<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Fuar Dergisi</title>
    <link>https://www.fuardergisi.com.tr</link>
    <description>Fuar Dergisi, ulusal ve uluslararası fuarlar, sektörel yenilikler ve ekonomi dünyasındaki en önemli gelişmeleri takip eden profesyoneller için kapsamlı analizler, röportajlar ve özel haberler sunar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>"Türkiye'nin ilk ve tek ulusal Fuar, Kongre ve Festival dergisi</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 20 Aug 2026 20:28:21 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sadık Koca, İTO 28. Meslek Grubu Meclis Üyeliğine Adaylığını Açıkladı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/sadik-koca-ito-28-meslek-grubu-meclis-uyeligine-adayligini-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/sadik-koca-ito-28-meslek-grubu-meclis-uyeligine-adayligini-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Yaklaşan İstanbul Ticaret Odası seçimleri öncesinde meslek gruplarında adaylık açıklamaları sürüyor. Fuarcılık sektörünü de yakından ilgilendiren 28. Meslek Grubu’ndan FTS Bilişim ve Organizasyon A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve Tüm Fuar Tedarikçileri Derneği Kurucu Başkanı Sadık Koca, İTO Meclis Üyesi adayı olduğunu açıkladı.</strong></p>

<p>İstanbul Ticaret Odası seçimleri yaklaşırken, meslek gruplarında yarışacak meclis üyesi adayları da kamuoyuna tanıtılmaya başlandı. Fuar ve organizasyon sektöründe yaklaşık 25 yıllık deneyime sahip olan Sadık Koca, İTO 28. Meslek Grubu’nu temsil etmek üzere meclis üyeliğine adaylığını açıkladı.</p>

<p>Sektörün farklı kademelerinde görev yapan ve fuarcılığın yanı sıra organizasyon, bilişim, uluslararası ticaret ve yatırım alanlarında faaliyet gösteren Koca, saha tecrübesini İstanbul Ticaret Odası Meclisi’ne taşımayı hedeflediğini belirtti.<br />
<img alt="1744135240774" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/1744135240774.jpg" width="800" /></p>

<h2>İş hayatına fuar sektöründe başladı</h2>

<p>8 Ocak 1979 tarihinde İstanbul’da doğan Sadık Koca, aslen Kastamonu’nun Çatalzeytin ilçesinden. Evli ve iki çocuk babası olan Koca, iş hayatına 2002 yılında, üniversite öğrencisiyken fuar ve organizasyon sektöründe host olarak başladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sektörün en alt kademesinden başlayarak fuar sahalarında deneyim kazanan Koca; organizasyon süreçleri, katılımcı hizmetleri ve fuar tedarik zincirinin farklı aşamalarında görev aldı. Edindiği saha tecrübesini girişimcilik faaliyetlerine taşıyan Koca, 2011 yılında FTS Bilişim ve Organizasyon A.Ş.’yi kurdu.</p>

<p>FTS Bilişim ve Organizasyon bünyesinde fuarcılık, organizasyon ve bilişim alanlarında çalışmalar yürüten Koca, özellikle teknoloji ve bilişim çözümlerinin fuar sektörüne entegre edilmesine yönelik faaliyetlerde bulundu.</p>

<h2>Farklı ülkelerde ticaret ve yatırım faaliyetleri yürüttü</h2>

<p>Sadık Koca, Türkiye’deki çalışmalarının yanı sıra uluslararası ticaret ve yatırım alanlarında da çeşitli faaliyetler gerçekleştirdi. Arnavutluk’ta genel ticaret, Azerbaycan’da ise tekstil sektöründe faaliyetlerde bulunan Koca; Türkiye’de İstanbul ve Ankara başta olmak üzere, savunma sanayii öncelikli farklı sektörlerde yatırımlar yaptı.</p>

<p>Yaklaşık 25 yıllık çalışma hayatı boyunca fuarcılık sektörünün sorunlarını ve ihtiyaçlarını sahada gözlemleyen Koca, bu birikimini sektörün ortak menfaatleri doğrultusunda kullanmak amacıyla 2025 yılında Tüm Fuar Tedarikçileri Derneği’nin kuruluşuna öncülük etti.</p>

<p>Derneğin ilk başkanı olan ve hâlen başkanlık görevini sürdüren Koca; fuar tedarikçilerini ortak bir yapı altında buluşturmak, sektörün sorunlarını ilgili kurumlara aktarmak ve fuarcılığın daha güçlü, kurumsal ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşmasına katkı sağlamak amacıyla çalışmalar yürütüyor.<br />
<img alt="No On G M Sadik Koca2-1" class="detail-photo img-fluid" height="983" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/no-on-g-m-sadik-koca2-1.jpg" width="888" /></p>

<h2>Sektörü farklı platformlarda temsil ediyor</h2>

<p>Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Fuar Meclisi’nde meclis üyesi olarak görev yapan Sadık Koca, fuarcılık sektörünün gelişmesi ve sektör temsilcilerinin yaşadığı sorunların ilgili kurumlara aktarılması amacıyla çalışmalar yürütüyor.</p>

<p>Koca ayrıca Hizmet İhracatçıları Birliği Fuar Alt Komitesi’nde görev alıyor. Bu kapsamda Türkiye’nin uluslararası fuarcılık alanındaki gücünün artırılması, sektörün hizmet ihracatından daha fazla pay alması ve uluslararası rekabet kapasitesinin geliştirilmesine yönelik çalışmalarda bulunuyor.</p>

<h2>“Meclis üyeliği benim için yalnızca bir unvan değil”</h2>

<p>İTO 28. Meslek Grubu Meclis Üyesi adaylığını açıklayan Sadık Koca, meclis üyeliğini temsil edilen meslek grubunun sorunlarını ve beklentilerini doğrudan İTO Meclisi’ne taşıma sorumluluğu olarak gördüğünü söyledi.</p>

<p>Koca, adaylık açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Meclis üyeliği benim için yalnızca bir unvan değil; temsil ettiğim meslek grubunun sorunlarını, ihtiyaçlarını ve beklentilerini doğrudan İstanbul Ticaret Odası Meclisi’ne taşımak, çözüm üretmek ve üyelerimizin ticari hayatına katkı sağlamak anlamına geliyor.”</p>

<p>Sahadan gelen bir iş insanı olduğunu vurgulayan Koca, meslek grubundaki işletmelerin karşılaştığı sorunların yakından takip edilmesi, ticaretin önündeki engellerin azaltılması ve sektör temsilcilerinin karar alma mekanizmalarında daha güçlü biçimde yer alması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Koca, yaklaşık 25 yıllık sektör, girişimcilik, yatırım ve temsil tecrübesini 28. Meslek Grubu’nun ortak menfaatleri doğrultusunda kullanacağını belirterek, İTO Meclisi’nde aktif ve çözüm odaklı bir temsil anlayışı ortaya koymayı hedeflediğini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ, FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/sadik-koca-ito-28-meslek-grubu-meclis-uyeligine-adayligini-acikladi</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 19:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/m-r-z09848-1.jpg" type="image/jpeg" length="97346"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Castrol Ford Team Türkiye’nin Genç Yetenekleri, Kapadokya Rallisi’nde Start Alıyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/castrol-ford-team-turkiyenin-genc-yetenekleri-kapadokya-rallisinde-start-aliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/castrol-ford-team-turkiyenin-genc-yetenekleri-kapadokya-rallisinde-start-aliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Castrol Ford Team Türkiye, genç yetenekleriyle 21-23 Ağustos tarihlerinde Nevşehir’de düzenlenecek Kapadokya Rallisi’nde podyum için mücadele edecek. Castrol Ford Racing Academy bünyesinde yetişen genç pilotlar, Türkiye Ralli Şampiyonası’nın dördüncü ayağı olan Kapadokya Rallisi’nde ter dökecek.</strong></p>

<p>Türkiye’nin en köklü motor sporları takımı Castrol Ford Team Türkiye, 21-23 Ağustos tarihleri arasında Nevşehir’de gerçekleştirilecek Kapadokya Rallisi’nde derece için yarışacak. Türkiye Ralli Şampiyonası’nın dördüncü ayağı olan Kapadokya Rallisi'nde genç yetenekler bölgenin eşsiz doğal güzellikleri ve tarihi dokusu arasındaki toprak etaplarda mücadele edecek. Geçtiğimiz yıl Kapadokya Rallisi’nde Markalar Birinciliği Kupası'nı kazanan Castrol Ford Team Türkiye, bu yıl da Ford Fiesta Rally3 araçlarıyla başarısını daha yukarılara taşımak ve geleceğin şampiyon pilotlarına yarış deneyimi kazandırmak hedefiyle parkura çıkıyor.</p>

<p>Kapadokya Rallisi, 300 km'yi geçen toplam uzunluğu, ağustos ayında Nevşehir'in sıcak hava koşulları ve kırıcı toprak zeminiyle özellikle takımın genç isimlerine önemli bir deneyim sağlayacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Haziran ayında gerçekleştirilen 50. Yeşil Bursa Rallisi’ne genç kadrosuyla katılan ekip, bu yarışın ardından tamamen Kapadokya'nın ikonik ve zorlu etaplarına odaklanmış durumda. Castrol Ford Racing Academy bünyesinde yetişen genç sporcular için önemli bir kilometre taşı niteliği taşıyan bu yarışta takım Can Alakoç- Ivo Pükis ve Kaan Sarıhan-Ersin Ören ikililerinden oluşan 2 farklı ekip ile nefes kesen bir mücadele verecek. Kaan Sarıhan nisan ayında gerçekleşen Bodrum Rallisi’nde genç pilotlar ikinciliğini ve Rally3 sınıfı araçların yarıştığı RC3 sınıfında üçüncülüğü elde etmişti. Ralli kariyerine 14 yaşında Letonya’da başlayan ve kısa sürede Letonya, Estonya ve Litvanya gibi ülkelerde yarışarak uluslararası deneyim kazanan Can Alakoç da bu etapla güçlü bir giriş yapacak.</p>

<p>Ekiplerin parkurdaki mücadelesi kadar, arka plandaki stratejik hazırlıkları da büyük önem taşıyor. Castrol Ford Team Türkiye'nin Türk ralli sporunun geleceğine yatırım vizyonu ile hayata geçirdiği Castrol Ford Racing Academy bünyesinde yetişen genç sporculara, yarış boyunca Takım Koçu Murat Bostancı ve Dünya Gençler Ralli Şampiyonası’nda Türkiye'yi temsil eden Ali Türkkan mentorluk yaparak deneyimlerini aktaracak.</p>

<p><strong>Ali Türkkan Şili Rallisine Hazırlık Yapıyor</strong></p>

<p>Ali Türkkan-Bilge Ayan ikilisi Dünya Ralli Şampiyonası’nın Junior WRC sınıfında son yarış olan Şili Rallisi’ne hazırlıklarını sürdürüyor. Kapadokya Rallisi’nde toprak zeminde testlerini gerçekleştirecek olan ikili ülkemizi 10-13 Eylül Şili Rallisi’nde şampiyonluk hedefi ile temsil edecek ve Türk bayrağını dalgalandırmak için kıyasıya mücadele edecekler.</p>

<p>Kapadokya Rallisi, idari ve teknik kontrollerin yapılacağı 21 Ağustos Cuma günü başlayacak ve 23 Ağustos Pazar günü düzenlenecek finiş ve ödül töreniyle son bulacak.</p>

<p><strong>Türkiye Ralli Şampiyonası 2026 Takvimi</strong></p>

<ul>
 <li>19-20 Eylül - ESOK Eskişehir Rallisi</li>
 <li>17-18 Ekim - KOSK Kocaeli Rallisi</li>
 <li>14-16 Kasım - İSOK İstanbul Rallisi</li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/castrol-ford-team-turkiyenin-genc-yetenekleri-kapadokya-rallisinde-start-aliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 19:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/1787230217-castrol-ford-team-t-rkiye-nin-gen-yetenekleri-kapadokya-rallisi-nde-start-al-yor-1.jpg" type="image/jpeg" length="32561"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[FKB ekonomik görünüm endeksi 101,60 puanda]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/fkb-ekonomik-gorunum-endeksi-10160-puanda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/fkb-ekonomik-gorunum-endeksi-10160-puanda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Finansal Kurumlar Birliği’nin (FKB), İstanbul Üniversitesi iş birliğiyle hazırladığı Ağustos 2026 Ekonomik Görünüm Endeksi Bülteni yayımlandı. Buna göre FKB Ekonomik Görünüm Endeksi 101,60 puan seviyesinde gerçekleşirken, finans sektörünün 2026 yılına ilişkin büyüme, enflasyon ve döviz kuru beklentileri de şekillendi.</strong></p>

<p>Ağustos ayı sonuçlarına göre 2026 yıl sonu GSYH büyüme beklentisi yüzde 3,14, yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 30,47 ve dolar/TL beklentisi 52,11 TL olarak ölçüldü.</p>

<p>FKB Ekonomik Görünüm Endeksi 101,60 puan olurken, alt endekslerde Faktoring Sektörü Endeksi 102,06, Finansal Kiralama Sektörü Endeksi 104,88 ve Finansman Sektörü Endeksi 96,01 puan seviyesinde gerçekleşti. Aralık 2025’te 102,52 puan olan endeks, 2026 yılına 100,7 puanla başladı. Temmuz ayı itibarıyla yılbaşına göre 0,9 puan, geçen yılın aynı dönemine göre ise 0,95 puan yükseldi. Endeks bir önceki aya kıyasla 0,48 puan gerilemesine rağmen 100 referans değerinin üzerinde kalmayı sürdürdü.</p>

<p>Ağustos ayı Ekonomik Görünüm Beklenti Anketi, FKB üyesi finansal kiralama, faktoring, finansman, varlık yönetimi ve tasarruf finansmanı şirketlerinin yöneticileri ile FKB yönetici ve uzmanlarının katılımıyla 1-7 Ağustos 2026 tarihleri arasında gerçekleştirildi. Ankete toplam 70 kişi katıldı.</p>

<p><strong>FKB ekonomik görünüm endeksi 101,60 puan oldu</strong></p>

<p>Bir önceki dönemde 102,08 puan seviyesinde bulunan FKB Ekonomik Görünüm Endeksi, Ağustos ayında 0,48 puan düşüş göstererek 101,60 puana geriledi. Buna karşın endeksin 100 eşik değerinin üzerinde seyretmesi, banka dışı finans sektöründeki olumlu görünümün devam ettiğine işaret etti.</p>

<p>Alt endekslerde ise Faktoring Sektörü Endeksi 0,37 puanlık düşüşle 102,06’ya, Finansal Kiralama Sektörü Endeksi 0,90 puanlık gerilemeyle 104,88’e, Finansman Sektörü Endeksi ise 0,49 puan azalışla 96,01’e indi.</p>

<p><strong>2026 büyüme beklentisi yüzde 3,14</strong></p>

<p>Anket sonuçlarına göre katılımcıların 2026 yılı sonuna ilişkin GSYH büyüme beklentisi yüzde 3,14 oldu. Temmuz ayında yüzde 3,18 olarak ölçülen beklenti, Ağustos ayında 0,04 puan geriledi.</p>

<p>2027 yılı büyüme beklentisi de yüzde 3,56 seviyesinde gerçekleşti. Böylece Temmuz ayında yüzde 3,64 olan 2027 büyüme beklentisi 0,08 puan aşağı yönlü revize edildi.</p>

<p><strong>Enflasyon beklentileri yükseldi</strong></p>

<p>Katılımcıların Ağustos ayına ilişkin aylık enflasyon beklentisi yüzde 1,84 olarak ölçüldü. Temmuz ayında yüzde 1,58 olan bu beklentide artış kaydedildi.</p>

<p>2026 yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 30,47 olurken, 2027 yıl sonu beklentisi yüzde 23,38 seviyesinde gerçekleşti. Temmuz ayında bu oranlar sırasıyla yüzde 30,32 ve yüzde 22,66 düzeyindeydi. Böylece her iki yıl için de enflasyon beklentilerinde sınırlı yükseliş görüldü.</p>

<p><strong>Dolar/TL beklentisi 52,11 TL</strong></p>

<p>Katılımcılar, ağustos ayı sonunda dolar/TL kurunun ortalama 48,03 TL olmasını bekliyor. 2026 yıl sonu dolar/TL beklentisi ise 52,11 TL olarak açıklandı.</p>

