<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Fuar Dergisi</title>
    <link>https://www.fuardergisi.com.tr</link>
    <description>Fuar Dergisi, ulusal ve uluslararası fuarlar, sektörel yenilikler ve ekonomi dünyasındaki en önemli gelişmeleri takip eden profesyoneller için kapsamlı analizler, röportajlar ve özel haberler sunar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>"Türkiye'nin ilk ve tek ulusal Fuar, Kongre ve Festival dergisi</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 08 Sep 2026 17:31:38 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kimya ihracatı 8 ayda 22,8 milyar dolara ulaştı, hedef 35 milyar dolar]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/kimya-ihracati-8-ayda-228-milyar-dolara-ulasti-hedef-35-milyar-dolar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/kimya-ihracati-8-ayda-228-milyar-dolara-ulasti-hedef-35-milyar-dolar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye kimya sektörü, 2026 yılının ilk 8 ayında ihracatını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,6 artırarak 22,8 milyar dolara yükseltti. Yılın ilk yarısında 17,1 milyar dolarla tarihinin en yüksek ilk 6 aylık ihracat performansına ulaşan sektör, ağustos ayında da 2,7 milyar dolarlık dış satım gerçekleştirdi.</strong></p>

<p>İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Vefa İbrahim Aracı, küresel ticaretteki belirsizlikler, jeopolitik gelişmeler ve artan maliyetlere rağmen sektörün 2026 yılı için belirlenen 35 milyar dolarlık ihracat hedefini koruduğunu söyledi.</p>

<p>Avrupa’nın Türkiye kimya sektörü açısından ana pazar olma özelliğini sürdüreceğini belirten Aracı, mevcut pazarlardaki konumun korunmasının yanı sıra ABD, Körfez ülkeleri, Latin Amerika ve Asya gibi alternatif pazarlarda büyümenin hedeflendiğini vurguladı. Aracı, Suriye’de ise yalnızca ihracat açısından değil, ilerleyen dönemde üretim ve yatırım alanlarında da önemli fırsatlar oluşabileceğine dikkat çekti.</p>

<p>Türkiye’nin önde gelen ihracatçı sektörleri arasında yer alan kimya sektörü, küresel ticaretteki dalgalanmalara rağmen 2026 yılında ihracat artışını sürdürüyor. İKMİB Yönetim Kurulu Başkanı Vefa İbrahim Aracı, sektörün yılın ilk 8 ayındaki ihracatının geçen yılın aynı dönemindeki 21,7 milyar dolardan yüzde 4,6 artışla 22,8 milyar dolara çıktığını ifade etti.</p>

<p>Yılın ilk 6 ayında 17,1 milyar dolarlık ihracatla tarihinin en yüksek ilk yarı performansına ulaşan sektör, temmuz ayında yaşanan düşüşün ardından ağustosta yeniden büyüme kaydetti. Kimya sektörü, ağustos ayında 2,7 milyar dolarlık ihracata imza attı.</p>

<p>İKMİB Başkanı Aracı, yılın kalan döneminde küresel ticaretteki belirsizliklerin ve maliyet baskısının devam etmesinin beklendiğini ancak sektörün üretim gücüne ve ihracat kapasitesine olan güvenlerini koruduklarını belirtti. 35 milyar dolarlık yıl sonu hedefinden vazgeçmediklerini ifade eden Aracı, şunları söyledi:</p>

<p>“Önümüzde çok önemli dört ay var. Küresel ticaretteki belirsizliklere, jeopolitik risklere ve üretim maliyetlerindeki baskıya rağmen sektörümüzün güçlü üretim altyapısına ve ihracat kabiliyetine güveniyoruz. Yılın son bölümünde mevcut pazarlarımızdaki payımızı artırmak, yeni pazarlarda daha güçlü bir varlık göstermek ve katma değerli ihracatı desteklemek için çalışmalarımızı yoğun şekilde sürdüreceğiz.”</p>

<p><strong>İlk 20 pazarda ihracat yüzde 12,85 arttı</strong></p>

<p>Kimya sektörünün 2026 yılının ilk 8 ayında en fazla ihracat gerçekleştirdiği ülkeler arasında İspanya 1,27 milyar dolarla ilk sırada yer aldı. İspanya’yı 1,26 milyar dolarla İtalya takip ederken, ABD 1,04 milyar dolarla üçüncü, Almanya ise 966 milyon dolarla dördüncü sırada bulundu.</p>

<p>Söz konusu dönemde İspanya’ya yönelik kimya ihracatı yüzde 47 artış gösterdi. Malta’ya ihracatta yüzde 163, Fas’a ihracatta yüzde 129, Gürcistan’a ihracatta ise yaklaşık yüzde 60 oranında artış kaydedildi. ABD pazarındaki ihracat da yaklaşık yüzde 34 yükseldi.</p>

<p>Buna karşılık Romanya’ya yapılan kimya ihracatı yüzde 29, Hollanda’ya yönelik ihracat ise yaklaşık yüzde 25 geriledi. Fransa, Ukrayna ve Rusya pazarlarında da daha sınırlı oranlarda düşüş yaşandı.</p>

<p><img alt="Vefa İbrahim Aracı" class="detail-photo img-fluid" height="1890" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/vefa-ibrahim-araci.jpg" width="2835" /></p>

<p>İKMİB Başkanı Vefa İbrahim Aracı, ülkeler arasındaki farklı ihracat performanslarının küresel ekonomik koşullar ve jeopolitik gelişmelerden ayrı değerlendirilemeyeceğini belirtti. Enerji ve hammadde fiyatları, navlun ve sigorta giderleri ile Avrupa’daki talep koşullarının sektörün ihracatını doğrudan etkilediğini ifade eden Aracı, Çin’in artan üretim kapasitesinin Avrupa pazarında oluşturduğu fiyat baskısının da rekabeti zorlaştırdığını söyledi.</p>

<p>Buna rağmen sektörün ilk 20 pazarındaki ihracatın yüzde 12,85 artış göstermesinin, Türkiye’nin güçlü olduğu pazarlardaki büyüme potansiyelinin devam ettiğine işaret ettiğini kaydetti.</p>

<p><strong>Avrupa’daki güç korunacak, yeni pazarlara açılım hızlanacak</strong></p>

<p>Avrupa’nın kimya sektörü için ana pazar olmayı sürdüreceğini vurgulayan Aracı, coğrafi yakınlık, güçlü ticari ilişkiler ve lojistik avantajların Türkiye’ye önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti.</p>

<p>Bununla birlikte küresel ticarette yaşanan değişimlerin pazar çeşitlendirmesini daha önemli hale getirdiğini belirten Aracı, İKMİB’in yeni dönem faaliyet programında Avrupa’nın yanı sıra ABD, Körfez ülkeleri, Latin Amerika ve Asya pazarlarına yönelik çalışmaların ağırlık kazanacağını söyledi.</p>

<p>Amaçlarının Avrupa’daki mevcut konumu korurken alternatif pazarlardaki ihracat payını artırmak olduğunu dile getiren Aracı, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Avrupa, kimya sektörümüzün ana pazarı olmayı sürdürecek. Ancak küresel ticaretteki değişim bize pazar çeşitliliğimizi daha da güçlendirmemiz gerektiğini gösteriyor. İspanya ve Fas gibi pazarlarda elde ettiğimiz artışlar, doğru pazarlarda ciddi büyüme alanı bulunduğunu ortaya koyuyor. Avrupa’daki gücümüzü korurken ABD, Körfez, Latin Amerika ve Asya’da pazar çeşitliliğimizi artırmayı hedefliyoruz.”</p>

<p><strong>Finansman maliyetleri yatırımlar üzerinde baskı oluşturuyor</strong></p>

<p>Kimya sektörünün yüksek işletme sermayesi ihtiyacı ve uzun vadeli yatırımlar nedeniyle finansman koşullarından doğrudan etkilendiğini belirten Aracı, hammaddenin önemli bir bölümünün ithalat yoluyla karşılanmasının üretim, stok ve ihracat süreçlerinde yüksek finansman ihtiyacı yarattığını söyledi.</p>

<p>Yüksek finansman maliyetlerinin yalnızca firmaların nakit akışını değil, yeni kapasite yatırımlarını, Ar-Ge çalışmalarını ve yeşil dönüşüm projelerini de olumsuz etkilediğine dikkat çeken Aracı, ihracatçı ve üretici firmalara yönelik daha seçici ve erişilebilir finansman mekanizmalarına ihtiyaç olduğunu ifade etti.</p>

<p>Eximbank ve reeskont kredilerine erişimin kolaylaştırılmasının, kredi vadelerinin sektörün üretim döngüsüne uygun hale getirilmesinin ve ihracat taahhüdüne bağlı işletme sermayesi imkanlarının güçlendirilmesinin önemine değinen Aracı, finansman kaynaklarının üretim ve ihracat kapasitesini destekleyecek şekilde yapılandırılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Bugün ertelenen bir yatırım, yarın ihracatta kaybedilen rekabet gücü anlamına gelebiliyor. Beklentimiz, finansmanın üretimi, ihracatı ve katma değerli yatırımı destekleyen bir yapıda daha güçlü şekilde devreye alınması.” dedi.</p>

<p><strong>Artan maliyetler fiyat rekabetini zorlaştırıyor</strong></p>

<p>Kimya sektöründe enerji, hammadde ve diğer üretim girdilerindeki yükselişin ihracatçıların uluslararası pazarlardaki fiyat rekabetini zorlaştırdığını belirten Aracı, kur ile üretim maliyetleri arasındaki dengenin sektör açısından kritik önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>İşçilik, enerji ve diğer girdilerdeki maliyet artışlarının kur hareketlerinin üzerinde kalmasının, özellikle fiyat rekabetinin yoğun olduğu pazarlarda firmaların kâr marjlarını daralttığını belirten Aracı, Avrupa pazarında Çin kaynaklı kapasite fazlası ve düşük fiyat baskısının da rekabet koşullarını daha zorlu hale getirdiğini söyledi.</p>

<p>Suudi Arabistan’ın petrokimya alanındaki enerji ve hammadde avantajı ile Polonya’nın Avrupa Birliği içindeki ticari konumu ve rekabetçi üretim yapısının Türkiye açısından önemli rakip unsurlar olduğuna işaret eden Aracı, Türkiye’nin ise Avrupa ve Orta Doğu’ya yakınlığı, güçlü lojistik altyapısı, üretim kabiliyeti ve geniş ürün çeşitliliğiyle önemli avantajlara sahip olduğunu kaydetti.</p>

<p><strong>Suriye ve Irak’ta yeni ihracat fırsatları</strong></p>

<p>Yakın coğrafyada yaşanan jeopolitik gelişmelerin kimya sektörünün ihracatını doğrudan etkilediğini belirten Aracı, Rusya-Ukrayna savaşı, İran çevresindeki belirsizlikler ve bölgesel ulaşım hatlarına ilişkin risklerin enerji, hammadde, navlun ve sigorta maliyetlerini etkilediğini söyledi.</p>

<p>Bununla birlikte Irak ve Suriye’de yeniden yapılanma süreci ile artan tüketim ihtiyacının Türk kimya sektörü için yeni fırsatlar oluşturduğunu belirten Aracı, 2026 yılının ilk 8 ayında Suriye’ye 280,4 milyon dolarlık, Irak’a ise 693,9 milyon dolarlık kimya ihracatı gerçekleştirildiğini ifade etti.</p>

<p>Suriye’deki yeniden yapılanma sürecinde plastik, boya, yapı kimyasalları, izolasyon, temizlik ve hijyen ürünleri başta olmak üzere birçok kimyasal ürün grubuna ihtiyaç duyulacağını belirten Aracı, önümüzdeki dönemde ihracatın yanı sıra üretim ve yatırım alanlarında da fırsatlar ortaya çıkabileceğini söyledi.</p>

<p><i>Aracı, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü:</i></p>

<p>“Kimya sektörünü Suriye’nin ekonomik dönüşümünü ve yeniden imarını destekleyecek temel sektörlerden biri olarak görüyoruz. Yeniden yapılanmanın birçok halkasında kimyasal girdilere ihtiyaç duyuluyor. Enerji altyapısının güçlenmesi, bankacılık ve finans işlemlerinin sağlıklı işlemesi, gümrük geçişlerinin kolaylaşması ve yatırım ortamının daha öngörülebilir hale gelmesiyle Türk kimya sanayisinin Suriye’de ihracatın yanında üretim ve yatırım tarafında da daha güçlü bir rol üstlenebileceğini düşünüyorum.”</p>

<p><strong>Yeşil dönüşüm rekabetin yeni kriteri oluyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Avrupa’da uygulamaya alınan çevre ve sürdürülebilirlik düzenlemelerinin kimya sektöründe ihracatın koşullarını yeniden şekillendirdiğini belirten Aracı, REACH, CLP, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) ve Ambalaj ve Ambalaj Atıkları Tüzüğü (PPWR) gibi düzenlemelerin karbon yönetimi, döngüsellik, izlenebilirlik ve teknik uyumu ihracatın temel unsurları arasına taşıdığını söyledi.</p>

<p>Özellikle KOBİ’ler açısından test, belgelendirme, danışmanlık ve yatırım maliyetlerinin önemli bir yük oluşturduğunu ifade eden Aracı, İKMİB’in yeni dönemde firmaların bu düzenlemelere uyum sağlamasına yönelik çalışmalarını artıracağını belirtti.</p>

<p>Avrupa’daki yeşil dönüşümün kimya sektöründe rekabetin kurallarını değiştirdiğini vurgulayan Aracı, Türk kimya sanayisinin bu süreci yakından takip ettiğini ifade ederek şunları söyledi:</p>

<p>“Türk kimya sanayisi bu dönüşümü yakından takip ediyor. Ancak özellikle KOBİ’ler açısından test, belgelendirme, danışmanlık ve yatırım maliyetleri önemli bir yük oluşturuyor. Önceliğimiz firmalarımızı yeni düzenlemelere hazırlamak, ihtiyaçlarını ilgili kurumlara taşımak ve uyum maliyetlerini azaltacak destek mekanizmalarının güçlendirilmesini sağlamak.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/kimya-ihracati-8-ayda-228-milyar-dolara-ulasti-hedef-35-milyar-dolar</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 17:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/yonetim-kurulu-1.jpeg" type="image/jpeg" length="68372"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Interfresh Eurasia Fuarı 80 Ülkeden Alıcıları İzmir'de Buluşturdu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/interfresh-eurasia-fuari-80-ulkeden-alicilari-izmirde-bulusturdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/interfresh-eurasia-fuari-80-ulkeden-alicilari-izmirde-bulusturdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye'nin yaş meyve, sebze ve meyve-sebze mamulleri sektörünün önemli uluslararası buluşmalarından biri olan Interfresh Eurasia Sebze, Meyve, Ambalaj, Depolama, Lojistik, Tarım Makine ve Teknolojileri Fuarı, İzmir'de üçüncü kez kapılarını açtı.</strong></p>

<p>Gaziemir'deki Fuar İzmir'de düzenlenen fuar, üreticileri, ihracatçıları, sektör temsilcilerini ve dünyanın farklı ülkelerinden gelen alıcıları bir araya getirdi. Bu yıl 80'in üzerinde ülkeden 580'i aşkın kayıtlı yabancı alıcının katılımıyla gerçekleştirilen organizasyonda, 1.300'den fazla ikili iş görüşmesinin yapılması planlanıyor.</p>

<p><strong>Tarım ürünleri ihracatı 8 ayda 21,7 milyar dolara ulaştı</strong></p>

<p>Fuarın açılışında konuşan Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Dr. Mehmet Ali Kılıçkaya, Türkiye'nin tarım ürünleri ihracatındaki yükselişe dikkat çekti.</p>

<p>Kılıçkaya, 2026 yılının ilk sekiz ayında tarım ürünleri ihracatının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,8 artarak 21,7 milyar dolara ulaştığını söyledi.</p>

<p>Tarım sektörünün güçlü yapısında yaş meyve ve sebze sektörünün önemli bir yere sahip olduğunu belirten Kılıçkaya, 2025 yılında yaş meyve ve sebze ihracatının 3,2 milyar dolar, meyve ve sebze mamulleri ihracatının ise 2,6 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini hatırlattı.</p>

<p>2026'nın ilk sekiz ayında yaş meyve ve sebze ihracatının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 45 artarak 2,3 milyar dolara yükseldiğini ifade eden Kılıçkaya, meyve ve sebze mamulleri ihracatının da aynı dönemde 1,6 milyar dolar olduğunu kaydetti.</p>

<p>Böylece yaş meyve, sebze ve mamullerinin toplam ihracat hacminin yılın ilk sekiz ayında yaklaşık 4 milyar dolara ulaştığını belirten Kılıçkaya, sektörün önündeki en büyük fırsatın üretim gücünü daha yüksek katma değerli ürünlere dönüştürmek olduğunu vurguladı.</p>

<p>“Yaş üründeki güçlü üretim kapasitemizi işleme, ambalaj, teknoloji, marka ve yenilikçi ürünlerle daha yüksek katma değere dönüştürmemiz gerekiyor” diyen Kılıçkaya, önümüzdeki dönemde hedefin yalnızca daha fazla ürün ihraç etmek olmadığını söyledi.</p>

<p>Kılıçkaya, birim değeri daha yüksek, pazarlarda süreklilik sağlayan ve katma değerin daha büyük bölümünün Türkiye'de kaldığı bir ihracat yapısının güçlendirilmesinin önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><img alt="8.09.2026 Fd337A81 094D 4Fe6 A176 E3B1Ff7062A3" class="detail-photo img-fluid" height="210" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/8092026-fd337a81-094d-4fe6-a176-e3b1ff7062a3.jpg" width="310" /></p>

<p><strong>İzmir, dış ticaretin güçlü merkezlerinden biri</strong></p>

<p>Bu dönüşümün en önemli merkezlerinden birinin İzmir olduğuna dikkat çeken Kılıçkaya, kentin tarih boyunca Anadolu'nun dünyaya açılan önemli ticaret kapılarından biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İzmir'in üretim kültürü, liman altyapısı ve güçlü ihracat ekosistemiyle Türkiye'nin dış ticaretinde öncü şehirler arasında yer aldığını belirten Kılıçkaya, 2025 yılında kentin toplam ihracatının 23,6 milyar dolara ulaştığını, bunun yaklaşık 4,3 milyar dolarlık bölümünü ise tarım ürünlerinin oluşturduğunu kaydetti.</p>

<p>Ticaret Bakanlığı olarak ihracatçıların yeni pazarlara açılmasını ve girdikleri pazarlarda kalıcı olmalarını sağlayacak kapsamlı bir destek sistemi oluşturduklarını ifade eden Kılıçkaya, fuar desteklerinden ticaret ve alım heyetlerine, UR-GE projelerinden markalaşma ve TURQUALITY programlarına kadar geniş bir alanda firmaların yanında olduklarını söyledi.</p>

<p>Tarım sektöründe 1.225 firmanın yer aldığı 48 aktif UR-GE projesinin yürütüldüğünü aktaran Kılıçkaya, tarım ve gıda alanında 48 markanın Marka ve TURQUALITY programları kapsamında desteklendiğini ifade etti.</p>

<p>Fuarların yeni pazarlara ulaşmak açısından önemli bir araç olduğunu vurgulayan Kılıçkaya, 2026 yılında tarım, gıda ve gıda teknolojileri alanında 200 fuarın bireysel katılım, 56 fuarın ise milli katılım kapsamında desteklendiğini bildirdi. Türkiye'de düzenlenen 6 fuarın da destek kapsamına alındığını belirten Kılıçkaya, ihracatçılara ayrılan kaynağın 2025 yılında 33 milyar TL iken 2026 yılında 45 milyar TL'ye yükseltildiğini açıkladı.</p>

