<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Fuar Dergisi</title>
    <link>https://www.fuardergisi.com.tr</link>
    <description>Fuar Dergisi, ulusal ve uluslararası fuarlar, sektörel yenilikler ve ekonomi dünyasındaki en önemli gelişmeleri takip eden profesyoneller için kapsamlı analizler, röportajlar ve özel haberler sunar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>"Türkiye'nin ilk ve tek ulusal Fuar, Kongre ve Festival dergisi</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 16 Jun 2026 20:45:37 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Taşkent Yatırım Forumu’nda Türkiye–Özbekistan İş Forumu Gerçekleştirildi]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/taskent-yatirim-forumunda-turkiye-ozbekistan-is-forumu-gerceklestirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/taskent-yatirim-forumunda-turkiye-ozbekistan-is-forumu-gerceklestirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, resmi sosyal medya hesapları üzerinden yaptığı açıklamada Türkiye ile Özbekistan arasındaki ekonomik ilişkilerin ulaştığı seviyeye ve geleceğe yönelik yatırım potansiyeline dikkat çekti. Bolat, 5. Uluslararası Taşkent Yatırım Forumu kapsamında gerçekleştirilen Türkiye–Özbekistan İş Forumu’nun açılışına, Özbekistan Başbakan Yardımcısı ve Ekonomi ve Maliye Bakanı Cemşid Kuçkarov ile birlikte katıldıklarını belirtti.</strong></p>

<p>Bolat açıklamasında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev tarafından ortaya konulan güçlü siyasi iradenin, iki ülke arasındaki ticari ve ekonomik ilişkileri her geçen gün daha ileriye taşıdığını vurguladı.</p>

<p>Türkiye’nin Özbekistan’daki ekonomik varlığına ilişkin önemli veriler de paylaşan Bolat, Türk yatırımlarının toplam büyüklüğünün 8,2 milyar dolara ulaştığını ifade ederek, Türkiye’nin 2024 ve 2025 yıllarında Özbekistan’a en fazla yatırım yapan üçüncü ülke konumuna yükseldiğini kaydetti.</p>

<p>Enerji, sağlık, tarım ve lojistik başta olmak üzere birçok stratejik sektörde faaliyet gösteren Türk şirketlerinin, iki ülkenin ortak kalkınma hedeflerine önemli katkılar sunduğunu belirten Bolat, iş dünyasının yeni projeleriyle bu iş birliğinin daha da güçleneceğine işaret etti.</p>

<p>Açıklamasının sonunda Bolat, Türkiye–Özbekistan ekonomik ilişkilerinin geleceğine ilişkin iyimser bir perspektif ortaya koyarak şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bugün, 5. Uluslararası Taşkent Yatırım Forumu kapsamında, kardeş ve dost ülke Özbekistan’ın Başbakan Yardımcısı ve Ekonomi ve Maliye Bakanı Sayın Cemşid Kuçkarov ile birlikte Türkiye-Özbekistan İş Forumu’nun açılışını gerçekleştirdik.</p>

<p>Cumhurbaşkanlarımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Özbekistan Cumhurbaşkanı Sayın Şevket Mirziyoyev’in ortaya koyduğu güçlü irade sayesinde ticari ve ekonomik ilişkilerimiz her geçen gün daha da güçlenmektedir.</p>

<p>Özbekistan’daki Türk yatırımlarının toplam büyüklüğü 8,2 milyar dolara ulaşmış, Türkiye ise 2024 ve 2025 yıllarında Özbekistan’a en fazla yatırım yapan üçüncü ülke olmuştur.</p>

<p>Enerjiden sağlığa, tarımdan lojistiğe kadar birçok alanda faaliyet gösteren şirketlerimiz, iki kardeş ülkenin ortak kalkınmasına katkı sunmaya devam etmektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İş dünyamızın hayata geçireceği yeni projelerle, bu başarı hikâyesi, Yüce Allah’ın izniyle daha da güçlenecektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/taskent-yatirim-forumunda-turkiye-ozbekistan-is-forumu-gerceklestirildi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 16:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/36356e1aa7b942ae.jpg" type="image/jpeg" length="39021"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Vize randevusu krizi büyüyor: Şikayetler bir haftada yüzde 291 arttı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/vize-randevusu-krizi-buyuyor-sikayetler-bir-haftada-yuzde-291-artti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/vize-randevusu-krizi-buyuyor-sikayetler-bir-haftada-yuzde-291-artti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Şikayetvar verilerine göre vize aracılık ve danışmanlık hizmetlerine yönelik şikayetler haziran ayının ilk haftasında bir önceki haftaya göre yüzde 291 arttı. Randevu bulunamaması, başvuru süreçlerinin uzaması en çok şikayet edilen konular arasında yer alıyor. </strong></p>

<p>Şikayetvar verilerine göre vize aracılık ve danışmanlık kategorisinde mayıs ayının son haftasında 47 olan şikayet sayısı, haziranın ilk haftasında 184'e yükseldi. Böylece haftalık bazda artış oranı yüzde 291 olarak gerçekleşti. Yıl boyunca haftalık şikayetler genel olarak 120 ila 190 bandında seyrederken, haziran ayının başlamasıyla birlikte yaşanan sert yükseliş dikkat çekti.</p>

<p><strong>Şikayetler 3 yıldır kesintisiz artıyor</strong></p>

<p>Vize aracılık ve danışmanlık hizmetlerine yönelik şikayetler son üç yılda düzenli olarak yükseldi. Şikayetvar verilerine göre 2023 yılında 5 bin 825 olan şikayet sayısı, 2024'te 6 bin 900'e, 2025'te ise 7 bin 320'ye ulaştı. Böylece kategorideki şikayetler iki yılda yüzde 25,7 arttı.</p>

<p><strong>2025, son 3 yılın zirvesi oldu</strong></p>

<p>Veriler, 2025 yılının vize aracılık ve danışmanlık hizmetlerinde en fazla şikayetin kaydedildiği yıl olduğunu gösteriyor. Bir önceki yıla göre artış oranı yüzde 6 seviyesinde kalsa da toplam şikayet sayısındaki yükseliş, tüketicilerin yaşadığı sorunların devam ettiğine işaret ediyor.</p>

<p><strong>2026 verileri yıl sonu için uyarı veriyor</strong></p>

<p>2026 yılı henüz tamamlanmamış olmasına rağmen şikayet sayısı şimdiden 3 bin 383'e ulaştı. Mevcut eğilimin sürmesi halinde yıl sonunda şikayetlerin yeniden yüksek seviyelerde gerçekleşmesi bekleniyor. Bu durum, sektördeki sorunların kısa vadede çözülmediğini ortaya koyuyor.</p>

<p><strong>Sorun vize sonucundan önce başlıyor</strong></p>

<p>Şikayet içerikleri incelendiğinde tüketicilerin en çok randevu bulamama, sistem erişim problemleri, hesap kilitlenmeleri, başvuru süreçlerinde yaşanan gecikmeler ve müşteri hizmetlerine ulaşamama konularında mağduriyet yaşadığı görülüyor. Özellikle yoğun talep dönemlerinde randevu sistemlerinde yaşanan aksaklıklar tüketicilerin en önemli gündem maddesi haline geliyor.</p>

<p><strong>Vize başvurularında yeni kriz: Randevuya erişim</strong></p>

<p>Veriler, tüketicilerin yaşadığı sorunun yalnızca vize sonucuyla sınırlı olmadığını gösteriyor. Şikayetlerin önemli bölümü, başvuru sürecinin ilk adımı olan randevu alma aşamasında yoğunlaşıyor. Bu tablo, vize almak kadar vize başvurusu yapabilmenin de tüketiciler açısından önemli bir sorun alanına dönüştüğünü ortaya koyuyor.</p>

<p><strong>Tüketici beklentileri karşılanamıyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Son üç yıldaki yükseliş trendi, vize aracılık ve danışmanlık hizmetlerinde erişilebilirlik, süreç yönetimi ve kullanıcı deneyimi konularında iyileştirme ihtiyacına işaret ediyor. Artan şikayet sayıları, tüketicilerin daha şeffaf, öngörülebilir ve erişilebilir bir başvuru süreci beklentisinin karşılanamadığını gösteriyor.</p>

<p><strong>Tüketiciler en çok hangi konulardan şikayet ediyor?</strong></p>

<ul>
 <li>Randevu bulunamaması</li>
 <li>Başvuru süreçlerinin uzaması</li>
 <li>Evrak işlemlerindeki aksaklıklar</li>
 <li>Müşteri hizmetlerine ulaşılamaması</li>
 <li>Ücret iadesi taleplerinin gecikmesi</li>
 <li>Başvuru durumu hakkında bilgi alınamaması</li>
</ul>

<p><strong>Konuyla ilgili platforma ulaşan şikayetlerden bazılarıysa şöyle:</strong></p>

<p>"Vize randevusu almak için sisteme giriş yaptığımda hesabım kilitlendi. Randevular açıldığında ise hangi tarihi seçersem seçeyim 'kontenjan dolu' uyarısıyla karşılaştım ve işlemimi tamamlayamadım. Birkaç deneme sonrasında sisteme erişimim tamamen engellendi. Randevulara erişemezken bazı kullanıcıların bot yazılımlarla işlem yapabildiğine yönelik iddialar, sistemin adil ve şeffaf çalışmadığı yönündeki endişeleri artırıyor."</p>

<p>"Yaklaşık 8 aydır vize başvurusu yapabilmek için randevu almaya çalışıyorum ancak sistemde uygun tarih bulamıyorum. Bu nedenle başvuru sürecim ilerleyemiyor ve seyahat planlarımı netleştiremiyorum. Yetkililere ulaşmak için e-posta göndermeyi denedim ancak geri dönüş alamadım. Süreçle ilgili yeterli bilgilendirme yapılmaması mağduriyetimi artırıyor."</p>

<p>"Vize randevusu oluşturabilmek için sisteme giriş yapmaya çalışıyorum ancak günlerdir hesabıma erişemiyorum. Sürekli teknik hata alıyorum ve bu nedenle randevu oluşturamıyorum. Tarayıcı, cihaz ve bağlantı değişikliği dahil önerilen tüm adımları denememe rağmen sorun çözülmedi. Destek ekibiyle iletişime geçsem de somut bir çözüm sunulmadı. Sistemsel sorun nedeniyle uygun randevuları kaçırıyor ve seyahat planımı gerçekleştirememe riskiyle karşı karşıya kalıyorum."</p>

<p>"Vize randevu bekleme listesine kayıt olmak isterken sistem hata veriyor ve ödeme aşamasına geçmiyor. Bu nedenle başvurumu tamamlayamıyor ve bekleme listesine dahil olamıyorum. Uzun süredir devam eden teknik sorun nedeniyle randevu sürecine erişememek hem zaman kaybına hem de mağduriyete yol açıyor."</p>

<p>"Vize başvurumu seyahat tarihinden haftalar önce yapmama rağmen pasaportum hâlâ teslim edilmedi. Yaklaşan uçuş tarihime rağmen başvuru süreciyle ilgili net bilgi alamıyor, yetkililere yaptığım başvurulardan da sonuç alamıyorum. Yaşanan gecikme nedeniyle seyahat planım riske girmiş durumda."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/vize-randevusu-krizi-buyuyor-sikayetler-bir-haftada-yuzde-291-artti</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 15:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/1781598117-image1.png" type="image/jpeg" length="26259"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Molfix’in Hayat Bağım Güvenli Bağlanma Eğitim Programı, T.C. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İş Birliğiyle Yeni Dönem]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/guvenli-baglanma-ile-saglikli-nesiller-guclu-toplumla</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/guvenli-baglanma-ile-saglikli-nesiller-guclu-toplumla" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Hayat Kimya’nın bebek bakım kategorisindeki markası Molfix’in 7 yıldır sürdürdüğü Hayat Bağım Güvenli Bağlanma Eğitim Programı, güvenli bağlanmanın yalnızca bireysel değil; aynı zamanda ailenin korunması ve güçlendirilmesi, eğitim, toplumsal refah ve kalkınma açısından da kritik bir konu olduğu anlayışıyla yeni bir döneme giriyor.</strong></p>

<p>T.C. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı iş birliğiyle kapsamı genişletilen program, artık anne ve baba adaylarını, 0-3 yaş arası bebeği olan anne babaları ve bakım verenleri de kapsayacak. Türkiye genelinde 10 pilot ilde hayata geçirilecek yeni dönemde yaklaşık 10 bin aileye ulaşılması hedefleniyor.</p>

<p>Bebeklerin hayata sağlıklı, mutlu ve güvenli bir başlangıç yapmalarını destekleyen Molfix’in, “Bir çocuğun yaşamının ilk yıllarında kurduğu ilişkiler, hissettiği güven duygusu ve gördüğü duyarlı bakım; yalnızca bireysel gelişimini değil, gelecekte kuracağı ilişkileri, topluma katılımını ve yaşam kalitesini de şekillendirir” anlayışıyla hayata geçirdiği Hayat Bağım Güvenli Bağlanma Eğitim Programı, 7. yılında kapsamını genişletiyor.</p>

<p>Güvenli bağlanmanın yaşam boyu gelişim üzerindeki belirleyici etkisinden hareketle geliştirilen program, geride kalan yedi yılda sahada güçlü karşılık bulan bir toplumsal fayda modeline dönüştü. T.C. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı iş birliğiyle hayata geçirilen yeni dönemde, programın Türkiye genelinde daha fazla aileye ulaşması hedefleniyor.</p>

<p><strong>Yeni dönemde hedef yaklaşık 10 bin aileye ulaşmak</strong></p>

<p>Program kapsamında bebek bekleyen anne ve baba adayları, 0-3 yaş arası bebeği olan anne babalar ve bakım verenlere yönelik güvenli bağlanma eğitimleri ile bilinçlendirme ve destek çalışmaları yürütülecek. Ailelerin çocuk gelişimi, duyarlı bakım ve anne baba olma becerileri konusunda güçlendirilmesini amaçlayan eğitim programı, ilk etapta Türkiye genelinde belirlenen 10 pilot ilde uygulanacak.</p>

