<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Fuar Dergisi</title>
    <link>https://www.fuardergisi.com.tr</link>
    <description>Fuar Dergisi, ulusal ve uluslararası fuarlar, sektörel yenilikler ve ekonomi dünyasındaki en önemli gelişmeleri takip eden profesyoneller için kapsamlı analizler, röportajlar ve özel haberler sunar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>"Türkiye'nin ilk ve tek ulusal Fuar, Kongre ve Festival dergisi</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 24 Sep 2026 14:07:47 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AgeSA 2025 Sürdürülebilirlik Raporu’nu Yayımladı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/agesa-2025-surdurulebilirlik-raporunu-yayimladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/agesa-2025-surdurulebilirlik-raporunu-yayimladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Bireysel emeklilik ve hayat sigortası sektörünün lider kuruluşlarından AgeSA, TSRS uyumlu olarak yayımladığı 2025 yılı Sürdürülebilirlik Raporu'nda; tematik fonlar ve SKA bağlantılı ürünlerden sera gazı emisyonlarının azaltılmasına, eşitlik ve kapsayıcılıktan toplumsal yatırımlara kadar uzanan geniş bir alandaki performansını paylaştı.</strong></p>

<p>Raporda öne çıkan sonuçlar şöyle sıralandı:</p>

<ul>
 <li><i>Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA) bağlantılı ürün ve hizmet sayısı 26’ya çıkarılırken, bu alanlardan elde edilen gelir 15,4 milyar TL ile toplam gelirlerin yüzde 51’ini oluşturdu.</i></li>
</ul>

<ul>
 <li><i>AgeSA Sürdürülebilirlik Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu 1,8 milyar TL büyüklüğe ulaşarak yatırımcısına yüzde 19 net getiri sağladı; portföye temiz enerji, sürdürülebilir tarım ve gıda uygulamaları temalı yeni fonlar eklendi.</i></li>
</ul>

<ul>
 <li><i>Toplam sera gazı emisyonları bir önceki yıla göre yüzde 27, enerji yoğunluğu ise yüzde 29 azaltıldı.</i></li>
</ul>

<ul>
 <li><i>Kadın çalışan oranı yüzde 66, kadın yönetici oranı yüzde 52 ve STEM rollerindeki kadın oranı yüzde 37,5 oldu.</i></li>
 <li><i>Kapsayıcılık programlarıyla 1.244 kişiye doğrudan ulaşıldı ve sosyal fayda üreten toplumsal yatırım programlarına toplam 11,6 milyon TL kaynak aktarıldı.</i></li>
</ul>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>SKA Bağlantılı Gelirler Toplam Gelirlerin Yüzde 51’ini Oluşturdu</strong></p>

<p>AgeSA, sürdürülebilirliği ürün ve hizmet portföyünün de temel unsurlarından biri olarak ele alıyor. Şirketin 2025 yılında Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları bağlantılı ürün ve hizmetlerden elde ettiği gelir 15,4 milyar TL’ye ulaştı. Bu tutar, AgeSA’nın toplam gelirlerinin yüzde 51’ini oluşturdu. SKA bağlantılı ürün ve hizmet sayısını 26’ya çıkaran AgeSA, finansal güvence ve birikim çözümlerini sürdürülebilir kalkınma perspektifiyle geliştirmeye devam etti.</p>

<p><strong>Sürdürülebilir Fonlarla Tematik Yatırım Seçenekleri Genişledi</strong></p>

<p>AgeSA Sürdürülebilirlik Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu, 2025 yılında 1,8 milyar TL büyüklüğe ulaşırken yatırımcısına yüzde 19 net getiri sağladı. Şirket, portföyüne eklediği enerji, tarım ve gıda temalı fonlarla katılımcılarına sürdürülebilirlik odağındaki yatırım seçeneklerini genişletti. Bu fonlar aracılığıyla sürdürülebilir çözümler geliştiren şirketlere yatırım imkânı sunan AgeSA, katılımcılarının birikimlerini uzun vadeli büyüme ve sürdürülebilir kalkınma potansiyeli taşıyan alanlarla buluşturdu.</p>

<p><strong>Sera Gazı Emisyonları Bir Önceki Yıla Göre Yüzde 27 Azaldı</strong></p>

<p>2050 Net Sıfır emisyon hedefi doğrultusunda çevresel etkisini azaltmaya yönelik çalışmalarını sürdüren AgeSA, 2025 yılında toplam sera gazı emisyonlarını bir önceki yıla göre yüzde 27 azalttı. Enerji verimliliği ve operasyonel dönüşüm odağında yürütülen çalışmaların sonucunda şirketin enerji yoğunluğu da yüzde 29 düşerek 0,17 MWh/milyon TL seviyesine geriledi. Kaynakların verimli kullanılması ve döngüselliğin artırılmasına yönelik çalışmalarını sürdüren AgeSA, aynı dönemde plastik tüketimini yüzde 39 azaltırken geri dönüştürülen atıkların toplam atıklar içindeki payını yüzde 33’e çıkardı.</p>

<p><strong>Eşitlik, Kapsayıcılık ve Çeşitlilik Kurum Kültürüne Yön Verdi</strong></p>

<p>Farklı deneyimlerin, bakış açılarının ve yetkinliklerin bir arada güçlendiği bir çalışma kültürünü benimseyen AgeSA, eşitlik, kapsayıcılık ve çeşitlilik yaklaşımını 2025 yılında da insan ve kültür politikalarının temelinde tuttu. AgeSA’da kadınlar toplam çalışanların yüzde 66’sını, yönetici pozisyonlarının yüzde 52’sini, STEM rollerinin ise yüzde 37,5’ini oluşturdu</p>

<p>Yeni nesil yetenekleri organizasyona kazandırmayı ve farklı kuşakların birlikte ürettiği dinamik bir çalışma ortamını destekleyen AgeSA’da, yıl boyunca gerçekleştirilen yeni işe alımların yüzde 62’sini 30 yaş altı çalışanlar oluşturdu. Çalışanlarının değişen iş dünyasının gerektirdiği yetkinlikleri geliştirmelerine, bilgi ve becerilerini sürekli ileri taşımalarına yatırım yapan şirket, 2025 yılında toplam 98 bin 907 saat eğitim imkânı sundu.</p>

<p><strong>Toplumsal Yatırım Programlarına 11,6 Milyon TL Aktarıldı</strong></p>

<p>Toplumsal etki çalışmalarını kapsayıcılık odağında sürdüren AgeSA, 2025 yılında kapsayıcılık programlarıyla 1.244 kişiye ulaştı. Şirket, toplumsal yatırım programlarına toplam 11,6 milyon TL kaynak aktararak sosyal fayda üreten çalışmaları destekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/agesa-2025-surdurulebilirlik-raporunu-yayimladi</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 13:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1790232119-age-s-a-1.png" type="image/jpeg" length="36779"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AgeSA 2025 Sürdürülebilirlik Raporu’nu Yayımladı: Tematik Fon Büyüklüğü 1,8 Milyar TL’yi Aştı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/agesa-2025-surdurulebilirlik-raporunu-yayimladi-tematik-fon-buyuklugu-18-milyar-tlyi-asti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/agesa-2025-surdurulebilirlik-raporunu-yayimladi-tematik-fon-buyuklugu-18-milyar-tlyi-asti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Bireysel emeklilik ve hayat sigortası sektörünün önde gelen kuruluşlarından AgeSA, TSRS uyumlu olarak hazırladığı 2025 Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı. Raporda şirketin tematik fonlar ve Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA) bağlantılı ürünlerinden sera gazı emisyonlarının azaltılmasına, eşitlik ve kapsayıcılık çalışmalarından toplumsal yatırımlara kadar sürdürülebilirlik alanındaki performansı kapsamlı şekilde ele alındı.</strong></p>

<p>Raporda öne çıkan sonuçlar şöyle:</p>

<ul>
 <li><i>SKA bağlantılı ürün ve hizmet sayısı 26’ya ulaşırken, bu alanlardan elde edilen 15,4 milyar TL gelir toplam gelirlerin yüzde 51’ini oluşturdu.</i></li>
 <li><i>AgeSA Sürdürülebilirlik Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu 1,8 milyar TL büyüklüğe ulaşarak yatırımcısına yüzde 19 net getiri sağladı. Portföye temiz enerji, sürdürülebilir tarım ve gıda temalı iki yeni fon eklendi.</i></li>
 <li><i>Toplam sera gazı emisyonları bir önceki yıla göre yüzde 27, enerji yoğunluğu ise yüzde 29 azaltıldı.</i></li>
 <li><i>Kadın çalışan oranı yüzde 66’ya, kadın yönetici oranı yüzde 52’ye, STEM rollerindeki kadın çalışan oranı ise yüzde 37,5’e ulaştı.</i></li>
 <li><i>Kapsayıcılık programlarıyla 1.244 kişiye doğrudan ulaşılırken, toplumsal yatırım programlarına toplam 11,6 milyon TL kaynak aktarıldı.</i></li>
</ul>

<p><strong>SKA Bağlantılı Gelirler Toplam Gelirlerin Yüzde 51’ini Oluşturdu</strong></p>

<p>AgeSA, sürdürülebilirliği ürün ve hizmet portföyünün temel unsurlarından biri olarak konumlandırıyor. Şirketin 2025 yılında Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları bağlantılı ürün ve hizmetlerden elde ettiği gelir 15,4 milyar TL’ye ulaştı. Bu tutar, şirketin toplam gelirlerinin yüzde 51’ini oluşturdu.</p>

<p>SKA bağlantılı ürün ve hizmet sayısını 26’ya çıkaran AgeSA, finansal güvence ve birikim çözümlerini sürdürülebilir kalkınma perspektifiyle geliştirmeyi sürdürdü.</p>

<p><strong>Sürdürülebilir Fonlarla Tematik Yatırım Seçenekleri Genişledi</strong></p>

<p>AgeSA Sürdürülebilirlik Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu, 2025 yılında 1,8 milyar TL büyüklüğe ulaşırken yatırımcısına yüzde 19 net getiri sağladı. Şirket, portföyüne eklediği temiz enerji, sürdürülebilir tarım ve gıda temalı yeni fonlarla katılımcılarına sürdürülebilirlik odaklı yatırım seçenekleri sundu.</p>

<p>Bu fonlar aracılığıyla sürdürülebilir çözümler geliştiren şirketlere yatırım imkânı sağlayan AgeSA, katılımcılarının birikimlerini uzun vadeli büyüme ve sürdürülebilir kalkınma potansiyeli taşıyan alanlarla buluşturdu.</p>

<p><strong>Sera Gazı Emisyonları Bir Önceki Yıla Göre Yüzde 27 Azaldı</strong></p>

<p>2050 Net Sıfır emisyon hedefi doğrultusunda çevresel etkisini azaltmaya yönelik çalışmalarını sürdüren AgeSA, 2025 yılında toplam sera gazı emisyonlarını bir önceki yıla göre yüzde 27 azalttı. Enerji verimliliği ve operasyonel dönüşüm odağında gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda şirketin enerji yoğunluğu da yüzde 29 düşerek 0,17 MWh/milyon TL seviyesine geriledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kaynakların verimli kullanılması ve döngüselliğin artırılmasına yönelik çalışmalarını da sürdüren AgeSA, aynı dönemde plastik tüketimini yüzde 39 azaltırken geri dönüştürülen atıkların toplam atıklar içindeki payını yüzde 33’e yükseltti.</p>

<p><strong>Eşitlik, Kapsayıcılık ve Çeşitlilik Kurum Kültürünü Şekillendirdi</strong></p>

<p>Farklı deneyim, bakış açısı ve yetkinliklerin bir arada güçlendiği bir çalışma kültürünü benimseyen AgeSA, eşitlik, kapsayıcılık ve çeşitlilik yaklaşımını 2025 yılında da insan ve kültür politikalarının merkezinde tuttu.</p>

<p>Şirkette kadınlar toplam çalışanların yüzde 66’sını, yönetici pozisyonlarının yüzde 52’sini, STEM rollerinin ise yüzde 37,5’ini oluşturdu. Yeni nesil yeteneklerin organizasyona kazandırılmasını ve farklı kuşakların birlikte üretmesini destekleyen AgeSA’da, yıl boyunca gerçekleştirilen yeni işe alımların yüzde 62’si 30 yaş altı çalışanlardan oluştu.</p>

<p>Çalışanlarının değişen iş dünyasının gerektirdiği yetkinlikleri geliştirmelerine ve bilgi ve becerilerini sürekli ileri taşımalarına yatırım yapan şirket, 2025 yılında toplam 98 bin 907 saat eğitim imkânı sundu.</p>

<p>Toplumsal Yatırım Programlarına 11,6 Milyon TL Kaynak</p>

<p>Toplumsal etki çalışmalarını kapsayıcılık odağında sürdüren AgeSA, 2025 yılında yürüttüğü kapsayıcılık programlarıyla 1.244 kişiye ulaştı. Şirket, toplumsal yatırım programlarına toplam 11,6 milyon TL kaynak aktararak sosyal fayda oluşturan projeleri destekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/agesa-2025-surdurulebilirlik-raporunu-yayimladi-tematik-fon-buyuklugu-18-milyar-tlyi-asti</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 13:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1790232119-age-s-a.png" type="image/jpeg" length="42364"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye’nin İlk Saat Festivali İstanbul Watch Festival Kapılarını Açıyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/turkiyenin-ilk-saat-festivali-istanbul-watch-festival-kapilarini-aciyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/turkiyenin-ilk-saat-festivali-istanbul-watch-festival-kapilarini-aciyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye’de saat kültürünü odağına alan ilk festival olma özelliğini taşıyan İstanbul Watch Festival, 10–11 Ekim 2026 tarihlerinde QNB Terminal Kadıköy’de gerçekleştirilecek. Türk Saat Kulübü tarafından düzenlenecek festival, 30’u aşkın saat markasının yanı sıra koleksiyonerleri, ustaları, sektör profesyonellerini ve saat meraklılarını ilk kez geniş kapsamlı bir organizasyonda buluşturacak. İki gün sürecek etkinlik; atölyelerden panellere, canlı zanaat gösterimlerinden yeni model tanıtımlarına uzanan programıyla saat dünyasının farklı yönlerini ziyaretçilere sunacak.</strong></p>

<p>Türkiye’nin saatçilik kültürü, ilk kez kapsamlı bir festival çatısı altında bir araya gelmeye hazırlanıyor. Saatçilik mirasını görünür kılmak ve bu alanda giderek büyüyen topluluğu bir araya getirmek amacıyla kurulan Türk Saat Kulübü, ilk büyük organizasyonu İstanbul Watch Festival’i 10–11 Ekim 2026 tarihlerinde düzenleyecek. QNB Terminal Kadıköy Platform’da yaklaşık 1.000 metrekarelik alanda gerçekleştirilecek festival, saatlere ilgi duyan herkese açık bir buluşma alanı olarak tasarlandı.</p>

<p>Türkiye’de saat kültürüne odaklanan ilk festival olarak hayata geçirilecek İstanbul Watch Festival, saatçiliği yalnızca marka ve ürünler üzerinden değil; zanaat, tasarım, mühendislik, koleksiyonculuk ve topluluk kültürü ekseninde ele alacak. Etkinlik, uzun süredir saat dünyasını takip eden koleksiyonerlerin yanı sıra bu kültürle yeni tanışan ziyaretçilere de farklı deneyim ve keşif alanları sunacak.</p>

<p><strong>Fuarın Ötesinde, Yaşayan Bir Saat Kültürü</strong></p>

<p>İstanbul Watch Festival, markaların ürünlerini sergilediği geleneksel bir fuar formatının ötesine geçerek, saat kültürünün farklı boyutlarının deneyimlenebileceği interaktif bir festival olarak kurgulandı. Etkinlik kapsamında saatlere duyulan ilgiyi artırmak, bilgi ve deneyim paylaşımını desteklemek ve saat dünyasına ilk adımını atacak ziyaretçiler için erişilebilir bir başlangıç noktası oluşturmak hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İki gün boyunca devam edecek program; “Atölyeler ve Eğitim”, “Paneller ve Söyleşiler”, “Eğlence ve Kültür” ile “Marka Deneyim Alanları” olmak üzere dört ana başlıkta şekillenecek. Ustalarla birebir çalışmaların, mekanizma eğitimlerinin ve başlangıç seviyesine yönelik derslerin düzenleneceği atölyelerde ziyaretçiler, saatçiliğin teknik detaylarını yakından tanıma fırsatı bulacak. Paneller ve söyleşilerde ise koleksiyonerler, saat ustaları, tasarımcılar, marka kurucuları ve uluslararası saat dünyasının önde gelen temsilcileri bilgi ve deneyimlerini paylaşacak.</p>

<p>Yarışmalar, sergiler, ödül oylaması ve Dünya Saatçilik Günü kutlaması, festivalin kültür ve eğlence programını oluşturacak. Marka deneyim alanlarında ise ziyaretçiler yeni modelleri inceleyebilecek, farklı saatleri deneyebilecek ve markaların koleksiyonlarını yakından keşfedebilecek.</p>

<p><strong>Saatçilik Zanaatı Canlı Gösterimlerle Deneyimlenecek</strong></p>

<p>İstanbul Watch Festival’in öne çıkan bölümlerinden biri, gün boyunca ziyaret edilebilecek canlı zanaat ve kültür alanları olacak. Saat bakım atölyesi, otomatik mekanizma çalışmaları ve mikro indeks boyama gösterimleri, saat üretiminin hassasiyet ve uzmanlık gerektiren aşamalarını ziyaretçilere uygulamalı olarak tanıtacak.</p>

<p>Festival kapsamında, hipergerçekçi saat çizimleriyle tanınan Macar sanatçı Tamás Fehér de iki gün boyunca canlı performans sergileyecek. Bu gösterimlerle saatçilik, teknik boyutunun yanı sıra tasarım, estetik ve sanatla kurduğu ilişki üzerinden de ele alınacak.</p>

<p><strong>Global Saat Dünyasının Temsilcileri İstanbul’da Buluşacak</strong></p>

<p>Türkiye’nin ilk saat festivali, yerel saat topluluğunu bir araya getirmenin yanı sıra İstanbul’u uluslararası saat dünyasının buluşma noktalarından biri haline getirmeyi amaçlıyor. Uluslararası saat medyasının temsilcileri, global içerik üreticileri ve sektörün fikir liderleri festivalin davetlileri arasında yer alacak.</p>

