<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Fuar Dergisi</title>
    <link>https://www.fuardergisi.com.tr</link>
    <description>Fuar Dergisi, ulusal ve uluslararası fuarlar, sektörel yenilikler ve ekonomi dünyasındaki en önemli gelişmeleri takip eden profesyoneller için kapsamlı analizler, röportajlar ve özel haberler sunar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>"Türkiye'nin ilk ve tek ulusal Fuar, Kongre ve Festival dergisi</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 10 Aug 2026 22:38:07 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rabia Deniz Kılınçkaya: Türk Seramiğinin En Büyük Avantajı El İşçiliği]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/rabia-deniz-kilinckaya-turk-seramiginin-en-buyuk-avantaji-el-isciligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rabia-deniz-kilinckaya-turk-seramiginin-en-buyuk-avantaji-el-isciligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Sakura Seramik Kurucusu ve Tasarımcı Rabia Deniz Kılınçkaya, Türk seramiğinin dünya pazarında öne çıkmasını sağlayan en önemli unsurun güçlü el işçiliği geleneği olduğunu belirterek, “Teknolojiyi zanaatkârlıkla buluşturabilirsek küresel rekabette çok daha güçlü bir konuma ulaşabiliriz” dedi. Kılınçkaya, Türkiye’nin tasarım konusunda güçlü bir üretim altyapısına sahip olduğunu, asıl ihtiyacın ise bu tasarımları doğru marka hikâyeleriyle dünyaya anlatmak olduğunu vurguladı.</strong></p>

<p>Türkiye’nin köklü seramik geleneği, küresel pazarda rekabet gücünü artırmaya devam ederken sektörün geleceğinde geleneksel zanaatkârlık ile dijital teknolojilerin birlikte kullanılması öne çıkıyor. Büyük ölçekli yatırımlarla büyüyen sektörün yanı sıra küçük ve orta ölçekli atölyeler de artan maliyetler ve fiyat baskısı karşısında üretimlerini sürdürülebilir hale getirmeye çalışıyor.</p>

<p>Sakura Seramik Kurucusu ve Tasarımcı <strong>Rabia Deniz Kılınçkaya</strong>, Türkiye’nin küresel seramik pazarındaki en önemli avantajının nesilden nesile aktarılan el işçiliği kültürü olduğunu söyledi. Kılınçkaya’ya göre bu mirasın yapay zekâ ve dijital üretim teknolojileriyle desteklenmesi, Türk seramiğinin uluslararası pazarlarda daha güçlü ve ayırt edilebilir bir konuma ulaşmasını sağlayabilir.</p>

<p>Kılınçkaya, sektörün geleceğinin yalnızca büyük sanayi kuruluşlarının yatırımlarıyla şekillenmemesi gerektiğine dikkat çekerek, el emeğiyle katma değer yaratan küçük üreticilerin de korunmasının önem taşıdığını belirtti.</p>

<p><strong>“Seramik kültürünü yaşatan ve sektöre özgünlük kazandıran yapı bu üreticilerdir”</strong> diyen Kılınçkaya, geleneksel üretim kültürünün korunmasının Türkiye’nin küresel pazardaki farklılaşması açısından kritik olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>Dünyadaki en büyük avantajımız el işçiliği</strong></p>

<p>Rabia Deniz Kılınçkaya’nın seramik alanındaki üretimleri Türkiye sınırlarını da aşıyor. Yeme-içme sektörüne yönelik tasarladığı seramik ürünler İsviçre ve Almanya’daki restoranlarda kullanılıyor. Kılınçkaya, elde ettiği ihracat deneyimini önümüzdeki dönemde Sakura Seramik markasına da taşımayı hedefliyor.</p>

<p>Sakura Seramik ürünlerinin yurt dışı pazarlara açılması için çalışmalar sürerken, markanın ihracatına başlanması planlanıyor.</p>

<p>Türk üreticisinin uluslararası pazardaki en önemli avantajının el işçiliği olduğunu vurgulayan Kılınçkaya, geleneksel ustalığın, detaylara verilen önemin ve insan emeğinin Türk seramiğini standart seri üretimden farklılaştırdığını söyledi.</p>

<p>Kılınçkaya, teknolojinin zanaatkârlıkla bir araya getirilmesinin ürünlerde özgünlüğü ve katma değeri artırabileceğini belirterek, bu birlikteliğin Türkiye’nin küresel rekabetteki konumunu güçlendireceğini kaydetti.</p>

<p><strong>Yapay zekâ tasarım süreçlerini dönüştürüyor</strong></p>

<p>Yapay zekâ ve dijital üretim teknolojilerinin seramik sektöründe yeni bir dönüşüm sürecini başlattığını ifade eden Kılınçkaya, bu teknolojilerin tasarım süreçlerine sağladığı en önemli katkılardan birinin müşteri beklentilerinin daha doğru analiz edilmesi olduğunu söyledi.</p>

<p>Yapay zekâ sayesinde tasarım fikirlerinin kısa sürede gerçeğe yakın görsellere dönüştürülebildiğini belirten Kılınçkaya, böylece müşterilerin üretim başlamadan önce ortaya çıkacak ürünü daha net şekilde görebildiğini ifade etti.</p>

<p>Bu teknolojilerin tasarımcıların fikirlerini müşterilere aktarmasını da kolaylaştırdığını dile getiren Kılınçkaya, dijital araçların yaratıcı sürecin yerine geçmekten ziyade tasarım ile müşteri arasındaki iletişimi güçlendiren bir araç olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“Tasarımımız güçlü, hikâyemizi yeterince anlatamıyoruz”</strong></p>

<p>Türkiye’nin tasarım markaları oluşturma konusunda güçlü bir üretim altyapısına sahip olduğunu belirten Kılınçkaya, Türkiye’nin temel eksikliğinin tasarım üretmekten çok, bu tasarımları doğru marka hikâyeleriyle uluslararası pazarlara aktarabilmek olduğunu ifade etti.</p>

<p>Küresel tüketicinin artık yalnızca bir ürünü değil, o ürünün hikâyesini, üreticisini ve arkasındaki emeği de satın aldığını belirten Kılınçkaya, tasarım kadar marka iletişiminin ve doğru tanıtım stratejisinin de uluslararası başarı açısından önemli olduğunu söyledi.</p>

<p>Kılınçkaya, Türkiye’nin sahip olduğu üretim gücünün güçlü bir marka anlatısıyla desteklenmesi halinde yerli tasarım markalarının dünya pazarlarında daha görünür hale gelebileceğini vurguladı.</p>

<p><strong>Küresel trendler yerli üretimi yeniden şekillendiriyor</strong></p>

<p>Üretim kapasitesini gelen talepler doğrultusunda genişleten Kılınçkaya, Kütahya’daki 16 farklı atölyeyi üretim ağına dahil etti. Bu yapı sayesinde ürün çeşitliliğini artırırken, bölgedeki küçük seramik atölyelerinin korunmasına ve gelişmesine de katkı sağlamayı hedefliyor.</p>

<p>Dünyada son dönemde öne çıkan doğal malzeme kullanımı, sürdürülebilirlik, el işçiliği ve kişiselleştirilmiş üretim anlayışının Türkiye’deki tasarım ve üretim süreçlerini de etkilediğini belirten Kılınçkaya, küresel trendlerin birebir takip edilmesinden ziyade Türkiye’nin kendi zanaatkârlık mirasıyla yeniden yorumlanmasının daha önemli olduğunu söyledi.</p>

<p>Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı ve köklü el işçiliği kültürü sayesinde dünya trendlerini özgün tasarımlara dönüştürme potansiyeline sahip olduğunu ifade eden Kılınçkaya, küresel rekabette kalıcı bir fark yaratmanın yolunun da bu özgün üretim anlayışından geçtiğini kaydetti.</p>

<p><strong>Rabia Deniz Kılınçkaya kimdir?</strong></p>

<p>Rabia Deniz Kılınçkaya, 12 yıllık peyzaj tasarımı ve uygulama deneyimini seramik alanındaki ilgisiyle birleştirerek girişimcilik yolculuğuna başlayan tasarımcı ve girişimcidir.</p>

<p>Bodrum’da yaşayan Kılınçkaya’nın seramikle tanışması, kızının doğumunun ardından başladı. İlk etapta hobi olarak ilgilendiği seramik, zaman içerisinde profesyonel üretim alanına dönüştü.</p>

<p>Peyzaj uygulama ve proje deneyiminin ardından saksı ithalatıyla girişimcilik çalışmalarına başlayan Kılınçkaya, ilerleyen süreçte saksıları kendisi tasarlayarak seramikten üretmeye başladı. Peyzaj, tasarım ve seramiği bir araya getiren bu yaklaşım, daha sonra <strong>Çamurda</strong> ve <strong>Sakura Seramik</strong> markalarının temelini oluşturdu.</p>

<p>Bugün Sakura Seramik’in kurucusu olarak çalışmalarını sürdüren Kılınçkaya, özgün ve işlevsel seramik tasarımlar geliştirmeye devam ediyor. Türkiye’nin ilk seramik separatör üreticisi olan Sakura Seramik ile sektöre yenilikçi ürünler kazandıran Kılınçkaya, Çamurda markasıyla da el yapımı seramik ürünler tasarlayıp üretiyor.</p>

<p>Kılınçkaya’nın tasarımları arasında Türkiye’nin farklı bölgelerine ulaştırılan Sirtaki tabakları da bulunuyor. Peyzaj uygulamalarından seramik tasarımına uzanan kariyerinde farklı disiplinleri bir araya getiren tasarım anlayışını sürdüren Kılınçkaya, üretim ve geliştirme çalışmalarına devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/rabia-deniz-kilinckaya-turk-seramiginin-en-buyuk-avantaji-el-isciligi</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 19:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-10-at-72809-pm.jpeg" type="image/jpeg" length="83186"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DHL Express Türkiye’ye yapay zeka alanında Altın Stevie Ödülü]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/dhl-express-turkiyeye-yapay-zeka-alaninda-altin-stevie-odulu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/dhl-express-turkiyeye-yapay-zeka-alaninda-altin-stevie-odulu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>DHL Express Türkiye, lojistik operasyonlarında yapay zeka destekli karar mekanizmalarını geliştirdiği Geologic AI projesiyle, Stevie Awards for Technology Excellence kapsamında Yapay Zeka kategorisinde “Yılın Yeni Ürünü” dalında Altın Stevie Ödülü kazandı.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>DHL Express Türkiye, teknoloji ve inovasyon alanındaki çalışmalarını uluslararası bir ödülle taçlandırdı. Şirketin lojistik süreçlerinde yapay zeka destekli karar alma mekanizmalarını merkeze alan <strong>“Geologic AI: AI-Powered Delivery Intelligence for Express Logistics”</strong> projesi, bu yıl üçüncüsü düzenlenen Stevie Awards for Technology Excellence programında Altın Stevie Ödülü’ne layık görüldü.</p>

<p>Yapay Zeka kategorisinde “Yılın Yeni Ürünü” dalında verilen ödül, DHL Express Türkiye’nin yapay zeka ve ileri teknoloji alanındaki çalışmalarının uluslararası platformdaki karşılığını ortaya koydu.</p>

<p>Bu yıl 37 ülke ve bölgeden 700’ün üzerinde adaylığın değerlendirildiği Stevie Awards for Technology Excellence, teknoloji alanında yenilikçi ürün, hizmet ve kurumsal başarıları ödüllendiriyor. DHL Express Türkiye’nin aldığı Altın Stevie Ödülü de şirketin lojistik operasyonlarında teknolojiyi etkin biçimde kullanma ve yeni nesil çözümler geliştirme yaklaşımının uluslararası ölçekte dikkat çektiğini gösterdi.</p>

<p><strong>Teknoloji ve inovasyon yatırımları hız kazanıyor</strong></p>

<p>DHL Express Türkiye, teknoloji yatırımlarını şirketin dönüşüm stratejisinin önemli unsurlarından biri olarak konumlandırıyor. DHL Group’un 2030 stratejisinde yer alan <strong>“Digitally by Default”</strong> yaklaşımı doğrultusunda şirket; yapay zeka, otomasyon, veri analitiği ve dijital karar destek sistemlerine yönelik çalışmalarını sürdürüyor.</p>

<p>Bu çalışmaların önemli adımlarından biri, 2024 yılında İstanbul Havalimanı’nda faaliyete geçirilen Ar-Ge Merkezi oldu. Merkezde geliştirilen projelerle operasyonel verilerin teknoloji ve inovasyon süreçlerine entegre edilmesi hedeflenirken, lojistik operasyonlarının daha hızlı, verimli ve öngörülebilir hale getirilmesine yönelik yeni uygulamalar geliştiriliyor.</p>

<p>DHL Express Türkiye’nin teknoloji yatırımları yalnızca yapay zeka projeleriyle sınırlı kalmıyor. Şirketin 135 milyon Euro yatırımla hayata geçirdiği İstanbul Havalimanı Gateway operasyon merkezi de ileri teknoloji altyapısıyla öne çıkıyor. Tesiste kullanılan tam otomatik depolama ve ayrıştırma sistemlerinin yanı sıra Türkiye’nin ilk tam otomasyona sahip X-ray sistemi sayesinde gönderilerin daha hızlı, güvenli ve verimli şekilde işlenmesi sağlanıyor.</p>

