<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Fuar Dergisi</title>
    <link>https://www.fuardergisi.com.tr</link>
    <description>Fuar Dergisi, ulusal ve uluslararası fuarlar, sektörel yenilikler ve ekonomi dünyasındaki en önemli gelişmeleri takip eden profesyoneller için kapsamlı analizler, röportajlar ve özel haberler sunar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>"Türkiye'nin ilk ve tek ulusal Fuar, Kongre ve Festival dergisi</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 27 Aug 2026 21:43:23 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mustafa Tecdelioğlu, İSO Meclis Başkanlığına Adaylığını Açıkladı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/mustafa-tecdelioglu-iso-baskanligina-adayligini-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/mustafa-tecdelioglu-iso-baskanligina-adayligini-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p><strong>Mustafa Tecdelioğlu, ekim ayında gerçekleştirilecek İstanbul Sanayi Odası seçimlerinde Meclis Başkanlığına aday olduğunu açıkladı. Fuar Dergisi Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Güneş’e konuşan Tecdelioğlu, seçilmesi hâlinde İSO üyelerinin sesini daha güçlü duyuran, katılımcı ve çözüm odaklı bir meclis yapısı oluşturmayı hedeflediğini söyledi.</strong></p>

<p>İstanbul Sanayi Odasında seçim süreci hareketlenmeye başladı. İş dünyasının önemli isimlerinden Mustafa Tecdelioğlu, ekim ayında yapılması planlanan İSO seçimlerinde Meclis Başkanlığına aday olduğunu kamuoyuna duyurdu.</p>

<p><strong>Fuar Dergisi Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Güneş’e </strong>açıklamalarda bulunan Tecdelioğlu, İstanbul sanayisinin üretim, ihracat, istihdam ve küresel rekabet gücünün artırılmasına katkı sağlayacak çalışmalar yürüteceklerini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Göreve seçilmesi hâlinde İSO Meclisini üyelerin görüş ve taleplerinin etkin biçimde gündeme taşındığı, sektörlerin sorunlarının kapsamlı şekilde değerlendirildiği ve çözüm önerilerinin geliştirildiği güçlü bir istişare platformuna dönüştürmeyi hedeflediğini ifade etti.</p>

<p>Tecdelioğlu, sanayicilerin finansmana erişim, artan üretim maliyetleri, nitelikli iş gücü, dijital dönüşüm, yeşil dönüşüm ve uluslararası rekabet gibi başlıklarda yaşadığı sorunların yakından takip edilmesi gerektiğine dikkat çekti.</p>

<p>İSO Meclisinin sanayicilerin ortak aklını temsil eden önemli bir yapı olduğunu vurgulayan Tecdelioğlu, seçim sürecinin İstanbul sanayisine ve İstanbul Sanayi Odası üyelerine hayırlı olmasını diledi.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/mustafa-tecdelioglu-iso-baskanligina-adayligini-acikladi</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 19:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/cetin-civata-son-iki-yilda-20-milyon-dolar-yatirim-yapti-3j.jpeg" type="image/jpeg" length="91889"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ATO ile Lokman Hekim Üniversitesi arasında iş birliği protokolü]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ato-ile-lokman-hekim-universitesi-arasinda-is-birligi-protokolu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ato-ile-lokman-hekim-universitesi-arasinda-is-birligi-protokolu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ankara Ticaret Odası (ATO) ile Lokman Hekim Üniversitesi arasında; eğitim, araştırma, sağlık, nitelikli insan kaynağının geliştirilmesi ve toplumsal farkındalığın artırılması gibi farklı alanlarda ortak çalışmalar yürütülmesini kapsayan iş birliği protokolü imzalandı.</strong></p>

<p>ATO Başkanlık Makamı’nda düzenlenen imza töreninde protokole ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran ile Lokman Hekim Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Dr. Mehmet Altuğ imza attı. Törende ATO Genel Sekreteri Ahmet Güran, Lokman Hekim Üniversitesi Genel Sekreteri Ahmet Rıza Balım ve Av. Cansu İnaltun Yıldız da yer aldı.</p>

<p>ATO Başkanı Gürsel Baran, üniversitelerin akademik birikimi ile iş dünyasının deneyimi ve üretim gücünün bir araya getirilmesinin Ankara’nın gelişimi açısından önemli olduğunu belirtti. Protokol kapsamında somut projeler, eğitim programları, araştırmalar ve girişimcilik çalışmalarının hayata geçirilmesini hedeflediklerini ifade eden Baran, “Bilginin ekonomiye, bilimin üretime, gençlerin istihdama daha güçlü bağlarla bağlandığı bir Ankara hedefliyoruz” dedi.</p>

<p><strong>Ankara’nın geleceğine yatırım</strong></p>

<p><img alt="A T O 6952 2" class="detail-photo img-fluid" height="1807" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/a-t-o-6952-2.jpg" width="2048" /></p>

<p>Üniversitelerle gerçekleştirilen iş birliklerini Ankara’nın geleceğine yönelik önemli bir yatırım olarak değerlendiren Baran, imzalanan protokolün yalnızca kâğıt üzerinde kalmaması, ortak projelere ve toplumsal fayda sağlayan çalışmalara dönüşmesi gerektiğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Lokman Hekim Üniversitesi’nin akademik kapasitesi ile ATO’nun iş dünyası deneyimi ve geniş üye ağının bir araya gelmesinin hem Ankara hem de Türkiye açısından değer yaratacağına dikkat çeken Baran, iki kurum arasındaki iş birliğinin uzun vadeli ve aktif bir yapıya dönüşmesini amaçladıklarını kaydetti.</p>

<p><strong>Üniversite-sanayi iş birliği kalkınmayı destekliyor</strong></p>

<p>Günümüzde ekonomik kalkınmanın yalnızca sermaye ve doğal kaynaklarla değil, bilginin üretilmesi ve teknoloji, ürün ve katma değere dönüştürülmesiyle de şekillendiğini belirten Baran, nitelikli insan kaynağının bu süreçte kritik bir rol üstlendiğini söyledi.</p>

<p>Üniversite ve iş dünyası arasındaki güçlü bağların bilimsel çalışmaların gerçek sektör ihtiyaçlarıyla buluşmasını sağladığını ifade eden Baran, bu iş birliklerinin öğrencilerin çalışma hayatının gerektirdiği yetkinliklerle yetişmesine ve akademik araştırmaların ekonomik ve toplumsal değere dönüşmesine katkı sunduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="A T O 6974 2" class="detail-photo img-fluid" height="1397" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/a-t-o-6974-2.jpg" width="2048" /></p>

<p><strong>Sağlık sektörüne stratejik vurgu</strong></p>

<p>Ankara’nın üniversiteleri, araştırma merkezleri, sağlık kuruluşları, teknoparkları, sanayi altyapısı ve nitelikli insan kaynağıyla bilim, sağlık ve teknoloji alanlarında önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirten Baran, Lokman Hekim Üniversitesi’nin de bu ekosistem içerisinde önemli bir konumda bulunduğunu söyledi.</p>

<p>Sağlık sektörünün yalnızca insan hayatı açısından değil; bilim, teknoloji, girişimcilik, üretim ve ihracat bakımından da stratejik önem taşıdığını vurgulayan Baran, sağlık teknolojileri, biyoteknoloji, medikal cihazlar ve ilaç gibi alanlarda ilerlemenin akademik bilgi ile üretim kapasitesinin birlikte geliştirilmesine bağlı olduğunu ifade etti.</p>

<p>ATO olarak üniversitelerde ortaya çıkan bilimsel bilginin reel sektörde karşılık bulmasına önem verdiklerini belirten Baran, bu bilgi birikiminin yeni girişimlere, ürünlere ve teknolojilere dönüşmesini desteklemeyi amaçladıklarını söyledi.</p>

<p>Protokolle birlikte ATO Meslek Komiteleri ile Lokman Hekim Üniversitesi’nin ilgili akademik birimleri arasındaki iletişim ve iş birliğinin de güçlendirilmesi hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ato-ile-lokman-hekim-universitesi-arasinda-is-birligi-protokolu</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 19:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/a-t-o-6945-2.jpg" type="image/jpeg" length="37184"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Howden Türkiye’de üst düzey atama]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/howden-turkiyede-ust-duzey-atama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/howden-turkiyede-ust-duzey-atama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Sigorta ve reasürans sektöründe 20 yılı aşkın deneyime sahip Ülkem Gürdeniz, Howden Türkiye ve Orta Asya Marine, Lojistik &amp; Kargo Branşı Managing Director’ü olarak göreve başladı. Gürdeniz, yeni görevinde Howden’ın Marine, Lojistik &amp; Kargo alanındaki bölgesel yapılanmasına liderlik ederken, şirketin bu alandaki büyüme hedeflerinin geliştirilmesine de katkı sağlayacak.</strong></p>

<p>Howden Türkiye, Marine, Lojistik &amp; Kargo alanındaki yapılanmasını Türkiye ve Orta Asya’yı kapsayacak şekilde genişletiyor. Yeni yapılanmayla birlikte özellikle Tekne ve Deniz Sorumluluk Sigortaları başta olmak üzere teknik uzmanlığın daha da geliştirilmesi, müşterilere sunulan çözüm kapasitesinin artırılması ve uluslararası piyasalara erişimin güçlendirilmesi amaçlanıyor.</p>

<p>Bu yapılanmanın yönetimini üstlenen Ülkem Gürdeniz, Türkiye ve Orta Asya’daki Marine, Lojistik &amp; Kargo faaliyetlerinin gelişimine liderlik edecek. Gürdeniz ayrıca Howden Türkiye Yönetim Kurulu’nda da görev alacak.</p>

<p><i><strong>“Bölgesel büyüme hedeflerimiz açısından önemli bir adım”</strong></i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Atamaya ilişkin değerlendirmede bulunan Howden Türkiye CEO’su ve Yönetim Kurulu Başkanı Atınç Yılmaz, Ülkem Gürdeniz’in deneyiminin bölgesel yapılanmaya önemli katkı sağlayacağını belirtti.</p>

<p>Yılmaz, “Ülkem Gürdeniz’in Howden Türkiye ve Orta Asya ekibimize katılmasından büyük mutluluk duyuyoruz. Marine, Lojistik &amp; Kargo alanındaki yapılanmamızı güçlendirmek ve bu alandaki uzmanlığımızı daha ileri taşımak, bölgesel büyüme hedeflerimiz açısından önemli bir adım. Ülkem’in uzun yıllara dayanan sektör deneyimi, teknik uzmanlığı ve uluslararası piyasalara ilişkin bilgi birikiminin Howden’ın global yapısıyla birleşmesinin, müşterilerimize sunduğumuz hizmetlerde önemli bir değer yaratacağına inanıyorum” dedi.</p>

<p>Önümüzdeki dönemde özellikle Tekne ve Deniz Sorumluluk Sigortaları alanındaki yetkinliklerini geliştirmeye devam edeceklerini ifade eden Yılmaz, Türkiye ve Orta Asya’daki müşterilerin değişen ihtiyaçlarına yönelik çözüm seçeneklerini de çeşitlendireceklerini kaydetti.</p>

<p><i><strong>“Deneyimimizi Howden’ın global gücüyle birleştirmeyi hedefliyoruz”</strong></i></p>

<p>Yeni görevine ilişkin görüşlerini paylaşan Ülkem Gürdeniz ise Howden’ın global yapısı ile sahip olduğu sektör deneyimini bir araya getirerek bölgesel yapılanmanın gelişimine katkı sunmayı hedeflediğini söyledi.</p>

<p>Gürdeniz, “Howden’a katılmaktan ve Türkiye ile Orta Asya’yı kapsayan Marine, Lojistik &amp; Kargo yapılanmasının liderliğini üstlenmekten büyük mutluluk duyuyorum. Kariyerim boyunca edindiğim sektör deneyimini Howden’ın global yapısı ve uluslararası piyasalardaki güçlü kapasitesiyle bir araya getirecek olmak benim için heyecan verici” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Yeni dönemde öncelikli hedeflerinin özellikle Tekne ve Deniz Sorumluluk Sigortaları alanındaki teknik yetkinlikleri geliştirmek ve müşterilere ihtiyaçlarına uygun kapsamlı çözümler sunmak olduğunu belirten Gürdeniz, ekip içinde güçlü bir iş birliği kültürü oluşturmayı ve Marine, Lojistik &amp; Kargo alanında sürdürülebilir büyümeye odaklanacaklarını dile getirdi.</p>

<p><strong>Marine ve özel risklerde 20 yılı aşkın deneyim</strong></p>

<p>Dokuz Eylül Üniversitesi Denizcilik İşletmeleri Yönetimi Bölümü’nden mezun olan Ülkem Gürdeniz, İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde Ekonomi Hukuku alanında yüksek lisans yaptı. Kariyerine 2004 yılında sigorta ve reasürans brokerliği alanında başlayan Gürdeniz, deniz sigortaları ve özel riskler alanında üstlendiği farklı görevlerle 20 yılı aşkın sektör deneyimi kazandı.</p>

<p>2019 yılında genel müdür yardımcılığı görevine getirilen Gürdeniz, 2023 yılından bu yana genel müdür olarak görev yaptı.</p>

<p>Kariyeri boyunca P&amp;I, Tekne ve Makine, Harp ve Grev Riskleri, Gemi İnşa Riskleri ile çeşitli sorumluluk sigortaları başta olmak üzere deniz sigortacılığının farklı branşlarında uzmanlaşan Gürdeniz; uluslararası sigorta plasmanları, karmaşık hasar yönetimi ve müzakereleri, iş geliştirme ve müşteri ilişkileri yönetimi alanlarında da kapsamlı deneyim edindi.</p>

<p>Londra ve Batı Avrupa piyasaları başta olmak üzere uluslararası reasürörler ve global broker ağlarıyla yürüttüğü çalışmalar sayesinde güçlü bir uluslararası piyasa bilgisi ve geniş bir iş ağı oluşturan Gürdeniz, yeni görevinde bu deneyimini Howden’ın global kapasitesiyle birleştirerek Türkiye ve Orta Asya’daki Marine, Lojistik &amp; Kargo faaliyetlerinin gelişimine katkı sağlayacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/howden-turkiyede-ust-duzey-atama</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 19:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/howden.png" type="image/jpeg" length="77395"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sabiha Gökçen’de misafir deneyiminde yeni dönem]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/sabiha-gokcende-misafir-deneyiminde-yeni-donem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/sabiha-gokcende-misafir-deneyiminde-yeni-donem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Uluslararası Havalimanı, misafir deneyimini tüm temas noktalarında geliştirmek amacıyla “Sen Varsan ISG” Türk Misafirperverliği Eğitim Programı’nı hayata geçirdi. Temmuz ayında başlayan eğitimlerle, yolcularla doğrudan iletişim kuran çalışanların iletişim, empati, çözüm odaklı yaklaşım ve zorlayıcı durumları yönetme yetkinliklerinin geliştirilmesi hedefleniyor.</strong></p>

<p>ISG Misafir Deneyimi Ekibi tarafından uçtan uca tasarlanan program, güvenlikten bagaja, yeme-içme alanlarından pasaport ve biniş noktalarına kadar havalimanı ekosistemindeki tüm kritik temas noktalarını kapsıyor. Saha operasyonlarında karşılaşılan gerçek olay ve deneyimlerden yola çıkılarak hazırlanan eğitimler, vaka analizleri ve simülasyonlarla destekleniyor. Program kapsamında, yolcularla ilk teması kuran çalışanların problem çözme reflekslerinin güçlendirilmesi, seyahat stresinin azaltılması ve misafir memnuniyetinin sürdürülebilir hale getirilmesi amaçlanıyor.</p>

<p><strong>“Sen” vurgusuyla hizmet kültürünün merkezinde çalışan yer alıyor</strong></p>

<p>Havalimanının dinamik operasyon yapısına özel olarak geliştirilen program; terminalde yolcularla doğrudan temas eden Güvenlik ve Temizlik Hizmetleri, Danışma Masaları, Kayıp Eşya Ofisi, Otopark, ISG Airport Hotel ile Duty Free ve F&amp;B outlet çalışanlarını ortak bir misafir deneyimi vizyonu etrafında buluşturuyor.</p>

<p>“Sen Varsan ISG” yaklaşımı, hizmet kalitesini bireysel sorumlulukla bir araya getirirken, oluşturulmak istenen hizmet kültürünün merkezine çalışanları yerleştiriyor.</p>

<p><strong>Eğitimlerin odağında Türk misafirperverliği bulunuyor</strong></p>

<p><img alt="1787825629 Sen Varsan I S G 1" class="detail-photo img-fluid" height="1615" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/1787825629-sen-varsan-i-s-g-1.jpg" width="2423" /></p>

<p>Yıllık 50 milyona yaklaşan yolcu trafiğiyle Türkiye ve Avrupa’nın önemli havalimanlarından biri olan ISG, operasyonel başarısını çalışanlarının hizmet yetkinliklerini geliştirerek destekliyor.</p>

<p>Türk misafirperverliği anlayışı temelinde hazırlanan eğitimlerde empati, aktif dinleme, kriz ve zor durum yönetimi ile çözüm odaklı iletişim becerilerinin geliştirilmesine odaklanılıyor. Yolcu deneyimine katkı sunan farklı ekiplerin de dahil edildiği program, havalimanındaki tüm temas noktalarında ortak bir hizmet anlayışının oluşturulmasını amaçlıyor.</p>

<p>“Sen Varsan ISG”, ISG’nin 2008 yılından bu yana yatırımcısı ve işletmecisi olan Malezya Havalimanları Holdings Berhad’ın (MAHB) “Neşeli Bağlantılara Ev Sahipliği Yapmak” mottosuyla uyumlu olarak Malezya’daki havalimanlarında uygulanan “Host Culture” eğitimlerinden ilham alıyor. Programın içeriği ise ISG Misafir Deneyimi Ekibi tarafından Sabiha Gökçen Havalimanı’nın operasyonel yapısı ve yolcu profiline uygun biçimde yerelleştirildi.</p>