<p>Temmuz ayında 51,75 TL olan 2026 yıl sonu kur beklentisi Ağustos ayında 52,11 TL’ye yükseldi. 2027 yıl sonu dolar/TL beklentisi de 60,32 TL’den 61,21 TL’ye çıktı.</p>

<p>Kısa vadeli ticari kredi faizinde beklenti yüzde 45,26</p>

<p>Ağustos ayında kısa vadeli ticari kredi faiz oranına ilişkin beklenti yüzde 45,26 oldu. Bir önceki ay yüzde 45,62 seviyesinde bulunan beklenti 0,36 puan geriledi.</p>

<p>FKB üyesi kurumların sektör ortalama faiz oranına ilişkin beklentisi ise yüzde 51,38 olarak gerçekleşti. Temmuz ayında yüzde 50,46 olan bu beklentide 0,92 puanlık artış yaşandı.</p>

<p><strong>İşlem hacminde artış beklentisi güçlendi</strong></p>

<p>Sektör temsilcilerinin gelecek üç aya ilişkin değerlendirmelerinde işlem hacmindeki artış beklentisi öne çıktı. Katılımcıların yüzde 57’si işlem hacminin artacağını düşünürken, yüzde 34’ü mevcut seviyenin korunacağını, yüzde 9’u ise düşüş yaşanacağını öngördü. Temmuz ayında işlem hacminde artış bekleyenlerin oranı yüzde 53 olmuştu.</p>

<p>Takipteki kredi oranlarına ilişkin beklentilerde ise katılımcıların yüzde 70’i önümüzdeki üç ayda artış bekledi. Katılımcıların yüzde 26’sı oranın değişmeyeceğini, yüzde 4’ü ise gerileyeceğini öngördü.</p>

<p>Tahsilatlara ilişkin beklentilerde katılımcıların yüzde 50’si mevcut seviyenin korunacağını ifade ederken, yüzde 25’i artış, yüzde 25’i ise azalış bekledi.</p>

<p>Sektörlerin genel görünümüne ilişkin değerlendirmelerde ise katılımcıların yüzde 17’si önümüzdeki üç ayda daha olumlu bir tablo bekledi. Yüzde 59’luk kesim mevcut görünümün devam edeceğini öngörürken, yüzde 24’ü daha olumsuz bir görünüm bekledi.</p>

<p><i><strong>Prof. Dr. Murat Şeker: “İyimser beklentiler korunuyor”</strong></i></p>

<p>İstanbul Üniversitesi iş birliğiyle hazırlanan FKB Ekonomik Görünüm Endeksi’nin akademik danışmanı Prof. Dr. Murat Şeker, endeksteki 0,48 puanlık gerilemeye rağmen 100 referans değerinin üzerinde kalınmasının önemli olduğunu belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şeker, bu görünümün banka dışı finans sektöründeki iyimser beklentilerin korunduğuna işaret ettiğini ifade etti. Önümüzdeki üç ayda işlem hacminde artış beklenirken takipteki kredi oranlarında da yükseliş öngörülmesinin, sektörün hem fırsatları hem de riskleri birlikte değerlendirdiğini gösterdiğini kaydetti.</p>

<p>Şeker, sektör temsilcilerinin genel ekonomik görünümde büyük ölçüde mevcut durumun devam edeceğini düşünmesini ise sektörün temkinli ancak olumlu bir beklenti içinde olduğunun göstergesi olarak değerlendirdi.</p>

<p><strong>Endeks ve beklenti anketi nasıl hazırlanıyor?</strong></p>

<p>FKB Ekonomik Görünüm Endeksi, finansal kiralama, faktoring ve finansman sektörlerindeki ticaret ve yatırım eğilimlerini izlemek amacıyla aylık olarak hazırlanıyor. İstanbul Üniversitesi iş birliğiyle yürütülen çalışma kapsamında banka dışı finans sektörünün faaliyet eğilimleri analiz edilerek 100 referans değeri üzerinden aylık bir gösterge oluşturuluyor.</p>

<p>Ekonomik Görünüm Beklenti Anketi ile sektör temsilcilerinin önümüzdeki döneme ilişkin makroekonomik ve faaliyet beklentileri ölçülüyor. Ağustos ayı sonuçlarına kaynak oluşturan anket, 1-7 Ağustos 2026 tarihleri arasında banka dışı finans sektöründe faaliyet gösteren şirket yöneticilerinin katılımıyla gerçekleştirildi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/fkb-ekonomik-gorunum-endeksi-10160-puanda</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 17:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/fkb-ege-logo-rgb-1png-fepng-aa.png" type="image/jpeg" length="65188"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Makine ihracatı 7 ayda 16,5 milyar dolara ulaştı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/makine-ihracati-7-ayda-165-milyar-dolara-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/makine-ihracati-7-ayda-165-milyar-dolara-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) tarafından açıklanan makine imalat sanayi konsolide verilerine göre, Türkiye’nin serbest bölgeler dâhil toplam makine ihracatı yılın ilk yedi ayında 16,5 milyar dolar olarak gerçekleşti. Miktar bazında gerileme yaşanmasına karşın, ihracat birim fiyatlarının yüzde 9 artması sayesinde ihracat değeri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,7 yükseldi.</strong></p>

<p>Yılın ilk yedi ayında Türkiye’nin en fazla makine ihracatı gerçekleştirdiği pazarlar Almanya ve ABD oldu. Almanya’ya ihracat yüzde 8,4 artarak 2 milyar dolara yaklaşırken, ABD’ye yapılan makine ihracatı yüzde 28,9 yükselerek 1,4 milyar dolar seviyesine ulaştı. Suriye’ye yönelik makine ihracatı ise yüzde 51,4 artışla 95 milyon dolara yaklaştı.</p>

<p><strong>Türk makine sektörü Suriye’de liderliği Çin’den aldı</strong></p>

<p>Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Sevda Kayhan Yılmaz, Suriye’nin yeniden yapılanma sürecinin makine sektörü açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirterek, Türkiye’nin pazardaki konumuna dikkat çekti.</p>

<p>Yılmaz, iç savaş öncesinde yıllık ortalama 1,5 milyar dolarlık makine ithalatı gerçekleştiren Suriye’de, uzun yıllar süren çatışmalar nedeniyle sanayi yatırımlarının büyük ölçüde sekteye uğradığını söyledi. Ancak 2025 itibarıyla ülkenin yeniden toparlanma sürecine girmesiyle makine ithalatında güçlü bir artış yaşandığını ifade etti.</p>

<p>Suriye’nin toplam makine ithalatının 2025 yılında bir önceki yıla göre iki katına çıkarak 378 milyon dolara ulaştığını belirten Yılmaz, bu artışın ülkedeki teknolojik yenilenme ve altyapı ihtiyacının boyutunu ortaya koyduğunu kaydetti.</p>

<p>Türkiye’nin 2010 yılında Suriye makine pazarında beşinci sırada bulunduğunu hatırlatan Yılmaz, 2025’te ise ihracatın yüzde 174,6 artışla 148 milyon dolara yükseldiğini ve Türkiye’nin Çin’i geride bırakarak pazar lideri olduğunu vurguladı.</p>

<p>Yılmaz, özellikle metal, plastik, gıda ve tekstil makineleri gibi kritik sanayi alanlarında talebin giderek arttığını belirterek, Çinli ve Avrupalı üreticilerin Suriye pazarındaki rekabetinin de yoğunlaştığını ifade etti. Türkiye’nin savaş döneminin zorlu koşullarına rağmen pazardaki varlığını koruyarak lider konuma geldiğini söyleyen Yılmaz, mevcut rekabet koşullarına uygun yeni düzenlemelere ihtiyaç duyulduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="01 095216884" class="detail-photo img-fluid" height="1181" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/01-095216884.jpg" width="1181" /></p>

<p><img alt="02 095216931" class="detail-photo img-fluid" height="1181" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/02-095216931.jpg" width="1181" /></p>

<p><img alt="03 095216962" class="detail-photo img-fluid" height="1181" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/03-095216962.jpg" width="1181" /></p>

<p><img alt="04 095217025" class="detail-photo img-fluid" height="1181" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/04-095217025.jpg" width="1181" /></p>

<p><strong>“Suriye’nin riskli ülkeler kapsamından çıkarılmasının tam zamanı”</strong></p>

<p>Türkiye ile Suriye arasındaki ticaret koridorlarının yeniden canlanmasının ve orta vadede belirlenen 10 milyar dolarlık ikili ticaret hedefinin önemli bir fırsat oluşturduğunu belirten Yılmaz, Türk ihracatçısının pazardaki güçlü konumunu koruyabilmesi için finansman imkânlarının geliştirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Yılmaz, rakip ülkelerin devlet destekli finansman araçlarıyla Suriye pazarında daha agresif hareket ettiğine dikkat çekerek, Türk firmalarının rekabet gücünü koruyabilmesi için ihracatı destekleyecek finansman mekanizmalarının devreye alınmasının önem taşıdığını belirtti.</p>

<p>Suriye’nin Türk Eximbank risk sınıflandırmasında en yüksek risk grubu olan 7. kategoride bulunmasının ihracatçılar açısından önemli bir maliyet oluşturduğunu ifade eden Yılmaz, yüksek prim oranlarının firmaların önündeki finansal engellerden biri olduğunu kaydetti. Alıcı Kredisi mekanizmasının da kapalı olmasının özellikle Avrupalı rakiplere finansman açısından avantaj sağladığını söyledi.</p>

<p>Savaşın etkilerinin geride bırakılmaya ve yeniden imar yatırımlarının hız kazanmaya başladığı bir dönemde mevcut kısıtlamaların Türk işletmelerinin hareket alanını daralttığını belirten Yılmaz, “Suriye’nin, Eximbank nezdinde riskli ülkeler kapsamından çıkarılmasının tam zamanı” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Yılmaz ayrıca ihracat kredi sigortasında daha fazla esneklik sağlanması ve Suriye pazarına yönelik özel Eximbank destek mekanizmalarının hızla oluşturulması gerektiğini belirtti. Bu adımların Türk makine sektörünün bölgedeki liderliğini güçlendireceğini ve Suriye’nin yeniden yapılanmasına daha fazla katkı sağlanmasına imkân vereceğini ifade etti.</p>

<p><strong>“Şam’da Suriyeli firmalarla birebir görüşeceğiz”</strong></p>

<p>MAİB Başkanı Sevda Kayhan Yılmaz, Türk ihracatçılarının Suriye ile ticarette karşılaştığı sorunların çözümü için üye firmalarla istişarelerin sürdüğünü belirtti.</p>

<p>Suriye gümrüklerinde ton başına uygulanan vergilerin 10 katına çıkmasının ve Türk ürünlerinin Uzak Asya menşeli ürünlerle aynı gümrük tarifesine tabi tutulmasının bazı alt sektörlerde ciddi maliyet artışlarına yol açtığını ifade eden Yılmaz, özellikle yüksek ağırlığa sahip makinelerin hem ağırlık hem de değer üzerinden uygulanan vergiler nedeniyle ek maliyetlerle karşı karşıya kaldığını söyledi.</p>

<p>Ödeme kanallarındaki sorunların da ihracatçıların karşılaştığı önemli başlıklardan biri olduğunu belirten Yılmaz, doğrudan bankacılık kanallarının etkin şekilde çalışmaması nedeniyle döviz büroları üzerinden gerçekleştirilen transferlerin firmaların döviz dönüşüm desteklerinden yararlanmasını engellediğini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Söz konusu sorunların çözülebilecek nitelikte olduğunu ve ilgili bakanlıkların kademeli olarak çözüm üretmek için çalışmalar yürüttüğünü ifade eden Yılmaz, Türkiye’nin Suriye pazarındaki varlığını güçlendirmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Bu kapsamda ağustos ayı sonunda düzenlenecek 63. Şam Uluslararası Fuarı’na Türkiye’nin milli katılım organizasyonu ile hazırlık yaptıklarını belirten Yılmaz, Şam’daki temaslarda Suriyeli firmalarla doğrudan görüşmeler gerçekleştireceklerini söyledi.</p>

<p>Yılmaz, bu görüşmelerde Türkiye ile ticari iş birliğinin her iki taraf için yaratacağı kazanımları aktaracaklarını belirterek, Türk makine sektörünün Suriye’nin yeniden yapılanma sürecinde güçlü bir ticari ortak olarak konumunu daha da pekiştirmeyi hedeflediklerini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/makine-ihracati-7-ayda-165-milyar-dolara-ulasti</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 17:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/makinejpg-9-n-t-p5kd-n0i-b-7m-nl-r-y-w-w.jpg" type="image/jpeg" length="25520"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Markaların yüzde 77’si ortak alan giderleri nedeniyle AVM’lerle ihtilaflı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/markalarin-yuzde-77si-ortak-alan-giderleri-nedeniyle-avmlerle-ihtilafli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/markalarin-yuzde-77si-ortak-alan-giderleri-nedeniyle-avmlerle-ihtilafli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) Başkanı Sinan Öncel, üç yıl önce yapılan mevzuat değişikliğine rağmen AVM’lerde ortak alan giderleri konusunda şeffaflığın hâlâ sağlanamadığını belirterek, markaların yüzde 77’sinin bu giderler nedeniyle AVM yönetimleriyle ihtilaf yaşadığını açıkladı.</strong></p>

<p>Gıda dışı perakende sektörünün önemli temsilcilerinden BMD, çatısı altında bulunan 516 markanın katılımıyla gerçekleştirdiği temmuz ayı anketinin sonuçlarını paylaştı. Anket sonuçlarını değerlendiren BMD Başkanı Sinan Öncel, mayıs ve haziran aylarında canlı seyreden hazır giyim ve ayakkabı satışlarının temmuz ayında hız kestiğini söyledi.</p>

<p>Öncel, temmuz ayında kozmetik markalarının yüzde 86’sında adet bazında satışların arttığını, buna karşın hazır giyim markalarının yüzde 54’ünde, ayakkabı markalarının ise yüzde 58’inde adet satışlarının gerilediğini ifade etti.</p>

<p><strong>Gıda dışı perakendede indirimsiz satış dönemi sona erdi</strong></p>

<p>Gıda dışı perakendede, özellikle hazır giyim sektöründe, indirim yapılmadan satış yapma imkânının neredeyse kalmadığına dikkat çeken Öncel, markaların daha yüksek indirim ve daha düşük marjlarla ciroyu artırmaya çalıştığını belirtti.</p>

<p>Ciro artışlarının çoğu zaman enflasyonun altında kaldığını vurgulayan Öncel, tüketicinin uygun fiyatlı ürünlere ulaşabilmesine karşın firmaların orta ve uzun vadede ciddi risklerle karşı karşıya olduğunu söyledi. Maliyetler yükselirken kârlılığın gerilemeye devam ettiğini belirten Öncel, sektörün temel sorunlarından birinin yüksek maliyet artışları olduğunu kaydetti.</p>

<p>Kira giderleri ile AVM’lerdeki şeffaf olmayan ortak alan giderlerinin markaların en önemli maliyet kalemleri arasında yer aldığını ifade eden Öncel, 10 uzama yılını dolduran kontratlarda 2-3 kat kira artışı talepleriyle karşılaştıklarını dile getirdi.</p>

<p><strong>Ortak alan giderlerinde şeffaflık sorunu sürüyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Üç yıl önce mevzuatta yapılan değişikliğe rağmen ortak alan giderlerinde beklenen şeffaflığın sağlanamadığını belirten Öncel, birçok AVM yönetiminin detaylı hesap ve fatura paylaşmaması nedeniyle yapılan harcamaların net biçimde takip edilemediğini söyledi.</p>

<p>Türkiye’deki AVM’lerde yaklaşık 14 milyon metrekare kiralanabilir alan bulunduğunu belirten Öncel, metrekare başına ortalama 50 TL’lik fazla ödemenin aylık 700 milyon TL, yıllık ise 8,4 milyar TL’lik bir maliyet oluşturabileceğine dikkat çekti.</p>

<p>BMD’nin temmuz ayı anketinde üyelere ortak alan giderleri konusunda AVM yönetimleriyle ihtilaf yaşayıp yaşamadıklarının sorulduğunu aktaran Öncel, ankete yanıt veren markaların yüzde 77’sinin AVM yönetimleriyle ihtilaflı olduğunu belirtti. Buna göre her dört markadan en az üçü ortak alan giderleri konusunda sorun yaşarken, markaların yalnızca yüzde 23’ünün AVM yönetimleriyle herhangi bir ihtilafı bulunmuyor.</p>