<p><strong>Yapay zeka kullanım alanları genişletilecek</strong></p>

<p>DHL Express Türkiye, önümüzdeki dönemde yapay zeka, büyük veri ve analitik teknolojilerinden daha fazla yararlanmayı planlıyor. Şirket, bu teknolojilerin kullanım alanlarını genişleterek operasyonel süreçleri daha akıllı, entegre ve ölçeklenebilir hale getirmeyi hedefliyor.</p>

<p>Geologic AI projesiyle kazanılan Altın Stevie Ödülü ise DHL Express Türkiye’nin lojistik sektöründe teknoloji odaklı dönüşüm çalışmalarının uluslararası alandaki önemli göstergelerinden biri olarak öne çıkıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/dhl-express-turkiyeye-yapay-zeka-alaninda-altin-stevie-odulu</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 19:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/cdcdvdcd.JPG" type="image/jpeg" length="31880"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara ile Çekya Arasında Ticaret Hedefi: Gözler 8-10 Milyar Dolarlık Hacimde]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ankara-ile-cekya-arasinda-ticaret-hedefi-gozler-8-10-milyar-dolarlik-hacimde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ankara-ile-cekya-arasinda-ticaret-hedefi-gozler-8-10-milyar-dolarlik-hacimde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çek Cumhuriyeti’nin Ankara Büyükelçisi Petr Stepanek, Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran’ı ziyaret etti. Görüşmede Türkiye ile Çekya arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilmesi, yeni iş birlikleri ve Ankara’da yapılması planlanan Türkiye-Çekya Ekonomik ve Ticari Ortaklık Komitesi (JETCO) toplantısı ele alındı.</strong></p>

<p>ATO Genel Sekreteri Ahmet Güran’ın da katıldığı görüşmede, iki ülke arasındaki mevcut ticaret hacminin artırılması için atılabilecek adımlar değerlendirildi.</p>

<p><strong>“TİCARET HACMİNİ 8-10 MİLYAR DOLARA ÇIKARABİLİRİZ”</strong></p>

<p>ATO Başkanı Gürsel Baran, Türkiye ile Çekya arasındaki ekonomik ilişkilerin istikrarlı şekilde geliştiğini belirterek, iki ülke arasındaki ticaret hacminin 2025 sonunda 6 milyar doların üzerine çıktığını söyledi.</p>

<p>Baran, mevcut potansiyelin daha yüksek seviyelere ulaşabileceğine dikkat çekerek, kısa vadede Türkiye-Çekya ticaret hacminin 8-10 milyar dolar seviyesine çıkarılabileceğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ankara’nın da bu süreçte önemli bir rol üstlenebileceğini belirten Baran, Başkent’in ihracat kapasitesinin Çekya ile ticaretin artırılması açısından önemli fırsatlar sunduğunu vurguladı.</p>

<p>2025 yılında Ankara’dan Çekya’ya 402 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildiğini, aynı dönemde 183 milyon dolarlık ithalat yapıldığını aktaran Baran, Ankara’nın Çekya ile ticaretinde dış ticaret fazlası verdiğine dikkat çekti.</p>

<p><strong>“EKONOMİLERİMİZ BİRBİRİNİ TAMAMLIYOR”</strong></p>

<p>Türkiye ve Çekya’nın NATO çatısı altında müttefik iki ülke olduğunu hatırlatan Baran, ekonomik ilişkilerin de güçlü bir zemine sahip olduğunu belirtti.</p>

<p>Çekya’nın güçlü sanayi altyapısına sahip olduğuna işaret eden Baran, Türkiye’nin ise üretim kapasitesi, genç nüfusu ve Avrupa, Asya ile Orta Doğu’yu birbirine bağlayan stratejik konumuyla yatırımcılar açısından önemli avantajlar sunduğunu ifade etti.</p>

<p>Baran, iki ülkenin ekonomik yapılarının birbirini tamamlayan özellikler taşıdığını belirterek, ticaret ve yatırımların dengeli biçimde geliştirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Savunma sanayisi başta olmak üzere farklı sektörlerde önemli iş birliği fırsatları bulunduğunu belirten Baran, karşılıklı yatırımların artırılmasının ekonomik ilişkilerin derinleşmesine katkı sağlayacağını kaydetti.</p>

<p><strong>ANKARA’DA JETCO ZİRVESİ HAZIRLIĞI</strong></p>

<p>Çek Cumhuriyeti’nin Ankara Büyükelçisi Petr Stepanek ise Türkiye ile Çekya arasındaki ilişkilerin son dönemde ivme kazandığını belirtti.</p>

<p>Stepanek, yakın zamanda Ankara’da Türkiye-Çekya Ekonomik ve Ticari Ortaklık Komitesi (JETCO) toplantısının gerçekleştirileceğini açıkladı. Toplantıyla iki ülkenin iş dünyası temsilcilerinin bir araya getirilerek yeni ticari bağlantıların kurulmasının ve ortak iş fırsatlarının geliştirilmesinin hedeflendiğini söyledi.</p>

<p>İki ülke şirketleri arasında mevcut iş birliklerinin de bulunduğunu aktaran Stepanek, IDEF Fuarı kapsamında Türk ve Çek firmaları arasında savunma ve havacılık ürünlerinin üretimine yönelik bir iş birliği protokolü imzalandığını hatırlattı.</p>

<p>Büyükelçi Stepanek, Türkiye ile Çekya arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin daha ileri bir seviyeye taşınması için çalışmaların sürdürüleceğini ifade etti.</p>

<p>Görüşmede ayrıca iki ülke arasında düzenlenecek ticaret heyetlerinin artırılması, sektörel bazda yeni iş birliklerinin geliştirilmesi ve ticaret odaları arasında doğrudan temasların güçlendirilmesine yönelik çalışmalar da değerlendirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ankara-ile-cekya-arasinda-ticaret-hedefi-gozler-8-10-milyar-dolarlik-hacimde</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 19:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/a-t-o-2609.JPG" type="image/jpeg" length="75992"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Otomotiv Tedarik Sanayisinde 297 Milyon TL’lik Verimlilik Etkisi]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/otomotiv-tedarik-sanayisinde-297-milyon-tllik-verimlilik-etkisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/otomotiv-tedarik-sanayisinde-297-milyon-tllik-verimlilik-etkisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Otomotiv tedarik sanayisinde yükselen maliyetler, daralan kâr marjları ve küresel rekabet firmaları verimlilik odaklı dönüşüme yönlendiriyor. Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği (TAYSAD) tarafından Ticaret Bakanlığı desteği ve İdealkoç iş birliğiyle yürütülen İş Mükemmelliği UR-GE Projesi kapsamında bugüne kadar 297 milyon TL’lik ekonomik etki oluşturuldu.</strong></p>

<p>Operasyonel verimliliği artırmayı ve firmaların sürdürülebilir rekabet gücünü güçlendirmeyi hedefleyen proje, bugüne kadar 5 grupta toplam 50 firmanın katılımıyla gerçekleştirildi. Ticaret Bakanlığı tarafından 4 kez “En İyi Uygulama Örneği” seçilen projenin son grubunda yer alan 9 firmada ise 144 milyon TL’lik operasyonel iyileştirme etkisi sağlandı.</p>

<p>Eğitim, saha danışmanlığı ve Japonya’daki teknik incelemeleri bir araya getiren proje modeliyle firmaların üretim süreçlerindeki kayıplarının azaltılması, israfların önlenmesi ve sürekli iyileştirme kültürünün şirketlerin tamamına yayılması amaçlanıyor.</p>

<p><strong>VERİMLİLİK ÜÇ AŞAMALI MODELLE GELİŞTİRİLİYOR</strong></p>

<p>Projenin otomotiv tedarik sanayisi açısından önemine dikkat çeken TAYSAD Genel Sekreteri Sevgi Özçelik, İş Mükemmelliği UR-GE Projesi’nin üç stratejik aşamadan oluştuğunu belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özçelik, ilk aşamada firmalara yalın düşünce yaklaşımı ve temel yetkinliklerin kazandırıldığını, ikinci aşamada bu bilgilerin saha uygulamaları ve danışmanlık projeleriyle üretim süreçlerine aktarıldığını, üçüncü aşamada ise firma içinde yetişen uzmanların sürekli iyileştirme anlayışını kurum genelinde yaymasının hedeflendiğini ifade etti.</p>

<p>Bu model sayesinde firmaların yalnızca belirli üretim süreçlerinde değil, organizasyonun tamamında sürekli gelişim anlayışını benimsemesinin amaçlandığını belirten Özçelik, projenin her yeni dönemle birlikte oluşturduğu ekonomik etkinin de arttığını söyledi.</p>

<p><strong>EKONOMİK ETKİ HER DÖNEMDE ARTT</strong>I</p>

<p>Projenin ilk döneminde 6 milyon TL olan verimlilik kaynaklı ekonomik etki, ikinci dönemde 17 milyon TL’ye, üçüncü dönemde 45 milyon TL’ye, dördüncü dönemde ise 85 milyon TL’ye yükseldi.</p>

<p>Beşinci grupta gerçekleştirilen çalışmalarla birlikte 144 milyon TL’lik operasyonel iyileştirme etkisine ulaşıldı. Böylece projenin başlangıcından bu yana ortaya çıkan toplam ekonomik etki 297 milyon TL olarak kayıtlara geçti.</p>

<p>Özçelik, ortaya çıkan rakamların yalnızca finansal bir kazanım olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, projenin firmaların rekabetçilik ve sürdürülebilir gelişim kapasitesini artırmasına dikkat çekti.</p>

<p>Özçelik, “Rekabet gücünü artırmanın yolu, verimliliği yalnızca bir proje olarak görmekten değil, kurum kültürünün ayrılmaz bir parçası haline getirmekten geçiyor” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>JAPONYA’DA KÜRESEL UYGULAMALAR İNCELENDİ</strong></p>

<p>Projenin son aşamasında gerçekleştirilen Japonya teknik inceleme programı da katılımcı firmalara uluslararası deneyimleri yerinde gözlemleme fırsatı sundu.</p>

<p>Program kapsamında firmaların temsilcileri SMC, Mazda, Toyota Kaikan, Aisin Corporation, JTEKT ve Toyotetsu gibi önemli otomotiv tesislerini ziyaret etti. Katılımcılar, Japon sanayisinde uygulanan Kaizen yaklaşımını ve farklı üretim süreçlerindeki iyi uygulamaları inceleyerek edindikleri deneyimleri kendi şirketlerine uyarlama fırsatı buldu.</p>

<p><strong>6. GRUP İÇİN BAŞVURU SÜRECİ BAŞLADI</strong></p>

<p>Ticaret Bakanlığı’nın yüzde 75 oranında destek sağladığı İş Mükemmelliği UR-GE Projesi’nin 5. grubunda yer alan 9 firma, yürütülen çalışmalar sonucunda kalitesizlik maliyetlerinin azaltılması, stok devir hızlarının artırılması ve üretim süreçlerindeki israfların önlenmesi gibi alanlarda kazanımlar elde etti.</p>

<p>Ticaret Bakanlığı tarafından “En İyi Uygulama Örneği” seçilen projenin 6. dönem başvuruları da başladı.</p>

<p>Kontenjanın 12 firmayla sınırlandırıldığı yeni dönemde, operasyonel mükemmellik seviyesini yükseltmek, verimlilik performansını geliştirmek ve küresel rekabet gücünü sürdürülebilir hale getirmek isteyen otomotiv tedarik sanayi firmalarının başvuruları kabul ediliyor.</p>

<p><strong>TAYSAD’ın otomotiv tedarik sanayisindeki konumu</strong></p>

<p>1978 yılında 14 girişimci tarafından kurulan TAYSAD, Türkiye otomotiv tedarik sanayisinin temsilcisi olarak faaliyet gösteriyor. “TAYSAD 5.0: Çevik, Dayanıklı, Rekabetçi” vizyonuyla çalışmalarını sürdüren dernek, 540’ın üzerinde üyesiyle yaklaşık 30 milyar dolarlık iş hacmini ve 15,8 milyar dolarlık ihracatı temsil ediyor.</p>

<p>250 bini aşkın kişiye istihdam sağlayan TAYSAD üyeleri arasında 182 AR-GE ve Tasarım Merkezi bulunuyor. Derneğin 132 üyesinin 41 ülkede 320’den fazla yatırımı bulunurken, TAYSAD aynı zamanda Avrupa Otomotiv Tedarik Sanayicileri Derneği (CLEPA) üyesi olarak faaliyetlerini sürdürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/otomotiv-tedarik-sanayisinde-297-milyon-tllik-verimlilik-etkisi</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 19:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/lnbjnjsc.JPG" type="image/jpeg" length="48447"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Humanis’in Yeni Ticari Operasyonlar Genel Müdürü Sertaç Barlas Oldu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/humanisin-yeni-ticari-operasyonlar-genel-muduru-sertac-barlas-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/humanisin-yeni-ticari-operasyonlar-genel-muduru-sertac-barlas-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İlaç ve sağlık sektörünün önde gelen oyuncularından Humanis’te üst düzey bir atama gerçekleşti. İlaç sektöründe uzun yıllara dayanan deneyime sahip Sertaç Barlas, Humanis Ticari Operasyonlar Genel Müdürü olarak görevine başladı.</strong></p>