<p>Etkinlik programında, uluslararası saat medyasının temsilcilerini aynı sahnede buluşturacak özel bir panel de düzenlenecek. Panelde saat yayıncılığındaki yeni yaklaşımlar, değişen koleksiyoner profili ve dünya genelinde gelişen saat kültürü farklı bakış açılarıyla değerlendirilecek.</p>

<p>Giriş ve orta segmentte konumlanan 30’u aşkın saat markası, festival kapsamında oluşturacağı deneyim alanlarıyla ziyaretçilerle buluşacak. Markalar, mevcut koleksiyonlarının yanı sıra yeni modellerini ve festival dönemine özel yeniliklerini de saat meraklılarının beğenisine sunacak.</p>

<p>Ücretsiz olarak gerçekleştirilecek festivale katılmak isteyen ziyaretçiler, etkinliğin internet sitesi üzerinden dijital davetiye oluşturarak giriş yapabilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Festival Haberleri</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/turkiyenin-ilk-saat-festivali-istanbul-watch-festival-kapilarini-aciyor</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 12:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1790231171-life-style-g-rsel.jpg" type="image/jpeg" length="75917"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TÜGİS’ten Okul Kantinlerindeki Yeni Düzenlemelere Değerlendirme]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/tugisten-okul-kantinlerindeki-yeni-duzenlemelere-degerlendirme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/tugisten-okul-kantinlerindeki-yeni-duzenlemelere-degerlendirme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>TÜGİS Bilim Kurulu, okul döneminde sağlıklı beslenme ve güvenli gıdaya erişimin önemine dikkat çekti. TÜGİS Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar, okul kantinlerine yönelik yeni düzenlemelerin sektörde ürün çeşitliliğini artıracağını belirtirken, Prof. Dr. Nevzat Artık ise çocukların beslenme çantalarında çeşitlilik, yaşa uygun porsiyonlar ve güvenli gıda alışkanlıklarının önemini vurguladı.</strong></p>

<p>Yeni eğitim öğretim yılının başlamasıyla birlikte çocukların dengeli beslenmesi ve güvenli gıdaya erişimi yeniden gündeme geldi. Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası (TÜGİS), çocukların gün boyunca ihtiyaç duyduğu enerji ve besin öğelerinin karşılanmasında evde ve okulda sunulan seçeneklerin birbirini tamamlaması gerektiğine dikkat çekti. Sendika, okul kantinlerine yönelik yeni düzenlemelerin uygulanmasını değerlendirirken, gıda sektörünün yeni kriterlere uygun ürünlerin geliştirilmesi ve çeşitlendirilmesi konusunda önemli bir kapasiteye sahip olduğunu belirtti.</p>

<p>TÜGİS Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar, çocukların beslenme alışkanlıklarının günlük karşılaştıkları seçeneklerle şekillendiğini ifade ederek, güvenli ve kaliteli ürünlerin ulaşılabilir olmasının sağlıklı tercihler üzerindeki etkisine dikkat çekti. Sidar, Sağlık Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı tarafından okul kantinlerine yönelik belirlenen kriterlerin uygulanmasının önemini vurguladı.</p>

<p><strong>“Evde ve Okulda Aynı Beslenme Yaklaşımını Desteklemeliyiz”</strong></p>

<p>Okul çağındaki çocukların dengeli beslenmesinde aileler ve okulların ortak sorumluluk taşıdığını belirten TÜGİS Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar, beslenme çantasında yer alan ürünlerle kantinlerde sunulan seçeneklerin birbiriyle uyumlu olması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Sidar, “Beslenme alışkanlıkları, çocukların her gün karşılaştığı seçeneklerle şekilleniyor. Güvenli ve kaliteli ürünlerin ulaşılabilir ve cazip biçimde sunulması, çocukları bu ürünleri seçmeye teşvik ediyor. Beslenme çantalarında yer alan gıdalar ile kantinde karşılaştıkları seçenekler birbirini tamamladığında ise sağlıklı tercihler alışkanlığa dönüşüyor” dedi.</p>

<p>Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Tarım ve Orman Bakanlığı’nın ortak çalışmaları kapsamında okul kantinlerinde satılan ürünlere yönelik düzenlemeleri de değerlendiren Sidar, belirlenen ölçütlerin tüm okullarda titizlikle uygulanması ve düzenli denetimlerle takip edilmesinin önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Sidar, “Bakanlıklarımızın çocukların sağlıklı beslenmesine yönelik çalışmaları oldu. Belirlenen ölçütlerin tüm okullarda titizlikle uygulanması ve düzenli denetimlerle takip edilmesi, çalışmaların etkisini güçlendirecektir. Gıda sektörümüzün üretim kapasitesi ve ürün geliştirme birikimi, yeni ölçütlere uygun seçeneklerin çeşitlenmesini sağlayacak ve daha fazla öğrenciye ulaşılmasını kolaylaştıracaktır” diye konuştu.</p>

<p><strong>“Beslenme Çantasında Çeşitlilik, Porsiyonda Yaşa Uygunluk Önemli”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TÜGİS Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Nevzat Artık, okul döneminde beslenme çantalarının çocukların günlük besin ihtiyaçlarını tamamlayacak şekilde hazırlanması gerektiğini belirtti. Beslenme çantalarında farklı besin gruplarına yer verilmesinin önemine dikkat çeken Artık, porsiyonların çocuğun yaşı ve günlük ihtiyaçları doğrultusunda belirlenmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Artık, “Beslenme çantasını sürekli aynı yiyeceklerle hazırlamak, çocukların farklı besin gruplarından yararlanmasını sınırlayabiliyor. Tam tahıllı ürünler, uygun koşullarda saklanan süt ürünleri, sebze ve meyveler arasında çeşitlilik sağlanmalı. Porsiyonlar çocuğun yaşına ve ihtiyacına göre belirlenmeli, gün boyunca yeterli su içmesine de özen gösterilmeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Sebze ve meyve tüketiminde ailelerin bu ürünlere erişim imkânlarının da dikkate alınması gerektiğini belirten Artık, TÜİK verilerine ve Dünya Sağlık Örgütü’nün önerilerine atıfta bulundu. Artık, 15 yaş ve altında çocuk bulunan hanelerin yüzde 10’unda maddi yetersizlik nedeniyle çocuklara günde en az bir kez taze meyve ve sebze sağlanamadığını ifade etti.</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü’nün 6–9 yaş grubundaki çocuklar için günlük en az 350 gram, 10 yaş ve üzeri çocuklar için ise en az 400 gram sebze ve meyve tüketimini önerdiğini belirten Artık, bu hedeflere ulaşılabilmesi için hem beslenme farkındalığının artırılması hem de ürünlere erişimin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Artık, “Çocukların bu miktarlara ulaşabilmesi için ailelerin beslenme konusundaki farkındalığını artırırken sebze ve meyvelerin erişilebilirliğini de güçlendirmeliyiz. Mevsim ürünlerine beslenme çantalarında ve kantinlerde daha fazla yer verilmesi, uygun fiyatlı seçeneklerin yaygınlaştırılması bu açıdan önem taşıyor” dedi.</p>

<p><strong>“Çocuklara Güvenli Gıdayı Seçme Alışkanlığı Kazandırmalıyız”</strong></p>

<p>Okul çağındaki çocukların gıda güvenliği konusunda bilinçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Artık, Sağlık Bakanlığı’nın okul çağı beslenmesine ilişkin önerilerinde hijyen ve uygun muhafaza koşullarına dikkat çekildiğini belirtti.</p>

<p>Artık, çocuklara kantinden ürün alırken ambalajın sağlamlığını ve son tüketim tarihini kontrol etme alışkanlığının kazandırılması gerektiğini ifade etti. Soğukta saklanması gereken ürünlerin satış sırasında da uygun sıcaklık koşullarında muhafaza edilmesinin önemine değinen Artık, basit kontrollerin günlük alışkanlığa dönüşmesinin çocukların daha bilinçli tercihler yapmasına katkı sağlayacağını söyledi.</p>

<p><strong>“Kantinlerde Besin Değeri Yüksek Ürünlere Erişim Kolaylaşmalı”</strong></p>

<p>Okul kantinlerinde sunulan ürünlerin çocukların sağlıklı beslenme alışkanlıklarını desteklemesi gerektiğini belirten Artık, besin değeri yüksek seçeneklerin görünür, ulaşılabilir ve farklı bütçelere uygun olması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Artık, “Mevsim meyvelerinin kolayca görülebilen noktalarda sunulması, uygun içerikte sandviçlerin bulunması, ayran ve su gibi seçeneklere erişimin kolaylaştırılması sağlıklı tercihleri destekler. Soğukta saklanması gereken ürünler de muhafaza koşulları korunarak öğrencilerin rahatça görebileceği şekilde yerleştirilmeli. Fiyatlandırmada öğrencilerin alım gücü gözetilmeli; besin değeri yüksek seçenekler farklı bütçeler için ulaşılabilir olmalı. Böylece evde kazandırılmaya çalışılan beslenme alışkanlıkları okulda da karşılık bulur” diye konuştu.</p>

<p>Gıda üreticileri ve kantin işletmecilerinin bu süreçte birbirini tamamlayan sorumluluklar üstlendiğine dikkat çeken Artık, ürünlerin geliştirilmesinden satış noktasına kadar tüm aşamalarda gıda güvenliği ve beslenme ihtiyaçlarının gözetilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Artık, “Çocukların ihtiyaçlarına uygun içerik ve porsiyonların geliştirilmesi, ambalaj bilgilerinin anlaşılır biçimde sunulması ve ürünlerin satış noktasına kadar doğru koşullarda korunması önem taşıyor. Kantinlerde de tedarikten depolamaya, hazırlıktan sunuma kadar aynı özen sürdürülmeli. Üreticilerimizin bilgi birikimi, kantin işletmecilerinin dikkatli uygulamaları ve ailelerin rehberliği, çocukların dengeli beslenmesine ve güvenli gıdaya erişimine birlikte katkı sağlar” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/tugisten-okul-kantinlerindeki-yeni-duzenlemelere-degerlendirme</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 12:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/t-u-g-i-s-s.png" type="image/jpeg" length="57672"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Moda Endüstrisi 2027 Pazarlama Çalışmalarına ABD ve Fransa ile Başlıyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/moda-endustrisi-2027-pazarlama-calismalarina-abd-ve-fransa-ile-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/moda-endustrisi-2027-pazarlama-calismalarina-abd-ve-fransa-ile-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye’nin istihdam ve ihracat açısından lokomotif sektörleri arasında yer alan moda endüstrisi, 2027 yılı pazarlama çalışmalarını ABD ve Fransa’da düzenlenecek önemli fuarlarla başlatmaya hazırlanıyor. Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (EHKİB), ocak ayında gerçekleştirilecek Première Vision (PV) moda fuarlarına Türkiye Milli Katılım Organizasyonu düzenlemek için çalışmalarını sürdürüyor.</strong></p>

<p>EHKİB, 19-20 Ocak 2027 tarihlerinde ABD’de düzenlenecek Première Vision Manufacturing New York Fuarı ile 26-28 Ocak 2027 tarihlerinde Fransa’da gerçekleştirilecek PV Paris Fuarı’nda Türk hazır giyim ve moda sektörünü temsil edecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Bağcı: “2027 ve Sonrasına Umutla Bakıyoruz”</strong></p>

<p>Hazır giyim sektörünün emek yoğun yapısı nedeniyle maliyetler ve enflasyondaki artış ile döviz kurundaki yükseliş arasındaki dengenin büyük önem taşıdığını belirten Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Çağlar Bağcı, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli İstikrar Programı’na ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bağcı, programda 2027 yılında döviz kuru ile enflasyon arasındaki farkın daralmasının, 2028 ve 2029 yıllarında ise kur artışının enflasyonla neredeyse aynı seviyeye gelmesinin öngörüldüğünü ifade etti.</p>

<p>Bu öngörülerin gerçekleşmesi halinde ihracatçıların karşı karşıya kaldığı maliyet-kur dengesizliğinin azalacağını dile getiren Bağcı, bunun hazır giyim sektöründe bir rahatlama sağlayabileceğini ve 2027 yılı ile sonrasına yönelik umutlarını artırdığını vurguladı.</p>

<p>Küresel talebe ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Bağcı, İran ile ABD arasında yakın dönemde olası bir anlaşmaya varılmasının dünya piyasaları üzerinde olumlu etkiler oluşturabileceğini belirtti. Bağcı, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Savaşın sona ermesi, özellikle ana pazarımız Avrupa Birliği’nde talebin yeniden canlanmasını sağlayabilir. Diğer önemli pazarımız ABD’ye yönelik faaliyetlerimizin olumlu seyretmesi açısından ise ABD tarafından uygulanan yüzde 12,5 oranındaki ek verginin kaldırılması kritik önem taşıyor. Bu konuda üst düzey girişimlerde bulunulmasını ve sonuç alınmasını bekliyoruz.”</p>

<p>Dünya hazır giyim talebinin 2027 yılında küresel ölçekte yükseliş eğilimine girmesinin beklendiğine dikkat çeken Bağcı, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>“2027 yılında küresel hazır giyim pazarı beklentiler doğrultusunda yukarı yönlü bir seyir izlerse, bu yıl tam anlamıyla bir toparlanma ve büyüme yılı olacak. Türk moda endüstrisinin bu toparlanmadan daha fazla pay alabilmesi için Türk ihracatçı firmalarımızı 2027 yılı ocak ayında ABD ve Fransa’da düzenlenecek fuarlara yoğun katılım göstermeye davet ediyoruz.”</p>

<p><strong>Fuarlarda İkili İş Görüşmeleri De Düzenlenecek</strong></p>

<p>Tüketicilerin çevre dostu ve geri dönüştürülmüş materyaller kullanılarak üretilen kıyafetlere yönelik ilgisinin arttığını belirten EHKİB Yönetim Kurulu Üyesi ve Dış Pazar Stratejileri Geliştirme Komitesi Başkanı Seray Seyfeli, ABD’de gerçekleştirilecek PV New York Fuarı kapsamında fuarla eş zamanlı olarak B2B organizasyonu düzenleyeceklerini açıkladı.</p>

<p>Türk moda endüstrisinin son dört yıldır ihracat açısından kayıp yaşadığını ifade eden Seyfeli, 2027 yılından itibaren ihracatın yeniden yükseliş trendine girmesi için çalışmalarını sürdüreceklerini belirtti. Seyfeli, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>“2027 yılından itibaren ihracatımızda ibrenin yeniden yukarı yönlü olması için çaba göstereceğiz. Spor giyim ile uzun ömürlü ve farklı kombinlerde kullanılabilen, kapsül gardırop olarak nitelendirilen kıyafetlerin öne çıkacağı bir yıl bekleniyor. Tüketici tercihlerini doğru analiz ederek Fransa ve ABD’den başlayıp 2027 yılı boyunca gerçekleştireceğimiz pazarlama faaliyetleriyle sektörümüzün yanında olacağız.”</p>

<p><strong>Türk Firmaları Première Vision Fuarlarında Yer Alacak</strong></p>

<p>ABD’nin önemli hazır giyim fuarları arasında yer alan Première Vision New York, her yıl ocak ve temmuz aylarında olmak üzere iki edisyon şeklinde düzenleniyor. Her yıl 2 binin üzerinde profesyoneli ağırlayan fuara EHKİB, 2026 yılının temmuz ayındaki edisyonunda 13 firmayla katılım sağlamıştı.</p>

<p>Tekstil ve hazır giyim sektörünün uluslararası buluşma noktalarından biri olan Première Vision Paris ise iplik, kumaş, deri, hazır giyim, aksesuar ve tasarım alanlarını bir araya getiriyor. Yılda iki kez düzenlenen fuarın 2026 yılı eylül edisyonuna 887 firma katılırken, etkinlik yaklaşık 20 bin profesyoneli ağırladı. EHKİB, 1-3 Eylül 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen fuarda 19 firmayla Türkiye’yi temsil etti.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/moda-endustrisi-2027-pazarlama-calismalarina-abd-ve-fransa-ile-basliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 12:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1790166567-1783689252-1667458137-haz-r-giyim-ve-konfek-2.jpeg" type="image/jpeg" length="80271"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[GİBTÜ Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulama ve Araştırma Merkezi Hizmete Açıldı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/gibtu-geleneksel-ve-tamamlayici-tip-uygulama-ve-arastirma-merkezi-hizmete-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/gibtu-geleneksel-ve-tamamlayici-tip-uygulama-ve-arastirma-merkezi-hizmete-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (GİBTÜ) bünyesinde kurulan Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulama ve Araştırma Merkezi (GETAT), düzenlenen törenle hizmete açıldı. Sağlık alanındaki bilimsel araştırma, eğitim ve uygulama kapasitesinin geliştirilmesi amacıyla hayata geçirilen merkezde, geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamalarının bilimsel ve kanıta dayalı yaklaşımlarla incelenmesi, disiplinler arası araştırmaların yürütülmesi ve sağlık çalışanlarına yönelik eğitim faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi hedefleniyor.</strong></p>

<p>Sağlık alanındaki akademik yapılanmasını ve araştırma altyapısını güçlendirmeye yönelik çalışmalarını sürdüren GİBTÜ, yeni bir araştırma merkezini bünyesine kazandırdı. GETAT Uygulama ve Araştırma Merkezi, GİBTÜ Rektörü Prof. Dr. Şehmus Demir'in katılımıyla gerçekleştirilen törenin ardından faaliyetlerine başladı. Açılışa üniversite yönetimi, akademisyenler, öğrenciler, sağlık çalışanları ve davetliler katıldı.</p>

<p><strong>Sağlık Alanında Bilimsel Araştırma Kapasitesi Geliştiriliyor</strong></p>

<p>Açılış töreninde konuşan GİBTÜ Rektörü Prof. Dr. Şehmus Demir, üniversitenin sağlık alanında eğitim, bilimsel araştırma ve uygulamayı bir arada ele alan çalışmalarını geliştirmeye devam ettiğini belirtti. Geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamalarının bilimsel yöntemler ve kanıta dayalı yaklaşımlar doğrultusunda değerlendirilmesinin önemine değinen Demir, GETAT Uygulama ve Araştırma Merkezi'nin üniversitenin araştırma kapasitesine ve disiplinler arası çalışmalara katkı sağlayacağını ifade etti.</p>