<p><i><strong>Öztürk: “Ege Bölgesi dünyanın gıda ambarı”</strong></i></p>

<p><img alt="8.09.2026 B23Ba2D7 48E3 422F 958F Ec3F7D0Bebdb" class="detail-photo img-fluid" height="210" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/8092026-b23ba2d7-48e3-422f-958f-ec3f7d0bebdb.jpg" width="310" /></p>

<p>Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk ise Ege Bölgesi'nin Türkiye'nin tarım ürünleri ihracatındaki güçlü konumuna dikkat çekti.</p>

<p>Türkiye'nin 36,5 milyar dolarlık tarım ürünleri ihracatının 7,5 milyar dolarlık bölümünün Ege Bölgesi'nden gerçekleştirildiğini belirten Öztürk, bölgenin Türkiye'nin tarım ihracatından yüzde 21 pay aldığını söyledi.</p>

<p>Yaş meyve sebze, meyve sebze mamulleri ve kuru meyve sektörlerinin Türkiye genelinde son bir yıllık dönemde 8,5 milyar dolarlık ihracata ulaştığını ifade eden Öztürk, Ege Bölgesi'nin bu ihracattan 2 milyar 300 milyon dolarlık pay aldığını kaydetti.</p>

<p>Ege Bölgesi'nin kuru meyve ve meyve sebze mamulleri ihracatında Türkiye'nin lideri olduğunu belirten Öztürk, taze meyve ve sebze üretimi ile ihracatında da bölgenin güçlü bir merkez konumunda bulunduğunu söyledi.</p>

<p>İzmir'in Dikili, Bayındır ve Kınık ilçelerinde tarıma dayalı ihtisas organize sanayi bölgelerine yönelik çalışmaların hızla devam ettiğini aktaran Öztürk, bu üç bölgenin sağlayacağı ivmeyle Ege Bölgesi'nin önümüzdeki beş yıl sonunda tarım ürünleri ihracatında 10 milyar dolarlık potansiyele ulaşacağına inandıklarını ifade etti.</p>

<p><strong>Interfresh, üretim ve ihracata katkı sağlayacak</strong></p>

<p>Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Balık da yaş meyve ve sebze sektörünün Türkiye ekonomisi açısından stratejik bir öneme sahip olduğunu vurguladı.</p>

<p>Sektörün üretimden ihracata, istihdamdan kırsal kalkınmaya kadar geniş bir ekonomik etki alanı oluşturduğunu belirten Balık, Ege Bölgesi ve İzmir'in güçlü üretim yapısı, ürün çeşitliliği, lojistik altyapısı ve ihracat tecrübesiyle bu yapının önemli merkezleri arasında bulunduğunu söyledi.</p>

<p>Sektörün tüm paydaşlarını bir araya getiren uluslararası organizasyonların İzmir'de düzenlenmesinin büyük önem taşıdığını ifade eden Balık, Interfresh Eurasia'nın yeni ticari bağlantıların kurulmasına ve özellikle Ege Bölgesi'nin üretim ile ihracat potansiyelinin uluslararası alıcılara daha güçlü şekilde tanıtılmasına önemli katkılar sağlayacağına inandıklarını dile getirdi.</p>

<p><strong>İzmir'de Tarım Master Planı çalışmaları sürüyor</strong></p>

<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır da açılış konuşmasında tarımın geniş ve yaşamsal bir alan olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak tarımsal üretimin her aşamasında üreticilere destek verdiklerini belirten Yıldır, Tarım Master Planı'na yönelik çalışmaların devam ettiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tarımsal hizmetlerin sulamadan ekipman ve malzeme desteğine kadar üretimin her aşamasını kapsadığını ifade eden Yıldır, bu kapsamda bir Tarım Master Planı raporu hazırladıklarını aktardı.</p>

<p>Planın şu anda taslak aşamasında olduğunu belirten Yıldır, sektör temsilcilerinin ve ilgili tüm paydaşların taslağı inceleyerek görüşlerini paylaşmalarını istediklerini ifade etti.</p>

<p>Tarımda sürdürülebilirliğin önemine de dikkat çeken Yıldır, tüm alanlarda sürdürülebilirlik perspektifiyle hareket edilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Kırsalda yaşayan gençlerin yaşam ve gelecek planlarına yönelik bir araştırma gerçekleştirdiklerini de aktaran Yıldır, tarım sektöründe ciddi bir iş gücü sorunuyla karşı karşıya bulunulduğunu belirterek, bu konuda gerekli önlemlerin ve destek mekanizmalarının kısa sürede hayata geçirilmesi gerektiğini dile getirdi.</p>

<p><strong>Ersin Tatar'dan Interfresh'e destek mesajı</strong></p>

<p>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ise KKTC'nin önemli bir tarımsal üretim potansiyeline sahip olduğunu belirterek, Interfresh Eurasia Fuarı'nın büyük emeklerle hayata geçirilen önemli bir organizasyon olduğunu söyledi.</p>

<p>Tatar, KKTC'nin uluslararası ticarette karşılaştığı zorluklara dikkat çekerek, narenciye başta olmak üzere yaş meyve ve sebze ürünlerinin dünya pazarlarına ulaştırılması konusunda destek veren herkese teşekkür etti.</p>

<p>KKTC'nin üretim ve girişimcilik kapasitesinin her geçen gün geliştiğini ifade eden Tatar, sektörün büyütülmesi, istihdamın artırılması ve ekonomiye daha fazla katkı sağlanması için yatırımların önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p>Ulusal Turunçgil Konseyi Başkanı Kemal Kaçmaz da Interfresh Eurasia'nın Türkiye'nin yaş meyve ve sebze sektöründeki üretim ve ihracat gücünü uluslararası platforma taşıyan önemli bir buluşma olduğunu belirtti.</p>

<p>Kaçmaz, fuar kapsamında kurulacak yeni iş bağlantıları ve gerçekleştirilecek ticari anlaşmaların üreticilere, ihracatçılara ve ülke ekonomisine önemli katkılar sağlayacağına inandığını ifade etti.</p>

<p><strong>Yabancı alıcı sayısı yüzde 300 arttı</strong></p>

<p>Interfresh Eurasia Fuarı Genel Koordinatörü Murat Özer ise fuarın uluslararası etkinliğini her yıl daha da artırarak yoluna devam ettiğini söyledi.</p>

<p>2018 yılından bu yana özellikle yurt dışından gelen alıcı sayısında önemli bir artış yaşandığını belirten Özer, bu yıl yabancı alıcı sayısını yüzde 300 oranında artırdıklarını açıkladı.</p>

<p>Fuar kapsamında 80'in üzerinde ülkeden 580'i aşkın kayıtlı yabancı alıcının ağırlanacağını ifade eden Özer, organizasyon boyunca 1.300'ün üzerinde ikili iş görüşmesinin gerçekleştirilmesinin planlandığını söyledi.</p>

<p>Interfresh Eurasia'yı her yıl daha ileriye taşımayı hedeflediklerini belirten Özer, fuarın uluslararası etkinliğini artırarak Türkiye'nin yaş meyve ve sebze sektörünü yurt dışında daha güçlü şekilde temsil eden önemli bir ticaret platformuna dönüştürmek istediklerini ifade etti.</p>

<p>Özer, Interfresh'in bugün itibarıyla Türkiye'nin yaş meyve ve sebze alanındaki tek fuarı olarak büyümeye devam ettiğini söyledi.</p>

<p>Bu yıl Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin fuarın partner ülkesi, Denizli'nin ise partner şehri olduğunu hatırlatan Özer, Denizli'nin güçlü üretim kapasitesiyle fuarda yer almasından duydukları memnuniyeti dile getirdi.</p>

<p>Interfresh Eurasia Sebze, Meyve, Ambalaj, Depolama, Lojistik, Tarım Makine ve Teknolojileri Fuarı, 8-10 Eylül 2026 tarihleri arasında Gaziemir'deki Fuar İzmir'de ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/interfresh-eurasia-fuari-80-ulkeden-alicilari-izmirde-bulusturdu</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 17:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/8092026-41c5d9e8-e72f-4458-bd59-b9c529a665fe.jpg" type="image/jpeg" length="73952"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bebe ve Çocuk Konfeksiyonunun Küresel Buluşması Junioshow Bursa Başladı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/bebe-ve-cocuk-konfeksiyonunun-kuresel-bulusmasi-junioshow-bursa-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/bebe-ve-cocuk-konfeksiyonunun-kuresel-bulusmasi-junioshow-bursa-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) iştiraki KFA Fuarcılık ile Bebe Çocuk Konfeksiyonu Sektörü Sanayici ve İş İnsanları Derneği (BEKSİAD) iş birliğinde bu yıl 22’ncisi düzenlenen Junioshow Bursa Uluslararası Bebe, Çocuk Hazır Giyim ve Çocuk İhtiyaçları Fuarı, Bursa Fuar Merkezi’nde ziyaretçilerine kapılarını açtı. Türkiye’nin bebe ve çocuk konfeksiyonundaki önemli üretim ve ihracat merkezlerinden Bursa’nın tasarım ve üretim gücünü uluslararası platforma taşıyan fuar, yerli üreticiler ile dünyanın farklı ülkelerinden gelen profesyonel alıcıları bir araya getirdi.</strong></p>

<p>Fuarın açılış törenine Bursa Vali Yardımcısı Rıza Gençoğlu, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, BEKSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Bayezit, BTSO Yönetim Kurulu ve Meclis üyeleri ile sektör temsilcileri katıldı.</p>

<p><strong>“Bursa, küresel başarı hikâyesi yazıyor”</strong></p>

<p>Açılışta konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, bebe ve çocuk konfeksiyonu sektörünün Bursa'nın güçlü tekstil altyapısını tasarım, inovasyon ve markalaşma ile bir araya getirerek uluslararası ölçekte önemli bir başarı elde ettiğini söyledi.</p>

<p>Bursa'nın Türkiye'deki bebe ve çocuk giyim üretiminin yaklaşık yüzde 80'ini gerçekleştirdiğine dikkat çeken Burkay, kentin bugün dünya pazarlarında güçlü bir oyuncu konumuna ulaştığını belirtti.</p>

<p>Burkay, “Bebe ve çocuk konfeksiyonu sektörü, Bursa’mızın köklü tekstil birikimini tasarım, inovasyon ve markalaşma ile buluşturarak küresel bir başarı hikâyesine dönüştürdüğü en önemli alanlardan biridir. Türkiye’nin bebe ve çocuk giyim üretiminin yüzde 80’e yakınını tek başına karşılayan Bursa, tasarım gücü ve üretim kabiliyetiyle artık dünya liginde oyun kuran bir merkezdir. BTSO olarak göreve geldiğimiz ilk günden itibaren sektörlerimizin dünyaya açılmasını ve küresel pazarlardan daha fazla pay almasını temel önceliklerimiz arasında gördük.” dedi.</p>

<p><strong>“Yabancı alıcıları Bursalı üreticilerle buluşturuyoruz”</strong></p>

<p><img alt="1 (3) (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1296" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1-3-1.jpeg" width="1944" /></p>

<p><img alt="1 (5) (2)" class="detail-photo img-fluid" height="1512" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1-5-2.jpeg" width="2268" /></p>

<p>KFA Fuarcılık’ın uluslararası organizasyon kabiliyeti ve Ticaret Bakanlığı destekleriyle yürütülen UR-GE projelerinin ihracata önemli katkılar sunduğunu ifade eden Başkan Burkay, dünyanın farklı bölgelerinden gelen profesyonel alıcıların Bursa'daki firmalarla buluşturulduğunu söyledi.</p>

<p>Burkay, “KFA Fuarcılık’ın yurt dışındaki temasları ve güçlü alım heyeti organizasyonları sayesinde dünyanın dört bir yanından gelen profesyonel yabancı alıcıları Bursalı üreticilerimizle bir araya getiriyoruz. BEKSİAD ile sürdürdüğümüz güçlü iş birliği ve Ticaret Bakanlığımızın destekleriyle hayata geçirilen UR-GE projeleri, firmalarımızın doğrudan küresel alıcılara ulaşmasına imkân sağlıyor. Yeni sezon koleksiyonlarının sergilendiği bu platformun, yalnızca firmalarımızın sipariş hacmine değil, sektörümüzün katma değerli ihracat hedeflerine de önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“Junioshow, sektörün dünyaya açılan en önemli vitrini”</strong></p>

<p>BEKSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Bayezit de bebe ve çocuk konfeksiyonu sektörünün Bursa markasını dünya pazarlarında daha güçlü bir konuma taşımak için çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti.</p>

<p>Junioshow’un sektörün uluslararası pazarlara açılması açısından önemli bir görev üstlendiğini belirten Bayezit, “Bugün 22’ncisini gerçekleştirdiğimiz Junioshow Fuarı, sektörümüzün dünyaya açılan en önemli kapılarından ve vitrinlerinden biridir. BTSO’muzun iştiraki KFA Fuarcılık’ın profesyonel organizasyon gücü ve küresel alım heyeti çalışmaları sayesinde nitelikli yabancı alıcıları Bursa’da ağırlıyoruz. Bu iş birlikleri, sektörümüzün geleceği ve sürdürülebilir büyümesi açısından büyük önem taşıyor.” dedi.</p>

<p>Bayezit, sektörün gelişimine katkı sunan BTSO, KFA Fuarcılık, BEKSİAD üyeleri ve fuarda yer alan üretici firmalara teşekkür etti.</p>

<p><strong>“Bursa, üretimi ve tasarımıyla Türkiye’nin gurur kaynaklarından biri”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bursa Vali Yardımcısı Rıza Gençoğlu ise bebe ve çocuk konfeksiyonu sektörünün istihdam ve katma değerli üretime sağladığı katkıyla Bursa ekonomisinin önemli yapı taşlarından biri olduğunu söyledi.</p>

<p>Junioshow’un ulaştığı uluslararası niteliğin önemine dikkat çeken Gençoğlu, fuarın dünyanın farklı ülkelerinden gelen alım heyetlerini Bursa’daki üreticilerle buluşturmasının hem kentin ihracat performansına hem de Türkiye'nin dış ticaret hedeflerine stratejik katkı sunduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>“Vişne Ticaret Bölgesi sektörün önemli üretim merkezlerinden biri”</strong></p>

<p>Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz da Vişne Ticaret Bölgesi'nin küçük ölçekli atölyelerden başlayarak bugün dünya pazarlarına ihracat gerçekleştiren güçlü bir üretim ekosistemine dönüştüğünü belirtti.</p>

<p>Bölgenin fiziki ve ticari altyapısının geliştirilmesi için sektör temsilcileriyle iş birliği içinde çalıştıklarını kaydeden Yılmaz, “Vişne Ticaret Bölgesi, Yıldırım’ın ve Bursa’nın istihdamına ve ihracatına büyük güç katıyor. BTSO iştirakimiz KFA Fuarcılık ve BEKSİAD iş birliğiyle düzenlenen Junioshow Fuarı da üreticilerimizin yeni pazarlara ulaşmasında önemli bir köprü görevi üstleniyor. Emeği geçen herkesi tebrik ediyorum.” diye konuştu.</p>

<p><strong>Junioshow 10 Eylül’e kadar devam edecek</strong></p>

<p>Bursa Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilen 22’nci Junioshow Bursa, <strong>8-10 Eylül 2026</strong> tarihleri boyunca ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek. Fuar kapsamında yeni sezon koleksiyonları sektör profesyonellerinin beğenisine sunulurken, B2B iş görüşmeleri ve yabancı alım heyeti programlarıyla Türk üreticilerin uluslararası pazarlardaki iş bağlantılarının güçlendirilmesi hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/bebe-ve-cocuk-konfeksiyonunun-kuresel-bulusmasi-junioshow-bursa-basladi</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 17:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1-8-1.jpeg" type="image/jpeg" length="14503"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TMB Başkanı M. Erdal Eren:  “OVP, sektörümüz için önemli bir yol haritası niteliğinde”]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/tmb-baskani-m-erdal-eren-ovp-sektorumuz-icin-onemli-bir-yol-haritasi-niteliginde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/tmb-baskani-m-erdal-eren-ovp-sektorumuz-icin-onemli-bir-yol-haritasi-niteliginde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı M. Erdal Eren, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’ı (OVP) inşaat sektörü açısından değerlendirdi.</strong></p>

<p>OVP’de kamu yatırımlarının ekonomik ve sosyal fayda esas alınarak önceliklendirilmesinin sektör açısından önemli olduğunu belirten Eren, kamu yatırım programındaki rasyonelleştirme sürecinin kaynakların daha etkin kullanılması bakımından anlaşılır olduğunu ifade etti.</p>

<p>Ancak düşük ilerleme oranına sahip, durdurulmuş ya da yeterli ödenek sağlanamadığı için sağlıklı şekilde sürdürülemeyen projeler konusunda beklentilerinin devam ettiğini vurgulayan Eren, “Bu tür projelerde müteahhitlerimize tasfiye hakkı tanınmasına yönelik beklentimizi koruyoruz” dedi.</p>

<p><strong>Kademeli yatırım artışı yeni fırsatlar yaratacak</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>OVP’de 2027 yılından itibaren kamu ve özel sabit sermaye yatırımlarında kademeli bir artış öngörülmesini olumlu değerlendiren TMB Başkanı Eren, ulaştırma, demiryolu, lojistik koridorlar, enerji ve yenilenebilir enerji alanlarında planlanan yatırımların inşaat sektörü için yeni iş fırsatları oluşturacağını kaydetti.</p>

<p>Eren, kamu ihale mevzuatının uluslararası normlarla uyumlu, dijitalleşmeyi, yenilikçiliği ve sürdürülebilirliği destekleyen bir anlayış doğrultusunda güncellenmesinin de sektör açısından büyük önem taşıdığını belirtti. TMB olarak bu sürece görüş ve katkı sunmaya hazır olduklarını ifade etti.</p>

<p><strong>“Rekabette finansman kapasitesi belirleyici hale geliyor”</strong></p>

<p>Yurt dışı müteahhitlik hizmetlerinin yüksek katma değerli ihracat kapsamında desteklenmesine de dikkat çeken Eren, OVP’de yer alan ihracat finansmanının geliştirilmesi, finansman maliyetlerinin azaltılması ve Türk Eximbank’ın kurumsal kapasitesinin güçlendirilmesine yönelik hedefleri son derece değerli bulduklarını söyledi.</p>