<p>Türkiye’nin öncü sağlık şirketlerinden Humanis, yönetim kadrosunu güçlendirdi. Kariyeri boyunca ilaç sektöründe satış, pazarlama, iş birimi yönetimi, ticari operasyonlar ve yönetim alanlarında sorumluluklar üstlenen Sertaç Barlas, Humanis’in yeni Ticari Operasyonlar Genel Müdürü oldu. Ağustos ayı itibarıyla görevine başlayan Barlas, Humanis’in gelecek dönem vizyonuna ve sürdürülebilir büyüme yolculuğuna katkı sunacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Üniversite eğitimini Hacettepe Üniversitesi’nde tamamlayan Sertaç Barlas, kariyerine 2004 yılında AstraZeneca’da satış temsilcisi olarak başladı. Ardından Solvay Pharmaceuticals’ta satış temsilcisi ve ürün müdürü olarak görev aldı. 2010 yılında Abbott’a katılan Barlas, bölge müdürü, ulusal satış müdürü, iş birimi müdürü ve iş birimi direktörü olarak farklı pozisyonlarda görev yaptı. 2023 yılında Abbott Türkiye Genel Müdürlüğü görevine getirilen Barlas, kariyeri boyunca merkezi sinir sistemi, kardiyoloji, kardiyometabolik hastalıklar, gastroenteroloji, kadın sağlığı, aşı ve akut tedavi alanlarında deneyim kazandı. Ağustos ayı itibarıyla Humanis’e katılan Barlas, Ticari Operasyonlar Genel Müdürü olarak şirketin sağlık alanında yenilikçi çözümler geliştirme ve hasta faydasını merkeze alan yaklaşımıyla sürdürülebilir büyüme hedeflerine liderlik edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/humanisin-yeni-ticari-operasyonlar-genel-muduru-sertac-barlas-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 19:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/humanis-ticari-operasyonlar-genel-muduru-sertac-barlas-1.jpg" type="image/jpeg" length="16211"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İSO İhracat Pazarları İklim Endeksi Temmuzda 52,2’ye Yükseldi]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/iso-ihracat-pazarlari-iklim-endeksi-temmuzda-522ye-yukseldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/iso-ihracat-pazarlari-iklim-endeksi-temmuzda-522ye-yukseldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye imalat sanayisinin önemli ihracat pazarlarında ekonomik aktivite temmuz ayında toparlanma sinyalleri verdi. İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat Sektörü İhracat Pazarları İklim Endeksi, hazirandaki 50,4 seviyesinden temmuz ayında 52,2’ye yükseldi.</strong></p>

<p>Endeksteki 50 seviyesinin üzerindeki değerler ihracat pazarlarında iyileşmeye, 50’nin altındaki değerler ise bozulmaya işaret ediyor. Temmuzda 52,2 olarak ölçülen endeks, son sekiz ayın en güçlü iyileşmesine işaret ederken, ihracat pazarlarındaki olumlu seyir Ocak 2024’ten bu yana kesintisiz şekilde devam etti.</p>

<p><strong>10 BÜYÜK PAZARIN 8’İNDE AKTİVİTE ARTTI</strong><br />
Temmuz ayında Türkiye’nin en büyük 10 ihracat pazarının sekizinde ekonomik aktivite yükseldi. Almanya, Birleşik Krallık, ABD, İtalya, İspanya, Hollanda, Birleşik Arap Emirlikleri ve Romanya’da ekonomik görünüm iyileşti.</p>

<p>Türkiye’nin en büyük ihracat pazarı olan Almanya’da imalat üretimi, ılımlı bir artışla son dört ayın ardından ilk kez büyüme kaydetti. Birleşik Krallık ekonomisi de yeniden büyüme bölgesine geçti. Almanya ve Birleşik Krallık’a gerçekleştirilen ihracat, Türkiye imalat sanayisinin toplam ihracatının yaklaşık yüzde 15’ini oluşturuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ABD’de ekonomik aktivite temmuz ayında belirgin bir ivme kazanırken, büyüme son dokuz ayın en yüksek seviyesine ulaştı. İtalya’da büyüme son sekiz ayın en hızlı seviyesinde gerçekleşirken, İspanya’da ekonomik aktivite son 18 ayın en güçlü artışını gösterdi.</p>

<p><strong>ROMANYA’DA 25 AYLIK DARALMA SONA ERDİ</strong><br />
Temmuz ayında ekonomik aktivitenin hız kazandığı ülkeler arasında Hollanda ve Birleşik Arap Emirlikleri de yer aldı. Her iki ülkede de büyüme hazirana kıyasla daha yüksek bir hızda gerçekleşti.</p>

<p>Romanya imalat sanayisinde ise dikkat çekici bir gelişme yaşandı. Üretim, üçüncü çeyreğe ılımlı bir artışla başlayarak 25 aydır devam eden daralma sürecini sonlandırdı.</p>

<p>Türkiye’nin en büyük 10 ihracat pazarı içerisinde ekonomik aktivitenin gerilediği iki ülke ise Fransa ve Polonya oldu. Bununla birlikte, her iki ülkedeki daralmanın da haziran ayına göre yavaşladığı görüldü.</p>

<p><strong>MISIR’DA DARALMA SÜRERKEN UGANDA ZİRVEDE</strong><br />
Endeks kapsamında takip edilen ekonomiler arasında temmuz ayında en belirgin üretim daralması Mısır’da gerçekleşti. Ancak Mısır’daki gerilemenin mart ayından bu yana görülen en düşük seviyede olması dikkat çekti.</p>

<p>Üretim artışının en hızlı gerçekleştiği ülke ise Uganda oldu. Uganda’yı Tayland ve Singapur takip etti. Ancak bu üç ülkenin Türkiye’nin toplam imalat sanayi ihracatındaki payının sınırlı olduğu belirtildi.</p>

<p><strong>“İHRACATÇILAR İÇİN FIRSATLAR ARTTI”</strong><br />
Endeks sonuçlarını değerlendiren S&amp;P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker, Türkiye’nin önemli ihracat pazarlarından gelen verilerin küresel ekonominin yılın ikinci yarısına olumlu bir başlangıç yaptığını gösterdiğini belirtti.</p>

<p>Harker, büyük ihracat pazarlarının çoğunda ekonomik aktivitenin temmuz ayında ya yeniden büyümeye geçtiğini ya da önceki aya kıyasla hız kazandığını ifade etti.</p>

<p>Bu gelişmenin Türk imalatçıları açısından yeni sipariş ve iş fırsatlarını artırabileceğine dikkat çeken Harker, Orta Doğu’daki gelişmelere ilişkin belirsizliğin ise önümüzdeki aylarda küresel ekonomik görünümde dalgalanmalara yol açabileceği uyarısında bulundu.</p>

<p>İSO Türkiye İmalat Sektörü İhracat Pazarları İklim Endeksi’nin temmuz ayı sonuçları, Türkiye’nin ana ihracat pazarlarında talep koşullarının yeniden güçlenmeye başladığını ortaya koyarken, özellikle Avrupa ve ABD ekonomilerindeki toparlanma Türk ihracatçıları açısından olumlu bir tablo oluşturdu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/iso-ihracat-pazarlari-iklim-endeksi-temmuzda-522ye-yukseldi</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 18:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/02/uib-ihracat-6.jpg" type="image/jpeg" length="73697"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Demir Çelik İhracatında Yılın İlk 7 Ayında Güçlü Seyir]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/demir-celik-ihracatinda-yilin-ilk-7-ayinda-guclu-seyir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/demir-celik-ihracatinda-yilin-ilk-7-ayinda-guclu-seyir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye’nin demir, demir dışı metaller ve çelik ihracatında yılın ilk yedi ayında olumlu görünüm devam etti. Temmuz ayında da ihracatını artıran sektör, özellikle Avrupa pazarındaki yükselişlerle dikkat çekti. Birleşik Krallık, Bulgaristan, Polonya ve Fransa’ya yapılan ihracattaki artışlar, sektörün pazar çeşitliliğini güçlendirdi.</strong></p>

<p>Türkiye genelinde demir ve demir dışı metaller ihracatı temmuz ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 18,4 artarak 1,4 milyar dolara ulaştı. Çelik ihracatı ise yüzde 2,1 yükselişle yaklaşık 1,4 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.</p>

<p>Ocak-temmuz döneminde demir ve demir dışı metaller ihracatı yüzde 12,8 artışla 8,6 milyar dolara çıkarken, çelik ihracatı yüzde 1,6 yükselerek 9,8 milyar dolara ulaştı. Böylece özellikle demir ve demir dışı metallerdeki çift haneli büyüme, sektörün toplam performansına önemli katkı sağladı.</p>

<p><strong>ADMİB’İN İHRACATI 1,8 MİLYAR DOLARI AŞTI</strong></p>

<p>Akdeniz Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği’nin (ADMİB) temmuz ayı performansında demir ve demir dışı metaller ihracatı yüzde 2,9 artarak 81 milyon dolar oldu. Çelik ihracatı ise yüzde 13,4 gerileyerek 161 milyon dolar olarak kaydedildi.</p>

<p>Yılın ilk yedi ayında ADMİB’in demir ve demir dışı metaller ihracatı yüzde 2,4 artışla 476 milyon dolara yükseldi. Aynı dönemde çelik ihracatı yüzde 15,9 artarak 1,4 milyar dolara yaklaştı. Birliğin toplam ihracatı böylece 1,8 milyar doların üzerine çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>AVRUPA PAZARINDAKİ ARTIŞLAR ÖNE ÇIKTI</strong></p>

<p>Temmuz ayında Türkiye’nin sektör ihracatında Almanya 250 milyon dolarla ilk sırada yer aldı. Almanya’nın ardından İtalya, Bulgaristan, Romanya ve Birleşik Krallık geldi.</p>

<p>İlk 10 pazar arasında en yüksek artış Mısır’da gerçekleşti. Bu ülkeye yönelik ihracat yüzde 56 yükselirken, Bulgaristan’da yüzde 48, Ukrayna’da yüzde 34 ve Polonya’da yüzde 26 artış kaydedildi.</p>

<p>ADMİB’in temmuz ayı ihracatında ise Ukrayna 22 milyon dolarla ilk sırada yer aldı. Ukrayna’yı Mısır, Irak, Libya ve Almanya takip etti.</p>

<p>ADMİB’in pazarlarında temmuz ayındaki en dikkat çekici yükselişler ise Polonya, Libya ve Ukrayna’da görüldü. Polonya’ya ihracat yüzde 322, Libya’ya yüzde 230, Ukrayna’ya ise yüzde 184 arttı.</p>

<p><strong>DEMİR ÇELİK İNŞAAT AKSAMLARI İLK SIRADA</strong></p>

<p>Türkiye genelinde temmuz ayında ürün grupları bazında en fazla ihracat 264 milyon dolarla demir çelik inşaat aksamında gerçekleştirildi.</p>

<p>Bu ürün grubunu 262 milyon dolarla diğer demir çelik ürünleri, 230 milyon dolarla demir çelik çubuk, 211 milyon dolarla alüminyum çubuk ve profiller ile 151 milyon dolarla demir çelik yassı sıcak ürünler izledi.</p>

<p>Alüminyum saç ve levha 126 milyon dolar, bakır teller 116 milyon dolar, diğer bakır ürünleri 112 milyon dolar, demir çelik boru 111 milyon dolar ve demir çelik profil ise 107 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi.</p>

<p>ADMİB özelinde ise temmuz ayında 34 milyon dolarlık ihracatla demir çelik yassı sıcak ürünler ilk sırada yer aldı. Bunu 32 milyon dolarla demir çelik yassı kaplama, 30 milyon dolarla demir çelik inşaat aksamı, 29 milyon dolarla demir çelik boru ve 18 milyon dolarla diğer demir çelik ürünleri takip etti.</p>

<p><strong>“AVRUPA’DAKİ HAREKETLİLİK ÖNEMLİ BİR SİNYAL”</strong></p>

<p>Temmuz ayı ihracat verilerini değerlendiren ADMİB Başkanı Rahmi İncetan, yılın ilk yedi ayında çelik sektöründeki güçlü seyrin devam ettiğini belirtti.</p>

<p>Avrupa pazarındaki gelişmelerin sektör açısından yakından takip edildiğini ifade eden İncetan, Birleşik Krallık, Bulgaristan, Polonya ve Fransa’da yaşanan ihracat artışlarının pazar çeşitliliği açısından olumlu bir tablo ortaya koyduğunu söyledi.</p>

<p>İncetan, yılın ikinci yarısında küresel talep koşulları, üretim maliyetleri ve finansmana erişimin sektörün performansında belirleyici olacağını belirterek, daha yüksek katma değerli üretim alanlarına yönelmenin ve yeni pazarlarda etkinliği artırmanın öncelikli hedefler arasında olduğunu kaydetti.</p>

<p>İhracatçılara yönelik yeni destek mekanizmaları ve düzenleme çalışmalarının sektör açısından olumlu karşılandığını belirten İncetan, uygulamaların netleşmesiyle finansman ve nakit akışı konusunda ihracatçıların rahatlama sağlayabileceğini ifade etti.</p>

