<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Fuar Dergisi</title>
    <link>https://www.fuardergisi.com.tr</link>
    <description>Fuar Dergisi, ulusal ve uluslararası fuarlar, sektörel yenilikler ve ekonomi dünyasındaki en önemli gelişmeleri takip eden profesyoneller için kapsamlı analizler, röportajlar ve özel haberler sunar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss/ekonomi" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>"Türkiye'nin ilk ve tek ulusal Fuar, Kongre ve Festival dergisi</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 19 Aug 2026 10:18:35 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss/ekonomi"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul Küresel E-İhracat Zirvesi (IGEXX) 2026, 3-5 Eylül’de İstanbul’da düzenlenecek]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/istanbul-kuresel-e-ihracat-zirvesi-igexx-2026-3-5-eylulde-istanbulda-duzenlenecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/istanbul-kuresel-e-ihracat-zirvesi-igexx-2026-3-5-eylulde-istanbulda-duzenlenecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ticaret Bakanlığı himayesinde, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) organizasyonunda düzenlenecek İstanbul Küresel E-İhracat Zirvesi (IGEXX) 2026, 3-5 Eylül 2026 tarihlerinde Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek. “Beyond Borders – Sınırların Ötesinde” temasıyla düzenlenecek zirvede, 50’den fazla küresel pazaryeri ve e-ticaret ekosisteminin önde gelen aktörleri Türk üretici, marka ve ihracatçılarla bir araya gelecek.</strong></p>

<p>Dijital ticaretin küresel ölçekte hızla geliştiği bir dönemde gerçekleştirilecek IGEXX 2026, Türkiye’nin e-ihracat kapasitesini güçlendirmeyi ve Türk firmalarının yeni pazarlara erişimini kolaylaştırmayı hedefliyor.</p>

<p>Zirvenin ikinci edisyonunda Avrupa’dan Orta Doğu’ya, Latin Amerika’dan Güneydoğu Asya’ya uzanan geniş bir coğrafyada faaliyet gösteren küresel pazaryerleri, uluslararası alıcılar ve sektör temsilcileri İstanbul’da buluşacak. 5 binin üzerinde üst düzey katılımcının ağırlanmasının hedeflendiği zirve, firmalara küresel e-ticaret ekosisteminin karar vericileriyle doğrudan temas kurma ve yeni iş birlikleri geliştirme fırsatı sunacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Açılış 4 Eylül’de yapılacak</strong><br />
IGEXX 2026’nın açılışı, 4 Eylül’de Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın katılımıyla gerçekleştirilecek. Açılışın ardından 4 ve 5 Eylül tarihlerinde dört ayrı sahnede paneller, sunumlar ve çalıştaylar düzenlenecek.</p>

<p>Zirvede başta Çin, Hindistan ve diğer Asya ülkeleri olmak üzere Latin Amerika, Kuzey Amerika, Orta Doğu, Avrupa ve Afrika’daki e-ticaret ekosistemleri mercek altına alınacak. Küresel pazarlardaki güncel eğilimler, tüketici beklentileri ve yeni iş modelleri de sektörün önde gelen temsilcileri tarafından değerlendirilecek.</p>

<p><strong>İlk gün B2B görüşmelerine ayrılacak</strong><br />
IGEXX 2026’nın 3 Eylül’deki ilk günü tamamen B2B görüşmelerine ayrılacak. Türk firmaları, küresel pazaryerlerinin üst düzey yöneticileri ve uluslararası alıcılarla birebir görüşmeler gerçekleştirecek.</p>

<p>Görüşmeler kapsamında ihracatçıların ürün ve markalarını potansiyel iş ortaklarına tanıtması, hedef pazarlara giriş fırsatlarını değerlendirmesi ve pazaryerlerinin satıcı ve ürün seçim kriterleri hakkında doğrudan bilgi edinmesi amaçlanıyor.</p>

<p>B2B programının aynı zamanda firmaların iş modellerini ve operasyonel gereklilikleri yakından tanımasına ve yeni ticari bağlantılar kurmasına katkı sağlaması bekleniyor.</p>

<p><strong>E-ticaretin geleceği zirvede ele alınacak</strong><br />
IGEXX 2026’da küresel e-ticaretin geleceğini şekillendiren teknoloji, tüketici davranışları ve yeni iş modelleri kapsamlı şekilde ele alınacak.</p>

<p>Zirvenin gündeminde yapay zekâ ajanları ve ajan tabanlı ticaret, otonom alışveriş ve ödeme süreçleri, yapay zekâ çağında pazarlama, büyük veri ve veri odaklı büyüme, küresel pazaryeri stratejileri, akıllı lojistik ve sipariş karşılama modelleri, ödeme sistemleri ve fintek çözümleri, sosyal ticaret ve çok kanallı perakende gibi başlıklar yer alacak.</p>

<p>Bunun yanında küresel pazarlarda güven, farklı ülke mevzuatlarına uyum, yeni büyüme modelleri ve dijital ekonominin artan enerji ihtiyacının ticaret üzerindeki etkileri de değerlendirilecek.</p>

<p>Türkiye’nin üretim kapasitesi, girişimcilik gücü ve markalarının dijital ticaretin sunduğu fırsatlarla küresel pazarlara daha güçlü şekilde taşınmasını amaçlayan IGEXX 2026, Türkiye’nin e-ihracattaki konumunu güçlendirecek önemli buluşmalardan biri olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/istanbul-kuresel-e-ihracat-zirvesi-igexx-2026-3-5-eylulde-istanbulda-duzenlenecek</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 18:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/event-auditorium.jpg" type="image/jpeg" length="95260"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ticaret Bakanı Bolat’tan Aksaray Belediyesi’ne ziyaret]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ticaret-bakani-bolattan-aksaray-belediyesine-ziyaret</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ticaret-bakani-bolattan-aksaray-belediyesine-ziyaret" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Aksaray programı kapsamında Aksaray Belediyesini ziyaret ederek Belediye Başkanı Evren Dinçer ve belediye çalışanlarıyla bir araya geldi.</strong></p>

<p>Vali Murat Duru, milletvekilleri Hüseyin Altınsoy ve Cengiz Aydoğdu, AK Parti İl Başkanı Hamza Aktürk ve MHP İl Başkanı Burhanettin Karataş’ın da katıldığı ziyarette, Aksaray’ın gelişimi, ekonomik potansiyelinin güçlendirilmesi ve kent halkının refahına yönelik çalışmalar değerlendirildi.</p>

<p>Bakan Bolat, ziyaretin ardından yaptığı paylaşımda, merkezi ve yerel yönetimler arasındaki iş birliğinin önemine dikkat çekerek, Aksaray’ın ve Türkiye’nin kalkınması için çalışmaların sürdürüleceğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bolat, nazik ev sahipliği ve Aksaray’a yönelik çalışmaları dolayısıyla Belediye Başkanı Evren Dinçer’e teşekkür etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ticaret-bakani-bolattan-aksaray-belediyesine-ziyaret</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 16:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/65a15c5c1a844d18.jpg" type="image/jpeg" length="87464"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Küresel piyasalarda volatilite yeniden yükseliyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/kuresel-piyasalarda-volatilite-yeniden-yukseliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/kuresel-piyasalarda-volatilite-yeniden-yukseliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ABD'de hız kazanan mega halka arzlar, yüksek tahvil faizleri ve değişen Fed beklentileri küresel piyasalarda oynaklığı artırıyor. Slayz Yatırım Holding CEO'su John Nevzat Erdem, yatırımcıların artık yalnızca faiz kararlarını değil; sermaye akışlarını, şirket bilançolarını ve makroekonomik verileri birlikte değerlendirdiğini söylüyor.</strong></p>

