<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Fuar Dergisi</title>
    <link>https://www.fuardergisi.com.tr</link>
    <description>Fuar Dergisi, ulusal ve uluslararası fuarlar, sektörel yenilikler ve ekonomi dünyasındaki en önemli gelişmeleri takip eden profesyoneller için kapsamlı analizler, röportajlar ve özel haberler sunar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>"Türkiye'nin ilk ve tek ulusal Fuar, Kongre ve Festival dergisi</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 26 Sep 2026 19:13:19 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TÜRKONFED Zirvesi’nde Ekonomik Dayanıklılık Ve Bölgesel Kalkınma Mesajı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/turkonfed-zirvesinde-ekonomik-dayaniklilik-ve-bolgesel-kalkinma-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/turkonfed-zirvesinde-ekonomik-dayaniklilik-ve-bolgesel-kalkinma-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türk İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) tarafından, Fırat Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu (FIRATSİFED) ev sahipliğinde Elazığ’da düzenlenen 27. İş Dünyası Zirvesi’nin ikinci ve son günü, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın katılımıyla gerçekleştirildi. “Kalıcı Belirsizlik Çağında Ekonomik Dayanıklılık” temasıyla düzenlenen zirvede ekonomik güvenlik, Orta Vadeli Program (OVP), üretim kapasitesinin korunması, KOBİ’lerin küresel pazarlara açılması ve barış ortamının bölgesel kalkınmaya etkisi ele alındı.</strong></p>

<p>Zirvenin açılış oturumunda Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın yanı sıra Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu ve Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları da konuşma yaptı. Kamu, yerel yönetimler, iş dünyası ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getiren programda, Türkiye’nin ekonomik dayanıklılığının güçlendirilmesine yönelik değerlendirmeler paylaşıldı.</p>

<p><strong>Süleyman Sönmez: “Önceliğimiz Üretim Kapasitesinin Korunması Olmalı”</strong></p>

<p>TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Sönmez, finansal kırılganlıkların azalma eğiliminde olduğunu ancak yatırım ve üretim kararları açısından enflasyon patikası, maliye politikası ve yönetilen fiyatların birbiriyle uyumlu ilerlemesinin önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yeni OVP’de yer alan reform başlıklarının iş dünyasının gündeme getirdiği konularla örtüştüğünü belirten Sönmez, önceliğin üretim kapasitesinin korunması olması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Sönmez, “Yıl içerisinde açıklanan kredi destek paketleri gibi politikaların meyvelerini vermesini sabırsızlıkla bekliyoruz. İhracat ve yatırım yapan işletmelere, hedefli ve geçici araçlarla nefes alanı açılmaya devam edilmesini önemli buluyoruz. Öte yandan dünya yeniden sanayileşmenin yollarını ararken dezenflasyon sürecinin üretim mirasımızı aşındırması stratejik bir risk oluşturur. Sanayisizleşmenin; nitelikli istihdamın zayıflaması, orta sınıfın daralması, gençlerin ve kadınların iş gücüne katılımının sınırlanması ve bölgesel eşitsizliklerin sürmesi gibi toplumsal sonuçları da olur. Bu nedenle üretimi korumak, toplumsal güveni ve dayanıklılığı da korumak demektir” dedi.</p>

<p>Üretimin yalnızca ne kadar yapıldığının değil, nerede gerçekleştirildiğinin de önem taşıdığını ifade eden Sönmez, Anadolu’ya sanayi göçü planının üretim gücünü ülke geneline yaymak açısından önemli bir adım olduğunu belirtti.</p>

<p><strong>“Barış Temettüsü Ortak Refaha Dönüşecek”</strong></p>

<p><img alt="T Ü R K O N F E D Görsel 1-3" class="detail-photo img-fluid" height="1639" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/t-u-r-k-o-n-f-e-d-gorsel-1-3.jpeg" width="2457" /></p>

<p>Kalkınma yolunda atılacak en önemli adımlardan birinin barış olduğunu dile getiren Sönmez, uzun süre güvenlik riski altında kalan bölgelerde mevcut kapasitenin önündeki engellerin kalkmaya başladığını söyledi.</p>

<p>Sönmez, “Bölge kalkındıkça ortaya çıkacak barış temettüsü, tüm toplumun ortak refahına dönüşecektir. Bu sürecin yarattığı iklimin, demokrasimizin işleyişini güçlendirecek daha geniş bir reform gündemine taşınarak Türkiye’nin ortak geleceğine duyduğumuz güveni daha da büyüteceğini umuyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><i><strong>Prof. Dr. Yasemin Açık: “Bölgemize Özel Bir Kalkınma Planına İhtiyacımız Var”</strong></i></p>

<p>TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve FIRATSİFED Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yasemin Açık, zirvenin ilk gününde Elazığ, Malatya, Bingöl ve Tunceli’yi kapsayan Yukarı Fırat Havzası’na yatırım çağrısı yaptıklarını hatırlatarak, ikinci günde ise bölgede oluşan yeni ekonomik alanın kapsamlı bir kalkınma planıyla değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Yukarı Fırat Havzası’nın üretim ve yatırım önceliklerinin ortak bir çalışma kapsamında belirlenmesi gerektiğini vurgulayan Açık, bu planın hazırlanmasında FIRATSİFED’e görev verilmesi talebini Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a iletti.</p>

<p>Açık, “Bölgede yeni bir dönem başladı. Devletimizin sağladığı teşvikler de son derece kıymetli. Şimdi bölgemizin gerçeklerine göre hazırlanmış, özel bir kalkınma planına ihtiyacımız var. Dört ilimizin güçlü olduğu sektörleri, yatırım önceliklerini ve ihtiyaçlarını birlikte belirleyelim. Kamu, yerel yönetimler, iş dünyası, üniversiteler ve sivil toplumun aynı masada olduğu ortak bir çalışma yapısı kuralım. FIRATSİFED olarak sahadaki birikimimizle bu çalışmaya katkı vermeye ve üzerimize düşen sorumluluğu almaya hazırız” dedi.</p>

<p><i><strong>“Sanayi Ve Hizmetlerde Yüksek Katma Değer Hedeflenmeli”</strong></i></p>

<p>Kalıcı belirsizliklerin yaşandığı bir dönemde büyümenin yanı sıra büyümenin niteliğinin de önem kazandığını ifade eden Açık, üretimin ve özellikle sanayinin ekonomik dayanıklılığın temel unsurlarından biri olduğunu söyledi.</p>

<p>Açık, “Bir ülkenin dayanıklılığının belkemiği üretimdir, özellikle de sanayidir. Bu nedenle günümüz koşullarını da göz önüne bulundurarak sanayimizi daha güçlü bir şekilde ileriye taşımalı, bununla birlikte hizmetlerimizi de yüksek katma değerli hale getirmeliyiz. Çünkü geleceğin zengin ülkeleri yalnızca çok mal üreten değil; bilgiyi, tasarımı ve katma değerli hizmeti dünyaya satabilen ülkeler olacak. Türkiye’nin hedefi, bu ikisini birleştirmek olmalıdır” diye konuştu.</p>

<p><i><strong>Ozan Diren: “Reform Ve Sanayi Politikası Ayağını Da Tamamlamalıyız”</strong></i></p>

<p>TÜSİAD Başkanı Ozan Diren, Türkiye’nin son üç yıldır makroekonomik dengelenme ve istikrar arayışında olduğunu belirterek, enflasyonla mücadelenin bu sürecin temel unsurlarından biri olduğunu söyledi.</p>

<p>Kalıcı başarı için para ve maliye politikalarının yanı sıra reform ve sanayi politikalarının da güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Diren, üretim kapasitesi, verimlilik ve teknolojik yetkinliğin artırılması gerektiğine dikkat çekti.</p>

<p>Diren, “Talep koşullarını dengelerken orta vadede üretim kapasitesini, verimliliği ve teknolojik yetkinliği artırmak zorundayız. Sanayimizin, kayıtlı istihdamın ve ihracatımızın nefes alanını genişletmeliyiz. Elbette teknoloji, inovasyon, enerji verimliliği, sürdürülebilirlik ve nitelikli istihdam da rekabetçiliğin asli unsurları. Ama maliyetler kalıcı biçimde bozulduğunda şirketlerin bu alanlara yatırım yapma gücü de zayıflar. Dezenflasyon hedefini korurken üretim, ihracat ve dönüşüm yatırımları için hedefli, seçici, şeffaf ve ölçülebilir finansman imkânları oluşturmalıyız” dedi.</p>

<p>Desteklerin başarısının yalnızca sağlanan kaynak miktarıyla değil, verimlilik, ihracat, teknoloji, enerji tasarrufu ve kayıtlı istihdam üzerindeki etkileriyle değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p><i><strong>“Anadolu’nun Kapasitesini Harekete Geçirmek Ekonomik Dayanıklılığı Güçlendirecek”</strong></i></p>

<p>Küresel ekonomide jeopolitik, teknolojik ve maliyet kaynaklı baskıların arttığını ifade eden Diren, sanayinin uzun vadeli dayanıklılığı için kamu ve iş dünyasının iş birliğiyle 10-15 yıllık bir sanayi stratejisi oluşturulması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Diren, “Hangi pazarlarda derinleşeceğimizi, hangi teknolojilerde yetkinlik oluşturacağımızı, hangi sektörlerde ve hangi bölgelerde ölçek büyüteceğimizi netleştirmeliyiz. Bir girişimcinin finansmana, bir işletmenin nitelikli iş gücüne ve dijital altyapıya erişimi, bulunduğu şehre göre değişiyorsa ülkemizin bütün potansiyelinden yararlanmamız mümkün olmaz” dedi.</p>

<p>Elazığ ve Anadolu’nun diğer şehirlerindeki üretim, girişimcilik ve insan kaynağı kapasitesinin harekete geçirilmesinin yalnızca yerel kalkınmayı değil, Türkiye’nin ekonomik dayanıklılığını da destekleyeceğini belirten Diren, bunun için öngörülebilir bir yatırım ortamının önemine dikkat çekti.</p>

<p>Diren, hukuk güvenliği, şeffaflık, rekabet, liyakat ve kurumsal öngörülebilirliğin güçlendirilmesinin yatırımları, inovasyonu ve uluslararası sermaye girişini destekleyeceğini ifade etti.</p>

<p><i><strong>“Huzurun Kalıcı Tesisi Gençlerin Gelecek Umudunu Artırır”</strong></i></p>

<p>Diren, Türkiye’de terörün sona ermesi ve huzurun kalıcı hale gelmesinin özellikle bölgedeki gençlerin gelecek beklentileri açısından önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>“Demokratik kurumlar ve hukukun üstünlüğü, ekonomik koşullarda iyileşme ve gelir adaleti, dengeli bölgesel kalkınma, eğitim, sağlık ve temiz bir çevre gibi unsurlar toplumsal güveni ve dayanıklılığı yükseltir” diyen Diren, terörün sona ermesinin ardından demokratik ve ekonomik kalkınmayı hızlandıracak kapsamlı bir reform gündeminin hayata geçirilmesini ve bölgedeki yatırım ortamının güçlendirilmesini temenni ettiklerini belirtti.</p>

<p><i><strong>Ömer Aras: “Yerelde Güçlü Olacağız Ki Dünyaya Daha Güçlü Bağlanalım”</strong></i></p>

<p>Zirvenin konuk konuşmacısı TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Ömer Aras, yeni dönemde verimlilik kavramının yeniden ele alınması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aras, ekonomik dayanıklılık açısından çeşitliliğin önemine dikkat çekerek enerji kaynaklarının, ihracat pazarlarının, tedarikçilerin, üretim merkezlerinin ve teknoloji kaynaklarının çeşitlendirilmesi gerektiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye’nin ekonomik gücünün tek bir merkezde toplanmadığını, farklı şehirlerin farklı üretim ve girişimcilik kapasitesine sahip olduğunu ifade eden Aras; Bursa’da otomotiv, Denizli’de tekstil, Gaziantep’te sanayi, Diyarbakır’da tarım ve tarıma dayalı sanayi, Kayseri’de girişimcilik, Ege’de tarım-sanayi ve ihracat, Akdeniz’de ise turizm, enerji ve lojistik alanlarının öne çıktığını söyledi. Elazığ’ın da kendine özgü önemli kaynaklara sahip olduğunu belirten Aras, bu çeşitliliğin Türkiye açısından önemli bir kapasite oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p>Aras, “Burada yerelin gücü derken içe kapanmayı kastetmiyorum. Tam tersine. Yerelde güçlü olacağız ki dünyaya daha güçlü bağlanalım. Yerel tedarikçilerimizi geliştireceğiz. Ara malı üretimimizi artıracağız. Bölgesel kümelenmeler oluşturacağız. Teknolojiyi Anadolu’daki KOBİ’lere etkin götüreceğiz. Ve bütün bunları küresel değer zincirlerine bağlayacağız” dedi.</p>

<p>Küresel şirketlerin artık yalnızca maliyetleri değil, üretimin güvenliğini ve coğrafi yakınlığı da dikkate aldığını belirten Aras, reshoring, nearshoring ve friend-shoring gibi yaklaşımlarla coğrafyanın ve güvenilir üretimin yeniden önem kazandığını söyledi.</p>

<p>Türkiye’nin coğrafi avantajının tek başına yeterli olmayacağını ifade eden Aras, bu avantajı ekonomik değere dönüştürecek yerel kapasitenin geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p><i><strong>“Yerelin Bilgisini Merkezin İmkânlarıyla Buluşturmalıyız”</strong></i></p>

<p>Yerel bilgi ile merkezi imkânların bir araya getirilmesinin önemine dikkat çeken Aras, “Merkez her şehrin sorununu bilemez. Yerel de her sorunu tek başına çözemez. İyi sistem, bu ikisinin birbirini dinlediği sistemdir. İşte TÜRKONFED gibi yapılar bu nedenle çok değerli. Çünkü yerelin sesini merkeze taşırken ulusal stratejileri de yerele taşıyorlar” diye konuştu.</p>

<p>Elazığ’ın 2020 depremi sonrasında yeniden ayağa kalkmasını da dayanıklılık açısından örnek gösteren Aras, “Dayanıklılık, hiç darbe almamak değildir. Dayanıklılık, darbe aldıktan sonra yeniden ayağa kalkabilmektir. Hatta daha da önemlisi: Sadece eskisini yeniden yapmak değil, daha iyisini inşa edebilmektir” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>İş Dünyasının Liderleri Ekonomik Dayanıklılığı Değerlendirdi</strong></p>

<p>Zirve kapsamında düzenlenen “Kalıcı Belirsizlik Çağında Ekonomik Dayanıklılık” başlıklı panelde SÜTAŞ Yönetim Kurulu Başkan Vekili Serpil Veral, ODE Yalıtım Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan ve Vestel Şirketler Grubu Başkanı Gökhan Sığın yer aldı.</p>

<p>Panelde ekonomik dayanıklılığın iş dünyası açısından farklı boyutları ele alınırken, Columbia Üniversitesi Profesörü ve Ekonomist Jeffrey D. Sachs’ın video mesajına da yer verildi.</p>

<p>Sachs, zirvenin temasını oluşturan ekonomik dayanıklılığın Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu’nda gerçekleştirilen görüşmelerin de merkezinde yer aldığını belirterek, dayanıklı bir gelecek için sürdürülebilir kalkınmanın gerçekleştirilmesi gerektiğini söyledi. Türkiye’nin bu alanda öne çıktığı başlıkları ise yeşil enerji, sıfır atık ekonomisi, bilim ve teknoloji temelli ekonomi ile küresel bağlantısallık olarak sıraladı.</p>

<p>Zirvenin son bölümünde gerçekleştirilen konsey oturumu, TÜRKONFED Yüksek Danışma Kurulu Başkanı Sefa Targıt’ın açılış konuşmasıyla başladı. Oturumda TÜRKONFED’in çalışmaları ve gelecek hedefleri değerlendirilirken, moderatörlüğü TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Sönmez ile FIRATSİFED Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yasemin Açık üstlendi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/turkonfed-zirvesinde-ekonomik-dayaniklilik-ve-bolgesel-kalkinma-mesaji</guid>
      <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 18:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/turkonfed-gorsel-2.jpeg" type="image/jpeg" length="73038"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erdoğan: MÜSİAD EXPO Uluslararası Ticaret, Yatırım Ve İş Diplomasisi Platformuna Dönüştü]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/erdogan-musiad-expo-uluslararasi-ticaret-yatirim-ve-is-diplomasisi-platformuna-donustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/erdogan-musiad-expo-uluslararasi-ticaret-yatirim-ve-is-diplomasisi-platformuna-donustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen 21. MÜSİAD EXPO Uluslararası Ticaret Fuarı ve 29. Uluslararası İş Forumu Kapanış Programı’nda yaptığı konuşmada, MÜSİAD EXPO’nun Türkiye’nin üretim, ihracat ve yatırım kapasitesini küresel iş dünyasıyla buluşturan önemli bir platform haline geldiğini söyledi. 23 Eylül’de başlayan MÜSİAD EXPO 2026, 26 Eylül’de düzenlenen kapanış programıyla sona erdi.</strong></p>

