<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Fuar Dergisi</title>
    <link>https://www.fuardergisi.com.tr</link>
    <description>Fuar Dergisi, ulusal ve uluslararası fuarlar, sektörel yenilikler ve ekonomi dünyasındaki en önemli gelişmeleri takip eden profesyoneller için kapsamlı analizler, röportajlar ve özel haberler sunar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>"Türkiye'nin ilk ve tek ulusal Fuar, Kongre ve Festival dergisi</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 07 Oct 2026 00:30:12 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ibaktech 2026’da Yeni Teknolojiler Sahneye Çıkıyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ibaktech-2026da-yeni-teknolojiler-sahneye-cikiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ibaktech-2026da-yeni-teknolojiler-sahneye-cikiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Küresel gıda işleme makineleri pazarının 2025’te 64,8 milyar dolar olan büyüklüğünün 2026’da 68,3 milyar dolara, 2030’da ise 87,1 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Otomasyon, yüksek üretim kapasitesi, enerji verimliliği ve sürdürülebilir üretim çözümleri sektörün büyümesinde öne çıkarken, fırıncılık, pastacılık ve şekerleme teknolojilerindeki son gelişmeler IBAKTECH 2026’da sektör profesyonelleriyle buluşacak. Fuarda saatte 11 bin adede kadar üretim yapabilen hatlardan beş saniyede sekiz dilim kesebilen yerli ultrasonik sistemlere, enerji tüketimini düşüren makinelerden dünyada ilk kez tanıtılacak yeni teknolojilere kadar çok sayıda çözüm sergilenecek.</strong></p>

<p>Uluslararası Ekmek, Pasta Makineleri, Dondurma, Çikolata ve Teknolojileri Fuarı IBAKTECH, 14-17 Ekim 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek. Bu yıl 15’incisi gerçekleştirilecek fuarda dondurma ve gelato üretim teknolojilerinden çikolata ve şekerleme makinelerine, pasta ve kurabiye üretim sistemlerinden hamur işleme hatlarına, endüstriyel fırınlardan soğutma sistemleri ve sürdürülebilir üretim çözümlerine kadar geniş bir teknoloji yelpazesi ziyaretçilerin karşısına çıkacak.</p>

<p><strong>ÜRETİM KAPASİTESİNDE YENİ SINIR: SAATTE 11 BİN ADET</strong></p>

<p><img alt="1790603327 I B A K T E C H8" class="detail-photo img-fluid" height="588" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/1790603327-i-b-a-k-t-e-c-h8.jpeg" width="883" /></p>

<p>IBAKTECH 2026’da sergilenecek yeni nesil makineler, üretimde hızın yanı sıra standart kalite ve süreklilik sağlamaya odaklanıyor. Hamurun yapısını koruyan basınçsız kesim teknolojileri sayesinde saatte 11 bin adede kadar üretim gerçekleştirilebilirken, tam otomasyonlu, servo sistemli ve internet bağlantılı hatlar üretimin uzaktan takip edilmesine, bakım ihtiyacının azaltılmasına ve iş gücünün daha verimli kullanılmasına olanak tanıyor.</p>

<p>Hassas kesim gerektiren ürünlere yönelik teknolojiler de fuarda öne çıkacak. Yerli üretim titanyum bıçak ve ultrasonik güç kaynağına sahip sistemler, sert ve donuk pastaları formunu bozmadan dilimleyebiliyor. Bu teknolojiler arasında beş saniyede sekiz dilim kesebilen modeller de yer alıyor.</p>

<p><strong>DONDURMA VE GELATODA YENİ ÜRETİM MODELLERİ</strong></p>

<p>Dondurma ve gelato teknolojileri kapsamında üretim makineleri, pastörizatörler, teşhir vitrinleri, şok soğutucular, doğal içerikli premiksler ve farklı dondurma çeşitlerine yönelik karışımlar sergilenecek. Kahve ve dondurmayı aynı profesyonel satış konseptinde bir araya getiren ve dünyada ilk kez tanıtılacak yeni bir bar sistemi de fuarda ziyaretçilerin karşısına çıkacak.</p>

<p>Gerçek meyve ve doğal içeriklerle hazırlanan gelato premiksleri, daha düşük dozajla istenen kıvamı sağlayan yerli karışımlar ve farklı kullanım alanlarına yönelik yenilebilir gıda kapları da fuarın öne çıkan ürünleri arasında bulunacak.</p>

<p><strong>ENERJİ VE HAM MADDE TÜKETİMİNİ AZALTAN TEKNOLOJİLER</strong></p>

<p>IBAKTECH 2026’da yüksek üretim kapasitesinin yanı sıra enerji, ham madde ve iş gücü kullanımını azaltmaya yönelik çözümler de sergilenecek. Basınçlı havaya ihtiyaç duymadan çalışan şekillendirme makinelerinden mayalanma ve soğutma süreçlerini otomatik yöneten sistemlere kadar birçok teknoloji, üretimin daha düşük kaynak kullanımıyla gerçekleştirilmesini destekleyecek.</p>

<p>Endüstriyel pişirme ekipmanlarında geliştirilen hafif tasarımlar ise kullanım alanına göre tava ağırlığını yüzde 30 ila 50 oranında azaltarak enerji verimliliğine katkı sağlayacak. Uzun ömürlü ve daha az yağ kullanımına olanak veren kaplama seçenekleri de işletmelerin kaynak tüketimini ve bakım ihtiyacını düşürmesine yardımcı olacak.</p>

<p><strong>ÜRETİCİLER DAHA FAZLA ÜRETİRKEN DAHA AZ KAYNAK KULLANMAK İSTİYOR</strong></p>

<p><img alt="1790603046 I B A K T E C H3" class="detail-photo img-fluid" height="660" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/1790603046-i-b-a-k-t-e-c-h3.jpeg" width="991" /></p>

<p>Gıda üretim teknolojilerindeki dönüşümü değerlendiren Messe Stuttgart Turkey Fuarcılık Genel Müdürü Ufuk Altıntop, üreticilerin artık yalnızca ürün kalitesine değil, kaynakların verimli kullanımına da odaklandığını belirtti.</p>

<p>Altıntop, “Gıda sektöründe rekabet artık yalnızca ürün kalitesi üzerinden ilerlemiyor. Üreticiler daha yüksek kapasiteye ulaşırken enerji, ham madde ve iş gücünü daha verimli kullanmak ve her üretimde aynı kaliteyi korumak istiyor. Otomasyon, dijital takip sistemleri ve enerji verimli makineler bu nedenle yatırım kararlarının merkezine yerleşiyor.</p>

<p>IBAKTECH 2026’da sektörün bu ihtiyaçlarına yanıt veren yeni nesil teknolojileri bir araya getireceğiz. Avrasya’nın fırıncılık, pastacılık ve şekerleme sektörlerine yönelik tek global ticaret fuarı olan IBAKTECH’te, üreticilerle uluslararası alıcıları aynı platformda buluşturuyoruz.</p>

<p>2024 yılında 118 ülkeden 92 bin 482 ziyaretçiyi ağırlayan fuarımızda, bu yıl katılımcı ve ziyaretçilerimizle birlikte 150 ülkeden sektör paydaşını İstanbul’da buluşturacağız. Artan talep doğrultusunda fuarımızı bir salon daha büyüterek 7 salon ve 80 bin metrekarelik alana taşıdık. IBAKTECH’te yerli mühendislik gücüyle geliştirilen yüksek kapasiteli sistemleri, enerji verimli çözümleri ve yeni üretim teknolojilerini dünya pazarlarıyla buluşturacağız” dedi.</p>

<p><strong>MAKİNELER FUARDA ÜRETİME GEÇECEK</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>IBAKTECH 2026, makinelerin yalnızca sergilendiği değil, üretim süreçlerinin canlı olarak deneyimlenebildiği bir platform olacak. Dört gün boyunca düzenlenecek canlı uygulama ve workshoplarda gelato, stik dondurma, çikolata, kurabiye, simit, ekmek, pizza, baklava, börek ve mantı üretimi gerçekleştirilecek. Yerli ve yabancı şeflerin katılacağı uygulamalarda hazırlanan ürünler ziyaretçilere tadım için sunulacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ibaktech-2026da-yeni-teknolojiler-sahneye-cikiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 17:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/1790603045-i-b-a-k-t-e-c-h4.jpeg" type="image/jpeg" length="37386"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[COP31 Gündeminde Ekolojik Planlama ve Yeşil Altyapı Öne Çıkıyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/cop31-gundeminde-ekolojik-planlama-ve-yesil-altyapi-one-cikiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/cop31-gundeminde-ekolojik-planlama-ve-yesil-altyapi-one-cikiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Sakarya’nın Sapanca ilçesinde 9–12 Eylül 2026 tarihlerinde düzenlenen PSB Anatolia 2026, peyzaj mimarlığının iklim eylemindeki rolünün ele alındığı mesleki buluşmalara ev sahipliği yaptı. Fuarın destekçileri arasında yer alan TMMOB Peyzaj Mimarları Odası, başta COP31 odaklı oturum olmak üzere gerçekleştirdiği etkinliklerle mesleğin bilgi birikimi ve uzmanlığını gündeme taşıdı. Fuar kapsamında düzenlenen 5. PMOGenç Tasarım ve Uygulama Öğrenci Yarışması ise 15 üniversiteden 90 öğrenciyi bir araya getirdi. Oda Genel Başkanı Özay Yerlikaya, peyzaj mimarlığının kentlerin yaşam kalitesini ve dayanıklılığını doğrudan etkileyen bir alan olduğuna dikkat çekti.</strong></p>

<p><strong>PSB Anatolia Uluslararası Peyzaj, Süs Bitkileri, Bahçe Sanatları ve Ekipmanları Fuarı; </strong>üreticilerden sektör temsilcilerine, yerel yönetimlerden akademisyenlere, peyzaj mimarlarından öğrencilere kadar sektörün farklı paydaşlarını Sapanca’da buluşturdu. Fuarın paydaşlarından TMMOB Peyzaj Mimarları Odası da düzenlediği konferanslar ve öğrencilere yönelik çalışmalarıyla mesleki bilgi, deneyim ve uygulama süreçlerinin paylaşılmasına katkı sağladı.</p>

<p><strong>PEYZAJ MİMARLIĞI İKLİM HEDEFLERİNİ YAŞAM ALANLARINA TAŞIYOR</strong></p>

<p><img alt="1790577186 P M O 3" class="detail-photo img-fluid" height="1823" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/1790577186-p-m-o-3.jpg" width="3240" /></p>

<p>Peyzaj mimarlığının iklim değişikliğiyle mücadelede üstlendiği role dikkat çeken <i><strong>TMMOB Peyzaj Mimarları Odası Genel Başkanı Özay Yerlikaya, </strong></i>iklim krizinin etkilerinin doğrudan yaşam alanlarında hissedildiğini belirtti.</p>

<p>Yerlikaya, “İklim eylemi mekânda gerçekleşir. Aşırı sıcaklıkları sokaklarda ve meydanlarda, taşkınları kentlerde ve havzalarda, kuraklığı toprakta ve peyzajda yaşıyoruz. Bu nedenle çözümü de mekânda üretmek zorundayız. Peyzaj mimarlığı, ekolojik planlama ve tasarım bilgisiyle iklim hedeflerini yaşam alanlarında uygulanabilir çözümlere dönüştüren temel meslek alanlarından biridir” dedi.</p>

<p>Peyzaj mimarlığının yalnızca estetik düzenlemelerle sınırlı olmadığını vurgulayan Yerlikaya, yağmur suyu yönetimi, kentsel ısı etkisinin azaltılması, toprağın korunması ve ekolojik bağlantıların güçlendirilmesinin planlama ve tasarım kararlarıyla doğrudan ilişkili olduğunu ifade etti. Yerlikaya, peyzaj mimarlığı alanındaki bilgi ve uzmanlığın iklim uyumuna yönelik planlama süreçleri ile kamu politikalarında daha etkin biçimde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p><strong>COP31 YOLUNDA EKOLOJİK PLANLAMA VE DİRENÇLİ KENTLER ELE ALINDI</strong></p>

<p><img alt="1790577184 P M O 1" class="detail-photo img-fluid" height="1823" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/1790577184-p-m-o-1.jpg" width="3240" /></p>

<p>Oda’nın konferans programı, <i>“COP31 Yolunda EPD-Net: Ekolojik Planlama, Yeşil Altyapı ve Dirençli Kentler”</i> başlıklı oturumla başladı. Dr. Nihan Yegin Yarayan’ın moderatörlüğündeki oturumda Prof. Dr. Alper Çabuk ve Dr. Ahmet Cemil Tepe yer aldı. Oturumda, iklim politikalarının mekânsal planlama ve peyzaj tasarımıyla ilişkisi değerlendirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ekolojik planlama, yeşil ve mavi altyapı sistemleri, doğa temelli çözümler ve su yönetimi başlıkları üzerinden peyzaj mimarlığının iklim dirençli yaşam alanlarının oluşturulmasına katkısı ele alındı. İklim hedeflerinin sahada uygulanabilmesi için mesleki uzmanlık ve disiplinler arası iş birliğinin önemi vurgulandı.</p>

<p><strong>DİJİTAL İNOVASYONDAN DOĞAL BİTKİ KULLANIMINA</strong></p>

<p>Fuar süresince Oda tarafından gerçekleştirilen diğer oturumlarda da peyzaj mimarlığının farklı çalışma alanları ele alındı. BIM teknolojisi ve e-PYS üzerinden dijital inovasyonun mesleki süreçlere etkisi değerlendirilirken, Ulusal Peyzaj Mimarlığı Ödülleri kapsamında ödüle layık görülen projeler tasarımcıları tarafından aktarıldı.</p>

<p>Kent peyzajında kullanılabilecek doğal bitkilere yönelik oturumda ise bitkisel tasarım ve uygulama açısından önemli bir kaynak niteliği taşıyan doğal bitki rehberi tanıtıldı. Fuar, bu etkinliklerle sektörün farklı bileşenlerini bir araya getirmenin yanı sıra mesleki gelişmelerin, tasarım yaklaşımlarının ve uygulama deneyimlerinin paylaşılmasına da zemin hazırladı.</p>

<p><strong>15 ÜNİVERSİTEDEN 90 ÖĞRENCİ TASARIMLARINI UYGULAMAYA TAŞIDI</strong></p>

<p><img alt="1790577178 P M O 2" class="detail-photo img-fluid" height="1823" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/1790577178-p-m-o-2.jpg" width="3240" /></p>

<p>Fuar kapsamında düzenlenen 5. PMOGenç Tasarım ve Uygulama Öğrenci Yarışması, 15 üniversiteden 90 peyzaj mimarlığı öğrencisini bir araya getirdi. Öğrenciler, geliştirdikleri tasarım fikirlerini uygulamaya geçirirken bitki, toprak, malzeme ve uygulama süreçlerini sahada deneyimleme fırsatı buldu.</p>

<p>Farklı üniversitelerden öğrencileri ortak bir üretim ortamında buluşturan yarışma, teorik eğitimde edinilen bilgilerin uygulama alanında sınanmasına ve öğrenciler arasında mesleki deneyim paylaşımının gelişmesine katkı sağladı.</p>

<p>Gençlerin mesleki gelişiminin desteklenmesinin önemine değinen Yerlikaya, iklim krizinin etkileriyle karşı karşıya kalan kentlerin geleceğinde bugünün öğrencilerinin önemli sorumluluklar üstleneceğini belirtti. Yerlikaya, genç meslektaş adaylarının eğitim süreçlerinde sektör, uygulama alanı ve farklı üniversitelerden öğrencilerle bir araya gelmesini önemsediklerini ifade ederek, Sapanca’daki yarışmanın öğrencilerin fikirlerini gerçek bir uygulama ortamında test etmelerine ve mesleğin toplumsal ve ekolojik sorumluluklarını deneyimlemelerine olanak sağladığını söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/cop31-gundeminde-ekolojik-planlama-ve-yesil-altyapi-one-cikiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 17:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/1790577180-s-t-a-n-t-z-y-a-r-e-t-2.jpg" type="image/jpeg" length="11123"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DORÇE’de Kadınlar Geleceği İnşa Ediyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/dorcede-kadinlar-gelecegi-insa-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/dorcede-kadinlar-gelecegi-insa-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>DORÇE Yönetim Kurulu Başkanı Süheyla Çebi Karahan, Turner International tarafından düzenlenen “İnşa Eden Kadınlar Zirvesi 2026” kapsamında yaptığı konuşmada, kadınların iş dünyasının dönüşümündeki rolüne dikkat çekti. Dijitalleşme, yapay zekâ ve Yeşil Mutabakat gibi dönüşüm süreçlerinde kadınların önemli sorumluluklar üstlendiğini belirten Çebi Karahan, kadınların sağduyu, adalet ve sorumluluk anlayışlarıyla toplumsal gelişime de katkı sunduğunu ifade etti. DORÇE’nin organizasyonun her kademesinde kadın istihdamını desteklediğini vurguladı.</strong></p>

