<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Fuar Dergisi</title>
    <link>https://www.fuardergisi.com.tr</link>
    <description>Fuar Dergisi, ulusal ve uluslararası fuarlar, sektörel yenilikler ve ekonomi dünyasındaki en önemli gelişmeleri takip eden profesyoneller için kapsamlı analizler, röportajlar ve özel haberler sunar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>"Türkiye'nin ilk ve tek ulusal Fuar, Kongre ve Festival dergisi</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 28 Oct 2026 05:34:56 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul Ticaret Odası'nın meslek komitesi seçimleri tamamlandı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/istanbul-ticaret-odasinin-meslek-komitesi-secimleri-tamamlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/istanbul-ticaret-odasinin-meslek-komitesi-secimleri-tamamlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, meslek komitesi seçimlerinin tamamlanmasının ardından, “270 üyeden oluşan İTO Meclisi’nde 229 üye ile büyük ekseriyetle kazandık. İstanbul Ticaret Odası bir kez daha kazandı. İstanbul Ticaret Odası bir kez daha kazandı. 800 bin üyemizin iradesinin...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, meslek komitesi seçimlerinin tamamlanmasının ardından, “270 üyeden oluşan İTO Meclisi’nde 229 üye ile büyük ekseriyetle kazandık. İstanbul Ticaret Odası bir kez daha kazandı. İstanbul Ticaret Odası bir kez daha kazandı. 800 bin üyemizin iradesinin yansıdığı sandıklardan çıkan sonuçlar, İTO'da gerçekleştirdiğimiz hizmetlerin, projelerin seçime katılanların kahir ekseriyeti tarafından onaylandığını gösteriyor.” değerlendirmesinde bulundu.</strong></p>

<p>İTO Başkanı Şekib Avdagiç:<br />
- "270 üyeden oluşan İTO Meclisi’nde 229 üye ile büyük ekseriyetle kazandık. İstanbul Ticaret Odası bir kez daha kazandı”</p>

<p>İstanbullu şirketler, 800 bini aşkın üyesiyle Türkiye'nin en büyük odası olan İTO'da kendilerini 4 yıl boyunca temsil edecek meslek komitesi ve meclis üyelerini seçmek için bugün saat 08.00'den itibaren Yeşilköy'deki İstanbul Fuar Merkezi'nde sandık başına gitti.</p>

<p>İTO'dan yapılan yazılı açıklamaya göre Avdagiç, 4 Kasım'da yapılacak başkanlık seçimi öncesinde gerçekleştirilen organ seçimlerinin tamamlanmasının ardından açıklama yaptı.</p>

<p><strong>“İstanbul Ticaret Odası bir kez daha kazandı”</strong></p>

<p>Seçimlere katılan üyelere teşekkür eden Avdagiç, "Nitelikli ve yoğun katılımın yaşandığı, demokratik temsilin en noktada gerçekleştiği bir seçim oldu." dedi.</p>

<p>Avdagiç, şunları söyledi: "Bizi meslek komitelerinde ortaya koyduğu güçlü iradeyle yeniden bu görev için takdir eden üyelerimize şükranlarımı sunuyorum. Desteklediğimiz listeler, 270 üyeden oluşan İTO Meclisi’nde yüzde 80 büyük ekseriyetle çoğunluğu elde etti. İTO bir kez daha kazandı. 800 bin üyemizin iradesinin yansıdığı sandıklardan çıkan sonuçlar, İTO'da gerçekleştirdiğimiz hizmetlerin, projelerin seçime katılanların kahir ekseriyeti tarafından onaylandığını gösteriyor. Zira büyük bir sükunet ve olgunluk içinde geçen seçimlerde, İTO'nun 800 bini aşkın üyesiyle, farklı farklı düşünen öbekleriyle, gerçek bir aile olduğunu bir kez daha ispatladı."</p>

<p><strong>"Kardeşlik ve yol arkadaşlığı kazandı"</strong></p>

<p>Seçim sürecinin geride kaldığını belirten Avdagiç, "Seçim atmosferi geride kaldı, şu andan itibaren hep birlikte İstanbul ve Türkiye için yazdığımız büyük hikayeyi tamamlamak, yeni cümleleri yine hep beraber yazmak için kolları sıvıyoruz. Kardeşlik ve yol arkadaşlığı kazandı." diye konuştu.</p>

<p>İTO Başkanı Şekib Avdagiç, şöyle devam etti:</p>

<p>"Kimsenin şüphesi olmasın. Sandıklar açıldığı ve sonuçlar belli olduğu andan itibaren tıpkı o ana kadar olduğu gibi seçimde nasıl bir tercihte bulunmuş olursa olsun, bütün üyelerimizi, bütün komite ve meclis üyelerimizi kucaklıyoruz. Üyeye hizmet, İstanbul ekonomisi için üretmek sevdası kazandı. Yine kimsenin şüphesi olmasın İTO gelecek 4 yılda da Meclis üyeleriyle, Meslek Komitesi üyeleriyle İstanbul için, üyelerimiz için, Türkiye için çalışmaya, Türk iş dünyasının üretkenliğini, rekabetçiliğini, ihracatçılığı niteliğinin gelişmesi için çalışmaya devam edecek."</p>

<p><strong>“22'nci dönemimizin kapılarını hep birlikte araladık"</strong></p>

<p>Şekib Avdagiç, "İstanbul tüccarına hizmet etme yolculuğunda yine hep birlikte, el ele, dayanışma ve işbirliği içinde yürüyeceğiz. Seçilen tüm arkadaşlarımız, faaliyetlerimizin bir parçası ve en önemli kuvveti olarak görüyoruz." dedi.</p>

<p>Avdagiç, "Allah'a şükürler olsun ki, 20'nci dönemde başlattığımız, 21'inci dönemde yenilerini ekleyerek sürdürdüğümüz proje ve faaliyetlerimizi hem tamamlayacağımız hem de yenilerini ekleyeceğimiz 22'nci dönemimizin kapılarını hep birlikte araladık. Hayırlı olsun. Şimdi ülkümüzü, ülkemiz ve şehrimiz için hayata geçirme vakti. Şimdi İstanbul için, Türkiye için son nefesimize kadar çalışma vakti” değerlendirmesinde bulundu.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/istanbul-ticaret-odasinin-meslek-komitesi-secimleri-tamamlandi</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Oct 2026 19:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/d-c-e80967-1-b5-f-42-e2-a-a67-c0-e8815965-a3-1.jpeg" type="image/jpeg" length="30630"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Olive Festival 2026, Akdeniz’in Zeytin Mirasını Fişekhane’ye Taşıdı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/olive-festival-2026-akdenizin-zeytin-mirasini-fisekhaneye-tasidi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/olive-festival-2026-akdenizin-zeytin-mirasini-fisekhaneye-tasidi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ela Excellence Resort Belek’in geleneksel hale gelen festivali Olive Festival, Antalya’nın ardından bu yıl İstanbul Fişekhane’de hayat buldu. 16-17 Ekim’de Antalya’da, 24-25 Ekim tarihlerinde ise İstanbul’da düzenlenen festival, Akdeniz’in köklü zeytin ve hasat kültürünü katılımcılarla buluşturdu. Y...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ela Excellence Resort Belek’in geleneksel hale gelen festivali Olive Festival, Antalya’nın ardından bu yıl İstanbul Fişekhane’de hayat buldu. 16-17 Ekim’de Antalya’da, 24-25 Ekim tarihlerinde ise İstanbul’da düzenlenen festival, Akdeniz’in köklü zeytin ve hasat kültürünü katılımcılarla buluşturdu. Yaratıcı atölyelerden sanat deneyimlerine, müzik dinletilerinden çocuklara özel etkinliklere uzanan programıyla festival, iki gün boyunca farklı yaş gruplarından ziyaretçilerini ağırladı.</strong></p>

<p>Akdeniz’in binlerce yıllık zeytin kültüründen ilham alan Olive Festival, bu yıl İstanbul’un kültür, sanat ve yaşam merkezi Fişekhane’de ziyaretçilerle buluştu. Ela Excellence Resort Belek’te geleneksel olarak düzenlenen ve zeytinin bereketini, doğayla kurulan bağı ve Akdeniz yaşam kültürünü odağına alan festival, İstanbul’a taşınarak bu kültürel mirası daha geniş kitlelerle buluşturdu.</p>

<p>Olive Festival’in İstanbul’daki adresi Fişekhane, festivalin kültürel hikayesine de ayrı bir anlam kattı. Adını geçmişte bölgede bulunan zeytin ağaçlarından alan Zeytinburnu’nda düzenlenen etkinlik, zeytinin binlerce yıllık geçmişini Fişekhane’nin 170 yıllık endüstriyel mirasıyla buluşturdu. Tarihi yapının özgün atmosferinde gerçekleşen festival, doğa, kültür ve sanatı bir araya getirerek ziyaretçilere keşif, üretim ve paylaşım odaklı bir deneyim sundu.</p>

<p><strong>Fişekhane’de Doğa, Sanat ve Lezzet Bir Araya Geldi</strong></p>

<p>Fişekhane’nin galeri alanında iki gün boyunca devam eden festival, farklı yaş gruplarına hitap eden etkinliklerle renkli anlara sahne oldu. Origami sanat deneyimi, zeytin dikimi atölyesi, aromaterapi atölyeleri ve müzik dinletileriyle ziyaretçiler, zeytin kültürünü sanat ve üretim odağında yeniden yorumlama fırsatı buldu.</p>

<p>Festivalin çocuklara özel programında ise Ela Excellence Resort Belek’in ödüllü çocuk dünyası Everland, İstanbul’a taşındı. Seramik, kapı süsü, zeytin kırma ve zeytin tacı atölyelerine katılan çocuklar, zeytinin kültürel yolculuğunu eğlenerek keşfederken yaratıcılıklarını ortaya koyma fırsatı yakaladı. Ailelerin de birlikte vakit geçirebildiği etkinlikler, zeytin ve hasat kültürünü kuşaklar arasında paylaşılan bir deneyime dönüştürdü.</p>

<p>Festival kapsamında 24 Ekim Cumartesi akşamı gerçekleştirilen özel açılış yemeği ise davetlileri Ela Excellence Resort Belek’in gastronomi deneyimiyle buluşturdu. Akdeniz mutfağından ilham alan lezzetlerin sunulduğu davet, Fişekhane’nin tarihi atmosferinde festivalin doğa ve zeytin kültürü etrafında şekillenen hikayesini tamamladı.</p>

<p>Ela Excellence Resort Belek’te geleneksel hale gelen Olive Festival’in İstanbul’a taşınmasıyla Akdeniz’in zeytin mirası, Fişekhane’nin kültür ve sanat kimliğiyle yeni bir buluşma noktası kazandı. İki gün boyunca sanat, müzik ve yaratıcı atölyelerle ziyaretçilerini ağırlayan festival, zeytinin birleştirici gücünü İstanbul’un kültür ve yaşam sahnesine taşıdı.</p>

<p>Etkinliklerle ilgili detaylı bilgi için <a href="https://www.fisekhane.com/tr/sayfa/art-antique-fest-2026.html" rel="noopener noreferrer" target="_blank">https://www.fisekhane.com/tr</a> adresi ziyaret edilebilir.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Festival Haberleri</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/olive-festival-2026-akdenizin-zeytin-mirasini-fisekhaneye-tasidi</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Oct 2026 18:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/vfvfvfvb.JPG" type="image/jpeg" length="91539"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Zeytin ve zeytinyağı sektörü ihracatta hedefsiz bir sezona giriyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/zeytin-ve-zeytinyagi-sektoru-ihracatta-hedefsiz-bir-sezona-giriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/zeytin-ve-zeytinyagi-sektoru-ihracatta-hedefsiz-bir-sezona-giriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye, 2026/27 sezonunda sofralık zeytin ve zeytinyağında yüksek rekolte bekliyor. Zeytincilik sektörü bir yandan üretim gücünü ihracat gelirine dönüştürmeyi hedeflerken, dünya genelindeki yüksek rekolte ve oluşan fiyatlar nedeniyle zorlu ve ihracat hedefi belirleyemediği bir sezona giriyor.

Eg...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye, 2026/27 sezonunda sofralık zeytin ve zeytinyağında yüksek rekolte bekliyor. Zeytincilik sektörü bir yandan üretim gücünü ihracat gelirine dönüştürmeyi hedeflerken, dünya genelindeki yüksek rekolte ve oluşan fiyatlar nedeniyle zorlu ve ihracat hedefi belirleyemediği bir sezona giriyor.</strong></p>

<p><strong>Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı M. Emre Uygun, </strong>üretimdeki artışı ihracat başarısına dönüştürmek istediklerini ancak artan maliyetler, finansmana erişim güçlükleri ve uluslararası pazarlardaki ticari engellerin yeni sezon öncesindeki zorluklar olarak öne çıktığını dile getirdi.</p>

<p><strong>9 aylık ihracat yüzde 28 geriledi</strong></p>

<p>Türkiye’nin zeytin ve zeytinyağı ihracatı, 2026 yılının ocak-eylül döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 28 azalarak 381 milyon dolardan 273 milyon dolara geriledi. Geçen yılın ilk dokuz ayında 121 bin ton olan ihracat miktarı, 2026’nın aynı döneminde 87 bin ton seviyesinde gerçekleşti.</p>

<p>Alt ürün grupları incelendiğinde, siyah zeytin ihracatı miktar bazında yüzde 14 azalarak 48,1 bin tona, değer bazında ise yüzde 9 düşüşle 127 milyon dolara indi. Yeşil zeytin ihracatı yüzde 19 azalışla 14,4 bin tona, ihracat geliri de yüzde 11 düşüşle 41,3 milyon dolara geriledi.</p>

<p>Küresel fiyat hareketleri ve geçmiş dönemlerde uygulanan ihracat kısıtlamalarından etkilenen zeytinyağında ise ihracat miktarı yüzde 53 azalarak 15,7 bin tona, ihracat geliri yüzde 48 düşüşle 82,1 milyon dolara düştü. Prina yağı ihracatı da miktar ve değer bazında yüzde 40 gerileyerek 8,6 bin ton ve 22,8 milyon dolar olarak kaydedildi.</p>

<p><strong>Yüksek rekolte ihracat için fırsat</strong></p>

<p>Sahadan gelen verilerin 2026/27 sezonunda sofralık zeytin ve zeytinyağında yüksek rekolteye işaret ettiğini belirten Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı M. Emre Uygun, “Yüksek rekolte sektör için önemli bir fırsat sunuyor. Ancak dünya genelinde en büyük üretici ülkeler İspanya, İtalya, Yunanistan ve Tunus’ta da yüksek rekolte bekleniyor. Bu durum Türk zeytinyağının ihracat şansını azalttıyor. OLIVEtoLIVE UR-GE projemiz, uluslararası fuarlarımız, sektörel ticaret heyetlerimiz ve ambalajlı, katma değerli ürünlere odaklanan ihracat stratejimizle 2027 yılında ihracatımızı ayakta tutmaya çalışacağız. Orta vadede sektör ihracatımızı 1 milyar dolara taşımak” dedi.</p>

<p><strong>AB’den 60 bin ton kota, ABD’de ek verginin kaldırılması talebi</strong></p>

<p>ABD ve Avrupa Birliği pazarlarında karşılaşılan gümrük vergileri ve kota uygulamalarının Türk zeytin ve zeytinyağı ihracatının büyümesini sınırladığını belirten Uygun, sektörün rekabet gücünü artıracak düzenlemelere ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.</p>

<p>ABD pazarında Türk ürünlerine uygulanan yüzde 12,5 oranındaki ilave gümrük vergisinin kaldırılması gerektiğini ifade eden Uygun, Avrupa Birliği’nde ise mevcut 100 tonluk zeytinyağı kotasının en az 60 bin tona çıkarılmasını talep ettiklerini belirtti.</p>

<p>Birleşik Krallık ile yürütülen serbest ticaret anlaşması görüşmelerine de değinen Uygun, “Zeytin ve zeytinyağımızın Birleşik Krallık pazarına sıfır gümrük vergisiyle girişinin sağlanmasını bekliyoruz. Yeni sezonda yüksek rekolteyi ihracat artışına dönüştürmek için pazara erişim olanaklarımızı geliştirmeli, katma değerli ve ambalajlı ürün ihracatımızı artırmalıyız” diyerek sözlerini noktaladı.</p>

<p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/zeytin-ve-zeytinyagi-sektoru-ihracatta-hedefsiz-bir-sezona-giriyor</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Oct 2026 18:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/1793078815-1766123133-1739348644-emre-uygun-016.jpg" type="image/jpeg" length="21354"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Allianz’dan COP31 öncesinde dayanıklılık çağrısı: İklim risklerinde yeni gündem iş sürekliliği]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/allianzdan-cop31-oncesinde-dayaniklilik-cagrisi-iklim-risklerinde-yeni-gundem-is-surekliligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/allianzdan-cop31-oncesinde-dayaniklilik-cagrisi-iklim-risklerinde-yeni-gundem-is-surekliligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Allianz Commercial’ın raporuna göre doğal afetler, incelenen iş kesintisi hasarlarının toplam değerinin yüzde 34’ünü oluşturuyor. COP31 öncesinde Allianz Türkiye, işletmelerin iklim risklerine uyum sağlamasının ve iş sürekliliği planlarını güçlendirmesinin önemine dikkat çekiyor.

