<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Fuar Dergisi</title>
    <link>https://www.fuardergisi.com.tr</link>
    <description>Fuar Dergisi, ulusal ve uluslararası fuarlar, sektörel yenilikler ve ekonomi dünyasındaki en önemli gelişmeleri takip eden profesyoneller için kapsamlı analizler, röportajlar ve özel haberler sunar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>"Türkiye'nin ilk ve tek ulusal Fuar, Kongre ve Festival dergisi</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 25 Aug 2026 16:02:18 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BTSO Başkanı Burkay: Ticari kredi faizlerinde de düşüş bekliyoruz]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/btso-baskani-burkay-ticari-kredi-faizlerinde-de-dusus-bekliyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/btso-baskani-burkay-ticari-kredi-faizlerinde-de-dusus-bekliyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) likidite yönetimindeki son adımını, KOSGEB’in yeni destek paketini ve hazırlıkları devam eden Nefes Kredisi’ni değerlendirdi. Burkay, bankaların fonlama maliyetindeki gerilemenin ticari kredi faizlerine de hızlı şekilde yansıtılması gerektiğini belirtti.</strong></p>

<p>TCMB’nin yaklaşık 6 aylık aranın ardından 1 haftalık repo ihalelerine yeniden başlamasını değerlendiren Burkay, politika faizi sabit tutulmasına rağmen bankacılık sisteminin fonlama maliyetinin yüzde 40’tan yüzde 37 seviyesindeki repo faizine çekilmesinin piyasada yaklaşık 3 puanlık bir gevşeme anlamına geldiğini söyledi.</p>

<p>Burkay, bu adımın sanayici ve tüccarın yüksek finansman yükünün azaltılması açısından olumlu olduğunu ifade ederek, likidite koşullarındaki iyileşmenin reel sektöre de yansıması gerektiğine dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Ticari kredi faizleri için çağrı</strong></p>

<p>Merkez Bankası’nın 1 milyar liralık fonlama gerçekleştirdiği repo ihalesinin ardından piyasa göstergelerinde de gerileme görüldüğünü belirten Burkay, TLREF’in yüzde 36,94 seviyesine çekildiğini aktardı.</p>

<p>Burkay, bankaların fonlama maliyetlerindeki düşüşün KOBİ ve ticari kredi faizlerine yansıtılması gerektiğini vurgulayarak, yüzde 45-55 bandında seyreden kredi faizlerinin üretim ve istihdam üzerindeki baskısının azaltılmasının önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>KOBİ’lerin krediye erişimini kolaylaştıracak düzenlemelerin yanı sıra ihracatçıların rekabet gücünü koruyacak finansman koşullarının oluşturulması gerektiğini belirten Burkay, TCMB’nin likidite adımının ticari kredi kanallarında da karşılık bulmasını beklediklerini ifade etti.</p>

<p><strong>KOSGEB desteği KOBİ’lere katkı sağlayacak</strong></p>

<p>KOSGEB’in 2026 yılı Kapasite Geliştirme Destek Programı’nın üçüncü dönem başvurularının başlamasını da değerlendiren Burkay, programın KOBİ’lerin kapasite artışı ve teknolojik dönüşüm süreçleri açısından önemli olduğunu söyledi.</p>

<p>Program kapsamında 36 ay vadeli kredilerde 30 milyon liraya kadar finansman, 20 puanlık finansman desteği ve kefalet imkanlarının sunulmasının yüksek finansman maliyetleriyle mücadele eden işletmelere önemli katkı sağlayacağını belirten Burkay, özellikle savunma, uzay ve havacılık alanlarında faaliyet gösteren tedarikçilere yönelik desteklerin Bursa’nın yüksek katma değerli üretim hedeflerini destekleyeceğini ifade etti.</p>

<p>Burkay, geçtiğimiz yıl yaklaşık 4 bin KOBİ’nin 64 milyar liralık finansmana eriştiğini hatırlatarak, BTSO olarak işletmelerin rekabet gücünü artıran destek mekanizmalarını desteklemeyi sürdüreceklerini kaydetti.</p>

<p><strong>Yeni Nefes Kredisi için çalışmalar sürüyor</strong></p>

<p>Reel sektörün finansmana erişimini kolaylaştırmak amacıyla Nefes Kredisi uygulamalarında BTSO’nun öncü rol üstlendiğini belirten Burkay, 2017’den bu yana Oda kaynaklarıyla desteklenen 7 farklı Nefes Kredisi paketinde yaklaşık 8,5 milyar liralık finansman sağlandığını açıkladı.</p>

<p>Yüksek finansman maliyetleri ve nakit sıkışıklığının KOBİ’lerin uygun koşullu kredi ihtiyacını artırdığını belirten Burkay, TOBB ve KGF iş birliğiyle yeni bir Nefes Kredisi paketinin hayata geçirilmesi için çalışmaların sürdüğünü söyledi.</p>

<p>Burkay, yeni paketin özellikle teminat sorunu yaşayan işletmelerin finansmana erişimini kolaylaştırmasını ve üretim ile istihdamın korunmasına katkı sağlamasını hedeflediklerini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/btso-baskani-burkay-ticari-kredi-faizlerinde-de-dusus-bekliyoruz</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 14:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/k-l-n-l-k-n-l.JPG" type="image/jpeg" length="88668"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Demiryolu Lojistiğinde Yeni Dönem: Türkiye İçin Fırsatlar ve Beklentiler]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/demiryolu-lojistiginde-yeni-donem-turkiye-icin-firsatlar-ve-beklentiler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/demiryolu-lojistiginde-yeni-donem-turkiye-icin-firsatlar-ve-beklentiler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye'nin lojistik altyapısında demiryolu taşımacılığının payının artırılması, dış ticaretin çeşitlendirilmesi ve tedarik zincirlerinin daha dayanıklı hale getirilmesi açısından önemli bir fırsat sunuyor. Avrupa ile Asya arasındaki stratejik konumu sayesinde Türkiye, demiryolu taşımacılığında bölgesel bir lojistik merkez olma potansiyelini güçlendiriyor.</strong></p>

<p>Özellikle karayoluna alternatif çözümlere yönelik artan ihtiyaç, intermodal ve multimodal taşımacılığın yanı sıra demiryolu bağlantılı lojistik modellerine olan ilgiyi de artırıyor.</p>

<p>Uluslararası taşımacılık ve entegre lojistik çözümleri sunan Lanes Lojistik, Türkiye'de demiryolu lojistiğinin gelişim potansiyelini ve forwarder firmalar açısından ortaya çıkan fırsatları değerlendirdi. Lanes Lojistik Operasyon Direktörü Ali Demircan, demiryolunun yalnızca alternatif bir taşıma modu olarak değil, Türkiye'nin Avrupa ve Asya arasındaki lojistik konumunu güçlendirecek stratejik bir araç olarak ele alınması gerektiğine dikkat çekti.</p>

<p><strong>Türkiye'nin Konumu Demiryoluna Avantaj Sağlıyor</strong><br />
Türkiye'nin Avrupa, Kafkasya, Orta Asya ve Orta Doğu arasında doğal bir geçiş noktası olması, demiryolu taşımacılığının gelişimi açısından önemli avantajlar sunuyor. Özellikle Orta Koridor'un güçlenmesi ve Asya ile Avrupa arasındaki ticaret akışlarının çeşitlenmesi, Türkiye üzerinden gerçekleştirilebilecek demiryolu taşımacılığına yönelik beklentileri artırıyor.</p>

<p>Forwarder firmalar açısından ise demiryolu taşımacılığının gelişmesi, müşterilere daha fazla taşıma alternatifi sunabilme ve farklı taşıma modlarını tek bir operasyon altında birleştirebilme imkânı yaratıyor. Demiryolu, özellikle uzun mesafeli ve düzenli yük akışlarında karayolunu tamamlayan güçlü bir seçenek olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Ali Demircan, Türkiye'nin potansiyeline ilişkin değerlendirmesinde, "Türkiye'nin coğrafi konumu, demiryolu lojistiğinde sahip olduğumuz en önemli avantajlardan biri. Ancak bu avantajı gerçek bir rekabet gücüne dönüştürmek için demiryolunu tek başına değil, karayolu ve denizyoluyla entegre çalışan bir lojistik zincirinin parçası olarak değerlendirmemiz gerekiyor" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Forwarderların Rolü Genişliyor</strong><br />
Demiryolu taşımacılığının yaygınlaşması, forwarder firmaların operasyonel sorumluluklarını da yeniden şekillendiriyor. Yükün yalnızca bir noktadan diğerine taşınmasının ötesinde; çıkış noktasından terminale ulaşım, demiryolu rezervasyonu, vagon veya konteyner planlaması, gümrük süreçleri, aktarma operasyonları ve son kilometre teslimatlarının birlikte yönetilmesi gerekiyor.</p>

<p>Bu noktada forwarderların farklı taşıma modlarını bir araya getiren ve müşterinin ihtiyaçlarına göre uçtan uca çözüm üreten bir yapıya dönüşmesi önem kazanıyor. Özellikle intermodal taşımacılık modellerinde demiryolunun karayolu ile entegre edilmesi, operasyonel esnekliği artırırken taşıma sürelerinin ve maliyetlerin daha etkin yönetilmesine katkı sağlıyor.</p>

<p>Demircan, forwarderların değişen rolüne dikkat çekerek, "Geleceğin forwarder modeli, yalnızca taşıma organizasyonu yapan bir yapıdan çok daha fazlasını ifade ediyor. Müşterinin yükünü hangi rotada, hangi taşıma modlarının kombinasyonuyla ve hangi terminal bağlantıları üzerinden en verimli şekilde taşıyabileceğini analiz eden bir çözüm ortağı olmamız gerekiyor. Demiryolu bu dönüşümün en önemli parçalarından biri olacak" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Altyapı ve Terminal Bağlantıları Kritik</strong><br />
Demiryolu lojistiğinin Türkiye'de daha geniş bir kullanım alanına ulaşabilmesi için demiryolu altyapısının yanı sıra terminaller, limanlar ve organize sanayi bölgeleri arasındaki bağlantıların güçlendirilmesi gerekiyor. Yükün fabrikadan terminale, terminalden demiryoluna ve varış noktasında yeniden karayoluna aktarılması sırasında oluşan operasyonel kayıpların azaltılması, demiryolunun rekabetçiliği açısından belirleyici önem taşıyor.</p>

<p>Özellikle liman-demiryolu entegrasyonunun güçlendirilmesi, dış ticaret yüklerinin daha etkin şekilde taşınmasına katkı sağlayabilir. Limanlara doğrudan veya etkin bağlantılar sunan demiryolu hatları, denizyolu ile demiryolunun aynı lojistik zincir içerisinde daha verimli kullanılmasına imkân tanıyor.</p>

<p><strong>Sürdürülebilirlik Beklentisi Demiryolunu Öne Çıkarıyor</strong><br />
Şirketlerin karbon ayak izlerini azaltmaya yönelik hedefleri de demiryolu taşımacılığına olan ilgiyi artıran unsurlar arasında yer alıyor. Özellikle uzun mesafeli taşımalarda demiryolunun daha düşük emisyonlu alternatiflerden biri olması, sürdürülebilir tedarik zinciri stratejilerinin bir parçası olarak değerlendirilmesini sağlıyor.</p>

<p>Lanes Lojistik açısından demiryolunun gelişimini yalnızca çevresel faydalar üzerinden değerlendirmediklerini belirten Demircan, "Sürdürülebilirlik artık lojistik kararlarının tamamında dikkate alınan temel kriterlerden biri. Demiryolu, doğru hat ve operasyon planlamasıyla hem sürdürülebilirlik hedeflerine hem de tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesine katkı sağlayabilir. Burada önemli olan, müşteriye tek bir taşıma modeli sunmak yerine ihtiyaca göre en doğru kombinasyonu oluşturabilmek" dedi.</p>

<p><strong>Türkiye İçin Yeni Lojistik Fırsatlar</strong><br />
Önümüzdeki dönemde Avrupa ile Asya arasındaki ticaret hacminin, tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesine yönelik arayışların ve sürdürülebilir taşımacılık yatırımlarının demiryolu lojistiğine yönelik talebi desteklemesi bekleniyor. Türkiye'nin bu süreçte transit ülke konumunun yanı sıra bölgesel bir lojistik merkez olma hedefini güçlendirmesi, demiryolu taşımacılığının stratejik önemini daha da artırabilir.</p>

<p>Demircan, Türkiye'nin önündeki fırsatı şöyle değerlendirdi: "Demiryolunda önümüzde önemli bir büyüme alanı bulunuyor. Türkiye'nin bu alandaki potansiyelini gerçekleştirebilmesi için altyapı yatırımlarının, terminal bağlantılarının, operasyonel standartların ve özel sektörün çözüm üretme kapasitesinin birlikte gelişmesi gerekiyor. Forwarderlar olarak bizim beklentimiz, demiryolunun lojistik zincirinin tamamlayıcı bir unsuru olmaktan çıkarak daha fazla yükün doğal taşıma seçeneklerinden biri haline gelmesi. Bu dönüşüm, Türkiye'nin bölgesel lojistik merkez olma hedefini de destekleyecektir."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/demiryolu-lojistiginde-yeni-donem-turkiye-icin-firsatlar-ve-beklentiler</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 13:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/v-f-f-v-f-v-f.JPG" type="image/jpeg" length="97398"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Garanti BBVA Yatırım’dan global piyasaları takip eden yatırımcılara tavsiyeler]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/garanti-bbva-yatirimdan-global-piyasalari-takip-eden-yatirimcilara-tavsiyeler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/garanti-bbva-yatirimdan-global-piyasalari-takip-eden-yatirimcilara-tavsiyeler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Garanti BBVA Yatırım, yurt dışı piyasalarına yönelik yatırım tavsiyelerini, eTrader uygulamasında yatırımcılarla paylaşmaya başladı. Uzman araştırma ekibi tarafından Avrupa ve ABD borsalarına yönelik hazırlanan yatırım tavsiyeleri, seans kapanışına kadar paylaşılıyor. Böylece yatırımcılar, global piyasalardaki gelişmeleri zamanında takip ederek yatırım kararlarını şekillendiriyor.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Garanti BBVA Yatırım, <strong>eTrader</strong> üzerinden yatırımcılara yurt dışı piyasalara yönelik yeni bir hizmet sunuyor. Yurt dışı model portföylerin yanı sıra uzman araştırma ekibi tarafından Avrupa ve ABD piyasalarının açık olduğu saatlerde hazırlanan yatırım tavsiyeleri, <strong>eTrader</strong> bildirimleri ile kullanıcılara seans kapanışına kadar ulaştırılıyor. Böylece yatırımcılar, gün boyu tek başına haber akışını takip etmek yerine, Garanti BBVA Yatırım uzmanlarının değerlendirmeleriyle yurt dışı piyasalardaki gelişmeleri piyasa saatleri içinde yakından izleyebiliyor, araştırmalarını destekleyerek aksiyonlarını şekillendirebiliyor.</p>

<p>Bu hizmet, özellikle saat farkı nedeniyle ABD piyasalarını akşam saatlerinde takip etmekte zorlanan yatırımcılara kolaylık sağlıyor. Yatırımcılar, böylece uzman görüşlerine doğrudan ulaşarak piyasa araştırmalarını destekleyebiliyor ve global piyasalardaki gelişmeleri daha kolay takip edebiliyor. Hizmet aynı zamanda yatırımcıların portföylerini coğrafi olarak çeşitlendirmelerine ve küresel piyasalardaki fırsatları takip etmelerine katkı sağlıyor.</p>