<p>Köklü geçmişi, üretim kapasitesi ve teknolojik altyapısıyla faaliyet gösteren DORÇE, zirvede şirketin gelişim sürecini, gelecek hedeflerini ve kadınların iş yaşamındaki konumunu ele aldı.</p>

<p>DORÇE’nin temellerinin 13 Haziran 1989’da Ankara Kahramankazan’da, 2 bin metrekare kapalı alana ve yıllık 250 ton çelik üretim kapasitesine sahip bir tesisle atıldığını aktaran Çebi Karahan, bugün Avrupa’nın en büyük prefabrik modüler çelik yapı üretim tesislerinden birine sahip olduklarını söyledi.</p>

<p>Çebi Karahan, “40 yılı aşkın köklü geçmişimiz, üretim gücümüz ve teknolojik altyapımızla sektörün önemli oyuncularından biri olarak bugün modüler inşaat teknolojilerini (ConTech) üretimimizin merkezine alan global bir marka konumundayız. Beş kıtada tamamladığımız projelerle ENR Top 250 listesinde ‘Prefabrik Modüler Çelik Yapılar’ iş modeliyle yer alan tek şirketiz. Bu özgün konumumuzu 14 yıldır sürdürüyoruz” dedi.</p>

<p><strong>Teklif Müdürlüğünden Yönetim Kurulu Başkanlığına</strong></p>

<p>Kariyer yolculuğuna da değinen Çebi Karahan, 1989 yılında Karadeniz Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesinden mezun olduğunu belirtti. Ankara’daki çeşitli mimarlık ofislerinde görev yaptıktan sonra 1992 yılında DORÇE’de Teklif Müdürü olarak çalışmaya başladığını aktaran Çebi Karahan, 1998’de şirkete ortak olduğunu, sonraki yıllarda Genel Müdürlük ve Yönetim Kurulu Başkan Vekilliği görevlerini üstlendiğini söyledi.</p>

<p>Çebi Karahan, 2016 yılından bu yana DORÇE Prefabrik Yapı ve İnşaat Sanayii Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yaptığını ve modüler ve prefabrik yapı sektöründe 35 yılı aşkın deneyime sahip olduğunu ifade etti.</p>

<p><i><strong>“Kadınların sektörde daha fazla sorumluluk alması önemli”</strong></i></p>

<p>DORÇE’nin büyüme süreciyle kadın liderliğinin güçlenmesinin birlikte ilerlediğini belirten Çebi Karahan, fırsat eşitliğinin önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini vurguladı. İnşaat sektörünün ekonomik açıdan büyük bir hacme sahip olmasına rağmen erkek egemen yapısını büyük ölçüde koruduğuna dikkat çeken Çebi Karahan, kadınların karar alma mekanizmalarında ve stratejik görevlerde daha fazla yer almasının sektöre katkı sağlayacağını söyledi.</p>

<p>Kadınların güven, cesaret, güçlü iletişim, detaycılık, titizlik, sorumluluk bilinci ve çözüm odaklı yaklaşımlarının iş hayatında önemli bir değer oluşturduğunu belirten Çebi Karahan, kadınlara fırsat sunulduğunda yüksek beceri ve sorumluluk gerektiren görevlerde de başarılı olduklarının görüldüğünü ifade etti.</p>

<p>Çebi Karahan, DORÇE’de kadın istihdamına yönelik yaklaşımı ise şöyle anlattı: “DORÇE’nin çay ocağından fabrikaya, üretimden şantiyeye ve yönetim kadrosuna kadar organizasyonun her aşamasında kadın istihdamını destekliyor, kadınları çalışma yapımızın ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz.”</p>

<p><i><strong>“Kadının doğasında yönetmek vardır”</strong></i></p>

<p><img alt="1791283760 Insaa Eden Kadinlar 2026 2" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/1791283760-insaa-eden-kadinlar-2026-2.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Kadınların aile ve toplum içerisindeki sorumluluklarına da değinen Çebi Karahan, kadınların üstlendikleri görevleri yalnızca kendileri için değil, çevrelerindeki insanların ve toplumun iyiliği için yerine getirdiğini belirtti.</p>

<p>Çebi Karahan, “Kadın evin yöneticisidir. Kadının herhangi bir şeye verdiği emek öncelikli olarak kendisi için değildir. Mutlaka içinde bulunduğu topluma ve ailesine karşı bir sorumluluk temelindedir. Bunu karşılık beklemeden yapar ve çevresindeki insanların mutlu olması onun için yeterlidir. Kadının doğasında yönetmek vardır ve bunun değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.</p>

<p><i><strong>“Dijital dönüşüme uyum sağlayanlar öne çıkacak”</strong></i></p>

<p>İş dünyasının teknolojiyle birlikte hızlı bir değişim geçirdiğini belirten Çebi Karahan, dijital teknolojiler ve yapay zekânın çalışma biçimlerini dönüştürdüğünü söyledi. Sürdürülebilirlik, dijital dönüşüm, yapay zekâ ve Yeşil Mutabakat ekseninde yeni bir ekonomik düzenin şekillendiğine işaret eden Çebi Karahan, şirketlerin bu değişime uyum sağlayabilmek için iş yapış biçimlerini gözden geçirmesi, karar alma süreçlerini hızlandırması ve Ar-Ge yatırımlarını artırması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Yapay zekâ çağında verinin stratejik önem kazandığını vurgulayan Çebi Karahan, şirketlerin ürettikleri veriyi doğru tanımlaması, koruması ve etkin biçimde yönetmesi gerektiğini belirtti. Dijital dönüşümün sunduğu fırsatları değerlendiren şirketlerin gelecekte avantaj sağlayacağını dile getiren Çebi Karahan, gençlerden öğrenmenin ve tersine mentörlük uygulamalarının da daha fazla önem kazanacağını söyledi.</p>

<p>Çebi Karahan, “Yeni düzende eğitimli, donanımlı ve güçlü kadınlar; dijital dönüşüm, pazarlama araçları ve teknolojiyi etkin şekilde kullanarak fırsatları değerlendiriyor ve diğer kadınlara öncülük ediyor. Aynı zamanda akıl, sağduyu ve adalet duygusuyla toplumların dönüşümüne katkı sunuyorlar” dedi.</p>

<p><i><strong>“Şirketler Yeşil Mutabakat’a göre yol haritasını güncellemeli”</strong></i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeşil Mutabakat kapsamında yaşanan dönüşüme de dikkat çeken Çebi Karahan, toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadınların güçlendirilmesinin yalnızca bir söylem olarak görülmemesi gerektiğini belirtti. Kadınların sürdürülebilir tüketim ve enerji kullanımı konularında daha fazla söz sahibi olmasının Yeşil Mutabakat hedeflerine ulaşılması açısından önemli olduğunu ifade etti.</p>

<p>Sınırda Karbon Düzenlemesi ile şirketler açısından yeni bir dönemin başladığını kaydeden Çebi Karahan, ihracat yapan firmaların Avrupa pazarındaki yeni standartları dikkate alarak stratejilerini güncellemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Çebi Karahan, “Firmaların Avrupa Yeşil Mutabakatı’nın oluşturduğu etki alanını iyi değerlendirmesi, sektörlerinde ve ürünlerinde sağlamaları gereken standartları doğru analiz ederek yol haritalarını bu doğrultuda güncellemeleri gerekiyor” dedi.</p>

<p><i><strong>“Çevreye duyarlı kız çocukları geleceğin girişimcileri olacak”</strong></i></p>

<p>Türkiye’nin genç nüfusu, güçlü kadın iş gücü ve yeniliklere uyum kapasitesi sayesinde Yeşil Mutabakat sürecini fırsata çevirebileceğini belirten Çebi Karahan, yeni dönemde başarılı olabilmek için risk almaktan çekinmemek, net hedefler belirlemek, teknolojik gelişmeleri takip etmek ve güçlü iletişim ve pazarlama yetkinlikleri geliştirmek gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Bütçe ve nakit akışının etkin yönetilmesinin yanı sıra döngüsel ekonomi ve net sıfır hedeflerinin de iş süreçlerine entegre edilmesinin önemine dikkat çeken Çebi Karahan, dijitalleşme ve yapay zekânın hız kazandığı Toplum 5.0 döneminde çevre bilinciyle yetişen kız çocuklarının geleceğin başarılı kadın girişimcileri olacağına inandığını söyledi.</p>

<p>Çebi Karahan, bu dönüşümün daha sürdürülebilir ve adil bir geleceğin oluşmasına da katkı sağlayacağını sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/dorcede-kadinlar-gelecegi-insa-ediyor</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 17:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/1791283759-insaa-eden-kadinlar-2026.jpeg" type="image/jpeg" length="82959"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[IAC 2026’da “İpek Yolu Astronomisinden Ay Keşfine” Tarihi Oturum]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/iac-2026da-ipek-yolu-astronomisinden-ay-kesfine-tarihi-oturum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/iac-2026da-ipek-yolu-astronomisinden-ay-kesfine-tarihi-oturum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye’nin ev sahipliğinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda, Türkiye Uzay Ajansı (TUA) ev sahipliğinde ve SAHA İstanbul’un eş ev sahipliğinde Antalya NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen 77. Uluslararası Uzay Kongresi (IAC 2026), küresel uzay ekosisteminin önemli aktörlerini bir araya getirmeyi sürdürüyor. Kongre kapsamında, TUA Başkanı Yusuf Kıraç’ın moderatörlüğünde “Çağlar Arasında Köprü Kurmak: İpek Yolu Astronomisinden Ay Keşfine” başlıklı özel bir panel gerçekleştirildi.</strong></p>

<p>Panelde; Türkiye’nin köklü bilim ve medeniyet mirasından ilham alan uzay çalışmaları, 2027 Ay Araştırma Programı, milli uydu takımları, bağımsız uzay limanı girişimleri ve ticari insanlı uzay görevleri kapsamlı şekilde ele alındı.</p>

<p><i><strong>“Bilimsel Mirasımızı 2027 Ay Misyonuyla Geleceğe Taşıyoruz”</strong></i></p>

<p>Panelin açılış konuşmasını yapan <strong>TUA Başkanı Yusuf Kıraç,</strong> gökyüzünü anlama çabasının tek bir medeniyete değil, binlerce yıllık ortak bir insanlık birikimine dayandığını belirtti. İslam dünyasında gelişen bilimsel geleneğin gözlem, hesaplama ve eleştirel düşünce temelinde şekillendiğini ifade eden Kıraç;<strong><i> El-Fergani, El-Biruni, Nasîrüddin Tûsî, Uluğ Bey, Ali Kuşçu ve Takiyüddin</i></strong> gibi bilim insanlarının ortaya koyduğu birikimin bugün modern uzay teknolojileriyle sürdürüldüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Tua Başkani Yusuf Kiraç" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/tua-baskani-yusuf-kirac.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Türkiye’nin bu mirası yalnızca geçmişten kalan bir değer olarak değil, geleceğe yönelik önemli bir sorumluluk olarak gördüğünü belirten Kıraç, Türkiye’nin uydu üreten, insanlı uzay misyonlarını gerçekleştiren ve küresel uzay ekosistemindeki konumunu güçlendiren bir ülke haline geldiğini vurguladı.</p>

<p>Kıraç, 2027 yılında Ay’a gönderilmesi planlanan uzay aracıyla Ay yüzeyine ulaşmanın yanı sıra güneş rüzgarı etkileşimleri, su oluşum mekanizmaları, manyetik alanlar ve termal yapının incelenmesinin hedeflendiğini belirterek, uzay programının yalnızca teknolojik kapasite geliştirmekten ibaret olmadığını ifade etti.</p>

<p><i><strong>“Yüzde 80’in Üzerinde Yerlilikle Derin Uzay Uçuş Tarihçesi Kazanılıyor”</strong></i></p>

<p><strong>TÜBİTAK UZAY Enstitüsü Müdürü Mehmet Nefes,</strong> Türkiye’nin Ay Misyonu’nun yerli teknoloji geliştirme kapasitesine sağlayacağı katkılara dikkat çekti. TÜBİTAK UZAY tarafından milli imkanlarla geliştirilen TStarD-100 platformu temel alınarak geliştirilen Ay uzay aracının yüzde 80’in üzerinde yerlilik oranına sahip olduğunu belirten Nefes, aracın uluslararası üniversiteler, araştırma merkezleri ve yerli teknoloji girişimleriyle geliştirilen 6 farklı bilimsel faydalı yük taşıyacağını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye’nin <strong>İMECE </strong>ve<strong> TÜRKSAT 6A</strong> ile Dünya yörüngesindeki kabiliyetini kanıtladığını ifade eden Nefes, Ay Misyonu ile elde edilecek derin uzay uçuş deneyiminin, çalışmaları devam eden <strong>İMECE 4, İMECE 5 ve TÜRKSAT 7A </strong>gibi yeni nesil <strong>LEO </strong>ve <strong>GEO </strong>uydu projelerine de doğrudan katkı sağlayacağını kaydetti.</p>

<p><strong>ASELSAN’dan 198 Uydulu “ASTRALINK (GÖKBAĞI)” Projesi</strong></p>

<p><strong>ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol,</strong> küresel uzay ekosisteminde tekil uydulardan birbirine bağlı uydu takımlarına geçiş yaşandığını belirtti. ASELSAN’ın 50 yıllık haberleşme deneyimini uzay alanına taşıdığını ifade eden Akyol, <i>Alçak Dünya Yörüngesi’nde (LEO) </i>faaliyet gösterecek <strong><i>ASTRALINK (GÖKBAĞI)</i></strong> uydu takımı projesini başlattıklarını açıkladı.</p>

<p>Proje kapsamında LEO yörüngesinde birbirine entegre 198 uydunun görev yapacağını belirten Akyol, milli çipler ve özgün dalga şekilleriyle donatılacak ilk uydunun iki yıl içinde fırlatılmasının hedeflendiğini söyledi. Sistemin sahadaki 1 milyondan fazla kullanıcı terminaliyle kesintisiz haberleşme sağlayarak Türkiye ve dost ülkelere bağımsız bir uzay haberleşme kabiliyeti kazandıracağını aktardı.</p>

<p><i><strong>“Bağımsızlık İçin Dünyanın Daha Fazla Uzay Limanına İhtiyacı Var”</strong></i></p>

<p><strong>TUA Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Arif Karabeyoğlu,</strong> son 10 yılda fırlatma maliyetlerinin gerilediğini, yörüngeye taşınan faydalı yük miktarının ise yaklaşık 10 kat arttığını belirtti. Fırlatma kabiliyetine sahip olmanın yükselen ve orta ölçekli uzay güçleri açısından tam bağımsızlık için kritik olduğunu vurgulayan Karabeyoğlu, Türkiye’nin Somali’de yapımını sürdürdüğü uzay limanının stratejik önemine dikkat çekti.</p>

<p><img alt="Tua Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Arif Karabeyoğlu" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/tua-yonetim-kurulu-uyesi-prof-dr-arif-karabeyoglu.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Ekvatora yakınlığı, hava koşulları ve menzil güvenliği açısından önemli avantajlara sahip olacak limanın yalnızca milli fırlatma araçlarına değil, küresel uzay aktörlerine de hizmet verecek bir uzay merkezi olarak planlandığını belirten Karabeyoğlu, bağımsız uzaya erişim ihtiyacının dünyada daha fazla uzay limanını gerekli kıldığını ifade etti.</p>

