<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Fuar Dergisi</title>
    <link>https://www.fuardergisi.com.tr</link>
    <description>Fuar Dergisi, ulusal ve uluslararası fuarlar, sektörel yenilikler ve ekonomi dünyasındaki en önemli gelişmeleri takip eden profesyoneller için kapsamlı analizler, röportajlar ve özel haberler sunar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>"Türkiye'nin ilk ve tek ulusal Fuar, Kongre ve Festival dergisi</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 01 Oct 2026 12:19:18 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Toptan Eşya Fiyatları İndeksi Eylülde Yüzde 1,96 Arttı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/toptan-esya-fiyatlari-indeksi-eylulde-yuzde-196-artti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/toptan-esya-fiyatlari-indeksi-eylulde-yuzde-196-artti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Toptan fiyat hareketlerini yansıtan Toptan Eşya Fiyatları İndeksi, 2026 Eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 1,96 oranında arttı. Endekste bir önceki yılın aynı ayına göre değişim yüzde 25,90, yıllık ortalama değişim ise yüzde 23,11 olarak gerçekleşti.</strong></p>

<p>1963=100 bazlı Toptan Eşya Fiyatları İndeksi, Ağustos 2026'da kaydettiği <strong>yüzde 2,50'lik artışın</strong> ardından Eylül ayında da yükselişini sürdürdü. Endeks, Eylül ayında aylık bazda <strong>yüzde 1,96</strong> oranında yükseldi.</p>

<p><strong>Yakacak ve enerji fiyatlarında yüzde 6,56 artış</strong></p>

<p>Eylül 2026'da toptan fiyatlarda bir önceki aya göre en yüksek artış <strong>Yakacak ve Enerji Maddeleri</strong> grubunda gerçekleşti. Bu gruptaki fiyatlar <strong>yüzde 6,56</strong> arttı.</p>

<p>Fiyat artışında Yakacak ve Enerji Maddelerini <strong>yüzde 4,99 ile Madenler</strong>, <strong>yüzde 4,89 ile İnşaat Malzemeleri</strong> ve <strong>yüzde 4,15 ile İşlenmemiş Maddeler</strong> takip etti.</p>

<p>Aynı dönemde <strong>Kimyevi Maddeler</strong> grubunda fiyatlar <strong>yüzde 1,31</strong> yükseldi. <strong>Mensucat</strong> grubunda herhangi bir fiyat değişimi görülmezken, <strong>Gıda Maddeleri</strong> grubunda ise <strong>yüzde 0,68 oranında düşüş</strong> kaydedildi.</p>

<p><strong>Yıllık değişim yüzde 25,90</strong></p>

<p>Toptan Eşya Fiyatları İndeksi'nin 2026 Eylül ayında bir önceki yılın aynı ayına göre değişim oranı <strong>yüzde 25,90</strong> olurken, yıllık ortalama değişim oranı <strong>yüzde 23,11</strong> seviyesinde gerçekleşti.</p>

<p>Yıllık ortalama değişimlere bakıldığında, Eylül 2026'da <strong>Madenler</strong> grubu <strong>yüzde 40,11</strong> ile en yüksek artışın gerçekleştiği grup oldu. Madenleri <strong>yüzde 27,60 ile Gıda Maddeleri</strong>, <strong>yüzde 24,79 ile Yakacak ve Enerji Maddeleri</strong> ve <strong>yüzde 23,97 ile İnşaat Malzemeleri</strong> izledi.</p>

<p>Diğer gruplarda ise yıllık ortalama bazda <strong>İşlenmemiş Maddeler yüzde 15,20</strong>, <strong>Mensucat yüzde 13,47</strong> ve <strong>Kimyevi Maddeler yüzde 9,97</strong> oranında artış gösterdi.</p>

<p><strong>Eylül ayında fiyat hareketleri</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eylül ayındaki aylık değişimler incelendiğinde, endeksteki yükselişte özellikle <strong>Yakacak ve Enerji Maddeleri, Madenler, İnşaat Malzemeleri ve İşlenmemiş Maddeler</strong> gruplarındaki artışların öne çıktığı görüldü. Buna karşılık Gıda Maddelerinde yaşanan <strong>yüzde 0,68'lik gerileme</strong>, aylık genel artışı aşağı yönlü etkileyen gelişme olarak kaydedildi.</p>

<p><strong>Toptan Eşya Fiyatları İndeksi – Eylül 2026</strong></p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <th>Gösterge</th>
   <th>Değişim</th>
  </tr>
  <tr>
   <td>Aylık değişim</td>
   <td><strong>%1,96</strong></td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Bir önceki yılın aynı ayına göre</td>
   <td><strong>%25,90</strong></td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Yıllık ortalama değişim</td>
   <td><strong>%23,11</strong></td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Ağustos 2026 aylık değişim</td>
   <td><strong>%2,50</strong></td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Yakacak ve Enerji Maddeleri</td>
   <td><strong>%6,56</strong></td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Madenler</td>
   <td><strong>%4,99</strong></td>
  </tr>
  <tr>
   <td>İnşaat Malzemeleri</td>
   <td><strong>%4,89</strong></td>
  </tr>
  <tr>
   <td>İşlenmemiş Maddeler</td>
   <td><strong>%4,15</strong></td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Kimyevi Maddeler</td>
   <td><strong>%1,31</strong></td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Gıda Maddeleri</td>
   <td><strong>-%0,68</strong></td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Mensucat</td>
   <td><strong>%0,00</strong></td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p>Bu veriler, Eylül 2026'da toptan fiyatlarda aylık artışın devam ettiğini ve grup bazında özellikle enerji ile maden fiyatlarındaki hareketlerin öne çıktığını ortaya koydu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/toptan-esya-fiyatlari-indeksi-eylulde-yuzde-196-artti</guid>
      <pubDate>Thu, 01 Oct 2026 12:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/lojistikte-buyume-ve-dijital-donusum.png" type="image/jpeg" length="49195"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk tasarımcılar Moskova Moda Haftası’nda Türkiye’yi temsil etti]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/turk-tasarimcilar-moskova-moda-haftasinda-turkiyeyi-temsil-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/turk-tasarimcilar-moskova-moda-haftasinda-turkiyeyi-temsil-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Murat Aytulum ve Gökhan Yavaş, 28 Eylül’de gerçekleştirdikleri ortak defileyle Moskova Moda Haftası’nda Türkiye’yi temsil etti. Tasarımcılar yeni koleksiyonlarını uluslararası moda profesyonellerinin beğenisine sunarken, Antalya ve Moskova Moda Haftaları arasındaki işbirliği de Türkiye ve Rusya’nın yaratıcı endüstrileri arasındaki bağları güçlendiren bir buluşma noktası oluşturdu.</strong></p>

<p>Moskova, küresel moda sektöründeki yükselen konumunu güçlendirerek uluslararası moda takviminin önemli duraklarından biri olmayı sürdürüyor. New York, Londra ve Milano’nun ardından moda sezonu Paris ve Moskova’da devam ederken, Rusya’nın başkenti küresel moda merkezleri arasındaki yerini koruyor. Moskova Moda Haftası 1 Ekim’e kadar devam edecek. Altı gün boyunca düzenlenecek etkinlik kapsamında 350’den fazla marka, koleksiyonlarını etkinlik alanında ziyaretçiler ve sektör profesyonelleriyle buluşturacak.</p>

<p>Dünyanın farklı noktalarından yeni nesil tasarımcıları bir araya getiren etkinlik, moda profesyonelleri, satın alma uzmanları ve basın mensupları için uluslararası bir buluşma alanı oluşturuyor. Bu sezon programında Çin, Hindistan, İspanya, Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık, Kazakistan, Nikaragua ve Sri Lanka’nın da aralarında bulunduğu ülkelerden tasarımlar yer aldı. İstanbul merkezli tasarımcılar Murat Aytulum ve Gökhan Yavaş da 28 Eylül’de gerçekleştirdikleri ortak defileyle Türkiye’yi Moskova Moda Haftası’nda temsil etti. Etkinliğin ilk günlerinde gerçekleşen defile, uluslararası programın dikkat çeken gösterileri arasında yer alırken, sunulan koleksiyonlar izleyicilerden yoğun ilgi gördü.</p>

<p><strong>Özgün ve geniş bir kullanıcı kitlesine hitap ediyor</strong></p>

<p>Murat Aytulum, 2010 yılında İstanbul’da kurduğu markasıyla Moskova Moda Haftası kapsamında Selam İlkbahar-Yaz 2027 koleksiyonunu tanıttı. Koleksiyonda erkek giyimine ait terzilik detayları, Doğu kültüründen ilham alan unsurlarla yeniden yorumlanarak güçlü ve özgüvenli bir kadın silüeti oluşturuyor. Derinin markanın karakteristik malzemesi olarak öne çıktığı koleksiyonda siyah, gri ve nötr bej tonları ağırlık taşıyor.</p>

<p>Moda tasarımcısı Murat Aytulum, Moskova’nın moda sektöründe geniş ve kendine özgü bir tüketici kitlesine sahip olduğunu belirterek, kentte düzenlenen defilelerin Türk tasarımcılar için yeni müşteri ve sektör profesyonellerine ulaşma imkânı sunduğunu ifade etti. Aytulum, özellikle Doğu kültürlerinden beslenen ve çağdaş bir tasarım dili kullanan markalar açısından Moskova’nın coğrafi ve kültürel konumunun önemli bir fırsat oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><strong>“Türkiye modasına daha çağdaş bir bakış sunulabilir”</strong></p>

<p>Gökhan Yavaş ise Moskova Moda Haftası kapsamında Armored Silence (Zırhlı Sessizlik) koleksiyonunu moda dünyasının beğenisine sundu. Koleksiyonun tasarım dili; Güney Kore’deki Naejangsan Dağı’nın sisli yamaçlarından İstanbul’a, 1980’lerin Seul’ünden Anadolu motiflerine uzanan farklı kültürel ve kentsel referanslardan oluşuyor.</p>

<p>Katmanlı silüetlerin bedeni adeta bir zırh gibi çevrelediği koleksiyonda, defilenin ilerleyen bölümlerinde mimari terzilik ve yün dokuların yerini akışkan kadife ile transparan dantel aldı. Boncuk işlemeleri ve Çin iğne nakışı, koleksiyonun zanaatkârlık yönünü güçlendirirken, markanın sıfır atık yaklaşımı doğrultusunda bazı tasarımlarda önceki sezonlardan kalan kumaşlar değerlendirildi.</p>

<p>Antalya Moda Haftası başta olmak üzere Türkiye’de düzenlenen farklı moda organizasyonlarında da yer alan Gökhan Yavaş, Londra’daki Fashion Scout etkinliklerine de katılıyor. Yavaş, Türk tasarımcıların yalnızca geleneksel unsurlar üzerinden tanımlanmak yerine, kendi kültürel miraslarını çağdaş ve özgün bakış açılarıyla yeniden ele alarak Türkiye modasına farklı bir imaj kazandırabileceğini belirtti.</p>

<p><strong>“Kültürel ve profesyonel bir köprü oluşturuyoruz”</strong></p>

<p>Murat Aytulum’un geçmiş ile gelecek arasında kurduğu estetik bağ ve Gökhan Yavaş’ın özgün malzeme kullanımı, Moskova Moda Haftası kapsamında sergilenen tasarımlarda da farklı yorumlarla karşılık buldu.</p>

<p>Innİki’nin “Urban Nomads” koleksiyonu, geleneksel Khaladaay elbisesinin silüetini parametrik kesim anlayışıyla yeniden yorumlarken, teknik eko-deriyi şifonla bir araya getirdi. Tasarımcı Alena Musaeva ise kişisel mirasından hareketle hazırladığı koleksiyonda Rus ve Doğu kültürlerinin kesişim noktalarına odaklandı. Aile geçmişi ve kuşaklar boyunca aktarılan zanaatkârlıktan beslenen tasarımlarda, Rusya’nın geleneksel halk kıyafetlerinden sarafanların yanı sıra folklorik unsurlar da öne çıktı.</p>

<p>Moskova Moda Haftası’nın katılımcıları arasında 2016 yılında Antalya Moda Haftası’nı kuran Eda Meltem Yılmaz da yer aldı. Türkiye ve Rusya’daki moda etkinlikleri arasındaki işbirliğinin iki ülkenin moda sektörlerinin gelişimi açısından önemli bir rol taşıdığını belirten Yılmaz, karşılıklı etkileşimin işbirliğinin en değerli unsurlarından biri olduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yılmaz, Rus tasarımcıları Antalya’da ağırlarken Türk tasarımcılara da koleksiyonlarını Moskova’da sergileme fırsatı sunduklarını belirterek, bu çalışmaların yalnızca tasarımcılar arasındaki değişimi değil, Türkiye ve Rusya’nın yaratıcı endüstrileri arasında kültürel ve profesyonel bir bağ kurulmasını da desteklediğini vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/turk-tasarimcilar-moskova-moda-haftasinda-turkiyeyi-temsil-etti</guid>
      <pubDate>Thu, 01 Oct 2026 12:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/1-cover-photo-murat-aytulum-1.JPG" type="image/jpeg" length="89035"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Allianz Türkiye’den Kiracılara Özel Konut Sigortası]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/allianz-turkiyeden-kiracilara-ozel-konut-sigortasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/allianz-turkiyeden-kiracilara-ozel-konut-sigortasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Allianz Türkiye, kiracıların ihtiyaçlarına özel olarak geliştirdiği Kiracı Konut Sigortası’nı müşterilerinin kullanımına sundu. Yuvam Sigortası’na ek olarak hayata geçirilen yeni ürün, yalnızca kiracıların ihtiyaç duyduğu teminatlara odaklanırken, eşyaları güvence altına almanın yanı sıra kombi ve klima bakımından petek temizliğine, mini montajdan hukuksal danışmanlığa kadar çeşitli asistans hizmetleriyle günlük yaşamı da kolaylaştırıyor.</strong></p>

<p>Türkiye sigorta sektörünün öncü şirketlerinden Allianz Türkiye, değişen müşteri ihtiyaçlarına yönelik geliştirdiği çözümlerine bir yenisini daha ekledi. Kiracıların ihtiyaçları göz önünde bulundurularak tasarlanan Kiracı Konut Sigortası, bina teminatı yerine doğrudan kiracıların ihtiyaç duyduğu güvenceleri kapsıyor. Böylece kiracılar, yalnızca ihtiyaç duydukları teminatlar için prim öderken, eşyalarını poliçede belirtilen teminat ve limitler doğrultusunda güvence altına alabiliyor.</p>

<p>Kiracı Konut Sigortası, yalnızca kiracının sahip olduğu eşyaları değil, kiracılık sürecinde karşılaşabileceği belirli sorumluluk ve ihtiyaçları da güvence altına alacak şekilde tasarlandı. Ürün kapsamında yangın, hırsızlık, su baskını, cam kırılması, deprem kaynaklı eşya zararları, elektronik cihaz ve geçici ikamet masrafları gibi teminatların yanı sıra yangın mali mesuliyet teminatı da sunuluyor.</p>

<p><img alt="1790837368 G Rsel" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/1790837368-g-rsel.png" width="1920" /></p>

<p>Poliçe kapsamında, sigortalı konutta yangın, infilak, dahili su veya duman gibi risklerin gerçekleşmesi sonucunda kiracının ev sahibine veya komşularına ait bina ve mallarda meydana gelebilecek zararlara ilişkin mali sorumluluk da poliçede belirtilen limitler dahilinde güvence altına alınıyor. Böylece kiracılar, yalnızca kendi eşyalarını değil, kiraladıkları konutta meydana gelebilecek hasarlar nedeniyle üçüncü kişilere karşı doğabilecek mali sorumluluklarını da güvence altına alabiliyor.</p>

<p>Müşterilerin değişen ihtiyaç ve beklentilerine uygun yenilikçi ürünler geliştirmeye odaklandıklarını belirten <strong>Allianz Türkiye Elementer Bireysel Sigortalar Genel Müdür Yardımcısı ve İcra Kurulu Üyesi Batu Öncül</strong>, şunları söyledi:</p>

<p>“Yeni nesil sigortacılığa öncülük etme hedefimiz doğrultusunda, müşterilerimizin hayatını ve ihtiyaçlarını yakından anlamanın doğru çözümler geliştirmek açısından kritik olduğuna inanıyoruz. TÜİK verilerine göre Türkiye’de nüfusun yüzde 27’si kiracı olarak yaşıyor. Buna rağmen konut sigortası uzun yıllar daha çok ev sahiplerinin ihtiyacı olarak değerlendirildi. Oysa evin içindeki eşyalar, elektronik cihazlar ve yıllar içinde biriktirilen pek çok değer kiracıya ait ve çoğu zaman korumasız kalıyor.</p>

<p>Bu ihtiyacı karşılamak ve kiracıların hem eşyalarını hem de sorumluluklarını güvence altına alırken günlük yaşamlarını da kolaylaştırmak amacıyla Allianz Kiracı Konut Sigortası’nı hayata geçirdik. Yeni eve taşınırken veya evden çıkarken sunduğumuz boya ve nakliye indirimi, mini montaj ve eşya sabitleme gibi hizmetlerle sigortacılığı hayatın farklı anlarında müşterilerimizin yanında olan bir çözüme dönüştürüyoruz.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Eşyalara güvence, günlük yaşama asistans desteği</strong></p>