<p><strong>Gerçek saha deneyimleri eğitimlere yansıyor</strong></p>

<p>Eğitimlerde yalnızca teorik bilgilerle sınırlı kalınmıyor; terminal operasyonlarında yaşanan gerçek olaylar, geçmiş yolcu geri bildirimleri ve karşılaşılan zorlayıcı durumlara ilişkin senaryolar da ele alınıyor.</p>

<p>Beklenmedik aksaklıklar karşısında yolcuyla temas eden her çalışanın sorumluluk alması, doğru iletişim kurması ve çözüm odaklı bir yaklaşım sergileyerek yolcuya güven vermesi hedefleniyor. Böylece yolcuların havalimanının farklı noktalarında aynı güçlü hizmet ve misafirperverlik anlayışıyla karşılanması amaçlanıyor.</p>

<p>Bugüne kadar 500 kişinin eğitim aldığı programın önümüzdeki dönemde genişletilerek yaklaşık 2 bin çalışanın sürece dahil edilmesi planlanıyor. Eğitimi tamamlayan çalışanların, yaklaşımın kendi ekipleri içinde yaygınlaştırılmasına ve yeni çalışanların programa dahil edilmesine katkı sunması bekleniyor.</p>

<p>Bu doğrultuda “Sen Varsan ISG”, tek seferlik bir eğitim programının ötesine geçerek havalimanının tamamına yayılan uzun vadeli bir kurumsal kültür hareketi olarak konumlanıyor. Programı tamamlayan çalışanlara, ortak hizmet kültürünün bir parçası olduklarını simgeleyen katılım sertifikaları da veriliyor.</p>

<p><strong>Hanita Ahmad: “Türk misafirperverliğini ortak bir hizmet kültürüne dönüştürüyoruz”</strong></p>

<p>İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı Yönetici Direktörü Hanita Ahmad, “Sen Varsan ISG” programına ilişkin değerlendirmesinde, yolcu deneyiminin yalnızca operasyonel süreçlerden ibaret olmadığını belirterek, havalimanındaki her temasın misafirlerin deneyiminde önemli bir karşılığı bulunduğunu ifade etti.</p>

<p>Ahmad, Sabiha Gökçen’in Türkiye’nin en yoğun ikinci, Avrupa’nın ise en hızlı büyüyen havalimanlarından biri olduğunu belirterek, yoğun operasyon temposu ve yüksek yolcu trafiği içinde çalışanların iletişim ve hızlı yanıt verme becerilerinin kritik önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p>Ahmad, “Sen Varsan ISG” ile Türk misafirperverliğini, empatiyi ve çözüm odaklı yaklaşımı havalimanındaki tüm temas noktalarında ortak bir hizmet kültürüne dönüştürmeyi amaçladıklarını belirterek, bu kültürün en önemli taşıyıcılarının yolcularla her gün doğrudan iletişim kuran çalışanlar olduğunu söyledi. “Sen” ifadesinin merkeze alınmasının da kültürün sahipliğini çalışanlara verdiğini belirten Ahmad, ekiplerin katkısıyla operasyonel performansı insan odaklı hizmet anlayışıyla daha da güçlendirmeye devam edeceklerini ifade etti.</p>

<p><strong>Yolcu deneyiminde kapsayıcı hizmet anlayışı</strong></p>

<p><img alt="1787824983 Hanita Ahmad 1" class="detail-photo img-fluid" height="1288" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/1787824983-hanita-ahmad-1.jpg" width="2120" /></p>

<p>“Sen Varsan ISG” programı, kapsayıcı bir hizmet yaklaşımını da odağına alıyor. Bu kapsamda, özel gereksinimli misafirlerin yolculukları sırasında daha kolay fark edilmesi ve ihtiyaç duydukları desteğe daha hızlı ulaşabilmesi amacıyla görünmeyen engelliliklere yönelik pembe renkli “Sevgi Rozeti” uygulaması başlatıldı.</p>

<p>Özel gereksinimli bireyler, havalimanındaki danışma bankolarından ücretsiz olarak temin edebilecekleri rozetleri kıyafetlerinin görünür bir bölümünde taşıyarak eğitimli terminal çalışanları tarafından daha kolay fark edilebiliyor. Böylece ihtiyaçlarına uygun desteğe daha hızlı ulaşmaları ve biniş kapısına kadar daha etkin biçimde yönlendirilmeleri amaçlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sevgi rozetlerinin daha küçük boyutlu pin versiyonları ise boyun ipi ve yakalarında taşınmak üzere “Sen Varsan ISG” eğitimini tamamlayan çalışanlara veriliyor. Bu uygulamayla yolcu ve çalışanlar arasında etkin bir farkındalık ve iletişim mekanizması oluşturulması, çalışanların özel gereksinimleri daha kolay fark ederek uygun yönlendirme ve desteği sunabilmesi hedefleniyor.</p>

<p>İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, “Sen Varsan ISG” programıyla operasyonel mükemmeliyetin yanı sıra yolcuların kendilerini anlaşılmış ve güvende hissettiği bir hizmet deneyimini sürekli geliştirmeyi amaçlıyor. Program sayesinde havalimanı ekosistemindeki farklı paydaşların ortak katkısıyla misafirperverlik ve yolcu odaklı hizmet anlayışının tüm temas noktalarında kalıcı ve sürdürülebilir hale getirilmesi hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/sabiha-gokcende-misafir-deneyiminde-yeni-donem</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 19:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/1787825630-sen-varsan-i-s-g-2.jpg" type="image/jpeg" length="82253"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Royal Canin Türkiye'de 10. yılını kutluyor: 6,4 milyon kedi ve köpeğe ulaştı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/royal-canin-turkiyede-10-yilini-kutluyor-64-milyon-kedi-ve-kopege-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/royal-canin-turkiyede-10-yilini-kutluyor-64-milyon-kedi-ve-kopege-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Royal Canin, Türkiye'deki faaliyetlerinin 10. yılında hayvan sağlığı, veteriner hekimlik eğitimi ve sosyal sorumluluk alanlarında gerçekleştirdiği çalışmaların sonuçlarını açıkladı. Şirket, son 10 yılda 3,4 milyonu sahipsiz hayvanlar olmak üzere toplam 6,4 milyon kedi ve köpeğe ulaştığını bildirdi.</strong></p>

<p>Royal Canin, Türkiye'deki 10. faaliyet yılını “Hayvan Sağlığını Dönüştüren 10 Yıl. Bir Ömür Süren Bağlılık” temasıyla kutluyor. Şirket, Türkiye'deki çalışmalarını 2016 yılında kendi organizasyonuyla yürütmeye başlarken, geçen 10 yıllık süreçte hayvan sağlığının yanı sıra eğitim ve sosyal fayda odaklı projelerini de sürdürdü.</p>

<p>Şirketin verilerine göre, son 10 yılda ulaşılan 6,4 milyon kedi ve köpeğin 3,4 milyonunun sağlığı beslenme çözümleriyle desteklendi. Bunun yanı sıra yaklaşık 30 bin yavru kedi ve köpeğin gelişimine katkı sağlanırken, 60 bin hasta hayvanın tedavi sürecinde beslenme yönetimine yönelik destek sunuldu.</p>

<p><strong>300'ü aşkın ürünle farklı ihtiyaçlara yönelik çözümler</strong></p>

<p>Royal Canin, Türkiye'de 300'ü aşkın üründen oluşan portföyüyle kedi ve köpeklerin yaş, yaşam evresi ve sağlık durumlarına göre farklılaşan beslenme ihtiyaçlarına yönelik çözümler sunuyor.</p>

<p>Veteriner hekim Jean Cathary tarafından 1968 yılında kurulan şirket, dünya genelinde 58 yılı aşkın süredir kedi ve köpeklerin beslenme ihtiyaçları üzerine çalışmalar yürütüyor. Türkiye'de ise daha önce distribütör aracılığıyla sürdürülen faaliyetler, 2016'dan bu yana şirketin kendi organizasyonu tarafından gerçekleştiriliyor. Royal Canin'in Türkiye faaliyetlerinde veteriner hekimler, öğrenciler ve hayvan sağlığı alanında çalışan profesyonellere yönelik eğitim programları da önemli bir yer tutuyor.</p>

<p><strong>400 etkinlikle 30 bin paydaşa ulaştı</strong></p>

<p>Royal Canin'in Türkiye'deki eğitim çalışmaları kapsamında son 10 yılda yaklaşık 10 bin veteriner fakültesi öğrencisine ulaşıldı. Üniversitelerle yapılan iş birliklerinin yanı sıra Masters of Tomorrow (MOT) programı ve Bursa Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi bünyesinde hayata geçirilen Klinik Beceri Laboratuvarı ile öğrencilerin akademik bilgilerini uygulamalı eğitimlerle pekiştirmelerine yönelik çalışmalar gerçekleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şirket, aynı dönemde yaklaşık 12 bin veteriner hekime ulaşırken, Türkiye genelindeki 15 bin veteriner kliniği ve pet shop ile bilgi paylaşımı gerçekleştirdi. Yaklaşık 70 bilimsel kongrenin yanı sıra toplam 400 eğitim ve etkinlikte veteriner hekimlerle bir araya gelen Royal Canin, mesleki gelişim ve bilgi paylaşımına yönelik çalışmalarını sürdürdü.</p>

<p><strong>“Bilimsel birikimimizi Türkiye'deki çalışmalarımızla buluşturduk”</strong></p>

<p>Royal Canin Avrasya Bölgesi Genel Müdürü Aslı Çelikkol, şirketin Türkiye'deki 10 yıllık faaliyetlerini değerlendirirken, küresel bilgi birikimini yerel çalışmalarla bir araya getirdiklerini belirtti.</p>

<p>Çelikkol, “Royal Canin olarak 58 yılı aşkın küresel bilimsel birikimimizi Türkiye'deki çalışmalarımızla bir araya getirerek, son 10 yılda kedi ve köpek sağlığı ile veteriner hekimlik alanlarında çeşitli çalışmalar gerçekleştirdik. Veteriner hekimler, pet shoplar, hayvan sağlığı ve bakımı profesyonelleri ve hayvan sahipleriyle yürüttüğümüz çalışmalar bu dönemin önemli parçalarını oluşturdu” dedi.</p>

<p>Önümüzdeki dönemde eğitim ve destek programlarının kapsamını genişletmeyi hedeflediklerini ifade eden Çelikkol, daha fazla kedi ve köpeğin sağlıklı bir yaşam sürmesine katkı sunmayı amaçladıklarını kaydetti.</p>

<p><strong>200 ton mama desteğiyle yaklaşık 3 milyon sahipsiz hayvana ulaşıldı</strong></p>

<p>Royal Canin Türkiye'nin sosyal sorumluluk çalışmaları da 10 yıllık faaliyet döneminin önemli başlıklarından biri oldu. Şirket, Türkiye genelindeki barınaklar ve sivil toplum kuruluşları aracılığıyla yaklaşık 200 ton mama bağışında bulundu. Bu destekler sayesinde yaklaşık 3 milyon sahipsiz hayvana ulaşıldığı belirtildi. Deprem ve yangın gibi olağanüstü durumlarda da hayvanların beslenme ihtiyaçlarına yönelik destek sağlandı.</p>

<p>Şirket ayrıca AKUT, Arama Kurtarma Köpekleri Derneği (AKKD), Pulsar Arama Kurtarma ve Yardım Derneği ile SAR Arama Kurtarma ve Acil Yardım Derneği ile yürüttüğü iş birlikleri kapsamında yaklaşık 30 arama-kurtarma köpeğinin eğitim ve beslenme süreçlerine katkı sundu.</p>

<p>Rehber Köpekler Derneği ile gerçekleştirilen çalışmalarla görme engelli bireylerin hayatını kolaylaştıran rehber köpeklerin yetiştirilmesine destek verilirken; HEPAD, Kurtaran Ev, HİPDER, TURMEPA, Toplum Gönüllüleri Vakfı ve Koruncuk Vakfı gibi sivil toplum kuruluşlarıyla da farklı sosyal fayda projeleri hayata geçirildi.</p>

<p><strong>“Eğitim, bilimsel iş birlikleri ve sosyal faydayı güçlendireceğiz”</strong></p>

<p>Royal Canin Avrasya Bölgesi Kurumsal İlişkiler Direktörü Tuba Güven Saraçoğlu ise şirketin Türkiye'deki 10 yıllık faaliyetlerinin temelinde hayvan sağlığının yanı sıra bilgi paylaşımı ve toplumsal fayda yaklaşımının bulunduğunu ifade etti.</p>

<p>Saraçoğlu, “10 yıldır Türkiye'de ‘Hayvanlar için daha iyi bir dünya’ vizyonuyla hareket ediyoruz. Kedi ve köpeklerin sağlığını desteklemenin yanı sıra veteriner hekimlerin gelişimine katkı sunmak, hayvan sahiplerinin doğru bilgiye erişimini desteklemek ve toplumsal fayda üretmek çalışmalarımızın temel başlıkları arasında yer alıyor” diye konuştu.</p>

<p>Gelecek dönemde eğitim yatırımlarının, bilimsel iş birliklerinin ve sosyal fayda projelerinin daha da güçlendirileceğini belirten Saraçoğlu, “Önümüzdeki dönemde de eğitim yatırımlarımızı, bilimsel iş birliklerimizi ve sosyal fayda projelerimizi güçlendirerek hayvanlar, insanlar ve çevre için kalıcı değer üretmeye devam edeceğiz” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/royal-canin-turkiyede-10-yilini-kutluyor-64-milyon-kedi-ve-kopege-ulasti</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 18:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/gorsel-16.png" type="image/jpeg" length="76276"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TÜKİD Başkanı Taha Keresteci: “Yeni Nesil Kırtasiye” için düğmeye basıldı!]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/tukid-baskani-taha-keresteci-yeni-nesil-kirtasiye-icin-dugmeye-basildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/tukid-baskani-taha-keresteci-yeni-nesil-kirtasiye-icin-dugmeye-basildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye genelinde faaliyet gösteren yaklaşık 8 bin kırtasiyenin 500’e yakınının “Yeni Nesil Kırtasiye” anlayışını benimsediğini belirten Tüm Kırtasiyeciler Derneği (TÜKİD) Yönetim Kurulu Başkanı Taha Keresteci, önümüzdeki 5 yıl içerisinde bu modelin binlerce mağazaya yayılmasını hedeflediklerini söyledi.</strong></p>

<p>Keresteci, kırtasiyeciliğin yalnızca okul sezonuyla sınırlı bir sektör olmadığını, ofisten günlük yaşama kadar geniş bir kullanım alanına sahip olduğunu vurguladı. Sektörün üretim, ithalat, ihracat ve mağazacılık tarafında sürekli dönüşüm geçirdiğine dikkat çeken Keresteci, yeni nesil mağazacılık modelinin de bu değişimin önemli bir parçası olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>“Kırtasiyeciliği Yalnızca Okulla Sınırlamamak Gerekiyor”</strong></p>

<p>2026 yılına İstanbul Kırtasiye Fuarı ve hazırlıklarıyla başladıklarını belirten Keresteci, sektörün hayatın pek çok alanında tüketiciyle buluştuğunu söyleyen Keresteci, “2026 yılına İstanbul Kırtasiye Fuarı ve hazırlıklarıyla yaklaşık dokuz aylık bir çalışma süreciyle başladık. Biz her ne kadar ‘okula dönüş’ dönemiyle anılan bir sektör olsak da aslında hayatın her alanındayız. Bugün ofiste, okulda ve günlük yaşamın pek çok noktasında kırtasiye ürünleri kullanılıyor. Dolayısıyla kırtasiyeciliği yalnızca okulla sınırlamamak gerekiyor.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Türkiye’nin kırtasiye üretimindeki güçlü konumuna da değinen Keresteci, “İthalat ve imalat tarafında Türkiye’ye baktığımızda, Uzak Doğu’dan sonra dünyada en fazla kırtasiye ürünü üreten ülkelerden biriyiz. Genel dağılım içerisinde yaklaşık yüzde 40’lık bir üretim gücümüz bulunuyor. İthalat ve imalat süreçlerinde sektör kendini sürekli yeniliyor ve geliştiriyor. Tamamen yenilikler üzerinden ayakta duran dinamik bir sektörden bahsediyoruz.” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Geniş Ürün Çeşitliliği Sektöre Güç Katıyor</strong></p>

<p>Türkiye’nin yalnızca üretim kapasitesiyle değil, ürün çeşitliliğiyle de öne çıktığını belirten Keresteci, farklı tüketici gruplarına hitap eden geniş ürün yelpazesinin sektörün önemli avantajlarından biri olduğunu söyledi.</p>

<p>TÜKİD Başkanı, “Türkiye, Uzak Doğu’dan sonra en fazla kırtasiye ürünü üreten ve satan ülkelerden biri olmasının yanı sıra ürün çeşitliliği açısından da oldukça güçlü bir konumda. Bu bizim için büyük bir gurur. Hem ofis kullanıcılarına hem de öğrencilere geniş bir ürün yelpazesi sunmak, onların farklı ürünleri deneyimleyerek motivasyonlarını ve eğitim süreçlerini desteklemelerine katkı sağlamak bizleri mutlu ediyor.” diye konuştu.</p>