<p>İhtilaf oranının yüksek olmasına rağmen konuyu yargıya taşıyan markaların oranının ise yalnızca yüzde 6 seviyesinde kaldığını ifade eden Öncel, bu durumun dikkat çekici olduğunu söyledi.</p>

<p>Öncel, ortak alan giderleriyle ilgili sorunların yargıya taşınmamasında, markaların 10 uzama yılının ardından AVM yönetimleriyle kira artışları konusunda yeni sorunlar yaşamak istememesinin etkili olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/markalarin-yuzde-77si-ortak-alan-giderleri-nedeniyle-avmlerle-ihtilafli</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 17:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/sinan-oncel-1png2.png" type="image/jpeg" length="28238"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Küresel turizm liderleri Vizyon 2036 oturumunda buluşacak]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/kuresel-turizm-liderleri-vizyon-2036-oturumunda-bulusacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/kuresel-turizm-liderleri-vizyon-2036-oturumunda-bulusacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Küresel turizm sektörünün önde gelen temsilcileri, destinasyonların gelecekteki konumlandırılması, değişen seyahat eğilimleri ve küresel rekabete uyum stratejilerini Uluslararası İstanbul Turizm Fuarı’nda ele alacak.</strong></p>

<p>Türkiye’den ve dünyanın farklı bölgelerinden turizm profesyonellerini İstanbul’da bir araya getiren Uluslararası İstanbul Turizm Fuarı, destinasyonların geleceğine ilişkin uluslararası ölçekte önemli bir oturuma ev sahipliği yapacak. İstanbul Kongre ve Ziyaretçi Bürosu (ICVB) tarafından düzenlenecek “Vizyon 2036: Küresel Sektör Liderlerinin Gözünden Destinasyonların Konumlandırılması” başlıklı oturumda, turizm destinasyonlarının gelecek vizyonu, küresel rekabet gücü ve dönüşen sektör dinamikleri farklı perspektiflerden değerlendirilecek.</p>

<p>24-25 Eylül 2026 tarihlerinde Yenikapı Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi’nde düzenlenecek fuar; kamu kurumları, özel sektör temsilcileri, yatırımcılar, destinasyon kuruluşları ve uluslararası turizm profesyonellerini aynı platformda buluşturacak. ICVB oturumu ise destinasyonların mevcut konumlarının yanı sıra önümüzdeki on yılda geçireceği dönüşümün de gündeme taşınacağı önemli buluşmalardan biri olacak.</p>

<p><img alt="92.Jpg" class="detail-photo img-fluid" height="1350" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/92jpg.jpeg" width="1080" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Küresel sektör liderleri destinasyonların geleceğini konuşacak</strong></p>

<p>24 Eylül 2026 tarihinde 12.40-13.20 saatleri arasında gerçekleştirilecek oturumun moderatörlüğünü İstanbul Kongre ve Ziyaretçi Bürosu (ICVB) Genel Müdürü Cemil Hakan Kılıç yapacak.</p>

<p>Oturumda Tripadvisor Küresel Medya ve Ortaklıklar Başkan Yardımcısı ve Destinations International Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Steven Paganelli, City Destinations Alliance &amp; CityDNA Başkanı Barbara Jamison Woods, UN Tourism Uluslararası Kalkınma ve İş Birliği Direktörü Jaime Mayaki, ICCA Avrupa Kıdemli Bölge Direktörü Efi Koudeli ve SITE Global Başkanı Hasan Dinç konuşmacı olarak yer alacak.</p>

<p>Turizm ekosisteminin farklı alanlarını ve uluslararası kuruluşları temsil eden sektör liderleri, destinasyonların gelecekte nasıl konumlandırılması gerektiğine ilişkin görüşlerini paylaşacak. Oturumda değişen seyahat taleplerine uyum, küresel rekabette farklılaşma, destinasyon markalaşması ve uzun vadeli turizm stratejileri öne çıkan başlıklar arasında olacak.</p>

<p><strong>Destinasyon rekabetinde öncelikler değişiyor</strong></p>

<p>Günümüzde destinasyonların rekabet gücü yalnızca ziyaretçi sayılarıyla ölçülmüyor. Marka değeri, sunulan deneyimlerin çeşitliliği, uluslararası bilinirlik, sürdürülebilirlik ve değişen tüketici beklentilerine hızlı uyum sağlama kapasitesi de destinasyonların küresel konumunu belirleyen temel unsurlar arasında yer alıyor.</p>

<p>Bu dönüşümle birlikte destinasyon yönetimi ve konumlandırma stratejileri, turizm sektörünün geleceğini şekillendiren kritik gündem maddelerine dönüşüyor. “Vizyon 2036” oturumunda da önümüzdeki on yıllık süreçte destinasyonların küresel turizm ekosistemindeki yerini belirleyecek gelişmeler ele alınacak.</p>

<p>Değişen seyahat alışkanlıkları, yeni nesil turist profilleri, uluslararası pazarlarda görünürlük, sürdürülebilirlik, deneyim odaklı turizm ve destinasyonların rekabetçiliğini güçlendirecek yeni yaklaşımların oturumun temel gündemini oluşturması bekleniyor.</p>

<p><strong>İstanbul’un küresel destinasyon konumu da değerlendirilecek</strong></p>

<p>Küresel turizm hareketlerinin önemli merkezlerinden biri olan İstanbul’un uluslararası destinasyon kimliğinin güçlendirilmesi açısından da oturumun önemli değerlendirmeler sunması bekleniyor.</p>

<p>Dünyanın farklı bölgelerindeki destinasyonların karşı karşıya olduğu değişim, fırsat ve rekabet alanlarının ele alınacağı buluşma, İstanbul’un küresel turizm pazarındaki konumuna ilişkin uluslararası perspektiflerin ortaya konulmasına da katkı sağlayacak.</p>

<p>Uluslararası İstanbul Turizm Fuarı, turizm sektörünün farklı paydaşlarını bir araya getirerek sektörün geleceğine yönelik bilgi ve deneyim paylaşımına zemin hazırlarken, ICVB’nin “Vizyon 2036: Küresel Sektör Liderlerinin Gözünden Destinasyonların Konumlandırılması” oturumu, destinasyonların geleceğini küresel sektör liderlerinin bakış açısıyla ele alması bakımından fuarın öne çıkan programları arasında yer alacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/kuresel-turizm-liderleri-vizyon-2036-oturumunda-bulusacak</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 17:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/i-t-f-f.png" type="image/jpeg" length="50432"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[GITEX Ai Türkiye, yapay zekâ ekonomisinin büyümesinde ulusal yetenek seferberliğini öne çıkaracak]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/gitex-ai-turkiye-yapay-zeka-ekonomisinin-buyumesinde-ulusal-yetenek-seferberligini-one-cikaracak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/gitex-ai-turkiye-yapay-zeka-ekonomisinin-buyumesinde-ulusal-yetenek-seferberligini-one-cikaracak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>9-10 Eylül'de İstanbul Fuar Merkezi'nde ilk kez düzenlenecek etkinlik, Türkiye'nin Yapay Zekâ Eylem Planı kapsamında yetenek ekosisteminin geliştirilmesini gündeme taşıyacak. Küresel teknoloji şirketleri, teknoparklar, akademi, kamu ve yatırım dünyası GITEX Ai Türkiye'de bir araya gelecek.</strong></p>

<p>Türkiye'nin 2028 yılına kadar 10 bin yapay zekâ uzmanı, 100 bin yapay zekâ uygulama profesyoneli ve yapay zekâ okuryazarı 5 milyon vatandaş yetiştirme hedefi, uluslararası teknoloji ve yapay zekâ etkinliklerinden GITEX Ai Türkiye'nin İstanbul'daki ilk buluşmasında ele alınacak.</p>

<p>Türkiye'nin 2026-2030 Yapay Zekâ Eylem Planı kapsamında hayata geçirilen yapay zekâ becerileri seferberliği; yapay zekânın kamu hizmetleri ve sanayide yaygınlaştırılmasını hedefleyen, milyarlarca dolarlık daha geniş kapsamlı ulusal yatırım stratejisinin önemli başlıklarından birini oluşturuyor.</p>

<p>İlk kez düzenlenecek GITEX Ai Türkiye, Türkiye'nin yapay zekâ ekonomisini güçlendirecek yetenek ve teknolojilerin geliştirilmesi amacıyla küresel teknoloji şirketlerini, mühendislik kuruluşlarını, teknoparkları, akademiyi, kamu kurumlarını ve yatırımcıları aynı platformda buluşturacak.</p>

<p>9-10 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi'nde gerçekleştirilecek iki günlük etkinlikte 300'ün üzerinde katılımcı şirket ve startup, 150 küresel konuşmacı ve toplamda 100 milyar ABD doları varlık yöneten 100 yatırımcı yer alacak. Dünyanın farklı ülkelerinden binlerce ziyaretçinin katılması beklenen etkinlik, Türkiye'nin yükselen teknoloji ve yetenek ekosistemini küresel uzmanlık, sermaye ve ticari fırsatlarla bir araya getirecek.</p>

<p><strong>Küresel ve yerel uzmanlık GITEX Ai Türkiye'de buluşacak</strong></p>

<p><img alt="1787207518 Mobiliz Genel M D R Yetkin Aksoy" class="detail-photo img-fluid" height="1000" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/1787207518-mobiliz-genel-m-d-r-yetkin-aksoy.jpeg" width="1500" /></p>

<p>GITEX Ai Türkiye'ye katılacak Türkiye ve dünya merkezli kuruluşlar, yapay zekâ kullanımının hızla yaygınlaştığı yeni dönemde ihtiyaç duyulan becerileri, mühendislik yetkinliklerini ve iş birliği modellerini gündeme taşıyacak.</p>

<p>Birleşik Krallık'ın mühendislik ve teknoloji alanındaki ulusal akademisi Royal Academy of Engineering de etkinlikte yapay zekâ yeteneklerinin geliştirilmesi ve sorumlu inovasyon konusunda uluslararası bir perspektif sunacak.</p>

<p>Akademinin Kıdemli Program Yöneticisi Gaëlle Elisha, yeni nesil yapay zekâ yeteneklerinin yetiştirilmesinde STEM eğitimi, uygulamalı deneyim ve yaşam boyu öğrenmenin birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı. Eğitim, araştırma ve sanayi arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesinin önemine dikkat çeken Elisha, şunları söyledi:</p>

<p><img alt="1787207518 Royal Academy Of Engineering K Demli Program Y Neticisi Ga Lle Elisha" class="detail-photo img-fluid" height="999" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/1787207518-royal-academy-of-engineering-k-demli-program-y-neticisi-ga-lle-elisha.jpg" width="1500" /></p>

<p><i>“Yapay zekâ çağındaki mühendislerin teknik becerilerin ötesine geçen yetkinliklere sahip olması gerekecek. Sistem düşüncesi, etik, güvenlik, yönetişim ve insan odaklı tasarım da aynı derecede önemli olacak.”</i></p>

<p>Birleşik Krallık Mühendislik Akademisi, etkinlik kapsamında 14 mühendislik inovasyonuna destek verirken Asya, Afrika, Latin Amerika, Orta Doğu ve Avrupa'dan 21 ülkeyi kapsayan bir delegasyonun bir araya gelmesine de katkı sağlayacak.</p>

<p>Elisha, küresel iş birliğinin önemine ilişkin değerlendirmesinde ise, <i>“Hiçbir ülke araştırma uzmanlığı, yatırım, yetenek, politika veya pazarlara erişim gibi tüm unsurlara tek başına sahip değil. Birlikte çalışarak bilgi paylaşabilir, farklı yaklaşımlardan öğrenebilir ve gelecek vadeden teknolojilerin daha hızlı ve daha sorumlu biçimde ölçeklenmesine yardımcı olabiliriz”</i> ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Sanayi, yeni nesil yapay zekâ becerilerini şekillendiriyor</strong></p>

<p>GITEX Ai Türkiye'ye katılan şirketler de yapay zekânın iş gücü ihtiyaçlarını ve yeni nesil meslekleri nasıl dönüştürdüğünü ortaya koyacak.</p>

<p>Türkiye merkezli mobilite teknolojisi ve telematik şirketi Mobiliz'in Genel Müdürü Yetkin Aksoy, yapay zekâ destekli mobilite alanının; yazılım mühendisliği, veri bilimi, ürün uzmanlığı ve sektör bilgisini bir araya getiren multidisipliner ekipler gerektirdiğini belirtti.</p>

<p>Mobiliz'in Arborn girişimi aracılığıyla bu temel yetkinlikleri kendi bünyelerinde geliştirdiklerini ifade eden Aksoy, <i>“Genç yetenekler için gerçek dünyadaki yapay zekâ projelerinde daha fazla fırsat yaratmak ve sektörler arası bilgi paylaşımını teşvik etmek, yeni nesil akıllı mobilite ve IoT çözümleri için gerekli nitelikli iş gücünün oluşturulmasında kritik önem taşıyacak”</i> dedi.</p>

<p>Kurumsal altyapı ve dijital dönüşüm şirketi Treomind'in CEO'su Ersin Büyükyılmaz ise günümüzdeki en büyük yetenek açığının yalnızca tek bir yapay zekâ veya bulut teknolojisine ilişkin olmadığını vurguladı.</p>

<p>Büyükyılmaz, kuruluşların veri yönetişimi, yapay zekâ altyapısı, hibrit bulut, GPU yönetimi, güvenlik ve iş stratejisini aynı çalışma modeli içinde birleştirebilen profesyonellere ihtiyaç duyduğunu belirterek, <i>“Treomind olarak bunu yapay zekâ, veri, bulut, siber güvenlik ve altyapı alanlarında uzmanlığa sahip multidisipliner ekiplerle ele alıyoruz. Kuruluşlarla yakın çalışarak doğru mimariyi tasarlıyor, yönetişim ve güvenlik çerçeveleri oluşturuyor ve yapay zekâyı gerçek iş süreçlerine entegre ediyoruz”</i> dedi.</p>

<p><img alt="1787207519 Treomind C E O Su Ersin B Y Ky Lmaz" class="detail-photo img-fluid" height="1590" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/1787207519-treomind-c-e-o-su-ersin-b-y-ky-lmaz.jpg" width="1060" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Girişimcilik ve açık inovasyon topluluğu DotsHub'ın Kurucu Ortağı, Codex Ambassador, teknoloji eğitim kuruluşu Kodluyoruz'un Başkanı ve GITEX Ai Türkiye'nin öne çıkan konuşmacılarından Berat Kjamili ise yapay zekâ mühendisliği ve yapay zekâ ajanlarının hayata geçirilmesini en acil beceri ihtiyaçları arasında gösterdi.</p>

<p>Kjamili, etkinliğin ilk gününde düzenlenecek <strong>“Chatbot'lardan yapay zekâ iş gücüne: Agentic AI kurumsal operasyonları nasıl yeniden şekillendiriyor?”</strong> başlıklı oturumda, ajan tabanlı yapay zekânın şirketlerin operasyonları üzerindeki etkisini değerlendirecek.</p>

<p>Kodluyoruz'un IBM ile yürüttüğü çalışmalar kapsamında siber güvenlik ve yapay zekâ alanlarında 20 bin kişiye beceri kazandırılırken, Microsoft ve Harvard Üniversitesi ile gerçekleştirilen önceki iş birlikleri sayesinde yaklaşık 200 bin kişiye ulaşan teknoloji eğitimleri desteklendi.</p>

<p>Kjamili, <i>“Türkiye'de kariyerlerini ve şirketlerini burada kurmak isteyen güçlü, girişimci ve çalışkan bir genç nüfus var. Potansiyel açıkça ortada, ancak bu yetenekleri doğru beceriler ve fırsatlarla buluşturmamız gerekiyor”</i> değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>Teknoparklar, yapay zekâ yeteneklerinin gelişimini hızlandırıyor</strong></p>

<p>Türkiye'nin inovasyon altyapısı; 114 teknopark, 13 binden fazla teknoloji startup'ı ve 1.700'ün üzerinde Ar-Ge ve tasarım merkezinden oluşuyor. Teknoparklar, eğitimle kazanılan bilgilerin uygulamalı deneyime, istihdama ve girişimciliğe dönüştürülmesinde önemli bir rol üstleniyor.</p>

<p>GITEX Ai Türkiye'de yer alacak YTÜ Yıldız Technopark, Yıldız Teknik Üniversitesi ile bağlantılı yapısıyla öğrencilerin şirketlerin karşılaştığı gerçek sorunlar üzerinde çalışmasına, prototipler geliştirmesine ve fikirlerini iş modellerine dönüştürmesine olanak sağlıyor.</p>

