<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Fuar Dergisi</title>
    <link>https://www.fuardergisi.com.tr</link>
    <description>Fuar Dergisi, ulusal ve uluslararası fuarlar, sektörel yenilikler ve ekonomi dünyasındaki en önemli gelişmeleri takip eden profesyoneller için kapsamlı analizler, röportajlar ve özel haberler sunar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>"Türkiye'nin ilk ve tek ulusal Fuar, Kongre ve Festival dergisi</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 18 Aug 2026 13:34:58 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TRIO Deniz ve Top Leisure, Beş Dünya Prömiyeriyle Cannes Yachting Festival’de]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/trio-deniz-ve-top-leisure-bes-dunya-promiyeriyle-cannes-yachting-festivalde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/trio-deniz-ve-top-leisure-bes-dunya-promiyeriyle-cannes-yachting-festivalde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>20 yılı aşkın süredir Türkiye’de dünyanın önde gelen yat markalarını deniz tutkunlarıyla buluşturan TRIO Deniz ile Jeanneau yelkenlilerinin Türkiye temsilcisi Top Leisure, 8–13 Eylül 2026 tarihlerinde düzenlenecek Cannes Yachting Festival’da yerini alacak. Festivalde; Hanse 461, Bluegame BG64, Sanlorenzo SHE, Prestige F6.7 ve Prestige M6 modellerinin dünya prömiyerleri gerçekleştirilecek.</strong></p>

<p>Yat ve tekne endüstrisinin önde gelen uluslararası buluşmalarından Cannes Yachting Festival, 8–13 Eylül 2026 tarihleri arasında Fransa’nın Cannes kentindeki Vieux Port ve Port Canto marinalarında gerçekleştirilecek. 5 ila 55 metre arasında 700’ün üzerinde teknenin sergilenmesinin beklendiği festival, yeni modellerin yanı sıra tasarım, teknoloji ve denizcilik alanındaki güncel eğilimleri bir araya getirecek.</p>

<p>Etkinlik süresince TRIO Deniz ve Top Leisure ekipleri, temsil ettikleri markaların stantlarında ziyaretçilerle buluşacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Beş yeni model ilk kez deniz tutkunlarıyla buluşacak</strong><br />
Etkinliğin öne çıkan yenilikleri arasında beş dünya prömiyeri bulunuyor. Hanse’nin yeni nesil yelkenlisi Hanse 461, Bluegame’in BG64 modeli, Sanlorenzo’nun SHE projesi ile Prestige’in F6.7 ve M6 modelleri ilk kez Cannes’da sergilenecek.</p>

<p>Bu modellerin yanı sıra Sanlorenzo’nun SD118, SD90, SL110A, SL90A, SL86A, SX100, SX88, SX76, ve SP92 serilerinden farklı yatlar; Bluegame’in BGX83, BGM75, BG74 ve BGF45 modelleri ile Prestige’in M8 EVO, F5.7 ve F4.9 modelleri de ziyaretçilerin karşısına çıkacak. Yelkenli ve katamaran segmentinde Swan 80, Swan 58, Hanse 590, Hanse 410, Hanse 360, Moody DS48 ile Excess 14, Excess 13 ve Excess 11 sergilenecek.</p>

<p>Jeanneau’nun motor yat modellerinden Merry Fisher 1295 Fly, Merry Fisher 1095 Fly, Merry Fisher 895, Merry Fisher 895 Sport, Cap Camarat 12.5 WA, Cap Camarat 10.5 WA, Cap Camarat 9.0 WA, Cap Camarat 7.5 WA, TH38, TH33, DB 43 IB ve DB 37 IB ziyaretçilerle buluşurken; Top Leisure’ın temsil ettiği yelkenli modelleri Jeanneau Yachts 60, Jeanneau Yachts 55, Sun Odyssey 455, Sun Odyssey 415, Sun Odyssey 350 ve Sea Loft 480 de deniz tutkunları için sergilenecek. Fuarda ayrıca Sacs’ın Rebel ve Strider modellerinin farklı seçenekleri de ziyaretçilerle buluşacak.</p>

<p><strong>“Cannes, denizcilik dünyasının geleceğine dair güçlü bir vitrin sunuyor”</strong><br />
Cannes Yachting Festival’e ilişkin görüşlerini aktaran TRIO Deniz &amp; Top Leisure Yönetim Kurulu Başkanı Murat Bekiroğlu, “Cannes Yachting Festival, denizcilik dünyasının yeni modellerini, tasarım anlayışlarını ve teknolojik gelişmelerini bir arada görme fırsatı sunan önemli bir buluşma noktası. Bu yıl temsil ettiğimiz markalardan beş modelin dünya prömiyerinin gerçekleştirilecek olması, festivali bizim için daha da özel kılıyor. TRIO Deniz ve Top Leisure ekipleri olarak Türkiye’den gelecek ziyaretçilerimizi markalarımızın stantlarında karşılayacak; motor yatlardan yelkenlilere, katamaranlardan performans teknelerine uzanan geniş model seçkisini yakından incelemelerine ve ihtiyaçlarına uygun tekneye ulaşmalarına destek olacağız.” dedi.</p>

<p>Festival boyunca TRIO Deniz ve Top Leisure’ın temsil ettiği markaların motor yat, yelkenli, katamaran ve performans teknesi segmentlerindeki yeni modelleri Vieux Port ve Port Canto’da incelenebilecek. Ziyaretçiler, TRIO Deniz ve Top Leisure ekipleri üzerinden kendilerine özel fuar randevusu oluşturarak modeller hakkında ayrıntılı bilgi alabilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/trio-deniz-ve-top-leisure-bes-dunya-promiyeriyle-cannes-yachting-festivalde</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 12:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/odlodv.JPG" type="image/jpeg" length="84951"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ormanda Caz & Piknik, 6. Edisyonuyla Lifepark'ta Müzikseverlerle Buluşuyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ormanda-caz-piknik-6-edisyonuyla-lifeparkta-muzikseverlerle-bulusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ormanda-caz-piknik-6-edisyonuyla-lifeparkta-muzikseverlerle-bulusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Lifepark'ın sevilen etkinliklerinden Ormanda Caz &amp; Piknik, bu yıl altıncı kez müzikseverlerle buluşuyor. 30 Ağustos 2026 Pazar günü gerçekleşecek festival, 30 Ağustos Zafer Bayramı'nın coşkusunu cazın özgür ve yaratıcı ruhuyla bir araya getirirken, katılımcılara doğayla iç içe, müzik ve piknikle dolu özel bir gün yaşatacak. Ağaçların gölgesinde, kuş sesleri ve ormanın doğal atmosferi eşliğinde gerçekleşecek festival, cazın farklı yorumlarını aynı sahnede buluşturacak. Yazın son günlerini sevdikleriyle birlikte geçirmek isteyenler için tasarlanan etkinlik; müzik, doğa ve açık havada piknik keyfini bir arada sunarak, şehirden uzaklaşmadan uzun süre hatırlanacak bir festival deneyimi vadediyor.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Günün müzikal yolculuğu, Küba kökenli enerjik ritimleriyle Leyanner Chibas Duporte ile başlayacak. Ardından Türkiye caz sahnesinin yaratıcı ve çok yönlü müzisyenlerinden Alp Ersönmez, Cereyanlı projesiyle sahne alacak. Cazın doğaçlama özgürlüğünü elektronik altyapılar, güçlü ritimler ve yüksek sahne enerjisiyle buluşturan Cereyanlı, "dans kokulu caz" anlayışıyla dinleyicilere hareketli ve dinamik bir performans sunacak. Projede Alp Ersönmez bas gitarda, Engin Recepoğulları tenor saksofonda, Barış Doğukan Yazıcı trompette ve Ediz Hafızoğlu davulda yer alıyor. Festival programının bir diğer önemli konuğu ise Türkiye cazının öncü piyanistlerinden Kerem Görsev olacak. Görsev, uzun yıllardır birlikte sahne aldığı usta müzisyenlerden oluşan Quartet'iyle festival izleyicisinin karşısına çıkacak. Engin Recepoğulları'nın saksofon, Volkan Hürsever'in kontrbas ve Ferit Odman'ın davulda eşlik edeceği performansta, Görsev'in özgün bestelerinin ağırlıkta olduğu bir repertuvar seslendirilecek. Güçlü melodiler, zarif düzenlemeler ve müzisyenlerin sahnedeki uyumu, günün en rafine caz deneyimlerinden birini oluşturacak. Günün finalinde ise Türk müziğinin kendine özgü yorumcularından Zuhal Olcay sahne alacak. Güçlü yorumunun yanı sıra sahnedeki etkileyici duruşuyla da kendine özgü bir iz bırakan Olcay, zamansız şarkıları ve karakteristik repertuvarıyla festivalin finaline imza atacak.</p>

<p>Ormanda Caz &amp; Piknik, yalnızca müzik dinlemek isteyenlere değil, günü doğanın içinde geçirmek isteyenlere de özgür bir alan sunuyor. Katılımcılar kendi kamp sandalyelerini, piknik örtülerini ve yiyeceklerini yanlarında getirebilecek. Festival alanında yer alan geniş yeme-içme alanlarında ise gün boyunca street food seçeneklerinin yanı sıra farklı yiyecek ve içecek alternatifleri sunulacak. Alkollü içeceklerin etkinlik alanına dışarıdan getirilmesine izin verilmezken, alan içerisinde alkollü içecek satışı yapılacak. Ailelerin de rahatlıkla katılabileceği festivalde 12 yaş altı çocuklar ücretsiz olarak etkinliğe dahil olabiliyor. Çocuklar için ayrılmış oyun alanının yanı sıra, tasmalı olmak koşuluyla patili dostlar da festivalin konukları arasında yer alabilecek. Festivalin sahne programı ise gün boyunca kesintisiz bir müzik deneyimi sunacak: Kapıların 12.30'da açılmasının ardından 14.00'te Leyanner Chibas Duporte, 16.00'da Alp Ersönmez – Cereyanlı, 17.30'da Kerem Görsev Quartet ve 19.00'da Zuhal Olcay sahne alacak.</p>

<p>30 Ağustos'un anlamlı atmosferini caz müziğinin özgürleştirici enerjisiyle buluşturan Ormanda Caz &amp; Piknik VI, doğanın içinde müzik dinlemek, sevdikleriyle açık havada keyifli bir gün geçirmek ve yazın son günlerini özel bir deneyimle uğurlamak isteyenleri Lifepark'a davet ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Festival Haberleri</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ormanda-caz-piknik-6-edisyonuyla-lifeparkta-muzikseverlerle-bulusuyor</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 12:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/2026-05-10-224817.jpg" type="image/jpeg" length="14090"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Made in Europe tartışması: Türkiye Avrupa’nın tedarik zincirinde kalmalı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/made-in-europe-tartismasi-turkiye-avrupanin-tedarik-zincirinde-kalmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/made-in-europe-tartismasi-turkiye-avrupanin-tedarik-zincirinde-kalmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Avrupa Birliği’nin stratejik sektörlerde Avrupa üretimini ve düşük karbonlu ürünleri desteklemeye yönelik Industrial Accelerator Act düzenlemesi, Türkiye açısından da kritik bir dönemi başlatıyor. Dışyönder Başkanı Dr. Hakan Çınar, Türkiye’nin Avrupa’nın üretim ekosisteminin dışında bırakılmasının AB’nin rekabet gücünü de zayıflatacağını belirterek “Made in Europe” yerine “Made with Europe” yaklaşımının benimsenmesi gerektiğini söyledi.</strong></p>

<p>Avrupa Birliği, küresel sanayi rekabetinde gücünü artırmak amacıyla yeni bir sanayi politikası oluşturuyor. Avrupa Komisyonu’nun 4 Mart 2026’da açıkladığı Industrial Accelerator Act teklifi; kamu alımları ve destek mekanizmaları üzerinden Avrupa’da üretilen ve düşük karbonlu ürünleri teşvik etmeyi hedefliyor.</p>

<p>Çelik, alüminyum, çimento, otomotiv ve temiz teknolojiler başta olmak üzere stratejik sektörleri kapsayan düzenleme henüz yasama sürecini tamamlamış değil. Bu nedenle AB’nin kendi üretimini desteklerken mevcut uluslararası tedarik zincirlerini nasıl koruyacağı tartışılıyor.</p>

<p><strong>Türkiye Avrupa üretiminin parçası</strong><br />
Dış Ticarete Yön Verenler Derneği (Dışyönder) Başkanı Dr. Hakan Çınar, Türkiye’nin yaklaşık 30 yıldır Gümrük Birliği kapsamında Avrupa sanayisiyle güçlü bir entegrasyon içinde olduğunu vurguladı.</p>

<p>Türkiye’nin otomotiv, makine, beyaz eşya, tekstil, elektronik ve ara malı üretiminde Avrupa tedarik zincirlerinin önemli bir halkası olduğunu belirten Çınar, “Türkiye sıradan bir üçüncü ülke değildir. Türkiye bugün Avrupa’nın üretim ekosisteminin bir parçasıdır” dedi.</p>

<p>Çınar, Türkiye’nin Gümrük Birliği bulunan ülkeler kapsamında düzenlemede belirli koşullarda AB menşeli içeriğe eşdeğer kabul edilmesine yönelik yaklaşımın nihai metinde korunmasının önemine dikkat çekti.</p>

<p><strong>“Avrupa’nın asıl meselesi Çin”</strong><br />
Dışyönder’e göre “Made in Europe” yaklaşımının arkasındaki temel nedenlerden biri, Çin’in elektrikli araç, batarya, güneş paneli, çelik ve makine gibi stratejik alanlarda artan üretim gücü.</p>

<p>Avrupa’nın sanayisini koruma hedefinin anlaşılabilir olduğunu belirten Çınar, ancak korumacı politikaların Avrupa’nın mevcut üretim ortaklarını dışlamaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Çınar, “Avrupa Çin’e karşı sanayi duvarı örerken Türkiye’yi o duvarın dışında bırakırsa, Çin’i değil kendi rekabet gücünü cezalandırır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“Made with Europe” önerisi</strong><br />
Dışyönder, Türkiye’nin Avrupa’nın yeni sanayi politikasına yaklaşımında yalnızca “Made in Europe” kapsamına alınma talebiyle sınırlı kalmaması gerektiğini savunuyor.</p>

