<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Fuar Dergisi</title>
    <link>https://www.fuardergisi.com.tr</link>
    <description>Fuar Dergisi, ulusal ve uluslararası fuarlar, sektörel yenilikler ve ekonomi dünyasındaki en önemli gelişmeleri takip eden profesyoneller için kapsamlı analizler, röportajlar ve özel haberler sunar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>"Türkiye'nin ilk ve tek ulusal Fuar, Kongre ve Festival dergisi</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 18 Sep 2026 13:31:23 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Turkcell mühendisleri 6G’nin küresel standartlarını belirliyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/turkcell-muhendisleri-6gnin-kuresel-standartlarini-belirliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/turkcell-muhendisleri-6gnin-kuresel-standartlarini-belirliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Turkcell mühendisleri, mobil iletişimde uluslararası çapta teknik kuralları belirleyen 3. Nesil Ortaklık Projesi (3GPP) bünyesinde görev alıyor. Türkiye’nin ve Turkcell’in mühendislik birikimi; yapay zekâyla yönetilen şebekeler, çevresini algılayabilen iletişim altyapıları ve uydu bağlantıları gibi alanlarda yürütülen küresel çalışmalara taşınıyor. </strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Turkcell, 6G’nin teknik çerçevesinin oluşturulduğu uluslararası çalışmalarda aktif rol alıyor. Turkcell mühendisleri, dünya genelindeki operatörler, teknoloji üreticileri ve araştırma kuruluşlarıyla birlikte yeni nesil iletişimin standartlarına önemli katkı sunuyor. Çalışmalar, farklı cihaz ve şebekelerin uyum içinde çalışmasını sağlayan küresel mobil iletişim standartlarının geliştirildiği 3. Nesil Ortaklık Projesi (3GPP) bünyesinde yürütülüyor. Turkcell böylece, Türkiye’nin ve Turkcell’in bilgi birikimini geleceğin iletişim altyapısına taşıyor. 6G’nin yeni yetkinliklerinin, teknik gereksinimlerden şebeke mimarisine kadar nasıl şekilleneceğine ve geleceğin iletişim altyapılarına nasıl entegre edileceğine katkı sağlanıyor.</p>

<p><strong>Yapay zekâ, şebeke yönetiminin merkezine yerleşiyor</strong></p>

<p>Turkcell mühendislerinin aktif rol aldığı 6G standardizasyon çalışmalarında yapay zekâ en belirleyici unsurlardan biri konumunda. ‘AI-native network’ yaklaşımıyla yapay zekâ, şebekenin tasarım ve yönetimine yerleşik olarak entegre ediliyor. Hedef ise yapay zekânın, şebekenin tasarım ve yönetiminin temel bileşenlerinden biri haline gelmesini sağlamak.</p>

<p>Gelecekte operatörlerin her teknik işlemi tek tek tanımlaması gerekmeyecek. Şebeke mevcut koşulları analiz ederek gerekli adımları kendisi belirleyecek. Böylece sorunları tespit edip kaynaklarını ihtiyaca göre düzenleyebilecek ve gerekli işlemleri insan müdahalesini en aza indirerek gerçekleştirebilecek.</p>

<p><strong>Uydu bağlantılarıyla daha geniş kapsama</strong></p>

<p>Turkcell mühendislerinin çalışma yürüttüğü bir diğer alan ise uydu ve diğer hava platformlarının karasal mobil şebekelerle bütünleşmesi. Bu sayede kapsamanın daha geniş coğrafyalara taşınması hedefleniyor. Kullanıcıların farklı bağlantı teknolojileri arasında hızlı ve güvenli şekilde iletişim kurabilmesi de amaçlanıyor.</p>

<p>Turkcell mühendisleri ayrıca yeni nesil radyo teknolojileri ve şebeke kaynaklarının verimli yönetimi üzerine çalışmalar yürütüyor. Turkcell mühendislerinin standart belirleme çalışmalarına katkı sunduğu bir diğer alan ise şebekenin farklı hizmetlerin ihtiyaçlarına göre özelleştirilmesini sağlayan teknolojiler.</p>

<p><strong>Mobil şebekeler çevresini de algılayabilecek</strong></p>

<p>6G ile birlikte mobil şebekelerin yeni yetenekler kazanması da bekleniyor. Bunlardan biri Entegre Algılama ve İletişim <i>(Integrated Sensing and Communication, ISAC)</i> teknolojisi. ISAC ile bugün haberleşme amacıyla kullanılan radyo sinyallerinin, aynı zamanda çevredeki hareketleri ve nesneleri algılamak için de kullanılabilmesi hedefleniyor. Böylece mobil şebeke yalnızca veri taşıyan bir altyapı olmaktan çıkarak çevresinden bilgi toplayabilen bir sisteme dönüşebilecek. Örneğin, insan veya araç hareketlerinin ve belirli bir alandaki yoğunluğun ilave kamera ya da sensör altyapısına ihtiyaç duyulmadan radyo sinyalleri üzerinden algılanabilmesi mümkün olabilecek. Bu yetenek; akıllı şehirler, ulaşım, endüstriyel otomasyon, afet yönetimi ve güvenlik gibi pek çok alanda yeni kullanım senaryolarının geliştirilmesinin önünü açabilecek.</p>

<p><strong>“Turkcell’in 32 yıllık birikimini uluslararası standartlara taşıyoruz”</strong></p>

<p><strong>Turkcell Şebeke Teknolojilerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Vehbi Çağrı Güngör</strong>, yürütülen çalışmalara ilişkin şunları söyledi: “6G, iletişim şebekelerine hızın ötesinde yeni yetkinlikler kazandıracak. Bir yandan ülkemizin 5G dönüşümünde öncü rol oynarken bir yandan da çevresini algılayan, yapay zekâyla karar alabilen bir iletişim altyapısına hazırlanıyoruz. Bizim için öncelik, bu teknolojilerin nasıl çalışacağını belirleyen süreçlerde söz sahibi olmak. Mühendislerimiz, 3GPP bünyesindeki çalışmalarla geleceğin standartlarının geliştirilmesine önemli katkılar sunuyor. Araştırma ve saha çalışmalarımızla da bu teknolojilerin gerçek hayattaki karşılığını bugünden değerlendiriyoruz. Gelişmiş 5G altyapımızda gerçekleştirdiğimiz testler bunun somut birer örneği. Turkcell olarak 32 yıllık mühendislik birikimimizi uluslararası çalışmalara taşıyarak ülkemizin yeni nesil iletişim teknolojilerindeki rolünü güçlendirmeyi hedefliyoruz.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/turkcell-muhendisleri-6gnin-kuresel-standartlarini-belirliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 13:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/j-b-j-b-k.JPG" type="image/jpeg" length="99183"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Diyarbakır 10. Kitap Fuarı Kitapseverlerle Buluşuyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/diyarbakir-10-kitap-fuari-kitapseverlerle-bulusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/diyarbakir-10-kitap-fuari-kitapseverlerle-bulusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Tüyap Fuarlar Yapım A.Ş. tarafından Türkiye Yayıncılar Birliği iş birliği ve Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası’nın destekleriyle düzenlenecek Diyarbakır Kitap Fuarı, 26 Eylül – 4 Ekim 2026 tarihleri arasında Mezopotamya Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi’nde 10’uncu kez kapılarını açacak. </strong></p>

<p>Diyarbakır Kitap Fuarı, 10. yılında kitapseverleri yeniden edebiyat ve yayıncılık dünyasının önemli isimleriyle buluşturmaya hazırlanıyor. Tüyap Fuarlar Yapım A.Ş. tarafından Türkiye Yayıncılar Birliği iş birliği ve Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası’nın destekleriyle gerçekleştirilecek fuar, 26 Eylül – 4 Ekim 2026 tarihleri arasında 9 gün boyunca Mezopotamya Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi’nde ziyaretçilerini ağırlayacak.</p>

<p><strong>Edebiyat Dünyasının Kalbi Diyarbakır’da Atacak</strong></p>

<p>Edebiyat dünyasının önde gelen 125 yayınevi, marka ve sivil toplum kuruluşunun katılımıyla düzenlenecek Diyarbakır Kitap Fuarı, 9 gün boyunca zengin bir kültür ve etkinlik programına ev sahipliği yapacak. Panel, söyleşi ve atölye çalışmalarının yanı sıra çocuklara yönelik etkinliklerin de gerçekleştirileceği fuarda, imza günleri aracılığıyla yüzlerce yazar okurlarıyla bir araya gelecek. Farklı yaş gruplarından kitapseverlere kitap ve edebiyatla iç içe bir deneyim sunacak fuar, Diyarbakır ve çevresinin sosyal ve kültürel yaşamına da katkı sağlayacak.</p>

<p><strong>9 Gün Boyunca Zengin Etkinlik Programı</strong></p>

<p>Diyarbakır 10. Kitap Fuarı, 9 gün boyunca edebiyat, kültür ve sanat dünyasından farklı isimleri kitapseverlerle buluşturan 73 etkinliğe ev sahipliği yapacak. Söyleşi ve panellerin yanı sıra tiyatro oyunları, müzik ve şiir dinletileri ile atölye çalışmalarının gerçekleştirileceği program kapsamında; edebiyat, tarih, kültür, sanat, eğitim ve toplumsal konular farklı başlıklar üzerinden ele alınacak. Programda, farklı alanlardan yazar, akademisyen, sanatçı ve konuklar yer alırken, çocuklara ve gençlere yönelik etkinliklerle farklı yaş gruplarından kitapseverlere hitap edilecek.</p>

<p>Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile birlikte yapılan organizasyon ile, fuar boyunca öğrenciler okulları ile birlikte Fuarı ziyaret edecek, aynı zamanda İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilecek <strong>müzik dinletileri, tiyatro oyunları, paneller ve sanat atölyelerine katılarak, öğretici ve keyifli zaman geçirecekler.</strong></p>

<p>Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün etkinlik programında yer alan <strong>“ATLASYA (Mutluluk Memleketi)”</strong> sergisi, fuarın öne çıkan kültür-sanat etkinliklerinden biri olacak. Küratörlüğünü ressam ve eğitmen <strong>Mehmet Altuntaş’ın</strong> üstlendiği sergide, yaklaşık 30 eser sanatseverlerle buluşacak. Diyarbakırlı yazar ve şairlerin portreleri ile kentin tarihi ve doğal güzelliklerinden ilham alan eserlerin yer alacağı sergi, kitap ve görsel sanatlar arasında bağ kurarak özellikle çocuk ve gençlere farklı bir sanat deneyimi sunacak.</p>

<p>Fuar aynı zamanda, <strong>Diyarbakır Tanıtma Kültür ve Yardımlaşma Vakfı (DİTAV) ‘ın “Amida Bize Ne Söylüyor?” sergisine de ev sahipliği yapacak. DİTAV tarafından basılan “Amida” kitabında yer alan 1910 yılında çekilmiş görsellerin fotoğraflarından oluşan sergi de ziyaretçilerin ilgi ve beğenisine sunulacak. </strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Diyarbakır Kitap Fuarı kapsamında, bölgedeki üniversitelerin sanat ve tasarım bölümlerinin katkılarıyla <strong>“İllüstratörler Duvarı”</strong> hayata geçirilecek. Dicle Üniversitesi, Mardin Artuklu Üniversitesi, Batman Üniversitesi, Siirt Üniversitesi ve Fırat Üniversitesi’ndeki ilgili bölümlerle gerçekleştirilen iş birlikleriyle hazırlanan çalışmalar, fuaye alanında ziyaretçilerle buluşacak. Proje, genç sanatçı ve tasarımcıların çalışmalarını görünür kılarken, fuarın görsel ve yaratıcı yönüne de katkı sunacak.</p>

<p><strong>9 Gün Boyunca Ücretsiz Ziyaret Edilebilecek</strong></p>

<p>Diyarbakır 10. Kitap Fuarı, 26 Eylül – 4 Ekim 2026 tarihleri arasında Mezopotamya Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Fuar, 9 gün boyunca 10.00 – 19.00 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek.</p>

<p>Etkinlik programı ve imza günleri hakkında detaylı bilgi almak için <a href="https://www.kitapfuaridiyarbakir.com/" rel="noopener noreferrer" target="_blank">https://www.kitapfuaridiyarbakir.com/</a> adresinden ulaşılabilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/diyarbakir-10-kitap-fuari-kitapseverlerle-bulusuyor</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 13:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/i-s-c-o-d-c-s-i-o.JPG" type="image/jpeg" length="36748"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ege Mobilya, üç ülkeden alıcıları Türk ihracatçılarıyla buluşturdu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ege-mobilya-uc-ulkeden-alicilari-turk-ihracatcilariyla-bulusturdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ege-mobilya-uc-ulkeden-alicilari-turk-ihracatcilariyla-bulusturdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Yıllık 17 milyar dolarlık mobilya ithal eden İngiltere, Romanya ve Fas’tan ithalatçılar mobilya tedariği için rotasını Türkiye’ye kırdı. Üç ülkeden 3 ithalatçı firma İzmir’deki 18 mobilya ihracatçısıyla 60 ikili iş görüşmesi gerçekleştirdi.</strong></p>

<p>Türk mobilya sektörünün ihracatını artırmak, firmaların yeni pazarlara erişimini kolaylaştırmak ve uluslararası alıcılarla doğrudan ticari bağlantılar kurulmasını sağlamak amacıyla sektörel ticaret heyetleri ve alım heyetlerine ağırlık veren Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği, yeni bir Alım Heyeti Organizasyonuna ev sahipliği yaptı.</p>

<p>Ege İhracatçı Birlikleri’nde, Ticaret Bakanlığı desteğiyle gerçekleştirilen organizasyon kapsamında İngiltere, Romanya ve Fas’tan 3 yabancı alıcı firma, İzmir’de 18 Türk mobilya firmasıyla bir araya geldi. Büyük buluşmada 60 ikili iş görüşmesi gerçekleştirildi.</p>

<p>Heyete Fas’tan ev mobilyası alanında faaliyet gösteren bir firma, İngiltere’den özellikle otel ve proje mobilyaları alanında çalışan bir alıcı, Romanya’dan ise ev ve dış mekân mobilyaları üzerine faaliyet gösteren bir firma katıldı. Böylece Türk firmalarının hem perakende kanalında hem de otel, proje ve dış mekân gibi farklı kullanım alanlarında yeni ticari bağlantılar geliştirmesine zemin hazırlandı.</p>

<p><strong>Gürle: “Yaklaşık 17 milyar dolarlık ithalat pazarını hedefliyoruz”</strong></p>

<p>Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Fuat Gürle, alım ve ticaret heyetlerini sektörün ihracat kapasitesini artırmada en etkili araçlardan biri olarak gördüklerini söyledi.</p>

<p>2025 yılı verilerine göre İngiltere, Romanya ve Fas’ın 94 faslı kapsamındaki toplam ithalatının yaklaşık 16,9 milyar dolar seviyesinde olduğuna dikkati çeken Gürle, şöyle devam etti:</p>

<p>“İngiltere yaklaşık 13,8 milyar dolarlık mobilya ithalatıyla dünyanın önemli mobilya ve ilgili ürün pazarlarından biri. Romanya’nın ithalatı 2,16 milyar dolar, Fas’ın ithalatı ise yaklaşık 1 milyar dolar seviyesine ulaşmış durumda. Özellikle Fas’ın ithalatı 2025 yılında bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 26 arttı. Romanya’da yüzde 6, İngiltere’de ise yüzde 4,7 civarında bir artış söz konusu. Dolayısıyla karşımızda toplam büyüklüğü 17 milyar dolara yaklaşan ve Türk mobilya sektörü açısından ciddi fırsatlar barındıran üç pazar bulunuyor. Bu pazarların üçüne de geçtiğimiz yıllarda sektörel ticaret heyetleri yapmıştık. Bu pazarlara yönelik pazarlama faaliyetlerimiz ilerleyen yıllarda da sürecek.”</p>

<p><strong>Hedefimiz 5 yıl sonunda 1 milyar dolar ihracat hacmine ulaşmak</strong></p>

<p>Gürle, Türkiye’nin söz konusu pazarlara ihracatında da önemli bir hacme ulaştığını belirterek, “2025 yılında 94 faslı kapsamındaki mobilya ihracatımız İngiltere’ye yaklaşık 156,6 milyon dolar, Romanya’ya 212,3 milyon dolar, Fas’a ise 99,2 milyon dolar oldu. Üç ülkeye toplam ihracatımız yaklaşık 468 milyon dolar seviyesinde. Ege İhracatçı Birlikleri üyelerinin aynı dönemde bu üç ülkeye ihracatı ise yaklaşık 14 milyon dolar olarak gerçekleşti. Egeli ihracatçılarımızın Romanya’ya ihracatı 7,3 milyon dolar, İngiltere’ye 4,3 milyon dolar, Fas’a ise 2,5 milyon dolar seviyesinde. Alım ve ticaret heyetlerimizle Türk mobilya sektörünün bu üç ülkedeki ihracatının 2026 yılı sonunda 500 milyon dolara, önümüzdeki 5 yıllık vadede 1 milyar dolara çıkmasını sağlamak istiyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“Doğru alıcıyla doğru ihracatçıyı buluşturuyoruz”</strong></p>

<p>Türk mobilya sektörünün ürün çeşitliliği, üretim kabiliyeti ve farklı müşteri segmentlerine cevap verebilme gücünün önemli bir avantaj olduğuna vurgu yapan Gürle, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Birlik olarak sadece çok sayıda görüşme yapılmasını değil, doğru alıcının doğru ihracatçıyla bir araya gelmesini önemsiyoruz. Bu nedenle alıcıların faaliyet alanları ve satın alma ihtiyaçlarıyla Türk firmalarımızın ürün gruplarını mümkün olduğunca örtüştüren bir görüşme programı oluşturduk. Alım heyetlerinin gerçek başarısını, görüşme sayısından ziyade bu temasların siparişe ve sürdürülebilir ticari ilişkilere dönüşmesi belirliyor.”</p>

<p><strong>Güngör: “Türk firmalarının yoğun ilgisi bu organizasyonlara duyulan ihtiyacı gösteriyor”</strong></p>

<p>Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Hikmet Güngör ise Türk mobilya firmalarının alım heyetine yoğun ilgi gösterdiğini belirtti.</p>

