<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Fuar Dergisi</title>
    <link>https://www.fuardergisi.com.tr</link>
    <description>Fuar Dergisi, ulusal ve uluslararası fuarlar, sektörel yenilikler ve ekonomi dünyasındaki en önemli gelişmeleri takip eden profesyoneller için kapsamlı analizler, röportajlar ve özel haberler sunar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss/roportajlar" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>"Türkiye'nin ilk ve tek ulusal Fuar, Kongre ve Festival dergisi</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 11 Sep 2026 20:13:12 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss/roportajlar"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[İHBİR Başkanı Kazım Taycı, "Hububat sektörü Foodist İstanbul’da güçlü şekilde temsil ediliyor"]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ihbir-baskani-kazim-tayci-hububat-sektoru-foodist-istanbulda-guclu-sekilde-temsil-ediliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ihbir-baskani-kazim-tayci-hububat-sektoru-foodist-istanbulda-guclu-sekilde-temsil-ediliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye gıda sektörünün uluslararası buluşma noktası olma hedefiyle düzenlenen Foodist İstanbul Uluslararası Gıda ve İçecek Ürünleri Fuarı, Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde kapılarını açtı. Türkiye’nin gıda üretim ve ihracat kapasitesini küresel pazarlara taşımayı hedefleyen fuar, yurt içi ve yurt dışından yaklaşık 1.000 katılımcı firmayı ağırlarken, 150 ülkeden 70 bin ziyaretçinin fuarı ziyaret etmesi bekleniyor.</strong></p>

<p>Foodist İstanbul’un açılışında konuşan İstanbul Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İHBİR) Başkanı Kazım Taycı, fuarın Türkiye’nin gıda sektöründeki uluslararası konumunu güçlendirecek önemli bir organizasyon olduğuna dikkat çekti. Fuarın uzun vadede dünyanın önde gelen gıda fuarları arasında yer almasını hedeflediklerini belirten Taycı, organizasyonun ilk gününde yoğun bir ziyaretçi ve satın almacı ilgisiyle karşılaştıklarını söyledi.</p>

<p><strong>“Dünyanın en önemli fuarları arasına sokmak istediğimiz bir fuarı ilk defa düzenliyoruz”</strong></p>

<p>Foodist İstanbul’un hayata geçirilmesinden duyduğu heyecanı dile getiren Kazım Taycı, fuarın yalnızca Türkiye pazarı açısından değil, küresel gıda ticareti açısından da önemli bir merkez haline gelmesini hedeflediklerini ifade etti. Taycı, “Heyecan içerisindeyiz. Çünkü dünyanın en önemli fuarları sıralamasına sokmak istediğimiz Foodist İstanbul'u ilk defa düzenlemiş durumdayız. Bine yakın katılımcı firmamız var. Farklı farklı 150 ülkeden 70 bin ziyaretçiyi beklediğimiz bir fuar” dedi.</p>

<p>Fuar öncesinde uluslararası alanda kapsamlı tanıtım çalışmalarının gerçekleştirildiğini belirten Taycı, satın alma heyetlerinin de organizasyon kapsamında İstanbul’a getirildiğini kaydetti. Taycı, “Gerçekten dünyanın birçok ülkesinde önemli PR çalışmaları yapılmış, tanıtılmış ve satın alma heyetleri organize edilerek bu fuara getirilmiş vaziyette. Sonuçlarının çok iyi ve olumlu olacağına inanıyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Foodist İstanbul’un açılış gününde yoğun bir ziyaretçi profiliyle karşılaştığını aktaran Taycı, “Bugün saat 10 itibarıyla kapılarımızı açtık. Tarım Bakanımız ve Ticaret Bakanımız burada bizi yalnız bırakmadılar. Büyük bir kalabalıkla, ciddi manada bir ziyaretçi profiliyle birlikte görüşmelerimiz başladı” diye konuştu.</p>

<p><strong>Hububat, bakliyat ve yağlı tohumlarda istikrarlı ihracat performansı</strong></p>

<p>Türkiye gıda sektörünün stratejik önemine de değinen Taycı, özellikle hububat, bakliyat ve yağlı tohumlar sektörünün son yıllarda ihracatta güçlü bir büyüme performansı sergilediğini belirtti. “Hububat, bakliyat ve yağlı tohumlar dediğimiz zaman aşağı yukarı son 20 yıldır sürekli ve düzenli çift haneli büyüyen bir ihracat tarafındayız” diyen Taycı, Türkiye’nin tarımsal ürünleri işleme kapasitesinin de sektörün küresel rekabet gücünü desteklediğini söyledi.</p>

<p>Türkiye’deki sanayi tesislerinin teknolojik altyapısının güçlü olduğunu vurgulayan Taycı, özellikle işlenmiş tarım ürünlerinde faaliyet gösteren proses fabrikalarının modern yapısına dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Taycı, “Sanayi tesislerimiz oldukça yeni. İşlenmiş tarım ürünlerinde proses fabrikalarımıza baktığımız zaman prosesler oldukça yeni ve genç. Çok iyi Ar-Ge’ler var. Dünyada trend olan, sevilmekte olan ürünleri çok hızlı üretebiliyoruz, gerçekleştirebiliyoruz. Ar-Ge faaliyetlerimiz bu manada çok iyi” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“Bereketli bir yıl içerisindeyiz”</strong></p>

<p>Tarım sektöründe son yıllarda yaşanan gelişmelere de değinen Taycı, pandemi sonrasında Türkiye’nin tarımsal üretimin stratejik önemine yönelik önemli kazanımlar elde ettiğini belirtti. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından uygulanan desteklerin ve üretimi artırmaya yönelik politikaların sektöre olumlu yansıdığını ifade eden Taycı, özellikle ekilmeyen alanların azaltılması ve çiftçiye verilen desteklerin önemine dikkat çekti. Taycı, “Tarımda pandemiyle birlikte Türkiye çok önemli notlar aldı. Tarım Bakanlığımızın bu manada çok önemli adımları oldu.</p>

<p>Ekilmeyen alan kalmaması noktasında, çiftçiye verilen destekler noktasında baktığımız zaman rekorların yaşandığı bir yıl içerisindeyiz” dedi. Buğday, arpa, soya, mısır ve yulaf başta olmak üzere birçok üründe yüksek üretim seviyelerine ulaşıldığını belirten Taycı, yaş meyve ve sebze üretiminde de olumlu bir tablonun ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>“Buğdayda, arpada, soyada, mısırda, yulafta baktığımız zaman, hepsinde; yaş meyve de dahil olmak üzere, sebze de dahil olmak üzere rekorların yaşandığı bir yıl içerisindeyiz. Bereketli bir yıl. İklim şartları da iyi geçti” diyen Taycı, üretimdeki artışın ihracata da olumlu katkı sunacağını ifade etti.</p>

<p><strong>“Temel ihtiyaçlarımızı karşıladıktan sonra artan miktarları ihraç edeceğiz”</strong></p>

<p>Türkiye’nin tarımsal üretimde elde ettiği yüksek seviyelerin, iç piyasadaki ihtiyaçların karşılanmasının ardından ihracat kapasitesini de destekleyeceğini belirten Taycı, üretim fazlasının küresel pazarlara yönlendirileceğini söyledi. Taycı, “Bunların büyük bir bölümünü de aynı zamanda ihraç edeceğiz. Yani ülkemizin temel ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra artan miktarları da yurt dışına ihraç edeceğiz” ifadelerini kullandı. Üretimde yaşanan rekorların ihracat açısından önemli bir avantaj sağladığını belirten Taycı, “Bu rekorların iyi olmuş olması, ihracatımızın artması adına bize ciddi manada destek sağlıyor” dedi.</p>

<p><strong>Hububat sektörü Foodist İstanbul’da güçlü şekilde temsil ediliyor</strong></p>

<p>Foodist İstanbul’un oluşumunda hububat, bakliyat ve yağlı tohumlar sektörünün önemli bir rol üstlendiğini belirten Taycı, fuarın hayata geçirilmesinde kamu, sektör kuruluşları ve fuar organizatörlerinin ortak çabasının bulunduğunu ifade etti.</p>

<p>Taycı, “Hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ihracatçı birlikleri olarak bu fuarın organize edilmesinde en önemli rolleri oynadık diyebilirim” dedi. Fuarın ortaya çıkmasında farklı kurum ve kur uluşların katkı sunduğunu belirten Taycı, “TÜYAP Fuarcılık ve ALZ Fuarcılık başta olmak üzere, ETÜDER, Türkiye Gıda ve İçecek Dernekleri Federasyonu gibi kurumlarımızın her biri ayrı ayrı emek verdiler. Bu fuarın ortaya çıkması için gayret sarf ettiler” diye konuştu.</p>

<p><strong>Hedef: 5 yıl içinde dünyanın ilk üç gıda fuarından biri olmak</strong></p>

<p>Foodist İstanbul’un geleceğine ilişkin hedeflerini de paylaşan Taycı, fuarın Türkiye’deki tüm gıda ekosisteminin ortak sahiplenmesiyle kısa sürede küresel ölçekte önemli bir organizasyona dönüşebileceğini söyledi. Taycı, “Hep birlikte biz tüm Türkiye’nin gıda üreticileri, tüketicileri, ihracatçıları hep birlikte bu fuara daha fazla destek verirsek, daha fazla gayret verirsek, buna kesinlikle inanıyoruz ki önümüzde üç ila beş yıllık bir periyotta bu fuarın dünyanın en büyük fuarları içerisinde ilk üçe gireceğine” ifadelerini kullandı. Bu hedef doğrultusunda sektörün tüm paydaşlarının fuara sahip çıkmasının önemine dikkat çekti.</p>

<p><strong>“İstanbul’a böyle bir fuarı hediye etmek istiyoruz”</strong></p>

<p>Foodist İstanbul’un yalnızca gıda ticaretine değil, İstanbul’un turizm ve hizmet ekonomisine de katkı sağlayacağını belirten Taycı, uluslararası fuarların düzenlendikleri şehirlerde ekonomik hareketlilik oluşturduğuna dikkat çekti. İstanbul’un sahip olduğu kültürel ve gastronomik zenginliğin uluslararası ziyaretçiler açısından önemli bir avantaj sunduğunu ifade eden Taycı, “Neden böyle bir gayret içerisindeyiz? İstanbul gibi tarihiyle, yemesiyle, içmesiyle, gezmesiyle çok zengin bir kültüre sahip olan İstanbul’umuzun aynı zamanda böyle bir fuarla hediye etmek istiyoruz” dedi. Uluslararası fuarların satın alma gücü yüksek profesyonel ziyaretçileri de şehirlere çektiğini belirten Taycı, Foodist İstanbul’un bu yönüyle turizme de katkı sağlayacağını söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>FUAR HABERLERİ, RÖPORTAJLAR</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ihbir-baskani-kazim-tayci-hububat-sektoru-foodist-istanbulda-guclu-sekilde-temsil-ediliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 18:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/m-r-z04686.JPG" type="image/jpeg" length="51647"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ticaret Bakan Yardımcısı Mustafa Tuzcu, "COP31 Türkiye için küresel fırsat olacak"]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ticaret-bakan-yardimcisi-mustafa-tuzcu-cop31-turkiye-icin-kuresel-firsat-olacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ticaret-bakan-yardimcisi-mustafa-tuzcu-cop31-turkiye-icin-kuresel-firsat-olacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sıfır Atık Vakfı tarafından düzenlenen Türkiye Plastik Atık Çalıştayı, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla İstanbul’da başladı. Plastik kirliliğinin önlenmesi, atıkların azaltılması, plastiklerin yeniden ekonomiye kazandırılması ve döngüsel ekonominin güçlendirilmesine yönelik politika ve çözüm önerilerinin ele alındığı çalıştayda, Türkiye’nin sürdürülebilir üretim ve ticaret politikaları da gündeme geldi. Ticaret Bakan Yardımcısı Mustafa Tuzcu, sürdürülebilirlik ve çevreyle ilgili önceliklerin artık uluslararası ticaretin merkezine yerleştiğini belirterek, Türkiye’nin plastik üretimindeki güçlü konumunu çevresel sürdürülebilirlik hedefleriyle uyumlu biçimde geliştirmesi gerektiğini vurguladı.</strong></p>

<p><strong>“Sürdürülebilirlik ve çevreyle ilgili öncelikler uluslararası ticaretin merkezine yerleşti”</strong></p>

<p>Sürdürülebilirlik ve çevre politikalarının küresel ticarette giderek daha belirleyici hale geldiğini ifade eden Tuzcu, ülkelerin ticaret politikalarını çevresel dönüşümden bağımsız şekilde oluşturmasının artık mümkün olmadığını söyledi. Plastik atıkların kullanımından izlenmesine, geri kazanımından yeniden üretim süreçlerine dahil edilmesine kadar bütün aşamaların ticaret politikalarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Tuzcu, Avrupa Birliği’nin döngüsellik alanındaki eylem planlarının da Türkiye açısından önemli bir referans oluşturduğunu vurguladı.</p>

<p>Tuzcu, “Sürdürülebilirlik ve çevreyle ilgili öncelikler artık ticaretin, özellikle de uluslararası ticaretin merkezine yerleşmiş durumda. Bu konuları ihmal ederek ticareti planlamak mümkün değil. Plastik atıkların nasıl kullanıldığı, nasıl izlendiği ve ekonomiye nasıl kazandırıldığı da ticaretin doğasından bağımsız değerlendirilemez. Bunun yanı sıra Avrupa Birliği’nin döngüsellik konusunda hazırladığı eylem planlarını da dikkate almamız gerekiyor. Türkiye’nin de küresel ticarette yaşanan bu dönüşümü dikkate alarak üretim ve ticaret politikalarını sürdürülebilirlik hedefleriyle uyumlu hale getirmesi büyük önem taşıyor.” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“Plastik atıkların ekonomiye ve sanayiye kazandırılması büyük önem taşıyor”</strong></p>

<p>Türkiye’nin plastik üretiminde dünyanın önde gelen ülkeleri arasında bulunduğunu belirten Tuzcu, bu güçlü üretim kapasitesinin sürdürülebilirlik perspektifiyle yönetilmesi gerektiğini ifade etti. Özellikle sektörün kullandığı birincil ve ikincil plastik ürünlerin doğru biçimde planlanması ve izlenmesinin önemine dikkat çeken Tuzcu, geri kazanılan plastiklerin yeniden ekonomiye ve sanayiye kazandırılmasının hem çevresel hem de ekonomik açıdan önemli fırsatlar sunduğunu söyledi.</p>

<p>“Türkiye, dünyanın en önemli plastik üreticilerinden biri. Avrupa Birliği içerisinde de ikinci büyük plastik üreticisi konumundayız. Bu nedenle özellikle sektörün kullandığı birincil ve ikincil plastik ürünlerin doğru şekilde planlanması, izlenmesi ve yeniden ekonomiye ve sanayiye kazandırılması büyük önem taşıyor. Burada sanayinin ihtiyaçlarını gözetirken aynı zamanda çevresel beklentileri de karşılayabilecek bir kapasite oluşturmamız gerekiyor. Küresel ölçekte çevre ve sürdürülebilirlik alanında ortaya çıkan beklentilere uyum sağlayabilecek bir üretim ve ticaret yapısını güçlendirmeliyiz.”</p>

<p>Tuzcu, Türkiye’nin plastik sektöründeki üretim gücünü korurken çevresel sürdürülebilirlik kriterlerini de üretim ve ticaret süreçlerinin temel unsurlarından biri haline getirmesi gerektiğini belirtti. Plastik atıkların yalnızca bir atık olarak değil, uygun yöntemlerle işlendiğinde ekonomik değere dönüştürülebilecek ikincil bir hammadde olarak değerlendirilmesinin döngüsel ekonomi açısından kritik önem taşıdığını kaydetti.</p>

<p><strong>Firmalar yeşil dönüşüm sürecine hazırlanıyor</strong></p>

<p>Ticaret Bakanlığı'nın Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakatı’na uyum kapsamında Türk firmalarının dönüşüm sürecine hazırlanmasına yönelik çalışmalar yürüttüğünü belirten Tuzcu, plastik atıkların kullanımı ve ithalatına ilişkin düzenlemelerin de bu kapsamda ele alındığını söyledi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile diğer ilgili kurumlarla yakın iş birliği içinde çalıştıklarını ifade eden Tuzcu, sanayi ve ticaret politikalarının artık yalnızca üretim ve ihracat hedefleri üzerinden şekillendirilemeyeceğini vurguladı.</p>

<p>“Ticaret Bakanlığı olarak özellikle Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakatı’na uyum kapsamında firmalarımızı bu sürece hazırlamak üzere çalışmalar yürütüyoruz. Plastik atıkların kullanımı ve ithalatına ilişkin çeşitli düzenlemeler ve önlemler aldık. Bu süreçte Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız ve ilgili kurumlarımızla yakın bir çalışma yürütüyoruz. Çünkü sanayi ve ticaret politikalarının yalnızca ‘üretelim ve ihraç edelim’ yaklaşımı üzerine kurulması artık mümkün değil. Üretim yaparken, plastik atıkları kullanırken ve ticaret süreçlerini yürütürken çevresel sürdürülebilirlik kriterlerine uyum sağlanması gerekiyor.”</p>

<p>Tuzcu, Bakanlık olarak firmaların çevresel sürdürülebilirlik alanındaki kapasitelerini geliştirmelerine katkı sağladıklarını ve Avrupa Birliği’nin plastik atıklarla ilgili mevzuatı başta olmak üzere uluslararası düzenlemelere uyumlu bir dönüşüm sürecini desteklediklerini ifade etti.</p>

<p>“Biz de firmalarımızın bu alandaki kapasitesini geliştirmelerine katkı sağlıyoruz. Avrupa Birliği’nin plastik atıklarla ilgili mevzuatı başta olmak üzere ilgili düzenlemelere uyumlu bir şekilde süreci yönlendirmeye çalışıyoruz. Gerçekleştirilecek çalıştaylarda da Ticaret Bakanlığı olarak bu alandaki katkılarımızı hem ben hem de çalışma arkadaşlarımız aktaracağız. Buradaki temel hedefimiz, firmalarımızın dönüşüm sürecini yalnızca bir yükümlülük olarak değil, aynı zamanda yeni fırsatlar yaratabilecek bir süreç olarak değerlendirmelerini sağlamak. Sürdürülebilir üretim ve ticaret kapasitemizi artırarak küresel pazarlardaki rekabet gücümüzü korumak istiyoruz.”</p>

<p><strong>“İyi uygulama örnekleriyle süreci ileri taşımamız çok önemli”</strong></p>

<p>Türkiye’nin dünyanın önemli plastik üreticileri arasında yer almasının yanı sıra plastik atık ithalatında da önemli bir konumda bulunduğunu belirten Tuzcu, bu alandaki politikaların etkin biçimde uygulanmasının önemine dikkat çekti. Plastik atıkların ekonomiye yeniden kazandırılması sürecinde doğru politikaların yanı sıra iyi uygulama örneklerinin de yaygınlaştırılması gerektiğini belirten Tuzcu, Ticaret Bakanlığı olarak Sıfır Atık Vakfı ile iş birliğini sürdüreceklerini söyledi.</p>

<p>“Türkiye, dünyanın en büyük plastik üreticilerinden biri olmasının yanı sıra plastik atık ithalatı konusunda da önemli bir konumda. Dolayısıyla bu süreci doğru politikalar ve iyi uygulama örnekleri üzerinden ilerletmemiz büyük önem taşıyor. Ticaret Bakanlığı olarak Sıfır Atık Vakfı ile birlikte bu alandaki çalışmalara öncelik vereceğiz. Amacımız, plastiklerin ekonomiye yeniden kazandırılması, döngüselliğin güçlendirilmesi ve çevresel sürdürülebilirlik hedefleriyle ticaret politikalarının birbiriyle uyumlu hale getirilmesi. Türkiye’nin sahip olduğu sanayi altyapısını ve üretim kapasitesini bu dönüşümün önemli bir avantajına dönüştürmek istiyoruz.”</p>

