<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Fuar Dergisi</title>
    <link>https://www.fuardergisi.com.tr</link>
    <description>Fuar Dergisi, ulusal ve uluslararası fuarlar, sektörel yenilikler ve ekonomi dünyasındaki en önemli gelişmeleri takip eden profesyoneller için kapsamlı analizler, röportajlar ve özel haberler sunar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>"Türkiye'nin ilk ve tek ulusal Fuar, Kongre ve Festival dergisi</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 01 Oct 2026 11:34:22 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DEİK, Türkiye–Kuzey Ren-Vestfalya İş Forumu’nu İstanbul’da Düzenledi]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/deik-turkiye-kuzey-ren-vestfalya-is-forumunu-istanbulda-duzenledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/deik-turkiye-kuzey-ren-vestfalya-is-forumunu-istanbulda-duzenledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ve NRW.Global Business iş birliğiyle düzenlenen Türkiye–Kuzey Ren-Vestfalya İş Forumu, 30 Eylül 2026 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirildi. T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti Başbakanı Hendrik Wüst, Almanya Federal Dışişleri Bakanlığı Devlet Bakanı Serap Güler, DEİK Başkanı Nail Olpak, NRW.Global Business CEO’su Felix Neugart, DEİK/Türkiye-Almanya İş Konseyi Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ ile iki ülkeden 200’ün üzerinde iş dünyası temsilcisinin katıldığı forumda, Türkiye ile Kuzey Ren-Vestfalya arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilmesine yönelik iş birlikleri ele alındı.</strong></p>

<p>Forum kapsamında DEİK ile NRW.Global Business arasında bir iş birliği anlaşması imzalanırken, Duisport–Arkas–Mars Logistics, Köln Bonn Flughafen–SAW–HEAŞ, Messe Düsseldorf–TÜDÖKSAD, Schmitz Cargobull–Orsan, REWE Group–Paloma Hotels, Circular Valley Foundation–Fark Labs ve Uniper–Biotrend arasında da yedi ayrı iş birliği anlaşmasına imza atıldı. Böylece forum kapsamında toplam sekiz anlaşma gerçekleştirildi.</p>

<p><strong>Bayraktar: “Ticaret hacmimiz 60 milyar dolarlık hedefe doğru ilerliyor”</strong></p>

<p>T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye ile Almanya arasındaki ekonomik ilişkilerin tarihi seviyelere ulaştığını belirterek, iki ülke arasındaki ticaret hacminin 50 milyar doları aştığını ve belirlenen 60 milyar dolarlık hedef doğrultusunda ilerlediğini söyledi. Almanya’nın Türkiye’nin Avrupa’daki en önemli ticaret ortaklarından biri olduğunu vurgulayan Bayraktar, Türkiye’nin enerji politikasının enerji arz güvenliği, enerjide dışa bağımlılığın azaltılması ve 2053 net sıfır emisyon hedefi olmak üzere üç temel eksen üzerine kurulduğunu ifade etti.</p>

<p>“Enerjide tam bağımsız bir Türkiye” vizyonuyla hareket ettiklerini aktaran Bayraktar, Türkiye’nin elektrik tüketiminde Almanya ve Fransa’nın ardından Avrupa’nın üçüncü ülkesi konumunda bulunduğunu belirtti. 125 bin megavatı aşan toplam kurulu gücün yüzde 63’ünden fazlasının yenilenebilir enerji kaynaklarından oluştuğuna dikkat çeken Bayraktar, 2025 yılında rüzgâr ve güneş enerjisinden elde edilen elektriğin toplam sanayi elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 75’ini karşılayabilecek seviyeye ulaştığını kaydetti.</p>

<p>Türkiye’nin yalnızca temiz elektrik üretiminde değil, TANAP doğal gaz boru hattı ve Bakü-Tiflis-Ceyhan ham petrol boru hattı gibi stratejik enerji altyapısı projelerinde de önemli bir deneyime sahip olduğunu belirten Bayraktar, bu altyapıların Türkiye’nin yanı sıra bölgenin ve Avrupa’nın enerji arz güvenliğine katkı sağladığını söyledi.</p>

<p>Bayraktar, Türkiye’nin sahip olduğu deneyimin Alman ortaklarla yeni nesil enerji projelerine dönüştürülebileceğini ifade ederek doğal gaz, yeşil hidrojen, modern elektrik şebekeleri ve kritik ham maddeler alanlarında ortak çalışmalar gerçekleştirilebileceğini dile getirdi. Türkiye’nin yılın ilerleyen döneminde Antalya’da COP31’e ev sahipliği yapacağını da hatırlatan Bayraktar, yenilenebilir enerji, şebeke yatırımları ve iklim alanlarındaki uzun vadeli hedeflerin burada uluslararası kamuoyuyla paylaşılacağını belirtti.</p>

<p><strong>Güler: “Almanya, Türkiye’nin ihracatındaki en önemli pazar olmaya devam ediyor”</strong></p>

<p><img alt="1790840046 D E I K Baskani Nail Olpak" class="detail-photo img-fluid" height="1365" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/1790840046-d-e-i-k-baskani-nail-olpak.jpg" width="2048" /></p>

<p>Almanya Federal Dışişleri Bakanlığı Devlet Bakanı Serap Güler, Kuzey Ren-Vestfalya ile Türkiye arasındaki ticaret hacminin 2025 yılında 11 milyar avroya ulaştığını belirtti. Bu rakamın Almanya-Türkiye arasındaki toplam ticaretin yaklaşık beşte birine denk geldiğini ifade eden Güler, iki ülke arasındaki ticaret hacminin son yıllarda yaklaşık 55 milyar avro ile rekor seviyelere ulaştığını söyledi.</p>

<p>Almanya’nın Türkiye’nin ihracatı açısından en önemli pazar olmayı sürdürdüğünü vurgulayan Güler, yaklaşık 8 bin 600 Alman şirketinin Türkiye’de faaliyet gösterdiğini ve 100 binden fazla doğrudan istihdam oluşturduğunu aktardı.</p>

<p>Türkiye ile Almanya arasındaki ekonomik ilişkilerin daha da geliştirilebileceğini belirten Güler, Avrupa Birliği ve Türkiye’nin yaklaşık 540 milyon kişilik ortak bir ekonomik alan oluşturduğuna dikkat çekti. Bu ortak pazarın temel unsurlarından birinin Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki Gümrük Birliği olduğunu ifade eden Güler, söz konusu yapının yakın gelecekte modernize edilmesi gerektiğini dile getirdi.</p>

<p><strong>Wüst: “Alman-Türk enerji ortaklığı büyük önem taşıyor”</strong></p>

<p>Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti Başbakanı Hendrik Wüst, bölgenin güçlü sanayi altyapısıyla Almanya ekonomisinin önemli merkezlerinden biri olduğunu belirtti. Enerji fiyatları ve enerji arz güvenliğinin Kuzey Ren-Vestfalya açısından kritik öneme sahip olduğunu ifade eden Wüst, bu nedenle Almanya-Türkiye enerji ortaklığının giderek daha önemli hale geldiğini söyledi.</p>

<p>Kuzey Ren-Vestfalya’nın bu ortaklığın önemli bir parçası olduğunu belirten Wüst, Türkiye’nin elektrik üretimi ve iletim altyapısına yaptığı yatırımlara dikkat çekti. Türkiye’deki liman ve havalimanlarının stratejik öneminin arttığını ifade eden Wüst, her iki ülkede de yatırımcılar ve teknoloji şirketleri açısından çeşitli fırsatların bulunduğunu söyledi.</p>

<p>Wüst, forum kapsamında imzalanan mutabakat ve iş birliği anlaşmalarının iki ülke arasındaki ekonomik potansiyelin somut göstergelerinden biri olduğunu kaydetti.</p>

<p><strong>Olpak: “Ortaklığın yeni sayfasını birlikte yazalım”</strong></p>

<p>DEİK Başkanı Nail Olpak, Türkiye ile Kuzey Ren-Vestfalya arasındaki ekonomik ilişkilerin sahip olduğu potansiyelin daha fazla somut iş birliğine dönüştürülmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Kuzey Ren-Vestfalya’nın 18 milyonluk nüfusu, 910 milyar avroluk ekonomisi, 717 bin KOBİ’si ve büyük ölçekli şirketleriyle Avrupa’nın önemli sanayi merkezlerinden biri olduğunu ifade eden Olpak, bölgenin Türk iş dünyası açısından doğal bir ortak konumunda bulunduğunu söyledi.</p>

<p>DEİK’in 153 ülke bazlı iş konseyiyle dünya genelinde Türk ve yabancı iş dünyasının yanında olduğunu aktaran Olpak, DEİK ve NRW.Global Business arasında imzalanacak mutabakat zaptının yanı sıra şirketler arasında gerçekleştirilecek yedi ayrı anlaşmanın da ilişkilerin geliştirilmesine katkı sağlayacağını belirterek, “Bu ortaklığın yeni sayfasını birlikte yazalım” mesajını verdi.</p>

<p><strong>Neugart: “Türkiye, sanayi kapasitesi ve küresel bağlantılarıyla önemli fırsatlar sunuyor”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>NRW.Global Business CEO’su Felix Neugart, Kuzey Ren-Vestfalya’da 1 milyondan fazla Türk vatandaşının yaşadığını ve bu güçlü toplumsal bağların zaman içerisinde kapsamlı ticari ilişkilere dönüştüğünü ifade etti.</p>

<p>Türkiye ve Kuzey Ren-Vestfalya arasındaki ilişkilerin yalnızca sosyal bağlara ve ticarete dayanmadığını belirten Neugart, her iki tarafta üretim yapan, inovasyon geliştiren ve istihdam oluşturan şirketlerin bulunduğunu söyledi. İki bölgenin uzun yıllara dayanan endüstriyel değer zincirleriyle birbirine bağlı olduğunu aktaran Neugart, Türkiye’nin sanayi kapasitesi ve stratejik küresel bağlantılarıyla önemli imkânlar sunduğunu dile getirdi.</p>

<p>Neugart, güçlü sanayi altyapılarının iki taraf için geleceğe dönük ortak bir platform oluşturabileceğini belirterek enerji dönüşümü, tedarik zincirlerinin dayanıklılığının artırılması, lojistik ve bağlantısallığın geliştirilmesi ile inovasyonun ortak iş fırsatlarına dönüştürülmesi alanlarında iş birliklerinin geliştirilebileceğini ifade etti.</p>

<p>Forum kapsamında ayrıca “Birlikte Yol Almak: Türkiye ile Kuzey Ren-Vestfalya Arasında İnsanları, Ürünleri ve Bölgeleri Birbirine Bağlamak” ile “Dönüşüme Birlikte Güç Vermek: Türkiye ile Kuzey Ren-Vestfalya Arasında Sanayi, Enerji ve İnovasyon Ortaklıkları” başlıklı paneller düzenlendi.</p>

<p>Türkiye–Kuzey Ren-Vestfalya İş Forumu’nun sponsorluğunu ise Railport ve Taşkın Lojistik üstlendi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/deik-turkiye-kuzey-ren-vestfalya-is-forumunu-istanbulda-duzenledi</guid>
      <pubDate>Thu, 01 Oct 2026 11:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/1790840065-turkiye-kuzey-ren-vestfalya-is-forumu-1.jpg" type="image/jpeg" length="61814"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Olive Fest 2026, Antalya’dan İstanbul’a Uzanan Bir Deneyim Yolculuğu Sunuyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/olive-fest-2026-antalyadan-istanbula-uzanan-bir-deneyim-yolculugu-sunuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/olive-fest-2026-antalyadan-istanbula-uzanan-bir-deneyim-yolculugu-sunuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ela Excellence Resort Belek ile Olive Fest 2026’nın hikâyesi bu yıl İstanbul’a uzanıyor. Akdeniz’in köklü hasat geleneğinden İstanbul’un kültür, sanat ve yaşam enerjisine uzanan festival; gastronomi, sanat, wellness ve paylaşım kültürünü zeytin ağacının etrafında buluşturuyor. Olive Fest 2026, 16-17 Ekim’de Ela Excellence Resort Belek’in doğayla iç içe atmosferinde başlayacak, 24-25 Ekim’de ise Fişekhane’nin dinamik şehir yaşamında devam edecek. Festival, iki farklı şehirde iki ayrı atmosferi bir araya getiren özgün bir deneyim sunacak.</strong></p>

<p>Akdeniz’in binlerce yıllık zeytin ve hasat kültürünü modern yaşamın merkezine taşımayı amaçlayan Olive Fest 2026, bu yıl Antalya’dan İstanbul’a uzanan özel bir rota oluşturuyor. Festival; zeytinin topraktan sofraya, sanattan iyi yaşama uzanan çok katmanlı hikâyesini gastronomi, sanat ve yaşam deneyimleri üzerinden aktarıyor. Özak Global Holding çatısı altında gerçekleştirilen festival, Ela Excellence Resort Belek’in doğayla bütünleşen deneyim dünyasından Fişekhane’nin tarihi dokusu ve şehir enerjisine uzanırken, iki farklı mekânı zeytin kültürü etrafında ortak bir hikâyede buluşturuyor.</p>

<p><strong>İlk Durak Antalya: Hasat Coşkusu ve Atölyeler</strong></p>

<p></p>

<p>Olive Fest 2026’nın ilk durağı, <strong>16-17 Ekim</strong> tarihlerinde doğa ile lüksü bir arada sunan Ela Excellence Resort Belek olacak. Festival, Akdeniz’in kalbinde gerçekleştirilecek zeytin hasadı ritüeliyle başlayacak. Çocukların aileleriyle birlikte katılacağı bu keyifli etkinlik, zeytinin yalnızca sofraların değil, aynı zamanda Akdeniz kültürünün ve kuşaktan kuşağa aktarılan geleneklerin önemli bir parçası olduğunu ortaya koyacak.</p>

<p>Piknik ve tadım etkinliklerinin yanı sıra geleneksel zeytin kırma deneyimi de festival programında yer alacak. Katılımcılar böylece zeytini en doğal ve yalın haliyle keşfetme fırsatı bulacak.</p>

<p><strong>Ela Olive Workshop</strong> kapsamında Ela Excellence Resort Belek Executive Chef’i <strong>Faik Çiftçioğlu</strong> tarafından gerçekleştirilecek gastronomi master class etkinlikleri ise zeytinyağının mutfaktaki yaratıcı kullanım alanlarını keşfe çıkaracak.</p>

<p>Festivalin Antalya programı gastronominin yanı sıra iyi yaşam ve sanatı da odağına alacak. Sabah saatlerinde Zeytin Alanı’nda gerçekleştirilecek yoga seanslarıyla başlayacak wellness programı, zeytinli tadım şovlarıyla devam edecek. Aromaterapiden art terapiye uzanan atölye programında; <strong>Nihal Kocabaş</strong> ile doğal yağ karışımları ve katı parfüm yapımı, <strong>Yıldız Kurt</strong> ile aromaterapötik mum yapımı, <strong>La Sofa</strong> eşliğinde zeytin desenli mozaik pano ve ses terapisi gibi farklı deneyimler katılımcılarla buluşacak.</p>

<p><strong>Olive Fest’in İkinci Durağı: Fişekhane</strong></p>

<p>Antalya’da başlayan Olive Fest deneyimi, <strong>24-25 Ekim</strong> tarihlerinde İstanbul’un tarihi ve kültürel merkezlerinden <strong>Fişekhane</strong>’ye taşınacak. Zeytin kültürünün izlerini taşıyan Zeytinburnu ile Fişekhane’nin 170 yıllık endüstriyel mirası, festival kapsamında çağdaş şehir yaşamıyla bir araya gelecek.</p>

<p>Zeytinburnu adını, ilçenin güney bölümünde uzanan zeytin ağaçlarından ve Marmara Denizi kıyısında Yedikule ile Bakırköy arasında yer alan küçük burundan alıyor. Olive Fest de bu tarihsel bağ üzerinden zeytinin bereketini, üretim kültürünü ve birleştirici ruhunu İstanbul’un modern yaşamına taşıyan bir buluşma noktası oluşturacak.</p>

<p><strong>Fişekhane’de Her Yaşa Hitap Eden Festival Deneyimi</strong></p>

<p>Fişekhane’nin tarihi atmosferi ile çağdaş şehir yaşamını bir araya getiren yapısı, Olive Fest’in Akdeniz’de başlayan hikâyesine İstanbul’da yeni bir boyut kazandıracak.</p>

<p><strong>Ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek festival</strong>, açık alanda gerçekleştirilecek. Program boyunca DJ performansları, yoga ve nefes seanslarının yanı sıra yetişkinlere yönelik aromaterapi yağ karışımı, cilt bakım ürünleri yapımı, mozaik, ahşap baskı ve kokedama atölyeleri düzenlenecek.</p>

<p>Çocuklar için hazırlanan programda ise seramik, kapı süsü, zeytin kırma ve zeytin tacı atölyeleri yer alacak. Böylece çocuklar doğa, kültür ve yaratıcılığı bir arada deneyimleme fırsatı bulacak.</p>

<p><strong>Ödüllü Çocuk Dünyası Everland İstanbul’a Geliyor</strong></p>

<p>Olive Fest’in çocukları ve aileleri zeytin kültürü etrafında buluşturan en özel unsurlarından biri de <strong>Ela Excellence Resort Belek’in ödüllü çocuk dünyası Everland</strong> olacak. Antalya’da festival kapsamında gerçekleştirilen deneyimler, Everland ile birlikte İstanbul’a taşınacak.</p>