<p>Dernek, bunun yerine “Made with Europe” yaklaşımının benimsenmesini öneriyor. Bu modelin, Avrupa’nın yalnızca kendi sınırları içinde üretime değil, güvenilir ve entegre olduğu ülkelerle birlikte üretim kapasitesine odaklanmasını öngördüğü belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çınar, “Biz Avrupa’nın alternatifi değiliz; Avrupa’nın üretim ortağıyız” diyerek Türkiye’nin Avrupa sanayisinin geleceğinde aktif bir rol üstlenmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>Türkiye için diplomatik fırsat</strong><br />
Industrial Accelerator Act’in henüz yasama sürecinde olması, Türkiye açısından önemli bir fırsat olarak değerlendiriliyor. Dışyönder, Türkiye’nin kamu kurumları, ihracatçı birlikleri, sanayi kuruluşları ve iş dünyası temsilcileriyle birlikte Brüksel nezdinde aktif bir çalışma yürütmesi gerektiğine dikkat çekiyor.</p>

<p>Çınar, Avrupa’nın yeni sanayi mimarisinin Türkiye olmadan eksik kalacağını belirterek, “Bugün tartışılan yalnızca menşe değil, yarının Avrupa sanayi mimarisidir. Türkiye’nin bu mimarinin dışında değil, merkezinde olması gerekir” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/made-in-europe-tartismasi-turkiye-avrupanin-tedarik-zincirinde-kalmali</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 12:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/dr-hakan-cinar-114748591.png" type="image/jpeg" length="37052"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Günsan ile çocuk odaları yeni eğitim yılına hazır]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/gunsan-ile-cocuk-odalari-yeni-egitim-yilina-hazir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/gunsan-ile-cocuk-odalari-yeni-egitim-yilina-hazir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Yeni eğitim öğretim yılı yaklaşırken aileler, çocuklarının odalarını ders çalışmaya uygun, konforlu ve güvenli hale getirmek için hazırlıklarını hızlandırıyor. Çocukların günün önemli bir bölümünü geçirdiği yaşam alanlarında estetik ve güvenlik ön planda yer alıyor. Günsan Elektrik ise Radius Design serisinin çocuklara özel tasarımları ve Çocuk Korumalı Grup Prizleri ile çocuk odalarında güvenliği, konforu ve estetiği bir araya getiren fonksiyonel çözümler sunuyor.</strong></p>

<p>Okula dönüş süreci yalnızca kırtasiye alışverişiyle sınırlı kalmıyor. Çocukların ders çalışırken odaklanabilecekleri ve kendilerini mutlu hissedecekleri yaşam alanları oluşturmak da ailelerin öncelikleri arasında yer alıyor. Elektrik anahtarları ve priz çözümlerinde tasarım ile güvenliği bir araya getiren Günsan Elektrik, Radius Design serisinin eğlenceli desenleriyle çocuk odalarına karakter katarken, Çocuk Korumalı Grup Prizleri ile güvenliği destekliyor.</p>

<p><strong>Çocukların hayal dünyasına uyum sağlayan tasarımlar</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Radius Design serisinde yer alan Little Cars ve Ballerina seçenekleri, çocuk odalarına sadece estetik bir görünüm kazandırmakla kalmıyor, aynı zamanda dekorasyonun tamamlayıcı bir parçası oluyor. Hareketli otomobil desenleriyle enerjik bir atmosfer sunan Little Cars modeli ile zarif balerin figürleriyle öne çıkan Ballerina seçenekleri, çocukların ilgi alanlarına hitap eden detayları yaşam alanlarına taşıyor. Farklı renk alternatifleri sayesinde odaların dekorasyonuna kolayca uyum sağlayan seri, çocukların kendilerini ait hissedecekleri sıcak bir ortam oluşturuyor.</p>

<p><strong>Elektrik güvenliğinde çocuklara özel koruma</strong></p>

<p>Günsan Elektrik’in Üçlü Çocuk Korumalı Topraklı Prizi, özel koruma mekanizması sayesinde çocukların priz içerisine yabancı cisim yerleştirmesini önlemeye yardımcı oluyor. Üçlü yapısıyla bilgisayar, masa lambası ve diğer elektronik cihazların aynı anda güvenli şekilde kullanılmasına olanak sağlayan ürün, topraklı yapısıyla da elektrik güvenliğini destekliyor. Böylece aileler, çocuklarının odalarında hem işlevsel hem de daha güvenli bir kullanım deneyimi elde ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/gunsan-ile-cocuk-odalari-yeni-egitim-yilina-hazir</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 12:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/1787038370-okula-donus-bulten.jpg" type="image/jpeg" length="70137"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara’nın e-ihracat rotasında Doğu Avrupa ve Körfez öne çıktı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ankaranin-e-ihracat-rotasinda-dogu-avrupa-ve-korfez-one-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ankaranin-e-ihracat-rotasinda-dogu-avrupa-ve-korfez-one-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ankara merkezli Trendyol satıcılarının e-ihracatta en fazla satış yaptığı ülkeler Romanya, Suudi Arabistan ve Yunanistan oldu. Başkentten son bir yılda 1,3 milyondan fazla yurt dışı siparişi karşılanırken, e-ihracatın lokomotif ürün grupları tekstil, hazır giyim ve ayakkabı olarak öne çıktı.</strong></p>

<p>Trendyol verileri, Ankara’nın üretim ve ticaret kapasitesinin dijital kanallar üzerinden küresel pazarlara taşındığını ortaya koydu. Ankara’daki Trendyol satıcılarının yüzde 67’si aktif olarak yurt dışına ürün gönderirken, son bir yılda 1,3 milyondan fazla uluslararası sipariş karşılandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ankaralı satıcıların en fazla e-ihracat yaptığı ülkeler Romanya, Suudi Arabistan, Yunanistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Bulgaristan, Azerbaycan, Çekya, Kuveyt, Katar ve Macaristan oldu. Böylece başkentin e-ihracatında Doğu Avrupa ve Körfez ülkeleri öne çıktı.</p>

<p><strong>Tekstil ve ayakkabı talebi öne çıktı</strong><br />
Ankara’dan yurt dışına gönderilen ürünlerde tekstil, hazır giyim ve ayakkabı başı çekti. En fazla talep gören ürünler arasında spor çorap, pantolon, alt-üst takım, omuz çantası, termal giyim, pijama, sneaker, kazak ve tişört yer aldı.</p>

<p><strong>“Dijital ticaret küresel rekabetin anahtarı”</strong><br />
Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran, e-ihracatın Ankara’daki üreticiler için yeni pazarlara ulaşmada önemli bir fırsat sunduğunu belirterek, dijital görünürlük, marka değeri, hızlı teslimat ve müşteri deneyiminin rekabette giderek daha belirleyici hale geldiğini ifade etti.</p>

<p>Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç da başkentin güçlü sanayi altyapısı ve yüksek teknoloji üretim kapasitesinin e-ihracatla desteklenmesinin önemine dikkat çekerek, firmaların dijital kanallar aracılığıyla yeni pazarlara ulaşmasını ve küresel ölçekte rekabet eden markalar oluşturmasını hedeflediklerini söyledi.</p>

<p><strong>Ankara, Türkiye’de 8 kategoride lider</strong><br />
Trendyol verilerine göre Ankara, yurt içi satışlarda tablet kılıfı, akıllı saat kordonu, davetiye, akıllı saat ve tablet ekran koruyucu ile ayakkabı bağcığı gibi kategorilerde Türkiye genelinde ilk sırada yer aldı.</p>

<p>Başkent ayrıca eğitim ürünlerinde de güçlü bir tedarik merkezi olarak öne çıktı. Ankaralı satıcılar son bir yılda 7,5 milyondan fazla sınav hazırlık ürünü, 1,4 milyondan fazla ders ve yardımcı kitap ile 1,2 milyondan fazla aktivite ve eğitici kitabı Türkiye genelindeki tüketicilere ulaştırdı.</p>

<p>Veriler, Ankara’nın geleneksel üretim gücünün yanı sıra e-ticaret ve e-ihracat kanallarıyla küresel pazarlardaki varlığını da güçlendirdiğini gösterdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ankaranin-e-ihracat-rotasinda-dogu-avrupa-ve-korfez-one-cikti</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 12:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/1787034172-kargo-g-rsel.jpg" type="image/jpeg" length="86383"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ticaret Bakanlığı’nın denetim bilançosu açıklandı: 282 bin firma denetlendi]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ticaret-bakanliginin-denetim-bilancosu-aciklandi-282-bin-firma-denetlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ticaret-bakanliginin-denetim-bilancosu-aciklandi-282-bin-firma-denetlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ticaret Bakanlığı, 2026 yılının ilk 7 ayına ilişkin piyasa denetim bilançosunu açıkladı. Bu dönemde yaklaşık 282 bin firma ile 34,3 milyon ürün denetlenirken, aykırılık tespit edilen işletmelere toplam 1 milyar 874 milyon TL idari para cezası uygulandı. Rekabet Kurumu’nun cezaları da eklendiğinde, 2026’nın ilk 7 ayında uygulanan idari para cezalarının toplamı 19 milyar TL’yi aştı.</strong></p>

<p>Ticaret Bakanlığı, tüketicilerin ekonomik refahını ve iç piyasa dengesini korumak amacıyla yürüttüğü denetimlerin sonuçlarını açıkladı. Bakanlığın 2026 yılının ilk 7 ayına ilişkin verilerine göre, 282 bin 153 firma ve 34 milyon 278 bin 291 ürün denetlendi. Denetimler sonucunda toplam 1 milyar 874 milyon TL idari para cezası uygulandı.</p>

<p><strong>Fahiş fiyat ve stokçuluğa yakın takip</strong><br />
Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü tarafından otomotiv, emlak, kuyum, stokçuluk, fahiş fiyat, haksız ticari uygulamalar ve ödeme sürelerine yönelik denetimlerde 48 bin 735 gerçek ve tüzel kişi incelendi. Aykırılık tespit edilen 4 bin 686 kişi ve işletmeye toplam 633,4 milyon TL ceza kesildi.</p>

<p>Bu kapsamda fahiş fiyat uygulamalarına yönelik denetimlerde yaklaşık 400 milyon TL, otomotiv sektöründe 135 milyon TL, emlak sektöründe 34,4 milyon TL, kuyum sektöründe ise 11,3 milyon TL idari para cezası uygulandı.</p>

<p>Ticari elektronik ileti, çalışma saatleri ve lisanslı depolara yönelik denetimlerde de toplam 51 milyon TL ceza verildi.</p>

<p><strong>Tüketici denetimlerinde 613,5 milyon TL ceza</strong><br />
Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü tarafından yılın ilk 7 ayında 31 bin 446 firma denetlendi. Aykırılık tespit edilen 1.206 firmaya yaklaşık 613,5 milyon TL idari para cezası uygulandı.</p>

<p>Tüketicilerin taraf olduğu ön ödemeli konut, abonelik, mesafeli satış, taksitli satış, paket tur ve devre tatil sözleşmelerindeki aykırılıklar nedeniyle 418,3 milyon TL ceza kesildi. Reklam ve haksız ticari uygulamalara yönelik denetimlerde 185,8 milyon TL, ürün güvenliği denetimlerinde ise 9,4 milyon TL idari para cezası uygulandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>81 ilde denetimler sürdü</strong><br />
Ticaret İl Müdürlükleri aracılığıyla 2026’nın ilk 7 ayında 201 bin 972 firma denetlendi. Aykırılık tespit edilen 39 bin 547 firmaya 627,3 milyon TL idari para cezası uygulandı.</p>

<p>Ürün bazında en yoğun denetimlerin gerçekleştirildiği iller arasında Ankara, İstanbul ve Antalya öne çıktı. Ankara’da 12,2 milyon, İstanbul’da 4,79 milyon, Antalya’da ise 3,91 milyon ürün denetlendi.</p>

<p>İstanbul’da aykırılık tespit edilen 103 bin 414 ürüne yaklaşık 494 milyon TL idari para cezası uygulandı.</p>

<p><strong>Rekabet Kurumu’ndan 17,2 milyar TL ceza</strong><br />
Denetimlerin yanı sıra Rekabet Kurumu’nun kararları da dikkat çekti. Kurum tarafından 2025 yılında 227 firmaya 13,2 milyar TL, 2026 yılının ilk 7 ayında ise 218 firmaya 17,2 milyar TL idari para cezası uygulandı.</p>

<p>2026 yılındaki cezalar başta işgücü piyasaları, bilişim teknolojileri ve platform hizmetleri, otomotiv ve gıda sektörlerinde yoğunlaştı.</p>

<p>Ticaret Bakanlığı, önümüzdeki dönemde de enflasyon, fahiş fiyat, stokçuluk ve haksız ticari uygulamalarla mücadeleyi sürdüreceğini belirterek, iç piyasa dengesinin ve tüketici refahının korunmasına yönelik denetimlerin kararlılıkla devam edeceğini bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ticaret-bakanliginin-denetim-bilancosu-aciklandi-282-bin-firma-denetlendi</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 11:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/05/ticaret-1516682.jpg" type="image/jpeg" length="23566"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Allianz Türkiye’de CFO görevine Çağrı Sinmez atandı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/allianz-turkiyede-cfo-gorevine-cagri-sinmez-atandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/allianz-turkiyede-cfo-gorevine-cagri-sinmez-atandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Allianz Türkiye Finans Genel Müdür Yardımcısı (CFO) olarak görev yapmakta olan Ersin Pak, Allianz Yunanistan CEO görevine atandı. Allianz Türkiye Finans Genel Müdür Yardımcısı (CFO) rolünü artık Strateji, Finansal Planlama ve Kontrol Direktörü olarak görev yapan Çağrı Sinmez üstlenecek.</strong></p>

