlarını ortak ve entegre bir dijital altyapıda buluşturma yönünde önemli bir adım attı. Aynı dönemde BIST 50 Endeksi’ne dahil olan Aksa Enerji, BIST Sürdürülebilirlik ve BIST Kurumsal Yönetim endekslerindeki yerini de korudu. Şirketin Kurumsal Yönetim Uyum Derecelendirme Notu ise geçen yıla göre 11 baz puan artarak 10 üzerinden 9,54’e yükseldi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/aksa-enerjiden-ilk-yarida-73-milyar-tl-favok</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 16:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/dcsld.JPG" type="image/jpeg" length="95555"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Kacır: İhracatımızı 36 milyar dolardan 278 milyar dolara çıkardık]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/bakan-kacir-ihracatimizi-36-milyar-dolardan-278-milyar-dolara-cikardik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/bakan-kacir-ihracatimizi-36-milyar-dolardan-278-milyar-dolara-cikardik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye'nin son 23 yılda üretim, ihracat ve teknoloji alanlarında önemli bir dönüşüm gerçekleştirdiğini belirterek, ihracatın 36 milyar dolardan 278 milyar dolara, imalat sanayisi katma değerinin ise 41 milyar dolardan 250 milyar doların üzerine çıktığını söyledi.</strong></p>

<p>Kacır, Kocaeli'de elektrikli Hyundai IONIQ 3 araçlarının Türkiye'deki seri üretim başlangıç törenine katıldı. Programa Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, Güney Kore'nin Ankara Büyükelçisi Sukjong Boo ve Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Berna Abiş de katıldı.</p>

<p><strong>"Küresel ekonomi yeni bir döneme giriyor"</strong><br />
Konuşmasında küresel ekonomide yaşanan dönüşüme dikkat çeken Kacır, ülkelerin artık yalnızca maliyet avantajına değil, tedarik güvenliği, teknoloji yetkinliği ve stratejik dayanıklılığa odaklandığını belirtti.</p>

<p>Korumacı ekonomi politikalarının ve yerli üretimin öne çıktığını ifade eden Kacır, gelişmiş ekonomilerin kritik teknolojilerde kendi üretim kapasitelerini artırmaya ve stratejik yatırımları ülkelerine çekmeye yönelik politikalar uyguladığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Türkiye'nin sanayi üretimi yüzde 31 arttı</strong><br />
Türkiye'nin sanayi üretimindeki artışa da değinen Kacır, pandemi öncesi döneme kıyasla Türkiye'nin sanayi üretiminin yüzde 31 arttığını belirtti.</p>

<p>Aynı dönemde sanayi üretiminin Almanya'da yüzde 11,5, İtalya'da yüzde 5,8 ve Fransa'da yüzde 3,3 gerilediğini ifade eden Kacır, Türkiye'deki artışın araştırma ve inovasyon kapasitesinin güçlendirilmesi, planlı sanayileşme, nitelikli insan kaynağı ve katma değerli üretime yönelik politikaların önemini ortaya koyduğunu söyledi.</p>

<p><strong>İhracat 278 milyar dolara ulaştı</strong><br />
Son 23 yıllık dönemde Türkiye'nin ihracat performansında yaşanan değişime dikkat çeken Kacır, ihracatın 36 milyar dolardan 278 milyar dolara, imalat sanayisi katma değerinin ise 41 milyar dolardan 250 milyar doların üzerine yükseldiğini belirtti.</p>

<p>Türkiye'nin bugün Çin'den Orta Avrupa'ya uzanan geniş bir coğrafyada ürün ve pazar çeşitliliği açısından önde gelen ihracatçı ülkelerden biri olduğunu ifade eden Kacır, bu başarıda sanayiciler, girişimciler, mühendisler ve çalışanların katkısının bulunduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Otomotiv üretimi 1,5 milyon adede yükseldi</strong><br />
Kacır, otomotiv sektörünün Türkiye'nin sanayi yapısındaki stratejik konumuna da dikkat çekti.</p>

<p>Son 23 yılda otomotiv üretiminin 357 bin adetten 1,5 milyon adede, sektörün ihracatının ise 4,8 milyar dolardan 41,5 milyar dolara yükseldiğini belirten Kacır, sektörde ana sanayide 60 bin, yan sanayide ise yaklaşık 250 bin kişinin istihdam edildiğini söyledi.</p>

<p>Otomotiv sektörünün lojistikten yazılıma, demir-çelikten elektroniğe kadar çok sayıda sektörde üretim, yatırım ve istihdamı desteklediğini belirten Kacır, sektörün Türkiye ekonomisine yüksek katma değer sağladığını ifade etti.</p>

<p><strong>Otomotive 1,5 trilyon liralık yatırım desteği</strong><br />
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın otomotiv sektörüne yönelik yatırım teşviklerini de değerlendiren Kacır, 2002'den bu yana 1,5 trilyon lira yatırım büyüklüğüne ulaşan 3 bin 880 projenin teşviklerle desteklendiğini açıkladı.</p>

<p>Kacır, yüksek teknoloji yatırımlarına yönelik finansman kapsamında ise toplam 57 milyar lira yatırım büyüklüğüne sahip 6 projenin Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi Programı kapsamında uygun finansman imkanlarıyla buluşturulduğunu belirtti.</p>

<p>Ayrıca HIT-30 programının mobilite ve batarya üretimine yönelik çağrılarıyla otomotiv sektörünün dönüşümünü hızlandıracak stratejik yatırımların desteklendiğini söyledi.</p>

<p><strong>"Otomotivde tarihi bir dönüşüm yaşanıyor"</strong><br />
Küresel otomotiv sektöründe elektrikli, bağlantılı ve otonom araçlara doğru hızlı bir dönüşüm yaşandığını belirten Kacır, düşen batarya maliyetleri, yeşil dönüşüm hedefleri ve otonom sürüş teknolojilerindeki gelişmelerin otomotiv değer zincirini yeniden şekillendirdiğini ifade etti.</p>

<p>Bu dönüşümün Türkiye açısından önemli bir fırsat sunduğunu belirten Kacır, doğru teşvik mekanizmaları ve sanayi politikalarıyla Türkiye'nin yeni nesil mobilite alanında daha güçlü bir konuma taşınmasının hedeflendiğini söyledi.</p>

<p><strong>"Togg'u yalnızca bir otomobil projesi olarak görmedik"</strong><br />
Türkiye'nin yerli otomobili Togg'un mobilite ekosistemindeki rolüne de değinen Kacır, Togg'un yalnızca bir otomobil projesi olmadığını vurguladı.</p>

<p>Togg'un batarya teknolojileri, yazılım, güç elektroniği ve şarj altyapısı gibi alanlarda Türkiye'de bütüncül bir mobilite ekosisteminin gelişmesine katkı sağlamasının hedeflendiğini belirten Kacır, projenin Türkiye'nin yeni nesil otomotiv teknolojilerinde söz sahibi olma hedefinin önemli unsurlarından biri olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>Türkiye yeni nesil mobilite yatırımlarında avantajlı</strong><br />
Türkiye'nin güçlü sanayi altyapısı, tedarik ekosistemi, lojistik imkanları ve geniş pazarlara erişim kapasitesiyle yeni nesil mobilite yatırımları açısından avantajlı bir konumda bulunduğunu belirten Kacır, Gümrük Birliği ve serbest ticaret anlaşmaları sayesinde yatırımcılara yaklaşık 1 milyarlık nüfusa erişim imkanı sunduklarını söyledi.</p>

<p>Türkiye'nin 1,6 trilyon dolarlık ekonomisi ve 86 milyonluk nüfusuyla geniş bir iç pazara sahip olduğunu belirten Kacır, son 23 yılda ulaştırma altyapısında da önemli yatırımlar gerçekleştirildiğini ifade etti.</p>

<p>Kacır, Türkiye'deki araç sayısının son 23 yılda 7,6 milyondan 33,6 milyona yükseldiğini belirterek, güçlü iç pazar ve gelişmiş ulaşım altyapısının Türkiye'yi yeni nesil mobilite yatırımları için cazip bir merkez haline getirdiğini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/bakan-kacir-ihracatimizi-36-milyar-dolardan-278-milyar-dolara-cikardik</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 16:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/20260814aw767356-1.jpg" type="image/jpeg" length="20841"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Denizli doğaltaş sektöründe küresel marka hedefliyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/denizli-dogaltas-sektorunde-kuresel-marka-hedefliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/denizli-dogaltas-sektorunde-kuresel-marka-hedefliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Denizli İhracatçılar Birliği (DENİB), doğal taş sektörünün uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü artırmak ve Denizli traverteninin küresel marka değerini yükseltmek amacıyla ikinci TURQUALITY projesini hayata geçiriyor.</strong></p>

<p>DENİB’in <strong>Doğaltaş TURQUALITY Projesi</strong> kapsamında Komisyon Toplantısı düzenlendi. DENİB Başkanı Osman Uğurlu, Muhasip Üye Murat Tosunoğlu, Yönetim Kurulu Üyesi Celil Kılınç ve TİM Delegesi Murat Yener’in katıldığı toplantıda, projenin önümüzdeki dönemdeki yol haritası ve hayata geçirilmesi planlanan çalışmalar değerlendirildi.</p>