Türkiye’nin 9–20...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Allianz Commercial’ın raporuna göre doğal afetler, incelenen iş kesintisi hasarlarının toplam değerinin yüzde 34’ünü oluşturuyor. COP31 öncesinde Allianz Türkiye, işletmelerin iklim risklerine uyum sağlamasının ve iş sürekliliği planlarını güçlendirmesinin önemine dikkat çekiyor.</strong></p>

<p>Türkiye’nin 9–20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da ev sahipliği yapacağı COP31 öncesinde, iklim risklerinin ekonomik ve operasyonel etkileri iş dünyasının gündeminde öne çıkıyor. Ekim ayında İstanbul’da yaşanan şiddetli yağışlar ve seller, afetlere hazırlığın önemini yeniden hatırlattı. İşletmeler için bu hazırlık, tesisleri korumanın yanı sıra olası bir kesintinin ne kadar süreceğini ve faaliyetlerin nasıl yeniden başlatılacağını da planlamayı gerektiriyor.</p>

<p>Allianz Commercial’ın Business Interruption Claims: Trends and Developments in Corporate Insurance Losses başlıklı güncel raporu, Ocak 2021–Aralık 2025 döneminde 7.888 sigorta sektörü iş kesintisi hasar dosyasını ve yaklaşık 6,74 milyar euroluk hasar tutarını inceliyor. Analiz, işletmelerin faaliyetlerinin kesintiye uğramasının maliyetini ortaya koyarken risk yönetimi ve iş sürekliliği planlamasına da veri sunuyor.</p>

<p><strong>Doğal afetler iş kesintisi hasarlarının yüzde 34’ünü oluşturuyor</strong></p>

<p>Allianz Commercial’ın analizine göre doğal afetler, incelenen iş kesintisi hasarlarının toplam değerinin yüzde 34’ünü oluşturarak maliyet bakımından ikinci sırada yer alıyor. Hasar dosyalarının sayısı açısından ise yüzde 26’lık payla en sık karşılaşılan neden olarak öne çıkıyor. Sel, fırtına, dolu ve orman yangınları gibi olaylar, işletmelerin tesislerinde fiziksel hasara yol açmanın yanı sıra üretim süreçlerini kesintiye uğratabiliyor; lojistik faaliyetlerini, tedarik zincirlerini ve kritik altyapılara erişimi etkileyebiliyor.</p>

<p>Rapordaki bir diğer önemli bulgu, ortalama iş kesintisi hasarının 850 bin euroyu aşması. Bu tutar, ilişkili ortalama fiziksel hasar tutarından yaklaşık yüzde 70 daha yüksek. Ayrıca ortalama iş kesintisi hasarının değeri, son iki yılın her birinde yıllık bazda yüzde 30’dan fazla arttı. Bu veriler, hasar gören varlıkların onarılmasının toplam kaybı açıklamak için yeterli olmadığını; üretime ara verilmesi, teslimatların gecikmesi, alternatif tedarik arayışları ve faaliyetlerin yeniden başlatılması için gereken sürenin de ekonomik sonuçları belirlediğini ortaya koyuyor.</p>

<p>İş durması hasarlarında en yüksek maliyet kalemi ise yangın ve patlama. İncelenen hasarların toplam değerinin yüzde 40’tan fazlası bu nedenlerden kaynaklanıyor. Bu bulgu, işletmelerin dayanıklılık yaklaşımının yalnızca iklim kaynaklı tehlikeleri değil, faaliyetleri kesintiye uğratabilecek farklı riskleri de kapsaması gerektiğini gösteriyor.</p>

<p><strong>Afet riskleri iş sürekliliğini nasıl etkiliyor?</strong></p>

<p>Bir işletmenin karşı karşıya olduğu riskin etkisi, yalnızca olayın gerçekleştiği noktadaki hasarla sınırlı kalmayabiliyor. Örneğin şiddetli yağış ve sel, bir üretim tesisindeki kritik ekipmanları etkileyerek üretimin durmasına neden olabilir. Tesis yeniden faaliyete geçse bile tedarikçinin üretim yapamaması, lojistik hatlarının aksaması veya gerekli malzemelere zamanında ulaşılamaması toparlanma sürecini uzatabilir. Benzer şekilde yangın, deprem ve diğer afetler de işletmelerin faaliyetlerini, çalışanlarını, tedarikçilerini ve müşterilerine karşı yükümlülüklerini etkileyebilir.</p>

<p>Bu nedenle işletmelerin kritik varlıklarını ve bağımlılıklarını önceden belirlemesi, alternatif tedarik ve operasyon senaryolarını değerlendirmesi, iş sürekliliği planlarını farklı risklere göre güncellemesi önem taşıyor.</p>

<p>COP31 kapsamında gündeme gelecek iklim değişikliğine uyum ve dayanıklılık başlıkları da bu açıdan iş dünyası için somut bir karşılık buluyor. Emisyonların azaltılması iklim değişikliğiyle mücadelede temel öneme sahipken, değişen koşullara uyum sağlamak ve olası kesintilerin etkisini azaltmak da işletmelerin uzun vadeli dayanıklılığı açısından önem taşıyor.</p>

<p><strong>“Dayanıklılık, risk gerçekleşmeden önce başlıyor”</strong></p>

<p>Allianz Türkiye Elementer Ticari Sigortalar Genel Müdür Yardımcısı Öktem Örkün, iklim risklerinin işletmeler üzerindeki etkisine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:</p>

<p>“COP31’in gündemimize taşıdığı uyum ve dayanıklılık konularını, işletmelerin günlük kararlarıyla ilişkilendirmeliyiz. Risk yönetiminde hangi varlıkların zarar görebileceğini değerlendirirken, işletmenin faaliyetlerine ne kadar sürede dönebileceğini de sormalıyız. Bu sorunun yanıtını afet yaşanmadan önce vermek; kritik süreçleri belirlemeyi, alternatifleri değerlendirmeyi ve iş sürekliliği planlarını güncel tutmayı gerektiriyor.</p>

<p>Emisyonları azaltmanın yanı sıra, değişen iklim koşullarına uyum sağlamak ve olası kesintilere hazırlıklı olmak da işletmelerin öncelikleri arasında yer almalı. Allianz Türkiye olarak ticari sigortacılık alanındaki uzmanlığımızla işletmelerin risklerini değerlendirmelerine ve olası kayıpların etkisini azaltmaya yönelik önlemleri ele almalarına destek olmayı önemsiyoruz. Dayanıklılık, risk gerçekleşmeden önce alınan önlemlerle başlıyor.”</p>

<p><strong>Allianz Türkiye’den işletmelere risk yönetimi desteği</strong></p>

<p>Allianz Türkiye, ticari sigortacılık alanındaki uzmanlığıyla işletmelerin risklerini değerlendirmelerine ve risk yönetimi süreçlerini geliştirmelerine destek olmayı hedefliyor. Türkiye’nin ilk ve tek akredite deprem merkezi olan Allianz Teknik, aynı zamanda yangına tepki testleri yapma yetkisine sahip üç akredite kurumdan biri olarak işletmelere deprem ve yangın alanlarında test hizmetlerinin yanında iklim değişikliği riskleri de dahil olmak üzere uygulamalı eğitim ve danışmanlık hizmetleri sunuyor. İşletmelerin risklerini daha iyi tanımalarına ve önleyici tedbirleri değerlendirmelerine katkı sağlayan Allianz Teknik’in çalışmaları, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ) için afetlere ve karşı karşıya oldukları risklere karşı hazırlık ve operasyonel dayanıklılığın güçlendirilmesi açısından önem taşıyor.</p>

<p>Allianz Commercial’ın Business Interruption Claims: Trends and Developments in Corporate Insurance Losses başlıklı güncel raporunun tamamını okumak için: https://commercial.allianz.com/news-and-insights/commercial-insights/business-interruption-claims.html</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/allianzdan-cop31-oncesinde-dayaniklilik-cagrisi-iklim-risklerinde-yeni-gundem-is-surekliligi</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Oct 2026 18:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/dvddvdvdc.JPG" type="image/jpeg" length="15809"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Multinet Up: “Güçlü satış performansının yolu çalışan deneyiminden geçiyor”]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/multinet-up-guclu-satis-performansinin-yolu-calisan-deneyiminden-geciyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/multinet-up-guclu-satis-performansinin-yolu-calisan-deneyiminden-geciyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Multinet Up, Sales Network Summit 2026’da çalışan deneyimi ve yetenek gelişimi alanındaki uygulamalarını iş dünyasıyla paylaştı. Best of Sales Awards 2026’da birincilik kazanan iki projesini zirve sahnesine de taşıyan şirketin Satış Genel Müdür Yardımcısı Oğuz Oruç ise LiSA 2026 kapsamında Satış Eko...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Multinet Up, Sales Network Summit 2026’da çalışan deneyimi ve yetenek gelişimi alanındaki uygulamalarını iş dünyasıyla paylaştı. Best of Sales Awards 2026’da birincilik kazanan iki projesini zirve sahnesine de taşıyan şirketin Satış Genel Müdür Yardımcısı Oğuz Oruç ise LiSA 2026 kapsamında Satış Ekosistemine Etkin Katkı Özel Ödülü’ne layık görüldü.</strong></p>

<p>Yemek kartı, kurumsal hediye ve sosyal yardım kartı, akaryakıt, konaklama, toplu satın alma ve filo çözümleriyle şirketlere tasarruflu gider yönetimi hizmetleri sunan Multinet Up, 21-22 Ekim tarihlerinde Paribu Art İstanbul’da “on for a better world” temasıyla 10’uncusu düzenlenen Sales Network Summit 2026’ya katıldı. İş dünyasının liderlerini bir araya getiren zirvede Multinet Up, çalışan deneyiminin satış performansına etkisi, yetenek gelişimi ve kurum kültürü alanlarındaki çalışmalarını iş dünyasıyla paylaştı.</p>

<p>Zirvenin ikinci gününde düzenlenen “Mutlu Çalışan, Güçlü Marka: Deneyimden İş Sonuçlarına” başlıklı panelde Multinet Up Satış Genel Müdür Yardımcısı Oğuz Oruç, Penti CHRO &amp; COO’su Selim Arda Üçer ile birlikte, Sephora İnsan Kaynakları Direktörü Ülfet Baykent Uysal moderatörlüğünde çalışan deneyiminin müşteri memnuniyeti ve ticari performansa etkilerini değerlendirdi. Oruç, satış ekipleri için geliştirilen oyunlaştırma temelli MultiArena uygulamasının çalışanların gelişimlerini ve başarılarını görünür kılmadaki rolünü paylaşırken, değişen çalışan beklentileri doğrultusunda kişiselleştirilmiş yan hakların önemine de değindi. Esnek yan hak modellerinin çalışanlara sunduğu seçim özgürlüğünü aktaran Oruç, çalışan bağlılığını güçlendirmek için gelişim fırsatları, düzenli geri bildirim ve adil bir çalışma ortamının birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>Çalışan Mutluluk Oranı Yüzde 91’e Ulaştı</strong></p>

<p>Sales Network Summit ile eş zamanlı düzenlenen Talent Summit’te konuşmacı olarak yer alan Multinet Up İnsan ve Kültür Genel Müdür Yardımcısı Kader Şen, üniversite öğrencileriyle şirketin kurum kültürünü, çalışma ortamını ve kariyer gelişimini destekleyen uygulamalarını paylaştı. Satış Akademisi, rotasyon ve işe uyum programları, gelişim sprintleri ve MultiTalent gibi uygulamaların yanı sıra çalışan deneyimini güçlendiren sosyal etkinlikler, gönüllülük çalışmaları ve çeşitlilik ile kapsayıcılık alanındaki çalışmaları aktardı. Bu çalışmaların sonuçlarına ilişkin verileri de paylaşan Şen, gerçekleştirilen 378 eğitimde memnuniyet oranının yüzde 98’e, 47 çalışan etkinliğinde ise yüzde 96’ya ulaştığını belirtti. Departmanlar arası memnuniyet oranının yüzde 90, çalışan mutluluk oranının ise yüzde 91 seviyesinde ölçüldüğünün altını çizdi.</p>

<p><strong>Birincilik Ödülleri Zirve Sahnesinde</strong></p>

<p>Etkinlik kapsamındaki BoSA Sahnesi’nde, Best of Sales Awards (BoSA) 2026 kapsamında birincilik kazanan projeler katılımcılarla buluştu. İki farklı kategoride birincilik elde eden Multinet Up, 21 Ekim’de ödüllü projelerinin sunumlarını gerçekleştirdi. “Satışta Kadının Güçlenmesi” kategorisinde birincilik kazanan “Telesatış Organizasyonunda Kadın Gücünü Büyüten Dönüşüm Yolculuğu” projesi, kadın istihdamını artırmayı, fırsat eşitliğini desteklemeyi ve kariyer gelişimini desteklemeyi hedefliyor. Projeyle telesatış organizasyonundaki kadın çalışan sayısı 49’dan 109’a, kadın çalışan oranı ise yüzde 58,3’ten yüzde 89,3’e yükseldi. Çalışan bağlılığı, satış performansı ve müşteri deneyimine olumlu yansıyan projenin sunumunu Multinet Up Satış Direktörü Gözde Ergin gerçekleştirdi.</p>

<p>“Satışta Kariyer İK Uygulamaları” kategorisinde birincilik kazanan “MultiTalent Sales Staj ve Gelişim Programı”nın sunumunu gerçekleştiren Multinet Up İnsan ve Kültür Genel Müdür Yardımcısı Kader Şen ise genç yeteneklerin satış alanında deneyim kazanmalarını ve mesleki yetkinliklerini geliştirmelerini hedefleyen programın detaylarını paylaştı. Program kapsamında katılımcılar eğitim, mentorluk, farklı birimlerde çalışma ve proje deneyimleriyle desteklenirken başarılı katılımcılara Multinet Up bünyesinde kariyer fırsatları sunuluyor.</p>

<p><strong>Oğuz Oruç’a Jüri Özel Ödülü</strong></p>

<p>Zirvenin 22 Ekim’de düzenlenen LiSA 2026 Ödül Töreni’nde Multinet Up Satış Genel Müdür Yardımcısı Oğuz Oruç, Satış Ekosistemine Etkin Katkı Özel Ödülü’nün sahibi oldu. Ödül, Oruç’un satış dünyasına katkılarının yanı sıra Multinet Up’ın satış ekosisteminde yetenek gelişimini ve sürdürülebilir başarıyı destekleyen yaklaşımını destekler nitelikte.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/multinet-up-guclu-satis-performansinin-yolu-calisan-deneyiminden-geciyor</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Oct 2026 18:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/fvfvdsd.JPG" type="image/jpeg" length="84338"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gıda Sektörünün Nabzı 12. Sürdürülebilir Gıda Zirvesi’nde Atacak]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/gida-sektorunun-nabzi-12-surdurulebilir-gida-zirvesinde-atacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/gida-sektorunun-nabzi-12-surdurulebilir-gida-zirvesinde-atacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜGİS ve Sürdürülebilirlik Akademisi iş birliğiyle 24 Aralık’ta Swissôtel The Bosphorus İstanbul’da gerçekleştirilecek 12. Sürdürülebilir Gıda Zirvesi, “Gıdanın Geleceği için Dönüşüm” temasıyla gıda değer zincirinin tüm paydaşlarını bir araya getirmeye hazırlanıyor. Zirvede, üretimden tüketime uzana...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>TÜGİS ve Sürdürülebilirlik Ak</strong><strong>ademisi iş birliğiyle 24 Aralık’ta</strong><strong> Swissôtel The Bosphorus İstanbul’da</strong><strong> </strong><strong>gerçekleştirilecek 12. Sürdürülebilir Gıda Zirvesi, “Gıdanın Geleceği için Dönüşüm” temasıyla gıda değer zincirinin tüm paydaşlarını bir araya getirmeye hazırlanıyor.</strong><strong> Z</strong><strong>irvede, üretimden tüketime uzanan süreçte daha dayanıklı, verimli ve sürdürülebilir bir gıda sistemi için atılması gereken adımlar ele alınacak.</strong></p>

<p><strong>TÜGİS Yö</strong><strong>netim Kurulu Başkanı Kaan Sidar ve</strong><strong> </strong><strong>Sürdürülebilirlik Akademisi Yönetim Kurulu Üyesi ve Sürdürülebilir Gıda Platformu Başkanı Semra Sevinç, ortak demeçlerinde </strong><strong>gelecek kuşakların üretim ve beslenme koşullarını </strong><strong>güvence altına almak </strong><strong>için sektör genelinde güçlü bir iş birliği gerektiğini v</strong><strong>urguladılar.</strong></p>

<p>İklim değişikliği, su kaynakları üzerindeki baskı ve tedarik zincirlerindeki belirsizlikler, gıda sektöründe üretimin sürekliliğini ve kaynakların verimli kullanımını giderek daha önemli hale getiriyor. TÜGİS (Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası) ile Sürdürülebilirlik Akademisi’nin bu yıl 12’ncisini düzenlediği Sürdürülebilir Gıda Zirvesi, bu sorunlara yönelik çözüm önerilerini sektörün ortak gündemine taşıyacak.</p>

<p>Zirve; iklim, su ve doğanın korunmasından rejeneratif tarıma, dayanıklı tedarik zincirlerinden döngüsel üretime, sağlıklı ve erişilebilir beslenmeden inovasyon ve teknolojiye uzanan kapsamıyla sektörel dönüşüme odaklanacak. İş dünyası liderleri, akademisyenler ve uzmanların katkılarıyla küresel gelişmeleri Türkiye gıda sektörünün ihtiyaçlarıyla buluşturmayı hedefleyen Sürdürülebilir Gıda Zirvesi; uygulanabilir çözümlerin paylaşılmasına, yeni iş birliklerinin geliştirilmesine ve daha dayanıklı, adil ve sürdürülebilir bir gıda sistemi için ortak adımların güçlendirilmesine zemin oluşturacak.</p>

<p><strong>“Bugünün kararları gelecek kuşakların beslenme koşullarını belirliyor”</strong></p>

<p>Zirveye ilişkin değerlendirmelerde bulunan<strong> </strong><strong>TÜGİS Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar,</strong> gıda sektörünün geleceğini güvence altına almak için üretim, teknoloji ve kamu politikaları arasında güçlü bir bağ kurulması gerektiğini belirtti. Sidar, “Gıdada sürdürülebilirliği konuşurken üretimin hangi koşullarda devam edeceğini, suyumuzu ve toprağımızı nasıl koruyacağımızı, toplumun güvenilir gıdaya erişimini nasıl sağlayacağımızı birlikte ele almamız gerekiyor. Bugün aldığımız kararlar, gelecek kuşakların üretim imkanlarını ve beslenme koşullarını da belirliyor. Üzerimizdeki bu sorumluluk, kısa vadeli ihtiyaçlarla uzun vadeli hedefler arasında tutarlı bir ilişki kurmayı gerektiriyor. Bir üreticinin karşılaştığı güçlüğü, sanayinin ya da tüketicinin gündeminden ayrı düşünemeyiz. Bu nedenle sektörün her halkasının birbirini dinlemesine, anlamasına ve birlikte çalışmasına ihtiyaç duyuyoruz. Bilimsel bilginin üretimde karşılık bulması, teknolojinin yaygınlaşması ve kamu politikalarının bu dönüşümü desteklemesi, aramızdaki iş birliğinin niteliğine bağlı” dedi.</p>