<p>Programın ilk aşaması; Ağrı, Ankara, Aydın, Bursa, Kayseri, Kocaeli, Mardin, Mersin, Samsun ve Şanlıurfa olmak üzere 10 pilot ilde hayata geçirilecek. Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlükleri ve Sosyal Hizmet Merkezlerinde görevli uzman personel aracılığıyla gerçekleştirilecek eğitimlerle her ilde en az 1.000 aileye, proje sonunda ise yaklaşık 10 bin aileye ulaşılması hedefleniyor.</p>

<p><strong>Eğitimlerle ailelerin bilgi ve becerilerinin güçlendirilmesi amaçlanıyor</strong></p>

<p>Program kapsamında anne babalar ve bakım verenlerin, 0-3 yaş arası çocukların gelişim dönemleri, çocuk yetiştirme becerileri, güvenli bağlanma, stres yönetimi ve anne baba olma psikolojisi alanlarında bilgi ve becerilerinin güçlendirilmesi amaçlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ayrıca anne baba-bebek etkileşimini destekleyen teknikler, aile içi etkili iletişim, sağlıklı iletişim modelleri, iletişim engelleri ve çatışma faktörlerine ilişkin farkındalık oluşturulması gibi konular da programın önemli başlıkları arasında yer alıyor.</p>

<p><strong>“Güvenli bağlanma, güçlü ailelerin ve sağlıklı toplumların temelidir”</strong></p>

<p>Projenin tanıtım toplantısında konuşan T.C. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Aile ve Toplum Hizmetleri Genel Müdürü Tuncay Cevheroğlu, programın Aile ve Nüfus 10 Yılı Vizyonu doğrultusunda ailenin korunması ve güçlendirilmesine yönelik koruyucu ve önleyici hizmetlerin önemine dikkat çekti. Sayın Cevheroğlu, ailenin bireyin gelişimindeki en temel kurum olduğunu vurgulayarak, çocukların yaşamlarının ilk yıllarında anne ve babalarıyla kurdukları güvenli bağın; duygusal, sosyal ve bilişsel gelişimleri üzerinde belirleyici bir rol oynadığını ifade etti. Sayın Cevheroğlu, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’ın aileyi toplumun temeli olarak gören tutumunun da bu alandaki çalışmalarımıza yön verdiğini belirterek ailelere sunulan eğitim ve rehberlik hizmetlerini toplumun geleceğine yapılan stratejik bir yatırım olarak değerlendirdiklerini kaydetti. Ayrıca Sayın Cevheroğlu, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının koruyucu ve önleyici sosyal hizmet anlayışı doğrultusunda aileleri güçlendirmeye yönelik çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüğünü dile getirdi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Sayın Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ öncülüğünde Hayat Kimya iş birliğiyle gerçekleştirilen Hayat Bağım Güvenli Bağlanma Eğitim Programı’nın da bu yaklaşımın önemli bir örneğini oluşturduğunu ifade etti. Programın ailelerin çocuk yetiştirme becerilerini güçlendireceğini, çocukların sağlıklı gelişim süreçlerine katkı sunacağını ve toplumsal refahın artırılmasına destek sağlayacağını vurgulayan Cevheroğlu, projede emeği geçen tüm paydaşlara teşekkür etti.</p>

<p>Molfix’in bebeklerin sağlıklı ve mutlu gelişimini destekleme misyonuyla hareket ettiğini belirten Hayat Kimya Strateji ve Pazarlamadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Aysel Aydın,</p>

<p>“Molfix olarak neredeyse 30 yıldır bebeklerin sağlıklı, mutlu ve güvenli gelişimlerini desteklemek için çalışıyoruz. ‘Bugün doğan her çocuğun yarının geleceği’ olduğuna inanıyor; bu anlayışı yalnızca ürünlerimizle değil, toplumsal fayda projelerimizle de sahipleniyoruz. 7 yılda güçlü bir toplumsal fayda modeline dönüşen Hayat Bağım Güvenli Bağlanma Eğitim Programı’nı, bugün Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız iş birliğinde vereceğimiz eğitimler aracılığıyla daha geniş bir etki alanına taşıyoruz. Eğitimlerimizle yalnızca anneleri değil anne ve baba adaylarını, 0-3 yaş arası bebeği olan aileleri ve çocuk gelişiminde birincil rol oynayan tüm bakım verenleri, yani ekosistemin tamamını kucaklayacağız. Akademik ve Bütünsel Eğitim İçerikleri Alanında uzman akademisyenlerimiz rehberliğinde hazırladığımız programla ailelerimize, Güvenli Bağlanma ve Aile, Anne Baba Olma Süreci, Anne Baba Olmak ve Stres Yönetimi, Duyarlı Bakım ve Bebek Gelişimi, Aile İçi Etkili İletişim başlıklarında bilimsel ve pratik bir pusula sunacağız” açıklamasında bulundu.</p>

<p><strong>“İlk yıllarda kurulan bağ, çocuğun yaşam boyu gelişimini etkiler”</strong></p>

<p>Etkinlikte konuşan Hacettepe Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Pınar Bayhan ise güvenli bağlanmanın çocuk gelişimindeki kritik rolüne vurgu yaparak şunları söyledi:</p>

<p>‘’Duyarlı bakım sayesinde çocuğun temel güven duygusu gelişir, dünyayı güvenli bir yer olarak algılar. Bu da çocuğun gelişiminde sosyal ilişkilerini ve empati becerilerini, çevresini güvenle keşfetmesini, olumlu benlik algısı ile özgüven geliştirmesini ve duygularını düzenlemesini etkiler. Bu program, bebeğin gelişim yolculuğunda en önemli kalkanı olan güvenli bağlanmasını destekleyecek ailelere verilen duyarlı bakım güvenli bağlanma eğitimini içermesi açısından büyük önem taşıyor. İlk yıllarda kurulan bağ, çocuğun yaşam boyu gelişimini etkiliyor. Kökleri derinde olan ağaçlar, fırtınalardan korkmazlar. Güvenli bağlanma, bir çocuğun ruhuna bırakılan en güçlü köktür. Bunu da sağlayacak olan ailedir.’’</p>

<p><strong>‘’Beynin mimarisi yalnızca genetik program tarafından değil, bebeğin bakım verenleriyle kurduğu ilişkiler tarafından da şekillenir’’</strong></p>

<p>Bebek Ruh Sağlığı Derneği Başkanı Prof. Dr. Aylin İlden Koçkar ise; “Hayat Bağım” adı, çok güçlü bir gerçeği içinde barındırıyor. İnsan yaşamı bağ ile başlar. Bir bebeğin dünyaya geldiğinde ilk ihtiyacı yalnızca beslenmek ya da korunmak değildir. Onun aynı zamanda görülmeye, anlaşılmaya, sakinleştirilmeye ve güvende hissetmeye ihtiyacı vardır. Modern nörobilim ve gelişim psikolojisi bize şunu söylüyor: Bir bebeğin beyni ilişkiler içinde şekillenir. Bebekler yalnızca büyümezler; ilişkiler aracılığıyla gelişirler. Bugün sizlere bağlanmanın neden yalnızca bireysel bir mesele değil, aynı zamanda halk sağlığı, eğitim, ekonomi ve toplumsal kalkınma meselesi olduğunu anlatmak istiyorum. Bir bebeğin yaşamında ilk 1.000 günü hayatın temellerinin atıldığı dönem olduğunu söyleyebiliriz. Yani gebelikten yaklaşık üçüncü yaşın sonuna kadar olan dönem, insan gelişiminin en hızlı ve en hassas dönemidir. Bu dönemde saniyede yüz binlerce yeni sinirsel bağlantı oluşur. Beynin mimarisi yalnızca genetik program tarafından değil, bebeğin bakım verenleriyle kurduğu ilişkiler tarafından da şekillenir’’ dedi.</p>

<p>Hayata güvenle bağlanan bebekler için…</p>

<p>Bebeklik döneminde kurulan güvenli duygusal bağın kritik önemde olduğu bilinciyle Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Hayat Kimya iş birliğinde hayata geçirilen Molfix Hayat Bağım Güvenli Bağlanma Eğitim Programı, yeni döneminde de aileleri desteklemeye, anne baba olma becerilerini güçlendirmeye ve bebeklerin sağlıklı gelişimine katkı sunmaya devam edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/guvenli-baglanma-ile-saglikli-nesiller-guclu-toplumla</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 15:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/s-l-m.JPG" type="image/jpeg" length="43889"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Vakıflara yönelik katma değer vergisi uygulamasına ilişkin esaslar düzenlendi]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/vakiflara-yonelik-katma-deger-vergisi-uygulamasina-iliskin-esaslar-duzenlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/vakiflara-yonelik-katma-deger-vergisi-uygulamasina-iliskin-esaslar-duzenlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanan ve Katma Değer Vergisi (KDV) uygulamalarında çeşitli değişiklikler öngören tebliğ, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.</strong></p>

<p>Yeni düzenleme kapsamında, Cumhurbaşkanı kararıyla vergi muafiyeti tanınan vakıflar tarafından kurulan yükseköğretim kurumlarının KDV uygulamalarına ilişkin bazı hususlar netleştirildi. Buna göre, bu vakıfların işlettiği hastane, klinik, dispanser, nekahathane, sanatoryum, kan bankası, organ nakli bankası, zooloji bahçesi, park, veterinerlik ve çeşitli laboratuvar hizmetleri sunan kuruluşların gerçekleştirdiği teslim ve hizmetler genel hükümler çerçevesinde KDV’ye tabi olacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak söz konusu sağlık ve hizmet kuruluşlarının doğrudan vergi muafiyeti bulunan vakıflar tarafından işletilmesi halinde mevcut KDV istisnası uygulaması devam edecek. Bu düzenleme 1 Ocak 2027 tarihinde yürürlüğe girecek.</p>

<p><strong>Darülaceze’ye Yapılan Bağışlar da KDV İstisnası Kapsamına Alındı</strong></p>

<p>Tebliğle birlikte, ihtiyaç sahiplerine yardım amacıyla faaliyet gösteren gıda bankacılığı sistemine yönelik istisna hükümlerinde de değişikliğe gidildi. Gıda, temizlik ürünü, giyecek ve yakacak gibi temel ihtiyaç malzemelerinin bağışında uygulanan KDV istisnasından yararlanabilecek kuruluşlar arasına Darülaceze de dahil edildi.</p>

<p>Böylece Darülaceze’ye yapılan söz konusu bağışların teslimi de KDV’den muaf tutulacak.</p>

<p><strong>Kamulaştırılan Taşınmazlara KDV İstisnası</strong></p>

<p>Düzenleme kapsamında kamu yararı kararı doğrultusunda kamulaştırılan taşınmazların devrine ilişkin KDV uygulamaları da açıklığa kavuşturuldu.</p>

<p>Buna göre, KDV mükelleflerine ait taşınmazların ilgili mevzuat çerçevesinde devlet veya kamu tüzel kişileri tarafından kamulaştırılması halinde, taşınmazın devri KDV’den istisna olacak.</p>

<p>Öte yandan taşınmazın edinimi sırasında yüklenilen ve daha önce indirim konusu yapılan KDV tutarları, satışın gerçekleştiği vergilendirme döneminde indirim hesaplarından çıkarılacak. Bu tutarlar, gelir veya kurumlar vergisi matrahının hesaplanmasında gider ya da maliyet unsuru olarak dikkate alınabilecek.</p>

<p>Kamulaştırmaya ilişkin hükümler 1 Haziran tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yürürlüğe girdi.</p>

<p><strong>İhracat İadesinde Kolaylık Sağlandı</strong></p>

<p>Tebliğde ayrıca ithalat sırasında teminat karşılığında getirilen mallara ilişkin KDV iade süreçlerinde de değişiklik yapıldı.</p>

<p>Buna göre, teminatın hesaplanmasına esas olan Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) tutarı üzerinden ödenen KDV’nin, söz konusu malların ihracatı nedeniyle talep edilen KDV iadesi hesabına dahil edilmesi durumunda, belirli şartların sağlanması halinde vergi inceleme raporu aranmayacak.</p>

<p>Doğrudan yüklenimlerden kaynaklanan iade taleplerinde, azami iade edilebilir vergi tutarını aşan KDV için de genel esaslar çerçevesinde işlem yapılabilecek ve mükelleflerin iade talepleri daha hızlı sonuçlandırılabilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/vakiflara-yonelik-katma-deger-vergisi-uygulamasina-iliskin-esaslar-duzenlendi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 14:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/resmi-gazete-aa-2022760.jpg" type="image/jpeg" length="62764"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Küresel Elektrikli Araç Satışları Mayısta 1,8 Milyona Yükseldi]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/kuresel-elektrikli-arac-satislari-mayista-18-milyona-yukseldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/kuresel-elektrikli-arac-satislari-mayista-18-milyona-yukseldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Londra merkezli veri analiz şirketi Benchmark Mineral Intelligence tarafından yayımlanan verilere göre, dünya genelinde elektrikli araç satışları mayıs ayında geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 3 artarak 1,8 milyon adede ulaştı. Söz konusu rakam, nisan ayına göre de yüzde 7’lik bir yükselişe işaret etti.</strong></p>

<p>Mayıs ayında kaydedilen satış performansıyla birlikte, yılın ilk beş ayındaki toplam elektrikli araç satışları 7,5 milyon olarak hesaplandı. Ocak-mayıs dönemindeki toplam satışlar ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 0,9 oranında artış gösterdi.</p>

<p><strong>Avrupa Güçlü Büyümesini Sürdürüyor</strong></p>

<p>Elektrikli araç pazarında en dikkat çekici büyüme Avrupa’da yaşandı. Bölgede mayıs ayındaki satışlar yıllık bazda yüzde 23 artarak 420 bine yükseldi. Yılın ilk beş ayında ise satışlar yüzde 26 büyüme kaydederek 2 milyon adede ulaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlara göre Avrupa’da elektrikli araç talebinin artmasında, Orta Doğu’daki çatışmalar nedeniyle yükselen akaryakıt fiyatları ve birçok ülkede uygulanan teşvik programları etkili oluyor. Tüketicilerin yüksek yakıt maliyetlerinden kaçınmak amacıyla elektrikli araçlara yönelmesi, satışları destekleyen başlıca faktörler arasında yer alıyor.</p>