<p>MÜSİAD’ın fuar organizasyonlarını geleneksel hale getirdiğini belirten Erdoğan, EXPO’nun firmaların yeni pazarlara ve coğrafyalara erişimini kolaylaştırdığını ifade etti. Erdoğan, “MÜSİAD EXPO’nun bir fuar olmanın ötesine geçerek uluslararası ticaret, yatırım, iş diplomasisi platformu haline dönüşmesinden ülkemiz adına gurur duyuyorum” dedi.</p>

<p><strong>Yapay Zekâ Ve İnsan Odaklı Dönüşüm</strong><br />
Konuşmasında 29. Uluslararası İş Forumu’nun “Yapay Zekâ Çağında İnsanın ve İş Dünyasının Dönüşümü” başlığına da değinen Erdoğan, yapay zekâ ve yeni teknolojilerin reel sektör açısından sunduğu fırsatlara dikkat çekti. Reel sektörün yapay zekânın imkânlarından yararlanmasının girişimci, sanayici ve yatırımcıların da bu teknolojilerden faydalanmasını beraberinde getirdiğini belirtti.</p>

<p>Yapay zekâ teknolojilerinin geliştirilmesinde insan faktörünün göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, teknolojik dönüşümün etik ve toplumsal değerlerle birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“İnsanı insan yapan değerleri, aileyi, toplumu, milli ve manevi hasletlerimizi korumazsanız, iş ahlakınızı saf dışı bırakıp rekabeti ne pahasına olursa olsun galip gelmeyi merkeze koyarsanız, geliştirdiğiniz yazılım ve algoritmalar, tüm bu teknolojiler fayda değil, tam tersine zarar getirir” ifadelerini kullanan Erdoğan, kamu, özel sektör, akademi, iş dünyası ve sivil toplumun bu konuları birlikte değerlendirmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p><strong>Küresel Ekonomi Ve Ticaret Gündemi</strong><br />
Küresel ekonomide yaşanan belirsizliklere de değinen Erdoğan, Türkiye’nin üretim, yatırım, istihdam ve ihracat odaklı politikalarla büyüme ve istikrar rotasını sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Erdoğan, “Ekonomi politikamızın dört sütununu, yani üretim, yatırım, istihdam ve ihracatı artırmak için gerektiğinde şartları zorlayarak her türlü adımı attık” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye ekonomisinin 2026’nın ilk çeyreğinde yüzde 2,6, ikinci çeyreğinde ise yüzde 2,3 büyüdüğünü belirten Erdoğan, ekonominin 24 çeyrektir kesintisiz büyüdüğünü ifade etti. Erdoğan ayrıca 2025’te 273,2 milyar dolara ulaşan ihracatın, 2026 Ağustos ayında yıllık bazda yüzde 8,1 artışla 23,5 milyar dolara çıktığını ve ocak-ağustos döneminde 185 milyar dolara ulaştığını aktardı.</p>

<p>İhracatçı firma sayısının da 2002’de 33 bin seviyesinden 2025’te 168 bine yükseldiğini belirten Erdoğan, savunma ve havacılık ihracatının ise Ocak-Ağustos 2026 döneminde yüzde 16,2 artışla 6,3 milyar dolara ulaştığını söyledi.</p>

<p><strong>“Türk Eximbank İhracata 54,2 Milyar Dolar Destek Sağladı”</strong><br />
Firmaların finansmana erişimini kolaylaştırmaya yönelik adımlara da değinen Erdoğan, Türk Eximbank’ın ihracatçılara sağladığı destekleri aktardı.</p>

<p>Erdoğan, “Geçtiğimiz yıl sonu itibarıyla Türk Eximbank, kredi, sigorta ve garanti olmak üzere ülkemiz ihracatına toplam 54,2 milyar dolar destek sağladı. Bankamızın bu yılki ihracat destekleri Ağustos 2026 sonu itibarıyla 44 milyar dolara yaklaştı” açıklamasında bulundu.</p>

<p>Doğrudan yabancı yatırımlarda da gelişme kaydedildiğini belirten Erdoğan, 2025 yılında 3,3 milyar dolar net giriş elde edildiğini, yurt dışındaki Türk yatırımlarının ise 70 milyar dolara ulaştığını ifade etti.</p>

<p>Erdoğan, yeni Orta Vadeli Program doğrultusunda sürdürülebilir ve dengeli büyüme hedefiyle ilerlemeye devam edeceklerini belirterek, MÜSİAD EXPO ve Uluslararası İş Forumu’nun Türkiye’nin uluslararası ticaret ve iş bağlantılarının geliştirilmesine katkı sunduğunu kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/erdogan-musiad-expo-uluslararasi-ticaret-yatirim-ve-is-diplomasisi-platformuna-donustu</guid>
      <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 17:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/r-d-v01299.JPG" type="image/jpeg" length="43923"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TİAD Başkanı Murat Akyüz: MAKTEK Avrasya Üretimin Geleceğini Şekillendiren Stratejik Bir Platform]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/tiad-baskani-murat-akyuz-maktek-avrasya-uretimin-gelecegini-sekillendiren-stratejik-bir-platform</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/tiad-baskani-murat-akyuz-maktek-avrasya-uretimin-gelecegini-sekillendiren-stratejik-bir-platform" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>TİAD Başkanı Murat Akyüz, MAKTEK Avrasya 2026’nın Türkiye’nin üretim gücü, takım tezgâhları sektörü ve üretim teknolojilerindeki dönüşüm açısından stratejik bir platform olduğunu belirtti. Fuarın yalnızca teknolojilerin sergilendiği bir organizasyon olmadığını vurgulayan Akyüz, üreticiler, sanayiciler, teknoloji sağlayıcıları, akademisyenler ve genç mühendisleri bir araya getiren MAKTEK Avrasya’nın sektörün geleceğine yön verdiğini söyledi.</strong></p>

<p>“Bugün yalnızca bir fuardan değil; üretimin geleceğini şekillendiren, sektörün ortak aklını oluşturan ve sanayimizin dönüşümüne doğrudan katkı sağlayan güçlü bir platformdan söz ediyoruz” diyen Akyüz, Türkiye’nin üretim teknolojilerinde küresel bir merkez olma hedefinde fuarın önemli bir rol üstlendiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Teknoloji Ve Dönüşüm Aynı Platformda Buluşuyor</strong><br />
MAKTEK Avrasya 2026’da yapay zekâ destekli sistemlerden dijital ikiz uygulamalarına, robotik çözümlerden ileri otomasyon ve veri analitiğine kadar çok sayıda yeni nesil teknolojinin ziyaretçilerle buluşacağını aktaran Akyüz, fuarın yatırım kararları açısından da önemli bir fırsat sunduğunu belirtti.</p>

<p>Akyüz, “Bugün bir yatırım kararı verirken yanlış tercihin maliyeti çok yüksek, doğru teknoloji seçimi ise şirketlerin geleceğini doğrudan tayin ediyor” ifadelerini kullanarak, ziyaretçilerin farklı teknolojileri yerinde inceleyerek karşılaştırma ve ihtiyaçlarına uygun çözümleri değerlendirme imkânı bulacağını kaydetti.</p>

<p>Üretim teknolojilerindeki dijital ve yeşil dönüşümün artık bir tercih olmaktan çıktığına dikkat çeken Akyüz, yapay zekâ, otomasyon, robotik, veri analitiği ve sürdürülebilir üretim uygulamalarının sanayinin ayrılmaz parçaları haline geldiğini söyledi. Akyüz, “Küresel pazarda rekabet gücünü korumak isteyen hiçbir işletme için bu dijital ve yeşil dönüşümü takip etmek bir lüks veya tercih değil, mutlak bir zorunluluktur” dedi.</p>

<p><strong>Yerli Üretici İçin Yeni Pazar Fırsatları</strong><br />
Türkiye’nin küresel tedarik zincirlerinde yaşanan değişimlerle birlikte stratejik bir üretim üssü olma potansiyelinin daha görünür hale geldiğini belirten Akyüz, coğrafi konum, üretim altyapısı ve nitelikli insan kaynağının Türkiye’ye önemli avantajlar sunduğunu ifade etti.</p>

<p>Bu potansiyelin katma değere ve sürdürülebilir ihracata dönüşmesinde üretim teknolojilerinin belirleyici olduğunu vurgulayan Akyüz, “Türk sanayisi üretim gücünü teknolojiyle birleştirdikçe hem ihracat pazarlarındaki payını artıracak hem de küresel ölçekteki rekabet gücünü çok daha sağlam temellere oturtacaktır” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>MAKTEK Avrasya’nın yerli üreticilerin uluslararası pazarlara erişiminde de önemli bir rol üstlendiğini söyleyen Akyüz, fuar kapsamında gerçekleştirilen ikili iş görüşmeleri, yeni iş birlikleri, yatırım kararları ve ihracat bağlantılarının sektöre doğrudan katkı sağladığını belirtti.</p>

<p>Akyüz, “MAKTEK Avrasya’nın ekonomik değeri sadece sergilenen ürünlerle sınırlı değildir. Fuar boyunca gerçekleşen ikili iş görüşmeleri, kurulan yeni iş birlikleri, alınan yatırım kararları ve ihracat bağlantıları Türk sanayisinin büyümesine doğrudan can suyu oluyor” dedi.</p>

<p><strong>“Güçlü Sanayi, Güçlü Teknolojiyle Mümkün”</strong><br />
Fuarın TÜYAP’ın uluslararası fuarcılık kabiliyeti ve Makine İmalatçıları Birliği’nin desteğiyle güçlü bir sinerji oluşturduğunu belirten Akyüz, MAKTEK Avrasya’nın yerli üreticilerin yabancı alıcılarla doğrudan temas kurmasına ve yeni pazarlarda iş birlikleri geliştirmesine katkı sunduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akyüz, fuarın aynı zamanda genç mühendisler, teknisyenler ve girişimciler açısından da önemli bir buluşma noktası olduğunu belirterek, sektörün geleceğinin yeni nesil üretim liderleri tarafından şekillendirileceğine dikkat çekti.</p>

<p>“Güçlü sanayi, güçlü teknolojiyle; güçlü teknoloji ise güçlü iş birlikleriyle mümkündür” diyen Akyüz, sanayicilerden üreticilere, yatırımcılardan akademisyenlere ve gençlere kadar sektörün tüm paydaşlarını MAKTEK Avrasya 2026’da buluşmaya davet etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ, Özel Röportajlar</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/tiad-baskani-murat-akyuz-maktek-avrasya-uretimin-gelecegini-sekillendiren-stratejik-bir-platform</guid>
      <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 17:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/kjkjb.JPG" type="image/jpeg" length="91058"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Renault Group, Paris Otomobil Fuarı’nda 6’sı Yeni 50 Modelle Yerini Alıyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/renault-group-paris-otomobil-fuarinda-6si-yeni-50-modelle-yerini-aliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/renault-group-paris-otomobil-fuarinda-6si-yeni-50-modelle-yerini-aliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Renault Group; Renault, Dacia, Alpine ve profesyonel müşterilere yönelik markası Renault Pro+ ile 12-18 Ekim 2026 tarihleri arasında düzenlenecek Paris Otomobil Fuarı’nda en yeni inovasyonlarını ve tüm ürün gamını Salon 6’daki dört stantta sergiliyor.</strong></p>

<p>Renault Group ayrıca, yol güvenliğini geliştirmek, acil müdahalelerin etkinliğini ve hızını artıracak inovasyonlar geliştirmek ve kurtarma ekiplerinin eğitimine katkı sağlamak amacıyla itfaiye teşkilatlarıyla yürüttüğü 15 yıllık iş birliğini öne çıkarmak üzere Salon 7.1’deki beşinci standında da ziyaretçilerle buluşuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Altı yeni modelin ilk kez kamuoyuna tanıtılacağı ve dört konsept aracın sergileneceği Paris Otomobil Fuarı’nda Renault Group; güçlü ve çekici tasarım, tüm ürün gamının elektrifikasyonu ve yeni akıllı teknolojiler üzerine kurulu yeni bir ürün atağını hayata geçiriyor. Bu yaklaşım, müşterilerin arzu edeceği ve satın alabileceği araçlar sunmayı hedefliyor. Renault Group’un araç geliştirme süresini ortalama iki yıla indirmesiyle desteklenen bu strateji, yeni modellerin müşterilerle daha hızlı buluşmasını sağlıyor.</p>

<p>Renault Group Basın Toplantıları – 12 Ekim</p>

<p>09.30 TSİ– Renault basın toplantısı</p>

<p>Renault standı, Salon 6</p>

<ul>
 <li>François Provost – Renault Group CEO’su</li>
 <li>Fabrice Cambolive – Renault Markası CEO’su</li>
 <li>Alexandre Malval – Renault Markası Tasarımdan Sorumlu Başkan Yardımcısı</li>
</ul>

<p>10.00 TSİ– Dacia basın toplantısı</p>

<p>Dacia standı, Salon 6</p>

<ul>
 <li>Katrin Adt – Dacia Markası CEO’su</li>
 <li>David Durand – Dacia Markası Tasarımdan Sorumlu Başkan Yardımcısı</li>
</ul>

<p>10.20 TSİ– Alpine basın toplantısı</p>

<p>Alpine standı, Salon 6</p>

<ul>
 <li>Philippe Krief – Alpine Markası CEO’su</li>
 <li>Antony Vilain – Alpine Markası Tasarımdan Sorumlu Başkan Yardımcısı</li>
</ul>

<p>18.20 TSİ– Basın brifingi: Renault Group – İtfaiye teşkilatlarıyla iş birliği ve Vision 4Rescue</p>

<p>Renault Group standı, İtfaiye Teşkilatları Salonu 7.1</p>

<ul>
 <li>Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Karayolu Güvenliği Özel Temsilcisi Jean Todt’un katılımıyla gerçekleştirilecek.</li>
</ul>

<p><strong>Renault Group, Otomotiv Ekosisteminin Güçlü Bir Ortağı</strong></p>

<p>Renault Group CEO’su François Provost, 13 Ekim Salı günü saat 11.45’te Paris’te Porte de Versailles’da bulunan Dôme de Paris’te (Palais des Sports) düzenlenecek PFA Zirvesi’nde ana konuşmacı olarak bir konuşma gerçekleştirecek.</p>

<p>Renault Group ayrıca Salon 5.1’de düzenlenen kalıcı sergilerde de yer alacak. Bu kapsamda:</p>

<ul>
 <li><strong>“La Fabrique de l’Innovation”</strong> – Otomotiv Platformu (PFA) tarafından düzenlenen sergide Renault 4 E-Tech elektrikli model sergilenecek.</li>
 <li><strong>“Electric Box”</strong> – Avere-France tarafından düzenlenen sergide Renault 5 E-Tech elektrikli model ile R5 bataryasının tanıtım aracı yer alacak.</li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/renault-group-paris-otomobil-fuarinda-6si-yeni-50-modelle-yerini-aliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 17:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1790415515-2026-paris-motor-show.jpg" type="image/jpeg" length="43339"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ford Otosan Ve Vehbi Koç Vakfı’ndan Gölcük’e Kalıcı Eğitim Yatırımı: Vehbi Koç Vakfı Semahat Arsel İlkokulu Açıldı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ford-otosan-ve-vehbi-koc-vakfindan-golcuke-kalici-egitim-yatirimi-vehbi-koc-vakfi-semahat-arsel-ilkokulu-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ford-otosan-ve-vehbi-koc-vakfindan-golcuke-kalici-egitim-yatirimi-vehbi-koc-vakfi-semahat-arsel-ilkokulu-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ford Otosan’ın katkılarıyla; Vehbi Koç Vakfı, Kocaeli Valiliği ve İl Millî Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle Gölcük’te hayata geçirilen 35 derslikli Vehbi Koç Vakfı Semahat Arsel İlkokulu,</strong></p>

<p><strong>25 Eylül 2026’da düzenlenen törenle açıldı. Toplam 6.750 metrekare inşaat alanına sahip okul, 2026–2027 eğitim-öğretim yılında öğrencileriyle buluştu.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ford Otosan ve Vehbi Koç Vakfı’nın Kocaeli’de uzun yıllardır sürdürdüğü eğitim yatırımlarına bir yenisi daha eklendi. “Eğitime %100 Destek” kampanyası kapsamında Gölcük Yüzbaşılar Mahallesi’nde hayata geçirilen Vehbi Koç Vakfı Semahat Arsel İlkokulu’nun açılış töreni, Kocaeli Valisi İlhami Aktaş ve Vehbi Koç Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Semahat Arsel’in katılımıyla gerçekleştirildi. Törene Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Vehbi Koç Vakfı Genel Müdürü Oğuz Toprakoğlu, Ford Otosan Yönetim Kurulu Üyesi ve Temel Ticaret Genel Müdürü Mehmet Apak, Ford Otosan Genel Müdürü Güven Özyurt, protokol üyeleri, eğitim camiasının temsilcileri ve davetliler katıldı.</p>