<p><strong>“COP31’in çıktılarını gıda sektörü açısından değerlendireceğiz”</strong></p>

<p>12. Sürdürülebilir Gıda Zirvesi’nin ülkemizin ev sahipliği yapacağı COP31’in çıktılarını gıda sektörü açısından değerlendirmek için önemli bir zemin sunacağını kaydeden Sidar, “Küresel iklim gündeminde alınan kararların tarım ve gıda üretimine nasıl yansıyacağını, sektörümüzün bu süreçte atması gereken adımları ve önündeki fırsatları birlikte ele alacağız. Gıdanın geleceği için sorumluluk üstlenen tüm paydaşlarımızı 24 Aralık’ta Swissôtel The Bosphorus İstanbul’daki<strong> </strong>bu buluşmaya davet ediyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“Kalıcı dönüşüm için tüm paydaşlar birlikte hareket etmeli”</strong></p>

<p><strong>Sürdürülebilirlik Akademisi Yönetim Kurulu Üyesi ve Sürdürülebilir Gıda Platformu Başkanı Semra Sevinç</strong> ise zirveye ilişkin olarak şunları söyledi:</p>

<p>“Gıdanın geleceğini güvence altına almak, bu sektörde nasıl değer yarattığımızı yeniden düşünmeyi gerektiriyor. Sürdürülebilirlik; tarımsal üretimin devamlılığından gıda sanayinin rekabet gücüne, tedarik zincirlerinin dayanıklılığından tüketicinin güvenilir ve erişilebilir gıdaya ulaşmasına kadar sektörün geleceğini belirleyen stratejik bir konu. Bu dönüşümün kalıcı olması için üreticiden sanayiciye, perakendeden ev dışı tüketime kadar tüm paydaşların birlikte hareket etmesi gerekiyor. Sürdürülebilir Gıda Zirvesi’nde, tarımdan sanayiye, perakendeden ev dışı tüketime kadar tüm paydaşları buluşturarak dönüşümü hızlandıracak çözümleri ve somut adımları gündeme taşıyoruz.”</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/gida-sektorunun-nabzi-12-surdurulebilir-gida-zirvesinde-atacak</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Oct 2026 18:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/1793083760-s-rd-r-lebilir-g-da-zirvesi.jpeg" type="image/jpeg" length="91110"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sabancı’dan Cumhuriyet’in 103. yılında anlamlı mesaj: “29 Ekim Senede Bir Gün, Cumhuriyet Her Gün”]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/sabancidan-cumhuriyetin-103-yilinda-anlamli-mesaj-29-ekim-senede-bir-gun-cumhuriyet-her-gun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/sabancidan-cumhuriyetin-103-yilinda-anlamli-mesaj-29-ekim-senede-bir-gun-cumhuriyet-her-gun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sabancı Holding, Cumhuriyet’in 103. yılını “29 Ekim senede bir gün, Cumhuriyet her gün” mesajıyla kutluyor. Yeni reklam filmi, Cumhuriyet’in değerlerinin çalışarak, üreterek ve Atatürk’ün izinde ilerleyerek her gün yaşatıldığını hatırlatıyor.

Sabancı Holding, Türkiye Cumhuriyeti’nin 103. kuruluş...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Sabancı Holding, Cumhuriyet’in 103. yılını “29 Ekim senede bir gün, Cumhuriyet her gün” mesajıyla kutluyor. Yeni reklam filmi, Cumhuriyet’in değerlerinin çalışarak, üreterek ve Atatürk’ün izinde ilerleyerek her gün yaşatıldığını hatırlatıyor.</strong></p>

<p>Sabancı Holding, Türkiye Cumhuriyeti’nin 103. kuruluş yıl dönümünü özel bir reklam filmiyle kutluyor. Gelenekselleşen 29 Ekim iletişimini bu yıl da sürdüren Sabancı Holding, “Senede Bir Gün” filminde Cumhuriyet Bayramı’na özgü kutlamalarla Cumhuriyet’in kazanımlarını yaşatmak için yılın her günü gösterilen çabayı bir araya getiriyor. Birlik ve beraberliğin simgesi olan 29 Ekim’in taşıdığı anlamı farklı bir bakış açısıyla ele alan film, Cumhuriyet’e duyulan sevgi ve bağlılığın yalnızca özel günlerle sınırlı olmadığını hatırlatıyor.</p>

<p><strong>BAYRAMIN COŞKUSU, CUMHURİYET’İN HER GÜN YAŞAYAN DEĞERLERİYLE BULUŞUYOR</strong><br />
Hafızalarda yer eden “Senede Bir Gün” şarkısının modernize edilmiş melodisi üzerine kurgulanan film, 29 Ekim kutlamalarının simgeleşmiş anlarını günlük yaşamdan görüntülerle buluşturuyor. Bayram sabahı hep bir ağızdan söylenen marşlar, bayraklarla süslenen sınıflar ve gururla gerçekleştirilen Cumhuriyet yürüyüşleri; eğitimden üretime, bilimden spora uzanan sahnelerle tamamlanıyor.</p>

<p>“En güzel şiirlerimizi okumamız senede bir gün, yarınlar için üretmemiz, okumamız her gün” sözleriyle başlayan film, Cumhuriyet’in geleceğini şekillendiren emeğe ve kararlılığa dikkat çekiyor. Çocuklardan gençlere, mühendislerden bilim insanlarına, sporculardan çalışanlara uzanan farklı kesimlerin çalışmalarına yer veren film, Atatürk’ün açtığı yolda ilerlemenin ve Cumhuriyet’in değerlerini yaşatmanın sürekliliğini vurguluyor.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/sabancidan-cumhuriyetin-103-yilinda-anlamli-mesaj-29-ekim-senede-bir-gun-cumhuriyet-her-gun</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Oct 2026 18:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/1793084031-sabanc-holding-29-ekim.jpg" type="image/jpeg" length="32347"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Samsung, katlanabilir telefonlarda dayanıklılığı 100’den fazla testle doğruluyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/samsung-katlanabilir-telefonlarda-dayanikliligi-100den-fazla-testle-dogruluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/samsung-katlanabilir-telefonlarda-dayanikliligi-100den-fazla-testle-dogruluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Samsung, katlanabilir telefon alanındaki sekiz nesillik deneyimini yeni Galaxy Z serisinde kapsamlı güvenilirlik testleri ve gelişmiş malzeme teknolojileriyle bir araya getiriyor. Düşme, tekrarlanan katlama, basınç, nem ve yabancı parçacıklar gibi farklı koşulları kapsayan 100’den fazla testten geçi...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Samsung, katlanabilir telefon alanındaki sekiz nesillik deneyimini yeni Galaxy Z serisinde kapsamlı güvenilirlik testleri ve gelişmiş malzeme teknolojileriyle bir araya getiriyor. Düşme, tekrarlanan katlama, basınç, nem ve yabancı parçacıklar gibi farklı koşulları kapsayan 100’den fazla testten geçirilen Galaxy Z Fold8, Fold8 Ultra ve Flip8, günlük kullanımın gerektirdiği dayanıklılığı destekleyen mühendislik çözümleriyle öne çıkıyor.</strong></p>

<p>Katlanabilir telefonların farklı kullanım senaryolarına uyum sağlayan ekran deneyimi, kullanıcılar için önemli avantajlar sunarken cihazın dayanıklılığı da satın alma kararında belirleyici bir rol oynuyor. Telefonun gün içinde defalarca açılıp kapanması, çantada taşınması ve farklı koşullarda kullanılması, özellikle katlanabilir ekranın uzun süreli performansını önemli hale getiriyor. Yeni Galaxy Z serisini geliştirirken bu beklentileri odağına alan Samsung, ekran yapısından menteşe mekanizmasına kadar cihazın farklı bileşenlerini dayanıklılık ve güvenilirlik hedefleri doğrultusunda tasarlıyor.</p>

<p><strong>Dayanıklılık tasarım aşamasından başlıyor, testlerle doğrulanıyor</strong></p>

<p>Samsung’un yeni Galaxy Z serisi, gerçek kullanım koşullarını yansıtan 100’den fazla güvenilirlik doğrulama testinden geçirildi. Düşme, tekrarlanan katlama, basınç, nem ve yabancı parçacıklar gibi farklı koşulları kapsayan bu testler, cihazın çeşitli kullanım senaryolarındaki performansını değerlendirmek ve olası sorunları ürünler kullanıcılara ulaşmadan önce tespit etmek amacıyla gerçekleştiriliyor. Samsung’un katlanabilir telefon alanındaki sekiz nesillik deneyimi, her yeni modelde tasarımın ve malzeme teknolojilerinin geliştirilmesine katkı sağlıyor. Ekran yapısı, menteşe mekanizması ve cihazın farklı bileşenleri, katlanabilir formun gerektirdiği esneklik ile dayanıklılık arasındaki denge gözetilerek ele alınıyor. Kapsamlı test süreçleriyle desteklenen bu yaklaşım, katlanabilir telefonların günlük kullanımda karşılaşabileceği farklı koşullara hazır olmasını hedefliyor.</p>

<p>Dayanıklılığın önemli bir bölümünü ekranın altında yer alan destek yapısı oluşturuyor. Yeni Galaxy Z Fold8 ve Galaxy Z Fold8 Ultra modellerinde kullanılan Flex Titanium teknolojisi, titanyum alaşımlı film ile titanyum plakayı bir araya getiriyor. Ekranın altında konumlanan bu yapı, katlanma hareketinin gerektirdiği esnekliği korurken yapısal dayanıklılığı destekliyor. Titanyum plaka ayrıca ekranın önünden ve arkasından gelebilecek basınç ve darbelerin karşılanmasına yardımcı oluyor. Böylece ekranın korunması, cihazın genel tasarımından ayrı bir unsur olarak değil, katlanabilir telefonun bütününe entegre bir mühendislik yaklaşımıyla ele alınıyor.</p>

<p><strong>İncelik ve dayanıklılık bir arada</strong></p>

<p>Katlanabilir bir telefonu inceltmek, ekranı destekleyen katmanların ve menteşe mekanizmasının daha hassas bir mühendislikle tasarlanmasını gerektiriyor. Samsung, yeni Galaxy Z serisinde malzeme seçiminden üretim hassasiyetine kadar farklı alanlarda yaptığı geliştirmelerle daha ince ve hafif bir tasarımı dayanıklılık hedefleriyle bir araya getiriyor. Samsung, katlanabilir telefon alanındaki sekiz nesillik deneyimini kapsamlı güvenilirlik testleri ve malzeme inovasyonuyla birleştirerek dayanıklılığı ürün geliştirme yaklaşımının temel unsurlarından biri olarak ele alıyor. Kullanıcıların farklı kullanım senaryolarına uyum sağlayan ekran deneyiminden günlük yaşamlarında güvenle yararlanabilmeleri için ekran yapısından menteşe mekanizmasına kadar her ayrıntı, dayanıklılık ve güvenilirlik hedefleri doğrultusunda geliştiriliyor.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/samsung-katlanabilir-telefonlarda-dayanikliligi-100den-fazla-testle-dogruluyor</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Oct 2026 18:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/1793084879-k-v.jpg" type="image/jpeg" length="98011"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aksa Enerji, Kırşehir Alıç Depolamalı GES’te Ticari Üretim Başladı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/aksa-enerji-kirsehir-alic-depolamali-geste-ticari-uretim-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/aksa-enerji-kirsehir-alic-depolamali-geste-ticari-uretim-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aksa Enerji’nin Kırşehir’de hayata geçirdiği Alıç Depolamalı Güneş Enerjisi Santrali (GES), 48,17 MW kurulu güç ve 48,17 MWs depolama kapasitesiyle ticari üretime başladı. Bu önemli yatırım, bölgede yüksek yerli aksam kullanımıyla ilk ve en büyük depolamalı GES projesi olarak öne çıkıyor.

8 ülked...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong><i>Aksa Enerji’nin Kırşehir’de hayata geçirdiği Alıç Depolamalı Güneş Enerjisi Santrali (GES), 48,17 MW kurulu güç ve 48,17 MWs depolama kapasitesiyle ticari üretime başladı. Bu önemli yatırım, bölgede yüksek yerli aksam kullanımıyla ilk ve en büyük depolamalı GES projesi olarak öne çıkıyor.</i></strong></p>

<p>8 ülkedeki 15 aktif santral operasyonu ve 3.700 MW kurulu gücüyle global bir enerji şirketi konumuna ulaşan Aksa Enerji, yenilenebilir enerji yatırımlarına Kırşehir’de yeni bir halka ekledi. Kırşehir ilinde yer alan Alıç Depolamalı GES, 48,17 MW kurulu güç ve 48,17 MWs depolama kapasitesiyle ticari işletmeye alındı.</p>

<p><strong>Aksa Enerji CEO’su ve İcra Kurulu Başkanı</strong> <strong>Naci Ağbal</strong>, yatırımla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “Türkiye’nin enerji geleceğinin; kaynak çeşitliliği güçlü ve arz güvenliğini destekleyen sürdürülebilir bir üretim yapısı üzerine kurulması gerektiğine inanıyoruz. Depolama teknolojilerini de yenilenebilir enerjinin potansiyelini büyüten ve enerji dönüşümüne hız kazandıran stratejik bir altyapı alanı olarak görüyoruz.</p>

<p>Alıç Depolamalı GES’in ticari üretime başlaması da bu alanda yaklaşık 1.000 MW kurulu güce dayalı yatırım programımızın önemli bir adımı. Devam eden projelerimiz tamamlandığında yenilenebilir enerjinin üretim portföyümüzdeki ağırlığını yaklaşık %20’ye yükselteceğiz.</p>

<p>Aksa Enerji olarak küresel hedeflerimiz doğrultusunda faaliyetlerimizi yeni nesil iş modelleri ve teknolojilerle geliştirirken, ülkemizin uzun vadeli enerji hedeflerine katkıda bulunmayı sürdüreceğiz.”</p>

<p><strong>Yüksek Yerli Katkıyla Bölgede İlkleri Temsil Ediyor</strong></p>

<p>Bölgenin ilk ve en büyük depolamalı GES yatırımı olan Alıç Depolamalı GES, aynı zamanda Türkiye’nin yerli aksam kullanım oranı en yüksek projelerinden biri olarak öne çıkıyor. Böylece santral, enerji depolama ekosisteminin gelişmesine, enerji teknolojileri alanındaki yerli sanayi kapasitesinin güçlenmesine ve mühendislik yetkinliğinin artırılmasına da katkı sunuyor.</p>

<p>Santraldeki depolama sistemi sayesinde gün içinde güneşten elde edilen elektriğin ihtiyaç duyulan zamanlarda kullanılabilmesi mümkün olacak. Böylece güneş enerjisinin değişken üretim yapısının daha sürdürülebilir yönetilmesi ve üretilen elektriğin enerji sistemine daha dengeli biçimde aktarılması hedefleniyor.</p>

<p>Alıç Depolamalı GES’te üretilecek elektriğin 2027 yıl başından itibaren 10 yıllık YEKDEM (Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizması) garantisine dayalı satış modeli kapsamında değerlendirilmesi planlanıyor.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/aksa-enerji-kirsehir-alic-depolamali-geste-ticari-uretim-basladi</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Oct 2026 18:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/1793084707-k-r-ehir-al.jpg" type="image/jpeg" length="51621"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EGİAD Melekleri 11 Yılda 6 Milyon Doları Aşan Yatırıma Ulaştı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/egiad-melekleri-11-yilda-6-milyon-dolari-asan-yatirima-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/egiad-melekleri-11-yilda-6-milyon-dolari-asan-yatirima-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2015 yılında kurulan ve T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından akredite edilen öncü melek yatırım ağlarından EGİAD Melekleri, 11 yılda 42 yatırımcı–girişimci buluşması gerçekleştirirken, ağ aracılığıyla 40 girişim ve fona 6 milyon doların üzerinde yatırım yapıldı.