<p>Küresel piyasalarda son dönemde artan volatilitenin merkezinde yine ABD sermaye piyasaları yer alıyor. Fed'in politika faizini sabit tutmasına rağmen ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin yüzde 4,5'in üzerinde seyretmesi, teknoloji hisselerinde şirket bazlı ayrışmanın belirginleşmesi ve yeniden hareketlenen halka arz piyasası yatırımcı davranışını yeniden şekillendiriyor.</p>

<p>ABD piyasalarında son dönemin en dikkat çeken gelişmeleri arasında SpaceX'in halka arzı ve yapay zekâ şirketi Anthropic'in halka arz hazırlıkları yer alıyor. Büyük ölçekli bu işlemler, yatırımcıların portföy dağılımlarını yeniden şekillendirirken, sermaye akışının teknoloji hisseleri arasında daha seçici bir yapıya dönüşmesine neden oluyor. Özellikle yüksek profilli halka arzlar mevcut hisselerden likidite çekerek kısa vadeli dalgalanmaları da artırabiliyor.</p>

<p>Öte yandan jeopolitik belirsizlikler ve faiz görünümüne ilişkin soru işaretleri güvenli liman talebini desteklemeyi sürdürüyor. Altının ons fiyatı 4.350 doların üzerinde seyrini korurken, petrol fiyatlarının 90 doların altında dengelenmesi enflasyon beklentilerine ilişkin endişeleri bir miktar sınırlıyor.</p>

<p><strong>"ABD piysalarında artık yalnızca Fed değil, sermaye akışları da fiyatlanıyor"</strong></p>

<p><strong>Slayz Yatırım Holding CEO'su John Nevzat Erdem</strong>, piyasalardaki mevcut görünümü şu sözlerle değerlendirdi:</p>

<p>"Küresel piyasalarda volatiliteyi artıran en önemli unsur, yatırımcıların aynı anda birçok değişkeni fiyatlamak zorunda kalması. Fed'in faiz patikası, ABD tahvil faizleri, teknoloji şirketlerinin bilançoları ve son dönemde öne çıkan büyük halka arzlar aynı anda piyasalara yön veriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>SpaceX'in halka arzı ve Anthropic'in halka arz hazırlıkları, yatırımcı ilgisinin teknoloji ve yapay zekâ şirketlerinde yoğunlaşmaya devam ettiğini gösteriyor. Bu ölçekteki işlemler yeni yatırım fırsatları oluştururken, mevcut hisselerden sermaye çıkışına neden olarak kısa vadede fiyat hareketlerini de belirginleştirebiliyor. Bugün ABD piyasalarında yalnızca ekonomik veriler değil, sermaye akışının yönü de yatırım kararlarında belirleyici hale gelmiş durumda."</p>

<p><strong>Tahvil faizleri ve altın yatırımcıların radarında</strong></p>

<p>ABD'de uzun vadeli tahvil faizlerinin yüksek seviyelerini koruması, özellikle büyüme odaklı teknoloji şirketlerinin değerlemeleri üzerinde baskı oluştururken, yatırımcıların portföylerinde risk dağılımını yeniden gözden geçirmesine neden oluyor. Aynı dönemde altının güçlü seyrini koruması ise belirsizlik dönemlerinde güvenli liman talebinin sürdüğüne işaret ediyor.</p>

<p><strong>John Nevzat Erdem'</strong>e göre piyasalardaki mevcut tablo tek bir veriyle açıklanabilecek bir süreç değil.</p>

<p>"Bugün yatırımcıların takip ettiği göstergeler yalnızca hisse senedi endeksleri değil. ABD tahvil faizleri, altın fiyatları, büyük teknoloji şirketlerinin finansal sonuçları, halka arz takvimi ve Fed'in kararlarını şekillendirecek makroekonomik veriler birlikte okunmalı. Önümüzdeki dönemde volatilitenin yönünü de bu değişkenlerin tamamı belirleyecek."</p>

<p>ABD ekonomisine ilişkin büyüme, enflasyon ve istihdam verileri küresel piyasalar açısından temel referans olmayı sürdürürken, küresel sermaye akımlarının yönünü belirleyen ana piyasa hâlâ ABD olmaya devam ediyor. Bu nedenle yatırımcıların yalnızca merkez bankalarının kararlarını değil, sermaye piyasalarındaki yapısal dönüşümü ve şirket bazlı gelişmeleri de yakından takip etmesi önem taşıyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/kuresel-piyasalarda-volatilite-yeniden-yukseliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 15:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/1786971468-john-nevzat-erdem.jpeg" type="image/jpeg" length="81066"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gayrimenkulde yükselen talebin İstanbul’daki güçlü adreslerinden biri Göktürk]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/gayrimenkulde-yukselen-talebin-istanbuldaki-guclu-adreslerinden-biri-gokturk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/gayrimenkulde-yukselen-talebin-istanbuldaki-guclu-adreslerinden-biri-gokturk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye genelinde 2026’nın ilk yarısında ilk el konut satışları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 0,8 artışla 221 bin 487 adede yükseldi. Yeni ve nitelikli projelere yönelik talebin korunması; konut alıcısının artık yalnızca metrekare ve fiyat değil lokasyon, yaşam kalitesi, geliştiricinin güvenilirliği ve projenin uzun vadeli değer potansiyelini birlikte değerlendirdiğini ortaya koyuyor. </strong></p>

<p><strong>Bu dönüşümün öne çıkan adreslerinden Göktürk’te Koray GYO, İstanbul İstanbul, Koray Liberté ve Koray Upland ile farklı yaşam ve yatırım beklentilerine yanıt veriyor.</strong></p>

<p><strong>Göktürk’te üç proje, üç farklı yaşam deneyimi</strong></p>

<p>İstanbul’un doğayla iç içe yaşamını kent merkezine yakınlıkla buluşturan en güçlü bölgelerinden Göktürk, son yıllarda yalnızca bir yaşam alanı değil, aynı zamanda nitelikli gayrimenkul yatırımlarının öne çıkan adreslerinden biri haline geldi.</p>

<p>Koray GYO ise 70 yılı aşan gayrimenkul deneyimiyle yıllar içinde gerçekleştirdiği yatırımlar aracılığıyla bölgenin dönüşümüne eşlik ederken bugün bu birikimini yeni nesil projelerle sürdürüyor. Şirketin markalı konut projeleri İstanbul İstanbul, Koray Liberté ve Koray Upland; farklı yaşam tarzlarına ve beklentilere hitap ederken markanın bölgeyle kurduğu uzun vadeli ilişkinin de yeni halkalarını oluşturuyor.</p>

<p>Koray GYO’nun bölgedeki geçmişinin devamı niteliğindeki <strong>İstanbul İstanbul projesinin 3. etabı</strong>, markanın Göktürk’te yıllar içinde geliştirdiği yaşam kültürünü çağdaş beklentiler doğrultusunda ileri taşıyor. 3+1’den 7+1’e uzanan farklı daire seçenekleriyle, iki blokta toplam 45 konuttan oluşan İstanbul İstanbul Evleri, geniş sosyal olanakları, ferah yaşam alanları ve nitelikli mimarisiyle öne çıkıyor.</p>

<p>Hemen teslim avantajıyla hem yatırımcılar hem de oturum amaçlı konut arayanlar için güçlü bir alternatif sunan proje; Göktürk’ün gelişen değerinden yararlanma fırsatını, tamamlanmış bir projede yaşamaya hemen başlama ayrıcalığıyla bir araya getiriyor. Sınırlı sayıdaki konutuyla daha özel ve seçkin bir yaşam deneyimi sunan İstanbul İstanbul Evleri, Koray GYO’nun Göktürk’te yıllara dayanan deneyiminin ve bölgeye duyduğu güvenin güçlü bir yansıması olarak konumlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Göktürk’ün en yüksek noktalarından birinde, Belgrad Ormanları’na komşu konumuyla öne çıkan <strong>Koray Upland projesi</strong> 49 bin metrekareyi aşan inşaat alanında az katlı mimariyi panoramik manzaralarla buluşturuyor. 1+1’den 6+1’e uzanan farklı konut tiplerinde 187 konut ve sekiz ticari ünitenin yer aldığı proje, şehirden kopmadan doğaya yaklaşmak isteyenler için yeni bir yaşam alternatifi sunuyor.</p>

