<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Fuar Dergisi</title>
    <link>https://www.fuardergisi.com.tr</link>
    <description>Fuar Dergisi, ulusal ve uluslararası fuarlar, sektörel yenilikler ve ekonomi dünyasındaki en önemli gelişmeleri takip eden profesyoneller için kapsamlı analizler, röportajlar ve özel haberler sunar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>"Türkiye'nin ilk ve tek ulusal Fuar, Kongre ve Festival dergisi</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 06 Oct 2026 14:47:19 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kaleseramik, Cersaie 2026’da “Made for More” ile Tasarım Sınırlarını Genişletti]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/kaleseramik-cersaie-2026da-made-for-more-ile-tasarim-sinirlarini-genisletti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/kaleseramik-cersaie-2026da-made-for-more-ile-tasarim-sinirlarini-genisletti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye’nin lider seramik üreticisi Kaleseramik, 21–25 Eylül tarihleri arasında İtalya’nın Bologna kentinde gerçekleşen Cersaie 2026 Fuarı’nda yenilikçi yüzeylerini, yeni koleksiyonlarını ve çağdaş mimariye yönelik ileri tasarım çözümlerini dünya mimarlık ve tasarım profesyonelleriyle buluşturdu. Paolo Cesaretti imzalı “Soulful Minimalism” konseptli stantta, “Made for More” manifestosu altında sunulan porselen yüzey çözümleri; tasarım özgürlüğünü teknoloji, estetik ve farklı uygulama olanaklarıyla bir araya getirdi.</strong></p>

<p>Türkiye’nin lider, Avrupa’nın sayılı, dünyanın ise en büyük seramik kaplama malzemesi üreticilerinden Kaleseramik, bu yıl “A Space for Architectural Design” temasıyla düzenlenen Cersaie 2026’da, mimari tasarımın sınırlarını genişleten yenilikçi çözümlerini sergiledi. Kalebodur, farklı ebat, kalınlık, yüzey ve uygulama seçeneklerinden oluşan geniş ürün dünyasıyla mimar ve tasarımcıları daha fazlasını hayal etmeye ve tasarlamaya davet etti.</p>

<p>Cersaie 2026 boyunca Kalebodur standı; modern mimarinin farklı ihtiyaçlarına yanıt veren yüzeyleri, ebatları ve teknolojileriyle tasarım profesyonellerinin buluşma noktalarından biri oldu. T.C. Milano Başkonsolosu Sayın Mehmet Özöktem ve Milano Ticaret Ataşesi Sayın Gülay Babadoğan Tarakcıoğlu’nun da ziyaret ettiği stantta, İstanbul ve İzmir’den sektörün önde gelen mimar ve iç mimarları Kalebodur’un yenilikçi yüzeylerini yakından deneyimledi. Mimar Paolo Cesaretti de standın tasarım yaklaşımını ve öne çıkan detaylarını konuklarla paylaşarak bu deneyime eşlik etti.</p>

<p>Kalebodur’un “Made for More” dünyası; büyük ebatlardan ultra ince yüzeylere, ileri yüzey teknolojilerinden farklı uygulama olanaklarına ve yenilikçi cephe sistemlerine uzanan bütünsel bir çözüm yelpazesiyle sektör profesyonellerine sunuldu.</p>

<p><strong>“Soulful Minimalism”: Paolo Cesaretti İmzalı Bir Deneyim</strong></p>

<p>Ünlü İtalyan mimar Paolo Cesaretti tarafından tasarlanan Kalebodur standı, ürünleri yalnızca fonksiyonel çözümler olarak değil; mekânın karakterini ve deneyimini şekillendiren tasarım unsurları olarak ele aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Soulful Minimalism” konsepti, malzemeyi mekânın ruhunu şekillendiren bir ifade aracı olmanın yanı sıra yapının performansına katkı sağlayan bir sistem olarak konumlandırdı. Estetik, teknoloji ve sürdürülebilirliğin kesişiminde kurgulanan stant; farklı yüzey, ebat ve uygulamaları bütünsel bir mimari deneyim içinde ziyaretçilerle buluşturdu.</p>

<p><strong>“Made for More”: Daha Fazla Özgürlük, Daha Fazla Yaratıcılık</strong></p>

<p>Kaleseramik’in Cersaie 2026’daki yaklaşımını şekillendiren “Made for More” manifestosu, mimari tasarımın olanaklarını genişleten bir bakış açısını temsil etti. <strong>Görünümde minimal, olasılıkta maksimum</strong> yaklaşımıyla ultra ince yüzeylerden yüksek performanslı porselen plakalara uzanan farklı kalınlık ve ebat seçenekleri; yeni uygulamalara alan açmak, tasarım esnekliğini artırmak ve mimarlara daha fazla özgürlük sunmak üzere geliştirildi.</p>

<p>Bu yaklaşım; mobilyadan iç mekânlara, cephelerden farklı mimari yüzeylere kadar geniş bir kullanım alanında hayat buldu. Kalebodur’un farklı tasarım ihtiyaçlarına yanıt veren çözüm dünyası, mimar ve tasarımcılara malzemeyi farklı ölçeklerde yeniden yorumlama olanağı sundu.</p>

<p><strong>2 mm ile Tasarım Yepyeni Boyutlar Kazandı</strong></p>

<p>Kalebodur’un Cersaie 2026’daki en dikkat çekici yeniliklerinden biri, <strong>2 mm’den 20 mm’ye uzanan üretim kapasitesi</strong> ve farklı kalınlıkların tasarıma kazandırdığı uygulama esnekliği oldu.</p>

<p>Genişletilen 2 mm porselen plaka portföyü, Intonaco serisiyle mimarlık dünyasına sunuldu. Hafiflik, esneklik ve yüzey kalitesini bir araya getiren 2 mm inceliğindeki porselen plakalar, bükülebilir yapısıyla stantta canlı olarak deneyimlendi. Böylece ziyaretçiler, ultra ince ve hafif porselenin mimari tasarıma sunduğu yeni olanakları doğrudan keşfetme fırsatı buldu.</p>

<p>Intonaco Koleksiyonu; Açık Gri, Antrasit, Bej, Beyaz, Gri ve Fresco renk seçeneklerinin yanı sıra karakteristik dokusuyla öne çıktı. Esnek yapısıyla farklı tasarım ve uygulama senaryolarına uyum sağlayan koleksiyon, mimari yaratıcılığa yeni bir alan açtı.</p>

<p><strong>Translucent Işık Geçirgen Porselen Plaka Teknolojisi Yoğun İlgi Gördü</strong></p>

<p>Kalebodur’un ayrı bir lounge alanında sergilediği Translucent ürünleri, fuar boyunca ziyaretçilerin yoğun ilgi gösterdiği deneyim alanlarından biri oldu. Işık ve malzeme arasındaki ilişkiyi yeniden yorumlayan <strong>Translucent Işık Geçirgen Porselen Plaka Teknolojisi</strong>, özel olarak tasarlanan alanıyla ürünün yalnızca görülmesini değil, ışıkla birlikte deneyimlenmesini sağladı.</p>

<p>Yalnızca <strong>3 mm kalınlığında ve 100x300 cm ebatta</strong> geliştirilen Translucent, ışığı kontrollü biçimde geçirirken doğrudan görüşü sınırlandırarak mekânda homojen ve yumuşak bir aydınlatma etkisi yaratıyor.</p>

<p>Işığın tasarımın aktif bir bileşenine dönüştüğü alanda, Patagonia Flower ve Cristalio desenlerinden oluşan Translucent yüzeyler sergilendi. Konutlardan ticari alanlara, ofis bölme sistemlerinden konaklama projelerine kadar geniş bir kullanım alanına sahip Translucent, doğal ışığın etkin kullanımını destekleyen yapısıyla sürdürülebilir tasarım yaklaşımına da katkı sağlıyor.</p>

<p><strong>Yeni Yüzeyler, Yeni Teknolojiler</strong></p>

<p>Kalebodur, Cersaie 2026’da yeni koleksiyonlarını ve ileri teknoloji çözümlerini bir araya getirerek mimarlık dünyasına farklı ölçek ve kullanım alanlarına yönelik geniş bir çözüm yelpazesi sundu.</p>

<p><strong>Magma Koleksiyonu</strong>, doğal taşın dingin karakterini üç boyutlu hafif rölyef dokusuyla buluşturarak mimari yüzeylere özgün bir kimlik kazandırıyor. Etna’nın dengeli bazalt tonları ve Lavos’un akıcı yüzey detaylarıyla öne çıkan koleksiyon, standın dış cephesinde de kullanılarak Kalebodur’un yenilikçi cephe yaklaşımının bir parçası olarak sergilendi.</p>

<p><strong>V-Intech Teknolojisi</strong>, damar yapısını yüzeyden ürünün tüm gövdesine kesintisiz biçimde taşıyarak 12 ve 20 mm kalınlıklarda tasarım bütünlüğü sağlıyor. Masa tasarımından duvar uygulamalarına uzanan farklı kullanım alanlarına olanak veren teknoloji, stantta çeşitli uygulama örnekleriyle ziyaretçilerle buluştu.</p>

<p><strong>FS25 Kaset Cephe Sistemi</strong> ise büyük ebatlı porselen plakaların modern yapılara güvenli ve yüksek performansla uygulanabilmesi için geliştirilen yeni nesil taşıyıcı sistem olarak öne çıktı. Bükülebilir porselen plaka ile entegre alt taşıyıcı sistemi bir araya getiren FS25; eğimli, açılı ve parametrik cephe formlarına uyum sağlayabiliyor. Modüler yapısıyla hızlı montaj olanağı sunarken, yangın güvenliği ve yüksek strüktürel dayanımıyla çağdaş cephe tasarımına yeni uygulama olanakları kazandırıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/kaleseramik-cersaie-2026da-made-for-more-ile-tasarim-sinirlarini-genisletti</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 14:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/kale.JPG" type="image/jpeg" length="79325"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İGSAŞ, Çevre Yatırımlarıyla Su Yönetiminde Dönüşüm Başlattı: Hedef Yılda 1 Milyon Ton Su Tasarrufu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/igsas-cevre-yatirimlariyla-su-yonetiminde-donusum-baslatti-hedef-yilda-1-milyon-ton-su-tasarrufu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/igsas-cevre-yatirimlariyla-su-yonetiminde-donusum-baslatti-hedef-yilda-1-milyon-ton-su-tasarrufu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Yıldızlar Yatırım Holding bünyesinde faaliyet gösteren İGSAŞ, “Her Damla Yaşama Değer” yaklaşımıyla Kocaeli tesisinde Deniz Suyundan Saf Su Üretim (RO) Projesi'ni hayata geçiriyor. Yıllık toplamda 1 milyon ton su tasarrufu hedefleyen şirket, ileri ters ozmoz teknolojisi sayesinde hem endüstriyel arz güvenliğini desteklemeyi hem de Sapanca Gölü gibi kritik tatlı su kaynaklarını korumayı amaçlıyor. Sürdürülebilir üretim vizyonunu ekosisteme saygılı özel mühendislik çözümleriyle güçlendiren öncü kurum, sanayide su stresini azaltacak örnek bir model sergiliyor.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye gübre sektörünün öncü şirketlerinden İGSAŞ, sürdürülebilir üretim vizyonu doğrultusunda suyun geri kazanımı ve verimli kullanımı için kapsamlı projeler hayata geçirmeye devam ediyor. Şirket, doğal kaynak tüketimini ve atık suyu azaltma hedefleri doğrultusunda şekillendirdiği yatırımlarla su yönetiminde döngüsel bir dönüşüm yaratıyor. Kütahya ve Antalya tesislerinde devreye alınan su geri kazanım hamlelerine ek olarak Kocaeli'de başlatılan dev deniz suyu arıtma yatırımı, İGSAŞ'ın çevreye duyarlı üretim anlayışının somut bir göstergesi olarak öne çıkıyor.</p>

<p><strong>Sapanca Gölü’ne Hayat Verecek Yatırım</strong></p>

<p>Kocaeli ve çevresi için hayati önem taşıyan en önemli tatlı su kaynaklarından biri olan Sapanca Gölü’ndeki su seviyelerinin kuraklık dönemlerinde kritik noktalara gerilemesi üzerine harekete geçen İGSAŞ, Deniz Suyundan Saf Su Üretim (RO) Projesi’ni hayata geçiriyor. 2026 yılı başında yapılan ölçümlerde göl seviyesinin yaklaşık 28,5 – 28,9 metre seviyelerinde kaldığının belirlenmesi, sanayide alternatif kaynak arayışının ne kadar acil olduğunu bir kez daha gösterdi. Bu kritik altyapı yatırımıyla deniz suyu, ileri arıtma sistemleri ve ters ozmoz (Reverse Osmosis) teknolojisi kullanılarak sanayide kullanılabilir kalitede saf suya dönüştürülecek.</p>

<p>Teknik kapasitesi günlük 5.400 metreküp, yıllık ise yaklaşık 2 milyon metreküp seviyesinde planlanan tesisin 2027 yılının ilk çeyreğinde tam kapasiteyle devreye alınması planlanıyor.</p>

<p><strong>13 bin hanenin bir yıllık su tüketimine eşdeğer</strong></p>

<p>Tesisin faaliyete geçmesiyle birlikte İGSAŞ’ın yıllık yaklaşık 1 milyon metreküp olan su tüketiminin büyük kısmı deniz suyundan karşılanacak. Böylece günlük 2.700 metreküp, aylık ise yaklaşık 83 bin metreküp tatlı su kullanımı azaltılarak Sapanca Gölü havzasındaki su baskısı hafifletilecek. Yıllık yaklaşık 1 milyon metreküplük su tasarrufuna karşılık gelen bu miktar, dört kişilik yaklaşık 13 bin hanenin bir yıllık su tüketimine eşdeğer. Üstelik çevreye duyarlı özel bir mühendislik yaklaşımıyla, saf su üretimi için denizden ek su çekilmeyecek ve su ihtiyacı mevcut soğutma suyu sisteminin geri dönüş hattından sağlanarak deniz ekosistemi üzerindeki olası etkiler minimumda tutulacak.</p>

<p><strong>“Her Damla Suyu Verimli ve Sorumlu Bir Şekilde Kullanıyoruz”</strong></p>

<p>Suyun verimli kullanımını yalnızca çevresel bir yükümlülük değil, sürdürülebilir üretimin stratejik bir unsuru olarak gördüklerini belirten İGSAŞ Genel Müdürü İlkay Ünal, suyun yaşamın devamlılığı ve iklim dengesi için en kritik kaynak olduğunu vurguladı. Dünya Kaynakları Enstitüsü (WRI) verilerine göre Türkiye'nin su stresi sıralamasında 39. sırada yer aldığını ve su stresi skorunun 3,39 seviyesinde olduğunu hatırlatan Ünal, bu tablonun sanayide suyun geri kazanımına yönelik yatırımların önemini açıkça ortaya koyduğunu ifade etti. İlkay Ünal, hayata geçirdikleri projelerle suyun taşıdığı değeri üretim süreçlerinin merkezine aldıklarını belirterek, önümüzdeki dönemde de kaynakların verimli kullanımını esas alan, atık oluşumunu en aza indiren ve geri kazanıma odaklanan projeleri hayata geçirmeye kararlılıkla devam edeceklerini vurguladı.</p>