<p>Güngör, “İngiltere, Romanya ve Fas farklı özelliklere sahip üç önemli pazar. İngiltere’de otel, proje ve kontrat mobilyalarında önemli fırsatlar bulunurken, Romanya coğrafi yakınlığı ve büyüyen ithalatıyla dikkat çekiyor. Fas ise son yıllarda hızla büyüyen ithalatı ve Türk ürünlerine olan ilgisiyle öne çıkıyor. Heyete katılan yabancı firmaların da ev mobilyasından otel ve proje mobilyalarına, dış mekân ürünlerinden farklı yaşam alanlarına yönelik ürünlere kadar geniş bir satın alma profili bulunuyor” diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türk firmalarının programa yoğun ilgi gösterdiğini vurgulayan Güngör, “18 Türk firmamızın 3 yabancı alıcıyla toplam 60 birebir görüşme gerçekleştirdi. Bu ilgi, sektörümüzün doğrudan alıcı temasına verdiği önemin de somut bir göstergesi. Biz alım heyetlerini tek başına gerçekleştirilen faaliyetler olarak görmüyoruz. Hedef pazarlarda süreklilik sağlayacak şekilde alım ve ticaret heyetlerimizi birbirini tamamlayan bir yapıda kurguluyoruz. Nitekim bu heyetimizin ardından 6–10 Ekim 2026 tarihlerinde Londra’da İngiltere Mobilya Sektörel Ticaret Heyeti düzenleyeceğiz. Firmalarımızı İngiltere’de ithalatçılar, satın almacılar, mimarlık ve iç mimarlık çevreleri ile sektör profesyonelleriyle bir araya getirerek pazardaki temaslarımızı bir adım ileri taşımayı hedefliyoruz. Bu çalışmalarla firmalarımızın yalnızca yeni müşteriler edinmesini değil, hedef pazarlarda sürdürülebilir ve uzun vadeli ticari ilişkiler kurmasını amaçlıyoruz” dedi.</p>

<p><strong>Alım ve ticaret heyetleri devam edecek</strong></p>

<p>Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği, önümüzdeki dönemde de sektörün hedef pazarları doğrultusunda alım heyeti ve sektörel ticaret heyeti organizasyonlarını sürdürmeyi planlıyor.</p>

<p>Birlik, ihracatçı firmaları hedef pazarlardaki alıcılarla doğrudan buluşturarak, mevcut pazarlardaki payın artırılmasını, yeni ihracat bağlantıları kurulmasını ve Türk mobilyasının uluslararası pazarlardaki görünürlüğünün güçlendirilmesini hedefliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ege-mobilya-uc-ulkeden-alicilari-turk-ihracatcilariyla-bulusturdu</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 12:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1789717111-whats-app-image-2026-09-15-at-172209-1.jpeg" type="image/jpeg" length="45850"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KÜMAŞ Türkiye’nin manyezit gücünü 60’tan fazla ülkeye taşıyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/kumas-turkiyenin-manyezit-gucunu-60tan-fazla-ulkeye-tasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/kumas-turkiyenin-manyezit-gucunu-60tan-fazla-ulkeye-tasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong><i>Dünya kripto kristalin manyezit rezervlerinin yaklaşık yüzde 20’sine sahip OYAK şirketlerinden KÜMAŞ, 60 ülkeye ihracat yapıyor. Şirket Ar-Ge çalışmalarıyla yüksek katma değerli ürünleri müşterileriyle buluşturuyor.</i></strong></p>

<p><strong><i>KÜMAŞ Genel Müdürü Atilla Adem Aydın, rezerv gücünü Ar-Ge, sürdürülebilirlik ve müşteri odaklı üretim modeliyle birleştirdiklerini belirterek, “Doğal kaynak avantajımızı küresel pazarlarda rekabet gücüne dönüştürüyoruz” dedi.</i></strong></p>

<p>Dünya manyezit rezervlerinin yaklaşık yüzde 20’sini elinde bulunduran OYAK şirketlerinden KÜMAŞ, yüksek katma değerli ürünlerini 60’tan fazla ülkeye ihraç ediyor. KÜMAŞ, küresel pazarlarda rekabet gücünü en iyi şekilde kullanıyor.</p>

<p>Manyezit demir çelikten çimentoya, camdan refrakter sanayisine kadar pek çok temel sektörün üretim süreçlerinde yer alıyor. Dünya rezervlerinin önemli bir bölümünü elinde bulunduran KÜMAŞ, Ar-Ge, müşteri odaklı üretim ve sürdürülebilirlik modeli ile Türkiye’nin küresel pazardaki konumuna katkı veriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Kaynak avantajını uluslararası rekabet gücüne dönüştürüyor</strong></p>

<p>KÜMAŞ Genel Müdürü Atilla Adem Aydın, rezerv gücünü Ar-Ge, sürdürülebilirlik ve müşteri odaklı üretim modeliyle birleştirdiklerini söyledi. Aydın, “Doğal kaynak avantajımızı küresel pazarlarda rekabet gücüne dönüştürüyoruz” dedi.</p>

<p>Adem Aydın, Ar-Ge'yi üretim süreçlerinin ayrılmaz bir parçası haline getirdiklerini, böylece yalnızca yeni ürünler geliştirmekle kalmıyor, üretim süreçlerini de sürekli iyileştirdiklerini söyledi.</p>

<p>Aydın, “KÜMAŞ Manyezit Sanayi, üretim modelini madencilikten nihai ürüne kadar uzanan entegre yapısı üzerinde inşa ederken söz konusu yapı, şirkete kalite, maliyet yönetimi ve tedarik güvenliği açısından rekabette önemli bir avantaj sağlıyor” dedi.</p>

<p><strong>Manyezitte küresel kaynak gücü ve Türkiye ekonomisine katkı</strong></p>

<p>Aydın KÜMAŞ’ın dünya kripto kristalin manyezit rezervlerinin yaklaşık yüzde 20'sine sahip olmasının sadece şirketin için değil, Türkiye için de stratejik bir avantaj olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Atilla Adem Aydın, “Manyezit, demir çelik, çimento ve cam gibi temel sanayi sektörlerinin kritik hammaddelerinden biri. Bu rezerv gücü, ülkemizin küresel rekabetçiliğini artırırken kritik hammaddelerde dışa bağımlılığın azaltılmasına da katkı sağlıyor. KÜMAŞ olarak en büyük gücümüz, sahip olduğumuz doğal kaynağı entegre üretim altyapımız sayesinde yüksek katma değerli ürünlere dönüştürebilmemiz. Kendi ocaklarımızdan çıkardığımız cevheri sinter, kalsine ve fused manyezit ile refrakter ürünlere dönüştürüyoruz. Üretim süreçlerimizi tek çatı altında yönetiyoruz. Bu yapı, kalite, verimlilik ve tedarik güvenliği açısından önemli avantajlar sunuyor” diye konuştu.</p>

<p><strong>Yüksek katma değerli üretim ile ihracatta güçlü oyuncu</strong></p>

<p>Atilla Adem Aydın, KÜMAŞ’ın güçlü üretim kapasitesiyle yurt içi ihtiyaçlarını karşılarken, refrakter ve magnezyum oksit (MgO) bazlı ürünleriyle de ithal ikameye katkı verdikleri bilgisini verdi. Aydın, ihracat ile de Türkiye’ye önemli ölçüde katma değer ve döviz girdisi sağladıklarını bildirdi.</p>

<p>Aydın, KÜMAŞ’ı asıl farklılaştıran unsurun, bu doğal kaynak avantajını yüksek katma değerli, sürdürülebilir ve müşteri odaklı bir iş modeline dönüştürebilmesi olduğunu vurguladı. Aydın, “KÜMAŞ manyezit rezerv gücü, entegre üretim modeli, yüksek katma değeri üretimi ve ihracattaki güçlü duruşu ile Türkiye’yi en iyi şekilde temsil ediyor” dedi.</p>

<p><strong>KÜMAŞ’ta müşteri odaklı sürdürülebilir iş modeli</strong></p>

<p>KÜMAŞ’taki başarıyı anlatan Aydın, “Dünyanın önde gelen çelik ve çimento üreticileri arasında yer alan Türkiye, şirketimize güçlü bir iç pazar, ürün geliştirme ve saha doğrulama imkânı sunuyor. Ülkemiz zaten bizim için önemli bir referans. Bu sayede ürünlerimizi müşteri ihtiyaçlarına göre sürekli geliştiriyor ve rekabet gücümüzü artırıyoruz” şeklinde konuştu.</p>

<p>Atilla Adem Aydın, küresel pazarda Çin, Hindistan ve Avrupa merkezli üreticilerle rekabet ettikleri bilgisini verdi. Aydın, söz konusu rekabette KÜMAŞ’ı öne çıkaran en önemli unsurun; kripto kristalin manyezit rezervleri, dikey entegre üretim yapısı, güçlü Ar-Ge, mühendislik kabiliyeti ve sürdürülebilirlik olduğunun altını çizdi.</p>

<p><strong>Karbon ayak izi yönetimi ve sürdürülebilirlik stratejisi</strong></p>

<p>Aydın, Çevresel Ürün Beyanı (EPD), karbon ayak izi yönetimi ve sürdürülebilirlik raporlaması gibi alanları rekabet avantajı olarak değerlendirdiklerini ifade etti.</p>

<p>Atilla Adem Aydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Çevresel Ürün Beyanı (EPD), GRI ve TSRS uyumlu sürdürülebilirlik raporlamaları çalışmalarını yapıyoruz. Enerji tüketimini azaltmaya yönelik uygulamaları ve dijitalleşme yatırımlarıyla üretim verimliliğimizi sürekli artırıyoruz. ISO 14064 ve ISO 14067 standartlarıyla karbon ayak izimizi ölçüyor, düşük karbonlu üretim teknolojileri ve alternatif hammaddeler üzerinde çalışıyoruz. Net sıfır emisyon hedefimizi yenilikçi ürünler ve teknolojilerle geliştirerek sürdürülebilirliği, hem sorumluluk hem de şirketimizin uzun vadeli rekabet gücünü destekleyen stratejik bir unsur görüyoruz.”</p>

<p><strong>KÜMAŞ, uluslararası pazarlarda güvenilir çözüm ortağı</strong></p>

<p>Atilla Adem Aydın, sıfır atık, su yönetimi ve kaynak verimliliğine yönelik uygulamalarla çevresel performanslarını sürekli geliştirdiklerini vurguladı. Aydın, “Madencilik faaliyetlerimizi de sorumluluk anlayışıyla yürütüyoruz. Çalışma alanlarımızda rehabilitasyon çalışmaları, biyoçeşitliliğin korunması ve ekosistemin sürdürülebilirliğini destekleyen uygulamalara öncelik veriyoruz” dedi.</p>

<p>60’tan fazla ülkeye ihracat yapmanın da şirketleri için uluslararası pazarlarda referans ve güvenilir bir çözüm ortağı olduğunu gösterdiğine dikkat çeken Aydın, “AB regülasyonları ve sürdürülebilirlik standartlarının şirketin temel uygulamaları arasında yer alıyor” dedi.</p>

<p>Aydın açıklamasının sonunda, “Sıfır atık, su yönetimi ve kaynak verimliliğine yönelik uygulamalarla çevresel performansımızı sürekli geliştiriyoruz. Çalışma alanlarımızda rehabilitasyon çalışmaları, biyoçeşitliliğin korunması ve ekosistemin sürdürülebilirliğini destekleyen uygulamalara öncelik veriyoruz” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/kumas-turkiyenin-manyezit-gucunu-60tan-fazla-ulkeye-tasiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 12:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1789719138-k-m-a-genel-m-d-r-atilla-adem-ayd-n-18092026-t-rkiye-nin-manyezit-g-c-n-60-tan-fazla-lkeye-ta-yor.jpeg" type="image/jpeg" length="91347"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Toyota Hidrojenli Hilux ile Dakar’da Yeni Bir Dönem Başlatıyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/toyota-hidrojenli-hilux-ile-dakarda-yeni-bir-donem-baslatiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/toyota-hidrojenli-hilux-ile-dakarda-yeni-bir-donem-baslatiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Toyota, karbon nötr geleceğe ulaşma hedefinde ana teknolojilerinden biri olan hidrojen teknolojisinin kullanımını yaygınlaştırıyor. Toyota’nın yarış departmanı GAZOO Racing, hidrojen yakıt hücreli DKR GR FC Hilux ile 2027 Dakar Rallisi’nin yenilikçi teknolojilere ayrılan Dakar Future Mission 1000 kategorisinde mücadele edecek. Araç, 1-15 Ocak 2027 tarihlerinde Suudi Arabistan’da gerçekleştirilecek Dakar Rallisi’nde ilk kez zorlu yarış koşullarına çıkacak.</strong></p>

<p>Toyota’nın motor sporlarında hidrojen ve yakıt hücresi teknolojisini ilk kez bir araya getireceği projede Jameel Motorsport, otomotiv teknolojileri tedarikçisi DENSO, lastik tedarikçisi TOYO TIRES ve mühendislik şirketi IAV resmi partner olarak yer alacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Toyota daha iyi otomobiller için motor sporlarından güç alıyor</strong></p>

<p>Toyota, motor sporlarının zorlu koşullarını geleceğin teknolojilerini geliştirmek için kullanmaya devam ediyor. Bu proje de, motor sporlarında sınanan teknolojileri daha iyi otomobiller üretmek için kullanma yaklaşımının önemli bir parçasını oluşturuyor.</p>

<p>Toyota’nın Avrupa araştırma ve geliştirme merkezinde geliştirilen DKR GR FC Hilux, deneysel araçların ve yeni teknolojilerin sergilendiği Dakar Future Mission 1000 kategorisinde yarışacak. Bu proje aynı zamanda Toyota’nın motor sporları faaliyetlerinde hidrojen ve yakıt hücresi teknolojisini ilk kez birlikte kullanacağı çalışma olacak</p>

<p><strong>Dakar’ın zorlu koşullarında 1.000 kilometrelik test</strong></p>

<p>DKR GR FC Hilux, 13 etaptan ve toplam 1.000 kilometrelik rekabetçi parkurdan oluşan mücadelede yakıt hücresi teknolojisinin performansını, dayanıklılığını ve güvenilirliğini Dakar Rallisi’nin zorlu koşullarında ortaya koymayı hedefliyor.</p>

<p>Dakar’ın en üst kategorisinde kendisini kanıtlayan DKR GR Hilux temel alınarak geliştirilen prototipte benzinli motorun yerini Toyota’nın yakıt hücresi sistemi alıyor. DKR GR FC Hilux sürüş sırasında CO₂ emisyonu üretmezken, egzozundan yalnızca su salımı gerçekleştiriyor.</p>

<p>Dakar gibi yüksek dayanıklılık gerektiren bir organizasyon, hidrojen ve karbon nötr teknolojilerin gerçek kullanım koşullarında geliştirilmesi için önemli bir test ortamı sunuyor.</p>

<p>DKR GR FC Hilux’ın son montaj çalışmaları Toyota’nın Avrupa merkezinde sürdürülürken araç, Dakar Rallisi öncesinde kapsamlı bir test programından geçirilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/toyota-hidrojenli-hilux-ile-dakarda-yeni-bir-donem-baslatiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 12:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/hidrojen-yakit-hucreli-dkr-gr-fc-hilux-1.jpg" type="image/jpeg" length="91846"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TECNO POVA 8 Pro 5G Tonino Lamborghini Limited Edition İtalya Bologya’da Tanıtıldı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/tecno-pova-8-pro-5g-tonino-lamborghini-limited-edition-italya-bologyada-tanitildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/tecno-pova-8-pro-5g-tonino-lamborghini-limited-edition-italya-bologyada-tanitildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İtalyan Tonino Lamborghini ile TECNO Güçlerini Birleştirdi: TECNO POVA 8 Pro 5G Tonino Lamborghini Limited Edition İtalya Bologya’da Tanıtıldı</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>İtalya’nın ikonik markası Tonino Lamborghini ve global teknoloji markası TECNO, Bologya’daki tarihi Palazzo del Vignola’da düzenledikleri etkinlikle sınırlı sayıda üretilen özel modelini duyurdu.</strong></p>

<p>Yenilikçi teknolojiyi yüksek tasarım anlayışıyla buluşturan küresel teknoloji markası TECNO, dünyaca ünlü İtalyan yaşam tarzı markası <strong>Tonino Lamborghini</strong> iş birliğiyle hayata geçirdiği <strong>TECNO POVA 8 Pro 5G Tonino Lamborghini Limited Edition</strong> modelini Bologya’da düzenlenen küresel bir lansmanla tanıttı.</p>

<p>Tonino Lamborghini’nin Bolonya’da bulunan tarihi genel merkezi Palazzo del Vignola’da “Cesaretin Başladığı Yer” (Where Boldness Begins) temasıyla gerçekleştirilen lansmanda; İtalyan tasarım kültürünün ve zanaatkarlık geleneklerinin teknolojiyle buluşarak hayat bulduğu ilham verici bir deneyim sunuldu.</p>

<p><strong>İtalyan Estetiği ve TECNO’nun Mühendisliği POVA 8 Pro 5G’de Buluştu</strong></p>

<p>Sınırlı sayıda üretilen TECNO POVA 8 Pro 5G Tonino Lamborghini Limited Edition, markanın 1981’den bu yana simgeleşen İtalyan tasarım dilini akıllı telefon dünyasına taşıyor. Cihaz, ikonik siyah-kırmızı renk paleti ve arka panelindeki dinamik "Pulse Line" (Nabız Çizgisi) hatlarıyla özgün bir görsel kimlik sunuyor.</p>

<p>Çift katmanlı arka kapak yapısıyla derinlikli bir görünüm oluşturan model, "Signature Shield" detayları, , LED Bildirim Ekranı'nda (Alive Matrix Display) özel “L” imzalı aydınlatma efektleri ve modele özgü arayüz/ses tasarımlarıyla baştan sona ayrıcalıklı bir mobil deneyim vadediyor.</p>

<p>Lansmanda markanın köklü mirasını ve iş birliğinin arkasındaki felsefeyi aktaran <strong>Tonino Lamborghini Kurucusu ve Başkanı Tonino Lamborghini</strong>, “Tasarım benim için İtalyan kültürünü ve ustalığını anlatan bir hikayedir. Bu ortaklık sayesinde markamızın güçlü ve özgün tarzını teknolojiyle buluşturarak gençlerin kendilerini çok daha özgürce ifade etmelerini sağlıyoruz. 1981'den beri koruduğumuz bu ruhu yeni nesille paylaşmaktan gurur duyuyorum” dedi.</p>

<p><strong>TECNO CMO’su Laury Bai</strong> ise iş birliği hakkında şunları söyledi: “Tonino Lamborghini’nin kendine has tasarım anlayışını POVA’nın dinamik ve genç yapısıyla birleştirerek, estetik ve teknolojiyi yeni bir mobil deneyimde bir araya getirdik. Bu özel koleksiyonla genç kullanıcılarımıza hem şık hem de performans odaklı bir stil sunuyoruz”.</p>

