<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Fuar Dergisi</title>
    <link>https://www.fuardergisi.com.tr</link>
    <description>Fuar Dergisi, ulusal ve uluslararası fuarlar, sektörel yenilikler ve ekonomi dünyasındaki en önemli gelişmeleri takip eden profesyoneller için kapsamlı analizler, röportajlar ve özel haberler sunar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>"Türkiye'nin ilk ve tek ulusal Fuar, Kongre ve Festival dergisi</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 23 Jul 2026 14:36:18 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Akfen Yenilenebilir Enerji, FTSE4Good Endeksi'ne Dâhil Edildi]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/akfen-yenilenebilir-enerji-ftse4good-endeksine-dahil-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/akfen-yenilenebilir-enerji-ftse4good-endeksine-dahil-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Tamamı yerli ve yenilenebilir kaynaklara dayalı 887 MW'lık kurulu gücüyle üretim yapan Akfen Yenilenebilir Enerji, uluslararası yatırımcılar tarafından takip edilen FTSE4Good Endeks Serisi'ne dahil edildi. Karar, Şirket'in güçlü çevresel, sosyal ve yönetişim (ÇSY) performansının bağımsız bir değerlendirmeyle teyit edildiği anlamına geliyor.</strong></p>

<p><strong>Rüzgâr, güneş ve sudan oluşan dengeli üretim portföyüyle büyümesini sürdüren Akfen Yenilenebilir Enerji,</strong> küresel endeks ve veri sağlayıcısı <strong>FTSE Russell'ın Haziran 2026 dönemsel incelemesi sonucunda</strong> <strong>FTSE4Good Gelişmekte Olan Piyasalar Endeksi'ne dâhil edildi.</strong></p>

<p>Değerlendirme, şirketlerin kamuya açık raporlama ve bildirimleri esas alınarak bağımsız biçimde gerçekleştiriliyor. Aynı inceleme döneminde FTSE4Good endekslerine E.ON, Magna International, Aéroports de Paris, Singapore Airlines, SK Telecom ve Corning gibi şirketler de eklendi.</p>

<p><strong>"SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ ÜRETİMİMİZİN </strong><strong>HER AŞAMASINDA ELE ALIYORUZ"</strong></p>

<p><strong>Akfen Yenilenebilir Enerji Genel Müdürü Mustafa Kemal Güngör,</strong> konuya ilişkin şunları söyledi: <i>“Yenilenebilir enerji yatırımlarımızı yalnızca elektrik üretimi olarak değerlendirmiyor; sürdürülebilir kalkınma ve uzun vadeli değer üretimi perspektifiyle ele alıyoruz. Çevresel etkimizi yönetirken iş sağlığı ve güvenliği, insan hakları, şeffaflık ve hesap verebilirlik başlıklarını aynı kararlılıkla yürütüyoruz. FTSE4Good Endeksi'nde yer almak, bu bütüncül yaklaşımın uluslararası ölçekte karşılık bulduğunun önemli bir göstergesi. Paydaşlarımız için kalıcı değer üretmeye ve ÇSY performansımızı geliştirmeye devam edeceğiz."</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>TAMAMI YENİLENEBİLİR </strong><strong>KAYNAKLARDAN OLUŞAN PORTFÖY</strong></p>

<p><img alt="1779621300 1758437093 Akfen Yenilenebilir Enerji Anakkale Hibrit Santral 1" class="detail-photo img-fluid" height="2160" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/1779621300-1758437093-akfen-yenilenebilir-enerji-anakkale-hibrit-santral-1.jpg" width="3840" /></p>

<p>2007 yılında kurulan ve Mart 2023'te Borsa İstanbul'da işlem görmeye başlayan Akfen Yenilenebilir Enerji, tamamı yerli ve yenilenebilir kaynaklara dayalı bir üretim portföyüne sahip. <strong>Şirket'in toplam 887 MW'lık kurulu gücünün yaklaşık 537 MW'sı rüzgâr ve hibrit güneş, 229 MW'sı hidroelektrik, 121 MW'sı ise güneş santrallerinden oluşuyor.</strong> Santrallerin Türkiye'nin farklı bölgelerine yayılmış olması, hidroloji ve hava koşullarındaki değişkenliğin üretim üzerindeki etkisini dengeliyor.</p>

<p>Şirket, 2025 yılında 102,2 MW'lık RES kapasite artış projelerini ve 85,3 MW'lık hibrit GES yatırımlarını tamamladı. Lisans ve onay süreçleri devam eden 310 MW'lık depolamalı rüzgâr ve güneş projeleri ile Romanya'daki depolamalı güneş enerjisi yatırımı büyüme stratejisinin başlıca başlıkları arasında yer alıyor.</p>

<p><strong>KARBON PİYASALARINDA ÖNCÜ UYGULAMALAR</strong></p>

<p>Akfen Yenilenebilir Enerji, son yıllarda gerçekleştirdiği yüksek montanlı karbon kredisi satışlarıyla Türkiye'de bu alanda öncü uygulamalardan birine imza attı ve karbon kredisi satışı konusunda sektör için bir referans noktası haline geldi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/akfen-yenilenebilir-enerji-ftse4good-endeksine-dahil-edildi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 14:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/1779621305-1758437107-akfen-yenilenebilir-enerji-osmaniye-hibrit-santral-2-1.jpg" type="image/jpeg" length="34038"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ziraat Katılım'a Avrupa'dan Sukuk İhraçları Ödülü]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ziraat-katilima-avrupadan-sukuk-ihraclari-odulu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ziraat-katilima-avrupadan-sukuk-ihraclari-odulu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Avrupalı yatırımcıların sukuk ihraçlarında en fazla tercih ettiği katılım bankası Ziraat Katılım oldu. Türkiye'deki katılım bankaları arasında MTN (Medium Term Note) Programı kapsamında gerçekleştirdiği sukuk ihraçlarında en büyük paya sahip olan Ziraat Katılım, Avrupa sermaye piyasalarında elde ettiği başarıyla uluslararası alanda önemli bir ödül kazandı. Avrupa yatırımcılarından gördüğü yoğun ilgi sayesinde bugüne kadar 2,2 milyar ABD dolarını aşan sukuk ihracı gerçekleştiren banka, bu performansıyla Hollanda merkezli yatırım kuruluşu SFI Markets B.V. tarafından ödüllendirildi.</strong></p>

<p>SFI Markets B.V.'nin ev sahipliğinde düzenlenen törende konuşan Ziraat Katılım Genel Müdürü Metin Özdemir, bankanın Avrupa yatırımcıları nezdinde güçlü bir güven oluşturduğunu belirtti.</p>

<p>Ziraat Katılım, MTN Programı kapsamında bugüne kadar Avrupa yatırımcılarının yoğun talep gösterdiği toplam 21 sukuk ihracına imza attı. İhraçların toplam büyüklüğü 2,2 milyar ABD dolarını aşarken, son iki yılda Türkiye'deki katılım bankalarının MTN programları çerçevesinde gerçekleştirdiği 3 milyar ABD dolarını aşan sukuk ihraçlarının en büyük bölümünü tek başına gerçekleştirerek sektördeki liderliğini pekiştirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Genel Müdür Metin Özdemir, SFI Markets ile sürdürülen iş birliğinin bu başarıda önemli rol oynadığını ifade ederek, "Muhabir kuruluşumuz SFI Markets ile yürüttüğümüz güçlü iş birliği sayesinde MTN Programımız kapsamında Avrupa yatırımcılarının yoğun ilgi gösterdiği 21 sukuk ihracını başarıyla tamamladık. Yaklaşık 2,2 milyar ABD dolarlık ihraç hacmimiz, Türkiye'deki katılım bankaları arasında en yüksek payı temsil ediyor." dedi.</p>

<p><img alt="İfm Ziraat Kuleleri" class="detail-photo img-fluid" height="1238" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/ifm-ziraat-kuleleri.jpg" width="886" /></p>

<p>Kuruluşundan bu yana istikrarlı büyümesini sürdüren Ziraat Katılım'ın uluslararası sermaye piyasalarında güçlü bir konuma ulaştığını vurgulayan Özdemir, "Türkiye'nin ilk kamu sermayeli katılım bankası olarak son 11 yılda önemli bir büyüme performansı sergiledik. Sukuk ihraçlarımız ve uluslararası finansman işlemlerimiz sayesinde dünyanın farklı bölgelerinden geniş bir yatırımcı kitlesine ulaştık. Geldiğimiz noktada Ziraat Katılım, uluslararası piyasalarda güven duyulan ve tercih edilen bir ihraççı konumuna yükseldi." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Özdemir, Avrupa'dan gelen yoğun yatırımcı talebinin yalnızca Ziraat Katılım'a değil, aynı zamanda Türkiye ekonomisi ile katılım finans sektörüne duyulan güveni de yansıttığını belirterek, küresel yatırımcıların Türkiye'nin ekonomik potansiyeline olan inancının gerçekleştirilen işlemlerde açık şekilde görüldüğünü söyledi.</p>

<p>SFI Markets B.V. tarafından düzenlenen ödül töreni, uluslararası yatırımcıların Türkiye ekonomisine ve katılım finans sektörüne yönelik güveninin bir kez daha teyit edildiği önemli bir organizasyon olarak öne çıktı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ziraat-katilima-avrupadan-sukuk-ihraclari-odulu</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/ziraat-katilim-odul-toreni.jpg" type="image/jpeg" length="81788"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[36. Akbank Caz Festivali'nin yeni sanatçıları belli oldu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/36-akbank-caz-festivalinin-yeni-sanatcilari-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/36-akbank-caz-festivalinin-yeni-sanatcilari-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İstanbul'un en köklü caz etkinliklerinden biri olan Akbank Caz Festivali, 36. yılında da dünya çapında önemli müzisyenleri şehrin farklı sahnelerinde ağırlamaya hazırlanıyor. 26 Eylül-11 Ekim 2026 tarihleri arasında düzenlenecek festivalin merakla beklenen yeni sanatçıları açıklandı. Otuzdan fazla konser ve yan etkinliğe ev sahipliği yapacak organizasyon, caz tutkunlarına yine zengin bir program sunacak.</strong></p>

<p>"Şehrin Caz Hali" sloganıyla gerçekleştirilen festival, bu yıl da cazın klasik mirasını çağdaş yorumlarla buluştururken; doğaçlama, elektronik tınılar ve farklı müzik türlerini bir araya getiren performanslara sahne olacak.</p>

<p>Akbank Sanat'ın, BKM organizasyonuyla hayata geçirdiği festival kapsamında; modern cazın yenilikçi isimlerinden <strong>Kassa Overall</strong>, British Council desteğiyle sahne alacak İngiliz caz ve neo-soul sanatçısı <strong>Yazmin Lacey</strong>, Yunan vokalist <strong>Savina Yannatou</strong> ile uzun yıllardır birlikte çalıştığı <strong>Primavera en Salonico</strong> ve Tunuslu sanatçı <strong>Lamia Bedioui</strong> müzikseverlerle buluşacak. Amy Winehouse ve Quincy Jones gibi isimlerle çalışan saksafoncu <strong>Cochemea</strong> da geçmiş ile geleceği buluşturan mistik melodileriyle festivalde yer alacak.</p>

<p><img alt="1784791113 Velvele" class="detail-photo img-fluid" height="3928" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/1784791113-velvele.jpeg" width="4910" /></p>

<p><strong>Kültürlerarası projeler öne çıkıyor</strong></p>

<p>Festival programında bu yıl da kültürlerarası iş birliklerine yer veriliyor. <strong>Sibel Köse</strong>, Polonya Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu'nun katkılarıyla hazırlanan <strong>"Vistula'dan Boğaz'a Uzanan Caz Köprüsü"</strong> projesini festival kapsamında hayata geçirecek. Usta caz piyanisti <strong>Emin Fındıkoğlu</strong> ise deneyimli müzisyenlerle genç yetenekleri buluşturan 15 kişilik orkestrası <strong>"Emin Fındıkoğlu +12"</strong> ile sahne alacak.</p>

<p>Programın dikkat çeken projeleri arasında; caz, krautrock ve Anadolu ritimlerini buluşturan davulcu <strong>Danae Palaka</strong>, tanbur icrasını deneysel doğaçlamalarla yeniden yorumlayan <strong>Merve Salgar</strong> ile çellist ve doğaçlamacı <strong>Anıl Eraslan</strong>ın ortak projesi <strong>VELVELE</strong> de bulunuyor.</p>

<p><strong>ACT Night serisi ilk kez festivalde</strong></p>

<p>Festivalin öne çıkan yeniliklerinden biri olan ve <strong>ACT Music</strong> iş birliğiyle hazırlanan <strong>ACT Night</strong> serisi de Avrupa caz sahnesinin önemli isimlerini İstanbul'da buluşturacak. Tunuslu ud virtüözü ve vokalist <strong>Dhafer Youssef</strong>, yeni albümü <strong>"Shiraz"</strong> ile bu özel seride sahne alacak.</p>

<p>Seri kapsamında ayrıca, Prix Django Reinhardt ödüllü Fransız tromboncu <strong>Robinson Khoury</strong>, yeni projesi <strong>MŸA "Transara"</strong> ile dinleyici karşısına çıkacak. Gecenin bir diğer performansında ise Alman saksafoncu <strong>Jakob Manz</strong> liderliğindeki <strong>Young European Stars</strong>, <strong>Shuteen Erdenebaatar</strong>, <strong>Nils Kugelmann</strong>, <strong>Jakob Bänsch</strong> ve <strong>Leo Asal</strong> gibi genç caz müzisyenlerini aynı sahnede buluşturacak.</p>

<p>Önümüzdeki aylarda açıklanacak yeni isimlerle daha da genişleyecek festival programı, <strong>26 Eylül-11 Ekim 2026</strong> tarihleri arasında İstanbul'un farklı noktalarında gerçekleşecek. Festival biletleri Biletix'te satışa sunulurken, Wings kart sahipleri için yüzde 15 indirim avantajı da sağlanıyor.</p>

<p><strong>Joe Armon-Jones 26 Eylül'de sahnede</strong></p>

<p>Festivalin ilk açıklanan konserlerinden biri de <strong>Joe Armon-Jones</strong> olacak. <strong>26 Eylül 2026'da Frankhan Selectist</strong> sahnesinde konser verecek sanatçı, Güney Londra caz sahnesinin öne çıkan isimleri arasında yer alıyor.</p>

<p>Ezra Collective'in kurucu üyelerinden olan klavyeci, besteci ve prodüktör Joe Armon-Jones, Tomorrow's Warriors eğitim programından yetişti. Brownswood Recordings etiketiyle yayımladığı albümlerin ardından kendi plak şirketi <strong>Aquarii Records</strong>'ı kuran müzisyen; dubstep öncüsü <strong>Mala</strong> ve yapımcı <strong>Maxwell Owin</strong> ile gerçekleştirdiği projelerle de dikkat çekti.</p>

<p>Sanatçının 2025 yılında yayımladığı iki bölümden oluşan <strong>All The Quiet</strong> albümü, bugüne kadarki en kapsamlı çalışmaları arasında gösteriliyor. Albümlerde <strong>Asheber, Greentea Peng, Wu Lu, Hak Baker</strong> ve <strong>Yazmin Lacey</strong> gibi isimlerle iş birliği yapan Joe Armon-Jones, festival kapsamında İstanbullu müzikseverlerle buluşacak.</p>

<p><img alt="1784791621 A K B A N K C A Z 50X70Cm" class="detail-photo img-fluid" height="4134" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/1784791621-a-k-b-a-n-k-c-a-z-50x70cm.jpg" width="2953" /></p>

<section dir="auto">
<p><strong><i>Danae Palaka</i></strong></p>

<p><strong>26 Eylül 2026 // Yeldeğirmeni Sanat</strong></p>

<p>İstanbul merkezli davulcu ve besteci <strong>Danae Palaka</strong>, çağdaş cazı krautrock ve elektronik müzikle buluştururken, Anadolu, Balkan ve Afrobeat ritimlerinden beslenen özgün müzikal diliyle dikkat çekiyor. Atina'da, kökleri İstanbul'a uzanan müzisyen bir ailede dünyaya gelen Palaka, kültürel mirasını daha yakından tanımak amacıyla İstanbul'a yerleşti ve üretimlerini burada sürdürmeye başladı.</p>