<p><strong>COP31 Türkiye için küresel fırsat olacak</strong></p>

<p>Türkiye’nin Kasım ayında Antalya’da Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin 31. Taraflar Konferansı’na (COP31) ev sahipliği yapacak olmasının sürdürülebilirlik, çevre ve ticaret arasındaki ilişkinin güçlendirilmesi açısından önemli bir fırsat olduğunu belirten Tuzcu, Türkiye’nin bu platformu etkin biçimde kullanmayı hedeflediğini söyledi. COP31’in yalnızca iklim değişikliği gündeminin ele alındığı bir organizasyon olmayacağını, ticaret ve sürdürülebilir üretim konularının da uluslararası gündemde daha güçlü şekilde yer bulacağını ifade etti.</p>

<p>"Türkiye’nin Kasım ayında Antalya’da Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı’na, yani COP31’e ev sahipliği yapacak olması da bu açıdan son derece önemli. Sürdürülebilirlik, çevre ve ticaret ilişkisi açısından bu organizasyona ev sahipliği yapmamız, Türkiye’nin bu alanda öncü bir ülke olduğunu ortaya koymamız açısından önemli bir fırsat. Ticaret Bakanlığı olarak COP31 kapsamında diğer ülkelerin ticaret bakanlarıyla birlikte çevre ve ticaret oturumları gerçekleştireceğiz. Aynı zamanda iş dünyasıyla birlikte çevre ve döngüsellik konularında çeşitli etkinlikler düzenleyeceğiz. Özel sektörümüz de kendi iyi uygulama örneklerini bu platformlarda paylaşacak.”</p>

<p><strong>“Ticareti COP31 gündeminin önemli başlıklarından biri haline getireceğiz”</strong></p>

<p>Tuzcu, firmaların sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarını uluslararası platformlarda görünür kılmayı amaçladıklarını ifade ederek, “Ticareti COP31 gündeminin önemli başlıklarından biri haline getirmeyi hedefliyoruz. İnşallah bir günü tamamen ‘Ticaret Günü’ olarak planlıyoruz. Bunun yanı sıra Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ve diğer sivil toplum kuruluşlarımızla birlikte özel sektörün katılımını güçlendirecek etkinliklere de liderlik edeceğiz. Birkaç önemli programı özellikle öne çıkaracağız. Bunlardan biri, firmalarımızın sürdürülebilirlikle ilgili raporlamalarını desteklediğimiz ‘Responsible’ programımız; bu program kapsamında yürüttüğümüz çalışmaları ve firmalarımıza sunduğumuz destekleri anlatacağız.” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Döngüsellik alanındaki düzenlemeler COP31’de paylaşılacak</strong></p>

<p>Tuzcu, döngüsel ekonomi konusunda Türkiye’de yürütülen çalışmaların da COP31 kapsamında uluslararası kamuoyuyla paylaşılacağını belirterek, “Döngüsellik konusunda da önemli çalışmalar yürütüyoruz. Ürünlerin yalnızca birincil ham maddeyle değil, ikincil ham madde içeriğiyle de üretilebilmesine yönelik gerçekleştirdiğimiz düzenlemeleri COP31 kapsamında düzenlenecek etkinliklerde paylaşacağız. Bu çalışmaların hem çevresel sürdürülebilirlik hem de ticaret açısından önemli sonuçlar doğuracağına inanıyoruz. COP31, son yıllardaki en önemli uluslararası etkinliklerden biri olacak. Türkiye’nin bu organizasyona ev sahipliği yapması, sürdürülebilirlik ve çevre politikaları ile ticaret arasındaki bağlantıyı güçlendirmemiz açısından bize çok büyük bir avantaj sağlayacak.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“Türkiye’nin sorumlu üretim kapasitesini dünyaya göstermek istiyoruz”</strong></p>

<p>Türkiye’nin COP31 ev sahipliğini sürdürülebilir üretim, sorumlu ticaret ve döngüsel ekonomi alanındaki kapasitesini uluslararası kamuoyuna anlatmak için önemli bir fırsat olarak değerlendirdiğini belirten Tuzcu, “Bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirerek Türkiye’nin sorumlu üretim, sürdürülebilir ticaret ve döngüsel ekonomi alanındaki kapasitesini dünyaya göstermek istiyoruz. Küresel ticarette yalnızca üreten değil, sorumlu üreten, çevreye duyarlı üretim gerçekleştiren ve bu anlayışla ihracatını artıran bir Türkiye olduğumuzu ortaya koymak istiyoruz. Bunun için kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının birlikte hareket etmesi büyük önem taşıyor. Plastik atıkların ekonomiye kazandırılması, döngüselliğin güçlendirilmesi ve sürdürülebilir üretim modellerinin yaygınlaştırılması konusunda önümüzde önemli bir fırsat bulunuyor. Türkiye olarak bu dönüşümün yalnızca takipçisi değil, aynı zamanda güçlü aktörlerinden biri olmayı hedefliyoruz.” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>RÖPORTAJLAR</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ticaret-bakan-yardimcisi-mustafa-tuzcu-cop31-turkiye-icin-kuresel-firsat-olacak</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 16:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/m-r-z04667-j-p-g.jpeg" type="image/jpeg" length="57424"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İSO Başkan Adayı Ender Yılmaz “Sanayici kavga etmez, sanayici üretimi yapar”]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/iso-baskan-adayi-ender-yilmaz-sanayici-kavga-etmez-sanayici-uretimi-yapar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/iso-baskan-adayi-ender-yilmaz-sanayici-kavga-etmez-sanayici-uretimi-yapar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclis Başkanı Ender Yılmaz, 3 Kasım’da gerçekleştirilecek İSO seçimleri öncesinde Yönetim Kurulu Başkanlığına adaylığını açıkladı. Yılmaz, adaylığının temelinde İstanbul sanayisinin yanı sıra Türkiye’nin tamamını kapsayan, sanayicinin rekabet gücünü artırmayı ve İSO’nun sanayi politikalarının şekillenmesindeki rolünü güçlendirmeyi hedefleyen uzun vadeli bir vizyon bulunduğunu belirtti.</strong></p>

<p>İstanbul Sanayi Odası’nda başkanlık seçimi için geri sayım sürerken, İSO Meclis Başkanı Ender Yılmaz Yönetim Kurulu Başkanlığına aday olduğunu duyurdu. Yılmaz, adaylığını açıklarken İSO’nun yalnızca İstanbul’daki sanayicilerin temsil edildiği bir yapı olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekerek, odanın Türkiye sanayisinin gelişiminde daha etkin ve yönlendirici bir rol üstlenmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Yılmaz, mikrofonlarımıza yaptığı açıklamada adaylığının arkasındaki temel motivasyonu yıllara dayanan sanayicilik deneyiminin ülke sanayisine aktarılması olarak açıkladı. “Bu görev kutsal bir görev. Aile işletmemiz içerisinde yıllara dayanan bilgi ve birikimlerimiz var. Artık bu bilgi ve birikimin ülke sanayimize aktarılması gerektiğini düşünüyorum” diyen Yılmaz, İSO’nun mevcut birikimini daha güçlü bir vizyonla geleceğe taşımayı hedeflediğini ifade etti.</p>

<p><strong>“İstanbul sanayisini sadece İstanbul olarak görmüyorum”</strong></p>

<p>Yılmaz’ın başkanlık vizyonunun önemli başlıklarından birini, İstanbul merkezli sanayi yapısının Türkiye genelindeki üretim ekosistemiyle birlikte değerlendirilmesi oluşturuyor. İstanbul’da merkezleri bulunan çok sayıda işletmenin farklı illerde ve bölgelerde üretim tesisleri bulunduğuna dikkat çeken Yılmaz, “Ben İstanbul sanayisini sadece İstanbul olarak görmüyorum. Biz, ülkeyi kapsayan bir sanayici topluluğuna sahibiz” ifadelerini kullandı. Yılmaz, İstanbul Sanayi Odası çatısı altında farklı ölçeklerde faaliyet gösteren işletmelerin tamamını kapsayan bir yaklaşım geliştirilmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Yılmaz, sanayicilerin farklı bölgelerdeki yatırımları ve üretim faaliyetlerinin birlikte ele alınmasının, Türkiye sanayisinin bütüncül biçimde değerlendirilmesine katkı sağlayacağını kaydetti. “Bu yapının tamamını birlikte değerlendirerek sanayicilerimizi farklı bir noktaya taşımamız gerektiğine inanıyorum” diyen Yılmaz, oluşturulacak yol haritasının tek başına değil, birlikte çalışacağı ekip ve yol arkadaşlarıyla şekillendirileceğini söyledi.</p>

<p><strong>“Bu, kısa vadeli değil, uzun soluklu bir çalışma olacak”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Başkanlık dönemine ilişkin hedeflerinin kısa vadeli projelerden ibaret olmayacağını vurgulayan Yılmaz, İSO’nun geleceğine ilişkin kapsamlı ve sürdürülebilir bir çalışma ortaya koymak istediklerini ifade etti. Yılmaz, “Bunun için nasıl bir yöntem izleyeceğimizi yol arkadaşlarımızla birlikte şekillendireceğiz. Bu, kısa vadeli değil, uzun soluklu bir çalışma olacak” sözleriyle, sanayi politikaları, üretim kapasitesi, insan kaynağı ve rekabetçilik gibi alanlarda uzun vadeli bir perspektif benimseyeceklerinin mesajını verdi.</p>

<p><strong>İnsan kaynağı ve mesleki eğitim öncelikli gündem</strong></p>

<p>Yılmaz’ın üzerinde durduğu başlıklardan biri de sanayinin en önemli sorun alanları arasında yer alan nitelikli insan kaynağı oldu. İSO bünyesinde bu konuda önemli çalışmalar yürütüldüğünü belirten Yılmaz; pilot okullar, meslek liseleri ve üniversitelerle yürütülen iş birliklerinin sanayinin ihtiyaç duyduğu insan kaynağının yetiştirilmesi açısından kritik olduğunu söyledi.</p>

<p>“En çok önem verdiğimiz konuların başında iş gücü geliyor. Bununla ilgili zaten İstanbul Sanayi Odasında ciddi çalışmalar yürütüyoruz” diyen Yılmaz, özellikle son yıllarda Yıldız Teknik Üniversitesi ve İstanbul Teknik Üniversitesi ile geliştirilen diyalogların bu çalışmaların önemli bir parçası olduğunu ifade ederek, “İnsan kaynağını daha fazla öne çıkaracak çalışmalarımız uzun süredir devam ediyor. Bunları daha da zenginleştirerek ileriye taşımak istiyoruz” dedi.</p>

<p><strong>Meslek liseleri ile meslek yüksekokulları arasında daha güçlü entegrasyon</strong></p>

<p>Yılmaz, mesleki eğitimin yalnızca lise düzeyinde değil, yükseköğretim aşamasında da sanayinin ihtiyaçları doğrultusunda yeniden ele alınması gerektiğine işaret etti.</p>

<p>Meslek yüksekokullarının geliştirilmesi ve meslek liseleriyle daha güçlü bir bağ kurulmasının önemine dikkat çeken Yılmaz, bu alanda farklı projeler üzerinde çalıştıklarını belirtti: “Meslek yüksekokullarının daha fazla geliştirilmesi ve üniversiteye hazırlık noktasında farklı bir yapıya kavuşturulması gerekiyor. Meslek liseleri ile meslek yüksekokullarının daha entegre olmasını sağlamamız gerektiğine inanıyorum. Bu konuda da çalışmalarımız bulunuyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“Sanayici kavga etmez, sanayici üretimi yapar”</strong></p>

<p>Seçim sürecinin nasıl ilerlemesi gerektiğine ilişkin de mesaj veren Yılmaz, rekabetin ve farklı görüşlerin doğal olduğunu ancak seçim döneminin sanayi camiasındaki birlik ve beraberliği zedelememesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Yılmaz, sanayicilerin ortak hedefinin üretim ve ülke ekonomisine katkı sağlamak olduğunu vurgulayarak, “Önümüzdeki seçim döneminin iyi geçmesini temenni ediyorum. Bu sürecin birbirimizle kucaklaşacağımız, birlik ve beraberlik içinde ilerleyeceğimiz bir dönem olmasını diliyorum. Çünkü sanayici kavga etmez, sanayici üretimi yapar.” diyen Yılmaz, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>RÖPORTAJLAR</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/iso-baskan-adayi-ender-yilmaz-sanayici-kavga-etmez-sanayici-uretimi-yapar</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 15:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-28-at-33848-pm.jpeg" type="image/jpeg" length="51453"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TÜKİD Başkanı Taha Keresteci: “Yeni Nesil Kırtasiye” için düğmeye basıldı!]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/tukid-baskani-taha-keresteci-yeni-nesil-kirtasiye-icin-dugmeye-basildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/tukid-baskani-taha-keresteci-yeni-nesil-kirtasiye-icin-dugmeye-basildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye genelinde faaliyet gösteren yaklaşık 8 bin kırtasiyenin 500’e yakınının “Yeni Nesil Kırtasiye” anlayışını benimsediğini belirten Tüm Kırtasiyeciler Derneği (TÜKİD) Yönetim Kurulu Başkanı Taha Keresteci, önümüzdeki 5 yıl içerisinde bu modelin binlerce mağazaya yayılmasını hedeflediklerini söyledi.</strong></p>

<p>Keresteci, kırtasiyeciliğin yalnızca okul sezonuyla sınırlı bir sektör olmadığını, ofisten günlük yaşama kadar geniş bir kullanım alanına sahip olduğunu vurguladı. Sektörün üretim, ithalat, ihracat ve mağazacılık tarafında sürekli dönüşüm geçirdiğine dikkat çeken Keresteci, yeni nesil mağazacılık modelinin de bu değişimin önemli bir parçası olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>“Kırtasiyeciliği Yalnızca Okulla Sınırlamamak Gerekiyor”</strong></p>

<p>2026 yılına İstanbul Kırtasiye Fuarı ve hazırlıklarıyla başladıklarını belirten Keresteci, sektörün hayatın pek çok alanında tüketiciyle buluştuğunu söyleyen Keresteci, “2026 yılına İstanbul Kırtasiye Fuarı ve hazırlıklarıyla yaklaşık dokuz aylık bir çalışma süreciyle başladık. Biz her ne kadar ‘okula dönüş’ dönemiyle anılan bir sektör olsak da aslında hayatın her alanındayız. Bugün ofiste, okulda ve günlük yaşamın pek çok noktasında kırtasiye ürünleri kullanılıyor. Dolayısıyla kırtasiyeciliği yalnızca okulla sınırlamamak gerekiyor.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Türkiye’nin kırtasiye üretimindeki güçlü konumuna da değinen Keresteci, “İthalat ve imalat tarafında Türkiye’ye baktığımızda, Uzak Doğu’dan sonra dünyada en fazla kırtasiye ürünü üreten ülkelerden biriyiz. Genel dağılım içerisinde yaklaşık yüzde 40’lık bir üretim gücümüz bulunuyor. İthalat ve imalat süreçlerinde sektör kendini sürekli yeniliyor ve geliştiriyor. Tamamen yenilikler üzerinden ayakta duran dinamik bir sektörden bahsediyoruz.” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Geniş Ürün Çeşitliliği Sektöre Güç Katıyor</strong></p>

<p>Türkiye’nin yalnızca üretim kapasitesiyle değil, ürün çeşitliliğiyle de öne çıktığını belirten Keresteci, farklı tüketici gruplarına hitap eden geniş ürün yelpazesinin sektörün önemli avantajlarından biri olduğunu söyledi.</p>

<p>TÜKİD Başkanı, “Türkiye, Uzak Doğu’dan sonra en fazla kırtasiye ürünü üreten ve satan ülkelerden biri olmasının yanı sıra ürün çeşitliliği açısından da oldukça güçlü bir konumda. Bu bizim için büyük bir gurur. Hem ofis kullanıcılarına hem de öğrencilere geniş bir ürün yelpazesi sunmak, onların farklı ürünleri deneyimleyerek motivasyonlarını ve eğitim süreçlerini desteklemelerine katkı sağlamak bizleri mutlu ediyor.” diye konuştu.</p>

<p><strong>İhracatta Hedef Pazar Avrupa</strong></p>

<p>Kırtasiye sektörünün ihracat performansında Avrupa pazarının özel bir öneme sahip olduğunu belirten Keresteci, “İhracat açısından baktığımızda, ilk akla Orta Doğu gelse de Avrupa bizim için çok daha önemli bir pazar. Ürün çeşitliliği ve kalite açısından Çin’den sonraki en güçlü alternatiflerden biri olmamız, Avrupa pazarındaki konumumuzu güçlendiriyor. Türkiye olarak yaklaşık 55 ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz ve bunun önemli bir bölümünü Avrupa ülkeleri oluşturuyor.” dedi.</p>

<p>Ancak sektörün küresel ve bölgesel gelişmelerden etkilendiğini de ifade eden Keresteci, artan hammadde maliyetleri, bölgedeki savaşlar ve döviz kurlarındaki hareketliliğin ihracat üzerinde baskı oluşturduğunu belirterek, “Ancak artan hammadde maliyetleri, bölgemizdeki savaş ortamı ve kurdaki gelişmeler nedeniyle ihracatta belirli bir düşüş yaşıyoruz. Buna rağmen ürün çeşitliliğimizin sağladığı avantaj sayesinde sektörümüz gelişimini sürdürüyor.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“İstanbul Kırtasiye Fuarı Yeniden Doğdu”</strong></p>

<p>İstanbul Kırtasiye Fuarı’nın yeniden İstanbul Fuar Merkezi’ne taşınmasının sektöre önemli bir ivme kazandırdığını belirten Keresteci, geçtiğimiz yıl düzenlenen 32. Kırtasiye Fuarı’nın sektör açısından bir dönüm noktası olduğunu söyledi. Keresteci, “Geçtiğimiz yıl gerçekleştirdiğimiz 32. Kırtasiye Fuarı için ‘yeniden doğdu’ diyebiliriz. Fuarın yeniden İstanbul Fuar Merkezi’ne taşınması, yenilenen fuar alanıyla birlikte sektöre yeni bir heyecan kazandırdı.” dedi.</p>

<p>Son yıllarda hava koşulları, deprem ve bölgedeki savaş ortamı gibi çeşitli faktörlerin fuarları etkilediğini hatırlatan Keresteci, “Son iki-üç yılda hava koşulları, deprem ve bölgemizde yaşanan savaş ortamı gibi pek çok faktör fuarlarımızı arka arkaya etkiledi. Bu nedenle fuarın yeniden yer değiştirmesi ve yenilenen İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilmesi sektör açısından da önemli bir motivasyon oluşturdu.” diye konuştu.</p>

<p><strong>2027 Fuarı İçin Hedef: İki Kat Büyüme</strong></p>

<p>Geçtiğimiz yıl yaklaşık 10 bin metrekarelik alanda gerçekleştirilen fuarın 100’ün üzerinde katılımcıyı ağırladığını belirten Keresteci, özellikle yabancı ziyaretçi sayısındaki artışa dikkat çekerek, “Geçtiğimiz yıl yaklaşık 10 bin metrekarelik stant alanında fuarımızı gerçekleştirdik ve 100’ün üzerinde katılımcıyı ağırladık. Yurt dışından gelen ziyaretçi sayımız ise bir önceki yıla kıyasla yaklaşık iki kat arttı.” dedi.</p>

<p>2027 yılında fuarın mart ayının sonunda gerçekleştirileceğini belirten Keresteci, hedeflerinin fuarı yaklaşık iki kat büyütmek olduğunu söyledi ve “2027 yılında fuarımızı mart ayının sonunda gerçekleştireceğiz. Heyecanımız oldukça yüksek. Yaklaşık iki kat daha büyük bir metrekareye ulaşmayı hedefliyoruz. Firmalarımızın motivasyonu da yüksek. Geçen yıl oluşan heyecanla birlikte, önceki yıllarda fuara katılmayan firmalardan da bu yıl katılım yönünde ciddi bir talep olduğunu gözlemliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“Yeni Nesil Kırtasiyecilik 81 İle Yayılıyor”</strong></p>