<p>Yaşamın başladığı <strong>Koray Liberté Projesi </strong><strong>ise</strong> 22 bin metrekarelik inşaat alanı üzerinde 118 konut ve sekiz ticari alandan oluşuyor. Farklı daire seçenekleri, geniş balkonları ve özel kullanım alanlarının yanı sıra Koray App üzerinden sunulan site yönetimi hizmetleriyle konforu teknolojiyle bir araya getiriyor.</p>

<p><strong>Konutta yeni değer denklemi: Lokasyon, güven ve yaşam kalitesi</strong></p>

<p>Gayrimenkulün uzun vadeli yatırım ve değer koruma aracı olma özelliği sürerken, yatırım kararlarının kriterleri de değişiyor. Bugünün konut alıcısı yalnızca bugünkü fiyatı değil; projenin bulunduğu bölgenin geleceğini, yaşam çevresinin niteliğini, geliştiricinin geçmiş performansını ve yatırımın yıllar içindeki değer potansiyelini birlikte değerlendiriyor.</p>

<p><strong>Koray GYO Yönetim Kurulu Başkanı Orhun Kartal</strong>, değişen yatırım yaklaşımını şöyle değerlendiriyor: "Göktürk bizim için yalnızca yatırım yaptığımız bir bölge değil, yıllardır gelişimine eşlik ettiğimiz bir yaşam merkezi. Bugün konut alıcısı metrekareden çok daha fazlasını satın alıyor; doğru lokasyon, güven, yaşam kalitesi ve gelecekte oluşacak değeri birlikte değerlendiriyor. İstanbul İstanbul, Koray Liberté ve Koray Upland’ı da bu anlayışla, farklı yaşam beklentilerine cevap verecek şekilde geliştirdik. Göktürk’ün potansiyeline inanıyor ve bölgedeki uzun soluklu yatırımlarımızı sürdürüyoruz.”</p>

<p>Koray GYO, İstanbul İstanbul, Koray Liberté ve Koray Upland ile Göktürk’te farklı yaşam beklentilerine yanıt verirken, 70 yılı aşan deneyimi, güçlü finansal yapısı, zamanında teslim yaklaşımı ve bölgeyle kurduğu uzun soluklu bağ ile Göktürk’teki yatırımlarını büyütmeye devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/gayrimenkulde-yukselen-talebin-istanbuldaki-guclu-adreslerinden-biri-gokturk</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 15:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/1787037590-koray-upland.jpg" type="image/jpeg" length="52485"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'nin MICE Sektörü Profesyonelleri İçin 'Moscow MICE Rewards' Programı Hayata Geçirildi]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/turkiyenin-mice-sektoru-profesyonelleri-icin-moscow-mice-rewards-programi-hayata-gecirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/turkiyenin-mice-sektoru-profesyonelleri-icin-moscow-mice-rewards-programi-hayata-gecirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Moskova Şehir Turizm Komitesi; Türkiye'deki MICE ve etkinlik planlayıcılarına özel imkânlar sunmak ve Rusya başkentindeki ticari etkinliklerini geliştirmelerine katkı sağlamak amacıyla, Moscow MICE Rewards destek programı nı başlattı.</strong></p>

<p>Komite tarafından geliştirilen program; MICE acenteleri, etkinlik ve toplantı planlayıcıları, teşvik gezisi uzmanları, profesyonel konferans organizatörleri (PCO), seyahat yönetim şirketleri ve bünyesinde MICE departmanı bulunan tur operatörleri de dâhil olmak üzere geniş bir sektör profesyoneli kitlesine hitap ediyor. Finansal olmayan bu stratejik girişim, Temmuz 2026 itibarıyla resmi olarak uygulanmaya başlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Moscow MICE Rewards programı, organizatörlerin Moskova'daki etkinliklerini katılımcılar için daha unutulmaz ve etkileyici kılmalarına yardımcı oluyor. Etkinliğin formatına ve ölçeğine bağlı olarak sağlanan destekler arasında; özel karşılama mektupları, Moskova hediye setleri, otellerde geleneksel karşılama törenleri, şehrin simge yapılarına ücretsiz giriş biletleri, markalı karşılama pankartları, Moskova Çay Saati ikramları, yapay zekâ destekli fotoğraf noktaları, VIP hediye setleri ve kültürel performanslar yer alıyor.</p>

<p>Program yalnızca bir destek aracı olarak değil, aynı zamanda delegelerin ziyaretini bütünsel olarak geliştiren bir deneyim olarak tasarlandı. Bu yaklaşım organizatörlere; etkinliklerine güçlü bir destinasyon bileşeni ekleme, katılımcılar arasında daha sıcak bir ilk izlenim yaratma, Moskova'nın kültürel kimliğini programa entegre etme ve konuklarına iş gündeminin ötesine geçen deneyimler sunma fırsatı tanıyor.</p>

<p><strong>Puanlama Sistemi ve Başvuru Şartları</strong></p>

<p>Sağlanacak desteğin seviyesi, şeffaf bir puanlama sistemi ile belirleniyor. Puanlar; katılımcı sayısı, otel kategorisi, konaklama süresi ile Moskova'nın konaklama ve etkinlik altyapısının kullanımı gibi temel krite rler dikkate alınarak hesaplanıyor. Etkinlik programına gala yemekleri, şehir turları, takım çalışması aktiviteleri, konferans salonları veya konsept mekân kiralamalarının dâhil edilmesi durumunda ekstra puanlar tanımlanıyor.</p>

<p>Sertifikalı Moskova MICE Elçileri (Moscow MICE Ambassadors) program kapsamında özel avantajlardan yararlanıyor. Bu prestijli statüye sahip olmak, puanlama sisteminde ekstra avantaj sağlayarak organizatörlerin daha yüksek destek seviyelerine ulaşmalarını ve Moskova'daki etkinlikleri için en kapsamlı destek paketlerine erişmelerini kolaylaştırıyor.</p>

<p>Program; Rusya'da yerleşik olmayan, kayıtlı şubesi veya temsilciliği bulunmayan ve Moskova'da iş etkinlikleri, konferanslar veya teşvik gezileri düzenleyen uluslararası etkinlik planlayıcıları ile MICE acentelerinin katılımına açık olacak. Katılmak isteyen organizatörler başvurularını RUSSPASS Business platf ormu üzerinden iletebiliyor.</p>