<p>Seramik atölyesinden zeytin ağacı sanat duvarı parmak baskı çalışmasına, zeytin tacı yapımından yüz boyamaya kadar çocukları doğa ve sanatla buluşturan Everland, hazırladığı renkli deneyim alanını Fişekhane’de de ziyaretçilerle buluşturacak.</p>

<p>Böylece Olive Fest 2026; çocuklardan yetişkinlere kadar farklı yaş gruplarını zeytin kültürü etrafında bir araya getiren, doğa, sanat, gastronomi ve iyi yaşam deneyimlerini ortak bir zeminde buluşturan nesiller arası bir paylaşım festivaline dönüşecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Zeytin ağacının zamansız bilgeliğini, Akdeniz’in sıcaklığını ve İstanbul’un şehir ritmini aynı hikâyede buluşturan Olive Fest 2026, ekim ayında Antalya’dan İstanbul’a uzanan deneyim yolculuğuyla ziyaretçilerini ağırlayacak.</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Festival Haberleri</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/olive-fest-2026-antalyadan-istanbula-uzanan-bir-deneyim-yolculugu-sunuyor</guid>
      <pubDate>Thu, 01 Oct 2026 11:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/1789557786-olive-fest-3.jpg" type="image/jpeg" length="50836"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İSO Türkiye İmalat PMI Eylülde 47,9’a Geriledi]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/iso-turkiye-imalat-pmi-eylulde-479a-geriledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/iso-turkiye-imalat-pmi-eylulde-479a-geriledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat PMI, eylül ayında 47,9 seviyesine gerileyerek imalat sektöründeki faaliyet koşullarında ılımlı yavaşlamanın sürdüğünü gösterdi. Ağustosta 48,1 olarak ölçülen endeks, 50,0 eşik değerinin altında kalarak sektördeki daralma eğiliminin devam ettiğine işaret etti. Böylece faaliyet koşullarında aylık bazdaki bozulma iki buçuk yıllık dönemde de sürdü.</strong></p>

<p>Orta Doğu'daki savaşın oluşturduğu belirsizliklerin de etkisiyle talep koşullarındaki zayıf görünüm, eylül ayında yeni siparişlerdeki düşüşün devam etmesine neden oldu. Yeni siparişlerdeki gerileme ağustosa kıyasla bir miktar hızlanırken, uluslararası talebin de zayıf seyretmesi yeni ihracat siparişlerinde düşüşe yol açtı. Zorlu piyasa koşulları nedeniyle yeni siparişlerin düşük kalması, imalatçıların üretimlerini üst üste dördüncü ay azaltmasına neden oldu. Üretimdeki daralma, önceki aya göre daha belirgin gerçekleşti.</p>

<p>Yeni siparişlerdeki yavaşlamaya uyum sağlamak isteyen imalatçılar, eylül ayında istihdam, satın alma faaliyetleri ve stoklarını da azaltmayı sürdürdü. Öte yandan Orta Doğu'daki savaşın etkisiyle yükselen yakıt, petrol ve taşımacılık maliyetleri ile ham madde fiyatlarındaki artış, girdi maliyetlerinin keskin biçimde yükselmesine neden oldu. Girdi fiyatları enflasyonu eylülde son dört ayın en yüksek seviyesine çıktı. Artan maliyetlerin nihai ürün fiyatlarına yansıtılmasıyla nihai ürün fiyatları enflasyonu da dört aylık zirveye ulaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Anket katılımcıları, fiyat artışlarının eylül ayında tedarikçi performansı üzerinde olumsuz etki oluşturduğunu belirtti. Deniz taşımacılığındaki gecikmeler ve malzeme temininde yaşanan sorunlar da tedarikçilerin teslimat sürelerinin uzamasında etkili oldu.</p>

<p>İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat PMI verilerini değerlendiren S&amp;P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker, Orta Doğu'daki savaşın etkilerinin eylül ayında da Türk imalatçıları üzerinde hissedildiğini belirtti. Harker, üçüncü çeyrek boyunca görünümde önemli bir değişiklik yaşanmadığını ve jeopolitik koşullara ilişkin belirsizliğin sektördeki büyümeyi sınırlamayı sürdürdüğünü ifade etti. Bununla birlikte, PMI'ın üçüncü çeyrek ortalamasının ikinci çeyreğin bir miktar üzerinde gerçekleşmesinin toparlanmaya yönelik temkinli sinyaller verdiğini kaydetti.</p>

<p><strong>İSO Türkiye Sektörel PMI: 10 Sektörün 9’unda Üretim Yavaşladı</strong></p>

<p>İstanbul Sanayi Odası Türkiye Sektörel PMI eylül verilerine göre, araştırma kapsamında takip edilen 10 sektörün dokuzunda üretim geriledi. Üretimini artıran tek sektör ise son yedi ayda ilk kez büyüme kaydeden gıda ürünleri sektörü oldu.</p>

<p>Üretimdeki en belirgin düşüş, ağustos ayında olduğu gibi kimyasal, plastik ve kauçuk ürünleri sektöründe görüldü. Yeni siparişlerde artış kaydeden tek sektör yine gıda ürünleri olurken, en hızlı gerileme ağaç ve kağıt ürünleri imalatında gerçekleşti.</p>

<p>Yeni ihracat siparişlerinde ise önceki aya kıyasla daha olumlu bir tablo ortaya çıktı. Gıda ürünleri sektörünün genişleme gösterdiği bu alana eylül ayında kara ve deniz taşıtları sektörü de dahil oldu.</p>

<p>İstihdam tarafında da sektörlerin büyük bölümünde daralma devam etti. Ağustos ayında olduğu gibi eylülde de takip edilen 10 sektörün yalnızca ikisinde istihdam artışı görüldü. Kara ve deniz taşıtları sektöründe istihdam artışı üst üste beşinci ayda da devam ederken, elektrikli ve elektronik ürünler sektöründe çalışan sayısı son üç ay içerisinde ikinci kez yükseldi. İstihdamdaki en belirgin düşüş ise ağaç ve kağıt ürünleri sektöründe kaydedildi.</p>

<p>Satın alma faaliyetlerinde ağustos ayında tüm sektörlerde görülen yavaşlama, eylül ayında üç sektörde yerini artışa bıraktı. Satın alma faaliyetlerindeki en güçlü yükseliş gıda ürünleri sektöründe gerçekleşti. Üretim ihtiyaçlarındaki artış, bu sektörde girdi alımlarının da güçlü biçimde genişlemesini beraberinde getirdi. Gıda sektöründeki artan girdi talebi, tedarikçilerin teslimat sürelerinin uzamasında etkili oldu.</p>

<p>Bununla birlikte, sektörlerin önemli bir bölümünde eylül ayında girdilere daha hızlı erişim sağlandı. Elektrikli ve elektronik ürünler sektöründe tedarikçi teslimat süreleri bir yıldan uzun bir aranın ardından ilk kez kısaldı.</p>

<p>Girdi maliyetlerindeki keskin yükseliş ise üçüncü çeyreğin sonunda da devam etti. Girdi fiyatlarının en hızlı arttığı sektör kara ve deniz taşıtları olurken, en sınırlı artış ağaç ve kağıt ürünleri sektöründe görüldü. Nihai ürün fiyatları enflasyonu da sektörlerin çoğunda hız kazandı. Nihai ürün fiyatlarında en sert artış ana metal sanayinde yaşanırken, en ılımlı yükseliş giyim ve deri ürünleri sektöründe kaydedildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/iso-turkiye-imalat-pmi-eylulde-479a-geriledi</guid>
      <pubDate>Thu, 01 Oct 2026 11:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/images-6.jpg" type="image/jpeg" length="35365"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk Ticaret Bankası, Adapazarı Şubesini Hizmete Açtı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/turk-ticaret-bankasi-adapazari-subesini-hizmete-acti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/turk-ticaret-bankasi-adapazari-subesini-hizmete-acti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>1913 yılında Adapazarı İslam Ticaret Bankası adıyla Adapazarı’nda temelleri atılan Türk Ticaret Bankası, kuruluşundan 113 yıl sonra doğduğu topraklarda yeniden şube açtı. İhracatçıların ana bankası olma hedefiyle faaliyetlerini sürdüren Türk Ticaret Bankası, Adapazarı Şubesi aracılığıyla fiziki ve dijital bankacılık kanallarını bir arada sunan fijital bankacılık hizmetlerini müşterileriyle buluşturacak.</strong></p>

<p>Türkiye’nin ihracat odaklı büyümesine finansman desteği sağlamak amacıyla yeniden faaliyetlerine başlayan ve milli sermayeli ilk özel girişim bankası olma özelliğini taşıyan Türk Ticaret Bankası’nın Adapazarı Şubesi düzenlenen törenle hizmete girdi.</p>

<p>Şubenin açılış törenine Adapazarı Kaymakamı Musa Sarı, Adapazarı Belediye Başkanı Mutlu Işıksu, Türk Ticaret Bankası Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü İlker Yeşil, Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası (SATSO) Yönetim Kurulu Başkanı A. Akgün Altuğ ile iş dünyasından çok sayıda temsilci katıldı.</p>

<p><strong>İlker Yeşil: “113 yıl sonra doğduğumuz topraklara geri dönüyoruz”</strong></p>

<p>Türk Ticaret Bankası Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü İlker Yeşil, Adapazarı Şubesi’nin bankanın kuruluş öyküsü ile bugün üstlendiği ihracat odaklı misyonu bir araya getirmesi bakımından önemli bir yere sahip olduğunu belirtti.</p>

<p><i>Yeşil, açılış töreninde yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı:</i></p>

<p>“Bu toprakların tüccarları ve girişimcileri, ticaretin gelişmesine katkı sunmak ve bölgenin finansman ihtiyacını karşılamak amacıyla sermayelerini bir araya getirerek 1913 yılında Türk Ticaret Bankası’nın temellerini attılar. Bugün biz de aynı anlayışın devamı olarak Türkiye’nin ihracatını ve ihracatçısını destekleme misyonumuzla Adapazarı’ndayız. Adapazarı Şubemiz ile bölgede faaliyet gösteren ihracatçılarımızın yanında olmayı, büyüme ve yeni pazarlara açılma süreçlerinde onlara güçlü bir finansal çözüm ortağı olmayı amaçlıyoruz.</p>

<p><img alt="Görsel (1) 2" class="detail-photo img-fluid" height="1365" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/gorsel-1-2.jpg" width="2048" /></p>

<p>2025 yılında ihracatçılarımıza 76,3 milyar TL finansman desteği sağladık. Bu desteği 2026 yılında 110 milyar TL’ye çıkarmayı hedefliyoruz. Şube ağımızı da bu hedef doğrultusunda üretim ve ihracatın yoğun olduğu merkezlerde büyütmeye devam ediyoruz.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>A. Akgün Altuğ: “Yeniden doğuş hikâyesine tanıklık ediyoruz”</strong></p>

<p>SATSO Yönetim Kurulu Başkanı A. Akgün Altuğ ise Türk Ticaret Bankası’nın kuruluşunun Adapazarı ve Sakarya’nın ticaret tarihi açısından taşıdığı öneme işaret etti.</p>

<p>Altuğ, Türk Ticaret Bankası’nın yeniden Sakarya ekonomisine katkı sunacak olmasından duydukları memnuniyeti şu sözlerle ifade etti:</p>

<p>“Çok önemli bir yeniden doğuş hikâyesine tanıklık ediyoruz. Türk Ticaret Bankası, Adapazarı İslam Ticaret Bankası adıyla Sakarya’mızda doğdu. Odamızı kuran müteşebbislerin aynı girişim ruhuyla temellerini attığı ve Türk Ticaret Bankası adıyla ulusal ölçekte büyüyen bir değerin yeniden Sakarya ekonomisine katkı sunmasının heyecanını yaşıyoruz.</p>

<p>Sakarya’nın ticaret tarihi açısından anlamlı bir yere sahip olan bu şubenin açılışını gerçekleştiriyoruz. Türk Ticaret Bankası’nın sahip olduğu tecrübeyle Türk ihracatçısına, üreticisine ve ekonomisine değerli katkılar sağlayacağına ve gücüne güç katacağına inanıyoruz. Şubenin SATSO Hizmet Kampüsü içerisinde yer alması da taşıdığı tarihi mirasın ve manevi değerin bugünlere taşınması açısından ayrıca önem taşıyor.”</p>

<p>Türk Ticaret Bankası Adapazarı Şubesi, ihracatçı müşterilerine kredi ve kredi dışı bankacılık ürünleri ile hizmetleri sunacak. Şube ayrıca bireysel ve diğer tüzel müşterilerine mevduat, yatırım ve varlık yönetimi başta olmak üzere farklı bankacılık alanlarında hizmet verecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/turk-ticaret-bankasi-adapazari-subesini-hizmete-acti</guid>
      <pubDate>Thu, 01 Oct 2026 11:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/toplu-fotograf-2-3.jpg" type="image/jpeg" length="72925"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk Yapı Sektörü MosBuild 2027 ile Rusya’nın 260 Milyar Dolarlık Pazarında Gücünü Artırıyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/turk-yapi-sektoru-mosbuild-2027-ile-rusyanin-260-milyar-dolarlik-pazarinda-gucunu-artiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/turk-yapi-sektoru-mosbuild-2027-ile-rusyanin-260-milyar-dolarlik-pazarinda-gucunu-artiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="1790835987 Mb 0435 2" class="detail-photo img-fluid" height="1366" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/1790835987-mb-0435-2.jpg" width="2048" /><strong>Rusya ve BDT ülkelerindeki ticari varlığını genişletmek, yeni müşterilere ulaşmak ve distribütör ile proje ortaklıkları geliştirmek isteyen Türk yapı malzemeleri üreticileri için MosBuild 2027 önemli fırsatlar sunmaya hazırlanıyor. 30 Mart - 2 Nisan 2027 tarihlerinde Moskova’daki Crocus Expo’da düzenlenecek fuar, yapı malzemelerinden seramiğe, cephe sistemlerinden aydınlatmaya kadar geniş bir ürün grubunu Rusya ve BDT’den satın alma profesyonelleriyle buluşturacak.</strong></p>

<p>Türkiye ile Rusya arasındaki uzun yıllara dayanan ekonomik ve ticari ilişkiler, iki ülke şirketleri arasında yeni iş birliklerinin geliştirilmesi açısından güçlü bir zemin oluşturuyor. İki ülke arasındaki ticaret hacminin 2025 yılında yaklaşık 49 milyar dolara ulaşması, özellikle üretim ve ihracat kapasitesi yüksek sektörler açısından önemli iş fırsatlarına işaret ediyor. Yapı malzemeleri sektörü de bu potansiyelin öne çıktığı alanlardan biri olarak dikkat çekiyor.</p>

<p>Seramik, vitrifiye, doğal taş, alüminyum ve çelik sistemleri, kapı ve pencere çözümleri, zemin ve cephe ürünleri, dekoratif yüzeyler, aydınlatma, elektrik sistemleri ve yapı kimyasalları gibi birçok alanda güçlü üretim kabiliyetine sahip Türkiye, Rusya ve Avrasya pazarlarındaki ticari ilişkilerini geliştirme potansiyelini sürdürüyor. Bu kapsamda MosBuild, 30 Mart - 2 Nisan 2027 tarihleri arasında 32’nci kez Moskova’da sektör profesyonellerini bir araya getirecek.</p>

<p><strong>Alıcıların yüzde 63’ü yeni tedarikçi arayışında</strong></p>

<p><img alt="1790836001 Mb 0005 2" class="detail-photo img-fluid" height="1366" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/1790836001-mb-0005-2.jpg" width="2048" /></p>

<p>MosBuild’ün Türk üreticiler açısından öne çıkan özelliklerinden biri, fuarın profesyonel ziyaretçi profili. MosBuild 2026’da 1.300’ün üzerinde katılımcı, 70 binden fazla tekil profesyonel ziyaretçi ile Rusya’nın 84’ten fazla bölgesinden ve 50’den fazla ülkeden sektör temsilcisi bir araya geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fuar ziyaretçileri arasında toptan ve perakende şirketleri, inşaat firmaları, gayrimenkul geliştiricileri, mimarlar, iç mimarlar ve distribütörler gibi sektörün farklı alanlarında karar verici konumda bulunan profesyoneller yer alıyor.</p>

<p>MosBuild ziyaretçilerinin yüzde 63’ü yeni tedarikçi veya iş ortağı bulmak amacıyla fuara gelirken, yüzde 88’i yeni ürün ve hizmetleri keşfetmeyi hedefliyor. Bu veriler, fuarın yalnızca ürünlerin sergilendiği bir organizasyon olmanın ötesine geçerek üreticiler ile doğrudan satın alma ve iş birliği potansiyeli taşıyan profesyoneller arasında B2B bağlantılar kurulmasına olanak sağladığını gösteriyor.</p>

<p><strong>260 milyar doları aşan pazar yeni fırsatlar yaratıyor</strong></p>

<p>MosBuild verilerine göre Rusya’nın inşaat pazarı, 2025 yılında 260 milyar doların üzerinde bir büyüklüğe ulaştı. Konut yatırımları, altyapı yenileme çalışmaları, ulaşım koridorları ve lojistik projeleri, yapı ve inşaat malzemelerine yönelik talebin devam etmesini destekliyor.</p>