<p>Kiracı Konut Sigortası’nın öne çıkan özellikleri arasında asistans hizmetleri de yer alıyor. Hukuksal danışmanlık hizmeti kapsamında kiracılara, karşılaştıkları veya karşılaşabilecekleri hukuki konular hakkında poliçe kapsamı dahilinde telefon üzerinden ücretsiz genel bilgilendirme ve danışmanlık sunuluyor.</p>

<p>Petek temizliği, kombi ve klima bakımı, eşya sabitleme, mini montaj ve dekorasyon danışmanlığı gibi hizmetler de kiracıların özellikle taşınma süreçlerini kolaylaştırıyor. Mini montaj hizmeti kapsamında tablo, avize ve raf gibi eşyaların montajı ile küçük onarım ihtiyaçları, poliçede belirtilen sınırlar dahilinde karşılanabiliyor.</p>

<p>Allianz’ın anlaşmalı servisleri, belirlenen randevu saatinde adrese gelerek gerekli montaj işlemlerini gerçekleştiriyor. Böylece kiracılar, ayrıca bir usta aramak veya hizmet bedeli ödemek zorunda kalmadan yeni evlerindeki eşya sabitleme ve küçük onarım gibi ihtiyaçlarını poliçenin sunduğu imkanlar doğrultusunda karşılayabiliyor.</p>

<p><strong>Boya-badana ve ev taşıma hizmetlerinde indirim fırsatı</strong></p>

<p>Kiracı Konut Sigortası sahipleri, 31 Aralık 2026 tarihine kadar geçerli kampanya kapsamında anlaşmalı kurumlar tarafından sunulan boya-badana hizmetlerinde <strong>3.000 TL’ye kadar</strong>, şehir içi nakliyat hizmetlerinde ise <strong>5.000 TL’ye kadar</strong> indirim fırsatından yararlanabiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/allianz-turkiyeden-kiracilara-ozel-konut-sigortasi</guid>
      <pubDate>Thu, 01 Oct 2026 12:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/1790837365-batu-nc-l-elementer-bireysel-sigortalar-genel-m-d-r-yard-mc-s.jpg" type="image/jpeg" length="17852"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mücevher İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Fatih Kemahlı, “Bu yıl ihracatta en büyük kan kaybını yaşayan sektörüz"]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/mucevher-ihracatcilari-birligi-baskan-yardimcisi-fatih-kemahli-bu-yil-ihracatta-en-buyuk-kan-kaybini-yasayan-sektoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/mucevher-ihracatcilari-birligi-baskan-yardimcisi-fatih-kemahli-bu-yil-ihracatta-en-buyuk-kan-kaybini-yasayan-sektoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Dünyanın önde gelen mücevher fuarları arasında gösterilen IJS Istanbul Jewelry Show, 60. kez sektör profesyonellerini İstanbul’da bir araya getirdi. 30 Eylül-3 Ekim 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen organizasyonda, 15 ülkeden yaklaşık 1.000 firma ve marka yeni ürün ve koleksiyonlarını sektör profesyonellerinin beğenisine sunuyor.</strong></p>

<p>Fuarın bu yıl 120’den fazla ülkeden 30 bini aşkın ziyaretçiyi ağırlaması beklenirken, organizasyon Türk mücevher sektörünün uluslararası pazarlardaki gücünü ortaya koyan önemli buluşmalardan biri olarak öne çıkıyor. Mücevher İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Fatih Kemahlı, fuarın yalnızca ticari bir organizasyon olmadığını, tasarımcıdan ustaya, üreticiden ihracatçıya uzanan kolektif emeğin sergilendiği önemli bir platform olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>“Bir tasarımcının hayalini, bir ustanın emeğini görüyoruz”</strong></p>

<p>IJS Istanbul Jewelry Show’da sergilenen ürünlerin arkasında güçlü bir üretim ve tasarım süreci bulunduğuna dikkat çeken Kemahlı, Türk mücevher sektörünün farklı uzmanlıkları bir araya getirerek dünya pazarlarının beğenisine sunulan ürünler ortaya çıkardığını ifade ederek, “Vitrinlerde bir tasarımcının hayalini, bir ustanın emeğini ve bir üreticinin sorumluluğunu görüyoruz. Bu ortak ve kolektif çalışma sonucunda, tüm dünyada arzulanan mücevherler ve güzel takılar ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p><strong>Türk mücevher sektörü ihracata yüksek katma değer sağlıyor</strong></p>

<p>Türkiye’nin mücevher sektöründe üretim kabiliyetinin yanı sıra bilgi, teknoloji ve iş gücüyle önemli bir katma değer oluşturduğunu belirten Kemahlı, sektörün ihracattaki rolüne dikkat çekti. “Biz ham maddeye bilgimizi, teknolojimizi ve alın terimizi koyarak Türk ihracatına en büyük katkıyı sağlayan sektörlerden biriyiz. Kilogram başına yaklaşık 400-500 dolarlık bir işçilik katkısı sağlayan bir sektörüz.”</p>

<p>Kemahlı’ya göre sektörün uluslararası rekabetteki konumunu daha da güçlendirmesi için inovasyon ve yenilikçilik önümüzdeki dönemin temel gündemlerinden biri olacak.</p>

<p><strong>“İnovasyona ve yeniliğe daha fazla odaklanmalıyız”</strong></p>

<p>Mücevher sektörünün geleceği açısından üretim kabiliyetinin yanı sıra tasarım, teknoloji ve inovasyonun önemine vurgu yapan Kemahlı, “Sektörümüzün geleceği için inovasyona ve yeniliğe daha fazla odaklanmamız gerekiyor. Ham maddeye erişim gibi sıkıntıların da gündemimizden tez zamanda çıkması gerekiyor ki imalatçılarımız yaratıcılıklarını işlerine yansıtabilsinler.”</p>

<p><strong>Savaş ve altın kotası pazar kayıplarını beraberinde getirdi</strong></p>

<p>Sektörün 2026 yılına zorlu koşullarla başladığını belirten Kemahlı, yılın ilk döneminde yaşanan gelişmelerin mücevher ihracatı ve pazarlar üzerinde baskı oluşturduğunu ifade etti. Sektörün yılın başında yavaş bir başlangıç yaptığını belirten Kemahlı, bölgedeki gelişmelerin ve altın kotası uygulamasının sektör üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>“Sektörümüz seneye çok yavaş başladı, çok derin bir krizle başladı. Körfez'de yaşanan üzücü savaş da buna katkıda bulundu. Aynı zamanda altın kotasının sektörümüzde yaratmış olduğu bir zarar vardı; onu da gözlemliyorduk. Pazar kayıplarımız oluştu.” diyerek, sektörün hedefinin kaybedilen pazarları yeniden kazanmak ve ihracat faaliyetlerini daha dinamik bir yapıya kavuşturmak olduğunu belirten Kemahlı, sorunların kısa sürede çözülmesi gerektiğine dikkat çekti.</p>

<p>“Bu pazar kayıplarına yol açan sebeplerin, gerek savaş gerekse kota problemi olsun, tez zamanda ortadan kalkmasını istiyoruz. Pazarlarımızı yeniden dinamik bir şekilde korumak ve geliştirmek istiyoruz.”</p>

<p><strong>İhracatta kayıp yaşanırken mayıstan itibaren toparlanma başladı</strong></p>

<p>2025 yılında ihracat rekoru kıran mücevher sektörünün 2026 performansına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kemahlı, “Bu yıl ihracatta en büyük kan kaybını yaşayan sektörüz. Fakat mayıs ayından beri bir toparlanma gözlemlemekteyiz 2025 yılında ihracat rekorları kırmış bir sektörüz. Bu yıl ham madde fiyatlarının bir anda aşırı artması, ardından geri gelmesi piyasada bir tedirginlik ve öngörülemezlik yarattı.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu belirsizliğin kurumsal ihracat müşterileri tarafında da temkinli bir yaklaşım doğurduğunu belirten Kemahlı, şirketlerin piyasa koşullarını gözlemlemek amacıyla alımlarını ertelediğini ifade ederek, “Bu durum, nihayetinde kurumsal ihracattaki müşterilerimiz tarafında da bekle-gör politikasına yol açtı. Bu senenin sonuna doğru büyük açığımızı kapatacağımızı, rakamların ilerlemesiyle birlikte toparlanmanın devam edeceğini öngörüyorum.” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ, RÖPORTAJLAR</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/mucevher-ihracatcilari-birligi-baskan-yardimcisi-fatih-kemahli-bu-yil-ihracatta-en-buyuk-kan-kaybini-yasayan-sektoruz</guid>
      <pubDate>Thu, 01 Oct 2026 11:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/m-r-z00130-j-p-g-1.jpg" type="image/jpeg" length="77203"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MAKTEK Avrasya 2026 Yoğun bir ilgiyle devam ediyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/maktek-avrasya-2026-yogun-bir-ilgi-ile-devam-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/maktek-avrasya-2026-yogun-bir-ilgi-ile-devam-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="auto"><strong>MAKTEK Avrasya 2026, takım tezgâhları ve üretim teknolojileri sektörünün önde gelen firmalarını İstanbul’da bir araya getirirken, fuarda sergilenen yeni nesil makineler, robotik sistemler, otomasyon çözümleri ve yapay zekâ destekli teknolojiler ziyaretçilerden yoğun ilgi görüyor. Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen fuarda bin 208 makine, 132 robot ve çok sayıda üretim ekipmanı sektör profesyonellerinin beğenisine sunuluyor.</strong></p>

<p dir="auto">Tüyap Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. tarafından, Takım Tezgâhları Sanayici ve İş İnsanları Derneği (TİAD) iş birliğiyle, Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanlığı ve Makina İmalatçıları Birliği (MİB) destekleriyle gerçekleştirilen MAKTEK Avrasya 2026, 28 Eylül-3 Ekim tarihleri arasında ziyaretçilerini ağırlıyor.</p>

<p dir="auto">Bu yıl 9’uncu kez düzenlenen MAKTEK Avrasya, üretim teknolojilerindeki son gelişmelerin yanı sıra yeni ürün lansmanları, teknoloji deneyimleri ve uluslararası ticari görüşmeleri aynı çatı altında buluşturuyor. Fuarda özellikle ileri teknolojiye sahip makineler, otomasyon sistemleri, CNC çözümleri, robotik uygulamalar ve yapay zekânın üretim süreçlerine entegrasyonuna yönelik teknolojiler ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.</p>

<p dir="auto"><strong>Yeni nesil üretim teknolojileri yoğun ilgi görüyor</strong></p>

<p dir="auto">MAKTEK Avrasya 2026’da Türkiye’de ilk kez sergilenen çok sayıda teknoloji ve yeni ürün de sektör profesyonelleriyle buluşuyor. Takım tezgâhları, 5 eksenli işleme merkezleri, CNC torna ve işleme merkezleri, lazer kesim ve kaynak teknolojileri, ölçüm ve kalite kontrol sistemleri, kesici takım ve bağlama çözümleri, CAD/CAM ve üretim yazılımları, robotik ve otomasyon sistemleri ile yapay zekâ destekli üretim çözümleri fuarın öne çıkan ürün grupları arasında yer alıyor.</p>

<p dir="auto">Üretim süreçlerinde hassasiyet, verimlilik ve otomasyona yönelik çözümler sunan makineler, fuar ziyaretçilerinin yakından incelediği teknolojiler arasında bulunuyor. Özellikle yeni nesil CNC makineleri, 5 eksenli sistemler, robotik uygulamalar ve akıllı üretim teknolojileri, farklı sektörlerden gelen profesyonellerin ilgisini çekiyor.</p>

<p dir="auto"><strong>MAKTEKVERSE ile üretimin geleceği deneyimleniyor</strong></p>

<p dir="auto">Fuarın dikkat çeken bölümlerinden biri olan MAKTEKVERSE ise üretim teknolojilerindeki dönüşümü deneyim odaklı bir formatla ziyaretçilere aktarıyor.</p>

<p dir="auto">12A Salonu’nda bulunan MAKTEKVERSE Deneyim Alanı’nda VR gözlükler ve simülasyon araçlarıyla geleceğin fabrikaları ziyaretçilere tanıtılırken, endüstriyel simülatörler, dijital ikiz uygulamaları ve akıllı fuar teknolojileri de deneyimlenebiliyor.</p>

<p dir="auto">MAKTEKVERSE Robot Show alanında insansı robotlar ve robot köpeklerin performanslarının yanı sıra interaktif robot uygulamaları da ziyaretçilerin ilgisine sunuluyor. MAKTEKVERSE Sahne’de ise CNC takım tezgâhı teknolojilerinden ajan yapay zekâya, üretim ve verimlilik stratejilerinden fiziksel AI, XR ve dijital ikiz teknolojilerine kadar üretimin geleceğine yön veren başlıklar sektör uzmanlarının katılımıyla ele alınıyor.</p>

<p dir="auto"><strong>18 ülkeden 200’ün üzerinde uluslararası alıcı İstanbul’da</strong></p>

<p dir="auto">MAKTEK Avrasya 2026, uluslararası ticari bağlantılar açısından da yoğun bir hareketliliğe sahne oluyor. Hosted Buyer Programı kapsamında 18 ülkeden 200’ün üzerinde uluslararası alıcı ve alım heyeti temsilcisi İstanbul’da ağırlanıyor.</p>

<p dir="auto">Azerbaycan, Belarus, Bosna Hersek, Cezayir, Fas, Gürcistan, Irak, İran, Karadağ, Kosova, Lübnan, Kuzey Makedonya, Mısır, Özbekistan, Rusya, Sırbistan, Tunus ve Ürdün’den gelen alım heyetleri, fuarda sergilenen üretim teknolojilerini inceleyerek katılımcı firmalarla doğrudan iş görüşmeleri gerçekleştiriyor.</p>

<p dir="auto">Fuarda ayrıca MTDCNC iş birliğiyle katılımcı firmaların teknolojileri, ürünleri ve üretim çözümleri profesyonel video içeriklerle kayıt altına alınıyor. Hazırlanan içeriklerin MTDCNC’nin uluslararası dijital yayın kanalları aracılığıyla farklı ülkelerdeki üretim profesyonellerine ulaştırılması ve firmaların küresel pazarlardaki görünürlüğünün artırılması hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="auto"><i><strong>“İlk gün 52 ülkeden ziyaretçi ağırladık”</strong></i></p>

<p dir="auto">MAKTEK Avrasya 2026’ya ilişkin değerlendirmelerde bulunan T<i>üyap Fuarlar Yapım A.Ş. Genel Müdürü ve Türkiye Fuar Yapımcıları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı İlhan Ersözlü,</i> fuarın ilk gününden itibaren yoğun bir ziyaretçi ilgisi gördüğünü belirtti.</p>

<p dir="auto">Ersözlü, <strong>“MAKTEK Avrasya 2026 dün ziyarete açıldı. İlk günden itibaren çok güzel bir katılım var. Gelen iş insanlarına, profesyonel ziyaretçilere ve yatırımcılara baktığımızda, ilk gün 52 ülkeden ziyaretçi ağırladık. Fuar boyunca 100’e yakın ülkeden ziyaretçi bekliyoruz”</strong> dedi.</p>

<p dir="auto">Fuarda 1208 makine ve 132 robotun sergilendiğine dikkat çeken Ersözlü, farklı sektörlerin üretim ihtiyaçlarına yönelik geniş bir teknoloji yelpazesinin ziyaretçilerle buluştuğunu ifade etti. Ersözlü, CNC işleme ve 5 eksenli makinelerden otomasyon sistemlerine, yapay zekânın üretime entegrasyonundan dijital ekipmanlara kadar pek çok yeni nesil çözümün fuarda yer aldığını aktardı.</p>

<p dir="auto"><i><strong>“Türkiye’nin makine ihracatına katkı sağlayacak”</strong></i></p>

<p dir="auto">MAKTEK Avrasya’nın 9’uncu kez düzenlendiğini hatırlatan Ersözlü, yurt dışından doğrudan katılan firma sayısında yüzde 50 artış yaşandığını belirtti. Dünyanın önde gelen markalarının fuarda ürünlerini sergilediğini ifade eden Ersözlü, firmaların hem Türkiye pazarı hem de Avrasya coğrafyası için yeni iş ortaklıkları ve ticari bağlantılar kurmak amacıyla fuarda yer aldığını söyledi.</p>

<p dir="auto">Fuarın Türkiye’nin makine ihracatına doğrudan ve dolaylı katkı sunacağını belirten Ersözlü, geçmiş yıllardaki deneyimlere de dikkat çekerek fuar sonrasında 6 ay ila 1 yıl boyunca görüşmelerin, pazarlıkların ve anlaşmaların devam ettiğini kaydetti.</p>

<p dir="auto"><strong>120 bin metrekarelik alanda üretim teknolojileri buluşuyor</strong></p>

<p dir="auto">Takım Tezgâhları Sanayici ve İş İnsanları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Murat Akyüz de MAKTEK Avrasya 2026’nın 14 salonda ve 120 bin metrekarelik alanda gerçekleştirildiğini belirtti.</p>

<p dir="auto">Fuarın yüksek teknolojiye sahip makine ve çözümlerin sergilendiği kapsamlı bir buluşma noktası olduğunu ifade eden Akyüz, takım tezgâhlarının otomotivden savunma ve havacılığa, mobilyadan tarım makinelerine kadar çok sayıda sektörün üretim altyapısında kritik rol oynadığını vurguladı.</p>