<p>Allianz Grubu'nda üst düzey yönetici atamaları kapsamında Allianz Türkiye'de finans organizasyonunda görev değişimi gerçekleşti. Allianz Türkiye Strateji, Finansal Planlama ve Kontrol Direktörü Çağrı Sinmez, 1 Eylül 2026 tarihi itibarıyla Allianz Türkiye Finans Genel Müdür Yardımcısı (CFO) olarak atandı. Allianz Türkiye CFO'su Ersin Pak ise aynı tarih itibarıyla Allianz Yunanistan CEO'su olarak görev yapmaya başlayacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Ersin Pak Allianz Yunanistan CEO'su oldu</strong></p>

<p>Allianz Türkiye'de CFO olarak görev yapan Ersin Pak 1 Eylül itibarıyla Allianz Yunanistan CEO'su olarak görev yapacak. Allianz Grubu bünyesinde yirmi yılı aşkın deneyime sahip olan Pak; satın almalar, şirket birleşmeleri, entegrasyon süreçleri ve dönüşüm programlarına liderlik ederken; hayat, emeklilik ve elementer sigorta alanlarında üst düzey yöneticilik görevleri üstlendi.</p>

<p><strong>Allianz Türkiye'nin finans stratejisine liderlik edecek</strong></p>

<p>2019 yılından bu yana Allianz Türkiye'de Strateji, Finansal Planlama ve Kontrol Direktörü olarak görev yapan Çağrı Sinmez, yeni görevinde şirketin finans organizasyonuna liderlik edecek. Stratejik ve Finansal planlama süreçlerinin yönetiminden, finansal performansın izlenmesi ve raporlanmasına kadar birçok kritik alanda görev üstlenen Sinmez, Allianz Grup hedefleriyle uyumlu bir şekilde Allianz Türkiye'nin stratejik ve finansal önceliklerinin hayata geçirilmesine liderlik edecek.</p>

<p>Bilkent Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü mezunu olan Sinmez, uluslararası alanda geçerliliğe sahip CGMA (Chartered Global Management Accountant) unvanına sahiptir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/allianz-turkiyede-cfo-gorevine-cagri-sinmez-atandi</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 11:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/1786999423-a-r-sinmez-allianz-t-rkiye-c-f-o.jpg" type="image/jpeg" length="59407"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[5. Watsons Gençlik Festivali’nde  Eğlence ve Müzik Bir Arada!]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/5-watsons-genclik-festivalinde-eglence-ve-muzik-bir-arada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/5-watsons-genclik-festivalinde-eglence-ve-muzik-bir-arada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Watsons Türkiye’nin gençlerle kurduğu güçlü bağı pekiştirdiği Watsons Gençlik Festivali, bu yıl beşinci kez kapılarını açmaya hazırlanıyor.</strong> <strong>19 Eylül’de gerçekleşecek festivalde Hande Yener, Dolu Kadehi Ters Tut ve Tuana sahne alırken; gün boyunca ziyaretçilere keyifli anlar yaşatacak etkinlikler, unutulmaz marka deneyimleri ve birbirinden özel sürprizlerle festival alanında hareket hiç durmayacak.</strong></p>

<p>Watsons Gençlik Festivali, beşinci yılında da müzikten bakıma, eğlenceden farklı marka deneyimlerine uzanan içeriğiyle gençlere dolu dolu bir festival deneyimi sunmaya hazırlanıyor. 19 Eylül'de KüçükÇiftlik Park'ta düzenlenecek festival, müzik ve eğlencenin yanı sıra gün boyunca keşfedilebilecek pek çok farklı deneyimi bir araya getirecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Festivalin Ritmi Sevilen İsimlerle Yükselecek</strong></p>

<p>Watsons Gençlik Festivali’nin sahnesinde bu yıl farklı müzik tarzlarıyla geniş bir dinleyici kitlesine hitap eden isimler yer alacak. Pop müziğin sevilen ismi <strong>Hande Yener</strong>, alternatif müziğin başarılı gruplarından <strong>Dolu Kadehi Ters Tut</strong> ve özellikle genç kuşağın yakından takip ettiği <strong>Tuana</strong>, festivalde müzikseverlerle buluşacak.</p>

<p>15 yılı aşkın süredir Kore güzellik dünyasının sevilen markalarını müşterileriyle buluşturan Watsons Türkiye, bu deneyimini festival sahnesine de taşıyor. 5. Watsons Gençlik Festivali’nin açılışı, Kore pop kültürünün enerjisini yansıtan özel bir <strong>K-Pop dans şovu</strong>yla yapılacak.</p>

<p><strong>Müziğin Ötesinde Festival Deneyimi</strong></p>

<p>Konserlerin yanı sıra festival alanında kurulacak marka stantları, oyunlar, yarışmalar ve sürpriz aktiviteler sayesinde ziyaretçiler gün boyu festivalin keyfini çıkarabilecek. Marka stantlarındaki etkinliklere katılanlar orijinal boy ürünler kazanma fırsatı yakalarken, festival alanında kurulacak Watsons mağazasını ziyaret edenler de güzellik ve kişisel bakım dünyasındaki yenilikleri yakından inceleyebilecekler.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Festival Haberleri</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/5-watsons-genclik-festivalinde-eglence-ve-muzik-bir-arada</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 11:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/1787033716-watsons-gen-lik-festivali-3.jpg" type="image/jpeg" length="28896"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[QNB Sigorta’nın Tam Destek Tamamlayıcı Sağlık Sigortası’na Uluslararası Stevie Ödülü]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/qnb-sigortanin-tam-destek-tamamlayici-saglik-sigortasina-uluslararasi-stevie-odulu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/qnb-sigortanin-tam-destek-tamamlayici-saglik-sigortasina-uluslararasi-stevie-odulu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>QNB Sigorta’nın Tam Destek Tamamlayıcı Sağlık Sigortası, dünyanın önde gelen iş ödüllerinden Stevie International Business Awards’ta “Insurance Solution (Sigorta Çözümleri)” kategorisinde Bronz Stevie® Ödülü’ne layık görüldü. Üç yıl sabit prim garantisi, limitsiz yatarak tedavi teminatı ve günlük hastane ödemesiyle sağlık sigortasında öngörülebilirlik ve finansal güvenceyi odağına alan ürün, uluslararası jürinin takdirini kazandı.</strong></p>

<p>QNB Sigorta’nın müşterilerin değişen ihtiyaçlarına yanıt vermek ve sağlık maliyetleri karşısındaki endişelerini azaltmak üzere geliştirdiği Tam Destek Tamamlayıcı Sağlık Sigortası, uluslararası alanda önemli bir başarıya imza attı. Ürün, sektörde fark yaratan yapısıyla 23’üncü International Business Awards kapsamında gerçekleştirilen değerlendirme sonucunda “Insurance Solution (Sigorta Çözümleri)” kategorisinde Bronz Stevie® ödülü kazandı. International Business Awards’ın 2026 kazananları, iki ay süren değerlendirme sürecinde 300’ün üzerinde profesyonelin verdiği puanlarla belirlendi.</p>

<p>Sağlık hizmetlerinde artan maliyetler ve yenileme dönemlerinde yaşanabilen fiyat belirsizliklerinden yola çıkılarak QNB Sigorta tarafından tasarlanan Tam Destek, sağlık sigortasını daha basit, öngörülebilir ve erişilebilir bir yapıya kavuşturmayı amaçlıyor. Ürün kapsamında SGK ile anlaşmalı özel sağlık kuruluşlarında limitsiz yatarak tedavi teminatının yanı sıra, poliçede seçilen plana göre hastanede kalınan her gün için 10.000 TL’den başlayan günlük maddi destek sunuluyor. Tam Destek Tamamlayıcı Sağlık Sigortası’nın öne çıkan özelliklerinden biri ise üç yıl boyunca sabit prim garantisi oldu. Poliçe üç yıl boyunca aynı primle otomatik olarak yenilenirken, müşterilerin yenileme dönemlerinde beklenmedik fiyat değişimleriyle karşılaşmasının önüne geçilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Ürünün ilk 12 aylık performansı da pazardaki karşılığını ortaya koyuyor. QNB Sigorta’nın Nisan 2025 itibarıyla doğrulanan iç verilerine göre Tam Destek, ilk 12 ayında 90 milyon TL’nin üzerinde brüt yazılan prim üretimine ve 5.900’ün üzerinde aktif sigortalıya ulaştı. Ürünün Temmuz 2026 itibarıyla yüzde 93’lük yenileme oranı ise müşterilerin ürüne gösterdiği yüksek bağlılığı ortaya koyuyor. Jüri değerlendirmesinde de ürünün güçlü ticari ivmesi, müşteri odaklı yaklaşımı, üç yıllık sabit prim yapısı, limitsiz yatarak tedavi teminatı, günlük hastane ödemesi ve yüksek yenileme oranı öne çıkan unsurlar arasında değerlendirildi.</p>

<p><strong>QNB Sigorta Genel Müdürü Pınar Kuriş, ödüle ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Tam Destek Tamamlayıcı Sağlık Sigortası’nı geliştirirken çıkış noktamız, müşterilerimizin sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırırken aynı zamanda geleceğe ilişkin finansal belirsizliklerini azaltmaktı. Sağlık sigortasını daha anlaşılır, öngörülebilir ve müşterilerimizin gerçek ihtiyaçlarına yanıt veren ezber bozan bir yapıya dönüştürmeyi hedefledik. ‘Bugün, bugünü yaşa’ diyerek, müşterilerimizin yalnızca tedavi süreçlerine ve iyileşmeye odaklanabilmelerini amaçladık. Tam Destek Tamamlayıcı Sağlık Sigortası’nın uluslararası ölçekte Stevie Ödülü’ne layık görülmesi, bu yaklaşımımızın ve müşteri odaklı ürün geliştirme anlayışımızın değerli bir göstergesi. Bu başarıda emeği olan tüm ekip arkadaşlarımıza ve ürünümüze güvenen müşterilerimize teşekkür ediyorum.”</p>

<p>QNB Sigorta Tam Destek Tamamlayıcı Sağlık Sigortası, sağlık sigortasında yalnızca teminat sunmak yerine müşterilerin öngörülebilirlik, erişilebilirlik ve finansal güvence ihtiyaçlarını birlikte ele alan bir çözüm olarak konumlanıyor. Ürün aynı zamanda 600’ün üzerinde anlaşmalı özel hastaneye erişim ve QNB Sigorta Mobil üzerinden dijital hizmet imkanlarıyla destekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/qnb-sigortanin-tam-destek-tamamlayici-saglik-sigortasina-uluslararasi-stevie-odulu</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 18:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/dvkldvkdvlod.JPG" type="image/jpeg" length="12773"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Savunma Fuarları İçin Destek Başvuruları Başladı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/savunma-fuarlari-icin-destek-basvurulari-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/savunma-fuarlari-icin-destek-basvurulari-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB), savunma sanayii firmalarının ihracatını ve uluslararası iş birliklerini güçlendirmek amacıyla 2027 yılında yurt dışında düzenlenecek savunma fuarlarına yönelik katılım desteği başvurularını başlattı. Başvuruların en geç 30 Eylül 2026 tarihine kadar SSB’ye ulaştırılması gerekiyor.</strong></p>

<p>Savunma Sanayii Başkanlığı, Türk savunma sanayii firmalarının uluslararası pazarlardaki görünürlüğünü artırmak ve yeni ticari bağlantılar kurmalarını desteklemek amacıyla yurt dışı fuar katılım desteklerini 2027 yılında da sürdürecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Destek programından yararlanmak isteyen şirketlerin savunma sanayii sektöründe faaliyet göstermesi ve SSB YETEN Platformu’na üye olması gerekiyor. YETEN üyeliği bulunmayan firmaların başvuruları değerlendirmeye alınmayacak.</p>

<h2>Başvurular fiziki olarak teslim edilecek</h2>

<p>Firmaların başvuru formu ile katılım taahhütnamesini doldurarak firma yetkilisi tarafından ıslak imzalı ve kaşeli şekilde hazırlaması gerekiyor. Belgelerin, yetkilinin imza sirküleri ve üst yazıyla birlikte SSB Evrak Birimine posta yoluyla veya elden teslim edilmesi şartı aranıyor.</p>

<p>E-posta yoluyla gönderilen başvurular ise değerlendirmeye alınmayacak.</p>

<h2>Milli katılım desteğinde üst sınır 50 metrekare</h2>

<p>2027 yılı milli katılım desteğinin üst sınırı firma başına 50 metrekare olarak belirlendi. Firmaların talep ettikleri toplam alanı başvuru formunda belirtmeleri gerekiyor.</p>

<p>Talep edilen alanın 50 metrekareyi aşması durumunda, ilave alan için fuar organizatörüyle ayrı bir sözleşme imzalanacak. Destek kapsamında 50 metrekareye kadar olan alanın ödemesi doğrudan SSB tarafından karşılanacak.</p>

<p>Başvurusu kabul edilen firmalar, SSB ile Savunma ve Havacılık Sanayii İhracatçıları Birliği (SSİ) arasında imzalanan protokol kapsamında SSİ ile ayrıca sözleşme imzalayacak. Firmalar, kendilerine tahsis edilen alan üzerinden fuarın metrekare fiyatının yüzde 20’sini aşmayacak şekilde belirlenecek katkı payını ödeyecek.</p>

<p>Firmaların destek sınırının üzerinde kendi imkânlarıyla kiralayacakları ilave alanlar için ise ayrıca katkı payı talep edilmeyecek.</p>

<h2>Stant yerleşimleri SSB ve SSİ tarafından belirlenecek</h2>

<p>Milli katılım gerçekleştirilen fuarlarda firmaların stant yerleşimleri; SSB ve SSİ tarafından, organizatörle yapılan sözleşme kapsamında tahsis edilen alan planına göre gerçekleştirilecek.</p>

<p>Toplam alan, katılımcı firma sayısı ve talepler birlikte değerlendirilerek firmalara talep ettiklerinden daha az veya daha fazla alan tahsis edilebilecek. Destekten yararlanan firmaların ayrıca SSB tarafından belirlenecek milli katılım logosunu veya işaretini stantlarında kullanmaları zorunlu olacak.</p>

