<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Fuar Dergisi</title>
    <link>https://www.fuardergisi.com.tr</link>
    <description>Fuar Dergisi, ulusal ve uluslararası fuarlar, sektörel yenilikler ve ekonomi dünyasındaki en önemli gelişmeleri takip eden profesyoneller için kapsamlı analizler, röportajlar ve özel haberler sunar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>"Türkiye'nin ilk ve tek ulusal Fuar, Kongre ve Festival dergisi</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 17 Sep 2026 23:52:13 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adnan Dalgakıran: “Değişen dünyaya yön veren bir İSO için geliyoruz”]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/adnan-dalgakiran-degisen-dunyaya-yon-veren-bir-iso-icin-geliyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/adnan-dalgakiran-degisen-dunyaya-yon-veren-bir-iso-icin-geliyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Adnan Dalgakıran, iş dünyasının önde gelen sanayicileri, çok sayıda dernek ve ihracatçı birliği başkanı ile İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclis üyelerinin de aralarında bulunduğu 150’den fazla kişinin katıldığı toplantıda, İSO Yönetim Kurulu Başkanlığı’na adaylığını açıkladı. Dalgakıran, toplantıda yeni döneme ilişkin vizyonunu ve sanayinin değişen koşullarına yönelik yol haritasını da paylaştı.</strong></p>

<p>Dünyada teknoloji başta olmak üzere ekonomik, sosyal ve siyasi dinamiklerin hızlı bir dönüşüm geçirdiğine dikkat çeken Dalgakıran, sanayinin de bu değişimin dışında kalamayacağını belirtti. İSO’nun yeni dönemde değişimi takip eden değil, değişimin getireceği fırsat ve riskleri önceden gören, Türkiye’ye yeni yaklaşımların kazandırılmasına katkı sunan bir yapıya dönüşmesi gerektiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“Dünyada teknoloji büyük bir süratle değişiyor”</strong><br />
Dalgakıran, yeni dönem vizyonunun temelinde dünyadaki hızlı değişimi doğru okumak ve sanayiyi bu değişime hazırlamak olduğunu belirterek şöyle konuştu: “Dünyada teknoloji büyük bir süratle değişiyor. Teknoloji değişirken aynı zamanda kültürleri, iş yapış biçimlerini, yaşam biçimlerini ve politikaları da değiştiriyor. Aslında her şey değişiyor.”</p>

<p>Teknolojik dönüşümün tek seferlik bir süreç olmadığına dikkat çeken Dalgakıran, “Bu değişim bir defaya mahsus olup sonrasında onun üzerinden yürüyebileceğimiz bir süreç değil. Sürekli bir değişim içerisinde yaşayacağız. Dolayısıyla bütün yenilikleri takip eden, bunların ve yeni yaklaşımların en önce Türkiye’ye gelmesi için çalışan bir yapı oluşturacağız.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Dalgakıran, bu yaklaşımın yalnızca teknolojik gelişmelerin izlenmesiyle sınırlı olmayacağını, dünyadaki yeni iş yapış biçimlerinin ve yaklaşımların Türkiye sanayisine kazandırılmasının da önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><strong>Sanayinin gündeminde finansman ve rekabetçilik var</strong><br />
Dünyadaki dönüşümün yanı sıra Türkiye sanayisinin mevcut sorunlarının da öncelikli olarak ele alınması gerektiğini belirten Dalgakıran, özellikle finansmana erişim ve rekabetçilik alanlarında yaşanan sorunlara dikkat çekti.</p>

<p>Sanayicinin karşı karşıya bulunduğu problemlerin hızlı biçimde çözülmesi için karar vericilerle birlikte hareket edilmesi gerektiğini ifade eden Dalgakıran, İSO’nun çözüm önerileri geliştiren ve bu önerilerin hayata geçirilmesi için çalışan bir yapıya kavuşacağını söyledi.</p>

<p>“Ancak öncelikle şu anda sanayinin ciddi problemleri var. Finansman probleminden rekabetçiliğe kadar önemli sorunlar yaşanıyor. Bunların hızla çözülmesi için karar vericilerle birlikte önerilerimiz olacak. Finansman problemlerinin çözülmesi ve rekabetçiliğin artırılması konusunda mutlaka birtakım önlemlerin alınması için çaba sarf edeceğiz.”</p>

<p>Dalgakıran, sanayinin yaşadığı sorunlara yönelik çözümlerin yalnızca kısa vadeli tedbirlerden ibaret olmaması gerektiğinin de altını çizdi. Sanayinin dönüşümü için kısa, orta ve uzun vadeyi kapsayan bütüncül bir yaklaşım gerektiğini belirten Dalgakıran, bu kapsamda bir sanayi stratejisi ve yol haritası oluşturacaklarını kaydetti.</p>

<p><strong>“Kısa, orta ve uzun vadeli bir dönüşüm süreci gerekiyor”</strong><br />
Sanayinin geleceğine ilişkin planlamanın yalnızca mevcut sorunların çözümüne odaklanamayacağını belirten Dalgakıran, “Fakat her şey kısa vadeli değil. Kısa, orta ve uzun vadeli bir dönüşüm süreci gerekiyor. Bu dönüşüm süreci içerisinde bir sanayi stratejisi ve yol haritası ortaya koyacağız. Söz konusu stratejinin yalnızca İstanbul sanayisinin ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanması yeterli olmayacak. İlgili tüm kurumlar sürece dahil edilmeli.</p>

<p><strong>“Bunu hep birlikte yapmamız gerekiyor”</strong><br />
Sanayinin dönüşümünün ortak akıl ve iş birliği anlayışıyla gerçekleştirilmesi gerektiğine vurgu yapan Dalgakıran, İstanbul Sanayi Odası’nın farklı kurum ve kuruluşlarla daha güçlü bir iş birliği içerisinde hareket etmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Dalgakıran, yeni bir sanayi hikâyesinin ancak ortak hedefler etrafında oluşturulabileceğini belirterek, “Ama ‘ortaya koyacağız’ demek de yanlış olur. Bunu sadece İstanbul sanayisi olarak değil, bütün ilgili kurumlarla iş birliği kültürünü geliştirerek ve hep birlikte yapmamız gerekiyor. Yeni bir hikâye oluşturmamız ve hepimizin inandığı bir hikâyeye sahip olmamız gerekiyor. İnşallah bunları yapacağız.” dedi.</p>

<p>Bu yaklaşımın, sanayinin mevcut sorunlarının çözümünün yanı sıra gelecekte karşılaşacağı değişimlere hazırlanmasını da kapsayacağını belirten Dalgakıran, İSO’nun bu süreçte koordinasyon ve ortak akıl açısından daha etkin bir rol üstlenmesini hedeflediklerini söyledi.</p>

<p><strong>“Öncelikle kendi evimizi düzenleyeceğiz”</strong><br />
Dalgakıran, yeni yönetim döneminde dışarıya yönelik çalışmalardan önce İSO’nun kendi iç işleyişinin güçlendirilmesi gerektiğini de vurguladı. Yönetim, meclis ve üyeler arasında iletişim açısından kopukluk bulunduğunu belirten Dalgakıran, bu yapının yeniden ele alınacağını ifade etti.</p>

<p>“Öncelikle kendi iç işleyişimizi sağlıklı hale getirmemiz gerekiyor. Yönetim, meclis ve üyeler arasında ciddi bir kopukluk var. Organizasyon olarak bu kopukluğu ortadan kaldıracak çalışmalar yapacağız.”</p>

<p>İSO’nun organizasyon yapısında da yenilemeye gidileceğini belirten Dalgakıran, özellikle meslek komitelerinin daha etkin hale getirilmesinin ve sanayicilerin sorunlarının ilgili kamu kurumlarına daha hızlı şekilde aktarılmasının önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Organizasyonumuzu yenileyeceğiz. Meslek komitelerinin etkin hale gelmesi ve problemlerin büyük bir süratle Ankara’ya aktarılacağı bir organizasyonel yapıya kavuşması öncelikle kendi evimizi düzenleyeceğiz.”</p>

<p>Dalgakıran, İSO’nun kendi içerisindeki işleyişini güçlendirmesinin ardından sanayinin finansman, rekabetçilik, dönüşüm ve geleceğe hazırlanması gibi daha kapsamlı konularına odaklanacaklarını belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>RÖPORTAJLAR</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/adnan-dalgakiran-degisen-dunyaya-yon-veren-bir-iso-icin-geliyoruz</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 16:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2024/02/fuarsitenormal.png" type="image/jpeg" length="90512"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mobilya Yan Sanayisinin Uluslararası Buluşma Noktası İntermob 28. Kez Kapılarını Açtı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/mobilya-yan-sanayisinin-uluslararasi-bulusma-noktasi-intermob-28-kez-kapilarini-acti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/mobilya-yan-sanayisinin-uluslararasi-bulusma-noktasi-intermob-28-kez-kapilarini-acti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Mobilya yan sanayisinin uluslararası ölçekte önemli organizasyonları arasında yer alan İntermob, 28’inci kez sektör profesyonellerini İstanbul’da buluşturuyor. 17–20 Eylül 2026 tarihleri arasında Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen fuarda, mobilya üretimine yönelik ürün, teknoloji ve çözümler yerli ve yabancı sektör temsilcilerinin beğenisine sunuluyor.</strong></p>

<p>Reed Tüyap Fuarcılık A.Ş. tarafından organize edilen İntermob 2026; T.C. Ticaret Bakanlığının katkıları, Mobilya Aksesuar Sanayicileri Derneği (MAKSDER) ile MDF ve Yonga Levha Sanayicileri Derneğinin (YOMSAD) destekleriyle düzenleniyor. Fuarın açılışına Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkan Vekili Ahmet Güleç, TİM Başkan Vekili Çetin Tecdelioğlu, MAKSDER Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Kocabaş, YOMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Yıldız, Bağlantı Elemanları Sanayici İş İnsanları Derneği (BESİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Topuk, Reed Tüyap Fuarcılık A.Ş. Genel Müdürü Berkan Öner ve çok sayıda sektör temsilcisi katıldı.</p>

<p><strong>“Türkiye Mobilya Yan Sanayisiyle Rekabetçiliğini Güçlendiriyor”</strong></p>

<p>Açılış töreninde konuşan TİM Başkan Vekili Ahmet Güleç, Türkiye’nin mobilyanın bütün alanlarında üretim gerçekleştiren dünyadaki dört ülkeden biri olduğunu belirtti. Türkiye mobilya sektörünün son 25 yılda uluslararası pazarlarda önemli bir görünürlük kazandığını ifade eden Güleç, bu başarıda güçlü bir yan sanayi altyapısının kurulmasının önemli rol oynadığını söyledi.</p>

<p>Güleç, yan sanayide geliştirilen tasarım ve patentlerin mobilya sektörünün gelişimine katkı sunduğunu belirterek, özellikle hırdavat ve aksesuar alanındaki üretimin Türkiye’nin küresel rekabet gücünü artırdığını dile getirdi.</p>

<p>TİM Başkan Vekili Çetin Tecdelioğlu ise İntermob’un 28 yıldır kesintisiz şekilde düzenlenmesini sektör açısından önemli bir başarı olarak değerlendirdi. Mobilya aksesuarları, hırdavat ve bağlantı elemanları gibi birbirini tamamlayan sektörlerin birlikte önemli bir ekonomik değer oluşturduğuna dikkat çeken Tecdelioğlu, mevcut ihracat ve üretim rakamlarının daha ileri taşınması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Tecdelioğlu, daha fazla üretim ve ihracatın yanı sıra sürdürülebilir ve dijital üretim anlayışıyla dünya pazarlarından daha yüksek pay alınması gerektiğini vurgulayarak, fuar kapsamında ağırlanacak 5 binden fazla yabancı ziyaretçiyle kurulacak ilişkilerin ticari iş birliklerine ve siparişlere dönüştürülmesinin önemine işaret etti.</p>

<p><strong>“İntermob Artık Sektörün Markalaşmış Fuarlarından Biri”</strong></p>

<p>MAKSDER Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Kocabaş, İntermob’un 28’inci yılında mobilya yan sanayisinin tüm ekosistemini bir araya getiren önemli bir organizasyona dönüştüğünü belirtti. Fuarın her edisyonunun sektör açısından yeni bir ivme oluşturduğunu ifade eden Kocabaş, özellikle yurt dışından gelen ziyaretçilerle gerçekleştirilen ihracat odaklı görüşmelerin önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Kocabaş, İntermob 2026 sonrasında hem ihracat hem de iç pazarda sektörün ve sanayicilerin daha güçlü bir döneme girmesini beklediklerini ifade etti.</p>

<p><strong>“İntermob, Yeni Ürünlerimizi Sergilemek İçin Önemli Bir Platform”</strong></p>

<p>YOMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Yıldız da İntermob’un sektör temsilcileri açısından önemli bir buluşma noktası olduğunu dile getirdi. Müşterilerle bir araya gelme ve yıl boyunca geliştirilen yeni ürünleri doğrudan tanıtma fırsatı sunduğunu belirten Yıldız, yeni dekor, desen ve ürünlerin ziyaretçilerle buluşturulabilmesi açısından fuara önem verdiklerini kaydetti.</p>

<p><strong>İntermob ve Fastener Expo Eurasia Aynı Çatı Altında</strong></p>

<p>İntermob 2026’nın Avrasya Endüstriyel Bağlantı ve Sabitleme Elemanları Fuarı – Fastener Expo Eurasia ile eş zamanlı düzenlenmesi, birbirini tamamlayan sektörler arasında yeni ticari bağlantıların geliştirilmesine katkı sağlıyor. Eş zamanlı organizasyon, mobilya yan sanayisi ile bağlantı ve sabitleme elemanları sektörleri arasında güçlü bir ticari etkileşim alanı oluşturuyor.</p>

<p><strong>“Farklı Ülkelerden Sektör Temsilcileri İstanbul’da Buluşuyor”</strong></p>

<p>Reed Tüyap Fuarcılık A.Ş. Genel Müdürü Berkan Öner, İntermob ve eş zamanlı gerçekleştirilen fuarlara ilişkin değerlendirmesinde, 5 binin üzerinde uluslararası ziyaretçi ağırlamayı hedeflediklerini açıkladı.</p>

<p>Öner, ön kayıtların 4 bini aştığını ve ziyaretçilerin 102 farklı ülkeden geldiğini belirterek, fuarlarda Türkiye’nin yanı sıra ABD, Almanya, Birleşik Krallık, Çin, Fransa, İtalya, Japonya, Kanada, Polonya ve Rusya’nın da aralarında bulunduğu çok sayıda ülkeden firmaların ve firma temsilciliklerinin yer aldığını söyledi. Öner, organizasyonların Türkiye ekonomisine katkı sağlamasını ve yeni ticari iş birliklerinin önünü açmasını temenni etti.</p>

<p><strong>Tasarım, Sürdürülebilirlik ve Üretim Verimliliği Gündemde</strong></p>

<p>İntermob 2026’da sürdürülebilir malzemeler, yenilikçi yüzey uygulamaları, fonksiyonel aksesuar sistemleri ve üretimde verimliliği artıran teknolojiler öne çıkıyor. Tasarım ve teknik özellikleri bir arada sunan yeni ürün ve çözümler; mobilya üreticileri, mimarlar, iç mimarlar, satın alma profesyonelleri, distribütörler ve uluslararası alıcılarla buluşuyor.</p>

<p>2025 yılında 470 katılımcı firmaya ve 100 ülkeden 29 bin 243 ziyaretçiye ev sahipliği yapan İntermob, 2026 edisyonunda da uluslararası ziyaretçi ağını genişletirken ticaret odaklı yapısını sürdürüyor.</p>

<p><strong>Mobilya Yan Sanayisinin Farklı Alanları Tek Noktada Buluşuyor</strong></p>

<p><img alt="1789647698 I Ntermob 1 . J P G" class="detail-photo img-fluid" height="901" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1789647698-i-ntermob-1-j-p-g.jpeg" width="1350" /></p>

<p>İntermob’da mobilya aksesuarları ve sistemlerinin yanı sıra panel ve yüzey çözümleri, orman ürünleri, mobilya kimyasalları, döşemelik malzemeler ve üretim ekipmanları gibi çok sayıda ürün grubu sergileniyor.</p>

<p>AGT, Çamsan Entegre, Emaks Mobilya Aksesuarları, Emaks Prime, Gim Group, Haneks Orman Ürünleri, Kastamonu Entegre, Kayalar Kimya, Kronospan Orman Ürünleri, Mesan, Samet Kalıp, Schattdecor ve Yıldız Entegre gibi sektörün önde gelen markaları, geliştirdikleri yeni ürün ve çözümlerini fuar ziyaretçileriyle buluşturuyor.</p>

<p>Fuar, katılımcı firmalara yeni iş bağlantıları oluşturma ve ihracat pazarlarını geliştirme imkânı sunarken; ziyaretçiler açısından ise yeni tedarikçilerle tanışma, farklı ürün ve çözümleri değerlendirme ve sektördeki güncel gelişmeleri takip etme fırsatı oluşturuyor.</p>

<p><strong>Türkiye’nin Mobilya Üretim Gücü Küresel Alıcılarla Buluşuyor</strong></p>

<p>Türkiye’nin mobilya ihracatı 2025 yılında yaklaşık 4,6 milyar dolara ulaşırken, bu performans sektörün üretim ve dış ticaretteki ağırlığını ortaya koyuyor.</p>

<p>İntermob, Türkiye’nin üretim kapasitesi ile mobilya yan sanayisinin sahip olduğu geniş ürün çeşitliliğini uluslararası satın alma profesyonelleri ve alıcılarla bir araya getiriyor. Mobilya üreticileri, mimarlar, iç mimarlar, distribütörler, ihracatçılar, satın alma uzmanları ve uluslararası alıcıların buluştuğu organizasyon, 17–20 Eylül tarihleri arasında İstanbul’da ticari görüşmelere ve iş birliklerine ev sahipliği yapıyor.</p>

<p><strong>Hosted Buyer Programı ile Yeni Ticari Bağlantılar</strong></p>

<p>Hedef pazarlardan İstanbul’a gelen alım heyetleri ve ziyaretçiler, fuar süresince katılımcı firmalarla yeni ticari bağlantılar kurma fırsatı yakalıyor. Hosted Buyer Programı kapsamında uluslararası alıcılar ile firmalar, satın alma ihtiyaçları ve ilgi alanlarına göre gerçekleştirilen B2B eşleştirmelerle bir araya getiriliyor.</p>

<p>Önceden planlanan birebir görüşmeler sayesinde firmaların yeni ihracat bağlantıları oluşturması ve uzun vadeli ticari iş birlikleri geliştirmesi hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İntermob kapsamında Almanya, Polonya, İtalya ve Romanya başta olmak üzere farklı ülkelerden sektörel basın temsilcileri de İstanbul’da ağırlanıyor. Uluslararası medya mensupları, mobilya yan sanayisindeki yeni ürünleri, teknolojik gelişmeleri ve tasarım trendlerini fuar alanında takip ediyor.</p>

<p><strong>Sektörün Geleceği İntermob’da Ele Alınıyor</strong></p>

<p>İntermob 2026, ticari görüşmelerin yanı sıra sektörün güncel gündeminin değerlendirildiği etkinliklere de ev sahipliği yapıyor. ORSİAD Çalıştaylar Dizisi 2026 kapsamında fuarın ilk üç gününde gerçekleştirilecek oturumlarda; orman, zemin, kapı ve kapak sanayilerinin mevcut durumu, değişen pazar dinamikleri, sektörde yaşanan sorunlar ve geleceğe yönelik fırsatlar ele alınacak.</p>