<p>Geniş üretim kapasitesi ve ihracat deneyimiyle öne çıkan Türk yapı malzemeleri sektörü için Rusya’daki bu pazar büyüklüğü, yalnızca Rusya’da değil, çevre pazarlarda da yeni müşteriler, distribütörler ve proje ortaklarıyla iş geliştirme açısından önemli bir potansiyel oluşturuyor.</p>

<p><strong>Türk üreticilerin uzman olduğu ürün gruplarında talep sürüyor</strong></p>

<p></p>

<p>Rusya ve Avrasya pazarlarında satın alma kararlarında ürün performansı, tedarik sürekliliği, teknik yeterlilik ve güvenilir iş ortaklığı gibi unsurlar giderek daha fazla önem kazanıyor. Türk yapı malzemeleri sektörünün güçlü üretim altyapısı, ihracat tecrübesi, hızlı üretim kabiliyeti ve geniş ürün çeşitliliği ise bu ihtiyaçlarla örtüşen önemli avantajlar sunuyor.</p>

<p>Seramik ve vitrifiye, doğal taş, dekoratif yüzeyler, metal sistemleri, cephe ve zemin çözümleri, boya ve yapı kimyasalları, aydınlatma ve elektrik sistemleri ile mühendislik çözümleri, Türk firmalarının Rusya ve BDT pazarlarında iş geliştirebileceği başlıca ürün grupları arasında bulunuyor.</p>

<p>MosBuild 2027, söz konusu ürün gruplarını 16 farklı sektör kategorisi kapsamında alıcılar, distribütörler, proje geliştiricileri, mimarlar ve diğer sektör profesyonelleriyle buluşturacak.</p>

<p><strong>“MosBuild’ü yalnızca dört günlük bir fuar olarak değerlendirmiyoruz”</strong></p>

<p>MosBuild Grup Etkinlik Direktörü Yakov Syromyatnikov, Türkiye’nin MosBuild açısından önemli üretici ülkeler arasında bulunduğuna dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu:</p>

<blockquote>
<p>“Türkiye, yapı malzemeleri ve iç mekân çözümlerinde güçlü bir üretim kültürüne ve önemli bir ihracat deneyimine sahip. Rusya ve BDT’deki profesyoneller yeni ürünleri, güvenilir tedarikçileri ve uzun vadeli iş ortaklarını keşfetmek istiyor. MosBuild bu iki gücü aynı noktada buluşturuyor. Bu nedenle MosBuild’ü yalnızca dört gün süren bir fuar olarak değil, şirketlerin yeni müşteriler, distribütörler ve proje ortaklarıyla uzun vadeli ilişkiler kurabilecekleri bir iş ekosistemi olarak görüyoruz. 2027 yılında Moskova’da daha fazla Türk üreticiyi görmek istiyoruz.”</p>
</blockquote>

<p><strong>İş bağlantıları fuar öncesinde kurulabilecek</strong></p>

<p>MosBuild’ün sunduğu iş geliştirme fırsatları fuar günleriyle sınırlı kalmıyor. ITE’nin dijital iş ağı MosBuild Connect, Türkçe dil desteğiyle Türk katılımcıların fuar başlamadan önce potansiyel alıcıları ve iş ortaklarını belirlemelerine olanak tanıyor.</p>

<p>Yapay zekâ destekli eşleştirme sistemi sayesinde katılımcılar kendileri için uygun profesyonellerle bağlantı kurabiliyor, mesajlaşabiliyor ve toplantı planlayabiliyor. Platform, fuarın ardından da iletişim ve potansiyel müşteri yönetiminin devam ettirilmesine imkân sağlayarak MosBuild katılımını yıl boyunca sürdürülebilen bir iş geliştirme sürecine dönüştürüyor.</p>

<p>ITE Group tarafından organize edilen <strong>MosBuild 2027 Uluslararası Yapı ve İç Mekân Fuarı</strong>, 30 Mart - 2 Nisan 2027 tarihleri arasında Moskova’daki Crocus Expo’da gerçekleştirilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/turk-yapi-sektoru-mosbuild-2027-ile-rusyanin-260-milyar-dolarlik-pazarinda-gucunu-artiriyor</guid>
      <pubDate>Thu, 01 Oct 2026 11:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/1790836000-mb-0321.jpg" type="image/jpeg" length="67711"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ATECH Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet İpekçi, “ATECH, Klasik Fuarcılık Anlayışının Ötesine Geçiyor”]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/atech-fuarcilik-yonetim-kurulu-baskani-mehmet-ipekci-atech-klasik-fuarcilik-anlayisinin-otesine-geciyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/atech-fuarcilik-yonetim-kurulu-baskani-mehmet-ipekci-atech-klasik-fuarcilik-anlayisinin-otesine-geciyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="ltr"><strong>Türkiye’nin ve bölgenin önde gelen ihtisas fuarları arasında yer alan ATECH 2025 – Uluslararası Elektrik, Elektronik, Aydınlatma ve Akıllı Bina Teknolojileri Fuarı, 30 Eylül-3 Ekim tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde sektör profesyonellerini bir araya getiriyor.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">Elektrik, elektronik, aydınlatma ve akıllı bina teknolojileri başta olmak üzere geniş bir ürün ve hizmet yelpazesinin sergilendiği fuar; üretici firmalar, kamu kurumları, sektör profesyonelleri ve uluslararası ziyaretçilerin buluşma noktası olmayı hedefliyor.</p>

<p dir="ltr">ATECH Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Mehmet İpekçi</strong>, fuarın klasik fuarcılık anlayışının ötesine geçen yönünün, kamu kurumlarında satın alma, onaylama ve kabul süreçlerinde görev alan mühendislerin etkin biçimde fuara kazandırılması olduğunu belirtti.</p>

<p dir="ltr"><strong>“Üreticiler, ürünlerini kamu mühendislerine doğrudan tanıtma fırsatı buluyor”</strong></p>

<p dir="ltr">İpekçi, ATECH’in en önemli özelliklerinden birinin, kamu kurumlarının satın alma, onaylama ve kabul süreçlerinde görev alan mühendislerle üretici firmaları aynı ortamda buluşturmak olduğunu söyledi. “ATECH Fuarı’na bildiğimiz fuar anlayışının dışına yeni bir katman ilave ettik. Kamu kurumlarının satın alma, onaylama ve kabul mühendislerini elimizden geldiği kadar bu fuara getiriyoruz.”</p>

<p dir="ltr">Bu uygulamanın üreticiler açısından önemli bir kolaylık sağladığını ifade eden İpekçi, firmaların ürünlerini projelerde kullanılabilmesi ve gerekli onay süreçlerinden geçebilmesi için ilgili kurumların mühendisleriyle doğrudan iletişim kurabildiğini dile getirdi. “Böylece üretici firmalar, ürünlerinin projelerde kullanılmasını ve onaylanmasını sağlamak için ürünlerini tanıtma fırsatı buluyorlar. Herkes kurumların kapılarına ürün götürme zahmetine katlanmadan, buraya gelen kurum mühendislerine ürününü tanıtıyor, belgelerini sunuyor ve ürünlerinin kullanılacağı yerlerde çok daha rahat olabiliyor.”</p>

<p dir="ltr">İpekçi, bu modelin hem üreticiler hem de kamu tarafındaki teknik ekipler açısından daha doğrudan bir iletişim imkânı oluşturduğuna dikkat çekti.</p>

<p dir="ltr"><strong>ATECH’in uluslararası hedefi büyüyor</strong></p>

<p dir="ltr">ATECH’in yalnızca Türkiye’deki sektör profesyonellerini değil, uluslararası ziyaretçileri de ağırlamaya yönelik çalışmalar yürüttüğünü belirten İpekçi, fuarın bölgesel ölçekte bilinirliğinin giderek arttığını söyledi. “Uluslararası bir yapıya sahibiz. Uluslararası çalışmalarımızı sürdürüyoruz ve giderek daha fazla ziyaretçi getiriyoruz. Fuarımız bölgemizde gittikçe daha iyi tanınmaya başladı; ATECH Fuarı olarak bir marka olduk. Bu markayı da daha yüksek noktalara taşımaya çalışıyoruz.”</p>

<p dir="ltr">Fuara gelen ziyaretçilerin etkinlikten somut fayda sağlayacağına inandığını ifade eden İpekçi, bu değerlendirmesinin fuar sürecinde gerçekleştirilen görüşmelere dayandığını vurguladı. “Gelecek ziyaretçilerimizin fuardan çok fayda sağlayacağını tahmin ediyoruz. İnsanlarla yaptığımız birebir görüşmelerde bunu anlıyoruz."</p>

<p dir="ltr"><strong>Elektrik, aydınlatma ve akıllı bina teknolojileri aynı çatı altında</strong></p>

<p dir="ltr">ATECH 2025’te çok sayıda farklı alt sektörün bir araya geldiğini belirten İpekçi, fuarın kapsamının elektrik ve aydınlatmadan akıllı bina teknolojilerine kadar geniş bir alanı kapsadığını söyledi. “Akıllı bina teknolojileri, elektrik ve aydınlatma ile birlikte elektrikli asansörler, jeneratörler, güneş paneli firmaları ve araç şarj istasyonları da fuarda yer alıyor.”</p>

<p dir="ltr">Elektrik sektörünün farklı alanlarının birbirleriyle doğrudan bağlantılı olduğunu belirten İpekçi, bu nedenle söz konusu sektörlerin aynı organizasyonda buluşmasının doğal bir yapı oluşturduğunu ifade etti. </p>

<p dir="ltr">İpekçi, fuarda farklı sektör gruplarından çok sayıda firmanın stant açtığını belirterek, elektrikli sistemlerden yenilenebilir enerji çözümlerine, jeneratörlerden elektrikli araç şarj altyapılarına kadar farklı ürün gruplarının ziyaretçilerle buluştuğunu aktardı.</p>

<p dir="ltr"><strong>Ekonomik koşullar fuar katılımcılarını da etkiledi</strong></p>

<p dir="ltr">Sektörün son dönemde yaşanan ekonomik gelişmelerden etkilendiğini belirten İpekçi, fuar katılımcıları açısından bu yılın önceki dönemlere göre daha zorlu geçtiğini söyledi. “Bu son ekonomik gelişmeler herkesi sarstığı gibi bizim fuar müşterilerimizi de sarstı. Fuar müşterilerimizden birkaç tanesi iflas noktasına geldiler.”</p>

<p dir="ltr">Bu koşulların fuara katılım açısından da bazı sorunlar yarattığını dile getiren İpekçi, bazı firmaların ekonomik nedenlerle planladıkları şekilde fuarda yer alamadığını aktardı.</p>

<p dir="ltr"><strong>“Çok ekonomik krizler atlattık”</strong></p>

<p dir="ltr">Uzun yıllardır piyasanın içinde olduğunu vurgulayan İpekçi, ekonomik dalgalanmaların farklı dönemlerde yaşanabileceğini ve sektörlerin zaman içerisinde bu tür krizlerle karşı karşıya kalabildiğini söyledi. “Ben 54 yıldır sektörün içindeyim. Çok ekonomik krizler atlattık. Telefonlarımızın bir ay çalmadığı zamanlar oldu. Bu, dünyanın doğal akışında yaşanabiliyor."</p>

<p dir="ltr">İpekçi, sermaye hareketlerinin hızlanması veya piyasadan para çekilmesi gibi durumların ekonomik aktörler açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “Ama sermaye başarısızlığın elinde olunca, birileri piyasadan, borsadan veya bankalardan parasını çektiği zaman yapacak bir şeyiniz yok.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>RÖPORTAJLAR</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/atech-fuarcilik-yonetim-kurulu-baskani-mehmet-ipekci-atech-klasik-fuarcilik-anlayisinin-otesine-geciyor</guid>
      <pubDate>Thu, 01 Oct 2026 10:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/d-s-c05294-j-p-g.jpg" type="image/jpeg" length="75133"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Anadolu Efes Mavi Sahne 9. Sezonunda Gençleri Tiyatroyla Buluşturuyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/anadolu-efes-mavi-sahne-9-sezonunda-gencleri-tiyatroyla-bulusturuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/anadolu-efes-mavi-sahne-9-sezonunda-gencleri-tiyatroyla-bulusturuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Yaklaşık 40 yıldır sinema, tiyatro, görsel sanatlar, müzik ve tasarım başta olmak üzere farklı sanat alanlarını destekleyen Anadolu Efes, sanatın daha erişilebilir ve sürdürülebilir olması için çalışmalarını sürdürüyor. Bu anlayışla 2018 yılında hayata geçirilen Mavi Sahne, 9. sezonunda da alternatif tiyatro topluluklarına sahne olanağı sunarken, özellikle üniversite öğrencilerinin tiyatroya daha kolay erişebilmesini hedefliyor. Yeni sezonda öğrenci biletleri 170 TL, tam biletler ise 230 TL’den satışa sunuluyor. Sezonun ilk oyunu “Teşekkür Ederim Kızım”, 30 Eylül Çarşamba günü DasDas’ta izleyiciyle buluşuyor.</strong></p>

<p>Anadolu Efes’in sanatın sürdürülebilirliğine ve erişilebilirliğine katkı sunmak amacıyla hayata geçirdiği Mavi Sahne kapsamında bugüne kadar 100’den fazla oyun sahnelendi. Proje sayesinde binlerce sanatsever tiyatro oyunlarıyla buluşurken, sahne olanaklarına erişmekte zorlanan alternatif tiyatro topluluklarına da destek sağlandı.</p>

<p>Mavi Sahne’nin eylül ayı programında yer alan “Teşekkür Ederim Kızım” ise No27 Kolektif tarafından sahneleniyor. Tek kişilik oyun, bir kadının çocukluğundan yetişkinliğine uzanan yaşam yolculuğunu, kendi sesini bulma ve yeniden cesaret kazanma çabası üzerinden ele alıyor.</p>

<p><strong>“Teşekkür Ederim Kızım” Oyununun Konusu</strong></p>

<p>“Meyveler şiiri... Herkes kendi meyvesinin şiirini okuyacak. Çilek, erik, kiraz, elma, karpuz. Ben neden karpuz oldum öğretmenim? Neden çilek olamadım? Bari elma olsaydım. Karpuz neden ben oldum?”</p>

<p>Çocukluk yıllarında bu soruyu soran Yasemin, yıllar sonra hayatın farklı bir döneminde benzer bir sorgulamayla karşı karşıya kalır. Işık provası için sahnede bulunan Yasemin’in hazırlıkları devam ederken geçmişin kapıları aralanır. Çocukluğundan ortanca çocuk olmanın yarattığı gölgeye, bağlama kursundan ergenlik dönemindeki isyanlarına, hayallerinden aşklarına uzanan hikâyesinde Yasemin, kendi sesini ararken çevresindeki insanların sesleriyle de yüzleşir.</p>

<p>Annesinin sesiyle cesaretin izini yeniden sürmeye başlayan Yasemin; geçmişi, ailesi, inancı ve var olma arzusu arasında kendine yeni bir yol çizmeye çalışır. Görünür olmaktan çekinen tarafını geride bırakıp yeniden cesaret bulup bulamayacağı ise oyunun temel sorularından birini oluşturur.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tek kişilik “Teşekkür Ederim Kızım”, hayatın bıraktığı yaraların arasından geçerek kendi sesini ve gücünü bulmaya çalışan bir kadının hikâyesini sahneye taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/anadolu-efes-mavi-sahne-9-sezonunda-gencleri-tiyatroyla-bulusturuyor</guid>
      <pubDate>Thu, 01 Oct 2026 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/adsiz-tasarim-12.jpg" type="image/jpeg" length="32755"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji Liderleri Yapay Zekâ Deneyimlerini TÜSİAD Etkinliğinde Paylaştı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/teknoloji-liderleri-yapay-zeka-deneyimlerini-tusiad-etkinliginde-paylasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/teknoloji-liderleri-yapay-zeka-deneyimlerini-tusiad-etkinliginde-paylasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>TÜSİAD tarafından 30 Eylül’de düzenlenen “Yapay Zekâ Odağında Dijital Dönüşüm: Teknoloji Liderleri ile Deneyim Paylaşımı” etkinliğinde, yapay zekânın iş süreçlerine etkisi ve yeni nesil teknolojilerin sunduğu fırsatlar ele alındı. Toplantıda, dijital dönüşüm ve yeni teknolojiler alanındaki güncel gelişmelerin yanı sıra önümüzdeki dönemde teknoloji gündeminde öne çıkması beklenen başlıklar ve farklı sektörlerden iyi uygulama örnekleri katılımcılarla paylaşıldı.</strong></p>

<p><strong>MEXT Teknoloji Merkezi</strong> ev sahipliğinde gerçekleştirilen etkinliğin açılış konuşmasını <strong>TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ozan Diren</strong> yaptı.</p>

<p>Ozan Diren konuşmasında, teknoloji aracılığıyla üretimde verimliliğin artırılması ve dijital dönüşümün sürdürülebilir ve kapsayıcı ekonomik büyümenin temel unsurlarından biri olduğunu belirtti. Diren, bu doğrultuda Türkiye’de dijital kültürün ve ekosistemin geliştirilmesi, bilgi toplumuna geçişin hızlandırılması ve inovasyon kapasitesinin güçlendirilmesine yönelik çalışmalar yürüttüklerini ifade etti.</p>

<p>TÜSİAD’ın yapay zekâyı yalnızca teknoloji ekseninde değerlendirmediğini vurgulayan Diren, bu alanı farklı sektörleri, iş yapış biçimlerini ve politika alanlarını doğrudan etkileyen stratejik bir dönüşüm başlığı olarak ele aldıklarını söyledi.</p>

