<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Fuar Dergisi</title>
    <link>https://www.fuardergisi.com.tr</link>
    <description>Fuar Dergisi, ulusal ve uluslararası fuarlar, sektörel yenilikler ve ekonomi dünyasındaki en önemli gelişmeleri takip eden profesyoneller için kapsamlı analizler, röportajlar ve özel haberler sunar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>"Türkiye'nin ilk ve tek ulusal Fuar, Kongre ve Festival dergisi</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 26 Jun 2026 16:55:40 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'nin maden ihracatı 2,7 milyar doları geçti]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/turkiyenin-maden-ihracati-27-milyar-dolari-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/turkiyenin-maden-ihracati-27-milyar-dolari-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye'nin maden ihracatı, 2026 yılının ilk beş ayında önemli bir artış kaydederek 2,7 milyar doları aştı. Geçen yılın aynı döneminde 2,37 milyar dolar seviyesinde gerçekleşen ihracat, bu yıl yüzde 15,5 artışla 2 milyar 742 milyon dolara ulaştı. İstanbul Maden İhracatçıları Birliği (İMİB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Kazım Büyükgüçlü, söz konusu artışın ağırlıklı olarak metalik cevherler ve endüstriyel minerallerden kaynaklandığını belirtirken, doğal taş sektöründe yaşanan daralmaya karşı alınması gereken önlemlere dikkat çekti.</strong></p>

<p>İMİB verilerine göre alt ürün grupları incelendiğinde en güçlü artış metalik cevherler ihracatında görüldü. 2025 yılının Ocak-Mayıs döneminde 902 milyon dolar seviyesinde olan metalik cevher ihracatı, 2026'nın aynı döneminde yüzde 26,5 artarak 1 milyar 141 milyon dolara yükseldi. Endüstriyel mineraller ihracatı da yüzde 13,5'lik artış göstererek 472 milyon dolardan 536 milyon dolara çıktı.</p>

<p>Buna karşılık doğal taş ihracatında sınırlı bir gerileme yaşandı. Geçen yılın ilk beş ayında 772 milyon dolar olan doğal taş ihracatı, bu yıl aynı dönemde yüzde 2 düşüşle 756 milyon dolar olarak gerçekleşti.</p>

<p><strong>Çin ilk sıradaki yerini güçlendirdi</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye'nin en fazla maden ihracatı gerçekleştirdiği ülke, 801 milyon dolarlık ihracat hacmiyle Çin oldu. Geçen yılın aynı döneminde Çin'e yapılan ihracat 556 milyon dolar seviyesindeyken, bu yıl yüzde 44'lük dikkat çekici bir artış kaydedildi.</p>

<p>İkinci sırada bulunan ABD'ye yapılan maden ihracatı ise sınırlı bir düşüş gösterdi. Geçen yıl 220 milyon dolar olan ihracat, bu yıl yüzde 0,7 azalarak 218 milyon dolara geriledi.</p>

<p>Bulgaristan ise ihracat artışının en belirgin yaşandığı pazarlardan biri oldu. Geçen yılın ilk beş ayında 172 milyon dolar olan ihracat, bu yıl yüzde 23,6 artışla 213 milyon dolara ulaştı. İspanya'ya yapılan ihracat da yüzde 8,3 yükselerek 132 milyon dolardan 143 milyon dolara çıktı. İlk beş ülke arasında yer alan İtalya'ya ihracat ise yüzde 5,4 azalışla 106 milyon dolardan 100 milyon dolara geriledi.</p>

<p><strong>Büyükgüçlü: Artışın lokomotifi metal madenler ve endüstriyel mineraller oldu</strong></p>

<p>İMİB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Kazım Büyükgüçlü, ihracat rakamlarını değerlendirirken genel maden ihracatındaki yükselişin sektör ve ülke ekonomisi açısından olumlu bir gelişme olduğunu ifade etti.</p>

<p>Artışın ürün grupları bazında incelendiğinde en önemli katkının metal madenleri ile endüstriyel minerallerden geldiğini belirten Büyükgüçlü, bu gelişmenin iki temel nedene dayandığını söyledi. Bunlardan ilkinin yurt içindeki metal madenciliği üretiminin artması, ikincisinin ise küresel pazarlarda metal maden talebindeki yükseliş olduğunu belirten Büyükgüçlü, arz ve talebin birbirini destekleyen bir büyüme sürecine girdiğini dile getirdi.</p>

<p>Doğal taş sektöründe yaşanan yüzde 2'lik gerilemeye de değinen Büyükgüçlü, bunun arkasında birden fazla etken bulunduğunu ifade etti. Doğal taş yerine kullanılabilen porselen, seramik ve kuvars bazlı ürünlerin pazardan giderek daha fazla pay almasının sektör üzerinde baskı oluşturduğunu söyleyen Büyükgüçlü, artan üretim maliyetleri nedeniyle sürdürülebilirliğini yitiren mermer ocaklarının faaliyetlerini sonlandırmaya başladığını belirtti. Ayrıca yeni doğal taş ruhsatlarının izin süreçlerinde yaşanan bürokratik gecikmelerin de yeni ürünlerin pazara zamanında sunulmasını engellediğini vurguladı.</p>

<p>İMİB olarak bir taraftan metal madenciliğindeki yükseliş ivmesini korumaya, diğer taraftan ise doğal taş sektörünün kronik sorunlarına kalıcı çözümler üretmeye yönelik çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Büyükgüçlü, sektörün gelişimi için ilgili tüm platformlarda girişimlerine devam edeceklerini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/turkiyenin-maden-ihracati-27-milyar-dolari-gecti</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 14:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/k-a-z-i-m-1.png" type="image/jpeg" length="22205"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Samsun Kültür Yolu Festivali’nde Sanat ve Kültür Dolu Günler Devam Ediyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/samsun-kultur-yolu-festivalinde-sanat-ve-kultur-dolu-gunler-devam-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/samsun-kultur-yolu-festivalinde-sanat-ve-kultur-dolu-gunler-devam-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin yedinci durağı olan Samsun, birbirinden renkli etkinliklerle sanatseverleri ağırlamayı sürdürüyor. Festival kapsamında sahnelenen opera gösterileri, konserler, söyleşiler, geleneksel sanat atölyeleri, çocuk etkinlikleri ve açık hava sinema gösterimleri, kentin dört bir yanında kültür ve sanat atmosferi oluşturdu. Özellikle “Hanım Olan Hizmetçi” opera temsili ile “Samsunlu Bestekâr Turhan Taşan Özel Konseri”, festival programının öne çıkan etkinlikleri arasında yer aldı.</strong></p>

<p><strong>“HANIM OLAN HİZMETÇİ” SANATSEVERLERDEN YOĞUN İLGİ GÖRDÜ</strong></p>

<p>Festival kapsamında Samsun Opera Sahnesi Zehra Yıldız Salonu’nda izleyiciyle buluşan “Hanım Olan Hizmetçi” opera gösterisi, izleyenlerden büyük beğeni topladı. Giovanni Battista Pergolesi’nin klasikleşen eseri <i>La Serva Padrona</i>, yönetmen Şahan Gürkan’ın çağdaş yorumuyla yeniden sahneye taşındı.</p>

<p>Tek perdelik opera, disiplinli yaşamını sürdüren emekli Albay Uberto ile zekâsı ve girişimciliğiyle evin düzenini değiştiren hizmetçi Serpina arasında yaşanan eğlenceli olayları konu aldı. Mizahi anlatımı, başarılı oyunculuk performansları ve canlı orkestra eşliğinde sahnelenen eser; sevgi, güç dengesi ve insan ilişkilerine dair evrensel mesajlarıyla izleyicilerden tam not alarak festivalin en dikkat çeken etkinliklerinden biri oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>TURHAN TAŞAN’IN ESERLERİ SAMSUN’DA YENİDEN SESLENDİRİLDİ</strong></p>

<p>Festival programı kapsamında düzenlenen “Samsunlu Bestekâr Turhan Taşan Özel Konseri”, Türk Sanat Müziği tutkunlarını Atakum Sanat Merkezi’nde buluşturdu. Sanatçının Türk musikisine kazandırdığı seçkin eserlerin seslendirildiği konser, dinleyicilere nostalji ve duygu dolu anlar yaşattı. Turhan Taşan’ın müzikal mirasını yeniden hatırlatan etkinlik, büyük ilgi gördü.</p>

<p></p>

<p>İlkadım Belediyesi Türk İslam Sanatları Merkezi’nde gerçekleştirilen “İslam Sanatları Estetiği” söyleşisinde ise konuşmacı Mustafa Uğur, İslam sanatlarının tarihsel gelişimi, estetik anlayışı ve medeniyet birikimi üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Katılımcılar, sanatın kültürel ve düşünsel temellerine ilişkin önemli bilgiler edinme fırsatı yakaladı.</p>

<p><strong>GELENEKSEL SANATLAR GELECEK NESİLLERE AKTARILIYOR</strong></p>

<p>Festival kapsamında Samsun Müzesi’nde düzenlenen Cam Atölyesi’nde katılımcılar, Selçuklu’dan Osmanlı’ya uzanan Türk cam işçiliğinin köklü geçmişini yakından tanıdı. Üfleme, kalıplama ve çeşm-i bülbül gibi geleneksel tekniklerin tanıtıldığı atölyede, cam sanatının incelikleri uygulamalı olarak anlatıldı.</p>

<p>Aynı mekânda gerçekleştirilen Kağıt (Bitkisel) Örücülüğü Atölyesi’nde ise doğal lifler ve bitkisel malzemeler kullanılarak yapılan geleneksel örücülük sanatının tarihsel gelişimi ve üretim teknikleri katılımcılarla paylaşıldı.</p>

<p>İlkadım Belediyesi Türk İslam Sanatları Merkezi’nde düzenlenen Minyatür Atölyesi de yoğun ilgi gördü. Katılımcılar, minyatür sanatının kompozisyon anlayışı, tasvir dili ve ince işçilik gerektiren tekniklerini yakından tanıma fırsatı buldu.</p>

<p></p>

<p><strong>ÇOCUKLAR HEM ÖĞRENDİ HEM EĞLENDİ</strong></p>

<p>Samsun Kültür Yolu Festivali’nin çocuklara yönelik etkinlikleri de yoğun katılımla gerçekleştirildi. Samsun Gazi İl Halk Kütüphanesi’nde düzenlenen “Hikâyenin Rengi – Bibliyoterapi Atölyesi”nde çocuklar, “Kendini Dağ Zanneden Bir Taş” hikâyesi üzerinden okuma, değerlendirme ve duygu paylaşımı çalışmaları yaptı. Etkinlikte çocukların özgüvenlerini geliştirmelerine ve kendilerini daha iyi ifade etmelerine katkı sağlayacak uygulamalar gerçekleştirildi.</p>

<p>Samsun Müzesi’nde düzenlenen Kağıt (Bitkisel) Örücülüğü Atölyesi’nde minik katılımcılar geleneksel el sanatlarını deneyimleme fırsatı bulurken, Çömlek Yapımı Atölyesi’nde ise kendi eserlerini şekillendirerek hem üretmenin keyfini yaşadı hem de geleneksel üretim yöntemlerini yakından tanıdı.</p>

<p>Festival kapsamında Doğu Park’ta kurulan Çocuk Köyü de gün boyunca ailelerin uğrak noktalarından biri oldu. Oyun alanları, dijital deneyim merkezleri, yaratıcı atölyeler, yarışmalar ve eğlenceli aktivitelerle çocuklara dolu dolu bir festival deneyimi sunan alan, festivalin en hareketli duraklarından biri olarak öne çıktı.</p>

<p><strong>“SİNEMA YOLLARDA” PROJESİ AÇIK HAVADA SİNEMA KEYFİ YAŞATTI</strong></p>

<p>Türk Telekom’un ana sponsorluğunda, Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü iş birliğiyle hayata geçirilen “Sinema Yollarda” projesi de Samsun Kültür Yolu Festivali kapsamında sinemaseverlerle buluştu. Açık hava film gösterimleriyle büyük ilgi gören proje, katılımcılara yaz akşamlarında keyifli bir sinema deneyimi sundu.</p>

<p>Festival boyunca Samsun’da ziyaretçilerini ağırlayan “Sinema Yollarda” tırı, 28 Haziran’a kadar il merkezi ve ilçelerde gösterimlerini sürdürerek Türkiye Kültür Yolu Festivali coşkusunu farklı noktalara taşımaya devam edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Festival Haberleri</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/samsun-kultur-yolu-festivalinde-sanat-ve-kultur-dolu-gunler-devam-ediyor</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 14:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/1782457853-g-r-s-e-l-5.jpeg" type="image/jpeg" length="82799"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“COP31’e Giden Yol: İklim ve Gençlik Çalıştayı” Üniversiteli Gençleri Bir Araya Getirdi]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/cop31e-giden-yol-iklim-ve-genclik-calistayi-universiteli-gencleri-bir-araya-getirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/cop31e-giden-yol-iklim-ve-genclik-calistayi-universiteli-gencleri-bir-araya-getirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Birleşmiş Milletler Küresel İklim Zirvesi COP31’in Türkiye sürecinde gençlerin etkin katılımını artırmak amacıyla düzenlenen “COP31’e Giden Yol: İklim ve Gençlik Çalıştayı”, İstanbul’daki üniversite öğrencilerini aynı platformda buluşturdu.</strong></p>

<p>İstanbul’daki 25 üniversiteden Bakanlık İklim Elçileri de dahil yaklaşık 200 öğrencinin katıldığı çalıştay; T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliğine Uyum ve Yerel Politikalar Dairesi Başkanı Ömer Öztürk ile UNDP Türkiye İklim Değişikliği ve Çevre Portföy Yöneticisi Meral Mungan Arda’nın katılımıyla gerçekleştirildi. Etkinlik, Sürdürülebilir Yaşam Okulu liderliğinde, Borusan Holding ana sponsorluğunda, Marmara Üniversitesi Sürdürülebilirlik Koordinatörlüğü’nün akademik desteği ve ev sahipliğinde düzenlendi.</p>

<p>Küresel iklim politikalarının şekillendirildiği en önemli platformlardan biri olan Birleşmiş Milletler Küresel İklim Zirvesi COP31’e ev sahipliği yapmaya hazırlanan Türkiye, gençlerin iklim mücadelesindeki dönüştürücü gücünü ön plana çıkarıyor. Bu kapsamda 21 Mayıs’ta düzenlenen çalıştayda, farklı üniversite ve disiplinlerden öğrenciler ile akademisyenler bir araya gelerek iklim politikaları ve sürdürülebilir gelecek vizyonuna katkı sunacak fikirlerini paylaştı.</p>

<p><strong>COP31 Gençleri Karar Alma Süreçlerinin Merkezine Taşıyacak</strong></p>

<p>Çalıştayın açılışı, Kalkınma Yatırım Bankası Genel Müdür Yardımcısı ve Sürdürülebilirlik ve Etki Lideri Seçil Yıldız’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen <strong>“Dünyada ve Türkiye’de COP Süreçleri ve Etkileri”</strong> paneliyle yapıldı.</p>

<p>Panelde konuşan T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliğine Uyum ve Yerel Politikalar Dairesi Başkanı Ömer Öztürk, iklim değişikliğine uyum politikalarında gençlerin artık çok daha stratejik bir rol üstlendiğini vurguladı.</p>

<p>Öztürk, gençlerin yalnızca farkındalık oluşturan bireyler olmadığını; teknoloji geliştiren, veri üreten ve politika süreçlerine doğrudan katkı sağlayan çözüm ortakları haline geldiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Yenilikçi bakış açılarıyla iklim değişikliğine uyum projeleri geliştiriyor, toplumsal katılımı güçlendiriyorlar. COP31’in Türkiye’de düzenlenecek olması, gençlere küresel iklim diplomasisini yakından tanıma, uluslararası ağlara katılma ve yerel uygulamaları dünya gündemine taşıma fırsatı sunacak. COP31’i, gençlerin yalnızca geleceğin liderleri değil, bugünün karar vericileri olarak öne çıkabilecekleri önemli bir dönüşüm ve kapasite geliştirme süreci olarak görüyoruz.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Gençlerin Yüzde 72’si İklim Sorunlarının Çözülebileceğine İnanıyor</strong></p>