<p>Sanatçı, 2024 yılında A.F.O.M. INT. etiketiyle yayımladığı ilk albümü <strong>Velox</strong>'ta davul ile analog synthesizer'ları iç içe geçirerek çok katmanlı bir ses dünyası oluşturdu. Danae Palaka, 36. Akbank Caz Festivali kapsamında <strong>26 Eylül'de Yeldeğirmeni Sanat</strong> sahnesinde dinleyiciyle buluşacak.</p>

<p><i><strong>Momoko Gill</strong></i></p>

<p><strong>27 Eylül 2026 // Yeldeğirmeni Sanat</strong></p>

<p>Birleşik Krallık caz ve elektronik müzik sahnesinin yükselen isimlerinden <strong>Momoko Gill</strong>, davulcu, besteci, prodüktör ve vokalist kimliklerini aynı potada buluşturuyor. Daha önce Alabaster DePlume, Matthew Herbert, Tirzah ve Coby Sey gibi isimlerle çalışan sanatçı, 2026 yılında yayımladığı ilk solo albümü <strong>Momoko</strong> ile sezgisel ve özgün müzik anlayışını ortaya koydu.</p>

<p>Londra'da yaşayan Gill, İstanbul'daki ilk konserini <strong>British Council</strong> desteğiyle, <strong>27 Eylül'de Yeldeğirmeni Sanat</strong>'ta verecek.</p>

<p><i><strong>Sarathy Korwar Drum Ensemble</strong></i></p>

<p><strong>29 Eylül 2026 // Salon İKSV</strong></p>

<p>İngiltere caz sahnesinin dikkat çeken davulcu ve bestecilerinden <strong>Sarathy Korwar</strong>, cazı elektronik müzik ile Hindistan'ın halk ve klasik müzik gelenekleriyle harmanlayan üretimleriyle tanınıyor. Müziğinde toplumsal hafıza, sömürgecilik, kimlik ve aidiyet gibi temalara yer veren Korwar'ın son albümü <strong>There Is Beauty, There Already</strong>, uluslararası müzik basınından övgü topladı.</p>

<p>Sanatçı, Hindistan Başkonsolosluğu'nun desteğiyle oluşturduğu <strong>Drum Ensemble</strong> projesiyle <strong>29 Eylül'de Salon İKSV</strong> sahnesinde olacak.</p>

<p><i><strong>ACT Night: Robinson Khoury MŸA "Transara"</strong></i></p>

<p><strong>30 Eylül 2026 // Komünite</strong></p>

<p>Fransız tromboncu ve besteci <strong>Robinson Khoury</strong>, son yılların yükselen caz isimleri arasında gösteriliyor. Daha önce Ibrahim Maalouf ve Natacha Atlas gibi sanatçılarla çalışan Khoury, yeni projesi <strong>MŸA</strong> ile caz geleneğini Orta Doğu makamları ve elektronik ses tasarımlarıyla buluşturuyor.</p>

<p>2025 yılında <strong>Prix Django Reinhardt</strong> ödülüne layık görülen sanatçı, son albümü <strong>Transara</strong> ile dinleyicileri ses ve bilinç arasında sıra dışı bir yolculuğa çıkarıyor. Robinson Khoury, <strong>ACT Night</strong> serisi kapsamında <strong>30 Eylül'de Komünite</strong> sahnesinde festival izleyicisiyle buluşacak.</p>

<p><i><strong>VELVELE</strong></i></p>

<p><strong>30 Eylül 2026 // All Saints Moda Kilisesi</strong></p>

<p>Tanbur sanatçısı <strong>Merve Salgar</strong> ile çellist <strong>Anıl Eraslan</strong>ın oluşturduğu <strong>VELVELE</strong>, kendi bestelerini Osmanlı-Türk müziğinden seçkilerle doğaçlama anlayışı içinde buluşturan özgün bir proje olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Performanslarında önceden belirlenmiş bir repertuvara bağlı kalmadan sesin yönlendirdiği anlık doğaçlamalara yer veren ikili, <strong>30 Eylül'de All Saints Moda Kilisesi</strong>'nde sahne alacak.</p>

<p><i><strong>Ben LaMar Gay Ensemble</strong></i></p>

<p><strong>1 Ekim 2026 // Babylon</strong></p>

<p>Chicago caz sahnesinin özgün isimlerinden <strong>Ben LaMar Gay</strong>, caz, blues, hip-hop ve deneysel müziği bir araya getiren çok yönlü yaklaşımıyla tanınıyor. International Anthem etiketiyle yayımladığı son albümü <strong>Yowzers</strong> ile büyük beğeni toplayan sanatçı, ilk İstanbul konserini <strong>36. Akbank Caz Festivali</strong> kapsamında verecek.</p>

<p>Ben LaMar Gay Ensemble, <strong>1 Ekim'de Babylon</strong> sahnesinde festival izleyicisiyle buluşacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>ACT Night: Jakob Manz Young European Stars</strong></p>

<p><strong>1 Ekim 2026 // Komünite</strong></p>

<p>Festival kapsamında düzenlenecek <strong>ACT Night</strong> serisinin bir diğer konserinde Alman saksafoncu <strong>Jakob Manz</strong>, Avrupa cazının genç yıldızlarını aynı sahnede buluşturacak.</p>

<p>Toplulukta piyanist <strong>Shuteen Erdenebaatar</strong>, kontrbasçı <strong>Nils Kugelmann</strong>, trompetçi <strong>Jakob Bänsch</strong> ve davulcu <strong>Leo Asal</strong> yer alırken, konser <strong>1 Ekim'de Komünite</strong>'de gerçekleşecek.</p>

<p><strong>Emin Fındıkoğlu +12</strong></p>

<p><strong>2 Ekim 2026 // Saint Benoît Fransız Lisesi Silüet Salonu</strong></p>

<p>Türkiye cazının usta isimlerinden <strong>Emin Fındıkoğlu</strong>, deneyimli müzisyenlerle genç yetenekleri aynı orkestrada buluşturan <strong>Emin Fındıkoğlu +12</strong> projesiyle festivalde yer alacak.</p>

<p>15 kişilik büyük caz orkestrası, özgün düzenlemelerden oluşan repertuvarını <strong>2 Ekim'de Saint Benoît Fransız Lisesi Silüet Salonu</strong>'nda müzikseverlerle paylaşacak.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Festival Haberleri</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/36-akbank-caz-festivalinin-yeni-sanatcilari-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 14:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/1784791065-emin-f-nd-ko-lu-12.jpg" type="image/jpeg" length="86541"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aksigorta Mobil ile Hasar Danışmanınız Her An Yanınızda]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/aksigorta-mobil-ile-hasar-danismaniniz-her-an-yaninizda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/aksigorta-mobil-ile-hasar-danismaniniz-her-an-yaninizda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Dijital dönüşümü kişiselleştirilmiş müşteri deneyimiyle buluşturan Aksigorta, Aksigorta Mobil uygulaması üzerinden hayata geçirdiği kişiye özel hasar danışmanı hizmetiyle, sigortalılarına hasar ihbar anından itibaren daha akıcı, daha şeffaf ve daha konforlu bir deneyim sunuyor. </strong></p>

<p>Müşterilerinin hayatını kolaylaştıracak çözümler geliştiren Aksigorta, mobil uygulaması üzerinden sunduğu hizmetle hasar süreçlerini yalnızca hızlandırmakla kalmıyor; aynı zamanda daha anlaşılır ve yönetilebilir hale getiriyor. Hasar ihbarıyla birlikte devreye giren kişiye özel hasar danışmanları, dosyanın tüm aşamalarını uçtan uca takip ederek sigortalılara süreç boyunca rehberlik ediyor.</p>

<p>Müşteriler, dosyalarındaki gelişmeler hakkında düzenli ve proaktif şekilde bilgilendirilirken; süreç boyunca ihtiyaç duydukları yönlendirme ve desteğe erişebildikleri, uçtan uca bütüncül bir deneyim sunuluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="1784792477 Zeynep Eroktem" class="detail-photo img-fluid" height="2560" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/1784792477-zeynep-eroktem.jpeg" width="1711" /></p>

<p>Hasar danışmanlarının sağladığı sürekli iletişim ve rehberlik sayesinde süreç daha şeffaf ilerlerken, olası gecikmelerin önüne geçilmesi ve dosyaların daha hızlı sonuçlandırılması hedefleniyor.</p>

<p>Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Aksigorta Müşteri Hasar Yönetimi ve Hukuk Genel Müdür Yardımcısı Zeynep Eröktem, şunları söyledi<i>: “Hasar anında müşterilerimizin en temel beklentisi, sürecin ne aşamada olduğunu bilmek ve ihtiyaç duyduklarında doğru yönlendirmeye kolayca ulaşabilmek. Bu kapsamda Aksigorta Mobil üzerinden sunduğumuz kişiye özel hasar danışmanı hizmetiyle, müşterilerimize hasar ihbarından itibaren uçtan uca rehberlik eden, onları düzenli olarak bilgilendiren ve sürecin her adımında yanlarında olduğunu hissettiren bir deneyim sunuyoruz. Bu yaklaşımımızla dijitalleşmeyi insan dokunuşuyla birleştirerek hasar süreçlerini daha anlaşılır, yönetilebilir ve güven veren bir yapıya dönüştürüyoruz. Önümüzdeki dönemde de müşterilerimizin ihtiyaç duyduğu anda yanında olan, proaktif ve kişiselleştirilmiş hizmet modellerimizi geliştirmeye devam edeceğiz.”</i></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/aksigorta-mobil-ile-hasar-danismaniniz-her-an-yaninizda</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 14:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/1784792362-mobil-hasar-dan-man-b-lten-g-rseli.jpg" type="image/jpeg" length="83812"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DHL Express Türkiye’den Akbanklı Genç KOBİ’lere Yurt Dışı Gönderilerinde Yüzde 55 İndirim]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/dhl-express-turkiyeden-akbankli-genc-kobilere-yurt-disi-gonderilerinde-yuzde-55-indirim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/dhl-express-turkiyeden-akbankli-genc-kobilere-yurt-disi-gonderilerinde-yuzde-55-indirim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>DHL Express Türkiye’de ilk kez işletme hesabı açan Akbanklı Genç KOBİ’ler, yurt dışı gönderilerinde yüzde 55 indirim fırsatından yararlanabilecek.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>DHL Express Türkiye, KOBİ’lerin uluslararası pazarlardaki büyümesini desteklemek amacıyla Akbank ile yeni bir iş birliğine imza attı. Kampanya kapsamında, Akbank müşterisi olan 18-34 yaş arasındaki Genç KOBİ’ler, DHL Express Türkiye’de ilk kez işletme hesabı açmaları halinde yurt dışı gönderilerinde yüzde 55 indirim avantajı elde edecek. Bu iş birliğiyle genç girişimcilerin ihracata daha kolay erişmesi ve lojistik maliyetlerinin azaltılması hedefleniyor.</p>

<p><img alt="1784791920 D H L Akbank" class="detail-photo img-fluid" height="1440" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/1784791920-d-h-l-akbank.png" width="1080" /></p>

<p>Kampanyadan yararlanan işletmeler, DHL Express’in küresel deneyiminden faydalanarak dış ticaret süreçlerine ilişkin kapsamlı bilgi ve rehberlere ulaşabiliyor. Ayrıca yerel uzmanlardan gümrük işlemleri ve ticaret mevzuatı konusunda destek alırken, uçtan uca takip imkânı sunan dijital platform sayesinde tüm gönderilerini tek bir noktadan şeffaf şekilde yönetebiliyor. Hızlı ve zamanında teslimat hizmeti de kampanyanın sunduğu önemli avantajlar arasında yer alıyor.</p>

<p>Kampanyaya katılmak isteyen KOBİ’ler, kendileri için hazırlanan özel mikro web sitesi üzerinden başvurularını kolayca gerçekleştirebiliyor. Başvurunun ardından DHL Express Türkiye ekibi işletmeyle iletişime geçerek hesap açılış sürecini tamamlıyor ve kampanya kapsamındaki avantajlardan faydalanmalarını sağlıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/dhl-express-turkiyeden-akbankli-genc-kobilere-yurt-disi-gonderilerinde-yuzde-55-indirim</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 14:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/1784791920-d-h-l-logo.png" type="image/jpeg" length="38544"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[PRESTIGE F6.7 ilk kez Cannes’da görücüye çıkacak]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/prestige-f67-ilk-kez-cannesda-gorucuye-cikacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/prestige-f67-ilk-kez-cannesda-gorucuye-cikacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>TRİO Deniz’in Türkiye distribütörlüğünü yürüttüğü PRESTIGE, F-Line serisinin yeni modeli F6.7’yi 2026 Cannes Yat Festivali’nde dünya prömiyeriyle tanıtacak. Geniş yaşam alanları, denizle bütünleşen iki seviyeli kokpiti ve 26 metrekarelik flybridge’iyle öne çıkan model, eylül ayında Cannes’da uluslararası yatçılık sektörünün beğenisine sunulmadan önce Fransa’da özel bir ön gösterimle tanıtılacak.</strong></p>

<p>Lüks motor yat markası PRESTIGE’in yeni amiral gemisi F6.7, ilk kez ocak 2026’da Boot Düsseldorf Fuarı’nda duyurulmuştu. Model, 27-29 Ağustos tarihlerinde Beaulieu-sur-Mer’de düzenlenecek PRESTIGE Exclusive Days organizasyonunda sınırlı sayıda davetlinin katılımıyla sergilenecek. Ardından dünya lansmanı, Cannes Yat Festivali kapsamında gerçekleştirilecek.</p>

<p>20,45 metre uzunluğundaki PRESTIGE F6.7, yeni nesil F-Line anlayışını yansıtan tasarımıyla dikkat çekiyor. Ferah yaşam alanları, doğal ışığı öne çıkaran iç mekân planlaması ve iç-dış alanlar arasında kesintisiz geçiş sağlayan mimarisi sayesinde denizde geçirilen zamanı uzun süreli ve konforlu bir yaşam deneyimine dönüştürmeyi hedefliyor.</p>

<p><strong>İki seviyeli kokpit tasarımıyla denize daha yakın</strong></p>

<p><img alt="1784792080 P R E S T I G E F6.7" class="detail-photo img-fluid" height="2341" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/1784792080-p-r-e-s-t-i-g-e-f67.jpeg" width="4160" /></p>

<p><img alt="1784792071 P R E S T I G E F6.7" class="detail-photo img-fluid" height="2341" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/1784792071-p-r-e-s-t-i-g-e-f67.jpeg" width="4160" /></p>

<p><img alt="1784792084 P R E S T I G E F6.7" class="detail-photo img-fluid" height="2080" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/1784792084-p-r-e-s-t-i-g-e-f67.jpeg" width="4160" /></p>

<p>F6.7’nin öne çıkan özelliklerinden biri, iki farklı seviyeden oluşan kokpit düzeni. Su seviyesine yakın konumlandırılan geniş güneşlenme alanı denizle doğrudan temas sağlarken, üst bölümde yer alan korunaklı teras yemek ve dinlenme alanı olarak kullanılabiliyor. Böylece kullanıcılar yolculuk boyunca farklı ihtiyaçlara cevap veren çok yönlü bir açık yaşam alanına sahip oluyor.</p>

<p>Yaklaşık 26 metrekare büyüklüğündeki flybridge ise modüler yerleşimiyle açık hava yaşamını daha da genişletiyor. Büyük yemek masası, açık mutfak bölümü ve panoramik manzarasıyla sosyal yaşamın merkezine dönüşen bu alan, kıç tarafta sunulan farklı düzenleme seçenekleri sayesinde kişisel tercihlere göre şekillendirilebiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ana güvertede salon, yemek alanı ve kokpit tek bir yaşam alanı hissi oluşturacak şekilde planlanırken, ortada konumlanan adalı mutfak sosyal yaşamın odak noktası olarak tasarlanıyor. Geniş sürgülü cam kapılar doğal ışığı içeri taşırken; bronz detaylar, lake yüzeyler ve doğal tonlar sıcak bir atmosfer oluşturuyor. Deri, örgü rattan ve yumuşak dokulu malzemelerin birlikte kullanıldığı iç mekânda sade ve zamansız bir tasarım dili tercih ediliyor.</p>

