<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Fuar Dergisi</title>
    <link>https://www.fuardergisi.com.tr</link>
    <description>Fuar Dergisi, ulusal ve uluslararası fuarlar, sektörel yenilikler ve ekonomi dünyasındaki en önemli gelişmeleri takip eden profesyoneller için kapsamlı analizler, röportajlar ve özel haberler sunar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss/ozel-roportajlar" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>"Türkiye'nin ilk ve tek ulusal Fuar, Kongre ve Festival dergisi</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 10 Sep 2026 14:08:11 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss/ozel-roportajlar"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[İbrahim Aracı: “İhracatı sadece ilk iki-üç kalem üzerinden değil, tüm kırılımlarla büyüteceğiz”]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ibrahim-araci-ihracati-sadece-ilk-iki-uc-kalem-uzerinden-degil-tum-kirilimlarla-buyutecegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ibrahim-araci-ihracati-sadece-ilk-iki-uc-kalem-uzerinden-degil-tum-kirilimlarla-buyutecegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İKMİB Başkanı Vefa İbrahim Aracı, ihracatın artırılması için kaynakların etkin kullanılacağını belirterek, kimya sektöründe katma değerli ürünlere ve yeni ihracat alanlarına ağırlık verileceğini söyledi. Kozmetik sektörünün küresel ölçekte güçlü bir marka hâline gelmesi gerektiğine dikkat çeken Aracı, Kimya Teknoloji Merkezi’nde ise maliyetlerin düşürüldüğünü ve merkezin kendi gelirleriyle kendini çevirebilecek bir yapıya yaklaştığını ifade etti.</strong></p>

<p>İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’nde (İKMİB) yeni dönemin öncelikleri şekillenirken, ihracatın artırılması, katma değerli ürünlerin payının yükseltilmesi ve kimya sektörünün küresel rekabet gücünün geliştirilmesi öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.</p>

<p>Göreve geldikleri günden bu yana yönetim kurulu üyeleriyle yoğun bir çalışma yürüttüklerini belirten <strong>İKMİB Başkanı Vefa İbrahim Aracı</strong>, ihracatçıların daha fazla istişare içerisinde olmasını önemsediklerini söyledi.</p>

<p>Aracı, <strong>"Kendimizi bir işe adadıktan sonra tamamen işe odaklı çalışıyoruz. Göreve geldikten sonra en büyük yaptığımız iş, ihracatı artırmaya yönelik bütün kaynaklarımızı seferber etmek oldu."</strong> dedi.</p>

<p><i><strong>"İhracatı artırmak için bütün kaynaklarımızı kullanacağız"</strong></i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Küresel rekabetin yanı sıra bölgedeki jeopolitik gelişmelerin ihracatçılar üzerinde baskı oluşturduğunu ifade eden <strong>Vefa İbrahim Aracı</strong>, mevcut koşullara rağmen ihracatın artırılması için çalışmaların sürdürüleceğini vurguladı.</p>

<p><strong>"Elimizdeki kaynakları tamamen ihracatın artması için kullanma gayreti içinde olacağız."</strong> diyen Aracı, fuar organizasyonları ve alım heyetlerinin de yeni dönemde önemini koruyacağını belirtti.</p>

<p>Bu çalışmaların artırılarak sürdürüleceğini kaydeden <strong>Vefa İbrahim Aracı</strong>, <strong>"Fuar organizasyonlarından ve alım heyetlerinden vazgeçmiyoruz, tam tersine artırarak geliyoruz. Daha önce bulunmadığımız alanlarda ve topluluklarda bulunacağız."</strong> ifadelerini kullandı.</p>

<p>İhracatın yalnızca yüksek hacimli ana kalemlerle sınırlı kalmaması gerektiğine dikkat çeken Aracı, alt sektörlerdeki potansiyelin de değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, <strong>"İhracatımızı sadece ilk iki-üç kalem üzerinden değil, alttaki kırılımları da üste taşımaya ve onlarda da ciddi cirolar elde etmeye gayret edeceğiz."</strong> diye konuştu.</p>

<p><strong>Kozmetikte hedef: Türk markasını dünyaya taşımak</strong></p>

<p>Kimya sektöründe katma değerli ürünlerin ihracat içerisindeki payının artırılması gerektiğine dikkat çeken <strong>Vefa İbrahim Aracı</strong>, özellikle kozmetik sektörünün önemli bir potansiyele sahip olduğunu söyledi.</p>

<p>Türkiye'deki kozmetik üreticilerinin koku, sabun ve krem gibi birçok alanda önemli üretim kabiliyeti geliştirdiğini belirten Aracı, bu potansiyelin güçlü bir ülke markasına dönüştürülmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Aracı, <strong>"Bizim burada bir algı yönetimi yapmamız lazım. Diğer ihracat ve dünyada başarılı olduğumuz alanların yanında mutlaka bu ürünlerimizi de koymamız lazım."</strong> dedi.</p>

<p>Türk kozmetiğinin Anadolu'nun kültürel mirasıyla birlikte dünyaya tanıtılabileceğini belirten <strong>Vefa İbrahim Aracı</strong>, hamam ve koku kültürünün bu açıdan önemli bir değer taşıdığını vurguladı.</p>

<p><strong>"Hamam kültürü, koku kültürü... Bunların çoğu Anadolu'dan yayılmış şeyler. Biz bunları kullanmak istiyoruz. Dizi ve filmlerimizi de kullanmak istiyoruz. Bütün dünyaya bunu yaymak istiyoruz ve bunların içerisinden mutlaka bir marka çıkartmamız lazım."</strong> ifadelerini kullandı.</p>

<p>Katma değerli ürünlerin kilogram başına ihracat değerinin emtia niteliğindeki ürünlere kıyasla çok daha yüksek olabileceğine dikkat çeken Aracı, kimya sektöründe bu alanlara daha fazla ağırlık verileceğini söyledi.</p>

<p><i><strong>"16 alt kırılımın hak ettiği payı almasını sağlayacağız"</strong></i></p>

<p>Kimya sektöründeki alt kırılımların ihracat potansiyelinin de değerlendirilmesi gerektiğini belirten <strong>İKMİB Başkanı Vefa İbrahim Aracı</strong>, sektör komitelerinin bu doğrultuda çalışmalarını hızlandırdığını ifade etti.</p>

<p>Bakanlıklarla da görüşmeler yürüttüklerini belirten Aracı, <strong>"O gruplara ciddi destek verip, bütçemizden destek sağlayıp onları da yurt dışında mümkün olduğu kadar tanıtıp lobi faaliyetleri yapacağız. Diğer kimyasal grubumuza giren 16 kırılımın ihracatlarının da hak ettikleri payları almasını sağlayacağız."</strong> dedi.</p>

<p><strong>Kimya Teknoloji Merkezi'nde yeni dönem</strong></p>

<p>Röportajda Kimya Teknoloji Merkezi'nin mevcut durumu ve geleceğine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan <strong>Vefa İbrahim Aracı</strong>, merkezin kuruluş sürecinde bazı sorunların yaşandığını ifade etti.</p>

<p><strong>"Kuruluş fizibilitesinde bir yanlışlık var. Bir yanlışlıklar zinciri içerisinde maalesef olmuş. Bunu kabul etmek lazım."</strong> diyen Aracı, geçmişe ilişkin değerlendirmelerden ziyade merkezin geleceğine odaklandıklarını vurguladı.</p>

<p>Sanayi ve Ticaret Bakanlıklarının yaklaşımlarıyla birlikte merkez için kapsamlı bir çalışma yürüttüklerini belirten Aracı, oluşturulan komiteyle birlikte merkezin maliyetlerinin aşağı çekildiğini ve yeni finansman modellerinin devreye alındığını söyledi.</p>

<p>Aracı, <strong>"Maliyetleri aşağı düşürdük, birtakım kuruluşlarla anlaşma yaptık. Onlardan sağladığımız finansmanla eskisi gibi sadece sponsorların döndürdüğü bir yer olmaktan çıkarttık orayı."</strong> ifadelerini kullandı.</p>

<p>Merkezin artık kendi masraflarını karşılayabilecek bir yapıya yaklaştığını belirten <strong>Vefa İbrahim Aracı</strong>, yeni finansman kaynakları üzerinde de çalışıldığını kaydetti.</p>

<p><strong>Yeni yatırımlar ve akreditasyonlar geliyor</strong></p>

<p>Kimya Teknoloji Merkezi'nde yıl sonuna kadar yeni cihaz yatırımları yapılacağını açıklayan Aracı, yeni akreditasyonların da devreye alınacağını belirtti.</p>

<p>Üniversitelerle iş birliklerinin geliştirileceğini ve ilgili kurumların desteğiyle merkezin hizmet kapasitesinin artırılacağını ifade eden <strong>Vefa İbrahim Aracı</strong>, hedeflerinin merkezin sektör tarafından daha fazla kullanılan ve memnuniyet sağlayan bir yapıya dönüşmesi olduğunu söyledi.</p>

<p>Aracı, <strong>"En geç bu yıl sonuna kadar, insanların memnuniyetini duydukları bir teknoloji merkezinden bahseder hâle geleceğiz. İnşallah bu yıl içerisinde halledeceğiz diye düşünüyorum."</strong> dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Röportajlar</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ibrahim-araci-ihracati-sadece-ilk-iki-uc-kalem-uzerinden-degil-tum-kirilimlarla-buyutecegiz</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 18:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/vefa-ibrahim-araci-2.png" type="image/jpeg" length="60936"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Seden Efe “Türk ürünlerinin dünya pazarlarında çok daha iyi yerlere gelebileceğini görüyoruz”]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/seden-efe-turk-urunlerinin-dunya-pazarlarinda-cok-daha-iyi-yerlere-gelebilecegini-goruyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/seden-efe-turk-urunlerinin-dunya-pazarlarinda-cok-daha-iyi-yerlere-gelebilecegini-goruyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Amazon Türkiye Uluslararası İhracat Direktörü Seden Efe, E-İhracat Zirvesi’nde Türkiye’nin ihracat potansiyeline ve Amazon’un Türk markalarına yönelik çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Seden, özellikle tekstil, ev tekstili, ev ve yaşam ürünlerinde Türkiye’nin güçlü bir potansiyele sahip olduğunu belirterek, ihracatı büyütmek için yatırımlarını sürdüreceklerini söyledi.</strong></p>

<p>E-İhracat Zirvesi’nin sektör açısından önemli bir buluşma noktası olduğunu belirten <strong>Seden</strong>, Amazon olarak zirvede yer almaktan memnuniyet duyduklarını ifade etti.</p>

<p>Seden, “Öncelikle böyle bir zirvenin varlığından çok mutluyuz. Amazon’da ihracatı yönettiğim için böyle topluluklar ve buluşmalar sektörü çok canlandırıyor. Hem markaları doğru pazar yerleriyle buluşturan hem de bizim gibi pazar yerlerini doğru markalarla bir araya getiren çok kıymetli birliktelikler. O yüzden burada olmaktan çok mutluyuz” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>ABD’ye gönderimlerde yeni lojistik çözüm</strong></p>

<p>Amazon Türkiye’nin zirvede önemli bir duyuru da yaptığını aktaran Seden, Türkiye’den Amerika’ya yapılan gönderimler için yeni bir lojistik çözümünü satıcıların kullanımına sunduklarını açıkladı.</p>

<p>Seden, “Türkiye’den Amerika’ya olan gönderimlerde yepyeni bir lojistik çözümü sunduk satıcılarımıza ve bunun duyurusunu bu hafta burada yaptık” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Yeni çözümle birlikte Türk markalarının Amazon Amerika üzerinden satış süreçlerinin kolaylaşacağını belirten Seden, “Bundan sonra artık Amerika Amazon’da çalışmak isteyen markalar çok daha rahat, kolay ve operasyonel anlamda daha basit süreçlerden geçerek, çok daha düşük fiyatlarla Amazon Amerika ile iş yapabilecekler” diye konuştu.</p>

<p><strong>“Türkiye’nin çok güçlü bir potansiyeli var”</strong></p>

<p>Türkiye’nin ihracatta güçlü bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Seden, özellikle tekstil, ev tekstili, ev ve yaşam ürünlerinin öne çıktığını söyledi.</p>

<p>Seden, “Öncelikle Türkiye’nin çok güçlü bir potansiyeli olduğunu düşünüyoruz. Özellikle belli kategoriler var ki gerçekten çok sivriliyoruz. Tekstil, ev tekstili, ev ve yaşam ürünleri gibi...” dedi.</p>

<p>Amazon’un faaliyet gösterdiği önemli pazarlarda Türk ürünlerine yönelik fırsatların bulunduğuna dikkat çeken Seden, “Amazon ölçeğinde baktığımızda Amerika, Avrupa ve MENA bölgelerinde şu an çok ciddi hacimler olduğunu görüyoruz ve bunu çok daha büyütmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Türk markalarına yatırım devam edecek</strong></p>

<p>Türk markalarının küresel pazarlarda daha güçlü bir konuma gelebileceğini belirten Seden, Amazon olarak bu doğrultuda yatırımlarını sürdürdüklerini dile getirdi.</p>

<p>Seden, “Çünkü hem çok güçlü markalar var hem çok rekabetçiler hem de gerçekten Türk ürünlerinin dünya pazarlarında çok daha ciddi ve çok daha iyi yerlere gelebileceğini görebiliyoruz” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Amazon’un markalara hem hesap yönetimi hem de lojistik alanında destek sunduğunu aktaran Seden, “Ben, ekibim ve şirket olarak ciddi yatırımlar yapıyoruz. Hem hesap yönetimi anlamında ciddi destek verdiğimiz birçok markamız varken hem de çeşitli lojistik çözümler sunarak yatırımlarımıza devam ediyoruz” diye konuştu.</p>

<p>Amazon Türkiye’nin gelecek dönemde de yatırımlarını sürdüreceğini belirten Seden, hedeflerinin Türkiye’nin ihracatını daha güçlü şekilde büyütmek olduğunu söyledi.</p>

<p>Seden, sözlerini, <strong>“Önümüzdeki sene de bu yatırımlarımızı sürdüreceğiz. Amacımız hep birlikte ihracatı çok ciddi şekilde büyütmek”</strong> ifadeleriyle tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Röportajlar</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/seden-efe-turk-urunlerinin-dunya-pazarlarinda-cok-daha-iyi-yerlere-gelebilecegini-goruyoruz</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 17:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/seden.png" type="image/jpeg" length="25909"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ömer Bolat: “E-ihracat, firmalarımıza geleneksel ihracatın dışında yeni bir alan açtı”]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/omer-bolat-e-ihracat-firmalarimiza-geleneksel-ihracatin-disinda-yeni-bir-alan-acti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/omer-bolat-e-ihracat-firmalarimiza-geleneksel-ihracatin-disinda-yeni-bir-alan-acti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, İstanbul Küresel E-İhracat Zirvesi’nde Türkiye’nin e-ticaret ve e-ihracat alanındaki gelişimine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Dijital ticaretin hızla büyüdüğüne dikkat çeken Bolat, Türkiye’de 650 bin firmanın e-ticaret yoluyla satışlarını artırmaya çalıştığını belirtti.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Geleneksel ticaretin devam ettiğini ancak dijital ticaretin payını hızla artırdığını ifade eden Bolat, Ticaret Bakanlığı bünyesinde e-ticaret ve e-ihracata yönelik çalışmaların sürdüğünü söyledi. Bolat, “E-ticaret büyük dev adımlarla ilerliyor. Türkiye’de 650 bin firma e-ticaret yoluyla satışlarını artırmaya çalışıyor. Geleneksel ticaret de devam ediyor ama dijital ticaret hızla payını artırıyor” dedi.</p>

<p><strong>E-ihracata yönelik destekler sürüyor</strong></p>

<p>Ticaret Bakanlığı bünyesinde hem E-Ticaret Daire Başkanlığı hem de E-İhracat Daire Başkanlığı bulunduğunu belirten Bolat, yurt içi e-ticaretin düzenlenmesi ve e-ihracatın artırılması amacıyla çeşitli destek ve hizmet modellerinin uygulandığını kaydetti.</p>

<p>Bolat, “Gerek yurt içi e-ticaret çalışmalarını düzenlemek gerekse e-ihracatı artırmak için yoğun faaliyetlerimiz, hizmetlerimiz ve destek modellerimiz var. Sektördeki düzenlemeleri de yapmakla yetkiliyiz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“Bu yıl 6 milyar dolarlık e-ihracata ulaşacağız”</strong></p>

<p>Türkiye’nin e-ihracat performansına ilişkin de bilgi veren Bolat, yıl sonunda 6 milyar dolarlık e-ihracat hacmine ulaşmayı hedeflediklerini söyledi. Ticaret Bakanlığı’nın firmaların küresel pazarlara erişimini kolaylaştırmak amacıyla E-Kolay İhracat Platformu ve çeşitli destek mekanizmalarını devreye aldığını belirten Bolat, “Türkiye olarak 6 milyar dolar yıllık e-ihracat tahminine bu yıl sonunda ulaşacağız” dedi.</p>

<p>Bakanlık tarafından e-ihracat alanında firmaların ihtiyaç duyduğu bilgilere erişimini kolaylaştırmak amacıyla farklı ülke ve pazaryerlerine yönelik rehberlerin de hazırlandığını belirten Bolat, bu çalışmaların firmaların yeni pazarlara açılmasına katkı sağladığını ifade etti.</p>

<p><strong>“E-ihracat firmalarımıza yeni bir alan açtı”</strong></p>

<p>E-ticaretin toplam ticaret içerisindeki payının yaklaşık yüzde 20 seviyesine ulaştığını belirten Bolat, e-ihracatın da firmalar için geleneksel ihracatın yanında yeni bir kanal oluşturduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Bolat, “E-ihracat, firmalarımıza geleneksel ihracatın dışında yeni bir alan açtı” diye konuştu.</p>

<p>Türkiye’de e-ihracat yapan firma sayısının her yıl yüzde 30-40 oranında arttığını belirten Bolat, yıllık 10 bin doların üzerinde e-ihracat gerçekleştiren firma sayısının 2022’de 8 bin 132 iken 2025 sonunda 11 bin 420’ye yükseldiğini açıkladı.</p>

<p><strong>“Rakiplerimiz bizi kendi evimizde yenebilir”</strong></p>

<p>Küresel dijital ticarette rekabetin giderek arttığına işaret eden Bolat, Türk firmalarının hem iç pazarda hem de dış pazarlarda güçlü olması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Bolat, “Eğer biz güçlü olmazsak rakiplerimiz bizi kendi evimizde yenebilirler. O yüzden biz önce kendi evimizde güçlü olacağız ve dış pazarlarda da yeni pazar imkânları bulacağız” dedi.</p>

<p>Ticaret Bakanlığı olarak sektörün yanında olmaya ve firmaları desteklemeye devam edeceklerini belirten Bolat, “Sektörümüzün yanında ve destekçisi olarak görevimizi yapacağız” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>İstanbul, küresel e-ihracatın buluşma noktası</strong></p>

<p>Ticaret Bakanlığı himayesinde, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) organizasyonunda ve Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD) iş birliğiyle düzenlenen İstanbul Küresel E-İhracat Zirvesi (IGEXX 2026), 3-5 Eylül tarihlerinde İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştiriliyor. Zirve, küresel e-ticaret ekosisteminin önde gelen aktörlerini Türk üretici, marka ve ihracatçılarla bir araya getiriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Röportajlar</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/omer-bolat-e-ihracat-firmalarimiza-geleneksel-ihracatin-disinda-yeni-bir-alan-acti</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 17:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-04-at-170718.jpeg" type="image/jpeg" length="88087"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çetin Tecdelioğlu: “E-ihracatın 10 milyar doların üzerine çıkacağına inanıyoruz”]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/cetin-tecdelioglu-e-ihracatin-10-milyar-dolarin-uzerine-cikacagina-inaniyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/cetin-tecdelioglu-e-ihracatin-10-milyar-dolarin-uzerine-cikacagina-inaniyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İstanbul’da düzenlenen E-İhracat Zirvesi’nde değerlendirmelerde bulunan Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkan Vekili ve Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği Başkanı Çetin Tecdelioğlu, Türkiye’nin e-ihracat potansiyeline ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Tecdelioğlu, e-ihracat yapan firma sayısının 15 bine ulaştığını ve ihracatın 6 milyar doları aştığını belirterek, önümüzdeki dönemde güçlü bir büyüme beklediklerini söyledi.</strong></p>

<p>E-ticaretin değişen tüketici alışkanlıklarıyla birlikte ticaretin önemli kanallarından biri haline geldiğini ifade eden Tecdelioğlu, “İnsanlar artık mobilize olmayı istemiyor, oturduğu yerden her şeyini almak istiyor. Sadece kendi ülkesindeki değil, tüm dünyadaki gelişmelere, değişimlere ve kendine uygun tüketim maddelerine ulaşmak istiyor. Bunun için de e-ihracat büyük önem taşıyor” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“15 bin firmamız e-ticaret ve e-ihracatın içinde”</strong></p>

<p>Türkiye’de e-ticaret ve e-ihracat alanında faaliyet gösteren firma sayısının son yıllarda hızlı bir artış gösterdiğine dikkat çeken Tecdelioğlu, “Türkiye’de 2022 yılında yaklaşık 6 bin firma e-ticaret ve e-ihracat alanında faaliyet gösteriyordu. 2025 yılında bu sayı 11 binlere ulaştı. Bu yıl ise yaklaşık 15 bin firmamız e-ticaretin ve e-ihracatın içinde” diye konuştu.</p>

<p>E-ihracatın 6 milyar doları aşan bir hacme ulaştığını belirten Tecdelioğlu, bu rakamın gelecek yıllarda daha da büyümesini beklediklerini dile getirdi. Tecdelioğlu, “E-ihracatın 10 milyar doların üzerine çıkacağına ve ilerleyen yıllarda toplam ihracatımızın yüzde 10’unun e-ihracat yoluyla gerçekleştirileceğine inanıyoruz. Hedefimiz bu” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Türkiye’nin toplam ihracatında ulaştığı seviyeye de değinen Tecdelioğlu, yıllıklandırılmış ihracatın 280 milyar dolar seviyesine ulaştığını belirterek, “Bunun sürdürülebilir bir şekilde büyümesini de önümüzdeki aylarda inşallah göreceğiz. Burada da e-ihracatın payının yüzde 10 olması yönünde bir hedefimiz var” dedi.</p>

<p><strong>“Global markalar ayağımıza gelmiş durumda”</strong></p>

<p>E-İhracat Zirvesi’nin uluslararası iş birlikleri açısından önemli fırsatlar sunduğunu vurgulayan Tecdelioğlu, organizasyona 40’tan fazla ülkeden 600’ün üzerinde yabancı katılımcı ve 6 binden fazla ziyaretçi beklendiğini aktardı.</p>

<p>Zirvede global markalar, satın almacılar, lojistik şirketleri ve farklı hizmet sağlayıcılarının bir araya geldiğini belirten Tecdelioğlu, ihracatçıların bu fırsatı değerlendirmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Tecdelioğlu, “Normalde uluslararası global markalara ulaşmak için aylarca e-posta gönderiyoruz, karşılık bekliyoruz ve ulaşmaya çalışıyoruz. Ancak bu firmalara ulaşmak çok zor. Şu an ise ayağımıza gelmiş durumdalar. İstanbul’dalar, Türkiye’deler. Uluslararası CEO’lar, satın almacılar ve Türkiye şubeleriyle ilgili yetkililer burada” ifadelerini kullandı.</p>

<p>İhracatçıların zirveyi yakından takip etmesi gerektiğinin altını çizen Tecdelioğlu, “Ayağımıza gelen bu fırsatı ihracatçılar olarak iyi değerlendirmemiz lazım” dedi.</p>