<p><strong>Garanti BBVA Yatırım Genel Müdürü Hülya Türkmen,</strong> yeni hizmete ilişkin değerlendirmesinde şu açıklamalarda bulundu: <i>“Uzun süredir yatırımcılarımızın karar süreçlerini destekleyen araştırma raporları ve öneriler sunuyoruz. Son dönemde teknoloji şirketleri, yapay zekâ temalı hisseler ve dolar bazlı yatırım fırsatlarına yönelik ilginin artmasıyla birlikte, global piyasaların da yatırımcıların gündeminde daha fazla yer aldığını görüyoruz. Müşterilerimizden gelen geri bildirimler doğrultusunda bu deneyimi yurt dışı piyasalara da taşıdık. Böylece yatırımcılarımız, Avrupa ve özellikle ABD piyasalarındaki gelişmeleri saat farkına takılmadan takip edebiliyor. </i></p>

<p><i>Sene başından bu yana paylaştığımız önerilerimizin %65 başarı oranına ulaşması da önemli bir sonuç. Yatırımcılarımızın dünyanın farklı piyasalarındaki gelişmeleri takip etmelerini kolaylaştıran, güvenilir bir finansal yol arkadaşı olmaya ve kapsamlı bir yatırım deneyimi sunmaya devam edeceğiz.”</i></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/garanti-bbva-yatirimdan-global-piyasalari-takip-eden-yatirimcilara-tavsiyeler</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 13:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/d-c-m-k-d-m-d-l-v.JPG" type="image/jpeg" length="19880"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Küresel OTA yöneticileri Türkiye turizmini İstanbul’da değerlendirecek]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/kuresel-ota-yoneticileri-turkiye-turizmini-istanbulda-degerlendirecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/kuresel-ota-yoneticileri-turkiye-turizmini-istanbulda-degerlendirecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye turizm sektörünün uluslararası temsilcilerini İstanbul’da buluşturacak Uluslararası İstanbul Turizm Fuarı, küresel online seyahat acentelerinin Türkiye pazarına yönelik değerlendirmelerinin ele alınacağı özel bir oturuma ev sahipliği yapacak.</strong></p>

<p>24-25 Eylül 2026 tarihlerinde Yenikapı Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi’nde düzenlenecek fuar kapsamında gerçekleştirilecek <strong>“Küresel OTA Devleri Gözünden Türkiye Turizm Pazarı”</strong> başlıklı oturumda, Expedia Group, Trip.com ve Booking.com yöneticileri Türkiye turizminin mevcut görünümünü ve geleceğini değerlendirecek.</p>

<p><strong>Üç küresel platform aynı oturumda</strong></p>

<p>25 Eylül Cuma günü 14.30-15.10 saatleri arasında yapılacak oturumda Expedia Group Türkiye Bölge Müdürü Aslı Şehirli Acarkan, Trip.com Türkiye Yunanistan ve Kıbrıs Ülke Müdürü Abdullah Kural ve Booking.com Türkiye Bölge Müdürü Bircan Kaan konuşmacı olarak yer alacak.</p>

<p>Oturumda Türkiye’nin küresel seyahat pazarındaki konumu, tüketici beklentilerindeki değişim, yeni seyahat alışkanlıkları ve online seyahat platformlarının turizm sektöründeki artan rolü ele alınacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Dijitalleşme seyahat tercihlerini değiştiriyor</strong></p>

<p>Seyahat araştırma, planlama ve rezervasyon süreçlerinin dijital kanallara taşınması, turizm sektöründeki tüketici davranışlarını da dönüştürüyor. Destinasyon seçiminden konaklama tercihine kadar birçok aşamada dijital platformların etkisinin arttığı bu süreçte, online seyahat acenteleri turizm ekosisteminin önemli aktörleri arasında bulunuyor.</p>

<p>Oturumda küresel seyahat trendlerinin Türkiye’ye etkileri, değişen satın alma davranışları ve dijital kanalların destinasyon tercihleri üzerindeki rolü değerlendirilirken, Türkiye’nin uluslararası pazarlardaki görünürlüğünü ve rekabet gücünü artırabilecek fırsatlar da gündeme taşınacak.</p>

<p><strong>Türkiye’nin turizm potansiyeli küresel bakış açısıyla ele alınacak</strong></p>

<p>Farklı destinasyon ve turizm ürünleriyle küresel seyahat pazarında önemli bir konuma sahip olan Türkiye’nin mevcut talep görünümü ve gelecek dönemdeki potansiyeli, dünyanın önde gelen OTA platformlarının yöneticileri tarafından değerlendirilecek.</p>

<p>Uluslararası İstanbul Turizm Fuarı kapsamında düzenlenecek oturumun, küresel seyahat hareketlerindeki değişimlerin Türkiye turizmine yansımalarını ortaya koyması ve sektör temsilcilerine yeni dönem trendleri hakkında perspektif sunması bekleniyor.</p>

<p>Fuar; kamu kurumları, özel sektör temsilcileri, yatırımcılar, destinasyon yönetimleri ve turizm profesyonellerini bir araya getirirken, küresel OTA yöneticilerinin katılacağı oturum da Türkiye turizminin dijital dönüşümünü ve küresel rekabetini farklı açılardan gündeme taşıyacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/kuresel-ota-yoneticileri-turkiye-turizmini-istanbulda-degerlendirecek</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 13:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/j-l-k-j-l-k-j-j.JPG" type="image/jpeg" length="72718"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EGSD, EHKİB ve ETHİB eğitim komitelerinden meslek liseleri için güçbirliği: "Sektörün geleceğine bugünden dokunuyoruz"]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/egsd-ehkib-ve-ethib-egitim-komitelerinden-meslek-liseleri-icin-gucbirligi-sektorun-gelecegine-bugunden-dokunuyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/egsd-ehkib-ve-ethib-egitim-komitelerinden-meslek-liseleri-icin-gucbirligi-sektorun-gelecegine-bugunden-dokunuyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Hazır giyim ve tekstil sektörünün nitelikli insan kaynağı ihtiyacına yönelik çalışmalarını sürdüren Ege Giyim Sanayicileri Derneği (EGSD), Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (EHKİB) ve Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (ETHİB) Eğitim Komiteleri, meslek liseleriyle iş birliğini yeni dönemde daha kapsamlı bir yapıya taşıyor.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>2019 yılında EGSD ve EHKİB iş birliğiyle hayata geçirilen <strong>Sanayi ve Meslek Liseleri Güçbirliği Projesi</strong>, 2026-2027 eğitim öğretim yılında daha düzenli ve sürdürülebilir bir mentorlük modeliyle devam edecek. Projeyle öğrencilerin okulda aldıkları eğitimin yanı sıra sektörün ihtiyaç duyduğu bilgi ve yetkinlikleri yakından tanımaları hedefleniyor.</p>

<p><strong>Öğrenciler sektörü yerinde tanıyacak</strong></p>

<p>Proje kapsamında öğrencilerin tekstil ve hazır giyim sektöründeki farklı meslekleri ve kariyer seçeneklerini tanımaları, firmaların çalışma ortamlarını görmeleri ve eğitimlerini sektörün ihtiyaçlarıyla ilişkilendirmeleri amaçlanıyor.</p>

<p>İlk dönemde İzmir kent merkezinde Moda Tasarım Teknolojileri Alanı bulunan mesleki ve teknik Anadolu liseleri ziyaret edilirken, 10 okul proje kapsamına alındı. Ayrıca 40 üye firma ile okullar eşleştirilerek okul yönetimleri ve sektör temsilcileri arasında doğrudan iletişim kuruldu.</p>

<p>Öğrenciler ve öğretmenler firmalara teknik geziler düzenlerken, okulların ihtiyaç duyduğu kumaş ve aksesuar malzemeleri de sektör temsilcileri tarafından sağlandı. Kariyer günlerinde öğrencilerle buluşan sektör temsilcileri ise çalışma alanları ve kariyer olanakları hakkında bilgi verdi.</p>

<p>EGSD Yönetim Kurulu Başkanı Yasin Akçakaya, projenin yalnızca okullara destek sağlama amacı taşımadığını belirterek, gençlerin sektörü yakından tanımasının önemine dikkat çekti. Akçakaya, öğrencilerin çalışma ortamını ve kariyer imkanlarını görmelerinin meslek seçimlerini daha bilinçli yapmalarına katkı sağlayacağını ifade etti.</p>

<p>Akçakaya ayrıca projenin gönüllülük esasına dayandığını vurgulayarak, firmaların farklı ölçülerde katkı sunabileceğini ve asıl önemli olanın bu desteğin sürekliliği olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>“Gençlerle okul sıralarında buluşmalıyız”</strong></p>

<p>EHKİB Yönetim Kurulu Başkanı Çağlar Bağcı da sektörün nitelikli insan kaynağı ihtiyacının gelecekte daha büyük bir sorun haline gelmemesi için gençlerle erken dönemde temas kurulması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Bağcı, meslek lisesi öğrencilerinin fabrikaları, tasarım ofislerini ve üretim süreçlerini yerinde görmelerinin meslek tercihlerini daha bilinçli yapmalarına yardımcı olduğunu ifade etti. Okul-sanayi bağının güçlendirilmesinin hem eğitimdeki ihtiyaçların hem de sektördeki değişimlerin doğru aktarılması açısından önemli olduğunu kaydetti.</p>

<p>ETHİB Sanayi-Üniversite İş Birliği Eğitim Komitesi Başkanı Tevfik Aksu ise projenin öğrencilere yönelik bir destek çalışmasının ötesinde, sektör ile gençler arasında uzun vadeli bir bağ oluşturmayı hedeflediğini söyledi.</p>

<p>Aksu, belirlenen 10 meslek lisesinin düzenli olarak ziyaret edilerek okulların ihtiyaçlarının takip edileceğini ve gönüllü firmaların katkılarıyla çözüm üretileceğini belirtti. Öğrencilerin tekstil ve hazır giyim sektörünün sunduğu kariyer imkanlarını görmelerinin ve sektöre yönelik aidiyet geliştirmelerinin önemine dikkat çekti.</p>

<p><strong>Mentorlük modeli eğitim yılı boyunca sürdürülecek</strong></p>

<p>EHKİB Eğitim Komitesi Başkanı Mehmet Peköz, yeni dönemde proje kapsamında daha düzenli bir iletişim ve takip sistemi kurulacağını açıkladı. Okullar ile firmaların yalnızca belirli dönemlerde değil, eğitim yılı boyunca iletişim halinde olması hedeflenirken, ihtiyaçların doğrudan ilgili firmalara aktarılması için iletişim grupları oluşturulacak.</p>

<p>EGSD Eğitim Komitesi Başkanı Zeynep San da sektör temsilcilerinin öğrencilerle doğrudan temas kurmasının önemine değindi. Öğrencilerin fabrikaları ve üretim süreçlerini yerinde görmesinin, sektör çalışanlarının deneyimlerini paylaşmasının mesleklerin tanıtılmasında etkili olduğunu belirtti.</p>

<p>San, proje kapsamında öğrencilerin güncel tasarım ve üretim kaynaklarına erişimini artıracak yeni fikirlerin de değerlendirildiğini söyledi. Bu kapsamda okullarda moda kütüphanesi oluşturulması gibi öneriler üzerinde çalışıldığı belirtildi.</p>

<p>EGSD, EHKİB ve ETHİB Eğitim Komiteleri, yeni dönemde projeyi İzmir’de tekstil ve hazır giyim sektörü ile mesleki eğitim arasında kalıcı bir bağ oluşturacak şekilde sürdürmeyi hedefliyor. Projenin, sektörün gelecekteki insan kaynağının yetişmesine katkı sağlaması ve gençlerin sektöre ilişkin farkındalığını artırması amaçlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/egsd-ehkib-ve-ethib-egitim-komitelerinden-meslek-liseleri-icin-gucbirligi-sektorun-gelecegine-bugunden-dokunuyoruz</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 13:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/k-b-k-j-b-j.JPG" type="image/jpeg" length="43713"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DHL Supply Chain Türkiye ve Lilly Türkiye’den yeni soğuk depo yatırımı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/dhl-supply-chain-turkiye-ve-lilly-turkiyeden-yeni-soguk-depo-yatirimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/dhl-supply-chain-turkiye-ve-lilly-turkiyeden-yeni-soguk-depo-yatirimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>DHL Supply Chain Türkiye ve Lilly Türkiye, güçlü ortaklıklarını şirketin Avrupa 3 tesisinde hayata geçirilen yeni soğuk depo yatırımıyla büyütmeye devam ediyor. Sağlık lojistiğinde uçtan uca hizmet anlayışını destekleyen yatırım, büyüyen operasyonlara yanıt verirken sıcaklık kontrollü depolama ve dağıtım altyapısını da ileriye taşıyor.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
İstanbul, 25 Ağustos 2026: Dünyanın lider lojistik firması DHL Group bünyesinde faaliyet gösteren DHL Supply Chain Türkiye, 1995 yılından bu yana sağlık lojistiği alanındaki iş ortağı Lilly Türkiye’ye sunduğu hizmet kapsamını yeni yatırımlarıyla genişletti. Şirketin, Avrupa 3 tesisinde hizmete alınan yeni soğuk depo yatırımıyla dünyanın önde gelen ilaç şirketlerinden Lilly'nin büyüyen operasyonları desteklenirken, hassas sağlık ürünlerinin depolamadan son teslimat noktasına kadar güvenli, izlenebilir ve kalite standartlarına uygun şekilde yönetilmesine katkı sağlanacak.</p>

<p>Otuz yılı aşkın iş ortaklığı boyunca DHL Supply Chain Türkiye ve Lilly Türkiye ilk etapta dört ilde başlayan taşıma operasyonları bugün yüzde 97’lik oranıyla neredeyse Türkiye'nin tamamına ulaşan bir dağıtım ağına dönüştü. 2025 yılından bu yana operasyonların hacmi iki katına, katma değerli hizmet (VAS) hacmi ise üç katına ulaştı. Bu geniş ağı destekleyen ve aktif taşıma sistemiyle çalışan sıcaklık kontrollü araçlar, taşıma boyunca gerekli sıcaklık aralıklarını koruyarak ürünleri doğrudan depodan nihai teslimat noktasına ulaştırıyor. Bu yaklaşım, strafor ambalaj ihtiyacını ortadan kaldırarak ambalaj atıklarının azaltılmasına katkıda bulunuyor ve daha sürdürülebilir operasyonlara imkân tanıyor.</p>

<p>Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan DHL Supply Chain Türkiye Genel Müdürü Buket Cox, "DHL Supply Chain Türkiye olarak Lilly Türkiye ile 1995 yılından bu yana güvene dayalı, uzun soluklu bir iş ortaklığı yürütüyoruz. Geçen 30 yılı aşkın sürede Lilly Türkiye’nin artan operasyonları ve değişen ihtiyaçları doğrultusunda, biz de bu ihtiyaçları karşılamak üzere kapasitemizi, altyapımızı ve yetkinliklerimizi sürekli geliştiriyoruz. Avrupa 3 tesisimizde hayata geçirdiğimiz yeni soğuk depo yatırımı da bu yaklaşımın önemli bir göstergesi. Sağlık lojistiğinde yalnızca depolama ve taşımacılık hizmeti sunmuyoruz. Katma değerli hizmetler, sıcaklık kontrollü dağıtım ve uçtan uca çözümlerle iş ortaklarımızın büyüme yolculuğuna katkı sağlıyoruz. Lilly Türkiye ile uzun yıllara dayanan iş birliğimizi daha da ileriye taşımaktan ve önümüzdeki dönemde de birlikte değer yaratmayı sürdürmekten büyük mutluluk duyuyoruz" dedi.</p>