<p><strong>Farklı yaşam ihtiyaçlarına uygun kabin seçenekleri</strong></p>

<p>F6.7, kullanıcı tercihlerine göre 3 veya 4 kabinli yerleşim planıyla sunuluyor. Ayrı konumlandırılan mürettebat kabini hem hizmet akışını kolaylaştırıyor hem de misafirlerin mahremiyetini destekliyor. Seçilen yerleşime bağlı olarak model, altı ya da sekiz misafir ile iki kişilik mürettebat kapasitesi sunabiliyor.</p>

<p>Performans tarafında ise Volvo Penta’nın çift IPS 1200 veya çift IPS 1350 motor seçenekleri tercih edilebiliyor. 3.400 litrelik yakıt ve 710 litrelik temiz su kapasitesi sayesinde F6.7, uzun menzilli seyirler için de güçlü bir alternatif oluşturuyor.</p>

<p>TRİO Deniz Yönetim Kurulu Başkanı Murat Bekiroğlu, modelin dünya lansmanıyla ilgili değerlendirmesinde, “F6.7, PRESTIGE’in yeni nesil F-Line vizyonunu en iyi yansıtan modellerden biri. Tekne sahipleri artık yalnızca performans değil; aileleri ve dostlarıyla uzun süre konfor içinde vakit geçirebilecekleri yaşam alanları da talep ediyor. İki seviyeli kokpit, 26 metrekarelik flybridge ve mahremiyeti ön planda tutan kabin planı bu beklentilere güçlü bir yanıt veriyor. Cannes Yat Festivali’nin dünya yatçılık sektöründeki önemi düşünüldüğünde, modelin ilk kez burada tanıtılacak olması ayrıca değer taşıyor. TRİO Deniz olarak F6.7’yi Türkiye’deki deniz tutkunlarıyla buluşturacak olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz.” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/prestige-f67-ilk-kez-cannesda-gorucuye-cikacak</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 14:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/1784792087-p-r-e-s-t-i-g-e-f67.jpeg" type="image/jpeg" length="16510"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Samsung, Galaxy deneyimini akıllı gözlüklere taşıdı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/samsung-galaxy-deneyimini-akilli-gozluklere-tasidi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/samsung-galaxy-deneyimini-akilli-gozluklere-tasidi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p><strong>Gentle Monster ve Warby Parker ile geliştirilen yeni akıllı gözlükler, yapay zekâyı günlük yaşamın doğal bir parçası haline getirirken, teknolojiyi kişisel stille buluşturuyor. Samsung Electronics, Londra'da düzenlenen Galaxy Unpacked etkinliğinde yeni nesil akıllı gözlüklerini tanıttı. Daha önce Google I/O'da paylaşılan Android XR vizyonunun devamı niteliğindeki ürünler, dünyaca ünlü gözlük markaları Gentle Monster ve Warby Parker iş birliğiyle geliştirildi. Galaxy ekosistemini akıllı telefonların ötesine taşıyan cihazlar; iş hayatından günlük kullanıma, seyahatlerden ellerin meşgul olduğu anlara kadar birçok senaryoda yapay zekâ destekli deneyim sunuyor.</strong></p>

<p><strong>Günlük kullanım için hafif ve şık tasarım</strong></p>

<p>İnce profili ve hafif çerçeve yapısıyla tasarlanan akıllı gözlükler, uzun süreli kullanımda konfor sağlarken dayanıklı yapısıyla da öne çıkıyor. Gentle Monster ve Warby Parker'ın tasarım anlayışını yansıtan koleksiyon; farklı çerçeve seçenekleri, renk alternatifleri ve cam kombinasyonlarıyla kullanıcıların stiline hitap ediyor.</p>

<p>Samsung Electronics Mobil Deneyim Operasyon Direktörü Won-Joon Choi, yapay zekânın mobil deneyimleri yeniden tanımladığını belirterek, bundan sonraki aşamanın bu deneyimleri daha kişisel ve sezgisel hale getirmek olduğunu söyledi. Choi, akıllı gözlüklerin yapay zekâ asistanını günlük yaşama doğal biçimde entegre eden yeni bir etkileşim platformu oluşturduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>Yapay zekâ artık kullanıcının görüş alanında</strong></p>

<p>Samsung'a göre yapay zekâ, artık yalnızca daha akıllı hale gelmekten ziyade, insanlarla en doğru zamanda ve en uygun ortamda buluşmaya odaklanıyor. Akıllı telefonlar bağlantılı deneyimlerin merkezi olmayı sürdürürken, Galaxy ekosistemindeki yeni cihazlar da bağlama duyarlı yapay zekâyı günlük yaşamın farklı anlarına taşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni akıllı gözlükler sayesinde kullanıcıların yapay zekâ ile etkileşim kurabilmesi için bir ekran kullanmasına gerek kalmıyor. Hareket halindeyken, çalışırken ya da iletişim kurarken ihtiyaç duyulan bilgiler doğrudan görüş alanına taşınırken, kullanıcı çevresiyle olan etkileşimini kesintiye uğratmadan deneyimini sürdürebiliyor. Geliştirilen güvenlik önlemleri ve kontrol mekanizmaları da güvenli kullanım sağlıyor.</p>

<p><strong>Tek şarjla 9 saate kadar kullanım</strong></p>

<p><img alt="1784791679 Intelligent Eyewear 3" class="detail-photo img-fluid" height="2077" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/1784791679-intelligent-eyewear-3.jpg" width="1440" /></p>

<p>Günlük yaşama uygun şekilde geliştirilen gözlükler, hafif tasarımını yüksek pil performansıyla destekliyor. Tek şarjla 9 saate kadar kullanım sunan cihazların şarj kutusu ise gözlükleri yedi kez daha tamamen şarj edebiliyor.</p>

<p>Ürünlerde yer alan dahili kamera, yapay zekâ özelliklerine görsel veri sağlayarak deneyimi zenginleştiriyor. Qualcomm Snapdragon AR1 Gen1 platformu ise dokunmatik kontrol, bağlantı teknolojileri, enerji verimliliği ve ısı yönetimiyle gerçek zamanlı yapay zekâ işlemlerini destekliyor.</p>

<p>Google ile geliştirilen Android XR altyapısı sayesinde Gemini yapay zekâ asistanı da gözlük deneyiminin merkezinde yer alıyor. Böylece kullanıcılar ellerini kullanmadan, doğal sesli komutlarla birçok işlemi gerçekleştirebiliyor.</p>

<p>Google Android Ekosistemi Başkanı Sameer Samat ise Android XR tabanlı akıllı gözlüklerin gelişmiş Gemini yeteneklerini şık tasarımlarla buluşturduğunu belirterek, cihazların gün boyunca eller serbest yapay zekâ desteği sunduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>Öne çıkan yapay zekâ özellikleri</strong></p>

<p>Samsung'un yeni akıllı gözlükleri birçok farklı kullanım senaryosuna yönelik yapay zekâ destekli özellikler sunuyor.</p>

<ul>
 <li><i>Uzun mesajları özetleyebiliyor, önemli içerikleri sesli okuyabiliyor ve anlık çeviri yapabiliyor.</i></li>
 <li><i>Kullanıcının gördüğü pano, beyaz tahta veya belgeleri kaydederek Notlar uygulamasına aktarabiliyor.</i></li>
 <li><i>Konuma göre rota oluşturabiliyor, çevredeki noktalar hakkında bilgi verebiliyor ve canlı çeviri desteği sağlayabiliyor.</i></li>
 <li><i>Kullanıcının bulunduğu bağlamı analiz ederek önceki işlemleri hatırlıyor ve görevler arasında kesintisiz geçiş yapılmasına yardımcı oluyor.</i></li>
 <li><i>Görüntülü görüşmeler sırasında kullanıcının gördüğü görüntülerin canlı olarak paylaşılmasına imkân tanıyor.</i></li>
</ul>

<p><strong>Teknoloji ile modayı buluşturan iki farklı tasarım</strong></p>

<p>Samsung, akıllı gözlüklerin yalnızca teknolojik bir ürün değil, aynı zamanda kişisel stilin bir parçası olduğuna dikkat çekiyor. Bu doğrultuda Gentle Monster ve Warby Parker ile geliştirilen modeller, tasarım ve ergonomiyi birlikte ön plana çıkarıyor.</p>

<p>Galaxy Unpacked etkinliğinde tanıtılan Gentle Monster modeli, siyah ince çerçevesi, düz üst hattı ve yumuşak geçişli alt tasarımıyla modern ve şık bir görünüm sunuyor.</p>

<p>Warby Parker tasarımı ise sıcak kahverengi tonları, hafif yukarı kıvrılan kaş çizgisi ve sade yapısıyla günlük kullanıma uyum sağlayan zamansız bir stil vadediyor.</p>

<p>Samsung, geliştirme sürecinde her iki markayla birlikte çalışarak gözlüğün alın ve kulak bölgelerine temas eden noktalarını yeniden tasarladı. Böylece kullanıcı konforu artırılırken, dayanıklılık ve uzun süreli kullanım performansı da her model için ayrı ayrı optimize edildi.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/samsung-galaxy-deneyimini-akilli-gozluklere-tasidi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 14:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/1784791679-intelligent-eyewear-2.jpg" type="image/jpeg" length="68636"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Armis Yatak’tan Sağlıklı ve Konforlu Uyku Deneyimi Sunan Yeni Nesil Sapphire Yatak]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/armis-yataktan-saglikli-ve-konforlu-uyku-deneyimi-sunan-yeni-nesil-sapphire-yatak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/armis-yataktan-saglikli-ve-konforlu-uyku-deneyimi-sunan-yeni-nesil-sapphire-yatak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p><strong>Yenilikçi ve inovatif ürünleriyle yatak sektöründe fark yaratan Armis Yatak, ürün gamını yeni nesil Sapphire modeliyle genişletti. Hijyen, konfor, dayanıklılık ve gelişmiş uyku teknolojilerini tek bir üründe buluşturan Sapphire, kaliteli malzemeleri ve kullanıcı odaklı tasarımıyla sağlıklı bir uyku deneyimi sunmayı hedefliyor.</strong></p>

<p>Günümüzde kaliteli uykunun genel sağlık üzerindeki etkisinin daha fazla önem kazanmasıyla birlikte, tüketicilerin beklentileri de değişiyor. Armis Yatak, bu ihtiyaçlardan yola çıkarak geliştirdiği Sapphire modeliyle hem hijyenik hem de uzun ömürlü bir kullanım sunarken, ergonomik yapısıyla gece boyunca kesintisiz ve rahat bir uyku deneyimi vadediyor.</p>

<p><strong>Antibakteriyel Kumaş ile Daha Hijyenik Uyku Alanı</strong></p>

<p>Sapphire yatakta kullanılan antibakteriyel kumaş teknolojisi, uyku sırasında daha temiz ve sağlıklı bir ortam oluşturulmasına katkı sağlıyor. Günlük kullanımda oluşabilecek bakteri ve kötü koku oluşumunu azaltmaya yardımcı olan özel yüzey yapısı, yatağın uzun süre ilk günkü tazeliğini korumasını destekliyor. Bu sayede kullanıcılar, hijyen standartlarının yüksek olduğu ferah bir uyku ortamına kavuşuyor.</p>

<p><strong>Paket Yay Sistemi ile Vücudun Doğal Desteği</strong></p>

<p>Armis Yatak Sapphire'in öne çıkan özelliklerinden biri de gelişmiş paket yay teknolojisi. Birbirinden bağımsız çalışan yay sistemi sayesinde vücudun farklı bölgeleri ihtiyaç duyduğu desteği ayrı ayrı alıyor. Bu yapı, omurganın doğal hizasının korunmasına yardımcı olurken, basınç noktalarının dengeli şekilde desteklenmesini sağlıyor.</p>

<p>Paket yay sistemi aynı zamanda yatak üzerinde oluşabilecek hareket transferini de minimum seviyeye indiriyor. Böylece çift kişilik kullanımlarda bir kişinin hareketleri diğer kişiyi daha az etkiliyor ve daha kesintisiz bir uyku deneyimi sunuluyor.</p>

<p><strong>Orta Sert Yapısıyla Farklı Uyku Alışkanlıklarına Uyum Sağlıyor</strong></p>

<p>Orta sertlik derecesine sahip Sapphire modeli, sırt, yan ve yüzüstü uyuyan kullanıcıların ihtiyaçlarını karşılayabilecek dengeli bir yapı sunuyor. Vücudu ne fazla sert ne de fazla yumuşak bir zeminde bırakan model, gece boyunca doğru destek sağlayarak konfor seviyesini artırıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ergonomik yapısı sayesinde omurganın doğal pozisyonunu korumaya yardımcı olan yatak, uzun süreli kullanımda da formunu muhafaza ederek yüksek performansını sürdürüyor.</p>

<p><strong>Çok Katmanlı Yapısıyla Konfor ve Dayanıklılığı Bir Araya Getiriyor</strong></p>

<p>Armis Yatak Sapphire, yalnızca yay sistemiyle değil, kullanılan kaliteli dolgu malzemeleriyle de dikkat çekiyor. Antibakteriyel kumaşın yanı sıra kuş tüyü sünger, silikon elyaf, destek katmanları ve paket yay sisteminden oluşan çok katmanlı yapısı, hem yumuşak bir yüzey hissi hem de güçlü bir taşıma performansı sunuyor.</p>

<p>Bu katmanlar, vücut ağırlığının dengeli biçimde dağıtılmasına yardımcı olurken, yatağın uzun yıllar boyunca formunu korumasına da katkı sağlıyor. Böylece kullanıcılar hem ilk günkü konforu uzun süre yaşayabiliyor hem de dayanıklı bir ürün deneyimi elde ediyor.</p>

<p><strong>Modern Tasarımıyla Yatak Odalarına Şıklık Katıyor</strong></p>

<p>Fonksiyonel özelliklerinin yanı sıra estetik tasarımıyla da öne çıkan Sapphire modeli, modern çizgilere sahip dış görünümüyle yatak odalarına şık ve zarif bir atmosfer kazandırıyor. Kaliteli kumaş dokusu ve özenle tasarlanan detaylarıyla hem dekorasyona uyum sağlıyor hem de premium bir görünüm sunuyor.</p>

<p>Sağlıklı Uyku Arayanlara Yeni Nesil Çözüm</p>

<p>Hijyen, kaliteli malzeme, ergonomik destek ve gelişmiş yatak teknolojilerini tek üründe buluşturan Armis Yatak Sapphire, sağlıklı ve konforlu bir uyku deneyimi arayan kullanıcılar için yeni nesil çözümler arasında öne çıkıyor. Antibakteriyel yapısı, gelişmiş paket yay sistemi, uzun ömürlü malzeme kalitesi ve modern tasarımıyla Sapphire, hem günlük kullanım konforunu artırıyor hem de uzun yıllar güvenle kullanılabilecek bir yatak alternatifi sunuyor. Armis Yatak, Sapphire modeliyle kullanıcıların değişen ihtiyaçlarına cevap verirken, kaliteli uykuyu destekleyen yenilikçi ürün anlayışını da bir adım ileri taşıyor.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/armis-yataktan-saglikli-ve-konforlu-uyku-deneyimi-sunan-yeni-nesil-sapphire-yatak</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 14:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/s-a-p-p-h-i-r-e.png" type="image/jpeg" length="55029"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[The Odyssey etkisi kitap satışlarını da yükseltti]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/the-odyssey-etkisi-kitap-satislarini-da-yukseltti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/the-odyssey-etkisi-kitap-satislarini-da-yukseltti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p><strong>Christopher Nolan’ın büyük ses getiren The Odyssey filmi, yalnızca sinema salonlarında değil, kitap satışlarında da dikkat çekici bir hareketlilik yarattı. Trendyol verilerine göre filmin vizyona girdiği ilk hafta, Homeros’un ölümsüz eseri Odysseianın satışları yüzde 559, arama hacmi ise yüzde 348 arttı.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Milattan Önce 8. yüzyılda kaleme alınan ve dünya edebiyatının en önemli destanlarından biri olarak kabul edilen <strong>Odysseia</strong>, filmin gösterime girmesiyle yeniden okurların gündemine taşındı. Trendyol’un paylaştığı verilere göre temmuz ayındaki satışlar, önceki 11 aylık döneme kıyasla yüzde 305 yükseldi.</p>