<h2>Turkish Tech-Partner Zone giderleri karşılanacak</h2>

<p>Turkish Tech-Partner Zone (TTPZ) alanının kiralanması, stant yapımı, elektrik ve su giderleriyle catering hizmetleri SSB ve SSİ tarafından sağlanacak.</p>

<p>TTPZ başvurusu kabul edilen firmaların SSİ ile ayrı bir sözleşme imzalaması ve ilgili fuar kapsamında belirlenecek kısmi katılım ödemesini gerçekleştirmesi gerekecek.</p>

<h2>Başvurularda eleme yapılabilecek</h2>

<p>Başvurular; firmaların faaliyet alanları, toplam başvuru sayısı, destek bütçesi ve Türkiye’ye tahsis edilen fuar alanının büyüklüğü dikkate alınarak değerlendirilecek. Başvuruların yoğun olması durumunda firmalar arasında eleme yapılabilecek.</p>

<p>Başvurusu kabul edilmesine rağmen fuara katılmaktan vazgeçen firmalar, SSB tarafından ödenen alan kira bedelini yasal faiziyle birlikte geri ödemekle yükümlü olacak. Bu firmalar, takip eden bir yıl boyunca SSB’nin fuar desteklerinden yararlanamayacak.</p>

<h2>Son başvuru tarihi 30 Eylül 2026</h2>

<p>Destekten yararlanmak isteyen firmaların başvuru belgelerini en geç <strong>30 Eylül 2026</strong> tarihine kadar SSB’ye ulaştırması gerekiyor. Bu tarihten sonra gerçekleştirilen başvurular, organizatörlerle yapılan anlaşmalar ve alan tahsis süreçlerinin tamamlanması nedeniyle reddedilebilecek.</p>

<p>Başvuru kılavuzu, gerekli belgeler ve SSB YETEN Platformu üyeliğine ilişkin ayrıntılı bilgilere <strong>yeten.ssb.gov.tr</strong> adresinden ulaşılabiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ, Savunma Sanayi, YURT DIŞI FUARLAR</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/savunma-fuarlari-icin-destek-basvurulari-basladi</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 18:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/1913894.jpg" type="image/jpeg" length="69135"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sabiha Gökçen’de Günlük Yolcu Sayısı 180 Bini Aştı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/sabiha-gokcende-gunluk-yolcu-sayisi-180-bini-asti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/sabiha-gokcende-gunluk-yolcu-sayisi-180-bini-asti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Uluslararası Havalimanı, güçlü operasyonel yetkinliği ve artan küresel seyahat talebiyle büyüme ivmesini sürdürüyor. 16 Ağustos 2026 Pazar günü gerçekleşen 958 uçuş ve 180 bin 914 yolcu trafiği ile havalimanı tarihinin en yüksek günlük performansına ulaşarak yeni bir rekora imza attı. Böylece havalimanında günlük yolcu sayısı ilk kez 180 bin seviyesinin üzerine çıktı.</strong></p>

<p>Yaz sezonunun en yoğun döneminde elde edilen bu başarı; dış hat gelen/giden yolcu, iç hat gelen/giden yolcu ve dış hat uçuş trafiği kategorilerinde de eş zamanlı rekorlarla taçlandı.</p>

<p>Bu rakamlarla Sabiha Gökçen, günlük uçuş ve yolcu trafiği, dış hatlar gelen ve giden yolcu, iç hatlar gelen ve giden yolcu, toplam dış hat uçuş sayısı ve dış hat giden uçuş trafiğinde yeni rekorlara ulaştı.</p>

<p>Aynı gün, yolcu biniş köprüleri (Passenger Boarding Bridges – PBB) ile hizmet verilen uçak sayısında da yeni bir rekora imza atıldı. Daha önce 212 uçakla kaydedilen günlük rekor 16 Ağustos’ta 218 uçağa hizmet verilmesiyle aşılırken, PBB operasyonlarında tüm zamanların en yüksek günlük seviyesine ulaşıldı.</p>

<p><strong>Operasyonel mükemmellik ve güçlü koordinasyon</strong></p>

<p>Yoğun trafik hacminin operasyonel bütünlük korunarak yönetilmesi, havalimanı ekosistemindeki tüm paydaşların yüksek koordinasyonu sayesinde sağlandı. Terminal işletmecisi ISG, yolcu akışı, güvenlik, temizlik, yönlendirme ve yolcu deneyimine yönelik süreçleri optimum şekilde yönetirken havalimanı otoritesi HEAŞ ekipleri; hava trafik, apron, pist, meydan faaliyetleri ve saha emniyetine ilişkin operasyonların düzenli şekilde sürdürülmesini sağladı.</p>

<p><strong>İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı Yönetici Direktörü</strong> <strong>Hanita Ahmad</strong>, rekor performansı şu sözlerle değerlendirdi:</p>

<p>“16 Ağustos tarihinde günlük yolcu trafiğinde 180 bin eşiğinin ilk kez aşılması, Sabiha Gökçen’e olan güçlü talebin ve kesintisiz operasyonel kabiliyetimizin net bir göstergesidir. Bizim için gerçek başarı; yalnızca yüksek kapasiteyi yönetmek değil, bu ölçekte dahi yolcu odaklı hizmet anlayışımızdan ve 'kusursuz müşteri deneyimi' hedefimizden ödün vermemektir. Operasyonel yetkinliğimiz ve teknolojik altyapımız kadar, yolcularımıza güven ve konfor sunan insan odaklı yaklaşımımız da bu başarının temelini oluşturuyor. Sahadaki özverili ekiplerimize, iş ortaklarımıza ve bizi tercih eden tüm yolcularımıza teşekkür ederiz. Terminalimizde uçuş ve yolcu güvenliğini sağlayan, operasyonlarımızın sürekliliği için bizlerden desteğini esirgemeyen tüm kamu kurumlarına ve çalışanlarına güçlü koordinasyonları ve iş birlikleri için minnettarız. Sabiha Gökçen olarak bölgesel bir transfer merkezi olma vizyonumuz doğrultusunda yolcu deneyimini sürekli iyileştirmeye ve sürdürülebilir büyümeye odaklanmaya devam edeceğiz.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Bölgesel transfer merkezi olarak Sabiha Gökçen’in stratejik konumu güçleniyor</strong></p>

<p>Genişleyen bağlantı ağı, T1 entegrasyonu ile eklenen ilave biniş kapıları ve artan yolcu kapasitesiyle Sabiha Gökçen, Türkiye’nin hava ulaşımındaki kritik rolünü pekiştirirken İstanbul’un stratejik konumunu da güçlendirmeyi sürdürüyor. Son rekor, terminal işletmecisinin yüksek yoğunluklu dönemlerdeki çevikliğini ve artan seyahat talebine güçlü operasyonel kapasitesiyle yanıt verebildiğini bir kez daha ortaya koydu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/sabiha-gokcende-gunluk-yolcu-sayisi-180-bini-asti</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 18:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/1786958004-i-s-g-1.jpg" type="image/jpeg" length="73804"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TAMGA Marka Ödülleri’nde başvurular için son hafta]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/tamga-marka-odullerinde-basvurular-icin-son-hafta</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/tamga-marka-odullerinde-basvurular-icin-son-hafta" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye’nin marka dünyasındaki başarılı çalışmaları ödüllendirmeyi amaçlayan TAMGA Marka Ödülleri için başvurularda son haftaya girildi. Kurum ve marka ekiplerinin başvuruları 21 Ağustos 2026 Cuma günü sona erecek.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Marka Konseyi tarafından düzenlenen TAMGA Marka Ödülleri, markaların yalnızca iletişim kampanyalarındaki başarısını değil, marka yönetiminin farklı aşamalarındaki stratejik ve ölçülebilir çalışmalarını değerlendiriyor. Strateji, teknoloji, işveren markası, kriz yönetimi ve kurumsal sorumluluk gibi alanları kapsayan ödül programı, markalara bütünsel bir değerlendirme sunuyor.</p>

<p><strong>15 ana, 24 alt kategori</strong><br />
TAMGA Marka Ödülleri kapsamında markaların konumlandırma, dijital deneyim, kurumsal sorumluluk, Toplum 5.0 ve yapay zeka gibi alanlardaki projeleri 15 ana ve 24 alt kategoride değerlendirilecek.</p>

<p>Başvurular; iletişim, tasarım, pazarlama, araştırma, sivil toplum ve ekonomi basını alanlarından 19 uzmanın yer aldığı çok disiplinli jüri tarafından değerlendirilecek. Kategorilerinde başarı kriterlerini karşılayan en fazla iki çalışma, sıralama yapılmadan “Altın TAMGA” ödülüne layık görülecek.</p>

<p>Aynı yıl içinde üç veya daha fazla ödül kazanan markaların ekipleri ise “Altın Marka Ekibi” unvanını almaya hak kazanacak.</p>

<p><strong>Son iki yılın projeleri değerlendirilecek</strong><br />
TAMGA Marka Ödülleri, son iki yıl içinde hayata geçirilen ve marka sorunlarına özgün, stratejik çözümler getiren projelere açık olacak. Başvurularda marka hikayesinin yanı sıra elde edilen sonuçların somut verilerle ortaya konulması önem taşıyor.</p>

<p>Marka ekipleri, başvuru ve ödül sürecine ilişkin detaylı bilgilere www.tamgaodulleri.com üzerinden ulaşabiliyor. Başvurular 21 Ağustos’ta sona erecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/tamga-marka-odullerinde-basvurular-icin-son-hafta</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 18:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/foto-4.jpeg" type="image/jpeg" length="12981"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[UFI: Türkiye fuarcılık sektörü 2025’te 15,2 milyar avro ekonomik çıktı üretti]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/turkiye-fuarcilik-sektoru-2025te-152-milyar-avro-ekonomik-cikti-uretti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/turkiye-fuarcilik-sektoru-2025te-152-milyar-avro-ekonomik-cikti-uretti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye fuarcılık sektörü, 2025 yılında ekonomiye güçlü bir katkı sundu. UFI, The Global Association of the Exhibition Industry (Uluslararası Fuar Endüstrisi Birliği) tarafından Oxford Üniversitesi ile işbirliğinde hazırlanan rapora göre sektör, toplamda 15,2 Milyar Avro ekonomik çıktı üretirken, 135.700 kişilik istihdam yarattı.</strong></p>

<p>Yıl boyunca düzenlenen 456 fuar; 19,8 Milyon ziyaretçi ve 65.000 katılımcıyı bir araya getirirken, doğrudan harcama 7,5 Milyar Avroya ulaştı. Bu faaliyetler 4 Milyar Avro doğrudan GSYH katkısı sağladı. Rapor, fuarcılık sektörünün ticaret, turizm ve hizmetler başta olmak üzere birçok alanı destekleyen stratejik bir ekosistem oluşturduğunu ortaya koyuyor.</p>

<p><strong>Fuarcılık ekonominin önemli çarpanlarından biri</strong><br />
Uluslararası Fuar Endüstrisi Birliği (UFI) ve Oxford Economics işbirliğiyle hazırlanan “Economic Impact of Exhibitions in Türkiye” raporu, Türkiye’de fuarcılık sektörünün ekonomik büyüklüğünü ve farklı sektörlere sağladığı katkıyı ortaya koydu. Nisan 2026 tarihli çalışmada, 2025 yılı verileri üzerinden Türkiye fuarcılık sektörünün doğrudan, dolaylı ve tetiklenen ekonomik etkileri hesaplandı.</p>

<p>Rapora göre Türkiye’de 2025 yılında 456 fuar düzenlendi. Bu fuarlar yaklaşık 19,8 milyon ziyaretçi ve 65 bin katılımcıyı bir araya getirdi. Etkinliklerde toplam 3,33 milyon metrekare net sergi alanı satıldı. Fuarların ziyaretçiler, katılımcılar, organizatörler ve fuarlarla bağlantılı diğer faaliyetler üzerinden oluşturduğu doğrudan harcama 7,5 milyar avroya ulaştı. Bu harcamanın fuarların planlanması ve gerçekleştirilmesinin yanı sıra ziyaretçi ve katılımcıların seyahatleri, konaklama ve fuar bağlantılı çeşitli hizmetleri de kapsadığı belirtildi.</p>

<p><strong>Doğrudan GSYH katkısı 4 milyar avro</strong><br />
Fuarcılık faaliyetlerinin 2025 yılında Türkiye ekonomisine 4 milyar avro doğrudan GSYH katkısı sağladığı hesaplandı. Sektörün doğrudan desteklediği istihdam ise 68.500 kişi olarak belirlendi. Ayrıca fuarcılık faaliyetleri, katılımcı başına yaklaşık 115.200 avro doğrudan harcama oluşturdu.</p>

<p>Ancak sektörün ekonomik etkisi yalnızca fuar alanlarında gerçekleşen doğrudan faaliyetlerle sınırlı kalmadı. Oxford Economics’in hesaplamasına göre tedarik zincirleri ve çalışanların ekonomide gerçekleştirdiği harcamalar da dikkate alındığında toplam ekonomik etki önemli ölçüde genişledi.</p>

<p><strong>Toplam ekonomik çıktı 15,2 milyar avroya ulaştı</strong><br />
Dolaylı ve tetiklenen etkiler de hesaba katıldığında, Türkiye fuarcılık sektörünün 2025 yılındaki toplam ekonomik çıktısı 15,2 milyar avro oldu. Sektörün toplam GSYH katkısı 8 milyar avroya, desteklediği toplam istihdam ise 135.700 kişiye ulaştı.</p>

<p>Bu rakamlar, fuarcılık sektörünün yalnızca organizasyon hizmetlerinden oluşan bir faaliyet alanı olmadığını, ekonominin çok sayıda sektörüne yayılan güçlü bir etki alanına sahip olduğunu gösteriyor. Raporda fuarların doğrudan etkisinin yanında; tedarikçiler, teknik hizmetler, temizlik, teknoloji, pazarlama, muhasebe, hukuk ve finans gibi hizmet alanlarında da ekonomik hareketlilik oluşturduğu belirtiliyor.</p>