<p>Temeli 16 Haziran 2025’te atılan okul, planlandığı şekilde tamamlanarak 2026–2027 eğitim-öğretim yılında öğrencilerine kapılarını açtı. Riskli yapı olduğu tespit edilerek yıkılan 15 derslikli Donanma İlkokulu’nun yerine inşa edilen yeni eğitim yapısı, 35 dersliği ve 6.750 metrekarelik toplam inşaat alanıyla bölgedeki eğitim altyapısının güçlendirilmesine katkı sağlayacak.</p>

<p><strong>Güven Özyurt: “Eğitim yatırımlarını, ülkemizin geleceğine karşı sorumluluğumuzun en güçlü alanlarından biri olarak görüyoruz”</strong></p>

<p>Ford Otosan Genel Müdürü Güven Özyurt, okulun Ford Otosan için taşıdığı özel anlama dikkat çekerek şunları söyledi:</p>

<p>“Kocaeli bizim evimiz; Ford Otosan’ın üretim ve mühendislik yolculuğunun kalbi burada atıyor. Burada geliştirdiğimiz araçlar dünyanın yollarına çıkarken, bu başarıyı mümkün kılan insanlar da bu şehrin okullarında yetişiyor. Donanma İlkokulu sıralarında okuyan çalışma arkadaşlarımızın bugün Ford Otosan çatısı altında emek veriyor olması, eğitimin insan hayatında bıraktığı kalıcı izi gösteriyor. Bu nedenle Donanma İlkokulu yerine inşa edilen bu okulun açılışı bizim için çok kişisel ve kıymetli.</p>

<p>Ford Otosan olarak 60 yılı aşan birikimimizle ülkemizin ekonomik gelişimine katkı sunarken, faaliyet gösterdiğimiz şehirlerin toplumsal gelişimini de sorumluluğumuzun ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Eğitim yatırımları bu yaklaşımın en güçlü alanlarından biri. Koç Topluluğumuzun 100. yılında, çocuklarımızın güvenli ve nitelikli eğitim ortamlarına kavuşmasına katkı sağlayan bu okulu açmak bizim için ayrıca anlamlı. Kurucumuz merhum Vehbi Koç’un ‘Gençliğin yetişmesine hizmet bir insanlık ve vatan borcudur’ sözü, bugün burada attığımız adımın özünü ifade ediyor. Vehbi Koç Vakfı ve kamu kurumlarımızla kurduğumuz güçlü iş birliği sayesinde bu yatırımı çocuklarımızın geleceğine kalıcı bir değer olarak kazandırmaktan büyük mutluluk duyuyoruz.”</p>

<p><strong>Oğuz Toprakoğlu: “Bu ülkenin çocukları ve geleceği için yerine getirilmesi gereken bir şey varsa, onu ‘Üstümüze Vazife’ kabul ederiz”</strong></p>

<p>Vehbi Koç Vakfı Genel Müdürü Oğuz Toprakoğlu ise şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kurucumuz merhum Vehbi Koç’un ‘Ülkem varsa ben de varım’ anlayışı bize çok açık bir sorumluluk yüklüyor: Bu ülkenin çocukları ve geleceği için yerine getirilmesi gereken bir şey varsa, onu ‘Üstümüze Vazife’ kabul ederiz. Bu anlayışla eğitim, Vakfımızın birinci önceliğidir. Çalışmalarımızı ana sınıfından üniversiteye uzanan bir bütün olarak ele alıyor; çocukların ve gençlerin nitelikli eğitim imkânlarına erişmesini ülkemizin geleceği açısından belirleyici görüyoruz.</p>

<p>1969’da Türkiye’nin ilk özel vakfı olarak kurulan Vehbi Koç Vakfı; eğitim, sağlık ve kültür alanlarındaki kurumları ve programlarıyla ülkemizin ihtiyaçlarına kalıcı çözümler üretmek için çalışıyor. Türkiye’de hayırseverliğe yön veren öncü isimlerden Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Semahat Arsel de bu çalışmalara uzun yıllardır kararlılıkla liderlik ediyor.</p>

<p>Eğitime duyduğumuz sorumluluğu kalıcı bir toplumsal değere dönüştürme anlayışımızın en somut örneklerinden biri de bağış okullarımız. Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz Vehbi Koç Vakfı Semahat Arsel İlkokulu, Vakfımızın Kocaeli’deki üçüncü, Türkiye genelindeki 22’nci bağış okulu oldu. Bu büyük eğitim çatısı, bugün Türkiye’nin dört bir yanında 20 bini aşkın öğrenciyi ve onların geleceğine emek veren bini aşkın öğretmeni bir araya getiriyor. Vehbi Koç Vakfı Semahat Arsel İlkokulu’nun 750 öğrencisi ve 40 öğretmeni de artık bu güçlü yapının bir parçası olacak. Böylece etki alanımızı yalnızca sayılarla değil, her öğrencinin ailesine, çevresine ve gelecekte ülkemizin insan kaynağına katacağı değerle büyütüyoruz. Bir okulun Millî Eğitim Bakanlığımıza devredilmesiyle süreç bizim için tamamlanmıyor. Okullarımızın uzun yıllar boyunca yaşamasını, değişen ihtiyaçlara yanıt vermesini ve çocuklarımız için nitelikli imkânlar sunmayı sürdürmesini önemsiyoruz. ‘Yap, Devret, Sahip Çık’ ilkemiz de bu uzun soluklu sorumluluğu ifade ediyor.”</p>

<p><strong>Ford Otosan ve Vehbi Koç Vakfı’nın eğitim yatırımları sürüyor</strong></p>

<p>Ford Otosan ile Vehbi Koç Vakfı’nın eğitim alanındaki köklü iş birliği, Kocaeli’deki okul yatırımlarıyla büyümeyi sürdürüyor. Ford Otosan’ın Kocaeli genelinde bugüne kadar mesleki ve teknik liselerde kurulan Ford sınıfları, ileri teknolojiye sahip laboratuvarlar, uygulama atölyeleri, test araçları ve bilgisayar desteğiyle bugüne kadar binlerce öğrencinin eğitim koşulları iyileştirildi. 1999’da Ford Otosan’ın desteğiyle hayata geçirilen Ford Otosan Koç Ortaokulu’nun ardından Başiskele Atatürk Ortaokulu yenilenerek eğitime açıldı; Başiskele’de 26 derslikli yeni bir ilkokul için de protokol imzalandı. Ford Otosan ayrıca mesleki ve teknik eğitimi desteklemek amacıyla 6 ildeki 9 mesleki ve teknik Anadolu lisesinde kurduğu ve modernize ettiği Ford Mesleki Eğitim Laboratuvarları aracılığıyla gençlerin güncel otomotiv teknolojilerini uygulamalı olarak öğrenmelerine katkı sağlıyor.</p>

<p>Kocaeli Valiliği ile imzaladığı protokol kapsamında Vehbi Koç Vakfı, 23’üncü bağış okulunu Ford Otosan’ın katkılarıyla yine Kocaeli’de açacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ford-otosan-ve-vehbi-koc-vakfindan-golcuke-kalici-egitim-yatirimi-vehbi-koc-vakfi-semahat-arsel-ilkokulu-acildi</guid>
      <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 17:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/f-s-l-v-m-f.JPG" type="image/jpeg" length="14063"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul’da Kültür Yolu Heyecanı: 400’den Fazla Etkinlikle Sanat Şöleni Başladı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/istanbulda-kultur-yolu-heyecani-400den-fazla-etkinlikle-sanat-soleni-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/istanbulda-kultur-yolu-heyecani-400den-fazla-etkinlikle-sanat-soleni-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 400’den fazla etkinlikle sanatseverleri buluşturan İstanbul Kültür Yolu Festivali’nin açılışını yaptı. Festivalin yerel sanat üretimini destekleyen ve kültürel mirası yeni kuşaklarla buluşturan yönüne dikkat çeken Ersoy, “Bu mirası yaşatan Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı sanatçılarımıza, yaşayan insan hazinelerimize sahneyi teslim ediyoruz.” dedi. Konserlerden sergilere, tiyatrodan çocuk etkinliklerine uzanan festival, 200’den fazla lezzet noktası ve beş ayrı gastronomi rotasıyla İstanbul’un mutfak zenginliğini de ziyaretçilerle buluşturuyor.</strong></p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Atatürk Kültür Merkezi'nde İstanbul Kültür Yolu Festivali’nin açılışında yaptığı konuşmada, festivalin bu yılki programını anlattı; kültürel mirasın yaşatılması ve yerel sanat üretiminin desteklenmesine yönelik mesajlar verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye Kültür Yolu Festivali’ni süresi, kapsamı, çeşitliliği ve ziyaretçi sayısıyla dünyanın en büyük festivali olarak nitelendiren Ersoy, festivalin doğduğu İstanbul’da altıncı kez ziyaretçilere kapılarını açtıklarını söyledi. Ersoy, her yıl bir öncekini aşan, daha zengin ve daha kapsamlı bir programı sanatseverlerle buluşturduklarını belirtti.</p>

<p><strong>İstanbul’un dört bir yanında 400’den fazla etkinlik</strong></p>

<p>Festival kapsamında 23 farklı mekân ve 50’den fazla noktada etkinlikler düzenlendiğini belirten Ersoy, 40 konser ile 15 sergi ve yerleştirme etkinliğinin sanatseverlerle buluşacağını bildirdi.</p>

<p>Ana sahnede Özcan Deniz, Oğuzhan Koç, Murat Boz, Kıraç, Simge, Poizi, Bengü, Ceza ve Bayhan konserlerinin yer alacağını açıklayan Ersoy; dinleti, söyleşi, modern dans gösterileri, müzikal ve tiyatro temsillerinin yanı sıra çocuklara özel sanat etkinlikleri ile yetişkinlere ve çocuklara yönelik atölyelerin de programda bulunduğunu aktardı.</p>

<p>Ersoy, “Sözün özü 400’den fazla etkinlikle bir kez daha yok yok diyeceğimiz bir festival başladı.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Dünya sahnelerinden İstanbul’a</strong></p>

<p>Festivalin uluslararası programında Royal Filarmoni ve Ulusal Arap Orkestrası konserleri yer alacak. Rus bale sanatının köklü temsilcilerinden Stanislavski ve Nemiroviç-Dançenko Bale Topluluğu da ilk kez Türkiye’de sanatseverlerle buluşacak.</p>

<p>Piyanist ve besteci Büşra Kayıkçı’nın yeni projesi “Beyond Walls” ile Yann Arthus-Bertrand’ın elli yılı aşan üretiminden bir seçki sunan “Bir Bakışın Mirası Legacy” sergisi de festival programında yer alıyor.</p>

<p><strong>AKM’de üç özel sergi</strong></p>

<p>Açılış vesilesiyle Atatürk Kültür Merkezi’nde üç sergiyi gezdiğini belirten Ersoy, birbirinden değerli çalışmaların ziyaretçileri beklediğini söyledi.</p>

<p>“Üç Ressam” sergisinde Mustafa Taviloğlu’nun koleksiyonundan Alaeddin Aksoy, Mehmet Güleryüz ve Komet’in eserlerinin bir araya geldiğini anlatan Ersoy, serginin farklı sanat yaklaşımlarını aynı çatı altında buluşturduğunu ifade etti.</p>

<p>“Renklerin Sureti” sergisinin ise renkler ve insan suretleri aracılığıyla duyguları, düşünceleri ve yaşanmışlıkları görünür kıldığını belirten Ersoy, sanatçıların insanın iç dünyasına ayna tuttuğu bu çalışmaları bütün sanatseverlere tavsiye etti.</p>

<p>Eskişehir, Bursa ve Ankara’nın ardından İstanbul’a taşınan ASELSAN’ın “İleri Dönüşen Bir Gelecek Vizyonu” sergisine de değinen Ersoy, işlevini tamamlamış elektronik ve endüstriyel atıkların uluslararası sanatçıların yorumlarıyla yeniden biçimlendiğini söyledi. Ersoy, serginin çevre hassasiyetini, dönüşüm vizyonunu ve farklı kültürlerden sanatçıları buluşturan yaklaşımını vurguladı.</p>

<p><strong>200’den fazla lezzet noktası, beş ayrı gastronomi rotası</strong></p>

<p>Festivalin gastronomi programı için 200’den fazla lezzet noktası belirlendiğini açıklayan Ersoy, İstanbul’un Michelin seçkisinde 86 restoranı bulunduğunu hatırlattı.</p>

<p>Ersoy, Mastercard Ekonomi Enstitüsünün uluslararası yeme-içme harcamalarını temel alan Seyahat Trendleri 2025 Raporu’nda İstanbul’un dünyanın bir numaralı gastronomi şehri olarak gösterildiğini belirterek, bunu Türk mutfağını hak ettiği konuma taşıma çalışmalarının sonuçlarından biri olarak değerlendirdi.</p>

<p>İstanbul’un hem Türk hem de dünya mutfağının eşsiz lezzetlerinin tadılabileceği bir destinasyon olarak seyahat tercihlerinde öne çıktığını ifade eden Ersoy, festival için şefler, akademisyenler ve içerik üreticilerinin rehberliğinde deneyimlenebilecek beş rota hazırlandığını söyledi.</p>

<p>“Beyoğlu–Galata–Karaköy”, “Tarihi Yarımada–Fatih”, “Beşiktaş–İstinye Boğaz hattı”, “Kanlıca–Beykoz–Şile” ve “Kadıköy–Moda” rotalarını paylaşan Ersoy, “Rahatlıkla söyleyebilirim ki İstanbul’un tadı herkesin damağında kalacak.” dedi.</p>

<p><strong>Bakan Ersoy’dan Filistin için sesini yükselten sanatçılara destek</strong></p>

<p>Filistin’de yaşananlara karşı sesini yükselten sanatçılara yönelik baskılara da değinen Ersoy, insanlık adına söz alan sanatçıların hedef gösterilmesine tepki gösterdi. Sanatçıların Filistin halkının yaşadığı acıları dünya kamuoyuna duyurmak için ortaya koyduğu çabanın önemine dikkat çekti.</p>

<p>Filistin için sesini yükselten sanatçıların vicdani bir sorumluluk üstlendiğini vurgulayan Ersoy, baskılara rağmen bu duruşu sürdüren isimlere desteğini ifade etti. Ersoy, söz konusu sanatçılara hitaben, “Tarih onurlu duruşunuzu kaydetmiştir.” dedi.</p>

<p><strong>“Sahneyi yaşayan insan hazinelerimize teslim ediyoruz”</strong></p>

<p>Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin uluslararası sanata açılan güçlü bir kapı olduğunu vurgulayan Ersoy, festivalin özünde Türkiye’nin kültürel değerlerini, geleneklerini, sanatçılarını ve yerel sanat üretimini koruma, yaşatma ve destekleme iradesi bulunduğunu söyledi.</p>

<p>Ersoy, festival aracılığıyla geleneksel el ve sahne sanatlarından müziğe, mutfaktan tarihe kadar millî mirasın farklı unsurlarını görünür kıldıklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bu mirası yaşatan Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı sanatçılarımıza, yaşayan insan hazinelerimize sahneyi teslim ediyoruz. Onların ustalığını, bu sanatları öğrenmek isteyen gönüllerle buluşturuyoruz. Bunu, festivalimize dahil ettiğimiz her şehrimizde yapmaya devam edeceğiz.”</p>

<p><strong>Altı şehir daha Kültür Yolu’na katılıyor</strong></p>

<p>Bütün İstanbulluları festivale davet eden Ersoy, Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin gelecek yılki kapsamına ilişkin de bilgi verdi.</p>

<p>Bu yıl 26 şehrin ev sahipliği yaptığı festivale 2027’de Balıkesir, Denizli, Hatay, Kocaeli, Muğla ve Tekirdağ’ın da ekleneceğini açıklayan Ersoy, böylece festivalin ulaştığı şehir sayısının 32’ye çıkacağını belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Festival Haberleri</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/istanbulda-kultur-yolu-heyecani-400den-fazla-etkinlikle-sanat-soleni-basladi</guid>
      <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 17:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1790408588-k-u-l-t-u-r-v-e-t-u-r-i-z-m-b-a-k-a-n-i-m-e-h-m-e-t-n-u-r-i-e-r-s-o-y-3.jpg" type="image/jpeg" length="22960"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Samsung, Contemporary Istanbul’da sanat ve teknolojiyi bir araya getiriyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/samsung-contemporary-istanbulda-sanat-ve-teknolojiyi-bir-araya-getiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/samsung-contemporary-istanbulda-sanat-ve-teknolojiyi-bir-araya-getiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong><i>23-27 Eylül 2026 tarihleri arasında Tersane İstanbul’da düzenlenen Contemporary Istanbul’da Samsung, tasarladığı özel deneyim alanında Güney Koreli multidisipliner sanatçı Vakki’nin eserlerini sanatseverlerle buluştururken, Vakki’nin Samsung’a özel hazırladığı enstelasyonunu da ziyaretçilerin deneyimine sunuyor.</i></strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Samsung Electronics Türkiye, CI Bloom ile başlayan iş birliğini Contemporary Istanbul’da da sürdürüyor. CI Bloom’da ART TV Partner olarak yer alan Samsung, Contemporary Istanbul’un 21. edisyonunda da ART TV Partner olarak sanatseverlerle buluşuyor. 23-27 Eylül tarihleri arasında Tersane İstanbul’da gerçekleşecek fuarda Samsung, sanat ve teknolojiyi bir araya getirdiği özel deneyim alanında Art TV ailesinin farklı ekran teknolojilerini çağdaş sanat eserleriyle buluşturuyor.</p>