<p><strong>Denizli travertenine küresel marka hedefi</strong></p>

<p>DENİB Başkanı Osman Uğurlu, TURQUALITY kapsamına alınmalarının doğal taş sektörünün uluslararası rekabet gücünün artırılması açısından önemli bir fırsat sunduğunu belirtti.</p>

<p>Uğurlu, <strong>Denizli traverteninin küresel ölçekte daha güçlü bir marka değeriyle temsil edilmesi</strong> için yürütülen çalışmaların bu projeyle hız kazanacağını ifade etti.</p>

<p>Önümüzdeki dönemde gerçekleştirilecek faaliyetlerle doğal taş sektörünün uluslararası pazarlardaki konumunu daha da güçlendirmeyi hedeflediklerini belirten Uğurlu, projenin sektörün ihracat kapasitesine katkı sağlayacağını kaydetti.</p>

<p><strong>"Denizli önemli bir üretim ve ihracat merkezi"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>DENİB Yönetim Kurulu Üyesi Celil Kılınç da Denizli'nin doğal taş ve özellikle <strong>traverten ihracatında önemli bir üretim merkezi</strong> olduğunu vurguladı.</p>

<p>TURQUALITY projesi kapsamında sağlanacak desteklerle sektörün mevcut potansiyelinin daha ileri seviyeye taşınabileceğini belirten Kılınç, uluslararası pazarlarda rekabetçiliğin artırılmasının sektör açısından önemli olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>İhracatta marka değeri ve sürdürülebilir büyüme hedefleniyor</strong></p>

<p>DENİB’in ikinci TURQUALITY projesiyle Denizli’nin güçlü sektörlerinden biri olan doğal taş sektörünün küresel pazarlardaki konumunun güçlendirilmesi amaçlanıyor.</p>

<p>Proje kapsamında;</p>

<ul>
 <li>
 <p>Doğal taş sektörünün <strong>uluslararası rekabet gücünün artırılması</strong>,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Denizli traverteninin <strong>marka değerinin geliştirilmesi</strong>,</p>
 </li>
 <li>
 <p>İhracatın <strong>nitelikli ve sürdürülebilir şekilde artırılması</strong>,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sektörün küresel pazarlardaki bilinirliğinin yükseltilmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>yönünde çalışmalar yürütülecek.</p>

<p>Komisyon toplantısında sektörün mevcut durumu ve uluslararası pazarlardaki fırsatların yanı sıra rekabet gücünü artırmaya yönelik stratejiler de ele alındı.</p>

<p>Özellikle <strong>Denizli traverteninin küresel ölçekte bilinirliğinin ve marka değerinin artırılması</strong> için atılabilecek adımlar değerlendirilirken, önümüzdeki dönemde uygulanacak faaliyetlerin sektörün ihtiyaçları doğrultusunda şekillendirilmesi konusunda görüş alışverişinde bulunuldu.</p>

<p>DENİB, TURQUALITY kapsamında sağlanacak desteklerin doğal taş ihracatçılarına sağlayacağı katkıyı en üst seviyeye çıkararak, Denizli doğaltaş sektörünün uluslararası pazarlarda daha güçlü ve kalıcı bir marka kimliği kazanmasını hedefliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/denizli-dogaltas-sektorunde-kuresel-marka-hedefliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 16:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/20260815aw767855.jpg" type="image/jpeg" length="98222"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağustos ayı SED ödemeleri hesaplara yatırıldı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/agustos-ayi-sed-odemeleri-hesaplara-yatirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/agustos-ayi-sed-odemeleri-hesaplara-yatirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, çocukların aileleri yanında desteklenmesi ve eğitim ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla ağustos ayına ilişkin 2 milyar 129 milyon liralık Sosyal ve Ekonomik Destek (SED) ödemesini hak sahiplerinin hesaplarına yatırdı.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, yaptığı açıklamada çocuklara yönelik sosyal hizmetlere özel önem verdiklerini belirterek, SED kapsamında çocukların sosyal açıdan desteklenmesi ve eğitim giderlerinin karşılanmasına katkı sağladıklarını ifade etti.</p>

<p><strong>Çocukların aile ortamında büyümesi hedefleniyor</strong><br />
SED ödemeleriyle çocukların öncelikli olarak ailelerinin yanında ve kendi sosyal çevreleri içerisinde desteklenmesi amaçlanıyor.</p>

<p>Bakan Göktaş, aile odaklı sosyal hizmet modelleriyle çocukların aile şefkati ve sıcaklığı içerisinde yetişmelerine önem verdiklerini belirterek, çocukların milli ve toplumsal değerlere sahip, özgüvenli, eğitimli ve sağlıklı bireyler olarak yetişmeleri için çalışmaların sürdürüldüğünü kaydetti.</p>

<p>Göktaş, çocukların aile ortamında büyümesinin toplumsal değerlerin korunması açısından önemli olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>SED ödemesi 11 bin 38 liraya yükseldi</strong><br />
Temmuz ayında memur maaş katsayısında yapılan artış doğrultusunda SED ödemelerinde de artış gerçekleştirildi.</p>

<p>Buna göre, daha önce ortalama 9 bin 723 lira olan SED ödemesi, yapılan artışla birlikte 11 bin 38 liraya yükseldi.</p>

<p>Bakan Göktaş, ağustos ayına ilişkin toplam 2 milyar 129 milyon liralık SED ödemesinin hak sahiplerinin hesaplarına yatırıldığını belirterek, ödemelerin çocukların sosyal ve eğitim ihtiyaçlarının karşılanmasına katkı sağlayacağını ifade etti.</p>

<p>Bakanlık, aile bütünlüğünü korumaya ve çocukların mümkün olduğunca ailelerinin yanında desteklenmesine yönelik sosyal hizmet modellerini sürdürürken, SED uygulaması kapsamında çocukların eğitim ve sosyal ihtiyaçlarına yönelik ekonomik destek sağlanmaya devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/agustos-ayi-sed-odemeleri-hesaplara-yatirildi</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 16:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2024/03/mahinurrrr.webp" type="image/jpeg" length="12867"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CW Enerji Plus Bayi ağını Mardin’de genişletti]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/cw-enerji-plus-bayi-agini-mardinde-genisletti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/cw-enerji-plus-bayi-agini-mardinde-genisletti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>CW Enerji, Türkiye genelindeki Plus Bayi yapılanmasını Mardin’de açtığı yeni noktayla genişletti. Sayısı 18’e ulaşan Plus Bayi ağıyla şirket, iş ortaklarına teknik destek ve güçlü altyapı sunarken, son kullanıcılara yenilenebilir enerji çözümlerine daha hızlı ve kapsamlı erişim sağlamayı hedefliyor.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mardin’de yoğun ilgiyle gerçekleştirilen açılışla faaliyete başlayan yeni Plus Bayi, Mardin ve çevresindeki firmalar ile bireysel kullanıcılara güneş enerjisi çözümleri sunacak. CW Enerji’nin geniş ürün gamı, teknik altyapısı ve sektörel deneyimiyle hizmet verecek bayi, bölgedeki yenilenebilir enerji yatırımlarının geliştirilmesine de katkı sağlamayı amaçlıyor.</p>

<p><strong>"Güçlü bir hizmet ağı oluşturuyoruz"</strong><br />
CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, Plus Bayi yapılanmasının şirketin Türkiye genelindeki büyüme stratejisinin önemli unsurlarından biri olduğunu belirterek, Mardin’deki yeni bayiyle hizmet ağlarını daha da güçlendirdiklerini söyledi.</p>

<p>Mardin Plus Bayi ile bölgedeki işletmelerin ve bireysel kullanıcıların güneş enerjisi çözümlerine daha kolay ulaşacağını belirten Sarvan, bayinin keşif, projelendirme, kurulum, satış ve satış sonrası destek süreçlerinde kapsamlı hizmet sunacağını ifade etti.</p>

<p>Sarvan, "CW Enerji olarak yalnızca üretim gücümüzü artırmakla kalmıyor, aynı zamanda ürün ve hizmetlerimizi Türkiye’nin dört bir yanındaki kullanıcılarla buluşturacak güçlü bir hizmet ağı oluşturuyoruz. Plus Bayi yapılanmamızı da bu yaklaşım doğrultusunda sürekli geliştiriyoruz" dedi.</p>

<p><strong>Mardin’in güneş potansiyeline dikkat çekti</strong><br />
Mardin’in yüksek güneşlenme potansiyelinin yenilenebilir enerji yatırımları açısından önemli fırsatlar sunduğuna dikkat çeken Sarvan, bölgenin tarım ve sanayi üretimindeki gücünün güneş enerjisiyle desteklenebileceğini belirtti.</p>

<p>Özellikle tarım, sanayi ve ticari işletmelerin enerji ihtiyaçlarında güneş enerjisinin önemli bir alternatif oluşturduğunu ifade eden Sarvan, tarımsal sulamada güneş enerjisinin kullanımının yaygınlaştırılmasının üreticilerin enerji maliyetlerini azaltabileceğini söyledi.</p>

<p>Sarvan, güneş enerjisinin tarımsal üretimde verimliliğin artırılmasına ve bölgesel kalkınmanın güçlendirilmesine de katkı sağlayabileceğini belirterek, Mardin Plus Bayi'nin bölgenin yenilenebilir enerji potansiyelinin daha etkin değerlendirilmesine katkı sunacağına inandıklarını dile getirdi.</p>

