<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Fuar Dergisi</title>
    <link>https://www.fuardergisi.com.tr</link>
    <description>Fuar Dergisi, ulusal ve uluslararası fuarlar, sektörel yenilikler ve ekonomi dünyasındaki en önemli gelişmeleri takip eden profesyoneller için kapsamlı analizler, röportajlar ve özel haberler sunar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>"Türkiye'nin ilk ve tek ulusal Fuar, Kongre ve Festival dergisi</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 24 Jul 2026 19:26:15 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk Telekom’dan dijital geleceğe milli Ar-Ge imzası]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/turk-telekomdan-dijital-gelecege-milli-ar-ge-imzasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/turk-telekomdan-dijital-gelecege-milli-ar-ge-imzasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye’nin dijital dönüşümüne öncülük eden Türk Telekom, </strong><strong>teknoloji birikimi, güçlü yatırımları, mühendislik kabiliyeti ve uygulama yetkinliğiyle yalnızca bugünün değil geleceğin teknolojilerini geliştirmeye devam ediyor. Türk Telekom, </strong><strong>patentten akademik yayınlara, ulusal ve uluslararası Ar-Ge projelerinden uluslararası standart geliştirme çalışmalarına uzanan Ar-Ge ekosistemiyle </strong><strong>Türkiye'nin teknoloji üretme kapasitesine katkı sağlıyor. </strong><strong>Milli Teknoloji Hamlesi doğrultusunda son iki yıldır milli patent başvurusunda zirvede yer alan Türk Telekom, 2025 yılında </strong><strong>akademik yayın sayısını yüzde 129, uluslararası standartlara katkı sayısını yüzde 237 artırarak </strong><strong>Türkiye’nin küresel teknoloji ekosistemindeki konumunu güçlendirdi.</strong></p>

<p>Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, “Türk Telekom olarak yalnızca teknolojiyi kullanan değil; üreten, geliştiren ve ihraç eden bir Türkiye hedefi için kararlılıkla çalışıyoruz. Son beş yıldır sektörün yatırım lideri olarak Türkiye’yi geleceğin teknolojilerine hazırlıyor, Ar-Ge’yi yalnızca yeni teknolojiler geliştiren bir faaliyet olarak değil, Türkiye’nin küresel rekabet gücünü artıran stratejik bir alan olarak değerlendiriyoruz. Yapay zekâdan yeni nesil haberleşme teknolojilerine, kuantum teknolojilerinden dijital altyapılara kadar uzanan geniş bir alanda geliştirdiğimiz çözümlerle yarının ihtiyaçlarını bugünden şekillendiriyoruz. Türk Telekom olarak yerli bilgi birikimini yüksek katma değerli teknolojilere dönüştürmek, Türkiye’nin teknoloji üretme kapasitesini daha da ileri taşımak için çalışmalarımızı sürdüreceğiz” dedi.</p>

<p>Türkiye'nin "Milli Teknoloji Hamlesi" yolculuğunda öncü rol üstlenen Türk Telekom, yenilikçi teknolojileri hayata geçirmenin yanı sıra geliştirdiği yerli ve milli çözümlerle geleceğin dijital dünyasını şekillendiriyor. Yapay zekâ, 6G, kuantum teknolojileri ve akıllı altyapılar gibi stratejik alanlara odaklanan Türk Telekom, Türkiye'nin teknoloji üretme kapasitesine değer katıyor. Ar-Ge'yi kurum kültürünün temel yapı taşlarından biri olarak konumlandıran Türk Telekom, son iki yıldır milli patent başvurularındaki liderliğini sürdürürken, Ar-Ge projeleri, akademik yayınlar ve uluslararası standartlara sunduğu katkılarla Türkiye’nin küresel teknoloji ekosistemindeki konumunu güçlendirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“Ar-Ge’yi Türkiye’nin küresel rekabet gücünü artıran stratejik bir alan olarak değerlendiriyoruz”</strong></p>

<p><strong>Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin</strong>, “Türk Telekom olarak yalnızca teknolojiyi kullanan değil; üreten, geliştiren ve ihraç eden bir Türkiye hedefi için kararlılıkla çalışıyoruz. Milli mühendislik gücümüzle geliştirdiğimiz yenilikçi teknolojiler, patentlerimiz, akademik çalışmalarımız ve uluslararası standartların oluşmasına sunduğumuz katkılar bu vizyonun en somut göstergeleridir. Son beş yıldır sektörün yatırım lideri olarak Türkiye’yi geleceğin teknolojilerine hazırlıyor, Ar-Ge’yi yalnızca yeni teknolojiler geliştiren bir faaliyet olarak değil, Türkiye’nin küresel rekabet gücünü artıran stratejik bir alan olarak değerlendiriyoruz. Yapay zekâdan yeni nesil haberleşme teknolojilerine, kuantum güvenliğinden dijital altyapılara kadar uzanan geniş bir alanda geliştirdiğimiz çözümlerle yarının ihtiyaçlarını bugünden şekillendiriyoruz. Uluslararası kuruluşlarda üstlendiğimiz aktif rol ile geleceğin iletişim teknolojilerinin kurallarının belirlendiği platformlarda ülkemizin bilgi birikimini ve mühendislik yetkinliğini temsil ediyoruz. Milli Teknoloji Hamlesi vizyonu doğrultusunda yaptığımız her çalışma, yalnızca Türk Telekom için değil, ülkemizin teknoloji üretme kapasitesi için de stratejik bir değer oluşturuyor. Türk Telekom olarak yerli bilgi birikimini yüksek katma değerli teknolojilere dönüştürmek, Türkiye’nin teknoloji üretme kapasitesini daha da ileri taşımak için çalışmalarımızı sürdüreceğiz” dedi.</p>

<p><strong>Milli patent başvurusunda liderlik sürüyor </strong></p>

<p>2025 yılında patent başvurularını yüzde 20'nin üzerinde artırarak toplam 921 başvuruya ulaşan Türk Telekom, üst üste ikinci kez Türkiye’de en çok patent başvurusu yapan kuruluş oldu. Geliştirdiği çözümlerin fikri mülkiyet hakkını alan Türk Telekom’un patent portföyü; yapay zekâ destekli ağ yönetimi, 5G ve ötesi teknolojiler ile 6G haberleşme teknolojileri, kuantum güvenli iletişim, Wi-Fi algılama teknolojileri, veri merkezi çözümleri ve akıllı altyapılar gibi geleceğin kritik teknoloji alanlarını kapsıyor.</p>

<p><strong>Uluslararası standartlara güçlü katkı</strong></p>

<p>Türkiye’nin küresel teknoloji ekosistemindeki etkinliği ise Türk Telekom’un uluslararası standart geliştirme çalışmalarına yaptığı katkıyla daha da güçlendi. Birleşmiş Milletler'in telekomünikasyon sektöründeki standartları belirleyen Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU), Küresel Wi-Fi standartlarını belirleyen Kablosuz Genişbant Birliği (WBA) ve dünya genelinde açık kaynak yazılım teknolojilerini yürüten Linux Foundation bünyesindeki LF Broadband gibi oluşumlarda yönetsel roller üstlenen Türk Telekom, uluslararası standartlara sunduğu katkı sayısını 2025 yılında yüzde 237 artırdı. Türk Telekom, 6G ağ mimarileri, yapay zekâ tabanlı servisler, Entegre Algılama ve Haberleşme (Integrated Sensing and Communication – ISAC), IoT cihazlarının kablosuz enerji transferi, zaman senkronizasyonu, kuantum teknolojileri ve otonom ağ yönetimi gibi geleceğin teknolojilerini kapsayan stratejik alanlardaki çalışmalarıyla dijital geleceğin şekillenmesine öncülük eden küresel oyuncular arasında yer almayı sürdürdü.</p>

<p><strong>Bilimsel üretime dayalı Ar-Ge faaliyetleri </strong></p>

<p>Geleceğin teknolojilerine yönelik üniversitelerle iş birlikleri yürüten ve bilimsel üretimi Ar-Ge’nin temel taşlarından biri olarak konumlandıran Türk Telekom, 2025 yılında akademik yayın sayısını 131'e çıkararak yapay zekâ, yeni nesil haberleşme teknolojileri, kuantum teknolojileri ve geleceğin dijital altyapılarına yönelik çalışmalarıyla uluslararası bilimsel literatüre katkı sunmaya devam etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/turk-telekomdan-dijital-gelecege-milli-ar-ge-imzasi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 18:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/1784887214-tu-rk-telekom-c-e-o-ebubekir-s-ahin-1.jpg" type="image/jpeg" length="51621"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tiryaki Agro, Cibuti'de Stratejik Liman Projesine İmza Attı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/tiryaki-agro-cibutide-stratejik-liman-projesine-imza-atti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/tiryaki-agro-cibutide-stratejik-liman-projesine-imza-atti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Tiryaki Agro, Afrika Boynuzu'nun önemli lojistik merkezlerinden Tadjourah Limanı'nın geliştirilmesi için Cibuti Limanlar ve Serbest Bölgeler İdaresi (DPFZA) ile mutabakat anlaşması imzaladı. Proje, limanın modernizasyonundan lojistik altyapısının güçlendirilmesine kadar birçok alanda ortak çalışmaları kapsıyor.</strong></p>

<p>Tarım ürünleri tedarik zincirinde 60 yılı aşkın deneyime sahip Tiryaki Agro, Afrika'daki büyüme stratejisi kapsamında önemli bir iş birliğine imza attı. Şirket, Cibuti Limanlar ve Serbest Bölgeler İdaresi (Djibouti Ports and Free Zones Authority - DPFZA) ile imzaladığı mutabakat anlaşmasıyla Tadjourah Limanı'nın uzun vadeli geliştirilmesine yönelik teknik, ticari ve operasyonel çalışmalara destek verecek.</p>

<p><strong>Limanın geleceği için ortak yol haritası</strong><br />
Mutabakat kapsamında Tiryaki Agro ile DPFZA, Tadjourah Limanı'nın geleceğine ilişkin fizibilite çalışmalarını birlikte yürütecek. Çalışmaların başarıyla tamamlanması halinde liman altyapısının modernizasyonu, tarımsal ve dökme yük elleçleme kapasitesinin artırılması, depolama alanlarının genişletilmesi ve lojistik altyapısının güçlendirilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Anlaşma ayrıca limanın yönetimi ve işletilmesine yönelik uzun vadeli imtiyaz modelinin oluşturulmasına ilişkin müzakereler için de zemin hazırlıyor.</p>

<p><strong>IFC desteğiyle hayata geçiriliyor</strong><br />
Proje, Uluslararası Finans Kurumu'nun (IFC), Cibuti'nin Afrika Boynuzu'ndaki stratejik lojistik rolünü güçlendirmeye yönelik çalışmaları kapsamında geliştirildi.</p>

<p>IFC'nin fizibilite, planlama ve paydaş yönetimi süreçlerine sağladığı teknik destek, projenin hazırlık aşamasında önemli katkı sağlarken, söz konusu iş birliği Tiryaki Agro ile IFC arasında daha önce geliştirilen ortak çalışmaların devamı niteliğini taşıyor.</p>

<p><strong>Bölgesel ticaretin yeni lojistik merkezi</strong><br />
Babülmendep Boğazı üzerinde bulunan Cibuti, Afrika ile Orta Doğu ve küresel ticaret yollarını birbirine bağlayan kritik konumuyla bölgenin en önemli lojistik merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Tadjourah Limanı'nın geliştirilmesiyle birlikte başta Etiyopya olmak üzere Doğu Afrika ülkelerine yönelik ticaret akışının hızlandırılması, tedarik zincirlerinin güçlendirilmesi ve bölgenin uluslararası pazarlara erişiminin artırılması amaçlanıyor.</p>

<p><strong>Doğu Afrika büyüme stratejisinin önemli adımı</strong><br />
Tadjourah Limanı projesi, Tiryaki Agro'nun yükselen pazarlardaki büyüme planının önemli halkalarından biri olarak değerlendiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şirketin tarım ürünleri ticareti, depolama, lojistik ve uluslararası tedarik zinciri yönetimindeki deneyiminin, limanın bölgesel bir ticaret üssüne dönüşmesine katkı sağlaması bekleniyor.</p>

<p><strong>"Uzun vadeli vizyonumuz için önemli bir dönüm noktası"</strong><br />
Tiryaki Agro CEO'su Süleyman Tiryakioğlu, imzalanan mutabakat anlaşmasının şirketin Cibuti ve Doğu Afrika'ya yönelik uzun vadeli vizyonunda önemli bir kilometre taşı olduğunu belirtti.</p>

<p>Tiryakioğlu, Tadjourah Limanı'nın bölgesel ticaret ve lojistikte üstleneceği role katkı sağlamaktan memnuniyet duyduklarını ifade ederek, Cibuti Hükümeti, DPFZA ve IFC ile birlikte bölgesel ticaretin, gıda güvenliğinin ve sürdürülebilir ekonomik kalkınmanın desteklenmesine yönelik çalışmaları sürdüreceklerini söyledi.</p>

<p><strong>Küresel ölçekte faaliyet gösteriyor</strong><br />
Yaklaşık 45 ülkeden tedarik ettiği tarım ürünlerini 4 kıtada, 11 farklı lokasyonda bulunan 31 tesiste işleyen Tiryaki Agro, yılda 6 milyon ton konvansiyonel ve organik ürünü 50 ülkeye ulaştırıyor.</p>

<p>Dünya genelinde 40 limanda operasyon yürüten şirket, üretimden lojistiğe uzanan entegre iş modeliyle küresel tarım tedarik zincirinin önemli oyuncuları arasında yer alıyor. Ayrıca 2018 yılından bu yana organik yem ve yağlı tohum dağıtımında dünyanın önde gelen şirketlerinden Sunrise Foods International'ın çoğunluk hissedarı olarak uluslararası faaliyetlerini sürdürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/tiryaki-agro-cibutide-stratejik-liman-projesine-imza-atti</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 18:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/1784879353-cibuti2.jpeg" type="image/jpeg" length="95055"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ULUTEK Yazılım Vadisi Staj Programı Başladı: Üniversite ile Sanayi Arasında Yeni Yetenek Köprüsü]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ulutek-yazilim-vadisi-staj-programi-basladi-universite-ile-sanayi-arasinda-yeni-yetenek-koprusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ulutek-yazilim-vadisi-staj-programi-basladi-universite-ile-sanayi-arasinda-yeni-yetenek-koprusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) öncülüğünde hayata geçirilen ULUTEK Yazılım Vadisi Staj Programı, yazılım sektörünün nitelikli insan kaynağı ihtiyacını karşılamak ve üniversite öğrencilerini iş dünyasıyla buluşturmak amacıyla başladı. Programa ilk etapta 900 başvuru arasından seçilen 120 öğrenci kabul edildi.</strong></p>

<p>BTSO ve ULUTEK Teknopark liderliğinde, MARSİFED, BİSİAD ve Bursa Bilişim Topluluğu iş birliğiyle hayata geçirilen programın açılışı; kamu, akademi ve sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi.</p>

<p><strong>"Yeni ekonomiyi yazılım geliştirenler şekillendirecek"</strong><br />
Programın açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel ekonominin yazılım ve dijital teknolojiler ekseninde yeniden şekillendiğini belirterek, geleceğin rekabetinde yalnızca teknolojiyi kullananların değil, onu geliştirenlerin söz sahibi olacağını söyledi.</p>