<p><strong>“Firmalarımızı bu konuda bilinçlendirmemiz gerekiyor”</strong></p>

<p>Demir ve demir dışı metaller ile hırdavat sektörlerinin de e-ihracat ekosisteminde daha fazla yer alması gerektiğini belirten Tecdelioğlu, sektörel kuruluşların zirvede üyeleriyle birlikte yer aldığını söyledi.</p>

<p>Tecdelioğlu, “Firmaları uyandırmamız, bilinçlendirmemiz lazım. Bu, ayağımıza gelmiş bir fırsat” diyerek, sektör temsilcilerinin uluslararası alıcılarla doğrudan temas kurmasının önemine dikkat çekti.</p>

<p><strong>Ticaret Bakanlığı’nın kılavuzuna dikkat çekti</strong></p>

<p>Tecdelioğlu, Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan pazar yerleri ve sosyal medya kılavuzunun da ihracatçılar açısından önemli bir kaynak olduğunu belirtti. Karekodlar üzerinden firmalara farklı pazarlarda hangi ürünlerin satılabileceği ve ürünlerin nasıl dağıtılabileceği konusunda bilgi sunulduğunu aktaran Tecdelioğlu, “Çok basit bir kılavuz ancak Bakanlığımız bunu hazırlamak için çok ciddi bir emek sarf etti. Firmalarımız bu küçük kılavuzdaki karekodları okutarak dünyanın her yerinde hangi malları satabileceklerini ve kendi mallarını nasıl dağıtabileceklerini gösteren bir reçeteye ulaşmış oluyor” dedi.</p>

<p><strong>“E-Ticaret Zirvesi İstanbul’da dünya markası olacak”</strong></p>

<p>E-İhracat Zirvesi’nin gelecek yıllarda uluslararası ölçekte daha güçlü bir organizasyona dönüşeceğini ifade eden Tecdelioğlu, “2028 yılında E-Ticaret Zirvesi’nin Türkiye’de, İstanbul’da önemli bir marka olacağını ve dünyanın buluştuğu bir merkez haline geleceğini düşünüyorum” değerlendirmesinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Röportajlar</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/cetin-tecdelioglu-e-ihracatin-10-milyar-dolarin-uzerine-cikacagina-inaniyoruz</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 17:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/c-e-t-i-n-t-e-c-d-e-l-i-o-g-l-u-1.jpeg" type="image/jpeg" length="90959"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ömer Bolat: “Foodist İstanbul’a 70 binden fazla ziyaretçi bekleniyor”]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/omer-bolat-foodist-istanbul-turk-gidasinin-kuresel-vitrini-olacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/omer-bolat-foodist-istanbul-turk-gidasinin-kuresel-vitrini-olacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye’nin gıda üretim ve ihracat potansiyelini uluslararası pazarlara taşımayı hedefleyen Foodist İstanbul 2026, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın katılımıyla Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde kapılarını açtı.</strong></p>

<p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, fuarın Türkiye’nin tarım ve gıda sektöründeki üretim gücünü uluslararası pazarlara taşıması açısından önemli bir platform olduğunu belirterek, dört gün boyunca gerçekleştirilecek fuarda yeni ticari bağlantılar kurulacağına ve önemli iş fırsatlarının ortaya çıkacağına dikkat çekti.</p>

<p><i><strong>“561 yerli, 76 yabancı katılımcı yer alıyor”</strong></i></p>

<p>Foodist İstanbul 2026’ya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bolat, fuarın gördüğü ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.</p>

<p>Bolat, “561 yerli ve 76 yabancı katılımcının yer aldığı, 70 binden fazla ziyaretçi beklenen ve 10 salonda düzenlenen Foodist İstanbul Fuarı, ilk kez gerçekleştirilmesine rağmen gerek yurt içinden gerekse yurt dışından katılımcı ve ziyaretçiler tarafından büyük ilgi gördü. Bu fuarın hayırlı ve bereketli olmasını temenni ediyorum” dedi.</p>

<p>Fuarda dört gün boyunca önemli iş bağlantılarının kurulmasını beklediklerini ifade eden Bolat, “Bugün açılışı gerçekleştirilen ve dört gün boyunca devam edecek fuarda inşallah çok güzel iş bağlantıları kurulacak, siparişler alınacak. Yurt içinden ve yurt dışından katılımcı ve ziyaretçilerimizin önemli iş fırsatları yakalayacağına inanıyorum” diye konuştu.</p>

<p><i><strong>“Gıda, tekstil ve inşaat hiçbir zaman yok olmayacak”</strong></i></p>

<p>Gıda ve tarım sektörünün stratejik önemine dikkat çeken Bolat, geleceğin meslekleri tartışmalarına da değinerek üç sektörün hiçbir zaman önemini kaybetmeyeceğini söyledi.</p>

<p>Bolat, “Bazen ‘Geleceğin meslekleri neler olacak?’ diye sorulduğunda, ben hem bir hoca olarak hem de bir hükümet üyesi olarak çok rahat şunu söylüyorum: Üç sektör hiçbir zaman yok olmayacak. Birincisi gıda. Çünkü yaşamak için yemek ve içmek zorundayız. İkincisi tekstil ve giyim. Çünkü giyinmek zorundayız. Üçüncüsü ise inşaat sektörü. Çünkü barınmak zorundayız” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gıdanın insan yaşamı açısından vazgeçilmez olduğuna vurgu yapan Bolat, “Dolayısıyla gıda sektörü, en kritik, en önemli ve en stratejik sektörlerin başında geliyor” dedi.</p>

<p>Bu stratejik önemin özellikle kriz dönemlerinde daha net ortaya çıktığını belirten Bolat, savaşlar, doğal afetler ve salgınlar sırasında gıda arzının sürdürülebilirliğinin hayati hale geldiğini söyledi.</p>

<p><i><strong>“Kriz dönemlerinde gıda ve tarımın önemi daha net ortaya çıkıyor”</strong></i></p>

<p>Covid-19 salgını sırasında tedarik zincirlerinin öneminin tüm dünyada yeniden anlaşıldığını belirten Bolat, Türkiye’nin pandemi dönemindeki performansına da değindi.</p>

<p>Bolat, “Daha altı yıl önce, Covid-19 pandemisi sırasında bunu hep birlikte yaşadık. Pazarlar, bakkallar, manavlar ve marketler sürekli ürün tedarik etmek zorunda kaldı. Gıda, tarım, lojistik ve sağlık sektörlerinin yanı sıra temizlik sektörlerinin de ne kadar önemli olduğu o dönemde hepimiz tarafından bir kez daha hatırlandı” dedi.</p>

<p>Türkiye’nin pandemi döneminde aldığı tedbirlerle vatandaşların ihtiyaçlarını karşılamaya devam ettiğini ifade eden Bolat, “Türkiye, Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliğinde bu büyük krizi dünyada en iyi yöneten ve vatandaşlarının ihtiyaçlarına en hassas şekilde yaklaşan ülkelerin başında geldi” diye konuştu.</p>

<p><strong>Rusya-Ukrayna savaşı ve küresel gıda arzı</strong></p>

<p>Rusya-Ukrayna savaşının enerji ve gıda arzının stratejik önemini bir kez daha ortaya koyduğunu belirten Bolat, iki ülkenin dünya tarım ve gıda ticaretindeki konumuna dikkat çekti.</p>

<p>Bolat, “Rusya ve Ukrayna; buğday ve yağlı tohumlarda dünyanın en önemli üretici ve ihracatçıları arasında yer alıyor. Bu durum, diğer sektörleri de doğrudan etkiledi ve dünya ekonomisinde ciddi dalgalanmalara yol açtı” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Türkiye’nin söz konusu kriz döneminde gerekli tedbirleri hızlı şekilde hayata geçirdiğini belirten Bolat, özellikle gübre arzının güvence altına alınmasına yönelik adımların önemine işaret etti.</p>

<p>“Gübre ihracatını birlikte durdurduk, gübre ithalatındaki vergileri sıfıra indirdik ve antrepolardaki gübrelerin iç piyasada kullanılmasının önünü açtık” diyen Bolat, alınan tedbirlerle küresel krizin Türkiye piyasalarına ve vatandaşlara etkisinin büyük ölçüde sınırlandığını söyledi.</p>

<p><strong>Hürmüz Boğazı vurgusu</strong></p>

<p>Küresel enerji ve emtia piyasalarında yaşanan gelişmelerin tarım ve gıda sektörünü de doğrudan etkilediğini belirten Bolat, Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştirilen stratejik ürün taşımacılığının önemine dikkat çekti.</p>

<p>Bolat, “Dünyadaki enerji kaynaklarının yaklaşık yüzde 20-25’inin geçtiği bu güzergâhta petrol, doğal gaz, petrokimya ürünleri ve gübre gibi stratejik ürünlerin taşınması gerçekleştiriliyor. Hürmüz Boğazı’nın kapanması özellikle ilgili sektörlerde ciddi sıkıntılar oluşturdu” dedi.</p>

<p>Bu süreçte gübre arzına ilişkin hızlı tedbirler alındığını aktaran Bolat, “Gübre ihracatını birlikte durdurduk, gübre ithalatındaki vergileri sıfıra indirdik ve antrepolardaki gübrelerin iç piyasada kullanılmasının önünü açtık” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Mazotun da tarım ve gıda sektörü açısından önemli bir girdi olduğunu belirten Bolat, enerji fiyatlarındaki dalgalanmaların üretici üzerindeki etkisini azaltmak amacıyla sübvansiyon mekanizmasının devreye alındığını söyledi.</p>

<p><i><strong>“Türkiye hemen her sektörde ilk 10 içerisinde”</strong></i></p>

<p>Türkiye’nin tarım, sanayi ve hizmetler alanında küresel ölçekte önemli bir üretici ve ihracatçı konumuna ulaştığını belirten Bolat, Türk ürünlerinin kalite ve teknoloji bakımından da önemli bir noktaya geldiğini ifade etti.</p>

<p>Bolat, “Türkiye; tarım ürünleriyle, sanayi ürünleriyle ve hizmet sektörlerindeki ürünleriyle dünyada büyük oyunculardan biri. Hemen her sektörde ilk 10 içerisindeyiz” dedi.</p>

<p>Türkiye’nin üretim kapasitesinin yanı sıra ürünlerinin uluslararası pazarlardaki algısının da güçlendiğini belirten Bolat, “Üstelik artık ürünlerimiz kaliteyi ve yüksek teknolojiyi sembolize ediyor. Tüketiciler açısından aranan, istenen ve talep edilen ürünler konumuna Allah’a şükür geldik” diye konuştu.</p>

<p><strong>Büyüme ve istihdam mesajı</strong></p>

<p>Türkiye ekonomisinin küresel ölçekte yaşanan zorlu koşullara rağmen büyümeyi sürdürdüğünü belirten Bolat, açıklanan ikinci çeyrek büyüme verilerine dikkat çekti.</p>

<p>Bolat, “İkinci çeyrekte yüzde 2,3, ilk çeyrekte ise yüzde 2,6 büyüme gerçekleştirdik. İlk altı aydaki büyüme oranımız yüzde 2,5 oldu” dedi.</p>

<p>Dünya ekonomisinin ticaret savaşları ve jeopolitik gelişmeler nedeniyle zorlu bir dönemden geçtiğini belirten Bolat, Türkiye ekonomisinin bu koşullara rağmen dirençli bir performans sergilediğini ifade etti.</p>

<p>İstihdam verilerine de değinen Bolat, “Temmuz ayında işsizlik oranımız yüzde 8,1 olarak gerçekleşti. İşsiz sayımız 3 milyonun altında, 2 milyon 860 bin seviyesinde. Son 39 aydır işsizlik oranımız tek haneli seviyede” açıklamasında bulundu.</p>

<p><i><strong>“Tarım ihracatımız 32,5 milyar dolara yükseldi”</strong></i></p>

<p>Türkiye’nin tarım ve gıda ürünlerinde dış ticaret fazlası veren ülkeler arasında yer aldığını vurgulayan Bolat, sektörün ihracat performansındaki uzun vadeli yükselişe dikkat çekti.</p>

<p>Bolat, “Türkiye, tarım ve gıda işlenmiş sektörlerde dış ticaret fazlası veren bir ülke. Geçtiğimiz yıl yaklaşık 11 milyar dolarlık dış ticaret fazlası verdik” dedi.</p>

<p>Tarım ihracatının 2002 yılından bu yana yaklaşık 10 kat arttığını belirten Bolat, “2002 yılında 3 milyar dolar seviyesinde olan tarım ihracatımız, bugün 32,5 milyar dolara yükseldi. Yaklaşık 10 kata yakın bir artış gerçekleştirdik” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bu performansın Türkiye’nin tarımsal üretim kapasitesi ve üreticilerin emeğiyle mümkün olduğunu belirten Bolat, çiftçilerden sanayicilere, lojistik sektöründen perakendeye kadar tüm paydaşların katkısına teşekkür etti.</p>

<p><i><strong>“Amacımız hem üreticimizin hem tüketicimizin kazanması”</strong></i></p>

<p>Devletin olağanüstü dönemlerde piyasaların sağlıklı işleyişini korumak amacıyla düzenleyici ve denetleyici rol üstlendiğini belirten Bolat, haksız ticaret ve fahiş fiyat uygulamalarına karşı gerekli adımların atıldığını söyledi.</p>

<p>Bolat, “Elbette olağanüstü dönemlerde; savaş, doğal afet veya başka felaketler yaşandığında, haksız ticaret ve fahiş fiyat gibi durumlar ortaya çıktığında, devlet olarak, bakanlıklar olarak düzenleyici, denetleyici ve gerektiğinde idari yaptırım uygulayıcı fonksiyonlarımızı da çekinmeden yerine getiriyoruz” dedi.</p>

<p>Piyasa dengesinin korunmasının temel hedeflerinden biri olduğunu vurgulayan Bolat, “Amacımız hem üreticimizin hem tüketicimizin kazanmasıdır” diye konuştu.</p>

<p><strong>Foodist İstanbul uluslararası ticarete katkı sağlayacak</strong></p>

<p>Foodist İstanbul 2026’nın yalnızca gıda ürünlerinin sergilendiği bir organizasyon olmadığını belirten Bolat, fuarın tarım ve gıda ekosisteminin farklı alanlarını bir araya getirdiğine dikkat çekti.</p>

<p>Bolat, “Bu fuarda yalnızca gıda ürünleri değil; teknoloji, mekanizasyon, tarım ekipmanları, gıda, ilaç, gübre ve sektörün birçok farklı alanındaki aktörler bir araya geliyor” dedi.</p>

<p>Fuarın Türkiye’nin tarım ve gıda sektöründeki üretim gücünü uluslararası ticarete daha fazla taşımaya katkı sunacağına inandığını belirten Bolat, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“İnşallah hareketli, hayırlı, bereketli ve verimli bir fuar olmasını diliyorum. Bu önemli fuarın düzenlenmesinde ve desteklenmesinde emeği geçen tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür ediyorum.”</p>

<p><strong>Uluslararası iş bağlantıları için yeni fırsatlar</strong></p>

<p>Bolat ayrıca, İstanbul’da gerçekleştirilecek uluslararası e-ticaret etkinliklerinin de Türk gıda sektörünün küresel pazarlara erişimini güçlendireceğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>3-5 Eylül tarihlerinde düzenlenecek IGEXX Uluslararası E-Ticaret Kongresi ve Forumları kapsamında Çin ve Japonya’dan önemli pazar yerlerinin temsilcilerinin Türkiye’deki üretici firmalarla bir araya geleceğini aktaran Bolat, bu görüşmelerin ihracat açısından önemli fırsatlar sunacağını söyledi.</p>

<p>Bolat, “Çin ve Japonya’dan JD, Meituan, Tmall ve Yunike gibi önemli pazar yerlerinin temsilcileri, gıda ve içecek sektöründe faaliyet gösteren üretici firmalarımızla bir araya gelecek” dedi.</p>

<p>Bu kapsamda FoodEx İstanbul’da da birebir iş görüşmelerinin gerçekleştirileceğini belirten Bolat, “Bu randevular Bakanlık yetkililerimiz tarafından organize edildi. Bu da FoodEx İstanbul açısından önemli bir fırsat ve bonus oldu” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Röportajlar</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/omer-bolat-foodist-istanbul-turk-gidasinin-kuresel-vitrini-olacak</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 11:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/r-d-v06465-j-p-g.jpeg" type="image/jpeg" length="90274"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[T.C. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, “Türkiye, 185 ülkeye, 2 bin 226 çeşit tarım ve gıda ürünü ihraç ediyor”]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/tc-tarim-ve-orman-bakani-ibrahim-yumakli-turkiye-185-ulkeye-2-bin-226-cesit-tarim-ve-gida-urunu-ihrac-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/tc-tarim-ve-orman-bakani-ibrahim-yumakli-turkiye-185-ulkeye-2-bin-226-cesit-tarim-ve-gida-urunu-ihrac-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye’nin gıda üretim ve ihracat potansiyelini uluslararası pazarlara taşımayı hedefleyen Foodist İstanbul 2026, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın katılımıyla Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde kapılarını açtı. Fuarda konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye’nin tarımsal üretim gücünün yanı sıra ihracat kapasitesine dikkat çekerek, sektörün sürdürülebilirlik, teknoloji, güvenilir gıda ve sözleşmeli üretim ekseninde yeniden şekillenmesi gerektiğini vurguladı.</strong></p>

<p><i><strong>“Tarım ve gıda artık bir milli güvenlik meselesi”</strong></i></p>

<p>Foodist İstanbul 2026’nın açılışında konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, küresel gelişmelerin tarım ve gıda sektörünü ekonomik bir faaliyet olmanın ötesine taşıdığını belirtti. İklim değişikliği, jeopolitik gelişmeler, tedarik zincirlerindeki sorunlar ve artan girdi maliyetlerinin sektörü doğrudan etkilediğini ifade eden Yumaklı, dünya nüfusundaki artışla birlikte gıdaya olan ihtiyacın daha da büyüyeceğine işaret etti.</p>

<p>“Dünyadaki gelişmelere baktığımızda belki de insanlık tarihinin en önemli kırılma noktalarından birisini yaşıyoruz. Küresel iklim değişikliği artık teoriden pratiğe geçmiş ve hayatımızın tam ortasında yer almış durumda” diyen Yumaklı, olağanüstü hava olayları ve jeopolitik gelişmelerin üretim ve tedarik süreçleri üzerindeki etkisine dikkat çekti.</p>

<p>Tarım ve gıdanın artık ülkeler açısından stratejik bir alan haline geldiğini belirten Yumaklı, “Tarım ve gıda artık bir milli güvenlik meselesi olarak devletler tarafından ele alınıyor, algılanıyor ve yönetiliyor. Nitekim dünyada yükselen bir gıda milliyetçiliği ve ülkelerin kendi kaynaklarını koruma arzusu var” ifadelerini kullandı.</p>

<p><i><strong>“Kaynaklarımız sınırlı, verimliliği artırmak zorundayız”</strong></i></p>

<p>FAO’nun 2050 projeksiyonlarının gelecekte gıda ihtiyacının önemli ölçüde artacağını ortaya koyduğunu belirten Yumaklı, sınırlı doğal kaynakların daha verimli kullanılmasının zorunlu olduğunu söyledi.</p>

<p>Bakan Yumaklı, Türkiye’nin önceliğinin doğal kaynakları korurken üretim kapasitesini ve verimliliğini artırmak olduğunu belirterek, “Doğal kaynaklarımızı korumak, birim alandan daha fazla verim elde etmek, teknolojiyi ve planlamayı üretimin merkezine koymak ve tarımı sürdürülebilir bir anlayışla geleceğe taşımak” hedeflerinin öne çıktığını ifade etti.</p>

<p>Türkiye’nin küresel gelişmeler karşısında yalnızca takip eden bir ülke olmadığını vurgulayan Yumaklı, “Türkiye’nin basit bir izleyici olarak değil; süreci yöneten, gücünü artıran ve geleceğe hazırlanan güçlü bir aktör olarak yer almasını sağlamak için gayret ediyoruz” dedi.</p>

<p><i><strong>“Türkiye, tarımsal üretimde dünyada yedinci sıraya yükseldi”</strong></i></p>

<p>Türkiye’nin tarımsal üretimdeki konumuna ilişkin güncel verileri paylaşan Yumaklı, ülkenin dünya ekonomisindeki payıyla tarımsal üretimdeki payı arasında önemli bir fark bulunduğunu belirtti.</p>

<p>Yumaklı, 2025 yılı Dünya Bankası verilerine göre Türkiye’nin dünya ekonomisindeki payının yüzde 1,35 seviyesinde olduğunu, tarımsal üretimin oluşturduğu katma değerdeki payının ise yüzde 1,75’e ulaştığını söyledi.</p>

<p>“Bu da tarımsal üretimdeki gücümüzün dünya ölçeğinde ne denli önemli bir yere sahip olduğunu gösteriyor” diyen Yumaklı, Türkiye’nin tarımsal hasılada son yıllarda önemli bir sıçrama gerçekleştirdiğini kaydetti.</p>

<p>2002 yılında tarımsal hasılada dünyada 12’nci sırada bulunan Türkiye’nin bugün yedinci sıraya yükseldiğini belirten Yumaklı, tarımsal hasılanın 83,2 milyar dolara ulaştığını açıkladı.</p>

<p>“83,2 milyar dolarlık tarımsal hasıla, tarihimizin en yüksek seviyesidir. Allah nasip ederse 2026 yılı sonuçlarında bu rakamın çok daha yukarılara çıktığını göreceğiz” ifadelerini kullanan Yumaklı, söz konusu seviyenin Cumhuriyet tarihinin tarımsal hasılada ulaştığı en yüksek nokta olduğunu vurguladı.</p>

<p><i><strong>“185 ülkeye 2 bin 226 çeşit tarım ve gıda ürünü ihraç ediyoruz”</strong></i></p>

<p>Türkiye’nin hem iç tüketimin hem de turizm sektörünün gıda ihtiyacını karşılayan güçlü bir üretim altyapısına sahip olduğunu belirten Yumaklı, ihracat kapasitesinin de her geçen yıl güçlendiğini söyledi.</p>

<p>“Bugün Türkiye, 86 milyon vatandaşımızın yanı sıra ülkemizi ziyaret eden yaklaşık 60 milyon turistin gıda arzını sağlıyor. Aynı zamanda 185 ülkeye, 2 bin 226 çeşit tarım ve gıda ürünü ihraç ediyor” diyen Yumaklı, tarım ve gıda ihracatının ekonomiye katkısının 32,6 milyar dolar seviyesinde olduğunu açıkladı.</p>

<p>Yumaklı, bu rakamın Türkiye’nin geçmişteki toplam ihracatıyla kıyaslandığında sektörün ulaştığı büyüklüğü ortaya koyduğunu belirterek, “Bu rakamın 2002 yılında Türkiye’nin toplam ihracatına neredeyse eşit olduğunu da özellikle ifade etmek gerekiyor” dedi.</p>

<p>Bakan Yumaklı, tarımsal üretim ve ihracatın büyümesinde üreticilerden sanayicilere, ihracatçılardan fuarlarda yer alan sektör paydaşlarına kadar geniş bir kesimin katkısı bulunduğunu belirterek teşekkür etti.</p>

<p>“Çünkü biz biliyoruz ki üretmek kadar ürettiklerimizi pazarlara ulaştırmak da önemli” ifadelerini kullanan Yumaklı, yeni pazarlara erişimin Türkiye’nin tarım ve gıda ihracatındaki büyümesi açısından kritik olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Tarım diplomasisiyle yeni pazarlar açılıyor</strong></p>

<p>Tarımın ekonomik değerinin yanı sıra ülkeler arasında diplomatik ilişkilerin güçlendirilmesinde de önemli bir araç haline geldiğini ifade eden Yumaklı, “Tarım aynı zamanda bir diplomasi aracıdır. Tarım diplomasisi başlığı artık ülkelerin çok önem verdiği ve etkin şekilde yönetmeye çalıştığı bir alan olarak ortaya çıkıyor” dedi.</p>