<p>Samsung’un özel deneyim alanında ziyaretçiler, The Frame, The Frame Pro, Micro RGB ve OLED TV modellerinden oluşan Art TV ailesini deneyimleme fırsatı buluyor. Vakki’nin sanat yaklaşımıyla Samsung’un farklı ekran teknolojilerinin bir araya geldiği bu özel deneyimde, sanatçının Samsung’a özel hazırladığı dijital sanat eseri de sanatseverlerle buluşuyor. Samsung, bu özel sanat deneyimiyle ekranı yalnızca sanat eserini gösteren bir yüzey olmaktan çıkararak sanat üretiminin bir parçası haline getiren yaklaşımını Contemporary Istanbul’a taşıyor. Samsung’un özel deneyim alanını ziyaret eden sanatseverler, Vakki’nin enstalasyonunun yanı sıra Samsung Art TV koleksiyonunu ve Samsung Art Store’un dünya çapında 5.000 esere ulaşan geniş sanat seçkisini de deneyimleme fırsatı bulacak. Ziyaretçiler ayrıca “Görünmeyen Bir Ritmin Portresi” isimli özel etkinlik kapsamında kendi sanat eserlerini de yaratma fırsatı bulacak.</p>

<p><strong>Samsung Art TV: Sanat ve teknolojinin buluştuğu yeni deneyim alanı</strong></p>

<p>Samsung’un Art TV ailesi, sanat, teknoloji ve tasarımı bir araya getirerek ekran deneyimini yeniden tanımlıyor. Bu portföyün öne çıkan modelleri arasında, televizyonun kullanılmadığı zamanlarda sanat eserlerini sergilemesini sağlayan The Frame ve gelişmiş görüntü teknolojisiyle bu yaklaşımı ileri taşıyan The Frame Pro yer alıyor. Samsung’un Art TV ailesi bugün The Frame ve The Frame Pro’nun yanı sıra Micro RGB ve OLED modelleriyle farklı ekran teknolojilerini sanat deneyiminin bir parçası haline getiriyor.</p>

<p>The Frame ile başlayan bu yaklaşım, televizyonun kullanılmadığı zamanı da sanat deneyimine dönüştürüyor. Art Mode sayesinde ekran, televizyon izlenmediği zamanlarda sanat eserlerini sergileyebiliyor. İnce tasarımı ve özelleştirilebilir çerçeveleriyle The Frame, yaşam alanında yalnızca içerik izlenen bir elektronik cihaz olmaktan çıkarak kişisel bir galeriye dönüşebiliyor. The Frame Pro ise Neo QLED 4K ekran, yansıma yapmayan Anti-Reflection Matte Display, sertifikalı Quantum Dot ve kablo karmaşasını ortadan kaldıran Wireless One Connect gibi teknolojileriyle sanat eserlerinin renk, detay ve kontrastının yüksek görüntü kalitesiyle aktarılmasına katkı sağlıyor. Samsung’un farklı ekran teknolojileri, sanat eserlerinin renk, ışık, kontrast ve detaylarının mümkün olduğunca doğru biçimde deneyimlenmesini hedeflerken, Micro RGB’de kırmızı, yeşil ve mavi ışık kaynaklarının bağımsız kontrolü renk ve parlaklığın hassas biçimde yönetilmesini sağlıyor.</p>

<p><strong>5.000’den fazla eser Samsung Art Store’da</strong></p>

<p>Samsung Art TV deneyiminin önemli bir parçasını oluşturan Samsung Art Store, bugün 5.000’den fazla sanat eseri, 800’den fazla sanatçı ve 80’den fazla global iş ortağını bir araya getiriyor. Tate, Art Basel ve Louvre gibi önemli sanat kurumlarıyla gerçekleştirilen iş birlikleriyle genişleyen koleksiyon, sanat eserlerini dijital ortamda daha geniş kitlelerle buluşturuyor. Türkiye’deki sanat ekosistemini de küresel Art Store platformuna dahil etmeye önem veren Samsung, İstanbul Modern ile gerçekleştirdiği iş birliği kapsamında kurumun seçkisinden bazı eserleri Art Store üzerinden dünya genelindeki kullanıcılarla buluşturuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/samsung-contemporary-istanbulda-sanat-ve-teknolojiyi-bir-araya-getiriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 17:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/o-f-s-o-v.JPG" type="image/jpeg" length="43482"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[1. Ulusal Creavit Öğrenci Tasarım Yarışması, Jürisinde Alanında Öne Çıkan İsimleri Buluşturuyor!]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/1-ulusal-creavit-ogrenci-tasarim-yarismasi-jurisinde-alaninda-one-cikan-isimleri-bulusturuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/1-ulusal-creavit-ogrenci-tasarim-yarismasi-jurisinde-alaninda-one-cikan-isimleri-bulusturuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="ltr"><strong>Creavit’in genç tasarımcıların yaratıcı fikirlerini desteklemek amacıyla düzenlediği 1. Ulusal Creavit Öğrenci Tasarım Yarışması, farklı disiplinlerden alanında uzman isimleri bir araya getiren güçlü jürisiyle dikkat çekiyor.</strong></p>

<p dir="ltr">Yurt içinde ve yurt dışında 65’i aşkın ülkenin tüketicilerini seramik sağlık gereçleri, banyo mobilyaları, armatürler başta olmak üzere banyo ve ıslak mekan ihtiyaçlarına yönelik geniş ürün gamıyla buluşturan Creavit, 1. Ulusal Creavit Öğrenci Tasarım Yarışması ile genç tasarımcıların özgün fikirlerini sektöre kazandırmayı hedefliyor. Öğrencilerin tasarım dünyasına yeni bakış açıları kazandırmasını teşvik eden yarışmanın jürisinde; tasarım, mimarlık, akademi, kültür-sanat ve medya alanlarında çalışmalar gerçekleştiren Ece Ceylan Baba, Caner Bilgin, Gülşah Elikbank, Rıdvan Gölcük, Ertuğrul Güngör, Gülay Gamze Güven, Şule Koç, Atilla Kuzu ve Sezin Tanrıöver yer alıyor.</p>

<p dir="ltr">Farklı uzmanlık alanlarını aynı jüri çatısı altında buluşturan yarışma, gençlerin tasarım yaklaşımını yalnızca estetik açıdan değil; işlevsellik, yenilikçilik, kullanıcı deneyimi ve sektörel bakış açısı gibi farklı yönleriyle değerlendirmeye alan açıyor. Jürinin sahip olduğu farklı disiplinlerdeki deneyimin, öğrencilerin geliştirdiği projelere çok yönlü bir perspektif kazandırması hedefleniyor.</p>

<p dir="ltr">Yarışmanın Onursal Başkanlığını Mithat Çanakcı ve Mehmet Çanakcı üstlenirken, Yarışma Düzenleme Kurulu’nda ise İzzet Çolpan, Reyhan Yıldırım Badurluoğlu ve Neslişah Öztürk bulunuyor. Yarışma; öğrencilerin yaratıcılıklarını ortaya koyabilecekleri, tasarım alanındaki yetkinliklerini geliştirebilecekleri ve profesyonel dünyayla buluşabilecekleri önemli bir platform sunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">Creavit, yarışma aracılığıyla genç tasarımcıların fikirlerini desteklemeyi, sektörde tasarım odaklı düşüncenin gelişimine katkı sağlamayı ve geleceğin tasarımcılarıyla güçlü bir bağ kurmayı amaçlıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/1-ulusal-creavit-ogrenci-tasarim-yarismasi-jurisinde-alaninda-one-cikan-isimleri-bulusturuyor</guid>
      <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 17:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1789644520-1200700-2481x1447.png" type="image/jpeg" length="21079"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Halkbank BİGE’de ödüller ve müjdeler]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/halkbank-bigede-oduller-ve-mujdeler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/halkbank-bigede-oduller-ve-mujdeler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Halkbank ve Habitat Derneği iş birliğiyle yürütülen BİGE – Bilim Kızlarla Gelecek Projesi’nin ikinci dönem kazananları belli oldu. Projenin final etabı olan Demo Day’de ilk üçe giren takımlar ödüllerini aldı. Etkinlikte yaptığı konuşmada genç kızlara iki müjde veren Halkbank Genel Müdürü Recep Süleyman Özdil, BİGE mezunları için yeni bir mobil hayata geçirdiklerini açıkladı. Özdil ayrıca Türkiye’de büyük ilgi gören BİGE İlham Buluşmaları’nın gelecek yıldan itibaren Banka’nın yurt dışında faaliyet gösterdiği ülkelerde de düzenlenerek uluslararası alana taşınacağını duyurdu.</strong></p>

<p>Halkbank’ın kız öğrencileri STEM (Bilim, Teknoloji, Mühendislik, Matematik) ve girişimcilik alanlarında güçlendirmeyi hedeflediği <strong>BİGE – Bilim Kızlarla Gelecek Projesi</strong>’nin ikinci dönemi <strong>Demo Day</strong> ile tamamlandı.</p>

<p>Habitat Derneği iş birliğiyle yürütülen projenin Hızlandırma Programını başarıyla tamamlayan 10 finalist takım İstanbul Finans Merkezi’ndeki Halkbank Kuleleri’nde düzenlenen etkinlikte jüri ve yatırımcıların karşısına çıktı.</p>

<p>Proje kapsamında eğitim ve mentörlük desteği alan kız öğrencilerin yapay zekâ, eğitim, enerji ve sağlık gibi alanlarda geliştirdiği projeler inovatif yaklaşım, özgünlük, uygulanabilirlik ve teknik yeterlilik kriterleriyle değerlendirildi.</p>

<p>Final puanlamalarıyla <strong>BİGE – Demo Day</strong>’in birincisi görme engelli bireylerin renk temelli sanatlara daha bağımsız biçimde katılabilmesi için geliştirilen projesiyle <strong>Moonlight</strong> oldu. <strong>Andremoda</strong>’nın konuşma geriliği yaşayan çocuklara yönelik mobil uygulaması ikinciliği; <strong>Indexis</strong>’in mikro ölçekli rüzgâr enerjisi projesi ise üçüncülüğü aldı. Dereceye giren takımlar, maddi ödüllerin yanı sıra <strong>Generation Unlimited</strong> ve <strong>Entrepreneurship World Cup</strong> gibi prestijli uluslararası genç girişimcilik programlarına yönlendirilme imkânı da elde edecek.</p>

<p><strong>BİGE mezunları için mobil uygulama</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Etkinlikte konuşma yapan <strong>Halkbank Genel Müdürü Recep Süleyman Özdil, </strong><i>“Halkbank olarak bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik alanlarında gençlerin hem eğitime hem de istihdama katılımını artırmayı önceliğimiz olarak görüyoruz.”</i><strong> </strong>dedi.</p>

<p>Finansmanın yanı sıra eğitim ve mentörlük desteği sundukları programlarla da gençlerin farklı alanlarda gelişmelerine eşlik ettiklerini belirten <strong>Recep Süleyman Özdil,</strong> <i>“BİGE bizim için önemli bir proje. BİGE ile sizlerle kurduğumuz bağı, program sonrasında da sürdürmek istiyoruz. Bu amaçla BİGE mezunları için BİGE Mobil uygulamasını geliştirdik. Mezunlarımız bu platform üzerinden bilgi ve deneyim paylaşabilecek, mentörlük ve kariyer fırsatlarına erişebilecek. Böylece BİGE’yi dönemsel bir eğitim programı olmaktan çıkarıp kariyeriniz boyunca dahil olabileceğiniz bir ekosisteme dönüştürmeyi hedefliyoruz.”</i><strong> </strong>dedi.</p>

<p><strong>Halkbank Genel Müdürü Özdil</strong> ayrıca BİGE Projesi kapsamında düzenlenen İlham Buluşmaları’nın <strong>gelecek yıldan itibaren Banka’nın yurt dışında faaliyet gösterdiği ülkelerde de düzenlenerek uluslararası alana taşınacağını duyurdu.</strong></p>

<p><strong>“BİGE İki Yılda 2 bin 887 genç kıza ulaştı”</strong></p>

<p><strong>Habitat Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Nesrin Serin Onkardeşler</strong> ise <i>“BİGE iki yılda 2 bin 887 genç kıza ulaştı. Birçok fikrin hayata geçirilmesine destek sundu. İlham Buluşmaları'nda 36 ilham veren kadın, hikâyelerini genç kızlarla paylaştı. Hayalimiz, bugün bu sahnede sunum yapan genç kadınların birkaç yıl sonra o listeye kendi isimlerini eklemesi; bu salona mentor, jüri üyesi, belki de yatırımcı olarak geri dönmesi.” </i>ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Dereceye giren takımlar ve projeleri hakkında</strong></p>

<p><strong>1. Moonlight (Cansu Karaoğlu, Elifnaz Çiçek)</strong></p>

<p>Kokulu Boyalar, görme engelli bireylerin renk temelli sanatlara daha bağımsız biçimde katılabilmesi için geliştirilen erişilebilir bir sanat platformu. Yapay zekâ destekli sesli yönlendirme sistemi; hissedilebilir konturlara sahip kalemler, dokunsal yüzeyli tuvaller ve sinestezi yaklaşımıyla geliştirilen kokulu boyalarla birlikte çalışıyor. Böylece kullanıcılar çizim sürecini ses, doku ve koku üzerinden deneyimleyebiliyor.</p>

<p><strong>2. Andremoda (Aynur Yörük, Havva Sude Yıldız)</strong></p>

<p>Talk Buddy, konuşma geriliği veya telaffuz güçlüğü yaşayan çocukların gelişimini desteklemek amacıyla geliştirilen yapay zekâ tabanlı bir mobil uygulama. Ürün, çocukları sadece ekrandan izleyerek yapılan pasif uygulamalardan farklı olarak, çocuklarla sesli diyalog kurarak konuşma pratikleri yapmalarını sağlıyor. Pasif ekran kullanımının ötesine geçen uygulama, çocuklarla sesli diyalog kurarak konuşma pratiği yapmalarını sağlıyor. Çocukların gelişim aşamalarını ve duygu durumlarını takip eden sistem, elde edilen verileri terapist ve psikologlardan oluşan uzman klinik ekiplerle paylaşılabilecek raporlara dönüştürüyor.</p>

<p><strong>3. Indexis (Bergüzar Asena Şahin, Rabia Aybüke Akgün)</strong></p>

<p>Ulam Rüzgâr Türbini Ağı, akıllı ve sürdürülebilir şehirlerde dağıtık enerji üretimini desteklemek amacıyla geliştirilen mikro ölçekli bir rüzgâr enerjisi sistemi. Kompakt ve modüler yapıya sahip türbinler, enerjinin tüketildiği noktada üretilmesini sağlayarak şehirlerde yenilenebilir enerji kullanımının yaygınlaştırılmasını ve yüksek elektrik verimi elde edilmesini hedefliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/halkbank-bigede-oduller-ve-mujdeler</guid>
      <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 17:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/f-v-m-l-f-s-i.JPG" type="image/jpeg" length="54496"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TTYD Başkanı Oya Narin: “2027 Yılında Turizmde Daha Güçlü Bir Dönem Bekliyoruz”]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ttyd-baskani-oya-narin-2027-yilinda-turizmde-daha-guclu-bir-donem-bekliyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ttyd-baskani-oya-narin-2027-yilinda-turizmde-daha-guclu-bir-donem-bekliyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İstanbul Turizm Fuarı’nda (İTF 2026) konuşan TTYD Başkanı Oya Narin, Türkiye’nin 2019-2025 döneminde turist sayısını %21 artırarak OECD’de en çok büyüyen 4. destinasyon haline geldiğini söyledi. 2026 yılının ilk yarısındaki 25,7 milyar dolarlık gelire ve yükselen turist başı harcamalara dikkat çeken Narin, jeopolitik gerilimlerin azalmasıyla birlikte 2027 yılında turizmde çok daha güçlü bir dönemin yakalanacağını vurguladı.</strong></p>