<p><strong>5 Tesiste Mavi Su Verimliliği Belgesi</strong></p>

<p>İGSAŞ’ın çevreye duyarlı üretim anlayışının somut bir göstergesi olarak öne çıkan Mavi Su Verimliliği Belgesi, iklim krizi ve artan su baskısına karşı su kaynaklarının korunması ve verimli yönetilmesi amacıyla Tarım ve Orman Bakanlığı öncülüğünde yürütülen çalışmalar kapsamında veriliyor. Bu yaklaşımı tüm üretim tesislerine yayan İGSAŞ; Kocaeli, Kütahya, Antalya, Samsun ve Hatay’daki beş üretim tesisiyle Mavi Seviye Su Verimliliği Belgesi’ne sahip bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ, GÜNDEM, ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/igsas-cevre-yatirimlariyla-su-yonetiminde-donusum-baslatti-hedef-yilda-1-milyon-ton-su-tasarrufu</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 14:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/1791271423-i-g-s-a-s-i-m-g-4922.jpg" type="image/jpeg" length="48174"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye Yapay Zeka Zirvesi için geri sayım başladı!]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/turkiye-yapay-zeka-zirvesi-icin-geri-sayim-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/turkiye-yapay-zeka-zirvesi-icin-geri-sayim-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi (TRAI) tarafından bu yıl dokuzuncu kez düzenlenecek Türkiye Yapay Zeka Zirvesi, 11–12 Kasım’da “Ajanlar Aramızda” temasıyla gerçekleştirilecek. Zirvenin 11 Kasım’daki fiziksel günü Wyndham Grand İstanbul Levent’te yapılacak; 12 Kasım’daki program ise online ve ücretsiz olarak takip edilebilecek. İlk gün 420’den fazla kurumdan 2000’in üzerinde katılımcının bir araya gelmesi bekleniyor.</strong></p>

<p>Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi (TRAI) tarafından düzenlenen ve geçtiğimiz sekiz yılda binlerce katılımcı ve yüzlerce konuşmacıyı bir araya getiren Türkiye Yapay Zeka Zirvesi, bu yıl yapay zekadaki yeni dönüşüm dönemine odaklanıyor. Yapay zeka artık yalnızca yanıt veren, içerik üreten ya da öneriler sunan bir teknoloji değil; görev alıyor, planlıyor, farklı araçları kullanıyor, süreçleri takip ediyor ve giderek daha fazla işi yürütebiliyor. Yapay zekanın kullandığımız bir teknolojiden süreçlerin aktif bir parçasına dönüştüğü bu yeni dönemden hareketle belirlenen Zirve’nin <strong>“Ajanlar Aramızda”</strong> teması kapsamında, yapay zeka ajanlarının iş yapış biçimlerini, kurumları ve gündelik yaşamı nasıl değiştirmeye başladığı; beraberinde getirdiği yeni olanaklar, sorular ve sorumluluklarla ele alınacak.</p>

<p><strong>Üç sahnede yapay zekanın yeni dönemi</strong></p>

<p>Zirvenin 11 Kasım’daki fiziksel günü Wyndham Grand İstanbul Levent’te gerçekleştirilecek. Geçtiğimiz yıl olduğu gibi Vizyon, Etki ve İnovasyon olmak üzere üç farklı sahnede paralel oturumlar düzenlenecek. Vizyon Sahnesi yapay zekadaki küresel gelişmelere, stratejik öngörülere ve geleceği şekillendirecek yeni yaklaşımlara odaklanırken; Etki Sahnesi yapay zekanın farklı sektörlerde yarattığı iş sonuçlarını, kullanım alanlarını ve kurumların dönüşüm deneyimlerini gündeme taşıyacak. İnovasyon Sahnesi ise girişimler, yeni ürün ve teknolojiler ile geleceğin uygulamalarına ayrılacak.</p>

<p><strong>Yapay zeka ajanlarından kuantuma uzanan geniş bir gündem</strong></p>

<p>Zirve programında yapay zeka ajanlarının yanı sıra üretken yapay zeka, siber güvenlik, kuantum teknolojileri ve yapay zekanın bireysel kullanımındaki yeni eğilimler de ele alınacak. Finans, sağlık, üretim, perakende, ulaşım, enerji ve akıllı şehirler gibi farklı alanlarda yapay zekanın yarattığı değişim; kurumsal dönüşüm, yeni kullanım alanları, gerçek uygulamalar ve teknolojinin günlük hayata etkileri üzerinden tartışılacak.</p>

<p><strong>Yapay zeka ekosistemi İstanbul’da buluşacak</strong></p>

<p>Zirvenin fuaye alanında farklı sektörlerden kurumlar, teknoloji şirketleri ve girişimler stantlarıyla yer alacak. Katılımcılar burada yapay zeka alanındaki yeni ürünleri, uygulamaları ve farklı sektörlerden kullanım örneklerini yakından inceleyebilecek; teknoloji sağlayıcıları, girişimler, yatırımcılar ve farklı sektörlerden profesyonellerle bir araya gelerek yeni bağlantılar ve iş birlikleri geliştirebilecek.</p>

<p><strong>Zirve 12 Kasım’da online ve ücretsiz devam edecek</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye Yapay Zeka Zirvesi’nin ikinci günü <strong>12 Kasım’da online olarak</strong> gerçekleştirilecek. Programda uluslararası oturumların yanı sıra yapay zekanın güncel kullanım alanlarına ve teknoloji dünyasındaki yeni gelişmelere odaklanan içerikler yer alacak. İkinci gün kapsamında <strong>TRAI Akademi</strong> ve teknoloji şirketlerinin eğitim ve uygulama odaklı oturumları da programda bulunacak. 12 Kasım Zirve programı online, ücretsiz ve katılım sınırı olmadan takip edilebilecek.</p>

<p><strong>İlk gün 420’den fazla kurum ve 2000’in üzerinde katılımcı bir araya gelecek</strong></p>

<p>2018’den bu yana her yıl düzenlenen Türkiye Yapay Zeka Zirvesi, dokuzuncu yılında da yapay zeka ekosisteminin farklı kesimlerini aynı platformda buluşturacak. 11 Kasım’daki fiziksel günde <strong>420’den fazla kurumdan 2000’in üzerinde katılımcının</strong> bir araya gelmesi beklenirken, iki günlük programda <strong>65+ oturum ve 110+ konuşmacı</strong> yer alacak. <strong>“Ajanlar Aramızda”</strong> temasıyla şekillenecek Zirve, yapay zekayla çalışmanın yeni dönemini anlamak, tartışmak ve deneyimlemek üzere 11–12 Kasım’da gerçekleştirilecek.</p>

<p><strong>TRAI Yapay Zeka Araştırması’nın 2026 sonuçları Zirve’de açıklanacak</strong></p>

<p>TRAI, geçtiğimiz yıl olduğu gibi Türkiye’de kurumların yapay zeka kullanımını inceleyen araştırmasının 2026 sonuçlarını da Zirve’de açıklayacak. TRAI Yapay Zeka Araştırması, kurumların yapay zeka stratejilerinden kullanım alanlarına ve uygulama düzeylerine kadar Türkiye’deki güncel tabloyu ortaya koyacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/turkiye-yapay-zeka-zirvesi-icin-geri-sayim-basladi</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 14:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/1791273508-t-r-a-i-yapay-zeka-zirvesi-2026.jpg" type="image/jpeg" length="18267"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Poloptech 77. Uluslararası Uzay Kongresi (IAC 2026)’da Yerini Aldı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/poloptech-77-uluslararasi-uzay-kongresi-iac-2026da-yerini-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/poloptech-77-uluslararasi-uzay-kongresi-iac-2026da-yerini-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong><i>Poloptech</i></strong></p>

<p><strong><i>77. Uluslararası Uzay Kongresi (IAC 2026)’da Yerini Aldı</i></strong></p>

<p></p>

<p><strong>İlk yerli uydu kamerasını geliştiren Polat Holding şirketlerinden Poloptech, 5-9 Ekim 2026 tarihleri arasında Antalya’da düzenlenen 77. Uluslararası Uzay Kongresi’nde (IAC 2026) yer aldı. Hassas optik ve lens çözümlerindeki milli yetkinliği temsil eden şirket, Türkiye Pavilyonu çatısı altında teknolojilerini ve mühendislik kabiliyetlerini sergileyerek küresel uzay ekosisteminin aktörleriyle bir araya geldi.</strong></p>

<p>Uzay sektörünün önde gelen temsilcilerini Antalya’da buluşturan 77. Uluslararası Uzay Kongresi (IAC 2026), 5-9 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Uluslararası Uzay Federasyonu (IAF) tarafından, Türkiye Uzay Ajansı’nın (TUA) ev sahipliğinde ve SAHA İstanbul’un ortaklığıyla düzenlenen kongre, <strong><i>“Dünya Daha Fazla Uzaya İhtiyaç Duyuyor” </i></strong>temasıyla uzay teknolojileri, yeni nesil çözümler ve sektörün geleceğine ilişkin önemli buluşmalara ev sahipliği yaptı.</p>

<p>IAC 2026’nın ilk gününde Poloptech’in standını ziyaret eden T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, şirketin uzay ve havacılık alanındaki çalışmaları, geliştirdiği teknolojiler ve mühendislik kabiliyetleri hakkında bilgi aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong><i>Türkiye Pavilyonu’nda Stratejik B2B Görüşmeler Sağlanıyor</i></strong></p>

<p>Poloptech, optik tasarım, hassas üretim ve mühendislik alanlarındaki uzmanlığıyla uzay ve havacılık sektörüne yönelik yüksek hassasiyetli optik çözümler geliştiriyor. T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı öncülüğünde yürütülen Milli Uzay Programı kapsamındaki Ay Araştırma Programı (AYAP) dahilinde görev yapacak Ay Uzay Aracı için üç adet uzay kamerası geliştiren şirket, bu alandaki çalışmalarını IAC 2026’da uluslararası katılımcılarla paylaştı. Poloptech, kongre boyunca uydu kameralarından astronomik teleskop optiklerine uzanan ürün ve çözümlerini tanıtırken, milli uzay görevleri kapsamında edindiği teknik deneyimini de küresel uzay ekosisteminin temsilcilerine aktardı.</p>

<p>Poloptech, IAC 2026 kapsamında Türkiye Pavilyonu’nda (Hall 1, Stand 1D-08) yer alarak kongre boyunca uluslararası uzay sektörünün temsilcileriyle temaslarını sürdürüyor. Şirket, kongrenin 9 Ekim’e kadar devam edeceği süre boyunca optik tasarım, hassas üretim ve mühendislik alanındaki çözümlerini farklı ülkelerden sektör paydaşlarına tanıtmaya devam edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/poloptech-77-uluslararasi-uzay-kongresi-iac-2026da-yerini-aldi</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 13:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/1791273253-poloptech-g-rsel-3.jpeg" type="image/jpeg" length="91977"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[IC Holding’den IC Enterra’nın büyüme hedeflerine güçlü destek]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ic-holdingden-ic-enterranin-buyume-hedeflerine-guclu-destek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ic-holdingden-ic-enterranin-buyume-hedeflerine-guclu-destek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>IC Holding, 1 Ekim itibarıyla BIST 100 Endeksi’nde yer alan, yenilenebilir enerji şirketi IC Enterra’nın halka açık hisselerindeki yüzde 4,5 seviyesindeki payını, sermaye piyasalarındaki gelişmeler ve piyasa koşulları doğrultusunda yüzde 10’a kadar artırabilecek. Alımların kapsamı ve zamanlaması; Holding kaynaklarının etkin kullanımı, piyasa koşullarının IC Enterra hisseleri üzerindeki etkileri ve pay sahiplerinin uzun vadeli menfaatleri gözetilerek belirlenecek. Bu adımla, IC Enterra’nın 2027 yılında üç yeni projede yatırıma başlamayı planladığı büyüme programına uzun vadeli destek sağlanması hedefleniyor. Türkiye’de 10 yenilenebilir enerji santrali bulunan IC Enterra, yurt içi ve yurt dışında geliştirdiği yeni projelerle, kurulu gücünü önümüzdeki beş yıl içinde 1.000 MW’ın üzerine çıkarmayı hedefliyor.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>IC Holding, enerji alanındaki büyüme vizyonunu, grubun yenilenebilir enerji şirketi IC Enterra’nın yeni yatırım programına verdiği destekle güçlendiriyor. Bu doğrultuda Holding, sermaye piyasalarındaki gelişmeler ve piyasa koşullarını dikkate alarak, IC Enterra’nın halka açık hisselerindeki payını yüzde 4,5 seviyesinden yüzde 10’a kadar artırabilmesine imkan sağlayan bir pay alım kararı aldı. Yüzde 10 oranı, piyasa koşullarına bağlı olarak gerçekleştirilebilecek alımlar için belirlenen üst sınırı ifade ederken, alımların kapsamı ve zamanlaması Holding kaynaklarının etkin kullanımı, piyasa koşullarının IC Enterra payları üzerindeki etkileri ve pay sahiplerinin uzun vadeli menfaatleri gözetilerek belirlenecek.</p>

<p><strong>“IC Enterra’nın uzun vadeli değerine güveniyoruz”</strong></p>

<p>Yenilenebilir enerjinin IC Holding’in uzun vadeli büyüme vizyonunda stratejik bir yere sahip olduğunu belirten IC Holding CEO’su Can Çaka, şunları söyledi: “IC Enterra’nın ana hissedarı olarak şirketin gelecek dönem hedeflerini destekleyecek finansal kapasiteye ve kararlılığa sahibiz. IC Enterra’nın uzun vadeli değer yaratma potansiyeline duyduğumuz güven doğrultusunda, önümüzdeki dönemde alımlarımızı sürdürebilecek ve halka açık hisselerdeki payımızı yüzde 10’a kadar yükseltebileceğiz. IC Enterra’nın yeni yatırımlar ve artan üretim kapasitesiyle yaratacağı değeri desteklemeye devam edeceğiz.”</p>