<p><strong>Her 1 avroluk doğrudan harcama ekonomide 2,02 avroluk çıktı oluşturdu</strong><br />
Raporda Türkiye fuarcılık sektörü için 2,02’lik ekonomik çıktı çarpanı hesaplandı. Buna göre fuarlarda gerçekleşen her 1 avroluk doğrudan harcama, Türkiye ekonomisinde dolaylı ve tetiklenen etkilerle birlikte toplam 2,02 avroluk ekonomik çıktı oluşturdu.</p>

<p>GSYH açısından da benzer bir etki ortaya çıktı. Sektörün GSYH çarpanı 2,00 olarak hesaplandı. Başka bir ifadeyle fuarcılık sektörünün doğrudan oluşturduğu her 1 avroluk GSYH katkısına, dolaylı ve tetiklenen etkilerle birlikte ekonomide ilave 1 avroluk katkı eşlik etti.</p>

<p><strong>İstanbul başı çekti</strong><br />
Kent bazındaki veriler, fuarcılık faaliyetlerinin Türkiye genelinde belirli merkezlerde yoğunlaştığını gösterdi. Raporda yer alan verilere göre İstanbul 188 fuarla ilk sırada yer aldı. İstanbul’daki fuarlarda yaklaşık 1,697 milyon metrekare net alan satılırken, 39.461 katılımcı ve 4,14 milyon ziyaretçi kaydedildi. Bunların 10.526’sı yabancı katılımcı, 611 bini ise yabancı ziyaretçi oldu.</p>

<p>İstanbul’un fuarcılık ekonomisindeki ağırlığı ekonomik etki rakamlarına da yansıdı. Kentte fuarların doğrudan harcaması 4,33 milyar avro, doğrudan GSYH katkısı 2,30 milyar avro ve doğrudan desteklenen istihdam 40.600 kişi olarak hesaplandı.</p>

<p>Dolaylı ve tetiklenen etkilerle birlikte İstanbul’daki fuarcılık faaliyetlerinin toplam ekonomik çıktısı 8,76 milyar avroya, toplam GSYH katkısı 4,59 milyar avroya ve toplam desteklenen istihdam 80.400 kişiye ulaştı.</p>

<p>İstanbul’u ekonomik etkiler açısından İzmir, Antalya, Ankara, Konya, Bursa ve Kayseri takip etti. Bu yedi kentteki fuar faaliyetlerinin toplam ekonomik çıktısı yaklaşık 12,97 milyar avro, toplam GSYH katkısı 6,79 milyar avro ve desteklenen toplam istihdam 117.900 kişi olarak hesaplandı.</p>

<p><strong>Fuarlar ticaret ve hizmet ekosistemini besliyor</strong><br />
Raporun ortaya koyduğu tablo, fuarcılığın yalnızca fuar organizatörleri ve katılımcı firmalar açısından değil, geniş bir ekonomik ekosistem açısından önem taşıdığını gösteriyor.</p>

<p>Fuarların gerçekleştirilmesi; seyahat, konaklama, yiyecek-içecek, ulaşım, teknik altyapı, stand üretimi, dekorasyon, pazarlama, reklam, temizlik, teknoloji ve çeşitli profesyonel hizmetlerde ekonomik faaliyet yaratıyor. Ziyaretçi ve katılımcı harcamaları da fuarların düzenlendiği kentlerde hizmet sektörünün hareketliliğini artırıyor.</p>

<p>Bu nedenle fuarcılık sektörü, ticaret ve iş bağlantılarının kurulmasının ötesinde; turizm, ulaşım, konaklama, hizmetler ve tedarik zincirleriyle güçlü biçimde bağlantılı bir ekonomik yapı ortaya koyuyor.</p>

<p><strong>Katılımcı başına 233 bin avroluk toplam çıktı</strong><br />
Raporda dikkat çeken göstergelerden biri de fuarcılık faaliyetlerinin katılımcı şirket başına oluşturduğu ekonomik çıktı oldu. 65 bin katılımcı şirket üzerinden yapılan hesaplamaya göre katılımcı başına toplam ekonomik çıktı 233.100 avro seviyesinde gerçekleşti.</p>

<p>Fuar alanlarının ekonomik verimliliği açısından bakıldığında ise Türkiye’deki toplam kapalı fuar alanı kapasitesi yaklaşık 750 bin metrekare olarak hesaplandı. Bu kapasite üzerinden fuarcılık sektörünün metrekare başına toplam ekonomik çıktısı 20.200 avro oldu.</p>

<p><strong>Veriler TOBB ve Oxford Economics modellemesine dayanıyor</strong><br />
Araştırmada fuar sayısı, ziyaretçi, katılımcı ve sergi alanına ilişkin veriler Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) tarafından sağlandı. Doğrudan harcama ve ekonomik etkilerin hesaplanmasında ise Oxford Economics’in ekonometrik modellemesi kullanıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Oxford Economics, fuarcılık sektörünün ekonomik etkisini ölçerken UFI tarafından tutulan verilerin yanı sıra daha önce farklı ülkelerde gerçekleştirilen ekonomik etki çalışmalarını ve üçüncü taraf sektör verilerini de değerlendirdi. Araştırmada 13 ülkedeki mevcut etki çalışmaları ile 180’den fazla ülkeden elde edilen sektör verilerinden yararlanıldı.</p>

<p>Raporda kullanılan yöntem kapsamında doğrudan ekonomik etkilerin yanı sıra tedarik zinciri kaynaklı dolaylı etkiler ve çalışanların ücretlerini ekonomide harcamasıyla ortaya çıkan tetiklenen etkiler de hesaplamaya dahil edildi.</p>

<p><strong>Fuarcılık sektörünün ekonomik ağırlığı netleşti</strong><br />
2025 verileri, Türkiye’de fuarcılığın ekonomik faaliyetlerin kesişim noktasında yer alan stratejik bir sektör olduğunu ortaya koyuyor. 456 fuar, 19,8 milyon ziyaretçi ve 65 bin katılımcı ile oluşan hareketlilik, doğrudan 7,5 milyar avroluk harcamaya ve 4 milyar avroluk GSYH katkısına dönüştü.</p>

<p>Sektörün tedarik zincirleri ve ekonominin diğer alanlarında yarattığı dolaylı ve tetiklenen etkiler eklendiğinde ise toplam ekonomik çıktı 15,2 milyar avroya, toplam GSYH katkısı 8 milyar avroya, desteklenen istihdam ise 135.700 kişiye yükseldi.</p>

<p>Bu tablo, fuarcılığın Türkiye’nin ticaret ve tanıtım altyapısının yanı sıra turizm ve hizmet sektörleriyle birlikte ekonomik büyümeyi destekleyen önemli bir ekosistem olduğunu ortaya koyuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/turkiye-fuarcilik-sektoru-2025te-152-milyar-avro-ekonomik-cikti-uretti</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 16:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/adsiz-tasarim-1-2.png" type="image/jpeg" length="48585"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şekib Avdagiç yeniden adaylığını açıkladı: İTO’da yeni dönem için hedeflerini anlattı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/sekib-avdagic-yeniden-adayligini-acikladi-itoda-yeni-donem-icin-hedeflerini-anlatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/sekib-avdagic-yeniden-adayligini-acikladi-itoda-yeni-donem-icin-hedeflerini-anlatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç, 27 Ekim’de gerçekleştirilecek İTO seçimleri öncesinde yeni dönem hedeflerini ve başkanlık adaylığını anlattı. İki dönemdir İTO Başkanlığı görevini yürüten Avdagiç, seçimin ardından bir dönem daha görev yapmayı hedeflediğini açıkladı.</strong></p>

<p>144 yıllık geçmişi, 850 binin üzerindeki üyesi ve İstanbul iş dünyasındaki güçlü konumuyla dünyanın en büyük ikinci ticaret odası olan İTO’da seçim heyecanı sürüyor. 27 Ekim Salı günü İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek seçimlerde 80 meslek komitesinin temsilcileri belirlenecek. Ardından yeni İTO Meclisi; yönetim kurulu, meclis başkanlık divanı, disiplin kurulu ve TOBB Genel Kurul delegelerini seçecek.</p>

<p><strong>Avdagiç: “Bir dönem daha görev yapmayı düşünüyoruz”</strong></p>

<p>İki dönemlik başkanlık sürecini değerlendiren Avdagiç, yeni dönem için adaylığını net biçimde ortaya koydu. Seçim sürecinin demokratik ve mevzuata uygun şekilde tamamlanmasının önemine dikkat çeken Avdagiç, “bu seçim sonunda İstanbul iş dünyası tekrar olur verirse arkadaşlarımızla beraber bir dönem daha görev yapmayı düşünüyoruz” dedi. Avdagiç, bugüne kadar kendisine destek veren İstanbul iş dünyasına da teşekkür ederek, yeni dönemde mevcut hizmetlerin daha da geliştirilmesini hedeflediklerini belirtti.</p>

<p><strong>“Üyelerimize daha hızlı ve kolay hizmet sunuyoruz”</strong></p>

<p>Avdagiç’in iki dönemlik görev sürecinde öne çıkardığı başlıklardan biri İTO’nun hizmet altyapısının dijitalleşmesi oldu. Odanın yazılım ve altyapısının yenilendiğini belirten Avdagiç, üyelerin işlemlerini daha hızlı ve kolay gerçekleştirebildiğini söyledi.</p>

<p>“Bizim en önemli görevimiz, üyemize olan hizmet beklentimizi daha efektif, daha kolay ulaşılabilir, daha hızlı ve daha makul süreçler dahilinde yerine getirmek” diyen Avdagiç, İTO’nun günde 25 binin üzerinde evrak ürettiğini ve şirket kuruluşundan tescil işlemlerine kadar çok sayıda hizmet sunduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni dönemde de hizmetlerin üyelerden gelen talepler doğrultusunda sürekli geliştirileceğini belirten Avdagiç, “Bu geliştirme çalışmaları mutlaka kesintisiz devam edecek” mesajını verdi.</p>

<p><strong>İTO’nun hizmet ağı genişliyor</strong></p>

<p>İTO’nun fiziki altyapısına da önemli yatırımlar yaptıklarını anlatan Avdagiç, mevcut hizmet binasının yanında yeni bir hizmet binasının inşasına başlandığını söyledi. “Proje arkeolojik bulgular nedeniyle ilgili kurullar ve Arkeoloji Müzesi’nin kontrolünde, tarihi dokuya saygılı şekilde ilerledi. Ayrıca Taşhan’ın restore edilerek hizmete kazandırıldı ve Giyimkent ve Perpa’daki hizmet birimleri yenilendi, Anadolu Yakası’nda ise yeni bir hizmet binası satın alındı.”</p>

<p>Tarihi Yarımada’daki Liman Han’ın restorasyonuna da değinen Avdagiç, yapının yeniden kazandırılmasıyla İTO’nun tarihi mirasa katkı sunduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>İTO’nun Dört Ana Modeli: İstanbul Ticaret Üniversitesi, BTM, Teknopark İstanbul ve İstanbul Fuar Merkezi</strong></p>

<p>Avdagiç, İTO’nun faaliyetlerini dört ana model üzerinden değerlendirdi: İstanbul Ticaret Üniversitesi, Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi (BTM), Teknopark İstanbul ve İstanbul Dünya Ticaret Merkezi/İstanbul Fuar Merkezi.</p>

<p>İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin şehirle ve ticaret hayatıyla daha fazla bütünleşmesini hedeflediklerini belirten Avdagiç, “Biz şehir üniversitesiyiz. Kampüs üniversitesi olma hedefimiz yok” ifadelerini kullandı.</p>

<p>BTM’nin genç girişimciler açısından önemine de dikkat çeken Avdagiç, merkezde 850’nin üzerinde girişimcinin bulunduğunu söyledi. Amaçlarının gençlerin projelerini Türkiye’de hayata geçirmelerini sağlamak olduğunu belirten Avdagiç, “Özellikle projesi olan bir gencimiz bu projesini alıp Amerika’ya, Almanya’ya, Avrupa’ya veya herhangi başka bir ülkeye gitmesin; bu projesini Türkiye’de hayata geçirebilsin. Girişimcilik ekosistemine verdiğimiz bu destek yeni dönemde de sürdürülecek.</p>

<p><strong>Teknopark İstanbul’da 12 bin Ar-Ge personeli</strong></p>

<p>Avdagiç’in yeni dönem hedeflerinde Teknopark İstanbul da önemli bir yer tutuyor. Savunma Sanayii Başkanlığı ile birlikte kurulan Teknopark İstanbul’da yaklaşık 12 bin Ar-Ge personelinin görev yaptığını belirten Avdagiç, 500’ün üzerinde firmanın faaliyet gösterdiğini söyledi.</p>

<p>Özellikle savunma sanayii, havacılık ve denizcilik alanlarında faaliyet gösteren firmaların Türkiye’nin kritik teknoloji projelerine katkı sunduğunu ifade eden Avdagiç, yerli teknoloji ve üretim kabiliyetinin stratejik öneminin son yıllarda daha da belirgin hale geldiğini vurguladı.</p>

<p><strong>İstanbul Fuar Merkezi’nde yeni dönem</strong></p>

<p>Röportajda öne çıkan başlıklardan biri de İstanbul Fuar Merkezi oldu. Avdagiç, İFM’de son iki dönemde önemli bir dönüşüm gerçekleştirildiğini belirterek, 17 yıl süren hukuki sürecin ardından merkezin altyapısının ve çatısının yenilendiğini, tesisin kapsamlı bir restorasyondan geçirildiğini söyledi.</p>

<p>İstanbul Fuar Merkezi’nin bugün yaklaşık 100 bin metrekarelik yüksek nitelikli bir fuar merkezi haline geldiğini belirten Avdagiç, “Şu anda İstanbul’un ve Türkiye’nin açık ara en etkili, en modern fuar merkezi haline geldi” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Avdagiç, İFM işletmeciliği konusunda fuar sektöründeki firmalarla rekabet etmek yerine fuarcılık şirketlerine alan sağlama modelini benimsediklerini de vurguladı.</p>