<p>Sektör temsilcileri ve uzmanların katılımıyla gerçekleştirilecek program, fuarın ticari buluşma niteliğini bilgi ve deneyim paylaşımıyla destekleyerek sektör paydaşlarının ortak gündemini değerlendirmelerine olanak sağlayacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/mobilya-yan-sanayisinin-uluslararasi-bulusma-noktasi-intermob-28-kez-kapilarini-acti</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 15:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1789647700-i-ntermob-ac-l-s-j-p-g.jpeg" type="image/jpeg" length="85309"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Karel Tel, Ar-Ge 500’de Sektörünün 22’ncisi Oldu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/karel-tel-ar-ge-500de-sektorunun-22ncisi-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/karel-tel-ar-ge-500de-sektorunun-22ncisi-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye’nin ve Ege Bölgesi’nin önde gelen sanayi kuruluşları arasında yer alan Karel Tel, Turkishtime tarafından hazırlanan Türkiye Ar-Ge Araştırması’nda önemli bir başarıya imza attı. Şirket, demir ve demir dışı metaller sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin Ar-Ge merkezleri arasında 22’nci sırada yer alırken, Türkiye genelindeki sıralamada ise 480’inci oldu. Ar-Ge ve inovasyonu büyüme stratejisinin temel unsurlarından biri olarak konumlandıran Karel Tel, 2025 yılında Ar-Ge çalışmalarına 25 milyon 280 bin 876 TL kaynak ayırdı. Şirket, 2026 yılında bu yatırımı 33 milyon 250 bin TL’ye yükseltmeyi hedefliyor.</strong></p>

<p>20 yılı aşkın deneyimi, yenilikçi yaklaşımı, kalite anlayışı ve koşulsuz müşteri memnuniyeti odaklı çalışmalarıyla sektörünün önde gelen markaları arasında bulunan Karel Tel, Türkiye’nin Ar-Ge alanındaki öncü şirketlerini ortaya koyan Türkiye Ar-Ge 500 Araştırması’nda genel sıralamada 480’inci sırada yer aldı. Şirket, demir ve demir dışı metaller sektöründeki Ar-Ge merkezleri arasında ise 22’nci oldu.</p>

<p><strong>“Ar-Ge gücümüzü artırarak rekabetçiliğimizi daha ileri taşıyacağız”</strong></p>

<p>Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarını şirketin iş stratejisinin önemli bir parçası olarak gördüklerini belirten Karel Tel Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Tunç Bakırel, rekabet koşullarındaki değişime uyum sağlamak ve farklılaşmak amacıyla 2016 yılında Ar-Ge Merkezini kurduklarını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakırel, “Hızla değişen rekabet ortamında bir adım öne çıkmak ve rakiplerimizden ayrışmak amacıyla 2016 yılında Ar-Ge Merkezimizi kurduk. O tarihten bu yana Ar-Ge çalışmalarımız ve yatırımlarımızla ürün, hizmet ve sistemlerimizin kalitesini sürekli geliştirmeye odaklanıyoruz. Bahçe çiti ve hasır çit teli çözümleri sunarak ithalatın azaltılmasına katkı sağlayan Estenet markamız da bu çalışmalarımızın önemli örneklerinden biri. Ar-Ge’ye verdiğimiz önemin Türkiye Ar-Ge Araştırması gibi önemli bir çalışmada karşılık bulmasından memnuniyet duyuyoruz” dedi.</p>

<p>Ar-Ge yatırımlarını artırarak sürdürdüklerini ifade eden Bakırel, 2025 yılında bu alana 25 milyon 280 bin 876 TL kaynak ayırdıklarını belirtti. 2026 yılı hedeflerinin ise Ar-Ge yatırımlarını 33 milyon 250 bin TL’ye çıkarmak olduğunu kaydeden Bakırel, bunun yaklaşık yüzde 32’lik bir artış anlamına geldiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Kardemi̇r" class="detail-photo img-fluid" height="640" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/kardemir.png" width="959" /></p>

<p>Bakırel, “Yenilikçi ürünler geliştirmeye, üretim süreçlerimizi iyileştirmeye ve katma değeri yüksek çözümler sunmaya devam edeceğiz. Ar-Ge gücümüzü artırarak hem ulusal hem de uluslararası pazarlardaki rekabetçiliğimizi daha ileri taşımayı ve ülkemize sağladığımız katma değeri büyütmeyi hedefliyoruz” diye konuştu.</p>

<p><strong>2026’da 3 Milyar TL Ciro ve 40 Milyon Dolar İhracat Hedefi</strong></p>

<p>Küresel pazarlardaki büyümelerini sürdürdüklerini belirten Mustafa Tunç Bakırel, bugün 90’dan fazla ülkeye ulaşan güçlü bir ihracat ağına sahip olduklarını ifade etti.</p>

<p>2025 yılında 32 milyon dolarlık ihracat hacmine ulaştıklarını aktaran Bakırel, 2026 yılı için 3 milyar TL ciro ve 40 milyon dolar ihracat hedeflediklerini söyledi.</p>

<p>Bakırel, “Yıl içinde ortaya koyduğumuz performans, hedeflerimiz doğrultusunda ilerlediğimizi gösteriyor. İhracat odaklı büyüme stratejimiz kapsamında mevcut pazarlardaki gücümüzü artırırken yeni pazarlara ulaşmayı da sürdürüyoruz. 2026’nın hem ciro hem de ihracat açısından güçlü bir büyüme kaydettiğimiz bir yıl olmasını hedefliyoruz” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/karel-tel-ar-ge-500de-sektorunun-22ncisi-oldu</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 13:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/karel-urun-1.jpg" type="image/jpeg" length="85636"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BTSO Başkanı Burkay Bursa OSB’de İş Dünyasıyla Buluştu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/btso-baskani-burkay-bursa-osbde-is-dunyasiyla-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/btso-baskani-burkay-bursa-osbde-is-dunyasiyla-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa Organize Sanayi Bölgesi’nde (Bursa OSB) sanayi ve iş dünyasının temsilcileriyle bir araya geldi. Bursa OSB Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Durmaz ve Yönetim Kurulu Üyelerinin ev sahipliğinde düzenlenen buluşmaya BTSO Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Faik Çelik, BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur, BTSO Yönetim Kurulu Üyeleri ve çok sayıda iş dünyası temsilcisi katıldı.</strong></p>

<p>Toplantıda Bursa iş dünyasının ortak aklıyla hazırlanan 2030 Vizyonu kapsamında sürdürülen çalışmalar ile hayata geçirilen projeler ele alındı. BTSO’nun OSB’lerle yakın iş birliği içerisinde çalıştığını belirten Burkay, Bursa’daki sanayi yapılanmasının daha planlı bir yapıya kavuşturulmasının önemine dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Burkay, “Göreve geldiğimiz günden bu yana BTSO ile OSB’ler arasında güçlü bir bağ oluşturmak için önemli çalışmalar yürüttük. Gelecekte de bu bağın daha da güçlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Temel yaklaşımımız, Bursa’daki üretim ve ticaretin dağınık yapısını daha düzenli ve planlı bir hale getirmek. Birçok bölgede plansızlık sorunu bulunuyor. Bu sorunların çözümü konusunda güçlü bir irade ortaya koyduk.” dedi.</p>

<p><strong>“TEKNOSAB Ölçek Ekonomisine Geçişin Merkezi”</strong></p>

<p><img alt="3 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1504" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/3-3.jpeg" width="2256" /></p>

<p>Bursa’nın üretim ve ticaret kapasitesini geliştirmek, yüksek katma değerli üretimi artırmak ve şehrin rekabet gücünü yükseltmek amacıyla çeşitli projeleri hayata geçirdiklerini ifade eden Burkay, TEKNOSAB’ın bu dönüşüm sürecinin önemli merkezlerinden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>TEKNOSAB’ın yalnızca bir organize sanayi bölgesi olmadığını, farklı sektörleri aynı yapı içerisinde buluşturan bir üretim ve ticaret ekosistemine dönüştüğünü belirten Burkay, bölgenin Türkiye’ye örnek bir model oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p>Burkay, “Türkiye’de OSB’lerin yatırıma hazır hale gelmesi ortalama 12-13 yıl sürerken biz TEKNOSAB’ı 4 yılda tamamladık. Bugün Bursa’da 17 OSB bulunuyor ancak 15 bin metrekarenin üzerinde yalnızca 146 parsel var. TEKNOSAB’da ise tüm parseller 15 bin metrekarenin üzerinde. Burada 150 bin metrekare kapalı alana sahip ve tek katta üretim gerçekleştiren tesislerimiz bulunuyor. Burası Türkiye’de ölçek ekonomisine geçişin merkezi.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“Türkiye’nin En Büyük Teknoparkını Hayata Geçireceğiz”</strong></p>

<p><img alt="4 (2)-1" class="detail-photo img-fluid" height="1980" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/4-2-1.jpeg" width="2774" /></p>

<p>TEKNOSAB’da hizmet ve destek alanlarının yanı sıra Türkiye’nin en büyük teknoparkını kurmayı planladıklarını açıklayan Burkay, bölgenin teknoloji üretimi açısından da önemli bir merkez haline geleceğini söyledi.</p>

<p>Burkay, “Yabancı şirketler üretim yapmak amacıyla nasıl buraya geliyorsa, teknoloji üretmek için de buraya gelecek. Data Center projemiz bulunuyor. Bunun en önemli ihtiyaçlarından biri enerji. Türkiye’nin en büyük dağıtım merkezlerinden biri TEKNOSAB’da yer alıyor. 650’den fazla yatırımcının katılımıyla Türkiye’nin en büyük GSYF’sini kurduk. Lojistik Teknopark projemizde de inşaat çalışmaları devam ediyor. Kira sözleşmeleri yapılıyor ve proje hızla ilerliyor.” diye konuştu.</p>

<p><strong>“7 Bin KOBİ’nin Yer Alacağı Büyük Bir Ekosistem Kuruyoruz”</strong></p>

<p>TEKNOSAB KOBİ OSB projesine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Burkay, bölgenin genişleme alanının 2026 yılının Şubat ayında onaylandığını belirtti.</p>

<p>Burkay, “TEKNOSAB kadar bir alan, 2026 yılının Şubat ayında genişleme alanı olarak onaylandı. Kamulaştırma sürecimiz ve yol haritamız hazır. Burada modüler bir yapı oluşturacağız. Sektörel kümelenmeler doğrultusunda fabrikaları hazır şekilde firmalarımıza sunacağız. Daha bir ay geçmeden 3 binin üzerinde firma talepte bulundu. Valiliğimizin koordinasyonunda kamulaştırma sürecini başlatacağız.” dedi.</p>

<p>Gerçek üretim yapan KOBİ’lerin kendi fabrikalarını satın alarak faaliyetlerini sürdürmesini hedeflediklerini belirten Burkay, “Alan olarak da kapasite olarak da hazırlığımız tamam. TEKNOSAB ekosisteminde üretim ve ticaret faaliyetleriyle birlikte 7 bin firmaya ulaşacak bir yapı oluşturacağız.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“Bu Ekosistemde Yerinizi Alın”</strong></p>

<p>TEKNOSAB’da bugüne kadar gerçekleştirilmesi mümkün olmayan ölçekte bir mekânsal planlamanın hayata geçirildiğini belirten Burkay, bölgede savunma sanayisine yönelik yeni bir yapılanmanın da oluşturulacağını söyledi.</p>

<p>Burkay, “Burada savunma sanayimizle ilgili bir bölüm oluşturuyoruz. Defence Hub burada yer alacak. Burası bir sanayi bölgesi değil, bir ekosistem. Burada ticaret var, üretim var, hizmet sektörü var, serbest bölge var, teknoloji geliştirme alanları var, Data Center var.” dedi.</p>

<p>Bölgede konut yatırımlarının da devam ettiğini belirten Burkay, “TOKİ 3 bin konut yaptı. Şimdi 7 bin konutun yapımına başlıyor. Önümüzdeki 4 yıl içerisinde 30 bin konuta ulaşacağız. Burada yaklaşık 100 bin nüfuslu yeni bir Bursa oluşuyor.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>TEKNOSAB’ın Marmara Bölgesi ve Türkiye açısından önemli bir üretim ve ticaret merkezi haline geleceğini belirten Burkay, “Bu ekosistem içerisinde yerinizi alın. TEKNOSAB, Marmara’nın ve Türkiye’nin en önemli üretim ve ticaret merkezlerinden biri olacak.” diye konuştu.</p>

<p><strong>Hüseyin Durmaz: “TEKNOSAB ve 2030 Vizyonu İş Dünyasını Heyecanlandırıyor”</strong></p>

<p>Bursa Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Durmaz da TEKNOSAB’da yürütülen çalışmaların ve 2030 Vizyonu kapsamında ortaya konulan projelerin iş dünyasında heyecan yarattığını söyledi.</p>

<p>TEKNOSAB’ın kısa sürede bu ölçekte bir yatırım alanına dönüştürülmesinin kolay olmadığını belirten Durmaz, Bursa OSB’nin 7 milyon metrekarelik bir organize sanayi bölgesi olduğunu hatırlattı.</p>

<p>Durmaz, “Buraya 100 bin metrekarelik bir genişleme alanı oluşturmak için çok uğraştık. Bu süreçte Ankara ile çok sayıda görüşme gerçekleştirdik. TEKNOSAB gibi bir bölgenin 4 yıl gibi kısa bir sürede bu kadar büyük yatırımlara hazır hale gelmesi hiç kolay değil. Bu projenin ortaya çıkmasında emeği bulunan İbrahim Burkay ve ekibine, Ankara’daki tüm bürokratlara bir makineci olarak teşekkür ediyorum.” dedi.</p>

<p>Türkiye’nin geleceğine yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğini vurgulayan Durmaz, “Durmadan, ülkemden umudumu kesmeden çalışmaya, ülkemize hizmet etmeye devam ediyoruz. Moralimizi bozmayalım, ülke bizim. Gelecek nesillere daha iyi bir ülke bırakmak için çalışmalıyız. Bu projeler ve ortaya konulan vizyon, çalışanlarımıza ve şehrimizin dinamiklerine moral vererek ekosistemin içerisinde nefes almalarını sağlayacaktır.” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/btso-baskani-burkay-bursa-osbde-is-dunyasiyla-bulustu</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 13:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1jpeg-fe.jpeg" type="image/jpeg" length="96176"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[IVECO S-WAY'lerde ''WAY BE'' Dedirten Fırsatlar]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/iveco-s-waylerde-way-be-dedirten-firsatlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/iveco-s-waylerde-way-be-dedirten-firsatlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uzun yol taşımacılığında sürüş konforu, verimlilik ve toplam işletme maliyetlerini odağına alan <strong>IVECO, S-WAY</strong> müşterilerine sunduğu avantajları yeni kampanya paketiyle bir araya getiriyor. Eylül ayına özel kampanyanın öne çıkan yeniliği, <strong>S-WAY'lerde mevcut 2 yıllık garanti süresine 2 yıl daha eklenerek toplam garanti süresinin 4 yıla çıkarılması.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>IVECO, uzatılmış garanti güvencesini cazip finansman fırsatları ve ücretsiz IVECO ON Pro bağlantılı hizmetler paketi birlikte sunuyor. Kampanya kapsamında <strong>S-WAY sahibi olmak isteyen müşteriler, 100 bin Euro için 30 ay vade ve yüzde 0 faizli finansman avantajından yararlanabiliyor.</strong> Böylece filolarını yenilemek veya büyütmek isteyen işletmelere araç yatırımından kullanım sürecine kadar uzanan bütünsel bir avantaj sağlanması hedefleniyor.</p>

<p>Paketin üçüncü ayağını oluşturan IVECO ON PRO bağlantılı hizmetler ise araçların operasyonel verimliliğinin artırılması, çalışma süresinin en üst seviyede tutulması ve filo yönetiminin desteklenmesine yönelik dijital çözümler sağlıyor. Düzenlenen kampanya sayesinde <strong>IVECO S-WAY müşterileri, 4 yıl garanti, avantajlı finansman ve bağlantılı hizmetleri bir arada sunan tek bir paket kapsamında kullanma fırsatına sahip oluyor.</strong></p>

<p>Kampanyadan stoklarla sınırlı olarak IVECO Yetkili Satıcıları aracılığıyla yararlanılabiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/iveco-s-waylerde-way-be-dedirten-firsatlar</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 13:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/s-way-gorsel-3-1.jpg" type="image/jpeg" length="35689"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ATO’dan Sıfır Atık Hareketi’ne “DOA” desteği]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/atodan-sifir-atik-hareketine-doa-destegi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/atodan-sifir-atik-hareketine-doa-destegi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ankara Ticaret Odası (ATO), Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayelerinde hayata geçirilen “Sıfır Atık Hareketi” kapsamında yürütülen Depozito Yönetim Sistemi’ne dâhil oldu. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda, Türkiye Çevre Ajansı tarafından yürütülen sistem kapsamında “Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA)” makinesi, ATO üyelerinin kullanımına sunulmak üzere Oda’nın hizmet binasının bahçesine yerleştirildi.</strong></p>

<p>17 Eylül 2026 tarihinde gerçekleştirilen uygulama kapsamında değerlendirmelerde bulunan ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Sıfır Atık Hareketi’nin yalnızca çevrenin korunması açısından değil, doğal kaynakların verimli kullanılması ve ekonomik değerin yeniden üretim süreçlerine kazandırılması bakımından da önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>DOA makinesi önünde açıklamalarda bulunan Baran, yeşil dönüşümün üretim, ticaret ve rekabet açısından giderek daha belirleyici hale geldiğine dikkat çekerek, çevrenin korunmasına yönelik her adımın ekonomik ve toplumsal açıdan geleceğe yapılan bir yatırım olduğunu ifade etti.</p>

<p>Baran, “Yeşil dönüşüm üretimin, ticaretin ve rekabetin yeni rotası. Çevreyi korumaya yönelik her adımın ekonomiye değer, geleceğe yatırım olarak döneceğine inanıyoruz. Sıfır atık anlayışının ülkemizde yaygınlaşmasına öncülük eden Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’ye şükranlarımızı sunuyoruz.” dedi.</p>

<p><strong>“Her ambalaj ekonomiye kazandırılabilecek bir kaynak”</strong><br />
Doğal kaynakların sınırsız olmadığına vurgu yapan ATO Başkanı Gürsel Baran, üretim ve tüketim süreçlerinde uzun yıllardır hâkim olan “kullan-at” yaklaşımının yerini kaynakların yeniden ekonomiye kazandırıldığı döngüsel ekonomi anlayışına bırakmasının önemine dikkat çekti.</p>

<p>İklim değişikliğinin yalnızca çevresel sonuçlar doğurmadığını, ekonomik ve ticari açıdan da etkilerinin giderek daha fazla hissedildiğini belirten Baran, çevrenin korunması ile ekonomik büyümenin birbirinden bağımsız konular olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Baran, kaynakların verimli kullanılması, atıkların azaltılması ve geri dönüşüm yoluyla yeniden ekonomiye kazandırılmasının hem çevrenin hem de ekonomik geleceğin korunmasına katkı sağlayacağını belirterek şöyle konuştu:</p>

<p>“Bugün çevreyi korumak ile ekonomiyi büyütmek birbirinden ayrı iki başlık değil. Kaynaklarımızı ne kadar verimli kullanır, atığımızı ne kadar azaltır ve yeniden ekonomiye kazandırırsak hem çevremizi hem de ekonomik geleceğimizi o ölçüde korumuş oluruz. Depozito Yönetim Sistemi de bu anlayışın günlük hayatımıza yansıyan önemli uygulamalarından biri.</p>

<p>Kullanılmış bir ambalajı atık olarak değil, yeniden üretime kazandırılabilecek bir kaynak olarak görmemiz gerekiyor. Üyelerimizin kullanımına sunulmak üzere Odamızın bahçesine yerleştirilen DOA Makinesi ile biz de bu dönüşümün bir parçası olmaktan memnuniyet duyuyoruz.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>ATO üyelerini yeşil dönüşüme hazırlıyor</strong><br />
Ankara Ticaret Odası’nın uzun süredir üyelerinin yeşil dönüşüm sürecine uyum sağlamasına yönelik çalışmalar yürüttüğünü hatırlatan Baran, Oda tarafından iş dünyasına yönelik çok sayıda bilgilendirme ve farkındalık çalışmasının gerçekleştirildiğini belirtti.</p>

<p>İklim değişikliğinin ekonomi üzerindeki etkilerinden Avrupa Yeşil Mutabakatı’na, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’ndan sürdürülebilirlik raporlamasına kadar birçok başlıkta çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Baran; enerji verimliliği, atık yönetimi ve sürdürülebilirlik gibi alanlarda da işletmelere yönelik bilgilendirme faaliyetlerinin sürdürüldüğünü kaydetti.</p>