<p><img alt="Panel2" class="detail-photo img-fluid" height="933" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/panel2.jpg" width="1400" /></p>

<p>Etkinliğin, TÜSİAD üyelerinin dijital dönüşüm ve yapay zekâ alanındaki deneyimlerinin daha geniş bir iş dünyası çevresine aktarılmasına katkı sunmasını hedeflediklerini belirten Diren, başarı hikâyelerinin yanı sıra karşılaşılan sorunların ve bu süreçlerden çıkarılan derslerin paylaşılmasının iyi uygulamaların yaygınlaşması, benzer hataların önüne geçilmesi ve somut iş birliklerinin geliştirilmesi açısından önem taşıdığını kaydetti. Diren, etkinliğin düzenlenmesine katkı sağlayanlara, katılımcılara ve ev sahipliği için MEXT’e teşekkür etti.</p>

<p>Yapay zekânın uzun süredir teknoloji dünyasının gündeminde olduğunu ancak bugün toplumsal ve gündelik yaşamın farklı alanlarında doğrudan etkiler yarattığını ifade eden Diren, yapay zekânın yalnızca yatırım yapılan bir teknoloji olmaktan çıkarak küresel rekabetin dinamiklerini değiştiren bir paradigma hâline geldiğine dikkat çekti. Diren, yapay zekâ odaklı inovasyon süreçlerinde güvenlik sistemlerinin yanı sıra dijital altyapı, etik ve veri yönetişimi konularının da bütüncül biçimde ele alınması gerektiğini belirterek, yapay zekânın iş süreçlerine güvenli ve ölçeklenebilir şekilde entegre edilmesinin öncelikli konular arasında yer aldığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açılış konuşmasının ardından, <strong>TÜSİAD Genişletilmiş Yönetim Kurulu Üyesi ve İş Dünyasında Dönüşüm Yuvarlak Masası Başkan Yardımcısı Dr. Ayşegül Yılmaz</strong> moderatörlüğünde <strong>“Yapay Zekâ ile Dijital Dönüşüm”</strong> başlıklı panel gerçekleştirildi. Panelde <strong>Zorlu Holding Teknoloji, Savunma ve Dijital İş Geliştirme Grup Başkanı Burak Aydın, SabancıDx &amp; Bulutistan Genel Müdürü ve Sabancı Holding CDO’su Mehmet Fırat</strong> ile <strong>Koç Holding Bilgi Teknolojileri Koordinatörü ve Dijital Dönüşüm Lideri Hayriye Karakuzu Karadeniz</strong> konuşmacı olarak yer aldı.</p>

<p>Etkinliğin ikinci paneli ise <strong>TÜSİAD Dijital Stratejiler ve Yeni Teknolojiler Çalışma Grubu Başkanı Serdar Urçar</strong> moderatörlüğünde <strong>“Sektörlerde Yapay Zekâ Uygulamaları”</strong> başlığıyla düzenlendi. Panelde <strong>Trendyol CTO’su Cenk Çivici, QNB eSolutions Genel Müdür Yardımcısı ve CTO’su Aysel Bilay Kahya</strong> ile <strong>Boyner Büyük Mağazacılık Teknolojiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Cihan Yıldız</strong>, yapay zekânın farklı sektörlerdeki kullanım alanlarına ilişkin deneyim ve değerlendirmelerini paylaştı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/teknoloji-liderleri-yapay-zeka-deneyimlerini-tusiad-etkinliginde-paylasti</guid>
      <pubDate>Wed, 30 Sep 2026 18:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/toplu-fotograf-1-1.jpg" type="image/jpeg" length="47180"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ticaret Bakanı Ömer Bolat’tan Ağustos Ayı Dış Ticaret Verilerine İlişkin Değerlendirme]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ticaret-bakani-omer-bolattan-agustos-ayi-dis-ticaret-verilerine-iliskin-degerlendirme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ticaret-bakani-omer-bolattan-agustos-ayi-dis-ticaret-verilerine-iliskin-degerlendirme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Ağustos ayına ilişkin dış ticaret verilerini değerlendirdi. Buna göre Türkiye’nin mal ihracatı, 2026 yılı Ağustos ayında geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 8,1 artarak 23 milyar 467 milyon dolara ulaştı. Böylece Cumhuriyet tarihinin en yüksek Ağustos ayı ihracat rakamı kaydedildi.</strong></p>

<p>Yılın ilk sekiz ayında ise mal ihracatı yüzde 4 artışla 184 milyar 996 milyon dolar seviyesine yükseldi. Küresel ekonomide devam eden jeopolitik gerilimler, artan korumacılık uygulamaları ve zayıf dış talep gibi olumsuz koşullara rağmen ihracattaki artış eğiliminin sürdüğü belirtildi.</p>

<p>Ağustos 2026 itibarıyla yıllıklandırılmış mal ihracatı da bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4,2 artarak 280 milyar 264 milyon dolara çıktı. 2025 yılının Ağustos ayında 269 milyar dolar olan yıllıklandırılmış ihracat, bir yılda 11,2 milyar dolar artış göstererek Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesine ulaştı.</p>

<p>Mal ithalatı ise Ağustos ayında yıllık bazda yüzde 10,5 artışla 28 milyar 706 milyon dolar olarak gerçekleşti. Yıllıklandırılmış ithalat da yüzde 6 artarak 378 milyar 24 milyon dolara yükseldi. 2025 yılı Ağustos ayında 356,7 milyar dolar olan yıllıklandırılmış ithalat, 2026 Ağustos itibarıyla 21,4 milyar dolar arttı.</p>

<p>Ağustos ayında dış ticaret açığı yüzde 22,3 artışla 5 milyar 239 milyon dolar olurken, ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 81,7 olarak gerçekleşti.</p>

<p>Ocak-Ağustos 2026 döneminde ise mal ithalatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5,3 artarak 250 milyar 790 milyon dolara yükseldi. Aynı dönemde dış ticaret açığı yüzde 9,3 artışla 65 milyar 793 milyon dolar olurken, ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 73,8 seviyesinde gerçekleşti.</p>

<p>Son 12 aylık dönemde, yani Eylül 2025-Ağustos 2026 döneminde mal ihracatı yüzde 4,2 artarak 280 milyar 264 milyon dolara, mal ithalatı ise yüzde 6 artışla 378 milyar 24 milyon dolara ulaştı. Bu dönemde dış ticaret açığı yüzde 11,6 artışla 97 milyar 760 milyon dolar olurken, ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 74,1 oldu.</p>

<p>Dış ticaret verileri ile hizmetler dengesine ilişkin beklentiler doğrultusunda, Ağustos ayında cari işlemler hesabında 3 milyar doların üzerinde fazla verilmesinin beklendiği ifade edildi.</p>

<p>Küresel ekonomide yaşanan jeopolitik gelişmeler, ağırlaşan uluslararası ticaret koşulları, korumacılık politikaları ve zayıf dış talebe rağmen ihracatın dirençli görünümünü koruduğu belirtildi. 282 milyar dolarlık Orta Vadeli Program ihracat hedefinin Eylül ayı itibarıyla yıllıklandırılmış bazda yakalanmasının beklendiği, yıl sonunda ise mal ve hizmet ihracatı toplamında 410 milyar dolarlık hedefin aşılması amacıyla çalışmaların sürdürüldüğü kaydedildi.</p>

<p>Orta Vadeli Program’ın 2027-2029 dönemi kapsamında ise ihracatın küresel ticaretten aldığı payın artırılması hedefleniyor. Bu doğrultuda yüksek katma değerli ve teknoloji yoğun ürün ve hizmetlerin toplam ihracat içindeki payının yükseltilmesi, düşük ve orta teknoloji yoğun sektörlerde dönüşümün desteklenmesi ve firmaların daha yüksek katma değerli üretim ile ihracata yönlendirilmesi amaçlanıyor.</p>

<p>Küresel ticaretteki yeni gelişmeler doğrultusunda, yurt içindeki üreticilerin haksız rekabete karşı ihtiyaçları da gözetilerek, uluslararası yükümlülükler çerçevesinde yerli üretimin korunmasına yönelik tedbirlerin uygulanmaya devam edileceği belirtildi.</p>

<p><strong>Ağustos 2026 Dış Ticaret Verileri</strong></p>

<p>2026 yılı Ağustos ayında, geçen yılın aynı ayına göre:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>Mal ihracatı yüzde 8,1 artışla <strong>23 milyar 467 milyon dolara</strong> yükseldi.</li>
 <li>Mal ithalatı yüzde 10,5 artışla <strong>28 milyar 706 milyon dolar</strong> oldu.</li>
 <li>Dış ticaret açığı yüzde 22,3 artışla <strong>5 milyar 239 milyon dolara</strong> çıktı.</li>
 <li>İhracatın ithalatı karşılama oranı <strong>yüzde 81,7</strong> olarak gerçekleşti.</li>
</ul>

<p><strong>Ocak-Ağustos 2026 Dönemi</strong></p>

<p>2026 yılının Ocak-Ağustos döneminde:</p>

<ul>
 <li>Mal ihracatı yüzde 4 artışla <strong>184 milyar 996 milyon dolara</strong> ulaştı.</li>
 <li>Mal ithalatı yüzde 5,3 artışla <strong>250 milyar 790 milyon dolar</strong> oldu.</li>
 <li>Dış ticaret açığı yüzde 9,3 artışla <strong>65 milyar 793 milyon dolar</strong> olarak gerçekleşti.</li>
 <li>İhracatın ithalatı karşılama oranı <strong>yüzde 73,8</strong> oldu.</li>
</ul>

<p><strong>Son 12 Aylık Dönem</strong></p>

<p>Eylül 2025-Ağustos 2026 döneminde:</p>

<ul>
 <li>Mal ihracatı yüzde 4,2 artışla <strong>280 milyar 264 milyon dolara</strong> yükseldi.</li>
 <li>Mal ithalatı yüzde 6 artışla <strong>378 milyar 24 milyon dolar</strong> oldu.</li>
 <li>Dış ticaret açığı yüzde 11,6 artışla <strong>97 milyar 760 milyon dolar</strong> seviyesine çıktı.</li>
 <li>İhracatın ithalatı karşılama oranı <strong>yüzde 74,1</strong> olarak gerçekleşti.</li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ticaret-bakani-omer-bolattan-agustos-ayi-dis-ticaret-verilerine-iliskin-degerlendirme</guid>
      <pubDate>Wed, 30 Sep 2026 18:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/03/ticaret-bakanligi-ihracatin-finansmaninda-sermaye-piyasasi-araclarini-kullanmaya-basliyoruz-vqhy.webp" type="image/jpeg" length="63338"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[30 Ülkeden Yaklaşık 150 Eğitim Kurumu Türkiye’de Öğrencilerle Buluşacak]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/30-ulkeden-yaklasik-150-egitim-kurumu-turkiyede-ogrencilerle-bulusacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/30-ulkeden-yaklasik-150-egitim-kurumu-turkiyede-ogrencilerle-bulusacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>King’s College London, University of Manchester, University of Sydney ve The Chinese University of Hong Kong’un da aralarında bulunduğu yaklaşık 150 eğitim kurumu, 17–23 Ekim tarihleri arasında İstanbul, Ankara ve İzmir’de gerçekleştirilecek Akare Yurt Dışı Eğitim Fuarları’nda öğrenciler ve ailelerle bir araya gelecek.</strong></p>

<p>Yurt dışında eğitim gören öğrenci sayısı dünya genelinde istikrarlı biçimde artış gösterirken, uluslararası öğrenci hareketliliği de giderek büyüyor. UNESCO’nun Küresel Yükseköğretim Eğilimleri Raporu’na göre, ülkesi dışında yükseköğrenim gören öğrenci sayısı 2000 yılında 2,1 milyon seviyesindeyken, 2023 yılında yaklaşık 7,3 milyona yükseldi. Türkiye de bu küresel hareketliliğin önemli merkezlerinden biri olma yolunda ilerliyor. YÖK verilerine göre Türkiye’deki uluslararası öğrenci sayısı 2025–2026 akademik yılında 379 bini aşarken, Türkiye dünyada en fazla uluslararası öğrenciye ev sahipliği yapan ilk 10 ülke arasında yer alıyor. YÖK, uluslararası öğrenci sayısının 2028 yılına kadar 500 bine çıkarılmasını hedefliyor.</p>

<p>Türkiye’den yurt dışında eğitim alan öğrenci sayısı da dikkat çekici seviyede bulunuyor. 50 binden fazla Türk öğrenci eğitimini farklı ülkelerde sürdürürken, Türk öğrencilerin yoğun olarak tercih ettiği ülkelerden Almanya’da eğitim gören Türk öğrenci sayısı 2024 yılında 18 bini aştı.</p>

<p><strong>Üniversite Tercihlerinde Öncelikler Genişliyor</strong></p>

<p>Yurt dışında eğitim almak isteyen öğrenciler ve aileleri için ülke ve üniversite seçimi, her geçen yıl daha fazla kriterin dikkate alındığı kapsamlı bir sürece dönüşüyor. Üniversitenin akademik itibarı ve dünya sıralamasındaki konumunun yanı sıra eğitim ve yaşam giderleri, burs imkanları, vize prosedürleri ve mezuniyet sonrasında sunulan kariyer olanakları da tercih sürecinde önem kazanıyor.</p>

<p>Akare Yurt Dışı Eğitim Fuarları bu yıl, QS Dünya Üniversite Sıralaması 2027’de dünyanın ilk 40 üniversitesi arasında yer alan dört üniversiteyi Türk öğrencilerle buluşturacak. The Chinese University of Hong Kong 18’inci, University of Sydney 28’inci, King’s College London 37’nci sırada yer alırken, University of Manchester da dünyanın ilk 40 üniversitesi arasında bulunuyor.</p>

<p>Fuara katılacak bu üniversitelere ek olarak 70 üniversite daha QS tarafından değerlendirilen 8 bin 808 kurum arasında dünyanın ilk 1000 üniversitesi içerisinde yer alıyor. Katılımcılar arasında Queen Mary University of London ve University of Bristol gibi Birleşik Krallık’ın köklü eğitim kurumlarının yanı sıra Kanada, ABD, Avrupa ve Asya’dan üniversiteler, kolejler, liseler ve dil okulları da bulunuyor.</p>

<p><strong>30 Ülkeden Yaklaşık 150 Eğitim Kurumu Öğrencilerle Buluşacak</strong></p>

<p><img alt="Burhan Pınarbaşı" class="detail-photo img-fluid" height="1000" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/burhan-pinarbasi.jpeg" width="1000" /></p>

<p>Akare Yurt Dışı Eğitim Fuarları’na katılan öğrenciler; lisans, yüksek lisans ve doktora programlarının yanı sıra lise eğitimi, dil okulları, sertifika programları, Work &amp; Travel ve Work &amp; Study seçenekleri hakkında doğrudan kurum temsilcilerinden bilgi edinme fırsatı yakalayacak.</p>

<p>Öğrenciler ve aileleri ayrıca kabul şartları, eğitim ücretleri, burs imkanları, vize prosedürleri ve mezuniyet sonrasındaki fırsatlar hakkında merak ettikleri soruları eğitim kurumlarının temsilcilerine birebir yöneltebilecek.</p>

<p><strong>Önde Gelen Üniversitelerden Başvuru Sürecine Yönelik Seminerler</strong></p>

<p>Fuarlar kapsamında ziyaretçilere sertifika verilecek çeşitli seminerler de düzenlenecek. King’s College London tarafından İstanbul, Ankara ve İzmir’de gerçekleştirilecek “Dünyanın En İyi Üniversitelerine Nasıl Başvurulur?” başlıklı seminerlerde üniversite başvuru süreci, kişisel beyan hazırlama ve başvurularda sık karşılaşılan hatalar ele alınacak.</p>

<p>Seminer programında ayrıca Fulbright bursları hakkında bilgilendirmeler, Study in China tarafından Çin’de üniversite eğitimi, program seçenekleri, başvuru süreçleri ve öğrenci yaşamına ilişkin sunumlar, Osaka Üniversitesi’nin Japonya’da eğitim fırsatlarına yönelik sunumu ile Helsinki, Aalto ve Oulu üniversitelerinin Finlandiya’da eğitim seçeneklerini anlatacağı seminerler yer alacak.</p>

<p><strong>Ailelerin Önceliği Eğitim Yatırımının Gelecekteki Karşılığı</strong></p>

<p>Akare Yurt Dışı Eğitim Fuarları Yönetici Ortağı Burhan Pınarbaşı, yurt dışı eğitim kararında öğrencilerin ve ailelerin beklentilerinin değiştiğini belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Aileler yurt dışı eğitimi artık yalnızca bir eğitim tercihi olarak değil, aynı zamanda bir yatırım olarak değerlendiriyor. Bu nedenle üniversitenin sıralamasının yanı sıra, mezuniyet sonrasında öğrencilerin önünde hangi kariyer fırsatlarının oluşacağını da sorguluyorlar. Yıllardır yolculuklarına eşlik ettiğimiz öğrencilerin bugün Türkiye’de ve dünyanın farklı ülkelerinde önemli kurumlarda kariyerlerini sürdürdüklerini görmek, bu kararın ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Dünyanın önde gelen üniversitelerinin temsilcileriyle aynı gün ve aynı ortamda birebir görüşebilmek ise öğrencilerin ve ailelerin seçenekleri daha yakından tanımasına ve daha bilinçli kararlar vermesine katkı sağlıyor.”</p>