<p>UNDP Türkiye İklim Değişikliği ve Çevre Portföy Yöneticisi Meral Mungan Arda ise konuşmasında gençlerin iklim politikalarını şekillendiren önemli aktörler haline geldiğine dikkat çekti.</p>

<p>Birleşmiş Milletler araştırmalarına göre dünya genelinde 16-24 yaş aralığında 1,2 milyardan fazla genç bulunduğunu belirten Arda, bu gençlerin yüzde 67’sinin iklim değişikliğinden endişe duyduğunu, yüzde 72’sinin ise iklim krizine çözüm üretilebileceğine inandığını söyledi.</p>

<p>Arda, “Bu umut, gençleri iklim eyleminin merkezine yerleştiriyor. Son yıllarda gelişen gençlik hareketleri iklim gündeminin dönüşmesinde önemli rol oynadı ve gençleri bilim temelli politika çağrılarına, uluslararası müzakere süreçlerine taşıdı. UNDP’nin küresel Youth4Climate girişimi kapsamında 2023 yılından bu yana 59 ülkede gençlerin liderlik ettiği 150 proje desteklendi. İklim krizine karşı başarılı bir dönüşüm; gençlerin bilgiye erişebildiği, söz sahibi olabildiği ve çözüm geliştirebildiği bir ekosistemle mümkün olabilir. COP31 Antalya, Türkiye için büyük bir fırsat ve gençlerin sürecin en başından itibaren bu yolculuğun içinde yer alması gerekiyor.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Gençlerin Görüşleri COP31 Sürecine Katkı Sunacak</strong></p>

<p>Etkinliğin ikinci paneli olan <strong>“İklim Odaklı Kurum Kültürü”</strong>, SKD Türkiye Genel Sekreter Yardımcısı Ceylan Hünal Garih moderatörlüğünde gerçekleştirildi.</p>

<p>Borusan Holding Sürdürülebilirlik Birim Yöneticisi Semra Özgür, sürdürülebilirliğin artık kurumlarda yalnızca belirli departmanların değil, tüm iş süreçlerinin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini söyledi.</p>

<p>Özgür, “Tüm paydaşların ve birimlerin sürece dahil olduğu bütüncül bir yapı oluşturduk. İklim konusu artık günlük karar alma süreçlerinden iş modellerine kadar kurumun her alanına entegre edilmiş durumda. Kurumların ve mesleklerin geleceği sürdürülebilirlik ekseninde şekilleniyor. Bu çalıştayda gençlerin yalnızca dinleyici değil, çözüm üreten aktif paydaşlar olarak yer alması son derece değerliydi. COP31’de geleceğimizi etkileyecek kritik kararlar alınacak ve bu süreçte gençlerin de söz sahibi olması büyük önem taşıyor.” dedi.</p>

<p><strong>COP31 Aynı Zamanda Bir Gençlik COP’u</strong></p>

<p>Marmara Üniversitesi Sürdürülebilirlik Koordinatörü Prof. Dr. Esra Yüksel ise COP31’in aynı zamanda bir “Gençlik COP’u” olacağını belirterek çalıştayın gençlerin iklim politikalarının şekillenmesinde etkin rol almaya hazır olduğunu ortaya koyduğunu ifade etti.</p>

<p>Yüksel, çalışma gruplarında gençlerin döngüsel ekonominin Türkiye’nin dışa bağımlılığını azaltacağı, sürdürülebilir kentlerin yalnızca altyapı yatırımlarıyla değil sosyal adalet ve erişilebilirlik ilkeleri doğrultusunda ele alınması gerektiği, yapay zekânın kaynak tüketimini artıran değil iklim çözümleri üreten bir teknoloji olarak değerlendirilmesi gerektiği yönünde görüşler paylaştıklarını aktardı.</p>

<p>Gençlerin ayrıca yeşil dönüşümün uzun vadeli destek mekanizmaları ve adil geçiş yaklaşımıyla başarıya ulaşabileceğini, kadınların ve yerel toplulukların dönüşüm sürecine daha güçlü katılım sağlamasının kritik önem taşıdığını vurguladığını söyledi.</p>

<p><strong>Gençler COP31 Vizyonunun Ayrılmaz Parçası</strong></p>

<p>Sürdürülebilir Yaşam Okulu Kurucusu Aslı Dede de iklim krizinin etkilerinin giderek derinleştiği günümüzde gençlerin sesinin küresel ölçekte daha fazla duyulmasının büyük önem taşıdığını belirtti.</p>

<p>Dede, “COP31 Başkanlığı’nın vizyonu ‘Diyalog, Uzlaşı ve Aksiyon’ olarak belirlendi. Biz de bu vizyon doğrultusunda gençlerin COP31 sürecine etkin katılımını sağlamayı, çözüm önerilerini ve beklentilerini çok paydaşlı diyalog ortamlarında görünür kılmayı hedefliyoruz. Gençlik topluluğumuzla birlikte bu yolculuğu kararlılıkla sürdürüyoruz.” dedi.</p>

<p><strong>Çalıştay Raporu Bakanlığa Sunulacak</strong></p>

<p><img alt="1782456289 Soldan Meral Mungan Arda Esra Ac Yu Ksel O Mer O Ztu Rk Asl Dede" class="detail-photo img-fluid" height="2816" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/1782456289-soldan-meral-mungan-arda-esra-ac-yu-ksel-o-mer-o-ztu-rk-asl-dede.jpg" width="2391" /></p>

<p>Panellerin ardından UNDP Türkiye GEF-SGP Küresel Çevre Fonu Türkiye Koordinatörü Gökmen Argun, <strong>“COP31 ve Sivil Toplum”</strong> başlıklı sunumunda sivil toplum kuruluşlarının iklim mücadelesindeki rolünü anlattı. Disoder Yönetim Kurulu Üyesi Kübra Kalkandelen ise <strong>“Sosyal Etki, Yönetişim ve Paydaş Katılımı”</strong> başlıklı konuşmasında sahadan başarılı uygulama örneklerini katılımcılarla paylaştı.</p>

<p>Etkinliğin son bölümünde İstanbul’daki yaklaşık 25 üniversiteden gelen ve Bakanlık İklim Elçileri’nin de yer aldığı 200 öğrenci; koordinatörler ve akademisyenler eşliğinde çalışma gruplarına ayrıldı. Katılımcılar <strong>Kaynak Verimliliği ve Ekosistem, Kentsel Yaşam ve Kapsayıcılık, Teknoloji ve İnovasyon ile Finansman ve Uyum</strong> başlıklarında görüş ve çözüm önerilerini ortaya koydu.</p>

<p>Çalıştay sonunda gençlerin değerlendirme ve önerileri derlenerek <strong>“İklim ve Gençlik Çalıştayı Raporu”</strong> hazırlanacak ve İklim Değişikliği Başkanlığı’na sunulacak. Gençlerin sürecin merkezinde yer aldığı organizasyonda Marmara Üniversitesi Yeşil Ekonomi ve Sürdürülebilirlik Kulübü (YESK) gönüllüleri de tüm etkinlik boyunca aktif destek verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/cop31e-giden-yol-iklim-ve-genclik-calistayi-universiteli-gencleri-bir-araya-getirdi</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 14:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/1782456286-c-al-s-tay-toplu.jpg" type="image/jpeg" length="40366"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Allianz Türkiye'den KOBİ Günü'nde önemli hatırlatma: Türkiye'de her 10 KOBİ'den 7’si sigortasız]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/allianz-turkiyeden-kobi-gununde-onemli-hatirlatma-turkiyede-her-10-kobiden-7si-sigortasiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/allianz-turkiyeden-kobi-gununde-onemli-hatirlatma-turkiyede-her-10-kobiden-7si-sigortasiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye'de faaliyet gösteren her 10 KOBİ'den yaklaşık 7'si sigorta güvencesinden yoksun faaliyet gösteriyor.</strong><strong> Allianz Türkiye, 27 Haziran KOBİ Günü'nde, ekonominin omurgasını oluşturan işletmelerin doğal afetlerden siber risklere kadar uzanan yeni nesil tehditlere karşı dayanıklılığını artırmanın önemine dikkat çekiyor.</strong></p>

<p>Birleşmiş Milletler tarafından KOBİ'lerin ekonomik kalkınma ve sürdürülebilir büyümedeki kritik rolüne dikkat çekmek amacıyla ilan edilen 27 Haziran KOBİ (Mikro, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler) Günü, Türkiye ekonomisinin temel yapı taşlarını oluşturan işletmelerin karşı karşıya olduğu riskleri de yeniden gündeme taşıyor.</p>

<p>TÜİK'in 2024 yılına ilişkin yayımladığı son verilere göre Türkiye'de faaliyet gösteren 3 milyon 928 bin KOBİ, toplam girişimlerin %99,6'sını oluştururken, istihdamın %68,5'ini ve ekonomide yaratılan katma değerin %41,2'sini sağlıyor. Kadınlar, gençler ve dezavantajlı gruplar için önemli bir istihdam ve gelir kaynağı olan KOBİ'ler, aynı zamanda yerel kalkınmanın da en önemli aktörleri arasında yer alıyor. Ancak günümüzde işletmeler ekonomik dalgalanmaların yanı sıra iklim krizinden siber saldırılara, tedarik zinciri kesintilerinden artan maliyetlere kadar çok daha karmaşık ve birbirini tetikleyen risklerle karşı karşıya kalıyor.</p>

<p>KOBİ'ler büyüme, dijitalleşme ve ihracat hedeflerine odaklanırken, karşı karşıya oldukları riskler de giderek çeşitleniyor. Allianz Risk Barometresi 2026 sonuçlarına göre Türkiye'de iş dünyasının en önemli riskleri arasında makroekonomik gelişmelerin ardından siber olaylar ikinci, doğal afetler ise dördüncü sırada yer alıyor. Yapay zekâ ise bu yıl ilk kez Türkiye'nin risk gündemindeki ilk 10 risk arasında yer alarak yedinci sıradan listeye girmiş durumda.</p>

<p><strong>KOBİ'lerin yaklaşık yüzde 68'i sigorta güvencesine sahip değil</strong></p>

<p>Artan ve karmaşıklaşan risklere rağmen Allianz Türkiye'nin değerlendirmelerine göre Türkiye'deki KOBİ'lerin yaklaşık %68'i sigorta güvencesi olmadan faaliyet gösteriyor. Oysa artan doğal afetler, yangınlar, sel ve fırtına gibi iklim kaynaklı olaylar ile siber tehditler, işletmelerin faaliyetlerini kesintiye uğratabilecek ciddi riskler oluşturuyor. Bu ortamda risk yönetimi ve finansal dayanıklılık da işletmelerin sürdürülebilirliği açısından kritik önem taşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"Risk yönetimi artık KOBİ'ler için rekabet avantajının bir parçası"</strong></p>

<p><strong>Allianz Türkiye Ticari Sigortalar Genel Müdür Yardımcısı Öktem Örkün</strong>, konuyla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi:</p>

<p>"KOBİ'ler ülkemiz ekonomisinin omurgasını oluşturuyor. Ancak günümüzün belirsizliklerle dolu iş ortamında işletmeler yalnızca geleneksel risklerle değil; siber saldırılar, iklim kaynaklı afetler, tedarik zinciri sorunları ve faaliyet kesintileri gibi yeni nesil risklerle de karşı karşıya. Allianz Risk Barometresi 2026 sonuçları da işletmelerin risk gündeminin hızla değiştiğini ortaya koyuyor. Bu nedenle işletmeler için sigorta koruması kadar riskleri önceden tespit etmek ve dayanıklılıklarını artırmak da kritik önem taşıyor. Bu noktada risk yönetimini yalnızca bir maliyet unsuru olarak değil, işletmenin sürdürülebilirliğini ve rekabet gücünü destekleyen stratejik bir unsur olarak görmek gerekiyor. Özellikle son yıllarda yaşadığımız deprem, sel, yangın ve aşırı hava olayları, risklere hazırlıklı olmanın önemini bir kez daha ortaya koydu. İşletmelerin faaliyetlerini kesintisiz sürdürebilmeleri için koruma mekanizmalarını güçlendirmeleri artık hayati önem sahip”.</p>

<p><strong>Riskleri gerçekleşmeden yönetmek mümkün</strong></p>

<p>Artan afet riski ve iklim değişikliğinin etkileri, sigortacılıkta teknik uzmanlığı ve bilimsel yaklaşımı her zamankinden daha önemli hale getiriyor. Allianz Grubu desteğiyle 2019 yılında hayata geçirilen Allianz Teknik, bugün Türkiye'nin uluslararası akreditasyon standartlarına uygun ilk ve tek akredite deprem laboratuvarı olarak faaliyet gösteriyor. Aynı zamanda Yangın Test &amp; Eğitim Merkezi olan kurum, afet ve çevresel risklerle mücadelede öncü bir rol üstleniyor. Yapı güvenliğini artırmaya yönelik sunduğu testler, mühendislik hizmetleri, eğitim programları ve danışmanlık çalışmalarıyla bireysel ve kurumsal farkındalığı artırmayı hedefleyen Allianz Teknik, farklı sektör ve ölçeklerden işletmelerin maruz kalabileceği risklerin analiz edilmesine, dayanıklılıklarının artırılmasına ve olası kayıpların azaltılmasına katkı sağlıyor.</p>

<p><strong>KOBİ'lere özel koruma çözümleri</strong></p>

<p>Allianz Türkiye’nin KOBİ’lere özel geliştirdiği İşyerim Sigortası ile yangın, deprem, sel, hırsızlık, elektronik cihaz arızaları, makine kırılması ve sorumluluk gibi birçok risk tek bir poliçe kapsamında güvence altına alınıyor. İşletmeler ayrı ayrı poliçeler almak yerine, kapsayıcı, faaliyetlerine ve ihtiyaçlarına uygun ekonomik paketlerle güvence sağlayabiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/allianz-turkiyeden-kobi-gununde-onemli-hatirlatma-turkiyede-her-10-kobiden-7si-sigortasiz</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 12:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/k-n-l-k-n.JPG" type="image/jpeg" length="89655"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AB kararıyla Türkiye yeşil dönüşüm üssü olabilir]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ab-karariyla-turkiye-yesil-donusum-ussu-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ab-karariyla-turkiye-yesil-donusum-ussu-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi (DEHUKAM) tarafından düzenlenen “Deniz Yoluyla Geri Dönüştürülebilir Plastik Atıkların İthalat, İhracat ve Notifikasyon Süreci Çalıştayı”, kamu kurumları, sektör temsilcileri ve akademisyenleri bir araya getirdi.</strong></p>

<p>Deniz yoluyla taşınan geri dönüştürülebilir plastik atıkların ithalat, ihracat, izin, gümrük ve notifikasyon süreçlerinin kapsamlı şekilde değerlendirildiği çalıştaya; Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV) Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Eroğlu’nun yanı sıra Ticaret Bakanlığı, Gümrükler Genel Müdürlüğü, Ürün Güvenliği ve Denetimi Genel Müdürlüğü, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ÇED Genel Müdürlüğü ve ilgili birimlerin temsilcileri katıldı.</p>

<p>Çalıştayda konuşan PAGEV Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Eroğlu, Avrupa Birliği’nin plastik atık sevkiyatına yönelik hayata geçirmeye hazırlandığı yeni düzenlemelerin Türkiye açısından önemli bir ekonomik fırsat oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Avrupa’nın OECD üyesi olmayan ülkelere yönelik plastik atık ihracatını sınırlandıracak olmasının, güçlü geri dönüşüm altyapısına sahip OECD ülkelerini ön plana çıkaracağını belirten Eroğlu, Türkiye’nin bu süreçte önemli bir geri dönüşüm merkezi hâline gelebileceğini ifade etti.</p>

<p>Türkiye’nin geri dönüşüm alanındaki üretim kapasitesi, sanayi altyapısı ve ihracat gücü sayesinde Avrupa’nın yeşil dönüşüm sürecinde kritik bir rol üstlenebileceğini dile getiren Eroğlu, gerekli düzenlemelerin zaman kaybetmeden hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<h3><strong>Yeşil dönüşüm ham maddesi için önemli fırsat</strong></h3>