<p><strong>İhracatta Hedef Pazar Avrupa</strong></p>

<p>Kırtasiye sektörünün ihracat performansında Avrupa pazarının özel bir öneme sahip olduğunu belirten Keresteci, “İhracat açısından baktığımızda, ilk akla Orta Doğu gelse de Avrupa bizim için çok daha önemli bir pazar. Ürün çeşitliliği ve kalite açısından Çin’den sonraki en güçlü alternatiflerden biri olmamız, Avrupa pazarındaki konumumuzu güçlendiriyor. Türkiye olarak yaklaşık 55 ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz ve bunun önemli bir bölümünü Avrupa ülkeleri oluşturuyor.” dedi.</p>

<p>Ancak sektörün küresel ve bölgesel gelişmelerden etkilendiğini de ifade eden Keresteci, artan hammadde maliyetleri, bölgedeki savaşlar ve döviz kurlarındaki hareketliliğin ihracat üzerinde baskı oluşturduğunu belirterek, “Ancak artan hammadde maliyetleri, bölgemizdeki savaş ortamı ve kurdaki gelişmeler nedeniyle ihracatta belirli bir düşüş yaşıyoruz. Buna rağmen ürün çeşitliliğimizin sağladığı avantaj sayesinde sektörümüz gelişimini sürdürüyor.” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“İstanbul Kırtasiye Fuarı Yeniden Doğdu”</strong></p>

<p>İstanbul Kırtasiye Fuarı’nın yeniden İstanbul Fuar Merkezi’ne taşınmasının sektöre önemli bir ivme kazandırdığını belirten Keresteci, geçtiğimiz yıl düzenlenen 32. Kırtasiye Fuarı’nın sektör açısından bir dönüm noktası olduğunu söyledi. Keresteci, “Geçtiğimiz yıl gerçekleştirdiğimiz 32. Kırtasiye Fuarı için ‘yeniden doğdu’ diyebiliriz. Fuarın yeniden İstanbul Fuar Merkezi’ne taşınması, yenilenen fuar alanıyla birlikte sektöre yeni bir heyecan kazandırdı.” dedi.</p>

<p>Son yıllarda hava koşulları, deprem ve bölgedeki savaş ortamı gibi çeşitli faktörlerin fuarları etkilediğini hatırlatan Keresteci, “Son iki-üç yılda hava koşulları, deprem ve bölgemizde yaşanan savaş ortamı gibi pek çok faktör fuarlarımızı arka arkaya etkiledi. Bu nedenle fuarın yeniden yer değiştirmesi ve yenilenen İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilmesi sektör açısından da önemli bir motivasyon oluşturdu.” diye konuştu.</p>

<p><strong>2027 Fuarı İçin Hedef: İki Kat Büyüme</strong></p>

<p>Geçtiğimiz yıl yaklaşık 10 bin metrekarelik alanda gerçekleştirilen fuarın 100’ün üzerinde katılımcıyı ağırladığını belirten Keresteci, özellikle yabancı ziyaretçi sayısındaki artışa dikkat çekerek, “Geçtiğimiz yıl yaklaşık 10 bin metrekarelik stant alanında fuarımızı gerçekleştirdik ve 100’ün üzerinde katılımcıyı ağırladık. Yurt dışından gelen ziyaretçi sayımız ise bir önceki yıla kıyasla yaklaşık iki kat arttı.” dedi.</p>

<p>2027 yılında fuarın mart ayının sonunda gerçekleştirileceğini belirten Keresteci, hedeflerinin fuarı yaklaşık iki kat büyütmek olduğunu söyledi ve “2027 yılında fuarımızı mart ayının sonunda gerçekleştireceğiz. Heyecanımız oldukça yüksek. Yaklaşık iki kat daha büyük bir metrekareye ulaşmayı hedefliyoruz. Firmalarımızın motivasyonu da yüksek. Geçen yıl oluşan heyecanla birlikte, önceki yıllarda fuara katılmayan firmalardan da bu yıl katılım yönünde ciddi bir talep olduğunu gözlemliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“Yeni Nesil Kırtasiyecilik 81 İle Yayılıyor”</strong></p>

<p>Sektördeki en önemli dönüşümlerden birinin mağazacılık anlayışında yaşandığını belirten Keresteci, “Yeni Nesil Kırtasiye” modelinin Türkiye’nin 81 iline yayıldığını söyledi. Artık yalnızca okul çevresinde konumlanan geleneksel kırtasiye mağazalarının yerine, farklı ihtiyaçları aynı çatı altında karşılayan yeni nesil yaşam alanlarının ortaya çıktığını belirten Keresteci, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yeni nesil kırtasiyecilik anlayışı, Türkiye’nin 81 iline yayılmış durumda. Artık yalnızca okul karşısında konumlanan geleneksel kırtasiyelerden değil, tamamen yenilenmiş mağazacılık anlayışından söz ediyoruz.”</p>

<p>Bu dönüşümün yalnızca mağazaların fiziksel yapısıyla sınırlı olmadığını belirten Keresteci, tüketici beklentilerinin de değiştiğine dikkat çekti. “Sektör ürün çeşitliliği, ithalat ve imalat açısından kendini sürekli yenilerken, mağazacılık anlayışımız da bu dönüşüme paralel olarak değişiyor. Bugün kitap, kırtasiye, oyuncak, hediyelik eşya ve kafenin bir arada bulunduğu yaşam alanları ortaya çıkıyor. Bu mekânlar aynı zamanda güvenli eğitim, çalışma ve sosyalleşme alanları olarak da değerlendiriliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Hedef Binlerce Mağazada Yeni Model</strong></p>

<p>Türkiye genelindeki yaklaşık 8 bin kırtasiyenin 500’e yakınının “Yeni Nesil Kırtasiye” modelini benimsediğini belirten Keresteci, önümüzdeki beş yıllık süreçte bu sayının binlerce mağazaya ulaşmasını hedeflediklerini ifade etti.</p>

<p>Bu dönüşümün tüketiciyle sektör arasındaki bağı güçlendireceğini belirten Keresteci, “Bu alanların sayısının artması, ithalat ve imalat yoluyla sektöre kazandırdığımız ürün çeşitliliğinin tüketiciyle buluşmasını sağlıyor. Özellikle mevcut ekonomik koşullarda bu kadar farklı ürünü üretmek ve ülkemize kazandırmak kolay değil. Bu ürünlerin modern mağazalar aracılığıyla tüketicilerle buluştuğunu görmek bizim için büyük bir gurur.” diye konuştu.</p>

<p>Keresteci, dönüşümün önemli adımlarından birinin de düzenlenecek 1. TÜKİD Perakende Zirvesi olacağını belirterek, zirvede mağazacılığın geleceğinden tüketici beklentilerindeki değişime kadar pek çok başlığın ele alınacağını söyledi.</p>

<p>“Mağazacılığın geleceği, tüketici beklentilerindeki değişim, kırtasiyelerin nasıl daha cazip hale getirilebileceği ve farklı yaş gruplarındaki tüketicilerin mağazalara nasıl çekilebileceği gibi konuları ele alacağız. Amacımız kırtasiyecilerimizi bu dönüşüm konusunda teşvik etmek.” dedi.</p>

<p>Yeni nesil mağazacılık anlayışının yaygınlaşmasıyla kırtasiye sektörünün yalnızca okul dönemiyle özdeşleşen bir alan olmaktan çıkarak, yılın tamamında tüketiciyle buluşan daha geniş bir yaşam ve perakende ekosistemine dönüşmesi hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ, RÖPORTAJLAR</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/tukid-baskani-taha-keresteci-yeni-nesil-kirtasiye-icin-dugmeye-basildi</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 18:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/m-r-z04626-j-p-g.jpeg" type="image/jpeg" length="65111"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rota Fuarcılık Türkiye/Mert Kaan Duman: “GastroShow ile Türkiye’nin Gastronomi Kültürünü Dünyaya Tanıtacağız”]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/rota-fuarcilik-turkiyemert-kaan-duman-gastroshow-ile-turkiyenin-gastronomi-kulturunu-dunyaya-tanitacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rota-fuarcilik-turkiyemert-kaan-duman-gastroshow-ile-turkiyenin-gastronomi-kulturunu-dunyaya-tanitacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gastronomi Turizmi Derneği (GTD) öncülüğünde, Turkuvaz Medya ve Rota Fuar iş birliğiyle 9-10 Ekim 2026 tarihlerinde İstanbul Taşyapı Etkinlik Merkezi’nde düzenlenecek GastroShow 2026’nın tanıtım toplantısı, Crowne Plaza Harbiye’de gerçekleştirilen basın kahvaltısıyla yapıldı.</strong></p>

<p>Toplantıya GTD Başkanı Gürkan Boztepe, Rota Fuar Genel Müdürü George Panorgias, Turkuvaz Medya Genel Müdür Yardımcısı İsmail Arıcı, UCLG-MWA Genel Sekreter Yardımcısı Ali Murat Duman ve etkinliğin mekân sponsoru Taşyapı Şişli adına Tuğçe Çotuk katıldı.</p>

<p>Rota Exhibitions Türkiye adına değerlendirmelerde bulunan Mert Kaan Duman ise GastroShow’un Türkiye’nin gastronomi değerlerini uluslararası alanda tanıtmak açısından önemli bir fırsat sunduğunu belirtti.</p>

<p>Duman, “Bu yılki ikinci fuarımızı gerçekleştiriyoruz. Hediyelik Eşya Fuarı’nın ardından GastroShow’u düzenleyecek olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Gastronomi, Anadolu tarihinde binlerce yıllık geçmişi olan çok önemli bir değer. Bu değerin tanıtılması bizim için büyük önem taşıyor.” dedi.</p>

<p>GastroShow’un İstanbul ayağının 9-10 Ekim tarihlerinde Taş Yapı Şişli Etkinlik Alanı’nda gerçekleştirileceğini belirten Duman, organizasyonun ilerleyen dönemde farklı ülkelere taşınmasının planlandığını söyledi.</p>

<p>Duman, “Rota Exhibitions Türkiye olarak amacımız, GastroShow’un İstanbul ayağını 9-10 Ekim tarihlerinde Taş Yapı Şişli Etkinlik Alanı’nda gerçekleştirmek. Sonraki dönemde ise organizasyonu Atina’ya taşımayı hedefliyoruz. Bildiğiniz gibi Atina’da Metropolitan Fuar Alanı’nda kendi fuar alanımız bulunuyor. Bir sonraki aşamada ise GastroShow’u İspanya’ya taşımak istiyoruz. Rota Grup olarak çok önemli avantajlara sahibiz. Bu avantajlarımızdan özellikle gastronomi turizminin gelişmesi ve Türkiye’nin gastronomi değerlerinin daha geniş kitlelere ulaştırılması için faydalanmak istiyoruz.” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“Gastronomi, İnsanları Aynı Masa Etrafında Buluşturan Çok Özel Bir Alan”</strong></p>

<p>Duman, gastronominin yalnızca yeme-içme sektöründen ibaret olmadığını, aynı zamanda kültürleri ve insanları bir araya getiren güçlü bir alan olduğunu vurguladı.</p>

<p>“Gastronomi dediğiniz zaman herkesin keyifle bahsettiği bir alandan söz ediyoruz. Ben bugüne kadar 400’ün üzerinde fuar gerçekleştirdim. Ancak şunu özellikle söyleyebilirim: GastroShow, en keyif aldığım fuarlardan biri. Çünkü gastronomi, insanları aynı masa etrafında buluşturan, sohbet etmelerini ve bununla beraber hikâyeler paylaşmalarını sağlayan çok özel bir alan.” diyen Duman, etkinliğin kültürel ve sosyal boyutuna dikkat çekti.</p>

<p>Duman sözlerini şöyle tamamladı: “Yemek tek başına bir anlam ifade etmeyebilir. Sadece karnımızı doyurmak için yemek yiyebiliriz. Ancak yemeğin yanında taşıdığı hikâyeler de ortaya çıktığında, gastronomi çok daha kıymetli bir hâle geliyor. Bizim amacımız da bu değeri ve bu hikâyeleri bütün dünyaya tanıtmak.”</p>

<p><strong>GastroShow Türkiye’nin Gastronomi Mirasını Dünyaya Taşıyacak</strong></p>

<p>GastroShow 2026’nın “Sıfır Atık” temasıyla gastronomi sektörünün sürdürülebilirlik gündemine katkı sunması beklenirken, organizasyonun B2B görüşmeleri ve uluslararası katılımcılarıyla Türkiye’nin üretim ve ihracat kapasitesine de katkı sağlaması hedefleniyor.</p>

<p>GTD’nin 2 bini aşkın üyesi ve 10 yılı aşan uluslararası deneyimiyle hayata geçirilen GastroShow, farklı ülkelerde gerçekleştirilen uluslararası gastronomi organizasyonlarıyla Türkiye arasında bir köprü oluşturuyor. Dubai, New York, Moskova, Nepal, Burkina Faso, Romanya ve Ukrayna gibi farklı merkezlerle kurulan bağlantıların önümüzdeki dönemde genişletilmesi planlanıyor.</p>

<p>9-10 Ekim 2026 tarihlerinde İstanbul Taşyapı Etkinlik Merkezi’nde gerçekleştirilecek GastroShow 2026 ile Türk mutfağının küresel bilinirliğinin artırılması, Türkiye’nin gastronomi turizmi potansiyelinin güçlendirilmesi ve üretici ile ihracatçıların yeni pazarlara ulaşmasının desteklenmesi amaçlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ, FUAR HABERLERİ, RÖPORTAJLAR</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/rota-fuarcilik-turkiyemert-kaan-duman-gastroshow-ile-turkiyenin-gastronomi-kulturunu-dunyaya-tanitacagiz</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 18:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/m-r-z04374.JPG" type="image/jpeg" length="79550"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tam Fuarcılık/Tolga Yeniçeri, “Türkiye’nin En Kapsamlı Fitness Fuarını Gerçekleştiriyoruz”]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/tam-fuarciliktolga-yeniceri-turkiyenin-en-kapsamli-fitness-fuarini-gerceklestiriyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/tam-fuarciliktolga-yeniceri-turkiyenin-en-kapsamli-fitness-fuarini-gerceklestiriyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye Vücut Geliştirme, Fitness ve Bilek Güreşi Federasyonu’nun öncülüğünde düzenlenen İstanbul Fitness Week ve World Sports İstanbul, Yenikapı Gösteri Merkezi’nde kapılarını açtı. 27-30 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilen organizasyon kapsamında Türkiye Vücut Geliştirme ve Fitness Şampiyonası ile Dünya Şampiyonası Milli Takım Seçmeleri de düzenleniyor.</strong></p>

<p>Organizasyonun kapsamına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tam Fuarcılık Yönetim Kurulu Üyesi Tolga Yeniçeri, fuarın üçüncü kez düzenlendiğini belirterek, “Fuarımız bu yıl üçüncü kez düzenleniyor. 27-30 Ağustos tarihleri arasında Yenikapı Gösteri Merkezi’nde ziyaretçilerimizi ağırlıyoruz. Uluslararası nitelikteki fuarımız; fitness ekipmanları, sporcu beslenmesi ve gıdaları, spor tekstili, wellness ve sağlıklı yaşam ürünleri gibi geniş bir sektörel yelpazeyi kapsıyor. Aynı zamanda İstanbul Fitness Week kapsamında gerçekleştiriliyor.” dedi.</p>

<p>Yeniçeri, organizasyonun Türkiye’deki fitness ve sağlıklı yaşam etkinlikleri açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek, “Türkiye Vücut Geliştirme, Fitness ve Bilek Güreşi Federasyonu’nun hamiliğinde düzenlenen fuarımız, bu yıl Türkiye’de bugüne kadar gerçekleştirilmiş en kapsamlı ve en büyük fitness ve sağlıklı yaşam fuarı olma özelliğini taşıyor.” dedi.</p>

<p><strong>Milli Takım Seçmeleri Fuarın Merkezinde</strong></p>

<p>Organizasyonun önemli bölümlerinden birini ise Türkiye Şampiyonası ve Dünya Şampiyonası Milli Takım Seçmeleri oluşturuyor. Yarışmaların fuarla eş zamanlı olarak devam ettiğini belirten Yeniçeri, sporcuların milli takım yolundaki mücadelesinin organizasyona ayrı bir dinamizm kattığını ifade etti.</p>

<p>“Bu yıl fuar kapsamında Türkiye Şampiyonası ve Dünya Şampiyonası Milli Takım Seçmeleri de gerçekleştiriliyor. Yarışmalarımız başladı ve tüm hızıyla devam ediyor. Bunun yanı sıra fitness ekipmanları, sporcu gıdaları, spor tekstili, wellness cihazları ve Pilates başta olmak üzere farklı spor branşlarına yönelik faaliyet gösteren çok sayıda firma fuarımızda stantlarıyla yer alıyor.”</p>

<p><strong>“Sektörün Tüm Bileşenlerini Aynı Çatı Altında Buluşturuyoruz”</strong></p>

<p>World Sports İstanbul’un yalnızca spor tutkunlarına yönelik bir etkinlik olmadığını vurgulayan Yeniçeri, fuarın profesyonel ziyaretçi profiline de dikkat çekti.</p>

<p>“Fuarımızın ziyaretçi profilini sektörün çok geniş bir kesimi oluşturuyor. Spor salonu sahipleri ve yatırımcıları, spor tesisi yöneticileri, otel ve motel sahipleri, emlak yatırımcıları, fonksiyonel gıda bayileri, kişisel antrenörler ve akademisyenler başta olmak üzere sektörün tüm bileşenlerini burada ağırlıyoruz.”</p>

<p>Ziyaretçilerin bir yandan sektörde faaliyet gösteren firmalarla ticari bağlantılar kurduğunu, diğer yandan çeşitli etkinliklere katılabildiğini belirten Yeniçeri, organizasyonun dört gün boyunca ticaret ve sporun bir arada ilerlediği bir platform sunduğunu söyledi.</p>