<p><strong>Ticari İstasyonlar ve Yörünge Taşımacılığında Yeni Dönem</strong></p>

<p><strong>Axiom Space Baş Astronotu ve IAF Başkan Yardımcısı Michael Lopez-Alegria,</strong> Uluslararası Uzay İstasyonu’nun (ISS) emeklilik sürecine girmesiyle birlikte ticari uzay istasyonlarının devreye gireceğini belirtti. Axiom Space’in ilk ticari modülünü 2028 yılında fırlatmayı hedeflediğini açıklayan Lopez-Alegria, Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı’nın da görev aldığı Ax-3 misyonu gibi başarılı ticari ortaklıkların deneyim, şeffaflık ve güven temelinde geliştiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Axiom Space Baş Astronotu Ve Iaf Başkan Yardımcısı Michael Lopez Alegria" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/axiom-space-bas-astronotu-ve-iaf-baskan-yardimcisi-michael-lopez-alegria.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Fergani Uzay Operasyon Direktörü Hasan Hüseyin Ertok</strong> ise uzay ve uydu teknolojilerinin son beş yılda daha önce görülmemiş bir hızla dönüştüğünü belirtti. Ertok, yer segmentinden LEO yörüngesindeki seyrüsefer ve transfer araçlarına kadar özel sektörün küresel değer zincirinde giderek büyüyen fırsatlara yöneldiğini aktardı.</p>

<p>Oturumun kapanışında değerlendirmelerde bulunan TUA Başkanı Yusuf Kıraç, uzay alanındaki gücün yalnızca sahip olunan teknoloji ve misyonlarla ölçülemeyeceğini vurguladı. Kıraç, sürdürülebilir bir sanayi altyapısı, nitelikli insan kaynağı ve güçlü bir uluslararası iş birliği kültürünün uzay ekosisteminin temel unsurları olduğunu belirterek oturumu tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/iac-2026da-ipek-yolu-astronomisinden-ay-kesfine-tarihi-oturum</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 17:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/iac-2026da-ipek-yolu-astronomisinden-ay-kesfine-tarihi-oturum-2.jpeg" type="image/jpeg" length="71691"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Deniz Dikkaya, TG Expo Yönetim Kurulu Başkan Danışmanı oldu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/deniz-dikkaya-tg-expo-yonetim-kurulu-baskan-danismani-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/deniz-dikkaya-tg-expo-yonetim-kurulu-baskan-danismani-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Turizm ve etkinlik yönetimi alanlarında 30 yılı aşkın deneyime sahip Deniz Dikkaya, TG Expo’da Yönetim Kurulu Başkan Danışmanı olarak göreve başladı. Dikkaya, mevcut fuarların geliştirilmesi, yeni fuar projelerinin oluşturulması ve iş birliklerinin güçlendirilmesine yönelik çalışmalarda rol üstlenecek.</strong></p>

<p>Son olarak İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı Genel Müdürü olarak görev yapan Deniz Dikkaya, kariyerine TG Expo Yönetim Kurulu Başkan Danışmanı olarak devam ediyor.</p>

<p>Dikkaya’nın yeni görevindeki çalışma alanları arasında şirketin mevcut fuarlarının satış, pazarlama, ziyaretçi deneyimi ve sektörel konumlandırma açısından geliştirilmesi bulunuyor. Yeni fuar konseptlerinin oluşturulması, ulusal ve uluslararası iş birliklerinin güçlendirilmesi ve şirketin büyüme hedeflerine yönelik stratejik çalışmalar da görev kapsamındaki başlıklar arasında yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>“Deneyimimi fuarcılık alanında değerlendirmek heyecan verici”</h2>

<p>Yeni görevine ilişkin değerlendirmede bulunan Dikkaya, MICE ve etkinlik sektöründeki deneyimini fuarcılık alanına taşımaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.</p>

<p>“Fuarcılık, turizm ve etkinlik sektörünün en önemli yapı taşlarından biri. Yıllardır içerisinde bulunduğum MICE ve etkinlik dünyasındaki deneyimimi şimdi fuarcılık alanında değerlendirmek benim için oldukça heyecan verici. TG Expo’nun mevcut fuarlarının daha da geliştirilmesine katkı sağlarken, yeni fuar projeleriyle sektöre enerji ve yeni değerler kazandırmayı hedefliyoruz.”</p>

<p>TG Expo Yönetim Kurulu Başkanı Gönül Akyıldız’a da teşekkür eden Dikkaya, “Bana duyduğu güven ve bu önemli sorumluluğu benimle paylaşması benim için çok değerli. Kendisi ve TG Expo’nun deneyimli ekibiyle birlikte sektöre katkı sağlayacak projelere imza atacağımıza inanıyorum” dedi.<br />
<br />
<img alt="I M G 3346" class="detail-photo img-fluid" height="1762" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/i-m-g-3346.jpeg" width="1174" /></p>

<h2>Otelcilikten kongre ve etkinlik yönetimine uzanan kariyer</h2>

<p>Turizm sektöründe 30 yılı aşkın deneyime sahip Dikkaya; otelcilik ve etkinlik başta olmak üzere operasyon, satış, pazarlama ve üst düzey yönetim alanlarında görev yaptı. Kariyeri boyunca Marriott, Hilton, Wyndham, Radisson, Accor ve Divan Grubu gibi markalarda çalıştı.</p>

<p>Dikkaya’nın kariyerindeki ödüller arasında 2021 yılında aldığı Turizmde Yaşam Boyu Başarı Ödülü, 2022 yılında aldığı Satışta Yılın Lideri Ödülü ve 2026 yılında aldığı Masters of Event Başarı Ödülü bulunuyor.</p>

<p>Deniz Dikkaya Akademi kapsamında satış, pazarlama, liderlik ve yönetim alanlarında bireysel ve kurumsal eğitimler sunan Dikkaya, altı yıldır Kafa Radyo’da “Turizm Kafası” programını hazırlayıp sunuyor. Üniversite öğrencilerini sektör profesyonelleriyle buluşturan “Hadi Turizm Konuşalım” projesini de sürdürüyor.</p>

<h2>TG Expo’nun uluslararası fuarcılık faaliyetleri</h2>

<p>2008 yılında “Think Global – Küresel Düşün” mottosuyla kurulan TG Expo Uluslararası Fuarcılık A.Ş., Türkiye’de fuar organizasyonları düzenlerken yurt dışında bireysel ve milli katılım organizasyonları gerçekleştiriyor.</p>

<p>UFI ve ICCA üyelikleri bulunan şirket, T.C. Ticaret Bakanlığı tarafından yurt dışı fuarlarda milli katılım organizasyonları gerçekleştirmek üzere akredite edilmiş durumda. Beş kıtada 35 ülkede faaliyet gösteren TG Expo; fuar organizasyonlarının yanı sıra pazarlama, fuar operasyonları, B2B eşleştirme, iş geliştirme, fuar teşvikleri, seyahat ve konaklama alanlarında hizmet sunuyor.</p>

<p>Şirket; enerji, gıda, kozmetik, tekstil, mermer, otomotiv yan sanayi, yapı ve inşaat, restorasyon, müzecilik ve otelcilik gibi farklı sektörlerde Türk firmalarının uluslararası pazarlara erişimine yönelik çalışmalar yürütüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/deniz-dikkaya-tg-expo-yonetim-kurulu-baskan-danismani-oldu</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/4-c-c24443-2043-41-d-d-a523-2-c-e-b7-f796-a25.jpeg" type="image/jpeg" length="35939"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kaleseramik, Cersaie 2026’da “Made for More” ile Tasarım Sınırlarını Genişletti]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/kaleseramik-cersaie-2026da-made-for-more-ile-tasarim-sinirlarini-genisletti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/kaleseramik-cersaie-2026da-made-for-more-ile-tasarim-sinirlarini-genisletti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye’nin lider seramik üreticisi Kaleseramik, 21–25 Eylül tarihleri arasında İtalya’nın Bologna kentinde gerçekleşen Cersaie 2026 Fuarı’nda yenilikçi yüzeylerini, yeni koleksiyonlarını ve çağdaş mimariye yönelik ileri tasarım çözümlerini dünya mimarlık ve tasarım profesyonelleriyle buluşturdu. Paolo Cesaretti imzalı “Soulful Minimalism” konseptli stantta, “Made for More” manifestosu altında sunulan porselen yüzey çözümleri; tasarım özgürlüğünü teknoloji, estetik ve farklı uygulama olanaklarıyla bir araya getirdi.</strong></p>

<p>Türkiye’nin lider, Avrupa’nın sayılı, dünyanın ise en büyük seramik kaplama malzemesi üreticilerinden Kaleseramik, bu yıl “A Space for Architectural Design” temasıyla düzenlenen Cersaie 2026’da, mimari tasarımın sınırlarını genişleten yenilikçi çözümlerini sergiledi. Kalebodur, farklı ebat, kalınlık, yüzey ve uygulama seçeneklerinden oluşan geniş ürün dünyasıyla mimar ve tasarımcıları daha fazlasını hayal etmeye ve tasarlamaya davet etti.</p>

<p>Cersaie 2026 boyunca Kalebodur standı; modern mimarinin farklı ihtiyaçlarına yanıt veren yüzeyleri, ebatları ve teknolojileriyle tasarım profesyonellerinin buluşma noktalarından biri oldu. T.C. Milano Başkonsolosu Sayın Mehmet Özöktem ve Milano Ticaret Ataşesi Sayın Gülay Babadoğan Tarakcıoğlu’nun da ziyaret ettiği stantta, İstanbul ve İzmir’den sektörün önde gelen mimar ve iç mimarları Kalebodur’un yenilikçi yüzeylerini yakından deneyimledi. Mimar Paolo Cesaretti de standın tasarım yaklaşımını ve öne çıkan detaylarını konuklarla paylaşarak bu deneyime eşlik etti.</p>

<p>Kalebodur’un “Made for More” dünyası; büyük ebatlardan ultra ince yüzeylere, ileri yüzey teknolojilerinden farklı uygulama olanaklarına ve yenilikçi cephe sistemlerine uzanan bütünsel bir çözüm yelpazesiyle sektör profesyonellerine sunuldu.</p>

<p><strong>“Soulful Minimalism”: Paolo Cesaretti İmzalı Bir Deneyim</strong></p>

<p>Ünlü İtalyan mimar Paolo Cesaretti tarafından tasarlanan Kalebodur standı, ürünleri yalnızca fonksiyonel çözümler olarak değil; mekânın karakterini ve deneyimini şekillendiren tasarım unsurları olarak ele aldı.</p>

<p>“Soulful Minimalism” konsepti, malzemeyi mekânın ruhunu şekillendiren bir ifade aracı olmanın yanı sıra yapının performansına katkı sağlayan bir sistem olarak konumlandırdı. Estetik, teknoloji ve sürdürülebilirliğin kesişiminde kurgulanan stant; farklı yüzey, ebat ve uygulamaları bütünsel bir mimari deneyim içinde ziyaretçilerle buluşturdu.</p>

<p><strong>“Made for More”: Daha Fazla Özgürlük, Daha Fazla Yaratıcılık</strong></p>

<p>Kaleseramik’in Cersaie 2026’daki yaklaşımını şekillendiren “Made for More” manifestosu, mimari tasarımın olanaklarını genişleten bir bakış açısını temsil etti. <strong>Görünümde minimal, olasılıkta maksimum</strong> yaklaşımıyla ultra ince yüzeylerden yüksek performanslı porselen plakalara uzanan farklı kalınlık ve ebat seçenekleri; yeni uygulamalara alan açmak, tasarım esnekliğini artırmak ve mimarlara daha fazla özgürlük sunmak üzere geliştirildi.</p>

<p>Bu yaklaşım; mobilyadan iç mekânlara, cephelerden farklı mimari yüzeylere kadar geniş bir kullanım alanında hayat buldu. Kalebodur’un farklı tasarım ihtiyaçlarına yanıt veren çözüm dünyası, mimar ve tasarımcılara malzemeyi farklı ölçeklerde yeniden yorumlama olanağı sundu.</p>

<p><strong>2 mm ile Tasarım Yepyeni Boyutlar Kazandı</strong></p>

<p>Kalebodur’un Cersaie 2026’daki en dikkat çekici yeniliklerinden biri, <strong>2 mm’den 20 mm’ye uzanan üretim kapasitesi</strong> ve farklı kalınlıkların tasarıma kazandırdığı uygulama esnekliği oldu.</p>

<p>Genişletilen 2 mm porselen plaka portföyü, Intonaco serisiyle mimarlık dünyasına sunuldu. Hafiflik, esneklik ve yüzey kalitesini bir araya getiren 2 mm inceliğindeki porselen plakalar, bükülebilir yapısıyla stantta canlı olarak deneyimlendi. Böylece ziyaretçiler, ultra ince ve hafif porselenin mimari tasarıma sunduğu yeni olanakları doğrudan keşfetme fırsatı buldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Intonaco Koleksiyonu; Açık Gri, Antrasit, Bej, Beyaz, Gri ve Fresco renk seçeneklerinin yanı sıra karakteristik dokusuyla öne çıktı. Esnek yapısıyla farklı tasarım ve uygulama senaryolarına uyum sağlayan koleksiyon, mimari yaratıcılığa yeni bir alan açtı.</p>

<p><strong>Translucent Işık Geçirgen Porselen Plaka Teknolojisi Yoğun İlgi Gördü</strong></p>

<p>Kalebodur’un ayrı bir lounge alanında sergilediği Translucent ürünleri, fuar boyunca ziyaretçilerin yoğun ilgi gösterdiği deneyim alanlarından biri oldu. Işık ve malzeme arasındaki ilişkiyi yeniden yorumlayan <strong>Translucent Işık Geçirgen Porselen Plaka Teknolojisi</strong>, özel olarak tasarlanan alanıyla ürünün yalnızca görülmesini değil, ışıkla birlikte deneyimlenmesini sağladı.</p>

<p>Yalnızca <strong>3 mm kalınlığında ve 100x300 cm ebatta</strong> geliştirilen Translucent, ışığı kontrollü biçimde geçirirken doğrudan görüşü sınırlandırarak mekânda homojen ve yumuşak bir aydınlatma etkisi yaratıyor.</p>

<p>Işığın tasarımın aktif bir bileşenine dönüştüğü alanda, Patagonia Flower ve Cristalio desenlerinden oluşan Translucent yüzeyler sergilendi. Konutlardan ticari alanlara, ofis bölme sistemlerinden konaklama projelerine kadar geniş bir kullanım alanına sahip Translucent, doğal ışığın etkin kullanımını destekleyen yapısıyla sürdürülebilir tasarım yaklaşımına da katkı sağlıyor.</p>

<p><strong>Yeni Yüzeyler, Yeni Teknolojiler</strong></p>

<p>Kalebodur, Cersaie 2026’da yeni koleksiyonlarını ve ileri teknoloji çözümlerini bir araya getirerek mimarlık dünyasına farklı ölçek ve kullanım alanlarına yönelik geniş bir çözüm yelpazesi sundu.</p>

<p><strong>Magma Koleksiyonu</strong>, doğal taşın dingin karakterini üç boyutlu hafif rölyef dokusuyla buluşturarak mimari yüzeylere özgün bir kimlik kazandırıyor. Etna’nın dengeli bazalt tonları ve Lavos’un akıcı yüzey detaylarıyla öne çıkan koleksiyon, standın dış cephesinde de kullanılarak Kalebodur’un yenilikçi cephe yaklaşımının bir parçası olarak sergilendi.</p>

<p><strong>V-Intech Teknolojisi</strong>, damar yapısını yüzeyden ürünün tüm gövdesine kesintisiz biçimde taşıyarak 12 ve 20 mm kalınlıklarda tasarım bütünlüğü sağlıyor. Masa tasarımından duvar uygulamalarına uzanan farklı kullanım alanlarına olanak veren teknoloji, stantta çeşitli uygulama örnekleriyle ziyaretçilerle buluştu.</p>