<p>“Biz fuar işletmecisi olarak asla fuar düzenlemeyeceğiz” diyen Avdagiç, bu yaklaşımın fuar şirketlerinin büyümesine ve İFM’nin doluluk oranlarının artmasına katkı sağladığını söyledi.</p>

<p><strong>İFM’ye 40 bin metrekarelik yeni sergileme alanı</strong></p>

<p>İstanbul Fuar Merkezi’nde yeni bir hol yatırımının da sürdüğünü açıklayan Avdagiç, “Proje 40 bin metrekare net sergileme alanına sahip olacak. Otopark ve teknik alanlarla birlikte projenin toplam büyüklüğü 110 bin metrekareye ulaşacak. İki katlı olarak planlanan yeni holün temel çalışmaları sürüyor. Projenin daha önce planlandığı gibi 2028 sonbaharında değil, 2029 sonbaharında tamamlanmasını hedefliyoruz.”</p>

<p>Yeni holün ardından İFM’nin otopark kapasitesini artırmaya yönelik çalışmaların da gündeme alınacağını belirten Avdagiç, yeraltı otoparklarının artırılmasının hedeflendiğini söyledi.</p>

<p><strong>50’ye yakın yurt dışı fuarında milli katılım</strong></p>

<p>İTO’nun ihracat ve uluslararasılaşma faaliyetlerine de değinen Avdagiç, kurum olarak yaklaşık 50 yurt dışı fuarında milli katılım organizasyonu gerçekleştirdiklerini açıkladı.</p>

<p>Kanada ve ABD’den Brezilya’ya, Avrupa’dan Kuzey Afrika ve Orta Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada Türk firmalarının uluslararası fuarlara katılımını desteklediklerini belirten Avdagiç, “Derdimiz Türkiye’nin bütün dünya pazarlarında çok farklı sektörlerde açılımını ve ihracatın açılımını artırmak, ihracatını daha üst noktalara çıkarmak” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Seçim sürecinde “adil ve demokratik” vurgu</strong></p>

<p>27 Ekim’de yapılacak seçimlere ilişkin değerlendirmesinde ise Avdagiç, seçim sürecinin sağlıklı şekilde tamamlanmasına özel önem verdiklerini söyledi.</p>

<p>“Önümüzdeki seçimlerin kaliteli, adaletli, mevzuata uygun bir şekilde, demokratik bir şekilde hiçbir problem çıkmadan tamamlanması konusunda bütün tedbirleri ve süreçleri oluşturmanın gayreti içindeyiz” diyen Avdagiç, seçim sonrasında İstanbul iş dünyasının desteğini alması halinde bir dönem daha İTO Başkanlığı görevini sürdürmek istediğini açıkça ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>RÖPORTAJLAR</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/sekib-avdagic-yeniden-adayligini-acikladi-itoda-yeni-donem-icin-hedeflerini-anlatti</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 16:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/sekib-avdagic-7.jpeg" type="image/jpeg" length="89483"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ege’den 2 milyar dolarlık ihracat başarısı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/egeden-2-milyar-dolarlik-ihracat-basarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/egeden-2-milyar-dolarlik-ihracat-basarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, son bir yıllık dönemde ihracatını yüzde 13,5 artırarak 2 milyar 1 milyon dolara çıkardı. Birlik, böylece Ege İhracatçı Birlikleri bünyesinde 2 milyar dolar ihracat barajını aşan ilk gıda birliği oldu.</strong></p>

<p>2001 yılında 50 milyon dolarlık ihracat gerçekleştiren birlik, 25 yılda ihracatını 40 kat büyüttü. Türkiye’nin su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatının da yüzde 50’sini tek başına gerçekleştiren birlik, ihracat yaptığı ülke sayısını 122’ye yükseltti.</p>

<p><strong>İhracatın yüzde 80’i su ürünlerinden</strong><br />
Birliğin ihracatında en büyük payı 1 milyar 596 milyon dolarla su ürünleri sektörü aldı. Bu alanda levrek 682 milyon dolarla ilk sırada yer alırken, çipura 524 milyon, Türk somonu ise 253 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi.</p>

<p>Diğer sektörlerde ise yumurta 169,5 milyon, kanatlı ürünleri 137,5 milyon, süt ürünleri 39,5 milyon ve bal 15,5 milyon dolarlık ihracata ulaştı.</p>

<p>Birlik Başkanı Ufuk Atakan Demir, yüzde 13,5’lik ihracat artışıyla 12 ihracatçı birliği arasında ihracatını en fazla artıran birlik olduklarını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>İtalya ilk sırada</strong><br />
14 Ağustos 2025-13 Ağustos 2026 döneminde en fazla ihracat İtalya’ya gerçekleştirildi. İtalya’ya 255 milyon dolarlık ihracat yapılırken, Rusya 241 milyon dolarla ikinci, Yunanistan ise 236 milyon dolarla üçüncü sırada yer aldı.</p>

<p>Bu ülkeleri Hollanda, İngiltere, ABD, Irak, Polonya, Birleşik Arap Emirlikleri ve Almanya takip etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/egeden-2-milyar-dolarlik-ihracat-basarisi</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 13:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/1786710299-1783058028-1782278628-1715587113-1652356271-1647001468-i-m-g-20200410-w-a0007.jpg" type="image/jpeg" length="63099"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ambalaj Ay Yıldızları 2026'da 109 proje finale kaldı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ambalaj-ay-yildizlari-2026da-109-proje-finale-kaldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ambalaj-ay-yildizlari-2026da-109-proje-finale-kaldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD) tarafından 12'nci kez düzenlenen Ambalaj Ay Yıldızları Yarışması'nda finalistler belli oldu. Bu yıl 220 projenin değerlendirildiği yarışmada 109 proje finale kalırken, Grafik Tasarım kategorisi 29 finalist ile en yoğun rekabetin yaşandığı alan oldu.</strong></p>

<p>ASD'nin İstanbul Kadıköy'deki merkezinde gerçekleştirilen iki günlük jüri değerlendirmesinde projeler; tasarım, inovasyon, işlevsellik, sürdürülebilirlik ve üretilebilirliğin de aralarında bulunduğu 11 farklı kriter üzerinden incelendi.</p>

<p><strong>Grafik Tasarım kategorisi öne çıktı</strong><br />
13 farklı kategoride gerçekleştirilen yarışmada en fazla finalist Grafik Tasarım kategorisinden çıktı. Bu kategoriyi 15 finalist ile Gıda, 11 finalist ile İçecekler takip etti. Lüks Ambalajlar, Tıp ve Eczacılık Ürünleri ile Elektronik ve Elektrikli Eşya kategorilerinde de dikkat çeken projeler finale yükseldi.</p>

<p>Dereceye giren projeler Altın, Gümüş, Bronz ve Yetkinlik Ödülleri ile ödüllendirilecek. Altın Ödül kazanan projeler arasından ise TSE iş birliğiyle en fazla üç projeye Altın Ambalaj Ödülü verilecek.</p>

<p><strong>Kazananlar uluslararası arenaya çıkacak</strong><br />
Dünya Ambalaj Örgütü (WPO) ve Asya Ambalaj Federasyonu (APF) tarafından akredite edilen yarışmada ödül kazanan projeler, WorldStar ve AsiaStar yarışmalarına katılma hakkı elde edecek. Böylece Türk ambalaj sektörünün yenilikçi ve katma değerli çalışmaları uluslararası yarışmalarda da temsil edilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ödül töreninin tarihi ve yeri ise ilerleyen günlerde açıklanacak.</p>

<p>ASD Başkanı Zeki Sarıbekir, finalistlerin Türk ambalaj sektörünün tasarım ve inovasyon kapasitesini ortaya koyduğunu belirterek, yarışmanın sektörün uluslararası rekabet gücünü destekleyen önemli platformlardan biri olduğunu ifade etti. Sarıbekir, yenilikçi çözümler geliştirmenin dünya pazarlarında daha fazla katma değer yaratmanın temel unsurlarından biri olduğunu vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ambalaj-ay-yildizlari-2026da-109-proje-finale-kaldi</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 13:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/asd-baskani-zeki-saribekirjpg-1.jpeg" type="image/jpeg" length="33764"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İMO Şube Başkanı Bulut, Marmara Depreminin 27. yılında uyardı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/imo-sube-baskani-bulut-marmara-depreminin-27-yilinda-uyardi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/imo-sube-baskani-bulut-marmara-depreminin-27-yilinda-uyardi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İMO Gaziantep Şube Başkanı Mehmet Bulut, 17 Ağustos Marmara Depremi'nin 27. yılında çarpıcı uyarılarda bulundu: "Milyonlarca riskli yapıdan söz ediyoruz ancak bu yapıların hangileri olduğunu bilmiyoruz."</strong></p>

<p>TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Gaziantep Şube Başkanı Mehmet Bulut, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin 27. yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Türkiye'nin değişmeyen deprem gerçeğine dikkat çekerek, yapı stokunun tamamını kapsayan bilimsel, güncel, şeffaf ve kamuya açık bir envanter oluşturulması çağrısında bulundu.</p>

<p><strong>TEHLİKE DEVAM EDİYOR</strong></p>

<p>17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nde yaşamını yitiren vatandaşları saygıyla anan Bulut, Marmara Depremi'nin yalnızca büyük can ve mal kayıplarına yol açan bir afet olmadığını, aynı zamanda Türkiye'nin deprem gerçeğiyle yüzleştiği tarihi bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bulut, aradan geçen 27 yıla rağmen Türkiye'nin deprem tehlikesinin ortadan kalkmadığını, aksine farklı bölgelerde meydana gelen depremlerin yapı stokundaki kırılganlığı bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti.</p>

<p>2003 Bingöl, 2011 Van, 2020 Elazığ ve İzmir depremleri ile 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerin aynı gerçeği tekrar tekrar gösterdiğini dile getiren Bulut, "Her depremde, vaktiyle yapılması gerekenlerin yapılmadığını tekrar tekrar gördük" dedi.</p>

<p><strong>6 MİLYON RİSKLİ BAĞIMSIZ BÖLÜM BULUNUYOR</strong></p>

<p>Deprem riskine ilişkin tartışmaların artık farklı bir noktaya taşınması gerektiğini vurgulayan Bulut, Türkiye'nin deprem tehlikesini bildiğini ancak yapı stokunun risk durumuna ilişkin yeterli ve bütüncül bilgiye sahip olmadığını belirtti. Bulut, "Bugün artık soru depremin nerede, ne büyüklükte ve ne zaman olacağı değildir. Asıl yanıtlanması gereken soru şudur: Ülkemizde yapıların birçoğunun riskli olduğunu, büyük bir depremde yapı stokumuzun ağır darbe alacağını biliyoruz ama bu yapıların hangileri olduğunu biliyor muyuz? Ne yazık ki 27 yılın sonunda bu soruya hâlâ yeterli bir yanıt veremiyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın açıklamalarına göre Türkiye genelinde yaklaşık 36 milyon bağımsız bölüm bulunduğunu, bunların yaklaşık 6 milyonunun risk altında olduğunun ve 2 milyon bağımsız bölümün acil olarak dönüştürülmesi gerektiğinin ifade edildiğini aktaran Bulut, riskin büyüklüğünü tahmin etmenin, riskin nerede olduğunu bilmek anlamına gelmediğine dikkat çekti.</p>

<p><strong>13 YILDA BİR MİLYON BAĞIMSIZ BÖLÜM YIKILDI</strong></p>

<p>Kentsel Dönüşüm Başkanlığı'nın 2025 Yılı İdare Faaliyet Raporu'na da değinen Bulut, 2025 yılında 6306 sayılı Kanun kapsamında Türkiye genelinde 30 bin 7 yapı için riskli yapı tespiti yapıldığını belirtti. Söz konusu yapıların 194 bin 381 bağımsız bölüm içerdiğini ifade eden Bulut, aynı yıl 11 bin 940 riskli yapının yıkıldığını ve 59 bin 329 bağımsız bölümün yıkım kapsamına girdiğini söyledi.</p>

<p>2012-2025 yılları arasındaki kümülatif verilere göre ise 319 bin 551 binada riskli yapı tespiti yapıldığını, bu yapıların 1 milyon 272 bin 863 bağımsız bölüm içerdiğini aktaran Bulut, aynı dönemde 291 bin 144 binanın yıkıldığını ve yıkılan binalardaki toplam bağımsız bölüm sayısının 1 milyon 88 bin 165 olduğunu kaydetti. Bulut, mevcut rakamların Türkiye'nin önündeki dönüşüm ihtiyacının büyüklüğünü açıkça ortaya koyduğunu belirterek, "Halihazırda 6 milyon bağımsız bölümün riskli olduğu tahmin ediliyorken, aradan geçen 13 yılda yalnızca 1 milyon civarı bağımsız bölümün yıkılmış olması, kat edilen mesafenin çok düşük olduğunu göstermektedir" dedi.</p>

<p><strong>YAPI STOKU ENVANTERİ ÇIKARILMALI</strong></p>

<p>Deprem riskinin yönetilebilmesi için yalnızca ihbar edilen veya çeşitli çalışmalarla tespit edilen riskli yapıların kayıt altına alınmasının yeterli olmadığını vurgulayan Bulut, Türkiye'nin bütün yapı stokunu kapsayan kapsamlı bir envanter oluşturulması gerektiğini söyledi. Ulusal Deprem Stratejisi ve Eylem Planı kapsamında yapı stoku envanterinin 2017 yılına kadar tamamlanmasının öngörüldüğünü hatırlatan Bulut, bugün hâlâ bütüncül ve kamuoyuna açık bir yapı envanterine sahip olunmamasının önemli bir eksiklik olduğunu ifade etti. Bulut, "Yıllardır dile getirdiğimiz bu eksiklik, deprem riskinin yönetilmesinin önündeki en temel sorunlardan biridir" diye konuştu.</p>

<p><strong>BİNANIN YAŞI TEK BAŞINA GÜVENLİK GÖSTERGESİ DEĞİLDİR</strong></p>

<p>Yapı güvenliğinin yalnızca binanın yapım yılı üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Bulut, yapıların geçmişinin de en az yaşı kadar önemli olduğunu vurguladı.</p>