<p><strong>Çin’de İç Pazar Zayıflıyor</strong></p>

<p>Dünyanın en büyük elektrikli araç pazarı konumundaki Çin’de ise satışlardaki düşüş devam etti. Mayıs ayında ülkede satılan elektrikli araç sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9 azalarak 990 bine geriledi.</p>

<p>Yılın ilk beş ayı değerlendirildiğinde de benzer bir tablo ortaya çıktı. Çin’de ocak-mayıs dönemindeki elektrikli araç satışları yüzde 15 düşüşle 3,2 milyon adet olarak gerçekleşti.</p>

<p><strong>Kuzey Amerika’da Sert Gerileme</strong></p>

<p>Kuzey Amerika pazarı da elektrikli araç satışlarında düşüş yaşayan bölgeler arasında yer aldı. Bölgede mayıs ayında satışlar yüzde 26 azalarak 120 bin seviyesine indi.</p>

<p>Ocak-mayıs döneminde ise satışlar yıllık bazda yüzde 25 gerileyerek 580 bin adet olarak kaydedildi. Analistler, özellikle ABD’de elektrikli araçlara yönelik bazı teşviklerin sona ermesinin satışlardaki düşüşte önemli rol oynadığını belirtiyor.</p>

<p><strong>Diğer Bölgelerde Güçlü Artış</strong></p>

<p>Dünyanın geri kalan ülkelerinde ise elektrikli araç pazarı büyümesini sürdürdü. Mayıs ayında bu bölgelerdeki satışlar yüzde 80 artışla 250 bine yükselirken, yılın ilk beş ayında yüzde 89’luk büyüme ile toplam satışlar 1,1 milyon adede ulaştı.</p>

<p><strong>Uzmanlardan Değerlendirme</strong></p>

<p>Benchmark Mineral Intelligence Veri Müdürü Charles Lester, küresel elektrikli araç pazarında bölgeler arasında farklı eğilimlerin devam ettiğini ifade etti. Lester, Avrupa’nın en başarılı performans gösteren bölgelerden biri olmayı sürdürdüğünü belirterek, yüksek seyreden yakıt fiyatlarının ve Orta Doğu’daki gelişmelerin önümüzdeki dönemde benzin fiyatları üzerinde etkili olabileceğini söyledi.</p>

<p>Çin pazarındaki durgunluğa da dikkat çeken Lester, ülkenin iç talebinde yıl başından bu yana yüzde 15’lik gerileme yaşandığını hatırlattı. Buna karşılık Çinli üreticilerin ihracatta önemli başarılar elde ettiğini vurgulayan Lester, özellikle BYD, Chery ve Geely öncülüğünde gerçekleştirilen dış satışların rekor seviyelere ulaşmaya devam ettiğini kaydetti.</p>

<p>Lester’e göre Çin’in iç pazardaki yavaşlama ile ihracattaki güçlü performansı arasındaki fark giderek büyüyor. Kuzey Amerika’da satışlar gerilerken, Kanada’nın Çin ile yaptığı yeni gümrük kotası anlaşmasının pazarda yeni rekabet koşullarının oluşmasına zemin hazırlayabileceği değerlendiriliyor.</p>

<p>Genel tabloya bakıldığında, ülkeler arasındaki farklı pazar dinamikleri, Çin’in ihracat ağırlıklı büyüme stratejisi ve değişen teşvik politikaları, küresel elektrikli araç sektörünün yönünü belirlemeye devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/kuresel-elektrikli-arac-satislari-mayista-18-milyona-yukseldi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 14:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2024/12/1733905832-elektrikli-arj-stasyonu.jpg" type="image/jpeg" length="25958"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rekabet Kurulundan bazı otomotiv lastik üreticilerine 3,6 milyar lira rekabet cezası]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/rekabet-kurulundan-bazi-otomotiv-lastik-ureticilerine-36-milyar-lira-rekabet-cezasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rekabet-kurulundan-bazi-otomotiv-lastik-ureticilerine-36-milyar-lira-rekabet-cezasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Rekabet Kurulu, otomotiv lastiği üreticileri ve dağıtım şirketlerine yönelik yürüttüğü soruşturmayı tamamladı ve toplamda 3 milyar 633 milyon 935 bin 171 lira idari para cezası uygulanmasına karar verdi.</strong></p>

<p>Rekabet Kurumu’nun internet sitesinde yer alan açıklamaya göre, soruşturma kapsamında lastik sektöründe faaliyet gösteren bazı şirketlerin Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’u ihlal edip etmediği incelendi. İncelemelerde, rakipler arasında fiyatlandırma konusunda uyumlu hareketler, rekabete hassas bilgi paylaşımı, bayilerin yeniden satış fiyatlarının belirlenmesi, bölge ve müşteri kısıtlamaları, ayrımcı uygulamalar, rekabet etmeme yükümlülükleri ile iş gücü piyasasına yönelik kısıtlayıcı bilgi alışverişi ve “çalışan ayartmama” gibi iddialar değerlendirildi.</p>

<p>Soruşturma sürecinde Petlas, Üstündağ Lastik, Tatko Lastik, Prolas, Özcanlar Lastik, Kardeşler Ulaşım ve Abdullah Özdoğan Ticaret gibi bazı şirketlerin uzlaşma yoluna gittiği ve bu kapsamda idari para cezası aldığı bildirildi. Uzlaşma ve nihai kararlar sonucunda, ilgili şirketlere hem uzlaşma kapsamında hem de soruşturma sonucunda olmak üzere toplam 3,6 milyar lirayı aşan ceza kesildi.</p>

<p>Brisa, Goodyear, Hankook, Michelin, Pirelli ve Prometeon gibi sektörün önde gelen firmaları hakkında da değerlendirmeler yapıldı. Açıklamada, bazı şirketlere idari para cezası uygulanmasına yer olmadığı, bazıları için ise ihlal tespit edilmediği ya da farklı hukuki değerlendirmeler sonucunda işlem yapılmadığı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Rekabet Kurulu ayrıca, bayiler üzerinden dolaylı bilgi paylaşımının rekabeti zedelemesini önlemek amacıyla sektöre yönelik yeni yükümlülükler de getirdi. Buna göre üretici ve dağıtıcı firmaların fiyat listeleri ve benzeri bilgileri artık toplu şekilde değil, her bayiye özel sistemler üzerinden iletilmesi gerekecek. Bu bilgiler yalnızca kullanıcı adı ve şifre ile erişilen dijital platformlar üzerinden paylaşılacak ve farklı bayiler arasında dolaylı bilgi akışına izin verilmeyecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/rekabet-kurulundan-bazi-otomotiv-lastik-ureticilerine-36-milyar-lira-rekabet-cezasi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 14:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2024/07/rekabet-kurulu-bazi-devralma-islemlerini-karara-bagladi.webp" type="image/jpeg" length="47376"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[COLIN’S Denim Fikrim Tasarım Yarışması’nın kazananları belli oldu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/colins-denim-fikrim-tasarim-yarismasinin-kazananlari-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/colins-denim-fikrim-tasarim-yarismasinin-kazananlari-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>COLIN’S’in genç tasarımcıları sürdürülebilir moda odağında desteklemek amacıyla düzenlediği 4. Denim Fikrim Tasarım Yarışması, “DenimNova” temasıyla sonuçlandı. Altı aylık süreç boyunca, 54 günlük eğitim ve atölye çalışmalarını tamamlayan 10 finalist arasından ilk üç tasarım güçlü jüri değerlendirmesiyle belirlendi. Yarışmanın birincisi Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nden Refika Asuman Çivici oldu. COLIN’S Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Eroğlu, “Bugün sadece iyi ürün yetmiyor” diyerek, bu yarışmanın Türkiye’nin tasarım gücüne ve gençlerin yaratıcılığına yapılan bir yatırım olduğunu vurguladı.</strong></p>

<p>Türkiye’nin jean odaklı global moda markası COLIN’S tarafından bu yıl dördüncüsü düzenlenen Denim Fikrim Tasarım Yarışması’nın kazananları belli oldu. “DenimNova” temasıyla gerçekleştirilen yarışmanın ödülleri, Rixos Tersane Taşkızak Salonu’nda düzenlenen gala gecesinde sahiplerini buldu. COLIN’S Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Eroğlu ve COLIN’S Sürdürülebilirlik Komitesi Başkanı Ahmet Eroğlu’nun ev sahipliğinde gerçekleşen geceye; moda, tasarım, iş ve medya dünyasından isimlerin yanı sıra jüri üyeleri, sponsor marka temsilcileri, basın mensupları ve finalist öğrenciler katıldı. Finalistler, sürdürülebilirlik ve yaratıcılığı buluşturan tasarımlarını canlı modeller eşliğinde sahneye taşıdı.</p>

<p>Güçlü Jüri Değerlendirmesiyle İlk Üç Tasarım Belirlendi</p>

<p>Final jürisinde Bahar Kongel Fransez, Emre Doğru, Kutay Sarıtosun, Mariette Hoitink, Niyazi Erdoğan, , Teppei Sugaya ve Zeynep Tosun yer aldı. Moda tasarımındaki öncü isimlerin yanı sıra COLIN’S Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Eroğlu, Sürdürülebilirlik Komitesi Başkanı ve Global Ürün Direktörü Ahmet Eroğlu, Global Kreatif Direktörü Meera Saxena, Global Pazarlama Direktörü Hakan Senbir, Global Tedarik Grup Müdürü Gülendam Bal ve Denimer Kumaşçılık Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Deliorman’dan oluşan jüri tarafından yapılan değerlendirmede ilk üç tasarım belirlendi.</p>

<p>Finalistler, 5 günlük Eğitim Haftası’nın ardından 49 güne yayılan DenimNova Atölye sürecine katılarak toplam 54 günlük bir tasarım ve üretim yolculuğunu tamamladı. Bu süreçte genç tasarımcılar, COLIN’S denim tasarım ekibinin mentorluk desteğiyle fikirlerini geliştirdi; denim kumaş, yıkama teknikleri, aksesuar tasarımı ve sürdürülebilir materyal kullanımı gibi alanlarda edindikleri deneyimi sahnede sergilenen koleksiyonlara dönüştürdü.</p>

<p>Jüri tarafından değerlendirme sonucunda 10 koleksiyon arasından birinciliği Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nden Refika Asuman Çivici kazanırken, ikinciliği Atatürk Üniversitesi öğrencisi Sevinç Müezzinzade, üçüncülüğü ise Ankara Üniversitesi’nden Ozan Abbas Üçel aldı. Birinci olan öğrenci 200.000 TL, ikinci 150.000 TL, üçüncü ise 100.000 TL para ödülünün sahibi oldu. Finale kalan diğer öğrenciler de COLIN’S hediye çekleriyle ödüllendirildi.</p>

<p>Türkiye’nin tasarım potansiyeline yapılan sürdürülebilir bir yatırım</p>

<p>Gecede konuşan COLIN’S Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Eroğlu, Denim Fikrim’in gençlere duydukları güvenin somut bir göstergesi olduğunu belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Türkiye çok güçlü bir tekstil ülkesi. Üretim kabiliyetimiz yüksek, deneyimimiz güçlü, iş yapma kültürümüz sağlam. Dünyanın birçok önemli markası için üretim yapan, kaliteyi bilen, hızı ve esnekliğiyle öne çıkan bir ülkeyiz. Ancak bugün sadece iyi üretmek yetmiyor. Geleceğin moda dünyasında fark yaratmak için tasarım gücüne, yaratıcılığa, sürdürülebilirliği işin merkezine alan yeni bir bakışa ve en önemlisi gençlerin enerjisine ihtiyacımız var.”</p>

<p>Yenilik artık var olanı yeniden görmek</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>COLIN’S Sürdürülebilirlik Komitesi Başkanı Ahmet Eroğlu ise Denim Fikrim Tasarım Yarışması’nı genç tasarımcı adaylarına alan açmak ve sürdürülebilir moda konusundaki farkındalıklarını güçlendirmek amacıyla 2022 yılında başlattıklarını belirterek, “Bu yıl DenimNova temasıyla gençlerin denimi yeniden düşünmelerini amaçladık. Var olanı dönüştürmelerini, sürdürülebilirliği tasarımın merkezine almalarını istedik. Çünkü bugün moda dünyasında ‘yeni’ kavramı değişiyor. Yenilik artık yalnızca sıfırdan üretmek değil; bazen var olanı yeniden görmek, ona yeni bir enerji kazandırmak ve onu daha anlamlı bir geleceğin parçası yapmak da yeniliktir” dedi.</p>

<p>Gecede konuşan COLIN’S Genel Müdür Yardımcısı Ergin Erşin, Denim Fikrim’in yalnızca bir tasarım yarışması olmadığını, gençlerin yaratıcılığına ve Türkiye’nin tasarım potansiyeline yapılan uzun vadeli bir yatırım niteliği taşıdığını vurguladı. Erşin, “insana yatırım bizim için bir tercih değil, dönüşümün kalbidir. Çalışma arkadaşlarımızın gelişimine, genç yeteneklerin desteklenmesine, yeni fikirlerin cesaretlendirilmesine ve yaratıcı emeğin görünür olmasına önem veriyoruz. Denim Fikrim de bu anlayışın sahneye çıkmış halidir.” dedi.</p>

<p>Eğitimden üretime uzanan süreç</p>

<p>Bu yıl 24 şehirden, 51 üniversiteden yaklaşık 200 öğrencinin başvurduğu yarışmada, ön elemenin ardından 10 finalist belirlendi. Finalistler, 23 Mart – 27 Mart tarihleri arasında gerçekleştirilen Eğitim Haftası kapsamında COLIN’S Genel Merkezi’ni ziyaret ederek markanın denim tasarım ekibiyle bir araya geldi. Genç tasarımcılar bu süreçte, yalnızca fikirlerini sunmakla kalmadı; tasarımlarını sektör profesyonelleriyle birlikte değerlendirdi, üretilebilir koleksiyonlara dönüştürmek üzere geliştirdi ve denim tasarımının yaratıcı olduğu kadar teknik bilgi gerektiren yönlerini yakından tanıma fırsatı buldu.</p>