<p>İncetan, rekabet gücünü artıracak şartların oluşması halinde sektörün yılın ikinci yarısında daha güçlü bir ihracat performansı gösterebileceğini dile getirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/demir-celik-ihracatinda-yilin-ilk-7-ayinda-guclu-seyir</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 18:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/rahmi-incetan-foto-124918200.jpg" type="image/jpeg" length="14944"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bodrum Boat Show İkinci Yılında Vites Yükseltiyor: Fuar Yüzde 40 Büyüdü]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/bodrum-boat-show-ikinci-yilinda-vites-yukseltiyor-fuar-yuzde-40-buyudu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/bodrum-boat-show-ikinci-yilinda-vites-yukseltiyor-fuar-yuzde-40-buyudu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye’nin denizcilik sektörünü bir araya getiren Bodrum Boat Show, ikinci yılında daha büyük bir organizasyonla kapılarını açmaya hazırlanıyor. 14-18 Ekim 2026 tarihlerinde Bodrum Limanı’nda düzenlenecek fuar, geçen yılki organizasyona kıyasla yüzde 40 büyüyerek sektörün önemli buluşma noktalarından biri olma yolunda ilerliyor.</strong></p>

<p>ED Fuarcılık tarafından, İMEAK Deniz Ticaret Odası ve Muğla Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle gerçekleştirilecek Bodrum Boat Show; Bodrum Belediyesi, MUTTAŞ Denizcilik A.Ş., Türkiye Gemi İnşa Sanayicileri Birliği (GİSBİR) ve Gemi, Yat ve Hizmetleri İhracatçıları Birliği’nin destekleriyle düzenlenecek.</p>

<p><strong>250’DEN FAZLA TEKNE SERGİLENECEK</strong></p>

<p>Geçtiğimiz yıl ilk kez düzenlenen fuar, ikinci yılında kapsamını önemli ölçüde genişletecek. Bu yıl denizde ve karada 250’den fazla teknenin sergilenmesi planlanırken, yaklaşık 200 katılımcı firmanın fuarda yer alması bekleniyor. Organizasyonda 500’ün üzerinde marka ziyaretçilerle buluşacak.</p>

<p>Bodrum Limanı’nın tamamının fuar alanı olarak kullanılacağı organizasyonda, karadaki stant alanlarının da geçen yıla göre yüzde 40 oranında büyütüldüğü belirtildi. Fuarda dünya markalarının yanı sıra Türkiye’de faaliyet gösteren üretici ve distribütörler de yeni ürün ve teknolojilerini tanıtacak.</p>

<p><strong>MEGA YATLAR BODRUM’DA BULUŞACAK</strong></p>

<p>Bodrum Boat Show’un öne çıkan özelliklerinden biri ise büyük teknelere ve mega yatlara ev sahipliği yapması olacak.</p>

<p>ED Fuarcılık Kurucu Ortağı Dilek Soydan, Bodrum Limanı’nın büyük teknelerin sergilenmesi açısından önemli avantajlar sunduğunu belirtti. Soydan, İstanbul’da sezon ve ulaşım maliyetleri nedeniyle sergilenmesi zor olan büyük teknelerin Bodrum’da ziyaretçilerle buluşabileceğini ifade etti.</p>

<p>Fuarda yer alacak teknelerin yaklaşık yüzde 10’unun 35 metre ve üzerindeki süper yat ve mega yatlardan oluşması bekleniyor. Böylece Bodrum Boat Show’un, Akdeniz’deki önemli uluslararası tekne fuarlarında olduğu gibi mega yat segmentinde de iddialı organizasyonlardan biri olması hedefleniyor.</p>

<p>Teknelerin yanı sıra deniz motorları, ekipman ve aksesuarlar, marina çözümleri, leasing ve sigorta hizmetleri, su sporları ekipmanları ile balıkçılık ve dalış ürünleri de fuarda sergilenecek.</p>

<p>Soydan, ilk yıl sektörün gösterdiği ilgiden güç aldıklarını belirterek, Bodrum Boat Show’un ikinci yılında önemli bir büyüme yakaladığını ve organizasyonun uluslararası ölçekte güçlü bir marka olma yolunda ilerlediğini söyledi.</p>

<p><strong>HEDEF AKDENİZ’İN ÖNEMLİ FUARLARINDAN BİRİ OLMAK</strong></p>

<p>ED Fuarcılık Kurucu Ortağı Emel Yılmaz ise Bodrum Boat Show’un yalnızca denizcilik sektörü açısından değil, bölge ekonomisi bakımından da önemli bir organizasyon olduğunu vurguladı.</p>

<p>Yılmaz, fuarın tekne ve denizcilik ürünlerinin sergilendiği bir etkinliğin ötesinde, denizcilik, turizm, ticaret ve yaşam kültürünü bir araya getirdiğini ifade etti. Bodrum Limanı’nın merkezi konumunun ve sahip olduğu altyapının ziyaretçilere farklı bir fuar deneyimi sunduğunu belirten Yılmaz, organizasyonun bölge ekonomisine katkı sağladığını ve Bodrum’un uluslararası denizcilik destinasyonu kimliğini güçlendirdiğini dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bodrum Boat Show’un gelecek yıllarda büyümesini sürdürerek Akdeniz’in önde gelen denizcilik organizasyonlarından biri haline getirilmesi hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/bodrum-boat-show-ikinci-yilinda-vites-yukseltiyor-fuar-yuzde-40-buyudu</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 18:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/bodrum-boat-showjpg-1.jpeg" type="image/jpeg" length="80070"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[UFI, Malezya İş Etkinlikleri Haftası 2026’da Bölgesel İş Birliklerini Güçlendirdi]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ufi-malezya-is-etkinlikleri-haftasi-2026da-bolgesel-is-birliklerini-guclendirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ufi-malezya-is-etkinlikleri-haftasi-2026da-bolgesel-is-birliklerini-guclendirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>UFI – Küresel Fuar Endüstrisi Birliği, Malezya İş Etkinlikleri Haftası 2026’da (MBEW 2026) Asya-Pasifik bölgesindeki iş etkinlikleri sektörünün geleceğine ilişkin önemli mesajların verildiği bir panelde yer aldı. Etkinlik, sektör temsilcilerini bir araya getirerek bölgesel iş birliklerinin geliştirilmesine ve sektörün sürdürülebilir büyümesine yönelik fikir alışverişine zemin hazırladı.</strong></p>

<p>Malaysia Convention &amp; Exhibition Bureau (MyCEB) tarafından organize edilen ve Kuala Lumpur Convention Centre ev sahipliğinde gerçekleştirilen MBEW 2026, iş etkinlikleri sektörünün önde gelen temsilcilerini bir araya getirdi.</p>

<p><strong>UFI, APAC Bölgesindeki Sinerjilere Dikkat Çekti</strong></p>

<p>Etkinlik kapsamında düzenlenen <strong>“Regional Synergies: Shaping the Future of Business Events”</strong> başlıklı panelde, UFI Program Müdürü – Savunuculuk ve İttifaklar <strong>Peirui Tan</strong> konuşmacı olarak yer aldı.</p>

<p>Panele ayrıca PCMA APAC Genel Müdürü Florence Chua ve ICCA APAC Bölge Direktörü Waikin Wong katılırken, oturum KLCC Satış ve Pazarlama Direktörü Tiffany Chung, CEM tarafından yönetildi.</p>

<p>Panelde, bölgesel iş etkinlikleri sektörünün gelişiminde kurumlar arası iş birliklerinin, veri odaklı karar alma süreçlerinin ve gelecek neslin sektöre daha güçlü şekilde dahil edilmesinin önemi ele alındı.</p>

<p><strong>Veri, Politika Ve Yatırım Kararlarında Belirleyici</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Panelin öne çıkan başlıklarından biri, <strong>güvenilir ve nitelikli verinin sektörün geleceğini şekillendirmedeki rolü</strong> oldu. Sektörün ekonomik ve sosyal etkisinin doğru verilerle ortaya konulmasının, kamu politikalarının oluşturulması ve yatırım kararlarının yönlendirilmesi açısından kritik olduğu vurgulandı. Katılımcılar, güçlü veri altyapısının yalnızca mevcut performansın ölçülmesine değil, aynı zamanda sektörün gelecekteki ihtiyaçlarının belirlenmesine de katkı sağladığına dikkat çekti. Görüşmelerde ayrıca anlamlı ve uzun vadeli ortaklıkların, bölgesel iş etkinlikleri ekosisteminin dayanıklılığını artıracağı ifade edildi.</p>

<p><strong>Gelecek Nesil Sektörün Merkezinde</strong></p>

<p>MBEW 2026 kapsamında öne çıkan bir diğer konu ise genç profesyonellerin ve yeni nesil liderlerin sektöre daha fazla dahil edilmesi oldu. UFI, sektörün uzun vadeli ve sürdürülebilir büyümesinin sağlanması için deneyimli profesyoneller ile genç nesil arasında güçlü bir bilgi ve deneyim aktarımının önemine dikkat çekti. Yeni nesil liderlerin karar alma süreçlerine dahil edilmesinin, sektörün değişen ihtiyaçlara daha hızlı uyum sağlamasına katkı sunacağı değerlendirildi.</p>

<p>Etkinlik, UFI üyeleri başta olmak üzere Malezya'daki iş etkinlikleri ekosisteminin önemli paydaşlarından MACEOS ve UFI Next Generation Leader Vivian Yap gibi sektör temsilcileriyle yeni bağlantılar kurulmasına da olanak sağladı.</p>

<p><strong>UFI’nin Asya-Pasifik Vizyonu Güçleniyor</strong></p>

<p>UFI’nin MBEW 2026’daki katılımı, Birliğin Asya-Pasifik bölgesindeki sektör paydaşlarıyla iş birliğini geliştirme ve küresel fuar endüstrisinin ortak gündemlerini güçlendirme çalışmalarının bir parçası olarak öne çıktı. Bölgesel sinerjilerin artırılması, veri temelli savunuculuk, sürdürülebilir büyüme ve yeni nesil liderlerin desteklenmesi gibi başlıklar, fuar ve iş etkinlikleri sektörünün geleceğinde belirleyici konular arasında yer alıyor. MBEW 2026, bu başlıklar etrafında sektör temsilcilerinin deneyimlerini paylaşmasına ve geleceğe yönelik ortak vizyon geliştirmesine katkı sağlarken, UFI’nin küresel ölçekte sektörün gelişimini destekleyen rolünü de bir kez daha ortaya koydu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ufi-malezya-is-etkinlikleri-haftasi-2026da-bolgesel-is-birliklerini-guclendirdi</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 14:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/ufi.JPG" type="image/jpeg" length="46257"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’ndan Enerji Tüketiminde 2035 Alarmı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/enerji-ve-tabii-kaynaklar-bakanligindan-enerji-tuketiminde-2035-alarmi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/enerji-ve-tabii-kaynaklar-bakanligindan-enerji-tuketiminde-2035-alarmi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın hanelerde klima kullanımının artışına ilişkin gerçekleştirdiği çalışma, önümüzdeki yıllarda soğutma kaynaklı elektrik tüketiminin enerji talebi üzerindeki etkisinin daha da büyüyeceğine işaret ediyor. Bakanlık uzmanlarının projeksiyonlarına göre, Türkiye’de hanelerde bulunan klima sayısının önümüzdeki 10 yılda iki katından fazla artması beklenirken, klimaların elektrik tüketiminin de 2035 yılında 12 bin GWh’nin üzerine çıkabileceği öngörülüyor.</strong></p>

<p>İklim değişikliğinin etkisiyle yaz aylarında sıcaklıkların yükselmesi ve sıcak hava dalgalarının daha sık görülmesi, klima kullanımını da yaygınlaştırıyor. Türkiye’de klima satışlarında son yıllarda yaşanan artış, özellikle yaz dönemlerinde soğutma amacıyla kullanılan elektriğin toplam talep içindeki payını artırıyor. Aşırı sıcakların görüldüğü günlerde yoğun klima kullanımı, günlük elektrik tüketiminin yüksek seviyelere ulaşmasında önemli bir etken olarak öne çıkıyor.</p>

<p><strong>Hanelerde Klima Sayısı 11 Milyona Ulaştı</strong></p>

<p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından klima kullanımının elektrik tüketimine etkisini ortaya koymak amacıyla yapılan çalışmaya göre, 2025 yılı itibarıyla Türkiye’de hanelerde yaklaşık 11 milyon klima bulunuyor.</p>

<p>Bakanlık uzmanlarının hazırladığı projeksiyonlarda, klima sahipliğinin önümüzdeki 10 yıllık süreçte hızlı şekilde artacağı ve hanelerdeki klima stokunun mevcut seviyenin iki katından daha fazla büyüyebileceği tahmin ediliyor.</p>

<p>Klima sayısındaki artışın yanı sıra, cihazların daha yoğun kullanılması da elektrik talebini artıracak unsurlar arasında gösteriliyor.</p>

<p><strong>Klima Tüketimi 12 Bin GWh’yi Aşabilir</strong></p>

<p>Hanelerde kullanılan klimaların ısıtma ve soğutma amacıyla tükettiği elektriğin 2025 yılında yaklaşık 5-6 bin GWh seviyesinde olduğu belirtiliyor.</p>

