<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Fuar Dergisi</title>
    <link>https://www.fuardergisi.com.tr</link>
    <description>Fuar Dergisi, ulusal ve uluslararası fuarlar, sektörel yenilikler ve ekonomi dünyasındaki en önemli gelişmeleri takip eden profesyoneller için kapsamlı analizler, röportajlar ve özel haberler sunar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>"Türkiye'nin ilk ve tek ulusal Fuar, Kongre ve Festival dergisi</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 21 Jul 2026 16:36:41 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Karnaval’dan geçmişe davet eden yeni podcast serisi: Ayşegül Aldinç ile O Zaman]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/karnavaldan-gecmise-davet-eden-yeni-podcast-serisi-aysegul-aldinc-ile-o-zaman</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/karnavaldan-gecmise-davet-eden-yeni-podcast-serisi-aysegul-aldinc-ile-o-zaman" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye’nin dijital ses platformlarından Karnaval, podcast içeriklerini yeni yapımlarla genişletmeye devam ediyor. Platformun son podcast serisi “Ayşegül Aldinç ile O Zaman”, sanatçı Ayşegül Aldinç ile Joy FM programcısı Barış Selimoğlu’nu aynı mikrofonda buluşturuyor. Program, geçmişten bugüne uzanan anılar ve samimi sohbetlerle dinleyicilere nostaljik bir yolculuk vadediyor.</strong></p>

<p>Müzik kariyerinde 1981 Eurovision Şarkı Yarışması’nda Modern Folk Üçlüsü ile seslendirdiği “Dönme Dolap” adlı eserle geniş kitlelerin tanıdığı Ayşegül Aldinç, bu kez müzikten çok hayatın içinden hikâyelerini podcast aracılığıyla paylaşıyor. İki haftada bir yayınlanan seride Aldinç ve deneyimli radyocu Barış Selimoğlu, geçmişte iz bırakan olayları, değişen yaşam alışkanlıklarını ve unutulmayan anıları farklı temalar eşliğinde ele alıyor.</p>

<p>Programın çıkış noktasına ilişkin değerlendirmede bulunan Ayşegül Aldinç, uzun süredir Barış Selimoğlu ile birlikte bir podcast hazırlamayı planladıklarını belirterek, odağın geçmişi bugüne taşımak olması konusunda ortak fikirde buluştuklarını ifade ediyor. Sohbetlerde hem kendi deneyimlerinden hem de günümüzün değişen dinamiklerinden beslenerek dinleyicilere farklı bir bakış açısı sunmayı amaçladıklarını dile getiriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Her bölümünde farklı bir konu başlığı etrafında şekillenen “Ayşegül Aldinç ile O Zaman”, yalnızca nostaljik anıları paylaşmakla kalmıyor; kültürel ve toplumsal hafızayı canlı tutmayı hedefleyen sohbetleriyle de dikkat çekiyor. Podcast serisinin bugüne kadar yayınlanan tüm bölümleri Karnaval platformu üzerinden ücretsiz olarak dinlenebiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/karnavaldan-gecmise-davet-eden-yeni-podcast-serisi-aysegul-aldinc-ile-o-zaman</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 14:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/aysegul-aldic-new-pic-karnaval-logojpg.jpeg" type="image/jpeg" length="78110"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Coffee Factory'nin çekirdekten fincana uzanan kahve yolculuğu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/coffee-factorynin-cekirdekten-fincana-uzanan-kahve-yolculugu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/coffee-factorynin-cekirdekten-fincana-uzanan-kahve-yolculugu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>2018 yılında bir Türk markası olarak kurulan Coffee Factory, kahveyi yalnızca bir içecek değil; doğru çekirdek seçimi, standart reçeteler, eğitimli baristalar ve sürdürülebilir kalite anlayışıyla şekillenen bütüncül bir deneyim olarak ele alıyor. Çekirdeğin seçiminden fincana uzanan her aşamayı titizlikle yöneten marka, her mağazada aynı lezzet ve servis standardını sunarak kahve kültürünü Türkiye’den dünyaya taşımayı hedefliyor.</strong></p>

<p>Kahvenin karakteri yalnızca yetiştiği coğrafyayla değil, çekirdeğin seçimi, işlenmesi, kavrulması, hazırlanışı ve sunumuyla da şekilleniyor. Coffee Factory, bu sürecin tamamını tek bir kalite anlayışıyla yöneterek her fincanda aynı lezzet deneyimini sunmayı amaçlıyor. Bu doğrultuda bilgi birikimini, emeği ve standartlaştırılmış operasyonel süreçleri kahve deneyiminin merkezine yerleştiriyor.</p>

<p><strong>Coffee Factory CEO’su Erol Şahin </strong>kahvede sürdürülebilir başarının standart kalite anlayışından geçtiğini belirterek, <i>“Bizim için kaliteli kahve yalnızca iyi bir çekirdek seçmekten ibaret değil. Çekirdeğin tedarikinden kavurma sürecine, reçetelerin oluşturulmasından baristalarımızın eğitimine kadar her aşamayı aynı titizlikle yönetiyoruz. Misafirlerimizin hangi Coffee Factory mağazasını ziyaret ederse etsin aynı lezzeti, aynı servis kalitesini ve aynı kahve deneyimini yaşamasını hedefliyoruz. Bugün 65 ülkede marka tescilimizi tamamlamış bir marka olarak, uluslararası büyümemizi de bu standart kalite anlayışı üzerine inşa ediyoruz. Türk kahve sektörünü global ölçekte temsil ederken en büyük gücümüz, her fincanda aynı kaliteyi sunabilmemiz olacak.”</i> dedi.</p>

<p><strong>Coffee Factory yaklaşımı: çekirdekten fincana tutarlılık</strong></p>

<p>Coffee Factory’de kahve yolculuğu, doğru çekirdeğin seçimiyle başlıyor. Marka, farklı kahve üreticisi ülkelerden temin ettiği çekirdekleri belirlediği kalite kriterleri doğrultusunda değerlendirerek reçetelerini oluşturuyor. Kahvenin yetiştiği bölgenin iklimi, rakımı ve toprak yapısı her çekirdeğe kendine özgü bir karakter kazandırırken, Coffee Factory bu doğal farklılıkları standart reçeteler ve kontrollü hazırlık süreçleriyle her fincanda tutarlı bir kaliteye dönüştürüyor.</p>

<p>Coffee Factory’nin reçetelerinde kullanılan çekirdekler; Guatemala’nın aromatik yapısını, Kolombiya’nın dengeli içim karakterini, Brezilya’nın çikolata ve fındık notalarını, hazırlanacak içeceğin özelliklerine göre bir araya getiriyor. Böylece her ürün kendine özgü bir aroma profili sunarken, Coffee Factory’nin kalite ve lezzet standardı da korunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Arabica ağırlıklı reçeteler, dengeli harmanlar</strong></p>

<p>Coffee Factory, kahve reçetelerini oluştururken ağırlıklı olarak zengin aroması ve dengeli asiditesiyle öne çıkan Arabica çekirdeklerinden yararlanıyor. Böylece her içeceğin karakterine uygun, dengeli ve sürdürülebilir bir tat profili elde ediliyor.</p>

<p>Marka, farklı damak tatlarına hitap eden reçetelerinde yöresel kahve anlayışından faydalanıyor. Blend kahveler farklı bölgelerden gelen çekirdeklerin dengeli şekilde harmanlanmasıyla oluşturulurken, belirli yörelere ait çekirdekler ise yetiştikleri coğrafyanın karakteristik tat notalarını doğrudan yansıtıyor. Böylece misafirler hem dengeli kahve profillerini hem de farklı kökenlerin aromatik zenginliğini deneyimleyebiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/coffee-factorynin-cekirdekten-fincana-uzanan-kahve-yolculugu</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 14:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/1784023826-coffee-factory-kahveler.jpg" type="image/jpeg" length="64065"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Savunma Sanayisinde Büyüyen Yatırımlar Yeni Projeleri Beraberinde Getiriyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/savunma-sanayisinde-buyuyen-yatirimlar-yeni-projeleri-beraberinde-getiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/savunma-sanayisinde-buyuyen-yatirimlar-yeni-projeleri-beraberinde-getiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Savunma ve güvenlik alanına ayrılan kamu kaynaklarının büyüdüğü, Türkiye savunma ve havacılık sanayisinde ihracatın 2025 yılında 10 milyar dolar eşiğini aştığı ve yeni sözleşme hacminin 17,8 milyar dolara ulaştığı bir dönemde, sektörde üretim kapasitesini destekleyecek yeni yatırım ve altyapı projeleri hız kazanıyor. Endüstriyel tesisler ve yüksek teknoloji yatırımlarında anahtar teslim projeler üstlenen Sintek Heavy Industries, Ankara’da hayata geçirilecek yeni bir teknoloji yatırımı için savunma sanayisinde faaliyet gösteren, Türkiye’nin önde gelen kuruluşları arasında yer alan bir şirketle sözleşme imzaladı.</strong></p>

<p>Savunma sanayisinde faaliyet gösteren, Türkiye’nin önde gelen kuruluşları arasında yer alan bir şirketle imzalanan sözleşme kapsamında Sintek Heavy Industries; inşaat, mimari, mekanik, elektrik ve havalandırma işlerinden oluşan taahhüdünü anahtar teslim olarak üstlenecek. 14 ayda tamamlanması planlanan proje, savunma sanayisine yönelik yeni teknoloji yatırımının altyapısına katkı sağlayacak.</p>

<p>Yüksek mühendislik disiplini, endüstriyel tesis deneyimi ve güçlü saha uygulama kabiliyetiyle faaliyetlerini sürdüren Sintek Heavy Industries, bu projeyle birlikte stratejik sektörlerdeki konumunu daha da pekiştiriyor. Şirket, Türkiye’de geliştirdiği mühendislik ve taahhüt birikimini; yüksek hassasiyet, güçlü proje yönetimi ve disiplinler arası koordinasyon gerektiren savunma sanayi yatırımlarına taşıyarak, yüksek katma değerli alanlarda çözüm ortağı olma hedefini güçlendiriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>SAVUNMA SANAYİ YATIRIMLARINDA YENİ SÖZLEŞME</strong></p>

<p>Haziran ayı sonu itibarıyla, ülkemizin önde gelen savunma sanayi kuruluşlarından biriyle yeni teknoloji yatırımı kapsamında sözleşme imzalayan Sintek Heavy Industries, 14 ay içerisinde tamamlanması planlanan projeyle Türkiye'nin gelişmekte olan savunma sanayisine katkı sunmayı hedefliyor. Şirket; inşaat, mimari, mekanik, elektrik ve havalandırma işlerinden oluşan taahhüdünü anahtar teslim olarak hayata geçirecek.</p>

<p><strong>SİNTEK HEAVY INDUSTRIES SAVUNMA SANAYİSİNDEKİ VARLIĞINI GÜÇLENDİRİYOR</strong></p>

<p>Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan <strong>Sintek Heavy Industries Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Özkan</strong>, "Savunma sanayisi yalnızca üretim kapasitesiyle değil; mühendislik yetkinliği, kalite standartları, zaman yönetimi ve disiplinler arası koordinasyon açısından da yüksek uzmanlık gerektiren stratejik alanların başında geliyor. Farklı sektörlerde edindiğimiz mühendislik, uygulama ve taahhüt deneyimini, savunma sanayisindeki bu projeyle birlikte stratejik yatırımlara aktarıyoruz. Özellikle yüksek hassasiyet gerektiren yatırımlarda; inşaat, mekanik ve elektrik altyapılarını eş zamanlı planlayabilen ve uygulayabilen, anahtar teslim proje yönetimi gerçekleştirebilen bir yapıya sahibiz. Türkiye'de büyüyen savunma sanayisi ekosisteminin ihtiyaç duyduğu yeni yatırım ve altyapı projelerinde yer almayı, yüksek katma değerli alanlarda çözüm ortağı olmayı önemsiyoruz. Önümüzdeki dönemde de mühendislik gücümüzü, proje yönetimi kabiliyetimizi ve uluslararası uygulama deneyimimizi savunma sanayisi başta olmak üzere stratejik sektörlerde üstleneceğimiz yeni projelerle büyütmeyi sürdüreceğiz" ifadelerinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/savunma-sanayisinde-buyuyen-yatirimlar-yeni-projeleri-beraberinde-getiriyor</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 14:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/1782898328-huseyin-ozkan-sintekplus-1-1000x500-1.jpg" type="image/jpeg" length="73080"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şirketlerin işletme sermayesini nakde dönüştürme hızı 67 güne yükseldi]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/sirketlerin-isletme-sermayesini-nakde-donusturme-hizi-67-gune-yukseldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/sirketlerin-isletme-sermayesini-nakde-donusturme-hizi-67-gune-yukseldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong><i>Allianz Trade’in her sene yayınladığı ve şirketlerin işletme sermayelerini ne kadar sürede nakde dönüştürdüğünü analiz eden rapora göre; şirketlerin üretim ve tedarikçilerine olan nakit ödemelerini, müşterilerinden ciro olarak tahsil etmesi ortalama 67 güne ulaştı. Bu artışın temel nedeni, şirketlerin “tam zamanında üretim” yaklaşımından uzaklaşarak tedarik zinciri dayanıklılığını artırmak amacıyla daha yüksek stok seviyeleri tutmaları oldu.</i></strong></p>

<p>Allianz Trade, şirketlerin işletme sermayesini nakde dönüştürme hızını ölçen yıllık <strong>Alacak Tahsil Süresi (Days Sales Outstanding-DSO)</strong> ve <strong>Nakit Dönüşüm Döngüsü (Cash Collection Cycle-CCC)</strong> raporunu yayımladı. Ticari alacak sigortasında dünya lideri olan Allianz Trade'e göre göre küresel nakit dönüşüm döngüsü 2025 yılında 67 güne yükselerek tarihsel ortalamaların üzerinde kalmayı sürdürdü. Bu gelişmede, şirketlerin tedarik zinciri dayanıklılığını artırmak amacıyla daha fazla stok tutmaları belirleyici rol oynadı.</p>

<p><strong>Artan stoklar beraberinde dayanıklılığı da artırırken nakde dönüşüm sürecini yavaşlatıyor</strong></p>