<p>Lilly Türkiye Genel Müdürü Ryan Dawson ise “Lilly olarak 150 yıldır bilimi, insanların yaşamlarında anlamlı fark yaratabilecek tedavilere dönüştürmek için çalışıyoruz. Ancak bizim için inovasyon yalnızca yeni tedaviler geliştirmekten ibaret değil. Bir ilacın gerçek etkisinin, ona ihtiyaç duyan hastalara güvenilir ve kesintisiz şekilde ulaştığında ortaya çıktığına inanıyoruz. Bu nedenle ilaçlarımıza erişimin sürekliliğini sağlamak, yenilikçi tedaviler geliştirmek kadar kritik bir önceliğimizdir. Kardiyometabolik sağlık alanındaki hasta ihtiyaçlarını karşılamak adına sürekliliği ön planda tutuyor, güçlü tedarik zinciri altyapısına büyük önem veriyoruz. DHL Supply Chain Türkiye ile iş birliğimiz kapsamında hayata geçirilen bu yeni soğuk zincir depolama alanı da Türkiye’de büyüyen operasyonlarımız açısından önemli bir dönüm noktası. Lilly Türkiye olarak, hasta odaklı yaklaşımımız doğrultusunda iş ortaklarımızla birlikte büyümeye, Türkiye’nin sağlık ekosistemine değer katmaya devam edeceğiz" dedi.</p>

<p>Bu yatırım aynı zamanda, Yaşam Bilimleri ve Sağlık Hizmetleri'ni küresel ölçekte ana büyüme sektörlerinden biri olarak tanımlayan DHL Group'un 2030 Stratejisi'ni de destekliyor. DHL Group, DHL Health Logistics aracılığıyla uzmanlaşmış altyapı ve soğuk zincir çözümleri de dahil olmak üzere dünya genelindeki sağlık lojistiği kapasitesini genişletmek için 2030 yılına kadar 2 milyar avro yatırım yapıyor. Avrupa 3 tesisindeki genişletme gibi yatırımlar, kurumsal stratejinin müşterileri ve büyüyen sağlık sektörünü doğrudan desteklemek amacıyla yerel düzeyde nasıl hayata geçirildiğini gösteriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/dhl-supply-chain-turkiye-ve-lilly-turkiyeden-yeni-soguk-depo-yatirimi</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 12:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/lbljbbbbjbml.JPG" type="image/jpeg" length="24175"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[OSB Koleji'nden Gururlandıran Başarı!]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/osb-kolejinden-gururlandiran-basari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/osb-kolejinden-gururlandiran-basari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Özel Gaziantep OSB Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi mezunu 5 öğrenci, Türkiye'nin savunma sanayisindeki öncü kuruluşlarından ASELSAN'da çalışmaya hak kazandı. Genç teknisyenler, Ankara'da bir yıl sürecek kapsamlı teknik eğitimin ardından ASELSAN'ın Gaziantep'teki tesislerinde görev yaparak savunma teknolojilerine katkı sunacak.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gaziantep sanayisinin ihtiyaç duyduğu nitelikli teknik elemanları yetiştirmek amacıyla 2013-2014 eğitim öğretim yılında faaliyetlerine başlayan Özel Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, öğrencilerinin elde ettiği başarılarla adından söz ettirmeye devam ediyor. Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi'nde uygulama ağırlıklı ve nitelikli mesleki eğitimiyle öne çıkan OSB Koleji, son olarak 5 mezununun ASELSAN tarafından kabul edilmesiyle önemli bir başarıya daha imza attı.</p>

<p><strong>ÖNCE ANKARA, SONRA GAZİANTEP</strong></p>

<p>Türkiye'nin en büyük lise atölyelerinden birine sahip olan OSB Koleji'nde uygulamalı eğitim alan Makine ve Tasarım Teknolojisi ile Elektrik-Elektronik Teknolojisi alanlarından mezun 5 öğrenci, ASELSAN bünyesinde görev yapmak üzere seçildi.</p>

<p>Savunma sanayisinin yüksek teknik standartları doğrultusunda seçilen genç teknisyenler, kariyer yolculuklarına ASELSAN'ın Ankara'daki tesislerinde başlayacak. Burada bir yıl boyunca kapsamlı ve yoğunlaştırılmış teknik eğitim alacak olan öğrenciler, eğitimlerini tamamlamalarının ardından ASELSAN'ın Gaziantep'teki tesislerinde teknik kadroda görev yapacak. OSB Koleji mezunu gençlerin, Gaziantep'te aldıkları güçlü mesleki eğitimin ardından Ankara'da uzmanlık eğitiminden geçerek yeniden Gaziantep'e dönmeleri, mesleki eğitim ile sanayi arasındaki iş birliğinin de önemli bir örneğini oluşturuyor.</p>

<p><strong>ŞİMŞEK: EĞİTİM HER ZAMAN ÖNCELİĞİMİZ OLDU</strong></p>

<p>Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Cengiz Şimşek, OSB Koleji mezunu 5 öğrencinin ASELSAN'da görev yapmak üzere kabul edilmesinin gurur verici olduğunu belirterek, mesleki eğitime verdikleri desteğin somut sonuçlarını görmekten büyük mutluluk duyduklarını ifade etti.</p>

<p>Şimşek, "Gaziantep OSB olarak eğitime verdiğimiz önemin ve desteğin olumlu sonuçlarını almanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bünyesinde Türkiye'nin en büyük lise atölyelerinden birini bulunduran OSB Kolejimiz, nitelikli teorik ve uygulamalı eğitimiyle mesleki eğitim alanında önemli bir ihtiyacı karşılamaktadır. Öğrencilerimizin henüz lise çağında elde ettikleri bu başarı, okulumuzda verilen teorik ve pratik eğitimin kalitesini bir kez daha ortaya koymuştur" dedi.</p>

<p>Beş öğrencinin Türkiye'nin savunma sanayisinin göz bebeği ASELSAN'a kabul edilmesinin büyük bir gurur kaynağı olduğunu vurgulayan Şimşek, "Gençlerimizin Gaziantep OSB'den çıkarak Ankara'da alacakları eğitimle uzmanlaşmaları ve ardından kentimizdeki ASELSAN tesislerinde görev yapacak olmaları, güçlü eğitim altyapımızın ve sanayi-okul iş birliğimizin en somut göstergelerinden biridir" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>"MEZUNLARIMIZLA GURUR DUYUYORUZ"</strong></p>

<p>ASELSAN'da görev yapmaya hak kazanan öğrencileri tebrik eden Şimşek, başarıda emeği bulunan okul yöneticileri ve öğretmenlere de teşekkür etti.</p>

<p>Şimşek, "Büyük bir başarıya imza atarak ASELSAN'dan kabul alan 5 mezunumuzu yürekten kutluyorum. Bu başarıda büyük emeği bulunan okul idarecilerimize, öğretmenlerimize ve tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyor, başarılarının devamını diliyorum. Özel Gaziantep OSB Mesleki ve Teknik Anadolu Lisemiz, güçlü fiziki altyapısı, uygulamalı eğitim imkânları ve nitelikli eğitim kadrosuyla ülkemizin ihtiyaç duyduğu teknik insan kaynağının yetişmesine katkı sunmaya devam edecektir" diye konuştu.</p>

<p>Gaziantep OSB olarak gençleri yalnızca meslek sahibi olmaya değil, Türkiye'nin teknoloji ve üretim hedeflerine katkı sunabilecek donanıma sahip bireyler olarak yetiştirmeye önem verdiklerini belirten Şimşek, "Nitelikli iş gücü yetiştirmeye ve Türkiye'nin Millî Teknoloji Hamlesi'ne katkı sağlamaya kararlılıkla devam edeceğiz" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/osb-kolejinden-gururlandiran-basari</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 12:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/1-2-10.jpeg" type="image/jpeg" length="93322"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meltem Şahin: “Sabiha Gökçen’de elimizin değmediği, emeğimizin geçmediği bir yer kalmadı”]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/meltem-sahin-sabiha-gokcende-elimizin-degmedigi-emegimizin-gecmedigi-bir-yer-kalmadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/meltem-sahin-sabiha-gokcende-elimizin-degmedigi-emegimizin-gecmedigi-bir-yer-kalmadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Uluslararası Havalimanı havacılık sektöründe iz bırakan kadınların hikâyelerini görünür kılmaya devam ediyor. “Havacılıkta Sınır Tanımayan Kadınlar” belgesel serisinin yeni bölümünde, 18 yıldır havalimanının Teknik Direktörlüğü bünyesinde görev yapan İnşaat Mühendisi Meltem Şahin’in ilham veren kariyer yolculuğu ekranlara taşınıyor.</strong></p>

<p>Adını dünyanın ilk kadın savaş pilotu Sabiha Gökçen’den alan Sabiha Gökçen Havalimanı, kadınların havacılığın farklı alanlarındaki emeğini ve başarılarını görünür kılmaya devam ediyor. “Havacılıkta Sınır Tanımayan Kadınlar” belgesel serisi; kokpitten operasyona, teknik alanlardan karar mekanizmalarına kadar sektörün farklı noktalarında iz bırakan kadınların kariyer yolculuklarını gelecek nesiller için dijital bir hafızaya dönüştürüyor.</p>

<p>Serinin 6. bölüm konuğu inşaat mühendisi Meltem Şahin’in hikâyesi ise aynı zamanda Sabiha Gökçen Havalimanı’nın yıllar içerisindeki büyük dönüşümünün de hikâyesini taşıyor.</p>

<p>2008 yılında ilk terminal binasında başlayan Sabiha Gökçen yolculuğunu bugün havalimanının farklı noktalarında hayata geçirdiği sayısız proje ve çalışmayla sürdüren Meltem Şahin, 18 yıl boyunca terminalin birçok alanında önemli işlere imza attı. Şahin’in İstanbul’un ilk havalimanı metro bağlantısından operasyonel süreçleri hızlandıran Bus Gate genişleme projesine uzanan kariyeri, erkeklerin yoğunlukta olduğu teknoloji ve mühendislik alanında kadın olarak verdiği mücadele ve yolcu deneyimini iyileştirmek için yürüttüğü çalışmalar, geleceğin liderlerine ilham oluyor.</p>

<p>Görevine 2008 yılında, bugün T1 olarak adlandırılan ilk terminal binasında başlayan Şahin, geçen 18 yılda havalimanının gelişimine yakından tanıklık ederken bu değişimin önemli aşamalarında ekibiyle birlikte aktif sorumluluk üstlendi. Yaklaşık 240 bin metrekarelik bir alanda bakım, onarım ve proje çalışmalarını sürdüren Şahin için havalimanı, yıllar içerisinde yalnızca bir çalışma alanı değil, hayatının önemli bir parçasına dönüştü.</p>

<p>“Sabiha Gökçen’in azmi ve kararlılığı bana her zaman ilham verdi”</p>

<p>Havalimanı gibi kritik bir altyapıda erkeklerin yoğunlukta olduğu mühendislik ve teknik çalışma alanında 18 yıllık kurumsal hafızaya hakim Meltem Şahin, kendi mesleki yolculuğunda Sabiha Gökçen’in cesareti ve kararlılığının kendisine yol gösterdiğini belirtiyor.</p>

<p>Sabiha Gökçen’in adını taşıyan bir havalimanında çalışmanın kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını ifade eden Şahin şöyle konuşuyor:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Sabiha Gökçen her zaman bana ilham verdi. Cesareti ve kararlılığıyla, kimsenin başarılı olabileceğine inanmadığı bir alanda çok büyük başarılara imza attı. Bir inşaat mühendisi olarak ben de onun azmini ve kararlılığını örnek alarak ilerledim. Sabiha Gökçen Havalimanı’nda elimizin değmediği, emeğimizin geçmediği bir yer kalmadı diyebilirim. Geriye dönüp baktığımda yaptığım çalışmalarla onun izinden gittiğimin farkına varıyorum ve bununla büyük bir gurur duyuyorum.”</p>

<p><strong>2008’den bugüne 18 yıllık bir dönüşümün tanığı</strong></p>

<p>Meltem Şahin’in İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’ndaki kariyer yolculuğu, 2008 yılında henüz yeni terminal binasının bulunmadığı dönemde başladı.</p>

<p>18 yıllık çalışma hayatında havalimanının büyümesine, yeni alanların hizmete alınmasına ve yolcu deneyimini geliştiren birçok projenin hayata geçirilmesine tanıklık eden Şahin, bu sürecin aynı zamanda kendi mesleki gelişimini de şekillendirdiğini anlatıyor.</p>

<p>7 gün 24 saat yaşayan bir havalimanının dinamizminin kendi karakteriyle örtüştüğünü belirten Şahin, “Burası benim için yalnızca bir iş yeri değil, ikinci evim oldu” diyerek Sabiha Gökçen ile kurduğu bağı şu sözlerle ifade ediyor:</p>

<p>“Burası sürekli hareketliliğin olduğu, yolcuların hızla gelip geçtiği çok dinamik bir yer. Ben de hareket hâlinde olmayı, sorunları çözmeyi ve aktif çalışmayı seven bir insanım. Bu nedenle Sabiha Gökçen Havalimanı benim için gerçekten ikinci bir ev hâline geldi. Geri dönüp baktığımda birlikte çalıştığım arkadaşlarımın zamanla ailem gibi olduklarını görüyorum. Onlar yalnızca çalışma arkadaşlarım değil, bu hayat yolculuğunda bana yoldaşlık eden insanlar oldular.”</p>

<p><strong>Bir havalimanının görünmeyen yüzünde 7/24 çözüm üretmek</strong></p>

<p>Havalimanı teknik operasyonlarının yolcunun çoğu zaman fark etmediği ancak seyahat deneyiminin kesintisiz sürdürülebilmesi için kritik önem taşıyan büyük bir çalışma düzenine sahip olduğuna dikkat çeken Meltem Şahin, her güne ekibiyle yaptığı planlamayla başladıklarını belirtiyor.</p>

<p>Bakım ve onarım çalışmalarının yanı sıra yolcu konforunu geliştirmeye yönelik projeler üzerinde de çalıştıklarını ifade eden Şahin, teknik ekiplerin temel sorumluluğunu; güçlü koordinasyon sağlamak, hızlı karar almak ve sorunlara mümkün olan en kısa sürede çözüm üretmek olarak tanımlıyor.</p>

<p><strong>Metro bağlantısından bus gate projesine uzanan 18 yıllık emek</strong></p>

<p>Meltem Şahin’in kariyerinde, kendisi için özel bir yere sahip projelerin başında, İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nın metro bağlantısının terminalle buluştuğu alan geliyor. Metronun havalimanına ulaşmasıyla birlikte yolcuların terminal içerisinde kullanacağı ilk bağlantı alanının ekip arkadaşlarıyla birlikte hazırlanmasında görev alan Şahin, bu projeyi yolcuların havalimanına daha hızlı ve konforlu ulaşmasına doğrudan katkı sağlaması nedeniyle kariyerinin unutulmaz çalışmalarından biri olarak tanımlıyor.</p>

<p>COVID-19 pandemisi sonrası yolcu trafiğinin artışa geçtiği dönemde, operasyonel süreçleri hızlandırması amacıyla gerçekleştirilen Bus Gate Genişleme Projesi’nin kapılara yanaşan uçakların yaklaşık 30 dakika sonra yeniden yolcu alımına da fırsat verdiğini belirten Şahin, yürüttükleri çalışmaların ortak hedefini şöyle anlatıyor:</p>

<p>“Bu projeleri gerçekleştirirken temel vizyonumuz, yolcularımızın havalimanından geçerken edindikleri ilk izlenimi güzelleştirmek ve havalimanımızla ilgili olumlu duygular hissetmelerini sağlamaktı. Bütün bu projeleri yolcularımızın konforunu iyileştirmek amacıyla gerçekleştirdik.”</p>