<p>YTÜ Startup House bünyesinde gerçekleştirilen çalışmalar arasında Meta ile düzenlenen Llama Hackathon ve yapay zekâ startup'larını şirketlerle buluşturan Microsoft hızlandırma programı da bulunuyor.</p>

<p>Yıldız Teknoloji Geliştirme Bölgesi Genel Müdürü Doç. Dr. Muhammet Garip, <i>“Amacımız yapay zekâyı anlayan, onu ürünlere dönüştürebilen, ticarileştirebilen ve küresel ölçekte rekabet edebilen yeni nesil girişimciler ve teknoloji profesyonelleri yetiştirmek”</i> dedi.</p>

<p>İstanbul Medeniyet Üniversitesi ile bağlantılı diğer katılımcı Medeniyet Technopark ise Teknokampüs programı aracılığıyla yapay zekâ eğitimini doğrudan istihdamla buluşturuyor. Program kapsamında öğrencilere ve yeni mezunlara ileri düzey yapay zekâ ve robotik eğitimi verilirken, katılımcılar geliştirdikleri projeleri doğrudan şirketlere sunma fırsatı buluyor.</p>

<p>Medeniyet Technopark Genel Müdürü Ali Ramazan Tak ise, <i>“Yetenek geliştirme, inovasyonun yan ürünü olarak değil, inovasyon altyapısının temel unsurlarından biri olarak görülmeli”</i> açıklamasında bulundu.</p>

<p><strong>Türkiye'nin yapay zekâ vizyonu küresel sahneye taşınıyor</strong></p>

<p>GITEX Ai Türkiye, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi'nin ev sahipliğinde ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın stratejik ortaklığında düzenleniyor.</p>

<p>İlk kez gerçekleştirilecek etkinlik, Dubai World Trade Centre ile Informa'nın ortak girişimi ve dünyanın en büyük teknoloji, yapay zekâ ve yatırım ağlarından GITEX'in küresel organizatörü inD tarafından hayata geçiriliyor.</p>

<p>GITEX Ai Türkiye, Türkiye'nin büyüyen yetenek havuzunu; yapay zekâ kullanımına yön veren küresel teknolojiler, uzmanlık ve sermaye ile buluşturarak ülkenin yapay zekâ vizyonunu uluslararası sahneye taşımayı hedefliyor.</p>

<p>Etkinliğin uluslararası katılımcıları arasında Google Cloud, HPE &amp; NVIDIA, Huawei, ASUS, Dell Technologies, SAP ve TrendAI'nin yanı sıra e-ticaret platformu Trendyol, yapay zekâ ve fintek platformu Andevos ile kamu sermayeli KOBİ bankacılığı lideri Halkbank gibi bölgesel oyuncular da yer alıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/gitex-ai-turkiye-yapay-zeka-ekonomisinin-buyumesinde-ulusal-yetenek-seferberligini-one-cikaracak</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 17:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/1787207517-g-i-t-e-x-ai-t-rkiye-lkenin-yapay-zek-ekonomisine-g-veren-yetenek-ve-teknolojileri-ileriye-ta-mak-amac-yla-k-resel-irketleri-teknoparklar-akademi-d-nyas-n-ve-yat-r-mc-lar-bir-ar.jpg" type="image/jpeg" length="45283"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kardemir Çelik ilk yarıda cirosunu yüzde 26 artırarak 13,9 milyar TL’ye yükseltti]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/kardemir-celik-ilk-yarida-cirosunu-yuzde-26-artirarak-139-milyar-tlye-yukseltti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/kardemir-celik-ilk-yarida-cirosunu-yuzde-26-artirarak-139-milyar-tlye-yukseltti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye’nin 111’inci, Ege Bölgesi’nin ise 9’uncu büyük sanayi kuruluşu olan Kardemir Çelik, 2026 yılının ilk yarısına ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. 110 ülkeye ihracat gerçekleştiren şirket, yılın ilk altı ayında hem cirosunu hem de kârlılık göstergelerini artırarak güçlü operasyonel performansını sürdürdü. Kardemir Çelik Yönetim Kurulu Üyesi Özlem Bakırel, finansal sonuçları yeni nesil üretim teknolojileri, katma değerli ürünler, ihracat ve yenilenebilir enerji yatırımlarıyla desteklediklerini belirtti.</strong></p>

<p>1.350’nin üzerinde çalışanı ve 7 üretim tesisi bulunan Kardemir Çelik’in 2026 yılının ilk yarısındaki hasılatı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 26,28 artarak 13,9 milyar TL’ye ulaştı. Şirketin brüt kârı 1,75 milyar TL, esas faaliyet kârı ise 1,22 milyar TL olarak gerçekleşti. FAVÖK yüzde 10,37 artışla 1,4 milyar TL seviyesine yükseldi. 30 Haziran 2026 itibarıyla toplam kaynaklar yüzde 14 artarak 32,2 milyar TL’ye, özkaynaklar ise yüzde 8 artışla 11,2 milyar TL’ye çıktı.</p>

<p><strong>“Hasılatımızı artırırken geleceğin üretim altyapısını da güçlendiriyoruz”</strong></p>

<p>Kardemir Çelik Yönetim Kurulu Üyesi Özlem Bakırel, şirketin ilk yarı finansal sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde, küresel demir-çelik sektöründe rekabetin giderek yoğunlaştığına dikkat çekti.</p>

<p>Bakırel, Çin kaynaklı arz fazlası ve düşük fiyatlı ihracat politikalarının yanı sıra enerji ve hammadde maliyetlerindeki artış, korumacılık önlemleri ve Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması gibi gelişmelerin sektörü zorladığını söyledi.</p>

<p><img alt="Fescon-1" class="detail-photo img-fluid" height="1408" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/fescon-1.jpg" width="1404" /></p>

<p>Bu koşullara rağmen şirketin hasılat ve kârlılığını artırmayı başardığını belirten Bakırel, güçlü finansal yapıyı yeni nesil üretim teknolojileri, katma değerli ürün yatırımları, ihracat odaklı büyüme ve yenilenebilir enerji projeleriyle desteklediklerini ifade etti. Bu yatırımlarla üretim süreçlerinde verimliliği artırmayı, daha sürdürülebilir ve rekabetçi bir üretim yapısı oluşturmayı hedeflediklerini kaydeden Bakırel, önümüzdeki dönemde de çevresel dönüşüm ve sürdürülebilir büyümeyi odağa alan yatırımların devam edeceğini vurguladı.</p>

<p><strong>Yeni profil hadde yatırımıyla ihracatta yüzde 25 büyüme hedefi</strong></p>

<p>Kardemir Çelik’in büyüme stratejisinde Ar-Ge, yenilenebilir enerji, düşük karbonlu üretim teknolojileri ve yüksek katma değerli ürünlerin önemli bir yer tuttuğunu belirten Bakırel, başta Avrupa, ABD ve Kuzey Afrika olmak üzere gelişmekte olan pazarlardaki konumlarını güçlendirmeyi hedeflediklerini söyledi.</p>

<p>Şirketin pazar stratejisinin, farklı ülkelerin teknik ihtiyaçlarına uygun ürün ve çözümler geliştirmek üzerine kurulduğunu aktaran Bakırel, İzmir Aliağa Bozköy’de yapımı devam eden büyük ebat profil hadde tesisinin 2027 yılında devreye alınmasıyla ürün çeşitliliği ve üretim kapasitesinin artacağını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakırel, yeni tesisin ihracata da önemli katkı sağlayacağını ifade ederek, bu yatırımla birlikte ihracatta yaklaşık yüzde 25 büyüme öngördüklerini açıkladı. Esnek üretim kabiliyeti, uluslararası kalite sertifikaları ve 100’ü aşkın ülkeye ulaşan ihracat ağı sayesinde küresel pazarlardaki büyümeyi sürdüreceklerini söyledi.</p>

<p><strong>Yenilenebilir enerji kapasitesi 71,9 MW’a çıkarılacak</strong></p>

<p>Kardemir Çelik’in düşük elektrik tüketimi ve karbon salımıyla öne çıkan demir-çelik üreticileri arasında yer aldığını belirten Bakırel, çevre dostu üretim teknolojilerine yönelik yatırımların şirketin maliyet yapısına ve uluslararası rekabet gücüne katkı sağladığını ifade etti.</p>

<p>Şirketin mevcut durumda 19,7 MW RES, 4 MW GES ve haddehane tav fırını bacasındaki atık ısıdan elektrik üreten 1 MW kapasiteli ORC sistemi bulunuyor. Böylece yenilenebilir enerji üretim kapasitesinin toplam 24,7 MW’a ulaştığını belirten Bakırel, önümüzdeki dönemde devreye alınması planlanan GES, RES ve atık ısı geri kazanım projeleriyle toplam yenilenebilir enerji kurulu gücünü 71,9 MW’a yükseltmeyi hedeflediklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/kardemir-celik-ilk-yarida-cirosunu-yuzde-26-artirarak-139-milyar-tlye-yukseltti</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 17:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/tesisler.jpeg" type="image/jpeg" length="49251"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ADMİB Başkanı Rahmi İncetan: Emek yoğun sektörlerde döviz dönüşüm desteği en üst seviyede uygulanmalı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/admib-baskani-rahmi-incetan-emek-yogun-sektorlerde-doviz-donusum-destegi-en-ust-seviyede-uygulanmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/admib-baskani-rahmi-incetan-emek-yogun-sektorlerde-doviz-donusum-destegi-en-ust-seviyede-uygulanmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Akdeniz Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (ADMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Rahmi İncetan, Türkiye’nin ihracatçı sektörlerinin küresel pazarlardaki rekabet gücünü koruyabilmesi için destek mekanizmalarının sektörlerin gerçek maliyet yapıları dikkate alınarak oluşturulması gerektiğini belirtti.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın, ihracatçılara yönelik döviz dönüşüm desteğinin sürdürüleceği ve özellikle emek yoğun sektörlerin bu destekten daha fazla yararlanmasına yönelik yeni bir çalışma yapılacağı yönündeki açıklamasını memnuniyetle karşıladıklarını ifade eden İncetan, demir-çelik ve demir dışı metaller sektörlerinin de yeni düzenlemede en üst seviyede desteklenmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>İncetan, sektörlerin yalnızca çalışan sayısı üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekerek, üretim süreçleri, işçilik, enerji, finansman ve lojistik maliyetleri ile uluslararası rekabet koşullarının birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>“Çin ile fiyat rekabetinde zorlanıyoruz”</strong></p>

<p>Türk ihracatçısının küresel pazarlarda ciddi bir maliyet baskısıyla karşı karşıya olduğunu belirten İncetan, rekabet sorununun yalnızca Çin kaynaklı olmadığını, bazı sektörlerde Avrupa’daki rakipler karşısında da maliyet avantajının kaybedildiğini dile getirdi.</p>

<p>“Bugün Çin ile fiyat rekabeti yapmakta zorlanıyoruz. Ancak sorun sadece Çin değil; bazı sektörlerimizde Avrupa’daki rakiplerimizden bile daha yüksek üretim maliyetleriyle karşı karşıyayız. Hem Çin’in düşük maliyetli üretimiyle mücadele ediyoruz hem de Avrupa’daki rakiplerimiz karşısında maliyet avantajımızı kaybediyoruz.”</p>

<p>Artan maliyetlerin ürün fiyatlarına aynı ölçüde yansıtılamadığını belirten İncetan, küresel pazarlarda alıcıların çok sayıda alternatifle karşı karşıya olduğunu söyledi. İncetan, maliyet artışlarının fiyatlara tam olarak yansıtılamamasının ihracatçıların kâr marjlarını ve rekabet gücünü doğrudan baskıladığını ifade etti.</p>

<p><strong>“İşçilik ve enerji maliyetleri birlikte ele alınmalı”</strong></p>

<p>İhracatçıların üzerindeki maliyet baskısının yalnızca işçilik giderlerinden oluşmadığını kaydeden İncetan, enerji, finansman ve lojistik maliyetlerinin de sanayicinin rekabet gücünü belirleyen temel unsurlar arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>“İşçilik maliyetleri önemli bir yük oluşturuyor ancak tek başına değerlendirilmesi yeterli değil. Enerji maliyetleri de üretim maliyetlerinin ciddi bir kısmını oluşturuyor. İşçilik, enerji, finansman ve lojistik maliyetleri bir araya geldiğinde ihracatçımızın üzerindeki toplam maliyet baskısı ağırlaşıyor.”</p>

<p>Bazı sektörlerde Avrupa’daki rakiplerden dahi daha yüksek maliyetlerle üretim yapıldığını belirten İncetan, mevcut tablonun sürdürülebilir olmadığını vurguladı.</p>

<p><strong>“Demir-çelik ve çelik kapı emek yoğun yapısıyla öne çıkıyor”</strong></p>

<p>Demir-çelik sektörünün yalnızca hammaddeye dayalı bir üretim yapısına sahip olmadığını, çok sayıda aşamada yoğun iş gücü ve enerji kullanıldığını belirten İncetan, çelik kapı sektöründe ise emek yoğun üretim yapısının daha da belirgin olduğunu söyledi.</p>

<p>İncetan, demir-çelik üretiminde kesim, şekillendirme, kaynak, yüzey işlemleri, kalite kontrol, paketleme ve sevkiyat gibi birçok aşamada nitelikli insan gücüne ihtiyaç duyulduğuna dikkat çekti. Enerji maliyetlerinin de sektör açısından önemli bir yük oluşturduğunu belirten İncetan, bu nedenle sektörün hem emek yoğunluğunun hem de toplam üretim maliyetlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Çelik kapı üretiminde işçilik payının daha yüksek olduğuna işaret eden İncetan, kesim, büküm, kaynak, taşlama, montaj, boya ve aksesuar işlemleri gibi çok sayıda emek yoğun sürecin bulunduğunu belirtti. İncetan, işçilik ve enerji maliyetlerindeki artış nedeniyle sektörün uluslararası pazarlarda rekabetçi fiyat oluşturmakta zorlandığını söyledi.</p>

<p><strong>“Beyaz eşya sektörü kritik bir eşikte”</strong></p>

<p>Beyaz eşya sektörünün Türkiye’nin önemli ihracat alanlarından biri olduğunu vurgulayan İncetan, sektörün de yüksek maliyet baskısı altında bulunduğunu belirtti.</p>

<p>“Beyaz eşya sektörümüz gerçekten çok zor bir süreçten geçiyor. Türkiye’nin yıllar içinde oluşturduğu üretim altyapısı ve ihracat kabiliyeti son derece değerli. Ancak yüksek işçilik ve enerji maliyetleri, özellikle Avrupa pazarlarında rekabet gücümüzü zorluyor.”</p>

<p>Türkiye’nin üretim kapasitesinin, istihdamının ve ihracat pazarlarının korunması gerektiğini ifade eden İncetan, sektörün mevcut gücünün sürdürülebilmesi için ihracatçıları destekleyecek mekanizmaların önem taşıdığını söyledi.</p>

<p><strong>“Sektörlerin gerçek maliyet yapısı dikkate alınmalı”</strong></p>

<p>Bakanlık tarafından hazırlanacak yeni düzenlemenin ihracatçı sektörler açısından önemli bir fırsat sunduğunu belirten İncetan, desteklerin sektörlerin gerçek maliyet yapıları doğrultusunda şekillendirilmesi gerektiğini dile getirdi.</p>

<p>“Beyaz eşya, demir-çelik, demir dışı metaller ve çelik kapı gibi yüksek işçilik ve enerji maliyetleriyle karşı karşıya olan sektörlerin gerçek maliyet yapıları dikkate alınmalı. Bu sektörlerin döviz dönüşüm desteğinden en üst seviyede yararlanması ihracatçımıza önemli bir nefes aldıracaktır.”</p>

<p>İncetan, taleplerinin ayrıcalık değil, sektörlerin rekabet koşullarının doğru biçimde değerlendirilmesi olduğunu vurguladı.</p>