<p>Küresel nakit dönüşüm döngüsü, 2025 yılında yarım gün artarak 67 güne yükseldi. Bu seviye, son 10 yılın ortalamasının 3 gün üzerinde ve 2023'te görülen 68 günlük zirveye oldukça yakın. Bu eğilimde henüz bir yavaşlama işareti görülmezken, artışın temel nedeni ise şirketlerin dayanıklılıklarını artırmak amacıyla daha fazla stok bulundurması olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Allianz Trade İflas Araştırmaları Baş Analisti <strong>Maxime Lemerle</strong>, konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu: <i>"Stok Devir Süresi (DIO), bugün küresel nakit dönüşüm döngüsünün yaklaşık yüzde 80’ini açıklıyor. Bu durum, şirketlerin işletme modellerinde köklü bir değişime işaret ediyor. Yöneliyor, operasyonel verimliliği ön plana çıkaran ‘just-in-time’ yaklaşımından uzaklaşarak, dayanıklılığa odaklanan ‘just-in-case’ modeline yöneliyor. Daha yüksek stok seviyeleri kısa vadede nakde dönüşmesi beklenmeyen varlıklara daha fazla sermaye bağlanması anlamına geliyor. Ancak bunun karşılığında şirketler, jeopolitik belirsizlikler, tedarik zinciri aksaklıkları ve küresel ticarette artan parçalanma risklerine karşı daha güçlü bir koruma ve daha fazla esneklik elde ediyor. Tedarik zincirleri artık yalnızca maliyet optimizasyonu ekseninde değil; güvenlik, dayanıklılık ve stratejik esneklik kriterleri doğrultusunda yeniden şekilleniyor.”</i></p>

<p>Allianz Trade'e göre, küresel <strong>Stok Devir Süresi (Days Inventory Outstanding-DIO)</strong> 2025 yılında 53 güne ulaştı. Bu seviye, 2024'e kıyasla değişmezken, pandemi öncesindeki 48 günlük ortalamanın oldukça üzerinde bulunuyor. Buna karşılık, <strong>Alacak Tahsilat Süresi (Days Sales Outstanding- DSO)</strong> şirketlerin nakit akışı üzerinde ilave bir baskı oluşturmuyor. Küresel ödeme vadeleri geçen yıl az bir artışla 56,5 güne yükseldi ve 2022'den bu yana bu seviyede istikrarını korudu. Pandemi öncesi ortalamanın da hâlâ 3 gün altında seyrediyor.</p>

<p><strong>Dayanıklılık tedarik zincirlerini yeniden şekillendirirken sektörler arasındaki farklılaşma derinleşiyor.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Küresel ölçekte sektörler arasındaki farklılaşma son derece belirgin olup, bu durum stratejik sektörlerle ekonominin geri kalanı arasında bir ayrışmaya işaret ediyor. Şirketlerin yüzde 25'inde <strong>nakit dönüşüm döngüsü</strong> <strong>(Cash Collection Cycle-CCC)</strong> 43 günün altında gerçekleşirken, diğer yüzde 25'inde ise 107 günü aşıyor. Allianz Trade'in analiz ettiği 20 sektörün 12'sinde nakit dönüşüm döngüsü uzarken, 8 sektörde ise düşüş kaydedildi.</p>

<p>2025- 2024 yıllarında nakit dönüşüm döngüsünün uzadığı sektörler arasında 4 günlük artış ile otomotiv tedarikçileri yer alıyor. Yine 2025- 2024 yıllarında nakit tahsilat döngüsünün kısaldığı sektörler arasında ise; eskiye oranla düşük olan 3 gün artışla kâğıt, metaller ve tekstil bulunuyor. Nakit tahsilat döngüsünün kısaldığı sektörler arasında ise 6 günlük düşüşle ulaşım ekipmanları, 4 günlük düşüşle bilgisayar ve telekomünikasyon, 3 günlük düşüşle de enerji yer alıyor.</p>

<p>Maxime Lemerle, nakit tahsilat döngüsü ile ilgili ise şu değerlendirmede bulundu: <i>"Özellikle yukarı yönlü üretim ve sanayi girdileri gibi tedarik zincirindeki parçalanmadan en fazla etkilenen sektörler, stok tamponlarını artırarak işletme sermayesi ihtiyaçlarının yapısal olarak yükselmesine neden oldu. Buna karşılık enerji, ulaşım ekipmanları ve dijital altyapı gibi stratejik öneme sahip bazı sektörler, artan jeopolitik belirsizliklere rağmen nakit dönüşüm döngülerini kısaltmayı başardı. Bu durum, muhtemelen daha güçlü fiyatlama gücü, sağlam nakit yaratma kapasitesi, destekleyici sanayi politikaları ve devam eden yapısal talebin bir kombinasyonunu yansıtıyor."</i></p>

<p><strong>2026 yılında neler bekleniyor?</strong></p>

<p>Allianz Trade, 2026 yılında küresel nakit dönüşüm döngüsünde sınırlı bir artış öngörüyor. Ancak bu artışın iki temel unsur nedeniyle kontrol altında kalması bekleniyor.</p>

<p>İlk olarak, ABD-İran çatışmasından en fazla etkilenen sektörlerin, finansman ihtiyaçları kritik seviyelere ulaşmadan önce stok devir süresini (DIO) daha fazla artırabilecek alanlarının sınırlı olduğu değerlendiriliyor. İkinci olarak ise yapay zekâ altyapıları ve veri merkezlerine yönelik özel sektör yatırımlarının sürmesi bekleniyor. Bu yatırımların bilgisayar ve telekomünikasyon ile yazılım ve bilgi teknolojileri sektörlerini destekleyerek ekonominin önemli bir bölümünde nakit dönüşüm döngüsündeki baskıyı azaltması öngörülüyor.</p>

<p>Maxime Lemerle, 2026 beklentilerine ilişkin olarak şunları söyledi: “Enerji güvenliği, stratejik stoklar ve tedarik zinciri dayanıklılığını güçlendirmeye yönelik adımlar ile çatışmanın doğrudan etkilerinin, küresel stokta kalma süresini yaklaşık 2 gün artırmasını bekliyoruz. Hesaplamalarımıza göre <strong>stok devir süresindeki (DIO) her ilave 1 günlük artış</strong>, <strong>küresel nakit dönüşüm döngüsünde yaklaşık 1,16 günlük yükselişe karşılık geliyor</strong>. Bununla birlikte, söz konusu artışın 2022 yılında yaşanan şok sonrasında nakit dönüşüm döngüsünün 5 gün yükseldiği döneme kıyasla oldukça sınırlı kalacağını öngörüyoruz.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/sirketlerin-isletme-sermayesini-nakde-donusturme-hizi-67-gune-yukseldi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 14:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2025/08/allianz-trade-iflaslar-2023-te-21-artacak-1683027085-854-x750-735x400-1.webp" type="image/jpeg" length="37785"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Under Armour Sporcusu Ferran Torres İspanya’yı Dünya Şampiyonluğuna Taşıdı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/under-armour-sporcusu-ferran-torres-ispanyayi-dunya-sampiyonluguna-tasidi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/under-armour-sporcusu-ferran-torres-ispanyayi-dunya-sampiyonluguna-tasidi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Under Armour’un elit futbolcu kadrosunda yer alan Ferran Torres, 2026 FIFA Dünya Kupası finalinde İspanya’ya şampiyonluğu getiren gole imza attı. Arjantin karşısında normal süresi golsüz tamamlanan mücadelede oyuna sonradan dâhil olan yıldız futbolcu, uzatmaların 106’ncı dakikasında kaydettiği golle takımını 1-0’lık galibiyete ve tarihindeki ikinci dünya şampiyonluğuna taşıdı.</strong></p>

<p>Finalin en kritik anında sahneye çıkan Torres, dünya futbolunun en büyük organizasyonunda belirleyici rol üstlendi. Under Armour kramponuyla attığı şampiyonluk golü, başarılı futbolcunun baskı altında sergilediği hız, kontrol ve gol vuruşundaki ustalığı unutulmaz bir başarıya dönüştürdü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Hızlı ve Ani Hareketler İçin Geliştirildi</strong></p>

<p>Ferran Torres’in şampiyonluk golünde tercih ettiği UA Shadow Elite 4 FG Mach, hız ve çevikliği bir araya getiren oyun tarzı için geliştirildi. Ayağı güvenli bir şekilde saran Micro-Warp üst yapısı ve örgü bilek bölümü ile dikkat çeken kramponun yüzeyindeki üç boyutlu mikro doku, ıslak ve kuru koşullarda top kontrolünü destekliyor. Karbon fiber plakası ve biyomekanik veriler doğrultusunda tasarlanan çivi yerleşimi ise hızlanma, yavaşlama ve ani yön değişimlerinde oyuncunun sahadaki hareketlerine yardımcı oluyor. Doğal çim sahalar için tasarlanan model, oyuncuya ayağı saran ve dengeli bir kullanım hissi sunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/under-armour-sporcusu-ferran-torres-ispanyayi-dunya-sampiyonluguna-tasidi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 14:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/1784616530-gorsel-1.jpg" type="image/jpeg" length="91166"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İzocam, 60. Yıl Hatıra Ormanı'nı Oluşturdu: 22 Bin Fidanla Geleceğe Yeşil Bir Miras Bıraktı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/izocam-60-yil-hatira-ormanini-olusturdu-22-bin-fidanla-gelecege-yesil-bir-miras-birakti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/izocam-60-yil-hatira-ormanini-olusturdu-22-bin-fidanla-gelecege-yesil-bir-miras-birakti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İzocam'ın 2025 yılında kutladığı 60. kuruluş yılı anısına başlattığı "60. Yıl Hatıra Ormanı" ağaçlandırma çalışması tamamlandı. TEMA Vakfı aracılığıyla Gaziantep Yeniceli Ağaçlandırma Sahası'nda oluşturulan Hatıra Ormanı'nda 22 bin fidan toprakla buluşturulurken, proje İzocam'ın çevresel sürdürülebilirlik yolculuğunda önemli bir kilometre taşı olarak öne çıktı.</strong></p>

<p>Türkiye yalıtım sektörünün lider markası İzocam'ın 2025 yılında 60. kuruluş yılı kapsamında hayata geçirdiği "İzocam 60. Yıl Hatıra Ormanı" ağaçlandırma çalışması tamamlandı. TEMA Vakfı aracılığıyla Gaziantep Yeniceli Ağaçlandırma Sahası'nda oluşturulan hatıra ormanı kapsamında, İzocam bayilerinin de gönüllü desteğiyle 22 bin fidan toprakla buluşturuldu.</p>

<p>Geçtiğimiz yıl "Biz Geleceğiz" mottosuyla kutladığ 60. kuruluş yılını, geleceğe kalıcı bir çevre yatırımıyla taçlandıran İzocam; oluşturduğu Hatıra Ormanı ile doğal yaşamın desteklenmesine, biyolojik çeşitliliğin korunmasına, karbon yutak alanlarının artırılmasına ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir çevre bırakılmasına değerli bir katkı sağladı.</p>

<p><strong>Sürdürülebilirlik Vizyonunun Somut Bir Yansıması</strong></p>

<p>Türkiye'yi 61 yıl önce çevre dostu ve sağlıklı yalıtım çözümleriyle tanıştıran İzocam, bugün de enerji verimliliği ve çevresel sürdürülebilirlik alanlarında öncü rolünü sürdürüyor. Üretim süreçlerinde geri dönüştürülmüş ham madde kullanımını artıran, kaynak verimliliğini geliştiren ve döngüsel ekonomi yaklaşımını benimseyen firma, çevresel etkilerini azaltmaya yönelik yatırımlarına aralıksız devam ediyor.</p>

<p>İzocam, sürdürülebilirliği yalnızca ürün ve üretim süreçlerinde değil, toplumsal fayda yarat an projelerde de öncelikli bir çalışma alanı olarak görüyor. Bu anlayış doğrultusunda hayata geçirilen "İzocam 60. Yıl Hatıra Ormanı", şirketin çevresel sorumluluk yaklaşımının ve sürdürülebilirlik vizyonunun önemli bir göstergesi olarak öne çıkıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Sürdürülebilirlik Hedeflerinde Somut Adımlar</strong></p>

<p>İzocam'ın sürdürülebilirlik yol haritası; 2030 yılına kadar su tüketimini yüzde 50 azaltma ve geri dönüştürülemeyen atık miktarını sıfıra indirme, 2050 yılına kadar ise net sıfır karbon emisyonuna ulaşma hedefleri üzerine şekilleniyor.</p>

<p>Bu hedefler doğrultusunda son dönemde özellikle atık yönetimi alanında önemli başarılara imza atan firma, XPS ve EPS ürün gruplarında uzun süredir sürdürdüğü yüksek geri dönüşüm performansını camyünü ve taşyünü ürün gruplarına da taşıyarak geri kazanım oranlarını neredeyse yüzde 100 seviyesine ulaştırdı. Özellikle taşyünü at klarının geri kazanımına yönelik geliştirilen iş birlikleri sayesinde, daha önce değerlendirilmesi zor olan atıklar farklı endüstriyel süreçlerde kullanılabilir hale getirildi. Böylece atıkların yeniden ekonomiye kazandırılması sağlanırken döngüsel ekonomi yaklaşımına da güçlü katkı sunuldu.</p>

<p>Su yönetimi alanında da önemli yatırımlar gerçekleştiren İzocam, Tarsus Tesisi'nde su tüketiminin yoğun olduğu sistemlerde kuru tip soğutma kule teknolojisine geçerek su kullanımını önemli ölçüde azalttı. Bu uygulama aynı zamanda atık su miktarının düşürülmesine de katkı sağladı.</p>

<p>Karbon emisyonlarının azaltılması kapsamında enerji verimliliği projelerini sürdüren lider firma, 2026 yılı itibarıyla tedarik zinciri ve lojistik süreçlerinden kaynaklanan Kapsam 3 emisyonlarına odaklanmış durumda. Taşıma rotalarının optimize edilmesi, yükleme verimliliğinin artırılması ve çevreci filo uygulamaları yla karbon ayak izinin azaltılması hedefleniyor.</p>

<p>Türkiye yalıtım sektöründe bir ilki gerçekleştirerek yayımladığı sürdürülebilirlik raporuyla da sektöre öncülük eden Izocam, gelecek dönemde de sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarındaki çalışmalarını kararlılıkla sürdürerek daha yaşanabilir bir gelecek için değer üretmeye devam etmeyi amaçlıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/izocam-60-yil-hatira-ormanini-olusturdu-22-bin-fidanla-gelecege-yesil-bir-miras-birakti</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 14:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/izocam-basin-bulteni-gorseli-122934621.jpg" type="image/jpeg" length="41255"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Swissôtel The Bosphorus, Istanbul 35. Yılını Kutluyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/swissotel-the-bosphorus-istanbul-35-yilini-kutluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/swissotel-the-bosphorus-istanbul-35-yilini-kutluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>35 yıldır İstanbul'un en prestijli buluşma noktalarından biri olan Swissôtel The Bosphorus; dünya çapındaki organizasyonlara, seçkin davetlere ve şehrin hafızasında yer eden buluşmalara ev sahipliği yaparak yalnızca bir otel değil, İstanbul'un yaşam kültürünün ayrılmaz bir parçası haline geldi.</strong></p>