<p>Türkiye’nin Çin başta olmak üzere farklı pazarlara yönelik çalışmalarını sürdüğünü belirten Yumaklı, somon, çipura, levrek ve badem gibi ürünlerin Çin pazarına girişinde önemli mesafe alındığını söyledi.</p>

<p>“Somon, çipura ve levrek gibi su ürünlerimizin yanı sıra özellikle ülkemizin belli bölgelerinde yoğun şekilde üretilen badem gibi ürünlerin Çin pazarına girişiyle ilgili Ticaret Bakanlığımızla çok yoğun bir çalışma gerçekleştirdik ve hamdolsun bunu sağladık” diyen Yumaklı, kanatlı eti ve kiraz başta olmak üzere farklı ürünlerin de Çin pazarına girişine yönelik çalışmaların devam ettiğini belirtti.</p>

<p>İncir, üzüm, nar ve elma gibi ürünlerin yeni pazarlara açılması için de çalışmalar yürütüldüğünü kaydeden Yumaklı, yaş sebze ve meyve, su ürünleri, süt ürünleri ve kanatlı ürünleri gibi sektörlerde ihracat süreçlerinin hızlandırılmasının önemine dikkat çekti.</p>

<p><strong>Rusya ve Körfez pazarlarına erişim güçlendirilecek</strong></p>

<p>Türkiye’nin önemli ihracat pazarlarından biri olan Rusya’ya yönelik çalışmaların da devam ettiğini belirten Yumaklı, işletmelerin onay süreçlerinin hızlandırılmasının ihracat açısından önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yumaklı ayrıca Türkiye’nin Suriye üzerinden Körfez ülkelerine ulaşmasını sağlayacak yeni ticaret koridoruna dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Türkiye’nin Suriye üzerinden ürünlerini oradan da Körfez ülkelerine ulaştırmasını sağlayacak kara yolu bağlantısı, 15 Nisan 2026 tarihinde yeniden işler hale getirildi” diyen Yumaklı, Türkiye, Suriye, Ürdün ve Suudi Arabistan arasında oluşturulan transit koridorun ihracatçılar açısından yeni fırsatlar yaratabileceğini belirtti.</p>

<p>“Türkiye, Suriye, Ürdün ve Suudi Arabistan transit koridorunun, ihracatçılarımız tarafından etkin şekilde kullanılarak yeni bir ticaret güzergâhının işler hale getirilmesine önemli katkı sağlayacağına inanıyorum” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong><i>“Hedefimiz üreticinin emeğini dünyanın dört bir yanındaki tüketiciyle buluşturmak”</i></strong></p>

<p>Türkiye’nin temel hedefinin üretim kapasitesini küresel pazarlara daha güçlü şekilde taşımak olduğunu vurgulayan Yumaklı, “Üreticimizin emeğini yalnızca ülkemizin 86 milyon vatandaşıyla değil, dünyanın dört bir yanındaki tüketicilerle buluşturmak” hedefini ortaya koydu.</p>

<p>Türkiye’nin bulunduğu coğrafyanın avantajlarını en iyi şekilde değerlendirmesi gerektiğini belirten Yumaklı, kaliteli, güvenilir ve rekabetçi gıda üretiminde Türkiye’nin dünyanın önemli merkezlerinden biri haline gelmesini istediklerini söyledi.</p>

<p><strong>Organize tarım bölgelerinde yatırım çağrısı</strong></p>

<p>Konuşmasında organize tarım bölgelerine de geniş yer veren Yumaklı, özellikle sera ve besi organize tarım bölgelerinin üretim altyapısının güçlendirilmesine katkı sağladığını ifade etti. Jeotermal enerjinin sera üretiminde kesintisiz şekilde kullanılabildiğini belirten Yumaklı, organize tarım bölgelerinin üretimden işleme ve paketlemeye kadar entegre bir yapı oluşturacağını söyledi. “Bugüne kadar 46 organize tarım bölgesine tüzel kişilik kazandırdık. Bunlardan 16’sı şu anda üretime geçmiş durumda. İnşallah bu yılın sonuna kadar dört organize tarım bölgesini daha üretime geçirmiş olacağız” dedi.</p>

<p>Bu bölgelerin enerji ve girdi maliyetleri açısından önemli avantajlar sunduğunu belirten Yumaklı, pazarlara, ulaşım noktalarına ve büyük tüketim merkezlerine yakınlığın da yatırımcılar açısından fırsat oluşturduğunu ifade etti.</p>

<p><i><strong>“Markalı ürün üretmeden küresel rekabette güçlü olmak zor”</strong></i></p>

<p>Türkiye’nin tarım ve gıda ihracatında katma değeri yükseltmesinin önemine dikkat çeken Yumaklı, yalnızca üretim miktarının değil, markalaşmanın da kritik olduğunu vurguladı.</p>

<p>“İnşallah bu yatırımlarla, Avrupa Birliği’nde coğrafi işaret tescili almış gıda ürünlerimizde olduğu gibi, dünya çapında tanınan markalara sahip olmamız gerekiyor” diyen Yumaklı, güçlü markaların küresel rekabet açısından belirleyici olduğunu söyledi.</p>

<p>“TİM Başkanımız da belirtti. Eğer markalı ürünler üretmiyorsanız, dünyanın güçlü markaları karşısında rekabet etmeniz zor” ifadelerini kullanan Yumaklı, kamu desteklerinin markalaşma ve küresel pazarlarda yer edinme hedefi doğrultusunda sürdürüleceğini belirtti.</p>

<p><i><strong>Güvenilir gıda için denetimler artırılıyor</strong></i></p>

<p>Bakan Yumaklı’nın konuşmasında öne çıkan başlıklardan biri de güvenilir gıda oldu. Üretimin yanı sıra tüketiciye güvenilir ürün ulaştırmanın da temel sorumluluklardan biri olduğunu belirten Yumaklı, etiketleme, gıda katkı maddeleri ve denetim süreçlerinde yeni düzenlemeler yapıldığını ifade etti.</p>

<p>“Çünkü üretmek kadar ürettiğimizi korumak ve vatandaşlarımıza güvenilir gıda sunmak da bizim görevimiz” diyen Yumaklı, tüketicilerin gıda denetim süreçlerine daha fazla dahil edilmesi amacıyla karekod uygulamasının zorunlu hale getirildiğini söyledi.</p>

<p>Taklit ve tağşiş yapılan ya da sağlığı tehlikeye düşürebilecek gıdalara yönelik denetimlerin sürdüğünü belirten Yumaklı, kurallara uygun üretim yapan işletmelerin korunacağını vurguladı.</p>

<p>“Bunlar işini doğru yapanlarla doğru yapmayanların fark edilmesini sağlayacak uygulamalar. Dolayısıyla dürüst işletmelerimizi korumaya ve uygunsuz ürün üretenlerin karşısında olmaya devam edeceğiz” dedi.</p>

<p><i><strong>Pestisit uygulamalarında taviz yok</strong></i></p>

<p>İhracatçıların önemli gündem maddelerinden biri olan pestisit konusunda da değerlendirmelerde bulunan Yumaklı, tarımsal ilaç kullanımının daha sistematik bir yapıya kavuşturulması amacıyla yeni uygulamaların devreye alındığını söyledi.</p>

<p>“Tarımsal üretimde kullanılacak zirai ilaçların, beşeri ilaçlarda olduğu gibi sistematik bir şekilde kullanılabilmesi için uygulamamızı devreye aldık. Geçiş süreçlerini öngördük” diyen Yumaklı, ihracatta gıda güvenliği standartlarının korunması konusunda kararlı olduklarını vurguladı.</p>

<p>Yapılan çalışmaların ihracat ürünlerinin geri dönüşlerinde de olumlu sonuçlar verdiğini belirten Yumaklı, “RAS bildirimleri, yani ihraç edilen ürünlerimizin geri döndüğünde yayımlandığı bildirim sistematiğinde, son dört yılda yüzde 75 oranında düşüş yaşandı” açıklamasında bulundu.</p>

<p>Bu başarının yalnızca Bakanlığın değil, sektörün ortak çalışmasının sonucu olduğunu ifade eden Yumaklı, sektör paydaşlarına teşekkür etti.</p>

<p><i><strong>“Sözleşmeli üretim güvenli liman olacak”</strong></i></p>

<p>Bakan Yumaklı’nın konuşmasında öne çıkan en önemli başlıklardan biri ise sözleşmeli üretim oldu. Tarım sektörünün çok sayıda dış etkene açık olduğunu belirten Yumaklı, üretici ile sanayici arasındaki planlama ve öngörülebilirliğin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><i><strong>“Sizler buradayken bunu tekrar ifade etmek istiyorum: Sözleşmeli üretim”</strong></i> diyen Yumaklı, üreticinin ürününü kime, hangi miktarda ve hangi fiyattan satacağını önceden bilmesinin önemine dikkat çekti.</p>

<p>Mevcut sistemde üretici kadar ürünü işleyen ve ticaretini yapan işletmelerin de belirsizlik yaşadığını ifade eden Yumaklı, “Tamamen spot piyasaya bırakılmış bir yapı söz konusu” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Tarım sektörünü dış etkenlere karşı daha dayanıklı hale getirmek için sözleşmeli üretimin yaygınlaştırılması gerektiğini vurgulayan Yumaklı, “Birçok dış etkene maruz kalan tarım sektörü, sözleşmeli üretim olmadan denizin üzerindeki bir ceviz kabuğundan farksızdır” dedi.</p>

<p>Yumaklı, sözleşmeli üretimin hem üretici hem sanayici açısından güven sağlayacağını belirterek, “Ben sözleşmeli üretimi hem üreticilerimiz hem de sanayicilerimiz için bir güvenli liman olarak görüyorum. Böylece hem ticaret açısından hem de tüketici açısından yaşanabilecek dalgalanmaların önüne geçebiliriz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bu alanda yeni düzenlemelerin hazırlandığını belirten Yumaklı, çalışmaların önümüzdeki dönemde kamuoyuyla paylaşılacağını söyledi.</p>

<p><strong>“10 salonun tamamının dolu olması Türkiye’ye yakışır”</strong></p>

<p>Foodist İstanbul 2026’nın gördüğü ilgiyi de değerlendiren Yumaklı, fuarın Türkiye’nin gıda sektöründeki üretim, sanayi, teknoloji ve ihracat gücünü aynı platformda buluşturması açısından önem taşıdığını belirtti.</p>

<p>“10 salonun tamamının dolu olması, hakikaten Türkiye’ye ve Türk gıda sektörüne yakışır bir sonuç ortaya koyuyor” diyen Yumaklı, fuarın gelecek yıllarda daha da güçlenmesini temenni etti.</p>

<p>Fuarların sektörün uluslararası pazarlara açılmasında önemli bir rol üstlendiğini belirten Yumaklı, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Üreticinin emeğini, sanayicinin tecrübesini, teknolojinin gücünü ve ihracatçının vizyonunu buluşturan bu fuarların gerçekten çok önemli olduğuna inanıyorum.”</p>

<p>Yumaklı, Foodist İstanbul 2026 kapsamında kurulacak ticari bağlantıların Türkiye’nin tarım ve gıda sektörüne katkı sağlamasını dileyerek, “İnşallah burada kurulan her bağlantının, atılan her imzanın; firmalarımız, üreticilerimiz, ticaret yapanlarımız ve en önemlisi bu ürünleri üreten çiftçilerimiz için hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Röportajlar</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/tc-tarim-ve-orman-bakani-ibrahim-yumakli-turkiye-185-ulkeye-2-bin-226-cesit-tarim-ve-gida-urunu-ihrac-ediyor</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 11:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/r-d-v06423-j-p-g.jpeg" type="image/jpeg" length="95984"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TİM Başkanı Mustafa Gültepe, “Gıda sektöründeki vizyonumuzu dünyaya aktarıyoruz”]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/tim-baskani-mustafa-gultepe-gida-sektorundeki-vizyonumuzu-dunyaya-aktariyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/tim-baskani-mustafa-gultepe-gida-sektorundeki-vizyonumuzu-dunyaya-aktariyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye’nin gıda üretim ve ihracat potansiyelini uluslararası pazarlara taşımayı hedefleyen Foodist İstanbul 2026, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın katılımıyla Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde kapılarını açtı. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, Türk gıda sektörünün üretim gücünü, Anadolu’nun mutfak zenginliğini ve güçlü ihracat vizyonunu dünyaya daha etkin şekilde anlatmaları gerektiğini vurguladı.</strong></p>

<p>Foodist İstanbul 2026’nın açılışında konuşan TİM Başkanı Mustafa Gültepe, fuarın yalnızca sektör temsilcilerini bir araya getiren ticari bir organizasyon olmadığını, üretimden ihracata uzanan büyük ekosistemin önemli bir buluşma noktası olduğunu söyledi.</p>

<p>Gültepe, “Bugün emeğin üretime, üretimin ihracata dönüştüğü büyük bir ekosistemin buluşmasına tanıklık ediyoruz” dedi.</p>

<p><i><strong>“Tarım artık yalnızca bir üretim alanı değil”</strong></i></p>

<p>Tarım ve gıda sektörünün küresel ekonomide değişen rolüne dikkat çeken Gültepe, tarımın artık yalnızca geleneksel üretim faaliyetleriyle sınırlı bir alan olarak değerlendirilemeyeceğini ifade etti.</p>

<p>Tarımın gıda güvenliğinden teknolojiye, lojistikten sürdürülebilirliğe kadar geniş bir değer zincirinin merkezinde yer aldığını belirten Gültepe, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Tarım artık yalnızca bir üretim alanı değil; tarım gıda güvenliğidir, teknolojidir, lojistiktir. Tarım sürdürülebilirliktir, sanayidir ve en önemlisi ihracattır.”</p>

<p>Türk gıda ürünlerinin uluslararası pazarlarda daha güçlü bir konuma ulaşabilmesi için markalaşma ve katma değerli üretimin önemine işaret eden Gültepe, üretimin doğru bir hikâye ve güçlü bir marka anlayışıyla dünyaya anlatılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Gültepe, “Bu nedenle ürettiklerimizi markalaştırmamız, coğrafi işaretlerimizle korumamız, kaliteli ambalajla, güçlü tasarımla ve doğru hikâyeyle dünyaya anlatmamız gerekiyor” diye konuştu.</p>

<p><i><strong>“Gelecekte güvenli ve katma değerli üretim yapan ülkeler kazanacak”</strong></i></p>

<p>Küresel gıda sektöründe rekabetin yeni bir boyut kazandığını belirten Mustafa Gültepe, gelecekte yalnızca üretim miktarının değil, üretimin niteliğinin de belirleyici olacağını vurguladı.</p>

<p>Gıda güvenliği, sürdürülebilirlik ve katma değerli üretimin ülkelerin rekabet gücünde daha fazla önem kazanacağını ifade eden Gültepe, Türkiye’nin bu dönüşümde önemli avantajlara sahip olduğunu söyledi.</p>

<p>“Önümüzde çok net bir gerçek var: Gelecekte yalnızca gıdayı üreten ülkeler değil, gıdayı güvenli, sürdürülebilir ve katma değerli şekilde üreten ülkeler kazanacak. Türkiye bu yarışta güçlü bir avantaja sahip. Ancak bu avantajı kalıcı bir ihracat gücüne dönüştürmek zorunda olduğumuzu bütün başkanlarımız burada ifade etti.”</p>

<p>Türkiye’nin en büyük üretim alanlarından biri olan tarım sektörünün bu dönüşümde önemli bir başarı ortaya koyduğunu dile getiren Gültepe, elde edilen sonuçların sektörler arası iş birliği ve ortak aklın önemini de gösterdiğini belirtti.</p>

<p>“Tüm bunları ülkemizin en büyük üretim ailelerinden biri olan tarım sektörümüz büyük ölçüde başarıyor. Burada da ortak aklın bir sonucunu görüyoruz” dedi.</p>

<p><strong>Tarım sektörlerinin ihracatı 7,2 milyar dolara ulaştı</strong></p>

<p>Konuşmasında tarım sektörlerinin ihracat performansına ilişkin verileri de paylaşan TİM Başkanı Mustafa Gültepe, ocak-temmuz döneminde sektörün ihracatını artırmayı başardığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gültepe, “Tarım sektörlerimizin ocak-temmuz dönemindeki ihracatı yüzde 4,4 artışla 7,2 milyar dolara ulaştı” dedi.</p>

<p>Bazı ürün gruplarındaki ihracat performansının özellikle dikkat çekici olduğunu belirten Gültepe, ayçiçeği yağı, makarna ve çikolata ile kakao içeren ürünlerin ihracat rakamlarını paylaştı.</p>

<p>“Özellikle bu dönemde ayçiçeği yağı ihracatımız 769 milyon dolara, makarna ihracatımız 581 milyon dolara, çikolata ve kakao içeren ürünler ihracatımız ise 489 milyon dolara ulaştı.”</p>

<p>Ürün gruplarındaki ihracat artışlarına da değinen Gültepe, “Ayçiçeği yağında yüzde 21, makarnada yüzde 12,5, bisküvi ve gofrette ise yüzde 5,7’lik ihracat artışı gerçekleştirdik. Elde edilen bu başarıların diğer sektörlerimiz için de örnek oluşturmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.</p>

<p><i><strong>“Gıda sektörü küresel dalgalanmalara karşı daha dirençli”</strong></i></p>

<p>Küresel ticarette yaşanan dönüşümün tüm sektörleri etkilediğini belirten Gültepe, değişen talep koşulları, artan rekabet ve maliyet baskısının ihracatçılar açısından önemli bir mücadele alanı oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Bununla birlikte gıda sektörünün temel ihtiyaçlara dayalı yapısı nedeniyle küresel talepteki dalgalanmalara karşı birçok sektöre kıyasla daha dirençli olduğuna dikkat çeken Gültepe, bu potansiyelin daha güçlü bir ihracat performansına dönüştürülmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>“Küresel ticarette önemli bir dönüşüm yaşanıyor. Talep koşulları değişiyor, rekabet artıyor ve maliyet baskısı her geçen gün devam ediyor. Böyle bir ortamda gıda sektörümüz büyük bir potansiyeli barındırıyor. Çünkü gıda temel bir ihtiyaç. Bu nedenle küresel talepteki dalgalanmalara karşı birçok sektöre göre daha dirençli.”</p>

<p><i><strong>“Daha fazla markalaşmanın ve katma değerli üretimin tam zamanı”</strong></i></p>

<p>Türkiye’nin sahip olduğu üretim kapasitesi ve ürün çeşitliliğinin daha fazla markalaşma ve katma değerle desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Gültepe, gıda sektörünün önünde önemli bir büyüme fırsatı bulunduğunu söyledi.</p>

<p>Gültepe, “İşte bu avantajı daha fazla ihracata dönüştürmenin zamanı. Daha fazla markalaşmanın, daha fazla katma değerli üretimin, daha güçlü tanıtımın ve daha güçlü küresel bağlantıların tam zamanı” dedi.</p>

<p>Türk gıda sektörünün küresel pazarlardaki tanıtım faaliyetlerinin ortak bir vizyonla yürütülmesi gerektiğini ifade eden Gültepe, Anadolu’nun sahip olduğu gastronomik ve kültürel zenginliğin ihracat vizyonuyla birlikte uluslararası kamuoyuna daha güçlü şekilde anlatılması gerektiğini belirtti.</p>

<p>“Biz buradan dünyaya; üretim gücümüzü, Anadolu’nun mutfak zenginliğini, Türk gıda sektörünün kalite ve çeşitliliğini ve bütün bunların arkasındaki güçlü ihracat vizyonunu hep birlikte anlatmalıyız.”</p>

<p><strong>Foodist İstanbul yeni iş birlikleri ve ihracat fırsatlarına kapı açacak</strong></p>

<p>Foodist İstanbul’un her geçen yıl daha da büyüyen yapısıyla Türk gıda sektörünün uluslararası pazarlardaki görünürlüğüne önemli katkı sağlayacağına inandığını belirten TİM Başkanı Mustafa Gültepe, fuarın yeni ticari bağlantılar ve ihracat fırsatları açısından önemli bir platform olduğunu söyledi.</p>

<p>Gültepe, “Her geçen gün daha da büyüyen Foodist İstanbul’un bu vizyona önemli katkılar sunacağını düşünüyorum. Fuarımızın yeni iş birliklerine ve yeni ihracat fırsatlarına kapı açacağına inanıyorum” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Foodist İstanbul 2026, Türkiye’nin gıda üretim gücünü uluslararası alıcılar ve sektör profesyonelleriyle buluştururken; markalaşma, sürdürülebilir üretim, katma değer ve ihracat odaklı büyüme hedeflerinin de sektör gündeminde öne çıkmasına katkı sağlamayı hedefliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Röportajlar</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/tim-baskani-mustafa-gultepe-gida-sektorundeki-vizyonumuzu-dunyaya-aktariyoruz</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 11:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/r-d-v06372-j-p-g.jpeg" type="image/jpeg" length="79780"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[OAİB Başkanı Nihat Uysallı, “Dünyada gıda üretenin sözü geçiyor”]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/oaib-baskani-nihat-uysalli-dunyada-gida-uretenin-sozu-geciyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/oaib-baskani-nihat-uysalli-dunyada-gida-uretenin-sozu-geciyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye’nin gıda üretim ve ihracat potansiyelini uluslararası pazarlara taşımayı hedefleyen Foodist İstanbul 2026, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın katılımıyla Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde kapılarını açtı.</strong></p>

<p>Fuarın açılışında konuşan Orta Anadolu İhracatçılar Birliği (OAİB) Başkanı Nihat Uysallı, Foodist İstanbul’un yalnızca yeni bir fuar organizasyonu olmadığını, Türkiye gıda sektörünün ortak vizyon ve güçlü iş birliği anlayışıyla dünyaya açılmasının önemli bir göstergesi olduğunu söyledi.</p>

<p>Uysallı, küresel ölçekte gıda üretiminin stratejik öneminin her geçen gün arttığına dikkat çekerek, “Gıdayı üretebiliyorsanız, bu dünyada sözünüz geçiyor” dedi.</p>

<p><strong>“Foodist İstanbul’un ilkini gerçekleştirmenin gururunu yaşıyoruz”</strong></p>

<p>Foodist İstanbul’un Türkiye gıda sektörünü uluslararası ölçekte daha güçlü bir noktaya taşıyacağına inandıklarını belirten Uysallı, fuarın hayata geçirilmesinde emeği bulunan kurum ve kuruluşlara teşekkür etti.</p>

<p>“Bugün gerçekten çok önemli bir gün. Uluslararası ölçekte bizi çok daha güçlü noktalara taşıyacak Foodist İstanbul Gıda Fuarı’nın ilkini gerçekleştirmenin gururunu ve onurunu yaşıyoruz” diyen Uysallı, organizasyonun hayata geçirilmesinde önemli rol üstlenen TÜYAP Fuarcılık Grubu ve ALZ Grup’a teşekkürlerini sundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Foodist İstanbul’un sektör açısından taşıdığı önemin altını çizen Uysallı, “Burada yalnızca yeni bir fuarın hayata geçirilmesinden söz etmiyoruz. Aynı zamanda Türkiye gıda sektörünün farklı alanlarını ortak bir vizyon etrafında buluşturan güçlü bir iş birliği ortaya koyuyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Türkiye Gıda Platformu ortak aklı güçlendiriyor</strong></p>

<p>Türkiye gıda sektörünün farklı bileşenlerini aynı çatı altında buluşturan Türkiye Gıda Platformu’nun önemine değinen Uysallı, sektörde ortak hareket etmenin Türkiye’nin küresel rekabet gücünü artıracağını söyledi.</p>

<p>Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri Sektör Kurulu bünyesindeki ihracatçı birlikleri ile Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu, ETÜDER ve diğer sektörel kuruluşların oluşturduğu yapının üretimden ihracata, sanayiden tüketime kadar geniş bir ekosistemi bir araya getirdiğini belirten Uysallı, şunları söyledi:</p>