<p>İtalyan mühendislik estetiğini özel kutu tasarımından kişiselleştirilmiş aksesuar ve yazılım detaylarına kadar cihazın her dokunuşuna taşıyan bu özel iş birliği, teknolojiyi sıra dışı bir stil anlayışıyla birleştirerek mobil dünyaya yeni bir soluk getiriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/tecno-pova-8-pro-5g-tonino-lamborghini-limited-edition-italya-bologyada-tanitildi</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 12:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/mkjfnvjkf.JPG" type="image/jpeg" length="11491"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MAKTEK Avrasya 2026 İçin Geri Sayım Başladı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/maktek-avrasya-2026-icin-geri-sayim-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/maktek-avrasya-2026-icin-geri-sayim-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Takım tezgâhları ve üretim teknolojileri sektörünün uluslararası buluşma noktalarından MAKTEK Avrasya 2026, 28 Eylül’de İstanbul Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde kapılarını açmaya hazırlanıyor. 3 Ekim’e kadar devam edecek fuar, Türkiye’nin yanı sıra farklı coğrafyalardan gelecek katılımcı ve ziyaretçileri aynı platformda buluşturacak.</strong></p>

<p>TÜYAP Fuarcılık Grubu tarafından, TİAD iş birliği ve MİB ile T.C. Ticaret Bakanlığı destekleriyle düzenlenecek MAKTEK Avrasya 2026’da CNC takım tezgâhları, robotik sistemler, otomasyon çözümleri, dijital üretim teknolojileri ve sürdürülebilir üretim uygulamaları sergilenecek.</p>

<p>Fuar, özellikle Avrupa, Asya, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Orta Asya’dan gelecek sektör profesyonelleri açısından Türkiye’deki üretim teknolojilerini yakından inceleme ve yeni iş bağlantıları kurma imkânı sunacak. Uluslararası katılımcı ve ziyaretçi profiliyle MAKTEK Avrasya’nın, Türkiye’nin üretim gücünün küresel pazarlara tanıtılmasına katkı sağlaması hedefleniyor.</p>

<p><strong>Küresel Üretim Gündemi İstanbul’da Ele Alınacak</strong></p>

<p>Küresel üretim sektöründe tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği, maliyet baskılarının arttığı ve firmaların daha yakın ve güvenilir üretim merkezlerine yöneldiği bir dönemde düzenlenen MAKTEK Avrasya 2026, Türkiye’nin stratejik konumunu da gündeme taşıyacak.</p>

<p>“Türkiye is Key” vizyonuyla gerçekleştirilecek fuarda, Türkiye’nin Avrupa ve Asya arasındaki konumu, gelişmiş sanayi altyapısı, üretim kapasitesi ve uluslararası pazarlara erişim olanakları öne çıkacak.</p>

<p>Fuarın bu yılki “DAHA” mottosu ise daha hızlı, daha verimli, daha hassas ve daha akıllı üretim anlayışına odaklanıyor. Endüstri 4.0 ve 5.0 uygulamaları, dijital ikiz teknolojileri, veri odaklı üretim ve otomasyon çözümleri fuarın öne çıkan başlıkları arasında yer alacak.</p>

<p><strong>MAKTEKVERSE ile Yeni Nesil Fuar Deneyimi</strong></p>

<p>MAKTEK Avrasya 2026 kapsamında oluşturulan MAKTEKVERSE konseptiyle, fuar alanında teknoloji ve bilgi paylaşımına yönelik özel bölümler de yer alacak.</p>

<p>Öğrenciler, genç mühendisler ve girişimlere yönelik Tech-Force Area’da yeni projeler ve ileri üretim çözümleri ziyaretçilerle buluşturulurken, Effect-Force Area’da sektör profesyonelleri deneyimlerini paylaşacak.</p>

<p><i>TİAD Yönetim Kurulu Başkanı Murat Akyüz,</i> MAKTEK Avrasya’nın takım tezgâhları ve üretim teknolojileri alanında Türkiye ve bölge için önemli bir buluşma noktası olduğunu belirtirken, TÜYAP Genel Müdürü İlhan Ersözlü de fuarın Türkiye’nin üretim kapasitesini uluslararası arenada tanıtma açısından taşıdığı role dikkat çekti.</p>

<p>MİB Yönetim Kurulu Başkanı Osman Fatih İğrek ise organizasyonun makine imalat sektörünün teknoloji, üretim kapasitesi ve iş birlikleri açısından gelişimine katkı sunduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>MAKTEK Avrasya 2026, 28 Eylül–3 Ekim 2026 tarihleri arasında Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde sektör profesyonellerini ağırlayacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/maktek-avrasya-2026-icin-geri-sayim-basladi</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 11:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/maktek-202666png-2.png" type="image/jpeg" length="84532"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adnan Dalgakıran: “Değişen dünyaya yön veren bir İSO için geliyoruz”]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/adnan-dalgakiran-degisen-dunyaya-yon-veren-bir-iso-icin-geliyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/adnan-dalgakiran-degisen-dunyaya-yon-veren-bir-iso-icin-geliyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Adnan Dalgakıran, iş dünyasının önde gelen sanayicileri, çok sayıda dernek ve ihracatçı birliği başkanı ile İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclis üyelerinin de aralarında bulunduğu 150’den fazla kişinin katıldığı toplantıda, İSO Yönetim Kurulu Başkanlığı’na adaylığını açıkladı. Dalgakıran, toplantıda yeni döneme ilişkin vizyonunu ve sanayinin değişen koşullarına yönelik yol haritasını da paylaştı.</strong></p>

<p>Dünyada teknoloji başta olmak üzere ekonomik, sosyal ve siyasi dinamiklerin hızlı bir dönüşüm geçirdiğine dikkat çeken Dalgakıran, sanayinin de bu değişimin dışında kalamayacağını belirtti. İSO’nun yeni dönemde değişimi takip eden değil, değişimin getireceği fırsat ve riskleri önceden gören, Türkiye’ye yeni yaklaşımların kazandırılmasına katkı sunan bir yapıya dönüşmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><strong>“Dünyada teknoloji büyük bir süratle değişiyor”</strong><br />
Dalgakıran, yeni dönem vizyonunun temelinde dünyadaki hızlı değişimi doğru okumak ve sanayiyi bu değişime hazırlamak olduğunu belirterek şöyle konuştu: “Dünyada teknoloji büyük bir süratle değişiyor. Teknoloji değişirken aynı zamanda kültürleri, iş yapış biçimlerini, yaşam biçimlerini ve politikaları da değiştiriyor. Aslında her şey değişiyor.”</p>

<p>Teknolojik dönüşümün tek seferlik bir süreç olmadığına dikkat çeken Dalgakıran, “Bu değişim bir defaya mahsus olup sonrasında onun üzerinden yürüyebileceğimiz bir süreç değil. Sürekli bir değişim içerisinde yaşayacağız. Dolayısıyla bütün yenilikleri takip eden, bunların ve yeni yaklaşımların en önce Türkiye’ye gelmesi için çalışan bir yapı oluşturacağız.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Dalgakıran, bu yaklaşımın yalnızca teknolojik gelişmelerin izlenmesiyle sınırlı olmayacağını, dünyadaki yeni iş yapış biçimlerinin ve yaklaşımların Türkiye sanayisine kazandırılmasının da önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><strong>Sanayinin gündeminde finansman ve rekabetçilik var</strong><br />
Dünyadaki dönüşümün yanı sıra Türkiye sanayisinin mevcut sorunlarının da öncelikli olarak ele alınması gerektiğini belirten Dalgakıran, özellikle finansmana erişim ve rekabetçilik alanlarında yaşanan sorunlara dikkat çekti.</p>

<p>Sanayicinin karşı karşıya bulunduğu problemlerin hızlı biçimde çözülmesi için karar vericilerle birlikte hareket edilmesi gerektiğini ifade eden Dalgakıran, İSO’nun çözüm önerileri geliştiren ve bu önerilerin hayata geçirilmesi için çalışan bir yapıya kavuşacağını söyledi.</p>

<p>“Ancak öncelikle şu anda sanayinin ciddi problemleri var. Finansman probleminden rekabetçiliğe kadar önemli sorunlar yaşanıyor. Bunların hızla çözülmesi için karar vericilerle birlikte önerilerimiz olacak. Finansman problemlerinin çözülmesi ve rekabetçiliğin artırılması konusunda mutlaka birtakım önlemlerin alınması için çaba sarf edeceğiz.”</p>

<p>Dalgakıran, sanayinin yaşadığı sorunlara yönelik çözümlerin yalnızca kısa vadeli tedbirlerden ibaret olmaması gerektiğinin de altını çizdi. Sanayinin dönüşümü için kısa, orta ve uzun vadeyi kapsayan bütüncül bir yaklaşım gerektiğini belirten Dalgakıran, bu kapsamda bir sanayi stratejisi ve yol haritası oluşturacaklarını kaydetti.</p>

<p><strong>“Kısa, orta ve uzun vadeli bir dönüşüm süreci gerekiyor”</strong><br />
Sanayinin geleceğine ilişkin planlamanın yalnızca mevcut sorunların çözümüne odaklanamayacağını belirten Dalgakıran, “Fakat her şey kısa vadeli değil. Kısa, orta ve uzun vadeli bir dönüşüm süreci gerekiyor. Bu dönüşüm süreci içerisinde bir sanayi stratejisi ve yol haritası ortaya koyacağız. Söz konusu stratejinin yalnızca İstanbul sanayisinin ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanması yeterli olmayacak. İlgili tüm kurumlar sürece dahil edilmeli.</p>

<p><strong>“Bunu hep birlikte yapmamız gerekiyor”</strong><br />
Sanayinin dönüşümünün ortak akıl ve iş birliği anlayışıyla gerçekleştirilmesi gerektiğine vurgu yapan Dalgakıran, İstanbul Sanayi Odası’nın farklı kurum ve kuruluşlarla daha güçlü bir iş birliği içerisinde hareket etmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Dalgakıran, yeni bir sanayi hikâyesinin ancak ortak hedefler etrafında oluşturulabileceğini belirterek, “Ama ‘ortaya koyacağız’ demek de yanlış olur. Bunu sadece İstanbul sanayisi olarak değil, bütün ilgili kurumlarla iş birliği kültürünü geliştirerek ve hep birlikte yapmamız gerekiyor. Yeni bir hikâye oluşturmamız ve hepimizin inandığı bir hikâyeye sahip olmamız gerekiyor. İnşallah bunları yapacağız.” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu yaklaşımın, sanayinin mevcut sorunlarının çözümünün yanı sıra gelecekte karşılaşacağı değişimlere hazırlanmasını da kapsayacağını belirten Dalgakıran, İSO’nun bu süreçte koordinasyon ve ortak akıl açısından daha etkin bir rol üstlenmesini hedeflediklerini söyledi.</p>

<p><strong>“Öncelikle kendi evimizi düzenleyeceğiz”</strong><br />
Dalgakıran, yeni yönetim döneminde dışarıya yönelik çalışmalardan önce İSO’nun kendi iç işleyişinin güçlendirilmesi gerektiğini de vurguladı. Yönetim, meclis ve üyeler arasında iletişim açısından kopukluk bulunduğunu belirten Dalgakıran, bu yapının yeniden ele alınacağını ifade etti.</p>

<p>“Öncelikle kendi iç işleyişimizi sağlıklı hale getirmemiz gerekiyor. Yönetim, meclis ve üyeler arasında ciddi bir kopukluk var. Organizasyon olarak bu kopukluğu ortadan kaldıracak çalışmalar yapacağız.”</p>

<p>İSO’nun organizasyon yapısında da yenilemeye gidileceğini belirten Dalgakıran, özellikle meslek komitelerinin daha etkin hale getirilmesinin ve sanayicilerin sorunlarının ilgili kamu kurumlarına daha hızlı şekilde aktarılmasının önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Organizasyonumuzu yenileyeceğiz. Meslek komitelerinin etkin hale gelmesi ve problemlerin büyük bir süratle Ankara’ya aktarılacağı bir organizasyonel yapıya kavuşması öncelikle kendi evimizi düzenleyeceğiz.”</p>

<p>Dalgakıran, İSO’nun kendi içerisindeki işleyişini güçlendirmesinin ardından sanayinin finansman, rekabetçilik, dönüşüm ve geleceğe hazırlanması gibi daha kapsamlı konularına odaklanacaklarını belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>RÖPORTAJLAR</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/adnan-dalgakiran-degisen-dunyaya-yon-veren-bir-iso-icin-geliyoruz</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 16:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2024/02/fuarsitenormal.png" type="image/jpeg" length="95458"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mobilya Yan Sanayisinin Uluslararası Buluşma Noktası İntermob 28. Kez Kapılarını Açtı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/mobilya-yan-sanayisinin-uluslararasi-bulusma-noktasi-intermob-28-kez-kapilarini-acti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/mobilya-yan-sanayisinin-uluslararasi-bulusma-noktasi-intermob-28-kez-kapilarini-acti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Mobilya yan sanayisinin uluslararası ölçekte önemli organizasyonları arasında yer alan İntermob, 28’inci kez sektör profesyonellerini İstanbul’da buluşturuyor. 17–20 Eylül 2026 tarihleri arasında Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen fuarda, mobilya üretimine yönelik ürün, teknoloji ve çözümler yerli ve yabancı sektör temsilcilerinin beğenisine sunuluyor.</strong></p>

<p>Reed Tüyap Fuarcılık A.Ş. tarafından organize edilen İntermob 2026; T.C. Ticaret Bakanlığının katkıları, Mobilya Aksesuar Sanayicileri Derneği (MAKSDER) ile MDF ve Yonga Levha Sanayicileri Derneğinin (YOMSAD) destekleriyle düzenleniyor. Fuarın açılışına Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkan Vekili Ahmet Güleç, TİM Başkan Vekili Çetin Tecdelioğlu, MAKSDER Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Kocabaş, YOMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Yıldız, Bağlantı Elemanları Sanayici İş İnsanları Derneği (BESİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Topuk, Reed Tüyap Fuarcılık A.Ş. Genel Müdürü Berkan Öner ve çok sayıda sektör temsilcisi katıldı.</p>

<p><strong>“Türkiye Mobilya Yan Sanayisiyle Rekabetçiliğini Güçlendiriyor”</strong></p>

<p>Açılış töreninde konuşan TİM Başkan Vekili Ahmet Güleç, Türkiye’nin mobilyanın bütün alanlarında üretim gerçekleştiren dünyadaki dört ülkeden biri olduğunu belirtti. Türkiye mobilya sektörünün son 25 yılda uluslararası pazarlarda önemli bir görünürlük kazandığını ifade eden Güleç, bu başarıda güçlü bir yan sanayi altyapısının kurulmasının önemli rol oynadığını söyledi.</p>

<p>Güleç, yan sanayide geliştirilen tasarım ve patentlerin mobilya sektörünün gelişimine katkı sunduğunu belirterek, özellikle hırdavat ve aksesuar alanındaki üretimin Türkiye’nin küresel rekabet gücünü artırdığını dile getirdi.</p>

<p>TİM Başkan Vekili Çetin Tecdelioğlu ise İntermob’un 28 yıldır kesintisiz şekilde düzenlenmesini sektör açısından önemli bir başarı olarak değerlendirdi. Mobilya aksesuarları, hırdavat ve bağlantı elemanları gibi birbirini tamamlayan sektörlerin birlikte önemli bir ekonomik değer oluşturduğuna dikkat çeken Tecdelioğlu, mevcut ihracat ve üretim rakamlarının daha ileri taşınması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Tecdelioğlu, daha fazla üretim ve ihracatın yanı sıra sürdürülebilir ve dijital üretim anlayışıyla dünya pazarlarından daha yüksek pay alınması gerektiğini vurgulayarak, fuar kapsamında ağırlanacak 5 binden fazla yabancı ziyaretçiyle kurulacak ilişkilerin ticari iş birliklerine ve siparişlere dönüştürülmesinin önemine işaret etti.</p>

<p><strong>“İntermob Artık Sektörün Markalaşmış Fuarlarından Biri”</strong></p>

<p>MAKSDER Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Kocabaş, İntermob’un 28’inci yılında mobilya yan sanayisinin tüm ekosistemini bir araya getiren önemli bir organizasyona dönüştüğünü belirtti. Fuarın her edisyonunun sektör açısından yeni bir ivme oluşturduğunu ifade eden Kocabaş, özellikle yurt dışından gelen ziyaretçilerle gerçekleştirilen ihracat odaklı görüşmelerin önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Kocabaş, İntermob 2026 sonrasında hem ihracat hem de iç pazarda sektörün ve sanayicilerin daha güçlü bir döneme girmesini beklediklerini ifade etti.</p>

<p><strong>“İntermob, Yeni Ürünlerimizi Sergilemek İçin Önemli Bir Platform”</strong></p>

<p>YOMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Yıldız da İntermob’un sektör temsilcileri açısından önemli bir buluşma noktası olduğunu dile getirdi. Müşterilerle bir araya gelme ve yıl boyunca geliştirilen yeni ürünleri doğrudan tanıtma fırsatı sunduğunu belirten Yıldız, yeni dekor, desen ve ürünlerin ziyaretçilerle buluşturulabilmesi açısından fuara önem verdiklerini kaydetti.</p>

<p><strong>İntermob ve Fastener Expo Eurasia Aynı Çatı Altında</strong></p>

<p>İntermob 2026’nın Avrasya Endüstriyel Bağlantı ve Sabitleme Elemanları Fuarı – Fastener Expo Eurasia ile eş zamanlı düzenlenmesi, birbirini tamamlayan sektörler arasında yeni ticari bağlantıların geliştirilmesine katkı sağlıyor. Eş zamanlı organizasyon, mobilya yan sanayisi ile bağlantı ve sabitleme elemanları sektörleri arasında güçlü bir ticari etkileşim alanı oluşturuyor.</p>

<p><strong>“Farklı Ülkelerden Sektör Temsilcileri İstanbul’da Buluşuyor”</strong></p>

<p>Reed Tüyap Fuarcılık A.Ş. Genel Müdürü Berkan Öner, İntermob ve eş zamanlı gerçekleştirilen fuarlara ilişkin değerlendirmesinde, 5 binin üzerinde uluslararası ziyaretçi ağırlamayı hedeflediklerini açıkladı.</p>

<p>Öner, ön kayıtların 4 bini aştığını ve ziyaretçilerin 102 farklı ülkeden geldiğini belirterek, fuarlarda Türkiye’nin yanı sıra ABD, Almanya, Birleşik Krallık, Çin, Fransa, İtalya, Japonya, Kanada, Polonya ve Rusya’nın da aralarında bulunduğu çok sayıda ülkeden firmaların ve firma temsilciliklerinin yer aldığını söyledi. Öner, organizasyonların Türkiye ekonomisine katkı sağlamasını ve yeni ticari iş birliklerinin önünü açmasını temenni etti.</p>