<p>Sürdürülebilirliğin işletmeler açısından artık rekabetin temel unsurlarından biri haline geldiğini belirten Baran, özellikle küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin yeşil dönüşümün beraberinde getirdiği yeni standartlara, yükümlülüklere ve fırsatlara hazırlanmasının önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Baran, “Ankara Ticaret Odası olarak özellikle KOBİ’lerimizin yeşil dönüşümün getirdiği yeni standartlara, yükümlülüklere ve fırsatlara hazırlanmasını çok önemsiyoruz. Önümüzdeki dönemde çevresel standartlara uyum, pazarlara erişimin ve rekabet gücünün temel belirleyicilerinden biri olacak.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“Küçük adımlar, büyük dönüşümleri başlatır”</strong><br />
ATO hizmet binasının bahçesine yerleştirilen DOA makinesinin geri dönüşümün yaygınlaştırılmasının yanı sıra çevre bilincinin günlük yaşamın doğal bir parçası haline gelmesine de katkı sağlayacağını belirten Baran, bireysel davranışların toplumsal dönüşümde önemli bir yere sahip olduğunu ifade etti.</p>

<p>Sürdürülebilir bir geleceğin yalnızca büyük ölçekli yatırımlar ve projelerle kurulamayacağını dile getiren Baran, günlük yaşamda gerçekleştirilen küçük ancak bilinçli davranışların da uzun vadede önemli sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti.</p>

<p>Baran, bir ambalajın çöpe atılması yerine geri dönüşüm sistemine kazandırılmasının tek başına küçük bir adım gibi görülebileceğini, ancak milyonlarca kişinin aynı yaklaşımı benimsemesi durumunda ortaya çıkacak çevresel ve ekonomik etkinin büyük bir değere dönüşeceğini söyledi.</p>

<p>Baran, “Sürdürülebilir bir gelecek yalnızca büyük yatırımlarla değil, günlük hayatımızda attığımız küçük ama bilinçli adımlarla kurulacak. Bir şişenin çöpe değil geri dönüşüm sistemine kazandırılması küçük bir hareket gibi görülebilir. Ancak milyonlarca insan aynı bilinci benimsediğinde ortaya çıkan çevresel ve ekonomik değer çok büyük.</p>

<p>DOA sisteminin toplumumuzdaki geri dönüşüm kültürünü daha da güçlendireceğine inanıyorum. Doğayı koruyan her adımın ekonomimize değer, ülkemize kazanç, çocuklarımıza ise daha yaşanabilir bir gelecek olarak döneceğini düşünüyorum.” diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/atodan-sifir-atik-hareketine-doa-destegi</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 13:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/ato-3.jpeg" type="image/jpeg" length="74833"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Kacır, Türkiye Stajları Vizyon Söyleşileri Programında Gençlere Seslendi]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/bakan-kacir-turkiye-stajlari-vizyon-soylesileri-programinda-genclere-seslendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/bakan-kacir-turkiye-stajlari-vizyon-soylesileri-programinda-genclere-seslendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Öyle kuvvetleneceğiz ki, dünyada hiç kimse mazlumlara ve Türk milletine zarar vermeyi aklının ucundan dahi geçiremeyecek. Bu caydırıcılık seviyesine Türkiye olarak, Türk milleti olarak mutlaka erişeceğiz." dedi.</strong></p>

<p>Yurt dışında eğitim gören nitelikli genç mühendisleri Türkiye’nin önde gelen savunma sanayi şirketleriyle buluşturan Türkiye Stajları Programı kapsamında, 2026 yılında 11 ülkeden 109 stajyer kabul edildi.</p>

<p>Programın 2026 yılı faaliyetleri, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) yerleşkesinde düzenlenen ‘Türkiye Stajları Vizyon Söyleşileri’ programıyla tanıtıldı.</p>

<p>Programa, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, TÜBİTAK Başkanı Orhan Aydın, mühendis ve bilim insanı Ergün Kırlıkovalı ve stajyerler katıldı.</p>

<p>Kacır, burada yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi:</p>

<p><strong>DÜNYAYA VAAZ EDİLEN TÜM KABULLERİN TERS YÜZ OLMAKTA OLDUĞU BİR DÖNEMİ YAŞIYORUZ:</strong> Yerleşik kabullerin büyük ölçüde terk edildiği, özellikle son 80 yıldır artık küreselleşmede nihai adres olarak tarif edilen ve küreselleşmenin öncüsü ülkeler tarafından dünyaya vaaz edilen tüm kabullerin ters yüz olmakta olduğu bir dönemi yaşıyoruz. Artık küreselleşme rüzgârı eskisi gibi esmiyor. Serbest ticaret kuralları eskisi gibi işlemiyor. Teknoloji paylaşımı eskisi kadar desteklenmiyor. Böyle bir dönemde her ülke için en önemli mesele, kendi ihtiyaçlarını kendi imkânlarıyla karşılayabilme, kuvvetli bir öz yeterlilik düzeyine sahip olabilme. İşte, Türkiye olarak bu döneme özellikle 2000'li yıllardan itibaren Cumhurbaşkanımız Saygıdeğer Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde en güçlü şekilde hazırlandık.</p>

<p><strong>TÜRKİYE 11 MİLYAR DOLARIN ÜZERİNDE YILLIK SAVUNMA</strong> <strong>SANAYİİ İHRACATINA SAHİP: </strong>Türkiye’nin Millî Teknoloji Hamlesi’ni gerçekleştirmesi, kritik teknolojileri kendi imkân ve kabiliyetleriyle geliştiren, üreten ve rekabetçi şekilde dünyaya sunabilen bir ülke olabilmesi adına muazzam bir altyapı ve ekosistem inşa ettik. Türkiye bundan 20 yıl kadar önce yılda ancak 1,2 milyar dolar araştırma geliştirme harcaması yapabilen bir ülkeyken şimdi yılda 20 milyar doların üzerinde Ar-G faaliyeti yürüten, o yıllarda ancak 29 bin kişilik bir Ar-Ge insan kaynağına sahip iken şimdi 310 binin üzerinde Ar-Ge insan kaynağı, yani çok güçlü bir insan kıymeti, beşerî sermayesi edinilmiş olan, o yıllarda sadece 2 teknoparkında 56 şirketin araştırma, geliştirme, inovasyon yaptığı bir ülkeyken şimdi 115 teknoparkında 13 binden fazla girişimin Ar-Ge ve inovasyonla katma değer ürettiği, o yıllarda yılda sadece 414 patent başvurusu yapılan bir ülkeyken şimdi yılda 11 binden fazla patent başvurusu yapılan, o yıllarda sadece 240 milyon dolar savunma sanayisi ihracatı yaparken şimdi 11 milyar doların üzerinde yıllık savunma sanayi ihracatına sahip, artık dünyanın en büyük savunma sanayii firmaları arasında çok sayıda kurumu, müessesesi, firması bulunan, sadece kendi ihtiyaçlarını karşılamakla yetinmeyen, dostlarının, müttefiklerinin, kardeşlerinin ihtiyaçlarına cevap verebilen, dünyada savunma sanayisinde elde ettiği kazanımlarla harp paradigmalarını değiştiren sistemleri geliştirebilen, üretebilen bir ülke haline geldi. Bu kuvvet, işte bugünün fırtınalı döneminde Türk milletini tarihi yürüyüşünde hedeflerine, kızıl elmasına, Türkiye Yüzyılı'na taşıyacak kuvvet oldu.</p>

<p><strong>YTB ÇOK ÖNEMLİ PROGRAMLARI HAYATA GEÇİRDİ:</strong> Tabii bu dönemde dünyanın dört bir tarafında farklı vesilelerle bulunan, kimisi bir nesil, kimisi iki, üç nesil öncesinden o coğrafyalara, o ülkelere göç etmiş ama ülkesiyle ve milletiyle bağını koparmayan, teknik tabiriyle diasporamızla, yani dünyanın dört bir yanındaki kardeşlerimizle bağlarımızı da güçlendirdik ve Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukları Başkanlığımız bu bağın tahkim edilmesinde, en güçlü şekilde sürdürülmesinde ve özellikle sizler gibi pırıl pırıl genç insan kıymetimizin ülkemizle münasebetinin kuvvetlendirilmesinde çok önemli programları, projeleri hayata geçire geldi. Ben bu vesileyle Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukları Başkanlığımızın değerli Başkanı Abdulhadi Bey'e ve tüm ekibine huzurlarınızda teşekkür ediyorum.</p>

<p><strong>DÜNYANIN BAŞKA HİÇBİR YERİNDE GÖREMEYECEĞİNİZ BİR İNANCI, BİR RUHU DA GÖRDÜNÜZ:</strong> Sizler iştirak ettiğiniz staj programında Türkiye'nin iftihar kaynağı müesseselerini çok daha yakından tanıdınız. Dünyanın en gelişmiş radar sistemlerini, dünyanın en gelişmiş hava savunma sistemlerini, dünyanın en gelişmiş elektro-optik sistemlerini ASELSAN'da gördünüz. En ileri teknolojilerle donatılmış havacılık platformlarını, uçakları, helikopterleri, insansız hava araçlarını Türk Havacılık ve Uzay Sanayii'nde gözlemlediniz. En ileri füze sistemlerini, seyir füzelerini, balistik füzeleri ROKETSAN'da gördünüz. Dünyanın en gelişmiş simülasyon sistemlerini HAVELSAN'da gördünüz. Millî Fırkateynimizin tüm unsurlarını STM'de gördünüz. Ama inanıyorum ki staj programına katıldığınız bu kurumlarda sadece bu sistemleri ve teknolojileri değil, dünyanın başka hiçbir yerinde göremeyeceğiniz bir inancı, bir ruhu da gördünüz. İşte sizlerin de sahip çıkacağına inandığımız Türkiye Yüzyılı hedeflerine tarihin en şerefli milleti olan Türk milletini taşımak üzere duyduğumuz bu heyecan artarak devam edecek ve sizler de bundan sonraki kariyerinizde ister Türkiye'de olun ister dünyanın herhangi bir köşesinde bu heyecana, bu imana, bu inanca, bu coşkuya en güçlü şekilde sahip çıkacaksınız. Ben sizlerin simanızda, bakışlarınızda bu inancı görüyorum.</p>

<p><strong>TÜRKİYE'NİN NASIL DOSTLARINA GÜVEN, HASIMLARINA ENDİŞE VERECEK İŞLERE İMZA ATTIĞINI BİZZAT GÖRME İMKÂNINIZ OLDU:</strong> Bu vesileyle Millî Teknoloji Hamlesi'nde Türkiye'nin nereden nereye geldiğini çok yakından deneyimlediniz. Burada bilim insanlarımızın, araştırmacılarımızın, mühendislerimizin, teknisyenlerimizin neler başarabildiklerini, Türkiye'nin nasıl dostlarına güven, hasımlarına endişe verecek işlere imza attığını bizzat görme imkânınız oldu. Ama daha yapacak çok işimiz var. Evet, büyük başarılara bugüne kadar imza attık. Ama Türkiye Yüzyılı asıl şimdi başlıyor. Hep birlikte bugünkünden çok daha ileri hedeflere Türk milletini taşıyacağız. Füzelerimizin menzillerini uzatacağız. Hızlarını artıracağız. Kızılelma'mızla, KAAN'ımızla mührümüzü gökyüzüne vuracağız. Siber güvenlikte, siber sistemlerde, kuantum teknolojilerinde, elektronik harp sistemlerinde bugünkünden çok daha ileri teknolojileri haiz sistemleri, ürünleri sizlerin emeğiyle, sizlerin gayretiyle geliştireceğiz. Yapay zekâda Türkiye'nin kendi imkân ve kabiliyetlerini geliştirmesini, yerli, millî, özgün projeleri hayata geçirmesini mümkün kılacağız. Bütün bunlarla birlikte Türkiye'yi çok daha aydınlık yarınlara sizlerin alın teriyle, akıl teriyle hep birlikte taşıyacağız.</p>

<p><strong>İNSANLIK YARARINA GELİŞTİRİLEN TEKNOLOJİNİN KIYMETLİ OLDUĞUNUN BİLİNCİNDEYİZ: </strong>Bu programa iştirak eden ve bu heyecanı bizlerle paylaşan tüm genç arkadaşlarımızdan edindikleri deneyimi mutlaka öncelikle aileleriyle, varsa kardeşleriyle, sonra mutlaka arkadaşlarıyla, dostlarıyla, sadece bizim vatandaşlarımızla değil, dost ve kardeş ülkelerimizin vatandaşlarıyla paylaşmalarını bekliyorum. Çünkü bizim çok güçlü bir aile olmaya ihtiyacımız var. Dünyada kötülük maalesef müşahede ediyoruz ki olağan gücüyle insanlığın üzerine geliyor. Maalesef bugünün dünyasında görüyoruz ki sadece teknoloji geliştirebilmek aslında insanlık için fayda getirmeyebiliyor. İnsanlık adalete ve merhamete hasret. Ve bizler ancak insanlık yararına geliştirilen teknolojinin kıymetli olduğunun bilincindeyiz. Dolayısıyla bu aileyi kuvvetlendirmek, bağlarımızı güçlendirmek adına bu tecrübeyi mutlaka bulunduğunuz ülkelerde hocalarınızla, öğrenci arkadaşlarınızla ve etrafınızdaki tüm dostlarınızla paylaşmanızı bekliyoruz. Türkiye'nin bu yolculuğu sadece Türk milleti için değil, adalete, merhamete hasret dünyanın dört bir yanındaki masumlar için, mazlumlar için, mahzunlar için umut ışığının yükselmesini Anadolu'dan, bu coğrafyadan, Türkiye topraklarından bekleyen herkes için büyük bir kıymet taşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>HİÇ KİMSE TÜRK MİLLETİNE ZARAR VERMEYİ AKLININ UCUNDAN DAHİ GEÇİREMEYECEK:</strong> Bizler sizlerle ve bütün dostlarımızla bağlarımızı kuvvetlendirerek bu yolculukta çok daha güçlü olacağız. Öyle kuvvetleneceğiz ki dünyada hiç kimse mazlumlara ve Türk milletine zarar vermeyi aklının ucundan dahi geçiremeyecek. Bu seviyeye, bu caydırıcılık seviyesine Türkiye olarak, Türk milleti olarak mutlaka erişeceğiz. Bunun için dur durak bilmeksizin, gece gündüz çalışmaya, koşmaya devam edeceğiz. Sizler de bizim yanı başımızda bu yükü omuzlayan ve i çok farklı vesilelerle eminim ki dünyanın farklı coğrafyalarına gitmiş ailelerin evlatları olarak şimdi yüzünüzü Türkiye'ye dönmeye ve bu hedefe bizimle birlikte yürümeye devam edeceksiniz.</p>

<p><strong>TÜRK MÜHENDİS VE BİLİM İNSANI ERGÜN KIRLIKOVALI’YA TEŞEKKÜR:</strong> Ben bu programa teşrif eden çok değerli bilim insanı ve girişimci Ergün Kırlıkovalı beye huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Kendisi mutlaka hayat hikâyesini sizler daha yakından öğreneceksiniz. İmkânsız zannedilenleri bir Türk’ün nasıl gerçeğe dönüştürebileceğini, adeta sıfırdan bir başarı hikâyesinin emekle gayretle, inançla nasıl yazılabileceğini gösteren müşahhas bir örnek. Sizler de inanıyorum ki Ergün bey gibi bulunduğunuz yerlerde her türlü engeli aşmayı bilecek, her türlü zorlukla mücadele etme inancına her daim sahip çıkacak ve sizlerde bizim iftihar kaynağımız olacak nice başarıya imza atacaksınız.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/bakan-kacir-turkiye-stajlari-vizyon-soylesileri-programinda-genclere-seslendi</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 12:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/sn-bakan-kacir-1.jpg" type="image/jpeg" length="88774"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk doğal taşları Orta Asya’nın vitrini Yeni Taşkent’e değer katacak]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/turk-dogal-taslari-orta-asyanin-vitrini-yeni-taskente-deger-katacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/turk-dogal-taslari-orta-asyanin-vitrini-yeni-taskente-deger-katacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Doğal taş ihracatında 1 milyar dolar hedefine ulaşmak isteyen Ege Maden İhracatçıları Birliği (EMİB), sektörel ticaret heyetleri, uluslararası fuarlar ve alım heyetleri aracılığıyla yeni pazarlara yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda 15 Türk doğal taş firmasının katılımıyla Özbekistan’a sektörel ticaret heyeti düzenlendi.</strong></p>

<p>Heyet kapsamında Taşkent’te gerçekleştirilen temaslarda, Özbekistan’ın mega kentsel dönüşüm projelerinden biri olan Yangi Tashkent’in (Yeni Taşkent) inşasında Türk doğal taşlarının daha fazla kullanılması için önemli görüşmeler gerçekleştirildi. Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu, Özbek mimarlar ve ithalatçılardan oluşan 43 firma ile yaklaşık 300 ikili iş görüşmesi yaptıklarını belirterek, gerçekleştirilen ticari temasların kısa sürede somut sonuçlar doğurmasını beklediklerini söyledi.</p>

<p>Alimoğlu, Özbekistan Sektörel Ticaret Heyeti’nin EMİB’in 2026-2030 dönemine ilişkin stratejik planlarının ilk ve en önemli halkalarından biri olduğunu ifade etti.</p>

<p>“Özbekistan Sektörel Ticaret Heyeti programımızı başarıyla tamamladık. Türk doğal taş ihracatçılarımız Taşkent’te hem dev projeleri yerinde inceledi hem de Özbek alıcılarla stratejik B2B görüşmelerine imza attı. Özbekistan’ın vizyoner modern kentsel dönüşüm yatırımı olan Yeni Taşkent Proje Alanı’nı ziyaret ettik. Yeni Taşkent Şehri İnşaat Direktörlüğü Kıdemli Uzmanı Khumoyiddin Abrakhmatov rehberliğinde gerçekleşen incelemede, projenin büyüklüğü ve Türk doğal taş sektörü için sunduğu yüksek tedarik potansiyeli değerlendirildi.” dedi.</p>

<p><strong>Özbekistan pazarındaki ürün talepleri yerinde incelendi</strong><br />
Özbekistan’da doğal taşların satış ve sergileme noktalarının da ziyaret edildiğini belirten EMİB Başkanı İbrahim Alimoğlu, bu ziyaretlerde bölgedeki taş çeşitliliği, ürün tercihleri, pazar eğilimleri ve yerel müşterilerin talepleri hakkında doğrudan bilgi edinildiğini söyledi.</p>

<p>Alimoğlu, saha temaslarının Türk doğal taş firmalarına Özbekistan pazarındaki güncel beklentileri ve proje bazında ortaya çıkan ihtiyaçları yerinde görme imkânı sunduğunu belirterek şöyle konuştu:</p>

<p>“Bölgedeki taş çeşitliliği, ürün tercihleri, pazar trendleri ve yerel müşteri talepleri hakkında bilgi aldık. Gerçekleştirilen saha temasları sayesinde Türk doğal taş firmaları, Özbekistan pazarındaki güncel ürün beklentilerini ve proje bazlı ihtiyaçları doğrudan gözlemleme fırsatı buldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ege Maden İhracatçıları Birliğimizin 800 milyon dolar olan yıllık doğal taş ihracatını 1 milyar dolara taşırken Özbekistan pazarı itici güç olacak. EMİB olarak 2025 yılında Özbekistan’a 11 milyon dolarlık doğal taş ihraç etmişken, 2026 yılının ocak-ağustos döneminde 15 milyon dolara ulaştık. 2026 yılındaki 8 aylık performansımız Özbekistan’a ihracatta ilerleyen süreçte daha da güç kazanacağımıza inancımızı artırdı.”</p>

<p><strong>Ticaret heyetleriyle yeni pazarlar hedefleniyor</strong><br />
Ege Maden İhracatçıları Birliği’nin Özbekistan Ticaret Heyeti kapsamında gerçekleştirilen B2B programına katılarak destek veren Taşkent Ticaret Başmüşaviri Suavi Önal’a katkılarından dolayı teşekkür eden İbrahim Alimoğlu, EMİB’in 2026 yılı içerisindeki sektörel ticaret heyeti çalışmalarının devam edeceğini belirtti.</p>