<p><strong>“Dört Gün Boyunca 30 Bin Ziyaretçi Hedefliyoruz”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fuarın ziyaretçi hedefinin yaklaşık 30 bin kişi olduğunu açıklayan Yeniçeri, organizasyon alanında farklı ihtiyaçlara ve ilgi alanlarına yönelik bölümlerin oluşturulduğunu belirtti. “Dört gün boyunca yaklaşık 30 bin ziyaretçi ağırlamayı hedefliyoruz. Yarışma sahnemizin yanı sıra dış alanda yer alan ana sahnemizde grup fitness aktiviteleri düzenleniyor. Hardline Fitnow alanımızda ise seminerler, workshoplar ve kongreler gerçekleştiriliyor. Böylece farklı branşlara ilgi duyan profesyonelleri, spor gönüllülerini ve spor severleri aynı çatı altında buluşturuyoruz.”</p>

<p><strong>Fitness’ın Ötesinde, Farklı Spor Branşları Bir Arada</strong></p>

<p>Organizasyonun kapsamının yalnızca fitness ile sınırlı olmadığını belirten Yeniçeri, farklı spor disiplinlerinin de fuar kapsamında ziyaretçilerle buluştuğunu söyledi. “Fuarımız yalnızca fitness odaklı değil. Muay Thai’den calisthenics’e, raket sporlarından Pilates’e kadar pek çok farklı branş fuar kapsamında ziyaretçilerle buluşuyor. Özellikle son dönemde büyük ilgi gören padel kortumuz da ziyaretçiler tarafından yoğun ilgi görüyor ve fuarın dikkat çeken alanlarından biri haline geliyor.”</p>

<p>Fuar kapsamında sporcuların ve ziyaretçilerin aktif olarak katılabileceği çok sayıda etkinlik düzenlendiğini ifade eden Yeniçeri, özellikle hafta sonu programının geniş bir içeriğe sahip olduğunu belirtti.</p>

<p>“Max Stage’de grup fitness aktiviteleri gerçekleştiriyoruz. Hafta sonunda Zumba etkinliğimiz olacak ve birbirinden farklı, eğlenceli aktiviteler düzenlenecek. Muay Thai kapsamında kendini savunma ve dövüş sanatlarına yönelik özel bir etkinliğimiz bulunuyor. Federasyonumuz tarafından düzenlenen Fitness Challenge’ın yanı sıra calisthenics ve sokak antrenmanları şampiyonaları da fuar kapsamında gerçekleştiriliyor.”</p>

<p><strong>“Fitness ve Wellness Dünyasının Tüm Renklerini Bir Araya Getiriyoruz”</strong></p>

<p>Organizasyonun genel yapısını değerlendiren Tolga Yeniçeri, İstanbul Fitness Week ve World Sports İstanbul’un spor sektörünün farklı alanlarını aynı platformda buluşturduğunu vurguladı. “Kısacası, fitness ve wellness dünyasının tüm renklerini bir araya getiren, yarışmalar, spor aktiviteleri, seminerler ve ticari buluşmalarla dolu dört günlük kapsamlı bir organizasyon gerçekleştiriyoruz.” ifadelerini kullandı</p>

<p>27-30 Ağustos tarihleri arasında devam edecek organizasyon, profesyonellerden sporculara, yatırımcılardan spor tutkunlarına kadar sektörün farklı paydaşlarını İstanbul’da buluşturmaya devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ, RÖPORTAJLAR, SPOR</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/tam-fuarciliktolga-yeniceri-turkiyenin-en-kapsamli-fitness-fuarini-gerceklestiriyoruz</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 18:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/m-r-z04653.JPG" type="image/jpeg" length="80199"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ICVB Başkan Yardımcısı Bahadır Yaşık, “2027 Dünya Spor Kongresi İstanbul’da gerçekleştirilecek”]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/icvb-baskan-yardimcisi-bahadir-yasik-2027-dunya-spor-kongresi-istanbulda-gerceklestirilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/icvb-baskan-yardimcisi-bahadir-yasik-2027-dunya-spor-kongresi-istanbulda-gerceklestirilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye Vücut Geliştirme, Fitness ve Bilek Güreşi Federasyonu’nun öncülüğünde düzenlenen İstanbul Fitness Week ve World Sports İstanbul, Dr. Mimar Kadir Topbaş Gösteri Merkezi’nde başladı. Organizasyon kapsamında Türkiye Vücut Geliştirme ve Fitness Şampiyonası ile Dünya Şampiyonası Milli Takım Seçmeleri gerçekleştirilirken, spor dünyasının farklı paydaşları da İstanbul’da bir araya geliyor.</strong></p>

<p>Etkinliği değerlendiren İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Üyesi ve İstanbul Kongre ve Ziyaretçi Bürosu (ICVB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Bahadır Yaşık, organizasyonun gördüğü ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, sporun gençlerin hayatındaki rolüne ve İstanbul’un uluslararası spor organizasyonlarındaki konumuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>“İlginin ve katılımın son derece yüksek olduğunu gördüm”</strong></p>

<p>İstanbul Fitness Week ve World Sports İstanbul’un üçüncü kez düzenlendiğini belirten Yaşık, organizasyon alanındaki yoğun katılıma dikkat çekti. Fuar alanını gezdiğini ve sporcuların performanslarının kendisinde dahi heyecan oluşturduğunu ifade eden Yaşık, organizasyonun atmosferine ilişkin değerlendirmesinde, “İlginin ve katılımın son derece yüksek olduğunu gördüm. Hatta ben bile sporcuları görünce heyecanlandım; insan ister istemez kendisini kontrol etmeye başlıyor.” dedi.</p>

<p>Yaşık, yarışmaların yanı sıra spor sektörüne yönelik ürün ve ekipmanların sergilendiği stantların da organizasyona önemli bir bütünlük kazandırdığını söyledi.</p>

<p>“Burada yarışmaların yanı sıra fuar alanında spor malzemelerinin ve ürünlerin yer aldığı stantların bulunması, organizasyonu oldukça kapsamlı ve entegre bir yapıya dönüştürmüş. Bu anlamda gerçekten çok beğendim.” ifadelerini kullanan Yaşık, önümüzdeki yıllarda organizasyonun daha da gelişeceğine inandığını belirtti.</p>

<p><strong>“Önümüzdeki yıl daha iyi bir noktaya geleceğine inanıyorum”</strong></p>

<p>Açılış konuşmalarını da takip ettiğini belirten Yaşık, organizasyonun her yıl üzerine koyarak ilerlemesinin önemli olduğunu vurguladı. Yaşık, “Önümüzdeki yıl bu organizasyonun üzerine daha fazla koyarak fuarın ve yarışmanın çok daha iyi noktalara geleceğine inanıyorum.” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Federasyon yönetimine ve ilgili kurumlara teşekkür eden Yaşık, İstanbul Ticaret Odası olarak sporculara yönelik desteklerinin sürdüğünü ifade etti. “Federasyon başkanımızı, değerli yönetimini ve Bakanlığımızı böyle bir organizasyonu gerçekleştirdikleri için tebrik ediyor, kendilerine teşekkür ediyorum. Biz de İstanbul Ticaret Odası olarak her zaman yanlarında olduk.” diyen Yaşık, uluslararası yarışmalara katılan sporculara verilen desteklerin de devam ettiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Gençlerimizi sporla buluşturmak önemli bir sorumluluk”</strong></p>

<p>Sporun özellikle gençlerin gelişimi açısından önemli bir alan olduğunu vurgulayan Yaşık, gençlerin farklı spor branşlarına yönlendirilmesinin toplumsal açıdan değer taşıdığını söyledi.Yaşık, “Spor gerçekten çok kıymetli. Özellikle günümüzde gençlerimizin sosyal sorumluluk anlayışı içerisinde vücut geliştirme, bilek güreşi ve diğer spor dallarına yönelmesi bizi son derece mutlu eder. Gençlerimizi sporla buluşturmanın önemli bir sorumluluk olduğunu düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>İstanbul Ticaret Odası’nın yanı sıra Turizm Geliştirme ve Eğitim Vakfı aracılığıyla da organizasyona destek verdiklerini belirten Yaşık, sporun farklı alanlarında faaliyet gösteren kurumlarla iş birliklerinin önemine dikkat çekti.</p>

<p><strong>“2027 Dünya Spor Kongresi İstanbul’da gerçekleştirilecek”</strong></p>

<p>Bahadır Yaşık, konuşmasında İstanbul’un önümüzdeki dönemde ev sahipliği yapacağı önemli bir uluslararası spor organizasyonunu da açıkladı. Dünya Spor Kongresi’nin 2027 yılında İstanbul’da gerçekleştirileceğini belirten Yaşık, organizasyonun Türkiye açısından bir ilk olacağını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Nasip olursa 2027 yılında Dünya Spor Kongresi İstanbul’da gerçekleştirilecek. Böyle önemli bir spor organizasyonunun içerisinde bulunurken bunu tekrar sizlerle paylaşmak istedim. Kongrenin de verimli ve kaliteli bir şekilde geçmesini temenni ediyorum.” dedi. Yaşık, kongrenin daha önce Türkiye’de gerçekleştirilmemiş olması nedeniyle ayrı bir önem taşıdığını belirterek, İstanbul’un bu organizasyonu alabilmek için kapsamlı bir hazırlık sürecinden geçtiğini anlattı.</p>

<p><strong>“Kongreyi İstanbul’a kazandırmak için geniş bir heyetle çalıştık”</strong></p>

<p>Dünya Spor Kongresi’nin İstanbul’a kazandırılması sürecinde kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının birlikte hareket ettiğini ifade eden Yaşık, Birleşmiş Milletler Turizm Örgütü nezdinde yürütülen çalışmalara değindi.</p>

<p>Yaşık, “Bu kongre daha önce Türkiye’de hiç gerçekleştirilmemiş bir organizasyon olacak. Biz bunu almak için özel sektör, valilik, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İstanbul Ticaret Odası ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinden oluşan bir heyetle Birleşmiş Milletler Turizm Örgütü’ne gittik ve kongreyi İstanbul’a kazandırdık.” şeklinde konuştu.</p>

<p>Bu tür organizasyonların İstanbul’un uluslararası tanıtımına katkı sağladığını belirten Yaşık, kongre turizminin ekonomik etkisinin de önemli olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>“Kongre turizmi İstanbul için önemli bir değer”</strong></p>

<p>Kongre turizmine yalnızca turizm başlığı altında bakmadıklarını ifade eden Yaşık, kongre ziyaretçilerinin şehir ekonomisine sağladığı katkının önemine dikkat çekti. “Her şeyden önce bu organizasyonun çok prestijli olduğunu düşünüyorum. Elbette her kongre bizim için kıymetli. Kongre turizmine yalnızca turizm olarak da bakmıyoruz. Çünkü kongre amacıyla gelen ziyaretçilerin normal bir turiste kıyasla yaklaşık dört-beş kat daha fazla harcama yapabildiğini biliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Dünya Spor Kongresi’nin spor ve kongre turizmini bir araya getirmesi açısından İstanbul için farklı bir deneyim oluşturacağını belirten Yaşık, “bunun bir spor kongresi olması, bizim için ayrıca önemli ve farklı bir deneyim olacak. Nasıl gerçekleşeceğini ve ortaya nasıl bir sonuç çıkacağını hep birlikte deneyimleyip göreceğiz.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ, KONGRE HABERLERİ, RÖPORTAJLAR, SPOR</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/icvb-baskan-yardimcisi-bahadir-yasik-2027-dunya-spor-kongresi-istanbulda-gerceklestirilecek</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 17:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/nklslsic.JPG" type="image/jpeg" length="50296"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adem Yıldırım: "World Sports İstanbul Spora verdiğimiz önemin kanıtı"]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/adem-yildirim-world-sports-istanbul-spora-verdigimiz-onemin-kaniti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/adem-yildirim-world-sports-istanbul-spora-verdigimiz-onemin-kaniti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye Vücut Geliştirme, Fitness ve Bilek Güreşi Federasyonu’nun öncülüğünde düzenlenen İstanbul Fitness Week ve World Sports İstanbul, Dr. Mimar Kadir Topbaş Gösteri Merkezi’nde başladı. Spor dünyasının farklı paydaşlarını bir araya getiren organizasyon kapsamında Türkiye Vücut Geliştirme ve Fitness Şampiyonası ile Dünya Şampiyonası Milli Takım Seçmeleri gerçekleştiriliyor.</strong></p>

<p>Türkiye’nin yanı sıra dünyanın farklı ülkelerinden katılımcıların yer aldığı organizasyon, İstanbul’un uluslararası spor etkinlikleri açısından taşıdığı önemi bir kez daha ortaya koyuyor.</p>

<p><strong>“Sporun her alanına verilen desteği çok net biliyoruz”</strong></p>

<p>Organizasyona katılan AK Parti İstanbul Milletvekili Adem Yıldırım, sporun toplumun farklı kesimlerine yayılması ve spor faaliyetlerinin desteklenmesi gerektiğine dikkat çekti. Sporun her branşında faaliyet gösteren kişi ve kurumlara destek vermeye gayret ettiklerini belirten Yıldırım, “Sporun her aşamasıyla ve her alanıyla ilgilenen arkadaşlarımızı elimizden geldiğince desteklemeye gayret ediyoruz. Özellikle Cumhurbaşkanımızın 2002 yılından bu yana sporun her alanına verdiği desteği çok net biliyoruz. Buradaki görüntü de bunun önemli bir göstergesidir.” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“Bu kadar büyük bir organizasyon beklemiyordum”</strong></p>

<p>İstanbul Fitness Week ve World Sports İstanbul’un kapsamını yerinde gördüğünde organizasyonun düşündüğünden çok daha büyük olduğunu fark ettiğini söyleyen Yıldırım, sporun toplumda daha geniş bir tabana yayılması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Organizasyonun yalnızca profesyonel sporcular açısından değil, çocuklardan gençlere ve yetişkinlere kadar toplumun farklı kesimlerini spora yönlendirme açısından da önemli bir işlev üstlendiğini belirten Yıldırım, “Buraya gelmeden önce bu organizasyonun bu kadar büyük olduğunu açıkçası düşünmemiştim. Ancak geldiğimde gerçekten çok büyük ve kapsamlı bir organizasyon olduğunu gördüm.” dedi.</p>

<p>Yıldırım, sporun günlük yaşamın doğal bir parçası hâline getirilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Hem gençlerimizi ve çocuklarımızı hem de yetişkinlerimizi sporla iç içe tutabilecek mekanizmaları geliştirmemiz gerektiğini düşünüyorum.” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>“İnsanlarımızı spora daha fazla yaklaştırmalıyız”</strong></p>

<p>Sporun yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmaların yalnızca belirli yaş gruplarıyla sınırlı kalmaması gerektiğini dile getiren Yıldırım, toplumun tamamını spora yönlendirecek organizasyonların desteklenmesinin önemine işaret etti.</p>

<p>Yıldırım, “İnsanlarımızı spora daha fazla yaklaştıracak her türlü organizasyonun ve çalışmanın içerisinde olmamız gerektiğine inanıyorum. Bu anlamda Koray Başkanımızın öncülüğünde gerçekleştirilen bu fuarın çok kıymetli olduğunu düşünüyorum.” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>“İstanbul’u sporun uluslararası merkezi hâline getiriyor”</strong></p>

<p>İstanbul Fitness Week ve World Sports İstanbul’un uluslararası katılım açısından da önemli bir organizasyon olduğunu belirten Yıldırım, etkinliğin farklı ülkelerden spor dünyasının temsilcilerini İstanbul’da buluşturduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Yıldırım, “Hem dünyadan hem de Türkiye’den katılımcıları burada buluşturarak İstanbul’u adeta bir merkez hâline getirmiş. İstanbul zaten dünyanın başşehri; aynı zamanda sporun da merkezi. Gerçekten güzel bir organizasyon. Tebrik ediyor, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ, RÖPORTAJLAR</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/adem-yildirim-world-sports-istanbul-spora-verdigimiz-onemin-kaniti</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 17:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/m-r-z04646.JPG" type="image/jpeg" length="63015"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[World Sports İstanbul 2026 Dr. Mimar Kadir Topbaş Gösteri Merkezi’nde başladı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/world-sports-istanbul-2026-dr-mimar-kadir-topbas-gosteri-merkezinde-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/world-sports-istanbul-2026-dr-mimar-kadir-topbas-gosteri-merkezinde-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye Vücut Geliştirme, Fitness ve Bilek Güreşi Federasyonu’nun öncülüğünde düzenlenen İstanbul Fitness Week ve World Sports İstanbul, Dr. Mimar Kadir Topbaş Gösteri Merkezi’nde başladı. Organizasyon kapsamında Türkiye Vücut Geliştirme ve Fitness Şampiyonası ile Dünya Şampiyonası Milli Takım Seçmeleri gerçekleştiriliyor.</strong></p>

<p>Organizasyonun lansmanına Türkiye Vücut Geliştirme, Fitness ve Bilek Güreşi Federasyonu Başkanı Koray Girgin, AK Parti İstanbul Milletvekili Adem Yıldırım, Çekmeköy Kaymakamı Ömer Bilgin, İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Bahadır Yaşık, federasyonun eski Başkanı Niyazi Kurt, federasyon temsilcileri ve çok sayıda katılımcı katıldı. İstanbul Fitness Week, 30 Ağustos Pazar gününe kadar devam edecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Hedef Dünya Şampiyonası’nda derece</strong></p>

<p>Organizasyon hakkında değerlendirmelerde bulunan Türkiye Vücut Geliştirme, Fitness ve Bilek Güreşi Federasyonu Başkanı Koray Girgin, İstanbul Fitness Week kapsamında hem Türkiye Şampiyonası Milli Takım Seçmeleri’nin hem de Uluslararası Vücut Geliştirme ve Fitness Federasyonu’nun uluslararası yarışmasının gerçekleştirildiğini belirtti.</p>