<p><strong>FS25 Kaset Cephe Sistemi</strong> ise büyük ebatlı porselen plakaların modern yapılara güvenli ve yüksek performansla uygulanabilmesi için geliştirilen yeni nesil taşıyıcı sistem olarak öne çıktı. Bükülebilir porselen plaka ile entegre alt taşıyıcı sistemi bir araya getiren FS25; eğimli, açılı ve parametrik cephe formlarına uyum sağlayabiliyor. Modüler yapısıyla hızlı montaj olanağı sunarken, yangın güvenliği ve yüksek strüktürel dayanımıyla çağdaş cephe tasarımına yeni uygulama olanakları kazandırıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/kaleseramik-cersaie-2026da-made-for-more-ile-tasarim-sinirlarini-genisletti</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 14:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/kale.JPG" type="image/jpeg" length="11544"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İGSAŞ, Çevre Yatırımlarıyla Su Yönetiminde Dönüşüm Başlattı: Hedef Yılda 1 Milyon Ton Su Tasarrufu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/igsas-cevre-yatirimlariyla-su-yonetiminde-donusum-baslatti-hedef-yilda-1-milyon-ton-su-tasarrufu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/igsas-cevre-yatirimlariyla-su-yonetiminde-donusum-baslatti-hedef-yilda-1-milyon-ton-su-tasarrufu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Yıldızlar Yatırım Holding bünyesinde faaliyet gösteren İGSAŞ, “Her Damla Yaşama Değer” yaklaşımıyla Kocaeli tesisinde Deniz Suyundan Saf Su Üretim (RO) Projesi'ni hayata geçiriyor. Yıllık toplamda 1 milyon ton su tasarrufu hedefleyen şirket, ileri ters ozmoz teknolojisi sayesinde hem endüstriyel arz güvenliğini desteklemeyi hem de Sapanca Gölü gibi kritik tatlı su kaynaklarını korumayı amaçlıyor. Sürdürülebilir üretim vizyonunu ekosisteme saygılı özel mühendislik çözümleriyle güçlendiren öncü kurum, sanayide su stresini azaltacak örnek bir model sergiliyor.</strong></p>

<p>Türkiye gübre sektörünün öncü şirketlerinden İGSAŞ, sürdürülebilir üretim vizyonu doğrultusunda suyun geri kazanımı ve verimli kullanımı için kapsamlı projeler hayata geçirmeye devam ediyor. Şirket, doğal kaynak tüketimini ve atık suyu azaltma hedefleri doğrultusunda şekillendirdiği yatırımlarla su yönetiminde döngüsel bir dönüşüm yaratıyor. Kütahya ve Antalya tesislerinde devreye alınan su geri kazanım hamlelerine ek olarak Kocaeli'de başlatılan dev deniz suyu arıtma yatırımı, İGSAŞ'ın çevreye duyarlı üretim anlayışının somut bir göstergesi olarak öne çıkıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Sapanca Gölü’ne Hayat Verecek Yatırım</strong></p>

<p>Kocaeli ve çevresi için hayati önem taşıyan en önemli tatlı su kaynaklarından biri olan Sapanca Gölü’ndeki su seviyelerinin kuraklık dönemlerinde kritik noktalara gerilemesi üzerine harekete geçen İGSAŞ, Deniz Suyundan Saf Su Üretim (RO) Projesi’ni hayata geçiriyor. 2026 yılı başında yapılan ölçümlerde göl seviyesinin yaklaşık 28,5 – 28,9 metre seviyelerinde kaldığının belirlenmesi, sanayide alternatif kaynak arayışının ne kadar acil olduğunu bir kez daha gösterdi. Bu kritik altyapı yatırımıyla deniz suyu, ileri arıtma sistemleri ve ters ozmoz (Reverse Osmosis) teknolojisi kullanılarak sanayide kullanılabilir kalitede saf suya dönüştürülecek.</p>

<p>Teknik kapasitesi günlük 5.400 metreküp, yıllık ise yaklaşık 2 milyon metreküp seviyesinde planlanan tesisin 2027 yılının ilk çeyreğinde tam kapasiteyle devreye alınması planlanıyor.</p>

<p><strong>13 bin hanenin bir yıllık su tüketimine eşdeğer</strong></p>

<p>Tesisin faaliyete geçmesiyle birlikte İGSAŞ’ın yıllık yaklaşık 1 milyon metreküp olan su tüketiminin büyük kısmı deniz suyundan karşılanacak. Böylece günlük 2.700 metreküp, aylık ise yaklaşık 83 bin metreküp tatlı su kullanımı azaltılarak Sapanca Gölü havzasındaki su baskısı hafifletilecek. Yıllık yaklaşık 1 milyon metreküplük su tasarrufuna karşılık gelen bu miktar, dört kişilik yaklaşık 13 bin hanenin bir yıllık su tüketimine eşdeğer. Üstelik çevreye duyarlı özel bir mühendislik yaklaşımıyla, saf su üretimi için denizden ek su çekilmeyecek ve su ihtiyacı mevcut soğutma suyu sisteminin geri dönüş hattından sağlanarak deniz ekosistemi üzerindeki olası etkiler minimumda tutulacak.</p>

<p><strong>“Her Damla Suyu Verimli ve Sorumlu Bir Şekilde Kullanıyoruz”</strong></p>

<p>Suyun verimli kullanımını yalnızca çevresel bir yükümlülük değil, sürdürülebilir üretimin stratejik bir unsuru olarak gördüklerini belirten İGSAŞ Genel Müdürü İlkay Ünal, suyun yaşamın devamlılığı ve iklim dengesi için en kritik kaynak olduğunu vurguladı. Dünya Kaynakları Enstitüsü (WRI) verilerine göre Türkiye'nin su stresi sıralamasında 39. sırada yer aldığını ve su stresi skorunun 3,39 seviyesinde olduğunu hatırlatan Ünal, bu tablonun sanayide suyun geri kazanımına yönelik yatırımların önemini açıkça ortaya koyduğunu ifade etti. İlkay Ünal, hayata geçirdikleri projelerle suyun taşıdığı değeri üretim süreçlerinin merkezine aldıklarını belirterek, önümüzdeki dönemde de kaynakların verimli kullanımını esas alan, atık oluşumunu en aza indiren ve geri kazanıma odaklanan projeleri hayata geçirmeye kararlılıkla devam edeceklerini vurguladı.</p>

<p><strong>5 Tesiste Mavi Su Verimliliği Belgesi</strong></p>

<p>İGSAŞ’ın çevreye duyarlı üretim anlayışının somut bir göstergesi olarak öne çıkan Mavi Su Verimliliği Belgesi, iklim krizi ve artan su baskısına karşı su kaynaklarının korunması ve verimli yönetilmesi amacıyla Tarım ve Orman Bakanlığı öncülüğünde yürütülen çalışmalar kapsamında veriliyor. Bu yaklaşımı tüm üretim tesislerine yayan İGSAŞ; Kocaeli, Kütahya, Antalya, Samsun ve Hatay’daki beş üretim tesisiyle Mavi Seviye Su Verimliliği Belgesi’ne sahip bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ, GÜNDEM, ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/igsas-cevre-yatirimlariyla-su-yonetiminde-donusum-baslatti-hedef-yilda-1-milyon-ton-su-tasarrufu</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 14:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/1791271423-i-g-s-a-s-i-m-g-4922.jpg" type="image/jpeg" length="57558"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye Yapay Zeka Zirvesi için geri sayım başladı!]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/turkiye-yapay-zeka-zirvesi-icin-geri-sayim-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/turkiye-yapay-zeka-zirvesi-icin-geri-sayim-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi (TRAI) tarafından bu yıl dokuzuncu kez düzenlenecek Türkiye Yapay Zeka Zirvesi, 11–12 Kasım’da “Ajanlar Aramızda” temasıyla gerçekleştirilecek. Zirvenin 11 Kasım’daki fiziksel günü Wyndham Grand İstanbul Levent’te yapılacak; 12 Kasım’daki program ise online ve ücretsiz olarak takip edilebilecek. İlk gün 420’den fazla kurumdan 2000’in üzerinde katılımcının bir araya gelmesi bekleniyor.</strong></p>

<p>Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi (TRAI) tarafından düzenlenen ve geçtiğimiz sekiz yılda binlerce katılımcı ve yüzlerce konuşmacıyı bir araya getiren Türkiye Yapay Zeka Zirvesi, bu yıl yapay zekadaki yeni dönüşüm dönemine odaklanıyor. Yapay zeka artık yalnızca yanıt veren, içerik üreten ya da öneriler sunan bir teknoloji değil; görev alıyor, planlıyor, farklı araçları kullanıyor, süreçleri takip ediyor ve giderek daha fazla işi yürütebiliyor. Yapay zekanın kullandığımız bir teknolojiden süreçlerin aktif bir parçasına dönüştüğü bu yeni dönemden hareketle belirlenen Zirve’nin <strong>“Ajanlar Aramızda”</strong> teması kapsamında, yapay zeka ajanlarının iş yapış biçimlerini, kurumları ve gündelik yaşamı nasıl değiştirmeye başladığı; beraberinde getirdiği yeni olanaklar, sorular ve sorumluluklarla ele alınacak.</p>

<p><strong>Üç sahnede yapay zekanın yeni dönemi</strong></p>

<p>Zirvenin 11 Kasım’daki fiziksel günü Wyndham Grand İstanbul Levent’te gerçekleştirilecek. Geçtiğimiz yıl olduğu gibi Vizyon, Etki ve İnovasyon olmak üzere üç farklı sahnede paralel oturumlar düzenlenecek. Vizyon Sahnesi yapay zekadaki küresel gelişmelere, stratejik öngörülere ve geleceği şekillendirecek yeni yaklaşımlara odaklanırken; Etki Sahnesi yapay zekanın farklı sektörlerde yarattığı iş sonuçlarını, kullanım alanlarını ve kurumların dönüşüm deneyimlerini gündeme taşıyacak. İnovasyon Sahnesi ise girişimler, yeni ürün ve teknolojiler ile geleceğin uygulamalarına ayrılacak.</p>

<p><strong>Yapay zeka ajanlarından kuantuma uzanan geniş bir gündem</strong></p>

<p>Zirve programında yapay zeka ajanlarının yanı sıra üretken yapay zeka, siber güvenlik, kuantum teknolojileri ve yapay zekanın bireysel kullanımındaki yeni eğilimler de ele alınacak. Finans, sağlık, üretim, perakende, ulaşım, enerji ve akıllı şehirler gibi farklı alanlarda yapay zekanın yarattığı değişim; kurumsal dönüşüm, yeni kullanım alanları, gerçek uygulamalar ve teknolojinin günlük hayata etkileri üzerinden tartışılacak.</p>

<p><strong>Yapay zeka ekosistemi İstanbul’da buluşacak</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Zirvenin fuaye alanında farklı sektörlerden kurumlar, teknoloji şirketleri ve girişimler stantlarıyla yer alacak. Katılımcılar burada yapay zeka alanındaki yeni ürünleri, uygulamaları ve farklı sektörlerden kullanım örneklerini yakından inceleyebilecek; teknoloji sağlayıcıları, girişimler, yatırımcılar ve farklı sektörlerden profesyonellerle bir araya gelerek yeni bağlantılar ve iş birlikleri geliştirebilecek.</p>

<p><strong>Zirve 12 Kasım’da online ve ücretsiz devam edecek</strong></p>

<p>Türkiye Yapay Zeka Zirvesi’nin ikinci günü <strong>12 Kasım’da online olarak</strong> gerçekleştirilecek. Programda uluslararası oturumların yanı sıra yapay zekanın güncel kullanım alanlarına ve teknoloji dünyasındaki yeni gelişmelere odaklanan içerikler yer alacak. İkinci gün kapsamında <strong>TRAI Akademi</strong> ve teknoloji şirketlerinin eğitim ve uygulama odaklı oturumları da programda bulunacak. 12 Kasım Zirve programı online, ücretsiz ve katılım sınırı olmadan takip edilebilecek.</p>

<p><strong>İlk gün 420’den fazla kurum ve 2000’in üzerinde katılımcı bir araya gelecek</strong></p>

<p>2018’den bu yana her yıl düzenlenen Türkiye Yapay Zeka Zirvesi, dokuzuncu yılında da yapay zeka ekosisteminin farklı kesimlerini aynı platformda buluşturacak. 11 Kasım’daki fiziksel günde <strong>420’den fazla kurumdan 2000’in üzerinde katılımcının</strong> bir araya gelmesi beklenirken, iki günlük programda <strong>65+ oturum ve 110+ konuşmacı</strong> yer alacak. <strong>“Ajanlar Aramızda”</strong> temasıyla şekillenecek Zirve, yapay zekayla çalışmanın yeni dönemini anlamak, tartışmak ve deneyimlemek üzere 11–12 Kasım’da gerçekleştirilecek.</p>

<p><strong>TRAI Yapay Zeka Araştırması’nın 2026 sonuçları Zirve’de açıklanacak</strong></p>

<p>TRAI, geçtiğimiz yıl olduğu gibi Türkiye’de kurumların yapay zeka kullanımını inceleyen araştırmasının 2026 sonuçlarını da Zirve’de açıklayacak. TRAI Yapay Zeka Araştırması, kurumların yapay zeka stratejilerinden kullanım alanlarına ve uygulama düzeylerine kadar Türkiye’deki güncel tabloyu ortaya koyacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/turkiye-yapay-zeka-zirvesi-icin-geri-sayim-basladi</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 14:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/1791273508-t-r-a-i-yapay-zeka-zirvesi-2026.jpg" type="image/jpeg" length="43125"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Poloptech 77. Uluslararası Uzay Kongresi (IAC 2026)’da Yerini Aldı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/poloptech-77-uluslararasi-uzay-kongresi-iac-2026da-yerini-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/poloptech-77-uluslararasi-uzay-kongresi-iac-2026da-yerini-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong><i>Poloptech</i></strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong><i>77. Uluslararası Uzay Kongresi (IAC 2026)’da Yerini Aldı</i></strong></p>

<p></p>

<p><strong>İlk yerli uydu kamerasını geliştiren Polat Holding şirketlerinden Poloptech, 5-9 Ekim 2026 tarihleri arasında Antalya’da düzenlenen 77. Uluslararası Uzay Kongresi’nde (IAC 2026) yer aldı. Hassas optik ve lens çözümlerindeki milli yetkinliği temsil eden şirket, Türkiye Pavilyonu çatısı altında teknolojilerini ve mühendislik kabiliyetlerini sergileyerek küresel uzay ekosisteminin aktörleriyle bir araya geldi.</strong></p>

<p>Uzay sektörünün önde gelen temsilcilerini Antalya’da buluşturan 77. Uluslararası Uzay Kongresi (IAC 2026), 5-9 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Uluslararası Uzay Federasyonu (IAF) tarafından, Türkiye Uzay Ajansı’nın (TUA) ev sahipliğinde ve SAHA İstanbul’un ortaklığıyla düzenlenen kongre, <strong><i>“Dünya Daha Fazla Uzaya İhtiyaç Duyuyor” </i></strong>temasıyla uzay teknolojileri, yeni nesil çözümler ve sektörün geleceğine ilişkin önemli buluşmalara ev sahipliği yaptı.</p>

<p>IAC 2026’nın ilk gününde Poloptech’in standını ziyaret eden T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, şirketin uzay ve havacılık alanındaki çalışmaları, geliştirdiği teknolojiler ve mühendislik kabiliyetleri hakkında bilgi aldı.</p>

<p><strong><i>Türkiye Pavilyonu’nda Stratejik B2B Görüşmeler Sağlanıyor</i></strong></p>

<p>Poloptech, optik tasarım, hassas üretim ve mühendislik alanlarındaki uzmanlığıyla uzay ve havacılık sektörüne yönelik yüksek hassasiyetli optik çözümler geliştiriyor. T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı öncülüğünde yürütülen Milli Uzay Programı kapsamındaki Ay Araştırma Programı (AYAP) dahilinde görev yapacak Ay Uzay Aracı için üç adet uzay kamerası geliştiren şirket, bu alandaki çalışmalarını IAC 2026’da uluslararası katılımcılarla paylaştı. Poloptech, kongre boyunca uydu kameralarından astronomik teleskop optiklerine uzanan ürün ve çözümlerini tanıtırken, milli uzay görevleri kapsamında edindiği teknik deneyimini de küresel uzay ekosisteminin temsilcilerine aktardı.</p>