<p>“Bu birliktelik bize çok önemli bir şey söylüyor: Türkiye gıda sektörünün sahip olduğu potansiyeli tam anlamıyla ortaya koyabilmesinin yolu ortak akıldan, koordinasyondan ve birlikte hareket etmekten geçiyor.”</p>

<p><i><strong>“Türkiye dünya pazarlarında önemli bir konuma sahip”</strong></i></p>

<p>Türkiye’nin güçlü tarımsal üretim kapasitesi, gelişmiş sanayisi, geniş ürün çeşitliliği ve lojistik avantajlarıyla küresel pazarlarda önemli bir konuma sahip olduğunu vurgulayan Uysallı, mevcut potansiyelle yetinilmemesi gerektiğini dile getirdi.</p>

<p>Türk gıda sektörünün önümüzdeki dönemde yalnızca ihracat miktarını artırmayı değil, markalaşma ve katma değer konusunda da daha güçlü bir konuma ulaşmayı hedeflediğini ifade eden Uysallı, şöyle konuştu:</p>

<p>“Hedefimiz yalnızca daha fazla ürün ihraç etmek değil; Türk gıda ürünlerinin dünya pazarlarındaki bilinirliğini, güvenilirliğini ve katma değerini daha da artırmak.”</p>

<p>Küresel rekabetin yalnızca üretim kapasitesiyle sınırlı olmadığını kaydeden Uysallı, markalaşma, inovasyon, sürdürülebilirlik ve değişen tüketici beklentilerinin doğru analiz edilmesinin büyük önem taşıdığına dikkat çekti.</p>

<p>“Artık küresel rekabet yalnızca üretmekle sınırlı değil. Markalaşmak, inovasyon geliştirmek, değişen tüketici beklentilerini takip etmek, sürdürülebilirlik anlayışını güçlendirmek ve doğru pazarlarda doğru oyuncularla buluşmak, üretim kadar önemli” diyen Uysallı, Foodist İstanbul’un bu hedeflere ulaşılması açısından önemli bir platform oluşturacağını belirtti.</p>

<p><strong>Anadolu’nun bereketi dünya pazarlarına taşınacak</strong></p>

<p>Foodist İstanbul’un Türkiye’nin üretim gücünü küresel ticaret ağlarıyla buluşturacak önemli bir vitrin olacağını ifade eden Uysallı, Anadolu’nun bereketinden doğan ürünlerin Türk sanayisinin üretim gücü ve ihracatçının girişimci ruhuyla daha fazla ülkeye ulaştırılmasının hedeflendiğini söyledi.</p>

<p>Uysallı, Foodist İstanbul’un gelecek yıllarda dünyanın önde gelen gıda fuarları arasında kalıcı bir yer edinmesini hedeflediklerini belirterek, “Bu fuarın yalnızca bir organizasyon olarak kalmasını değil, önümüzdeki yıllarda büyüyerek dünyanın önemli gıda fuarları arasında kalıcı bir yer edinmesini amaç ve hedef olarak belirledik” dedi.</p>

<p>Kamu kurumlarının desteği, sektörel kuruluşların katkısı, fuar organizatörlerinin deneyimi ve ihracatçı firmaların ortaya koyacağı güçlü iradeyle Foodist İstanbul’un uluslararası ölçekte daha büyük bir organizasyona dönüşeceğine inandıklarını kaydeden Uysallı, fuarın Türkiye’nin ihracat hedeflerine de önemli katkı sağlayacağını dile getirdi.</p>

<p><i><strong>“Her yeni fuar, ihracat hedeflerine atılmış güçlü bir adımdır”</strong></i></p>

<p>Türk ihracatçılarının dünyanın farklı bölgelerinde yeni pazarlar ve iş birlikleri oluşturmak için yoğun şekilde çalıştığını belirten Uysallı, fuarların uluslararası ticaretin gelişmesindeki rolüne dikkat çekti.</p>

<p>“Biz ihracatçılar olarak dünyanın her bölgesinde Türk ürünlerini tanıtıyor, yeni pazarlara ulaşmak için çalışıyor ve ülkemizin üretim gücünü uluslararası alanda temsil ediyoruz” diyen Uysallı, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Her yeni fuar, her yeni ticaret heyeti ve her yeni iş bağlantısı, Türkiye’nin ihracat hedeflerine atılmış güçlü bir adımdır. Önümüzdeki dönemde hedefimiz; daha fazla üretmek, daha fazla pazara ulaşmak ve Türk gıda markalarını dünyanın dört bir yanında daha güçlü hale getirmektir.”</p>

<p>Foodist İstanbul’un yeni iş birliklerine, yeni pazarlara, yatırımlara ve uzun soluklu ticari ilişkilere zemin hazırlamasını temenni eden Uysallı, güçlü bir Türk gıda sektörü için birlikte üretmeye, büyümeye ve dünyaya açılmaya devam edeceklerini söyledi.</p>

<p><strong>Pandemi, gıda üretiminin stratejik önemini gösterdi</strong></p>

<p>Konuşmasında pandemi döneminin Türkiye’nin üretim kapasitesi açısından önemli bir sınav olduğuna da değinen Uysallı, COVID-19 sürecinde küresel tedarik zincirlerinde yaşanan kırılmaların gıda üretiminin stratejik değerini açık biçimde ortaya koyduğunu ifade etti.</p>

<p>Dünyanın birçok gelişmiş ülkesinde tedarik zincirlerinin kesintiye uğradığını hatırlatan Uysallı, Türkiye’nin bu süreçte hem kendi iç pazarının ihtiyaçlarını karşıladığını hem de ihracatını sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>“Henüz altı yıl önce dünya, hepimizin çok yakından hatırladığı pandemi sürecini yaşadı. Dünyanın en gelişmiş ülkelerinde dahi ülkelerin birbirlerine emanet edilen ürünlere el koyduğu, tedarik zincirlerinin koptuğu bir dönemde Türkiye, kendi içindeki sorunları çok kısa sürede çözdü” diyen Uysallı, Türkiye’nin üretim gücünün bu süreçte önemli bir sınav verdiğini vurguladı.</p>

<p>Uysallı, “Bu süreç boyunca hem kendi insanımızın ihtiyaçlarını karşıladık hem de dünyaya ihracat yapmaya devam ettik. Dünyanın birbirine bir bardak suyu dahi vermediği bir dönemde, 2020, 2021 ve 2022 yıllarında Türkiye gıda ihracatında milyarlarca dolarlık rakamlara ulaştı” ifadelerini kullandı.</p>

<p><i><strong>“Gıdayı üretebiliyorsanız, bu dünyada sözünüz geçiyor”</strong></i></p>

<p>Pandemi sürecinin Türkiye’nin üretim gücünün ne kadar stratejik olduğunu gösterdiğini belirten Uysallı, küresel ekonomide koşullar ve dengeler değişse de gıda üretiminin önemini koruyacağını söyledi.</p>

<p>“Konjonktür değişiyor, şartlar değişiyor, pazarlar değişiyor. Ama değişmeyecek bir gerçek var: Gıdayı üretebiliyorsanız, bu dünyada sözünüz geçiyor” diyen Uysallı, Foodist İstanbul’un bu anlayışla Türkiye’nin üretim ve ihracat gücünü dünyaya anlatan önemli bir platform olduğunu ifade etti.</p>

<p>Uysallı, “Bu fuar yalnızca ticaret yapılan bir alan değil; aynı zamanda ülkemizin üretim gücünü, girişimcisini, sanayicisini ve ihracatçısını dünyaya gösterdiğimiz bir vitrin” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><i><strong>“İktisadın büyük bir bölümü psikolojiden ibaret”</strong></i></p>

<p>Konuşmasının son bölümünde üretici, sanayici ve ihracatçının motivasyonunun ekonomik başarı açısından taşıdığı öneme dikkat çeken Uysallı, Türkiye’nin yeni başarı hikâyeleri yazabilmesi için güven ortamının ve güçlü hedeflerin büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>“Bizim insanlarımız için, bizim ülkemiz için yüksek bir moral ve motivasyon kaynağı oluşturmak zorundayız” diyen Uysallı, ekonominin yalnızca rakamlar ve matematikten oluşmadığını vurguladı.</p>

<p>Uysallı, “İktisat yalnızca matematikten ibaret değil. Bu ülkede iktisadın büyük bir bölümü psikolojiden ibaret” ifadelerini kullandı.</p>

<p>İnsanlara hedef gösterilmesinin ve gerekli güven ortamının oluşturulmasının Türkiye’nin üretim kapasitesini daha da ileri taşıyacağına inandığını belirten Uysallı, şunları kaydetti:</p>

<p>“İnsanımıza, üreticimize, sanayicimize ve ihracatçımıza bir hedef gösterdiğinizde, onlara gerekli motivasyonu ve güveni sağladığınızda, tüm kalbimle söylüyorum; bu ülke uçar.”</p>

<p>Yaklaşık 40-50 farklı sektörde yer alan bir iş insanı olarak sahadaki tabloyu yakından gözlemlediğini ifade eden Uysallı, Türkiye’nin yeni başarı hikâyeleri yazabilmesi için kamu tarafından sağlanan desteklerin önemine dikkat çekerek, bugüne kadar sektörün yanında olan tüm kurumlara teşekkür etti.</p>

<p>Foodist İstanbul 2026’nın Türkiye gıda sektörünün üretim, markalaşma ve ihracat vizyonuna yeni bir ivme kazandırması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Röportajlar</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/oaib-baskani-nihat-uysalli-dunyada-gida-uretenin-sozu-geciyor</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 11:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/r-d-v06355-j-p-g.jpeg" type="image/jpeg" length="42773"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[GAİB Başkanı Celal Kadooğlu, “Foodist İstanbul Uluslararası bir marka haline gelecek”]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/gaib-baskani-celal-kadooglu-foodist-istanbul-uluslararasi-bir-marka-haline-gelecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/gaib-baskani-celal-kadooglu-foodist-istanbul-uluslararasi-bir-marka-haline-gelecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye’nin gıda üretim ve ihracat potansiyelini uluslararası pazarlara taşımayı hedefleyen Foodist İstanbul 2026, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın katılımıyla Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde kapılarını açtı. Gaziantep Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (GAİB) Başkanı Celal Kadooğlu, fuarın Türkiye’nin gıda sektöründeki gücünü dünyaya taşıyan önemli bir platform olacağını belirtti.</strong></p>

<p>Türkiye’nin gıda sektöründeki üretim kapasitesi, ürün çeşitliliği ve ihracat gücünü uluslararası pazarlarda daha görünür hale getirmeyi amaçlayan Foodist İstanbul 2026, sektörün önemli temsilcilerini İstanbul’da bir araya getirdi. Fuarın açılışında değerlendirmelerde bulunan GAİB Başkanı Celal Kadooğlu, organizasyonun Türkiye’nin küresel gıda ticaretindeki konumunu güçlendirecek önemli bir adım olduğunu ifade etti.</p>

<p>Kadooğlu, Foodist İstanbul’un hayata geçirilmesinde emeği geçen kurum, kuruluş ve paydaşlara teşekkür ederek, fuarın Türk gıda sektörünün uluslararası ölçekte tanıtılması açısından önemli bir fırsat sunduğunu söyledi.</p>

<p><strong>“Bugün burada, Türkiye’nin gıda sektöründeki gücünün ve potansiyelinin dünyayla buluşturulacağı önemli bir organizasyonun açılışını gerçekleştiriyoruz.”</strong></p>

<p><i><strong>“Türkiye küresel gıda ticaretinin önemli ülkelerinden biri”</strong></i></p>

<p>Türkiye’nin sahip olduğu üretim altyapısı ve geniş ürün yelpazesiyle dünya gıda ticaretinde güçlü bir konuma sahip olduğuna dikkat çeken Kadooğlu, yüksek kalite standartları ve gelişmiş ihracat ağı sayesinde Türk gıda sektörünün küresel pazarlarda önemli bir aktör olduğunu vurguladı.</p>

<p>Türkiye’nin yalnızca üretim ve ihracat kapasitesini artırmasının yeterli olmadığını belirten Kadooğlu, aynı zamanda uluslararası ticaretin önemli buluşma noktalarından biri olmasının da stratejik önem taşıdığını dile getirdi.</p>

<p><strong>“Türkiye; güçlü üretim altyapısı, ürün çeşitliliği, yüksek kalite standartları, girişimci özel sektörü ve dünyanın dört bir yanına ulaşan ihracat ağıyla küresel gıda ticaretinin önemli ülkelerinden biridir.”</strong></p>

<p>Kadooğlu, Türkiye’nin güçlü bir üretici ve ihracatçı ülke kimliğinin yanı sıra, küresel gıda ticaretinin buluşma merkezlerinden biri haline gelmesi gerektiğini ifade ederek, fuarların bu hedef doğrultusunda kritik bir rol üstlendiğini söyledi.</p>

<p><i><strong>“Güçlü fuarlar ticaretin başladığı merkezlerdir”</strong></i></p>

<p>Uluslararası fuarların yalnızca ürünlerin sergilendiği organizasyonlar olmadığını belirten Kadooğlu, fuarların yeni ticari bağlantıların kurulduğu, yeni pazarların keşfedildiği ve markaların küresel ölçekte tanıtıldığı stratejik platformlar olduğunu kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“Güçlü fuarlar; ticaretin başladığı, yeni pazarların açıldığı, markaların dünyaya tanıtıldığı ve uzun vadeli iş birliklerinin kurulduğu küresel buluşma merkezleridir.”</strong></p>

<p>Türkiye’nin yıllardır ürünlerini dünyanın farklı coğrafyalarındaki pazarlara taşıdığını ve uluslararası fuarlarda sergilediğini hatırlatan Kadooğlu, bundan sonraki süreçte hedefin yalnızca Türkiye’nin ürünlerini dünyaya ulaştırmak olmadığını, aynı zamanda dünyanın önde gelen gıda alıcılarını Türkiye’de buluşturmak olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>“Türkiye olarak yıllardır ürünlerimizi dünyanın dört bir yanına götürüyor, uluslararası fuarlarda sergiliyor ve yeni pazarlara ulaşmak için büyük bir gayret gösteriyoruz. Şimdi önümüzde daha büyük bir hedef var: Dünya alıcılarını ve küresel gıda ticaretini İstanbul’da buluşturan güçlü bir çekim merkezi oluşturmak.”</strong></p>

<p><strong>İstanbul, küresel gıda ticaretinin buluşma noktası olacak</strong></p>

<p>Foodist İstanbul’un ev sahipliği yaptığı İstanbul’un konumuna da dikkat çeken Kadooğlu, kentin sahip olduğu ulaşım altyapısı, ticari birikimi ve uluslararası marka değeriyle küresel gıda ticareti açısından önemli avantajlar sunduğunu belirtti.</p>

<p>İstanbul’un Avrupa, Asya ve Orta Doğu pazarlarına erişim açısından stratejik bir konumda bulunduğunu ifade eden Kadooğlu, bu potansiyelin Foodist İstanbul gibi uluslararası nitelikteki organizasyonlarla daha güçlü biçimde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>“İstanbul; üç kıtanın kesişim noktasındaki eşsiz konumu, güçlü ulaşım bağlantıları, köklü ticari kültürü ve uluslararası marka değeriyle bu hedef için son derece doğru bir adrestir.”</strong></p>

<p>Türkiye’nin üretim gücü ile ihracatçılarının küresel rekabet kapasitesinin, İstanbul’un uluslararası ticaret merkezi olma potansiyeliyle bir araya getirilmesi gerektiğini vurgulayan Kadooğlu, Foodist İstanbul’un bu ortak vizyonun önemli bir parçası olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>“Türkiye’nin üretim gücü var. İhracatçısının dünya pazarlarında rekabet gücü var. İstanbul’un ise dünyayı bir araya getirecek gücü ve potansiyeli var.”</strong></p>

<p><strong>“Foodist İstanbul’u hep birlikte büyütmeliyiz”</strong></p>

<p>Fuarın gelecekte uluslararası ölçekte daha güçlü bir marka haline gelmesinin sektörün ortak sahiplenmesiyle mümkün olacağını belirten Kadooğlu, katılımcı firmalar, ihracatçılar, alıcılar ve sektör paydaşlarının oluşturacağı sinerjinin organizasyonun başarısında belirleyici olacağını söyledi.</p>

<p>Foodist İstanbul’un uluslararası katılımcı ve ziyaretçi profilinin her yıl güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Kadooğlu, fuarın dünya gıda sektörünün yakından takip ettiği bir ticaret platformuna dönüşmesi hedefini paylaştı.</p>

<p><strong>“Bize düşen, bütün bu gücü ortak bir vizyon etrafında buluşturmak ve Foodist İstanbul’u hep birlikte büyütmektir.”</strong></p>

<p><i><strong>“Hedefimiz dünya gıda ticaretini Türkiye’ye taşımak”</strong></i></p>

<p>Kadooğlu, Foodist İstanbul’un yalnızca Türk gıda ürünlerinin uluslararası pazarlara tanıtılmasına hizmet eden bir fuar olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, organizasyonun Türkiye’yi küresel gıda ticaretinin önemli merkezlerinden biri haline getirme hedefi taşıdığını vurguladı.</p>

<p>Sektörün ortak iradesi ve güçlü sahiplenmesiyle Foodist İstanbul’un uluslararası marka değerinin her yıl daha da artacağına inandığını ifade eden Kadooğlu, fuarın Türkiye’ye yeni ticaret bağlantıları ve iş birlikleri kazandıracağını söyledi.</p>

<p><strong>“Sektörümüzün ortak iradesi ve sahiplenmesiyle, uluslararası katılımcı ve alıcı niteliğinin her yıl daha da güçlenmesiyle Foodist İstanbul’un, dünya gıda sektörünün takip ettiği, önem verdiği ve ticaret yapmak için ülkemize geldiği uluslararası bir marka haline geleceğine yürekten inanıyorum.”</strong></p>

<p>Kadooğlu, Türkiye’nin gıda sektöründeki üretim ve ihracat kapasitesini küresel ticaret ağlarıyla daha güçlü şekilde buluşturmanın önemine dikkat çekerek, Foodist İstanbul’un bu vizyonun merkezinde yer alacağını belirtti.</p>

<p><strong>“Bizim hedefimiz yalnızca Türk gıda ürünlerini dünyaya taşımak değil, aynı zamanda dünya gıda ticaretini Türkiye’ye taşımaktır.”</strong></p>

<p>GAİB Başkanı Celal Kadooğlu, sözlerini Foodist İstanbul’un Türkiye’nin gıda sektörünü uluslararası alanda daha güçlü bir konuma taşımasını temenni ederek tamamladı.</p>

<p><strong>“Foodist İstanbul’un bu hedefe giden yolda güçlü ve kalıcı bir adım olmasını temenni ediyorum.”</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Röportajlar</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/gaib-baskani-celal-kadooglu-foodist-istanbul-uluslararasi-bir-marka-haline-gelecek</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 11:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/r-d-v06312-j-p-g.jpeg" type="image/jpeg" length="56313"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cihat Alagöz, “Hedef dünyada ilk 3 fuar arasında yer almak”]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/cihat-alagoz-hedef-dunyada-ilk-3-fuar-arasinda-yer-almak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/cihat-alagoz-hedef-dunyada-ilk-3-fuar-arasinda-yer-almak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye’nin gıda üretim ve ihracat potansiyelini uluslararası pazarlara taşımayı hedefleyen Foodist İstanbul 2026, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın katılımıyla Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde kapılarını açtı. Açılışta konuşan ALZ Grup Yönetim Kurulu Başkanı Cihat Alagöz, fuarın Türkiye gıda sektörünün küresel pazarlardaki konumunu güçlendirecek önemli bir buluşma noktası olacağını belirterek, Foodist İstanbul’un kısa sürede dünyadaki kendi alanında ilk üç fuar arasına girmesini hedeflediklerini söyledi.</strong></p>

<p>Türkiye’nin gıda üretim gücünü, ihracat kapasitesini ve bölgesel ürün çeşitliliğini uluslararası alıcılarla buluşturmayı amaçlayan Foodist İstanbul Uluslararası Gıda ve İçecek Ürünleri Fuarı, İstanbul’da kapılarını açtı. ALZ Grup ve TÜYAP Fuarcılık Grubu iş birliğiyle, Türkiye Gıda Platformu’nun güçlü destekleriyle düzenlenen fuarın açılışı; Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, sektör temsilcileri, ihracatçı birlikleri, oda ve borsaların temsilcileri ile çok sayıda davetlinin katılımıyla gerçekleştirildi.</p>

<p>Açılış töreninde konuşan ALZ Grup Yönetim Kurulu Başkanı Cihat Alagöz, Foodist İstanbul’un ilk yılında ortaya koyduğu ilginin, fuarın gelecekteki küresel hedefleri açısından önemli bir gösterge olduğunu ifade etti.</p>

<p><i><strong>“İki bakanımızın katılımıyla açılış yapmaktan büyük onur duyuyoruz”</strong></i></p>

<p>Konuşmasına, fuarın açılışında iki bakanın bir araya gelmesinin kendileri için büyük anlam taşıdığını belirterek başlayan Alagöz, şunları söyledi:</p>

<p>“ALZ Grup ve TÜYAP Fuarcılık Grubu iş birliğiyle, Türkiye Gıda Platformu’nun güçlü destekleriyle düzenlediğimiz Foodist İstanbul Uluslararası Gıda ve İçecek Ürünleri Fuarı’nın açılışını bugün iki bakanımızın birden teşrifleriyle gerçekleştiriyor olmak bizler açısından büyük bir onur ve mutluluk.”</p>

<p>Foodist İstanbul’un yalnızca Türkiye gıda sektörü açısından değil, Türk fuarcılık sektörü açısından da önemli bir organizasyon olduğuna dikkat çeken Alagöz, “Bugün hem küresel gıda endüstrisi hem de Türkiye fuarcılık sektörü açısından çok önemli, anlamlı ve heyecanlı bir günü hep birlikte yaşıyoruz” dedi.</p>

<p><strong>Ticaret Bakanlığı’na ihracat ve uluslararası ticaret vurgusu</strong></p>

<p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat’a hitaben konuşan Alagöz, Türk gıda sektörünün dünya pazarlarındaki konumunun güçlendirilmesi için Ticaret Bakanlığı tarafından yürütülen çalışmaların önemine dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Alagöz, “Ülkemizin üretimine, ticaretine ve ihracatına verdiğiniz güçlü destek, özellikle Türk gıda sektörünün dünya pazarlarında daha güçlü bir konuma ulaşması için ortaya koyduğunuz vizyon bizler açısından son derece kıymetli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>İhracatçıların yeni pazarlara ulaşması ve uluslararası ticaret bağlantılarının geliştirilmesinde fuarların stratejik bir rol üstlendiğini belirten Alagöz, Ticaret Bakanlığı’nın bu alandaki desteklerinin sektör açısından önemli olduğunu söyledi.</p>

<p>“İhracatçımızın yeni pazarlara ulaşmasına, uluslararası ticaret bağlantılarımızın geliştirilmesine ve fuarcılık sektörümüzün ihracatımız için etkin bir araç haline gelmesine sağladığınız katkılar çok büyük” diyen Alagöz, bakanlık yöneticileri ve ilgili kamu kurumlarının fuarın açılışında yer almasının da sektör temsilcileri için önemli bir motivasyon olduğunu ifade etti.</p>

<p>Alagöz, “İş dünyamızın ve ihracatçımızın her zaman yanında olduğunuzu bilmek bizlere büyük güç katıyor. Başta Foodist İstanbul Fuarı olmak üzere sektörlerimize sağladığınız önemli katkı ve destekler için şükranlarımızı sunuyoruz” diye konuştu.</p>

<p><strong>Tarım ve gıda değer zincirinin güçlendirilmesine dikkat çekti</strong></p>