<p>Rektör Demir, merkezin kuruluşuyla ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:</p>

<p></p>

<p>“Üniversite olarak sağlık alanında bilimsel araştırmayı, yenilikçi yaklaşımları ve toplum sağlığına katkı sağlayacak çalışmaları desteklemeye önem veriyoruz. GETAT Uygulama ve Araştırma Merkezimizin nitelikli bilimsel çalışmaların geliştirilmesine, yeni akademik iş birliklerinin kurulmasına ve sağlık alanındaki eğitim faaliyetlerimizin güçlenmesine katkı sunacağına inanıyorum. Merkezimizin üniversitemize, şehrimize ve sağlık camiamıza hayırlı olmasını diliyorum.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Araştırma Ve Eğitim Faaliyetleri Geliştirilecek</strong></p>

<p>GİBTÜ Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Aliye Bulut, açılışta merkezin kuruluş süreci, faaliyet alanları ve gelecek dönem hedefleri hakkında bilgi verdi. Merkezin, 6 Ocak 2026 tarihli ve 33129 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan yönetmelik doğrultusunda kurulduğunu belirten Bulut, bilimsel araştırmaların geliştirilmesi, eğitim faaliyetlerinin desteklenmesi ve farklı disiplinlerden akademisyenlerin ortak çalışmalar yürütmesinin öncelikli hedefler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Lisansüstü eğitim programlarının hayata geçirilmesi için Yükseköğretim Kuruluna başvuru yapıldığını aktaran Bulut, GETAT Klinik Araştırmalar Etik Kurulunun oluşturulması ve sağlık personeline yönelik Sağlık Bakanlığı onaylı sertifika programlarının düzenlenmesi için çalışmaların sürdüğünü kaydetti.</p>

<p><strong>GİBTÜ Ve Gaziantep Şehir Hastanesi Arasında İş Birliği</strong></p>

<p>Merkezin faaliyetlerinin üniversite bünyesiyle sınırlı kalmayacağını vurgulayan Prof. Dr. Aliye Bulut, GİBTÜ'nün akademik birikiminin Gaziantep Şehir Hastanesi ile yürütülecek çalışmalar aracılığıyla uygulama alanına aktarılmasının planlandığını belirtti.</p>

<p>Bu kapsamda, Gaziantep Şehir Hastanesi Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları Ünitesinde, GİBTÜ öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Ömer Aykanat tarafından hastalara hipnoterapi hizmeti sunulması planlanıyor.</p>

<p>Bulut, üniversite ile hastane arasındaki iş birliğine ilişkin açıklamasında, “Üniversitemizin akademik birikimi ile Gaziantep Şehir Hastanesinin sağlık hizmetleri altyapısını bir araya getirerek bilimsel araştırma ve uygulama faaliyetlerimizi geliştirmeyi hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>GİBTÜ'nün Sağlık Alanındaki Çalışmalarına Yeni Merkez</strong></p>

<p>Gerçekleştirilen açılış töreninin ardından faaliyetlerine başlayan GETAT Uygulama ve Araştırma Merkezi ile geleneksel ve tamamlayıcı tıp alanındaki bilimsel araştırmaların geliştirilmesi, lisansüstü ve mesleki eğitim çalışmalarının desteklenmesi ve sağlık çalışanlarına yönelik eğitim programlarının oluşturulması amaçlanıyor.</p>

<p>Merkez aracılığıyla farklı disiplinler arasında akademik iş birliklerinin artırılması ve üniversitenin sağlık alanındaki araştırma altyapısının güçlendirilmesi hedeflenirken, GİBTÜ'nün bilimsel üretim ve uygulama kapasitesine katkı sağlayacak çalışmaların yürütülmesi planlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/gibtu-geleneksel-ve-tamamlayici-tip-uygulama-ve-arastirma-merkezi-hizmete-acildi</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 12:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/getat-acilis-1.jpeg" type="image/jpeg" length="90010"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Pasifik Holding’in Aden Pellet Şirketinden Giresun Limanı’nda Rekor İhracat]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/pasifik-holdingin-aden-pellet-sirketinden-giresun-limaninda-rekor-ihracat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/pasifik-holdingin-aden-pellet-sirketinden-giresun-limaninda-rekor-ihracat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Aden Pellet, Giresun Limanı üzerinden gerçekleştirdiği 125 konteynerlik sevkiyatla 3 bin 375 ton odun peletini Avrupa ülkeleri ve İngiltere’ye gönderdi. Sevkiyat, Giresun Limanı’ndan tek seferde gerçekleştirilen en yüksek tonajlı ihracat olarak kayıtlara geçti.</strong></p>

<p>Pasifik Holding bünyesinde yenilenebilir enerji alanında faaliyet gösteren Aden Pellet, Giresun’daki tesisinde ürettiği Green Planet markalı odun peletlerini uluslararası pazarlara ulaştırmaya devam ediyor. Şirket, son ihracat operasyonunda 125 konteynerden oluşan sevkiyatla toplam 3 bin 375 ton peleti başta İtalya ve Slovenya olmak üzere Avrupa Birliği ülkeleri ile İngiltere’ye gönderdi. Giresun Ticaret ve Sanayi Odası’ndan edinilen bilgilere göre bu sevkiyat, Giresun Limanı’ndan tek seferde gerçekleştirilen en yüksek tonajlı ihracat oldu.</p>

<p>Her biri yaklaşık 27 ton ürün taşıyan 125 konteynerle gerçekleştirilen sevkiyat, 15 kilogramlık toplam 225 bin paketten oluştu. Aden Pellet, bu operasyonla üretim kapasitesini uluslararası pazarlara taşırken Avrupa’daki ihracat ağını genişletme hedefi doğrultusunda önemli bir adım attı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Yerel Kaynaklar Katma Değerli Ürünlere Dönüştürülüyor</strong></p>

<p>Giresun’un Espiye ilçesinde üretim yapan Aden Pellet, Karadeniz Bölgesi’nden temin ettiği hammaddeleri modern üretim teknolojileriyle işleyerek uluslararası pazarlara yönelik odun peletleri üretiyor. Şirket, yerel kaynakları katma değerli ürünlere dönüştüren üretim modeliyle hem bölgesel ekonomiye hem de Türkiye’nin yenilenebilir enerji alanındaki ihracat kapasitesine katkı sağlamayı hedefliyor.</p>

<p><strong>“Yerel Kaynaklarımızı Dünya Pazarlarında Katma Değere Dönüştürüyoruz”</strong></p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 24 At 11.42.39 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="775" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-24-at-114239-1.jpeg" width="630" /></p>

<p>Aden Pellet Genel Müdürü Ozan Erbaş, Giresun’dan gerçekleştirilen ihracatın şirketin üretim gücü ve uluslararası büyüme hedefleri açısından önem taşıdığını belirterek şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Giresun’dan gerçekleştirdiğimiz 125 konteynerlik sevkiyat, hem üretim gücümüz hem de uluslararası pazarlardaki büyüme hedeflerimiz açısından önemli bir adım. Aden Pellet olarak Türkiye’nin yerel kaynaklarını yüksek standartlarda işleyerek dünya pazarlarında rekabet edebilen katma değerli ürünlere dönüştürüyoruz. Green Planet markamızla Avrupa’nın önemli pazarlarına ulaşırken ülkemizin yenilenebilir enerji alanındaki üretim ve ihracat potansiyeline de katkı sağlıyoruz. Hedefimiz, ihracat ağımızı genişleterek Türkiye’nin pelet üretiminde uluslararası pazarlardaki konumunu güçlendirmek.”</p>

<p>Şirketin büyüme stratejisinde sürdürülebilirliğin önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayan Erbaş, üretim süreçlerinde çevresel etkileri azaltmaya yönelik uygulamalar yürüttüklerini ifade etti. Erbaş, açıklamasını şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Sürdürülebilirliği yalnızca ürettiğimiz ürünün niteliğiyle sınırlı görmüyoruz. Hammadde tedarikinden üretime, enerji kullanımından tesis içi lojistiğe kadar tüm süreçlerimizi bu anlayışla yönetiyoruz. Üretim süreçlerinde çevresel etkileri azaltmayı hedefleyen Aden Pellet, tesisinin elektrik ihtiyacında güneş enerjisinden yararlanırken fabrika içi lojistik operasyonlarında elektrikli araçlar kullanıyor. Amacımız, üretim ve ihracat kapasitemizi artırırken çevresel sorumluluğu gözeten, bölgesel ekonomiye ve Türkiye’nin dış ticaretine kalıcı değer yaratan bir büyüme modeli oluşturmak.”</p>

<p><strong>Giresun’da Dünya Standartlarında Pelet Üretimi</strong></p>

<p>Aden Pellet, Aralık 2024’te Giresun’un Espiye ilçesinde faaliyete geçen tesisinde Green Planet markalı odun peletleri üretiyor. 25 bin metrekarelik alan üzerine kurulu tesis, 9 bin metrekarelik kapalı alanda faaliyet gösteriyor. Yıllık 40 bin ton ve saatlik 6 ton üretim kapasitesine sahip olan tesis, ürünlerini ENplus A1 kalite sertifikasıyla uluslararası pazarlara sunuyor. Şirket, Türkiye’de yalnızca pelet üretimine odaklanan sınırlı sayıdaki kuruluş arasında yer alıyor.</p>

<p>Orman ürünleri atıkları ve talaş gibi hammaddeleri üretim süreçlerine dahil eden Aden Pellet, bu kaynakları yeniden ekonomiye kazandırarak fosil yakıtlara alternatif yenilenebilir bir enerji ürünü ortaya çıkarıyor. Şirket, hammadde tedarikinde sürdürülebilir orman yönetimi ilkelerini esas alıyor ve bu yaklaşımı benimseyen tedarikçilerle çalışıyor.</p>

<p>Sürdürülebilir üretim anlayışı doğrultusunda tesisinin elektrik ihtiyacında güneş enerjisinden yararlanan Aden Pellet, fabrika içi lojistik operasyonlarında ise elektrikli araçlar kullanıyor. Giresun Limanı’na yalnızca 37 kilometre uzaklıkta bulunan tesis, stratejik konumuyla uluslararası sevkiyatlarda lojistik avantaj sağlıyor.</p>

<p>Pasifik Holding’in yerel kaynakları ekonomiye kazandırma ve katma değerli üretimi destekleme vizyonu doğrultusunda çalışmalarını sürdüren Aden Pellet, Green Planet markasıyla Avrupa pazarındaki varlığını güçlendirmeyi amaçlıyor. Şirket, yerel hammaddeleri uluslararası standartlarda ihracat ürünlerine dönüştüren üretim modeliyle Giresun ekonomisine ve Türkiye’nin yenilenebilir enerji ihracatına katkı sunmayı sürdürüyor. Üretim ve ihracat faaliyetlerinin çeşitlenmesi, Giresun’un liman ve lojistik altyapısının daha etkin kullanılmasına da destek oluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/pasifik-holdingin-aden-pellet-sirketinden-giresun-limaninda-rekor-ihracat</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 12:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-24-at-114239.jpeg" type="image/jpeg" length="53017"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mahmut Asmalı: “MÜSİAD EXPO'da hedef en az 5 milyar dolarlık ticaret"]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/mahmut-asmali-musiad-expoda-hedef-en-az-5-milyar-dolarlik-ticaret</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/mahmut-asmali-musiad-expoda-hedef-en-az-5-milyar-dolarlik-ticaret" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>MÜSİAD 7. Dönem Genel Başkanı ve Akyapı Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Asmalı, MÜSİAD EXPO’nun yıllar içinde büyüyerek kesintisiz şekilde devam eden önemli bir ticaret platformuna dönüştüğünü belirtti. Fuarın üyeler arasında ticari bağlantıların kurulmasına katkı sunduğunu ifade eden Asmalı, organizasyon kapsamında en az 5 milyar dolarlık bir ticaret hedefiyle yola çıktıklarını söyledi.</strong></p>

<p>Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) tarafından düzenlenen MÜSİAD EXPO 2026 Uluslararası Ticaret Fuarı, farklı sektörlerden firmaları, iş insanlarını ve uluslararası ticaret heyetlerini bir araya getiriyor. Fuarın 21. kez düzenlendiğine dikkat çeken MÜSİAD 7. Dönem Genel Başkanı ve Akyapı Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Asmalı, organizasyonun geçmişten bugüne gelişimini ve üyeler açısından taşıdığı ticari önemi değerlendirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>MÜSİAD EXPO Yıllar İçinde Büyüyerek Sürekliliğini Korudu</strong></p>

<p>MÜSİAD EXPO’nun 1993 yılından bu yana düzenlendiğini belirten Mahmut Asmalı, fuarın her geçen yıl geliştiğini ve büyüdüğünü ifade etti. Pandemi dönemi de dahil olmak üzere farklı koşullarda organizasyonun sürekliliğini korumasının önemine dikkat çeken Asmalı, fuarın MÜSİAD üyeleri, yurt içi ve yurt dışı şube başkanları ile iş dünyası temsilcileri için önemli bir buluşma noktası olduğunu söyledi. “MÜSİAD EXPO’yu 1993 yılından beri yapıyoruz. Her geçen sene gelişiyor, büyüyor ve kesintisiz şekilde devam ediyor. Pandemi döneminde ve farklı dönemlerde hiçbir zaman ertelenmeden süreklilik arz eden çok önemli bir buluşma noktası.”</p>

<p>MÜSİAD EXPO’nun yalnızca bir fuar organizasyonu olmadığını belirten Asmalı, etkinliğin üyelerin bir araya gelerek ticari ilişkilerini geliştirdiği ve uzun vadeli iş bağlantıları kurduğu bir platform olduğunu vurguladı. “Üyelerimizin birbiriyle hasret giderdiği, çokça ticaretin konuşulduğu, ciddi uzun vadeli bağlantıların yapıldığı çok önemli bir karma fuar.”</p>

<p>Asmalı, MÜSİAD Genel Başkanlığı döneminde de fuara ilişkin gelişmelere ve organizasyona tanıklık ettiğini belirterek, MÜSİAD EXPO’nun iş dünyası açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.</p>

<p><strong>“Bu Tip Fuarlar Kendini Gösterme Mekânlarıdır”</strong></p>

<p>MÜSİAD EXPO 2026’da yaklaşık 370 firmanın yer alması ve 50 binin üzerinde ziyaretçi hedeflenmesi kapsamında fuarın iş potansiyeline ilişkin değerlendirmelerde bulunan Mahmut Asmalı, karma fuarlarda farklı sektörlerden çok sayıda firmanın bir araya geldiğini ifade etti. Akyapı İnşaat olarak kendilerinin de fuara katıldığını belirten Asmalı, fuarlarda somut ticari hedeflerin yanı sıra uzun vadeli iş ilişkilerinin geliştirilmesinin önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Asmalı, fuarların iş dünyası açısından ilk temasların kurulduğu, ürünlerin tanıtıldığı ve firmaların kendilerini ulusal ve uluslararası pazarlarda gösterme imkânı bulduğu platformlar olduğunu belirtti. “Bu tip fuarlar bir kartvizit alışverişi, bir ürünü ön planda sergileme, bir podyuma çıkma, tabiri caizse kendini gösterme mekânlarıdır.”</p>

<p>Fuar sürecinde kurulan ilk temasların sonraki dönemde geliştirilmesi gerektiğini ifade eden Asmalı, “Daha sonraki süreçte kurduğunuz diyaloğu geliştirmek, ziyaretler yapmak, fabrika ziyaretleri gerçekleştirmek ve ürünlerinizi göstermek çok önemli. Bir giriş kapısının anahtarını tabiri caizse size veriyor. Bunları geliştirmek ve yürütmek buradaki arkadaşlarımızın işi.” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>MÜSİAD EXPO İçin 5 Milyar Dolarlık Ticaret Hedefi</strong></p>

<p>MÜSİAD EXPO kapsamında ortaya konulan ticari potansiyele de değinen Mahmut Asmalı, fuarın üyelerin uluslararası bağlantılarını geliştirmesi açısından önemli bir fırsat sunduğunu belirtti. MÜSİAD’ın yurt dışında yaklaşık 100 şubesi bulunduğunu ifade eden Asmalı, farklı ülkelerden şube başkanlarının fuara katılım sağladığını ve Dünya Başkanlar Toplantısı’nın da gerçekleştirildiğini aktardı.</p>

<p>Bu kapsamda fuarın yurt içinden ve yurt dışından iş insanlarını bir araya getiren uluslararası bir ticaret platformu olduğunu belirten Asmalı, hedeflerine ilişkin şu ifadeleri kullandı: “Bu tip fuarlarda biz en az 5 milyar dolarlık bir hedefle yola çıkıyoruz. Çünkü gerçekten üyelerimizin böyle bir potansiyeli var.”</p>

<p>MÜSİAD’ın yurt dışı teşkilatlanmasının ve farklı ülkelerden gelen temsilcilerin fuara katılımının ticari bağlantılar açısından önem taşıdığını belirten Asmalı, “MÜSİAD’ın biliyorsunuz, yüze yakın yurt dışı şubesi var. Bütün yurt dışı başkanlarımız geliyor, Dünya Başkanlar Toplantısı yapılıyor. Dolayısıyla yurt içinden ve yurt dışından önemli bir buluşma noktası.” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>RÖPORTAJLAR</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/mahmut-asmali-musiad-expoda-hedef-en-az-5-milyar-dolarlik-ticaret</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 18:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-23-at-63148-pm.jpeg" type="image/jpeg" length="49342"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MÜSİAD Başkanı Burhan Özdemir, "70'ten fazla ülkeden gelen 400'ün üzerinde alım heyeti ağırlıyoruz"]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/musiad-baskani-burhan-ozdemir-70ten-fazla-ulkeden-gelen-400un-uzerinde-alim-heyeti-agirliyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/musiad-baskani-burhan-ozdemir-70ten-fazla-ulkeden-gelen-400un-uzerinde-alim-heyeti-agirliyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Farklı sektörlerden güçlü üreticileri, lider markaları ve uluslararası alıcıları bir araya getiren Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) EXPO 2026 Uluslararası Ticaret Fuarı başladı. 25 bin metrekare kapalı alanda gerçekleştirilen fuarda 369 firma yer alırken, 70’ten fazla ülkeden 400’ün üzerinde alım heyetinin ağırlanması bekleniyor.</strong></p>