<p>1991 yılından bu yana Boğaz'ın eşsiz manzarası eşliğinde misafirlerini ağırlayan Swissôtel The Bosphorus, 35. yılını kutlarken geride bıraktığı yıllar boyunca uluslararası organizasyonlardan özel davetlere kadar pek çok unutulmaz ana ev sahipliği yapmanın gururunu yaşıyor.</p>

<p>35 yıllık tarihinde dünyanın dört bir yanından devlet başkanlarını, kraliyet ailelerini, sanatçıları, iş dünyasının önde gelen isimlerini ve milyonlarca misafiri ağırlayan Swissôtel The Bosphorus; aynı zamanda İstanbul'un en önemli sosyal etkinliklerinin de buluşma noktası oldu. Büyük ilgi gören Viyana Opera Balosu, uluslararası gastronomi etkinlikleri, dünya çapında sanatçıların sahne aldığı konserler, prestijli ödül törenleri, kurumsal zirveler ve özel davetler otelin hafızasında yer eden organizasyonlardan yalnızca birkaçı olarak öne çıkıyor.</p>

<p>35 yıllık köklü mirasını günümüzün beklentileriyle buluşturan Swissôtel The Bosphorus; Boğaz manzaralı oda ve süitlerinde sunduğu zarafet ve üst düzey konforu, seçkin restoranları, zengin gastronomi deneyimi, Pürovel Spa &amp; Sport, sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımı ve misafir deneyimini merkeze alan hizmet anlayışıyla bir araya getiriyor.</p>

<p><strong><i>Tarihi dokusuyla çağdaş yaşam anlayışını buluşturan otel, her konaklamayı İstanbul'un ruhunu hissettiren ayrıcalıklı bir deneyime dönüştürüyor.</i></strong></p>

<p>Konaklama anlayışını yaşam tarzı ve deneyimiyle buluşturan Swissôtel The Bosphorus; yıl boyunca düzenlediği konserler, açık hava festivalleri, caz performansları, gastronomi etkinlikleri ve kültür-sanat buluşmalarıyla misafirlerine otel sınırlarının ötesine geçen bir deneyim sunuyor.</p>

<p>Şehrin ritmini Boğaz'ın eşsiz atmosferiyle buluşturan Swissôtel, İstanbul'un sosyal yaşamının vazgeçilmez buluşma noktalarından biri haline getiriyor. 65 dönümlük tarihi bahçeleri, Boğaz'a hâkim konumu, seçkin restoranları, çok yönlü etkinlik alanları ve dört mevsime yayılan deneyim odaklı yaşam tarzı anlayışıyla tamamlayan Swissôtel The Bosphorus, 35 yıldır şehir otelciliğinde standartları belirleyen adreslerden biri olmayı sürdürüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>35. yılını kutlayan Swissôtel The Bosphorus; köklü mirasını yenilikçi vizyonuyla buluşturarak İstanbul'un en özel buluşmalarına ev sahipliği yapmaya, misafirlerine ilham veren deneyimler sunmaya ve şehrin hafızasında yer edecek yeni hikâyeler yazmaya devam edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/swissotel-the-bosphorus-istanbul-35-yilini-kutluyor</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 14:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/1784553342-swiss-tel-the-bosphorus-istanbul-1.jpg" type="image/jpeg" length="98316"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Lisesi Milli Teknoloji Hamlesi’nin Liderlerini Yetiştirecek]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/guhem-havacilik-ve-uzay-teknolojileri-lisesi-milli-teknoloji-hamlesinin-liderlerini-yetistirecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/guhem-havacilik-ve-uzay-teknolojileri-lisesi-milli-teknoloji-hamlesinin-liderlerini-yetistirecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p><strong>Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) tarafından hayata geçirilen Türkiye’nin uzay temalı ilk interaktif eğitim merkezi Gökmen Uzay Havacılık Eğitim Merkezi (GUHEM), teknoloji ve eğitim alanındaki çalışmalarını mesleki eğitimle buluşturuyor. Millî Eğitim Bakanlığı ve BTSO iş birliğiyle kurulan GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, yeni eğitim döneminde ilk öğrencilerini ağırlamaya hazırlanıyor.</strong></p>

<p>BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, okulun Türkiye’nin havacılık ve uzay sektörlerinde ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağının yetişmesine önemli katkı sağlayacağını belirterek, GUHEM’in sahip olduğu teknolojik altyapının gençlerin eğitim sürecine aktarılacağını söyledi.</p>

<p>BTSO öncülüğünde ve TÜBİTAK iş birliğiyle Bursa’ya kazandırılan GUHEM, havacılık ve uzay teknolojileri alanında yeni nesil bir eğitim modeline ev sahipliği yapacak. Bursa İl Millî Eğitim Müdürlüğü koordinasyonunda faaliyet gösterecek okulda öğrenciler; teorik eğitimin yanı sıra uygulamalı çalışmalar, proje geliştirme süreçleri ve sektör odaklı eğitimlerle geleceğin mesleklerine hazırlanacak.</p>

<p>Öğrenciler, GUHEM bünyesindeki interaktif eğitim alanları, uygulama laboratuvarları, simülasyon merkezleri, prototipleme ve üretim atölyelerinden yararlanma imkânı bulacak. Havacılık ve Uzay Teknolojisi alanında eğitim alacak gençler; Tasarım ve İmalat, İtki Sistemleri ve Elektronik Sistemler dallarında uzmanlaşacak.</p>

<p><strong>“Türkiye’nin Teknoloji Vizyonuna Stratejik Katkı”</strong><br />
BTSO ve GUHEM Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, havacılık ve uzay teknolojilerinde güçlü bir gelecek için en önemli unsurun yetişmiş insan kaynağı olduğunu vurguladı.</p>

<p>Burkay, “Gökmen Projesi’ni hayata geçirirken temel hedeflerimizden biri gençlerimizin havacılık ve uzay teknolojilerine ilgisini artırmak ve bu alanlarda yetkin insan kaynağı yetiştirmekti. Bugün GUHEM’in güçlü altyapısını mesleki eğitimle birleştirerek bu hedefimizi daha ileri bir noktaya taşıyoruz. Öğrencilerimiz yalnızca teorik bilgiyle değil; tasarım, üretim, uygulama ve proje geliştirme deneyimleriyle yetişecek” dedi.</p>

<p>Havacılık ve uzay alanında söz sahibi ülkelerin en büyük gücünün nitelikli gençler olduğunu belirten Burkay, GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin Türkiye’nin teknoloji bağımsızlığı hedefleri doğrultusunda önemli bir yatırım olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>Eğitim ile Sanayi Arasında Güçlü Bağ Kurulacak</strong><br />
Okulun sektör ihtiyaçlarına göre şekillendirilen özel bir eğitim modeli sunacağını belirten Burkay, öğrencilerin Bursa’nın güçlü sanayi altyapısıyla erken dönemde buluşacağını söyledi.</p>

<p>Bursa’nın otomotiv, makine, savunma sanayii ve ileri teknoloji alanlarında önemli bir üretim kapasitesine sahip olduğunu ifade eden Burkay, öğrencilerin BTSO’nun geniş sektör ağı sayesinde iş dünyasıyla doğrudan temas kuracağını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>GUHEM öğrencileri; Erasmus+ programları, uluslararası okul iş birlikleri, teknik eğitimler ve yurt dışı staj imkânlarıyla küresel deneyim kazanacak. Ayrıca Bursa Uzay Havacılık Savunma Kümelenmesi (BASDEC) bünyesindeki firmalarda uygulamalı eğitim ve staj fırsatlarından yararlanabilecek.</p>

<p>Burkay, “Amacımız eğitim ile sektör arasında sürdürülebilir ve güçlü bir köprü oluşturmak. Öğrencilerimiz daha okul yıllarında sektör temsilcileriyle bir araya gelerek kariyerlerini şekillendirme fırsatı bulacak” diye konuştu.</p>

<p><strong>Öğrencilere Burs ve Küresel Kariyer Desteği</strong><br />
GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Lisesi’nde başarılı öğrenciler için burs desteği sağlanırken, şehir dışından gelecek öğrencilerin konaklama ihtiyaçlarına da destek verilmesi planlanıyor.</p>

<p>Öğrencilerin ulusal ve uluslararası teknoloji yarışmalarına, bilimsel organizasyonlara ve proje çalışmalarına katılımı teşvik edilecek. Güçlü yabancı dil eğitimiyle gençlerin küresel ölçekte rekabet edebilecek donanıma ulaşması hedefleniyor.</p>

<p>Burkay, “Kendi teknolojisini geliştiren, üreten ve dünya ile rekabet edebilen bir gençlik yetiştirmeyi hedefliyoruz. GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Lisesi, Bursa’dan Türkiye’nin havacılık ve uzay vizyonuna güçlü bir insan kaynağı kazandıracak” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>İlk Öğrenciler Yeni Eğitim Döneminde Başlayacak</strong><br />
Yeni eğitim döneminde ilk öğrencilerini kabul edecek okulda iki sınıfta toplam 48 öğrencinin eğitim görmesi planlanıyor. Akademik eğitimi uygulamalı mesleki eğitimle birleştiren model sayesinde öğrenciler, daha lise döneminden itibaren teknoloji geliştirme süreçlerinin içinde yer alacak.</p>

<p>GUHEM’in teknolojik altyapısı, BTSO’nun sektör deneyimi ve Millî Eğitim Bakanlığı’nın mesleki eğitim birikimiyle oluşturulan proje ile Türkiye’nin havacılık, uzay ve savunma sanayilerindeki teknik insan kaynağının güçlendirilmesi amaçlanıyor.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/guhem-havacilik-ve-uzay-teknolojileri-lisesi-milli-teknoloji-hamlesinin-liderlerini-yetistirecek</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/1-1-1-1.jpg" type="image/jpeg" length="38562"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eksim Enerji Rüzgarın Yanına Güneşi Ekledi]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/eksim-enerji-ruzgarin-yanina-gunesi-ekledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/eksim-enerji-ruzgarin-yanina-gunesi-ekledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Eksim Enerji, rüzgar enerjisi santrallerini güneş enerjisiyle buluşturan hibrit yatırımlarını hızlandırdı. İzmir Ovacık RES ve Balıkesir Susurluk RES’te hibrit yatırımlarını tamamlayan şirket, Tokat Killik RES ve Amasya Kayadüzü RES’te de hibrit dönüşümünü sürdürüyor. Toplamda 1,2 GW kurulu güce ulaşan Eksim Enerji, gerçekleştirdiği dönüşümle aynı şebeke altyapısıyla daha fazla temiz enerji üretmeyi hedefliyor.</strong></p>

<p>Eksim Holding çatısı altında faaliyetlerini tamamen yenilenebilir enerji kaynaklarıyla sürdüren Eksim Enerji, hibrit santral yatırımlarını mevcut enerji altyapısını daha verimli kullanan yeni nesil üretim modeli olarak değerlendiriyor. Bu kapsamda İzmir Ovacık ve Balıkesir Susurluk RES sahalarındaki hibrit yatırımlarını tamamlayan şirket, Tokat Killik ve Amasya Kayadüzü RES sahalarındaki çalışmalarını da sürdürüyor. Böylece üretim yapısını daha verimli ve daha esnek hale getirmeyi hedefliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eksim Enerji, Türkiye’de 1,2 GW seviyesine ulaşan yenilenebilir enerji portföyünü daha verimli, esnek ve sürdürülebilir bir üretim yapısıyla büyütmeyi hedefliyor. Şirket, hibrit yatırımlarını ilave kapasite oluşturmanın ötesinde, mevcut şebeke bağlantılarının daha etkin kullanılması ve üretimin gün içine daha dengeli yayılması açısından stratejik bir dönüşüm alanı olarak değerlendiriyor.</p>

<p>“<strong>Hibritler </strong><strong>geleceğin entegre enerji sistemlerine geçişin önemli bir adımı”</strong></p>

<p>Konuya ilişkin açıklama yapan <strong>Eksim Enerji CEO’su Arkın Akbay</strong>, yenilenebilir enerji yatırımlarında odağın değiştiğine dikkat çekerek, yeni dönemde kapasite artışının yanı sıra üretim kalitesini ve sistem esnekliğini artıran yatırımların önem kazandığını belirtti.</p>

<p>Akbay sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Yenilenebilir enerjide artık yalnızca daha fazla kurulu güç değil, mevcut kaynakları daha akıllı, daha dengeli ve daha verimli kullanan sistemler ön plana çıkıyor. Rüzgar ve güneşin aynı sahada birlikte değerlendirilmesi; mevcut şebeke altyapısının daha etkin kullanılmasını, üretimin gün içine daha dengeli yayılmasını ve enerji sisteminin esnekliğinin artmasını sağlıyor. Bu nedenle hibrit yatırımları yalnızca yeni kapasite yatırımı olarak değil, dijitalleşme, depolama ve esnek üretim anlayışıyla birlikte geleceğin entegre enerji sistemlerine geçişinde önemli bir adım olarak görüyoruz.”</p>

<p><strong>“Hibrit yatırımlar enerji dönüşümünü hızlandırıyor”</strong></p>

<p>Birden fazla üretim kaynağı uygulamasının yeni yatırım sahalarına kıyasla çok daha kısa sürede devreye alınabildiğine dikkat çeken <strong>Arkın Akbay</strong>, “Yeni bağlantı süreçleri, arazi temini ve izin mekanizmalarının süresi, toplam maliyeti ve üretim kalitesi düşünüldüğünde hibrit yatırımlar daha ekonomik ve daha hızlı ticari işletmeye geçiyor. Son yıllarda hayata geçirilen düzenlemeler de bu modelin yaygınlaşmasını önemli ölçüde destekledi. Ülkemizde EPDK tarafından onaylanan hibrit santral kapasitesi 5 GW'ı aşarken, bu alandaki yatırımların önümüzdeki yıllarda hızla devreye alınması bekleniyor. Bu büyüklük, hibrit yatırımların artık yenilenebilir enerji sektörünün verim artıran, tamamlayıcı unsurlardan biri haline geldiğini gösteriyor” dedi.</p>