<p>Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği’nin (TTYD) resmi iş ortağı olduğu İstanbul Turizm Fuarı (İTF 2026), 24–25 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul Yenikapı Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirildi. 30’a yakın ülkeden 300 civarında uluslararası turizm profesyonelinin katıldığı fuarda, sektör paydaşları bir araya gelerek B2B iş görüşmeleri yaptı.</p>

<p><strong>"Sektör Paydaşlarımızı Bir Araya Getiren Değerli Bir Organizasyon"</strong></p>

<p>Fuarın ardından değerlendirmelerde bulunan TTYD Başkanı Oya Narin, "Paydaşı olmaktan memnuniyet duyduğumuz İstanbul Turizm Fuarı, küresel turizm aktörlerini, otelleri ve acenteleri buluşturan önemli bir platform niteliğindedir. Başarılı bir organizasyonla sektör paydaşlarımızı bir araya getiren fuarımızın önümüzdeki yıllarda uluslararası alandaki konumunu daha da güçlendireceğine inanıyoruz" dedi.</p>

<p><strong>“Türkiye OECD’de En Çok Büyüyen 4. Destinasyon Oldu”</strong></p>

<p>Küresel dalgalanmalara rağmen Türkiye’nin güçlü altyapısı ve yüksek hizmet kalitesiyle öne çıktığını belirten Narin, şu verileri paylaştı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“OECD Başarısı: Türkiye, 2019-2025 döneminde uluslararası turist sayısını %21 artırarak OECD ülkeleri arasında en fazla büyüyen 4. destinasyon oldu.</p>

<p>2026 İlk Yarı Sonuçları: Yılın ilk 6 ayında 25,7 milyon ziyaretçi ağırlanırken 25,7 milyar dolar turizm geliri elde edildi. Bu dönemde Rusya’dan 2,65 milyon, Almanya’dan 2,44 milyon ve İngiltere’den 1,58 milyon turist ağırlandı.</p>

<p>Harcamalarda Artış: Turist başına gecelik harcama 106 dolardan 109 dolara, yabancı ziyaretçilerin gecelik harcaması ise 122 dolara yükseldi.”</p>

<p>Oya Narin, rekabetin ucuzluk üzerinden değil; hizmet kalitesi, kültür, doğa ve gastronomi zenginliği üzerinden yürütüldüğünü belirterek, "Jeopolitik gerilimlerin ve genel savaş durumlarının 2027 yılında azalmasını ümit ediyoruz. Bu durumun küresel seyahat iklimine olumlu yansımalarıyla birlikte 2027’de sektörümüzde daha da güçlü bir dönem yakalayacağımıza inanıyoruz" ifadesini kullandı.</p>

<p><strong>Nitelikli İstihdam ve İç Pazarın Stratejik Rolü</strong></p>

<p>Sektörün sürdürülebilirliği açısından maliyet dengesi ve insan kaynağının kritik önem taşıdığına değinen Narin, gençlerin turizm sektörüne yeniden kazandırılmasının ve nitelikli iş gücünün korunmasının önemine dikkat çekti. İç pazarın da dış dalgalanmalara karşı sektörü dengeleyen stratejik bir unsur olduğunu vurgulayan Narin, yerli turistlerin seyahat harcamalarının 2025’te %32,4 artarak 555 milyar lirayı aştığını, bu güçlü seyrin 2026’da da devam ettiğini kaydetti.</p>

<p>TTYD, fuar boyunca 14 numaralı standında farklı ülkelerden yatırımcıları ve sektör profesyonellerini ağırlayarak iş birliği temaslarını sürdürdü.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ttyd-baskani-oya-narin-2027-yilinda-turizmde-daha-guclu-bir-donem-bekliyoruz</guid>
      <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 16:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/dcdckmkcv.JPG" type="image/jpeg" length="53282"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Madencilikte Rehabilitasyon Sürecine Mali Güvence]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/madencilikte-rehabilitasyon-surecine-mali-guvence</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/madencilikte-rehabilitasyon-surecine-mali-guvence" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Madencilik faaliyetleri nedeniyle bozulan arazilerin yeniden doğaya kazandırılması konusunda yıllar içinde mevzuat ve uygulamalar geliştirilirken, rehabilitasyon bedeli uygulamasıyla birlikte sürece yeni bir mali yükümlülük eklendi. Yeni düzenlemelerle rehabilitasyon çalışmalarının faaliyet süreciyle eş zamanlı yürütülmesi ve ruhsat sahiplerinin sorumluluğunun saha tamamen rehabilite edilene kadar devam etmesi esas alındı.</strong></p>

<p><strong>Rehabilitasyon Çalışmaları Kapsam Genişletti</strong><br />
Madencilik faaliyetleriyle bozulan arazilerin doğaya yeniden kazandırılmasına ilişkin çalışmalar, 2007 yılında yayımlanan yönetmelikle özel bir düzenlemeye kavuştu. 2010 yılında yürürlüğe giren düzenlemeyle ise rehabilitasyon sürecinin Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) kapsamında bütüncül biçimde ele alınması sağlandı.</p>

<p>Bu süreçte rehabilitasyon yalnızca faaliyet sonrasında gerçekleştirilen ağaçlandırma çalışmalarından ibaret görülmedi. Bozulan arazinin yeniden düzenlenmesi, zemin ve şev güvenliğinin sağlanması, erozyon ve drenaj önlemlerinin alınması, toprağın korunması ve alanın faaliyet sonrasındaki kullanımına hazırlanması da rehabilitasyonun kapsamına dahil edildi.</p>

<p>2014 yılında uygulamaya alınan Maden Sahaları Rehabilitasyonu Eylem Planı ile çalışmalar daha geniş bir alana yayıldı. Orman Genel Müdürlüğünün faaliyet raporlarından derlenen verilere göre, 2014-2018 döneminde yaklaşık 5 bin 783 hektar maden sahasında rehabilitasyon gerçekleştirildi. 2014-2025 döneminde ise rehabilitasyon uygulanan alan yaklaşık 6 bin 334 hektara ulaştı.</p>

<p><strong>TÜRMES ile Rehabilite Edilen Alanlar Kayıt Altına Alındı</strong><br />
Maden sahalarının rehabilitasyonuna yönelik çalışmalar farklı kurumlar ve ruhsat sahipleri tarafından sürdürülürken, bu alanların ortak bir envanterde toplanması amacıyla Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) tarafından 2022 yılında TÜRMES Projesi başlatıldı.</p>

<p>Türkiye Geneli Rehabilite Edilmiş Maden Sahaları ile Madencilik Sosyal Sorumluluk Çalışmalarının Tespiti Projesi kapsamında, Türkiye genelindeki rehabilite edilmiş sahaların yerinde incelenmesi ve kapsamlı bir envanter oluşturulması hedeflendi.</p>

<p>Proje kapsamında 56 ilde 217 rehabilite edilmiş saha incelendi. Yapılan tespitlerde toplam 13 bin 584 hektarlık alanın rehabilite edildiği ve söz konusu sahalarda 25 milyon 251 bin 884 ağaç ve bitkinin dikildiği belirlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Rehabilitasyon Bedeliyle Yeni Dönem</strong><br />
Rehabilitasyon çalışmalarının kayıt altına alınmasının ardından süreç, mali güvence mekanizmasıyla yeni bir aşamaya taşındı. 2025 yılında Maden Kanunu'nda yapılan değişiklikle işletme ruhsatları için rehabilitasyon bedeli ödeme yükümlülüğü getirildi.</p>

<p>Bu yıl yürürlüğe giren Maden Sahalarında Rehabilitasyon Yönetmeliği ile bedelin tahsil edilmesi, değerlendirilmesi ve iadesine ilişkin esasların yanı sıra rehabilitasyon çalışmalarının uygulanması ve denetlenmesine yönelik kurallar da belirlendi.</p>

<p>Yönetmelik kapsamında rehabilitasyon çalışmalarının madencilik faaliyetiyle birlikte başlatılması, işletme süresince sürdürülmesi ve faaliyet sona erdikten sonra tamamlanması zorunlu hale getirildi. Böylece daha önce mevzuatta yer alan rehabilitasyon yükümlülüğü, mali güvenceyle desteklenen bir yapıya dönüştürüldü.</p>

<p><strong>"Ruhsat Sahibinin Sorumluluğu Rehabilitasyon Tamamlanana Kadar Sürüyor"</strong><br />
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan, sorumlu madencilik anlayışında insan sağlığı ve çevrenin korunmasının temel unsurlar arasında yer aldığını belirtti.</p>

<p>Maden işletmelerinin risk gruplarına göre düzenli olarak denetlendiğini aktaran Tancan, az riskli madenlerin en az dört yılda bir, riskli gruptakilerin iki yılda bir, çok riskli gruptakilerin ise yılda en az bir kez denetlendiğini ifade etti. Denetimlerde işletmelerin onaylı projelere uygun faaliyet gösterip göstermediğinin ve herhangi bir hayati risk bulunup bulunmadığının incelendiğini kaydetti.</p>

<p>Rehabilitasyon sürecine ilişkin yeni sistemin önemli bir mali güvence sağladığını belirten Tancan, rehabilitasyon bedellerinin ayrı hesaplarda tutulduğunu ve rayiç oran üzerinden nemalandırıldığını söyledi. Rehabilitasyon tamamlandığında hesapta fazla kalan tutarın ruhsat sahibine iade edilebildiğini aktaran Tancan, bedelin yetersiz kalması halinde ise aradaki farkın ruhsat sahibi tarafından karşılandığını bildirdi.</p>

<p>Tancan, maden sahasının rehabilitasyonu tamamlanmadan ruhsat sahibinin sorumluluğunun sona ermediğini vurgulayarak, ruhsat hukuku sonlandırılırken rehabilitasyon projesindeki yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediğinin de kontrol edildiğini belirtti.</p>

<p>Sorumlu madencilik kapsamında kamu kurumlarının düzenleyici ve denetleyici rol üstlendiğini ifade eden Tancan, işletmelerin faaliyetlerinin yanı sıra iş sağlığı ve güvenliği ile çevresel etkiler açısından da farklı kurumlar tarafından denetlendiğini kaydetti.</p>

<p><strong>Dijital Teknolojiler Denetim Süreçlerine Destek Veriyor</strong><br />
Tancan ayrıca, madencilik sektöründe iş sağlığı ve güvenliğinin geliştirilmesi amacıyla yapay zeka ve dijital teknolojilerden daha fazla yararlanılmaya başlandığını belirtti. Ruhsat sahiplerinin dijital imkanları risklerin azaltılması amacıyla kullandığını ifade eden Tancan, iş sağlığı ve güvenliği alanında yeni teknolojilerin kullanımına yönelik araştırma ve uygulamaların sürdüğünü söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/madencilikte-rehabilitasyon-surecine-mali-guvence</guid>
      <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 16:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/turkiye-maden-borsasi-kurulmasi-icin-harekete-gecti-dsyz-cover.webp" type="image/jpeg" length="26753"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ticaret Bakanı Bolat: MÜSİAD EXPO 2026’ya 80 Binden Fazla Ziyaretçi Geldi]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ticaret-bakani-bolat-musiad-expo-2026ya-80-binden-fazla-ziyaretci-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ticaret-bakani-bolat-musiad-expo-2026ya-80-binden-fazla-ziyaretci-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, MÜSİAD EXPO 2026 Uluslararası Ticaret Fuarı’nın bu yıl 80 binden fazla ziyaretçiyi ağırladığını belirterek, organizasyona 70 ülkeden temsilcinin yanı sıra 400 alım heyeti ve 369 firmanın katıldığını açıkladı.</strong></p>

<p>Türkiye ve bölgenin önemli karma ticaret organizasyonları arasında yer alan MÜSİAD EXPO 2026, İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen etkinliklerle bugün sona eriyor. Yaklaşık 25 bin metrekarelik alanda gerçekleştirilen fuarda, 18 farklı sektörden 369 firma ürün ve hizmetlerini uluslararası ziyaretçilere sundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Uluslararası Ticaret İçin Buluşma Noktası</strong><br />
Fuarı ziyaret eden Ticaret Bakanı Ömer Bolat, MÜSİAD EXPO’nun 33 yıllık geçmişe sahip olduğunu ve bu yıl 21’inci kez düzenlendiğini belirtti. Fuarın özellikle Müslüman ülkeler ve topluluklardan yoğun katılım aldığını ifade eden Bolat, organizasyonun İslam dünyasının önemli genel ticaret fuarlarından biri olduğunu söyledi.</p>

<p>MÜSİAD EXPO’nun Türkiye’nin ihracata dayalı büyüme sürecine uzun yıllardır katkı sunduğunu belirten Bolat, bu yılki organizasyonda 80 binden fazla ziyaretçinin yanı sıra 70 ülkeden temsilci, 400 alım heyeti ve 369 firmanın yer aldığını aktardı. Bolat, fuarda görüştüğü katılımcıların organizasyonun verimli geçtiğine yönelik değerlendirmelerde bulunduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>Türk Ürünleri Küresel Pazarlarda Daha Fazla Tanınıyor</strong><br />
Türkiye’nin ihracat performansında uluslararası fuarların ve firmaların bu organizasyonlara katılımının önemli bir yere sahip olduğunu dile getiren Bolat, Ticaret Bakanlığı olarak ihracata dayalı büyümeyi destekleyen çalışmaların sürdüğünü kaydetti.</p>

<p>Bolat, ihracatın yalnızca ürünlerin farklı pazarlara ulaştırılması anlamına gelmediğini, aynı zamanda Türkiye’nin, Türk markalarının ve ürünlerinin küresel ölçekte tanıtılmasına katkı sağladığını belirtti. Türkiye’nin birçok sektörde dünyanın önde gelen üretici ve ihracatçı ülkeleri arasında yer aldığını ifade eden Bolat, dış ticaret ve cari işlemler dengesindeki istikrarlı sürecin devam edeceğini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ticaret-bakani-bolat-musiad-expo-2026ya-80-binden-fazla-ziyaretci-geldi</guid>
      <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 15:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/omer-bolat-1.png" type="image/jpeg" length="40370"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İTF 2026’da Turizmin Geleceği Ve Hedefler Ele Alındı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/itf-2026da-turizmin-gelecegi-ve-hedefler-ele-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/itf-2026da-turizmin-gelecegi-ve-hedefler-ele-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İstanbul Turizm Fuarı’nda (İTF 2026) değerlendirmelerde bulunan Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği (TTYD) Başkanı Oya Narin, Türkiye’nin 2019-2025 döneminde uluslararası turist sayısını yüzde 21 artırarak OECD ülkeleri arasında en fazla büyüyen dördüncü destinasyon olduğunu belirtti. Narin, 2026 yılının ilk yarısında elde edilen 25,7 milyar dolarlık turizm gelirine ve turist başına harcamalardaki yükselişe dikkat çekerek, jeopolitik gerilimlerin azalması halinde 2027 yılında sektör açısından daha güçlü bir döneme girilebileceğini ifade etti.</strong></p>

<p>TTYD’nin resmi iş ortağı olduğu İstanbul Turizm Fuarı (İTF 2026), 24-25 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul Yenikapı Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi’nde düzenlendi. Yaklaşık 30 ülkeden 300 uluslararası turizm profesyonelinin katıldığı fuar, sektör temsilcilerini bir araya getirirken çok sayıda B2B görüşmeye de ev sahipliği yaptı.</p>

<p><strong>“Sektör Paydaşlarını Bir Araya Getiren Önemli Bir Platform”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fuarın ardından açıklamalarda bulunan TTYD Başkanı Oya Narin, İstanbul Turizm Fuarı’nın küresel turizm aktörleri, oteller ve seyahat acentelerini buluşturan önemli bir organizasyon olduğunu söyledi. Narin, “Paydaşı olmaktan memnuniyet duyduğumuz İstanbul Turizm Fuarı, küresel turizm aktörlerini, otelleri ve acenteleri buluşturan önemli bir platform niteliğindedir. Başarılı bir organizasyonla sektör paydaşlarımızı bir araya getiren fuarımızın önümüzdeki yıllarda uluslararası alandaki konumunu daha da güçlendireceğine inanıyoruz” dedi.</p>

<p><strong>Türkiye OECD’de Dördüncü Sırada</strong></p>

<p>Küresel ölçekte yaşanan dalgalanmalara rağmen Türkiye’nin güçlü turizm altyapısı ve hizmet kalitesiyle öne çıktığını belirten Narin, ülkenin son yıllardaki performansına ilişkin verileri paylaştı.</p>

<p>Narin, Türkiye’nin 2019-2025 döneminde uluslararası turist sayısını yüzde 21 artırarak OECD ülkeleri arasında turist sayısını en fazla artıran dördüncü destinasyon konumuna geldiğini belirtti. 2026 yılının ilk altı ayında ise Türkiye’nin 25,7 milyon ziyaretçi ağırladığını ve 25,7 milyar dolar turizm geliri elde ettiğini aktaran Narin, aynı dönemde Rusya’dan 2,65 milyon, Almanya’dan 2,44 milyon ve İngiltere’den 1,58 milyon turistin Türkiye’yi ziyaret ettiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Oya Nari̇n" class="detail-photo img-fluid" height="930" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/oya-narin.png" width="665" /></p>