<p>İnşaat mühendisliğinin ve havalimanlarının teknik operasyonlarının erkek çalışanların yoğunlukta olduğu alanlardan olduğunu belirten Şahin, kariyeri boyunca zaman zaman zorluklarla karşılaşmasına rağmen yöneticilerinin ve çalışma arkadaşlarının desteğinin önemli olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Uzun yıllar boyunca aynı disiplin ve sorumluluk anlayışıyla çalışmanın oluşturduğu güvenin bugün en önemli mesleki kazanımlarından biri olduğunu ifade eden Şahin, kadınların teknik alanlardaki varlığının da bilgi, azim ve kararlılıkla güçlendiğine dikkat çekiyor.</p>

<p><strong>“Bir kez daha başlasam yine Sabiha Gökçen’de çalışırdım”</strong></p>

<p>Kariyerine bugün yeniden başlama fırsatı olsa tercihinin değişmeyeceğini ifade eden Meltem Şahin, kendisini Sabiha Gökçen Havalimanı’na bağlayan en önemli duygunun “insanların hayatlarına farkında olmadıkları anlarda dokunabilmek” olduğunu vurguluyor.</p>

<p>“Çalışma hayatına yeniden başlama şansım olsaydı yine Sabiha Gökçen Havalimanı’nın teknik bölümünde çalışmak isterdim. Her gün çözülmesi gereken yeni sorunların bulunduğu dinamik bir çalışma alanı ve buranın yapısı benim karakterime çok uygun. İnsanların farkına varmadıkları anlarda onların konforunu artırdığımızı bilmek benim için çok önemli. Her gün yeni problemler çözmek ve yolcuların hayatlarına dokunmak bana ‘Yine burada çalışırdım’ dedirtiyor.”</p>

<p><strong>Genç kadınlara önemli tavsiye: “Hiçbir zaman cesaretinizi kaybetmeyin”</strong></p>

<p>Teknik, apron, bakım ve mühendislik gibi geleneksel olarak erkek egemen kabul edilen alanlarda kariyer hedefleyen genç kadınlara da seslenen Meltem Şahin, kendi deneyiminin en önemli mesajını cesaret, azim, kararlılık ve özgüven olarak özetleyerek sözlerini şöyle tamamlıyor:</p>

<p>“Genç arkadaşlarıma tavsiyem; hiçbir zaman cesaretlerini kaybetmesinler. İnsan çalışarak, azimli ve kararlı olarak, iş hayatında kendisine güçlü bir yer edinebilir ve güzel izler bırakabilir. Ben geri dönüp baktığımda burada kalıcı eserler ve güzel izler bırakmış olmanın mutluluğunu taşıyacağım.”</p>

<p>Meltem Şahin’in kariyer yolculuğu; bir havalimanının büyümesine tanıklık etmenin ötesinde, o büyümenin her aşamasına emeğiyle dokunan bir kadının hikâyesini ortaya koyuyor. Eski terminal binasından metro bağlantısına, apron sahasından yolcu deneyimini geliştiren projelere uzanan bu yolculuk, “Havacılıkta Sınır Tanımayan Kadınlar” serisinin temel mesajını bir kez daha görünür kılıyor: Cesaretin, emeğin ve kararlılığın olduğu yerde sınırlar ortadan kalkıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/meltem-sahin-sabiha-gokcende-elimizin-degmedigi-emegimizin-gecmedigi-bir-yer-kalmadi</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 12:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/1787646580-i-s-g-2.jpeg" type="image/jpeg" length="43174"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nin Kalıcı Sergisi Yenilendi]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/turkiye-is-bankasi-resim-heykel-muzesinin-kalici-sergisi-yenilendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/turkiye-is-bankasi-resim-heykel-muzesinin-kalici-sergisi-yenilendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>2023 yılında açılan ve kısa sürede Beyoğlu’nun seçkin sanat duraklarından birine dönüşen Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi, Banka’nın 1940’tan bu yana titizlikle oluşturduğu ve bugün 1.000’den fazla sanatçının 2.800’ü aşkın eserini barındıran Sanat Eserleri Koleksiyonu’na ev sahipliği yapıyor.</strong></p>

<p>İstiklal Caddesi No. 144 adresinde konumlanan müzenin beşinci ve dördüncü katlarında yer alan “Türk Resmini İzlemek” başlıklı kalıcı sergi; kurgusuna yeni eklenen tematik odalar ve eserlerle 25 Ağustos’ta yeniden ziyarete açıldı. Bu yenilemeyle birlikte, müzenin geçmiş süreli sergilerinden ilham alan özel seçkiler de kalıcı serginin birer parçasına dönüşerek sergi anlatısına zengin bir katman ekledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sergi, Başlangıcın Temel Taşları odasında Türk resminin öncü isimlerinden Osman Hamdi Bey’in “Kaplumbağa Terbiyecisi” ve Mihri Hanım’ın “Otoportre”si ile açılıyor. Anadolu Esinlenmeleri’nde ise ziyaretçileri Fahrünnisa Zeid’in ünlü yapıtı “Mevleviler” karşılıyor.</p>

<p>Müzenin ilk süreli sergisinden esinlenen İstanbul’un Resmi odasında kentin sanatsal ve görsel mirası çok yönlü bir bakışla izlenebilirken, Natürmort salonunda Türk resmindeki natürmort geleneğinin farklı örnekleri bir araya getiriliyor. Bedri Rahmi ve Eren Eyüboğlu’nun eserlerinden oluşan Yan Yana odası ise çiftin sanatla bütünleşen ortak yaşamını ve üretimlerini sergiliyor.</p>

<p>Sanatçı Kadınlar ve Kadın Portreleri odalarında Türkiye kadınlarının görsel hikâyeleriyle ve sanatçı kadınların yaratıcı dünyasıyla buluşmaya davet eden sergi; Deniz Coşkusu, Memleket Manzaraları, Yaşantının Getirdikleri ve Apartman Salonunda Sanat gibi farklı tematik alanlarla da derinlikli bir yolculuk sunuyor.</p>

<p>Müzenin kurucu küratörü Prof. Dr. Gül İrepoğlu tarafından hazırlanan koleksiyon kitabına Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’nın kitabevleri ile internet sitesinden, RHM Dükkan’dan ve seçkin kitapçılardan ulaşabilirsiniz.</p>

<p>Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi, salıdan cumaya 10.00-19.00, cumartesi ve pazar günleri 12.00-19.00 saatleri arasında açıktır. Müze, Eylül ayı boyunca ücretsiz olarak ziyaret edilebilir.<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/turkiye-is-bankasi-resim-heykel-muzesinin-kalici-sergisi-yenilendi</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 12:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/vfbggb.JPG" type="image/jpeg" length="53426"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dünya züccaciye sektörü ZUCHEX 2026’da İstanbul’da buluşacak]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/dunya-zuccaciye-sektoru-zuchex-2026da-istanbulda-bulusacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/dunya-zuccaciye-sektoru-zuchex-2026da-istanbulda-bulusacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye’nin ev ve mutfak eşyaları sektörünü uluslararası alıcılarla buluşturan ZUCHEX, 9–12 Eylül 2026 tarihlerinde Tüyap İstanbul Fuar ve Kongre Merkezi’nde 36’ncı kez kapılarını açacak. ZÜCDER’in tek resmi destekçisi olduğu fuarda, Türkiye’nin üretim ve ihracat kapasitesi dünyanın farklı bölgelerinden gelecek profesyonel satın almacılarla buluşacak.</strong></p>

<p>Başta Almanya, Birleşik Krallık, ABD, Rusya, Hollanda, Kazakistan, Gürcistan, Lübnan ve Özbekistan olmak üzere 120’den fazla ülkeden ziyaretçi ağırlaması beklenen ZUCHEX, Türk üreticilerin yeni pazarlara ulaşmaları ve uluslararası ticari bağlantılarını geliştirmeleri açısından önemli bir platform olacak.</p>

<p>Bu yıl 1.500’ün üzerinde markanın yer alacağı fuarda 30 binden fazla profesyonel ziyaretçinin ağırlanması bekleniyor. Yaklaşık 250 milyar dolarlık küresel ev ve mutfak eşyaları pazarının önemli buluşma noktalarından biri olan ZUCHEX, yeni ihracat bağlantılarının kurulmasına ve mevcut iş ilişkilerinin güçlendirilmesine zemin hazırlayacak.</p>

<p><strong>ZÜCDER, ihracat odaklı çalışmaları sürdürüyor</strong></p>

<p>ZUCHEX’in tek resmi destekçisi olan Züccaciyeciler Derneği (ZÜCDER), Türkiye ev ve mutfak eşyaları sektörünün küresel pazarlardaki konumunu güçlendirmeye yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Dernek; fuarların yanı sıra B2B görüşmeleri, alım heyetleri, çalıştaylar ve ticari organizasyonlarla sektör temsilcilerini nitelikli alıcılarla bir araya getiriyor.</p>

<p>ZÜCDER Yönetim Kurulu Başkanı Burak Önder, Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı, geniş ürün çeşitliliği, tasarım kabiliyeti ve ihracat deneyimiyle dünya pazarlarında önemli bir konuma sahip olduğunu belirtti.</p>

<p>Önder, ZUCHEX’in üreticiler ile uluslararası satın almacıları aynı çatı altında buluşturarak sektörün yeni pazarlara açılmasına katkı sağladığını ifade etti. Sektörün mevcut pazarların yanı sıra yeni coğrafyalarda da güçlenmesi gerektiğini vurgulayan Önder, uluslararası iş bağlantılarının ve Türk markalarının küresel bilinirliğinin artırılmasının önemine dikkat çekti.</p>

<h2>120’den fazla ülkeden alıcı İstanbul’a gelecek</h2>

<p>ZUCHEX 2026’da farklı ülkelerden satın alma heyetleri ve profesyonel ziyaretçiler İstanbul’da bir araya gelecek. Fuar boyunca yapılacak ticari görüşmelerle Türk firmalarının yeni ihracat pazarlarına ulaşması, distribütörlük bağlantıları kurması ve yeni iş birlikleri geliştirmesi hedefleniyor.</p>

<p>ZÜCDER’in uluslararası alıcıların fuara katılımını artırmaya yönelik çalışmaları da ticari bağlantıların geliştirilmesine katkı sağlayacak.</p>

<h2>Sektörün 5,5 milyar dolarlık ihracat gücü</h2>

<p>Türkiye ev ve mutfak eşyaları sektörü, 2025 yılında 5,5 milyar dolarlık ihracata ulaştı. Dünya ihracatında ilk 10 ülke arasında yer alan sektör, 2035’e kadar küresel ihracattan aldığı payı yüzde 4’e çıkarmayı ve ilk üç ülke arasına girmeyi hedefliyor.</p>

<ol>
 <li>Burak Önder, bu hedeflerin gerçekleştirilmesinde üretim gücünün güçlü markalaşma ve uluslararası ticaret bağlantılarıyla desteklenmesi gerektiğini belirterek, ZUCHEX’in sektörün küresel ticaret hacmini artıracak önemli platformlardan biri olduğunu kaydetti.</li>
</ol>

<p><strong>Yeni ürün ve tasarımlar ziyaretçilerle buluşacak</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ZUCHEX 2026 kapsamında sofra ve mutfak eşyalarından pişirme ekipmanlarına, plastik ev eşyaları ve bahçe aksesuarlarından dekoratif ürünlere, ev gereçlerinden elektrikli ev aletlerine kadar geniş bir ürün grubu sergilenecek.</p>

<p>Fuar kapsamında ticari görüşmelerin yanı sıra sektörün geleceğine yönelik etkinlikler de düzenlenecek. ZuchXTalks seminerlerinde sektörün güncel gündemi ele alınırken, ETMK İstanbul iş birliğiyle gerçekleştirilecek ZUCHEX Designathon’da genç tasarımcıların üretici firmalarla geliştirdiği yenilikçi ürün fikirleri ve prototipler ziyaretçilerin beğenisine sunulacak.</p>

<p><strong>Hedef, daha güçlü küresel iş birlikleri</strong></p>

<p>ZÜCDER, ZUCHEX aracılığıyla Türkiye’nin züccaciye sektöründeki üretim ve ihracat gücünü daha fazla ülkeye taşımayı hedefliyor. Dernek, üreticilerin nitelikli alıcılara ulaşması, yeni pazarlara açılması ve uluslararası ticaretteki konumunun güçlenmesine yönelik çalışmalarını sürdürüyor.</p>

<p>ZUCHEX 2026, 9–12 Eylül 2026 tarihlerinde Tüyap İstanbul Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/dunya-zuccaciye-sektoru-zuchex-2026da-istanbulda-bulusacak</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 12:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/lknflkvngflk.JPG" type="image/jpeg" length="76849"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MAKTEK Avrasya 2026, Üretim Teknolojilerinin Küresel Buluşma Noktası Olacak]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/maktek-avrasya-2026-uretim-teknolojilerinin-kuresel-bulusma-noktasi-olacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/maktek-avrasya-2026-uretim-teknolojilerinin-kuresel-bulusma-noktasi-olacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Küresel üretim dengelerinin yeniden şekillendiği bir dönemde artan maliyetler, tedarik zincirlerindeki sorunlar ve jeopolitik belirsizlikler, sanayi yatırımlarının rotasını değiştiriyor. Firmalar daha güvenli, ulaşılabilir ve sürdürülebilir üretim merkezlerine yönelirken, Türkiye de stratejik konumuyla bu dönüşümün önemli merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor.</strong></p>

<p>MAKTEK Avrasya 2026, “Türkiye is Key” vizyonuyla Türkiye’yi bölgesel bir üretim merkezi olmanın ötesine taşıyarak küresel sanayinin stratejik üretim üslerinden biri olarak konumlandırmayı hedefliyor. Avrupa ile Asya arasında üretim ve ticaret açısından güçlü bir köprü oluşturan Türkiye; lojistik avantajları, gelişmiş sanayi altyapısı, nitelikli iş gücü ve rekabetçi maliyet yapısıyla uluslararası yatırımcılar açısından öne çıkıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TÜYAP Fuarcılık Grubu organizasyonu, TİAD iş birliği, MİB ve T.C. Ticaret Bakanlığı destekleriyle düzenlenecek MAKTEK Avrasya 2026, 28 Eylül – 3 Ekim 2026 tarihleri arasında İstanbul Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek.</p>

<p><strong>Yeni Üretim Düzeninde Türkiye’nin Stratejik Konumu</strong><br />
Avrupa’da yükselen enerji maliyetleri, iş gücü üzerindeki baskılar ve üretim kapasitesindeki daralma, üreticileri alternatif pazarlara yönlendirirken Asya’daki tedarik zinciri riskleri de güvenilir üretim merkezlerine duyulan ihtiyacı artırıyor.</p>

<p>Türkiye ise güçlü lojistik altyapısı, hızlı erişim imkanları, esnek üretim kabiliyeti ve ihracat kapasitesiyle bu yeni üretim düzeninde dikkat çekiyor. Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Orta Asya pazarlarına aynı anda ulaşabilen Türkiye, stratejik konumuyla küresel üretim denkleminde önemli bir rol üstleniyor.</p>

<p>MAKTEK Avrasya 2026 da Türkiye’nin bu avantajlarını uluslararası sanayi dünyasına taşıyarak, üretimin geleceğinde Türkiye’nin merkezi rolüne dikkat çekiyor.</p>

<p><strong>“DAHA” ile Yeni Nesil Üretim Teknolojileri</strong><br />
MAKTEK Avrasya 2026’nın bu yılki mottosu “DAHA” olarak belirlendi.</p>

<p>Daha hızlı, daha verimli, daha hassas ve daha akıllı üretim anlayışını odağına alan fuar; CNC sistemlerinden robotik çözümlere, dijital üretim platformlarından sürdürülebilir üretim teknolojilerine kadar geniş bir ürün ve teknoloji yelpazesini sektör profesyonelleriyle buluşturacak.</p>