<p><strong>IC Enterra 2027 yılında üç projede yatırıma başlayacak</strong></p>

<p>1 Ekim itibarıyla BIST 100 Endeksi’nde yer alan ve Türkiye’nin farklı bölgelerinde faaliyet gösteren 10 yenilenebilir enerji santraliyle yaklaşık 500 MW kurulu güce sahip olan IC Enterra, yeni yatırımlarla büyümesini sürdürmeye hazırlanıyor. Şirket, toplam 430 MW büyüklüğündeki depolamalı RES portföyünde yer alan projelerin tamamında ÇED süreçlerini sonuçlandırdı. Depolamalı GES projeleriyle birlikte yaklaşık 500 MW’a ulaşan yeni yatırım portföyünün lisans süreçlerini 2027 yılı içinde tamamlamayı planlayan IC Enterra, aynı yıl üç projede yatırıma başlamayı hedefliyor. Türkiye’deki yatırımlarının yanı sıra yurtdışında geliştirdiği projelerle üretim portföyünü uluslararası ölçekte de büyüten şirket, önümüzdeki beş yıl içinde toplam kurulu gücünü 1.000 MW’ın üzerine çıkarmayı hedefliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ic-holdingden-ic-enterranin-buyume-hedeflerine-guclu-destek</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 13:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/d-c-s-c-c-d.JPG" type="image/jpeg" length="38888"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AXA Türkiye İklim Raporu 2026, 2050’nin İklim Risklerini Ortaya Koydu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/axa-turkiye-iklim-raporu-2026-2050nin-iklim-risklerini-ortaya-koydu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/axa-turkiye-iklim-raporu-2026-2050nin-iklim-risklerini-ortaya-koydu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>AXA Climate tarafından hazırlanan AXA Türkiye İklim Raporu 2026, iklim değişikliğinin Türkiye’de önümüzdeki 25 yılda su kaynaklarından tarıma, şehirlerden kritik altyapılara kadar geniş bir alanda yaratabileceği riskleri ortaya koyuyor. Rapora göre 2050’ye kadar yaklaşık 65 milyon kişi yüksek veya çok yüksek düzeyde su stresiyle, 23 milyon kişi ise ısı stresiyle karşı karşıya kalabilir.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye, kasım ayında Antalya’da düzenlenecek COP31’e ev sahipliği yapmaya hazırlanırken, AXA Climate ve AXA Türkiye ekiplerinin hazırladığı AXA Türkiye İklim Raporu 2026, iklim değişikliğinin ülkenin risk haritasını nasıl değiştirebileceğine ilişkin kapsamlı bir görünüm sunuyor. AXA Türkiye CEO’su Yavuz Ölken ve Yekta Kopan anlatımıyla Sigorta Haftası kapsamında lansmanı gerçekleştirilen rapor; 7 küresel iklim modelinin projeksiyonlarına ve yerel verilere dayanıyor ve iklim risklerinin Türkiye’nin farklı bölgelerindeki olası dağılımını ve bu risklerin toplum, ekonomi ile kritik sektörler üzerindeki etkilerini analiz ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/axa-turkiye-iklim-raporu-2026-2050nin-iklim-risklerini-ortaya-koydu</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 13:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/a-x-a.JPG" type="image/jpeg" length="63515"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Geleceğin Endüstrilerinde Rekabet Gücü Güçlü Enerji Altyapısından Başlıyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/gelecegin-endustrilerinde-rekabet-gucu-guclu-enerji-altyapisindan-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/gelecegin-endustrilerinde-rekabet-gucu-guclu-enerji-altyapisindan-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Elektrifikasyonun hız kazanması, yenilenebilir enerji kaynaklarının enerji sistemindeki payının artması ve endüstriyel operasyonların giderek daha dijital hale gelmesi, elektrik altyapılarından beklentileri yeniden şekillendiriyor. Enerjinin yalnızca sağlanması değil; güvenli, kesintisiz, verimli ve yönetilebilir biçimde dağıtılması, işletmelerin operasyonel sürekliliği ve uzun vadeli rekabet gücü açısından giderek daha stratejik bir önem taşıyor.</strong></p>

<p>Üretim tesislerinden organize sanayi bölgelerine, madencilik operasyonlarından enerji tesisleri ve ulaşım altyapılarına kadar geniş bir alanda elektrik altyapısının güvenilirliği; üretim sürekliliğini, çalışan güvenliğini, işletme verimliliğini ve bakım süreçlerini doğrudan etkiliyor. Bu dönüşüm, orta gerilim altyapılarını elektrik dağıtımının teknik bir bileşeni olmanın ötesine taşıyarak kritik operasyonların sürekliliğini ve yatırımların geleceğe hazırlanmasını destekleyen temel unsurlardan biri haline getiriyor.</p>

<p>ABB, orta gerilim alanındaki global teknoloji ve mühendislik deneyimiyle farklı sektörlerin değişen ihtiyaçlarına yönelik güvenli, güvenilir, dijital ve sürdürülebilir çözümler geliştiriyor. ABB Orta Gerilim portföyündeki şalt sistemleri, koruma ve kontrol teknolojileri, otomasyon ve dijital çözümler; enerji altyapılarının güvenilirliğinin artırılmasına, operasyonların daha etkin yönetilmesine ve bakım süreçlerinin optimize edilmesine katkı sağlıyor.</p>

<p><strong>Enerji sürekliliği artık stratejik bir rekabet unsuru</strong></p>

<p>Plansız enerji kesintileri, endüstriyel işletmeler açısından yalnızca üretimin geçici olarak durması anlamına gelmiyor. Üretim kaybı, operasyonel maliyetler, ekipman güvenliği ve teslimat süreçleri üzerindeki olası etkileri nedeniyle enerji sürekliliği, işletmelerin risk yönetimi ve rekabet gücü açısından değerlendirdiği stratejik konular arasında yer alıyor.</p>

<p>ABB Türkiye Elektrifikasyon İş Birimi Satış ve Dağıtım Çözümleri Ülke Yöneticisi Cihan Üret, enerji altyapısının değişen rolüne ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Elektrifikasyon arttıkça elektriğin varlığı kadar, enerjinin ne kadar güvenli, kesintisiz ve yönetilebilir olduğu da önem kazanıyor. Bir üretim tesisinde, organize sanayi bölgesinde, madencilik operasyonunda veya kritik bir altyapıda enerji sürekliliği; operasyonel verimlilikten iş güvenliğine, yatırımın korunmasından rekabet gücüne kadar birçok alanı doğrudan etkiliyor. Bugün enerji altyapısı yatırımlarının yalnızca mevcut kapasite ihtiyacını karşılaması da yeterli değil; bu yatırımların gelecekteki büyümeye, yeni teknolojilere ve değişen enerji sistemlerine hazır olması gerekiyor. ABB olarak orta gerilim teknolojilerini, iş sürekliliğini güvence altına almanın yanı sıra işletmelerin geleceğe hazırlanmasını ve uzun vadeli rekabet gücünü destekleyen kritik bir altyapı unsuru olarak görüyoruz.”</p>

<p><strong>Geleceğin enerji altyapısı daha dijital ve öngörülebilir</strong></p>

<p>Enerji sistemlerinin dönüşümü, orta gerilim altyapılarında dijitalleşmenin önemini de artırıyor. Geleneksel elektrik dağıtım altyapıları giderek daha fazla veri üreten, izlenebilen ve operasyonel karar süreçlerini destekleyen sistemlere dönüşüyor.</p>

<p>Dijital izleme ve kontrol teknolojileri sayesinde elektrik altyapısının durumu hakkında daha fazla bilgi edinilebilmesi; olası sorunların daha erken fark edilmesine, bakım faaliyetlerinin daha etkin planlanmasına ve işletmelerin enerji altyapılarını daha görünür biçimde yönetmesine olanak sağlıyor. Böylece bakım yaklaşımı yalnızca belirli periyotlarda gerçekleştirilen müdahalelerden, ekipmanın durumunu dikkate alan daha öngörülü modellere doğru gelişiyor.</p>

<p>ABB'nin dijital orta gerilim teknolojileri de bu doğrultuda işletmelerin enerji dağıtım sistemlerinden elde ettikleri verileri daha etkin kullanmalarını ve altyapılarının performansını daha yakından takip etmelerini destekliyor.</p>

<p><strong>Güvenlik, sürdürülebilirlik ve verimlilik aynı denklemde</strong></p>

<p>Enerji altyapılarının dönüşümünde operasyonel sürekliliğin yanı sıra çalışan güvenliği ve sürdürülebilirlik de giderek daha fazla önem kazanıyor. Elektrik sistemlerinin tasarımından işletilmesine kadar tüm yaşam döngüsü boyunca güvenliği artıran teknolojiler, bakım ihtiyacının optimize edilmesi ve kaynakların daha verimli kullanılması, yeni nesil orta gerilim altyapılarının temel kriterleri arasında yer alıyor.</p>

<p>ABB, orta gerilim teknolojilerinde güvenlik ve dijitalleşmenin yanı sıra çevresel etkilerin azaltılmasına yönelik teknoloji geliştirme çalışmalarını da sürdürüyor. Daha sürdürülebilir yalıtım teknolojileri ve SF₆ kullanımına alternatif çözümler, elektrik dağıtım altyapısının düşük karbonlu geleceğe geçişinde önemli bir rol üstleniyor.</p>

<p>Bu yaklaşım, şirketlerin yalnızca bugünkü operasyonel ihtiyaçlarına yanıt vermeyi değil, aynı zamanda enerji dönüşümüyle birlikte ortaya çıkacak yeni gereksinimlere hazırlanmasını da destekliyor.</p>

<p><strong>Sanayinin büyümesi güçlü ve esnek enerji altyapısı gerektiriyor</strong></p>

<p>Organize sanayi bölgelerinin genişlemesi, üretim tesislerinin kapasite artışları, madencilik ve proses endüstrilerindeki yatırımlar, yenilenebilir enerji kapasitesinin büyümesi ve ulaşım altyapılarının elektrifikasyonu, elektrik dağıtım sistemlerinin önemini daha da artırıyor. Bu yeni dönemde enerji altyapılarından yüksek güvenilirlik, operasyonel süreklilik, güvenlik, düşük bakım ihtiyacı, dijital izlenebilirlik ve değişen ihtiyaçlara uyum sağlayabilecek esneklik bekleniyor.</p>

<p>ABB, global teknoloji birikimini farklı sektörlerdeki uygulama deneyimiyle bir araya getirerek orta gerilim altyapılarının bugünün operasyonlarını güvenilir biçimde desteklemesinin yanı sıra geleceğin enerji sistemlerine hazırlanmasına katkı sağlamayı sürdürüyor. Elektrifikasyonun giderek daha fazla sektöre yayıldığı yeni enerji dünyasında güçlü bir orta gerilim altyapısı, yalnızca elektriğin dağıtılmasını sağlayan teknik bir sistem değil; iş sürekliliğini, güvenliği, verimliliği, sürdürülebilirliği ve uzun vadeli rekabet gücünü destekleyen stratejik bir yatırım niteliği taşıyor.</p>

<p><strong>ABB</strong> daha sürdürülebilir ve kaynaklar açısından verimli bir gelecek için elektrifikasyon ve otomasyon çözümleri sunan global bir teknoloji lideridir. ABB, mühendislik ve dijitalleşme alanlarındaki uzmanlığını birleştirerek endüstrilerin yüksek performansta çalışırken daha verimli, üretken ve sürdürülebilir hale gelmesine katkıda bulunmaktadır. ABB’de biz buna ‘Engineered to Outrun’ diyoruz. ABB, 140 yılı aşkın geçmişe ve dünya çapında 110.000’den fazla çalışana sahiptir. Şirketin hisseleri SIX İsviçre Borsası (ABBN) ve Nasdaq Stockholm’de (ABB) işlem görmektedir. <a href="http://www.abb.com/" rel="nofollow">www.abb.com</a></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>ABB Elektrifikasyon</strong>, elektriğin kaynağından son kullanıcıya kadar verimli ve güvenilir bir şekilde dağıtımını sağlayan küresel bir teknoloji lideridir. 100 ülkede 50.000’den fazla çalışanıyla müşterileri ve iş ortaklarıyla birlikte çalışarak elektrik dağıtımı ve enerji yönetimi alanındaki en büyük küresel zorluklara çözüm üretmektedir. Enerji dönüşümünün hız kazandığı ve elektrik talebinin arttığı günümüzde, dünyayı güvenli, akıllı ve sürdürülebilir bir şekilde elektrifikasyona taşıyoruz. ABB’de “Engineered to Outrun” anlayışıyla hareket ediyor; müşterilerimizin ve iş ortaklarımızın da aynı şekilde daha ileriye koşmalarına destek olmaktan büyük tutku duyuyoruz. go.abb/electrification</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/gelecegin-endustrilerinde-rekabet-gucu-guclu-enerji-altyapisindan-basliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 13:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/gorsel-1-8.png" type="image/jpeg" length="60206"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk Telekom, TahtApp ile az gören çocukların eğitimine desteğini sürdürüyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/turk-telekom-tahtapp-ile-az-goren-cocuklarin-egitimine-destegini-surduruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/turk-telekom-tahtapp-ile-az-goren-cocuklarin-egitimine-destegini-surduruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye’nin dijital dönüşüm lideri Türk Telekom, teknolojiyi toplumsal faydaya dönüştürmeye devam ediyor. İnsanı merkeze alan yaklaşımıyla eğitime katkı sağlayan Türk Telekom, Günışığı projesi kapsamında az gören çocukların sınıf içi eğitimine destek olmak amacıyla geliştirdiği TahtApp ile çocukların akranlarıyla eşit koşullarda eğitim hayatlarını sürdürmelerine destek oluyor. 2026-2027 eğitim-öğretim yılında yapılacak yeni kurulumlarla 40 ilde 300 okulda 300’ün üzerinde az gören öğrencinin eğitim yolculuğuna eşlik edecek TahtApp, yeni eğitim döneminde gerçekleştirilen teknik iyileştirmelerle daha net görüntü, daha doğal dokunmatik kullanım, sadeleştirilmiş arayüz ve güçlendirilmiş güvenlik sunarak az gören çocuklara daha gelişmiş bir kullanıcı deneyimi sunuyor.</strong></p>

<p>Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, “Türk Telekom olarak ‘Türkiye’ye Değer’ vizyonumuz doğrultusunda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Günışığı projesi kapsamında sunduğumuz erken müdahale eğitimleriyle az gören çocukların toplumsal hayata daha eşit koşullarda katılmalarına destek oluyoruz. Türk Telekom Ar-Ge ekibi tarafından geliştirilen TahtApp uygulamamız, az gören çocukların sınıf ortamında, aydınlatma koşullarından bağımsız şekilde tahtadaki içerikleri tabletlerine aktarıp, akranlarıyla eş zamanlı bir şekilde eğitim almalarına olanak sağlıyor. 2026-2027 eğitim-öğretim yılında TahtApp ile 40 ilde 300 okulda 300’ün üzerinde az gören öğrencimizin eğitim yolculuğuna eşlik edeceğiz. Bu katkıyı daha da ileri taşımak için her yeni eğitim döneminde TahtApp’i çocuklarımızın ve öğretmenlerimizin ihtiyaçları doğrultusunda geliştirmeye devam ediyoruz. Bu yıl gerçekleştirdiğimiz teknik iyileştirmelerle uygulamanın görüntü kalitesini yükselttik, kullanımını daha anlaşılır ve akıcı hale getirdik ve güvenlik altyapısını güçlendirdik. Yeni dönemde daha fazla öğrencimizin eğitim yolculuğunu desteklemekten mutluluk duyuyoruz” dedi.</p>