EGİAD Yönetim Kurulu Başkan...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>2015 yılında kurulan ve T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından akredite edilen öncü melek yatırım ağlarından EGİAD Melekleri, 11 yılda 42 yatırımcı–girişimci buluşması gerçekleştirirken, ağ aracılığıyla 40 girişim ve fona 6 milyon doların üzerinde yatırım yapıldı.</strong></p>

<p>EGİAD Yönetim Kurulu Başkan Ve kili İlker Erdiliballı, melek yatırımcılığın yalnızca girişimcilere finansman sağlamakla sınırlı olmadığını, iş insanlarına yeni teknolojileri tanıma, geleceğin iş modellerini keşfetme ve yeni iş birlikleri geliştirme fırsatı sunduğunu belirterek, iş dünyasını EGİAD Melekleri bünyesinde daha aktif rol almaya davet etti.</p>

<p>EGİAD – Ege Genç İş İnsanları Derneği, girişimcilik ekosisteminin gelişimine katkı sağlamak, melek yatırımcılığı iş dünyasında yaygınlaştırmak ve yeni yatırımcıları ekosisteme kazandırmak amacıyla düzenlediği "Melek Yatırım Yolculuğu: Kavramlar, Süreçler ve İlham Veren Hikâyeler" etkinliğinin ikincisini gerçekleştirdi. İlki 2024 yılında düzenlenen etkinlikte, EGİAD Melekleri'nin 11 yıllık kurumsal birikimi, yatırım süreçlerinde edinilen deneyimler ve girişimci–yatırımcı ilişkilerinin gelişimindeki kritik unsurlar ele alındı.</p>

<p>EGİAD Dernek Merkezi nde gerçekleştirilen etkinlik, EGİAD Yönetim Kurulu Başkan Vekili İlker Erdiliballı'nın açılış konuşmasıyla başladı. EGİAD Melekleri Genel Koordinatörü Melisa İtmeç'in melek yatırımcılığın temel kavramları ve süreçlerine ilişkin sunumunun ardından, EGİAD Melekleri İcra Kurulu Başkan Vekili Arda Ürper'in moderatörlüğünde "Kanatlanan Girişimler: Bir Yatırımcı Ağının 11 Yıllık Yolculuğu" başlıklı panel düzenlendi. Panele, EGİAD 16. ve 17. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı ve İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Alp Avni Yelkenbiçer, EGİAD Melekleri Danışma Kurulu Başkanı Levent Kuşgöz ile EGİAD Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve EGİAD Melekleri İcra Kurulu Başkanı Arda Yılmaz konuşmacı olarak katıldı. Program, Bimetrik Kurucu Ortağı Özge Karadaş'ın girişim sunumu ve networking bölümüyle tamamlandı.</p>

<p><strong>ERDİLİBALLI: "BU DÖNÜŞÜMÜN MERKEZİNDE GİRİŞİMCİLER VE ONLARI DESTEK LEYEN YATIRIMCILAR BULUNUYOR"</strong></p>

<p>EGİAD Yönetim Kurulu Başkan Vekili İlker Erdiliballı, etkinliğin açılışında yaptığı konuşmada, yapay zekâdan robotik teknolojilere, enerji dönüşümünden biyoteknolojiye kadar pek çok alanda büyük bir değişim yaşandığını belirterek, girişimciliğin ve erken aşama yatırımların bu dönüşümdeki önemine dikkat çekti. Yenilikçi fikirlerin sürdürülebilir iş modellerine dönüşebilmesi için finansmanın yanı sıra deneyim, rehberlik ve güçlü iş bağlantılarına ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan Erdiliballı, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Bu dönüşümün merkezinde girişimciler ve onları destekleyen yatırımcılar bulunuyor. Bir girişimin başarılı olabilmesi için yalnızca iyi bir fikre ve finansmana ihtiyacı yok. Deneyime, doğru yönlendirmeye ve güçlü iş bağlantılarına da ihtiyacı var."</p>

<p>Melek yatırımcıların sermayenin yanında bilgi birikimlerini ve iş dünyasında ki ilişkilerini de girişimcilerle paylaştığını belirten Erdiliballı, bu yaklaşımın yenilikçi fikirlerin başarılı şirketlere dönüşmesine katkı sağladığını ifade etti.</p>

<p><strong>EGİAD MELEKLERİ: 11 YILDA 42 BULUŞMA, 6 MİLYON DOLARI AŞAN YATIRIM</strong></p>

<p>EGİAD'ın girişimcilik ve yenilikçiliği kuruluşundan bu yana öncelikli çalışma alanları arasında gördüğünü belirten Erdiliballı, bu yaklaşımın en somut örneklerinden birinin 2015 yılında hayata geçirilen EGİAD Melekleri Yatırım Ağı olduğunu söyledi.</p>

<p>T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından akredite edilen öncü melek yatırım ağlarından biri olan EGİAD Melekleri'nin 11 yıllık deneyimiyle önemli bir kurumsal birikime ulaştığını vurgulayan Erdiliballı, bugüne kadar 42 melek yatırımcı–girişimci buluşması gerçekleştirildiğini, ağ aracılığıyla 40 girişim ve fona 6 milyon doların üzerinde yatırım yapıldığını kaydetti. EGİAD Melekle ri'nin bugün 60 melek yatırımcı üyesiyle faaliyetlerini sürdürdüğünü belirten Erdiliballı, yeni başarı hikâyelerinin ortaya çıkmasına katkı sağlamaya devam ettiklerini ifade etti.</p>

<p><strong>ERDİLİBALLI: "MELEK YATIRIMCILIK, İŞ İNSANLARI İÇİN DE ÖNEMLİ FIRSATLAR SUNUYOR"</strong></p>

<p>Melek yatırımcılığın yalnızca girişimciler açısından değil, yatırımcı olan iş insanları açısından da önemli fırsatlar sunduğunu vurgulayan Erdiliballı, erken aşama yatırımların iş dünyasına yeni teknolojileri ve gelişen iş modellerini yakından tanıma olanağı sağladığını belirterek şunları söyledi: "Bir melek yatırım ağına katılmak, yalnızca finansal getiri potansiyeli taşıyan girişimlere yatırım yapmak anlamına gelmiyor. Aynı zamanda yeni teknolojileri yakından tanımak, geleceğin iş modellerini erken aşamada görmek ve kendi şirketlerimiz için yeni iş birliği fırsatları keşfetmek anlamına geliyor." Erken a şama yatırımların taşıdığı risklere de dikkat çeken Erdiliballı, yatırım ağlarının bilgi paylaşımı, ortak değerlendirme ve kolektif deneyim açısından önemli avantajlar sunduğunu belirterek, "Elbette erken aşama yatırımlar önemli riskler barındırıyor. Ancak bir yatırım ağı içerisinde deneyimleri paylaşmak, girişimleri birlikte değerlendirmek ve ortak akıldan yararlanmak önemli avantajlar sağlıyor." dedi.</p>

<p><strong>İŞ DÜNYASINA ÇAĞRI: "GENÇ GİRİŞİMCİLERLE DAHA BÜYÜK DEĞER YARATABİLİRİZ"</strong></p>

<p>EGİAD üyeleri başta olmak üzere tüm iş insanlarının girişimcilik ekosisteminde daha aktif rol almasını önemsediklerini dile getiren Erdiliballı, yatırımcıların sahip olduğu deneyim, bilgi birikimi ve iş ağlarının genç girişimcilerin yenilikçi bakış açılarıyla buluşmasının hem şirketler hem de bölgesel ekonomi açısından yeni fırsatlar yaratacağını belirtti. Erdiliballı, "Bu nedenle başta EGİAD üyeleri olmak üzere tüm iş insanlarımızın, EGİAD Melekleri bünyesinde daha aktif yer almalarını önemsiyoruz. İnanıyorum ki iş insanlarımızın deneyimleriyle genç girişimcilerin yenilikçi bakış açılarını buluşturabiliriz. Böylece hem şirketlerimiz hem de bölgemiz için daha büyük değer yaratabiliriz." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Konuşmasının sonunda panelistlere ve organizasyonun hazırlanmasında emeği geçenlere teşekkür eden Erdiliballı, EGİAD Geçmiş Dönem Yönetim Kurulu Başkanı Alp Avni Yelkenbiçer'i İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyeliğine seçilmesi dolayısıyla tebrik etti. Erdiliballı, "Melek yatırımcılığın, her zaman olduğu gibi İzmir Ticaret Odası çatısı altında da başlıca savunucularından biri olacağına inanıyorum." diyerek etkinliğin yeni yatırımcılara ilham vermesini ve yeni iş birliklerine vesile olmasını diledi.</p>

<p><strong>MELEK YATIRIMCILIĞIN TEMEL KAVRAMLARI VE YATIRIM S REÇLERİ ELE ALINDI</strong></p>

<p>Etkinliğin ilk oturumunda EGİAD Melekleri Genel Koordinatörü Melisa İtmeç, melek yatırımcılığın temel kavramları ve yatırım süreçlerine ilişkin bir sunum gerçekleştirdi. Erken aşama girişimlerin yatırımcılarla buluşmasından yatırım kararının değerlendirilmesine uzanan süreçlerin ele alındığı oturumda, melek yatırım ağlarının girişimcilik ekosistemindeki işlevi ve girişimci–yatırımcı ilişkisinin temel dinamikleri değerlendirildi. Melek yatırımcılığın finansal kaynak sağlamanın ötesinde, deneyim paylaşımını ve stratejik iş birliklerini destekleyen bir model olduğu vurgulandı.</p>

<p><strong>"KANATLANAN GİRİŞİMLER" PANELİNDE 11 YILLIK DENEYİM PAYLAŞILDI</strong></p>

<p>EGİAD Melekleri İcra Kurulu Başkan Vekili Arda Ürper'in moderatörlüğünde düzenlenen "Kanatlanan Girişimler: Bir Yatırımcı Ağının 11 Yıllık Yolculuğu" başlıklı panelde, melek yatırımcılığın karar alma süreçlerinden yatırım sonrası girişimci ilişkilerine uzanan farklı boyutları değerlendirildi. Bir girişimin yatırım potansiyelinin belirlenmesi, belirsizliklerin yönetilmesi, ortak yatırım kültürünün geliştirilmesi ve girişimcilerle uzun vadeli ilişkilerin kurulması konuları, panelistlerin deneyimleri çerçevesinde ele alındı. Panelde ayrıca EGİAD Melekleri'nin kuruluşundan bugüne geçirdiği gelişim, yatırım ağının kurumsal yapısının güçlenmesi ve İzmir girişimcilik ekosistemine sağlanan katkılar üzerinde duruldu.</p>

<p><strong>YELKENBİÇER: MELEK YATIRIMCILIKTA DENEYİM VE İŞ AĞLARININ ÖNEMİ</strong></p>

<p>EGİAD 16. ve 17. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı ve İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Alp Avni Yelkenbiçer, panelde EGİAD Melekleri'nin kuruluşundan bugüne uzanan gelişim sürecini ve yatırım ağının girişimcilik ekosistemindeki konumunu değerlendirdi. Girişimlere erken aşamada sağlanan desteğin yalnızca fina nsal kaynakla sınırlı kalmaması gerektiği üzerinde durulan bölümde, iş dünyasının deneyiminin, sektörel bilgi birikiminin ve profesyonel bağlantılarının girişimlerin gelişiminde üstlendiği rol öne çıktı. Yatırımcılığın zaman içerisinde değişen dinamiklerinin de ele alındığı değerlendirmelerde, İzmir iş dünyasının sahip olduğu kurumsal birikimin yenilikçi girişimlerle buluşturulmasının bölgesel girişimcilik ekosistemine sağlayabileceği katkılar üzerinde duruldu.</p>

<p><strong>KUŞGÖZ: YATIRIM KARARLARINDA DOĞRU DEĞERLENDİRME VE SÜRDÜRÜLEBİLİR İLİŞKİLER</strong></p>

<p>EGİAD Melekleri Danışma Kurulu Başkanı Levent Kuşgöz, erken aşama girişimlerin değerlendirilmesinde yatırımcıların dikkate aldığı temel unsurları ve yatırım kararlarının şekillenmesinde deneyimin önemini ele aldı. Girişimci ekibin yetkinliği, geliştirilen ürünün potansiyeli, pazarın dinamikleri ve iş modelinin gelişim kapasitesi gibi ba şlıkların değerlendirildiği oturumda, yatırım kararlarının farklı bakış açılarıyla desteklenmesinin önemi vurgulandı.</p>

<p>Panelde ayrıca yatırım sonrasında girişimci ile yatırımcı arasında kurulan ilişkinin sürdürülebilirliği, yatırımcının sermayenin ötesinde sunabileceği stratejik katkılar ve girişimcinin karar alma bağımsızlığının korunması gibi konular üzerinde duruldu.</p>

<p><strong>YILMAZ: ORTAK AKIL VE DENEYİM PAYLAŞIMI YATIRIM EKOSİSTEMİNİ GÜÇLENDİRİYOR</strong></p>

<p>EGİAD Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve EGİAD Melekleri İcra Kurulu Başkanı Arda Yılmaz ise melek yatırım ağlarının bireysel yatırımcılığa kıyasla sunduğu ortak değerlendirme, deneyim paylaşımı ve birlikte öğrenme olanaklarını ele aldı. Bir girişimin farklı sektörlerden gelen yatırımcıların bilgi birikimiyle değerlendirilmesinin, yatırım süreçlerinde daha kapsamlı bir bakış açısı geliştirilmesine katkı sağladığı vurgulan dı. EGİAD Melekleri'nin 11 yıllık kurumsal birikimi üzerine geliştirilebilecek yeni iş birliği olanaklarının da değerlendirildiği panelde, ağa katılan yeni yatırımcıların deneyimli üyelerle birlikte öğrenmesinin ve girişimcilik ekosistemiyle daha güçlü bağlar kurmasının önemi üzerinde duruldu.</p>

<p><strong>YENİ MELEK YATIRIMCILARA ORTAK AKIL VE DENEYİM VURGUSU</strong></p>

<p>Panelin son bölümünde melek yatırımcılığa ilgi duyan ancak henüz ilk yatırımını gerçekleştirmemiş iş insanlarının yatırım süreçlerine nasıl hazırlanabilecekleri ele alındı. Erken aşama yatırımlarda risklerin doğru değerlendirilmesi, girişimlerin yalnızca finansal göstergeler üzerinden değil ekip, teknoloji, pazar ve büyüme potansiyeliyle birlikte incelenmesi ve deneyimli yatırımcıların bilgi birikiminden yararlanılması konuları öne çıktı. Melek yatırımcılığın uzun vadeli bir öğrenme ve deneyim paylaşımı süreci olduğu vurgulanırken, yatırım ağlarına katılımın hem yatırımcıların yetkinliklerini geliştirmesi hem de girişimcilerin doğru kaynaklarla buluşması açısından taşıdığı önem değerlendirildi.</p>

<p><strong>BİMETRİK GİRİŞİMİ YATIRIMCILARLA BULUŞTU</strong></p>

<p>Panelin ardından Bimetrik Kurucu Ortağı Özge Karadaş, girişimini melek yatırımcılara ve katılımcılara tanıttı. Yapay zekâ tabanlı müşteri veri analitiği ve pazarlama çözümleri geliştiren Bimetrik (B2Metric), şirketlerin farklı kanallardan elde ettikleri müşteri verilerini bütüncül bir yapıda değerlendirerek müşteri davranışlarını analiz etmelerine, müşteri kaybı riskini öngörmelerine ve pazarlama faaliyetlerini daha verimli yönetmelerine yönelik teknolojiler sunuyor. Bankacılık, telekomünikasyon, sigortacılık ve perakende başta olmak üzere farklı sektörlere yönelik çözümler geliştiren girişimin sunumunda, yapay zekâ ve veri analitiği teknolojilerinin müşteri deneyimi ile iş süreçlerine sağladığı katkılar ele alındı. EGİAD Melekleri'nin yenilikçi girişimleri deneyimli yatırımcılarla buluşturma vizyonu doğrultusunda gerçekleştirilen etkinlik, iş insanları, melek yatırımcılar ve girişimciler arasında yeni bağlantıların ve potansiyel iş birliklerinin geliştirilmesine olanak sağlayan networking bölümüyle sona erdi.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/egiad-melekleri-11-yilda-6-milyon-dolari-asan-yatirima-ulasti</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Oct 2026 18:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/knknl.JPG" type="image/jpeg" length="35957"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İnşaat sektörü yurt içinde maliyet yurt dışında jeopolitik risk kıskacında]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/insaat-sektoru-yurt-icinde-maliyet-yurt-disinda-jeopolitik-risk-kiskacinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/insaat-sektoru-yurt-icinde-maliyet-yurt-disinda-jeopolitik-risk-kiskacinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB), 2026 yılının üçüncü çeyreğine ait İnşaat Sektörü Analizi Raporu’nu yayımladı. Raporda, inşaat sektörünün yılın ikinci çeyreğinde %1,9 daralmasıyla son yıllardaki büyüme eğiliminin kesintiye uğradığı belirtilirken, yüksek finansman ve işçilik maliyetleri ile özel s...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB), 2026 yılının üçüncü çeyreğine ait İnşaat Sektörü Analizi Raporu’nu yayımladı. Raporda, inşaat sektörünün yılın ikinci çeyreğinde %1,9 daralmasıyla son yıllardaki büyüme eğiliminin kesintiye uğradığı belirtilirken, yüksek finansman ve işçilik maliyetleri ile özel sektör yatırımlarındaki zayıflamanın sektör üzerindeki baskısını sürdürdüğü ifade edildi. Kamu yatırımları ve deprem bölgesindeki yeniden inşa faaliyetlerinin sektörü desteklemeye devam ettiği, buna karşın yurt dışı müteahhitlik hizmetlerinde jeopolitik belirsizlikler ve küresel finansman koşullarının proje üstlenimlerini sınırladığı vurgulandı.</strong></p>

<p>Ekonominin genelinde 200’ün üzerinde alt sektöre yarattığı talep ve istihdam gücüyle lokomotif rol üstlenen inşaat sektörünün önde gelen kuruluşlarını temsil eden Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB), ekonomi çevreleri ve sektör tarafından yakından takip edilen İnşaat Sektörü Analizi Raporu’nun 2026 yılı üçüncü çeyrek sayısını yayımladı. <strong>“Küresel Ekonominin Yeni Fay Hatları”</strong> başlıklı raporda, yurt içi ekonomik gelişmeler, inşaat sektörüne ilişkin temel göstergeler ve yurt dışı müteahhitlik hizmetlerinin performansı birlikte değerlendirilerek sektörün mevcut görünümü ile önümüzdeki döneme ilişkin beklentiler ele alındı.</p>

<p><strong>Konut talebindeki zayıflama büyümeyi sınırlıyor</strong></p>

<p>Raporda, Türkiye ekonomisinin 2026 yılının ikinci çeyreğinde %2,3 büyüdüğü, aynı dönemde inşaat sektörünün ise %1,9 daraldığı hatırlatıldı. Böylece son yıllarda ekonominin üzerinde büyüme performansı sergileyen inşaat sektörünün büyüme eğiliminin kesintiye uğradığına dikkat çekildi. Sektördeki daralmada yüksek finansman maliyetleri, sıkı kredi koşulları ve özel sektör yatırımlarındaki temkinli yaklaşımın belirleyici olduğu değerlendirilirken, deprem bölgesindeki yeniden inşa faaliyetleri ile kamu yatırımlarının sektörü desteklemeyi sürdürdüğü, buna karşın konut talebindeki zayıflamanın büyüme performansını sınırladığı kaydedildi.</p>

<p>Öte yandan, 2026 yılının ikinci çeyreğinde zincirlenmiş hacim endeksine göre toplam sabit sermaye yatırımları %0,6 artarken, inşaat yatırımlarının %0,9 azaldığı belirtilen raporda, sektörün toplam istihdam içerisindeki payının %6,8 seviyesinde gerçekleştiği ifade edildi. TÜİK tarafından açıklanan İnşaat Maliyet Endeksi'nin 2026 yılı Ağustos ayında aylık %2,04, yıllık %29,59 arttığı belirtildi. Malzeme maliyetleri aylık %2,73, yıllık %28,72 yükselirken, işçilik maliyetlerindeki artış sırasıyla %0,82 ve %31,20 oldu. Aynı dönemde bina inşaatı maliyet endeksi yıllık %28,94, bina dışı yapılar için inşaat maliyet endeksi ise %31,68 artış kaydetti. Ağustos ayında maliyet artışının aylık bazda özellikle malzeme fiyatlarında belirginleştiği görülürken, yıllık bazda işçilik maliyetlerinin yüksek seyri sektörün kârlılığı üzerindeki baskının sürdüğüne işaret etti. Finansman giderleriyle birlikte artan maliyetler, yeni yatırım ve proje kararlarında temkinli yaklaşımın devam etmesine neden oldu.</p>