<p>Endüstri 4.0 ve 5.0 uygulamaları, dijital ikiz teknolojileri ve veri odaklı üretim modelleri de fuarın öne çıkan konu başlıkları arasında yer alacak.</p>

<p><strong>Akyüz: Sektörün Geleceğine Yön Veren Bir Platform</strong><br />
TİAD Yönetim Kurulu Başkanı Murat Akyüz, MAKTEK Avrasya’nın yalnızca bir fuar olmadığını, sektörün geleceğine yön veren stratejik bir buluşma noktası olduğunu belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“MAKTEK Avrasya, takım tezgâhları ve üretim teknolojileri alanında Türkiye’nin ve bölgenin en kapsamlı buluşma noktalarından biridir. Şirketlerimizin yeni pazarlara açılmasına, rekabet güçlerini artırmasına ve küresel ölçekte daha görünür hale gelmesine katkı sağlayan önemli bir platformdur.”</p>

<p><strong>Ersözlü: Türkiye’nin Üretim Gücünü Dünyaya Taşıyor</strong><br />
TÜYAP Genel Müdürü İlhan Ersözlü, MAKTEK Avrasya’nın Türkiye’nin üretim kapasitesini uluslararası arenada temsil eden önemli organizasyonlardan biri olduğunu vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“MAKTEK Avrasya, yalnızca Türkiye’nin değil, Avrasya bölgesinin üretim teknolojileri alanındaki en güçlü buluşmalarından biri haline gelmiş durumda. Farklı coğrafyalardan gelen katılımcı ve ziyaretçi profiliyle sektörün küresel ölçekte etkileşim kurduğu önemli bir merkez oluşturuyor. Organizasyon, firmalarımıza uluslararası pazarlara erişim imkânı sunarken aynı zamanda Türkiye’nin üretim kabiliyetini ve mühendislik gücünü dünyaya tanıtma açısından da önemli bir rol üstleniyor. MAKTEK Avrasya, bu yönüyle yalnızca bir fuar değil, üretim teknolojilerinin küresel ölçekte buluştuğu güçlü bir organizasyon olarak öne çıkıyor.”</p>

<p><strong>İğrek: Sektörün Gelişimine Katkı Sağlıyor</strong><br />
MİB Yönetim Kurulu Başkanı Osman Fatih İğrek, MAKTEK Avrasya’nın makine imalat sektörünün gelişimine yön veren önemli organizasyonlardan biri olduğunu belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Makine imalat sektörü, sanayinin gelişiminde temel rol oynayan stratejik alanlardan biridir. Bu sektörün gücünü artırmak ise ancak teknoloji, üretim kapasitesi ve iş birliklerinin birlikte gelişmesiyle mümkün. MAKTEK Avrasya, makine imalat sektörünün bugününü güçlendiren ve geleceğini şekillendiren en önemli organizasyonlardan biri olmaya devam ediyor.”</p>

<p><strong>Fuar Deneyimi MAKTEKVERSE ile Yenileniyor</strong><br />
MAKTEK Avrasya 2026, bu yıl yalnızca ürünlerin sergilendiği bir fuar olmanın ötesine geçerek MAKTEKVERSE konseptiyle interaktif bir deneyim alanı sunacak.</p>

<p>Bu kapsamda öğrenciler, genç mühendisler ve girişimler için yenilikçi projelerin ve ileri üretim çözümlerinin sergileneceği Tech-Force Area, sektörün deneyimli isimlerinin bilgi ve birikimlerini paylaşacağı Effect-Force Area ziyaretçileri ağırlayacak.</p>

<p>Effect-Force Area kapsamında Makina Mühendisi M. Sinan Çalık’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilecek “CNC Takım Tezgâhları Söyleşisi” de fuarın dikkat çeken bilgi paylaşım etkinlikleri arasında yer alacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/maktek-avrasya-2026-uretim-teknolojilerinin-kuresel-bulusma-noktasi-olacak</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 18:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/lkmvslmdslvmdslv.JPG" type="image/jpeg" length="23469"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Otomotiv Tedarik Sanayisi İlk 7 Ayda 9 Milyar 473 Milyon Dolarlık İhracat Gerçekleştirdi]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/otomotiv-tedarik-sanayisi-ilk-7-ayda-9-milyar-473-milyon-dolarlik-ihracat-gerceklestirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/otomotiv-tedarik-sanayisi-ilk-7-ayda-9-milyar-473-milyon-dolarlik-ihracat-gerceklestirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong><i>Küresel otomotivde dengelerin yeniden şekillendiği 2026 yılının ilk 7 ayında, Türkiye otomotiv tedarik sanayisi 9 milyar 473 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Aynı dönemde toplam otomotiv üretimi 767 bin 216 adet seviyesinde kaydedildi. Avrupa başta olmak üzere ana pazarlardaki yavaşlama ve üretimdeki gerilemeye rağmen ihracatını artıran sektör, artan maliyetler ve finansal koşulların yarattığı baskı karşısında rekabetçiliğini korumaya odaklandı. TAYSAD Yönetim Kurulu Başkanı Yakup Birinci, yılın ikinci yarısında küresel ve bölgesel gelişmelerin etkisiyle otomotiv pazarında daha durgun bir seyir beklediklerini belirtti.</i></strong></p>

<p>Türkiye otomotiv tedarik sanayisi, 2026 yılının ilk 7 ayında jeopolitik gelişmeler, değişen ticaret politikaları, elektrikli araç dönüşümü ve küresel pazarlardaki belirsizliklerin etkisiyle zorlu bir dönem geçirdi. Avrupa başta olmak üzere ana ihracat pazarlarında talep yavaşlarken, sektör şirketleri artan maliyetler karşısında verimliliklerini artırmaya ve rekabet güçlerini korumaya odaklandı. 2026 yılının ilk 7 ayına ilişkin değerlendirmede bulunan <strong>Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği (</strong><strong>TAYSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Yakup Birinci</strong>, zorlu koşullara rağmen sektörün üretim ve ihracat faaliyetlerini sürdürdüğünü, mevcut konumunu korumak ve daha verimli olmak için çalışmalarına devam ettiğini belirtti.</p>

<p><strong>Üretimdeki gerilemeye rağmen otomotiv ihracatı arttı</strong></p>

<p>Otomotiv tedarik sanayisinin ilk 7 ayda ihracatını artırdığını söyleyen <strong>Yakup Birinci</strong>, “OSD ve OİB verilerine göre 2026 yılının ilk 7 ayında toplam otomotiv üretimi, geçen yılın aynı dönemine göre <strong>yüzde 8,1 azalarak 767 bin 216 adet</strong>, otomobil üretimi ise <strong>yüzde 18,6 azalarak 424 bin 667 adet</strong> oldu. Buna karşın aynı dönemde toplam otomotiv ihracatı <strong>yüzde 2,4 artışla 24 milyar 423 milyon dolara</strong>, otomotiv tedarik sanayisi ihracatı ise <strong>yüzde 4,7 artışla 9 milyar 473 milyon dolara</strong> ulaştı. Ancak kur ile enflasyon arasındaki makasın açılması ve özellikle işçilik başta olmak üzere üretim maliyetlerindeki artış, firmalarımızın uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü korumasını her geçen gün daha da zorlaştırıyor. Kurun ihracatçı sektörlerin rekabetçiliğini destekleyecek bir seviyede seyretmesini ve maliyet baskısını azaltacak adımların atılmasını önemsiyoruz. TAYSAD olarak bu konudaki beklentilerimizi ilgili bakanlıklar ve kamu kurumlarıyla paylaşıyoruz. Önümüzdeki dönemde de sektörümüzün rekabetçiliğini koruyacak yapısal adımların hayata geçirilmesi için bu temaslarımızı sürdüreceğiz.” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Daha çevik, dayanıklı ve rekabetçi bir yapıya sahip olmamız gerekiyor</strong></p>

<p>Küresel pazarlardaki talep değişimleri, Avrupa ekonomisindeki yavaşlama ve mobilite ekosistemindeki dönüşümü yakından takip ettiklerini belirten Birinci, “Önümüzdeki dönemde yeni projeler alabilmek, mevcut konumumuzu koruyabilmek ve küresel tedarik zincirindeki yerimizi güçlendirebilmek için <strong>daha çevik, dayanıklı ve rekabetçi bir yapıya sahip olmamız gerekiyor.</strong> Bunun için teknoloji yetkinliğimizi, üretim kabiliyetimizi ve verimliliğimizi geliştirmeye devam edeceğiz. Sektörümüzün güçlü üretim altyapısı, mühendislik kabiliyeti ve küresel tedarik zincirlerindeki deneyimi önemli avantajlarımız arasında yer alıyor. Bu avantajları koruyarak daha verimli çalışmaya ve rekabet gücümüzü artırmaya odaklanacağız” diye konuştu.</p>

<p><strong>Türkiye’nin Made in EU kapsamına alınması için ortak lobi çalışmaları sürüyor</strong></p>

<p>TAYSAD olarak Made in EU gündemini yakından takip ettiklerini belirten <strong>Birinci</strong>, “Sektörümüzün Avrupa ile güçlü entegrasyonunu ve küresel rekabet gücünü koruyacak bir yaklaşımın oluşması için OİB ve OSD ile Ankara ve Brüksel’de kapsamlı temaslar yürütüyoruz. Bu kapsamda ilgili kamu kurumları, AB kurumları ve Avrupa otomotiv sektörünün önde gelen kuruluşlarıyla görüşmeler gerçekleştiriyoruz. Paydaşlarımızla koordinasyonumuzu güçlendirirken, AB Komisyonu’nun ‘Have Your Say’ platformu üzerinden TAYSAD’ın resmi görüşünü de sürece dahil ettik. Üyelerimizin de bu sürece aktif katılımını teşvik ediyor, AB’deki müşterileriyle iletişimlerinde Made in EU gündeminin doğru şekilde ele alınmasına yönelik çalışmalar yürütüyoruz. Tüm bu çalışmalarımızın ortak hedefi, Türkiye’nin Avrupa otomotiv değer zincirindeki stratejik konumunu ve yıllar içinde oluşan güçlü üretim ve tedarik entegrasyonunu korumaktır. Türkiye’nin dahil edildiği kapsayıcı bir Made in EU yaklaşımının, Avrupa’nın küresel rekabet gücünü, sanayi dayanıklılığını ve tedarik zinciri güvenliğini güçlendireceğine inanıyoruz.” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/otomotiv-tedarik-sanayisi-ilk-7-ayda-9-milyar-473-milyon-dolarlik-ihracat-gerceklestirdi</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 18:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/1787555776-t-a-y-s-a-d-y-k-ba-kan-yakup-birinci.png" type="image/jpeg" length="16455"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Halkbank Üreten Kadınlar Yarışması’nın Yeni Dönem Başvuruları Başladı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/halkbank-ureten-kadinlar-yarismasinin-yeni-donem-basvurulari-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/halkbank-ureten-kadinlar-yarismasinin-yeni-donem-basvurulari-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Halkbank’ın kadın girişimcilerin başarılarını görünür kılmak, girişimcilik ekosistemini güçlendirmek amacıyla düzenlediği Üreten Kadınlar Yarışması’nın yeni dönemi başladı. Geleneksel hale gelen yarışma için başvurular 1 Kasım 2026 tarihine kadar devam edecek. Konuyla ilgili açıklama yapan Halkbank Genel Müdürü Recep Süleyman Özdil, “Kadın girişimcilerimizin üretmeye, büyümeye ve Türkiye ekonomisine katma değer oluşturmaya devam etmeleri için tüm imkânlarımızla yanlarında olmayı sürdüreceğiz” dedi.</strong></p>

<p>Türkiye’nin duyarlı ve yenilikçi bankası Halkbank, kadın girişimciliğini güçlendirmeye yönelik çalışmalarına devam ediyor. ‘Üreten Kadının Bankası’ vizyonuyla 2021 yılında hayata geçirilen Üreten Kadınlar Yarışması’nın 6’ncı dönemi başladı. Başvurular <strong>24 Ağustos-1 Kasım 2026</strong> tarihleri arasında Halkbank'ın resmi internet sitesi üzerinden gerçekleştirilecek. Başvuru sürecinin ardından değerlendirme süreci başlayacak. Master Class Marka Eğitim Programı ve Jüri aşamalarının tamamlanmasıyla birlikte kazananlar <strong>26 Mart 2027</strong> tarihinde düzenlenecek ödül töreninde açıklanacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yarışmada bu yıl; “<strong>Yılın Üreten Kadın Girişimcisi”, “İnovasyon, Teknoloji ve Yapay Zekâ”, “Yükselen Yıldız”, “Sürdürülebilirlik”, “Kadın Kooperatifi” ve “Sosyal Girişimci”</strong> kategorilerinde dereceye giren kadın girişimciler ödüllendirilecek. Nakdi ödüllere ek olarak girişimcilerin büyüme yolculuklarına katkı sağlayacak ayni destekler de sunulacak.</p>

<p><strong>Halkbank Genel Müdürü Recep Süleyman Özdil: “Kadın girişimcilerimizin yanında olmayı sürdüreceğiz”</strong></p>

<p>Finansmanın yanı sıra eğitim, mentorluk, iş geliştirme programları ve iş birlikleriyle kadın girişimcilerin büyümesine destek olmayı hedeflediklerini belirten <strong>Halkbank Genel Müdürü Recep Süleyman Özdil,</strong> <strong>“Üreten Kadınlar Yarışması ile yalnızca başarılı girişimcileri ödüllendirmiyoruz; aynı zamanda onların hikâyelerini görünür kılıyor, cesaretlerini ve üretim azimlerini daha geniş kitlelerle buluşturuyoruz.</strong> <strong>Teknolojiden sürdürülebilirliğe, ihracattan yerel kalkınmaya kadar pek çok alanda fark oluşturan kadın girişimcilerimizin, yeni girişimcilere ilham vermesini önemsiyoruz” </strong>dedi.</p>

<p>Halkbank’ın kuruluşundan itibaren üretimin, girişimciliğin ve kalkınmanın en güçlü destekçilerinden biri olduğunu söyleyen <strong>Recep Süleyman Özdil,</strong> <strong>“2021 yılından bu yana yaklaşık 280 bin kadın girişimciye 142 milyar TL finansman desteği sağladık. Bundan sonra da kadın girişimcilerimizin üretmeye, büyümeye ve Türkiye ekonomisine katma değer oluşturmaya devam etmeleri için tüm imkânlarımızla yanlarında olmayı sürdüreceğiz. Çünkü biliyoruz ki üreten kadın; güçlü aile, güçlü ekonomi ve güçlü Türkiye demektir. Türkiye Yüzyılı vizyonunda kadın girişimcilerimizin ortaya koyduğu her başarı, Ülkemizin kalkınma yolculuğuna değer katmaktadır”</strong> diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/halkbank-ureten-kadinlar-yarismasinin-yeni-donem-basvurulari-basladi</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 18:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/1787560269-reten-kad-nlar-yar-mas.jpg" type="image/jpeg" length="28237"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[F İstanbul’un hedefi: Sürekli Yeni İhracat Bağlantıları]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/f-istanbulun-hedefi-surekli-yeni-ihracat-baglantilari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/f-istanbulun-hedefi-surekli-yeni-ihracat-baglantilari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>620’yi aşkın katılımcı firma ile 100’den fazla ülkeden profesyonel ziyaretçiyi ağırlayacak F İstanbul, 26–29 Ağustos’ta İstanbul’da düzenlenecek. TÜİK verilerine göre 2025 yılında 27,8 milyar dolarlık ihracata ulaşan Türkiye tarım, gıda ve içecek sektörü; fuardaki üç ayrı B2B alanında dünyanın önde gelen perakende zincirlerinin satın alma yöneticileri, ithalatçılar, distribütörler, toptancılar ve gıda tüccarlarıyla doğrudan iş bağlantıları kuracak.</strong></p>