<p>Sektördeki en önemli dönüşümlerden birinin mağazacılık anlayışında yaşandığını belirten Keresteci, “Yeni Nesil Kırtasiye” modelinin Türkiye’nin 81 iline yayıldığını söyledi. Artık yalnızca okul çevresinde konumlanan geleneksel kırtasiye mağazalarının yerine, farklı ihtiyaçları aynı çatı altında karşılayan yeni nesil yaşam alanlarının ortaya çıktığını belirten Keresteci, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yeni nesil kırtasiyecilik anlayışı, Türkiye’nin 81 iline yayılmış durumda. Artık yalnızca okul karşısında konumlanan geleneksel kırtasiyelerden değil, tamamen yenilenmiş mağazacılık anlayışından söz ediyoruz.”</p>

<p>Bu dönüşümün yalnızca mağazaların fiziksel yapısıyla sınırlı olmadığını belirten Keresteci, tüketici beklentilerinin de değiştiğine dikkat çekti. “Sektör ürün çeşitliliği, ithalat ve imalat açısından kendini sürekli yenilerken, mağazacılık anlayışımız da bu dönüşüme paralel olarak değişiyor. Bugün kitap, kırtasiye, oyuncak, hediyelik eşya ve kafenin bir arada bulunduğu yaşam alanları ortaya çıkıyor. Bu mekânlar aynı zamanda güvenli eğitim, çalışma ve sosyalleşme alanları olarak da değerlendiriliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Hedef Binlerce Mağazada Yeni Model</strong></p>

<p>Türkiye genelindeki yaklaşık 8 bin kırtasiyenin 500’e yakınının “Yeni Nesil Kırtasiye” modelini benimsediğini belirten Keresteci, önümüzdeki beş yıllık süreçte bu sayının binlerce mağazaya ulaşmasını hedeflediklerini ifade etti.</p>

<p>Bu dönüşümün tüketiciyle sektör arasındaki bağı güçlendireceğini belirten Keresteci, “Bu alanların sayısının artması, ithalat ve imalat yoluyla sektöre kazandırdığımız ürün çeşitliliğinin tüketiciyle buluşmasını sağlıyor. Özellikle mevcut ekonomik koşullarda bu kadar farklı ürünü üretmek ve ülkemize kazandırmak kolay değil. Bu ürünlerin modern mağazalar aracılığıyla tüketicilerle buluştuğunu görmek bizim için büyük bir gurur.” diye konuştu.</p>

<p>Keresteci, dönüşümün önemli adımlarından birinin de düzenlenecek 1. TÜKİD Perakende Zirvesi olacağını belirterek, zirvede mağazacılığın geleceğinden tüketici beklentilerindeki değişime kadar pek çok başlığın ele alınacağını söyledi.</p>

<p>“Mağazacılığın geleceği, tüketici beklentilerindeki değişim, kırtasiyelerin nasıl daha cazip hale getirilebileceği ve farklı yaş gruplarındaki tüketicilerin mağazalara nasıl çekilebileceği gibi konuları ele alacağız. Amacımız kırtasiyecilerimizi bu dönüşüm konusunda teşvik etmek.” dedi.</p>

<p>Yeni nesil mağazacılık anlayışının yaygınlaşmasıyla kırtasiye sektörünün yalnızca okul dönemiyle özdeşleşen bir alan olmaktan çıkarak, yılın tamamında tüketiciyle buluşan daha geniş bir yaşam ve perakende ekosistemine dönüşmesi hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, RÖPORTAJLAR</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/tukid-baskani-taha-keresteci-yeni-nesil-kirtasiye-icin-dugmeye-basildi</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 18:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/m-r-z04626-j-p-g.jpeg" type="image/jpeg" length="17926"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Rota Fuarcılık Türkiye/Mert Kaan Duman: “GastroShow ile Türkiye’nin Gastronomi Kültürünü Dünyaya Tanıtacağız”]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/rota-fuarcilik-turkiyemert-kaan-duman-gastroshow-ile-turkiyenin-gastronomi-kulturunu-dunyaya-tanitacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rota-fuarcilik-turkiyemert-kaan-duman-gastroshow-ile-turkiyenin-gastronomi-kulturunu-dunyaya-tanitacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gastronomi Turizmi Derneği (GTD) öncülüğünde, Turkuvaz Medya ve Rota Fuar iş birliğiyle 9-10 Ekim 2026 tarihlerinde İstanbul Taşyapı Etkinlik Merkezi’nde düzenlenecek GastroShow 2026’nın tanıtım toplantısı, Crowne Plaza Harbiye’de gerçekleştirilen basın kahvaltısıyla yapıldı.</strong></p>

<p>Toplantıya GTD Başkanı Gürkan Boztepe, Rota Fuar Genel Müdürü George Panorgias, Turkuvaz Medya Genel Müdür Yardımcısı İsmail Arıcı, UCLG-MWA Genel Sekreter Yardımcısı Ali Murat Duman ve etkinliğin mekân sponsoru Taşyapı Şişli adına Tuğçe Çotuk katıldı.</p>

<p>Rota Exhibitions Türkiye adına değerlendirmelerde bulunan Mert Kaan Duman ise GastroShow’un Türkiye’nin gastronomi değerlerini uluslararası alanda tanıtmak açısından önemli bir fırsat sunduğunu belirtti.</p>

<p>Duman, “Bu yılki ikinci fuarımızı gerçekleştiriyoruz. Hediyelik Eşya Fuarı’nın ardından GastroShow’u düzenleyecek olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Gastronomi, Anadolu tarihinde binlerce yıllık geçmişi olan çok önemli bir değer. Bu değerin tanıtılması bizim için büyük önem taşıyor.” dedi.</p>

<p>GastroShow’un İstanbul ayağının 9-10 Ekim tarihlerinde Taş Yapı Şişli Etkinlik Alanı’nda gerçekleştirileceğini belirten Duman, organizasyonun ilerleyen dönemde farklı ülkelere taşınmasının planlandığını söyledi.</p>

<p>Duman, “Rota Exhibitions Türkiye olarak amacımız, GastroShow’un İstanbul ayağını 9-10 Ekim tarihlerinde Taş Yapı Şişli Etkinlik Alanı’nda gerçekleştirmek. Sonraki dönemde ise organizasyonu Atina’ya taşımayı hedefliyoruz. Bildiğiniz gibi Atina’da Metropolitan Fuar Alanı’nda kendi fuar alanımız bulunuyor. Bir sonraki aşamada ise GastroShow’u İspanya’ya taşımak istiyoruz. Rota Grup olarak çok önemli avantajlara sahibiz. Bu avantajlarımızdan özellikle gastronomi turizminin gelişmesi ve Türkiye’nin gastronomi değerlerinin daha geniş kitlelere ulaştırılması için faydalanmak istiyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“Gastronomi, İnsanları Aynı Masa Etrafında Buluşturan Çok Özel Bir Alan”</strong></p>

<p>Duman, gastronominin yalnızca yeme-içme sektöründen ibaret olmadığını, aynı zamanda kültürleri ve insanları bir araya getiren güçlü bir alan olduğunu vurguladı.</p>

<p>“Gastronomi dediğiniz zaman herkesin keyifle bahsettiği bir alandan söz ediyoruz. Ben bugüne kadar 400’ün üzerinde fuar gerçekleştirdim. Ancak şunu özellikle söyleyebilirim: GastroShow, en keyif aldığım fuarlardan biri. Çünkü gastronomi, insanları aynı masa etrafında buluşturan, sohbet etmelerini ve bununla beraber hikâyeler paylaşmalarını sağlayan çok özel bir alan.” diyen Duman, etkinliğin kültürel ve sosyal boyutuna dikkat çekti.</p>

<p>Duman sözlerini şöyle tamamladı: “Yemek tek başına bir anlam ifade etmeyebilir. Sadece karnımızı doyurmak için yemek yiyebiliriz. Ancak yemeğin yanında taşıdığı hikâyeler de ortaya çıktığında, gastronomi çok daha kıymetli bir hâle geliyor. Bizim amacımız da bu değeri ve bu hikâyeleri bütün dünyaya tanıtmak.”</p>

<p><strong>GastroShow Türkiye’nin Gastronomi Mirasını Dünyaya Taşıyacak</strong></p>

<p>GastroShow 2026’nın “Sıfır Atık” temasıyla gastronomi sektörünün sürdürülebilirlik gündemine katkı sunması beklenirken, organizasyonun B2B görüşmeleri ve uluslararası katılımcılarıyla Türkiye’nin üretim ve ihracat kapasitesine de katkı sağlaması hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>GTD’nin 2 bini aşkın üyesi ve 10 yılı aşan uluslararası deneyimiyle hayata geçirilen GastroShow, farklı ülkelerde gerçekleştirilen uluslararası gastronomi organizasyonlarıyla Türkiye arasında bir köprü oluşturuyor. Dubai, New York, Moskova, Nepal, Burkina Faso, Romanya ve Ukrayna gibi farklı merkezlerle kurulan bağlantıların önümüzdeki dönemde genişletilmesi planlanıyor.</p>

<p>9-10 Ekim 2026 tarihlerinde İstanbul Taşyapı Etkinlik Merkezi’nde gerçekleştirilecek GastroShow 2026 ile Türk mutfağının küresel bilinirliğinin artırılması, Türkiye’nin gastronomi turizmi potansiyelinin güçlendirilmesi ve üretici ile ihracatçıların yeni pazarlara ulaşmasının desteklenmesi amaçlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, FUAR HABERLERİ, RÖPORTAJLAR</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/rota-fuarcilik-turkiyemert-kaan-duman-gastroshow-ile-turkiyenin-gastronomi-kulturunu-dunyaya-tanitacagiz</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 18:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/m-r-z04374.JPG" type="image/jpeg" length="96995"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tam Fuarcılık/Tolga Yeniçeri, “Türkiye’nin En Kapsamlı Fitness Fuarını Gerçekleştiriyoruz”]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/tam-fuarciliktolga-yeniceri-turkiyenin-en-kapsamli-fitness-fuarini-gerceklestiriyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/tam-fuarciliktolga-yeniceri-turkiyenin-en-kapsamli-fitness-fuarini-gerceklestiriyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye Vücut Geliştirme, Fitness ve Bilek Güreşi Federasyonu’nun öncülüğünde düzenlenen İstanbul Fitness Week ve World Sports İstanbul, Yenikapı Gösteri Merkezi’nde kapılarını açtı. 27-30 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilen organizasyon kapsamında Türkiye Vücut Geliştirme ve Fitness Şampiyonası ile Dünya Şampiyonası Milli Takım Seçmeleri de düzenleniyor.</strong></p>

<p>Organizasyonun kapsamına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tam Fuarcılık Yönetim Kurulu Üyesi Tolga Yeniçeri, fuarın üçüncü kez düzenlendiğini belirterek, “Fuarımız bu yıl üçüncü kez düzenleniyor. 27-30 Ağustos tarihleri arasında Yenikapı Gösteri Merkezi’nde ziyaretçilerimizi ağırlıyoruz. Uluslararası nitelikteki fuarımız; fitness ekipmanları, sporcu beslenmesi ve gıdaları, spor tekstili, wellness ve sağlıklı yaşam ürünleri gibi geniş bir sektörel yelpazeyi kapsıyor. Aynı zamanda İstanbul Fitness Week kapsamında gerçekleştiriliyor.” dedi.</p>

<p>Yeniçeri, organizasyonun Türkiye’deki fitness ve sağlıklı yaşam etkinlikleri açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek, “Türkiye Vücut Geliştirme, Fitness ve Bilek Güreşi Federasyonu’nun hamiliğinde düzenlenen fuarımız, bu yıl Türkiye’de bugüne kadar gerçekleştirilmiş en kapsamlı ve en büyük fitness ve sağlıklı yaşam fuarı olma özelliğini taşıyor.” dedi.</p>

<p><strong>Milli Takım Seçmeleri Fuarın Merkezinde</strong></p>

<p>Organizasyonun önemli bölümlerinden birini ise Türkiye Şampiyonası ve Dünya Şampiyonası Milli Takım Seçmeleri oluşturuyor. Yarışmaların fuarla eş zamanlı olarak devam ettiğini belirten Yeniçeri, sporcuların milli takım yolundaki mücadelesinin organizasyona ayrı bir dinamizm kattığını ifade etti.</p>

<p>“Bu yıl fuar kapsamında Türkiye Şampiyonası ve Dünya Şampiyonası Milli Takım Seçmeleri de gerçekleştiriliyor. Yarışmalarımız başladı ve tüm hızıyla devam ediyor. Bunun yanı sıra fitness ekipmanları, sporcu gıdaları, spor tekstili, wellness cihazları ve Pilates başta olmak üzere farklı spor branşlarına yönelik faaliyet gösteren çok sayıda firma fuarımızda stantlarıyla yer alıyor.”</p>

<p><strong>“Sektörün Tüm Bileşenlerini Aynı Çatı Altında Buluşturuyoruz”</strong></p>

<p>World Sports İstanbul’un yalnızca spor tutkunlarına yönelik bir etkinlik olmadığını vurgulayan Yeniçeri, fuarın profesyonel ziyaretçi profiline de dikkat çekti.</p>

<p>“Fuarımızın ziyaretçi profilini sektörün çok geniş bir kesimi oluşturuyor. Spor salonu sahipleri ve yatırımcıları, spor tesisi yöneticileri, otel ve motel sahipleri, emlak yatırımcıları, fonksiyonel gıda bayileri, kişisel antrenörler ve akademisyenler başta olmak üzere sektörün tüm bileşenlerini burada ağırlıyoruz.”</p>

<p>Ziyaretçilerin bir yandan sektörde faaliyet gösteren firmalarla ticari bağlantılar kurduğunu, diğer yandan çeşitli etkinliklere katılabildiğini belirten Yeniçeri, organizasyonun dört gün boyunca ticaret ve sporun bir arada ilerlediği bir platform sunduğunu söyledi.</p>

<p><strong>“Dört Gün Boyunca 30 Bin Ziyaretçi Hedefliyoruz”</strong></p>

<p>Fuarın ziyaretçi hedefinin yaklaşık 30 bin kişi olduğunu açıklayan Yeniçeri, organizasyon alanında farklı ihtiyaçlara ve ilgi alanlarına yönelik bölümlerin oluşturulduğunu belirtti. “Dört gün boyunca yaklaşık 30 bin ziyaretçi ağırlamayı hedefliyoruz. Yarışma sahnemizin yanı sıra dış alanda yer alan ana sahnemizde grup fitness aktiviteleri düzenleniyor. Hardline Fitnow alanımızda ise seminerler, workshoplar ve kongreler gerçekleştiriliyor. Böylece farklı branşlara ilgi duyan profesyonelleri, spor gönüllülerini ve spor severleri aynı çatı altında buluşturuyoruz.”</p>

<p><strong>Fitness’ın Ötesinde, Farklı Spor Branşları Bir Arada</strong></p>

<p>Organizasyonun kapsamının yalnızca fitness ile sınırlı olmadığını belirten Yeniçeri, farklı spor disiplinlerinin de fuar kapsamında ziyaretçilerle buluştuğunu söyledi. “Fuarımız yalnızca fitness odaklı değil. Muay Thai’den calisthenics’e, raket sporlarından Pilates’e kadar pek çok farklı branş fuar kapsamında ziyaretçilerle buluşuyor. Özellikle son dönemde büyük ilgi gören padel kortumuz da ziyaretçiler tarafından yoğun ilgi görüyor ve fuarın dikkat çeken alanlarından biri haline geliyor.”</p>

<p>Fuar kapsamında sporcuların ve ziyaretçilerin aktif olarak katılabileceği çok sayıda etkinlik düzenlendiğini ifade eden Yeniçeri, özellikle hafta sonu programının geniş bir içeriğe sahip olduğunu belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Max Stage’de grup fitness aktiviteleri gerçekleştiriyoruz. Hafta sonunda Zumba etkinliğimiz olacak ve birbirinden farklı, eğlenceli aktiviteler düzenlenecek. Muay Thai kapsamında kendini savunma ve dövüş sanatlarına yönelik özel bir etkinliğimiz bulunuyor. Federasyonumuz tarafından düzenlenen Fitness Challenge’ın yanı sıra calisthenics ve sokak antrenmanları şampiyonaları da fuar kapsamında gerçekleştiriliyor.”</p>

<p><strong>“Fitness ve Wellness Dünyasının Tüm Renklerini Bir Araya Getiriyoruz”</strong></p>

<p>Organizasyonun genel yapısını değerlendiren Tolga Yeniçeri, İstanbul Fitness Week ve World Sports İstanbul’un spor sektörünün farklı alanlarını aynı platformda buluşturduğunu vurguladı. “Kısacası, fitness ve wellness dünyasının tüm renklerini bir araya getiren, yarışmalar, spor aktiviteleri, seminerler ve ticari buluşmalarla dolu dört günlük kapsamlı bir organizasyon gerçekleştiriyoruz.” ifadelerini kullandı</p>

<p>27-30 Ağustos tarihleri arasında devam edecek organizasyon, profesyonellerden sporculara, yatırımcılardan spor tutkunlarına kadar sektörün farklı paydaşlarını İstanbul’da buluşturmaya devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>FUAR HABERLERİ, RÖPORTAJLAR, SPOR</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/tam-fuarciliktolga-yeniceri-turkiyenin-en-kapsamli-fitness-fuarini-gerceklestiriyoruz</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 18:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/m-r-z04653.JPG" type="image/jpeg" length="94328"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ICVB Başkan Yardımcısı Bahadır Yaşık, “2027 Dünya Spor Kongresi İstanbul’da gerçekleştirilecek”]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/icvb-baskan-yardimcisi-bahadir-yasik-2027-dunya-spor-kongresi-istanbulda-gerceklestirilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/icvb-baskan-yardimcisi-bahadir-yasik-2027-dunya-spor-kongresi-istanbulda-gerceklestirilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye Vücut Geliştirme, Fitness ve Bilek Güreşi Federasyonu’nun öncülüğünde düzenlenen İstanbul Fitness Week ve World Sports İstanbul, Dr. Mimar Kadir Topbaş Gösteri Merkezi’nde başladı. Organizasyon kapsamında Türkiye Vücut Geliştirme ve Fitness Şampiyonası ile Dünya Şampiyonası Milli Takım Seçmeleri gerçekleştirilirken, spor dünyasının farklı paydaşları da İstanbul’da bir araya geliyor.</strong></p>

<p>Etkinliği değerlendiren İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Üyesi ve İstanbul Kongre ve Ziyaretçi Bürosu (ICVB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Bahadır Yaşık, organizasyonun gördüğü ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, sporun gençlerin hayatındaki rolüne ve İstanbul’un uluslararası spor organizasyonlarındaki konumuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>“İlginin ve katılımın son derece yüksek olduğunu gördüm”</strong></p>

<p>İstanbul Fitness Week ve World Sports İstanbul’un üçüncü kez düzenlendiğini belirten Yaşık, organizasyon alanındaki yoğun katılıma dikkat çekti. Fuar alanını gezdiğini ve sporcuların performanslarının kendisinde dahi heyecan oluşturduğunu ifade eden Yaşık, organizasyonun atmosferine ilişkin değerlendirmesinde, “İlginin ve katılımın son derece yüksek olduğunu gördüm. Hatta ben bile sporcuları görünce heyecanlandım; insan ister istemez kendisini kontrol etmeye başlıyor.” dedi.</p>

<p>Yaşık, yarışmaların yanı sıra spor sektörüne yönelik ürün ve ekipmanların sergilendiği stantların da organizasyona önemli bir bütünlük kazandırdığını söyledi.</p>

<p>“Burada yarışmaların yanı sıra fuar alanında spor malzemelerinin ve ürünlerin yer aldığı stantların bulunması, organizasyonu oldukça kapsamlı ve entegre bir yapıya dönüştürmüş. Bu anlamda gerçekten çok beğendim.” ifadelerini kullanan Yaşık, önümüzdeki yıllarda organizasyonun daha da gelişeceğine inandığını belirtti.</p>

<p><strong>“Önümüzdeki yıl daha iyi bir noktaya geleceğine inanıyorum”</strong></p>