<p>Yapılan tahminlere göre ise klima kullanımındaki yaygınlaşmayla birlikte bu tüketimin 2035 yılında 12 bin GWh’nin üzerine çıkması bekleniyor. Böylece klima kullanımının konutların elektrik tüketimindeki ağırlığının önümüzdeki dönemde daha belirgin hale gelmesi öngörülüyor.</p>

<p>Uzmanlar, artan sıcaklıkların yanı sıra klima sahipliğinin yaygınlaşmasının da elektrik talebindeki yükselişi destekleyeceğine dikkat çekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Uzmanlardan 24 Derece Uyarısı</strong></p>

<p>Bakanlık uzmanları, klima kullanımından kaynaklanan enerji tüketimini azaltmak için en etkili ve kolay uygulanabilir yöntemlerden birinin doğru sıcaklık ayarı olduğunu belirtiyor.</p>

<p>Yaz aylarında klimaların iç ortam sıcaklığının <strong>24 derecenin altına indirilmemesi</strong> öneriliyor. Uzmanlara göre bu ayar, yaşam alanlarında konforun korunması ile enerji tüketiminin azaltılması arasında dengeli bir kullanım sağlıyor.</p>

<p>Klimanın gereğinden düşük sıcaklıklara ayarlanmasının elektrik tüketimini önemli ölçüde artırabileceği belirtilirken, sıcaklık ayarının her 2 derece daha yüksek seçilmesiyle enerji faturasında <strong>yüzde 15’e varan tasarruf</strong> sağlanabileceği ifade ediliyor.</p>

<p><strong>Enerji Verimliliği Öne Çıkıyor</strong></p>

<p>Önümüzdeki yıllarda sıcak hava dalgalarının daha sık ve yoğun yaşanması beklenirken, klima kullanımının da buna paralel olarak artacağı değerlendiriliyor. Bu durum, hanelerde enerji verimliliğine yönelik bilinçli tüketim alışkanlıklarının önemini artırıyor.</p>

<p>Uzmanlar, klima kullanımında uygun sıcaklık değerlerinin tercih edilmesi, cihazların verimli kullanılması ve gereksiz enerji tüketiminden kaçınılmasının hem hane bütçesine hem de ülkenin enerji kaynaklarının daha verimli kullanılmasına katkı sağlayacağına dikkat çekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/enerji-ve-tabii-kaynaklar-bakanligindan-enerji-tuketiminde-2035-alarmi</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 13:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/thumbs-b-c-69b19f91117b61e2374bdba5d3a6b20b.webp" type="image/jpeg" length="10374"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ticaret Bakanlığı’ndan kırtasiye ve okul ürünlerine sıkı denetim]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ticaret-bakanligindan-kirtasiye-ve-okul-urunlerine-siki-denetim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ticaret-bakanligindan-kirtasiye-ve-okul-urunlerine-siki-denetim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>2026-2027 eğitim ve öğretim yılının başlamasına sayılı günler kala Ticaret Bakanlığı, öğrencilerin sağlık ve güvenliğini korumak ve tüketicilerin ekonomik çıkarlarını gözetmek amacıyla kırtasiye ve okul ürünlerine yönelik denetimlerini ülke genelinde yoğunlaştırdı.</strong></p>

<p>14 Eylül 2026 Pazartesi günü başlayacak yeni eğitim ve öğretim yılı öncesinde gerçekleştirilen denetimlerde; okul çantası, beslenme çantası, kalem, defter, silgi, makas, kalemtıraş, boya ve yapıştırıcı gibi kırtasiye ürünlerinin yanı sıra okul kıyafetleri de mercek altına alınıyor.</p>

<p><strong>Güvensiz ürünlere sıfır tolerans</strong><br />
Ticaret Bakanlığı ekipleri tarafından yapılan kontrollerde ürünler; yasaklı veya kısıtlanmış kimyasallar, kordon ve bağcık gibi güvenlik açısından risk oluşturabilecek unsurlar bakımından inceleniyor. Tehlikeli veya riskli olduğu değerlendirilen ürünler ise akredite laboratuvarlarda teste tabi tutuluyor.</p>

<p>Denetimlerde ayrıca ürünlerin etiketleri ile tüketiciyi bilgilendirme yükümlülüklerine uygunluğu da kontrol ediliyor. Güvensiz olduğu tespit edilen ürünlerin piyasaya arzı yasaklanırken, bu ürünlerin toplatılması sağlanacak. İlgili imalatçı ve ithalatçılar hakkında da idari yaptırım uygulanacak.</p>

<p>Güvensiz olduğu belirlenen ürünlere ilişkin bilgiler, tüketicilerin erişimine açık olan Güvensiz Ürün Bilgi Sistemi (GÜBİS) üzerinden paylaşılacak.</p>

<p><strong>Tüketicilerin dikkat etmesi gerekenler</strong><br />
Bakanlık, okul alışverişi yapacak vatandaşlara da çeşitli uyarılarda bulundu. Kırtasiye ürünlerinde imalatçı veya ithalatçının açık adı ve adresinin bulunması, marka ve model bilgilerinin belirtilmesi ve gerekli Türkçe uyarıların yer alması gerektiğine dikkat çekildi.</p>

<p>Oyuncak niteliği taşıyan kırtasiye ürünlerinde yaş uyarıları ile CE işaretinin kontrol edilmesi önerilirken, çocuk kıyafetlerinde Türkçe ve okunabilir içerik etiketlerinin yanı sıra kordon ve bağcık gibi güvenlik riski oluşturabilecek unsurlara dikkat edilmesi istendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Fiyat etiketleri de denetimde</strong><br />
Ticaret Bakanlığı’nın denetimleri yalnızca ürün güvenliğiyle sınırlı kalmıyor. Okul alışverişlerinin yoğunlaştığı zincir marketler, kırtasiyeler ve diğer perakende işletmelerde fiyat etiketi denetimleri de yaygın ve yoğun şekilde gerçekleştiriliyor.</p>

<p>Bakanlık, yeni eğitim ve öğretim yılı öncesinde çocukların sağlık ve güvenliğinin korunması ve tüketicilerin herhangi bir mağduriyet yaşamaması amacıyla denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ticaret-bakanligindan-kirtasiye-ve-okul-urunlerine-siki-denetim</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 13:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/05/ticaret-1516682.jpg" type="image/jpeg" length="79638"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Uluslararası Enerji Ajansı: İlk çeyrekte Avrupa'da ısı pompası satışları %17 arttı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/uluslararasi-enerji-ajansi-ilk-ceyrekte-avrupada-isi-pompasi-satislari-17-artti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/uluslararasi-enerji-ajansi-ilk-ceyrekte-avrupada-isi-pompasi-satislari-17-artti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İklim değişikliği, yükselen enerji maliyetleri ve enerji arz güvenliği kaygıları, dünya genelinde binaların ısıtma ve soğutma anlayışını yeniden şekillendiriyor. Özellikle Avrupa'da fosil yakıtlı sistemlerden elektrikli ve yüksek verimli teknolojilere geçiş hız kazanırken, bu dönüşümün merkezinde ısı pompaları yer alıyor. Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) 2026 Dünya Enerji Yatırımları Raporu’na göre, 2026'nın ilk çeyreğinde Avrupa'da ısı pompası satışları geçen yılın aynı dönemine göre %17 arttı.</strong></p>

<p>Avrupa'daki dönüşümün yalnızca cihaz değişiminden ibaret olmadığını belirten<strong> Üçay Mühendislik İcra Kurulu Üyesi ve İklimlendirme &amp; Şubeler Direktörü Zafer Çüman, </strong>Türkiye'nin de bu süreci bütüncül bir enerji vizyonuyla değerlendirmesi gerektiğini<strong> </strong>söyledi.</p>

<p>Avrupa'da enerji dönüşümünün lokomotifi haline gelen ısı pompaları yeniden güçlü bir büyüme trendine girdi. Avrupa Isı Pompası Birliği'nin <strong>(EHPA)</strong> yayımladığı 2025 öncü verilerine göre, 16 Avrupa ülkesinde konut tipi ısı pompası satışları bir önceki yıla göre ortalama <strong>%10,3 </strong>artarak<strong> 2,62 milyon </strong>adede ulaştı. Böylece Avrupa genelindeki kurulu ısı pompası sayısı yaklaşık <strong>28 milyona</strong> yükseldi. Satışların yeniden ivme kazanmasında; istikrarlı teşvik programları, elektrifikasyon politikaları ve fosil yakıtlara bağımlılığı azaltmaya yönelik kamu politikaları belirleyici rol oynadı.</p>

<p><strong>Avrupa'da ısı pompası satışları ilk çeyrekte %17 arttı</strong></p>

<p><strong>Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA)</strong> <strong>2026 Dünya Enerji Yatırımları Raporu</strong> da elektrifikasyonun küresel enerji yatırımlarındaki ağırlığının her geçen yıl arttığını ortaya koyuyor. Rapora göre, 2026'nın ilk çeyreğinde Avrupa'da ısı pompası satışları geçen yılın aynı dönemine göre <strong>%17</strong> artış gösterdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Enerji dönüşümünün yalnızca yeni teknolojilere geçiş olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten <strong>Üçay Mühendislik İcra Kurulu Üyesi ve İklimlendirme &amp; Şubeler Direktörü Zafer Çüman</strong>, şunları söyledi:</p>

<p><strong>Dönüşümün merkezinde ısı pompaları yer alıyor</strong></p>

<p><i>"</i><i>Bugün Avrupa'da yaşanan dönüşüm, yalnızca doğal gaz kazanlarının yerini ısı pompalarının alması olarak değerlendirilmemeli. Yeniden tasarlanan sadece cihazlar değil; enerjinin üretiminden depolanmasına, yönetiminden tüketimine kadar uzanan bütün enerji sistemidir. Isı pompaları da bu entegre ekosistemin en önemli bileşenlerinden biridir."</i></p>

<p>Avrupa'da ısı pompalarına olan ilginin temelinde karbon emisyonlarını azaltma hedefleri, fosil yakıtlara bağımlılığı düşürme politikaları, yenilenebilir enerji kaynaklarıyla tam uyumlu sistemlere geçiş ve uzun vadede enerji maliyetlerini kontrol altında tutma ihtiyacının bulunduğunu belirten <strong>Çuman,</strong> bu dönüşümün kamu politikalarıyla da desteklendiğini ifade etti. Birçok Avrupa ülkesinde elektrik üzerindeki vergi yükünün azaltılmasına yönelik uygulamaların da pazarın büyümesini desteklediğini söyledi.</p>

<p><strong>Dört mevsim çözüm sunuyor</strong></p>

<p>Enerji verimliliği yüksek sistemlere geçişin artık yalnızca çevresel değil, ekonomik bir gereklilik haline geldiğini vurgulayan <strong>Çüman, </strong>şunları söyledi:<strong> </strong></p>

<p><i>“Isı pompaları yalnızca kış aylarında ısıtma sağlayan sistemler değildir. Aynı zamanda yaz aylarında soğutma ve kullanım sıcak suyu ihtiyacını da karşılayarak dört mevsim çözüm sunuyor. Bu özellikleri sayesinde hem bireysel kullanıcılar hem de ticari işletmeler için enerji maliyetlerini düşüren önemli bir teknoloji haline geliyor. Öte yandan Türkiye, sahip olduğu iklim çeşitliliği ve yenilenebilir enerji potansiyeli sayesinde ısı pompası teknolojilerinin yaygınlaşması için önemli avantajlara sahip."</i></p>

<p>Enerji sektörünün önümüzdeki dönemde birbirini tamamlayan teknolojiler üzerine kurulacağını ifade eden <strong>Çüman,</strong> sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p><i>"Enerji dönüşümünü yalnızca yeni cihazlara geçiş olarak değerlendirmemek gerekiyor. Gelecekte; güneş enerjisi sistemleri, ısı pompaları, enerji depolama çözümleri ve elektrikli araç şarj altyapıları birbirini tamamlayan entegre bir ekosistem oluşturacak. Türkiye'nin bu dönüşümü bugünden planlaması hem enerji güvenliği hem de sürdürülebilirlik açısından kritik önem taşıyor."</i></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/uluslararasi-enerji-ajansi-ilk-ceyrekte-avrupada-isi-pompasi-satislari-17-artti</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 12:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/1786345132-ay-m-hendislik-cra-kurulu-yesi-ve-klimlendirme-ubeler-direkt-r-zafer-man.jpg" type="image/jpeg" length="55779"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu, "Depozito sistemiyle ambalaj atıklarında yeni dönem başladı"]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/depozito-sistemiyle-ambalajlar-atik-degil-ekonomik-deger-olacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/depozito-sistemiyle-ambalajlar-atik-degil-ekonomik-deger-olacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye’de ambalaj atıklarının geri dönüşüme kazandırılmasını amaçlayan Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) sistemi, 1 Temmuz 2026 itibarıyla ülke genelinde uygulanmaya başladı. Sistemle birlikte plastik ve cam şişeler ile alüminyum içecek ambalajlarının yeniden ekonomiye kazandırılması ve döngüsel ekonominin güçlendirilmesi hedefleniyor.</strong></p>