<p>Türkiye’nin gıda, içecek, ambalaj ve üretim teknolojileri alanındaki önemli uluslararası ticaret platformlarından F İstanbul Uluslararası Gıda Endüstrisi Fuarı; “Sürekli Yeni İhracat Bağlantıları” hedefiyle, yeni ticaret sezonunun başlangıcında Türk üreticilerini dünyanın dört bir yanından gelen profesyonel alıcılarla buluşturuyor. Gıda ve içecek ürünlerinden şekerleme ve atıştırmalıklara, gıda katkı maddelerinden işleme, ambalaj ve üretim teknolojilerine kadar sektörün tüm değer zincirini aynı platformda bir araya getirecek olan fuarın bu yılki vizyonu; “Yeni Sezon… Yeni Alıcılar… Yeni Bağlantılar…”</p>

<p><strong>3 salondan 6 salona, 268 katılımcıdan 620+ katılımcıya…</strong></p>

<p>2022 yılında 3 salonda 268 katılımcıyla başlayan F İstanbul yolculuğu, beşinci yılında 620’nin üzerinde katılımcı firmaya ulaştı. Beş yılda katılımcı sayısını iki kattan fazla artıran fuar, aynı dönemde 3 salondan 6 salona çıkarak fuar alanını da iki katına taşıdı. Bu yıl ise 6 salon ve 60.000 metrekarelik alanda 620’nin üzerinde katılımcı firmayı ağırlayacak olan F İstanbul, 100’den fazla ülkeden 15.000’in üzerinde kayıtlı profesyonel ziyaretçi hedefliyor. F İstanbul’un uluslararası ziyaretçi yapılanmasının merkezinde doğrudan ticaret yapan profesyoneller bulunuyor.</p>

<p><strong>İthalatçılar • Distribütörler • Toptancılar • Gıda Tüccarları • Zincir Market Satın Almacıları</strong></p>

<p>Ziyaretçi profilinin %70’ten fazlasının satın alma kararlarında doğrudan yetkili profesyonellerden oluşması, F İstanbul’u yalnızca ürünlerin sergilendiği bir organizasyon olmaktan çıkararak yeni tedarikçilerin bulunduğu, distribütörlüklerin görüşüldüğü ve ihracat bağlantılarının kurulduğu güçlü bir B2B ticaret platformuna dönüştürüyor.</p>

<p><strong>27,8 milyar dolarlık ihracat gücüne sürekli yeni ihracat bağlantıları</strong></p>

<p>TÜİK verilerine göre Türkiye’nin tarım, gıda ve içecek sektörü 2025 yılını 27,8 milyar dolarlık ihracatla tamamladı. Sektörün ulaştığı bu büyüklük, Türkiye’nin küresel gıda ticaretindeki üretim gücünü ortaya koyarken ihracatın sürdürülebilir büyümesi açısından yeni pazarlara ve doğrudan alıcılara erişimin önemini de artırıyor. F İstanbul’un temel hedefini de bu ihtiyaç oluşturuyor: Sürekli Yeni İhracat Bağlantıları.</p>

<p>Fuar; Avrupa, Orta Doğu, Orta Asya ve Afrika başta olmak üzere dünyanın farklı coğrafyalarından gelen profesyonel alıcıları Türk üreticilerle doğrudan buluşturuyor. Katılımcı firmalar fuar boyunca yeni ithalatçılar ve distribütörlerle tanışma, alternatif pazarlara açılma, uluslararası zincirlerin tedarik ağlarına girme ve uzun vadeli ihracat ilişkilerinin temelini atma fırsatı yakalıyor.</p>

<p><strong>3 ayrı B2B alanında yüz yüze ticaret imkânı</strong></p>

<p>F İstanbul’u klasik fuar modelinden ayıran en önemli özelliklerden biri, organizasyonun merkezine yüz yüze ikili iş görüşmelerini yerleştiren B2B modeli. Fuar kapsamında 3 ayrı B2B alanı, farklı alıcı ve katılımcı gruplarını doğrudan bir araya getirmek üzere kurgulandı. Bu alanlarda gerçekleştirilecek görüşmeler, genel networking anlayışından farklı olarak alıcı ve satıcı arasında planlanmış birebir ticari görüşmelere dayanıyor.</p>

<p>F İstanbul’un geliştirdiği dijital altyapı sayesinde katılımcılar ve satın almacılar fuar başlamadan önce birbirlerini ve ürünleri inceleyebiliyor, uygun firmalarla eşleşebiliyor, görüşme talebi gönderebiliyor ve randevularını oluşturabiliyor. Fuar alanında ise bu dijital eşleşmeler, özel B2B alanlarında gerçekleştirilen yüz yüze iş görüşmelerine dönüşüyor. Böylece ticari görüşme süreci fuar kapıları açıldığında değil, fuar öncesinde dijital ortamda başlıyor; fuar sırasında fiziksel görüşmeyle devam ediyor.</p>

<p>Dijital eşleştirme, randevu planlama ve fiziksel ikili görüşmeleri aynı yapı içerisinde buluşturan bu model, F İstanbul’u Türkiye’de öncü, uluslararası ölçekte ise benzerleri sınırlı olan B2B odaklı fuar organizasyonlarından biri haline getiriyor. F İstanbul bu yaklaşımıyla yalnızca kaç kişinin fuarı ziyaret ettiğine değil, doğru alıcının doğru üreticiyle kaç nitelikli ticari görüşme gerçekleştirdiğine odaklanan bir fuar modelini de ortaya koyuyor.</p>

<p><strong>“Marketlerin Marketi”</strong><br />
22’yi aşkın ülkeden 50’den fazla küresel zincir marketin satın alma yöneticileri, fuar kapsamında İstanbul’a gelerek üretici ve tedarikçilerle doğrudan görüşmeler gerçekleştirecek. Bu güçlü satın almacı yapılanmasıyla “Marketlerin Marketi” kimliğini öne çıkaran F İstanbul, Türk gıda üreticilerine dünyanın farklı ülkelerindeki zincir marketlerin satın alma karar vericilerine doğrudan ulaşma imkânı sunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fuar alanında oluşturulan Buyers Lounge ve B2B görüşme alanlarında, üreticiler ile satın almacılar önceden planlanmış ikili iş görüşmelerinde bir araya gelecek. Böylece Türk üreticileri yalnızca ürünlerini sergilemekle kalmayacak; dünyanın farklı pazarlarında ürünlerinin raflara girmesine karar veren satın almacılarla doğrudan aynı masaya oturacak.</p>

<p>Dünyanın farklı pazarları İstanbul’da Türkiye’nin önemli ihracat pazarları arasında bulunan Irak ve Suriye ülke katılımlarıyla F İstanbul’da yer alırken onur ülkesi Özbekistan ise resmi bir heyet ve 70 firma ile fuara katılıyor. Bulgaristan, Çin, El Salvador, Hindistan, İran, Kırgızistan ve Mısır da ülke stantları ve üretici firmalarıyla F İstanbul 2026’da yerini alıyor. Farklı coğrafyalardan üreticilerin, ihracatçıların, ithalatçıların, distribütörlerin, toptancıların, gıda tüccarlarının ve satın almacıların aynı platformda buluşması, F İstanbul’u yalnızca Türk firmalarının dünyaya açıldığı bir fuar değil, farklı ülkeler arasında yeni ticaret bağlantılarının kurulduğu uluslararası bir buluşma noktası haline getiriyor.</p>

<p><strong>Üretimden rafa gıda endüstrisinin tüm değer zinciri aynı çatı altında</strong><br />
F İstanbul, nihai gıda ürünlerinin yanı sıra gıda endüstrisinin üretim altyapısını oluşturan teknoloji ve çözümleri de aynı fuar çatısı altında buluşturuyor. İşlenmiş gıda, içecek, şekerleme, atıştırmalık, kuru meyve ve gıda katkı maddelerinden; gıda işleme makineleri, ambalaj sistemleri ve üretim teknolojilerine kadar geniş bir ürün grubunun sergilendiği fuar, ziyaretçilere sektörün tüm tedarik zincirini tek organizasyonda inceleme imkânı sağlıyor. Bu yapısıyla F İstanbul, hem nihai ürün satın almacılarına hem de üretim kapasitesini geliştirmek isteyen sanayicilere yönelik kapsamlı bir ticaret ortamı sunuyor.</p>

<p><strong>Ticaret Bakanlığı’ndan “Prestijli Fuar” desteği</strong><br />
25 yılı aşkın fuarcılık deneyimiyle So Fuar tarafından organize edilen F İstanbul, T.C. Ticaret Bakanlığı Prestijli Fuar Desteği kapsamında yer alıyor. Katılımcı yerli firmalar, ilgili şartlar kapsamında sağlanan devlet desteğinden yararlanarak uluslararası pazarlara açılma ve yeni alıcılarla buluşma fırsatı elde ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/f-istanbulun-hedefi-surekli-yeni-ihracat-baglantilari</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 18:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/f-istanbul-photo-1.jpg" type="image/jpeg" length="76419"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[343 bin kişi TEKNOFEST Mavi Vatan’da Festival Coşkusuna Ortak Oldu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/343-bin-kisi-teknofest-mavi-vatanda-festival-coskusuna-ortak-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/343-bin-kisi-teknofest-mavi-vatanda-festival-coskusuna-ortak-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gölcük’te deniz, hava ve teknolojinin buluştuğu TEKNOFEST Mavi Vatan, yoğun ziyaretçi ilgisi, nefes kesen gösteriler, teknoloji yarışmaları, spor etkinlikleri ve tarihi teknoloji çalışmalarıyla tamamlandı. 4 gün süren festivali 343 bin kişi ziyaret ederek festival coşkusuna ortak oldu. Kapanış törenine Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz katılırken, yarışmalarda dereceye giren takımlara ödülleri takdim edildi. TEKNOFEST’in yeni rotası ise 30 Eylül-4 Ekim tarihleri arasında Şanlıurfa olacak.</strong></p>

<p>Milli Savunma Bakanlığı ile Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı’nın (T3 Vakfı) ana yürütücülüğünde, 20-23 Ağustos tarihleri arasında Gölcük Tersanesi Komutanlığı’nda gerçekleştirilen TEKNOFEST Mavi Vatan, dört gün boyunca Türkiye’nin denizcilik, savunma ve ileri teknoloji alanındaki kabiliyetlerini yüzbinlerce kişiye ulaştıran bir teknoloji şölenine dönüştü. Türk Deniz Kuvvetleri’nin önemli platformlarından insansız deniz araçlarına, su altı sistemlerinden hava araçlarına, teknoloji yarışmalarından spor ve müzik etkinliklerine kadar geniş bir içerik sunan festival, son gününde gerçekleştirilen kapanış ve ödül töreniyle sona erdi.</p>

<p>Festival boyunca Gölcük Tersanesi Komutanlığı’na gelen ziyaretçiler, Türk Deniz Kuvvetleri’nin önemli platformlarını yakından görme ve denizcilik teknolojilerini yerinde deneyimleme fırsatı buldu. TCG Anadolu, TCG Barbaros, TCG Savarona, TCG Turgutreis, TCG Murat Reis ve TCG 18 Mart Denizaltısı gibi platformlar ziyaretçilerin yoğun ilgisini çekerken, festival alanında toplam 37 deniz platformu ve 4 hava aracı vatandaşlarla buluştu.</p>

<p><strong>Gölcük’te Teknolojiyle Buluşan Yüzbinlerce Ziyaretçi</strong></p>

<p>TEKNOFEST Mavi Vatan’ın en dikkat çekici unsurlarından biri festival alanındaki yoğunluk oldu. Dört gün boyunca çocuklardan gençlere, ailelerden teknoloji meraklılarına kadar her yaştan ziyaretçi Gölcük Tersanesi Komutanlığı’na gelerek Türkiye’nin denizlerdeki teknolojik gücünü yakından görme fırsatı buldu.</p>

<p>Festival, yalnızca savunma sanayisi ve teknoloji ürünlerinin sergilendiği bir organizasyon olmanın ötesine geçerek çocukları ve gençleri bilim ve teknolojiyle buluşturan atölyelere, deneyim alanlarına, bilgi yarışmalarına ve farklı etkinliklere de ev sahipliği yaptı. T3 Vakfı ve Bilim Sokağı atölyeleri çocukları bilimle buluştururken, NSosyal Nod Bilgi Yarışması ve “Sahne Senin” etkinlikleri de festival atmosferine renk kattı.</p>

<p><strong>Türk Donanmasının Gücü Gölcük’te Sergilendi</strong></p>

<p>TEKNOFEST Mavi Vatan boyunca festival alanı ve deniz üzerinde gerçekleştirilen gösteriler de ziyaretçilere unutulmaz anlar yaşattı. SAT ve SAS timlerinin gösterileri, Deniz Hava Komutanlığı ve İHA uçuş gösterileri ile Mavi Vatan Yelken Kortej Geçişi yoğun ilgi gördü.</p>

<p>Türkiye’nin denizcilik ve savunma sanayisindeki teknolojik kabiliyetlerini yansıtan Bayraktar TB2 ve Bayraktar TB3 de festivalin dikkat çeken unsurları arasında yer aldı. İnsanlı ve insansız sistemlerin aynı organizasyonda ve aynı teknoloji ekosistemi içerisinde buluşması, Türkiye’nin deniz-hava entegrasyonundaki geldiği noktayı da ziyaretçilere yakından gösterdi.</p>

<p><strong>Genç Mühendisler Geleceğin Mavi Vatan Teknolojileri İçin Yarıştı</strong></p>

<p>Festivalin en önemli başlıklarından birini teknoloji yarışmaları oluşturdu. İnsansız Su Altı Sistemleri, İnsansız Deniz Aracı ve Su Altı Roket yarışmalarında Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen genç teknoloji takımları, geliştirdikleri sistemleri gerçek görev senaryolarında test ederek dereceye girmek için mücadele etti.</p>

<p>Final aşamasına ulaşan 112 takım ve 1.200’ün üzerinde yarışmacı, su altı sistemlerinden otonom deniz araçlarına kadar farklı teknolojilerde geliştirdikleri projeleri Gölcük’te sergiledi. Yarışmalar, gençlerin mühendislik bilgi ve becerilerini gerçek saha koşullarında sınamalarına imkan sunarken, geleceğin denizcilik ve savunma teknolojilerine ilişkin önemli projeleri de ortaya çıkardı.</p>

<p><strong>Denizde Teknoloji, Sporda Rekabet</strong></p>

<p>TEKNOFEST Mavi Vatan’da teknoloji yarışmalarının yanı sıra spor etkinlikleri de büyük ilgi gördü. Festivalin üçüncü gününde gerçekleştirilen 1.500 metrelik Açık Su Yüzme Yarışı’nda 111 erkek ve 41 kadın sporcu mücadele etti. Erkeklerde Eymen Taha Turan, kadınlarda ise Nida Başaran birinciliği elde ederken, yarışmacılar Gölcük Körfezi’nde kıyasıya bir mücadele ortaya koydu.</p>

<p>Festival kapsamında düzenlenen Dragon Kürek Yarışı, Mavi Vatan Halat Çekme ve El İncesi Atma etkinlikleri de ziyaretçilere farklı deneyimler yaşattı. Böylece dört gün boyunca teknoloji, denizcilik, spor ve eğlence aynı festival atmosferinde buluştu.</p>