<p>Yurt içinde ortaya çıkan atıkların toplanması ve geri dönüştürülmesinin her zaman öncelikli olması gerektiğini belirten Eroğlu, Türkiye’nin plastik üretim kapasitesi ve ihracat büyüklüğü göz önünde bulundurulduğunda kontrollü ithalatın da önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Eroğlu, “Türkiye’nin plastik üretim kapasitesi ve ihracat büyüklüğü dikkate alındığında, yeşil dönüşüm ham maddesine erişim için kontrollü, kayıtlı, izlenebilir ve çevre standartlarına uygun ithalat da büyük önem taşıyor. Burada savunduğumuz şey; çevre lisansına sahip, denetlenebilir, kütle dengesi izlenebilen ve yeşil dönüşümün ana ham maddesi olan geri dönüştürülebilir plastik atıkların sanayimize kazandırılmasıdır” dedi.</p>

<p>Avrupa Birliği’nin yeni atık sevkiyatı kurallarıyla çevresel denetim, izlenebilirlik ve hedef ülkelerde uygulanan standartların daha fazla önem kazanacağını kaydeden Eroğlu, Türkiye’nin OECD üyeliğinin önemli bir avantaj olduğunu ancak bu fırsatın doğru adımlar atılmadan değerlendirilemeyeceğini belirtti.</p>

<h3><strong>Türkiye OECD avantajını hızlı kullanmalı</strong></h3>

<p>Türkiye’nin yeni dönemde diğer OECD ülkeleriyle rekabet edeceğine dikkat çeken Eroğlu, notifikasyon ve izin süreçlerinde yaşanabilecek gecikmelerin önemli bir risk oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Eroğlu, “Türkiye, OECD üyesi bir ülke olarak Avrupa’nın yeşil dönüşüm ham maddesi tedarikinde güçlü adaylardan biridir. Ancak notifikasyon başvurularının uzun süre beklemesi, firmaların aynı dosya için kurumlar arasında tekrar tekrar işlem yapmak zorunda kalması ve yeni AB sisteminin gerektirdiği teknik süreçlerde yaşanabilecek gecikmeler, Türkiye’nin bu fırsatı kaçırmasına neden olabilir. Kamudan beklentimiz; süreçlerin hızlandırılması, ilgili birimlerin personel kapasitesinin artırılması ve yeni mevzuata yönelik teknik eğitimlerin güçlendirilmesidir” ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>Kamu, akademi ve sanayi ortak hedefte buluştu</strong></h3>

<p>Çalıştaya ev sahipliği yapan Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Önel, deniz yoluyla taşınan geri dönüştürülebilir plastik atıkların ithalat, ihracat ve notifikasyon süreçlerinin yalnızca ticari açıdan değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Konunun çevresel, hukuki ve stratejik boyutları bulunduğunu belirten Önel, akademi, kamu ve sanayi temsilcilerinin aynı masada buluşmasının önemine dikkat çekti.</p>

<p>Önel, “Deniz yoluyla taşınan geri dönüştürülebilir plastik atıkların yönetimi; deniz ticareti hukuku, çevre hukuku, gümrük uygulamaları, uluslararası atık sevkiyatı kuralları ve sanayi politikalarını birlikte ilgilendiren bir alandır. Bu nedenle konuyu yalnızca bir izin veya ticaret meselesi olarak değil, Türkiye’nin yeşil dönüşüm vizyonu içinde değerlendirmek gerekir” dedi.</p>

<p>DEHUKAM olarak akademinin bilgi birikimiyle kamunun düzenleyici ve denetleyici rolünü, sanayinin uygulama tecrübesiyle aynı zeminde buluşturmayı amaçladıklarını ifade eden Önel, çevreyi korurken geri dönüşüm sanayisinin rekabet gücünü artıracak öngörülebilir bir sistemin kurulmasına katkı sunmak istediklerini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Gümrüklerde dijitalleşmeyle işlemler hızlanacak</strong></h3>

<p>Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürü Mustafa Gümüş, geri dönüştürülebilir plastik atıkların deniz yoluyla gerçekleştirilen ithalat ve ihracat işlemlerinde gümrük idarelerinin kritik bir görev üstlendiğini belirtti.</p>

<p>Gümrüklerde yürütülen dijitalleşme, elektronik başvuru, kurumlar arası veri entegrasyonu ve risk esaslı kontrol çalışmalarının işlemlerin daha hızlı ve güvenli biçimde tamamlanmasına katkı sunduğunu ifade eden Gümüş, şunları söyledi:</p>

<p>“Gümrük idaresi olarak temel amacımız, ticaretin güvenli, hızlı ve mevzuata uygun şekilde gerçekleşmesini sağlamaktır. Geri dönüştürülebilir plastik atıkların ithalat ve ihracat süreçlerinde hem çevrenin korunmasını hem de sanayicilerimizin işlemlerinin öngörülebilir ve hızlı biçimde tamamlanmasını önemsiyoruz.”</p>

<p>Son yıllarda dijital uygulamalar sayesinde gümrük işlemlerinin sürelerinin kısaltılması konusunda önemli adımlar atıldığını belirten Gümüş, ilgili kurumlarla koordinasyon içerisinde çevre mevzuatına uygun, denetlenebilir ve sanayicilerin iş süreçlerini kolaylaştıran bir sistemin geliştirilmesine katkı sunmayı sürdüreceklerini kaydetti.</p>

<h3><strong>Ürün güvenliği ve çevrenin korunması birlikte değerlendirilmeli</strong></h3>

<p>Ticaret Bakanlığı Ürün Güvenliği ve Denetimi Genel Müdürü Hakkı Karaörklü, geri dönüştürülebilir plastik atıkların ithalatında çevrenin korunması, ürün güvenliği ve sanayinin ham madde ihtiyacının birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Denetimlerin amacının ticareti zorlaştırmak olmadığını belirten Karaörklü, çevreye ve insan sağlığına zarar verebilecek uygunsuzlukların önlenmesinin temel hedef olduğunu ifade etti.</p>

<p>Karaörklü, “Bir yandan sanayimizin önünü açarken diğer yandan çevreyi en hassas şekilde korumak zorundayız. Geri dönüştürülebilir plastik atıkların ithalatı, ancak doğru yönetildiğinde ülke ekonomisine katkı sağlayan bir ikincil ham madde kaynağına dönüşür” dedi.</p>

<p>“Atığı yönetemezsen atık, yönetirsen katık olur” ifadelerini kullanan Karaörklü, çevresel açıdan doğru yönetilen, denetlenebilir, izlenebilir ve mevzuata uygun bir sistem kurulmasının önemine işaret etti.</p>

<p>Ürün güvenliği ve denetimi alanındaki düzenlemelerin çevrenin korunmasını, riskli ürünlerin ülkeye girişinin engellenmesini ve sanayinin standartlara uygun girdilere ulaşmasını amaçladığını belirten Karaörklü, kamu desteğinin çevre ve insan sağlığını koruyan güçlü bir denetim anlayışıyla yürütüleceğini söyledi.</p>

<h3><strong>Yeşil dönüşüm kalkınma modelinin merkezinde</strong></h3>

<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ÇED, İzin ve Denetim Genel Müdürü Fatih Ekmekci, yeşil dönüşümün Bakanlığın öncelikli gündem maddeleri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Yeşil dönüşümün yalnızca belirli sanayi sektörlerini değil, kamu kurumlarını ve toplumun tamamını kapsayan bir süreç olduğunu ifade eden Ekmekci, Avrupa Birliği’nin yeni atık sevkiyatı düzenlemelerine uyum sağlanması amacıyla gerekli çalışmaların sürdürüldüğünü belirtti.</p>

<p>Ekmekci, “Yeşil dönüşüm artık yalnızca belirli sektörlerin değil, sanayicilerimizin, kamu kurumlarımızın ve tüm vatandaşlarımızın ortak gündemidir. Bakanlık olarak yeşil dönüşümü tabana yayılan, çevreyi korurken kalkınmayı da destekleyen bir model olarak ele alıyoruz” dedi.</p>

<p>Bakanlık olarak çevreyle uyumlu kalkınma modelini sanayicilerle birlikte hayata geçirmeyi amaçladıklarını belirten Ekmekci, hem yurt içindeki atık toplama kapasitesinin artırılması hem de yeşil dönüşümün ihtiyaç duyduğu ikincil ham maddelere ilişkin hızlı ve doğru adımların atılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Türkiye’nin geri dönüşüm sektörünün gelişmesini önemsediklerini ifade eden Ekmekci, bu büyümenin çevre standartlarından taviz verilmeden, izlenebilir, denetlenebilir ve sürdürülebilir bir yapı içerisinde gerçekleştirilmesi gerektiğinin altını çizdi.</p>

<h3><strong>Türkiye geri dönüşüm üssü olabilir</strong></h3>

<p>TOBB Geri Dönüşüm Meclisi Başkan Yardımcısı ve Tüm Atık ve Çevre Yönetimi Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ömer Benli de Avrupa’nın atıklarını artık geri dönüşüm altyapısına güvendiği OECD ülkelerine göndermek istediğini söyledi.</p>

<p>Türkiye’nin sahip olduğu güçlü denetim ve izleme mekanizmalarıyla bölgesel bir geri dönüşüm merkezine dönüşebileceğini belirten Benli, yeni dönemin Türkiye açısından önemli fırsatlar barındırdığını ifade etti.</p>

<h3><strong>Yer üstündeki petrol fırsatı</strong></h3>

<p>Geri Dönüşüm ve Geri Kazanımcılar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Turhan ise Avrupa’nın yeni düzenlemelerinin Türkiye’ye geçmişte kaçırılan fırsatlardan çok daha büyük bir imkân sunduğunu belirtti.</p>

<p>Geri dönüştürülebilir plastik atıkları “yer üstündeki petrol” olarak nitelendiren Turhan, OECD dışındaki ülkelerin bu atıklardan elde edilen geri dönüştürülmüş ham maddelere ihtiyaç duyacağını söyledi.</p>

<p>Turhan, “Türkiye bu süreci doğru yönetebilirse dünyanın en önemli geri dönüşüm ve yeşil ham madde merkezlerinden biri hâline gelebilir. Geri dönüşümden elde edilen ham maddeler, geleneksel petrokimya üretimine göre çok daha düşük karbon ayak izine sahip. Avrupa’nın geri dönüştürülmüş içerik zorunlulukları da düşünüldüğünde önümüzde çok büyük bir fırsat bulunuyor” dedi.</p>

<p>Türkiye’nin hâlihazırda güçlü bir geri dönüşüm altyapısına sahip olduğunu kaydeden Turhan, kamu ve özel sektörün iş birliği içinde hareket ederek yeni düzenlemelere hızlı bir şekilde uyum sağlaması gerektiğini dile getirdi.</p>

<h3><strong>Uluslararası şirketlerden Türkiye’ye destek</strong></h3>

<p>Uluslararası geri dönüşüm sektöründe faaliyet gösteren DE PAAUW’un Kıdemli İş Geliştirme Müdürü Maurice Evers de Türkiye’nin oluşan fırsatı değerlendirebilecek güçlü bir altyapıya sahip olduğunu söyledi.</p>

<p>Avrupa’da kurulacak yeni sistemin çevre standartlarına uygun faaliyet gösteren tesislere önemli avantajlar sağlayacağını belirten Evers, Türkiye’nin gelişmiş sanayi altyapısı ve geri dönüşüm kapasitesi sayesinde Avrupa’nın önemli iş ortaklarından biri olabileceğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ab-karariyla-turkiye-yesil-donusum-ussu-olabilir</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 11:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/yavuz-eroglujpg-2.jpeg" type="image/jpeg" length="64833"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mayıs ayında EİB’nin ihracatının zirvesine ABD ve İtalya kuruldu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/mayis-ayinda-eibnin-ihracatinin-zirvesine-abd-ve-italya-kuruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/mayis-ayinda-eibnin-ihracatinin-zirvesine-abd-ve-italya-kuruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ege İhracatçı Birlikleri’nin mayıs ayındaki ihracatında Amerika Birleşik Devletleri ve İtalya rüzgârı esti. ABD ve İtalya, mayıs ayındaki ihracat performanslarıyla Almanya’yı geçerek ilk iki sıraya isimlerini yazdırdılar.</strong></p>

<p>Milli ve dini bayramlar nedeniyle ihracatçıların 6 iş günü daha az ihracat yüklemesi yaptıkları mayıs ayında Ege İhracatçı Birlikleri’nin ihracatı yüzde 5’lik kayıp yaşasa da Amerika Birleşik Devletleri’ne yapılan ihracat yüzde 19, İtalya’ya ihracat yüzde 42 artış gösterdi.</p>

<p>EİB’den ABD’ye yapılan ihracat yüzde 19’luk artışla 150 milyon dolardan 179 milyon dolara çıkarken, ABD bu performansıyla Almanya’yı geçti ve zirveye yerleşti.</p>

<p>Egeli ihracatçıların parlak başarıya imza attığı bir diğer ülke İtalya oldu. İtalya’ya ihracat yüzde 42’lik artışla 98 milyon dolardan 139 milyon dolara fırladı. İtalya bu başarısıyla Egeli ihracatçıların en çok ihracat yaptığı ikinci ülke konumuna yükseldi.</p>

<p><strong>Almanya, ilk kez üçüncü sıraya geriledi</strong></p>

<p>Uzun yıllardır zirvede görmeye alışık olduğumuz Almanya’ya ihracat mayıs ayında yüzde 17’lik kayıp yaşayarak 152 milyon dolardan 125,6 milyon dolara geriledi. Almanya EİB’den en çok ihracat yapılan ülkeler sıralamasında ilk kez üçüncü sıraya geriledi. Almanya, ocak – mayıs döneminde 730 milyon dolarlık ihracatla ilk sıradaki yerini korudu.</p>

<p>2026 yılında ocak – mayıs döneminde EİB’den en çok ihracat yapılan ikinci ülke 686 milyon dolarla Amerika Birleşik Devletleri olurken, İtalya’ya yüzde 29’luk artışla 463 milyon dolardan 598 milyon dolara çıktı ve İtalya üçüncü sıradaki yerini sağlamlaştırdı.</p>

<p>Ege İhracatçı Birlikleri verilerine göre; mayıs ayında Egeli ihracatçıların en çok ihracat yaptığı 10 ülkede diğer ülkeler; İngiltere, İspanya, Hollanda, Fransa, Çin Halk Cumhuriyeti, Rusya Federasyonu ve Yunanistan şeklinde sıralandı.</p>

<p>İngiltere’ye ihracat yüzde 20’lik artışla 81 milyon dolardan 97 milyon dolara ilerledi. İspanya’nın talebi yüzde 14’lük yükselişle 76,8 milyon dolardan 87,3 milyon dolara çıktı. Hollanda’ya ihracat yüzde 4’lük artışla 64,5 milyon dolara yükseldi. Fransa’ya ihracat yüzde 9’luk azalışla 64 milyon dolardan 58 milyon dolara geriledi. Ege İhracatçı Birlikleri’nin özel önem verdiği Çin pazarına ihracat yüzde 9’luk artışla 49 milyon dolar oldu. Ege İhracatçı Birlikleri Rusya’ya 45,6 milyon dolar, Yunanistan’a 40 milyon dolar ihracat yapma başarısı gösterdi.</p>

<p><strong>ABD ve İtalya en çok kimyevi ürünler talep etti</strong></p>

<p>Mayıs ayında Ege İhracatçı Birlikleri’nden ABD ve İtalya’ya en çok kimyevi ürünler ihraç edildi. ABD’ye kimyevi mamul ihracatı yüzde 343’lük rekor artışla 13 milyon dolardan 57,3 milyon dolara tırmandı.</p>

<p>Ege Bölgesi’nden ABD’ye ihracatta ikinci sırada Ege Tütün İhracatçıları Birliği yer aldı. ABD’ye tütün ve tütün mamulleri ihracatı yüzde 57’lik artışla 16,5 milyon dolardan 26 milyon dolara çıktı. Ege Maden İhracatçıları Birliği 20 milyon 265 bin dolarlık ihracatla üçüncü sıraya tutundu.</p>