<p><strong>Dünya Üniversiteleri İstanbul, Ankara ve İzmir’de Öğrencilerle Buluşacak</strong></p>

<p>Akare Yurt Dışı Eğitim Fuarları’nın tarih ve düzenleneceği mekanlar şöyle:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>17–18 Ekim:</strong> İstanbul Kongre Merkezi (ICC), Harbiye<br />
<strong>19 Ekim:</strong> Dedeman Bostancı, İstanbul<br />
<strong>21 Ekim:</strong> Sheraton Ankara<br />
<strong>23 Ekim:</strong> Swissôtel Büyük Efes, İzmir</p>

<p><strong>Ziyaret saatleri:</strong> 14.00–18.00</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/30-ulkeden-yaklasik-150-egitim-kurumu-turkiyede-ogrencilerle-bulusacak</guid>
      <pubDate>Wed, 30 Sep 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/akare-yurtdisi-egitim-fuarlari-2026.png" type="image/jpeg" length="98761"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beymen Beauty Studio, Üçüncü Mağazasıyla Florentia Village’da]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/beymen-beauty-studio-ucuncu-magazasiyla-florentia-villageda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/beymen-beauty-studio-ucuncu-magazasiyla-florentia-villageda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>City’s Nişantaşı ve Mall of İstanbul mağazalarının ardından üçüncü lokasyonuna ulaşan Beymen Beauty Studio, İstanbul’un yeni alışveriş merkezi Florentia Village’da kapılarını açarak ziyaretçileriyle buluşuyor.</strong></p>

<p>Beymen Beauty Studio, Beymen mağazaları ve Beymen.com üzerinden sunulan kozmetik deneyimini mağazalarının dışına taşıyarak lüks güzellik dünyasındaki varlığını genişletmeyi sürdürüyor.</p>

<p><strong>“MY BEAUTY. MY STYLE.”</strong> mottosuyla güzellik ve stili Beymen’in seçkin marka dünyasıyla bir araya getiren Beymen Beauty Studio, Florentia Village’daki yeni mağazasıyla büyümesini sürdürüyor. Kozmetik dünyasının zamansız ikonlarından yükselen yeni markalara, güncel trendlerden kişiselleştirilmiş deneyimlere kadar uzanan seçkisiyle lüks güzellik anlayışına yeni bir perspektif kazandırıyor.</p>

<p>Yaklaşık 300 m²’lik alanda hizmet verecek Beymen Beauty Studio Florentia Village; cilt bakımı, parfüm, makyaj ve saç bakımı kategorilerindeki geniş ürün ve marka portföyünü deneyim odaklı mağazacılık anlayışı ve kişiye özel hizmetlerle bir araya getiriyor. Mağazada BBS’e özel markalar arasında yer alan Xerjoff, Parfums de Marly, Initio, Byredo ve Westman Atelier’in yanı sıra Yves Saint Laurent, Gucci ve Burberry gibi dünyaca tanınan markalar da ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor. Chambre 52 ise ilk kez BBS Florentia Village seçkisinde yer alarak mağazaya özel marka ve ürün deneyimini daha da genişletiyor.</p>

<p><img alt="1790759569 B B S Florentia Village 7" class="detail-photo img-fluid" height="1800" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1790759569-b-b-s-florentia-village-7.jpg" width="2700" /></p>

<p><strong>Moda Stüdyolarından İlham Alan Özgün Mağaza Tasarımı</strong></p>

<p>Beymen’in 50 yılı aşkın moda mirasını güzellik dünyasıyla buluşturan Beymen Beauty Studio, kendine özgü mağaza tasarımıyla da dikkat çekiyor. Moda fotoğraf stüdyolarının zamansız ve ikonik atmosferinden ilham alan tasarım, kozmetik deneyimine sofistike ve özgün bir atmosfer kazandırıyor. Mağazanın karakteristik unsurlarından biri olan Beymen Beauty Studio’nun ikonik sarı rengi ise mekânın mimari kimliğini tamamlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Beymen Beauty Studio, güzellik ve bakım dünyasının seçkin markalarını keşfetmek ve yeni mağaza deneyimini yakından deneyimlemek isteyen ziyaretçilerini Florentia Village’daki yeni mağazasına bekliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/beymen-beauty-studio-ucuncu-magazasiyla-florentia-villageda</guid>
      <pubDate>Wed, 30 Sep 2026 13:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1790759567-b-b-s-florentia-village-4.jpg" type="image/jpeg" length="77271"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[60. IJS Istanbul Jewelry Show Kapılarını Açtı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/60-ijs-istanbul-jewelry-show-kapilarini-acti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/60-ijs-istanbul-jewelry-show-kapilarini-acti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Dünyanın önde gelen mücevher fuarları arasında gösterilen IJS Istanbul Jewelry Show, 60. kez sektör profesyonellerini İstanbul’da bir araya getirdi. 30 Eylül-3 Ekim 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilen organizasyonda, 15 ülkeden yaklaşık 1.000 firma ve marka ürünlerini sergilerken, fuarın 120’den fazla ülkeden 30 bini aşkın ziyaretçiyi ağırlaması bekleniyor. </strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uluslararası fuarların küresel ölçekte önemli bir değişim sürecinden geçtiğine işaret eden Mücevher İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Özcan, bazı köklü organizasyonların uluslararası alandaki gücünü kaybetmeye başladığını belirterek, yaşanan dönüşümün İstanbul Mücevher Fuarı için önemli fırsatlar oluşturabileceğini ifade etti.</p>

<p>1986 yılından bu yana mücevher sektörünün önde gelen üreticilerini, markalarını ve uluslararası satın almacılarını İstanbul’da buluşturan IJS Istanbul Jewelry Show, 60. edisyonunda da küresel mücevher ticaretinin önemli buluşma noktalarından biri olmayı sürdürüyor.</p>

<p>Uluslararası mücevher sektörünün önemli ticaret platformlarından biri olan Istanbul Jewelry Show; İstanbul Vali Yardımcısı Esengül Korkmaz Çiçekli, Mücevher İhracatçılar Birliği Başkanı Mustafa Özcan, İstanbul Kuyumcular Odası Başkanı Mustafa Atayık, İstanbul Ticaret Odası Kuyumculuk Meslek Komitesi Başkanı Ercan Özboyacı, İstanbul Sanayi Odası Kuyumculuk Meslek Komitesi Başkanı Fatih Kemahlı’nın katıldığı törenle ziyaretçilere açıldı.</p>

<p>Fuar kapsamında mücevher sektörünün farklı üretim ve hizmet alanlarına yönelik geniş bir ürün yelpazesi sergileniyor. Bitmiş takıların yanı sıra üretim makineleri ve teknolojilerinin de yer aldığı organizasyonda 600’den fazla stant bulunuyor. 15 ülkeden yaklaşık 1.000 firma ve markanın katıldığı fuar, Türkiye’nin mücevher üretim kabiliyetini ve tasarım gücünü uluslararası alıcılarla buluşturuyor. IJS Istanbul Jewelry Show’un bu yıl 120’nin üzerinde ülkeden 30 bini aşkın sektör profesyonelini İstanbul’da ağırlaması öngörülüyor.</p>

<p><strong>204 Yabancı Firmadan 324 Alıcı İstanbul’da Buluşuyor</strong></p>

<p>Mücevher İhracatçıları Birliği, fuar süresince uluslararası ticaretin geliştirilmesine yönelik çalışmalarına da devam ediyor. Birlik tarafından gerçekleştirilen alım heyeti organizasyonu kapsamında, 23 üye firma ile 204 yabancı firmadan 324 alıcı ikili iş görüşmelerinde bir araya geliyor.</p>

<p>Program sayesinde Türk mücevher ihracatçıları, farklı ülkelerden gelen profesyonel satın almacılarla doğrudan görüşme fırsatı yakalarken, yeni iş bağlantıları oluşturulması ve mevcut ticari ilişkilerin geliştirilmesi hedefleniyor.</p>

<p><i><strong>Mustafa Özcan: “İstanbul Mücevher Fuarı, Türkiye’nin Mücevher Ticaretinde Dünyaya Açılan Kapısı”</strong></i></p>

<p>Mücevher İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Özcan, IJS Istanbul Jewelry Show’un 60. kez düzenlenmesinin Türk mücevher sektörü açısından önemli bir kilometre taşı olduğunu söyledi. Özcan, organizasyonun yalnızca sektör profesyonellerini bir araya getiren bir fuar olmadığını, aynı zamanda Türkiye’nin mücevher ticaretinde uluslararası pazarlara açılmasını sağlayan önemli bir platform olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="Mustafa Özcan 2" class="detail-photo img-fluid" height="1408" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/mustafa-ozcan-2.jpeg" width="1964" /></p>

<p>Mücevher İhracatçıları Birliği olarak fuarın daha güçlü ve başarılı bir yapıya kavuşmasını önemsediklerini belirten Özcan, göreve geldikleri günden bu yana sektörün temel sorunlarının çözümüne yönelik çalışmalar yürüttüklerini aktardı.</p>

<p>Sektörün gündemindeki önemli konulardan biri olan altın kotası konusunda Ankara’da yoğun temaslarda bulunduklarını belirten Özcan, yürütülen görüşmelerde taleplerine yönelik yaklaşımın olumlu ve yapıcı olduğunu dile getirdi. Çalışmaların kısa süre içerisinde sonuçlanmasını beklediklerini ifade eden Özcan, gümrüklerde yaşanan sorunların çözümü konusunda da önemli ilerlemeler kaydedildiğini söyledi.</p>

<p>Özcan, Mücevher İhracatçıları Birliği olarak hem sektörün genel sorunlarına hem de firmaların karşılaştığı münferit problemlere çözüm üretmek amacıyla gümrük idareleriyle yakın iletişim halinde olduklarını belirtti. Birlik olarak her hafta gümrük idarelerinde temaslarda bulunduklarını aktaran Özcan, gerekli durumlarda sürece kendisinin doğrudan dahil olduğunu, diğer durumlarda ise yönetim kurulu üyelerinin ilgili kurumlarla iletişim kurarak sorunların hızlı şekilde çözüme kavuşturulması için çalışmalar yürüttüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="I J S." class="detail-photo img-fluid" height="2297" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/i-j-s.jpeg" width="3445" /></p>

<p><strong>“İstanbul Mücevher Fuarı’nın Uluslararası Konumu Daha Da Güçlenecek”</strong></p>

<p>Mustafa Özcan, IJS Istanbul Jewelry Show’un gelecekteki gelişimini yakından takip ettiklerini belirterek, fuar yönetimiyle organizasyonun geliştirilmesi gereken alanlarına ilişkin görüş alışverişlerinin devam ettiğini söyledi.</p>

<p>Küresel ölçekte düzenlenen mücevher fuarlarının önemli bir dönüşümden geçtiğine dikkat çeken Özcan, geçmişte güçlü konumda bulunan bazı fuarların uluslararası arenadaki etkisinin azaldığını ifade etti. Bu değişimin İstanbul Mücevher Fuarı açısından yeni fırsatlar ortaya çıkarabileceğini belirten Özcan, fuarın bu süreçten daha güçlü çıkabilmesi için sektörün organizasyona sahip çıkmasının ve gerekli yönetimsel geliştirmelerin yapılmasının önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p>Özcan, doğru adımların atılması halinde İstanbul Mücevher Fuarı’nın uluslararası mücevher ticaretindeki konumunun daha da güçleneceğine inandıklarını belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/60-ijs-istanbul-jewelry-show-kapilarini-acti</guid>
      <pubDate>Wed, 30 Sep 2026 13:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/acilis-toreni.jpeg" type="image/jpeg" length="94343"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Polat Gayrimenkul, EXPO REAL 2026’da Global Yapılanmasını Güçlendirecek]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/polat-gayrimenkul-expo-real-2026da-global-yapilanmasini-guclendirecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/polat-gayrimenkul-expo-real-2026da-global-yapilanmasini-guclendirecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye ve Avrupa’da yatırımlarını sürdüren Polat Gayrimenkul, uluslararası gayrimenkul sektörünün önemli buluşmalarından EXPO REAL 2026’da yerini almaya hazırlanıyor. Macaristan ve Yunanistan başta olmak üzere Avrupa’daki faaliyetlerini genişleten şirket, gayrimenkulün yanı sıra enerji ve dış ticaret alanlarındaki yatırımlarıyla global ölçekteki yapılanmasını güçlendiriyor.</strong></p>

<p>Polat Gayrimenkul, dünyanın önde gelen gayrimenkul etkinliklerinden EXPO REAL 2026 kapsamında uluslararası yatırımcılar ve sektör profesyonelleriyle buluşacak. 5-7 Ekim 2026 tarihleri arasında Münih’te düzenlenecek fuar, dünyanın farklı bölgelerinden gayrimenkul yatırımcılarını, geliştiricileri ve sektör temsilcilerini bir araya getirecek. Polat, etkinlikte gayrimenkul projelerinin yanı sıra yurt dışındaki faaliyetlerini, farklı sektörlerdeki yatırımlarını ve Avrupa’daki büyüme stratejisini uluslararası yatırım dünyasının temsilcileriyle paylaşacak.</p>

<p><strong>Polat Gayrimenkul’ün Avrupa Yapılanmasında Macaristan Öne Çıkıyor</strong></p>

<p>Polat Gayrimenkul’ün EXPO REAL 2026’da Macaristan Pavilyonu’nda yer alması, şirketin Avrupa’daki güçlü yapılanmasını ortaya koyuyor. Polat, APD Real Estate, PD Real Estate ve Pearl Real Estate aracılığıyla Macaristan’daki gayrimenkul yatırımlarını sürdürürken, kentsel dönüşüm ve karma kullanım projeleriyle ülkedeki faaliyet alanını genişletiyor. Duna Pearl, City Pearl ve Seven Pearl projeleri, şirketin Macaristan’daki öne çıkan yatırımları arasında yer alırken, bu projeler Polat’ın ülkedeki uzun vadeli büyüme stratejisinin de önemli unsurlarını oluşturuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gayrimenkul yatırımlarının yanı sıra enerji ve dış ticaret alanlarında da Avrupa’daki faaliyetlerini genişleten Polat, Amsterdam merkezli HBRE Investment ve HSWE Investment yapılanmaları üzerinden Polat Energy Europe çatısı altında, başta Avrupa olmak üzere farklı pazarlarda yenilenebilir enerji projeleri geliştiriyor. Özellikle güneş enerjisi yatırımlarıyla yurt dışındaki enerji portföyünü büyüten şirket, farklı sektörlerdeki faaliyetlerini sürdürülebilir bir büyüme modeli doğrultusunda geliştiriyor.</p>

<p><img alt="1790754439 S E V E N P E A R L 1 2" class="detail-photo img-fluid" height="1212" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1790754439-s-e-v-e-n-p-e-a-r-l-1-2.jpg" width="2048" /></p>

<p>Polat, gayrimenkul, enerji ve dış ticaret alanlarındaki uluslararası yatırımları ve iş geliştirme çalışmalarıyla Avrupa’daki çok sektörlü yapısını daha da güçlendirerek büyümesini sürdürüyor.</p>

<p><strong>Polat Gayrimenkul, Avrupa’daki Varlığını Yeni Pazarlara Taşıyor</strong></p>

<p>Polat Gayrimenkul, EXPO REAL 2026’da uluslararası yatırımcılar ve sektör profesyonelleriyle bir araya gelerek çok sektörlü yapısını, yurt dışındaki deneyimini ve Avrupa’daki büyüme hedeflerini aktaracak. Macaristan’daki projeleriyle Avrupa’daki varlığını güçlendiren şirket, uluslararası büyüme stratejisi kapsamında faaliyet alanını Yunanistan’a da taşıdı.</p>

<p>Bu doğrultuda, Yunanistan’daki gayrimenkul faaliyetlerini yürütmek amacıyla Polat Development Greece şirketi kuruldu. Şirket böylece Macaristan’ın ardından Yunanistan’ı da Avrupa’daki büyüme rotasına dahil ederek bölgede yeni yatırım ve proje geliştirme fırsatlarına odaklanmayı hedefliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/polat-gayrimenkul-expo-real-2026da-global-yapilanmasini-guclendirecek</guid>
      <pubDate>Wed, 30 Sep 2026 13:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1790754452-e-x-p-o-r-e-a-l-transform-beyond-2-2.jpg" type="image/jpeg" length="49078"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[GES Yatırımlarında Hatalı Projelendirme Sanayici İçin Finansal Riske Dönüşüyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ges-yatirimlarinda-hatali-projelendirme-sanayici-icin-finansal-riske-donusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ges-yatirimlarinda-hatali-projelendirme-sanayici-icin-finansal-riske-donusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Sanayi tesislerinde giderek yaygınlaşan GES yatırımlarında tüketim profili, çatı ve saha koşulları ile elektrik altyapısının doğru analiz edilmemesi; enerji üretiminde kayıplara, öz tüketim oranının düşmesine ve yatırımın geri dönüş süresinin uzamasına yol açabiliyor.</strong></p>