<p>Filmle birlikte Homeros’un diğer eserlerine yönelik ilgi de belirgin şekilde arttı. Özellikle <strong>İlyada</strong> ve <strong>Odysseia</strong>nın birlikte sunulduğu kitap setlerine olan talep yaklaşık yüzde 1900 artış gösterdi. Odysseia’yı en fazla sipariş eden iller ise İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Kocaeli ve Muğla oldu.</p>

<p><img alt="1784791029 Nfografik Yatay" class="detail-photo img-fluid" height="948" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/1784791029-nfografik-yatay.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Kullanıcıların arama alışkanlıkları da bu yükselişi destekledi. Son bir haftada Trendyol’da "Odyssey" ve "Odysseia" anahtar kelimeleriyle yapılan aramalarda yüzde 348 oranında artış kaydedildi.</p>

<p>Truva Savaşı’nın ardından İthaka Kralı Odysseus’un yurduna dönüş mücadelesini konu alan <strong>Odysseia</strong>, yüzyıllardır edebiyatın yanı sıra sinema, tiyatro ve görsel sanatlar gibi birçok alana ilham veren başyapıtlar arasında yer alıyor.</p>

<p>Christopher Nolan’ın yönetmen koltuğunda oturduğu <strong>The Odyssey</strong> filminin oyuncu kadrosunda ise Matt Damon, Anne Hathaway, Tom Holland, Robert Pattinson, Zendaya, Charlize Theron ve Lupita Nyong’o gibi dünyaca ünlü isimler bulunuyor.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/the-odyssey-etkisi-kitap-satislarini-da-yukseltti</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 14:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/1784791029-box.jpg" type="image/jpeg" length="20734"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Jolly Joker’in 20. Yılında Harbiye Buluşmasına Geri Sayım Başladı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/jolly-jokerin-20-yilinda-harbiye-bulusmasina-geri-sayim-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/jolly-jokerin-20-yilinda-harbiye-bulusmasina-geri-sayim-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İstanbul'un en köklü açık hava sahnelerinden Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi, 2026 sezonunda Jolly Joker organizasyonu ve Paribu ana sponsorluğunda müzikseverleri yıldız isimlerle buluşturmaya hazırlanıyor. Harbiye’nin büyüleyici atmosferinde gerçekleşecek yıldızlar geçidine sayılı günler kaldı. 29 Temmuz - 9 Ekim tarihleri arasında gerçekleşecek konser serisi kapsamında Yıldız Tilbe, Gülşen, Sıla, Yaşar, Levent Yüksel, Gökhan Türkmen ve Emre Altuğ sahne alırken, Ahmet Kaya'nın şarkıları Kardeş Türküler yorumuyla özel bir gecede yeniden hayat bulacak. Yazın enerjisini sonbaharın büyüsüyle buluşturan konser programı, Harbiye'nin eşsiz atmosferinde unutulmaz müzik akşamları yaşatacak.</strong></p>

<p>Jolly Joker, 20. yılını Harbiye Açık Hava Sahnesi’nde her zamanki gibi unutulmaz konserlerle kutluyor. Türkiye'nin canlı müzik sektörünün öncü organizasyon markalarından Jolly Joker, Paribu ana sponsorluğunda 2026 sezonunda da Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi'nin tarihi atmosferini güçlü sahne prodüksiyonları, sevilen sanatçılar ve müzikseverlerle buluşturuyor. Konser serisinin ilk buluşmasına ise sayılı günler kaldı. İstanbul'un kültür ve sanat yaşamının simge mekanlarından biri olan Harbiye, yazın son günlerinden sonbaharın ilk haftalarına uzanan özel programıyla binlerce müzikseveri ağırlayacak.</p>

<p><strong>Harbiye sahnesinde yıldız isimler</strong></p>

<p>Konser serisi, 29 Temmuz Çarşamba günü Yıldız Tilbe ile başlayacak. Programın devamında 30 Temmuz'da Gülşen, 31 Temmuz'da Sıla, 1 Ağustos'ta Yaşar ve 2 Ağustos'ta Levent Yüksel sahne alacak. Ekim ayında yeniden Harbiye'de buluşacak müzikseverler ise 5 Ekim'de Ahmet Kaya şarkılarının Kardeş Türküler yorumuyla seslendirileceği özel konsere, 6 Ekim'de Emre Altuğ'un "Bir Pop Masalı" projesine, 7 Ekim'de Gökhan Türkmen'e, 8 Ekim'de yeniden Yıldız Tilbe'ye ve 9 Ekim'de Levent Yüksel'e eşlik edecek. Farklı müzik tarzlarını aynı programda bir araya getiren konser serisi, pop müzikten alternatif yorumlara, nostaljik repertuvarlardan unutulmaz sahne performanslarına uzanan zengin içeriğiyle geniş bir dinleyici kitlesine hitap ediyor.</p>

<p><strong>Harbiye geleneği Jolly Joker deneyimiyle buluşuyor</strong></p>

<p><img alt="1784743386 2026 H A R B I Y E Takvim Temmuz Ag Ustos Ekim2026 1080X1350 1" class="detail-photo img-fluid" height="2700" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/1784743386-2026-h-a-r-b-i-y-e-takvim-temmuz-ag-ustos-ekim2026-1080x1350-1.jpg" width="2160" /></p>

<p>Her yıl binlerce müzikseveri ağırlayan Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi, 2026 sezonunda da Türkiye'nin en sevilen sanatçılarını aynı sahnede buluşturarak İstanbul'un kültür ve sanat takviminin öne çıkan etkinliklerinden birine ev sahipliği yapacak. Jolly Joker’in 20. yıl özelinde hayata geçirdiği bu konser serisi, canlı müziğin büyüsünü Harbiye'nin eşsiz atmosferiyle bir araya getirerek müzikseverlere sezon boyunca unutulmaz geceler yaşatacak. Paribu ana sponsorluğunda gerçekleşecek konserler, güçlü sahne deneyimleri ve özel performanslarla müzikseverlere eşsiz anlar sunacak.</p>

<p></p>

<p>Konser biletlerine Paribu Pass, Bubilet, Biletix, Biletinial ve Jolly Joker web sitesinden erişilebiliyor.</p>

<ul>
 <li>
 <p><i>2026 Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi takvimi şöyle:</i></p>
 </li>
</ul>

<p></p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td height="21" valign="BOTTOM" width="586">
   <p>29 Temmuz Çarşamba Yıldız Tilbe</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td height="23" valign="BOTTOM" width="586">
   <p>30 Temmuz Perşembe Gülşen</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td height="23" valign="BOTTOM" width="586">
   <p>31 Temmuz Cuma Sıla</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td height="23" valign="BOTTOM" width="586">
   <p>1 Ağustos Cumartesi Yaşar</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td height="23" valign="BOTTOM" width="586">
   <p>2 Ağustos Pazar Levent Yüksel</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td height="23" valign="BOTTOM" width="586">
   <p>5 Ekim Pazartesi Ahmet Kaya ile Kardeş Türküler</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td height="23" valign="BOTTOM" width="586">
   <p>6 Ekim Salı Emre Altuğ "Bir Pop Masalı"</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td height="23" valign="BOTTOM" width="586">
   <p>7 Ekim Çarşamba Gökhan Türkmen</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td height="23" valign="BOTTOM" width="586">
   <p>8 Ekim Perşembe Yıldız Tilbe</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td height="21" valign="BOTTOM" width="586">
   <p>9 Ekim Cuma Levent Yüksel</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Festival Haberleri</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/jolly-jokerin-20-yilinda-harbiye-bulusmasina-geri-sayim-basladi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 14:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/1784743388-s-la.jpg" type="image/jpeg" length="65399"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ING Türkiye, masrafsız bankacılık anlayışını SWIFT işlemlerine de taşıdı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ing-turkiye-masrafsiz-bankacilik-anlayisini-swift-islemlerine-de-tasidi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ing-turkiye-masrafsiz-bankacilik-anlayisini-swift-islemlerine-de-tasidi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>ING Türkiye, dijital bankacılıkta uyguladığı masrafsız işlem politikasını yabancı para transferlerini de kapsayacak şekilde genişletti. Daha önce ING Mobil üzerinden EFT, havale ve FAST işlemlerini ücretsiz sunan, kredi kartı aidatlarında da avantaj sağlayan banka, artık dijital kanallar aracılığıyla gerçekleştirilen SWIFT işlemlerinden de ücret almıyor. ING Türkiye Genel Müdürü Alper Gökgöz, müşterilerin bankacılık işlemlerinde ek maliyetlerle karşılaşmak istemediğini belirterek, “SWIFT işlemlerinde sunduğumuz masrafsızlık sayesinde görünmeyen maliyetleri ortadan kaldırıyoruz” dedi.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ING Türkiye, dijital bankacılık hizmetlerini geliştirmeye devam ederken, masrafsız işlem kapsamını uluslararası para transferlerine de genişletti. Türkiye Bankalar Birliği verilerine göre bireysel müşteriler, 2025 yılında dijital kanallar üzerinden yaklaşık 1,3 milyon SWIFT işlemi gerçekleştirdi ve bu transferlerin toplam büyüklüğü 270 milyar TL’ye ulaştı. Yeni uygulamayla birlikte ING müşterileri, dijital kanallar üzerinden yaptıkları yabancı para transferlerini artık ek işlem maliyeti olmadan gerçekleştirebilecek.</p>

<p>Uygulama kapsamında bireysel müşteriler, ING Mobil ve İnternet Bankacılığı üzerinden gerçekleştirecekleri Euro cinsi SWIFT transferlerinde hem ING’nin hem de muhabir bankanın ücretlerinden muaf tutuluyor. Transfer sırasında oluşabilecek muhabir banka komisyonu ING tarafından karşılanırken, alıcı bankanın kendi tarifesi doğrultusunda işlem ücreti uygulayabilmesi mümkün olabiliyor.</p>

<p>Euro dışındaki para birimlerinde ise her takvim ayındaki ilk dijital SWIFT transferi aynı avantajlarla sunulurken, sonraki işlemlerde yürürlükteki ücret tarifesi uygulanıyor. Ayrıca bireysel müşterilerin ING Türkiye hesaplarına gelen SWIFT transferlerinden, para birimi fark etmeksizin ING tarafından herhangi bir işlem ücreti tahsil edilmiyor. Ancak transfer sürecine dahil olan gönderici banka veya muhabir bankaların uygulayabileceği kesintiler, ilgili kurumların kendi uygulamalarına göre değişiklik gösterebiliyor. Şubeler gibi dijital kanallar dışından gerçekleştirilen SWIFT işlemlerinde ise mevcut ücretlendirme devam ediyor.</p>

<p><strong>Alper Gökgöz: Dijital bankacılıkta masrafsızlık artık temel beklenti</strong></p>

<p>ING Türkiye Genel Müdürü Alper Gökgöz, müşterilerin bankacılık hizmetlerinden beklentilerinin değiştiğine dikkat çekerek, "Yaptığımız araştırmalar, masrafsız bankacılığın artık tercih olmaktan çıkıp temel bir beklenti haline geldiğini ortaya koyuyor. Müşteriler, günlük finansal işlemlerini gerçekleştirirken ek maliyetlerle karşılaşmadan somut fayda görmek istiyor. Biz de bu beklentiyi SWIFT işlemlerine taşıyarak uluslararası para transferlerinde görünmeyen maliyetleri ortadan kaldırıyoruz. Geleceğin bankacılığında fark yaratacak unsurun, dijitalleşmenin müşteriye sağladığı gerçek değer olduğuna inanıyoruz. Bu doğrultuda masrafsızlığı dijital bankacılığın yeni standardı olarak görüyor ve müşterilerimizin hayatını kolaylaştıracak yenilikçi çözümler geliştirmeyi sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Masrafsız bankacılık hizmetleri ve kampanya avantajları</strong></p>

<p>ING müşterileri, ING Mobil üzerinden gerçekleştirdikleri EFT, havale ve FAST işlemlerini ücretsiz yapabiliyor. Banka ayrıca ING Dijital Kredi Kartı ile ING Light Kredi Kartı'nı aidatsız sunarken, ING Bonus Kredi Kartı kullanıcıları da aylık 5 bin TL harcama koşulunu yerine getirdiklerinde yıllık kart aidatı ödemiyor.</p>

<p>Bunun yanı sıra, yeni müşteri olarak Turuncu Ekstra Programı'na katılan, başka bir bankadaki hesabından üç ay boyunca her ay tek seferde en az 22 bin TL'yi ING vadesiz hesabına aktaran ve üç otomatik fatura ödeme talimatı veren müşterilere 5 bin TL'ye kadar promosyon fırsatı sunuluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ing-turkiye-masrafsiz-bankacilik-anlayisini-swift-islemlerine-de-tasidi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 14:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/1784790712-i-n-g-t-rkiye-genel-m-d-r-alper-g-kg-z.jpg" type="image/jpeg" length="24523"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TECNO, yapay zekayı yalnızca bir "özellik" olmaktan çıkarıp gerçek bir kişisel asistana dönüştürüyor!]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/tecno-yapay-zekayi-yalnizca-bir-ozellik-olmaktan-cikarip-gercek-bir-kisisel-asistana-donusturuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/tecno-yapay-zekayi-yalnizca-bir-ozellik-olmaktan-cikarip-gercek-bir-kisisel-asistana-donusturuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Küresel teknoloji markası TECNO, CAMON 50 Ultra 5G modeli ile yapay zekayı günlük hayatın merkezine taşıyor. Teknoloji dünyasında güç ve megapiksel odaklı geleneksel yarışın geride kaldığı günümüzde tüketiciler, sadece teknik özellikleriyle övünen cihazlar yerine hayatı kolaylaştıran deneyimleri tercih ediyor.</strong></p>

<p>Yapay zeka odaklı vizyonuyla bu beklentiyi tam kalbinden yakalayan TECNO; uzun videoları özetleyen, yabancı dil pratiği yaptıran ve tek dokunuşla çalışan yapay zeka asistanı Ella ile akıllı telefonu sadece bir cihaz olmaktan çıkarıp cebimizdeki pratik bir yol arkadaşına dönüştürüyor.</p>

<p><strong>Yaratıcılıktan Üretkenliğe: Günlük Hayatın Yeni Hayat Ortağı</strong></p>

<p>Tüketiciler yapay zekayı artık sadece eğlenceli filtreler için değil, üretkenliği artırmak ve günlük problemleri hızla çözmek amacıyla kullanıyor. TECNO'nun "Herkes İçin Pratik Yapay Zeka" felsefesini temsil eden CAMON 50 Ultra 5G, gövde üzerindeki özel Yapay Zeka tuşu sayesinde karmaşık adımları yok ederek akıllı asistan deneyimini tek bir dokunuşa indirgiyor. Cihaz; uzun YouTube videolarını ve karmaşık belgeleri saniyeler içinde özetleyen <i>One-Tap FlashMemo</i> ve metinleri kusursuzlaştıran <i>AI Yazma 2.0</i> gibi özellikleriyle zaman yönetimini tamamen kullanıcıya bırakıyor.</p>

<p>TECNO'nun baştan aşağı yenilenen akıllı asistanı Ella ise sadece komut alan bir yazılım olmanın ötesine geçerek adeta kişisel bir eğitmene dönüşüyor. Yabancı dil öğrenmek isteyenler için anlık bir <i>Sözlü Pratik Ortağı </i>haline gelen Ella, AI Problem Çözme özelliğiyle de karmaşık bir test veya çalışma sorusunun fotoğrafı çekildiğinde kullanıcıya adım adım çözümler sunabiliyor. Hatta ellerinizin dolu olduğu en yoğun anlarda bile mesajlarını sesli okuyup sesle yanıtlamanızı sağlayarak günlük hayatın yükünü hafifletiyor.</p>

<p><strong>Fotoğraf Düzenleme ve İçerik Üretiminde Zahmetsiz Dönem</strong></p>

<p><img alt="1784790349 T E C N O C A M O N 50 Ultra 5 G 3" class="detail-photo img-fluid" height="675" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/1784790349-t-e-c-n-o-c-a-m-o-n-50-ultra-5-g-3.jpg" width="1200" /></p>

<p><img alt="1784790347 Cn7C .Png Fe" class="detail-photo img-fluid" height="922" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/1784790347-cn7c-png-fe.png" width="1646" /></p>