<p>Türk müteahhitlerinin uluslararası pazarlarda daha fazla proje üstlenebilmesi için finansman imkanlarının daha da geliştirilmesi gerektiğini vurgulayan Eren, “Eximbank’ın özellikle alıcı kredileri, proje finansmanı ile garanti ve sigorta mekanizmalarının kapsam ve kapasitesinin güçlendirilmesine ihtiyaç duyuyoruz. Günümüzde uluslararası müteahhitlik sektöründe rekabet yalnızca teknik yeterlilik ve fiyat üzerinden şekillenmiyor. Projelere finansman sağlayabilme kapasitesi de rekabette belirleyici bir unsur haline geliyor. Bu nedenle güçlü ve rekabetçi finansman imkanlarının, sektörümüzün yeni pazarlardaki başarısında önemli bir rol oynayacağına inanıyoruz” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/tmb-baskani-m-erdal-eren-ovp-sektorumuz-icin-onemli-bir-yol-haritasi-niteliginde</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 17:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1788862345-erdal-eren.jpeg" type="image/jpeg" length="33634"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Texhibition İstanbul, dünya tekstil sektörünü İstanbul’da bir araya getiriyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/texhibition-istanbul-dunya-tekstil-sektorunu-istanbulda-bir-araya-getiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/texhibition-istanbul-dunya-tekstil-sektorunu-istanbulda-bir-araya-getiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB), İTKİB Fuarcılık A.Ş. iş birliğiyle düzenlenen Texhibition İstanbul İplik, Kumaş ve Tekstil Aksesuarları Fuarı’na bu yıl 10. kez ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Türk tekstil sektörünün uluslararası ticaretteki gücünü, üretim kapasitesini ve yenilikçi vizyonunu bir kez daha gözler önüne serecek fuar, 9-11 Eylül tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tekstil sektörünün önde gelen üreticilerini, tedarikçilerini, satın alma profesyonellerini ve uluslararası ziyaretçilerini aynı çatı altında buluşturacak Texhibition İstanbul’da, bu yıl 500’ün üzerinde katılımcı firmanın yer alması bekleniyor. Organizasyon kapsamında, 100’ü aşkın ülkeden 25 binin üzerinde yerli ve yabancı sektör profesyonelinin İstanbul’da ağırlanması hedefleniyor.</p>

<p>İplikten kumaşa, tekstil aksesuarlarından yenilikçi üretim çözümlerine kadar sektörün geniş ürün yelpazesini bir araya getirecek fuar, aynı zamanda yeni sezon trendlerinin, sürdürülebilir üretim anlayışının ve tekstil dünyasındaki yeniliklerin de önemli buluşma noktalarından biri olacak. Katılımcı firmalar, ürünlerini uluslararası alıcılarla buluştururken yeni iş birlikleri ve ticari fırsatlar için de önemli bir platform elde edecek.</p>

<p>Türk tekstil sektörünün üretim gücünü, tasarım kabiliyetini ve küresel pazarlardaki rekabetçiliğini öne çıkaracak Texhibition İstanbul’un açılışı, <strong>Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ın katılımıyla</strong> gerçekleştirilecek.</p>

<p>Sektörün önemli temsilcilerini, yerli ve yabancı alıcıları ve uluslararası profesyonelleri İstanbul’da buluşturacak bu önemli organizasyonun açılış töreninde siz değerli basın mensuplarını da aramızda görmekten büyük mutluluk duyacağız.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/texhibition-istanbul-dunya-tekstil-sektorunu-istanbulda-bir-araya-getiriyor</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 12:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/125-ulkeden-500-tekstil-firmasi-texhibition-istanbulda-bir-araya-geldi-4kbd-cover-1.webp" type="image/jpeg" length="17845"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sabancı Vakfı 17. Sezon Fark Yaratanı Yaz Güvendi]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/sabanci-vakfi-17-sezon-fark-yaratani-yaz-guvendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/sabanci-vakfi-17-sezon-fark-yaratani-yaz-guvendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Sabancı Vakfı’nın 17. Sezon Fark Yaratanlarından Yaz Güvendi, kurucusu olduğu müzik, sanat, gözlem ve umut temelli doğa hareketi Kuş Kolektifi ile doğayla kurulan bağı sanat aracılığıyla güçlendirirken kültürel hafızanın yaşatılmasına da katkı sağlıyor. Nesli tehlike altında bulunan kuşların seslerini Anadolu’nun kaybolmaya yüz tutmuş geleneksel çalgılarıyla bir araya getiren “Miras” albümüyle çalışmalarına başlayan kolektif; konserler, atölyeler ve kuş gözlem yürüyüşleri aracılığıyla farklı yaş ve ilgi gruplarından geniş kitlelere ulaşıyor.</strong></p>

<p>Sabancı Vakfı Fark Yaratanlar Programı’nın 17. Sezonunda Fark Yaratan seçilen Yaz Güvendi’nin kurduğu Kuş Kolektifi, doğa koruma çalışmalarına sanatsal ve kültürel bir bakış açısı kazandırıyor. Kolektif, bu yaklaşımıyla daha fazla insanın doğayla bağ kurmasına ve ekolojik değerler konusunda farkındalık geliştirmesine destek oluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çocukluk ve gençlik yıllarında farklı kültürlerle iç içe büyüyen Yaz Güvendi, ilerleyen yıllarda doğayla kurduğu güçlü bağı yaşamının merkezine yerleştirdi. Çevre ve iklim krizi alanında faaliyet gösteren çeşitli sivil toplum kuruluşlarında görev alan Güvendi için Kuş Kolektifi’nin yolculuğu, Bolkar Dağları’nda gerçekleştirdiği bir saha gezisinde başladı. Bu yolculuk sırasında göremediği ancak seslerini duyduğu kuşlar, kolektifin ortaya çıkışına ilham verdi.</p>

<p><img alt="1788850119 Gorsel 5" class="detail-photo img-fluid" height="3000" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1788850119-gorsel-5.jpg" width="4500" /></p>

<p>2025 yılında kurulan sanat, gözlem ve umut temelli doğa hareketi Kuş Kolektifi, aynı yıl nesli tehlike altındaki kuş türlerine dikkat çekmek amacıyla “Miras” albümünü dinleyicilerle buluşturdu. Albümde, nesli tehlike altında bulunan kuşların sesleri; Çeng, Kopuz, Rebab, Kam Davulu ve Ruzba gibi Anadolu’nun geleneksel çalgılarını icra eden müzisyenlerin eserleriyle bir araya geliyor. İşitsel bir deneyimin ötesine geçen “Miras”, ekolojik çeşitliliğin korunmasına dikkat çekerken kültürel mirasın yaşatılmasına da katkı sunuyor.</p>

<p>Bugüne kadar 100 binin üzerinde dinleyiciye ulaşan “Miras” albümüyle başlayan çalışmalar, zaman içerisinde konserler, atölyeler, kuş gözlem yürüyüşleri ve eğitim programlarıyla genişledi. Kuş Kolektifi, yetişkinlere yönelik etkinliklerin yanı sıra okullarda çocuklar ve gençler için düzenlediği atölyelerde Türkiye’nin kuş türlerini tanıtırken, unutulmaya yüz tutmuş geleneksel çalgıları da yeni nesillerle buluşturuyor.</p>

<p>Müzik, kuş gözlemi ve doğa farkındalığını aynı çatı altında bir araya getiren bu çalışmalar, katılımcıların hem doğayla hem de kültürel mirasla daha güçlü ve kalıcı bir bağ kurmasına katkı sağlıyor. Farklı şehirlerde gerçekleştirilen etkinlikler ve kurulan iş birlikleriyle çalışmalarını yaygınlaştıran Kuş Kolektifi, yalnızca doğayı korumaya değil, insanların doğayı deneyimlemesine, anlamasına ve onunla bağ kurmasına da alan açıyor.</p>

<p><strong>Sabancı Vakfı Genel Müdürü Nevgül Bilsel Safkan</strong>, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede, “Kuş Kolektifi ile doğa koruma çalışmalarına sanatın dönüştürücü gücüyle katkı sunan Yaz Güvendi, nesli tehlike altındaki kuşları müzik aracılığıyla daha geniş kitlelerle buluşturuyor. Bu yaklaşım, insanların doğayla bağ kurarak harekete geçmesini teşvik ederken, biyolojik çeşitliliğin korunması ve kültürel mirasın yaşatılmasına yönelik farkındalığın artmasına da katkı sağlıyor. Sabancı Vakfı olarak, sanatı toplumsal faydaya dönüştüren ve insanları doğayla daha güçlü bir ilişki kurmaya davet eden bu ilham verici çalışmayı desteklemekten büyük mutluluk duyuyoruz.” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/sabanci-vakfi-17-sezon-fark-yaratani-yaz-guvendi</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 12:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1788850124-gorsel-6.jpg" type="image/jpeg" length="29668"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TECNO POVA 8 Serisi Türkiye’de Satışa Sunuldu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/tecno-pova-8-serisi-turkiyede-satisa-sunuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/tecno-pova-8-serisi-turkiyede-satisa-sunuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Yapay zeka odaklı teknoloji markası TECNO, oyun ve yüksek performans beklentilerine yönelik geliştirdiği yeni POVA 8 Serisi’ni Türkiye’de kullanıcılarla buluşturdu.</strong></p>

<p>Yıldızlararası uzay gemilerinden ilham alan fütüristik tasarım anlayışıyla dikkat çeken seri; güçlü donanım, uzun pil ömrü, gelişmiş kamera sistemleri, bağlantı teknolojileri ve yapay zeka özelliklerini bir araya getiriyor. POVA 8 Serisi, farklı kullanıcı ihtiyaçlarına yönelik POVA 8 Pro 5G ve POVA 8 5G olmak üzere iki modelden oluşuyor.</p>

<p>Serinin üst segment modeli POVA 8 Pro 5G, çift çipli mimarisi ve gelişmiş oyun teknolojileriyle öne çıkarken, POVA 8 5G ise 8.000mAh kapasiteli bataryası ve güçlendirilmiş bağlantı özellikleriyle uzun süreli kullanım deneyimi sunuyor.</p>

<p>Teknik özelliklerinin yanı sıra Matrix tasarımı, dayanıklılık özellikleri ve kişiselleştirilebilir LED arka paneliyle de dikkat çeken POVA 8 Serisi, performans ve tasarımı aynı platformda buluşturuyor.</p>

<p><strong>POVA 8 Pro 5G: Çift Çipli Yapıyla Yüksek Oyun Performansı</strong></p>

<p>Serinin en güçlü modeli olan POVA 8 Pro 5G, 8 çekirdekli MediaTek Dimensity 7400 Ultimate 5G işlemcisinden güç alıyor. Cihazda ayrıca grafik performansını ve kare hızlarını desteklemek amacıyla TECNO tarafından geliştirilen P1 Grafik Çipi bulunuyor.</p>

<p>Çift çipli mimari sayesinde Mobile Legends: Bang Bang, PUBG ve Call of Duty gibi oyunlarda 144 FPS’e kadar kare hızı sunabilen cihaz, Genshin Impact gibi yüksek grafik performansı gerektiren oyunlarda ise 90 FPS seviyesine ulaşabiliyor.</p>

<p>Uzun süreli oyun deneyimlerinde ısı kontrolünü destekleyen 5K IceShield Buhar Odası Soğutma Sistemi, 5.000 mm² genişliğindeki buhar odasıyla cihazın termal yönetimine katkı sağlıyor.</p>

<p>Cihazın 6,78 inçlik 1.5K HyperLux AMOLED ekranı, DCI-P3 renk gamı ve 4.500 nit tepe parlaklığıyla görüntüleme deneyimini güçlendiriyor. Islak ve Yağlı Parmak Dokunma Algılama 2.0 teknolojisi ise yağmur, ter, krem veya yağ gibi farklı kullanım koşullarında ekranın dokunmatik hassasiyetini korumaya yardımcı oluyor.</p>

<p><strong>Sony LYTIA 700C Sensörle Güçlü Kamera Performansı</strong></p>

<p>POVA 8 Pro 5G’nin kamera sisteminde, Sony ile birlikte geliştirilen 1/1,56 inç Sony LYTIA 700C OIS ana sensör yer alıyor. 2×2 OCL teknolojisi, düşük ve zorlu ışık koşullarında daha hızlı odaklama performansını desteklerken, Optik Görüntü Sabitleme sistemi de hareketli sahnelerde ve gece çekimlerinde oluşabilecek bulanıklığın azaltılmasına yardımcı oluyor.</p>

<p>Ana kameraya 8MP ultra geniş açılı kamera eşlik ederken, selfie ve görüntülü görüşmeler için 13MP ön kamera sunuluyor.</p>

<p>7,39 mm inceliğindeki gövdeye sahip olan POVA 8 Pro 5G, 6.500mAh kapasiteli bataryayla geliyor. TECNO verilerine göre cihaz, tek şarjla 27 saati aşan video izleme süresi sunabiliyor. Batarya, -20°C ile 60°C arasındaki sıcaklık koşullarında çalışabilecek şekilde geliştirilirken, 2.000 tam şarj döngüsünün ardından dahi kapasitesinin yüzde 80’inden fazlasını koruyabiliyor.</p>

<p>Dayanıklılık tarafında Corning Gorilla Glass 7i ekran koruması, SGS 5 Yıldızlı Düşme Direnci sertifikası ile IP69K, IP69, IP68 ve IP66 seviyelerinde su ve toz direnci bulunuyor. Cihazın yan tarafında yer alan One-Tap tuşu ise uygulamalara ve oyun kısayollarına hızlı erişim sağlıyor.</p>

<p><strong>POVA 8 5G: 8.000mAh Batarya ile Uzun Süreli Kullanım</strong></p>

<p>Serinin diğer modeli POVA 8 5G ise özellikle uzun pil ömrüne ihtiyaç duyan kullanıcıları hedefliyor. 8.000mAh kapasiteli bataryaya sahip cihazın, TÜV SÜD tarafından iki günlük kullanıma uygunluğu belgelendi.</p>

<p>Tek şarjla 60 saati aşan konuşma süresi sunabilen POVA 8 5G; 85 saatin üzerinde müzik dinleme, 29 saatin üzerinde YouTube kullanımı, 26 saatin üzerinde WhatsApp kullanımı ve 14 saati aşan oyun deneyimi sağlayabiliyor.</p>

<p>Uzun vadeli kullanım için geliştirilen batarya, 2.000 tam şarj döngüsünün ardından da kapasitesinin yüzde 80’inden fazlasını koruyabiliyor.</p>

<p>MediaTek Dimensity 7100 5G işlemcisinden güç alan POVA 8 5G, Honor of Kings ve Mobile Legends gibi oyunlarda 90 FPS’e kadar performans sunuyor. 144Hz göz konforlu ekran ise oyunlardan günlük kullanıma kadar daha akıcı bir görüntüleme deneyimi sağlıyor.</p>

<p>Bağlantı teknolojileri de cihazın öne çıkan özellikleri arasında yer alıyor. G1 Sinyal Güçlendirme Çipi, metro ve asansör gibi sinyalin zayıflayabildiği alanlarda hücresel sinyal gücünü yüzde 100’e kadar artırabilirken, SE1 Wi-Fi Güçlendirme Çipi 2,4 GHz Wi-Fi alım performansını yüzde 60’a kadar iyileştirebiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Sony LYTIA 600 Kamera ile Detaylı Görüntüler</strong></p>

<p><img alt="1788849733 1200X675Px P O V A 8 Serisi Press Release" class="detail-photo img-fluid" height="675" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1788849733-1200x675px-p-o-v-a-8-serisi-press-release.jpg" width="1200" /></p>

<p>POVA 8 5G, Sony ile birlikte geliştirilen 50MP Sony LYTIA 600 ana kamerayla geliyor. Gelişmiş ışık alım kapasitesine sahip sensör, farklı çekim koşullarında daha canlı ve detaylı görüntüler elde edilmesine yardımcı oluyor.</p>

<p>2x kayıpsız yakınlaştırma özelliği ise görüntü kalitesinden ödün vermeden detaylara yaklaşma imkanı sunuyor. Cihazın ön tarafında ise selfie ve görüntülü görüşmeler için 13MP kamera bulunuyor.</p>

<p><strong>Serinin Ortak Özelliği: Alive Matrix Display</strong></p>

<p>POVA 8 Pro 5G ve POVA 8 5G modellerinin ortak tasarım unsurlarından biri LED Bildirim Ekranı, yani Alive Matrix Display oluyor.</p>

<p>Yarı saydam arka paneli interaktif bir deneyime dönüştüren sistem; gelen aramalar, bildirimler, müzik, oyun ve şarj durumu gibi farklı kullanım senaryolarına ışık animasyonlarıyla tepki veriyor.</p>

<p>49’dan fazla hazır ışık senaryosu sunan sistem, kullanıcıların kendi ışık animasyonlarını oluşturmasına da imkan tanıyor. Böylece cihazların arka paneli kişisel tercihlere göre özelleştirilebiliyor.</p>

<p><strong>Günlük Kullanıma Yönelik Yapay Zeka Özellikleri</strong></p>

<p>Her iki modelde de TECNO’nun “Pratik Yapay Zeka” yaklaşımı kapsamında geliştirilen çeşitli yapay zeka araçları bulunuyor.</p>

<p>AI YouTube Özeti, uzun videoları önemli noktalar ve zaman çizelgesiyle daha kısa özetlere dönüştürürken, AI Gürültü Engelleme özelliği görüşmeler ve ses kayıtlarında arka plan gürültüsünün azaltılmasına yardımcı oluyor.</p>

<p>Fotoğraf düzenleme tarafında kullanılan AI LightMaster 2.0 ise görsellerdeki istenmeyen parlama, yansıma ve gölgelerin düzenlenmesini kolaylaştırıyor.</p>

<p>Cihazlarda ayrıca AI Sağlık Asistanı, AI Yazma ve AI Tema Oluşturucu gibi araçlar da yer alıyor. AI Sağlık Asistanı, cihaz kamerası aracılığıyla gerçekleştirilen hızlı yüz taraması üzerinden cilt altındaki kan akışı değişimlerini analiz ederek kan basıncı, oksijen seviyesi ve kalp atış hızı gibi bazı temel verileri değerlendirebiliyor.**</p>

<p>AI Yazma özelliği; metin düzenleme, özetleme ve içerik geliştirme süreçlerine destek olurken, AI Tema Oluşturucu kullanıcıların kişiselleştirilmiş telefon temaları hazırlamasına olanak sağlıyor.</p>

<p><strong>Güncel Yazılım ve Uzun Süreli Destek</strong></p>

<p>POVA 8 Pro 5G ve POVA 8 5G, Türkçe dil desteğine sahip HiOS 16 işletim sistemiyle kullanıcılarla buluşuyor.</p>

<p>TECNO, her iki model için iki büyük Android işletim sistemi güncellemesi ve üç yıl boyunca güvenlik güncellemesi desteği sunuyor. Kullanıcılara ayrıca üç yıl süreyle 256 GB ücretsiz TECNO bulut depolama alanı sağlanıyor.</p>

<p>Seçili pazarlarda ise 2 TB bulut depolama alanını içeren üç aylık Google AI Plus uzatılmış deneme fırsatı da sunuluyor.</p>

<p>TECNO POVA 8 Pro 5G ve POVA 8 5G; yüksek performans, uzun pil ömrü, gelişmiş görüntüleme özellikleri, güçlü bağlantı teknolojileri, yapay zeka destekli araçlar ve kişiselleştirilebilir tasarım anlayışıyla Türkiye’de kullanıcıların farklı ihtiyaçlarına yönelik iki yeni akıllı telefon seçeneği olarak satışa sunuluyor.</p>

<p><i>FPS, 1.5K çözünürlük ve HDR desteği; oyuna, oyun sürümüne, ayarlara ve kullanım koşullarına göre değişiklik gösterebilir. Tüm oyun adları ve ticari markalar ilgili hak sahiplerine aittir.</i></p>