<p>EİB, 2025 yılı mayıs ayında İtalya’ya 15 milyon dolarlık kimyevi ürünler ihraç etmişken, 2026 yılının mayıs ayında yüzde 218’lik sıçrayışla 48 milyon dolarlık kimyevi mamulleri İtalya’ya gönderdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği, mayıs ayında İtalya’ya yüzde 80’lik artışla 26,5 milyon dolarlık demir ve demirdışı metal ürünleri ihraç etme başarısı gösterdi.</p>

<p>Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği ihracatta güçlü pazarlarından İtalya’ya 22,8 milyon dolarlık ihracatla İtalya’ya en çok ihracat yapan üçüncü sektör oldu.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/mayis-ayinda-eibnin-ihracatinin-zirvesine-abd-ve-italya-kuruldu</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 11:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2025/10/2-bakliyatt.png" type="image/jpeg" length="73439"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TÜSİAD Rekabet Gücü Endeksi İlk Çeyrekte Geriledi]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/tusiad-rekabet-gucu-endeksi-ilk-ceyrekte-geriledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/tusiad-rekabet-gucu-endeksi-ilk-ceyrekte-geriledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) tarafından hazırlanan TÜSİAD Maliyet Bazlı Rekabet Gücü Endeksi (TÜSİAD-RGE), 2026 yılının ilk çeyreğinde gerilemesini sürdürdü. Endeks, bir önceki çeyrekteki 88,8 seviyesinden yüzde 1,7 düşüşle 87,3 puana inerek tarihsel olarak düşük seviyelere yakın seyrini korudu.</strong></p>

<p>Analize göre, yurt içi enerji maliyetlerinde görülen olumlu gelişmelere rağmen ara malı ve iş gücü maliyetlerinin rakip ülkelere kıyasla daha hızlı yükselmesi, rekabet gücündeki zayıflamanın temel nedeni oldu. İş gücü verimliliğinde ise rakip ülkelerle benzer bir performans sergilenmesi nedeniyle endeks üzerinde belirgin bir etki oluşmadı.</p>

<p><strong>Rekabet Gücünü Artıran Tek Sektör Ana Metal Oldu</strong><br />
İlk kez 18 Haziran 2026 tarihinde TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi toplantısında açıklanan sektörel endeks sonuçları, ihracatçı imalat sanayinde genel bir rekabet kaybına işaret etti. İncelenen on sektör arasında rekabet gücünü artırmayı başaran tek sektör ana metal sanayi olurken, diğer sektörlerin büyük bölümünde gerileme kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özellikle gıda, kimya, kauçuk-plastik ve elektrikli teçhizat sektörlerinde maliyet baskısının daha belirgin hissedildiği ve bunun uluslararası rekabet gücünü olumsuz etkilediği değerlendirildi.</p>

<p><strong>Maliyet Artışları Rekabeti Zorluyor</strong><br />
Raporda, son yıllarda üretim maliyetlerinin birçok sektörde rakip ülkelere göre daha hızlı yükseldiği vurgulandı. Bu eğilimin ihracatçı firmaların fiyat rekabetini zorlaştırdığı ve küresel pazarlardaki konumlarını baskıladığı ifade edildi.</p>

<p>TÜSİAD, maliyet bazlı rekabet koşullarının düzenli olarak izlenmesinin, ihracat performansının değerlendirilmesi ve veri temelli ekonomi politikalarının geliştirilmesi açısından önem taşıdığına dikkat çekti.</p>

<p><strong>Sektörel Sonuçlar Düzenli Olarak Açıklanacak</strong><br />
Türkiye ekonomisinin başlıca ihracat pazarlarındaki rekabet koşullarını maliyet perspektifinden analiz etmek amacıyla hazırlanan TÜSİAD Maliyet Bazlı Rekabet Gücü Endeksi, ilk kez 26 Haziran 2025 tarihinde kamuoyuyla paylaşılmıştı. 2015 yılının ilk çeyreğinden itibaren oluşturulan veri setine dayanan çalışmanın bundan sonraki süreçte her çeyrek sonunda hem genel endeks hem de sektörel sonuçlarla birlikte düzenli olarak yayımlanacağı bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/tusiad-rekabet-gucu-endeksi-ilk-ceyrekte-geriledi</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 10:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/tusiad-48ta-cover-1.webp" type="image/jpeg" length="51855"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[HAGE Grup Başkanı Muhammet Ali Kalkan, "IDMA 2026'ya 120 ülkeden profesyonel ziyaretçi bekliyoruz"]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/hage-grup-baskani-muhammet-ali-kalkan-idma-2026ya-120-ulkeden-profesyonel-ziyaretci-bekleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/hage-grup-baskani-muhammet-ali-kalkan-idma-2026ya-120-ulkeden-profesyonel-ziyaretci-bekleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Uluslararası Değirmen Makineleri ve Teknolojileri Fuarı İDMA İstanbul 2026, İstanbul Fuar Merkezi’nde kapılarını ziyaretçilere açtı. Küresel tahıl ve gıda işleme sektörünün önde gelen firmalarını bir araya getiren 11. İDMA İstanbul Fuarı, sektör temsilcilerini üç gün boyunca İstanbul’da ağırlayacak. Tahıl, bakliyat, un, yem ve gıda işleme teknolojileri alanında dünyanın farklı ülkelerinden üretici, yatırımcı ve profesyonelleri buluşturan fuar, yeni iş birlikleri ve ticari anlaşmalar için önemli bir platform oluşturuyor.</strong></p>

<p>Fuarın organizatörü HAGE Grup Yönetim Kurulu Başkanı Muhammet Ali Kalkan, İDMA İstanbul'un sektördeki en önemli buluşma noktalarından biri haline geldiğini belirterek, bu yılki organizasyona ilişkin detayları paylaştı. Kalkan, fuarın uluslararası niteliğine dikkat çekerek, “Bu yıl İDMA'nın 11'incisini düzenliyoruz. Yaklaşık 160 firma ve 400'ün üzerinde marka fuarda yer alıyor. Dünyanın 120 ülkesinden 10 binin üzerinde profesyonel ziyaretçi beklediğimiz önemli bir organizasyon gerçekleştiriyoruz” dedi.</p>

<p><strong>Tahıl Ticareti ve Küresel Krizler Forumda Masaya Yatırılacak</strong><br />
Bu yıl fuar kapsamında İDMA Grain &amp; Milling Forum’un da düzenlendiğini belirten Kalkan, forumun sektör açısından önemli gündem başlıklarına ev sahipliği yapacağını söyledi.</p>

<p>“Forumda küresel tahıl ticaretini, tahıl krizlerini, savaş dönemlerinde tarım ve tahılın küresel yolculuğunu ele alacağız. Sektör adına faydalı sonuçlar çıkacağını umuyoruz” ifadelerini kullanan Kalkan, sektör profesyonellerinin bilgi paylaşımı ve stratejik değerlendirmeler açısından önemli kazanımlar elde edeceğini vurguladı.</p>

<p><strong>Değirmencilik Teknolojileri Fuarın Merkezinde Yer Alıyor</strong><br />
İDMA İstanbul’un ana odağını değirmencilik teknolojilerinin oluşturduğunu belirten Kalkan, fuarda un ve yem fabrikalarından bisküvi, çikolata ve makarna üretim tesislerine kadar geniş bir yelpazede teknoloji sunulduğunu ifade etti.</p>

<p>“Değirmencilik sektörüne yönelik teknolojiler fuarın ana omurgasını oluşturuyor. Anahtar teslim un fabrikaları, yem fabrikaları, bisküvi ve çikolata üretim tesisleri için teknoloji geliştiren firmalar burada yer alıyor. Bunun yanında makarna sektörüne yönelik üretim teknolojileri sunan şirketler de katılım sağlıyor” diyen Kalkan, Türkiye'nin ihracat gücünde değirmencilik sektörünün önemli bir rol üstlendiğini kaydetti.</p>

<p>Kalkan, “Genel çerçevede birçok farklı alan temsil edilse de yoğunluk değirmencilik sektöründe. Çünkü değirmencilik sektörünün Türkiye ihracatında çok önemli bir payı bulunuyor. Bu nedenle fuarın temelini un ve yem değirmenciliği sektörleri oluşturuyor” diye konuştu.</p>

<p><strong>Ticaret Hacmi 1 Milyar Dolara Ulaşabilir</strong><br />
Fuar kapsamında açıklanan ihracat ve ticaret hedeflerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kalkan, organizasyonun yüksek hacimli anlaşmalara ev sahipliği yaptığını belirtti.</p>

<p>“Açılışta Değirmen Sanayicileri ve Üreticileri Derneği Başkanımız bu konuda önemli açıklamalarda bulundu. Bizim tahminimiz, fuar kapsamında 500 milyon dolar ile 1 milyar dolar arasında bir ticaret hacmi oluşabileceği yönünde” diyen Kalkan, fuarda gerçekleştirilen projelerin ölçeğine dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kalkan, “Bu fuarda genellikle küçük ölçekli işler yapılmıyor. Daha çok anahtar teslim tesis projeleri ve büyük yatırım anlaşmaları görüşülüyor. Bu projelerin büyüklükleri 1 milyon dolardan başlayıp 50 milyon dolara kadar çıkabiliyor. Burada gerçekleştirilecek birkaç büyük tesis anlaşması bile toplam hacmi yüz milyonlarca dolara ulaştırabilir” ifadelerini kullandı.</p>

<p>“Türkiye’yi Fuarcılıkta Küresel Merkezlerden Biri Yapmak İstiyoruz”<br />
Uluslararası Fuar Yapımcıları Derneği’ndeki yeni görevi hakkında da değerlendirmelerde bulunan Kalkan, Türkiye’nin sahip olduğu jeopolitik avantajların fuarcılık sektörü açısından önemli fırsatlar sunduğunu söyledi.</p>

<p>“İçinden geçtiğimiz dönemde yaşanan küresel krizleri de dikkate alarak Türkiye'nin jeopolitik avantajlarını doğru değerlendirmemiz gerekiyor. Amacımız Türkiye'yi fuarcılık alanında dünyanın önemli merkezlerinden biri haline getirmek” diyen Kalkan, sektörün gelişimi için çalışmalarını sürdüreceklerini ifade etti.</p>

<p>Daha önce de dernek yönetiminde görev aldığını hatırlatan Kalkan, “Yeni dönemde de yönetim kurulu çalışmalarında yer almaya devam edeceğim. Sektörün ihtiyaç duyduğu alanlarda destek olmak, karşılaşılan sorunların çözümüne katkı sağlamak ve Türkiye'nin fuarcılık potansiyelini daha ileri taşımak için çalışacağız. Türkiye'yi tam anlamıyla bir fuarcılık ülkesi haline getirmek istiyoruz ve bu doğrultuda gerekli adımları atmaya devam edeceğiz” dedi.</p>

<p>Üç gün sürecek İDMA İstanbul 2026’nın, küresel tahıl ve gıda işleme sektörünün geleceğine yön verecek iş birliklerine ve yeni yatırımlara ev sahipliği yapması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>RÖPORTAJLAR</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/hage-grup-baskani-muhammet-ali-kalkan-idma-2026ya-120-ulkeden-profesyonel-ziyaretci-bekleniyor</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 18:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/m-r-z01170-j-p-g.jpeg" type="image/jpeg" length="25762"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Prontotour, Gece Müzeciliğiyle Turizme Yeni Bir Deneyim Kazandırıyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/prontotour-gece-muzeciligiyle-turizme-yeni-bir-deneyim-kazandiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/prontotour-gece-muzeciligiyle-turizme-yeni-bir-deneyim-kazandiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gece Müzeciliği konseptini Ege ve Akdeniz rotalarına taşıyan Prontotour, misafirlerini her akşam farklı bir müze veya ören yerinde tarihle buluşturuyor. Gündüz deniz keyfi, akşam ise kültür deneyimi sunan yeni nesil tur programları, kültür turizmine farklı bir yaklaşım kazandırıyor.</strong></p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hayata geçirilen ve son iki yıldır yoğun ilgi gören “Gece Müzeciliği” uygulaması, Türkiye’de kültür turizmine yeni bir soluk getirmeyi sürdürüyor. Ülke genelindeki birçok müze ve ören yerinin gece saatlerinde ziyarete açılması sayesinde ziyaretçiler, tarihi mekânları gün batımının ardından farklı bir atmosferde keşfetme imkânı buluyor.</p>

<p>Türkiye’nin önde gelen tur operatörlerinden Prontotour da bu yükselen turizm trendini özel bir seyahat konseptiyle buluşturuyor. Otobüslü ve uçaklı olarak düzenlenen “Gece Gündüz Ege Akdeniz Turu” programları, misafirlere yalnızca gündüzleri değil, akşam saatlerinde de bölgenin kültürel mirasını deneyimleme fırsatı sunuyor.</p>

<p>Prontotour tarafından geliştirilen konsepti benzer programlardan ayıran en önemli özellik ise tur boyunca her akşam farklı bir müze veya ören yerinin ziyaret edilmesi oluyor. Böylece gezginler, Ege ve Akdeniz’in tarihi zenginliklerini özel ışıklandırmalar, etkinlikler, müzik performansları ve farklı deneyimler eşliğinde keşfedebiliyor. Prontotour Pazarlama Direktörü Eda Özsoy Onaran, Gece Müzeciliği temalı turlara ilişkin yaptığı değerlendirmede, uygulamanın son yılların en dikkat çekici kültür turizmi projelerinden biri haline geldiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tarihi alanların özel ışıklandırmalar altında gece saatlerinde gezilebilmesinin ziyaretçilere farklı bir seçenek sunduğunu ifade eden Onaran, Prontotour olarak bu uygulamayı yalnızca mevcut tur programlarına eklemekle yetinmediklerini, başlı başına özel bir deneyime dönüştürdüklerini söyledi.</p>

<p>Onaran, misafirlerin her akşam farklı bir müze veya ören yerinde yeni bir atmosfer yaşadığını belirterek, bu programların klasik kültür turu anlayışının ötesine geçen, ziyaretçilerle duygusal bağ kuran ve kendine özgü bir hikâyesi bulunan seyahat deneyimleri sunduğunu dile getirdi.</p>

<p>Yaz aylarında kültür turizmine olan ilginin arttığına dikkat çeken Onaran, gece ziyaretlerinin misafirlere yaz sıcaklarından etkilenmeden gezme imkânı sağladığını söyledi. Tarihi mekânların akşam saatlerinde çok daha etkileyici bir atmosfere büründüğünü belirten Onaran, misafirlerin gündüzleri Ege ve Akdeniz’in kıyılarında denizin keyfini çıkarırken akşamları ise tarihle buluştuğunu ifade etti. Tatil ve kültür deneyiminin aynı seyahat programında bir araya getirildiğini vurgulayan Onaran, hazırlanan tur paketlerinin müzelere ve ören yerlerine gösterilen ilgiyi de artıracağına inandıklarını kaydetti.</p>

<p>Gece Müzeciliği konseptini yalnızca bir ziyaret uygulaması olarak görmediklerini belirten Eda Özsoy Onaran, bu programların kültürel mirasın farklı bir atmosferde keşfedilmesine olanak sağladığını söyledi.</p>