<p><strong>Türkiye Müteahhitler Birliği’nce 2026 yılının üçüncü çeyreğinin değerlendirildiği raporda, inşaat sektörüne ilişkin özetle şu tespitlere yer verildi:</strong></p>

<p><strong>ÜRETİM GÖSTERGELERİNDE TOPARLANMA, CİRODA AYLIK GERİLEME:</strong></p>

<p>TÜİK verilerine göre, Ağustos ayında inşaat sektörü ciro endeksi yıllık bazda %19,2 artarken, aylık bazda %3,7 gerilemiştir. Aynı dönemde sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörleri toplam ciro endeksi yıllık %31,8, aylık %3,0 artış kaydetmiştir. Buna karşılık inşaat üretim endeksi Ağustos ayında yıllık %2,3, aylık %4,0 yükselmiştir. Alt sektörlerde bina inşaatı üretimi yıllık %0,9 azalırken, bina dışı yapıların inşaatında %21,8, özel inşaat faaliyetlerinde ise %0,1 artış gerçekleşmiştir. Üretim hacmindeki aylık toparlanmaya karşın ciro endeksinin gerilemesi, sektörde nominal gelirler ile üretim faaliyetlerinin aynı yönde hareket etmediğini göstermiştir.</p>

<p><strong>SEKTÖRDE GÜVEN VE BEKLENTİLER ZAYIF SEYRİNİ KORUYOR:</strong></p>

<p>İnşaat Güven Endeksi, Eylül ayında bir önceki aya göre %0,2 gerileyerek 83,0 seviyesinde gerçekleşmiştir. Endeksin 100 eşik değerinin altında kalmayı sürdürmesi, sektörde mevcut faaliyetlere ve gelecek döneme ilişkin beklentilerde kötümser görünümün devam ettiğini ortaya koymuştur. Alınan kayıtlı siparişlerin mevcut düzeyi %1,9 artışla 80,4'e yükselirken, gelecek üç aylık dönemde toplam çalışan sayısına ilişkin beklenti %2,1 azalarak 85,5'e gerilemiştir. Türkiye İMSAD tarafından açıklanan İnşaat Malzemesi Sanayi Bileşik Endeksi de Ağustos ayında 1,1 puan düşüşle 72,0 seviyesine inmiştir. Faaliyet, güven ve beklenti alt endekslerinin tamamında gerileme kaydedilmesi, sektördeki ihtiyatlı görünümün inşaat malzemesi sanayisine de yansıdığını göstermiştir.</p>

<p><strong>KONUT SATIŞLARINDA İKİNCİ EL SEGMENTİNDEKİ GERİLEME BELİRLEYİCİ OLDU:</strong></p>

<p>Türkiye genelinde toplam konut satışları Eylül ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %9,3 azalarak 142 bin 390 adet olarak gerçekleşmiştir. İlk el konut satışları %3,9 artışla 51 bin 519 adede yükselirken, ikinci el satışlar %15,3 azalarak 90 bin 871 adede gerilemiştir. Böylece toplam satışlar içerisinde ilk el konutların payı %36,2, ikinci el konutların payı ise %63,8 olmuştur. Ocak-Eylül döneminde toplam konut satışları %7,2 azalarak 1 milyon 92 bin 919 adede gerilemiştir. İlk el satışların aynı dönemde %0,6, ikinci el satışların ise %10,0 azalması, konut piyasasındaki yıllık gerilemede ikinci el segmentinin belirleyici olduğunu ortaya koymuştur.</p>

<p><strong>KONUT PİYASASINDA FİNANSMAN BASKISI DEVAM EDİYOR:</strong></p>

<p>Eylül ayında ipotekli konut satışları yıllık bazda %5,1 artarak 23 bin 397 adede yükselirken, diğer satışlar %11,6 azalışla 118 bin 993 adet olarak gerçekleşmiştir. İpotekli satışların toplam satışlar içerisindeki payı %16,4 seviyesinde kalmıştır. Ocak-Eylül döneminde ipotekli satışlar %24,7 artarak 212 bin 210 adede ulaşırken, diğer satışlar %12,5 gerilemiştir. İpotekli satışlardaki artış kredi kanalıyla konut talebinde hareketlenmeye işaret etmekle birlikte, toplam satışlar içerisindeki payının sınırlı kalması finansman koşullarındaki zorlukların sürdüğünü göstermiştir. Yüksek konut fiyatları ve hanehalkının satın alma gücü üzerindeki baskılar da konut talebini sınırlamaya devam etmiştir.</p>

<p><strong>KONUT FİYATLARINDA REEL GERİLEME SÜRÜYOR:</strong></p>

<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan Konut Fiyat Endeksi, Eylül ayında bir önceki aya göre %1,2 artarak 239,4 seviyesine yükselmiştir. Endeks yıllık bazda nominal olarak %22,3 artarken, reel olarak %5,7 azalmıştır. Böylece konut fiyatlarında nominal artış devam etmesine karşın enflasyondan arındırılmış fiyatlardaki gerileme sürmüştür. Eylül ayında konut fiyatları aylık bazda İstanbul'da %2,0, Ankara'da %0,1 ve İzmir'de %1,0 artarken, yıllık artış oranları sırasıyla %26,8, %22,0 ve %21,0 olarak gerçekleşmiştir.</p>

<p><strong>YAPI RUHSATLARINDAKİ HAREKETLİLİK TAMAMLANAN YAPILARA AYNI ÖLÇÜDE YANSIMADI:</strong></p>

<p>2026 yılının ilk çeyreğinde yapı ruhsatı verilen bina sayısı yıllık %19,6, daire sayısı %37,0 ve toplam yüzölçümü %26,1 artmıştır. Aynı dönemde yapı kullanma izin belgesi verilen bina sayısı %4,8, daire sayısı %10,1 ve toplam yüzölçümü %3,5 yükselmiştir. Yapı ruhsatlarında kaydedilen çift haneli artışlar yeni yapı üretimine yönelik faaliyetlerde genişlemeye işaret ederken, yapı kullanma izin belgelerindeki daha sınırlı artış, ruhsat aşamasındaki hareketliliğin tamamlanan yapılara aynı ölçüde yansımadığını göstermiştir.</p>

<p><strong>YURT DIŞI MÜTEAHHİTLİK HİZMETLERİNDE İVME KAYBI SÜRÜYOR:</strong></p>

<p>Raporda, yılın ilk dokuz ayında 4,9 milyar ABD Doları tutarında 97 proje üstlenen yurt dışı müteahhitlik hizmetlerinin küresel finansman koşulları ve jeopolitik gelişmelerin etkisiyle zayıf seyrini sürdürdüğü belirtildi. Yurt dışında iş üstlenilen ülke sayısı ise Kanada ile birlikte 139'a yükselirken, yılın ilk üç çeyreğinde en çok iş üstlenilen ülke 1,1 milyar ABD Doları ile Suudi Arabistan oldu. Listede 670 milyon ABD Doları ile Romanya ikinci, 635,8 milyon ABD Doları ile Libya üçüncü sırada yer aldı. Özellikle Orta Doğu başta olmak üzere önemli pazarlardaki belirsizliklerin yatırım kararları ve proje finansmanı üzerinde baskı oluşturduğu ifade edilen raporda, Türk inşaat sektörünün uluslararası pazarlardaki güçlü konumunu koruduğuna dikkat çekildi. Engineering News-Record (ENR) Dergisi'nin 2026 yılı “Dünyanın En Büyük 250 Uluslararası Müteahhidi” listesinde Türkiye'nin 49 firmayla Çin'in ardından ikinci sıradaki yerini korumasının, sektörün küresel rekabet gücünü ortaya koyduğu vurgulandı.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/insaat-sektoru-yurt-icinde-maliyet-yurt-disinda-jeopolitik-risk-kiskacinda</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Oct 2026 18:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2024/04/insaatmalzm.webp" type="image/jpeg" length="30377"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[JW Marriott Istanbul Bosphorus: Tarih, Gastronomi ve Şehir Yaşamını Buluşturan Zamansız Bir Deneyim]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/jw-marriott-istanbul-bosphorus-tarih-gastronomi-ve-sehir-yasamini-bulusturan-zamansiz-bir-deneyim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/jw-marriott-istanbul-bosphorus-tarih-gastronomi-ve-sehir-yasamini-bulusturan-zamansiz-bir-deneyim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul’un tarihi liman bölgesi Karaköy’de, Boğaz kıyısında konumlanan JW Marriott Istanbul Bosphorus, şehrin geçmişini çağdaş yaşam kültürüyle bir araya getiriyor. Yaklaşık 180 yıllık tarihi Veli Alemdar Han’da misafirlerini ağırlayan otel, özgün mimarisini modern lüks anlayışıyla buluştururken Ga...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İstanbul’un tarihi liman bölgesi Karaköy’de, Boğaz kıyısında konumlanan JW Marriott Istanbul Bosphorus, şehrin geçmişini çağdaş yaşam kültürüyle bir araya getiriyor. Yaklaşık 180 yıllık tarihi Veli Alemdar Han’da misafirlerini ağırlayan otel, özgün mimarisini modern lüks anlayışıyla buluştururken Galataport’a yakın konumu ve Tarihi Yarımada’ya uzanan Boğaz manzarasıyla İstanbul’u farklı yönleriyle keşfetmek isteyenler için ayrıcalıklı bir konaklama deneyimi sunuyor.</strong></p>

<p><strong>Karaköy’den İstanbul’u Keşfetmek</strong></p>

<p>İstanbul’un tarihi ve kültürel dokusunu güncel şehir yaşamıyla bir arada deneyimlemek isteyenler için Karaköy, kendine özgü atmosferiyle öne çıkıyor. JW Marriott Istanbul Bosphorus’un merkezi konumu, misafirlerine şehrin farklı duraklarını kolayca keşfetme imkânı sağlıyor. Galataport’un sahil hattı, sanat ve tasarım odaklı mekânları, alışveriş ve yeme içme seçenekleri otelin yakın çevresinde şehir deneyimini zenginleştirirken; Galata, Tophane ve Beyoğlu’nun tarihi sokakları İstanbul’un kültürel mirasını yakından tanımak isteyenler için keşfedilmeyi bekleyen rotalar sunuyor. Boğaz kıyısında yürüyüş yapmak, çevredeki galerileri ziyaret etmek veya Karaköy’ün kahve duraklarında şehrin ritmine karışmak, konaklamayı İstanbul yaşamının doğal bir parçasına dönüştürüyor.</p>

<p><strong>Tarihi Mirasla Şekillenen Çağdaş Bir Otel Deneyimi</strong></p>

<p>İtalyan mimarlar tarafından inşa edilen Veli Alemdar Han’ın tarihi karakterini koruyan JW Marriott Istanbul Bosphorus, geçmişin mimari izlerini modern tasarım detaylarıyla bir araya getiriyor. Zarif oda ve süitleri, Boğaz’a ve tarihi şehir silüetine uzanan manzarasıyla otel, İstanbul’un çok katmanlı kimliğini konaklama deneyiminin bir parçası hâline getiriyor. Tarihi yapının atmosferiyle çağdaş konforu buluşturan otel, şehrin merkezinde sakinlik ve ayrıcalık arayan misafirler için kendine özgü bir ortam yaratıyor.</p>

<p><strong>Şehrin Gastronomi Sahnesine Açılan Bir Adres</strong></p>

<p>JW Marriott Istanbul Bosphorus, farklı mutfak ve mekân konseptlerini bir araya getiren gastronomi seçenekleriyle İstanbul’un yeme içme kültürünü otel deneyiminin merkezine taşıyor. Otelin gastronomi odağında yer alan Octo Istanbul, Anadolu’nun zengin mutfak mirasını yerel ve mevsimsel ürünler eşliğinde çağdaş bir yaklaşımla yorumluyor. Michelin Rehberi tarafından tavsiye edilen restoran, geleneksel lezzetleri güncel gastronomi anlayışıyla buluşturuyor. Executive Chef Şafak Erten’in liderliğindeki mutfak, yerel üretimi ve sürdürülebilirliği odağına alan yaklaşımıyla öne çıkıyor.</p>

<p>İstanbul’un silüetini panoramik bir açıdan izleme imkânı sunan Sky Karaköy ise rooftop deneyimini imza kokteyller ve müzikle bir araya getiriyor. Otelin Tea Lounge, Wine Cellar, Skull &amp; Bones, Istanbul Baking Company, Galata Lounge ve IOKI Nau gibi farklı konseptlere sahip diğer yeme içme alanları da günün farklı saatlerine ve farklı beklentilere hitap eden alternatifler sunuyor. Böylece JW Marriott Istanbul Bosphorus, İstanbul’un gastronomi sahnesini keşfetmek isteyen misafirler için de kendi içinde zengin bir buluşma noktası oluşturuyor.</p>

<p><strong>Şehrin İçinde Kendine Zaman Ayırmak</strong></p>

<p>İstanbul’un hareketli temposuna kısa bir mola vermek isteyen misafirler için otelin tarihi yapısı içinde yer alan Spa Soul, geleneksel Türk hamamı ritüellerini modern bakım ve wellness uygulamalarıyla bir araya getiriyor. Şehir keşifleri arasında dinlenmeye alan açan bu deneyim, otelin sunduğu konaklama anlayışını tamamlıyor.</p>

<p>Tarihi mirası, Karaköy’ün kültür ve sanat duraklarına yakın konumu ve farklı gastronomi deneyimleriyle JW Marriott Istanbul Bosphorus, İstanbul’u yalnızca ziyaret edilen değil, her anı farklı bir keşfe dönüşen bir şehir olarak deneyimlemek isteyen misafirlerini ağırlıyor.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/jw-marriott-istanbul-bosphorus-tarih-gastronomi-ve-sehir-yasamini-bulusturan-zamansiz-bir-deneyim</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Oct 2026 18:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/n-j-n-j-n-j.JPG" type="image/jpeg" length="76406"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SISUMMIT 2026’da Yapay Zekâ Çağının Yeni Gerçeği: “Hepimiz Veri İşçisi Olacağız"]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/sisummit-2026da-yapay-zeka-caginin-yeni-gercegi-hepimiz-veri-iscisi-olacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/sisummit-2026da-yapay-zeka-caginin-yeni-gercegi-hepimiz-veri-iscisi-olacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Boğaziçi Üniversitesi’nde düzenlenen Sürdürülebilirlik ve İnovasyon Zirvesi – SISUMMIT 2026, akademi ve iş dünyasının temsilcilerini gençlerle bir araya getirdi. Zirvede, yapay zekânın ekonomiden çevreye, iş dünyasından toplumsal yaşama uzanan etkileri ele alındı. Zirvenin açılışında konuşan Doç. Dr...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Boğaziçi Üniversitesi’nde düzenlenen Sürdürülebilirlik ve İnovasyon Zirvesi – SISUMMIT 2026, akademi ve iş dünyasının temsilcilerini gençlerle bir araya getirdi. Zirvede, yapay zekânın ekonomiden çevreye, iş dünyasından toplumsal yaşama uzanan etkileri ele alındı. Zirvenin açılışında konuşan Doç. Dr. Murat Levent Demircan, yapay zekânın geleceğin mesleklerini yeniden şekillendireceğini belirterek “Hepimiz birer veri işçisi olacağız” dedi. Yapay zekâ araçlarına erişimin yaygınlaşmasıyla rekabette fark yaratacak unsurun veriyi anlamlı hikâyelere dönüştürmek olacağını vurgulayan Demircan, gelecekte en çok dinlenenlerin en iyi veri hikâyelerini anlatanlar olacağını ifade etti.</strong></p>

<p>Ahmet Çalık Vakfı öncülüğünde 1–17 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilen sekiz oturumluk ücretsiz çevrim içi seminer sprintinin ardından, sürdürülebilirlik ve inovasyon alanında farklı disiplinlerden uzmanları buluşturan SISUMMIT 2026 zirvesi, 26 Ekim’de Boğaziçi Üniversitesi Albert Long Hall’de yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. Çalık Enerji’nin desteğiyle düzenlenen ve bu yılki teması “<strong>AI-First Society: Sürdürülebilir ve Yenilikçi Veri Toplumuna Doğru” olarak belirlenen</strong><strong> </strong>zirvede, yapay zekâ teknolojilerinin sürdürülebilir kalkınmaya katkısı, Türkiye’nin teknoloji alanındaki geleceği, kurumsal dayanıklılık, çevresel sorumluluk ve insan odaklı dijital dönüşüm konuları gündeme taşındı.</p>

<p>Boğaziçi Yaşamboyu Eğitim Merkezi, Galatasaray Üniversitesi Girişimcilik ve Yenilikçilik Merkezi, Boğaziçi Üniversitesi İnovasyon Merkezi ve Noform Academy iş birliğiyle Ahmet Çalık Vakfı öncülüğünde düzenlenen SISUMMIT 2026 Seminer Sprinti, bu yıl yapay zekânın yalnızca şirketleri değil, şehirleri, ekonomileri, eğitim sistemlerini ve toplumların bütününü nasıl dönüştürdüğünü tartışmaya açtı.</p>

<p>Sekiz çevrim içi oturumda etik, kapsayıcı ve insan merkezli yapay zekânın sürdürülebilir kalkınmaya etkisinden veri odaklı karar kültürüne, döngüsel ekonomiden inovasyon stratejilerine uzanan farklı başlıklar ele alındı. Herkese açık ve tamamen ücretsiz olarak düzenlenen seminer sprintlerinin ardından program, Boğaziçi Üniversitesi Albert Long Hall’de düzenlenen tam günlük bir zirve ile devam etti. Çalık Enerji’nin desteğiyle gerçekleştirilen zirve kapsamında açılış konuşmalarının yanı sıra dört panel ve beş keynote oturumu gerçekleşti.<strong> </strong></p>