<p>Her 4 kullanıcıdan 3'ünün fotoğraflarını paylaşmadan önce düzenlediği günümüzde, CAMON 50 Ultra 5G saatler süren manuel rötuş ve kırpma zahmetine son vererek kullanıcılara tam olarak istedikleri sonuçları, tam da istedikleri gibi sunuyor. Sektörde bir ilk olan AI Otomatik Zoom özelliği, kadrajdaki insanları ve nesneleri akıllıca takip ederek en doğru kompozisyonu kendi oluşturuyor. <i>Super-Zoom FlashSnap</i> teknolojisi hareketli anları uzak mesafeden bile sıfır bulanıklıkla dondururken, 60 Kata Kadar Yapay Zeka Destekli Süper Zoom yeteneği uzaktaki detayları ve metinleri suluboya efekti yaratmadan, tamamen doğal ve net bir şekilde okunabilir kılıyor.</p>

<p>Yaratıcı içerik üretimini de tamamen otomatikleştiren cihaz, <i>AI Görselden Video’ya </i>teknolojisiyle durağan tek bir fotoğrafı yüz veya ellerde hiçbir bozulma olmadan akıcı, sosyal medyaya hazır videolara dönüştürüyor. <i>AI Sanat Galerisi </i>özelliği ise en sevilen portreleri, özgün yüz hatlarını hiç bozmadan dünyaca ünlü ressamların tablosu tarzında dijital sanat eserlerine çeviriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TECNO, yapay zekayı bir pazarlama sloganı olmaktan çıkarıp günlük hayatın verimlilik mimarı haline getirerek akıllı telefon dünyasında yeni bir çağın öncülüğünü üstleniyor. Cihaz; MediaMarkt, Teknosa ve Vatan Bilgisayar mağazalarının yanı sıra Hepsiburada ve Trendyol üzerinden tüketicilerle buluşuyor. Cihaz ayrıca Vodafone, Turkcell ve Türk Telekom’un mağaza ve online satış kanallarında da satışa sunuluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/tecno-yapay-zekayi-yalnizca-bir-ozellik-olmaktan-cikarip-gercek-bir-kisisel-asistana-donusturuyor</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 14:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/1784790352-c-a-m-o-n50-u-l-t-r-a-5-g-3.jpeg" type="image/jpeg" length="69540"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çimsa, Atık Isıyla Elektrik Üretiyor: Enerji İhtiyacının %40’ını Kendisi Karşılayacak]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/cimsa-atik-isiyla-elektrik-uretiyor-enerji-ihtiyacinin-40ini-kendisi-karsilayacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/cimsa-atik-isiyla-elektrik-uretiyor-enerji-ihtiyacinin-40ini-kendisi-karsilayacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çimsa, sürdürülebilirlik ve enerji verimliliği odaklı yatırımlarına bir yenisini daha ekledi. Şirket, Enerjisa Enerji ile gerçekleştirdiği iş birliği kapsamında Eskişehir Fabrikası'nda kurulan 5,5 MW kurulu güce sahip Atık Isıdan Elektrik Üretim Tesisi'ni (WHR) devreye aldı. Mart 2025'te faaliyete geçen 14,2 MWp DC kurulu gücündeki Güneş Enerjisi Santrali (GES) ile birlikte değerlendirildiğinde, fabrikanın yıllık elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 40'ı artık kendi kaynaklarından karşılanabilecek.</strong></p>

<p>Enerjisa Enerji'nin "İşimin Enerjisi" markası kapsamında hayata geçirilen tesis, üretim sırasında ortaya çıkan atık ısıyı geri kazanarak elektrik enerjisine dönüştürüyor. Böylece hem enerji verimliliği artırılıyor hem de karbon emisyonlarının azaltılmasına katkı sağlanıyor.</p>

<p>Su tüketimi gerektirmeyen yeni nesil atık ısı geri kazanım teknolojisiyle çalışan tesis, tek başına Eskişehir Fabrikası'nın elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 25'ini karşılayabilecek kapasiteye sahip. Mart 2025'te devreye alınan güneş enerjisi santraliyle birlikte tesisin toplam elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 40'ının şirketin kendi üretimiyle sağlanması hedefleniyor.</p>

<p>Bu yatırımla birlikte Çimsa, Eskişehir Fabrikası'nı Türkiye'de yenilenebilir enerji kullanım oranı en yüksek çimento fabrikası haline getirmeyi amaçlıyor. Projenin, enerji maliyetlerini düşürmenin yanı sıra şirketin Bilim Temelli Hedefler Girişimi (SBTi) kapsamındaki karbon azaltım taahhütlerine de önemli katkı sunması bekleniyor.</p>

<p><strong>"Sürdürülebilirlik ve teknolojide öncü olmak zorundayız"</strong></p>

<p><img alt="Umut Zenar" class="detail-photo img-fluid" height="721" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/umut-zenar.png" width="1096" /></p>

<p>Çimsa Yönetim Kurulu Başkanı Umut Zenar, sürdürülebilirliğin şirketin uzun vadeli stratejisinin merkezinde yer aldığını belirterek, günümüzde rekabet avantajı sağlamanın yolunun sürdürülebilirlik ve teknolojik dönüşümden geçtiğini ifade etti. Sadece üretmenin yeterli olmadığını vurgulayan Zenar, üretimin çevresel sorumluluk bilinciyle gerçekleştirilmesinin artık temel bir gereklilik olduğunu söyledi.</p>

<p>Her fabrikanın farklı bir uzmanlık alanına sahip olduğuna dikkat çeken Zenar, Mersin Fabrikası'nın gri çimento, beyaz çimento ve kalsiyum alüminat çimentosunu (CAC) aynı tesiste üretebilen dünyadaki tek fabrika olduğunu hatırlattı. Bunol Fabrikası'nda yürütülen hidrojen teknolojisi çalışmalarıyla beyaz çimento üretiminde alternatif yakıt kullanım oranının yüzde 50'ye çıkarılmasının hedeflendiğini belirten Zenar, Mannok tesislerinin ise çimento, yalıtım ürünleri ve geri dönüştürülmüş plastik ambalaj üretimindeki deneyimiyle Birleşik Krallık'ta önemli bir tedarikçi konumunda bulunduğunu ifade etti.</p>

<p>Eskişehir Fabrikası'nın da bu vizyonun önemli bir parçası olduğunu dile getiren Zenar, tesisi Türkiye'nin yenilenebilir enerji kullanım oranı en yüksek çimento fabrikasına dönüştürmek için çalışmalarını sürdürdüklerini kaydetti.</p>

<p><strong>"Enerji dönüşümünün anahtarı güçlü iş birlikleri"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Enerjisa Enerji CEO'su Murat Pınar ise sanayide sürdürülebilir dönüşümün enerji verimliliği, yenilenebilir enerji yatırımları ve yenilikçi teknolojilerin birlikte değerlendirilmesiyle mümkün olacağını söyledi.</p>

<p><img alt="1784789618 Enerjisa C E Osu Murat P Nar" class="detail-photo img-fluid" height="2816" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/1784789618-enerjisa-c-e-osu-murat-p-nar.jpg" width="4134" /></p>

<p>Çimsa ile gerçekleştirilen projenin güçlü iş birliklerinin somut çıktılarından biri olduğunu vurgulayan Pınar, Enerjisa Enerji'nin "İşimin Enerjisi" markasıyla işletmelerin yalnızca enerji tüketen değil, aynı zamanda enerjisini verimli yöneten ve üreten yapılara dönüşmesine destek verdiklerini belirtti.</p>

<p>Atık ısının yeniden ekonomiye kazandırılmasının hem kaynak verimliliğini artırdığını hem de karbon emisyonlarının azaltılmasına katkı sunduğunu ifade eden Pınar, farklı sektörlerde geliştirilen iş birlikleriyle Türkiye'nin enerji dönüşümünü hızlandırmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/cimsa-atik-isiyla-elektrik-uretiyor-enerji-ihtiyacinin-40ini-kendisi-karsilayacak</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 14:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/1784789616-c-imsa-eskis-ehir-tesisi.png" type="image/jpeg" length="82485"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Uludağ İçecek’ten Malatya’ya 2,5 milyar TL’lik yatırım]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/uludag-icecekten-malatyaya-25-milyar-tllik-yatirim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/uludag-icecekten-malatyaya-25-milyar-tllik-yatirim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p><strong>Türkiye'nin köklü içecek üreticilerinden Uludağ İçecek Türk A.Ş., sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda Malatya'da yaklaşık 2,5 milyar TL değerinde yeni bir üretim tesisi kuruyor. Şirket, yatırımın finansmanı için Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası'ndan (EBRD) uzun vadeli yatırım kredisi sağladı. Yeşil dönüşüm ve ileri üretim teknolojileri esas alınarak inşa edilecek tesisin, Doğu Anadolu'nun ekonomik kalkınmasına, istihdamına ve Türkiye'nin sanayi altyapısına önemli katkılar sunması bekleniyor.</strong></p>

<p>114 yılı aşkın sanayi tecrübesine sahip Uludağ İçecek, hayata geçireceği bu stratejik yatırım kapsamında EBRD ile uzun vadeli finansman anlaşmasına imza attı. Uluslararası finans kuruluşundan sağlanan kaynak, şirketin güçlü mali yapısına, kurumsal yönetim anlayışına ve sürdürülebilir büyüme vizyonuna duyulan güvenin önemli bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.</p>

<p><strong>Levent Kömür: "Bu yatırım geleceğe duyulan güvenin göstergesi"</strong></p>

<p>Uludağ İçecek Türk A.Ş. CEO'su Levent Kömür, EBRD'den temin edilen finansmanın yalnızca şirket için değil, Türkiye ekonomisi açısından da önemli bir mesaj taşıdığını belirtti.</p>

<p>Kömür, dünyanın saygın kalkınma finansmanı kuruluşlarından biri olan EBRD'nin projeye destek vermesinin, şirketin finansal gücü, kurumsal yönetim anlayışı ve sürdürülebilir büyüme stratejisinin uluslararası düzeyde kabul gördüğünü ortaya koyduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Malatya'da kurulacak tesisin sadece üretim kapasitesini artıracak bir yatırım olmadığını vurgulayan Kömür, projenin Doğu Anadolu'da üretim, istihdam ve sürdürülebilir kalkınmayı destekleyecek önemli bir merkez haline geleceğini söyledi. Tedarik zinciri, lojistik ve yan sanayilere sağlayacağı katkılar sayesinde Malatya'nın yanı sıra çevre illerin ekonomik gelişimine de ivme kazandıracağını belirten Kömür, ileri üretim teknolojileri, yenilenebilir enerji kullanımı ve uluslararası standartlardaki altyapısıyla tesisin uzun yıllar bölge ve ülke ekonomisine değer katacağını dile getirdi.</p>

<p>114 yılı aşkın köklü geçmişten aldıkları güçle büyüme hedeflerini finansal disiplin, kurumsal yönetim ve çevresel sorumluluk ilkeleriyle birlikte yürüttüklerini kaydeden Kömür, Malatya yatırımının şirketin uzun vadeli büyüme stratejisinin en önemli adımlarından biri olduğunu, gelecekte de benzer yatırımları sürdürmeye kararlı olduklarını ifade etti.</p>

<p><strong>Bölgesel kalkınmaya katkı sağlayacak</strong></p>

<p><img alt="1784789089 E B R D M Z A T R E N" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/1784789089-e-b-r-d-m-z-a-t-r-e-n.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Uludağ İçecek'in Malatya yatırımı, şirketin üretim kapasitesini artırmanın ötesinde bölgesel kalkınmayı destekleyen stratejik bir proje olarak öne çıkıyor. Tesisin faaliyete geçmesiyle birlikte doğrudan ve dolaylı istihdamın artması, yerel tedarik ağının güçlenmesi, lojistik altyapının gelişmesi ve Malatya başta olmak üzere Doğu Anadolu'da ekonomik hareketliliğin hız kazanması hedefleniyor.</p>

<p>Şirket, yatırımın hem kendi büyümesine hem de bölgenin sanayi potansiyeline uzun vadeli katkı sağlayacağını öngörüyor.</p>

<p><strong>Çevreci ve yüksek teknolojili üretim tesisi</strong></p>

<p>Yeni üretim tesisi, en güncel üretim teknolojileriyle donatılarak yüksek verimlilik ve uluslararası kalite standartlarında faaliyet gösterecek şekilde planlandı. Çevresel sürdürülebilirlik anlayışıyla tasarlanan fabrikada enerji verimliliğini artıran sistemlerin yanı sıra çatıya kurulacak Güneş Enerjisi Santrali (GES) sayesinde enerji ihtiyacının önemli bir kısmı yenilenebilir kaynaklardan karşılanacak.</p>

<p>Karbon emisyonunu azaltmayı hedefleyen çevreci yapısıyla tesisin, sürdürülebilir sanayi üretimi açısından örnek yatırımlardan biri olması amaçlanıyor.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/uludag-icecekten-malatyaya-25-milyar-tllik-yatirim</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 13:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/1784789090-soldan-saga-c-e-y-l-n-e-r-b-a-k-a-y-t-e-k-n-elisabetta-falcetti-m-e-r-k-i-z-i-l.jpeg" type="image/jpeg" length="78698"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İnşaat sektöründe toparlanma sınırlı kaldı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/insaat-sektorunde-toparlanma-sinirli-kaldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/insaat-sektorunde-toparlanma-sinirli-kaldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB), inşaat ve bağlantılı imalat ile hizmet sektörlerinin mevcut durumunu ve gelecek beklentilerini ortaya koyan 2026 Haziran Hazır Beton Endeksi raporunu yayımladı. Veriler, haziran ayında sektörün mayıs ayına göre kısmi bir toparlanma gösterdiğini ortaya koyarken, güven ve beklenti göstergelerindeki zayıf seyir temkinli görünümün sürdüğüne işaret etti.</strong></p>

<p>THBB tarafından her ay hazırlanan Hazır Beton Endeksi, üretildikten kısa süre sonra kullanılan hazır betonun inşaat faaliyetlerindeki belirleyici rolü nedeniyle sektörün büyüme eğilimini gösteren öncü göstergeler arasında yer alıyor.</p>

<p>Rapora göre, haziran ayında Beklenti Endeksi'nde görülen iyileşme, Faaliyet Endeksi'ndeki yükselişle desteklenirken, buna bağlı olarak Hazır Beton Endeksi de önceki aya kıyasla daha olumlu bir görünüm sergiledi.</p>

<p>Buna karşın Güven Endeksi, mayıs ayındaki zayıf seyrini haziran ayında da sürdürdü. Endeksin 100 puanlık eşik değerin altında kalması, sektör temsilcilerinin güven algısının henüz istenilen seviyeye ulaşmadığını gösterdi.</p>

<p><img alt="Grafik 1 085617125" class="detail-photo img-fluid" height="537" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/grafik-1-085617125.jpg" width="772" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p><img alt="Grafik 2 085617142" class="detail-photo img-fluid" height="212" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/grafik-2-085617142.jpg" width="768" /></p>

<p>Mayıs ayında resmi tatiller nedeniyle yavaşlayan Faaliyet Endeksi ise haziran ayında toparlanarak 100,1 seviyesine çıktı ve yeniden büyüme bölgesine geçti. Ancak endeksin eşik değerin yalnızca sınırlı ölçüde üzerine çıkması, toparlanmanın henüz güçlü ve kalıcı bir nitelik kazanmadığını ortaya koyuyor.</p>

<p>Beklenti Endeksi de mayıs ayına göre yükselmesine rağmen sektör oyuncularının gelecek döneme ilişkin ihtiyatlı yaklaşımını koruduğunu gösterdi.</p>

<p>Hazır Beton Endeksi de haziran ayında yukarı yönlü hareket etti. Ancak endeksin hâlâ 100 puanın altında bulunması, faaliyetlerdeki iyileşmenin sektörün genel görünümüne ve güven ortamına tam anlamıyla yansımadığını gösteriyor.</p>

<p>Geçen yılın aynı dönemiyle karşılaştırıldığında ise farklı bir tablo öne çıktı. Faaliyet Endeksi yüzde 0,8 artışla en güçlü performansı sergileyerek sektördeki fiili hareketliliğin arttığını ortaya koydu. Hazır Beton Endeksi de yüzde 0,1'lik sınırlı yükselişle pozitif bölgede yer aldı. Buna karşılık Güven Endeksi yüzde 0,3, Beklenti Endeksi ise yüzde 0,1 gerileyerek ekonomik görünüme yönelik temkinli yaklaşımın devam ettiğini gösterdi.</p>