<p>Açılış konuşmalarını da takip ettiğini belirten Yaşık, organizasyonun her yıl üzerine koyarak ilerlemesinin önemli olduğunu vurguladı. Yaşık, “Önümüzdeki yıl bu organizasyonun üzerine daha fazla koyarak fuarın ve yarışmanın çok daha iyi noktalara geleceğine inanıyorum.” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Federasyon yönetimine ve ilgili kurumlara teşekkür eden Yaşık, İstanbul Ticaret Odası olarak sporculara yönelik desteklerinin sürdüğünü ifade etti. “Federasyon başkanımızı, değerli yönetimini ve Bakanlığımızı böyle bir organizasyonu gerçekleştirdikleri için tebrik ediyor, kendilerine teşekkür ediyorum. Biz de İstanbul Ticaret Odası olarak her zaman yanlarında olduk.” diyen Yaşık, uluslararası yarışmalara katılan sporculara verilen desteklerin de devam ettiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Gençlerimizi sporla buluşturmak önemli bir sorumluluk”</strong></p>

<p>Sporun özellikle gençlerin gelişimi açısından önemli bir alan olduğunu vurgulayan Yaşık, gençlerin farklı spor branşlarına yönlendirilmesinin toplumsal açıdan değer taşıdığını söyledi.Yaşık, “Spor gerçekten çok kıymetli. Özellikle günümüzde gençlerimizin sosyal sorumluluk anlayışı içerisinde vücut geliştirme, bilek güreşi ve diğer spor dallarına yönelmesi bizi son derece mutlu eder. Gençlerimizi sporla buluşturmanın önemli bir sorumluluk olduğunu düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>İstanbul Ticaret Odası’nın yanı sıra Turizm Geliştirme ve Eğitim Vakfı aracılığıyla da organizasyona destek verdiklerini belirten Yaşık, sporun farklı alanlarında faaliyet gösteren kurumlarla iş birliklerinin önemine dikkat çekti.</p>

<p><strong>“2027 Dünya Spor Kongresi İstanbul’da gerçekleştirilecek”</strong></p>

<p>Bahadır Yaşık, konuşmasında İstanbul’un önümüzdeki dönemde ev sahipliği yapacağı önemli bir uluslararası spor organizasyonunu da açıkladı. Dünya Spor Kongresi’nin 2027 yılında İstanbul’da gerçekleştirileceğini belirten Yaşık, organizasyonun Türkiye açısından bir ilk olacağını söyledi.</p>

<p>“Nasip olursa 2027 yılında Dünya Spor Kongresi İstanbul’da gerçekleştirilecek. Böyle önemli bir spor organizasyonunun içerisinde bulunurken bunu tekrar sizlerle paylaşmak istedim. Kongrenin de verimli ve kaliteli bir şekilde geçmesini temenni ediyorum.” dedi. Yaşık, kongrenin daha önce Türkiye’de gerçekleştirilmemiş olması nedeniyle ayrı bir önem taşıdığını belirterek, İstanbul’un bu organizasyonu alabilmek için kapsamlı bir hazırlık sürecinden geçtiğini anlattı.</p>

<p><strong>“Kongreyi İstanbul’a kazandırmak için geniş bir heyetle çalıştık”</strong></p>

<p>Dünya Spor Kongresi’nin İstanbul’a kazandırılması sürecinde kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının birlikte hareket ettiğini ifade eden Yaşık, Birleşmiş Milletler Turizm Örgütü nezdinde yürütülen çalışmalara değindi.</p>

<p>Yaşık, “Bu kongre daha önce Türkiye’de hiç gerçekleştirilmemiş bir organizasyon olacak. Biz bunu almak için özel sektör, valilik, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İstanbul Ticaret Odası ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinden oluşan bir heyetle Birleşmiş Milletler Turizm Örgütü’ne gittik ve kongreyi İstanbul’a kazandırdık.” şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu tür organizasyonların İstanbul’un uluslararası tanıtımına katkı sağladığını belirten Yaşık, kongre turizminin ekonomik etkisinin de önemli olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>“Kongre turizmi İstanbul için önemli bir değer”</strong></p>

<p>Kongre turizmine yalnızca turizm başlığı altında bakmadıklarını ifade eden Yaşık, kongre ziyaretçilerinin şehir ekonomisine sağladığı katkının önemine dikkat çekti. “Her şeyden önce bu organizasyonun çok prestijli olduğunu düşünüyorum. Elbette her kongre bizim için kıymetli. Kongre turizmine yalnızca turizm olarak da bakmıyoruz. Çünkü kongre amacıyla gelen ziyaretçilerin normal bir turiste kıyasla yaklaşık dört-beş kat daha fazla harcama yapabildiğini biliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Dünya Spor Kongresi’nin spor ve kongre turizmini bir araya getirmesi açısından İstanbul için farklı bir deneyim oluşturacağını belirten Yaşık, “bunun bir spor kongresi olması, bizim için ayrıca önemli ve farklı bir deneyim olacak. Nasıl gerçekleşeceğini ve ortaya nasıl bir sonuç çıkacağını hep birlikte deneyimleyip göreceğiz.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>FUAR HABERLERİ, KONGRE HABERLERİ, RÖPORTAJLAR, SPOR</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/icvb-baskan-yardimcisi-bahadir-yasik-2027-dunya-spor-kongresi-istanbulda-gerceklestirilecek</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 17:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/nklslsic.JPG" type="image/jpeg" length="59312"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Adem Yıldırım: "World Sports İstanbul Spora verdiğimiz önemin kanıtı"]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/adem-yildirim-world-sports-istanbul-spora-verdigimiz-onemin-kaniti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/adem-yildirim-world-sports-istanbul-spora-verdigimiz-onemin-kaniti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye Vücut Geliştirme, Fitness ve Bilek Güreşi Federasyonu’nun öncülüğünde düzenlenen İstanbul Fitness Week ve World Sports İstanbul, Dr. Mimar Kadir Topbaş Gösteri Merkezi’nde başladı. Spor dünyasının farklı paydaşlarını bir araya getiren organizasyon kapsamında Türkiye Vücut Geliştirme ve Fitness Şampiyonası ile Dünya Şampiyonası Milli Takım Seçmeleri gerçekleştiriliyor.</strong></p>

<p>Türkiye’nin yanı sıra dünyanın farklı ülkelerinden katılımcıların yer aldığı organizasyon, İstanbul’un uluslararası spor etkinlikleri açısından taşıdığı önemi bir kez daha ortaya koyuyor.</p>

<p><strong>“Sporun her alanına verilen desteği çok net biliyoruz”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Organizasyona katılan AK Parti İstanbul Milletvekili Adem Yıldırım, sporun toplumun farklı kesimlerine yayılması ve spor faaliyetlerinin desteklenmesi gerektiğine dikkat çekti. Sporun her branşında faaliyet gösteren kişi ve kurumlara destek vermeye gayret ettiklerini belirten Yıldırım, “Sporun her aşamasıyla ve her alanıyla ilgilenen arkadaşlarımızı elimizden geldiğince desteklemeye gayret ediyoruz. Özellikle Cumhurbaşkanımızın 2002 yılından bu yana sporun her alanına verdiği desteği çok net biliyoruz. Buradaki görüntü de bunun önemli bir göstergesidir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“Bu kadar büyük bir organizasyon beklemiyordum”</strong></p>

<p>İstanbul Fitness Week ve World Sports İstanbul’un kapsamını yerinde gördüğünde organizasyonun düşündüğünden çok daha büyük olduğunu fark ettiğini söyleyen Yıldırım, sporun toplumda daha geniş bir tabana yayılması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Organizasyonun yalnızca profesyonel sporcular açısından değil, çocuklardan gençlere ve yetişkinlere kadar toplumun farklı kesimlerini spora yönlendirme açısından da önemli bir işlev üstlendiğini belirten Yıldırım, “Buraya gelmeden önce bu organizasyonun bu kadar büyük olduğunu açıkçası düşünmemiştim. Ancak geldiğimde gerçekten çok büyük ve kapsamlı bir organizasyon olduğunu gördüm.” dedi.</p>

<p>Yıldırım, sporun günlük yaşamın doğal bir parçası hâline getirilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Hem gençlerimizi ve çocuklarımızı hem de yetişkinlerimizi sporla iç içe tutabilecek mekanizmaları geliştirmemiz gerektiğini düşünüyorum.” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>“İnsanlarımızı spora daha fazla yaklaştırmalıyız”</strong></p>

<p>Sporun yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmaların yalnızca belirli yaş gruplarıyla sınırlı kalmaması gerektiğini dile getiren Yıldırım, toplumun tamamını spora yönlendirecek organizasyonların desteklenmesinin önemine işaret etti.</p>

<p>Yıldırım, “İnsanlarımızı spora daha fazla yaklaştıracak her türlü organizasyonun ve çalışmanın içerisinde olmamız gerektiğine inanıyorum. Bu anlamda Koray Başkanımızın öncülüğünde gerçekleştirilen bu fuarın çok kıymetli olduğunu düşünüyorum.” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>“İstanbul’u sporun uluslararası merkezi hâline getiriyor”</strong></p>

<p>İstanbul Fitness Week ve World Sports İstanbul’un uluslararası katılım açısından da önemli bir organizasyon olduğunu belirten Yıldırım, etkinliğin farklı ülkelerden spor dünyasının temsilcilerini İstanbul’da buluşturduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Yıldırım, “Hem dünyadan hem de Türkiye’den katılımcıları burada buluşturarak İstanbul’u adeta bir merkez hâline getirmiş. İstanbul zaten dünyanın başşehri; aynı zamanda sporun da merkezi. Gerçekten güzel bir organizasyon. Tebrik ediyor, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>FUAR HABERLERİ, RÖPORTAJLAR</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/adem-yildirim-world-sports-istanbul-spora-verdigimiz-onemin-kaniti</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 17:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/m-r-z04646.JPG" type="image/jpeg" length="29263"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mahmut Er: “Fuarcılığın ekonomiye katkısı ilk kez kapsamlı biçimde ortaya konuldu”]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/mahmut-er-fuarciligin-ekonomiye-katkisi-ilk-kez-kapsamli-bicimde-ortaya-konuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/mahmut-er-fuarciligin-ekonomiye-katkisi-ilk-kez-kapsamli-bicimde-ortaya-konuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>UFI ve Oxford Economics iş birliğiyle hazırlanan rapora göre Türkiye fuarcılık sektörü, 2025 yılında 15,2 milyar avro ekonomik çıktı üretirken 135 bin 700 kişilik istihdam oluşturdu. 456 fuarda 19,8 milyon ziyaretçi ve 65 bin katılımcı bir araya geldi.</strong></p>

<p>Türkiye fuarcılık sektörü, 2025 yılında ekonomiye sağladığı katkıyla önemli bir ekonomik faaliyet alanı olduğunu ortaya koydu. UFI, The Global Association of the Exhibition Industry (Uluslararası Fuar Endüstrisi Birliği) tarafından Oxford Economics iş birliğiyle hazırlanan “Türkiye'de Fuarcılığın Ekonomiye Katkısı” başlıklı rapora göre sektör, yıl boyunca toplam 15,2 milyar avro ekonomik çıktı üretti. Fuarcılık faaliyetleri aynı dönemde 135 bin 700 kişilik istihdam oluştururken, sektörün doğrudan GSYH katkısı 4 milyar avro olarak hesaplandı.</p>

<p>Rapora göre 2025 yılında Türkiye genelinde 456 fuar düzenlendi. Bu fuarlar 19,8 milyon ziyaretçi ve 65 bin katılımcıyı bir araya getirirken, fuar faaliyetleri kapsamında gerçekleşen doğrudan harcama 7,5 milyar avroya ulaştı. Ortaya çıkan tablo, fuarcılığın yalnızca organizatörler ve fuar alanlarıyla sınırlı bir ekonomik faaliyet olmadığını; konaklama, ulaşım, yeme-içme, turizm, ticaret ve diğer hizmet sektörleriyle birlikte geniş bir ekonomik ekosistem oluşturduğunu gösterdi.</p>

<p><strong>"Rapor Türkiye fuarcılık sektörü açısından önemli bir referans"</strong></p>

<p>UFI Avrupa Bölgesi Başkan Yardımcısı ve Yönetim Kurulu Üyesi Mahmut Er, raporun Türkiye fuarcılık sektörü açısından önemli bir referans niteliğinde olduğunu belirterek, çalışmanın sektörün ekonomik etkisini ilk kez kapsamlı ve somut verilerle ortaya koyduğunu söyledi.</p>

<p>Fuarcılığın yalnızca fuar organizasyonlarından oluşan bir faaliyet olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Er, “Fuarcılığın kendi katılımcı ve ziyaretçi kitlesinin yanı sıra, özellikle ihracat başta olmak üzere ekonomiye çok ciddi katkıları bulunuyor. Almanya, İngiltere, Amerika ve Avrupa'nın birçok ülkesinde benzer araştırmalar daha önce yapılmıştı. Biz de bu çalışmaları örnek alarak Türkiye'de böyle bir araştırmanın yapılmasını teşvik ettik ve maliyetine sponsor olduk.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Veriler TOBB'dan, analiz Oxford Economics'ten</strong></p>

<p>Raporda kullanılan verilerin güvenilir ve sektörü kapsayan bir veri setine dayanmasının çalışmanın önemli özelliklerinden biri olduğunu belirten Mahmut Er, fuar organizatörlerinin her yıl TOBB'a ilettiği ziyaretçi ve katılımcı istatistiklerinin araştırmanın temelini oluşturduğunu söyledi. “Her yıl tüm fuar organizatörleri, fuarlarına ilişkin ziyaretçi ve katılımcı istatistiklerini TOBB'a iletiyor. TOBB'un sağladığı bu veriler esas alınarak hazırlanan rapor, UFI'nin diğer ülke raporlarını da gerçekleştiren Londra merkezli bağımsız araştırma kuruluşu Oxford Economics tarafından hazırlandı.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bu yöntem sayesinde Türkiye'deki fuarcılık faaliyetlerinin ekonomik etkisinin uluslararası ölçekte kabul gören bir araştırma metodolojisiyle değerlendirildiğini belirten Er, çalışmanın sektör için önemli bir veri altyapısı oluşturduğunu ifade etti. Araştırmanın ilk çalışma olması nedeniyle zaman içerisinde geliştirilebilecek noktaların bulunabileceğini kaydeden Er, raporun düzenli aralıklarla yenilenmesinin sektörün gelişimini izlemek açısından önemli olduğunu vurguladı: “Böylece Türkiye'de fuarcılığın ekonomiye etkisini net biçimde ortaya koyan önemli bir sonuç elde edilmiş oldu. Elbette bu ilk çalışma olduğu için geliştirilebilecek noktalar olabilir. Ancak bundan sonraki süreçte bu araştırmanın bir ya da iki yılda bir tekrarlanmasını arzu ediyoruz.”</p>

<p><strong>Fuarcılığın etkisi sektörün kendi büyüklüğünün ötesinde</strong></p>

<p>Raporda fuarcılık sektörünün yalnızca doğrudan ekonomik büyüklüğünün değil, fuarların ziyaretçi ve katılımcılar üzerinden oluşturduğu geniş ekonomik etkinin de ele alındığını belirten Er, fuarcılığın şehir ve ülke ekonomileri üzerindeki etkisinin bu şekilde daha doğru anlaşılabileceğini söyledi. Er, “Raporda, fuara gelen bir ziyaretçinin ekonomiye ne kadar katkı sağladığı, fuarcılık sektörünün gayrisafi yurt içi hasılaya katkısı ve bir katılımcının ekonomiye sağladığı katkı gibi önemli göstergeler ortaya konuluyor. Yani çalışma yalnızca fuarcılık sektörünün kendi ekonomik büyüklüğünü değil, fuarcılığın genel ekonomi üzerindeki etkisini de ele alıyor.” şeklinde konuştu.</p>

<p>Bu yaklaşımın fuarcılık sektörünün ekonomik değerini daha geniş bir perspektifle değerlendirmeye olanak sağladığını ifade eden Er, fuarların yalnızca ticari buluşmaların gerçekleştiği organizasyonlar olmadığını belirtti. Fuar ziyaretçilerinin ve katılımcıların konaklama, ulaşım, yeme-içme ve diğer hizmetlere yönelik harcamalarının şehir ekonomilerine doğrudan katkı sağladığını vurguladı.</p>

<p><strong>Şehirlerin ekonomik katkısı da ölçüldü</strong></p>

<p>Araştırmanın Türkiye açısından önemli özelliklerinden birinin şehir bazlı ekonomik etkileri ortaya koyması olduğunu belirten Er, fuarcılığın İstanbul, Ankara, Antalya, İzmir ve Kayseri gibi önemli fuar merkezlerinde oluşturduğu ekonomik değerin de raporda değerlendirildiğini söyledi. “UFI'nin diğer ülke raporlarından farklı olarak istatistiklerin şehir bazında da ortaya konulmasını talep ettik. İstanbul, Ankara, Antalya, İzmir ve Kayseri gibi fuarcılık açısından önemli şehirlerimizin ekonomiye katkıları da raporda yer alıyor.”</p>

<p>Şehir bazlı verilerin yerel yönetimler ve bölgesel karar vericiler açısından önemli bir kaynak oluşturduğunu belirten Er, fuarcılığın kent ekonomileri üzerindeki etkisinin somut verilerle ortaya konulmasının sektörün gelişimine yönelik politikaların oluşturulmasına da katkı sağlayacağını ifade etti.</p>

<p>Fuarların gerçekleştirildiği şehirlerde yalnızca fuar alanlarının değil, otellerden restoranlara, ulaşım şirketlerinden perakende işletmelerine kadar çok sayıda sektörün ekonomik faaliyetinin arttığına dikkat çeken Er, bu nedenle fuarcılığın şehir ekonomileri açısından stratejik bir araç olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Rapor İzmir'de tanıtıldı</strong></p>

<p>“Türkiye'de Fuarcılığın Ekonomiye Katkısı” raporunun lansmanı, haziran ayının başında İzmir'de düzenlenen UFI Avrupa Konferansı kapsamında gerçekleştirildi. Rapor, UFI'nin internet sitesinde diğer ülkelerde fuarcılığın ekonomik etkisini ölçmek amacıyla hazırlanan çalışmalarla birlikte yayımlandı.</p>

<p>Çalışmanın yalnızca fuarcılık sektörü temsilcileri açısından değil, ekonomik ve ticari politikaların oluşturulmasında rol oynayan kamu kurumları, yerel yönetimler ve meslek kuruluşları açısından da önemli olduğunu belirten Er, raporda ortaya konulan verilerin karar alma süreçlerinde dikkate alınması gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>“Karar vericileri raporu incelemeye davet ediyorum”</strong></p>

<p>Mahmut Er, raporun ortaya koyduğu sonuçların sektörün ekonomik öneminin daha iyi anlaşılması açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, kamu ve özel sektördeki karar vericilere çağrıda bulundu. “Başta meslektaşlarımız olmak üzere tüm karar vericileri, şehirlerimizdeki yerel yönetimleri, ticaret odalarını, ilgili kurumları ve merkezi hükümet yetkililerini bu raporu incelemeye ve ortaya çıkan sonuçları değerlendirmeye davet ediyorum.”</p>

<p>Raporun, fuarcılığın Türkiye ekonomisinde oluşturduğu katma değeri görünür hale getirdiğini belirten Er, çalışmanın önümüzdeki dönemde düzenli olarak tekrarlanmasının sektörün gelişiminin izlenmesine ve fuarcılığın ekonomik etkisinin daha doğru ölçülmesine katkı sağlayacağını ifade etti. “Böylelikle fuarcılık sektörünün ekonomimiz açısından önemi ve yarattığı katma değer daha iyi anlaşılmış olacaktır.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, RÖPORTAJLAR</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/mahmut-er-fuarciligin-ekonomiye-katkisi-ilk-kez-kapsamli-bicimde-ortaya-konuldu</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 18:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/mahmut-er.jpeg" type="image/jpeg" length="80500"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ÇİB Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Dalbeler, “Enerjiden Kazandığımızı İşçilikten Kaybediyoruz”]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/cib-yonetim-kurulu-baskani-ugur-dalbeler-enerjiden-kazandigimizi-iscilikten-kaybediyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/cib-yonetim-kurulu-baskani-ugur-dalbeler-enerjiden-kazandigimizi-iscilikten-kaybediyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dünya çelik sektörünün önde gelen temsilcileri, sektörün küresel gündemini değerlendirmek ve ortak çözüm alanlarını ele almak üzere 25-27 Ekim’de İstanbul’da bir araya gelecek. Çelik İhracatçıları Birliği (ÇİB) Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Dalbeler, Türkiye’nin çelik sektörünün korumacılık politikaları, artan maliyetler ve Çin’in küresel pazarlardaki agresif ihracat politikalarına rağmen üretim ve ihracat gücünü koruduğunu belirterek, yeni pazar arayışlarının sürdüğünü söyledi. Dalbeler, İstanbul’da düzenlenecek zirvenin sektör açısından önemli iş birliklerine ve kazanımlara zemin hazırlayacağını ifade etti.</strong></p>