<p>Özel rota kapsamında misafirlerin Efes’ten Hierapolis’e, Patara’dan Bodrum Kalesi’ne kadar uzanan önemli müze ve ören yerlerinde tarihle buluştuğunu anlatan Onaran, her akşam farklı bir antik kent veya müzede ışıklandırmalar ve özel etkinlikler eşliğinde yaşanan deneyimin kültür turizmine yeni bir boyut kazandırdığını ifade etti. Prontotour’un Gece Müzeciliği odaklı yeni nesil kültür turları kapsamında misafirler, Ege ve Akdeniz’in öne çıkan müze ve ören yerlerini gecenin etkileyici atmosferinde gezerken kültürel mirasın farklı yönlerini keşfetme fırsatı yakalıyor. Prontotour, 2026 sezonunda Gece Müzeciliği konseptine göre hazırlanan tur paketlerini çeşitlendirerek daha fazla rotayı misafirleriyle buluşturmayı planlıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/prontotour-gece-muzeciligiyle-turizme-yeni-bir-deneyim-kazandiriyor</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 18:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/1-4-121414133.jpg" type="image/jpeg" length="36609"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TMO Genel Müdürü Ahmet Güldal, “Sektör, Türkiye'ye 34 milyar dolar ihracat katma değeri kazandırdı"]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/tmo-genel-muduru-ahmet-guldal-sektor-turkiyeye-34-milyar-dolar-ihracat-katma-degeri-kazandirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/tmo-genel-muduru-ahmet-guldal-sektor-turkiyeye-34-milyar-dolar-ihracat-katma-degeri-kazandirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Uluslararası Değirmen Makineleri ve Teknolojileri Fuarı İDMA İstanbul 2026, İstanbul Fuar Merkezi’nde ziyaretçilerine kapılarını açtı. Tahıl, bakliyat, un, yem ve gıda işleme teknolojileri alanında dünyanın önde gelen üretici ve tedarikçi firmalarını bir araya getiren fuar, üç gün boyunca sektör profesyonellerini İstanbul’da ağırlayacak.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu yıl 11’incisi düzenlenen organizasyon, Türkiye’nin yanı sıra dünyanın farklı ülkelerinden gelen sektör temsilcilerini, yatırımcıları ve teknoloji sağlayıcılarını aynı platformda buluşturarak yeni iş birliklerine ve ticari fırsatlara zemin hazırlıyor.</p>

<p><strong>“Sektörün En Önemli Fuarlarından Biri”</strong><br />
Fuar kapsamında değerlendirmelerde bulunan Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Genel Müdürü Ahmet Güldal, İDMA İstanbul’un sektör açısından stratejik bir öneme sahip olduğunu vurgulayarak, fuarın yıllar içerisinde uluslararası ölçekte güçlü bir marka haline geldiğini belirtti: “Bu fuar Türkiye'de düzenlenen ve sektörün en önemli fuarlarından biri, hatta en önemlisi. Dolayısıyla kalite ve teknoloji noktasında ihracatımıza yön verecek sanayinin dikkatle izlemesi ve takip etmesi gereken bir fuar. 11. defa düzenleniyor ve artık geleneksel, oturmuş bir yapısı var.”</p>

<p>Fuarın yalnızca Türkiye için değil, uluslararası sektör paydaşları açısından da önemli bir buluşma noktası olduğuna dikkat çeken Güldal, organizasyonun yüksek katılımla gerçekleştirildiğini ifade etti. “Hem yurt içinden hem de yurt dışından çok sayıda, 10 binin üzerinde ziyaretçinin burayı gezebileceği değerlendiriliyor. Bu anlamda baktığımızda ülkemiz için çok büyük bir kazanım ve önemli bir ihtiyacı karşılıyor.”</p>

<p><strong>Teknoloji ve İnovasyon İhracata Güç Katacak</strong><br />
Türkiye’nin özellikle tahıl ve unlu mamuller alanında dünyanın önde gelen ihracatçı ülkeleri arasında yer aldığını hatırlatan Güldal, fuarda sergilenen yeni teknolojilerin sektörün rekabet gücünü artıracağını söyledi. Türkiye’nin un ve makarna üretimindeki güçlü konumuna işaret eden Güldal, teknolojik dönüşümün ihracata doğrudan katkı sağlayacağını belirterek, “Türkiye önemli bir ihracatçı ülke. Özellikle unlu mamullerde; başta un ve makarna olmak üzere güçlü bir konumda bulunuyor. Dolayısıyla teknolojinin gelişmesi ve yenilenmesi, ihracatımızdaki kaliteyi ve katma değeri artıracaktır.” dedi.</p>

<p><strong>İhracatçıların Yoğun Katılımı Memnuniyet Veriyor</strong><br />
Fuarın ziyaretçi ve katılımcı profiline ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Güldal, ihracatçı firmaların organizasyondaki güçlü varlığının sektör adına sevindirici olduğunu ifade etti. “İhracatçılarımızın bu fuardaki ağırlığını görmek, ziyaretçi profiline baktığımızda onların etkinliğini görmek ayrıca memnuniyet veriyor. Ülkemiz açısından her türlü faydalı ve değerli bir fuar olduğunu düşünüyorum.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>RÖPORTAJLAR</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/tmo-genel-muduru-ahmet-guldal-sektor-turkiyeye-34-milyar-dolar-ihracat-katma-degeri-kazandirdi</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 18:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/m-r-z01165-j-p-g.jpeg" type="image/jpeg" length="53656"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kadın Emeği ve Dayanışma Üsküdar’daki Festivalde Bir Araya Geliyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/kadin-emegi-ve-dayanisma-uskudardaki-festivalde-bir-araya-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/kadin-emegi-ve-dayanisma-uskudardaki-festivalde-bir-araya-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h3></h3>

<p><strong>Üsküdar Belediyesi, kadınların üretim gücünü, girişimcilik deneyimlerini ve dayanışma kültürünü görünür hale getirmek amacıyla “Üreten Kadınlar Festivali”ni düzenliyor. Festival, 27 Haziran Cumartesi günü saat 17.00’de Nakkaştepe Millet Bahçesi Seyir Terası’nda gerçekleştirilecek.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kadın emeğine destek veren kurumları, girişimcileri ve vatandaşları bir araya getirecek festival, kadınların sosyal ve ekonomik yaşama katılımını güçlendirmeyi amaçlıyor.</p>

<p>Etkinlik kapsamında ÜSMEK, KÜP Projesi ile Kadın ve Çocuk Yaşam Merkezleri başta olmak üzere kadınlara yönelik hayata geçirilen çalışmalar tanıtılacak. Gün boyunca düzenlenecek yarışmalar, atölyeler, ilham verici söyleşiler, çocuk etkinlikleri ve çeşitli sürprizler ziyaretçilerle buluşacak.</p>

<p>Festival, yalnızca Üsküdar’da yaşayan kadınları değil, farklı ilçelerden ve kurumlardan katılım sağlayan paydaşları da geniş bir dayanışma ağı içerisinde buluşturacak. İBB Kadın, çeşitli ilçe belediyeleri, kadın kooperatifleri ve kadın girişimciliği alanında çalışan kurumlar, açacakları stantlarda projelerini, deneyimlerini ve ürettikleri ürünleri paylaşacak.</p>

<p>Kadınların eğitimden üretime, üretimden girişimciliğe uzanan yolculuklarına destek olmayı hedefleyen festival, kadın emeğinin ekonomik, sosyal ve kültürel önemine dikkat çekecek. Etkinlik, aynı zamanda yeni iş birliklerinin oluşturulmasına da katkı sağlayacak.</p>

<p>Festival alanında sergilenecek el emeği ürünler ve paylaşılacak başarı hikâyeleri, kadınların üretim gücünün toplumdaki dönüştürücü etkisini ortaya koyacak.</p>

<p>“Üreten Kadın, Güçlenen Üsküdar” sloganıyla gerçekleştirilecek festival, kadınların bilgi, emek ve üretimlerini görünür kılan etkinlikleriyle ziyaretçilerini ağırlayacak. Tüm İstanbullular, kadın emeğine destek vermek ve bu dayanışma buluşmasının bir parçası olmak üzere Üreten Kadınlar Festivali’ne davet ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Festival Haberleri</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/kadin-emegi-ve-dayanisma-uskudardaki-festivalde-bir-araya-geliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 18:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/1782388694-u-reten-kad-nlar-festivali-bas-n.jpg" type="image/jpeg" length="74083"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sıcak Havalar Evlerde Ferah Dekorasyon Arayışını Artırdı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/sicak-havalar-evlerde-ferah-dekorasyon-arayisini-artirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/sicak-havalar-evlerde-ferah-dekorasyon-arayisini-artirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Yaz mevsiminin etkisini artırmasıyla birlikte yalnızca gardıroplar değil, yaşam alanları da mevsime uygun olarak yenileniyor. Kış aylarının kalın dokuları ve koyu renkleri yerini daha hafif, aydınlık ve ferah bir dekorasyon anlayışına bırakırken, bu değişimin en dikkat çekici parçalarından biri halılar oluyor. Özellikle açık renkli, ince dokulu ve kolay temizlenebilen yazlık halılara yönelik ilgi son dönemde artış gösteriyor.</strong></p>

<p>Havaların ısınmasıyla birlikte evlerde de yaz hazırlıkları başladı. Kış boyunca kullanılan kalın dokulu ve koyu tonlu ürünlerin yerine daha hafif, açık renkli ve ferah alternatifler tercih ediliyor. Yaşam alanlarında kısa sürede etkili bir değişiklik yapmak isteyen tüketiciler ise dekorasyonun genel atmosferini doğrudan değiştiren halılara yöneliyor.</p>

<p>Yaz aylarında halı seçiminde yalnızca estetik görünüm değil, kullanım kolaylığı da önem kazanıyor. Leke tutmayan iplik teknolojileri, robot süpürgelerle uyumlu yapı, kaymaz taban ve kolay temizlenebilme gibi özellikler sunan halılar, yaz döneminin en çok tercih edilen dekorasyon ürünleri arasında yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Evin En Önemli Tamamlayıcılarından Biri Halı</strong></h3>

<p>Mobilyalar, aksesuarlar ve duvar renkleri dekorasyonun temel parçaları arasında bulunsa da yaşam alanının karakterini tamamlayan en önemli unsurlardan biri halılar oluyor. Mekânın stilini, sıcaklığını ve atmosferini doğrudan etkileyen halılar, bu nedenle dekorasyon dünyasında sıklıkla “evin giysisi” olarak tanımlanıyor.</p>

<p>Modern yaşam alanları için geliştirdiği koleksiyonlarla dikkat çeken Turkua Halı, estetik, konfor ve fonksiyonelliği aynı üründe buluşturmayı amaçlıyor. Farklı desen, renk, ölçü ve dokuma seçenekleriyle hazırlanan koleksiyonlar; klasik, modern ve zamansız dekorasyon tarzlarına hitap ederek farklı yaşam alanlarına uygun çözümler sunuyor.</p>

<h3><strong>Ferah ve Sade Tasarımlar İlgi Görüyor</strong></h3>

<p>Yaz döneminde doğal tonlar, açık renkler ve minimalist desenler daha fazla tercih ediliyor. Bej, krem, taş ve gri gibi renklerin öne çıktığı dekorasyon anlayışı, yaşam alanlarının daha geniş, aydınlık ve ferah görünmesine katkı sağlıyor.</p>

<p>İskandinav tasarım anlayışından ilham alan sade modeller, modern yaşam alanlarında şıklık ve yalınlığı bir araya getiriyor. Zamansız desenler ise uzun yıllar kullanılabilecek dekorasyon seçenekleri arasında öne çıkıyor.</p>

<p>Üretim süreçlerinde yüksek kaliteli polyester ve akrilik ipliklerden yararlanan Turkua Halı, modern dokuma teknolojileri sayesinde canlı renkler, detaylı desenler ve uzun süreli kullanım imkânı sunuyor. Üretimin kalite kontrol süreçleriyle desteklenmesi, markanın dayanıklılık ve kalite konusundaki yaklaşımını güçlendiriyor.</p>

<h3><strong>Şıklığın Yanı Sıra Konfor da Önem Kazanıyor</strong></h3>

<p>Tüketiciler halı seçerken artık yalnızca tasarıma değil, günlük kullanımı kolaylaştıran işlevsel özelliklere de dikkat ediyor. Kolay temizlenebilir yapı, leke tutmayan iplikler, robot süpürge uyumluluğu, kaymaz taban ve uzun ömürlü kullanım gibi kriterler satın alma tercihlerini etkiliyor.</p>

<p>Özellikle çocuklu aileler ve evcil hayvan sahipleri açısından antibakteriyel ve antialerjik özellikler, halı seçiminde dikkat edilen önemli unsurlar arasında bulunuyor. Estetik görünümün işlevsellikle birleştiği modeller, yoğun kullanılan yaşam alanlarında daha fazla tercih ediliyor.</p>

<h3><strong>Farklı Yaşam Alanlarına Uygun Alternatifler</strong></h3>

<p>Tüketici beklentileri ve değişen dekorasyon eğilimleri doğrultusunda ürün çeşitliliğini geliştiren Turkua Halı; salon, yatak odası, çocuk odası ve koridor gibi farklı alanlara yönelik geniş bir koleksiyon sunuyor. Marka, özel ölçü seçenekleriyle kişiye ve mekâna uygun çözümler de geliştiriyor.</p>

<p>Turkua Halı’nın koleksiyonlarında modern dekorasyon tarzına uygun modellerin yanı sıra Anadolu kültüründen esinlenen kros dokuma halılar, dayanıklılık ve şıklığı bir araya getiren akrilik seriler ile dijital baskı teknolojisi kullanılarak hazırlanan kişiselleştirilebilir ürünler bulunuyor.</p>

<p>Sade ve zamansız çizgilerin öne çıktığı yeni nesil koleksiyonlar, tüketicilerin yaşam alanlarında estetik ile fonksiyonelliği birlikte aradığı bu dönemde yoğun ilgi görüyor.</p>

<p>2021 yılında dijital baskı halılarıyla sektöre adım atan Turkua Halı, kısa süre içinde ürün yelpazesini genişleterek dekoratif makine halıları kategorisinde büyüme kaydetti. Marka bugün modern üretim teknolojileri, tasarım odaklı yaklaşımı ve Türkiye genelindeki güçlü bayi ağıyla faaliyetlerini sürdürüyor.</p>

<p>Değişen dekorasyon trendlerini yakından takip eden Turkua Halı, her sezon yenilediği koleksiyonlarıyla tüketicilere farklı tasarım ve kullanım alternatifleri sunmaya devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/sicak-havalar-evlerde-ferah-dekorasyon-arayisini-artirdi</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 18:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/1782389395-i-m-g-20260625-w-a0047.jpg" type="image/jpeg" length="40937"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Vakko ESMOD Moda Akademisi 2026 Mezunlarını Uğurladı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/vakko-esmod-moda-akademisi-2026-mezunlarini-ugurladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/vakko-esmod-moda-akademisi-2026-mezunlarini-ugurladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye’de moda sektörünün geleceğine yön veren Vakko, eğitime sunduğu katkılardan biri olan Vakko ESMOD Moda Akademisi’nin 2026 yılı mezunlarını, Vakko Moda Merkezi’nde gerçekleştirilen mezuniyet defilesiyle moda dünyasına uğurladı.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Moda alanındaki 90 yılı aşkın deneyimini eğitim yatırımlarıyla gelecek nesillere aktaran Vakko, uluslararası moda okulu ESMOD ile yürüttüğü iş birliği kapsamında Türkiye’de moda eğitimine katkı sağlamaya devam ediyor. Vakko ESMOD Moda Akademisi 2026 Mezuniyet Defilesi, genç tasarımcıların yaratıcı vizyonlarını sektör temsilcileriyle buluştururken Vakko’nun moda dünyasına nitelikli insan kaynağı kazandırma misyonunu da bir kez daha ortaya koydu.</p>

<p>Vakko Moda Merkezi’nde düzenlenen defilede, Moda Tasarımı ve Yaratımı Programı’nı başarıyla tamamlayan öğrenciler, yıl boyunca hazırladıkları koleksiyonlarını moda, sanat, iş ve eğitim dünyasının önde gelen isimlerinin beğenisine sundu. Teknik yetkinlik, özgünlük ve yaratıcılığı bir araya getiren koleksiyonlar, genç tasarımcıların geleceğin moda anlayışına yönelik yorumlarını gözler önüne serdi.</p>

<h3><strong>Moda Markasının Ötesine Uzanan Bir Vizyon</strong></h3>

<p>Vakko, yalnızca moda ürünleri tasarlayan ve üreten bir marka olmanın ötesinde, sektörün geleceğini şekillendirecek yaratıcı profesyonellerin yetişmesine katkı sunan kapsamlı bir eğitim ekosistemi oluşturuyor. ESMOD ile yaptığı iş birliği sayesinde Vakko, 2013 yılından bu yana Vakko ESMOD Moda Akademisi çatısı altında Türkiye’de moda eğitiminin gelişimine öncülük ediyor.</p>