<p>Yazılım bilgisinin analitik düşünme becerisi ve problem çözme yaklaşımıyla birleşmesi gerektiğini vurgulayan Burkay, Bursa'nın teknolojiyi takip eden değil, geliştiren ve yön veren bir gençliğe sahip olmasını hedeflediklerini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>900 başvuru arasından 120 öğrenci seçildi</strong><br />
İbrahim Burkay, programa gösterilen yoğun ilginin memnuniyet verici olduğunu belirterek ilk yıl için yaklaşık 900 başvuru aldıklarını, yapılan değerlendirmeler sonucunda 120 öğrencinin programa kabul edildiğini açıkladı.</p>

<p>Her yıl daha fazla öğrenciyi ve firmayı programa dahil etmeyi amaçladıklarını kaydeden Burkay, uzun vadeli hedeflerinin yazılım eğitimi alan tüm öğrencilerin staj ihtiyacını karşılayabilecek sürdürülebilir bir model oluşturmak olduğunu dile getirdi.</p>

<p><strong>Bursa'nın teknoloji vizyonuna katkı sağlayacak</strong><br />
BTSO'nun teknoloji odaklı yatırımlarına da değinen Burkay, TEKNOSAB, GUHEM, BUTEKOM ve BUTGEM gibi projelerin ardından 2030 vizyonu kapsamında Data Center, TEKNOSAB Teknopark, ULUTEK HIVE ve yeni teknoloji yatırımlarıyla Bursa'yı küresel ölçekte yüksek teknoloji merkezlerinden biri haline getirmeyi hedeflediklerini söyledi.</p>

<p><strong>39 üniversiteden öğrenciler programa katıldı</strong><br />
ULUTEK Teknopark Genel Müdürü Prof. Dr. İrfan Karagöz ise ULUTEK'in bugün 250 firması, yaklaşık 1.000 Ar-Ge personeli ve 400 aktif projesiyle Bursa'nın önemli teknoloji merkezlerinden biri olduğunu belirtti.</p>

<p>Staj programının iki yıl önce pilot olarak başlatıldığını ifade eden Karagöz, bu yıl geliştirilen model kapsamında 39 farklı üniversiteden gelen yaklaşık 900 başvuru arasından seçilen 120 öğrencinin, 20 teknoloji firmasında uygulamalı eğitim alacağını söyledi.</p>

<p><strong>Yazılım ekosistemine nitelikli insan kaynağı</strong><br />
MARSİFED Yönetim Kurulu Başkanı ve BTSO Bilgi İşlem ve Otomasyon Teknolojileri Konseyi Başkanı Osman Akın, bilişim sektöründe yetişmiş insan kaynağı ihtiyacının eğitim kurumları ile iş dünyasının daha güçlü iş birliği yapmasıyla karşılanabileceğini belirtti.</p>

<p>Yazılım sektöründe kısa süreli stajların artık yeterli olmadığını ifade eden Akın, öğrencilerin uzun dönemli iş deneyimi kazanacağı modellerin yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>"Sadece staj değil, güçlü bir ekosistem"</strong><br />
BİSİAD Yönetim Kurulu Başkanı İdris Doğrul da Yazılım Vadisi Staj Programı'nın Türkiye'de alanındaki en kapsamlı örneklerden biri olduğunu belirterek, programın yalnızca öğrencilere staj imkânı sunmadığını, aynı zamanda kamu, üniversite ve özel sektör arasında güçlü bir iş birliği modeli oluşturduğunu ifade etti.</p>

<p>Doğrul, program sayesinde gençlerin akademik bilgilerini sektör deneyimiyle birleştirme fırsatı yakalayacağını, bunun da Bursa'nın bilişim ekosisteminin gelişimine ve Türkiye'nin dijital dönüşümüne önemli katkılar sağlayacağını kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ulutek-yazilim-vadisi-staj-programi-basladi-universite-ile-sanayi-arasinda-yeni-yetenek-koprusu</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 18:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/1-1-2.JPG" type="image/jpeg" length="52637"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Zeytin ve Zeytinyağı Sektörü Yeni Sezona Yüksek Rekolte Umuduyla Giriyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/zeytin-ve-zeytinyagi-sektoru-yeni-sezona-yuksek-rekolte-umuduyla-giriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/zeytin-ve-zeytinyagi-sektoru-yeni-sezona-yuksek-rekolte-umuduyla-giriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye, zeytin ve zeytinyağında yeni sezona yüksek rekolte beklentisiyle hazırlanırken, sektör temsilcileri üretim avantajının katma değerli ihracata dönüştürülmesi için veri odaklı yönetim, dijital izleme sistemleri ve öngörülebilir ticaret politikalarının hayata geçirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sofralık zeytin üretiminde dünya lideri, zeytinyağı üretiminde ise ikinci sırada yer alan Türkiye, 2026 yılının ilk yarısında ihracatta zorlu bir dönem geçirdi. İklim krizinin üretime etkileri, artan maliyetler, geçmiş dönemde uygulanan ihracat kısıtlamaları ve küresel talepteki yavaşlama nedeniyle sektörün ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 30 gerileyerek 187 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti.</p>

<p><strong>İlk altı ayda ihracat yüzde 30 geriledi</strong><br />
Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Emre Uygun, yılın ilk altı ayında Türkiye'nin zeytin ve zeytinyağı ihracatının yaklaşık 59 bin ton olduğunu, ihracat gelirinin ise 187 milyon dolar olarak gerçekleştiğini belirtti.</p>

<p>Uygun, yaşanan gerilemenin temel nedenleri arasında küresel iklim krizinin rekolte üzerindeki olumsuz etkileri, yükselen üretim maliyetleri, ihracat kısıtlamalarının pazarlara yansıması ve uluslararası talepteki daralmayı gösterdi.</p>

<p><strong>En büyük düşüş zeytinyağında yaşandı</strong><br />
Sektör verilerine göre siyah zeytin ihracatı miktar bazında yüzde 13 azalarak 33 bin tona, değer bazında ise yüzde 7 düşüşle 88 milyon dolara geriledi.</p>

<p>Yeşil zeytin ihracatı yüzde 22 azalışla 9 bin 780 ton, gelir bazında ise yüzde 15 düşüşle 28 milyon dolar oldu. En sert gerileme ise zeytinyağı ihracatında yaşandı. Zeytinyağı ihracatı miktar bazında yüzde 52 azalarak yaklaşık 11 bin tona inerken, ihracat geliri yüzde 48 düşüşle 57 milyon dolar seviyesinde kaldı. Prina yağı ihracatı da yüzde 50 gerileyerek 5 bin 21 tona düştü ve 14 milyon dolar gelir sağladı.</p>

<p><strong>Yüksek rekolte sektöre umut verdi</strong><br />
Yeni sezona ilişkin beklentilerin olumlu olduğunu belirten Emre Uygun, mevcut üretim görünümünün yüksek rekolteye işaret ettiğini söyledi.</p>

<p>Uygun, bu üretim potansiyelinin doğru pazarlama stratejileri, güçlü tanıtım faaliyetleri ve öngörülebilir ihracat politikalarıyla desteklenmesi halinde Türkiye'nin uluslararası pazarlardaki konumunu daha da güçlendirebileceğini ifade etti.</p>

<p><strong>"Katma değerli ihracata odaklanmalıyız"</strong><br />
Emre Uygun, sektörün rekabet gücünü artırmak için markalı ihracatın desteklenmesi gerektiğini vurgulayarak, geçmiş dönemde uygulanan ihracat teşviklerinin yeniden hayata geçirilmesinin önem taşıdığını belirtti.</p>

<p>Türk zeytin ve zeytinyağı ürünlerinin doğrudan nihai tüketiciye ulaşmasının ve raflarda kalıcı yer edinmesinin ancak güçlü destek mekanizmalarıyla mümkün olacağını ifade eden Uygun, katma değerli ihracatın sektörün sürdürülebilir büyümesi açısından kritik olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>AB kotası sektörün öncelikli gündeminde</strong><br />
Avrupa Birliği'nin Türk zeytinyağı için uyguladığı 100 tonluk gümrüksüz kota uygulamasının rekabet gücünü sınırlandırdığına dikkat çeken Uygun, Gümrük Birliği'nin güncellenmesi sürecinde Türkiye için en az 60 bin tonluk gümrüksüz kota talep ettiklerini dile getirdi.</p>

<p>Ayrıca Birleşik Krallık ile yürütülen Serbest Ticaret Anlaşması görüşmelerinde zeytin ve zeytinyağının stratejik ürün olarak değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.</p>

<p><strong>Dijital takip sistemi geliyor</strong><br />
Sektörün geleceğinde veri temelli yönetimin belirleyici olacağını vurgulayan Emre Uygun, Bornova Zeytincilik Araştırma Enstitüsü ile birlikte kapsamlı bir dijital izleme sistemi üzerinde çalıştıklarını açıkladı.</p>

<p>Planlanan Çevrimiçi Zeytinyağı Üretim Takip Sistemi ile üretimin tarladan sıkım tesislerine, depolardan ambalajlama süreçlerine kadar dijital olarak takip edilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Yeni sistem sayesinde stok miktarlarının anlık izlenebileceğini, kayıt dışılığın azaltılacağını ve sektörün ani fiyat dalgalanmalarına karşı yasaklayıcı uygulamalar yerine güvenilir verilerle yönetilebileceğini belirten Uygun, veri odaklı politikaların hem üreticiye hem de ihracatçıya önemli avantaj sağlayacağını ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/zeytin-ve-zeytinyagi-sektoru-yeni-sezona-yuksek-rekolte-umuduyla-giriyor</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 18:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/f-b-v-f-b.JPG" type="image/jpeg" length="75998"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[GAMY Projesi Raporu Yayımlandı: Oyunlaştırma Gençlerin Yetkinliklerini Güçlendiriyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/gamy-projesi-raporu-yayimlandi-oyunlastirma-genclerin-yetkinliklerini-guclendiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/gamy-projesi-raporu-yayimlandi-oyunlastirma-genclerin-yetkinliklerini-guclendiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>StartGate Teknoloji Geliştirme Merkezi koordinasyonunda yürütülen Erasmus+ destekli GAMY (Gamification Academy for Mastering Youth) Projesi'nin sonuç raporu yayımlandı. Türkiye ile Kuzey Makedonya arasında hayata geçirilen proje, oyunlaştırma temelli eğitimin gençlerin beceri gelişimini desteklediğini ve uluslararası iş birliklerini güçlendirdiğini ortaya koydu.</strong></p>

<p>StartGate Teknoloji Geliştirme Merkezi koordinasyonunda, Kuzey Makedonya'dan INNOX TEK DOOEL Skopje proje ortaklığında ve WEFI Games eğitim ortaklığında yürütülen GAMY Projesi başarıyla tamamlandı. Erasmus+ KA210-VET programı kapsamında gerçekleştirilen projenin çıktıları, "Oyunlaştırma Eğitiminde Uluslararası İş Birliği ve Yetkinlik Gelişimi" başlıklı yaygınlaştırma raporuyla kamuoyuna sunuldu.</p>

<p>Raporda, oyunlaştırma temelli öğrenme modelinin gençlerin teknik ve sosyal yetkinliklerini geliştirmede etkili olduğu, aynı zamanda uluslararası iş birliklerini güçlendiren sürdürülebilir bir eğitim yaklaşımı sunduğu vurgulandı.</p>

<p><strong>Gençlere uygulamalı oyunlaştırma eğitimi</strong><br />
Ağustos 2025-Mayıs 2026 döneminde yürütülen projede, Türkiye ve Kuzey Makedonya'dan 18-30 yaş arasındaki üniversite öğrencileri ile genç girişimcilerin oyunlaştırma tasarımı alanındaki bilgi ve becerilerinin geliştirilmesi hedeflendi.</p>

<p>Bu kapsamda toplam 27 saatlik çevrim içi eğitim programı hazırlandı. Eğitimlerde Yu-kai Chou'nun Octalysis Modeli, Nir Eyal'in Hook Modeli, Mihaly Csikszentmihalyi'nin Akış Teorisi ile Werbach ve Hunter'ın D6 Modeli temel alınırken, teorik eğitimlerin ardından Kuzey Makedonya'da beş günlük uluslararası bootcamp düzenlendi.</p>

<p><strong>Beklentilerin üzerinde ilgi gördü</strong><br />
Projeye başlangıçta 100 başvuru hedeflenirken toplam 170 başvuru alındı. Değerlendirme sonucunda 88 katılımcı programa dahil edildi.</p>

<p>Bootcamp sürecinde ise planlanan beş proje yerine yedi farklı oyunlaştırma projesi geliştirildi. Yapılan değerlendirmeler, katılımcıların teorik bilgileri gerçek yaşam problemlerine başarıyla uygulayabildiğini gösterirken, öz değerlendirme sonuçlarında katılımcıların yüzde 95'i temel yetkinliklerini 5 üzerinden en az 4 puanla değerlendirdi.</p>

<p><strong>Türkiye-Kuzey Makedonya iş birliği güçlendi</strong><br />
Yayımlanan raporda, projenin bireysel kazanımların ötesinde kurumsal kapasitenin gelişmesine ve uluslararası ortaklıkların güçlenmesine de katkı sağladığı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Katılımcıların uygulamalı tasarım becerilerinde ölçülebilir gelişim kaydedildiği ifade edilirken, proje sayesinde Türkiye ile Kuzey Makedonya arasında sürdürülebilir bir iş birliği ağı oluşturulduğu vurgulandı.</p>

<p><strong>Oyunlaştırma eğitimine olan ihtiyaç ortaya çıktı</strong><br />
Rapora göre projeye gösterilen yoğun ilgi, bölgede yapılandırılmış oyunlaştırma eğitimlerine yönelik önemli bir talep bulunduğunu da ortaya koydu.</p>

<p>Ayrıca geliştirilen eğitim modelinin Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ile uyumlu olduğu belirtilirken, bu yaklaşımın eğitim politikaları ve farklı mesleki gelişim programlarında uygulanabilecek ölçeklenebilir bir model sunduğu ifade edildi.</p>

<p>Raporda gelecekte hayata geçirilecek benzer programlarda yalnızca oyun mekaniklerine değil, öğrenme motivasyonu ve kullanıcı deneyiminin bütünsel olarak ele alınmasına odaklanılması önerildi. Mesleki Eğitim ve Öğretim (VET) alanında ise kurumların kendi ihtiyaçlarına göre uyarlayabilecekleri modüler ve esnek eğitim modellerinin yaygınlaştırılmasının önemine dikkat çekildi.</p>

<p>Uluslararası ölçekte örnek model<br />
Raporun sonuç bölümünde, GAMY Projesi'nin uluslararası karma ekip yapısı ve uygulamalı eğitim yaklaşımıyla Avrupa Mesleki Eğitim ve Öğretim hedefleriyle uyumlu başarılı bir model oluşturduğu belirtildi.</p>

<p>Artan uluslararası ilginin geliştirilen eğitim modelinin yüksek ölçeklenebilirlik potansiyeline sahip olduğunu ortaya koyduğu ifade edilirken, doğru tasarlanan oyunlaştırma uygulamalarının öğrenme motivasyonunu artıran, ekip üretkenliğini destekleyen ve eğitim kalitesini yükselten etkili bir yöntem olduğu vurgulandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/gamy-projesi-raporu-yayimlandi-oyunlastirma-genclerin-yetkinliklerini-guclendiriyor</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 18:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/gamy-projesi-oyunlastirma-egitiminde-uluslararasi-is-birligi-ve-yetkinlik-gelisimi.jpeg" type="image/jpeg" length="23558"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["Made in Russia" Markası Türkiye'deki Etkinliğini Artırıyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/made-in-russia-markasi-turkiyedeki-etkinligini-artiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/made-in-russia-markasi-turkiyedeki-etkinligini-artiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Rusya'nın ulusal ihracat markası "Made in Russia", 2026 yılı boyunca Türkiye'nin önde gelen uluslararası fuarlarında yer alarak Türk iş dünyasıyla yeni iş birlikleri geliştirmeyi hedefliyor. Gıda, kozmetik, sağlık ve hızlı tüketim ürünleri başta olmak üzere farklı sektörlerde faaliyet gösteren Rus üreticiler, Türkiye pazarındaki varlıklarını güçlendirmeye hazırlanıyor.</strong></p>