<p>Yaklaşık 120 yerli ve yabancı firmanın organizasyonda yer aldığını ifade eden Girgin, fitness dünyasının farklı paydaşlarını İstanbul’da buluşturduklarını söyledi.</p>

<p>Girgin, “Tüm fitness camiasını, paydaşlarımızı, ulusal ve uluslararası bütün camianın farklı kesimlerini aynı çatı altında, İstanbul gibi kadim ve tarihi bir şehirde buluşturmanın sevincini yaşıyoruz.” dedi.</p>

<p>Seçmelerin ardından oluşturulacak milli takımın kasım ayında İspanya’nın Barcelona kentinde düzenlenecek Dünya Şampiyonası’nda Türkiye’yi temsil edeceğini belirten Girgin, hedeflerinin takım halinde derece elde etmek olduğunu kaydetti.</p>

<p>Girgin, “En son İspanya’da düzenlenen Avrupa Şampiyonası’nda takım halinde Avrupa şampiyonu olmuştuk. Bu dönemde de yine takım halinde ilk üçe girerek dönmeyi planlıyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“Obezite Türkiye için alarm veriyor”</strong></p>

<p>AK Parti İstanbul Milletvekili Adem Yıldırım ise organizasyonun sporun yaygınlaştırılması ve daha sağlıklı bir toplum oluşturulması açısından önemli olduğunu söyledi.</p>

<p>Vücut geliştirme ve fitnessın son yıllarda toplumun farklı kesimlerine yayılan spor branşları arasında yer aldığını belirten Yıldırım, Türkiye’de artan obezite oranlarına dikkat çekti.</p>

<p>Yıldırım, “Türkiye’de obezite oranlarının alarm verici noktalara geldiğini görüyoruz. Bunu azaltmanın ve insanlarımızı daha sağlıklı bir yaşamla buluşturmanın yollarından birinin spor alanlarını yaygınlaştırmak olduğunu düşünüyoruz.” dedi.</p>

<p>Türkiye’de toplumun büyük bölümünün hareketsiz olduğuna yönelik araştırmalara da değinen Yıldırım, spor tesislerinin ve bu tür organizasyonların insanları fiziksel aktiviteye teşvik etmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>“Toplumumuzun yüzde 86’sının hareketsiz olduğuna dair veriler var. İnsanlarımızı yaşamla, hareketlilikle ve sporla daha fazla iç içe geçirecek bir mekanizma oluşturmamız gerekiyor. Bu noktada federasyonlara ve spor salonlarına büyük görev düşüyor.” diyen Yıldırım, organizasyona katkı sağlayanlara ve sporculara teşekkür etti.</p>

<p>İstanbul Fitness Week kapsamında gerçekleştirilecek yarışmalar ve etkinliklerle sporcuların yanı sıra sektör temsilcileri, markalar ve fitness dünyasının farklı paydaşları da bir araya gelecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/world-sports-istanbul-2026-dr-mimar-kadir-topbas-gosteri-merkezinde-basladi</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 16:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/istanbul-fitness-week-basladi.webp" type="image/jpeg" length="23713"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TÜKİD'den kırtasiye sektörü için 5 yıllık dönüşüm yol haritası]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/tukidden-kirtasiye-sektoru-icin-5-yillik-donusum-yol-haritasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/tukidden-kirtasiye-sektoru-icin-5-yillik-donusum-yol-haritasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye genelinde faaliyet gösteren yaklaşık 8 bin kırtasiyenin 500’e yakınının “Yeni Nesil Kırtasiye” anlayışını benimsediğini belirten Tüm Kırtasiyeciler Derneği (TÜKİD) Yönetim Kurulu Başkanı Taha Keresteci, önümüzdeki 5 yıl içinde bu modelin binlerce mağazaya yayılmasını hedeflediklerini söyledi. Keresteci, dönüşüm sürecinin ilk önemli adımının 1. TÜKİD Perakende Zirvesi ile atılacağını belirterek, “Mağazacılığın geleceği, tüketici beklentilerindeki değişim, kırtasiyelerin nasıl daha cazip hale getirilebileceği ve farklı yaş gruplarındaki tüketicilerin mağazalara nasıl çekilebileceği gibi konuları ele alacağız. Amacımız kırtasiyecilerimizi bu dönüşüm konusunda teşvik etmek” dedi.</strong></p>

<p>Yeni eğitim-öğretim yılının başlamasına kısa bir süre kala kırtasiye sektörü okul alışverişlerinin yoğunlaşacağı döneme hazırlanırken, sektörde perakende anlayışının da yeniden şekillendiği görülüyor. TÜKİD tarafından gündeme getirilen “Yeni Nesil Kırtasiye” yaklaşımı, yalnızca mağazaların fiziksel görünümünün değiştirilmesini kapsamıyor. Mağaza içi düzen, ürün çeşitliliği, teknoloji ve dijital altyapının kullanımı, müşteri hizmetleri, alışveriş deneyimi ve tüketicinin mağazada geçirdiği sürenin niteliği de bu dönüşümün önemli parçaları arasında yer alıyor.</p>

<p><strong>Hedef yalnızca okul sezonu değil, 12 ay kırtasiyecilik</strong></p>

<p>Kırtasiyelerin yalnızca alışveriş yapılan işletmeler olmaktan çıkarılarak birer “yaşam alanına” dönüştürülmesi gerektiğini ifade eden TÜKİD Yönetim Kurulu Başkanı Taha Keresteci, Türkiye genelinde yaklaşık 8 bin kırtasiyenin bulunduğunu ve bunların yaklaşık 500’ünün “Yeni Nesil Kırtasiye” anlayışına yakın bir yapıya sahip olduğunu belirtti.</p>

<p>Keresteci, “Bugün ‘Yeni Nesil Kırtasiye’ anlayışına yakın olarak değerlendirebileceğimiz işletme sayısı yaklaşık 500. Önümüzdeki 5 yıl içerisinde bu sayının binlerce noktaya ulaşması mümkün. Bunun için çalışmalarımıza başladık” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Kasım ayında düzenlenmesi planlanan 1. TÜKİD Perakende Zirvesi’nin sektördeki dönüşüm açısından önemli bir başlangıç olacağını kaydeden Keresteci, zirvede “Yeni Nesil Kırtasiye” konseptinin de ana gündem başlıklarından biri olacağını söyledi.</p>

<p>Keresteci, “Mağazacılık nereye gidiyor, tüketicinin beklentileri nasıl değişiyor, kırtasiyelerimizi nasıl daha cazip hale getirebiliriz, her yaş grubundan tüketiciyi mağazalarımıza nasıl çekebiliriz; bunları konuşacağız. Yeni Nesil Kırtasiye yaklaşımıyla sektörümüzün yalnızca okul sezonunda hareketlenen bir alan olmadığını, yılın tamamına yayılan bir kırtasiyecilik anlayışının mümkün olduğunu göstermek istiyoruz. Kırtasiye, insanların yalnızca ihtiyaçlarını karşılamak için uğradığı bir yer olmaktan çıkıp gelmek ve zaman geçirmek istediği bir noktaya dönüşürse bundan hem esnafımız hem de sektörün tamamı fayda sağlayacaktır” dedi.</p>

<p><strong>Dönüşüm şimdiden başladı</strong></p>

<p>“Yeni Nesil Kırtasiye” dönüşümünün tek bir model üzerinden ilerlemediğine dikkat çeken Keresteci, mağazaların farklı alanlarda ve farklı hızlarda yenilendiğini söyledi.</p>

<p>Keresteci, “Bir mağaza fiziksel olarak tamamen yenilenmiş olabilir, başka bir mağaza dijitalleşme konusunda önemli bir mesafe kat etmiş olabilir. Bir diğer işletme ürün çeşitliliği veya müşteri deneyimiyle öne çıkabilir. Bazı mağazalar ise artık sadece satış noktası olmanın ötesine geçerek atölyeleri, etkinlikleri ve farklı kullanım alanlarıyla müşterilerin daha uzun süre vakit geçirdiği mekânlara dönüşüyor. Dolayısıyla aslında dönüşüm başlamış durumda” diye konuştu.</p>

<p>Kırtasiyecilerin kendi bütçeleri ve mağaza büyüklükleri doğrultusunda dönüşüme farklı noktalardan başlayabileceğini ifade eden Keresteci, “Bir kırtasiyeci için ilk adım vitrinini, raflarını veya aydınlatmasını yenilemek olabilir. Bir başka işletme dijital altyapısını geliştirebilir ya da küçük bir hobi ve etkinlik alanı oluşturabilir. Daha büyük mağazalarda ise oturma alanları, atölyeler veya kafe gibi daha kapsamlı yatırımlar gündeme gelebilir” dedi.</p>

<p>Yapılacak yatırımın mağazanın ölçeğine, hedeflediği konsepte ve müşterisine göre değişeceğini belirten Keresteci, yatırımın büyüklüğünden çok sağlayacağı geri dönüşün önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p>Keresteci, “Burada asıl bakmamız gereken konu, yapılan yatırımın kırtasiyeciye ne kadar geri dönüş sağlayacağı. Bizce esas mesele yatırımın ne kadar büyük olduğu değil, doğru yere yapılması” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Kırtasiyecilerin rekabet gücü de artacak</strong></p>

<p>Perakende sektöründe yaşanan değişimin kırtasiyeciler arasındaki rekabeti de yeniden şekillendireceğini belirten Keresteci, tüketicilerin bugün çok daha fazla alternatifle karşı karşıya olduğunu söyledi.</p>

<p>Keresteci, “Bugün tüketicinin önünde çok fazla seçenek bulunuyor. E-ticaret, büyük perakende kanalları ve farklı satış platformları var. Bu ortamda kırtasiyecinin yalnızca ürünü rafına koyarak rekabet etmesi giderek zorlaşıyor. Ancak kırtasiyenin çok önemli bir avantajı var; müşteriyle doğrudan temas edebilmesi. Yeni nesil mağazacılık anlayışıyla güçlendirmek istediğimiz temel noktalardan biri de bu doğrudan temas” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mağazaların dönüşüm sürecinde tasarımın yanı sıra müşteri deneyimi, dijitalleşme, sosyal medya, e-ticaret, kategori ve stok yönetiminin de önemli başlıklar olacağını belirten Keresteci, mağazaların farklı ihtiyaçlara cevap verebilen yaşam alanlarına dönüşmesinin de gündemde olduğunu ifade etti.</p>

<p>Keresteci, “Atölyeler, etkinlik alanları, sanat ve hobi bölümleri, oturma alanları ve uygun mağazalarda kafe konseptleri gibi farklı uygulamaları değerlendirmek istiyoruz. Bunların her mağazada aynı şekilde uygulanması gerekmiyor. Önemli olan kırtasiyecinin kendi müşterisini ve mağazasının potansiyelini doğru analiz ederek kendisine uygun modeli oluşturması” diye konuştu.</p>

<p><strong>İnsanlar ekrandan uzaklaşmak istiyor</strong></p>

<p>Günlük yaşamın giderek daha fazla ekranla çevrildiğine dikkat çeken Taha Keresteci, insanların fiziksel ve dokunsal deneyimlere yeniden ilgi göstermesinin kırtasiye sektörü açısından önemli bir fırsat oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Kalem ve kâğıdın dijitalleşen dünyada yeniden değer kazandığını ifade eden Keresteci, özellikle genç kuşağın kırtasiye ürünlerine bakışındaki değişimin sektör açısından yeni bir pazarlama alanı yarattığını belirtti.</p>

<p>Keresteci, kırtasiyenin “sessizce büyüyen bir ekonomi” olduğunu belirterek, “Bir defterin, bir kalemin arkasında bugün Türkiye’nin en çeşitli ve rekabetçi şirketleri ve markaları bulunuyor. Bizim kuşağımız kırtasiyeyi daha çok bir zorunluluk olarak gördü. Bugünün gençleri ise kırtasiye ürünlerini bir kimlik unsuru, hatta sosyal medya estetiğinin bir parçası haline getirebiliyor” dedi.</p>

<p>Bu değişimin sektör açısından daha önce sahip olunmayan yeni bir pazarlama gücü oluşturduğunu vurgulayan Keresteci, “Biz de bu değişimi doğru okuyarak kırtasiyeyi yeni nesil tüketici açısından daha cazip, daha deneyimsel ve daha yaşayan bir alana dönüştürmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“Enflasyondan en az etkilenen sektörler arasındayız”</strong></p>

<p>Yeni eğitim-öğretim sezonu öncesinde sektörün hazırlıklarını büyük ölçüde tamamladığını belirten Keresteci, yaz döneminde üreticiden perakendeciye kadar sektörün tüm paydaşlarının okul alışverişi için yoğun bir hazırlık gerçekleştirdiğini söyledi.</p>

<p>Keresteci, “Üreticisinden ithalatçısına, toptancısından perakendeci firmalarına kadar sektörün tüm aktörleri ürünlerini, stoklarını, fiyatlandırmalarını ve satış stratejilerini hazırlamış durumda. Özellikle son günlerde çanta, defter, kalem, boya ürünleri, beslenme ürünleri ve temel okul ihtiyaçlarında ciddi bir talep görüyoruz” dedi.</p>

<p>Bu yıl kırtasiye ürünlerindeki fiyat artışlarının diğer birçok sektöre göre daha sınırlı kaldığını ifade eden Keresteci, bunun sektör temsilcilerinin tüketiciyi korumaya yönelik yaklaşımından kaynaklandığını belirtti.</p>

<p>Keresteci, “Kırtasiye ürünlerinde fiyat artışları bu yıl diğer sektörlere kıyasla çok daha sınırlı seyretti. Bu durum, sektörümüzün tüketiciyi korumak adına kâr marjlarını minimumda tutma gayretinin en net sonuçlarından biri. Son birkaç yılda gıda, giyim veya elektronik gibi alanlarda fiyat artışları ciddi seviyelere ulaşırken, kırtasiye sektöründe bu oranlar çok daha sınırlı seviyelerde kaldı” diye konuştu.</p>

<p>Üretici ve tedarikçi firmaların kâr marjlarını düşük tutarak velilerin ve tüketicilerin yükünü azaltmayı önceliklendirdiğini belirten Keresteci, “Üretici ve tedarikçi firmalarımız kâr marjlarını düşük tutarak velilerimizi ve tüketicilerimizi korumayı öncelik edindi. Dolayısıyla enflasyondan en az etkilenen sektörler arasındayız. Bu olumlu tablonun bu yılki kırtasiye alışverişlerine de olumlu şekilde yansıyacağını tahmin ediyoruz” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/tukidden-kirtasiye-sektoru-icin-5-yillik-donusum-yol-haritasi</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 14:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/sdpmcdmc.JPG" type="image/jpeg" length="96246"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yapay Zeka Yatırımlarında Ölçeklenme Sınavı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/yapay-zeka-yatirimlarinda-olceklenme-sinavi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/yapay-zeka-yatirimlarinda-olceklenme-sinavi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Yapay zeka teknolojilerinin kurumlar tarafından benimsenmesi küresel ölçekte hız kazanırken, şirketlerin karşılaştığı en önemli sorunlardan biri deneme ve pilot uygulamalardan gerçek anlamda ölçeklenebilir sistemlere geçiş olarak öne çıkıyor. AMD desteğiyle hazırlanan yeni IDC raporu, işletmelerin %83’ünün 10’dan az yapay zeka senaryosu çalıştırdığını ortaya koyuyor. Bu tablo, kurumların önemli bölümünün yapay zeka dönüşümünün henüz ilk aşamalarında olduğunu gösteriyor. Gelecekte daha bağımsız karar verebilen “Ajan Yapay Zeka” (Agentic AI) sistemlerine geçiş yapmaya hazırlanan şirketlerin ise yatırımlarını yalnızca teknoloji kapasitesi üzerinden değil, doğrudan iş sonuçları ve yatırım getirisi (ROI) üzerinden değerlendirmesi gerekiyor. Bu süreçte CPU ve GPU’ların birlikte çalıştığı, yüksek performanslı ve açık ekosistemlere dayalı altyapılar önem kazanıyor.</strong></p>

<p><strong>Denemeden Ölçeklenebilir Yapıya Geçiş</strong></p>

<p>Yapay zekanın benimsenmesi her geçen gün yaygınlaşsa da teknolojiyi kurum genelinde ölçeklendirmek, işletmeler için daha karmaşık bir süreç olarak ortaya çıkıyor. Özellikle otonom hareket edebilen “Ajan Yapay Zeka” sistemlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte yapay zeka, yalnızca deneysel bir teknoloji olmaktan çıkarak şirketlerin büyüme stratejilerinin merkezine yerleşiyor.</p>

<p>AMD’nin öngörülerine göre, 2026 yılında küresel yapay zeka işlem kapasitesinin <strong>%60’tan fazlasının model eğitimi (training) yerine çıkarım (inference)</strong> süreçlerinde kullanılması bekleniyor. Ancak kurumların mevcut BT altyapıları, yapay zeka kullanımındaki bu hızlı artışın gerektirdiği kapasite ve esnekliği karşılamakta zorlanıyor.</p>

<p><strong>Kurumların Ölçeklenme Sorununu IDC Verileri Ortaya Koyuyor</strong></p>

<p>AMD sponsorluğunda IDC tarafından gerçekleştirilen ve “İş Etkisi için Yapay Zeka Altyapısı” başlığını taşıyan araştırma, şirketlerin yapay zeka yatırımlarında karşılaştığı temel sorunlara ilişkin önemli veriler sunuyor.</p>