<p dir="auto">Akyüz, teknolojinin hızlı bir şekilde geliştiğine dikkat çekerek, özellikle savunma, havacılık ve uzay sanayilerinde faaliyet gösteren firmaların fuarda makine yatırımları ve gelecek dönem teknoloji planlamaları açısından önemli temaslarda bulunacağını söyledi.</p>

<p dir="auto"><strong>Savunma ve havacılık firmalarının da odağında</strong></p>

<p dir="auto">MAKTEK Avrasya 2026’da savunma ve havacılık sektörlerinden yaklaşık 120-130 firmanın ziyaretçi olarak yer alması bekleniyor. Bu firmalar arasında savunma, havacılık ve uzay sanayilerine yönelik parça üreten şirketler de bulunuyor.</p>

<p dir="auto">Fuarda sergilenen yüksek hassasiyetli makineler, gelişmiş işleme merkezleri, otomasyon sistemleri ve robotik çözümler, bu sektörlerdeki üretim kabiliyetlerinin geliştirilmesine yönelik teknolojileri yakından incelemek isteyen profesyonellerin ilgisine sunuluyor.</p>

<p dir="auto">Akyüz, fuarın yalnızca makine alım ve satımının gerçekleştiği bir platform olmadığını, aynı zamanda sanayinin geleceğine yönelik teknoloji ve yatırım planlarının şekillendirildiği bir buluşma noktası olduğunu belirtti.</p>

<p dir="auto"><strong>“Bu makineler her şeyin annesi”</strong></p>

<p dir="auto">Takım tezgâhlarının farklı sektörlerdeki üretimin temel altyapısını oluşturduğunu ifade eden Akyüz, <strong>“Bu makineler her şeyin annesi. Bu fuar da her şeyin annesi. Çünkü bir mobilya makinesi üretmek istiyorsanız bu makinelerle üreteceksiniz, tarım makinesi üretmek istiyorsanız yine bu makinelerle üreteceksiniz. Gözümüzdeki gözlükten tekstile kadar her şey bir makineden çıkıyor”</strong> ifadelerini kullandı.</p>

<p dir="auto">Akyüz, Türkiye’nin üretim kabiliyetlerini geliştirmesi için yalnızca makine üretiminin değil, teknoloji transferinin de önemli olduğunu belirterek, ileri teknolojilerin yapay zekâ ve verimlilik çözümleriyle birleştirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p dir="auto"><strong>MAKTEK Avrasya 2026, 3 Ekim’e kadar Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde ziyaret edilebilecek.</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/maktek-avrasya-2026-yogun-bir-ilgi-ile-devam-ediyor</guid>
      <pubDate>Thu, 01 Oct 2026 11:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/maktek-avrasya-2026.png" type="image/jpeg" length="27222"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DEİK, Türkiye–Kuzey Ren-Vestfalya İş Forumu’nu İstanbul’da Düzenledi]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/deik-turkiye-kuzey-ren-vestfalya-is-forumunu-istanbulda-duzenledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/deik-turkiye-kuzey-ren-vestfalya-is-forumunu-istanbulda-duzenledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ve NRW.Global Business iş birliğiyle düzenlenen Türkiye–Kuzey Ren-Vestfalya İş Forumu, 30 Eylül 2026 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirildi. T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti Başbakanı Hendrik Wüst, Almanya Federal Dışişleri Bakanlığı Devlet Bakanı Serap Güler, DEİK Başkanı Nail Olpak, NRW.Global Business CEO’su Felix Neugart, DEİK/Türkiye-Almanya İş Konseyi Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ ile iki ülkeden 200’ün üzerinde iş dünyası temsilcisinin katıldığı forumda, Türkiye ile Kuzey Ren-Vestfalya arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilmesine yönelik iş birlikleri ele alındı.</strong></p>

<p>Forum kapsamında DEİK ile NRW.Global Business arasında bir iş birliği anlaşması imzalanırken, Duisport–Arkas–Mars Logistics, Köln Bonn Flughafen–SAW–HEAŞ, Messe Düsseldorf–TÜDÖKSAD, Schmitz Cargobull–Orsan, REWE Group–Paloma Hotels, Circular Valley Foundation–Fark Labs ve Uniper–Biotrend arasında da yedi ayrı iş birliği anlaşmasına imza atıldı. Böylece forum kapsamında toplam sekiz anlaşma gerçekleştirildi.</p>

<p><strong>Bayraktar: “Ticaret hacmimiz 60 milyar dolarlık hedefe doğru ilerliyor”</strong></p>

<p>T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye ile Almanya arasındaki ekonomik ilişkilerin tarihi seviyelere ulaştığını belirterek, iki ülke arasındaki ticaret hacminin 50 milyar doları aştığını ve belirlenen 60 milyar dolarlık hedef doğrultusunda ilerlediğini söyledi. Almanya’nın Türkiye’nin Avrupa’daki en önemli ticaret ortaklarından biri olduğunu vurgulayan Bayraktar, Türkiye’nin enerji politikasının enerji arz güvenliği, enerjide dışa bağımlılığın azaltılması ve 2053 net sıfır emisyon hedefi olmak üzere üç temel eksen üzerine kurulduğunu ifade etti.</p>

<p>“Enerjide tam bağımsız bir Türkiye” vizyonuyla hareket ettiklerini aktaran Bayraktar, Türkiye’nin elektrik tüketiminde Almanya ve Fransa’nın ardından Avrupa’nın üçüncü ülkesi konumunda bulunduğunu belirtti. 125 bin megavatı aşan toplam kurulu gücün yüzde 63’ünden fazlasının yenilenebilir enerji kaynaklarından oluştuğuna dikkat çeken Bayraktar, 2025 yılında rüzgâr ve güneş enerjisinden elde edilen elektriğin toplam sanayi elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 75’ini karşılayabilecek seviyeye ulaştığını kaydetti.</p>

<p>Türkiye’nin yalnızca temiz elektrik üretiminde değil, TANAP doğal gaz boru hattı ve Bakü-Tiflis-Ceyhan ham petrol boru hattı gibi stratejik enerji altyapısı projelerinde de önemli bir deneyime sahip olduğunu belirten Bayraktar, bu altyapıların Türkiye’nin yanı sıra bölgenin ve Avrupa’nın enerji arz güvenliğine katkı sağladığını söyledi.</p>

<p>Bayraktar, Türkiye’nin sahip olduğu deneyimin Alman ortaklarla yeni nesil enerji projelerine dönüştürülebileceğini ifade ederek doğal gaz, yeşil hidrojen, modern elektrik şebekeleri ve kritik ham maddeler alanlarında ortak çalışmalar gerçekleştirilebileceğini dile getirdi. Türkiye’nin yılın ilerleyen döneminde Antalya’da COP31’e ev sahipliği yapacağını da hatırlatan Bayraktar, yenilenebilir enerji, şebeke yatırımları ve iklim alanlarındaki uzun vadeli hedeflerin burada uluslararası kamuoyuyla paylaşılacağını belirtti.</p>

<p><strong>Güler: “Almanya, Türkiye’nin ihracatındaki en önemli pazar olmaya devam ediyor”</strong></p>

<p><img alt="1790840046 D E I K Baskani Nail Olpak" class="detail-photo img-fluid" height="1365" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/1790840046-d-e-i-k-baskani-nail-olpak.jpg" width="2048" /></p>

<p>Almanya Federal Dışişleri Bakanlığı Devlet Bakanı Serap Güler, Kuzey Ren-Vestfalya ile Türkiye arasındaki ticaret hacminin 2025 yılında 11 milyar avroya ulaştığını belirtti. Bu rakamın Almanya-Türkiye arasındaki toplam ticaretin yaklaşık beşte birine denk geldiğini ifade eden Güler, iki ülke arasındaki ticaret hacminin son yıllarda yaklaşık 55 milyar avro ile rekor seviyelere ulaştığını söyledi.</p>

<p>Almanya’nın Türkiye’nin ihracatı açısından en önemli pazar olmayı sürdürdüğünü vurgulayan Güler, yaklaşık 8 bin 600 Alman şirketinin Türkiye’de faaliyet gösterdiğini ve 100 binden fazla doğrudan istihdam oluşturduğunu aktardı.</p>

<p>Türkiye ile Almanya arasındaki ekonomik ilişkilerin daha da geliştirilebileceğini belirten Güler, Avrupa Birliği ve Türkiye’nin yaklaşık 540 milyon kişilik ortak bir ekonomik alan oluşturduğuna dikkat çekti. Bu ortak pazarın temel unsurlarından birinin Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki Gümrük Birliği olduğunu ifade eden Güler, söz konusu yapının yakın gelecekte modernize edilmesi gerektiğini dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Wüst: “Alman-Türk enerji ortaklığı büyük önem taşıyor”</strong></p>

<p>Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti Başbakanı Hendrik Wüst, bölgenin güçlü sanayi altyapısıyla Almanya ekonomisinin önemli merkezlerinden biri olduğunu belirtti. Enerji fiyatları ve enerji arz güvenliğinin Kuzey Ren-Vestfalya açısından kritik öneme sahip olduğunu ifade eden Wüst, bu nedenle Almanya-Türkiye enerji ortaklığının giderek daha önemli hale geldiğini söyledi.</p>

<p>Kuzey Ren-Vestfalya’nın bu ortaklığın önemli bir parçası olduğunu belirten Wüst, Türkiye’nin elektrik üretimi ve iletim altyapısına yaptığı yatırımlara dikkat çekti. Türkiye’deki liman ve havalimanlarının stratejik öneminin arttığını ifade eden Wüst, her iki ülkede de yatırımcılar ve teknoloji şirketleri açısından çeşitli fırsatların bulunduğunu söyledi.</p>

<p>Wüst, forum kapsamında imzalanan mutabakat ve iş birliği anlaşmalarının iki ülke arasındaki ekonomik potansiyelin somut göstergelerinden biri olduğunu kaydetti.</p>

<p><strong>Olpak: “Ortaklığın yeni sayfasını birlikte yazalım”</strong></p>

<p>DEİK Başkanı Nail Olpak, Türkiye ile Kuzey Ren-Vestfalya arasındaki ekonomik ilişkilerin sahip olduğu potansiyelin daha fazla somut iş birliğine dönüştürülmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Kuzey Ren-Vestfalya’nın 18 milyonluk nüfusu, 910 milyar avroluk ekonomisi, 717 bin KOBİ’si ve büyük ölçekli şirketleriyle Avrupa’nın önemli sanayi merkezlerinden biri olduğunu ifade eden Olpak, bölgenin Türk iş dünyası açısından doğal bir ortak konumunda bulunduğunu söyledi.</p>

<p>DEİK’in 153 ülke bazlı iş konseyiyle dünya genelinde Türk ve yabancı iş dünyasının yanında olduğunu aktaran Olpak, DEİK ve NRW.Global Business arasında imzalanacak mutabakat zaptının yanı sıra şirketler arasında gerçekleştirilecek yedi ayrı anlaşmanın da ilişkilerin geliştirilmesine katkı sağlayacağını belirterek, “Bu ortaklığın yeni sayfasını birlikte yazalım” mesajını verdi.</p>

<p><strong>Neugart: “Türkiye, sanayi kapasitesi ve küresel bağlantılarıyla önemli fırsatlar sunuyor”</strong></p>

<p>NRW.Global Business CEO’su Felix Neugart, Kuzey Ren-Vestfalya’da 1 milyondan fazla Türk vatandaşının yaşadığını ve bu güçlü toplumsal bağların zaman içerisinde kapsamlı ticari ilişkilere dönüştüğünü ifade etti.</p>

<p>Türkiye ve Kuzey Ren-Vestfalya arasındaki ilişkilerin yalnızca sosyal bağlara ve ticarete dayanmadığını belirten Neugart, her iki tarafta üretim yapan, inovasyon geliştiren ve istihdam oluşturan şirketlerin bulunduğunu söyledi. İki bölgenin uzun yıllara dayanan endüstriyel değer zincirleriyle birbirine bağlı olduğunu aktaran Neugart, Türkiye’nin sanayi kapasitesi ve stratejik küresel bağlantılarıyla önemli imkânlar sunduğunu dile getirdi.</p>

<p>Neugart, güçlü sanayi altyapılarının iki taraf için geleceğe dönük ortak bir platform oluşturabileceğini belirterek enerji dönüşümü, tedarik zincirlerinin dayanıklılığının artırılması, lojistik ve bağlantısallığın geliştirilmesi ile inovasyonun ortak iş fırsatlarına dönüştürülmesi alanlarında iş birliklerinin geliştirilebileceğini ifade etti.</p>

<p>Forum kapsamında ayrıca “Birlikte Yol Almak: Türkiye ile Kuzey Ren-Vestfalya Arasında İnsanları, Ürünleri ve Bölgeleri Birbirine Bağlamak” ile “Dönüşüme Birlikte Güç Vermek: Türkiye ile Kuzey Ren-Vestfalya Arasında Sanayi, Enerji ve İnovasyon Ortaklıkları” başlıklı paneller düzenlendi.</p>

<p>Türkiye–Kuzey Ren-Vestfalya İş Forumu’nun sponsorluğunu ise Railport ve Taşkın Lojistik üstlendi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/deik-turkiye-kuzey-ren-vestfalya-is-forumunu-istanbulda-duzenledi</guid>
      <pubDate>Thu, 01 Oct 2026 11:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/1790840065-turkiye-kuzey-ren-vestfalya-is-forumu-1.jpg" type="image/jpeg" length="66145"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Olive Fest 2026, Antalya’dan İstanbul’a Uzanan Bir Deneyim Yolculuğu Sunuyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/olive-fest-2026-antalyadan-istanbula-uzanan-bir-deneyim-yolculugu-sunuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/olive-fest-2026-antalyadan-istanbula-uzanan-bir-deneyim-yolculugu-sunuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ela Excellence Resort Belek ile Olive Fest 2026’nın hikâyesi bu yıl İstanbul’a uzanıyor. Akdeniz’in köklü hasat geleneğinden İstanbul’un kültür, sanat ve yaşam enerjisine uzanan festival; gastronomi, sanat, wellness ve paylaşım kültürünü zeytin ağacının etrafında buluşturuyor. Olive Fest 2026, 16-17 Ekim’de Ela Excellence Resort Belek’in doğayla iç içe atmosferinde başlayacak, 24-25 Ekim’de ise Fişekhane’nin dinamik şehir yaşamında devam edecek. Festival, iki farklı şehirde iki ayrı atmosferi bir araya getiren özgün bir deneyim sunacak.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akdeniz’in binlerce yıllık zeytin ve hasat kültürünü modern yaşamın merkezine taşımayı amaçlayan Olive Fest 2026, bu yıl Antalya’dan İstanbul’a uzanan özel bir rota oluşturuyor. Festival; zeytinin topraktan sofraya, sanattan iyi yaşama uzanan çok katmanlı hikâyesini gastronomi, sanat ve yaşam deneyimleri üzerinden aktarıyor. Özak Global Holding çatısı altında gerçekleştirilen festival, Ela Excellence Resort Belek’in doğayla bütünleşen deneyim dünyasından Fişekhane’nin tarihi dokusu ve şehir enerjisine uzanırken, iki farklı mekânı zeytin kültürü etrafında ortak bir hikâyede buluşturuyor.</p>

<p><strong>İlk Durak Antalya: Hasat Coşkusu ve Atölyeler</strong></p>

<p></p>

<p>Olive Fest 2026’nın ilk durağı, <strong>16-17 Ekim</strong> tarihlerinde doğa ile lüksü bir arada sunan Ela Excellence Resort Belek olacak. Festival, Akdeniz’in kalbinde gerçekleştirilecek zeytin hasadı ritüeliyle başlayacak. Çocukların aileleriyle birlikte katılacağı bu keyifli etkinlik, zeytinin yalnızca sofraların değil, aynı zamanda Akdeniz kültürünün ve kuşaktan kuşağa aktarılan geleneklerin önemli bir parçası olduğunu ortaya koyacak.</p>

<p>Piknik ve tadım etkinliklerinin yanı sıra geleneksel zeytin kırma deneyimi de festival programında yer alacak. Katılımcılar böylece zeytini en doğal ve yalın haliyle keşfetme fırsatı bulacak.</p>

<p><strong>Ela Olive Workshop</strong> kapsamında Ela Excellence Resort Belek Executive Chef’i <strong>Faik Çiftçioğlu</strong> tarafından gerçekleştirilecek gastronomi master class etkinlikleri ise zeytinyağının mutfaktaki yaratıcı kullanım alanlarını keşfe çıkaracak.</p>

<p>Festivalin Antalya programı gastronominin yanı sıra iyi yaşam ve sanatı da odağına alacak. Sabah saatlerinde Zeytin Alanı’nda gerçekleştirilecek yoga seanslarıyla başlayacak wellness programı, zeytinli tadım şovlarıyla devam edecek. Aromaterapiden art terapiye uzanan atölye programında; <strong>Nihal Kocabaş</strong> ile doğal yağ karışımları ve katı parfüm yapımı, <strong>Yıldız Kurt</strong> ile aromaterapötik mum yapımı, <strong>La Sofa</strong> eşliğinde zeytin desenli mozaik pano ve ses terapisi gibi farklı deneyimler katılımcılarla buluşacak.</p>