<p>Alimoğlu, yılın kalan bölümünde ekim ayında Fas’a, kasım ayında ise İspanya’ya sektörel ticaret heyetleri düzenleyeceklerini açıkladı. Bu faaliyetlerle 2026 yılının pazarlama çalışmalarının tamamlanacağını belirten Alimoğlu, 2027 yılına yönelik pazarlama faaliyetlerine de yoğunlaşacaklarını sözlerine ekledi.</p>

<section></section></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/turk-dogal-taslari-orta-asyanin-vitrini-yeni-taskente-deger-katacak</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 12:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1789623718-whats-app-image-2026-09-09-at-091005.jpeg" type="image/jpeg" length="89865"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adnan Dalgakıran, İSO başkan adaylığını açıkladı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/adnan-dalgakiran-iso-baskan-adayligini-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/adnan-dalgakiran-iso-baskan-adayligini-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="ltr"><strong>İş dünyasının önde gelen sanayicileri, çok sayıda dernek ve ihracatçı birliği başkanı ile İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclis üyelerinin de aralarında bulunduğu 150’den fazla kişinin katıldığı toplantıda konuşan Adnan Dalgakıran, İSO Yönetim Kurulu Başkanlığı’na adaylığını açıkladı. Dalgakıran, yeni döneme ilişkin vizyonunu ve yol haritasını da kamuoyuyla paylaştı.</strong></p>

<p dir="ltr">Dünya ticaretinden teknolojiye, enerjiden finansmana kadar sanayinin rekabet koşullarının önemli ölçüde değiştiğine dikkat çeken Dalgakıran, İSO’nun yalnızca sorunlar ortaya çıktıktan sonra gündem oluşturan bir kurum olmaktan çıkarılması gerektiğini söyledi. Dalgakıran, riskleri ve fırsatları önceden tespit eden, çözüm geliştiren ve çalışmalarını ortaya koyduğu somut sonuçlarla ölçen bir İSO hedeflediklerini belirtti.</p>

<p dir="ltr">Dalgakıran, yeni dönem programının “Birlik, Akıl, Rekabet, Dönüşüm, Pazar, Finansman, Etki ve Güç” olmak üzere sekiz temel başlık üzerine kurulduğunu açıkladı. İSO’yu yeniden sanayicinin en güçlü kurumu haline getirmek için aday olduklarını ifade eden Dalgakıran, yeni dönemde başarının söylemlerle değil, sanayici için ortaya konulacak somut sonuçlarla ölçüleceğini vurguladı.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Sanayinin değişen koşullarına dikkat çekti</strong></h3>

<p dir="ltr">İSO Yönetim Kurulu Başkan Adayı Adnan Dalgakıran, geniş katılımlı toplantıda yeni dönem vizyonunu ve hedeflerini anlattı. Türkiye sanayisinin yüksek maliyetler, finansmana erişimde yaşanan zorluklar, daralan talep ve atıl kapasite gibi sorunlarla mücadele ettiğini belirten Dalgakıran, aynı zamanda teknoloji, yapay zekâ, yeşil dönüşüm ve küresel ticarette yaşanan değişimlerin de sanayinin geleceğini yeniden şekillendirdiğini söyledi.</p>

<p dir="ltr">Bu tablo karşısında İSO’nun rolünün de değişen koşullara göre yeniden ele alınması gerektiğini ifade eden Dalgakıran, sanayicilikte yalnızca üretim yapmanın artık yeterli olmadığını kaydetti.</p>

<p dir="ltr">Satıştan finansmana, kârlılıktan kapasite kullanımına, rekabetten pazarlamaya kadar birçok alanın birbiriyle bağlantılı olduğuna dikkat çeken Dalgakıran, bu sorunların yeni bir anlayışla ele alınması gerektiğini belirtti. Dalgakıran, yeni dönemde sanayi açısından belirleyici unsurun yalnızca “ne üretildiği” olmayacağını; nasıl üretildiği, nasıl rekabet edildiği ve ürünlerin doğru pazarlara nasıl ulaştırıldığı konularının da kritik hale geleceğini söyledi.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>“İSO’yu yeniden sanayicinin en güçlü kurumu yapmak için adayız”</strong></h3>

<p dir="ltr">Dünyada teknoloji, ticaret, enerji ve rekabet alanlarında kuralların yeniden şekillendiğini belirten Dalgakıran, İSO’nun bu dönüşümü yalnızca takip eden değil, sanayicisini söz konusu değişimlere önceden hazırlayan bir kurum olması gerektiğini ifade etti.</p>

<p dir="ltr">Dalgakıran, “İSO’yu yeniden sanayicinin en güçlü kurumu yapmak için adayız. Sanayicimizin bugün yaşadığı sorunları biliyoruz. Satış zayıfladığında üretim yavaşlıyor, finansman pahalılaştığında yatırım duruyor, maliyet-fiyat dengesi bozulduğunda kârlılık kayboluyor, atıl kapasite sermayeyi eritiyor. Artan maliyetler rekabet gücümüzü zayıflatırken doğru anlatılmayan ve doğru müşteriye ulaşmayan ürün değerini kaybediyor. Bu tablo bize yeni dönemde İSO’nun yalnızca bugünün sorunlarına değil, yarının koşullarına da hazırlanması gerektiğini gösteriyor.” dedi.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Sorunlar ortaya çıkmadan harekete geçen İSO hedefi</strong></h3>

<p dir="ltr">Yeni dönem vizyonlarının temelinde “önceden gören ve harekete geçen İSO” anlayışının bulunduğunu belirten Dalgakıran, Oda’nın gücünün yalnızca sahip olduğu kurumsal yapı ile değil, üyeleriyle kurduğu ilişki ve ortaya koyduğu sonuçlarla değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p dir="ltr">Dalgakıran, “Biz sorun oluştuktan sonra konuşan değil, sorun oluşmadan gören ve önlem alan bir İSO hedefliyoruz. Her sorunu çözüm masasına taşıyan, veriyle sanayicinin gelecekteki kararlarına yön veren, sanayicinin her konusunu Ankara’da takip eden, dünyadaki riskleri ve fırsatları tam zamanında üyesine aktaran bir yapı kuracağız. İSO, sanayicinin yol arkadaşı ve çözüm ortağı olacak.” diye konuştu.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>“Seçim bitecek, birlik başlayacak”</strong></h3>

<p dir="ltr">Dalgakıran’ın açıkladığı programın ilk başlığı “Birlik” oldu. Seçim döneminde yaşanan farklılıkların seçim sonrasında geride bırakılması gerektiğini ifade eden Dalgakıran, İSO yönetimi, meclisi ve üyeleri arasındaki iletişim ve etkileşimi güçlendireceklerini belirtti.</p>

<p dir="ltr">“Seçimde rakip olabiliriz; üretimde hepimiz aynı taraftayız” diyen Dalgakıran, yeni dönemde daha fazla iletişim, istişare ve ortak akıl anlayışıyla hareket edeceklerini söyledi.</p>

<p dir="ltr">Karar alma süreçlerinin meclis, meslek komiteleri, sektör temsilcileri ve üyelerin katılımıyla oluşturulacağını belirten Dalgakıran, “Farklı görüşleri üretim ortak paydasında buluşturacağız. Kararlarımızı güncel veri, uluslararası kıyaslar ve sahadan gelen bilgiyle alacağız. Her soruna bir sorumlu ve takvim belirleyecek, sonucu düzenli olarak takip edeceğiz. İSO’da ortak aklı gerçek anlamda karar mekanizmasının merkezine taşıyacağız.” ifadelerini kullandı.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Türkiye’nin yeni sanayi aklı için “Sanayi Radarı”</strong></h3>

<p dir="ltr">Yeni dönem programının ikinci temel başlığının “Akıl” olduğunu açıklayan Dalgakıran, dünyayı sürekli izleyen, veriye dayanan ve geleceğe ilişkin öngörü geliştiren yeni bir sanayi aklı oluşturmayı amaçladıklarını söyledi.</p>

<p dir="ltr">Bu kapsamda uluslararası iş birlikleriyle “Sanayi Strateji ve Rekabetçilik Merkezi” kurulmasının planlandığını açıklayan Dalgakıran, dünyadaki teknolojik ve ekonomik dönüşümü sürekli takip edecek “Sanayi Radarı” projesini de hayata geçireceklerini belirtti.</p>

<p dir="ltr">Dalgakıran, “Silikon Vadisi’nden Shenzhen’a, Seul’den Avrupa’ya kadar dünyada sanayiyi değiştiren gelişmeleri 7 gün 24 saat izleyecek ve sanayicimize taşıyacağız. Sanayicimiz bir gelişmeyi rakibinden sonra değil, mümkün olduğunca önce görecek. İSO yalnızca bugünü değerlendiren değil, geleceği okuyarak üyesini hazırlayan bir kurum olacak.” dedi.</p>

<p dir="ltr">Program kapsamında Türkiye’nin sanayi kapasitesinin ve makine parkının haritasının çıkarılmasının da hedeflendiğini belirten Dalgakıran, mevcut atıl kapasitenin değerlendirilmesi ve ihtiyaç olmayan alanlarda gereksiz kapasite oluşmasının önüne geçilmesi için çalışmalar yapılacağını söyledi.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Rekabetin yeni kuralları İSO’nun gündeminde olacak</strong></h3>

<p dir="ltr">Dalgakıran’ın programında geniş yer verdiği başlıklardan biri de sanayicinin rekabet gücünün artırılması oldu.</p>

<p dir="ltr">“Sanayi Benchmark ve Rekabetçilik Platformu” ile rekabetin değişen unsurlarını ölçmeyi hedeflediklerini belirten Dalgakıran, kaliteli üretimin ve adil rekabet ortamının korunması için piyasa gözetimi ve denetimi ile test laboratuvarlarının güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">Küresel ticarette giderek artan korumacılığa ve Çin kaynaklı rekabet baskısına da değinen Dalgakıran, dünya ticaretinin kurallarının hızlı biçimde değiştiğini söyledi.</p>

<p dir="ltr">Dalgakıran, “Dünya ticaretinin kuralları hızla değişiyor. Çin baskısı ve yeni ticaret düzenine karşı politikalar üretmek zorundayız. Ticaret politikası araçlarının sanayicinin lehine kullanılması ve Türk sanayisinin korumacı dalgaya hazırlıklı olması için çalışacağız.” ifadelerini kullandı.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>“Yapay zekâyı fabrikanın verimlilik aracına dönüştüreceğiz”</strong></h3>

<p dir="ltr">Yeni dönem programında teknolojik ve yeşil dönüşümü ayrı bir stratejik başlık olarak ele aldıklarını belirten Dalgakıran, yapay zekânın sanayi açısından yalnızca teorik bir tartışma olmaktan çıkarılması gerektiğini söyledi.</p>

<p dir="ltr">Yapay zekânın doğrudan verimlilik sağlayan bir araç haline getirilmesini hedeflediklerini belirten Dalgakıran, “Yapay zekâyı fabrikanın verimlilik aracına dönüştüreceğiz.” dedi.</p>

<p dir="ltr">Teknolojinin üretim planlama, kalite kontrol, bakım, enerji yönetimi, tedarik ve satış süreçlerinde somut kazanımlar sağlamasına odaklanacaklarını ifade eden Dalgakıran, yeşil dönüşümün de yalnızca yerine getirilmesi gereken bir yükümlülük olarak görülmemesi gerektiğini belirtti.</p>

<p dir="ltr">Dalgakıran, yeşil dönüşümü rekabet avantajına dönüştürmeyi amaçladıklarını belirterek enerji verimliliği, karbon yönetimi, temiz üretim ve yeşil finansman alanlarında sanayicinin desteklenmesi için çalışmalar yapılacağını kaydetti.</p>

<p dir="ltr">Nitelikli insan kaynağı konusuna da değinen Dalgakıran, mavi yakalı çalışanlardan teknisyenlere, mühendislerden veri uzmanlarına ve yöneticilere kadar sanayinin ihtiyaç duyduğu insan kaynağının yetiştirilmesi amacıyla eğitim ile istihdam arasındaki bağın yeniden kurulacağı programların hazırlanacağını söyledi.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Markalaşma ve yerinde üretim için yeni yaklaşım</strong></h3>

<p dir="ltr">Programın “Pazar” başlığında ise sanayicilere yeni müşteriler, yeni pazarlar ve yeni büyüme alanları kazandırılması hedefleniyor.</p>

<p dir="ltr">Türkiye’nin Avrupa, Orta Doğu, Afrika, Kafkasya ve Orta Asya’nın kesişim noktasındaki konumunun sanayi açısından çok daha etkin değerlendirilmesi gerektiğini belirten Dalgakıran, bu stratejik konumun güvenilir üretim, yakın tedarik ve bölgesel ortaklıklarla ekonomik değere dönüştürülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p dir="ltr">Dalgakıran, “Jeostratejik konumumuzu siparişe ve yatırıma dönüştüreceğiz. Sanayicimizin yalnızca Türkiye’den ihracat yapmasına değil, dünyada büyümesine de yol açacağız. Markalaşma, şirket satın alma, yerinde üretim ve dağıtım ağlarını Türk tedarikçisine açacak bir yaklaşım geliştireceğiz.” diye konuştu.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Sanayici için “Finansman ve Turnaround Masası”</strong></h3>

<p dir="ltr">Finansmana erişimin sanayicinin karşı karşıya bulunduğu en önemli sorunlardan biri olduğunu belirten Dalgakıran, yeni dönemde İSO bünyesinde “Sanayi Finansmanı ve Turnaround Masası” oluşturulmasını planladıklarını açıkladı.</p>

<p dir="ltr">Uluslararası bankalar, ihracat kredi kuruluşları, kalkınma finansmanı kurumları ve yatırım fonları ile sanayiciler arasındaki bağlantının daha güçlü hale getirileceğini belirten Dalgakıran, finansman konusunda sanayicinin yalnız bırakılmayacağını söyledi.</p>

<p dir="ltr">Dalgakıran, “Sanayicimizi finansman konusunda yalnız bırakmayacağız. Türkiye’deki imkânlarla sınırlı kalmayacağız; dünyadaki finansman fırsatlarına erişim konusunda da sanayicimize yol göstereceğiz.” ifadelerini kullandı.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>“Ankara’da sanayicinin sorununu sonuca kadar takip edeceğiz”</strong></h3>

<p dir="ltr">İSO’nun kamu kurumlarıyla ilişkilerinde daha sonuç odaklı bir çalışma modeli oluşturmayı hedeflediklerini belirten Dalgakıran, yeni nesil sanayi planlaması konusunda kamu ile uçtan uca birlikte çalışılması gerektiğini söyledi.</p>

<p dir="ltr">Bu doğrultuda “İSO Ankara Sanayi Destek ve Kamu İlişkileri” yapılanmasının oluşturulacağını açıklayan Dalgakıran, sanayicinin sorunlarının Ankara’da yalnızca ilgili kurumlara iletilmesinin yeterli olmadığını, bu konuların sonuç alıncaya kadar takip edilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p dir="ltr">Dalgakıran, “Doğru projeler ve doğru önerilerle karar masalarındaki yerimizi güçlendireceğiz. Ankara’da sanayicinin sorununu sonuca kadar takip edeceğiz. Üretimi ve yatırımı ekonomi gündeminin merkezine taşıyacağız. Sanayinin milli gelirden aldığı payın artması ve yatırımların hızlanması için güçlü bir gündem oluşturacağız.” dedi.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>“İSO, Türk sanayisinin ortak evi olacak”</strong></h3>

<p dir="ltr">Yeni dönem vizyonunun “Güç” başlığında ise İSO’nun sanayicilerin sahip olduğu bilgi birikimini, sözünü ve itibarını güçlendiren ortak bir platform haline getirilmesi hedefleniyor.</p>

<p dir="ltr">Dalgakıran, federasyonların, konfederasyonların, sektörel derneklerin ve düşünce kuruluşlarının İSO çatısı altında daha güçlü şekilde bir araya gelmesini amaçladıklarını söyledi.</p>

<p dir="ltr">Bu doğrultuda “Yüksek İstişare Konseyi” kurulacağını açıklayan Dalgakıran, söz konusu yapı aracılığıyla sanayi tecrübesi, kamu birikimi ve yeni neslin aynı platformda buluşturulmasının hedeflendiğini belirtti.</p>

<p dir="ltr">Dalgakıran, “İSO, Türk sanayisinin ortak evi olacak. Sanayicimizin yıllar içinde oluşturduğu büyük bir bilgi ve tecrübe birikimi var. Bu birikimi yeni neslin dinamizmiyle ve kamunun tecrübesiyle aynı masada buluşturmak istiyoruz. Çünkü Türkiye’nin sanayide yeni bir sıçrama yapabilmesi ancak ortak akılla mümkün.” ifadelerini kullandı.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Birleştiren ve dinleyen bir İSO hedefleniyor</strong></h3>

<p dir="ltr">Açıkladıkları vizyonun yalnızca bir hedefler listesinden ibaret olmadığını belirten Dalgakıran, yeni dönemde performansın ölçülebilir sonuçlar üzerinden değerlendirileceğini söyledi.</p>

<p dir="ltr">Her hedef için bir sorumlu ve takvim belirleneceğini ifade eden Dalgakıran, ortaya çıkacak sonuçların da ölçülebilir çıktılar üzerinden takip edileceğini ve üyelerle düzenli olarak paylaşılacağını kaydetti.</p>

<p dir="ltr">Dalgakıran, “Her hedefin bir sorumlusu, bir takvimi ve ölçülebilir çıktısı olacak. Sonuçları üyelerimizle düzenli olarak paylaşacağız. Başarımızı ne kadar konuştuğumuzla değil, sanayicimiz için ne kadar sonuç ürettiğimizle ölçeceğiz.” dedi.</p>

<p dir="ltr">Nasıl bir İSO hedeflediklerini de anlatan Dalgakıran; birleştiren, dinleyen, veriye dayalı karar alan, dünyayı takip eden, sanayicisinin yanında duran, kamu ile çözüm üreten, gençleri yeniden üretime çeken ve sanayi politikalarına yön veren bir Oda anlayışı ortaya koyduklarını ifade etti.</p>

<p dir="ltr">Dalgakıran konuşmasını şu sözlerle tamamladı:</p>

<p dir="ltr">“Bu hedefleri birlikte yazdık. İSO’nun gerçek gücü binasında ya da makamlarında değil; sanayicisinin tecrübesinde, üretme iradesinde ve ortak aklındadır. Yeni dönemde bu gücü yeniden harekete geçirmek istiyoruz. Birleştiren, dinleyen, dünyayı takip eden, veriye dayalı karar alan, sanayicisinin yanında duran ve çözüm üreten bir İSO için yola çıkıyoruz. En büyük gücümüz sanayicimizin tecrübesi, ortak aklı ve birlikteliği olacaktır.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/adnan-dalgakiran-iso-baskan-adayligini-acikladi</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 12:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/adnan-dalgakiran.jpeg" type="image/jpeg" length="58538"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[IBIA Başkanı Osman Güler, "Yatak sektörünü dünyada ikinci ülke konumuna getirdik"]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ibia-baskani-osman-guler-yatak-sektoru-dunyada-ikinci-ulke-konumuna-getirdik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ibia-baskani-osman-guler-yatak-sektoru-dunyada-ikinci-ulke-konumuna-getirdik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Avrasya’nın en büyük, dünyanın ise ikinci büyük yatak yan sanayi fuarı olarak düzenlenen IBIA EXPO, 16-19 Eylül 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde sektör profesyonellerini buluşturuyor. 100’ün üzerinde markanın yer aldığı fuar, 90’dan fazla ülkeden uluslararası alıcıları İstanbul’da ağırlıyor. IBIA Derneği Başkanı Osman Güler, Türkiye’nin yatak yan sanayisinde kısa sürede önemli bir üretim ve ihracat gücüne ulaştığını belirterek, fuarın sektörün küresel ölçekte tanınmasına önemli katkı sağladığını söyledi.</strong></p>