<p>Araştırmaya göre işletmelerin <strong>%83’ü aynı anda 10’dan az yapay zeka kullanım senaryosu</strong> yürütüyor. Bu durum, kurumların büyük bölümünün henüz yapay zekayı işletme genelinde yaygınlaştırma aşamasına ulaşamadığını gösteriyor.</p>

<p>Yapay zeka yatırımlarının iş sonuçlarına etkisinin ölçülmesi konusunda da benzer bir tablo ortaya çıkıyor. Kurumların yalnızca <strong>%21,7’si kapsamlı bir yatırım getirisi (ROI) analizi</strong> gerçekleştirirken, <strong>%22,2’si yapay zeka yatırımlarının iş hedefleriyle uyumunu</strong> doğruluyor.</p>

<p>Araştırmanın dikkat çeken bir diğer sonucu ise geleceğin önemli teknoloji başlıklarından biri olarak görülen Ajan Yapay Zeka konusunda ortaya çıkıyor. Organizasyonların <strong>%75’inden fazlasının</strong>, bu sistemlerin kullanım alanlarına ilişkin henüz net bir vizyona sahip olmadığı görülüyor.</p>

<p><strong>Yapay Zeka Altyapısında CPU ve GPU Birlikteliği Öne Çıkıyor</strong></p>

<p>Yapay zeka iş yüklerinin artmasıyla birlikte BT yöneticileri; enerji tüketimi ve soğutma kapasitesi, yükselen maliyetler ve giderek daha karmaşık hale gelen veri yönetimi gibi kritik sorunlarla karşı karşıya kalıyor.</p>

<p>Ajan Yapay Zeka sistemlerinin geniş ölçekte kullanılabilmesi, yapay zekanın yalnızca işlemci gücü üzerinden değil, veri merkezi genelinde ele alınması gereken bir sistem konusu olduğunu ortaya koyuyor. GPU’lar yoğun matematiksel işlemler açısından kritik rolünü korurken, tek başına bütün iş yüklerini karşılamaları mümkün olmuyor.</p>

<p>Vektör veri tabanlarının sorgulanması, orkestrasyon sistemlerinin çalıştırılması ve kurumsal uygulamalarla entegrasyon gibi süreçlerde yüksek çekirdek yoğunluğu, düşük gecikme ve yüksek bellek bant genişliği sunan sunucu CPU’ları önemli bir rol üstleniyor. Bu nedenle geleceğin kurumsal yapay zeka altyapısında CPU ve GPU’ların birbirinden bağımsız sistemler olarak değil, yüksek performanslı ve bütünleşik bir yapı içerisinde çalışması bekleniyor.</p>

<p>IDC araştırması da bu yaklaşımın kurumlar açısından önemini doğruluyor. Araştırmaya göre işletmelerin <strong>%77’si</strong>, operasyonları sadeleştirmek ve performansın daha öngörülebilir olmasını sağlamak amacıyla donanım ve yazılım uyumuna, yani aynı CPU ve GPU platformlarının birlikte kullanılmasına büyük önem veriyor.</p>

<p><strong>Avrupa Pazarında Açık Ekosistemler Önem Kazanıyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Avrupa başta olmak üzere regülasyonların, veri egemenliği gerekliliklerinin ve sürdürülebilirlik kriterlerinin öne çıktığı pazarlarda şirketler daha esnek ve açık platformlara yöneliyor. Açık ekosistemler, kurumların farklı teknoloji çözümlerini bir arada kullanabilmesine imkan tanırken, tek bir donanım veya teknoloji sağlayıcısına bağımlılık riskini de azaltıyor.</p>

<p>Yapay zeka yatırımlarını pilot uygulama seviyesinden çıkararak sürdürülebilir ve ölçeklenebilir bir yapıya dönüştürmek isteyen işletmeler için üç temel yaklaşım öne çıkıyor:</p>

<ol start="1">
 <li><strong>Ölçülebilir iş hedefleri:</strong> Her yapay zeka projesinin, yatırım getirisiyle desteklenen ve somut biçimde ölçülebilen iş sonuçlarına bağlanması gerekiyor.</li>
 <li><strong>Stratejik altyapı planlaması:</strong> Yeni nesil Ajan Yapay Zeka uygulamalarını destekleyecek altyapıların bulut, veri merkezi ve uç (edge) ortamlarında yüksek performans ve süreklilik sağlayacak şekilde planlanması önem taşıyor.</li>
 <li><strong>İlk aşamadan itibaren yönetişim:</strong> Veri kontrolleri, güvenlik uygulamaları ve model testleri gibi yönetişim süreçlerinin projenin sonuna bırakılmadan başlangıç aşamasında tasarlanması gerekiyor. Böylece güvenlik ve uyumluluk gereklilikleri, yapay zeka projelerinin hızını kesen bir unsur olmaktan çıkarılarak sürecin doğal bir parçası haline getirilebiliyor.</li>
</ol>

<p>Yapay zekanın kurumsal hayatta daha geniş bir kullanım alanı kazanmasıyla birlikte önümüzdeki dönemin temel gündeminin yalnızca daha güçlü modeller geliştirmek değil, bu modelleri güvenli, verimli ve sürdürülebilir biçimde ölçeklendirebilecek altyapıları kurmak olması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/yapay-zeka-yatirimlarinda-olceklenme-sinavi</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 13:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/y-z.png" type="image/jpeg" length="27946"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Günsan ile çocuk odaları yeni eğitim yılına hazır]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/gunsan-ile-cocuk-odalari-yeni-egitim-yilina-hazir-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/gunsan-ile-cocuk-odalari-yeni-egitim-yilina-hazir-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Okula dönüş hazırlıklarıyla birlikte çocuk odaları da ders çalışmaya, dinlenmeye ve günlük yaşama daha uygun hale getiriliyor.</strong></p>

<p>Yeni eğitim-öğretim yılının yaklaşmasıyla birlikte aileler, çocuklarının odalarını daha konforlu, güvenli ve ders çalışmaya elverişli bir yaşam alanına dönüştürmek için hazırlıklarını sürdürüyor. Çocukların günün önemli bir bölümünü geçirdiği bu alanlarda estetik kadar güvenlik ve işlevsellik de önem kazanıyor. Günsan Elektrik, Radius Design serisinde yer alan çocuklara özel tasarımları ve Çocuk Korumalı Grup Prizleriyle bu ihtiyaçlara yönelik çözümler sunuyor.</p>

<p>Okula dönüş hazırlıkları yalnızca kırtasiye ve okul ihtiyaçlarının tamamlanmasıyla sınırlı kalmıyor. Çocukların ders çalışırken rahat hissedecekleri, dikkatlerini toparlayabilecekleri ve keyifli vakit geçirebilecekleri bir oda düzeni oluşturmak da ailelerin öncelikleri arasında bulunuyor. Elektrik anahtarları ve priz çözümlerinde tasarım ile güvenliği bir araya getiren Günsan Elektrik, Radius Design serisiyle çocuk odalarına renkli bir görünüm kazandırırken, Çocuk Korumalı Grup Prizleriyle güvenli kullanımı destekliyor.</p>

<p><strong>Çocukların hayal dünyasına eşlik eden tasarımlar</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Radius Design serisinde bulunan Little Cars ve Ballerina modelleri, çocuk odalarının dekorasyonuna estetik bir dokunuş kazandırırken aynı zamanda yaşam alanının karakterini tamamlıyor. Renkli otomobil desenleriyle hareketli ve enerjik bir atmosfer oluşturan Little Cars, balerin figürleriyle öne çıkan Ballerina ise daha zarif bir görünüm sunuyor. Farklı renk seçenekleriyle dekorasyona kolayca uyum sağlayan modeller, çocukların ilgi alanlarını odalarının tasarımına yansıtmalarına da olanak tanıyor.</p>

<p><strong>Çocuk odalarında elektrik güvenliğine destek</strong></p>

<p>Günsan Elektrik’in Üçlü Çocuk Korumalı Topraklı Prizi ise çocukların prizlere yabancı cisim yerleştirmesini önlemeye yardımcı olan özel koruma mekanizmasıyla güvenli kullanımı destekliyor. Üçlü yapısı sayesinde bilgisayar, masa lambası ve diğer elektronik cihazların aynı anda kullanılmasına olanak sağlayan ürün, topraklı tasarımıyla da elektrik güvenliğine katkı sunuyor.</p>

<p>Böylece çocuk odalarında hem günlük ihtiyaçlara cevap veren işlevsel bir kullanım alanı oluşturulmasına hem de ailelerin güvenlik beklentilerinin karşılanmasına destek olunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/gunsan-ile-cocuk-odalari-yeni-egitim-yilina-hazir-1</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 12:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/1787038370-okula-donus-bulten-1.jpg" type="image/jpeg" length="47972"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tour of İstanbul 2026, İstanbul’un dört farklı yüzünü bisikletle buluşturacak]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/tour-of-istanbul-2026-istanbulun-dort-farkli-yuzunu-bisikletle-bulusturacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/tour-of-istanbul-2026-istanbulun-dort-farkli-yuzunu-bisikletle-bulusturacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Silivri’den Çatalca’ya, Şile’nin Karadeniz kıyılarından Tarihî Yarımada’ya, Beykoz’un doğal güzelliklerine uzanan Tour of İstanbul, 3–6 Eylül tarihleri arasında dört etapta ve toplam 408,7 kilometrelik parkurda gerçekleştirilecek.</strong></p>

<p><strong>2026 yılında dördüncü kez düzenlenecek uluslararası yol bisikleti yarışı Tour of İstanbul’un parkuru belli oldu. UCI Europe Tour 2.1 takviminde yer alan organizasyon öncesinde, yarışın güvenli ve sorunsuz şekilde gerçekleştirilmesi amacıyla kurumlar arası koordinasyon toplantısı da düzenlendi.</strong></p>

<p>Gençlik ve Spor Bakanlığının desteği ve Türkiye Bisiklet Federasyonunun organizasyonuyla gerçekleştirilecek Tour of İstanbul 2026, 3–6 Eylül tarihleri arasında İstanbul’un farklı coğrafyalarını bisiklet tutkunlarıyla buluşturacak. 10 ülkeden 16 takımın katılacağı yarışta sporcular toplam 408,7 kilometrelik parkurda mücadele edecek.</p>

<p>Bir UCI WorldTeam, beş UCI ProTeam ve 10 UCI Continental takımının yer alacağı organizasyon, dört gün boyunca dünyanın farklı ülkelerinden profesyonel bisikletçileri İstanbul’un tarihî, kültürel ve doğal zenginlikleriyle buluşturacak.</p>

<p><strong>İstanbul’un farklı coğrafyaları yarış parkuruna dönüşecek</strong></p>

<p><img alt="1787818244 Tour Of Istanbul 2025 5" class="detail-photo img-fluid" height="2201" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/1787818244-tour-of-istanbul-2025-5.jpg" width="3300" /></p>

<p>Tour of İstanbul 2026, kentin birbirinden farklı karaktere sahip bölgelerini tek bir yarışta bir araya getirecek. Silivri ve Çatalca’nın kırsal yollarından Şile’nin Karadeniz kıyılarına, Fatih ve Tarihî Yarımada’nın simgesel noktalarından Beykoz Spor Ormanı’nın doğal atmosferine uzanan parkur, dört gün boyunca uluslararası bisiklet mücadelesine sahne olacak.</p>

<p>Yarış güzergâhı yalnızca sportif rekabet açısından değil, İstanbul’un tarihini, kültürel mirasını, doğal güzelliklerini ve coğrafi çeşitliliğini uluslararası izleyiciye aktarması bakımından da önem taşıyor. Dayanıklılık, tırmanış, teknik sürüş, kriteryum ve bireysel zamana karşı gibi farklı disiplinleri bir araya getiren parkur, her etapta farklı sporcu profillerini ve takım stratejilerini öne çıkaracak.</p>

<p><strong>Tour of İstanbul 2026 etapları</strong></p>

<p><strong>1. Etap – 3 Eylül 2026 Perşembe | Silivri–Çatalca | 165,1 km</strong></p>

<p>Tour of İstanbul 2026, Silivri’den verilecek startla başlayacak. 165,1 kilometrelik ilk etapta sporcular toplam 1.926 metre tırmanış gerçekleştirecek. Akören, Bekirli, Fener, Karacaköy, Akalan ve Kabakça çevresinden geçecek parkur; rüzgâr, inişli çıkışlı yollar ve teknik geçişleriyle yarışın ilk gününde genel klasman mücadelesine doğrudan etki edebilecek.</p>

<p>Avrupa Yakası’nın geniş yollarından kırsal bölgelere uzanan etap, Çatalca’daki finişle tamamlanacak.</p>

<p><strong>2. Etap – 4 Eylül 2026 Cuma | Şile–Şile | 149,9 km</strong></p>

<p>Yarışın ikinci günü Şile’de başlayıp yine Şile’de sona erecek. 149,9 kilometrelik etap, toplam 2.170 metrelik tırmanışıyla organizasyonun en zorlu parkurlarından biri olacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Karadeniz kıyılarından tepelik araziye uzanan etapta Ovacık çevresindeki dar yollar, keskin virajlar, Bozgoca ve Karacaköy tünelleri sporcuların teknik becerilerini ön plana çıkaracak. Şile’nin sahil yolları, ormanları ve köy güzergâhları ise yarışın görsel açıdan dikkat çeken bölümlerini oluşturacak.</p>

<p><strong>3. Etap – 5 Eylül 2026 Cumartesi | Fatih–Fatih | 86,2 km</strong></p>

<p>Tour of İstanbul’un üçüncü etabı, İstanbul’un tarihî merkezinde ve Tarihî Yarımada’nın simge noktaları arasında gerçekleştirilecek. Fatih Belediyesi önünden başlayacak ve yine aynı noktada tamamlanacak 86,2 kilometrelik kriteryum etabı, altı tur üzerinden koşulacak.</p>

<p>Ayvansaray, Haliç, Eminönü, Kumkapı ve Topkapı Sarayı çevresinden geçecek parkurda toplam 940 metre tırmanış bulunuyor. Kısa ve sert yokuşların yanı sıra dar yollar, virajlar ve dönüşler takım taktiklerinin önemini artıracak.</p>

<p>Etapta ikinci ve dördüncü turlarda sprint primleri, üçüncü ve beşinci turlarda ise dördüncü kategori tırmanış primleri verilecek. Bu mücadeleler hem puan klasmanında hem de genel klasmanda belirleyici olabilecek.</p>

<p><strong>4. Etap – 6 Eylül 2026 Pazar | Beykoz Bireysel Zamana Karşı | 7,5 km</strong></p>

<p>Tour of İstanbul 2026’nın şampiyonu, Beykoz Spor Ormanı’nda koşulacak 7,5 kilometrelik bireysel zamana karşı etabının ardından belli olacak. Sporcuların birer dakika arayla start alacağı final etabında dar yollar, virajlar, kısa tırmanışlar ve teknik inişler mücadeleyi şekillendirecek.</p>

<p>Toplam 136 metre tırmanış içeren parkurda sporcuların her saniyesi önem taşıyacak. Hız, dayanıklılık, teknik sürüş ve bisiklet kontrolünün öne çıkacağı final etabı, genel klasmanın son şeklini belirleyecek.</p>

<p><strong>Tour of İstanbul için kurumlar koordinasyon toplantısında buluştu</strong></p>

<p><img alt="1787818241 Tour Of Istanbul 2025 2" class="detail-photo img-fluid" height="2200" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/1787818241-tour-of-istanbul-2025-2.jpg" width="3300" /></p>

<p>Tour of İstanbul 2026’nın güvenli, düzenli ve uluslararası standartlara uygun biçimde gerçekleştirilmesi amacıyla kurumlar arası koordinasyon toplantısı İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünde yapıldı.</p>

<p>Toplantıya İstanbul Vali Yardımcısı Ünal Kılıçarslan, Türkiye Bisiklet Federasyonu Genel Sekreteri Mehmet Sedat Fırat, İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Spor Faaliyetleri Birimi Şube Müdürü Gültekin Örteş, Türkiye Bisiklet Federasyonu Projeler Koordinatörü Doç. Dr. Pınar Arpınar Avşar, Tour of İstanbul Yarış Direktörü Mutlu Erçevik, Türkiye Bisiklet Federasyonu İstanbul İl Temsilcisi Ensar Efendioğlu ile ilgili kurum ve kuruluşların temsilcileri katıldı.</p>

<p>Toplantıda dört etap kapsamında alınacak güvenlik ve trafik önlemlerinin yanı sıra sağlık, ulaşım, yol bakım, altyapı, çevre, tanıtım ve operasyon planları değerlendirildi. Start ve finiş alanlarındaki hazırlıklar, yarış güzergâhlarında uygulanacak tedbirler, alternatif ulaşım planları ve organizasyon boyunca kurumlar arasındaki koordinasyon süreçleri de toplantının gündeminde yer aldı.</p>

<p><strong><i>“Tour of İstanbul, İstanbul’un uluslararası tanıtımına katkı sağlıyor”</i></strong></p>

<p>İstanbul Vali Yardımcısı Ünal Kılıçarslan, Tour of İstanbul’un kentin uluslararası tanıtımı ve bisiklet kültürünün gelişimi açısından önemli bir organizasyon olduğunu belirtti.</p>

<p>Kılıçarslan, dünyanın farklı ülkelerinden sporcu ve takımları İstanbul’da buluşturan yarışın, şehrin farklı yönlerini uluslararası bisiklet camiasına tanıtmak açısından önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti.</p>