<p><strong>"Güneş enerjisi Türkiye’nin enerji geleceğinde önemli bir yere sahip"</strong><br />
Türkiye'nin yüksek güneş enerjisi potansiyelinin ekonomiye kazandırılmasının önemine vurgu yapan Sarvan, şirketin teknoloji, üretim kabiliyeti, geniş ürün portföyü ve yaygın hizmet ağıyla sektördeki çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti.</p>

<p>Mardin Plus Bayi'nin başta tarım ve sanayi olmak üzere farklı sektörlerde enerji maliyetlerinin azaltılmasına, yenilenebilir enerji yatırımlarının artırılmasına ve güneş enerjisinin daha geniş kitleler tarafından kullanılmasına katkı sağlaması hedefleniyor.</p>

<p>Sarvan ayrıca CW Enerji'nin üretim altyapısındaki yatırımlara da dikkat çekti. Antalya Organize Sanayi Bölgesi'ndeki güneş hücresi fabrikası, alüminyum üretim tesisi ile EVA, EPE ve POE üretimi sayesinde üretim süreçlerinin daha entegre ve sürdürülebilir bir yapıya taşındığını ifade etti.</p>

<p>CW Enerji, güçlü üretim altyapısını yaygın hizmet ağıyla birleştirerek ürün ve çözümlerini Türkiye'nin farklı bölgelerinde daha erişilebilir hale getirmeyi ve Plus Bayi ağını ülke genelinde büyütmeyi sürdürecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/cw-enerji-plus-bayi-agini-mardinde-genisletti</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 16:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/20260815aw768003-1.jpg" type="image/jpeg" length="19115"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çiftçilere 110,5 milyon liralık tarımsal destek ödemesi bugün yapılıyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ciftcilere-1105-milyon-liralik-tarimsal-destek-odemesi-bugun-yapiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ciftcilere-1105-milyon-liralik-tarimsal-destek-odemesi-bugun-yapiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Tarım ve Orman Bakanlığı, üreticilere yönelik 110,5 milyon liralık tarımsal destekleme ödemesinin bugün çiftçilerin hesaplarına aktarılacağını açıkladı.</strong></p>

<p>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, üreticilerin emeğini ve tarımsal üretimin önemini gözeterek çiftçileri desteklemeye devam ettiklerini belirtti.</p>

<p>Yumaklı, 110,5 milyon liralık tarımsal destek ödemesinin çiftçilerin hesaplarına aktarılacağını bildirerek, ödemelerin üreticilere hayırlı ve bereketli olmasını diledi.</p>

<p><strong>Desteklerin dağılımı belli oldu</strong><br />
Bakanlık tarafından paylaşılan bilgilere göre, toplam destek ödemesinin büyük bölümünü kırsal kalkınma yatırımları oluşturuyor.</p>

<p>Destek kalemleri şöyle:</p>

<ul>
 <li>Kırsal kalkınma yatırımı: 108 milyon 987 bin 299 lira</li>
 <li>Bitkisel üretim: 746 bin 330 lira</li>
 <li>Planlı üretim: 742 bin 810 lira</li>
 <li>Toplam 110 milyon 476 bin 439 liralık ödeme, farklı destek programları kapsamında üreticilerin hesaplarına aktarılacak.</li>
</ul>

<p><strong>Kırsal kalkınmaya ağırlık verildi</strong><br />
Ödemelerde en yüksek pay, kırsal kalkınma yatırımlarına ayrıldı. Yaklaşık 109 milyon liralık kaynak, kırsal alanlarda üretim kapasitesinin geliştirilmesi ve tarımsal yatırımların desteklenmesi amacıyla üreticilere sunulacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bitkisel üretim ve planlı üretim destekleriyle de üreticilerin üretim süreçlerine katkı sağlanması hedefleniyor.</p>

<p>Tarım ve Orman Bakanlığı, üretimin sürdürülebilirliğinin sağlanması ve üreticilerin desteklenmesi amacıyla farklı tarımsal destek programlarını uygulamaya devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ciftcilere-1105-milyon-liralik-tarimsal-destek-odemesi-bugun-yapiliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 16:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/thumbs-b-c-222652b6ecbe81ea927c482bfe797df7.webp" type="image/jpeg" length="88057"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MediaMarkt’tan “Sepet Kampanyası” ile sepette 5.000 TL’ye varan indirim fırsatı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/mediamarkttan-sepet-kampanyasi-ile-sepette-5000-tlye-varan-indirim-firsati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/mediamarkttan-sepet-kampanyasi-ile-sepette-5000-tlye-varan-indirim-firsati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>MediaMarkt Türkiye, yeni "Sepet Kampanyası" ile teknoloji alışverişlerini avantajlı hale getiriyor. Seçili ürünlerde 17 Ağustos’a dek geçerli olacak kampanya kapsamında, alışveriş tutarı arttıkça katlanarak artan ve 5.000 TL’ye ulaşan, anında sepet indirimleri sunuluyor. Kampanya ile günlük hayatı kolaylaştıran teknolojik çözümler MediaMarkt mağazaları, mediamarkt.com.tr ve MediaMarkt App’te tüketicileri bekliyor.</strong></p>

<p>Geniş ürün yelpazesiyle müşterilerine konforlu alışveriş deneyimi sunan MediaMarkt Türkiye, teknoloji ihtiyaçlarını karşılamak veya evini yeni nesil cihazlarla donatmak isteyenler için kaçırılmayacak bir kampanya başlatıyor. 17 Ağustos’a kadar devam edecek olan Sepet Kampanyası, seçili teknoloji ürünlerinde tüketicilere sepet tutarlarına göre kademeli indirim avantajları sağlıyor.</p>

<p><strong>Alışveriş tutarı arttıkça indirim de katlanarak artıyor</strong></p>

<p>Sepet limitlerine göre kurgulanan kampanya kapsamında, tüketicilerin toplam sepet tutarı büyüdükçe indirim miktarı da anında katlanıyor. Kampanyanın sepet indirim oranları şu şekilde sıralanıyor:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li><strong>5.000 TL ve üzeri</strong> alışverişlere <strong>400 TL</strong> indirim,</li>
 <li><strong>15.000 TL ve üzeri</strong> alışverişlere <strong>1.000 TL</strong> indirim,</li>
 <li><strong>25.000 TL ve üzeri</strong> alışverişlere <strong>2.000 TL</strong> indirim,</li>
 <li><strong>35.000 TL ve üzeri</strong> alışverişlere <strong>3.000 TL</strong> indirim,</li>
 <li><strong>50.000 TL ve üzeri</strong> alışverişlere tam <strong>5.000 TL</strong> anında indirim.</li>
</ul>

<p><strong>Giyilebilir teknolojilerden ev konforuna en yeni teknolojiler </strong></p>

<p>Sepet limitlerini doldurarak 5.000 TL’ye varan indirimden yararlanmak isteyen teknoloji severler için kampanyada her kategoriden trend ürünler öne çıkıyor. Üstelik MediaMarkt CLUB üyeleri alışverişlerinden %10 puan kazanıyor. 17 Ağustos tarihine kadar sürecek "Sepet Kampanyası", ülke genelindeki tüm MediaMarkt mağazalarında, <a href="https://www.mediamarkt.com.tr/tr/campaign/sepet-kampanyasi" rel="noopener noreferrer" target="_blank">mediamarkt.com.tr</a> adresinde ve MediaMarkt App’te teknoloji severleri bekliyor.</p>

<p>Kampanya katılım koşulları ve detaylı bilgi için <a href="https://www.mediamarkt.com.tr/tr/campaign/sepet-kampanyasi" rel="noopener noreferrer" target="_blank">burayı</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/mediamarkttan-sepet-kampanyasi-ile-sepette-5000-tlye-varan-indirim-firsati</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 16:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/1786519300-m-m-sepet-kampanyas.png" type="image/jpeg" length="78900"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk Telekom teknolojisi Türk futbolunun destekçisi]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/turk-telekom-teknolojisi-turk-futbolunun-destekcisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/turk-telekom-teknolojisi-turk-futbolunun-destekcisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye’nin dijital dönüşümünün öncüsü Türk Telekom, teknoloji ve yayıncılık gücünü spora aktararak Türk futbolunun gelişimine katkı sunmayı sürdürüyor. Türkiye Futbol Federasyonu’na teknoloji desteği sağlayan ve Trendyol Süper Lig’in teknoloji sponsoru olan Türk Telekom, yeni sezonda da 5G’den Akıllı Stadyum projelerine, VAR ve Yarı Otomatik Ofsayt Sistemi’nden Engelsiz Tribün uygulamasına uzanan teknoloji çözümleriyle Türk futbolunun dijital dönüşümüne katkı sunarken, futbolseverlerin seyir keyfini artırmaya devam ediyor. Alt liglerin ana yayıncısı olarak Anadolu’nun dört bir yanındaki kulüplerin ve futbolcuların hikâyelerini daha geniş kitlelere ulaştıran Türk Telekom, Nesine 2. ve 3. Lig maçlarını Tivibu ve Yaay üzerinden futbolseverlerle buluşturuyor.</strong></p>