<p>Eksim Enerji bugüne kadar tamamlanan hibrit yatırımlarıyla Susurluk RES'in mekanik kurulu gücünü 86,8 MW'a, Ovacık RES'in mekanik kurulu gücünü ise 41,6 MW'a yükseltti. Tokat Killik ve Amasya Kayadüzü RES sahalarında devam eden hibrit yatırımların tamamlanmasıyla birlikte bu alanlardaki toplam mekanik gücünü 56,8 MW’a çıkarmış olacak.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/eksim-enerji-ruzgarin-yanina-gunesi-ekledi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 14:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/1784624417-eksim-enerji-1.jpg" type="image/jpeg" length="13814"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Arçelik’ten Voleybol Milli Takımlarına Sürdürülebilir Destek]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/arcelikten-voleybol-milli-takimlarina-surdurulebilir-destek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/arcelikten-voleybol-milli-takimlarina-surdurulebilir-destek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ev teknolojileri sektörünün lider markası Arçelik, Türkiye Voleybol Federasyonu ile gerçekleştirdiği iş birliği kapsamında Kadın ve Erkek Milli Takımlarının Sürdürülebilir Enerji Sistemleri ve Mutfak Küçük Ev Aletleri kategorilerinde Resmi Sponsoru oldu. 2026 Milli Takımlar sezonundan itibaren dört yıl boyunca devam edecek sponsorluk kapsamında Arçelik, tedarik edeceği yenilenebilir enerji çözümleriyle federasyonun sürdürülebilir bir gelir modeli oluşturmasına katkı sağlayarak Türk voleyboluna destek verecek. Arçelik, ayrıca, Mutfak Küçük Ev Aletleri Sponsoru olarak da Milli Takımların yanında yer alacak.</strong></p>

<p>71 yıldır Türkiye için değer yaratan Arçelik, teknoloji ve üretim gücünü toplumsal fayda alanındaki uzun soluklu katkılarıyla birleştirmeye devam ediyor. Sporu bu yaklaşımın önemli bir parçası olarak konumlandıran marka, Türkiye Voleybol Federasyonu ile önemli bir iş birliğine imza attı. İş birliği kapsamında Arçelik, Sürdürülebilir Enerji Sistemleri ve Mutfak Küçük Ev Aletleri kategorilerinde Voleybol Milli Takımlarının Resmi Sponsoru olarak ay yıldızlıların yanında yer alacak.</p>

<p>Sponsorluk anlaşmasının imza töreni İstanbul’da düzenlendi. Törene <strong>Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanı Mehmet Akif Üstündağ, </strong><strong>Koç Holding Dayanıklı Tüketim Grubu Başkanı Polat Şen, Arçelik CEO’su Can Dinçer, Arçelik Türkiye Genel Müdürü Cem Kural, voleybol milli takım sporcuları Aylin Uysalcan, Marko Mert Matic </strong>ve<strong> Ahmet Tümer</strong> ile TVF ve Arçelik’ten yetkililer katıldı.</p>

<p>2026 Milli Takımlar sezonunda başlayıp 2029 sezonunun sonuna kadar devam edecek iş birliği kapsamında Arçelik, “Teknolojimiz Hayatın, Desteğimiz Voleybolun Kalbinde” yaklaşımıyla federasyonun yenilenebilir enerji dönüşümüne katkı sunacak. Sponsorluk kapsamında Arçelik Enerji Çözümleri’nin güneş panelleri ve inverter sistemleri, TVF’nin Gümüşhane’deki arazilerinde kurulacak güneş enerjisi sistemlerinde kullanılacak. Bu sistemlerden elde edilecek yenilenebilir enerji ise Voleybol Milli Takımları için sürdürülebilir gelir yaratılmasına katkı sağlayacak. Arçelik, ayrıca Mutfak Küçük Ev Aletleri Sponsoru olarak da Milli Takımların yanında yer alacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanı Mehmet Akif Üstündağ: “Birlikteliğimizin Türk voleyboluna katkı sunacağına inanıyoruz” </strong></p>

<p>Törende konuşan <strong>Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanı Mehmet Akif Üstündağ, </strong>“Türk voleybolunun bugün ulaştığı başarıda sponsorlarımızın desteğinin ve paydaşlarımızla kurduğumuz güçlü birlikteliğin çok önemli bir payı bulunuyor. Arçelik ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, uzun süredir hayalini kurduğumuz enerji projemiz açısından da büyük önem taşıyor. Voleybola duydukları güven ve ilk günden bu yana verdiği kıymetli destekler için Koç ailesine ve Arçelik camiasına teşekkürlerimi sunuyorum. Arçelik bizim için çok değerli bir yol arkadaşı. Bu birlikteliğin Türk voleyboluna katkı sunacağına inanıyor, her iki taraf için de hayırlı olmasını diliyorum” dedi.</p>

<p><strong>Koç Holding Dayanıklı Tüketim Grubu Başkanı Polat Şen: “Voleybolun ilham verici başarı hikayesinin bir parçası olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz”</strong></p>

<p><strong>Koç Holding Dayanıklı Tüketim Grubu Başkanı Polat Şen</strong>, “Koç Topluluğu olarak sporu; dostluk, dayanışma, saygı ve ortak başarı kültürünü güçlendiren birleştirici bir güç olarak görüyoruz. Kurucumuz merhum Vehbi Koç’un ‘Ülkem varsa ben de varım’ anlayışıyla spora yaptığımız yatırımları, ülkemizin ekonomik ve toplumsal kalkınmasının yanı sıra genç nesillere yapılan uzun vadeli bir yatırım olarak değerlendiriyoruz. Çünkü biliyoruz ki milli takımlarımızın elde ettiği her başarı, yalnızca kupalarla değil, çocuklara ve gençlere verdiği ilhamla da büyüyor. Filenin Sultanları ve Filenin Efeleri'nin ortaya koyduğu mücadele, azim ve takım ruhu, geleceğin sporcularına ve milyonlarca gencimize cesaret veriyor. Topluluğumuzun 100. yılında ülkemizin voleybolda yazdığı bu ilham verici başarı hikâyesinin bir parçası olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. İkinci yüzyılımıza girerken de Topluluk şirketlerimizle birlikte, ülkemize değer katan, gençlere ilham veren ve sürdürülebilir başarıyı destekleyen projelerin yanında olmaya devam edeceğiz" dedi.</p>

<p><strong>Arçelik CEO’su Can Dinçer: “Teknoloji birikimimizi Türk voleybolunun geleceğiyle buluşturuyoruz”</strong></p>

<p><strong>Arçelik CEO’su Can Dinçer </strong>ise, “Bu topraklardan doğan ve 71 yıldır geliştirdiği teknolojilerle ülkemizi dünyanın dört bir yanında başarıyla temsil eden bir şirket olarak, ay yıldızlı bayrağımızı uluslararası arenada gururla dalgalandıran Voleybol Milli Takımlarımızın yanında olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. 1970’lerin sonundan bu yana voleybolla kurduğumuz bağ, Türkiye Voleybol Federasyonu ile hayata geçirdiğimiz bu iş birliğini bizim için daha da anlamlı kılıyor. Sürdürülebilirliği iş yapış biçimimizin merkezine koyan bir şirket olarak, sağlayacağımız güneş enerjisi çözümleriyle Voleybol Milli Takımlarımız için yenilenebilir enerjiye dayalı sürdürülebilir bir gelir modelinin oluşmasına katkı sunacağız. Böylece teknoloji ve sürdürülebilirlik alanındaki birikimimizi Türk voleybolunun geleceği için kalıcı değer üreten bir yapıya dönüştürmeyi hedefliyoruz. Bunun yanı sıra Mutfak Küçük Ev Aletleri kategorisindeki ürünlerimizle de milli takımlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz. Türk voleybolunun geleceğine katkı sağlayacak bu iş birliğinin bir parçası olmaktan büyük gurur duyuyoruz” dedi.</p>

<p><strong>Arçelik’ten spora uzun soluklu destek </strong></p>

<p>“Teknolojiyle Hayatın Kalbinde" yaklaşımıyla uzun yıllardır tüketicilerin kalbinde yer alan Arçelik, şimdi de voleybol severlerin kalbinde daha güçlü bir yer edinmeyi hedefliyor. Arçelik, sporu; toplumsal kalkınmayı destekleyen, farklı kuşakları ortak bir heyecan etrafında buluşturan stratejik bir alan olarak konumlandırıyor. Markanın voleybolla bağı, 1979 yılında kurulan Arçelik Spor Kulübü’ne uzanıyor. Uzun yıllar voleybola destek veren Arçelik, erkek voleybol takımıyla Türkiye Şampiyonluğu ve A1 Ligi şampiyonluğu gibi önemli başarılara imza attı. 2017 yılından bu yana Milli Futbol Takımları Ana Sponsoru olarak ay yıldızlı formanın yanında yer alan marka, Sürdürülebilir Enerji Sistemleri ve Mutfak Küçük Ev Aletleri kategorilerinde Voleybol Milli Takımları’nın Resmi Sponsoru olarak milli takımlar düzeyindeki desteğini voleybola da genişletiyor. Türkiye Voleybol Federasyonu ile hayata geçirilen iş birliği, Arçelik’in “Dünyaya Saygılı, Dünyada Saygın” vizyonu doğrultusunda sürdürülebilirliği merkeze alan yaklaşımının ve Türkiye için değer yaratma hedefinin somut adımlarından da biri olarak öne çıkıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/arcelikten-voleybol-milli-takimlarina-surdurulebilir-destek</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 14:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/1784626925-arcelik-t-v-f-is-birligi.jpeg" type="image/jpeg" length="22853"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[PAINTİSTANBUL 2026, Uluslararası Boya Sektörünü İstanbul'da Buluşturdu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/paintistanbul-2026-uluslararasi-boya-sektorunu-istanbulda-bulusturdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/paintistanbul-2026-uluslararasi-boya-sektorunu-istanbulda-bulusturdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İstanbul Fuar Merkezi'nde gerçekleştirilen PAINTİSTANBUL 2026, boya ve kaplama sektörünün küresel buluşma noktalarından biri olarak yoğun katılımla tamamlandı. Boya Sanayicileri Derneği (BOSAD) ve CNG Expo Events iş birliğinde düzenlenen organizasyon, Avrupa ve Uzak Doğu başta olmak üzere dünyanın dört bir yanından sektör profesyonellerini İstanbul'da bir araya getirdi.</strong></p>

<p>Boya ham maddeleri, yapı kimyasalları, yapıştırıcı bileşenleri, laboratuvar ekipmanları ve üretim teknolojilerinin sergilendiği fuar, yeni iş birlikleri ve ticari bağlantılar için önemli bir platform oluşturdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>93 Ülkeden 10 Bini Aşkın Uluslararası Ziyaretçi</strong></h3>

<p>Dört salonda toplam 35 bin metrekare brüt ve 14 bin metrekare net sergi alanında düzenlenen fuarda 619 firma ürün ve teknolojilerini tanıttı. Organizasyon süresince toplam 10 bin 376 ziyaretçi fuarı gezerken, bunların 2 bin 594'ünü 93 farklı ülkeden gelen uluslararası profesyoneller oluşturdu.</p>

<p>Fuara en yoğun ziyaretçi gönderen ülkeler Çin, İran, Almanya, İtalya, Mısır, Rusya, Suriye, Birleşik Arap Emirlikleri, Pakistan ve Irak oldu. Katılımcı firmalar arasında ise Çin, İtalya, Almanya, İspanya, Belçika, Fransa, Hindistan, Singapur ve ABD öne çıktı.</p>

<p>Yabancı katılımcı oranının yüzde 46 seviyesine ulaşması, fuarın uluslararası konumunu daha da güçlendirdi. Organizasyonda boya üreticilerinin katılım oranı önceki döneme göre yüzde 6'dan yüzde 20'ye yükselirken, genel üretici oranı da yüzde 7'den yüzde 25'e çıktı.</p>

<h3><strong>Teknoloji ve Sanat Aynı Platformda Buluştu</strong></h3>

<p>PAINTİSTANBUL 2026, ticari görüşmelerin yanı sıra ziyaretçilerine teknolojiyi deneyimleyebilecekleri özel alanlar da sundu. Yapay zekâ destekli AI Graffiti uygulaması ile sanal gerçeklik tabanlı Tilt Brush deneyimi, katılımcılara dijital sanat alanında interaktif bir deneyim yaşattı.</p>

<p>Fuar kapsamında eş zamanlı düzenlenen <strong>Powder Dosing Expo</strong> da üretim teknolojileri alanındaki profesyonelleri bir araya getirerek organizasyonun kapsamını genişletti ve sektöre yönelik yeni teknolojilerin tanıtılmasına katkı sağladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/paintistanbul-2026-uluslararasi-boya-sektorunu-istanbulda-bulusturdu</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 14:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/vfdvd.JPG" type="image/jpeg" length="23402"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kahve Festivalleri 60’dan Fazla Sektöre İş Üretiyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/kahve-festivalleri-60dan-fazla-sektore-is-uretiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/kahve-festivalleri-60dan-fazla-sektore-is-uretiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Kahve endüstrisine yönelik projeler üreten Dream Sales Machine Başkanı Alper Sesli, kahve festivallerinin artık yalnızca kültürel etkinlik değil ekonomik kalkınma aracı haline geldiğini belirterek, "Bir kahve festivali turizmden lojistiğe, yazılımdan güvenliğe kadar yaklaşık 60 sektörü doğrudan, tedarik zinciri ve yan hizmetlerle birlikte ise 100'ün üzerinde alt sektörü harekete geçiriyor. Toplamda yaklaşık 160 sektörlük bir ekonomik ekosistem oluşuyor." dedi.</strong></p>

<p>Türkiye'de hızla büyüyen kahve kültürü yeni bir ekonomik alanı da beraberinde getiriyor: festival ekonomisi. Binlerce ziyaretçiyi bir araya getiren kahve festivalleri artık yalnızca sektör profesyonellerinin buluştuğu organizasyonlar olarak değil, şehir ekonomilerini canlandıran çok katmanlı ekonomik platformlar olarak değerlendiriliyor. <strong>Dream Sales Machine Başkanı Alper Sesli'</strong>ye göre festivallerin yarattığı ekonomik etki çoğu zaman görünenden çok daha büyük.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Bir Festival Sadece Bilet Satmıyor</strong></p>

<p>Festival ziyaretçileri yalnızca etkinlik alanında harcama yapmıyor. Konaklama, ulaşım, restoran, alışveriş ve şehir içi tüketim kalemleri sayesinde yerel ekonomiye önemli katkı sağlıyor. Alper Sesli, festivallerin ekonomik etkisinin geniş bir alana yayıldığını belirterek şu değerlendirmede bulundu: "Festival ekonomisi artık başlı başına bir sektör haline geldi. Bir ziyaretçinin harcaması yalnızca etkinlik alanında kalmıyor. Otellere, restoranlara, ulaşım şirketlerine, perakendeye ve çok sayıda hizmet sektörüne yayılıyor. Sponsor yatırımları, belediye harcamaları, sanatçı ücretleri, teknik ekipman kiralamaları ve organizasyon giderleri de bu ekonomik hareketin önemli parçalarını oluşturuyor. Festival alanında harcanan para yalnızca orada kalmıyor; tedarik zinciri boyunca yüzlerce işletmeye yayılıyor. Ekonomide buna 'çarpan etkisi' deniyor."</p>