<p>Organizasyonun kamu kurumları ve yerel yönetimlerin iş birliğiyle her yıl daha ileri taşındığını belirten Kılıçarslan, İstanbul Valiliği başta olmak üzere ilgili kurumların Tour of İstanbul’un güvenli ve başarılı şekilde gerçekleştirilmesi için gerekli koordinasyonu sağladığını söyledi. Kılıçarslan, organizasyonun İstanbul’un spor ve tanıtım değerine daha fazla katkı sunmasını hedeflediklerini kaydetti.</p>

<p><i><strong>“Tour of İstanbul’u uluslararası ölçekte güçlü bir marka yapmak istiyoruz”</strong></i></p>

<p>Türkiye Bisiklet Federasyonu Genel Sekreteri Mehmet Sedat Fırat ise organizasyonun uluslararası bisiklet dünyasındaki konumunu her yıl daha da güçlendirmeyi amaçladıklarını belirtti.</p>

<p>Fırat, farklı ülkelerden takımları ve sporcuları İstanbul’da buluşturan Tour of İstanbul’un dünya bisiklet takviminde takip edilen ve tercih edilen organizasyonlardan biri hâline gelmesini hedeflediklerini söyledi.</p>

<p>İstanbul’un tarihî, kültürel ve coğrafi zenginliklerinin yarışa önemli bir değer kattığını vurgulayan Fırat, kenti bisiklet dünyasına daha fazla tanıtmak ve Tour of İstanbul’u İstanbul’la özdeşleşen, sürdürülebilir ve uluslararası ölçekte güçlü bir spor markasına dönüştürmek için çalışmaların devam ettiğini ifade etti.</p>

<p><strong>32 paydaş kurum organizasyona destek verecek</strong></p>

<p>Gençlik ve Spor Bakanlığının desteği ve Türkiye Bisiklet Federasyonunun organizasyonuyla düzenlenecek Tour of İstanbul, İstanbul Valiliği koordinasyonunda toplam 32 paydaş kurumun iş birliğiyle gerçekleştirilecek.</p>

<p>Organizasyona İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü, İstanbul İl Jandarma Komutanlığı, Karayolları 1. Bölge Müdürlüğü ve bağlı birimleri, TCDD 1. Bölge Müdürlüğü, İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü, İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, İstanbul İl Millî Eğitim Müdürlüğü, İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, ÖSYM İstanbul İl Koordinatörlüğü, DLH Marmaray Bölge Müdürlüğü ile Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü katkı sağlayacak.</p>

<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesinde ise İBB Gençlik ve Spor Dairesi Başkanlığı, İBB Ulaşım Dairesi Başkanlığı, İBB Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Dairesi Başkanlığı, İBB Zabıta Dairesi Başkanlığı, İBB Acil Yardım ve Cankurtarma Şube Müdürlüğü, İBB Güvenlik Şube Müdürlüğü, İBB Yeşil Alan ve Tesisler Yapım Şube Müdürlüğü, İBB Atık Yönetimi Şube Müdürlüğü, İBB İletişim Koordinatörlüğü, Metro İstanbul AŞ Genel Müdürlüğü, İSKİ Genel Müdürlüğü ve İETT Genel Müdürlüğü görev alacak.</p>

<p>Etapların gerçekleştirileceği ilçelerde ise Silivri Belediyesi, Çatalca Belediyesi, Şile Belediyesi, Fatih Belediyesi ve Beykoz Belediyesi organizasyona destek verecek.</p>

<p><strong>İstanbul’un tarihî ve doğal zenginlikleri dünyaya taşınacak</strong></p>

<p>Tour of İstanbul, sportif rekabetin yanı sıra İstanbul’un uluslararası tanıtımına da katkı sağlayacak. Silivri ve Çatalca’nın kırsal yollarından Şile’nin Karadeniz kıyılarına, Tarihî Yarımada’dan Beykoz Spor Ormanı’na uzanan parkur, kentin farklı yüzlerini dört gün boyunca bisiklet üzerinden dünyaya aktaracak.</p>

<p>Tour of İstanbul 2026’nın 5 Eylül Cumartesi günü gerçekleştirilecek Fatih–Fatih etabı, saat 09.00–11.15 arasında TRT Spor Yıldız ekranlarından canlı yayımlanacak.</p>

<p>2023 yılında başlayan Tour of İstanbul, ilk yılının ardından UCI 2.2 kategorisinden UCI 2.1 kategorisine yükseldi. Dördüncü yılına ulaşan organizasyon, uluslararası takım katılımı, Türk takımlarının artan temsili ve İstanbul’un farklı bölgelerini kapsayan parkuruyla Türkiye’nin uluslararası bisiklet takvimindeki önemli organizasyonlarından biri olma yolunda ilerliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/tour-of-istanbul-2026-istanbulun-dort-farkli-yuzunu-bisikletle-bulusturacak</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 12:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/1787818245-tour-of-istanbul-2025-7.jpg" type="image/jpeg" length="85212"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kuveyt Türk, “Müşteri Gözünden Şube Deneyimi” Projesiyle Stevie Ödülü Kazandı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/kuveyt-turk-musteri-gozunden-sube-deneyimi-projesiyle-stevie-odulu-kazandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/kuveyt-turk-musteri-gozunden-sube-deneyimi-projesiyle-stevie-odulu-kazandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye’nin önde gelen katılım finans kuruluşlarından Kuveyt Türk, iş dünyasının prestijli uluslararası organizasyonlarından Stevie Ödülleri’nde, “Müşteri Gözünden Şube Deneyimi Nöropazarlama Projesi” ile “Teknoloji İnovasyonunda Başarı – Achievement in Technology Innovation” kategorisinde ödüle layık görüldü.</strong></p>

<p>Kuveyt Türk bünyesinde faaliyet gösteren Empatika Araştırma Merkezi tarafından hayata geçirilen “Müşteri Gözünden Şube Deneyimi” projesi, hızla değişen müşteri beklentilerine yanıt vermek ve bankacılık sektöründe müşteri odaklı dönüşüme katkı sağlamak amacıyla geliştirildi. Proje, müşteri deneyiminin yalnızca sözel geri bildirimler üzerinden değerlendirilmesinin ötesine geçerek, şube içindeki müşteri yolculuğunu bilimsel ve veri temelli yöntemlerle ele alıyor.</p>

<p>Proje kapsamında müşterilerin şube içerisindeki yolculukları sırasında gördükleri, hissettikleri ve verdikleri bilişsel tepkiler eş zamanlı olarak analiz ediliyor. Böylece müşteri deneyiminin farklı boyutlarının daha kapsamlı ve objektif biçimde değerlendirilmesi hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kuveyt Türk Dijital Bankacılık ve Ödeme Sistemleri Genel Müdür Yardımcısı Dr. Okan Acar, projeye ilişkin değerlendirmesinde, müşteri deneyimini yalnızca geri bildirimlerle değil, bilimsel verilerle analiz ettiklerini belirtti. Acar, klasik memnuniyet ölçümlerinin ötesine geçerek müşterilerin gerçek deneyim anındaki zihinsel süreçlerini ve duygusal tepkilerini bilimsel yöntemlerle değerlendirdiklerini ifade etti.</p>

<p>Empatika Araştırma Merkezi tarafından yürütülen çalışmaların, Türkiye bankacılık sektöründe nörobilim temelli yöntemlerin entegre edildiği bir şube deneyimi ölçüm modeli olma özelliği taşıdığını aktaran Acar, projenin Stevie Ödülleri gibi uluslararası bir platformda ödüle layık görülmesinin kendileri açısından önemli olduğunu vurguladı. Acar, önümüzdeki dönemde de teknoloji ve veri odaklı çalışmalarla müşteri deneyimini geliştirmeye devam edeceklerini söyledi.</p>

<p><strong>Nörobiyometrik Ölçüm Yöntemlerinden Yararlanılıyor</strong></p>

<p>Projede, müşterilerin gerçek zamanlı bilişsel ve duygusal tepkilerini ölçebilmek amacıyla Eye Tracking gözlüğü, EEG ve çeşitli biyometrik verilerden yararlanılıyor. Nörobiyometrik ölçüm yöntemleriyle elde edilen veriler, derinlemesine görüşmelerden elde edilen müşteri beyanlarıyla birlikte değerlendiriliyor. Böylece müşterilerin şube deneyimine ilişkin hem bilişsel ve duygusal süreçleri hem de ifade ettikleri görüşleri kapsamlı şekilde analiz ediliyor.</p>

<p>Araştırma sonuçları, ilgili iş birimleriyle gerçekleştirilen çalıştaylarda detaylı biçimde ele alınarak deneyimin geliştirilmesine yönelik aksiyon planları oluşturuluyor.</p>

<p>Geliştirilen model, müşterilerin yalnızca ne söylediklerine değil, aynı zamanda ne hissettiklerine ve nasıl davrandıklarına da odaklanıyor. Bu yaklaşım sayesinde şubelerin fiziksel düzenlemeleri, yönlendirme tabelaları ve müşteri akışları gerçek kullanıcı davranışlarından elde edilen veriler doğrultusunda yeniden değerlendirilebiliyor.</p>

<p>Model ayrıca farklı müşteri segmentlerinin ihtiyaçlarına uygun, daha kişiselleştirilmiş ve bilişsel açıdan uyumlu deneyimler tasarlanmasına olanak sağlıyor. Gerçek zamanlı bilişsel ve duygusal tepkilerin analiz edilmesiyle, geleneksel müşteri deneyimi araştırmalarında ortaya çıkması güç olan deneyim noktaları da belirlenebiliyor. Elde edilen bulgular doğrultusunda Kuveyt Türk, müşterilerine daha kişiselleştirilmiş, ihtiyaç odaklı ve kullanıcı deneyimini merkeze alan çözümler sunmayı amaçlıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/kuveyt-turk-musteri-gozunden-sube-deneyimi-projesiyle-stevie-odulu-kazandi</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 12:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/okan-acar.png" type="image/jpeg" length="37700"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TOI’den Türkiye’ye 15 Milyon Avroluk Yatırım Kararı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/toiden-turkiyeye-15-milyon-avroluk-yatirim-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/toiden-turkiyeye-15-milyon-avroluk-yatirim-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>OYAK ve Umman Yatırım Otoritesi ortaklığında faaliyet gösteren OYAK Turkoman Yatırım A.Ş. (TOI), Türkiye’de çift kullanımlı ürünler geliştiren bir teknoloji şirketine 15 milyon avro yatırım yapma kararı aldı. OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, Türkiye ile Umman arasındaki güçlü ilişkileri somut yatırımlarla daha da ileri taşımayı hedeflediklerini belirterek, alınan yatırım kararının bu hedefin önemli bir göstergesi olduğunu ifade etti.</strong></p>

<p>OYAK ve Umman Yatırım Otoritesi ortaklığında faaliyet gösteren OYAK Turkoman Yatırım A.Ş. (TOI) Yönetim Kurulu’nun üçüncü toplantısı Umman’da gerçekleştirildi.</p>

<p>TOI Yönetim Kurulu Başkanı Sheikh Nasser Al-Harthy, OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş ve TOI Yönetim Kurulu üyelerinin katıldığı toplantıda, devam eden yatırım süreçlerindeki son durum değerlendirildi. Görüşmelerde ayrıca Türkiye ile Umman arasındaki ekonomik iş birliğinin geliştirilmesine katkı sağlayacak yeni yatırım fırsatları ile stratejik sektörlerdeki potansiyel iş birlikleri ele alındı.</p>

<p><strong>Türkiye’ye 15 milyon avroluk doğrudan yatırım</strong></p>

<p><img alt="1787813223 T O I Den T Rkiye Ye 15 Milyon Avroluk Yat R M Karar 1" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/1787813223-t-o-i-den-t-rkiye-ye-15-milyon-avroluk-yat-r-m-karar-1.jpeg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Toplantıda, Türkiye’de çift kullanımlı (askeri-sivil) ürünler geliştiren bir teknoloji şirketine 15 milyon avro yatırım yapılması kararlaştırıldı. Söz konusu yatırımla Türkiye’ye doğrudan yabancı sermaye girişine katkı sağlanması hedefleniyor.</p>

<p>Yatırım kararına ilişkin değerlendirmelerde bulunan OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, Türkiye ve Umman arasındaki güçlü ilişkileri somut yatırımlarla daha ileri bir noktaya taşımayı amaçladıklarını belirtti.</p>

<p><strong>“Karşılıklı değer yaratacak yeni yatırım fırsatlarını değerlendireceğiz”</strong></p>

<p>TOI aracılığıyla Türkiye’de çift kullanımlı ürünler geliştiren bir teknoloji şirketine gerçekleştirilecek 15 milyon avroluk yatırımın bu yaklaşımın önemli bir göstergesi olduğunu ifade eden Yalçıntaş, şöyle konuştu:</p>

<p>“Bu yatırımla ülkemize doğrudan yabancı sermaye kazandırırken, stratejik sektörlerimizin gelişimine de katkı sağlamış olacağız. Türkiye’nin üretim kapasitesine, teknolojik yetkinliğine ve nitelikli insan kaynağına güveniyoruz. Önümüzdeki dönemde de karşılıklı değer yaratacak yeni yatırım fırsatlarını değerlendirmeyi sürdüreceğiz.”</p>

<p>TOI, başta yüksek teknoloji, katma değerli sanayi, enerji ve madencilik olmak üzere stratejik öneme sahip sektörlerdeki yatırım fırsatlarını değerlendirmeye devam ediyor. Söz konusu yatırımlarla OYAK’ın yatırım portföyünün çeşitlendirilmesi ve Türkiye’ye yönelik doğrudan yabancı sermaye girişinin artırılması amaçlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/toiden-turkiyeye-15-milyon-avroluk-yatirim-karari</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 12:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/1787813224-t-o-i-den-t-rkiye-ye-15-milyon-avroluk-yat-r-m-karar.jpeg" type="image/jpeg" length="81599"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Garanti BBVA Emeklilik 2026’nın İlk Yarısında Güçlü Büyümesini Sürdürdü]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/garanti-bbva-emeklilik-2026nin-ilk-yarisinda-guclu-buyumesini-surdurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/garanti-bbva-emeklilik-2026nin-ilk-yarisinda-guclu-buyumesini-surdurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Garanti BBVA Emeklilik, 2026 yılının ilk yarısında bireysel emeklilik ve hayat sigortası alanlarındaki büyüme performansını sürdürdü. Şirket, toplam BES fon büyüklüğünü yıllık bazda yüzde 18,2 artırarak 374,8 milyar TL’ye çıkarırken, hayat sigortası toplam prim üretiminde de yüzde 29’luk büyümeyle 114,8 milyar TL’ye ulaştı. Şirket, BES’te 18 yaş altı segmentinde, hayat sigortasında ise birikimli, prim iadeli ve ihtiyaca yönelik ürünlerde sektör ortalamasının üzerinde büyüme kaydetti. Garanti BBVA Emeklilik ayrıca yeni emeklilik yatırım fonlarını yatırımcılara sunarken, fon hizmetlerinin tamamını Garanti BBVA Mobil’e taşıyarak dijital erişim imkanlarını geliştirmeyi sürdürdü.</strong></p>

<p>Garanti BBVA Emeklilik, yılın ilk altı ayında fon büyüklüğü, katkı payı ve prim üretimi başta olmak üzere birçok temel göstergede sektör ortalamasının üzerinde büyüme gösterdi. Şirket, ürün çeşitliliğini artırmaya yönelik yeni adımlarıyla da yılın ilk yarısını tamamladı.</p>

<p><i><strong>“Müşterilerimizin birikimlerini uzun vadeli hedefleri doğrultusunda değerlendirmelerine destek oluyoruz”</strong></i></p>

<p>Garanti BBVA Emeklilik Genel Müdürü Nurdan Tunay Günaylı, şirketin 2026 yılının ilk yarısındaki performansına ilişkin değerlendirmesinde, müşterilerin birikim ve güvence ihtiyaçlarına yönelik çözümleri geliştirmeye devam ettiklerini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Günaylı, bireysel emeklilikten hayat sigortasına, fon yönetiminden ürünlere uçtan uca mobil erişime kadar birçok alanda farklı ihtiyaçlara yönelik seçenekler sunduklarını ifade ederek, önümüzdeki dönemde müşterilerin emeklilik ve sigorta ihtiyaçlarını tek bir dijital ekosistem üzerinden kolay, güvenli ve kişiselleştirilmiş şekilde yönetmelerine destek olmayı sürdüreceklerini söyledi. Günaylı ayrıca fon yönetimi alanındaki yetkinliklerini geliştirerek müşterilerin birikim yolculuğuna değer katmayı hedeflediklerini aktardı.</p>

<p><strong>BES’te büyüme devam etti</strong></p>

<p>Garanti BBVA Emeklilik, 2026 yılının ilk yarısında gönüllü BES’te 1 milyon 641 bin katılımcıya ulaştı. Şirketin gönüllü BES fon büyüklüğü, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 17,9 artarak 353,1 milyar TL’ye yükseldi. Aynı dönemde sektörün büyüme oranı yüzde 10,5 olarak gerçekleşti.</p>

<p>Toplam BES fon büyüklüğü ise yüzde 18,2’lik yıllık büyümeyle 374,8 milyar TL’ye ulaştı. Böylece şirket, yüzde 11 olarak gerçekleşen sektör büyümesinin üzerinde bir performans sergiledi.</p>

<p>Katkı paylarında da büyümesini sürdüren Garanti BBVA Emeklilik’in gönüllü BES katkı payı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 38 artarken, ek katkı payındaki artış yüzde 51,2 oldu. Her iki göstergede de şirketin büyüme performansı sektör ortalamasının üzerinde gerçekleşti.</p>

<p><strong>Otomatik Katılım Sistemi’nde de büyüme sürdü</strong></p>

<p>Garanti BBVA Emeklilik, 2026 yılının ilk yarısında Otomatik Katılım Sistemi’nde (OKS) 1 milyon 956 bin 159 katılımcıya ulaştı. Şirketin OKS katılımcı sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,4 artarken, sektör büyümesi yüzde 0,1 seviyesinde kaldı.</p>