<p>Vakko ESMOD Moda Akademisi; Moda Tasarımı ve Yaratımı Programı’nın yanı sıra modelizm, styling, moda yönetimi, stil danışmanlığı, çanta ve ayakkabı tasarımı gibi farklı alanlarda da eğitimler veriyor. Teorik bilgiyi uygulamalı çalışmalarla birleştiren akademi, öğrencilerini doğrudan sektörle buluşturarak moda dünyasına donanımlı genç profesyoneller kazandırıyor.</p>

<p>İstanbul’un merkezinde bulunan tarihi Sıraevler’de faaliyet gösteren akademi, alanında uzman eğitmenler ve sektör profesyonellerinden oluşan güçlü akademik kadrosuyla dikkat çekiyor. Öğrenciler eğitimleri boyunca teknik bilgi edinmenin yanı sıra sektörün güncel dinamiklerini yakından tanıma, uygulamalı deneyim kazanma ve profesyonel bağlantılar kurma fırsatı buluyor.</p>

<p>Vakko ESMOD Moda Akademisi, 2013 yılından bu yana Moda Tasarımı ve Yaratımı Programı’ndan mezunlar verirken styling, modelizm, moda yönetimi ve farklı uzmanlık alanlarında düzenlediği programlarla da çok sayıda katılımcıyı moda sektörüyle buluşturdu.</p>

<p>Akademinin mezunları bugün moda markalarında tasarımcı, modelist, ürün geliştirme uzmanı, stil danışmanı ve yaratıcı ekip üyesi olarak kariyerlerini sürdürüyor. Bazı mezunlar ise kendi markalarını kurarak Türkiye moda sektörüne yeni değerler kazandırıyor.</p>

<h3><strong>Cem Hakko: “Modanın Geleceğine Yapılacak En Değerli Yatırım Eğitimdir”</strong></h3>

<p>Vakko’nun ev sahipliğinde gerçekleştirilen mezuniyet organizasyonuna Vakko Yönetim Kurulu Başkanı Cem Hakko, Vakko CEO’su Jaklin Güner, ESMOD International Grup Başkan Yardımcısı Véronique Beaumont ve Campus France Türkiye Direktörü’nün yanı sıra moda, basın, eğitim ve iş dünyasından çok sayıda davetli katıldı.</p>

<p>Vakko Yönetim Kurulu Başkanı Cem Hakko, mezuniyet defilesinde yaptığı konuşmada Türkiye’de dünya standartlarında eğitim verecek bir moda okulunun kurulmasının en büyük hayallerinden biri olduğunu belirtti.</p>

<p>Vakko Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini üstlendiği ilk günden bu yana modanın gelişiminin bilgi paylaşımı ve yeni nesillerin yetiştirilmesiyle mümkün olacağına inandığını ifade eden Hakko, bu vizyon doğrultusunda ilk olarak Vitali Hakko Kreatif Endüstriler Kütüphanesi’ni hayata geçirdiklerini söyledi.</p>

<p>Dünyanın farklı bölgelerinden temin edilen ve büyük bölümü o dönemde Türkiye’de bulunmayan yüzlerce özel yayını öğrenciler, araştırmacılar ve genç yaratıcılarla buluşturduklarını anlatan Hakko, daha sonra uluslararası eğitim kurumu ESMOD ile yollarının kesiştiğini ve ortak vizyon doğrultusunda Vakko ESMOD Moda Akademisi’ni kurduklarını dile getirdi.</p>

<p>Vakko’nun modayı yalnızca tasarlanan ve üretilen bir alan olarak değerlendirmediğini vurgulayan Cem Hakko, bir moda markasının en önemli sorumluluklarından birinin sektörün geleceğini şekillendirecek yaratıcı insan kaynağının yetişmesine destek olmak olduğunu belirtti.</p>

<p>Vakko ESMOD çatısı altında hazırlanan her koleksiyonun yaratıcılık, disiplin, emek ve eğitimin bir sonucu olduğunu ifade eden Hakko, akademinin ulaştığı seviyenin Vakko’nun moda markası olmanın ötesindeki eğitim ve kültür misyonunun en önemli göstergelerinden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>Son 13 yılda yetiştirilen 1.672 mezunun yalnızca bir sayı olmadığını vurgulayan Hakko, bu mezunların Türkiye moda sektörüne kazandırılan yüzlerce yeni profesyoneli ve yeni başarı hikâyesini temsil ettiğini belirtti. Gençlerin sektörde kendi yollarını çizdiğini görmenin yapılan eğitim yatırımının en değerli karşılığı olduğunu dile getiren Hakko, modanın geleceğinin yaratıcı, cesur ve iyi eğitimli gençlerin ellerinde şekilleneceğini söyledi.</p>

<p>Organizasyonda genç tasarımcılara seslenen ESMOD International Grup Başkan Yardımcısı Véronique Beaumont ise mükemmelliğin yalnızca teknik ustalıkla sınırlı olmadığını; duygu, deneyim, zanaatkârlık ve el işçiliğiyle bütünleştiğini ifade etti. Beaumont, yapay zekâ da dahil olmak üzere yenilikçi teknolojilerin yaratıcılığa hizmet edebileceğini ancak insan yaratıcılığının yerini alamayacağını belirtti.</p>

<h3><strong>Vakko ESMOD Moda Akademisi 2026 Ödülleri Sahiplerini Buldu</strong></h3>

<p>Mezuniyet defilesinde sergilenen koleksiyonlar; kişisel hikâyelerden kültürel referanslara, sürdürülebilirlikten çağdaş yaşam biçimlerine kadar uzanan çeşitli temaları özgün ve yaratıcı bakış açılarıyla ele aldı.</p>

<p>Öğrenciler hazırladıkları çalışmalarla yalnızca tasarım becerilerini değil; araştırma, konsept geliştirme, koleksiyon hazırlama ve ürün geliştirme alanlarındaki yetkinliklerini de ortaya koydu.</p>

<p>Defilenin ardından düzenlenen ödül töreninde başarılı öğrenciler ödüllerini aldı. Vakko ESMOD Moda Akademisi tarafından yaratıcılık, tasarım yaklaşımı, teknik yetkinlik ve koleksiyon bütünlüğü kriterleri doğrultusunda değerlendirilen projeler arasından seçilen öğrenciler, gecenin prestijli ödüllerine layık görüldü.</p>

<p>Jüri değerlendirmesi sonucunda ESMOD Altın İğne Ödülü’nün sahibi Sabira Zhukenova oldu. Vakko Jüri Özel Ödülü, moda tasarımı alanında Emir ve Ege Abbasi’ye, modelizm alanında ise Mahshad Attarian’a verildi. Fransız Büyükelçiliği Özel Ödülü ise Yağmur Coşkun’a takdim edildi.</p>

<p>Vakko ESMOD Moda Akademisi’nin 2026 Mezuniyet Defilesi, genç tasarımcıların çalışmalarını sergilediği bir etkinlik olmanın ötesinde, Vakko’nun moda eğitimine yönelik uzun soluklu yatırımının ve Türkiye moda sektörüne kazandırdığı yaratıcı insan kaynağının önemli bir göstergesi oldu.</p>

<p>2013 yılından bu yana yüzlerce mezun yetiştiren Vakko ESMOD Moda Akademisi, Türkiye’de moda eğitiminin en güçlü referans noktalarından biri olmayı sürdürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/vakko-esmod-moda-akademisi-2026-mezunlarini-ugurladi</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 18:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/1782399262-vakko-esmod-odul-5.jpg" type="image/jpeg" length="47137"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yeni BMW iX3, Türkiye’de Yılın Otomobili Yarışmasından 3 Ödülle Döndü]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/yeni-bmw-ix3-turkiyede-yilin-otomobili-yarismasindan-3-odulle-dondu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/yeni-bmw-ix3-turkiyede-yilin-otomobili-yarismasindan-3-odulle-dondu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Borusan Otomotiv’in Türkiye distribütörlüğünü üstlendiği BMW’nin Neue Klasse mimarisiyle geliştirilen ilk seri üretim modeli Yeni BMW iX3, Otomotiv Gazetecileri Derneği (OGD) tarafından düzenlenen “Türkiye’de Yılın Otomobili” yarışmasında üç ödülün sahibi oldu.</strong></p>

<p>Yarışmada dört farklı kategoride finale kalan Yeni BMW iX3, uzman otomotiv gazetecilerinin değerlendirmeleri sonucunda “Yılın Tasarımı”, “Yılın Premium Otomobili” ve “Yılın İnovatif Projesi” ödüllerine layık görüldü.</p>

<p>“Türkiye’de Yılın Otomobili” yarışmasının otomotiv sektörü açısından büyük önem taşıdığını belirten Borusan Otomotiv İcra Kurulu Başkanı Hakan Tiftik, “Otomotiv Gazetecileri Derneği tarafından düzenlenen ‘Türkiye’de Yılın Otomobili’ yarışması, sektörümüzün en değerli ve prestijli organizasyonları arasında yer alıyor. Uzman otomotiv gazetecilerinin değerlendirmeleri sonucunda Yeni BMW iX3 ile Yılın Tasarımı, Yılın Premium Otomobili ve Yılın İnovatif Projesi ödüllerini kazanmaktan büyük mutluluk ve gurur duyuyoruz. OGD Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Murat Öztürk’e ve yeni yönetim ekibine, göreve geldikleri ilk törende bu güçlü geleneği aynı heyecan ve özenle sürdürdükleri için teşekkür ediyor, yeni dönemlerinde başarılar diliyorum” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Yeni BMW iX3’ün, BMW’nin elektrikli mobilite vizyonunu yansıtan stratejik bir dönüm noktası olduğunu vurgulayan Tiftik, “Neue Klasse mimarisinin ilk seri üretim modeli olan Yeni BMW iX3, henüz pazara sunulmadan önce büyük ilgi görerek ‘Dünyada Yılın Otomobili’ ve ‘Dünyada Yılın Elektrikli Aracı’ seçilmişti. Modelimizin Türkiye’de de yollara çıkar çıkmaz ödüller kazanması bizim için son derece değerli. Bu başarıyı takdir eden ve tescilleyen Türk otomotiv basınının değerli üyelerine teşekkürlerimizi sunuyoruz” dedi.</p>

<h3><strong>Yeni BMW iX3 Hakkında</strong></h3>

<p>Neue Klasse mimarisinin ilk seri üretim modeli olan Yeni BMW iX3, BMW’nin elektrikli mobilite alanındaki yeni dönemini temsil ediyor. Batarya teknolojisinden yazılım altyapısına, araç mimarisinden kullanıcı deneyimine kadar tüm bileşenlerin yeniden tasarlandığı bu yeni yapı, markanın gelecek vizyonunu ortaya koyuyor.</p>

<p>Altıncı nesil eDrive teknolojisiyle geliştirilen Yeni BMW iX3, ön ve arka akslarda konumlandırılan çift elektrik motoru sayesinde xDrive dört tekerlekten çekiş sistemi sunuyor. 160 kW / 218 bg güç ve 610 Nm tork üreten model, 0’dan 100 km/s hıza 7,9 saniyede ulaşabiliyor.</p>

<p>108,7 kWh net kapasiteli bataryasıyla WLTP verilerine göre 805 kilometreye kadar menzil sağlayan Yeni BMW iX3, 15,1–17,9 kWh / 100 km aralığındaki ortalama enerji tüketimiyle yüksek verimlilik sunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>800 voltluk batarya mimarisi ve 400 kW DC hızlı şarj desteğine sahip olan model, yalnızca 10 dakikalık şarjla yaklaşık 372 kilometrelik menzil kazanabiliyor. Bataryanın yüzde 10’dan yüzde 80 doluluk seviyesine ulaşması yaklaşık 21 dakika sürerken, 22 kW AC şarj desteğiyle tam dolum süresi 5 saat 45 dakika olarak gerçekleşiyor.</p>

<p>BMW, Yeni BMW iX3 ile sürüş deneyimini “simbiyotik sürüş” yaklaşımıyla yeniden şekillendiriyor. Dört yüksek performanslı bilgisayardan oluşan Heart of Joy sistemi; hızlanma, frenleme, direksiyon ve enerji geri kazanımı gibi temel sürüş işlevlerini merkezi bir kontrol mekanizması altında bir araya getiriyor. Bu sistem, daha akıcı, öngörülebilir ve doğal bir sürüş deneyimi sağlıyor.</p>

<p>Yeni BMW iX3’te yer alan BMW Panoramic iDrive, dijital işlevlerle fiziksel kontroller arasında kusursuz bir uyum sağlayarak BMW’nin ikonik “eller direksiyonda, gözler yolda” anlayışını ileriye taşıyor. Sistemin merkezinde bulunan ve A sütunundan A sütununa kadar uzanan BMW Panoramic Vision, temel sürüş bilgilerini sürücünün doğal görüş alanına yansıtıyor. Böylece sürücü, gözlerini yoldan ayırmadan ihtiyaç duyduğu bilgilere erişebiliyor. Kişiselleştirilebilir içerik yapısıyla dikkat çeken teknoloji, Yeni BMW iX3’ün dijitalleşme, kullanıcı deneyimi ve sezgisel sürüş özelliklerini güçlendiriyor.</p>

<p>Günlük kullanımda da yüksek işlevsellik sağlayan Yeni BMW iX3, 520 litrelik bagaj hacmini arka koltukların yatırılmasıyla 1.750 litreye kadar çıkarabiliyor. Ayrıca 58 litrelik ön bagaj bölümü, şarj kabloları ve küçük eşyaların taşınması için pratik bir alan sunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/yeni-bmw-ix3-turkiyede-yilin-otomobili-yarismasindan-3-odulle-dondu</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 18:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/ekran-alintisi-113.JPG" type="image/jpeg" length="15355"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Pakistan’ın Elektrik Özelleştirme Sürecine Türkiye Desteği]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/pakistanin-elektrik-ozellestirme-surecine-turkiye-destegi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/pakistanin-elektrik-ozellestirme-surecine-turkiye-destegi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye ile Pakistan arasındaki enerji alanındaki stratejik iş birliği yeni bir boyut kazandı. Pakistan’ın elektrik sektöründe yürüttüğü reform ve özelleştirme çalışmalarına destek vermek amacıyla İstanbul’da düzenlenen temaslar kapsamında iki ülkenin kamu kurumları ve enerji kuruluşları arasında üç önemli anlaşma imzalandı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen görüşmeler, enerji alanındaki mevcut iş birliklerini daha ileri bir seviyeye taşırken, Pakistan’ın elektrik sektöründe planladığı dönüşüm sürecine Türkiye’nin teknik bilgi birikimi ve tecrübesiyle katkı sağlamasının da önünü açtı.</strong></p>

<p>İstanbul’da gerçekleştirilen program kapsamında Pakistan Özelleştirme Bakanı Muhammed Ali ile Pakistan Elektrik İşlerinden Sorumlu Enerji Bakanı Sardar Awais Leghari başta olmak üzere üst düzey kamu yetkilileri, enerji kurumlarının temsilcileri ve özel sektör yöneticileri bir araya geldi. Görüşmelerde elektrik iletim ve dağıtım altyapısının güçlendirilmesi, enerji arz güvenliğinin artırılması, enerji kaynaklarının şebekeye entegrasyonu, elektrik piyasalarının geliştirilmesi ve özelleştirme süreçlerinin etkin şekilde yönetilmesi gibi başlıklar ele alındı.</p>

<p><strong>Türkiye’nin Tecrübesi Pakistan’a Yol Gösterecek</strong></p>

<p>Toplantılarda Türkiye’nin son yirmi üç yılda enerji sektöründe gerçekleştirdiği dönüşüm örnekleri ayrıntılı şekilde değerlendirildi. Özellikle elektrik üretim kapasitesindeki artış, iletim ve dağıtım altyapısının modernizasyonu, özel sektör yatırımlarının sisteme kazandırılması ve enerji piyasalarının serbestleşmesi konularında elde edilen deneyimlerin Pakistan tarafıyla paylaşıldığı belirtildi.</p>