<p>MÜSİAD EXPO 2026 Uluslararası Ticaret Fuarı, üretim, ihracat ve uluslararası ticaret alanlarında faaliyet gösteren firmaları İstanbul’da buluşturdu. Yaklaşık 18 farklı sektörden firmanın yer aldığı fuar, Türkiye’nin üretim gücünün uluslararası pazarlara açılması ve yeni ticari bağlantıların kurulması açısından önemli bir buluşma noktası oluşturuyor.</p>

<p>Fuara ilişkin değerlendirmelerde bulunan MÜSİAD Başkanı Burhan Özdemir, bu yılki organizasyonun kapsamına ilişkin bilgi verdi. Özdemir, fuarın 25 bin metrekare kapalı alanda 369 firmanın katılımıyla gerçekleştirildiğini belirterek, farklı sektörlerden temsilcilerin aynı platformda bir araya geldiğini ifade etti. “Bu yıl fuarımız 25 bin metrekare kapalı alanda, 369 firmanın katılımıyla gerçekleştiriliyor. Yaklaşık 18 farklı sektörden temsilciler fuarda yer alıyor.”</p>

<p><strong>70’ten Fazla Ülkeden Alım Heyeti Bekleniyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>MÜSİAD EXPO 2026 kapsamında uluslararası ticaret heyetlerine yönelik yoğun bir program da gerçekleştiriliyor. Fuarda 70’ten fazla ülkeden 400’ün üzerinde alım heyetinin ağırlanması beklenirken, fuar süresince firmalar arasında ikili iş görüşmelerinin gerçekleştirilmesi planlanıyor.</p>

<p>MÜSİAD Başkanı Özdemir, uluslararası alıcılarla gerçekleştirilecek görüşmelere ilişkin hazırlıkların tamamlandığını belirterek, fuarın ticari bağlantıların geliştirilmesine katkı sağlayacağını söyledi. “70’ten fazla ülkeden 400’ün üzerinde alım heyeti bekliyoruz. Tüm görüşmelerimizi gerçekleştirdik. Yarın da kendileriyle B2B programlarımız olacak.”</p>

<p>Fuarın uluslararası katılım boyutuna da dikkat çeken Özdemir, 114’ün üzerinde ülkeden 50 binden fazla katılımcıyı ağırlamayı hedeflediklerini açıkladı. Bu ziyaretçilerin yaklaşık 8 bininin yabancı olması planlanırken, fuar öncesi gerçekleştirilen kayıtlar doğrultusunda yabancı ziyaretçi sayısının daha da yükselmesinin beklendiği belirtildi. “114’ün üzerinde ülkeden 50 binden fazla katılımcı bekliyoruz. Bunların 8 bininin yabancı ziyaretçi olmasını planlıyoruz. Elimizdeki kayıtlara göre bu sayı daha da artabilir.”</p>

<p><strong>MÜSİAD EXPO İlk Kez Müstakil Fuarcılık Tarafından Düzenleniyor</strong></p>

<p>MÜSİAD EXPO 2026’nın öne çıkan yeniliklerinden biri ise fuarın ilk kez MÜSİAD’ın kendi fuarcılık şirketi Müstakil Fuarcılık tarafından gerçekleştirilmesi oldu.</p>

<p>Yeni yapıyla birlikte MÜSİAD’ın fuarcılık faaliyetlerini uluslararası pazarlara daha güçlü şekilde taşımayı hedeflediğini belirten Özdemir, özellikle Afrika, Orta Doğu ve Türk Cumhuriyetleri pazarlarına yönelik yeni organizasyonlar planladıklarını açıkladı. “Bu yıl ilk kez MÜSİAD EXPO’yu kendi fuarcılık şirketimiz olan Müstakil Fuarcılık çatısı altında gerçekleştiriyoruz.”</p>

<p>Müstakil Fuarcılık kapsamında planlanan çalışmaların yalnızca büyük ölçekli fuarlarla sınırlı kalmayacağını belirten Özdemir, üyelerin ürün ve hizmetlerini farklı pazarlarda tanıtmasına yönelik butik organizasyonların da gündemde olduğunu söyledi. “Özellikle Afrika, Orta Doğu ve Türk Cumhuriyetleri pazarlarına yönelik çalışmalar yapmayı hedefliyoruz. Tamamen üyelerimize yönelik, yaklaşık 20-30 firmayla birlikte bu pazarlara giderek Türk ürünlerini tanıtacağımız butik fuarlar düzenlemeyi düşünüyoruz.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>RÖPORTAJLAR</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/musiad-baskani-burhan-ozdemir-70ten-fazla-ulkeden-gelen-400un-uzerinde-alim-heyeti-agirliyoruz</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 18:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-23-at-63006-pm.jpeg" type="image/jpeg" length="75807"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Önen Gıda Sanayi A.Ş., halka arz için SPK’ya başvurdu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/onen-gida-sanayi-as-halka-arz-icin-spkya-basvurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/onen-gida-sanayi-as-halka-arz-icin-spkya-basvurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Sandviç, suşi, hazır yemek ile dondurulmuş ve soğutulmuş su ürünleri kategorilerinde faaliyet gösteren; sandviç, suşi ve hazır yemek kategorilerinde pazar lideri olan (NielsenIQ 2026 Haziran kapanış verilerine göre) Önen Gıda Sanayi A.Ş. (Önen Gıda), paylarının halka arzı kapsamında izahname onayı için Sermaye Piyasası Kurulu’na (SPK) başvurdu. </strong></p>

<p><strong>Mr. NO ve Sushida markalarıyla başta sandviç ve suşi olmak üzere yenilikçi tüketim kategorilerinde güçlü bir konuma sahip olan Önen Gıda, halka arz süreciyle birlikte büyüme ve yatırım planlarını desteklemeyi hedefliyor.</strong></p>

<p>Niyazi Önen Holding’in Dardanel Önentaş’tan sonra ikinci büyük üretim şirketi olan Önen Gıda,<strong> </strong>paylarının halka arzı amacıyla hazırlanan izahnamenin onaylanması için 18.09.2026 tarihinde Sermaye Piyasası Kurulu’na başvuruda bulundu. Halka arz süreci Yapı Kredi Yatırım Menkul Değerler A.Ş. liderliğinde yürütülüyor.</p>

<p><strong>Entegre üretim altyapısı ve modern teknolojileriyle kategorilerinde lider</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kuruluşundan bu yana üretim kapasitesini istikrarlı biçimde artıran Önen Gıda, modern üretim teknolojileri ve güçlü altyapısıyla konumunu güçlendiriyor. Türkiye’de sandviç ve suşi kategorilerinin öncü markası olan Önen Gıda, bu kategorilerin yanı sıra hazır yemek ile dondurulmuş ve soğutulmuş deniz ürünleri kategorilerinde de faaliyet gösteriyor.</p>

<p>Önen Gıda, İstanbul Dudullu, Çanakkale Kepez ve Çanakkale Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan üretim tesisleriyle faaliyetlerini sürdürürken bine yakın kişiye istihdam sağlıyor. Şirket, İstanbul Dudullu’daki tesisinde sandviç, Çanakkale Kepez’deki tesisinde hazır yemek, dondurulmuş ve soğutulmuş ürünler, Çanakkale Organize Sanayi Bölgesi’nde yer alan suşi fabrikasında ise suşi üretimi gerçekleştiriyor.</p>

<p>Geniş ürün portföyü ve global büyüme vizyonuyla hareket eden Önen Gıda, tüketicilerin değişen ihtiyaçlarına yönelik pratik ve sağlıklı ürünler geliştirerek yenilikçi kategorilerdeki büyüme ivmesini güçlendiriyor.</p>

<p><strong>İSO 500 listesinde</strong></p>

<p>Hızlı, pratik ve deneyim odaklı tüketim alanlarındaki gelişimiyle öne çıkan Önen Gıda, Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2025 araştırmasında 462’nci sırada yer aldı.</p>

<p>Önen Gıda’nın ürünleri, yurt içinde Dardanel Dağıtım, yurt dışında ise Dardanel Dış Ticaret aracılığıyla başta zincir ve indirim marketleri ile zincir akaryakıt istasyonları olmak üzere organize perakende noktalarında tüketiciyle buluşuyor.</p>

<p>SPK’ya sunulan izahname, Önen Gıda (www.onengida.com.tr) ve Yapı Kredi Yatırım Menkul Değerler A.Ş. (www.ykyatirim.com.tr) web adreslerinden incelenebilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/onen-gida-sanayi-as-halka-arz-icin-spkya-basvurdu</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 18:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1790174062-nen-g-da.png" type="image/jpeg" length="82930"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Akyapı Ticarethane Projelerinde Dükkanlar Fuara Özel Avantajlarla Müsiad Expo’da]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/akyapi-ticarethane-projelerinde-dukkanlar-fuara-ozel-avantajlarla-musiad-expoda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/akyapi-ticarethane-projelerinde-dukkanlar-fuara-ozel-avantajlarla-musiad-expoda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Akyapı, bugün İstanbul Fuar Merkezi’nde başlayan ve 4 gün boyunca sürecek olan MÜSİAD EXPO 2026 Uluslararası Ticaret Fuarı’nda yerini aldı. Standart ticaret hacmini 8 metreye taşıyan Türkiye’nin ilk hacim bazlı gayrimenkul modeliyle ticari gayrimenkule değer katan Akyapı Ticarethaneler, işini büyütmek isteyen yerli ve yabancı pek çok sanayici, üretici ve yatırımcıyla buluştu. Hem kullanım alanını hem de kira getirisini ikiye katlayan Akyapı Ticarethaneler, fuara özel sunulan ödeme avantajlarıyla da dikkati çekiyor. Projeler, deprem güvenliği başta olmak mühendislik ve altyapı uzmanlığıyla fuarda ticari gayrimenkuldeki en yeni teknolojilere ışık tutuyor.</strong></p>

<p>Gerçekleştirdiği pek çok konut, ofis, alışveriş, yaşam merkezi, üretim ve lojistik tesisi ile gayrimenkul sektörüne 29 yıldır yön veren Akyapı, Müstakil Sanayici ve İş adamları Derneği (MÜSİAD) tarafından bu yıl 22’ncisi İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen MÜSİAD EXPO 2026 Uluslararası Ticaret Fuarı’na katıldı. Bugün başlayan ve 4 gün boyunca ‘Küresel Ticaret Burada’ temasıyla sanayici, girişimci, yatırımcı ve alım heyetlerini buluşturacak fuarda 2B- 106 nolu stantta yerini alan Akyapı, yeni nesil ticaretin merkezi ‘Akyapı Ticarethane’ projeleri başta olmak üzere ticari ve yaşam projelerini dünyanın farklı bölgelerinden gelen iş dünyası temsilcilerine, yatırımcılara ve sektör profesyonellerine tanıtıyor.</p>

<p><strong>Cevdet Yılmaz Akyapı standını ziyaret etti</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz</strong>, MÜSİAD EXPO 2026’nın açılış konuşmasının ardından Akyapı standını ziyaret etti. Yılmaz’a ziyaretinde <strong>Akyapı Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Asmalı</strong> eşlik ederken, Asmalı tarafından Akyapı’nın Ticarethane Projeleri hakkında bilgi verildi ve projelerin detayları aktarıldı.</p>

<p><strong>Standart ticaret anlayışını ‘metreküp’ imkanıyla değiştiren 4 proje, fuara özel avantajlar sunuyor!</strong></p>

<p>Fuar boyunca düzenlenecek oturumların ve sektörel buluşmaların girişimciler, yatırımcılar ve alım heyetleri için kapsamlı bir iş ağı oluşturacağı MÜSİAD EXPO; ticarette büyümek isteyen üretici ve sanayicilere en yeni ürün ve teknolojileri keşfetme imkanı veriyor. Üreticilerin imalat, ofis, depolama ve üretim birimleri ile sosyal yaşam ünitelerini bir araya getirerek tüm ihtiyaçlarına tek merkezden cevap veren ‘Akyapı Ticarethane’ projeleri ise standart ticarethanelerdeki 4 metrelik yüksekliği ilk kez 8 metreye taşıyarak sektörde sadece metrekare ile değil ‘metreküp’le de satış dönemi başlatmasıyla fuarın odak noktası oldu. Fuara özel ödeme avantajlarıyla sunulan Akyapı Ticarethaneler, bu kapsamda üreticileri buluşturduğu fırsatlarla da fuara damgasını vurdu.</p>

<p><strong>Hem kullanım alanını hem de kira getirisini ikiye katlayan projeler, üreticiye kazandıracak!</strong></p>

<p>8 metre yükseklik ve 13 metreye varan kolon açıklığı ile sektörde hacmi en yüksek ticarethane projeleri olan Akyapı Ticarethane Metkap, Akyapı Ticarethane Hadımköy, Akyapı Ticarethane Başakşehir ve Akyapı Ticarethane Dudullu projeleri, üretim yapan şirketlere hem iki kat daha fazla kullanım ve ticaret alanı hem de iki kat fazla kira getirisi potansiyeli sağlıyor. Yatayda ve dikeyde ihtiyaca göre genişletilme imkanı sunan modüler alanlardan oluşan Akyapı Ticarethaneler, özellikle makine eklemek, işini büyütmek ve iş verimini artırmak isteyen üreticiler için fırsat yaratıyor. Her katına tır çıkışı olan binalara, geniş ve sürekli sirkülasyon alanlarına ve her imalathaneye özel yükleme- boşaltma alanlarına sahip bulunan bu yatırımlar; ofisini, atölyesini, deposunu ve imalathanesini aynı alana taşımak isteyen sanayicilerin işleri kolaylaştırıyor. Sanayiciler isterse üretim ve satışı, mağaza ve depolamayı veya ofis ve operasyonu aynı alanda yapılabiliyor. Akyapı Ticarethane’lerde dinlenme alanları, ortak çalışma ve toplantı alanları, yeme-içme alanları, fitness merkezi, banka, market ve mescidin yanı sıra imalathane, özel teknik alan, sığınak, elektrikli araç üniteleri, depo alanları, jeneratör, 7/24 güvenlik ve her bağımsız bölüme özel otopark bulunuyor.</p>

<p><strong>Asmalı: “Akyapı Ticarethaneler ile Türkiye'nin üretim kabiliyetini dünyaya taşımayı hedefliyoruz”</strong></p>

<p>MÜSİAD EXPO’nun Türkiye'nin üretim gücünün, girişimcilik kabiliyetinin ve küresel ticaret iddiasının aynı çatı altında buluştuğu önemli bir platform olduğunu kaydeden Akyapı Yönetim Kurulu Başkanı ve MÜSİAD Yüksek İstişare Heyeti Başkanı Mahmut Asmalı, “Türkiye'nin üretim kabiliyetini daha yüksek katma değerle dünyaya taşımayı hedeflediğimiz, rekabette daha güçlü pay sahibi olmak için üretmeye, yatırım yapmaya, ihracata ve girişimciliğe her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğumuz bu dönemde Akyapı olarak da Ticarethane projelerimiz başta olmak üzere mühendislik, müteahhitlik, yapı teknolojileri ve yatırım kabiliyetimizi ortaya koyuyoruz. Akyapı Ticarethane projeleri ile deprem güvenliği başta olmak üzere mevcut sanayi yapılarının karşılayamadığı üretim, teknoloji ve altyapı ihtiyaçlarını karşılayarak sanayicilerimize güven veriyor ve Türkiye’nin üretim kabiliyetini dünyaya taşımayı hedefliyoruz” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Fuarın Türkiye için önemine dikkat çeken Asmalı, “Fuarda bu yıl sanayiden enerjiye, inşaattan yapı malzemelerine stratejik sektörlerden 300'ün üzerinde firma, dünya pazarlarıyla buluşacak. 114 ülkeden 50 bini aşkın profesyonel ziyaretçiyi ve 70 ülkeden 400'ü aşkın nitelikli alım heyetinin üreticilerimizle doğrudan masaya oturacağı bu önemli fuarda en az 5 milyar dolarlık somut bir ticaret hacmine ulaşılması hedefleniyor. Biz de fuarın Türkiye'nin küresel ticaret vizyonuna güçlü bir katkı sunmasını temenni ediyoruz” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/akyapi-ticarethane-projelerinde-dukkanlar-fuara-ozel-avantajlarla-musiad-expoda</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 17:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1790156007-i-m-g-5548.jpeg" type="image/jpeg" length="93051"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DEİK/TAİK, 19. Türkiye Yatırım Konferansı’nda Türkiye ve ABD İş Dünyasını Buluşturdu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/deiktaik-19-turkiye-yatirim-konferansinda-turkiye-ve-abd-is-dunyasini-bulusturdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/deiktaik-19-turkiye-yatirim-konferansinda-turkiye-ve-abd-is-dunyasini-bulusturdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK)/Türkiye-ABD İş Konseyi (TAİK) tarafından düzenlenen 19. Türkiye Yatırım Konferansı, 21-23 Eylül 2026 tarihlerinde New York’ta gerçekleştiriliyor. </strong></p>

<p>DEİK/Türkiye-ABD İş Konseyi (TAİK), Konferansın<strong> </strong>ikinci gününde, Citi ev sahipliğinde, T.C. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan ile çok sayıda Amerikalı kurumsal yatırımcı, fon yöneticisi ve finans kuruluşu temsilcisinin katılımlarıyla “<strong>19. Türkiye Yatırım Konferansı’nın Ana Oturumu</strong>”nu ve American Turkish Business Roundtable (ATBR), Atlantic Council Türkiye ve Franklin Templeton iş birliğiyle T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın katılımlarıyla “<strong>Enerji Yuvarlak Masa Toplantısı</strong>”nı gerçekleştirdi.</p>

<p><strong>19. Türkiye Yatırım Konferansı’nda Türkiye Ekonomisi ve Yatırım Ortamı Ele Alındı</strong></p>