<p>Üçay Mühendislik Enerji Projeleri ve Yatırımlar Direktörü Oğuzhan Yıldız, GES yatırımlarında doğru mühendislik yaklaşımı ve kapsamlı fizibilite çalışmalarının sistem performansı ve yatırımın ekonomik sonuçları üzerinde doğrudan belirleyici olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Artan enerji maliyetleri, Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) ve şirketlerin karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik hedefleri, sanayi tesislerinin yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelimini hızlandırıyor. Bu dönüşümde güneş enerjisi yatırımları öne çıkarken, yatırımların beklenen verim ve tasarrufu sağlayabilmesi büyük ölçüde doğru projelendirme ve mühendislik çalışmalarına bağlı kalıyor. Tüketim profili, saha koşulları ve elektrik altyapısı yeterli düzeyde analiz edilmeden hazırlanan projeler; beklenen üretim seviyelerine ulaşılamaması, ek revizyon ihtiyacı ve yatırımın geri dönüş süresinin uzaması gibi çeşitli riskleri beraberinde getiriyor.</p>

<p><strong>Tüketim analizi GES yatırımının temelini oluşturuyor</strong></p>

<p>Sanayi tesislerindeki güneş enerjisi sistemlerinde başarının yalnızca ekipmanların kurulumu ile sınırlı olmadığını, tüm yatırım sürecinin mühendislik yaklaşımıyla ele alınması gerektiğini belirten Üçay Mühendislik Enerji Projeleri ve Yatırımlar Direktörü Oğuzhan Yıldız, GES projelerinde en sık karşılaşılan sorunlardan birinin yeterli tüketim analizi yapılmadan sistem kapasitesinin belirlenmesi olduğunu ifade etti.</p>

<p>Yıldız, tüketim miktarının yanı sıra tüketimin gün içerisindeki dağılımının da doğru şekilde analiz edilmesi gerektiğine dikkat çekerek, kapasitenin bu veriler dikkate alınmadan belirlenmesinin sistemin ihtiyacın altında kalmasına veya tüketim profiline göre gereğinden yüksek kapasitede tasarlanmasına neden olabileceğini söyledi. Bu durumun teknik olarak enerji üretiminin devam etmesine rağmen öz tüketim oranının düşmesine ve yatırımın ekonomik geri dönüşünün olumsuz etkilenmesine yol açabileceğini belirtti.</p>

<p><strong>Sistem tasarımı enerji kayıplarında belirleyici oluyor</strong></p>

<p><img alt="1790753876 Ay M Hendislik G Ne Enerjisi Sistemleri G E S Koordinat R O Uzhan Y... 1" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1790753876-ay-m-hendislik-g-ne-enerjisi-sistemleri-g-e-s-koordinat-r-o-uzhan-y-1.jpg" width="1276" /></p>

<p>Kapasite belirleme sürecinin ardından çatı ve saha koşullarının detaylı biçimde incelenmesinin kritik önem taşıdığını vurgulayan Yıldız, gölgeleme, çatı yönü ve eğimi, statik taşıma kapasitesi, modül yerleşimi ve bakım erişimi gibi unsurların tasarım aşamasında değerlendirilmemesinin sistem performansını olumsuz etkileyebileceğini ifade etti.</p>

<p>Elektrik altyapısında ise inverter seçimi, DC/AC oranı, string tasarımı, kablo kesitleri, trafo kapasitesi ve koruma ekipmanlarının bir bütün olarak ele alınması gerektiğini belirten Yıldız, aksi durumda yalnızca enerji üretim kayıplarının değil, işletme ve sistem güvenliği açısından çeşitli sorunların da ortaya çıkabileceğine dikkat çekti.</p>

<p>GES sistemlerinde sıcaklık, gölgelenme, kirlenme, modül uyumsuzluğu, kablolama, inverter çalışma koşulları, trafo kayıpları ve sistem kullanılabilirliği gibi birçok faktörün enerji üretimini etkileyebildiğini aktaran Yıldız, bu kayıpların seviyesinin kullanılan ekipmanlara, saha koşullarına ve proje tasarımına göre değişiklik gösterdiğini söyledi.</p>

<p>Bu nedenle her projenin kendi koşulları doğrultusunda simülasyon ve mühendislik hesaplarıyla değerlendirilmesi gerektiğini belirten Yıldız, doğru panel yerleşimi, gölgeleme analizi, string tasarımı, inverter seçimi ve kablo kesitlerinin doğru belirlenmesinin hedeflenen enerji üretimine ulaşılması açısından kritik olduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Gerçekçi fizibilite yatırımın geri dönüşünü etkiliyor</strong></p>

<p>GES yatırımlarında geri dönüş süresinin hesaplanması sırasında yapılan yaygın hatalardan birinin gerçekçi olmayan fizibilite çalışmaları olduğunu belirten Yıldız, yalnızca yıllık enerji üretim miktarına odaklanmanın yatırımın ekonomik performansını değerlendirmek için yeterli olmadığını söyledi.</p>

<p>Yıldız, tüketim profili ve öz tüketim oranının yanı sıra elektrik tarifesi, işletme giderleri, finansman maliyetleri ve sistem performansında zaman içerisinde meydana gelebilecek değişimlerin de fizibilite çalışmalarına dahil edilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>Yanlış projelendirme yatırımın geri dönüş süresini uzatıyor</strong></p>

<p>GES yatırımlarındaki teknik hataların sanayici açısından yalnızca enerji üretim kaybı anlamına gelmediğini, aynı zamanda doğrudan finansal risk oluşturabildiğini belirten Yıldız, yanlış projelendirme sonucunda fizibilitede öngörülen enerji tasarrufunun elde edilememesi halinde yatırımın geri dönüş süresinin önemli ölçüde uzayabileceğine dikkat çekti.</p>

<p>Sistem performansındaki düşüşün işletme maliyetlerini artırabileceğini ifade eden Yıldız, sonradan gerçekleştirilen revizyonlar ve ortaya çıkabilecek ilave bakım ihtiyaçlarının da toplam yatırım maliyetini yükseltebildiğini belirtti.</p>

<p>Sanayi tesislerine yönelik güneş enerjisi yatırımlarında mühendislik odaklı yaklaşımın belirleyici olduğunu vurgulayan Yıldız, Üçay Mühendislik olarak doğru proje tasarımı ve verimli sistem kurulumu ile işletmeler için uzun vadeli değer yaratmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ges-yatirimlarinda-hatali-projelendirme-sanayici-icin-finansal-riske-donusuyor</guid>
      <pubDate>Wed, 30 Sep 2026 13:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1790753875-g-e-s-1.jpg" type="image/jpeg" length="69819"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakır, Nikel Ve Alüminyumda 2035’e Kadar Arz Açığı Bekleniyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/bakir-nikel-ve-aluminyumda-2035e-kadar-arz-acigi-bekleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/bakir-nikel-ve-aluminyumda-2035e-kadar-arz-acigi-bekleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Enerji dönüşümü ve elektrifikasyon, küresel metal piyasalarında önemli bir değişim yaratmaya hazırlanıyor. Artan talebe karşılık arzın giderek daha fazla kısıtlanması, bakır, nikel ve alüminyum piyasalarında 2035 yılına kadar yapısal arz açıklarının oluşabileceğine işaret ediyor. Bu gelişmenin metal fiyatlarında yeni bir yükseliş dönemini tetikleyebileceği öngörülüyor.</strong></p>

<p>Coface Metal Sektörü Ekonomisti <strong>Simon Lacoume</strong>, enerji dönüşümünün metaller açısından yeni bir dönemin kapısını araladığını belirterek, “Enerji dönüşümü önemli ölçüde yeni talep yaratırken arzın bu talebe yanıt verme kapasitesi giderek azalıyor. Bu iki unsurun bir araya gelmesi bakır, nikel ve alüminyum üzerinde kalıcı bir baskı oluşturabilir ve metal fiyatlarında yeni bir yükseliş dönemini başlatabilir” dedi.</p>

<p><strong>Enerji Dönüşümü Metal Talebini Hızlandırıyor</strong></p>

<p>Düşük karbonlu teknolojilerin yaygınlaşmasından önce de kentleşme, altyapı yatırımları ve gelişmekte olan ekonomilerin büyümesi gibi yapısal dinamikler metal talebini destekliyordu. Bu eğilimlerin önümüzdeki yıllarda küresel tüketimi artırmaya devam etmesi bekleniyor. İnşaat sektörü dünya genelindeki çelik tüketiminin yaklaşık <strong>yüzde 50’sini</strong> oluştururken elektrifikasyon, küresel bakır talebinin yaklaşık <strong>dörtte üçünü</strong> karşılıyor.</p>

<p>Bu mevcut talebe enerji dönüşümü ve dijitalleşmeden kaynaklanan yeni ihtiyaçlar da ekleniyor. Yenilenebilir enerji sistemleri, elektrikli araçlar, bataryalar, elektrik şebekeleri ve veri merkezleri yüksek miktarda metal kullanımını gerektiriyor. Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) Açıklanan Taahhütler Senaryosu’na (APS) göre temiz teknolojilerin 2035 yılına kadar küresel bakır ve nikel talebinin <strong>yüzde 35’ini</strong> oluşturması mümkün.</p>

<p><strong>Arzın Talebe Yanıt Vermesi Giderek Zorlaşıyor</strong></p>

<p>Metal talebindeki hızlı artışa karşın arzın aynı hızda genişlemesi kolay görünmüyor. Maden arama projelerinin <strong>yüzde 1’inden azı</strong> üretime geçen bir madene dönüşürken mevcut projelerde yeni kapasitenin devreye alınması ortalama <strong>20 yıla</strong> yakın zaman alıyor. Bu sürenin 2000’li yılların başında 15 yıldan daha kısa olduğu belirtiliyor.</p>

<p>Düşük yatırım getirileri, maden yataklarındaki cevher tenörlerinin gerilemesi ve artan üretim maliyetleri de madencilik şirketlerinin kapasiteyi kısa sürede artırmasını zorlaştırıyor.</p>

<p>Arz tarafındaki riskleri tedarik zincirlerinin coğrafi olarak yoğunlaşması da artırıyor. Endonezya, küresel nikel cevheri üretiminin <strong>yüzde 67’sini</strong> gerçekleştirirken Çin, çok sayıda metalde dünya rafinaj kapasitesinin yarısından fazlasını kontrol ediyor.</p>

<p>Ticaret alanındaki kısıtlamalar da son yıllarda belirgin biçimde arttı. Kritik minerallerin ithalat ve ihracatını etkileyen, 2025 yılı sonu itibarıyla yürürlükte bulunan önlemlerin sayısı <strong>1.138’e</strong> yükseldi. Bu rakam 10 yıl önce <strong>357</strong> seviyesindeydi.</p>

<p><strong>Bakır, Nikel Ve Alüminyumda 2035’e Kadar Arz Açığı Oluşabilir</strong></p>

<p>Arz ve talep arasındaki farkın, enerji dönüşümü açısından kritik konumda bulunan metallerde önümüzdeki dönemde daha belirgin hale gelmesi bekleniyor. Alüminyum, bakır ve nikel talebinin, karbonsuzlaşma sürecinde ek bir hızlanma yaşanmasa dahi önümüzdeki 10 yılda arz artışından daha hızlı gerçekleşeceği öngörülüyor. Ancak üç metalin karşı karşıya kalacağı risklerin boyutu birbirinden farklılık gösteriyor.</p>

<p>Ekonomilerin elektrifikasyonu ve dijital altyapının büyümesi açısından önemli bir konuma sahip olan bakırda, farklı senaryolara göre 2035 yılına kadar <strong>1,5 milyon ton ile 6,5 milyon ton</strong> arasında arz açığı meydana gelebilir. Net Sıfır Emisyon Senaryosu’nda bu açığın küresel talebin <strong>yüzde 17’sine</strong> kadar ulaşabileceği hesaplanıyor. Veri merkezlerindeki hızlı kapasite artışı da bakır üzerindeki talep baskısını güçlendirebilir.</p>

<p>Nikel, batarya teknolojileri ve elektrikli mobilitenin etkisiyle enerji dönüşümünden en fazla etkilenecek metaller arasında yer alıyor. Net Sıfır Senaryosu’na göre rafine nikel piyasasında 2035 yılına kadar yaklaşık <strong>6,5 milyon ton</strong> arz açığı oluşabilir. Bu miktar, tahmin edilen toplam talebin yaklaşık <strong>yüzde 35’ine</strong> denk geliyor.</p>

<p>Alüminyum piyasasında da arz ve talep dengesinin önümüzdeki yıllarda sıkılaşması bekleniyor. Arz açığının <strong>5 milyon ton ile 15 milyon ton</strong> arasında gerçekleşebileceği ve bu açığın öngörülen talebin yaklaşık <strong>yüzde 10’una</strong> ulaşabileceği belirtiliyor. Alüminyumda temel kısıt ise kaynakların yetersizliğinden ziyade sanayi kapasitesi, gerekli yatırımların yapılması ve rekabetçi fiyatlarla elektrik tedarik edilebilmesi olarak öne çıkıyor.</p>

<p><strong>Metal Fiyatlarında Yeni Bir Yükseliş Dönemi Gündemde</strong></p>

<p>Arz-talep dengesindeki bu baskının metal fiyatlarına uzun vadede yansıması bekleniyor. Coface, bakır ve nikel fiyatlarının önümüzdeki 10 yıllık dönemde yaklaşık <strong>iki katına çıkabileceğini</strong> öngörürken alüminyum fiyatlarında da güçlü bir yükseliş bekliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Buna karşılık çelik ve çinkonun, daha elverişli arz koşulları ve enerji dönüşümünden kaynaklanan ek talebe daha sınırlı ölçüde maruz kalmaları nedeniyle daha düşük arz riskiyle karşı karşıya kalacağı değerlendiriliyor.</p>

<p>Üreticiler açısından önümüzdeki dönemde yalnızca fiyatların değil, kritik metallere erişimin güvence altına alınması, geri dönüşüm kapasitesinin geliştirilmesi ve üretimde kullanılan malzeme miktarının azaltılması da rekabet gücünü belirleyen önemli unsurlar arasında yer alabilir.</p>

<p><strong>2035’te Seçili Metallere İlişkin Arz Ve Talep Görünümü</strong></p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <th>Metal</th>
   <th>Arz Görünümü (Milyon Ton)</th>
   <th>Talep Görünümü - Merkezi</th>
   <th>Talep Görünümü - Net Sıfır</th>
   <th>Arz-Talep Değerlendirmesi</th>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Alüminyum</strong></td>
   <td>88,8</td>
   <td>93,7</td>
   <td>103,1</td>
   <td>Arz açığı riski</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Bakır</strong></td>
   <td>31,9</td>
   <td>33,4</td>
   <td>38,3</td>
   <td>Belirgin arz açığı riski</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Nikel</strong></td>
   <td>4,4</td>
   <td>7,4</td>
   <td>6,7</td>
   <td>Yüksek arz açığı riski</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Çelik</strong></td>
   <td>2.053</td>
   <td>1.944</td>
   <td>-</td>
   <td>Arz koşulları daha dengeli</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Çinko</strong></td>
   <td>14,6</td>
   <td>15,1</td>
   <td>-</td>
   <td>Sınırlı arz açığı riski</td>
  </tr>
 </tbody>
</table></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/bakir-nikel-ve-aluminyumda-2035e-kadar-arz-acigi-bekleniyor</guid>
      <pubDate>Wed, 30 Sep 2026 13:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1790752698-copper-tubes-different-profiles-warehouse-background-different-copper-metal-rolled-products.jpg" type="image/jpeg" length="50235"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fastener Expo Eurasia, 50 Ülkeden Sektör Profesyonelini İstanbul’da Buluşturdu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/fastener-expo-eurasia-50-ulkeden-sektor-profesyonelini-istanbulda-bulusturdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/fastener-expo-eurasia-50-ulkeden-sektor-profesyonelini-istanbulda-bulusturdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Endüstriyel bağlantı ve sabitleme elemanları sektörünün Türkiye’deki önemli ticaret platformlarından Fastener Expo Eurasia – Avrasya Endüstriyel Bağlantı ve Sabitleme Elemanları Fuarı, 50 ülkeden 5 bine yakın sektör profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. Fuar, bağlantı elemanları üreticilerini otomotivden makineye, inşaattan enerjiye, beyaz eşyadan mobilyaya, savunma ve havacılıktan farklı sanayi kollarına kadar geniş bir yelpazeden satın alma, tedarik, üretim ve mühendislik profesyonelleriyle buluşturdu.</strong></p>

<p>Reed Tüyap Fuarcılık A.Ş. organizasyonunda, Bağlantı Elemanları Sanayici İş İnsanları Derneği (BESİAD) iş birliği ve T.C. Ticaret Bakanlığı’nın katkılarıyla 17–20 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen Fastener Expo Eurasia, dört gün boyunca sektörün üretim, teknoloji ve ticaret gündemini aynı çatı altında topladı.</p>

<p>Fuar, standart ve özel üretim bağlantı elemanlarından üretim makinelerine, ısıl işlem ve yüzey işlem teknolojilerinden ölçüm ve kalite kontrol sistemlerine kadar uzanan geniş ürün ve çözüm yelpazesiyle sektörün farklı ihtiyaçlarına yönelik çözümler sundu.</p>

<p><strong>Üretimden Kalite Kontrole Uzanan Geniş Ekosistem</strong></p>

<p>Fastener Expo Eurasia’da cıvata, vida, somun, rondela, ankraj ve perçin gibi standart bağlantı elemanlarının yanı sıra özel üretim ve yüksek mukavemetli çözümler de sektör profesyonellerinin beğenisine sunuldu.</p>