<p>Türkiye’nin dijital dönüşümünün öncüsü Türk Telekom, teknolojiyi iyilik ve faydaya dönüştürerek çocukların eğitim yolculuklarına ışık tutmaya devam ediyor. Türk Telekom’un Engelsiz Yaşama Derneği (EyDer) iş birliğiyle 2014 yılından bu yana sürdürdüğü Günışığı projesi, az gören çocukların akranlarıyla eşit koşullarda eğitim alabilmelerine destek oluyor. Bu amaçla proje kapsamında özel olarak geliştirilen TahtApp uygulaması, 2026-2027 eğitim-öğretim yılında 40 ilde 300 okulda 300’ün üzerinde az gören öğrencinin eğitimine eşlik edecek. Yeni dönemde geliştirilen özellikleriyle çocuklara daha kolay, anlaşılır ve gelişmiş bir öğrenme deneyimi sunacak TahtApp; Ankara, Adana, Afyon, Antalya, Bolu, Çanakkale, Denizli, Eskişehir, Kocaeli, İstanbul, İzmir, Konya, Samsun, Trabzon, Elazığ, Gaziantep, Giresun, Manisa, Osmaniye, Ordu ve Sivas’taki yeni okullarda da kullanıma sunulacak.</p>

<p><strong>“Teknolojiyi toplumsal faydaya dönüştürmeyi sürdürüyoruz”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Türk Telekom olarak ‘Türkiye’ye Değer’ vizyonumuz doğrultusunda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Günışığı projesi kapsamında sunduğumuz erken müdahale eğitimleriyle az gören çocukların toplumsal hayata daha eşit koşullarda katılmalarına destek oluyoruz. Türk Telekom Ar-Ge ekibi tarafından geliştirilen TahtApp uygulamamız, az gören çocukların sınıf ortamında, aydınlatma koşullarından bağımsız olarak tahtadaki içerikleri tabletlerine aktarıp, akranlarıyla eş zamanlı bir şekilde eğitim almalarına olanak sağlıyor. 2026-2027 eğitim-öğretim yılında TahtApp ile 40 ilde 300 okulda 300’ün üzerinde az gören öğrencimizi destekleyeceğiz. Her yeni eğitim döneminde TahtApp’i çocuklarımızın ve öğretmenlerimizin ihtiyaçları doğrultusunda geliştirmeye devam ediyoruz. Bu yıl gerçekleştirdiğimiz teknik iyileştirmelerle uygulamanın görüntü kalitesini yükselttik, kullanımını daha anlaşılır ve akıcı hale getirdik ve güvenlik altyapısını güçlendirdik. Yeni dönemde daha fazla öğrencimizin eğitim yolculuğuna eşlik edecek olmaktan mutluluk duyuyoruz. Teknolojiyi iyilik ve faydaya dönüştürme misyonumuz doğrultusunda, eğitimde fırsat eşitliğine katkı sunmaya ve Günışığı çocuklarımızın yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.</p>

<p><strong>TahtApp’te yeni eğitim dönemine özel teknik iyileştirmeler</strong></p>

<p>TahtApp’te, bu yıl kullanıcı deneyimini daha akıcı ve anlaşılır hale getirmek amacıyla bir dizi teknik güncelleme yapıldı. Bu çalışmalar, özellikle sınıf ortamında ve çocukların günlük kullanımında karşılaşılan ihtiyaçlar gözetilerek planlandı. TahtApp, yeni dönemde gerçekleştirilen teknik iyileştirmelerle daha akıcı ve anlaşılır bir kullanıcı deneyimi sunacak. Uygulamanın görüntü kalitesi önemli ölçüde yükseltilirken, tahta görüntüsü daha doğal ve net bir şekilde yansıtılmaya başlandı. Dokunmatik hareketler, alışılmış tablet ve akıllı tahta davranışlarıyla uyumlu hale getirilerek kullanım kolaylığı artırıldı. Ayrıca daha yüksek çözünürlüklü kamera desteğiyle, ekran büyütüldüğünde de görüntü netliği korundu.</p>

<p>Arayüz tarafında sadeleştirmeler yapılırken, TahtApp’in güvenlik altyapısı da yeni dönemde güçlendirildi. Uygulamanın kopyalanmasını veya değiştirilmiş sahte sürümlerinin üretilmesini engelleyecek bir güvenlik platformu entegrasyonu gerçekleştirildi. Gerçekleştirilen güncellemelerle TahtApp; daha net görüntü, daha doğal dokunmatik kullanım, sadeleştirilmiş arayüz ve güçlendirilmiş güvenlik sunarak hem öğretmenler hem de öğrenciler için daha kullanışlı bir hale getirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/turk-telekom-tahtapp-ile-az-goren-cocuklarin-egitimine-destegini-surduruyor</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 13:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/1791278239-tu-rk-telekom-c-e-o-ebubekir-s-ahin.jpg" type="image/jpeg" length="95738"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Kacır, IAC 2026’da Uluslararası İş Birliği Görüşmeleri Gerçekleştirdi]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/bakan-kacir-iac-2026da-uluslararasi-is-birligi-gorusmeleri-gerceklestirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/bakan-kacir-iac-2026da-uluslararasi-is-birligi-gorusmeleri-gerceklestirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, 77. Uluslararası Uzay Kongresi (IAC 2026) kapsamında Antalya’da farklı ülkelerden mevkidaşlarıyla bir araya geldi. Görüşmelerde girişimcilik, sanayi, teknoloji ve inovasyon alanlarında yeni iş birliği fırsatları değerlendirildi.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Antalya’da düzenlenen 77. Uluslararası Uzay Kongresi kapsamında yoğun bir diplomasi trafiği yürüttü. Kacır, kongre çerçevesinde İspanya, Lüksemburg, Birleşik Arap Emirlikleri, Özbekistan ve Zimbabve’den bakanlarla görüşmeler gerçekleştirdi.</p>

<p>Bakan Kacır, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İspanya Sanayi ve Turizm Bakanı Jordi Hereu, Lüksemburg Ekonomi, KOBİ’ler, Enerji ve Turizm Bakanı Lex Delles, BAE Spor Bakanı Ahmad Belhoul Al Falasi, Özbekistan Dijital Teknolojiler Bakanı Sherzod Shermatov ve Zimbabve Çevre, İklim ve Yaban Hayatı Bakanı Evelyn Ndlovu ile görüşmeler gerçekleştirdiğini açıkladı.</p>

<p><strong>Gündemde teknoloji ve inovasyon vardı</strong></p>

<p>Görüşmelerde ülkeler arasındaki ekonomik ve teknolojik iş birliği olanakları ele alınırken, özellikle girişimcilik, sanayi, teknoloji ve inovasyon alanlarında ortak çalışma fırsatları değerlendirildi.</p>

<p>Kacır, görüşmelere ilişkin değerlendirmesinde, ortak hedefler doğrultusunda yeni ortaklıkların ve somut projelerin geliştirilmesi için çalışmaların sürdürüleceğini belirtti.</p>

<p>Bakan Kacır, <strong>IAC 2026’nın oluşturduğu uluslararası ortamın ülkeler arasındaki iş birliklerine yeni bir ivme kazandıracağına</strong> inandığını ifade etti.</p>

<p>Antalya’da düzenlenen Uluslararası Uzay Kongresi, uzay sektörünün yanı sıra farklı teknoloji alanlarında faaliyet gösteren ülkeler ve kuruluşlar arasında yeni temasların kurulmasına da zemin hazırlıyor. Kongre kapsamında gerçekleştirilen ikili görüşmelerin, Türkiye’nin uluslararası teknoloji ve inovasyon iş birliklerinin geliştirilmesine katkı sağlaması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/bakan-kacir-iac-2026da-uluslararasi-is-birligi-gorusmeleri-gerceklestirdi</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 13:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/sn-bakan-kacir-2.jpg" type="image/jpeg" length="35336"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[93. UFI Global Congress İçin Geri Sayım Başladı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/93-ufi-global-congress-icin-geri-sayim-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/93-ufi-global-congress-icin-geri-sayim-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>UFI Global Congress, 2-5 Kasım 2026 tarihlerinde Bahreyn Krallığı’nda gerçekleştirilecek. Exhibition World Bahrain ve Bahrain Tourism &amp; Exhibitions Authority ev sahipliğinde düzenlenecek kongrenin ana teması “Daha Güçlü Bağlantılar, Daha Akıllı Gelecekler” olacak. Informa Group CEO’su Lord Stephen A. Carter ise kongrenin ana konuşmacısı olarak sahne alacak.</strong></p>

<p>Sergi ve fuarcılık sektörünün küresel kuruluşu UFI, 93. UFI Global Congress için geri sayımı başlattı. 2-5 Kasım 2026 tarihlerinde Bahreyn Krallığı’nda düzenlenecek kongreye Exhibition World Bahrain ve Bahrain Tourism &amp; Exhibitions Authority (BTEA) ev sahipliği yapacak.</p>

<p>Bu yılki kongre, fuarcılık sektörünün geleceğe nasıl hazırlandığına odaklanacak. “Stronger Connections, Smarter Futures” (Daha Güçlü Bağlantılar, Daha Akıllı Gelecekler) temasıyla gerçekleştirilecek programda, giderek daha karmaşık ve öngörülemez hale gelen iş ortamında kuruluşların ivmelerini nasıl koruyabilecekleri, daha güvenli kararlar alabilecekleri ve yeni fırsatları nasıl değerlendirebilecekleri ele alınacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bahrain Tourism and Exhibitions Authority CEO’su ve Exhibition World Bahrain Yönetim Kurulu Başkanı Sara Ahmed Buhejji, kongreye ev sahipliği yapmanın Exhibition World Bahrain açısından önemli bir kilometre taşı olduğunu belirterek, küresel fuarcılık topluluğunu ilk kez Bahreyn Krallığı’nda bir araya getirecek olmaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi.</p>

<p>Buhejji, kongreye bir ay kala dünyanın farklı bölgelerinden sektör liderlerini ağırlamayı beklediklerini belirterek, programda sektörün geleceğini şekillendiren trendler, fırsatlar ve fikirlerin ele alınacağını söyledi. Bahreyn’in kendine özgü misafirperverliğinin, ulaşılabilirliğinin ve gelişen iş etkinlikleri ekosisteminin de kongre katılımcılarına deneyimletileceğini ifade etti.</p>

<p>UFI CEO’su ve Genel Müdürü Chris Skeith OBE ise “Daha Güçlü Bağlantılar, Daha Akıllı Gelecekler” temasının UFI Global Congress’in temel amacını yansıttığını belirtti.</p>

<p>Skeith, hızla değişen ve öngörülmesi zor bir dünyada bir araya gelmenin, farklı bakış açılarını paylaşmanın ve geleceğe ilişkin netlik kazanmanın her zamankinden daha önemli olduğunu vurguladı. Bahreyn’in kongreye ev sahipliği yapmasından duydukları memnuniyeti dile getiren Skeith, ev sahibi ülkenin hazırlıklarına ve programa yönelik heyecanına dikkat çekerek etkinliğin başarılı geçeceğine inandığını ifade etti.</p>

<p><strong>ANA KONUŞMACI VE ANA SAHNE OTURUMLARI</strong><br />
Kongrenin ana sahne programında sektör liderleri ile fuarcılık sektörünün dışından uzman isimler bir araya gelerek sektörün geleceğini şekillendiren fırsat ve zorlukları değerlendirecek.</p>

<p>Oturumlarda güvenin yeniden tesis edilmesi ve büyümenin hızlandırılması, küresel etkinlik sektörünün dönüşümü, fuarcılık sektörünün oluşturduğu topluluklar, küresel ekonomik görünüm ile teknoloji, veri ve yapay zekânın sektördeki rolü ele alınacak.</p>

<p>Konuşmacılar, kuruluşların belirsizlik ortamına nasıl yanıt verdiği, yeni fırsatları nasıl değerlendirdiği ve yüz yüze deneyimler aracılığıyla nasıl daha fazla değer yaratabileceği konusunda görüşlerini paylaşacak.</p>

<p>Kongrenin öne çıkan bölümlerinden biri ise “Power of Live” başlıklı ana konuşma olacak. Informa Group CEO’su Lord Stephen A. Carter tarafından gerçekleştirilecek konuşmada, yüz yüze etkinliklerin giderek artan değeri, fuar ve etkinliklerin uluslararası pazarlara ve şehirlere katkısı ile veri ve yapay zekânın sektör ve müşteriler için yarattığı yeni fırsatlar ele alınacak.</p>

<p>RX CEO’su Hugh Jones ise ilk günün kapanış oturumunda fuarların katılımcılar için daha fazla değer yaratacak şekilde nasıl dönüştüğünü değerlendirecek. Jones, RX’in küresel etkinlik portföyünden elde ettiği deneyimler üzerinden, organizatörlerin fuarları katılımcıların daha etkin iş yapmasına olanak sağlayacak biçimde nasıl tasarlayabileceğini anlatacak.</p>

<p><strong>UFI ONUR MADALYASI VERİLECEK</strong><br />
Her yıl verilen UFI Medal of Honour (UFI Onur Madalyası), küresel fuarcılık sektörüne ve UFI topluluğuna olağanüstü katkı sağlayan isimleri onurlandırıyor.</p>

<p>2024 yılında yeniden düzenlenmeye başlanan tören, 93. UFI Global Congress kapsamında da gerçekleştirilecek. Törende, sektörün geleceğine yön veren vizyon, liderlik ve özveri sahibi isimler ödüllendirilecek.</p>

<p><strong>UFI’DE LİDERLİK DEĞİŞİMİ</strong><br />
UFI Global Congress’in son günü, UFI yönetiminde önemli bir değişime de sahne olacak.</p>

<p>Messe Düsseldorf Group Başkanı ve CEO’su Wolfram Diener, UFI Başkanlığı görevini devralacak. Diener, başkanlık görevini Bhiraj Buri Group Başkan Yard</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/93-ufi-global-congress-icin-geri-sayim-basladi</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 13:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/s-a-c-stephen-a-carter-crop-300dpi-high-fidelityv3-scaled.jpg" type="image/jpeg" length="52013"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Arap Büyükelçileri ve Arap Devletleri Ligi Temsilciliği 17. Boğaziçi Zirvesi için Ankara'da buluştu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/arap-buyukelcileri-ve-arap-devletleri-ligi-temsilciligi-17-bogazici-zirvesi-icin-ankarada-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/arap-buyukelcileri-ve-arap-devletleri-ligi-temsilciligi-17-bogazici-zirvesi-icin-ankarada-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>23 büyükelçi ve Arap Devletleri Ligi Temsilcileri, "Dönüşen Dünyada Denge Arayışı" temasıyla gerçekleştirilecek 17. Boğaziçi Zirvesi öncesinde Ankara'da bir araya geldi. Ekonomik iş birliklerinin ve yeni yatırım alanlarının gündeme geldiği toplantıda, enerji, ulaştırma, lojistik, sağlık, tarım ve turizm öne çıkan başlıklar oldu. Geleneksel Büyükelçiler Toplantısı'nın, Boğaziçi Zirvesi'nin uluslararası niteliğini güçlendiren önemli bir buluşma olduğunu söyleyen Uluslararası İşbirliği Platformu (UİP) Kurucusu Cengiz Özgencil, "Büyükelçilerle yıllardır kurduğumuz bu güçlü iletişim, Boğaziçi Zirvesi'nin yalnızca bir zirve olmanın ötesine geçerek ülkeler arasında yeni bağlantılar kurulmasına imkan sağlayan bir platform haline gelmesinde önemli rol oynuyor. Bu yıl 'Dönüşen Dünyada Denge Arayışı' temasıyla dünyadaki dönüşümü ve yeni dengeleri konuşurken, farklı coğrafyaların temsilcilerini aynı masa etrafında buluşturmayı hedefliyoruz." dedi.</strong></p>