<p>Bir binanın hangi yönetmeliğe göre tasarlandığı, nasıl projelendirildiği ve inşa edildiğinin yanı sıra kullanım sürecinde taşıyıcı sisteme müdahale edilip edilmediğinin de büyük önem taşıdığını dile getiren Bulut, zemin katta duvarların kaldırılması, kolon ve kirişlere müdahale edilmesi, kaçak kat ve eklentiler yapılması ile kullanım amacının değiştirilmesi gibi uygulamaların yapı güvenliğini doğrudan etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Bu nedenle yapıların kullanım sürecinde düzenli ve sistematik teknik denetimden geçirilmesi gerektiğini belirten Bulut, periyodik yapı kontrolünün yasal ve kurumsal bir sistem haline getirilmesi çağrısında bulundu.</p>

<p><strong>YENİ YAPILARIN RİSKLİ YAPILARA DÖNÜŞMESİNE İZİN VERİLMEMELİ</strong></p>

<p>Mevcut yapı stokunun dönüştürülmesinin yanı sıra bugün inşa edilen yapıların geleceğin riskli yapılarına dönüşmesinin de önlenmesi gerektiğini ifade eden Bulut, 6 Şubat depremlerinde yeni sayılabilecek bazı yapıların da yıkılmasının yapı üretim sürecindeki sorunların önemini ortaya koyduğunu söyledi.</p>

<p>Güvenli yapı üretiminin doğru zemin araştırmasından projelendirmeye, kaliteli malzeme kullanımından uygulamaya ve etkin yapı denetimine kadar birbirini tamamlayan bir mühendislik süreci olduğunu belirten Bulut, zincirin herhangi bir halkasındaki eksikliğin yapı güvenliğini tehdit edeceğini vurguladı. Bulut, yapı denetiminin ticari bir faaliyet olarak değil, doğrudan kamu yararı ve yaşam hakkıyla ilişkili bir kamu hizmeti olarak değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.</p>

<p><strong>ULUSAL YAPI STOKU BİLGİ SİSTEMİ KURULMALI</strong></p>

<p>TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası olarak çözüm önerilerini de sıralayan Mehmet Bulut, Türkiye'nin bütün yapı stokunu kapsayan güncel, bilimsel, şeffaf ve kamuya açık bir yapı envanterinin derhal oluşturulmasını istedi.</p>

<p>Bulut'un çağrıları arasında riskli yapıların durumunu sürekli izlemek amacıyla Ulusal Yapı Stoku Bilgi Sistemi kurulması, riskli yapıların müdahale süreçlerinin risk büyüklüğüne göre önceliklendirilmesi, özellikle dar gelirli vatandaşları koruyacak kamu kaynaklarının artırılması ve kentsel dönüşümün rant odaklı parsel bazlı uygulamalardan çıkarılarak kent ve bölge ölçeğinde risk odaklı yürütülmesi yer aldı. Bulut ayrıca yeni yapı üretiminde proje, uygulama, şantiye şefliği ve yapı denetimi süreçlerinde mühendislik hizmetlerinin eksiksiz verilmesini ve meslek odalarıyla daha güçlü iş birliği yapılmasını istedi.</p>

<p><strong>DAHA FAZLA BEKLEMEK İSTEMİYORUZ</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>17 Ağustos 1999'dan bu yana geçen 27 yılın Türkiye'nin deprem gerçeğini anlaması için fazlasıyla uzun bir süre olduğunu ifade eden Mehmet Bulut, bilim insanlarının, mühendislerin, meslek odalarının, üniversitelerin ve kamu kurumlarının yıllardır uyarılarda bulunduğunu hatırlattı. Bulut, yaşanan her büyük depremin aynı sorunları yeniden gündeme getirdiğini belirterek, "17 Ağustos 1999'da yaşamını yitiren yurttaşlarımızı anmanın en anlamlı yolu, aynı acıların yeniden yaşanmasını önlemek için vakit kaybetmeden harekete geçmektir" dedi.</p>

<p>İMO Gaziantep Şube Başkanı Bulut, deprem gerçeğinin ertelenemeyecek bir kamu politikası olduğunu vurgulayarak, Türkiye'nin artık deprem olduktan sonra müdahale eden değil, deprem olmadan önce riskleri belirleyen, azaltan ve yöneten bir anlayışı kalıcı biçimde hayata geçirmesi gerektiğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/imo-sube-baskani-bulut-marmara-depreminin-27-yilinda-uyardi</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 11:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/imo-gaziantep-sube-baskani-mehmet-bulut2.jpeg" type="image/jpeg" length="70049"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye’nin 17 Şehri ATF Tourism Cities’te Buluşuyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/turkiyenin-17-sehri-atf-tourism-citieste-bulusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/turkiyenin-17-sehri-atf-tourism-citieste-bulusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>ATF26 Türkiye, şehirlerin turizm vizyonunu ulusal ve uluslararası turizm profesyonelleriyle buluşturacak yeni platformu “ATF Tourism Cities”i hayata geçiriyor. İlk buluşmada Türkiye’nin farklı bölgelerinden 17 şehir; belediye başkanları ve yerel yönetim temsilcileriyle ATF sahnesinde yer alacak.</strong></p>

<p>26–27–28 Ekim 2026 tarihlerinde Antalya Fuar Merkezi ANFAŞ’ta gerçekleştirilecek ATF26 Türkiye, bu yıl destinasyon yönetimi ve şehir turizmine odaklanan yeni yapılanması ATF Tourism Cities’in lansmanını gerçekleştirecek.</p>

<p>ATF Tourism Cities kapsamında düzenlenecek Tourism Cities Summit, Türkiye’nin farklı turizm dinamiklerine sahip şehirlerini sektörün karar vericileri, yatırımcıları, tur operatörleri ve seyahat acenteleriyle buluşturacak. Zirvede; şehir markalaşması, 12 ay turizm hedefleri, sürdürülebilir destinasyon yönetimi, gastronomi ve kültür rotaları, yeni yatırım alanları ve değişen turist profillerine yönelik stratejiler ele alınacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Türkiye’nin 17 Şehri Turizmin Kalbi ATF Türkiye’de</strong><br />
ATF Tourism Cities’in ilk buluşmasında Antalya, Muğla, Nevşehir, Trabzon, Adana, Ankara, Gaziantep, Konya, Manisa, Balıkesir, Erzurum, Rize, Samsun, Tokat, Sivas, Amasya ve Mersin yer alacak. Program kapsamında davet edilen isimler:</p>

<p>Ahmet Aras – Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı<br />
Rasim Arı – Nevşehir Belediye Başkanı<br />
Büşra Özdemir – Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili<br />
Ahmet Metin Genç – Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı<br />
Güngör Geçer – Adana Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili<br />
Mansur Yavaş – Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı<br />
Fatma Şahin – Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı<br />
Uğur İbrahim Altay – Konya Büyükşehir Belediye Başkanı<br />
Besim Dutlulu – Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı<br />
Ahmet Akın – Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı<br />
Mehmet Sekmen – Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı<br />
Rahmi Metin – Rize Belediye Başkanı<br />
Halit Doğan – Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı<br />
Mehmet Kemal Yazıcıoğlu – Tokat Belediye Başkanı<br />
Dr. Adem Uzun – Sivas Belediye Başkanı<br />
Av. Turgay Sevindi – Amasya Belediye Başkanı<br />
Vahap Seçer – Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı</p>

<p><strong>Şehirlerin Turizm Vizyonu ATF26’ya Taşınacak</strong><br />
Belediye başkanları, yerel yöneticiler ve turizm kanaat önderleri; destinasyon yönetimi, şehir markalaşması, gastronomi, kültür, doğa ve yerel deneyimler, yatırım ve sürdürülebilirlik başlıklarında şehirlerinin gelecek vizyonunu paylaşacak.</p>

<p>Tourism Cities Summit dört ayrı oturumdan oluşacak:</p>

<p>“Uluslararası Turizmde Türkiye’nin Vitrin Şehirleri”<br />
“Kültür, Gastronomi ve Medeniyetin Turizme Dönüşümü”<br />
“Doğa, Yerel Deneyimler ve Türkiye’nin Yeni Turizm Rotaları”<br />
“Anadolu Kültür Koridoru: Bölgesel Kalkınma ve Yerel Yönetimlerin Turizm Vizyonu”</p>

<p>Oturumlarda şehirlerin uluslararası pazarlardaki konumlarının güçlendirilmesi, kültürel ve gastronomik değerlerin turizm ekonomisine kazandırılması, yeni destinasyon ve rota modelleri ile yerel yönetimlerin turizmdeki rolü ele alınacak.</p>

<p><strong>Şehirler Küresel Turizm Profesyonelleriyle Buluşacak</strong><br />
100’ü aşkın ülkeden 40.000’in üzerinde profesyonel ziyaret, 1.000’den fazla turizm markası ve yurt dışından davet edilen 2.500’ün üzerinde seyahat acentası temsilcisinin katılımının beklendiği ATF26 Türkiye, şehirlerin uluslararası turizm pazarındaki görünürlüğünü artıracak önemli bir buluşma zemini oluşturacak. Platform kapsamında şehirler arası iş birlikleri, ortak destinasyon pazarlama modelleri, kültür ve gastronomi rotaları, alternatif turizm ürünleri, yatırım fırsatları ve yerel kalkınma modelleri de gündeme taşınacak.</p>

<p><strong>17 Şehir İçin Yerel Basına Özel Haber Çalışması</strong><br />
ATF Tourism Cities’in lansmanıyla birlikte programa katılan 17 şehir için ayrı ayrı yerel basın çalışmaları hazırlanacak. Bu içeriklerle şehirlerin turizm potansiyeli, destinasyon hedefleri ve belediye başkanlarının vizyonu kendi bölgelerindeki kamuoyuna da aktarılacak.</p>

<p><strong>ATF Tourism Cities İlk Kez ATF26 Türkiye’de</strong><br />
ATF Tourism Cities, Türkiye’nin şehirlerini turizm endüstrisinin karar vericileriyle buluşturan yeni bir destinasyon platformu olarak ATF26 Türkiye’de ilk kez sektörle buluşacak. İş Bankası ana sponsorluğu ve Kilit Hospitality ana partnerliğinde, “Hospitality Intelligence” temasıyla düzenlenecek ATF26 Türkiye; otelleri, destinasyonları, seyahat acentelerini, tur operatörlerini, yatırımcıları ve turizm teknolojisi şirketlerini üç gün boyunca Antalya’da bir araya getirecek. 2025 yılında 109 ülkeden 42.000’in üzerinde profesyonel ziyaret ve 1.018 markanın katılımıyla gerçekleştirilen ATF Türkiye, 2026 yılında yeni platformlarıyla turizmin ticaret ve vizyon buluşmasını daha da ileri taşıyacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/turkiyenin-17-sehri-atf-tourism-citieste-bulusuyor</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 11:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/mailing-2.jpeg" type="image/jpeg" length="11941"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[HESİAD: 'Türkiye, İletim Sistemi Esnekliği ve Enerjide Dışa Bağımlılığı Azaltmak İçin Pompaj Depolamalı HES'lerde Acil Aksiyon Almalı']]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/hesiad-turkiye-iletim-sistemi-esnekligi-ve-enerjide-disa-bagimliligi-azaltmak-icin-pompaj-depolamali-heslerde-acil-aksiyon-almali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/hesiad-turkiye-iletim-sistemi-esnekligi-ve-enerjide-disa-bagimliligi-azaltmak-icin-pompaj-depolamali-heslerde-acil-aksiyon-almali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Enerji depolama konusu, farklı açılardan üstlendiği kritik rol nedeniyle tüm dünyada giderek daha fazla ön plana çıkıyor. Özellikle 2025 yılında Avrupa'da İspanya ve Portekiz'de, Amerika'da ise Kaliforniya'da hayatı durma noktasına getiren saatler süren elektrik kesintileri, depolama olgusunun sokaktaki vatandaşın da radarına daha fazla girmeye başlamasına neden oldu. Peki Türkiye'de tablo ne ve elektrik depolama konusunda hidroelektrik santraller nasıl bir işlev sergileyebilir?</strong></p>

<p>Türkiye yenilenebilir enerji sektörü giderek büyüyor ve bu paralelde yenilenebilir kaynaklardan elde edilen enerjinin kullanımı da giderek artıyor. Ülk emizde elektrik sistemi, özellikle güneş̧ ve rüzgâr enerjisi kurulu gücünde öngörülen bu hızlı artış nedeniyle, enerji üretim kapasitesinin artırılmasının ötesinde, üretilen enerjinin doğru zamanda kullanılmasını sağlayacak büyük ölçekli bir <strong>enerji depolama ve sistem esnekliği dönüşümüne</strong> ihtiyaç̧ duyuyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından açıklanan Türkiye Ulusal Enerji Planı'na göre, 2035 yılına kadar rüzgâr ve güneş enerjisi kurulu gücünün toplam 120 bin megavata (120 gigavat) çıkarılması hedefleniyor. Sektörün giderek büyümesi, bir yandan hedeflendiği gibi yenilenebilir enerji üretiminin toplam elektrik üretimindeki payını artırırken bir yandan da- özellikle ilkbahar ve yaz aylarında- gündüz saatlerinde üretim fazlasına, aksam saatlerinde ise hızlı net yük artışına neden oluyor.</p>

<p>Hidroelektrik Santralleri Sanayi ve İş İnsanları Derneği HESİAD tar afından hazırlatılan 'Pompaj Depolamalı Hidroelektrik Santraller Teknik Raporu', enerji güvenliğinde önemli bir kilometre taşı olan pompaj depolamalı HES (PHES) konusunu hızlıca ülke gündemine taşımayı amaçlıyor. Türkiye güneş ve rüzgâr enerjisindeki istikrarlı büyümesini sürdürürken, enerji dönüşümünün önündeki yeni başlıklardan biri 'üretilen elektriğin ihtiyaç duyulan zamana taşınması ve şebekenin değişken üretime uyum sağlayabilmesi' olacak. HESİAD raporu, bu ihtiyacın karşılanmasında pompaj depolamalı hidroelektrik santrallerin (PHES) üstlenebileceği rolü tüm teknik ve ekonomik boyutlarıyla ortaya koyuyor.</p>