<p>“Çin ile fiyat rekabeti yapmakta zorlandığımız ve bazı alanlarda Avrupa’daki rakiplerimizden daha yüksek maliyetlerle üretim yaptığımız bir ortamda, ihracatçının üzerindeki baskıyı azaltacak her destek kritik önemdedir. Bu destekler üretim ve ihracat kapasitemizi koruyarak Türkiye’nin ihracat hedeflerine ulaşmasına katkı sağlayacaktır.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/admib-baskani-rahmi-incetan-emek-yogun-sektorlerde-doviz-donusum-destegi-en-ust-seviyede-uygulanmali</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 17:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/rahmi-incetan-foto-121710760-1.jpg" type="image/jpeg" length="14431"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DESA 2026 Yılının İlk Yarısında 205 Milyon TL Net Kâr Açıkladı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/desa-2026-yilinin-ilk-yarisinda-205-milyon-tl-net-kar-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/desa-2026-yilinin-ilk-yarisinda-205-milyon-tl-net-kar-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye deri ve deri mamulleri sektörünün lider markası ve tek dikey entegre oyuncusuolan DESA Deri Sanayi ve Ticaret A.Ş. (BIST: DESA), 2026 yılının ilk yarısına ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı.</strong></p>

<p>Küresel ve yerel pazarlardaki makroekonomik belirsizliklere ve süregelen maliyet enflasyonuna rağmen operasyonel disiplininden ve verimlilik odaklı yaklaşımından taviz vermeyen DESA, 2026’nın ilk yarısını <strong>205 milyon TL Net Kâr</strong> ile tamamladı. Proaktif nakit yönetimi stratejisini sürdüren şirket, net nakit pozisyonunu <strong>1,86 milyar TL (yaklaşık 40 milyon USD)</strong> seviyesinde koruyarak bilançosunun kırılganlıklara karşı dayanıklılığını ve büyüme odaklı finansal esnekliğini bir kez daha tescilledi.</p>

<p><strong>Perakende ve Dijitalleşmede Güçlü İvme: E-Ticarette %82 Büyüme</strong></p>

<p>Çok kanallı (<i>omnichannel</i>) satış stratejisini başarıyla uygulayan DESA, perakende ve e-ticaret kanallarındaki toplam ciro içindeki payını <strong>%73</strong>’e yükseltti. 2025 yılında gerçekleştirilen altyapı ve dijitalleşme yatırımlarının geri dönüşüyle birlikte e-ticaret (online) kanalı, bir önceki yılın aynı dönemine göre <strong>%82 oranında güçlü bir büyüme</strong> kaydetti.</p>

<p><strong>İhracatta Dolar Bazında %28,3 Artış</strong></p>

<p>Küresel lüks tüketim pazarındaki konjonktürel daralmaya rağmen DESA, uluslararası pazarlardaki etkinliğini artırmayı sürdürdü. 2025 yılının ikinci çeyreğinde 2,7 milyon USD seviyesinde gerçekleşen ihracat hacmi, 2026 yılının aynı döneminde <strong>dolar bazında %28,3 artış göstererek 3,47 milyon USD</strong> seviyesine ulaştı.</p>

<p><strong>Geleceğin Teknolojisine Stratejik Yatırım: Nuera A.Ş. Kuruldu</strong></p>

<p>Sürdürülebilirlik ve biyoteknoloji alanındaki yatırımlarını yeni bir safhaya taşıyan DESA, yeni nesil biyomateryallerin araştırılması, geliştirilmesi, üretimi ve ticarileştirilmesi amacıyla <strong>%100 bağlı ortaklığı</strong> olan <strong>"Nuera Sürdürülebilir Biyofabrikasyon Teknolojileri Sanayi ve Ticaret A.Ş."</strong> unvanlı şirketinin kuruluş işlemlerini <strong>11 Ağustos 2026</strong> tarihi itibarıyla tamamlamıştır.</p>

<p><strong>115 Milyon TL Temettü Dağıtım Takvimi</strong></p>

<p>DESA Genel Kurulu’nda alınan karar doğrultusunda, 2025 yılı net dağıtılabilir kârından toplam <strong>115 milyon TL</strong> nakit temettü dağıtılması kesinleşmiştir. Temettü ödemeleri 3 taksit halinde aşağıdaki takvime göre yatırımcılara aktarılacaktır:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li><strong>30 Eylül 2026:</strong> Net 35 Milyon TL</li>
 <li><strong>30 Ekim 2026:</strong> Net 40 Milyon TL</li>
 <li><strong>30 Kasım 2026:</strong> Net 40 Milyon TL</li>
</ul>

<p><strong>Genel Müdür Burak Çelet: "Büyüme Stratejimizin Merkezine İnovasyon ve Sürdürülebilirliği Koyuyoruz"</strong></p>

<p>Elde edilen sonuçları değerlendiren <strong>DESA Genel Müdürü Burak Çelet</strong>, şunları söyledi: "Zorlu makroekonomik koşullara ve maliyet enflasyonunun etkilerine rağmen disiplinli finansal yönetimimiz, güçlü nakit pozisyonumuz ve çok kanallı büyüme stratejimiz sayesinde 2026 yılının ilk yarısını sağlam bir performansla tamamladık. Perakende ve e-ticaret kanallarımızdaki güçlü ivmenin yanı sıra İtalya’da kurduğumuz üretim tesisimizin de katkıları ile daralan piyasada müşteri portföyümüzü geliştirmeye devam ediyoruz. ihracat hacmimizde 2.çeyrekte dolar bazında kaydettiğimiz %28,3'lük artış, küresel pazarlardaki rekabet gücümüzün açık bir göstergesidir. Geleceğe yön verme vizyonumuz doğrultusunda kuruluşunu tamamladığımız %100 bağlı ortaklığımız Nuera A.Ş. ile biyomateryal ve sürdürülebilir biyofabrikasyon alanında sektörümüzde öncü bir adım atıyoruz. Güçlü bilançomuzdan aldığımız cesaretle operasyonel verimliliğimizi korurken, yatırımcılarımız için uzun vadeli ve sürdürülebilir değer yaratmaya kararlılıkla devam edeceğiz." dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Yüksek Katma Değerli Ürün Grubu ve Güçlü Fiyatlama Kabiliyeti</strong></p>

<p>Şirket’in 2026 yılı ilk yarı finansal özet bilgileri şu şekildedir:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li><strong>Konsolide Satış Hasılatı:</strong> Güçlü perakende ve e-ticaret performansının katkısıyla <strong>2 milyar 353 milyon TL</strong> seviyesinde gerçekleşmiştir.</li>
 <li><strong>Brüt Kâr ve Marj:</strong> Yüksek katma değerli ürün karması, taviz verilmeyen kalite ve güçlü marka algısının sağladığı fiyatlama gücü sayesinde <strong>1 milyar 353 milyon TL</strong> brüt kâr elde edilmiş; brüt kâr marjı <strong>%57,5</strong> gibi yüksek bir seviyede gerçekleşmiştir.</li>
 <li><strong>FAVÖK ve Marj:</strong> Operasyonel giderlerdeki disiplinli yönetim ile <strong>576 milyon TL</strong> FAVÖK üretilmiş, FAVÖK marjı <strong>%24,5</strong> olarak kaydedilmiştir.</li>
 <li><strong>Net Nakit Pozisyonu:</strong> Dönem sonu itibarıyla <strong>1,86 milyar TL (40 milyon USD)</strong> seviyesindeki net nakit varlığı, Şirket’in bilançosunu güçlendirirken teknoloji, sürdürülebilirlik ve küresel yatırımlar için sağlam bir hareket alanı sunmaktadır.</li>
</ul>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/desa-2026-yilinin-ilk-yarisinda-205-milyon-tl-net-kar-acikladi</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 17:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/1787221187-d-e-s-a-c-e-o-burak-elet.jpg" type="image/jpeg" length="79955"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[RUSAL, denizcilik sektörüne yönelik yeni koruyucu alüminyum alaşımı geliştirdi]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/rusal-denizcilik-sektorune-yonelik-yeni-koruyucu-aluminyum-alasimi-gelistirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rusal-denizcilik-sektorune-yonelik-yeni-koruyucu-aluminyum-alasimi-gelistirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Dünyanın önde gelen alüminyum üreticilerinden RUSAL, deniz taşıtlarının su altında kalan gövdeleri ile liman altyapılarının korozyona karşı korunması amacıyla AP5M alüminyum alaşımını geliştirdi. RUSAL, AP5M alaşımıyla, sektörde giderek artan yüksek performanslı korozyon koruması ihtiyacına yanıt vermeyi hedefliyor.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>RUSAL'ın Ar-Ge Departmanı tarafından geliştirilen AP5M alaşımının patenti, <strong>Rusya Federal Fikri Mülkiyet Servisi (Rospatent)</strong> tarafından tescil edildi.</p>

<p>Özellikle deniz suyu gibi agresif ortamlarda AP5M alaşımı, koruduğu yapı ile — örneğin bir geminin su altında kalan gövdesi veya liman altyapısı — bir <strong>elektrokimyasal anot-katot çifti</strong> oluşturuyor. Bu çift, sürekli ve düşük seviyeli bir elektrik akımı meydana getirerek korunan yapının <strong>negatif elektriksel potansiyelde</strong> kalmasını sağlıyor ve böylece <strong>elektrokimyasal korozyonu önlüyor</strong>. Geliştirilen alaşım, petrol ve doğal gaz boru hatlarında da benzer amaç doğrultusunda kullanılabiliyor.</p>

<p>AP5M alaşımı, 2.580 Ah/kg'ın üzerinde bir akım kapasitesi sunarak yüksek seviyede koruma performansı sağlıyor. Alaşım aynı zamanda pasivasyona karşı dirençli olması sayesinde akım çıkışını azaltabilecek yalıtkan bir oksit filminin yüzeyde oluşmasının önüne geçiliyor.</p>

<p>Alaşım; zirkonyum, titanyum, galyum ve indiyum gibi nispeten yüksek maliyetli alaşım elementleri içermesine rağmen, mevcut alternatiflerle benzer fiyat seviyesinde sunulabiliyor ve müşteriler için maliyet etkin bir çözüm oluşturuyor. Daha yüksek akım kapasitesi sayesinde, aynı ürün ağırlığında daha uzun hizmet ömrü elde edilebiliyor veya gerekli koruma seviyesi korunurken metal tüketimi azaltılabiliyor.</p>

<p>RUSAL bünyesinde koruyucu anot ürünlerinin üretimi Volgograd Alüminyum Tesisi (VgAZ) tarafından gerçekleştiriliyor. Söz konusu ürünlerin üretimine 2020 yılında başlayan tesis, o tarihten bu yana Rusya pazarının önde gelen tedarikçilerinden biri haline gelmiş durumda.</p>

<p>Volgograd Alüminyum Tesisi Genel Müdürü Alexander Belotelov, konuyla ilgili şu açıklamada bulundu: “Ülkedeki liman işletmecilerinin giderek daha sıkı hale gelen gereksinimleri, bu yeni alaşımın geliştirilmesini gerekli kıldı. AP5M'in öncülleri olan ve Rusya'da 2005–2010 yılları arasında geliştirilen AP4N ve AP4NM alaşımları, günümüzün modern koruyucu anot sistemlerinin ihtiyaç duyduğu yüksek performans seviyesini artık karşılayamamaktadır.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/rusal-denizcilik-sektorune-yonelik-yeni-koruyucu-aluminyum-alasimi-gelistirdi</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 15:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/rusal-gorsel.jpg" type="image/jpeg" length="79845"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ÇİB Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Dalbeler, “Enerjiden Kazandığımızı İşçilikten Kaybediyoruz”]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/cib-yonetim-kurulu-baskani-ugur-dalbeler-enerjiden-kazandigimizi-iscilikten-kaybediyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/cib-yonetim-kurulu-baskani-ugur-dalbeler-enerjiden-kazandigimizi-iscilikten-kaybediyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Dünya çelik sektörünün önde gelen temsilcileri, sektörün küresel gündemini değerlendirmek ve ortak çözüm alanlarını ele almak üzere 25-27 Ekim’de İstanbul’da bir araya gelecek. Çelik İhracatçıları Birliği (ÇİB) Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Dalbeler, Türkiye’nin çelik sektörünün korumacılık politikaları, artan maliyetler ve Çin’in küresel pazarlardaki agresif ihracat politikalarına rağmen üretim ve ihracat gücünü koruduğunu belirterek, yeni pazar arayışlarının sürdüğünü söyledi. Dalbeler, İstanbul’da düzenlenecek zirvenin sektör açısından önemli iş birliklerine ve kazanımlara zemin hazırlayacağını ifade etti.</strong></p>

<p>Dünya çelik sektörü, küresel ticarette korumacılık politikalarının güçlendiği, üretim maliyetlerinin arttığı ve rekabet koşullarının hızla değiştiği bir dönemde İstanbul’da buluşmaya hazırlanıyor. 25-27 Ekim tarihlerinde gerçekleştirilecek zirvede, çelik sektörünün küresel ölçekte karşı karşıya olduğu sorunlar, yeni pazar fırsatları, ticaret politikaları ve sektörün geleceğine yönelik beklentiler masaya yatırılacak. Zirveye dünyanın farklı ülkelerinden çelik sektörüne yön veren isimlerin yanı sıra sektörün tüm paydaşları, alım heyetleri ve uluslararası temsilcilerin katılması bekleniyor.</p>

<p>ÇİB Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Dalbeler, Türkiye çelik sektörünün ihracat performansını değerlendirirken, küresel ölçekte yaşanan zorlu koşullara rağmen sektörün yılı güçlü bir performansla tamamlamayı hedeflediğini söyleyerek “Çelik sektörü 2026 yılına fena bir giriş yapmadı. Bütün olumsuzluklara rağmen dünyada korumacılık politikalarının ön plana çıktığı bir dönemi yaşıyoruz. Bunun dışında başka birtakım gelişmeler de söz konusu. Özellikle Çin’in ihracat piyasalarında bu kadar agresif olmasına rağmen, 19 milyon tonluk performansı bu yıl da yakalamayı bekliyoruz” dedi.</p>

<p><strong>Hedef 19 milyon tonluk ihracat performansını korumak</strong><br />
Türkiye’nin çelik ihracatında mevcut performansını korumasının yanı sıra büyümeyi sürdürülebilir hale getirmeyi hedeflediğini belirten Dalbeler, küresel koşulların sektörün hareket alanını zaman zaman sınırlandırdığını vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dalbeler, “Bizim amacımız her zaman bir öncekinin üzerine koyarak ilerlemek, büyümeyi sürdürülebilir hale getirmek. Ama koşullar bazen size buna el vermiyor. Her halükârda bu seneyi de geçmiş senenin performansıyla sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin ihracat pazarlarını çeşitlendirmeye yönelik çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Dalbeler, korumacı politikaların uygulandığı pazarlarda yeni fırsatlar yaratılması gerektiğine dikkat çekti. “Yeni pazarlar arıyoruz. Farklı alanlarda veya korumacılığın olduğu alanlarda nasıl kazanımlar elde edebiliriz, ona bakıyoruz” diyen Dalbeler, özellikle Avrupa pazarındaki gelişmelerin yakından takip edildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Avrupa pazarında yeni koruma önlemleri gündemde</strong><br />
Avrupa’da çelik sektörünü doğrudan ilgilendiren yeni koruma önlemlerinin gündeme geldiğini belirten Dalbeler, Türkiye’nin bu süreçte yürüttüğü müzakerelerin önemine işaret etti. Dalbeler, “Avrupa’da yeni bir koruma önlemi gündeme geldi. Orada birtakım müzakereler yapıldı. Ticaret Bakanlığımız o konuda bence çok büyük performans göstererek Türkiye adına diğer ülkelere kıyasla çok daha iyi bir kazanım elde etti” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Bununla birlikte Türkiye’nin Avrupa pazarındaki potansiyelinin daha yüksek olduğunu ifade eden Dalbeler, mevcut kazanımların ötesinde yapılabilecek çalışmalar bulunduğunu söyledi. “Geçmişle kıyaslandığında Avrupa’da daha yapabileceğimiz çok şey olduğuna inanıyoruz." diyen Dalbeler, Avrupa’nın yanı sıra diğer pazarlarda da yeni fırsatların takip edildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Çin’in ihracat politikası yakından izleniyor</strong><br />
Küresel çelik piyasasında Çin’in ihracat politikasının belirleyici unsurlardan biri olduğunu ifade eden Dalbeler, Çin’in agresif ihracat politikasının yavaşlamasının Türkiye açısından yeni fırsatlar yaratabileceğini söyledi. Dalbeler, “Özellikle Çin’in bu agresif tutumu belki biraz daha yavaşlarsa biz ilave kazanımlar elde edip 19 milyon tonluk performansı 20 milyon tonun üzerine taşıyabiliriz diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Türkiye Avrupa’nın en büyük çelik üreticisi</strong><br />
Türkiye’nin küresel çelik üretimindeki konumuna da değinen Dalbeler, “Türkiye dünyanın en büyük yedinci üreticisi ama Avrupa’nın da en büyük üreticisi. Biz uzun yıllar Almanya’nın ardından ikinci pozisyondaydık. Şimdi en büyük üretici konumuna geldik” şeklinde konuşarak, Türkiye’nin mevcut konumunu daha da güçlendirebileceğini belirtti.</p>