<p>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’ya da sektör adına teşekkür eden Alagöz, Türkiye’nin tarımsal üretim kapasitesinin geliştirilmesi ve gıda sanayisinin rekabet gücünün artırılmasının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Alagöz, “Ülkemizin tarım ve gıda alanındaki üretim gücünün geliştirilmesi, üreticimizin desteklenmesi için ortaya koyduğunuz vizyon ve gayretler sektörlerimiz açısından son derece önemli” dedi.</p>

<p>Tarım sektöründen gıda sanayisine kadar uzanan üretim zincirinin güçlendirilmesinin Türkiye’nin uluslararası pazarlardaki konumuna doğrudan katkı sunduğunu vurgulayan Alagöz, şöyle devam etti:</p>

<p>“Tarımsal üretimden gıda sanayisine kadar uzanan değer zincirimizin güçlenmesine, sektörümüzün rekabet gücünün artırılmasına ve ülkemizin güvenilir ve güçlü bir gıda tedarikçisi olarak dünyadaki konumunu pekiştirmesine sağladığınız katkılar için gıda ve içecek sanayilerimiz adına sizlere şükranlarımızı arz ediyoruz.”</p>

<p>Üreticinin ve gıda sektörünün kamu tarafından desteklenmesinin sektör temsilcilerine güç verdiğini belirten Alagöz, “Üreticimizin ve gıda sektörümüzün her zaman yanında olduğunuzu bilmek bizlere ve sektörlerimize büyük güç katıyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Foodist İstanbul’un arkasında güçlü sektör birlikteliği</strong></p>

<p>Foodist İstanbul’un ortaya çıkmasında Türkiye gıda sektörünün farklı temsilcilerinin oluşturduğu birlik ve beraberlik ruhunun önemli rol oynadığını vurgulayan Alagöz, fuarın güçlü bir sektör iş birliğinin ürünü olduğunu söyledi.</p>

<p>“Birlikte rahmet ve bereket, ayrılıkta azap vardır şiarıyla çıktığımız bu yolda” ifadelerini kullanan Alagöz, Türkiye İhracatçılar Meclisi ve ilgili sektör kuruluşlarının desteğiyle önemli bir sinerji oluşturulduğunu dile getirdi.</p>

<p>Alagöz, “TİM Başkanımız Sayın Mustafa Gültepe’nin başkanlığında büyük bir ahenk içerisinde başarılı çalışmalar yürüten Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri Sektör Kurulumuz ve bağlı ihracatçı birliklerimizin güçlü destekleriyle; Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonumuzun ve ETÜDER’in sağladığı sinerjiyle ortaya çıkan birlik ve beraberlik ruhu, şükürler olsun ki bugün rahmeti de beraberinde getirdi” diye konuştu.</p>

<p><strong><i>“Foodist İstanbul daha ilk yılında geleceğinin habercisi oldu”</i></strong></p>

<p>Foodist İstanbul’un ilk kez düzenlenmesine rağmen ortaya koyduğu tabloyla gelecek yıllara ilişkin güçlü bir potansiyel sergilediğini ifade eden Alagöz, fuarın uluslararası niteliğine dikkat çekti.</p>

<p>“Foodist İstanbul, daha ilk yılında ortaya koyduğu büyük başarı tablosuyla geleceğinin de şimdiden habercisi niteliğinde” diyen Alagöz, organizasyonun küresel fuarcılık arenasında önemli bir konuma ulaşacağına inandıklarını belirtti.</p>

<p>Alagöz, Foodist İstanbul için hedeflerini ise şu sözlerle açıkladı:</p>

<p>“Uluslararası nitelikte doğan Foodist İstanbul’un, inşallah çok kısa bir süre içerisinde dünyadaki kendi alanındaki ilk üç fuar arasında yer alacağına inanıyoruz. Bunun için de bütün gayretimizle çalışmaya devam ediyoruz.”</p>

<p><strong>Sektör temsilcilerine teşekkür</strong></p>

<p>Foodist İstanbul’un hayata geçirilmesinde katkı sağlayan ihracatçı birlikleri ve sektör kuruluşlarının temsilcilerine teşekkür eden Alagöz; TİM Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Nihat Uysallı, TİM Yönetim Kurulu Üyesi ve GAİB Yönetim Kurulu Başkanı Celal Kadooğlu, İHBİR Başkanı Kazım Taycı, BAİB Başkanı Beysel Memiş, Ege İhracatçı Birlikleri Hububat Başkanı ve Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Orta Anadolu İhracatçı Birlikleri Hububat Başkanı Afşin Kaşıkçı, Karadeniz İhracatçı Birlikleri Hububat Başkanı Günhan Ulusoy, Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu Başkanı Demir Şarman ile ETÜDER Başkanı Melih Şahinöz’e katkılarından dolayı teşekkür etti.</p>

<p>Alagöz, “Sizler sayesinde bu eser ortaya çıktı” diyerek, Foodist İstanbul’un arkasındaki güçlü sektör dayanışmasına dikkat çekti.</p>

<p><strong>Bölgesel üretim desenleri dünya pazarlarına açılıyor</strong></p>

<p>Foodist İstanbul’un katılımcıları arasında Türkiye’nin farklı bölgelerinden ticaret ve sanayi odaları ile ticaret borsalarının da bulunduğunu belirten Alagöz, fuarın Anadolu’nun üretim potansiyelini uluslararası pazarlara taşıma konusunda önemli bir görev üstlendiğini ifade etti.</p>

<p>Alagöz, “Ülkemizin dört bir tarafından bölgesel üretim desenlerini fuarımız vasıtasıyla uluslararası pazarlara açıyorlar” dedi.</p>

<p>Türkiye’nin farklı coğrafyalarında üretilen tarım ve gıda ürünlerinin küresel alıcılarla bir araya gelmesini sağlayan Foodist İstanbul’un, yeni ticaret bağlantılarının kurulmasına ve ihracat fırsatlarının geliştirilmesine katkı sunması hedefleniyor.</p>

<p>Gıda sektörünün üreticiden sanayiciye, ihracatçıdan uluslararası alıcıya kadar geniş bir ekosistemini İstanbul’da bir araya getiren Foodist İstanbul 2026, Türkiye’nin gıda alanındaki üretim kapasitesini ve ihracat vizyonunu uluslararası platformda daha görünür hale getirmeyi amaçlıyor. ALZ Grup ve TÜYAP Fuarcılık Grubu iş birliğiyle düzenlenen organizasyonun, önümüzdeki yıllarda küresel gıda fuarları arasında daha güçlü bir konuma ulaşması hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Röportajlar</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/cihat-alagoz-hedef-dunyada-ilk-3-fuar-arasinda-yer-almak</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 11:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/r-d-v06285-j-p-g.jpeg" type="image/jpeg" length="49916"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İlhan Ersözlü, “150 ülkeden alıcılar Foodist İstanbul’da”]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ilhan-ersozlu-150-ulkeden-alicilar-foodist-istanbulda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ilhan-ersozlu-150-ulkeden-alicilar-foodist-istanbulda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye’nin gıda üretim gücünü ve ihracat potansiyelini uluslararası pazarlara daha güçlü şekilde taşımayı hedefleyen Foodist İstanbul 2026, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın katılımıyla Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde kapılarını açtı. TÜYAP Fuarcılık Grubu ve ALZ iş birliğiyle, Türkiye Gıda Platformu çatısı altında hayata geçirilen fuar; yaklaşık 1.000 markayı, 150 ülkeden gelecek alıcıları ve sektör profesyonellerini İstanbul’da bir araya getiriyor.</strong></p>

<p>Türkiye’nin gıda sektöründeki üretim kapasitesini, markalaşma gücünü ve ihracat potansiyelini küresel ticaret ağlarıyla buluşturmayı amaçlayan Foodist İstanbul 2026, Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen törenle başladı. Gıda sektörünün üretici, ihracatçı, alıcı ve profesyonellerini aynı çatı altında buluşturan fuarın açılışına Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı da katıldı.</p>

<p>Fuarın açılışında konuşan<i> Tüyap Fuarlar Yapım A.Ş. Genel Müdürü İlhan Ersözlü,</i> Foodist İstanbul’un uzun soluklu bir hazırlık sürecinin ardından hayata geçirildiğini belirterek, fuarı dünyanın önde gelen gıda organizasyonları arasına taşıma hedefiyle çalıştıklarını söyledi.</p>

<p><i><strong>“Bir yılı aşkın süredir çok yoğun bir çalışma yürüttük”</strong></i></p>

<p>Foodist İstanbul’un, sektör temsilcilerinin ortak vizyonu ve güçlü iş birlikleriyle hazırlandığını vurgulayan Ersözlü, şöyle konuştu:</p>

<p>“Türkiye Gıda Platformu çatısı altında, TÜYAP Fuarcılık Grubu ve ALZ iş birliğiyle hazırladığımız Foodist İstanbul Fuarı’nı bugün hep birlikte açmanın gururunu yaşıyoruz. Bir yılı aşkın süredir bu fuar için çok yoğun bir çalışma yürüttük. Platformumuzun oluşturduğu fuar komitesiyle birlikte büyük bir emek ortaya koyduk.”</p>

<p>Fuarın uluslararası tanıtımı için kapsamlı çalışmalar gerçekleştirdiklerini ifade eden Ersözlü, hazırlık süreci boyunca dünyanın farklı noktalarında sektörle bir araya geldiklerini belirtti.</p>

<p>Ersözlü, “Bir yıl boyunca dünyanın farklı noktalarında fuarımızın tanıtım ve PR çalışmalarını gerçekleştirdik, dünyanın önde gelen fuarlarını ziyaret ettik. Türkiye’de düzenleyeceğimiz Foodist İstanbul Fuarı’nı, dünyanın üç büyük gıda fuarından biri yapma hedefiyle yola çıktık” dedi.</p>

<p><strong>Hedef: Türkiye’nin değil, coğrafyanın gıda fuarı olmak</strong></p>

<p>Foodist İstanbul’un yalnızca Türkiye merkezli bir organizasyon olarak değil, geniş bir coğrafyaya hitap eden uluslararası bir ticaret platformu olarak konumlandırıldığını vurgulayan Ersözlü, fuarın küresel ölçekte güçlü bir marka haline getirilmesi için sektörün tüm paydaşlarıyla birlikte hareket ettiklerini söyledi.</p>

<p>“Amacımız, Foodist İstanbul’un yalnızca Türkiye’nin değil, coğrafyanın ve sektörün fuarı olmasıydı. Bu doğrultuda tüm paydaşlarımızla el birliğiyle çalıştık” ifadelerini kullanan Ersözlü, fuarın özellikle ihracat ve uluslararası ticaret açısından önemli fırsatlar oluşturmasını hedeflediklerini dile getirdi.</p>

<p><strong>10 salonda, 100 bin metrekarenin üzerinde alanda yaklaşık 1.000 marka</strong></p>

<p>Foodist İstanbul 2026’nın ilk yılında ulaştığı katılımcı büyüklüğüne dikkat çeken Ersözlü, Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nin 10 salonunda düzenlenen organizasyonun 100 bin metrekarenin üzerindeki alana yayıldığını belirtti.</p>

<p>Ersözlü, “Bugün TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde, 10 salonda ve 100 bin metrekarenin üzerindeki alanda, yaklaşık 1.000 marka yer alıyor. Türkiye’nin en büyük üreticileri, ihracatçıları ve lider markalarının yanı sıra dünyanın farklı noktalarından gelen yaklaşık 100 yabancı firma da fuarımızda stant açtı” diye konuştu.</p>

<p>Türkiye’nin güçlü üretici ve ihracatçı markalarının uluslararası firmalarla aynı platformda buluşmasının, Foodist İstanbul’un küresel ticaret vizyonunun önemli göstergelerinden biri olduğunu belirten Ersözlü, fuarın uluslararası alım heyetleri açısından da güçlü bir organizasyon olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>150 ülkeden alıcılar ve sektör profesyonelleri İstanbul’da buluşuyor</strong></p>

<p>Foodist İstanbul’un en önemli hedeflerinden birinin, katılımcı firmalar ile nitelikli uluslararası alıcıları bir araya getirmek olduğunu vurgulayan Ersözlü, TÜYAP’ın küresel ağının bu noktada önemli bir rol üstlendiğini söyledi.</p>

<p>“Bu firmaların tamamı, 150 ülkeden gelecek alıcılar, iş insanları ve sektör profesyonelleriyle buluşuyor. TÜYAP Fuarcılık Grubu olarak 60 ülkeden; Körfez ülkeleri, Asya-Pasifik, Orta Doğu, Sahra Altı Afrika, Kuzey Afrika ve Avrupa Birliği ülkelerinden profesyonel ziyaretçileri fuarımıza getiriyoruz” diyen Ersözlü, uluslararası ziyaretçi profilinin fuarın ticari niteliğini güçlendirdiğini belirtti.</p>

<p>Bu organizasyonun katılımcı firmaların yeni pazarlara ulaşmasına ve ihracat bağlantılarını geliştirmesine katkı sağlamasının öncelikli hedefleri arasında bulunduğunu dile getiren Ersözlü, şunları söyledi:</p>

<p>“Bu bizim için son derece kıymetli. Amacımız, fuarımıza katılan nitelikli markaların dış ticaretine katkı sağlamak ve Türkiye’nin gıda sektöründe gerçekleştirdiği ihracatı daha da ileri taşımak.”</p>

<p><i><strong>“Dünyanın üç büyük gıda fuarından biri haline getirmek için çalışacağız”</strong></i></p>

<p>Foodist İstanbul’un uzun vadeli hedeflerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan İlhan Ersözlü, Türkiye’nin gıda sektöründeki küresel gücünü daha ileri taşımak amacıyla ihracatçı birlikleri, sektör dernekleri ve federasyonlarla güçlü bir iş birliği yürüttüklerini söyledi.</p>

<p>Ersözlü, “İhracatçı birliklerimiz, derneklerimiz ve federasyonumuzla birlikte el birliğiyle bu fuarı dünyanın üç büyük gıda fuarından biri haline getirmek için var gücümüzle çalışıyoruz ve çalışmaya devam edeceğiz” dedi.</p>

<p>Fuarın Türkiye’nin gıda ticaretine ve ihracat performansına önemli katkılar sunmasını beklediklerini belirten Ersözlü, “Foodist İstanbul’un sektörümüze ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Bu fuarın gıda ihracatına ve gıda ticaretine önemli katkılar sağlamasını temenni ediyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Sektörün güçlü kurumlarına teşekkür</strong></p>

<p>Konuşmasında Foodist İstanbul’un hazırlanmasında görev alan kurum ve kuruluşlara da teşekkür eden Ersözlü, fuarın sektörün ortak çalışmasıyla hayata geçirildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Ersözlü; Akdeniz Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, Orta Anadolu Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, Karadeniz Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, Türkiye Gıda ve İçecek Sanayi Dernekleri Federasyonu, Ev Dışı Tüketim Tedarikçileri Derneği ve ALZ Fuar’a katkılarından dolayı teşekkür etti.</p>

<p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın fuarın açılışında yer almasının sektör açısından taşıdığı öneme de değinen Ersözlü, “Sayın Ticaret Bakanım, Sayın Tarım ve Orman Bakanım; sizlerin burada bulunmanız, fuarımıza verdiğiniz destek ve yanımızda olmanız bizim için son derece kıymetli. Sizlere ve tüm kurumlarımıza teşekkür ediyorum” dedi.</p>

<p><strong>Katılımcılara ve organizasyon ekiplerine teşekkür</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Foodist İstanbul’a güvenerek katılım gösteren yerli ve yabancı firmalara da teşekkür eden Ersözlü, fuarın başarısında katılımcıların ve organizasyon ekiplerinin büyük payı olduğunu söyledi.</p>

<p><i>“Bize güvenerek fuarımıza katılan tüm firmalarımıza, yurt içinden ve yurt dışından gelen tüm katılımcılarımıza ayrıca teşekkür etmek istiyorum” </i>diyen Ersözlü, TÜYAP ve ALZ ekiplerinin fuarın hayata geçirilmesi için yoğun bir çalışma yürüttüğünü belirtti.</p>

<p>Ersözlü, “TÜYAP Fuarcılık Grubu ve ALZ Grup olarak bu fuarın gerçekleşmesi için büyük bir özveriyle çalıştık. TÜYAP’ın satış, pazarlama ve operasyon ekipleri başta olmak üzere fuara katkı sağlayan tüm birimlerimize ve ALZ Grup ekibine teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Konuşmasının sonunda Foodist İstanbul 2026’nın sektör ve Türkiye ekonomisi açısından güçlü sonuçlar doğurmasını temenni eden Ersözlü, “Foodist İstanbul Fuarı’nın sektörümüze, ülkemize ve tüm katılımcılarımıza hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. Fuarımızın gıda ihracatına, ticaretine ve sektörümüzün küresel ölçekteki gücüne önemli katkılar sağlamasını temenni ediyorum” diyerek sözlerini tamamladı.</p>

<p>Foodist İstanbul 2026, Türkiye’nin gıda üretim kapasitesini uluslararası alıcılarla buluştururken, sektör firmalarına yeni ticari bağlantılar kurma, ihracat pazarlarını genişletme ve küresel iş birlikleri geliştirme fırsatı sunmayı hedefliyor. TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen organizasyon, Türkiye’nin gıda sektörünü uluslararası ticaretin merkezlerinden biri haline getirme vizyonuyla sektörün tüm paydaşlarını İstanbul’da bir araya getiriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Röportajlar</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ilhan-ersozlu-150-ulkeden-alicilar-foodist-istanbulda</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 11:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/09/r-d-v06263-j-p-g.jpeg" type="image/jpeg" length="46437"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özgür Sofuoğlu: “Biz F İstanbul’uz; Biz İstanbul’uz, Türkiye Cumhuriyeti’yiz”]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ozgur-sofuoglu-biz-f-istanbuluz-biz-istanbuluz-turkiye-cumhuriyetiyiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ozgur-sofuoglu-biz-f-istanbuluz-biz-istanbuluz-turkiye-cumhuriyetiyiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Fuar Dergisi Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Güneş, F İstanbul Gıda Fuarı’nın açılışında SO Fuar Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Sofuoğlu ile bir araya geldi. Sofuoğlu; F İstanbul’un büyüme yolculuğunu, gıda fuarlarındaki rekabeti, yerli fuarcılığın önemini ve şirketin 2027 hedeflerini değerlendirdi.</strong></p>

<p></p>

<p><strong>İbrahim Güneş:</strong> F İstanbul beş yıldır düzenleniyor. Bugün geldiğiniz noktayı ve fuarın hedefini nasıl değerlendiriyorsunuz?</p>

<p></p>

<p><strong>Özgür Sofuoğlu:</strong> F İstanbul’a harcadığımız emekle beş fuar daha yapabiliriz; çünkü rüzgâr karşıdan esiyor. Rüzgârı arkamıza aldığımızda çok daha hızlı ilerleyeceğiz. Ancak şunu özellikle belirtmek isterim: Biz Gulfood ya da SIAL olma hedefiyle yola çıkmadık. Biz F İstanbul’uz; biz İstanbul’uz, Türkiye Cumhuriyeti’yiz.</p>

<p></p>

<p>Kendi hinterlandımız ve güçlü bir çevremiz var. Bugün Özbekistan burada; geçtiğimiz yıl Türkmenistan buradaydı. Kırgızistan, Irak, Mısır ve Suriye pavilyonlarımız bulunuyor. Bu pavilyonların birçoğu dünyanın büyük fuarlarında dahi yer almıyor. Bizim kendi hinterlandımız bize yeter. Hiç kimsenin fuarını geçmek amacıyla fuar düzenlemiyoruz; yurt içinde de yurt dışında da kendi işimizi yapıyoruz. Şu anda fuarın içinde çok ciddi bir ticaret var ve üç ayrı B2B alanımız çalışıyor.</p>

<p></p>

<p>Fuarı ilk planladığımız dönem pandeminin hemen sonrasına denk geldi. O süreçte fuarcılık sektöründe kartlar yeniden dağıtıldı. Buna rağmen aldığımız terbiye ve Anadolu esnaflık kültürü gereği kimsenin işine müdahil olmak istemedik. Rakip bir fuardan mümkün olduğunca uzak bir tarihte, yazın ortasında fuar düzenledik. Bunu, onların işine zarar vermemek için yaptık.</p>

<p></p>

<p><strong>İbrahim Güneş:</strong> Sektörde “Yazın fuar olmaz” şeklinde yaygın bir görüş var. Siz bu görüşe katılıyor musunuz?</p>

<p></p>

<p><strong>Özgür Sofuoğlu:</strong> Fuarı doğru şekilde yaparsanız yazın da olur, kışın da. Herkes aynı malzemeleri kullanır ama bazı restoranların yemekleri daha lezzetlidir; bu, ustalığa bağlıdır. Biz etik kurallar çerçevesinde rekabet etmeyi seven bir firmayız. Rekabetin etik sınırların dışına çıkmaması gerekir.</p>

<p></p>

<p>Örneğin siz Fuar Dergisi’ni kurmuşsunuz. Ben sizin karşınıza geçip “Öz Fuar Dergisi” adıyla bir yayın çıkaramam. Bu, bizim ahlakımıza ve aldığımız esnaflık kültürüne aykırıdır. Fuar düzenleyen arkadaşların da bu konuda dikkatli olması gerekiyor. Rakip bile olsa mevcut bir fuarla araya makul bir zaman koymalı ve eşit şartlarda rekabet etmelisiniz.</p>

<p></p>

<p>Bir mermer fuarının tam karşısına, aynı tarihte başka bir mermer fuarı koyarsanız onun ziyaretçisini ve katılımcısını bölmüş olursunuz. Türkiye gıda alanında iki fuarı kaldırır; ancak bu fuarların tarihlerinin birbirine çok yakın olması doğru değildir.</p>

<p></p>

<p><strong>İbrahim Güneş:</strong> Türkiye’de gıda fuarı denildiğinde akla gelen önemli organizasyonlardan biri WorldFood. Aranızdaki rekabeti nasıl değerlendiriyorsunuz?</p>

<p></p>

<p><strong>Özgür Sofuoğlu:</strong> WorldFood ile güzel bir rekabetimiz vardı. Onlar binin üzerinde firmaya sahipti, biz ise yaklaşık yarısı kadardık. Şimdi yeni bir gıda fuarı daha düzenlenecek ve yapı ikiye bölündü. Foodist ile WorldFood’un katılımcı sayıları ayrı ayrı değerlendirildiğinde otomatik olarak en büyük fuar konumuna geliyoruz. Biz böyle bir tabloyu istemedik; sektör bizi bu noktaya getirdi.</p>

<p></p>

<p><strong>İbrahim Güneş:</strong> Helal Expo’yu da dâhil ettiğimizde İstanbul’da dört ayrı gıda fuarından söz ediyoruz. Siz bu tabloyu nasıl değerlendiriyorsunuz?</p>

<p></p>

<p><strong>Özgür Sofuoğlu:</strong> Helal Expo daha önce tekstil ve farklı alanlara da ağırlık verirken zamanla gıdaya yöneldi.</p>

<p></p>

<p>Gıda fuarı için Türkiye’nin coğrafi şartları bakımından en doğru dönem ağustos sonu ile eylül başıdır; en fazla eylül ortasına kadar uzanabilir. Doğru tarihe bugün iki firma sahip. Peki doğru yer neresi? Yabancı bir alıcı İstanbul’da iki saat trafik çekerek fuara gitmek istemez. Bu işin doğru yeri İstanbul Fuar Merkezi’dir. Doğru yer ve doğru zaman şu anda bizim elimizde.</p>

<p></p>

<p>F İstanbul’un büyümesi yalnızca ekibimizin 30 yıllık tecrübesi ve gece gündüz çalışmasıyla değil, doğru yer ve zamanın sağladığı avantajla da ilgilidir.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Ne olursa olsun fuarların tarihleri arasında mesafe bulunması gerekir. İhracatçı birliklerimizin başımızın üzerinde yeri var; onlar bu işin çok önemli paydaşlarıdır. Ancak herkesin kendi uzmanlık alanında çalışması gerektiğine inanıyorum. Benim işim şekerleme üretmek ya da bakliyat ticareti yapmak değil; benim işim fuarcılık. Ülkemizin temel sorunlarından biri, herkesin kendi uzmanlık alanında kalmamasıdır.</p>