<p>Plastik Sanayicileri Federasyonu (PAGEV), yeni uygulamanın yalnızca çevresel açıdan değil, sanayinin ham madde ihtiyacının karşılanması ve Türkiye’nin sürdürülebilir üretim kapasitesinin artırılması açısından da önemli bir adım olduğunu belirtiyor.</p>

<p>PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu, etkin bir depozito sisteminin ambalajları atık olmaktan çıkararak yeniden üretimin girdisine dönüştüreceğini ifade etti. Eroğlu, sistemin yaygınlaştırılması ve geliştirilmesi konusunda sanayi kuruluşlarının sürece katkı sunmaya hazır olduğunu kaydetti.</p>

<p><strong>81 il ve 973 ilçeyi kapsıyor</strong></p>

<p>DOA sistemi kapsamında plastik ve cam şişeler ile alüminyum içecek ambalajlarının iadesinde ambalaj başına 1 TL teşvik uygulanıyor. Sistem, 81 il ve 973 ilçeyi kapsayacak şekilde ulusal entegrasyon sürecine girerken, ilk etapta 2 binin üzerinde iade makinesi hizmete alındı. Önümüzdeki dönemde iade noktalarının mahalle, semt ve köylere kadar yaygınlaştırılması planlanıyor. Böylece tüketicilerin ambalajlarını sisteme dahil etmesi kolaylaştırılırken, geri dönüşüm zincirinde toplanan ambalaj miktarının da artırılması amaçlanıyor.</p>

<p><strong>Yıllık 25 milyar ambalaj ekonomiye dönecek</strong></p>

<p>Bakanlık projeksiyonlarına göre DOA sisteminin tam kapasiteyle çalışması halinde her yıl yaklaşık 25 milyar içecek ambalajının geri dönüşüme kazandırılması bekleniyor. Bu süreçten Türkiye ekonomisine yıllık yaklaşık 30 milyar TL doğrudan katkı sağlanması öngörülüyor.</p>

<p>Sistem aynı zamanda belediyelerin atık yönetimi için yaptığı harcamaların azaltılması, düzenli depolama sahalarının daha verimli kullanılması ve geri dönüşüm sektörünün daha yüksek kaliteli yerli ham maddeye ulaşması açısından da önem taşıyor. Ambalajların kaynağında toplanarak geri dönüşüm sürecine yönlendirilmesiyle enerji tüketiminin ve karbon emisyonlarının azaltılması, atık yönetiminde verimliliğin artırılması ve kayıt dışı faaliyetlerin önüne geçilmesi de hedefler arasında bulunuyor.</p>

<p><strong>Avrupa Birliği düzenlemelerine uyumu destekleyecek</strong></p>

<p>DOA sistemi, Türkiye’nin Avrupa Birliği’nin çevre, sürdürülebilirlik ve ambalaj alanındaki yeni düzenlemelerine uyumunda da önemli bir araç olarak değerlendiriliyor. AB, tek kullanımlık plastik içecek şişelerinde 2029 yılına kadar yüzde 90 ayrı toplama oranına ulaşmayı hedefliyor. Avrupa Komisyonu da depozito uygulamalarını yüksek toplama oranlarına ulaşılması, daha kaliteli geri dönüştürülmüş ham madde elde edilmesi ve çevreye bırakılan ambalaj miktarının azaltılması açısından etkili yöntemlerden biri olarak değerlendiriyor. Türkiye’de uygulamaya alınan DOA sistemi, bu hedeflerle uyumlu bir altyapı oluştururken, özellikle Avrupa pazarına ihracat yapan sanayi kuruluşlarının sürdürülebilirlik kriterlerine uyumunu da kolaylaştırabilecek.</p>

<p><strong>Sanayi için yeni bir ham madde kaynağı</strong></p>

<p>PAGEV’e göre depozito sistemiyle birlikte geri dönüştürülebilir ambalajların düzenli ve kontrollü biçimde ekonomiye kazandırılması, Türkiye’de geri dönüşüm sanayisinin ihtiyaç duyduğu yerli ham madde arzının güçlenmesine katkı sağlayacak. Sistemin etkin şekilde işlemesi halinde ambalaj atıklarının yalnızca bertaraf edilmesi gereken bir atık olarak değil, üretim süreçlerinde yeniden kullanılabilecek ekonomik bir kaynak olarak değerlendirilmesi mümkün olacak. Böylece çevresel kazanımların yanı sıra sanayinin ham madde güvenliği ve döngüsel ekonomi hedefleri açısından da önemli bir dönüşüm yaşanması bekleniyor.</p>

<p><strong>“Sorun plastik değil, atığın yönetilememesi”</strong></p>

<p>PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu, depozito sisteminin çevre politikaları ile sanayi hedeflerini ortak bir zeminde buluşturması gerektiğini belirtti. Eroğlu’na göre Türkiye’nin önceliği plastik kullanımını yasaklamak yerine, ambalajların tüketim sonrasında etkin biçimde toplanmasını ve geri dönüşüm sistemine kazandırılmasını sağlayacak güçlü bir altyapı oluşturmak olmalı.</p>

<p>Depozito Yönetim Sistemi’nin çevre ve sanayiyi karşı karşıya getiren bir uygulama olarak değil, iki alanı aynı hedef doğrultusunda buluşturan stratejik bir dönüşüm olarak ele alınması gerektiğini ifade eden Eroğlu, tüketiciyi teşvik eden, kaynağında ayrı toplamayı yaygınlaştıran ve kayıt dışılığın önüne geçen bir sistemin geri dönüşüm sektörüne kaliteli yerli ham madde sağlayacağını söyledi.</p>

<p>Eroğlu, plastik sektörünün uzun süredir savunduğu yaklaşımın “yasaklamak yerine toplamak ve geri dönüştürmek” olduğunu belirterek, plastik ürünlerin doğru şekilde yönetildiğinde çevresel sorunların azaltılabileceğini dile getirdi. Asıl problemin plastik malzemenin kendisinden ziyade, kullanım ömrünü tamamlayan ambalajların yeterli ölçüde toplanamaması ve yeniden üretim süreçlerine dahil edilememesi olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Sektörün dönüşümü Plast Eurasia İstanbul’da ele alınacak</strong></p>

<p>PAGEV, depozito uygulamasıyla birlikte hız kazanan döngüsel ekonomi çalışmalarını sektörel organizasyonlarla da gündeme taşımaya hazırlanıyor.</p>

<p>PAGEV iş birliğiyle 2-5 Aralık 2026 tarihlerinde düzenlenecek Plast Eurasia İstanbul, plastik sektörünün sürdürülebilirlik ve geri dönüşüm gündeminin ele alınacağı önemli etkinliklerden biri olacak. Fuar kapsamında geri dönüşüm teknolojileri, ikincil ham madde kullanımı, sürdürülebilir üretim modelleri ve Avrupa’daki yeni ambalaj düzenlemelerinin sektöre etkileri değerlendirilecek.</p>

<p>Etkinlikte, plastik sektörünün çevresel dönüşüm sürecinde karşılaştığı fırsat ve sorunların yanı sıra Türkiye’nin geri dönüşüm kapasitesinin geliştirilmesi ve döngüsel ekonomi yatırımlarının artırılması da gündeme gelecek.</p>

<p><strong>RePlast Eurasia 2027 geri dönüşüm sektörünü buluşturacak</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>PAGEV ve PAGÇEV tarafından düzenlenecek RePlast Eurasia 2027 Geri Dönüşüm Teknolojileri ve Hammaddeleri Fuarı da sektörün dönüşüm gündeminde öne çıkan organizasyonlar arasında yer alacak.</p>

<p>Fuarla eş zamanlı gerçekleştirilecek Plastik Geri Dönüşüm Konferansı ve Plastik Geri Dönüşüm Ödülleri kapsamında geri dönüşüm teknolojilerindeki yeni gelişmeler, döngüsel ekonomi yatırımları, ikincil ham madde kullanımı ve sürdürülebilir üretim uygulamaları ele alınacak.</p>

<p>Uluslararası katılımla gerçekleştirilecek organizasyonların, Türkiye plastik ve geri dönüşüm sektörünün küresel dönüşüm sürecindeki konumunu güçlendirmesi ve yeni iş birliklerinin geliştirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/depozito-sistemiyle-ambalajlar-atik-degil-ekonomik-deger-olacak</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 12:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/v-s-c-l-m-v-u.JPG" type="image/jpeg" length="44185"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye’nin Küresel Rekabet Potansiyeli Çok Büyük]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/turkiyenin-kuresel-rekabet-potansiyeli-cok-buyuk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/turkiyenin-kuresel-rekabet-potansiyeli-cok-buyuk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye, müşteri deneyimi yönetiminde sunduğu yenilikçi çözümlerle Avrupa’nın en güçlü hizmet ihracatı merkezlerinden biri haline geliyor. Her üç şirketten biri yabancı dilde CX hizmeti sunarken, yapay zekâ entegrasyonu ve teknolojik yatırımlar sayesinde müşteri memnuniyeti sadakate dönüşüyor; sektör, küresel rekabetin yeni kurallarını yazıyor.</strong></p>

<p>Türkiye’nin müşteri deneyimi yönetimi alanındaki teknolojik üstünlüğü ve yapay zekâ yatırımları, markaların rekabetteki standartlarını yukarı taşırken diğer yandan da ekosistemi Avrupa’ya hizmet sunan bir ihracat merkezi haline getiriyor. Bugün yabancı dilde hizmet veren müşteri iletişim merkezi temsilcisi sayısı yaklaşık 11 bine ulaşırken bu sayı, ekosistemdeki çalışanların yüzde 6’sını oluşturuyor. Avrupa bölgesinde yabancı dilde hizmet sunulan ülkelerin başında Almanya, Hollanda ve İngiltere gelirken, Türkiye de bu alandaki nitelikli insan kaynağı ve yatırımları ile “hizmet ihracatı” sunan bir güç olarak konumlanıyor.</p>

<p><strong>“Mükemmel müşteri deneyimi, verim ve kaliteyi yukarı taşırken kaynakların israf edilmemesi anlamına da geliyor”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Müşteri deneyimi yönetiminin günümüz rekabetçi pazarında şirketler için hayati önem taşıdığını belirten <strong>MDYD Yönetim Kurulu Başkanı Banu Hızlı</strong>, “Bugün gelinen noktada ürün ve hizmetler arasındaki fark çok azaldı. Artık farkı yaratan unsur, markanın müşteriye yaşattığı deneyim oluyor. Dernek olarak Türkiye’yi müşteri deneyimi yönetimi dendiğinde ilk akla gelen ülke haline getirmek gibi bir misyon üstlenmiş durumdayız. Bunun için Türkiye’nin müşteri deneyimi yönetimi alanında bir hub haline gelmesi için uluslararası derneklerle iş birliği yapıyor, özellikle Almanya gibi ülkelerdeki iş gücü ve know-how eksikliğini Türkiye’nin gelişmiş ürün ve hizmetleriyle kapatma potansiyelini değerlendiriyoruz. Çünkü mükemmel müşteri deneyimi, verim ve kaliteyi yukarı taşırken kaynakların israf edilmemesi anlamına da geliyor. Bu da pek çok açıdan ülke ekonomisine katkı sağlıyor. Bu yüzden iş gücüne ihtiyacı olan bir ülkeye bu hizmeti sunmak bizim için çok değerli çünkü onların sorunu bizim için bir fırsat olabiliyor” dedi.</p>

<p><strong>Teknolojik dönüşüm, insan gücünü katma değerli alanlara yönlendiriyor</strong></p>

<p>Yapay zekâ teknolojilerinin günümüzde her alanda olduğu gibi müşteri deneyimi yönetimi stratejilerinin merkezinde yer aldığına değinen Hızlı, şu ayrıntıları paylaştı: ”Yapay zekâ müşteriyle temas noktasında insanın yerine geçerek sorunları çözerken diğer yandan da hizmeti sunan insanı güçlendirerek bilgiye erişmesini daha kolay hale getiriyor. Ekosistemde görev alan yüz binlerce çalışanın arkasındaki planlama, kalitenin ölçülmesi ve proaktif aksiyonların alınmasında da yapay zekâ öncü bir rol üstleniyor. Diğer yandan günümüzde deneyimlenen birçok yapay zekâ uygulaması eski teknolojiye dayalı ancak gelecekte insan gibi düşünebilen ve aksiyon alabilen yeni nesil yapay zekâ sistemleri hayatımıza daha fazla girecek. Bu teknolojik dönüşüm de istihdamı azaltmak yerine insan gücünü daha katma değerli alanlara yönlendirecek.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/turkiyenin-kuresel-rekabet-potansiyeli-cok-buyuk</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 11:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/s-l-m-s-l-m.JPG" type="image/jpeg" length="52133"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Albaraka Türk Reel Ekonomiye 363 Milyar TL Nakdi ve Gayrinakdi Finansman Desteği Sağladı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/albaraka-turk-reel-ekonomiye-363-milyar-tl-nakdi-ve-gayrinakdi-finansman-destegi-sagladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/albaraka-turk-reel-ekonomiye-363-milyar-tl-nakdi-ve-gayrinakdi-finansman-destegi-sagladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Albaraka Türk, 2026 yılının ilk yarısına ilişkin finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) bildirerek açıkladı. Türkiye’nin ilk ve öncü katılım bankası Albaraka Türk, 2026 yılının ilk yarısında konsolide finansal sonuçlara göre 4 milyar TL kâr elde etti.</strong></p>