<p>Çelik sektörünün önündeki temel sorunlardan birinin maliyetler olduğuna dikkat çeken Dalbeler, enerji ve işçilik maliyetlerinin sektörün toplam maliyetleri içerisinde geçmişe göre daha yüksek bir paya sahip olduğunu söyledi: “Türkiye’nin ciddi bir avantajı var. Hem coğrafi olarak hem rekabet anlamında. Evet, birtakım problemlerimiz var. Enerji maliyetlerimiz, işçilik maliyetlerimiz geçmişe bakıldığında bugün bizim açımızdan maliyetlerimiz içerisinde çok daha yüksek oranları işgal etmekte” dedi.</p>

<p>Bu koşullara rağmen sektörün verimlilik odaklı çalışmalarla üretim kapasitesini ve rekabet gücünü artırabileceğini belirten Dalbeler, Türkiye’nin küresel üretimde üst sıralara tırmanmaya devam edeceğine inandığını dile getirdi. “Daha verimli çalışarak, üretimi daha da artırarak, daha agresif olarak üretim konusunda da yine üst sıraları tırmanmayı sürdüreceğiz diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>İstanbul zirvesi yeni iş birliklerinin önünü açacak</strong><br />
Çelik sektörünün küresel gündeminin İstanbul’da kapsamlı şekilde ele alınacağı zirvenin, sektör temsilcileri açısından önemli bir buluşma noktası olması bekleniyor. Zirve kapsamında dünyanın farklı ülkelerinden sektörün önde gelen isimlerinin konuşmacı olarak ağırlanacağını belirten Dalbeler, sektörün tüm paydaşlarının da etkinliğe davet edildiğini söyledi. Dalbeler, “Dünyanın bir çok ülkesinden çelik sektörüne gerçekten yön veren isimleri konuşmacı olarak davet ediyoruz. Ayrıca çelik sektörünün tüm paydaşlarını buraya davet ediyoruz. Alım heyetleri gelecek. Birçok ülkeden temsilci gelecek” dedi.</p>

<p><strong>“İki gün boyunca sektörün tüm konuları masaya yatırılacak”</strong><br />
Zirvenin yalnızca mevcut sorunların değerlendirilmesi açısından değil, yeni ticari bağlantılar ve iş birliklerinin geliştirilmesi açısından da önemli olduğunu vurgulayan Dalbeler, “Böylelikle o iki gün boyunca çelik sektörüyle ilgili her konu tartışılacak, masaya yatırılacak ve ben buradan ciddi bir iş birliği olabileceğini, ciddi bir kazanım elde edileceğini düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>RÖPORTAJLAR</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/cib-yonetim-kurulu-baskani-ugur-dalbeler-enerjiden-kazandigimizi-iscilikten-kaybediyoruz</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 14:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/m-r-z03963.JPG" type="image/jpeg" length="65476"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dünya çelik sektörü İstanbul’da küresel gündemi masaya yatıracak]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/dunya-celik-sektoru-istanbulda-kuresel-gundemi-masaya-yatiracak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/dunya-celik-sektoru-istanbulda-kuresel-gundemi-masaya-yatiracak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye çelik sektörü, güçlü üretim kapasitesine karşın artan ithalat, yüksek üretim maliyetleri ve yenileme yatırımlarının finansmanı gibi başlıklarla zorlu bir süreçten geçiyor. Çelik İhracatçıları Birliği (ÇİB) Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Dalbeler, küresel rekabet koşullarındaki değişimin Türk çelik sektörünü daha fazla maliyet baskısıyla karşı karşıya bıraktığını belirterek, sektörün geleceği açısından rekabet koşullarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</strong></p>

<p>Türkiye’nin çelik üretiminde Avrupa’nın önde gelen ülkelerinden biri konumunda bulunduğunu belirten Dalbeler, ülkenin geçen yıl 38,1 milyon tonluk üretimle Avrupa’da ilk sıraya, dünyada ise yedinci sıraya yükseldiğini ifade etti. Ancak yüksek üretim kapasitesine rağmen dış ticarette ithalat baskısının giderek arttığına dikkat çeken Dalbeler, geçen yıl yaklaşık 20 milyon ton ihracata karşılık 23 milyon ton seviyesinde ithalat gerçekleştirildiğini kaydetti.</p>

<p>Dalbeler, yılın ilk dönemine ilişkin verilerin de ithalatın sektördeki ağırlığını koruduğunu gösterdiğini belirterek, Türkiye’nin çelik tüketiminde ithalatın payının birçok ülkeye kıyasla oldukça yüksek olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Rekabet koşullarında eşitlik vurgusu</strong><br />
Çelik sektörünün ithalata karşı olmadığını özellikle vurgulayan Dalbeler, temel beklentilerinin yerli üretici ile ithal ürünler arasında adil rekabet şartlarının oluşturulması olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Birçok ülkede ithalatın toplam çelik tüketimindeki payının yüzde 10-20 bandında bulunduğunu, Türkiye’de ise bu oranın yüzde 50’ye yaklaştığını belirten Dalbeler, özellikle devlet destekleri ve farklı maliyet avantajlarıyla üretim yapan ülkelerden gelen ürünlerin yerli üreticiyi zorladığını ifade etti.</p>

<p>Küresel fiyat oluşumlarının da rekabet koşullarındaki farklılığı ortaya koyduğunu belirten Dalbeler, Çin’in düşük maliyet avantajıyla dünya pazarlarında önemli bir baskı oluşturduğunu söyledi. Avrupa ve ABD’de uygulanan korumacı ticaret politikalarının fiyatları yukarı taşımasına karşın Çinli üreticilerin daha düşük fiyatlarla teklif verebildiğini belirten Dalbeler, Türkiye’deki üreticilerin bu koşullarda maliyet açısından ciddi bir dezavantajla karşı karşıya kaldığını kaydetti.</p>

<p><strong>Çelik sanayi için stratejik öneme sahip</strong><br />
Türkiye’nin geçmişte kapasite yetersizliği nedeniyle ihtiyaç duyduğu çelikte önemli yatırımlar gerçekleştirdiğini belirten Dalbeler, bugün gelinen noktada üretim altyapısının korunmasının sanayinin genel rekabet gücü açısından kritik olduğunu söyledi.</p>

<p>Çeliğin yalnızca bir hammadde olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Dalbeler, otomotivden beyaz eşyaya, makineden savunma sanayisine kadar çok sayıda sektörün üretim kapasitesinin çelik tedarikiyle doğrudan bağlantılı olduğunu ifade etti.</p>

<p>Pandemi ve savaşlar sonrasında tedarik zincirlerinin güvenliğinin ülkeler açısından stratejik bir başlığa dönüştüğünü belirten Dalbeler, ülkelerin kendi üretim kabiliyetlerini korumaya daha fazla önem verdiğini söyledi. Türkiye’nin de sahip olduğu güçlü çelik üretim altyapısını koruyarak yakın coğrafyada güvenilir bir tedarik merkezi olma potansiyeline sahip olduğunu kaydetti.</p>

<p><strong>İstanbul’da küresel çelik buluşması</strong><br />
Sektörün karşı karşıya olduğu sorunların çözümünde uluslararası iş birliklerinin önemine dikkat çeken Dalbeler, 25-27 Ekim 2026 tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilecek Steel Networking Summits 2026’nın sektör açısından önemli bir buluşma noktası olacağını belirtti.</p>

<p>Çelik İhracatçıları Birliği’nin iş birliği ve desteğiyle Swissôtel The Bosphorus’ta düzenlenecek zirvede, 80’den fazla ülkeden delegasyonun yanı sıra 400’ün üzerinde sektör temsilcisi ve 200’ün üzerinde uluslararası katılımcının bir araya gelmesi bekleniyor. Organizasyonda 30’dan fazla üst düzey konuşmacı; küresel çelik piyasaları, ticaret politikaları, korumacılık, uluslararası rekabet, yatırımlar, yeşil dönüşüm ve sektörün geleceğini değerlendirecek.</p>

<p>Etkinliğin yalnızca konferans formatında olmayacağını belirten Dalbeler, 30 saati aşan networking programları, B2B görüşmeleri ve alım heyetleriyle doğrudan ticari bağlantıların geliştirilmesine odaklanılacağını söyledi.</p>

<p>İstanbul’un Avrupa, Asya, Orta Doğu ve Afrika arasındaki stratejik konumuna dikkat çeken Dalbeler, organizasyonun kenti küresel çelik ticaretinin önemli buluşma merkezlerinden biri haline getirme hedefi taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>“Çelik üretiminden vazgeçmek mümkün değil”</strong><br />
Dünya çelik sektöründe kapasite fazlası bulunmasına rağmen ülkelerin üretim yatırımlarını sürdürdüğünü belirten Dalbeler, bunun çeliğin stratejik niteliğinden kaynaklandığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ticaret savaşları, pandemi ve tedarik zincirlerinde yaşanan kırılmaların ülkelerin çelik sektörüne bakışını değiştirdiğini ifade eden Dalbeler, güçlü bir sanayi altyapısının sürdürülebilmesi için çelik üretiminin korunmasının gerekli olduğunu kaydetti.</p>

<p>Türkiye’nin sahip olduğu üretim kapasitesinin önemli bir avantaj olduğunu ancak bu avantajın maliyet baskıları nedeniyle zayıflamaması gerektiğini belirten Dalbeler, sektörün bundan sonraki dönemde yalnızca kapasite artışına değil, verimlilik ve maliyet rekabetine de odaklanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>İşçilik maliyetleri rekabeti zorluyor</strong><br />
Sektörde enerji maliyetlerinin yanı sıra işçilik giderlerinin de önemli bir baskı unsuru haline geldiğini belirten Dalbeler, son beş yılda işçilik maliyetlerinin dolar bazında yaklaşık üç kat arttığını ifade etti.</p>

<p>Çelik sektöründe işçilik maliyetlerinin toplam maliyetler içerisindeki payının geçmişe göre yükseldiğini belirten Dalbeler, Türkiye’nin artık yalnızca Avrupa ve ABD ile değil, daha düşük maliyetlerle üretim yapan Asya, Orta Doğu ve Afrika ülkeleriyle rekabet ettiğini söyledi.</p>

<p>Dalbeler, Türkiye’nin enerji maliyetlerinde elde ettiği avantajın bir bölümünün artan işçilik giderleriyle kaybedildiğini belirterek, maliyet yapısının sektörün uluslararası rekabet gücü açısından yeniden ele alınması gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>Yatırım kapasitesi kârlılığa bağlı</strong><br />
Çelik üretim tesislerinin yüksek sermaye gerektiren yapısına da dikkat çeken Dalbeler, üretim tesislerinin rekabetçiliğini koruyabilmesi için sürekli yenileme ve modernizasyon yatırımlarına ihtiyaç duyduğunu söyledi.</p>

<p>Yüksek sıcaklıklarda ve ağır koşullarda çalışan üretim ekipmanlarının sürekli yıprandığını belirten Dalbeler, sektörün yeterli kârlılık yaratamaması durumunda yenileme yatırımlarının ertelenebileceğini ifade etti.</p>

<p>Yatırımların ertelenmesinin zaman içerisinde tesislerin verimliliğini ve rekabet gücünü olumsuz etkileyebileceğini belirten Dalbeler, uluslararası rakiplerin yeni teknolojileri daha hızlı devreye alarak üretim maliyetlerini düşürdüğünü söyledi.</p>

<p>Karabük ve Erdemir gibi köklü üretim tesislerinin modernizasyon ihtiyacının da bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini belirten Dalbeler, üretim altyapısının güncel tutulmasının yalnızca şirketlerin değil, Türkiye’nin sanayi geleceğinin korunması açısından da stratejik önem taşıdığını vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/dunya-celik-sektoru-istanbulda-kuresel-gundemi-masaya-yatiracak</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 14:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/dvdv.JPG" type="image/jpeg" length="52358"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Akbank’tan Artı Para Kullanıcılarına Finansal Güvence: Artı Para İşsizlik Sigortası]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/akbanktan-arti-para-kullanicilarina-finansal-guvence-arti-para-issizlik-sigortasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/akbanktan-arti-para-kullanicilarina-finansal-guvence-arti-para-issizlik-sigortasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Akbank, günlük finansal ihtiyaçlardan hayatın beklenmedik dönemlerine kadar müşterilerinin her anında yanında. Banka, Artı Para İşsizlik Sigortası ile müşterilerine gelir akışının etkilendiği durumlara karşı finansal güvence için çözüm sunuyor. Akbank Mobil üzerinden hızlı ve kolay şekilde kullanılabilen bu hizmet, Akbanklıların Artı Para bakiyelerini 50.000 TL’ye kadar teminat altına alıyor.</strong></p>

<p>Akbank, kredili mevduat hesabı ürünü olan Artı Para kullanıcılarının beklenmedik nedenlerle ödemelerini gerçekleştirememeleri durumunda finansal güvence sağlayan Artı Para İşsizlik Sigortası ürününü hayata geçirdi. Bankanın yeni çözümü, Akbank Artı Para hesabı kullanıcılarının ana para borcunu 50.000 TL’ye kadar güvence altına alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akbank, yeni sigorta ürününü müşterilerine dijital kanallar üzerinden hızlı ve kolay bir deneyimle sunuyor. Artı Para’ya yeni başvuran Akbanklılar tercih etmeleri halinde bu çözümden yararlanabiliyor. Daha önce Artı Para kullanmaya başlayan müşteriler de Akbank Mobil’de yer alan sigorta menüsü üzerinden Artı Para İşsizlik Sigortası’na başvurabiliyor. Ürün kapsamında prim tutarı, prim hesaplama gününde müşterinin Artı Para borcunun %2’si olarak belirleniyor. Artı Para İşsizlik Sigortası’ndan, istem dışı iş kaybı, geçici iş göremezlik veya hastaneye yatış gibi gelir akışını etkileyebilecek durumlarda faydalanılabiliyor.</p>

<p>Akbank, müşterilerinin kredi ve nakit yönetimi ihtiyaçlarını karşılarken, Artı Para İşsizlik Sigortası ile olası finansal riskleri de gözeten bütüncül bir deneyim sunmayı hedefliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/akbanktan-arti-para-kullanicilarina-finansal-guvence-arti-para-issizlik-sigortasi</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 19:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/1787122951-akbank-art-para-i-s-sizlik-sigortas-b-b-1.jpg" type="image/jpeg" length="97164"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Albaraka Türk, Kahramanmaraş’taki İkinci Şubesini Hizmete Açtı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/albaraka-turk-kahramanmarastaki-ikinci-subesini-hizmete-acti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/albaraka-turk-kahramanmarastaki-ikinci-subesini-hizmete-acti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Katılım bankacılığının öncüsü Albaraka Türk, bölge ekonomisine ve üretime sunduğu desteği yeni yatırımlarıyla güçlendiriyor. Kahramanmaraş’ta 30 yılı aşkın köklü bir geçmişe sahip olan banka, sanayicinin, üreticinin ve bölge halkının yanında olma vizyonuyla kentteki ikinci hizmet noktası olan Kahramanmaraş Sanayi Şubesi’nin açılışını gerçekleştirdi.</strong></p>

<p>Türkiye’nin ilk ve öncü katılım bankası Albaraka Türk, genişleyen şube ağıyla ülke ekonomisine ve reel sektöre katma değer sağlamayı sürdürüyor. Yurt içinde 221, yurt dışında ise 3 şubesiyle müşterilerine yenilikçi ve kapsayıcı finansal çözümler sunan Albaraka Türk, tekstil ve sanayi kenti Kahramanmaraş’ta ikinci şubesini hizmete açtı.</p>

<p>Güçlü üretim altyapısı, iplik, triko ve örme gibi tekstil sanayisindeki öncü rolüyle Türkiye ekonomisinin lokomotif şehirlerinden biri olan Kahramanmaraş’ta açılan yeni şube; büyüyen sanayi bölgelerine, KOBİ’lere ve girişimcilere yerinde finansal çözümler sunacak. Banka, hizmete aldığı yeni şubesiyle aynı zamanda deprem sonrası kentin ekonomik ve ticari hayatının yeniden güçlenmesine ve hızla kalkınmasına güçlü bir destek sağlamayı amaçlıyor.</p>