<p></p>

<p><strong>İbrahim Güneş:</strong> Bu durum yalnızca fuarcılıkta değil, Türkiye’nin genel ticari yapısında da görülen bir sorun değil mi?</p>

<p></p>

<p><strong>Özgür Sofuoğlu:</strong> Elbette. Avrupa’da bir marketin hemen yanına aynı nitelikte başka bir market açmanız kolay değildir. Türkiye’de ise herkes bunu rahatlıkla yapabiliyor. Bu konuya birilerinin el atması gerekiyor. Aksi hâlde rekabet daha da büyür ve iki taraf da, üç taraf da zarar görüp yıpranır.</p>

<p></p>

<p></p>

<p><strong>İbrahim Güneş:</strong> Ziyaretçi rakamları konusunda nasıl bir ölçüm yapıyorsunuz?</p>

<p></p>

<p><strong>Özgür Sofuoğlu:</strong> Bağımsız denetimden geçiyoruz ve UFI üyesiyiz. Açıkladığımız rakamlar sayabildiğimiz, doğrulayabildiğimiz rakamlardır. İki bin yabancı ziyaretçi geldiğini söylüyorsak gerçek sayı belki iki bin 500’dür; ancak yalnızca kayıt altına alabildiğimiz veriyi paylaşıyoruz.</p>

<p></p>

<p>Bu fuarı daha önce temmuzun ilk haftasında düzenlediğimizde ortalama iki bin 500-üç bin yabancı ve yaklaşık 10 bin yerli ziyaretçimiz oluyordu. Toplam sayı 12-13 bin seviyesindeydi. Fuarı ağustos dönemine aldığımız için ziyaretçi sayısının 15-20 bin bandına yerleşmesini bekliyoruz.</p>

<p></p>

<p>Bu yıl katılımcı sayısı ve metrekare bakımından yüzde 10 büyüdük. Ziyaretçi sayısında ise muhtemelen yüzde 50 büyüyeceğiz. Bu da firmaların burada ticaret yaptığını ve gelecek yıl yine bizimle olacağını gösteriyor. Firmalar diğer fuarlara da katılabilir; buna itirazımız yok. Ancak organizatörler olarak bazı temel meseleleri kendi aramızda çözmemiz gerekiyor.</p>

<p></p>

<p><strong>İbrahim Güneş:</strong> Türkiye uzun süredir markalaşmayı konuşuyor. Tekstilde istediğimiz ölçüde markalaşamadık; belki fuarcılıkta küresel bir marka çıkarabiliriz. F İstanbul’un kendine özgü bir etki alanı var mı?</p>

<p></p>

<p><strong>Özgür Sofuoğlu:</strong> Avrupa’da güçlü bir etnik pazar bulunuyor ve bu pazarın lideri Türk ürünleri. Avrupa’daki Türk tüccarlar uzun yıllardır Türkiye’den ürün alıyor. Ancak Türkiye’de yaşanan bazı ticari sorunlar nedeniyle onlar da yavaş yavaş üretime geçiyor. Yakın gelecekte Avrupa’dan Türk menşeli firmaları kendi fuarımızda katılımcı olarak görebiliriz.</p>

<p></p>

<p>Türkiye’nin büyük firmaları Avrupa’da çoğu zaman doğrudan zincir marketlere değil, oradaki Türk toptancılarına satış yapıyor. Ürün daha sonra o kanaldan marketlere ulaşıyor.</p>

<p></p>

<p><strong>İbrahim Güneş:</strong> Önümüzdeki birkaç yıl içinde F İstanbul’da bir Avrupa pavilyonu görebilir miyiz?</p>

<p></p>

<p><strong>Özgür Sofuoğlu:</strong> Kısa vadede zor görünüyor. Almanlar, Türkiye’nin kendileri için yeni bir pazar olmadığını söylüyor. Hollanda ve Almanya daha önce bunu denedi ancak firmaların ilgisi yeterli olmadı. Herkes Dubai gibi alım gücü yüksek pazarlara satış yapmak istiyor.</p>

<p></p>

<p>WorldFood, İngiliz menşeli olmasına ve burada uzun yıllar fuar düzenlemesine rağmen Avrupa’dan güçlü bir pavilyon getiremedi. Doğrudan katılan Avrupalı firmalarımız var; fakat ülkelerin mevcut politikaları devlet düzeyinde pavilyon katılımını desteklemiyor.</p>

<p></p>

<p>Buna karşılık Brezilya ile Orta ve Güney Amerika ülkelerinden katılım olabilir. İstanbul bu bölgelerde giderek daha popüler hâle geliyor ve biz de oralara giderek Türkiye’yi ve Türk fuarlarını anlatıyoruz.</p>

<p></p>

<p>Bu yıl Hizmet İhracatçıları Birliği’nden şampiyonluk ödülü aldık. Bunu, yurt dışındaki firmalara doğrudan satış yaparak ve ülkemize döviz kazandırarak başardık. Özbekistan’da yaptığımız bir işin gelirini de Türkiye’ye getiriyoruz.</p>

<p></p>

<p><strong>İbrahim Güneş:</strong> Yani Türkiye’de kazandığınız parayı yurt dışına götürmüyor, yurt dışında kazandığınız dövizi Türkiye’ye getiriyorsunuz.</p>

<p></p>

<p><strong>Özgür Sofuoğlu:</strong> Aynen öyle. Bu çok önemli bir konu. Türkiye’de faaliyet gösteren bazı büyük yabancı şirketler, yurt içi satışlarının gelirini burada toplarken yurt dışı satış gelirlerini yurt dışında bırakıyor. Örneğin Türkiye’de düzenlenen ve 15 milyon dolar ciro yapan bir fuarın 10 milyon dolarlık geliri Türkiye’den, kalan 5 milyon doları ise yurt dışından gelebilir. Yurt dışından gelen bu para başka bir ülkede tutulduğunda Türkiye’ye hiç girmiyor, burada vergilendirilmiyor ve piyasaya dâhil olmuyor.</p>

<p></p>

<p><strong>İbrahim Güneş:</strong> Bu durum yerli fuarcıların rekabet gücünü azaltıyor. Paranın yanında bir de veri meselesi var. Fuarcılık aynı zamanda ticari bilgi ve veri demek. Yabancı şirketler fuara giren herkesin verisine sahip oluyor.</p>

<p></p>

<p><strong>Özgür Sofuoğlu:</strong> Elbette. Ticari bilgi bugün çok değerli. Biz fuarımızda hangi ülkelerden yoğun katılım olduğunu ve hangi bölgelerle ticaret yapıldığını görebiliyoruz. Devletimiz bu genel tabloyu zaten biliyor; bizim verilerimiz de bunu teyit ediyor.</p>

<p></p>

<p>Örneğin son dönemde kahve ticareti çok öne çıktı. Fuara katılan firmalardan ve davet edilen alıcılardan bu eğilimi görebiliyoruz. Bu bilgiler bizde olduğunda talep edilmesi hâlinde ülkemizin kurumlarıyla paylaşılır. Ancak aynı veriyi başka ülkeler gördüğünde, bilgi onların ticari çıkarlarına hizmet edebilir.</p>

<p></p>

<p><strong>İbrahim Güneş:</strong> Türkiye’de birçok fuarın yabancı şirketlere satıldığını biliyoruz. Bu süreci nasıl değerlendiriyorsunuz?</p>

<p></p>

<p><strong>Özgür Sofuoğlu:</strong> Türkiye’de yurt dışına satılan fuarların, istisnalar dışında, büyümediğini görüyoruz. Burada bütün suçu yabancılara yüklememek gerekir. Yerli fuarcılar bir organizasyonu belirli bir seviyeye getirene kadar çok yoruluyor ve sonunda satma kararı alıyor. Ardından o fuarla bağını tamamen koparıyor. Fuarı satın alan şirket de aynı ölçüde emek harcamayınca organizasyon küçülme sürecine giriyor.</p>

<p></p>

<p>Türkiye’deki fuarcılık birikimini yurt dışına vermememiz gerekiyor. Bu, her açıdan önemli. Çalıştırdığımız insanlar ve hizmet aldığımız firmalar bizim insanlarımız. Üstelik yabancı yöneticilerin buradaki işleri her zaman bizden daha iyi bildiğini de söyleyemeyiz.</p>

<p></p>

<p>Hannover’de fuar alanına bağlanan dört metro hattı var; böyle bir sistemin içinde herkes fuar yapabilir. Türkiye’de ise sistemdeki eksikleri kendi çabamızla tamamlıyoruz. Ring seferleri düzenliyor, otel ayarlıyor, ücretsiz konaklama sağlıyor, havalimanı transferi yapıyor ve daha fazla bilgilendirme çalışması yürütüyoruz. Yabancı organizatörler çoğu zaman fuarın kapısını açıp geleni kabul etmeye alışık. Buradaki şartlarda ise bu yaklaşım yeterli olmuyor.</p>

<p></p>

<p>Bu nedenle yerli organizatörleri korumamız gerekir. Fuar alanı işletmecileri hariç tutulduğunda, yüzde 100 Türk sermayeli birçok organizasyon şirketinin merkez ofisinde ortalama 10-20 beyaz yakalı çalışan bulunur. Bizim ise şirketimizi küçültmemize rağmen, yurt dışı ofislerimiz hariç merkez ofisimizde 60 çalışanımız var. İnsan yetiştiriyor ve bu işe ciddi bir katma değer sağlıyoruz.</p>

<p></p>

<p><strong>İbrahim Güneş:</strong> Yerli organizatörlerin mevcut ekonomik koşullarda zarar ettiği yönündeki değerlendirmelere katılıyor musunuz?</p>

<p></p>

<p><strong>Özgür Sofuoğlu:</strong> Hizmet sektöründe “zarar ediyorum” söylemine çok inanmıyorum. Bir hizmeti daha düşük bedelle verebilirsiniz ve kârınız azalabilir. Ancak gereksiz şekilde banka kredisiyle büyür, yüksek faiz yükünün altına girerseniz zarar edersiniz. Bunun sorumluluğunu fuarcılığa ya da ülkeye yükleyemezsiniz; hatayı kendi işletme yönetiminizde aramanız gerekir.</p>

<p></p>

<p>Bizim ortaya koyduğumuz çabanın görülmesi gerekiyor ve devlet büyüklerimiz bunu görüyor. Bugüne kadar her fuarımıza bir bakan veya bakan yardımcısı katıldı. İşini doğru yapan insanların hâlâ var olduğunu bildikleri için geliyorlar.</p>

<p></p>

<p>Biz kimsenin adamı değiliz; ancak herkes bizim büyüğümüz, ağabeyimizdir. İşimizi bileğimizin gücüyle yapıyoruz. Bugünkü noktaya, birinin bize “Git, şunu yap” demesiyle gelmedik. Aynı şekilde yolumuza devam edeceğiz. Sabrımız var. Beş ya da 10 yıl sonra Türkiye’nin en büyük fuar şirketi olacağımıza inanıyorum.</p>

<p></p>

<p><strong>İbrahim Güneş:</strong> 2027 yılı için yeni bir fuar veya büyüme planınız var mı?</p>

<p></p>

<p><strong>Özgür Sofuoğlu:</strong> 2027’de satın almalarla büyümeyi düşünüyoruz.</p>

<p></p>

<p><strong>İbrahim Güneş:</strong> Yeni fuarlar mı satın alınacak? Hangi sektörlere girmeyi planlıyorsunuz?</p>

<p></p>

<p><strong>Özgür Sofuoğlu:</strong> Paralel sektörlerdeki fuarlarla ilgileniyoruz. Türkiye’deki fuarları neden yalnızca yabancılar satın alsın? Gerekli planlamayı yaparsak biz de satın alabiliriz.</p>

<p></p>

<p>Şu anda yurt içinde iki fuarımız var. Kısa vadede bunu üçe, uzun vadede ise dört ya da beşe çıkarmayı hedefliyoruz. Aynı zamanda insan yetiştiriyoruz. Yetiştirdiğimiz insan kaynağı güçlendikçe fuarlarımızı da büyütebiliyoruz.</p>

<p></p>

<p><strong>İbrahim Güneş:</strong> Fuarcılığın hâlâ tam anlamıyla bir okulu ve yerleşmiş bir sertifika sistemi bulunmuyor.</p>

<p></p>

<p><strong>Özgür Sofuoğlu:</strong> Bu konuda herkes çabalıyor ve katkıda bulunuyor. Siz de beş yıldır bu işin bir parçasısınız. İlk fuarımıza geldiğinizi hatırlıyorum. O dönem belki sektöre daha şüpheli yaklaşıyordunuz. Oysa fuarcılıkta temizlik görevlisinden cumhurbaşkanına kadar toplumun her kesimiyle muhatap olursunuz.</p>

<p></p>

<p><strong>İbrahim Güneş:</strong> Fuarcılık benim için milli ve manevi değerleri olan, ülkemizin gücünü dünyaya gösteren bir sektör. Geçen haftaki köşe yazımda da fuar açılışlarında yabancı alım heyetlerinin önünde “Bittik, sanayimiz öldü” şeklinde konuşmanın doğru olmadığını ifade ettim. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?</p>

<p></p>

<p><strong>Özgür Sofuoğlu:</strong> Yazınızı okudum ve size katılıyorum. Her şeyi her yerde söylememek gerekir. Biz de fuarcılıkla ilgili bütün sıkıntılarımızı her ortamda dile getirmiyoruz.</p>

<p></p>

<p>Gerçekten “bittik” mi, önce bunu düşünmek gerekir. Bence biten bir şey yok. Elbette kur baskısı var ve kâr marjları düştü. Biz de geçmişte daha yüksek kârlarla çalışırken bugün yüzde 10-20 seviyelerinde kârlarla çalışıyoruz; o da kur etkisiyle eriyebiliyor. Baskı altındayız ama çalışmaya devam etmeliyiz.</p>

<p></p>

<p>Bu ülke çok badire atlattı ve zorlu dönemlerden geçti. Vatandaş olarak yapmamız gereken çalışmak ve istihdam yaratmaktır. Sürekli yakınmanın kimseye faydası yok.</p>

<p></p>

<p><strong>İbrahim Güneş:</strong> Bu nedenle fuarlar ülkemiz için çok önemli. Yaptığınız işler ve verdiğiniz emek gerçekten çok değerli. Teşekkür ederim Özgür Bey, emeğinize sağlık.</p>

<p></p>

<p><strong>Özgür Sofuoğlu:</strong> Ben teşekkür ederim. Fuar Dergisi ailesine, okuyucularınıza ve izleyicilerinize; şahsım ve kurumum adına, sektöre verdiğiniz önem ve sağladığınız katkılar için teşekkür ediyorum.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>FUAR HABERLERİ, Özel Röportajlar</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ozgur-sofuoglu-biz-f-istanbuluz-biz-istanbuluz-turkiye-cumhuriyetiyiz</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 15:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/kirmizi-modern-spor-haber-tanitimi-youtube-kucuk-resmi-1.png" type="image/jpeg" length="86386"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[GTD Başkanı Gürkan Boztepe “Gastroshow’un bu yılki teması ‘Sıfır Atık’”]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/gtd-baskani-gurkan-boztepe-gastroshowun-bu-yilki-temasi-sifir-atik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/gtd-baskani-gurkan-boztepe-gastroshowun-bu-yilki-temasi-sifir-atik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gastronomi Turizmi Derneği (GTD) Başkanı Gürkan Boztepe, GastroShow 2026’nın ana temasının “Sıfır Atık” olduğunu belirterek, gastronomi sektöründe sürdürülebilirliğin çevresel olduğu kadar ekonomik bir dönüşüm anlamına da geldiğini vurguladı. Boztepe, “Sıfır atık yalnızca çöpü azaltmak değil; üretimden tüketime kadar bütün sistemi daha verimli, ekonomik ve sürdürülebilir hale getirmek” dedi.</strong></p>

<p>Gastronomi Turizmi Derneği (GTD) öncülüğünde, Turkuvaz Medya ve Rota Fuar iş birliğiyle 9-10 Ekim 2026 tarihlerinde İstanbul Taşyapı Etkinlik Merkezi’nde gerçekleştirilecek GastroShow 2026’nın tanıtım toplantısı, Crowne Plaza Harbiye’de düzenlenen basın kahvaltısıyla gerçekleştirildi. Toplantıda GastroShow 2026’nın hedefleri, uluslararası katılımı, iş birlikleri ve etkinlik kapsamında gerçekleştirilecek çalışmalar basın mensuplarıyla paylaşıldı.</p>

<p>GTD’nin 10 yılı aşkın süredir Türk mutfağının, gastronomi kültürünün ve Türk üreticilerinin ulusal ve uluslararası alanda hak ettiği değere ulaşması için çalışmalar yürüttüğünü belirten Boztepe, derneğin 2 bini aşkın üyesiyle gastronomiyi yalnızca yeme-içme sektörü olarak görmediğini söyledi.</p>

<p>Boztepe, “Gastronomiyi turizmden kültüre, ekonomiden ihracata ve sürdürülebilirliğe kadar geniş bir çerçevede değerlendiriyoruz. Türk mutfağının ve üreticilerimizin dünyada daha güçlü bir şekilde tanınması için kamu, özel sektör, meslek kuruluşları ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birlikleri gerçekleştiriyoruz” diye konuştu.</p>

<p>GTD olarak bugüne kadar Dubai, Nepal, New York, Burkina Faso, Moskova, Romanya ve Ukrayna gibi farklı ülkelerde gastronomi ve tanıtım organizasyonları gerçekleştirdiklerini aktaran Boztepe, GastroShow’un da bu uluslararası vizyonun önemli bir parçası olduğunu ifade etti.</p>

<p><i><strong>“GastroShow gastronominin geleceğini konuştuğumuz bir platform”</strong></i></p>

<p>GastroShow’un gastronomi, turizm, kamu, iş dünyası, akademi ve uluslararası paydaşları bir araya getiren bir platform olduğunu belirten Boztepe, her yıl farklı bir temayla sektörün geleceğine ışık tutmayı amaçladıklarını söyledi.</p>

<p>Boztepe, “GastroShow’u yalnızca bir etkinlik olarak görmüyoruz. Her yıl gastronominin farklı bir boyutunu gündeme getirerek sektörün geleceğine ilişkin fikirlerin, deneyimlerin ve iyi uygulamaların paylaşılmasını amaçlıyoruz. 2025 yılında ‘Sağlık’ temasını ele aldık. Daha önce ‘Sanat’ temasıyla gastronominin kültür ve sanatla ilişkisini tartıştık. Bu yıl ise gastronominin geleceği açısından çok daha kritik bir başlık olan ‘Sıfır Atık’ ile yola çıkıyoruz” dedi.</p>

<p><i><strong>“Sıfır atık ekonomik bir fırsat da sunuyor”</strong></i></p>

<p>GastroShow 2026’nın ana temasını neden “Sıfır Atık” olarak belirlediklerini anlatan Boztepe, özellikle otel, restoran ve turizm sektörlerinde kaynakların verimli kullanılmasının önemine dikkat çekti.</p>

<p>Boztepe, “Bizim için sıfır atık yalnızca çöpü azaltmak anlamına gelmiyor. Üretimden tüketime kadar bütün sistemi daha verimli, ekonomik ve sürdürülebilir hale getirmek anlamına geliyor. Doğru planlama yapıldığında işletmeler hem israfı hem de maliyetlerini azaltabilir. Aynı zamanda doğal kaynakların korunmasına ve çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlayabilir” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gastronomi sektöründe ihtiyaç kadar ürün satın alınması, doğru stok yönetimi ve porsiyon kontrolünün önemine değinen Boztepe, gıda atıklarının yeniden değerlendirilmesinin de önemli bir potansiyel taşıdığını belirtti.</p>

<p>“Atıkların kaynağında ayrıştırılması, tek kullanımlık ürünlerin azaltılması, organik atıkların kompost olarak değerlendirilmesi ve kullanılabilir gıdaların yeniden ekonomiye kazandırılması gerekiyor. Bunların her biri işletmeler için aynı zamanda ekonomik bir kazanım anlamına geliyor” diyen Boztepe, sürdürülebilirliğin işletmelerin geleceği açısından da önemli olduğunu vurguladı.</p>

<p><i><strong>“Sıfır atığı toplumun farklı kesimleriyle birlikte konuşacağız”</strong></i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>GastroShow 2026’yı farklılaştıran unsurlardan birinin sıfır atık konusunun toplumun farklı kesimlerinden gerçek örneklerle ele alınması olduğunu belirten Boztepe, etkinlik kapsamında dikkat çekici uygulamaların da paylaşılacağını söyledi.</p>

<p>Boztepe, “Sıfır atık temasını yalnızca sektör profesyonelleri üzerinden anlatmak istemedik. Toplumun farklı kesimlerinde bu konuda çok değerli çalışmalar yapan insanlar var. Aksaray Topakkaya Merkez Camisi’nde görev yapan İmam Fatih Dikicioğlu, atık odunları sanat eserlerine ve mobilyalara dönüştürüyor. Bu çok kıymetli bir örnek. Taksim Gezi Parkı’nda kendi imkânlarıyla çevre temizliği yapan vatandaşımızın deneyimini de GastroShow’a taşıyacağız” dedi.</p>

<p><strong>Uluslararası katılım</strong></p>

<p>GastroShow 2026’da uluslararası katılımın da güçlü olacağını belirten Boztepe, Burkina Faso, Amerika Birleşik Devletleri ve Hırvatistan’dan davetlilerin etkinlikte yer alacağını açıkladı.</p>

<p>Boztepe, “Hırvatistan Cumhuriyeti Başkonsolosluğu temsilcilerinden Ivana Zerec de GastroShow’da bizimle birlikte olacak. Farklı ülkelerden gelecek katılımcılarla sıfır atık, sürdürülebilirlik, yatırım ve gastronominin küresel geleceğini farklı perspektiflerden değerlendireceğiz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><i><strong>“Gastronominin geleceğini konuşuyorsak dünyanın geleceğini de düşünmek zorundayız”</strong></i></p>

<p>GastroShow 2026’nın ana mesajının gastronominin geleceği ile dünyanın geleceğini birlikte düşünmek olduğunu vurgulayan Boztepe, sürdürülebilirliğin gastronomi sektörünün geleceğinde belirleyici olacağını söyledi.</p>

<p>Boztepe, “Gastronominin geleceğini konuşuyorsak, dünyanın geleceğini de düşünmek zorundayız. Sıfır atık yalnızca atıkları azaltmak değil; üretimden tüketime kadar bütün süreci yeniden düşünmek, kaynakları daha verimli kullanmak ve israfı önlemektir” dedi.</p>

<p>GastroShow’u iki günlük bir organizasyonun ötesinde konumlandırdıklarını ifade eden Boztepe, “Amacımız yalnızca 9-10 Ekim’de bir etkinlik gerçekleştirmek değil. Gastronominin geleceğini, turizmin dönüşümünü, sürdürülebilirliği ve farklı ülkelerden örnekleri bir araya getirerek kalıcı bir farkındalık oluşturmak istiyoruz. Etkinlik sonrasında bu farkındalığın sektörde ve toplumda kalıcı uygulamalara dönüşmesine katkı sağlamayı hedefliyoruz” diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Röportajlar</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/gtd-baskani-gurkan-boztepe-gastroshowun-bu-yilki-temasi-sifir-atik</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 14:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-26-at-151304.jpeg" type="image/jpeg" length="72171"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İTO 61. Meslek Komitesi Başkan Adayı Yusuf Özcan: "Yeni nesil yönetimle sektörümüzün sorunlarını birlikte çözeceğiz"]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ito-61-meslek-komitesi-baskan-adayi-yusuf-ozcan-yeni-nesil-yonetimle-sektorumuzun-sorunlarini-birlikte-cozecegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ito-61-meslek-komitesi-baskan-adayi-yusuf-ozcan-yeni-nesil-yonetimle-sektorumuzun-sorunlarini-birlikte-cozecegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İstanbul Ticaret Odası'nın (İTO) ekim ayında gerçekleştirilecek meslek komitesi seçimleri öncesinde 61. Meslek Komitesi (Teknik Hırdavat) başkan adaylığını açıklayan Eltos El Aletleri Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Özcan, sektörün ihtiyaçlarına odaklanan bir yönetim anlayışıyla yola çıktıklarını söyledi. "Değişim şart" sloganıyla aday olduklarını belirten Özcan, üyelerin beklentilerini merkeze alan katılımcı bir yönetim modeli oluşturacaklarını ifade etti.</strong></p>