<p><strong>Olive Fest’in İkinci Durağı: Fişekhane</strong></p>

<p>Antalya’da başlayan Olive Fest deneyimi, <strong>24-25 Ekim</strong> tarihlerinde İstanbul’un tarihi ve kültürel merkezlerinden <strong>Fişekhane</strong>’ye taşınacak. Zeytin kültürünün izlerini taşıyan Zeytinburnu ile Fişekhane’nin 170 yıllık endüstriyel mirası, festival kapsamında çağdaş şehir yaşamıyla bir araya gelecek.</p>

<p>Zeytinburnu adını, ilçenin güney bölümünde uzanan zeytin ağaçlarından ve Marmara Denizi kıyısında Yedikule ile Bakırköy arasında yer alan küçük burundan alıyor. Olive Fest de bu tarihsel bağ üzerinden zeytinin bereketini, üretim kültürünü ve birleştirici ruhunu İstanbul’un modern yaşamına taşıyan bir buluşma noktası oluşturacak.</p>

<p><strong>Fişekhane’de Her Yaşa Hitap Eden Festival Deneyimi</strong></p>

<p>Fişekhane’nin tarihi atmosferi ile çağdaş şehir yaşamını bir araya getiren yapısı, Olive Fest’in Akdeniz’de başlayan hikâyesine İstanbul’da yeni bir boyut kazandıracak.</p>

<p><strong>Ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek festival</strong>, açık alanda gerçekleştirilecek. Program boyunca DJ performansları, yoga ve nefes seanslarının yanı sıra yetişkinlere yönelik aromaterapi yağ karışımı, cilt bakım ürünleri yapımı, mozaik, ahşap baskı ve kokedama atölyeleri düzenlenecek.</p>

<p>Çocuklar için hazırlanan programda ise seramik, kapı süsü, zeytin kırma ve zeytin tacı atölyeleri yer alacak. Böylece çocuklar doğa, kültür ve yaratıcılığı bir arada deneyimleme fırsatı bulacak.</p>

<p><strong>Ödüllü Çocuk Dünyası Everland İstanbul’a Geliyor</strong></p>

<p>Olive Fest’in çocukları ve aileleri zeytin kültürü etrafında buluşturan en özel unsurlarından biri de <strong>Ela Excellence Resort Belek’in ödüllü çocuk dünyası Everland</strong> olacak. Antalya’da festival kapsamında gerçekleştirilen deneyimler, Everland ile birlikte İstanbul’a taşınacak.</p>

<p>Seramik atölyesinden zeytin ağacı sanat duvarı parmak baskı çalışmasına, zeytin tacı yapımından yüz boyamaya kadar çocukları doğa ve sanatla buluşturan Everland, hazırladığı renkli deneyim alanını Fişekhane’de de ziyaretçilerle buluşturacak.</p>

<p>Böylece Olive Fest 2026; çocuklardan yetişkinlere kadar farklı yaş gruplarını zeytin kültürü etrafında bir araya getiren, doğa, sanat, gastronomi ve iyi yaşam deneyimlerini ortak bir zeminde buluşturan nesiller arası bir paylaşım festivaline dönüşecek.</p>

<p><strong>Zeytin ağacının zamansız bilgeliğini, Akdeniz’in sıcaklığını ve İstanbul’un şehir ritmini aynı hikâyede buluşturan Olive Fest 2026, ekim ayında Antalya’dan İstanbul’a uzanan deneyim yolculuğuyla ziyaretçilerini ağırlayacak.</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Festival Haberleri</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/olive-fest-2026-antalyadan-istanbula-uzanan-bir-deneyim-yolculugu-sunuyor</guid>
      <pubDate>Thu, 01 Oct 2026 11:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/1789557786-olive-fest-3.jpg" type="image/jpeg" length="27225"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İSO Türkiye İmalat PMI Eylülde 47,9’a Geriledi]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/iso-turkiye-imalat-pmi-eylulde-479a-geriledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/iso-turkiye-imalat-pmi-eylulde-479a-geriledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat PMI, eylül ayında 47,9 seviyesine gerileyerek imalat sektöründeki faaliyet koşullarında ılımlı yavaşlamanın sürdüğünü gösterdi. Ağustosta 48,1 olarak ölçülen endeks, 50,0 eşik değerinin altında kalarak sektördeki daralma eğiliminin devam ettiğine işaret etti. Böylece faaliyet koşullarında aylık bazdaki bozulma iki buçuk yıllık dönemde de sürdü.</strong></p>

<p>Orta Doğu'daki savaşın oluşturduğu belirsizliklerin de etkisiyle talep koşullarındaki zayıf görünüm, eylül ayında yeni siparişlerdeki düşüşün devam etmesine neden oldu. Yeni siparişlerdeki gerileme ağustosa kıyasla bir miktar hızlanırken, uluslararası talebin de zayıf seyretmesi yeni ihracat siparişlerinde düşüşe yol açtı. Zorlu piyasa koşulları nedeniyle yeni siparişlerin düşük kalması, imalatçıların üretimlerini üst üste dördüncü ay azaltmasına neden oldu. Üretimdeki daralma, önceki aya göre daha belirgin gerçekleşti.</p>

<p>Yeni siparişlerdeki yavaşlamaya uyum sağlamak isteyen imalatçılar, eylül ayında istihdam, satın alma faaliyetleri ve stoklarını da azaltmayı sürdürdü. Öte yandan Orta Doğu'daki savaşın etkisiyle yükselen yakıt, petrol ve taşımacılık maliyetleri ile ham madde fiyatlarındaki artış, girdi maliyetlerinin keskin biçimde yükselmesine neden oldu. Girdi fiyatları enflasyonu eylülde son dört ayın en yüksek seviyesine çıktı. Artan maliyetlerin nihai ürün fiyatlarına yansıtılmasıyla nihai ürün fiyatları enflasyonu da dört aylık zirveye ulaştı.</p>

<p>Anket katılımcıları, fiyat artışlarının eylül ayında tedarikçi performansı üzerinde olumsuz etki oluşturduğunu belirtti. Deniz taşımacılığındaki gecikmeler ve malzeme temininde yaşanan sorunlar da tedarikçilerin teslimat sürelerinin uzamasında etkili oldu.</p>

<p>İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat PMI verilerini değerlendiren S&amp;P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker, Orta Doğu'daki savaşın etkilerinin eylül ayında da Türk imalatçıları üzerinde hissedildiğini belirtti. Harker, üçüncü çeyrek boyunca görünümde önemli bir değişiklik yaşanmadığını ve jeopolitik koşullara ilişkin belirsizliğin sektördeki büyümeyi sınırlamayı sürdürdüğünü ifade etti. Bununla birlikte, PMI'ın üçüncü çeyrek ortalamasının ikinci çeyreğin bir miktar üzerinde gerçekleşmesinin toparlanmaya yönelik temkinli sinyaller verdiğini kaydetti.</p>

<p><strong>İSO Türkiye Sektörel PMI: 10 Sektörün 9’unda Üretim Yavaşladı</strong></p>

<p>İstanbul Sanayi Odası Türkiye Sektörel PMI eylül verilerine göre, araştırma kapsamında takip edilen 10 sektörün dokuzunda üretim geriledi. Üretimini artıran tek sektör ise son yedi ayda ilk kez büyüme kaydeden gıda ürünleri sektörü oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Üretimdeki en belirgin düşüş, ağustos ayında olduğu gibi kimyasal, plastik ve kauçuk ürünleri sektöründe görüldü. Yeni siparişlerde artış kaydeden tek sektör yine gıda ürünleri olurken, en hızlı gerileme ağaç ve kağıt ürünleri imalatında gerçekleşti.</p>

<p>Yeni ihracat siparişlerinde ise önceki aya kıyasla daha olumlu bir tablo ortaya çıktı. Gıda ürünleri sektörünün genişleme gösterdiği bu alana eylül ayında kara ve deniz taşıtları sektörü de dahil oldu.</p>

<p>İstihdam tarafında da sektörlerin büyük bölümünde daralma devam etti. Ağustos ayında olduğu gibi eylülde de takip edilen 10 sektörün yalnızca ikisinde istihdam artışı görüldü. Kara ve deniz taşıtları sektöründe istihdam artışı üst üste beşinci ayda da devam ederken, elektrikli ve elektronik ürünler sektöründe çalışan sayısı son üç ay içerisinde ikinci kez yükseldi. İstihdamdaki en belirgin düşüş ise ağaç ve kağıt ürünleri sektöründe kaydedildi.</p>

<p>Satın alma faaliyetlerinde ağustos ayında tüm sektörlerde görülen yavaşlama, eylül ayında üç sektörde yerini artışa bıraktı. Satın alma faaliyetlerindeki en güçlü yükseliş gıda ürünleri sektöründe gerçekleşti. Üretim ihtiyaçlarındaki artış, bu sektörde girdi alımlarının da güçlü biçimde genişlemesini beraberinde getirdi. Gıda sektöründeki artan girdi talebi, tedarikçilerin teslimat sürelerinin uzamasında etkili oldu.</p>

<p>Bununla birlikte, sektörlerin önemli bir bölümünde eylül ayında girdilere daha hızlı erişim sağlandı. Elektrikli ve elektronik ürünler sektöründe tedarikçi teslimat süreleri bir yıldan uzun bir aranın ardından ilk kez kısaldı.</p>

<p>Girdi maliyetlerindeki keskin yükseliş ise üçüncü çeyreğin sonunda da devam etti. Girdi fiyatlarının en hızlı arttığı sektör kara ve deniz taşıtları olurken, en sınırlı artış ağaç ve kağıt ürünleri sektöründe görüldü. Nihai ürün fiyatları enflasyonu da sektörlerin çoğunda hız kazandı. Nihai ürün fiyatlarında en sert artış ana metal sanayinde yaşanırken, en ılımlı yükseliş giyim ve deri ürünleri sektöründe kaydedildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/iso-turkiye-imalat-pmi-eylulde-479a-geriledi</guid>
      <pubDate>Thu, 01 Oct 2026 11:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/images-6.jpg" type="image/jpeg" length="53079"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk Ticaret Bankası, Adapazarı Şubesini Hizmete Açtı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/turk-ticaret-bankasi-adapazari-subesini-hizmete-acti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/turk-ticaret-bankasi-adapazari-subesini-hizmete-acti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>1913 yılında Adapazarı İslam Ticaret Bankası adıyla Adapazarı’nda temelleri atılan Türk Ticaret Bankası, kuruluşundan 113 yıl sonra doğduğu topraklarda yeniden şube açtı. İhracatçıların ana bankası olma hedefiyle faaliyetlerini sürdüren Türk Ticaret Bankası, Adapazarı Şubesi aracılığıyla fiziki ve dijital bankacılık kanallarını bir arada sunan fijital bankacılık hizmetlerini müşterileriyle buluşturacak.</strong></p>

<p>Türkiye’nin ihracat odaklı büyümesine finansman desteği sağlamak amacıyla yeniden faaliyetlerine başlayan ve milli sermayeli ilk özel girişim bankası olma özelliğini taşıyan Türk Ticaret Bankası’nın Adapazarı Şubesi düzenlenen törenle hizmete girdi.</p>

<p>Şubenin açılış törenine Adapazarı Kaymakamı Musa Sarı, Adapazarı Belediye Başkanı Mutlu Işıksu, Türk Ticaret Bankası Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü İlker Yeşil, Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası (SATSO) Yönetim Kurulu Başkanı A. Akgün Altuğ ile iş dünyasından çok sayıda temsilci katıldı.</p>

<p><strong>İlker Yeşil: “113 yıl sonra doğduğumuz topraklara geri dönüyoruz”</strong></p>

<p>Türk Ticaret Bankası Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü İlker Yeşil, Adapazarı Şubesi’nin bankanın kuruluş öyküsü ile bugün üstlendiği ihracat odaklı misyonu bir araya getirmesi bakımından önemli bir yere sahip olduğunu belirtti.</p>

<p><i>Yeşil, açılış töreninde yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı:</i></p>

<p>“Bu toprakların tüccarları ve girişimcileri, ticaretin gelişmesine katkı sunmak ve bölgenin finansman ihtiyacını karşılamak amacıyla sermayelerini bir araya getirerek 1913 yılında Türk Ticaret Bankası’nın temellerini attılar. Bugün biz de aynı anlayışın devamı olarak Türkiye’nin ihracatını ve ihracatçısını destekleme misyonumuzla Adapazarı’ndayız. Adapazarı Şubemiz ile bölgede faaliyet gösteren ihracatçılarımızın yanında olmayı, büyüme ve yeni pazarlara açılma süreçlerinde onlara güçlü bir finansal çözüm ortağı olmayı amaçlıyoruz.</p>

<p><img alt="Görsel (1) 2" class="detail-photo img-fluid" height="1365" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/gorsel-1-2.jpg" width="2048" /></p>

<p>2025 yılında ihracatçılarımıza 76,3 milyar TL finansman desteği sağladık. Bu desteği 2026 yılında 110 milyar TL’ye çıkarmayı hedefliyoruz. Şube ağımızı da bu hedef doğrultusunda üretim ve ihracatın yoğun olduğu merkezlerde büyütmeye devam ediyoruz.”</p>

<p><strong>A. Akgün Altuğ: “Yeniden doğuş hikâyesine tanıklık ediyoruz”</strong></p>

<p>SATSO Yönetim Kurulu Başkanı A. Akgün Altuğ ise Türk Ticaret Bankası’nın kuruluşunun Adapazarı ve Sakarya’nın ticaret tarihi açısından taşıdığı öneme işaret etti.</p>

<p>Altuğ, Türk Ticaret Bankası’nın yeniden Sakarya ekonomisine katkı sunacak olmasından duydukları memnuniyeti şu sözlerle ifade etti:</p>

<p>“Çok önemli bir yeniden doğuş hikâyesine tanıklık ediyoruz. Türk Ticaret Bankası, Adapazarı İslam Ticaret Bankası adıyla Sakarya’mızda doğdu. Odamızı kuran müteşebbislerin aynı girişim ruhuyla temellerini attığı ve Türk Ticaret Bankası adıyla ulusal ölçekte büyüyen bir değerin yeniden Sakarya ekonomisine katkı sunmasının heyecanını yaşıyoruz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sakarya’nın ticaret tarihi açısından anlamlı bir yere sahip olan bu şubenin açılışını gerçekleştiriyoruz. Türk Ticaret Bankası’nın sahip olduğu tecrübeyle Türk ihracatçısına, üreticisine ve ekonomisine değerli katkılar sağlayacağına ve gücüne güç katacağına inanıyoruz. Şubenin SATSO Hizmet Kampüsü içerisinde yer alması da taşıdığı tarihi mirasın ve manevi değerin bugünlere taşınması açısından ayrıca önem taşıyor.”</p>

<p>Türk Ticaret Bankası Adapazarı Şubesi, ihracatçı müşterilerine kredi ve kredi dışı bankacılık ürünleri ile hizmetleri sunacak. Şube ayrıca bireysel ve diğer tüzel müşterilerine mevduat, yatırım ve varlık yönetimi başta olmak üzere farklı bankacılık alanlarında hizmet verecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/turk-ticaret-bankasi-adapazari-subesini-hizmete-acti</guid>
      <pubDate>Thu, 01 Oct 2026 11:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/toplu-fotograf-2-3.jpg" type="image/jpeg" length="57226"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk Yapı Sektörü MosBuild 2027 ile Rusya’nın 260 Milyar Dolarlık Pazarında Gücünü Artırıyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/turk-yapi-sektoru-mosbuild-2027-ile-rusyanin-260-milyar-dolarlik-pazarinda-gucunu-artiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/turk-yapi-sektoru-mosbuild-2027-ile-rusyanin-260-milyar-dolarlik-pazarinda-gucunu-artiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="1790835987 Mb 0435 2" class="detail-photo img-fluid" height="1366" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/1790835987-mb-0435-2.jpg" width="2048" /><strong>Rusya ve BDT ülkelerindeki ticari varlığını genişletmek, yeni müşterilere ulaşmak ve distribütör ile proje ortaklıkları geliştirmek isteyen Türk yapı malzemeleri üreticileri için MosBuild 2027 önemli fırsatlar sunmaya hazırlanıyor. 30 Mart - 2 Nisan 2027 tarihlerinde Moskova’daki Crocus Expo’da düzenlenecek fuar, yapı malzemelerinden seramiğe, cephe sistemlerinden aydınlatmaya kadar geniş bir ürün grubunu Rusya ve BDT’den satın alma profesyonelleriyle buluşturacak.</strong></p>

<p>Türkiye ile Rusya arasındaki uzun yıllara dayanan ekonomik ve ticari ilişkiler, iki ülke şirketleri arasında yeni iş birliklerinin geliştirilmesi açısından güçlü bir zemin oluşturuyor. İki ülke arasındaki ticaret hacminin 2025 yılında yaklaşık 49 milyar dolara ulaşması, özellikle üretim ve ihracat kapasitesi yüksek sektörler açısından önemli iş fırsatlarına işaret ediyor. Yapı malzemeleri sektörü de bu potansiyelin öne çıktığı alanlardan biri olarak dikkat çekiyor.</p>

<p>Seramik, vitrifiye, doğal taş, alüminyum ve çelik sistemleri, kapı ve pencere çözümleri, zemin ve cephe ürünleri, dekoratif yüzeyler, aydınlatma, elektrik sistemleri ve yapı kimyasalları gibi birçok alanda güçlü üretim kabiliyetine sahip Türkiye, Rusya ve Avrasya pazarlarındaki ticari ilişkilerini geliştirme potansiyelini sürdürüyor. Bu kapsamda MosBuild, 30 Mart - 2 Nisan 2027 tarihleri arasında 32’nci kez Moskova’da sektör profesyonellerini bir araya getirecek.</p>