<p><img alt="Paki̇stan Heyeti̇ İle Anlaşmalar (4)" class="detail-photo img-fluid" height="2566" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/pakistan-heyeti-ile-anlasmalar-4.jpeg" width="4160" /></p>

<p>Görüşmeler sonrasında değerlendirmelerde bulunan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin enerji alanında son yıllarda önemli bir dönüşüm gerçekleştirdiğini belirterek, elde edilen bilgi birikiminin dost ve kardeş ülke Pakistan ile paylaşılmasından memnuniyet duyduklarını ifade etti.</p>

<p>Bayraktar, “Son 23 yılda enerji altyapımızı yaklaşık üç kat büyüterek çok önemli bir dönüşüm gerçekleştirdik. Elektrik üretiminden iletim ve dağıtıma, piyasa yapısından düzenleyici mekanizmalara kadar birçok alanda önemli reformları hayata geçirdik. Bu süreçte edindiğimiz deneyimleri Pakistanlı dostlarımızla paylaşarak onların enerji dönüşümüne katkı sunmayı amaçlıyoruz.” dedi.</p>

<p><strong>Üç Kurumdan Üç Önemli Anlaşma</strong></p>

<p>Temaslar kapsamında Türkiye ve Pakistan arasında enerji alanındaki teknik ve kurumsal iş birliğini güçlendirmeyi amaçlayan üç ayrı anlaşma imza altına alındı.</p>

<p>İlk olarak Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. (TEDAŞ) ile Pakistan Power Planning and Monitoring Company (PPMC) arasında bir iş birliği protokolü imzalandı. Söz konusu protokol ile Pakistan’daki elektrik dağıtım şirketlerinin operasyonel performanslarının geliştirilmesi, izleme sistemlerinin güçlendirilmesi ve insan kaynağının eğitimine yönelik çalışmalar yürütülmesi hedefleniyor. Ayrıca sanal gerçeklik teknolojileri kullanılarak eğitim merkezlerinin kurulması ve teknik personelin modern yöntemlerle yetiştirilmesi planlanıyor.</p>

<p><img alt="Paki̇stan Heyeti̇ İle Anlaşmalar (1)" class="detail-photo img-fluid" height="2773" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/pakistan-heyeti-ile-anlasmalar-1.jpeg" width="4160" /></p>

<p>İkinci anlaşma Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) ile Independent System and Market Operator (ISMO) arasında imzalanan mutabakat zaptı oldu. Bu anlaşma kapsamında elektrik iletim sistemlerinin işletilmesi, şebeke yönetimi, kapasite geliştirme çalışmaları ve ileri teknoloji uygulamalarında ortak projelerin geliştirilmesi öngörülüyor.</p>

<p>Üçüncü anlaşma ise Enerji Piyasaları İşletme A.Ş. (EPİAŞ) ile ISMO arasında imzalandı. Mutabakat zaptı kapsamında elektrik piyasalarının tasarımı, piyasa işletim mekanizmalarının geliştirilmesi, kurumsal kapasitenin artırılması ve dijital dönüşüm uygulamalarının yaygınlaştırılması konusunda iş birliği yapılacak.</p>

<p><strong>Bölgesel Enerji Güvenliği İçin Yeni Adım</strong></p>

<p>Bakan Bayraktar, imzalanan anlaşmaların yalnızca iki ülke arasındaki ilişkileri güçlendirmekle kalmayacağını, aynı zamanda bölgesel enerji güvenliği açısından da önemli sonuçlar doğuracağını ifade etti.</p>

<p>Türkiye ve Pakistan’ın enerji alanında birbirini tamamlayan güçlü potansiyele sahip ülkeler olduğuna dikkat çeken Bayraktar, “İmzaladığımız mutabakatların teknik iş birliğimizi daha da derinleştireceğine inanıyoruz. Bu anlaşmalar sayesinde kurumsal bağlarımız güçlenecek, bilgi ve teknoloji paylaşımı artacak, enerji sistemlerimizin dayanıklılığı daha da yükselecektir. Aynı zamanda bölgesel enerji arz güvenliğinin güçlendirilmesi açısından da önemli bir temel oluşturacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Türk Şirketleri Pakistan Sürecinde Aktif Rol Oynayacak</strong></p>

<p>Program kapsamında gerçekleştirilen görüşmelerde Türkiye’nin enerji sektöründeki kamu ve özel sektör kuruluşlarının Pakistan’daki reform sürecine nasıl katkı sağlayabileceği de ele alındı. Özellikle elektrik dağıtım varlıklarının özelleştirilmesi, şebeke yönetimi, enerji verimliliği uygulamaları ve dijital altyapı yatırımları konusunda Türk şirketlerinin önemli fırsatlar yakalayabileceği belirtildi.</p>

<p>Bu kapsamda düzenlenen yuvarlak masa toplantısında iki ülkeden yatırımcılar, enerji şirketlerinin yöneticileri ve kamu kurumlarının temsilcileri bir araya gelerek potansiyel iş birliği alanlarını değerlendirdi. Toplantıda enerji yatırımları, finansman modelleri, özelleştirme süreçleri ve teknik iş birlikleri üzerine kapsamlı görüş alışverişinde bulunuldu.</p>

<p><strong>“Pakistan’ın Başarılı Bir Özelleştirme Süreci Geçirmesini Arzu Ediyoruz”</strong></p>

<p><img alt="Paki̇stan Heyeti̇ İle Anlaşmalar (2)" class="detail-photo img-fluid" height="2571" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/pakistan-heyeti-ile-anlasmalar-2.jpeg" width="4160" /></p>

<p>Yuvarlak masa toplantısında konuşan Bakan Bayraktar, Pakistan’ın Türkiye’nin elektrik dağıtım özelleştirme sürecindeki deneyimlerinden yararlanmak istediğini belirterek, bu talebin kendileri açısından son derece değerli olduğunu söyledi.</p>

<p>Türkiye’nin enerji sektöründe gerçekleştirdiği reformların bugün daha güçlü ve sürdürülebilir bir piyasa yapısının oluşmasına katkı sağladığını ifade eden Bayraktar, Pakistan’ın da benzer bir dönüşüm sürecinden başarıyla çıkabileceğine inandığını dile getirdi.</p>

<p>“Pakistan elektrik sektörünün özelleştirilmesi kapsamında yürüttüğü bu önemli ve hassas süreçte deneyimlerimizi sonuna kadar paylaşacağız. Dost ve kardeş ülke Pakistan’ın enerji alanındaki dönüşümüne katkı sunmak bizim için büyük bir memnuniyet kaynağıdır. Teknik bilgi birikimimizi, kurumsal tecrübelerimizi ve sektör deneyimlerimizi paylaşarak bu sürecin başarıyla tamamlanmasına destek olacağız.” diyen Bayraktar, Türkiye’nin bu alandaki başarı hikâyesinin Pakistan’da da karşılık bulmasını arzu ettiklerini ifade etti.</p>

<p>“Özelleştirme sürecine inanan bir kişi olarak Türkiye’de elde edilen başarıların benzerinin Pakistan’da da gerçekleşmesini görmek isterim. Bu dönüşümün hem Pakistan ekonomisine hem de enerji sektörüne önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum.” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>İstanbul’da gerçekleştirilen temaslar ve imzalanan anlaşmalar, Türkiye ile Pakistan arasındaki stratejik ortaklığın enerji alanında daha da güçleneceğini ortaya koyarken, iki ülke arasında uzun vadeli teknik iş birlikleri ve yeni yatırım fırsatları açısından da önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/pakistanin-elektrik-ozellestirme-surecine-turkiye-destegi</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 18:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/pakistan-heyeti-ile-anlasmalar-3.jpeg" type="image/jpeg" length="61451"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İDMA İstanbul 2026 ziyaretçilerini ağırlamaya başladı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/idma-istanbul-2026-ziyaretcilerini-agirlamaya-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/idma-istanbul-2026-ziyaretcilerini-agirlamaya-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Uluslararası Değirmen Makineleri ve Teknolojileri Fuarı İDMA İstanbul 2026, İstanbul Fuar Merkezi’nde kapılarını ziyaretçilere açtı. Küresel tahıl ve gıda işleme sektörünün önde gelen firmalarını bir araya getiren 11. İDMA İstanbul Fuarı, sektör temsilcilerini üç gün boyunca İstanbul’da ağırlayacak. Fuarda un, yem, bakliyat, makarna ve bisküvi üretim teknolojilerine yönelik yenilikçi çözümler sergilenirken, katılımcılar uluslararası ticaret ve ihracat odaklı iş görüşmeleri gerçekleştirecek.</strong></p>

<p>İDMA İstanbul 2026 kapsamında 100’den fazla ülkeden 10 binin üzerinde profesyonel ziyaretçi ile 300’ü aşkın katılımcı firmanın ağırlanması hedefleniyor. Organizasyona 60’tan fazla ülkeden delegasyonun katılması ve binlerce ikili iş görüşmesinin gerçekleştirilmesi planlanıyor.</p>

<p>Fuarın yeni ihracat bağlantılarının kurulmasına, uluslararası iş ağlarının geliştirilmesine ve sektör firmalarının yeni pazarlara ulaşmasına katkı sağlaması bekleniyor.</p>

<p><strong>“İstanbul, sektörün küresel buluşma merkezi konumunda”</strong></p>

<p>Fuarın açılış programında konuşan İstanbul Vali Yardımcısı Okan Leblebiciler, küresel yem, tahıl ve gıda işleme sektörünü dünya ile buluşturan organizasyonun büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Dünya nüfusunun her geçen gün arttığına dikkat çeken Leblebiciler, gıda güvenliği, sürdürülebilirlik, enerji verimliliği ve teknolojik dönüşümün giderek daha önemli hale geldiğini belirtti.</p>

<p>Tarım ve gıda sanayisinin modern teknolojilerle desteklenmesinin ve üretim kapasitesinin artırılmasının önemine değinen Leblebiciler, Türkiye’nin güçlü markaları ve üretim altyapısıyla değirmencilik ve tahıl işleme teknolojilerinde sektörün önemli oyuncularından biri olduğunu ifade etti.</p>

<p>Leblebiciler, İstanbul’un da bu alanda küresel bir buluşma merkezi konumunda bulunduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>“Türk üreticisinin emeğini katma değere dönüştüren sektörler burada”</strong></p>

<p>Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürü Ahmet Güldal, Türkiye’de hasat döneminin devam ettiğini belirterek, Türk üreticisinin emeğini katma değere dönüştüren sektörlerin ve temsilcilerinin fuarda bir araya geldiğini söyledi.</p>

<p>Sektörün son 23 yılda Türkiye’ye 34 milyar dolarlık ihracat katkısı sağladığını ifade eden Güldal, ülkenin istihdamına, iş gücüne, ekonomisine ve ihracatına katkı sunan sanayicileri ve ihracatçıları tebrik etti.</p>

<p>Güldal, İDMA İstanbul’u kalite ve teknolojideki yeniliklerin tanıtıldığı, ticari bağlantıların kurulduğu ve teknoloji transferlerinin gerçekleştirildiği değerli bir platform olarak gördüklerini dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“Türk değirmen sanayisinin üretim gücünü dünyaya gösteriyoruz”</strong></p>

<p>Değirmen ve Sektör Makineleri Üreticileri Derneği Başkanı Zeki Demirtaşoğlu ise gerçekleştirilen organizasyonun yalnızca bir fuar açılışından ibaret olmadığını söyledi.</p>

<p>Demirtaşoğlu, etkinliğin Türk değirmen sanayicisinin üretim gücünü, mühendislik yeteneğini, teknolojik bilgi birikimini ve dünyaya açılan vizyonunu temsil ettiğini belirtti.</p>

<p>Dünyanın birçok bölgesindeki un ve yem fabrikaları, depolama tesisleri ile tahıl işleme merkezlerinde Türk mühendislerinin imzasının bulunduğunu vurgulayan Demirtaşoğlu, bu başarının yıllardır üretime, mühendisliğe, teknolojiye, kaliteye ve uluslararası rekabete yapılan yatırımların sonucu olduğunu ifade etti.</p>

<p>Sektörün uluslararası tanıtımına katkı sağlamak için çalıştıklarını belirten Demirtaşoğlu, fuarın Türkiye’nin değirmen, işleme ve depolama teknolojilerindeki liderliğini daha ileri taşıyacağına inandıklarını söyledi.</p>

<p><strong>İDMA’nın Türkiye sanayisi açısından önemine dikkat çekildi</strong></p>

<p>Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Mesut Çakmak da İDMA’ya katılımın Türkiye ve sanayiciler açısından büyük önem taşıdığını belirtti.</p>

<p>Çakmak, fuarın düzenlenmesinde emeği geçen organizasyon ekibine teşekkür etti.</p>

<p>HAGE Grup Yönetim Kurulu Başkanı Muhammet Ali Kalkan ise fuarda Avrupa, Afrika, Orta Doğu, Asya ve Amerika kıtasından gelen ziyaretçileri ağırladıklarını söyledi.</p>

<p>İstanbul’un yüzyıllardır medeniyetleri, kültürleri ve ticaret yollarını buluşturan önemli bir şehir olduğunu ifade eden Kalkan, kentin İDMA sayesinde sektörün küresel buluşma noktası olma özelliğini sürdürdüğünü belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/idma-istanbul-2026-ziyaretcilerini-agirlamaya-basladi</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 17:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/idmatoplu.png" type="image/jpeg" length="56534"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EİB, China-Eurasia Expo 2026 ile Çin pazarında yeni kapılar açıyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/eib-china-eurasia-expo-2026-ile-cin-pazarinda-yeni-kapilar-aciyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/eib-china-eurasia-expo-2026-ile-cin-pazarinda-yeni-kapilar-aciyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2></h2>

<p><strong>Ege İhracatçı Birlikleri (EİB), Çin’e gerçekleştirdiği ihracatı son üç yılda 300 milyon dolardan 516 milyon dolara yükseltti. Böylece Türkiye’nin Çin’e yaptığı her 100 dolarlık ihracatın yaklaşık 21 doları EİB üyeleri tarafından gerçekleştirildi.</strong></p>

<p>Çin’e yönelik ihracatını orta vadede 1 milyar dolara ulaştırmayı hedefleyen EİB, Türk ihracatçılarının bu pazardaki etkinliğini ve görünürlüğünü artırmaya yönelik çalışmalarını sürdürüyor.</p>

<p>Bu hedef doğrultusunda EİB, 25-29 Haziran 2026 tarihleri arasında Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nin başkenti Urumçi’de düzenlenecek China-Eurasia Expo 2026 için Türkiye millî katılım organizasyonunu gerçekleştirecek.</p>

<h3><strong>“Çin, ihracat için de yakın bir ülke”</strong></h3>

<p>Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Türkiye’nin Çin’e ihracatının yaklaşık 3,3 milyar dolar seviyesinde bulunduğunu, Çin’den gerçekleştirilen ithalatın ise 50 milyar dolara yaklaştığını söyledi.</p>

<p>İki ülke arasındaki dış ticarette yaklaşık 46,3 milyar dolarlık açık bulunduğuna dikkat çeken Öztürk, Türk ürünlerinin Çin pazarındaki payını artırmayı hedeflediklerini belirtti.</p>

<p>Öztürk, “Çin ithalat için ne kadar yakınsa, ihracat için de o kadar yakın bir ülkedir anlayışıyla hareket ediyoruz. 2026 yılı, Türkiye ile Çin arasında diplomatik ilişkilerin kurulmasının 55’inci yılı olması bakımından da özel bir önem taşıyor. Bu doğrultuda Birliğimizin Çin’e yönelik faaliyetleri son yıllarda önemli ölçüde arttı. Millî katılım organizasyonlarının yanı sıra iki ülke arasında düzenli olarak ticaret heyetleri ve iş birliği programları gerçekleştiriyoruz” dedi.</p>