<p><strong>Tasarım, Sürdürülebilirlik ve Üretim Verimliliği Gündemde</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İntermob 2026’da sürdürülebilir malzemeler, yenilikçi yüzey uygulamaları, fonksiyonel aksesuar sistemleri ve üretimde verimliliği artıran teknolojiler öne çıkıyor. Tasarım ve teknik özellikleri bir arada sunan yeni ürün ve çözümler; mobilya üreticileri, mimarlar, iç mimarlar, satın alma profesyonelleri, distribütörler ve uluslararası alıcılarla buluşuyor.</p>

<p>2025 yılında 470 katılımcı firmaya ve 100 ülkeden 29 bin 243 ziyaretçiye ev sahipliği yapan İntermob, 2026 edisyonunda da uluslararası ziyaretçi ağını genişletirken ticaret odaklı yapısını sürdürüyor.</p>

<p><strong>Mobilya Yan Sanayisinin Farklı Alanları Tek Noktada Buluşuyor</strong></p>

<p><img alt="1789647698 I Ntermob 1 . J P G" class="detail-photo img-fluid" height="901" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1789647698-i-ntermob-1-j-p-g.jpeg" width="1350" /></p>

<p>İntermob’da mobilya aksesuarları ve sistemlerinin yanı sıra panel ve yüzey çözümleri, orman ürünleri, mobilya kimyasalları, döşemelik malzemeler ve üretim ekipmanları gibi çok sayıda ürün grubu sergileniyor.</p>

<p>AGT, Çamsan Entegre, Emaks Mobilya Aksesuarları, Emaks Prime, Gim Group, Haneks Orman Ürünleri, Kastamonu Entegre, Kayalar Kimya, Kronospan Orman Ürünleri, Mesan, Samet Kalıp, Schattdecor ve Yıldız Entegre gibi sektörün önde gelen markaları, geliştirdikleri yeni ürün ve çözümlerini fuar ziyaretçileriyle buluşturuyor.</p>

<p>Fuar, katılımcı firmalara yeni iş bağlantıları oluşturma ve ihracat pazarlarını geliştirme imkânı sunarken; ziyaretçiler açısından ise yeni tedarikçilerle tanışma, farklı ürün ve çözümleri değerlendirme ve sektördeki güncel gelişmeleri takip etme fırsatı oluşturuyor.</p>

<p><strong>Türkiye’nin Mobilya Üretim Gücü Küresel Alıcılarla Buluşuyor</strong></p>

<p>Türkiye’nin mobilya ihracatı 2025 yılında yaklaşık 4,6 milyar dolara ulaşırken, bu performans sektörün üretim ve dış ticaretteki ağırlığını ortaya koyuyor.</p>

<p>İntermob, Türkiye’nin üretim kapasitesi ile mobilya yan sanayisinin sahip olduğu geniş ürün çeşitliliğini uluslararası satın alma profesyonelleri ve alıcılarla bir araya getiriyor. Mobilya üreticileri, mimarlar, iç mimarlar, distribütörler, ihracatçılar, satın alma uzmanları ve uluslararası alıcıların buluştuğu organizasyon, 17–20 Eylül tarihleri arasında İstanbul’da ticari görüşmelere ve iş birliklerine ev sahipliği yapıyor.</p>

<p><strong>Hosted Buyer Programı ile Yeni Ticari Bağlantılar</strong></p>

<p>Hedef pazarlardan İstanbul’a gelen alım heyetleri ve ziyaretçiler, fuar süresince katılımcı firmalarla yeni ticari bağlantılar kurma fırsatı yakalıyor. Hosted Buyer Programı kapsamında uluslararası alıcılar ile firmalar, satın alma ihtiyaçları ve ilgi alanlarına göre gerçekleştirilen B2B eşleştirmelerle bir araya getiriliyor.</p>

<p>Önceden planlanan birebir görüşmeler sayesinde firmaların yeni ihracat bağlantıları oluşturması ve uzun vadeli ticari iş birlikleri geliştirmesi hedefleniyor.</p>

<p>İntermob kapsamında Almanya, Polonya, İtalya ve Romanya başta olmak üzere farklı ülkelerden sektörel basın temsilcileri de İstanbul’da ağırlanıyor. Uluslararası medya mensupları, mobilya yan sanayisindeki yeni ürünleri, teknolojik gelişmeleri ve tasarım trendlerini fuar alanında takip ediyor.</p>

<p><strong>Sektörün Geleceği İntermob’da Ele Alınıyor</strong></p>

<p>İntermob 2026, ticari görüşmelerin yanı sıra sektörün güncel gündeminin değerlendirildiği etkinliklere de ev sahipliği yapıyor. ORSİAD Çalıştaylar Dizisi 2026 kapsamında fuarın ilk üç gününde gerçekleştirilecek oturumlarda; orman, zemin, kapı ve kapak sanayilerinin mevcut durumu, değişen pazar dinamikleri, sektörde yaşanan sorunlar ve geleceğe yönelik fırsatlar ele alınacak.</p>

<p>Sektör temsilcileri ve uzmanların katılımıyla gerçekleştirilecek program, fuarın ticari buluşma niteliğini bilgi ve deneyim paylaşımıyla destekleyerek sektör paydaşlarının ortak gündemini değerlendirmelerine olanak sağlayacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/mobilya-yan-sanayisinin-uluslararasi-bulusma-noktasi-intermob-28-kez-kapilarini-acti</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 15:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1789647700-i-ntermob-ac-l-s-j-p-g.jpeg" type="image/jpeg" length="84339"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Karel Tel, Ar-Ge 500’de Sektörünün 22’ncisi Oldu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/karel-tel-ar-ge-500de-sektorunun-22ncisi-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/karel-tel-ar-ge-500de-sektorunun-22ncisi-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye’nin ve Ege Bölgesi’nin önde gelen sanayi kuruluşları arasında yer alan Karel Tel, Turkishtime tarafından hazırlanan Türkiye Ar-Ge Araştırması’nda önemli bir başarıya imza attı. Şirket, demir ve demir dışı metaller sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin Ar-Ge merkezleri arasında 22’nci sırada yer alırken, Türkiye genelindeki sıralamada ise 480’inci oldu. Ar-Ge ve inovasyonu büyüme stratejisinin temel unsurlarından biri olarak konumlandıran Karel Tel, 2025 yılında Ar-Ge çalışmalarına 25 milyon 280 bin 876 TL kaynak ayırdı. Şirket, 2026 yılında bu yatırımı 33 milyon 250 bin TL’ye yükseltmeyi hedefliyor.</strong></p>

<p>20 yılı aşkın deneyimi, yenilikçi yaklaşımı, kalite anlayışı ve koşulsuz müşteri memnuniyeti odaklı çalışmalarıyla sektörünün önde gelen markaları arasında bulunan Karel Tel, Türkiye’nin Ar-Ge alanındaki öncü şirketlerini ortaya koyan Türkiye Ar-Ge 500 Araştırması’nda genel sıralamada 480’inci sırada yer aldı. Şirket, demir ve demir dışı metaller sektöründeki Ar-Ge merkezleri arasında ise 22’nci oldu.</p>

<p><strong>“Ar-Ge gücümüzü artırarak rekabetçiliğimizi daha ileri taşıyacağız”</strong></p>

<p>Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarını şirketin iş stratejisinin önemli bir parçası olarak gördüklerini belirten Karel Tel Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Tunç Bakırel, rekabet koşullarındaki değişime uyum sağlamak ve farklılaşmak amacıyla 2016 yılında Ar-Ge Merkezini kurduklarını söyledi.</p>

<p>Bakırel, “Hızla değişen rekabet ortamında bir adım öne çıkmak ve rakiplerimizden ayrışmak amacıyla 2016 yılında Ar-Ge Merkezimizi kurduk. O tarihten bu yana Ar-Ge çalışmalarımız ve yatırımlarımızla ürün, hizmet ve sistemlerimizin kalitesini sürekli geliştirmeye odaklanıyoruz. Bahçe çiti ve hasır çit teli çözümleri sunarak ithalatın azaltılmasına katkı sağlayan Estenet markamız da bu çalışmalarımızın önemli örneklerinden biri. Ar-Ge’ye verdiğimiz önemin Türkiye Ar-Ge Araştırması gibi önemli bir çalışmada karşılık bulmasından memnuniyet duyuyoruz” dedi.</p>

<p>Ar-Ge yatırımlarını artırarak sürdürdüklerini ifade eden Bakırel, 2025 yılında bu alana 25 milyon 280 bin 876 TL kaynak ayırdıklarını belirtti. 2026 yılı hedeflerinin ise Ar-Ge yatırımlarını 33 milyon 250 bin TL’ye çıkarmak olduğunu kaydeden Bakırel, bunun yaklaşık yüzde 32’lik bir artış anlamına geldiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Kardemi̇r" class="detail-photo img-fluid" height="640" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/kardemir.png" width="959" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakırel, “Yenilikçi ürünler geliştirmeye, üretim süreçlerimizi iyileştirmeye ve katma değeri yüksek çözümler sunmaya devam edeceğiz. Ar-Ge gücümüzü artırarak hem ulusal hem de uluslararası pazarlardaki rekabetçiliğimizi daha ileri taşımayı ve ülkemize sağladığımız katma değeri büyütmeyi hedefliyoruz” diye konuştu.</p>

<p><strong>2026’da 3 Milyar TL Ciro ve 40 Milyon Dolar İhracat Hedefi</strong></p>

<p>Küresel pazarlardaki büyümelerini sürdürdüklerini belirten Mustafa Tunç Bakırel, bugün 90’dan fazla ülkeye ulaşan güçlü bir ihracat ağına sahip olduklarını ifade etti.</p>

<p>2025 yılında 32 milyon dolarlık ihracat hacmine ulaştıklarını aktaran Bakırel, 2026 yılı için 3 milyar TL ciro ve 40 milyon dolar ihracat hedeflediklerini söyledi.</p>

<p>Bakırel, “Yıl içinde ortaya koyduğumuz performans, hedeflerimiz doğrultusunda ilerlediğimizi gösteriyor. İhracat odaklı büyüme stratejimiz kapsamında mevcut pazarlardaki gücümüzü artırırken yeni pazarlara ulaşmayı da sürdürüyoruz. 2026’nın hem ciro hem de ihracat açısından güçlü bir büyüme kaydettiğimiz bir yıl olmasını hedefliyoruz” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/karel-tel-ar-ge-500de-sektorunun-22ncisi-oldu</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 13:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/karel-urun-1.jpg" type="image/jpeg" length="25345"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BTSO Başkanı Burkay Bursa OSB’de İş Dünyasıyla Buluştu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/btso-baskani-burkay-bursa-osbde-is-dunyasiyla-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/btso-baskani-burkay-bursa-osbde-is-dunyasiyla-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa Organize Sanayi Bölgesi’nde (Bursa OSB) sanayi ve iş dünyasının temsilcileriyle bir araya geldi. Bursa OSB Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Durmaz ve Yönetim Kurulu Üyelerinin ev sahipliğinde düzenlenen buluşmaya BTSO Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Faik Çelik, BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur, BTSO Yönetim Kurulu Üyeleri ve çok sayıda iş dünyası temsilcisi katıldı.</strong></p>

<p>Toplantıda Bursa iş dünyasının ortak aklıyla hazırlanan 2030 Vizyonu kapsamında sürdürülen çalışmalar ile hayata geçirilen projeler ele alındı. BTSO’nun OSB’lerle yakın iş birliği içerisinde çalıştığını belirten Burkay, Bursa’daki sanayi yapılanmasının daha planlı bir yapıya kavuşturulmasının önemine dikkat çekti.</p>

<p>Burkay, “Göreve geldiğimiz günden bu yana BTSO ile OSB’ler arasında güçlü bir bağ oluşturmak için önemli çalışmalar yürüttük. Gelecekte de bu bağın daha da güçlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Temel yaklaşımımız, Bursa’daki üretim ve ticaretin dağınık yapısını daha düzenli ve planlı bir hale getirmek. Birçok bölgede plansızlık sorunu bulunuyor. Bu sorunların çözümü konusunda güçlü bir irade ortaya koyduk.” dedi.</p>

<p><strong>“TEKNOSAB Ölçek Ekonomisine Geçişin Merkezi”</strong></p>

<p><img alt="3 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1504" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/3-3.jpeg" width="2256" /></p>

<p>Bursa’nın üretim ve ticaret kapasitesini geliştirmek, yüksek katma değerli üretimi artırmak ve şehrin rekabet gücünü yükseltmek amacıyla çeşitli projeleri hayata geçirdiklerini ifade eden Burkay, TEKNOSAB’ın bu dönüşüm sürecinin önemli merkezlerinden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>TEKNOSAB’ın yalnızca bir organize sanayi bölgesi olmadığını, farklı sektörleri aynı yapı içerisinde buluşturan bir üretim ve ticaret ekosistemine dönüştüğünü belirten Burkay, bölgenin Türkiye’ye örnek bir model oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p>Burkay, “Türkiye’de OSB’lerin yatırıma hazır hale gelmesi ortalama 12-13 yıl sürerken biz TEKNOSAB’ı 4 yılda tamamladık. Bugün Bursa’da 17 OSB bulunuyor ancak 15 bin metrekarenin üzerinde yalnızca 146 parsel var. TEKNOSAB’da ise tüm parseller 15 bin metrekarenin üzerinde. Burada 150 bin metrekare kapalı alana sahip ve tek katta üretim gerçekleştiren tesislerimiz bulunuyor. Burası Türkiye’de ölçek ekonomisine geçişin merkezi.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“Türkiye’nin En Büyük Teknoparkını Hayata Geçireceğiz”</strong></p>

<p><img alt="4 (2)-1" class="detail-photo img-fluid" height="1980" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/4-2-1.jpeg" width="2774" /></p>

<p>TEKNOSAB’da hizmet ve destek alanlarının yanı sıra Türkiye’nin en büyük teknoparkını kurmayı planladıklarını açıklayan Burkay, bölgenin teknoloji üretimi açısından da önemli bir merkez haline geleceğini söyledi.</p>

<p>Burkay, “Yabancı şirketler üretim yapmak amacıyla nasıl buraya geliyorsa, teknoloji üretmek için de buraya gelecek. Data Center projemiz bulunuyor. Bunun en önemli ihtiyaçlarından biri enerji. Türkiye’nin en büyük dağıtım merkezlerinden biri TEKNOSAB’da yer alıyor. 650’den fazla yatırımcının katılımıyla Türkiye’nin en büyük GSYF’sini kurduk. Lojistik Teknopark projemizde de inşaat çalışmaları devam ediyor. Kira sözleşmeleri yapılıyor ve proje hızla ilerliyor.” diye konuştu.</p>

<p><strong>“7 Bin KOBİ’nin Yer Alacağı Büyük Bir Ekosistem Kuruyoruz”</strong></p>

<p>TEKNOSAB KOBİ OSB projesine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Burkay, bölgenin genişleme alanının 2026 yılının Şubat ayında onaylandığını belirtti.</p>

<p>Burkay, “TEKNOSAB kadar bir alan, 2026 yılının Şubat ayında genişleme alanı olarak onaylandı. Kamulaştırma sürecimiz ve yol haritamız hazır. Burada modüler bir yapı oluşturacağız. Sektörel kümelenmeler doğrultusunda fabrikaları hazır şekilde firmalarımıza sunacağız. Daha bir ay geçmeden 3 binin üzerinde firma talepte bulundu. Valiliğimizin koordinasyonunda kamulaştırma sürecini başlatacağız.” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gerçek üretim yapan KOBİ’lerin kendi fabrikalarını satın alarak faaliyetlerini sürdürmesini hedeflediklerini belirten Burkay, “Alan olarak da kapasite olarak da hazırlığımız tamam. TEKNOSAB ekosisteminde üretim ve ticaret faaliyetleriyle birlikte 7 bin firmaya ulaşacak bir yapı oluşturacağız.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“Bu Ekosistemde Yerinizi Alın”</strong></p>

<p>TEKNOSAB’da bugüne kadar gerçekleştirilmesi mümkün olmayan ölçekte bir mekânsal planlamanın hayata geçirildiğini belirten Burkay, bölgede savunma sanayisine yönelik yeni bir yapılanmanın da oluşturulacağını söyledi.</p>

<p>Burkay, “Burada savunma sanayimizle ilgili bir bölüm oluşturuyoruz. Defence Hub burada yer alacak. Burası bir sanayi bölgesi değil, bir ekosistem. Burada ticaret var, üretim var, hizmet sektörü var, serbest bölge var, teknoloji geliştirme alanları var, Data Center var.” dedi.</p>

<p>Bölgede konut yatırımlarının da devam ettiğini belirten Burkay, “TOKİ 3 bin konut yaptı. Şimdi 7 bin konutun yapımına başlıyor. Önümüzdeki 4 yıl içerisinde 30 bin konuta ulaşacağız. Burada yaklaşık 100 bin nüfuslu yeni bir Bursa oluşuyor.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>TEKNOSAB’ın Marmara Bölgesi ve Türkiye açısından önemli bir üretim ve ticaret merkezi haline geleceğini belirten Burkay, “Bu ekosistem içerisinde yerinizi alın. TEKNOSAB, Marmara’nın ve Türkiye’nin en önemli üretim ve ticaret merkezlerinden biri olacak.” diye konuştu.</p>

<p><strong>Hüseyin Durmaz: “TEKNOSAB ve 2030 Vizyonu İş Dünyasını Heyecanlandırıyor”</strong></p>

<p>Bursa Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Durmaz da TEKNOSAB’da yürütülen çalışmaların ve 2030 Vizyonu kapsamında ortaya konulan projelerin iş dünyasında heyecan yarattığını söyledi.</p>

<p>TEKNOSAB’ın kısa sürede bu ölçekte bir yatırım alanına dönüştürülmesinin kolay olmadığını belirten Durmaz, Bursa OSB’nin 7 milyon metrekarelik bir organize sanayi bölgesi olduğunu hatırlattı.</p>

<p>Durmaz, “Buraya 100 bin metrekarelik bir genişleme alanı oluşturmak için çok uğraştık. Bu süreçte Ankara ile çok sayıda görüşme gerçekleştirdik. TEKNOSAB gibi bir bölgenin 4 yıl gibi kısa bir sürede bu kadar büyük yatırımlara hazır hale gelmesi hiç kolay değil. Bu projenin ortaya çıkmasında emeği bulunan İbrahim Burkay ve ekibine, Ankara’daki tüm bürokratlara bir makineci olarak teşekkür ediyorum.” dedi.</p>