<p><strong>Alıcıların yüzde 63’ü yeni tedarikçi arayışında</strong></p>

<p><img alt="1790836001 Mb 0005 2" class="detail-photo img-fluid" height="1366" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/1790836001-mb-0005-2.jpg" width="2048" /></p>

<p>MosBuild’ün Türk üreticiler açısından öne çıkan özelliklerinden biri, fuarın profesyonel ziyaretçi profili. MosBuild 2026’da 1.300’ün üzerinde katılımcı, 70 binden fazla tekil profesyonel ziyaretçi ile Rusya’nın 84’ten fazla bölgesinden ve 50’den fazla ülkeden sektör temsilcisi bir araya geldi.</p>

<p>Fuar ziyaretçileri arasında toptan ve perakende şirketleri, inşaat firmaları, gayrimenkul geliştiricileri, mimarlar, iç mimarlar ve distribütörler gibi sektörün farklı alanlarında karar verici konumda bulunan profesyoneller yer alıyor.</p>

<p>MosBuild ziyaretçilerinin yüzde 63’ü yeni tedarikçi veya iş ortağı bulmak amacıyla fuara gelirken, yüzde 88’i yeni ürün ve hizmetleri keşfetmeyi hedefliyor. Bu veriler, fuarın yalnızca ürünlerin sergilendiği bir organizasyon olmanın ötesine geçerek üreticiler ile doğrudan satın alma ve iş birliği potansiyeli taşıyan profesyoneller arasında B2B bağlantılar kurulmasına olanak sağladığını gösteriyor.</p>

<p><strong>260 milyar doları aşan pazar yeni fırsatlar yaratıyor</strong></p>

<p>MosBuild verilerine göre Rusya’nın inşaat pazarı, 2025 yılında 260 milyar doların üzerinde bir büyüklüğe ulaştı. Konut yatırımları, altyapı yenileme çalışmaları, ulaşım koridorları ve lojistik projeleri, yapı ve inşaat malzemelerine yönelik talebin devam etmesini destekliyor.</p>

<p>Geniş üretim kapasitesi ve ihracat deneyimiyle öne çıkan Türk yapı malzemeleri sektörü için Rusya’daki bu pazar büyüklüğü, yalnızca Rusya’da değil, çevre pazarlarda da yeni müşteriler, distribütörler ve proje ortaklarıyla iş geliştirme açısından önemli bir potansiyel oluşturuyor.</p>

<p><strong>Türk üreticilerin uzman olduğu ürün gruplarında talep sürüyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Rusya ve Avrasya pazarlarında satın alma kararlarında ürün performansı, tedarik sürekliliği, teknik yeterlilik ve güvenilir iş ortaklığı gibi unsurlar giderek daha fazla önem kazanıyor. Türk yapı malzemeleri sektörünün güçlü üretim altyapısı, ihracat tecrübesi, hızlı üretim kabiliyeti ve geniş ürün çeşitliliği ise bu ihtiyaçlarla örtüşen önemli avantajlar sunuyor.</p>

<p>Seramik ve vitrifiye, doğal taş, dekoratif yüzeyler, metal sistemleri, cephe ve zemin çözümleri, boya ve yapı kimyasalları, aydınlatma ve elektrik sistemleri ile mühendislik çözümleri, Türk firmalarının Rusya ve BDT pazarlarında iş geliştirebileceği başlıca ürün grupları arasında bulunuyor.</p>

<p>MosBuild 2027, söz konusu ürün gruplarını 16 farklı sektör kategorisi kapsamında alıcılar, distribütörler, proje geliştiricileri, mimarlar ve diğer sektör profesyonelleriyle buluşturacak.</p>

<p><strong>“MosBuild’ü yalnızca dört günlük bir fuar olarak değerlendirmiyoruz”</strong></p>

<p>MosBuild Grup Etkinlik Direktörü Yakov Syromyatnikov, Türkiye’nin MosBuild açısından önemli üretici ülkeler arasında bulunduğuna dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu:</p>

<blockquote>
<p>“Türkiye, yapı malzemeleri ve iç mekân çözümlerinde güçlü bir üretim kültürüne ve önemli bir ihracat deneyimine sahip. Rusya ve BDT’deki profesyoneller yeni ürünleri, güvenilir tedarikçileri ve uzun vadeli iş ortaklarını keşfetmek istiyor. MosBuild bu iki gücü aynı noktada buluşturuyor. Bu nedenle MosBuild’ü yalnızca dört gün süren bir fuar olarak değil, şirketlerin yeni müşteriler, distribütörler ve proje ortaklarıyla uzun vadeli ilişkiler kurabilecekleri bir iş ekosistemi olarak görüyoruz. 2027 yılında Moskova’da daha fazla Türk üreticiyi görmek istiyoruz.”</p>
</blockquote>

<p><strong>İş bağlantıları fuar öncesinde kurulabilecek</strong></p>

<p>MosBuild’ün sunduğu iş geliştirme fırsatları fuar günleriyle sınırlı kalmıyor. ITE’nin dijital iş ağı MosBuild Connect, Türkçe dil desteğiyle Türk katılımcıların fuar başlamadan önce potansiyel alıcıları ve iş ortaklarını belirlemelerine olanak tanıyor.</p>

<p>Yapay zekâ destekli eşleştirme sistemi sayesinde katılımcılar kendileri için uygun profesyonellerle bağlantı kurabiliyor, mesajlaşabiliyor ve toplantı planlayabiliyor. Platform, fuarın ardından da iletişim ve potansiyel müşteri yönetiminin devam ettirilmesine imkân sağlayarak MosBuild katılımını yıl boyunca sürdürülebilen bir iş geliştirme sürecine dönüştürüyor.</p>

<p>ITE Group tarafından organize edilen <strong>MosBuild 2027 Uluslararası Yapı ve İç Mekân Fuarı</strong>, 30 Mart - 2 Nisan 2027 tarihleri arasında Moskova’daki Crocus Expo’da gerçekleştirilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/turk-yapi-sektoru-mosbuild-2027-ile-rusyanin-260-milyar-dolarlik-pazarinda-gucunu-artiriyor</guid>
      <pubDate>Thu, 01 Oct 2026 11:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/1790836000-mb-0321.jpg" type="image/jpeg" length="67264"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ATECH Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet İpekçi, “ATECH, Klasik Fuarcılık Anlayışının Ötesine Geçiyor”]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/atech-fuarcilik-yonetim-kurulu-baskani-mehmet-ipekci-atech-klasik-fuarcilik-anlayisinin-otesine-geciyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/atech-fuarcilik-yonetim-kurulu-baskani-mehmet-ipekci-atech-klasik-fuarcilik-anlayisinin-otesine-geciyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="ltr"><strong>Türkiye’nin ve bölgenin önde gelen ihtisas fuarları arasında yer alan ATECH 2025 – Uluslararası Elektrik, Elektronik, Aydınlatma ve Akıllı Bina Teknolojileri Fuarı, 30 Eylül-3 Ekim tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde sektör profesyonellerini bir araya getiriyor.</strong></p>

<p dir="ltr">Elektrik, elektronik, aydınlatma ve akıllı bina teknolojileri başta olmak üzere geniş bir ürün ve hizmet yelpazesinin sergilendiği fuar; üretici firmalar, kamu kurumları, sektör profesyonelleri ve uluslararası ziyaretçilerin buluşma noktası olmayı hedefliyor.</p>

<p dir="ltr">ATECH Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Mehmet İpekçi</strong>, fuarın klasik fuarcılık anlayışının ötesine geçen yönünün, kamu kurumlarında satın alma, onaylama ve kabul süreçlerinde görev alan mühendislerin etkin biçimde fuara kazandırılması olduğunu belirtti.</p>

<p dir="ltr"><strong>“Üreticiler, ürünlerini kamu mühendislerine doğrudan tanıtma fırsatı buluyor”</strong></p>

<p dir="ltr">İpekçi, ATECH’in en önemli özelliklerinden birinin, kamu kurumlarının satın alma, onaylama ve kabul süreçlerinde görev alan mühendislerle üretici firmaları aynı ortamda buluşturmak olduğunu söyledi. “ATECH Fuarı’na bildiğimiz fuar anlayışının dışına yeni bir katman ilave ettik. Kamu kurumlarının satın alma, onaylama ve kabul mühendislerini elimizden geldiği kadar bu fuara getiriyoruz.”</p>

<p dir="ltr">Bu uygulamanın üreticiler açısından önemli bir kolaylık sağladığını ifade eden İpekçi, firmaların ürünlerini projelerde kullanılabilmesi ve gerekli onay süreçlerinden geçebilmesi için ilgili kurumların mühendisleriyle doğrudan iletişim kurabildiğini dile getirdi. “Böylece üretici firmalar, ürünlerinin projelerde kullanılmasını ve onaylanmasını sağlamak için ürünlerini tanıtma fırsatı buluyorlar. Herkes kurumların kapılarına ürün götürme zahmetine katlanmadan, buraya gelen kurum mühendislerine ürününü tanıtıyor, belgelerini sunuyor ve ürünlerinin kullanılacağı yerlerde çok daha rahat olabiliyor.”</p>

<p dir="ltr">İpekçi, bu modelin hem üreticiler hem de kamu tarafındaki teknik ekipler açısından daha doğrudan bir iletişim imkânı oluşturduğuna dikkat çekti.</p>

<p dir="ltr"><strong>ATECH’in uluslararası hedefi büyüyor</strong></p>

<p dir="ltr">ATECH’in yalnızca Türkiye’deki sektör profesyonellerini değil, uluslararası ziyaretçileri de ağırlamaya yönelik çalışmalar yürüttüğünü belirten İpekçi, fuarın bölgesel ölçekte bilinirliğinin giderek arttığını söyledi. “Uluslararası bir yapıya sahibiz. Uluslararası çalışmalarımızı sürdürüyoruz ve giderek daha fazla ziyaretçi getiriyoruz. Fuarımız bölgemizde gittikçe daha iyi tanınmaya başladı; ATECH Fuarı olarak bir marka olduk. Bu markayı da daha yüksek noktalara taşımaya çalışıyoruz.”</p>

<p dir="ltr">Fuara gelen ziyaretçilerin etkinlikten somut fayda sağlayacağına inandığını ifade eden İpekçi, bu değerlendirmesinin fuar sürecinde gerçekleştirilen görüşmelere dayandığını vurguladı. “Gelecek ziyaretçilerimizin fuardan çok fayda sağlayacağını tahmin ediyoruz. İnsanlarla yaptığımız birebir görüşmelerde bunu anlıyoruz."</p>

<p dir="ltr"><strong>Elektrik, aydınlatma ve akıllı bina teknolojileri aynı çatı altında</strong></p>

<p dir="ltr">ATECH 2025’te çok sayıda farklı alt sektörün bir araya geldiğini belirten İpekçi, fuarın kapsamının elektrik ve aydınlatmadan akıllı bina teknolojilerine kadar geniş bir alanı kapsadığını söyledi. “Akıllı bina teknolojileri, elektrik ve aydınlatma ile birlikte elektrikli asansörler, jeneratörler, güneş paneli firmaları ve araç şarj istasyonları da fuarda yer alıyor.”</p>

<p dir="ltr">Elektrik sektörünün farklı alanlarının birbirleriyle doğrudan bağlantılı olduğunu belirten İpekçi, bu nedenle söz konusu sektörlerin aynı organizasyonda buluşmasının doğal bir yapı oluşturduğunu ifade etti.</p>

<p dir="ltr">İpekçi, fuarda farklı sektör gruplarından çok sayıda firmanın stant açtığını belirterek, elektrikli sistemlerden yenilenebilir enerji çözümlerine, jeneratörlerden elektrikli araç şarj altyapılarına kadar farklı ürün gruplarının ziyaretçilerle buluştuğunu aktardı.</p>

<p dir="ltr"><strong>Ekonomik koşullar fuar katılımcılarını da etkiledi</strong></p>

<p dir="ltr">Sektörün son dönemde yaşanan ekonomik gelişmelerden etkilendiğini belirten İpekçi, fuar katılımcıları açısından bu yılın önceki dönemlere göre daha zorlu geçtiğini söyledi. “Bu son ekonomik gelişmeler herkesi sarstığı gibi bizim fuar müşterilerimizi de sarstı. Fuar müşterilerimizden birkaç tanesi iflas noktasına geldiler.”</p>

<p dir="ltr">Bu koşulların fuara katılım açısından da bazı sorunlar yarattığını dile getiren İpekçi, bazı firmaların ekonomik nedenlerle planladıkları şekilde fuarda yer alamadığını aktardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr"><strong>“Çok ekonomik krizler atlattık”</strong></p>

<p dir="ltr">Uzun yıllardır piyasanın içinde olduğunu vurgulayan İpekçi, ekonomik dalgalanmaların farklı dönemlerde yaşanabileceğini ve sektörlerin zaman içerisinde bu tür krizlerle karşı karşıya kalabildiğini söyledi. “Ben 54 yıldır sektörün içindeyim. Çok ekonomik krizler atlattık. Telefonlarımızın bir ay çalmadığı zamanlar oldu. Bu, dünyanın doğal akışında yaşanabiliyor."</p>

<p dir="ltr">İpekçi, sermaye hareketlerinin hızlanması veya piyasadan para çekilmesi gibi durumların ekonomik aktörler açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “Ama sermaye başarısızlığın elinde olunca, birileri piyasadan, borsadan veya bankalardan parasını çektiği zaman yapacak bir şeyiniz yok.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>RÖPORTAJLAR</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/atech-fuarcilik-yonetim-kurulu-baskani-mehmet-ipekci-atech-klasik-fuarcilik-anlayisinin-otesine-geciyor</guid>
      <pubDate>Thu, 01 Oct 2026 10:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/d-s-c05294-j-p-g.jpg" type="image/jpeg" length="64536"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Anadolu Efes Mavi Sahne 9. Sezonunda Gençleri Tiyatroyla Buluşturuyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/anadolu-efes-mavi-sahne-9-sezonunda-gencleri-tiyatroyla-bulusturuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/anadolu-efes-mavi-sahne-9-sezonunda-gencleri-tiyatroyla-bulusturuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Yaklaşık 40 yıldır sinema, tiyatro, görsel sanatlar, müzik ve tasarım başta olmak üzere farklı sanat alanlarını destekleyen Anadolu Efes, sanatın daha erişilebilir ve sürdürülebilir olması için çalışmalarını sürdürüyor. Bu anlayışla 2018 yılında hayata geçirilen Mavi Sahne, 9. sezonunda da alternatif tiyatro topluluklarına sahne olanağı sunarken, özellikle üniversite öğrencilerinin tiyatroya daha kolay erişebilmesini hedefliyor. Yeni sezonda öğrenci biletleri 170 TL, tam biletler ise 230 TL’den satışa sunuluyor. Sezonun ilk oyunu “Teşekkür Ederim Kızım”, 30 Eylül Çarşamba günü DasDas’ta izleyiciyle buluşuyor.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Anadolu Efes’in sanatın sürdürülebilirliğine ve erişilebilirliğine katkı sunmak amacıyla hayata geçirdiği Mavi Sahne kapsamında bugüne kadar 100’den fazla oyun sahnelendi. Proje sayesinde binlerce sanatsever tiyatro oyunlarıyla buluşurken, sahne olanaklarına erişmekte zorlanan alternatif tiyatro topluluklarına da destek sağlandı.</p>

<p>Mavi Sahne’nin eylül ayı programında yer alan “Teşekkür Ederim Kızım” ise No27 Kolektif tarafından sahneleniyor. Tek kişilik oyun, bir kadının çocukluğundan yetişkinliğine uzanan yaşam yolculuğunu, kendi sesini bulma ve yeniden cesaret kazanma çabası üzerinden ele alıyor.</p>

<p><strong>“Teşekkür Ederim Kızım” Oyununun Konusu</strong></p>

<p>“Meyveler şiiri... Herkes kendi meyvesinin şiirini okuyacak. Çilek, erik, kiraz, elma, karpuz. Ben neden karpuz oldum öğretmenim? Neden çilek olamadım? Bari elma olsaydım. Karpuz neden ben oldum?”</p>

<p>Çocukluk yıllarında bu soruyu soran Yasemin, yıllar sonra hayatın farklı bir döneminde benzer bir sorgulamayla karşı karşıya kalır. Işık provası için sahnede bulunan Yasemin’in hazırlıkları devam ederken geçmişin kapıları aralanır. Çocukluğundan ortanca çocuk olmanın yarattığı gölgeye, bağlama kursundan ergenlik dönemindeki isyanlarına, hayallerinden aşklarına uzanan hikâyesinde Yasemin, kendi sesini ararken çevresindeki insanların sesleriyle de yüzleşir.</p>

<p>Annesinin sesiyle cesaretin izini yeniden sürmeye başlayan Yasemin; geçmişi, ailesi, inancı ve var olma arzusu arasında kendine yeni bir yol çizmeye çalışır. Görünür olmaktan çekinen tarafını geride bırakıp yeniden cesaret bulup bulamayacağı ise oyunun temel sorularından birini oluşturur.</p>