<p>Kahramanmaraş’taki ilk şubesini 30 yılı aşkın bir süre önce açan ve kenti katılım bankacılığı modeliyle tanıştıran Albaraka Türk, bölgedeki pek çok kurumsal firmanın modern makine ve tesis yatırımlarına finansal kiralama ve katılım finans modelleriyle çözüm odaklı hizmetler sundu. Yeni hizmete açılan Kahramanmaraş Sanayi Şubesi ise kentteki yatırımların çeşitlenmesi ve sanayi alanlarının genişlemesi doğrultusunda Albaraka Türk’ün öncü bankacılık yaklaşımının somut bir adımı olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Açılışa ilişkin değerlendirmede bulunan <strong>Albaraka Türk Genel Müdürü Malek Temsah</strong>, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Kahramanmaraş, sadece sahip olduğu köklü sanayi kültürü ve üretim gücüyle değil, aynı zamanda karşılaştığı her türlü zorluğun ardından sergilediği dirençle ülkemizin en kıymetli üretim merkezlerinden biridir. Gerçekleşen büyük depremlerin ardından bölgenin yeniden kalkınması için üzerimize düşen sorumluluğun bilincindeyiz. Müşteri ve çözüm odaklı yaklaşımımızla hizmete aldığımız Kahramanmaraş Sanayi Şubemiz ile yerel üreticimizin finansmana erişimini kolaylaştırmayı, sanayinin büyümesine, modernleşmesine ve kentimizin hızlı kalkınmasına güçlü bir ivme kazandırmayı hedefliyoruz. Yeni şubemizin Kahramanmaraş’a ve tüm iş dünyamıza hayırlı olmasını dileriz.”</p>

<p>Albaraka Türk Kahramanmaraş Sanayi Şubesi; modern bankacılık altyapısı, uzman kadrosu ve katılım finans ilkelerine dayalı ürün ve hizmetleriyle bölgedeki sanayicilerin ve bireysel müşterilerin tüm finansal ihtiyaçlarına yanıt verecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/albaraka-turk-kahramanmarastaki-ikinci-subesini-hizmete-acti</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 19:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/mflkbmf.JPG" type="image/jpeg" length="37517"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İHKİB Başkanı Mustafa Paşahan: “IFCO, Avrupa’nın en büyük hazır giyim fuarı”]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ihkib-baskani-mustafa-pasahan-ifco-avrupanin-en-buyuk-hazir-giyim-fuari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ihkib-baskani-mustafa-pasahan-ifco-avrupanin-en-buyuk-hazir-giyim-fuari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İstanbul Fashion Connection (IFCO), hazır giyim sektörünün küresel buluşma noktalarından biri olma hedefiyle 10’uncu kez kapılarını açtı. Fuarın açılışında konuşan Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkan Vekili Mustafa Paşahan, IFCO’nun Avrupa’nın en büyük hazır giyim fuarı konumuna ulaştığını belirterek, sektörün katma değerini artırmada tasarım ve fuarların kritik rol oynadığını vurguladı. Paşahan, 2027 itibarıyla fuarın eylül ayının ikinci haftasında düzenleneceğini açıklarken, hazır giyim sektörünün Türkiye ekonomisi açısından stratejik önemine dikkat çekti.</strong></p>

<p>Hazır giyim sektörünün önemli uluslararası buluşmalarından İstanbul Fashion Connection (IFCO), 10’uncu kez sektör profesyonellerini İstanbul’da bir araya getirdi. Fuarın açılışında değerlendirmelerde bulunan Mustafa Paşahan, IFCO’nun 10. kez düzenlenmesinin sektör açısından önemli bir başarı olduğunu ifade etti.</p>

<p>İstanbul’un uluslararası fuarcılık merkezi olma hedefi doğrultusunda IFCO’nun önemli bir adım olduğunu belirten Paşahan, fuarın ortaya çıkış sürecinde Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe’nin öncü rol üstlendiğini söyledi.</p>

<p>Paşahan, sürecin sektörün farklı paydaşlarının ortak katkısıyla ilerlediğini belirterek, “Hazır giyim sektörünün heyecanla beklediği İstanbul Fashion Connection, onuncu kez kapılarını açtı. Onuncu fuarı düzenlemenin gururunu yaşıyoruz. Beş yıl önce attığımız adımla birlikte İstanbul’u fuarlar merkezi yapma hedefimizi ortaya koymuştuk. Bu süreçte Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanımız Mustafa Gültepe önemli bir öncülük yaptı. Ticaret odamız, sivil toplum kuruluşlarımız ve sektör temsilcilerimizle birlikte IFCO’yu hayata geçirdik.” dedi.</p>

<p><strong>“IFCO, Avrupa’nın en büyük hazır giyim fuarı haline geldi”</strong></p>

<p>IFCO’nun kısa sayılabilecek bir sürede ulaştığı uluslararası ölçeğe dikkat çeken Paşahan, fuarın bugün Avrupa’nın en büyük hazır giyim fuarı konumuna geldiğini söyledi. Türkiye’nin ihracatta kilogram başına elde ettiği değerin artırılması gerektiğini belirten Paşahan, bu hedefe ulaşmanın yolunun tasarım, inovasyon ve katma değer yaratmaktan geçtiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Paşahan, “Bugün IFCO, Avrupa’nın en büyük hazır giyim fuarı haline geldi. Bu noktaya gelmiş olmak bizim için son derece önemli. Eğer Türkiye olarak katma değeri yukarıya çıkarmak istiyorsak, bunu tasarımla ve değer yaratarak başarmamız gerekiyor.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Türkiye’nin kilogram başına ihracat değerindeki yükselişe de işaret eden Paşahan, 2025 yılı sonunda 16,2 dolar seviyesinde bulunan kilogram başına ihracat değerinin bugün 18,2 dolara çıktığını belirtti. Paşahan, “Biz artık değeri, değer yaratarak ve tasarımla kazanacağız. Katma değeri yukarı çıkarma noktasında bu fuarların önemli bir rolü olduğuna inanıyoruz. Bu anlamda IFCO’yu çok önemsiyoruz.” diye konuştu.</p>

<p><strong>IFCO, 2027’de eylül ayında düzenlenecek</strong></p>

<p>Ağustos ayının tatil dönemine denk gelmesine rağmen IFCO’nun ulaştığı ziyaretçi ve etkinlik düzeyinin önemli olduğunu belirten Paşahan, fuarın gelecek dönem takvimine ilişkin de bilgi verdi. 2027 yılından itibaren IFCO’nun eylül ayının ikinci haftasında düzenleneceğini açıklayan Paşahan, bu değişikliğin fuarın uluslararası etkinliğini daha da artıracağına inandığını dile getirdi.</p>

<p>Paşahan, “Ağustos ayının tatil dönemi olmasına rağmen fuarın bugün ulaştığı etkinlik düzeyi son derece önemli. Özellikle önümüzdeki yıldan itibaren IFCO’yu eylül ayının ikinci haftasında düzenlemeye başlayacağız. İnsanların tatilde olduğu bir dönemde fuarın bu kadar etkili olması, emeği geçen herkesin takdir edilmesini gerektiriyor.” dedi.</p>

<p>2027 yılında IFCO’nun daha güçlü bir organizasyon haline geleceğini ifade eden Paşahan, fuarların yalnızca ticari buluşma alanları olmadığını, sektörlerin moral ve motivasyonunu güçlendiren önemli platformlar olduğunu söyledi: “Fuarlar her şeyden önce psikolojik açıdan çok önemli. Aynı zamanda katma değer yaratılması açısından da olmazsa olmaz bir konuma sahip. Bu nedenle daha fazla fuar düzenlememiz gerekiyor.” diyen Paşahan, Türkiye’nin farklı sektörlerde uluslararası fuar kapasitesini geliştirmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>“35 ticaret heyeti gerçekleştireceğiz”</strong></p>

<p>IFCO’nun yanı sıra dünyanın farklı bölgelerinde fuar ve ticaret heyetleri düzenlediklerini aktaran Paşahan, uluslararası pazarlara erişim çalışmalarının hız kesmeden sürdüğünü belirtti. Paşahan, “Biz yalnızca IFCO ile sınırlı kalmıyoruz; dünyanın neredeyse her ülkesinde fuarlar düzenliyoruz. 25’in üzerinde ticaret heyeti gerçekleştiriyoruz ve bu yıl bu sayıyı 35’e çıkaracağız. Dünyanın farklı bölgelerinde çalışmalarımızı sürdürüyor, sektörümüzü hak ettiği yere hep birlikte taşımak için çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“Hazır giyim sektörü Türkiye için stratejik bir güç”</strong></p>

<p>Türkiye hazır giyim sektörünün ülke ekonomisindeki stratejik konumuna da değinen Paşahan, sektörün istihdam, katma değer ve cari denge açısından güçlü bir yapıya sahip olduğunu söyledi. Paşahan, “Hazır giyim sektörü gerçekten bunu hak ediyor. Türkiye’de önemli başarılara imza atan sektörümüz, istihdamda birinci sırada yer alıyor. Katma değer açısından da bugün Türkiye’de çok önemli bir noktaya geldik. Aynı zamanda Türkiye’nin en fazla cari fazla veren sektörlerinden birinden söz ediyoruz.” dedi.</p>

<p>Sektörün önündeki sorunların çözümü ve rekabet gücünün artırılması için ilgili bakanlıklara yönelik taleplerin sürdürüldüğünü belirten Paşahan, 2027 yılında bu taleplerin karşılanması konusunda önemli adımlar atılmasını beklediklerini ifade etti.</p>

<p>Paşahan, “Bakanlığımıza yönelik taleplerimizi hem daha önce hem de bugün kürsüden bir kez daha ilettim. İnanıyorum ki 2027 yılıyla birlikte taleplerimizin karşılanması noktasında önemli adımlar atılacak. 2030 yılına geldiğimizde sektörümüzü çok daha farklı ve güçlü bir yerde hep birlikte göreceğimize inanıyorum.” diye konuştu.</p>

<p><strong>“Türkiye’nin ihracat gücünü daha da artıracağız”</strong></p>

<p>Konuşmasında Türkiye ekonomisinin genel görünümüne ve ihracat hedeflerine de değinen Paşahan, Orta Vadeli Program kapsamında enflasyon ve faizlerin daha düşük seviyelere gelmesinin önemine işaret etti. Bununla birlikte, küresel ölçekte artan jeopolitik risklerin ve çevre ülkelerde yaşanan savaşların ekonomik koşulları zorlaştırdığına dikkat çeken Paşahan, Türkiye’nin bu süreçte sergilediği duruşun önemini vurguladı.</p>

<p>Paşahan, “Orta Vadeli Program kapsamında gönül ister ki faizler ve enflasyon düşük olsun. Ancak çevremizde savaşların yaşandığı, jeopolitik risklerin arttığı bir ortamdayız. Bu nedenle Türkiye’nin bugün sergilediği duruş son derece önemli.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Türkiye’nin hazır giyim sektörünün ülke genelinde geniş bir üretim ve istihdam ağına sahip olduğunu belirten Paşahan, sektörün ihracat gücünün önümüzdeki dönemde daha da artırılabileceğini söyledi. “Bugün 81 ilde ve yüzlerce ilçede hazır giyim sektörümüz faaliyet gösteriyor. Bu süreçle birlikte sektörümüzün çok daha iyi noktalara geleceğine inanıyorum.” diyen Paşahan, sektörün geleceğine ilişkin olumlu mesaj verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ, RÖPORTAJLAR</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ihkib-baskani-mustafa-pasahan-ifco-avrupanin-en-buyuk-hazir-giyim-fuari</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 18:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/m-r-z03956.JPG" type="image/jpeg" length="26459"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ay Yapım’dan yapay zekâ sinemasına küresel açılım: WAIFF Turkey için başvurular başladı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ay-yapimdan-yapay-zeka-sinemasina-kuresel-acilim-waiff-turkey-icin-basvurular-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ay-yapimdan-yapay-zeka-sinemasina-kuresel-acilim-waiff-turkey-icin-basvurular-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ay Yapım’ın iştiraki AI Yapım, yapay zekâ destekli sinema üretimini uluslararası platforma taşıyan World AI Film Festival’in (WAIFF) Türkiye ayağına ev sahipliği yapıyor. WAIFF Turkey Chapter 2026, 4 Kasım’da İstanbul’da düzenlenecek ödül töreniyle gerçekleştirilecek.</strong></p>

<p>Türkiye’nin yapay zekâ ve sinema kesişimindeki önemli organizasyonlarından biri olması hedeflenen WAIFF Turkey Chapter 2026 kapsamında, Cannes 2027’de düzenlenecek World AI Film Festival’e gönderilecek beş Türk yapımı belirlenecek.</p>

<p>Festival, Türkiye’nin güçlü hikâye anlatıcılığı ve görsel-işitsel üretim deneyimini yapay zekâ teknolojileriyle buluşturmayı amaçlıyor. Organizasyonla yerli yaratıcıların uluslararası sektör profesyonelleriyle bir araya getirilmesi, yeni ortak yapımların geliştirilmesi ve Türkiye’nin yapay zekâ destekli içerik üretiminde bölgesel bir merkez haline gelmesi hedefleniyor.</p>

<p><strong>Başvurular 1 Ekim’de sona erecek</strong><br />
WAIFF Turkey Chapter 2026 için başvurular 1 Ekim 2026 saat 23.59’a kadar devam edecek. Yarışmaya Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ile Türkiye’de yasal olarak ikamet eden yaratıcılar katılabilecek.</p>

<p>Yarışmada tamamen yapay zekâ ile üretilen filmlerin yanı sıra canlı çekim ve yapay zekâ teknolojilerinin birlikte kullanıldığı hibrit yapımlar da değerlendirilecek. Yapay zekânın yaratıcı süreçte belirleyici ve anlamlı bir rol üstlenmesi, yarışmanın temel değerlendirme kriterleri arasında yer alacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Başvurulacak eserlerin özgün olması ve fikri mülkiyet haklarına uygun şekilde hazırlanması gerekiyor. İzinsiz kimlik taklidine yönelik deepfake kullanımlarına izin verilmeyecek. Filmler herhangi bir dilde hazırlanabilecek ancak videolarda İngilizce altyazının yer alması zorunlu olacak.</p>

<p><strong>8 kategoride ödül verilecek</strong><br />
WAIFF Turkey Chapter 2026 kapsamında En İyi Kısa Film, En İyi Micro-Series, En İyi Animasyon Kısa Film, En İyi Genç Yetenek, En İyi Dizi, En İyi Reklam Filmi, En İyi Soundtrack ve Best Delight kategorilerinde ödüller sahiplerini bulacak.</p>

<p><strong>Beş Türk yapımı Cannes yolunda</strong><br />
WAIFF Turkey jürisinin resmi yarışma kategorilerinden seçeceği en başarılı beş Türk yapımı, 6-7 Nisan 2027’de Cannes’da düzenlenecek World AI Film Festival Cannes 2027 kapsamında gerçekleştirilecek Road to Cannes Selection seçkisinde gösterilecek.</p>

<p>Seçkiye giren yapımlar, uluslararası festival programında yer almanın yanı sıra sektör profesyonelleriyle buluşma ve küresel ölçekte görünürlük kazanma fırsatı elde edecek.</p>

<p><strong>AI Yapım’dan yaratıcı endüstrilere yeni odak</strong><br />
Türkiye’de ürettiği içerikleri uzun yıllardır uluslararası pazarlara taşıyan Ay Yapım ve iştiraki AI Yapım, WAIFF Turkey ile yapay zekâ destekli görsel-işitsel üretim alanındaki dönüşüme katkı sunmayı hedefliyor. Organizasyon, yapay zekâ, sinema ve yaratıcı teknolojileri aynı ekosistemde buluşturarak Türkiye’de yeni nesil içerik üretiminin gelişimine zemin hazırlamayı amaçlıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Festival Haberleri</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ay-yapimdan-yapay-zeka-sinemasina-kuresel-acilim-waiff-turkey-icin-basvurular-basladi</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 16:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/1787120592-ay-yap-m-w-a-i-f-f-1-1.jpg" type="image/jpeg" length="69149"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[IFCO 10. Kez Kapılarını Açtı: Hazır Giyimde 2027 İçin Toparlanma Mesajı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ifco-10-kez-kapilarini-acti-hazir-giyimde-2027-icin-toparlanma-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ifco-10-kez-kapilarini-acti-hazir-giyimde-2027-icin-toparlanma-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Avrupa’nın en büyük hazır giyim ve moda fuarı IFCO, İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) tarafından 10’uncu kez düzenleniyor. İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilen fuarın açılış törenine Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın yanı sıra iş dünyasının önde gelen temsilcileri katıldı. Beş kıtadan gelen binlerce alıcı, Türk hazır giyim ve moda sektörünün temsilcileriyle bir araya geliyor.</strong></p>