<p>Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin: “Ülkemizin dijital dönüşümüne öncülük eden Türk Telekom olarak, Türkiye’yi fiber ağlarla örüyor, yeni nesil teknolojilerin hayata geçirilmesinde öncü rol üstleniyoruz. Teknolojik birikimimizi hayatın her alanına yansıtma vizyonumuz doğrultusunda, sporun ve futbolun dijital dönüşümüne de katkı sunuyoruz. Türkiye Futbol Federasyonu ile uzun yıllara dayanan iş birliğimiz kapsamında Türk futbolunun teknoloji altyapısının gelişmesine destek olurken, Trendyol Süper Lig’in teknoloji sponsoru olarak yeni nesil teknolojileri futbolseverlerle buluşturuyoruz. Türkiye’nin ilk stadyum isim sponsorluğundan Akıllı Stadyum Projeleri’ne, VAR sisteminin uygulanmasından Yarı Otomatik Ofsayt Sistemi’ne kadar Türk futbolunun teknolojiyle dönüşümünde önemli çalışmalara imza attık. Futbol dünyasında teknolojinin kullanımında yaşanan gelişmeleri yakından takip ediyor, 2026 FIFA Dünya Kupası’nda futbola kazandırılan yeni nesil teknolojileri ülkemiz sporunun gelişimine katkı sağlayacak şekilde Türkiye’ye kazandırmak üzere çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Önümüzdeki dönemde de Türk futbolunun dijitalleşme yolculuğunda öncü adımlar atmaya devam edeceğiz.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türk sporunun en büyük destekçilerinden biri olarak uzun yıllardır sporun gelişimine katkı sağlayan ve Türkiye Futbol Federasyonu’na (TFF) teknoloji desteği sunan Türk Telekom, Türk futbolunda teknoloji alanında birçok ilke imza attı. VAR teknolojisi, Akıllı Stadyum projeleri ve eSüper Lig gibi uygulamalarla Türk futbolunun dijital dönüşümüne katkı sağlayan Türk Telekom, TFF ile iş birliği kapsamında Trendyol Süper Lig’de 2023-24 sezonunun ikinci yarısında kullanılmaya başlanan Yarı Otomatik Ofsayt Sistemi’nin hayata geçirilmesinde de önemli rol oynadı. Futboldaki teknoloji deneyimini geliştirerek seyir zevkine katkı sunan Yarı Otomatik Ofsayt Sistemi, ligde mücadele eden 20 takımın stadyumu ile TFF’nin Riva’daki VAR merkezine Türk Telekom’un güçlü fiber internet altyapısı ve teknoloji donanımıyla kuruldu.</p>

<p>Trendyol Süper Lig’de yeni sezonun başlamasıyla birlikte Türk Telekom, Türk sporuna ve futboluna yönelik teknoloji desteğini sürdürecek. Güçlü altyapısı ve yenilikçi teknoloji çözümleriyle Türk futbolunun dijital dönüşümüne katkı sunmaya devam edecek olan Türk Telekom, futbolseverlerin sahadaki heyecanı kesintisiz yaşaması için teknolojinin gücünü yeşil sahalara taşıyacak. Türk Telekom, yeni sezonda da futbolun teknolojiyle buluştuğu önemli uygulamaların altyapısında yer alacak.</p>

<p><strong>“Teknoloji gücümüzle Türk sporunun dijital dönüşümüne katkı sunuyoruz"</strong></p>

<p><strong>Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin</strong>, “Ülkemizin dijital dönüşümünün lider markası Türk Telekom olarak, Türkiye’yi fiber ağlarla örüyor, yeni teknolojilerin hayata geçirilmesinde öncü rol üstleniyoruz. Teknoloji birikimimizi hayatın her alanına yansıtma vizyonumuzla, ülkemizde futbolun ve sporun dijitalleşmesine de liderlik ediyoruz. Bu anlamda, Türkiye Futbol Federasyonu ile iş birlikleri yürütüyor, Türk futbolunun destekçisi olarak teknolojimizi tüm futbolseverlerin hizmetine sunmaktan mutluluk duyuyoruz. Herkesin, sosyal hayata eşit katılımını sağlamak amacıyla, her alanda olduğu gibi futbolda da teknolojinin sunduğu olanakları faydaya dönüştüren başta engelsiz tribün uygulaması olmak üzere bir çok proje geliştiriyoruz. Yıllardır spora ve sporcuya önemli destekler verdik, Türkiye'nin ilk stadyum isim anlaşması, Akıllı Stadyum Projeleri, taraftar paketleri, futbol kulüpleri ile marka iş birlikleri gibi ses getiren ilklere imza attık. Türkiye Futbol Federasyonu ile yürüttüğümüz iş birliği kapsamında eSüper Lig’e ismimizi vererek bir ilkin gerçekleşmesine daha öncülük etmiştik. 2018 yılında dünya ile eş zamanlı olarak Türkiye’de uygulanmaya başlanan VAR sisteminin stadyumlara ve Riva’ya kurulmasında sunduğumuz katkı, Türk futbolunun dijital dönüşümünde oynadığımız rolün en önemli örneklerinden. Omuz omuza olmaktan büyük mutluluk duyduğumuz TFF’nin teknoloji destekçisi olarak Yarı Otomatik Ofsayt Sistemi’ni Trendyol Süper Lig’e kazandırmıştık. Yarı Otomatik Ofsayt Sistemi, Trendyol Süper Lig ekiplerinin statlarına Türk Telekom’un güçlü fiber internet altyapısıyla ve teknoloji desteğiyle kuruldu. Futbol dünyasında teknolojinin kullanımında yaşanan gelişmeleri yakından takip ediyor, 2026 FIFA Dünya Kupası’nda futbola kazandırılan yeni nesil teknolojileri ülkemiz sporunun gelişimine katkı sağlayacak şekilde Türkiye’ye kazandırmak üzere çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Önümüzdeki dönemde de Türk futbolunun dijitalleşme yolculuğunda öncü adımlar atmaya devam edeceğiz” dedi.</p>

<p><strong>Türk sporuna kapsayıcı, kesintisiz ve erişilebilir deneyim</strong></p>

<p>Türk Telekom, 5G teknolojisini spor alanında da aktif şekilde kullanıma sunuyor. 5G teknolojisiyle stadyum deneyimini daha hızlı, etkileşimli ve kesintisiz hale getiren Türk Telekom, tribün coşkusunu herkes için erişilebilir kılan Engelsiz Tribün gibi uygulamaları hayata geçirirken, Trendyol Süper Lig’in teknoloji sponsoru olarak 2024-2025 sezonunda 5G teknolojisiyle gerçekleştirilen ilk 5G canlı TV yayın bağlantısını hayata geçirerek yayıncılıkta yeni bir dönemi başlattı. Türk sporunun en büyük destekçilerinden biri olan Türk Telekom, teknoloji gücünü yalnızca üst liglerde değil, alt liglerde de sporseverlerin hizmetine sunuyor. Alt liglerin ana yayıncısı olarak Anadolu’nun dört bir yanındaki kulüplerin ve futbolcuların hikâyelerini daha geniş kitlelerle buluşturan Türk Telekom, Nesine 2. ve 3. Lig maçlarını Tivibu platformu ve sosyal medya uygulaması Yaay üzerinden yayınlayarak takımların üst lige çıkış mücadelesini tüm Türkiye’ye ulaştırıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/turk-telekom-teknolojisi-turk-futbolunun-destekcisi</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 16:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/1786691825-t-rk-telekom-c-e-o-ebubekir-ahin.jpg" type="image/jpeg" length="19363"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TatilBudur’dan Okul Öncesi Son Tatil Rotaları]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/tatilbudurdan-okul-oncesi-son-tatil-rotalari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/tatilbudurdan-okul-oncesi-son-tatil-rotalari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye’nin önde gelen seyahat teknolojisi platformlarından TatilBudur; okulların açılmasına sayılı günler kala uzun tatil planları yerine 2-3 günlük tatil planlarını öne çıkarırken, İstanbul ve çevresinden kolay ulaşılabilen, deniz ve doğayı bir arada sunan destinasyonlarla ailelerin ilgisini çekiyor.</strong></p>

<p>Misafirlerine kaliteli tatil deneyimleri için aracılık eden TatilBudur, okullar açılmadan önce yazın son günlerini değerlendirmek isteyen aileler için Urla-Seferihisar-Sığacık, Foça ve Çeşme-Alaçatı gibi rotaları öne çıkarıyor. Deniz, plaj, doğa, gastronomi ve şehir keşfini bir arada sunan bu destinasyonlar, ailelere okul öncesinde kısa ama keyifli bir tatil molası fırsatı sunuyor.</p>

<p><strong>Şehirden Uzaklaşmadan Yazın Tadını Çıkarmak: Şile-Ağva</strong></p>

<p>İstanbul’a yakınlığıyla öne çıkan Şile ve Ağva, uzun yolculuk yapmak istemeyen aileler için yaz sezonunun son günlerini değerlendirebilecekleri alternatiflerin başında geliyor. Deniz, plaj ve doğayı bir arada sunan bölge, özellikle çocuklu aileler için kısa süreli tatil planlarına uygun bir seçenek oluşturuyor. Hafta sonuna eklenebilecek bir veya iki günlük konaklamayla şehirden uzaklaşmadan yaz hissini sürdürmek mümkün.</p>