<p>Rus şirketlerini uluslararası pazarlarda tek çatı altında buluşturan "Made in Russia" markası, yüksek kalite standartlarına ve ihracat potansiyeline sahip üreticileri temsil ediyor. Program kapsamında bugün 2 bin 500'den fazla Rus şirketi yer alırken, "Made in Russia" etiketiyle sertifikalandırılan ürün sayısı 31 bini aşıyor. Katılımcılar arasında SPLAT Global, Miratorg, Sveza Group, Resurs LLC ve Ladoga Group LLC gibi sektörün önde gelen üreticileri de bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Türk iş dünyasıyla yeni buluşmalar</strong><br />
"Made in Russia" çatısı altındaki firmalar, 2026 yılı boyunca düzenlenecek fuarlarda ithalatçılar, distribütörler, perakende zincirleri ve satın alma profesyonelleriyle birebir görüşmeler gerçekleştirerek yeni ticari iş birlikleri oluşturmayı amaçlıyor.</p>

<p>Yılın önemli organizasyonlarından biri olan WorldFood Istanbul 2026, 15-18 Aralık tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi'nde düzenlenecek. Ulusal Rusya pavilyonunda gıda ve içecek üreticileri ürünlerini sergilerken, Türk alıcılar yeni tedarikçilerle doğrudan temas kurma fırsatı yakalayacak.</p>

<p><strong>Foodist Istanbul'da gıda sektörü öne çıkacak</strong><br />
1-4 Eylül tarihlerinde Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilecek Foodist Istanbul 2026, Rus gıda üreticilerinin Türkiye pazarına ulaşacağı önemli platformlardan biri olacak. Organizasyonda otel, restoran ve kafe sektörünün temsilcileri ile distribütörler ve satın alma uzmanlarının Rus firmalarıyla yeni ticari bağlantılar kurması hedefleniyor.</p>

<p><strong>Kozmetik sektöründe BeautyEurasia buluşması</strong><br />
2-4 Eylül tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi'nde düzenlenecek BeautyEurasia 2026 kapsamında ise Rus kozmetik ve kişisel bakım markaları ürünlerini tanıtacak. Güzellik ve wellness sektörüne yönelik yenilikçi çözümlerin sergileneceği fuarda uluslararası satın almacılar ve perakende zincirleriyle iş görüşmeleri gerçekleştirilecek.</p>

<p><strong>Sağlık sektöründe ihracat potansiyeli dikkat çekti</strong><br />
2026 yılının ilk aylarında düzenlenen Expomed Eurasia fuarında da "Made in Russia" ulusal sergisi yoğun ilgi gördü. Dokuz farklı Rus bölgesinden 11 şirket, tıbbi ekipman, teşhis sistemleri, rehabilitasyon teknolojileri, sarf malzemeleri ve dijital sağlık çözümlerini ziyaretçilerle buluşturdu.</p>

<p>"Made in Russia" Türkiye Temsilcisi Timur Safin, fuarın 40'tan fazla ülkeden sektör profesyonelini ağırladığını belirterek gerçekleştirilen görüşmelerin Rus sağlık teknolojilerinin uluslararası pazardaki rekabet gücünü ortaya koyduğunu ifade etti. Safin, fuar kapsamında yapılan iş görüşmelerinin yaklaşık 278 milyon Türk lirası tutarında potansiyel iş hacmi oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>2026 yılı boyunca Türkiye'deki fuar organizasyonlarında aktif şekilde yer alacak olan "Made in Russia", iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin geliştirilmesine katkı sağlamayı ve Rus üreticilerin Türk pazarındaki görünürlüğünü artırmayı hedefliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/made-in-russia-markasi-turkiyedeki-etkinligini-artiriyor</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 18:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/mir-gorsel.jpg" type="image/jpeg" length="26944"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMİB, 2026-2030 Stratejik Yol Haritasını Ortak Akılla Oluşturuyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/emib-2026-2030-stratejik-yol-haritasini-ortak-akilla-olusturuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/emib-2026-2030-stratejik-yol-haritasini-ortak-akilla-olusturuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ege Maden İhracatçıları Birliği (EMİB), 2026-2030 dönemine yönelik stratejik plan çalışmalarını sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirdiği çalıştayla şekillendirdi. Birlik, önümüzdeki beş yıla ilişkin hedeflerini sektörün ihtiyaç ve beklentileri doğrultusunda belirlemeyi amaçlıyor.</strong></p>

<p>EMİB tarafından düzenlenen 2026-2030 Stratejik Planlama Toplantısı, sektörün önde gelen kurum ve temsilcilerini bir araya getirdi. Çalıştaya; TÜMMER Başkanı Hanefi Şimşek, İscehisar Mermerciler Derneği Başkanı Remzi Özcan, Kireç Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hakan Tolungüç, EMİB Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Alimoğlu ve yönetim kurulu üyeleri katıldı.</p>

<p>Toplantıda, Sanayi Sektörleri Koordinatörü Can Karadeniz tarafından EMİB'nin gelecek beş yıllık dönemine ilişkin stratejik yol haritası sunuldu. Sunumun ardından sektörün öncelikleri, ihracatın geliştirilmesine yönelik adımlar ve Birliğin faaliyet alanları kapsamlı şekilde değerlendirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çalıştay boyunca fuar ve ticaret heyeti organizasyonlarından mevzuat düzenlemelerine, üye ilişkilerinin geliştirilmesinden AMORF Doğal Taş Proje ve Tasarım Yarışması ile TURQUALITY çalışmalarına kadar birçok başlık masaya yatırıldı. Katılımcıların önerileri doğrultusunda hazırlanan değerlendirmelerin, EMİB'nin yeni dönem stratejilerine yön vermesi hedefleniyor.</p>

<p><strong>"Planımızı sektörle birlikte oluşturuyoruz"</strong><br />
EMİB Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Alimoğlu, stratejik planın yalnızca kurumsal bir belge olmadığını, sektörün ortak vizyonunu yansıtan bir yol haritası niteliği taşıdığını belirtti.</p>

<p>Küresel rekabet koşullarının hızla değiştiğine dikkat çeken Alimoğlu, ihracatın sürdürülebilir şekilde büyümesi ve üyelere daha etkin hizmet sunulabilmesi için sektörün tüm paydaşlarının katkısıyla hareket ettiklerini söyledi.</p>

<p>Alimoğlu, önümüzdeki dönemde daha katılımcı ve çözüm odaklı bir yönetim anlayışını güçlendirmeyi hedeflediklerini ifade ederek, üyelerin beklenti ve ihtiyaçlarının doğrudan stratejik planın merkezine yerleştirildiğini vurguladı.</p>

<p><strong>Çalıştay sonuçları üyelerle paylaşılacak</strong><br />
Çalıştaydan elde edilen çıktıların Ağustos ayında Afyonkarahisar'da gerçekleştirilecek Üye Buluşması'nda sektör temsilcileriyle paylaşılması planlanıyor. Ayrıca farklı üretim bölgelerinde düzenlenecek ziyaretlerle sektörün görüşlerinin alınmaya devam edileceği belirtildi.</p>

<p>Bu süreçte elde edilecek geri bildirimlerle stratejik planın güncellenmesi ve karar alma mekanizmalarının sektörün beklentileri doğrultusunda geliştirilmesi amaçlanıyor.</p>

<p><strong>Kamu ile iş birliği güçlenecek</strong><br />
EMİB, çalıştayda dile getirilen sektörün ihtiyaç, sorun ve çözüm önerilerini ilgili kamu kurumlarıyla da paylaşacak. Böylece üretimden ihracata kadar madencilik sektörünü ilgilendiren başlıklarda kamu-özel sektör iş birliğinin güçlendirilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Birlik, 2026-2030 Stratejik Planı kapsamında kurumsal kapasitesini artırmayı, üyelerine sunduğu hizmetleri geliştirmeyi ve Türk doğal taş ile madencilik sektörünün uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü daha da yükseltmeyi amaçlıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/emib-2026-2030-stratejik-yol-haritasini-ortak-akilla-olusturuyor</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 18:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/vgbf.JPG" type="image/jpeg" length="28678"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EKET Fuarcılık Yönetim Kurulu Üyesi Nilgün Tok, "Üniversite Tercih Fuarı 15 bini aşkın öğrenci ağırlayacak"]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/eket-fuarcilik-yonetim-kurulu-uyesi-nilgun-tok-universite-tercih-fuari-15-bini-askin-ogrenci-agirlayacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/eket-fuarcilik-yonetim-kurulu-uyesi-nilgun-tok-universite-tercih-fuari-15-bini-askin-ogrenci-agirlayacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye'nin en köklü eğitim organizasyonlarından biri olan Üniversite Tercih Fuarı, EKET Fuarcılık organizasyonuyla İstanbul Kongre Merkezi'nde ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. Bu yıl 15'incisi düzenlenen fuar, üniversite adaylarına tercih sürecinde rehberlik ederken, akademisyenler, eğitim danışmanları ve yurt içi ile yurt dışından eğitim kurumlarını aynı çatı altında buluşturuyor.</strong></p>

<p>Üç gün boyunca devam edecek organizasyonda öğrenciler; üniversitelerin akademik kadrolarıyla birebir görüşme, tercih danışmanlığı alma, burs olanaklarını değerlendirme ve yurt dışı eğitim seçenekleri hakkında bilgi edinme fırsatı yakalıyor.</p>

<p><strong>"15 yıldır aynı heyecanla öğrencilerimizin yanındayız"</strong></p>

<p>EKET Fuarcılık Yönetim Kurulu Üyesi Nilgün Tok, fuarın 15'inci yılına ulaşmasının kendileri için büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirterek organizasyonun her yıl büyüyerek yoluna devam ettiğini söyleyerek, "Her yıl bu heyecanı yeniden yaşıyoruz. Bu yıl fuarımızın 15. yılını gerçekleştiriyoruz. Her geçen yıl katılımcı sayımız artıyor ve fuarımız daha da büyüyor. Bu da bizi son derece mutlu ediyor."</p>

<p>Tercih döneminin öğrenciler açısından hayatlarının en kritik süreçlerinden biri olduğuna dikkat çeken Tok, fuarın bu süreçte önemli bir rehberlik görevi üstlendiğini vurguladı. "Üç gün boyunca öğrencilerimizi ve velilerimizi fuarımıza bekliyoruz. İstanbul'da sınava girip de bu fuarı duymayan hiçbir öğrencinin kalmasını istemiyoruz. Böyle önemli bir organizasyonu kaçırmamalarını ve mutlaka faydalanmalarını arzu ediyoruz."</p>

<p><strong>Tercih danışmanlığından akademisyenlerle birebir görüşmeye</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fuarın en önemli özelliklerinden birinin yalnızca üniversiteleri bir araya getirmesi olmadığını belirten Tok, öğrencilere tercih sürecinde profesyonel destek sunulduğunu ifade etti. "Fuarımızda İBB'nin desteğiyle hizmet veren bir Tercih Danışma Merkezi bulunuyor. Öğrenciler sıralamalarını paylaşarak uzmanlardan tercih süreciyle ilgili destek alabiliyor. Bunun yanı sıra stantlarımızda üniversitelerin akademisyenleri ve öğretim görevlileri de öğrencilerin sorularını yanıtlıyor."</p>

<p><strong>Yurt dışı eğitim seçenekleri de fuarda</strong></p>

<p>Üniversite Tercih Fuarı'nın yalnızca Türkiye'deki üniversiteleri değil, yurt dışı eğitim kurumlarını da öğrencilerle buluşturduğunu belirten Tok, "Ayrıca yurt dışı eğitim danışmanlığı veren firmalarımız da fuarımızda yer alıyor. Yurt dışında eğitim almak isteyen öğrencilerimizi bu kurumlarla buluşturuyoruz. Bu yönüyle de oldukça kapsamlı bir organizasyon gerçekleştiriyoruz."</p>

<p>Fuarda bu yıl yaklaşık 100 kurumun yer aldığını ifade eden Nilgün Tok, "Yurt dışı eğitim kurumlarıyla birlikte yaklaşık 100'e yakın katılımcımız bulunuyor. Bunların yaklaşık 50'ye yakını yurt dışı eğitim kurumları ve danışmanlık firmalarından oluşuyor. Gençlerimiz artık yurt dışında eğitim konusunda daha fazla araştırma yapıyor ve bu yönde taleplerini artırıyor. Bu nedenle yurt dışı eğitim kurumları da fuarımıza büyük destek veriyor. Hep birlikte güzel bir fuar geçireceğimize inanıyoruz." ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Üniversiteler burs ve özel kampanyalarını tanıtıyor</strong></p>

<p>Fuar kapsamında üniversiteler yalnızca eğitim programlarını tanıtmakla kalmıyor; burs imkanları ve tercih dönemine özel kampanyalarını da adaylarla paylaşıyor. Tok, öğrencilerin fuarda birçok avantajlı fırsata ulaşabildiğini belirterek "Bazı üniversiteler ve eğitim kurumları çeşitli burs ve kampanyalar sunuyor. Örneğin, öğrencilerin kendilerini ilk sıralarda tercih etmeleri durumunda burs imkanları sağlayan ya da ilk beş tercihte yer almaları halinde farklı avantajlar sunan kampanyalar bulunuyor."</p>

<p>Tercih döneminde öğrencilerin yoğun kararsızlık yaşadığına dikkat çeken Tok, "Şu anda öğrencilerin kafası oldukça karışık. Puanları ve sıralamaları belli oldu ancak nasıl bir tercih yapacakları konusunda kararsızlar. Bu fuarın, doğru karar vermeleri açısından herkese önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum." dedi.</p>

<p><strong>Hedef 16 binin üzerinde ziyaretçi</strong></p>

<p>Geçen yıl yaklaşık 15-16 bin ziyaretçiyi ağırladıklarını hatırlatan Tok, bu yıl ziyaretçi sayısının daha da artmasını beklediklerini söyledi: "Geçtiğimiz yıl yaklaşık 15-16 bin ziyaretçiyi ağırlamıştık. Bu yıl da en az o seviyeye ulaşmayı, hatta bu rakamın üzerine çıkmayı bekliyoruz."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ, RÖPORTAJLAR</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/eket-fuarcilik-yonetim-kurulu-uyesi-nilgun-tok-universite-tercih-fuari-15-bini-askin-ogrenci-agirlayacak</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 15:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/m-r-z02228-j-p-g.jpeg" type="image/jpeg" length="97848"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ATO'dan Ticaret Bakanı Bolat'a Ziyaret: Gümrük Birliği, Finansman ve Yerli Üretim Gündemde]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/atodan-ticaret-bakani-bolata-ziyaret-gumruk-birligi-finansman-ve-yerli-uretim-gundemde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/atodan-ticaret-bakani-bolata-ziyaret-gumruk-birligi-finansman-ve-yerli-uretim-gundemde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran ve beraberindeki yönetim kurulu üyeleri, Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat'ı ziyaret ederek iş dünyasının öncelikli beklenti ve taleplerini iletti. Görüşmede Gümrük Birliği'nin güncellenmesi, finansmana erişim, yerli üretimin desteklenmesi, vize ve taşımacılıkta yaşanan sorunlar ile Ankara'nın ekonomik potansiyelini artıracak projeler ele alındı.</strong></p>