<p>Poloptech, IAC 2026 kapsamında Türkiye Pavilyonu’nda (Hall 1, Stand 1D-08) yer alarak kongre boyunca uluslararası uzay sektörünün temsilcileriyle temaslarını sürdürüyor. Şirket, kongrenin 9 Ekim’e kadar devam edeceği süre boyunca optik tasarım, hassas üretim ve mühendislik alanındaki çözümlerini farklı ülkelerden sektör paydaşlarına tanıtmaya devam edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/poloptech-77-uluslararasi-uzay-kongresi-iac-2026da-yerini-aldi</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 13:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/1791273253-poloptech-g-rsel-3.jpeg" type="image/jpeg" length="64907"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[IC Holding’den IC Enterra’nın büyüme hedeflerine güçlü destek]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ic-holdingden-ic-enterranin-buyume-hedeflerine-guclu-destek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ic-holdingden-ic-enterranin-buyume-hedeflerine-guclu-destek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>IC Holding, 1 Ekim itibarıyla BIST 100 Endeksi’nde yer alan, yenilenebilir enerji şirketi IC Enterra’nın halka açık hisselerindeki yüzde 4,5 seviyesindeki payını, sermaye piyasalarındaki gelişmeler ve piyasa koşulları doğrultusunda yüzde 10’a kadar artırabilecek. Alımların kapsamı ve zamanlaması; Holding kaynaklarının etkin kullanımı, piyasa koşullarının IC Enterra hisseleri üzerindeki etkileri ve pay sahiplerinin uzun vadeli menfaatleri gözetilerek belirlenecek. Bu adımla, IC Enterra’nın 2027 yılında üç yeni projede yatırıma başlamayı planladığı büyüme programına uzun vadeli destek sağlanması hedefleniyor. Türkiye’de 10 yenilenebilir enerji santrali bulunan IC Enterra, yurt içi ve yurt dışında geliştirdiği yeni projelerle, kurulu gücünü önümüzdeki beş yıl içinde 1.000 MW’ın üzerine çıkarmayı hedefliyor.</strong></p>

<p>IC Holding, enerji alanındaki büyüme vizyonunu, grubun yenilenebilir enerji şirketi IC Enterra’nın yeni yatırım programına verdiği destekle güçlendiriyor. Bu doğrultuda Holding, sermaye piyasalarındaki gelişmeler ve piyasa koşullarını dikkate alarak, IC Enterra’nın halka açık hisselerindeki payını yüzde 4,5 seviyesinden yüzde 10’a kadar artırabilmesine imkan sağlayan bir pay alım kararı aldı. Yüzde 10 oranı, piyasa koşullarına bağlı olarak gerçekleştirilebilecek alımlar için belirlenen üst sınırı ifade ederken, alımların kapsamı ve zamanlaması Holding kaynaklarının etkin kullanımı, piyasa koşullarının IC Enterra payları üzerindeki etkileri ve pay sahiplerinin uzun vadeli menfaatleri gözetilerek belirlenecek.</p>

<p><strong>“IC Enterra’nın uzun vadeli değerine güveniyoruz”</strong></p>

<p>Yenilenebilir enerjinin IC Holding’in uzun vadeli büyüme vizyonunda stratejik bir yere sahip olduğunu belirten IC Holding CEO’su Can Çaka, şunları söyledi: “IC Enterra’nın ana hissedarı olarak şirketin gelecek dönem hedeflerini destekleyecek finansal kapasiteye ve kararlılığa sahibiz. IC Enterra’nın uzun vadeli değer yaratma potansiyeline duyduğumuz güven doğrultusunda, önümüzdeki dönemde alımlarımızı sürdürebilecek ve halka açık hisselerdeki payımızı yüzde 10’a kadar yükseltebileceğiz. IC Enterra’nın yeni yatırımlar ve artan üretim kapasitesiyle yaratacağı değeri desteklemeye devam edeceğiz.”</p>

<p><strong>IC Enterra 2027 yılında üç projede yatırıma başlayacak</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>1 Ekim itibarıyla BIST 100 Endeksi’nde yer alan ve Türkiye’nin farklı bölgelerinde faaliyet gösteren 10 yenilenebilir enerji santraliyle yaklaşık 500 MW kurulu güce sahip olan IC Enterra, yeni yatırımlarla büyümesini sürdürmeye hazırlanıyor. Şirket, toplam 430 MW büyüklüğündeki depolamalı RES portföyünde yer alan projelerin tamamında ÇED süreçlerini sonuçlandırdı. Depolamalı GES projeleriyle birlikte yaklaşık 500 MW’a ulaşan yeni yatırım portföyünün lisans süreçlerini 2027 yılı içinde tamamlamayı planlayan IC Enterra, aynı yıl üç projede yatırıma başlamayı hedefliyor. Türkiye’deki yatırımlarının yanı sıra yurtdışında geliştirdiği projelerle üretim portföyünü uluslararası ölçekte de büyüten şirket, önümüzdeki beş yıl içinde toplam kurulu gücünü 1.000 MW’ın üzerine çıkarmayı hedefliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ic-holdingden-ic-enterranin-buyume-hedeflerine-guclu-destek</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 13:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/d-c-s-c-c-d.JPG" type="image/jpeg" length="73387"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AXA Türkiye İklim Raporu 2026, 2050’nin İklim Risklerini Ortaya Koydu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/axa-turkiye-iklim-raporu-2026-2050nin-iklim-risklerini-ortaya-koydu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/axa-turkiye-iklim-raporu-2026-2050nin-iklim-risklerini-ortaya-koydu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>AXA Climate tarafından hazırlanan AXA Türkiye İklim Raporu 2026, iklim değişikliğinin Türkiye’de önümüzdeki 25 yılda su kaynaklarından tarıma, şehirlerden kritik altyapılara kadar geniş bir alanda yaratabileceği riskleri ortaya koyuyor. Rapora göre 2050’ye kadar yaklaşık 65 milyon kişi yüksek veya çok yüksek düzeyde su stresiyle, 23 milyon kişi ise ısı stresiyle karşı karşıya kalabilir.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye, kasım ayında Antalya’da düzenlenecek COP31’e ev sahipliği yapmaya hazırlanırken, AXA Climate ve AXA Türkiye ekiplerinin hazırladığı AXA Türkiye İklim Raporu 2026, iklim değişikliğinin ülkenin risk haritasını nasıl değiştirebileceğine ilişkin kapsamlı bir görünüm sunuyor. AXA Türkiye CEO’su Yavuz Ölken ve Yekta Kopan anlatımıyla Sigorta Haftası kapsamında lansmanı gerçekleştirilen rapor; 7 küresel iklim modelinin projeksiyonlarına ve yerel verilere dayanıyor ve iklim risklerinin Türkiye’nin farklı bölgelerindeki olası dağılımını ve bu risklerin toplum, ekonomi ile kritik sektörler üzerindeki etkilerini analiz ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/axa-turkiye-iklim-raporu-2026-2050nin-iklim-risklerini-ortaya-koydu</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 13:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/a-x-a.JPG" type="image/jpeg" length="62125"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Geleceğin Endüstrilerinde Rekabet Gücü Güçlü Enerji Altyapısından Başlıyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/gelecegin-endustrilerinde-rekabet-gucu-guclu-enerji-altyapisindan-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/gelecegin-endustrilerinde-rekabet-gucu-guclu-enerji-altyapisindan-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Elektrifikasyonun hız kazanması, yenilenebilir enerji kaynaklarının enerji sistemindeki payının artması ve endüstriyel operasyonların giderek daha dijital hale gelmesi, elektrik altyapılarından beklentileri yeniden şekillendiriyor. Enerjinin yalnızca sağlanması değil; güvenli, kesintisiz, verimli ve yönetilebilir biçimde dağıtılması, işletmelerin operasyonel sürekliliği ve uzun vadeli rekabet gücü açısından giderek daha stratejik bir önem taşıyor.</strong></p>

<p>Üretim tesislerinden organize sanayi bölgelerine, madencilik operasyonlarından enerji tesisleri ve ulaşım altyapılarına kadar geniş bir alanda elektrik altyapısının güvenilirliği; üretim sürekliliğini, çalışan güvenliğini, işletme verimliliğini ve bakım süreçlerini doğrudan etkiliyor. Bu dönüşüm, orta gerilim altyapılarını elektrik dağıtımının teknik bir bileşeni olmanın ötesine taşıyarak kritik operasyonların sürekliliğini ve yatırımların geleceğe hazırlanmasını destekleyen temel unsurlardan biri haline getiriyor.</p>

<p>ABB, orta gerilim alanındaki global teknoloji ve mühendislik deneyimiyle farklı sektörlerin değişen ihtiyaçlarına yönelik güvenli, güvenilir, dijital ve sürdürülebilir çözümler geliştiriyor. ABB Orta Gerilim portföyündeki şalt sistemleri, koruma ve kontrol teknolojileri, otomasyon ve dijital çözümler; enerji altyapılarının güvenilirliğinin artırılmasına, operasyonların daha etkin yönetilmesine ve bakım süreçlerinin optimize edilmesine katkı sağlıyor.</p>

<p><strong>Enerji sürekliliği artık stratejik bir rekabet unsuru</strong></p>

<p>Plansız enerji kesintileri, endüstriyel işletmeler açısından yalnızca üretimin geçici olarak durması anlamına gelmiyor. Üretim kaybı, operasyonel maliyetler, ekipman güvenliği ve teslimat süreçleri üzerindeki olası etkileri nedeniyle enerji sürekliliği, işletmelerin risk yönetimi ve rekabet gücü açısından değerlendirdiği stratejik konular arasında yer alıyor.</p>

<p>ABB Türkiye Elektrifikasyon İş Birimi Satış ve Dağıtım Çözümleri Ülke Yöneticisi Cihan Üret, enerji altyapısının değişen rolüne ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Elektrifikasyon arttıkça elektriğin varlığı kadar, enerjinin ne kadar güvenli, kesintisiz ve yönetilebilir olduğu da önem kazanıyor. Bir üretim tesisinde, organize sanayi bölgesinde, madencilik operasyonunda veya kritik bir altyapıda enerji sürekliliği; operasyonel verimlilikten iş güvenliğine, yatırımın korunmasından rekabet gücüne kadar birçok alanı doğrudan etkiliyor. Bugün enerji altyapısı yatırımlarının yalnızca mevcut kapasite ihtiyacını karşılaması da yeterli değil; bu yatırımların gelecekteki büyümeye, yeni teknolojilere ve değişen enerji sistemlerine hazır olması gerekiyor. ABB olarak orta gerilim teknolojilerini, iş sürekliliğini güvence altına almanın yanı sıra işletmelerin geleceğe hazırlanmasını ve uzun vadeli rekabet gücünü destekleyen kritik bir altyapı unsuru olarak görüyoruz.”</p>

<p><strong>Geleceğin enerji altyapısı daha dijital ve öngörülebilir</strong></p>

<p>Enerji sistemlerinin dönüşümü, orta gerilim altyapılarında dijitalleşmenin önemini de artırıyor. Geleneksel elektrik dağıtım altyapıları giderek daha fazla veri üreten, izlenebilen ve operasyonel karar süreçlerini destekleyen sistemlere dönüşüyor.</p>

<p>Dijital izleme ve kontrol teknolojileri sayesinde elektrik altyapısının durumu hakkında daha fazla bilgi edinilebilmesi; olası sorunların daha erken fark edilmesine, bakım faaliyetlerinin daha etkin planlanmasına ve işletmelerin enerji altyapılarını daha görünür biçimde yönetmesine olanak sağlıyor. Böylece bakım yaklaşımı yalnızca belirli periyotlarda gerçekleştirilen müdahalelerden, ekipmanın durumunu dikkate alan daha öngörülü modellere doğru gelişiyor.</p>

<p>ABB'nin dijital orta gerilim teknolojileri de bu doğrultuda işletmelerin enerji dağıtım sistemlerinden elde ettikleri verileri daha etkin kullanmalarını ve altyapılarının performansını daha yakından takip etmelerini destekliyor.</p>

<p><strong>Güvenlik, sürdürülebilirlik ve verimlilik aynı denklemde</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Enerji altyapılarının dönüşümünde operasyonel sürekliliğin yanı sıra çalışan güvenliği ve sürdürülebilirlik de giderek daha fazla önem kazanıyor. Elektrik sistemlerinin tasarımından işletilmesine kadar tüm yaşam döngüsü boyunca güvenliği artıran teknolojiler, bakım ihtiyacının optimize edilmesi ve kaynakların daha verimli kullanılması, yeni nesil orta gerilim altyapılarının temel kriterleri arasında yer alıyor.</p>

<p>ABB, orta gerilim teknolojilerinde güvenlik ve dijitalleşmenin yanı sıra çevresel etkilerin azaltılmasına yönelik teknoloji geliştirme çalışmalarını da sürdürüyor. Daha sürdürülebilir yalıtım teknolojileri ve SF₆ kullanımına alternatif çözümler, elektrik dağıtım altyapısının düşük karbonlu geleceğe geçişinde önemli bir rol üstleniyor.</p>

<p>Bu yaklaşım, şirketlerin yalnızca bugünkü operasyonel ihtiyaçlarına yanıt vermeyi değil, aynı zamanda enerji dönüşümüyle birlikte ortaya çıkacak yeni gereksinimlere hazırlanmasını da destekliyor.</p>

<p><strong>Sanayinin büyümesi güçlü ve esnek enerji altyapısı gerektiriyor</strong></p>

<p>Organize sanayi bölgelerinin genişlemesi, üretim tesislerinin kapasite artışları, madencilik ve proses endüstrilerindeki yatırımlar, yenilenebilir enerji kapasitesinin büyümesi ve ulaşım altyapılarının elektrifikasyonu, elektrik dağıtım sistemlerinin önemini daha da artırıyor. Bu yeni dönemde enerji altyapılarından yüksek güvenilirlik, operasyonel süreklilik, güvenlik, düşük bakım ihtiyacı, dijital izlenebilirlik ve değişen ihtiyaçlara uyum sağlayabilecek esneklik bekleniyor.</p>

<p>ABB, global teknoloji birikimini farklı sektörlerdeki uygulama deneyimiyle bir araya getirerek orta gerilim altyapılarının bugünün operasyonlarını güvenilir biçimde desteklemesinin yanı sıra geleceğin enerji sistemlerine hazırlanmasına katkı sağlamayı sürdürüyor. Elektrifikasyonun giderek daha fazla sektöre yayıldığı yeni enerji dünyasında güçlü bir orta gerilim altyapısı, yalnızca elektriğin dağıtılmasını sağlayan teknik bir sistem değil; iş sürekliliğini, güvenliği, verimliliği, sürdürülebilirliği ve uzun vadeli rekabet gücünü destekleyen stratejik bir yatırım niteliği taşıyor.</p>

<p><strong>ABB</strong> daha sürdürülebilir ve kaynaklar açısından verimli bir gelecek için elektrifikasyon ve otomasyon çözümleri sunan global bir teknoloji lideridir. ABB, mühendislik ve dijitalleşme alanlarındaki uzmanlığını birleştirerek endüstrilerin yüksek performansta çalışırken daha verimli, üretken ve sürdürülebilir hale gelmesine katkıda bulunmaktadır. ABB’de biz buna ‘Engineered to Outrun’ diyoruz. ABB, 140 yılı aşkın geçmişe ve dünya çapında 110.000’den fazla çalışana sahiptir. Şirketin hisseleri SIX İsviçre Borsası (ABBN) ve Nasdaq Stockholm’de (ABB) işlem görmektedir. <a href="http://www.abb.com/" rel="nofollow">www.abb.com</a></p>