<p><strong>Deniz ve Gastronomiyi Bir Arada Arayanlara: Ayvalık-Cunda</strong></p>

<p>Kuzey Ege’nin sevilen rotalarından Ayvalık ve Cunda, deniz tatilini gastronomi ve kısa şehir keşifleriyle birleştirmek isteyen ailelere hitap ediyor. Bölgedeki sakin koy ve plaj seçenekleri çocuklu aileler için avantaj sağlarken, Cunda’nın sokakları, yerel lezzetleri ve gün batımı noktaları kısa tatili daha kapsamlı bir deneyime dönüştürüyor.</p>

<p><strong>Sakin Bir Ege Kaçamağı: Urla-Seferihisar-Sığacık</strong></p>

<p>İzmir ve çevresinde yaşayan aileler için Urla, Seferihisar ve Sığacık, uzun izin gerektirmeden deniz ve güneşin tadını çıkarabilecekleri rotalar arasında yer alıyor. Daha sakin bir tatil atmosferi sunan bölge; plajları, doğası, yerel pazarları ve gastronomi duraklarıyla çocuklarla birlikte geçirilecek birkaç günlük kaçamak için ideal bir alternatif oluşturuyor. Kuzey Ege’nin sakin duraklarından olan Foça’da deniz tatili hissini korurken aynı zamanda kolay gezilebilen yapısıyla çocuklu ailelere konforlu bir seçenek sunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Çocuklarla Çeşme’nin Son Yaz Günleri</strong></p>

<p>İstanbul’dan uçakla İzmir’e ulaşıp kısa bir transferle Çeşme’ye geçmek, bölgeyi hafta sonu kaçamağına da dönüştürebiliyor. Çeşme-Alaçatı rotasında çocuklu aileler için odağı gece hayatından ziyade Ilıca Plajı, kum, sığ deniz ve çocuk dostu plaj seçenekleri oluşturuyor.</p>

<p>TatilBudur’un geniş konaklama seçenekleri ve farklı bütçelere yönelik tatil alternatifleriyle aileler, okullar açılmadan önce kendilerine uygun rotayı seçerek yaz sezonuna keyifli bir kapanış yapabiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/tatilbudurdan-okul-oncesi-son-tatil-rotalari</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 16:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/vlfkdmd.JPG" type="image/jpeg" length="80978"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çiğli Arıtma Tesisi'nde 976 milyon liralık modernizasyon]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/cigli-aritma-tesisinde-976-milyon-liralik-modernizasyon</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/cigli-aritma-tesisinde-976-milyon-liralik-modernizasyon" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü, Çiğli İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi'ni 976 milyon TL'lik iki yeni yatırımla güçlendiriyor. Artan atık su yüküne karşı tesisin ön arıtma kapasitesi artırılırken, arıtma çamurunun işlenme kapasitesi de iki katına çıkarılacak.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü, İzmir Körfezi'nin temizliği açısından büyük önem taşıyan Çiğli İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi'ndeki yatırımlarını sürdürüyor. Günlük 820 bin metreküp atık su arıtma kapasitesine sahip tesiste, 4. Faz'ın tamamlanarak devreye alınması ve mevcut üç fazda bakım ve onarım çalışmalarının yapılmasının ardından modernizasyonda yeni bir döneme geçildi. Tesis, 976 milyon TL'lik iki yeni yatırımla daha da güçlendiriliyor. Atık suyun tesise ilk ulaştığı bölüm, artan nüfusun getirdiği yüke göre büyütülürken, arıtma çamurunun susuzlaştırma kapasitesi iki katına çıkarılıyor.</p>

<p><strong>Erdoğan: Modernizasyonu devam ettiriyoruz</strong><br />
Fazın devreye alınmasının ardından İzmir Körfezi'nde yaşanan iyileşmeye dikkat çeken İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, "Körfez'den periyodik olarak aldığımız numuneler ve yaptığımız ölçümlerde bu iyileşmeyi görebiliyoruz. Çalışmaların aksamadan devam etmesi için tesisteki modernizasyonu sürdürüyoruz. Yaklaşık 1 milyar liralık iki yatırımla Çiğli İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi'nin arıtma zincirinin iki önemli noktası aynı anda güçlendiriliyor. Arıtma sonrası ortaya çıkan çamurun işlenme kapasitesini iki katına çıkaracağız. Modernizasyon çalışmalarının önemli ayaklarından biri de tesisin giriş bölümünde gerçekleştiriliyor. Nüfusun artmasıyla birlikte Çiğli Arıtma Tesisi'ne ulaşan atık su miktarı da yıllar içinde yükseldi. Tesisin artan yükü daha güvenli ve verimli şekilde karşılayabilmesi için yeni kum tutucu ve ızgara sistemleri kuruyoruz. Bu sistem sayesinde kanalizasyonla tesise ulaşan atık suyun içindeki kağıt ve plastik gibi katı maddeler ile kum ve yağ gibi malzemeler, arıtma işleminin başında ayrılacak. Böylece sonraki arıtma aşamalarının yükü azaltılırken tesisin artan atık su miktarını karşılama kapasitesi de artırılacak. Yeni kum tutucu ünitesi saniyede 24 metreküp atık suyu karşılayabilecek kapasitede olacak. Mevcut saniyede 16 metreküp kapasiteli ızgara sistemine de saniyede 8 metreküplük yeni bir bölüm eklenecek ve toplam kapasite saniyede 24 metreküpe çıkarılacak" dedi.</p>

<p><strong>İlk yatırım 657 milyon TL</strong><br />
657 milyon TL tutarındaki proje kapsamında yeni kum tutucu ve ızgara sistemlerinin yanı sıra bunlara bağlı iletim hatları ve çıkış kanalları yapılacak. Tesisin ihtiyaç duyduğu mekanik ve elektrik sistemleri kurulacak, yol ve çevre düzenlemeleri de proje kapsamında ele alınacak. Çalışmanın iki yıl içerisinde tamamlanması planlanıyor.</p>

<p><strong>800 tondan 1600 tona</strong><br />
İZSU'nun tesiste yürüttüğü ikinci büyük yatırım, arıtma işlemi sonucunda ortaya çıkan çamurun yönetimini güçlendirecek. 319 milyon TL'lik yatırımla tesisin günlük 800 ton olan çamur susuzlaştırma kapasitesi 1600 tona çıkarılacak. Böylece tesisin bu alandaki kapasitesi yüzde 100 artırılacak.<br />
Çalışma kapsamında 9 yeni santrifüj dekantör kurulacak. Arıtma çamurunun içindeki suyun ayrıştırılmasını sağlayan bu ekipmanların yanı sıra gerekli pompalar, otomatik hazırlama üniteleri ve çamurun taşınmasını sağlayacak sistemler de tesise kazandırılacak. Elektrik ve otomasyon altyapısı da yenilenecek. Böylece arıtma sürecinin sonunda ortaya çıkan çamurun daha yüksek kapasitede ve daha etkin şekilde yönetilmesi sağlanacak. İkinci yatırımın yıl sonunda tamamlanması planlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/cigli-aritma-tesisinde-976-milyon-liralik-modernizasyon</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 16:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/kcdkd.JPG" type="image/jpeg" length="97855"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Innovation Campus'un yapay zekâ sınıfı başvuruları için yarın son gün!]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/innovation-campusun-yapay-zeka-sinifi-basvurulari-icin-yarin-son-gun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/innovation-campusun-yapay-zeka-sinifi-basvurulari-icin-yarin-son-gun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Samsung Electronics Türkiye'nin Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Türkiye iş birliğiyle yürüttüğü Samsung Innovation Campus programında yeni yapay zekâ sınıfı için başvurular yarın sona eriyor. 18-29 yaş arasındaki gençler, programa 16 Ağustos 2026 tarihine kadar Innovation Campus internet sitesi üzerinden başvuruda bulunabiliyor. Programa bu dönem Yeşilay da mentörlük desteğiyle katkı sunacak.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Samsung Electronics'in dünya genelinde yürüttüğü Innovation Campus programı, gençlerin yapay zekâ teknolojilerinde yeni beceriler ve yetkinlikler kazanmasını amaçlıyor. Türkiye'de 2019 yılından bu yana Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Türkiye iş birliğiyle yürütülen program, yeni dönemde yine teknik becerilerin yanında toplumsal faydayı öne çıkaran konularla kapsamını genişletmeye devam ediyor. 2026 yılının Türkiye'de "Bağımsız Gelecek, Sağlıklı Nesiller" vizyonuyla "Bağımsızlık Yılı" ilan edilmesi doğrultusunda güncellenen program kapsamında katılımcılar, Samsung'un küresel yapay zekâ müfredatıyla eğitim alırken dijital bağımlılıkla mücadeleye yönelik yapay zekâ projeleri geliştirecek. Programa bu yıl Yeşilay da mentörlük desteğiyle katkı sunacak.</p>

<p><strong>Gençler dijital bağımlılıkla mücadele için çözüm üretecek</strong></p>