<h3><strong>Türk ürünleri Urumçi üzerinden Çin pazarına açılacak</strong></h3>

<p>EİB, Türk ihraç ürünlerinin Çin’in batıya açılan kapısı konumundaki Urumçi üzerinden ülke pazarına girişini güçlendirmeyi amaçlıyor.</p>

<p>EİB’in 2025 yılında Çin’de düzenlenen üç farklı fuarda millî katılım organizasyonu gerçekleştirdiğini hatırlatan Öztürk, 2026 yılında ise Xiamen Stone Fair’in Türkiye millî katılımının düzenlendiğini ifade etti.</p>

<p>China-Eurasia Expo’nun ardından kasım ayında Şanghay’da gerçekleştirilecek China International Import Expo kapsamında geniş katılımlı bir millî katılım organizasyonunun daha hayata geçirileceğini belirten Öztürk, Urumçi’deki fuara katılacak firmalar ve stantlar hakkında da bilgi verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Organizasyonda Mehmet Türkel Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, Balizza Giyim ve Karafırın firmaları yer alacak. Ayrıca tüm tekstil ihracatçı birliklerinin ortak katılımıyla hazırlanan Turkish Textile standı ile EİB bünyesindeki gıda sektörlerinin birlikte oluşturduğu EİB Tarım standı da ziyaretçilerle buluşacak.</p>

<h3><strong>Uzun vadeli ticari iş birlikleri hedefleniyor</strong></h3>

<p>Urumçi’nin Çin’in batıya açılan kapısı olmasının yanı sıra Orta Asya ve Avrasya coğrafyasına erişimde stratejik bir merkez olarak öne çıktığını belirten Öztürk, düzenlenecek organizasyonun Türk ürünlerinin Çin pazarındaki görünürlüğünü artıracağını söyledi.</p>

<p>Öztürk, “Millî katılım organizasyonumuzun sürdürülebilir, uzun vadeli ve karşılıklı güvene dayanan ticari iş birliklerinin geliştirilmesine önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Türkiye ile Çin arasındaki toplam ticaret hacminin yaklaşık 50 milyar dolara ulaştığını aktaran Öztürk, Türkiye’nin Çin’e yalnızca ham madde ve maden ürünleri ihraç etmediğini vurguladı.</p>

<p>Türkiye’nin Çin pazarına makine, otomotiv yan sanayi, tekstil ve diğer katma değerli ürünleri de gönderdiğini belirten Öztürk, Çin’den ise ileri teknoloji ürünleri ve endüstriyel ekipmanlar ithal edildiğini söyledi.</p>

<p>Öztürk, bu ticari yapının Türkiye ve Çin ekonomilerinin birbirini tamamlayıcı özellikler taşıdığını gösterdiğini ve iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi için önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/eib-china-eurasia-expo-2026-ile-cin-pazarinda-yeni-kapilar-aciyor</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 16:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/1782367235-e6fab26e4a1a4409882856151fc25577-1.jpg" type="image/jpeg" length="16369"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[PMCC’de 2. sezon başlıyor: Türkiye’nin en büyük üniversite espor turnuvası]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/pmccde-2-sezon-basliyor-turkiyenin-en-buyuk-universite-espor-turnuvasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/pmccde-2-sezon-basliyor-turkiyenin-en-buyuk-universite-espor-turnuvasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2></h2>

<p><strong>Türkiye’deki üniversite öğrencilerine yönelik en yüksek ödül havuzuna sahip espor turnuvalarından PUBG MOBILE Campus Championship (PMCC), ikinci sezonuyla yeniden başlıyor. Toplam 1 milyon TL ödül havuzu sunan turnuvanın kayıtları, Türkiye genelindeki tüm üniversite öğrencilerinin katılımına açıldı.</strong></p>

<p>İlk sezonunda binlerce takımın başvurusunu alan PMCC, ikinci sezonunda daha geniş bir katılım ve daha güçlü bir rekabet hedefliyor. Türkiye’nin dört bir yanındaki üniversite öğrencileri, büyük ödüllerin sahibi olmanın yanı sıra profesyonel espor dünyasına adım atabilmek için mücadele edecek.</p>

<p>Turnuvanın şampiyonu, PUBG MOBILE National Championship (PMNC) Türkiye Finalleri’ne doğrudan katılma hakkı kazanacak. Böylece birinci olan ekip, profesyonel espor kariyerine başlama yolunda önemli bir fırsat elde edecek.</p>

<p>İlk sezonunda üniversite öğrencilerine yönelik turnuvalar arasında Türkiye’nin en yüksek ödül havuzlu organizasyonu olarak öne çıkan PMCC, ikinci sezonunda da 1 milyon TL’lik ödül havuzuyla üniversite esporunun en iddialı etkinlikleri arasındaki yerini koruyor.</p>

<h3><strong>Profesyonel espora açılan kapı</strong></h3>

<p>PMCC’nin üniversite öğrencilerine sunduğu imkânlar yalnızca para ödülleriyle sınırlı kalmıyor. Turnuva şampiyonuna doğrudan katılım hakkı sağlayan PMNC, PUBG MOBILE Türkiye ekosisteminin en prestijli resmî espor organizasyonlarından biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Bu fırsatın en dikkat çekici örneklerinden birini, PMCC’nin ilk sezon şampiyonu Fast Esports oluşturdu. PMNC Türkiye Finalleri’ne yükselen ekip, burada sergilediği performansın ardından PUBG MOBILE Global Open Türkiye Bölge Finalleri’ne katılma hakkı kazandı.</p>

<p>Endonezya’da düzenlenen PMGO Finalleri’ne katılma fırsatını yalnızca sıralama puanı farkıyla kaçıran Fast Esports, PMCC’nin genç oyuncular için profesyonel espor sahnesine uzanan somut bir basamak olduğunu gösterdi.</p>

<h3><strong>Campus Squad ekosisteminin bir parçası</strong></h3>

<p>PUBG MOBILE Campus Championship, PUBG MOBILE’ın üniversite öğrencilerine yönelik topluluk programı Campus Squad kapsamında düzenleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Campus Squad; öğrencileri espor, oyun geliştirme, içerik üretimi ve topluluk etkinlikleri çevresinde bir araya getiren kapsamlı bir ekosistem olarak faaliyet gösteriyor.</p>

<p>Program kapsamında yıl boyunca espor turnuvaları, eğitimler, atölye çalışmaları, kampüs etkinlikleri, oyun geliştirme projeleri ve öğrenci buluşmaları gerçekleştiriliyor.</p>

<p>Campus Squad topluluğunu takip eden öğrenciler ise sürpriz etkinlikler, özel ödüller ve yıl boyunca sunulan farklı fırsatlardan doğrudan haberdar olabiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/pmccde-2-sezon-basliyor-turkiyenin-en-buyuk-universite-espor-turnuvasi</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 16:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/p-o-b-g.JPG" type="image/jpeg" length="70615"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Epson’a EcoTank ile iki prestijli Red Dot 2026 ödülü]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/epsona-ecotank-ile-iki-prestijli-red-dot-2026-odulu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/epsona-ecotank-ile-iki-prestijli-red-dot-2026-odulu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2></h2>

<p><strong>Epson, EcoTank yazıcılarıyla Red Dot Award: Product Design 2026 kapsamında verilen en prestijli ödül olan “Red Dot: Best of the Best 2026”ya layık görüldü. Bu ödülü yedinci kez kazanan Epson, kullanıcı odaklı tasarıma verdiği önemi ve küresel pazarlardaki ürün inovasyonu yaklaşımını bir kez daha ortaya koydu.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ödül; META-CWA pazarlarında satışa sunulan L4360, L4367, L6360, L6370, L6376 ve L6390 modellerinin de aralarında bulunduğu seçili EcoTank yazıcıların tasarım anlayışına verildi. Kullanım kolaylığı sunan yazıcılar, ev ve küçük ofis ortamlarına uyum sağlayan kompakt yapılarıyla dikkat çekiyor.</p>

<p>Sezgisel kullanım özellikleri ve müdahale ihtiyacını azaltmaya yardımcı olan kartuşsuz mürekkep tankı sistemiyle öne çıkan modeller, çalışma alanlarının daha verimli kullanılmasını destekliyor. Kompakt ve özenli tasarımlara sahip ürünler, önceki modellere kıyasla daha uzun kullanım ömrü de sunuyor.</p>

<h3><strong>“Değişen kullanıcı beklentilerine uyum sağlıyoruz”</strong></h3>

<p>Epson MENA Bölgesi Genel Merkezi Bölge Direktörü Suat Özsoy, EcoTank modellerinin “Red Dot: Best of the Best” ödülünü kazanmasının, Epson’ın pratik ve amaca yönelik ürünler geliştirme kararlılığını gösterdiğini söyledi.</p>

<p>Özsoy, “Odak noktamız; kolaylık, verimlilik ve sürdürülebilirlik alanlarında değişen kullanıcı beklentilerine uyum sağlarken günlük üretkenliği destekleyen teknolojiler geliştirmek” dedi.</p>

<h3><strong>Epson’ın farklı ürünleri de Red Dot ödülü kazandı</strong></h3>

<p>META-CWA pazarlarında satışa sunulan birçok Epson ürünü; ev eğlencesi, profesyonel görüntüleme çözümleri ve ticari baskı kategorilerinde Red Dot Ödülü’ne layık görüldü.</p>

<p>Ödül alan ürünler arasında Epson’ın Lifestudio projektörleri de yer aldı. Lifestudio Pop EF-61G/R/W modelleri; işlevsellikleri, yüksek görüntü performansları ve tasarımlarıyla ev ortamında geniş ekran izleme deneyimi sunmak amacıyla geliştirildi.</p>

<p>Lifestudio Flex EF-71 ve Flex Plus EF-72 modelleri ise modern yaşam alanlarına uyum sağlayan zarif tasarımlarıyla öne çıktı.</p>

<h3><strong>Kompakt tarayıcılar da ödüle layık görüldü</strong></h3>

<p>Epson’ın DS-1760WN ve DS-1730 tarayıcıları da Red Dot Ödülü kazanan ürünler arasında yer aldı. A4 tabanlı kompakt tarayıcılar, küçük ofis ve evden çalışma ortamlarında belgelerin dijitalleştirilmesini kolaylaştırmak amacıyla tasarlandı.</p>

<p>Ürünlerin kompakt boyutları, kullanıcıların işlevsellikten ödün vermeden çalışma alanlarını daha verimli şekilde düzenlemesine imkân sağlıyor.</p>

<h3><strong>SurePress L-5034 de ödül kazanan ürünler arasında</strong></h3>

<p>Ticari ve endüstriyel uygulamalar için geliştirilen SurePress L-5034 inkjet etiket baskı makinesi de Red Dot Ödülü’ne layık görüldü.</p>

<p>2026 yılının sonunda META-CWA bölgesinde piyasaya sunulması planlanan ürün, orta ölçekli etiket üretimine yönelik olarak tasarlandı. SurePress L-5034, güvenilir ve yüksek performanslı baskı süreçlerini desteklerken tutarlı görüntü kalitesi ve gelişmiş verimlilik sunuyor.</p>

<h3><strong>“Red Dot: Design Team of the Year 2026” ödülü de Epson’ın oldu</strong></h3>

<p>Seiko Epson Corporation, dünyanın en prestijli tasarım ödüllerinden biri olan “Red Dot: Design Team of the Year 2026” ödülünü de kazandı.</p>

<p>Almanya’daki Design Zentrum Nordrhein Westfalen tarafından verilen ödül, yenilikçi ve üst düzey tasarım başarıları ortaya koyan, tasarım kalitesinde yüksek standartlar belirleyen ekiplere sunuluyor.</p>

<p>Epson; tasarımı kurumsal faaliyetlerinin merkezine yerleştirmesi, tutarlı tasarım felsefesi doğrultusunda küresel pazarlarda rekabetçi ürünler sunması ve güçlü tasarım yaklaşımı sayesinde “Red Dot: Design Team of the Year 2026” unvanına layık görüldü.</p>

<p>Epson, tasarım ve mühendisliğe yönelik yatırımlarıyla ev, ofis ve endüstriyel kullanım alanlarına yönelik pratik, verimli ve özenle tasarlanmış çözümler geliştirmeyi sürdürecek. Şirket, değişen kullanıcı ihtiyaçlarına yanıt veren yeni ürünler sunmaya devam etmeyi hedefliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/epsona-ecotank-ile-iki-prestijli-red-dot-2026-odulu</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 16:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/1782377425-e-f-62-n-e-f-61-r.jpg" type="image/jpeg" length="36436"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İGA CEO’su Selahattin Bilgen’e ACI Europe’da üst düzey görev]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/iga-ceosu-selahattin-bilgene-aci-europeda-ust-duzey-gorev</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/iga-ceosu-selahattin-bilgene-aci-europeda-ust-duzey-gorev" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2></h2>

<p><strong>İGA İstanbul Havalimanı CEO’su Selahattin Bilgen, Avrupa’nın en büyük havalimanı organizasyonu olan Uluslararası Havalimanları Konseyi ACI Europe’un Yürütme Komitesi’ne seçildi. Hâlihazırda ACI Europe Yönetim Kurulu üyesi olarak görev yapan Bilgen’in organizasyonun yürütme kademesine yükselmesi, İGA İstanbul Havalimanı’nın uluslararası sivil havacılık sektöründeki artan etkisinin önemli bir göstergesi oldu.</strong></p>

<p>Bu üyelik sayesinde İGA İstanbul Havalimanı; sürdürülebilirlik standartlarının belirlenmesi, yolcu deneyimine yönelik politikaların geliştirilmesi ve havacılık sektörünü etkileyen düzenleyici kararların şekillendirilmesi gibi kritik süreçlerde Avrupa düzeyinde doğrudan söz sahibi olacak.</p>

<p>46 ülkede faaliyet gösteren 500’den fazla havalimanını temsil eden ACI Europe’un Yürütme Komitesi, kurumun stratejik gündemini belirleyen ve Avrupa havacılık politikalarının oluşturulmasında etkili olan en üst düzey karar organlarından biri olarak öne çıkıyor.</p>

<h3><strong>Avrupa havacılığının önemli isimleri komitede yer alıyor</strong></h3>

<p>ACI Europe Yürütme Komitesi’nde Selahattin Bilgen’in yanı sıra ACI Europe Başkanı ve Fraport CEO’su Dr. Stefan Schulte, Başkan Yardımcısı ve Flughafen Berlin Brandenburg CEO ve CFO’su Aletta von Massenbach, Başkan Yardımcısı ve London Heathrow CEO’su Thomas Woldbye, Hazinedar ve AENA İcra Başkan Yardımcısı Javier Marín ile Geçmiş Dönem Başkanı ve SEA Milano CEO’su Armando Brunini gibi sektörün etkili isimleri bulunuyor.</p>

<p>Selahattin Bilgen, ACI Europe Yürütme Komitesi’ne Türkiye’den seçilen ilk üye oldu. Bilgen, Uluslararası Havalimanları Konseyi ACI Europe ve ACI World Yönetim Kurulu üyeliklerini de sürdürmeye devam edecek.</p>

<h3><strong>ACI Europe ve Yürütme Komitesi hakkında</strong></h3>

<p>ACI Europe; havalimanı işletmeciliği, güvenlik, sürdürülebilirlik, yolcu deneyimi ve havacılık politikaları başta olmak üzere birçok önemli konuda Avrupa Birliği kurumları, hükûmetler ve uluslararası havacılık otoriteleriyle doğrudan temas yürütüyor.</p>

<p>ACI Europe bünyesindeki Yürütme Komitesi ise kurumun stratejik kararlarının alındığı ve politika gündeminin şekillendirildiği en üst yönetim organı olarak görev yapıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Avrupa havacılık sektörünün en prestijli görevleri arasında gösterilen komite üyeliği, üyelerine kıtanın havacılık politikalarını, düzenleyici çerçevelerini ve sektörün geleceğini doğrudan etkileme imkânı sunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/iga-ceosu-selahattin-bilgene-aci-europeda-ust-duzey-gorev</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 16:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/1782286451-i-g-a-sn-selahattin-bilgen-a-c-i-europe-y-r-tme-komitesi-1.jpeg" type="image/jpeg" length="16475"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