<p>144 yıllık geçmişiyle Türkiye'nin ve dünyanın köklü ticaret odalarından biri olan İstanbul Ticaret Odası'nın yeni dönem seçimlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özcan, teknik hırdavat sektörünü yakından tanıyan, deneyimli isimlerden oluşan bir ekiple yola çıktıklarını belirtti.</p>

<p>"Hırdavat sektörünü iyi biliyor, sorunlarını yakından tanıyoruz" diyen Özcan, "Sektörümüzün sorunlarını gündeme taşımak ve çözüm üretmek amacıyla İstanbul Ticaret Odası 61. Meslek Komitesi'ne adaylığımızı açıkladık. Birlikte yol yürüdüğümüz arkadaşlarımız sektörün tanınan, tecrübeli ve bilgi birikimi yüksek firmalarının temsilcilerinden oluşuyor." ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>"Değişim şart"</strong></p>

<p>Göreve gelmeleri halinde önceliklerinin üyelerle güçlü iletişim kurmak olacağını vurgulayan Özcan, "Biz, 'Değişim şart' sloganıyla yola çıktık. Yeni nesil bir yönetimin sektörümüze daha fazla katkı sağlayacağına inanıyoruz. Mevcut yönetimler bugüne kadar önemli çalışmalar yaptı ancak artık görevin yeni nesle devredilmesi gerektiğini düşünüyoruz." dedi.</p>

<p>Özcan, sektör temsilcilerinin beklentilerini doğrudan dinleyeceklerini belirterek, "Üyelerimizle sürekli istişare ederek sorunlarını tespit edecek, çözüm üretmek için birlikte hareket edeceğiz." diye konuştu.</p>

<p><strong>"Hırdavat birçok sektörün temelini oluşturuyor"</strong></p>

<p>Teknik hırdavat sektörünün stratejik önemine dikkat çeken Yusuf Özcan, sektörün yalnızca kendi alanıyla sınırlı değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>"Hırdavat Komitesi'ni sadece hırdavat sektörü olarak düşünmemek gerekiyor." diyen Özcan, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<blockquote>
<p>"Bugün hırdavat olmasa mobilya olmaz, mobilya olmasa savunma sanayi olmaz. Tekstilden savunma sanayine kadar birçok sektörde kullanılan destekleyici bir sektörüz. Bu nedenle sektörümüzün önemini çok daha iyi anlatmamız gerekiyor."</p>
</blockquote>

<p><strong>"Sektörümüzü her platformda temsil ediyoruz"</strong></p>

<p>Sivil toplum kuruluşlarında da aktif görev aldığını belirten Özcan, 2019 yılında sektörü daha güçlü temsil edebilmek amacıyla Hırdavat Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği'ni kurduklarını ifade etti.</p>

<p>Özcan, "Bu derneğin hem kurucu üyesi hem de yönetim kurulu üyesiyim. Türkiye'nin önde gelen firmaları derneğimiz bünyesinde yer alıyor. Ayrıca İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği bünyesindeki Hırdavat Sektör Komitesi'nde Başkan Yardımcılığı görevini yürütüyorum." dedi.</p>

<p>Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) bünyesinde de sektörü temsil ettiklerini belirten Özcan, "Sadece derneklerde değil, TOBB çatısı altında da sektörümüzün gelişmesi ve daha güçlü bir yapıya kavuşması için çalışmalar yürütüyor, hırdavat sektörünü her platformda temsil ediyoruz." ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni dönemde sektör temsilcilerinin desteğini beklediklerini söyleyen Özcan, "Yeni neslin göreve gelmesi sektörümüze yeni bir vizyon ve yeni bir enerji kazandıracaktır. Tüm sektör temsilcilerimizin desteğini bekliyoruz." değerlendirmesinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Röportajlar</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ito-61-meslek-komitesi-baskan-adayi-yusuf-ozcan-yeni-nesil-yonetimle-sektorumuzun-sorunlarini-birlikte-cozecegiz</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 19:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/rdv04277jpg-1.jpeg" type="image/jpeg" length="14109"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yusuf Özcan: "61. Meslek Komitesi'nde değişim şart"]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/yusuf-ozcan-61-meslek-komitesinde-degisim-sart</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/yusuf-ozcan-61-meslek-komitesinde-degisim-sart" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İstanbul Ticaret Odası (İTO) 61. Meslek Komitesi (Hırdavat ve Teknik Hırdavat) başkan adaylığını açıklayan Eltos El Aletleri Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Özcan, "Değişim Şart" sloganıyla yola çıktıklarını belirterek, sektörün sorunlarını yakından bilen bir ekiple İstanbul Ticaret Odası'nda görev almaya hazır olduklarını söyledi.</strong></p>

<p>Sektör temsilcileriyle bir araya gelen Özcan, seçim sürecine ilişkin hedeflerini paylaşırken, hırdavat sektörünün daha güçlü temsil edilmesi için çalışacaklarını ifade etti.</p>

<p>"<strong>Sektörümüzü her platformda temsil ediyoruz</strong>"</p>

<p>Hırdavat sektöründe uzun yıllardır aktif görev üstlendiklerini vurgulayan Özcan, bugüne kadar farklı kurumlarda edindikleri deneyimi İstanbul Ticaret Odası'na taşımak istediklerini belirterek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>"61. Meslek Komitesi'nde 'Değişim Şart' sloganıyla yola çıktık. Ben ve çalışma arkadaşlarım olarak, sahadaki çalışmalarımızı İstanbul Ticaret Odası'nda da sürdürmek ve sektörümüzü en iyi şekilde temsil etmek istiyoruz."</p>
</blockquote>

<p>Sektörün gelişimi için yıllardır çeşitli platformlarda görev aldıklarını dile getiren Özcan, "2019 yılında sektörümüzün derneğini kurduk ve o günden bu yana sektörümüzün faydası için çalışıyoruz. Aynı zamanda İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği'nde sektörümüzü temsil ediyor, çeşitli faaliyetler ve destek çalışmaları yürütüyoruz." dedi.</p>

<p>"<strong>Artık değişim zamanı geldi</strong>"</p>

<p>Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği bünyesinde faaliyet gösteren Hırdavat Sektör Meclisi'nde de görev aldıklarını hatırlatan Özcan, İstanbul Ticaret Odası'nda yeni bir anlayışın hâkim olması gerektiğini ifade etti.</p>

<blockquote>
<p>"Artık İstanbul Ticaret Odası'nda değişim zamanı geldiğine inanıyoruz. Uzun yıllardır görev yapan bir yapı var. Biz ise 'Değişim Şart' sloganıyla, taze kanın ve yeni neslin enerjisiyle yola çıktık."</p>
</blockquote>

<p>"<strong>Sektörün sorunlarını biliyoruz</strong>"</p>

<p>Göreve gelmeleri hâlinde sektörün beklentilerine odaklanacaklarını belirten Özcan, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<blockquote>
<p>"Sektörümüzün sorunlarını biliyoruz. Bu sorunlara çözüm üretmek ve sektörümüze daha fazla katkı sağlamak amacıyla ekip arkadaşlarımızla birlikte bu yola çıktık. Bu süreçte tüm meslektaşlarımızın desteğini bekliyorum. İnşallah hayırlısı olur."</p>
</blockquote>

<p>"<strong>Türkiye'de üretim yapan firmalardan biriyiz</strong>"</p>

<p>Canlı yayın sırasında kendisini de tanıtan Yusuf Özcan, Eltos El Aletleri Yönetim Kurulu Başkanı olduğunu belirterek, şirketlerinin el aletleri ve hırdavat alanında üretim gerçekleştirdiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özcan, "Çin'den, Avrupa'dan ve diğer ülkelerden ithal edilen ürünlerin bir bölümünü Türkiye'de üreten firmalardan biriyiz. Üretim faaliyetlerimiz kapsamında İstanbul Ticaret Odası'nın 61. Meslek Komitesi'nde yer alıyoruz. Artık İstanbul Ticaret Odası'nda sektörümüzü temsil etmek için yola çıktık. İnşallah bu süreç hem sektörümüz hem de ülkemiz için hayırlı olur." ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Röportajlar</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/yusuf-ozcan-61-meslek-komitesinde-degisim-sart</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 18:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/yusuf-ozcan-eltos-el-aletleri-5.png" type="image/jpeg" length="21558"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Nergis Aslan: "Türkiye'nin fuarcılıkta çok büyük bir potansiyeli var"]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/nergiz-aslan-turkiyenin-fuarcilikta-cok-buyuk-bir-potansiyeli-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/nergiz-aslan-turkiyenin-fuarcilikta-cok-buyuk-bir-potansiyeli-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye fuarcılık sektörünün deneyimli isimlerinden Tureks Uluslararası Fuarcılık Kurucu Ortağı Nergis Aslan, Fuar Dergisi'ne konuk oldu. Meslek hayatından ATRAX'ın gelişimine, Türkiye'de fuarcılığın geleceğinden gençlere tavsiyelerine kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulunan Aslan, fuarcılığı yalnızca ticari bir faaliyet değil, ülke ekonomisine katkı sağlayan stratejik bir alan olarak gördüğünü söyledi.</strong></p>

<p><i><strong>“Fuarcılık beni İstanbul'a getirdi”</strong></i></p>

<p>Kendisini tanıtarak sözlerine başlayan Nergis Aslan, Hacettepe Üniversitesi Sosyoloji Bölümü mezunu olduğunu belirterek meslek hayatına Ankara'da fuarcılık sektöründe başladığını anlattı.</p>

<p>Aslan, “Hacettepe Üniversitesi Sosyoloji Bölümü mezunuyum. Üniversite hayatımdan sonra Ankara'da fuarcılığa başladım. Daha sonra fuarcılık beni İstanbul'a getirdi. Sonrasında da 2003 yılında İstanbul'da Tureks Uluslararası Fuarcılık'ı kurduk ve 23 yıldır faaliyet gösteriyoruz.” dedi.</p>

<p><i><strong>“Hayat beni doğru yola getirdi”</strong></i></p>

<p>Fuarcılıkla tanışmasının tesadüf olduğunu ifade eden Aslan, bu mesleği ilk günden itibaren benimsediğini söyledi.<strong> “Aslında enteresan bir hikâye. Sosyoloji bölümünden mezun olan o dönem bütün arkadaşlarım öğretmen oldu. Ben nedense öğretmen olmak istemedim. Sonra fuarcılıkla ilgili bir iş teklifi geldi. Çok sevdim. Bana çok dinamik bir iş gibi geldi ve artık ‘Mesleğim bu.’ dedim. Hayat beni buraya, doğru yola getirdi. Yıllardır da bu mesleği severek yapıyorum.”</strong> ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>İlk fuarı Florist Fuarı oldu</strong></p>

<p>Meslek hayatındaki ilk fuar deneyimini de paylaşan Aslan, Ankara'da düzenledikleri Florist Fuarı'nın kendileri açısından önemli bir başlangıç olduğunu söyledi. “Ankara'daki ilk fuarım Çiçekçilik Fuarı, yani Florist Fuarı'ydı. Çok keyifli bir konuydu. İlk yılımızda da çok başarılı olmuştuk. AMFA Altınpark İşletmeleri ile birlikte yapmıştık. Çok güzel sonuçlar aldık ve o fuarı yıllarca düzenledik.” dedi.</p>

<p><strong>Suriye'den ATRAX'a uzanan yolculuk</strong></p>

<p>AMFA'dan sonra İstanbul'a yerleştiğini anlatan Aslan, daha sonra Marmara Fuarcılık'ın kuruluş sürecinde yer aldıklarını, ardından yollarını ayırarak kendi şirketlerini kurduklarını belirtti. Bir dönem Suriye pazarında yoğun faaliyet gösterdiklerini söyleyen Aslan, “2004'ten 2011'e kadar, iç savaş çıkana kadar Suriye'deydik ve orada çok güzel işler yaptık. İç savaş başladığında hâlâ oradaydık. Hatta son fuarımızı da o dönemde gerçekleştirdik. Olaylara bir nebze de olsa şahit olduk, ardından Türkiye'ye döndük.” diye konuştu.</p>

<p>Türkiye'ye döndükten sonra tüm enerjilerini ATRAX'a yönlendirdiklerini belirten Aslan, fuar sayısını artırmak yerine mevcut organizasyonu büyütmeyi tercih ettiklerini ifade etti.</p>

<p>“Döndükten sonra artık İstanbul'da kendi alanımızı oluşturalım dedik ve <strong>ATRAX'ı </strong>hayata geçirdik. Fuar sayımızı artırmak yerine ATRAX'ı büyütmeyi tercih ettik. Yatay büyümeyi hedefledik.” dedi.</p>

<p><strong>“Pandemi sonrasında sektörümüz büyüdü”</strong></p>

<p>Pandeminin ardından eğlence ve rekreasyon sektörünün küçüleceği yönündeki beklentilerin aksine önemli bir büyüme yaşandığını belirten Aslan, ATRAX'ın da her yıl yeni salonlar ekleyerek büyüdüğünü söyledi.</p>

<p>“Pandemi sonrasında herkes eğlence ve rekreasyon sektörünün biteceğini, insanların artık bir araya gelmeyeceğini düşünüyordu. Ancak tam tersi oldu. Bizim sektörümüz pandemi sonrasında önemli bir büyüme gösterdi.” İstanbul Fuar Merkezi'nde iki salonla başladıkları organizasyonun bugün altı salona ulaştığını belirten Aslan, “Bugün ise altı salonda düzenlenen bir fuar hâline geldik. Yani sürekli yükseliş içerisindeyiz. Bu yükselişin devam etmesi için de elimizden geldiğince detaylara iniyor, kapsamlı çalışmalar yürütüyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><i><strong>“Tureks'i kardeşimle birlikte kurduk”</strong></i></p>

<p>Tureks'in kuruluş hikâyesini de paylaşan Aslan, şirketi kardeşi ve ortağı Zafer Aslan ile birlikte kurduklarını belirtti.<strong> “Kardeşim ve ortağım Zafer Bey ile birlikte Tureks'i kurduk. </strong>İsmi de ‘Türk İş Exhibition’ ifadesinden geliyor.” İlk yıllarda Kayseri'de organizasyonlar düzenlediklerini söyleyen Aslan, zaman içerisinde uluslararası organizasyonlara yöneldiklerini ve tüm deneyimlerini ATRAX çatısı altında birleştirdiklerini ifade etti.</p>

<p><i><strong>“ATRAX, Türkiye'de eğlence sektörünün oluşmasına katkı sağladı”</strong></i></p>

<p>ATRAX'ın ortaya çıkış sürecini anlatan Aslan, Türkiye'de böyle bir sektörün henüz oluşmadığı dönemde yola çıktıklarını söyledi. “Biz eğlence sektörüne ATRAX ile ilk adım attığımızda nereden başlayacağımızı bile bilmiyorduk. Çünkü Türkiye'de böyle bir sektör henüz oluşmamıştı.” Dubai'deki benzer fuarları inceleyerek uluslararası firmalarla temas kurduklarını anlatan Aslan, bu sürecin ATRAX'ın gelişiminde belirleyici olduğunu ifade etti. “Burada mütevazı olamayacağım. ATRAX'ın, eğlence sektörünün Türkiye'de oluşmasına ve uluslararası alanda tanınmasına önemli katkılar sağladığını düşünüyorum.”</p>

<p><strong>Yeni konsept: ARENA</strong></p>

<p>ATRAX'ın yeni dönemde <strong>ARENA </strong>adıyla yeni bir bölüm hayata geçireceğini açıklayan Aslan, bu konseptle etkinlik sektörünü de fuarın kapsamına dahil edeceklerini söyledi<strong>. “Yeni bölümümüzün adı Arena. Arena, insanların bir araya geldiği alanları ifade ediyor. Aslında biz burada etkinlik sektörünü de fuarın içerisine dahil ediyoruz.”</strong></p>

<p>Arena'nın festivaller, konserler, şehir etkinlikleri ve meydan organizasyonlarının altyapısını sağlayan firmaları bir araya getireceğini belirten Aslan, “Yeni bölümümüz ilk kez Ocak 2027'de düzenlenecek fuarda ziyaretçilerle buluşacak.” dedi.</p>

<p><i><strong>“ATRAX artık bir ekosistem”</strong></i></p>

<p>ATRAX'ın artık yalnızca bir fuar olmadığını vurgulayan Aslan, organizasyonu <strong>"Yaşayan Şehirler Fuarı" </strong>olarak tanımladıklarını ifade etti. “Artık ATRAX'ı yalnızca bir fuar olarak değil, bir ekosistem olarak tanımlıyoruz. Fuarın ötesinde bir sistem oluşturduk.”</p>

<p>Park ve oyun ekipmanlarından akıllı şehir çözümlerine, kent mobilyalarından kiosk sistemlerine kadar çok geniş bir ürün grubunun yer aldığını belirten Aslan, “Bu nedenle ATRAX için artık rahatlıkla ‘Yaşayan Şehirler Fuarı’ diyebiliriz.” dedi.</p>

<p><i><strong>“Türkiye'nin önemli avantajları var”</strong></i></p>

<p>Türkiye'nin fuarcılıkta güçlü bir coğrafi avantaja sahip olduğunu ifade eden Aslan, hizmet kalitesi ve ziyaretçi deneyimi konusunda ise gelişime ihtiyaç bulunduğunu söyledi.</p>

<p><i><strong>“Coğrafi olarak çok önemli bir konumda olduğumuzu düşünüyorum. Ancak organizasyon anlamında geliştirmemiz gereken yönlerimiz de var.” </strong></i>Her yıl ziyaretçiyi heyecanlandıracak yenilikler sunulması gerektiğini belirten Aslan, organizatörlerin ziyaretçi memnuniyetine daha fazla önem vermesi gerektiğini dile getirdi.</p>

<p><strong>“Firmalar zorlanınca biz de zorlanıyoruz”</strong></p>

<p>Sektörün en büyük sorunlarından birinin ekonomik koşullar olduğunu söyleyen Aslan, üretimin devam etmesine rağmen kârlılığın ciddi biçimde düştüğünü ifade etti. “Firmalarımız zorlandığında biz de zorlanıyoruz. İş var ama eski kârlılık yok. Maliyetler çok yükseldi. İşçilik maliyetleri arttı, kiralar arttı. Dolayısıyla firmaların yaşadığı bu ekonomik baskı, doğal olarak bize de yansıyor.” dedi.</p>

<p><strong><i>Gençlere tavsiye: “Önce işin mutfağında yer alın”</i></strong></p>

<p>Fuarcılığı tercih edecek gençlere de tavsiyelerde bulunan Aslan, sektörün dinamik yapısına dikkat çekti. “Bence fuarcılık çok dinamik ve çok güzel bir sektör. Enerjik insanlar için gerçekten büyük fırsatlar sunuyor.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gençlerin önce sektörde deneyim kazanmaları gerektiğini belirten Aslan, “Bu iş dışarıdan göründüğü kadar kolay değil. Önce işin mutfağında yer alsınlar. Bir firmada çalışarak altyapı kazansınlar.” diye konuştu.</p>

<p>Sektörde duyduğu en ilginç anılardan birini de paylaşan Aslan, geçmişte modern fuar merkezleri bulunmadığı dönemde Konya'da düzenlenen bir fuarın pazar kurulması nedeniyle erken sona erdiğini anlattı. “Bugün ise Konya'nın çok büyük ve modern bir fuar merkezi var. Uluslararası nitelikte fuarlar düzenleniyor. O günlerden bugünlere gelmiş olmak gerçekten çok önemli.”</p>

<p><strong>“Fuarcılık benim hayatım oldu”</strong></p>

<p>Fuar denildiğinde aklına ilk gelen şeyin gençlik yılları olduğunu söyleyen Aslan, “Gerçekten gençlik yıllarım geliyor aklıma. Bu sektörün gelişiminin büyük bölümüne tanıklık ettiğim için benim için çok özel bir anlam taşıyor. Artık fuarcılık benim hayatım oldu.” dedi.</p>

<p><strong>“Fuarcılık bizim için millî bir mesele”</strong></p>

<p><i>Programın sonunda <strong>Fuar Dergisi'</strong>ne teşekkür eden Aslan, fuarcılık sektörünün Türkiye'nin ticaretine ve ihracatına doğrudan katkı sunduğunu vurguladı. <strong>“Öncelikle Fuar Dergisi'ne teşekkür ediyorum. Gerçekten çok güzel bir iş yapıyorsunuz. Bizi çok güzel yansıtıyorsunuz. Bunun için teşekkür ediyorum.”</strong></i></p>

<p><i>Aslan sözlerini, “Fuarcılık bizim için millî bir mesele. Bu sektörün gelişmesi, ülkemizin ticaretine ve ihracatına doğrudan katkı sağlıyor. Bu nedenle yaptığınız yayınları çok kıymetli buluyorum.” ifadeleriyle tamamladı.</i></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>FUAR HABERLERİ, Özel Röportajlar</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/nergiz-aslan-turkiyenin-fuarcilikta-cok-buyuk-bir-potansiyeli-var</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 18:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-04-at-173933.jpeg" type="image/jpeg" length="87020"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mustafa Gültepe: "İhracat artıyor ancak bunu tüm sektörlere yaymak zorundayız"]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/mustafa-gultepe-ihracat-artiyor-ancak-bunu-tum-sektorlere-yaymak-zorundayiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/mustafa-gultepe-ihracat-artiyor-ancak-bunu-tum-sektorlere-yaymak-zorundayiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, temmuz ayı ihracat verilerini değerlendirerek, ihracatta tarihi bir başarıya imza atıldığını söyledi. Temmuz ayında 25,6 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirildiğini belirten Gültepe, bu rakamın Cumhuriyet tarihinin en yüksek ikinci aylık ihracatı olduğunu ifade etti.</strong></p>

<p>Elde edilen başarının tüm ihracatçıların ortak emeğiyle ortaya çıktığını vurgulayan Gültepe, <strong>"Rekorlar her zaman güzeldir. Özellikle sürdürülebilir şekilde elde edildiğinde çok daha anlam kazanır. Temmuz ayında 25,6 milyar dolarla Cumhuriyet tarihinin en yüksek ikinci ihracat rakamına ulaştık. Aynı zamanda temmuz ayları bazında en yüksek ihracat performansını gerçekleştirdik. Bu başarıda emeği geçen tüm ihracatçılarımızı kutluyorum."</strong> dedi.</p>

<p>Yılın ilk yedi ayındaki performansa da değinen Gültepe, ihracatın istikrarlı şekilde artmaya devam ettiğini belirterek, <strong>"İlk yedi ayda ihracatımız büyümesini sürdürdü. Son on iki aylık dönemde de artış eğilimini koruduk. Küresel ticarette yaşanan tüm zorluklara rağmen ihracatçımız üretmeye ve yeni pazarlara ulaşmaya devam ediyor."</strong> ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>"Parite bu kez destek değil, yük oldu"</strong></p>

<p>Geçmiş yıllarda döviz paritesinin ihracata önemli katkı sağladığını hatırlatan Gültepe, bu yıl ise tam tersine olumsuz bir tabloyla karşılaşıldığını söyledi.</p>