<p>Innovation Campus'un yeni döneminde Yeşilay bilim kuruludan uzmanlar, gençlere proje geliştirme süreçlerinde rehberlik edecek. Eğitim sonunda geliştirilen başarılı ve uygulanabilir projeler ise Yeşilay tarafından değerlendirilerek hayata geçirilme potansiyeli açısından ele alınacak. Innovation Campus, gençlerin yapay zekâ yetkinliklerini toplumsal faydaya dönüştürmelerine katkı sunarken, Türkiye'nin ‘Bağımsız Gelecek, Sağlıklı Nesiller’ vizyonunu teknoloji odaklı projelerle desteklemeyi amaçlıyor.</p>

<p><strong>Dünyadaki yapay zekâ uygulamalarından ilham alacaklar</strong></p>

<p>Program kapsamında katılımcılar yalnızca teknik eğitim almakla kalmayacak, dünyanın farklı ülkelerinde yapay zekâ kullanılarak geliştirilen örnek sosyal fayda projelerini de yakından inceleme fırsatı bulacak. UNDP Türkiye tarafından hazırlanan kapsamlı literatür çalışması sayesinde, uluslararası iyi uygulama örnekleri eğitim programına entegre edildi. Böylece gençlerin küresel ölçekte geliştirilen yenilikçi yapay zekâ çözümlerinden ilham alarak toplumsal etkisi yüksek projeler geliştirmeleri desteklenecek.</p>

<p><strong>Teknik bilgi kadar iletişim, sunum ve proje geliştirme becerileri de desteklenecek</strong></p>

<p>Innovation Campus, katılımcıları profesyonel yaşamın ihtiyaç duyduğu yetkinlikler açısından da desteklemeyi sürdürüyor. Program kapsamında gençlere sunum teknikleri, etkili iletişim, takım çalışması ve proje geliştirme gibi alanlarda eğitimler verilecek. Böylece katılımcılar geliştirdikleri yapay zekâ çözümlerini etkili biçimde anlatmalarına, farklı paydaşlarla iş birliği kurmalarına ve projelerini hayata geçirmelerine destek olacak yetkinliklerini de geliştirecek. 18-29 yaş arasındaki gençler, programa 16.08.2026 tarihine kadar Innovation Campus internet sitesi üzerinden başvuruda bulunabilecek. Ön değerlendirme ve çevrimiçi mülakat sürecini başarıyla tamamlayan adaylar, Samsung'un dünya genelinde uygulanan ve sürekli güncellenen küresel yapay zekâ müfredatı kapsamında yaklaşık 350 saatlik kapsamlı bir eğitim alma fırsatı yakalayacak. Eğitim süresince katılımcılar; yapay zekâ teknolojilerinin temellerinden ileri düzey uygulamalara, veri analizi ve makine öğrenmesinden üretken yapay zekâ uygulamalarına kadar geniş bir yelpazede teknik bilgi ve uygulama deneyimi kazanacak. Samsung Türkiye ve UNDP Türkiye ekipleri de eğitim süreci boyunca katılımcılara mentörlük desteği sağlamaya devam edecek.</p>

<p>Eğitimi başarıyla tamamlayan katılımcılar uluslararası geçerliliğe sahip Samsung Innovation Campus sertifikasının sahibi olacak. Programa ilişkin detaylı bilgiye ulaşmak ve başvuru yapmak isteyen adaylar Innovation Campus | Samsung Türkiye adresini ziyaret edebilir.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/innovation-campusun-yapay-zeka-sinifi-basvurulari-icin-yarin-son-gun</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 13:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/1786741772-innovation-campus-yeni-a-i-s-n-f-boyutlar-3-1080x1080.jpg" type="image/jpeg" length="22324"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk cumhuriyetleriyle yılın ilk yarısında 9,4 milyar dolarlık ticaret]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/turk-cumhuriyetleriyle-yilin-ilk-yarisinda-94-milyar-dolarlik-ticaret</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/turk-cumhuriyetleriyle-yilin-ilk-yarisinda-94-milyar-dolarlik-ticaret" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye'nin Azerbaycan, Kazakistan, Türkmenistan, Özbekistan ve Kırgızistan ile gerçekleştirdiği dış ticaret, 2026'nın ilk yarısında 9,4 milyar dolara ulaştı. Bu dönemde Türkiye'nin söz konusu ülkelere ihracatı 5 milyar dolar olurken, ithalatı 4,4 milyar dolar olarak gerçekleşti. Böylece Türkiye, Türk cumhuriyetleriyle ticaretinde 614,9 milyon dolarlık dış ticaret fazlası verdi.</strong></p>

<p>Türk cumhuriyetleriyle ekonomik ilişkiler, karşılıklı ticaretin artırılması ve stratejik alanlarda işbirliğinin geliştirilmesine yönelik adımlarla güçlenmeye devam ediyor. Türkiye'nin bölge ülkeleriyle ilişkilerinde özellikle müteahhitlik, enerji, ulaştırma, sanayi, tarım, savunma ve lojistik sektörleri öne çıkıyor.</p>

<p><strong>İhracatta Kazakistan ilk sırada</strong><br />
Türkiye'nin yılın ilk 6 ayında Türk cumhuriyetlerine yaptığı 5 milyar dolarlık ihracatta Kazakistan 1,5 milyar dolarla ilk sırada yer aldı.</p>

<p>Kazakistan'ı;</p>

<ul>
 <li>Azerbaycan: 1,4 milyar dolar</li>
 <li>Özbekistan: 945,6 milyon dolar</li>
 <li>Kırgızistan: 594,4 milyon dolar</li>
 <li>Türkmenistan: 583,6 milyon dolar</li>
</ul>

<p>ihracatla takip etti.</p>

<p>Bu veriler, Türk cumhuriyetlerinin Türkiye'nin Orta Asya ve Kafkasya merkezli ticaret stratejisindeki önemini ortaya koyarken, ülkeler arasındaki ekonomik ilişkilerin yalnızca mal ticaretiyle sınırlı kalmadığını da gösteriyor.</p>

<p><strong>Kazakistan ile 15 milyar dolarlık ticaret hedefi</strong><br />
Türkiye'nin Orta Asya'daki en büyük ticaret ortaklarından biri olan Kazakistan ile enerji, ulaştırma ve lojistik, tarım, savunma sanayisi, teknoloji, müteahhitlik ve yatırım alanlarında kapsamlı işbirlikleri yürütülüyor. Kazakistan'da 3 binden fazla Türk sermayeli şirket faaliyet gösterirken, iki ülke arasındaki ticaret hacminin 15 milyar dolara çıkarılması hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ulaştırma ve lojistik alanında ise Orta Koridor öne çıkıyor. Türkiye ve Kazakistan arasında imzalanan demir yolu anlaşmalarıyla güzergah üzerindeki yük taşımacılığının artırılması ve hizmet kalitesinin yükseltilmesi amaçlanıyor. Bu kapsamda iki ülke arasında düzenli blok tren seferlerinin başlatılması ve Bakü-Tiflis-Kars Demir Yolu Hattı üzerinden yük trafiğinin artırılması planlanıyor.</p>

<p><strong>Savunma sanayisinde ortak üretim</strong><br />
Türkiye-Kazakistan ilişkilerinde savunma sanayisi de stratejik işbirliği alanlarından biri olarak öne çıkıyor. İki ülke, ANKA insansız hava araçlarının Kazakistan'da üretimi, bakım ve onarımına yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Bu işbirliği, savunma sanayisinde teknoloji transferi ve ortak üretim imkanlarının geliştirilmesi açısından önem taşıyor.</p>

<p><strong>Azerbaycan'la ticaret ve yatırım ilişkileri genişliyor</strong><br />
Türkiye'nin Türk cumhuriyetleri arasındaki önemli ticaret ortaklarından Azerbaycan ile ilişkiler de farklı sektörlerde derinleşiyor. Geçen yıl imzalanan 110 maddelik eylem planı kapsamında ticaret, sanayi, yatırım, müteahhitlik, ulaştırma ve enerji başta olmak üzere birçok alanda işbirliğinin geliştirilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Türkiye ile Azerbaycan arasında 15 milyar dolarlık ticaret hacmine ulaşılması hedeflenirken, yatırımların karşılıklı teşviki ve korunması ile çifte vergilendirmeyi önlemeye yönelik anlaşmalar iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin hukuki altyapısını güçlendiriyor.</p>

<p><strong>Özbekistan'da serbest bölgeler ve dijital ekonomi öne çıkıyor</strong><br />
Türkiye'nin Özbekistan ile ekonomik ilişkilerinde ise serbest bölgeler, savunma sanayisi ve dijital ekonomi alanları öne çıkıyor.  Yılın başında iki ülke arasında serbest bölgeler alanında imzalanan anlaşmayla, bölge tasarımı, yönetimi ve tanıtımı konusunda deneyim ve iyi uygulamaların paylaşılması amaçlanıyor. Anlaşma kapsamında ayrıca serbest bölgelerde yatırım ortamının geliştirilmesi ve ortak çalışmalar yürütülmesi planlanıyor. Türkiye'deki OSTİM Organize Sanayi Bölgesi modelinin Özbekistan'da uygulanmasına yönelik çalışmalar da devam ediyor. Bu kapsamda Özbek-Türk Organize Sanayi Bölgesi'nin kurulmasına ilişkin süreç sürdürülüyor.</p>