<p>Eğitim Haftası’nın ardından finalistler, 28 Mart – 15 Mayıs tarihleri arasında düzenlenen DenimNova Atölye sürecine katıldı. COLIN’S denim tasarım ekibinin mentorluk sağladığı bu özel süreçte katılımcılar; denim kumaş kullanımı, tasarım geliştirme, yıkama teknikleri, aksesuar tasarımı ve sürdürülebilir materyal uygulamaları gibi alanlarda bilgi ve deneyim kazandı. Böylece genç tasarımcıların fikirleri, yalnızca kâğıt üzerindeki tasarımlar olarak kalmadı; atölye disiplini, üretim bilgisi ve sürdürülebilirlik yaklaşımıyla gerçek koleksiyonlara dönüştü.</p>

<p>Denim Fikrim Atölye süreci, finalistlere moda endüstrisinin profesyonel işleyişini deneyimleme imkânı sağladı. Katılımcılar, bir tasarım fikrinin malzeme seçimiyle, üretim tekniğiyle, sürdürülebilirlik kriterleriyle ve sahne sunumuyla nasıl bütünleştiğini uygulamalı olarak gördü. Bu yönüyle Denim Fikrim, genç tasarımcılar için yalnızca bir yarışma değil; sektöre hazırlanma, özgün bakışlarını geliştirme ve tasarımlarını hayata geçirme imkânı sunan kapsamlı bir gelişim platformu olarak COLIN’S’in sosyal sürdürülebilirlik inisiyatifine değer katıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/colins-denim-fikrim-tasarim-yarismasinin-kazananlari-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 14:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/k-d-n-c.JPG" type="image/jpeg" length="88817"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AYİDER Başkanı Hakan Şişik, “Ev almanın tam zamanı”]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ayider-baskani-hakan-sisik-ev-almanin-tam-zamani</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ayider-baskani-hakan-sisik-ev-almanin-tam-zamani" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın açıkladığı mayıs ayına ait konut satış endeksine göre fiyatlarda gerileme yaşandığını gördüklerini belirten Anadolu Yakası İnşaat Müteahhitleri Derneği (AYİDER) Başkanı Hakan Şişik, konut piyasasında mevcut tabloyun alım için önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti. Şişik, reel bazda yüzde 6,1’lik düşüşün konut satın almak için doğru bir zamanlamaya işaret ettiğini söyledi.</strong></p>

<p>Elinde nakit bulunan, kira ödemekte zorlanan ve konuta erişimde güçlük yaşayan tüketiciler için mevcut dönemin önemli bir fırsat olduğuna dikkat çeken Şişik, yüksek kredi faizlerine takılmadan, firmaların sunduğu finansman imkanlarının veya peşin alımlarda sağlanan indirimlerin değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Müteahhitler açısından da tabloyu değerlendiren Şişik, artan maliyetlere rağmen sektörün kâr marjlarından fedakârlık yaptığını ifade ederek şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Yarın faiz oranlarında bir gevşeme başladığı anda ertelenen talep piyasaya hücum edecek ve fiyatlar bu kez reel olarak çok sert yükselecektir. Dolayısıyla imkânı olan, doğru lokasyonda ve doğru fiyatta yakaladığı projeyi kaçırmamalıdır.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ayider-baskani-hakan-sisik-ev-almanin-tam-zamani</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 14:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/d-x-s-m-c.JPG" type="image/jpeg" length="26987"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EBI Genel Kurulu 15 ülkeden 32 katılımcının iştirakiyle YATED ev sahipliğinde gerçekleştirildi]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ebi-genel-kurulu-15-ulkeden-32-katilimcinin-istirakiyle-yated-ev-sahipliginde-gerceklestirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ebi-genel-kurulu-15-ulkeden-32-katilimcinin-istirakiyle-yated-ev-sahipliginde-gerceklestirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Avrupa Teknecilik Endüstrisi Derneği (EBI) Genel Kurul Toplantısı, 15 farklı ülkeden 32 temsilcinin katılımıyla İstanbul’da, Yat ve Tekne Endüstrisi Derneği (YATED) ev sahipliğinde düzenlendi. İki gün süren program boyunca Türkiye’nin küresel denizcilik sektöründeki üretim kapasitesi, uluslararası vizyonu ve sektörel dönüşüm hedefleri tüm yönleriyle ele alındı. YATED Yönetim Kurulu Başkanı Murat Bekiroğlu, “Denizcilik kültürümüzden aldığımız ilhamı, mühendislik gücümüz ve girişimci yaklaşımımızla birleştirerek; daha sürdürülebilir, yenilikçi ve rekabetçi bir endüstri için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Avrupa ile geliştirilen güçlü iş birliklerini daha da ileri taşımayı ve ortak değerler etrafında yeni başarı hikâyeleri yazmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</strong></p>

<p>Sürdürülebilir bir teknecilik ve deniz turizmi endüstrisini temsil etme amacıyla faaliyetlerini sürdüren Avrupa Teknecilik Endüstrisi Derneği (EBI) Genel Kurul Toplantısı, 8-10 Haziran 2026 tarihlerinde Yat ve Tekne Endüstrisi Derneği’nin (YATED) ev sahipliğinde İstanbul’da gerçekleştirildi. İki gün süren etkinlik kapsamında Genel Kurul ve Konsey toplantılarının yanı sıra sektörel atölye çalışmaları düzenlendi, ayrıca Türkiye’nin önde gelen yat ve tekne üreticilerine teknik saha ziyaretleri yapıldı. Katılımcılar aynı zamanda planlanan sosyal programlar aracılığıyla dünyanın en önemli turizm merkezlerinden biri olan İstanbul’u yakından tanıma fırsatı buldu.</p>

<p>“SEKTÖRÜMÜZ İNOVASYON VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİN GÜÇLÜ BİR TEMSİLCİSİ HALİNE GELDİ”</p>

<p>Etkinliğin açılış konuşmasını yapan YATED Yönetim Kurulu Başkanı Murat Bekiroğlu, Avrupa ile Asya kıtalarını birbirine bağlayan ve medeniyetler arasında köprü görevi üstlenen İstanbul’da EBI ailesini ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduklarını ifade etti. Bekiroğlu, toplantının 15 ülkeden 32 katılımcı ile Türkiye’de düzenlenmesinin, sektörün uluslararası ölçekteki gücünü göstermesi açısından önemli bir adım olduğunu vurguladı. YATED’in iki yıl önce EBI’ya tam üye olarak katılım sağladığını hatırlatan Bekiroğlu, bu süreçten bu yana yürütülen çalışmalara aktif katkı sunduklarını belirterek tüm katılımcılara teşekkür etti.</p>

<p>Türkiye’nin küresel pazardaki stratejik konumuna dikkat çeken Bekiroğlu, “Türkiye, coğrafi konumu, köklü denizcilik kültürü ve gelişen üretim kapasitesi ile küresel yat ve tekne endüstrisinde her geçen gün daha güçlü bir yer edinmektedir. Tersanelerimiz, mühendislik kabiliyetimiz ve yenilikçi yaklaşımımız sayesinde uluslararası pazarda rekabet gücümüzü artırmaya devam ediyoruz. Denizcilik kültürümüzden aldığımız ilhamı, mühendislik gücümüz ve girişimci yaklaşımımızla birleştirerek; daha sürdürülebilir, yenilikçi ve rekabetçi bir endüstri için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Avrupa ile geliştirdiğimiz güçlü iş birliklerini daha da ileri taşımayı ve ortak değerler etrafında yeni başarı hikâyeleri yazmayı istiyoruz.” dedi.</p>

<p>Yat ve tekne endüstrisinin artık yalnızca üretim ve ticaret ekseninde değerlendirilmediğini vurgulayan Murat Bekiroğlu, sektörün geleceğine ilişkin değerlendirmesini şu sözlerle paylaştı:<br />
“Sektörümüz; inovasyon, sürdürülebilirlik ve uluslararası iş birliğinin güçlü bir temsilcisi haline geldi. Önümüzdeki dönemde sektörümüz; akıllı üretim sistemleri, çevre dostu teknolojiler ve daha entegre bir küresel yapı doğrultusunda önemli bir dönüşüm sürecinden geçmeye devam edecek.”</p>

<p>Genel Kurul kapsamında YATED Genel Sekreteri Orhun Şentürk, 2026 Yılı Türk Yat Pazarı Değerlendirmesi hakkında sunum gerçekleştirirken, YATED Dernek Müdürü Kadir Karakaya ise derneğin yürüttüğü faaliyetlere ilişkin kapsamlı bir bilgilendirme sunumu yaparak kurul üyelerini detaylı şekilde bilgilendirdi.</p>

<p>Program, uluslararası delegasyonun Türkiye’nin üretim gücünü yerinde incelemesi amacıyla AIATA Boats ve Sirena Marine tersanelerine gerçekleştirilen teknik saha ziyaretleri ile tamamlandı.</p>

<p>EBI (Avrupa Teknecilik Endüstrisi) Hakkında<br />
Avrupa’da rekreasyonel teknecilik endüstrisini temsil eden ulusal dernekler ve destekleyici kuruluşların bir araya gelmesiyle 2004 yılında kurulmuştur. AB düzeyinde tanınan bir paydaş olan EBI; Avrupa Yeşil Mutabakatı, Eğlence Amaçlı Tekneler Direktifi, döngüsel ekonomi, turizm, mavi ekonomi ve AB su mevzuatı gibi sektörün geleceğini şekillendiren stratejik alanlarda çalışmalar yürütmektedir. 24 ülke ve 35 üyeye ulaşan yapı, sürdürülebilir bir deniz turizmi endüstrisi için standartların geliştirilmesini ve yaygınlaştırılmasını hedeflemektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>EBI, bölgesel bir organizasyon olmasına rağmen YATED’in de üyesi olduğu ICOMIA (Uluslararası Denizcilik Endüstrisi Dernekleri Konseyi) ile kurduğu iş birliği sayesinde küresel ölçekte birçok projeye katkı sunmaktadır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ebi-genel-kurulu-15-ulkeden-32-katilimcinin-istirakiyle-yated-ev-sahipliginde-gerceklestirildi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 13:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/sirena.jpeg" type="image/jpeg" length="78976"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DHL eCommerce Türkiye’den Bireysel Gönderilerde Dijital Dönüşüm]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/dhl-ecommerce-turkiyeden-bireysel-gonderilerde-dijital-donusum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/dhl-ecommerce-turkiyeden-bireysel-gonderilerde-dijital-donusum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>DHL eCommerce Türkiye, bireysel müşterilerine yönelik geliştirdiği Bireysel Online Gönderi uygulaması ile gönderi süreçlerini daha pratik, hızlı ve dijital bir yapıya taşıyor. DHL eCommerce web sitesi üzerinden erişilebilen sistem sayesinde kullanıcılar; gönderi oluşturma, teslimat yöntemi seçme ve ödeme işlemlerini tek bir platform üzerinden uçtan uca gerçekleştirebiliyor. Yeni sistemle birlikte müşteriler, gönderilerini ister şubeye teslim ederek ister adresten alım seçeneğini tercih ederek kolayca gerçekleştirebiliyor. Gönderi sürecinin her aşamasında gönderici ve alıcı bilgileri dijital ortamda yönetilirken, kullanıcılar aynı sistem üzerinden gönderi takibini de anlık olarak yapabiliyor.</strong></p>

<p>DHL eCommerce Türkiye, Bireysel Online Gönderi servisinde yeni bir döneme geçerek Bireysel Üyelik Sistemi'ni de devreye aldı. Şirketin web sitesinde üyelik hesabı oluşturan bireysel müşteriler, gönderi süreçlerini daha kişiselleştirilmiş ve pratik bir şekilde yönetebiliyor. Kullanıcılar favori adreslerini kaydetme, gönderici ve alıcı bilgilerini sistem üzerinde saklayabilme, ödeme işlemini online gerçekleştirme ve sık kullanılan gönderilerini kolayca tekrar oluşturma imkanına sahip oluyor. Aynı zamanda bireysel yurt dışı gönderilerini planlayıp, e-ticaret iade süreçlerini de internet üzerinden gerçekleştirebiliyorlar. Sosyal medya üzerinden satış yapan bireysel kullanıcılar ve sık gönderi gerçekleştiren tüketicilere daha hızlı ve verimli bir deneyim yaşatan üyelik sistemi, kampanyalar ve iş birlikleri kapsamında indirimli gönderi avantajları da sağlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Kağan Gündüz:</strong> "<strong>Bulunduğunuz Yerden Gönderi Kolaylığı Sağlıyoruz"</strong></p>

<p><strong>DHL eCommerce Türkiye CEO'su Kağan Gündüz, </strong>"İnsana dokunan her hizmetin fark yarattığının bilinciyle, tüm çalışmalarında yüksek müşteri memnuniyetini odağa aldıklarını belirterek, bireysel müşterilere bulundukları yerden gönderi kolaylığı sağlayan Bireysel Online Gönderi hizmetinin de bu yaklaşımın önemli bir parçası olduğunu ifade etti. Kısa süre önce devreye alınan Bireysel Üyelik Sistemi sayesinde bu yapıyı daha kullanıcı dostu bir seviyeye taşıdıklarını aktaran Gündüz, müşterilerin gönderi süreçlerini daha kolay yönetebildiğini ve hizmet kalitesinden her an, her yerden faydalanabildiğini söyledi. Amaçlarının, bireysel müşterilerin kargo gönderiminde her zaman akla gelen ilk ve en güvenilir tercih olmak." dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/dhl-ecommerce-turkiyeden-bireysel-gonderilerde-dijital-donusum</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 12:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/dhl.JPG" type="image/jpeg" length="31744"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Uluslararası Mağusa Kültür Sanat Festivali 2026 Programı Açıklandı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/uluslararasi-magusa-kultur-sanat-festivali-2026-programi-acikland</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/uluslararasi-magusa-kultur-sanat-festivali-2026-programi-acikland" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazimağusa Belediyesi’nin kentin kültür ve sanat hayatına kazandırdığı en önemli etkinliklerden biri olan Uluslararası Mağusa Kültür Sanat Festivali, bu yıl 26’ncı kez sanatseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. Her yıl büyük bir ilgiyle takip edilen festival, yerli ve yabancı sanatçıları Gazimağusa’nın tarihi dokusuyla bütünleşen özel mekânlarında ağırlayarak kente yaz boyunca güçlü bir kültür-sanat atmosferi kazandırmayı sürdürüyor.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>23 Haziran ile 16 Temmuz 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan festival, Gazimağusa’nın simge tarihi alanları Othello Kalesi ve Salamis Antik Tiyatro’da düzenlenecek etkinliklerle sanatseverleri ağırlayacak. Müzik, tiyatro, dans ve farklı sahne performanslarının yer alacağı program, tarihin büyüleyici atmosferiyle sanatın buluştuğu özel bir deneyim sunmayı hedefliyor.</p>