<p><strong>Sefo’dan Mavi Vatan’a Coşkulu Final Provası</strong></p>

<p>TEKNOFEST Mavi Vatan’ın üçüncü gününde festival alanındaki coşku müzikle de zirveye ulaştı. Sevilen sanatçı Sefo, Gölcük Tersanesi Komutanlığı’nda verdiği konserde binlerce ziyaretçiye müzik dolu bir akşam yaşattı. Gençlerin ve ailelerin şarkılara hep birlikte eşlik ettiği konser, festivalin en renkli anlarından biri olarak hafızalarda yer aldı.</p>

<p><strong>Kapanışta Mesaj: “Mavi Vatan’daki Haklarımızı Tavizsiz Koruyacağız”</strong></p>

<p>Dört günlük festivalin kapanış töreni, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Tören kapsamında TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı ve T3 Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar da bir konuşma gerçekleştirdi.</p>

<p>Cevdet Yılmaz, kapanış konuşmasında Mavi Vatan’ın Türkiye açısından stratejik öneminin giderek arttığını vurgulayarak, “Mavi Vatan’daki egemenliğimizi, Mavi Vatan’daki haklarımızı tereddütsüz bir şekilde, tavizsiz bir şekilde koruyacağımızı” ifade etti. Yılmaz, festivalin Türkiye’nin denizlerde ulaştığı teknolojik seviyeyi ortaya koyduğuna dikkat çekerek 37 gemi ve 4 hava aracının vatandaşlarla buluştuğunu belirtti. Yılmaz ayrıca savunma sanayisinde yerlilik oranının yüzde 80’i aştığını, insanlı ve insansız sistemlerin aynı ağ üzerinde güvenli şekilde görev yapabildiği yeni bir mimarinin geliştirildiğini ve Türkiye’nin geleceğinde gençlerin belirleyici rol üstleneceğini vurguladı.</p>

<p>Selçuk Bayraktar ise dört gün boyunca Gölcük’te yalnızca insansız deniz araçlarının, su altı roketlerinin ve otonom sistemlerin yarıştırılmadığını, Türk mühendisliğinin ve gençliğinin Mavi Vatan’ın geleceğine güçlü bir imza attığını söyledi. Bayraktar, gençlerin Mavi Vatan’ın yalnızca koruyucuları değil, geleceğinin de mimarları olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Genç Teknoloji Takımlarının Başarısı Ödüllendirildi</strong></p>

<p>TEKNOFEST Mavi Vatan kapsamında düzenlenen teknoloji yarışmalarında dereceye giren takımlar, festivalin son gününde gerçekleştirilen törende ödüllerine kavuştu. İnsansız Su Altı Sistemleri, İnsansız Deniz Aracı ve Su Altı Roket yarışmalarında başarılı olan genç teknoloji takımlarının ödülleri, kapanış töreninde Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı ve T3 Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu’nun da katıldığı törende takdim edildi.</p>

<p>Gençlerin geliştirdiği özgün tasarımlar, otonom sistemler, su altı teknolojileri ve insansız deniz araçları, festival boyunca büyük ilgi görürken ödül töreni de dört günlük teknoloji mücadelesinin en anlamlı anlarından biri oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Mavi Vatan’dan Sonra Yeni Rota: Şanlıurfa</strong></p>

<p>Gölcük Tersanesi Komutanlığı’nda dört gün boyunca denizlerle buluşan TEKNOFEST heyecanının yeni durağı ise Güneydoğu olacak. TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, kapanış konuşmasında tüm Türkiye’yi 30 Eylül-4 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilecek TEKNOFEST Güneydoğu için Şanlıurfa’ya davet etti.</p>

<p>Mavi Vatan’da denizlere taşınan Milli Teknoloji Hamlesi coşkusu, şimdi Güneydoğu’ya uzanacak. TEKNOFEST Mavi Vatan’ın ardından teknoloji tutkunları, gençler, aileler ve tüm Türkiye 30 Eylül-4 Ekim tarihlerinde Şanlıurfa’da buluşmaya hazırlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Festival Haberleri</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/343-bin-kisi-teknofest-mavi-vatanda-festival-coskusuna-ortak-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 18:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/1787565559-whats-app-image-2026-08-23-at-202218.jpeg" type="image/jpeg" length="13257"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Xiaomi Türkiye, Eski Cihazlar İçin E-Atık Programı’nı Başlattı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/xiaomi-turkiye-eski-cihazlar-icin-e-atik-programini-baslatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/xiaomi-turkiye-eski-cihazlar-icin-e-atik-programini-baslatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Xiaomi, kullanılmayan elektronik cihazları geri dönüşüme kazandırmak için E-Atık Programı’nı hayata geçirdi. Programa katılan kullanıcılar, Xiaomi Türkiye Online Platformu’nda geçerli indirim kuponları kazanma fırsatı yakalıyor.</strong></p>

<p>Xiaomi Türkiye, elektronik atıkların geri dönüşüme kazandırılmasına destek olmak ve kaynakların sürdürülebilir kullanımına katkıda bulunmak amacıyla Xiaomi E-Atık Programı’nı hayata geçirdi. Tüm marka ve modellerde elektrikli ve elektronik cihazları kapsayan program sayesinde kullanılmayan, çalışmayan veya kullanım ömrünü tamamlamış cihazlar, geri dönüşüm sürecine dahil ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>31 Aralık 2026 tarihine kadar geçerli olacak E-Atık Programı, bu alanda yenilikçi bir platform olan Mol-e ile gerçekleştiriliyor. Programa katılmak isteyen kullanıcıların “xiaomi.mol-e.co” adresi üzerinden kayıt yaptırarak elektronik atıklarının fotoğraflarını yüklemeleri gerekiyor. Kayıt işleminin ardından cihazlar, Mol-e tarafından yönlendirilen yetkilendirilmiş kuruluşlarca adreslerden teslim alınıyor.</p>

<p><strong>Eski Cihazını Teslim Edene Xiaomi'den İndirim Kuponu</strong></p>

<p>Xiaomi E-Atık Programı'na katılan müşteriler, programa dahil ettikleri her bir cihaz için E-Atık Puanı üzerinden Xiaomi Türkiye’nin resmi internet sitesinde kullanabilecekleri indirim kuponları kazanıyor.</p>

<p>Kupon değerleri şu şekilde belirlendi:</p>

<p>15 E-Atık Puanı: 100 TL indirim kuponu<br />
30 E-Atık Puanı: 250 TL indirim kuponu<br />
55 E-Atık Puanı: 500 TL indirim kuponu</p>

<p>Kazanılan kuponlar yalnızca Xiaomi Türkiye’nin resmi internet sitesi üzerinden gerçekleştirilecek alışverişlerde kullanılabiliyor. Kuponların oluşturulduktan sonra 30 gün içerisinde kullanılması gerekiyor. Sınırlı sayıdaki kuponlar için birleştirme işlemi yapılamıyor.</p>

<p><strong>“Hedefimiz, Kullanılmayan Cihazlara Yeniden Değer Kazandırmak”</strong></p>

<p>Xiaomi Türkiye Ülke Müdürü Leo Dou, hedeflerinin yalnızca elektronik atıkların geri dönüşümünü desteklemek olmadığını, kullanılmayan cihazların yeniden değer kazanabileceğine dair farkındalık oluşturmayı hedeflediklerini söyledi.</p>

<p>Leo, “E-Atık Programımızı, tüketicilerimizin ellerindeki eski cihazları kolay ve ücretsiz bir şekilde geri dönüşüme kazandırabilmeleri için hayata geçirdik. Her bir cihazın doğru şekilde değerlendirilmesi, kaynakların korunmasına ve daha sürdürülebilir bir teknoloji ekosisteminin oluşmasına katkı sağlıyor. Xiaomi Türkiye olarak bu dönüşümün bir parçası olmaktan ve tüketicilerimizi de bu sürece dahil etmekten mutluluk duyuyoruz.” dedi.</p>

<p>Xiaomi Türkiye, her yıl gerçekleştirdiği e-atık toplama ve geri dönüşüm faaliyetleri sayesinde e-atıkların yeniden ekonomiye kazandırılmasını desteklerken, doğal kaynakların korunmasına katkıda bulunuyor.</p>

<p><strong>Yeşil Enerji Tedariki 40 Milyon kWh’yi Aştı</strong></p>

<p>Uluslararası alanda da Xiaomi, azaltma, yeniden kullanım ve geri dönüşümden oluşan ‘3R prensipleri’ doğrultusunda kaynak verimliliği ve çevresel etki yönetimini benimsiyor.</p>

<p>2025’te 40 milyon kWh'den fazla yeşil elektrik tedarik eden Xiaomi’nin bu adımı, bir önceki yıla göre 10 katın üzerinde artışa tekabül ediyor.</p>

<p><strong>Geri Dönüşüm ve Karbon Emisyonunu Azaltmada Önemli Adımlar</strong></p>

<p>Şirketin hava taşımacılığından deniz ve demir yolu taşımacılığına geçiş stratejisiyle 2025'te yaklaşık 2 bin 471 ton karbon emisyonu azaltıldı.</p>

<p>Ayrıca, yıl içinde 2 milyondan fazla kullanılmış akıllı telefon takas programları aracılığıyla geri dönüştürüldü. Geçen yıl 14 yeni pazarda daha hayata geçirilen program, dünya genelinde 24 ülke ve bölgeye ulaştı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/xiaomi-turkiye-eski-cihazlar-icin-e-atik-programini-baslatti</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 18:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/1787549324-eatik-209438.jpg" type="image/jpeg" length="82490"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İSO Başkan Adayı Adnan Dalgakıran, “Şirketlerin bugününü kurtarmaktan çok, yarınını güçlendirmeliyiz”]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/iso-baskan-adayi-adnan-dalgakiran-sirketlerin-bugununu-kurtarmaktan-cok-yarinini-guclendirmeliyiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/iso-baskan-adayi-adnan-dalgakiran-sirketlerin-bugununu-kurtarmaktan-cok-yarinini-guclendirmeliyiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye sanayisinin yüksek maliyetler, artan küresel rekabet ve ihracat pazarlarındaki baskılarla karşı karşıya kaldığı bir dönemde, MAKFED Yüksek İstişare Kurulu Başkanı ve İSO Başkan Adayı Adnan Dalgakıran, sanayinin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</strong></p>

<p>Dalgakıran, sanayi politikasının yalnızca mevcut işletmeleri korumaya odaklanmaması gerektiğini belirterek, şirketlerin dönüşümünü, verimliliklerini ve küresel rekabet gücünü artıracak bir sistem kurulması gerektiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Sanayi stratejisi için ortak çalışma önerisi</strong><br />
Türkiye’nin kapsamlı bir sanayi stratejisine ihtiyaç duyduğunu belirten Dalgakıran, bu stratejinin yalnızca kamu tarafından hazırlanmasının yeterli olmayacağını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanayiyi temsil eden kuruluşların, odaların ve sivil toplum örgütlerinin ortak bir çalışma yürütmesi gerektiğini belirten Dalgakıran; hammadde, enerji, iş gücü, otomasyon, dijitalleşme, finansmana erişim ve üretim kapasitesi gibi başlıklarda Türkiye ile rakip ülkeler arasındaki farkların ortaya konulması gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>Teşvik sisteminin yeniden ele alınmasını istedi</strong><br />
Dalgakıran, “teşvik verelim” anlayışının tek başına yeterli sonuç üretmeyeceğini belirterek, verilen desteklerin sonuçlarının ölçülmesi gerektiğine dikkat çekti.</p>

<p>Ar-Ge desteği alan bir şirketin üretimine, ihracatına, verimliliğine ve katma değerine ne kattığının takip edilmesi gerektiğini ifade eden Dalgakıran, teşviklerin şirketlerin mevcut durumunu korumaktan çok gelişmelerini sağlayacak şekilde kurgulanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Teknoloji ve verimlilik vurgusu</strong><br />
Üretim yöntemlerinin hızla değiştiğine dikkat çeken Dalgakıran, otomasyon, robotik, yapay zekâ, dijital üretim sistemleri ve veri analitiğinin sanayide giderek daha fazla önem kazandığını belirtti.</p>

<p>Türkiye’nin yalnızca hangi ürünleri üreteceğine değil, bu ürünleri hangi teknoloji ve verimlilik düzeyiyle üreteceğine de odaklanması gerektiğini ifade eden Dalgakıran, teknoloji, verimlilik ve insan kaynağının birlikte geliştirilmesinin önemini vurguladı.</p>

<p><strong>Şirketler arasında iş birliği çağrısı</strong><br />
Dalgakıran, şirketlerin bazı alanlarda rekabet ederken bazı alanlarda birlikte hareket edebileceğini söyledi.</p>

<p>Ortak satın alma, teknoloji yatırımları ve uluslararası pazarlara giriş gibi alanlarda yapılacak iş birliklerinin maliyet ve ölçek avantajı sağlayabileceğini belirten Dalgakıran, şirketlerin tek başına hareket etmek yerine belirli alanlarda ortak çözümler geliştirmesinin önemine dikkat çekti.</p>

<p><strong>İSO’nun rolünün güçlendirilmesini önerdi</strong><br />
İSO Başkanlığı adaylığı kapsamında İstanbul Sanayi Odası’nın rolüne de değinen Dalgakıran, odanın yalnızca rapor hazırlayan ve sorunları ilgili kurumlara aktaran bir yapı olmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Sanayi odalarının sahadaki sorunları doğru tespit ederek çözüm mekanizmalarının oluşmasına katkı sağlaması gerektiğini belirten Dalgakıran, özellikle bürokratik süreçlerin hızlandırılması ve dijital imkânlardan daha fazla yararlanılması gerektiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Sanayide yeni model ihtiyacı</strong><br />
Dalgakıran’ın değerlendirmelerinde; Türkiye sanayisinin yalnızca maliyetleri düşürmeye değil, üretim modelini dönüştürmeye, verimliliği artırmaya, teknoloji kullanımını yaygınlaştırmaya ve şirketleri küresel ölçekte büyütmeye odaklanması gerektiği öne çıktı.</p>

<p>Dalgakıran, kamu, sanayi kuruluşları, odalar ve sivil toplumun ortak hareket etmesinin Türkiye’nin uzun vadeli sanayi geleceği açısından kritik önem taşıdığını vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/iso-baskan-adayi-adnan-dalgakiran-sirketlerin-bugununu-kurtarmaktan-cok-yarinini-guclendirmeliyiz</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 17:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/adnan-dalgakiranjpg.jpeg" type="image/jpeg" length="26243"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sıcak Havalarda Elektrikli Araçların Menzilini Korumak İçin 4 İpucu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/sicak-havalarda-elektrikli-araclarin-menzilini-korumak-icin-4-ipucu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/sicak-havalarda-elektrikli-araclarin-menzilini-korumak-icin-4-ipucu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Sıcak havalar, elektrikli araçlarda batarya performansını etkileyerek %17’ye varan menzil kaybına yol açabiliyor. Ancak yalnızca sıcaklar değil, sürücülerin yanlış kullanım alışkanlıkları da menzil kayıplarına, bataryanın daha fazla ısınmasına, şarj sürelerinin uzamasına ve uzun vadede batarya ömrünün kısalmasına neden olabiliyor.</strong></p>

<p><strong>Elaris Direktörü Volkan Demir</strong>, yaz aylarında menzil kaybını azaltmak için sürücülerin dikkat etmesi gereken 4 hususu paylaştı.</p>

<p>Sıcak hava koşulları, elektrikli araçların enerji tüketimini artırarak menzil performansını etkileyebiliyor. Özellikle yüksek sıcaklıklarda klima kullanımı ve bataryanın soğutulması için gereken enerji, menzil üzerinde ek bir yük oluşturabiliyor. Yapılan testler, 35°C civarındaki sıcaklıklarda klima kullanımının elektrikli araçların menzilinde ortalama %17’ye varan düşüşlere yol açabildiğini gösteriyor. Ancak sıcaklığın yanı sıra sürüş ve şarj alışkanlıkları da elektrikli araçların enerji verimliliğinde önemli rol oynuyor.</p>