<p>DEİK/Türkiye-ABD İş Konseyi (TAİK), Citi ev sahipliğinde 19. Türkiye Yatırım Konferansı’nın ana oturumunu, T.C. Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, T.C. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, DEİK Başkanı Nail Olpak, DEİK/Türkiye-ABD İş Konseyi Başkanı Murat Özyeğin, Citi Türkiye Genel Müdürü Emre Karter ve Amerikalı kurumsal yatırımcı, fon yöneticisi ve finans kuruluşu temsilcilerinin katılımlarıyla New York’ta gerçekleştirdi. Para politikası, enflasyon görünümü, enflasyonla mücadele, mali disiplin ve Türkiye’nin yatırım ortamının sunduğu fırsatlar ele alınan Toplantıda, Türkiye ekonomisindeki gelişmeler ve yatırım ortamına ilişkin değerlendirmeler doğrudan ABD’li yatırımcılarla paylaşıldı.</p>

<p><strong>Bolat: “100 milyar dolarlık ticaret hedefimizi daha güçlü ortaklıklarla desteklemek istiyoruz”</strong></p>

<p><strong>T.C. Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat,</strong> “Türkiye; stratejik konumu, güçlü üretim altyapısı, nitelikli insan kaynağı ve küresel pazarlara erişim imkânlarıyla uluslararası yatırımcılara önemli fırsatlar sunuyor. Ülkemize yatırım yapanlar, yalnızca büyük ve dinamik bir pazara girmekle kalmıyor; üretim, ihracat ve büyüme için güçlü bir merkez kazanıyor. 2002 yılından Temmuz 2026’ya kadar Türkiye’ye gelen doğrudan yabancı yatırımların 294,7 milyar dolara ulaşması, yatırımcıların ekonomimize ve uzun vadeli büyüme potansiyelimize duyduğu güveni ortaya koyuyor” dedi. Türkiye ile ABD arasındaki ticari ilişkilerin karşılıklı fayda temelinde geliştirilmesine devam ettiklerini belirten Bolat, “2025 yılında 38,6 milyar dolara ulaşan ikili mal ticaretimiz, 2026 yılının ilk sekiz ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 14,5 artarak 28,4 milyar dolar olarak gerçekleşti. 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefimizi, yatırım, üretim ve teknoloji alanlarında daha güçlü ortaklıklarla desteklemek istiyoruz. Enerji, yapay zekâ, dijital teknolojiler, savunma ve havacılık başta olmak üzere pek çok sektörde önemli iş birliği fırsatları görüyoruz. Önceliğimiz, ticaretin önündeki engellerin kaldırıldığı, yatırımların arttığı ve şirketlerimizin üçüncü ülkelerde de ortak projeler geliştirdiği bir iş birliği ortamı oluşturmak. 2027 yılında diplomatik ilişkilerimizin 100’üncü yıl dönümünü kutlamaya hazırlanırken Türk ve Amerikan iş dünyasının birlikte daha fazlasını başaracağına inanıyoruz” dedi.</p>

<p><strong>Bayraktar: “Türkiye'nin 2040'a yönelik enerji gündemini hazırlıyoruz”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, “Türkiye'nin 2040'a yönelik enerji gündemini hazırlıyoruz. Bu çalışmayı ‘Türkiye için Yeni Enerji Mimarisi’ veya ‘Vizyon 2040’ olarak adlandırabiliriz. Bu yıl ekim sonu veya kasım başında, COP31 öncesinde açıklamayı planlıyoruz. Böylece Türkiye'nin enerji alanındaki planlarını kapsamlı şekilde ortaya koyacağız. 2040 vizyonunun temelinde elektrifikasyonun olacak. Yani Türkiye'yi elektriklendireceğiz. Binalardan sanayiye, ulaşımdan tarıma ve imalata kadar Türk ekonomisini elektriklendireceğiz; ülkeyi elektriklendireceğiz. Söz konusu vizyon beş temel politika alanından oluşacak. Bunlar yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, nükleer enerji, petrol ve doğal gaz olacak. Dijitalleşme, altyapı ve bölgesel bağlantılar da yatay politika alanları olarak öne çıkıyor. Elektrik iletim şebekesinin güçlendirilmesi için 2035'e kadar en az 30 milyar dolar, dağıtım şebekesi için ise en az 50 milyar dolarlık yatırım gerekiyor. Doğal gaz depolama tesisleri, yeniden gazlaştırma terminalleri, boru hatları ve kompresör istasyonları gibi altyapıları da geliştirmeyi planlıyoruz. Komşu ülkelerle doğal gaz, elektrik ve petrol alanlarında daha fazla bağlantı kurmak önemli. Bölgesel bağlantılar enerji güvenliği ve çeşitlendirme açısından oldukça kritik bir konumda. 2040'a kadar enerji ve maden sektörlerinde yapmayı planladığımız yatırımların toplamı 300 milyar doların üzerine çıkabilir. Enerji arzında çeşitlendirmeye önem veriyoruz. Petrol ve doğal gaz boru hatları ile diğer enerji altyapı projelerini bu çerçevede değerlendiriyoruz. Bu yatırımların gerçekleştirilmesinde uluslararası iş birliği çok önemli. Bu kapsamda Türkiye ile ABD arasında enerji alanında önemli iş birliği potansiyeli bulunduğuna inanıyoruz” dedi.<strong> </strong></p>

<p><strong>Olpak: “Önceliğimiz, güven temelinde rekabet etmek ve iş birliğimizi geliştirmek”</strong></p>

<p>DEİK Başkanı Nail Olpak ise şunları söyledi: “Yeni dönemin rekabeti, güven rekabeti olacak. Çünkü fiyat değişebilir, teknoloji gelişebilir, ancak güven yıllar içinde inşa edilir. Türkiye ve ABD’nin enerji ve kritik mineraller başta olmak üzere, bu güveni karşılıklı yatırımlara ve kalıcı ortaklıklara dönüştürebileceğine inanıyoruz. DEİK olarak 153 İş Konseyimizle Türkiye’nin potansiyelini uluslararası yatırımcılara anlatmaya, doğru iş ortaklarını buluşturmaya ve kamu ile özel sektör arasında güvene dayalı köprüler kurmaya devam ediyoruz.”</p>

<p><strong>Özyeğin: “Türkiye ve ABD’nin potansiyeli ve uzmanlığı birleştiğinde önemli yatırım fırsatları ortaya çıkıyor”</strong></p>

<p><strong>DEİK/TAİK Başkanı Murat Özyeğin</strong> ise “Enerji güvenliği artık yalnızca enerji arzını güvence altına almakla değil, güçlü altyapı, çeşitlendirilmiş enerji kaynakları, teknoloji ve yatırım kapasitesiyle birlikte ele alınması gereken stratejik bir konu. Türkiye’nin artan enerji talebi, güçlü sanayi altyapısı ve yenilenebilir enerji potansiyeli, ABD’li şirketlerin sermaye, teknoloji ve uzmanlığıyla birleştiğinde önemli yatırım fırsatları ortaya çıkıyor. Türkiye-ABD enerji ilişkilerinin önümüzdeki dönemde yalnızca enerji ticaretine değil, geleceğin enerji sistemlerini birlikte geliştirmeye ve üçüncü pazarlarda yeni iş fırsatları yaratmaya odaklanacağına inanıyoruz” dedi.</p>

<p><strong>Karter: “Citi olarak, Türkiye ile küresel yatırımcı topluluğu arasındaki bu diyaloğun güçlendirilmesine katkı sunmayı önemsiyoruz”</strong></p>

<p><strong>Citi Türkiye Genel Müdürü Emre Karter ise “</strong>Türkiye Yatırım Konferansı kapsamında yatırımcılarla ve Türkiye’nin ekonomi yönetimiyle bir araya gelmekten büyük memnuniyet duyduk. Türkiye’nin ekonomik görünümünü, küresel gelişmelerin ülkemiz açısından yarattığı fırsatları ve önümüzdeki dönemde yatırım ortamının güçlendirilmesine yönelik perspektifleri doğrudan ve açık bir diyalog ortamında ele almak son derece değerli. Küresel ticaret ve tedarik zincirlerinde önemli bir yeniden yapılanma sürecinden geçiyoruz. Ticaret koridorlarının ve yatırım akımlarının yeniden şekillendiği bu dönemde, Türkiye’nin stratejik konumu, güçlü üretim kapasitesi ve farklı pazarlara erişim imkânları ülkemiz açısından önemli fırsatlar yaratıyor. Bu dönüşümün Türkiye’nin küresel ticaret ve yatırım ağlarındaki konumunu daha da güçlendirebileceğine inanıyoruz. Bu fırsatların somut yatırımlara dönüşmesinde, uluslararası yatırımcılarla Türkiye’nin ekonomi yönetimi arasında güçlü ve sürekli bir iletişim kurulmasının büyük önem taşıdığını düşünüyoruz. Yatırımcıların Türkiye’yi, Türkiye’nin önceliklerini ve ekonomik politikalarını doğrudan ilk ağızdan anlaması; aynı zamanda ekonomi yönetiminin de yatırımcıların beklentilerini, sorularını ve küresel piyasalardaki gelişmeleri yakından takip etmesi, karşılıklı anlayış ve güvenin güçlendirilmesine önemli katkı sağlıyor. Citi olarak Türkiye ile küresel yatırımcı topluluğu arasındaki bu diyaloğun güçlendirilmesine katkı sunmayı önemsiyoruz. Uzun yıllara dayanan Türkiye deneyimimiz ve küresel ağımız sayesinde, Türkiye’nin sunduğu yatırım fırsatlarının uluslararası yatırımcılar tarafından daha iyi anlaşılmasına ve ülkemize yönelik yabancı yatırımların artmasına destek olmayı sürdüreceğiz” dedi.</p>

<p><strong>Türkiye’nin Enerji Dönüşümü ve Yatırım Fırsatları ABD’li İş İnsanlarıyla Değerlendirildi</strong></p>

<p>DEİK/Türkiye-ABD İş Konseyi (TAİK), <strong>“Enerji Yuvarlak Masa Toplantısı”</strong>nı American Turkish Business Roundtable (ATBR), Atlantic Council Türkiye ve Franklin Templeton iş birliğiyle Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın katılımıyla New York’ta gerçekleştirdi. Toplantıda, Türkiye’nin enerji dönüşüm hedefleri kapsamında yenilenebilir enerjinin güçlendirilmesi, küçük modüler reaktörler (SMR) dahil nükleer enerjinin enerji karmasına entegrasyonu, LNG yatırımları ve ticareti, kritik madenler, batarya depolama ve akıllı şebeke gibi yeni teknolojiler ele alındı.</p>

<p>Türkiye-ABD ekonomik ilişkilerinde yeni iş birliklerinin kapılarını aralayacak 19. Türkiye Yatırım Konferansı’nın sponsorları ise Akbank, Borusan Holding, Çalık Holding, Fiba Holding, Kibar Holding, Koç Holding, Limak Holding, Sahibinden, Türk Hava Yolları ve Türk Telekom oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/deiktaik-19-turkiye-yatirim-konferansinda-turkiye-ve-abd-is-dunyasini-bulusturdu</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 17:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/slmlkmf.JPG" type="image/jpeg" length="59476"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Oktoberfest İstanbul Hosted by The Populist 3 – 4 Ekim’de Yapı Kredi bomontiada’da]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/oktoberfest-istanbul-hosted-by-the-populist-3-4-ekimde-yapi-kredi-bomontiadada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/oktoberfest-istanbul-hosted-by-the-populist-3-4-ekimde-yapi-kredi-bomontiadada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Yapı Kredi bomontiada’nın sevilen buluşma noktası The Populist, Oktoberfest ruhunu bu yıl 8.kez İstanbul’a taşıyor. Oktoberfest Hosted by The Populist, 3 – 4 Ekim tarihlerinde Yapı Kredi bomontiada Avlu’da, Yapı Kredi World ve Hellmann’s Club’ın katkılarıyla gerçekleşecek. Ücretsiz olarak düzenlenecek festival, iki gün boyunca canlı performanslar, DJ setleri, bando gösterileri ve geleneksel fıçı patlatma seremonisiyle festival katılımcılarına Bavyera ruhunu yaşatacak.</strong></p>

<p>Festivalin ilk günü, 3 Ekim Cumartesi saat 17.00’de <strong>Turkish Edits</strong> ile başlayacak. Saat 19.00’da gerçekleşecek bando ve fıçı patlatma seremonisiyle festival atmosferi daha da hareketlenirken, gecenin devamında <strong>Kolektif İstanbul</strong> sahne alacak. Bando performansının hemen ardından gecenin finalini <strong>Flört </strong>yapacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>4 Ekim Pazar günü Avlu’nun ritmi The Populist’in resident DJ’i <strong>Cihan Saldıran</strong> kendine özgü seçkisiyle ile yükselecek. Ardından <strong>Kalabalıklar</strong> sahne alacak. Bando performansının ardından <strong>Anıl Şallıel &amp; Balkan Sessions</strong> Balkan müziğinin enerjisini Avlu’ya taşıyacak. İki günlük festivalin kapanışını ise coğrafi ezgileri break beat, disco ve funk ile harmanlayarak katmanlı bir müzik deneyimi sunan <strong>Hey! Douglas</strong> gerçekleştirecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/oktoberfest-istanbul-hosted-by-the-populist-3-4-ekimde-yapi-kredi-bomontiadada</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 15:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1790147749-oktoberfest.jpg" type="image/jpeg" length="84775"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Avrasya Ambalaj İstanbul 2026, Ambalaj Endüstrisinin Küresel Ticaret Buluşmasına Ev Sahipliği Yapacak]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/avrasya-ambalaj-istanbul-2026-ambalaj-endustrisinin-kuresel-ticaret-bulusmasina-ev-sahipligi-yapacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/avrasya-ambalaj-istanbul-2026-ambalaj-endustrisinin-kuresel-ticaret-bulusmasina-ev-sahipligi-yapacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Avrasya bölgesinin önde gelen ambalaj sektörü ticaret platformlarından Avrasya Ambalaj İstanbul Fuarı, 13–16 Ekim 2026 tarihleri arasında Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde 31. kez kapılarını açmaya hazırlanıyor. Fuar, 120 bin m² kapalı alanda, 14 salonda 1.200’ün üzerinde yerli ve yabancı firma ve firma temsilcisini sektör profesyonelleriyle buluşturacak.</strong></p>

<p>Türkiye’nin yanı sıra dünyanın farklı ülkelerinden ambalaj ürünü üreticilerini; ambalaj makineleri, baskı ve konverting çözümleri ile gıda ve içecek işleme teknolojileri üreticilerini aynı çatı altında bir araya getirecek organizasyon, T.C. Ticaret Bakanlığı’nın desteğiyle Reed Tüyap Fuarcılık A.Ş. ve Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD) iş birliğinde düzenleniyor.</p>

<p>Ambalaj Makinecileri Derneği (AMD), Etiket Sanayicileri Derneği (ESD), Esnek Ambalaj Sanayicileri Derneği (FASD), Karton Ambalaj Sanayicileri Derneği (KASAD), Oluklu Mukavva Sanayicileri Derneği (OMÜD) ve Sert Plastik Ambalaj Sanayicileri Derneği’nin (SEPA) desteğiyle gerçekleştirilecek fuar, sektörün farklı alanlarından üretici, tedarikçi, yatırımcı ve satın alma profesyonellerini dört gün boyunca İstanbul’da buluşturacak.</p>

<p>Avrasya Ambalaj İstanbul, 2025 yılında 141 ülkeden 77.165 ziyaretçiyi ağırlarken, uluslararası ziyaretçi sayısı 14.017 olarak kaydedildi. Aynı yıl 40 ülkeden 1.200’ün üzerinde katılımcı firma fuarda yer aldı. 30 yılı aşkın geçmişiyle sektörün önemli ticaret platformlarından biri olan organizasyon, 2026 yılında da uluslararası iş bağlantılarının geliştirilmesine katkı sağlamayı hedefliyor.</p>

<p><strong>Ambalaj Değer Zinciri İstanbul’da Bir Araya Gelecek</strong></p>

<p><img alt="1790155001 Ambalaj Avrasya I Stanbul Fuar 2 . J P G" class="detail-photo img-fluid" height="2567" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1790155001-ambalaj-avrasya-i-stanbul-fuar-2-j-p-g.jpeg" width="3543" /></p>

<p>Avrasya Ambalaj İstanbul 2026; ambalaj ürünleri ve tamamlayıcı ambalaj çözümlerinden ambalaj makinelerine, baskı ve konverting sistemlerinden gıda ve içecek işleme teknolojilerine ve sürdürülebilir üretim çözümlerine kadar geniş bir ürün ve teknoloji yelpazesini aynı çatı altında buluşturacak.</p>

<p>Ziyaretçiler, farklı teknolojileri bir arada inceleme, alternatif tedarikçi ve çözümleri karşılaştırma ve üretim ile yatırım ihtiyaçlarını daha kapsamlı şekilde değerlendirme fırsatı yakalayacak.</p>

<p>Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Orta Asya başta olmak üzere dünyanın farklı bölgelerinden sektör profesyonellerini İstanbul’da ağırlayacak fuar; katılımcı firmalara yeni pazarlara erişim sağlama, distribütörler ve satın alma profesyonelleriyle doğrudan temas kurma ve ürünlerini uluslararası ziyaretçi kitlesine tanıtma imkânı sunacak.</p>

<p><strong>Uluslararası Alım Heyeti Programı B2B Görüşmelerini Destekleyecek</strong></p>

<p>Avrasya Ambalaj İstanbul 2026 kapsamında gerçekleştirilecek Uluslararası Alım Heyeti Programı ile farklı pazarlarda satın alma, yatırım ve tedarik ihtiyaçları bulunan şirketlerin üst düzey temsilcileri İstanbul’da ağırlanacak.</p>

<p>Orta Asya, Orta Doğu, Avrupa ve Afrika başta olmak üzere farklı coğrafyalardan gelecek profesyoneller ile katılımcı firmalar arasında B2B görüşmeler gerçekleştirilecek. Program kapsamında özellikle ambalaj makineleri, gıda işleme teknolojileri ve ilgili çözümlere yönelik satın alma talebi bulunan alıcıların doğru tedarikçilerle buluşturulması ve fuar süresince daha hedefli ticari bağlantılar kurulması amaçlanıyor.</p>