<p><strong>Yaklaşık 60 Sektör Doğrudan, 100'ün Üzerinde Alt Sektör Dolaylı Olarak Hareketleniyor</strong></p>

<p>Bir kahve festivalinin kurulumu sırasında onlarca farklı iş kolunun devreye girdiğini belirten <strong>Sesli,</strong> etkinliklerin yarattığı ekonomik etkinin sanıldığından çok daha büyük olduğunu söyleyerek, "Festival organizasyonu, sahne ve prodüksiyon, ses ve ışık sistemleri, LED ekran teknolojileri, elektrik altyapısı, jeneratör hizmetleri, çadır sistemleri, stand üretimi, fuar ekipmanları, güvenlik, sağlık ekipleri, ambulans, temizlik, geri dönüşüm, ulaşım, oteller, restoranlar, kafeler, catering, içecek üreticileri, bankalar, ödeme sistemleri, telekomünikasyon, reklam ajansları, dijital pazarlama, basın, sosyal medya, fotoğraf ve video prodüksiyon ekipleri, sponsorluk yönetimi, marka aktivasyonları, baskı, lojistik, depolama, kargo, sigorta, yazılım ve biletleme sistemleri, veri analitiği ile insan kaynakları gibi yaklaşık 60 farklı sektör doğrudan sürecin içinde yer alıyor." İfadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Sesli,</strong> bu sektörlerin arkasında çok daha büyük bir tedarik zinciri bulunduğunu da belirterek şöyle devam etti: "Stand üreticisinin boya, vernik, vida ve hırdavat tedarikçisinden, mobilya kiralama firmalarına; tekstilden çiçekçiliğe, yakıt ve enerji sektöründen yerel üreticilere, turizm acentelerinden eğlence sektörüne kadar <strong>100</strong>'ün üzerinde alt sektör de bu organizasyonlardan pay alıyor. Dolayısıyla kahve festivalleri yalnızca etkinlik sektörünü değil, toplamda yaklaşık <strong>160</strong> sektörlük dev bir ekonomik ağı harekete geçiriyor."</p>

<p><strong>Festival Ekonomisinin Çarpan Etkisi Şehir Geneline Yayılıyor</strong></p>

<p><strong>Alper Sesli'ye</strong> göre büyük ölçekli bir kahve festivali yalnızca etkinlik alanında değil, şehir genelinde ekonomik canlılık oluşturuyor. "Örneğin on binlerce hatta yüz binlerce ziyaretçiyi ağırlayan büyük organizasyonlarda ziyaretçilerin ulaşım, konaklama, yeme-içme, alışveriş ve festival içi harcamaları; sponsor yatırımları, belediye harcamaları, marka tanıtım bütçeleri, sanatçı ücretleri, teknik ekipman kiralamaları ve personel giderleriyle birleştiğinde yüz milyonlarca liralık ekonomik hareket oluşabiliyor. Bu ekonomik değer yalnızca festival alanında kalmıyor; şehir ekonomisinin tamamına yayılıyor."</p>

<p><strong>Şehirler İçin Yeni Kalkınma Modeli</strong></p>

<p>Dünya genelinde deneyim ekonomisinin büyümesiyle birlikte şehirler de kültür ve etkinlik yatırımlarını ekonomik kalkınma stratejisinin bir parçası olarak değerlendirmeye başladı. Türkiye'de de kahve festivallerinin benzer bir işlev üstlenmeye başladığını belirten <strong>Alper Sesli,</strong> özellikle genç nüfusun yoğun olduğu şehirlerde bu etkinliklerin ekonomik hareketlilik yarattığını ifade etti.</p>

<p><strong>Festivallerin Değeri Katılımcı Sayısından Çok Daha Büyük</strong></p>

<p>Etkinliklerin başarısının yalnızca ziyaretçi sayısıyla ölçülmemesi gerektiğini sözlerine ekleyen <strong>Sesli,</strong> sözlerini şöyle bitirdi: "Oluşturulan istihdam, desteklenen sektörler, yaratılan ticaret hacmi ve şehir ekonomisine sağlanan katkı da değerlendirme kriterleri arasında yer almalı. Festival artık sadece kültürel bir etkinlik değil; turizmi, ticareti, teknolojiyi ve yaratıcı endüstrileri aynı potada buluşturan güçlü bir ekonomik platform. Yaklaşık <strong>60</strong> sektörü doğrudan, 100'ün üzerinde alt sektörü dolaylı olarak etkileyen bu yapı şehirlerin rekabet gücünü artıran önemli bir kalkınma modeli haline geliyor. Önümüzdeki dönemde festival ekonomisinin şehir ekonomileri üzerindeki etkisinin çok daha belirleyici olacağını düşünüyorum."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Festival Haberleri</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/kahve-festivalleri-60dan-fazla-sektore-is-uretiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 12:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/istanbul-coffee-festival-1.jpg" type="image/jpeg" length="51742"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Feast, perakende ve dijital kanallardaki gücünü yeni yatırımlarla pekiştiriyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/feast-perakende-ve-dijital-kanallardaki-gucunu-yeni-yatirimlarla-pekistiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/feast-perakende-ve-dijital-kanallardaki-gucunu-yeni-yatirimlarla-pekistiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye'nin önde gelen dondurulmuş gıda markalarından Feast, tüketici odaklı inovasyon, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik ekseninde büyümesini sürdürürken, Türkiye'nin en ileri teknolojili ve en yüksek kapasiteli dondurulmuş patates üretim tesisi yatırımıyla sektörün geleceğine yön vermeye hazırlanıyor. Güçlü perakende stratejisi, dijital kanallardaki yatırımları ve kategori geliştirme yaklaşımıyla büyümesini sürdüren şirket, dondurulmuş gıda kategorisinde uzun vadede %100 penetrasyona ulaşılmasına öncülük etme hedefiyle, 2027 vizyonunu tüketici güveni, inovasyon ve sürdürülebilir büyüme üzerine inşa ediyor.</strong></p>

<p>Dondurulmuş gıda kategorisinde değişen tüketici beklentileri, sektörün büyüme dinamiklerini yeniden şekillendirirken Feast, tüketiciyi merkeze alan yaklaşımıyla hem iç pazardaki konumunu güçlendiriyor hem de geleceğe yönelik yatırımlarını hızlandırıyor. Kalite, pratiklik, güven ve sürdürülebilirlik odağında geliştirdiği ürün ve hizmet anlayışıyla hareket eden şirket, perakende kanalındaki etkinliğini dijital dönüşüm yatırımlarıyla destekliyor. Feast Gıda Satış ve Pazarlama Direktörü Ali Kemal Kapıcıoğlu, şirketin büyüme stratejisinin yalnızca satış odaklı olmadığını belirterek şunları söyledi: "Dondurulmuş gıda kategorisi son yıllarda yalnızca büyüyen değil, aynı zamanda tüketici alışkanlıklarının yeniden şekillendiği bir kategori haline geldi. Biz de büyüme stratejimizi sadece ürün satışı üzerine değil, tüketicinin hayatını kolaylaştıran, güven veren ve yenilikçi bir marka deneyimi yaratmak üzerine kurduk."</p>

<p><strong>Perakendede hedef, kategoriyi büyütmek</strong></p>

<p>Feast, pazarlama stratejisinde dondurulmuş gıdanın kalite, tazelik, pratiklik ve sürdürülebilirlik avantajlarını tüketicilere doğru şekilde aktarmaya odaklanırken, perakende kanalında kategori gelişimini destekleyen uygulamalar yürütüyor. Raf görünürlüğünü artıran çalışmalar, veri odaklı kategori yönetimi ve tüketicinin alışveriş yolculuğunu destekleyen uygulamalar sayesinde şirket, hem kategori büyümesine hem de iş ortaklarının performansına katkı sağlamayı hedefliyor.</p>

<p>Kapıcıoğlu, perakende tarafındaki önceliklerini şu sözlerle anlattı: "Bugün perakende tarafında odaklandığımız en önemli alanlardan biri, dondurulmuş gıda kategorisinin penetrasyonunu artırmak. Bunun için yalnızca mevcut tüketicilere ulaşmayı değil, kategoriyi daha az kullanan haneleri de kazanmayı hedefliyoruz. Uzun vadeli hedefimiz ise dondurulmuş gıda kategorisinde %100 penetrasyona ulaşmak. Başarımızın temelinde tüketiciyi merkeze alan yaklaşımımız, güçlü dağıtım ağımız, kategoriye yaptığımız yatırımlar ve perakende iş ortaklarımızla kurduğumuz uzun vadeli iş birlikleri yer alıyor."</p>

<p><strong>Yeni yatırım sektörde yeni bir standart oluşturacak</strong><br />
Feast'in sürdürdüğü en önemli yatırımlardan biri ise Türkiye'nin en ileri teknolojili ve en yüksek kapasiteli dondurulmuş patates üretim tesisi olacak. Modern üretim hatları, gelişmiş otomasyon sistemleri ve enerji verimliliği sağlayan altyapısıyla öne çıkan yatırımın, yalnızca şirketin üretim kapasitesini artırmakla kalmayıp Türkiye'nin dondurulmuş gıda sanayisi açısından da stratejik bir dönüşüm yaratması hedefleniyor. Yatırımın, üretim verimliliğinin artırılmasının yanı sıra sürdürülebilir üretim uygulamalarını güçlendirmesi, ihracat kapasitesini yükseltmesi ve Türkiye'nin küresel pazardaki rekabet gücünü desteklemesi bekleniyor.</p>

<p><strong>Dijital perakende stratejik büyüme alanı olarak görülüyor</strong><br />
Modern perakende, indirim marketleri ve e-ticaret kanallarındaki büyüme doğrultusunda Feast, dijital kanalları yalnızca bir satış platformu olarak değil, tüketici davranışlarını analiz edebildiği ve kişiselleştirilmiş deneyimler geliştirebildiği stratejik alanlar olarak değerlendiriyor. Ürün bulunurluğunu artırmaya, dijital raf yönetimini güçlendirmeye ve veri analitiğinden daha fazla yararlanmaya odaklanan şirket, dijital kanallardan elde ettiği verileri ürün geliştirme, kampanya planlama ve tüketici beklentilerini analiz etme süreçlerinde de aktif olarak kullanıyor.</p>

<p>Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Ali Kemal Kapıcıoğlu şöyle konuştu: "Dijital perakende ve e-ticaret kanallarını yalnızca alternatif satış noktaları olarak değil, tüketici içgörülerini daha yakından takip edebildiğimiz, kişiselleştirilmiş iletişim geliştirebildiğimiz ve büyüme potansiyeli yüksek stratejik platformlar olarak değerlendiriyoruz. Önümüzdeki dönemde hızlı ticaret ve e-ticaret kanallarındaki büyümenin devam edeceğini öngörüyoruz."</p>

<p><strong>Ürün geliştirmede kalite, pratiklik ve sürdürülebilirlik ön planda</strong><br />
Tüketicilerin artık yalnızca fiyat değil; kalite, güven, kullanım kolaylığı ve çevresel sorumluluk kriterlerini de satın alma kararlarında dikkate aldığını belirten Feast, ürün geliştirme çalışmalarını bu beklentilere göre şekillendiriyor.</p>

<p>Yoğun yaşam temposuna uygun, pratik, güvenilir ve lezzetli ürün alternatifleri geliştirmeye odaklanan şirket, aynı zamanda yeni tüketim anlarına hitap eden ürün kategorileri üzerinde çalışmalarını sürdürüyor. Kapıcıoğlu, bu yaklaşımı şu sözlerle özetledi: "Pazarlama tarafında tüketicilerle yalnızca ürün odaklı değil, değer odaklı bir iletişim kurmaya çalışıyoruz. Ürünlerimizin sunduğu faydaların yanı sıra kalite anlayışımızı, güvenilir üretim süreçlerimizi ve sürdürülebilirlik yaklaşımımızı da anlatmaya önem veriyoruz. Çünkü günümüzde marka tercihini belirleyen unsurlar arasında güven ve marka itibarı her zamankinden daha güçlü bir rol oynuyor."</p>

<p><strong>2027 vizyonu: Güven, inovasyon ve kategori liderliği</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Feast, 2027 hedeflerini yalnızca finansal büyüklüklerle değil; tüketici sadakati, marka tercih edilirliği, kategori gelişimine sağlanan katkı ve perakende iş ortaklarıyla oluşturulan ortak değer üzerinden tanımlıyor. Şirket; inovasyon, dijitalleşme, sürdürülebilir üretim teknolojileri ve tedarik zinciri yatırımlarıyla geleceğe hazırlanırken, dondurulmuş gıda kategorisinin gelişimine liderlik etmeyi ve uzun vadede kategoriyi her haneye ulaştırarak %100 penetrasyona katkı sağlamayı hedefliyor.</p>

<p>Ali Kemal Kapıcıoğlu, Feast'in gelecek vizyonunun yalnızca büyüklük odaklı olmadığını vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı: "2027'ye giderken başarıyı yalnızca ciro, hacim büyümesi veya pazar payı gibi finansal göstergelerle tanımlamıyoruz. Marka tarafında en önemli hedeflerimizden biri, Feast'in tüketicilerin aklına ilk gelen ve en çok tercih edilen dondurulmuş gıda markalarından biri olma konumunu daha da güçlendirmek. 2027 vizyonumuz; büyüklüğüyle değil, tüketici nezdindeki güveni, inovasyon gücü ve kategoriye yön veren yaklaşımıyla öne çıkan bir marka olmak. Uzun vadede hedefimiz, dondurulmuş gıda kategorisinin her haneye ulaşarak %100 penetrasyona erişmesi ve bu dönüşüme öncülük eden marka olmaktır. Başarıyı, tüketicilerin tercih ettiği, perakende iş ortaklarının büyümesine katkı sağlayan ve kategoriye yön veren bir marka olmakla ölçüyoruz."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/feast-perakende-ve-dijital-kanallardaki-gucunu-yeni-yatirimlarla-pekistiriyor</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 12:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/s-x-s-x-s-x.JPG" type="image/jpeg" length="28050"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Microsoft, AMD’nin yeni nesil AMD Instinct ve AMD EPYC işlemcilerini kullanacak]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/microsoft-amdnin-yeni-nesil-amd-instinct-ve-amd-epyc-islemcilerini-kullanacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/microsoft-amdnin-yeni-nesil-amd-instinct-ve-amd-epyc-islemcilerini-kullanacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Microsoft, AMD ile genişletilen iş birliği kapsamında öncü yapay zekâ modellerine güç vermek amacıyla AMD Helios çözümünü Azure’da devreye alacak ve 6. Nesil AMD EPYC işlemcilerle desteklenen iki yeni sanal makine serisini kullanıma sunacak.</strong></p>