<p>Türkiye’nin geleceğine yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğini vurgulayan Durmaz, “Durmadan, ülkemden umudumu kesmeden çalışmaya, ülkemize hizmet etmeye devam ediyoruz. Moralimizi bozmayalım, ülke bizim. Gelecek nesillere daha iyi bir ülke bırakmak için çalışmalıyız. Bu projeler ve ortaya konulan vizyon, çalışanlarımıza ve şehrimizin dinamiklerine moral vererek ekosistemin içerisinde nefes almalarını sağlayacaktır.” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/btso-baskani-burkay-bursa-osbde-is-dunyasiyla-bulustu</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 13:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1jpeg-fe.jpeg" type="image/jpeg" length="21919"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[IVECO S-WAY'lerde ''WAY BE'' Dedirten Fırsatlar]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/iveco-s-waylerde-way-be-dedirten-firsatlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/iveco-s-waylerde-way-be-dedirten-firsatlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uzun yol taşımacılığında sürüş konforu, verimlilik ve toplam işletme maliyetlerini odağına alan <strong>IVECO, S-WAY</strong> müşterilerine sunduğu avantajları yeni kampanya paketiyle bir araya getiriyor. Eylül ayına özel kampanyanın öne çıkan yeniliği, <strong>S-WAY'lerde mevcut 2 yıllık garanti süresine 2 yıl daha eklenerek toplam garanti süresinin 4 yıla çıkarılması.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>IVECO, uzatılmış garanti güvencesini cazip finansman fırsatları ve ücretsiz IVECO ON Pro bağlantılı hizmetler paketi birlikte sunuyor. Kampanya kapsamında <strong>S-WAY sahibi olmak isteyen müşteriler, 100 bin Euro için 30 ay vade ve yüzde 0 faizli finansman avantajından yararlanabiliyor.</strong> Böylece filolarını yenilemek veya büyütmek isteyen işletmelere araç yatırımından kullanım sürecine kadar uzanan bütünsel bir avantaj sağlanması hedefleniyor.</p>

<p>Paketin üçüncü ayağını oluşturan IVECO ON PRO bağlantılı hizmetler ise araçların operasyonel verimliliğinin artırılması, çalışma süresinin en üst seviyede tutulması ve filo yönetiminin desteklenmesine yönelik dijital çözümler sağlıyor. Düzenlenen kampanya sayesinde <strong>IVECO S-WAY müşterileri, 4 yıl garanti, avantajlı finansman ve bağlantılı hizmetleri bir arada sunan tek bir paket kapsamında kullanma fırsatına sahip oluyor.</strong></p>

<p>Kampanyadan stoklarla sınırlı olarak IVECO Yetkili Satıcıları aracılığıyla yararlanılabiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/iveco-s-waylerde-way-be-dedirten-firsatlar</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 13:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/s-way-gorsel-3-1.jpg" type="image/jpeg" length="26210"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ATO’dan Sıfır Atık Hareketi’ne “DOA” desteği]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/atodan-sifir-atik-hareketine-doa-destegi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/atodan-sifir-atik-hareketine-doa-destegi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ankara Ticaret Odası (ATO), Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayelerinde hayata geçirilen “Sıfır Atık Hareketi” kapsamında yürütülen Depozito Yönetim Sistemi’ne dâhil oldu. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda, Türkiye Çevre Ajansı tarafından yürütülen sistem kapsamında “Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA)” makinesi, ATO üyelerinin kullanımına sunulmak üzere Oda’nın hizmet binasının bahçesine yerleştirildi.</strong></p>

<p>17 Eylül 2026 tarihinde gerçekleştirilen uygulama kapsamında değerlendirmelerde bulunan ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Sıfır Atık Hareketi’nin yalnızca çevrenin korunması açısından değil, doğal kaynakların verimli kullanılması ve ekonomik değerin yeniden üretim süreçlerine kazandırılması bakımından da önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>DOA makinesi önünde açıklamalarda bulunan Baran, yeşil dönüşümün üretim, ticaret ve rekabet açısından giderek daha belirleyici hale geldiğine dikkat çekerek, çevrenin korunmasına yönelik her adımın ekonomik ve toplumsal açıdan geleceğe yapılan bir yatırım olduğunu ifade etti.</p>

<p>Baran, “Yeşil dönüşüm üretimin, ticaretin ve rekabetin yeni rotası. Çevreyi korumaya yönelik her adımın ekonomiye değer, geleceğe yatırım olarak döneceğine inanıyoruz. Sıfır atık anlayışının ülkemizde yaygınlaşmasına öncülük eden Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’ye şükranlarımızı sunuyoruz.” dedi.</p>

<p><strong>“Her ambalaj ekonomiye kazandırılabilecek bir kaynak”</strong><br />
Doğal kaynakların sınırsız olmadığına vurgu yapan ATO Başkanı Gürsel Baran, üretim ve tüketim süreçlerinde uzun yıllardır hâkim olan “kullan-at” yaklaşımının yerini kaynakların yeniden ekonomiye kazandırıldığı döngüsel ekonomi anlayışına bırakmasının önemine dikkat çekti.</p>

<p>İklim değişikliğinin yalnızca çevresel sonuçlar doğurmadığını, ekonomik ve ticari açıdan da etkilerinin giderek daha fazla hissedildiğini belirten Baran, çevrenin korunması ile ekonomik büyümenin birbirinden bağımsız konular olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Baran, kaynakların verimli kullanılması, atıkların azaltılması ve geri dönüşüm yoluyla yeniden ekonomiye kazandırılmasının hem çevrenin hem de ekonomik geleceğin korunmasına katkı sağlayacağını belirterek şöyle konuştu:</p>

<p>“Bugün çevreyi korumak ile ekonomiyi büyütmek birbirinden ayrı iki başlık değil. Kaynaklarımızı ne kadar verimli kullanır, atığımızı ne kadar azaltır ve yeniden ekonomiye kazandırırsak hem çevremizi hem de ekonomik geleceğimizi o ölçüde korumuş oluruz. Depozito Yönetim Sistemi de bu anlayışın günlük hayatımıza yansıyan önemli uygulamalarından biri.</p>

<p>Kullanılmış bir ambalajı atık olarak değil, yeniden üretime kazandırılabilecek bir kaynak olarak görmemiz gerekiyor. Üyelerimizin kullanımına sunulmak üzere Odamızın bahçesine yerleştirilen DOA Makinesi ile biz de bu dönüşümün bir parçası olmaktan memnuniyet duyuyoruz.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>ATO üyelerini yeşil dönüşüme hazırlıyor</strong><br />
Ankara Ticaret Odası’nın uzun süredir üyelerinin yeşil dönüşüm sürecine uyum sağlamasına yönelik çalışmalar yürüttüğünü hatırlatan Baran, Oda tarafından iş dünyasına yönelik çok sayıda bilgilendirme ve farkındalık çalışmasının gerçekleştirildiğini belirtti.</p>

<p>İklim değişikliğinin ekonomi üzerindeki etkilerinden Avrupa Yeşil Mutabakatı’na, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’ndan sürdürülebilirlik raporlamasına kadar birçok başlıkta çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Baran; enerji verimliliği, atık yönetimi ve sürdürülebilirlik gibi alanlarda da işletmelere yönelik bilgilendirme faaliyetlerinin sürdürüldüğünü kaydetti.</p>

<p>Sürdürülebilirliğin işletmeler açısından artık rekabetin temel unsurlarından biri haline geldiğini belirten Baran, özellikle küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin yeşil dönüşümün beraberinde getirdiği yeni standartlara, yükümlülüklere ve fırsatlara hazırlanmasının önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Baran, “Ankara Ticaret Odası olarak özellikle KOBİ’lerimizin yeşil dönüşümün getirdiği yeni standartlara, yükümlülüklere ve fırsatlara hazırlanmasını çok önemsiyoruz. Önümüzdeki dönemde çevresel standartlara uyum, pazarlara erişimin ve rekabet gücünün temel belirleyicilerinden biri olacak.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“Küçük adımlar, büyük dönüşümleri başlatır”</strong><br />
ATO hizmet binasının bahçesine yerleştirilen DOA makinesinin geri dönüşümün yaygınlaştırılmasının yanı sıra çevre bilincinin günlük yaşamın doğal bir parçası haline gelmesine de katkı sağlayacağını belirten Baran, bireysel davranışların toplumsal dönüşümde önemli bir yere sahip olduğunu ifade etti.</p>

<p>Sürdürülebilir bir geleceğin yalnızca büyük ölçekli yatırımlar ve projelerle kurulamayacağını dile getiren Baran, günlük yaşamda gerçekleştirilen küçük ancak bilinçli davranışların da uzun vadede önemli sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti.</p>

<p>Baran, bir ambalajın çöpe atılması yerine geri dönüşüm sistemine kazandırılmasının tek başına küçük bir adım gibi görülebileceğini, ancak milyonlarca kişinin aynı yaklaşımı benimsemesi durumunda ortaya çıkacak çevresel ve ekonomik etkinin büyük bir değere dönüşeceğini söyledi.</p>

<p>Baran, “Sürdürülebilir bir gelecek yalnızca büyük yatırımlarla değil, günlük hayatımızda attığımız küçük ama bilinçli adımlarla kurulacak. Bir şişenin çöpe değil geri dönüşüm sistemine kazandırılması küçük bir hareket gibi görülebilir. Ancak milyonlarca insan aynı bilinci benimsediğinde ortaya çıkan çevresel ve ekonomik değer çok büyük.</p>

<p>DOA sisteminin toplumumuzdaki geri dönüşüm kültürünü daha da güçlendireceğine inanıyorum. Doğayı koruyan her adımın ekonomimize değer, ülkemize kazanç, çocuklarımıza ise daha yaşanabilir bir gelecek olarak döneceğini düşünüyorum.” diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/atodan-sifir-atik-hareketine-doa-destegi</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 13:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/ato-3.jpeg" type="image/jpeg" length="47926"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Kacır, Türkiye Stajları Vizyon Söyleşileri Programında Gençlere Seslendi]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/bakan-kacir-turkiye-stajlari-vizyon-soylesileri-programinda-genclere-seslendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/bakan-kacir-turkiye-stajlari-vizyon-soylesileri-programinda-genclere-seslendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Öyle kuvvetleneceğiz ki, dünyada hiç kimse mazlumlara ve Türk milletine zarar vermeyi aklının ucundan dahi geçiremeyecek. Bu caydırıcılık seviyesine Türkiye olarak, Türk milleti olarak mutlaka erişeceğiz." dedi.</strong></p>

<p>Yurt dışında eğitim gören nitelikli genç mühendisleri Türkiye’nin önde gelen savunma sanayi şirketleriyle buluşturan Türkiye Stajları Programı kapsamında, 2026 yılında 11 ülkeden 109 stajyer kabul edildi.</p>

<p>Programın 2026 yılı faaliyetleri, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) yerleşkesinde düzenlenen ‘Türkiye Stajları Vizyon Söyleşileri’ programıyla tanıtıldı.</p>

<p>Programa, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, TÜBİTAK Başkanı Orhan Aydın, mühendis ve bilim insanı Ergün Kırlıkovalı ve stajyerler katıldı.</p>

<p>Kacır, burada yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi:</p>

<p><strong>DÜNYAYA VAAZ EDİLEN TÜM KABULLERİN TERS YÜZ OLMAKTA OLDUĞU BİR DÖNEMİ YAŞIYORUZ:</strong> Yerleşik kabullerin büyük ölçüde terk edildiği, özellikle son 80 yıldır artık küreselleşmede nihai adres olarak tarif edilen ve küreselleşmenin öncüsü ülkeler tarafından dünyaya vaaz edilen tüm kabullerin ters yüz olmakta olduğu bir dönemi yaşıyoruz. Artık küreselleşme rüzgârı eskisi gibi esmiyor. Serbest ticaret kuralları eskisi gibi işlemiyor. Teknoloji paylaşımı eskisi kadar desteklenmiyor. Böyle bir dönemde her ülke için en önemli mesele, kendi ihtiyaçlarını kendi imkânlarıyla karşılayabilme, kuvvetli bir öz yeterlilik düzeyine sahip olabilme. İşte, Türkiye olarak bu döneme özellikle 2000'li yıllardan itibaren Cumhurbaşkanımız Saygıdeğer Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde en güçlü şekilde hazırlandık.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>TÜRKİYE 11 MİLYAR DOLARIN ÜZERİNDE YILLIK SAVUNMA</strong> <strong>SANAYİİ İHRACATINA SAHİP: </strong>Türkiye’nin Millî Teknoloji Hamlesi’ni gerçekleştirmesi, kritik teknolojileri kendi imkân ve kabiliyetleriyle geliştiren, üreten ve rekabetçi şekilde dünyaya sunabilen bir ülke olabilmesi adına muazzam bir altyapı ve ekosistem inşa ettik. Türkiye bundan 20 yıl kadar önce yılda ancak 1,2 milyar dolar araştırma geliştirme harcaması yapabilen bir ülkeyken şimdi yılda 20 milyar doların üzerinde Ar-G faaliyeti yürüten, o yıllarda ancak 29 bin kişilik bir Ar-Ge insan kaynağına sahip iken şimdi 310 binin üzerinde Ar-Ge insan kaynağı, yani çok güçlü bir insan kıymeti, beşerî sermayesi edinilmiş olan, o yıllarda sadece 2 teknoparkında 56 şirketin araştırma, geliştirme, inovasyon yaptığı bir ülkeyken şimdi 115 teknoparkında 13 binden fazla girişimin Ar-Ge ve inovasyonla katma değer ürettiği, o yıllarda yılda sadece 414 patent başvurusu yapılan bir ülkeyken şimdi yılda 11 binden fazla patent başvurusu yapılan, o yıllarda sadece 240 milyon dolar savunma sanayisi ihracatı yaparken şimdi 11 milyar doların üzerinde yıllık savunma sanayi ihracatına sahip, artık dünyanın en büyük savunma sanayii firmaları arasında çok sayıda kurumu, müessesesi, firması bulunan, sadece kendi ihtiyaçlarını karşılamakla yetinmeyen, dostlarının, müttefiklerinin, kardeşlerinin ihtiyaçlarına cevap verebilen, dünyada savunma sanayisinde elde ettiği kazanımlarla harp paradigmalarını değiştiren sistemleri geliştirebilen, üretebilen bir ülke haline geldi. Bu kuvvet, işte bugünün fırtınalı döneminde Türk milletini tarihi yürüyüşünde hedeflerine, kızıl elmasına, Türkiye Yüzyılı'na taşıyacak kuvvet oldu.</p>

<p><strong>YTB ÇOK ÖNEMLİ PROGRAMLARI HAYATA GEÇİRDİ:</strong> Tabii bu dönemde dünyanın dört bir tarafında farklı vesilelerle bulunan, kimisi bir nesil, kimisi iki, üç nesil öncesinden o coğrafyalara, o ülkelere göç etmiş ama ülkesiyle ve milletiyle bağını koparmayan, teknik tabiriyle diasporamızla, yani dünyanın dört bir yanındaki kardeşlerimizle bağlarımızı da güçlendirdik ve Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukları Başkanlığımız bu bağın tahkim edilmesinde, en güçlü şekilde sürdürülmesinde ve özellikle sizler gibi pırıl pırıl genç insan kıymetimizin ülkemizle münasebetinin kuvvetlendirilmesinde çok önemli programları, projeleri hayata geçire geldi. Ben bu vesileyle Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukları Başkanlığımızın değerli Başkanı Abdulhadi Bey'e ve tüm ekibine huzurlarınızda teşekkür ediyorum.</p>

<p><strong>DÜNYANIN BAŞKA HİÇBİR YERİNDE GÖREMEYECEĞİNİZ BİR İNANCI, BİR RUHU DA GÖRDÜNÜZ:</strong> Sizler iştirak ettiğiniz staj programında Türkiye'nin iftihar kaynağı müesseselerini çok daha yakından tanıdınız. Dünyanın en gelişmiş radar sistemlerini, dünyanın en gelişmiş hava savunma sistemlerini, dünyanın en gelişmiş elektro-optik sistemlerini ASELSAN'da gördünüz. En ileri teknolojilerle donatılmış havacılık platformlarını, uçakları, helikopterleri, insansız hava araçlarını Türk Havacılık ve Uzay Sanayii'nde gözlemlediniz. En ileri füze sistemlerini, seyir füzelerini, balistik füzeleri ROKETSAN'da gördünüz. Dünyanın en gelişmiş simülasyon sistemlerini HAVELSAN'da gördünüz. Millî Fırkateynimizin tüm unsurlarını STM'de gördünüz. Ama inanıyorum ki staj programına katıldığınız bu kurumlarda sadece bu sistemleri ve teknolojileri değil, dünyanın başka hiçbir yerinde göremeyeceğiniz bir inancı, bir ruhu da gördünüz. İşte sizlerin de sahip çıkacağına inandığımız Türkiye Yüzyılı hedeflerine tarihin en şerefli milleti olan Türk milletini taşımak üzere duyduğumuz bu heyecan artarak devam edecek ve sizler de bundan sonraki kariyerinizde ister Türkiye'de olun ister dünyanın herhangi bir köşesinde bu heyecana, bu imana, bu inanca, bu coşkuya en güçlü şekilde sahip çıkacaksınız. Ben sizlerin simanızda, bakışlarınızda bu inancı görüyorum.</p>

<p><strong>TÜRKİYE'NİN NASIL DOSTLARINA GÜVEN, HASIMLARINA ENDİŞE VERECEK İŞLERE İMZA ATTIĞINI BİZZAT GÖRME İMKÂNINIZ OLDU:</strong> Bu vesileyle Millî Teknoloji Hamlesi'nde Türkiye'nin nereden nereye geldiğini çok yakından deneyimlediniz. Burada bilim insanlarımızın, araştırmacılarımızın, mühendislerimizin, teknisyenlerimizin neler başarabildiklerini, Türkiye'nin nasıl dostlarına güven, hasımlarına endişe verecek işlere imza attığını bizzat görme imkânınız oldu. Ama daha yapacak çok işimiz var. Evet, büyük başarılara bugüne kadar imza attık. Ama Türkiye Yüzyılı asıl şimdi başlıyor. Hep birlikte bugünkünden çok daha ileri hedeflere Türk milletini taşıyacağız. Füzelerimizin menzillerini uzatacağız. Hızlarını artıracağız. Kızılelma'mızla, KAAN'ımızla mührümüzü gökyüzüne vuracağız. Siber güvenlikte, siber sistemlerde, kuantum teknolojilerinde, elektronik harp sistemlerinde bugünkünden çok daha ileri teknolojileri haiz sistemleri, ürünleri sizlerin emeğiyle, sizlerin gayretiyle geliştireceğiz. Yapay zekâda Türkiye'nin kendi imkân ve kabiliyetlerini geliştirmesini, yerli, millî, özgün projeleri hayata geçirmesini mümkün kılacağız. Bütün bunlarla birlikte Türkiye'yi çok daha aydınlık yarınlara sizlerin alın teriyle, akıl teriyle hep birlikte taşıyacağız.</p>