<p>Tek kişilik “Teşekkür Ederim Kızım”, hayatın bıraktığı yaraların arasından geçerek kendi sesini ve gücünü bulmaya çalışan bir kadının hikâyesini sahneye taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/anadolu-efes-mavi-sahne-9-sezonunda-gencleri-tiyatroyla-bulusturuyor</guid>
      <pubDate>Thu, 01 Oct 2026 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/adsiz-tasarim-12.jpg" type="image/jpeg" length="77605"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji Liderleri Yapay Zekâ Deneyimlerini TÜSİAD Etkinliğinde Paylaştı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/teknoloji-liderleri-yapay-zeka-deneyimlerini-tusiad-etkinliginde-paylasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/teknoloji-liderleri-yapay-zeka-deneyimlerini-tusiad-etkinliginde-paylasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>TÜSİAD tarafından 30 Eylül’de düzenlenen “Yapay Zekâ Odağında Dijital Dönüşüm: Teknoloji Liderleri ile Deneyim Paylaşımı” etkinliğinde, yapay zekânın iş süreçlerine etkisi ve yeni nesil teknolojilerin sunduğu fırsatlar ele alındı. Toplantıda, dijital dönüşüm ve yeni teknolojiler alanındaki güncel gelişmelerin yanı sıra önümüzdeki dönemde teknoloji gündeminde öne çıkması beklenen başlıklar ve farklı sektörlerden iyi uygulama örnekleri katılımcılarla paylaşıldı.</strong></p>

<p><strong>MEXT Teknoloji Merkezi</strong> ev sahipliğinde gerçekleştirilen etkinliğin açılış konuşmasını <strong>TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ozan Diren</strong> yaptı.</p>

<p>Ozan Diren konuşmasında, teknoloji aracılığıyla üretimde verimliliğin artırılması ve dijital dönüşümün sürdürülebilir ve kapsayıcı ekonomik büyümenin temel unsurlarından biri olduğunu belirtti. Diren, bu doğrultuda Türkiye’de dijital kültürün ve ekosistemin geliştirilmesi, bilgi toplumuna geçişin hızlandırılması ve inovasyon kapasitesinin güçlendirilmesine yönelik çalışmalar yürüttüklerini ifade etti.</p>

<p>TÜSİAD’ın yapay zekâyı yalnızca teknoloji ekseninde değerlendirmediğini vurgulayan Diren, bu alanı farklı sektörleri, iş yapış biçimlerini ve politika alanlarını doğrudan etkileyen stratejik bir dönüşüm başlığı olarak ele aldıklarını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Panel2" class="detail-photo img-fluid" height="933" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/panel2.jpg" width="1400" /></p>

<p>Etkinliğin, TÜSİAD üyelerinin dijital dönüşüm ve yapay zekâ alanındaki deneyimlerinin daha geniş bir iş dünyası çevresine aktarılmasına katkı sunmasını hedeflediklerini belirten Diren, başarı hikâyelerinin yanı sıra karşılaşılan sorunların ve bu süreçlerden çıkarılan derslerin paylaşılmasının iyi uygulamaların yaygınlaşması, benzer hataların önüne geçilmesi ve somut iş birliklerinin geliştirilmesi açısından önem taşıdığını kaydetti. Diren, etkinliğin düzenlenmesine katkı sağlayanlara, katılımcılara ve ev sahipliği için MEXT’e teşekkür etti.</p>

<p>Yapay zekânın uzun süredir teknoloji dünyasının gündeminde olduğunu ancak bugün toplumsal ve gündelik yaşamın farklı alanlarında doğrudan etkiler yarattığını ifade eden Diren, yapay zekânın yalnızca yatırım yapılan bir teknoloji olmaktan çıkarak küresel rekabetin dinamiklerini değiştiren bir paradigma hâline geldiğine dikkat çekti. Diren, yapay zekâ odaklı inovasyon süreçlerinde güvenlik sistemlerinin yanı sıra dijital altyapı, etik ve veri yönetişimi konularının da bütüncül biçimde ele alınması gerektiğini belirterek, yapay zekânın iş süreçlerine güvenli ve ölçeklenebilir şekilde entegre edilmesinin öncelikli konular arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Açılış konuşmasının ardından, <strong>TÜSİAD Genişletilmiş Yönetim Kurulu Üyesi ve İş Dünyasında Dönüşüm Yuvarlak Masası Başkan Yardımcısı Dr. Ayşegül Yılmaz</strong> moderatörlüğünde <strong>“Yapay Zekâ ile Dijital Dönüşüm”</strong> başlıklı panel gerçekleştirildi. Panelde <strong>Zorlu Holding Teknoloji, Savunma ve Dijital İş Geliştirme Grup Başkanı Burak Aydın, SabancıDx &amp; Bulutistan Genel Müdürü ve Sabancı Holding CDO’su Mehmet Fırat</strong> ile <strong>Koç Holding Bilgi Teknolojileri Koordinatörü ve Dijital Dönüşüm Lideri Hayriye Karakuzu Karadeniz</strong> konuşmacı olarak yer aldı.</p>

<p>Etkinliğin ikinci paneli ise <strong>TÜSİAD Dijital Stratejiler ve Yeni Teknolojiler Çalışma Grubu Başkanı Serdar Urçar</strong> moderatörlüğünde <strong>“Sektörlerde Yapay Zekâ Uygulamaları”</strong> başlığıyla düzenlendi. Panelde <strong>Trendyol CTO’su Cenk Çivici, QNB eSolutions Genel Müdür Yardımcısı ve CTO’su Aysel Bilay Kahya</strong> ile <strong>Boyner Büyük Mağazacılık Teknolojiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Cihan Yıldız</strong>, yapay zekânın farklı sektörlerdeki kullanım alanlarına ilişkin deneyim ve değerlendirmelerini paylaştı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/teknoloji-liderleri-yapay-zeka-deneyimlerini-tusiad-etkinliginde-paylasti</guid>
      <pubDate>Wed, 30 Sep 2026 18:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/toplu-fotograf-1-1.jpg" type="image/jpeg" length="51249"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ticaret Bakanı Ömer Bolat’tan Ağustos Ayı Dış Ticaret Verilerine İlişkin Değerlendirme]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ticaret-bakani-omer-bolattan-agustos-ayi-dis-ticaret-verilerine-iliskin-degerlendirme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ticaret-bakani-omer-bolattan-agustos-ayi-dis-ticaret-verilerine-iliskin-degerlendirme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Ağustos ayına ilişkin dış ticaret verilerini değerlendirdi. Buna göre Türkiye’nin mal ihracatı, 2026 yılı Ağustos ayında geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 8,1 artarak 23 milyar 467 milyon dolara ulaştı. Böylece Cumhuriyet tarihinin en yüksek Ağustos ayı ihracat rakamı kaydedildi.</strong></p>

<p>Yılın ilk sekiz ayında ise mal ihracatı yüzde 4 artışla 184 milyar 996 milyon dolar seviyesine yükseldi. Küresel ekonomide devam eden jeopolitik gerilimler, artan korumacılık uygulamaları ve zayıf dış talep gibi olumsuz koşullara rağmen ihracattaki artış eğiliminin sürdüğü belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ağustos 2026 itibarıyla yıllıklandırılmış mal ihracatı da bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4,2 artarak 280 milyar 264 milyon dolara çıktı. 2025 yılının Ağustos ayında 269 milyar dolar olan yıllıklandırılmış ihracat, bir yılda 11,2 milyar dolar artış göstererek Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesine ulaştı.</p>

<p>Mal ithalatı ise Ağustos ayında yıllık bazda yüzde 10,5 artışla 28 milyar 706 milyon dolar olarak gerçekleşti. Yıllıklandırılmış ithalat da yüzde 6 artarak 378 milyar 24 milyon dolara yükseldi. 2025 yılı Ağustos ayında 356,7 milyar dolar olan yıllıklandırılmış ithalat, 2026 Ağustos itibarıyla 21,4 milyar dolar arttı.</p>

<p>Ağustos ayında dış ticaret açığı yüzde 22,3 artışla 5 milyar 239 milyon dolar olurken, ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 81,7 olarak gerçekleşti.</p>

<p>Ocak-Ağustos 2026 döneminde ise mal ithalatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5,3 artarak 250 milyar 790 milyon dolara yükseldi. Aynı dönemde dış ticaret açığı yüzde 9,3 artışla 65 milyar 793 milyon dolar olurken, ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 73,8 seviyesinde gerçekleşti.</p>

<p>Son 12 aylık dönemde, yani Eylül 2025-Ağustos 2026 döneminde mal ihracatı yüzde 4,2 artarak 280 milyar 264 milyon dolara, mal ithalatı ise yüzde 6 artışla 378 milyar 24 milyon dolara ulaştı. Bu dönemde dış ticaret açığı yüzde 11,6 artışla 97 milyar 760 milyon dolar olurken, ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 74,1 oldu.</p>

<p>Dış ticaret verileri ile hizmetler dengesine ilişkin beklentiler doğrultusunda, Ağustos ayında cari işlemler hesabında 3 milyar doların üzerinde fazla verilmesinin beklendiği ifade edildi.</p>

<p>Küresel ekonomide yaşanan jeopolitik gelişmeler, ağırlaşan uluslararası ticaret koşulları, korumacılık politikaları ve zayıf dış talebe rağmen ihracatın dirençli görünümünü koruduğu belirtildi. 282 milyar dolarlık Orta Vadeli Program ihracat hedefinin Eylül ayı itibarıyla yıllıklandırılmış bazda yakalanmasının beklendiği, yıl sonunda ise mal ve hizmet ihracatı toplamında 410 milyar dolarlık hedefin aşılması amacıyla çalışmaların sürdürüldüğü kaydedildi.</p>

<p>Orta Vadeli Program’ın 2027-2029 dönemi kapsamında ise ihracatın küresel ticaretten aldığı payın artırılması hedefleniyor. Bu doğrultuda yüksek katma değerli ve teknoloji yoğun ürün ve hizmetlerin toplam ihracat içindeki payının yükseltilmesi, düşük ve orta teknoloji yoğun sektörlerde dönüşümün desteklenmesi ve firmaların daha yüksek katma değerli üretim ile ihracata yönlendirilmesi amaçlanıyor.</p>

<p>Küresel ticaretteki yeni gelişmeler doğrultusunda, yurt içindeki üreticilerin haksız rekabete karşı ihtiyaçları da gözetilerek, uluslararası yükümlülükler çerçevesinde yerli üretimin korunmasına yönelik tedbirlerin uygulanmaya devam edileceği belirtildi.</p>

<p><strong>Ağustos 2026 Dış Ticaret Verileri</strong></p>

<p>2026 yılı Ağustos ayında, geçen yılın aynı ayına göre:</p>

<ul>
 <li>Mal ihracatı yüzde 8,1 artışla <strong>23 milyar 467 milyon dolara</strong> yükseldi.</li>
 <li>Mal ithalatı yüzde 10,5 artışla <strong>28 milyar 706 milyon dolar</strong> oldu.</li>
 <li>Dış ticaret açığı yüzde 22,3 artışla <strong>5 milyar 239 milyon dolara</strong> çıktı.</li>
 <li>İhracatın ithalatı karşılama oranı <strong>yüzde 81,7</strong> olarak gerçekleşti.</li>
</ul>

<p><strong>Ocak-Ağustos 2026 Dönemi</strong></p>

<p>2026 yılının Ocak-Ağustos döneminde:</p>

<ul>
 <li>Mal ihracatı yüzde 4 artışla <strong>184 milyar 996 milyon dolara</strong> ulaştı.</li>
 <li>Mal ithalatı yüzde 5,3 artışla <strong>250 milyar 790 milyon dolar</strong> oldu.</li>
 <li>Dış ticaret açığı yüzde 9,3 artışla <strong>65 milyar 793 milyon dolar</strong> olarak gerçekleşti.</li>
 <li>İhracatın ithalatı karşılama oranı <strong>yüzde 73,8</strong> oldu.</li>
</ul>

<p><strong>Son 12 Aylık Dönem</strong></p>

<p>Eylül 2025-Ağustos 2026 döneminde:</p>

<ul>
 <li>Mal ihracatı yüzde 4,2 artışla <strong>280 milyar 264 milyon dolara</strong> yükseldi.</li>
 <li>Mal ithalatı yüzde 6 artışla <strong>378 milyar 24 milyon dolar</strong> oldu.</li>
 <li>Dış ticaret açığı yüzde 11,6 artışla <strong>97 milyar 760 milyon dolar</strong> seviyesine çıktı.</li>
 <li>İhracatın ithalatı karşılama oranı <strong>yüzde 74,1</strong> olarak gerçekleşti.</li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ticaret-bakani-omer-bolattan-agustos-ayi-dis-ticaret-verilerine-iliskin-degerlendirme</guid>
      <pubDate>Wed, 30 Sep 2026 18:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/03/ticaret-bakanligi-ihracatin-finansmaninda-sermaye-piyasasi-araclarini-kullanmaya-basliyoruz-vqhy.webp" type="image/jpeg" length="81974"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[30 Ülkeden Yaklaşık 150 Eğitim Kurumu Türkiye’de Öğrencilerle Buluşacak]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/30-ulkeden-yaklasik-150-egitim-kurumu-turkiyede-ogrencilerle-bulusacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/30-ulkeden-yaklasik-150-egitim-kurumu-turkiyede-ogrencilerle-bulusacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>King’s College London, University of Manchester, University of Sydney ve The Chinese University of Hong Kong’un da aralarında bulunduğu yaklaşık 150 eğitim kurumu, 17–23 Ekim tarihleri arasında İstanbul, Ankara ve İzmir’de gerçekleştirilecek Akare Yurt Dışı Eğitim Fuarları’nda öğrenciler ve ailelerle bir araya gelecek.</strong></p>

<p>Yurt dışında eğitim gören öğrenci sayısı dünya genelinde istikrarlı biçimde artış gösterirken, uluslararası öğrenci hareketliliği de giderek büyüyor. UNESCO’nun Küresel Yükseköğretim Eğilimleri Raporu’na göre, ülkesi dışında yükseköğrenim gören öğrenci sayısı 2000 yılında 2,1 milyon seviyesindeyken, 2023 yılında yaklaşık 7,3 milyona yükseldi. Türkiye de bu küresel hareketliliğin önemli merkezlerinden biri olma yolunda ilerliyor. YÖK verilerine göre Türkiye’deki uluslararası öğrenci sayısı 2025–2026 akademik yılında 379 bini aşarken, Türkiye dünyada en fazla uluslararası öğrenciye ev sahipliği yapan ilk 10 ülke arasında yer alıyor. YÖK, uluslararası öğrenci sayısının 2028 yılına kadar 500 bine çıkarılmasını hedefliyor.</p>

<p>Türkiye’den yurt dışında eğitim alan öğrenci sayısı da dikkat çekici seviyede bulunuyor. 50 binden fazla Türk öğrenci eğitimini farklı ülkelerde sürdürürken, Türk öğrencilerin yoğun olarak tercih ettiği ülkelerden Almanya’da eğitim gören Türk öğrenci sayısı 2024 yılında 18 bini aştı.</p>

<p><strong>Üniversite Tercihlerinde Öncelikler Genişliyor</strong></p>

<p>Yurt dışında eğitim almak isteyen öğrenciler ve aileleri için ülke ve üniversite seçimi, her geçen yıl daha fazla kriterin dikkate alındığı kapsamlı bir sürece dönüşüyor. Üniversitenin akademik itibarı ve dünya sıralamasındaki konumunun yanı sıra eğitim ve yaşam giderleri, burs imkanları, vize prosedürleri ve mezuniyet sonrasında sunulan kariyer olanakları da tercih sürecinde önem kazanıyor.</p>

<p>Akare Yurt Dışı Eğitim Fuarları bu yıl, QS Dünya Üniversite Sıralaması 2027’de dünyanın ilk 40 üniversitesi arasında yer alan dört üniversiteyi Türk öğrencilerle buluşturacak. The Chinese University of Hong Kong 18’inci, University of Sydney 28’inci, King’s College London 37’nci sırada yer alırken, University of Manchester da dünyanın ilk 40 üniversitesi arasında bulunuyor.</p>

<p>Fuara katılacak bu üniversitelere ek olarak 70 üniversite daha QS tarafından değerlendirilen 8 bin 808 kurum arasında dünyanın ilk 1000 üniversitesi içerisinde yer alıyor. Katılımcılar arasında Queen Mary University of London ve University of Bristol gibi Birleşik Krallık’ın köklü eğitim kurumlarının yanı sıra Kanada, ABD, Avrupa ve Asya’dan üniversiteler, kolejler, liseler ve dil okulları da bulunuyor.</p>

<p><strong>30 Ülkeden Yaklaşık 150 Eğitim Kurumu Öğrencilerle Buluşacak</strong></p>

<p><img alt="Burhan Pınarbaşı" class="detail-photo img-fluid" height="1000" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/burhan-pinarbasi.jpeg" width="1000" /></p>

<p>Akare Yurt Dışı Eğitim Fuarları’na katılan öğrenciler; lisans, yüksek lisans ve doktora programlarının yanı sıra lise eğitimi, dil okulları, sertifika programları, Work &amp; Travel ve Work &amp; Study seçenekleri hakkında doğrudan kurum temsilcilerinden bilgi edinme fırsatı yakalayacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öğrenciler ve aileleri ayrıca kabul şartları, eğitim ücretleri, burs imkanları, vize prosedürleri ve mezuniyet sonrasındaki fırsatlar hakkında merak ettikleri soruları eğitim kurumlarının temsilcilerine birebir yöneltebilecek.</p>