<p>2026 yılının ikinci çeyreğinin sonunda açıklanan veriler, sektörün yıllık bazda ılımlı bir toparlanma sürecinde olduğunu ortaya koyuyor. Faaliyet tarafındaki canlanmaya rağmen güven ve beklenti göstergelerindeki zayıf seyir, toparlanmanın henüz tüm göstergelere yayılmadığını gösteriyor.</p>

<p>Raporu değerlendiren THBB Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Yavuz Işık</strong>, haziran ayında faaliyetlerde yıllık bazda iyileşme görülmesine rağmen güven ve beklenti göstergelerindeki gerilemenin sektörün temkinli duruşunu sürdürdüğünü belirtti.</p>

<p>İnşaat sektörünün genel görünümüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Işık, 2026 Temmuz ayı itibarıyla dezenflasyon sürecinin sektöre olumlu katkı sağladığını ancak yüksek finansman maliyetleri ile krediye erişimde yaşanan sıkı koşulların özel sektör yatırımları ve konut talebini baskılamaya devam ettiğini ifade etti.</p>

<p>Deprem bölgesindeki yeniden inşa çalışmaları, kentsel dönüşüm projeleri ve kamu altyapı yatırımlarının sektörü destekleyen başlıca unsurlar olduğunu vurgulayan Işık, maliyet baskılarındaki azalmanın olumlu etkilerine rağmen toparlanmanın dengeli ve kademeli ilerlediğini söyledi. Işık, önümüzdeki dönemde inşaat sektöründeki büyümenin sürdürülebilirliğinin ise enflasyondaki düşüşün devam etmesine, kredi koşullarının normalleşmesine ve para politikasında atılabilecek olası gevşeme adımlarına bağlı olacağını kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/insaat-sektorunde-toparlanma-sinirli-kaldi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 13:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/t-h-b-b-baskani-yavuz-isik-new-1-085617716.jpg" type="image/jpeg" length="71653"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Address Istanbul, Misafir Deneyimini Yeni Dokunuşlarla Zenginleştiriyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/address-istanbul-misafir-deneyimini-yeni-dokunuslarla-zenginlestiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/address-istanbul-misafir-deneyimini-yeni-dokunuslarla-zenginlestiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Address Istanbul, sunduğu hizmetleri yeni dokunuşlarla zenginleştiriyor. The Restaurant ve The Lounge'un yenilenen menüleri, zarif sunumuyla öne çıkan Çay Saati Deneyimi ve otelin 8. katında hizmete açılan yeni Club Lounge, misafirlere günün farklı anlarına eşlik eden ayrıcalıklı seçenekler sunuyor.</strong></p>

<p>Lüks konaklama anlayışını gastronomi ve yaşam tarzı deneyimleriyle buluşturan Address Istanbul, gastronomiden konfora uzanan yenilikleriyle misafirlerine bütünsel bir deneyim vadediyor. Anadolu'nun köklü mutfak mirasını Doğu Akdeniz'in canlı lezzetleriyle buluşturan <strong>The Restaurant</strong>'ın yeni menüsü, klasik çay saati geleneğine getirilen rafine yorum ve konforlu çalışma ile dinlenme alanları, özenle hazırlanan ikramları ve ayrıcalıklı hizmet anlayışıyla öne çıkan Club Lounge deneyimi, otelin seçkin yaşam tarzı anlayışını bir üst seviyeye taşıyor.</p>

<p><strong>Anadolu'dan Doğu Akdeniz'e Uzanan Yeni Bir Lezzet Yolculuğu</strong></p>

<p>The Restaurant'ın yenilenen menüsü, Anadolu'nun köklü mutfak mirasını Doğu Akdeniz'in canlı tatlarıyla modern bir yorumda buluşturuyor. Yerel üreticiler ve güvenilir tedarikçilerle kurulan iş birliklerinden beslenen seçki; mevsimsel ürünleri, toprağın ve denizin sunduğu tatları çağdaş teknikler ve zarif sunumlarla sofraya taşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="The Restaurant 3 091558136 2" class="detail-photo img-fluid" height="2048" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/the-restaurant-3-091558136-2.jpg" width="1537" /></p>

<p></p>

<p><img alt="The Restaurant 4 091558947 2" class="detail-photo img-fluid" height="2048" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/the-restaurant-4-091558947-2.jpg" width="1537" /></p>

<p>Geleneksel tariflerin yaratıcı dokunuşlarla yeniden yorumlandığı menüde deniz ürünleri, yerel ürünler ve vejetaryen seçenekler uyumlu bir bütün oluşturuyor. The Restaurant, her tabağın ait olduğu coğrafyanın hikâyesini yansıttığı rafine bir gastronomi deneyimi sunuyor</p>

<p><strong>The Lounge'da Günün Her Anına Eşlik Eden Tatlar</strong></p>

<p><img alt="Club Lounge 2 091602232 2" class="detail-photo img-fluid" height="2048" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/club-lounge-2-091602232-2.jpg" width="1537" /></p>

<p>The Lounge'un yenilenen menüsü; kahve molalarından iş görüşmelerine, gün içindeki kısa buluşmalardan keyifli akşam yemeklerine kadar farklı anlara uyum sağlayan zengin bir seçki sunuyor. Özenle hazırlanan menü, modern sunum anlayışıyla günün farklı saatlerine eşlik ediyor.</p>

<p>Hafif başlangıçlardan salata ve sandviçlere, ana yemeklerden tatlılara uzanan seçki, farklı damak zevklerine hitap ediyor. Özenle seçilen çay ve kahvelerin de tamamladığı The Lounge, rahat ve sofistike atmosferiyle şehrin temposuna keyifli bir mola vermek isteyenler için gün boyu ayrıcalıklı bir buluşma noktası sunuyor.</p>

<p><strong>Klasik Çay Saati Geleneğine Zarif Bir Yorum</strong></p>

<p>The Lounge ve The Restaurant'ta sunulan Çay Saati Deneyimi, klasik çay saatini Address Istanbul'un rafine sunum anlayışıyla yeniden yorumluyor. Özenle hazırlanan tuzlu sandviçler, tatlılar ve geleneksel İngiliz çöreklerinden oluşan seçki; kaymak, mevsimsel reçeller çay ve kahve eşliğinde servis ediliyor.</p>

<p>Keyifli sohbetlere ve özel buluşmalara zarif bir atmosfer sunan Çay Saati Deneyimi için 24 saat önceden rezervasyon yaptırılması gerekiyor.</p>

<p><strong>Sekizinci Katta Yeni Bir Ayrıcalık: Club Lounge</strong></p>

<p>Address Istanbul'un 8. katında hizmete açılan yeni Club Lounge, seçkin misafirler için konfor, işlevsellik ve ayrıcalıklı hizmet anlayışını aynı alanda buluşturuyor. Konforlu çalışma alanları ve günün farklı saatlerinde sunulan ikramlarıyla Club Lounge; çalışmak, dinlenmek veya günün temposuna kısa bir ara vermek isteyen misafirlere sakin ve özenli bir atmosfer vadediyor.</p>

<p>Yenilenen menüleri, Çay Saati Deneyimi ve yeni Club Lounge alanıyla Address Istanbul, misafirlerini lezzet, konfor ve özenli hizmetle şekillenen yeniliklerini keşfetmeye davet ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/address-istanbul-misafir-deneyimini-yeni-dokunuslarla-zenginlestiriyor</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 13:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/a-r-e.png" type="image/jpeg" length="29100"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Egeli yaş meyve sebze ihracatından ilk yarıda 572 milyon dolarlık katkı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/egeli-yas-meyve-sebze-ihracatindan-ilk-yarida-572-milyon-dolarlik-katki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/egeli-yas-meyve-sebze-ihracatindan-ilk-yarida-572-milyon-dolarlik-katki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Narenciye, incir, üzüm, salça ve turşu başta olmak üzere yüzü aşkın ürünü dünyanın dört bir yanına ulaştıran Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, 2026 yılının ilk altı ayında ihracatını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2 artırarak 572 milyon dolara çıkardı.</strong></p>

<p>Birlik, yeni dönemde ihracat ağını genişletmek amacıyla Japonya ve Güney Kore'ye sektörel ticaret heyeti düzenlemeye hazırlanırken, Çin pazarının Türk kirazına yeniden açılması yönündeki süreci de yakından takip ediyor.</p>

<p>Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, 2025'in sektör açısından başarılı geçtiğini belirterek, Birlik üyelerinin geçen yıl 128 ülkeye toplam 1 milyar 231 milyon dolarlık yaş meyve, sebze ve mamulleri ihracatı gerçekleştirdiğini söyledi.</p>

<p>Elde edilen sonuçlarla Ege Bölgesi'nde bitkisel ürün ihracatındaki liderliklerini sürdürdüklerini ifade eden Balık, Türkiye'nin yaş meyve sebze ve mamulleri ihracatının yaklaşık yüzde 20'sinin Birlik üyeleri tarafından gerçekleştirildiğini vurguladı.</p>

<p>Narenciyeden incire, üzümden salça ve turşuya kadar geniş bir ürün yelpazesini dünya pazarlarına ulaştırdıklarını dile getiren Balık, bu başarının hem Ege'nin üretim gücünü hem de ihracatçıların uluslararası pazarlardaki rekabetçiliğini ortaya koyduğunu belirterek, üretimden ihracata kadar zincirin tüm halkalarına teşekkür etti.</p>

<p><strong>İlk yarıda ihracat 572 milyon dolara yükseldi</strong></p>

<p><img alt="E İ B B B B-1" class="detail-photo img-fluid" height="821" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/e-i-b-b-b-b-1.png" width="1352" /></p>

<p>2026 yılına da güçlü bir giriş yaptıklarını kaydeden Cengiz Balık, 2025'in Ocak-Haziran döneminde 559 milyon dolar olan ihracatın bu yılın aynı döneminde 572 milyon dolara yükseldiğini söyledi.</p>

<p>Küresel ekonomide yaşanan belirsizliklere ve lojistikteki zorluklara rağmen büyümenin devam ettiğine dikkat çeken Balık, bunun sektörün dayanıklılığını gösterdiğini ifade etti.</p>

<p>İlk altı aylık dönemde yaş meyve ve sebze grubunda en fazla ihraç edilen ürünlerin kiraz, domates, mandalina ve şeftali olduğunu belirten Balık, meyve sebze mamullerinde ise kuru domates, kornişon turşusu, biber turşusu, sebze konserveleri ve elma suyunun ihracatta öne çıktığını söyledi. Özellikle kirazın kalite ve pazar çeşitliliği sayesinde dünya pazarlarında güçlü bir konuma ulaştığını dile getirdi.</p>

<p><strong>En büyük pazarlar Almanya ve ABD</strong></p>

<p>Balık, ihracatta ilk beş ülkenin Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Rusya, İngiltere ve Hollanda olduğunu belirterek, bu tablonun hem geleneksel pazarlardaki güçlü konumlarını koruduklarını hem de uzak pazarlarda kalıcı bir yer edinmeye başladıklarını gösterdiğini söyledi.</p>

<p>Pazar çeşitlendirme çalışmaları kapsamında fuar ve ticaret heyeti organizasyonlarına aralıksız devam ettiklerini ifade eden Balık, UR-GE projeleri kapsamında İngiltere, Norveç ve Kanada'ya ticaret heyetleri düzenlediklerini, Turkish Tastes Turquality Projesi ile de Türk ürünlerinin ABD'de daha görünür hale gelmesi için yoğun tanıtım faaliyetleri yürüttüklerini kaydetti.</p>

<p><strong>Uzak Doğu atağı Japonya ve Güney Kore ile sürecek</strong></p>

<p>Bir sonraki büyüme hedeflerinin Uzak Doğu olduğunu belirten Balık, 20-29 Kasım 2026 tarihlerinde Japonya ve Güney Kore'ye sektörel ticaret heyeti düzenleyeceklerini açıkladı.</p>

<p>Bu iki ülkede yüksek kaliteli ürün talebinin güçlü olduğuna işaret eden Balık, heyet kapsamında üyelerin potansiyel alıcılarla ikili iş görüşmeleri gerçekleştireceğini ve Türk ürünlerinin tanıtımının yapılacağını söyledi. Uzak Doğu'da kalıcı bir ticaret ağı oluşturmayı sektörün uzun vadeli büyüme stratejisinin önemli bir parçası olarak gördüklerini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Çin'de kiraz ihracatı için beklenti sürüyor</strong></p>

<p>Cengiz Balık, Çin'e kiraz ihracatının yeniden başlamasına yönelik yürütülen çalışmalar hakkında da bilgi verdi.</p>

<p>Çin Halk Cumhuriyeti Gümrükler Genel İdaresi'nden teknik uzmanların 22-28 Haziran 2026 tarihlerinde Türkiye'ye gelerek kiraz bahçeleri, paketleme tesisleri ile soğuk işlem ve fumigasyon merkezlerinde incelemelerde bulunduğunu belirten Balık, heyete üretim süreci, izlenebilirlik sistemi ve gıda güvenliği uygulamalarının ayrıntılı şekilde tanıtıldığını söyledi.</p>

<p>Hazırlanacak teknik raporun ardından Çin'in Türk kirazına yeniden ithalat izni vermesini beklediklerini ifade eden Balık, yılda yaklaşık 600 bin ton kiraz ithal eden Çin pazarının yeniden açılmasının Türk kirazı için önemli bir dönüm noktası olacağını ve sektöre yeni ihracat fırsatları kazandıracağını dile getirdi.</p>

<p>Balık, elde edilen başarının üreticiden ihracatçıya kadar tüm sektör paydaşlarının ortak emeği olduğunu belirterek, Birlik üyelerine, çalışanlara, Ticaret Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı başta olmak üzere destek veren tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/egeli-yas-meyve-sebze-ihracatindan-ilk-yarida-572-milyon-dolarlik-katki</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 13:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/a-d-o-b-e-e-e.png" type="image/jpeg" length="67810"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mücevherde Altın Kotası İhracatı Vurdu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/mucevherde-altin-kotasi-ihracati-vurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/mucevherde-altin-kotasi-ihracati-vurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye'nin dünya mücevher üretimindeki güçlü konumuna rağmen, altın ithalatına uygulanan kota sistemi sektörün ihracat performansını olumsuz etkilemeye devam ediyor. Mücevher İhracatçıları Birliği (MİB) verilerine göre, 2026 yılının ilk altı ayında sektör ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 33 gerilerken, işlenmiş altın mücevher ihracatındaki düşüş yüzde 62'ye ulaştı. Mücevher İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Özcan, ihracattaki sert gerilemenin temel nedeninin altın ithalatına uygulanan kota sistemi olduğunu belirterek, sektörün yalnızca maliyet baskısıyla değil, uluslararası pazarlarda oluşan güven kaybıyla da karşı karşıya olduğunu söyledi.</strong></p>

<p>Dünya mücevher üretiminde Hindistan ve İtalya'nın ardından üçüncü sırada yer alan Türkiye, son iki yılda ihracatta önemli bir ivme kaybı yaşadı. 2025 yılında 7,9 milyar dolarlık ihracat gerçekleştiren sektör, 2026 yılının ilk yarısında 2,9 milyar dolarda kaldı. Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre mücevher sektörü, yılın ilk altı ayında ihracatı en fazla gerileyen sektör olarak kayıtlara geçti.</p>

<p><strong>"Altın Fiyatındaki Fark Rekabet Gücümüzü Yok Ediyor"</strong><br />
İhracattaki düşüşün temel nedeninin 2023 yılında cari açığı azaltmak amacıyla uygulamaya alınan altın ithalat kotası olduğunu ifade eden MİB Başkanı Mustafa Özcan, kota nedeniyle Türkiye'deki altın fiyatı ile uluslararası piyasalardaki fiyat arasında ciddi farklar oluştuğunu belirtti.</p>

<p>Özcan, yaşanan maliyet baskısının sektörü doğrudan etkilediğini belirterek, "Mücevher sektörü kilogram başına ortalama 4 bin 500 dolar işçilik katma değeri üretiyor. Buna karşılık kota nedeniyle altının kilogram fiyatında zaman zaman 15 bin dolara varan farklar oluştu. Böyle bir maliyet farkını uluslararası alıcıya anlatmanız mümkün değil. Dünya piyasasında aynı ürünü daha uygun maliyetle temin edebilen müşteriler doğal olarak başka ülkelere yöneliyor." dedi.</p>