<p><strong>İNSANLIK YARARINA GELİŞTİRİLEN TEKNOLOJİNİN KIYMETLİ OLDUĞUNUN BİLİNCİNDEYİZ: </strong>Bu programa iştirak eden ve bu heyecanı bizlerle paylaşan tüm genç arkadaşlarımızdan edindikleri deneyimi mutlaka öncelikle aileleriyle, varsa kardeşleriyle, sonra mutlaka arkadaşlarıyla, dostlarıyla, sadece bizim vatandaşlarımızla değil, dost ve kardeş ülkelerimizin vatandaşlarıyla paylaşmalarını bekliyorum. Çünkü bizim çok güçlü bir aile olmaya ihtiyacımız var. Dünyada kötülük maalesef müşahede ediyoruz ki olağan gücüyle insanlığın üzerine geliyor. Maalesef bugünün dünyasında görüyoruz ki sadece teknoloji geliştirebilmek aslında insanlık için fayda getirmeyebiliyor. İnsanlık adalete ve merhamete hasret. Ve bizler ancak insanlık yararına geliştirilen teknolojinin kıymetli olduğunun bilincindeyiz. Dolayısıyla bu aileyi kuvvetlendirmek, bağlarımızı güçlendirmek adına bu tecrübeyi mutlaka bulunduğunuz ülkelerde hocalarınızla, öğrenci arkadaşlarınızla ve etrafınızdaki tüm dostlarınızla paylaşmanızı bekliyoruz. Türkiye'nin bu yolculuğu sadece Türk milleti için değil, adalete, merhamete hasret dünyanın dört bir yanındaki masumlar için, mazlumlar için, mahzunlar için umut ışığının yükselmesini Anadolu'dan, bu coğrafyadan, Türkiye topraklarından bekleyen herkes için büyük bir kıymet taşıyor.</p>

<p><strong>HİÇ KİMSE TÜRK MİLLETİNE ZARAR VERMEYİ AKLININ UCUNDAN DAHİ GEÇİREMEYECEK:</strong> Bizler sizlerle ve bütün dostlarımızla bağlarımızı kuvvetlendirerek bu yolculukta çok daha güçlü olacağız. Öyle kuvvetleneceğiz ki dünyada hiç kimse mazlumlara ve Türk milletine zarar vermeyi aklının ucundan dahi geçiremeyecek. Bu seviyeye, bu caydırıcılık seviyesine Türkiye olarak, Türk milleti olarak mutlaka erişeceğiz. Bunun için dur durak bilmeksizin, gece gündüz çalışmaya, koşmaya devam edeceğiz. Sizler de bizim yanı başımızda bu yükü omuzlayan ve i çok farklı vesilelerle eminim ki dünyanın farklı coğrafyalarına gitmiş ailelerin evlatları olarak şimdi yüzünüzü Türkiye'ye dönmeye ve bu hedefe bizimle birlikte yürümeye devam edeceksiniz.</p>

<p><strong>TÜRK MÜHENDİS VE BİLİM İNSANI ERGÜN KIRLIKOVALI’YA TEŞEKKÜR:</strong> Ben bu programa teşrif eden çok değerli bilim insanı ve girişimci Ergün Kırlıkovalı beye huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Kendisi mutlaka hayat hikâyesini sizler daha yakından öğreneceksiniz. İmkânsız zannedilenleri bir Türk’ün nasıl gerçeğe dönüştürebileceğini, adeta sıfırdan bir başarı hikâyesinin emekle gayretle, inançla nasıl yazılabileceğini gösteren müşahhas bir örnek. Sizler de inanıyorum ki Ergün bey gibi bulunduğunuz yerlerde her türlü engeli aşmayı bilecek, her türlü zorlukla mücadele etme inancına her daim sahip çıkacak ve sizlerde bizim iftihar kaynağımız olacak nice başarıya imza atacaksınız.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/bakan-kacir-turkiye-stajlari-vizyon-soylesileri-programinda-genclere-seslendi</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 12:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/sn-bakan-kacir-1.jpg" type="image/jpeg" length="50418"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk doğal taşları Orta Asya’nın vitrini Yeni Taşkent’e değer katacak]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/turk-dogal-taslari-orta-asyanin-vitrini-yeni-taskente-deger-katacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/turk-dogal-taslari-orta-asyanin-vitrini-yeni-taskente-deger-katacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Doğal taş ihracatında 1 milyar dolar hedefine ulaşmak isteyen Ege Maden İhracatçıları Birliği (EMİB), sektörel ticaret heyetleri, uluslararası fuarlar ve alım heyetleri aracılığıyla yeni pazarlara yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda 15 Türk doğal taş firmasının katılımıyla Özbekistan’a sektörel ticaret heyeti düzenlendi.</strong></p>

<p>Heyet kapsamında Taşkent’te gerçekleştirilen temaslarda, Özbekistan’ın mega kentsel dönüşüm projelerinden biri olan Yangi Tashkent’in (Yeni Taşkent) inşasında Türk doğal taşlarının daha fazla kullanılması için önemli görüşmeler gerçekleştirildi. Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu, Özbek mimarlar ve ithalatçılardan oluşan 43 firma ile yaklaşık 300 ikili iş görüşmesi yaptıklarını belirterek, gerçekleştirilen ticari temasların kısa sürede somut sonuçlar doğurmasını beklediklerini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Alimoğlu, Özbekistan Sektörel Ticaret Heyeti’nin EMİB’in 2026-2030 dönemine ilişkin stratejik planlarının ilk ve en önemli halkalarından biri olduğunu ifade etti.</p>

<p>“Özbekistan Sektörel Ticaret Heyeti programımızı başarıyla tamamladık. Türk doğal taş ihracatçılarımız Taşkent’te hem dev projeleri yerinde inceledi hem de Özbek alıcılarla stratejik B2B görüşmelerine imza attı. Özbekistan’ın vizyoner modern kentsel dönüşüm yatırımı olan Yeni Taşkent Proje Alanı’nı ziyaret ettik. Yeni Taşkent Şehri İnşaat Direktörlüğü Kıdemli Uzmanı Khumoyiddin Abrakhmatov rehberliğinde gerçekleşen incelemede, projenin büyüklüğü ve Türk doğal taş sektörü için sunduğu yüksek tedarik potansiyeli değerlendirildi.” dedi.</p>

<p><strong>Özbekistan pazarındaki ürün talepleri yerinde incelendi</strong><br />
Özbekistan’da doğal taşların satış ve sergileme noktalarının da ziyaret edildiğini belirten EMİB Başkanı İbrahim Alimoğlu, bu ziyaretlerde bölgedeki taş çeşitliliği, ürün tercihleri, pazar eğilimleri ve yerel müşterilerin talepleri hakkında doğrudan bilgi edinildiğini söyledi.</p>

<p>Alimoğlu, saha temaslarının Türk doğal taş firmalarına Özbekistan pazarındaki güncel beklentileri ve proje bazında ortaya çıkan ihtiyaçları yerinde görme imkânı sunduğunu belirterek şöyle konuştu:</p>

<p>“Bölgedeki taş çeşitliliği, ürün tercihleri, pazar trendleri ve yerel müşteri talepleri hakkında bilgi aldık. Gerçekleştirilen saha temasları sayesinde Türk doğal taş firmaları, Özbekistan pazarındaki güncel ürün beklentilerini ve proje bazlı ihtiyaçları doğrudan gözlemleme fırsatı buldu.</p>

<p>Ege Maden İhracatçıları Birliğimizin 800 milyon dolar olan yıllık doğal taş ihracatını 1 milyar dolara taşırken Özbekistan pazarı itici güç olacak. EMİB olarak 2025 yılında Özbekistan’a 11 milyon dolarlık doğal taş ihraç etmişken, 2026 yılının ocak-ağustos döneminde 15 milyon dolara ulaştık. 2026 yılındaki 8 aylık performansımız Özbekistan’a ihracatta ilerleyen süreçte daha da güç kazanacağımıza inancımızı artırdı.”</p>

<p><strong>Ticaret heyetleriyle yeni pazarlar hedefleniyor</strong><br />
Ege Maden İhracatçıları Birliği’nin Özbekistan Ticaret Heyeti kapsamında gerçekleştirilen B2B programına katılarak destek veren Taşkent Ticaret Başmüşaviri Suavi Önal’a katkılarından dolayı teşekkür eden İbrahim Alimoğlu, EMİB’in 2026 yılı içerisindeki sektörel ticaret heyeti çalışmalarının devam edeceğini belirtti.</p>

<p>Alimoğlu, yılın kalan bölümünde ekim ayında Fas’a, kasım ayında ise İspanya’ya sektörel ticaret heyetleri düzenleyeceklerini açıkladı. Bu faaliyetlerle 2026 yılının pazarlama çalışmalarının tamamlanacağını belirten Alimoğlu, 2027 yılına yönelik pazarlama faaliyetlerine de yoğunlaşacaklarını sözlerine ekledi.</p>

<section></section></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/turk-dogal-taslari-orta-asyanin-vitrini-yeni-taskente-deger-katacak</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 12:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1789623718-whats-app-image-2026-09-09-at-091005.jpeg" type="image/jpeg" length="28779"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adnan Dalgakıran, İSO başkan adaylığını açıkladı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/adnan-dalgakiran-iso-baskan-adayligini-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/adnan-dalgakiran-iso-baskan-adayligini-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="ltr"><strong>İş dünyasının önde gelen sanayicileri, çok sayıda dernek ve ihracatçı birliği başkanı ile İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclis üyelerinin de aralarında bulunduğu 150’den fazla kişinin katıldığı toplantıda konuşan Adnan Dalgakıran, İSO Yönetim Kurulu Başkanlığı’na adaylığını açıkladı. Dalgakıran, yeni döneme ilişkin vizyonunu ve yol haritasını da kamuoyuyla paylaştı.</strong></p>

<p dir="ltr">Dünya ticaretinden teknolojiye, enerjiden finansmana kadar sanayinin rekabet koşullarının önemli ölçüde değiştiğine dikkat çeken Dalgakıran, İSO’nun yalnızca sorunlar ortaya çıktıktan sonra gündem oluşturan bir kurum olmaktan çıkarılması gerektiğini söyledi. Dalgakıran, riskleri ve fırsatları önceden tespit eden, çözüm geliştiren ve çalışmalarını ortaya koyduğu somut sonuçlarla ölçen bir İSO hedeflediklerini belirtti.</p>

<p dir="ltr">Dalgakıran, yeni dönem programının “Birlik, Akıl, Rekabet, Dönüşüm, Pazar, Finansman, Etki ve Güç” olmak üzere sekiz temel başlık üzerine kurulduğunu açıkladı. İSO’yu yeniden sanayicinin en güçlü kurumu haline getirmek için aday olduklarını ifade eden Dalgakıran, yeni dönemde başarının söylemlerle değil, sanayici için ortaya konulacak somut sonuçlarla ölçüleceğini vurguladı.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Sanayinin değişen koşullarına dikkat çekti</strong></h3>

<p dir="ltr">İSO Yönetim Kurulu Başkan Adayı Adnan Dalgakıran, geniş katılımlı toplantıda yeni dönem vizyonunu ve hedeflerini anlattı. Türkiye sanayisinin yüksek maliyetler, finansmana erişimde yaşanan zorluklar, daralan talep ve atıl kapasite gibi sorunlarla mücadele ettiğini belirten Dalgakıran, aynı zamanda teknoloji, yapay zekâ, yeşil dönüşüm ve küresel ticarette yaşanan değişimlerin de sanayinin geleceğini yeniden şekillendirdiğini söyledi.</p>

<p dir="ltr">Bu tablo karşısında İSO’nun rolünün de değişen koşullara göre yeniden ele alınması gerektiğini ifade eden Dalgakıran, sanayicilikte yalnızca üretim yapmanın artık yeterli olmadığını kaydetti.</p>

<p dir="ltr">Satıştan finansmana, kârlılıktan kapasite kullanımına, rekabetten pazarlamaya kadar birçok alanın birbiriyle bağlantılı olduğuna dikkat çeken Dalgakıran, bu sorunların yeni bir anlayışla ele alınması gerektiğini belirtti. Dalgakıran, yeni dönemde sanayi açısından belirleyici unsurun yalnızca “ne üretildiği” olmayacağını; nasıl üretildiği, nasıl rekabet edildiği ve ürünlerin doğru pazarlara nasıl ulaştırıldığı konularının da kritik hale geleceğini söyledi.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>“İSO’yu yeniden sanayicinin en güçlü kurumu yapmak için adayız”</strong></h3>

<p dir="ltr">Dünyada teknoloji, ticaret, enerji ve rekabet alanlarında kuralların yeniden şekillendiğini belirten Dalgakıran, İSO’nun bu dönüşümü yalnızca takip eden değil, sanayicisini söz konusu değişimlere önceden hazırlayan bir kurum olması gerektiğini ifade etti.</p>

<p dir="ltr">Dalgakıran, “İSO’yu yeniden sanayicinin en güçlü kurumu yapmak için adayız. Sanayicimizin bugün yaşadığı sorunları biliyoruz. Satış zayıfladığında üretim yavaşlıyor, finansman pahalılaştığında yatırım duruyor, maliyet-fiyat dengesi bozulduğunda kârlılık kayboluyor, atıl kapasite sermayeyi eritiyor. Artan maliyetler rekabet gücümüzü zayıflatırken doğru anlatılmayan ve doğru müşteriye ulaşmayan ürün değerini kaybediyor. Bu tablo bize yeni dönemde İSO’nun yalnızca bugünün sorunlarına değil, yarının koşullarına da hazırlanması gerektiğini gösteriyor.” dedi.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Sorunlar ortaya çıkmadan harekete geçen İSO hedefi</strong></h3>

<p dir="ltr">Yeni dönem vizyonlarının temelinde “önceden gören ve harekete geçen İSO” anlayışının bulunduğunu belirten Dalgakıran, Oda’nın gücünün yalnızca sahip olduğu kurumsal yapı ile değil, üyeleriyle kurduğu ilişki ve ortaya koyduğu sonuçlarla değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p dir="ltr">Dalgakıran, “Biz sorun oluştuktan sonra konuşan değil, sorun oluşmadan gören ve önlem alan bir İSO hedefliyoruz. Her sorunu çözüm masasına taşıyan, veriyle sanayicinin gelecekteki kararlarına yön veren, sanayicinin her konusunu Ankara’da takip eden, dünyadaki riskleri ve fırsatları tam zamanında üyesine aktaran bir yapı kuracağız. İSO, sanayicinin yol arkadaşı ve çözüm ortağı olacak.” diye konuştu.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>“Seçim bitecek, birlik başlayacak”</strong></h3>

<p dir="ltr">Dalgakıran’ın açıkladığı programın ilk başlığı “Birlik” oldu. Seçim döneminde yaşanan farklılıkların seçim sonrasında geride bırakılması gerektiğini ifade eden Dalgakıran, İSO yönetimi, meclisi ve üyeleri arasındaki iletişim ve etkileşimi güçlendireceklerini belirtti.</p>

<p dir="ltr">“Seçimde rakip olabiliriz; üretimde hepimiz aynı taraftayız” diyen Dalgakıran, yeni dönemde daha fazla iletişim, istişare ve ortak akıl anlayışıyla hareket edeceklerini söyledi.</p>

<p dir="ltr">Karar alma süreçlerinin meclis, meslek komiteleri, sektör temsilcileri ve üyelerin katılımıyla oluşturulacağını belirten Dalgakıran, “Farklı görüşleri üretim ortak paydasında buluşturacağız. Kararlarımızı güncel veri, uluslararası kıyaslar ve sahadan gelen bilgiyle alacağız. Her soruna bir sorumlu ve takvim belirleyecek, sonucu düzenli olarak takip edeceğiz. İSO’da ortak aklı gerçek anlamda karar mekanizmasının merkezine taşıyacağız.” ifadelerini kullandı.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Türkiye’nin yeni sanayi aklı için “Sanayi Radarı”</strong></h3>

<p dir="ltr">Yeni dönem programının ikinci temel başlığının “Akıl” olduğunu açıklayan Dalgakıran, dünyayı sürekli izleyen, veriye dayanan ve geleceğe ilişkin öngörü geliştiren yeni bir sanayi aklı oluşturmayı amaçladıklarını söyledi.</p>

<p dir="ltr">Bu kapsamda uluslararası iş birlikleriyle “Sanayi Strateji ve Rekabetçilik Merkezi” kurulmasının planlandığını açıklayan Dalgakıran, dünyadaki teknolojik ve ekonomik dönüşümü sürekli takip edecek “Sanayi Radarı” projesini de hayata geçireceklerini belirtti.</p>

<p dir="ltr">Dalgakıran, “Silikon Vadisi’nden Shenzhen’a, Seul’den Avrupa’ya kadar dünyada sanayiyi değiştiren gelişmeleri 7 gün 24 saat izleyecek ve sanayicimize taşıyacağız. Sanayicimiz bir gelişmeyi rakibinden sonra değil, mümkün olduğunca önce görecek. İSO yalnızca bugünü değerlendiren değil, geleceği okuyarak üyesini hazırlayan bir kurum olacak.” dedi.</p>

<p dir="ltr">Program kapsamında Türkiye’nin sanayi kapasitesinin ve makine parkının haritasının çıkarılmasının da hedeflendiğini belirten Dalgakıran, mevcut atıl kapasitenin değerlendirilmesi ve ihtiyaç olmayan alanlarda gereksiz kapasite oluşmasının önüne geçilmesi için çalışmalar yapılacağını söyledi.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Rekabetin yeni kuralları İSO’nun gündeminde olacak</strong></h3>

<p dir="ltr">Dalgakıran’ın programında geniş yer verdiği başlıklardan biri de sanayicinin rekabet gücünün artırılması oldu.</p>

<p dir="ltr">“Sanayi Benchmark ve Rekabetçilik Platformu” ile rekabetin değişen unsurlarını ölçmeyi hedeflediklerini belirten Dalgakıran, kaliteli üretimin ve adil rekabet ortamının korunması için piyasa gözetimi ve denetimi ile test laboratuvarlarının güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p dir="ltr">Küresel ticarette giderek artan korumacılığa ve Çin kaynaklı rekabet baskısına da değinen Dalgakıran, dünya ticaretinin kurallarının hızlı biçimde değiştiğini söyledi.</p>

<p dir="ltr">Dalgakıran, “Dünya ticaretinin kuralları hızla değişiyor. Çin baskısı ve yeni ticaret düzenine karşı politikalar üretmek zorundayız. Ticaret politikası araçlarının sanayicinin lehine kullanılması ve Türk sanayisinin korumacı dalgaya hazırlıklı olması için çalışacağız.” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 dir="ltr"><strong>“Yapay zekâyı fabrikanın verimlilik aracına dönüştüreceğiz”</strong></h3>

<p dir="ltr">Yeni dönem programında teknolojik ve yeşil dönüşümü ayrı bir stratejik başlık olarak ele aldıklarını belirten Dalgakıran, yapay zekânın sanayi açısından yalnızca teorik bir tartışma olmaktan çıkarılması gerektiğini söyledi.</p>