<p><strong>Moskova, Küresel MICE Merkezi Konumunu Güçlendiriyor</strong></p>

<p>Moskova, şehrin amiral gemisi niteliğindeki uluslararası MICE etkinliği Meet Global MICE Congress'e 4. kez ev sahipliği yaparak küresel bir MICE merkezi olarak konumunu pekiştirmeye devam ediyor. Bu yıl 16-17 Aralık 2026 tarihlerinde Moskova'da gerçekleşecek MGMC 2026, BRICS ve Küresel Güney ülkelerinden sektörün önde gelen aktörlerini ve üst düzey uzmanlarını bir araya getirecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/turkiyenin-mice-sektoru-profesyonelleri-icin-moscow-mice-rewards-programi-hayata-gecirildi</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 15:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/gorsel2-132627048.png" type="image/jpeg" length="74319"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Made in Europe tartışması: Türkiye Avrupa’nın tedarik zincirinde kalmalı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/made-in-europe-tartismasi-turkiye-avrupanin-tedarik-zincirinde-kalmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/made-in-europe-tartismasi-turkiye-avrupanin-tedarik-zincirinde-kalmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Avrupa Birliği’nin stratejik sektörlerde Avrupa üretimini ve düşük karbonlu ürünleri desteklemeye yönelik Industrial Accelerator Act düzenlemesi, Türkiye açısından da kritik bir dönemi başlatıyor. Dışyönder Başkanı Dr. Hakan Çınar, Türkiye’nin Avrupa’nın üretim ekosisteminin dışında bırakılmasının AB’nin rekabet gücünü de zayıflatacağını belirterek “Made in Europe” yerine “Made with Europe” yaklaşımının benimsenmesi gerektiğini söyledi.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Avrupa Birliği, küresel sanayi rekabetinde gücünü artırmak amacıyla yeni bir sanayi politikası oluşturuyor. Avrupa Komisyonu’nun 4 Mart 2026’da açıkladığı Industrial Accelerator Act teklifi; kamu alımları ve destek mekanizmaları üzerinden Avrupa’da üretilen ve düşük karbonlu ürünleri teşvik etmeyi hedefliyor.</p>

<p>Çelik, alüminyum, çimento, otomotiv ve temiz teknolojiler başta olmak üzere stratejik sektörleri kapsayan düzenleme henüz yasama sürecini tamamlamış değil. Bu nedenle AB’nin kendi üretimini desteklerken mevcut uluslararası tedarik zincirlerini nasıl koruyacağı tartışılıyor.</p>

<p><strong>Türkiye Avrupa üretiminin parçası</strong><br />
Dış Ticarete Yön Verenler Derneği (Dışyönder) Başkanı Dr. Hakan Çınar, Türkiye’nin yaklaşık 30 yıldır Gümrük Birliği kapsamında Avrupa sanayisiyle güçlü bir entegrasyon içinde olduğunu vurguladı.</p>

<p>Türkiye’nin otomotiv, makine, beyaz eşya, tekstil, elektronik ve ara malı üretiminde Avrupa tedarik zincirlerinin önemli bir halkası olduğunu belirten Çınar, “Türkiye sıradan bir üçüncü ülke değildir. Türkiye bugün Avrupa’nın üretim ekosisteminin bir parçasıdır” dedi.</p>

<p>Çınar, Türkiye’nin Gümrük Birliği bulunan ülkeler kapsamında düzenlemede belirli koşullarda AB menşeli içeriğe eşdeğer kabul edilmesine yönelik yaklaşımın nihai metinde korunmasının önemine dikkat çekti.</p>

<p><strong>“Avrupa’nın asıl meselesi Çin”</strong><br />
Dışyönder’e göre “Made in Europe” yaklaşımının arkasındaki temel nedenlerden biri, Çin’in elektrikli araç, batarya, güneş paneli, çelik ve makine gibi stratejik alanlarda artan üretim gücü.</p>

<p>Avrupa’nın sanayisini koruma hedefinin anlaşılabilir olduğunu belirten Çınar, ancak korumacı politikaların Avrupa’nın mevcut üretim ortaklarını dışlamaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Çınar, “Avrupa Çin’e karşı sanayi duvarı örerken Türkiye’yi o duvarın dışında bırakırsa, Çin’i değil kendi rekabet gücünü cezalandırır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“Made with Europe” önerisi</strong><br />
Dışyönder, Türkiye’nin Avrupa’nın yeni sanayi politikasına yaklaşımında yalnızca “Made in Europe” kapsamına alınma talebiyle sınırlı kalmaması gerektiğini savunuyor.</p>

<p>Dernek, bunun yerine “Made with Europe” yaklaşımının benimsenmesini öneriyor. Bu modelin, Avrupa’nın yalnızca kendi sınırları içinde üretime değil, güvenilir ve entegre olduğu ülkelerle birlikte üretim kapasitesine odaklanmasını öngördüğü belirtiliyor.</p>

<p>Çınar, “Biz Avrupa’nın alternatifi değiliz; Avrupa’nın üretim ortağıyız” diyerek Türkiye’nin Avrupa sanayisinin geleceğinde aktif bir rol üstlenmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>Türkiye için diplomatik fırsat</strong><br />
Industrial Accelerator Act’in henüz yasama sürecinde olması, Türkiye açısından önemli bir fırsat olarak değerlendiriliyor. Dışyönder, Türkiye’nin kamu kurumları, ihracatçı birlikleri, sanayi kuruluşları ve iş dünyası temsilcileriyle birlikte Brüksel nezdinde aktif bir çalışma yürütmesi gerektiğine dikkat çekiyor.</p>

<p>Çınar, Avrupa’nın yeni sanayi mimarisinin Türkiye olmadan eksik kalacağını belirterek, “Bugün tartışılan yalnızca menşe değil, yarının Avrupa sanayi mimarisidir. Türkiye’nin bu mimarinin dışında değil, merkezinde olması gerekir” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/made-in-europe-tartismasi-turkiye-avrupanin-tedarik-zincirinde-kalmali</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 12:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/dr-hakan-cinar-114748591.png" type="image/jpeg" length="46788"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ticaret Bakanlığı’nın denetim bilançosu açıklandı: 282 bin firma denetlendi]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ticaret-bakanliginin-denetim-bilancosu-aciklandi-282-bin-firma-denetlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ticaret-bakanliginin-denetim-bilancosu-aciklandi-282-bin-firma-denetlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ticaret Bakanlığı, 2026 yılının ilk 7 ayına ilişkin piyasa denetim bilançosunu açıkladı. Bu dönemde yaklaşık 282 bin firma ile 34,3 milyon ürün denetlenirken, aykırılık tespit edilen işletmelere toplam 1 milyar 874 milyon TL idari para cezası uygulandı. Rekabet Kurumu’nun cezaları da eklendiğinde, 2026’nın ilk 7 ayında uygulanan idari para cezalarının toplamı 19 milyar TL’yi aştı.</strong></p>

<p>Ticaret Bakanlığı, tüketicilerin ekonomik refahını ve iç piyasa dengesini korumak amacıyla yürüttüğü denetimlerin sonuçlarını açıkladı. Bakanlığın 2026 yılının ilk 7 ayına ilişkin verilerine göre, 282 bin 153 firma ve 34 milyon 278 bin 291 ürün denetlendi. Denetimler sonucunda toplam 1 milyar 874 milyon TL idari para cezası uygulandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Fahiş fiyat ve stokçuluğa yakın takip</strong><br />
Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü tarafından otomotiv, emlak, kuyum, stokçuluk, fahiş fiyat, haksız ticari uygulamalar ve ödeme sürelerine yönelik denetimlerde 48 bin 735 gerçek ve tüzel kişi incelendi. Aykırılık tespit edilen 4 bin 686 kişi ve işletmeye toplam 633,4 milyon TL ceza kesildi.</p>

<p>Bu kapsamda fahiş fiyat uygulamalarına yönelik denetimlerde yaklaşık 400 milyon TL, otomotiv sektöründe 135 milyon TL, emlak sektöründe 34,4 milyon TL, kuyum sektöründe ise 11,3 milyon TL idari para cezası uygulandı.</p>

<p>Ticari elektronik ileti, çalışma saatleri ve lisanslı depolara yönelik denetimlerde de toplam 51 milyon TL ceza verildi.</p>

<p><strong>Tüketici denetimlerinde 613,5 milyon TL ceza</strong><br />
Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü tarafından yılın ilk 7 ayında 31 bin 446 firma denetlendi. Aykırılık tespit edilen 1.206 firmaya yaklaşık 613,5 milyon TL idari para cezası uygulandı.</p>