<p><strong>İnovasyon ve Sürdürülebilir Çözümler Gündemde Olacak</strong></p>

<p>Değişen tüketici beklentileri, sürdürülebilirlik hedefleri ve üretimde verimlilik arayışı, ambalaj sektöründeki teknoloji yatırımlarının yönünü de belirliyor. Otomasyon, malzeme optimizasyonu, kaynak verimliliği ve geri dönüştürülebilir çözümler sektörün gündemindeki önemini artırıyor.</p>

<p>Avrasya Ambalaj İstanbul 2026 ziyaretçileri; ambalaj tasarımından makine teknolojilerine, otomasyondan kaynak verimliliği sağlayan malzemelere ve döngüsel ekonomi hedeflerini destekleyen uygulamalara kadar farklı alanlardaki yeni ürün ve teknolojileri yakından inceleyebilecek.</p>

<p>Fuar, sektör profesyonellerine yeni ürün ve tedarikçileri keşfetmenin yanı sıra üretim süreçlerinde verimliliği ve rekabet gücünü destekleyebilecek teknolojileri değerlendirme imkânı da sağlayacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Food-Tech Eurasia ile Gıda İşleme Teknolojileri de Yer Alacak</strong></p>

<p><img alt="1790155000 Ambalaj Avrasya I Stanbul Fuar 4 . J P G" class="detail-photo img-fluid" height="1926" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1790155000-ambalaj-avrasya-i-stanbul-fuar-4-j-p-g.jpeg" width="3543" /></p>

<p>Gıda ve içecek işleme teknolojileri, Food-Tech Eurasia Özel Bölümü kapsamında 2026 yılında da fuarın önemli bileşenleri arasında yer alacak.</p>

<p>Gıda ve içecek üreticileri; işleme ve hazırlık süreçlerinden üretim hatlarına, dolum teknolojilerinden ambalajlama çözümlerine kadar üretimin farklı aşamalarına yönelik teknolojileri aynı fuar çatısı altında inceleyebilecek. Bu yapı, üretim ve ambalaj süreçlerini birlikte değerlendirmek isteyen profesyoneller için tamamlayıcı bir teknoloji ekosistemi oluşturacak.</p>

<p><strong>Ambalaj Endüstrisi 13–16 Ekim’de İstanbul’da Buluşacak</strong></p>

<p>Avrasya Ambalaj İstanbul 2026, 13–16 Ekim 2026 tarihleri arasında Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenecek. Dört gün boyunca ambalaj ve ilgili sektörlerden üreticileri, tedarikçileri, satın alma profesyonellerini ve yatırımcıları İstanbul’da bir araya getirecek fuara ilişkin detaylı bilgilere ve 2026 katılımcı listesine packagingfair.com üzerinden ulaşılabilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/avrasya-ambalaj-istanbul-2026-ambalaj-endustrisinin-kuresel-ticaret-bulusmasina-ev-sahipligi-yapacak</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 14:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1790155001-ambalaj-avrasya-i-stanbul-fuar-3-j-p-g.jpeg" type="image/jpeg" length="96280"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MOVA, KONDA Araştırma İş Birliğiyle Türkiye’nin Akıllı Yaşam Haritasını Çıkardı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/mova-konda-arastirma-is-birligiyle-turkiyenin-akilli-yasam-haritasini-cikardi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/mova-konda-arastirma-is-birligiyle-turkiyenin-akilli-yasam-haritasini-cikardi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>MOVA ve KONDA Araştırma iş birliğiyle gerçekleştirilen “Türkiye’nin Akıllı Yaşam Araştırması”, akıllı teknolojilerin gündelik yaşamı nasıl dönüştürdüğünü ortaya koydu. Türkiye genelinde gerçekleştirilen araştırmaya göre robot süpürge sahipleri, akıllı cihazlar sayesinde haftada ortalama 4,6 saat zaman kazanıyor.</strong></p>

<p>Akıllı yaşam teknolojileri alanında geliştirdiği yenilikçi çözümler ve yapay zekâ entegre ürünleriyle faaliyet gösteren küresel teknoloji şirketi MOVA, KONDA Araştırma iş birliğiyle Türkiye’de teknoloji kullanımının gündelik yaşama etkisini mercek altına aldı. 18–21 Haziran 2026 tarihleri arasında, KONDA Aracılı Paneli’ne dahil olmayı kabul etmiş ve Türkiye’nin kent ve metropol alanlarında yaşayan 1.454 kişiyle gerçekleştirilen araştırmada; yapay zekâ kullanımından akıllı ev teknolojilerine, ev içi sorumluluklardan zaman tasarrufuna kadar farklı başlıklar ele alındı.</p>

<p><strong>Yapay Zekâ Gündelik Hayatın Bir Parçası Haline Geliyor</strong></p>

<p>Araştırma sonuçları, yapay zekâ kullanımının geniş bir kullanıcı kitlesine ulaştığını gösteriyor. Türkiye genelindeki katılımcıların yüzde 62’si en az bir yapay zekâ aracı kullandığını belirtirken, bu oran robot süpürge sahiplerinde yüzde 72’ye yükseliyor. Yapay zekâ kullanımı özellikle genç yaş gruplarında öne çıkıyor. 18–29 yaş grubunda en az bir yapay zekâ aracı kullananların oranı yüzde 88’e ulaşırken, üniversite öğrencilerinde bu oran yüzde 94 seviyesinde gerçekleşiyor.</p>

<p>Araştırma, kullanıcıların teknolojiden beklentisinin yalnızca işleri daha hızlı tamamlamakla sınırlı olmadığını da ortaya koyuyor. Yapay zekâ kullananların önemli bir bölümü; süpürme, bulaşık, ütü ve çamaşır gibi rutin ev işlerini yapay zekâ destekli cihazlara devretmeye sıcak bakıyor.</p>

<p><strong>“Akıllı Ev” Denildiğinde İlk Akla Gelen Ürün Robot Süpürge</strong></p>

<p>Türkiye’de “akıllı ev teknolojileri” denildiğinde katılımcıların yüzde 65’inin aklına ilk olarak robot süpürge geliyor. Robot süpürge sahipleri arasında ise bu oran yüzde 74’e yükseliyor. Televizyon yüzde 10 ile ikinci sırada yer alırken, telefon ve buzdolabı daha düşük oranlarla takip ediyor.</p>

<p>Araştırma sonuçları, robot süpürgenin kullanıcılar açısından yalnızca tek başına kullanılan bir ürün olmadığını, aynı zamanda daha geniş bir akıllı ev ekosistemine geçişte önemli bir başlangıç noktası haline geldiğini gösteriyor.</p>

<p><strong>Robot Süpürgeler Haftada 4,6 Saat Zaman Kazandırıyor</strong></p>

<p>Araştırmanın öne çıkan bulgularından biri, akıllı cihazların sağladığı zaman tasarrufu oldu. Evinde akıllı cihaz bulunan katılımcılar haftada ortalama 3,3 saat zaman kazandıklarını belirtirken, robot süpürge sahiplerinde bu süre 4,6 saate ulaşıyor.</p>

<p>Evde kullanılan akıllı cihaz sayısı arttıkça zaman tasarrufu da yükseliyor. Tek akıllı cihaz bulunan hanelerde haftalık ortalama zaman tasarrufu 2 saat olurken, beş veya daha fazla akıllı cihaz bulunan hanelerde bu süre 6,7 saate kadar çıkıyor. Kazanılan zamanın ise ağırlıklı olarak dinlenme ve uykuya ayrıldığı görülüyor.</p>

<p><strong>Akıllı Yaşamın Karşılığı Statü Değil, Konfor</strong></p>

<p>Araştırmaya göre robot süpürge sahiplerinin yüzde 79’u akıllı teknolojileri fiziksel olarak daha az yorulma ve konforla ilişkilendiriyor. Katılımcıların yüzde 70’i evin düzeni ve temizliğini, yüzde 57’si ise kendisine ve sevdiklerine daha fazla zaman ayırabilmeyi öne çıkarıyor. Akıllı teknolojileri bir statü göstergesi olarak değerlendirenlerin oranı ise yaklaşık yüzde 4’te kalıyor.</p>

<p>Robot süpürgelerin kullanıcıların ev yaşamındaki konumu da giderek güçleniyor. Robot süpürge sahiplerinin yüzde 67’si cihazını evinin vazgeçilmez bir parçası olarak görürken, yüzde 54’ü yapay zekâ destekli programların ev işi stresini azalttığını ifade ediyor.</p>

<p>Araştırmanın dikkat çeken bulgularından biri de kullanıcıların cihazlarıyla kurduğu ilişkiyi ortaya koyuyor. Robot süpürge sahiplerinin yüzde 42’si cihazına bir isim veriyor. İsim veren kullanıcılar arasında kadın isimleri ilk sırada yer alırken, sevgi ve sevimlilik ifade eden isimler de öne çıkıyor. Bu sonuç, robot süpürgenin kullanıcıların gözünde yalnızca işlevsel bir ev aleti olmaktan çıkarak gündelik yaşamın doğal bir parçasına dönüşmeye başladığını gösteriyor.</p>

<p>Araştırma genel olarak değerlendirildiğinde, akıllı yaşamın kullanıcılar açısından daha fazla cihaza sahip olmaktan ziyade gündelik yükü azaltmak, zaman kazanmak ve yaşamı kolaylaştırmak anlamına geldiği görülüyor. Bulgular, teknolojinin ev yaşamında yalnızca işlevsel bir yardımcı değil, gündelik hayatın giderek daha doğal bir parçası haline geldiğine işaret ediyor.</p>

<p><strong>KONDA Araştırma ve Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Erdem:</strong></p>

<p>“‘Akıllı ev’ denildiğinde katılımcıların yüzde 65’inin aklına ilk olarak robot süpürge geliyor. Bu oran ürün sahiplerinde yüzde 74’e yükseliyor. Robot süpürge kullanımı akıllı yaşamın kapılarını aralıyor. Bu kullanıcı grubunun diğer akıllı ürün kategorilerinde de Türkiye ortalamasının üzerinde bir kullanım sergilemesi, daha geniş bir akıllı yaşam ekosistemine geçişin önemli bir göstergesi. Araştırma, akıllı teknolojilerin günlük yaşamı kolaylaştırmanın yanı sıra zaman kullanımını ve yaşam alışkanlıklarını da dönüştürdüğünü ortaya koyuyor.”</p>

<p><strong>IFA 2026’da Tanıtılan Yeni MOVA Robot Süpürge Modelleri Türkiye’de Satışta</strong></p>

<p>Türkiye’nin akıllı yaşam alışkanlıklarını ortaya koyan araştırmayla eş zamanlı olarak MOVA, IFA 2026’da tanıttığı yeni nesil robot süpürge modelleri V70 Ultra Complete ve Z70 Ultra Roller Complete’i Türkiye’de satışa sundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>42.000 Pa emiş gücüne sahip MOVA V70 Ultra Complete, MaxiReachX™ teknolojisi sayesinde 17 cm’ye kadar uzayabilen paspası ve 12 cm’ye kadar erişebilen yan fırçasıyla mobilya çevresi, köşeler ve dar alanlarda daha kapsamlı temizlik sağlıyor. StepMaster™ 2.0 sistemiyle 9 cm’ye kadar olan engelleri aşabilen model, torba kullanımına ihtiyaç bırakmayan EcoCyclone™ haznesi ve kendi kendini temizleyen çok işlevli istasyonuyla günlük temizlik yükünü azaltmayı hedefliyor.</p>

<p>MOVA Z70 Ultra Roller Complete ise 36.000 Pa emiş gücünü HydroForce™ Mopping 2.0 sistemiyle bir araya getiriyor. Temizlik sırasında rulo paspasını sürekli temiz suyla besleyen ve kirli suyu eş zamanlı olarak ayrıştıran model, 270 mm genişliğindeki mikrofiber rulosuyla zemini tek geçişte derinlemesine temizliyor. AutoShield™ teknolojisi halıları nemden korurken, StepMaster™ 2.0 sistemi 9 cm’ye kadar olan engellerin aşılmasını sağlıyor. Yapay zekâ destekli engel tanıma, evcil hayvan algılama ve otomatik bakım özellikleriyle Z70 Ultra Roller Complete, araştırmanın ortaya koyduğu konfor ve zaman tasarrufu beklentisine yönelik yeni nesil bir çözüm sunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/mova-konda-arastirma-is-birligiyle-turkiyenin-akilli-yasam-haritasini-cikardi</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 14:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/m-o-v-a.png" type="image/jpeg" length="56386"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ezber Bozan Tasarımlar Ödüllerini Kazandı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ezber-bozan-tasarimlar-odullerini-kazandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ezber-bozan-tasarimlar-odullerini-kazandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Mobilya sektöründe yenilikçi tasarımcıları destekleyerek katma değerli ürün ihracatının artırılmasına katkı sağlamak amacıyla Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği tarafından bu yıl altıncı kez düzenlenen Ezber Bozan Mobilya Tasarım Yarışması’nda ödül kazananlar belli oldu.</strong></p>

<p>2026 yılı profesyonel kategorisinde Yusuf Çakar birinciliği elde ederken, Mehmet Danış Eryılmaz ikinci, Doğa Sena Kapusuz ise üçüncü oldu. Öğrenci kategorisinde birincilik ödülünü Yavuz Selim Sel kazanırken, Fatıma Tuğçe Sabun ikinci, Başak Güler ve Zeynep Bilge Yaman ise üçüncü sırada yer aldı.</p>

<p><strong>Çevreci Ve Kullanıcı Odaklı Tema: “Dönüşüm”</strong></p>

<p>VI. Ezber Bozan Mobilya Tasarım Yarışması’nın temasını, mobilya sektöründe çevre dostu ve kullanıcı odaklı çözümlerin geliştirilmesini teşvik etmek amacıyla “Dönüşüm” olarak belirlediklerini belirten Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Fuat Gürle, yarışmanın altı yıl önce hayata geçirilmesindeki temel hedefin Türk mobilya sektörünün rekabet gücünü yalnızca üretim kapasitesi, fiyat ve teslimat hızıyla değil; tasarım, özgünlük ve katma değer üzerinden de güçlendirmek olduğunu ifade etti.</p>

<p>Tasarımın bir ihtiyacı anlamakla başlayan bir süreç olduğuna dikkat çeken Gürle, malzeme ve üretim imkânlarının değerlendirilerek kullanıcı için anlamlı bir ürüne dönüştürülmesinin bir yolculuk olduğunu söyledi. Gürle, Ezber Bozan’ın yalnızca kazananların belirlendiği bir yarışma olmadığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Yaşam biçimleri, kullanıcı beklentileri, üretim teknolojileri ve malzemeler değişiyor. Mobilyanın da bu değişime cevap vermesi gerekiyor. Biz ‘Dönüşüm’ü yalnızca biçimsel bir değişim olarak değil; daha işlevsel, daha sürdürülebilir, daha uzun ömürlü ve daha yüksek katma değer yaratan ürünler geliştirme fırsatı olarak görüyoruz. Bu yıl yarışmamıza 553 geçerli tasarım başvurusu yapıldı. 363 öğrenci ve 190 profesyonel tasarımcının katıldığı süreç sonunda, 9 öğrenci ve 9 profesyonel olmak üzere 18 finalistimiz bu gece burada. Her birini gönülden kutluyorum. Ancak bizim için bu yarışmanın çıktısı yalnızca bu akşam açıklanacak dereceler ve ödüller değil. Asıl istediğimiz, yarışmanın tasarımcılarımızın hayatında ve sektörümüzde bir karşılık bulması.”</p>

<p>Yıl boyunca düzenledikleri eğitim, panel, seminer ve tasarım buluşmalarıyla tasarımcıları, öğrencileri, akademisyenleri ve sektör temsilcilerini bir araya getirdiklerini belirten Gürle, tasarımın nasıl okunacağından bir fikrin nasıl geliştirileceğine, malzeme ve üretim kararlarından kullanıcı deneyimine kadar farklı başlıkları birlikte ele aldıklarını aktardı.</p>

<p>Ezber Bozan ile mobilya sektöründe oluşturdukları tasarım kültürünü, kâğıt ve ambalaj sektöründe Papirüs Ambalaj Tasarım Yarışması ile sürdürdüklerini belirten Gürle, genç ve profesyonel tasarımcıları sektörle buluşturmayı; sürdürülebilirlik, kullanıcı deneyimi ve yenilikçi üretim anlayışını tasarımın merkezine almayı hedeflediklerini söyledi.</p>

<p>Gürle, Türkiye’nin küresel rekabet gücünü artırabilmesi için yalnızca daha fazla üretmenin yeterli olmadığını belirterek, daha özgün ürünlerin tasarlanması, güçlü markaların oluşturulması ve daha yüksek katma değer üretilmesi gerektiğine dikkat çekti. Tasarımcı ile sanayiciyi birbirinden uzak iki alan olarak görmediklerini ifade eden Gürle, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>“İyi bir tasarımın üretilebilir olması, iyi bir üretimin de tasarımla farklılaşabilmesi gerekiyor. Biz bu iki alan arasındaki bağı güçlendirmek istiyoruz.”</p>

<p><strong>Öztürk: “Tasarım Ürüne Katma Değerli Kimlik Kazandırıyor”</strong></p>

<p>Ezber Bozan Mobilya Tasarım Yarışması Ödül Töreni’nde konuşan Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, ihraç ürünlerinin tasarımla birlikte daha yüksek katma değerli bir kimliğe kavuştuğunu belirtti.</p>

<p>“Tasarım artık sadece estetik bir tercih değil” diyen Öztürk, tasarımın rekabet gücü, markalaşma ve yüksek katma değerli ihracat açısından önemli bir unsur olduğunu söyledi. Tasarımın pek çok sektörde ürünlerin pazarlanmasına olumlu katkı sağladığını, ürünlerin katma değerini artırdığını ve ortalama ihraç fiyatını yükselttiğini belirten Öztürk, şöyle konuştu:</p>

<p>“Dünyada ortalama ihraç fiyatında Türkiye’nin önünde yer alan ülkelere baktığımızda da önemli bir ortak özellik görüyoruz. Bu ülkeler tasarımı uzun yıllar önce stratejik bir alan olarak ele aldılar. Tasarımı üretimden pazarlamaya kadar uzanan ekosistemin güçlü bir parçası haline getirdiler. Türkiye olarak bizim de bu konuda daha hızlı yol almamız gerekiyor. Bugün Türkiye’nin ortalama ihraç fiyatı 1,65 dolar seviyesinde. Hedefimiz bunu 3 dolara çıkarmak. Bunun yolu sadece daha fazla üretmekten değil; daha nitelikli, daha yenilikçi, daha teknolojik ve daha tasarım odaklı üretmekten geçiyor.”</p>