<p><i>AI özelliklerinin kullanılabilirliği bölgeye göre değişiklik gösterebilir.</i></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/tecno-pova-8-serisi-turkiyede-satisa-sunuldu</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 12:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1788849730-2-p-o-v-a-8-pro-5-g-1.jpg" type="image/jpeg" length="91185"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KOBİ'ler siber suçluların radarında: Türkiye'de en çok BT ekipleri hedef alınıyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/kobiler-siber-suclularin-radarinda-turkiyede-en-cok-bt-ekipleri-hedef-aliniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/kobiler-siber-suclularin-radarinda-turkiyede-en-cok-bt-ekipleri-hedef-aliniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Kaspersky, küçük ve orta ölçekli işletmelere (KOBİ) yönelik gerçekleştirdiği yeni küresel araştırmanın sonuçlarını açıkladı. Araştırma, tehdit aktörlerinin motivasyonlarını ortaya koyarken, siber saldırıların işletmeler üzerinde yaratabileceği yıkıcı sonuçlara dikkat çekiyor. Bulgular, KOBİ'lerin karşı karşıya olduğu riskler karşısında gelişmiş ve ihtiyaçlara yönelik siber güvenlik çözümlerine duyulan ihtiyacın giderek arttığını gösteriyor.</strong></p>

<p>KOBİ sektöründe görev yapan BT ve BT güvenliği uzmanlarıyla gerçekleştirilen araştırmaya göre, küresel katılımcıların yüzde 58'i, Orta Doğu ve Afrika (META) bölgesindeki katılımcıların ise yüzde 82'si son bir yıl içerisinde en az bir siber olay yaşadı. <strong>Türkiye'de bu oran yüzde 58 olarak kaydedildi.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>META bölgesindeki diğer ülkelerde ise siber olay yaşadığını belirtenlerin oranı Mısır'da yüzde 99, Suudi Arabistan'da yüzde 93 ve Güney Afrika'da yüzde 78 oldu. Türkiye'deki oran diğer META ülkelerine kıyasla daha düşük görünse de, KOBİ'lerin siber saldırılarla karşılaşma riskinin önemli ölçüde devam ettiğini ortaya koyuyor.</p>

<p><strong>En fazla zarar veren tehditler</strong></p>

<p>Katılımcıların en fazla zarar veren tehditler arasında gösterdiği saldırı türlerinin başında kimlik avı saldırıları geliyor. Yazılım ve web uygulamalarındaki güvenlik açıklarının istismarı, kitlesel kötü amaçlı yazılım saldırıları, fidye yazılımları, harici uzaktan erişim yoluyla gerçekleştirilen saldırılar ve yapay zekâ güvenlik açıklarını hedef alan tehditler de öne çıkan riskler arasında yer alıyor.</p>

<p>Siber olayların en ciddi sonuçlarından biri olarak <strong>maddi kayıp</strong> dikkat çekiyor. Dünya genelindeki katılımcıların yüzde 22'si, META bölgesindeki katılımcıların ise yüzde 26'sı yaşadıkları en ciddi siber olayın maddi kayba yol açtığını belirtti.</p>

<p><strong>Türkiye'de en ciddi siber olayın sonucu olarak maddi kayıp yaşayanların oranı da yüzde 26 oldu.</strong> Bu oran Suudi Arabistan'da yüzde 35, Güney Afrika'da yüzde 16 ve Mısır'da yüzde 15 olarak kaydedildi.</p>

<p><strong>Siber suçluların hedefinde değerli veriler var</strong></p>

<p>Araştırma, saldırganların doğrudan maddi kazancın yanı sıra veri hırsızlığına da yoğun şekilde odaklandığını ortaya koyuyor. En sık hedef alınan bilgiler arasında müşterilere ait veriler yüzde 35, finansal kimlik bilgileri ve hukuki belgeler gibi hassas kurum içi bilgiler yüzde 38, çalışanlara ait kimlik bilgileri yüzde 25 ve kuruluşların iş stratejileri yüzde 23 oranında yer aldı.</p>

<p><strong>Türkiye'deki katılımcıların yanıtlarında ise müşterilere ait kişisel verilerin çalınması yüzde 35, çalışanlara ait kişisel verilerin çalınması da yüzde 35 ile saldırganların en sık karşılaşılan motivasyonları arasında ilk sırada yer aldı. Bunları yüzde 30 ile para sızdırılması izledi.</strong></p>

<p>Bu tablo, siber suçluların yalnızca doğrudan finansal kazanç elde etmeyi değil, aynı zamanda paraya dönüştürülebilecek veya gelecekte gerçekleştirilecek saldırılarda kullanılabilecek değerli verileri ele geçirmeyi hedeflediğini gösteriyor.</p>

<p><strong>Türkiye'de en fazla BT ekipleri hedef alınıyor</strong></p>

<p>Araştırma verileri, siber suçluların öncelikli hedefleri arasında teknik ekiplerin bulunduğunu ortaya koyuyor. En ciddi saldırıların yüzde 61'i BT departmanlarını, yüzde 46'sı ise BT güvenliği birimlerini hedef alıyor.</p>

<p><strong>Türkiye verileri de benzer bir tabloya işaret ediyor. En fazla hedef alınan departmanlar yüzde 61 ile BT, yüzde 39 ile BT Güvenliği ve yüzde 22 ile Araştırma ve Geliştirme (Ar-Ge) oldu.</strong> Muhasebe ve finans departmanları ise yüzde 24 ile öne çıkan hedef alanlar arasında yer aldı.</p>

<p>Araştırmaya göre, en ciddi siber olaylarda ortalama üç departman aynı anda etkileniyor. Dikkat çeken bir diğer bulgu ise KOBİ'lerin müşteri hizmetleri kanalları üzerinden saldırıya uğrama oranının yüzde 21 ile orta ölçekli şirketlerdeki yüzde 15 ve büyük işletmelerdeki yüzde 17'lik oranın üzerinde olması.</p>

<p><strong>Türkiye'de eğitim ve çok faktörlü kimlik doğrulama öne çıkıyor</strong></p>

<p>Son dönemde yaşanan siber ihlaller, şirketleri süreçler, insan kaynağı ve teknoloji alanlarında ek güvenlik önlemleri almaya yöneltti.</p>

<p>Küresel ölçekte kuruluşların öncelikli adımlarının başında yüzde 24 ile BT güvenliği izleme çözümlerinin devreye alınması geliyor. Bunu yüzde 23 ile üçüncü taraflara yönelik uyumluluk gerekliliklerinin güçlendirilmesi ve kimlik bilgisi yönetimi uygulamalarının geliştirilmesi izliyor.</p>

<p><strong>Türkiye'de ise tüm çalışanlar için zorunlu BT güvenliği eğitimlerinin başlatılması veya güncellenmesi ile çok faktörlü kimlik doğrulamanın devreye alınması yüzde 39 ile ilk sırada yer alıyor.</strong> Bunları yüzde 35 ile parola politikalarının oluşturulması veya güncellenmesi takip ediyor.</p>

<p>Küresel ölçekte kuruluşların yüzde 22'si ise tüm çalışan cihazlarında güvenlik yazılımlarının devreye alınmasına ve BT ekiplerinin uzmanlığını geliştirmeye yönelik özel eğitimlere yatırım yapmaya odaklanıyor.</p>

<p>Kaspersky Birleşik Platform Ürün Grubu Başkanı <strong>İlya Markelov</strong>, araştırma bulgularına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:</p>

<p><i>“Siber olaylar, küçük ve orta ölçekli şirketlerde büyük holdinglere kıyasla çoğu zaman çok daha yıkıcı izler bırakıyor; hatta kısıtlı kaynaklara sahip bu işletmeler için doğrudan bir varoluş tehdidine dönüşebiliyor. KOBİ'lerin farklılaşan yoğun tehditler, operasyonel sınırlamalar ve ticari büyüme hedefleri karşısında acil olarak ölçeklenebilir ve ihtiyaçlarına özel geliştirilmiş çözümlere ihtiyacı var. Bu segmentteki amiral gemimiz Kaspersky Next Optimum, büyüyen işletmelerin esnek ve uzman seviyesindeki bir güvenliğe kolayca erişebilmesi için tasarlandı. Kullanıcılar, yeni özelleştirilebilir ek Güvenlik Modülleri sayesinde ana ürünün yeteneklerini genişleterek ortaya çıkan yeni risk ve ihtiyaçlara karşı savunma hatlarını güçlendirebiliyor.”</i></p>

<p><strong>KOBİ'lere siber güvenlik için dört önemli öneri</strong></p>

<p>Siber olayların yol açabileceği kayıpların riskini en aza indirmek amacıyla Kaspersky, küçük ve orta ölçekli işletmelere şu adımları değerlendirmelerini öneriyor:</p>

<ul>
 <li><strong>İhtiyaçlara uygun gelişmiş güvenlik çözümlerinden yararlanın:</strong> İşletmenin bütçesine, büyüklüğüne ve sektörel gereksinimlerine uygun çözümler tercih edin. Kaspersky Small Office Security Premium, uç noktalarda kötü amaçlı yazılımlar ve fidye yazılımları dahil gelişmiş tehditlere karşı koruma sağlarken çalışanlara yönelik güvenlik farkındalığı eğitimlerine de erişim sunuyor. Bu özellikleriyle özellikle mikro işletmeler için öne çıkıyor. Daha gelişmiş güvenlik yeteneklerine ihtiyaç duyan küçük ve orta ölçekli işletmeler ise gelişen saldırıları önleme, tehditleri erken aşamada tespit etme, olayları araştırma ve müdahale etme özellikleri sunan Kaspersky Next Optimum çözümünü değerlendirebilir.</li>
 <li><strong>Günlük yedekleme yapın:</strong> Yedekleme süreçlerini günlük operasyonların bir parçası haline getirerek kritik bilgileri olası acil durumlara ve fidye yazılımı saldırılarına karşı güvence altına alın.</li>
 <li><strong>Dahili güvenlik süreçleri oluşturun:</strong> Kurumsal kaynaklara ve bulut hizmetlerine erişim için sıkı erişim kontrolleri uygulayın. Çalışanların işten ayrılması durumunda erişim yetkilerinin BT ekipleri tarafından zamanında kaldırılmasını sağlayın.</li>
 <li><strong>İnsan kaynaklı riskleri yönetin:</strong> Teknik güvenlik önlemlerini, güvenli internet kullanımı ve parola güvenliği konusunda düzenli çalışan eğitimleriyle destekleyin. Yeni yazılımların yüklenmesi için BT onayını zorunlu hale getirin. Çalışanların sürdürülebilir siber güvenlik alışkanlıkları kazanmasına yardımcı olmak için etkileşimli çevrim içi eğitimler ve simüle edilmiş kimlik avı kampanyaları sunan güvenlik farkındalığı çözümlerinden yararlanın.</li>
</ul>

<p><strong>Kaspersky, GITEX AI Türkiye 2026'da</strong></p>

<p>Kaspersky, 9-10 Eylül 2026 tarihlerinde düzenlenecek <strong>GITEX AI Türkiye 2026</strong> kapsamında KOBİ'lerin karşı karşıya olduğu temel siber güvenlik sorunlarına ilişkin değerlendirmelerini paylaşacak. Şirket ayrıca kuruluşların güvenliklerini güçlendirmelerine yardımcı olabilecek yaklaşım ve teknolojiler hakkında katılımcılara bilgi verecek.</p>

<p>Kaspersky, Türkiye pazarındaki iş ortaklarından Redington Türkiye ile birlikte etkinlikte <strong>H2-B50 numaralı stantta</strong> yer alacak. Etkinlik boyunca Kaspersky uzmanları; müşteriler ve iş ortaklarıyla bilgi güvenliğindeki temel zorluklar, yeni ortaya çıkan siber güvenlik trendleri ve modern güvenlik teknolojileri üzerine görüş alışverişinde bulunacak.</p>

<p>Ziyaretçiler, mevcut güvenlik önceliklerini Kaspersky uzmanlarıyla değerlendirme ve şirketin siber güvenlik çözümleri hakkında daha ayrıntılı bilgi alma fırsatı bulacak.</p>

<p><i>Küresel araştırma; Brezilya, Meksika, Kolombiya, Fransa, Almanya, İtalya, İspanya, Rusya, Hindistan, Endonezya, Malezya, Çin, Tayland, Vietnam, Mısır, Güney Afrika, Suudi Arabistan ve Türkiye olmak üzere 18 ülkeden 1.800 katılımcıyla gerçekleştirildi. Toplam örneklem içerisinde KOBİ segmenti 616 temsilci ile yer aldı.</i></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/kobiler-siber-suclularin-radarinda-turkiyede-en-cok-bt-ekipleri-hedef-aliniyor</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 11:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1788849415-k-a-s-p-e-r-s-k-y-l-o-g-o.jpeg" type="image/jpeg" length="93128"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ATF Turizm Medya Ödülleri İçin Başvurular Başladı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/atf-turizm-medya-odulleri-icin-basvurular-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/atf-turizm-medya-odulleri-icin-basvurular-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Uluslararası Antalya Turizm Fuarı (ATF), Türk turizmini haberleri ve fotoğraflarıyla kamuoyuna taşıyan basın mensuplarını ödüllendirmeye hazırlanıyor. Gazetecilik ve görsel çalışmalar aracılığıyla turizm sektörüne değer katan isimleri desteklemek amacıyla düzenlenen ATF Turizm Medya Ödülleri 2026 için başvuru süreci, 1 Eylül 2026 itibarıyla başladı.</strong></p>

<p>Katılımın ücretsiz olduğu ödül programına başvurular, <strong>11 Ekim 2026 saat 23.00’e kadar</strong> gerçekleştirilebilecek.</p>

<p>ATF Turizm Medya Ödülleri; Türkiye’nin turizm destinasyonlarını, insanını, kültürel mirasını, doğal güzelliklerini ve turizm ekonomisini kamuoyuna nitelikli içeriklerle aktaran gazetecilik ve fotoğraf çalışmalarını daha görünür hale getirmeyi hedefliyor. Ödüller aynı zamanda sektörde yaşanan değişim ve dönüşümü başarılı bir şekilde ele alan çalışmaları da desteklemeyi amaçlıyor.</p>

<p><strong>Yarışma kategorileri ve başvuru koşulları</strong></p>

<p><strong>Yılın Turizm Haberi</strong> kategorisinde; yazılı ve dijital basında yayımlanan haber ve araştırmaların yanı sıra röportaj ve söyleşiler, televizyon içerikleri, video çalışmaları ve podcastler değerlendirilecek. Bu kategoriye, son iki yıl içerisinde bir yayın kuruluşunda görev yaptığını belgeleyen veya ilgili basın meslek örgütlerine üye gazeteciler başvurabilecek.</p>

<p><strong>Yılın Turizm Fotoğrafı</strong> kategorisinde ise destinasyon, misafirperverlik ve insan, kültür, miras ve gastronomi ile sürdürülebilir turizm ve doğa temalarını ele alan fotoğraflar yarışacak.</p>

<p>Daha önce yayımlanmış fotoğraflarla başvuru yapılabilecek ancak başka bir yarışmada ödül kazanmış eserler değerlendirmeye alınmayacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Seçici kurul önemli kurumların temsilcilerinden oluşacak</strong></p>

<p>Başvurular, alanında önemli kurumların temsilcilerinin yer aldığı seçici kurul tarafından değerlendirilecek. Kurulda; <strong>Antalya Gazeteciler Cemiyeti (AGC), Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi, Turizm Yazarları ve Gazetecileri Derneği (TUYED), Ekonomi Muhabirleri Derneği (EMD)</strong> ve <strong>Türkiye Foto Muhabirleri Derneği (TFMD)</strong> temsilcileri bulunacak.</p>

<p><strong>Değerlendirme ve ödül süreci</strong></p>

<p>Seçici kurul, başvuruları değerlendirmek üzere <strong>12 Ekim 2026 tarihinde Antalya’da</strong> bir araya gelecek.</p>

<p>Yarışmada ayrıca, derece sıralamasından bağımsız olarak konusu, yaklaşımı veya yarattığı etkiyle öne çıkan bir haber ya da fotoğraf çalışmasına <strong>“Jüri Özel Ödülü”</strong> verilecek.</p>

<p>Kazananlar, <strong>26–28 Ekim 2026 tarihleri arasında ANFAŞ Antalya’da gerçekleştirilecek Uluslararası Antalya Turizm Fuarı kapsamında</strong>, <strong>27 Ekim 2026 tarihinde düzenlenecek ödül töreninde</strong> açıklanacak.</p>

<p>Dereceye giren basın mensuplarına plaket ve onur belgesi takdim edilirken, ödül alan eserler ve sahipleriyle gerçekleştirilecek özel röportajlar <strong>GM Turizm ve Yönetim Dergisi</strong>'nde yayımlanacak.</p>

<p><strong>Başvurular tek adımda tamamlanıyor</strong></p>

<p>Herhangi bir üyelik ya da şifre gerektirmeyen başvuru süreci, hızlı ve kolay bir şekilde tamamlanabilecek. Adaylar gerekli bilgileri doldurduktan sonra haber bağlantılarını ekleyerek veya fotoğraflarını yükleyerek başvurularını <strong>11 Ekim 2026 saat 23.00’e kadar</strong> iletebilecek.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/atf-turizm-medya-odulleri-icin-basvurular-basladi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 18:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/mailing-6.jpeg" type="image/jpeg" length="95546"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İklim Hedefleri Finansmanla Buluşuyor: COP31 Öncesi İstanbul’da Güçlü Diyalog]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/iklim-hedefleri-finansmanla-bulusuyor-cop31-oncesi-istanbulda-guclu-diyalog</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/iklim-hedefleri-finansmanla-bulusuyor-cop31-oncesi-istanbulda-guclu-diyalog" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Sıfır Atık Vakfı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Birleşmiş Milletler Türkiye iş birliğinde düzenlenen “COP31’e Doğru: İklim Finansmanı Politika Diyaloğu”nda, iklim eyleminin finansmanı ve Türkiye’nin yeşil dönüşümünü destekleyecek finansman mekanizmaları kapsamlı şekilde ele alındı.</strong></p>

<p>Sıfır Atık Hareketi Kurucusu, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin öncülüğünde ortaya konulan sıfır atık yaklaşımı; israfın önlenmesi, kaynakların verimli kullanılması, sürdürülebilir üretim ve tüketim modellerinin yaygınlaştırılması ve döngüsel ekonominin güçlendirilmesini esas alıyor. Bu yaklaşım, iklim eylemiyle birlikte ele alınan bütüncül dönüşüm anlayışının önemli başlıklarından biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum’un liderliğinde Antalya’da gerçekleştirilecek COP31’e hazırlık sürecinde de sıfır atık yaklaşımının; iklim hedeflerinin hayata geçirilmesi ve sürdürülebilir dönüşümün finansman boyutunun güçlendirilmesi açısından önemli bir rol üstlenmesi bekleniyor.</p>

<p>Bu kapsamda düzenlenen “COP31’e Doğru: İklim Finansmanı Politika Diyaloğu”, İstanbul Finans Merkezi’nde bulunan Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü’nde gerçekleştirildi.</p>

<p>COP31’e giden süreçte Türkiye’nin iklim finansmanı kapasitesini geliştirmek, kamu ve özel sektör yatırımlarını iklim hedefleriyle daha güçlü biçimde buluşturmak ve ulusal ve uluslararası finansman aktörleri arasındaki iş birliğini artırmak amacıyla gerçekleştirilen toplantı; kamu, finans sektörü, uluslararası kuruluşlar, özel sektör, akademi ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Programa; Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, Birleşmiş Milletler Türkiye Mukim Koordinatörü Dr. Babatunde Ahonsi, Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Yardımcısı ve UNDP Politika ve Program Desteği Bürosu Direktörü Marcos Neto, Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Jean-Christophe Carret, Asya Altyapı Yatırım Bankası Başkan Yardımcısı Ajay Bhushan Pandey, Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar ile Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş katıldı.</p>