<p>Tüketicilerin taraf olduğu ön ödemeli konut, abonelik, mesafeli satış, taksitli satış, paket tur ve devre tatil sözleşmelerindeki aykırılıklar nedeniyle 418,3 milyon TL ceza kesildi. Reklam ve haksız ticari uygulamalara yönelik denetimlerde 185,8 milyon TL, ürün güvenliği denetimlerinde ise 9,4 milyon TL idari para cezası uygulandı.</p>

<p><strong>81 ilde denetimler sürdü</strong><br />
Ticaret İl Müdürlükleri aracılığıyla 2026’nın ilk 7 ayında 201 bin 972 firma denetlendi. Aykırılık tespit edilen 39 bin 547 firmaya 627,3 milyon TL idari para cezası uygulandı.</p>

<p>Ürün bazında en yoğun denetimlerin gerçekleştirildiği iller arasında Ankara, İstanbul ve Antalya öne çıktı. Ankara’da 12,2 milyon, İstanbul’da 4,79 milyon, Antalya’da ise 3,91 milyon ürün denetlendi.</p>

<p>İstanbul’da aykırılık tespit edilen 103 bin 414 ürüne yaklaşık 494 milyon TL idari para cezası uygulandı.</p>

<p><strong>Rekabet Kurumu’ndan 17,2 milyar TL ceza</strong><br />
Denetimlerin yanı sıra Rekabet Kurumu’nun kararları da dikkat çekti. Kurum tarafından 2025 yılında 227 firmaya 13,2 milyar TL, 2026 yılının ilk 7 ayında ise 218 firmaya 17,2 milyar TL idari para cezası uygulandı.</p>

<p>2026 yılındaki cezalar başta işgücü piyasaları, bilişim teknolojileri ve platform hizmetleri, otomotiv ve gıda sektörlerinde yoğunlaştı.</p>

<p>Ticaret Bakanlığı, önümüzdeki dönemde de enflasyon, fahiş fiyat, stokçuluk ve haksız ticari uygulamalarla mücadeleyi sürdüreceğini belirterek, iç piyasa dengesinin ve tüketici refahının korunmasına yönelik denetimlerin kararlılıkla devam edeceğini bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ticaret-bakanliginin-denetim-bilancosu-aciklandi-282-bin-firma-denetlendi</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 11:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/05/ticaret-1516682.jpg" type="image/jpeg" length="46068"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[UFI: Türkiye fuarcılık sektörü 2025’te 15,2 milyar avro ekonomik çıktı üretti]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/turkiye-fuarcilik-sektoru-2025te-152-milyar-avro-ekonomik-cikti-uretti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/turkiye-fuarcilik-sektoru-2025te-152-milyar-avro-ekonomik-cikti-uretti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye fuarcılık sektörü, 2025 yılında ekonomiye güçlü bir katkı sundu. UFI, The Global Association of the Exhibition Industry (Uluslararası Fuar Endüstrisi Birliği) tarafından Oxford Üniversitesi ile işbirliğinde hazırlanan rapora göre sektör, toplamda 15,2 Milyar Avro ekonomik çıktı üretirken, 135.700 kişilik istihdam yarattı.</strong></p>

<p>Yıl boyunca düzenlenen 456 fuar; 19,8 Milyon ziyaretçi ve 65.000 katılımcıyı bir araya getirirken, doğrudan harcama 7,5 Milyar Avroya ulaştı. Bu faaliyetler 4 Milyar Avro doğrudan GSYH katkısı sağladı. Rapor, fuarcılık sektörünün ticaret, turizm ve hizmetler başta olmak üzere birçok alanı destekleyen stratejik bir ekosistem oluşturduğunu ortaya koyuyor.</p>

<p><strong>Fuarcılık ekonominin önemli çarpanlarından biri</strong><br />
Uluslararası Fuar Endüstrisi Birliği (UFI) ve Oxford Economics işbirliğiyle hazırlanan “Economic Impact of Exhibitions in Türkiye” raporu, Türkiye’de fuarcılık sektörünün ekonomik büyüklüğünü ve farklı sektörlere sağladığı katkıyı ortaya koydu. Nisan 2026 tarihli çalışmada, 2025 yılı verileri üzerinden Türkiye fuarcılık sektörünün doğrudan, dolaylı ve tetiklenen ekonomik etkileri hesaplandı.</p>

<p>Rapora göre Türkiye’de 2025 yılında 456 fuar düzenlendi. Bu fuarlar yaklaşık 19,8 milyon ziyaretçi ve 65 bin katılımcıyı bir araya getirdi. Etkinliklerde toplam 3,33 milyon metrekare net sergi alanı satıldı. Fuarların ziyaretçiler, katılımcılar, organizatörler ve fuarlarla bağlantılı diğer faaliyetler üzerinden oluşturduğu doğrudan harcama 7,5 milyar avroya ulaştı. Bu harcamanın fuarların planlanması ve gerçekleştirilmesinin yanı sıra ziyaretçi ve katılımcıların seyahatleri, konaklama ve fuar bağlantılı çeşitli hizmetleri de kapsadığı belirtildi.</p>

<p><strong>Doğrudan GSYH katkısı 4 milyar avro</strong><br />
Fuarcılık faaliyetlerinin 2025 yılında Türkiye ekonomisine 4 milyar avro doğrudan GSYH katkısı sağladığı hesaplandı. Sektörün doğrudan desteklediği istihdam ise 68.500 kişi olarak belirlendi. Ayrıca fuarcılık faaliyetleri, katılımcı başına yaklaşık 115.200 avro doğrudan harcama oluşturdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak sektörün ekonomik etkisi yalnızca fuar alanlarında gerçekleşen doğrudan faaliyetlerle sınırlı kalmadı. Oxford Economics’in hesaplamasına göre tedarik zincirleri ve çalışanların ekonomide gerçekleştirdiği harcamalar da dikkate alındığında toplam ekonomik etki önemli ölçüde genişledi.</p>

<p><strong>Toplam ekonomik çıktı 15,2 milyar avroya ulaştı</strong><br />
Dolaylı ve tetiklenen etkiler de hesaba katıldığında, Türkiye fuarcılık sektörünün 2025 yılındaki toplam ekonomik çıktısı 15,2 milyar avro oldu. Sektörün toplam GSYH katkısı 8 milyar avroya, desteklediği toplam istihdam ise 135.700 kişiye ulaştı.</p>

<p>Bu rakamlar, fuarcılık sektörünün yalnızca organizasyon hizmetlerinden oluşan bir faaliyet alanı olmadığını, ekonominin çok sayıda sektörüne yayılan güçlü bir etki alanına sahip olduğunu gösteriyor. Raporda fuarların doğrudan etkisinin yanında; tedarikçiler, teknik hizmetler, temizlik, teknoloji, pazarlama, muhasebe, hukuk ve finans gibi hizmet alanlarında da ekonomik hareketlilik oluşturduğu belirtiliyor.</p>

<p><strong>Her 1 avroluk doğrudan harcama ekonomide 2,02 avroluk çıktı oluşturdu</strong><br />
Raporda Türkiye fuarcılık sektörü için 2,02’lik ekonomik çıktı çarpanı hesaplandı. Buna göre fuarlarda gerçekleşen her 1 avroluk doğrudan harcama, Türkiye ekonomisinde dolaylı ve tetiklenen etkilerle birlikte toplam 2,02 avroluk ekonomik çıktı oluşturdu.</p>

<p>GSYH açısından da benzer bir etki ortaya çıktı. Sektörün GSYH çarpanı 2,00 olarak hesaplandı. Başka bir ifadeyle fuarcılık sektörünün doğrudan oluşturduğu her 1 avroluk GSYH katkısına, dolaylı ve tetiklenen etkilerle birlikte ekonomide ilave 1 avroluk katkı eşlik etti.</p>