<p><strong>Belirsizlik, Müşterileri Rakip Ülkelere Yönlendiriyor</strong><br />
Altın fiyat farkının son dönemde azalmasına rağmen ihracattaki gerilemenin sürdüğünü belirten Özcan, asıl sorunun kota uygulamasının yarattığı öngörülemezlik olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Uluslararası alıcıların sipariş verirken teslim tarihindeki maliyeti hesaplayamadığını vurgulayan Özcan, bunun uzun yıllar emek verilerek oluşturulan ticari ilişkileri zedelediğini söyledi.</p>

<p>"Bugün fiyat farkı olmayabilir ancak müşteri sipariş verdiğinde 45 gün sonra hangi maliyetle karşılaşacağını bilmiyor. Bu belirsizlik nedeniyle siparişlerini Çin'e, İtalya'ya veya Endonezya'ya kaydırıyor. Uluslararası ticarette süreklilik çok önemli. Bir müşteri Türkiye'den uzaklaştığında, fiyatlar normale dönse bile onu yeniden kazanmak kolay olmuyor."</p>

<p><strong>Net İhracatçı Konumundan İthalatçı Konumuna</strong><br />
Cari açığı azaltmak amacıyla uygulanan kota sisteminin hedeflenen sonucu vermediğini belirten Özcan, ithalatın düşmek yerine arttığına dikkat çekti.</p>

<p>2021 yılında yaklaşık 700 milyon dolar seviyesinde olan bitmiş takı ithalatının 2024 yılında 6,6 milyar dolara yükseldiğini ifade eden Özcan, Türkiye'nin geçmişte net ihracatçı konumundayken bugün ithalatçı konuma gerilediğini söyledi.</p>

<p>Sektörün yeniden güç kazanabilmesi için ham maddeye erişimin öngörülebilir hale gelmesi gerektiğini vurgulayan Özcan, üretim süreçlerinde yaşanan diğer sorunlara da dikkat çekti.</p>

<p>DİR ve Operasyonel Süreçler Üretimi Yavaşlatıyor<br />
Altın kotasının yanı sıra Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamında yaşanan kısıtlamaların da üretim süreçlerini olumsuz etkilediğini belirten Mustafa Özcan, mevcut uygulamaların ihracatçının rekabet gücünü zayıflattığını söyledi.</p>

<p>"Üretimi doğrudan etkileyen Dahilde İşleme Rejimi tarafında da büyük engellerle karşılaşıyoruz; aylık altın ithalatında kapasite kısıtlamaları bulunuyor, mevcut kapasiteler kullandırılamıyor ve ithalat öncesi gümrüklerden izin alma zorunluluğu gibi süreçler işimizi yavaşlatıyor. Operasyonel tarafta ise ürünlerin ayar raporu için Darphane'ye sevk edilmesi mecburiyeti, özel ayar evi raporlarının kabul edilmemesi ve hatta ATA Karnesi ile yurt dışına götürülen ürünlerden dahi ayar raporu istenmesi büyük bir vakit ve maliyet kaybı yaratıyor."</p>

<p>"20 Milyar Dolarlık İhracat Potansiyelimiz Var"<br />
Türk mücevher sektörünün güçlü üretim altyapısı, tasarım kabiliyeti ve yüksek katma değerli üretimiyle dünya pazarlarında önemli bir konuma sahip olduğunu belirten Özcan, yapısal sorunların çözülmesi halinde sektörün çok daha yüksek ihracat rakamlarına ulaşabileceğini ifade etti.</p>

<p>"Bugün dünyanın en büyük üçüncü mücevher üreticisiyiz. Mücevher sektörü kilogram başına ortalama 4 bin 500 dolar işçilik değeriyle Türkiye'nin en yüksek katma değer oluşturan sektörlerinden biridir. Göbeklitepe'den Çemberlitaş'a uzanan 10 bin yıllık bir geçmişin mirasını taşıyoruz. Önümüzdeki dört yıl için öncelikli hedefimizi, sektörde yaşanan ihracat düşüşünü tersine çevirmek ve üretim ile ihracatta Hindistan ve İtalya'nın ardından üçüncü büyük ülke konumumuzu kalıcı hale getirmek olarak belirledik. Kaybettiğimiz net ihracatçı unvanını geri kazanmak istiyoruz."</p>

<p>Özcan, sektörün önündeki yapısal engellerin kaldırılması halinde ihracatta çok daha yüksek rakamlara ulaşılabileceğini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>"Yol haritamızın ana hatlarını; ithalat kotaları, DİR kısıtlamaları ve vergi yükleri gibi darboğazları kamu otoriteleriyle koordineli çalışarak aşmak oluşturuyor. En büyük gücümüz olan 250 binin üzerindeki istihdamımızı koruyarak sektörümüzü hak ettiği zirveye tekrar taşıyacağız. Altın ithalatındaki kota başta olmak üzere üretimi ve ihracatı zorlaştıran yapısal engellerin kaldırılması halinde sektörümüzün 20 milyar dolarlık ihracat hedefine ulaşabilecek potansiyele sahip olduğuna inanıyoruz."</p>

<p>Altın Esaslı Muhasebe Talebi<br />
Sektörün finansal yapısının korunabilmesi için "Altın Esaslı Muhasebe" sistemine geçilmesinin kritik önem taşıdığını ifade eden Özcan, mevcut muhasebe sisteminin şirket sermayelerini erittiğini dile getirdi.</p>

<p>"Şu anki düzende, altındaki kur veya enflasyon kaynaklı değer artışı 'kâr' olarak görülüp üzerinden vergilendirme yapılıyor, bu da şirketlerimizin fiziki sermayesini doğrudan eritiyor. Destekler konusunda ise mücevher sektörünün döviz dönüşüm desteğinden çıkarıldığını görüyoruz. Sektörün yeniden motive edilmesi ve sermayesinin korunması için altın esaslı muhasebenin yasalaşması ve kaldırılan döviz dönüşüm desteklerinin yeniden ihracatçılara sunulması en etkili çözüm olacaktır."</p>

<p>Mücevher İhracatçıları Birliği, altın ithalat kotasının gözden geçirilmesi, Dahilde İşleme Rejimi'ndeki kısıtlamaların kaldırılması ve sektörün finansal yapısını güçlendirecek düzenlemelerin hayata geçirilmesiyle Türkiye'nin yeniden küresel mücevher ticaretinde güçlü bir ihracatçı konumuna ulaşabileceğini vurguluyor.</p>

<p>Mücevher İhracatında Alarm Zilleri: Altın Kotası Sektörün Rekabet Gücünü Zayıflatıyor<br />
Türkiye'nin dünya mücevher üretimindeki güçlü konumuna rağmen, altın ithalatına uygulanan kota sistemi sektörün ihracat performansını olumsuz etkilemeye devam ediyor. Mücevher İhracatçıları Birliği (MİB) verilerine göre, 2026 yılının ilk altı ayında sektör ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 33 gerilerken, işlenmiş altın mücevher ihracatındaki düşüş yüzde 62'ye ulaştı. Mücevher İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Özcan, ihracattaki sert gerilemenin temel nedeninin altın ithalatına uygulanan kota sistemi olduğunu belirterek, sektörün yalnızca maliyet baskısıyla değil, uluslararası pazarlarda oluşan güven kaybıyla da karşı karşıya olduğunu söyledi.</p>

<p>İhracatta Sert Düşüş Yaşandı<br />
Dünya mücevher üretiminde Hindistan ve İtalya'nın ardından üçüncü sırada yer alan Türkiye, son iki yılda ihracatta önemli bir ivme kaybı yaşadı. 2025 yılında 7,9 milyar dolarlık ihracat gerçekleştiren sektör, 2026 yılının ilk yarısında 2,9 milyar dolarda kaldı.</p>

<p>Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre mücevher sektörü, yılın ilk altı ayında ihracatı en fazla gerileyen sektör olarak kayıtlara geçti.</p>

<p>"Altın Fiyatındaki Fark Rekabet Gücümüzü Yok Ediyor"<br />
İhracattaki düşüşün temel nedeninin 2023 yılında cari açığı azaltmak amacıyla uygulamaya alınan altın ithalat kotası olduğunu ifade eden MİB Başkanı Mustafa Özcan, kota nedeniyle Türkiye'deki altın fiyatı ile uluslararası piyasalardaki fiyat arasında ciddi farklar oluştuğunu belirtti.</p>

<p>Özcan, yaşanan maliyet baskısının sektörü doğrudan etkilediğini belirterek şunları söyledi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Mücevher sektörü kilogram başına ortalama 4 bin 500 dolar işçilik katma değeri üretiyor. Buna karşılık kota nedeniyle altının kilogram fiyatında zaman zaman 15 bin dolara varan farklar oluştu. Böyle bir maliyet farkını uluslararası alıcıya anlatmanız mümkün değil. Dünya piyasasında aynı ürünü daha uygun maliyetle temin edebilen müşteriler doğal olarak başka ülkelere yöneliyor."</p>

<p>Belirsizlik, Müşterileri Rakip Ülkelere Yönlendiriyor<br />
Altın fiyat farkının son dönemde azalmasına rağmen ihracattaki gerilemenin sürdüğünü belirten Özcan, asıl sorunun kota uygulamasının yarattığı öngörülemezlik olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Uluslararası alıcıların sipariş verirken teslim tarihindeki maliyeti hesaplayamadığını vurgulayan Özcan, bunun uzun yıllar emek verilerek oluşturulan ticari ilişkileri zedelediğini söyledi.</p>

<p>"Bugün fiyat farkı olmayabilir ancak müşteri sipariş verdiğinde 45 gün sonra hangi maliyetle karşılaşacağını bilmiyor. Bu belirsizlik nedeniyle siparişlerini Çin'e, İtalya'ya veya Endonezya'ya kaydırıyor. Uluslararası ticarette süreklilik çok önemli. Bir müşteri Türkiye'den uzaklaştığında, fiyatlar normale dönse bile onu yeniden kazanmak kolay olmuyor."</p>

<p>Net İhracatçı Konumundan İthalatçı Konumuna<br />
Cari açığı azaltmak amacıyla uygulanan kota sisteminin hedeflenen sonucu vermediğini belirten Özcan, ithalatın düşmek yerine arttığına dikkat çekti.</p>

<p>2021 yılında yaklaşık 700 milyon dolar seviyesinde olan bitmiş takı ithalatının 2024 yılında 6,6 milyar dolara yükseldiğini ifade eden Özcan, Türkiye'nin geçmişte net ihracatçı konumundayken bugün ithalatçı konuma gerilediğini söyledi.</p>

<p>Sektörün yeniden güç kazanabilmesi için ham maddeye erişimin öngörülebilir hale gelmesi gerektiğini vurgulayan Özcan, üretim süreçlerinde yaşanan diğer sorunlara da dikkat çekti.</p>

<p>DİR ve Operasyonel Süreçler Üretimi Yavaşlatıyor<br />
Altın kotasının yanı sıra Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamında yaşanan kısıtlamaların da üretim süreçlerini olumsuz etkilediğini belirten Mustafa Özcan, mevcut uygulamaların ihracatçının rekabet gücünü zayıflattığını söyledi.</p>

<p>"Üretimi doğrudan etkileyen Dahilde İşleme Rejimi tarafında da büyük engellerle karşılaşıyoruz; aylık altın ithalatında kapasite kısıtlamaları bulunuyor, mevcut kapasiteler kullandırılamıyor ve ithalat öncesi gümrüklerden izin alma zorunluluğu gibi süreçler işimizi yavaşlatıyor. Operasyonel tarafta ise ürünlerin ayar raporu için Darphane'ye sevk edilmesi mecburiyeti, özel ayar evi raporlarının kabul edilmemesi ve hatta ATA Karnesi ile yurt dışına götürülen ürünlerden dahi ayar raporu istenmesi büyük bir vakit ve maliyet kaybı yaratıyor."</p>

<p>"20 Milyar Dolarlık İhracat Potansiyelimiz Var"<br />
Türk mücevher sektörünün güçlü üretim altyapısı, tasarım kabiliyeti ve yüksek katma değerli üretimiyle dünya pazarlarında önemli bir konuma sahip olduğunu belirten Özcan, yapısal sorunların çözülmesi halinde sektörün çok daha yüksek ihracat rakamlarına ulaşabileceğini ifade etti.</p>

<p>"Bugün dünyanın en büyük üçüncü mücevher üreticisiyiz. Mücevher sektörü kilogram başına ortalama 4 bin 500 dolar işçilik değeriyle Türkiye'nin en yüksek katma değer oluşturan sektörlerinden biridir. Göbeklitepe'den Çemberlitaş'a uzanan 10 bin yıllık bir geçmişin mirasını taşıyoruz. Önümüzdeki dört yıl için öncelikli hedefimizi, sektörde yaşanan ihracat düşüşünü tersine çevirmek ve üretim ile ihracatta Hindistan ve İtalya'nın ardından üçüncü büyük ülke konumumuzu kalıcı hale getirmek olarak belirledik. Kaybettiğimiz net ihracatçı unvanını geri kazanmak istiyoruz."</p>

<p>Özcan, sektörün önündeki yapısal engellerin kaldırılması halinde ihracatta çok daha yüksek rakamlara ulaşılabileceğini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>"Yol haritamızın ana hatlarını; ithalat kotaları, DİR kısıtlamaları ve vergi yükleri gibi darboğazları kamu otoriteleriyle koordineli çalışarak aşmak oluşturuyor. En büyük gücümüz olan 250 binin üzerindeki istihdamımızı koruyarak sektörümüzü hak ettiği zirveye tekrar taşıyacağız. Altın ithalatındaki kota başta olmak üzere üretimi ve ihracatı zorlaştıran yapısal engellerin kaldırılması halinde sektörümüzün 20 milyar dolarlık ihracat hedefine ulaşabilecek potansiyele sahip olduğuna inanıyoruz."</p>

<p>Altın Esaslı Muhasebe Talebi<br />
Sektörün finansal yapısının korunabilmesi için "Altın Esaslı Muhasebe" sistemine geçilmesinin kritik önem taşıdığını ifade eden Özcan, mevcut muhasebe sisteminin şirket sermayelerini erittiğini dile getirdi.</p>

<p>"Şu anki düzende, altındaki kur veya enflasyon kaynaklı değer artışı 'kâr' olarak görülüp üzerinden vergilendirme yapılıyor, bu da şirketlerimizin fiziki sermayesini doğrudan eritiyor. Destekler konusunda ise mücevher sektörünün döviz dönüşüm desteğinden çıkarıldığını görüyoruz. Sektörün yeniden motive edilmesi ve sermayesinin korunması için altın esaslı muhasebenin yasalaşması ve kaldırılan döviz dönüşüm desteklerinin yeniden ihracatçılara sunulması en etkili çözüm olacaktır."</p>

<p>Mücevher İhracatçıları Birliği, altın ithalat kotasının gözden geçirilmesi, Dahilde İşleme Rejimi'ndeki kısıtlamaların kaldırılması ve sektörün finansal yapısını güçlendirecek düzenlemelerin hayata geçirilmesiyle Türkiye'nin yeniden küresel mücevher ticaretinde güçlü bir ihracatçı konumuna ulaşabileceğini vurguluyor.</p>

<p>Mücevher İhracatında Alarm Zilleri: Altın Kotası Sektörün Rekabet Gücünü Zayıflatıyor<br />
Türkiye'nin dünya mücevher üretimindeki güçlü konumuna rağmen, altın ithalatına uygulanan kota sistemi sektörün ihracat performansını olumsuz etkilemeye devam ediyor. Mücevher İhracatçıları Birliği (MİB) verilerine göre, 2026 yılının ilk altı ayında sektör ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 33 gerilerken, işlenmiş altın mücevher ihracatındaki düşüş yüzde 62'ye ulaştı. Mücevher İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Özcan, ihracattaki sert gerilemenin temel nedeninin altın ithalatına uygulanan kota sistemi olduğunu belirterek, sektörün yalnızca maliyet baskısıyla değil, uluslararası pazarlarda oluşan güven kaybıyla da karşı karşıya olduğunu söyledi.</p>