<p>Türkiye'nin Avrupa Birliği ile ekonomik ilişkilerinin daha güçlü hale gelmesi gerektiğini vurgulayan ATO Başkanı Gürsel Baran, 1996'dan bu yana yürürlükte olan Gümrük Birliği'nin hizmetler, tarım, kamu alımları ve dijital ticareti kapsayacak şekilde güncellenmesinin Türkiye'nin rekabet gücünü artıracağını söyledi.</p>

<p>AB'nin Türkiye'nin en büyük ihracat pazarı olduğuna dikkat çeken Baran, Ticaret Bakanlığı'nın Gümrük Birliği'nin güncellenmesine yönelik yürüttüğü çalışmaları desteklediklerini belirterek, vize engelleri ve uluslararası taşımacılıkta uygulanan kota sorunlarının da çözüme kavuşturulması gerektiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Yerli üretime kamu desteği çağrısı</strong></p>

<p>Küresel rekabet ortamında yerli üretimin stratejik önem kazandığını dile getiren Baran, kamu alımlarında yerli ürünlerin tercih edilmesini teşvik eden uygulamaların yaygınlaştırılmasının üretim, yatırım, istihdam ve teknolojik dönüşüme katkı sağlayacağını söyledi.</p>

<p><strong>Reel sektör için finansman vurgusu</strong></p>

<p>Enflasyonla mücadele programını desteklediklerini belirten Baran, üretim ve yatırımların sürdürülebilirliği açısından reel sektörün finansmana erişiminin kolaylaştırılmasının kritik önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan sanayiye yönelik finansman programını memnuniyetle karşıladıklarını belirten Baran, benzer destek mekanizmalarının ticaret ve hizmet sektörlerini de kapsayacak şekilde genişletilmesi gerektiğini dile getirdi.</p>

<h3><strong>Ticari kredi kartlarında esneklik talebi</strong></h3>

<p>KOBİ'lerin finansman ihtiyacında ticari kredi kartlarının önemli bir araç haline geldiğini belirten Baran, mevcut taksit sınırlamalarının yeniden değerlendirilmesini istedi. Taksit imkanlarının genişletilmesinin işletmelerin nakit akışını rahatlatacağını ve ekonomik faaliyetleri destekleyeceğini kaydetti.</p>

<p>ATO'nun Ticaret Bakanlığı desteğiyle düzenlediği milli katılımlı fuarlara da değinen Baran, Riyad'daki Dünya Sağlık Fuarı ile Rotterdam'daki Breakbulk Europe 2026 organizasyonlarının başarılı geçtiğini belirterek, üyelerin uluslararası pazarlara açılmasına verilen destek nedeniyle Bakanlığa teşekkür etti.</p>

<h3><strong>Ankara'ya serbest bölge önerisi</strong></h3>

<p>Başkentin ihracat ve yatırım kapasitesini artıracak en önemli adımlardan birinin serbest bölge kurulması olduğunu ifade eden Baran, savunma sanayii, ileri teknoloji, sağlık teknolojileri ve yazılım alanlarında faaliyet gösteren firmaların böyle bir yatırımla küresel rekabet gücünü artırabileceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Esenboğa ve NATO Zirvesi değerlendirmesi</strong></h3>

<p>Esenboğa Havalimanı'ndan St. Petersburg, Saraybosna ve Üsküp'e başlatılan direkt uçuşların Ankara'nın ticari ilişkilerine katkı sağlayacağını belirten Baran, NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi'nin de Ankara'nın uluslararası görünürlüğünü artırdığını ifade etti.</p>

<p>Baran, bu fırsatın değerlendirilerek Ankara'nın kongre, fuar, diplomasi ve teknoloji alanlarında uluslararası organizasyonlara daha fazla ev sahipliği yapan küresel bir başkent haline getirilmesi gerektiğini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/atodan-ticaret-bakani-bolata-ziyaret-gumruk-birligi-finansman-ve-yerli-uretim-gundemde</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 15:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/bgbg.JPG" type="image/jpeg" length="28883"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Metgün Enerji Halka Arzına Yoğun İlgi: 961 Bin Yatırımcıya Dağıtım Yapıldı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/metgun-enerji-halka-arzina-yogun-ilgi-961-bin-yatirimciya-dagitim-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/metgun-enerji-halka-arzina-yogun-ilgi-961-bin-yatirimciya-dagitim-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p><strong>Türkiye'nin yenilenebilir enerji şirketlerinden Metgün Enerji, 20-22 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştirilen halka arz sürecini yoğun yatırımcı ilgisiyle tamamladı. Halka arz edilen paylara yaklaşık 3 kat talep gelirken, toplam 961 bin 387 yatırımcıya dağıtım yapıldı.</strong></p>

<p>274,44 MW kurulu güce sahip Metgün Enerji'nin payları, İnfo Yatırım liderliğinde pay başına 20 TL fiyatla yatırımcılara sunuldu. Yaklaşık 2 milyar 711 milyon 580 bin TL büyüklüğe ulaşan halka arzda şirketin halka açıklık oranı yüzde 21,35 olarak gerçekleşti.</p>

<p>Toplam 993 bin 906 başvurunun yapıldığı halka arzda, yatırımcı gruplarının talepleri tahsisatların üzerinde gerçekleşti. Yurt içi bireysel yatırımcılar kendilerine ayrılan payların yaklaşık 1,9 katı, grup çalışanları 1,2 katı, yurt içi kurumsal yatırımcılar 5,2 katı ve yurt dışı kurumsal yatırımcılar ise 3,3 katı talepte bulundu.</p>

<p>Dağıtım sonuçlarına göre halka arz edilen payların yüzde 60'ı yurt içi bireysel yatırımcılara, yüzde 3'ü grup çalışanlarına, yüzde 30'u yurt içi kurumsal yatırımcılara ve yüzde 7'si yurt dışı kurumsal yatırımcılara tahsis edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"Yatırımcılarımızın güveni en büyük motivasyonumuz"</strong></p>

<p>Metgün Enerji Genel Müdürü Uğur Işık, halka arz sürecine gösterilen yoğun ilgiden duydukları memnuniyeti dile getirerek, yatırımcılara teşekkür etti.</p>

<p>Işık, şirketin kuruluşundan bu yana yenilenebilir enerji alanında sürdürülebilir büyümeyi odağına aldığını belirterek, gelecek nesillere daha temiz ve güvenli bir enerji altyapısı bırakma hedefi doğrultusunda çalışmalarını sürdürdüklerini ifade etti.</p>

<p>Halka arzdan elde edilecek kaynağın yeni yatırımların hayata geçirilmesi ve işletme sermayesinin güçlendirilmesi amacıyla kullanılacağını hatırlatan Işık, yeni ortakların desteğiyle yenilenebilir enerji yatırımlarını hız kesmeden sürdüreceklerini ve uzun vadeli değer yaratmaya devam edeceklerini vurguladı.</p>

<p><strong>Borsa İstanbul'da işlem tarihi 28 Temmuz</strong></p>

<p>Metgün Enerji'nin Borsa İstanbul'daki işlem süreci, 28 Temmuz Salı günü düzenlenecek gong töreniyle başlayacak. Şirket payları aynı tarihten itibaren Borsa İstanbul'da <strong>"METEN"</strong> işlem koduyla yatırımcılarla buluşacak.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ, ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/metgun-enerji-halka-arzina-yogun-ilgi-961-bin-yatirimciya-dagitim-yapildi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/metgun.jpeg" type="image/jpeg" length="89057"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Filenin Sultanları’nın Çin Maçı QNB Terminal Kadıköy’de Dev Ekranda Takip Edilecek]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/filenin-sultanlarinin-cin-maci-qnb-terminal-kadikoyde-dev-ekranda-takip-edilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/filenin-sultanlarinin-cin-maci-qnb-terminal-kadikoyde-dev-ekranda-takip-edilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>A Milli Kadın Voleybol Takımı’nın FIVB 2026 Kadınlar Voleybol Milletler Ligi yarı finalinde Çin ile oynayacağı kritik mücadele, 25 Temmuz Cumartesi günü saat 14.30’da QNB Terminal Kadıköy’de voleybolseverlerle buluşacak. Karşılaşma, 7DE7 alanındaki dev ekranlardan canlı yayınlanırken, açık hava atmosferi ve zengin yeme-içme seçenekleriyle sporseverlere keyifli bir maç deneyimi sunulacak.</strong></p>

<p>FIVB 2026 Kadınlar Voleybol Milletler Ligi’nde finale yükselme hedefiyle sahaya çıkacak Filenin Sultanları, yarı finalde Çin ile karşı karşıya gelecek. Çeyrek finalde ABD’yi beş set süren zorlu mücadelenin ardından 3-2 mağlup eden Çin, ay-yıldızlı ekibin final yolundaki son engeli olacak.</p>

<p>Voleybol tutkunları, 25 Temmuz Cumartesi günü saat 14.30’da başlayacak bu önemli karşılaşmayı, İstanbul Söğütlüçeşme’de yer alan QNB Terminal Kadıköy’ün 7DE7 etkinlik alanındaki dev ekranlardan toplu izleme deneyimiyle takip edebilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şehrin en hareketli buluşma noktalarından biri olan QNB Terminal Kadıköy, Filenin Sultanları’nın kritik mücadelesini birlikte izlemek isteyen sporseverleri ağırlamaya hazırlanıyor. Açık hava konsepti, farklı damak zevklerine hitap eden sokak lezzetleri ve taraftar coşkusunu yaşatacak ortak izleme atmosferiyle etkinlik, maç keyfini sosyal bir deneyime dönüştürecek.</p>

<p><strong>METROBÜS, MARMARAY VE YHT HATLARINA KOLAY ULAŞIM</strong></p>

<p>Kadıköy Söğütlüçeşme’de, Metrobüs, Marmaray ve Yüksek Hızlı Tren hatlarının kesişim noktasında yer alan QNB Terminal Kadıköy, merkezi konumuyla İstanbul’un birçok noktasından kolay ulaşım imkânı sunuyor.</p>

<p>Geçmişte milli takımların önemli karşılaşmalarında binlerce sporseveri aynı heyecan etrafında buluşturan QNB Terminal Kadıköy, Filenin Sultanları’nın Çin karşısındaki yarı final mücadelesinde de voleybol tutkunlarının ortak buluşma adreslerinden biri olmaya hazırlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/filenin-sultanlarinin-cin-maci-qnb-terminal-kadikoyde-dev-ekranda-takip-edilecek</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 15:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/qnb-terminal-kadikoy-1.jpg" type="image/jpeg" length="68298"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Kacır, 6. Ulusal Arktik Bilim Seferi'nde bilim insanlarının çalışmalarını yerinde inceledi]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/bakan-kacir-6-ulusal-arktik-bilim-seferinde-bilim-insanlarinin-calismalarini-yerinde-inceledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/bakan-kacir-6-ulusal-arktik-bilim-seferinde-bilim-insanlarinin-calismalarini-yerinde-inceledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, devam eden 6. Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferi'ni ziyaret ederek Türk bilim insanlarının kutup bölgesinde yürüttüğü araştırmaları yerinde takip etti. Kacır, Türkiye'nin 2017 yılından bu yana kutuplarda bilimsel varlığını kararlılıkla sürdürdüğünü belirterek, Arktik'te elde edilen verilerin uluslararası bilim dünyasına önemli katkılar sağlayacağını ifade etti.</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanlığı himayesinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda ve TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü (KARE) yürütücülüğünde gerçekleştirilen 6. Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferi (TASE-VI) kapsamında Svalbard Adası'ndaki Longyearbyen yerleşimini ziyaret eden Bakan Kacır, Türk araştırma ekibinin çalışmalarını sürdürdüğü gemide incelemelerde bulundu.</p>

<p><strong>Bilim insanlarının çalışmalarını yakından takip etti</strong></p>

<p><img alt="Sn Bakan (2)" class=" detail-photo img-fluid" height="853" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/sn-bakan-2.jpg" width="1280" /></p>

<p>Ziyaretine ilişkin sosyal medya hesabından paylaşım yapan Kacır, 6. Ulusal Arktik Bilim Seferi kapsamında kutup bölgesinde görev yapan bilim insanlarının araştırmalarını yerinde gözlemlediklerini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın himayelerinde yürütülen kutup bilim seferleri sayesinde Türkiye'nin 2017 yılından bu yana kutuplarda kesintisiz bilimsel faaliyet yürüttüğünü vurgulayan Kacır, bugüne kadar düzenlenen 10 Antarktika ve 6 Arktik bilim seferine yaklaşık 300 bilim insanının katıldığını ifade etti. Bu çalışmaların Türkiye'nin uluslararası bilim literatürüne önemli katkılar sunmasını sağladığını belirten Kacır, Türkiye'nin 2025 yılında Svalbard Antlaşması'na taraf olmasıyla birlikte bilim insanları için Kuzey Kutbu'nda daha güçlü araştırma imkânlarının oluşturulduğunu kaydetti.</p>

<p><strong>Antarktika'da kalıcı Türk bilim üssü hedefi</strong></p>

<p><img alt="Sn Bakan (4)" class="detail-photo img-fluid" height="846" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/sn-bakan-4.jpg" width="1280" /></p>

<p>Bakan Kacır, Türkiye'nin kutup araştırmalarındaki hedeflerini büyüttüğünü belirterek Antarktika'da kalıcı bir Türk bilim üssünün hayata geçirilmesi için çalışmaların sürdüğünü söyledi.</p>

<p>Küresel iklim değişikliğinin etkilerinin en net gözlemlendiği bölgelerin başında kutupların geldiğine dikkat çeken Kacır, bu yıl gerçekleştirilen Arktik Bilim Seferi kapsamında bilim insanlarının 22 gün boyunca 90'dan fazla araştırma istasyonunda ölçüm yaptığını belirtti. Toplanan verilerin bilimsel yayınlara dönüştürülerek uluslararası literatüre kazandırılacağını ve insanlığın ortak bilgi birikimine katkı sağlayacağını ifade etti.</p>

<p><strong>Kutup araştırmaları stratejik önem taşıyor</strong></p>

<p><img alt="Sn Bakan (1)" class="detail-photo img-fluid" height="960" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/sn-bakan-1.jpg" width="1280" /></p>

<p>Kutup bölgelerinde yürütülen çalışmaların yalnızca bilimsel açıdan değil, stratejik bakımdan da büyük önem taşıdığını vurgulayan Kacır, iklim değişikliğinin etkileriyle birlikte enerji kaynakları, yeni deniz ticaret rotaları ve jeopolitik dengeler açısından Arktik'in öneminin giderek arttığını söyledi.</p>

<p>Türkiye'nin bu kritik coğrafyada bilimsel varlığını güçlendirerek sürdürmeye devam edeceğini belirten Kacır, kutup araştırmalarının hem ülkenin bilimsel kapasitesini geliştirdiğini hem de uluslararası iş birliklerine önemli katkılar sunduğunu dile getirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/bakan-kacir-6-ulusal-arktik-bilim-seferinde-bilim-insanlarinin-calismalarini-yerinde-inceledi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 15:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/sn-bakan-5.jpg" type="image/jpeg" length="92135"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk Telekom milli patent başvurularındaki liderliğini koruyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/turk-telekom-milli-patent-basvurularindaki-liderligini-koruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/turk-telekom-milli-patent-basvurularindaki-liderligini-koruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye'nin dijital dönüşümünde önemli rol üstlenen Türk Telekom, güçlü mühendislik altyapısı, teknoloji yatırımları ve Ar-Ge çalışmalarıyla geleceğin teknolojilerini geliştirmeye devam ediyor. Patentlerden akademik yayınlara, ulusal ve uluslararası Ar-Ge projelerinden küresel standart geliştirme çalışmalarına kadar uzanan kapsamlı Ar-Ge ekosistemiyle şirket, Türkiye'nin teknoloji üretme kapasitesine katkı sunmayı sürdürüyor. Milli Teknoloji Hamlesi kapsamında son iki yıldır milli patent başvurularında ilk sırada yer alan Türk Telekom, 2025 yılında akademik yayın sayısını yüzde 129, uluslararası standart geliştirme çalışmalarına katkısını ise yüzde 237 artırarak küresel teknoloji ekosistemindeki etkinliğini daha da güçlendirdi.</strong></p>