<p>Dünya çelik sektörü, küresel ticarette korumacılık politikalarının güçlendiği, üretim maliyetlerinin arttığı ve rekabet koşullarının hızla değiştiği bir dönemde İstanbul’da buluşmaya hazırlanıyor. 25-27 Ekim tarihlerinde gerçekleştirilecek zirvede, çelik sektörünün küresel ölçekte karşı karşıya olduğu sorunlar, yeni pazar fırsatları, ticaret politikaları ve sektörün geleceğine yönelik beklentiler masaya yatırılacak. Zirveye dünyanın farklı ülkelerinden çelik sektörüne yön veren isimlerin yanı sıra sektörün tüm paydaşları, alım heyetleri ve uluslararası temsilcilerin katılması bekleniyor.</p>

<p>ÇİB Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Dalbeler, Türkiye çelik sektörünün ihracat performansını değerlendirirken, küresel ölçekte yaşanan zorlu koşullara rağmen sektörün yılı güçlü bir performansla tamamlamayı hedeflediğini söyleyerek “Çelik sektörü 2026 yılına fena bir giriş yapmadı. Bütün olumsuzluklara rağmen dünyada korumacılık politikalarının ön plana çıktığı bir dönemi yaşıyoruz. Bunun dışında başka birtakım gelişmeler de söz konusu. Özellikle Çin’in ihracat piyasalarında bu kadar agresif olmasına rağmen, 19 milyon tonluk performansı bu yıl da yakalamayı bekliyoruz” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Hedef 19 milyon tonluk ihracat performansını korumak</strong><br />
Türkiye’nin çelik ihracatında mevcut performansını korumasının yanı sıra büyümeyi sürdürülebilir hale getirmeyi hedeflediğini belirten Dalbeler, küresel koşulların sektörün hareket alanını zaman zaman sınırlandırdığını vurguladı.</p>

<p>Dalbeler, “Bizim amacımız her zaman bir öncekinin üzerine koyarak ilerlemek, büyümeyi sürdürülebilir hale getirmek. Ama koşullar bazen size buna el vermiyor. Her halükârda bu seneyi de geçmiş senenin performansıyla sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin ihracat pazarlarını çeşitlendirmeye yönelik çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Dalbeler, korumacı politikaların uygulandığı pazarlarda yeni fırsatlar yaratılması gerektiğine dikkat çekti. “Yeni pazarlar arıyoruz. Farklı alanlarda veya korumacılığın olduğu alanlarda nasıl kazanımlar elde edebiliriz, ona bakıyoruz” diyen Dalbeler, özellikle Avrupa pazarındaki gelişmelerin yakından takip edildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Avrupa pazarında yeni koruma önlemleri gündemde</strong><br />
Avrupa’da çelik sektörünü doğrudan ilgilendiren yeni koruma önlemlerinin gündeme geldiğini belirten Dalbeler, Türkiye’nin bu süreçte yürüttüğü müzakerelerin önemine işaret etti. Dalbeler, “Avrupa’da yeni bir koruma önlemi gündeme geldi. Orada birtakım müzakereler yapıldı. Ticaret Bakanlığımız o konuda bence çok büyük performans göstererek Türkiye adına diğer ülkelere kıyasla çok daha iyi bir kazanım elde etti” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Bununla birlikte Türkiye’nin Avrupa pazarındaki potansiyelinin daha yüksek olduğunu ifade eden Dalbeler, mevcut kazanımların ötesinde yapılabilecek çalışmalar bulunduğunu söyledi. “Geçmişle kıyaslandığında Avrupa’da daha yapabileceğimiz çok şey olduğuna inanıyoruz." diyen Dalbeler, Avrupa’nın yanı sıra diğer pazarlarda da yeni fırsatların takip edildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Çin’in ihracat politikası yakından izleniyor</strong><br />
Küresel çelik piyasasında Çin’in ihracat politikasının belirleyici unsurlardan biri olduğunu ifade eden Dalbeler, Çin’in agresif ihracat politikasının yavaşlamasının Türkiye açısından yeni fırsatlar yaratabileceğini söyledi. Dalbeler, “Özellikle Çin’in bu agresif tutumu belki biraz daha yavaşlarsa biz ilave kazanımlar elde edip 19 milyon tonluk performansı 20 milyon tonun üzerine taşıyabiliriz diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Türkiye Avrupa’nın en büyük çelik üreticisi</strong><br />
Türkiye’nin küresel çelik üretimindeki konumuna da değinen Dalbeler, “Türkiye dünyanın en büyük yedinci üreticisi ama Avrupa’nın da en büyük üreticisi. Biz uzun yıllar Almanya’nın ardından ikinci pozisyondaydık. Şimdi en büyük üretici konumuna geldik” şeklinde konuşarak, Türkiye’nin mevcut konumunu daha da güçlendirebileceğini belirtti.</p>

<p>Çelik sektörünün önündeki temel sorunlardan birinin maliyetler olduğuna dikkat çeken Dalbeler, enerji ve işçilik maliyetlerinin sektörün toplam maliyetleri içerisinde geçmişe göre daha yüksek bir paya sahip olduğunu söyledi: “Türkiye’nin ciddi bir avantajı var. Hem coğrafi olarak hem rekabet anlamında. Evet, birtakım problemlerimiz var. Enerji maliyetlerimiz, işçilik maliyetlerimiz geçmişe bakıldığında bugün bizim açımızdan maliyetlerimiz içerisinde çok daha yüksek oranları işgal etmekte” dedi.</p>

<p>Bu koşullara rağmen sektörün verimlilik odaklı çalışmalarla üretim kapasitesini ve rekabet gücünü artırabileceğini belirten Dalbeler, Türkiye’nin küresel üretimde üst sıralara tırmanmaya devam edeceğine inandığını dile getirdi. “Daha verimli çalışarak, üretimi daha da artırarak, daha agresif olarak üretim konusunda da yine üst sıraları tırmanmayı sürdüreceğiz diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>İstanbul zirvesi yeni iş birliklerinin önünü açacak</strong><br />
Çelik sektörünün küresel gündeminin İstanbul’da kapsamlı şekilde ele alınacağı zirvenin, sektör temsilcileri açısından önemli bir buluşma noktası olması bekleniyor. Zirve kapsamında dünyanın farklı ülkelerinden sektörün önde gelen isimlerinin konuşmacı olarak ağırlanacağını belirten Dalbeler, sektörün tüm paydaşlarının da etkinliğe davet edildiğini söyledi. Dalbeler, “Dünyanın bir çok ülkesinden çelik sektörüne gerçekten yön veren isimleri konuşmacı olarak davet ediyoruz. Ayrıca çelik sektörünün tüm paydaşlarını buraya davet ediyoruz. Alım heyetleri gelecek. Birçok ülkeden temsilci gelecek” dedi.</p>

<p><strong>“İki gün boyunca sektörün tüm konuları masaya yatırılacak”</strong><br />
Zirvenin yalnızca mevcut sorunların değerlendirilmesi açısından değil, yeni ticari bağlantılar ve iş birliklerinin geliştirilmesi açısından da önemli olduğunu vurgulayan Dalbeler, “Böylelikle o iki gün boyunca çelik sektörüyle ilgili her konu tartışılacak, masaya yatırılacak ve ben buradan ciddi bir iş birliği olabileceğini, ciddi bir kazanım elde edileceğini düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>RÖPORTAJLAR</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/cib-yonetim-kurulu-baskani-ugur-dalbeler-enerjiden-kazandigimizi-iscilikten-kaybediyoruz</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 14:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/m-r-z03963.JPG" type="image/jpeg" length="80910"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İHKİB Başkanı Mustafa Paşahan: “IFCO, Avrupa’nın en büyük hazır giyim fuarı”]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ihkib-baskani-mustafa-pasahan-ifco-avrupanin-en-buyuk-hazir-giyim-fuari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ihkib-baskani-mustafa-pasahan-ifco-avrupanin-en-buyuk-hazir-giyim-fuari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İstanbul Fashion Connection (IFCO), hazır giyim sektörünün küresel buluşma noktalarından biri olma hedefiyle 10’uncu kez kapılarını açtı. Fuarın açılışında konuşan Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkan Vekili Mustafa Paşahan, IFCO’nun Avrupa’nın en büyük hazır giyim fuarı konumuna ulaştığını belirterek, sektörün katma değerini artırmada tasarım ve fuarların kritik rol oynadığını vurguladı. Paşahan, 2027 itibarıyla fuarın eylül ayının ikinci haftasında düzenleneceğini açıklarken, hazır giyim sektörünün Türkiye ekonomisi açısından stratejik önemine dikkat çekti.</strong></p>

<p>Hazır giyim sektörünün önemli uluslararası buluşmalarından İstanbul Fashion Connection (IFCO), 10’uncu kez sektör profesyonellerini İstanbul’da bir araya getirdi. Fuarın açılışında değerlendirmelerde bulunan Mustafa Paşahan, IFCO’nun 10. kez düzenlenmesinin sektör açısından önemli bir başarı olduğunu ifade etti.</p>

<p>İstanbul’un uluslararası fuarcılık merkezi olma hedefi doğrultusunda IFCO’nun önemli bir adım olduğunu belirten Paşahan, fuarın ortaya çıkış sürecinde Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe’nin öncü rol üstlendiğini söyledi.</p>

<p>Paşahan, sürecin sektörün farklı paydaşlarının ortak katkısıyla ilerlediğini belirterek, “Hazır giyim sektörünün heyecanla beklediği İstanbul Fashion Connection, onuncu kez kapılarını açtı. Onuncu fuarı düzenlemenin gururunu yaşıyoruz. Beş yıl önce attığımız adımla birlikte İstanbul’u fuarlar merkezi yapma hedefimizi ortaya koymuştuk. Bu süreçte Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanımız Mustafa Gültepe önemli bir öncülük yaptı. Ticaret odamız, sivil toplum kuruluşlarımız ve sektör temsilcilerimizle birlikte IFCO’yu hayata geçirdik.” dedi.</p>

<p><strong>“IFCO, Avrupa’nın en büyük hazır giyim fuarı haline geldi”</strong></p>

<p>IFCO’nun kısa sayılabilecek bir sürede ulaştığı uluslararası ölçeğe dikkat çeken Paşahan, fuarın bugün Avrupa’nın en büyük hazır giyim fuarı konumuna geldiğini söyledi. Türkiye’nin ihracatta kilogram başına elde ettiği değerin artırılması gerektiğini belirten Paşahan, bu hedefe ulaşmanın yolunun tasarım, inovasyon ve katma değer yaratmaktan geçtiğini ifade etti.</p>

<p>Paşahan, “Bugün IFCO, Avrupa’nın en büyük hazır giyim fuarı haline geldi. Bu noktaya gelmiş olmak bizim için son derece önemli. Eğer Türkiye olarak katma değeri yukarıya çıkarmak istiyorsak, bunu tasarımla ve değer yaratarak başarmamız gerekiyor.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Türkiye’nin kilogram başına ihracat değerindeki yükselişe de işaret eden Paşahan, 2025 yılı sonunda 16,2 dolar seviyesinde bulunan kilogram başına ihracat değerinin bugün 18,2 dolara çıktığını belirtti. Paşahan, “Biz artık değeri, değer yaratarak ve tasarımla kazanacağız. Katma değeri yukarı çıkarma noktasında bu fuarların önemli bir rolü olduğuna inanıyoruz. Bu anlamda IFCO’yu çok önemsiyoruz.” diye konuştu.</p>

<p><strong>IFCO, 2027’de eylül ayında düzenlenecek</strong></p>

<p>Ağustos ayının tatil dönemine denk gelmesine rağmen IFCO’nun ulaştığı ziyaretçi ve etkinlik düzeyinin önemli olduğunu belirten Paşahan, fuarın gelecek dönem takvimine ilişkin de bilgi verdi. 2027 yılından itibaren IFCO’nun eylül ayının ikinci haftasında düzenleneceğini açıklayan Paşahan, bu değişikliğin fuarın uluslararası etkinliğini daha da artıracağına inandığını dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Paşahan, “Ağustos ayının tatil dönemi olmasına rağmen fuarın bugün ulaştığı etkinlik düzeyi son derece önemli. Özellikle önümüzdeki yıldan itibaren IFCO’yu eylül ayının ikinci haftasında düzenlemeye başlayacağız. İnsanların tatilde olduğu bir dönemde fuarın bu kadar etkili olması, emeği geçen herkesin takdir edilmesini gerektiriyor.” dedi.</p>

<p>2027 yılında IFCO’nun daha güçlü bir organizasyon haline geleceğini ifade eden Paşahan, fuarların yalnızca ticari buluşma alanları olmadığını, sektörlerin moral ve motivasyonunu güçlendiren önemli platformlar olduğunu söyledi: “Fuarlar her şeyden önce psikolojik açıdan çok önemli. Aynı zamanda katma değer yaratılması açısından da olmazsa olmaz bir konuma sahip. Bu nedenle daha fazla fuar düzenlememiz gerekiyor.” diyen Paşahan, Türkiye’nin farklı sektörlerde uluslararası fuar kapasitesini geliştirmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>“35 ticaret heyeti gerçekleştireceğiz”</strong></p>

<p>IFCO’nun yanı sıra dünyanın farklı bölgelerinde fuar ve ticaret heyetleri düzenlediklerini aktaran Paşahan, uluslararası pazarlara erişim çalışmalarının hız kesmeden sürdüğünü belirtti. Paşahan, “Biz yalnızca IFCO ile sınırlı kalmıyoruz; dünyanın neredeyse her ülkesinde fuarlar düzenliyoruz. 25’in üzerinde ticaret heyeti gerçekleştiriyoruz ve bu yıl bu sayıyı 35’e çıkaracağız. Dünyanın farklı bölgelerinde çalışmalarımızı sürdürüyor, sektörümüzü hak ettiği yere hep birlikte taşımak için çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“Hazır giyim sektörü Türkiye için stratejik bir güç”</strong></p>

<p>Türkiye hazır giyim sektörünün ülke ekonomisindeki stratejik konumuna da değinen Paşahan, sektörün istihdam, katma değer ve cari denge açısından güçlü bir yapıya sahip olduğunu söyledi. Paşahan, “Hazır giyim sektörü gerçekten bunu hak ediyor. Türkiye’de önemli başarılara imza atan sektörümüz, istihdamda birinci sırada yer alıyor. Katma değer açısından da bugün Türkiye’de çok önemli bir noktaya geldik. Aynı zamanda Türkiye’nin en fazla cari fazla veren sektörlerinden birinden söz ediyoruz.” dedi.</p>

<p>Sektörün önündeki sorunların çözümü ve rekabet gücünün artırılması için ilgili bakanlıklara yönelik taleplerin sürdürüldüğünü belirten Paşahan, 2027 yılında bu taleplerin karşılanması konusunda önemli adımlar atılmasını beklediklerini ifade etti.</p>

<p>Paşahan, “Bakanlığımıza yönelik taleplerimizi hem daha önce hem de bugün kürsüden bir kez daha ilettim. İnanıyorum ki 2027 yılıyla birlikte taleplerimizin karşılanması noktasında önemli adımlar atılacak. 2030 yılına geldiğimizde sektörümüzü çok daha farklı ve güçlü bir yerde hep birlikte göreceğimize inanıyorum.” diye konuştu.</p>

<p><strong>“Türkiye’nin ihracat gücünü daha da artıracağız”</strong></p>

<p>Konuşmasında Türkiye ekonomisinin genel görünümüne ve ihracat hedeflerine de değinen Paşahan, Orta Vadeli Program kapsamında enflasyon ve faizlerin daha düşük seviyelere gelmesinin önemine işaret etti. Bununla birlikte, küresel ölçekte artan jeopolitik risklerin ve çevre ülkelerde yaşanan savaşların ekonomik koşulları zorlaştırdığına dikkat çeken Paşahan, Türkiye’nin bu süreçte sergilediği duruşun önemini vurguladı.</p>

<p>Paşahan, “Orta Vadeli Program kapsamında gönül ister ki faizler ve enflasyon düşük olsun. Ancak çevremizde savaşların yaşandığı, jeopolitik risklerin arttığı bir ortamdayız. Bu nedenle Türkiye’nin bugün sergilediği duruş son derece önemli.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Türkiye’nin hazır giyim sektörünün ülke genelinde geniş bir üretim ve istihdam ağına sahip olduğunu belirten Paşahan, sektörün ihracat gücünün önümüzdeki dönemde daha da artırılabileceğini söyledi. “Bugün 81 ilde ve yüzlerce ilçede hazır giyim sektörümüz faaliyet gösteriyor. Bu süreçle birlikte sektörümüzün çok daha iyi noktalara geleceğine inanıyorum.” diyen Paşahan, sektörün geleceğine ilişkin olumlu mesaj verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>FUAR HABERLERİ, RÖPORTAJLAR</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ihkib-baskani-mustafa-pasahan-ifco-avrupanin-en-buyuk-hazir-giyim-fuari</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 18:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/m-r-z03956.JPG" type="image/jpeg" length="38113"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şekib Avdagiç yeniden adaylığını açıkladı: İTO’da yeni dönem için hedeflerini anlattı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/sekib-avdagic-yeniden-adayligini-acikladi-itoda-yeni-donem-icin-hedeflerini-anlatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/sekib-avdagic-yeniden-adayligini-acikladi-itoda-yeni-donem-icin-hedeflerini-anlatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç, 27 Ekim’de gerçekleştirilecek İTO seçimleri öncesinde yeni dönem hedeflerini ve başkanlık adaylığını anlattı. İki dönemdir İTO Başkanlığı görevini yürüten Avdagiç, seçimin ardından bir dönem daha görev yapmayı hedeflediğini açıkladı.</strong></p>

<p>144 yıllık geçmişi, 850 binin üzerindeki üyesi ve İstanbul iş dünyasındaki güçlü konumuyla dünyanın en büyük ikinci ticaret odası olan İTO’da seçim heyecanı sürüyor. 27 Ekim Salı günü İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek seçimlerde 80 meslek komitesinin temsilcileri belirlenecek. Ardından yeni İTO Meclisi; yönetim kurulu, meclis başkanlık divanı, disiplin kurulu ve TOBB Genel Kurul delegelerini seçecek.</p>

<p><strong>Avdagiç: “Bir dönem daha görev yapmayı düşünüyoruz”</strong></p>

<p>İki dönemlik başkanlık sürecini değerlendiren Avdagiç, yeni dönem için adaylığını net biçimde ortaya koydu. Seçim sürecinin demokratik ve mevzuata uygun şekilde tamamlanmasının önemine dikkat çeken Avdagiç, “bu seçim sonunda İstanbul iş dünyası tekrar olur verirse arkadaşlarımızla beraber bir dönem daha görev yapmayı düşünüyoruz” dedi. Avdagiç, bugüne kadar kendisine destek veren İstanbul iş dünyasına da teşekkür ederek, yeni dönemde mevcut hizmetlerin daha da geliştirilmesini hedeflediklerini belirtti.</p>

<p><strong>“Üyelerimize daha hızlı ve kolay hizmet sunuyoruz”</strong></p>

<p>Avdagiç’in iki dönemlik görev sürecinde öne çıkardığı başlıklardan biri İTO’nun hizmet altyapısının dijitalleşmesi oldu. Odanın yazılım ve altyapısının yenilendiğini belirten Avdagiç, üyelerin işlemlerini daha hızlı ve kolay gerçekleştirebildiğini söyledi.</p>