<p><strong>Türk cumhuriyetleriyle ekonomik entegrasyon güçleniyor</strong><br />
Türkiye'nin yılın ilk yarısında Türk cumhuriyetleriyle gerçekleştirdiği 9,4 milyar dolarlık ticaret hacmi, bölge ülkeleriyle ekonomik ilişkilerin giderek daha stratejik bir yapıya kavuştuğunu ortaya koyuyor.</p>

<p>Özellikle Orta Koridor'un geliştirilmesi, enerji ve lojistik altyapısının güçlendirilmesi, savunma sanayisinde ortak üretim imkanlarının artırılması ve organize sanayi bölgeleri gibi üretim odaklı modellerin yaygınlaştırılması, Türkiye'nin Türk cumhuriyetleriyle ekonomik bağlarını daha da güçlendirmesi açısından öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor.</p>

<p>Önümüzdeki dönemde ticaret hacminin artırılmasının yanı sıra yatırım, üretim, lojistik ve teknoloji alanlarında daha yüksek katma değerli işbirliklerinin geliştirilmesi hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/turk-cumhuriyetleriyle-yilin-ilk-yarisinda-94-milyar-dolarlik-ticaret</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 13:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2025/11/uib-ihracat-5.jpg" type="image/jpeg" length="22261"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hürmüz'deki arz riski Ceyhan'ın küresel petrol merkezi olma potansiyelini güçlendiriyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/hurmuzdeki-arz-riski-ceyhanin-kuresel-petrol-merkezi-olma-potansiyelini-guclendiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/hurmuzdeki-arz-riski-ceyhanin-kuresel-petrol-merkezi-olma-potansiyelini-guclendiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p><strong>Hürmüz Boğazı'nda yaşanan arz ve sevkiyat riskleri, alternatif petrol güzergahlarının stratejik önemini artırırken, Adana'nın Ceyhan ilçesi sahip olduğu boru hatları, liman ve depolama altyapısıyla küresel petrol ticaretinde öne çıkıyor.</strong></p>

<p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'ın “Ceyhan'ı bir Rotterdam yapabiliriz” açıklamasıyla gündeme gelen hedef doğrultusunda, bölgenin petrol ve petrol ürünlerinin depolandığı, ticaretinin ve fiyatlamasının yapıldığı uluslararası bir enerji merkezine dönüştürülmesi planlanıyor.</p>

<p>Ceyhan'ın enerji merkezi olma potansiyelinde Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) Boru Hattı kritik rol oynuyor. Azerbaycan'ın Hazar Denizi kıyısındaki Sangaçal Terminali'nden başlayarak Gürcistan üzerinden Türkiye'ye ulaşan hat üzerinden Ceyhan'a günlük yaklaşık 600 bin varil petrol taşınıyor. Hattın yaklaşık 400 bin varillik kullanılmayan kapasitesinin değerlendirilmesiyle bu miktarın günlük 1 milyon varile çıkarılabileceği belirtiliyor.</p>

<p>Bölgenin bir diğer önemli petrol güzergahı ise Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı. Kerkük ve çevresindeki sahalardan Türkiye'ye uzanan hattın mevcut taşıma kapasitesi günlük 1,5 milyon varil seviyesinde bulunuyor. Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelerin ardından Irak'ın Kerkük-Ceyhan güzergahını daha etkin kullanmaya yönelmesiyle, Mart 2026'da Kerkük petrolünün Ceyhan üzerinden ihracatı yeniden başladı.</p>

<p>Türkiye ile Irak arasında 1 Ağustos'ta imzalanan yeni bir yıllık petrol anlaşması da Ceyhan'ın önemini artırdı. Anlaşma kapsamında Ceyhan Limanı'na günlük 750 bin varil petrol akışı öngörülüyor.</p>

<p><strong>Ceyhan'da 3-3,5 milyon varillik potansiyel</strong><br />
Ceyhan'ın gelecekteki petrol ticareti potansiyelinin yalnızca mevcut kaynaklarla sınırlı kalmaması bekleniyor. Irak'ın güneyindeki Basra bölgesinden çıkan petrolü kuzeye ve Ceyhan dahil farklı ihracat noktalarına ulaştırması planlanan Basra-Haditha petrol boru hattı projesi, bölgenin kapasitesini daha da artırabilecek projeler arasında gösteriliyor. Projenin toplam taşıma kapasitesinin 2,5 milyon varile kadar çıkarılması hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>BTC, Irak-Türkiye hattı ve gelecekte devreye alınabilecek yeni güzergahlarla birlikte Ceyhan'da günlük 3-3,5 milyon varillik petrol ticareti potansiyeli oluşabileceği değerlendiriliyor. Bu miktar, yaklaşık 103 milyon varil seviyesindeki küresel günlük petrol talebinin yüzde 3-3,5'ine karşılık geliyor.</p>

<p><strong>Silopi-Ceyhan hattı kritik rol oynuyor</strong><br />
Ceyhan'ın stratejik önemini artıran bir diğer unsur ise Silopi-Ceyhan boru hatlarının günlük 1,5 milyon varillik taşıma kapasitesi. Bu kapasite, Türkiye'nin ihtiyacının üzerinde ham petrolün ülkeye getirilerek Ceyhan üzerinden uluslararası piyasalara sevk edilmesine imkan sağlayabilecek düzeyde.</p>

<p>Kapasitenin tamamının kullanılması halinde dünya petrol ihtiyacının yaklaşık yüzde 1,5'i her gün Ceyhan üzerinden küresel piyasalara ulaştırılabilecek. Aynı kapasite, Türkiye'nin günlük petrol ihtiyacının yaklaşık 1,5 katına denk geliyor.</p>

<p><strong>Gabar petrolü Ceyhan'ın önemini artırıyor</strong><br />
Türkiye'nin yurt içindeki petrol üretimindeki artış da Ceyhan'ın enerji merkezi olma potansiyelini güçlendiriyor.</p>

<p>Şırnak Gabar'da günlük petrol üretiminin 80 bin varili aşması, Türkiye'nin kendi petrolünün de Silopi-Ceyhan hattı üzerinden Akdeniz'e ve buradan uluslararası piyasalara taşınabilmesinin önünü açıyor.</p>

<p>Gabar'daki üretim artışıyla birlikte Silopi-Ceyhan hattının stratejik önemi yükselirken, Ceyhan'ın Türkiye'nin artan petrol üretimi için de önemli bir ihracat kapısı haline gelmesi bekleniyor.</p>

<p><strong>Enerji ticaretinde yeni merkez hedefi</strong><br />
Ceyhan'ın mevcut boru hattı bağlantıları, liman altyapısı, depolama kapasitesi ve genişleme imkanlarının yanı sıra bölgede rafineri ve petrokimya yatırımlarının geliştirilmesi, ilçenin yalnızca bir petrol transfer noktası değil, kapsamlı bir enerji ticaret merkezine dönüşmesini sağlayabilir.</p>

<p>Hürmüz Boğazı'nda yaşanan arz riskleri küresel petrol piyasalarında alternatif güzergahların önemini artırırken, Ceyhan'ın sahip olduğu altyapı ve farklı kaynaklara erişim imkanları bölgeyi Akdeniz üzerinden küresel petrol ticaretinin önemli merkezlerinden biri olma yolunda stratejik bir konuma taşıyor.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/hurmuzdeki-arz-riski-ceyhanin-kuresel-petrol-merkezi-olma-potansiyelini-guclendiriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 12:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2024/03/petrol-2-n4-jg-cover.webp" type="image/jpeg" length="40999"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kiralık araç sektöründe yeni dönem: Yetki belgesi, araç yaşı ve tüketici haklarına yeni standartlar]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/kiralik-arac-sektorunde-yeni-donem-yetki-belgesi-arac-yasi-ve-tuketici-haklarina-yeni-standartlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/kiralik-arac-sektorunde-yeni-donem-yetki-belgesi-arac-yasi-ve-tuketici-haklarina-yeni-standartlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ticaret Bakanlığı, motorlu kara taşıtlarının kiralanmasına ilişkin kapsamlı yeni düzenlemeyi hayata geçirdi. Resmî Gazete’de yayımlanan “Motorlu Kara Taşıtlarının Kiralanması Hakkında Yönetmelik” ile araç kiralama sektöründe yetki belgesi zorunluluğundan araç yaşı ve kilometre sınırlarına, filo standartlarından depozito uygulamalarına kadar birçok alanda yeni kurallar getirildi.</strong></p>

<p>Düzenlemenin temel amacı; araç kiralama sektöründe hizmet kalitesini yükseltmek, kayıt dışı faaliyetleri ve haksız rekabeti önlemek, tüketicilerin kiralama süreçlerinde karşılaşabileceği mağduriyetleri azaltmak ve sektörde daha şeffaf ve denetlenebilir bir piyasa yapısı oluşturmak olarak açıklandı.</p>

<p><strong>Araç kiralama faaliyetlerine yetki belgesi şartı</strong><br />
Yeni yönetmelikle ticari faaliyet kapsamında motorlu kara taşıtı kiralayan işletmelerin yetki belgesi alması zorunlu hale getiriliyor. Yetki belgesi alabilmek için işletmelerin meslek odasına kayıtlı olması ve vergi mükellefi bulunması gerekiyor. İş yerinin de mevzuatta belirtilen şartlara uygun şekilde kullanılması zorunlu olacak.</p>