<p>Yatak sektörüne hammadde, makine, teknoloji ve komponent sağlayan firmaları bir araya getiren IBIA EXPO, beşinci kez İstanbul’da düzenleniyor. İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilen organizasyon, 19 Eylül’e kadar sektör temsilcileri ve uluslararası alıcılarla buluşmaya devam edecek.</p>

<p>Fuarın kuruluş sürecinin sektörün kendi içindeki ihtiyaçlardan doğduğunu belirten IBIA Başkanı Osman Güler, yatak yan sanayisinde faaliyet gösteren Türk firmalarının uzun yıllar boyunca önemli bir üretim kapasitesine sahip olmasına rağmen sektörü ortak bir çatı altında buluşturacak bir yapının bulunmadığını söyledi.</p>

<p><strong>"Bizi bir araya getirecek bir oluşum yoktu"</strong><br />
Derneğin kuruluş fikrinin yaklaşık yedi-sekiz yıl önce şekillenmeye başladığını anlatan Güler, Rusya'da katıldıkları bir mobilya fuarında sektör temsilcileriyle yaptıkları görüşmelerin bu sürecin başlangıcı olduğunu belirtti. Güler, "Biz bütün dünyada yatak sektörüne hammadde ve teknoloji sağlayan firmalar olarak gerçekten iyi bir konumdaydık. Ancak bizi bir araya getirecek bir oluşum yoktu." dedi.</p>

<p>Rusya'daki fuarda Türkiye'nin önde gelen firmalarının sahipleri ve yöneticileriyle bir araya geldiklerini aktaran Güler, "Rusya'da bir mobilya fuarında Türkiye'nin önde gelen firmalarının sahipleri ve yöneticileriyle bir araya geldik. 'Biz bunu bir dernek haline getirirsek bu organizasyonu daha doğru yaparız' diye düşündük." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Dernekle birlikte uluslararası bir fuar düzenlemenin temel hedeflerden biri olduğunu belirten Güler, "Dernekle birlikte bir fuar organizasyonu yapmak da ana amaçlarımızdan biriydi. Beş yıl önce fuarın ilkini yaptık ve bunun neticelerini gördük." diye konuştu.</p>

<p><strong>"Sektörü dünyada ikinci ülke konumuna getirdik"</strong><br />
IBIA EXPO'nun kısa sürede uluslararası bir buluşma noktasına dönüştüğünü belirten Güler, her yıl yaklaşık 80-100 ülkeden ziyaretçi ağırladıklarını söyledi. Güler, "Kısa sürede bu sektörü dünyada yedinci-sekizinci sıralardan, Çin'den sonra ikinci ülke konumuna getirdik." dedi.</p>

<p>irSektörün ihracatının yaklaşık 1 milyar dolar seviyesinden 3 milyar dolara yükseldiğini belirten Güler, yatak yan sanayisinin Türkiye'nin toplam ihracatındaki payına da dikkat çekti. "Bu sektörün Türkiye'nin toplam ihracatının neredeyse yüzde 1'ini gerçekleştirdiğini söyleyebiliz. Sektör olarak çok bilinmeyen bir sektörüz ama gerçekler var. Bunu da bu fuar sayesinde yaptık diyebiliriz." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Fuar sektör içinde sinerji oluşturdu<br />
IBIA EXPO'nun yalnızca uluslararası alıcılarla Türk firmalarını buluşturan bir ticaret platformu olmadığını belirten Güler, organizasyonun aynı zamanda sektör içindeki iş birliğini de güçlendirdiğini söyledi.</p>

<p>Güler, "Bu fuar bir vesile oldu. Bir taraftan bütün sektöre çalışan firmalar olarak aramızda sinerji yaratarak bir araya geldik. Diğer taraftan organize ettiğimiz bu fuar sayesinde geniş bir çevreye ve geniş bir coğrafi bölgeye ulaşmış olduk." dedi.</p>

<p>Beşinci fuarın ardından organizasyonun periyodunda değişikliğe gidileceğini açıklayan Güler, bundan sonraki süreçte IBIA EXPO'nun iki yılda bir düzenlenmesinin planlandığını söyledi.</p>

<p><strong>IBIA EXPO iki yılda bir düzenlenecek</strong><br />
Sektörel fuarların büyük bölümünün artık iki yılda bir düzenlendiğine dikkat çeken Güler, IBIA EXPO'nun ilk beş yılında her yıl gerçekleştirilmesinin bilinilirliği artırmak açısından önemli olduğunu ifade etti. "Bütün dünyada sektörel fuarlar neredeyse iki yılda bir yapılmaya başladı. Biz önce beş yıl boyunca fuarı her yıl yaparak biraz daha vurgulamak ve fuarın tanınmasını sağlamak istedik." diyen Güler, bundan sonraki dönem için yeni bir model belirlediklerini söyledi.</p>

<p>Almanya'da iki yılda bir düzenlenen Interzum Fuarı'nı örnek gösteren Güler, "Almanya'da iki yılda bir Interzum Fuarı düzenleniyor. Biz de IBIA'yı Interzum Fuarı'nın olmadığı yıllarda yapalım diye karar verdik. Bundan sonra iki yılda bir gerçekleştirmeyi kararlaştırdık." ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Ekonomik koşullara rağmen fuar devam ediyor</strong><br />
Küresel ekonomik koşulların sektörel fuarları da etkilediğini belirten Güler, IBIA EXPO'da katılımın geçen yıla göre gerilemesine rağmen organizasyonu iptal etmediklerini söyledi.</p>

<p>"Talepte azalma yok ancak biliyorsunuz, bütün dünyadaki ekonomik krizin neticesinde birçok firma giderlerini zor karşılıyor. Hatta birçok sektörel fuar iptal oldu." diyen Güler, Dubai'de düzenlenmesi planlanan benzer bir organizasyonun iptal edildiğini örnek gösterdi.</p>

<p>Buna karşın IBIA EXPO'nun gerçekleştirildiğini belirten Güler, "Biz iptal etmedik." dedi. Geçen yılki katılımın yaklaşık yüzde 75'i seviyesinde bir katılım beklediklerini ifade eden Güler, mevcut ekonomik şartlar göz önünde bulundurulduğunda bu seviyeyi olumlu değerlendirdiklerini söyledi.</p>

<p>Güler, "Geçen senenin katılım rakamlarına bakarsak yaklaşık yüzde 75 oranında bir katılım var. Böyle bir dönemde, ekonomik kriz sürecinde bunun gayet normal olduğunu düşünüyoruz." ifadelerini kullandı. Fuar alanının büyüklüğüne ilişkin de bilgi veren Güler, geçen yıl yaklaşık 10 bin metrekarelik alanda gerçekleştirilen organizasyonun bu yıl 7 bin metrekarenin üzerinde bir alanda düzenlendiğini belirtti.</p>

<p><strong>Ziyaretçi çalışmaları bir yılı aşkın süredir devam ediyor</strong><br />
IBIA EXPO'nun uluslararası ziyaretçi profilini güçlendirmek amacıyla kapsamlı bir çalışma yürüttüklerini belirten Güler, yıl boyunca dünyanın farklı bölgelerindeki sektörel fuarlara katıldıklarını söyledi.</p>

<p>Güler, "Biz sektörde yıl içerisinde düzenlenen fuarların tamamına neredeyse katıldık. Brezilya'dan Amerika'ya, Hindistan'dan Çin'e kadar bütün fuarlara katıldık ve bu fuarlarda ziyaretçi çalışmalarımızı gerçekleştirdik." dedi.</p>

<p>Ziyaretçi çalışmalarının yalnızca fuar katılımlarıyla sınırlı kalmadığını belirten Güler, farklı ülkelerdeki yatak üreticileri dernekleriyle de doğrudan iş birliği yaptıklarını söyledi. "Amerika, Polonya, Fransa, Brezilya, Almanya ve birçok ülkedeki yatak üreticileri dernekleriyle birebir çalışarak, onların vasıtasıyla üreticilere ulaştık ve onları fuarımıza davet ettik." ifadelerini kullanan Güler, bu çalışmaların uluslararası ziyaretçi sayısına katkı sağlamasını beklediklerini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"Bu dönem için gayet iyi sayılır"</strong><br />
Fuardaki ziyaretçi trafiğine ilişkin ilk değerlendirmesini de paylaşan Güler, ekonomik koşullar nedeniyle çok yüksek beklenti oluşturmadıklarını ancak mevcut tablonun olumsuz olmadığını söyledi. Güler, "Katılımın bu döneme göre fena olmayacağını düşünüyorum. Bugün de baktığımda kötü değil. Çok parlak değil ama kötü de değil. Hatta bu dönem için gayet iyi bile sayılabilir." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>16-19 Eylül 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi'nde gerçekleştirilen IBIA EXPO'nun, Türkiye'nin yatak yan sanayisindeki üretim ve ihracat kapasitesinin uluslararası pazarlara tanıtılmasına ve sektör firmaları arasında yeni ticari bağlantılar kurulmasına katkı sağlaması hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>RÖPORTAJLAR</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ibia-baskani-osman-guler-yatak-sektoru-dunyada-ikinci-ulke-konumuna-getirdik</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 20:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/m-r-z09493.JPG" type="image/jpeg" length="57996"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bifaş Fuarcılık Başkanı Ümit Vural, "90'dan fazla ülkeden alıcılar IBIA EXPO'da"]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/bifas-fuarcilik-baskani-umit-vural-90dan-fazla-ulkeden-alicilar-ibia-expoda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/bifas-fuarcilik-baskani-umit-vural-90dan-fazla-ulkeden-alicilar-ibia-expoda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="ltr"><strong>Avrasya’nın en büyük, dünyanın ise ikinci büyük yatak yan sanayi fuarı olarak düzenlenen IBIA EXPO, 16-19 Eylül 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde sektör profesyonellerini ağırlıyor. 100’ün üzerinde lider markanın yer aldığı fuar, 90’dan fazla ülkeden binlerce uluslararası alıcıyı İstanbul’da buluşturuyor. BİFAŞ Fuarcılık Başkanı Ümit Vural, fuara yönelik ilginin yüksek olduğunu belirterek, Türkiye’nin yatak üretiminde makineden komponentlere kadar anahtar teslim üretim kapasitesine ulaştığını söyledi.</strong></p>

<p dir="ltr">Yatak sektörünün üretim teknolojileri, makine, hammadde ve yan sanayi alanındaki önemli organizasyonlarından IBIA EXPO, beşinci kez kapılarını açtı. İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen fuar, 19 Eylül’e kadar dünyanın farklı bölgelerinden sektör temsilcilerini ve profesyonel alıcıları bir araya getirecek.</p>

<p dir="ltr">Bu yıl 100’ün üzerinde markanın katıldığı IBIA EXPO’da yatak üretimine yönelik makine ve ekipmanlardan kumaş ve komponentlere, paketleme sistemlerinden test ekipmanlarına kadar geniş bir ürün grubu sergileniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">BİFAŞ Fuarcılık Başkanı Ümit Vural, fuarın beşinci kez düzenlenmesinden duydukları memnuniyeti dile getirerek katılımcıların fuara kapsamlı hazırlık yaptığını söyledi. Vural, "Bugün beşinci kez katılımcılarımız ve ziyaretçilerimizle buluştuk. Fuarımıza çok ciddi ilgi gösterildi. Bu sene çok ciddi firmalarımız hazırlık yaptılar." dedi.</p>

<p dir="ltr">Fuarın makine üreticileri açısından da önemli bir ticari platform sunduğunu belirten Vural, Türkiye'nin yatak üretim ekosisteminin geniş bir ürün yelpazesine sahip olduğunu ifade etti. "Her zaman olduğu gibi yine burada makine firmalarımız yer alıyor. Orta ölçekli makine üretim tesisleri kurabilecek şekilde hazırlık yapmışlardı." diyen Vural, fuarda yatak üretiminin farklı aşamalarına yönelik ürün ve teknolojilerin sergilendiğini söyledi.</p>

<p dir="ltr">Vural, "İğneden ipliğe, kumaştan tüm komponentlere, paketleme ve test ekipmanlarına kadar tüm ürünleri burada sergileme imkânı oldu firmalarımızın." ifadelerini kullandı.</p>

<p dir="ltr"><strong>90’dan fazla ülkeden alıcı İstanbul’da</strong></p>

<p dir="ltr">IBIA EXPO’nun yalnızca Türkiye'deki sektör temsilcilerini değil, dünyanın farklı bölgelerinden profesyonel alıcıları da İstanbul'da buluşturduğunu belirten Vural, uluslararası ziyaretçi çalışmalarının uzun süredir devam ettiğini söyledi.</p>

<p dir="ltr">Fuarın 19 Eylül'e kadar açık olacağını belirten Vural, "Dünyanın her yerinden ziyaretçi ağırlıyoruz. Çeşitli alım heyetleriyle ve uluslararası derneklerle iş birliğimiz bu yıl da devam etti." dedi. Bölgedeki ekonomik ve jeopolitik sorunlara rağmen farklı ülkelerden ziyaretçi ilgisinin sürdüğünü belirten Vural, "Coğrafyamızda ve komşu ülkelerimizde yaşanan sıkıntılara rağmen bu ülkelerden de ziyaretçi bekliyoruz ve şu an için kayıtlarımız gayet iyi gidiyor." diye konuştu.</p>

<p dir="ltr"><strong>Yerli üretim fuarda ağırlıkta</strong></p>

<p dir="ltr">IBIA EXPO'da yerli katılımcıların yabancı katılımcılara kıyasla daha yüksek oranda olduğunu belirten Vural, Uzak Doğu ve Avrupa'dan da firmaların fuarda yer aldığını söyledi. Vural, Türkiye'nin yatak üretim teknolojilerindeki kapasitesine dikkat çekerek, sektörün anahtar teslim üretim tesisleri kurabilecek seviyeye ulaştığını belirtti.</p>

<p dir="ltr">"Bu sektör, anahtar teslimi yatak üretim tesisi yapabilecek bir kapasiteye sahip. Kendi ürünlerimizi, kendi üretim tesislerimizi ve kendi makinelerimizi üretebiliyoruz." ifadelerini kullanan Vural, Türkiye'deki üretim kabiliyetinin fuardaki katılımcı profiline de yansıdığını söyledi.</p>

<p dir="ltr"><strong>Brezilya ve Afrika pazarlarına özel çalışma</strong></p>

<p dir="ltr">Fuarın uluslararası ziyaretçi profilini geliştirmek amacıyla yaklaşık 1,5 yıldır kapsamlı bir çalışma yürüttüklerini belirten Vural, özellikle Brezilya ve Afrika pazarlarına odaklandıklarını söyledi. Bu kapsamda farklı ülkelerde gerçekleştirilen sektörel fuarlara katıldıklarını ve B2B görüşmeleri yaptıklarını belirten Vural, uluslararası kurumlarla kurulan iş birliklerinin de ziyaretçi çalışmalarına katkı sağladığını ifade etti. Vural, "Özellikle Brezilya ve Afrika tarafında B2B görüşmeler yaptık. Oradaki fuarlarda yer aldık." dedi.</p>

<p dir="ltr">Yürütülen çalışmalar kapsamında ticaret odaları, sektör birlikleri ve konsolosluklarla da temas kurulduğunu belirten Vural, "Oradaki dernekler, birlikler, ticaret odaları ve konsolosluklarla iş birliği yaptık. Onların ülkemizdeki bu büyük buluşmaya gelmelerini sağladık." ifadelerini kullandı.</p>

<p dir="ltr"><strong>"Yatak üretmek isteyen herkes A'dan Z'ye her şeyi bulabilir"</strong></p>

<p dir="ltr">IBIA EXPO'nun yatak sektörüne girmek isteyen girişimciler ve üreticiler açısından kapsamlı bir tedarik ve teknoloji platformu sunduğunu belirten Vural, fuarın üretim zincirinin tamamını kapsadığını söyledi.</p>

<p dir="ltr">Vural, fuarın sektöre sunduğu imkanları şöyle değerlendirdi: "Fuarımız, yatak sektörüne girmek veya yatak üretmek isteyen herkesin A'dan Z'ye tüm ürünleri bulabileceği, üretim yapabileceği en iyi ve en uygun şartlarla en gelişmiş teknolojilere ulaşabileceği bir fuar."</p>

<p dir="ltr"><strong>IBIA EXPO iki yılda bir düzenlenecek</strong></p>

<p dir="ltr">IBIA EXPO'nun gelecek dönem organizasyon planına ilişkin de bilgi veren Vural, IBIA Derneği çatısı altında fuarın iki yılda bir düzenlenmesi yönünde çalışmaların sürdüğünü açıkladı. Vural, "IBIA Fuarı'nı 2028'de iki yılda bir yapmak üzere, IBIA Derneği olarak yolumuza devam ediyoruz." dedi.</p>

<p dir="ltr">16 Eylül'de başlayan IBIA EXPO, 19 Eylül 2026'ya kadar İstanbul Fuar Merkezi'nde ziyaretçilerini ağırlamayı sürdürecek. Fuarın, Türkiye'nin yatak yan sanayisindeki üretim gücünü uluslararası alıcılara tanıtması ve yeni ticari bağlantıların kurulmasına katkı sağlaması hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>RÖPORTAJLAR</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/bifas-fuarcilik-baskani-umit-vural-90dan-fazla-ulkeden-alicilar-ibia-expoda</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 20:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/m-r-z09505.JPG" type="image/jpeg" length="65256"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[METALEXPO 2026 İstanbul’da kapılarını açtı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/metalexpo-2026-istanbulda-kapilarini-acti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/metalexpo-2026-istanbulda-kapilarini-acti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Demir-çelik sektörünün önemli buluşma noktalarından METALEXPO, bugün İstanbul Fuar Merkezi’nde kapılarını açtı. 16-18 Eylül 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek fuar, sektörün yerli ve yabancı temsilcilerini İstanbul’da bir araya getiriyor.</strong></p>

<p>Avrasya bölgesinin dinamik demir, çelik ve metal teknolojileri platformlarından Metal Expo İstanbul 2026, 16-18 Eylül 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nin (İFM) 4, 5, 6 ve 7’nci salonlarında yoğun katılımla başladı.</p>

<p>Küresel pazarlarda yeşil dönüşüm, akıllı üretim teknolojileri ve sınırda karbon düzenlemelerinin ticaret ağlarını değiştirdiği bu dönemde fuar; üreticileri, tedarikçileri, teknoloji kullanıcılarını bir araya getiriyor.</p>

<p>Demir-çelik endüstrisi ile sektörel kurumların desteğiyle büyümeyi sürdüren Metal Expo İstanbul, dünyanın farklı bölgelerinden binlerce sektörel alıcı ve karar vericiye ev sahipliği yapıyor.</p>

<p><strong>Sektör temsilcileri İstanbul’da buluştu</strong></p>

<p>METALEXPO İstanbul 2026, Türkiye’den ve farklı ülkelerden katılımcılara ürünlerini, üretim teknolojilerini ve hizmetlerini tanıtma olanağı sağlıyor. Üç gün sürecek fuarda yeni iş bağlantıları, tedarik olanakları ve uluslararası iş birlikleri ele alınacak.</p>

<p>Konferans ve seminer programında demir-çelik sektöründeki dönüşüm, üretim teknolojileri, küresel ticaret koşulları, enerji maliyetleri, karbon düzenlemeleri ve sürdürülebilir üretim konuları görüşülecek. Türkiye’den ve yurt dışından sektör temsilcileri ile kurum ve kuruluşlar, düzenlenecek oturumlarda değerlendirmelerini paylaşacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Fuar dört salonda gerçekleştiriliyor</strong></p>

<p>İstanbul Fuar Merkezi’nin 4, 5, 6 ve 7’nci salonlarında düzenlenen etkinlikte demir-çelik ürünlerinin yanı sıra üretim makineleri, ekipmanlar, otomasyon sistemleri, mühendislik çözümleri ve metal işleme teknolojileri sergileniyor.</p>