<p>AMD, Microsoft Azure üzerinde AMD GPU'ları, CPU'ları, ağ çözümlerini ve yazılımlarını kapsayan genişletilmiş bir stratejik ortaklığı duyurdu. Bu genişlemenin merkezinde, Microsoft'un ve yapay zekâ müşterilerinin öncü model yapay zekâ çıkarım (inference) süreçlerine güç vermesi ve Azure AI hizmetlerini desteklemesi için AMD Helios Rackscale Çözümü'nü kullanıma alması yer alıyor. Azure ayrıca, 6. Nesil AMD EPYC işlemcilerle güçlendirilmiş iki yeni sanal makine (VM) serisini portföyüne ekleyecek ve Azure ağ hizmetlerini desteklemek amacıyla Pensando DPU'larının dağıtımını genişletecek. AMD, Microsoft da dahil olmak üzere müşterilerine Helios'un sevkiyatına 2026'nın ikinci yarısında başlayacak.</p>

<p>AMD Helios, büyük ölçekli yapay zekâ eğitimi ve çıkarımı için oluşturulmuş açık ve entegre bir rackscale platformunda AMD Instinct™ MI455X GPU'ları, AMD EPYC™ “Venice” CPU'ları, Pensando™ ağ çözümleri ve ROCm™ yazılımını bir araya getiriyor. Azure'daki bu dağıtım, öncü modelleri, Azure AI hizmetlerini ve müşteri uygulamalarını kapsayan çıkarım iş yükleri için Helios'u kullanacak.</p>

<p><strong>AMD Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Dr. Lisa Su</strong>, “<i>AMD ve Microsoft, yıllardır birlikte yüksek performanslı bir altyapı inşa ediyor. Bugün bu ortaklığı, Azure üzerindeki AMD yapay zekâ çözümlerinin tamamını kapsayacak şekilde genişletiyoruz. Microsoft'un Azure'da AMD teknolojilerini daha geniş ölçekte kullanıma sunması, Azure müşterilerine lider bilişim çözümleri sağlama ve yeni nesil yapay zekâ altyapısını birlikte ölçeklendirme yolunda önemli bir kilometre taşına işaret ediyor.</i>” dedi.</p>

<p><strong>Microsoft Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Satya Nadella</strong> ise şunları söyledi: <i>“Müşteriler, eğitimden veri hazırlama, arama ve pekiştirmeli öğrenmeye kadar geniş bir iş yükü yelpazesi için optimize edilmiş yapay zekâ altyapıları talep ediyor. AMD ile yaptığımız iş birliği sayesinde, müşterilere yeni nesil yapay zekâ uygulamalarını oluşturmak ve çalıştırmak için ihtiyaç duydukları performansı, ölçeği ve seçenekleri sunmak amacıyla Azure altyapı portföyümüzü AMD Helios ile genişletiyoruz</i>. ”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu iş birliği, Azure genelinde AMD yapay zekâ altyapısına erişimi genişletiyor. Öncü model geliştiricileri artık büyük ölçekli yapay zekâ modellerini eğitmek ve sunmak için AMD destekli altyapıdan yararlanabilirken, kurumsal müşteriler de Azure Foundry Managed Compute aracılığıyla üretim yapay zekâ iş yüklerini dağıtabiliyor ve ölçeklendirebiliyor.</p>

<p>Azure'un aracı yapay zekâ (agentic AI) ve veri hatları için tasarlanan yeni sanal makine serisi Azure HDv2 ve yarı iletken tasarımı için geliştirilen Azure HXv2, 6. Nesil AMD EPYC “Venice” işlemciler tarafından güçlendiriliyor. Bu yeni sanal makine serileri, Azure’un AMD EPYC portföyünü yapay zekâ, veri ve mühendislik iş yükleri genelinde genişletiyor.</p>

<p>İş birliği aynı zamanda Azure altyapısını birbirine bağlayan ve ölçeklendiren ağ katmanına da uzanıyor. Microsoft'un geniş kapsamlı AMD Pensando DPU dağıtımına dayanarak, iki şirket bulut ölçeğinde ağ performansını, verimliliğini ve bağlantı işlemeyi iyileştirmek için Azure Boost'u AMD teknolojileriyle entegre ediyor.</p>

<p>AMD ve Microsoft, yapay zekâ talebi hızlandıkça iş birliği içinde müşterilere geleceği inşa etmeleri için esneklik, verimlilik ve ölçek sunan açık, yüksek performanslı altyapılar sağlamaya devam edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/microsoft-amdnin-yeni-nesil-amd-instinct-ve-amd-epyc-islemcilerini-kullanacak</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 12:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/1784621442-a-m-d-microsoft.png" type="image/jpeg" length="26854"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[756 Bin Yolcuyla Tarihi Rekor! Kruvaziyer Turizmi 4 Yılda 3 Kat Arttı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/756-bin-yolcuyla-tarihi-rekor-kruvaziyer-turizmi-4-yilda-3-kat-artti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/756-bin-yolcuyla-tarihi-rekor-kruvaziyer-turizmi-4-yilda-3-kat-artti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye kruvaziyer turizminde yükselişini sürdürüyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Denizcilik Genel Müdürlüğü verilerine göre, 2026 yılının Ocak-Haziran döneminde Türkiye limanlarına kruvaziyer gemileriyle gelen yolcu sayısı 756 bin 455'e ulaştı. Böylece 2022'nin aynı döneminde kaydedilen 255 bin 817 yolcuya kıyasla yaklaşık 3 katlık bir artış gerçekleşti. Kruvaziyer turizmindeki bu güçlü yükselişi değerlendiren Sea Genesis Group Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Yazıcı, Türkiye'nin artık yalnızca tarihi ve doğal güzellikleriyle değil, liman altyapısı ve hizmet kalitesiyle de uluslararası kruvaziyer şirketlerinin öncelikli rotaları arasında yer aldığını söyledi.</strong></p>

<p>Küresel kruvaziyer turizminde yaşanan toparlanma, Türkiye'yi Doğu Akdeniz'in öne çıkan destinasyonlarından biri haline getirirken, sektör ekonomiye sağladığı katma değerle de dikkat çekiyor. Liman altyapısına yapılan yatırımlar, uluslararası kruvaziyer şirketlerinin Türkiye'ye artan ilgisi ve destinasyon çeşitliliği, yolcu trafiğinde istikrarlı bir büyümeyi beraberinde getiriyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Denizcilik Genel Müdürlüğü verilerine göre, 2026 yılının Ocak-Haziran döneminde Türkiye limanlarına kruvaziyer gemileriyle gelen yolcu sayısı 756 bin 455'e ulaştı. Böylece 2022'nin aynı dönemine göre kruvaziyer yolcu sayısı yaklaşık üç kat artarken, Türkiye küresel kruvaziyer pazarındaki rekabet gücünü her geçen yıl daha da pekiştiren ülkeler arasında yer aldı. Sektördeki bu ivme; turizm gelirlerinden yeme-içme, perakende, ulaşım ve liman hizmetlerine kadar birçok alanda ekonomik hareketliliği destekleyerek kruvaziyer turizminin stratejik önemini bir kez daha ortaya koydu.</p>

<p><strong>Türkiye Kruvaziyerde Gücünü Artırıyor</strong></p>

<p>Kruvaziyer yolcu sayısındaki istikrarlı yükselişin sektör adına son derece önemli olduğunu belirten Sea Genesis Group Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Yazıcı, "Türkiye'nin kruvaziyer turizminde yakaladığı ivme tesadüf değil. Son yıllarda liman yatırımları, destinasyon çeşitliliği, ulaşım kolaylığı ve turizm altyapısındaki gelişmeler uluslararası cruise operatörlerinin ülkemize olan ilgisini önemli ölçüde artırdı. Yolcu sayısındaki yaklaşık üç katlık büyüme, Türkiye'nin dünya kruvaziyer pazarındaki konumunu her geçen yıl daha da güçlendirdiğini gösteriyor." dedi.</p>

<p><strong>Sadece Limanlar Değil, Bölgesel Ekonomi de Kazanıyor</strong></p>

<p>Her kruvaziyer seferi, liman kentlerinde turizmden ticarete kadar birçok sektörü harekete geçirerek yerel ekonomiye önemli katkı sunuyor. Kruvaziyer turizminin yalnızca liman şehirlerine değil, birçok sektöre ekonomik katkı sunduğunu ifade eden Yazıcı, "Kruvaziyer yolcuları geldikleri şehirlerde alışveriş yapıyor, restoranları ziyaret ediyor, müze ve ören yerlerini geziyor, ulaşım ve rehberlik hizmetlerinden yararlanıyor. Dolayısıyla bu büyüme; turizm, perakende, yeme-içme, ulaşım ve hizmet sektörleri başta olmak üzere geniş bir ekonomik ekosisteme doğrudan katkı sağlıyor." diye konuştu.</p>

<p><strong>Yeni Rotalar ve Dijitalleşme Büyümeyi Destekliyor</strong></p>

<p>Uluslararası kruvaziyer şirketlerinin yeni rotalar oluşturması ve dijitalleşen rezervasyon süreçleri, sektördeki büyümenin en önemli itici güçleri arasında gösteriliyor. Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki stratejik konumunun önemli bir avantaj sunduğunu belirten Ahmet Yazıcı, dijitalleşme ve yeni hatların da büyümeyi desteklediğini ifade etti.</p>

<p>Yazıcı, "Cruise şirketleri artık yolcularına daha fazla destinasyon sunmak istiyor. Türkiye ise aynı seyahat içerisinde kültür, tarih, gastronomi ve denizi bir arada deneyimleme fırsatı sunan ender ülkelerden biri. Bunun yanında rezervasyon süreçlerinin dijitalleşmesi, liman operasyonlarının gelişmesi ve uluslararası iş birliklerinin artması da sektörün büyümesine önemli katkı sağlıyor." dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>2026'nın İkinci Yarısı Daha Güçlü Geçebilir</strong></p>

<p>Yılın ilk yarısında açıklanan veriler, kruvaziyer turizmindeki yükselişin yılın ikinci yarısında da ivmesini koruyacağına işaret ediyor. yaz sezonuyla birlikte kruvaziyer hareketliliğinin daha da hızlanacağını belirten Ahmet Yazıcı, "İlk altı ay verileri yılın geri kalanı için oldukça umut verici. Özellikle yaz sezonunda Ege ve Akdeniz limanlarında yoğun bir trafik bekliyoruz. Türkiye'nin kruvaziyer turizmindeki yükselişinin önümüzdeki yıllarda da devam edeceğine inanıyoruz. Kamu ve özel sektörün ortak çalışmalarıyla ülkemizin Doğu Akdeniz'in en güçlü kruvaziyer merkezlerinden biri olma hedefi giderek daha da güçleniyor." açıklamasını yaptı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/756-bin-yolcuyla-tarihi-rekor-kruvaziyer-turizmi-4-yilda-3-kat-artti</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 12:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/d-v-f-d-c-d-c.JPG" type="image/jpeg" length="92646"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hayat Kimya, 65 Milyon Dolarlık Enerji Bütçesini Kendi Geliştirdiği Yapay Zekâyla Yönetiyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/hayat-kimya-65-milyon-dolarlik-enerji-butcesini-kendi-gelistirdigi-yapay-zekayla-yonetiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/hayat-kimya-65-milyon-dolarlik-enerji-butcesini-kendi-gelistirdigi-yapay-zekayla-yonetiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Hayat Kimya, enerji üretimi ve tüketimini eş zamanlı analiz eden yapay zekâ destekli enerji yönetim sistemini Kocaeli Kampüsü’nde devreye aldı. Şirketin kendi bünyesinde geliştirdiği sistem, kampüsün yıllık yaklaşık 65 milyon dolarlık enerji bütçesini 7 gün 24 saat izleyerek üretim planlamasından maliyet analizine, şebeke optimizasyonundan enerji kaynağı seçimine kadar kritik karar süreçlerini destekliyor. </strong></p>

<p>Bingo, Molfix, Molped, Familia ve Papia’nın da aralarında bulunduğu 16 güçlü markasıyla faaliyet gösteren Hayat Kimya, enerji yönetimindeki uzun yıllara dayanan sanayi deneyimini kendi geliştirdiği yapay zekâ teknolojisiyle bir araya getirdi.</p>

<p>Yaklaşık beş yıl önce temelleri atılan dijital enerji dönüşümü kapsamında geliştirilen sistem, ilk olarak Hayat Kimya Kocaeli Kampüsü’nde aktif olarak kullanılmaya başlandı.</p>

<p>Sistem; enerji üretim ve tüketim verilerini, üretim programlarını, operasyonel kısıtları, şebeke koşullarını ve değişen maliyet parametrelerini eş zamanlı olarak analiz ediyor. Böylece tesisin enerji ihtiyacının hangi kaynaktan, hangi zamanda ve hangi maliyetle karşılanmasının en verimli sonucu yaratacağı belirlenerek enerji yönetimi kararları sürekli optimize ediliyor.</p>

<p><strong>7 gün 24 saat yapay zekâ desteğiyle enerji optimizasyonu</strong></p>

<p>Hayat Kimya’nın enerji yönetimi alanındaki kurumsal bilgi birikiminin dijital ortama aktarılmasıyla oluşturulan sistem; maliyet analizlerini, enerji üretim planlamasını, şebeke optimizasyonunu ve süreç takibini 7 gün 24 saat kesintisiz olarak gerçekleştiriyor.</p>

<p>Yalnızca enerji tüketimini takip eden bir izleme altyapısı olmanın ötesine geçen sistem, üretim ihtiyaçları ve değişen maliyet koşulları doğrultusunda karar süreçlerini destekleyen dinamik bir enerji yönetim modeli olarak çalışıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hayat Kimya Global Enerji Direktörü Sabri Çakmak, yapay zekâ destekli enerji yönetim sistemine ilişkin şunları söyledi: <strong>“Enerjiyi yalnızca üreten veya satın alan değil; üretimden tüketime, maliyetten operasyonel verimliliğe kadar bütünsel biçimde yöneten bir yapı oluşturmayı amaçlıyoruz. Bu sistem yalnızca kurumumuza değil; enerjide dışa bağımlılığı azaltarak ülke ekonomisine ve cari açığın düşürülmesine de katkı sağlayacak."</strong></p>