<p>Tasarımın inovasyon, Ar-Ge ve dijitalleşmeyle birlikte Türkiye’nin ihracatında önemli bir kaldıraç işlevi göreceğini ifade eden Öztürk, mobilya sektörünün bu dönüşümün öne çıkan örneklerinden biri olduğunu belirtti.</p>

<p>Öztürk, “Bugün mobilyada ortalama ihraç fiyatımız yaklaşık 4 dolar seviyesinde. Tasarımın itici gücüyle bu rakamı 6 dolara taşımamızın mümkün olduğuna inanıyorum” dedi.</p>

<p><strong>Güleç: “Mobilya Sektörünün Sanayici-Tasarımcı Birlikteliğine İhtiyacı Var”</strong></p>

<p>Ezber Bozan Mobilya Tasarım Yarışması’nda bir tarafta uzun yıllardır sektörde faaliyet gösteren sanayicilerin, diğer tarafta ise yaratıcılıkları ve fikirleriyle sektöre yeni bir soluk getiren genç tasarımcıların bulunduğunu belirten TİM Başkan Vekili Ahmet Güleç, mobilya sektörünün bu birlikteliğe ihtiyaç duyduğunu söyledi.</p>

<p>Türkiye’nin mobilyanın farklı kategorilerinde yüksek kaliteyle üretim gerçekleştirebilen ve güçlü bir sanayi altyapısına sahip ülkelerden biri olduğunu ifade eden Güleç, üretim kabiliyeti, ustalık ve ihracat tecrübesi sayesinde Türk mobilyasının dünyanın farklı pazarlarına ulaştırıldığını belirtti.</p>

<p>Ancak küresel pazarlarda yalnızca iyi üretmenin ve fiyat üzerinden rekabet etmenin kalıcı başarı için yeterli olmadığını vurgulayan Güleç, hedeflerinin fiyatla değil değerle rekabet eden bir Türk mobilyası oluşturmak olduğunu kaydetti.</p>

<p>Güleç, daha nitelikli, yüksek katma değerli, tasarım odaklı ve markalı ürünlerle dünya pazarlarında yer alınması gerektiğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p>“Katma değer, ürün fabrikanın kapısından çıktıktan sonra değil, tasarlandığı ilk anda oluşur. Bu nedenle tasarımı, üretim sürecinin sonunda ürüne eklenen bir unsur olarak değil, işimizin en başından itibaren değer yaratan temel bir güç olarak görmeliyiz. Türkiye’nin yalnızca güçlü bir üretim üssü değil, dünyaya tasarım ihraç eden, kendi tasarımlarıyla trend belirleyen ve ilham veren bir merkez olmasını istiyoruz. Bunu başarabilecek üretim gücümüz de insan kaynağımız da var.”</p>

<p>Ezber Bozan Mobilya Tasarım Yarışması’nı sanayiciler ile tasarımcıları bir araya getirerek yeni fikirlerin üretimle buluşmasına olanak sağlayan önemli bir platform olarak değerlendiren Güleç, üretim, tasarım ve ihracatın birbirinden bağımsız alanlar olmadığını vurguladı.</p>

<p>Bu alanların aynı değer zincirinin birbirini tamamlayan halkaları olduğunu belirten Güleç, bir tasarımcının ortaya koyduğu fikrin üreticinin deneyimiyle birleştiğinde gerçek bir ürüne dönüşebileceğini söyledi. Bu ürünün bir markanın koleksiyonunda yer almasıyla birlikte farklı ülkelerdeki tüketicilerin yaşamına dokunabileceğini ifade eden Güleç, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Bizim ihtiyacımız olan da yalnızca güzel tasarımlar değil; üretilen, markalaşan ve dünya pazarlarında karşılık bulan özgün tasarımlar. Bu nedenle yarışmamızın yalnızca bir ödül töreniyle sınırlı kalmamasını, burada başlayan ilişkilerin kalıcı iş birliklerine dönüşmesini çok önemsiyorum.”</p>

<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Tamer İmal ise Türk mobilya sektörünün 2025 yılında 3,2 milyar dolarlık dış ticaret fazlası veren, katma değerli ürünler üreten ve ihracat gerçekleştiren nadir sanayi sektörlerinden biri olduğunu belirterek sektörün takdiri hak ettiğini ifade etti.</p>

<p>Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar, Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mustafa Gültepe ve Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya da video konferans yöntemiyle katıldıkları törende tasarımın katma değer artışına katkısına dikkat çekti.</p>

<p><strong>Ezber Bozan Mobilya Tasarım Yarışması Ödül Kazananlar</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Profesyonel Kategori</strong></p>

<ol start="1">
 <li>
 <p><i><strong>Yusuf Çakar</strong></i></p>
 </li>
 <li><i><strong>Mehmet Danış Eryılmaz</strong></i></li>
 <li><i><strong>Doğa Sena Kapusuz</strong></i></li>
 <li><i><strong>Pınar Demir</strong></i></li>
 <li><i><strong>Beyza Kablan Güzel – Mahmut Utku Köksaldı</strong></i></li>
 <li><i><strong>İnci Shoainia</strong></i></li>
 <li><i><strong>Aybüke Üyük – Çakar Sezin Seçil</strong></i></li>
 <li><i><strong>Göktuğ Mert</strong></i></li>
 <li><i><strong>Meltem Özgen</strong></i></li>
</ol>

<p><strong>Öğrenci Kategorisi</strong></p>

<ol start="1">
 <li>
 <p><strong><i>Altus Yavuz Selim Sel</i></strong></p>
 </li>
 <li><strong><i>Fatıma Tuğçe Sabun</i></strong></li>
 <li><strong><i>Başak Güler – Zeynep Bilge Yaman</i></strong></li>
 <li><strong><i>Selinay Yavuz</i></strong></li>
 <li><strong><i>Efe Burak Karakurt</i></strong></li>
 <li><strong><i>Sude Nur Koç</i></strong></li>
 <li><strong><i>Hale Çidem – Nisanur Tekeli</i></strong></li>
 <li><strong><i>Esra Ünsal Öğün – Nisanur Gülsüm Şahbaz</i></strong></li>
 <li><strong><i>Nisa Surahi</i></strong></li>
</ol></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ezber-bozan-tasarimlar-odullerini-kazandi</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 14:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/eibbb-1.png" type="image/jpeg" length="44198"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye-Afrika Ticaretinde Lojistik Fırsatlar Büyüyor mu?]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/turkiye-afrika-ticaretinde-lojistik-firsatlar-buyuyor-mu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/turkiye-afrika-ticaretinde-lojistik-firsatlar-buyuyor-mu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye ile Afrika ülkeleri arasındaki ticaret hacminin büyümesi, lojistiği iki bölge arasındaki ekonomik iş birliğinin önemli unsurlarından biri haline getiriyor. Ticaret Bakanlığı’nın 2025 yılında paylaştığı verilere göre, Türkiye-Afrika ticaret hacmi 2003 yılında 5,4 milyar dolar seviyesindeyken 2024’te 37 milyar dolara ulaştı. Artan yük hareketliliği yeni pazar fırsatları yaratırken liman bağlantıları, aktarmalar, gümrük işlemleri ve son kilometre teslimat süreçlerinde daha kapsamlı bir planlamayı da gerekli kılıyor.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uluslararası taşımacılık ve entegre lojistik çözümleri sunan Lanes Lojistik, Türkiye-Afrika ticaretindeki gelişmeleri forwarder perspektifiyle değerlendirdi. Lanes Lojistik Operasyon Direktörü Ali Demircan, kıtadaki farklı ticaret koridorlarında transit sürelerin, servis sıklıklarının ve yerel operasyon koşullarının değişkenlik gösterdiğine dikkat çekerek, ihracatçıların pazar seçimiyle lojistik planlamayı birlikte ele alması gerektiğini belirtti.</p>

<p><strong>Ticaret Hacmindeki Artış Lojistik İhtiyacını Genişletiyor</strong></p>

<p>Türkiye ile Afrika arasındaki dış ticaret hacminin yükselmesi, düzenli denizyolu seferlerinin yanı sıra parsiyel yüklerin konsolidasyonu, proje taşımacılığı ve varış ülkelerindeki dağıtım hizmetlerine yönelik ihtiyacı da artırıyor. Ticaret Bakanlığı, 2025 yılında düzenlenen Türkiye-Afrika İş ve Ekonomi Forumu’nda ticaret hacminin 2028 yılında 50 milyar dolara çıkarılmasının hedeflendiğini açıkladı. Bu hedef, ticari bağlantıların yanı sıra lojistik kapasitenin de geliştirilmesini gündeme getiriyor.</p>

<p>İnşaat malzemeleri, makine ve ekipman, gıda ve tüketim ürünleri gibi farklı yük grupları için aynı taşıma modeli uygulanamıyor. Büyük hacimli yüklerde konteyner veya proje taşımacılığı öne çıkarken, yeni bir pazara daha sınırlı miktarda ürün gönderen firmalar açısından parsiyel sevkiyat ve düzenli konsolidasyon seçenekleri daha uygun olabiliyor. Yükün niteliğinin, teslim tarihinin ve varış noktasının sevkiyat öncesinde netleştirilmesi, toplam lojistik maliyetinin daha doğru hesaplanmasına yardımcı oluyor.</p>

<p>Ali Demircan, Afrika pazarındaki büyümenin lojistik boyutunu şöyle değerlendirdi:</p>

<blockquote>
<p>“Afrika pazarına açılan bir firma için fırsat yalnızca yeni bir müşteriye ulaşmak değil, o müşteriye öngörülebilir bir teslimat sunmaktır. Aynı kıtadaki iki ülkeye benzer ürün gönderiliyor olsa bile servis sıklığı, aktarma ve iç taşıma koşulları birbirinden farklı olabilir. Bu nedenle lojistik planı satış görüşmesi tamamlandıktan sonra değil, pazar stratejisi oluşturulurken hazırlanmalı.”</p>
</blockquote>

<p><strong>Kuzey ve Sahra Altı Afrika’da Rotalar Farklılaşıyor</strong></p>

<p>Kuzey Afrika’ya yönelik taşımacılıkta Akdeniz üzerinden gerçekleştirilen denizyolu servisleri, coğrafi yakınlığın sunduğu alternatifleri öne çıkarıyor. Batı ve Doğu Afrika’ya yönelik sevkiyatlarda ise aktarma limanları, gemi programları ve varış limanından iç bölgelere uzanan bağlantılar transit süre üzerinde daha belirleyici olabiliyor. Bu nedenle tüm Afrika pazarları için tek bir navlun veya standart teslimat süresi üzerinden hareket etmek mümkün olmayabiliyor.</p>

<p>Özellikle kıtanın iç kesimlerindeki alıcılara gerçekleştirilen teslimatlarda, liman sonrası kara taşımacılığı, varış ülkesindeki gümrük işlemleri ve yerel iş ortağının operasyonel kapasitesinin önceden değerlendirilmesi önem taşıyor. Dolu konteyner taşımalarında ekipman ve boş konteyner dönüş planı, parsiyel yüklerde ise konsolidasyon ve aktarma takviminin ayrıca ele alınması gerekiyor. Gecikme riskinin bulunduğu sevkiyatlarda alternatif liman ve servis seçeneklerinin rezervasyon öncesinde karşılaştırılması, teslimat sürekliliğine katkı sağlıyor.</p>

<p>Demircan, rota seçiminin yalnızca navlun fiyatı üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Denizyolundaki ilk fiyat tek başına doğru karar için yeterli değil. Uygun görünen bir sefer, ek aktarma veya uzun liman beklemesi nedeniyle toplam teslim süresini ve maliyeti artırabilir. Müşterilerimize çıkış limanından alıcının adresine kadar bütün aşamaları gösteren seçenekler hazırlıyor, özellikle iç bölgelere giden yüklerde yerel bağlantıyı sevkiyat başlamadan netleştiriyoruz.”</p>
</blockquote>

<p><strong>Dokümantasyon ve Yerel İş Ortakları Öne Çıkıyor</strong></p>

<p>Afrika ülkelerine gerçekleştirilen ihracatlarda belge ve izin gereklilikleri, ürüne ve varış ülkesine göre farklılık gösterebiliyor. Menşe belgeleri, uygunluk ve ürün kayıtları, ithalat izinleri veya etiketleme şartlarının bulunduğu pazarlarda evrakların yük yola çıkmadan önce kontrol edilmesi, liman beklemeleri ve ek maliyet riskinin azaltılmasına yardımcı oluyor. Bunun yanı sıra teslim şekli, sigorta kapsamı ve varış noktasındaki sorumlulukların sözleşmede açık biçimde tanımlanması, operasyonların daha öngörülebilir şekilde yürütülmesini sağlıyor.</p>

<p>Güçlü bir yerel acente ağı da gümrük ve dağıtım süreçlerinde önemli bir rol üstleniyor. Limandaki işlem sürelerinin yanı sıra depolama, kapıya teslim ve gerektiğinde iç taşıma kapasitesinin de teklif aşamasında değerlendirilmesi gerekiyor. İhracatçıların ilk sevkiyatlarda yalnızca navlun bedelini değil, varış ülkesindeki işlem ve teslim maliyetlerini de birlikte değerlendirmesi önem taşıyor.</p>

<p><strong>AfCFTA Yeni Ticaret Bağlantıları İçin Alan Açıyor</strong></p>

<p>Afrika Kıtasal Serbest Ticaret Bölgesi (AfCFTA), kıta ülkeleri arasındaki ticaretin geliştirilmesini amaçlıyor. Kıta içi ticaretin genişlemesi, Afrika’ya ürün ihraç eden Türk firmaları açısından bölgesel dağıtım ve birden fazla pazara erişim konusunda yeni iş modellerinin değerlendirilmesine imkan sağlayabilir. Ancak AfCFTA kapsamındaki tercihli koşullar Türkiye’den gelen ürünlere otomatik olarak uygulanmıyor. Bu nedenle ilgili ülkenin ithalat kuralları ile ürünün menşe koşullarının ayrıca incelenmesi gerekiyor.</p>

<p>Bölgesel dağıtım merkezi, konsolidasyon merkezi veya yerel ortakla yürütülen depo modeli gibi seçenekler, düzenli yük hacmi ve hedef pazarlardaki teslim koşullarıyla birlikte değerlendirildiğinde avantaj sağlayabiliyor. Birden fazla ülkeye satış planlayan ihracatçıların her pazarın belge, vergi ve iç taşıma gerekliliklerini ayrı ayrı incelemesi, etkin ve sürdürülebilir bir lojistik ağ oluşturulması açısından önem taşıyor.</p>

<p><strong>Forwarder Yaklaşımıyla Sürdürülebilir Ticaret</strong></p>

<p>Türkiye-Afrika hattındaki lojistik fırsatların gelişmesi, yalnızca taşınan yük miktarının artmasına değil, sevkiyatların güvenilir, izlenebilir ve maliyeti öngörülebilir şekilde gerçekleştirilmesine de bağlı. Üretim ve satış takvimlerinin lojistik sağlayıcılarla erken paylaşılması; uygun servis seçimi, belge kontrolü ve varış ülkesindeki teslimat organizasyonunun daha etkin şekilde planlanmasını sağlıyor. Forwarder firmaların taşıyıcılar ve yerel acenteler arasındaki koordinasyonu da özellikle yeni pazarlara gerçekleştirilen sevkiyatlarda önem kazanıyor.</p>

<p>Ali Demircan, Türkiye-Afrika ticaretinin lojistik boyutuna ilişkin değerlendirmesini şöyle tamamladı:</p>

<blockquote>
<p>“Türkiye-Afrika ticaretindeki fırsatların kalıcı hale gelmesi için her sevkiyatın aynı standartta yönetilmesi gerekiyor. Pazara özel rota planı, doğru dokümantasyon ve güvenilir yerel iş ortağı birlikte çalıştığında ihracatçı hem süreyi hem de toplam maliyeti daha iyi yönetebilir. Lanes Lojistik olarak denizyolu, havayolu ve gerektiğinde çok modlu taşımacılık seçeneklerini yükün niteliğine göre değerlendiriyor; müşterilerimizin Afrika pazarlarına yönelik operasyonlarını uçtan uca planlıyoruz. Amacımız yeni ticaret bağlantılarının düzenli ve sürdürülebilir yük akışına dönüşmesine katkı sağlamak.”</p>
</blockquote>

<p>Lanes Lojistik, küresel acente ağı ve entegre taşımacılık yaklaşımı doğrultusunda Türkiye-Afrika hattındaki farklı ihtiyaçlara yönelik lojistik çözümler sunmayı sürdürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/turkiye-afrika-ticaretinde-lojistik-firsatlar-buyuyor-mu</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 14:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/turkiye-afrika-ticaretinde-lojistik-firsatlar-lanes-1.jpg" type="image/jpeg" length="84124"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ÇEİS’ten İş Sağlığı ve Güvenliği Kültüründe Ödüllendirme ve Tanınmaya Yönelik Yeni Rehber]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ceisten-is-sagligi-ve-guvenligi-kulturunde-odullendirme-ve-taninmaya-yonelik-yeni-rehber</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ceisten-is-sagligi-ve-guvenligi-kulturunde-odullendirme-ve-taninmaya-yonelik-yeni-rehber" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çimento Endüstrisi İşverenleri Sendikası (ÇEİS), çimento sektöründe iş sağlığı ve güvenliği (İSG) kültürünün geliştirilmesine yönelik çalışmalarına bir yenisini ekledi. Sendika, 2024 yılında gerçekleştirdiği Çimento Sektöründe İş Sağlığı ve Güvenliği Kültür Analizi Projesi kapsamında gelişime açık alanlardan biri olarak belirlenen ödüllendirme sistemine yönelik hazırladığı “İSG Kültüründe Ödüllendirme ve Tanınma Rehberi”ni kullanıma sundu. Akademik ve pratik olmak üzere iki farklı versiyonda hazırlanan rehber, işletmelere güvenli davranışları teşvik eden sürdürülebilir sistemler oluşturma konusunda yol gösteriyor.</strong></p>