<p>SteelRadar’ın medya desteği sağladığı fuar, 18 Eylül 2026 tarihine kadar ziyaret edilebilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/metalexpo-2026-istanbulda-kapilarini-acti</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 19:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/dlkcmlkdc-1.webp" type="image/jpeg" length="34861"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SKY Fuarcılık Genel Müdürü Murat İçer, "Çelik sektörünün tüm üretim zinciri METALEXPO'da"]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/sky-fuarcilik-genel-muduru-murat-icer-celik-sektorunun-tum-uretim-zinciri-metalexpoda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/sky-fuarcilik-genel-muduru-murat-icer-celik-sektorunun-tum-uretim-zinciri-metalexpoda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="ltr"><strong>Demir-çelik sektörünün önemli buluşma noktalarından METALEXPO, 16-18 Eylül 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde sektör temsilcilerini ağırlıyor. SKY Fuarcılık Genel Müdürü Murat İçer, fuarın zorlu piyasa koşullarına rağmen yoğun ve nitelikli ziyaretçi ilgisiyle başladığını belirterek, geçen yıl 20 bin seviyesinde gerçekleşen ziyaretçi sayısının bu yıl da benzer seviyelerde olmasını beklediklerini söyledi. İçer, Türk çelik ekosisteminin Avrupa pazarına açılması amacıyla Romanya’da yeni bir fuar projesi üzerinde çalıştıklarını da açıkladı.</strong></p>

<p dir="ltr">Demir ve çelik sektörünün üreticilerini, tedarikçilerini ve ticaret profesyonellerini bir araya getiren METALEXPO, 8. kez kapılarını açtı. İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen organizasyon, 18 Eylül’e kadar sektörün yerli ve yabancı temsilcilerini ağırlayacak.</p>

<p dir="ltr">Pandemi nedeniyle bir organizasyonun gerçekleştirilemediğini belirten SKY Fuarcılık Genel Müdürü Murat İçer, son üç yıldır fuarı uluslararası nitelikte düzenlediklerini söyledi.</p>

<p dir="ltr">İçer, fuarın ilk gününe ilişkin değerlendirmesinde ziyaretçi profilinin beklentilerin üzerinde olduğunu belirterek, "Ziyaretçi yoğunluğu güzel, niteliği de çok iyi. Standlara yaptığım ziyaretlerde bunu ölçebiliyorum." dedi.</p>

<p dir="ltr"><strong>"Katılımcılar çok iyi hazırlanmış"</strong></p>

<p dir="ltr">Çelik sektöründe son yılların zorlu geçtiğine dikkat çeken İçer, firmaların fuara yaptığı hazırlığın ise dikkat çekici olduğunu ifade etti. Sektör temsilcilerinin önemli maliyetlere rağmen fuara güçlü bir şekilde hazırlandığını belirten İçer, "Böyle zor zamanlarda böyle büyük projelere imza atmak ve bu maliyetlerin altına girmek kolay değil. Çok şık stantlar yapmışlar, çok iyi hazırlanmışlar. Hepsine minnettarız." diye konuştu.</p>

<p dir="ltr">Fuara gelen ziyaretçilerin niteliğinden memnun olduklarını vurgulayan İçer, "Karşılığını da alacaklarını umuyorum. Çünkü gelen ziyaretçinin niteliği çok tatmin edici." ifadelerini kullandı.</p>

<p dir="ltr"><strong>Hedef 22 bin ziyaretçi</strong></p>

<p dir="ltr">METALEXPO'nun ziyaretçi hedeflerine de değinen İçer, geçen yıl yaklaşık 20 bin ziyaretçiye ulaştıklarını, 2026 yılında da benzer bir seviyeyi hedeflediklerini söyledi. İçer, "Geçen sene 20 bin bandında ziyaretçiye ulaşmıştık. Bu sene yeniden o seviyelerde, 22 bin civarında bir ziyaretçi sayısına ulaşacağımızı düşünüyorum." dedi.</p>

<p dir="ltr">Uluslararası ziyaretçi konusunda da istikrarlı bir tablo yakaladıklarını belirten İçer, her yıl yaklaşık 2.000 yabancı ziyaretçiyi fuarda ağırladıklarını ifade etti.</p>

<p dir="ltr">İçer, demir-çelik sektörünün kendine özgü ziyaretçi profiline sahip olduğunu belirterek, "Buraya gelenler demir-çelik ticareti için gelen insanlar. Sayıları çok fazla değil ama ne aradıklarını bilen insanlar geliyor." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p dir="ltr"><strong>Çelik sektörünün tüm üretim zinciri fuarda</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">METALEXPO'da çelik sektörünün farklı üretim aşamalarında faaliyet gösteren firmalar bir araya geliyor. Sıvı çelik üretiminden nihai mamule kadar geniş bir yelpazeye yayılan katılımcı profili, fuarın sektördeki kapsamını ortaya koyuyor.</p>

<p dir="ltr">İçer, "Çelik endüstrisinin sıvı çelik üretenlerinden tutun mamule kadar her katmanından katılımcımız var." dedi.</p>

<p dir="ltr">Erdemir, Tosyalı ve Kardemir gibi ana üreticilerin yanı sıra bu firmalardan tedarik edilen ürünleri işleyen ve farklı mamullere dönüştüren çok sayıda şirketin de fuarda yer aldığını belirten İçer, "Yassı mamul yapan, kutu profil üreten, inşaat demiri yapan çok sayıda firma burada. Gerçek anlamıyla bir çelik endüstrisi fuarı." ifadelerini kullandı.</p>

<p dir="ltr"><strong>"Burada mühendislikten ziyade ticaret konuşuluyor"</strong></p>

<p dir="ltr">METALEXPO'nun diğer sektörel organizasyonlardan ayrılan yönünün ticaret odaklı yapısı olduğunu vurgulayan İçer, fuarda teknik üretim süreçlerinden çok alıcı ve satıcı arasındaki ticari beklentilerin öne çıktığını söyledi.</p>

<p dir="ltr">İçer, "Bizim fuarımızda işin mühendisliğinden ziyade ticareti konuşuluyor. Kimin neyi, nasıl yaptığından ziyade insanların ilgisini çeken şey; ne kadar ve ne zaman teslim alırım. Bu konular konuşuluyor." dedi. Bu yapının, doğrudan ticari bağlantı kurmak isteyen sektör profesyonellerini fuarın merkezine taşıdığına dikkat çekildi.</p>

<p dir="ltr"><strong>Zorlu piyasa koşullarına rağmen güçlü başlangıç</strong></p>

<p dir="ltr">Küresel çelik sektöründe son üç yıldır önemli dalgalanmalar yaşandığını belirten Murat İçer, buna rağmen METALEXPO'ya yönelik ilgiden olumlu bir tablo gördüklerini söyledi. İçer, "Bu kadar iyisini beklemiyordum. Son üç yıldır çelik endüstrisi çok zorlanıyor. Globalde de durum böyle. Ancak bu fuara hazırlanışları itibarıyla firmalar çok iyi hazırlanmışlar." ifadelerini kullandı.</p>

<p dir="ltr"><strong>Türk çelik ekosistemi için Avrupa'ya yeni kapı</strong></p>

<p dir="ltr">METALEXPO'nun gelecek dönemine ilişkin planlarını da paylaşan İçer, organizasyonun uluslararası boyutunu daha da genişletmek istediklerini açıkladı. Bir sonraki METALEXPO'nun ardından Avrupa Birliği içerisinde, Romanya'da yeni bir fuar projesini hayata geçirmeyi planladıklarını belirten İçer, projenin henüz kesinleşmediğini ancak ön çalışmaların tamamlandığını söyledi.</p>

<p dir="ltr">İçer, "Metal Expo sadece bir demir-çelik fuarı olmaktan ziyade Türk çelik ekosisteminin Avrupa Birliği'ne giriş kapısı olacak." dedi. Projeyi sektördeki katılımcı firmalarla da görüştüklerini belirten İçer, "Buradaki katılımcı paydaşlarımızla paylaştığımızda bizi destekliyorlar. Bu fikre sıcak bakıyorlar. Şimdi uygulama ayağına geçiyoruz." ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ, RÖPORTAJLAR</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/sky-fuarcilik-genel-muduru-murat-icer-celik-sektorunun-tum-uretim-zinciri-metalexpoda</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 19:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/lmvsldmv.JPG" type="image/jpeg" length="99645"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TABA Başkanı Fatih Akbulut, "AFEX İstanbul, Türkiye-Afrika ticaretinde 40 milyar dolarlık hacim"]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/taba-baskani-fatih-akbulut-afex-istanbul-turkiye-afrika-ticaretinde-40-milyar-dolarlik-hacim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/taba-baskani-fatih-akbulut-afex-istanbul-turkiye-afrika-ticaretinde-40-milyar-dolarlik-hacim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="ltr"><strong>Türk-Afrika İş Adamları Derneği (TABA) Başkanı Fatih Akbulut, AFEX İstanbul'un Türkiye ile Afrika arasındaki ticari ilişkilerin geliştirilmesine katkı sağlayacak önemli bir buluşma platformu olduğunu belirtti. Genel ziyaretçiye kapalı olarak düzenlenen organizasyonda 2 bin delege, 90'ın üzerinde firma ve çok sayıda iş insanı, bakan ve diplomatik heyet bir araya geliyor. Akbulut, Türkiye ile Afrika arasındaki ticaret hacminin yıllar içerisinde 4,5 milyar dolardan 40 milyar dolar seviyesine yükseldiğini belirterek, düzenledikleri organizasyonların bu artışa önemli katkı sunduğunu ifade etti.</strong></p>

<p dir="ltr">Türkiye ile Afrika arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesine yönelik önemli organizasyonlardan biri olan AFEX İstanbul kapılarını açtı. İki gün sürecek etkinlik, iş dünyasının yanı sıra devlet temsilcileri ve diplomatik heyetleri de bir araya getiriyor.</p>

<p dir="ltr">Genel ziyaretçiye açık bir fuar formatından farklı olarak, akreditasyon sistemiyle gerçekleştirilen AFEX İstanbul'da Afrika ile doğrudan ticari bağlantısı bulunan şirketler, iş insanları, delegeler ve ilgili kurum temsilcileri buluşuyor.</p>

<p dir="ltr">Organizasyonun yapısına ilişkin bilgi veren TABA Başkanı Fatih Akbulut, etkinliğin hedef odaklı bir iş modeliyle gerçekleştirildiğini söyledi.</p>

<p dir="ltr"><strong>"Genel ziyaretçiye kapalı, hedef odaklı bir organizasyon"</strong></p>

<p dir="ltr">AFEX İstanbul'un klasik fuar anlayışından farklı bir yapıya sahip olduğunu belirten Akbulut, organizasyona katılımcıların belirli kriterler doğrultusunda kabul edildiğini ifade etti.</p>

<p dir="ltr">Akbulut, "Bizim organizasyonumuz kapalı bir organizasyon. Kapalıdan kastımız, genel ziyaretçiye kapalı olması. Ağırlıklı olarak delege akreditasyonu almış kişiler organizasyona katılıyor. Konuyla alakası olmayan veya doğrudan odak noktası Afrika olmayan kişilerin gerek ziyaretçi gerekse katılımcı olarak organizasyona dahil olmasını istemiyoruz." dedi.</p>

<p dir="ltr">Bu yaklaşımın organizasyondaki katılımcı sayısını sınırlı tuttuğunu ancak doğrudan ticari temas kurulmasına imkan sağladığını belirten Akbulut, "Doğal olarak bizde çok büyük rakamlar olmuyor. Organizasyon içerisinde toplam 2 bin delege bulunuyor." ifadelerini kullandı.</p>

<p dir="ltr">AFEX İstanbul'da Türkiye'nin yanı sıra Afrika ülkelerinden ve farklı ülkelerden gelen iş insanlarının da yer aldığını belirten Akbulut, organizasyona kamu ve diplomasi dünyasından da önemli isimlerin katıldığını söyledi.</p>

<p dir="ltr">Akbulut, "Bu 2 bin delegenin içerisinde Türkiye'den katılan firmalar ve iş insanlarının yanı sıra yurt dışından, gerek Afrika'dan gerekse başka ülkelerden gelen iş insanları bulunuyor. Bunun yanında bakanlar ve diplomatik heyetler de organizasyonda yer alıyor." diye konuştu.</p>

<p dir="ltr"><strong>90'ın üzerinde firma bir araya geliyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">İki gün sürecek AFEX İstanbul'un ilk gününün yoğun bir katılımla başladığını belirten Akbulut, organizasyonda 90'ın üzerinde firmanın yer aldığını açıkladı.</p>

<p dir="ltr">Akbulut, "Toplamda 90'ın üzerinde firma yer alıyor. Bunların yaklaşık 30'u B2B alanında faaliyet gösteriyor. 60'tan fazla firma ise fuar katılımcısı olarak organizasyonda bulunuyor." dedi. Organizasyonda farklı sektörlerden şirketlerin yanı sıra Afrika pazarına açılmak isteyen Türk firmalarının da doğrudan temas kurabileceği bir ortam oluşturuluyor.</p>

<p dir="ltr"><strong>B2B görüşmelerinde hedef doğrudan ticari temas</strong></p>

<p dir="ltr">AFEX İstanbul'un önemli bölümlerinden birini B2B görüşmeleri oluşturuyor. Bu bölümde yer alan şirketlerin daha hızlı ve doğrudan sonuç almayı hedefleyen firmalardan oluştuğunu belirten Akbulut, matchmaking çalışmalarına da özel önem verdiklerini söyledi.</p>

<p dir="ltr">"B2B alanında genellikle stand kurmak istemeyen, daha hızlı bir şekilde sonuca ulaşmak isteyen şirketler katılım gösteriyor." diyen Akbulut, organizasyon öncesinde Afrika ülkelerinde yürüttükleri çalışmalarla şirketlerin faaliyet alanlarını belirlediklerini ve buna göre eşleştirmeler yaptıklarını ifade etti.</p>

<p dir="ltr">Akbulut, "Biz de yaptığımız duyurularda, özellikle Afrika tarafında yürüttüğümüz çalışmalarda B2B alanındaki şirketlerin hangi sektörlerde faaliyet gösterdiğini öğreniyoruz. Daha sonra bu bilgiler doğrultusunda şirketlerle ilgili matchmaking yapmaya çalışıyoruz." ifadelerini kullandı.</p>

<p dir="ltr">Bu model sayesinde firmaların yalnızca fuar alanında karşılaşmasının değil, faaliyet alanları ve ticari hedefleri birbirine uygun şirketlerle doğrudan görüşmesinin amaçlandığını belirten Akbulut, organizasyonun ticari bağlantıların geliştirilmesine odaklandığını vurguladı.</p>

<p dir="ltr"><strong>Türkiye-Afrika ticaretinde 40 milyar dolarlık hacim</strong></p>

<p dir="ltr">TABA'nın yıllardır Türkiye ile Afrika arasındaki ticari ilişkilerin geliştirilmesine yönelik çalışmalar yürüttüğünü belirten Akbulut, dernek bünyesinde bugüne kadar 10 binden fazla Afrikalı iş insanının Türkiye'de ağırlandığını söyledi.</p>

<p dir="ltr">Türkiye-Afrika ticaretindeki büyümeye de dikkat çeken Akbulut, geçmiş yıllardaki organizasyonlardan bugüne kadar önemli bir dönüşüm yaşandığını belirtti. "Yıllar içerisinde Türkiye'de 10 binin üzerinde Afrikalı iş insanı ağırladık." diyen Akbulut, sözlerini şöyle sürdürdü: "İlk B2B organizasyonlarımızdan ve iş insanlarını bir araya getirdiğimiz etkinliklerden bugüne kadar Türkiye ile Afrika arasındaki ticaret hacmi 4,5 milyar dolar seviyesinden bugün 40 milyar dolar seviyesine çıktı."</p>

<p dir="ltr"><strong>"Bu artışta bizim de ciddi katkımız olduğunu düşünüyoruz"</strong></p>

<p dir="ltr">Ticaret hacmindeki artışın tek bir organizasyon ya da kurum üzerinden doğrudan ölçülmesinin mümkün olmadığını belirten Akbulut, buna rağmen TABA'nın uzun yıllara yayılan çalışmalarının ticari ilişkilerin gelişmesine katkı sunduğunu ifade etti.</p>

<p dir="ltr">AFEX İstanbul'un da bu anlayışın devamı niteliğinde olduğunu belirten Akbulut, Türkiye'deki şirketlerle Afrika'daki iş dünyası arasında yeni ticari bağlantılar kurulmasını ve mevcut ilişkilerin daha ileri taşınmasını hedeflediklerini kaydetti.</p>

<p dir="ltr"><strong>İki gün boyunca iş dünyasının buluşma noktası olacak</strong></p>

<p dir="ltr">Türkiye ile Afrika arasındaki ticaret ve yatırım ilişkilerine odaklanan AFEX İstanbul, iki gün boyunca iş insanları, şirket temsilcileri, kamu görevlileri ve diplomatik heyetleri ağırlamaya devam edecek.</p>

<p dir="ltr">Organizasyonda fuar alanlarının yanı sıra B2B görüşmeleri ve ikili iş bağlantılarının geliştirilmesine yönelik toplantılar gerçekleştirilecek. Etkinliğin, özellikle Afrika pazarında yeni iş fırsatları arayan Türk şirketleri ile Türkiye'de yatırım ve ticaret imkanlarını değerlendiren Afrikalı firmalar arasında yeni bağlantılar kurulmasına zemin oluşturması bekleniyor.</p>

<p dir="ltr">TABA'nın organizasyona verdiği destekle gerçekleştirilen AFEX İstanbul, Türkiye-Afrika ekonomik ilişkilerinin geliştirilmesine yönelik iş dünyası buluşmalarının önemli örneklerinden biri olarak çalışmalarını sürdürecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>RÖPORTAJLAR</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/taba-baskani-fatih-akbulut-afex-istanbul-turkiye-afrika-ticaretinde-40-milyar-dolarlik-hacim</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 19:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/dmlkdmd.JPG" type="image/jpeg" length="21687"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Formula 1, 6 yıl sonra İstanbul'a dönüyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/formula-1-6-yil-sonra-istanbula-donuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/formula-1-6-yil-sonra-istanbula-donuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Formula 1'in 2027 yarış takvimi açıklandı. TOSFED İstanbul Park, 1-3 Ekim 2027 tarihlerinde Formula 1 Turkish Grand Prix'ye ev sahipliği yapacak. Türkiye, 2027-2031 yılları arasında Formula 1 yarışlarına yeniden ev sahipliği yapacak.</strong></p>

<p>Formula 1 heyecanı, altı yıllık aranın ardından İstanbul'a geri dönüyor. Formula 1 yönetiminin açıkladığı 2027 FIA Formula 1 Dünya Şampiyonası takvimine göre, Türkiye Grand Prix'si 1-3 Ekim 2027 tarihlerinde TOSFED İstanbul Park'ta gerçekleştirilecek.</p>

<p>Hafta sonu programı 1 Ekim Cuma günü antrenman turlarıyla başlayacak. 2 Ekim Cumartesi günü sıralama turları yapılırken, 3 Ekim Pazar günü sezonun önemli yarışlarından biri İstanbul'da koşulacak.</p>

<p>Formula 1'in Türkiye'ye dönüşüyle birlikte İstanbul, dünyanın önde gelen motor sporları organizasyonlarından birine yeniden ev sahipliği yapacak. Turkish Grand Prix, TOSFED İstanbul Park'ta 10. kez düzenlenecek.</p>

<p><strong>Yarışın adresi yine İstanbul Park</strong><br />
Yaklaşık 5,3 kilometrelik TOSFED İstanbul Park, belirgin kot farkları, hızlı virajları ve geçiş imkanlarıyla Formula 1 takviminin teknik açıdan dikkat çeken pistleri arasında yer alıyor.</p>

<p>Pistin simge bölümlerinden biri olan çoklu apeksli 8. viraj, pilotlar açısından önemli bir mücadele noktası olacak. Pistteki hız, ritim ve teknik zorlukların yarış boyunca rekabeti artırması bekleniyor.</p>

<p>Formula 1'in İstanbul'a dönüşünün spor turizminin yanı sıra şehir ekonomisi ve Türkiye'nin uluslararası tanıtımına da katkı sağlaması hedefleniyor.</p>

<p><strong>Bakan Ersoy: "Hazırlıklarımızda vites yükseltiyoruz"</strong><br />
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 2027 yarış takviminin açıklanmasının organizasyon hazırlıkları açısından önemli bir aşama olduğunu belirtti.</p>