<p>Turist harcamalarındaki artışa da değinen Narin, kişi başı gecelik harcamanın 106 dolardan 109 dolara yükseldiğini, yabancı ziyaretçilerde ise bu rakamın 122 dolara ulaştığını kaydetti.</p>

<p>Türkiye’nin turizmde rekabet gücünü yalnızca fiyat avantajı üzerinden değil, hizmet kalitesi, kültürel zenginlik, doğal güzellikler ve gastronomi gibi unsurlar üzerinden geliştirdiğini belirten Narin, jeopolitik gelişmelerin sektör üzerindeki etkisine de dikkat çekti. Narin, “Jeopolitik gerilimlerin ve genel savaş durumlarının 2027 yılında azalmasını ümit ediyoruz. Bu durumun küresel seyahat iklimine olumlu yansımalarıyla birlikte 2027’de sektörümüzde daha da güçlü bir dönem yakalayacağımıza inanıyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Nitelikli İnsan Kaynağı Ve İç Pazar Öne Çıkıyor</strong></p>

<p>Turizm sektörünün sürdürülebilir büyümesinde maliyet dengesi ve insan kaynağının belirleyici unsurlar olduğunu vurgulayan Narin, gençlerin sektöre yeniden kazandırılması ve nitelikli iş gücünün korunması gerektiğini söyledi.</p>

<p>İç pazarın da küresel gelişmeler karşısında turizm sektörünü destekleyen stratejik bir unsur olduğunu belirten Narin, yerli turistlerin seyahat harcamalarının 2025 yılında yüzde 32,4 artarak 555 milyar lirayı aştığını, iç turizmdeki hareketliliğin 2026 yılında da sürdüğünü ifade etti.</p>

<p>TTYD ise fuar boyunca 14 numaralı standında farklı ülkelerden yatırımcıları ve turizm profesyonellerini ağırlayarak yeni iş birlikleri ve yatırım fırsatlarına yönelik temaslarını sürdürdü.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/itf-2026da-turizmin-gelecegi-ve-hedefler-ele-alindi</guid>
      <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 12:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/t-f-t-d.png" type="image/jpeg" length="60450"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TÜRKONFED 27. İş Dünyası Zirvesi Elazığ’da Başladı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/turkonfed-27-is-dunyasi-zirvesi-elazigda-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/turkonfed-27-is-dunyasi-zirvesi-elazigda-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye’nin en büyük iş dünyası buluşmalarından biri olan TÜRKONFED İş Dünyası Zirvesi’nin 27’ncisi, Fırat Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu (FIRATSİFED) ev sahipliğinde Elazığ’da başladı. “Kalıcı Belirsizlik Çağında Ekonomik Dayanıklılık” temasıyla düzenlenen zirvenin ilk gününde, bölgede güçlenen barış ortamının yatırım, üretim ve istihdamla kalıcı ekonomik kazanımlara dönüştürülmesi gerektiği mesajı öne çıktı.</strong></p>

<p>TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Sönmez, Türkiye’nin ekonomik dayanıklılığını artırmak için büyük şirketlerle Anadolu’daki üretim gücünün daha güçlü ve sistematik biçimde buluşturulması gerektiğini vurgularken, FIRATSİFED Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yasemin Açık, sermayenin Anadolu’ya yönelmesinin bölgesel kalkınma açısından önem taşıdığını belirterek iş dünyasını bölgeye yatırım yapmaya çağırdı. Zirvenin onur konuşmacısı Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç ise küresel belirsizliklerin arttığı dönemde Türkiye’nin yalnızca üretim yapan değil, teknoloji geliştiren, tasarım üreten ve fikrî mülkiyete sahip bir ekonomik yapıya yönelmesi gerektiğine dikkat çekti.</p>

<p>Türkiye’nin gönüllülük esasına dayalı en büyük bağımsız iş dünyası örgütü Türk İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) tarafından düzenlenen zirvenin ilk gününde kamu, yerel yönetimler, iş dünyası ve sivil toplum temsilcileri bir araya geldi. Yaklaşık 500 kişinin katıldığı etkinlikte TÜSİAD da geniş bir heyetle yer aldı. Heyette TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ozan Diren, Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Ömer Aras, yönetim kurulu üyeleri ve geçmiş dönem başkanları bulundu.</p>

<p><strong>Sönmez: “Reel Sektör Ekonomik Dayanıklılığın Temel Taşı”</strong></p>

<p>TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Sönmez, teknoloji alanındaki hızlı gelişmeler, iklim krizi ve jeopolitik risklerin üretim, sermaye ve küresel ticaretin yapısını önemli ölçüde değiştirdiğini söyledi. Avrupa’da güçlenen yakın tedarik eğilimi, yakın coğrafyalardaki yeniden yapılanma süreci ve Türkiye’nin uluslararası transit ticaret merkezi olma hedefinin ülke açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirten Sönmez, bu dönemin yalnızca krizleri yönetme değil, krizlere karşı dirençli bir ekonomi oluşturma süreci olduğunu ifade etti.</p>

<p>Ekonomideki büyümeye karşın sanayinin büyümeye katkısının istenilen seviyeye ulaşamadığını belirten Sönmez, KOBİ’lerin yeşil ve dijital dönüşüm süreçlerinde yaşanan aksaklıkların ihracat kapasitesini de olumsuz etkilediğine dikkat çekti. Sönmez, iş dünyasının dezenflasyon sürecinin getirdiği maliyetleri göze aldığını ancak reel sektörün sürdürülebilir büyüme ve ekonomik dayanıklılığın temel taşı olduğunun göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>“Refahın Ağırlık Merkezini Değiştirecek Güce Sahibiz”</strong></p>

<p>Türkiye’nin büyük ölçekli kurumsal sermayesi ile Anadolu’ya yayılan üretim kapasitesinin daha güçlü biçimde birbirine bağlanması gerektiğini belirten Sönmez, TÜSİAD ile TÜRKONFED arasındaki iş birliğinin yeni dönemin önemli ihtiyaçlarından biri olduğunu ifade etti.</p>

<p>Anadolu’nun farklı şehirlerinde hayata geçirilen yatırımları örnek gösteren Sönmez, iki kurumun ve üyelerinin birlikte hareket etmesi halinde Türkiye’nin refahın dağılımında yeni bir denge oluşturabilecek güce sahip olduğunu söyledi. Sönmez, iş dünyasına Türkiye’nin ikinci yüzyılındaki başarı hikâyesinin birlikte yazılması çağrısında bulundu.</p>

<p>Sönmez, ekonomik gündemin yanı sıra iş dünyasının toplumsal ve teknolojik sorumluluklarına da dikkat çekti. Cumhuriyetin ikinci yüzyılında eşit vatandaşlık, kamu yararı, hukuk ve fırsat eşitliği gibi temel değerlerin günümüz koşulları çerçevesinde yeniden ele alınması gerektiğini belirten Sönmez, Türkiye’nin yapay zekâ, veri teknolojileri, temiz enerji, veri merkezleri ve yeni nesil sanayi altyapılarında üretici ülkeler arasında yer alması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Türkiye’nin ekonomik sıkışmalar, bütçe açıkları, fırsat eşitsizlikleri ve gelişmişlik farklılıkları gibi sorunlarla karşı karşıya olduğunu ifade eden Sönmez, buna karşın ülkenin çalışma azmi, birlik duygusu, sahip olduğu değerler ve barış kararlılığıyla önemli bir potansiyele sahip olduğunu dile getirdi.</p>

<p><strong>Prof. Dr. Yasemin Açık: “Sermaye Nereye Akıyorsa Üretim ve Gençler de Oraya Yöneliyor”</strong></p>

<p>TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve FIRATSİFED Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yasemin Açık, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun geçmişte korku, acı ve göçle anıldığını, bugün ise bölgenin enerjisini üretim, yatırım ve istihdama yönlendirebileceği yeni bir dönemin başladığını söyledi.</p>

<p>Bölgenin ekonomik potansiyelinin ortaya çıkarılması için sermayenin Anadolu’ya daha fazla yönelmesi gerektiğini belirten Açık, toplam banka kredilerinin yarısından fazlasının İstanbul, Ankara ve İzmir’de yoğunlaştığına dikkat çekti. Sermayenin yöneldiği bölgelerde üretim ve genç nüfusun da hareketlendiğini ifade eden Açık, Türkiye’nin yeni büyüme hikâyesinin Anadolu’nun farklı şehirlerinde şekillenmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>“İş Dünyasını Yukarı Fırat’ın Geleceğine Ortak Olmaya Çağırıyorum”</strong></p>

<p>Elazığ, Malatya, Bingöl ve Tunceli’yi kapsayan Yukarı Fırat Havzası’nın önemli yatırım fırsatlarına sahip olduğunu belirten Prof. Dr. Açık, bölgenin güçlü teşvikleri, ham maddeye yakın üretim imkânları, sanayi altyapısı, genç insan kaynağı ve gelişime açık yatırım alanlarıyla önemli bir potansiyel taşıdığını söyledi.</p>

<p>Bölgede ihtiyaç duyulan temel unsurların ölçek ve sermaye olduğunu dile getiren Açık, yeni yatırımların gençlerin doğdukları şehirlerde çalışma ve gelecek kurma imkânlarını artıracağını, kadınların ekonomik hayata katılımını destekleyeceğini ve aile şirketlerinin kurumsallaşmasına katkı sağlayacağını ifade etti.</p>

<p>Açık, iş dünyasına Yukarı Fırat Havzası’nın ekonomik geleceğine ortak olma ve bölgeye yatırım yapma çağrısında bulundu.</p>

<p><strong>Ömer Koç: “Kalıcı İstikrar İçin Hukukun Üstünlüğü Esas”</strong></p>

<p>Zirvenin onur konuşmacısı Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç, küresel ölçekte öngörülebilirliğin giderek zorlaştığını belirterek krizlerin artık istisnai gelişmeler olmaktan çıkıp ekonomik ve sosyal hayatın kalıcı unsurlarından biri haline geldiğini söyledi.</p>

<p>Jeopolitik gerilimler, teknolojik dönüşüm, iklim değişikliği ve ekonomik dalgalanmaların birbirini tetikleyen etkiler oluşturduğuna dikkat çeken Koç, ekonomik dayanıklılığın sürekli değişen koşullara uyum sağlayabilme, doğru kararlar alabilme ve istikrarı koruyabilme kapasitesiyle yakından ilişkili olduğunu ifade etti.</p>

<p>Şirketlerin uzun vadeli yatırım kararları alabilmesi ve ekonominin dış şoklara karşı daha dirençli hale gelmesi için öngörülebilirliğin önemine vurgu yapan Koç, kalıcı istikrarın kurum ve kurallarıyla eksiksiz işleyen demokrasi ile hukukun üstünlüğünün hâkim olduğu bir düzeni gerektirdiğini belirtti.</p>

<p>Türkiye’nin sahip olduğu üretim altyapısının ve insan kaynağının daha yüksek katma değer yaratacak şekilde geliştirilmesi gerektiğini dile getiren Koç, yalnızca üretim yapan değil; teknoloji geliştiren, tasarım gerçekleştiren ve fikrî mülkiyet üreten bir ekonomik yapının oluşturulmasının önemine işaret etti.</p>

<p>Koç, Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana gelişen sanayi ekosisteminin ve farklı sektörlerde elde edilen üretim kabiliyetinin önemli bir birikim oluşturduğunu belirterek, Anadolu’nun farklı şehirlerinde faaliyet gösteren KOBİ’lerin de bu birikimin güçlü temsilcileri arasında yer aldığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Zirvenin İkinci Gününde Cevdet Yılmaz Konuşacak</strong></p>

<p>Zirvenin ilk günü, farklı şehir ve sektörlerden iş insanlarını ikili iş görüşmelerinde bir araya getiren TÜRKONFED Ticaret Köprüsü etkinliğiyle tamamlandı.</p>

<p>26 Eylül’de gerçekleştirilecek ikinci ve son gün programı, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın açılış konuşmasıyla başlayacak. Gün boyunca düzenlenecek panel ve oturumlarda ekonomik dayanıklılığın iş dünyası ve Türkiye ekonomisi açısından önemi farklı başlıklar üzerinden ele alınacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/turkonfed-27-is-dunyasi-zirvesi-elazigda-basladi</guid>
      <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 12:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/turkonfed-gorsel-1-2.jpeg" type="image/jpeg" length="70444"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Uluslararası İstanbul Turizm Fuarı’nda Turizm Acenteleri 2027’nin Rotasını Konuştu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/uluslararasi-istanbul-turizm-fuarinda-turizm-acenteleri-2027nin-rotasini-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/uluslararasi-istanbul-turizm-fuarinda-turizm-acenteleri-2027nin-rotasini-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Jolly, Setur, TatilBudur ve Tatilsepeti yöneticileri, 2026 sezonunu değerlendirerek 2027 yılına ilişkin seyahat talebi ve tüketici beklentilerini ele aldı. Seyahat acenteleri, tüketici eğilimlerini yakından takip ederek talepteki değişimleri ürün, fiyatlama ve satış stratejilerine yansıtan önemli sektör aktörleri arasında yer alıyor. Uluslararası İstanbul Turizm Fuarı (ITF) 2026 kapsamında EVENTMAGIX sponsorluğunda düzenlenen acenteler oturumunda, 2026 sezonunun genel görünümü değerlendirilirken 2027 yılına ilişkin beklentiler de ele alındı.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Jolly Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve CEO’su Mert Vardar, Setur Turizm Ürün Yönetimi Direktörü Serhat Günay, TatilBudur Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Kemal Çubuk ve Tatilsepeti Genel Müdürü Sedat Kılıç’ın katıldığı oturumda; tüketici tercihleri, rezervasyon alışkanlıkları, erken rezervasyon eğilimleri ve fiyat hassasiyeti öne çıkan başlıklar oldu.</p>

<p><strong>İç Turizmde Büyüme Ve Fiyat Hassasiyeti</strong></p>

<p>Jolly Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve CEO’su Mert Vardar, 2026 sezonunu değerlendirirken iç turizmde büyüme yaşandığını belirterek, Jolly’nin de pazar payını artırdığını ifade etti. Tüketicilerin artık seyahat planlarını daha fazla araştırarak ve bilinçli şekilde yaptığını belirten Vardar, şirket olarak son üç yılda yüzde 40 büyüme gördüklerini söyledi.</p>

<p><img alt="7. Oturum 4" class="detail-photo img-fluid" height="3024" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/7-oturum-4.jpeg" width="4032" /></p>

<p>Misafirlerin online ve fiziki olmak üzere farklı satış kanallarından Jolly’ye ulaşabilmesinin önemine dikkat çeken Vardar, acentelerin erken rezervasyon dönemine hazırlıklı olması gerektiğini vurguladı. Fiyatlandırmanın önemine işaret eden Vardar, tüketicilerin fiyat hassasiyetinin arttığını belirterek, seyahat edenlerin beklentilerine uygun hizmeti alacağından emin olmak istediğini söyledi.</p>

<p>2027’ye temkinli ancak pozitif baktığını ifade eden Vardar, Jolly olarak ürün çeşitliliğini artırmanın yanı sıra misafirlerin ihtiyaçlarını doğru analiz etmeye odaklandıklarını kaydetti.</p>

<p>Setur Turizm Ürün Yönetimi Direktörü Serhat Günay ise pandemiden bu yana sektör pastasının acenteler tarafından yüzde 30 büyütüldüğünü belirterek, bu açıdan 2026’nın iyi bir sezon olarak değerlendirilebileceğini söyledi. Bununla birlikte yıl boyunca üstlenilen finansal risklerin azaltılmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü ifade eden Günay, erken rezervasyon oranlarının yüzde 40 seviyelerinden yüzde 19’a gerilediğine dikkat çekti.</p>

<p><strong>İç Pazar Ve Kısa Tatil Eğilimi Öne Çıkıyor</strong></p>

<p>TatilBudur Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Kemal Çubuk, yakın bölgelerde yaşanan savaşların etkisiyle iç pazarın büyümesine dikkat çekti. Artan maliyetlerin hizmet ve servis standartları üzerinde bazı sorunlara yol açtığını belirten Çubuk, sektörde maliyet baskısının yakından takip edilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Tatilsepeti Genel Müdürü Sedat Kılıç ise yaklaşık 8 milyon yurt dışı çıkış gerçekleştiğine dikkat çekerek, bu oranın 2027’de de artacağını öngördüğünü söyledi. Panelde yer alan diğer acentelerle birlikte turizme katkı sağladıklarını vurgulayan Kılıç, geleceğe ilişkin öngörülerde değişimin hızının göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Tüketici alışkanlıklarının değiştiğini ifade eden Kılıç, özellikle sık ve kısa süreli tatil yapan tüketici kitlesine odaklanmanın önem kazandığını söyledi.</p>