<p><strong>Önde Gelen Üniversitelerden Başvuru Sürecine Yönelik Seminerler</strong></p>

<p>Fuarlar kapsamında ziyaretçilere sertifika verilecek çeşitli seminerler de düzenlenecek. King’s College London tarafından İstanbul, Ankara ve İzmir’de gerçekleştirilecek “Dünyanın En İyi Üniversitelerine Nasıl Başvurulur?” başlıklı seminerlerde üniversite başvuru süreci, kişisel beyan hazırlama ve başvurularda sık karşılaşılan hatalar ele alınacak.</p>

<p>Seminer programında ayrıca Fulbright bursları hakkında bilgilendirmeler, Study in China tarafından Çin’de üniversite eğitimi, program seçenekleri, başvuru süreçleri ve öğrenci yaşamına ilişkin sunumlar, Osaka Üniversitesi’nin Japonya’da eğitim fırsatlarına yönelik sunumu ile Helsinki, Aalto ve Oulu üniversitelerinin Finlandiya’da eğitim seçeneklerini anlatacağı seminerler yer alacak.</p>

<p><strong>Ailelerin Önceliği Eğitim Yatırımının Gelecekteki Karşılığı</strong></p>

<p>Akare Yurt Dışı Eğitim Fuarları Yönetici Ortağı Burhan Pınarbaşı, yurt dışı eğitim kararında öğrencilerin ve ailelerin beklentilerinin değiştiğini belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Aileler yurt dışı eğitimi artık yalnızca bir eğitim tercihi olarak değil, aynı zamanda bir yatırım olarak değerlendiriyor. Bu nedenle üniversitenin sıralamasının yanı sıra, mezuniyet sonrasında öğrencilerin önünde hangi kariyer fırsatlarının oluşacağını da sorguluyorlar. Yıllardır yolculuklarına eşlik ettiğimiz öğrencilerin bugün Türkiye’de ve dünyanın farklı ülkelerinde önemli kurumlarda kariyerlerini sürdürdüklerini görmek, bu kararın ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Dünyanın önde gelen üniversitelerinin temsilcileriyle aynı gün ve aynı ortamda birebir görüşebilmek ise öğrencilerin ve ailelerin seçenekleri daha yakından tanımasına ve daha bilinçli kararlar vermesine katkı sağlıyor.”</p>

<p><strong>Dünya Üniversiteleri İstanbul, Ankara ve İzmir’de Öğrencilerle Buluşacak</strong></p>

<p>Akare Yurt Dışı Eğitim Fuarları’nın tarih ve düzenleneceği mekanlar şöyle:</p>

<p><strong>17–18 Ekim:</strong> İstanbul Kongre Merkezi (ICC), Harbiye<br />
<strong>19 Ekim:</strong> Dedeman Bostancı, İstanbul<br />
<strong>21 Ekim:</strong> Sheraton Ankara<br />
<strong>23 Ekim:</strong> Swissôtel Büyük Efes, İzmir</p>

<p><strong>Ziyaret saatleri:</strong> 14.00–18.00</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/30-ulkeden-yaklasik-150-egitim-kurumu-turkiyede-ogrencilerle-bulusacak</guid>
      <pubDate>Wed, 30 Sep 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/akare-yurtdisi-egitim-fuarlari-2026.png" type="image/jpeg" length="74923"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beymen Beauty Studio, Üçüncü Mağazasıyla Florentia Village’da]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/beymen-beauty-studio-ucuncu-magazasiyla-florentia-villageda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/beymen-beauty-studio-ucuncu-magazasiyla-florentia-villageda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>City’s Nişantaşı ve Mall of İstanbul mağazalarının ardından üçüncü lokasyonuna ulaşan Beymen Beauty Studio, İstanbul’un yeni alışveriş merkezi Florentia Village’da kapılarını açarak ziyaretçileriyle buluşuyor.</strong></p>

<p>Beymen Beauty Studio, Beymen mağazaları ve Beymen.com üzerinden sunulan kozmetik deneyimini mağazalarının dışına taşıyarak lüks güzellik dünyasındaki varlığını genişletmeyi sürdürüyor.</p>

<p><strong>“MY BEAUTY. MY STYLE.”</strong> mottosuyla güzellik ve stili Beymen’in seçkin marka dünyasıyla bir araya getiren Beymen Beauty Studio, Florentia Village’daki yeni mağazasıyla büyümesini sürdürüyor. Kozmetik dünyasının zamansız ikonlarından yükselen yeni markalara, güncel trendlerden kişiselleştirilmiş deneyimlere kadar uzanan seçkisiyle lüks güzellik anlayışına yeni bir perspektif kazandırıyor.</p>

<p>Yaklaşık 300 m²’lik alanda hizmet verecek Beymen Beauty Studio Florentia Village; cilt bakımı, parfüm, makyaj ve saç bakımı kategorilerindeki geniş ürün ve marka portföyünü deneyim odaklı mağazacılık anlayışı ve kişiye özel hizmetlerle bir araya getiriyor. Mağazada BBS’e özel markalar arasında yer alan Xerjoff, Parfums de Marly, Initio, Byredo ve Westman Atelier’in yanı sıra Yves Saint Laurent, Gucci ve Burberry gibi dünyaca tanınan markalar da ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor. Chambre 52 ise ilk kez BBS Florentia Village seçkisinde yer alarak mağazaya özel marka ve ürün deneyimini daha da genişletiyor.</p>

<p><img alt="1790759569 B B S Florentia Village 7" class="detail-photo img-fluid" height="1800" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1790759569-b-b-s-florentia-village-7.jpg" width="2700" /></p>

<p><strong>Moda Stüdyolarından İlham Alan Özgün Mağaza Tasarımı</strong></p>

<p>Beymen’in 50 yılı aşkın moda mirasını güzellik dünyasıyla buluşturan Beymen Beauty Studio, kendine özgü mağaza tasarımıyla da dikkat çekiyor. Moda fotoğraf stüdyolarının zamansız ve ikonik atmosferinden ilham alan tasarım, kozmetik deneyimine sofistike ve özgün bir atmosfer kazandırıyor. Mağazanın karakteristik unsurlarından biri olan Beymen Beauty Studio’nun ikonik sarı rengi ise mekânın mimari kimliğini tamamlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Beymen Beauty Studio, güzellik ve bakım dünyasının seçkin markalarını keşfetmek ve yeni mağaza deneyimini yakından deneyimlemek isteyen ziyaretçilerini Florentia Village’daki yeni mağazasına bekliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/beymen-beauty-studio-ucuncu-magazasiyla-florentia-villageda</guid>
      <pubDate>Wed, 30 Sep 2026 13:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1790759567-b-b-s-florentia-village-4.jpg" type="image/jpeg" length="92131"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[60. IJS Istanbul Jewelry Show Kapılarını Açtı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/60-ijs-istanbul-jewelry-show-kapilarini-acti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/60-ijs-istanbul-jewelry-show-kapilarini-acti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Dünyanın önde gelen mücevher fuarları arasında gösterilen IJS Istanbul Jewelry Show, 60. kez sektör profesyonellerini İstanbul’da bir araya getirdi. 30 Eylül-3 Ekim 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilen organizasyonda, 15 ülkeden yaklaşık 1.000 firma ve marka ürünlerini sergilerken, fuarın 120’den fazla ülkeden 30 bini aşkın ziyaretçiyi ağırlaması bekleniyor. </strong></p>

<p>Uluslararası fuarların küresel ölçekte önemli bir değişim sürecinden geçtiğine işaret eden Mücevher İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Özcan, bazı köklü organizasyonların uluslararası alandaki gücünü kaybetmeye başladığını belirterek, yaşanan dönüşümün İstanbul Mücevher Fuarı için önemli fırsatlar oluşturabileceğini ifade etti.</p>

<p>1986 yılından bu yana mücevher sektörünün önde gelen üreticilerini, markalarını ve uluslararası satın almacılarını İstanbul’da buluşturan IJS Istanbul Jewelry Show, 60. edisyonunda da küresel mücevher ticaretinin önemli buluşma noktalarından biri olmayı sürdürüyor.</p>

<p>Uluslararası mücevher sektörünün önemli ticaret platformlarından biri olan Istanbul Jewelry Show; İstanbul Vali Yardımcısı Esengül Korkmaz Çiçekli, Mücevher İhracatçılar Birliği Başkanı Mustafa Özcan, İstanbul Kuyumcular Odası Başkanı Mustafa Atayık, İstanbul Ticaret Odası Kuyumculuk Meslek Komitesi Başkanı Ercan Özboyacı, İstanbul Sanayi Odası Kuyumculuk Meslek Komitesi Başkanı Fatih Kemahlı’nın katıldığı törenle ziyaretçilere açıldı.</p>

<p>Fuar kapsamında mücevher sektörünün farklı üretim ve hizmet alanlarına yönelik geniş bir ürün yelpazesi sergileniyor. Bitmiş takıların yanı sıra üretim makineleri ve teknolojilerinin de yer aldığı organizasyonda 600’den fazla stant bulunuyor. 15 ülkeden yaklaşık 1.000 firma ve markanın katıldığı fuar, Türkiye’nin mücevher üretim kabiliyetini ve tasarım gücünü uluslararası alıcılarla buluşturuyor. IJS Istanbul Jewelry Show’un bu yıl 120’nin üzerinde ülkeden 30 bini aşkın sektör profesyonelini İstanbul’da ağırlaması öngörülüyor.</p>

<p><strong>204 Yabancı Firmadan 324 Alıcı İstanbul’da Buluşuyor</strong></p>

<p>Mücevher İhracatçıları Birliği, fuar süresince uluslararası ticaretin geliştirilmesine yönelik çalışmalarına da devam ediyor. Birlik tarafından gerçekleştirilen alım heyeti organizasyonu kapsamında, 23 üye firma ile 204 yabancı firmadan 324 alıcı ikili iş görüşmelerinde bir araya geliyor.</p>

<p>Program sayesinde Türk mücevher ihracatçıları, farklı ülkelerden gelen profesyonel satın almacılarla doğrudan görüşme fırsatı yakalarken, yeni iş bağlantıları oluşturulması ve mevcut ticari ilişkilerin geliştirilmesi hedefleniyor.</p>

<p><i><strong>Mustafa Özcan: “İstanbul Mücevher Fuarı, Türkiye’nin Mücevher Ticaretinde Dünyaya Açılan Kapısı”</strong></i></p>

<p>Mücevher İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Özcan, IJS Istanbul Jewelry Show’un 60. kez düzenlenmesinin Türk mücevher sektörü açısından önemli bir kilometre taşı olduğunu söyledi. Özcan, organizasyonun yalnızca sektör profesyonellerini bir araya getiren bir fuar olmadığını, aynı zamanda Türkiye’nin mücevher ticaretinde uluslararası pazarlara açılmasını sağlayan önemli bir platform olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="Mustafa Özcan 2" class="detail-photo img-fluid" height="1408" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/mustafa-ozcan-2.jpeg" width="1964" /></p>

<p>Mücevher İhracatçıları Birliği olarak fuarın daha güçlü ve başarılı bir yapıya kavuşmasını önemsediklerini belirten Özcan, göreve geldikleri günden bu yana sektörün temel sorunlarının çözümüne yönelik çalışmalar yürüttüklerini aktardı.</p>

<p>Sektörün gündemindeki önemli konulardan biri olan altın kotası konusunda Ankara’da yoğun temaslarda bulunduklarını belirten Özcan, yürütülen görüşmelerde taleplerine yönelik yaklaşımın olumlu ve yapıcı olduğunu dile getirdi. Çalışmaların kısa süre içerisinde sonuçlanmasını beklediklerini ifade eden Özcan, gümrüklerde yaşanan sorunların çözümü konusunda da önemli ilerlemeler kaydedildiğini söyledi.</p>

<p>Özcan, Mücevher İhracatçıları Birliği olarak hem sektörün genel sorunlarına hem de firmaların karşılaştığı münferit problemlere çözüm üretmek amacıyla gümrük idareleriyle yakın iletişim halinde olduklarını belirtti. Birlik olarak her hafta gümrük idarelerinde temaslarda bulunduklarını aktaran Özcan, gerekli durumlarda sürece kendisinin doğrudan dahil olduğunu, diğer durumlarda ise yönetim kurulu üyelerinin ilgili kurumlarla iletişim kurarak sorunların hızlı şekilde çözüme kavuşturulması için çalışmalar yürüttüğünü söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="I J S." class="detail-photo img-fluid" height="2297" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/i-j-s.jpeg" width="3445" /></p>

<p><strong>“İstanbul Mücevher Fuarı’nın Uluslararası Konumu Daha Da Güçlenecek”</strong></p>

<p>Mustafa Özcan, IJS Istanbul Jewelry Show’un gelecekteki gelişimini yakından takip ettiklerini belirterek, fuar yönetimiyle organizasyonun geliştirilmesi gereken alanlarına ilişkin görüş alışverişlerinin devam ettiğini söyledi.</p>

<p>Küresel ölçekte düzenlenen mücevher fuarlarının önemli bir dönüşümden geçtiğine dikkat çeken Özcan, geçmişte güçlü konumda bulunan bazı fuarların uluslararası arenadaki etkisinin azaldığını ifade etti. Bu değişimin İstanbul Mücevher Fuarı açısından yeni fırsatlar ortaya çıkarabileceğini belirten Özcan, fuarın bu süreçten daha güçlü çıkabilmesi için sektörün organizasyona sahip çıkmasının ve gerekli yönetimsel geliştirmelerin yapılmasının önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p>Özcan, doğru adımların atılması halinde İstanbul Mücevher Fuarı’nın uluslararası mücevher ticaretindeki konumunun daha da güçleneceğine inandıklarını belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/60-ijs-istanbul-jewelry-show-kapilarini-acti</guid>
      <pubDate>Wed, 30 Sep 2026 13:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/acilis-toreni.jpeg" type="image/jpeg" length="57478"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Polat Gayrimenkul, EXPO REAL 2026’da Global Yapılanmasını Güçlendirecek]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/polat-gayrimenkul-expo-real-2026da-global-yapilanmasini-guclendirecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/polat-gayrimenkul-expo-real-2026da-global-yapilanmasini-guclendirecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye ve Avrupa’da yatırımlarını sürdüren Polat Gayrimenkul, uluslararası gayrimenkul sektörünün önemli buluşmalarından EXPO REAL 2026’da yerini almaya hazırlanıyor. Macaristan ve Yunanistan başta olmak üzere Avrupa’daki faaliyetlerini genişleten şirket, gayrimenkulün yanı sıra enerji ve dış ticaret alanlarındaki yatırımlarıyla global ölçekteki yapılanmasını güçlendiriyor.</strong></p>

<p>Polat Gayrimenkul, dünyanın önde gelen gayrimenkul etkinliklerinden EXPO REAL 2026 kapsamında uluslararası yatırımcılar ve sektör profesyonelleriyle buluşacak. 5-7 Ekim 2026 tarihleri arasında Münih’te düzenlenecek fuar, dünyanın farklı bölgelerinden gayrimenkul yatırımcılarını, geliştiricileri ve sektör temsilcilerini bir araya getirecek. Polat, etkinlikte gayrimenkul projelerinin yanı sıra yurt dışındaki faaliyetlerini, farklı sektörlerdeki yatırımlarını ve Avrupa’daki büyüme stratejisini uluslararası yatırım dünyasının temsilcileriyle paylaşacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Polat Gayrimenkul’ün Avrupa Yapılanmasında Macaristan Öne Çıkıyor</strong></p>

<p>Polat Gayrimenkul’ün EXPO REAL 2026’da Macaristan Pavilyonu’nda yer alması, şirketin Avrupa’daki güçlü yapılanmasını ortaya koyuyor. Polat, APD Real Estate, PD Real Estate ve Pearl Real Estate aracılığıyla Macaristan’daki gayrimenkul yatırımlarını sürdürürken, kentsel dönüşüm ve karma kullanım projeleriyle ülkedeki faaliyet alanını genişletiyor. Duna Pearl, City Pearl ve Seven Pearl projeleri, şirketin Macaristan’daki öne çıkan yatırımları arasında yer alırken, bu projeler Polat’ın ülkedeki uzun vadeli büyüme stratejisinin de önemli unsurlarını oluşturuyor.</p>

<p>Gayrimenkul yatırımlarının yanı sıra enerji ve dış ticaret alanlarında da Avrupa’daki faaliyetlerini genişleten Polat, Amsterdam merkezli HBRE Investment ve HSWE Investment yapılanmaları üzerinden Polat Energy Europe çatısı altında, başta Avrupa olmak üzere farklı pazarlarda yenilenebilir enerji projeleri geliştiriyor. Özellikle güneş enerjisi yatırımlarıyla yurt dışındaki enerji portföyünü büyüten şirket, farklı sektörlerdeki faaliyetlerini sürdürülebilir bir büyüme modeli doğrultusunda geliştiriyor.</p>

<p><img alt="1790754439 S E V E N P E A R L 1 2" class="detail-photo img-fluid" height="1212" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1790754439-s-e-v-e-n-p-e-a-r-l-1-2.jpg" width="2048" /></p>

<p>Polat, gayrimenkul, enerji ve dış ticaret alanlarındaki uluslararası yatırımları ve iş geliştirme çalışmalarıyla Avrupa’daki çok sektörlü yapısını daha da güçlendirerek büyümesini sürdürüyor.</p>