<p><strong>ABB Elektrifikasyon</strong>, elektriğin kaynağından son kullanıcıya kadar verimli ve güvenilir bir şekilde dağıtımını sağlayan küresel bir teknoloji lideridir. 100 ülkede 50.000’den fazla çalışanıyla müşterileri ve iş ortaklarıyla birlikte çalışarak elektrik dağıtımı ve enerji yönetimi alanındaki en büyük küresel zorluklara çözüm üretmektedir. Enerji dönüşümünün hız kazandığı ve elektrik talebinin arttığı günümüzde, dünyayı güvenli, akıllı ve sürdürülebilir bir şekilde elektrifikasyona taşıyoruz. ABB’de “Engineered to Outrun” anlayışıyla hareket ediyor; müşterilerimizin ve iş ortaklarımızın da aynı şekilde daha ileriye koşmalarına destek olmaktan büyük tutku duyuyoruz. go.abb/electrification</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/gelecegin-endustrilerinde-rekabet-gucu-guclu-enerji-altyapisindan-basliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 13:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/gorsel-1-8.png" type="image/jpeg" length="95937"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk Telekom, TahtApp ile az gören çocukların eğitimine desteğini sürdürüyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/turk-telekom-tahtapp-ile-az-goren-cocuklarin-egitimine-destegini-surduruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/turk-telekom-tahtapp-ile-az-goren-cocuklarin-egitimine-destegini-surduruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye’nin dijital dönüşüm lideri Türk Telekom, teknolojiyi toplumsal faydaya dönüştürmeye devam ediyor. İnsanı merkeze alan yaklaşımıyla eğitime katkı sağlayan Türk Telekom, Günışığı projesi kapsamında az gören çocukların sınıf içi eğitimine destek olmak amacıyla geliştirdiği TahtApp ile çocukların akranlarıyla eşit koşullarda eğitim hayatlarını sürdürmelerine destek oluyor. 2026-2027 eğitim-öğretim yılında yapılacak yeni kurulumlarla 40 ilde 300 okulda 300’ün üzerinde az gören öğrencinin eğitim yolculuğuna eşlik edecek TahtApp, yeni eğitim döneminde gerçekleştirilen teknik iyileştirmelerle daha net görüntü, daha doğal dokunmatik kullanım, sadeleştirilmiş arayüz ve güçlendirilmiş güvenlik sunarak az gören çocuklara daha gelişmiş bir kullanıcı deneyimi sunuyor.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, “Türk Telekom olarak ‘Türkiye’ye Değer’ vizyonumuz doğrultusunda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Günışığı projesi kapsamında sunduğumuz erken müdahale eğitimleriyle az gören çocukların toplumsal hayata daha eşit koşullarda katılmalarına destek oluyoruz. Türk Telekom Ar-Ge ekibi tarafından geliştirilen TahtApp uygulamamız, az gören çocukların sınıf ortamında, aydınlatma koşullarından bağımsız şekilde tahtadaki içerikleri tabletlerine aktarıp, akranlarıyla eş zamanlı bir şekilde eğitim almalarına olanak sağlıyor. 2026-2027 eğitim-öğretim yılında TahtApp ile 40 ilde 300 okulda 300’ün üzerinde az gören öğrencimizin eğitim yolculuğuna eşlik edeceğiz. Bu katkıyı daha da ileri taşımak için her yeni eğitim döneminde TahtApp’i çocuklarımızın ve öğretmenlerimizin ihtiyaçları doğrultusunda geliştirmeye devam ediyoruz. Bu yıl gerçekleştirdiğimiz teknik iyileştirmelerle uygulamanın görüntü kalitesini yükselttik, kullanımını daha anlaşılır ve akıcı hale getirdik ve güvenlik altyapısını güçlendirdik. Yeni dönemde daha fazla öğrencimizin eğitim yolculuğunu desteklemekten mutluluk duyuyoruz” dedi.</p>

<p>Türkiye’nin dijital dönüşümünün öncüsü Türk Telekom, teknolojiyi iyilik ve faydaya dönüştürerek çocukların eğitim yolculuklarına ışık tutmaya devam ediyor. Türk Telekom’un Engelsiz Yaşama Derneği (EyDer) iş birliğiyle 2014 yılından bu yana sürdürdüğü Günışığı projesi, az gören çocukların akranlarıyla eşit koşullarda eğitim alabilmelerine destek oluyor. Bu amaçla proje kapsamında özel olarak geliştirilen TahtApp uygulaması, 2026-2027 eğitim-öğretim yılında 40 ilde 300 okulda 300’ün üzerinde az gören öğrencinin eğitimine eşlik edecek. Yeni dönemde geliştirilen özellikleriyle çocuklara daha kolay, anlaşılır ve gelişmiş bir öğrenme deneyimi sunacak TahtApp; Ankara, Adana, Afyon, Antalya, Bolu, Çanakkale, Denizli, Eskişehir, Kocaeli, İstanbul, İzmir, Konya, Samsun, Trabzon, Elazığ, Gaziantep, Giresun, Manisa, Osmaniye, Ordu ve Sivas’taki yeni okullarda da kullanıma sunulacak.</p>

<p><strong>“Teknolojiyi toplumsal faydaya dönüştürmeyi sürdürüyoruz”</strong></p>

<p>Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Türk Telekom olarak ‘Türkiye’ye Değer’ vizyonumuz doğrultusunda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Günışığı projesi kapsamında sunduğumuz erken müdahale eğitimleriyle az gören çocukların toplumsal hayata daha eşit koşullarda katılmalarına destek oluyoruz. Türk Telekom Ar-Ge ekibi tarafından geliştirilen TahtApp uygulamamız, az gören çocukların sınıf ortamında, aydınlatma koşullarından bağımsız olarak tahtadaki içerikleri tabletlerine aktarıp, akranlarıyla eş zamanlı bir şekilde eğitim almalarına olanak sağlıyor. 2026-2027 eğitim-öğretim yılında TahtApp ile 40 ilde 300 okulda 300’ün üzerinde az gören öğrencimizi destekleyeceğiz. Her yeni eğitim döneminde TahtApp’i çocuklarımızın ve öğretmenlerimizin ihtiyaçları doğrultusunda geliştirmeye devam ediyoruz. Bu yıl gerçekleştirdiğimiz teknik iyileştirmelerle uygulamanın görüntü kalitesini yükselttik, kullanımını daha anlaşılır ve akıcı hale getirdik ve güvenlik altyapısını güçlendirdik. Yeni dönemde daha fazla öğrencimizin eğitim yolculuğuna eşlik edecek olmaktan mutluluk duyuyoruz. Teknolojiyi iyilik ve faydaya dönüştürme misyonumuz doğrultusunda, eğitimde fırsat eşitliğine katkı sunmaya ve Günışığı çocuklarımızın yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.</p>

<p><strong>TahtApp’te yeni eğitim dönemine özel teknik iyileştirmeler</strong></p>

<p>TahtApp’te, bu yıl kullanıcı deneyimini daha akıcı ve anlaşılır hale getirmek amacıyla bir dizi teknik güncelleme yapıldı. Bu çalışmalar, özellikle sınıf ortamında ve çocukların günlük kullanımında karşılaşılan ihtiyaçlar gözetilerek planlandı. TahtApp, yeni dönemde gerçekleştirilen teknik iyileştirmelerle daha akıcı ve anlaşılır bir kullanıcı deneyimi sunacak. Uygulamanın görüntü kalitesi önemli ölçüde yükseltilirken, tahta görüntüsü daha doğal ve net bir şekilde yansıtılmaya başlandı. Dokunmatik hareketler, alışılmış tablet ve akıllı tahta davranışlarıyla uyumlu hale getirilerek kullanım kolaylığı artırıldı. Ayrıca daha yüksek çözünürlüklü kamera desteğiyle, ekran büyütüldüğünde de görüntü netliği korundu.</p>

<p>Arayüz tarafında sadeleştirmeler yapılırken, TahtApp’in güvenlik altyapısı da yeni dönemde güçlendirildi. Uygulamanın kopyalanmasını veya değiştirilmiş sahte sürümlerinin üretilmesini engelleyecek bir güvenlik platformu entegrasyonu gerçekleştirildi. Gerçekleştirilen güncellemelerle TahtApp; daha net görüntü, daha doğal dokunmatik kullanım, sadeleştirilmiş arayüz ve güçlendirilmiş güvenlik sunarak hem öğretmenler hem de öğrenciler için daha kullanışlı bir hale getirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/turk-telekom-tahtapp-ile-az-goren-cocuklarin-egitimine-destegini-surduruyor</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 13:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/1791278239-tu-rk-telekom-c-e-o-ebubekir-s-ahin.jpg" type="image/jpeg" length="63999"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Kacır, IAC 2026’da Uluslararası İş Birliği Görüşmeleri Gerçekleştirdi]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/bakan-kacir-iac-2026da-uluslararasi-is-birligi-gorusmeleri-gerceklestirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/bakan-kacir-iac-2026da-uluslararasi-is-birligi-gorusmeleri-gerceklestirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, 77. Uluslararası Uzay Kongresi (IAC 2026) kapsamında Antalya’da farklı ülkelerden mevkidaşlarıyla bir araya geldi. Görüşmelerde girişimcilik, sanayi, teknoloji ve inovasyon alanlarında yeni iş birliği fırsatları değerlendirildi.</strong></p>

<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Antalya’da düzenlenen 77. Uluslararası Uzay Kongresi kapsamında yoğun bir diplomasi trafiği yürüttü. Kacır, kongre çerçevesinde İspanya, Lüksemburg, Birleşik Arap Emirlikleri, Özbekistan ve Zimbabve’den bakanlarla görüşmeler gerçekleştirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakan Kacır, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İspanya Sanayi ve Turizm Bakanı Jordi Hereu, Lüksemburg Ekonomi, KOBİ’ler, Enerji ve Turizm Bakanı Lex Delles, BAE Spor Bakanı Ahmad Belhoul Al Falasi, Özbekistan Dijital Teknolojiler Bakanı Sherzod Shermatov ve Zimbabve Çevre, İklim ve Yaban Hayatı Bakanı Evelyn Ndlovu ile görüşmeler gerçekleştirdiğini açıkladı.</p>

<p><strong>Gündemde teknoloji ve inovasyon vardı</strong></p>

<p>Görüşmelerde ülkeler arasındaki ekonomik ve teknolojik iş birliği olanakları ele alınırken, özellikle girişimcilik, sanayi, teknoloji ve inovasyon alanlarında ortak çalışma fırsatları değerlendirildi.</p>

<p>Kacır, görüşmelere ilişkin değerlendirmesinde, ortak hedefler doğrultusunda yeni ortaklıkların ve somut projelerin geliştirilmesi için çalışmaların sürdürüleceğini belirtti.</p>

<p>Bakan Kacır, <strong>IAC 2026’nın oluşturduğu uluslararası ortamın ülkeler arasındaki iş birliklerine yeni bir ivme kazandıracağına</strong> inandığını ifade etti.</p>

<p>Antalya’da düzenlenen Uluslararası Uzay Kongresi, uzay sektörünün yanı sıra farklı teknoloji alanlarında faaliyet gösteren ülkeler ve kuruluşlar arasında yeni temasların kurulmasına da zemin hazırlıyor. Kongre kapsamında gerçekleştirilen ikili görüşmelerin, Türkiye’nin uluslararası teknoloji ve inovasyon iş birliklerinin geliştirilmesine katkı sağlaması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/bakan-kacir-iac-2026da-uluslararasi-is-birligi-gorusmeleri-gerceklestirdi</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 13:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/sn-bakan-kacir-2.jpg" type="image/jpeg" length="41050"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[93. UFI Global Congress İçin Geri Sayım Başladı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/93-ufi-global-congress-icin-geri-sayim-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/93-ufi-global-congress-icin-geri-sayim-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>UFI Global Congress, 2-5 Kasım 2026 tarihlerinde Bahreyn Krallığı’nda gerçekleştirilecek. Exhibition World Bahrain ve Bahrain Tourism &amp; Exhibitions Authority ev sahipliğinde düzenlenecek kongrenin ana teması “Daha Güçlü Bağlantılar, Daha Akıllı Gelecekler” olacak. Informa Group CEO’su Lord Stephen A. Carter ise kongrenin ana konuşmacısı olarak sahne alacak.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sergi ve fuarcılık sektörünün küresel kuruluşu UFI, 93. UFI Global Congress için geri sayımı başlattı. 2-5 Kasım 2026 tarihlerinde Bahreyn Krallığı’nda düzenlenecek kongreye Exhibition World Bahrain ve Bahrain Tourism &amp; Exhibitions Authority (BTEA) ev sahipliği yapacak.</p>

<p>Bu yılki kongre, fuarcılık sektörünün geleceğe nasıl hazırlandığına odaklanacak. “Stronger Connections, Smarter Futures” (Daha Güçlü Bağlantılar, Daha Akıllı Gelecekler) temasıyla gerçekleştirilecek programda, giderek daha karmaşık ve öngörülemez hale gelen iş ortamında kuruluşların ivmelerini nasıl koruyabilecekleri, daha güvenli kararlar alabilecekleri ve yeni fırsatları nasıl değerlendirebilecekleri ele alınacak.</p>

<p>Bahrain Tourism and Exhibitions Authority CEO’su ve Exhibition World Bahrain Yönetim Kurulu Başkanı Sara Ahmed Buhejji, kongreye ev sahipliği yapmanın Exhibition World Bahrain açısından önemli bir kilometre taşı olduğunu belirterek, küresel fuarcılık topluluğunu ilk kez Bahreyn Krallığı’nda bir araya getirecek olmaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi.</p>

<p>Buhejji, kongreye bir ay kala dünyanın farklı bölgelerinden sektör liderlerini ağırlamayı beklediklerini belirterek, programda sektörün geleceğini şekillendiren trendler, fırsatlar ve fikirlerin ele alınacağını söyledi. Bahreyn’in kendine özgü misafirperverliğinin, ulaşılabilirliğinin ve gelişen iş etkinlikleri ekosisteminin de kongre katılımcılarına deneyimletileceğini ifade etti.</p>

<p>UFI CEO’su ve Genel Müdürü Chris Skeith OBE ise “Daha Güçlü Bağlantılar, Daha Akıllı Gelecekler” temasının UFI Global Congress’in temel amacını yansıttığını belirtti.</p>

<p>Skeith, hızla değişen ve öngörülmesi zor bir dünyada bir araya gelmenin, farklı bakış açılarını paylaşmanın ve geleceğe ilişkin netlik kazanmanın her zamankinden daha önemli olduğunu vurguladı. Bahreyn’in kongreye ev sahipliği yapmasından duydukları memnuniyeti dile getiren Skeith, ev sahibi ülkenin hazırlıklarına ve programa yönelik heyecanına dikkat çekerek etkinliğin başarılı geçeceğine inandığını ifade etti.</p>

<p><strong>ANA KONUŞMACI VE ANA SAHNE OTURUMLARI</strong><br />
Kongrenin ana sahne programında sektör liderleri ile fuarcılık sektörünün dışından uzman isimler bir araya gelerek sektörün geleceğini şekillendiren fırsat ve zorlukları değerlendirecek.</p>

<p>Oturumlarda güvenin yeniden tesis edilmesi ve büyümenin hızlandırılması, küresel etkinlik sektörünün dönüşümü, fuarcılık sektörünün oluşturduğu topluluklar, küresel ekonomik görünüm ile teknoloji, veri ve yapay zekânın sektördeki rolü ele alınacak.</p>

<p>Konuşmacılar, kuruluşların belirsizlik ortamına nasıl yanıt verdiği, yeni fırsatları nasıl değerlendirdiği ve yüz yüze deneyimler aracılığıyla nasıl daha fazla değer yaratabileceği konusunda görüşlerini paylaşacak.</p>

<p>Kongrenin öne çıkan bölümlerinden biri ise “Power of Live” başlıklı ana konuşma olacak. Informa Group CEO’su Lord Stephen A. Carter tarafından gerçekleştirilecek konuşmada, yüz yüze etkinliklerin giderek artan değeri, fuar ve etkinliklerin uluslararası pazarlara ve şehirlere katkısı ile veri ve yapay zekânın sektör ve müşteriler için yarattığı yeni fırsatlar ele alınacak.</p>

<p>RX CEO’su Hugh Jones ise ilk günün kapanış oturumunda fuarların katılımcılar için daha fazla değer yaratacak şekilde nasıl dönüştüğünü değerlendirecek. Jones, RX’in küresel etkinlik portföyünden elde ettiği deneyimler üzerinden, organizatörlerin fuarları katılımcıların daha etkin iş yapmasına olanak sağlayacak biçimde nasıl tasarlayabileceğini anlatacak.</p>

<p><strong>UFI ONUR MADALYASI VERİLECEK</strong><br />
Her yıl verilen UFI Medal of Honour (UFI Onur Madalyası), küresel fuarcılık sektörüne ve UFI topluluğuna olağanüstü katkı sağlayan isimleri onurlandırıyor.</p>

<p>2024 yılında yeniden düzenlenmeye başlanan tören, 93. UFI Global Congress kapsamında da gerçekleştirilecek. Törende, sektörün geleceğine yön veren vizyon, liderlik ve özveri sahibi isimler ödüllendirilecek.</p>