<p>Ersoy, İstanbul'un tarihi, kültürü, gastronomisi ve yaşam tarzını Formula 1'in küresel erişimiyle buluşturacak projeler üzerinde çalışacaklarını ifade ederek, organizasyonun spor turizmine ve şehir ekonomisine katkı sağlamasının hedeflendiğini söyledi.</p>

<p><strong>Bakan Bak: "Türkiye olarak hazırız"</strong><br />
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak ise Türkiye'nin büyük uluslararası spor organizasyonlarına ev sahipliği konusundaki deneyimine dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Formula 1 Turkish Grand Prix 2027'nin Türkiye'nin uluslararası spor organizasyonlarındaki konumunu güçlendirecek etkinliklerden biri olacağını belirten Bak, İstanbul'da dünyaya hitap eden bir Formula 1 organizasyonu gerçekleştirmek için hazırlıkların sürdüğünü kaydetti.</p>

<p>İstanbul Park yeniden yarış standartlarına hazırlanıyor<br />
Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu (TOSFED) Başkanı Eren Üçlertoprağı da 2027 yarışına yönelik çalışmaların başladığını açıkladı.</p>

<p>Üçlertoprağı, yarışa kadar TOSFED İstanbul Park'ın Formula 1'in gerektirdiği standartlara göre modernize edileceğini belirterek, Türkiye'deki yarış tutkunları ve yurt dışından gelecek ziyaretçiler için kapsamlı bir yarış deneyimi hazırlamayı hedeflediklerini söyledi.</p>

<p><strong>İstanbul'un küresel tanıtımı hızlanacak</strong><br />
Formula 1'in Türkiye takvimine yeniden dahil edilmesiyle organizasyonun uluslararası tanıtım çalışmaları da hız kazanacak.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) tarafından hazırlanan "Catch It If You Can" tanıtım filminin 300 milyondan fazla görüntülenmeye ulaştığı belirtildi.</p>

<p>Önümüzdeki dönemde İstanbul'un Formula 1 üzerinden küresel görünürlüğünün; uluslararası medya projeleri, dijital kampanyalar ve içerik üreticileriyle yapılacak iş birlikleriyle artırılması planlanıyor.</p>

<p><strong>2027-2031 arasında İstanbul'da Formula 1</strong><br />
Formula 1 Turkish Grand Prix'nin yeniden takvime alınması, TOSFED'in uzun süredir yürüttüğü çalışmaların yanı sıra Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın destekleriyle gerçekleşti.</p>

<p>Buna göre Formula 1 yarışlarının 2027-2031 yılları arasında TOSFED organizasyonunda TOSFED İstanbul Park'ta düzenlenmesi planlanıyor. İstanbul'da beş yıl boyunca gerçekleşecek yarışlar için hazırlıkların önümüzdeki dönemde hız kazanması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/formula-1-6-yil-sonra-istanbula-donuyor</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 18:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1789501967-f1-2021-turkey-1.jpeg" type="image/jpeg" length="60662"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Madencilikte Hedef 7 Milyar Dolarlık İhracat]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/madencilikte-hedef-7-milyar-dolarlik-ihracat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/madencilikte-hedef-7-milyar-dolarlik-ihracat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye’nin maden ihracatı, 2026 yılının Ocak-Ağustos döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 19,5 artarak 4 milyar 729 milyon dolara yükseldi. İstanbul Maden İhracatçıları Birliği (İMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Metin Çekiç, sektörün yılı 7 milyar dolarlık ihracatla tamamlamasını hedeflediklerini açıkladı. Çekiç, yeni yönetim olarak göreve geldikleri ilk günden itibaren madencilik sektörünün sorunlarını ve çözüm önerilerini ilgili bakanlıklar ve kamu kurumlarıyla paylaşmaya başladıklarını belirterek, kamu tarafından sektöre sağlanan desteğin önemine dikkat çekti.</strong></p>

<p>Sektörün önündeki sorunların çözülmesi ve yatırım ortamının güçlendirilmesi halinde Türkiye’nin madencilikte 30 milyar dolarlık ihracat potansiyeline ulaşabileceğini ifade eden Çekiç, kamu ve sektörün ortak hedefler doğrultusunda hareket etmesinin önemini vurguladı.</p>

<p>Türkiye madencilik sektörü, yılın ilk sekiz ayında ihracat performansını önemli ölçüde artırdı. 2025’in Ocak-Ağustos döneminde 3 milyar 957 milyon dolar olan maden ihracatı, 2026’nın aynı döneminde yüzde 19,5 artışla 4 milyar 729 milyon dolara ulaştı. Böylece sektör, geçen yılın aynı dönemine kıyasla ihracatına yaklaşık 772 milyon dolar ekledi.</p>

<p>Alt sektörler bazında da ihracat artışı kaydedildi. Metalik cevherler ihracatı yüzde 29,5 yükselerek 1 milyar 923 milyon dolara çıkarken, doğal taş ihracatı yüzde 5,1 artışla 1 milyar 391 milyon dolara ulaştı. Endüstriyel mineraller ihracatı ise yüzde 14,6 artarak 890,6 milyon dolar seviyesine yükseldi.</p>

<p><strong>Yıl Sonu Hedefi 7 Milyar Dolar</strong></p>

<p>İlk sekiz aylık verilerin sektörün üretim ve ihracat kapasitesini ortaya koyduğunu belirten İMİB Yönetim Kurulu Başkanı Metin Çekiç, yılın kalan bölümünde de ihracattaki yükselişin sürdürülmesini hedeflediklerini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çekiç, “İlk sekiz ayda yüzde 19,5’lik artışla 4 milyar 729 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdik. Önümüzde yılın son dört ayı bulunuyor ve hedefimiz 2026’yı 7 milyar dolarlık ihracatla tamamlamak. Ancak bizim için hedef yalnızca bir yıllık ihracat rakamından ibaret değil. Türkiye’nin sahip olduğu rezervler, maden çeşitliliği, üretim kabiliyeti ve ihracatçı firmalarımızın gücü, çok daha büyük hedeflere ulaşabileceğimizi gösteriyor” dedi.</p>

<p><strong>Kamu ile Sektör Arasında Diyalog Güçleniyor</strong></p>

<p>Yeni yönetim döneminde sektörün karşı karşıya olduğu sorunların çözümünü öncelikli gündem maddelerinden biri olarak belirlediklerini aktaran Çekiç, bu kapsamda kamu kurumlarıyla yoğun bir temas trafiği yürüttüklerini ifade etti.</p>

<p>Çekiç, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Dr. Alparslan Bayraktar, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, AK Parti TBMM Grup Başkanı Abdullah Güler, Ticaret Bakan Yardımcıları Mustafa Tuzcu, Sezai Uçarmak ve Özgür Volkan Ağar, Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey ve Orman Genel Müdürlüğü İzin ve İrtifak Dairesi Başkanı Aytunç Nane ile görüşmeler gerçekleştirdiklerini belirtti.</p>

<p>İlgili bakanlıklar ve kamu kurumlarıyla yapılan temaslarda, üretim ve ihracatı doğrudan etkileyen konuların ele alındığını kaydeden Çekiç, sektörün yalnızca sorunlarını gündeme getirmediğini, aynı zamanda her başlık için çözüm önerilerini de kamu yöneticileriyle paylaştığını söyledi.</p>

<p><strong>Öngörülebilir Yatırım Ortamı Vurgusu</strong></p>

<p>Ruhsat ve izin süreçleri, finansmana erişim, devlet hakkı uygulamaları, çevresel izinler, yatırım koşulları ve ihracatçıların uluslararası rekabet gücü gibi başlıkların kamu ile yapılan görüşmelerde değerlendirildiğini belirten Çekiç, madencilik yatırımlarının uzun vadeli planlamalar gerektirdiğine dikkat çekti.</p>

<p>Yeni yatırımların hayata geçirilmesi, mevcut tesis ve üretim kapasitesinin geliştirilmesi ve ihracatın artırılması için öngörülebilir ve sürdürülebilir bir yatırım ortamının gerekli olduğunu ifade eden Çekiç, kamu ile sektör arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesinin Türkiye ekonomisine doğrudan katkı sağlayacağını dile getirdi.</p>

<p>Çekiç, “Biz sektör olarak sorunlarımızı biliyoruz. Ancak yalnızca sorunları dile getiren bir yaklaşım içinde değiliz. Her sorunun karşısında bir çözüm önerisi geliştirmeye çalışıyoruz. Görüşmelerimizde sektörümüzün beklentilerini de bu anlayışla aktarıyoruz. Kamu tarafında sektörümüzün sorunlarının dinlenmesini, madenciliğin Türkiye ekonomisi açısından taşıdığı değerin görülmesini ve çözüm konusunda ortaya konulan iradeyi son derece kıymetli buluyoruz. Madencilik sektörü ile kamu arasındaki güçlü iş birliği, Türkiye’nin üretimine ve ihracatına doğrudan katkı sağlayacaktır” diye konuştu.</p>

<p><i><strong>“30 Milyar Dolar Türkiye’nin Gerçek Potansiyeli”</strong></i></p>

<p>Türkiye’nin sahip olduğu maden çeşitliliği ve rezervlerin sektörün mevcut ihracat rakamlarının üzerinde bir potansiyele işaret ettiğini belirten Çekiç, uzun vadeli hedeflerinin 30 milyar dolarlık ihracata ulaşmak olduğunu söyledi.</p>

<p><img alt="Metin Çekiç-4" class="detail-photo img-fluid" height="637" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/metin-cekic-4.png" width="1060" /></p>

<p>Türkiye’nin yalnızca doğal kaynaklarını çıkaran değil, bu kaynakları işleyerek katma değerli ürünlere dönüştüren ve dünya pazarlarına sunan bir üretim yapısına yönelmesi gerektiğini vurgulayan Çekiç, “Bugün 7 milyar dolarlık yıl sonu hedefinden söz ediyoruz. Ancak Türkiye madenciliğinin gerçek potansiyeline baktığımızda çok daha büyük bir rakam görüyoruz. Sektörümüzün 30 milyar dolarlık ihracat yapabilecek güce sahip olduğuna inanıyoruz. Bunun için yer altındaki kaynaklarımızı ekonomiye kazandırmamız, yeni yatırımları teşvik etmemiz, mevcut üretim kapasitesini artırmamız ve katma değerli üretime daha fazla ağırlık vermemiz gerekiyor. Aynı zamanda ihracatçılarımızın küresel pazarlardaki rekabet gücünü desteklemeliyiz. Temel sorunlarda çözüm sağlandıkça bugün ifade ettiğimiz potansiyelin adım adım gerçeğe dönüşeceğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Sektörle Doğrudan Temas Sürüyor</strong></p>

<p>İMİB’in yeni yönetim döneminde kamu temaslarının yanı sıra sektör temsilcileriyle doğrudan iletişime de önem verildiğini belirten Çekiç, farklı maden gruplarının beklentilerini sahadan dinlediklerini söyledi.</p>

<p>Üretim bölgelerine gerçekleştirilen ziyaretler ve düzenlenen sektörel istişare toplantılarıyla sorunların yerinde değerlendirildiğini aktaran Çekiç, ihracatın artırılmasına yönelik çalışmaların yanı sıra Türk madenlerinin uluslararası pazarlardaki görünürlüğünün güçlendirilmesi ve yeni pazarlara erişimin geliştirilmesine yönelik faaliyetlerin de sürdürüldüğünü ifade etti.</p>

<p><i><strong>“Önce İnsan, Sonra Çevre, Sonra Maden”</strong></i></p>

<p>İMİB Yönetim Kurulu olarak sektörün tüm paydaşlarıyla birlikte hareket eden bir yönetim anlayışını benimsediklerini belirten Çekiç, çalışmalarını hem kamu hem de saha ile eş zamanlı sürdürdüklerini söyledi.</p>

<p>Çekiç, “Bir taraftan sektörümüzün sorunlarını bakanlarımız ve bakan yardımcılarımızla doğrudan paylaşıyor, çözüm için kamu kurumlarımızla temaslarımızı sürdürüyoruz. Diğer taraftan sahaya giderek üreticimizi ve ihracatçımızı dinliyoruz. Önümüzde uzun bir yol var. Bu dönemde sektörümüzün tüm paydaşlarını ortak hedefler etrafında buluşturmak istiyoruz. Daha fazla üretim, daha fazla katma değer ve daha fazla ihracat için çalışacağız. Hedefimiz, Türkiye madenciliğinin sahip olduğu gerçek gücü ekonomiye kazandırmak ve 30 milyar dolarlık ihracat potansiyeline giden yolu birlikte açmak” dedi.</p>

<p>Çekiç, büyüme hedeflerinin insan ve çevre odağında şekillendiğini belirterek, “Bütün bunları yaparken ‘Önce insan, sonra çevre, sonra maden’ anlayışıyla hareket ediyoruz. Madenciliğin geleceğini yalnızca üretim ve ihracat rakamları üzerinden değerlendirmiyoruz. İnsan hayatını ve emeğini merkeze alan, çevreye karşı sorumluluklarını yerine getiren bir madencilik anlayışını önemsiyoruz. Kaynaklarımızı ekonomiye kazandırırken doğayı korumayı ve faaliyet gösterdiğimiz bölgelerde sürdürülebilir bir değer oluşturmayı temel önceliklerimiz arasında görüyoruz. Türkiye’nin madencilikte büyümesinin de bu anlayış doğrultusunda gerçekleşmesi gerektiğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/madencilikte-hedef-7-milyar-dolarlik-ihracat</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 18:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/imib-basin.png" type="image/jpeg" length="83338"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Borusan EnBW Enerji’den “Doğanın Dilini Öğreniyorum-3” Projesine Destek]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/borusan-enbw-enerjiden-gencleri-doga-ve-surdurulebilir-enerjiyle-bulusturan-doganin-dilini-ogreniyorum-3-projesine-de</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/borusan-enbw-enerjiden-gencleri-doga-ve-surdurulebilir-enerjiyle-bulusturan-doganin-dilini-ogreniyorum-3-projesine-de" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TÜBİTAK 4004 Doğa Eğitimi ve Bilim Okulları Destekleme Programı kapsamında hayata geçirilen “Doğanın Dilini Öğreniyorum-3” projesi, lise öğrencilerini uygulamalı doğa eğitimi, biyoçeşitlilik ve sürdürülebilirlik çalışmalarıyla buluşturdu. Bursa Kız Lisesi öncülüğünde gerçekleştirilen projeye destek veren Borusan Grubu şirketlerinden Borusan EnBW Enerji, öğrencileri Harmanlık Rüzgâr Enerji Santrali’nde (RES) ağırlayarak yenilenebilir enerji üretimi, çevresel süreçler ve sürdürülebilirlik uygulamalarını sahada deneyimlemelerine imkân sağladı.</p>

<p>Bursa Kız Lisesi Biyoloji Öğretmeni ve Uzman Biyolog Emine Poyraz’ın yürütücülüğünde, Bursa Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nurhayat Dalkıran’ın proje uzmanlığında gerçekleştirilen program, 31 Ağustos-5 Eylül 2026 tarihleri arasında Bursa’da düzenlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TÜBİTAK 4004 kapsamında desteklenen projenin temel amacı, öğrencilerin doğayı tanıma ve koruma bilincini geliştirmek, doğal kaynakların sürdürülebilir kalkınma anlayışı doğrultusunda kullanılmasının ve gelecek nesillere aktarılmasının önemini ortaya koymaktı. Bu doğrultuda Osmangazi, Nilüfer ve Yıldırım ilçelerinde yaşayan, farklı devlet liselerinde eğitim gören ve 10. sınıftan 11. sınıfa geçen 36 öğrenci, doğayla iç içe çok yönlü bir eğitim programına katıldı.</p>

<h3>Doğa Açık Hava Laboratuvarına Dönüştü</h3>

<p>Program kapsamında öğrenciler doğayı yalnızca teorik bilgiler üzerinden değil, gözlem, inceleme ve uygulamaya dayalı çalışmalarla keşfetti. Doğal alanların birer açık hava laboratuvarı olarak ele alındığı eğitimlerde öğrenciler, ekosistemleri sorgulayıcı ve bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirme fırsatı buldu.</p>

<p>Altı gün boyunca öğrenciler; ekosistemler, canlı ve cansız çevre unsurları, doğal denge, biyolojik ve ekolojik çeşitlilik, jeomorfolojik oluşumlar, atık yönetimi, yaban hayatı, orman yangınları, çevre kirliliği ve küresel iklim değişikliği gibi konuların yanı sıra doğal, tarihi ve kültürel miras, milli parklar ve korunan alanlar hakkında alanında uzman isimlerden bilgi aldı.</p>

<p>Uludağ Milli Parkı, Uluabat Gölü, Karacabey Longoz Ormanları, Nilüfer Çayı ve Aktopraklık Höyük Arkeoparkı gibi farklı doğal ve kültürel alanlarda gerçekleştirilen uygulamalarla öğrenciler, doğadaki ilişkileri ve döngüleri yerinde gözlemledi. Çalışmalar kapsamında insanın ekosistem içerisindeki rolü de ele alınırken, öğrencilerin çevre okuryazarlığının geliştirilmesi, biyolojik çeşitliliğin korunmasına yönelik farkındalıklarının artırılması ve çevreye karşı sorumluluk duygularının güçlendirilmesi hedeflendi.</p>

<h3>Harmanlık RES’te Yenilenebilir Enerji Deneyimi</h3>

<p>Projenin beşinci gününde gerçekleştirilen uygulamalı eğitimlerin adresi Harmanlık Rüzgâr Enerji Santrali oldu. Bursa’nın Karacabey ilçesinde faaliyet gösteren ve 16 rüzgâr türbininden oluşan 55,2 MW kurulu güce sahip Harmanlık RES’te öğrencileri Borusan EnBW Enerji ağırladı.</p>

<p>Şirketin tesis ekibi ve uzman biyoloğunun eşlik ettiği saha programında öğrenciler, rüzgâr enerjisinin çalışma prensiplerini, yenilenebilir enerji üretim süreçlerini ve tesis bünyesinde yürütülen çevresel çalışmalar ile sürdürülebilirlik uygulamalarını yerinde inceleme fırsatı buldu.</p>

<p>“Sürdürülebilir Enerji Yolculuğu: Harmanlık Rüzgâr Enerji Santrali” başlıklı saha eğitiminin ardından “Doğadan Güç Alıyoruz: Rüzgâr Enerjisi ve Sürdürülebilir Gelecek, RES Santrallerinin Ekosisteme Etkisi” başlıklı oturum gerçekleştirildi. Oturumlarda rüzgâr enerjisinin temiz enerji dönüşümündeki rolü, yenilenebilir enerji yatırımlarının çevreyle uyumlu biçimde planlanmasının önemi ve biyoçeşitliliğin korunmasına yönelik yaklaşımlar ele alındı.</p>

<p>Altı gün süren “Doğanın Dilini Öğreniyorum-3” projesiyle öğrencilerin bilimsel gözlem becerilerinin geliştirilmesi, çevresel farkındalıklarının artırılması ve doğayla kurdukları bağın güçlendirilmesi amaçlandı. Program, proje çıktılarının değerlendirilmesinin ardından düzenlenen sertifika töreniyle tamamlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/borusan-enbw-enerjiden-gencleri-doga-ve-surdurulebilir-enerjiyle-bulusturan-doganin-dilini-ogreniyorum-3-projesine-de</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 18:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1789547431-borusan-en-b-w-enerji-t-u-b-i-t-a-k4004-1.jpg" type="image/jpeg" length="48659"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TEKNOFEST 2026 Heyecanı Diyarbakır’da Başladı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/teknofest-2026-heyecani-diyarbakirda-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/teknofest-2026-heyecani-diyarbakirda-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Dünyanın en büyük Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali TEKNOFEST, 2026 yılında teknoloji yarışmalarının önemli duraklarından biri olan Diyarbakır’da genç teknoloji meraklılarını ve geleceğin mühendislerini bir araya getiriyor. TEKNOFEST 2026 kapsamında kentte 11 farklı teknoloji yarışmasının finali gerçekleştirilecek. Bu yarışmaların üçü 16-18 Eylül tarihlerinde Dicle Üniversitesinde, sekizi ise 18-20 Eylül tarihlerinde Mezopotamya Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezinde düzenlenecek.</strong></p>