<p>Filmaşin, metal ve çelik tellerin yanı sıra diş haddeleme ve tel şekillendirme teknolojileri ile tam otomatik tel üretim makineleri de fuarın öne çıkan ürün grupları arasında yer aldı. Üretim süreçlerinde verimlilik, hassasiyet ve kaliteyi artırmaya yönelik teknolojiler ise ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Isıl işlem, sementasyon, karbonitrasyon, sertleştirme, menevişleme ve yüzey işlem çözümlerinin yanı sıra XRF analizleri, çatlak tespit sistemleri, tahribatsız muayene, kaplama kalınlığı analizi ve çeşitli ölçüm teknolojileri de fuarda sergilendi.</p>

<p><strong>Türkiye’nin Üretim Gücü Uluslararası Alıcılarla Buluştu</strong></p>

<p><img alt="1790751591 Fastener 2 .Jpg" class="detail-photo img-fluid" height="985" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1790751591-fastener-2-jpg.jpeg" width="451" /></p>

<p>Yaklaşık 3 milyar dolarlık pazar büyüklüğüne sahip Türkiye bağlantı elemanları sektörü; yıllık 1 milyon tonun üzerindeki üretim kapasitesi, 250 binden fazla ürün çeşidi ve yaklaşık 800 milyon dolarlık ihracatıyla Avrupa’nın önemli üretim merkezleri arasında bulunuyor.</p>

<p>Fastener Expo Eurasia, Türkiye’nin yüksek üretim kapasitesinin yanı sıra özel üretim kabiliyetini, mühendislik altyapısını ve farklı sanayi kollarının ihtiyaçlarına cevap veren ürün çeşitliliğini uluslararası alıcılara tanıtmak açısından önemli bir buluşma noktası oldu.</p>

<p>Fuar kapsamında İtalya, İspanya, Almanya ve İngiltere’den gelen profesyonel alıcıların yanı sıra Avrupa Bağlantı Elemanları Distribütörleri Birliği (EFDA) bünyesindeki sektör temsilcileri de katılımcı firmalarla çeşitli görüşmeler gerçekleştirdi.</p>

<p>Çelik İhracatçıları Birliği (ÇİB) iş birliğiyle Polonya, Mısır, Arnavutluk ve Ürdün’den gelen alım heyetleri de Türk üreticilerle bir araya gelerek yeni tedarik bağlantılarını ve iş birliği fırsatlarını değerlendirdi.</p>

<p><strong>Farklı Sanayi Kollarını Buluşturan Ortak Tedarik Platformu</strong></p>

<p>Bağlantı ve sabitleme elemanlarının çok sayıda üretim sektörünün temel girdileri arasında yer alması, Fastener Expo Eurasia’nın ziyaretçi profilinin de geniş bir sanayi yelpazesine yayılmasını sağladı.</p>

<p>Otomotiv, makine, inşaat, enerji, beyaz eşya, mobilya, savunma ve havacılık sektörlerinden gelen profesyoneller; yeni ürünleri inceleme, alternatif tedarikçilerle tanışma ve üretim süreçlerine yönelik teknolojileri yakından değerlendirme fırsatı buldu.</p>

<p>Özellikle özel üretim ve yüksek mukavemetli bağlantı çözümleri, hassas ölçüm, yüzey ve ısıl işlem teknolojileri ile kalite kontrol sistemleri, sektörün katma değerli ve teknoloji odaklı üretim yapısındaki gelişimi ortaya koydu.</p>

<p>Fuar, üreticilerin yanı sıra ithalatçı, ihracatçı, bayi, distribütör ve toptancılar ile satın alma, tedarik zinciri, üretim, mühendislik, Ar-Ge ve kalite süreçlerinden sorumlu profesyonelleri de aynı platformda bir araya getirdi.</p>

<p><strong>İntermob ile Eş Zamanlı Düzenlenmesi Yeni Ticari Temaslara Zemin Hazırladı</strong></p>

<p>Fastener Expo Eurasia’nın mobilya yan sanayi fuarı İntermob ile eş zamanlı olarak düzenlenmesi, bağlantı ve sabitleme elemanları sektörü ile mobilya üretimi ve mobilya yan sanayisi arasındaki ticari etkileşimin güçlenmesine katkı sağladı.</p>

<p>Mobilya sektöründen gelen üretici ve profesyoneller, bağlantı ve sabitleme çözümlerini doğrudan inceleme, alternatif tedarikçilerle görüşme ve yeni teknolojiler hakkında bilgi edinme fırsatı yakaladı.</p>

<p>Eş zamanlı organizasyon, bağlantı elemanlarının farklı üretim sektörlerinin tedarik zincirindeki stratejik rolünü daha görünür hale getirirken sektörler arasında yeni iş bağlantılarının kurulmasına da olanak sağladı.</p>

<p><strong>Uluslararası Ticaret Bağlantıları Güçlendi</strong></p>

<p>Dört gün boyunca gerçekleştirilen görüşmeler, Türkiye’deki bağlantı elemanları üreticilerinin mevcut ihracat pazarlarındaki ilişkilerini geliştirmelerine ve yeni pazarlara yönelik ticari temaslar kurmalarına imkân sundu.</p>

<p>Fastener Expo Eurasia, bağlantı elemanları üreticilerinin yanı sıra makine, tel, kalıp, ısıl işlem, yüzey işlem, ölçüm ve kalite kontrol alanlarında faaliyet gösteren firmalar için de yeni iş bağlantılarının oluşturulduğu kapsamlı bir ticaret platformu olarak öne çıktı.</p>

<p>50 ülkeden toplam 4 bin 943 sektör profesyonelini İstanbul’da buluşturan Fastener Expo Eurasia 2026, bağlantı ve sabitleme elemanları ekosisteminin üretim gücünü, teknolojik dönüşümünü ve uluslararası ticaret potansiyelini dört gün boyunca aynı platformda bir araya getirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/fastener-expo-eurasia-50-ulkeden-sektor-profesyonelini-istanbulda-bulusturdu</guid>
      <pubDate>Wed, 30 Sep 2026 13:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1790751590-fastener-1-jpg.jpeg" type="image/jpeg" length="43776"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İNTERMOB 2026, 103 Ülkeden 29 Binin Üzerinde Sektör Profesyonelini Buluşturdu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/intermob-2026-103-ulkeden-29-binin-uzerinde-sektor-profesyonelini-bulusturdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/intermob-2026-103-ulkeden-29-binin-uzerinde-sektor-profesyonelini-bulusturdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Mobilya yan sanayisinin uluslararası ölçekte önemli ticaret buluşmalarından biri olan İntermob, 28’inci kez sektör profesyonellerini İstanbul’da bir araya getirdi. Reed Tüyap Fuarcılık A.Ş. tarafından, T.C. Ticaret Bakanlığı’nın katkıları, Mobilya Aksesuar Sanayicileri Derneği (MAKSDER) iş birliği ve MDF ve Yonga Levha Sanayicileri Derneği’nin (YOMSAD) destekleriyle düzenlenen fuar, 17-20 Eylül 2026 tarihleri arasında Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi – İstanbul’da gerçekleştirildi.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dört gün süren organizasyonda 23 bin 457’si yurt içinden, 5 bin 634’ü yurt dışından olmak üzere toplam 29 bin 91 sektör profesyoneli ağırlandı. Türkiye’nin yanı sıra 103 ülkeden ziyaretçiyi İstanbul’da buluşturan İntermob, Türk mobilya yan sanayisinin üretim ve ihracat kapasitesini uluslararası alıcılarla buluşturdu.</p>

<p>Mobilya üretim zincirinin farklı alanlarında faaliyet gösteren profesyonelleri aynı platformda buluşturan fuar, yeni iş bağlantılarının kurulmasının yanı sıra mevcut ticari ilişkilerin güçlendirilmesi ve yeni ihracat pazarlarının keşfedilmesi açısından önemli bir buluşma noktası oldu.</p>

<p><strong>5 Bin 600’ün Üzerinde Uluslararası Ziyaretçi İstanbul’da Ağırlandı</strong></p>

<p>İntermob’un uluslararası ziyaretçi kitlesini başta Avrupa olmak üzere farklı bölgelerden gelen satın alma profesyonelleri, distribütörler, mimarlar, iç mimarlar, tasarımcılar ve sektör temsilcileri oluşturdu.</p>

<p>Almanya, Polonya, İtalya ve Romanya gibi mobilya sektöründe öne çıkan pazarların yanı sıra çok sayıda ülkeden gelen profesyoneller, fuar süresince yeni ürünleri, teknolojileri ve üretim çözümlerini yakından inceleme fırsatı buldu.</p>

<p>Uluslararası Alım Heyeti Programı kapsamında İstanbul’a gelen VIP satın alma profesyonelleri de katılımcı firmalarla planlanan ikili iş görüşmelerinde buluştu. Satın alma talepleri ve ürün grupları doğrultusunda uygun firmalarla eşleştirilen alıcılar, Türk üreticilerle doğrudan temas kurdu. Görüşmeler, firmaların mevcut ihracat pazarlarındaki ilişkilerini geliştirmelerine ve yeni pazarlardaki potansiyel iş fırsatlarını değerlendirmelerine katkı sağladı.</p>

<p><strong>Mobilya Üretim Ekosisteminin Tüm Bileşenleri İntermob’da Buluştu</strong></p>

<p>İntermob 2026’da mobilya aksesuarları ve sistemlerinden panel ve yüzey çözümlerine, orman ürünlerinden mobilya kimyasallarına, döşemelik malzemelerden üretim ekipmanlarına kadar mobilya üretiminde kullanılan geniş bir ürün ve çözüm yelpazesi ziyaretçilerin beğenisine sunuldu.</p>

<p>Fuarın öne çıkan başlıkları arasında sürdürülebilir malzemeler, yenilikçi yüzey uygulamaları, fonksiyonel aksesuar sistemleri ve üretimde verimliliği artırmaya yönelik teknolojiler yer aldı. Tasarım, işlevsellik ve teknik performansı bir araya getiren yeni ürün ve uygulamalar, sektörün farklı alanlarından gelen profesyonellerle buluştu.</p>

<p>Türkiye’nin önde gelen sektör markaları da yeni ürünlerini ve geliştirdikleri çözümleri İntermob kapsamında tanıtma fırsatı yakalarken, mevcut müşterileriyle ilişkilerini güçlendirdi ve yeni ticari bağlantılar kurdu.</p>

<p><img alt="1790751386 I Ntermob 4 . J P G" class="detail-photo img-fluid" height="2873" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1790751386-i-ntermob-4-j-p-g.jpeg" width="4800" /></p>

<p><strong>Türkiye’nin Mobilya Üretimine Yan Sanayiden Güçlü Katkı</strong></p>

<p>Türkiye’nin mobilya ihracatının 2025 yılında yaklaşık 4,6 milyar dolara ulaşması, sektörün küresel pazarlardaki güçlü konumunu ortaya koydu. Mobilya üretim ekosisteminin tamamlayıcı unsurlarından biri olan yan sanayi ise sunduğu ürün ve çözümlerle sektörün rekabetçiliğine önemli katkı sağlıyor.</p>

<p>Aksesuar ve bağlantı elemanlarından panel ve yüzey ürünlerine, kimyasal ürünlerden döşemelik malzemelere ve üretim ekipmanlarına kadar birçok farklı alanda faaliyet gösteren Türk firmaları, İntermob sayesinde uluslararası satın almacılarla doğrudan bir araya gelerek yeni iş birlikleri geliştirme imkânı elde etti.</p>

<p>28 yıldır düzenlenen İntermob, bu yönüyle yalnızca ürün ve teknolojilerin sergilendiği bir fuar olmanın ötesine geçerek sektör profesyonellerinin yeni pazarları takip ettiği, ihracat fırsatlarını değerlendirdiği ve mobilya endüstrisindeki teknolojik ve ticari dönüşümü yakından izlediği uluslararası bir ticaret platformu olmayı sürdürüyor.</p>

<p><strong>Sektörün Gündemi ve Gelecek Perspektifi de Ele Alındı</strong></p>

<p>İntermob’da ticari görüşmelerin yanı sıra sektörün bilgi birikimini ve deneyim paylaşımını destekleyen etkinliklere de yer verildi.</p>

<p>ORSİAD Çalıştaylar Dizisi 2026 kapsamında gerçekleştirilen oturumlarda orman, zemin, kapı ve kapak sanayilerinin mevcut durumu, değişen pazar dinamikleri, sektörün karşı karşıya olduğu sorunlar ve geleceğe yönelik fırsatlar, sektör temsilcileri ve uzmanların katılımıyla değerlendirildi.</p>

<p>Bu etkinliklerle birlikte İntermob’un ticari buluşma niteliği, sektörün güncel gelişmelerinin ve geleceğe ilişkin beklentilerinin ele alındığı kapsamlı bir içerikle desteklendi.</p>

<p><strong>Fastener Expo Eurasia ile Eş Zamanlı Gerçekleştirildi</strong></p>

<p>İntermob’un Avrasya Endüstriyel Bağlantı ve Sabitleme Elemanları Fuarı Fastener Expo Eurasia ile eş zamanlı düzenlenmesi, mobilya üretimi ile bağlantı ve sabitleme elemanları sektörleri arasındaki ticari etkileşimin gelişmesine katkı sundu.</p>

<p>İntermob’u ziyaret eden mobilya üreticileri ve yan sanayi profesyonelleri, kendi sektörlerine yönelik ürün ve çözümleri incelemenin yanı sıra bağlantı ve sabitleme teknolojilerini de yakından tanıma fırsatı buldu. Ziyaretçiler ayrıca alternatif tedarikçilerle iletişim kurarak farklı üretim alanlarındaki yeni teknolojileri ve çözümleri değerlendirdi.</p>

<p>İki fuarın aynı tarihlerde gerçekleştirilmesi, İntermob ziyaretçilerine mobilya üretim ekosistemini tamamlayan farklı çözüm gruplarına tek bir noktadan ulaşma olanağı sağladı. Bu yapı, sektörler arasındaki ticari temasların artırılmasına ve tedarik zincirindeki bağlantıların güçlendirilmesine de katkıda bulundu.</p>

<p><strong>İntermob 28’inci Yılında Küresel Ticaret Bağlantılarını Güçlendirdi</strong></p>

<p>İntermob 2026, 103 ülkeden sektör profesyonelini İstanbul’da ağırlayarak dört gün boyunca katılımcı firmalar ile yerli ve yabancı ziyaretçiler arasında yeni ticari bağlantıların kurulmasına zemin hazırladı.</p>

<p>Toplam 29 bin 91 sektör profesyonelinin ziyaret ettiği fuar, Türkiye’nin mobilya yan sanayisinin uluslararası pazarlardaki bilinirliğini ve görünürlüğünü desteklerken; ticaret, teknoloji, üretim ve yeni pazar fırsatlarına ilişkin sektör gündemini İstanbul’da bir araya getirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/intermob-2026-103-ulkeden-29-binin-uzerinde-sektor-profesyonelini-bulusturdu</guid>
      <pubDate>Wed, 30 Sep 2026 13:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1790751384-i-ntermob-1-j-p-g.jpeg" type="image/jpeg" length="49691"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk Telekom ile Stanford’dan liderlerin gelişimi için önemli iş birliği]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/turk-telekom-ile-stanforddan-liderlerin-gelisimi-icin-onemli-is-birligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/turk-telekom-ile-stanforddan-liderlerin-gelisimi-icin-onemli-is-birligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye’nin dijital dönüşümünün lideri Türk Telekom, insan odaklı kurumsal gelişim vizyonu doğrultusunda hayata geçirdiği Liderlik Okulu çatısı altında dünya çapında prestijli bir eğitim iş birliğine imza atıyor. Türk Telekom Akademi öncülüğünde Stanford Küresel ve Çevrim İçi Eğitim Merkezi (CGOE) ile başlatılan “Shaping Culture, Leading Change (Kültürü Şekillendirmek, Değişime Liderlik Etmek)” programı ile üst düzey yöneticilerin kurumsal dönüşüme liderlik edecek stratejik yetkinliklerinin güçlendirilmesi hedefleniyor.</strong></p>

<p><strong>Türk Telekom İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı İskender Bayrak, “Teknolojinin gücünü yetkin insan kaynağımızla buluşturmayı, dijital dönüşüm yolculuğumuzun en önemli unsurlarından biri olarak görüyoruz. Bu kapsamda Türk Telekom Akademi ile çalışanlarımızın sürekli gelişimini destekliyor, Türkiye’nin en çok istihdam sağlayan şirketlerinden biri olarak çalışanlarımıza yaptığımız yatırımın milli yetenek ekosistemine güç kattığına inanıyoruz. Yetenek kazanımına, elde tutmaya ve geleceğin liderlerini yetiştirmeye büyük önem veriyor, güçlü bir yetenek ekosisteminin güçlü liderlik anlayışıyla mümkün olduğu bilinciyle hareket ediyoruz. Çalışan deneyimini odağımıza alarak yöneticilerimizin ekiplerine güven veren, gelişimi destekleyen ve her bir çalışanımıza değerli hissettiren bir çalışma ortamı sunmalarını son derece önemsiyoruz. Ülkemizin dijital dönüşüm yolculuğuna liderlik ederken, hayata geçirdiğimiz bu program sayesinde liderlerimizin inovasyon, değişim yönetimi ve stratejik iletişim yetkinliklerini en üst seviyeye taşıyarak gelişimleri için güçlü bir katkı sunacağız” dedi.</strong></p>