<p><strong>Polat Gayrimenkul, Avrupa’daki Varlığını Yeni Pazarlara Taşıyor</strong></p>

<p>Polat Gayrimenkul, EXPO REAL 2026’da uluslararası yatırımcılar ve sektör profesyonelleriyle bir araya gelerek çok sektörlü yapısını, yurt dışındaki deneyimini ve Avrupa’daki büyüme hedeflerini aktaracak. Macaristan’daki projeleriyle Avrupa’daki varlığını güçlendiren şirket, uluslararası büyüme stratejisi kapsamında faaliyet alanını Yunanistan’a da taşıdı.</p>

<p>Bu doğrultuda, Yunanistan’daki gayrimenkul faaliyetlerini yürütmek amacıyla Polat Development Greece şirketi kuruldu. Şirket böylece Macaristan’ın ardından Yunanistan’ı da Avrupa’daki büyüme rotasına dahil ederek bölgede yeni yatırım ve proje geliştirme fırsatlarına odaklanmayı hedefliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/polat-gayrimenkul-expo-real-2026da-global-yapilanmasini-guclendirecek</guid>
      <pubDate>Wed, 30 Sep 2026 13:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1790754452-e-x-p-o-r-e-a-l-transform-beyond-2-2.jpg" type="image/jpeg" length="26724"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[GES Yatırımlarında Hatalı Projelendirme Sanayici İçin Finansal Riske Dönüşüyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ges-yatirimlarinda-hatali-projelendirme-sanayici-icin-finansal-riske-donusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ges-yatirimlarinda-hatali-projelendirme-sanayici-icin-finansal-riske-donusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Sanayi tesislerinde giderek yaygınlaşan GES yatırımlarında tüketim profili, çatı ve saha koşulları ile elektrik altyapısının doğru analiz edilmemesi; enerji üretiminde kayıplara, öz tüketim oranının düşmesine ve yatırımın geri dönüş süresinin uzamasına yol açabiliyor.</strong></p>

<p>Üçay Mühendislik Enerji Projeleri ve Yatırımlar Direktörü Oğuzhan Yıldız, GES yatırımlarında doğru mühendislik yaklaşımı ve kapsamlı fizibilite çalışmalarının sistem performansı ve yatırımın ekonomik sonuçları üzerinde doğrudan belirleyici olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Artan enerji maliyetleri, Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) ve şirketlerin karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik hedefleri, sanayi tesislerinin yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelimini hızlandırıyor. Bu dönüşümde güneş enerjisi yatırımları öne çıkarken, yatırımların beklenen verim ve tasarrufu sağlayabilmesi büyük ölçüde doğru projelendirme ve mühendislik çalışmalarına bağlı kalıyor. Tüketim profili, saha koşulları ve elektrik altyapısı yeterli düzeyde analiz edilmeden hazırlanan projeler; beklenen üretim seviyelerine ulaşılamaması, ek revizyon ihtiyacı ve yatırımın geri dönüş süresinin uzaması gibi çeşitli riskleri beraberinde getiriyor.</p>

<p><strong>Tüketim analizi GES yatırımının temelini oluşturuyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanayi tesislerindeki güneş enerjisi sistemlerinde başarının yalnızca ekipmanların kurulumu ile sınırlı olmadığını, tüm yatırım sürecinin mühendislik yaklaşımıyla ele alınması gerektiğini belirten Üçay Mühendislik Enerji Projeleri ve Yatırımlar Direktörü Oğuzhan Yıldız, GES projelerinde en sık karşılaşılan sorunlardan birinin yeterli tüketim analizi yapılmadan sistem kapasitesinin belirlenmesi olduğunu ifade etti.</p>

<p>Yıldız, tüketim miktarının yanı sıra tüketimin gün içerisindeki dağılımının da doğru şekilde analiz edilmesi gerektiğine dikkat çekerek, kapasitenin bu veriler dikkate alınmadan belirlenmesinin sistemin ihtiyacın altında kalmasına veya tüketim profiline göre gereğinden yüksek kapasitede tasarlanmasına neden olabileceğini söyledi. Bu durumun teknik olarak enerji üretiminin devam etmesine rağmen öz tüketim oranının düşmesine ve yatırımın ekonomik geri dönüşünün olumsuz etkilenmesine yol açabileceğini belirtti.</p>

<p><strong>Sistem tasarımı enerji kayıplarında belirleyici oluyor</strong></p>

<p><img alt="1790753876 Ay M Hendislik G Ne Enerjisi Sistemleri G E S Koordinat R O Uzhan Y... 1" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1790753876-ay-m-hendislik-g-ne-enerjisi-sistemleri-g-e-s-koordinat-r-o-uzhan-y-1.jpg" width="1276" /></p>

<p>Kapasite belirleme sürecinin ardından çatı ve saha koşullarının detaylı biçimde incelenmesinin kritik önem taşıdığını vurgulayan Yıldız, gölgeleme, çatı yönü ve eğimi, statik taşıma kapasitesi, modül yerleşimi ve bakım erişimi gibi unsurların tasarım aşamasında değerlendirilmemesinin sistem performansını olumsuz etkileyebileceğini ifade etti.</p>

<p>Elektrik altyapısında ise inverter seçimi, DC/AC oranı, string tasarımı, kablo kesitleri, trafo kapasitesi ve koruma ekipmanlarının bir bütün olarak ele alınması gerektiğini belirten Yıldız, aksi durumda yalnızca enerji üretim kayıplarının değil, işletme ve sistem güvenliği açısından çeşitli sorunların da ortaya çıkabileceğine dikkat çekti.</p>

<p>GES sistemlerinde sıcaklık, gölgelenme, kirlenme, modül uyumsuzluğu, kablolama, inverter çalışma koşulları, trafo kayıpları ve sistem kullanılabilirliği gibi birçok faktörün enerji üretimini etkileyebildiğini aktaran Yıldız, bu kayıpların seviyesinin kullanılan ekipmanlara, saha koşullarına ve proje tasarımına göre değişiklik gösterdiğini söyledi.</p>

<p>Bu nedenle her projenin kendi koşulları doğrultusunda simülasyon ve mühendislik hesaplarıyla değerlendirilmesi gerektiğini belirten Yıldız, doğru panel yerleşimi, gölgeleme analizi, string tasarımı, inverter seçimi ve kablo kesitlerinin doğru belirlenmesinin hedeflenen enerji üretimine ulaşılması açısından kritik olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>Gerçekçi fizibilite yatırımın geri dönüşünü etkiliyor</strong></p>

<p>GES yatırımlarında geri dönüş süresinin hesaplanması sırasında yapılan yaygın hatalardan birinin gerçekçi olmayan fizibilite çalışmaları olduğunu belirten Yıldız, yalnızca yıllık enerji üretim miktarına odaklanmanın yatırımın ekonomik performansını değerlendirmek için yeterli olmadığını söyledi.</p>

<p>Yıldız, tüketim profili ve öz tüketim oranının yanı sıra elektrik tarifesi, işletme giderleri, finansman maliyetleri ve sistem performansında zaman içerisinde meydana gelebilecek değişimlerin de fizibilite çalışmalarına dahil edilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>Yanlış projelendirme yatırımın geri dönüş süresini uzatıyor</strong></p>

<p>GES yatırımlarındaki teknik hataların sanayici açısından yalnızca enerji üretim kaybı anlamına gelmediğini, aynı zamanda doğrudan finansal risk oluşturabildiğini belirten Yıldız, yanlış projelendirme sonucunda fizibilitede öngörülen enerji tasarrufunun elde edilememesi halinde yatırımın geri dönüş süresinin önemli ölçüde uzayabileceğine dikkat çekti.</p>

<p>Sistem performansındaki düşüşün işletme maliyetlerini artırabileceğini ifade eden Yıldız, sonradan gerçekleştirilen revizyonlar ve ortaya çıkabilecek ilave bakım ihtiyaçlarının da toplam yatırım maliyetini yükseltebildiğini belirtti.</p>

<p>Sanayi tesislerine yönelik güneş enerjisi yatırımlarında mühendislik odaklı yaklaşımın belirleyici olduğunu vurgulayan Yıldız, Üçay Mühendislik olarak doğru proje tasarımı ve verimli sistem kurulumu ile işletmeler için uzun vadeli değer yaratmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ges-yatirimlarinda-hatali-projelendirme-sanayici-icin-finansal-riske-donusuyor</guid>
      <pubDate>Wed, 30 Sep 2026 13:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1790753875-g-e-s-1.jpg" type="image/jpeg" length="74984"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakır, Nikel Ve Alüminyumda 2035’e Kadar Arz Açığı Bekleniyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/bakir-nikel-ve-aluminyumda-2035e-kadar-arz-acigi-bekleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/bakir-nikel-ve-aluminyumda-2035e-kadar-arz-acigi-bekleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Enerji dönüşümü ve elektrifikasyon, küresel metal piyasalarında önemli bir değişim yaratmaya hazırlanıyor. Artan talebe karşılık arzın giderek daha fazla kısıtlanması, bakır, nikel ve alüminyum piyasalarında 2035 yılına kadar yapısal arz açıklarının oluşabileceğine işaret ediyor. Bu gelişmenin metal fiyatlarında yeni bir yükseliş dönemini tetikleyebileceği öngörülüyor.</strong></p>

<p>Coface Metal Sektörü Ekonomisti <strong>Simon Lacoume</strong>, enerji dönüşümünün metaller açısından yeni bir dönemin kapısını araladığını belirterek, “Enerji dönüşümü önemli ölçüde yeni talep yaratırken arzın bu talebe yanıt verme kapasitesi giderek azalıyor. Bu iki unsurun bir araya gelmesi bakır, nikel ve alüminyum üzerinde kalıcı bir baskı oluşturabilir ve metal fiyatlarında yeni bir yükseliş dönemini başlatabilir” dedi.</p>

<p><strong>Enerji Dönüşümü Metal Talebini Hızlandırıyor</strong></p>

<p>Düşük karbonlu teknolojilerin yaygınlaşmasından önce de kentleşme, altyapı yatırımları ve gelişmekte olan ekonomilerin büyümesi gibi yapısal dinamikler metal talebini destekliyordu. Bu eğilimlerin önümüzdeki yıllarda küresel tüketimi artırmaya devam etmesi bekleniyor. İnşaat sektörü dünya genelindeki çelik tüketiminin yaklaşık <strong>yüzde 50’sini</strong> oluştururken elektrifikasyon, küresel bakır talebinin yaklaşık <strong>dörtte üçünü</strong> karşılıyor.</p>

<p>Bu mevcut talebe enerji dönüşümü ve dijitalleşmeden kaynaklanan yeni ihtiyaçlar da ekleniyor. Yenilenebilir enerji sistemleri, elektrikli araçlar, bataryalar, elektrik şebekeleri ve veri merkezleri yüksek miktarda metal kullanımını gerektiriyor. Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) Açıklanan Taahhütler Senaryosu’na (APS) göre temiz teknolojilerin 2035 yılına kadar küresel bakır ve nikel talebinin <strong>yüzde 35’ini</strong> oluşturması mümkün.</p>

<p><strong>Arzın Talebe Yanıt Vermesi Giderek Zorlaşıyor</strong></p>

<p>Metal talebindeki hızlı artışa karşın arzın aynı hızda genişlemesi kolay görünmüyor. Maden arama projelerinin <strong>yüzde 1’inden azı</strong> üretime geçen bir madene dönüşürken mevcut projelerde yeni kapasitenin devreye alınması ortalama <strong>20 yıla</strong> yakın zaman alıyor. Bu sürenin 2000’li yılların başında 15 yıldan daha kısa olduğu belirtiliyor.</p>

<p>Düşük yatırım getirileri, maden yataklarındaki cevher tenörlerinin gerilemesi ve artan üretim maliyetleri de madencilik şirketlerinin kapasiteyi kısa sürede artırmasını zorlaştırıyor.</p>

<p>Arz tarafındaki riskleri tedarik zincirlerinin coğrafi olarak yoğunlaşması da artırıyor. Endonezya, küresel nikel cevheri üretiminin <strong>yüzde 67’sini</strong> gerçekleştirirken Çin, çok sayıda metalde dünya rafinaj kapasitesinin yarısından fazlasını kontrol ediyor.</p>

<p>Ticaret alanındaki kısıtlamalar da son yıllarda belirgin biçimde arttı. Kritik minerallerin ithalat ve ihracatını etkileyen, 2025 yılı sonu itibarıyla yürürlükte bulunan önlemlerin sayısı <strong>1.138’e</strong> yükseldi. Bu rakam 10 yıl önce <strong>357</strong> seviyesindeydi.</p>

<p><strong>Bakır, Nikel Ve Alüminyumda 2035’e Kadar Arz Açığı Oluşabilir</strong></p>

<p>Arz ve talep arasındaki farkın, enerji dönüşümü açısından kritik konumda bulunan metallerde önümüzdeki dönemde daha belirgin hale gelmesi bekleniyor. Alüminyum, bakır ve nikel talebinin, karbonsuzlaşma sürecinde ek bir hızlanma yaşanmasa dahi önümüzdeki 10 yılda arz artışından daha hızlı gerçekleşeceği öngörülüyor. Ancak üç metalin karşı karşıya kalacağı risklerin boyutu birbirinden farklılık gösteriyor.</p>

<p>Ekonomilerin elektrifikasyonu ve dijital altyapının büyümesi açısından önemli bir konuma sahip olan bakırda, farklı senaryolara göre 2035 yılına kadar <strong>1,5 milyon ton ile 6,5 milyon ton</strong> arasında arz açığı meydana gelebilir. Net Sıfır Emisyon Senaryosu’nda bu açığın küresel talebin <strong>yüzde 17’sine</strong> kadar ulaşabileceği hesaplanıyor. Veri merkezlerindeki hızlı kapasite artışı da bakır üzerindeki talep baskısını güçlendirebilir.</p>

<p>Nikel, batarya teknolojileri ve elektrikli mobilitenin etkisiyle enerji dönüşümünden en fazla etkilenecek metaller arasında yer alıyor. Net Sıfır Senaryosu’na göre rafine nikel piyasasında 2035 yılına kadar yaklaşık <strong>6,5 milyon ton</strong> arz açığı oluşabilir. Bu miktar, tahmin edilen toplam talebin yaklaşık <strong>yüzde 35’ine</strong> denk geliyor.</p>

<p>Alüminyum piyasasında da arz ve talep dengesinin önümüzdeki yıllarda sıkılaşması bekleniyor. Arz açığının <strong>5 milyon ton ile 15 milyon ton</strong> arasında gerçekleşebileceği ve bu açığın öngörülen talebin yaklaşık <strong>yüzde 10’una</strong> ulaşabileceği belirtiliyor. Alüminyumda temel kısıt ise kaynakların yetersizliğinden ziyade sanayi kapasitesi, gerekli yatırımların yapılması ve rekabetçi fiyatlarla elektrik tedarik edilebilmesi olarak öne çıkıyor.</p>

<p><strong>Metal Fiyatlarında Yeni Bir Yükseliş Dönemi Gündemde</strong></p>

<p>Arz-talep dengesindeki bu baskının metal fiyatlarına uzun vadede yansıması bekleniyor. Coface, bakır ve nikel fiyatlarının önümüzdeki 10 yıllık dönemde yaklaşık <strong>iki katına çıkabileceğini</strong> öngörürken alüminyum fiyatlarında da güçlü bir yükseliş bekliyor.</p>

<p>Buna karşılık çelik ve çinkonun, daha elverişli arz koşulları ve enerji dönüşümünden kaynaklanan ek talebe daha sınırlı ölçüde maruz kalmaları nedeniyle daha düşük arz riskiyle karşı karşıya kalacağı değerlendiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Üreticiler açısından önümüzdeki dönemde yalnızca fiyatların değil, kritik metallere erişimin güvence altına alınması, geri dönüşüm kapasitesinin geliştirilmesi ve üretimde kullanılan malzeme miktarının azaltılması da rekabet gücünü belirleyen önemli unsurlar arasında yer alabilir.</p>

<p><strong>2035’te Seçili Metallere İlişkin Arz Ve Talep Görünümü</strong></p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <th>Metal</th>
   <th>Arz Görünümü (Milyon Ton)</th>
   <th>Talep Görünümü - Merkezi</th>
   <th>Talep Görünümü - Net Sıfır</th>
   <th>Arz-Talep Değerlendirmesi</th>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Alüminyum</strong></td>
   <td>88,8</td>
   <td>93,7</td>
   <td>103,1</td>
   <td>Arz açığı riski</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Bakır</strong></td>
   <td>31,9</td>
   <td>33,4</td>
   <td>38,3</td>
   <td>Belirgin arz açığı riski</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Nikel</strong></td>
   <td>4,4</td>
   <td>7,4</td>
   <td>6,7</td>
   <td>Yüksek arz açığı riski</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Çelik</strong></td>
   <td>2.053</td>
   <td>1.944</td>
   <td>-</td>
   <td>Arz koşulları daha dengeli</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Çinko</strong></td>
   <td>14,6</td>
   <td>15,1</td>
   <td>-</td>
   <td>Sınırlı arz açığı riski</td>
  </tr>
 </tbody>
</table></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/bakir-nikel-ve-aluminyumda-2035e-kadar-arz-acigi-bekleniyor</guid>
      <pubDate>Wed, 30 Sep 2026 13:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1790752698-copper-tubes-different-profiles-warehouse-background-different-copper-metal-rolled-products.jpg" type="image/jpeg" length="58217"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