<p>Türk Telekom CEO'su Ebubekir Şahin, şirketin yalnızca teknolojiyi kullanan değil, geliştiren ve ihraç eden bir Türkiye vizyonuyla hareket ettiğini belirterek, Ar-Ge faaliyetlerini ülkenin küresel rekabet gücünü artıran stratejik bir unsur olarak gördüklerini ifade etti. Şahin, yapay zekâdan yeni nesil haberleşme sistemlerine, kuantum teknolojilerinden dijital altyapılara kadar birçok alanda geliştirilen çözümlerle geleceğin ihtiyaçlarına bugünden yanıt verdiklerini söyledi.</p>

<p><strong>Ar-Ge stratejik öncelik olmaya devam ediyor</strong></p>

<p><img alt="1784887214 Tu Rk Telekom C E O Ebubekir S Ahin" class="detail-photo img-fluid" height="2333" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/1784887214-tu-rk-telekom-c-e-o-ebubekir-s-ahin.jpg" width="3500" /></p>

<p>Türk Telekom, yenilikçi teknolojileri hayata geçirmenin yanı sıra geliştirdiği yerli ve milli çözümlerle dijital dönüşüm sürecine yön vermeyi sürdürüyor. Yapay zekâ, 6G, kuantum teknolojileri ve akıllı altyapılar gibi stratejik alanlarda yürüttüğü çalışmalarla teknoloji üretim kapasitesini artıran şirket, Ar-Ge'yi kurum kültürünün temel unsurlarından biri olarak konumlandırıyor.</p>

<p>CEO Ebubekir Şahin, milli mühendislik gücüyle geliştirilen teknolojilerin, patentlerin, akademik çalışmaların ve uluslararası standartlara yapılan katkıların bu vizyonun somut göstergeleri olduğunu vurguladı. Son beş yıldır sektörün yatırım lideri olduklarını hatırlatan Şahin, Türkiye'yi geleceğin teknolojilerine hazırlarken Ar-Ge'yi yalnızca inovasyon üretme süreci değil, aynı zamanda ülkenin uluslararası rekabet gücünü artıran stratejik bir yatırım alanı olarak değerlendirdiklerini söyledi.</p>

<p>Şahin ayrıca, uluslararası kuruluşlarda üstlenilen görevlerle geleceğin iletişim teknolojilerine yön veren platformlarda Türkiye'nin mühendislik birikimini temsil ettiklerini belirterek, Milli Teknoloji Hamlesi doğrultusunda yürütülen her çalışmanın ülkenin teknoloji üretme kapasitesine uzun vadeli katkı sağladığını ifade etti.</p>

<p><strong>Patent başvurularında üst üste ikinci kez zirvede</strong></p>

<p>Türk Telekom, 2025 yılında patent başvurularını yüzde 20'nin üzerinde artırarak toplam 921 başvuruya ulaştı ve üst üste ikinci kez Türkiye'de en fazla patent başvurusu yapan kuruluş oldu.</p>

<p>Şirketin patent portföyü; yapay zekâ destekli ağ yönetimi, 5G ve ötesi haberleşme teknolojileri, 6G, kuantum güvenli iletişim, Wi-Fi algılama teknolojileri, veri merkezi çözümleri ve akıllı altyapılar gibi geleceğin kritik teknoloji alanlarını kapsıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Uluslararası standartların oluşumuna katkı</strong></p>

<p>Türk Telekom, uluslararası standart geliştirme süreçlerindeki etkinliğini de artırmayı sürdürdü. Birleşmiş Milletler'e bağlı Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU), Kablosuz Genişbant Birliği (WBA) ve Linux Foundation bünyesindeki LF Broadband gibi küresel organizasyonlarda yönetsel görevler üstlenen şirket, 2025 yılında uluslararası standartlara yaptığı katkıyı yüzde 237 artırdı.</p>

<p>6G ağ mimarileri, yapay zekâ tabanlı servisler, Entegre Algılama ve Haberleşme (ISAC), nesnelerin interneti cihazları için kablosuz enerji transferi, zaman senkronizasyonu, kuantum teknolojileri ve otonom ağ yönetimi gibi birçok kritik alanda yürütülen çalışmalarla Türk Telekom, dijital geleceğin şekillenmesine katkı sağlayan küresel teknoloji şirketleri arasında yer almaya devam etti.</p>

<p><strong>Bilimsel üretim Ar-Ge'nin temelini oluşturuyor</strong></p>

<p>Üniversitelerle yürüttüğü iş birliklerini sürdüren Türk Telekom, bilimsel üretimi Ar-Ge çalışmalarının temel bileşenlerinden biri olarak değerlendiriyor. Şirket, 2025 yılında akademik yayın sayısını 131'e çıkararak yapay zekâ, yeni nesil haberleşme sistemleri, kuantum teknolojileri ve dijital altyapılar alanındaki araştırmalarıyla uluslararası bilimsel literatüre katkı sağlamayı sürdürdü.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/turk-telekom-milli-patent-basvurularindaki-liderligini-koruyor</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 14:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/1784887215-tu-rk-telekom-milli-ar-ge.jpg" type="image/jpeg" length="66479"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beta Enerji, İSO İkinci 500 Listesinde 31 Basamak Yükseldi]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/beta-enerji-iso-ikinci-500-listesinde-31-basamak-yukseldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/beta-enerji-iso-ikinci-500-listesinde-31-basamak-yukseldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye'nin önde gelen transformatör üreticilerinden Beta Enerji, İstanbul Sanayi Odası'nın (İSO) açıkladığı "Türkiye'nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2025" araştırmasında önemli bir başarıya imza attı. Şirket, yaklaşık 3,3 milyar TL üretimden satış rakamıyla listede 250'nci sıraya yükselirken, geçen yıla göre 31 basamak birden ilerleyerek büyümesini sürdürdü.</strong></p>

<p>Yaklaşık yarım asırlık sanayi deneyimini yüksek teknoloji, Ar-Ge odaklı üretim anlayışı ve ihracat stratejisiyle güçlendiren Beta Enerji, üretim kapasitesini artırmaya yönelik yatırımları sayesinde Türkiye sanayisindeki konumunu daha da sağlamlaştırdı.</p>

<p><strong>130 Milyon Dolarlık Yatırım ile 400 Milyon Dolar Ciro Hedefi</strong><br />
Beta Enerji Yönetim Kurulu Üyesi ve İcra Kurulu Başkanı Yusuf Cenk Dağsuyu, İSO sıralamasındaki yükselişin uzun vadeli yatırım politikalarının bir sonucu olduğunu belirterek şunları söyledi:</p>

<p>"İSO İkinci 500 listesinde geçen yıla göre 31 basamak yükselmek, üretim altyapımıza, teknolojiye, Ar-Ge'ye ve insan kaynağımıza yaptığımız yatırımların karşılığını aldığımızı gösteriyor. Son yıllarda ihracat odaklı büyüme stratejimizi kararlılıkla sürdürüyor, bugün 80'den fazla ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz."</p>

<p>Küresel enerji dönüşümü, elektrik şebekelerinin modernizasyonu, yenilenebilir enerji yatırımları, elektrikli araçlar, veri merkezleri ve yapay zekâ kaynaklı enerji talebindeki artışın transformatör sektöründe uzun yıllar büyümeyi destekleyeceğini ifade eden Dağsuyu, Beta Enerji'nin bu fırsatları değerlendirmek için önemli yatırımlar gerçekleştirdiğini vurguladı.</p>

<p>"Yaklaşık 130 milyon dolarlık Beta Enerji ve Teknoloji Kampüsü yatırımımız büyüme yolculuğumuzun en önemli adımlarından biri. Avrupa'nın en büyük enerji ve teknoloji kampüsleri arasında yer alan bu tesisimiz tam kapasiteyle devreye girdiğinde dağıtım transformatörü üretim kapasitemiz yaklaşık 34 bin adede ulaşacak, güç transformatörlerinde ise kapasitemizi adet bazında yaklaşık 36 kat artıracağız. Aynı zamanda ciromuzu 2027 sonunda 400 milyon doların üzerine çıkarmayı hedefliyoruz. İhracat yaptığımız ülke sayısını kısa vadede 80'den 100'e, beş yıl içinde ise 130 ülkeye çıkarmayı amaçlıyoruz." dedi.</p>

<p><strong>Dijital Üretim ve Sürdürülebilirlik Ön Planda</strong><br />
Yeni teknoloji kampüsünün yalnızca üretim kapasitesini değil, şirketin dijital dönüşüm ve sürdürülebilirlik hedeflerini de ileri taşıyacağını belirten Dağsuyu, Endüstri 4.0 uygulamaları, IoT entegrasyonu, büyük veri analitiği ve yapay zekâ destekli sistemlerle modern bir üretim altyapısı oluşturduklarını ifade etti.</p>

<p>8 MW kurulu güce sahip güneş enerjisi sistemi sayesinde tesisin enerji ihtiyacını tamamen yenilenebilir kaynaklardan karşılamayı hedeflediklerini aktaran Dağsuyu, 2030 yılına kadar karbon emisyonlarını yüzde 30 azaltmayı planladıklarını söyledi.</p>

<p><strong>Halka Arz Sonrası Küresel Büyüme Hızlanacak</strong><br />
Yakın dönemde başarıyla tamamlanan halka arz sürecinin şirketin büyüme hedeflerine önemli katkı sağlayacağını belirten Dağsuyu, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>"Yatırımcılarımızın bize duyduğu güveni, üretim kapasitemizi artıracak, teknoloji altyapımızı güçlendirecek ve küresel rekabet gücümüzü daha da ileri taşıyacak yatırımlarla karşılık vermeye devam edeceğiz. Ülkemizin ekonomik kalkınmasına ve katma değerli ihracatına sunduğumuz katkıyı sürdüreceğiz."</p>

<p><strong>Beta Enerji, İSO İkinci 500 Listesinde 31 Basamak Yükseldi</strong><br />
Türkiye'nin önde gelen transformatör üreticilerinden Beta Enerji, İstanbul Sanayi Odası'nın (İSO) açıkladığı "Türkiye'nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2025" araştırmasında önemli bir başarıya imza attı. Şirket, yaklaşık 3,3 milyar TL üretimden satış rakamıyla listede 250'nci sıraya yükselirken, geçen yıla göre 31 basamak birden ilerleyerek büyümesini sürdürdü.</p>

<p>Yaklaşık yarım asırlık sanayi deneyimini yüksek teknoloji, Ar-Ge odaklı üretim anlayışı ve ihracat stratejisiyle güçlendiren Beta Enerji, üretim kapasitesini artırmaya yönelik yatırımları sayesinde Türkiye sanayisindeki konumunu daha da sağlamlaştırdı.</p>

<p><strong>130 Milyon Dolarlık Yatırım ile 400 Milyon Dolar Ciro Hedefi</strong><br />
Beta Enerji Yönetim Kurulu Üyesi ve İcra Kurulu Başkanı Yusuf Cenk Dağsuyu, İSO sıralamasındaki yükselişin uzun vadeli yatırım politikalarının bir sonucu olduğunu belirterek şunları söyledi:</p>

<p>"İSO İkinci 500 listesinde geçen yıla göre 31 basamak yükselmek, üretim altyapımıza, teknolojiye, Ar-Ge'ye ve insan kaynağımıza yaptığımız yatırımların karşılığını aldığımızı gösteriyor. Son yıllarda ihracat odaklı büyüme stratejimizi kararlılıkla sürdürüyor, bugün 80'den fazla ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz."</p>

<p>Küresel enerji dönüşümü, elektrik şebekelerinin modernizasyonu, yenilenebilir enerji yatırımları, elektrikli araçlar, veri merkezleri ve yapay zekâ kaynaklı enerji talebindeki artışın transformatör sektöründe uzun yıllar büyümeyi destekleyeceğini ifade eden Dağsuyu, Beta Enerji'nin bu fırsatları değerlendirmek için önemli yatırımlar gerçekleştirdiğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Yaklaşık 130 milyon dolarlık Beta Enerji ve Teknoloji Kampüsü yatırımımız büyüme yolculuğumuzun en önemli adımlarından biri. Avrupa'nın en büyük enerji ve teknoloji kampüsleri arasında yer alan bu tesisimiz tam kapasiteyle devreye girdiğinde dağıtım transformatörü üretim kapasitemiz yaklaşık 34 bin adede ulaşacak, güç transformatörlerinde ise kapasitemizi adet bazında yaklaşık 36 kat artıracağız. Aynı zamanda ciromuzu 2027 sonunda 400 milyon doların üzerine çıkarmayı hedefliyoruz. İhracat yaptığımız ülke sayısını kısa vadede 80'den 100'e, beş yıl içinde ise 130 ülkeye çıkarmayı amaçlıyoruz." dedi.</p>

<p><strong>Dijital Üretim ve Sürdürülebilirlik Ön Planda</strong><br />
Yeni teknoloji kampüsünün yalnızca üretim kapasitesini değil, şirketin dijital dönüşüm ve sürdürülebilirlik hedeflerini de ileri taşıyacağını belirten Dağsuyu, Endüstri 4.0 uygulamaları, IoT entegrasyonu, büyük veri analitiği ve yapay zekâ destekli sistemlerle modern bir üretim altyapısı oluşturduklarını ifade etti.</p>

<p>8 MW kurulu güce sahip güneş enerjisi sistemi sayesinde tesisin enerji ihtiyacını tamamen yenilenebilir kaynaklardan karşılamayı hedeflediklerini aktaran Dağsuyu, 2030 yılına kadar karbon emisyonlarını yüzde 30 azaltmayı planladıklarını söyledi.</p>

<p><strong>Halka Arz Sonrası Küresel Büyüme Hızlanacak</strong><br />
Yakın dönemde başarıyla tamamlanan halka arz sürecinin şirketin büyüme hedeflerine önemli katkı sağlayacağını belirten Dağsuyu, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>"Yatırımcılarımızın bize duyduğu güveni, üretim kapasitemizi artıracak, teknoloji altyapımızı güçlendirecek ve küresel rekabet gücümüzü daha da ileri taşıyacak yatırımlarla karşılık vermeye devam edeceğiz. Ülkemizin ekonomik kalkınmasına ve katma değerli ihracatına sunduğumuz katkıyı sürdüreceğiz."</p>

<p><strong>Beta Enerji, İSO İkinci 500 Listesinde 31 Basamak Yükseldi</strong><br />
Türkiye'nin önde gelen transformatör üreticilerinden Beta Enerji, İstanbul Sanayi Odası'nın (İSO) açıkladığı "Türkiye'nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2025" araştırmasında önemli bir başarıya imza attı. Şirket, yaklaşık 3,3 milyar TL üretimden satış rakamıyla listede 250'nci sıraya yükselirken, geçen yıla göre 31 basamak birden ilerleyerek büyümesini sürdürdü.</p>

<p>Yaklaşık yarım asırlık sanayi deneyimini yüksek teknoloji, Ar-Ge odaklı üretim anlayışı ve ihracat stratejisiyle güçlendiren Beta Enerji, üretim kapasitesini artırmaya yönelik yatırımları sayesinde Türkiye sanayisindeki konumunu daha da sağlamlaştırdı.</p>