<p>Uluslararası İşbirliği Platformu (UİP) tarafından "Dönüşen Dünyada Denge Arayışı" temasıyla 5-6 Kasım'da Four Seasons Hotel İstanbul'da gerçekleştirilecek olan Boğaziçi Zirvesi'ne yaklaşık 70 ülkeden devlet ve hükümet temsilcileri, diplomatlar, iş dünyası temsilcileri ve kanaat önderlerinin katılması bekleniyor.</p>

<p>Her sene gündem yaratan konularıyla öne çıkan Boğaziçi Zirvesi öncesinde geleneksel hale gelen Büyükelçiler Toplantısı'nın 15'incisi Ankara'da gerçekleştirildi. T.C. Cumhurbaşkanlığı himayelerinde düzenlenen toplantıda 23 büyükelçi ve Arap Devletleri Ligi Temsilcileri bir araya gelirken, Türkiye'nin bölge ülkeleriyle ekonomik ve diplomatik ilişkilerinin geliştirilmesine yönelik değerlendirmelerde bulunuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"BÜYÜKELÇİLERİN KATKISI TÜRKİYE'NİN DÜNYAYLA BAĞLANTISINI GÜÇLENDİRİYOR"</strong></p>

<p>Uluslararası İşbirliği Platformu (UİP) Kurucusu Cengiz Özgencil ise 15. Geleneksel Büyükelçiler Toplantısı'nın, Boğaziçi Zirvesi'nin uluslararası niteliğini güçlendiren önemli bir buluşma olduğunu söyledi.</p>

<p>23 büyükelçi ve Arap Devletleri Ligi Temsilcileri'nin Ankara'da bir araya gelmesinin Türkiye'nin bölgeyle ekonomik ve diplomatik ilişkilerine yönelik güçlü ilgiyi gösterdiğini belirten Özgencil, büyükelçilerin zirvenin kendi ülkelerinde duyurulması ve yeni katılımcıların İstanbul'a kazandırılması açısından da önemli bir rol üstlendiğini ifade etti.</p>

<p>Özgencil, "Büyükelçilerle yıllardır kurduğumuz bu güçlü iletişim, Boğaziçi Zirvesi'nin yalnızca bir zirve olmanın ötesine geçerek ülkeler arasında yeni bağlantılar kurulmasına imkan sağlayan bir platform haline gelmesinde önemli rol oynuyor. Bu yıl 'Dönüşen Dünyada Denge Arayışı' temasıyla dünyadaki dönüşümü ve yeni dengeleri konuşurken, farklı coğrafyaların temsilcilerini aynı masa etrafında buluşturmayı hedefliyoruz." dedi.</p>

<p><strong>"TÜRKİYE İLE ARAP DÜNYASI ARASINDAKİ İŞ BİRLİĞİ STRATEJİK SEVİYEYE TAŞINMALI"</strong></p>

<p>Toplantıya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Arap Devletleri Ligi Büyükelçisi Dr. Malek Mousli, Boğaziçi Zirvesi'nin Türkiye ile Arap ülkeleri arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi açısından önemli bir platform olduğunu belirtti. Zirvenin önceki yıllardaki çalışmalarını yakından takip ettiğini ve bu yılki organizasyonun da başarılı geçeceğine inandığını ifade eden Büyükelçi Mousli, Arap ülkelerinin büyükelçilerini zirveye katkı sağlamaya ve katılım göstermeye teşvik ettiğini söyledi.</p>

<p>Türkiye ile Arap ülkeleri arasındaki ekonomik iş birliğinin sağlık ve tarım başta olmak üzere farklı alanlara yayılması gerektiğine dikkat çeken Büyükelçi Mousli, bölgedeki son gelişmelerin Türkiye ile Arap dünyası arasındaki coğrafi yakınlığın önemini bir kez daha ortaya koyduğunu ifade etti. Büyükelçi Mousli, Türkiye'nin enerji ve çeşitli ürünlerin Arap ülkelerinden Avrupa'ya kara ve deniz yoluyla ulaştırılmasında önemli bir konuma sahip olduğunu belirterek, Türkiye-Arap dünyası ilişkilerinin diplomatik boyutun ötesinde daha stratejik bir seviyeye taşınması gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>ÜRDÜN'DEN ENERJİ VE DEMİRYOLU VURGUSU</strong></p>

<p>Ürdün'ün Ankara Büyükelçisi Hazım İssam Al Khatib Al Tamımı ise Boğaziçi Zirvesi'ne daha önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da katılacaklarını belirterek, zirvenin gündeminin yalnızca bölgesel değil, küresel ölçekte önem taşıyan konuları kapsadığını söyledi.</p>

<p>Türkiye ile Ürdün arasında farklı alanlarda ortak projelerin bulunduğunu ifade eden Tamımı, özellikle enerji alanında Türkiye'nin deneyimlerinden yararlanabileceklerini belirtti. Bölgesel ulaşım açısından demiryolu projelerinin de önemli bir potansiyel taşıdığını dile getiren Tamımı, Suudi Arabistan'dan Türkiye'ye uzanacak, Ürdün ve Suriye üzerinden ilerleyecek bir demiryolu hattının bölge ülkeleri açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini söyledi. Tamımı, bu alanda Türkiye'nin deneyimlerinden de yararlanılabileceğini ifade etti.</p>

<p><strong>MALDİVLER YENİ YATIRIM VE İŞ BİRLİKLERİ ARIYOR</strong></p>

<p>Maldivler'in Ankara Büyükelçisi Abdul Raheem Abdul Latheef, Boğaziçi Zirvesi'ne üçüncü kez katılacağını belirterek, organizasyonun Türkiye ile Maldivler arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi açısından önemli fırsatlar sunduğunu söyledi.</p>

<p>Maldivler Büyükelçiliği'nin Türkiye'de yalnızca iki yıl önce açıldığını hatırlatan Latheef, zirvenin ilk katılımından itibaren yeni bağlantılar kurma ve iş birlikleri geliştirme imkanı sunduğunu belirtti. Maldivler ekonomisinin turizm odaklı olduğunu ifade eden Latheef, zirvenin ülkesinin turizm potansiyelini uluslararası yatırımcılara anlatmak açısından önemli bir platform olduğunu söyledi. Gayrimenkulün de yatırım açısından öne çıkan alanlardan biri olduğunu belirten Latheef, önümüzdeki dönemde Türkiye ile farklı alanlarda daha güçlü iş birlikleri geliştirmek istediklerini dile getirdi.</p>

<p>İklim değişikliğinin Maldivler açısından önemli bir gündem olduğunu vurgulayan Latheef, iklim değişikliğinin yarattığı kırılganlıkların yanı sıra bu alanda uluslararası iş birliği imkanlarının da zirvede ele alınmasını beklediklerini ifade etti.</p>

<p><strong>BAE İLE EKONOMİK İŞ BİRLİĞİ GÜNDEMİN ÖNEMLİ BAŞLIKLARINDAN</strong></p>

<p>Birleşik Arap Emirlikleri'nin Ankara Büyükelçisi Saeed Thani Hareb Al Dhaneri de Türkiye ile BAE arasındaki ekonomik ilişkilerin geldiği seviyeye dikkat çekti.</p>

<p>Zirvenin iki ülke arasındaki ekonomik iş birliğinin geliştirilmesine yönelik mevcut çalışmaların devamı niteliğinde olduğunu belirten Al Dhaneri, kısa süre önce İstanbul'da lojistik alanında bir forum gerçekleştirildiğini hatırlattı.</p>

<p>Türkiye ile BAE'nin ekonomik alanda birbirini destekleyen bir ilişki içinde olduğunu ifade eden Al Dhaneri, iki ülkenin bölgedeki diğer ülkelerle de iş birliklerini geliştirdiğini söyledi. Bu tür uluslararası toplantıların söz konusu iş birliklerinin güçlendirilmesi açısından önemli olduğunu belirten Al Dhaneri, Boğaziçi Zirvesi'nden de yeni iş birlikleri ve sonuçlar çıkmasını beklediklerini dile getirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/arap-buyukelcileri-ve-arap-devletleri-ligi-temsilciligi-17-bogazici-zirvesi-icin-ankarada-bulustu</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 13:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/arap-buyukelcileri-ve-arap-devletleri-ligi-temsilciligi-bulusmasijpg.jpeg" type="image/jpeg" length="46269"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İMİB Başkanı Çekiç: Madenciliğin Gerçekleri Döviz Dönüşüm Desteğine Yansıtılmalı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/imib-baskani-cekic-madenciligin-gercekleri-doviz-donusum-destegine-yansitilmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/imib-baskani-cekic-madenciligin-gercekleri-doviz-donusum-destegine-yansitilmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İstanbul Maden İhracatçıları Birliği (İMİB) Başkanı Metin Çekiç, 1 Ekim 2026 itibarıyla değişen döviz dönüşüm desteğinin madencilik sektörünün yatırım ve üretim yapısını daha fazla dikkate alması gerektiğini söyledi. Çekiç, desteğin mevcut haliyle sektörün küresel rekabet gücünü korumakta yetersiz kaldığını belirterek, oranların en az yüzde 5-8 seviyesine çıkarılmasını ve ihracatçıların finansmana erişiminin kolaylaştırılmasını istedi.</strong></p>

<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın ihracatçıların döviz gelirlerini Türk lirasına dönüştürmesine yönelik destek mekanizmasında yaptığı yeni düzenlemeler, madencilik sektörünün beklentilerini de yeniden gündeme taşıdı.</p>

<p>Yüksek enerji ve işçilik giderleri, akaryakıt ve lojistik maliyetleri, finansman yükü ve döviz bazlı makine-ekipman ihtiyacı nedeniyle farklı bir maliyet yapısına sahip olan madencilik sektörü, döviz dönüşüm sisteminde sektörün kendine özgü koşullarının daha fazla dikkate alınmasını bekliyor.</p>

<p>İMİB Başkanı Metin Çekiç de yeni uygulamaya ilişkin değerlendirmesinde, ihracatçıların yalnızca döviz gelirlerinin TL’ye dönüşümünü değil, üretim ve ihracat kapasitesini artırmalarını sağlayacak koşulların oluşturulması gerektiğine dikkat çekti.</p>

<p><strong>“Yüzde 3’lük destek madencilik için yeterli değil”</strong><br />
Madencilik sektörünün dünya piyasalarında yoğun fiyat rekabeti altında faaliyet gösterdiğini belirten Çekiç, Türkiye’de artan maliyetlerin uluslararası müşterilere aynı ölçüde yansıtılamadığını söyledi.</p>

<p>Enerji, işçilik, akaryakıt, nakliye, finansman, bakım-onarım, çevre, ruhsat ve izin giderlerindeki artışın üreticilerin maliyetlerini yükselttiğini belirten Çekiç, kur hareketlerinin bu artışları karşılamadığı dönemlerde ihracatçıların rekabet gücünün zayıfladığını ifade etti.</p>

<p>Çekiç, mevcut yüzde 3 seviyesindeki desteğin sektör açısından yeterli olmadığını belirterek, destek oranlarının sektörlerin maliyet yapısı, enerji yoğunluğu, yatırım ihtiyacı ve ihracat özellikleri dikkate alınarak yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>İMİB Başkanı, madencilik sektörü için desteğin yüzde 5-8 aralığına çıkarılmasının yanı sıra finansmana erişimin de kolaylaştırılmasını beklediklerini kaydetti.</p>

<p><strong>Madencilikte gerçek katma değer uzun vadede ortaya çıkıyor</strong><br />
Çekiç’in dikkat çektiği bir diğer konu ise yeni sistemde katma değer hesaplamalarının madenciliğin uzun yatırım süreçlerini kapsaması oldu.</p>

<p>Bir maden sahasının üretime geçmesinin yıllar sürebildiğini belirten Çekiç; arama, sondaj, rezerv geliştirme, dekapaj, ocak hazırlığı, altyapı çalışmaları, makine ve ekipman yatırımları ile çevre ve rehabilitasyon faaliyetlerinin üretim sürecinin ayrılmaz parçaları olduğunu ifade etti.</p>

<p>Madencilikte ekonomik katkının yalnızca bir yıllık faaliyet kârı ya da doğrudan istihdam üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Çekiç, yerli yatırım ve hizmet alımlarının da katma değer hesabında dikkate alınması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Çekiç’e göre, rezervin aranmasından çıkarılmasına, işlenmesinden ihraç edilebilir hale getirilmesine ve dünya pazarlarına ulaştırılmasına kadar uzanan uzun değer zinciri, sektörün Türkiye ekonomisine sağladığı katkının temelini oluşturuyor.</p>

<p>Döviz, üretimin devamı için de kullanılıyor<br />
Madencilik faaliyetlerinin yüksek miktarda makine ve ekipman yatırımı gerektirdiğine dikkat çeken Çekiç, ihracatçı şirketlerin hesaplarında tuttukları dövizin önemli bölümünün üretimin devamlılığı için kullanıldığını belirtti.</p>

<p>İş makineleri, sondaj ekipmanları, kırıcılar, motorlar, elektronik sistemler ve yedek parçaların önemli bir kısmının döviz cinsinden fiyatlandığını aktaran Çekiç, şirketlerin döviz pozisyonu değerlendirilirken mevcut yükümlülüklerinin de hesaba katılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Firmaların kısa ve orta vadeli döviz borçları, yatırım taahhütleri ve ithal girdilerinin göz önünde bulundurulmasının önemine işaret eden Çekiç, üretim amacıyla elde tutulan dövizin “atıl varlık” olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><strong>“Asıl hedef daha fazla döviz kazandırmak olmalı”</strong><br />
Döviz dönüşüm desteğinin kısa vadeli uygulamalardan ziyade ihracatçıya uzun vadeli öngörülebilirlik sağlayan bir politika çerçevesine oturtulması gerektiğini belirten Çekiç, Türkiye’nin kalıcı döviz geliri artışı sağlamasının yolunun üretim ve ihracat kapasitesini güçlendirmekten geçtiğini söyledi.</p>