<p><strong>UFI’DE LİDERLİK DEĞİŞİMİ</strong><br />
UFI Global Congress’in son günü, UFI yönetiminde önemli bir değişime de sahne olacak.</p>

<p>Messe Düsseldorf Group Başkanı ve CEO’su Wolfram Diener, UFI Başkanlığı görevini devralacak. Diener, başkanlık görevini Bhiraj Buri Group Başkan Yard</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/93-ufi-global-congress-icin-geri-sayim-basladi</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 13:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/s-a-c-stephen-a-carter-crop-300dpi-high-fidelityv3-scaled.jpg" type="image/jpeg" length="62102"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Arap Büyükelçileri ve Arap Devletleri Ligi Temsilciliği 17. Boğaziçi Zirvesi için Ankara'da buluştu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/arap-buyukelcileri-ve-arap-devletleri-ligi-temsilciligi-17-bogazici-zirvesi-icin-ankarada-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/arap-buyukelcileri-ve-arap-devletleri-ligi-temsilciligi-17-bogazici-zirvesi-icin-ankarada-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>23 büyükelçi ile Arap Devletleri Ligi temsilcileri, 17. Boğaziçi Zirvesi öncesinde Ankara’da düzenlenen toplantıda bir araya geldi. Görüşmelerde Türkiye ile Arap ülkeleri arasındaki ekonomik ve diplomatik ilişkilerin geliştirilmesi, yeni yatırım fırsatları ve bölgesel iş birliği imkanları ele alındı.</strong></p>

<p>Uluslararası İşbirliği Platformu (UİP) tarafından bu yıl “Dönüşen Dünyada Denge Arayışı” temasıyla düzenlenecek 17. Boğaziçi Zirvesi öncesinde gerçekleştirilen geleneksel Büyükelçiler Toplantısı, Ankara’da yapıldı.</p>

<p>Toplantıya 23 büyükelçinin yanı sıra Arap Devletleri Ligi temsilcileri katıldı. Görüşmelerde başta enerji, ulaştırma, lojistik, sağlık, tarım ve turizm olmak üzere farklı sektörlerde Türkiye ile bölge ülkeleri arasındaki ekonomik iş birliğinin geliştirilmesine yönelik fırsatlar değerlendirildi.</p>

<p>5-6 Kasım tarihlerinde İstanbul’daki Four Seasons Hotel’de gerçekleştirilecek Boğaziçi Zirvesi’ne yaklaşık 70 ülkeden devlet ve hükümet temsilcileri, diplomatlar, iş dünyası mensupları ve kanaat önderlerinin katılması bekleniyor.</p>

<p><strong>ÖZGENCIL: “ZİRVE YENİ BAĞLANTILARIN KURULMASINA ZEMİN HAZIRLIYOR”</strong><br />
UİP Kurucusu Cengiz Özgencil, Ankara’daki buluşmanın Boğaziçi Zirvesi’nin uluslararası niteliğini güçlendiren önemli organizasyonlardan biri olduğunu belirtti.</p>

<p>Büyükelçilerle uzun yıllara dayanan iletişimin zirvenin kapsamının genişlemesine katkı sunduğunu ifade eden Özgencil, toplantının Türkiye ile farklı coğrafyalar arasında yeni bağlantılar kurulması açısından da önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Özgencil, bu yıl zirvede küresel ölçekte yaşanan dönüşümlerin ve ortaya çıkan yeni dengelerin ele alınacağını belirterek, farklı bölgelerden temsilcileri ortak bir platformda buluşturmayı amaçladıklarını kaydetti.</p>

<p><strong>ARAP DÜNYASI İLE İLİŞKİLERDE EKONOMİK İŞ BİRLİĞİ ÖNE ÇIKTI</strong><br />
Arap Devletleri Ligi Büyükelçisi Dr. Malek Mousli, Boğaziçi Zirvesi’nin Türkiye ile Arap ülkeleri arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi bakımından önemli bir buluşma noktası olduğunu ifade etti.</p>

<p>Önceki yıllardaki zirveleri yakından takip ettiğini belirten Mousli, bu yılki organizasyonun da başarılı bir şekilde gerçekleşmesini beklediğini söyledi. Mousli, Arap ülkelerinin Ankara’daki büyükelçilerini zirveye katılmaları ve katkı sunmaları konusunda teşvik ettiğini dile getirdi.</p>

<p>Türkiye ile Arap ülkeleri arasındaki ekonomik ilişkilerin sağlık ve tarım gibi alanlarda daha da çeşitlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Mousli, bölgedeki gelişmelerin Türkiye ile Arap dünyası arasındaki coğrafi yakınlığın stratejik önemini ortaya koyduğunu belirtti.</p>

<p>Türkiye’nin enerji ve çeşitli ürünlerin Arap ülkelerinden Avrupa’ya taşınmasında önemli bir güzergah konumunda bulunduğunu ifade eden Mousli, iki taraf arasındaki ilişkilerin diplomatik temasların ötesine taşınarak daha kapsamlı bir iş birliği anlayışıyla ele alınması gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>ÜRDÜN, ENERJİ VE DEMİRYOLU PROJELERİNE DİKKAT ÇEKTİ</strong><br />
Ürdün’ün Ankara Büyükelçisi Hazım İssam Al Khatib Al Tamımı, ülkesinin Boğaziçi Zirvesi’ne bu yıl da katılım sağlayacağını belirtti.</p>

<p>Zirvenin yalnızca bölgesel gelişmeleri değil, küresel ölçekte önem taşıyan başlıkları da gündeme getirdiğini ifade eden Tamımı, Türkiye ile Ürdün arasında farklı sektörlerde ortak çalışma alanlarının bulunduğunu söyledi.</p>

<p>Enerji sektöründe Türkiye’nin deneyimlerinden faydalanabileceklerini belirten Tamımı, bölgesel ulaşım bağlantılarının güçlendirilmesi açısından demiryolu projelerinin de önemli fırsatlar sunduğunu kaydetti.</p>

<p>Tamımı, Suudi Arabistan’dan Türkiye’ye, Ürdün ve Suriye üzerinden uzanabilecek bir demiryolu hattının bölge ülkeleri arasında ulaşım ve ticaret açısından yeni imkanlar oluşturabileceğini belirterek, Türkiye’nin bu alandaki tecrübelerinden yararlanılabileceğini ifade etti.</p>

<p><strong>MALDİVLER TÜRK YATIRIMCILARLA YENİ İŞ BİRLİKLERİ HEDEFLİYOR</strong><br />
Maldivler’in Ankara Büyükelçisi Abdul Raheem Abdul Latheef ise Boğaziçi Zirvesi’ne üçüncü kez katılacağını açıkladı.</p>

<p>Zirvenin Türkiye-Maldivler ilişkilerinin geliştirilmesi için önemli temas fırsatları oluşturduğunu belirten Latheef, Ankara’daki Maldivler Büyükelçiliği’nin henüz iki yıllık bir geçmişe sahip olduğunu hatırlattı.</p>

<p>Latheef, zirveye ilk katılımdan itibaren yeni bağlantılar kurma ve farklı sektörlerde iş birlikleri geliştirme imkanı bulduklarını söyledi.</p>

<p>Maldivler ekonomisinin ağırlıklı olarak turizme dayandığını belirten Latheef, zirvenin ülkesinin turizm potansiyelini uluslararası yatırımcılara tanıtmak açısından önemli bir platform olduğunu dile getirdi. Gayrimenkul sektörünün de yatırım açısından dikkat çeken alanlardan biri olduğunu kaydeden Latheef, Türkiye ile önümüzdeki dönemde farklı sektörlerde daha kapsamlı iş birlikleri kurmak istediklerini ifade etti.</p>

<p>İklim değişikliğinin Maldivler açısından kritik bir konu olduğunu vurgulayan Latheef, zirvede iklim kaynaklı risklerin yanı sıra uluslararası ortak çalışma imkanlarının da gündeme gelmesini beklediklerini söyledi.</p>

<p><strong>BAE-TÜRKİYE EKONOMİK İLİŞKİLERİNDE YENİ FIRSATLAR</strong><br />
Birleşik Arap Emirlikleri’nin Ankara Büyükelçisi Saeed Thani Hareb Al Dhaneri de Türkiye ile BAE arasındaki ekonomik ilişkilerin ulaştığı seviyeye dikkat çekti.</p>

<p>Boğaziçi Zirvesi’nin iki ülke arasındaki mevcut ekonomik iş birliklerinin geliştirilmesine katkı sağlayabilecek bir platform olduğunu belirten Al Dhaneri, kısa süre önce İstanbul’da lojistik sektörüne yönelik bir forum gerçekleştirildiğini hatırlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye ve BAE’nin ekonomik açıdan birbirini tamamlayan ve destekleyen bir ilişki içinde bulunduğunu ifade eden Al Dhaneri, iki ülkenin bölgedeki diğer devletlerle de çeşitli alanlarda iş birliklerini artırdığını söyledi.</p>

<p>Uluslararası toplantıların bu ilişkilerin daha da geliştirilmesi açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirten Al Dhaneri, 17. Boğaziçi Zirvesi’nden de yeni ortaklıklar ve somut iş birliği imkanlarının ortaya çıkmasını beklediklerini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/arap-buyukelcileri-ve-arap-devletleri-ligi-temsilciligi-17-bogazici-zirvesi-icin-ankarada-bulustu</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 13:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/arap-buyukelcileri-ve-arap-devletleri-ligi-temsilciligi-bulusmasijpg.jpeg" type="image/jpeg" length="92026"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İMİB Başkanı Çekiç: Madenciliğin Gerçekleri Döviz Dönüşüm Desteğine Yansıtılmalı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/imib-baskani-cekic-madenciligin-gercekleri-doviz-donusum-destegine-yansitilmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/imib-baskani-cekic-madenciligin-gercekleri-doviz-donusum-destegine-yansitilmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İstanbul Maden İhracatçıları Birliği (İMİB) Başkanı Metin Çekiç, 1 Ekim 2026 itibarıyla değişen döviz dönüşüm desteğinin madencilik sektörünün yatırım ve üretim yapısını daha fazla dikkate alması gerektiğini söyledi. Çekiç, desteğin mevcut haliyle sektörün küresel rekabet gücünü korumakta yetersiz kaldığını belirterek, oranların en az yüzde 5-8 seviyesine çıkarılmasını ve ihracatçıların finansmana erişiminin kolaylaştırılmasını istedi.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın ihracatçıların döviz gelirlerini Türk lirasına dönüştürmesine yönelik destek mekanizmasında yaptığı yeni düzenlemeler, madencilik sektörünün beklentilerini de yeniden gündeme taşıdı.</p>

<p>Yüksek enerji ve işçilik giderleri, akaryakıt ve lojistik maliyetleri, finansman yükü ve döviz bazlı makine-ekipman ihtiyacı nedeniyle farklı bir maliyet yapısına sahip olan madencilik sektörü, döviz dönüşüm sisteminde sektörün kendine özgü koşullarının daha fazla dikkate alınmasını bekliyor.</p>

<p>İMİB Başkanı Metin Çekiç de yeni uygulamaya ilişkin değerlendirmesinde, ihracatçıların yalnızca döviz gelirlerinin TL’ye dönüşümünü değil, üretim ve ihracat kapasitesini artırmalarını sağlayacak koşulların oluşturulması gerektiğine dikkat çekti.</p>

<p><strong>“Yüzde 3’lük destek madencilik için yeterli değil”</strong><br />
Madencilik sektörünün dünya piyasalarında yoğun fiyat rekabeti altında faaliyet gösterdiğini belirten Çekiç, Türkiye’de artan maliyetlerin uluslararası müşterilere aynı ölçüde yansıtılamadığını söyledi.</p>

<p>Enerji, işçilik, akaryakıt, nakliye, finansman, bakım-onarım, çevre, ruhsat ve izin giderlerindeki artışın üreticilerin maliyetlerini yükselttiğini belirten Çekiç, kur hareketlerinin bu artışları karşılamadığı dönemlerde ihracatçıların rekabet gücünün zayıfladığını ifade etti.</p>

<p>Çekiç, mevcut yüzde 3 seviyesindeki desteğin sektör açısından yeterli olmadığını belirterek, destek oranlarının sektörlerin maliyet yapısı, enerji yoğunluğu, yatırım ihtiyacı ve ihracat özellikleri dikkate alınarak yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>İMİB Başkanı, madencilik sektörü için desteğin yüzde 5-8 aralığına çıkarılmasının yanı sıra finansmana erişimin de kolaylaştırılmasını beklediklerini kaydetti.</p>

<p><strong>Madencilikte gerçek katma değer uzun vadede ortaya çıkıyor</strong><br />
Çekiç’in dikkat çektiği bir diğer konu ise yeni sistemde katma değer hesaplamalarının madenciliğin uzun yatırım süreçlerini kapsaması oldu.</p>

<p>Bir maden sahasının üretime geçmesinin yıllar sürebildiğini belirten Çekiç; arama, sondaj, rezerv geliştirme, dekapaj, ocak hazırlığı, altyapı çalışmaları, makine ve ekipman yatırımları ile çevre ve rehabilitasyon faaliyetlerinin üretim sürecinin ayrılmaz parçaları olduğunu ifade etti.</p>

<p>Madencilikte ekonomik katkının yalnızca bir yıllık faaliyet kârı ya da doğrudan istihdam üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Çekiç, yerli yatırım ve hizmet alımlarının da katma değer hesabında dikkate alınması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Çekiç’e göre, rezervin aranmasından çıkarılmasına, işlenmesinden ihraç edilebilir hale getirilmesine ve dünya pazarlarına ulaştırılmasına kadar uzanan uzun değer zinciri, sektörün Türkiye ekonomisine sağladığı katkının temelini oluşturuyor.</p>

<p>Döviz, üretimin devamı için de kullanılıyor<br />
Madencilik faaliyetlerinin yüksek miktarda makine ve ekipman yatırımı gerektirdiğine dikkat çeken Çekiç, ihracatçı şirketlerin hesaplarında tuttukları dövizin önemli bölümünün üretimin devamlılığı için kullanıldığını belirtti.</p>

<p>İş makineleri, sondaj ekipmanları, kırıcılar, motorlar, elektronik sistemler ve yedek parçaların önemli bir kısmının döviz cinsinden fiyatlandığını aktaran Çekiç, şirketlerin döviz pozisyonu değerlendirilirken mevcut yükümlülüklerinin de hesaba katılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Firmaların kısa ve orta vadeli döviz borçları, yatırım taahhütleri ve ithal girdilerinin göz önünde bulundurulmasının önemine işaret eden Çekiç, üretim amacıyla elde tutulan dövizin “atıl varlık” olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><strong>“Asıl hedef daha fazla döviz kazandırmak olmalı”</strong><br />
Döviz dönüşüm desteğinin kısa vadeli uygulamalardan ziyade ihracatçıya uzun vadeli öngörülebilirlik sağlayan bir politika çerçevesine oturtulması gerektiğini belirten Çekiç, Türkiye’nin kalıcı döviz geliri artışı sağlamasının yolunun üretim ve ihracat kapasitesini güçlendirmekten geçtiğini söyledi.</p>

<p>Çekiç, ihracatçının rekabet gücünün zayıflaması halinde siparişlerin ve buna bağlı olarak üretimin azalabileceğine dikkat çekerek, bunun uzun vadede ülkeye giren döviz miktarını da olumsuz etkileyebileceğini belirtti.</p>