<p><strong>“Hepimiz veri işçisi olacağız”</strong></p>

<p>Zirvenin açılışında bir konuşma yapan SISUMMIT Akademik Koordinatörü ve Galatasaray Üniversitesi Girişimcilik ve Yenilikçilik Merkezi Direktörü Doç. Dr. Murat Levent Demircan, yapay zekânın iş dünyasına etkilerini ve geleceğin yetkinliklerini değerlendirdi. Yapay zekânın bazı meslekleri dönüştürürken yeni mesleklerin de ortaya çıkmasını sağlayacağını belirten Doç. Dr. Demircan, “Yapay zekâ acaba işimizi elimizden mi alacak, işsiz mi kalacağız şeklinde sorular soruluyor. Buna hem evet hem hayır olarak yanıt verebiliriz. Tabii geçmişte olduğu gibi gelecekte de birçok mesleği kaybedeceğiz. Ama muhtemelen onlardan çok daha fazlası hayatımıza girecek. Şu bir gerçek ki hepimiz birer veri işçisi olacağız. Bunu sosyoekonomik olarak söylemiyorum. Herkes kendi mesleğini yaparken verinin ön plana çıkmasından, veri ekonomisinden ve özellikle tahmin ekonomisinden bahsediyorum. Veri işçiliği ne demek? Aslında hepimiz birer veri malzemesi, veri analitikçisi, veri görselleştiricisi, veri düzenleyicisi gibi birçok farklı mesleğe sahip olacağız” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“Yapay zekâ çağında veri hikâyeciliği öne çıkacak”</strong></p>

<p>Yapay zekâ araçlarına erişimin kolaylaşmasıyla rekabette fark yaratacak unsurun <strong>veriyi anlamlı hikâyelere dönüştürmek</strong> olacağını ifade eden Demircan, şöyle devam etti:</p>

<p>“Yapay zekâ aynı zamanda çok ciddi anlamda bir demokratikleşmeyi de beraberinde getiriyor. Yani ne demek bu? Aslında hepimiz ChatGPT, Claude ve benzeri birçok üretken yapay zekâya çok hızlı bir şekilde erişebiliyoruz. O zaman bu yapay zekâ yarışını kim kazanacak? Daha önce kamp ateşi etrafında dostlarla toplandığımızda en iyi hikâyeyi anlatan kişi en çok dinlenirdi. Muhtemelen bundan sonraki yaşantımız boyunca en iyi veri hikâyelerini anlatanları dinleyeceğiz diye tahmin ediyorum. İyi bir veri hikâyesi oluşturmak için mühendislik, matematik, veri bilimi gibi şeyler yeterli değil. Sanat, edebiyat, tarih, teoloji, felsefe, sosyoloji, şiir, roman gibi birçok alanda da kendimizi yetiştirmemiz gerekiyor.”</p>

<p><strong>Yapay zekâda yetenek kadar sorumluluk da önemli</strong></p>

<p>Doç. Dr. Murat Levent Demircan’ın ardından Galatasaray Üniversitesi’nden Prof. Dr. Gülçin Büyüközkan, Boğaziçi Üniversitesi’nden Doç. Dr. Aslı Deniz Helvacıoğlu ve Doç. Dr. Ali Coşkun’un açılış konuşmalarıyla devam eden zirvenin ilk ana konuşmasını Çalık Enerji Yapay Zekâ ve Dijital Dönüşümden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Barış Abacı gerçekleştirdi.</p>

<p>Abacı, “AI-First Society: İnsanlığın Yeni İşletim Sistemi” başlıklı konuşmasında yapay zekânın enerji tüketimi, veri güvenliği, otonom sistemler ve etik sorumluluklar üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Yapay zekâ teknolojilerinin hızla gelişmesiyle enerji ihtiyacının da katlanarak arttığını belirten Abacı, gelecekte teknolojik rekabetin yalnızca daha başarılı modeller geliştirmekle değil, bu modelleri sürdürülebilir biçimde çalıştırabilecek altyapıya sahip olmakla da şekilleneceğini vurguladı. Yapay zekânın ürettiği hatalı bilgiler, veri güvenliği riskleri ve otonom sistemlerin geri alınamaz sonuçlar doğurabilecek eylemlerine değinen Abacı, sistemlerin gerçek dünya koşullarında aşamalı olarak test edilmesinin önemini ifade etti. Yapay zekâ dönüşümünü bilginin eyleme dönüşmesi, dijital ve fiziksel dünyanın entegrasyonu, insan deneyimi ve yeni bir toplumsal sözleşme olmak üzere dört temel unsur üzerinden değerlendiren Abacı, teknolojik yetkinlik ile karar verme yetkisinin birbirinden ayrılması gerektiğini belirtti. Abacı, konuşmasını yapay zekâ sistemlerinin yalnızca teknik kapasitelerinin değil, yetkilerinin ve sorumluluklarının da dikkatle tanımlanması gerektiğini vurgulayarak tamamladı.</p>

<p><strong>Akademi, iş dünyası ve liseliler aynı platformda buluştu</strong></p>

<p>SISUMMIT 2026 zirvesi; akademisyenleri, iş dünyası profesyonellerini ve gençleri aynı çatı altında topladı. Türkiye’nin dört bir yanından gelen ve seminer sprintinde başarılı olan lise öğrencileri ise herkese umut verdi. Dört panel ve beş keynote oturumundan oluşan programda yapay zekâ, dijital dönüşüm, sürdürülebilirlik, veri bilimi, döngüsel ekonomi, müşteri deneyimi ve inovasyon gibi alanlar farklı perspektiflerden değerlendirildi.</p>

<p>“Sürdürülebilir Bir Geleceği Yapay Zekâ ile Yeniden Tasarlamak” panelinde TAV Havalimanları Sürdürülebilirlik ve İş Mükemmelliği Koordinatörü Başak Helen Taşkan, Galatasaray Üniversitesi’nden Prof. Dr. Gülçin Büyüközkan ile Silk &amp; Cashmere Yönetim Kurulu Üyesi ve Yapay Zekâ Danışmanı Ferhat Zamanpur bir araya geldi. Panelde yapay zekâ ile sürdürülebilirlik arasındaki ilişki, kurumsal dönüşüm ve teknolojinin geleceğin iş modellerine etkisi ele alındı.</p>

<p><strong>Türkiye’nin derin teknoloji geleceği gündemdeydi</strong></p>

<p>Zirvenin dikkat çeken oturumlarından biri, “Builder Çağı: Yapay Zekâyla Sıfırdan Değer İnşa Etmek ve Türkiye’nin Derin Teknoloji Geleceği” paneli oldu. TÜBİTAK BİLGEM Yapay Zekâ Enstitüsü Müdürü Dr. Mehmet Haklıdır, AI SOFT Teknoloji A.Ş. Kurucu Ortağı ve CEO’su Esin Yılmaz ile İnteraktif Grup Kurucusu Okan Tübek’in katıldığı panelde, yapay zekâ temelli yeni girişimler, teknoloji üretimi ve Türkiye’nin derin teknoloji ekosisteminin gelişimine yönelik fırsatlar gündeme geldi.</p>

<p>“Kesintisiz Gelecek: Operasyonel Dayanıklılıktan Anlamlı Müşteri Deneyimine” başlıklı panelde ise Fuzul Holding Kurumsal Mimari Direktörü Özgüven Saymaz, Arkas Holding Sürdürülebilirlik Direktörü Serra Tükel ve TAV Havalimanları Müşteri Deneyimi ve Çağrı Merkezi Başkanı Şirin Ayça Sayılır yer aldı. Oturumda değişen teknoloji ve iş koşulları karşısında kurumların dayanıklılığı ile müşteri deneyiminin dönüşümü değerlendirildi.</p>

<p><strong>Yapay zekânın görünmeyen çevresel maliyeti: su tüketimi</strong></p>

<p>Zirvenin öne çıkan başlıklarından biri de yapay zekâ teknolojilerinin çevresel etkileri oldu. Ford Otosan Veri Bilimcisi Doruk Ölçmener ile Ürün Döngüselliği ve Yaşam Döngüsü Değerlendirme Mühendisi Derya Dilara Ataş, “Yapay Zekânın Görünmeyen Su Ayak İzi” başlıklı konuşmalarıyla dijital teknolojilerin çevresel maliyetlerine dikkat çekti. Yapay zekâ sistemlerinin geliştirilmesi ve çalıştırılması için ihtiyaç duyulan altyapının su kaynakları üzerindeki etkisi, teknolojik ilerleme ile doğal kaynakların korunması arasındaki dengenin önemini gündeme getirdi.</p>

<p><strong>Sorumlu teknoloji ve yaşanabilir bir dünya</strong></p>

<p>“Sorumlu Teknoloji, Sorumlu Vatandaş, Yaşanabilir Bir Dünya” panelinde ESG PM Sürdürülebilirlik Danışmanı Mert Güller ile Boğaziçi Üniversitesi’nden Doç. Dr. Aslı Deniz Helvacıoğlu ve Prof. Dr. Arzu Tektaş bir araya geldi. Panelin odağında teknolojik gelişmelerin etik, çevresel ve toplumsal sorumluluklarla birlikte değerlendirilmesi yer aldı. Sürdürülebilir bir dijital gelecek için yalnızca teknolojik kapasitenin değil, bireylerin, kurumların ve toplumun dönüşüme yaklaşımının da önem taşıdığına dikkat çekildi.</p>

<p><strong>İnovasyonun yaratıcı yüzü: mizah, sanat ve hikâye anlatıcılığı</strong></p>

<p>SISUMMIT 2026, teknoloji ve sürdürülebilirliği yalnızca bilimsel ve ekonomik boyutlarıyla değil, yaratıcılık ve insan deneyimi üzerinden de ele aldı.</p>

<p>Mizah Atölyesi’nden Cengiz Ferhat Altay, “Sürdürülebilir Sündürülebilirlik :)” başlıklı konuşmasıyla sürdürülebilirlik kavramına mizahi bir perspektif kazandırırken Tasalanma Tasarla Kurucusu Melda Göknel, “Sanat Tarihinden İnovasyon Dersleri: Bir Tablo Ne Anlatır?” başlıklı sunumuyla sanat ve inovasyon arasındaki ilişkiye odaklandı.</p>

<p>Brand Story Agency Kurucusu, Marka ve Hikâye Tasarımcısı Özgür Ahmet Köse ise “Yapay Zekâ Çağında Tükenmeyen Kaynak: Hikâye” başlıklı konuşmasıyla teknoloji çağında insan yaratıcılığının ve hikâye anlatıcılığının önemini gündeme taşıdı.</p>

<p><strong>Geleceğin veri toplumu için ortak akıl</strong></p>

<p>İş dünyası, akademi ve teknoloji ekosistemini aynı platformda buluşturan SISUMMIT 2026, yapay zekânın sunduğu fırsatlarla birlikte ekonomik, çevresel ve toplumsal sorumlulukların da değerlendirilmesine zemin hazırladı.</p>

<p>Zirvede ele alınan konular, geleceğin veri toplumunun yalnızca gelişmiş teknolojilerle değil, sürdürülebilirlik, etik ilkeler, yenilikçi düşünce ve disiplinler arası iş birlikleriyle şekilleneceğine işaret etti.</p>

<p><strong>Katılımcılara üniversite onaylı belge</strong></p>

<p>SISUMMIT 2026’nın çevrim içi Seminer Sprinti’ne katılanlar için akademik katılım ve başarı kriterleri de uygulandı. Sekiz oturumluk programa en az yüzde 70 oranında katılan ve program boyunca gerçekleştirilen ödev değerlendirmelerinde en az yüzde 70 başarı sağlayan katılımcılar, Galatasaray Üniversitesi Girişimcilik ve Yenilikçilik Merkezi ile Boğaziçi Üniversitesi İnovasyon Merkezi onaylı <strong>“SISUMMIT 2026 Katılım Belgesi”</strong> almaya hak kazandı. Konuşmaların ardından başarılı katılımcılara sertifikaları sunuldu. Seminer sprintine katılan yaklaşık 5 bin kişiden yaklaşık bini katılım belgesi almaya hak kazanırken zirveye gelen 500 katılımcıya sertifikaları sahnede takdim edildi.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/sisummit-2026da-yapay-zeka-caginin-yeni-gercegi-hepimiz-veri-iscisi-olacagiz</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Oct 2026 18:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/surdurulebilirlik-ve-inovasyon-zirvesi-1.jpeg" type="image/jpeg" length="46720"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Başkan Tugay'dan Ticaret Bakanı Bolat'a ziyaret]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/baskan-tugaydan-ticaret-bakani-bolata-ziyaret</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/baskan-tugaydan-ticaret-bakani-bolata-ziyaret" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat'ı makamında ziyaret etti. Görüşmede, İzmir'de düzenlenecek fuar ve uluslararası organizasyonlar başta olmak üzere, kentin Ticaret Bakanlığı'nı ilgilendiren gündem maddeleri ele alındı.

Ankara temasları kapsamın...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat'ı makamında ziyaret etti. Görüşmede, İzmir'de düzenlenecek fuar ve uluslararası organizasyonlar başta olmak üzere, kentin Ticaret Bakanlığı'nı ilgilendiren gündem maddeleri ele alındı.</strong></p>

<p>Ankara temasları kapsamında Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat'ı ziyaret eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, ziyaretin ardından sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada İzmir'in ekonomik ve ticari potansiyelini geliştirecek çalışmaların ortak akılla yürütülmesinin önemini vurguladı.<br />
Tugay, "Fuarlar şehri İzmir'imizde düzenleyeceğimiz organizasyonlar başta olmak üzere, İzmir'in Bakanlığımızla ilgili gündemlerini değerlendirme imkânı bulduk. Sayın Bakanımıza nazik kabulleri, ilgileri ve destekleri için teşekkür ediyorum. İzmir'in yararına olacak, kent ekonomimizi geliştirecek ve canlandıracak hamleleri ortak akılla hayata geçirmek için çalışmaya devam edeceğiz" dedi.</p>

<p><strong>Bakan Bolat'tan yakın işbirliği ve güçlü koordinasyon mesajı</strong><br />
Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat da yine sosyal medya hesabından ziyarete ilişkin bir açıklama yaptı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ı ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını belirten Bakan Bolat "Kendisine AK Parti ailemize hoş geldiniz dileklerimizi ileterek, bu yeni dönemde birlikte çalışmaktan duyduğumuz memnuniyeti ifade ettik. Görüşmemizde İzmir'in uluslararası ticaretteki konumunun güçlendirilmesi, serbest bölgelerin potansiyelinin daha etkin değerlendirilmesi ve uluslararası fuarların desteklenmesi başta olmak üzere, şehrimizin ekonomik ve ticari gelişimine katkı sağlayacak konularda fikir alışverişinde bulunduk. İzmir'imizin potansiyelini daha ileriye taşıyacak çalışmalarda, bundan sonraki süreçte çok daha yakın bir iş birliği ve güçlü bir koordinasyon içerisinde olacağız" ifadelerini kullandı.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/baskan-tugaydan-ticaret-bakani-bolata-ziyaret</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Oct 2026 18:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/27102026-700364ef-c8cc-423f-b7c9-da9d96a168fd-1.jpg" type="image/jpeg" length="13073"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AMD ve Meta, Meta’nın Süper Zeka Altyapısına Güç Vermek İçin Stratejik Ortaklıklarını Genişletiyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/amd-ve-meta-metanin-super-zeka-altyapisina-guc-vermek-icin-stratejik-ortakliklarini-genisletiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/amd-ve-meta-metanin-super-zeka-altyapisina-guc-vermek-icin-stratejik-ortakliklarini-genisletiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AMD ve Meta, Meta’nın hizmetlerine ve yapay zeka altyapısına güç sağlamak üzere CPU, GPU, ağ iletişimi, sistemler ve yazılımlar genelindeki stratejik iş birliklerini genişletiyor. AMD Helios raf ölçekli çözümleri Meta’nın öncü modellerini ve hizmetlerini desteklerken, AMD teknolojisi Muse için terci...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>AMD ve Meta, Meta’nın hizmetlerine ve yapay zeka altyapısına güç sağlamak üzere CPU, GPU, ağ iletişimi, sistemler ve yazılımlar genelindeki stratejik iş birliklerini genişletiyor. AMD Helios raf ölçekli çözümleri Meta’nın öncü modellerini ve hizmetlerini desteklerken, AMD teknolojisi Muse için tercih edilen bilgi işlem motoru olarak öne çıkıyor ve Meta’nın önde gelen modellerine Sıfırıncı Gün (Day-0) desteği sunuyor.</strong></p>

<p>AMD bugün Meta ile olan derin stratejik ortaklığına dikkat çekerek; AMD Helios™ raf ölçekli çözümlerinin Meta'da çalıştığını, AMD EPYC™ işlemcilerin Meta’nın Muse yapay zeka aracısına (AI agent) güç verdiğini ve AMD teknolojilerinin Muse Spark Open ve Muse Glimmer dahil olmak üzere Meta modelleri için Sıfırıncı Gün (Day-0) desteği sağladığını duyurdu.</p>

<p>Bu gelişme, iki şirket arasında AMD EPYC™ işlemciler, AMD Instinct™ GPU'lar, AMD Pensando™ ağ iletişimi ve AMD ROCm™ yapay zeka altyapısı genelinde yıllardır süregelen ortak tasarım ve iş birliğine dayanıyor.</p>

<p>AMD Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Lisa Su, konuyla ilgili yaptığı açıklamada: "Meta, AMD için stratejik bir ortak ve biz bu ortaklığı, Meta'nın altyapısına güç veren EPYC işlemcilerden, yapay zeka iş yüklerini destekleyen Instinct GPU'lara ve açık yazılımlara kadar yıllar süren derin teknik iş birlikleriyle inşa ettik," dedi. "Helios'un artık Meta'da çalışmasıyla birlikte, bu ortaklığı süper zeka çağında yeni bir boyuta taşıyoruz. Birlikte, gigawatt ölçeğinde altyapılar kurup devreye alıyor ve Meta'nın en iddialı süper zeka modellerini ve hizmetlerini mümkün kılmak için silikon, yazılım ve sistemlerin gelecek nesillerini şekillendiriyoruz."</p>

<p>Meta Kurucusu ve CEO'su Mark Zuckerberg ise, "AMD, öncü (frontier) modellerimizi çalıştıran bilişim altyapısını oluşturmada kilit ortağımız konumunda," ifadelerini kullanarak şunları ekledi: "Kişisel süper zekayı herkese ulaştırmamızı sağlayacak bilgi işlem gücüne büyük yatırımlar yapıyoruz ve AMD’nin bu noktadaki rolü bizim için çok önemli."</p>

<p><strong>AMD Meta Altyapısına Güç Veriyor</strong></p>

<p>AMD teknolojisi, Meta’nın bilgi işlem, ağ iletişimi, sistemler ve yazılım genelindeki altyapısına güç sağlıyor:</p>