<p>Oturumda ayrıca yurt içi ve yurt dışı seyahat talebinin yönü, destinasyon tercihlerindeki değişimler, dijital satış kanallarının gelişimi ve ürün çeşitliliği ele alındı. Acentelerin değişen tüketici beklentilerine hızlı yanıt verebilmek amacıyla kişiselleştirilmiş ürünler, esnek seçenekler ve güçlü dijital deneyimler geliştirmeye odaklandığı vurgulandı.</p>

<p><strong>Oturum Bilgileri:</strong> 25 Eylül 2026 | 15.20–16.00 | EVENTMAGIX sponsorluğunda</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/uluslararasi-istanbul-turizm-fuarinda-turizm-acenteleri-2027nin-rotasini-konustu</guid>
      <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 12:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/7-oturum.jpeg" type="image/jpeg" length="55733"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dünya Bankası, Türkiye’nin tarım ve gıda sektörüne 750 milyon dolar finansman sağlayacak]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/dunya-bankasi-turkiyenin-tarim-ve-gida-sektorune-750-milyon-dolar-finansman-saglayacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/dunya-bankasi-turkiyenin-tarim-ve-gida-sektorune-750-milyon-dolar-finansman-saglayacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Dünya Bankası, Türkiye’nin tarım ve gıda sektörünün geliştirilmesine yönelik önemli bir finansman desteğini onayladı. Türkiye Tarım ve Gıda Sektörü Projesi kapsamında sağlanacak 750 milyon dolarlık finansmanla, tarımsal gıda değer zincirlerinin rekabet gücünün artırılması, üretici ve işletmelerin büyüme kapasitelerinin desteklenmesi ve pazara erişim imkanlarının geliştirilmesi hedefleniyor.</strong></p>

<p>Türkiye Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, Dünya Bankası Türkiye Tarım ve Gıda Sektörü Projesi için 750 milyon dolarlık finansman sağlanmasını onayladı. Proje kapsamında tarım ve gıda sektörünün üretim, verimlilik ve pazar bağlantılarının güçlendirilmesine yönelik çalışmalar yürütülecek.</p>

<p><strong>Tarımsal gıda değer zincirlerinin rekabet gücü artırılacak</strong></p>

<p>Projenin temel hedefleri arasında Türkiye’deki tarımsal gıda değer zincirlerinin rekabet gücünü ve entegrasyonunu artırmak yer alıyor. Bu doğrultuda üretimden işleme ve pazarlamaya kadar uzanan süreçlerde sektörün daha güçlü ve entegre bir yapıya kavuşmasına yönelik adımların desteklenmesi planlanıyor.</p>

<p>Sağlanacak finansmanla tarımsal gıda sektöründe faaliyet gösteren firmalar ile üreticilerin verimliliklerinin artırılması ve büyüme kapasitelerinin geliştirilmesi amaçlanıyor. Bunun yanı sıra üreticilerin ve işletmelerin pazarlara erişiminin kolaylaştırılması da projenin öncelikleri arasında bulunuyor.</p>

<p><strong>Proje Tarım ve Orman Bakanlığı ile TKDK tarafından yürütülecek</strong></p>

<p>Dünya Bankası tarafından sağlanacak 750 milyon dolarlık finansmanla hayata geçirilecek proje, Türkiye Tarım ve Orman Bakanlığı ile Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) tarafından uygulanacak.</p>

<p>Proje kapsamında tarımsal üretim ve gıda sektörünün farklı aşamalarında faaliyet gösteren işletmelerin desteklenmesi, üretim kapasitesinin geliştirilmesi ve değer zincirleri arasındaki bağlantıların güçlendirilmesi hedefleniyor. Böylece tarım ve gıda sektöründe faaliyet gösteren üreticiler ile işletmelerin büyüme ve rekabetçilik kapasitelerinin artırılması amaçlanıyor.</p>

<p>Pazara erişimin geliştirilmesi de projenin önemli bileşenlerinden biri olarak öne çıkıyor. Bu kapsamda üreticilerin ve tarımsal gıda işletmelerinin daha geniş pazarlara ulaşabilmesine yönelik imkanların desteklenmesi planlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Dünya Bankası’nın Türkiye’ye finansmanı 9 milyar doları aşacak</strong></p>

<p>Yeni finansman, Dünya Bankası ile Türkiye arasındaki uzun vadeli finansman iş birliğinin de devam ettiğini ortaya koyuyor. Sağlanan 750 milyon dolarlık kaynakla birlikte Dünya Bankası’nın 2026 yılı itibarıyla Türkiye’ye tüm sektörler için sağladığı uzun vadeli ve uygun maliyetli dış finansmanın 9 milyar doların üzerine çıkması bekleniyor.</p>

<p>Söz konusu finansmanların farklı sektörlerde üretim kapasitesinin geliştirilmesi, yatırımların desteklenmesi ve sürdürülebilir büyüme hedeflerine katkı sağlanması amacıyla kullanıldığı belirtiliyor. Tarım ve gıda sektörüne yönelik yeni kaynak da bu kapsamda Türkiye’nin üretim ekosisteminin güçlendirilmesine yönelik adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.</p>

<p><strong>Şimşek: Tarım ve kırsal kalkınmaya desteğimiz sürecek</strong></p>

<p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye’nin üretim ekosisteminin güçlendirilmesi konusunda Dünya Bankası ile iş birliğinin devam edeceğini belirtti.</p>

<p>Şimşek, Orta Vadeli Program kapsamında uzun vadeli ve uygun maliyetli finansman sağlama çalışmalarının sürdürülebilir büyüme ve sosyal refah hedefleri doğrultusunda devam ettiğini ifade etti. Yeni finansmanla birlikte tarım ve kırsal kalkınmaya yönelik desteğin de sürdürüleceğini belirten Şimşek, Dünya Bankası ile yürütülen iş birliğinin Türkiye’nin üretim kapasitesinin geliştirilmesine katkı sunmaya devam edeceğini kaydetti.</p>

<p>750 milyon dolarlık yeni finansmanla Türkiye’nin tarım ve gıda sektöründeki değer zincirlerinin güçlendirilmesi, üretici ve işletmelerin verimliliklerinin artırılması ve pazara erişim imkanlarının geliştirilmesi hedeflenirken, projenin tarımsal üretim ile gıda sektörünün daha entegre bir yapıya kavuşmasına katkı sağlaması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/dunya-bankasi-turkiyenin-tarim-ve-gida-sektorune-750-milyon-dolar-finansman-saglayacak</guid>
      <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 10:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/thumbs-b-c-11a04b127a53a2879aed2d48e64e3e96.webp" type="image/jpeg" length="11893"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ortodontinin Geleceği Bilgi Ve Dijital Teknolojiyle Şekilleniyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ortodontinin-gelecegi-bilgi-ve-dijital-teknolojiyle-sekilleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ortodontinin-gelecegi-bilgi-ve-dijital-teknolojiyle-sekilleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Şeffaf plak tedavilerindeki bilimsel ve teknolojik gelişmeler, Aligner Derneği tarafından 20-22 Eylül tarihlerinde Swissôtel Çeşme’de düzenlenen kapsamlı kongrede ele alındı. Türkiye’den ve yurt dışından alanında uzman ortodontistleri, uzman isimleri ve genç hekimleri bir araya getiren kongrede; dijitalleşme, şeffaf plak tedavisindeki yeni yaklaşımlar, ortodontik tedavide başarı kriterleri ve tedaviye erişimin geliştirilmesine yönelik beklentiler değerlendirildi.</strong></p>

<p>Kongrede ayrıca şeffaf plak ve tel tedavisi arasındaki farklar, sosyal medyada paylaşılan şeffaf plak bilgilerinin güvenilirliği ve kişiye özel teşhisin tedavi sürecindeki önemi gündeme geldi. Şeffaf plakların, dijital planlama ile kişiye özel tasarlanan ve takılıp çıkarılabilen bir ortodontik tedavi seçeneği olduğu belirtilirken, tedavi kararının ortodontik problemin türü, hastanın ihtiyaçları ve uzman hekim değerlendirmesi doğrultusunda verilmesi gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Çocuklarda ortodontik sorunların erken dönemde fark edilmesi ve tedavi edilmesinin önemine de dikkat çekilen kongrede, erken müdahalenin ilerleyen dönemlerde ortaya çıkabilecek fiziksel ve psikolojik sorunların önlenmesine katkı sağlayabileceği ifade edildi.</p>

<p><strong>Ebeveynlerin yüzde 33’ü çocuklarda ortodontik tedavi konusunda bilgi sahibi değil</strong></p>

<p><img alt="1790149720 Aligner Derne I Ba Kan Ve Ortodonti Uzman Dr. Aktan Zeki Elik" class="detail-photo img-fluid" height="1549" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1790149720-aligner-derne-i-ba-kan-ve-ortodonti-uzman-dr-aktan-zeki-elik.jpeg" width="2320" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aligner Derneği tarafından gerçekleştirilen Türkiye’de Ortodontik Tedavi Algısı ve Farkındalık Araştırması, toplumda ortodontik tedavi ihtiyacının yüksek olmasına karşın bilgi düzeyinin ve düzenli kontrol alışkanlığının sınırlı olduğunu ortaya koyuyor. Araştırmaya göre Türkiye’de yaklaşık 15 milyon kişinin ortodontik tedaviye ihtiyaç duyduğu tahmin edilirken, düzenli diş hekimi kontrolüne gidenlerin oranı yüzde 36’da kalıyor. Ebeveynlerin yüzde 33’ü ise çocuklarda ortodontik tedavi konusunda hiçbir bilgiye sahip olmadığını belirtiyor.</p>

<p>Aligner Derneği Başkanı ve Ortodonti Uzmanı Dr. Aktan Zeki Çelik, kongrede yaptığı değerlendirmede dijital teknolojilerin ortodontik tedavideki rolüne dikkat çekti. Çelik, “Şeffaf plaklar, ortodontide son yılların en önemli yeniliklerinden biri. Dijital tarama, yapay zekâ destekli tedavi planlaması ve kişiye özel üretim gibi teknolojiler sayesinde ortodontik tedavi çok daha dijital, öngörülebilir ve hasta odaklı bir yapıya kavuşuyor. İstenildiği zaman takıp çıkarılabilen yapısı, estetik avantajları ve günlük yaşamı kolaylaştıran özellikleri de hastaların tedavi sürecindeki konforuna önemli katkı sağlıyor. Dünyada bu alandaki teknolojiler hızla gelişirken, şeffaf plak kullanımı da giderek genişliyor” dedi.</p>

<p><strong>“Çocuklarda şeffaf plak tedavisinin geri ödeme kapsamına alınmasını önemsiyoruz”</strong></p>

<p>Çocuklarda ortodontik sorunların yalnızca estetik açıdan değil, ağız ve diş sağlığını doğrudan ilgilendiren bir sağlık problemi olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirten Çelik, şeffaf plak tedavisinin çocuklar için de uygun vakalarda önemli bir seçenek sunduğunu ifade etti.</p>

<p>Çelik, “Özellikle çocuklarda ortodontik sorunların erken dönemde fark edilmesi ve uygun tedaviye erişimin sağlanması büyük önem taşıyor. Şeffaf plaklar da uygun vakalarda çocukların ortodontik tedavisinde önemli bir seçenek sunuyor. Bu nedenle çocukların ihtiyaç duydukları tedaviye erişimini kolaylaştırmak amacıyla şeffaf plak tedavisinin geri ödeme kapsamına alınmasını önemsiyoruz. Önümüzdeki dönemde dünyadaki bilimsel ve teknolojik gelişmelerin Türkiye’deki uygulamalara daha hızlı yansıması, hekimlerin bilgi ve deneyiminin güçlenmesi, hastaların doğru tedavi seçeneklerine erişiminin artması için çalışmalarımıza devam edeceğiz” dedi.</p>

<p><strong>Şeffaf plak bilinirliği artarken doğru bilgi düzeyi sınırlı kalıyor</strong></p>

<p>Türkiye’de Ortodontik Tedavi Algısı ve Farkındalık Araştırması, şeffaf plak tedavisine yönelik bilinirliğin artmasına karşın, tedaviye ilişkin doğru bilgi düzeyinin henüz aynı seviyede olmadığını gösteriyor. Araştırmaya katılanların yüzde 56’sı şeffaf plak tedavisini bildiğini ifade ederken, tedaviyi doğru şekilde tanımlayabilenlerin oranı yüzde 50’de kalıyor. Veriler, şeffaf plak tedavisinin toplumdaki bilinirliğinin arttığını ancak doğru ve kapsamlı bilgiye erişim konusunda gelişim alanı bulunduğunu ortaya koyuyor.</p>

<p><strong>Ortodontik sorunlar çocukların sosyal yaşamını da etkileyebiliyor</strong></p>

<p>Kongrede ortodontik sorunların erken dönemde fark edilmesinin önemine dikkat çekilirken, bu problemlerin çocukların sosyal ve duygusal yaşamlarına da yansıyabileceği belirtildi. Dr. Aktan Zeki Çelik, ortodontik sorunların yalnızca dişlerin görünümü üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Çelik, “Çocukluk ve ergenlik döneminde diş ve çene yapısındaki bozukluklar; çocuğun özgüvenini, akran ilişkilerini ve sosyal yaşamını etkileyebiliyor. Bilimsel çalışmalar, bu sorunların bazı çocuklarda gülmekten ya da konuşmaktan kaçınmaya, görünümünden rahatsızlık duymaya, kaygıya ve sosyal ortamlardan uzaklaşmaya kadar uzanan sonuçlarla ilişkili olabildiğini gösteriyor. Nitekim 25 çalışmayı kapsayan bir derlemede, araştırmaların yüzde 88’inde maloklüzyon veya yapısal diş anomalileri ile zorbalığa maruz kalma arasında ilişki bildirilmesi de konunun yalnızca estetik olmadığını ortaya koyuyor” dedi.</p>

<p>Erken değerlendirmenin önemine de değinen Çelik, “Ağzı açık uyumak, konuşurken zorlanmak ya da gülerken ağzını kapatmak gibi belirtiler de aileler tarafından önemsenmeli ve gerektiğinde bir ortodontiste başvurulmalı. Erken değerlendirme, olası ortodontik sorunların zamanında tespit edilmesine ve uygun tedavi yaklaşımının belirlenmesine yardımcı oluyor. Bu doğrultuda çocukların 7 yaş civarında ilk ortodontik kontrollerinin yapılmasını önemsiyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Araştırmadan öne çıkan veriler</strong></p>

<ul>
 <li>
 <p><i>Ortodontik tedaviye ihtiyacı olduğu hekimler tarafından belirtilen kişilerin yalnızca yaklaşık yarısı tedaviye başlıyor.</i></p>
 </li>
 <li><i>Ortodontik tedaviye başlayanların yüzde 61’i fonksiyonel, yüzde 39’u ise estetik nedenlerle tedaviye başladığını belirtiyor.</i></li>
 <li><i>Katılımcıların yüzde 50’si ortodontik tedaviyi düşündüğünü veya değerlendirdiğini ifade ediyor.</i></li>
 <li><i>Katılımcıların yüzde 56’sı şeffaf plak tedavisini bildiğini söylerken, tedaviyi doğru şekilde tanımlayabilenlerin oranı yüzde 50 seviyesinde kalıyor.</i></li>
 <li><i>Şeffaf plak tedavisi görenlerin yüzde 37’si daha önce diş teli tedavisi gördüğünü belirtiyor.</i></li>
 <li><i>Şeffaf plak tercihinde günlük hayat ve zaman verimliliği yüzde 37, estetik nedenler ile sosyal ve profesyonel etki ise yüzde 28 oranında belirtiliyor.</i></li>
 <li><i>Ortodontik tedavi gören hastaların yaklaşık üçte birini yetişkinler oluşturuyor. Yetişkin hastaların yüzde 85’i tedavi sonucundan memnun olduğunu bildiriyor.</i></li>
 <li><i>Çocuklarda dişlerin görünümüne ilişkin estetik kaygıda “çok endişeli” ve “endişeli” yanıtlarının toplamı yüzde 72’ye ulaşıyor.</i></li>
 <li><i>Çocuk ve ergenlerde ortodontik tedavi sonrasını inceleyen bir çalışmada, tedavi öncesinde görünümü nedeniyle akranları tarafından alay konusu olan çocukların oranı yüzde 76 iken, tedavi sonrasında çocukların yüzde 96’sı artık alay yaşamadığını ifade ediyor.</i></li>
 <li><i>Aynı çalışmada, tedavi öncesinde gülmekten ve konuşmaktan kaçınan çocukların yüzde 90’ı tedavi sonrasında akranlarıyla güvenle konuşabildiğini, yüzde 88’i ise okul performansı ve ders dışı etkinliklere katılımının iyileştiğini belirtiyor.</i></li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ortodontinin-gelecegi-bilgi-ve-dijital-teknolojiyle-sekilleniyor</guid>
      <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 10:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1790149732-gorsel-2.jpeg" type="image/jpeg" length="94903"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Evofone'da Üst Düzey Atama: Yeni CMO Birol Sülük Oldu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/evofoneda-ust-duzey-atama-yeni-cmo-birol-suluk-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/evofoneda-ust-duzey-atama-yeni-cmo-birol-suluk-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="ltr"><strong>Türkiye'nin önde gelen teknoloji distribütörlerinden Evofone, pazarlama yapılanmasını güçlendirmeye yönelik yatırımlarına bir yenisini daha ekledi. Teknoloji sektöründe deneyimli isimlerden Birol Sülük, şirket bünyesinde Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı (CMO) olarak göreve başladı.</strong></p>