<p>“Bizim en önemli görevimiz, üyemize olan hizmet beklentimizi daha efektif, daha kolay ulaşılabilir, daha hızlı ve daha makul süreçler dahilinde yerine getirmek” diyen Avdagiç, İTO’nun günde 25 binin üzerinde evrak ürettiğini ve şirket kuruluşundan tescil işlemlerine kadar çok sayıda hizmet sunduğunu ifade etti.</p>

<p>Yeni dönemde de hizmetlerin üyelerden gelen talepler doğrultusunda sürekli geliştirileceğini belirten Avdagiç, “Bu geliştirme çalışmaları mutlaka kesintisiz devam edecek” mesajını verdi.</p>

<p><strong>İTO’nun hizmet ağı genişliyor</strong></p>

<p>İTO’nun fiziki altyapısına da önemli yatırımlar yaptıklarını anlatan Avdagiç, mevcut hizmet binasının yanında yeni bir hizmet binasının inşasına başlandığını söyledi. “Proje arkeolojik bulgular nedeniyle ilgili kurullar ve Arkeoloji Müzesi’nin kontrolünde, tarihi dokuya saygılı şekilde ilerledi. Ayrıca Taşhan’ın restore edilerek hizmete kazandırıldı ve Giyimkent ve Perpa’daki hizmet birimleri yenilendi, Anadolu Yakası’nda ise yeni bir hizmet binası satın alındı.”</p>

<p>Tarihi Yarımada’daki Liman Han’ın restorasyonuna da değinen Avdagiç, yapının yeniden kazandırılmasıyla İTO’nun tarihi mirasa katkı sunduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>İTO’nun Dört Ana Modeli: İstanbul Ticaret Üniversitesi, BTM, Teknopark İstanbul ve İstanbul Fuar Merkezi</strong></p>

<p>Avdagiç, İTO’nun faaliyetlerini dört ana model üzerinden değerlendirdi: İstanbul Ticaret Üniversitesi, Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi (BTM), Teknopark İstanbul ve İstanbul Dünya Ticaret Merkezi/İstanbul Fuar Merkezi.</p>

<p>İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin şehirle ve ticaret hayatıyla daha fazla bütünleşmesini hedeflediklerini belirten Avdagiç, “Biz şehir üniversitesiyiz. Kampüs üniversitesi olma hedefimiz yok” ifadelerini kullandı.</p>

<p>BTM’nin genç girişimciler açısından önemine de dikkat çeken Avdagiç, merkezde 850’nin üzerinde girişimcinin bulunduğunu söyledi. Amaçlarının gençlerin projelerini Türkiye’de hayata geçirmelerini sağlamak olduğunu belirten Avdagiç, “Özellikle projesi olan bir gencimiz bu projesini alıp Amerika’ya, Almanya’ya, Avrupa’ya veya herhangi başka bir ülkeye gitmesin; bu projesini Türkiye’de hayata geçirebilsin. Girişimcilik ekosistemine verdiğimiz bu destek yeni dönemde de sürdürülecek.</p>

<p><strong>Teknopark İstanbul’da 12 bin Ar-Ge personeli</strong></p>

<p>Avdagiç’in yeni dönem hedeflerinde Teknopark İstanbul da önemli bir yer tutuyor. Savunma Sanayii Başkanlığı ile birlikte kurulan Teknopark İstanbul’da yaklaşık 12 bin Ar-Ge personelinin görev yaptığını belirten Avdagiç, 500’ün üzerinde firmanın faaliyet gösterdiğini söyledi.</p>

<p>Özellikle savunma sanayii, havacılık ve denizcilik alanlarında faaliyet gösteren firmaların Türkiye’nin kritik teknoloji projelerine katkı sunduğunu ifade eden Avdagiç, yerli teknoloji ve üretim kabiliyetinin stratejik öneminin son yıllarda daha da belirgin hale geldiğini vurguladı.</p>

<p><strong>İstanbul Fuar Merkezi’nde yeni dönem</strong></p>

<p>Röportajda öne çıkan başlıklardan biri de İstanbul Fuar Merkezi oldu. Avdagiç, İFM’de son iki dönemde önemli bir dönüşüm gerçekleştirildiğini belirterek, 17 yıl süren hukuki sürecin ardından merkezin altyapısının ve çatısının yenilendiğini, tesisin kapsamlı bir restorasyondan geçirildiğini söyledi.</p>

<p>İstanbul Fuar Merkezi’nin bugün yaklaşık 100 bin metrekarelik yüksek nitelikli bir fuar merkezi haline geldiğini belirten Avdagiç, “Şu anda İstanbul’un ve Türkiye’nin açık ara en etkili, en modern fuar merkezi haline geldi” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Avdagiç, İFM işletmeciliği konusunda fuar sektöründeki firmalarla rekabet etmek yerine fuarcılık şirketlerine alan sağlama modelini benimsediklerini de vurguladı.</p>

<p>“Biz fuar işletmecisi olarak asla fuar düzenlemeyeceğiz” diyen Avdagiç, bu yaklaşımın fuar şirketlerinin büyümesine ve İFM’nin doluluk oranlarının artmasına katkı sağladığını söyledi.</p>

<p><strong>İFM’ye 40 bin metrekarelik yeni sergileme alanı</strong></p>

<p>İstanbul Fuar Merkezi’nde yeni bir hol yatırımının da sürdüğünü açıklayan Avdagiç, “Proje 40 bin metrekare net sergileme alanına sahip olacak. Otopark ve teknik alanlarla birlikte projenin toplam büyüklüğü 110 bin metrekareye ulaşacak. İki katlı olarak planlanan yeni holün temel çalışmaları sürüyor. Projenin daha önce planlandığı gibi 2028 sonbaharında değil, 2029 sonbaharında tamamlanmasını hedefliyoruz.”</p>

<p>Yeni holün ardından İFM’nin otopark kapasitesini artırmaya yönelik çalışmaların da gündeme alınacağını belirten Avdagiç, yeraltı otoparklarının artırılmasının hedeflendiğini söyledi.</p>

<p><strong>50’ye yakın yurt dışı fuarında milli katılım</strong></p>

<p>İTO’nun ihracat ve uluslararasılaşma faaliyetlerine de değinen Avdagiç, kurum olarak yaklaşık 50 yurt dışı fuarında milli katılım organizasyonu gerçekleştirdiklerini açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kanada ve ABD’den Brezilya’ya, Avrupa’dan Kuzey Afrika ve Orta Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada Türk firmalarının uluslararası fuarlara katılımını desteklediklerini belirten Avdagiç, “Derdimiz Türkiye’nin bütün dünya pazarlarında çok farklı sektörlerde açılımını ve ihracatın açılımını artırmak, ihracatını daha üst noktalara çıkarmak” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Seçim sürecinde “adil ve demokratik” vurgu</strong></p>

<p>27 Ekim’de yapılacak seçimlere ilişkin değerlendirmesinde ise Avdagiç, seçim sürecinin sağlıklı şekilde tamamlanmasına özel önem verdiklerini söyledi.</p>

<p>“Önümüzdeki seçimlerin kaliteli, adaletli, mevzuata uygun bir şekilde, demokratik bir şekilde hiçbir problem çıkmadan tamamlanması konusunda bütün tedbirleri ve süreçleri oluşturmanın gayreti içindeyiz” diyen Avdagiç, seçim sonrasında İstanbul iş dünyasının desteğini alması halinde bir dönem daha İTO Başkanlığı görevini sürdürmek istediğini açıkça ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>RÖPORTAJLAR</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/sekib-avdagic-yeniden-adayligini-acikladi-itoda-yeni-donem-icin-hedeflerini-anlatti</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 16:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/sekib-avdagic-7.jpeg" type="image/jpeg" length="56931"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TSKB/Uğur Aydın Ünüvar: "Bewen Enerji, Türkiye'nin yenilenebilir enerji geleceğinde önemli bir oyuncu olacak"]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/tskbugur-aydin-unuvar-bewen-enerji-turkiyenin-yenilenebilir-enerji-geleceginde-onemli-bir-oyuncu-olacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/tskbugur-aydin-unuvar-bewen-enerji-turkiyenin-yenilenebilir-enerji-geleceginde-onemli-bir-oyuncu-olacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bewen Enerji, Sermaye Piyasası Kurulu'ndan (SPK) aldığı onayın ardından halka arz sürecine resmen giriyor. TSKB Sermaye Piyasaları Proje Lideri Uğur Aydın Ünüvar, halka arzın detaylarını paylaşırken, yenilenebilir enerji ve savunma sanayii şirketlerinin sermaye piyasaları açısından stratejik önem taşıdığına dikkat çekti. Ünüvar, Türkiye'nin geleceği için bu sektörlerden daha fazla şirketin borsaya açılması gerektiğini vurguladı.</strong></p>

<p>Bewen Enerji'nin halka arz takvimine ilişkin bilgi veren Ünüvar, şirket hisselerinin 29-30 Temmuz tarihlerinde sabit fiyatla talep toplama yöntemiyle yatırımcılarla buluşacağını belirtti. Halka arzın 48,10 TL pay fiyatı üzerinden gerçekleştirileceğini ifade eden Ünüvar, "Toplam 80 milyon TL nominal değerli pay halka arz edilecek. Bunun 56 milyon TL'lik kısmı sermaye artırımı, 24 milyon TL'lik kısmı ise ortak satışı şeklinde gerçekleştirilecek. Böylece halka arzın yaklaşık yüzde 70'i sermaye artırımı, yüzde 30'u ise ortak satışı niteliğinde olacak."</p>

<p>Sürecin planlandığı şekilde tamamlanması halinde şirketin önümüzdeki hafta Borsa İstanbul'da gong töreni gerçekleştirmeyi hedeflediğini de sözlerine ekleyen Ünüvar, "Halka arzımızı başarıyla tamamladıktan sonra gelecek hafta cuma günü gongu çalmayı planlıyoruz." dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"Yenilenebilir enerji Türkiye'nin geleceğini şekillendiriyor"</strong><br />
Konuşmasında enerji sektörünün stratejik önemine dikkat çeken Ünüvar, "Bewen Enerji, bu geleceği inşa eden önemli şirketlerden biri. Gerek kurumsal yapısıyla gerek yabancı ortaklarıyla birlikte güçlü bir konumda bulunuyor. Önümüzdeki dönemde gerçekleştireceği yatırımlarla Türkiye'nin önemli enerji oyuncularından biri haline geleceğine inanıyoruz."</p>

<p>Sermaye piyasalarının gelişimi açısından stratejik sektörlerin önemine değinen Ünüvar, "Sermaye piyasalarında enerji tarafında, özellikle yenilenebilir enerji yatırımları, transformatör ve enerji ekipmanları üreten şirketler ile savunma sanayii sektörünün çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bunlar ülkemize katma değer sağlayan, uzun vadeli büyüme potansiyeli taşıyan sektörler. Türkiye'nin geleceği açısından bu alanlarda faaliyet gösteren daha fazla şirketin halka arz edilmesini temenni ediyorum." ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>"TSKB olarak yenilenebilir enerji yatırımlarını desteklemeye devam edeceğiz"</strong><br />
TSKB'nin uzun yıllardır sürdürülebilir kalkınma ve yenilenebilir enerji yatırımlarına finansman sağlayan öncü kurumlardan biri olduğunun altını çizen Ünüvar, bankanın bu alandaki vizyonunu sürdüreceğini ifade etti.</p>

<p>"TSKB olarak yıllardır Türkiye'de yenilenebilir enerji yatırımlarına en fazla destek veren bankalardan biriyiz. Bu vizyon ve misyon doğrultusunda çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Türkiye'nin hem yenilenebilir enerjiye hem de savunma sanayii alanında güçlü şirketlere ihtiyacı bulunuyor. Biz de sermaye piyasalarında bu sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerin halka arzlarına aracılık etmeye ve ülkemizin kalkınmasına katkı sağlamaya devam edeceğiz."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>RÖPORTAJLAR</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/tskbugur-aydin-unuvar-bewen-enerji-turkiyenin-yenilenebilir-enerji-geleceginde-onemli-bir-oyuncu-olacak</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 13:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/photo-6006067488203934987-w.jpg" type="image/jpeg" length="83068"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, "Tunus ve Türkiye arasında ticaret hacmini üst seviyeye çıkaracağız"]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ticaret-bakan-yardimcisi-mahmut-gurcan-tunus-ve-turkiye-arasinda-ticaret-hacmini-ust-seviyeye-cikaracagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ticaret-bakan-yardimcisi-mahmut-gurcan-tunus-ve-turkiye-arasinda-ticaret-hacmini-ust-seviyeye-cikaracagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye-Tunus İşbirliği ve Yatırım Geliştirme Forumu, Tunus Türk Ticaret ve Sanayi Odası (CCITT), Türkiye-Tunus Sanayi ve Ticaret Platformu ile Dünya Sektörler Arası İşbirliği Forumu'nun (WCI Forum) destekleriyle İstanbul'da gerçekleştirildi. Foruma, Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, Türkiye'nin Tunus Büyükelçisi Ahmet Misbah Demircan, Tunus'un Ankara Büyükelçisi Ahmed Ben Sghaier ile iki ülkenin iş dünyası temsilcileri katıldı.</strong></p>

<p>Forumun açılışında konuşan Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, küresel ekonomide yaşanan dönüşümün ülkeleri yalnızca ticaret ortağı değil, aynı zamanda stratejik üretim ve yatırım ortağı arayışına yönelttiğini belirterek, Türkiye ile Tunus arasındaki ekonomik iş birliğinin her iki ülke açısından önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti.</p>

<p>Türkiye ekonomisinin küresel belirsizliklere rağmen güçlü performansını sürdürdüğünü vurgulayan Gürcan, 2026'nın ilk çeyreğinde ekonominin yüzde 2,5 büyüdüğünü ve böylece 23 çeyrektir kesintisiz büyüme kaydedildiğini söyledi. Türkiye'nin yıllıklandırılmış Gayri Safi Yurt İçi Hasılası'nın (GSYH) 1 trilyon 639 milyar dolara ulaşarak tarihi seviyeye yükseldiğini aktaran Gürcan, dış ticarette de güçlü ivmenin sürdüğünü dile getirdi.</p>

<p>2025 yılında Türkiye'nin mal ihracatının 273,4 milyar dolarla Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesine ulaştığını hatırlatan Gürcan, hizmet ihracatının ise 122,6 milyar dolar olduğunu belirtti. Böylece toplam mal ve hizmet ihracatının 396 milyar dolara yükseldiğini ifade eden Gürcan, Tunus'a ihracatın da 2025 yılında yüzde 11,6 artışla 1,2 milyar dolar seviyesine çıktığını kaydetti.</p>

<p><strong>"1,6 milyar dolarlık ticaret hacmini daha üst seviyelere taşıyacağız"</strong></p>

<p>İki ülke arasındaki ticaret hacmini daha da artırmayı hedeflediklerini vurgulayan Gürcan, "Bugün burada kurulacak iş birlikleriyle mevcut 1,6 milyar dolarlık ticaret hacmini daha üst seviyelere taşımayı amaçlıyoruz. Hedefimiz yalnızca Tunus'a ihracat yapmak değil, karşılıklı ticareti ve ekonomik iş birliğini güçlendirmek." dedi.</p>

<p>Konuşmasının sonunda Türkiye ile Tunus arasındaki dostluk ve kardeşlik ilişkilerinin ekonomik alanda da daha güçlü ortaklıklara dönüşeceğine inandığını ifade eden Gürcan, karşılıklı iş birliklerinin sürdürülebilir şekilde geliştirilmesinin önemine dikkat çekti.</p>

<p>Forumda konuşan Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Tunus İş Konseyi Başkanı Banu Küçükel ise iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin son yıllarda önemli bir ivme kazandığını söyledi. Türkiye'nin 2025 yılı itibarıyla Tunus'a ihracatının 1,2 milyar doları aştığını, Tunus'tan ithalatın ise yaklaşık 350 milyon dolar seviyesinde gerçekleştiğini belirten Küçükel, toplam ticaret hacminin 1,6 milyar dolara ulaştığını ifade etti.</p>

<p>Tunus'un Afrika pazarına açılan stratejik bir kapı konumunda bulunduğunu dile getiren Küçükel, otomotiv, makine, elektrik-elektronik, tekstil, gıda ve tarım sektörlerinin yanı sıra lojistik, yenilenebilir enerji, sağlık, dijital dönüşüm, yaşlı bakımı ve sanayi yatırımları gibi alanlarda iki ülke arasında önemli iş birliği potansiyeli bulunduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Forum kapsamında Türk ve Tunuslu firmalar arasında gerçekleştirilen ikili iş görüşmelerinde yeni ticaret ve yatırım fırsatları ele alınırken, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesine yönelik yeni iş birliklerinin temelleri atıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>RÖPORTAJLAR</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ticaret-bakan-yardimcisi-mahmut-gurcan-tunus-ve-turkiye-arasinda-ticaret-hacmini-ust-seviyeye-cikaracagiz</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 14:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/m-r-z02424.JPG" type="image/jpeg" length="24649"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bewen Enerji Genel Müdürü Zafer İğdeli: "Halka Arz Gelirinin Yüzde 55'ini Yeni Yatırımlara Ayıracağız"]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/bewen-enerji-genel-muduru-zafer-igdeli-halka-arz-gelirinin-yuzde-55ini-yeni-yatirimlara-ayiracagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/bewen-enerji-genel-muduru-zafer-igdeli-halka-arz-gelirinin-yuzde-55ini-yeni-yatirimlara-ayiracagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yüzde 100 yenilenebilir enerji portföyüyle faaliyet gösteren Bewen Enerji, yaklaşık 3 milyar 848 milyon TL büyüklüğündeki halka arzıyla sermaye piyasalarına adım atmaya hazırlanıyor. Şirket, halka arzdan elde edeceği kaynağın büyük bölümünü yeni yatırımlar, kapasite artışları ve finansal yapısını güçlendirmek amacıyla kullanacak. Paylar yatırımcılara 48,10 TL sabit fiyatla sunulurken, talep toplama işlemleri 29-30-31 Temmuz 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek.</strong></p>

<p>Yenilenebilir enerji sektöründe rüzgar enerjisi yatırımlarıyla büyümesini sürdüren Bewen Enerji, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) onayının ardından halka arz sürecini resmen başlattı. Şirketin yüzde 25,24'lük kısmının halka arz edileceği süreçte, yaklaşık <strong>3 milyar 848 milyon TL</strong> büyüklüğünde kaynak hedefleniyor.</p>

<p>Halka arz kapsamında paylar <strong>48,10 TL sabit fiyatla</strong> yatırımcılara sunulacak. Dağıtımın yüzde 50'si bireysel yatırımcılara, yüzde 40'ı kurumsal yatırımcılara, yüzde 10'u ise yüksek başvurulu yatırımcılara ayrıldı. Talep toplama işlemleri 29-30-31 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirilecek. Sürecin tamamlanmasının ardından şirket, takip eden haftada düzenlenecek gong töreniyle Borsa İstanbul'da işlem görmeye başlayacak.</p>

<p><strong>"Yenilenebilir enerji yatırımlarımızı hızlandıracağız"</strong></p>

<p>Bewen Enerji Genel Müdürü <strong>Zafer İğdeli</strong>, halka arzın şirketin büyüme stratejisinde önemli bir dönüm noktası olduğunu belirterek şunları söyledi:</p>

<p>"SPK onayının ardından halka arz sürecimizi başlatmış bulunuyoruz. Şirketimizin yüzde 25,24'ünü halka arz ediyoruz. Halka arz büyüklüğümüz yaklaşık 3 milyar 848 milyon TL olacak. Dağılım tarafında ise payların yüzde 50'si bireysel yatırımcılara, yüzde 40'ı kurumsal yatırımcılara ve yüzde 10'u yüksek başvurulu yatırımcılara ayrıldı. Talep toplama tarihlerimiz 29-30-31 Temmuz. Takip eden haftanın cuma günü ise gong törenimizi gerçekleştirerek Borsa İstanbul'daki ilk işlem günümüzü yaşayacağız. Bewen Enerji olarak bu süreçten büyük heyecan duyuyoruz. Halka arzdan elde edeceğimiz kaynakla yenilenebilir enerji yatırımlarımızı hızlandırmayı hedefliyoruz. Bu adımın hem şirketimiz hem de ülkemiz için hayırlı olmasını diliyoruz."</p>