<p>Gazimağusa Belediyesi, yıllardır sürdürdüğü bu festival geleneğiyle kentin tarihsel mirasını kültür ve sanatla bir araya getirerek Gazimağusa’yı uluslararası ölçekte bir sanat merkezi olarak konumlandırmayı amaçlıyor. Festival, sanatın birleştirici gücünü geniş kitlelere ulaştırırken hem bölge halkına hem de adaya gelen ziyaretçilere unutulmaz bir yaz programı sunmayı hedefliyor.</p>

<p>Festivalin açılış etkinliği 23 Haziran’da Othello Kalesi’nde saat 21.00’de gerçekleştirilecek Selin Geçit konseri olacak ve bu özel gece ücretsiz olarak izleyicilerle buluşacak. YouTube’daki performanslarıyla geniş kitlelere ulaşan, özellikle “Yalancı Bahar” yorumu ile dikkat çeken Selin Geçit, İngiltere’de aldığı müzik eğitiminin ardından Mahmut Orhan’ın “In Control” parçasıyla profesyonel müzik kariyerine güçlü bir adım atmış bir isim olarak açılış gecesinde sahne alacak.</p>

<p>Festivalin ikinci gününde, 24 Haziran’da yine Othello Kalesi’nde saat 21.00’de Kyprogenia sahne alacak. Kıbrıs müzik geleneğini çağdaş ve alternatif bir yorumla yeniden ele alan Kyprogenia projesi, besteci ve yorumcu Larkos Larkou tarafından 2005 yılından bu yana sürdürülen kültür temelli bir müzik çalışması olarak öne çıkıyor. 20 yılı aşkın süredir Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türk müzisyenleri aynı sahnede buluşturan proje, adanın ortak kültürel mirasını müziğin evrensel diliyle seyirciye aktarmayı amaçlıyor.</p>

<p>Festival programı 30 Haziran’da “Devlerin Savaşı” adlı tiyatro oyunuyla devam edecek. Othello Kalesi’nde saat 21.00’de sahnelenecek yapımda Okan Bayülgen, Celal Kadri Kınoğlu ve Nihal Usanmaz aynı sahneyi paylaşacak. Oyun, sanat dünyasının iki önemli ismi Herbert von Karajan ve Leonard Bernstein’ın hayat hikâyeleri üzerinden rekabet, ilham ve sanatın dönüştürücü gücünü sahneye taşıyacak.</p>

<p>1 Temmuz’da Mağusa Kent Orkestrası ile Kıbrıs müzik sahnesinin sevilen isimlerinden Fikri Karayel aynı sahnede buluşacak. Othello Kalesi’nde saat 21.00’de gerçekleşecek bu özel performansta, orkestra ile Karayel’in özgün müzikal dili birleşerek güçlü bir sahne deneyimi oluşturacak. Mağusa Kent Orkestrası’nın kolektif müzik anlayışı ile Karayel’in sevilen şarkıları, tarihi atmosferde izleyicilere sunulacak.</p>

<p>6 Temmuz’da ise Arjantin tango kültürünü sahneye taşıyan “Tango Gala” gösterisi Othello Kalesi’nde sanatseverlerle buluşacak. Naturalis Labor Dans Topluluğu tarafından sahnelenen performansta, tango dünyasının önde gelen dansçıları ve Tango Spleen dörtlüsünün canlı müziği yer alacak. Gösteri, tangonun yalnızca bir dans değil aynı zamanda duygu, tutku ve estetik bir anlatım dili olduğunu vurgulayan bir sahne performansı olarak dikkat çekiyor.</p>

<p>7 Temmuz’da Othello Kalesi’nde bu kez caz müziğin güçlü isimlerinden Oytun Ersan &amp; Blue Deja Vu Band sahne alacak. Uluslararası caz sahnelerinde yer alan ve Grammy Müzik Ödülleri Voting Member/Jüri üyeleri arasında bulunan Oytun Ersan, enerjik performansları ve güçlü müzikal kimliğiyle festival izleyicisine özel bir caz gecesi yaşatacak.</p>

<p>9 Temmuz’da Salamis Antik Tiyatro’da Tiyatro Best yapımı “Atreuslar’ın Yalnızlığı” sahnelenecek. “Sessizlikten Sonra… Atreus Hanedanı’ndan Tanıklıklar” alt başlığıyla sunulan oyun, savaşın yıkıcılığı, kayıplar ve parçalanmış aile bağları üzerinden Atreus hanedanının hikâyesini yeniden yorumluyor. Türkçe ve Yunanca iki dilli olarak sahnelenen yapımda Kıbrıs’ın iki toplumundan sanatçılar birlikte yer alıyor.</p>

<p>14 Temmuz’da festivalin uluslararası konuklarından Pink Martini, Salamis Antik Tiyatro’da sahne alacak. Çok dilli repertuvarı, farklı kültürleri bir araya getiren müzikal tarzı ve sahne enerjisiyle dünya çapında tanınan grup, tarihi antik tiyatronun atmosferinde unutulmaz bir konser sunacak.</p>

<p>Festivalin kapanışı ise 16 Temmuz’da gerçekleştirilecek Sertab Erener konseriyle yapılacak. Salamis Antik Tiyatro’da saat 21.00’de sahne alacak olan Sertab Erener, güçlü sesi, sahne performansı ve hafızalara kazınan şarkılarıyla festivalin final gecesine damga vuracak.</p>

<p>Gazimağusa Belediyesi, tüm sanatseverleri 26. Uluslararası Mağusa Kültür Sanat Festivali’nin tarihi mekânlarda gerçekleşecek özel atmosferine davet ederken, tüm etkinliklerin saat 21.00’de başlayacağı, açılış konserinin ücretsiz olacağı ve diğer etkinlik biletlerinin 300 TL olarak belirlendiğini açıkladı. Biletler Kıbrıs Biletcim, Gişe Kıbrıs, Tixcy platformları ile Gazimağusa Belediyesi’nden temin edilebilecek. Festival programı ve detaylı bilgi için 0392 630 0500 numaralı Kültür İşleri hattı üzerinden iletişime geçilebileceği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Festival Haberleri</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/uluslararasi-magusa-kultur-sanat-festivali-2026-programi-acikland</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 12:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/1781156215-naturalis-labor-tango-gala-foto-5.jpg" type="image/jpeg" length="80558"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İZFAŞ, Multimodal 2026'ya milli katılım organizasyonu gerçekleştiriyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/izfas-multimodal-2026ya-milli-katilim-organizasyonu-gerceklestiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/izfas-multimodal-2026ya-milli-katilim-organizasyonu-gerceklestiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İZFAŞ, lojistik sektörünün küresel pazarlardaki etkinliğini artırmak amacıyla uluslararası organizasyonlarına bir yenisini daha ekledi. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen Logistech – Uluslararası Lojistik, Depolama ve Teknolojileri Fuarı ile sektörü buluşturan İZFAŞ, şimdi de İngiltere’nin en önemli lojistik etkinliklerinden Multimodal 2026’nın Türkiye milli katılım organizasyonunu üstleniyor.</strong></p>

<p>Daha önce Çin’de gerçekleştirilen ve dünyanın önde gelen lojistik fuarları arasında gösterilen WIFFA Expo’da iki yıl üst üste Türkiye milli katılım organizasyonunu başarıyla gerçekleştiren İZFAŞ, bu kez 30 Haziran–2 Temmuz 2026 tarihleri arasında İngiltere’nin Birmingham kentinde düzenlenecek Multimodal Fuarı’nda Türk lojistik sektörünü temsil edecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Lojistik hizmet sağlayıcıları, freight forwarder’lar, liman işletmeleri ve tedarik zinciri profesyonellerini bir araya getiren Multimodal, sektörün Avrupa’daki en önemli ticaret ve iş geliştirme platformlarından biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p>İZFAŞ koordinasyonunda gerçekleştirilecek milli katılım organizasyonu sayesinde Türk lojistik firmalarının uluslararası iş bağlantılarını artırması, yeni pazarlara açılması ve küresel ölçekte marka görünürlüğünü güçlendirmesi hedefleniyor. Katılımcı firmalara stant alanı, stant tasarımı ve kurulum hizmetlerinin yanı sıra fuara özel B2B eşleştirme programları ve operasyonel destek sunulacak.</p>

<p>Ayrıca firmalar, ilgili destek mevzuatı kapsamında yüzde 70’e kadar devlet teşvikinden yararlanabilecek. Türkiye milli katılım organizasyonuna ilişkin detaylı bilgi ve başvuru süreci için firmalar <a href="mailto:millikatilim@izmirfair.com.tr">millikatilim@izmirfair.com.tr</a> adresi üzerinden İZFAŞ ile iletişime geçebilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/izfas-multimodal-2026ya-milli-katilim-organizasyonu-gerceklestiriyor</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 11:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/1781590716-16062026-83956-4.jpeg" type="image/jpeg" length="49265"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Borsa günü yükselişle tamamladı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/borsa-gunu-yukselisle-tamamladi-53</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/borsa-gunu-yukselisle-tamamladi-53" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günü yüzde 3,64 değer kazanarak 14.446,42 puandan tamamladı.</strong></p>

<p>BIST 100 endeksi, önceki kapanışa göre 507,93 puan artarken, toplam işlem hacmi 217,8 milyar lira oldu.</p>

<p>Bankacılık endeksi yüzde 5,14, holding endeksi yüzde 4,09 değer kazandı.</p>

<p>Sektör endekslerinin tümü kazandırırken, en çok kazandıran yüzde 6,28 ile madencilik oldu.</p>

<p>Küresel piyasalar, ABD ile İran arasında savaşı sona erdirmeyi ve Hürmüz Boğazı'ndaki geçişleri yeniden başlatmayı öngören mutabakatın sağlanmasıyla pozitif bir seyir izliyor.</p>

<p>Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, dün sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "yoğun görüşmelerin ardından ABD ile İran arasında barış anlaşmasına varıldığını" duyurdu.</p>

<p>Her iki tarafın da "Lübnan dahil tüm cephelerde askeri operasyonların derhal ve kalıcı olarak sona erdirildiğini ilan ettiğini" aktaran Şerif, anlaşmanın resmi imza töreninin 19 Haziran'da İsviçre'de düzenleneceğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ABD Başkanı Donald Trump da İran ile yapılan barış anlaşmasının tamamlandığını, Hürmüz Boğazı'nın açılarak ABD'nin deniz ablukasının derhal kaldırılacağını bildirdi.</p>

<p>Bu gelişmelerle birlikte, Orta Doğu'da barış ikliminin tesis edileceğine yönelik beklentiler ve tahvil faizlerindeki gerilemenin etkisiyle Türkiye'nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS) 225 baz puana inerek 26 Şubat'tan bu yana en düşük seviyesini gördü.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/borsa-gunu-yukselisle-tamamladi-53</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 19:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2024/03/borsaaa.jpg" type="image/jpeg" length="12514"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kids Fest 2026, Kemerburgaz Kent Ormanı’nda Ailelere Deneyim Odaklı Festival Sunacak]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/kids-fest-2026-kemerburgaz-kent-ormaninda-ailelere-deneyim-odakli-festival-sunacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/kids-fest-2026-kemerburgaz-kent-ormaninda-ailelere-deneyim-odakli-festival-sunacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>20–21 Haziran 2026 tarihlerinde İstanbul’daki Kemerburgaz Kent Ormanı Festival Alanı’nda gerçekleştirilecek Kids Fest 2026, çocuklara ve ailelere yönelik zengin içerikli bir açık hava deneyimi sunmaya hazırlanıyor. Festival kapsamında sahne gösterileri, yaratıcı atölyeler, oyun alanları ve markaların yer aldığı etkileşimli deneyim alanları ziyaretçilerle buluşacak.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Festival boyunca çocuklar; el becerilerini geliştiren, hayal gücünü destekleyen ve üretkenliği teşvik eden farklı atölyelere katılabilecek. Big Babol, BIC, Era Koleji, Jolly ve Möller’s Omega-3 gibi markaların katkılarıyla oluşturulan alanlarda çocuklara ve ailelere özel deneyim aktiviteleri sunulacak.</p>

<p>Atölye ve etkinlik alanlarında çocuklar; boyama, tasarım, yaratıcı üretim, hareket ve keşif temelli aktivitelerle festival süresince aktif bir deneyim yaşayacak. Markalar ise çocuklarla doğrudan temas kurabilecekleri ve deneyim odaklı etkileşim sağlayabilecekleri özel alanlarda yer alacak.</p>

<p>Festival organizasyon ekibi, Kids Fest’in yalnızca yoğun katılımlı bir etkinlik değil, aynı zamanda güvenli ve konforlu bir aile deneyimi olarak tasarlandığını vurguladı. Alanda yeme–içme alanları, dinlenme noktaları, yönlendirme alanları ve ailelerin rahat vakit geçirebileceği sosyal bölgelerin de bulunacağı belirtildi.</p>

<p>Güvenlik ve konfor odaklı planlama kapsamında festivalin seans bazlı kontenjan sistemiyle gerçekleştirileceği ifade edildi. Bu yapı ile çocukların ve ailelerin etkinlik alanında rahat hareket edebilmesi ve aktivitelerden daha verimli şekilde yararlanabilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Kids Fest Kurucusu Uzm. Dyt. Samet Yağlı, festivalin marka deneyimi boyutuna ilişkin yaptığı açıklamada, “Kids Fest’i ailelerin yalnızca izleyici olmadığı, çocuklarıyla birlikte deneyimin bir parçası olduğu bir festival olarak tasarlıyoruz. Markalar için de ailelerle doğal, samimi ve deneyim odaklı bir bağ kurabilecekleri güçlü bir platform oluşturuyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Festival kapsamında sahne performansları, karakter buluşmaları, yaratıcı atölyeler, oyun alanları, marka deneyim bölgeleri, yeme–içme ve dinlenme alanları bir araya gelerek ailelere bütüncül bir açık hava festivali deneyimi sunacak.</p>