<p>Pompaj Depolamalı Hidroelektrik Santraller Teknik Raporu'na dair konuşan HESİAD Başkanı Elvan Tuğsuz Güven, hidroelektrik santrallerin, yenilenebilir kaynaklara dayalı büyük ölçekli temiz enerji üretiminde ön plana çı karken uzun saatler boyunca sağlayabildikleri depolama seçenekleriyle de enerji arz güvenliğinin önemli güvencelerinden biri olarak kabul edildiğine dikkat çekti. "Dünya genelinde giderek yaygınlaşmasına karşın Türkiye'de henüz planlama ya da işletme aşamasında pompaj depolamalı bir hidroelektrik santral (PHES) bulunmuyor" diyen Güven, Türkiye'nin bugün harekete geçse en iyi ihtimalle 8-10 yıl arasında ilk pompaj depolamalı HES'ini işletmeye alacağının altını çizerek "2035 için oldukça iddialı ulusal hedeflerimiz var. PHES'leri 2030'ların başında devreye almak istiyorsak hemen bugün harekete geçmemiz gerekiyor" açıklamasını yaptı.</p>

<p><strong>Depolama olmazsa yenilenebilir enerjinin dörtte birinden fazlası kullanılamayabilir!</strong></p>

<p>Raporun dikkat çekici sonuçlarından biri, yeterli enerji depolama kapasitesinin oluşturulmaması halinde ortaya çıkabilecek yenilenebilir enerji kesin tileri. Türkiye elektrik sektöründe 30 yıla yakın deneyimiyle saygın bir isim olan Elektrik ve Elektronik Yüksek Mühendisi Nurhan Ozan'ın imza attığı rapordaki projeksiyonlara göre herhangi bir batarya veya pompaj depolamalı HES kapasitesinin bulunmaması durumunda 2030'da toplam güneş ve rüzgâr üretiminin yaklaşık yüzde 7,8'i; 2035'te yüzde 16,2'si ve 2040'ta da yüzde 26,5'i sistem tarafından doğrudan kullanılamayacak hale gelebilir. Enerji miktarı açısından bu kaybın ifadesi ise 2040 yılında yaklaşık 57,38 TWh olarak hesaplanıyor. Bu rakamlar, 'depolamanın, yenilenebilir enerji yatırımlarını tamamlayan ikincil bir unsur olmaktan çıkarak enerji dönüşümünün temel altyapılarından biri haline geldiğine' işaret ediyor.</p>

<p><strong>'Batarya ve pompaj depolamalı HES birbirinin alternatifi değil'</strong></p>

<p>Raporun, batarya depolamalı sistemlerin gerekli olduğunu, ancak Türkiye'nin de polama stratejisinin yalnızca batarya yatırımları üzerine kurulmasının yeterli olmayacağını gösterdiğini belirten HESİAD Başkanı Güven, bataryaların hızlı tepki, frekans kontrolü, kısa süreli rampalama ve 1–4 saatlik enerji kaydırma ihtiyaçlarında önemli rol oynarken, pompaj depolamalı HES'lerin özellikle 8–12 saat ve üzerindeki uzun süreli depolama ihtiyacının karşılanmasında öne çıkacağını vurguladı. Batarya ve PHES yatırımlarını birbirinin alternatifi değil, elektrik sisteminin farklı ihtiyaçlarını karşılayan tamamlayıcı teknolojiler olarak değerlendiren rapora göre, Türkiye için önerilen bütünleşik depolama portföyünde, 2030 yılında 15 bin MW bir saatlik batarya kapasitesinin yanı sıra 4 bin MW sekiz saatlik PHES kapasitesine ihtiyaç var. PHES ihtiyacının 2035 yılında toplam 10 bin 400 MW'a, 2040 yılında ise 16 bin MW'a ulaşabileceği de raporda yer alan öngörüler arasında bulunuyor.</p>

<p><strong>PHES yalnızca enerji depolamıyor, şebekeyi de destekliyor</strong></p>

<p>Pompaj depolamalı HES'lerin sağladığı fayda yalnızca yenilenebilir kaynaklardan üretilen fazla elektriğin daha sonra kullanılmak üzere depolanmasıyla sınırlı değil. Bu tesisler; sektörün sürdürülebilirliği açısından da elzem olan akşam puantının karşılanması, yenilenebilir enerji kesintilerinin azaltılması, frekans kontrolü, rezerv sağlanması, hızlı rampalama, gerilim desteği, sistem ataleti, black-start kabiliyeti ve iletim sistemi kararlılığı gibi çok sayıda sistem hizmetini sağlayabiliyor. "Bu özellikleriyle PHES'lerin klasik bir elektrik üretim tesisi olarak değil, yenilenebilir enerji kapasitesinin güvenli biçimde sisteme entegre edilmesini sağlayan stratejik enerji altyapısı olarak ele alınması gerek" diyen Elvan Tuğsuz Güven, Türkiye hidroelektrik sektörünün 32 GW'ı aşan kurulu gücüyle Avrupa'da ik inci, dünyada ise dokuzuncu sırada bulunduğunu hatırlatarak, "Ülkemiz enerjide çok iyi bir yol haritası izliyor. Böyle bir ülke profilinin, enerji arz güvenliğini güçlendirmek adına, mümkün olan en kısa sürede pompaj PHES'leri de enerji portföyüne katmasının şart olduğunu düşünüyoruz" dedi.</p>

<p><strong>Yatırım modeli oluşturulmadan projelerin hayata geçmesi güç</strong></p>

<p>HESİAD tarafından hazırlatılan PHES Teknik Raporu'nda aynı zamanda 'PHES yatırımlarının yalnızca elektrik fiyatlarının düşük olduğu saatlerde enerji alıp yüksek olduğu saatlerde satılmasına dayalı piyasa arbitrajıyla finanse edilmesinin güç olduğuna' da dikkat çekiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yatırımların ekonomik olarak yapılabilir hale gelmesi için PHES'lerin sisteme sağladığı depolama, esneklik, kapasite ve yan hizmet değerlerinin de gelir mekanizmaların a yansıtılması gerekiyor. Raporda ayrıca PHES'lerin pompalama sırasında tüketici, üretim sırasında ise üretici olarak iki yönlü sistem kullanım bedeline tabi olmasının proje ekonomisi üzerindeki olumsuz etkisine dikkat çekiliyor. Raporda bu kapsamda depolama amacıyla kullanılan elektriğe yönelik özel bir tarife mekanizması, sistem kullanım bedellerinin yeniden düzenlenmesi, yan hizmet gelirleri ile uzun dönemli kapasite veya sistem hizmeti sözleşmelerinin birlikte değerlendirilmesi de öneriliyor. Raporda yer alan bir diğer dikkat çekici öneri ise depolama ihtiyacının oluşmadığı günlerde PHES'in çevrim yapabilmesi için pompalama enerjisine belirlenen zaman aralıklarında öngörülebilir özel bir tarife uygulanması.</p>

<p><strong>"Türkiye bugün harekete geçmeli!"</strong></p>

<p>Türkiye'de bugün itibarıyla işletmede pompaj depolamalı bir hidroelektrik santral bulunmuyor. Buna karşılık raporun proj eksiyonları, uzun süreli depolama ihtiyacının önümüzdeki yıllarda hızla artacağını gösteriyor.</p>

<p>Türkiye'nin bu konuda hiç zaman kaybetmeden harekete geçmesi gerektiğini belirten HESİAD Başkanı Elvan Tuğsuz Güven, PHES projelerinde ön fizibiliteden ticari işletmeye geçiş süresinin <strong>ortalamada 8-10 yılı bulabildiğini bir kez daha dile getirerek</strong> bu nedenle uygun sahaların belirlenmesi, fizibilite çalışmalarının başlatılması, şebeke bağlantı noktalarının planlanması ve yatırımcı açısından öngörülebilir bir gelir ve destek modelinin oluşturulması için zaman kaybedilmemesi gerektiğinin altını çizdi. Güven, pompaj depolamalı HES'lerin gündeme alınmasının yalnızca hidroelektrik sektörü açısından değil; Türkiye'nin arz güvenliği, şebeke esnekliği ve yenilenebilir enerji dönüşümünün sürdürülebilirliği açısından stratejik önem taşıdığını da tekrar sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/hesiad-turkiye-iletim-sistemi-esnekligi-ve-enerjide-disa-bagimliligi-azaltmak-icin-pompaj-depolamali-heslerde-acil-aksiyon-almali</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 11:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/kjkjjhv.JPG" type="image/jpeg" length="95651"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Allianz Türkiye Yapay Zekayı İş Modelinin Merkezine Taşıyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/allianz-turkiye-yapay-zekayi-is-modelinin-merkezine-tasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/allianz-turkiye-yapay-zekayi-is-modelinin-merkezine-tasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>15 milyon euroyu aşan yapay zekâ ve veri yatırımı ile Allianz Türkiye; yapay zekayı teknoloji projesi olmaktan çıkarıp müşteri değeri, risk yönetimi ve çalışan yetkinliği yaratan stratejik bir kabiliyete dönüştürüyor.</strong></p>

<p>Yapay zekâ artık yalnızca teknoloji yatırımlarının değil, rekabet avantajının da belirleyici unsurlarından biri. Sigortacılıkta farkı yaratan ise yapay zekaya sahip olmak değil; onu güvenli biçimde ölçekleyebilmek, karar kalitesini artırmak ve müşteriye somut değer olarak yansıtabilmek. Allianz Türkiye, 2018 'den bu yana geliştirdiği veri ve analitik altyapısı üzerine kurduğu yapay zekâ dönüşümünü bu anlayışla yürütüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şirket, son beş yılda yapay zekâ ve veri alanında 15 milyon euroyu aşan yatırım gerçekleştirdi. Bu yatırımların odağında dört stratejik hedef bulunuyor: müşteriyi daha iyi anlamak ve daha kişisel hizmet sunmak; riskleri ve suistimali daha doğru öngörmek, operasyonel kararları hızlandırmak; çalışanların teknolojiyle birlikte daha yüksek katma değer üretmesini sağlamak.</p>

<p>Yatırımdan ölçülebilir iş değerine</p>

<p>Allianz Türkiye'nin yaklaşımında yapay zekanın başarısı kullanılan model sayısıyla değil, yarattığı sonuçla ölçülüyor. Bugün yapay zekâ destekli uygulamalar hasardan fiyatlamaya, ticari tekliflerden sağlık provizyonlarına, doküman işlemeden müşteri terk öngörülerine kadar geniş bir alanda kullanılıyor.</p>

<p>• Hasar karar süreleri 5 kat kısaldı.</p>

<p>Ticari teklif hazırlama süresi 4 saatten 15 dakikaya indi. • Doküman işleme süreçlerinde %99 doğruluk seviyesine ulaşıldı.</p>

<p>• Yapay zekâ destekli dolandırıcılık tespit modellerinde başarı oranı %30 arttı.</p>

<p>• Yapay zekâ uygulamaları bugüne kadar 20 milyon euronun üzerinde değer yarattı.</p>

<p>Müşteriyi yalnızca işlem anında değil, ihtiyaç ortaya çıkmadan önce anlamak</p>

<p>Allianz Türkiye, büyük dil modelleri ve üretken yapay zekayı yalnızca otomasyon için değil, müşteri davranışlarını ve deneyim alanlarını daha iyi anlamak için kullanıyor. Çağrı merkezi verileri üzerinde yapılan gelişmiş analizler; tekrar eden ihtiyaçların, sorun alanlarının ve beklentilerin daha erken görünür hale gelmesini sağlıyor. Böylece yapay zekâ yalnızca mevcut süreçleri hızlandıran bir araç olmaktan çıkıyor; ürün, hizmet ve müşteri deneyiminin yeniden tasarlanmasına girdi sağlıyor.</p>

<p>Sağlık sigor talarında kullanılan Smart STP sistemi provizyon süreçlerini saniyeler içinde sonuçlandırırken, yapay zekâ destekli suistimal tespit modelleri hem müşterilerin hem de sigorta havuzunun korunmasına katkı sağlıyor. Bu yaklaşımın temel hedefi daha hızlı işlem kadar daha tutarlı karar, daha doğru risk değerlendirmesi ve daha güvenilir müşteri deneyimi yaratmak.</p>

<p>Dönüşümün ikinci ekseni yazılım geliştirme. Allianz Türkiye'de 300'ün üzerinde yazılımcı günlük iş akışlarında AI-assisted yazılım geliştirme yaklaşımını kullanıyor. Ön yüz, mobil ve backend geliştirmeden test ve kalite güvence süreçlerine kadar 15'in üzerinde coding agent aktif durumda.</p>

<p>Şirket, yazılım geliştirme yaşam döngüsündeki her iki aktiviteden birinin GenAI destekli yürütülmesini ve bu alanda %50 verimlilik artışı sağlanmasını hedefliyor. Bir sonraki aşamada Agentic AI tabanlı çalışma modelleriyle, belirli görevleri pla nlayabilen ve yürütebilen yapay zekâ ajanlarının insan uzmanlığı ve gözetimiyle birlikte çalıştığı yeni bir mühendislik modeline geçiş amaçlanıyor.</p>

<p>Teknoloji kadar önemli olan konu: Organizasyonun dönüşümü</p>

<p>Allianz Türkiye, yapay zekâ dönüşümünü yalnızca teknoloji ekiplerinin sorumluluğu olarak görmüyor. "AI for All" programı ile çalışanların yapay zekayı etkin, doğru ve sorumlu biçimde kullanabilmesi ve veri odaklı karar alma kültürünün kurum geneline yayılması hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/allianz-turkiye-yapay-zekayi-is-modelinin-merkezine-tasiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 17:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/allianz-144213023.png" type="image/jpeg" length="42030"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