<p><strong>İki güçlü ortağın desteğiyle büyüyor</strong></p>

<p>Şirketin ortaklık yapısına ilişkin değerlendirmelerde bulunan İğdeli, Bewen Enerji'nin arkasında sektörlerinde güçlü iki önemli kuruluşun bulunduğunu vurguladı: "Bewen Enerji'nin arkasında iki güçlü ortak bulunuyor. Bunlardan ilki, sanayi alanında Türkiye'nin köklü kuruluşlarından biri olan Beyçelik Holding. Yaklaşık 14 üretim tesisi ve 5 bin çalışanıyla önemli bir sanayi gücünü temsil ediyor. Diğer ortağımız ise dünya genelinde yaklaşık 10,5 gigavatlık proje geliştirmiş küresel bir enerji şirketi olan Elawan Energy. Bu güçlü ortaklık yapısı, büyüme hedeflerimiz açısından bize önemli bir avantaj sağlıyor."</p>

<p>Şirketin sektördeki konumuna da değinen İğdeli, Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği'nin Ocak 2026 verilerine göre Bewen Enerji'nin Türkiye'de kurulu güç bakımından <strong>33'üncü</strong>, elektrik üreticileri arasında ise <strong>76'ncı sırada</strong> yer aldığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Gelirin yüzde 55'i yeni yatırımlara ayrılacak</strong></p>

<p>Bewen Enerji, halka arzdan elde edeceği gelirin önemli bölümünü yeni yatırımlar ve kapasite artış projelerinde değerlendirmeyi planlıyor. Şirketin yatırım planlarını paylaşan İğdeli, mevcut santrallerde gerçekleştirilecek kapasite artışlarının organik büyümeye önemli katkı sağlayacağını belirterek, "Halka arz gelirlerinin büyük bölümünü büyüme ve yeni yatırımlarımız için kullanacağız. Kaynağın yaklaşık yüzde 55'ini yatırım projelerimize ayırmayı planlıyoruz. Bunun yanında mevcut üç santralimizde gerçekleştireceğimiz 53,35 megavatlık kapasite artışı ile organik büyümemizi destekleyeceğiz. Kaynağın yüzde 35-40'lık kısmını finansal yapımızı güçlendirmek amacıyla, yüzde 5'lik kısmını ise işletme sermayesini desteklemek için kullanacağız." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bu yatırımlarla birlikte şirket, hem mevcut üretim kapasitesini artırmayı hem de yeni yenilenebilir enerji projeleriyle büyümesini sürdürmeyi hedefliyor.</p>

<p><strong>208,9 MW kurulu güçle yüzde 100 yeşil enerji üretimi</strong></p>

<p>Tamamı yenilenebilir enerji kaynaklarından oluşan üretim portföyüne sahip olan Bewen Enerji, bugün itibarıyla <strong>208,9 MW mekanik kurulu gücüyle</strong> faaliyet gösteriyor. Şirket, enerji dönüşümünün hız kazandığı dönemde yatırım stratejisini tamamen sürdürülebilir enerji üretimi üzerine şekillendirirken, halka arzdan sağlanacak finansmanla bu alandaki büyümesini hızlandırmayı amaçlıyor.</p>

<p><strong>"Yatırımcılarımızı büyüme hikâyemize ortak olmaya davet ediyoruz"</strong></p>

<p>Halka arz fiyatının 48,10 TL olarak belirlendiğini hatırlatan Bewen Enerji Genel Müdürü Zafer İğdeli, yatırımcılara şu çağrıda bulundu: "Şirketimizin yüzde 25,24'lük bölümünü halka arz ediyoruz ve yaklaşık 3 milyar 848 milyon TL büyüklüğünde bir halka arz gerçekleştiriyoruz. Yenilenebilir enerji artık geleceğin değil, bugünün vazgeçilmez sektörlerinden biri. Biz de bu alanda yatırımlarımızı artırarak sürdürülebilir büyümemizi devam ettirmeyi hedefliyoruz. Bu yolculukta yatırımcılarımızı da şirketimizin büyüme hikâyesine ortak olmaya davet ediyoruz."</p>

<p>Yenilenebilir enerji yatırımlarını hızlandırmayı hedefleyen Bewen Enerji, halka arzdan sağlayacağı kaynakla hem mevcut santrallerindeki kapasite artışlarını hayata geçirmeyi hem de yeni yatırım fırsatlarını değerlendirerek sürdürülebilir büyümesini güçlendirmeyi planlıyor. Şirket, sermaye piyasalarına açılmasıyla birlikte yatırımcılarını da yeşil enerji odaklı büyüme yolculuğuna ortak etmeyi amaçlıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>RÖPORTAJLAR</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/bewen-enerji-genel-muduru-zafer-igdeli-halka-arz-gelirinin-yuzde-55ini-yeni-yatirimlara-ayiracagiz</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 16:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/m-r-z02306.JPG" type="image/jpeg" length="74961"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[EKET Fuarcılık Yönetim Kurulu Üyesi Nilgün Tok, "Üniversite Tercih Fuarı 15 bini aşkın öğrenci ağırlayacak"]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/eket-fuarcilik-yonetim-kurulu-uyesi-nilgun-tok-universite-tercih-fuari-15-bini-askin-ogrenci-agirlayacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/eket-fuarcilik-yonetim-kurulu-uyesi-nilgun-tok-universite-tercih-fuari-15-bini-askin-ogrenci-agirlayacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye'nin en köklü eğitim organizasyonlarından biri olan Üniversite Tercih Fuarı, EKET Fuarcılık organizasyonuyla İstanbul Kongre Merkezi'nde ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. Bu yıl 15'incisi düzenlenen fuar, üniversite adaylarına tercih sürecinde rehberlik ederken, akademisyenler, eğitim danışmanları ve yurt içi ile yurt dışından eğitim kurumlarını aynı çatı altında buluşturuyor.</strong></p>

<p>Üç gün boyunca devam edecek organizasyonda öğrenciler; üniversitelerin akademik kadrolarıyla birebir görüşme, tercih danışmanlığı alma, burs olanaklarını değerlendirme ve yurt dışı eğitim seçenekleri hakkında bilgi edinme fırsatı yakalıyor.</p>

<p><strong>"15 yıldır aynı heyecanla öğrencilerimizin yanındayız"</strong></p>

<p>EKET Fuarcılık Yönetim Kurulu Üyesi Nilgün Tok, fuarın 15'inci yılına ulaşmasının kendileri için büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirterek organizasyonun her yıl büyüyerek yoluna devam ettiğini söyleyerek, "Her yıl bu heyecanı yeniden yaşıyoruz. Bu yıl fuarımızın 15. yılını gerçekleştiriyoruz. Her geçen yıl katılımcı sayımız artıyor ve fuarımız daha da büyüyor. Bu da bizi son derece mutlu ediyor."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tercih döneminin öğrenciler açısından hayatlarının en kritik süreçlerinden biri olduğuna dikkat çeken Tok, fuarın bu süreçte önemli bir rehberlik görevi üstlendiğini vurguladı. "Üç gün boyunca öğrencilerimizi ve velilerimizi fuarımıza bekliyoruz. İstanbul'da sınava girip de bu fuarı duymayan hiçbir öğrencinin kalmasını istemiyoruz. Böyle önemli bir organizasyonu kaçırmamalarını ve mutlaka faydalanmalarını arzu ediyoruz."</p>

<p><strong>Tercih danışmanlığından akademisyenlerle birebir görüşmeye</strong></p>

<p>Fuarın en önemli özelliklerinden birinin yalnızca üniversiteleri bir araya getirmesi olmadığını belirten Tok, öğrencilere tercih sürecinde profesyonel destek sunulduğunu ifade etti. "Fuarımızda İBB'nin desteğiyle hizmet veren bir Tercih Danışma Merkezi bulunuyor. Öğrenciler sıralamalarını paylaşarak uzmanlardan tercih süreciyle ilgili destek alabiliyor. Bunun yanı sıra stantlarımızda üniversitelerin akademisyenleri ve öğretim görevlileri de öğrencilerin sorularını yanıtlıyor."</p>

<p><strong>Yurt dışı eğitim seçenekleri de fuarda</strong></p>

<p>Üniversite Tercih Fuarı'nın yalnızca Türkiye'deki üniversiteleri değil, yurt dışı eğitim kurumlarını da öğrencilerle buluşturduğunu belirten Tok, "Ayrıca yurt dışı eğitim danışmanlığı veren firmalarımız da fuarımızda yer alıyor. Yurt dışında eğitim almak isteyen öğrencilerimizi bu kurumlarla buluşturuyoruz. Bu yönüyle de oldukça kapsamlı bir organizasyon gerçekleştiriyoruz."</p>

<p>Fuarda bu yıl yaklaşık 100 kurumun yer aldığını ifade eden Nilgün Tok, "Yurt dışı eğitim kurumlarıyla birlikte yaklaşık 100'e yakın katılımcımız bulunuyor. Bunların yaklaşık 50'ye yakını yurt dışı eğitim kurumları ve danışmanlık firmalarından oluşuyor. Gençlerimiz artık yurt dışında eğitim konusunda daha fazla araştırma yapıyor ve bu yönde taleplerini artırıyor. Bu nedenle yurt dışı eğitim kurumları da fuarımıza büyük destek veriyor. Hep birlikte güzel bir fuar geçireceğimize inanıyoruz." ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Üniversiteler burs ve özel kampanyalarını tanıtıyor</strong></p>

<p>Fuar kapsamında üniversiteler yalnızca eğitim programlarını tanıtmakla kalmıyor; burs imkanları ve tercih dönemine özel kampanyalarını da adaylarla paylaşıyor. Tok, öğrencilerin fuarda birçok avantajlı fırsata ulaşabildiğini belirterek "Bazı üniversiteler ve eğitim kurumları çeşitli burs ve kampanyalar sunuyor. Örneğin, öğrencilerin kendilerini ilk sıralarda tercih etmeleri durumunda burs imkanları sağlayan ya da ilk beş tercihte yer almaları halinde farklı avantajlar sunan kampanyalar bulunuyor."</p>

<p>Tercih döneminde öğrencilerin yoğun kararsızlık yaşadığına dikkat çeken Tok, "Şu anda öğrencilerin kafası oldukça karışık. Puanları ve sıralamaları belli oldu ancak nasıl bir tercih yapacakları konusunda kararsızlar. Bu fuarın, doğru karar vermeleri açısından herkese önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum." dedi.</p>

<p><strong>Hedef 16 binin üzerinde ziyaretçi</strong></p>

<p>Geçen yıl yaklaşık 15-16 bin ziyaretçiyi ağırladıklarını hatırlatan Tok, bu yıl ziyaretçi sayısının daha da artmasını beklediklerini söyledi: "Geçtiğimiz yıl yaklaşık 15-16 bin ziyaretçiyi ağırlamıştık. Bu yıl da en az o seviyeye ulaşmayı, hatta bu rakamın üzerine çıkmayı bekliyoruz."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, RÖPORTAJLAR</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/eket-fuarcilik-yonetim-kurulu-uyesi-nilgun-tok-universite-tercih-fuari-15-bini-askin-ogrenci-agirlayacak</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 15:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/m-r-z02228-j-p-g.jpeg" type="image/jpeg" length="17842"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mücevher İhracatçıları Birliği Başkanı Mustafa Özcan, "Mücevherde gerilemenin ana nedeni altın ithalat kotası"]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/mucevher-ihracatcilari-birligi-baskani-mustafa-ozcan-mucevherde-gerilemenin-ana-nedeni-altin-ithalat-kotasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/mucevher-ihracatcilari-birligi-baskani-mustafa-ozcan-mucevherde-gerilemenin-ana-nedeni-altin-ithalat-kotasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye, dünya mücevher üretiminde sahip olduğu güçlü konumunu korumaya çalışırken, işlenmemiş altın ithalatına uygulanan kota sistemi sektörün rekabet gücünü zayıflatmaya devam ediyor. Mücevher İhracatçıları Birliği (MİB) verilerine göre, 2026 yılının ilk altı ayında sektör ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 33 azalırken, işlenmiş altın mücevher ihracatındaki düşüş yüzde 62'ye ulaştı.</strong></p>

<p>Mücevher İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Özcan, düzenlediği ilk basın toplantısında sektörün yaşadığı sorunları, fuarların mevcut durumunu ve çözüm önerilerini ayrıntılarıyla değerlendirdi. Özcan, altın kotasının kaldırılması halinde Türkiye'nin yeniden bölgesel üretim ve ticaret üssü olabileceğini vurguladı.</p>

<p><strong>"İlk iki ayı yapılanmayla geçirdik, artık sektörü daha sık bilgilendireceğiz"</strong></p>

<p>17 Nisan'da gerçekleştirilen seçimlerin ardından göreve geldiklerini hatırlatan Mustafa Özcan, yeni yönetim olarak ilk aylarda kurumsal yapılanmaya odaklandıklarını söyledi. "Bugün ilk basın toplantımızı gerçekleştirdik. Bildiğiniz üzere 17 Nisan'da seçimimizi yaptık ve göreve başladık. İlk iki-üç ayı hazırlık ve yapılanma süreci olarak geçirdik. Bundan sonra kamuoyunu daha düzenli bilgilendirecek, yaptıklarımızı ve yapacaklarımızı sizlerle paylaşacağız."</p>

<p><strong>"15 bin dolarlık fiyat farkı ihracatçının rekabet gücünü ortadan kaldırdı"</strong><br />
Özcan, sektörün en önemli gündem maddesinin 2023 yılında işlenmemiş altın ithalatına getirilen aylık 12 tonluk kota olduğunu belirterek, uygulamanın uluslararası piyasalardaki rekabeti ciddi şekilde bozduğunu ifade etti.</p>

<p>Uluslararası altın fiyatları ile Türkiye piyasası arasında zaman zaman kilogram başına 15 bin dolara ulaşan fiyat farklarının oluştuğunu belirten Özcan, "2023 yılında devletimiz işlenmemiş altın ithalatına aylık 12 tonluk kota getirdi. Talebin yüksek olması nedeniyle uluslararası fiyatlarla Türkiye fiyatları arasında ciddi fark oluştu. Zaman zaman kilogram başına 15 bin dolara kadar çıkan fiyat farkları gördük." dedi.</p>

<p>İşlenmiş mücevher ürünlerinde kilogram başına ortalama 4 bin 500 dolar işçilik değeri oluşturduklarını hatırlatan Özcan, ortaya çıkan maliyet farkının sektörü uluslararası pazarlarda dezavantajlı hale getirdiğini dile getirdi.</p>

<p>"Kilogram başına ortalama 4 bin 500 dolar işçilik değeriyle sattığımız bir üründe 15 bin dolarlık fiyat farkı oluştuğunu düşündüğümüzde, işçilik değerimizin üç katından daha yüksek bir maliyet ortaya çıktı. Dolayısıyla sektör ciddi sorunlar yaşadı. Bakanlıklarımızla bu konuda yoğun şekilde çalışıyoruz ve çözüm üretileceğine inanıyoruz."</p>

<p><strong>"Üretimin yüzde 70-80'i Dubai'ye kaydı"</strong></p>

<p>Altın kotasının yalnızca ihracatı değil, üretim ekosistemini de olumsuz etkilediğini belirten Mustafa Özcan, "Çok ciddi bir üretim kayışı söz konusu. Üretimin yüzde 70-80'lere varan kısmının özellikle Dubai'ye yöneldiğini düşünüyoruz. Firmalar uluslararası fiyatlarla rekabet edemeyince kendilerine Dubai'de yer buldu. Orada hem daha rahat üretim yapabiliyor hem de önemli pazarlar elde edebiliyorlar. Kuyumcukent'te bunun etkilerini net görüyoruz. Büyük bölümünde üretim durdu. Üç yıl önce hava parası ödenmeden yer bulunamayan iş yerlerinin kapısında bugün 'kiralık' ilanları var. Bu tablo bizi gerçekten üzüyor."</p>

<p><strong>"Türkiye yeniden bölgesel üretim üssü olabilir"</strong></p>

<p>Mevcut tabloya rağmen önemli bir fırsat penceresi bulunduğunu ifade eden Özcan, "Aslında şu an önemli bir fırsat dönemindeyiz. İran'daki savaş nedeniyle Dubai bölgesinde sorunlar yaşanıyor. Türkiye yeniden bölgesel bir üretim ve ticaret merkezi olabilir. Bunun için öncelikle altın kotasının kaldırılması gerekiyor."</p>

<p>Özcan, sektörün yalnızca kota nedeniyle değil, ithal ürünlere uygulanan vergiler nedeniyle de uluslararası pazarlarda rekabet etmekte zorlandığını dile getirdi.</p>

<p>"Altın, pırlanta ve gümüş ürünlerini yaklaşık 8-9 ülkeden ithal ediyor, kendi üretimimizle birlikte toptan satış gerçekleştiriyoruz. Ancak vergiler nedeniyle fiyatlarımız uluslararası piyasalara göre yükselince müşterilerimizi Türkiye'ye getiremiyoruz. Bu da ciddi kan kaybına neden oluyor."</p>

<p><strong>"Kota olmasaydı bugün 300 ton ihracatı konuşuyor olurduk"</strong></p>

<p>Mustafa Özcan, sektörün ihracat performansındaki gerilemeyi rakamlarla ortaya koyarak, 2022 yılında yaklaşık 185 ton olan ihracatın 2025'te 125 tona düştüğünü, 2026 yılında ise daha da gerilemesinin beklendiğini söyledi.</p>

<p></p>

<p>"Eğer kota uygulanmamış olsaydı bugün 250-300 ton seviyelerinde ihracat yapabileceğimizi düşünüyoruz. Bu da sektör açısından çok ciddi bir ihracat geliri anlamına geliyor."</p>

<p><strong>Fuarlarda alım heyeti modeli öne çıkıyor</strong></p>

<p>Türkiye'de düzenlenen mücevher fuarlarında ziyaretçi sayılarındaki düşüşü de değerlendiren Özcan, "Nisan ayında düzenlenen fuarı tek başına ölçü olarak değerlendirmek doğru olmaz. Çünkü fuar döneminde savaş başladı ve birçok ziyaretçi seyahat etmek istemedi."</p>

<p>Bununla birlikte önceki fuarlarla kıyaslandığında düşüşün devam ettiğini belirten Özcan, temel nedenin yine ham madde maliyetleri ve kota uygulaması olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu süreçte alım heyeti organizasyonlarına ağırlık verdiklerini vurgulayan Özcan, "Son fuarda yaklaşık 700-800 firmayı Türkiye'ye getirdik. Önümüzdeki dönemde hem bu sayıyı artırmayı hem de gelen alıcıların niteliğini yükseltmeyi hedefliyoruz. Ayrıca fuar altyapısını geliştirmek için de kapsamlı çalışmalar yürütüyoruz." dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, RÖPORTAJLAR</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/mucevher-ihracatcilari-birligi-baskani-mustafa-ozcan-mucevherde-gerilemenin-ana-nedeni-altin-ithalat-kotasi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 14:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/mustafa-ozcan.jpeg" type="image/jpeg" length="67969"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İMİB Başkanı Metin Çekiç, “Daha şeffaf ve çözüm odaklı bir yapı inşa edeceğiz”]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/imib-baskani-metin-cekic-daha-seffaf-ve-cozum-odakli-bir-yapi-insa-edecegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/imib-baskani-metin-cekic-daha-seffaf-ve-cozum-odakli-bir-yapi-insa-edecegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Maden sektöründe yaşanan güncel gelişmelerin değerlendirilmesi, sektörün öncelikli sorunlarının ele alınması ve İstanbul Maden İhracatçıları Birliği’nin (İMİB) yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgilendirme yapılması amacıyla sektör temsilcileri bir araya geldi.</strong></p>

<p>İMİB Başkanı Metin Çekiç’in ev sahipliğinde gerçekleştirilen sektör istişare toplantısında; madencilik sektörünün mevcut durumu, ihracatın geliştirilmesine yönelik çalışmalar, finansmana erişim, fuar organizasyonları ve sektörün geleceğine yönelik atılacak adımlar değerlendirildi.</p>