<p>20–21 Haziran tarihlerinde gerçekleşecek Kids Fest 2026, çocukların eğlenirken keşfettiği, ailelerin ise güvenli ve konforlu bir ortamda keyifli vakit geçirdiği özel bir etkinlik olarak planlanıyor. Etkinliğin biletleri sınırlı kontenjanla Biletix üzerinden satışa sunuldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/kids-fest-2026-kemerburgaz-kent-ormaninda-ailelere-deneyim-odakli-festival-sunacak</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 18:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/1781530085-kids1.png" type="image/jpeg" length="76198"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KÜAD Kozmetikte Gelecek: Ne Üretmeliyiz Zirvesi için geri sayım başladı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/kuad-kozmetikte-gelecek-ne-uretmeliyiz-zirvesi-icin-geri-sayim-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/kuad-kozmetikte-gelecek-ne-uretmeliyiz-zirvesi-icin-geri-sayim-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye'de yaklaşık 3,3 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşan kozmetik pazarı, her yıl çift haneli büyümesini sürdürürken sektörün geleceğini şekillendirecek yeni dinamikler de giderek daha fazla önem kazanıyor. Tüketici beklentilerindeki değişim, sürdürülebilirlik odaklı üretim anlayışı, dijitalleşme, yeni nesil satış kanalları ve katma değerli ürün geliştirme süreçleri, kozmetik sektöründe rekabetin yönünü belirleyen temel unsurlar arasında yer alıyor. Küresel pazarlarda rekabetin her geçen gün arttığı bir dönemde sektörün geleceğine yön verecek başlıklar, 18 Haziran'da İstanbul'da gerçekleştirilecek 4. Kozmetikte Gelecek: Ne Üretmeliyiz Zirvesi'nde masaya yatırılacak.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kozmetik Üreticileri ve Araştırmacıları Derneği (KÜAD) tarafından organize edilen ve 500'den fazla sektör profesyonelinin katılımının beklendiği zirve; üreticileri, tedarikçileri, araştırmacıları, perakende temsilcilerini ve teknoloji şirketlerini aynı platformda buluşturacak. Türkiye'nin yaklaşık 200 ülkeye kozmetik ihracatı gerçekleştiren güçlü üretim altyapısının geleceği de etkinlik kapsamında değerlendirilecek. Sektör temsilcileri, gelecek dönemde öne çıkacak ürünleri, teknolojileri, tüketici eğilimlerini ve ihracat fırsatlarını kapsamlı şekilde ele alacak. Kimya sektörünün yılın ilk beş ayında ulaştığı yaklaşık 13,8 milyar dolarlık ihracat performansı içinde önemli bir paya sahip olan kozmetik sanayisinin büyüme potansiyeli de zirvenin ana gündemleri arasında yer alacak.</p>

<p><strong>KOZMETİKTE TÜKETİCİ NEREYE GİDİYOR?</strong></p>

<p>Kozmetik sektöründe ürün geliştirme süreçlerini belirleyen en kritik unsur olan tüketici davranışları, zirvenin en önemli başlıklarından biri olacak. Oturumlarda veri analitiği, pazar araştırmaları ve küresel trendler doğrultusunda tüketici beklentilerindeki dönüşüm detaylı şekilde değerlendirilecek. NielsenIQ, Deloitte Türkiye ve WGSN temsilcileri; güzellik ve kişisel bakım pazarındaki yeni eğilimleri, değişen satın alma alışkanlıklarını ve sektörün büyüme potansiyeli taşıyan alanlarını ele alacak.</p>

<p><strong>SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ARTIK TERCİH DEĞİL ZORUNLULUK</strong></p>

<p>Artan çevresel farkındalık ve düzenleyici çerçeveler, kozmetik sektöründe sürdürülebilirlik yaklaşımını kaçınılmaz hale getiriyor. Zirve kapsamında gerçekleştirilecek oturumlarda sürdürülebilir üretim modelleri, yenilikçi hammaddeler, ambalaj teknolojileri ve tüketici deneyiminde yaşanan dönüşüm farklı boyutlarıyla tartışılacak. Sektör temsilcileri, geleceğin kozmetik markalarının hangi kriterlerle öne çıkacağına dair değerlendirmelerde bulunacak. E-ticaretin büyümesi ve dijital kanalların güçlenmesi ise kozmetik ürünlerinin tüketiciyle buluşma biçimini kökten değiştiriyor. Hepsiburada ve ebebek temsilcilerinin katılacağı oturumlarda yeni nesil satış kanalları, dijital perakende uygulamaları ve tüketici deneyimindeki dönüşüm masaya yatırılacak. KÜAD Talks Stage kapsamında teknoloji ve dijitalleşmenin sektöre etkileri farklı perspektiflerle ele alınacak.</p>

<p><strong>BUGÜN SADECE NE ÜRETTİĞİMİZ DEĞİL, NASIL DEĞER YARATTIĞIMIZ DA ÖNEMLİ</strong></p>

<p>Kozmetik sektörünün giderek daha rekabetçi ve dinamik bir yapıya dönüştüğünü belirten KÜAD Zirve Başkanı Ü. Belgin Sile, markaların artık yalnızca ürünleriyle değil; sürdürülebilirlik anlayışları, inovasyon kapasiteleri, tüketiciyle kurdukları bağ ve sundukları değer önerileriyle ayrıştığını ifade etti. Sile, “Kozmetik sektörü bugün yalnızca üretim hacmiyle değil; tüketici beklentilerindeki hızlı değişim, dijitalleşme, sürdürülebilirlik hedefleri ve küresel rekabet dinamikleriyle yeniden şekilleniyor. Tüketiciler artık sadece kaliteli ürün değil; aynı zamanda güvenilir, şeffaf, çevreye duyarlı ve kendilerine değer katan markalar arıyor. Bu durum sektörü daha yenilikçi ve katma değerli üretim modellerine yönlendiriyor. Ne Üretmeliyiz Zirvesi’ni yalnızca bir etkinlik değil, sektörün ortak akıl platformu olarak görüyoruz. Amacımız tüm paydaşları bir araya getirerek bilgi paylaşımını artırmak, yeni iş birliklerine zemin hazırlamak ve Türk kozmetik sektörünün küresel rekabet gücünü yükseltecek fikirlerin ortaya çıkmasına katkı sağlamak. Türkiye’nin kozmetik üretim ve ihracat potansiyelini ileri taşımak için birlikte düşünmeye, birlikte üretmeye ve geleceği birlikte tasarlamaya ihtiyaç var” dedi.</p>

<p><strong>YARATICILIK, DEĞİŞİM VE GELECEK VİZYONU</strong></p>

<p>Zirvenin keynote konuşmacısı olarak sahne alacak tiyatro sanatçısı Ali Poyrazoğlu, iş dünyasında yaratıcılığın, değişime uyum sağlamanın ve farklı düşünmenin önemini kendi deneyimleri üzerinden aktaracak. Poyrazoğlu’nun konuşması, sektör profesyonellerine yalnızca bugünü değil geleceği de yeniden düşünme fırsatı sunacak farklı bir perspektif sağlayacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/kuad-kozmetikte-gelecek-ne-uretmeliyiz-zirvesi-icin-geri-sayim-basladi</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 18:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-55337-pm.jpeg" type="image/jpeg" length="13206"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Motim İSTOÇ Ticaret Merkezi’nde ön satış dönemi başladı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/motim-istoc-ticaret-merkezinde-on-satis-donemi-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/motim-istoc-ticaret-merkezinde-on-satis-donemi-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bakırcı GYO, Motim İSTOÇ Ticaret Merkezi projesinde ön satış sürecini resmen başlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Toplam 155 bin metrekare inşaat alanına sahip projede ticari üniteler 30 milyon TL’den başlayan fiyatlarla yatırımcılara sunuluyor. Yatırımcılar, yüzde 25 peşinatla 36 ay, yüzde 10 peşinatla ise 28 ay vade farksız ödeme seçeneklerinden yararlanabiliyor. Modern mimarisi, kat içi tır sirkülasyonu ve güçlü ulaşım bağlantılarıyla öne çıkan proje; ticaret, depolama ve lojistik ihtiyaçlarını tek bir çatı altında birleştirerek İstanbul’un küresel ticaret vizyonuna katkı sağlayan bütünleşik bir ticari ekosistem olarak tasarlandı.</strong></p>

<p>Bakırcı Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (GYO), İstanbul’un en önemli ticaret merkezlerinden biri olan İstanbul Toptancılar Çarşısı’nda (İSTOÇ) 400 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirdiği Motim İSTOÇ Ticaret Merkezi’nin satış ofisini açarak ön satış sürecini başlattı. 155 bin metrekarelik inşaat alanına sahip proje; modern ticaretin ihtiyaçlarına uygun mimarisi, lojistik avantajları ve yatırım potansiyeliyle bölgenin yeni ticaret merkezi olmayı hedefliyor.</p>

<p>İstanbul’un en stratejik sanayi ve ticaret akslarından biri olan İSTOÇ Mahmutbey bölgesinde konumlanan proje, 25 bin 807 metrekarelik arsa üzerinde geliştiriliyor. Aralık 2028’de tamamlanması planlanan Motim İSTOÇ Ticaret Merkezi’nde, tamamı ticari kullanıma yönelik tasarlanan 277 bağımsız bölüm yer alıyor. Mağaza, showroom, depo ve lojistik merkez olarak kullanılabilecek esnek mimari yapısıyla proje, farklı sektörlerin ihtiyaçlarına bütüncül çözümler sunmayı amaçlıyor.</p>

<p>Kuzey Marmara Otoyolu, TEM Otoyolu ve İstanbul Havalimanı gibi önemli ulaşım akslarına yakınlığıyla dikkat çeken Motim İSTOÇ, ulusal ve uluslararası lojistik ağlara doğrudan erişim imkânı sağlıyor. Aynı zamanda şehir içi tedarik süreçlerinde zaman ve maliyet avantajı sunan proje, Mall of İstanbul’a komşu konumuyla öne çıkarken metro ve otobüs hatlarına yakınlığı sayesinde yüksek erişilebilirlik sağlıyor.</p>

<p><strong>Yüksek güvenlikli ve modern ticari merkez alternatifi</strong></p>

<p>Bakırcı GYO Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü Fatih Sağlam, Motim İSTOÇ Ticaret Merkezi’nin bölgenin dönüşümünde önemli bir rol üstleneceğini belirterek, İSTOÇ’un Türkiye’nin en önemli ticaret merkezlerinden biri olduğunu vurguladı. Sağlam, bölgede faaliyet gösteren işletmelerin ihtiyaçlarını analiz ederek ticareti kolaylaştıran, lojistik süreçleri hızlandıran ve yatırımcıya uzun vadeli değer sunan yeni nesil bir ticaret merkezi tasarladıklarını ifade etti.</p>

<p>Motim İSTOÇ ile geleneksel ticaret yapısını modern mimari ve teknolojik altyapıyla birleştirdiklerini söyleyen Sağlam, yüksek erişilebilirlik, operasyonel verimlilik ve sürdürülebilir altyapı ile İstanbul’un küresel ticaret vizyonuna katkı sağlayan, uzun vadeli bir ticari ekosistem kurmayı hedeflediklerini dile getirdi. Projenin, en güncel deprem yönetmeliklerine uygun, güvenli ve modern bir ticaret alanı sunarak bölge esnafı için güçlü bir alternatif oluşturacağını belirtti. Ayrıca mevcut ticari hareketliliğin daha erişilebilir ve yönetilebilir bir altyapıyla desteklenerek İSTOÇ ve çevresinin marka değerinin artırılacağını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>100’den fazla sektöre hitap edecek</strong></p>

<p>İSTOÇ ve İkitelli Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren 100’den fazla sektöre hizmet verecek şekilde planlanan Motim İSTOÇ Ticaret Merkezi’nin, ticaret ve depolama ihtiyaçlarını tek bir merkezde karşılamayı hedeflediğini belirten Sağlam, projenin tamamlanmasıyla birlikte bölgede nitelikli ticari alan ihtiyacına önemli katkı sağlanacağını söyledi.</p>

<p>Projenin öne çıkan özellikleri arasında lojistik operasyonları kolaylaştıran mimari yapının bulunduğunu ifade eden Sağlam, 6 metre brüt tavan yüksekliği ve 12 metre genişliğindeki kat içi yollar sayesinde operasyonların yüksek verimlilikle yürütüleceğini belirtti. B3, B2, B1 ve zemin katlara doğrudan araç giriş-çıkış imkânı sağlanırken, diğer katlara bina içi rampalarla erişim sunulacağı ifade edildi. Böylece tüm katlara TIR giriş-çıkışının mümkün olacağı aktarıldı.</p>

<p>Projede ayrıca yangın söndürme sistemleri, jeneratör altyapısı, gri su geri dönüşüm sistemi ve elektrikli araç şarj istasyonları gibi modern teknolojik çözümler yer alacak. 7/24 güvenlik, kamera sistemleri ve kontrollü giriş-çıkış noktalarıyla desteklenen profesyonel yönetim modeli sayesinde güvenli ve verimli bir iş ortamı oluşturulması hedefleniyor. Çatı katında yer alan açık otopark alanı ise kullanıcılar ve ziyaretçiler için önemli bir erişim ve park kolaylığı sağlayacak.</p>

<p><strong>Ön satışa özel avantajlar</strong></p>

<p>Ön satış dönemine özel ödeme seçenekleri hakkında da bilgi veren Fatih Sağlam, yatırımcılara yüzde 25 peşinatla 36 ay vade farksız sabit ödeme ve yüzde 10 peşinatla 28 ay vade farksız ödeme imkânı sunduklarını açıkladı. Projede ticari ünite fiyatlarının konum ve büyüklüğe göre yaklaşık 30 milyon TL ile 300 milyon TL arasında değiştiğini belirtti.</p>