<p><strong>130 Milyon Dolarlık Yatırım ile 400 Milyon Dolar Ciro Hedefi</strong><br />
Beta Enerji Yönetim Kurulu Üyesi ve İcra Kurulu Başkanı Yusuf Cenk Dağsuyu, İSO sıralamasındaki yükselişin uzun vadeli yatırım politikalarının bir sonucu olduğunu belirterek şunları söyledi:</p>

<p>"İSO İkinci 500 listesinde geçen yıla göre 31 basamak yükselmek, üretim altyapımıza, teknolojiye, Ar-Ge'ye ve insan kaynağımıza yaptığımız yatırımların karşılığını aldığımızı gösteriyor. Son yıllarda ihracat odaklı büyüme stratejimizi kararlılıkla sürdürüyor, bugün 80'den fazla ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz."</p>

<p>Küresel enerji dönüşümü, elektrik şebekelerinin modernizasyonu, yenilenebilir enerji yatırımları, elektrikli araçlar, veri merkezleri ve yapay zekâ kaynaklı enerji talebindeki artışın transformatör sektöründe uzun yıllar büyümeyi destekleyeceğini ifade eden Dağsuyu, Beta Enerji'nin bu fırsatları değerlendirmek için önemli yatırımlar gerçekleştirdiğini vurguladı.</p>

<p>"Yaklaşık 130 milyon dolarlık Beta Enerji ve Teknoloji Kampüsü yatırımımız büyüme yolculuğumuzun en önemli adımlarından biri. Avrupa'nın en büyük enerji ve teknoloji kampüsleri arasında yer alan bu tesisimiz tam kapasiteyle devreye girdiğinde dağıtım transformatörü üretim kapasitemiz yaklaşık 34 bin adede ulaşacak, güç transformatörlerinde ise kapasitemizi adet bazında yaklaşık 36 kat artıracağız. Aynı zamanda ciromuzu 2027 sonunda 400 milyon doların üzerine çıkarmayı hedefliyoruz. İhracat yaptığımız ülke sayısını kısa vadede 80'den 100'e, beş yıl içinde ise 130 ülkeye çıkarmayı amaçlıyoruz." dedi.</p>

<p><strong>Dijital Üretim ve Sürdürülebilirlik Ön Planda</strong><br />
Yeni teknoloji kampüsünün yalnızca üretim kapasitesini değil, şirketin dijital dönüşüm ve sürdürülebilirlik hedeflerini de ileri taşıyacağını belirten Dağsuyu, Endüstri 4.0 uygulamaları, IoT entegrasyonu, büyük veri analitiği ve yapay zekâ destekli sistemlerle modern bir üretim altyapısı oluşturduklarını ifade etti.</p>

<p>8 MW kurulu güce sahip güneş enerjisi sistemi sayesinde tesisin enerji ihtiyacını tamamen yenilenebilir kaynaklardan karşılamayı hedeflediklerini aktaran Dağsuyu, 2030 yılına kadar karbon emisyonlarını yüzde 30 azaltmayı planladıklarını söyledi.</p>

<p><strong>Halka Arz Sonrası Küresel Büyüme Hızlanacak</strong><br />
Yakın dönemde başarıyla tamamlanan halka arz sürecinin şirketin büyüme hedeflerine önemli katkı sağlayacağını belirten Dağsuyu, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>"Yatırımcılarımızın bize duyduğu güveni, üretim kapasitemizi artıracak, teknoloji altyapımızı güçlendirecek ve küresel rekabet gücümüzü daha da ileri taşıyacak yatırımlarla karşılık vermeye devam edeceğiz. Ülkemizin ekonomik kalkınmasına ve katma değerli ihracatına sunduğumuz katkıyı sürdüreceğiz."</p>

<p><strong>Beta Enerji, İSO İkinci 500 Listesinde 31 Basamak Yükseldi</strong><br />
Türkiye'nin önde gelen transformatör üreticilerinden Beta Enerji, İstanbul Sanayi Odası'nın (İSO) açıkladığı "Türkiye'nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2025" araştırmasında önemli bir başarıya imza attı. Şirket, yaklaşık 3,3 milyar TL üretimden satış rakamıyla listede 250'nci sıraya yükselirken, geçen yıla göre 31 basamak birden ilerleyerek büyümesini sürdürdü.</p>

<p>Yaklaşık yarım asırlık sanayi deneyimini yüksek teknoloji, Ar-Ge odaklı üretim anlayışı ve ihracat stratejisiyle güçlendiren Beta Enerji, üretim kapasitesini artırmaya yönelik yatırımları sayesinde Türkiye sanayisindeki konumunu daha da sağlamlaştırdı.</p>

<p><strong>130 Milyon Dolarlık Yatırım ile 400 Milyon Dolar Ciro Hedefi</strong><br />
Beta Enerji Yönetim Kurulu Üyesi ve İcra Kurulu Başkanı Yusuf Cenk Dağsuyu, İSO sıralamasındaki yükselişin uzun vadeli yatırım politikalarının bir sonucu olduğunu belirterek şunları söyledi:</p>

<p>"İSO İkinci 500 listesinde geçen yıla göre 31 basamak yükselmek, üretim altyapımıza, teknolojiye, Ar-Ge'ye ve insan kaynağımıza yaptığımız yatırımların karşılığını aldığımızı gösteriyor. Son yıllarda ihracat odaklı büyüme stratejimizi kararlılıkla sürdürüyor, bugün 80'den fazla ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz."</p>

<p>Küresel enerji dönüşümü, elektrik şebekelerinin modernizasyonu, yenilenebilir enerji yatırımları, elektrikli araçlar, veri merkezleri ve yapay zekâ kaynaklı enerji talebindeki artışın transformatör sektöründe uzun yıllar büyümeyi destekleyeceğini ifade eden Dağsuyu, Beta Enerji'nin bu fırsatları değerlendirmek için önemli yatırımlar gerçekleştirdiğini vurguladı.</p>

<p>"Yaklaşık 130 milyon dolarlık Beta Enerji ve Teknoloji Kampüsü yatırımımız büyüme yolculuğumuzun en önemli adımlarından biri. Avrupa'nın en büyük enerji ve teknoloji kampüsleri arasında yer alan bu tesisimiz tam kapasiteyle devreye girdiğinde dağıtım transformatörü üretim kapasitemiz yaklaşık 34 bin adede ulaşacak, güç transformatörlerinde ise kapasitemizi adet bazında yaklaşık 36 kat artıracağız. Aynı zamanda ciromuzu 2027 sonunda 400 milyon doların üzerine çıkarmayı hedefliyoruz. İhracat yaptığımız ülke sayısını kısa vadede 80'den 100'e, beş yıl içinde ise 130 ülkeye çıkarmayı amaçlıyoruz." dedi.</p>

<p><strong>Dijital Üretim ve Sürdürülebilirlik Ön Planda</strong><br />
Yeni teknoloji kampüsünün yalnızca üretim kapasitesini değil, şirketin dijital dönüşüm ve sürdürülebilirlik hedeflerini de ileri taşıyacağını belirten Dağsuyu, Endüstri 4.0 uygulamaları, IoT entegrasyonu, büyük veri analitiği ve yapay zekâ destekli sistemlerle modern bir üretim altyapısı oluşturduklarını ifade etti.</p>

<p>8 MW kurulu güce sahip güneş enerjisi sistemi sayesinde tesisin enerji ihtiyacını tamamen yenilenebilir kaynaklardan karşılamayı hedeflediklerini aktaran Dağsuyu, 2030 yılına kadar karbon emisyonlarını yüzde 30 azaltmayı planladıklarını söyledi.</p>

<p><strong>Halka Arz Sonrası Küresel Büyüme Hızlanacak</strong><br />
Yakın dönemde başarıyla tamamlanan halka arz sürecinin şirketin büyüme hedeflerine önemli katkı sağlayacağını belirten Dağsuyu, "Yatırımcılarımızın bize duyduğu güveni, üretim kapasitemizi artıracak, teknoloji altyapımızı güçlendirecek ve küresel rekabet gücümüzü daha da ileri taşıyacak yatırımlarla karşılık vermeye devam edeceğiz. Ülkemizin ekonomik kalkınmasına ve katma değerli ihracatına sunduğumuz katkıyı sürdüreceğiz." dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/beta-enerji-iso-ikinci-500-listesinde-31-basamak-yukseldi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 14:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/kampus-drone.jpg" type="image/jpeg" length="64035"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bewen Enerji'nin Halka Arzına SPK Onayı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/bewen-enerjinin-halka-arzina-spk-onayi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/bewen-enerjinin-halka-arzina-spk-onayi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Yenilenebilir enerji alanında faaliyet gösteren Bewen Enerji A.Ş.'nin halka arz başvurusu, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından onaylandı. Rüzgar ve güneş enerjisine dayalı üretim portföyüyle faaliyet gösteren şirket, halka arz süreciyle sermaye piyasalarındaki büyüme yolculuğunda yeni bir aşamaya geçmeye hazırlanıyor.</strong></p>

<p>Türkiye Sınai Kalkınma Bankası A.Ş. (TSKB) liderliğinde, Yatırım Finansman Menkul Değerler A.Ş.'nin eş liderliğinde gerçekleştirilecek halka arzın yaklaşık 3 milyar 848 milyon TL büyüklüğe ulaşması bekleniyor.</p>

<p>Halka arz kapsamında toplam 80 milyon TL nominal değerli 80 milyon adet C grubu pay, 48,10 TL sabit fiyatla yatırımcılara sunulacak. İşlem, hem sermaye artırımı hem de ortak satışı yöntemiyle gerçekleştirilecek. Bu kapsamda şirketin çıkarılmış sermayesinin 261 milyon TL'den 317 milyon TL'ye yükseltilmesi planlanırken, ortak satışı yoluyla da 24 milyon TL nominal değerli payın halka arz edilmesi öngörülüyor. Sürecin tamamlanmasının ardından şirketin halka açıklık oranının yaklaşık yüzde 25,24 seviyesine ulaşması bekleniyor.</p>

<p><strong>208,9 MWm kurulu güçle üretimini sürdürüyor</strong></p>

<p>Bewen Enerji, elektrik üretimini rüzgar ve yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı olarak yürütüyor. Şirketin portföyünde Muğla Milas'ta bulunan Turguttepe RES, İzmir Selçuk ile Aydın Kuşadası sınırlarında yer alan Adares RES ve Kayseri Yahyalı'daki Yahyalı RES olmak üzere üç farklı rüzgar enerjisi santrali bulunuyor. Ayrıca Yahyalı'daki tesiste hibrit üretim modelini destekleyen yardımcı kaynak güneş enerjisi santrali de yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Toplam 208,9 MWm kurulu güce ve 137,5 MWe işletme kapasitesine sahip olan Bewen Enerji'nin portföyünde, 71,4 MWm yardımcı kaynak güneş enerjisi santrali kapasitesi de bulunuyor. Bu yapı, şirketin hibrit enerji üretim modelini güçlendiren unsurlar arasında yer alıyor.</p>

<p>Enerji Günlüğü ve Kearney iş birliğiyle hazırlanan <strong>MW100 – Türkiye'nin En Büyük 100 Elektrik Üreticisi 2025</strong> araştırmasına göre Bewen Enerji, 2024 yıl sonu verileri itibarıyla kurulu güç açısından Türkiye'nin 76'ncı büyük elektrik üreticisi konumunda bulunuyor. Öte yandan Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği'nin (TÜREB) 2026 Ocak verilerine göre şirket, işletmedeki rüzgar enerji santralleri bazında Türkiye'nin 33'üncü büyük yatırımcısı olarak sıralanıyor.</p>

<p><strong>Ortaklık yapısı</strong></p>

<p>1976 yılına uzanan köklü bir geçmişe sahip Beyçelik Holding A.Ş. ile yenilenebilir enerji alanında uluslararası deneyime sahip Elawan Energy S.L. ortaklığında faaliyet gösteren Bewen Enerji, otomotiv, enerji, iklimlendirme ve geri dönüşüm gibi farklı sektörlerde faaliyet gösteren bir yapının parçası konumunda bulunuyor. Beyçelik Holding bünyesinde 13 üretim tesisi ve 5 bin 195 çalışan yer alırken, Elawan Energy'nin sermayesinin tamamı dünyanın önde gelen yatırım gruplarından ORIX Corporation Europe N.V.'ye ait bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/bewen-enerjinin-halka-arzina-spk-onayi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 14:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/bewen-enerji-as-02.webp" type="image/jpeg" length="28522"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fuzul Akademi'nin Eğitim Modeli Uluslararası Arenada İki Gümüş Stevie Ödülü Kazandı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/fuzul-akademinin-egitim-modeli-uluslararasi-arenada-iki-gumus-stevie-odulu-kazandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/fuzul-akademinin-egitim-modeli-uluslararasi-arenada-iki-gumus-stevie-odulu-kazandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Fuzul'un tasarruf finansmanı sektörüne özel olarak geliştirdiği eğitim ve gelişim modeli, uluslararası alanda önemli bir başarıya imza attı. Şirket bünyesinde faaliyet gösteren Fuzul Akademi tarafından hayata geçirilen "Sıfırdan Uzmanlığa: Tasarruf Finansmanı Sektöründe Entegre Gelişim ve Liderlik Dönüşüm Modeli", 2026 Stevie Awards for Great Employers kapsamında iki farklı kategoride Gümüş Stevie Ödülü'nün sahibi oldu.</strong></p>

<p>38 ülkeden bini aşkın başvurunun değerlendirildiği organizasyonda Fuzul Akademi; "Çalışanların Yetkinliklerini Artırma ve Yeni Yetkinlikler Kazandırma Eğitimi" ile "İş Stratejisini Destekleyen En İyi Eğitim ve Gelişim Programı" kategorilerinde ödüle layık görüldü. Kazananlar, 160'tan fazla uluslararası jüri üyesinin yaptığı değerlendirmeler sonucunda belirlendi.</p>

<p><strong>Çalışan Gelişimini Stratejik Bir Yapıya Dönüştürüyor</strong><br />
Tasarruf finansmanı sektörünün kendine özgü işleyişi, mevzuat yapısı ve müşteri deneyimi nedeniyle uzman insan kaynağı ihtiyacının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Fuzul, bu doğrultuda çalışan gelişimini kurumsal stratejisinin merkezine yerleştirdi.</p>

<p>Şirketin öğrenme ve gelişim merkezi olarak faaliyet gösteren Fuzul Akademi, çalışanların kuruma ilk adım attıkları günden liderlik görevlerine uzanan kariyer yolculuğunu planlı, ölçülebilir ve sürdürülebilir bir gelişim modeliyle destekliyor. Akademi, kurumsal bilgi birikiminin yaygınlaştırılmasını sağlarken aynı zamanda liderlik kapasitesinin güçlendirilmesine de katkı sunuyor.</p>

<p><strong>İşe Uyumdan Liderliğe Uzanan Eğitim Yolculuğu</strong><br />
"Sıfırdan Uzmanlığa" modeli, çalışan gelişimini birbirini tamamlayan üç temel aşamada ele alıyor.</p>