<p>Şarj için doğru zamanı ve yeri seçmek, bataryayı uygun şarj aralığında kullanmak, yüksek sıcaklıklarda sürüş koşullarına dikkat etmek ve klimayı verimli kullanmak da yaz aylarında menzilin korunmasına yardımcı oluyor.</p>

<p><strong>ELARIS Direktörü Volkan Demir</strong>, sıcak havalarda elektrikli araçların menzilini korumak ve batarya performansını desteklemek için sürücülerin dikkat etmesi gereken 4 noktayı paylaştı.</p>

<p><strong>1. Şarj için mümkün olduğunca serin zamanlar tercih edilmeli</strong></p>

<p>“Yaz aylarında özellikle aşırı sıcak hava koşullarında, yüksek güçlü <strong>DC şarj </strong>batarya üzerindeki termal yükü artırabiliyor. Bu nedenle şarj işleminin mümkün olduğunca günün daha <strong>serin</strong> saatlerinde, sabah erken veya akşam yapılması tercih edilebilir.</p>

<p>Şarj noktası seçiminde de doğrudan güneş altında kalan istasyonlar yerine gölgede bulunan veya kapalı otoparklardaki şarj ünitelerinin tercih edilmesi, aracın ve şarj sisteminin daha uygun sıcaklık koşullarında çalışmasına katkı sağlayabilir.</p>

<p>Özellikle uzun ve yüksek hızlı bir sürüşün hemen ardından yüksek güçlü şarja geçmek yerine, mümkünse aracın batarya sıcaklığını dengelemesine fırsat vermek de şarj performansı açısından faydalı olabilir.</p>

<p><strong>2. Günlük kullanımda uygun şarj aralığı korunmalı</strong></p>

<p>Bataryanın uzun süre çok yüksek veya çok düşük şarj seviyelerinde tutulması, hücrelerin yaşlanma sürecini etkileyebiliyor. Bu nedenle günlük kullanımda, araç üreticisinin tavsiyeleri doğrultusunda bataryayı orta seviyelerde tutmak daha doğru olacaktır.</p>

<p>Birçok elektrikli araç için günlük kullanımda <strong>%20-80 aralığı</strong> pratik bir referans olarak kullanılabilir. Ancak batarya kimyası ve üretici tavsiyeleri araçtan araca değişebildiği için sürücülerin kendi araçlarının kullanım kılavuzundaki önerileri dikkate alması gerekiyor. <strong> %100</strong> şarj ise özellikle uzun yolculuklar öncesinde tercih edilebilir.</p>

<p><strong>3. Aşırı sıcaklarda sürüş koşullarına dikkat edilmeli</strong></p>

<p><strong>Aşırı sıcak</strong> havalarda uzun süre <strong>yüksek hızda</strong> araç kullanmak da hem batarya termal yönetim sisteminin hem de klima sisteminin daha fazla çalışmasına neden olabilir. Bu da enerji tüketimini artırarak menzili olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle özellikle çok sıcak günlerde yüksek hızdan kaçınmak, daha dengeli bir sürüş gerçekleştirmek ve ani hızlanma ile sert frenlemeleri mümkün olduğunca azaltmak menzilin korunmasına yardımcı olacaktır.</p>

<p><strong>4. Klima verimli kullanılmalı</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sıcak havalarda klima, elektrikli araçların enerji tüketiminde önemli bir kalem haline gelebiliyor. Bu nedenle klimayı mümkün olduğunca verimli kullanmak menzil açısından önem taşıyor.</p>

<p>Araç uzun süre güneş altında kaldıysa, yola çıkmadan önce kapıları veya camları kısa süreliğine açarak kabin içerisindeki sıcak havanın dışarı atılması, ardından klimanın devreye alınması kabinin daha hızlı soğumasına yardımcı olacaktır. Araçta bulunuyorsa <strong>Eco </strong>klima modu da enerji tüketiminin azaltılmasına katkı sağlayacaktır.</p>

<p>Düşük hızlarda ve kısa mesafeli şehir içi sürüşlerde uygun hava koşullarında camları açmak da klima kullanımına kıyasla enerji tüketimini azaltabilir. Ancak yüksek hızlarda açık camların oluşturduğu aerodinamik direnç arttığı için bu yöntem uzun yol ve yüksek hızlı sürüşlerde aynı avantajı sağlamayabilir.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ, ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/sicak-havalarda-elektrikli-araclarin-menzilini-korumak-icin-4-ipucu</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 17:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/dsvocfd.JPG" type="image/jpeg" length="36768"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ZF CVS Türkiye üretim ve ihracattaki gücünü iki önemli listeyle tescilledi]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/zf-cvs-turkiye-uretim-ve-ihracattaki-gucunu-iki-onemli-listeyle-tescilledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/zf-cvs-turkiye-uretim-ve-ihracattaki-gucunu-iki-onemli-listeyle-tescilledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>ZF CVS Türkiye, Türkiye sanayisinin ve ihracatının önde gelen şirketlerinin sıralandığı iki önemli araştırmada elde ettiği sonuçlarla dikkat çekti. Şirket, İstanbul Sanayi Odası'nın (İSO) 2025 yılı İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu listesinde 364'üncü sırada yer alırken, Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin (TİM) 'Türkiye'nin İlk 1000 İhracatçısı 2025' listesinde bir önceki yıla göre 424 basamak yükselerek 492'nci sıraya çıktı. ZF CVS Türkiye Genel Müdürü Kâzım Eryılmaz, elde edilen sonuçların Türkiye'de üretime, yerlileşmeye ve ihracata dayalı büyüme stratejisinin bir yansıması olduğunu söyledi.</strong></p>

<p>Dünyanın en büyük otomotiv tedarik sanayi şirketlerinden biri olan ZF Grup'un ülkemizde faaliyet gösteren şirketi ZF CVS Türkiye, üretim ve ihracattaki performansını Türkiye'nin önde gelen sanayi ve ihracat araştırmalarına taşıdı. İstanbul Sanayi Odası tarafından açıklanan 2025 yılı İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu araştırmasında ZF CVS Türkiye, 364'üncü sırada yer aldı. Şirket aynı dönemde ihracat sıralamasında da önemli bir yükseliş kaydetti. Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından açıklanan "Türkiye'nin İlk 1000 İhracatçısı 2025" araştırmasında ZF CVS Türkiye, ülkemiz genelinde 492'nci sıraya yerleşti. Şirket, bir önceki yıla kıyasla 424 basamaklık olağan üstü bir yükseliş gösterdi. Böylece ZF CVS Türkiye, hem sanayi üretimindeki ölçeğini hem de uluslararası pazarlardaki büyümesini Türkiye'nin önde gelen iki sıralamasına yansıttı. Bütün bu veriler dikkate alındığında, ZF CVS Türkiye ülkemizde en fazla ihracat gerçekleştiren ilk 50 otomotiv şirketi arasında yer almakla kalmayıp gösterdiği güçlü performansla sektöründe ihracatını oransal olarak en fazla artıran şirket konumuna ulaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>'ÜRETİM GÜCÜMÜZÜ İHRACATLA BÜYÜTÜYORUZ'</strong></p>

<p>Kâzım Eryılmaz, sonuçları değerlendirirken şirketin küresel tedarik zincirinin önemli parçalarından biri haline geldiğini vurguladı. Eryılmaz, "İSO İkinci 500'de 364'üncü sırada yer almamız, TİM'in İlk 1000 İhracatçı listesinde ise bir yılda 424 basamak yükselerek 492'nci sıraya çıkmamız bizim için son derece değerli. Bu sonuçları yalnızca bir sıralama olarak görmüyoruz. Üretim kapasitemizin, yerli tedarikçilerimizle oluşturduğumuz güçlü ekosistemin ve Türkiye'den dünya pazarlarına uzanan ihracat kabiliyetimizin somut bir karşılığı olarak değerlendiriyoruz. Türkiye'de üretiyor, buradan dünyanın farklı pazarlarına ulaşıyoruz. Önümüzdeki dönemde de üretimimizi, yerlileşme oranımızı ve ihracattaki gücümüzü artırmaya odaklanacağız." dedi.</p>

<p><strong>SAKARYA'DAN DÜNYA PAZARLARINA</strong></p>

<p>ZF'nin Türkiye'deki büyüme stratejisinde Sakarya'nın önemli bir üretim merkezi konumunda bulunduğunu kaydeden Kâzım Eryılmaz, "2023 yılında 40 milyon Euro yatırımla hayata geçirilen Sakarya'daki tesiste ticari araçlara yönelik fren sistemleri ve fren körükleri üretiliyor. Üretimin yaklaşık yüzde 90'ı ihraç edilirken, tesis üç vardiya sistemiyle faaliyetlerini sürdürüyor. Sakarya'daki yapılanmanın arkasında uzun yıllara dayanan bir yerlileştirme çalışması bulunuyor. Yatırım öncesinde Türkiye'de geliştirilen tedarikçi ağı aracılığıyla Avrupa'daki üretim tesislerine parça sağlanması, zaman içerisinde Türkiye'nin üretim kabiliyetinin grup içerisindeki konumunu güçlendirdi. Oluşturulan yerli tedarik altyapısı da Sakarya yatırımının hayata geçirilmesinde önemli rol oynadı." diye konuştu.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/zf-cvs-turkiye-uretim-ve-ihracattaki-gucunu-iki-onemli-listeyle-tescilledi</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 17:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/zf-fabrika.jpeg" type="image/jpeg" length="50211"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk moda sektörü küresel işbirliği için Moskova'da buluşacak]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/turk-moda-sektoru-kuresel-isbirligi-icin-moskovada-bulusacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/turk-moda-sektoru-kuresel-isbirligi-icin-moskovada-bulusacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h3><strong>BRICS+ Moda Zirvesi kapsamında moda, teknoloji, e-ticaret, üretim ve yatırım başlıklarında 40'tan fazla oturum düzenlenecek. Zirve'nin en güçlü katılımcılarından biri yine Türkiye olacak.</strong></h3>

<p>BRICS+ Moda Zirvesi'nin yeni sezonu, 28-30 Eylül 2026 tarihlerinde Moskova'da düzenlenecek. Son yıllarda hızlı büyüyen ekonomilerin moda sektörleri için, önde gelen yıllık buluşma noktalarından biri haline gelen etkinlik, aynı zamanda bu pazarlar arasında doğrudan bağlantı kuruyor. BRICS'in akredite etkinlikleri arasında yer alan forum, bugüne kadar 109 ülkeden uzmanları bir araya getirdi. Geçen sezon ise marka yöneticileri ve tasarımcılardan perakendecilere, yatırımcı ve sektör otoritelerine kadar 15 binden fazla konuğu ağırladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye, BRICS+ Moda Zirvesi'nin en güçlü katılımcılarından biri olmayı sürdürüyor. Aynı zamanda elyaftan nihai hazır giyim ürününe kadar üretim zincirinin tamamının ülke sınırları içinde faaliyet gösterdiği dünyadaki az sayıdaki ülkeden biri konumunda bulunuyor. Türkiye, Avrupa Birliği'nin hazır giyim tedarikçileri arasında Çin ve Bangladeş'in ardından üçüncü sırada yer alırken, küresel ölçekte de en büyük 10 hazır giyim ihracatçısından biri. Bu konum Türkiye'yi, etkinliğe iş ortakları ve yeni ihracat olanakları aramak üzere katılanlar açısından önemli pazarlardan biri haline getiriyor.</p>

<p><strong>Asya'dan Latin Amerika'ya tek program</strong></p>

<p>Türk şirketleri her yıl foruma yoğun katılım gösteriyor. BRICS+ Moda Zirvesi'nin sektörün en çok ilgi gören etkinliklerinden biri olması da bu ilgiyi destekliyor. Etkinlik, Asya, Afrika, Ortadoğu ve Latin Amerika'daki moda pazarlarını tek bir programda buluşturarak, bu kadar geniş bir coğrafyayı bir araya getiren tek format olma özelliğini taşıyor.</p>

<p>Zirve, 13 milyondan fazla nüfusa, gelişmiş bir perakende pazarına ve Avrasya'nın en büyük moda merkezlerinden birine sahip Moskova'da gerçekleştiriliyor. Programda moda, teknoloji, e-ticaret, üretim ve yatırım konularında 40'tan fazla oturum yer alıyor ve katılımcılar ilgi alanlarına uygun başlıklara erişebiliyor. Etkinliğin iş odaklı bölümü sahnedeki oturumlarla sınırlı kalmıyor. Katılımcılara özel networking olanakları sunulurken, organizatörler bu ölçekteki etkinliklere katılımın başlıca nedenlerinden biri olan toplantıların ve bağlantıların kurulmasına da destek veriyor.</p>

<p><strong>"Sektörümüzün geleceğini işbirliği şekillendirecek"</strong></p>

<p>Modest Fashion Weeks by Think Fashion Kurucusu ve CEO'su Özlem Şahin Ertaş, "BRICS+ Moda Zirvesi, küresel moda gündemini yerleşik moda merkezlerinin ötesine taşıyarak ve farklı pazarlarda ortaya çıkan yaratıcılığa, bilgi birikimine ve iş potansiyeline daha fazla görünürlük kazandırarak yeni bir anlatı ortaya koyuyor. Yaklaşımını özellikle anlamlı kılan nokta, yalnızca modayı sergilemekle sınırlı kalmaması. Markaları, moda platformlarını, perakendecileri, kurumları, teknoloji şirketlerini ve sektör liderlerini bir araya getirerek bütün moda ekosistemleri arasında bağlantı kuruyor" dedi.</p>

<p>Türk ve küresel moda sektörünün önemli isimlerinden, Uluslararası Hazır Giyim Federasyonu İcra Kurulu Üyesi Cem Altan da bu yıl yeniden Zirve'ye katılacak. Cem Altan, "Moskova'daki BRICS+ Moda Zirvesi'ne her katıldığımda, sektörümüzün geleceğini rekabetten çok işbirliğinin şekillendireceğine dair inancım daha da güçlendi. Zirve, hem yerleşik hem de gelişmekte olan pazarlardan tasarımcı, üretici, marka, teknoloji şirketi, politika yapıcılar ve sektörel birlikleri benzersiz bir bileşimde bir araya getirerek, anlamlı bir diyaloğun kurulabileceği bir ortam yaratıyor" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Türkiye'den konuşmacı ve tasarımcılar Moskova'da</strong></p>

<p>Yeni sezonun konuşmacıları arasında, Özlem Şahin Ertaş ile Antalya Moda Haftası Kurucusu Eda Meltem Yılmaz'ın yanı sıra, diğer saygın profesyoneller yer alacak. Türk şirketleri uzun yıllardır Rusya'daki varlıklarını genişletirken, Zirve'ye de sezonlar boyunca Türkiye'den heyetler katılıyor.</p>

<p>Aynı dönemde Moskova, 26 Eylül-1 Ekim tarihleri arasında yükselen tasarımcılara yönelik dünyanın en büyük moda etkinliği Moskova Moda Haftası'na da ev sahipliği yapacak. Türkiye Moskova podyumunda, Antalya Moda Haftası'nın düzenli katılımcıları Gökhan Yavaş ve Murat Aytulum'un yer aldığı karma bir defileyle temsil edilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/turk-moda-sektoru-kuresel-isbirligi-icin-moskovada-bulusacak</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 17:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/brics-fashion-summit-press-service-2.jpg" type="image/jpeg" length="90800"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