<p dir="ltr">Xiaomi Teknoloji, TECNO Türkiye, Nothing, PETKIT, Black Shark, Teclast, Hooma, Midea, HP ve Ringo gibi global markaların Türkiye distribütörlüğünü yürüten Evofone, büyüyen marka portföyü ve gelişen operasyon yapısıyla birlikte pazarlama alanındaki stratejik yapılanmasını da güçlendirmeyi sürdürüyor.</p>

<p dir="ltr">Yeni görevinde Birol Sülük; şirketin marka portföyüne yönelik pazarlama stratejisinin bütününden, entegre iletişim ve büyüme süreçlerinin yönetiminden, marka konumlandırmasından ve tüketici deneyimi odaklı projelerden sorumlu olacak.</p>

<p dir="ltr">Teknoloji sektöründeki 15 yıllık kariyeri boyunca pazarlama, ticari strateji ve marka yönetimi alanlarında önemli projelere liderlik eden Sülük, kariyerine Logitech'te başladı ve Türkiye ile Orta Asya Bölgesi Pazarlama Müdürlüğü'ne kadar yükseldi. 2022 yılında Monster Bilgisayar'a Çevre Birimleri Direktörü olarak katılan Sülük, Haziran 2023'ten itibaren Monster Notebook Global Pazarlama Direktörü olarak görev yaptı. Sülük, 2026 yılı itibarıyla Evofone bünyesine katıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">Teknoloji ve tüketici elektroniği alanındaki dinamik büyümesini sürdüren Evofone, yeni dönemde pazarlama yatırımlarını artırarak hem iş ortakları hem de tüketiciler nezdinde marka gücünü daha da ileri taşımayı hedefliyor.</p>

<p dir="ltr">Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan şirket yetkilileri, güçlü marka ekosistemine katkı sağlayacak bu yeni yapılanmanın, Evofone'un büyüme vizyonunu destekleyen önemli adımlardan biri olduğunu belirtti.</p>

<p dir="ltr">Türkiye teknoloji pazarındaki güçlü konumunu sürdüren Evofone, yeni dönemde inovasyon, marka iletişimi ve tüketici deneyimi odaklı çalışmalarına hız kesmeden devam edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/evofoneda-ust-duzey-atama-yeni-cmo-birol-suluk-oldu</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 18:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/dslmcslmdv.JPG" type="image/jpeg" length="40422"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[PUMA ve HYROX, Sporun Yeni Tüketicisini Başlangıç Çizgisine Taşıyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/puma-ve-hyrox-sporun-yeni-tuketicisini-baslangic-cizgisine-tasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/puma-ve-hyrox-sporun-yeni-tuketicisini-baslangic-cizgisine-tasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>2017’de 650 kişiyle başlayan HYROX, bugün 1,5 milyonun üzerinde katılımcıya ulaşırken spor ekonomisinde yeni bir alan yaratıyor. İlk yarıştan bu yana HYROX’un yanında yer alan PUMA’nın 2030’a uzanan global ortaklığı da bu büyümeyle birlikte genişliyor. İstanbul’daki iki yarışın ardından 19 Eylül’de ilk kez İzmir’de PUMA ana sponsorluğunda düzenlenen HYROX, 70 ülkeden 1606 sporcuyu bir araya getirdi. </strong></p>

<p>PUMA’nın ana sponsorluğunda 19 Eylül’de Fuar İzmir’de gerçekleştirilen HYROX İzmir, 70 ülkeden 1606 sporcunun katılımıyla tamamlandı. İstanbul’daki iki organizasyonun ardından ilk kez farklı bir şehre taşınan yarış, HYROX’un Türkiye’deki üçüncü buluşması oldu.</p>

<p>2017’de Hamburg’da yaklaşık 650 kişiyle başlayan HYROX, bugün 35’ten fazla ülkede 100’ün üzerinde şehre yayılan ve 1,5 milyonun üzerinde katılımcıya ulaşan global bir organizasyona dönüştü. Dünya genelindeki yaklaşık 18 bin bağlantılı spor salonu da HYROX’u yarış gününün ötesine taşıyan global bir antrenman ağı oluşturuyor.</p>

<p><strong>PUMA ve HYROX’un ortaklığı 2030’a uzanıyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>PUMA ile HYROX arasındaki iş birliği, Hamburg’da gerçekleştirilen ilk yarışa kadar uzanıyor. 2030’a kadar devam edecek global ortaklık bugün yarış sponsorluğunun yanı sıra performans ürünleri, koleksiyonlar ve sporcu iş birliklerini de kapsıyor. Koşu ile fonksiyonel fitness’ı buluşturan yarış formatı, PUMA’nın performans kategorileriyle doğrudan kesişirken markayı sporcuların antrenman döneminden yarış gününe uzanan deneyiminin parçası haline getiriyor.</p>

<p><strong>“PUMA’nın ürün, teknoloji ve güçlü iş birlikleriyle daha fazla sporcuya ulaşmasını önceliklendiriyoruz”</strong></p>

<p>PUMA Türkiye ve Orta Doğu CEO’su Taner Seyis, iş birliğini şöyle değerlendirdi: “PUMA’nın performans ürünleri, farklı spor disiplinlerinin ve sporcuların ihtiyaçları doğrultusunda geliştiriliyor. HYROX’un ilk yarışından beri devam eden ve 2030’a kadar uzanan ortaklığımız da bu yaklaşımın önemli bir parçası. HYROX’u, inovasyon gücümüzü doğrudan sporcularla buluşturan ve ürünlerimizin farklı koşullardaki performansını ortaya koyan stratejik bir platform olarak görüyoruz. PUMA x HYROX Deviate NITRO™ Elite’ın Sports Illustrated tarafından hibrit sporcular için ‘Yılın Ayakkabısı’ seçilmesi, ürünlerimizin ulaştığı seviyenin önemli göstergelerinden biri. PUMA x HYROX koleksiyonumuz, ayakkabının yanı sıra giyim ve aksesuar kategorilerini de kapsıyor. Performans sporlarına artan ilginin, spor tüketiminde kalıcı bir dönüşüme işaret ettiğini görüyoruz. PUMA’nın bu dönüşümde ürün, teknoloji ve güçlü iş birlikleriyle daha fazla sporcuya ulaşmasını önceliklendiriyoruz. HYROX ile ortaklığımızı da bu vizyonla büyütmeye devam edeceğiz.”</p>

<p><strong>Türkiye’de HYROX aramaları 18 ayda 15 kat arttı</strong></p>

<p>Fitness &amp; Wellness Türkiye’nin Google Trends verileri üzerinden yaptığı analize göre; Ocak 2025’ten bu yana Türkiye’de HYROX arama ilgisi 15 kat arttı. “HYROX training”, “PUMA HYROX” ve “HYROX İzmir” gibi sorguların “Breakout” seviyesine ulaşması, ilginin yarış takviminden antrenman ve ürün araştırmasına doğru genişlediğini gösteriyor.</p>

<p>Bu büyümenin bir diğer boyutunu spor turizmi oluşturuyor. Şubat ayında İstanbul’da gerçekleştirilen ilk HYROX, 95 ülkeden sporcuyu bir araya getirirken ağustostaki ikinci organizasyona 113 ülkeden 5 bin 209 sporcu katıldı. İzmir’de 70 ülkeden gelen sporcuların yarışmasıyla uluslararası katılım üçüncü organizasyonda da devam etti.</p>

<p>Farklı ülkelerden sporcuların yarış için Türkiye’ye gelmesi; ulaşım, konaklama, yeme-içme ve şehir içi harcamalarla organizasyonun ekonomik etkisini yarış alanının dışına taşıyor. İstanbul’un ardından İzmir’in de takvime eklenmesi, Türkiye’nin global HYROX topluluğuna farklı destinasyonlar sunma potansiyelini güçlendiriyor.</p>

<p><strong>“Türkiye’nin global HYROX topluluğundaki yeri güçleniyor”</strong></p>

<p>HYROX Güneydoğu Avrupa ve Orta Doğu-Kuzey Afrika Genel Müdürü Mustafa Şener, HYROX’un Türkiye’de ulaştığı noktayı şöyle değerlendiriyor: “Türkiye’de HYROX’a olan ilginin çok kısa sürede yarış gününün ötesine geçtiğini görüyoruz. Sporcular HYROX’u antrenman rutinlerinin bir parçası haline getirirken, etrafında güçlü bir topluluk da büyüyor. HYROX’un dünyanın her yerinde aynı formatta düzenlenmesi, Türkiye’deki sporcuları global bir yarış topluluğunun parçası haline getiriyor. İstanbul’un ardından İzmir’in yarış takvimine eklenmesi, bu global deneyimin Türkiye’de daha geniş bir sporcu kitlesine ve yeni şehirlere ulaşması açısından önemli bir adım. Önümüzdeki dönemde Türkiye’deki HYROX topluluğunu büyütmeye ve global HYROX ekosistemiyle bağını güçlendirmeye devam edeceğiz.”</p>

<p>HYROX’un ulaştığı ölçek, spor tüketimindeki değişimi de görünür kılıyor. Yarışa hazırlanan, performansına yatırım yapan ve yarışmak için seyahat eden yeni kitle, spor ekonomisinin merkezini tribünden başlangıç çizgisine doğru taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/puma-ve-hyrox-sporun-yeni-tuketicisini-baslangic-cizgisine-tasiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 18:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/jbkjbbkj.JPG" type="image/jpeg" length="47357"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mattel, EMEA Bölgesinde Yeni Yapılanmaya Geçiyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/mattel-emea-bolgesinde-yeni-yapilanmaya-geciyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/mattel-emea-bolgesinde-yeni-yapilanmaya-geciyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Avrupa, Orta Doğu ve Afrika bölgesindeki Tüketici Ürünleri iş kolunu kategori odaklı yeni bir yapıya taşıyan Mattel, kategori uzmanlığını yerel pazar bilgisiyle buluşturmayı hedefliyor.</strong></p>

<p>Dünyanın önde gelen oyuncak ve aile eğlence şirketlerinden Mattel, EMEA (Avrupa, Orta Doğu ve Afrika) bölgesindeki Tüketici Ürünleri iş kolu için kategori odaklı yeni bir liderlik yapısı oluşturduğunu duyurdu. Yeni yapı, Jessica Kelly’nin kısa süre önce Senior Director of Consumer Products, EMEA görevine atanmasının ardından hayata geçirildi.</p>

<p>Bu yeni yapılanmayla birlikte kategori uzmanlığının derinleştirilmesi, lisans, perakende ve ticari iş ortaklarıyla iş birliğinin güçlendirilmesi ve daha küresel bir yaklaşımın benimsenmesi amaçlanıyor. Yeni model aynı zamanda Mattel ve iş ortaklarının bölge genelinde yeni büyüme fırsatlarını belirleyip bu fırsatları değerlendirmesine de destek olacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni modelde Mattel’in EMEA Tüketici Ürünleri iş kolu beş ana kategori etrafında yapılanıyor: <strong>Softlines; Hardlines; Health &amp; Beauty Aids / </strong><strong>Quick Service Restaurants</strong><strong>; PEM ve Retail Franchise Activation.</strong></p>

<p>Yeni yapıda EMEA Tüketici Ürünleri ekibinin liderliğini aşağıdaki isimler üstlenecek:</p>

<p><strong>André Moreira, Softlines Director olarak atandı.</strong> 2019’da Mattel’e katılan Moreira, son olarak Senior Manager of Consumer Products for Benelux &amp; Nordics ve Softlines Lead, EMEA görevlerini yürütüyordu. Bu görevlerinde altı pazardaki lisans operasyonunu ve bölgesel Softlines portföyünü yönetti.</p>

<p><strong>Natalie Berling-Noé, Hardlines Lead görevine getirildi.</strong> Kariyerinin farklı dönemlerinde Mattel’de toplam yedi yılı aşkın süre görev yapan Berling-Noé; marka pazarlaması, ticari pazarlama, müşteri pazarlaması ve lisanslama alanlarındaki geniş uzmanlığını, oyuncak ve eğlence sektöründe daha önce üstlendiği yöneticilik görevlerinden edindiği deneyimle birleştiriyor.</p>

<p><strong>Food, Health &amp; Beauty and Quick Service Restaurants Lead görevine Kasia Gruszka-Mierzwa getirildi.</strong> Mattel’deki 20 yıllık kariyeri boyunca yerel ve bölgesel görevler üstlenen Gruszka-Mierzwa, son olarak Polonya, Çekya, Slovakya ve Macaristan’da Tüketici Ürünleri Lisanslama operasyonunu yönetiyordu.</p>

<p><strong>Isidora Tassopoulou, PEM Director olarak atandı.</strong> Mattel’de pazarlama ve tüketici ürünleri alanlarında geçen 25 yıllık kariyerinde Softlines, Hardlines ve Gıda/Hızlı Tüketim (FMCG) kategorilerinde bölgesel yöneticilik görevleri üstlenen Tassopoulou, EMEA genelinde lisanslama, pazar geliştirme ve stratejik iş ortaklıkları konusunda kapsamlı bir deneyime sahip.</p>

<p><strong>Caroline Daget, Retail Franchise Activation Lead olarak atandı.</strong> Son olarak Mattel Fransa’da lisanslama birimini yöneten Daget, daha önce Paris 2024 Olimpiyat ve Paralimpik Oyunları Organizasyon Komitesi ile Warner Bros. Discovery’de lisanslama ve iş ortaklıkları alanında üst düzey görevlerde bulundu.</p>

<p><strong>Mara Verze, Direct-to-Retail (DTR) Lead görevine getirildi.</strong> 2024’te Birleşik Krallık ve İrlanda’daki lisanslı ürün operasyonunu ve stratejik marka iş birliklerini yönetmek üzere Mattel’e katılan Verze, çok kategorili lisanslama ve moda perakendeciliği alanlarında 15 yılı aşkın uluslararası deneyime sahip.</p>

<p><strong>Eleonora Schiavoni ise Apparel Lead olarak atandı.</strong> Lisanslama, tüketici ürünleri, moda, perakende ve marka iş birlikleri alanlarında 25 yılı aşkın deneyime sahip olan Schiavoni, son olarak Mattel’in İtalya ve İber Yarımadası’ndaki Tüketici Ürünleri operasyonunu yönetiyordu.</p>

<p>Yeni kurulan ekip lisans sahipleri, perakendeciler ve ticari iş ortaklarına her kategoride daha uzmanlaşmış bir liderlik ve EMEA genelinde daha tutarlı bir yaklaşım sunacak. Böylece iş ortaklarıyla daha yakın bir iş birliği kurulması, yeni büyüme fırsatlarının da belirlenip değerlendirilmesi hedefleniyor. Liderler aynı zamanda kendi pazarlarında Tüketici Ürünleri iş kolunu temsil edecek; böylece iş kolu, yerel tüketici dinamikleri, iş ortaklarının ihtiyaçları ve ticari fırsatlarla yakın temasını sürdürecek.</p>

<p>Mattel’de Senior Director of Consumer Products, EMEA görevini yürüten Jessica Kelly, yeni yapıyla ilgili, “Tüketici Ürünleri, yeni ürün ve deneyimler aracılığıyla Mattel’in markalarını ve marka evrenlerini hayranların gündelik yaşamına taşımada önemli bir rol oynuyor. Daha derin kategori uzmanlığını güçlü yerel pazar bilgisiyle bir araya getiren bu yeni yapı ve yetenekli ekibimiz sayesinde iş ortaklarımızla daha yakın çalışabilecek, tüketici tarafında ve kültürel alanda ortaya çıkan yeni fırsatlara karşılık verebilecek ve hayranların sevdikleri markalarla daha anlamlı bağlar kurmalarının yeni yollarını yaratabileceğiz” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/mattel-emea-bolgesinde-yeni-yapilanmaya-geciyor</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 18:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1790244603-mattel-e-m-e-a-c-p-x-leadership-team.jpg" type="image/jpeg" length="94803"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