<p>OKS fon büyüklüğü de aynı dönemde 21,7 milyar TL’ye yükseldi. Şirketin OKS fon büyüklüğündeki yıllık artış yüzde 23 olurken, sektör genelindeki büyüme yüzde 18,6 olarak gerçekleşti.</p>

<p><strong>18 yaş altı BES’e ilgi artıyor</strong></p>

<p>Garanti BBVA Emeklilik’in 18 yaş altı BES segmentindeki büyümesi de yılın ilk yarısında devam etti. Şirketin bu segmentteki katılımcı sayısı yüzde 9,8 artışla 374 bin 840’a ulaştı.</p>

<p>Haziran sonu itibarıyla 18 yaş altı BES fon büyüklüğü ise yaklaşık 22 milyar TL’ye yükseldi. Bu alandaki yıllık büyüme yüzde 22,1 olarak gerçekleşti.</p>

<p><strong>Hayat sigortasında farklı ürün gruplarında büyüme</strong></p>

<p>Garanti BBVA Emeklilik, birikimli hayat ürünlerinin yanı sıra geçen yıl devreye aldığı farklı hayat sigortası ürünleriyle büyümesini sürdürdü. Haziran 2026 sonu itibarıyla hayat sigortacılığındaki toplam prim üretimi 11,4 milyar TL’ye ulaştı.</p>

<p>Bu dönemde kredi bağlantılı hayat sigortalarında 6,8 milyar TL, birikimli ve prim iadeli hayat sigortalarında 2,9 milyar TL, ihtiyaca yönelik hayat sigortalarında ise 1,6 milyar TL prim üretildi. Tamamlayıcı Sağlık Sigortası prim üretimi de geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 47 büyüdü.</p>

<p><strong>Grup ürünlerinde 197 milyon TL prim üretimi</strong></p>

<p>Grup sigortaları tarafında da büyümesini sürdüren Garanti BBVA Emeklilik’in Grup Tamamlayıcı Sağlık Sigortası, Grup Hayat Sigortası, Grup Ameliyat Sigortası ve Grup Kritik Hastalıklar Sigortası ürünlerindeki toplam prim üretimi 197 milyon TL olarak gerçekleşti.</p>

<p><strong>Fon yönetimi ve yeni ürünler öne çıktı</strong></p>

<p>Garanti BBVA Emeklilik’in dijital fon danışmanlık hizmeti Otomatik Fon Koçu, Haziran sonu itibarıyla yaklaşık 29 milyar TL büyüklüğe ulaştı. Hizmet, 133 bin sözleşmenin fon dağılımlarını yönetirken 125 bini aşkın katılımcıya hizmet verdi.</p>

<p>Şirketin gönüllü BES fonlarının ortalama getirisi yüzde 8,2 ile sektör ortalaması olan yüzde 6,2’nin üzerinde gerçekleşti. OKS fonlarında ise ortalama getiri yüzde 18 olurken, sektör ortalaması yüzde 16,2 olarak kaydedildi.</p>

<p>Garanti BBVA Emeklilik, yılın ilk yarısında mevcut faizsiz Altın Katılım Fonu’na ek olarak faizli Altın Emeklilik Yatırım Fonu ve Temiz Enerji Sektörü Hisse Senedi Fonu’nu yatırımcıların kullanımına sundu. Kısa sürede 1 milyar TL fon büyüklüğünü aşan faizli Altın Emeklilik Yatırım Fonu yatırımcılardan ilgi görürken, BEFAS platformu üzerinden şirketin fonlarına yönelik talep de arttı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/garanti-bbva-emeklilik-2026nin-ilk-yarisinda-guclu-buyumesini-surdurdu</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 12:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/1787813098-nurdan-tunay-g-nayl.jpg" type="image/jpeg" length="29386"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[53 milyar dolarlık pazarda 30 milyon TL ek yatırım]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/53-milyar-dolarlik-pazarda-30-milyon-tl-ek-yatirim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/53-milyar-dolarlik-pazarda-30-milyon-tl-ek-yatirim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Küresel parfüm pazarının 2025 yılında 53 milyar dolarlık büyüklüğe ulaştığı, 2034 yılına kadar ise 87,2 milyar dolara yükselmesinin beklendiği dönemde, kozmetik sektöründe üretim kapasitesinin artırılması ve markalaşma yatırımları önem kazanıyor. Artan talep ve değişen tüketici beklentileri, üreticileri hem üretim altyapılarını güçlendirmeye hem de kendi markalarını küresel pazarlarda daha rekabetçi hale getirmeye yöneltiyor.</strong></p>

<p>Bu dönüşüm doğrultusunda çalışmalarını sürdüren Auran Kozmetik, uluslararası pazarlardaki konumunu güçlendirmek amacıyla yaklaşık 30 milyon TL tutarında yeni makine yatırımı gerçekleştiriyor. Yapay zekâ destekli üretim bantlarını devreye almayı planlayan şirket, yatırımla birlikte üretim kapasitesini tek vardiyada yıllık 7 milyon, üç vardiyada ise 21 milyon adede çıkarmayı hedefliyor.</p>

<p>Küresel pazarlarda rekabetin giderek yoğunlaştığı kozmetik sektöründe, ürün çeşitliliğinin artması üretim süreçlerinde esneklik ve verimliliği daha kritik hale getiriyor. Teknolojik gelişmeleri yakından takip ederek üretim süreçlerine entegre eden markalar, değişen tüketici ihtiyaçlarına daha hızlı yanıt verebilmeleriyle öne çıkıyor.</p>

<p><strong>Yeni yatırımla yıllık üretim kapasitesi 21 milyona çıkacak</strong></p>

<p><img alt="1785913360 Ekran G R Nt S 28" class="detail-photo img-fluid" height="871" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/1785913360-ekran-g-r-nt-s-28.png" width="1831" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Auran Kozmetik Kurucu ve Genel Müdürü Abdullah Karataş, sektördeki dönüşümün üreticileri sürekli gelişime yönelttiğini belirterek, şirketin yatırım planlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Karataş, “Kozmetik sektöründe tüketici beklentileri sürekli değişiyor. Bu değişim de üreticileri kendilerini sürekli geliştirmeye ve üretim kabiliyetlerini güçlendirmeye yönlendiriyor. Biz de bir yandan üretim kapasitemizi geliştirirken diğer yandan değişen tüketici ihtiyaçlarını yakından takip ediyor, ürün gamımızı bu doğrultuda şekillendiriyoruz” dedi.</p>

<p>Uluslararası pazarlardaki güçlerini artırmak amacıyla yaklaşık 30 milyon TL’lik yeni makine yatırımı gerçekleştirdiklerini belirten Karataş, yapay zekâ destekli üretim bantlarıyla kapasiteyi daha da artıracaklarını ifade etti.</p>

<p>Karataş, “Yeni yatırımın devreye alınmasıyla üretim süreçlerinde verimliliğin artırılması, operasyonel esnekliğin güçlendirilmesi ve artan talebin daha etkin şekilde karşılanması hedefleniyor. Yeni üretim hatlarıyla birlikte kapasitemiz yılda 21 milyon adede ulaşacak. Önümüzdeki dönemde özellikle kişisel koku kategorisindeki büyümemizi destekleyecek yatırımlarımıza ve ürün geliştirme çalışmalarımıza devam edeceğiz. Hedefimiz, sahip olduğumuz üretim gücünü Auran markasının hem yurt içinde hem de uluslararası pazarlarda büyümesini destekleyecek şekilde değerlendirmek” diye konuştu.</p>

<p><img alt="1785913363 Ekran G R Nt S 29" class="detail-photo img-fluid" height="872" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/1785913363-ekran-g-r-nt-s-29.png" width="1835" /></p>

<p><strong>Ürün portföyünde oda kokuları ve kişisel bakım ürünleri öne çıkıyor</strong></p>

<p>Çalışanlarının yaklaşık yüzde 64’ünü kadınların oluşturduğu Auran Kozmetik, kısa sürede ulaştığı üretim kapasitesiyle faaliyetlerini sürdürüyor. Şirketin ürün portföyünde ağırlıklı olarak oda kokuları, oda spreyleri, kolonya, vücut spreyleri ve bitkisel içerikli ürünler bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/53-milyar-dolarlik-pazarda-30-milyon-tl-ek-yatirim</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 12:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/1785913354-ekran-g-r-nt-s-26.png" type="image/jpeg" length="52308"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye Sigorta’dan “Uzun Yaşam Ekonomisi” raporu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/turkiye-sigortadan-uzun-yasam-ekonomisi-raporu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/turkiye-sigortadan-uzun-yasam-ekonomisi-raporu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik Ekonomik Araştırmalar Müdürlüğü tarafından hazırlanan “Uzun Yaşam Ekonomisi: Yaşlanan Nüfusun Sigorta ve Emeklilik Sektörüne Etkileri” başlıklı rapor yayımlandı. Raporda, dünya genelinde 65 yaş üzeri nüfusun 2050 yılında 1,6 milyara ulaşacağı öngörülürken, demografik değişimin sigorta ve emeklilik sektörleri başta olmak üzere ekonomi üzerindeki etkileri ele alındı.</strong></p>

<p>Demografik dönüşümün ekonomik ve sektörel yansımalarını inceleyen çalışma; artan yaşam süresinin sağlık sistemlerinden sosyal güvenliğe, bireysel tasarruflardan sigorta ve emeklilik ürünlerine kadar geniş bir alanda oluşturduğu değişimi ortaya koyuyor. Raporda ayrıca yeni nesil sağlık teknolojileri ve yapay zekânın sektöre etkileri ile uzayan yaşam süresinin beraberinde getirdiği ekonomik, sosyal ve etik konular değerlendiriliyor.</p>

<p>Türkiye Sigorta Hazine ve Emeklilik Operasyonları Genel Müdür Yardımcısı Gürol Sami Özer, rapora ilişkin değerlendirmesinde, uzun yaşam olgusunun ekonomik ve sosyal sistemler açısından yeni bir dönemi beraberinde getirdiğini belirtti. Özer, uzayan insan ömrünün yalnızca demografik bir değişim veya yönetilmesi gereken bir risk olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayarak, hedefin yaşam süresine eklenen yılları sağlıklı, üretken ve finansal açıdan güvence altında geçirmek olması gerektiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özer, sağlıklı yaşam süresinin uzamasının sağlık sistemleri üzerindeki yükü azaltabileceğini ve bireylerin üretkenliğini artırarak ekonomiye katkı sağlayabileceğini belirterek, daha uzun yaşamın aynı zamanda daha uzun süreli sağlık, bakım ve emeklilik ihtiyacını da beraberinde getirdiğine dikkat çekti. Bu nedenle geleceğin sisteminin kamu, özel sektör ve bireyler arasında dengeli bir sorumluluk paylaşımı temelinde şekillenmesi gerektiğini söyleyen Özer, önleyici sağlık hizmetlerini, uzun vadeli tasarrufu ve değişen bakım ihtiyaçlarını finansal güvenceyle bir arada ele alan çözümlerin önümüzdeki dönemde daha fazla önem kazanacağını kaydetti.</p>

<p><strong>65 yaş üstü nüfus 2050’de 1,6 milyara çıkacak</strong></p>

<p>Raporda, dünya ekonomisinin nüfusun yaşlanmasına bağlı olarak önemli bir yapısal dönüşümden geçtiği belirtiliyor. Bugün dünya genelinde her 10 kişiden birinin 65 yaşın üzerinde olduğu ifade edilirken, bu oranın 2050 yılında her 6 kişiden birine yükselmesi bekleniyor. Küresel ölçekte 65 yaş üstü nüfusun ise 862 milyondan 1,6 milyara çıkarak yaklaşık iki katına ulaşacağı öngörülüyor.</p>

<p>Türkiye’nin ise birçok gelişmiş ülkeye kıyasla daha genç bir demografik yapıya sahip olmaya devam ettiği belirtiliyor. Rapora göre Türkiye’nin, 2050 yılında nüfusunun yaklaşık üçte birinin 65 yaş ve üzerindeki bireylerden oluşması beklenen Japonya ve İtalya gibi “ileri yaşlı” toplumlar arasında yer alması beklenmiyor.</p>

<p>Bununla birlikte Türkiye’de ortalama yaşam süresi 77,3 yıl ile 81,1 yıllık OECD ortalamasının altında bulunuyor. Raporda ayrıca, Türkiye’de her emekliye yalnızca 1,6 çalışanın düşmesinin sosyal güvenlik ve emeklilik sistemleri açısından dikkat edilmesi gereken bir gösterge olduğuna işaret ediliyor.</p>

<p><strong>Uzun yaşamın yanında sağlıklı yaşam süresi de önem taşıyor</strong></p>

<p>“Uzun yaşam ekonomisi”nin öne çıkan başlıklarından biri olarak önleyici sağlık hizmetleri gösteriliyor. Rapora göre 2050 yılında ortalama yaşam süresinin 78 yıla ulaşması beklenirken, insanların bunun 11,4 yılını kötü sağlık koşullarında geçirebileceği öngörülüyor.</p>

<p>Aynı dönemde küresel sağlık harcamalarının 20,5 trilyon dolara ulaşabileceği tahmin edilirken, kanıtlanmış sağlık müdahalelerinin hastalık yükünü yüzde 35 oranında azaltma potansiyeli taşıdığı belirtiliyor.</p>

<p>Bu dönüşümde yapay zekânın da önemli bir rol üstlenmesi bekleniyor. İlaç geliştirme, erken teşhis ve operasyonel süreçler başta olmak üzere sağlık sektörünün farklı alanlarında kullanılan yapay zekâ uygulamalarının verimliliği artırarak yükselen maliyetlerin yönetilmesine katkı sunacağı ifade ediliyor. Yapay zekânın ilaç keşfi süreçlerini hızlandırması ve Ar-Ge maliyetlerini azaltmasının da sağlık sistemleri açısından önemli bir verimlilik fırsatı oluşturduğu vurgulanıyor.</p>

<p>Raporda uzun yaşam ekonomisini şekillendiren gelişmeler arasında GLP-1 grubu obezite ilaçları da yer alıyor. Kronik hastalık risklerinin azaltılmasına katkı sağlayan bu ilaçların tüketim alışkanlıklarında da değişime yol açtığı belirtilirken, GLP-1 pazarının 2035 yılına kadar 190 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşabileceği öngörülüyor.</p>

<p><strong>Yaşlanan nüfus sigorta ve emeklilik sistemlerini yeniden şekillendiriyor</strong></p>

<p>Yaşam süresinin uzaması, sosyal güvenlik ve emeklilik sistemleri üzerindeki baskıyı da artırıyor. Avrupa’da bugün bir emeklinin finansmanında 3,4 çalışma çağındaki kişinin bulunduğu belirtilirken, bu oranın 2050 yılında 2 kişiye gerilemesi bekleniyor.</p>

<p>Raporda, yaşam süresinin uzamasının aktüeryal hesaplamaları daha karmaşık hale getirdiğine dikkat çekiliyor. “Yaşam süresi riski”nin kamudan bireylere doğru kaydığı belirtilirken, bu durumun bireylerin emeklilik dönemleri için daha fazla ve daha uzun vadeli tasarruf yapmasını gerekli kıldığı ifade ediliyor.</p>

<p>Bu çerçevede Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) ve Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES) gibi tasarruf mekanizmalarının öneminin daha da artacağı öngörülüyor.</p>

<p>Sağlık sigortacılığı da uzun yaşam ekonomisinin önemli gelişim alanlarından biri olarak değerlendiriliyor. Küresel sağlık sigortası prim üretiminin 2025 yılında yüzde 12,3 artarak 1,68 trilyon euroya ulaştığı belirtilirken, Türkiye’de özel sağlık sigortalarının GSYH içerisindeki payının yüzde 0,3 seviyesinde olduğu ifade ediliyor. Türkiye’de sağlık sigortası primlerinin 2026-2036 döneminde yıllık ortalama yüzde 15,3 büyümesinin beklendiği kaydediliyor.</p>

<p><strong>Uzun yaşam yeni sosyal ve etik tartışmaları beraberinde getiriyor</strong></p>

<p>Raporda, insan ömrünü uzatmaya yönelik biyoteknolojik gelişmeler yalnızca ekonomik etkileriyle değil, sosyal ve etik sonuçlarıyla da ele alınıyor. Yeni teknolojilere erişimde ortaya çıkabilecek sosyoekonomik farklılıkların zaman içerisinde sağlık ve yaşam süresi bakımından daha belirgin eşitsizliklere neden olabileceği belirtiliyor. Uzayan yaşam sürelerinin kuşaklar arası dengeler ve toplumsal yapı üzerindeki olası etkileri de raporda değerlendirilen başlıklar arasında bulunuyor.</p>

<p>Çalışmada, sigorta ve emeklilik sistemlerinin değişen yaşam beklentilerine uyum sağlayacak şekilde yeniden yapılandırılmasının önem kazanacağı vurgulanıyor. Bu kapsamda, emeklilik koşullarının yaşam beklentisindeki değişimlere uyum sağlayabildiği modellerin geliştirilmesi öne çıkıyor.</p>

<p>Bunun yanı sıra yüksek maliyetli yeni nesil tedavilerin yaşam tarzı destek programlarıyla birlikte yönetilmesi ve ömür boyu yenileme garantili sağlık sigortası çözümlerinin yaygınlaştırılması da sektörün geleceği açısından önemli başlıklar arasında gösteriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/turkiye-sigortadan-uzun-yasam-ekonomisi-raporu</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 12:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/s-a-m-i-i.png" type="image/jpeg" length="85246"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