<p>Çekiç, ihracatçının rekabet gücünün zayıflaması halinde siparişlerin ve buna bağlı olarak üretimin azalabileceğine dikkat çekerek, bunun uzun vadede ülkeye giren döviz miktarını da olumsuz etkileyebileceğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İMİB Başkanı, Türkiye’nin önceliğinin ihracatçının mevcut döviz gelirini daha fazla TL’ye çevirmesini sağlamak yerine, ihracatçının daha fazla üretim yaparak ülkeye daha yüksek döviz kazandırmasını mümkün kılmak olması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Çekiç, madenciliğin yatırım, üretim ve maliyet yapısını dikkate alan; gerçek katma değeri destekleyen, uluslararası rekabet gücünü koruyan ve Türkiye’nin uzun vadeli döviz gelirlerini artırmayı hedefleyen daha kapsayıcı ve sürdürülebilir bir sistem oluşturulması gerektiğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/imib-baskani-cekic-madenciligin-gercekleri-doviz-donusum-destegine-yansitilmali</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 12:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/metin-cekic-3.jpg" type="image/jpeg" length="76788"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Piano Jewellery 43 Ülkede Büyüyor: Yeni Hedef Pazarlarda Gözünü Küresel Rekabete Çevirdi]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/piano-jewellery-43-ulkede-buyuyor-yeni-hedef-pazarlarda-gozunu-kuresel-rekabete-cevirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/piano-jewellery-43-ulkede-buyuyor-yeni-hedef-pazarlarda-gozunu-kuresel-rekabete-cevirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türk mücevher sektörünün ihracat odaklı markalarından Piano Jewellery, 60. IJS Istanbul Jewelry Show’da uluslararası alıcılarla bir araya gelerek yeni iş birliklerinin kapısını araladı. 43 ülkeye ihracat yapan marka, küresel pazarlardaki varlığını genişletmeyi hedefliyor.</strong></p>

<p>Kuyumculuk sektöründeki üretim tecrübesini tasarım anlayışıyla birleştiren Piano Jewellery, uluslararası büyüme stratejisi doğrultusunda yeni pazarlara yöneldi. Marka, 60. IJS Istanbul Jewelry Show kapsamında altın ve pırlantalı lüks piercing başta olmak üzere yeni koleksiyonlarını sektör profesyonellerinin beğenisine sundu.</p>

<p>Fuarda mevcut iş ortaklarıyla görüşmelerini sürdüren Piano Jewellery, farklı ülkelerden gelen alıcılarla da yeni ticari bağlantılar ve ihracat fırsatları üzerine temaslarda bulundu.</p>

<p><strong>43 ülkeye ihracat gerçekleştiriyor</strong></p>

<p>Piano Jewellery Kurucusu Aytaç Kamar, markanın yurt dışındaki faaliyetlerine ilişkin yaptığı değerlendirmede, bugün itibarıyla 43 ülkeye ihracat gerçekleştirdiklerini belirtti. Türkiye’de yaklaşık 220, yurt dışında ise 80 satış noktasında faaliyet gösterdiklerini ifade eden Kamar, ihracat ağını yeni coğrafyalarla büyütmeyi amaçladıklarını söyledi.</p>

<p>Markanın farklı bölgelerde farklı ürün gruplarıyla öne çıktığını aktaran Kamar, Avrupa’da altın ve pırlantalı modellerin, Güney Amerika’da ise Piano Luxury piercing grubunun ilgi gördüğünü belirtti. Orta Doğu pazarında daha minimal tasarımların, Bağımsız Devletler Topluluğu (CIS) ülkelerinde ise tasarım odaklı ve daha dikkat çekici modellerin tercih edildiğini kaydetti.</p>

<p>Kamar, Türkiye’nin kuyumculuk alanındaki üretim kabiliyetini ve zanaatkârlık birikimini uluslararası pazarlara taşımaya devam edeceklerini vurguladı.</p>

<p><strong>“Üretim gücünü tasarım ve markayla desteklemeliyiz”</strong></p>

<p>Türk kuyumculuk sektörünün üretim kapasitesi, ustalık geleneği ve ürün çeşitliliği açısından önemli bir avantaja sahip olduğunu belirten Aytaç Kamar, küresel rekabette bu gücün marka ve tasarımla desteklenmesi gerektiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kamar, sektörün daha fazla uluslararası marka ortaya çıkarması, Türk tasarım gücünün dünya pazarlarında daha görünür hale gelmesi ve tüketiciye doğrudan ulaşabilen markaların çoğalması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Sektörün mevcut koşullarına da değinen Kamar; yüksek altın fiyatları, finansmana erişimdeki güçlükler ve iç pazardaki daralmanın kuyumculuk sektörü açısından önemli gündem maddeleri olduğunu söyledi. Altın ithalatına yönelik kotanın ise üreticilerin ham maddeye erişimi ve maliyetleri üzerinde ek bir baskı yarattığını belirtti.</p>

<p><strong>Gençlerin mücevher alışkanlıkları değişiyor</strong></p>

<p>Altın fiyatlarındaki yükselişin yanı sıra tüketici alışkanlıklarındaki değişimin mücevher sektöründe yeni eğilimleri beraberinde getirdiğini belirten Kamar, özellikle genç tüketicilerin daha düşük gramajlı, günlük kullanıma uygun ve kişiselleştirilebilen ürünlere yöneldiğini söyledi.</p>

<p>Tasarımın genç tüketiciler açısından giderek daha belirleyici hale geldiğine dikkat çeken Kamar, altın ve pırlantalı mücevherlerin yalnızca ekonomik değerleri nedeniyle değil, kişisel stilin bir parçası olarak da tercih edildiğini ifade etti.</p>

<p>Bu dönüşümle birlikte altın ve pırlantalı lüks piercing kategorisinin de geliştiğini belirten Kamar, yeni ürün gruplarının sektöre farklı müşteri profilleri kazandırabileceğini söyledi.</p>

<p><strong>Yeni nesil mücevher kategorilerine yatırım</strong></p>

<p>Piano Jewellery, değişen tüketici beklentileri doğrultusunda ürün gamını da genişletiyor. Markanın koleksiyonları arasında minimal ve pırlantalı tasarımların yanı sıra ear styling, septum piercing ve şahmeran gibi farklı kategoriler bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Farklı taş kesimleri, renkli değerli taşlar ve kişiselleştirilebilir alternatiflerle koleksiyonlarını çeşitlendiren marka, tasarım odaklı yaklaşımıyla uluslararası pazarlardaki konumunu güçlendirmeyi ve yeni coğrafyalarda büyümeyi hedefliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/piano-jewellery-43-ulkede-buyuyor-yeni-hedef-pazarlarda-gozunu-kuresel-rekabete-cevirdi</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 12:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/d-k-m-c-k-d-m-c-d.JPG" type="image/jpeg" length="38828"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EİB’nin eylül ihracatı yüzde 11 arttı: 1,7 milyar dolara ulaştı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/eibnin-eylul-ihracati-yuzde-11-artti-17-milyar-dolara-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/eibnin-eylul-ihracati-yuzde-11-artti-17-milyar-dolara-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ege İhracatçı Birlikleri (EİB), eylül ayında ihracatını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11 artırarak 1 milyar 705 milyon dolara yükseltti. EİB’nin ihracatında tarım ürünleri ve su ürünleri ile hayvansal mamuller sektörlerindeki güçlü performans öne çıktı.</strong></p>

<p>Türkiye’nin eylül ayı ihracatı da yüzde 15,4 artışla 22,5 milyar dolardan 26 milyar dolara yükseldi. EİB’nin ocak-eylül dönemindeki ihracatı ise yüzde 6’lık artışla 13 milyar 690 milyon dolardan 14 milyar 482 milyon dolara çıktı. Son 12 aylık dönemde ise EİB’nin ihracatı yüzde 4 artarak 19 milyar 290 milyon dolara ulaştı.</p>

<p><strong>Tarım ihracatında yüzde 18’lik artış</strong></p>

<p>Eylül ayında EİB bünyesindeki tarım sektörlerinin ihracatı yüzde 18 yükselerek 644 milyon dolardan 761 milyon dolara çıktı. Sanayi ürünleri ihracatı da yüzde 5 artışla 787 milyon dolara ulaşırken, maden ihracatçıları yüzde 11’lik yükselişle 157,7 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi.</p>

<p>EİB bünyesinde ihracat liderliği ise dokuz yıl aradan sonra el değiştirdi. Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, eylül ayında gerçekleştirdiği 193 milyon dolarlık ihracatla ilk sıraya yerleşti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>İkincilik için nefes kesen yarış</strong></p>

<p>Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği, 182 milyon 78 bin dolarlık ihracatla ikinci sırada yer alırken, Ege Tütün İhracatçıları Birliği 182 milyon 63 bin dolarlık ihracatla üçüncü oldu.</p>

<p>İki birlik arasındaki yalnızca 15 bin dolarlık fark, eylül ayındaki ikincilik yarışının ne kadar çekişmeli geçtiğini ortaya koydu. Ege Tütün İhracatçıları Birliği ayrıca ihracatını yüzde 68 artırarak ayın ihracat artış rekortmeni oldu.</p>

<p>Ege Maden İhracatçıları Birliği de ihracatını yüzde 11 artırarak 157,7 milyon dolara çıkardı ve sıralamada dördüncü basamakta yer aldı.</p>

<p>Eylül ayında Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği 109 milyon dolar, Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği ise 106 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Böylece iki birlik 100 milyon dolar sınırını aşmayı başardı.</p>

<p>Yeni sezona giren Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği de ihracatını yüzde 22 artırarak 96 milyon dolara yükseltti. Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği 89 milyon dolar, Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği ise 70 milyon dolarlık ihracat yaptı.</p>

<p>Eylül ayında Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği 24,1 milyon dolar, Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği 20,5 milyon dolar, Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği ise 12,5 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi.</p>

<p><strong>EİB ihracatında Avrupa Birliği ilk sırada</strong></p>

<p>EİB’nin eylül ayında en fazla ihracat yaptığı bölge Avrupa Birliği ülkeleri oldu. AB ülkelerine yapılan ihracat 807 milyon dolara ulaşırken, bu rakam EİB’nin toplam ihracatının yüzde 47,4’ünü oluşturdu.</p>

<p>Amerika kıtasına yapılan ihracat yüzde 18 artarak 221 milyon dolara yükseldi. Uzakdoğu ülkelerine ihracatta ise yüzde 43’lük dikkat çekici bir artış yaşandı ve ihracat 155 milyon dolara çıktı.</p>

<p>Buna karşılık Orta Doğu ülkelerine ihracat yüzde 12 gerileyerek 130 milyon dolara, Afrika kıtasına yapılan ihracat ise yüzde 11,5 düşüşle 112 milyon dolara indi.</p>

<p><strong>ABD, Almanya’yı geride bıraktı</strong></p>

<p>Ülke bazında EİB’nin eylül ayındaki ihracatında zirve Amerika Birleşik Devletleri’nin oldu. ABD’ye ihracat yüzde 28 artışla 171 milyon dolara yükselirken, böylece Almanya geride bırakıldı.</p>

<p>EİB’nin önemli pazarlarından Almanya’ya ihracat da yüzde 14 artış göstererek 157 milyon dolara ulaştı. İtalya ise 92,5 milyon dolarlık ihracatla üçüncü sırada yer aldı.</p>

<p><strong>Ege Bölgesi ihracatı 2,6 milyar doları aştı</strong></p>

<p>Ege Bölgesi’nin toplam ihracatı da eylül ayında güçlü bir artış gösterdi. Bölgenin ihracatı, geçen yılın aynı ayındaki 2 milyar 322 milyon dolardan 2 milyar 611 milyon dolara yükselerek yüzde 12,4 arttı.</p>

<p>İzmir’in ihracatı 1 milyar 114 milyon dolardan 1 milyar 235 milyon dolara çıkarken, Denizli yüzde 22’lik artışla ihracatını 479 milyon dolara yükseltti ve Manisa’yı geride bırakarak bölgenin ikinci büyük ihracatçısı oldu.</p>

<p>Manisa’nın ihracatı 456 milyon dolardan 436 milyon dolara gerilerken, Muğla 110 milyon dolarlık ihracatını 145 milyon dolara taşıdı.</p>

<p>Eylül ayının ihracat artış rekortmeni ise Balıkesir oldu. Kentin ihracatı yüzde 86 gibi yüksek bir artışla 60,4 milyon dolardan 119 milyon dolara yükseldi.</p>

<p>Aynı dönemde Aydın 86 milyon dolar, Afyonkarahisar 40 milyon dolar, Uşak 36,7 milyon dolar ve Kütahya 33,5 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi.</p>

<p><strong>Öztürk: “Son çeyrek için umut veren bir tablo oluştu”</strong></p>

<p>Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, eylül ayında hem Türkiye genelinde hem de EİB özelinde çift haneli ihracat artışı yakalanmasının yılın son çeyreği açısından olumlu bir tablo oluşturduğunu belirtti.</p>

<p>Küresel rekabetin giderek yoğunlaştığına ve jeopolitik risklerin arttığına dikkat çeken Öztürk, Türkiye’de enflasyon ile döviz kuru arasındaki makasın da ihracatçı üzerindeki baskıyı artırdığını ifade etti.</p>

<p>İhracatçıların tüm bu zorluklara rağmen ülkeye döviz kazandırmak için çalışmalarını sürdürdüğünü vurgulayan Öztürk, finansmana erişimin kolaylaştırılması halinde 2026 sonunda 20 milyar dolarlık ihracat seviyesine ulaşabileceklerini söyledi.</p>

<p>Öztürk ayrıca, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın döviz dönüşüm uygulamasında ihracatçıların mağduriyet yaşamayacağı bir altyapının oluşturulması beklentisini dile getirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/eibnin-eylul-ihracati-yuzde-11-artti-17-milyar-dolara-ulasti</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 12:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/k-l-m-l-k-m-l-m.JPG" type="image/jpeg" length="63832"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[OGTY’de finale kalan 10 proje belli oldu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ogtyde-finale-kalan-10-proje-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ogtyde-finale-kalan-10-proje-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) tarafından Ticaret Bakanlığı’nın desteği ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) koordinasyonuyla düzenlenen Otomotivin Geleceği Tasarım Yarışması’nda (OGTY) büyük finale yükselen 10 proje açıklandı.</strong></p>

<p>Bu yıl 15’inci kez düzenlenen OGTY, otomotiv sektöründe teknoloji, inovasyon ve girişimcilik alanındaki yeni fikirleri desteklemeye devam ediyor. “Endüstriyel Mobilite” temasıyla gerçekleştirilen yarışmada finalistler; otonom sürüş yazılımlarından yapay zekâ çözümlerine, yeni nesil otomotiv komponentlerinden kapsamlı mobilite sistemlerine kadar farklı alanlardaki projeleriyle dikkat çekti.</p>

<p>Titiz değerlendirme sürecinin ardından finale kalmaya hak kazanan projeler şöyle sıralandı:</p>

<p>BEESPENSER</p>

<p>GIBRIN eDRIVE</p>

<p>HELIOS</p>

<p>ICARBON</p>

<p>NUMANUFACTURING</p>

<p>PULSESYSTECH</p>

<p>ŞARJNERDE</p>

<p>TUSMEC</p>

<p>VERDANTWAVE</p>

<p>WELDSIGHT AI</p>

<p><strong>Kazananlar 21 Ekim’de açıklanacak</strong><br />
OGTY’nin bu yılki ödül töreni, 21 Ekim 2026 tarihinde Gazi Üniversitesi’nde düzenlenecek. Otomotiv sektörünün temsilcilerinin yanı sıra yatırımcılar, akademisyenler ve girişimcilerin de katılması beklenen etkinlikte, finale kalan projeler arasından dereceye girenler belli olacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yarışma, otomotiv sektörünün geleceğini şekillendirecek yenilikçi fikirlerin görünürlük kazanmasının yanı sıra girişimcilerin yatırım ve iş dünyasıyla buluşmasına da katkı sağlamayı hedefliyor.</p>