<p>İlk aşamada uygulanan mesleki eğitim ve işe uyum programlarıyla sektöre yeni katılan çalışanların görevlerine hızlı şekilde adapte olmaları sağlanıyor. Ardından her pozisyon için oluşturulan rol bazlı öğrenme katalogları sayesinde çalışanlar görevlerinin gerektirdiği bilgi ve yetkinlikleri sistematik olarak geliştiriyor. Sürecin son aşamasında ise liderlik programlarıyla yöneticilerin ekip yönetimi, performans geliştirme ve değişim yönetimi konularındaki yetkinlikleri güçlendiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"İnsan Kaynağına Yaptığımız Yatırımın Karşılığını Alıyoruz"</strong><br />
Fuzul İnsan Kaynakları Direktörü Cemal Karayormuk, elde edilen uluslararası başarının şirket açısından önemli bir kilometre taşı olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>"Tasarruf finansmanı sektöründe yetişmiş profesyonel sayısının sınırlı olması, uzmanlığı kurum içinde geliştirmeyi stratejik bir öncelik hâline getiriyor. Çalışma arkadaşlarımızın sektöre attıkları ilk adımdan liderlik rollerine kadar uzanan gelişimlerini Fuzul Akademi çatısı altında planlıyoruz. Modelimizin hem çalışanlara yeni yetkinlikler kazandırma başarısı hem de iş stratejisiyle kurduğu güçlü bağ üzerinden iki ayrı kategoride ödüllendirilmesi, insan kaynağına yaptığımız yatırımın uluslararası ölçekte karşılık bulduğunu gösteriyor. Bu başarıyı, öğrenmeyi kurum kültürümüzün kalıcı bir parçası hâline getirme kararlılığımızın önemli bir sonucu olarak görüyoruz."</p>

<p><strong>Teori ve Pratik Aynı Ekosistemde Buluşuyor</strong><br />
Fuzul Akademi'nin eğitim modeli, ADDIE metodolojisi, True Blended Learning yaklaşımı ve 70-20-10 öğrenme modeli üzerine inşa edildi.</p>

<p>Yüz yüze eğitimler, dijital içerikler, saha uygulamaları, mentorluk süreçleri, vaka analizleri, geri bildirim mekanizmaları ve ölçme-değerlendirme uygulamaları tek bir gelişim ekosistemi içerisinde yürütülüyor. Böylece çalışanların edindiği bilgiler günlük iş süreçlerine doğrudan aktarılırken gelişim performansı da düzenli olarak takip ediliyor.</p>

<p><strong>İç Eğitmen Modeli Kurumsal Bilgiyi Yaygınlaştırıyor</strong><br />
Modelin önemli bileşenlerinden biri olan iç eğitmen programı sayesinde kurum içerisinde uzmanlaşan çalışanlar eğitmen olarak yetiştiriliyor. Bu çalışanların sahip olduğu bilgi ve saha deneyimi standart eğitim içeriklerine dönüştürülerek organizasyon genelinde paylaşılırken kurumsal bilgi birikiminin sürdürülebilir şekilde yaygınlaştırılması sağlanıyor.</p>

<p>Bunun yanı sıra oryantasyon programları, saha gözlemleri ve Liderler Kulübü uygulamalarıyla farklı deneyim seviyelerindeki çalışanların gelişimi destekleniyor.</p>

<p><strong>Flipped Learning Yaklaşımıyla Daha Etkin Eğitim</strong></p>

<p>Fuzul Akademi, eğitim süreçlerinde çağdaş öğrenme modellerinden biri olan Flipped Learning (Ters Yüz Öğrenme) yaklaşımını da aktif olarak kullanıyor.</p>

<p>Bu model kapsamında çalışanlar teorik bilgileri, mevzuat içeriklerini ve temel eğitim videolarını dijital platformlar üzerinden kendi hızlarında tamamlıyor. Sınıf içi eğitimlerde ise zaman, teorik anlatım yerine vaka analizleri, rol canlandırmaları, uygulamalı çalışmalar ve grup tartışmalarına ayrılıyor.</p>

<p>Bu sayede öğrenme süreci pasif bilgi aktarımından çıkarılarak aktif uygulama deneyimine dönüşüyor ve edinilen bilgi günlük çalışma hayatında daha kalıcı hale geliyor.</p>

<p><strong>Türkiye Genelinde Ortak Yetkinlik Standartları Oluşturuyor</strong><br />
Türkiye'nin farklı şehirlerine yayılan organizasyon yapısında uygulanan bu eğitim modeli sayesinde Fuzul, tüm çalışanlarını ortak yetkinlik standartlarında buluşturmayı hedefliyor.</p>

<p>Fuzul Akademi, kurumun büyümesini destekleyecek uzman kadroları ve geleceğin liderlerini kendi bünyesinde yetiştirirken, kurumsal bilgi ve deneyimin ölçeklenebilir şekilde tüm organizasyona aktarılmasını sağlayarak sürdürülebilir büyümeye katkı sunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/fuzul-akademinin-egitim-modeli-uluslararasi-arenada-iki-gumus-stevie-odulu-kazandi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 14:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/1784795318-fuzul-jenerik-g-rsel-1.jpg" type="image/jpeg" length="49105"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SKD Türkiye'den COP31 Öncesinde İş Dünyasına İklim Terminolojisi Rehberi]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/skd-turkiyeden-cop31-oncesinde-is-dunyasina-iklim-terminolojisi-rehberi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/skd-turkiyeden-cop31-oncesinde-is-dunyasina-iklim-terminolojisi-rehberi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (SKD Türkiye), Türkiye'nin Kasım ayında ev sahipliği yapacağı COP31 öncesinde, iş dünyasının küresel iklim gündemini daha etkin takip edebilmesi amacıyla "COP31 İklim Terminolojisi Rehberi"ni yayımladı.</strong></p>

<p>103 temel iklim kavramı ile 41 kısaltmayı dokuz ana başlık altında bir araya getiren rehber, iklim politikaları ve COP süreçlerine ilişkin terimlerin Türkçe karşılıklarını, İngilizce kullanımlarını ve uluslararası referanslarını içeriyor. Böylece şirketlerin iklim dönüşümüne ilişkin çalışmalarını uluslararası terminolojiyle uyumlu ve doğru bir şekilde ifade etmelerine katkı sunulması hedefleniyor.</p>

<p>İklim değişikliğinin yatırım kararlarından ticaret politikalarına, finansmana erişimden tedarik zincirlerine kadar iş dünyasını doğrudan etkileyen stratejik bir konu haline gelmesi, ortak ve doğru bir terminoloji kullanımını her zamankinden daha önemli hale getiriyor. Bu ihtiyaç doğrultusunda hazırlanan rehber, şirketlerin küresel iklim politikalarını daha kolay takip etmesini, sürdürülebilirlik performanslarını ve iklim hedeflerini uluslararası standartlara uygun biçimde aktarmasını desteklemeyi amaçlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"Ortak dil dönüşümün temelini oluşturuyor"</strong></p>

<p>SKD Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Ediz Günsel</strong>, Türkiye'nin COP31'e ev sahipliği yapacağı süreçte yalnızca iklim çalışmalarının hız kazanmasının değil, bu dönüşümün doğru ve ortak bir dille anlatılmasının da büyük önem taşıdığını belirtti.</p>

<p>İklim politikalarının iş dünyası üzerindeki etkisinin giderek arttığını vurgulayan Günsel, kavramların doğru anlaşılmasının sağlıklı karar alma süreçleri, güvenilir raporlama ve güçlü iş birlikleri açısından temel bir gereklilik olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Günsel, "Ortak dil dönüşümün temelidir. COP31 İklim Terminolojisi Rehberi ile iş dünyasının küresel iklim gündemini daha yakından takip etmesini ve farklı paydaşlar arasında güçlü bir iletişim zemini oluşturmayı hedefliyoruz. 193 üyemizle birlikte Türkiye iş dünyasının sürdürülebilir dönüşümüne öncülük ederken, COP31 hazırlıklarına da kalıcı ve somut katkılar sunmayı amaçlıyoruz." ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Bilimsel altyapı ve iş dünyası deneyimi buluştu</strong></p>

<p>Rehberin hazırlanma sürecinde, Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümü Öğretim Üyesi ve İklim Değişikliği ve Politika Çalışmaları Merkezi (İklimBU) Direktörü <strong>Prof. Dr. M. Levent Kurnaz</strong> ile iş birliği gerçekleştirildi. İlk taslaklar, Prof. Dr. Kurnaz'ın değerlendirme ve önerileri doğrultusunda geliştirildi.</p>

<p>Rehberin önsözünü de kaleme alan Kurnaz, küresel iklim müzakerelerinin giderek daha teknik ve çok katmanlı bir yapıya kavuştuğunu belirterek, iklim terminolojisinin artık şirketlerin hem günlük faaliyetlerini hem de stratejik kararlarını doğrudan etkilediğini ifade etti. Çalışmanın bilimsel doğruluğu, politik çerçevesi ve iş dünyasına yönelik bakış açısını bir araya getirdiğini vurgulayan Kurnaz, rehberin Türkiye'deki şirketlerin küresel iklim süreçlerinde daha etkin ve bilinçli rol üstlenmesine katkı sağlayacağını dile getirdi.</p>

<p><strong>103 kavram dokuz ana başlık altında toplandı</strong></p>

<p>Rehberde yer alan içerikler; <strong>COP Süreci ve Müzakere Terminolojisi</strong>, <strong>Küresel İklim Rejimi</strong>, <strong>Azaltım</strong>, <strong>Uyum ve Dirençlilik</strong>, <strong>İklim Finansmanı ve Piyasa Mekanizmaları</strong>, <strong>Yönetişim ve Raporlama</strong>, <strong>Türkiye'ye Özgü COP31 Perspektifi</strong>, <strong>Stratejik Analiz, Modelleme ve Sistem Dönüşümü</strong> ile <strong>Kısaltmalar Listesi</strong> olmak üzere dokuz ana bölümde sınıflandırılıyor.</p>

<p>NDC'lerden karbon fiyatlandırmasına, emisyon ticaret sisteminden sürdürülebilirlik raporlamasına kadar geniş bir içerik sunan rehber; özel sektör temsilcileri, finans kuruluşları, kamu kurumları, akademisyenler, sivil toplum kuruluşları, medya mensupları ile sürdürülebilirlik ve kurumsal iletişim profesyonelleri için kapsamlı bir başvuru kaynağı niteliği taşıyor.</p>

<p>Terminoloji sözlüğünün ötesine geçen çalışma, kurumların iklim hedeflerini, sürdürülebilirlik performanslarını ve dönüşüm süreçlerini daha açık, güvenilir ve karşılaştırılabilir biçimde anlatmalarına katkı sağlayan stratejik bir iletişim rehberi olarak öne çıkıyor.</p>

<h3></h3></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/skd-turkiyeden-cop31-oncesinde-is-dunyasina-iklim-terminolojisi-rehberi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/ediz-gunsel-gorsel-104843632.jpeg" type="image/jpeg" length="90128"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yerli Yatırımcıların Pay Senedi Varlıkları İlk Yarıda Yüzde 32,2 Artarak 6,3 Trilyon Liraya Ulaştı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/yerli-yatirimcilarin-pay-senedi-varliklari-ilk-yarida-yuzde-322-artarak-63-trilyon-liraya-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/yerli-yatirimcilarin-pay-senedi-varliklari-ilk-yarida-yuzde-322-artarak-63-trilyon-liraya-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği (TSPB) tarafından yayımlanan 2026 Haziran ayı Finansal Piyasa Özet Verileri, yılın ilk yarısında yerli yatırımcıların pay senedi yatırımlarında güçlü bir büyüme yaşandığını ortaya koydu. Verilere göre, yerli yatırımcıların pay senedi varlıkları altı aylık dönemde yüzde 32,2 artış göstererek yaklaşık 6,3 trilyon liraya yükseldi.</strong></p>

<p>TSPB'nin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ile Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) verilerinden derlediği çalışmaya göre, yurtiçi yerleşik yatırımcıların toplam finansal varlıkları da 2026'nın ilk altı ayında yüzde 12,4 büyüyerek yaklaşık 49 trilyon 684 milyar liraya ulaştı.</p>

<p>2025 yılı sonunda 4 trilyon 762 milyar lira seviyesinde bulunan yerli yatırımcıların pay senedi varlıkları, haziran ayı sonunda 6 trilyon 295 milyar liraya çıktı. İlk altı ayda gerçekleşen yüzde 17,76'lık enflasyona rağmen pay senedi varlıklarının reel bazda da güçlü bir artış kaydettiği görüldü. Veriler ayrıca, 2025 Haziran-2026 Haziran döneminde pay senedi varlıklarının yüzde 61,9 büyüyerek yıllık yüzde 32,11 seviyesindeki enflasyonun üzerinde performans sergilediğini gösterdi.</p>

<p><strong>Kurumsal yatırımcılar öne çıktı</strong></p>

<p>Haziran sonu itibarıyla yerli yatırımcıların toplam 6 trilyon 295 milyar liralık pay senedi varlığının 1 trilyon 792 milyar lirası kurumsal yatırımcılara, 1 trilyon 664 milyar lirası tüzel kişilere, 2 trilyon 839 milyar lirası ise bireysel yatırımcılara ait oldu.</p>

<p>MKK verileri, yılın ilk yarısında en yüksek artışın kurumsal yatırımcı grubunda gerçekleştiğini ortaya koydu. Kurumsal yatırımcıların pay senedi varlıkları yüzde 60,4 artarken, aynı dönemde bireysel yatırımcıların pay senedi varlıkları yüzde 25,6, tüzel kişilerin pay senedi varlıkları ise yüzde 20,2 yükseldi.</p>

<p><strong>Yerli yatırımcıların finansal varlıkları 49,7 trilyon liraya yükseldi</strong></p>

<p>TSPB verilerine göre, 2025 yılı sonunda 44,2 trilyon lira olan yerli yatırımcıların toplam finansal varlıkları, ilk altı ayda yüzde 12,4 artış göstererek 2026 Haziran sonunda yaklaşık 49,7 trilyon liraya ulaştı. Söz konusu varlıklar yıllık bazda ise yüzde 36,3 büyüme kaydetti.</p>

<p>Finansal varlık kalemleri incelendiğinde, yılın ilk yarısında en yüksek artış yüzde 38,1 ile kira sertifikaları, varlığa dayalı menkul kıymetler (VDMK) ve varlığa teminatlı menkul kıymetlerde (VTMK) gerçekleşti.</p>

<p>Aynı dönemde yerli yatırımcıların özel sektör eurobond varlıkları yüzde 6,2 artarak 1 trilyon 959 milyar liraya, kamu eurobond varlıkları ise yüzde 1 yükselişle 2 trilyon 378 milyar liraya çıktı.</p>

<p><strong>Yabancı yatırımcıların finansal varlıkları 5,5 trilyon lirayı geçti</strong></p>

<p>TSPB verileri, yabancı yatırımcıların finansal varlıklarında da sınırlı ancak istikrarlı bir artış yaşandığını gösterdi. 2025 yılı sonunda 5 trilyon 53 milyar lira seviyesinde bulunan yurtdışı yerleşik yatırımcıların toplam finansal varlıkları, yılın ilk altı ayında yüzde 9,3 artarak 2026 Haziran sonunda 5 trilyon 523 milyar liraya yükseldi. Yıllık bazda ise artış oranı yüzde 36,3 olarak gerçekleşti.</p>

<p>Yabancı yatırımcıların portföylerinde en dikkat çekici yükseliş, özel sektör borçlanma araçlarında görüldü. Bu alandaki varlıklar ilk altı ayda yüzde 264,4 artışla 96,6 milyar liraya ulaştı.</p>

<p>Öte yandan yabancı yatırımcıların döviz tevdiat hesaplarındaki varlıkları yüzde 8,3 artarak 1 trilyon 43 milyar liraya, TL mevduat varlıkları ise yüzde 11,1 yükselerek 520,8 milyar liraya çıktı.</p>