<p><strong>Toplam aktifler 540 Milyar TL sınırını aşarken bilanço kalitesi korundu</strong></p>

<p>Açıklanan finansal tablolara göre, bankanın reel sektöre sunduğu nakdi ve gayrinakdi finansmanın toplamı yılın ilk yarısı itibarıyla 363 milyar TL seviyesine ulaştı. Haziran sonu verileriyle toplam aktif büyüklüğünü 541,7 milyar TL’ye çıkaran Albaraka Türk, varlık kalitesindeki sağlam duruşunu sürdürdü. Bankanın Haziran 2026 dönemindeki takipteki alacaklar oranı %1,93 olarak gerçekleşti ve sektör ortalamalarının altında kalarak yüksek aktif kalitesini teyit etti. Sermaye yeterlilik oranı ise %17,05 seviyesinde gerçekleşti.</p>

<p>Katılma ve özel cari hesaplar aracılığıyla toplanan fonların büyüklüğü 330 milyar TL’ye yükseldi. Piyasadaki fonlama maliyeti artışlarına rağmen Albaraka Türk, sağlam kaynak yapısı ve etkili mali yönetimiyle istikrarlı büyümesine devam etti. Toplanan kaynaklar içinde özel cari hesapların payı %46,7 ile yüksek seyrini korudu.</p>

<p><strong>Kullandırılan finansman desteğinde etkin yönetim ile büyüme sağlandı</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Finansal tablolara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Albaraka Türk Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Malek K. Temsah şu ifadeleri kullandı: “Enflasyon patikası ve sıkı para politikalarına bağlı zorlu piyasa koşullarında, reel ekonomiye olan desteğimizi sürdürmeye devam ediyoruz. 2026’nın ilk altı ayında nakdi finansman hacmimizdeki ivme, bankacılık ortalamasının üzerinde seyretti. 2025 yıl sonuna kıyasla nakdi kredi hacmimizi %20 artırarak 284,3 milyar TL seviyesine çıkardık. Sürdürülebilir gelir artışımızın ve sağlam finansal yapımızın olumlu etkilerini görmekteyiz. 2026 yılı ilk yarıyılında konsolide net kârımız 2025 yılının aynı dönemine göre, geçtiğimiz yılın ilk çeyreğinde iptal edilen 7 milyar TL’lik serbest karşılık hariç tutulduğunda, %48 artarak 4 milyar TL olarak gerçekleşti; ortalama özkaynak kârlılığımız ise %34,2 seviyesinde gerçekleşti.</p>

<p>Bankamızın vizyon ve misyonu doğrultusunda 2026 yılında faaliyetlerimize hız kesmeden devam ediyoruz. Katılım finans ilkeleri doğrultusunda, müşterilerimizin beklentilerini en iyi şekilde karşılamak için müşteri odaklı yaklaşımımızı daha da ileriye taşıyoruz. Bu süreçte Bankamızın teknoloji kapasitesini artırmaya yönelik yatırımlarımızı artırarak, finansal hizmetlerimizi daha erişilebilir, yenilikçi ve kullanıcı dostu hale getirmeye devam ediyoruz. Sürdürülebilirlik alanındaki projelerimizi genişleterek, topluma ve çevreye karşı sorumluluğumuzu yerine getiriyor; ekonomik değer üretirken sosyal faydayı da ön planda tutuyoruz.” dedi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/albaraka-turk-reel-ekonomiye-363-milyar-tl-nakdi-ve-gayrinakdi-finansman-destegi-sagladi</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 11:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/flmvlkfmb.JPG" type="image/jpeg" length="54250"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ahmet Çalık Vakfı ve İTÜ, gençleri veri odaklı geleceğe hazırlıyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ahmet-calik-vakfi-ve-itu-gencleri-veri-odakli-gelecege-hazirliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ahmet-calik-vakfi-ve-itu-gencleri-veri-odakli-gelecege-hazirliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ahmet Çalık Vakfı'nın İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) iş birliğiyle hayata geçirdiği İleri Veri Analitiği Eğitim Programı, bugüne kadar 110 genci veri odaklı geleceğe hazırladı. Mühendislik fakültelerinin son sınıf öğrencileri ile yeni mezunlara yönelik ücretsiz ve çevrimiçi olarak İTÜ Sürekli Eğitim Merkezi (İTÜSEM) koordinasyonunda gerçekleştirilen program, katılımcılara gerçek veri setleri üzerinde uygulamalı deneyim kazandırarak, veriyi stratejik bilgiye dönüştürme yetkinliği kazandırıyor.</strong></p>

<p>Ahmet Çalık Vakfı ile İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) iş birliğinde, İTÜ Sürekli Eğitim Merkezi (İTÜSEM) koordinasyonunda gerçekleştirilen İleri Veri Analitiği Eğitim Programı, bugüne kadar dört eğitim grubuyla büyümesini sürdürdü. Geçtiğimiz yıl ilk iki grupta 80 gence eğitim verilen program, bu yıl gerçekleştirilen üçüncü ve dördüncü gruplarla birlikte toplam 140 katılımcıya ulaştı.</p>

<p>Mühendislik fakültelerinin son sınıf öğrencileri ile yeni mezunlara yönelik tasarlanan program, katılımcılara veri analitiği alanında uygulamaya dönük yetkinlikler kazandırmayı amaçlıyor. Toplam 60 saatten oluşan eğitim kapsamında İTÜSEM akademisyenleri tarafından Veri Analizine Giriş, Gelişmiş Excel ve SQL, Veri Görselleştirme Teknikleri, Temel İstatistik ve Veri Keşfi ve İş Zekâsına (BI) Giriş başlıklarında teorik ve uygulamalı dersler veriliyor. Program sayesinde katılımcılar, gerçek veri setleri üzerinde çalışarak veri analizi, veri görselleştirme ve veri odaklı karar alma süreçlerinde uygulamalı deneyim kazanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“Gençlerin dijital dönüşümün aktif bir parçası olmasını önemsiyoruz”</strong></p>

<p>Programın ulaştığı noktayı değerlendiren Ahmet Çalık Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Mahmut Can Çalık, ‘’Bugün gençlerimize kazandırdığımız her yetkinlik, aslında ülkemizin geleceğine yaptığımız bir yatırımdır. Dijital dönüşümün hız kazandığı bir dönemde, veriyi anlayan, analiz eden ve doğru yorumlayan gençlerin yetişmesini çok önemsiyoruz. İstanbul Teknik Üniversitesi iş birliğiyle yürüttüğümüz İleri Veri Analitiği Eğitim Programı da bu anlayışın bir sonucu. Gençlerimizin teorik bilgilerini uygulamayla buluşturarak onları geleceğin iş dünyasına daha güçlü hazırlamayı hedefliyoruz. Programımıza gösterilen ilgi ve bugüne kadar ulaştığımız 140 genç, doğru bir ihtiyaca dokunduğumuzu gösteriyor" dedi.</p>

<p><strong>Uygulamalı eğitim kariyer yolculuğunu destekliyor</strong></p>

<p>Program kapsamında katılımcılar, Çalık Grubu şirketlerinin sağladığı gerçek veri setleri üzerinde çalışarak teorik bilgilerini uygulamayla pekiştiriyor. Gerçek iş senaryoları üzerinden yürütülen uygulamalar sayesinde veri analitiği süreçlerine ilişkin uygulamalı deneyim kazanıyor, profesyonel hayatta ihtiyaç duyacakları teknik ve analitik yetkinliklerini geliştiriyor. Programın oluşturduğu sektör iş birlikleri de katılımcıların kariyer yolculuklarını destekliyor. Bu kapsamda, Çalık Enerji Yapay Zekâ ve Veri Mühendisliği Departmanı tarafından değerlendirilen adaylar arasından uygun bulunan katılımcılar staj imkânı elde etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ahmet-calik-vakfi-ve-itu-gencleri-veri-odakli-gelecege-hazirliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 11:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/d-s-o-k-d-s-l.JPG" type="image/jpeg" length="45767"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Akbank ve Logo Finansal Teknolojiler İş Birliğiyle DijiOrtak’a e-Fatura Yetkinliği Entegre Edildi]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/akbank-ve-logo-finansal-teknolojiler-is-birligiyle-dijiortaka-e-fatura-yetkinligi-entegre-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/akbank-ve-logo-finansal-teknolojiler-is-birligiyle-dijiortaka-e-fatura-yetkinligi-entegre-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Akbank’ın üretici, bayi, alıcı, tedarikçi ve iş ortaklarından oluşan ticari ekosistemleri tek bir dijital çatı altında buluşturan platformu DijiOrtak, Logo Finansal Teknolojiler entegrasyonuyla yeni bir yetkinlik kazandı. Yapılan iş birliği ile Logo e-Fatura kullanan Akbank müşterileri, günlük ticari operasyonlarını yürüttükleri sistem üzerinden ödeme, tahsilat ve finansman çözümlerine kolayca erişebiliyor. Yeni entegrasyon, şirketlerin farklı sistemler arasında geçiş yapmadan işlemlerini hızlandırmasına, nakit akışını daha kolay yönetmesine ve finansman ihtiyacına doğru zamanda çözüm bulmasına yardımcı oluyor.</strong></p>

<p>Akbank, tüzel müşterilerine sunduğu değer zinciri odaklı dijital çözümleri, Logo Finansal Teknolojiler ile gerçekleştirdiği yeni entegrasyonla genişletti. Akbank’ın üretici, bayi, alıcı, tedarikçi ve iş ortaklarından oluşan ticari ekosistemlerin finansal ve operasyonel süreçlerini tek bir dijital çatı altında buluşturan platformu DijiOrtak kapsamında hayata geçirilen fatura entegrasyonu sayesinde şirketler, günlük ticari operasyonlarını yürüttükleri sistem üzerinden finansal işlemlerine de kolayca erişebiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akbank müşterisi olan ve Logo e-Fatura kullanan şirketler, borç ve alacak faturalarını doğrudan kullandıkları sistem üzerinden görüntüleyebiliyor. Borç faturaları üzerinden Akbank’ın sunduğu ödeme ve finansman çözümlerine ulaşarak ihtiyaçlarına en uygun seçeneği değerlendirebilirken, alacak faturaları için de tahsilat süreçlerini hızlandıran çözümlerden yararlanabiliyor. Böylece şirketler, nakit akışlarını daha etkin yönetirken finansmana ihtiyaç duydukları anda, iş akışlarını kesintiye uğratmadan uygun çözümlere erişebiliyor.</p>

<p>DijiOrtak; şirketlerin değer zinciri içindeki ticari ilişkilerini daha etkin yönetmelerini sağlayan dijital bir platform olarak öne çıkıyor. İlişki ağı yönetimi, limit görüntüleme ve limit aktarım talepleri, ödeme ve tahsilat güvencesi gibi çözümleri tek platformda buluşturan DijiOrtak; DBS, Tedarikçi Finansmanı, E-iskonto ve Çek gibi ticaretin finansmanına yönelik ürünleri de entegre bir yapıda sunuyor. Böylece şirketler, iş modellerine ve ticari ilişkilerine uygun finansman çözümlerine tek noktadan erişerek operasyonel verimliliklerini artırabiliyor.</p>

<p><strong>Alper Bektaş: “DijiOrtak ile şirketlerin ticari akışlarına entegre bankacılık çözümlerimizi daha da ileri taşıyoruz.”</strong></p>

<p><strong>Akbank KOBİ Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Alper Bektaş</strong>, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Bugün şirketler için rekabet gücü, ticari süreçleri ne kadar hızlı, görünür ve entegre yönetebildikleriyle şekilleniyor. Özellikle yoğun bayi, tedarikçi ve müşteri ağıyla çalışan şirketlerde fatura, ödeme, tahsilat ve finansman süreçlerinin farklı sistemlerde takip edilmesi önemli bir operasyonel yük yaratıyor. Akbank olarak Değer Zinciri Yönetimi yaklaşımımızla bu yükü azaltmaya, bankacılık çözümlerini şirketlerin günlük ticari akışlarının doğal bir parçası haline getirmeye odaklanıyoruz.</p>

<p>DijiOrtak bu vizyonun somut karşılığı. Logo Finansal Teknolojiler iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz fatura entegrasyonu da platformumuzun değer önerisini güçlendiren bir adım oldu. Müşterilerimiz artık kullandıkları sistemler üzerinden faturalarını görüntüleyebiliyor, ilgili faturaya uygun ödeme, tahsilat ve finansman çözümlerine daha kolay erişebiliyor. Bu sayede ticari ilişkileri, nakit akışını ve finansal kararları daha bütüncül yönetmeye imkân tanıyan bir yapı sunuyoruz. Önümüzdeki dönemde DijiOrtak’ı, şirketlerin değer zinciri boyunca ihtiyaç duyduğu dijital ve finansal çözümleri bir araya getiren güçlü bir ekosistem platformu olarak geliştirmeye devam edeceğiz.”</p>