<p>İhracatta Sert Düşüş Yaşandı<br />
Dünya mücevher üretiminde Hindistan ve İtalya'nın ardından üçüncü sırada yer alan Türkiye, son iki yılda ihracatta önemli bir ivme kaybı yaşadı. 2025 yılında 7,9 milyar dolarlık ihracat gerçekleştiren sektör, 2026 yılının ilk yarısında 2,9 milyar dolarda kaldı.</p>

<p>Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre mücevher sektörü, yılın ilk altı ayında ihracatı en fazla gerileyen sektör olarak kayıtlara geçti.</p>

<p>"Altın Fiyatındaki Fark Rekabet Gücümüzü Yok Ediyor"<br />
İhracattaki düşüşün temel nedeninin 2023 yılında cari açığı azaltmak amacıyla uygulamaya alınan altın ithalat kotası olduğunu ifade eden MİB Başkanı Mustafa Özcan, kota nedeniyle Türkiye'deki altın fiyatı ile uluslararası piyasalardaki fiyat arasında ciddi farklar oluştuğunu belirtti.</p>

<p>Özcan, yaşanan maliyet baskısının sektörü doğrudan etkilediğini belirterek şunları söyledi:</p>

<p>"Mücevher sektörü kilogram başına ortalama 4 bin 500 dolar işçilik katma değeri üretiyor. Buna karşılık kota nedeniyle altının kilogram fiyatında zaman zaman 15 bin dolara varan farklar oluştu. Böyle bir maliyet farkını uluslararası alıcıya anlatmanız mümkün değil. Dünya piyasasında aynı ürünü daha uygun maliyetle temin edebilen müşteriler doğal olarak başka ülkelere yöneliyor."</p>

<p>Belirsizlik, Müşterileri Rakip Ülkelere Yönlendiriyor<br />
Altın fiyat farkının son dönemde azalmasına rağmen ihracattaki gerilemenin sürdüğünü belirten Özcan, asıl sorunun kota uygulamasının yarattığı öngörülemezlik olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Uluslararası alıcıların sipariş verirken teslim tarihindeki maliyeti hesaplayamadığını vurgulayan Özcan, bunun uzun yıllar emek verilerek oluşturulan ticari ilişkileri zedelediğini söyledi.</p>

<p>"Bugün fiyat farkı olmayabilir ancak müşteri sipariş verdiğinde 45 gün sonra hangi maliyetle karşılaşacağını bilmiyor. Bu belirsizlik nedeniyle siparişlerini Çin'e, İtalya'ya veya Endonezya'ya kaydırıyor. Uluslararası ticarette süreklilik çok önemli. Bir müşteri Türkiye'den uzaklaştığında, fiyatlar normale dönse bile onu yeniden kazanmak kolay olmuyor."</p>

<p>Net İhracatçı Konumundan İthalatçı Konumuna<br />
Cari açığı azaltmak amacıyla uygulanan kota sisteminin hedeflenen sonucu vermediğini belirten Özcan, ithalatın düşmek yerine arttığına dikkat çekti.</p>

<p>2021 yılında yaklaşık 700 milyon dolar seviyesinde olan bitmiş takı ithalatının 2024 yılında 6,6 milyar dolara yükseldiğini ifade eden Özcan, Türkiye'nin geçmişte net ihracatçı konumundayken bugün ithalatçı konuma gerilediğini söyledi.</p>

<p>Sektörün yeniden güç kazanabilmesi için ham maddeye erişimin öngörülebilir hale gelmesi gerektiğini vurgulayan Özcan, üretim süreçlerinde yaşanan diğer sorunlara da dikkat çekti.</p>

<p>DİR ve Operasyonel Süreçler Üretimi Yavaşlatıyor<br />
Altın kotasının yanı sıra Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamında yaşanan kısıtlamaların da üretim süreçlerini olumsuz etkilediğini belirten Mustafa Özcan, mevcut uygulamaların ihracatçının rekabet gücünü zayıflattığını söyledi.</p>

<p>"Üretimi doğrudan etkileyen Dahilde İşleme Rejimi tarafında da büyük engellerle karşılaşıyoruz; aylık altın ithalatında kapasite kısıtlamaları bulunuyor, mevcut kapasiteler kullandırılamıyor ve ithalat öncesi gümrüklerden izin alma zorunluluğu gibi süreçler işimizi yavaşlatıyor. Operasyonel tarafta ise ürünlerin ayar raporu için Darphane'ye sevk edilmesi mecburiyeti, özel ayar evi raporlarının kabul edilmemesi ve hatta ATA Karnesi ile yurt dışına götürülen ürünlerden dahi ayar raporu istenmesi büyük bir vakit ve maliyet kaybı yaratıyor."</p>

<p>"20 Milyar Dolarlık İhracat Potansiyelimiz Var"<br />
Türk mücevher sektörünün güçlü üretim altyapısı, tasarım kabiliyeti ve yüksek katma değerli üretimiyle dünya pazarlarında önemli bir konuma sahip olduğunu belirten Özcan, yapısal sorunların çözülmesi halinde sektörün çok daha yüksek ihracat rakamlarına ulaşabileceğini ifade etti.</p>

<p>"Bugün dünyanın en büyük üçüncü mücevher üreticisiyiz. Mücevher sektörü kilogram başına ortalama 4 bin 500 dolar işçilik değeriyle Türkiye'nin en yüksek katma değer oluşturan sektörlerinden biridir. Göbeklitepe'den Çemberlitaş'a uzanan 10 bin yıllık bir geçmişin mirasını taşıyoruz. Önümüzdeki dört yıl için öncelikli hedefimizi, sektörde yaşanan ihracat düşüşünü tersine çevirmek ve üretim ile ihracatta Hindistan ve İtalya'nın ardından üçüncü büyük ülke konumumuzu kalıcı hale getirmek olarak belirledik. Kaybettiğimiz net ihracatçı unvanını geri kazanmak istiyoruz."</p>

<p>Özcan, sektörün önündeki yapısal engellerin kaldırılması halinde ihracatta çok daha yüksek rakamlara ulaşılabileceğini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>"Yol haritamızın ana hatlarını; ithalat kotaları, DİR kısıtlamaları ve vergi yükleri gibi darboğazları kamu otoriteleriyle koordineli çalışarak aşmak oluşturuyor. En büyük gücümüz olan 250 binin üzerindeki istihdamımızı koruyarak sektörümüzü hak ettiği zirveye tekrar taşıyacağız. Altın ithalatındaki kota başta olmak üzere üretimi ve ihracatı zorlaştıran yapısal engellerin kaldırılması halinde sektörümüzün 20 milyar dolarlık ihracat hedefine ulaşabilecek potansiyele sahip olduğuna inanıyoruz."</p>

<p>Altın Esaslı Muhasebe Talebi<br />
Sektörün finansal yapısının korunabilmesi için "Altın Esaslı Muhasebe" sistemine geçilmesinin kritik önem taşıdığını ifade eden Özcan, mevcut muhasebe sisteminin şirket sermayelerini erittiğini dile getirdi.</p>

<p>"Şu anki düzende, altındaki kur veya enflasyon kaynaklı değer artışı 'kâr' olarak görülüp üzerinden vergilendirme yapılıyor, bu da şirketlerimizin fiziki sermayesini doğrudan eritiyor. Destekler konusunda ise mücevher sektörünün döviz dönüşüm desteğinden çıkarıldığını görüyoruz. Sektörün yeniden motive edilmesi ve sermayesinin korunması için altın esaslı muhasebenin yasalaşması ve kaldırılan döviz dönüşüm desteklerinin yeniden ihracatçılara sunulması en etkili çözüm olacaktır."</p>

<p>Mücevher İhracatçıları Birliği, altın ithalat kotasının gözden geçirilmesi, Dahilde İşleme Rejimi'ndeki kısıtlamaların kaldırılması ve sektörün finansal yapısını güçlendirecek düzenlemelerin hayata geçirilmesiyle Türkiye'nin yeniden küresel mücevher ticaretinde güçlü bir ihracatçı konumuna ulaşabileceğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/mucevherde-altin-kotasi-ihracati-vurdu</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 13:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/yonetim-kurulu.jpeg" type="image/jpeg" length="87614"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ömer Bolat, "Türkiye-Suriye ekonomik iş birliği bölgesel kalkınmayı hızlandıracak"]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/omer-bolat-turkiye-suriye-ekonomik-is-birligi-bolgesel-kalkinmayi-hizlandiracak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/omer-bolat-turkiye-suriye-ekonomik-is-birligi-bolgesel-kalkinmayi-hizlandiracak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ev sahipliğinde düzenlenen Suriye Serbest Ticaret ve Sanayi Bölgeleri ve Yatırım Forumu kapsamında, Türkiye ile Suriye arasındaki ekonomik iş birliğinin geliştirilmesine yönelik önemli değerlendirmelerde bulunulduğunu açıkladı.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakan Bolat, Suriye Gümrükler ve Sınır Kapıları Kurumu Başkanı Kuteybe Bedevi, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ve iş dünyasının temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilen forumda, bölgenin geleceğine yön verecek stratejik iş birliği alanlarının kapsamlı şekilde ele alındığını belirtti.</p>

<p><strong>Bölgesel Kalkınma ve Ortak Yatırım Mesajı</strong><br />
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu bölgesel barış, istikrar ve ortak kalkınma vizyonu doğrultusunda hareket ettiklerini ifade eden Bolat, Türkiye'nin üretim gücü, sanayi tecrübesi, yatırım kapasitesi ve girişimcilik ruhunun Suriye'nin potansiyeliyle buluşmasının iki ülke ticaretinin yanı sıra bölgesel huzur, refah ve ekonomik bütünleşmeye de önemli katkılar sağlayacağını vurguladı.</p>

<p>Bakan Bolat, hayata geçirilecek stratejik yatırımların yeni üretim merkezlerinin kurulmasına, lojistik ağlarının güçlenmesine, sürdürülebilir istihdamın artırılmasına ve ticaret hacminin büyümesine katkı sağlayarak bölgede kalıcı refahın inşasına öncülük edeceğini ifade etti.</p>

<p><strong>"İş Birliğine Desteğimiz Sürecek"</strong><br />
Ticaret Bakanlığı olarak komşu ülkelerle karşılıklı güven, ortak kazanç ve sürdürülebilir kalkınma temelinde geliştirilecek ortak projeleri desteklemeye devam edeceklerini belirten Bolat, TOBB ve ilgili kurumların öncülüğünde atılan adımların kısa sürede bölgesel kalkınma hamlesine dönüşeceğine inandığını söyledi.</p>

<p>Forumun düzenlenmesinde emeği geçen tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür eden Bolat, iş dünyasının katkılarının Türkiye-Suriye ekonomik ilişkilerinin güçlenmesinde önemli rol oynayacağını kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/omer-bolat-turkiye-suriye-ekonomik-is-birligi-bolgesel-kalkinmayi-hizlandiracak</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 17:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/kns.JPG" type="image/jpeg" length="90200"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mplus Türkiye müşteri deneyimini gelir, marj ve güven odağında yeniden tanımladı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/mplus-turkiye-musteri-deneyimini-gelir-marj-ve-guven-odaginda-yeniden-tanimladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/mplus-turkiye-musteri-deneyimini-gelir-marj-ve-guven-odaginda-yeniden-tanimladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Müşteri deneyimini gelir, marj ve güven odağında yeniden tanımlayan Mplus Türkiye, Experience Intelligence yaklaşımını iş modelinin merkezine yerleştirdi. Bu sayede müşteri deneyimini operasyonel bir süreç olmaktan çıkararak ölçülebilir iş sonuçlarının stratejik bir bileşeni haline getiren Mplus Türkiye, artık müşterileriyle kurduğu ilişkiyi daha akıllı, daha bağlantılı ve daha etkili bir yapıda gerçekleştiriyor. Kendi bünyesinde geliştirdiği yapay zekâ Graia’yı canlı operasyonlarına entegre eden marka, kurumların operasyonlarını daha stratejik yönetmesine ve daha isabetli kararlar almasına katkı sağlıyor. </strong></p>

<p>Müşteri deneyimi yönetiminde uzun yıllar operasyonel verimlilik ön planda tutulurken, bugün kurumlar için yeni bir dönem başlıyor. Mplus Türkiye, geliştirdiği “Experience Intelligence” yaklaşımıyla müşteri deneyimini artık doğrudan büyüme, kârlılık ve güvenle ilişkilendiriyor. <strong>Mplus Türkiye ve MENA CEO’su Banu Hızlı</strong>, yapay zekânın ölçeklenebilir gücünü insan uzmanlığının muhakeme, empati ve karar alma becerileriyle bir araya getiren bu yeni yaklaşımın, kurumların iş hedeflerine hizmet edecek şekilde tasarlandığını vurguladı. Hızlı, “Yapay zekâ hız ve hacim gerektiren süreçlerde devreye girerken; güven, empati ve karar alma becerisinin kritik olduğu anlarda insan uzmanlığı sürece yön veriyor. Yapay zekânın gerçek değeri, insanın yerine geçmekte değil, insan uzmanlığını daha güçlü hale getirmekte yatıyor. Experience Intelligence yaklaşımımızın temelinde de bu anlayış yer alıyor” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>İnsan ve yapay zekâ birlikte tasarlandı</strong></p>

<p>Müşteri deneyiminin uzun yıllar maliyet odaklı bir bakış açısıyla yönetildiğine dikkat çeken <strong>Hızlı</strong>, artık kurumların ihtiyacının müşteri deneyimini gelir, güven ve sürdürülebilir büyümeyle ilişkilendirebilen bir yaklaşım olduğunu belirtti. Mplus Türkiye, bu doğrultuda hayata geçirdiği Experience Intelligence modelini, yapay zekâ ve insanı birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcı unsurlar olarak konumlandırıyor. Böylece hızın gerektiği yerde yapay zekâdan, güvenin belirleyici olduğu yerde ise insan deneyiminden yararlanılıyor.</p>

<p><strong>Mplus, Experience Intelligence ile yeni nesil müşteri deneyimi sunuyor</strong></p>

<p>2007 yılında Adriyatik bölgesinde kurulan ve bugün 19 ülkede 15 binden fazla çalışanıyla küresel ölçekte hizmet veren Mplus, müşteri deneyiminde yeni bir dönemi başlatıyor. <strong>Mplus Türkiye ve MENA CEO’su Banu Hızlı</strong>, 25 yıllık gerçek müşteri etkileşimlerinden beslenen operasyonel uzmanlıklarını, kendi Ar-Ge ekipleri tarafından geliştirilen yapay zekâ yetkinliği <strong>Graia </strong>ile birleştirerek Experience Intelligence yaklaşımını hayata geçirdiklerini ifade eden <strong>Mplus Türkiye ve MENA CEO’su Banu Hızlı,</strong> bu yaklaşımı “Kendimizi yeniden keşfetmedik, geleceği birlikte tasarladık” anlayışıyla tanımlıyor. Hızlı, Mplus’ın pazardaki birçok oyuncunun yaptığı gibi yapay zekâyı mevcut sistemlerin üzerine sonradan eklemek yerine, teknolojiyi operasyonel deneyimin doğal bir uzantısı olarak kurguladıklarının altını çiziyor.</p>

<p><strong>Önce operasyonel derinlik, sonra yapay zekâ</strong></p>

<p>Mplus, önce güçlü bir operasyonel derinlik ve saha deneyimi inşa etti; ardından yapay zekâyı bu yapının içine entegre ederek, sürekli öğrenen ve gelişen bir sistem oluşturdu. Bu sistemde hız ve ölçek gerektiren süreçlerde yapay zekâ devreye girerken; güven, empati ve muhakemenin kritik olduğu anlarda ise insan uzmanlığı belirleyici rol üstleniyor. Ortaya çıkan yapı, hibrit ya da katmanlı bir model olmanın ötesinde; insan ve yapay zekânın birlikte tasarlandığı, iş hedeflerine doğrudan hizmet eden bir sistem olarak öne çıkıyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/mplus-turkiye-musteri-deneyimini-gelir-marj-ve-guven-odaginda-yeniden-tanimladi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 17:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/mplus-turkiye-mena-ceosu-banu-hizli-newpictjpg.jpeg" type="image/jpeg" length="36598"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