<ul>
 <li>İlk AMD Helios raf ölçekli çözümleri Meta tarafından kuruldu ve yakın gelecekte daha geniş çaplı bir dağıtıma geçiş için test ediliyor.</li>
 <li>AMD EPYC işlemciler, Meta’nın Muse kişisel yapay zeka aracısının arkasındaki özel bilgi işlem ortamlarını destekliyor. Meta, birden fazla nesil boyunca milyonlarca EPYC işlemciyi devreye aldı ve 6. Nesil EPYC™ CPU'ların öncü müşterilerinden biri konumunda. İki şirket ayrıca "Verano" da dahil olmak üzere gelecek nesiller üzerinde iş birliği yapıyor.</li>
 <li>AMD Instinct GPU'lar halihazırda Meta’nın altyapısında eğitim, sıralama ve öneri motorları için üretimde kullanılıyor. Meta ayrıca AMD Instinct™ MI450 mimarisi için erken tanımlama (early definition) müşterilerinden biriydi ve kendi iş yükleri için optimize edilmiş özel bir AMD Instinct GPU'yu devreye alacak. Bu iş birliği aynı zamanda AMD Instinct™ MI500 serisi GPU'lar ve yeni nesil raf ölçekli sistemler dahil olmak üzere gelecekteki AMD platformlarına da yön veriyor.</li>
 <li>AMD ve Meta, geliştiricilerin AMD GPU'lardan kutudan çıktığı an itibarıyla yararlanabilmelerini sağlamak amacıyla ROCm'i PyTorch aracılığıyla geliştirmek için birlikte çalıştı. Ayrıca AMD, AMD Instinct GPU'larda Meta'nın Muse Spark Open modelleri ve AMD Ryzen™ AI PC'ler ile AMD Radeon™ GPU'larda Muse Glimmer için Sıfırıncı Gün (Day-0) desteği sundu.</li>
 <li>AMD ve Meta, <a href="https://arxiv.org/pdf/2610.22230" rel="noopener noreferrer" target="_blank">yazılım iş birliklerini</a> büyük ölçekli yapay zeka eğitimini kapsayacak şekilde genişletti, öneri modellerini AMD Instinct MI350X GPU'larda optimize etti ve diğer geliştiricilerin kullanımı için PyTorch, Triton ve ROCm'e iyileştirmeler sağladı.</li>
</ul>

<p>Meta yapay zeka yeteneklerini büyütürken, iki şirket milyarlarca insan için yapay zeka altyapısı işletmenin taleplerini karşılamak üzere silikon, yazılım ve sistemler genelinde birlikte çalışıyor. Şirketler, ürün yol haritalarını ve mühendislik kararlarını mevcut ve gelecekteki Meta iş yükleri etrafında hizalayarak, yıllar süren iş birliklerini gigawatt ölçeğinde entegre yapay zeka sistemleri inşa etme ve devreye alma noktasına taşıdı.</p>

<p>Buna ek olarak AMD, Meta’nın hisse senedi arzına 1 milyar dolarlık yatırım yapacak.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/amd-ve-meta-metanin-super-zeka-altyapisina-guc-vermek-icin-stratejik-ortakliklarini-genisletiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Oct 2026 17:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/1793111328-amd-meta-lockup-1.jpg" type="image/jpeg" length="80530"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DESA’nın İştiraki NUERA ve GOZEN’den Geleceğin Malzemesi LUNAFORM™ İçin Stratejik Lisans Anlaşması]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/desanin-istiraki-nuera-ve-gozenden-gelecegin-malzemesi-lunaform-icin-stratejik-lisans-anlasmasi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/desanin-istiraki-nuera-ve-gozenden-gelecegin-malzemesi-lunaform-icin-stratejik-lisans-anlasmasi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Geleceğin dokusunu İstanbul’dan dünyaya taşımayı hedefleyen DESA’nın yüzde 100 iştiraki NUERA ve GOZEN, LUNAFORM™ biyomalzemesinin üretimi ve küresel pazarlara sunulması için uzun vadeli ve münhasır bir lisans anlaşmasına imza attı.

DESA’nın yüzde 100 iştiraki NUERA Sürdürülebilir Biyofabrikasyon...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Geleceğin dokusunu İstanbul’dan dünyaya taşımayı hedefleyen DESA’nın yüzde 100 iştiraki NUERA ve GOZEN, LUNAFORM™ biyomalzemesinin üretimi ve küresel pazarlara sunulması için uzun vadeli ve münhasır bir lisans anlaşmasına imza attı.</strong></p>

<p>DESA’nın yüzde 100 iştiraki NUERA Sürdürülebilir Biyofabrikasyon Teknolojileri, San Francisco merkezli Türk biyoteknoloji şirketi GOZEN ile LUNAFORM™ biyomalzemesinin üretimi ve küresel pazarlara sunulması için uzun vadeli ve münhasır bir lisans anlaşmasına imza attı. Geleceğin dokusunu İstanbul’dan dünyaya taşımayı hedefleyen bu stratejik iş birliği, biyoteknoloji alanındaki yenilikçi çözümleri uluslararası moda ve tasarım dünyasıyla buluşturmayı amaçlıyor.</p>

<p>Anlaşmayla GOZEN’in LUNAFORM™ biyomalzeme platformu ve BioCraft biyofabrikasyon teknolojisi, NUERA’nın İstanbul’daki tesisi ve DESA’nın endüstriyel üretim altyapısıyla bir araya geldi. DESA’nın biyomalzeme stratejisinin bir parçası olarak Ağustos 2026'da kurulan NUERA, LUNAFORM™’un araştırma-geliştirme, ürün geliştirme, üretim, ölçeklendirme ve farklı sektörlerde ticarileştirme süreçlerini tek çatı altında yürütecek.</p>

<p>Sürdürülebilir malzemelere yönelik küresel talep artmaya devam ederken bu iş birliği, bir yandan markaların yeni nesil bir biyomalzemeyle tek ve şeffaf bir değer zinciri içinde çalışabilmesini, diğer yandan da tabakhanelerin mevcut sistemlerine ve makina parklarına doğrudan entegre olabilen yepyeni bir organik malzeme kazandırıyor. DESA’nın biyofabrikasyon teknolojilerini kullanarak sürdürülebilir bir gelecek yaratma vizyonunu GOZEN’in geliştirdiği teknolojiyi kullanarak hayata geçiren NUERA, malzemeyi yetiştiren, işleyen ve bitmiş ürüne dönüştüren iş modeliyle birçok sektörde var olanın yerini almadan, ona yeni bir değer katarak yeni bir dönemin kapısını aralıyor.</p>

<p>Bu iş birliğinin şekillenmesinde, DESA’nın büyüme ve dönüşüm yolculuğuna liderlik eden CEO Burak Çelet ile GOZEN’in CEO’su ve yenilikçi malzemesi LUNAFORM™’un mucidi Ece Gözen önemli rol oynadı. İki lider, geçtiğimiz yıl boyunca Avrupa’nın farklı noktalarında moda markalarıyla bir araya gelerek lüks moda dünyasının yeni nesil malzemelerden beklentilerini ve sektörün değişen ihtiyaçlarını yakından analiz etti.</p>

<p>İş birliği sürecinde her iki şirketin ekipleri, birbirlerinin üretim tesislerinde yoğun bir şekilde birlikte çalışarak teknik uzmanlıklarını, üretim deneyimlerini ve zanaatkârlık alanındaki bilgi birikimlerini paylaştı. DESA ve GOZEN’in teknolojik yetkinliklerini ve üretim kabiliyetlerini bir araya getiren ekipler, ortak Ar-Ge çalışmaları ve geliştirme süreçleriyle karşılaşılan teknik zorlukları aşarak LUNAFORM™ platformunun performansını uluslararası lüks moda dünyasının yüksek kalite ve tasarım beklentilerini karşılayacak seviyeye taşıdı.</p>

<p><strong>DESA CEO’su ve NUERA’nın kurucusu Burak Çelet:</strong></p>

<p><i>“Deri benim için bir aile mirası ve dünyanın en sürdürülebilir malzemelerinden biri olmayı sürdürüyor. Ancak küresel ısınma, sürdürülebilirlik kaygıları ve değişen tüketici eğilimleri, derinin yanı sıra kullanılabilecek hayvansal olmayan yeni nesil malzemeleri giderek daha önemli kılıyor ve bu alanda yeni bir pazar oluşuyor. Kering Grubu deriye bağımlılığını 2028'e kadar %30 azaltmayı hedeflediğini açıkladı. Tesla ve Apple gibi teknoloji markaları ise ürünlerinde hayvansal deriden uzaklaştı. Deri markaları ve şirketleri olarak bu değişime direnmek yerine onu benimsememiz gerekiyor. Bu düşünceyle yıllardır pek çok tamamlayıcı teknolojiyi araştırdık. Bakteriyel selüloz fermantasyonunu deri sektörü ile en uyumlu ve her açıdan en güçlü teknoloji olarak belirledik ve aradığımız teknolojik birikimi GOZEN’de bulduk. Bir tabakhane için LUNAFORM™ adeta koyun veya dana gibi bir canlı türü. Tabakhanelerimizde mevcut makine parkıyla, ek bir yatırım gerektirmeden işlenebiliyor. Son yıllarda bu konuda çok değerli inovasyonlar ortaya çıktı, ancak laboratuvar ölçeğinden endüstriyel seri üretime geçmeyi tam anlamıyla başaran bir ürün henüz yok. DESA’yı tasarımdan üretime, tabakhaneden perakendeye kadar değer zincirinin her halkasını yöneten entegre bir iş modeliyle büyüttük. Aynı bütüncül yaklaşım bugün NUERA’nın kalbinde yaşıyoruz. Bu sayede sektörümüze yeni bir malzeme kazandırmanın ve laboratuvar ile endüstriyel seri üretim arasındaki uçurumu kapatan ilk öncülerden biri olmanın gururunu yaşıyoruz.”</i></p>

<p><strong>LUNAFORM™’un mucidi ve GOZEN CEO’su Ece Gözen Akın şunları söyledi:</strong></p>

<p><i>“LUNAFORM™’u yaratırken vizyonum ‘A New World, A New Form’ idi. Benim için bu, yeni bir malzemenin ötesinde, malzemelerle kurduğumuz ilişkiyi ve onları dünyaya kazandırma biçimimizi yeniden düşünmek anlamına geliyordu. Bir girişimci olarak bu yolculukta şunu gördüm: Yeni bir malzeme yaratmak tek başına yetmiyor. Yeni bir dünya için yeni nesil malzemeler kadar yeni nesil şirketlere, iş modellerine ve iş birliklerine de ihtiyaç var. NUERA, bu vizyonun endüstriyel ölçekte hayat bulduğu model ve bu dönüşüme liderlik etmek benim için çok anlamlı. Bu yolculukta emeği geçen GOZEN’deki ortaklarıma, yatırımcılarımıza ve bu yolu birlikte açtığımız Burak Çelet’e içtenlikle teşekkür ediyorum. Çünkü gerçek değişim, yalnızca yeni bir form yaratmakla değil, o formun dünyada karşılık bulacağı koşulları birlikte kurmakla mümkün.”</i></p>

<p><strong>LUNAFORM™: İnsan ve Doğanın İşbirliğiyle Yetişen Malzeme</strong></p>

<p>NUERA, LUNAFORM™ biyomalzemesini İstanbul’daki tesisinde, mikroorganizmaların yalnızca yedi günde doğal nanolif yapıları oluşturduğu yenilikçi bir biyofabrikasyon süreciyle üretiyor. Hasat edildiği haliyle %100 biyobazlı olan LUNAFORM™, USDA Certified Biobased Product sertifikasına sahip. Yıllık yaklaşık 15 bin m² üretim kapasitesine sahip tesis, artan talebe göre büyütülebiliyor.</p>

<p>İstanbul’da üretilen LUNAFORM™, ardından DESA’nın Çorlu’daki LWG Gold sertifikalı tabakhanesinde markaların ihtiyaçlarına göre renk, doku ve kalınlık açısından özelleştiriliyor. Farklı yüzey seçenekleriyle lüks moda ve tasarım dünyasına yenilikçi ve yaratıcı olanaklar sunuyor.</p>

<p><strong>Biyofabrikasyondan Bitmiş Ürüne Entegre Bir Ekosistem</strong></p>

<p>NUERA’nın entegre iş modeli, malzemenin tabakhaneden çıktığı noktada bitmiyor. Markalar, LUNAFORM™ ile tasarladıkları ürünleri DESA’nın İstanbul ve Düzce’deki fabrikalarında ve Toskana’daki DESA Internazionale tesisinde ürettirebiliyor. DESA’nın köklü dağıtım ağı ise bu ürünlerin küresel pazarlara ulaşmasını sağlıyor. Biyofabrikasyondan bitmiş ürüne kadar tüm geliştirme sürecinin aynı yapı içinde ilerlemesi, markaların farklı tedarikçiler arasında yol almak yerine tek bir ortakla doğrudan üretime başlamasına olanak tanıyor. Bugün birçok tasarımcı ve global markanın kullandığı LUNAFORM™, NUERA’nın Türkiye’de ve dünya genelinde otomotiv şirketleriyle başlattığı konsept doğrulama projeleriyle modanın ötesine de taşınıyor.</p>

<p><strong>SOSV Genel Ortağı ve San Francisco ofisinin Yönetici Direktörü Po Bronson:</strong></p>

<p><i>“GOZEN’in ilk risk sermayesi yatırımcısı olarak, GOZEN’in teknolojisinin yeni nesil malzemeler alanında kazanan olacağına her zaman inandım. Ama bir girişimin tek başına kazanamayacağını, bir teknolojinin de bitmiş bir ürünle aynı şey olmadığını biliyordum. Hayatları boyunca deriyle çalışmış zanaatkârların uzmanlığına ve bilgeliğine ihtiyacımız vardı. Bir yılı aşkın süredir Burak Çelet ile yakından çalışma ve birlikte neler inşa edebileceğimizi hayal etme ayrıcalığına sahibim. Kendisi ileriyi gören, yaratıcı ve deri sektörünü derinden önemseyen olağanüstü bir girişimci. Güçlü iş içgüdülerine sahip olmasının yanı sıra kendisi de bir deri mühendisi. </i><i>GOZEN için Burak Çelet ve DESA’dan daha iyi bir iş ortağı düşünemezdik. Bugün aramızda güçlü bir güvene ve yakın iş birliğine dayanan bir ilişki var.</i><i>. </i><i>NUERA’nın, yeni nesil malzeme teknolojilerine yatırım yapanların beklentilerini aşan ve sektörde fark yaratan bir başarı hikâyesine dönüşeceğine inanıyorum.</i></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/desanin-istiraki-nuera-ve-gozenden-gelecegin-malzemesi-lunaform-icin-stratejik-lisans-anlasmasi-1</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Oct 2026 17:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/1792132932-d-e-s-a-c-e-o-burak-celet.jpg" type="image/jpeg" length="15996"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[UN Global Compact Türkiye “İş Dünyası ve İnsan Hakları Programı”na Başvurular Başladı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/un-global-compact-turkiye-is-dunyasi-ve-insan-haklari-programina-basvurular-basladi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/un-global-compact-turkiye-is-dunyasi-ve-insan-haklari-programina-basvurular-basladi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[UN Global Compact Türkiye’nin “İş Dünyası ve İnsan Hakları Programı”na başvurular başladı. Program, iş dünyasının insan hakları ve çalışma hakları alanında “taahhütten eyleme” geçmesine destek oluyor. Şubat 2027'de başlayacak ve üç ay sürecek programa başvurular 15 Aralık 2026'ya kadar devam edecek....]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>UN Global Compact Türkiye’nin “İş Dünyası ve İnsan Hakları Programı”na başvurular başladı. Program, iş dünyasının insan hakları ve çalışma hakları alanında “taahhütten eyleme” geçmesine destek oluyor. Şubat 2027'de başlayacak ve üç ay sürecek programa başvurular 15 Aralık 2026'ya kadar devam edecek.</strong></p>

<p>Şirketler doğrudan ya da dolaylı olarak çalışanlarından tedarik zincirlerindeki işçilere, faaliyet gösterdikleri bölgelerdeki topluluklardan tüketicilere kadar pek çok kişinin haklarını etkiliyor. Şirketlerin etkileri, uluslararası alanda tanınan insan haklarının neredeyse tamamını kapsıyor. Bu nedenle şirketler, faaliyetlerinde, tedarik zincirlerinde ve daha geniş etki alanlarında insan haklarını iyileştirme sorumluluğu taşırken giderek artan yasal düzenlemelerle birlikte bu alanda hukuki yükümlülüklere de tabi oluyor.</p>

<p>UN Global Compact Türkiye’nin İş Dünyası ve İnsan Hakları Programı, şirketlerin insan hakları alanındaki uygulamalarını geliştirmelerini ve taahhütlerini somut eyleme dönüştürmelerini amaçlıyor. 2022'de hayata geçen program bugüne kadar dünya genelinde 3.000'i aşkın şirketten 6.000'den fazla katılımcıya ulaştı. Türkiye’den bugüne kadar 112 şirketin yer aldığı programda katılımcılar, program sonunda şirketlerine özel insan hakları eylem planlarını hazırladı.</p>

<p><strong>Şirketler insan hakları risklerini yönetme kapasitelerini güçlendiriyor</strong></p>

<p>Dünya genelinde 50 UN Global Compact Ülke Ağı tarafından eş zamanlı olarak yürütülen program, şirketlerin BM İş Dünyası ve İnsan Hakları Rehber İlkeleri’ne ve diğer uluslararası standartlara uygun olarak insan hakları alanında somut adımlar atmalarına destek oluyor.</p>

<p>Program sonunda şirketler, en belirgin risklerini ele almak için kendi bünyelerinde hayata geçirebilecekleri uygulanabilir bir Eylem Planı hazırlayacak. Bu süreç, şirketlerin insan hakları durum tespitine ilişkin değişen mevzuat gerekliliklerine hazırlanmalarına da katkı sağlayacak.</p>

<p>Katılımcılar; küresel çalıştaylar, akranlarla öğrenme oturumları, çevrim içi kaynaklar ve UN Global Compact Türkiye’nin rehberliğiyle insan hakları durum tespitini iş süreçlerinde uygulayacak. Program kapsamında paydaş katılımı ile şikâyet ve telafi mekanizmaları da ele alınacak. Katılımcılar, şirketler, BM kuruluşları ve uzmanlardan oluşan bir ağa dahil olacak. Programı tamamlayan katılımcılara sertifika verilecek.</p>