<p><strong>İstanbul başı çekti</strong><br />
Kent bazındaki veriler, fuarcılık faaliyetlerinin Türkiye genelinde belirli merkezlerde yoğunlaştığını gösterdi. Raporda yer alan verilere göre İstanbul 188 fuarla ilk sırada yer aldı. İstanbul’daki fuarlarda yaklaşık 1,697 milyon metrekare net alan satılırken, 39.461 katılımcı ve 4,14 milyon ziyaretçi kaydedildi. Bunların 10.526’sı yabancı katılımcı, 611 bini ise yabancı ziyaretçi oldu.</p>

<p>İstanbul’un fuarcılık ekonomisindeki ağırlığı ekonomik etki rakamlarına da yansıdı. Kentte fuarların doğrudan harcaması 4,33 milyar avro, doğrudan GSYH katkısı 2,30 milyar avro ve doğrudan desteklenen istihdam 40.600 kişi olarak hesaplandı.</p>

<p>Dolaylı ve tetiklenen etkilerle birlikte İstanbul’daki fuarcılık faaliyetlerinin toplam ekonomik çıktısı 8,76 milyar avroya, toplam GSYH katkısı 4,59 milyar avroya ve toplam desteklenen istihdam 80.400 kişiye ulaştı.</p>

<p>İstanbul’u ekonomik etkiler açısından İzmir, Antalya, Ankara, Konya, Bursa ve Kayseri takip etti. Bu yedi kentteki fuar faaliyetlerinin toplam ekonomik çıktısı yaklaşık 12,97 milyar avro, toplam GSYH katkısı 6,79 milyar avro ve desteklenen toplam istihdam 117.900 kişi olarak hesaplandı.</p>

<p><strong>Fuarlar ticaret ve hizmet ekosistemini besliyor</strong><br />
Raporun ortaya koyduğu tablo, fuarcılığın yalnızca fuar organizatörleri ve katılımcı firmalar açısından değil, geniş bir ekonomik ekosistem açısından önem taşıdığını gösteriyor.</p>

<p>Fuarların gerçekleştirilmesi; seyahat, konaklama, yiyecek-içecek, ulaşım, teknik altyapı, stand üretimi, dekorasyon, pazarlama, reklam, temizlik, teknoloji ve çeşitli profesyonel hizmetlerde ekonomik faaliyet yaratıyor. Ziyaretçi ve katılımcı harcamaları da fuarların düzenlendiği kentlerde hizmet sektörünün hareketliliğini artırıyor.</p>

<p>Bu nedenle fuarcılık sektörü, ticaret ve iş bağlantılarının kurulmasının ötesinde; turizm, ulaşım, konaklama, hizmetler ve tedarik zincirleriyle güçlü biçimde bağlantılı bir ekonomik yapı ortaya koyuyor.</p>

<p><strong>Katılımcı başına 233 bin avroluk toplam çıktı</strong><br />
Raporda dikkat çeken göstergelerden biri de fuarcılık faaliyetlerinin katılımcı şirket başına oluşturduğu ekonomik çıktı oldu. 65 bin katılımcı şirket üzerinden yapılan hesaplamaya göre katılımcı başına toplam ekonomik çıktı 233.100 avro seviyesinde gerçekleşti.</p>

<p>Fuar alanlarının ekonomik verimliliği açısından bakıldığında ise Türkiye’deki toplam kapalı fuar alanı kapasitesi yaklaşık 750 bin metrekare olarak hesaplandı. Bu kapasite üzerinden fuarcılık sektörünün metrekare başına toplam ekonomik çıktısı 20.200 avro oldu.</p>

<p><strong>Veriler TOBB ve Oxford Economics modellemesine dayanıyor</strong><br />
Araştırmada fuar sayısı, ziyaretçi, katılımcı ve sergi alanına ilişkin veriler Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) tarafından sağlandı. Doğrudan harcama ve ekonomik etkilerin hesaplanmasında ise Oxford Economics’in ekonometrik modellemesi kullanıldı.</p>

<p>Oxford Economics, fuarcılık sektörünün ekonomik etkisini ölçerken UFI tarafından tutulan verilerin yanı sıra daha önce farklı ülkelerde gerçekleştirilen ekonomik etki çalışmalarını ve üçüncü taraf sektör verilerini de değerlendirdi. Araştırmada 13 ülkedeki mevcut etki çalışmaları ile 180’den fazla ülkeden elde edilen sektör verilerinden yararlanıldı.</p>

<p>Raporda kullanılan yöntem kapsamında doğrudan ekonomik etkilerin yanı sıra tedarik zinciri kaynaklı dolaylı etkiler ve çalışanların ücretlerini ekonomide harcamasıyla ortaya çıkan tetiklenen etkiler de hesaplamaya dahil edildi.</p>

<p><strong>Fuarcılık sektörünün ekonomik ağırlığı netleşti</strong><br />
2025 verileri, Türkiye’de fuarcılığın ekonomik faaliyetlerin kesişim noktasında yer alan stratejik bir sektör olduğunu ortaya koyuyor. 456 fuar, 19,8 milyon ziyaretçi ve 65 bin katılımcı ile oluşan hareketlilik, doğrudan 7,5 milyar avroluk harcamaya ve 4 milyar avroluk GSYH katkısına dönüştü.</p>

<p>Sektörün tedarik zincirleri ve ekonominin diğer alanlarında yarattığı dolaylı ve tetiklenen etkiler eklendiğinde ise toplam ekonomik çıktı 15,2 milyar avroya, toplam GSYH katkısı 8 milyar avroya, desteklenen istihdam ise 135.700 kişiye yükseldi.</p>

<p>Bu tablo, fuarcılığın Türkiye’nin ticaret ve tanıtım altyapısının yanı sıra turizm ve hizmet sektörleriyle birlikte ekonomik büyümeyi destekleyen önemli bir ekosistem olduğunu ortaya koyuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/turkiye-fuarcilik-sektoru-2025te-152-milyar-avro-ekonomik-cikti-uretti</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 16:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/adsiz-tasarim-1-2.png" type="image/jpeg" length="58015"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ege’den 2 milyar dolarlık ihracat başarısı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/egeden-2-milyar-dolarlik-ihracat-basarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/egeden-2-milyar-dolarlik-ihracat-basarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, son bir yıllık dönemde ihracatını yüzde 13,5 artırarak 2 milyar 1 milyon dolara çıkardı. Birlik, böylece Ege İhracatçı Birlikleri bünyesinde 2 milyar dolar ihracat barajını aşan ilk gıda birliği oldu.</strong></p>

<p>2001 yılında 50 milyon dolarlık ihracat gerçekleştiren birlik, 25 yılda ihracatını 40 kat büyüttü. Türkiye’nin su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatının da yüzde 50’sini tek başına gerçekleştiren birlik, ihracat yaptığı ülke sayısını 122’ye yükseltti.</p>

<p><strong>İhracatın yüzde 80’i su ürünlerinden</strong><br />
Birliğin ihracatında en büyük payı 1 milyar 596 milyon dolarla su ürünleri sektörü aldı. Bu alanda levrek 682 milyon dolarla ilk sırada yer alırken, çipura 524 milyon, Türk somonu ise 253 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi.</p>

<p>Diğer sektörlerde ise yumurta 169,5 milyon, kanatlı ürünleri 137,5 milyon, süt ürünleri 39,5 milyon ve bal 15,5 milyon dolarlık ihracata ulaştı.</p>

<p>Birlik Başkanı Ufuk Atakan Demir, yüzde 13,5’lik ihracat artışıyla 12 ihracatçı birliği arasında ihracatını en fazla artıran birlik olduklarını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>İtalya ilk sırada</strong><br />
14 Ağustos 2025-13 Ağustos 2026 döneminde en fazla ihracat İtalya’ya gerçekleştirildi. İtalya’ya 255 milyon dolarlık ihracat yapılırken, Rusya 241 milyon dolarla ikinci, Yunanistan ise 236 milyon dolarla üçüncü sırada yer aldı.</p>