<p>Toplantıda ayrıca Ziraat Bankası, VakıfBank, Halkbank, Türkiye İş Bankası, Türk Eximbank, QNB ve Akbank temsilcilerinin yanı sıra üniversiteler, TİKA, büyükelçilikler, uluslararası kuruluşlar, özel sektör, sektör dernekleri ve sivil toplum kuruluşlarından temsilciler yer aldı.</p>

<p><i><strong>“Kamu Kaynaklarının Etkisi Artırılmalı, Özel Sermaye Harekete Geçirilmeli”</strong></i></p>

<p><img alt="3 (2)-1" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/3-2-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Programın açılışında konuşan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, iklim finansmanındaki temel konunun ülkelerin iklim taahhütleri ile bu hedeflerin hayata geçirilmesi için ihtiyaç duyulan finansman arasındaki açığın kapatılması olduğunu söyledi.</p>

<p>İstanbul’un kıtaları, insanları ve fikirleri birbirine bağlayan bir köprüler şehri olduğuna dikkat çeken Şimşek, bu özelliğin iklim finansmanı açısından da anlamlı olduğunu belirtti.</p>

<p>Birçok ülkenin kapsamlı iklim hedefleri ortaya koyduğunu ancak asıl zorluğun bu hedefleri uygulamaya geçirmek olduğunu vurgulayan Şimşek, kamu finansmanının önemli bir rol üstlendiğini ancak tek başına yeterli olmadığını ifade etti.</p>

<p>Şimşek, “Hiçbir maliye bakanının elinde fazladan birkaç milyar dolar yok. Dolayısıyla temel mesele, kamu kaynaklarının etkisini nasıl artıracağımız ve özel yatırımcıların yatırım yapma konusunda güven duymasını nasıl sağlayacağımızdır” dedi.</p>

<p>Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon hedefinin ülkenin iklim politikalarına yön verdiğini belirten Şimşek, Ulusal Yeşil Finans Stratejisi’nin de bu hedef doğrultusunda önemli bir yol haritası sunduğunu kaydetti. Şimşek, stratejinin kamu kurumları, düzenleyici kuruluşlar, bankalar ve şirketlerin iş birliğiyle hayata geçirildiğini söyledi.</p>

<p><i><strong>“İklim Finansmanı Ekonomik ve Finansal Politika Yapımının Merkezinde”</strong></i></p>

<p>Birleşmiş Milletler Türkiye Mukim Koordinatörü Dr. Babatunde Ahonsi ise iklim finansmanının artık iklim tartışmalarının yalnızca bir parçası olmadığını, ekonomik ve finansal politika yapımının merkezine yerleştiğini vurguladı.</p>

<p>Ahonsi, “Temel soru artık iklim eylemine yatırım yapmamız gerekip gerekmediği değil. Asıl soru, iklim hedeflerini yatırımlara, yatırımları da gerçek dünyada sonuçlara dönüştürmek için ihtiyaç duyduğumuz finansmanın ölçeğini, hızını ve niteliğini nasıl artıracağımızdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p>İklim değişikliğinin yalnızca çevresel bir sorun olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Ahonsi, iklim krizinin aynı zamanda sistemik, ekonomik ve finansal riskler oluşturduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Ahonsi, iklim değişikliğinin mali dengelerden borç sürdürülebilirliğine, finansal istikrardan altyapıya, gıda ve enerji güvenliğinden işletmelere ve geçim kaynaklarına kadar geniş bir alanı etkilediğini ifade etti. Bununla birlikte düşük karbonlu ve iklim dirençli ekonomiye geçişin önemli yatırım fırsatları da sunduğunu söyledi.</p>

<p>İklim hedeflerinin hayata geçirilmesi için finansal sistemlerin iklim amaçlarıyla daha tasarım aşamasında uyumlu hale getirilmesi gerektiğini vurgulayan Ahonsi; düzenleme, vergilendirme, yatırım kararları, risk yönetimi, sermaye piyasaları, şeffaflık ve proje hazırlama süreçlerinin birlikte ele alınmasının önemine işaret etti.</p>

<p><i><strong>“İklim Finansmanı, İklim Eylemini Hayata Geçirecek Güç”</strong></i></p>

<p>Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş da iklim finansmanının iklim politikalarının yalnızca tamamlayıcı bir unsuru olmadığını, bu politikaların hayata geçirilmesini sağlayan temel güç olduğunu belirtti.</p>

<p>“Bugün burada yalnızca iklim finansmanını konuşmak için değil, iklim eylemini finanse edilebilir, uygulanabilir ve ölçülebilir bir değişime dönüştürmek için bir aradayız” diyen Ağırbaş, iklim krizinin artık geleceğe ilişkin bir mesele değil, günümüzün önemli ekonomik sorunlarından biri haline geldiğini söyledi.</p>

<p>Ağırbaş, “Finans, iklim politikasına eklenen bir unsur değildir. Finans, politikayı uygulamaya geçirecek güçtür” dedi.</p>

<p>Sıfır Atık Hareketi’nin küresel ölçekte yaygınlaşmasında Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin liderliğinin önemine değinen Ağırbaş, Türkiye’nin sıfır atık vizyonunun küresel bir harekete dönüşmesinde ortaya konulan yaklaşımın önemli bir perspektif sunduğunu ifade etti.</p>

<p>Değişimin, toplumun tüm kesimlerinin ortak bir hedef etrafında bir araya gelmesiyle kalıcı hale gelebileceğini belirten Ağırbaş, aynı anlayışın iklim finansmanı alanına da taşınması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Kamu kaynakları, özel sermaye, uluslararası finans kuruluşları ve yeni finansman modellerinin aynı sistem içerisinde buluşturulmasının önemine dikkat çeken Ağırbaş, iklim hedeflerine ulaşmak için güçlü ve kapsayıcı bir finansman ekosistemine ihtiyaç olduğunu söyledi.</p>

<p><img alt="1 (10)-4" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1-10-4.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>İklim Finansmanında Ortak Çözüm Zemini</strong></p>

<p>Programın devamında Türkiye’nin iklim finansmanı kapasitesinin geliştirilmesi, kamu kaynakları ile özel sermayenin daha etkin şekilde bir araya getirilmesi ve yatırım yapılabilir iklim projelerinin artırılmasına yönelik başlıklar ele alındı.</p>

<p>Bir günlük üst düzey yuvarlak masa toplantısı formatında gerçekleştirilen politika diyaloğunda, Türkiye’nin iklim finansmanı ekosisteminin güçlendirilmesine yönelik altı tematik çalışma grubu oluşturuldu.</p>

<p>Çalışma gruplarında; Finansal Düzenleme ve Taksonomi, Yeşil Finans Araçları, Finanse Edilebilir Proje Havuzları, Karma Finansman ve Risk Paylaşım Araçları, Özel Sermayenin Harekete Geçirilmesi ile Sürdürülebilirlik Raporlaması, Güvence ve Güvenilir İklim Verisi başlıkları değerlendirildi.</p>

<p>Bu kapsamda Türkiye’de iklim finansmanına erişimin önündeki engeller, mevcut ve potansiyel yatırım fırsatları ile finansman araçlarının daha etkin kullanılmasına yönelik çözüm önerileri masaya yatırıldı.</p>

<p><strong>COP31’e Giden Yolda Somut Politika Önerileri</strong></p>

<p>“COP31’e Doğru: İklim Finansmanı Politika Diyaloğu” kapsamında ortaya konulan değerlendirme ve önerilerin, Türkiye’nin iklim finansmanı alanındaki politika ve uygulamalarına katkı sağlaması hedefleniyor.</p>

<p>Diyalog sürecinde geliştirilen politika önerilerinin COP31 Başkanlığı, COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Ofisi, uluslararası finans kuruluşları ve çok taraflı kalkınma bankalarıyla paylaşılması planlanıyor.</p>

<p>Programın ayrıca Türkiye’nin 12. Kalkınma Planı (2024-2028) ile Ulusal Yeşil Finans Stratejisi ve Eylem Planı (2026-2030) doğrultusunda; yeşil büyüme, iklim dayanıklılığı ve sürdürülebilir finansman alanlarında yürütülen çalışmalara katkı sunması amaçlanıyor.</p>

<p>COP31’e doğru İstanbul’da gerçekleştirilen politika diyaloğu, iklim hedeflerinin gerekli finansman kaynaklarıyla buluşturulması, yatırım yapılabilir projelerin geliştirilmesi ve kamu, özel sektör ile uluslararası finans dünyası arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi açısından önemli bir ortak çalışma zemini oluşturdu.</p>

<p>Toplantı, Türkiye’nin sürdürülebilir, düşük karbonlu ve iklim değişikliğine daha dayanıklı bir geleceğe yönelik dönüşüm sürecinde finansmanın merkezi rolünü bir kez daha ortaya koydu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/iklim-hedefleri-finansmanla-bulusuyor-cop31-oncesi-istanbulda-guclu-diyalog</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 18:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/2-1-4.jpeg" type="image/jpeg" length="80352"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ATO Başkanı Baran, 2027-2029 Orta Vadeli Programı’nı değerlendirdi]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ato-baskani-baran-2027-2029-orta-vadeli-programini-degerlendirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ato-baskani-baran-2027-2029-orta-vadeli-programini-degerlendirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’ın (OVP), makroekonomik istikrarın güçlendirilmesi, enflasyonla mücadelede kararlılığın sürdürülmesi ve kamu maliyesinde disiplinin korunması açısından umut verici olduğunu belirtti.</strong></p>

<p>Küresel ticarette daralmanın, bölgesel gerilimlerin ve korumacılık eğilimlerinin arttığı bir dönemde Türkiye ekonomisinin önümüzdeki üç yıllık yol haritasının netleşmesinin iş dünyası açısından büyük önem taşıdığını ifade eden Baran, programın ekonomide öngörülebilirliği artıracağını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Baran, “Küresel ticarette daralmanın, bölgesel gerilimlerin ve ticaret korumacılığının arttığı bir dönemde Türkiye ekonomisinin yol haritasının netleşmesi, öngörülebilirliğin artırılması açısından son derece kıymetli. Programda ortaya konulan rakamlar, ekonomide dengelenme ve dezenflasyon sürecinin devam ettiğini gösterirken, hedeflere ulaşma sürecinin daha önce öngörülenden daha uzun bir zamana yayıldığına da işaret ediyor. Fiyat istikrarını sağlama yönünde ilerlerken reel sektörün üretim ve rekabet gücünün korunması büyük önem taşıyor” dedi.</p>

<p>ATO Başkanı Gürsel Baran, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklanan 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’a ilişkin yazılı bir değerlendirmede bulundu. Programın; küresel belirsizliklerin, jeopolitik risklerin ve enerji fiyatlarındaki gelişmelerin Türkiye ekonomisi üzerindeki etkilerinin arttığı bir dönemde hazırlandığına dikkat çeken Baran, üç yıllık ekonomik yol haritasının ortaya konulmasının iş dünyasının geleceğe daha sağlıklı bakabilmesi açısından önemli olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>Enflasyonda hedefe ulaşma süresi uzadı</strong></p>

<p>Enflasyonla mücadelede Mayıs 2024’teki yüzde 75,5 seviyesinden önemli bir mesafe alındığını belirten Baran, yeni OVP’nin dezenflasyon sürecinin daha önce öngörülenden uzun süreceğine işaret ettiğini söyledi.</p>

<p>Baran, “2026 yılı sonu enflasyon tahmininin yüzde 28,4 olarak güncellenmesi, önümüzde hâlâ kat etmemiz gereken önemli bir mesafe olduğunu gösteriyor. Yeni programda enflasyonun 2027’de yüzde 21’e, 2028’de yüzde 13,5’e ve 2029’da yüzde 9’a gerileyerek yeniden tek haneye ulaşması öngörülüyor. Dolayısıyla enflasyonla mücadele, önümüzdeki üç yıl boyunca ekonomi politikalarının ana gündemlerinden biri olmaya devam edecek” diye konuştu.</p>

<p>Dezenflasyon sürecindeki gecikmede küresel ve jeopolitik gelişmelerin etkili olduğunu vurgulayan Baran, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın da konuşmasında bu etkinin yaklaşık 7 puan olarak hesaplandığını ifade ettiğini hatırlattı.</p>

<p>Enerji ve emtia fiyatlarında yaşanan artışların üretimden ulaştırmaya kadar ekonominin birçok alanında maliyet baskısı oluşturduğunu belirten Baran, bu gelişmelerin ticaret ve ihracat üzerinde de etkili olduğunu söyledi.</p>

<p>“Fiyat istikrarının sürdürülebilir büyümenin temel şartlarından biri olduğunu biliyoruz” diyen Baran, şöyle devam etti:</p>

<p>“Enflasyonla mücadeleyi destekliyor ve bu süreçte alınan mesafeyi son derece kıymetli buluyoruz. Ancak tek haneli enflasyon hedefine ulaşma sürecinin uzadığı bu dönemde üretim, yatırım, istihdam ve ihracat gücümüzü korumamız gerektiği de göz önünde bulundurulmalıdır.”</p>

<p>Baran ayrıca, dezenflasyon sürecinin yükünün yalnızca özel sektörün omuzlarında kalmaması gerektiğine dikkat çekerek, kamudaki tasarruf tedbirleri ile harcama disiplininin de kararlılıkla sürdürülmesinin önemine işaret etti.</p>

<p><strong>Finansmana erişim</strong></p>

<p>Reel sektörün son dönemdeki en önemli gündem başlıklarından birinin finansmana erişim olduğunu hatırlatan Baran, OVP’de bu konuya ilişkin somut mekanizmalara yer verilmesini memnuniyetle karşıladıklarını belirtti.</p>

<p>Baran, “İş dünyası olarak uzun süredir finansmana erişimin kolaylaştırılması, kredi kanallarının üretim, yatırım ve ihracata daha güçlü biçimde yönlendirilmesi ve özellikle KOBİ’lerimizin işletme sermayesi ihtiyaçlarının gözetilmesi gerektiğini dile getiriyoruz. Yeni OVP’de bu ihtiyaçların doğrudan karşılık bulmasını önemli görüyoruz” dedi.</p>

<p>İmalat Sanayisini Güçlendirme Programı kapsamında finansmana erişimin kolaylaştırılması, yatırım, üretim ve ihracata yönelik seçici kredi imkânlarının geliştirilmesi ile KOBİ’lerin teminat ve işletme sermayesi sorunlarının hafifletilmesine yönelik adımlara dikkat çeken Baran, 250 milyar TL büyüklüğündeki İmalat Sanayisi Finansman Desteği Programı’nın reel sektör açısından önemli bir kaynak oluşturacağını söyledi.</p>

<p>Baran, “Bu süreçte açıklanan kaynakların işletmelerimize hızlı, etkin ve ihtiyaçlara uygun koşullarla ulaştırılması, işletmelerimizin faaliyetlerinin ve sürdürülebilirliğinin korunması açısından büyük önem taşıyor” diye konuştu.</p>

<p><strong>Enerji maliyetleri ve dış denge</strong></p>

<p>Küresel gelişmelerin Türkiye’nin dış dengesi üzerindeki etkilerinin OVP rakamlarına da yansıdığını belirten Baran, enerji ithalatı tahmininin 63 milyar dolardan 71 milyar dolara, dış ticaret açığı tahmininin ise 96 milyar dolardan 105 milyar dolara yükseltilmesine dikkat çekti.</p>

<p>Baran, “Enerjide dışa bağımlılığın yalnızca cari denge açısından değil, enflasyon ve sanayimizin rekabet gücü bakımından da ne kadar önemli olduğunu bu rakamlar bir kez daha ortaya koyuyor. Enerji verimliliğinin artırılması, yenilenebilir enerji yatırımlarının hızlandırılması ve kritik girdilerde yerli üretim kapasitesinin geliştirilmesi, orta ve uzun vadede ekonomimizin dış şoklara karşı dayanıklılığını güçlendirecektir” dedi.</p>

<p>Türkiye’nin zorlu dış talep koşullarına rağmen yıllıklandırılmış ihracatını Ağustos itibarıyla 280 milyar dolar seviyesine taşımasını önemli bir başarı olarak değerlendiren Baran, orta ve yüksek teknolojili ürünlerin toplam ihracat içerisindeki payının yüzde 44,1’e yükselmesini de ihracatın niteliği açısından olumlu bulduklarını ifade etti.</p>

<p>Türkiye’nin en önemli ihracat pazarlarında yaşanan yavaşlamanın ihracatçı üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çeken Baran, Avrupa Birliği ile Orta Doğu-Kuzey Afrika bölgesinin toplam ihracatın yaklaşık üçte ikisini oluşturduğunu hatırlattı.</p>

<p>Baran, “Bir taraftan finansman maliyetleri, diğer taraftan enerji ve iş gücü maliyetleri, öte yandan ana ihracat pazarlarımızdaki talep koşulları işletmelerimizin rekabet gücünü doğrudan etkiliyor. Bu nedenle OVP’de Eximbank desteklerinin, ihracat sigortası imkânlarının ve ihracat finansmanının güçlendirilmesine yer verilmesini son derece önemsiyoruz. Mevcut pazarlardaki gücümüzü korurken, yeni pazarlara erişimimizi de artırmak zorundayız” diye konuştu.</p>

<p><strong>Mesleki eğitim vurgusu</strong></p>

<p>OVP’de 2026 yılında yüzde 8,1 olarak tahmin edilen işsizlik oranının 2029’da yüzde 7,6’ya indirilmesinin ve üç yıllık dönemde yaklaşık 2,1 milyon ilave istihdam oluşturulmasının hedeflendiğini hatırlatan Baran, iş gücü piyasasındaki yapısal sorunlara da dikkat çekti.</p>

<p>Reel sektörün özellikle ara kademe ve nitelikli teknik personel bulmakta güçlük yaşadığını belirten Baran, işsizlik ile işverenlerin ihtiyaç duyduğu çalışanı bulamaması sorununun aynı anda yaşanmasının mesleki eğitim ile iş gücü piyasası arasındaki bağın daha da güçlendirilmesi gerektiğini gösterdiğini söyledi.</p>

<p>Baran, “İşsizlikle işverenlerin eleman bulma sorununun aynı anda yaşandığı bir tablo, mesleki eğitim ile iş gücü piyasası arasındaki bağın daha da güçlendirilmesi gerektiğini gösteriyor. OVP’de sektör-okul iş birliklerine ve mesleki eğitime yapılan vurguyu bu nedenle çok kıymetli buluyoruz” dedi.</p>

<p>OVP’nin hazırlanması sürecinde iş dünyasının görüşlerine başvurulmasını da önemli bulduklarını ifade eden Baran, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında gerçekleştirilen istişarelerin kamu ile özel sektör arasındaki diyaloğun sürdürülmesi açısından değer taşıdığını belirtti.</p>

<p>Baran, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:</p>

<p>“Orta Vadeli Program’ın ortaya koyduğu hedefleri ülkemizin geleceği açısından önemsiyoruz. Bundan sonraki süreçte belirleyici olan, hedeflerin kararlılıkla uygulanması ve reform takviminin hayata geçirilmesi olacaktır. 2027-2029 Orta Vadeli Programı’nın ülkemize, milletimize ve iş dünyamıza hayırlı olmasını diliyorum.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ato-baskani-baran-2027-2029-orta-vadeli-programini-degerlendirdi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 17:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/4d23c65b-0c13-46a2-9e0a-fbfa9b13ccfb-1.webp" type="image/jpeg" length="43018"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Nail Olpak: “Öngörülebilirlik, iş dünyasının geleceğe güvenle bakması açısından kritik”]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/nail-olpak-ongorulebilirlik-is-dunyasinin-gelecege-guvenle-bakmasi-acisindan-kritik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/nail-olpak-ongorulebilirlik-is-dunyasinin-gelecege-guvenle-bakmasi-acisindan-kritik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklanan ve 2027-2029 dönemini kapsayan yeni Orta Vadeli Program’a (OVP) ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</strong></p>