<p dir="ltr">Yapay zekânın doğrudan verimlilik sağlayan bir araç haline getirilmesini hedeflediklerini belirten Dalgakıran, “Yapay zekâyı fabrikanın verimlilik aracına dönüştüreceğiz.” dedi.</p>

<p dir="ltr">Teknolojinin üretim planlama, kalite kontrol, bakım, enerji yönetimi, tedarik ve satış süreçlerinde somut kazanımlar sağlamasına odaklanacaklarını ifade eden Dalgakıran, yeşil dönüşümün de yalnızca yerine getirilmesi gereken bir yükümlülük olarak görülmemesi gerektiğini belirtti.</p>

<p dir="ltr">Dalgakıran, yeşil dönüşümü rekabet avantajına dönüştürmeyi amaçladıklarını belirterek enerji verimliliği, karbon yönetimi, temiz üretim ve yeşil finansman alanlarında sanayicinin desteklenmesi için çalışmalar yapılacağını kaydetti.</p>

<p dir="ltr">Nitelikli insan kaynağı konusuna da değinen Dalgakıran, mavi yakalı çalışanlardan teknisyenlere, mühendislerden veri uzmanlarına ve yöneticilere kadar sanayinin ihtiyaç duyduğu insan kaynağının yetiştirilmesi amacıyla eğitim ile istihdam arasındaki bağın yeniden kurulacağı programların hazırlanacağını söyledi.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Markalaşma ve yerinde üretim için yeni yaklaşım</strong></h3>

<p dir="ltr">Programın “Pazar” başlığında ise sanayicilere yeni müşteriler, yeni pazarlar ve yeni büyüme alanları kazandırılması hedefleniyor.</p>

<p dir="ltr">Türkiye’nin Avrupa, Orta Doğu, Afrika, Kafkasya ve Orta Asya’nın kesişim noktasındaki konumunun sanayi açısından çok daha etkin değerlendirilmesi gerektiğini belirten Dalgakıran, bu stratejik konumun güvenilir üretim, yakın tedarik ve bölgesel ortaklıklarla ekonomik değere dönüştürülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p dir="ltr">Dalgakıran, “Jeostratejik konumumuzu siparişe ve yatırıma dönüştüreceğiz. Sanayicimizin yalnızca Türkiye’den ihracat yapmasına değil, dünyada büyümesine de yol açacağız. Markalaşma, şirket satın alma, yerinde üretim ve dağıtım ağlarını Türk tedarikçisine açacak bir yaklaşım geliştireceğiz.” diye konuştu.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Sanayici için “Finansman ve Turnaround Masası”</strong></h3>

<p dir="ltr">Finansmana erişimin sanayicinin karşı karşıya bulunduğu en önemli sorunlardan biri olduğunu belirten Dalgakıran, yeni dönemde İSO bünyesinde “Sanayi Finansmanı ve Turnaround Masası” oluşturulmasını planladıklarını açıkladı.</p>

<p dir="ltr">Uluslararası bankalar, ihracat kredi kuruluşları, kalkınma finansmanı kurumları ve yatırım fonları ile sanayiciler arasındaki bağlantının daha güçlü hale getirileceğini belirten Dalgakıran, finansman konusunda sanayicinin yalnız bırakılmayacağını söyledi.</p>

<p dir="ltr">Dalgakıran, “Sanayicimizi finansman konusunda yalnız bırakmayacağız. Türkiye’deki imkânlarla sınırlı kalmayacağız; dünyadaki finansman fırsatlarına erişim konusunda da sanayicimize yol göstereceğiz.” ifadelerini kullandı.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>“Ankara’da sanayicinin sorununu sonuca kadar takip edeceğiz”</strong></h3>

<p dir="ltr">İSO’nun kamu kurumlarıyla ilişkilerinde daha sonuç odaklı bir çalışma modeli oluşturmayı hedeflediklerini belirten Dalgakıran, yeni nesil sanayi planlaması konusunda kamu ile uçtan uca birlikte çalışılması gerektiğini söyledi.</p>

<p dir="ltr">Bu doğrultuda “İSO Ankara Sanayi Destek ve Kamu İlişkileri” yapılanmasının oluşturulacağını açıklayan Dalgakıran, sanayicinin sorunlarının Ankara’da yalnızca ilgili kurumlara iletilmesinin yeterli olmadığını, bu konuların sonuç alıncaya kadar takip edilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p dir="ltr">Dalgakıran, “Doğru projeler ve doğru önerilerle karar masalarındaki yerimizi güçlendireceğiz. Ankara’da sanayicinin sorununu sonuca kadar takip edeceğiz. Üretimi ve yatırımı ekonomi gündeminin merkezine taşıyacağız. Sanayinin milli gelirden aldığı payın artması ve yatırımların hızlanması için güçlü bir gündem oluşturacağız.” dedi.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>“İSO, Türk sanayisinin ortak evi olacak”</strong></h3>

<p dir="ltr">Yeni dönem vizyonunun “Güç” başlığında ise İSO’nun sanayicilerin sahip olduğu bilgi birikimini, sözünü ve itibarını güçlendiren ortak bir platform haline getirilmesi hedefleniyor.</p>

<p dir="ltr">Dalgakıran, federasyonların, konfederasyonların, sektörel derneklerin ve düşünce kuruluşlarının İSO çatısı altında daha güçlü şekilde bir araya gelmesini amaçladıklarını söyledi.</p>

<p dir="ltr">Bu doğrultuda “Yüksek İstişare Konseyi” kurulacağını açıklayan Dalgakıran, söz konusu yapı aracılığıyla sanayi tecrübesi, kamu birikimi ve yeni neslin aynı platformda buluşturulmasının hedeflendiğini belirtti.</p>

<p dir="ltr">Dalgakıran, “İSO, Türk sanayisinin ortak evi olacak. Sanayicimizin yıllar içinde oluşturduğu büyük bir bilgi ve tecrübe birikimi var. Bu birikimi yeni neslin dinamizmiyle ve kamunun tecrübesiyle aynı masada buluşturmak istiyoruz. Çünkü Türkiye’nin sanayide yeni bir sıçrama yapabilmesi ancak ortak akılla mümkün.” ifadelerini kullandı.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Birleştiren ve dinleyen bir İSO hedefleniyor</strong></h3>

<p dir="ltr">Açıkladıkları vizyonun yalnızca bir hedefler listesinden ibaret olmadığını belirten Dalgakıran, yeni dönemde performansın ölçülebilir sonuçlar üzerinden değerlendirileceğini söyledi.</p>

<p dir="ltr">Her hedef için bir sorumlu ve takvim belirleneceğini ifade eden Dalgakıran, ortaya çıkacak sonuçların da ölçülebilir çıktılar üzerinden takip edileceğini ve üyelerle düzenli olarak paylaşılacağını kaydetti.</p>

<p dir="ltr">Dalgakıran, “Her hedefin bir sorumlusu, bir takvimi ve ölçülebilir çıktısı olacak. Sonuçları üyelerimizle düzenli olarak paylaşacağız. Başarımızı ne kadar konuştuğumuzla değil, sanayicimiz için ne kadar sonuç ürettiğimizle ölçeceğiz.” dedi.</p>

<p dir="ltr">Nasıl bir İSO hedeflediklerini de anlatan Dalgakıran; birleştiren, dinleyen, veriye dayalı karar alan, dünyayı takip eden, sanayicisinin yanında duran, kamu ile çözüm üreten, gençleri yeniden üretime çeken ve sanayi politikalarına yön veren bir Oda anlayışı ortaya koyduklarını ifade etti.</p>

<p dir="ltr">Dalgakıran konuşmasını şu sözlerle tamamladı:</p>

<p dir="ltr">“Bu hedefleri birlikte yazdık. İSO’nun gerçek gücü binasında ya da makamlarında değil; sanayicisinin tecrübesinde, üretme iradesinde ve ortak aklındadır. Yeni dönemde bu gücü yeniden harekete geçirmek istiyoruz. Birleştiren, dinleyen, dünyayı takip eden, veriye dayalı karar alan, sanayicisinin yanında duran ve çözüm üreten bir İSO için yola çıkıyoruz. En büyük gücümüz sanayicimizin tecrübesi, ortak aklı ve birlikteliği olacaktır.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/adnan-dalgakiran-iso-baskan-adayligini-acikladi</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 12:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/adnan-dalgakiran.jpeg" type="image/jpeg" length="93574"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[IBIA Başkanı Osman Güler, "Yatak sektörünü dünyada ikinci ülke konumuna getirdik"]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ibia-baskani-osman-guler-yatak-sektoru-dunyada-ikinci-ulke-konumuna-getirdik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ibia-baskani-osman-guler-yatak-sektoru-dunyada-ikinci-ulke-konumuna-getirdik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Avrasya’nın en büyük, dünyanın ise ikinci büyük yatak yan sanayi fuarı olarak düzenlenen IBIA EXPO, 16-19 Eylül 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde sektör profesyonellerini buluşturuyor. 100’ün üzerinde markanın yer aldığı fuar, 90’dan fazla ülkeden uluslararası alıcıları İstanbul’da ağırlıyor. IBIA Derneği Başkanı Osman Güler, Türkiye’nin yatak yan sanayisinde kısa sürede önemli bir üretim ve ihracat gücüne ulaştığını belirterek, fuarın sektörün küresel ölçekte tanınmasına önemli katkı sağladığını söyledi.</strong></p>

<p>Yatak sektörüne hammadde, makine, teknoloji ve komponent sağlayan firmaları bir araya getiren IBIA EXPO, beşinci kez İstanbul’da düzenleniyor. İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilen organizasyon, 19 Eylül’e kadar sektör temsilcileri ve uluslararası alıcılarla buluşmaya devam edecek.</p>

<p>Fuarın kuruluş sürecinin sektörün kendi içindeki ihtiyaçlardan doğduğunu belirten IBIA Başkanı Osman Güler, yatak yan sanayisinde faaliyet gösteren Türk firmalarının uzun yıllar boyunca önemli bir üretim kapasitesine sahip olmasına rağmen sektörü ortak bir çatı altında buluşturacak bir yapının bulunmadığını söyledi.</p>

<p><strong>"Bizi bir araya getirecek bir oluşum yoktu"</strong><br />
Derneğin kuruluş fikrinin yaklaşık yedi-sekiz yıl önce şekillenmeye başladığını anlatan Güler, Rusya'da katıldıkları bir mobilya fuarında sektör temsilcileriyle yaptıkları görüşmelerin bu sürecin başlangıcı olduğunu belirtti. Güler, "Biz bütün dünyada yatak sektörüne hammadde ve teknoloji sağlayan firmalar olarak gerçekten iyi bir konumdaydık. Ancak bizi bir araya getirecek bir oluşum yoktu." dedi.</p>

<p>Rusya'daki fuarda Türkiye'nin önde gelen firmalarının sahipleri ve yöneticileriyle bir araya geldiklerini aktaran Güler, "Rusya'da bir mobilya fuarında Türkiye'nin önde gelen firmalarının sahipleri ve yöneticileriyle bir araya geldik. 'Biz bunu bir dernek haline getirirsek bu organizasyonu daha doğru yaparız' diye düşündük." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Dernekle birlikte uluslararası bir fuar düzenlemenin temel hedeflerden biri olduğunu belirten Güler, "Dernekle birlikte bir fuar organizasyonu yapmak da ana amaçlarımızdan biriydi. Beş yıl önce fuarın ilkini yaptık ve bunun neticelerini gördük." diye konuştu.</p>

<p><strong>"Sektörü dünyada ikinci ülke konumuna getirdik"</strong><br />
IBIA EXPO'nun kısa sürede uluslararası bir buluşma noktasına dönüştüğünü belirten Güler, her yıl yaklaşık 80-100 ülkeden ziyaretçi ağırladıklarını söyledi. Güler, "Kısa sürede bu sektörü dünyada yedinci-sekizinci sıralardan, Çin'den sonra ikinci ülke konumuna getirdik." dedi.</p>

<p>irSektörün ihracatının yaklaşık 1 milyar dolar seviyesinden 3 milyar dolara yükseldiğini belirten Güler, yatak yan sanayisinin Türkiye'nin toplam ihracatındaki payına da dikkat çekti. "Bu sektörün Türkiye'nin toplam ihracatının neredeyse yüzde 1'ini gerçekleştirdiğini söyleyebiliz. Sektör olarak çok bilinmeyen bir sektörüz ama gerçekler var. Bunu da bu fuar sayesinde yaptık diyebiliriz." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Fuar sektör içinde sinerji oluşturdu<br />
IBIA EXPO'nun yalnızca uluslararası alıcılarla Türk firmalarını buluşturan bir ticaret platformu olmadığını belirten Güler, organizasyonun aynı zamanda sektör içindeki iş birliğini de güçlendirdiğini söyledi.</p>

<p>Güler, "Bu fuar bir vesile oldu. Bir taraftan bütün sektöre çalışan firmalar olarak aramızda sinerji yaratarak bir araya geldik. Diğer taraftan organize ettiğimiz bu fuar sayesinde geniş bir çevreye ve geniş bir coğrafi bölgeye ulaşmış olduk." dedi.</p>

<p>Beşinci fuarın ardından organizasyonun periyodunda değişikliğe gidileceğini açıklayan Güler, bundan sonraki süreçte IBIA EXPO'nun iki yılda bir düzenlenmesinin planlandığını söyledi.</p>

<p><strong>IBIA EXPO iki yılda bir düzenlenecek</strong><br />
Sektörel fuarların büyük bölümünün artık iki yılda bir düzenlendiğine dikkat çeken Güler, IBIA EXPO'nun ilk beş yılında her yıl gerçekleştirilmesinin bilinilirliği artırmak açısından önemli olduğunu ifade etti. "Bütün dünyada sektörel fuarlar neredeyse iki yılda bir yapılmaya başladı. Biz önce beş yıl boyunca fuarı her yıl yaparak biraz daha vurgulamak ve fuarın tanınmasını sağlamak istedik." diyen Güler, bundan sonraki dönem için yeni bir model belirlediklerini söyledi.</p>

<p>Almanya'da iki yılda bir düzenlenen Interzum Fuarı'nı örnek gösteren Güler, "Almanya'da iki yılda bir Interzum Fuarı düzenleniyor. Biz de IBIA'yı Interzum Fuarı'nın olmadığı yıllarda yapalım diye karar verdik. Bundan sonra iki yılda bir gerçekleştirmeyi kararlaştırdık." ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Ekonomik koşullara rağmen fuar devam ediyor</strong><br />
Küresel ekonomik koşulların sektörel fuarları da etkilediğini belirten Güler, IBIA EXPO'da katılımın geçen yıla göre gerilemesine rağmen organizasyonu iptal etmediklerini söyledi.</p>

<p>"Talepte azalma yok ancak biliyorsunuz, bütün dünyadaki ekonomik krizin neticesinde birçok firma giderlerini zor karşılıyor. Hatta birçok sektörel fuar iptal oldu." diyen Güler, Dubai'de düzenlenmesi planlanan benzer bir organizasyonun iptal edildiğini örnek gösterdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Buna karşın IBIA EXPO'nun gerçekleştirildiğini belirten Güler, "Biz iptal etmedik." dedi. Geçen yılki katılımın yaklaşık yüzde 75'i seviyesinde bir katılım beklediklerini ifade eden Güler, mevcut ekonomik şartlar göz önünde bulundurulduğunda bu seviyeyi olumlu değerlendirdiklerini söyledi.</p>

<p>Güler, "Geçen senenin katılım rakamlarına bakarsak yaklaşık yüzde 75 oranında bir katılım var. Böyle bir dönemde, ekonomik kriz sürecinde bunun gayet normal olduğunu düşünüyoruz." ifadelerini kullandı. Fuar alanının büyüklüğüne ilişkin de bilgi veren Güler, geçen yıl yaklaşık 10 bin metrekarelik alanda gerçekleştirilen organizasyonun bu yıl 7 bin metrekarenin üzerinde bir alanda düzenlendiğini belirtti.</p>

<p><strong>Ziyaretçi çalışmaları bir yılı aşkın süredir devam ediyor</strong><br />
IBIA EXPO'nun uluslararası ziyaretçi profilini güçlendirmek amacıyla kapsamlı bir çalışma yürüttüklerini belirten Güler, yıl boyunca dünyanın farklı bölgelerindeki sektörel fuarlara katıldıklarını söyledi.</p>

<p>Güler, "Biz sektörde yıl içerisinde düzenlenen fuarların tamamına neredeyse katıldık. Brezilya'dan Amerika'ya, Hindistan'dan Çin'e kadar bütün fuarlara katıldık ve bu fuarlarda ziyaretçi çalışmalarımızı gerçekleştirdik." dedi.</p>

<p>Ziyaretçi çalışmalarının yalnızca fuar katılımlarıyla sınırlı kalmadığını belirten Güler, farklı ülkelerdeki yatak üreticileri dernekleriyle de doğrudan iş birliği yaptıklarını söyledi. "Amerika, Polonya, Fransa, Brezilya, Almanya ve birçok ülkedeki yatak üreticileri dernekleriyle birebir çalışarak, onların vasıtasıyla üreticilere ulaştık ve onları fuarımıza davet ettik." ifadelerini kullanan Güler, bu çalışmaların uluslararası ziyaretçi sayısına katkı sağlamasını beklediklerini belirtti.</p>

<p><strong>"Bu dönem için gayet iyi sayılır"</strong><br />
Fuardaki ziyaretçi trafiğine ilişkin ilk değerlendirmesini de paylaşan Güler, ekonomik koşullar nedeniyle çok yüksek beklenti oluşturmadıklarını ancak mevcut tablonun olumsuz olmadığını söyledi. Güler, "Katılımın bu döneme göre fena olmayacağını düşünüyorum. Bugün de baktığımda kötü değil. Çok parlak değil ama kötü de değil. Hatta bu dönem için gayet iyi bile sayılabilir." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>16-19 Eylül 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi'nde gerçekleştirilen IBIA EXPO'nun, Türkiye'nin yatak yan sanayisindeki üretim ve ihracat kapasitesinin uluslararası pazarlara tanıtılmasına ve sektör firmaları arasında yeni ticari bağlantılar kurulmasına katkı sağlaması hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>RÖPORTAJLAR</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ibia-baskani-osman-guler-yatak-sektoru-dunyada-ikinci-ulke-konumuna-getirdik</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 20:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/m-r-z09493.JPG" type="image/jpeg" length="22447"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bifaş Fuarcılık Başkanı Ümit Vural, "90'dan fazla ülkeden alıcılar IBIA EXPO'da"]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/bifas-fuarcilik-baskani-umit-vural-90dan-fazla-ulkeden-alicilar-ibia-expoda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/bifas-fuarcilik-baskani-umit-vural-90dan-fazla-ulkeden-alicilar-ibia-expoda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="ltr"><strong>Avrasya’nın en büyük, dünyanın ise ikinci büyük yatak yan sanayi fuarı olarak düzenlenen IBIA EXPO, 16-19 Eylül 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde sektör profesyonellerini ağırlıyor. 100’ün üzerinde lider markanın yer aldığı fuar, 90’dan fazla ülkeden binlerce uluslararası alıcıyı İstanbul’da buluşturuyor. BİFAŞ Fuarcılık Başkanı Ümit Vural, fuara yönelik ilginin yüksek olduğunu belirterek, Türkiye’nin yatak üretiminde makineden komponentlere kadar anahtar teslim üretim kapasitesine ulaştığını söyledi.</strong></p>