<p><strong>Girişimcilere farklı fırsatlar sunuluyor</strong><br />
OGTY’de dereceye giren girişimciler yalnızca nakdi ödüllerle değil, farklı desteklerle de buluşturuluyor. Bu kapsamda girişimcilere, projelerinin fikrî mülkiyet haklarını korumalarına yönelik Patent Tescil Ödülü de sunuluyor.</p>

<p>Finalistler ayrıca İTÜ ARI Teknokent bünyesindeki İTÜ Çekirdek Programı kapsamında projelerini geliştirme ve girişimcilik alanındaki yetkinliklerini artırma fırsatı elde ediyor.</p>

<p>Dereceye giren projeler için bir diğer önemli fırsat ise Big Bang Start-up Challenge sahnesi olacak. Girişimciler burada projelerini geniş bir girişimcilik ekosistemine tanıtma ve potansiyel yatırımcılarla bir araya gelme imkânı bulacak.</p>

<p>OGTY, bu yıl da otomotiv sektöründe yenilikçi teknolojilerin geliştirilmesini ve Türkiye’nin mobilite alanındaki girişimcilik potansiyelinin güçlendirilmesini amaçlıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ogtyde-finale-kalan-10-proje-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 12:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/k-j-n-k-j-n-k.JPG" type="image/jpeg" length="18412"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Doğuş İnşaat’ın Fırsat Eşitliği Yaklaşımına KAGİDER’den FEM Sertifikası]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/dogus-insaatin-firsat-esitligi-yaklasimina-kagiderden-fem-sertifikasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/dogus-insaatin-firsat-esitligi-yaklasimina-kagiderden-fem-sertifikasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İnşaat sektöründe fırsat eşitliğini ve kadın istihdamını odağına alan Doğuş İnşaat, Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) tarafından yürütülen Fırsat Eşitliği Modeli (FEM) değerlendirme sürecini başarıyla tamamlayarak FEM Sertifikası’nı almaya hak kazandı. Sertifika, Doğuş İnşaat’ın genel merkezinde düzenlenen törenle takdim edildi.</strong></p>

<p>KAGİDER tarafından Dünya Bankası’nın teknik desteğiyle geliştirilen FEM Sertifikası, özel sektör kuruluşlarının insan kaynakları politikalarını toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifinden değerlendiriyor. İşe alım, terfi, eğitim ve çalışma koşulları gibi temel insan kaynakları süreçlerini fırsat eşitliği bakış açısıyla ele alan FEM, şirketlerin bu alandaki uygulamalarını değerlendirmelerine ve geliştirmelerine katkı sağlıyor.</p>

<p>Doğuş İnşaat da bu kapsamda yürütülen değerlendirme sürecini başarıyla tamamladı. KAGİDER ve Doğuş İnşaat iş birliğiyle gerçekleştirilen süreçte şirketin insan kaynakları uygulamaları ve fırsat eşitliğine yönelik yaklaşımı değerlendirildi. Sürecin tamamlanmasının ardından FEM Sertifikası, Doğuş İnşaat’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen törenle KAGİDER Yönetim Kurulu Üyesi ve Özel Sektör ve Fırsat Eşitliği Komite Lideri Özlem Demirci Duyarlar tarafından Doğuş İnşaat Genel Müdür Tolga Akkaş ve Doğuş İnşaat İnsan Kaynakları ve İdari İşler Genel Müdür Yardımcısı (CHRO) Berna Tuncel’e takdim edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>İnşaat sektöründe fırsat eşitliğine dikkat çekildi</strong></p>

<p>Törende konuşan <strong>KAGİDER Yönetim Kurulu Üyesi ve Özel Sektör ve Fırsat Eşitliği Komite Lideri Özlem Demirci Duyarlar</strong>, inşaat sektöründe fırsat eşitliği ve kadın istihdamına yönelik çalışmaların önemine dikkat çekti.</p>

<p><strong>Özlem Demirci Duyarlar</strong>, “İnşaat sektöründe fırsat eşitliğinin ve kadın istihdamının güçlenmesi için özel sektörün attığı her adımı çok değerli buluyoruz. FEM ile şirketlerin insan kaynakları politikalarına toplumsal fırsat eşitliği perspektifinden bakmalarını ve bu alandaki uygulamalarını geliştirmelerini destekliyoruz. Doğuş İnşaat’ın FEM Sertifikası’nı almaya hak kazanmasından memnuniyet duyuyoruz. Bu sürecin, şirketin fırsat eşitliği alanındaki çalışmalarını daha da geliştireceğine ve inşaat sektöründe bu konudaki farkındalığın güçlenmesine katkı sağlayacağına inanıyoruz.” dedi.<strong> </strong></p>

<p><strong>“Fırsat eşitliğini çalışma kültürümüzün doğal bir parçası olarak görüyoruz”</strong></p>

<p><strong>Doğuş İnşaat Genel Müdürü Tolga Akkaş</strong>, FEM Sertifikası’nın şirketin çalışma kültüründe benimsediği yaklaşımın önemli bir göstergesi olduğunu belirtti.</p>

<p><strong>Tolga Akkaş</strong>, “Doğuş İnşaat olarak güçlü bir çalışma kültürünün, çalışanlarımızın kendilerini değerli hissettiği ve fırsatlara eşit şekilde erişebildiği bir ortamla mümkün olduğuna inanıyoruz. KAGİDER ile yürüttüğümüz FEM sürecini başarıyla tamamlamış olmaktan mutluluk duyuyoruz. Bu süreç, mevcut uygulamalarımızı yeniden değerlendirmemiz ve fırsat eşitliği alanında geliştirebileceğimiz noktaları daha yakından görmemiz açısından da bizim için önemliydi. Önümüzdeki dönemde de çalışanlarımız için adil, kapsayıcı ve gelişimi destekleyen bir çalışma ortamını güçlendirmeye devam edeceğiz.” diye konuştu.</p>

<p><strong>“İnsan kaynağımızın gelişimini eşit fırsat anlayışıyla destekliyoruz”</strong></p>

<p><strong>Doğuş İnşaat İnsan Kaynakları ve İdari İşler Genel Müdür Yardımcısı (CHRO) Berna Tuncel</strong> ise FEM sürecinin insan kaynakları uygulamalarının fırsat eşitliği açısından ele alınması bakımından önemli bir çalışma olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Berna Tuncel</strong>, “İnsan kaynakları süreçlerimizde çalışanlarımızın bilgi, deneyim, yetkinlik ve potansiyelleriyle değerlendirilmesini önemsiyoruz. İşe alımdan gelişim ve kariyer süreçlerine kadar çalışanlarımızın önünde eşit fırsatlar olmasını temel alıyoruz. KAGİDER’in FEM değerlendirmesi, bu yaklaşımımızı daha kapsamlı biçimde gözden geçirmemize ve geliştirebileceğimiz alanları görmemize katkı sağladı. Bundan sonraki süreçte de fırsat eşitliğini destekleyen uygulamalarımızı geliştirmeyi sürdüreceğiz.” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/dogus-insaatin-firsat-esitligi-yaklasimina-kagiderden-fem-sertifikasi</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 12:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/k-m-k-l-m-l-k-m-l-k-m-k-l-m-s.JPG" type="image/jpeg" length="26834"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SunExpress, 2027 Yaz Sezonu Birleşik Krallık ve İrlanda Uçuş Programını Açıkladı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/sunexpress-2027-yaz-sezonu-birlesik-krallik-ve-irlanda-ucus-programini-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/sunexpress-2027-yaz-sezonu-birlesik-krallik-ve-irlanda-ucus-programini-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türk Hava Yolları ve Lufthansa’nın ortak kuruluşu SunExpress, Birleşik Krallık ve İrlanda için 2027 yaz sezonu uçuş programını açıkladı. Hava yolu, yaz sezonunda Türkiye’nin önde gelen tatil ve turizm destinasyonlarının yanı sıra Anadolu şehirlerinden Birleşik Krallık ve İrlanda’nın önemli havalimanlarına direkt uçuşlar sunuyor.</strong></p>

<p>SunExpress, Antalya, İzmir, Dalaman, Çukurova, Gaziantep ve Kayseri’den Londra Gatwick, Londra Stansted, Birmingham, Manchester, Newcastle, Edinburgh, Dublin ve Cork’a düzenlediği seferlerle Akdeniz ve Ege kıyıları ile Anadolu’nun birçok şehrine doğrudan ulaşım imkânı sağlıyor.</p>

<p>Antalya’dan Birleşik Krallık’ta Londra Gatwick, Birmingham, Manchester, Newcastle ve Edinburgh’a direkt seferler sunan SunExpress, İzmir’den Londra Gatwick, Birmingham ve Manchester ve Londra Stansted’e, Dalaman’dan ise Londra Gatwick, Birmingham, Manchester ve Newcastle’a uçuşlar düzenliyor. Çukurova, Gaziantep ve Kayseri çıkışlı uçuşlar ise Londra Stansted’e düzenleniyor.</p>

<p>2027 yaz sezonunda Türkiye’den İrlanda’ya direkt bağlantılarını sürdüren SunExpress, Antalya ve İzmir’den Dublin’e, İzmir’den de Cork’a seferler düzenliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>SunExpress’in 2027 Yaz Sezonu Birleşik Krallık ve İrlanda Uçuşları</strong></p>

<ul>
 <li>Antalya: Birmingham, Edinburgh, Londra Gatwick, Londra Stansted, Manchester, Newcastle, Dublin</li>
 <li>İzmir: Birmingham, Londra Gatwick, Londra Stansted, Manchester, Cork, Dublin</li>
 <li>Dalaman: Birmingham , Londra Gatwick, Manchester, Newcastle</li>
 <li>Çukurova: Londra Stansted</li>
 <li>Gaziantep: Londra Stansted</li>
 <li>Kayseri: Londra Stansted</li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/sunexpress-2027-yaz-sezonu-birlesik-krallik-ve-irlanda-ucus-programini-acikladi</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 11:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/1791266702-edinburgh.jpg" type="image/jpeg" length="96383"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Toyota 2026 WRC Sezonuna Üç Şampiyonlukla Damga Vurdu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/toyota-2026-wrc-sezonuna-uc-sampiyonlukla-damga-vurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/toyota-2026-wrc-sezonuna-uc-sampiyonlukla-damga-vurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>TOYOTA GAZOO Racing Dünya Ralli Takımı, 2026 FIA Dünya Ralli Şampiyonası’nı tarihi bir başarıyla tamamladı. Sezon finali olan İtalya Sardinya Rallisi’nde Elfyn Evans ve co-pilotu Scott Martin kariyerlerinin ilk dünya şampiyonluğunu kazanırken, Toyota daha önce garantilediği Markalar Şampiyonluğu ile birlikte pilotlar, co-pilotlar ve markalar kategorilerindeki üç şampiyonluğun da sahibi oldu.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sezonun son rallisine takım arkadaşları Sami Pajari ve Oliver Solberg ile birlikte dünya şampiyonluğu iddiasıyla başlayan Elfyn Evans, final etabına kadar süren nefes kesici mücadele sonunda zirveye ulaştı. Son yarışa Pajari’nin 17, Solberg’in ise 21 puan önünde başlayan Evans, puan avantajını koruyarak Sardinya’nın kumlu ve zorlu toprak etaplarında şampiyonluğa ulaştı.</p>

<p>İtalya Sardinya Rallisi’nde ise Toyota pilotları Oliver Solberg ve co-pilotu Elliott Edmondson zafere ulaşırken, Sébastien Ogier-Vincent Landais ikilisi ikinci, Sami Pajari-Marko Salminen ikilisi üçüncü sırayı aldı. Elfyn Evans-Scott Martin ralliyi beşinci, Takamoto Katsuta-Aaron Johnston ise altıncı sırada tamamladı.</p>

<p>Böylece Toyota, rallide ilk üç sırayı ve ilk altı sıranın beşini elde ederek sezon finaline damga vurdu. Evans da sezonu 243 puanla lider tamamlayarak Solberg’in 5 puan önünde kariyerinin ilk WRC şampiyonluğuna ulaştı.</p>

<p><strong>Yıllardır beklediği şampiyonluğa ulaştı</strong></p>

<p>2020 yılından bu yana TOYOTA GAZOO Racing ile mücadele eden Elfyn Evans, daha önce altı sezonun beşinde şampiyonayı ikinci sırada tamamlamıştı. 2026 sezonunda İsveç ve Japonya rallilerini kazanan Galli pilot, sezon boyunca gösterdiği istikrarlı performansla bu kez dünya şampiyonluğunu elde etmeyi başardı. Evans aynı zamanda WRC tarihinde dünya şampiyonu olan ilk Galli pilot oldu. Scott Martin ise kariyerinin ilk co-pilotlar dünya şampiyonluğunu kazanarak bu başarıya ulaşan ilk İngiliz co-pilot olarak tarihe geçti.</p>

<p></p>

<p>TOYOTA GAZOO Racing böylece son sekiz sezonun yedisinde pilot ve co-pilot şampiyonluğuna ulaşırken, son altı sezonun beşinde pilotlar, co-pilotlar ve markalar şampiyonluklarının tamamını kazanmayı başardı.</p>

<p></p>

<p><strong>GR YARIS Rally1 sezonu 12 zaferle tamamladı</strong></p>

<p>Oliver Solberg’in Sardinya zaferiyle Toyota, 2026 sezonunda gerçekleştirilen 13 rallinin 12’sini kazanmayı başardı. Bu sonuç aynı zamanda GR YARIS Rally1’ın beş sezonluk homologasyon dönemindeki toplam zafer sayısını 48’e çıkardı. 2027 yılında yürürlüğe girecek yeni teknik regülasyonlar öncesinde mevcut GR YARIS Rally1 son sezonunu bir kez daha şampiyonluklarla tamamladı.</p>

<p>Markalar Şampiyonluğu’nu bir önceki yarış olan Şili Rallisi’nde garantileyen TOYOTA GAZOO Racing Dünya Ralli Takımı, sezonu 662 puanla tamamladı ve en yakın rakibine 222 puanlık üstünlük elde etti.</p>

<p>WRC2 kategorisinde de Toyota başarısı devam etti. Roope Korhonen-Anssi Viinikka ikilisi GR Yaris Rally2 ile rakibinin yalnızca 0.7 saniye önünde sezonun ikinci WRC2 zaferini kazanırken, şampiyonayı da ikinci sırada tamamladı.</p>

<p>Yarışın ardından değerlendirmelerde bulunan TOYOTA GAZOO Racing Dünya Ralli Takımı Müdürü Jari-Matti Latvala, sezon boyunca tüm pilotlara şampiyonluk için eşit fırsat vermeye çalıştıklarını belirterek, Elfyn Evans ve Scott Martin’in uzun yıllardır bu başarı için mücadele ettiğini ve hak ettikleri şampiyonluğa ulaşmalarından büyük mutluluk duyduklarını ifade etti.</p>