<p>Motim İSTOÇ’un, bulunduğu lokasyonun sunduğu ticari hareketliliği modern mühendislik yaklaşımıyla birleştiren güçlü bir yatırım değeri taşıdığını ifade eden Sağlam, geniş inşaat alanı, kat içi tır sirkülasyonu ve sürdürülebilir bina özellikleriyle projenin yalnızca bugünün değil geleceğin de önemli ticaret merkezlerinden biri olacağını söyledi. İSTOÇ bölgesinde nitelikli ticari alan arzının sınırlı olmasının projenin değer potansiyelini artırdığına dikkat çekti.</p>

<p>Sağlam, projenin stratejik konumu, yapısal avantajları ve güçlü kira getirisi potansiyeliyle hem yatırımcılara hem de bölge ekonomisine uzun vadeli katkı sağlayacağını belirterek, tamamlandığında Motim İSTOÇ’un A sınıfı ticaret merkezi konumuna ulaşacağını ve bölge ortalamasının üzerinde kira getirisi ile daha kısa amortisman süresi sunacağını ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/motim-istoc-ticaret-merkezinde-on-satis-donemi-basladi</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 17:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/motim-1.jpeg" type="image/jpeg" length="46665"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[500 Milyon Dolarlık El Örgü İpliği İhracatında Gözler Yeni Pazarlarda]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/500-milyon-dolarlik-el-orgu-ipligi-ihracatinda-gozler-yeni-pazarlarda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/500-milyon-dolarlik-el-orgu-ipligi-ihracatinda-gozler-yeni-pazarlarda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Yaklaşık 500 milyon dolarlık ihracat hacmine ulaşan Türkiye el örgü ipliği sektörü, Avrupa pazarındaki konumunu güçlendirirken sektör yeni pazarlara, sürdürülebilir üretime ve katma değerli ürünlere odaklanıyor. El örgü iplik sektörünün köklü markalarından Etrofil El Örgü İplikleri, 2026 yılının ilk yarısında ihracat, ürün geliştirme ve dijitalleşme alanlarında yaptığı çalışmalarla dikkat çekti. Yılın ilk altı ayında planladıkları hedeflerin önemli bir bölümüne ulaştıklarını belirten Yönetim Kurulu Başkanı Toygun Batallı, "İç pazarda talep daha kontrollü bir seyir izlerken, ihracat tarafında daha güçlü bir performans ortaya koyduk. Avrupa ve Amerika, öncelikli pazarlarımız olmaya devam ediyor. Bununla birlikte Güney Amerika, Balkanlar ve çeşitli Avrupa ülkelerinde yeni iş birliklerine yönelik görüşmelerimizi sürdürüyoruz. 2026 yılının ikinci yarısında ise özellikle yeni sezon siparişlerinin etkisiyle daha hareketli ve güçlü bir dönem geçirmeyi öngörüyoruz" dedi.</strong></p>

<p>Küresel ekonomideki belirsizlikler, maliyet baskıları ve değişen tüketici alışkanlıklarına rağmen el örgü iplik sektörü, ihracat performansı ve yenilikçi ürün yatırımlarıyla büyümesini sürdürüyor.</p>

<p><strong>İkinci Yarıda Gözler Yeni Sezon Siparişlerinde</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yılın ilk altı ayını değerlendiren <strong>Etrofil El Örgü İplikleri Yönetim Kurulu Başkanı Toygun Batallı</strong>, "<i>2026 yılının ilk altı ayı bizim açımızdan temkinli ancak verimli geçen bir dönem oldu. Yıl başında belirlediğimiz hedeflerin önemli bir bölümüne ulaştık. Özellikle ihracat, ürün geliştirme ve mevcut müşteri ilişkilerini güçlendirme alanlarında planladığımız adımları büyük ölçüde hayata geçirdik. Geçtiğimiz yılın aynı dönemine kıyasla satışlarımızda dengeli bir büyüme yakaladık. İç pazarda talep daha kontrollü bir seyir izlerken, ihracat tarafında daha güçlü bir performans sergiledik. Avrupa, Amerika ve mevcut distribütörlük pazarlarımızda Etrofil markasına olan ilginin devam ettiğini görmekten memnuniyet duyuyoruz. Yılın ilk yarısında yeni ürün geliştirme, numune yönetimi, planlama ve müşteri iletişimi süreçlerinde teknolojiyi daha etkin kullanmaya başladık. Dijital dönüşüm yatırımlarımızı yılın ikinci yarısında da sürdürmeyi planlıyoruz. Yeni sezon siparişleriyle birlikte sektörün daha hareketli bir döneme gireceğini öngörüyoruz. Yılın geri kalanında doğal içerikler, sürdürülebilir üretim anlayışı, hafif ve yumuşak tuşeli iplikler, premium ambalaj tasarımları ve güçlü renk hikâyelerine sahip koleksiyonların öne çıkacağını düşünüyoruz. Bu doğrultuda yenilikçi, katma değeri yüksek ve global pazarlarda rekabet gücümüzü artıracak ürünler geliştirmeye devam edeceğiz</i>" dedi.</p>

<p><strong>Türkiye'nin Güçlü Tekstil Altyapısı İhracatı Destekliyor</strong></p>

<p>Türkiye'nin el örgü ipliği alanında Avrupa'nın en güçlü üreticileri arasında yer aldığını belirten <strong>Batallı,</strong> "<i>İplik sektörüne baktığımızda Türkiye'nin yıllık ihracatının yaklaşık 12 milyar dolar seviyesinde olduğunu görüyoruz. El örgü iplikleri ise bu büyük yapının daha niş ancak katma değeri yüksek segmentlerinden birini oluşturuyor. Türkiye'nin el örgü iplikleri ihracatı bugün yaklaşık 450-500 milyon dolar seviyesinde bulunuyor. Etrofil El Örgü İplikleri olarak biz de bu güçlü ekosistemin önemli bir parçasıyız. Kalite, sürdürülebilirlik ve tasarım odaklı yaklaşımımız sayesinde Avrupa başta olmak üzere birçok pazarda rekabet gücümüzü her geçen gün artırıyoruz</i>" dedi.</p>

<p><strong>Doğal İçerikli ve Premium Ürünlere Talep Artıyor</strong></p>

<p>Küresel tüketici eğilimlerinin iplik sektörünü doğrudan etkilediğini belirten <strong>Batallı,</strong> "Özellikle doğal içerikli ve sürdürülebilir ürünlere yönelik talep oldukça yükseldi. Organik pamuk, merino yün, alpaka karışımları ve özel efektli ipliklerin yılın ilk yarısında öne çıkan ürün grupları arasında yer alıyor. Tüketiciler artık yalnızca ürünün teknik özelliklerine değil, üretim hikâyesine, sürdürülebilirlik yaklaşımına ve koleksiyon bütünlüğüne de önem veriyor" açıklamasında bulundu.</p>

<p><strong>Kadının Ev İçi Emeği Ekonomik Değere Dönüşüyor</strong></p>

<p><strong>Batallı,</strong> "Büyüyen sektörle birlikte ev içi üretim, dijitalleşmenin de etkisiyle kayıt dışı bir uğraş olmaktan çıkarak önemli bir ekonomik girişimcilik alanına dönüşüyor. Bugün birçok kadın kendi markasını oluşturuyor, sosyal medya üzerinden müşteri kitlesi edinerek evden yönettiği küçük işletmesini sürdürülebilir bir gelir modeline dönüştürüyor. El örgüsü ekonomisi yalnızca üreticilere değil; iplik, aksesuar, ambalaj, kargo ve dijital pazarlama gibi pek çok yan sektöre de katkı sağlayarak geniş bir ekonomik ekosistemi harekete geçiriyor" diyerek sözlerini noktaladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/500-milyon-dolarlik-el-orgu-ipligi-ihracatinda-gozler-yeni-pazarlarda</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 17:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/d-l-s.JPG" type="image/jpeg" length="36512"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SAHA EXPO 148 Bin Ziyaretçi Ağırladı, 26,5 Milyar Dolarlık Anlaşmaya Ev Sahipliği Yaptı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/saha-expo-148-bin-ziyaretci-agirladi-265-milyar-dolarlik-anlasmaya-ev-sahipligi-yapti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/saha-expo-148-bin-ziyaretci-agirladi-265-milyar-dolarlik-anlasmaya-ev-sahipligi-yapti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye'nin ve Avrupa'nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi organizasyonları arasında yer alan SAHA EXPO 2026, açıkladığı kapsamlı sonuç raporuyla sektördeki büyüme ivmesini ve uluslararası etkisini bir kez daha gözler önüne serdi. 5-9 Mayıs 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi'nde düzenlenen organizasyon, katılımcı sayısından ticaret hacmine, teknoloji lansmanlarından uluslararası iş birliklerine kadar birçok alanda rekor niteliğinde sonuçlara ulaştı.</strong></p>

<p>Savunma, havacılık ve uzay sanayisinin tüm paydaşlarını aynı çatı altında buluşturan SAHA EXPO 2026, beş gün boyunca küresel sektörün en önemli buluşma noktalarından biri oldu. Fuar kapsamında dünyanın farklı bölgelerinden gelen 1.700'ün üzerinde firma ürün ve teknolojilerini sergilerken, organizasyonu toplam 148.872 kişi ziyaret etti. Toplam 400 bin metrekarelik etkinlik alanında gerçekleştirilen fuar, yalnızca Türkiye'nin değil Avrupa'nın da en büyük sektör organizasyonlarından biri olarak dikkat çekti.</p>

<p><strong>Ticari İş Birliklerinde Rekor Rakamlar</strong><br />
SAHA EXPO 2026'nın en dikkat çekici sonuçlarından biri, fuar süresince gerçekleştirilen ticari görüşmeler ve imzalanan anlaşmalar oldu. Organizasyon boyunca toplam 28.947 B2B ve iş görüşmesi gerçekleştirildi. Savunma sanayii firmaları, kamu kurumları, tedarikçiler ve uluslararası heyetler arasında kurulan bu temaslar, yeni iş birliklerinin ve ortak projelerin temelini oluşturdu.</p>

<p>Fuar kapsamında gerçekleştirilen 216 imza töreni ise organizasyonun ticari gücünü ortaya koyan en önemli göstergelerden biri oldu. Açıklanan verilere göre imzalanan anlaşmaların toplam büyüklüğü yaklaşık 26,5 milyar dolara ulaştı. Söz konusu anlaşmaların oluşturduğu ihracat potansiyelinin ise yaklaşık 8 milyar dolar seviyesinde olduğu bildirildi.</p>

<p>Bu rakamlar, SAHA EXPO'nun yalnızca bir sergileme platformu değil, aynı zamanda savunma sanayii için önemli bir ticaret ve iş geliştirme merkezi haline geldiğini ortaya koydu.</p>

<p><strong>218 Yeni Teknoloji ve Ürün İlk Kez Tanıtıldı</strong><br />
SAHA EXPO 2026, savunma ve havacılık teknolojilerindeki son gelişmelerin sergilendiği önemli bir vitrin görevi de üstlendi. Fuar süresince toplam 218 ürün lansmanı gerçekleştirildi.</p>

<p>Yeni nesil savunma sistemleri, yapay zekâ destekli çözümler, insansız hava ve kara araçları, siber güvenlik teknolojileri, uzay sistemleri, elektronik harp çözümleri ve gelişmiş mühimmat sistemleri fuarın öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.</p>

<p>Yerli ve milli savunma sanayisinin geliştirdiği birçok yeni ürün ilk kez SAHA EXPO 2026'da kamuoyu ve uluslararası sektör temsilcilerinin karşısına çıkarken, yüksek teknoloji odaklı çözümler ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü.</p>

<p><strong>Küresel Savunma Diplomasisinin Buluşma Noktası Oldu</strong><br />
SAHA EXPO 2026, uluslararası katılım açısından da dikkat çekici bir başarıya imza attı. Fuar kapsamında 75 ülkeden resmi heyetler ağırlandı. Toplam 204 resmi heyet temsilcisi organizasyona katılım sağlarken, 105 ticari heyet ve 158 ticari heyet mensubu da fuarda yer aldı.</p>

<p>Bu yoğun uluslararası katılım, SAHA EXPO'nun küresel savunma diplomasisi açısından stratejik bir platform haline geldiğini ortaya koydu. Fuar süresince gerçekleştirilen resmi temaslar, ikili görüşmeler ve iş birliği görüşmeleri sayesinde ülkeler arasında yeni ortaklık fırsatları değerlendirildi.</p>

<p>Savunma sanayiinin yanı sıra havacılık ve uzay alanlarında da gerçekleştirilen görüşmeler, teknoloji transferi, ortak üretim ve ihracat odaklı iş birliklerine yönelik önemli fırsatlar sundu.</p>

<p><strong>Üst Düzey Devlet Katılımı Dikkat Çekti</strong><br />
SAHA EXPO 2026, uluslararası düzeyde üst düzey devlet ve askerî temsilcilerin katılımıyla da öne çıktı. Organizasyonu 1 Başbakan, 19 Bakan, 15 Bakan Yardımcısı, 11 Genelkurmay Başkanı ve yardımcısı ile 13 Kuvvet Komutanı ziyaret etti.</p>

<p>Söz konusu üst düzey katılım, fuarın uluslararası savunma ve güvenlik ekosistemi içerisindeki stratejik önemini ortaya koyarken, savunma sanayii alanındaki diplomatik temasların güçlenmesine de katkı sağladı.</p>

<p><strong>Sektörün Geleceği Tartışıldı</strong><br />
Fuar yalnızca ticari faaliyetlerle değil, bilgi paylaşımı ve sektör vizyonuna yönelik etkinlikleriyle de dikkat çekti. SAHA EXPO 2026 kapsamında düzenlenen 18 uluslararası panelde sektörün geleceği, savunma teknolojilerindeki dönüşüm, yapay zekâ uygulamaları, uzay çalışmaları ve küresel güvenlik dinamikleri ele alındı.</p>