<p>Bu ülkeleri Hollanda, İngiltere, ABD, Irak, Polonya, Birleşik Arap Emirlikleri ve Almanya takip etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/egeden-2-milyar-dolarlik-ihracat-basarisi</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 13:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/1786710299-1783058028-1782278628-1715587113-1652356271-1647001468-i-m-g-20200410-w-a0007.jpg" type="image/jpeg" length="27985"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ambalaj Ay Yıldızları 2026'da 109 proje finale kaldı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ambalaj-ay-yildizlari-2026da-109-proje-finale-kaldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ambalaj-ay-yildizlari-2026da-109-proje-finale-kaldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD) tarafından 12'nci kez düzenlenen Ambalaj Ay Yıldızları Yarışması'nda finalistler belli oldu. Bu yıl 220 projenin değerlendirildiği yarışmada 109 proje finale kalırken, Grafik Tasarım kategorisi 29 finalist ile en yoğun rekabetin yaşandığı alan oldu.</strong></p>

<p>ASD'nin İstanbul Kadıköy'deki merkezinde gerçekleştirilen iki günlük jüri değerlendirmesinde projeler; tasarım, inovasyon, işlevsellik, sürdürülebilirlik ve üretilebilirliğin de aralarında bulunduğu 11 farklı kriter üzerinden incelendi.</p>

<p><strong>Grafik Tasarım kategorisi öne çıktı</strong><br />
13 farklı kategoride gerçekleştirilen yarışmada en fazla finalist Grafik Tasarım kategorisinden çıktı. Bu kategoriyi 15 finalist ile Gıda, 11 finalist ile İçecekler takip etti. Lüks Ambalajlar, Tıp ve Eczacılık Ürünleri ile Elektronik ve Elektrikli Eşya kategorilerinde de dikkat çeken projeler finale yükseldi.</p>

<p>Dereceye giren projeler Altın, Gümüş, Bronz ve Yetkinlik Ödülleri ile ödüllendirilecek. Altın Ödül kazanan projeler arasından ise TSE iş birliğiyle en fazla üç projeye Altın Ambalaj Ödülü verilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Kazananlar uluslararası arenaya çıkacak</strong><br />
Dünya Ambalaj Örgütü (WPO) ve Asya Ambalaj Federasyonu (APF) tarafından akredite edilen yarışmada ödül kazanan projeler, WorldStar ve AsiaStar yarışmalarına katılma hakkı elde edecek. Böylece Türk ambalaj sektörünün yenilikçi ve katma değerli çalışmaları uluslararası yarışmalarda da temsil edilecek.</p>

<p>Ödül töreninin tarihi ve yeri ise ilerleyen günlerde açıklanacak.</p>

<p>ASD Başkanı Zeki Sarıbekir, finalistlerin Türk ambalaj sektörünün tasarım ve inovasyon kapasitesini ortaya koyduğunu belirterek, yarışmanın sektörün uluslararası rekabet gücünü destekleyen önemli platformlardan biri olduğunu ifade etti. Sarıbekir, yenilikçi çözümler geliştirmenin dünya pazarlarında daha fazla katma değer yaratmanın temel unsurlarından biri olduğunu vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ambalaj-ay-yildizlari-2026da-109-proje-finale-kaldi</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 13:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/asd-baskani-zeki-saribekirjpg-1.jpeg" type="image/jpeg" length="68161"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İMO Şube Başkanı Bulut, Marmara Depreminin 27. yılında uyardı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/imo-sube-baskani-bulut-marmara-depreminin-27-yilinda-uyardi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/imo-sube-baskani-bulut-marmara-depreminin-27-yilinda-uyardi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İMO Gaziantep Şube Başkanı Mehmet Bulut, 17 Ağustos Marmara Depremi'nin 27. yılında çarpıcı uyarılarda bulundu: "Milyonlarca riskli yapıdan söz ediyoruz ancak bu yapıların hangileri olduğunu bilmiyoruz."</strong></p>

<p>TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Gaziantep Şube Başkanı Mehmet Bulut, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin 27. yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Türkiye'nin değişmeyen deprem gerçeğine dikkat çekerek, yapı stokunun tamamını kapsayan bilimsel, güncel, şeffaf ve kamuya açık bir envanter oluşturulması çağrısında bulundu.</p>

<p><strong>TEHLİKE DEVAM EDİYOR</strong></p>

<p>17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nde yaşamını yitiren vatandaşları saygıyla anan Bulut, Marmara Depremi'nin yalnızca büyük can ve mal kayıplarına yol açan bir afet olmadığını, aynı zamanda Türkiye'nin deprem gerçeğiyle yüzleştiği tarihi bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bulut, aradan geçen 27 yıla rağmen Türkiye'nin deprem tehlikesinin ortadan kalkmadığını, aksine farklı bölgelerde meydana gelen depremlerin yapı stokundaki kırılganlığı bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti.</p>

<p>2003 Bingöl, 2011 Van, 2020 Elazığ ve İzmir depremleri ile 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerin aynı gerçeği tekrar tekrar gösterdiğini dile getiren Bulut, "Her depremde, vaktiyle yapılması gerekenlerin yapılmadığını tekrar tekrar gördük" dedi.</p>

<p><strong>6 MİLYON RİSKLİ BAĞIMSIZ BÖLÜM BULUNUYOR</strong></p>

<p>Deprem riskine ilişkin tartışmaların artık farklı bir noktaya taşınması gerektiğini vurgulayan Bulut, Türkiye'nin deprem tehlikesini bildiğini ancak yapı stokunun risk durumuna ilişkin yeterli ve bütüncül bilgiye sahip olmadığını belirtti. Bulut, "Bugün artık soru depremin nerede, ne büyüklükte ve ne zaman olacağı değildir. Asıl yanıtlanması gereken soru şudur: Ülkemizde yapıların birçoğunun riskli olduğunu, büyük bir depremde yapı stokumuzun ağır darbe alacağını biliyoruz ama bu yapıların hangileri olduğunu biliyor muyuz? Ne yazık ki 27 yılın sonunda bu soruya hâlâ yeterli bir yanıt veremiyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın açıklamalarına göre Türkiye genelinde yaklaşık 36 milyon bağımsız bölüm bulunduğunu, bunların yaklaşık 6 milyonunun risk altında olduğunun ve 2 milyon bağımsız bölümün acil olarak dönüştürülmesi gerektiğinin ifade edildiğini aktaran Bulut, riskin büyüklüğünü tahmin etmenin, riskin nerede olduğunu bilmek anlamına gelmediğine dikkat çekti.</p>

<p><strong>13 YILDA BİR MİLYON BAĞIMSIZ BÖLÜM YIKILDI</strong></p>

<p>Kentsel Dönüşüm Başkanlığı'nın 2025 Yılı İdare Faaliyet Raporu'na da değinen Bulut, 2025 yılında 6306 sayılı Kanun kapsamında Türkiye genelinde 30 bin 7 yapı için riskli yapı tespiti yapıldığını belirtti. Söz konusu yapıların 194 bin 381 bağımsız bölüm içerdiğini ifade eden Bulut, aynı yıl 11 bin 940 riskli yapının yıkıldığını ve 59 bin 329 bağımsız bölümün yıkım kapsamına girdiğini söyledi.</p>