<p>Elfyn Evans ise dünya şampiyonluğunun mutluluğunu yaşarken, “Bu şampiyonluğu yalnızca son etapta kazanmadık. Bunun arkasında bütün bir sezonun emeği var. Pek çok kez çok yaklaştıktan sonra sonunda başarmak büyük bir rahatlama ve gurur” dedi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/toyota-2026-wrc-sezonuna-uc-sampiyonlukla-damga-vurdu</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 11:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/gr-yaris-rally1-1.jpg" type="image/jpeg" length="76136"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AWS’ten üretken yapay zekâ destekli hiper-kişiselleştirme uygulaması: “The Fragrance Lab”]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/awsten-uretken-yapay-zeka-destekli-hiper-kisisellestirme-uygulamasi-the-fragrance-lab</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/awsten-uretken-yapay-zeka-destekli-hiper-kisisellestirme-uygulamasi-the-fragrance-lab" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>AWS’ten üretken yapay zekâ destekli hiper-kişiselleştirme uygulaması: “The Fragrance Lab”</strong></p>

<p><strong>AWS’in “The Fragrance Lab” uygulaması, perakendecilerin ve tüketici markalarının Amazon Nova modelleriyle müşteri sohbetlerini kişiselleştirilmiş ürünlere ve çok formatlı pazarlama kampanyalarına nasıl hızla dönüştürebildiğini gösteriyor.</strong></p>

<p>Amazon Web Services (AWS), üretken yapay zekâ çözümlerinin perakende, paketlenmiş tüketim ürünleri (CPG) ve reklamcılık sektörlerinde işletmeler için neler yapabileceğinin uygulamalı bir örneğini paylaştı. Markalar, Amazon Bedrock üzerinde yürütülen Amazon Nova temel modelleriyle hiper-kişiselleştirilmiş fiziksel ürünleri ve uçtan uca pazarlama kampanyalarını gerçek zamanlı olarak hayata geçirebiliyor.</p>

<p>AWS’in İstanbul’da gerçekleşen AWS Cloud and AI Day Türkiye etkinliğinde sergilediği, interaktif bir uygulama alanı olan “The Fragrance Lab,” konuşma odaklı yapay zekâ ve multimodel temel modellerin ürün formülasyonu ile içerik oluşturma sürecini haftalar veya saatlerden dakikalara indirebildiğini gösterdi. Konuklar, sesli iletişim modeli Amazon Nova 2 Sonic ile konuşarak kişilikleri, tercihleri hakkında bilgi paylaştı. Nova Pro, konuşmayı analiz etmesinin ardından özel bir koku formülü önerdi ve alandaki bir parfümör bu karışımı elle hazırlayarak gerçek bir parfüme dönüştürdü. Sonrasında konuklar Amazon Bedrock’taki yaratıcı modelleri kullanarak ikonik lüks kampanyalardan esinlenen özel bir pazarlama içeriği veya reklam oluşturdu. Sürecin sonunda tüm konuklar alandan kendilerine özel bir parfümün yanı sıra oluşturdukları dijital pazarlama içeriklerine erişebilecekleri kişiselleştirilmiş galerinin QR kodu ile ayrıldı.</p>

<p><strong>Amazon Nova ile hiper-kişiselleştirme</strong></p>

<p>Çözüm, Amazon Bedrock bünyesindeki birden fazla Amazon Nova modelini bir araya getiriyor. Böylece ilk sesli etkileşimden somut ürün formülasyonuna ve dinamik reklam üretimine kadar uzanan bütünleşik bir iş akışı sunuyor:</p>

<ul>
 <li><strong>Amazon Nova Sonic ile konuşma odaklı etkileşim: </strong>Amazon Nova Sonic; kullanıcı tercihlerini yönetmek, kişilik özelliklerini almak ve etkileşim boyunca bağlamı korumak için özel araç entegrasyonlarından yararlanarak müşterilerle doğal bir şekilde etkileşime giriyor.</li>
 <li><strong>Amazon Nova Pro ile akıl yürütme ve formülasyon:</strong> Amazon Nova Pro, özellikleri analiz etmek ve anahtar kelimeleri çıkarmak için kullanıcı girdilerini Almayla Artırılmış Üretim (RAG) mimarisini kullanarak işliyor. Kişiye özel koku notaları gibi benzersiz ürün bileşimlerini dakikalar içinde otomatik olarak tanımlıyor.</li>
 <li><strong>Amazon Nova Canvas ile yaratıcı görseller:</strong> Amazon Nova Canvas, müşterilerin ruh hali, tonlama veya ortam gibi tercihlerine göre uyarlanmış özel koku kimliği görselleri, ürün isimleri, sloganlar ve “içindekiler” listesi dahil olmak üzere üst düzey, markayla uyumlu görsel varlıklar üretiyor.</li>
 <li><strong>Amazon Nova Reel ile dinamik video içeriği:</strong> Amazon Nova Reel, üretilen statik görselleri tüketicilerin anında indirebileceği, kişiselleştirebileceği ve paylaşabileceği özelleştirilmiş, yayına hazır video içeriklerine dönüştürüyor.</li>
</ul>

<p><strong>Perakende ve tüketici pazarlarında ölçeklendirme</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“The Fragrance Lab,” üretken yapay zekâ teknolojilerinin yapabileceklerini kişiye özel koku üretimi üzerinden göstermiş olsa da uygulamanın temelini oluşturan mimari cilt bakımı ve kozmetik, moda ve giyim, yiyecek ve içecek, ev yaşam ürünleri ile wellness gibi çeşitli kategorilerdeki kurumsal markaların da faydalanabileceği bir çerçeve sunuyor. Sesli etkileşim, akıllı ürün mantığı ve otomatik multimodel kampanya üretimini bir araya getiren üretken yapay zekâ, markaların müşteri etkileşimini iyileştirmesine ve kişiye özel ürünleri daha hızlı bir şekilde pazara sunmasına yardımcı oluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/awsten-uretken-yapay-zeka-destekli-hiper-kisisellestirme-uygulamasi-the-fragrance-lab</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 11:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/1791188207-the-fragrance-lab-uygulama-alan.jpeg" type="image/jpeg" length="63616"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bozcaada’da 5 Günlük Ekoloji Maratonu: 13. BIFED, 44 Filmi Ücretsiz Olarak İzleyiciyle Buluşturuyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/bozcaadada-5-gunluk-ekoloji-maratonu-13-bifed-44-filmi-ucretsiz-olarak-izleyiciyle-bulusturuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/bozcaadada-5-gunluk-ekoloji-maratonu-13-bifed-44-filmi-ucretsiz-olarak-izleyiciyle-bulusturuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Bozcaada Uluslararası Ekolojik Belgesel Festivali, 90 ülkeden gelen 600’ü aşkın başvuru arasından seçilen 44 filmi izleyiciyle buluşturacak. Tüm gösterimler, söyleşiler ve atölyeler ücretsiz.</strong></p>

<p>Bozcaada Uluslararası Ekolojik Belgesel Festivali (BIFED), 7–11 Ekim 2026 tarihleri arasında 13. kez düzenlenecek. Halk Eğitim Merkezi ve Salhane’deki gösterimlere yönetmen söyleşileri, atölyeler, buluşmalar ve bir sergi eşlik edecek.</p>

<p>Festival bu yıl çevresel kayıpları, bu kayıplara yol açan kararlarla birlikte ele alıyor. Program; kararları kimlerin aldığı, sonuçlarından kimlerin etkilendiği ve zararın sorumluluğunu kimlerin taşıdığı sorularının etrafında şekilleniyor. Su, toprak ve biyoçeşitliliğin yanı sıra emek, eşitsizlik, zorunlu göç, savaş ve yaşam alanlarının kaybı da festivalin ekoloji yaklaşımının parçası.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>BİFED Kurucu Direktörü Petra Holzer, festivalin kolektif yapısına ve bu yıl gündeme taşıdığı soruya dikkat çekerek şunları söyledi:<br />
“13 yıldır Bozcaada’da kolektif emekle sürdürdüğümüz BIFED, yalnızca film izlenen bir alan değil, bağımsız bir dayanışma platformu. Bu yıl ‘Kararları kimler aldı, sonuçlarından kimler etkileniyor?’ sorusunu soruyoruz. Herkesi bu ücretsiz buluşmaya davet ediyoruz.”<br />
Dört bölümde 44 film<br />
Seçki dört bölümden oluşuyor. Uluslararası Yarışma’daki 10 film, Fethi Kayaalp Büyük Ödülü ve Madam Melpo Ödülü için yarışıyor. Öğrenci filmlerine ayrılan Gaia Öğrenci Yarışması’nda 7, farklı coğrafyalardan insan ve doğa hikâyelerini bir araya getiren Panorama’da 15 film var. Özel Gösterim’deki 12 film arasında Brezilya’nın yerli seslerine ayrılan seçki, Hindistan’daki ALT-EFF (All Living Things Environmental Film Festival) iş birliğiyle ekolojik belgeseller ve Sicilya’daki SiciliAmbiente ile ada iş birliği kapsamında filmler yer alıyor.</p>

<p>Yusufeli’den Karaburun’a: Türkiye yapımları<br />
Uluslararası Yarışma’daki Türkiye yapımları arasında Yeşim Ustaoğlu ve Selen Heinz’ın yönettiği Kuru Taşın Başı ile Evrim İnci’nin Gelgit filmi bulunuyor. Dünya prömiyerini Mart 2026’da Selanik Uluslararası Belgesel Festivali’nde yapan Kuru Taşın Başı, Yusufeli Barajı nedeniyle yerinden edilen insanların toprakları, geçim kaynakları ve hafızalarıyla kurdukları ilişkiye odaklanıyor. Gelgit ise Karaburun yakınlarındaki bir adada yaşayan keçilere su taşıyan Mustafa Simavlı’nın hikâyesini anlatıyor.</p>

<p>Afişte görünmeyen izler<br />
Sanatçı ve tasarımcı Seda Portakal’ın festival afişi, bu yılın temasını görsel bir dille anlatıyor. Bozcaada fotoğrafı üzerine gerçek iplikle işlenen nakışın ön yüzündeki düzen ile arka yüzündeki düğümler, yapılan her müdahalenin görünmeyen izlerine ve toplumsal-ekolojik sonuçlarına işaret ediyor.</p>

<p>Felaketi seyretmek değil, birbirimizi duymak<br />
Savaşın, yangının ve ekolojik yıkımın görüntülerinin her gün ekranlara aktığı bir dönemde, yalnızca felaketi görmek bizi olup bitene yaklaştırmaya yetmiyor. BIFED, belgeselin hâlâ başka bir imkân taşıdığına inanıyor: temas etmek, dinlemek, tanıklık etmek ve birlikte düşünmek. Festival, felaketin estetiğini yeniden üretmek yerine sularını ve topraklarını savunan, yerinden edilmemek için direnen insanların deneyimlerine alan açan filmleri bir araya getiriyor.</p>

<p>Ses ekolojisinden müşterek emeğe: film dışı program<br />
Alper Maral “Ses Ekolojisinin İzinde Duyusal Tasarım” çalışmasında ses ile çevre arasındaki ilişkiye odaklanıyor. Selçuk Gürışık’ın Malzemenin Devamı sergisi ve sanatçı buluşması sanatsal üretimi ve malzeme süreçlerini, Neslihan Acar’ın “Emeğin Ekolojisi” ve “İş, Sağlık ve Yaşam Hakkı” başlıklı söyleşileri ise çalışma hayatı, sağlık ve ekoloji ilişkisini ele alıyor. Lalehan Öcal’ın Kolektif Film Okuma Atölyesi, filmlere birlikte bakmanın yollarını arayacak.</p>

<p>Kenan Kahya ve Yırcalı kadınların katılımıyla gerçekleşecek Mukufluk Buluşması, ekoloji mücadelelerinde müşterek emeği ve toplumsal belleği konuşmaya açıyor. Prof. Dr. Turan Takaoğlu “Arkeoloji ve Ekoloji: Aynı Sorular, Farklı Zamanlar” buluşmasında katılımcılarla adadaki arkeolojik alanlardan birini gezecek; Ümit Hamlacıbaşı’nın duyusal ekoloji yürüyüşü de programda yer alıyor.</p>

<p>Dört dalda ödül<br />
BIFED 2026 Jüri değerlendirmeleri sonucunda şu ödüller sahiplerini bulacak:<br />
Fethi Kayaalp Büyük Ödülü — Uluslararası Yarışma birincisi<br />
Madam Melpo Ödülü — Uluslararası Yarışma ikincisi<br />
İdil Schneider-Bulut Ödülü — En İyi Müzik ve Ses Tasarımı<br />
Naci Güçhan Ödülü — Gaia Öğrenci Yarışması kazananı<br />
Bozcaada’dan başka adalara<br />
Adalar, iklim krizinin ve ekolojik dönüşümlerin sonuçlarının erken ve görünür biçimde yaşandığı yerler arasında. BIFED, Bozcaada’da edindiği deneyimi Türkiye’de Gökçeada ve Güney Marmara Adaları’ndan başlayarak Akdeniz’de Limnos ve Sicilya’ya uzanan buluşmalarla paylaşıyor; BIFED film günleri bu yıl Gökçeada’da üçüncü kez yapıldı. Amaç daha büyük bir festival olmak değil, birbirinden öğrenen küçük ama güçlü karşılaşma alanlarını çoğaltmak.</p>

<p><strong>BIFED’i kim yapıyor? Çok kişi.</strong><br />
BIFED, on üç yıldır gönüllülük, kolektif emek ve dayanışmayla varlığını sürdürüyor. Konuklara kapısını açanlardan yemek hazırlayanlara, ulaşımı sağlayanlardan gönüllülere, mekânlarını paylaşanlardan yıllardır maddi ve manevi destek verenlere kadar festival, görünür ve görünmez büyük bir emeğin toplamından oluşuyor. Festivalin en büyük desteklerinden biri ise başından beri ona sahip çıkan Bozcaada halkı.</p>

<p>BIFED; Bozcaada Belediyesi’nin ev sahipliğinde, Avusturya Kültür Forumu, Goethe-Institut İstanbul, Fransız Kültür Merkezi İzmir, Brezilya Konsolosluğu, Hindistan Konsolosluğu ve yerel işletmelerin desteğiyle düzenleniyor. Rengigül Konukevi, Aral Tatil Çiftliği, Bağ Badem Konukevi, Nefesada, Delos ve Alesta Oteli de festivale katkı sunan yerel işletmelerden bazıları.</p>

<p>2026, BIFED için ekonomik açıdan kolay bir yıl değil; festivale katkı sağlayan önemli desteklerin sona ermesiyle festival, tarihinin en zor dönemlerinden birini yaşıyor. BIFED, yıllardır yanında duran tüm destekçilerine teşekkür ediyor ve on üç yıldır kendisini ayakta tutan dayanışmaya güvenerek yoluna devam ediyor. Onu var eden, yıllar içinde etrafında oluşan topluluk oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Festival Haberleri</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/bozcaadada-5-gunluk-ekoloji-maratonu-13-bifed-44-filmi-ucretsiz-olarak-izleyiciyle-bulusturuyor</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 11:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/10/lsdolco.JPG" type="image/jpeg" length="47602"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