<p>Programa başvurular <strong>15 Aralık 2026</strong>'ya kadar devam edecek. Detaylı bilgi ve başvuru için<br />
<a href="https://www.globalcompactturkiye.org/is-dunyasi-ve-insan-haklari-programi-business-human-rights-accelerator" rel="noopener noreferrer" target="_blank">İş Dünyası ve İnsan Hakları Programı (Business &amp; Human Rights Accelerator)</a></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/un-global-compact-turkiye-is-dunyasi-ve-insan-haklari-programina-basvurular-basladi-1</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Oct 2026 17:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/1793097950-1-go-rsel-1-1.png" type="image/jpeg" length="92563"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[UN Global Compact Türkiye “İş Dünyası ve İnsan Hakları Programı”na Başvurular Başladı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/un-global-compact-turkiye-is-dunyasi-ve-insan-haklari-programina-basvurular-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/un-global-compact-turkiye-is-dunyasi-ve-insan-haklari-programina-basvurular-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[UN Global Compact Türkiye’nin “İş Dünyası ve İnsan Hakları Programı”na başvurular başladı. Program, iş dünyasının insan hakları ve çalışma hakları alanında “taahhütten eyleme” geçmesine destek oluyor. Şubat 2027'de başlayacak ve üç ay sürecek programa başvurular 15 Aralık 2026'ya kadar devam edecek....]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>UN Global Compact Türkiye’nin “İş Dünyası ve İnsan Hakları Programı”na başvurular başladı. Program, iş dünyasının insan hakları ve çalışma hakları alanında “taahhütten eyleme” geçmesine destek oluyor. Şubat 2027'de başlayacak ve üç ay sürecek programa başvurular 15 Aralık 2026'ya kadar devam edecek.</strong></p>

<p>Şirketler doğrudan ya da dolaylı olarak çalışanlarından tedarik zincirlerindeki işçilere, faaliyet gösterdikleri bölgelerdeki topluluklardan tüketicilere kadar pek çok kişinin haklarını etkiliyor. Şirketlerin etkileri, uluslararası alanda tanınan insan haklarının neredeyse tamamını kapsıyor. Bu nedenle şirketler, faaliyetlerinde, tedarik zincirlerinde ve daha geniş etki alanlarında insan haklarını iyileştirme sorumluluğu taşırken giderek artan yasal düzenlemelerle birlikte bu alanda hukuki yükümlülüklere de tabi oluyor.</p>

<p>UN Global Compact Türkiye’nin İş Dünyası ve İnsan Hakları Programı, şirketlerin insan hakları alanındaki uygulamalarını geliştirmelerini ve taahhütlerini somut eyleme dönüştürmelerini amaçlıyor. 2022'de hayata geçen program bugüne kadar dünya genelinde 3.000'i aşkın şirketten 6.000'den fazla katılımcıya ulaştı. Türkiye’den bugüne kadar 112 şirketin yer aldığı programda katılımcılar, program sonunda şirketlerine özel insan hakları eylem planlarını hazırladı.</p>

<p><strong>Şirketler insan hakları risklerini yönetme kapasitelerini güçlendiriyor</strong></p>

<p>Dünya genelinde 50 UN Global Compact Ülke Ağı tarafından eş zamanlı olarak yürütülen program, şirketlerin BM İş Dünyası ve İnsan Hakları Rehber İlkeleri’ne ve diğer uluslararası standartlara uygun olarak insan hakları alanında somut adımlar atmalarına destek oluyor.</p>

<p>Program sonunda şirketler, en belirgin risklerini ele almak için kendi bünyelerinde hayata geçirebilecekleri uygulanabilir bir Eylem Planı hazırlayacak. Bu süreç, şirketlerin insan hakları durum tespitine ilişkin değişen mevzuat gerekliliklerine hazırlanmalarına da katkı sağlayacak.</p>

<p>Katılımcılar; küresel çalıştaylar, akranlarla öğrenme oturumları, çevrim içi kaynaklar ve UN Global Compact Türkiye’nin rehberliğiyle insan hakları durum tespitini iş süreçlerinde uygulayacak. Program kapsamında paydaş katılımı ile şikâyet ve telafi mekanizmaları da ele alınacak. Katılımcılar, şirketler, BM kuruluşları ve uzmanlardan oluşan bir ağa dahil olacak. Programı tamamlayan katılımcılara sertifika verilecek.</p>

<p>Programa başvurular <strong>15 Aralık 2026</strong>'ya kadar devam edecek. Detaylı bilgi ve başvuru için<br />
<a href="https://www.globalcompactturkiye.org/is-dunyasi-ve-insan-haklari-programi-business-human-rights-accelerator" rel="noopener noreferrer" target="_blank">İş Dünyası ve İnsan Hakları Programı (Business &amp; Human Rights Accelerator)</a></p>

<p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/un-global-compact-turkiye-is-dunyasi-ve-insan-haklari-programina-basvurular-basladi</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Oct 2026 17:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/1793097950-1-g-o-r-s-e-l-1.png" type="image/jpeg" length="74541"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kamu, sanayi ve finans dünyası temsilcileri Ankara’da buluştu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/kamu-sanayi-ve-finans-dunyasi-temsilcileri-ankarada-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/kamu-sanayi-ve-finans-dunyasi-temsilcileri-ankarada-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de, derin karbonsuzlaştırılmış sanayi ürünlerinin üretimini hedefleyen, ticari ölçekli 13 temiz üretim projesinden oluşan yeni bir proje portföyü şekilleniyor. Bugün Ankara’da bir araya gelen üst düzey kamu, sanayi ve finans sektörü temsilcileri, uygun finansman ve politika koşullarının sağl...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye’de, derin karbonsuzlaştırılmış sanayi ürünlerinin üretimini hedefleyen, ticari ölçekli 13 temiz üretim projesinden oluşan yeni bir proje portföyü şekilleniyor. Bugün Ankara’da bir araya gelen üst düzey kamu, sanayi ve finans sektörü temsilcileri, uygun finansman ve politika koşullarının sağlanması halinde bu projelerin yatırım aşamasına ilerleyebileceği konusunda bilgilendirildi.</strong></p>

<p>Enerji yoğun sektörlerden, finans kuruluşlarından ve kamu kurumlarından 40’ı aşkın üst düzey temsilci, düşük karbonlu çelik, çimento, alüminyum ve gübre projelerinin nihai yatırım kararına (FID) ulaşabilmesi için gerekli koşulları değerlendirmek üzere Build Clean Now Türkiye Çalıştayı’nda bir araya geldi. Çalıştay, Sanayi Dönüşümü Hızlandırıcısı (ITA) tarafından, Türkiye Cumhuriyeti Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile yakın koordinasyon içerisinde ve Boston Consulting Group’un (BCG) desteğiyle gerçekleştirildi.</p>

<p>Bu dört sektör, yılda yaklaşık 110 milyon ton CO₂ eşdeğeri sera gazı emisyonuna neden oluyor. Bu miktar, Türkiye’nin toplam sera gazı emisyonlarının yaklaşık altıda birine karşılık geliyor. Söz konusu sektörler aynı zamanda, Avrupa Birliği’ne ithal edilen ürünlerin içerdiği karbonu fiyatlandıran Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM/CBAM) kapsamında yer alıyor. Bu durum, söz konusu sektörlerin dönüşümünü Türkiye’nin ihracatta rekabet gücünü koruması açısından kritik hale getiriyor.</p>

<p><strong>Türkiye sanayisi için 71 milyar dolarlık yatırım fırsatı</strong></p>

<p>“Türkiye’nin Temiz Sanayi Fırsatı” başlıklı açılış konuşmasında Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Muhammet Kasım Gönüllü, çelik, çimento, alüminyum ve gübre sektörlerinin temiz dönüşümü için yaklaşık 71 milyar ABD doları tutarında yatırım gerektiğini belirtti. “Yeşil dönüşümü bir maliyet olarak değil; yeni yatırımlar, teknoloji geliştirme, pazar çeşitlendirmesi ve sürdürülebilir büyüme için bir fırsat olarak görüyoruz” diyen Gönüllü, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız ile Sanayi Dönüşümü Hızlandırıcısı arasında geliştirmeyi öngördüğümüz ITA Türkiye Programı’nı, sanayimizin rekabet gücünü koruyacak, yeni yatırım alanları açacak ve Türkiye’nin küresel değer zincirlerindeki konumunu güçlendirecek stratejik bir iş birliği olarak değerlendiriyoruz. Amacımız yalnızca desteklenen proje sayısını artırmak değil, yatırım kararlarını kolaylaştıran ve özel sektörü harekete geçiren kalıcı sonuçlar elde etmektir.”</p>

<p>Gönüllü, Türkiye Sanayide Karbonsuzlaşma Yatırım Platformu’nun (TIDIP), 2030 yılına kadar 5 milyar avronun üzerinde yatırımı desteklemeyi ve yıllık sera gazı emisyonlarını 20 milyon ton CO₂ eşdeğeri azaltmayı hedeflediğini belirtti. Ayrıca ITA Türkiye Programı’nın mevcut politika ve finansman araçlarını tamamlayıcı nitelikte olacağını ifade etti.</p>

<p><strong>Temiz sanayi yatırımları gelişmekte olan ekonomilere yayılıyor</strong></p>

<p>Çalıştayın açılışında konuşan Mission Possible Partnership CEO’su ve Sanayi Dönüşümü Hızlandırıcısı (ITA) İcra Direktörü Faustine Delasalle, Türkiye’nin güçlü sanayi altyapısının ve yenilenebilir enerji potansiyelinin, temiz sanayi yatırımlarını çekme konusunda ülkeye önemli avantajlar sağladığını belirtti.</p>

<p>Delasalle, dünya genelinde yaklaşık 1.000 temiz sanayi projesinin geliştirme aşamasında olduğunu, 160’tan fazla projenin ise nihai yatırım kararına (FID) ulaşarak faaliyete geçtiğini veya uygulama aşamasında bulunduğunu ifade etti. 2026 yılının ilk yarısında 19 ticari ölçekli projenin nihai yatırım kararına ulaştığını belirten Delasalle, bu sayının bir önceki yılın aynı dönemine göre iki katına çıktığını vurguladı.</p>

<p>“Sanayide derin karbonsuzlaşma artık yalnızca bir hedef değil; dünya genelinde ticari ölçekte gerçekleşen ve gelişmekte olan ekonomilere yayılan bir dönüşüm” diyen Faustine Delasalle, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye gibi güçlü sanayi temellerine ve önemli bir yenilenebilir enerji potansiyeline sahip ülkeler, enerji yoğun sanayi yatırımlarını çekme konusunda büyük rekabet avantajlarına sahip. Türkiye’de hâlihazırda sınırlı sayıda olan derin karbonsuzlaşma projelerinin, uygun yatırım koşullarının sağlanması halinde hızla artabileceğine inanıyoruz.”</p>

<p>Delasalle, ITA’nın Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve yerel uygulama ortağı Boston Consulting Group (BCG) ile başlattığı çalışmaların, önümüzdeki yıllarda temiz sanayi yatırımlarını hızlandırmaya yönelik ortak önceliklerin belirlenmesine katkı sağlayacağını ifade etti.</p>

<p><strong>Talep, finansman, düzenlemeler ve altyapı bir araya gelmeli</strong></p>

<p>ITA ve BCG’nin sanayi sektörüyle birlikte yürüttüğü kapsamlı analiz, temiz sanayi projelerinin hayata geçirilebilmesi için gerekli dört temel koşulu ortaya koydu.</p>

<p>BCG Yönetici Direktörü ve Ortağı Batu Yiğit, “Temiz sanayi yatırımlarının hayata geçebilmesi için dört temel unsurun bir araya gelmesi gerekiyor: talep, uygun bir düzenleyici çerçeve, güçlü değer zincirleri ve altyapı” dedi. Yiğit, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu unsurlardan herhangi birinin eksik olması, yatırımların ilerlemesini zorlaştırıyor. Özellikle ortak altyapı yatırımlarında kamu-özel sektör iş birliği kritik önem taşıyor.”</p>

<p>BCG Proje Lideri Betül Çahan, ekibin karşılaşılan engelleri belirlemek amacıyla yaklaşık 20 şirketle görüşmeler gerçekleştirdiğini belirtti. Çahan, “Görüşmelerimiz, temiz sanayi yatırımlarının önündeki en önemli engellerden birinin düşük karbonlu ürünlere yönelik yeterli ve sürdürülebilir talebin bulunmaması olduğunu gösteriyor” dedi. Çahan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Uzun vadeli alım garantileri, uygun finansman ve ortak altyapı çözümleri olmadan büyük ölçekli projeleri hayata geçirmek zorlaşıyor. Amacımız, sanayinin ihtiyaçlarından hareketle uygulanabilir çözümler geliştirmek.”</p>

<p>Faustine Delasalle moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Türkiye’de Nihai Yatırım Kararına Giden Yol Haritası” başlıklı üst düzey panelde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sanayi Genel Müdürlüğü Metal Sanayi ve Kritik Malzemeler Dairesi Başkanı Ahmet Türkarslan, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) Türkiye Ofisi Başkan Yardımcısı Mehmet Üvez ve Limak Çimento Grup Proses Direktörü Sabri Trabelsi bir araya geldi.</p>

<p>Kapanış oturumunda ise ITA ve BCG, proje geliştiricilerinden elde edilen bulguları ve yatırımların hızlandırılmasına yönelik seçenekleri paylaştı.</p>

<p><strong>Türkiye’de giderek büyüyen proje portföyü</strong></p>

<p>ITA’nın sanayi şirketleri ve proje geliştiricileriyle yürüttüğü çalışmalar sonucunda aşağıdaki projeler tespit edildi:</p>

<p>Ticari ölçekli üç temiz sanayi projesi<br />
İki pilot ve araştırma-geliştirme (Ar-Ge) ölçeğinde projeler<br />
Hayata geçirilme potansiyeli bulunan 10 ilave proje<br />
Sanayi kaynaklı emisyonları kısmen azaltmak amacıyla olgunlaşmış ve ticari olarak kendini kanıtlamış teknolojileri kullanan 116 düşük karbonlu proje<br />
Öneriler Antalya'da düzenlenecek COP31'de sunulacak</p>

<p>Çalıştaydan elde edilen bulgular, ITA ve BCG tarafından yürütülen araştırmalarla birleştirilerek Antalya’da düzenlenecek COP31 kapsamında yayımlanması planlanan Türkiye Değerlendirme Bilgi Notu’nda (Türkiye Insights Briefing) ele alınacak. Söz konusu bilgi notunda, Türkiye’deki temiz sanayi projelerinin karşılaştığı engeller, projelerin ihtiyaç duyduğu finansman koşulları ve yatırımları hızlandırmaya yönelik somut adımlar ortaya konulacak.</p>

<p>Türkiye, ITA’nın diğer ülkelerde edindiği deneyimlerden de yararlanacak. Brezilya’da ITA, düşük emisyonlu gübre üretimini desteklemeye yönelik politika tedbirlerinin geliştirilmesine katkı sağlarken, Hindistan’da hidrojen bazlı çelik ve e-metanol projeleri için yeni piyasa mekanizmaları geliştiriliyor.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/kamu-sanayi-ve-finans-dunyasi-temsilcileri-ankarada-bulustu</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Oct 2026 17:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/1793104848-116-a6294-j-p-g.jpeg" type="image/jpeg" length="83375"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İSO’da 2026-2030 döneminin meclis üyeleri belli oldu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/isoda-2026-2030-doneminin-meclis-uyeleri-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/isoda-2026-2030-doneminin-meclis-uyeleri-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Sanayi Odası’nda yeni dönemde görev yapacak 367 meslek komitesi üyesi ve 155 meclis üyesi seçimle belirlendi. 5 bin 48 seçmenin oy kullandığı seçimlerin ardından gözler, oda yönetimini belirleyecek 4 Kasım’daki ikinci aşamaya çevrildi. Seçimli 17 komitenin 12’sini alan İSO Başkan Adayı Adna...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İstanbul Sanayi Odası’nda yeni dönemde görev yapacak 367 meslek komitesi üyesi ve 155 meclis üyesi seçimle belirlendi. 5 bin 48 seçmenin oy kullandığı seçimlerin ardından gözler, oda yönetimini belirleyecek 4 Kasım’daki ikinci aşamaya çevrildi. Seçimli 17 komitenin 12’sini alan İSO Başkan Adayı Adnan Dalgakıran, 100’ün üstünde meclis üyesi ile 4 Kasım'daki başkanlık seçimine girecek.</strong></p>

<p>İstanbul Sanayi Odası’nda (İSO) 2026-2030 döneminde görev yapacak meslek komitesi ve meclis üyelerinin belirlenmesi için yapılan seçimler tamamlandı. Toplam 57 meslek komitesinde gerçekleştirilen seçimlerde 5 bin 48 seçmen oy kullandı. Sonuçlara göre 367 meslek komitesi üyesi belirlenirken, yeni dönemde İSO Meclisi’nde görev alacak 155 üye de belli oldu.</p>

<p>Bu dönemki seçimlerde birden fazla listenin yarıştığı meslek komitesi sayısındaki artış dikkat çekti. Önceki seçimlerde 9 komitede birden fazla liste yer alırken, bu sayı son seçimlerde 20’ye yükseldi. Böylece oda bünyesindeki temsil yapısının şekilleneceği ilk aşama tamamlandı.</p>

<p><strong>İSO’NUN YENİ YÖNETİMİ 4 KASIM’DA BELİRLENECEK</strong></p>

<p>Meslek komitesi ve meclis üyelerinin belirlenmesinin ardından seçim sürecinin ikinci aşamasına geçilecek. İSO’nun yeni yönetim kurulu başkanı ve üyeleri, disiplin kurulu üyeleri, TOBB delegeleri ile meclis başkanı ve meclis başkanlık divanı, 4 Kasım Çarşamba günü Odakule’de yapılacak seçimle belirlenecek.</p>

<p>Seçimli 17 komitenin 12’sini alan İSO Başkan Adayı Adnan Dalgakıran, 100’ün üstünde meclis üyesi ile 4 Kasım'daki başkanlık seçimine girecek.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/isoda-2026-2030-doneminin-meclis-uyeleri-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Oct 2026 16:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/whatsapp-image-2026-10-27-at-25228-pm-1.jpeg" type="image/jpeg" length="18859"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