<p>Yeni programın Türkiye ekonomisinin önümüzdeki üç yıllık yol haritasını ortaya koyduğunu belirten Olpak, iş dünyası açısından en önemli başlıklardan birinin öngörülebilirlik olduğunu vurguladı. Küresel belirsizliklerin arttığı bir dönemde ekonomik politikaların tutarlı ve öngörülebilir olmasının yatırım kararları açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekti.</p>

<p>Olpak, istikrarın güçlendirilmesi hedefinin; enflasyonla mücadelede kalıcı başarı sağlanması, üretim yapısının geliştirilmesi ve yatırım ortamına duyulan güvenin artırılmasıyla birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti.</p>

<p><strong>“İş dünyasının öncelikleri programda karşılık buldu”</strong></p>

<p>Yeni OVP hazırlıkları öncesinde kamu ve özel sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilen istişare toplantılarını hatırlatan Olpak, DEİK olarak bu süreçte iş dünyasının önceliklerini ekonomi yönetimiyle paylaştıklarını söyledi.</p>

<p>Toplantılarda enflasyonla mücadele ve mali disiplinin yanı sıra üretim kapasitesinin korunması, yatırım iştahının desteklenmesi, ihracat gücünün artırılması ve Türkiye’nin uluslararası rekabetçiliğinin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladıklarını belirten Olpak, açıklanan programda bu başlıkların yer almasını olumlu karşıladıklarını dile getirdi.</p>

<p><strong>Enflasyon ve büyüme hedefleri birlikte değerlendirilmeli</strong></p>

<p>Küresel gelişmelerin Türkiye ekonomisi üzerindeki etkilerine de değinen Nail Olpak, yakın coğrafyada yaşanan çatışmaların enerji fiyatları ve lojistik maliyetleri üzerinde baskı oluşturduğunu ifade etti. Ticarette artan korumacılık eğilimleri ve dış talepteki belirsizliklerin ise üretim ve ihracat kararlarını doğrudan etkilediğini belirtti.</p>

<p>Bu nedenle programın uygulanması sürecinde Türkiye ekonomisinin dış şoklara karşı dayanıklılığını artıracak politikaların önem taşıdığını kaydeden Olpak, değişen küresel koşullara hızlı yanıt verebilecek bir ekonomik yapının oluşturulması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Program kapsamında 2026 yıl sonu enflasyon beklentisinin yüzde 28,4'e güncellendiğini, 2029 yılında ise enflasyonun yüzde 9 seviyesine indirilmesinin hedeflendiğini hatırlatan Olpak, büyüme tahminlerine ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>2026 yılı için daha önce yüzde 3,8 olarak açıklanan büyüme tahmininin yüzde 3,3'e revize edildiğini belirten Olpak, büyümenin 2027 yılından itibaren kademeli olarak yükselerek program döneminin sonunda yüzde 5 seviyesine ulaşmasının öngörüldüğünü aktardı.</p>

<p>Olpak, fiyat istikrarını sağlamaya yönelik politikalar uygulanırken üretim kapasitesinin, istihdamın ve ihracatçıların rekabet gücünün korunmasının da büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><strong>Verimlilik ve yüksek katma değerli üretim öne çıkıyor</strong></p>

<p>Sürdürülebilir büyümenin yalnızca büyüme oranlarıyla değil, büyümenin niteliğiyle de değerlendirilmesi gerektiğini belirten Olpak, verimlilik artışına, yüksek katma değerli üretime, güçlü ihracata ve nitelikli istihdama dayalı bir ekonomik yapının Türkiye'nin dayanıklılığını artıracağını ifade etti.</p>

<p>2026 yılı büyüme tahmininin yüzde 3,3 olarak açıklandığını ve bunun 1,2 puanlık bölümünün verimlilikten kaynaklanmasının hedeflendiğini belirten Olpak, bu yaklaşımın önemli olduğunu söyledi.</p>

<p>Kalıcı refah için kaynakların daha etkin kullanılması gerektiğine işaret eden Olpak, teknolojik dönüşümü destekleyen ve çevresel sürdürülebilirliği gözeten yatırımların artırılmasının önemine dikkat çekti.</p>

<p><strong>“Finansmana erişim iş dünyasının temel önceliklerinden”</strong></p>

<p>Olpak, iş dünyası açısından programın sahadaki başarısını belirleyecek en önemli başlıklardan birinin finansmana erişim olduğunu ifade etti.</p>

<p>Üretim ve ihracat yapan şirketlerin işletme sermayesi ihtiyaçlarının karşılanmasının önem taşıdığını belirten Olpak, yatırım kredilerinde daha uygun vade ve maliyet koşullarının sağlanması gerektiğini söyledi. Özellikle KOBİ'lerin dönüşüm yatırımlarının desteklenmesinin, üretim kapasitesinin korunması açısından kritik olduğunu vurguladı.</p>

<p>Enflasyonla mücadele sürecinde üretim kabiliyetinin korunmasının, Türkiye'nin gelecekteki büyüme potansiyelini güçlendireceğini kaydeden Olpak, imalat sanayisinin desteklenmesini de stratejik bir öncelik olarak değerlendirdi.</p>

<p>Mevcut üretim kapasitesinin korunmasının yanı sıra makine ve teknoloji yatırımlarının artırılması gerektiğini belirten Olpak, sanayide verimliliğin yükseltilmesi ve yüksek katma değerli ürünlerin hem üretim hem de ihracat içerisindeki payının artırılmasının önem taşıdığını ifade etti.</p>

<h2>Kamu-özel sektör diyaloğu devam etmeli</h2>

<p>Programın hazırlanma sürecinde yürütülen kamu ve özel sektör istişaresinin uygulama döneminde de sürdürülmesi gerektiğini belirten Olpak, hedeflere ulaşılması için alınacak kararların belirlenen takvim doğrultusunda hayata geçirilmesinin önemli olduğunu söyledi.</p>

<p>Uygulamaların sonuçlarının düzenli olarak takip edilmesi ve iş dünyasından gelen ihtiyaçlara hızlı çözümler geliştirilmesinin programın başarısını destekleyeceğini ifade eden Olpak, bu yaklaşımın öngörülebilirliği güçlendireceğini ve şirketlerin yatırım planlarını daha somut şekilde hayata geçirmelerine katkı sağlayacağını dile getirdi.</p>

<h2>“Küresel rekabet artık aynı zamanda güven rekabeti”</h2>

<p>Uluslararası rekabet ortamında güven unsurunun giderek daha fazla önem kazandığını belirten Nail Olpak, yatırımcıların ve ticaret ortaklarının yalnızca maliyet ve pazar avantajlarına bakmadığını söyledi.</p>

<p>Kuralların öngörülebilirliği, tedarik zincirlerinin sürekliliği ve uzun vadeli iş yapabilme güvencesinin de yatırım kararlarında belirleyici hale geldiğini ifade eden Olpak, Türkiye'nin sahip olduğu üretim gücü, coğrafi konum ve ticari bağlantıları kalıcı bir avantaja dönüştürmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Ekonomi politikalarında tutarlılık, uygulamalarda şeffaflık ve düzenleyici çerçevenin öngörülebilir olmasının hem yerli şirketlerin yatırım kararlarını hem de uluslararası yatırımcıların Türkiye'ye olan güvenini güçlendireceğini belirtti.</p>

<h2>“Ekonomik güvenlilik ve dayanıklılık önemli bir başlık”</h2>

<p>Yeni OVP'de ilk kez yer alan “Ekonomik Güvenlilik ve Dayanıklılık” başlığını da değerlendiren Olpak, küresel gelişmelerin bu kavramların önemini artırdığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Enerji ve doğal gaz arz güvenliğinin güçlendirilmesi, gıda arz güvenliği, tarımsal dayanıklılığın artırılması ve kritik teknolojilerde yerli üretimin geliştirilmesinin bütüncül bir yaklaşımın parçası olduğunu belirten Olpak, toplumsal ve fiziki dayanıklılığın da bu çerçevede önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>DEİK olarak iş konseyleri aracılığıyla Türk şirketlerinin yeni pazarlara açılmasına, uluslararası iş birlikleri geliştirmesine ve Türkiye'ye yatırım çekilmesine katkı sunmaya devam edeceklerini belirten Olpak, Türkiye'nin küresel güven rekabetinde daha üst sıralara çıkması için çalışmalarını sürdüreceklerini söyledi.</p>

<p>Yeni Orta Vadeli Program'ın üretim, yatırım, ihracat ve istihdam açısından olumlu sonuçlar doğurmasını beklediklerini ifade eden Olpak, iş dünyası olarak bu hedeflere ulaşılması için üzerlerine düşen sorumluluğu yerine getirmeye devam edeceklerini kaydetti.</p>

<p>Olpak, programın hazırlanmasında görev alan ekonomi yönetimine ve ilgili kurumlara teşekkür ederek, 2027-2029 dönemini kapsayan yeni OVP'nin Türkiye ve iş dünyası için hayırlı olmasını diledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/nail-olpak-ongorulebilirlik-is-dunyasinin-gelecege-guvenle-bakmasi-acisindan-kritik</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 17:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/olpak-1768221442.jpg" type="image/jpeg" length="95554"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KOBİ’lere 75 Milyon Liraya Kadar Finansman Desteği]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/kobilere-75-milyon-liraya-kadar-finansman-destegi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/kobilere-75-milyon-liraya-kadar-finansman-destegi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Bakan Kacır, KOBİ’lerin küresel rekabet gücünü artırmaya yönelik yeni destek paketini açıkladı</strong></p>

<p><i><strong>“75 milyon TL’ye kadar kredi imkânı, 20 puanlık geri ödemesiz finansman desteği ve KGF kefaleti sağlayacağız.”</strong></i></p>

<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, KOSGEB tarafından yürütülen Küresel Rekabetçilik Destek Programı kapsamında KOBİ’lere yönelik yeni finansman imkânlarını açıkladı. Program çerçevesinde işletmelere 75 milyon TL’ye kadar kredi imkânı sunulurken, 20 puanlık geri ödemesiz finansman desteği ve KGF kefaleti de sağlanacak.</p>

<p>Bakan Kacır, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, destek paketinin KOBİ’lerin yüksek katma değerli üretim kapasitelerini geliştirmeyi, uluslararası pazarlardaki rekabet güçlerini artırmayı ve sürdürülebilir büyümelerine katkı sunmayı hedeflediğini belirtti.</p>

<p>“Üreten, ihracat yapan ve dünyayla rekabet eden güçlü KOBİ’ler, güçlü Türkiye’nin temelidir.” ifadelerini kullanan Kacır, Küresel Rekabetçilik Destek Programı ile işletmelerin küresel pazarlarda daha güçlü bir konuma ulaşmalarını desteklediklerini vurguladı.</p>

<p><img alt="Grafik (1)" class="detail-photo img-fluid" height="2723" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/grafik-1.jpg" width="2180" /></p>

<p><i>Kacır, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</i></p>

<p>“KOSGEB eliyle yürütülen Küresel Rekabetçilik Destek Programı ile işletmelerimizin yüksek katma değerli üretim yapmalarını, uluslararası pazarlarda daha güçlü bir konuma ulaşmalarını ve sürdürülebilir büyümelerini destekliyoruz. 75 milyon TL’ye kadar kredi imkânı, 20 puanlık geri ödemesiz finansman desteği ve KGF kefaleti desteği sağlayacağız.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Programa; hızlı büyüyen ve ihracatını artıran işletmelerin yanı sıra Ar-Ge yatırımlarını geliştiren KOBİ’ler, yüksek teknoloji alanında faaliyet gösteren orta ölçekli işletmeler, HAMLE Programı kapsamında öncelikli ürünler listesinde yer alan alanlarda faaliyet yürüten firmalar ile Turcorn 100 Programı kapsamındaki işletmeler başvurabilecek.</p>

<p><strong>3 Milyar Liralık Finansmana Erişim Sağlandı</strong></p>

<p>Küresel Rekabetçilik Destek Programı’nın 2025 yılında hayata geçirildiğini hatırlatan Bakan Kacır, program kapsamında bugüne kadar KOBİ’lere toplam 3 milyar TL tutarında finansmana erişim imkânı sağlandığını bildirdi.</p>

<p>Kacır, “Şimdi daha fazla işletmemizi küresel başarı hikâyelerine ortak olmaya davet ediyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>KOBİ’ler, Küresel Rekabetçilik Destek Programı’na 30 Eylül 2026 tarihine kadar KOSGEB’in internet sitesi üzerinden başvurabilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/kobilere-75-milyon-liraya-kadar-finansman-destegi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 17:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/sn-bakan-kacir-2-2.jpg" type="image/jpeg" length="74091"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye Kimya Sanayisinin İhracat Gündemi TURKCHEM Eurasia'da Buluşuyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/turkiye-kimya-sanayisinin-ihracat-gundemi-turkchem-eurasiada-bulusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/turkiye-kimya-sanayisinin-ihracat-gundemi-turkchem-eurasiada-bulusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye'nin ağustos ayı ihracatı 23,47 milyar dolara ulaşırken, kimyevi maddeler ve mamulleri sektörü de 2,70 milyar dolarlık ihracat performansı sergiledi. Ocak-Ağustos döneminde sektörün toplam ihracatı ise 22,77 milyar dolara yükseldi. Türkiye'nin toplam ihracatından yüzde 12,31 pay alan kimya sanayisi, ekonomideki stratejik konumunu bir kez daha ortaya koydu.</strong></p>

<p>Farklı sektörlere hammadde ve ara ürün sağlayan kimya sanayisi; üretimden tedarik zincirine, dış ticaretten sanayiye kadar geniş bir ekonomik yapının temel unsurları arasında bulunuyor. Sektörün küresel rekabet gücünün artırılması için ise yeni pazarlara ulaşılması, uluslararası iş birliklerinin geliştirilmesi ve ihracat kapasitesinin güçlendirilmesi büyük önem taşıyor.</p>

<p>Bu doğrultuda, kimya sektörünün uluslararası ticaret hacmini artırmayı ve yeni iş birliği fırsatları oluşturmayı hedefleyen TURKCHEM Eurasia, 25-27 Kasım 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi'nde gerçekleştirilecek. Artkim Group tarafından düzenlenen fuar; üretici, tedarikçi, distribütör ve sektör karar vericilerini aynı çatı altında buluşturarak yeni ticari fırsatlara ve ihracat odaklı iş bağlantılarına zemin hazırlamayı hedefliyor.</p>

<p>TURKCHEM Eurasia ayrıca Ticaret Bakanlığı tarafından belirlenen kriterler doğrultusunda Prestijli Fuarlar Listesi'nde yer alıyor. Bu kapsamda, gerekli şartları sağlayan katılımcı firmalar fuar giderlerinin yüzde 50'sine kadar destekten yararlanabiliyor.</p>

<p>Artkim Group Kurucusu ve CEO'su Ahmet Güler, TURKCHEM Eurasia'nın sektöre sunduğu fırsatlara ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Bakanlığımızın tanıdığı bu statü, uzun yıllardır ortaya koyduğumuz emeğin ve fuarın sektördeki güçlü konumunun önemli bir göstergesi. TURKCHEM Eurasia'yı yalnızca bir fuar olarak değil; firmaların yeni pazarlara ulaşabileceği, uluslararası iş bağlantıları geliştirebileceği ve ihracat potansiyelini artırabileceği önemli bir yatırım platformu olarak görüyoruz." ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Sektörün Her Halkası TURKCHEM Eurasia'da Buluşuyor</strong></p>

<p>TURKCHEM Eurasia'nın öne çıkan özelliklerinden biri, temsil edilen alt sektörlerin kendi çatı kuruluşlarıyla birlikte fuarda yer alması. Bu yapı sayesinde yalnızca kimya üreticileri değil, kimyasalları kullanan sektörler ve tedarik zincirinin farklı aşamalarında faaliyet gösteren firmalar da aynı platformda bir araya geliyor.</p>

<p>Plastik ve polimer alanında Türk plastik sanayisinin çatı kuruluşu PLASFED, üye dernekleri aracılığıyla sektörün geniş bir bölümünü temsil ediyor. PLASFED'in desteği, kimya sanayisi ile sektörün en önemli hammadde kullanıcılarından biri olan plastik sanayisini doğrudan bir araya getirirken, EGEPLASDER de Ege Bölgesi'ndeki plastik üreticilerinin fuarda temsil edilmesine katkı sağlıyor.</p>

<p>İlaç ve yan sanayisi alanında TİYSAT, kozmetik ve kişisel bakım kimyasalları alanında KÜAD, kimyasal lojistik ve tank temizleme sektöründe ise EFTCO'nun Türkiye'deki tek üyesi olan KTTD, fuarı destekleyen kuruluşlar arasında bulunuyor.</p>

<p>Mühendislik ve laboratuvar alanlarında Kimya Mühendisleri Odası ile Kimyagerler Derneği; kimya bilimi ve akademik çalışmalar kapsamında Türkiye Kimya Derneği; proses güvenliği ve iş sağlığı alanında İş Güvenliği Uzmanları Derneği; enerji verimliliği ve kojenerasyon çözümleri tarafında KOJENTÜRK; sanayici ve ihracatçı iş dünyası tarafında ise ASKON, TURKCHEM Eurasia'nın destekleyen kuruluşları arasında yer alıyor.</p>

<p>Bu geniş katılımcı ve destekçi yapısı, TURKCHEM Eurasia'nın kimya sektörünü yalnızca alt segmentler üzerinden değil; üretimden lojistiğe, laboratuvar teknolojilerinden enerji verimliliğine kadar uzanan bütüncül bir ekosistem olarak ele aldığını gösteriyor.</p>

<p><strong>Avrupa, Orta Asya ve Türk Dünyasını Bir Araya Getiren Uluslararası Platform</strong></p>

<p>TURKCHEM Eurasia'nın uluslararası yapısını güçlendiren iş birlikleri arasında Avrupa Kimyasal Distribütörleri Birliği FECC, İtalyan Ticaret ve Sanayi Odası ile Azerbaycan Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu Ticaret Temsilcisi Ofisi bulunuyor.</p>

<p>Türkiye'nin Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Orta Asya arasındaki stratejik konumundan güç alan fuar; farklı coğrafyalardan üreticileri, distribütörleri, satın alma profesyonellerini ve sektör temsilcilerini İstanbul'da bir araya getirmeyi amaçlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bir önceki edisyonunda 97 ülkeden 434'ün üzerinde katılımcı firmayı ve 13 bin 897'nin üzerinde ziyaretçiyi ağırlayan TURKCHEM Eurasia'da ziyaretçilerin yüzde 32'sini yabancı profesyoneller oluşturdu. 2026 edisyonunda ise uluslararası katılımın artırılması ve yeni ticari iş birliklerinin daha geniş bir ölçekte geliştirilmesi hedefleniyor.</p>

<p><strong>"Fuar Katılımını Bir Maliyet Değil, İhracat Yatırımı Olarak Görüyoruz"</strong></p>