<p>İMİB Başkanı, Türkiye’nin önceliğinin ihracatçının mevcut döviz gelirini daha fazla TL’ye çevirmesini sağlamak yerine, ihracatçının daha fazla üretim yaparak ülkeye daha yüksek döviz kazandırmasını mümkün kılmak olması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Çekiç, madenciliğin yatırım, üretim ve maliyet yapısını dikkate alan; gerçek katma değeri destekleyen, uluslararası rekabet gücünü koruyan ve Türkiye’nin uzun vadeli döviz gelirlerini artırmayı hedefleyen daha kapsayıcı ve sürdürülebilir bir sistem oluşturulması gerektiğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/imib-baskani-cekic-madenciligin-gercekleri-doviz-donusum-destegine-yansitilmali</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 12:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/metin-cekic-3.jpg" type="image/jpeg" length="12350"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Piano Jewellery 43 Ülkede Büyüyor: Yeni Hedef Pazarlarda Gözünü Küresel Rekabete Çevirdi]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/piano-jewellery-43-ulkede-buyuyor-yeni-hedef-pazarlarda-gozunu-kuresel-rekabete-cevirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/piano-jewellery-43-ulkede-buyuyor-yeni-hedef-pazarlarda-gozunu-kuresel-rekabete-cevirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türk mücevher sektörünün ihracat odaklı markalarından Piano Jewellery, 60. IJS Istanbul Jewelry Show’da uluslararası alıcılarla bir araya gelerek yeni iş birliklerinin kapısını araladı. 43 ülkeye ihracat yapan marka, küresel pazarlardaki varlığını genişletmeyi hedefliyor.</strong></p>

<p>Kuyumculuk sektöründeki üretim tecrübesini tasarım anlayışıyla birleştiren Piano Jewellery, uluslararası büyüme stratejisi doğrultusunda yeni pazarlara yöneldi. Marka, 60. IJS Istanbul Jewelry Show kapsamında altın ve pırlantalı lüks piercing başta olmak üzere yeni koleksiyonlarını sektör profesyonellerinin beğenisine sundu.</p>

<p>Fuarda mevcut iş ortaklarıyla görüşmelerini sürdüren Piano Jewellery, farklı ülkelerden gelen alıcılarla da yeni ticari bağlantılar ve ihracat fırsatları üzerine temaslarda bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>43 ülkeye ihracat gerçekleştiriyor</strong></p>

<p>Piano Jewellery Kurucusu Aytaç Kamar, markanın yurt dışındaki faaliyetlerine ilişkin yaptığı değerlendirmede, bugün itibarıyla 43 ülkeye ihracat gerçekleştirdiklerini belirtti. Türkiye’de yaklaşık 220, yurt dışında ise 80 satış noktasında faaliyet gösterdiklerini ifade eden Kamar, ihracat ağını yeni coğrafyalarla büyütmeyi amaçladıklarını söyledi.</p>

<p>Markanın farklı bölgelerde farklı ürün gruplarıyla öne çıktığını aktaran Kamar, Avrupa’da altın ve pırlantalı modellerin, Güney Amerika’da ise Piano Luxury piercing grubunun ilgi gördüğünü belirtti. Orta Doğu pazarında daha minimal tasarımların, Bağımsız Devletler Topluluğu (CIS) ülkelerinde ise tasarım odaklı ve daha dikkat çekici modellerin tercih edildiğini kaydetti.</p>

<p>Kamar, Türkiye’nin kuyumculuk alanındaki üretim kabiliyetini ve zanaatkârlık birikimini uluslararası pazarlara taşımaya devam edeceklerini vurguladı.</p>

<p><strong>“Üretim gücünü tasarım ve markayla desteklemeliyiz”</strong></p>

<p>Türk kuyumculuk sektörünün üretim kapasitesi, ustalık geleneği ve ürün çeşitliliği açısından önemli bir avantaja sahip olduğunu belirten Aytaç Kamar, küresel rekabette bu gücün marka ve tasarımla desteklenmesi gerektiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kamar, sektörün daha fazla uluslararası marka ortaya çıkarması, Türk tasarım gücünün dünya pazarlarında daha görünür hale gelmesi ve tüketiciye doğrudan ulaşabilen markaların çoğalması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Sektörün mevcut koşullarına da değinen Kamar; yüksek altın fiyatları, finansmana erişimdeki güçlükler ve iç pazardaki daralmanın kuyumculuk sektörü açısından önemli gündem maddeleri olduğunu söyledi. Altın ithalatına yönelik kotanın ise üreticilerin ham maddeye erişimi ve maliyetleri üzerinde ek bir baskı yarattığını belirtti.</p>

<p><strong>Gençlerin mücevher alışkanlıkları değişiyor</strong></p>

<p>Altın fiyatlarındaki yükselişin yanı sıra tüketici alışkanlıklarındaki değişimin mücevher sektöründe yeni eğilimleri beraberinde getirdiğini belirten Kamar, özellikle genç tüketicilerin daha düşük gramajlı, günlük kullanıma uygun ve kişiselleştirilebilen ürünlere yöneldiğini söyledi.</p>

<p>Tasarımın genç tüketiciler açısından giderek daha belirleyici hale geldiğine dikkat çeken Kamar, altın ve pırlantalı mücevherlerin yalnızca ekonomik değerleri nedeniyle değil, kişisel stilin bir parçası olarak da tercih edildiğini ifade etti.</p>

<p>Bu dönüşümle birlikte altın ve pırlantalı lüks piercing kategorisinin de geliştiğini belirten Kamar, yeni ürün gruplarının sektöre farklı müşteri profilleri kazandırabileceğini söyledi.</p>

<p><strong>Yeni nesil mücevher kategorilerine yatırım</strong></p>

<p>Piano Jewellery, değişen tüketici beklentileri doğrultusunda ürün gamını da genişletiyor. Markanın koleksiyonları arasında minimal ve pırlantalı tasarımların yanı sıra ear styling, septum piercing ve şahmeran gibi farklı kategoriler bulunuyor.</p>

<p>Farklı taş kesimleri, renkli değerli taşlar ve kişiselleştirilebilir alternatiflerle koleksiyonlarını çeşitlendiren marka, tasarım odaklı yaklaşımıyla uluslararası pazarlardaki konumunu güçlendirmeyi ve yeni coğrafyalarda büyümeyi hedefliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/piano-jewellery-43-ulkede-buyuyor-yeni-hedef-pazarlarda-gozunu-kuresel-rekabete-cevirdi</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 12:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/d-k-m-c-k-d-m-c-d.JPG" type="image/jpeg" length="16820"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EİB’nin eylül ihracatı yüzde 11 arttı: 1,7 milyar dolara ulaştı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/eibnin-eylul-ihracati-yuzde-11-artti-17-milyar-dolara-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/eibnin-eylul-ihracati-yuzde-11-artti-17-milyar-dolara-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ege İhracatçı Birlikleri (EİB), eylül ayında ihracatını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11 artırarak 1 milyar 705 milyon dolara yükseltti. EİB’nin ihracatında tarım ürünleri ve su ürünleri ile hayvansal mamuller sektörlerindeki güçlü performans öne çıktı.</strong></p>

<p>Türkiye’nin eylül ayı ihracatı da yüzde 15,4 artışla 22,5 milyar dolardan 26 milyar dolara yükseldi. EİB’nin ocak-eylül dönemindeki ihracatı ise yüzde 6’lık artışla 13 milyar 690 milyon dolardan 14 milyar 482 milyon dolara çıktı. Son 12 aylık dönemde ise EİB’nin ihracatı yüzde 4 artarak 19 milyar 290 milyon dolara ulaştı.</p>

<p><strong>Tarım ihracatında yüzde 18’lik artış</strong></p>

<p>Eylül ayında EİB bünyesindeki tarım sektörlerinin ihracatı yüzde 18 yükselerek 644 milyon dolardan 761 milyon dolara çıktı. Sanayi ürünleri ihracatı da yüzde 5 artışla 787 milyon dolara ulaşırken, maden ihracatçıları yüzde 11’lik yükselişle 157,7 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi.</p>

<p>EİB bünyesinde ihracat liderliği ise dokuz yıl aradan sonra el değiştirdi. Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, eylül ayında gerçekleştirdiği 193 milyon dolarlık ihracatla ilk sıraya yerleşti.</p>

<p><strong>İkincilik için nefes kesen yarış</strong></p>

<p>Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği, 182 milyon 78 bin dolarlık ihracatla ikinci sırada yer alırken, Ege Tütün İhracatçıları Birliği 182 milyon 63 bin dolarlık ihracatla üçüncü oldu.</p>

<p>İki birlik arasındaki yalnızca 15 bin dolarlık fark, eylül ayındaki ikincilik yarışının ne kadar çekişmeli geçtiğini ortaya koydu. Ege Tütün İhracatçıları Birliği ayrıca ihracatını yüzde 68 artırarak ayın ihracat artış rekortmeni oldu.</p>

<p>Ege Maden İhracatçıları Birliği de ihracatını yüzde 11 artırarak 157,7 milyon dolara çıkardı ve sıralamada dördüncü basamakta yer aldı.</p>

<p>Eylül ayında Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği 109 milyon dolar, Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği ise 106 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Böylece iki birlik 100 milyon dolar sınırını aşmayı başardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni sezona giren Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği de ihracatını yüzde 22 artırarak 96 milyon dolara yükseltti. Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği 89 milyon dolar, Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği ise 70 milyon dolarlık ihracat yaptı.</p>

<p>Eylül ayında Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği 24,1 milyon dolar, Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği 20,5 milyon dolar, Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği ise 12,5 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi.</p>

<p><strong>EİB ihracatında Avrupa Birliği ilk sırada</strong></p>

<p>EİB’nin eylül ayında en fazla ihracat yaptığı bölge Avrupa Birliği ülkeleri oldu. AB ülkelerine yapılan ihracat 807 milyon dolara ulaşırken, bu rakam EİB’nin toplam ihracatının yüzde 47,4’ünü oluşturdu.</p>

<p>Amerika kıtasına yapılan ihracat yüzde 18 artarak 221 milyon dolara yükseldi. Uzakdoğu ülkelerine ihracatta ise yüzde 43’lük dikkat çekici bir artış yaşandı ve ihracat 155 milyon dolara çıktı.</p>

<p>Buna karşılık Orta Doğu ülkelerine ihracat yüzde 12 gerileyerek 130 milyon dolara, Afrika kıtasına yapılan ihracat ise yüzde 11,5 düşüşle 112 milyon dolara indi.</p>

<p><strong>ABD, Almanya’yı geride bıraktı</strong></p>

<p>Ülke bazında EİB’nin eylül ayındaki ihracatında zirve Amerika Birleşik Devletleri’nin oldu. ABD’ye ihracat yüzde 28 artışla 171 milyon dolara yükselirken, böylece Almanya geride bırakıldı.</p>

<p>EİB’nin önemli pazarlarından Almanya’ya ihracat da yüzde 14 artış göstererek 157 milyon dolara ulaştı. İtalya ise 92,5 milyon dolarlık ihracatla üçüncü sırada yer aldı.</p>

<p><strong>Ege Bölgesi ihracatı 2,6 milyar doları aştı</strong></p>

<p>Ege Bölgesi’nin toplam ihracatı da eylül ayında güçlü bir artış gösterdi. Bölgenin ihracatı, geçen yılın aynı ayındaki 2 milyar 322 milyon dolardan 2 milyar 611 milyon dolara yükselerek yüzde 12,4 arttı.</p>

<p>İzmir’in ihracatı 1 milyar 114 milyon dolardan 1 milyar 235 milyon dolara çıkarken, Denizli yüzde 22’lik artışla ihracatını 479 milyon dolara yükseltti ve Manisa’yı geride bırakarak bölgenin ikinci büyük ihracatçısı oldu.</p>

<p>Manisa’nın ihracatı 456 milyon dolardan 436 milyon dolara gerilerken, Muğla 110 milyon dolarlık ihracatını 145 milyon dolara taşıdı.</p>

<p>Eylül ayının ihracat artış rekortmeni ise Balıkesir oldu. Kentin ihracatı yüzde 86 gibi yüksek bir artışla 60,4 milyon dolardan 119 milyon dolara yükseldi.</p>

<p>Aynı dönemde Aydın 86 milyon dolar, Afyonkarahisar 40 milyon dolar, Uşak 36,7 milyon dolar ve Kütahya 33,5 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi.</p>

<p><strong>Öztürk: “Son çeyrek için umut veren bir tablo oluştu”</strong></p>

<p>Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, eylül ayında hem Türkiye genelinde hem de EİB özelinde çift haneli ihracat artışı yakalanmasının yılın son çeyreği açısından olumlu bir tablo oluşturduğunu belirtti.</p>

<p>Küresel rekabetin giderek yoğunlaştığına ve jeopolitik risklerin arttığına dikkat çeken Öztürk, Türkiye’de enflasyon ile döviz kuru arasındaki makasın da ihracatçı üzerindeki baskıyı artırdığını ifade etti.</p>

<p>İhracatçıların tüm bu zorluklara rağmen ülkeye döviz kazandırmak için çalışmalarını sürdürdüğünü vurgulayan Öztürk, finansmana erişimin kolaylaştırılması halinde 2026 sonunda 20 milyar dolarlık ihracat seviyesine ulaşabileceklerini söyledi.</p>

<p>Öztürk ayrıca, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın döviz dönüşüm uygulamasında ihracatçıların mağduriyet yaşamayacağı bir altyapının oluşturulması beklentisini dile getirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/eibnin-eylul-ihracati-yuzde-11-artti-17-milyar-dolara-ulasti</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 12:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/k-l-m-l-k-m-l-m.JPG" type="image/jpeg" length="16051"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[OGTY’de finale kalan 10 proje belli oldu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ogtyde-finale-kalan-10-proje-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ogtyde-finale-kalan-10-proje-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) tarafından Ticaret Bakanlığı’nın desteği ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) koordinasyonuyla düzenlenen Otomotivin Geleceği Tasarım Yarışması’nda (OGTY) büyük finale yükselen 10 proje açıklandı.</strong></p>

<p>Bu yıl 15’inci kez düzenlenen OGTY, otomotiv sektöründe teknoloji, inovasyon ve girişimcilik alanındaki yeni fikirleri desteklemeye devam ediyor. “Endüstriyel Mobilite” temasıyla gerçekleştirilen yarışmada finalistler; otonom sürüş yazılımlarından yapay zekâ çözümlerine, yeni nesil otomotiv komponentlerinden kapsamlı mobilite sistemlerine kadar farklı alanlardaki projeleriyle dikkat çekti.</p>

<p>Titiz değerlendirme sürecinin ardından finale kalmaya hak kazanan projeler şöyle sıralandı:</p>

<p>BEESPENSER</p>

<p>GIBRIN eDRIVE</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>HELIOS</p>

<p>ICARBON</p>

<p>NUMANUFACTURING</p>

<p>PULSESYSTECH</p>

<p>ŞARJNERDE</p>

<p>TUSMEC</p>

<p>VERDANTWAVE</p>

<p>WELDSIGHT AI</p>

<p><strong>Kazananlar 21 Ekim’de açıklanacak</strong><br />
OGTY’nin bu yılki ödül töreni, 21 Ekim 2026 tarihinde Gazi Üniversitesi’nde düzenlenecek. Otomotiv sektörünün temsilcilerinin yanı sıra yatırımcılar, akademisyenler ve girişimcilerin de katılması beklenen etkinlikte, finale kalan projeler arasından dereceye girenler belli olacak.</p>

<p>Yarışma, otomotiv sektörünün geleceğini şekillendirecek yenilikçi fikirlerin görünürlük kazanmasının yanı sıra girişimcilerin yatırım ve iş dünyasıyla buluşmasına da katkı sağlamayı hedefliyor.</p>

<p><strong>Girişimcilere farklı fırsatlar sunuluyor</strong><br />
OGTY’de dereceye giren girişimciler yalnızca nakdi ödüllerle değil, farklı desteklerle de buluşturuluyor. Bu kapsamda girişimcilere, projelerinin fikrî mülkiyet haklarını korumalarına yönelik Patent Tescil Ödülü de sunuluyor.</p>

<p>Finalistler ayrıca İTÜ ARI Teknokent bünyesindeki İTÜ Çekirdek Programı kapsamında projelerini geliştirme ve girişimcilik alanındaki yetkinliklerini artırma fırsatı elde ediyor.</p>

<p>Dereceye giren projeler için bir diğer önemli fırsat ise Big Bang Start-up Challenge sahnesi olacak. Girişimciler burada projelerini geniş bir girişimcilik ekosistemine tanıtma ve potansiyel yatırımcılarla bir araya gelme imkânı bulacak.</p>

<p>OGTY, bu yıl da otomotiv sektöründe yenilikçi teknolojilerin geliştirilmesini ve Türkiye’nin mobilite alanındaki girişimcilik potansiyelinin güçlendirilmesini amaçlıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ogtyde-finale-kalan-10-proje-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 12:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/k-j-n-k-j-n-k.JPG" type="image/jpeg" length="42055"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