<p>Türkiye’nin dijital dönüşüm yolculuğunda yatırımlarına aralıksız devam eden Türk Telekom, teknoloji yatırımlarımız ve globalleşme odağımızın yanı sıra dönüşüme yön verecek yetkin insan kaynağının gelişimi için yeni projeler hayata geçiriyor. Yarının dünyasında kritik rol oynayacak yetkinlikleri kuruma kazandırmayı amaçlayan Türk Telekom Akademi, Liderlik Okulu çatısı altında geleceğin liderlik kapasitesini sistematik ve sürdürülebilir bir yapıda inşa ediyor. Liderlik gelişimini kurum kültürünün ve dijital dönüşümün en önemli unsurlarından biri olarak konumlandıran Türk Telekom Akademi, segmente edilmiş ve seviyelendirilmiş Liderlik Gelişim Programları ile yöneticilerin kurumsal dönüşüme liderlik edecek stratejik yetkinliklerini güçlendirmeyi hedefliyor.</p>

<p><strong>Türk Telekom İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı İskender Bayrak, “</strong>Teknolojinin gücünü yetkin insan kaynağımızla buluşturmayı, dijital dönüşüm yolculuğumuzun en önemli unsurlarından biri olarak görüyoruz.<strong> </strong>Bu kapsamda Türk Telekom Akademi ile<strong> </strong>çalışanlarımızın sürekli gelişimini destekliyor, çalışanlarımıza yaptığımız yatırımı milli yetenek ekosistemine ve ülkemizin dijital geleceğine güç kattığına inanıyoruz. Yetenek kazanımına, elde tutmaya ve geleceğin liderlerini yetiştirmeye büyük önem veriyor, güçlü bir yetenek ekosisteminin güçlü liderlik anlayışıyla mümkün olduğu bilinciyle hareket ediyoruz. Çalışan deneyimini odağımıza alarak yöneticilerimizin ekiplerine güven veren, gelişimi destekleyen ve her bir çalışanımıza değerli hissettiren bir çalışma ortamı sunmalarını son derece önemsiyoruz. Ülkemizin dijital dönüşüm yolculuğuna liderlik ederken, hayata geçirdiğimiz bu program sayesinde liderlerimizin inovasyon, değişim yönetimi ve stratejik iletişim yetkinliklerini en üst seviyeye taşıyarak gelişimleri için güçlü bir katkı sunacağız” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>8 haftalık üst düzey liderlik yolculuğu</strong></p>

<p>Türk Telekom Akademi Liderlik Okulu kapsamında Türk Telekom’da görev yapan direktör seviyesindeki yöneticiler için tasarlanan “Shaping Culture &amp; Leading Change” programı kapsamında 4 modül ve 7 başlıkta gerçekleştirilecek olan eğitimler tamamen İngilizce yürütülecek. Titiz bir değerlendirme süreciyle belirlenecek üst düzey yöneticilerin katılacağı eğitimler, doğrudan Stanford öğretim üyeleri ve eğitmenleri tarafından gerçekleştirilecek. CGOE’nin bünyesindeki Stanford Kurumsal Eğitim’in en önemli programlarından biri olan “Shaping Culture &amp; Leading Change”, canlı çevrim içi derslerin yanı sıra katılımcıların kendi hızlarında ilerleyebildikleri öğrenme modülleri, uygulamaya yönelik pratik tartışma oturumları ve program sonunda gerçekleştirilecek bitirme projesi sunumlarından oluşuyor.</p>

<p><strong>Dönüşüm, inovasyon ve çalışan deneyimi odaklı içerik</strong></p>

<p>Türk Telekom Akademi’nin liderlik gelişimi çerçevesinde önceliklendirdiği kritik yetkinlikler üzerine kurgulanan program içeriği; inovasyon ve değişim yönetimi, derinlemesine iletişim ve bağ kurma, kişisel gelişim ve duygusal olgunluk ile takdir kültürü temellerine dayanıyor. Güçlü liderlik kültürüyle çalışan bağlılığını, kurumsal çevikliği ve performansı artırmayı planlayan Türk Telekom, bu stratejik adımla globalleşme odağı doğrultusunda kurumsal dönüşüme ve Türkiye'nin teknoloji ekosistemine yön veren liderlik kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/turk-telekom-ile-stanforddan-liderlerin-gelisimi-icin-onemli-is-birligi</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 16:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/slmv.JPG" type="image/jpeg" length="87533"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ING Turuncu Gençlik ile masrafsız ve avantajlı dijital bankacılık]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ing-turuncu-genclik-ile-masrafsiz-ve-avantajli-dijital-bankacilik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ing-turuncu-genclik-ile-masrafsiz-ve-avantajli-dijital-bankacilik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>ING Türkiye, Turuncu Gençlik ile 18-27 yaş arasındaki gençlere günlük bankacılıktan yatırıma uzanan geniş bir avantaj dünyası sunuyor.</strong> <strong>Turuncu Gençlik; masrafsız bankacılık işlemleri, birikim ve yatırım fırsatları ile ayrıcalıklı kampanyaları bir araya getirerek gençlerin finansal yolculuğunu destekliyor. ING Türkiye Özel Bankacılık ve Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Sezin Erken “Gençlerin finansal hayata attıkları ilk adımların, gelecekteki finansal sağlıkları üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğuna inanıyoruz. Araştırmalarımız da gençlerin tasarruflarını farklı yatırım araçlarıyla değerlendirerek geleceklerine yatırım yapma konusunda giderek daha istekli olduklarını ortaya koyuyor. ING olarak biz de Turuncu Gençlik ile bu yolculukta gençlerin yanında yer alıyor; gençlerin finansal hedeflerine ulaşmalarını kolaylaştıran güvenilir bir yol arkadaşı olmayı hedefliyoruz” dedi.</strong></p>

<p>En sevilen dijital banka olma hedefiyle ilerleyen ING Türkiye, 18-27 yaş arasındaki gençlere Turuncu Gençlik ile günlük bankacılıktan yatırıma uzanan geniş bir avantaj dünyası sunuyor. Turuncu Gençlik kapsamında gençler; masrafsız bankacılık işlemleri, birikim ve yatırım fırsatları ile ayrıcalıklı kampanyalardan yararlanırken uçtan uça dijital çözümler ile finansal ihtiyaçlarını hızlı, kolay ve zahmetsiz bir şekilde yönetebiliyor.</p>

<p><strong>Her gün kazandıran günlük mevduat hesabı</strong></p>

<p>Turuncu Gençlik dünyasında sunulan Turuncu Genç Hesap, 18-27 yaş arasındaki gençlerin birikimlerini 250 bin TL’ye kadar koşulsuz ve her zaman geçerli günlük Hoş Geldin Faizi ile değerlendirmelerine olanak tanıyor. Para yatırma ve çekme esnekliği sunan hesap sayesinde gençler, vade beklemeden birikimlerini yüksek faizle değerlendirebiliyor, böylece paraları her gün değer kazanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Yatırım dünyasına kolay erişim ve gençlere özel avantajlar</strong></p>

<p>ING Mobil üzerinden kolayca açılabilen ING Yatırım Hesabı ile gençler, hisse senedi işlemlerinde ilk iki ay komisyonsuz işlem yapabiliyor, sonrasında ise piyasa koşullarına göre rekabetçi komisyon oranlarından yararlanabiliyor. Döviz, altın ve gümüş işlemleri de özel kur avantajlarıyla ING Mobil üzerinden gerçekleştirilebiliyor. Genç yatırımcılara özel tasarlanan GNZ Fonu ise teknoloji, yapay zekâ, sosyal medya, temiz enerji, sağlık ve sürdürülebilirlik gibi gençlerin ilgi duyduğu temalara odaklanıyor. 1996-2012 yılları arasında doğan genç yatırımcıların erişimine sunulan fon, finansal getiri hedefinin yanı sıra gençlerin yatırım alışkanlığı kazanmasını da destekliyor.</p>

<p><strong>Günlük yaşamda kazandıran fırsatlar</strong></p>

<p>ING, yalnızca birikim ve yatırım alanında değil, günlük bankacılıkta da gençlerin yanında yer alıyor. Gençler, EFT, havale ve FAST işlemlerini dijital kanallar üzerinden ücretsiz gerçekleştirebilirken, SWIFT işlemlerinde de masrafsızlıktan yararlanabiliyor. Bu kapsamda, dijitalden gönderecekleri Euro transferlerinde ING ve muhabir banka masrafı ödemiyorlar. EUR dışındaki para birimlerinde ise her takvim ayında gerçekleştirilen ilk transfer aynı avantajlarla sunuluyor. ING Türkiye hesaplarına gelen SWIFT transferlerinde ise, para birimi fark etmeksizin ING tarafından herhangi bir işlem ücreti alınmıyor. Ek olarak gençler, aidat ödemeden kullanabildikleri dijital kredi kartlarıyla fiziksel karta ihtiyaç duymadan alışveriş yapabiliyor ve çeşitli avantajlardan yararlanabiliyor. Dijital platformlar, fast food restoranları, kahve zincirleri ile sinema, tiyatro ve konser biletleri gibi farklı kategorilerde sunulan kampanyalar sayesinde yıl boyunca toplam 8.000 TL’ye kadar kazanım elde edebiliyor.</p>

<p><strong>Sezin Erken: Gençlerin finansal hedeflerine ulaşmalarını kolaylaştıran güvenilir bir yol arkadaşı olmayı hedefliyoruz.</strong></p>

<p>Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan <strong>ING Türkiye Özel Bankacılık ve Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Sezin Erken</strong> şunları söyledi: “Gençlerin finansal hayata attıkları ilk adımların, gelecekteki finansal sağlıkları üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğuna inanıyoruz. Araştırmalarımız da gençlerin tasarruflarını farklı yatırım araçlarıyla değerlendirerek geleceklerine yatırım yapma konusunda giderek daha istekli olduklarını ortaya koyuyor. Tasarruf Eğilimleri Araştırmamıza göre, tasarruf yapmanın en önemli nedeni yüzde 34 ile geleceğe yatırım yapmak olurken, gençlerde bu oran yüzde 55’e yükseliyor. 18-24 yaş grubunda altın ve değerli maden hesaplarını tercih edenlerin oranı yüzde 34’e ulaşırken, bu oran son çeyrekte 7 puan artış gösterdi. Aynı yaş grubundaki gençlerin yüzde 19’u TL vadeli mevduatı, yüzde 16’sı ise döviz vadeli hesaplarını tercih ediyor. Bu veriler, gençlerin finansal geleceklerini planlama ve şekillendirme konusunda daha bilinçli bir yaklaşım benimsediğini gösteriyor. ING olarak biz de bu yolculukta gençlerin yanında olmayı önemsiyoruz. Turuncu Gençlik ile yalnızca günlük bankacılık ihtiyaçlarına yönelik çözümler sunmakla kalmıyor, aynı zamanda tasarruf ve yatırım alışkanlığı kazanmalarını destekleyen ürün ve hizmetleri bir araya getiriyoruz. Amacımız, gençlerin finansal hedeflerine ulaşmalarını kolaylaştıran güvenilir bir yol arkadaşı olmak.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ing-turuncu-genclik-ile-masrafsiz-ve-avantajli-dijital-bankacilik</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 16:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/clkdmclk.JPG" type="image/jpeg" length="81919"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Albaraka Türk ve Figopara, Tedarikçi Finansmanında  Dijital Dönüşüm İçin Güçlerini Birleştirdi]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/albaraka-turk-ve-figopara-tedarikci-finansmaninda-dijital-donusum-icin-guclerini-birlestirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/albaraka-turk-ve-figopara-tedarikci-finansmaninda-dijital-donusum-icin-guclerini-birlestirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye’nin öncü katılım bankası Albaraka Türk, işletmelerin ve KOBİ’lerin finansmana hızlı, kolay ve güvenli şekilde erişmesine aracılık eden fintek şirketi Figopara ile stratejik bir iş birliğine imza attı. Erken Ödemeli Tedarikçi Finansman Sistemi (EÖTFS) ile Figopara’nın yenilikçi teknolojik altyapısını buluşturan ortaklık sayesinde mal ve hizmet sunan işletmeler, fatura bedellerini vade sonunu beklemeden tamamen dijital ve hızlı süreçlerle tahsil ederek nakit akışlarını güçlendirirken, ticari faaliyetlerini kesintisiz olarak sürdürüyor.</strong></p>

<p>atılım bankacılığının öncüsü Albaraka Türk, yenilikçi finansal çözümler ve müşteri odaklı değer üretimi vizyonuyla sektörün dinamik ihtiyaçlarına yönelik stratejik hamlelerini kararlılıkla sürdürüyor. Albaraka Türk, teknoloji odaklı tahsilat ve finansman çözümlerini genişletme vizyonu doğrultusunda, finansal teknolojiler alanında sunduğu yenilikçi çözümlerle KOBİ’lerin finansmana erişimini kolaylaştıran Figopara ile stratejik bir iş birliğine imza attığını duyurdu. Bu iş birliği ile Albaraka Türk’ün Erken Ödemeli Tedarikçi Finansman Sistemi (EÖTFS) ürünü, Figopara’nın teknolojik altyapısıyla entegre olarak tedarikçilere çok daha hızlı ve erişilebilir bir tahsilat ve finansman modeli sunuyor.</p>

<p><strong>İşletmeler İçin Nakit Akışı Artık Daha Hızlı</strong></p>

<p>EÖTFS kapsamında gerçekleştirilen bu iş birliği, tedarikçilerin alıcı firmalara gerçekleştirdikleri mal ve hizmet satışları sonrası kestikleri faturaların bedellerini, vade sonunu beklemeden Albaraka Türk’ten erken tahsil etmelerine olanak tanıyor. Figopara’nın dijital platformu üzerinden yürütülen süreçler sayesinde, finansman ve tahsilat süreçleri uçtan uca dijitalleşerek hız kazanırken, operasyonel yükler de tamamen ortadan kalkıyor.</p>

<p><strong>Serhan Akyıldız: “Dijital Finansman Çözümlerimizle Ticaretin Hızına Hız Katıyoruz”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İş birliği hakkında açıklama yapan <strong>Albaraka Türk Tüzel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Serhan Akyıldız</strong>, şunları söyledi:</p>

<p>“Albaraka Türk Katılım Bankası olarak, dijitalleşen ticaret dünyasında müşterilerimizin ihtiyaç duyduğu hızı ve kolaylığı sağlamak en büyük önceliklerimizden biridir. Erken Ödemeli Tedarikçi Finansman Sistemi (EÖTFS) ürünümüzü Figopara’nın güçlü teknolojik altyapısıyla birleştirerek, tedarik zinciri finansmanında yeni bir dönem başlatıyoruz. Bu stratejik iş birliği sayesinde, müşterilerimizin nakit akışlarını optimize etmelerine, fatura bedellerini beklemeden hızlıca tahsil etmelerine ve böylece ticari faaliyetlerini kesintisiz sürdürmelerine olanak tanıyoruz. Katılım finans ilkelerimizden ödün vermeden, dijital finansman çözümlerimizi her geçen gün daha ileriye taşımaya ve müşterilerimize değer katmaya kararlılıkla devam edeceğiz.”</p>

<p><strong>Koray Bahar: “Finansmana Erişimde Odağımız Ticaretin Devamlılığı”</strong></p>

<p>KOBİ’lerin ihtiyaç duydukları finansmana aracılık ederek nakit ihtiyacı ve vade sorununu önemli ölçüde çözdüklerini ifade eden Figopara Kurucu Ortağı ve CEO’su Koray Gültekin Bahar ise konuya dair şunları söyledi: “KOBİ’lerin finansmana erişiminde en önemli ihtiyaçlardan birinin, alacaklarının ihtiyaç duydukları zamanda nakde dönüşebilmesi olduğunu görüyoruz. Figopara olarak teknolojiyi bu ihtiyaca doğrudan yanıt verecek şekilde konumlandırıyor, işletmelerin finansmana erişim süreçlerini dijital, hızlı ve erişilebilir hale getiriyoruz. Albaraka Türk ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği de bu yaklaşımın önemli bir örneği. Erken Ödemeli Tedarikçi Finansman Sistemi’ni Figopara’nın dijital altyapısıyla buluşturarak, tedarikçilerin alacaklarını vade sonunu beklemeden değerlendirebilmelerine ve finansmana erişim süreçlerini daha kolay yönetebilmelerine imkân sağlıyoruz. Tedarik zincirlerinde alıcı ve tedarikçi arasındaki ticari ilişkinin sağlıklı şekilde devam etmesi, işletmelerin nakit akışını etkin yönetebilmesiyle yakından ilişkili. Bu nedenle finansmana erişimi yalnızca bir kredi ihtiyacı olarak değil, ticaretin devamlılığını destekleyen önemli bir unsur olarak ele alıyoruz. Albaraka Türk ile iş birliğimizin de bu bakış açısıyla, işletmelerin finansmana erişimini kolaylaştırırken tedarik zincirinin daha güçlü ve sürdürülebilir şekilde işlemesine katkı sağlayacağına inanıyoruz.”</p>

<p>Bu stratejik ortaklık ile Albaraka Türk, dijital bankacılık ve kurumsal finansman alanındaki liderliğini pekiştirirken, Figopara da geniş bankacılık ağıyla çözüm kapasitesini artırmayı hedefliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/albaraka-turk-ve-figopara-tedarikci-finansmaninda-dijital-donusum-icin-guclerini-birlestirdi</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 16:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/dcsldovl.JPG" type="image/jpeg" length="62988"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