<p><strong>Enerji, sanayinin en büyük ikinci maliyet kalemi</strong></p>

<p>Sanayi üretiminde hammaddenin ardından en büyük ikinci maliyet kalemi olan enerji; üretim maliyetleri kadar üretim sürekliliği ve rekabet gücü açısından da stratejik önem taşıyor.</p>

<p>Hayat Kimya bünyesinde enerji tüketiminin en yoğun olduğu alanların başında kâğıt üretim tesisleri geliyor. Bu nedenle enerji üretimi ve tüketiminde sağlanan her iyileştirme, maliyetlerin yanı sıra üretim verimliliği üzerinde de doğrudan etki yaratıyor.</p>

<p>Hayat Kimya Global Enerji Direktörü Sabri Çakmak, şöyle devam etti: <strong>“Geliştirdiğimiz sistem; üretim planlarını, anlık enerji tüketimini, kojenerasyon kapasitesini, şebeke koşullarını ve değişen maliyet parametrelerini eş zamanlı olarak değerlendiriyor. Bu veriler üzerinden farklı enerji kullanım senaryolarını sürekli karşılaştırarak hangi kaynağın hangi zaman aralığında devreye alınmasının en verimli sonucu sağlayacağını belirliyor. Kocaeli Kampüsümüzde elde edeceğimiz performans verileri doğrultusunda sistemi farklı üretim profillerine ve enerji altyapılarına uyarlayarak diğer tesislerimizde de devreye almayı planlıyoruz.”</strong></p>

<p><strong>Kojenerasyon altyapısı yapay zekâyla daha etkin yönetiliyor</strong></p>

<p>Hayat Kimya Kocaeli Kampüsü’nde bulunan kojenerasyon sistemi, doğal gazdan eş zamanlı olarak elektrik ve ısı enerjisi üretiyor. Kampüsün elektrik ve ısı enerjisi ihtiyacının yaklaşık yüzde 80’i bu sistem üzerinden yüksek verimlilikle karşılanıyor.</p>

<p>Yapay zekâ destekli yeni modelle birlikte mevcut kojenerasyon altyapısı; üretim programı, enerji ihtiyacı, şebeke koşulları ve değişen maliyetler dikkate alınarak daha dinamik ve etkin biçimde yönetiliyor.</p>

<p>Sistem, farklı enerji kaynaklarından elde edilen üretim verilerini tesisin anlık ve planlanan ihtiyaçlarıyla birlikte değerlendirerek en uygun enerji kullanım senaryolarının oluşturulmasını sağlıyor.</p>

<p><strong>Türkiye’de başlayan model diğer ülkelere yaygınlaştırılacak</strong></p>

<p>Kocaeli Kampüsü’nde devreye alınan yapay zekâ destekli enerji yönetim modelinin, elde edilecek operasyonel sonuçlar doğrultusunda Hayat Kimya’nın Türkiye’deki ve farklı ülkelerdeki diğer üretim tesislerine de yaygınlaştırılması planlanıyor.</p>

<p>Enerji üretimi, enerji verimliliği ve dijital karar mekanizmalarını tek bir yapı altında birleştiren Hayat Kimya, yapay zekâ destekli modeliyle enerji maliyetlerini optimize etmeyi, kaynak verimliliğini artırmayı ve üretim süreçlerinin daha dayanıklı hâle gelmesini amaçlıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/hayat-kimya-65-milyon-dolarlik-enerji-butcesini-kendi-gelistirdigi-yapay-zekayla-yonetiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 12:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/l-k-l-k.JPG" type="image/jpeg" length="76996"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik’ten Yılın İlk Yarısında Rekor Kârlılık]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/turkiye-sigorta-ve-turkiye-hayat-emeklilikten-yilin-ilk-yarisinda-rekor-karlilik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/turkiye-sigorta-ve-turkiye-hayat-emeklilikten-yilin-ilk-yarisinda-rekor-karlilik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Sigorta ve hayat emeklilik sektörünün öncü şirketleri Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik, ilk 6 ayda güçlü büyümesini sürdürerek toplamda 24,5 milyar TL rekor net kârlılığa imza attı.</strong></p>

<p>Türkiye Sigorta<strong> </strong>ve Türkiye Hayat Emeklilik, yılın ilk yarısında güçlü finansal büyümesini sürdürerek piyasa beklentilerinin üzerinde rekor kârlılığa ulaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye Sigorta, 2026’nın ilk 6 ayında net kârını geçen yılın aynı dönemine göre <strong>yüzde 44 artışla 13 milyar 450 milyon TL’ye, </strong>Türkiye Hayat Emeklilik ise<strong> yüzde 52 artışla 11 milyar 8 milyon TL’ye </strong>yükseltti. Böylece iki şirket, 1 Ocak–30 Haziran 2026 döneminde <strong>toplam net kârını %48 artırarak</strong> <strong>24,5 milyar TL</strong> ile <strong>rekor kârlılığa</strong> imza attı.</p>

<p>Türkiye Sigorta, 2026 yılının ilk yarısında prim üretimini geçen yılın aynı dönemine göre <strong>%30 artırarak 94 milyar 213 milyon TL’ye yükseltirken, pazar payını da %15 seviyesine taşıdı.</strong></p>

<p>Türkiye Hayat Emeklilik ise yılın ilk 6 ayında Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) ve Otomatik Katılım Sistemi (OKS) fon büyüklüğünü <strong>yüzde 49 artışla</strong> <strong>525 milyar TL'ye</strong>, katılımcı sayısını da yaklaşık <strong>5 milyona</strong> yükseltti. Şirket,<strong> </strong>aynı dönemde hayat branşında <strong>yüzde 53,4 büyümeyle 20 milyar 270 milyon TL prim üretimine</strong> ve <strong>yüzde 17,7 pazar payına</strong> ulaştı.</p>

<p>Haziran sonu itibarıyla, Türkiye Sigorta’nın <strong>aktif büyüklüğü 193,3 milyar TL’ye</strong>, <strong>özsermaye büyüklüğü ise 61 milyar TL’ye</strong> ulaşırken, <strong>özkaynak kârlılığı yüzde 48 </strong>olarak gerçekleşti. Türkiye Hayat Emeklilik’in ise <strong>aktif büyüklüğü 598,4 milyar TL’ye, özsermaye büyüklüğü 39,4 milyar TL’ye</strong> ulaşırken <strong>özkaynak kârlılık oranı ise yüzde 62</strong> olarak gerçekleşti. Türkiye Sigorta'nın <strong>sermaye yeterlilik rasyosu %213</strong>, Türkiye Hayat Emeklilik’in <strong>sermaye yeterlilik rasyosu ise %377</strong> seviyesinde kaydedildi. Bileşik rasyo oranı ise Türkiye Sigorta’da %88,34, Türkiye Hayat Emeklilik ise %64,92 seviyesinde gerçekleşti.</p>

<p>2026 yılı içerisinde; Türkiye Sigorta tarafından <strong>3 milyar TL</strong> tutarında <strong>nakit </strong>temettü dağıtımı yapılacak olup, şirket <strong>yüzde 100 bedelsiz sermaye artırımıyla</strong> <strong>sermayesini 10 milyar TL’den 20 milyar TL’ye yükseltti</strong>. Türkiye Hayat Emeklilik tarafında ise, <strong>3 milyar TL’lik</strong> temettü dağıtımı yapılacak olup, şirket sermayesi ise <strong>5 milyar TL’den 10 milyar TL’ye yükseldi.</strong></p>

<p><strong>“Dengeli fiyatlama ile sigorta erişilebilirliğine katkı sağlıyoruz”</strong></p>

<p>2026 yılının ilk yarısında elde ettikleri finansal sonuçların; güçlü bilanço yapısı, etkin gider yönetimi, mali disiplin ve müşteri odaklı büyüme stratejisinin sonucu olduğunu belirten <strong>Türkiye Sigorta Genel Müdürü Taha Çakmak, </strong>“Şirketlerimiz, bu yılın ilk yarısında da başarılı finansal performansını sürdürerek tüm paydaşlarına değer üretmeye devam etti. İlk çeyrekte hayat ve hayat dışı sektörlerinde Türkiye Sigorta’nın kârlılıkta 1. sırada, Türkiye Hayat Emeklilik’in ise 2. sırada yer alması, Şirketlerimizin güçlü finansal performansının en önemli göstergesidir. Hayat ve hayat dışı sektörlerinde adeta birbirleriyle yarışan iki şirketimiz de yılın ikinci çeyreğinde kârlılık ve prim üretimindeki lider konumlarını başarıyla sürdürmüştür. Başarımızın temelinde; yılın ilk 6 ayında enflasyonla mücadele ve sigorta erişilebilirliğini artırma stratejimiz kapsamında uygulamaya aldığımız kampanyalar, etkin risk yönetimi, disiplinli fiyatlama politikamız, operasyonel verimliliğimiz ve değişen ekonomik koşullara hızlı uyum sağlayan yönetim anlayışımız bulunuyor. Bu yaklaşımlarımız, hem finansal başarımızı daha da güçlendirdi hem de uzun vadeli hedeflerimize sağlam bir zemin oluşturdu. 2026 yarıyılında rekoru yatırım gelirlerimiz değil, sigortacılığın kendisi yazdı. Sektör ortalamaları %110’un üzerindeyken bileşik oranımız üst üste onuncu çeyrekte %100'ün altında kaldı ve %88 ile tarihimizin en iyi seviyesine geriledi” dedi.</p>

<p>Enflasyonla mücadele sürecinde şirketlerinin; finansal gücünü korurken, sigortayı ulaşılabilir kılan dengeli fiyatlama yaklaşımıyla hareket ettiğini ifade eden <strong>Çakmak</strong>, sözlerine şöyle devam etti:</p>

<p>“2026 yılı Haziran ayı sonunda TÜFE, yıllık bazda %32,1 olarak gerçekleşirken sigorta enflasyonu aynı dönem için yüzde 15,5 ile TÜFE’nin önemli ölçüde altında kaldı. Yıllık TÜFE’nin altında gerçekleşen sigorta enflasyonuna sektörümüzde lider ve piyasa belirleyici şirket olarak özellikle bireysel ürün gruplarında aldığımız aksiyonlar, indirimler ve ödeme kolaylığı sunan kampanyalarımızın da etkisiyle katkı sunduk. Yılın ilk 6 ayında sağlık sigortalarında 10,6 milyar TL, kasko branşında da yüzde 30 artışla ile 9,9 milyar TL prim üretimine ulaşarak rekabetçi fiyatlama ile büyümeyi dengeli bir şekilde yönetme kabiliyetimizi bir kez daha ortaya koyduk. Sigorta enflasyonunun üzerinde reel büyüyerek, bu büyümeyi teknik kâra dönüştürerek, yatırım portföyümüzü çeşitlendirerek ve sigorta erişilebilirliğini artırarak 2026’nın ilk yarısında hedeflerimizi her alanda gerçekleştirdik. Enflasyonla mücadele ve herkes için sigorta vizyonumuz doğrultusunda, bazı bireysel ürün gruplarımızda fiyat artışına gitmeden büyümemizi sürdürdük. Etkin fiyatlama yönetimimiz sayesinde yalnızca üretimimizi büyütmekle kalmadık, sektör liderliğimizi daha da pekiştirdik. Bu yaklaşımımızla daha fazla vatandaşımızı sigorta güvencesiyle buluştururken, sigortayı toplumun her kesimi için erişilebilir hale getirme hedefimiz doğrultusunda önemli bir mesafe kat ettik. Sektörün geneliyle karşılaştırdığımızda Türkiye Sigorta olarak ilk 6 aydaki 94 milyar TL’lik prim üretimi ile en yakın rakibimizle aramızda 18 milyar TL’lik, sektörün 3. ve 4. şirketleriyle 40 milyar TL’lik fark oluşması bizleri oldukça gururlandırıyor.”</p>

<p><strong>Çakmak</strong>, tarım ve yangın/doğal afetler branşlarında ise daha önceki yıllarda olduğu gibi yılın ilk yarısında liderliklerini sürdürdüklerini ifade etti.</p>

<p><strong>“Hedefimiz, sigortayı herkes için erişilebilir kılmak”</strong></p>

<p>Temel hedeflerinin, sigortayı toplumun her kesimi için erişilebilir hale getirerek ülkemizdeki sigortalılık oranını artırmak olduğunu vurgulayan <strong>Çakmak,</strong> farklı gelir grupları ve müşteri segmentlerinin değişen ihtiyaçlarını dikkate alarak ürün, hizmet ve süreçlerini sürekli iyileştirdiklerini ifade etti. <strong>Çakmak</strong>, “Herkes için erişilebilir sigorta stratejimiz doğrultusunda yılın ilk yarısında öncü ürün ve hizmet kampanyalarımızı hayata geçirdik. Kasko ve trafikte peşin fiyatına taksit kampanyası, 18-26 yaş arası gençlere özel TSS kampanyası, hayat sigortalarında farkındalığı ve penetrasyonu arttırmak için bir ay bizden prim iadeli hayat sigortası kampanyası ve bireysel ürünlere yönelik ödeme kolaylığı ve ek katkı sağladığımız özel kampanyalarımızla müşterilerimizin yanında yer aldık. Dijitalleşme yatırımlarımız, çoklu dağıtım kanallarımız ve müşteri deneyimini merkeze alan yaklaşımımız sayesinde her kademeden müşterimize daha hızlı, daha kolay ve daha etkin hizmet sunmaya devam ediyoruz.” dedi.</p>

<p><strong>“Kârlılık ve prim üretiminde rekorlarımıza bir yenisini daha ekledik”</strong></p>

<p><strong>Taha Çakmak</strong>, sürdürülebilir büyüme ve yüksek kârlılık performansı ile bilançolarını güçlendirmeye devam ettiklerini belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“2026 yılı ilk yarısında kendi rekorlarımızı kırmaya devam ettik. İlk yarıda iki şirketimiz yüzde 48 artışla toplamda 24,5 milyar TL rekor net kârlılığa ulaştık. Prim üretim rakamlarımız ise kurumsal performansımızın en somut göstergesi oldu.”</p>

<p>İlk yarıyılda Türkiye Sigorta’nın BIST 50 Endeksi’ndeki tek sigorta şirketi olarak güçlü bir performans sergilediğini ve blok pay satışının güçlü talep gördüğünü ifade eden <strong>Taha Çakmak</strong>; “Payların hızlandırılmış talep toplama yöntemiyle uluslararası kurumsal yatırımcılara satışında arz edilen tutarın 4 katından fazla talep toplandı. Böylece TVF’nin Türkiye Sigorta’daki %5’lik payı yaklaşık 150 milyon USD (6,75 milyar TL) karşılığında uluslararası kurumsal yatırımcılardan gelen güçlü taleple tamamlandı. Halka açıklık oranımız %23,9’a çıkarak likidite ve yabancı yatırımcı erişimimiz arttı” dedi.</p>