<p>Toplam 75 konuşmacının yer aldığı panellerde kamu, akademi ve özel sektör temsilcileri görüşlerini paylaşırken, dört farklı tematik çerçevede gerçekleştirilen oturumlar yoğun ilgi gördü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzay teknolojilerine özel olarak oluşturulan Space Dome alanında ise dört ayrı Space Talks oturumu gerçekleştirildi. Alanında uzman 17 konuşmacının yer aldığı oturumlarda uydu teknolojileri, uzay ekonomisi, yeni nesil uzay girişimleri ve uluslararası iş birlikleri gibi konular değerlendirildi.</p>

<p><strong>Türkiye'nin Savunma Sanayii Vizyonuna Güçlü Katkı</strong><br />
SAHA EXPO 2026, elde ettiği yüksek katılım rakamları, milyarlarca dolarlık ticaret hacmi, güçlü uluslararası temsil yapısı ve yüzlerce yeni teknoloji lansmanıyla Türkiye'nin savunma sanayiindeki küresel konumunu güçlendiren organizasyonlardan biri olarak kayıtlara geçti.</p>

<p>Savunma, havacılık ve uzay sektörlerinin tüm paydaşlarını aynı platformda buluşturan organizasyon, Türkiye'nin yüksek teknoloji üretim kapasitesini ve ihracat gücünü uluslararası arenaya taşıyan önemli bir vitrin görevi üstlendi.</p>

<p>Organizasyonun sonuç raporunda yer alan veriler, SAHA EXPO'nun yalnızca bölgesel değil, küresel ölçekte de etkili bir savunma sanayii fuarı haline geldiğini ortaya koyarken, sektör temsilcileri için yeni iş birlikleri ve ticaret fırsatlarının kapısını araladı.</p>

<p>Bir sonraki SAHA EXPO'nun 16-20 Mayıs 2028 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi'nde düzenleneceği duyurulurken, organizasyonun daha geniş uluslararası katılım ve daha yüksek ticaret hacmi hedefleriyle yoluna devam edeceği belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FUAR HABERLERİ, FUAR RAPORU</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/saha-expo-148-bin-ziyaretci-agirladi-265-milyar-dolarlik-anlasmaya-ev-sahipligi-yapti</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 17:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/7c86b0560168b8f663f6c18ab95af34f.jpg" type="image/jpeg" length="57725"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DIŞYÖNDER Başkanı Dr. Hakan Çınar: “Türkiye Transit Ticarette Lider Ülkelerden Biri Olabilir”]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/disyonder-baskani-dr-hakan-cinar-turkiye-transit-ticarette-lider-ulkelerden-biri-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/disyonder-baskani-dr-hakan-cinar-turkiye-transit-ticarette-lider-ulkelerden-biri-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Küresel ticaret dengelerinin yeniden şekillendiği, sermayenin güvenli liman arayışını hızlandırdığı ve tedarik zincirlerinin farklı coğrafyalara yöneldiği bir dönemde Türkiye önemli bir fırsatla karşı karşıya bulunuyor. Dış Ticarete Yön Verenler Derneği (DIŞYÖNDER), Türkiye’nin transit ticaret ve bölgesel dağıtım merkezi olma potansiyelinin artık bir vizyon olmaktan çıkarak ekonomik politikaların öncelikli gündem maddelerinden biri haline gelmesi gerektiğini vurguluyor.</strong></p>

<p>DIŞYÖNDER Başkanı Dr. Hakan Çınar, son yıllarda yaşanan Rusya-Ukrayna Savaşı, Kızıldeniz’deki gelişmeler, Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilimler, İsrail-İran hattındaki çatışmalar ve küresel ticaret savaşlarının şirketleri tedarik zincirlerini yeniden yapılandırmaya yönelttiğini belirtti. Çınar, geleneksel ticaret rotalarının artık daha maliyetli, daha riskli ve daha öngörülemez hale geldiğine dikkat çekerek, Türkiye’nin sahip olduğu coğrafi avantajlar sayesinde öne çıktığını ifade etti.</p>

<p>Türkiye’nin güçlü lojistik altyapısı, limanları, hava kargo kapasitesi ve Avrupa, Asya, Afrika ile Orta Doğu’nun kesişim noktasındaki stratejik konumunun büyük bir fırsat sunduğunu belirten Çınar, “Dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 40’ına ve küresel ekonominin yüzde 30’una dört saatlik uçuş mesafesinde ulaşabilen Türkiye, transit ticaret açısından doğal bir merkezdir. Ancak bu avantajın ekonomik kazanca dönüşebilmesi için yeni bir vizyon ve kararlı adımlar gerekmektedir” dedi.</p>

<p><strong>Sermaye Yeni Merkezler Arıyor</strong></p>

<p>Dr. Hakan Çınar, özellikle Körfez bölgesinde faaliyet gösteren uluslararası şirketlerin son dönemde alternatif merkez arayışlarını hızlandırdığına işaret etti. Uzun yıllardır bölgesel ticaret ve finans merkezi olarak önemli bir rol üstlenen Dubai’nin artan maliyetler, yoğun rekabet ve jeopolitik riskler nedeniyle şirketleri farklı seçeneklere yönlendirdiğini belirten Çınar, Türkiye’nin bu süreçte güçlü bir aday olarak öne çıktığını söyledi.</p>

<p>İstanbul Havalimanı, Marmara Bölgesi limanları, Mersin, İzmir ve Karadeniz bağlantılarının Türkiye’ye önemli avantajlar sağladığını vurgulayan Çınar, İstanbul’un Londra, Frankfurt, Dubai ve Singapur arasında yeni nesil bir ticaret merkezi olarak konumlandırılmasının finans, sigorta, lojistik, teknoloji ve hizmet ihracatına önemli katkılar sunacağını ifade etti.</p>

<p><strong>Vergi Düzenlemeleri Rekabet Gücünü Desteklemeli</strong></p>

<p>Türkiye’nin son dönemde hayata geçirdiği vergi düzenlemelerinin kayıt dışılığın azaltılması ve mali disiplin açısından önemli olduğunu belirten Çınar, transit ticaret ve bölgesel merkez yatırımları açısından da özel değerlendirmeler yapılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Küresel şirketlerin yatırım kararlarını yalnızca vergi oranlarına göre vermediğini kaydeden Çınar, öngörülebilirlik, bürokratik süreçlerin kolaylığı, işlem hızları ve operasyonel maliyetlerin de belirleyici unsurlar arasında yer aldığını ifade etti.</p>

<p>Bu kapsamda transit ticarete yönelik özel teşvik mekanizmalarının geliştirilmesi, bölgesel merkez kuran şirketlere uzun vadeli güven sunulması ve gümrük süreçlerinin daha ileri düzeyde dijitalleştirilmesinin önem taşıdığını belirten Çınar, Türkiye’nin rekabet ettiği ülkelerin yalnızca bölgesel aktörler değil; Dubai, Singapur, Hollanda ve Polonya gibi küresel lojistik merkezleri olduğunu hatırlattı.</p>

<p><strong>Transit Ticaret Cari Açığa Katkı Sağlayabilir</strong></p>

<p>Türkiye’nin temel ekonomik gündemlerinden birinin cari açık ve döviz ihtiyacı olduğunu belirten Dr. Hakan Çınar, transit ticaretin yüksek maliyetli üretim yatırımlarına kıyasla daha kısa sürede döviz kazandırabilecek stratejik alanlardan biri olduğunu söyledi.</p>

<p>Bir ürünün Türkiye’ye gelmesi, depolanması, elleçlenmesi, etiketlenmesi, yeniden paketlenmesi, sigortalanması ve üçüncü ülkelere sevk edilmesi süreçlerinde oluşan katma değerin lojistikten bankacılığa, yazılımdan danışmanlığa kadar birçok sektöre gelir yarattığını ifade eden Çınar, bu modelin kısa vadede ekonomik katkı sağlayabilecek önemli bir potansiyel taşıdığını vurguladı.</p>

<p><strong>DIŞYÖNDER’den Stratejik Çağrı</strong></p>

<p>Türkiye’nin dış ticaret alanındaki önemli sivil toplum kuruluşlarından biri olarak hükümete, iş dünyasına ve ilgili tüm paydaşlara çağrıda bulunduklarını belirten Çınar, şu önerileri sıraladı:</p>

<p>Türkiye için kapsamlı bir “Transit Ticaret ve Bölgesel Merkez Stratejisi” hazırlanmalı, İstanbul, Mersin ve İzmir başta olmak üzere belirli bölgeler uluslararası ticaret üsleri olarak yapılandırılmalı, transit ticaret işlemlerindeki bürokrasi daha da azaltılmalı ve bölgesel merkez kuracak yabancı şirketlere yönelik rekabetçi teşvik mekanizmaları geliştirilmelidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ayrıca kurumlar vergisi muafiyetinin yalnızca Türkiye’ye uğramayan mallar için değil, Türkiye’ye giriş yaptıktan sonra yeniden transit ticarete konu olan ürünleri de kapsayacak şekilde genişletilmesi gerektiğini belirten Çınar, Türkiye’nin yalnızca üretim ve ihracat yapan bir ülke değil, aynı zamanda küresel ticaretin yönetildiği bir merkez haline gelmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Dünya ekonomisinin yeni bir harita çizdiğini vurgulayan Çınar, ticaret yollarının değiştiğini, sermayenin güvenli ve verimli merkezlere yöneldiğini, şirketlerin ise risklerini farklı coğrafyalara dağıttığını söyledi. Türkiye’nin önünde son yılların en önemli stratejik fırsatlarından birinin bulunduğunu belirten Çınar, doğru politikalar ve zamanında atılacak adımlarla Türkiye’nin yalnızca malların geçtiği bir koridor değil; ticaretin yönetildiği, finanse edildiği ve yönlendirildiği küresel bir merkez haline gelebileceğini ifade etti.</p>

<p>“DIŞYÖNDER olarak inanıyoruz ki Türkiye, önümüzdeki on yıl içinde transit ticaretin lider ülkelerinden biri olabilecek tüm avantajlara sahiptir. Önemli olan bu fırsatı doğru zamanda görmek ve kararlılıkla harekete geçmektir” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/disyonder-baskani-dr-hakan-cinar-turkiye-transit-ticarette-lider-ulkelerden-biri-olabilir</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 17:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/20260615-disyonder-baskani-dr-hakan-cinar-transit-ticaretin-lider-ulkesi-olabiliriz-242369-0f57531a29997b33fdeb.jpeg" type="image/jpeg" length="72129"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DenizBank’tan Mavi Finansmana 810 Milyon Dolarlık Güçlü Destek]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/denizbanktan-mavi-finansmana-810-milyon-dolarlik-guclu-destek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/denizbanktan-mavi-finansmana-810-milyon-dolarlik-guclu-destek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p><strong>DenizBank, ABD Doları, Euro ve Çin Yuanı cinsinden, vadesi 3 yıla kadar uzayan sendikasyon kredisini yüzde 134 oranında yenileyerek toplam 810 milyon dolar tutarında su temalı mavi finansman kaynağı temin etti.</strong></p>

<p>Türkiye’de ilk kez gerçekleştirilen mavi sendikasyon işlemi olma özelliği taşıyan ve küresel ölçekte bir ticari banka tarafından sağlanan en büyük mavi sendikasyon kredisi niteliğindeki bu kaynak, DenizBank’ın Sürdürülebilir Finans Çerçevesi doğrultusunda değerlendirilecek. Elde edilen fon; mavi kentsel altyapı projeleri, sulama sistemlerinde verimliliğin artırılması, atık su yönetimi uygulamaları, sürdürülebilir balıkçılık faaliyetleri ve sürdürülebilir turizm yatırımlarının finansmanında kullanılacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İşleme ilişkin imza töreni, DenizBank Genel Müdürü Recep Baştuğ ile sendikasyonda yer alan ana kreditörlerin katılımıyla gerçekleştirildi.</p>

<p>DenizBank Genel Müdürü Recep Baştuğ, değerlendirmesinde bankanın finansman kaynaklarını iklim değişikliğinin etkilerini azaltmaya katkı sağlayan yatırımlara yönlendirdiğini belirterek, 2023 yılından bu yana Türkiye ekonomisine kazandırılan 4,4 milyar dolarlık dış kaynağın yüzde 54’ünün sürdürülebilirlik bağlantılı kredilere ayrıldığını ifade etti.</p>

<p>Türkiye’nin karşı karşıya olduğu su stresi riskine dikkat çeken Baştuğ, su kaynaklarının korunması ve etkin kullanımının öncelikli çalışma alanları arasında yer aldığını vurguladı. Tarım sektöründe özel bankalar arasında lider konumda bulunduklarını hatırlatan Baştuğ, suyun yoğun kullanıldığı bu alanda verimlilik ve bilinçli kaynak kullanımını destekleyen projelere finansman sağlamayı sürdürdüklerini kaydetti. Ayrıca emisyon yoğun sektörlerde faaliyet gösteren müşterilerin düşük karbonlu ekonomiye geçiş süreçlerine yönelik finansman çözümlerini çeşitlendirdiklerini belirtti.</p>

<p>Baştuğ, “Dünya bankacılık sektöründeki sendikasyon işlemleri arasında en büyük mavi kredi olma özelliğini taşıyan bu işlem, Türkiye’de su odaklı sürdürülebilir finansman uygulamalarının gelişmesine de önemli katkı sağlayacaktır. Önümüzdeki dönemde sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle uyumlu projelere kaynak aktarmaya devam edeceğiz” dedi.</p>

<p>20 farklı ülkeden 42 bankanın katılımıyla tamamlanan işlemde Mizuho Bank aracı banka olarak görev aldı. Abu Dhabi Commercial Bank, Commercial Bank of Dubai, Emirates NBD Capital ve ICBC koordinatör bankalar arasında yer alırken, Emirates NBD Capital, ING ve SMBC ise sürdürülebilirlik koordinatörlüğünü üstlendi.</p>

<p><strong>Fotoğraf altı:</strong> Soldan sağa; ING Türkiye Finansal Kurumlar Grup Başkanı Meriç Pabuççu, ICBC Türkiye CEO’su Shoujiang Wang, DenizBank Genel Müdürü Recep Baştuğ ve SMBC İstanbul Baş Temsilcisi Arzu Aliosmanoğlu.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/denizbanktan-mavi-finansmana-810-milyon-dolarlik-guclu-destek</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 16:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/06/roksdslfa.JPG" type="image/jpeg" length="96932"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