<p><strong>"Geçmiş dönemlerde parite ihracat artışına ciddi katkı sağlardı. Bu kez ise yaklaşık 290 milyon dolarlık negatif etki oluşturdu. Böyle bir tabloya rağmen ihracatta artış sağlayabilmiş olmamız sektörümüzün direncini gösteriyor."</strong> diye konuştu.</p>

<p>Gültepe, ihracat rakamlarının yalnızca kur ve fiyat etkisiyle değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, üretimin ve pazar çeşitliliğinin bu başarıda önemli rol oynadığını ifade etti.</p>

<p><strong>"Her ay farklı bir sektör ihracatın kahramanı oluyor"</strong></p>

<p>İhracat artışının belirli sektörlerin güçlü performansıyla gerçekleştiğini söyleyen Gültepe, hedeflerinin büyümenin tüm sektörlere yayılması olduğunu dile getirdi.</p>

<p><strong>"Bazı sektörlerimiz her ay öne çıkıyor. Bu ay gemi ve yat sektörümüz güçlü bir performans sergiledi. Yaş meyve, zeytinyağı, demir ve demir dışı metaller ile elektrik-elektronik sektörlerimiz de ihracata önemli katkı verdi. Her ay farklı bir sektörümüz ihracatın kahramanı oluyor."</strong> dedi.</p>

<p>Ancak sürdürülebilir büyüme için bütün sektörlerin aynı başarıyı göstermesi gerektiğine dikkat çeken Gültepe, <strong>"İhracatın tabana yayılması gerekiyor. Her sektörün ve her firmanın ihracata katkı vermesi halinde bugün ulaştığımız rakamların çok daha üzerine çıkabiliriz."</strong> değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>"Sanayicinin moralini bozacak nedenler var"</strong></p>

<p>İhracat rakamları artmasına rağmen sanayicinin zorlu bir süreçten geçtiğini belirten Gültepe, özellikle üretici kesimin maliyet baskısıyla mücadele ettiğini söyledi.</p>

<p><strong>"Rekabet şartları oldukça ağır. Firmalarımızın finansal dengeleri bozuluyor, kârlılıkları azalıyor. Bunun yanında istihdam tarafında da daralmalar yaşanıyor. Dolayısıyla sanayicimizin moral ve motivasyonunun düşük olmasını anlayışla karşılamak gerekiyor."</strong> ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bu sorunların aşılabilmesi için ihracatın daha geniş bir tabana yayılması gerektiğini vurgulayan Gültepe, üretimin ve ihracatın güçlenmesiyle birlikte sanayicinin yeniden güven kazanacağını dile getirdi.</p>

<p><strong>"Politika önerilerimizi ilgili kurumlarla paylaşıyoruz"</strong></p>

<p>TİM olarak ihracatçının sahadaki taleplerini ilgili kamu kurumlarına düzenli şekilde aktardıklarını belirten Gültepe, ekonomi yönetimiyle sürekli temas halinde olduklarını söyledi.</p>

<p><strong>"Elimizde bulunan bütün verileri ve ihracatçımızın sahadan ilettiği talepleri ilgili kurumlarımızla paylaşıyoruz. Yapılması gerekenleri sürekli dile getiriyoruz. Ancak biz uygulayıcı konumundayız. Politika belirleme yetkisi kamu otoritelerinde bulunuyor."</strong> dedi.</p>

<p><strong>"Kurun en az enflasyon kadar artması gerekiyor"</strong></p>

<p>İhracatçının rekabet gücünün korunabilmesi için bazı kısa vadeli düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiğini ifade eden Gültepe, döviz kuru ve finansman maliyetlerine ilişkin beklentilerini de açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"Uzun süredir dile getirdiğimiz temel beklentimiz, döviz kurunun en az enflasyon oranında artmasıdır. Çünkü maliyetlerimiz sürekli yükselirken kur aynı hızda ilerlemiyor. Bu durum ihracatçının rekabet gücünü zayıflatıyor."</strong> diye konuştu.</p>

<p>Döviz dönüşüm desteği ile ihracat kredilerinde de iyileştirme beklentisi olduğunu belirten Gültepe, <strong>"Döviz dönüşüm desteğinin artırılması ve ihracat kredilerinin maliyetlerinin düşürülmesi ihracatçımıza önemli nefes aldıracaktır. Firmalarımızın rekabet gücünü koruması için bu adımların büyük önem taşıdığına inanıyoruz."</strong> ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>"Türkiye'nin rekabet gücünü yeniden artıracak adımlara ihtiyaç var"</strong></p>

<p>Kısa vadeli desteklerin yanı sıra uzun vadeli yapısal reformların da önemine dikkat çeken Gültepe, Türkiye'nin küresel rekabet gücünü yeniden yükseltecek yeni stratejilere ihtiyaç olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>"Kısa vadede bazı destek mekanizmalarının devreye alınması önemli. Ancak uzun vadede asıl ihtiyaç duyduğumuz konu, Türkiye'nin rekabetçiliğini yeniden güçlendirecek yapısal reformlardır. Bakanlıklarımızla birlikte yeni stratejiler geliştirerek ihracatçımızın küresel pazarlardaki gücünü artırmamız gerekiyor."</strong> dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, Özel Röportajlar</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/mustafa-gultepe-ihracat-artiyor-ancak-bunu-tum-sektorlere-yaymak-zorundayiz</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 20:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/mustafa-gultepe-2-1.png" type="image/jpeg" length="70340"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çetin Tecdelioğlu: "15 milyar dolarlık ihracat hedefimize ulaşabileceğimize inanıyoruz"]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/cetin-tecdelioglu-15-milyar-dolarlik-ihracat-hedefimize-ulasabilecegimize-inaniyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/cetin-tecdelioglu-15-milyar-dolarlik-ihracat-hedefimize-ulasabilecegimize-inaniyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB), temmuz ayında ulaştığı 1,41 milyar dolarlık ihracatla aylık bazda tarihi bir rekora imza atarken, yılın ilk yedi ayında ise yüzde 11 büyüme kaydederek 8,6 milyar dolarlık ihracata ulaştı. Açıklanan verilerle birlikte sektör, Türkiye'nin en büyük beşinci ihracatçı sanayi kümelenmesi olmayı başardı.</strong></p>

<p>Temmuz ayı ihracat rakamlarını değerlendiren İDDMİB Başkanı Çetin Tecdelioğlu, sektörün istikrarlı büyümesini sürdürdüğünü belirterek, yılın geri kalanına ilişkin de iyimser mesajlar verdi.</p>

<p><strong>"Bu yıl ilk yedi ayda çift haneli büyümeyi gerçekleştirdik. Yüzde 11'lik artışla 8,6 milyar dolarlık ihracata ulaştık. Temmuz ayında ise 1,41 milyar dolarla sektörümüz adına tarihi bir rekora imza attık. Bu başarının yılın geri kalanında da artarak devam etmesini arzu ediyoruz."</strong> dedi.</p>

<p><strong>Geniş ürün yelpazesiyle güçlü ihracat performansı</strong></p>

<p>Demir ve demir dışı metaller sektörünün oldukça geniş bir üretim gücüne sahip olduğuna dikkat çeken Tecdelioğlu, İDDMİB'nin yalnızca demir-çelik ürünlerinden oluşmadığını, alüminyum, bakır, paslanmaz çelik, döküm, yapı malzemeleri, armatür ve hırdavat gibi birçok alt sektörü temsil ettiğini söyledi.</p>

<p><strong>"Birliğimiz; alüminyum, bakır, paslanmaz çelik, döküm, yapı malzemeleri, armatür ve hırdavat sektörlerini kapsıyor. Oldukça geniş bir metal ekosistemine sahibiz. Bu çeşitlilik de ihracat performansımıza önemli katkı sağlıyor."</strong> ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Emtia fiyatları ihracatı destekliyor</strong></p>

<p>Küresel emtia piyasalarındaki gelişmeleri de değerlendiren Tecdelioğlu, özellikle bakır ve alüminyum fiyatlarındaki yükselişin ihracat değerlerini olumlu etkilediğini ancak miktar bazındaki düşüşün dikkatle takip edilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>"Bakır ve alüminyum fiyatlarındaki yükseliş ihracatımıza pozitif yansıyor. Ancak miktar bazında bir miktar gerileme yaşıyoruz. Bu bizi kaygılandırıyor. Buna rağmen ihracat değerimizde önemli bir artış yakalamış durumdayız."</strong> diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Elektrifikasyon süreci Türkiye için önemli fırsatlar sunuyor</strong></p>

<p>Dünyada yaşanan teknolojik dönüşümün metal sektörüne yeni fırsatlar oluşturduğunu belirten Tecdelioğlu, elektrikli araçlar, veri merkezleri ve enerji yatırımlarının Türkiye'nin üretim kapasitesini daha da değerli hale getirdiğini ifade etti.</p>

<p><strong>"Bugün bakıra, alüminyuma ve diğer değerli metallere olan talep hızla artıyor. Veri merkezlerinin kurulması, elektrikli otomobillerin yaygınlaşması, bilgisayar teknolojilerindeki gelişmeler ve elektriğin üretimi, iletimi, dağıtımı ile depolanmasına yönelik yatırımlar Türkiye'ye ciddi talep oluşturuyor. Bu süreci iyi değerlendirmeli ve bunu ülkemiz adına önemli bir fırsata çevirmeliyiz."</strong> dedi.</p>

<p>Türkiye'nin sahip olduğu üretim altyapısı ve sanayi gücüyle bu dönüşümden önemli pay alabileceğini belirten Tecdelioğlu, sektörün birlikte hareket etmesinin önemine de vurgu yaptı.</p>

<p><strong>"Önümüzde önemli fırsatlar var. Bu fırsatları değerlendirmek için birlikte büyümemiz ve ihracat kapasitemizi daha da geliştirmemiz gerekiyor."</strong> ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>İkinci yarıda beklenti daha yüksek</strong></p>

<p>Yılın ikinci yarısının geleneksel olarak ihracat açısından daha güçlü geçtiğini hatırlatan Tecdelioğlu, küresel piyasalardaki normalleşmenin de sektörü desteklemesini beklediklerini söyledi.</p>

<p><strong>"Yılın ikinci yarısı her zaman ilk yarıdan daha iyi geçer. Genellikle yüzde 5 ila yüzde 10 arasında ilave bir ivme yakalanır. Daha normalleşmiş, ihracatın daha hızlı arttığı bir döneme gireceğimizi düşünüyoruz."</strong> dedi.</p>

<p>Orta Doğu'daki jeopolitik gelişmelere de değinen Tecdelioğlu, bölgede kalıcı barış ortamının oluşmasının ihracata olumlu katkı sağlayacağını belirterek, <strong>"İnşallah Orta Doğu'da kalıcı bir sükûnet sağlanır. Böyle bir ortam oluştuğunda yıl sonuna doğru çok daha hızlı büyüyeceğimiz ve ihracatımızı daha da artıracağımız bir döneme gireceğimize inanıyorum."</strong> değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>Hedef tarihi rekor: 15 milyar dolar</strong></p>

<p>Yıl sonu hedeflerine ilişkin de açıklamalarda bulunan Tecdelioğlu, sektörün daha önce ulaştığı en yüksek ihracat rakamını aşmayı hedeflediğini söyledi.</p>

<p><strong>"Şu anda 8,6 milyar dolarlık ihracatı geçmiş durumdayız. Daha önceki rekorumuz 14,2 milyar dolardı. Emtia fiyatları mevcut seviyelerini korur ya da bir miktar daha yükselirse bu yıl 15 milyar dolarlık tarihi ihracat hedefine ulaşabileceğimize inanıyoruz."</strong> diye konuştu.</p>

<p><strong>'Türkiye'nin en büyük beşinci ihracat sanayi kümelenmesi olduk'</strong></p>

<p>Temmuz ayı verileriyle birlikte sektörün Türkiye'nin en büyük beşinci ihracat sanayi kümelenmesi haline geldiğini belirten Tecdelioğlu, bunun sektör açısından tarihi bir başarı olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>"Bugün Sayın Bakanımızın da açıkladığı gibi Türkiye'nin en büyük beşinci ihracat sanayi kümelenmesi olduk. İlk kez Türkiye'nin en büyük beş sektörü arasına girdik. Bu bizim için son derece gurur verici bir gelişme."</strong> dedi.</p>

<p>Bu başarının korunmasının en az elde edilmesi kadar önemli olduğuna dikkat çeken Tecdelioğlu, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p><strong>"Şimdi hedefimiz bu başarıyı kalıcı hale getirmek. İlk beş içerisindeki yerimizi koruyarak üretmeye, yatırım yapmaya ve ihracatımızı artırmaya devam edeceğiz. Hep birlikte yıl sonu hedeflerimize ulaşacağımıza inanıyorum."</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, Özel Röportajlar</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/cetin-tecdelioglu-15-milyar-dolarlik-ihracat-hedefimize-ulasabilecegimize-inaniyoruz</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 18:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/c-e-t-i-n-t-e-c-d-e-l-i-o-g-l-u.png" type="image/jpeg" length="70478"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TÜYAP Kariyer Rotası, Carpet Talks Kapsamında Halı ve Zemin Kaplamaları Fuarı’nda Gerçekleşti]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/tuyap-kariyer-rotasi-carpet-talks-kapsaminda-hali-ve-zemin-kaplamalari-fuarinda-gerceklesti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/tuyap-kariyer-rotasi-carpet-talks-kapsaminda-hali-ve-zemin-kaplamalari-fuarinda-gerceklesti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>TÜYAP Fuarcılık Grubu</strong> tarafından hayata geçirilen <strong>TÜYAP Kariyer Rotası</strong> projesinin ikinci oturumu, <strong>International Carpet &amp; Flooring Expo</strong> etkinlik programında yer alan <strong>Carpet Talks</strong> kapsamında gerçekleştirildi.</h2>

<p>“Tasarım ve mimarlık” ekseninde düzenlenen oturumda, sektörün değişen dinamikleri, tasarımcıların ve mimarların kariyer yolculukları ile geleceğin mekânlarını şekillendiren yeni yaklaşımlar ele alındı.</p>

<p>Bugün tasarım ve mimarlık yalnızca mekân üretmekle sınırlı değil; sürdürülebilirlik, teknoloji, küresel projeler ve kişisel markalaşma gibi başlıklar tasarımcıların rolünü yeniden tanımlıyor.<br />
Bu çerçevede belirlenen <strong>“Geleceği Dokuyan Kariyerler”</strong> teması, değişen sektör beklentileri ışığında tasarımcıların ve mimarların hem mesleki gelişimlerini hem de kariyerlerini nasıl konumlandırdığını tartışmaya açtı.</p>

<p>Panelin moderatörlüğünü, TÜYAP Fuarcılık Grubu Çalışan Değerleri, Kültür ve İdari İşler Genel Müdür Yardımcısı <strong>Arzu Saraç</strong> üstlendi.<br />
<br />
<img alt="M R Z02085" class="detail-photo img-fluid" height="2384" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/01/m-r-z02085.JPG" width="4240" /></p>

<h3><strong>Arzu Saraç: “Fuarları Kariyerin de Konuşulduğu Platformlara Dönüştürüyoruz”</strong></h3>

<h3>— TÜYAP Kariyer Rotası nedir? Nasıl ortaya çıktı?</h3>

<p>TÜYAP Kariyer Rotası, 2025 yılında stratejik pazarlama ekibimizle birlikte hayata geçirdiğimiz bir proje. Amacımız, fuarlarımızı yalnızca katılımcı ve ziyaretçilerin buluştuğu bir ticaret alanı olmaktan çıkararak; farklı mecraları ve bileşenleri bir araya getiren, değer üreten bir platforma dönüştürmekti.</p>

<p>Bu kapsamda hangi fuarı ele alırsak alalım, o fuarın tüm paydaşlarını bir araya getiriyoruz. Özellikle sektörde çalışmak isteyen gençleri, genç profesyonelleri ve üniversite öğrencilerini odağımıza alıyoruz. Onlara sektörle ilgili hangi yolların açılabileceğini ve nasıl fırsatlar sunulduğunu anlatmak istiyoruz.</p>

<p>Bu nedenle sektörün önde gelen isimlerini; tasarımcıları, pazarlama uzmanlarını ve akademisyenleri ağırlıyoruz. Böylece sektörün gençlere ne vadettiğini ve onları gelecekte nelerin beklediğini doğrudan aktarabiliyoruz.</p>

<h3><strong>Artık fuarlar yalnızca ürün alım-satım alanı olmaktan çıkıyor diyebilir miyiz?</strong></h3>

<p>Evet, ancak bu projenin merkezinde özellikle “kariyer” var.<br />
Sektörde çalışmak isteyen, işe girmek isteyen, yatırım yapmayı düşünen ya da bir firmada kendine yeni yollar açmak isteyen herkesin konuşabileceği yeni bir alan oluşturuyoruz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fuarlar yüz yılı aşkın süredir alıcı ile satıcının buluştuğu çok güçlü platformlar. Biz bunun yanına; sektöre özel yeniliklerin, gençlerin çalışma imkânlarının ve “uzmanlaşma, derinleşme, özgünleşme” kavramlarının konuşulduğu yeni bir boyut ekliyoruz.</p>

<h3><strong> Halı ve Zemin Kaplamaları Fuarı’ndaki panelden nasıl bir sonuç çıktı?</strong></h3>

<p>Paneli üç ana başlıkta ele aldık.<br />
<strong>Yıldız Teknik Üniversitesi</strong>’nden Prof. Dr. Nuran Kara Pilehvarian, halının mimariyle ilişkisini Bauhaus’tan günümüze uzanan bir çerçevede anlattı.</p>

<p>Halı tasarımcısı Nilay Susulu, tasarım sürecini ve neden bu alanı tercih ettiğini paylaştı.<br />
Global pazarlama uzmanı Selim Şentürk ise markalaşma perspektifinden hem sektör hem de bireysel tasarım açısından önemli değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Ortaya öğretici, ilham verici ve sektörle birebir temas eden verimli bir oturum çıktı.<br />
<img alt="M R Z02063" class="detail-photo img-fluid" height="2384" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/01/m-r-z02063.JPG" width="4240" /></p>

<h3><strong>Son olarak eklemek istedikleriniz var mı?</strong></h3>

<p>Önümüzde Maden Fuarı ve RePlast Eurasia Fuarı var. İlk yarı boyunca TÜYAP Kariyer Rotası’nı bu fuarlarda sürdüreceğiz. Sonbahar döneminde ise Maktek, Plast Eurasia ve Ambalaj fuarlarımız var.</p>

<p>TÜYAP’ta fuarlar bitmez, projeler de bitmez. Bizi takip etmeye devam edin.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM, EKONOMİ, FUAR HABERLERİ, Özel Röportajlar</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/tuyap-kariyer-rotasi-carpet-talks-kapsaminda-hali-ve-zemin-kaplamalari-fuarinda-gerceklesti</guid>
      <pubDate>Wed, 07 Jan 2026 19:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/01/m-r-z02031.JPG" type="image/jpeg" length="31206"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prof. Dr. İsmail Koyuncu: "IFTEX 2025, Filtre Teknolojilerinde Yerli Gücü Gösterdi"]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/prof-dr-ismail-koyuncu-iftex-2025-filtre-teknolojilerinde-yerli-gucu-gosterdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/prof-dr-ismail-koyuncu-iftex-2025-filtre-teknolojilerinde-yerli-gucu-gosterdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Filtre Teknolojileri ve Yan Sanayi Fuarı, IFTEX 2025 adıyla İstanbul Fuar Merkezi’nde ilk kez kapılarını açtı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bu yıl ilk kez düzenlenen IFTEX 2025 Fuarı, Türkiye’nin filtre endüstrisi ve teknoloji yağ sanayi alanında önemli bir buluşma noktası olarak öne çıktı. İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinlik, yerli ve milli teknolojilerin tanıtımına ulusal ve uluslararası platformda katkı sağladı. Fuarın açılışına katılan sektör temsilcileri, Türkiye’nin filtre teknolojilerindeki yetkinliğini yakından inceleme fırsatı bulurken, farklı kullanım alanlarında geliştirilen çözümleri de deneyimleme imkânı elde etti.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Prof. Dr. İsmail Koyuncu,</strong> kongrede yaptığı konuşmada Türkiye’de filtre sanayisinin farklı alanlarda hızla geliştiğine ve yerli üretimin küresel standartlara ulaşma yolunda önemli bir potansiyel taşıdığına dikkat çekti. Koyuncu, “Türkiye’de filtre sanayisi, farklı alanlarda hızla gelişiyor ve yerli üretimle küresel standartlara ulaşma yolunda büyük adımlar atıyor” ifadelerini kullanarak, sanayinin önümüzdeki dönemde büyük bir ivme kazanacağını vurguladı.</p>

<p>Fuarda öne çıkan ürünler arasında su filtreleri, hava filtreleri ve yağ filtreleri bulunuyor. Bu teknolojiler, özellikle su arıtımı ve atık su yönetimi alanında yenilikçi çözümler sunarken, enerji verimliliği yüksek sistemlerle çevresel sürdürülebilirliğe katkıda bulunuyor. Membran filtrelerde yerlilik oranının giderek arttığına dikkat çekilirken, hava filtrelerinde ise teknolojik gelişmelerin hâlen istenilen seviyeye ulaşmadığı ve daha fazla Ar-Ge çalışmasına ihtiyaç olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Savunma sanayinde de dikkat çekici gelişmeler yaşanıyor. Yetkililer, “Uçak yakıt tanklarında oluşan azot ve oksijen gazlarının ayrılması için geliştirilen yerli membran filtrelerin laboratuvar ölçekli çalışmaları tamamlandı, pilot ölçekli uygulamalara geçilecek” diyerek, yerli üretimle gaz ayırma teknolojilerinin de destekleneceğini belirtti. Bu gelişme, stratejik öneme sahip sektörlerde Türkiye’nin dışa bağımlılığını azaltacak önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Uzmanlar, IFTEX 2025’in katılım açısından oldukça başarılı olduğunu belirterek, önümüzdeki yıllarda farklı sektörlerde filtre teknolojilerinin kullanım alanlarının daha detaylı bir şekilde anlatılacağı bir organizasyona dönüşeceğini ifade ettiler. Fuarın Türkiye’de filtre sanayisinin gelişimine önemli katkılar sağlayacağı, yerli üretimin teşvik edilmesi ve uluslararası iş birliklerinin artırılması açısından kritik bir platform olduğu vurgulandı.</p>

<p>Ayrıca, fuar kapsamında düzenlenen paneller ve teknik sunumlar, ziyaretçilere filtrasyon teknolojilerinin farklı uygulama alanlarını, üretim süreçlerini ve yenilikçi çözümlerini doğrudan uzmanlarından öğrenme fırsatı sundu. Katılımcılar, özellikle membran teknolojilerinde yerlilik oranının artırılması, hava filtrelerinde yeni çözümlerin geliştirilmesi ve enerji verimliliği yüksek sistemlerin üretimi konularında bilgi alışverişinde bulundu.</p>

<p>IFTEX 2025, sadece bir fuar olmanın ötesinde, Türkiye’nin filtre endüstrisinde ulusal ve uluslararası bir vitrini olma özelliğini taşıyor. Önümüzdeki yıllarda sektördeki yeniliklerin daha geniş kitlelerle buluşması, Ar-Ge yatırımlarının artması ve yerli teknolojilerin küresel pazarlarda daha etkin bir şekilde temsil edilmesi bekleniyor. Fuar, hem sanayi hem akademi hem de kamu kurumları açısından filtre teknolojilerinin geleceğini şekillendiren kritik bir platform olarak öne çıkıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Röportajlar</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/prof-dr-ismail-koyuncu-iftex-2025-filtre-teknolojilerinde-yerli-gucu-gosterdi</guid>
      <pubDate>Thu, 28 Aug 2025 15:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2025/08/m-r-z08207.JPG" type="image/jpeg" length="94498"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