<p>Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik olarak sadece bugünün değil, geleceğin ihtiyaçlarını da gözeten bir anlayışla hareket ettiklerini ifade eden <strong>Çakmak,</strong> güçlü kurumsal yapılarını sürdürülebilir kârlı büyüme hedefiyle desteklemeye devam edeceklerini söyledi.</p>

<p><strong>Çakmak</strong>, önümüzdeki dönemde de ürün çeşitliliğini artırmaya, hizmet kalitesini geliştirmeye ve ülkemizin ekonomik kalkınmasına katkı sunarken sigortacılığı daha geniş kitlelerle buluşturmaya kararlılıkla devam edeceklerini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/turkiye-sigorta-ve-turkiye-hayat-emeklilikten-yilin-ilk-yarisinda-rekor-karlilik</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 11:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/m-k-m-k-l-k.JPG" type="image/jpeg" length="58315"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Söke İSO İkinci 500'de 14 Basamak Yükseldi]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/soke-iso-ikinci-500de-14-basamak-yukseldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/soke-iso-ikinci-500de-14-basamak-yukseldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye'nin 60 yılı aşkın süredir en bilinen lider un markası olan Söke, sürdürülebilir büyüme performansını yeniden İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından açıklanan "Türkiye'nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu" araştırmasıyla taçlandırdı. Söke, 2025 araştırma sonuçlarına göre listede 14 basamak birden yükselerek 110. sıraya yerleşti. Aynı zamanda Aydın ilinden listeye giren 3. Büyük firma olmanın gururunu yaşadı.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>63 yıllık tecrübesi, yenilikçi üretim teknolojileri ve müşteri odaklı vizyonuyla un sektörünün perakendede lider firması <strong>Söke</strong>, Türkiye'nin devler ligindeki sanayi kuruluşlarından biri olmaya devam ediyor. <strong>Söke</strong>, İSO Türkiye'nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2025 listesine göre 2025 yılında üretimden satışlarda 4 milyar 228 milyon TL'yle listenin 110. sırasında yerini aldı. Bir önceki yıla kıyasla performansını artırarak 124. sıradan 110. sıraya yükselen <strong>Söke</strong>, sanayideki gücünü bir kez daha kanıtladı. <strong>Söke</strong>, elde ettiği bu başarıyla Aydın sanayisinin ve bölge ekonomisinin de en güçlü temsilcilerinden biri olarak Aydın'dan listeye giren 3. firma oldu. Geleneksel un çeşitlerinin yanı sıra Ar-Ge yatırımlarıyla geliştirdiği fonksiyonel ürün gruplarıyla da sektöre yön veren <strong>Söke</strong>, tüketiciye sunduğu yüksek kalite standartlarını uluslararası alanda da tescillemeye devam ediyor. Lezzeti, doğallığı ve besleyici değerleriyle uluslararası bağımsız jüriler tarafından ödüllere layık görülen ürün gruplarıyla mutfakların vazgeçilmezi olan <strong>Söke</strong>; glutensiz undan mor una, geleneksel undan pizza ununa kadar geniş ürün yelpazesiyle sektördeki inovasyon liderliğini sürdürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/soke-iso-ikinci-500de-14-basamak-yukseldi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 11:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/kurban-bayrami.jpg" type="image/jpeg" length="57170"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Balparmak, İSO İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Listesindeki Yerini Güçlendirdi]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/balparmak-iso-ikinci-500-buyuk-sanayi-kurulusu-listesindeki-yerini-guclendirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/balparmak-iso-ikinci-500-buyuk-sanayi-kurulusu-listesindeki-yerini-guclendirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye'nin lider* bal markası Balparmak (Altıparmak Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.), İstanbul Sanayi Odası'nın (İSO) açıkladığı "İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu" listesindeki yerini bu yıl daha da yukarı taşıdı. 46 yıldır doğanın mucizesini, arıların emeğini ve bilimin gücünü bir araya getiren Balparmak, bu başarıyı sanayi gücüyle de taçlandırıyor.</strong></p>

<p>1980'de doğal balı hak ettiği değere taşıma vizyonuyla yola çıkan Balparmak, bilimi, doğayı ve arıcılık kültürünü bir arada büyüterek 46 yıl içinde Türkiye'nin lider gıda şirketleri arasına girdi. Güçlü Ar-Ge altyapısı, sürdürülebilir üretim anlayışı ve arıcılığa yönelik sosyal yatırımlarıyla sektörde öncülüğünü sürdüren şirket, İSO İkinci 500 listesindeki konumunu bu yıl bir kez daha yukarı taşıdı.</p>

<p><strong>Bilimden Sofraya, Kovandan Dünyaya</strong></p>

<p>Balparmak'ın bu başarısının arkasında, doğanın mucizesini bilimin en yeni yöntemleriyle buluşturan bir üretim anlayışı yatıyor. Türkiye'nin ilk arı ürünleri ihtisas laboratuvarı olan ve Avrupa'nın dört eşdeğer laboratuvarları arasında yer alan APILAB, taklit ve tağşişin belirlenmesine yönelik Balparmak Ar-Ge Merkezinde geliştirilen yenilikçi metotları da uygulamaya alarak tüm arı ürünlerinin doğallığını ve güvenilirliğini bilimsel analizlerle tescil ediyor. Uluslararası Bal Komisyonu'nun (IHC) "Arı Ürünlerinde Taklit ve Tağşişin Tespiti" çalışma grubunun liderliğini yürüten Balparmak Ar-Ge Merkezi, küresel ölçekte standart belirleyici bir kurum olarak da çalışmalarını sürdürüyor.</p>

<p>Bilimsel analizlerle desteklenen üretim anlayışını uluslararası pazarlarda da kanıtlayan Balparmak, bugün yaklaşık 50 ülkeye ihracat yapıyor. Türk Çam Balı'nın dünyada tanınmasına önemli katkılar sunan şirket, çam balına özel geliştirdiği yeni C4 analiz metodunu TSE standardına taşıyarak çam balı ihracatının önündeki bilimsel engeli kaldırdı. Bu başarının uluslararası alanda da tescillendiğinin göstergesi olarak Balparmak, İstanbul Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği tarafından 2025 yılı "Arı Ürünleri Kategorisinde İhracat Birincisi" ödülüne layık görüldü.</p>

<p><strong>Arıcılığın Geleceğine Yatırım</strong></p>

<p>Balparmak'ın büyüme hikayesi yalnızca üretim ve ihracat rakamlarından ibaret değil. EBRD (European Bank for Reconstruction and Development) desteğiyle 2018'de kurulan Balparmak Arıcılık Akademisi, bugüne kadar çoğunluğu kadın ve gençlerden oluşan 8.000'den fazla arıcı ve arıcı adayına akademisyenler tarafından verilen eğitimleriyle ulaştı. Bu yapı, arıcılık mesleğinin sürdürülebilirliğine katkı sağlarken ekosistemin korunmasına da doğrudan hizmet ediyor.</p>

<p><strong>Balparmak Genel Müdürü Ulaş Altıparmak konuya ilişkin şunları söyledi:</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"İSO'nun belirlediği Türkiye'nin büyük sanayi kuruluşları arasında yer almak, 46 yıllık emeğimizin ve sürdürülebilir büyüme vizyonumuzun somut bir yansıması. Bu başarıyı finansal sıralamanın ötesinde; bilimsel yaklaşımımız, ihracat, tarımsal kalkınma ve tüketicilerimizle kurduğumuz güçlü bağın kesişiminden doğan marka yolculuğumuzun tescili olarak görüyoruz."</p>

<p>Balparmak Mali İşler Direktörü Kerem Ekinci ise İSO İkinci 500 listesindeki yerlerini korumanın finansal disiplin ve uzun vadeli bakış açısının sonucu olduğunu vurguladı. Ekinci, "İSO İkinci 500 listesindeki yerimizi bir kez daha yukarı taşımak, büyüme rakamlarının ötesinde; etkin kaynak yönetimi, finansal disiplin ve uzun vadeli bakış açımızın bir sonucu. Balparmak olarak büyümeyi, yapısal ve kültürel bir dönüşümle birlikte sürdürüyoruz. Tüm süreçlerimizde benimsediğimiz sürdürülebilirlik odaklı yaklaşım ve AR-GE'ye yaptığımız yatırımlar, bu başarının temelini oluşturmaya devam ediyor" dedi.</p>

<p><strong>Türkiye'nin Balparmak'ı Dünya Sofralarında</strong></p>

<p>Almanya'dan Amerika'ya, Japonya'dan Suudi Arabistan'a uzanan ihracat ağıyla Türkiye'nin doğal balını dünyaya taşıyan Balparmak, uluslararası gıda güvenliği standartları olan FSSC 22000 ve BRC sertifikalarıyla kalite güvencesini belgeliyor. Her kavanoz balın doğallığı ve saflığı, APILAB'ın kapsamlı analizleriyle tüketiciye ulaşmadan önce bilimsel olarak tescil ediliyor.</p>

<p>Balparmak ve ürünleri hakkında daha fazla bilgi için www.balparmak.com.tr<a href="http://yrs8q4s4.r.eu-west-1.awstrack.me/L0/http:%2F%2Fwww.balparmak.com.tr%2F/1/0102019f8378bbf9-15f7a9e4-155e-4bc3-bd82-cbca33a641b4-000000/sGS9N9j2IEe41hCnJLdA7_tT0iE=473" rel="noreferrer" target="_blank">www.balparmak.com.tr</a> adresini ziyarete edebilirsiniz.</p>

<p><i>* Türkiye 2025 Nielsen Raporuna Göre Ciro (Tl) Bazında Liderlik</i></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/balparmak-iso-ikinci-500-buyuk-sanayi-kurulusu-listesindeki-yerini-guclendirdi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 11:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/cloomc.JPG" type="image/jpeg" length="39764"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[T3 FPV Akademi Gençleri Dron Teknolojileriyle Buluşturdu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/t3-fpv-akademi-gencleri-dron-teknolojileriyle-bulusturdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/t3-fpv-akademi-gencleri-dron-teknolojileriyle-bulusturdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı tarafından hayata geçirilen T3 FPV Akademi kapsamında düzenlenen FPV Dron Yarışması, teknoloji tutkunlarını İstanbul'da bir araya getirdi. Eğitim, uygulama ve rekabeti aynı platformda buluşturan organizasyonda Semruk takımı birincilik elde ederken, etkinlik FPV dron teknolojilerine ilgi duyan gençlere önemli bir deneyim sundu.</strong></p>

<p>Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı tarafından yürütülen T3 FPV Akademi Projesi kapsamında düzenlenen T3 FPV Akademi FPV Dron Yarışması, 18-19 Temmuz tarihlerinde Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi'nde gerçekleştirildi. İki gün süren organizasyon boyunca teknoloji meraklıları, gençler ve ziyaretçiler FPV dron teknolojilerini yakından tanıma fırsatı bulurken, eğitim, uygulama ve yarışma deneyimini bir arada yaşadı.</p>

<p>Etkinlik süresince ziyaretçiler için hazırlanan deneyim alanlarında FPV dron simülasyonu, dron deneyim parkurları, FPV dron futbolu, test uçuşları, gösteri uçuşları ve bilgi yarışmaları yoğun ilgi gördü. Gün boyunca açık kalan etkinlik alanı, teknoloji ve havacılık meraklılarının buluşma noktası oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Eğitmenler Becerilerini Yarışmada Sergiledi</strong><br />
Yarışma bölümü ise 19 Temmuz'da gerçekleştirildi. T3 FPV Akademi Eğitici Eğitimi Programı'nı başarıyla tamamlayan eğitmenler, eğitim sürecinde edindikleri bilgi ve becerileri parkurda sergileme fırsatı buldu. Yarışmacılar; dron montajı, hız, kontrol, manevra kabiliyeti ve pilotaj performanslarını uygulamalı etaplarda ortaya koyarak kıyasıya mücadele etti.</p>

<p><strong>Şampiyon Semruk Takımı Oldu</strong><br />
Final yarışlarının ardından Semruk takımı birinciliği elde ederek 100 bin liralık büyük ödülün sahibi oldu. İkinci sırada yer alan Alkar takımı ise 50 bin lira ödül kazandı. Yarışmayı Dede Korkut takımı üçüncü, Börü takımı ise dördüncü sırada tamamladı. Dereceye giren takımların yanı sıra başarılı performans gösteren katılımcılara da çeşitli ödül ve hediyeler verildi.</p>

<p><strong>Amaç Nitelikli FPV Pilotları ve Eğitmenleri Yetiştirmek</strong><br />
T3 FPV Akademi, Türkiye'de FPV dron teknolojileri alanında nitelikli pilotlar ve eğitmenler yetiştirmeyi hedefleyen kapsamlı bir eğitim programı olarak öne çıkıyor. Akademi kapsamında katılımcılara teorik ve uygulamalı eğitimler sunulurken; dron sistemleri ve bileşenleri, montaj ve entegrasyon süreçleri, uçuş simülasyonları, temel pilotaj, güvenli uçuş teknikleri ve ekipman kullanımı gibi birçok alanda kapsamlı eğitim veriliyor.</p>

<p>Proje sayesinde FPV teknolojilerine ilgi duyan gençlerin sistemli ve güvenli bir eğitim sürecinden geçmeleri sağlanırken, Türkiye genelinde gerçekleştirilecek eğitimlerde görev alabilecek nitelikli eğitmen kadrosunun oluşturulmasına da katkı sunuluyor.</p>

<p><strong>Teknoloji Ekosistemine Katkı Sağlıyor</strong><br />
T3 FPV Akademi FPV Dron Yarışması, FPV teknolojilerinin yalnızca rekabet odaklı bir alan olmadığını; eğitim, yetenek gelişimi, takım çalışması ve teknoloji deneyimini bir araya getiren kapsamlı bir ekosistem sunduğunu bir kez daha ortaya koydu. Organizasyon, gençlerin havacılık ve ileri teknoloji alanlarına ilgisini artırırken, Türkiye'nin gelecekteki teknoloji insan kaynağının gelişimine de katkı sağlamayı amaçlıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM, SPOR</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/t3-fpv-akademi-gencleri-dron-teknolojileriyle-bulusturdu</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/vfvfd.JPG" type="image/jpeg" length="79972"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