<p>Diyarbakır’da finali gerçekleştirilecek 11 yarışmaya toplam 571 bin 586 takım ve 1 milyon 326 bin 322 takım üyesi başvuruda bulundu. Değerlendirme süreçlerinin tamamlanmasının ardından 677 takım ve 2 bin 925 yarışmacı finalist olmaya hak kazandı.</p>

<p>Finaller, Türkiye’nin yanı sıra Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Kosova, Afganistan, Pakistan, Bangladeş, Azerbaycan, İtalya, İngiltere, Gürcistan, Amerika Birleşik Devletleri, Yunanistan ve Endonezya’dan yarışmacıları da Diyarbakır’da buluşturacak. Böylece 13 farklı ülkeden finalist takımlar, geliştirdikleri teknoloji ve projelerle dereceye girebilmek için yarışacak.</p>

<p><strong>Dicle Üniversitesinde Üç Yarışmanın Final Heyecanı</strong></p>

<p>Diyarbakır’daki TEKNOFEST yarışmalarının ilk durağı Dicle Üniversitesi olacak. 16-18 Eylül 2026 tarihleri arasında üniversitede üç farklı yarışmanın finali gerçekleştirilecek.</p>

<p>SANKO yürütücülüğünde düzenlenen İnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması Ortaokul Seviyesinde 189 bin 701 takım başvurusu arasından finale kalan 101 takım mücadele edecek. Yarışmada öğrenciler; astronomi ve uzay teknolojileri, doğa bilimleri ve çevresel farkındalık, sağlık ve iyi yaşam teknolojileri ile eğitim teknolojileri gibi farklı alanlarda geliştirdikleri projeleri sunacak.</p>

<p>İnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması Lise Seviyesi ise AFAD, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve İGA yürütücülüğünde gerçekleştirilecek. Toplam 250 bin 637 takımın başvurduğu yarışmada Türkiye’nin yanı sıra Afganistan, Bangladeş, Kosova ve Pakistan’dan 78 finalist takım yer alacak.</p>

<p>Dicle Üniversitesindeki bir diğer yarışma ise Sağlıkta Yapay Zeka Yarışması olacak. T.C. Sağlık Bakanlığı ve TÜSEB yürütücülüğünde düzenlenen yarışmada 4 bin 127 başvuru arasından seçilen 63 takım finale çıkacak. Lise seviyesinde kardiyoloji, üniversite ve üzeri seviyede ise genetik alanında yapay zeka tabanlı yenilikçi çözümler değerlendirilecek.</p>

<p><strong>Mezopotamya Fuar Alanında Sekiz Yarışma Düzenlenecek</strong></p>

<p>TEKNOFEST 2026 kapsamında Diyarbakır’daki ikinci final noktası Mezopotamya Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi olacak. 18-20 Eylül tarihleri arasında teknoloji ve mühendisliğin farklı alanlarını kapsayan sekiz yarışmanın finali burada gerçekleştirilecek.</p>

<p>T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yürütücülüğündeki Sanayide Robotik Uygulamalar Yarışması, TEI yürütücülüğündeki Jet Motor Tasarım Yarışması, TÜBİTAK yürütücülüğündeki İnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması İlkokul Seviyesi ve Biyoteknoloji İnovasyon Yarışması, finalist takımları Diyarbakır’da buluşturacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bunun yanı sıra ASELSAN, TÜBİTAK ve CEZERİ yürütücülüğündeki Havacılıkta Yapay Zeka Yarışması, TÜBİTAK ve YONGATEK yürütücülüğündeki Çip Tasarım Yarışması, ASELSAN yürütücülüğündeki Elektronik Harp Yarışması ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yürütücülüğündeki TEKNOFEST Mesleki Yetenek Yarışması da Mezopotamya Fuar Alanında gerçekleştirilecek.</p>

<p>Elektronik Harp Yarışması, dereceye giren takımlara verilecek ödüllerle de öne çıkıyor. Yarışmada birinci takıma 500 bin TL, ikinci takıma 400 bin TL, üçüncü takıma ise 300 bin TL ödül verilecek. Bunun yanı sıra En İyi Takım Ruhu, En İyi Sistem Mimarisi, En İyi Yapay Zeka Teknoloji Uygulamaları ve En İyi Kullanıcı Arayüz Yazılımı gibi özel ödüller de sahiplerini bulacak.</p>

<p>TEKNOFEST Mesleki Yetenek Yarışması ise gençlerin farklı mesleki becerilerini ortaya koymasına imkan sağlayacak. Kaynakçılık, marangozluk, elektrik tesisatı, PCB montajı, mekatronik, orta gerilim teknolojileri ve akıllı fabrika sistemleri programlama gibi birçok alanda yarışmacılar yeteneklerini sergileyecek. Üniversite seviyesinde dereceye giren birinci takım 500 bin TL ödülün sahibi olacak.</p>

<p><strong>571 Binden Fazla Takım Diyarbakır’daki Finallerde Yarışacak</strong></p>

<p>Diyarbakır’da gerçekleştirilecek 11 yarışma, ilkokul seviyesinden üniversite ve üzeri eğitim düzeyine kadar farklı yaş gruplarından gençleri aynı teknoloji ekosisteminde buluşturacak. Yapay zeka, sağlık, biyoteknoloji, çip tasarımı, elektronik harp, jet motorları, robotik sistemler ve mesleki teknolojiler gibi stratejik alanlarda geliştirilen projeler final sürecinde sergilenecek.</p>

<p>TEKNOFEST 2026 teknoloji yarışmalarının tamamında ise 62 ana kategori ve 145 alt kategoride Türkiye’nin 81 ilinden ve 97 ülkeden yoğun katılım sağlandı. Yarışmalara 730 binin üzerinde takım ve 1 milyon 600 binin üzerinde yarışmacı başvurdu. Yarışmacılara 100 milyon TL’nin üzerinde maddi destek sağlanırken, toplamda 75 milyon TL’nin üzerinde ödül verilecek.</p>

<p>TEKNOFEST Güneydoğu ise 30 Eylül-4 Ekim 2026 tarihleri arasında Şanlıurfa GAP Havalimanında düzenlenecek. Diyarbakır’da 16 Eylül’de başlayan teknoloji yarışmaları, TEKNOFEST Güneydoğu öncesinde bölgedeki gençleri bilim, teknoloji, mühendislik ve inovasyon alanlarında bir araya getirerek festival sürecinin önemli duraklarından birini oluşturacak.</p>

<p><strong>TEKNOFEST 2026 Diyarbakır Yarışma Takvimi</strong></p>

<p><strong>16-18 Eylül 2026 – Dicle Üniversitesi</strong></p>

<ul>
 <li>İnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması – Ortaokul Seviyesi</li>
 <li>İnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması – Lise Seviyesi</li>
 <li>Sağlıkta Yapay Zeka Yarışması</li>
</ul>

<p><strong>18-20 Eylül 2026 – Mezopotamya Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi</strong></p>

<ul>
 <li>Sanayide Robotik Uygulamalar Yarışması</li>
 <li>Jet Motor Tasarım Yarışması</li>
 <li>İnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması – İlkokul Seviyesi</li>
 <li>Havacılıkta Yapay Zeka Yarışması</li>
 <li>Biyoteknoloji İnovasyon Yarışması</li>
 <li>Çip Tasarım Yarışması</li>
 <li>Elektronik Harp Yarışması</li>
 <li>TEKNOFEST Mesleki Yetenek Yarışması</li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Festival Haberleri</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/teknofest-2026-heyecani-diyarbakirda-basladi</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 18:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1789567291-diyarbak-r.jpeg" type="image/jpeg" length="80580"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Geri Sayım Başladı: Formula 1®, 3 Ekim 2027’de İstanbul’a Dönüyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/geri-sayim-basladi-formula-1-3-ekim-2027de-istanbula-donuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/geri-sayim-basladi-formula-1-3-ekim-2027de-istanbula-donuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Formula 1® yönetimi, 2027 FIA Formula 1 Dünya Şampiyonası™ takvimini açıkladı. Buna göre TOSFED İstanbul Park, 1-3 Ekim 2027 tarihleri arasında FORMULA 1 TURKISH GRAND PRIX’e ev sahipliği yapacak. FORMULA 1 TURKISH GRAND PRIX, 1 ve 2 Ekim tarihlerinde gerçekleştirilecek antrenman ve sıralama turlarıyla başlayacak. 3 Ekim Pazar günü ise uzun bir aranın ardından beş kırmızı ışık yeniden TOSFED İstanbul Park’ta yanacak.</strong></p>

<p>Altı yıllık aranın ardından Formula 1® heyecanı, dünyanın en iyi pilotları ile binlerce Formula 1® tutkununu kıtaları buluşturan İstanbul’da yeniden bir araya getirecek. TURKISH GRAND PRIX, şampiyonanın teknik açıdan en zorlu pistleri arasında gösterilen TOSFED İstanbul Park’ta 10. kez düzenlenecek.</p>

<p><strong>TOSFED İstanbul Park’ta Hız ve Teknik Mücadele</strong></p>

<p>Pilotlar, araç ve sürücü performansını aynı anda zorlayan, belirgin kot farklarına ve geçiş fırsatlarına sahip yaklaşık 5,3 kilometrelik TOSFED İstanbul Park pistinde mücadele edecek.</p>

<p>Pisti dünya çapında tanınır hale getiren çoklu apeksli 8. viraj, pilotlar için önemli bir teknik mücadele alanı olurken Formula 1® seyircisinin de en fazla ilgi gösterdiği bölümlerden biri olacak. Hız, ritim ve teknik zorlukları bir arada sunan pistte taraftarlar, rekabetin yüksek olduğu yarışlara ve heyecan dolu anlara tanıklık edecek.</p>

<p>Formula 1®’in Türkiye’ye dönüşüyle İstanbul, dünyanın en prestijli spor organizasyonlarından birine yeniden ev sahipliği yapacak. Organizasyonun spor turizmine, şehir ekonomisine, uluslararası medya görünürlüğüne ve Türkiye’nin marka değerine katkı sağlaması bekleniyor.</p>

<p><i><strong>“Yarış Takviminin Açıklanmasıyla Biz de Vites Yükseltiyoruz”</strong></i></p>

<p><img alt="1789501967 F1 2021 Turkey" class="detail-photo img-fluid" height="1333" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1789501967-f1-2021-turkey.jpeg" width="2000" /></p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, yarış takviminin açıklanmasının FORMULA 1 TURKISH GRAND PRIX 2027 hazırlıkları açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu belirtti.</p>

<p>Ersoy, “Formula 1® yarış takviminin açıklanmasıyla birlikte, biz de hazırlıklarımızda vites yükseltiyoruz. Önümüzdeki süreçte İstanbul’un tarihini, kültürünü, gastronomisini ve yaşam tarzını Formula 1®’in küresel etkisiyle buluşturan önemli projeleri hayata geçireceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye’nin uluslararası spor organizasyonlarındaki güçlü konumunu daha da ileriye taşımak üzere önemli adımlar atıyoruz. Amacımız başarılı bir FORMULA 1 TURKISH GRAND PRIX 2027 organizasyonuyla spor turizmini canlandırmak ve İstanbul ekonomisine katkıda bulunmak” ifadelerini kullandı.</p>

<p><i><strong>“Türkiye Olarak Hazırız”</strong></i></p>

<p>Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak ise Türkiye’nin uluslararası spor organizasyonları açısından önemli bir destinasyon haline geldiğine dikkat çekti.</p>

<p>Bak, “Türkiye artık yalnızca uluslararası spor organizasyonlarına ev sahipliği yapan değil, dünyanın en büyük spor organizasyonlarının adresi olan bir ülkedir. FORMULA 1 TURKISH GRAND PRIX 2027 de bunun en güçlü örneklerinden biri olacaktır. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde oluşturduğumuz güçlü spor altyapımız ve büyük organizasyon tecrübemizle, İstanbul’da tüm dünyaya yakışır bir Formula 1® deneyimi yaşatacağımıza inanıyorum. Türkiye olarak hazırız ve bu büyük organizasyonu heyecanla bekliyoruz” dedi.</p>

<p><i><strong>“TOSFED İstanbul Park Formula 1®’e Hazırlanıyor”</strong></i></p>

<p>Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu (TOSFED) Başkanı Eren Üçlertoprağı, yarış için hazırlıkların tüm hızıyla sürdüğünü belirtti.</p>

<p>Üçlertoprağı, “Yarışa kadar TOSFED İstanbul Park’ı F1®’in en yüksek standartlarına göre modernize ederken, tüm seyircilerimize benzersiz bir yarış deneyimi yaşatmayı hedefliyoruz. Ülkemizdeki yarış tutkunlarını ve yabancı misafirlerimizi şimdiden TURKISH GRAND PRIX heyecanını paylaşmaya davet ediyoruz” açıklamasında bulundu.</p>

<p><strong>TGA’nın “Catch It If You Can” Filmi 300 Milyondan Fazla İzlenmeye Ulaştı</strong></p>

<p>Yarış tarihinin kesinleşmesiyle birlikte FORMULA 1 TURKISH GRAND PRIX 2027’ye yönelik uluslararası tanıtım çalışmalarında da yeni bir aşamaya geçildi. Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) tarafından hazırlanan “Catch It If You Can” tanıtım filmi, 300 milyondan fazla görüntülenmeye ulaştı.</p>

<p>Önümüzdeki dönemde İstanbul’un küresel görünürlüğünün; uluslararası medya projeleri, dijital kampanyalar, uluslararası içerik üreticileriyle gerçekleştirilecek iş birlikleri ve İstanbul merkezli küresel tanıtım çalışmalarıyla daha da artırılması hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>FORMULA 1 TURKISH GRAND PRIX 2027, TOSFED’in uzun yıllara yayılan girişim ve çalışmaları sonucunda, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın destekleriyle yeniden yarış takvimine dahil edildi.</p>

<p>Formula 1® yarışları, 2027-2031 yılları arasında TOSFED organizasyonunda TOSFED İstanbul Park’ta gerçekleştirilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/geri-sayim-basladi-formula-1-3-ekim-2027de-istanbula-donuyor</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 18:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1789502744-2021-turkish-g-p.jpg" type="image/jpeg" length="83763"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TURKA ve Altınay Robot’tan araç muayenesinde yerli teknoloji hamlesi]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/turka-ve-altinay-robottan-arac-muayenesinde-yerli-teknoloji-hamlesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/turka-ve-altinay-robottan-arac-muayenesinde-yerli-teknoloji-hamlesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>TURKA ile Altınay Robot Teknolojileri, araç muayene süreçlerinde yapay zekâ ve robotik teknolojilerin kullanımına yönelik stratejik iş birliğine imza attı. Türkiye’de geliştirilecek ve test edilecek teknolojilerin ilerleyen dönemde uluslararası pazarlara ihraç edilmesi hedefleniyor.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araç muayene hizmetlerinde yeni nesil teknolojilerin kullanımını artırmayı hedefleyen TURKA, Altınay Robot Teknolojileri ile iş birliği gerçekleştirdi. Anlaşma kapsamında geliştirilecek robotik sistemlerin, fiziksel ölçüm ve kontrol gerektiren işlemleri daha hızlı, standart ve tekrarlanabilir hale getirmesi planlanıyor.</p>

<p>İş birliği çerçevesinde robotik mekanizmaların tasarımı, sistem entegrasyonu, kontrol altyapısı ve saha uygulamaları Altınay Robot Teknolojileri tarafından yürütülecek. Altınay Robot Grubu bünyesindeki GRASS (Gelişmiş Robot ve Akıllı Sanayi Sistemleri) tarafından geliştirilecek endüstriyel robotların; görüntüleme, sensör ve ölçüm teknolojileriyle entegre çalışması öngörülüyor.</p>

<p>Yeni sistemlerin özellikle araçların erişimi zor noktalarında gerçekleştirilen ölçüm ve kontrol operasyonlarında kullanılması planlanıyor. Teknolojinin TURKA’nın Türkiye genelindeki operasyonlarına ihtiyaçlara göre kademeli olarak entegre edilmesi hedefleniyor.</p>

<p><strong>Ar-Ge ve test merkezi İstanbul’da olacak</strong><br />
İstanbul Arnavutköy’de faaliyete geçen TURKA Yeni Nesil Araç Muayene Örnek Merkezi, geliştirilecek sistemlerin test edilmesi ve saha koşullarına uyarlanması amacıyla Ar-Ge ve test merkezi olarak kullanılacak.</p>

<p>TURKA ile Altınay Robot arasındaki iş birliğinin önemli başlıklarından birini ise yerli teknoloji geliştirme ve ihracat hedefi oluşturuyor. Altınay Robot Teknolojileri’nin 30 yılı aşkın mühendislik deneyimi ve GRASS platformu kapsamında geliştirdiği yerli robot teknolojilerinin, TURKA’nın araç muayene operasyonlarıyla birleştirilmesi planlanıyor.</p>

<p><strong>Hedef, Türkiye’de geliştirip dünyaya ihraç etmek</strong><br />
TURKA İcra Kurulu Üyesi Serhan Salman, iş birliğinin Türkiye’nin araç muayene teknolojileri alanındaki konumunu geliştirmeyi amaçladığını belirtti.</p>

<p>Salman, 15 Ağustos 2027'den itibaren devralacakları araç muayene sisteminde yerli ve milli teknolojilere önem verdiklerini ifade ederek, Türkiye’de geliştirilen ve test edilen teknolojileri ilerleyen süreçte uluslararası pazarlara taşımayı hedeflediklerini söyledi.</p>

<p>Robotik sistemlerin fiziksel ölçüm, hassas kontrol ve tekrarlanabilirlik gerektiren operasyonlarda giderek daha fazla kullanıldığını belirten Salman, bu teknolojilerin TURKA’nın operasyonlarında özellikle araçların erişimi zor noktalarındaki ölçüm ve kontrol işlemlerinde kullanılmasının planlandığını aktardı.</p>

<p>Salman, geliştirilecek sistemlerin ölçüm verilerini dijital olarak kaydetmesine ve diğer sistemlerle ilişkilendirmesine olanak sağlayacağını belirterek, teknolojinin teknisyenlerin karar süreçlerini destekleyeceğini ifade etti. Nihai değerlendirme ve muayene kararının ise mevzuat ve yetkili muayene personelinin sorumluluğunda olacağını vurguladı.</p>

<p><strong>GRASS platformu araç muayenesine uyarlanacak</strong><br />
Altınay Teknoloji Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Altınay da iş birliğinin, şirketin uzun yıllara dayanan robotik ve otomasyon deneyiminin araç muayene sektörüne aktarılması açısından önemli olduğunu belirtti.</p>

<p>Altınay, yerli mühendislikle geliştirilen GRASS platformunun TURKA’nın araç muayene konseptiyle bir araya getirileceğini ve robotik sistemlerin fiziksel denetim operasyonlarında kullanılacağını söyledi.</p>

<p>Geliştirilecek altyapının, araçların ulaşılması güç noktalarında yüksek hassasiyetli ölçüm, tekrarlanabilir sonuçlar ve dijital veri akışı sağlaması hedefleniyor. Böylece ölçüm süreçlerinin daha fazla standardize edilmesi ve elde edilen verilerin izlenebilirliğinin artırılması amaçlanıyor.</p>

<p><strong>Uygulama alanı zamanla genişleyecek</strong><br />
TURKA, 15 Ağustos 2027'de başlayacak yeni dönemde Türkiye genelindeki araç muayene hizmetlerini 20 yıl boyunca yürütmeyi planlıyor.</p>

<p>Altınay Robot Teknolojileri ile geliştirilecek robotik ve yapay zekâ destekli teknolojilerin kapsamının ise yeni dönemin ilerleyen yıllarında genişletilmesi hedefleniyor. İş birliğiyle Türkiye’de geliştirilen araç muayene teknolojilerinin uluslararası pazarlarda kullanılabilecek bir modele dönüştürülmesi amaçlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/turka-ve-altinay-robottan-arac-muayenesinde-yerli-teknoloji-hamlesi</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 17:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/vn.JPG" type="image/jpeg" length="75314"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