<p>İşletme sorumlularında ise en az ilköğretim mezunu olma, belirli suçlardan hüküm giymemiş bulunma ve Mesleki Yeterlilik Kurumu tarafından onaylanan “Seviye 4” mesleki yeterlilik belgesine sahip olma şartları aranacak. Araç kiralama faaliyetlerinin ve kiralanan taşıtların takip edilmesi amacıyla Motorlu Kara Taşıtı Kiralama Bilgi Sistemi kurulacak. Ticaret Bakanlığı tarafından oluşturulacak sistemin 1 Ocak 2027’ye kadar devreye alınması planlanıyor. Yetki belgesi başvuruları ve belgeye ilişkin diğer işlemler bu sistem üzerinden yürütülecek.</p>

<p><strong>Kiralanabilecek araçlara yaş ve kilometre sınırı</strong><br />
Yönetmelikle kiralamaya konu araçların teknik ve fiziki niteliklerine ilişkin de önemli sınırlamalar getiriliyor.</p>

<p>Buna göre klasik taşıtlar hariç olmak üzere 6 yaşından büyük araçların kiralanması yasaklanacak. Araçlarda kilometre sınırı da uygulanacak.</p>

<ul>
 <li>180 bin kilometrenin üzerindeki araçlar kiralanamayacak.</li>
 <li>Elektrikli araçlarda kilometre sınırı 300 bin kilometre olacak.</li>
 <li>Periyodik bakımları zamanında yaptırılmayan araçlar kiraya verilemeyecek.</li>
 <li>Ağır hasar kaydı bulunan taşıtların kiralanmasına izin verilmeyecek.</li>
 <li>Bu düzenlemeyle tüketicilerin daha güvenli, bakımlı ve teknik açıdan yeterli araçlara erişmesinin sağlanması hedefleniyor.</li>
</ul>

<p><strong>Kiralama filolarına asgari araç şartı</strong><br />
Yeni sistem kapsamında araç kiralama işletmelerinin sahip olması gereken asgari filo büyüklüğü de belirlendi. Büyükşehir belediyesi bulunan illerin nüfusu 30 bini aşan ilçelerinde faaliyet gösteren işletmelerin en az 5’i işletme adına tescilli olmak üzere toplam en az 10 taşıta sahip olması gerekecek.Nüfusu 30 bini geçmeyen ilçeler ile büyükşehir belediyesi olmayan illerde faaliyet gösteren işletmeler için ise en az 2’si işletme adına tescilli olmak üzere toplam 5 taşıt şartı getirilecek.</p>

<p>Büyükşehirlerde nüfusu 30 bini aşan ilçelerde faaliyet gösteren işletmelerin filolarında ayrıca, en az biri Türkiye’de üretilmiş olmak kaydıyla en az 2 hibrit veya tamamen elektrikli araç bulundurması zorunlu olacak. Bu uygulamayla hem çevre dostu ulaşımın yaygınlaştırılması hem de Türkiye’de üretilen araçların kullanımının desteklenmesi amaçlanıyor.</p>

<p><strong>Depozitoya üst sınır getirildi</strong><br />
Yönetmelikte tüketicilerin finansal açıdan korunmasına yönelik de önemli hükümler yer alıyor.</p>

<p>Kiralama sürecinde alınabilecek depozito tutarına sınır getiriliyor. Buna göre:</p>

<ul>
 <li>1 ila 6 günlük kiralamalarda: En fazla 3 günlük kira bedeli,</li>
 <li>7 ila 29 günlük veya haftalık kiralamalarda: En fazla 7 günlük kira bedeli depozito olarak alınabilecek.</li>
 <li>Ayrıca araç tüketici tarafından iade edildikten sonra depozitonun en geç 7 gün içinde iade edilmesi zorunlu olacak.</li>
</ul>

<p><strong>Ön ödemeli rezervasyonlarda tüketiciye iptal hakkı</strong><br />
Ön ödemeli rezervasyonlarda da tüketicinin haklarını güçlendiren yeni bir uygulama getiriliyor. Araç teslimine 24 saatten fazla süre bulunması şartıyla tüketici, rezervasyon tarihinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve kesinti yapılmaksızın rezervasyonunda değişiklik yapabilecek veya rezervasyonu iptal edebilecek. Böylece özellikle internet üzerinden gerçekleştirilen ön ödemeli araç kiralamalarında tüketicinin mağduriyet yaşamasının önüne geçilmesi hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Olağan yıpranma için tüketiciden ücret alınamayacak</strong><br />
Yönetmelik, araçların kullanımından kaynaklanan olağan aşınma ve yıpranmalar konusunda da tüketiciyi koruyacak.</p>

<p>Normal kullanım sonucu meydana gelen aşınma ve yıpranmalar için tüketiciden herhangi bir bedel talep edilemeyecek. Bu gerekçelerle depozitodan kesinti yapılması da mümkün olmayacak. Bunun yanı sıra işletmeler, mevsim şartları ile trafik ve kiracı güvenliğinin gerektirdiği durumlarda kış lastiği sağlamakla yükümlü olacak.</p>

<p><strong>Sigorta bedeli kira ücretine dahil olacak</strong><br />
Yeni düzenlemeyle sigorta güvencelerinin de kiralama bedeline dahil edilmesi öngörülüyor. Kiracının sigortadan yararlanma hakkının ayrıca bir ücret veya başka bir koşula bağlanması yasaklanacak. Ayrıca işletme ve kiracı arasında özel bir anlaşma bulunmadığı sürece, sigorta tahkim kararı veya ilam niteliğinde başka bir karar olmaksızın araçta meydana geldiği iddia edilen değer kaybı nedeniyle tüketiciden herhangi bir bedel talep veya tahsil edilemeyecek.</p>

<p><strong>Arıza ve hasar durumunda kesintisiz iletişim</strong><br />
Kiralama işletmelerine, araçta meydana gelebilecek hasar ve arızalar konusunda kiracıların ihtiyaç duyduğu desteğe ulaşabilmesi için sürekli ve erişilebilir bir iletişim altyapısı oluşturma zorunluluğu da getiriliyor.</p>

<p>Böylece kiracının özellikle seyahat sırasında yaşayabileceği arıza veya hasar durumlarında işletmeye ulaşamaması nedeniyle ortaya çıkabilecek mağduriyetlerin azaltılması amaçlanıyor.</p>

<p><strong>İlan platformlarına da sorumluluk geliyor</strong><br />
Düzenlemenin önemli başlıklarından biri de internet üzerindeki ilan ve aracı platformların sorumlulukları oldu. Platformların haksız ticari uygulamalarda bulunması yasaklanırken, kiralama ilanı veren işletmelerin yetki belgesine sahip olup olmadığının kontrol edilmesi zorunlu hale getirilecek. Yetki belgesi bulunmayan işletmelerin platformlara üye olması ve kiralık araç ilanı yayımlaması engellenecek. Bu uygulamayla tüketicilerin internet üzerinden karşılaşabileceği kayıt dışı ve yetkisiz kiralama faaliyetlerinin önüne geçilmesi hedefleniyor.</p>

<p><strong>Yönetmelik 1 Ocak 2027’de yürürlüğe girecek</strong><br />
Sektörün yeni kurallara uyum sağlayabilmesi amacıyla yönetmeliğin yürürlük tarihi 1 Ocak 2027 olarak belirlendi.</p>

<p>Mevcut işletmelere; 1 Temmuz 2027’ye kadar yetki belgesi alma, 1 Ocak 2028’e kadar asgari taşıt sayısı ve taşıt niteliklerine ilişkin şartları yerine getirme süresi tanınacak.</p>

<p>Ayrıca aracı ve ilan platformları ile kiralama işletmeleri arasında yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden önce imzalanmış sözleşmelerin 1 Temmuz 2027’ye kadar yeni düzenlemeye uygun hale getirilmesi gerekecek.</p>

<p><strong>Sektörde daha şeffaf ve sürdürülebilir yapı hedefleniyor</strong><br />
Ticaret Bakanlığı, yeni yönetmelikle araç kiralama sektöründe şeffaflık ve hesap verebilirliğin artırılmasını, sözleşme koşullarının netleştirilmesini, tüketici haklarının güçlendirilmesini ve kiralanan araçların teknik yeterlilik standartlarının yükseltilmesini hedefliyor.</p>

<p>Düzenlemenin aynı zamanda kayıt dışı faaliyetlerin azaltılması ve haksız rekabetin önlenmesi yoluyla sektörde daha adil ve sürdürülebilir bir rekabet ortamının oluşturulmasına katkı sağlaması bekleniyor.</p>

<p>Yeni uygulamayla birlikte araç kiralama sektöründe hem işletmeler hem de tüketiciler açısından daha belirgin kuralların geçerli olması ve kiralama süreçlerinin daha güvenli, şeffaf ve denetlenebilir bir yapıya kavuşması amaçlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/kiralik-arac-sektorunde-yeni-donem-yetki-belgesi-arac-yasi-ve-tuketici-haklarina-yeni-standartlar</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 12:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/05/ticaret-1516682.jpg" type="image/jpeg" length="63817"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