<p>Fuar katılımının, küresel rekabetin yoğunlaştığı mevcut dönemde firmalar açısından stratejik bir değer taşıdığına dikkat çeken Ahmet Güler, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>"Kimya sanayisi bugün yaklaşık 30 ana sektöre hammadde sağlayan stratejik bir yapı. Böyle geniş bir ekosistemde yeni pazarlara ulaşmak, doğru iş ortaklarıyla bir araya gelmek ve tedarik zincirindeki konumunu güçlendirmek büyük önem taşıyor. TURKCHEM Eurasia, firmalara yıl boyunca farklı coğrafyalarda kurmaya çalışacakları bağlantıları üç gün içerisinde aynı çatı altında gerçekleştirme fırsatı sunuyor."</p>

<p>TURKCHEM Eurasia 2026, 25-27 Kasım tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi'nde kimya sektörünün üreticilerini, tedarikçilerini, distribütörlerini ve karar vericilerini bir araya getirecek. Organizasyonun; yeni ticari fırsatların oluşturulması, uluslararası iş birliklerinin geliştirilmesi ve ihracat odaklı bağlantıların güçlendirilmesi açısından sektör için önemli bir buluşma platformu olması hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/turkiye-kimya-sanayisinin-ihracat-gundemi-turkchem-eurasiada-bulusuyor</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 17:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1788769766-artkim-turkchem-logo-2.jpeg" type="image/jpeg" length="80621"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat : Mal ve Hizmet İhracatında Hedef 450 Milyar Dolar]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ticaret-bakani-prof-dr-omer-bolat-mal-ve-hizmet-ihracatinda-hedef-450-milyar-dolar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ticaret-bakani-prof-dr-omer-bolat-mal-ve-hizmet-ihracatinda-hedef-450-milyar-dolar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2>Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’ın ihracat hedeflerini açıkladı. Bolat, program dönemi sonunda Türkiye’nin mal ve hizmet ihracatını 450 milyar dolara taşımayı hedeflediklerini belirtti.</h2>

<p>Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklanan 2027-2029 dönemi Orta Vadeli Program’a ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Programın Türkiye ekonomisinin önümüzdeki üç yıllık yol haritasını ortaya koyduğunu belirten Bolat, makroekonomik istikrarın güçlendirilmesinin yanı sıra üretim kapasitesi, ihracat gücü ve ekonominin dış şoklara karşı dayanıklılığının artırılmasının hedeflendiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bolat, 2026 yılı sonunda Türkiye’nin millî gelirinin Cumhuriyet tarihinde ilk kez 1,8 trilyon doları, kişi başına millî gelirin ise 20 bin doları aşmasının öngörüldüğünü söyledi.</p>

<h2>Büyümenin 2029’da Yüzde 5’e Ulaşması Hedefleniyor</h2>

<p>Orta Vadeli Program döneminde öngörülebilir, şeffaf, rekabetçi ve yatırımcı dostu bir iş ortamının güçlendirilmesine öncelik verileceğini belirten Bolat, büyümenin kademeli olarak artmasının beklendiğini kaydetti.</p>

<p>Program kapsamında Türkiye ekonomisinin 2027’de yüzde 4,2, 2028’de yüzde 4,6 ve 2029’da yüzde 5 büyümesi hedefleniyor. Aynı dönemde yaklaşık 2,1 milyon ilave istihdam oluşturulması ve işsizlik oranının yüzde 7,6’ya gerilemesi öngörülüyor.</p>

<h2>İhracatta Nitelik ve Katma Değer Vurgusu</h2>

<p>Dış ticarette temel önceliğin Türkiye’nin rekabet gücünü artırmak ve ihracatı daha nitelikli bir yapıya kavuşturmak olduğunu vurgulayan Bolat, yüksek katma değerli ve teknoloji yoğun ürünlerle hizmetlerin ihracattaki payının artırılacağını açıkladı.</p>

<p>Orta ve yüksek teknolojili ürünlerin toplam ihracat içerisindeki payının Ağustos 2024’te yüzde 40 seviyesindeyken Ağustos 2026 itibarıyla yüzde 44’e yükseldiğini belirten Bolat, yıllıklandırılmış mal ihracatının ise küresel ticaretteki zorlu koşullara rağmen 280 milyar dolara ulaştığını ifade etti.</p>

<p>Bolat, “Önümüzdeki dönemde hedefimiz, ihracatımızı yalnızca miktar olarak değil, nitelik ve katma değer açısından da büyütmektir. Program dönemi sonunda mal ve hizmet ihracatımızı 450 milyar dolara taşımayı hedefliyoruz” dedi.</p>

<h2>Yeşil ve Dijital Dönüşüm Hızlandırılacak</h2>

<p>Türkiye’nin ihracat hedefleri doğrultusunda yüksek katma değerli ve teknoloji yoğun üretimin destekleneceğini belirten Bolat, düşük ve orta teknolojili sektörlerin dönüşümünün de hızlandırılacağını söyledi.</p>

<p>Firmaların yeşil ve dijital dönüşüme uyumlarının güçlendirileceğini kaydeden Bolat, Türk malı ve hizmetlerinin uluslararası pazarlardaki bilinirliğinin ve marka değerinin yükseltilmesine yönelik çalışmaların sürdürüleceğini ifade etti.</p>

<p>Yeni dönemde ticaret anlaşmalarının etkinliğinin artırılması ve ihracatçıların yeni pazarlara erişiminin güçlendirilmesi de Orta Vadeli Program’ın dış ticaret alanındaki temel hedefleri arasında yer alıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ticaret-bakani-prof-dr-omer-bolat-mal-ve-hizmet-ihracatinda-hedef-450-milyar-dolar</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 17:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/linkedin-02-poz-renkli.jpg" type="image/jpeg" length="52927"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[COP31 Öncesi İstanbul’da İklim Finansmanı Diyaloğu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/cop31-oncesi-istanbulda-iklim-finansmani-diyalogu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/cop31-oncesi-istanbulda-iklim-finansmani-diyalogu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’nin iklim hedeflerini destekleyecek finansman mekanizmaları, İstanbul’da düzenlenen “COP31’e Doğru: İklim Finansmanı Politika Diyaloğu” programında ele alındı. Kamu, özel sektör ve uluslararası finans kuruluşlarını buluşturan programda, iklim yatırımlarının hızlandırılması ve özel sermayenin harekete geçirilmesine yönelik çözüm önerileri değerlendirildi.</p>

<p>Sıfır Atık Vakfı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Birleşmiş Milletler Türkiye iş birliğinde düzenlenen program, İstanbul Finans Merkezi’ndeki Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü’nde gerçekleştirildi.</p>

<p>Programda; Türkiye’nin iklim finansmanı kapasitesinin güçlendirilmesi, kamu ve özel sektör yatırımlarının iklim hedefleriyle buluşturulması ve ulusal ve uluslararası finans kuruluşları arasındaki iş birliğinin geliştirilmesi ele alındı.<br />
<br />
<img alt="3-11" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/3-11.jpeg" width="1600" /></p>

<h2>Finans Dünyasının Önemli İsimleri Bir Araya Geldi</h2>

<p>Programa Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, Birleşmiş Milletler Türkiye Mukim Koordinatörü Dr. Babatunde Ahonsi, Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Yardımcısı ve UNDP Politika ve Program Desteği Bürosu Direktörü Marcos Neto, Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Jean-Christophe Carret, Asya Altyapı Yatırım Bankası Başkan Yardımcısı Ajay Bhushan Pandey, Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar ile Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş katıldı.</p>

<p>Ziraat Bankası, VakıfBank, Halkbank, Türkiye İş Bankası, Türk Eximbank, QNB ve Akbank temsilcilerinin de yer aldığı program; kamu kurumlarını, uluslararası kuruluşları, özel sektörü, üniversiteleri, sektör derneklerini ve sivil toplum kuruluşlarını aynı platformda buluşturdu.</p>

<h2>Şimşek: “Özel Yatırımcıların Güven Duymasını Sağlamalıyız”</h2>

<p>Programın açılışında konuşan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, iklim taahhütleri ile bu hedeflerin uygulanabilmesi için ihtiyaç duyulan finansman arasındaki açığın kapatılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>İstanbul’un kıtaları, insanları ve fikirleri birbirine bağlayan bir köprü olduğunu belirten Şimşek, kamu kaynaklarının iklim yatırımları açısından önemli ancak tek başına yetersiz olduğunu vurguladı.</p>

<p>Şimşek, “Temel mesele, kamu kaynaklarının etkisini nasıl artıracağımız ve özel yatırımcıların yatırım yapma konusunda güven duymasını nasıl sağlayacağımızdır” dedi.</p>

<p>Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon hedefinin yönü belirlediğini ifade eden Şimşek, Ulusal Yeşil Finans Stratejisi’nin de kamu kurumları, düzenleyici kuruluşlar, bankalar ve şirketler açısından açık bir yol haritası sunduğunu kaydetti.</p>

<h2>“İklim Finansmanı Ekonomi Politikalarının Merkezinde”</h2>

<p>Birleşmiş Milletler Türkiye Mukim Koordinatörü Dr. Babatunde Ahonsi ise iklim finansmanının artık yalnızca çevre politikalarının değil, ekonomik ve finansal politika yapımının da merkezinde bulunduğunu belirtti.</p>

<p>İklim değişikliğinin mali dengelerden finansal istikrara, altyapıdan gıda ve enerji güvenliğine kadar birçok alanı etkileyen sistemik bir risk olduğunu söyleyen Ahonsi, düşük karbonlu ve iklim dirençli ekonomiye geçişin aynı zamanda önemli yatırım fırsatları sunduğuna dikkati çekti.</p>

<p>Ahonsi, iklim hedeflerinin yatırımlara, yatırımların ise somut sonuçlara dönüştürülebilmesi için finansmanın ölçeğinin, hızının ve niteliğinin artırılması gerektiğini ifade etti.</p>

<h2>Ağırbaş: “Finans, Politikayı Uygulamaya Geçirecek Güçtür”</h2>

<p>Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş da iklim finansmanının, iklim politikalarını hayata geçiren temel güç olduğunu vurguladı.</p>

<p>“Bugün burada yalnızca iklim finansmanını konuşmak için değil, iklim eylemini finanse edilebilir, uygulanabilir ve ölçülebilir bir değişime dönüştürmek için bir aradayız” diyen Ağırbaş, kamu kaynakları, özel sermaye, uluslararası finans kuruluşları ve yeni finansman modellerinin ortak bir sistem içerisinde buluşturulması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Ağırbaş, Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin liderliğinde Türkiye’nin sıfır atık vizyonunun küresel bir harekete dönüştüğünü belirterek, toplumun bütün kesimlerini aynı hedef etrafında bir araya getiren bu yaklaşımın iklim finansmanı alanına da taşınması gerektiğini ifade etti.<br />
<img alt="4-11" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/4-11.jpeg" width="1600" /></p>

<h2>Altı Tematik Çalışma Grubu Oluşturuldu</h2>

<p>Bir günlük üst düzey yuvarlak masa toplantısı formatında gerçekleştirilen politika diyaloğunda, Türkiye’nin iklim finansmanı ekosisteminin güçlendirilmesine yönelik altı tematik çalışma grubu oluşturuldu.</p>

<p>Çalışma gruplarında şu başlıklar ele alındı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>Finansal düzenleme ve taksonomi</li>
 <li>Yeşil finans araçları</li>
 <li>Finanse edilebilir proje havuzları</li>
 <li>Karma finansman ve risk paylaşım araçları</li>
 <li>Özel sermayenin harekete geçirilmesi</li>
 <li>Sürdürülebilirlik raporlaması, güvence ve güvenilir iklim verisi</li>
</ul>

<p>Toplantılarda Türkiye’de iklim finansmanına erişimin önündeki engeller, yatırım fırsatları ve mevcut finansman araçlarının daha etkin kullanılmasına yönelik çözüm önerileri değerlendirildi.</p>

<h2>Öneriler COP31 Sürecine Taşınacak</h2>

<p>Program kapsamında geliştirilen önerilerin; COP31 Başkanlığı, COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Ofisi, uluslararası finans kuruluşları ve çok taraflı kalkınma bankalarıyla paylaşılması planlanıyor.</p>

<p>Çalışmaların ayrıca Türkiye’nin 12. Kalkınma Planı ile Ulusal Yeşil Finans Stratejisi ve Eylem Planı doğrultusunda yeşil büyüme, iklim dayanıklılığı ve sürdürülebilir finansman alanlarında yürütülen politikalara katkı sunması hedefleniyor.</p>

<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum’un liderliğinde Antalya’da gerçekleştirilecek COP31 öncesinde düzenlenen politika diyaloğu, Türkiye’nin iklim hedeflerini finansmanla buluşturmasına yönelik önemli bir ortak çalışma zemini oluşturdu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/cop31-oncesi-istanbulda-iklim-finansmani-diyalogu</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 16:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/2-22.jpeg" type="image/jpeg" length="25841"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sektörün önemli temsilcileri Uluslararası İstanbul Turizm Fuarı’nda aynı oturumda buluşuyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/sektorun-onemli-temsilcileri-uluslararasi-istanbul-turizm-fuarinda-ayni-oturumda-bulusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/sektorun-onemli-temsilcileri-uluslararasi-istanbul-turizm-fuarinda-ayni-oturumda-bulusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Turizm sektöründe büyüme hedefleri ile doğal ve kültürel değerlerin korunması arasındaki denge, önümüzdeki dönemin en önemli gündem maddelerinden biri olarak öne çıkıyor. Değişen seyahat alışkanlıkları, kaynakların etkin ve verimli kullanılması, destinasyonların korunması ve turizm işletmelerinin yeni beklentilere uyum sağlaması; sürdürülebilirliği yalnızca çevresel bir sorumluluk olmaktan çıkararak sektörün ekonomik, operasyonel ve rekabetçi geleceğini doğrudan etkileyen stratejik bir konu haline getiriyor.</strong></p>

<p>Sektörün bu önemli gündemi, 24-25 Eylül 2026 tarihlerinde Yenikapı Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi’nde düzenlenecek Uluslararası İstanbul Turizm Fuarı kapsamında gerçekleştirilecek “Sürdürülebilir Turizmin Geleceğine Yön Vermek” başlıklı oturumda ele alınacak. 24 Eylül Perşembe günü 15.20-16.00 saatleri arasında düzenlenecek oturumda, sürdürülebilir turizmin işletmeler, destinasyonlar ve seyahat sektörü açısından geleceği farklı bakış açılarıyla değerlendirilecek.</p>

<p><strong>Üç farklı sektör perspektifi aynı oturumda</strong></p>

<p><img alt="1960" class="detail-photo img-fluid" height="1350" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1960.jpg" width="1080" /></p>

<p>Oturumun moderatörlüğünü Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı Turizm Operasyon ve Geliştirme Genel Müdür Yardımcısı Dr. Elif Balcı Fisunoğlu üstlenecek. Oturumda Paloma Hotels Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Ece Tonbul, Küresel Sürdürülebilir Turizm Konseyi (GSTC) Yönetim Kurulu Başkanı Luigi Cabrini ve easyJet holidays COO’su Matt Callaghan konuşmacı olarak yer alacak.</p>

<p>Türkiye, GSTC ile imzaladığı protokol doğrultusunda ulusal ölçekte sürdürülebilir turizm programını hayata geçiren ilk ülkelerden biri olarak küresel ölçekte öncü bir konumda bulunuyor. Aynı zamanda TGA’yı GSTC Yönetim Kurulu’nda temsil eden Dr. Elif Balcı Fisunoğlu’nun moderatörlüğündeki oturumda; GSTC standartlarının destinasyon yönetimi ve konaklama sektörü açısından taşıdığı stratejik önem ile Türkiye’nin sürdürülebilir turizm dönüşümündeki rolü öne çıkan başlıklar arasında yer alacak.</p>

<p>Otelcilik, küresel sürdürülebilirlik yaklaşımı ve seyahat sektörünün farklı alanlarından gelen konuşmacılar; sürdürülebilirliğin turizm işletmeleri ve destinasyonlar açısından nasıl ele alınması gerektiğini, kendi deneyimleri ve sektör perspektifleri üzerinden değerlendirecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Sürdürülebilirlik turizmin geleceğini nasıl şekillendirecek?</strong></p>

<p>Turizmde sürdürülebilirlik uzun yıllar büyük ölçüde çevresel etkiler çerçevesinde ele alınırken, bugün işletmelerin ekonomik yapısından kaynak kullanımına, operasyonel verimlilikten uzun vadeli rekabet gücüne kadar pek çok alanı doğrudan etkiliyor. Destinasyonların doğal ve kültürel değerlerini koruyarak turizm gelirlerini artırabilmesi, işletmelerin kaynaklarını daha verimli kullanması ve değişen tüketici beklentilerine uyum sağlaması, sektörün geleceği açısından yanıt bekleyen temel sorular arasında bulunuyor.</p>

<p>Uluslararası İstanbul Turizm Fuarı kapsamında gerçekleştirilecek oturumda; sürdürülebilir büyüme ile rekabet gücü arasındaki ilişki, turizm işletmelerinin dönüşüm ihtiyacı, değişen tüketici tercihleri ve destinasyonların uzun vadeli geleceği farklı yönleriyle ele alınacak. Bununla birlikte, sektörün büyüme hedefleri ile doğal ve kültürel kaynakların korunması arasındaki dengenin nasıl kurulabileceği ve sürdürülebilirlik yaklaşımının işletmelerin karar alma süreçlerine nasıl entegre edilebileceği değerlendirilecek.</p>

<p>Farklı coğrafyalardan ve turizm sektörünün çeşitli alanlarından gelen deneyimlerin paylaşılacağı oturumda; işletmelerin değişen beklentilere nasıl karşılık vereceği, sürdürülebilirliğin sektörün rekabetçiliğine ve uzun vadeli performansına nasıl katkı sağlayabileceği ve destinasyonların geleceğinin hangi yaklaşımlarla şekillendirilebileceği üzerine görüşler paylaşılacak.</p>

<p>Bu yönüyle oturum, sürdürülebilir turizmi yalnızca çevresel bir sorumluluk alanı olarak değil; turizm işletmelerinin, destinasyonların ve seyahat ekosisteminin geleceğini birlikte şekillendiren kapsamlı bir dönüşüm süreci olarak ele alacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/sektorun-onemli-temsilcileri-uluslararasi-istanbul-turizm-fuarinda-ayni-oturumda-bulusuyor</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 14:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/i-t-f-f-1.png" type="image/jpeg" length="17286"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İngiltere’nin prestijli lüks yaşam etkinliği Salon Privé’de Damat Tween rüzgârı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ingilterenin-prestijli-luks-yasam-etkinligi-salon-privede-damat-tween-ruzgari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ingilterenin-prestijli-luks-yasam-etkinligi-salon-privede-damat-tween-ruzgari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Damat Tween, İngiltere’nin ikonik lüks otomobil ve yaşam tarzı platformlarından Salon Privé’de, Anadolu’nun 12 bin yıllık kültürel mirasını ve Göbeklitepe’nin anıtsal formlarını çağdaş terzilik anlayışıyla buluşturduğu “The Origin of Craft” konseptini seçkin ziyaretçilerin beğenisine sundu.</strong></p>

<p>Uluslararası lüks erkek modasının önde gelen markalarından Damat Tween, küresel lüks pazarındaki konumunu İngiltere’nin prestijli platformlarından Salon Privé’nin sponsorluğuyla güçlendirdi. Yalnızca seçkin otomobillerin değil; lüks yaşam, yüksek tasarım ve rafine stil anlayışının da buluşma noktası olan Salon Privé, Damat Tween’in üst segment terzilik ve smart casual yaklaşımına ev sahipliği yaptı.</p>