<p><strong>“Sektörümüzle Bir Araya Gelmek ve Görüşlerini Dinlemek Çok Önemli”</strong><br />
İMİB olarak sektörle güçlü bir iletişim kurmayı önemsediklerini belirten Metin Çekiç, gerçekleştirilen ilk sektör istişare toplantısının önemine değindi. Çekiç, “Sektör istişare toplantılarımızın ilkini gerçekleştirdik. Sektörümüzle bir araya gelmek, onların görüşlerini dinlemek, eleştirilerini değerlendirmek ve bize katkı sağlayacak konularda fikir birliğine varmak bizim için çok önemli. Bu tür sektör toplantıları bizim için çok kıymetli. Önümüzdeki süreçte her şehrimizde bu toplantıları gerçekleştirerek sektörümüzle daha fazla bir araya gelmeyi hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“Sektörümüz Çalışmalarımızı Yakından Takip Ediyor”</strong><br />
Sektör temsilcilerinin İMİB’in faaliyetlerini ve yürüttüğü çalışmaları yakından takip etmesinden memnuniyet duyduklarını dile getiren Çekiç, sektörün sorunlara ilişkin farkındalığının yüksek olduğunu söyledi.</p>

<p>Çekiç, “Sektörümüzün bizi, çalışmalarımızı ve İMİB’in faaliyetlerini yakından takip ettiğini görmekten memnuniyet duyduk. Sektörümüz yaşadığı sorunlara hâkim ve özellikle gerçekleştirdiğimiz çalışmalar ile bakanlıklarımız ve kurumlarımızla yaptığımız görüşmeleri yakından izliyor” diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bununla birlikte sektörün daha fazla bilgilendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Çekiç, “Bu süreçte sektörümüzü daha fazla bilgilendirme ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle sektör istişare toplantılarımız büyük önem taşıyor” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>Finansmana Erişim İçin Yeni Çalışma Grubu Kuruluyor</strong><br />
Madencilik sektörünün yeni dönemde birçok önemli gündem maddesi bulunduğunu belirten Metin Çekiç, özellikle ekonomik koşullar içerisinde finansmana erişimin sektör açısından kritik bir konu olduğunu ifade etti.</p>

<p>Bu kapsamda finans kuruluşlarıyla görüşmeler gerçekleştirdiklerini aktaran Çekiç, “Yeni dönemde sektörümüzün birçok önemli konusu var. Bunlardan biri de içinde bulunduğumuz ekonomik konjonktürde finansmana erişim. Yönetim kurulu toplantımızda Türkiye İş Bankası ve İGE Genel Müdürleri ile bir araya geldik. Kendilerine madencilik sektörümüz hakkında detaylı bilgiler verdik. Sektörümüze yönelik kısa ve orta vadeli finansman imkânları konusunda karşılıklı değerlendirmelerde bulunduk ve mutabakata vardık.” şeklinde konuştu.</p>

<p>Sektör firmalarının finansmana erişimini kolaylaştırmak amacıyla ortak bir çalışma grubu oluşturacaklarını belirten Çekiç, “Bundan sonraki süreçte sektörümüzle daha yakın bir ilişki içerisinde olarak firmalarımıza finansman konusunda destek sağlamayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“Fuarlar İhracatımız İçin Güçlü Bir Çıkış Noktası”</strong><br />
Madencilik sektörünün uluslararası pazarlardaki etkinliğinin artırılması açısından fuarların büyük önem taşıdığını vurgulayan Çekiç, İMİB olarak yurt içi ve yurt dışındaki önemli organizasyonlarda sektörün temsil edildiğini belirtti.</p>

<p>Çekiç, “Fuarcılık, sektörümüz ve ihracatımız açısından olmazsa olmaz bir alan. Yurt içi ve yurt dışındaki tüm önemli fuar organizasyonlarına katılım sağlıyoruz” dedi.</p>

<p>Yeni gerçekleştirilen Afyon Blok Mermer Fuarı’nın sektör açısından önemli bir organizasyon olduğunu ifade eden Çekiç, uluslararası fuar çalışmalarının da devam ettiğini belirtti.</p>

<p>“Geçtiğimiz günlerde Afyon Blok Mermer Fuarı gerçekleştirildi. Bunun yanı sıra İstanbul Maden İhracatçıları Birliği olarak İtalya Verona ve Amerika’daki fuar organizasyonlarını da düzenliyoruz. Bu fuarlar sektörümüz için önemli bir nefes ve ihracat açısından güçlü bir çıkış noktası oluşturuyor” açıklamasında bulundu.</p>

<p><strong>“Yeni Dönemde Daha Şeffaf ve Katılımcı Bir İMİB Yapısı Oluşturacağız”</strong><br />
Yeni dönemde İMİB’in sektörle daha güçlü bir bağ kuran, katılımcı ve çözüm odaklı bir yapıya kavuşacağını belirten Metin Çekiç, sektörün tüm paydaşlarıyla birlikte hareket edeceklerini söyledi.</p>

<p>Çekiç, “Bundan sonraki süreçte daha şeffaf, katılımcı ve herkesin sorumluluk aldığı bir İMİB yapısı inşa edeceğiz” dedi.</p>

<p>Sektörün sorunlarına çözüm üretmek için yoğun bir çalışma içerisinde olacaklarını vurgulayan Çekiç, sözlerini şöyle tamamladı: “Sektörümüzün tüm sorunlarını çözmek için çalışacağız. Hepsine çözüm üretmek mümkün olmayabilir ancak büyük bölümüne çözüm oluşturmayı hedefliyoruz. Bunun için sektörümüzle birlikte hareket edecek, ortak akılla ilerleyeceğiz.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>RÖPORTAJLAR</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/imib-baskani-metin-cekic-daha-seffaf-ve-cozum-odakli-bir-yapi-insa-edecegiz</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 16:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/mrz02150jpg-1.jpeg" type="image/jpeg" length="18957"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı, "Otomotiv sektörü 2025 yılında 41,5 milyar dolar ihracat gerçekleştirdi”]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/oib-yonetim-kurulu-baskani-kemal-yazici-otomotiv-sektoru-2025-yilinda-415-milyar-dolar-ihracat-gerceklestirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/oib-yonetim-kurulu-baskani-kemal-yazici-otomotiv-sektoru-2025-yilinda-415-milyar-dolar-ihracat-gerceklestirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) tarafından düzenlenen İhracatın Şampiyonları Ödül Töreni'nde, 2025 yılında en yüksek ihracatı gerçekleştiren otomotiv firmaları ödüllerine kavuştu.</strong></p>

<p>OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı'nın ev sahipliğinde gerçekleştirilen törene Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkan Vekili Baran Çelik, sektör temsilcileri ve çok sayıda ihracatçı firma katıldı.</p>

<p>Törende, 2025 yılının ihracat şampiyonu <strong>Ford Otomotiv</strong> olurken, toplam <strong>133 firma</strong> Platin, Altın, Gümüş ve Bronz kategorilerinde ödüle layık görüldü. Otomotiv sektörünün ihracata sağladığı katkının kutlandığı gecede, ihracat başarılarının yanı sıra sektörün gelecek dönem hedefleri de değerlendirildi.</p>

<p><strong>"Bu başarı tüm ihracatçıların ortak emeğidir"</strong></p>

<p>Tören öncesinde değerlendirmelerde bulunan OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı, ödül gecesinin yalnızca dereceye giren firmalar için değil, ihracat ekosisteminin tamamı adına anlam taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yazıcı, sektörün ortaya koyduğu başarıda binlerce çalışanın emeği bulunduğunu belirterek, "2025 yılında gerçekleştirdiğimiz tüm çalışmaların sonucunu bu akşam hep birlikte kutlayacağız. Aslında sadece ödül alan firmalara değil, ihracat yapan tüm firmalara, çalışanlarına ve yöneticilerine bir teşekkür borcumuz var. Onların emeklerini takdir etmek ve başarılarını kutlamak amacıyla bir araya geliyoruz. Güzel ve anlamlı bir tören olacağını düşünüyorum." dedi.</p>

<p><strong>"43 milyar dolarlık hedefin üzerine çıkacağımıza inanıyoruz"</strong></p>

<p>Otomotiv sektörünün ihracat performansına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Yazıcı, 2025 yılındaki güçlü performansın 2026 yılına da olumlu yansıdığını ifade etti.</p>

<p>Geçen yıl 41,5 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiklerini hatırlatan Yazıcı, yılın ilk yarısında da büyümenin sürdüğünü belirterek şöyle konuştu: "2025 yılında 41,5 milyar dolarlık ihracata ulaştık. Bu yılın ilk altı ayına baktığımızda ise ihracatımızı yüzde 4,3 artırarak 20,8 milyar dolara çıkardık. Yıl sonu hedefimiz 43 milyar dolardı. Mevcut performansımıza bakıldığında bu hedefin de üzerine çıkacağımıza inanıyoruz."</p>

<p>Takvim etkisinin bazı aylarda ihracat rakamlarını etkileyebildiğine dikkat çeken Yazıcı, yılın geri kalanına ilişkin beklentilerini de şu sözlerle dile getirdi: "Mayıs ayı, çalışma günü sayısının az olması nedeniyle beklentilerin biraz altında geçti. Ağustos ayında da benzer bir durum yaşanabilir. Ancak sonraki aylarda ihracatın yeniden istediğimiz ivmeyi yakalayacağını ve yılı güçlü bir sonuçla tamamlayacağımızı öngörüyoruz."</p>

<p><strong>"Haziran verileri sektörün gücünü bir kez daha ortaya koydu"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Haziran ayında otomotiv sektörünün 3,8 milyar dolarlık ihracatla Türkiye'nin en fazla ihracat gerçekleştiren sektörü olmasını da değerlendiren Kemal Yazıcı, otomotivin uzun yıllardır ihracat liderliğini sürdürdüğünü vurguladı.</p>

<p>Yazıcı, sektörün istikrarlı yükselişine dikkat çekerek şunları söyledi: "Otomotiv endüstrisi olarak son 20 yılın 19'unda Türkiye'nin ihracat şampiyonu olduk. 2025 yılında da liderliğimizi koruduk. 2026 yılında da aynı tabloyu görüyoruz. Haziran ayı verileri bunun önemli bir göstergesi oldu."</p>

<p>Haziran ayındaki çift haneli büyümenin beklentiler doğrultusunda gerçekleştiğini ifade eden Yazıcı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Haziran ayında ihracatımız yüzde 10'un üzerinde artarak 3,8 milyar dolara ulaştı. Bu sonuç beklentilerimizle uyumlu bir performans ortaya koydu. Hatta beklentilerimizin biraz üzerinde gerçekleştiğini söyleyebiliriz. Böylece mayıs ayında yaşanan geçici yavaşlamayı da telafi etmiş olduk."</p>

<p><strong>"Otomotiv sektörü TİM'de hak ettiği temsiliyete kavuştu"</strong></p>

<p>Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin yeni yönetim yapısına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Yazıcı, otomotiv sektörünün TİM yönetiminde daha güçlü temsil edilmesini önemli bir gelişme olarak değerlendirdi.</p>

<p>Mustafa Gültepe'nin liderliğinde ihracat vizyonunun güçlenerek devam edeceğine inandıklarını belirten Yazıcı, şu ifadeleri kullandı: "Bu gelişmeyi sektörümüz adına memnuniyet verici buluyoruz. Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanımız Mustafa Gültepe, uzun yıllardır birlikte çalıştığımız, hem ülke ihracatını hem de sektörümüzü destekleyen değerli bir isim."</p>

<p>Baran Çelik'in TİM Başkan Vekilliği görevine seçilmesinin otomotiv sektörü açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu vurgulayan Yazıcı, sözlerini şöyle tamamladı: "İlk kez otomotiv sektöründen bir isim TİM Başkan Yardımcılığı görevine seçildi. Bir önceki OİB Yönetim Kurulu Başkanımız Baran Çelik, TİM Başkan Vekili olarak görev yapacak. Bunu sektörümüz adına önemli bir kazanım olarak görüyoruz. Otomotiv sektörünün hak ettiği temsiliyete kavuştuğunu düşünüyoruz. Bunun da ihracatımıza olumlu katkılar sağlayacağına inanıyoruz."</p>

<p><strong>133 firma ödüllendirildi</strong></p>

<p>Gecede 2025 yılında en yüksek ihracat performansını gösteren firmalar Platin, Altın, Gümüş ve Bronz kategorilerinde ödüllerini aldı. Yılın ihracat şampiyonu <strong>Ford Otomotiv</strong> olurken, toplam <strong>133 firma</strong> ihracata sağladıkları katkı nedeniyle ödüle layık görüldü.</p>

<p>OİB tarafından düzenlenen İhracatın Şampiyonları Ödül Töreni, otomotiv sektörünün Türkiye ekonomisine sağladığı katma değeri bir kez daha ortaya koyarken, sektörün 2026 yılı hedeflerine ilişkin güçlü mesajların verildiği önemli bir buluşma olarak öne çıktı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, RÖPORTAJLAR</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/oib-yonetim-kurulu-baskani-kemal-yazici-otomotiv-sektoru-2025-yilinda-415-milyar-dolar-ihracat-gerceklestirdi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 12:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/m-r-z01906-j-p-g.jpeg" type="image/jpeg" length="21912"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SIAL Paris Etkinlik Direktörü Audrey Ashworth, "SIAL Paris benzeri olmayan bir etkinlik"]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/sial-paris-etkinlik-direktoru-audrey-ashworth-sial-paris-benzeri-olmayan-bir-etkinlik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/sial-paris-etkinlik-direktoru-audrey-ashworth-sial-paris-benzeri-olmayan-bir-etkinlik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dünyanın en prestijli gıda fuarlarından biri olarak kabul edilen ve iki yılda bir düzenlenen SIAL Paris Gıda Fuarı, 17-21 Ekim 2026 tarihleri arasında Fransa'nın başkenti Paris'te gerçekleştirilecek. Türkiye Milli İştiraki, bu yıl da İstanbul Ticaret Odası (İTO) tarafından organize edilirken, fuar öncesinde düzenlenen SIAL Paris 2026 Uluslararası Gıda Fuarı Basın ve Tanıtım Toplantısı, İstanbul Ticaret Odası ev sahipliğinde sektör temsilcilerini bir araya getirdi.</strong></p>

<p>Toplantının açılışında konuşan İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Develioğlu, SIAL Paris'in Türk gıda ve içecek sektörünün uluslararası pazarlardaki konumunu güçlendiren en önemli platformlardan biri olduğunu vurguladı. "SIAL Paris 2026 Fuarı, Türk gıda ve içecek sektörünün uluslararası pazarlardaki gücünü sergilemesi ve yeni iş birlikleri geliştirmesi açısından önemli bir fırsat sunuyor. Türkiye'nin gıda sektöründeki geniş ürün yelpazesi ve güçlü firmalarıyla bu yıl da etkin katılım göstermesini bekliyoruz."</p>

<p>Toplantıda ayrıca COMEXPOSIUM Gıda ve İçecek Bölümü Genel Müdürü Rodolphe Lameyse ile SIAL Paris Etkinlik Direktörü Audrey Ashworth, fuarın uluslararası büyüme stratejileri, Türkiye'nin organizasyondaki yükselen konumu ve SIAL Paris 2026'nın öne çıkan yeniliklerine ilişkin kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi.</p>

<p><strong>"130 ülkeden 8 bin katılımcıyı ağırlayacağız"</strong><br />
Basın toplantısının ardından mikrofonlarımıza özel açıklamalarda bulunan SIAL Paris Etkinlik Direktörü Audrey Ashworth, SIAL Paris'in dünya gıda sektörünün en büyük buluşmalarından biri olmaya devam ettiğini söyledi. Fuarın bu yıl da rekor katılımla gerçekleştirileceğini belirten Ashworth, "SIAL Paris, 17-21 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Bu yıl 130 ülkeden 8 bin katılımcıyı ağırlamayı bekliyoruz. Türkiye de en büyük katılımcı ülkeler arasında yer alıyor. Toplam 280 bin metrekarelik sergi alanıyla SIAL Paris, dünyanın en büyük gıda fuarı olma özelliğini taşıyor. Beş gün boyunca yaklaşık 295 bin sektör profesyonelini ağırlamayı öngörüyoruz. Bu büyük organizasyonda sizleri de ağırlamayı sabırsızlıkla bekliyoruz." ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>"Türkiye'nin katılımı her geçen yıl güçleniyor"</strong><br />
Türkiye'nin SIAL Paris'teki yükselen performansına dikkat çeken Audrey Ashworth, Türk şirketlerinin fuardaki görünürlüğünün her organizasyonda arttığını ifade ederek "Türkiye'nin katılımı her geçen yıl artıyor. 2024'e kıyasla bu yıl yüzde 10'luk bir artış söz konusu. Türkiye'nin ve Türk şirketlerinin SIAL Paris'te giderek daha güçlü bir şekilde yer alması gerçekten son derece sevindirici." dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ashworth, Türkiye'nin yalnızca katılımcı sayısıyla değil, sunduğu ürün çeşitliliği ve ihracat gücüyle de organizasyonun en dikkat çeken ülkelerinden biri haline geldiğini vurguladı.</p>

<p><strong>SIAL Insights geleceğin gıda trendlerini ortaya koyuyor</strong><br />
SIAL Paris'in en önemli içerik platformlarından biri olan SIAL Insights araştırmasına ilişkin de bilgi veren Audrey Ashworth, çalışmanın küresel gıda sektörünün geleceğine ışık tuttuğunu söyledi.</p>

<p>"SIAL Insights, iş ortaklarımız ve uzmanlarımız ile birlikte yürüttüğümüz kapsamlı bir araştırma çalışmasıdır. Bu araştırma, gıda inovasyonu ile tüketici eğilimlerini hem perakende hem de restoran ve toplu tüketim kanalları açısından analiz ediyor. Araştırma; fonksiyonel gıdalar, tüketici beklentilerinin kişiselleşmesi, dijitalleşme ve sağlıklı beslenme gibi öne çıkan 10 temel trendi ortaya koyuyor. Bu eğilimlerin tamamını SIAL Paris'te yakından gözlemleme fırsatı bulacaksınız. Araştırmanın sonuçlarına şu anda internet sitemiz üzerinden de erişebilirsiniz."</p>

<p><strong>İstanbul'da bir SIAL fuarı düzenlenebilir mi?</strong><br />
Dünyanın farklı bölgelerinde SIAL markasıyla organizasyonlar düzenlediklerini hatırlatan Audrey Ashworth, Türkiye'nin gelecekte ev sahibi ülkeler arasında yer alma ihtimaline ilişkin de dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. İstanbul'un fuarcılık altyapısından etkilendiğini belirten Ashworth, kesin bir plan bulunmamakla birlikte kapıyı açık bıraktı: "Kim bilir? Türkiye'nin çok etkileyici bir fuar alanına sahip olduğunu öğrendim. Türkiye büyümeye ve gelişmeye devam ediyor. Geleceğin neler getireceğini şimdiden söylemek zor."</p>

<p>SIAL markasının küresel büyümesini sürdürdüğünü belirten Ashworth, yeni destinasyonlar üzerinde çalıştıklarını ifade ederek, "Şu anda dünyanın farklı bölgelerinde toplam 12 etkinlik düzenliyoruz. Bu yıl Vietnam'da yeni bir SIAL organizasyonunu da hayata geçirdik. Bakalım 2027 bize neler getirecek."</p>

<p><strong>"SIAL Paris benzeri olmayan bir etkinlik"</strong><br />
Konuşmasının sonunda tüm sektör profesyonellerini Paris'e davet eden Audrey Ashworth, SIAL Paris'in yalnızca bir fuar değil, küresel gıda sektörünün geleceğini şekillendiren bir platform olduğunu vurguladı. "Herkesi SIAL Paris'i keşfetmeye davet ediyorum. Daha önce ziyaret ettiyseniz yeniden deneyimleyin; henüz tanışmadıysanız mutlaka gelip keşfedin. SIAL Paris gerçekten benzeri olmayan, eşsiz bir etkinliktir."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>RÖPORTAJLAR</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/sial-paris-etkinlik-direktoru-audrey-ashworth-sial-paris-benzeri-olmayan-bir-etkinlik</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 16:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/07/m-r-z01881.JPG" type="image/jpeg" length="70504"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