<p>Pay senedi yatırımlarında da artışını sürdüren yabancı yatırımcıların varlıkları, 2025 yılı sonunda yaklaşık 2 trilyon 710 milyar lira seviyesindeyken, yılın ilk yarısında yüzde 10,7 büyüyerek 2026 Haziran sonu itibarıyla yaklaşık 3 trilyon liraya ulaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TSPB'nin yayımladığı veriler, hem yerli hem de yabancı yatırımcıların sermaye piyasalarındaki varlıklarını artırmaya devam ettiğini, özellikle yerli yatırımcıların pay senedi yatırımlarında enflasyonun üzerinde reel büyüme sağladığını ortaya koydu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/yerli-yatirimcilarin-pay-senedi-varliklari-ilk-yarida-yuzde-322-artarak-63-trilyon-liraya-ulasti</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 14:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/borsa-istanbul-1477319-1.jpg" type="image/jpeg" length="33436"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Howden, "Savaş Riskleri, Siyasi Şiddet ve Terörizm Reasürans Piyasasında Kapasite Daralıyor"]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/howden-savas-riskleri-siyasi-siddet-ve-terorizm-reasurans-piyasasinda-kapasite-daraliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/howden-savas-riskleri-siyasi-siddet-ve-terorizm-reasurans-piyasasinda-kapasite-daraliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>1 Temmuz yenileme dönemine ilişkin Howden analizine göre, Orta Doğu'da artan jeopolitik gerilimler savaş, siyasi şiddet ve terörizm (PV&amp;T) reasürans piyasasında hem kapasiteyi daraltıyor hem de fiyatlama ile risk kabul süreçlerini yeniden şekillendiriyor. Sigortalı kayıpların 3 milyar doları aşmasının beklendiği piyasada, yalnızca büyük çatışmalar değil, dünyanın farklı bölgelerinde artan siyasi şiddet olaylarının yarattığı kümülatif riskler de reasürans şirketlerinin öncelikli gündem maddeleri arasında yer alıyor.</strong></p>

<p>Siyasi Şiddet ve Terörizm (PV&amp;T) reasürans piyasası, 1 Temmuz yenileme dönemine son yılların en yoğun süreçlerinden biriyle girdi. Orta Doğu'daki çatışmalar bölgedeki reasürans kapasitesi ve risk iştahını yeniden şekillendirirken, Amerika kıtasındaki toplumsal olaylardan Avrupa'da artan aktif saldırgan vakalarına kadar uzanan küresel risk görünümü de piyasadaki belirsizlikleri artırıyor.</p>

<p>Howden'ın <strong>"1.7 Yenileme Döneminde Siyasi Şiddet ve Terörizm Reasürans Piyasası"</strong> analizine göre, Orta Doğu'daki gelişmeler yalnızca kısa vadeli etkiler yaratmıyor; siyasi şiddet ve terörizm riskleri küresel ölçekte daha karmaşık ve çok katmanlı bir yapıya dönüşüyor. Bu nedenle uluslararası reasürans şirketleri, kapasite yönetimi, fiyatlandırma, risk seçimi ve reasürans disiplini konularında daha temkinli hareket ediyor.</p>

<p><strong>Orta Doğu'da risk iştahı yeniden şekilleniyor</strong></p>

<p>Orta Doğu ve Ukrayna'da artan jeopolitik gerilimin ardından birçok uluslararası reasürans şirketi yeni risk taleplerini geçici olarak askıya alırken, piyasa kontrollü şekilde yeniden pozisyon almaya başladı. Daha önce yeni iş kabulünü durduran bazı şirketler yeniden değerlendirme sürecine girerken, bazıları ise yalnızca kesinleşmiş talepleri incelemeyi tercih ediyor. Bu seçici yaklaşımda artan iş yükü de etkili oluyor. Bazı uluslararası reasürans şirketlerinin günlük 50'nin üzerinde başvuru aldığı ifade ediliyor.</p>

<p>Batılı çıkarlarla bağlantılı risklerin yanı sıra havaalanları, petrol rafinerileri, limanlar, tuzdan arındırma tesisleri ve benzeri kritik altyapılar da daha yakından inceleniyor. Olası hedeflerin sürekli değişmesi nedeniyle kabul edilebilir risk seviyelerini belirlemek zorlaşırken, reasürans kapasitesi daha sınırlı limitlerle sunuluyor. Bu nedenle tek lokasyonlu ve düşük limitli riskler, büyük ve çok lokasyonlu programlara göre kapasiteye erişimde daha avantajlı konumda bulunuyor.</p>

<p><strong>"Piyasa artık gerçek zamanlı karar alıyor"</strong></p>

<p>Howden Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve Bölge CEO'su <strong>Atınç Yılmaz</strong>, piyasadaki hızlı dönüşüme ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<blockquote>
<p>"Savaş teminatını da kapsayan siyasi şiddet ve terörizm reasürans piyasası yeni bir döneme giriyor. Ukrayna ve Orta Doğu'daki büyük ölçekli çatışmalar önemini korurken, artık dünyanın farklı bölgelerinde meydana gelen daha küçük ölçekli olayların birikimli etkileri de aynı ölçüde dikkate alınıyor. Bu nedenle piyasa son derece hızlı hareket ediyor. Uluslararası reasürans şirketleri büyük hasar oluşturan olayların etkilerini gerçek zamanlı değerlendirerek karar alıyor. Sınırlı kapasite, sıkılaşan risk kabul kriterleri ve sigortalama kararları kimi zaman 24 saat içinde değişebilen hedef listelerine göre şekilleniyor. Yüksek riskli bölgelerde faaliyet gösteren şirketler açısından güvenilir risk verileri ve güçlü risk yönetimi uygulamaları, uygun teminat sağlayabilmenin en önemli unsurları arasında yer alıyor."</p>
</blockquote>

<p><strong>Sigortalı kayıplar 3 milyar doların üzerine çıkabilir</strong></p>

<p>Piyasa tahminleri, son dönemde yaşanan çatışmalar ve saldırılar nedeniyle sigortalı kayıpların 3 milyar doların üzerine çıkabileceğini gösteriyor. Toplam ekonomik kayıpların ve sigortasız zararların ise bunun çok üzerinde gerçekleşmesi bekleniyor.</p>

<p>Bu tablo, siyasi şiddet ve terörizm teminatlarının birçok bölgede sınırlı kapsamda satın alınması, poliçe dışında bırakılması ya da düşük limitlerle güvence altına alınması nedeniyle önemli bir koruma açığı bulunduğunu ortaya koyuyor.</p>

<p>Önde gelen reasürans şirketleri yalnızca fiziksel hasarları değil, enerji, lojistik, ulaştırma ve kritik altyapı sektörlerinde yaşanabilecek uzun süreli iş kesintileri ile tedarik zincirindeki aksaklıkların ekonomik etkilerini de yakından izliyor. Bölgedeki gerilimin daha da tırmanması ve risklerin farklı coğrafyalara yayılması ise piyasanın en önemli endişeleri arasında bulunuyor.</p>

<p><strong>Fiyatlar yükseliyor, kapasite daha sınırlı sunuluyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>1 Temmuz yenileme döneminde siyasi şiddet ve terörizm reasürans piyasasında fiyatlar üzerindeki yukarı yönlü baskı sürüyor. Reasürans korumalarında sunulan limitler azalırken, korumanın devreye girdiği bağlantı noktaları (attachment point) yükseliyor. Özellikle yüksek riskli bölgelerde faaliyet gösteren şirketler için bağımsız siyasi şiddet teminatlarına erişim her geçen gün daha zor hale geliyor.</p>

<p>Buna karşın piyasa yalnızca kapasite daralmasıyla şekillenmiyor. Yeni kurulan Managing General Agent (MGA) yapıları ve siyasi şiddet branşında faaliyet göstermeye başlayan yeni sendikalar sayesinde piyasaya ilave kapasite de giriyor. Ancak reasürans şirketleri mevcut kapasiteyi, güçlü risk yönetimine sahip, şeffaf risk verileri sunabilen ve iyi korunan riskler için seçici şekilde kullanmayı sürdürüyor.</p>

<p><strong>Küresel risk görünümü değişiyor</strong></p>

<p>Orta Doğu'daki gelişmeler PV&amp;T reasürans piyasasının ana gündemini oluşturmaya devam ederken, küresel risk görünümündeki değişim de sektörün geleceğini şekillendiriyor. Küresel PV&amp;T prim hacminin yaklaşık 1,5 milyar dolar olduğu tahmin edilirken, sigortalı kayıpların bunun neredeyse iki katına ulaşması bekleniyor.</p>

<p>Büyük ölçekli savaşlar önemini korusa da reasürans piyasasının giderek daha fazla odaklandığı konu, dünyanın farklı bölgelerinde peş peşe yaşanan daha küçük ölçekli siyasi şiddet olayları oluyor. Amerika, Avrupa ve Afrika'da son yıllarda görülen toplumsal olaylar, aktif saldırgan vakaları ve isyanlar tek başına büyük hasarlar yaratmasa da, bu olayların oluşturduğu kümülatif kayıplar PV&amp;T branşının genel performansı üzerinde giderek daha belirleyici hale geliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/howden-savas-riskleri-siyasi-siddet-ve-terorizm-reasurans-piyasasinda-kapasite-daraliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 14:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/y-i-l-m-a-z-z-z.png" type="image/jpeg" length="66223"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk zeytin ve zeytinyağı sektörü veri odaklı yeni döneme hazırlanıyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/turk-zeytin-ve-zeytinyagi-sektoru-veri-odakli-yeni-doneme-hazirlaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/turk-zeytin-ve-zeytinyagi-sektoru-veri-odakli-yeni-doneme-hazirlaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Dünya sofralık zeytin üretiminde lider, zeytinyağı üretiminde ise ikinci sırada bulunan Türkiye, 2026 yılının ilk yarısında zorlu bir dönem geçirdi. İklim krizinin üretime etkileri, artan maliyetler, geçmişte uygulanan ihracat kısıtlamaları ve küresel talepte yaşanan yavaşlama nedeniyle sektörün ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 30 gerileyerek 187 milyon dolar olarak gerçekleşti.</strong></p>

<p>Yeni sezonda ise yüksek rekolte beklentisi sektöre yeniden umut verdi. Türk zeytin ve zeytinyağı sektörü, artacak üretimi daha yüksek katma değerle ihracata dönüştürmek amacıyla veri temelli yönetim anlayışını, dijital takip sistemlerini ve öngörülebilir politikaları öncelikli gündem maddeleri arasına aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>İlk altı ayda ihracat yüzde 30 geriledi</strong></p>

<p>Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Emre Uygun, 2026 yılının ilk altı ayında Türkiye genelinde zeytin ve zeytinyağı ihracatının miktar bazında yaklaşık 59 bin ton, değer bazında ise 187 milyon dolar seviyesinde gerçekleştiğini söyledi.</p>

<p>Uygun, geçen yılın aynı dönemine kıyasla hem miktar hem de değer bazında yüzde 30’luk düşüş yaşandığını belirterek, bu tablonun temel nedenleri arasında iklim krizinin rekolte üzerindeki olumsuz etkileri, yükselen üretim maliyetleri, önceki dönemlerde uygulanan ihracat kısıtlamalarının pazar payına yansımaları ve uluslararası pazarlardaki talep daralmasının yer aldığını ifade etti.</p>

<p><strong>En büyük düşüş zeytinyağı ihracatında yaşandı</strong></p>

<p>Siyah zeytin ihracatının miktar bazında yüzde 13 azalarak 33 bin tona, değer bazında ise yüzde 7 düşüşle 88 milyon dolara gerilediğini aktaran Uygun, yeşil zeytin ihracatının da yüzde 22 azalışla 9 bin 780 ton, değer bazında ise yüzde 15 gerileyerek 28 milyon dolar olduğunu kaydetti.</p>

<p>En sert daralmanın zeytinyağı ihracatında görüldüğünü belirten Uygun, ihracat miktarının yüzde 52 düşüşle yaklaşık 11 bin tona, ihracat gelirinin ise yüzde 48 azalarak 57 milyon dolara indiğini söyledi. Prina yağı ihracatının da yüzde 50 gerileyerek 5 bin 21 ton seviyesinde gerçekleştiğini ve bu kalemden 14 milyon dolar gelir elde edildiğini sözlerine ekledi.</p>

<p><img alt="Emreuygun" class="detail-photo img-fluid" height="929" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/emreuygun.png" width="1397" /></p>

<p><strong>Yeni sezon için beklentiler olumlu</strong></p>

<p>Yeni sezona ilişkin değerlendirmelerde bulunan Emre Uygun, mevcut verilerin yüksek rekolte ve güçlü bir üretim dönemine işaret ettiğini belirtti.</p>

<p>Türkiye'nin sahip olduğu üretim kapasitesinin doğru değerlendirilmesi halinde uluslararası pazarlardaki konumunu güçlendirebileceğini ifade eden Uygun, yüksek üretimin doğru pazarlama stratejileri, öngörülebilir politikalar ve etkin tanıtım çalışmalarıyla desteklenmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>İhracat destekleri yeniden devreye alınmalı</strong></p>

<p>Sektörün rekabet gücünü koruyabilmesi için bazı düzenlemelerin gecikmeden hayata geçirilmesi gerektiğini dile getiren Uygun, markalı ürünlerle doğrudan nihai tüketiciye ulaşabilmek ve uluslararası raflarda kalıcı olabilmek adına geçmişte uygulanan ihracat desteklerinin yeniden başlatılmasının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Küresel rakiplerle eşit koşullarda rekabet edebilmenin ancak güçlü devlet destekleriyle mümkün olacağını belirten Uygun, bu mekanizmaların sektör açısından kritik rol oynadığına dikkat çekti.</p>

<p><strong>AB kotası ve STA süreci sektörün öncelikleri arasında</strong></p>

<p>Avrupa Birliği'nin Türk zeytinyağı için uyguladığı 100 tonluk gümrüksüz kota nedeniyle sektörün rekabet gücünün olumsuz etkilendiğini belirten Uygun, Gümrük Birliği'nin güncellenmesi sürecinde Türkiye'ye en az 60 bin tonluk gümrüksüz kota tanınmasının sektör için büyük önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Uygun ayrıca, Birleşik Krallık ile yürütülen Serbest Ticaret Anlaşması görüşmelerinde zeytin ve zeytinyağının stratejik ürün olarak değerlendirilmesi gerektiğini de vurguladı.</p>

<p><strong>Veri odaklı yönetim için dijital takip sistemi kurulacak</strong></p>

<p>Sektörün en önemli ihtiyaçlarından birinin güvenilir ve anlık veri yönetimi olduğunu belirten Emre Uygun, yaklaşan yüksek üretim döneminin geleneksel tahmin yöntemleri yerine teknolojik altyapı ve kesin verilerle yönetilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Bu kapsamda Bornova Zeytincilik Araştırma Enstitüsü ile ortak çalışma başlattıklarını açıklayan Uygun, İspanya modelinden ilham alınarak tarladan sıkım tesislerine, depolardan ambalajlama süreçlerine kadar tüm üretim zincirini kapsayacak entegre bir "Çevrimiçi Zeytinyağı Üretim Takip Sistemi" üzerinde mutabakata vardıklarını ifade etti.</p>

<p><strong>Dijital altyapı kayıt dışılığı azaltacak</strong></p>

<p>Hayata geçirilmesi planlanan dijital sistem sayesinde kayıt dışılığın önemli ölçüde önlenebileceğini belirten Uygun, gerçek stok miktarlarının anlık olarak izlenebileceğini ve bu sayede ani fiyat dalgalanmalarına karşı yasaklayıcı tedbirler yerine veri temelli, öngörülebilir politikaların uygulanabileceğini söyledi.</p>

<p>Uygun, yüksek rekolte beklenen yeni sezonda üretim avantajının katma değerli ihracata dönüştürülmesinin sektörün en önemli hedefi olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/turk-zeytin-ve-zeytinyagi-sektoru-veri-odakli-yeni-doneme-hazirlaniyor</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 14:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/zeytinyagi.png" type="image/jpeg" length="76332"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