<p>Anadolu’nun köklü mirasını modern terzilik ve deneyimsel pazarlama anlayışıyla yeniden yorumlayan Damat Tween, etkinlik boyunca uluslararası moda ve lüks dünyasının dikkatini üzerine çekti. Marka, Salon Privé kapsamında hayata geçirdiği özel deneyim alanında ziyaretçilerine yalnızca bir koleksiyon sunmakla kalmadı; Anadolu’dan doğan köklü zanaat kültürü, tasarım anlayışı ve kültürel miras üzerinden şekillenen bütüncül bir marka hikâyesi sundu.</p>

<p><strong>Göbeklitepe’nin Taşlara Kazınan Kodları Çağdaş Terzilikle Yeniden Yorumlandı</strong></p>

<p>Etkinlik kapsamında <strong>“The Origin of Craft” (Zanaatın Doğuşu)</strong> başlığıyla kurgulanan anlatının ilham kaynağını, insanlık tarihinin önemli dönüm noktalarından biri olarak kabul edilen Göbeklitepe oluşturdu.</p>

<p>Anadolu’nun binlerce yıllık kültürel birikimini ve doğadan elde edilen malzemelerin çağdaş tasarım nesnelerine dönüşümünü merkeze alan koleksiyonda; Göbeklitepe’nin ham dokuları, nötr renk paleti ve anıtsal mimarisinden ilham alan formlar, günümüzün akışkan ve modern terzilik anlayışıyla yeniden ele alındı.</p>

<p>Böylece geçmişin zanaat mirası ile günümüzün lüks moda anlayışı arasında özgün bir bağ kuruldu.</p>

<p><strong>İnteraktif Deneyim: Linol Baskı Zanaatıyla Kişiselleştirilmiş Fularlar</strong></p>

<p><img alt="Salon Prive" class="detail-photo img-fluid" height="2397" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/salon-prive.jpeg" width="1598" /></p>

<p>Damat Tween, Salon Privé’deki deneyim alanını geleneksel bir sergileme noktasının ötesine taşıyarak ziyaretçilerin marka hikâyesinin doğrudan bir parçası olmasını sağlayan interaktif bir atölyeye dönüştürdü.</p>

<p>Özel zanaat alanında katılımcılar, koleksiyonun temel malzemelerinden doğal keten kumaşlar üzerine, Göbeklitepe motiflerinden ilham alan linol baskı tekniğini deneyimleme fırsatı buldu. Ziyaretçiler, markanın malzeme kullanımını ve zanaat yaklaşımını kendi elleriyle deneyimlerken, etkinlik sonunda kendi dokunuşlarını taşıyan benzersiz ve kişiselleştirilmiş keten fularlara sahip oldu.</p>

<p>Bu deneyim, Damat Tween’in zanaatı yalnızca geçmişten gelen bir miras olarak değil, günümüz lüks anlayışı içinde yeniden üretilen ve deneyimlenebilen yaşayan bir değer olarak konumlandırdığını ortaya koydu.</p>

<p><strong>“Anadolu’nun Zanaat Mirasını Küresel Lüksün Merkezine Taşıdık”</strong></p>

<p><img alt="Busra Orakcioglu" class="detail-photo img-fluid" height="2500" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/busra-orakcioglu.jpeg" width="1667" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Salon Privé sponsorluğu ve etkinlik alanının kurgusuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Orka Holding Yönetim Kurulu Üyesi <strong>Büşra Orakçıoğlu Biberoğlu</strong>, şunları söyledi:</p>

<p>“Salon Privé; klasik şıklığı, kusursuz terziliği ve rafine stili takdir eden çok özel bir ziyaretçi profiline sahip. Biz de Damat Tween olarak bu seçkin platformda yer alırken yalnızca koleksiyonlarımızı sergilemeyi değil, ait olduğumuz toprakların 12 bin yıllık köklü zanaat genetiğini küresel lüks dünyasına aktarmayı hedefledik.</p>

<p>Göbeklitepe’nin anıtsal ruhunu ve doğal keten işçiliğimizi interaktif bir deneyimle İngiltere’ye taşıdık. Katılımcıları kendi elleriyle ürettikleri zanaat eserleriyle uğurlamak, küresel lüks segmentindeki vizyonumuzun ve hikâye anlatıcılığımızın somut bir göstergesi oldu.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ingilterenin-prestijli-luks-yasam-etkinligi-salon-privede-damat-tween-ruzgari</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 14:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/damattween-1.jpg" type="image/jpeg" length="21633"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fastener Expo Eurasia 2026, bağlantı ve sabitleme sektörünü İstanbul’da bir araya getirecek]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/fastener-expo-eurasia-2026-baglanti-ve-sabitleme-sektorunu-istanbulda-bir-araya-getirecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/fastener-expo-eurasia-2026-baglanti-ve-sabitleme-sektorunu-istanbulda-bir-araya-getirecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Endüstriyel bağlantı elemanları ve sabitleme teknolojilerinin uluslararası buluşma noktalarından Fastener Expo Eurasia, 17–20 Eylül 2026 tarihleri arasında Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenecek.</strong></p>

<p>Endüstriyel bağlantı ve sabitleme elemanları sektörünü uluslararası ölçekte buluşturan Fastener Expo Eurasia – Avrasya Endüstriyel Bağlantı ve Sabitleme Elemanları Fuarı, 17–20 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul’da kapılarını açacak. Reed Tüyap Fuarcılık A.Ş. tarafından, Bağlantı Elemanları Sanayici İş İnsanları Derneği (BESİAD) iş birliğiyle gerçekleştirilecek fuar; bağlantı elemanları, üretim makineleri, ısıl işlem ve yüzey işlem teknolojileri, ölçüm sistemleri ve kalite kontrol çözümlerini aynı çatı altında buluşturacak.</p>

<p>Türkiye’nin bağlantı elemanları üretimindeki kapasitesini ve ihracat gücünü uluslararası pazarlara taşımayı amaçlayan Fastener Expo Eurasia, farklı sektörlerden üreticileri, tedarikçileri, satın alma profesyonellerini ve sektör temsilcilerini İstanbul’da buluşturacak. Fuar kapsamında yenilikçi bağlantı ve sabitleme ürünlerinin yanı sıra ileri üretim teknolojileri, özel üretim çözümleri, yüksek performanslı ürünler ve üretim süreçlerinde kalite ile verimliliği artırmaya yönelik teknolojiler sergilenecek.</p>

<p><strong>Türkiye’nin bağlantı elemanları sektörü uluslararası vitrine çıkıyor</strong></p>

<p>Yaklaşık 3 milyar dolarlık pazar büyüklüğüne ulaşan Türkiye bağlantı elemanları sektörü, yıllık 1 milyon tonun üzerindeki üretim kapasitesi, 250 binden fazla ürün çeşidi ve yaklaşık 800 milyon dolarlık ihracat hacmiyle Avrupa’nın ikinci büyük üretim merkezi konumunda bulunuyor.</p>

<p>Otomotiv, makine, inşaat, enerji, beyaz eşya, mobilya, savunma ve havacılık gibi çok sayıda sektörün tedarik zincirinde kritik rol üstlenen bağlantı elemanları sektörü; yüksek üretim kapasitesi, mühendislik altyapısı ve özel üretim kabiliyetiyle öne çıkıyor.</p>

<p>Fastener Expo Eurasia, sektörün sahip olduğu bu üretim ekosistemini uluslararası profesyonellerle buluşturarak Türkiye’nin bağlantı elemanları alanındaki ticaret ve ihracat potansiyelinin geliştirilmesine katkı sunmayı hedefliyor.</p>

<p><strong>Ürün ve teknoloji yelpazesi genişliyor</strong></p>

<p><img alt="1788767279 Fastener Expo Eurasia 2 .Jpg" class="detail-photo img-fluid" height="2523" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1788767279-fastener-expo-eurasia-2-jpg.jpeg" width="3543" /></p>

<p>Fuar alanında standart ve özel üretim cıvata, vida, somun, rondela, ankraj ve perçin gibi çok sayıda bağlantı elemanı ziyaretçilerin beğenisine sunulacak. Bunun yanı sıra filmaşin, metal ve çelik teller, diş haddeleme ve tel şekillendirme makineleri, U-cıvata bükme sistemleri ve tam otomatik tij üretim makineleri de sergilenecek.</p>

<p>Fastener Expo Eurasia’da üretim süreçlerinin önemli aşamalarında kullanılan ısıl işlem, sementasyon, karbonitrasyon, sertleştirme ve menevişleme teknolojileri ile farklı yüzey işlem çözümleri de yer alacak.</p>

<p>Ölçüm ve kalite kontrol tarafında ise kaplama kalınlığı analiz sistemleri, XRF analiz cihazları, çatlak tespit teknolojileri ve tahribatsız muayene çözümleri profesyonel ziyaretçilerle buluşacak. Basınç, kuvvet, tork ve ivme ölçümüne yönelik sensörler ile proses izleme sistemleri de fuarın teknoloji odaklı içeriğini destekleyecek.</p>

<p>Metal işleme, kalite kontrol, üretim verimliliği, depolama ve istifleme ekipmanları da fuarın sergileme alanında yer alacak ürün ve teknoloji grupları arasında bulunacak.</p>

<p><strong>Yerli ve uluslararası sektör temsilcileri aynı çatı altında</strong></p>

<p>Fastener Expo Eurasia 2026’da Türkiye’nin önde gelen bağlantı elemanları üreticileri ile uluslararası firmalar bir araya gelecek.</p>

<p>Acar Vida, Asil Civata, Çetin Civata, Standart Civata, Murat Civata, UGC Uğur Gürbüz Civata, Vis Vidasan, Omega Civata, Reform Civata, BRC Bağlantı Elemanları, Emek Perçin, Onurfix, Kaleliler Civata ve Konak Civata fuarda yer alacak firmalar arasında bulunuyor.</p>

<p>Uluslararası katılımcılar ve temsil edilen markalar arasında ise Almanya’dan Arnold Umformtechnik, Helmut Fischer ve ibg Prüfcomputer; Japonya’dan Mitutoyo; ABD’den Bowman Analytics; İngiltere’den Arun Technology ve Tayland’dan Alfirs Hardware bulunuyor.</p>

<p>Fuarın, katılımcı firmalara yeni ürün ve teknolojilerini uluslararası profesyonellere tanıtmanın yanı sıra alternatif tedarikçileri değerlendirme, yeni müşterilere ulaşma ve uzun vadeli ticari iş birlikleri oluşturma fırsatı sunması bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Birçok sektörün tedarik zinciri İstanbul’da kesişecek</strong></p>

<p>Fastener Expo Eurasia, yalnızca bağlantı elemanları sektörüne değil, bağlantı ve sabitleme çözümlerini kullanan çok sayıda sanayi koluna da hitap ediyor.</p>

<p>Otomotiv ve otomotiv yan sanayisi, beyaz eşya, elektronik, makine imalatı, enerji, inşaat, ısıtma, soğutma, havalandırma ve iklimlendirme sistemleri, metal, gemi inşa ve denizcilik, havacılık ve uzay ile mobilya sektörlerinden profesyonellerin fuarı ziyaret etmesi bekleniyor.</p>

<p>Üretici ve tedarikçilerin yanı sıra ithalatçı, ihracatçı, bayi, distribütör ve toptancılar da ziyaretçi profili içerisinde yer alacak. Satın alma, tedarik zinciri, üretim, mühendislik, Ar-Ge ve kalite süreçlerinde görev alan karar vericilerin ise fuar kapsamında yeni iş bağlantıları kurması hedefleniyor.</p>

<p>Fastener Expo Eurasia’nın İntermob ile eş zamanlı olarak gerçekleştirilmesi de iki sektör arasındaki ticari etkileşimi güçlendirecek. Bu kapsamda mobilya üreticileri ve mobilya yan sanayisi temsilcilerinin bağlantı ve sabitleme teknolojilerine doğrudan ulaşması ve yeni tedarik ilişkileri geliştirmesi amaçlanıyor.</p>

<p><strong>Uluslararası alıcılar için yeni iş fırsatları</strong></p>

<p>Fuarın 2026 edisyonunda uluslararası ziyaretçi ve profesyonel alıcı sayısının artırılması, katılımcı firmaların yeni ihracat pazarlarına ulaşması ve farklı sanayi kollarıyla yeni ticari bağlantılar kurması hedefleniyor.</p>

<p>Bu doğrultuda Avrupa Bağlantı Elemanları Distribütörleri Birliği (EFDA) bünyesinden gelecek alım heyetleri İstanbul’da ağırlanacak. Bunun yanı sıra Çelik İhracatçıları Birliği (ÇİB) iş birliğiyle İtalya, İspanya, Almanya ve İngiltere’den gelecek profesyonel satın almacılar da fuarda katılımcı firmalarla bir araya gelecek.</p>

<p>Uluslararası alım heyetleri kapsamında gerçekleştirilecek görüşmelerle Türk üreticilerin küresel satın alma profesyonellerine doğrudan ulaşması, yeni tedarik kanalları oluşturması ve ihracat odaklı iş birlikleri geliştirmesi amaçlanıyor.</p>

<p><strong>Önceki edisyonda uluslararası ziyaretçi sayısı yüzde 30 arttı</strong></p>

<p>Fastener Expo Eurasia’nın 2024 yılında Hardware Eurasia ile eş zamanlı düzenlenen önceki edisyonu, uluslararası katılım açısından önemli sonuçlara sahne oldu. İki fuar birlikte 18 ülkeden 341 katılımcı firmayı ve 92 ülkeden 11 bin 114 ziyaretçiyi ağırladı.</p>

<p>Toplam ziyaretçi sayısı içerisinde 91 ülkeden gelen 2 bin 309 uluslararası sektör profesyoneli yer alırken, uluslararası ziyaretçi sayısında bir önceki edisyona göre yüzde 30 artış kaydedildi. Organizasyon kapsamında ayrıca 400 kişilik uluslararası alım heyeti İstanbul’da ağırlandı.</p>

<p>2026 yılında ise yeni tedarikçi ve iş ortakları arayan profesyonel alıcıların fuara katılımının artırılması ve uluslararası ziyaretçi profilinin daha da genişletilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Fastener Expo Eurasia, bağlantı ve sabitleme elemanlarının sergilendiği bir ihtisas fuarı olmanın ötesinde; üretim teknolojileri, tedarik zinciri, ticaret ve uluslararası iş birliklerini aynı platformda buluşturan önemli bir sektör organizasyonu olarak öne çıkıyor.</p>

<p><strong>Fastener Expo Eurasia 17–20 Eylül tarihlerinde ziyaret edilebilecek</strong></p>

<p>Reed Tüyap Fuarcılık A.Ş. organizasyonunda ve BESİAD iş birliğiyle gerçekleştirilecek Fastener Expo Eurasia 2026, 17–19 Eylül tarihlerinde 10.00–18.00 saatleri arasında, 20 Eylül’de ise 10.00–17.00 saatleri arasında Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi, İstanbul’da ziyaret edilebilecek.</p>

<p>Fuarın, Türkiye’nin bağlantı ve sabitleme teknolojilerindeki üretim gücünü uluslararası alıcılarla buluşturması; sektör firmalarının ihracat kapasitesini geliştirmesine, yeni pazarlara erişmesine ve uzun vadeli ticari iş birlikleri oluşturmasına katkı sağlaması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/fastener-expo-eurasia-2026-baglanti-ve-sabitleme-sektorunu-istanbulda-bir-araya-getirecek</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 14:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1788767278-fastener-expo-eurasia-1-jpg.jpeg" type="image/jpeg" length="54782"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[GAİB Koordinatör Başkanı Mete Akcan’dan OVP’ye güçlü destek]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/gaib-koordinator-baskani-mete-akcandan-ovpye-guclu-destek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/gaib-koordinator-baskani-mete-akcandan-ovpye-guclu-destek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek tarafından açıklanan, Türkiye ekonomisinin önümüzdeki üç yıllık dönemine ilişkin hedef ve politikalarını ortaya koyan Orta Vadeli Program (OVP), Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri (GAİB) tarafından olumlu karşılandı.</strong></p>

<p>GAİB Koordinatör Başkanı Mete Akcan, OVP’nin enflasyonla mücadeledeki kararlılığı güçlendirmesinin yanı sıra üretim, yatırım, istihdam ve ihracatı odağına alan yaklaşımıyla Türkiye ve bölge ekonomisinin sürdürülebilir büyümesine önemli katkı sağlayacağını belirtti.</p>

<p><strong>“İhracatçının rekabet gücünü destekleyecek”</strong></p>

<p>OVP’de ortaya konulan makroekonomik hedefleri değerlendiren Mete Akcan, programın ekonomik istikrarın güçlendirilmesi ve üretim-ihracat eksenli büyümenin sürdürülebilir hale getirilmesi açısından önemli bir yol haritası sunduğunu ifade etti.</p>

<p>Akcan, “2027-2029 dönemini kapsayan yeni Orta Vadeli Program, ekonomik istikrarın daha da güçlendirilmesi, sürdürülebilir büyümenin desteklenmesi ve üretim ile ihracat odaklı kalkınma hedeflerinin ileri taşınması açısından önemli bir çerçeve ortaya koyuyor. Programda büyümenin 2026’da yüzde 3,3 seviyesinden 2027’de yüzde 4,2’ye, 2028’de yüzde 4,6’ya ve 2029’da yüzde 5’e yükselmesi hedefleniyor. Mal ihracatımızın ise 2027’de 292 milyar dolar, 2028’de 302,5 milyar dolar ve 2029 sonunda 316 milyar dolara ulaşması öngörülüyor” dedi.</p>

<p>Program döneminin sonunda enflasyonun tek haneli seviyelere indirilmesinin hedeflenmesinin de ekonomik öngörülebilirlik açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akcan, bu hedefin güven ortamının güçlendirilmesine katkı sağlayacağını söyledi.</p>

<p>Akcan, ihracatçıların önümüzdeki dönemde küresel rekabet güçlerini koruyabilmeleri için finansmana erişimin kolaylaştırılması, üretim kapasitesinin desteklenmesi ve yatırım ortamının güçlendirilmesinin önemine işaret ederek, “Belirlenen ekonomik hedeflere ulaşılmasında ihracatçılarımızın rekabet gücünün korunması ve üretimin sürdürülebilir şekilde desteklenmesi kritik önem taşıyor. Türk dış ticaret ailesi olarak bizler de yüksek katma değerli üretim, yeşil ve dijital dönüşüm ve yeni pazarlara açılma hedefleri doğrultusunda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ekonomi yönetimine teşekkür</strong></p>

<p>OVP’nin hazırlanması ve hayata geçirilmesinde katkı sunan kurumlara teşekkür eden Akcan, Türkiye’nin üretim ve ihracat kapasitesinin geliştirilmesine yönelik politikaların iş dünyası açısından önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p>Akcan açıklamasında, “Üretimin, istihdamın ve ihracatın yanında duran bu vizyoner çalışmanın hazırlanmasına ve hayata geçirilmesine liderlik eden başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz’a, Hazine ve Maliye Bakanımız Mehmet Şimşek’e, ekonomi yönetimimizin tüm mensuplarına ve programın hazırlanmasında emeği bulunan kurumlarımıza Güneydoğu Anadolu ihracat ailesi adına teşekkür ve şükranlarımızı sunuyorum” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/gaib-koordinator-baskani-mete-akcandan-ovpye-guclu-destek</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 13:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/mete-akcan.png" type="image/jpeg" length="88129"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