<p><strong>İSG Kültür Analizi Çıktıları Uygulamaya Dönüştürülüyor</strong></p>

<p>ÇEİS, çimento sektöründe iş sağlığı ve güvenliği kültürünün geliştirilmesi amacıyla yürüttüğü çalışmaları, saha uygulamalarını destekleyen yeni projelerle sürdürüyor. Bu kapsamda 2024 yılında hayata geçirilen Çimento Sektöründe İş Sağlığı ve Güvenliği Kültür Analizi Projesi çerçevesinde 51 üye fabrikada saha ziyaretleri gerçekleştirildi. Çalışma kapsamında 463 çalışanla anket yapılırken, 56 çalışanla da derinlemesine görüşmeler gerçekleştirildi.</p>

<p>Analiz sonuçlarında, güvenlik kültürünün evrensel boyut göstergelerinden biri olan “Ödüllendirme Sistemi”, sektörün gelişime açık alanları arasında yer aldı. Bu tespit doğrultusunda yürütülen ön çalışmaların ardından hazırlanan rehber, ÇEİS İSG Kurulu ve İSG Komitesi üyeleri ile iş sağlığı ve güvenliği ve insan kaynakları profesyonellerinin görüşleri alınarak son haline getirildi.</p>

<p>Rehber, güvenli davranışların sürekliliğini sağlamayı ve çalışanların iş sağlığı ve güvenliği süreçlerine aktif katılımını artırmayı hedefleyen ödüllendirme ve tanınma sistemlerinin oluşturulması için yol haritası sunuyor. Çalışmada, bu sistemlerin şeffaf, adil ve ölçülebilir kriterler doğrultusunda yapılandırılmasının önemi vurgulanıyor.</p>

<p><strong>Güvenlik Performansında Proaktif Davranışlar Ön Plana Çıkıyor</strong></p>

<p>“İSG Kültüründe Ödüllendirme ve Tanınma Rehberi”nde tehlikelerin önceden tespit edilmesi, risklerin raporlanması ve sistem iyileştirmelerine katkı sağlayan proaktif davranışların teşvik edilmesine odaklanılıyor. Değerlendirme süreçlerinde ise işletmelerin risk profili ve operasyonel yapısının dikkate alınması, kriterlerin objektif ve ölçülebilir temellere dayandırılması gerektiği belirtiliyor.</p>

<p>Rehberde, kazaların veya ramak kala olayların gizlenmesine yol açabilecek sonuç odaklı yaklaşımlar, yalnızca maddi ödüllere dayanan sistemler ve şeffaf olmayan değerlendirmeler yerine; proaktif bildirim kültürü, görünür liderlik, sürekli iyileştirme ve ölçülebilir performans kriterleri öne çıkarılıyor.</p>

<p><i><strong>Şardan: “Güvenli Davranışları Görünür ve Sürdürülebilir Hale Getirmeyi Hedefliyoruz”</strong></i></p>

<p>ÇEİS Genel Sekreteri Dr. H. Serdar Şardan, rehberin hazırlanma sürecine ilişkin değerlendirmesinde, İSG kültürünün geliştirilmesinde ölçüm çalışmalarının yanı sıra elde edilen sonuçların saha uygulamalarına aktarılmasının da önemli olduğunu ifade etti.</p>

<p>Şardan açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</p>

<blockquote>
<p>“İSG kültürünü geliştirmek için mevcut durumu ölçmek kadar, elde ettiğimiz sonuçları sahadaki uygulamalara dönüştürmenin de önemli olduğuna inanıyoruz. Kültür Analizi Projemizde gelişime açık alanlardan biri olarak belirlediğimiz ödüllendirme sistemini bu nedenle kapsamlı biçimde ele aldık. Hazırladığımız rehberle güvenli davranışların, riskleri önceden fark eden ve iyileştirmeye katkı sağlayan yaklaşımların görünür ve sürdürülebilir hale gelmesini hedefliyoruz. Bu hedef doğrultusunda çalışırken, sektörümüzün kültür gelişimi ile birlikte ülkemizin iş sağlığı ve güvenliği kültürüne de katkı sunması amacıyla rehberimizi kamuoyuyla büyük bir heyecanla paylaşıyoruz.”</p>
</blockquote>

<p><strong>Kurumlara Dokuz Adımlı Uygulama Modeli</strong></p>

<p>Rehberin akademik versiyonunda güvenlik kültürü, davranış odaklı güvenlik, pozitif pekiştirme, ödüllendirme, tanınma ve takdir kavramları ele alınıyor. Bunun yanı sıra sistemlerin sürdürülebilirliği, risk yönetimi ve uluslararası iyi uygulama örnekleri de inceleniyor. Ödüllendirme ve tanınma sistemlerinin oluşturulmasına yönelik dokuz adımlı bir uygulama modeli sunan çalışma, hedef ve odak noktalarının belirlenmesinden etki ölçümü, raporlama ve iyileştirme süreçlerine kadar kapsamlı bir yapı ortaya koyuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akademik rehberin uygulama odaklı ve özetlenmiş versiyonu olan pratik rehberde ise işletmelerin doğrudan kullanabileceği araç ve örneklere yer veriliyor. Bu kapsamda puanlama ve değerlendirme şablonları, ramak kala ve risk bildirim formları, bütçe planlama araçları, davranış izleme ve KPI uygulamaları, iletişim metinleri ve prosedür örneği sunuluyor.</p>

<p>Farklı paydaşların sistem içerisindeki rollerini de tanımlayan pratik rehber, işletmelerin kendi çalışma koşullarına ve ihtiyaçlarına göre uyarlayabilecekleri esnek bir uygulama çerçevesi oluşturuyor.</p>

<p>Akademik ve pratik olmak üzere iki farklı versiyonda hazırlanan “İSG Kültüründe Ödüllendirme ve Tanınma Rehberi”, ÇEİS üyeleri ve kamuoyunun kullanımına sunuldu.</p>

<p>Kullanım 18:26 itibarıyla itibarıyla yenilenene kadar dosyalar, görseller ve veri analizi kullanılamaz. Yalnızca metinle sohbete devam et veya daha fazla erişim için planını yükselt.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ceisten-is-sagligi-ve-guvenligi-kulturunde-odullendirme-ve-taninmaya-yonelik-yeni-rehber</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 14:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/1790136735-dr-h-serdar-sardan-c-e-i-s.jpg" type="image/jpeg" length="47268"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MÜSİAD EXPO 2026 İstanbul’da Kapılarını Açtı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/musiad-expo-2026-istanbulda-kapilarini-acti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/musiad-expo-2026-istanbulda-kapilarini-acti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye’nin üretim gücünü uluslararası pazarlara taşıyan MÜSİAD EXPO 2026 Uluslararası Ticaret Fuarı, İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen açılış töreniyle ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın katılımıyla gerçekleştirilen törenin ardından fuar, farklı sektörlerden üreticileri, lider markaları ve uluslararası alıcıları bir araya getirdi.</strong></p>

<p>Bu yıl 21’incisi düzenlenen MÜSİAD EXPO’ya eş zamanlı olarak 29. Uluslararası İş Forumu (International Business Forum-IBF) da gerçekleştiriliyor. Anadolu Ajansının (AA) Global İletişim Ortağı olduğu organizasyon, katılımcılara yeni iş bağlantıları kurma, farklı pazarlara açılma ve ticaret fırsatlarını geliştirme imkânı sunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Ağar: “İhracatımız Ağustos Ayında Yıllıklandırılmış Olarak 280,3 Milyar Dolara Ulaştı”</strong></p>

<p>Fuarın açılışında konuşan Ticaret Bakan Yardımcısı Volkan Ağar, MÜSİAD EXPO ve Uluslararası İş Forumu kapsamında ulusal ve uluslararası iş çevrelerinin bir araya geldiğini belirtti. MÜSİAD’ın azim, kararlılık ve çalışmanın yanı sıra güven, iş birliği ve ortak hedefler etrafında hareket etmenin önemini ortaya koyduğunu ifade eden Ağar, Türkiye ekonomisinin büyüme performansına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Türkiye ekonomisinin 2026 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 2,3 büyüdüğünü aktaran Ağar, bu büyümeye net mal ve hizmet ihracatının 0,6 puan katkı sağladığını söyledi. Ağar, ocak-ağustos döneminde ihracatın geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4 artarak 185 milyar dolara yükseldiğini, ağustos ayında yıllıklandırılmış ihracatın ise 280,3 milyar dolarla Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesine ulaştığını açıkladı.</p>

<p>Ticaret Bakanlığı olarak ihracatçıların küresel pazarlardaki rekabet gücünü artırmaya yönelik ihtiyaç alanlarını belirlediklerini kaydeden Ağar, ihracatçılara yönelik destek mekanizmalarının sürdürüleceğini ifade etti.</p>

<p><strong>MÜSİAD EXPO’da 369 Firma, 18 Sektör ve 50 Bin Ziyaretçi Hedefi</strong></p>

<p>MÜSİAD EXPO 2026 kapsamında yaklaşık 25 bin metrekarelik alanda 18 farklı sektörden 369 firma ürün ve hizmetlerini sergiliyor. Fuarda 4 gün boyunca 114 ülkeden, 8 bini yabancı olmak üzere toplam 50 bin ziyaretçinin ağırlanması hedefleniyor.</p>

<p>Volkan Ağar, MÜSİAD EXPO’nun Türkiye’nin üretim kapasitesini dünya pazarlarıyla buluşturan önemli ticaret platformlarından biri olduğunu belirterek, eş zamanlı düzenlenen Uluslararası İş Forumu’nun yeni ticaret ve yatırım bağlantılarının geliştirilmesine katkı sağlayacağını dile getirdi.</p>

<p>MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir ise fuarın yalnızca bir ticari organizasyon olmadığını, Türkiye’nin üretim iradesini, girişimcilik yaklaşımını ve uluslararası vizyonunu ortaya koyan bir buluşma niteliği taşıdığını söyledi.</p>

<p>İlk kez 29 Ekim 1993’te düzenlenen MÜSİAD EXPO’nun zaman içerisinde bölgesel ölçekte önemli bir ticaret platformuna dönüştüğünü belirten Özdemir, fuarın temel hedefinin yalnızca katılımcı ve ziyaretçi sayılarını artırmak olmadığını, yeni pazarlar, ortaklıklar, yatırımlar ve kalıcı ticari ilişkiler oluşturmak olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>70’ten Fazla Ülkeden 400’ün Üzerinde Alım Heyeti Firmalarla Buluşacak</strong></p>

<p>MÜSİAD EXPO 2026 kapsamında yapay zekâ, üretim teknolojileri, yeni ticaret yolları ve ticari diplomasi gibi başlıklar ele alınacak. 29. Uluslararası İş Forumu’nda ise yapay zekâ odaklı değerlendirmeler gerçekleştirilecek.</p>

<p>Ticaret Bakanlığının desteğiyle 70’ten fazla ülkeden gelen 400’ün üzerinde alım heyetinin fuara katılan firmalarla buluşturulacağını belirten Burhan Özdemir, görüşmelerin yeni anlaşmalara, ortak yatırımlara ve ihracat bağlantılarına dönüşmesini hedeflediklerini açıkladı.</p>

<p>MÜSİAD’ın Afrika, Orta Doğu, Türk Cumhuriyetleri ve diğer dost coğrafyalarda düzenlemeyi planladığı butik fuarlarla Türk ürünlerinin uluslararası görünürlüğünü artırmayı ve firmaları yeni alıcılarla buluşturmayı amaçladığı aktarıldı.</p>

<p><img alt="R D V01046. J P G" class="detail-photo img-fluid" height="2384" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/r-d-v01046-j-p-g.jpeg" width="4240" /></p>

<p><strong>MÜSİAD’dan Üretim ve Teknolojik Dönüşüm Vurgusu</strong></p>

<p>MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir, Türkiye’nin mevcut üretim kapasitesini koruması, teknolojik dönüşümü hızlandırması, enerji verimliliğini geliştirmesi ve yeşil dönüşümü üretim süreçlerine entegre etmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Üretim kapasitesinin güçlendirilmesi, verimliliğin artırılması ve firmaların yeni pazarlara erişiminin kolaylaştırılmasını kapsayan bir üretim seferberliğine ihtiyaç duyulduğunu belirten Özdemir, kamu, özel sektör, finans kuruluşları, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşları arasında daha güçlü bir koordinasyon oluşturulması çağrısında bulundu.</p>

<p>MÜSİAD’ın yurt içi ve yurt dışı teşkilatları, sektör kurulları, üretici ve KOBİ ağı ile ticari diplomasi kapasitesini Türkiye’nin kalkınma hedefleri doğrultusunda kullanmaya hazır olduğunu belirten Özdemir, fuarın bu hedefler çerçevesinde önemli bir buluşma noktası oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>MÜSİAD EXPO 2026 Uluslararası Ticaret Fuarı, 26 Eylül Cumartesi günü sona erecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/musiad-expo-2026-istanbulda-kapilarini-acti</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 14:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/r-d-v01083-j-p-g.jpeg" type="image/jpeg" length="63169"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk Halı Sektöründen 8 Ayda 1,7 Milyar Dolarlık İhracat Başarısı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/turk-hali-sektorunden-8-ayda-17-milyar-dolarlik-ihracat-basarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/turk-hali-sektorunden-8-ayda-17-milyar-dolarlik-ihracat-basarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>yapay zekâ, e-ihracat, katma değerli fiyatlandırma ve haksız iç rekabetle mücadele gibi başlıklar gündeme taşındı. TİM Halı Sektör Kurulu Başkanı İskender Kaplan, Güneydoğu Anadolu Halı İhracatçıları Birliği Başkanı Zeynal Abidin Kaplan ve İstanbul Halı İhracatçıları Birliği (İHİB) Başkanı Faik Toprak'ın katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda, Türk halı sektörünün küresel pazarlardaki konumu ve sürdürülebilir büyüme hedefleri değerlendirildi.</strong></p>

<p><strong>8 Ayda 1 Milyar 738 Milyon Dolarlık Halı İhracatı</strong></p>

<p>Toplantının açılışında sektörün 2026 yılının ilk 8 aylık ihracat performansını paylaşan TİM Halı Sektör Kurulu Başkanı İskender Kaplan, küresel ekonomik dalgalanmalara rağmen Türk halı sektörünün uluslararası pazarlardaki gücünü sürdürdüğünü belirtti. Kaplan, söz konusu dönemde Türkiye genelinde 337,5 milyon metrekare ve 542 bin tonluk ihracat hacmine ulaşıldığını ifade ederek ürün gruplarına ilişkin verileri paylaştı.</p>

<p>Kaplan, toplam 1 milyar 738 milyon dolarlık halı ihracatının 1 milyar 347 milyon dolarını makine halısının oluşturduğunu belirtti. Bu dönemde tüfte halı ihracatı 306 milyon dolar, el dokuma halısı ihracatı 77 milyon dolar, kilim ihracatı ise 8 milyon dolar olarak gerçekleşti.</p>

<p><strong>Türk Halıları 178 Ülkeye Ulaştı</strong></p>

<p><img alt="3 (2)-2" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/3-2-2.jpeg" width="1620" /></p>

<p>Türkiye'nin halı ihracatında geniş bir pazar ağına sahip olduğunu vurgulayan İskender Kaplan, 178 ülkeye gerçekleştirilen ihracatın bölgesel dağılımına ilişkin bilgileri de aktardı. Buna göre Amerika ülkeleri 526 milyon dolarla ilk sırada yer alırken, Orta Doğu ülkelerine 429 milyon dolar, Avrupa Birliği ülkelerine ise 285 milyon dolarlık halı ihracatı gerçekleştirildi. Bu pazarları Afrika ve diğer Avrupa ülkeleri takip etti.</p>

<p>Ülke bazındaki ihracat sıralamasında Birleşik Devletler 487 milyon dolarla ilk sıradaki yerini korudu. Suudi Arabistan 208 milyon dolar, Birleşik Krallık 139 milyon dolar, Irak 90 milyon dolar, Almanya 77 milyon dolar ve Birleşik Arap Emirlikleri 30 milyon dolarlık ihracatla öne çıkan diğer pazarlar oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Gaziantep Halı İhracatındaki Liderliğini Sürdürüyor</strong></p>

<p>İl bazında ihracat verilerini de değerlendiren Kaplan, Gaziantep'in Türkiye halı sektöründeki öncü rolüne dikkat çekti. Yılın ilk 8 ayında gerçekleştirilen toplam halı ihracatının 1 milyar 227 milyon dolarlık bölümünün Gaziantep'ten yapıldığını belirten Kaplan, İstanbul'un 356 milyon dolar, Uşak'ın ise 62 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini açıkladı.</p>

<p><img alt="4 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/4-3.jpeg" width="1620" /></p>

<p><strong>Sektörde Dijitalleşme ve Yapay Zekâ Odaklı Dönüşüm</strong></p>

<p>Toplantıda halı sektörünün geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan İskender Kaplan, dijitalleşmenin ihracatçılar açısından giderek daha önemli bir konuma geldiğini ifade etti. Önümüzdeki beş yıllık süreçte geleneksel ihracat modellerinin dönüşeceğini belirten Kaplan, uluslararası ticaretin yapay zekâ destekli dijital platformlar ve e-ihracat uygulamaları üzerinden şekilleneceğine dikkat çekti.</p>

<p>Üretici ve ihracatçı firmaların Ar-Ge çalışmalarına ve dijital altyapı yatırımlarına hız vermesi gerektiğini vurgulayan Kaplan, sektörün mevcut sorunlarına yönelik Ticaret Bakanlığı ve Ekonomi Bakanlığı ile yürütülen görüşmelerin sürdüğünü belirtti. Kaplan ayrıca, 2026 yılı sonu hedeflerine ulaşılması amacıyla yürütülen proje ve çalışmalara desteğin devam ettiğini kaydetti.</p>

<p>TİM Halı Sektör Kurulu Toplantısı, sektörün küresel rekabet gücünü artırmaya yönelik değerlendirmelerin ardından gerçekleştirilen aile fotoğrafıyla sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/turk-hali-sektorunden-8-ayda-17-milyar-dolarlik-ihracat-basarisi</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 14:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/6-7.jpeg" type="image/jpeg" length="44231"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