<p dir="ltr">Yatak sektörünün üretim teknolojileri, makine, hammadde ve yan sanayi alanındaki önemli organizasyonlarından IBIA EXPO, beşinci kez kapılarını açtı. İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen fuar, 19 Eylül’e kadar dünyanın farklı bölgelerinden sektör temsilcilerini ve profesyonel alıcıları bir araya getirecek.</p>

<p dir="ltr">Bu yıl 100’ün üzerinde markanın katıldığı IBIA EXPO’da yatak üretimine yönelik makine ve ekipmanlardan kumaş ve komponentlere, paketleme sistemlerinden test ekipmanlarına kadar geniş bir ürün grubu sergileniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">BİFAŞ Fuarcılık Başkanı Ümit Vural, fuarın beşinci kez düzenlenmesinden duydukları memnuniyeti dile getirerek katılımcıların fuara kapsamlı hazırlık yaptığını söyledi. Vural, "Bugün beşinci kez katılımcılarımız ve ziyaretçilerimizle buluştuk. Fuarımıza çok ciddi ilgi gösterildi. Bu sene çok ciddi firmalarımız hazırlık yaptılar." dedi.</p>

<p dir="ltr">Fuarın makine üreticileri açısından da önemli bir ticari platform sunduğunu belirten Vural, Türkiye'nin yatak üretim ekosisteminin geniş bir ürün yelpazesine sahip olduğunu ifade etti. "Her zaman olduğu gibi yine burada makine firmalarımız yer alıyor. Orta ölçekli makine üretim tesisleri kurabilecek şekilde hazırlık yapmışlardı." diyen Vural, fuarda yatak üretiminin farklı aşamalarına yönelik ürün ve teknolojilerin sergilendiğini söyledi.</p>

<p dir="ltr">Vural, "İğneden ipliğe, kumaştan tüm komponentlere, paketleme ve test ekipmanlarına kadar tüm ürünleri burada sergileme imkânı oldu firmalarımızın." ifadelerini kullandı.</p>

<p dir="ltr"><strong>90’dan fazla ülkeden alıcı İstanbul’da</strong></p>

<p dir="ltr">IBIA EXPO’nun yalnızca Türkiye'deki sektör temsilcilerini değil, dünyanın farklı bölgelerinden profesyonel alıcıları da İstanbul'da buluşturduğunu belirten Vural, uluslararası ziyaretçi çalışmalarının uzun süredir devam ettiğini söyledi.</p>

<p dir="ltr">Fuarın 19 Eylül'e kadar açık olacağını belirten Vural, "Dünyanın her yerinden ziyaretçi ağırlıyoruz. Çeşitli alım heyetleriyle ve uluslararası derneklerle iş birliğimiz bu yıl da devam etti." dedi. Bölgedeki ekonomik ve jeopolitik sorunlara rağmen farklı ülkelerden ziyaretçi ilgisinin sürdüğünü belirten Vural, "Coğrafyamızda ve komşu ülkelerimizde yaşanan sıkıntılara rağmen bu ülkelerden de ziyaretçi bekliyoruz ve şu an için kayıtlarımız gayet iyi gidiyor." diye konuştu.</p>

<p dir="ltr"><strong>Yerli üretim fuarda ağırlıkta</strong></p>

<p dir="ltr">IBIA EXPO'da yerli katılımcıların yabancı katılımcılara kıyasla daha yüksek oranda olduğunu belirten Vural, Uzak Doğu ve Avrupa'dan da firmaların fuarda yer aldığını söyledi. Vural, Türkiye'nin yatak üretim teknolojilerindeki kapasitesine dikkat çekerek, sektörün anahtar teslim üretim tesisleri kurabilecek seviyeye ulaştığını belirtti.</p>

<p dir="ltr">"Bu sektör, anahtar teslimi yatak üretim tesisi yapabilecek bir kapasiteye sahip. Kendi ürünlerimizi, kendi üretim tesislerimizi ve kendi makinelerimizi üretebiliyoruz." ifadelerini kullanan Vural, Türkiye'deki üretim kabiliyetinin fuardaki katılımcı profiline de yansıdığını söyledi.</p>

<p dir="ltr"><strong>Brezilya ve Afrika pazarlarına özel çalışma</strong></p>

<p dir="ltr">Fuarın uluslararası ziyaretçi profilini geliştirmek amacıyla yaklaşık 1,5 yıldır kapsamlı bir çalışma yürüttüklerini belirten Vural, özellikle Brezilya ve Afrika pazarlarına odaklandıklarını söyledi. Bu kapsamda farklı ülkelerde gerçekleştirilen sektörel fuarlara katıldıklarını ve B2B görüşmeleri yaptıklarını belirten Vural, uluslararası kurumlarla kurulan iş birliklerinin de ziyaretçi çalışmalarına katkı sağladığını ifade etti. Vural, "Özellikle Brezilya ve Afrika tarafında B2B görüşmeler yaptık. Oradaki fuarlarda yer aldık." dedi.</p>

<p dir="ltr">Yürütülen çalışmalar kapsamında ticaret odaları, sektör birlikleri ve konsolosluklarla da temas kurulduğunu belirten Vural, "Oradaki dernekler, birlikler, ticaret odaları ve konsolosluklarla iş birliği yaptık. Onların ülkemizdeki bu büyük buluşmaya gelmelerini sağladık." ifadelerini kullandı.</p>

<p dir="ltr"><strong>"Yatak üretmek isteyen herkes A'dan Z'ye her şeyi bulabilir"</strong></p>

<p dir="ltr">IBIA EXPO'nun yatak sektörüne girmek isteyen girişimciler ve üreticiler açısından kapsamlı bir tedarik ve teknoloji platformu sunduğunu belirten Vural, fuarın üretim zincirinin tamamını kapsadığını söyledi.</p>

<p dir="ltr">Vural, fuarın sektöre sunduğu imkanları şöyle değerlendirdi: "Fuarımız, yatak sektörüne girmek veya yatak üretmek isteyen herkesin A'dan Z'ye tüm ürünleri bulabileceği, üretim yapabileceği en iyi ve en uygun şartlarla en gelişmiş teknolojilere ulaşabileceği bir fuar."</p>

<p dir="ltr"><strong>IBIA EXPO iki yılda bir düzenlenecek</strong></p>

<p dir="ltr">IBIA EXPO'nun gelecek dönem organizasyon planına ilişkin de bilgi veren Vural, IBIA Derneği çatısı altında fuarın iki yılda bir düzenlenmesi yönünde çalışmaların sürdüğünü açıkladı. Vural, "IBIA Fuarı'nı 2028'de iki yılda bir yapmak üzere, IBIA Derneği olarak yolumuza devam ediyoruz." dedi.</p>

<p dir="ltr">16 Eylül'de başlayan IBIA EXPO, 19 Eylül 2026'ya kadar İstanbul Fuar Merkezi'nde ziyaretçilerini ağırlamayı sürdürecek. Fuarın, Türkiye'nin yatak yan sanayisindeki üretim gücünü uluslararası alıcılara tanıtması ve yeni ticari bağlantıların kurulmasına katkı sağlaması hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>RÖPORTAJLAR</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/bifas-fuarcilik-baskani-umit-vural-90dan-fazla-ulkeden-alicilar-ibia-expoda</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 20:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/m-r-z09505.JPG" type="image/jpeg" length="63017"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[METALEXPO 2026 İstanbul’da kapılarını açtı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/metalexpo-2026-istanbulda-kapilarini-acti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/metalexpo-2026-istanbulda-kapilarini-acti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Demir-çelik sektörünün önemli buluşma noktalarından METALEXPO, bugün İstanbul Fuar Merkezi’nde kapılarını açtı. 16-18 Eylül 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek fuar, sektörün yerli ve yabancı temsilcilerini İstanbul’da bir araya getiriyor.</strong></p>

<p>Avrasya bölgesinin dinamik demir, çelik ve metal teknolojileri platformlarından Metal Expo İstanbul 2026, 16-18 Eylül 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nin (İFM) 4, 5, 6 ve 7’nci salonlarında yoğun katılımla başladı.</p>

<p>Küresel pazarlarda yeşil dönüşüm, akıllı üretim teknolojileri ve sınırda karbon düzenlemelerinin ticaret ağlarını değiştirdiği bu dönemde fuar; üreticileri, tedarikçileri, teknoloji kullanıcılarını bir araya getiriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Demir-çelik endüstrisi ile sektörel kurumların desteğiyle büyümeyi sürdüren Metal Expo İstanbul, dünyanın farklı bölgelerinden binlerce sektörel alıcı ve karar vericiye ev sahipliği yapıyor.</p>

<p><strong>Sektör temsilcileri İstanbul’da buluştu</strong></p>

<p>METALEXPO İstanbul 2026, Türkiye’den ve farklı ülkelerden katılımcılara ürünlerini, üretim teknolojilerini ve hizmetlerini tanıtma olanağı sağlıyor. Üç gün sürecek fuarda yeni iş bağlantıları, tedarik olanakları ve uluslararası iş birlikleri ele alınacak.</p>

<p>Konferans ve seminer programında demir-çelik sektöründeki dönüşüm, üretim teknolojileri, küresel ticaret koşulları, enerji maliyetleri, karbon düzenlemeleri ve sürdürülebilir üretim konuları görüşülecek. Türkiye’den ve yurt dışından sektör temsilcileri ile kurum ve kuruluşlar, düzenlenecek oturumlarda değerlendirmelerini paylaşacak.</p>

<p><strong>Fuar dört salonda gerçekleştiriliyor</strong></p>

<p>İstanbul Fuar Merkezi’nin 4, 5, 6 ve 7’nci salonlarında düzenlenen etkinlikte demir-çelik ürünlerinin yanı sıra üretim makineleri, ekipmanlar, otomasyon sistemleri, mühendislik çözümleri ve metal işleme teknolojileri sergileniyor.</p>

<p>SteelRadar’ın medya desteği sağladığı fuar, 18 Eylül 2026 tarihine kadar ziyaret edilebilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/metalexpo-2026-istanbulda-kapilarini-acti</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 19:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/dlkcmlkdc-1.webp" type="image/jpeg" length="29234"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SKY Fuarcılık Genel Müdürü Murat İçer, "Çelik sektörünün tüm üretim zinciri METALEXPO'da"]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/sky-fuarcilik-genel-muduru-murat-icer-celik-sektorunun-tum-uretim-zinciri-metalexpoda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/sky-fuarcilik-genel-muduru-murat-icer-celik-sektorunun-tum-uretim-zinciri-metalexpoda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="ltr"><strong>Demir-çelik sektörünün önemli buluşma noktalarından METALEXPO, 16-18 Eylül 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde sektör temsilcilerini ağırlıyor. SKY Fuarcılık Genel Müdürü Murat İçer, fuarın zorlu piyasa koşullarına rağmen yoğun ve nitelikli ziyaretçi ilgisiyle başladığını belirterek, geçen yıl 20 bin seviyesinde gerçekleşen ziyaretçi sayısının bu yıl da benzer seviyelerde olmasını beklediklerini söyledi. İçer, Türk çelik ekosisteminin Avrupa pazarına açılması amacıyla Romanya’da yeni bir fuar projesi üzerinde çalıştıklarını da açıkladı.</strong></p>

<p dir="ltr">Demir ve çelik sektörünün üreticilerini, tedarikçilerini ve ticaret profesyonellerini bir araya getiren METALEXPO, 8. kez kapılarını açtı. İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen organizasyon, 18 Eylül’e kadar sektörün yerli ve yabancı temsilcilerini ağırlayacak.</p>

<p dir="ltr">Pandemi nedeniyle bir organizasyonun gerçekleştirilemediğini belirten SKY Fuarcılık Genel Müdürü Murat İçer, son üç yıldır fuarı uluslararası nitelikte düzenlediklerini söyledi.</p>

<p dir="ltr">İçer, fuarın ilk gününe ilişkin değerlendirmesinde ziyaretçi profilinin beklentilerin üzerinde olduğunu belirterek, "Ziyaretçi yoğunluğu güzel, niteliği de çok iyi. Standlara yaptığım ziyaretlerde bunu ölçebiliyorum." dedi.</p>

<p dir="ltr"><strong>"Katılımcılar çok iyi hazırlanmış"</strong></p>

<p dir="ltr">Çelik sektöründe son yılların zorlu geçtiğine dikkat çeken İçer, firmaların fuara yaptığı hazırlığın ise dikkat çekici olduğunu ifade etti. Sektör temsilcilerinin önemli maliyetlere rağmen fuara güçlü bir şekilde hazırlandığını belirten İçer, "Böyle zor zamanlarda böyle büyük projelere imza atmak ve bu maliyetlerin altına girmek kolay değil. Çok şık stantlar yapmışlar, çok iyi hazırlanmışlar. Hepsine minnettarız." diye konuştu.</p>

<p dir="ltr">Fuara gelen ziyaretçilerin niteliğinden memnun olduklarını vurgulayan İçer, "Karşılığını da alacaklarını umuyorum. Çünkü gelen ziyaretçinin niteliği çok tatmin edici." ifadelerini kullandı.</p>

<p dir="ltr"><strong>Hedef 22 bin ziyaretçi</strong></p>

<p dir="ltr">METALEXPO'nun ziyaretçi hedeflerine de değinen İçer, geçen yıl yaklaşık 20 bin ziyaretçiye ulaştıklarını, 2026 yılında da benzer bir seviyeyi hedeflediklerini söyledi. İçer, "Geçen sene 20 bin bandında ziyaretçiye ulaşmıştık. Bu sene yeniden o seviyelerde, 22 bin civarında bir ziyaretçi sayısına ulaşacağımızı düşünüyorum." dedi.</p>

<p dir="ltr">Uluslararası ziyaretçi konusunda da istikrarlı bir tablo yakaladıklarını belirten İçer, her yıl yaklaşık 2.000 yabancı ziyaretçiyi fuarda ağırladıklarını ifade etti.</p>

<p dir="ltr">İçer, demir-çelik sektörünün kendine özgü ziyaretçi profiline sahip olduğunu belirterek, "Buraya gelenler demir-çelik ticareti için gelen insanlar. Sayıları çok fazla değil ama ne aradıklarını bilen insanlar geliyor." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p dir="ltr"><strong>Çelik sektörünün tüm üretim zinciri fuarda</strong></p>

<p dir="ltr">METALEXPO'da çelik sektörünün farklı üretim aşamalarında faaliyet gösteren firmalar bir araya geliyor. Sıvı çelik üretiminden nihai mamule kadar geniş bir yelpazeye yayılan katılımcı profili, fuarın sektördeki kapsamını ortaya koyuyor.</p>

<p dir="ltr">İçer, "Çelik endüstrisinin sıvı çelik üretenlerinden tutun mamule kadar her katmanından katılımcımız var." dedi.</p>

<p dir="ltr">Erdemir, Tosyalı ve Kardemir gibi ana üreticilerin yanı sıra bu firmalardan tedarik edilen ürünleri işleyen ve farklı mamullere dönüştüren çok sayıda şirketin de fuarda yer aldığını belirten İçer, "Yassı mamul yapan, kutu profil üreten, inşaat demiri yapan çok sayıda firma burada. Gerçek anlamıyla bir çelik endüstrisi fuarı." ifadelerini kullandı.</p>

<p dir="ltr"><strong>"Burada mühendislikten ziyade ticaret konuşuluyor"</strong></p>

<p dir="ltr">METALEXPO'nun diğer sektörel organizasyonlardan ayrılan yönünün ticaret odaklı yapısı olduğunu vurgulayan İçer, fuarda teknik üretim süreçlerinden çok alıcı ve satıcı arasındaki ticari beklentilerin öne çıktığını söyledi.</p>

<p dir="ltr">İçer, "Bizim fuarımızda işin mühendisliğinden ziyade ticareti konuşuluyor. Kimin neyi, nasıl yaptığından ziyade insanların ilgisini çeken şey; ne kadar ve ne zaman teslim alırım. Bu konular konuşuluyor." dedi. Bu yapının, doğrudan ticari bağlantı kurmak isteyen sektör profesyonellerini fuarın merkezine taşıdığına dikkat çekildi.</p>

<p dir="ltr"><strong>Zorlu piyasa koşullarına rağmen güçlü başlangıç</strong></p>

<p dir="ltr">Küresel çelik sektöründe son üç yıldır önemli dalgalanmalar yaşandığını belirten Murat İçer, buna rağmen METALEXPO'ya yönelik ilgiden olumlu bir tablo gördüklerini söyledi. İçer, "Bu kadar iyisini beklemiyordum. Son üç yıldır çelik endüstrisi çok zorlanıyor. Globalde de durum böyle. Ancak bu fuara hazırlanışları itibarıyla firmalar çok iyi hazırlanmışlar." ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr"><strong>Türk çelik ekosistemi için Avrupa'ya yeni kapı</strong></p>

<p dir="ltr">METALEXPO'nun gelecek dönemine ilişkin planlarını da paylaşan İçer, organizasyonun uluslararası boyutunu daha da genişletmek istediklerini açıkladı. Bir sonraki METALEXPO'nun ardından Avrupa Birliği içerisinde, Romanya'da yeni bir fuar projesini hayata geçirmeyi planladıklarını belirten İçer, projenin henüz kesinleşmediğini ancak ön çalışmaların tamamlandığını söyledi.</p>

<p dir="ltr">İçer, "Metal Expo sadece bir demir-çelik fuarı olmaktan ziyade Türk çelik ekosisteminin Avrupa Birliği'ne giriş kapısı olacak." dedi. Projeyi sektördeki katılımcı firmalarla da görüştüklerini belirten İçer, "Buradaki katılımcı paydaşlarımızla paylaştığımızda bizi destekliyorlar. Bu fikre sıcak bakıyorlar. Şimdi uygulama ayağına geçiyoruz." ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ, RÖPORTAJLAR</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/sky-fuarcilik-genel-muduru-murat-icer-celik-sektorunun-tum-uretim-zinciri-metalexpoda</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 19:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/lmvsldmv.JPG" type="image/jpeg" length="42485"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