<p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, açılışta yaptığı konuşmada tekstil ve hazır giyim sektörlerinin Türkiye’nin sanayileşme ve ihracat serüveninde önemli bir yere sahip olduğunu vurguladı. Sektörün yaşadığı sorunların farkında olduklarını belirten Bolat, tekstil ve hazır giyimin göz ardı edilmediğini söyledi.</p>

<p>Tekstilde ihracat artışının yeniden başladığına dikkat çeken Bolat, hazır giyimde de yılın ikinci yarısında yükseliş beklediğini ifade etti. Türkiye’nin hızlı teslimat, tasarım, kalite, teknoloji ve marka gücünün ihracata önemli katkı sağladığını belirten Bolat, yılın ilk yedi ayında hazır giyim ihracatındaki birim fiyatın yüzde 10 arttığını açıkladı.</p>

<p><strong>IFCO’ya 2025’te 108 milyon TL destek</strong></p>

<p>Fuarların ihracatçıların küresel pazarlara açılmasında önemli bir rol üstlendiğini belirten Bolat, Ticaret Bakanlığı’nın IFCO’ya yönelik desteklerinin devam edeceğini söyledi. Bakan Bolat, 2025 yılının şubat ve ağustos aylarında gerçekleştirilen IFCO organizasyonlarına katılan toplam 524 firmaya yaklaşık 108 milyon TL destek sağlandığını, 2026 yılının şubat ayında düzenlenen fuarda ise 215 katılımcıya yaklaşık 55 milyon TL destek ödendiğini açıkladı.</p>

<h3><strong>Gültepe: OVP’de sanayiye yönelik yeni destekler gerekli</strong></h3>

<p>TİM Başkanı Mustafa Gültepe ise Türkiye’nin üretim ve ihracat odaklı büyümesi gerektiğini belirterek, mevcut ihracat artış oranlarının yeterli olmadığını söyledi. Hazır giyim başta olmak üzere sanayi ve ihracat sektörlerinde sorunlar yaşandığını ifade eden Gültepe, eylül ayında açıklanması beklenen Yeni Orta Vadeli Program’da sanayiye yönelik farklı destek mekanizmalarının devreye alınması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Gültepe, Türkiye’nin büyümesinde üretim ve ihracatın daha güçlü bir paya sahip olması gerektiğini belirterek, yılın ikinci yarısında ihracat performansında iyileşme beklediğini dile getirdi.</p>

<p><strong>Paşahan: Talepler karşılanırsa 2027’de toparlanma başlayabilir</strong></p>

<p>İHKİB Başkanı Mustafa Paşahan da IFCO’nun yalnızca bir fuar olmadığını, Türk moda endüstrisinin küresel pazarlardaki konumunu güçlendiren stratejik bir platform haline geldiğini söyledi. İstanbul’un uluslararası bir moda merkezi olma hedefinde IFCO’nun önemli bir kilometre taşı olduğunu belirten Paşahan, fuarın tasarımcıları, üreticileri, markaları ve uluslararası alıcıları aynı platformda buluşturduğunu ifade etti.</p>

<p>Türk hazır giyim sektörünün 2025’i 16,8 milyar dolarlık ihracatla tamamladığını belirten Paşahan, sektörün aynı zamanda 12,5 milyar dolarlık cari fazla sağladığını söyledi. Sektörün yeniden güç kazanması için yeni çözüm ve desteklere ihtiyaç olduğunu vurgulayan Paşahan, İHKİB’in taleplerinin karşılanması halinde 2027’den itibaren toparlanmanın başlayabileceğini ve 2030’a kadar sektörün önemli bir dönüşüm yaşayabileceğini ifade etti.</p>

<p><strong>Sanayiciden OVP mesajı</strong></p>

<p>İTO Başkanı Şekib Avdagiç, enflasyon ile döviz kuru arasındaki farkın ihracatçılar üzerindeki baskıyı artırdığını belirterek, Türkiye’nin yabancılar açısından pahalı ülke algısına sürüklenmesinin hem ihracat hem de turizm açısından risk oluşturduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İSO Başkanı Erdal Bahçıvan ise yeni OVP’de sanayi ve sanayi ihracatına daha farklı bir bakış açısı getirilmesi gerektiğini belirtti. Enflasyonla mücadele sürecinde sanayinin rekabet gücünün korunmasının önemine dikkat çeken Bahçıvan, Türkiye sanayisinin uzun yıllar içinde oluşturulduğunu ve bu yapının korunması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>İstanbul Valisi Davut Gül de küresel ölçekte dengelerin hızla değiştiği bir dönemden geçildiğini belirterek, Türkiye’de güvenli üretim ortamının korunmasının önemli bir başarı olduğunu dile getirdi.</p>

<p>İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen IFCO, 21 Ağustos Cuma akşamına kadar ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ifco-10-kez-kapilarini-acti-hazir-giyimde-2027-icin-toparlanma-mesaji</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 16:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/toplu-fotograf-2-2.jpg" type="image/jpeg" length="24049"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Edge AI ile yapay zeka sahanın merkezine taşınıyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/edge-ai-ile-yapay-zeka-sahanin-merkezine-tasiniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/edge-ai-ile-yapay-zeka-sahanin-merkezine-tasiniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Yapay zeka, karar alma ve operasyon süreçlerine doğrudan katkı sağlıyor. Bulut bağlantısına duyulan ihtiyacı azaltan Edge AI çözümleri; üretim, enerji, ulaşım ve lojistik gibi kritik sektörlerde görev yapan saha ekiplerinin yapay zeka destekli karar alma süreçlerini hızlandırıyor. Teknoloji, operasyonel verimlilik ve güvenliğin yanı sıra veri gizliliği açısından da yeni fırsatlar sunuyor.</strong></p>

<p>Bulut bilişim, Nesnelerin İnterneti (IoT) ve yapay zeka alanındaki hızlı gelişim, kritik sektörlerdeki dijital dönüşümü hızlandırıyor. Üretimden enerjiye, kamu hizmetlerinden ulaşım ve lojistiğe kadar birçok sektörde şirketler, yapay zekayı operasyonel süreçlerine dahil ederek verimliliği artırmayı ve daha hızlı karar almayı amaçlıyor. Ancak saha operasyonlarının gerçekleştirildiği her noktada güçlü ve kesintisiz internet bağlantısının bulunmaması, bulut tabanlı yapay zeka çözümlerinin kullanımında önemli bir engel oluşturabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“Yapay zeka küresel ekonomiye 15,7 trilyon dolarlık değer sağlayabilir”</strong></p>

<p>Edge AI teknolojisinin söz konusu bağlantı sorununa önemli bir alternatif sunduğunu belirten <strong>Getac Teknoloji Şirketi Başkan Yardımcısı Jerry Huang</strong>, yapay zeka yeteneklerinin doğrudan sahada kullanılabilmesini sağlayan yeni nesil dayanıklı cihazların kritik sektörlerde dönüşümü hızlandırdığını ifade ediyor.</p>

<p>Son 20 yılda üretim, enerji, kamu hizmetleri, ulaşım ve lojistik gibi sektörlerde teknolojinin iş yapış biçimlerini önemli ölçüde değiştirdiğine dikkat çeken Huang, bulut bilişimin ölçeklenebilir BT altyapısı ve merkezi veri yönetimi avantajları sunduğunu, IoT teknolojilerinin ise gerçek zamanlı izleme, öngörücü bakım ve otomatik iş akışlarının önünü açtığını belirtiyor.</p>

<p>Huang, yapay zekanın ise dijital dönüşümün yeni aşamasını oluşturduğunu belirterek, Dünya Ekonomik Forumu verilerine göre yapay zekanın 2030'a kadar küresel GSYH'ye yüzde 14'e varan katkı sağlayabileceğini ve yaklaşık 15,7 trilyon dolarlık ekonomik değer yaratabileceğini ifade ediyor. Bu potansiyelin, işletmelerin yapay zekayı operasyonlarına entegre etme konusundaki ilgisinin neden giderek arttığını gösterdiğini vurguluyor.</p>

<p><strong>Bağlantı sorunu saha operasyonlarında engel oluşturuyor</strong></p>

<p>Bulut tabanlı yapay zeka sistemlerinin güçlü ve sürekli internet bağlantısına ihtiyaç duyabildiğine dikkat çeken Huang, bu durumun özellikle saha ekipleri açısından önemli bir kısıt yaratabildiğini söylüyor.</p>

<p>Uzak tesislerde görev yapan bakım mühendisleri, endüstriyel alanlardaki teknisyenler ve zorlu koşullarda çalışan lojistik ekiplerinin ihtiyaç duydukları anda bulut tabanlı yapay zeka araçlarına erişemeyebileceğini belirten Huang, bağlantının kesildiği durumlarda çalışanların kendilerine destek sağlayabilecek teknolojilerden yeterince yararlanamayabildiğini ifade ediyor.</p>

<p><strong>Edge AI yapay zekayı doğrudan cihazlara taşıyor</strong></p>

<p>Edge AI yaklaşımının yapay zeka teknolojisini kullanıcıya daha yakın hale getirdiğini belirten Huang, dayanıklı Copilot+ PC'lerin bu dönüşümde önemli bir rol oynadığını dile getiriyor.</p>

<p>Huang'a göre Edge AI, güçlü yapay zeka uygulamalarının tamamen bulut altyapısına bağlı kalmadan doğrudan cihaz üzerinde çalışmasına imkan tanıyor. Böylece daha hızlı yanıt süreleri elde edilirken bağlantının sınırlı olduğu ortamlarda da operasyonel bağımsızlık ve kesintisiz kullanıcı deneyimi sağlanabiliyor.</p>

<p>Bu süreçte Özel Nöral İşlem Birimleri (NPU) de önemli bir işlev üstleniyor. Yapay zeka iş yüklerini cihaz üzerinde işleyen NPU'lar; performans, enerji verimliliği ve veri gizliliği açısından avantaj sağlıyor.</p>

<p><strong>Saha ekiplerinin karar alma süreçleri hızlanıyor</strong></p>

<p>Edge AI'ın yalnızca teknik bir yenilik olmadığını, aynı zamanda saha operasyonlarının işleyişini değiştirdiğini belirten Huang, teknolojinin çalışanların bilgiye erişim ve sorun çözme biçimlerini de dönüştürdüğüne dikkat çekiyor.</p>

<p>Örneğin uzak bir trafo merkezinde görev yapan saha mühendisinin karşılaştığı sorunu doğal bir dille yapay zekaya aktararak saniyeler içinde yönlendirme alabilmesi, geleneksel yöntemlere kıyasla önemli bir zaman avantajı sağlayabiliyor. Böylece çalışanların uzun teknik dokümanları manuel olarak incelemek yerine doğrudan sorunun çözümüne odaklanması mümkün hale geliyor.</p>

<p>Huang, bu yaklaşımın yalnızca zaman tasarrufu sağlamadığını; kararların doğruluğunu artırabildiğini, operasyonel duruş sürelerini azaltabildiğini ve uzmanların bilgi aramak yerine sorun çözmeye daha fazla zaman ayırmasına imkan tanıdığını belirtiyor.</p>

<p><strong>Veri güvenliği ve bağımsızlık güçleniyor</strong></p>

<p>Edge AI çözümlerinin öne çıkan avantajlarından birinin de veri güvenliği olduğunu ifade eden Huang, verilerin doğrudan cihaz üzerinde işlenmesinin güvenliği desteklerken internet bağlantısına duyulan ihtiyacı da azalttığını söylüyor.</p>

<p>Yapay zekanın geleceğinin yalnızca daha güçlü modeller geliştirmekle sınırlı olmadığını vurgulayan Huang, asıl önemli unsurun teknolojiyi ihtiyaç duyan kullanıcıların erişimine sunabilmek olduğunu belirtiyor.</p>

<p>Huang, dayanıklı Edge AI çözümlerinin yapay zekayı gerçek çalışma ortamlarının gerektirdiği güvenilirlik ve mobiliteyle bir araya getirdiğini ve bu sayede saha ekiplerinin bulundukları her noktada yapay zeka desteğinden yararlanabilmesinin önünü açtığını ifade ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/edge-ai-ile-yapay-zeka-sahanin-merkezine-tasiniyor</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 13:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/1787123989-getac-s510-a-d-scenario-utilities.jpg" type="image/jpeg" length="71566"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Geri sayım başladı: Jack White, TOMORA ve Wet Leg aynı festivalde!]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/geri-sayim-basladi-jack-white-tomora-ve-wet-leg-ayni-festivalde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/geri-sayim-basladi-jack-white-tomora-ve-wet-leg-ayni-festivalde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Yazın en merakla beklenen müzik buluşmalarından biri için geri sayım başladı. 22-23 Ağustos tarihlerinde gerçekleşecek Babylon Soundgarden’a sayılı günler kala festival heyecanı giderek yükseliyor.</strong></p>

<p>Rock’n roll’un özgün ve enerjik isimlerinden <strong>Jack White</strong>, Babylon Soundgarden sahnesinde müzikseverlerle buluşacak. <strong>The White Stripes</strong> döneminden bu yana kendine özgü tarzıyla müzik dünyasında iz bırakan White, güçlü gitar riff’leri ve karizmatik sahne performansıyla festivalin öne çıkan isimlerinden biri olmaya hazırlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Norveçli sanatçı <strong>AURORA</strong> ile elektronik müziğin efsane isimlerinden <strong>Tom Rowlands’ın</strong> (The Chemical Brothers) ortak projesi <strong>TOMORA</strong> da festivalin dikkat çeken performansları arasında yer alıyor. İlk albümleri <i>COME CLOSER</i>’ı geçtiğimiz aylarda dinleyicilerle buluşturan TOMORA, canlı performansıyla festival atmosferine farklı bir soluk getirecek.</p>

<p>İngiliz alternatif rock sahnesinin son yıllardaki en dikkat çekici gruplarından <strong>Wet Leg</strong> ise kendine özgü mizah anlayışı, yüksek enerjisi ve sevilen parçalarıyla Babylon Soundgarden’da festivalin en hareketli konserlerinden birine imza atacak.</p>

<p><strong>We Are The Walkers, Go Alls, Limitsoff ve Gorilla Enerji İçeceği</strong> katkılarıyla gerçekleşecek festivalde müzikseverleri yalnızca konserler değil; etkinlik alanındaki deneyim noktaları, yeme-içme alanları ve marka aktivasyonları da bekliyor. Açık havada iki gün boyunca müzik ve eğlence deneyimi sunacak Babylon Soundgarden, Bonus Parkorman’ı şehrin ritminden uzaklaşıp müziğin merkezinde buluşmak isteyenlerin buluşma noktalarından biri haline getirecek.</p>

<p><strong>İki gün boyunca keşif ve müzik</strong></p>

<p>Festival programında <strong>The Kills, Rikas, Islandman, Vendredi Sur Mer, Radio Free Alice, Lin Pesto, Miskinler</strong> ve daha birçok isim sahne alacak.</p>

<p>Festivalin keşif ruhunu yansıtan <strong>Babylon GLocals Sahnesi</strong> ise Türkiye’nin bağımsız müzik sahnesinden dikkat çeken isimleri ağırlayacak. Babylon’un uzun soluklu GLocals projesinin devamı niteliğindeki sahnede, sezon boyunca öne çıkan müzisyenler festival izleyicisiyle yeniden buluşacak.</p>

<p><strong>22 Ağustos:</strong> Danae Palaka, Heryol, Pleizel, Sren<br />
<strong>23 Ağustos:</strong> Granul, Olabilir!, Vicotüco, Voyvo</p>

<p>Dünya çapında tanınan yıldız isimleri yeni keşiflerle aynı festivalde buluşturan Babylon Soundgarden, farklı müzik türlerinden sesleri tek bir hafta sonunda bir araya getirerek müzikseverlere dolu dolu bir festival deneyimi sunmaya hazırlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/geri-sayim-basladi-jack-white-tomora-ve-wet-leg-ayni-festivalde</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 13:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/1787122358-t-o-m-o-r-a.jpg" type="image/jpeg" length="67701"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