<p><strong>Başak Kural: "Şirketlerin e-Fatura süreçlerini daha hızlı ve verimli yönetmelerini sağlıyoruz"</strong></p>

<p><strong>Logo Grup Finansal Teknolojiler ve Perakende Çözümleri Genel Müdürü Başak Kural</strong> iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde, “Logo Finansal Teknolojiler olarak şirketlerin finansal hizmetlere erişimini kolaylaştırmaya yönelik çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu kapsamda, bankalarla e-Fatura entegrasyonları alanında Akbank ile yeni bir iş birliği hayata geçirmekten memnuniyet duyuyoruz. Bu entegrasyon sayesinde şirketler e-Fatura süreçlerini güvenli, hızlı ve etkin şekilde yönetebiliyor. Böylece dijital finans süreçleri hızlanırken, önemli bir operasyonel verimlilik sağlanıyor” şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/akbank-ve-logo-finansal-teknolojiler-is-birligiyle-dijiortaka-e-fatura-yetkinligi-entegre-edildi</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/1786345921-a-l-p-e-r-b-e-k-t-a-s.jpg" type="image/jpeg" length="74681"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gürmen Group'un Yeni Group CFO’su Dr. Fatih İnan Oldu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/gurmen-groupun-yeni-group-cfosu-dr-fatih-inan-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/gurmen-groupun-yeni-group-cfosu-dr-fatih-inan-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Hazır giyim-perakende, enerji, tarım ve teknoloji sektörlerindeki yatırımlarıyla Türkiye’nin öncü gruplarından Gürmen Group’ta üst düzey bir atama gerçekleşti. Finans, risk yönetimi ve stratejik planlama alanlarında 20 yılı aşkın deneyime sahip olan Dr. Fatih İnan, Temmuz 2026 itibarıyla Gürmen Group'ta Group CFO’su olarak göreve başladı.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Profesyonel kariyeri boyunca bankacılık ve finans sektöründe üst düzey görevler üstlenen Dr. Fatih İnan; finansal dönüşüm, veri odaklı karar alma süreçleri, dijitalleşme ve kurumsal finans yönetimi projelerine liderlik etti. Vakıf Katılım Bankası A.Ş.’nin kurucu yöneticileri arasında yer alan ve bugüne kadar 10 farklı kurumda sorumluluk üstlenen İnan, son olarak Medical Point Hastaneler Grubu'nda CFO olarak görev yapıyordu.</p>

<p>Sektörel tecrübesini akademik çalışmalarıyla pekiştiren Dr. Fatih İnan, Finansal Ekonomi alanında doktora derecesine sahip olmasının yanı sıra üniversitelerde yarı zamanlı öğretim görevlisi olarak da ders verdi.</p>

<p>Dr. Fatih İnan, yeni görevinde Gürmen Group'un finansal stratejisinin yönetimi, sürdürülebilir büyüme hedeflerinin desteklenmesi, finansal performansın güçlendirilmesi, yatırım süreçlerinin yönetimi ve kurumsal finansal yapının geliştirilmesinden sorumlu olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/gurmen-groupun-yeni-group-cfosu-dr-fatih-inan-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 10:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/hvbhb.JPG" type="image/jpeg" length="82228"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Metgün Enerji, halka arz izahnamesindeki taahhütlerini planlanan takvim doğrultusunda yerine getiriyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/metgun-enerji-halka-arz-izahnamesindeki-taahhutlerini-planlanan-takvim-dogrultusunda-yerine-getiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/metgun-enerji-halka-arz-izahnamesindeki-taahhutlerini-planlanan-takvim-dogrultusunda-yerine-getiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Metgün Enerji, halka arz onaylı izahnamesinde yer alan yükümlülüklerini öngörülen takvim kapsamında adım adım hayata geçirmeye devam ediyor. Bu kapsamda, ana sermayedar tarafından ortak satışından elde edilen 859,4 milyon TL net kaynağın tamamı şirkete aktarılırken, 4.500.000 adet METEN payı alım emri taahhüdü de yerine getirildi.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Güneş, rüzgâr ve hidroelektrik kaynaklarına dayalı toplam 274,44 MW kurulu güce sahip olan Metgün Enerji, halka arz sürecinde yatırımcılara ve sermaye piyasalarına açıkladığı taahhütleri, şeffaflık ve kurumsal yönetim ilkeleri doğrultusunda uygulamayı sürdürüyor.</p>

<p>Şirketin halka arz onaylı izahnamesinde yer alan hâkim ortak taahhütleri kapsamında, ortak satışından elde edilen gelirin şirkete aktarılması ve METEN paylarına ilişkin alım emri yükümlülüğü tamamlandı.</p>

<p><strong>Ortak satışından yaklaşık 1,1 milyar TL kaynak aktarıldı</strong></p>

<p>İzahnamede yer alan taahhüt doğrultusunda, Metgün Holding Yönetim Kurulu Başkanı Metin Güneş tarafından ortak satışı kapsamında elde edilen 900 milyon TL brüt kaynak, yaklaşık 1,1 milyar TL seviyesine tamamlandı.</p>

<p>Söz konusu tutar, 28 Temmuz 2026 itibarıyla ilişkili taraf alacaklısı konumundaki Bioden üzerinden Metgün Enerji’ye transfer edildi. Böylece şirket bilançosunda yer alan “ilişkili taraf alacağı” tamamen tahsil edilirken, izahnamede belirtilen ilgili yükümlülük de yerine getirilmiş oldu.</p>

<p>Yaklaşık 1,1 milyar TL tutarındaki nakit girişinin, Metgün Enerji’nin bilançosunu ve finansal yapısını daha da güçlendirmesi hedefleniyor.</p>

<p><strong>4,5 milyon adet METEN payı için alım emri tamamlandı</strong></p>

<p>Şirketin ilişkili taraf alacağının kapatılmasının ardından, halka arz izahnamesinde yer alan hisse alım emri taahhüdü de gerçekleştirildi.</p>

<p>Bu kapsamda 31 Temmuz ve 3 Ağustos 2026 tarihlerinde yapılan işlemlerde, her iki işlem gününde 2.250.000 adet olmak üzere toplam 4.500.000 adet METEN payı alım işlemi, halka arz eden pay sahibi adına gerçekleştirildi.</p>

<p>İzahnamede yer alan yükümlülük uyarınca, halka arz fiyatının ilgili gün Borsa’da geçerli tavan fiyatın üzerinde kalması durumunda, beş iş günü içerisinde 2.250.000 adet günlük alım emrinin o gün geçerli fiyat aralığının tavanından girilmesi öngörülüyordu. Gerçekleştirilen işlemlerle söz konusu yükümlülük de tamamlanmış oldu.</p>

<p><strong>“Şirketimize ve uzun vadeli büyüme hedeflerimize güvenimiz tam”</strong></p>

<p>Metgün Enerji Genel Müdürü Uğur Işık, şirketin sermaye piyasalarına ve yatırımcılarına verdiği taahhütleri zamanında ve eksiksiz yerine getirmeyi temel sorumluluklarından biri olarak gördüğünü belirtti.</p>

<p>Işık, ortak satışı gelirinin şirket bünyesine aktarılması ve pay alım emri taahhüdünün tamamlanmasının bu yaklaşımın somut göstergeleri olduğunu ifade etti.</p>

<p>Yönetim Kurulu Başkanı Metin Güneş tarafından gerçekleştirilen hisse alımı ve kaynak aktarımının, yönetimin şirkete, mevcut portföye ve uzun vadeli büyüme hedeflerine duyduğu güveni ortaya koyduğunu vurgulayan Işık, güçlü finansal yapı, şeffaf yönetim anlayışı ve yenilenebilir enerji yatırımlarıyla tüm paydaşlar için sürdürülebilir değer yaratmaya devam edeceklerini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/metgun-enerji-halka-arz-izahnamesindeki-taahhutlerini-planlanan-takvim-dogrultusunda-yerine-getiriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 20:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/ugur-isik.png" type="image/jpeg" length="55128"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KOSGEB’den COP31 odaklı 6,5 milyon TL destek]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/kosgebden-cop31-odakli-65-milyon-tl-destek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/kosgebden-cop31-odakli-65-milyon-tl-destek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, yeşil dönüşüm ve sürdürülebilir kalkınma vizyonu doğrultusunda, çevre ve iklim odaklı alanlarda faaliyet gösteren teknoloji girişimlerine yönelik yeni bir destek programının hayata geçirildiğini açıkladı. KOSGEB tarafından hazırlanan COP31 Odaklı Hızlandırma Desteği Çağrısı kapsamında, girişimlerin uluslararası pazarlara açılmasını desteklemek amacıyla 6,5 milyon TL’ye kadar kaynak sağlanacak.</strong></p>

<p>Bakan Kacır, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, teknoloji odaklı girişimlerin küresel ölçekte büyümelerini desteklemeyi sürdürdüklerini belirterek, sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm alanlarında geliştirilen yenilikçi çözümlerin uluslararası pazarlara taşınmasının önemine dikkat çekti.</p>

<p>Kacır, COP31 Odaklı Hızlandırma Desteği Çağrısı ile Türkiye’nin yeşil dönüşüm hedeflerine katkı sunan ve iklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik çözümler geliştiren girişimlerin büyüme süreçlerinin desteklenmesinin amaçlandığını ifade etti.</p>

<p><strong><i>Beş farklı alana odaklanacak</i></strong></p>

<p>Program kapsamında özellikle <strong>temiz enerji, iklim teknolojileri, sürdürülebilir tarım, döngüsel ekonomi ve sürdürülebilir finans</strong> alanlarında faaliyet gösteren girişimlere odaklanılacak.</p>

<p>Bu alanlarda faaliyet gösteren girişimlerin uluslararası pazarlara açılma süreçlerinin hızlandırılması, yeni yatırım ve iş birliği imkanlarına erişimlerinin güçlendirilmesi ve küresel ölçekte rekabetçiliklerinin artırılması hedefleniyor.</p>

<p>Bakan Kacır, programın yalnızca finansal destek sağlamayı değil, aynı zamanda girişimlerin uluslararası büyüme kapasitelerini geliştirecek hızlandırma programlarının oluşturulmasını da amaçladığını belirtti.</p>

<p><strong>TEKMER ve teknoparklara 6,5 milyon TL’ye kadar destek</strong></p>

<p>Kacır, program kapsamında doğrudan girişimlerin yanı sıra <strong>TEKMER işletici kuruluşları ile GO sahibi teknopark yönetici şirketlerinin</strong> de destekleneceğini bildirdi.</p>

<p>Bu kuruluşlara <strong>6,5 milyon TL’ye kadar destek</strong> sağlanarak, bünyelerinde bulunan girişimlerin uluslararası pazarlara açılmalarını kolaylaştıracak hızlandırma programlarının hayata geçirilmesi desteklenecek.</p>

<p>Söz konusu programlar aracılığıyla girişimlerin küresel pazarlara erişimlerinin artırılması, uluslararası yatırımcılarla ve iş ortaklarıyla buluşmalarının kolaylaştırılması ve yeni iş modelleri geliştirmelerine katkı sağlanması amaçlanıyor.</p>

<p><strong>Yeni yatırım ve iş birliği fırsatları hedefleniyor</strong></p>

<p>Programın girişimlerin uluslararasılaşma süreçlerine önemli katkı sunması beklenirken, destek mekanizmasıyla özellikle yeşil dönüşüm ve iklim teknolojileri alanında faaliyet gösteren yenilikçi şirketlerin küresel ekosistemlere daha güçlü şekilde dahil edilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Bakan Kacır, destek sayesinde girişimlerin <strong>yeni yatırım ve iş birliği fırsatlarına erişimlerinin güçlendirilmesini</strong> amaçladıklarını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kacır açıklamasında şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“<strong>KOSGEB tarafından hayata geçirilen COP31 Odaklı Hızlandırma Desteği Çağrısı ile temiz enerji, iklim teknolojileri, sürdürülebilir tarım, döngüsel ekonomi ve sürdürülebilir finans alanlarında faaliyet gösteren girişimlerin uluslararası pazarlara açılmasını hedefliyoruz.</strong>”</p>

<p>Programın Türkiye’nin teknoloji girişimciliği ekosisteminin sürdürülebilirlik ekseninde güçlendirilmesine ve iklim odaklı yenilikçi çözümlerin küresel ölçekte yaygınlaştırılmasına katkı sunması bekleniyor.</p>

<p><strong>Başvurular 30 Ağustos’a kadar</strong></p>

<p>COP31 Odaklı Hızlandırma Desteği Çağrısı kapsamında başvuruların <strong>30 Ağustos 2026 tarihine kadar</strong> yapılabileceği bildirildi.</p>

<p>Bakan Kacır, programa ilişkin başvuruların KOSGEB’in resmi internet sitesi üzerinden gerçekleştirilebileceğini belirtti. Destek programının, Türkiye’de geliştirilen temiz teknoloji ve sürdürülebilirlik odaklı girişimlerin uluslararası pazarlardaki görünürlüğünü ve rekabet gücünü artırması hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/kosgebden-cop31-odakli-65-milyon-tl-destek</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 17:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/22-sn-bakan-kacir-2.jpg" type="image/jpeg" length="29142"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