<p>2012-2025 yılları arasındaki kümülatif verilere göre ise 319 bin 551 binada riskli yapı tespiti yapıldığını, bu yapıların 1 milyon 272 bin 863 bağımsız bölüm içerdiğini aktaran Bulut, aynı dönemde 291 bin 144 binanın yıkıldığını ve yıkılan binalardaki toplam bağımsız bölüm sayısının 1 milyon 88 bin 165 olduğunu kaydetti. Bulut, mevcut rakamların Türkiye'nin önündeki dönüşüm ihtiyacının büyüklüğünü açıkça ortaya koyduğunu belirterek, "Halihazırda 6 milyon bağımsız bölümün riskli olduğu tahmin ediliyorken, aradan geçen 13 yılda yalnızca 1 milyon civarı bağımsız bölümün yıkılmış olması, kat edilen mesafenin çok düşük olduğunu göstermektedir" dedi.</p>

<p><strong>YAPI STOKU ENVANTERİ ÇIKARILMALI</strong></p>

<p>Deprem riskinin yönetilebilmesi için yalnızca ihbar edilen veya çeşitli çalışmalarla tespit edilen riskli yapıların kayıt altına alınmasının yeterli olmadığını vurgulayan Bulut, Türkiye'nin bütün yapı stokunu kapsayan kapsamlı bir envanter oluşturulması gerektiğini söyledi. Ulusal Deprem Stratejisi ve Eylem Planı kapsamında yapı stoku envanterinin 2017 yılına kadar tamamlanmasının öngörüldüğünü hatırlatan Bulut, bugün hâlâ bütüncül ve kamuoyuna açık bir yapı envanterine sahip olunmamasının önemli bir eksiklik olduğunu ifade etti. Bulut, "Yıllardır dile getirdiğimiz bu eksiklik, deprem riskinin yönetilmesinin önündeki en temel sorunlardan biridir" diye konuştu.</p>

<p><strong>BİNANIN YAŞI TEK BAŞINA GÜVENLİK GÖSTERGESİ DEĞİLDİR</strong></p>

<p>Yapı güvenliğinin yalnızca binanın yapım yılı üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Bulut, yapıların geçmişinin de en az yaşı kadar önemli olduğunu vurguladı.</p>

<p>Bir binanın hangi yönetmeliğe göre tasarlandığı, nasıl projelendirildiği ve inşa edildiğinin yanı sıra kullanım sürecinde taşıyıcı sisteme müdahale edilip edilmediğinin de büyük önem taşıdığını dile getiren Bulut, zemin katta duvarların kaldırılması, kolon ve kirişlere müdahale edilmesi, kaçak kat ve eklentiler yapılması ile kullanım amacının değiştirilmesi gibi uygulamaların yapı güvenliğini doğrudan etkileyebileceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu nedenle yapıların kullanım sürecinde düzenli ve sistematik teknik denetimden geçirilmesi gerektiğini belirten Bulut, periyodik yapı kontrolünün yasal ve kurumsal bir sistem haline getirilmesi çağrısında bulundu.</p>

<p><strong>YENİ YAPILARIN RİSKLİ YAPILARA DÖNÜŞMESİNE İZİN VERİLMEMELİ</strong></p>

<p>Mevcut yapı stokunun dönüştürülmesinin yanı sıra bugün inşa edilen yapıların geleceğin riskli yapılarına dönüşmesinin de önlenmesi gerektiğini ifade eden Bulut, 6 Şubat depremlerinde yeni sayılabilecek bazı yapıların da yıkılmasının yapı üretim sürecindeki sorunların önemini ortaya koyduğunu söyledi.</p>

<p>Güvenli yapı üretiminin doğru zemin araştırmasından projelendirmeye, kaliteli malzeme kullanımından uygulamaya ve etkin yapı denetimine kadar birbirini tamamlayan bir mühendislik süreci olduğunu belirten Bulut, zincirin herhangi bir halkasındaki eksikliğin yapı güvenliğini tehdit edeceğini vurguladı. Bulut, yapı denetiminin ticari bir faaliyet olarak değil, doğrudan kamu yararı ve yaşam hakkıyla ilişkili bir kamu hizmeti olarak değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.</p>

<p><strong>ULUSAL YAPI STOKU BİLGİ SİSTEMİ KURULMALI</strong></p>

<p>TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası olarak çözüm önerilerini de sıralayan Mehmet Bulut, Türkiye'nin bütün yapı stokunu kapsayan güncel, bilimsel, şeffaf ve kamuya açık bir yapı envanterinin derhal oluşturulmasını istedi.</p>

<p>Bulut'un çağrıları arasında riskli yapıların durumunu sürekli izlemek amacıyla Ulusal Yapı Stoku Bilgi Sistemi kurulması, riskli yapıların müdahale süreçlerinin risk büyüklüğüne göre önceliklendirilmesi, özellikle dar gelirli vatandaşları koruyacak kamu kaynaklarının artırılması ve kentsel dönüşümün rant odaklı parsel bazlı uygulamalardan çıkarılarak kent ve bölge ölçeğinde risk odaklı yürütülmesi yer aldı. Bulut ayrıca yeni yapı üretiminde proje, uygulama, şantiye şefliği ve yapı denetimi süreçlerinde mühendislik hizmetlerinin eksiksiz verilmesini ve meslek odalarıyla daha güçlü iş birliği yapılmasını istedi.</p>

<p><strong>DAHA FAZLA BEKLEMEK İSTEMİYORUZ</strong></p>

<p>17 Ağustos 1999'dan bu yana geçen 27 yılın Türkiye'nin deprem gerçeğini anlaması için fazlasıyla uzun bir süre olduğunu ifade eden Mehmet Bulut, bilim insanlarının, mühendislerin, meslek odalarının, üniversitelerin ve kamu kurumlarının yıllardır uyarılarda bulunduğunu hatırlattı. Bulut, yaşanan her büyük depremin aynı sorunları yeniden gündeme getirdiğini belirterek, "17 Ağustos 1999'da yaşamını yitiren yurttaşlarımızı anmanın en anlamlı yolu, aynı acıların yeniden yaşanmasını önlemek için vakit kaybetmeden harekete geçmektir" dedi.</p>

<p>İMO Gaziantep Şube Başkanı Bulut, deprem gerçeğinin ertelenemeyecek bir kamu politikası olduğunu vurgulayarak, Türkiye'nin artık deprem olduktan sonra müdahale eden değil, deprem olmadan önce riskleri belirleyen, azaltan ve yöneten bir anlayışı kalıcı biçimde hayata geçirmesi gerektiğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/imo-sube-baskani-bulut-marmara-depreminin-27-yilinda-uyardi</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 11:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/imo-gaziantep-sube-baskani-mehmet-bulut2.jpeg" type="image/jpeg" length="84954"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[HESİAD: 'Türkiye, İletim Sistemi Esnekliği ve Enerjide Dışa Bağımlılığı Azaltmak İçin Pompaj Depolamalı HES'lerde Acil Aksiyon Almalı']]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/hesiad-turkiye-iletim-sistemi-esnekligi-ve-enerjide-disa-bagimliligi-azaltmak-icin-pompaj-depolamali-heslerde-acil-aksiyon-almali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/hesiad-turkiye-iletim-sistemi-esnekligi-ve-enerjide-disa-bagimliligi-azaltmak-icin-pompaj-depolamali-heslerde-acil-aksiyon-almali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Enerji depolama konusu, farklı açılardan üstlendiği kritik rol nedeniyle tüm dünyada giderek daha fazla ön plana çıkıyor. Özellikle 2025 yılında Avrupa'da İspanya ve Portekiz'de, Amerika'da ise Kaliforniya'da hayatı durma noktasına getiren saatler süren elektrik kesintileri, depolama olgusunun sokaktaki vatandaşın da radarına daha fazla girmeye başlamasına neden oldu. Peki Türkiye'de tablo ne ve elektrik depolama konusunda hidroelektrik santraller nasıl bir işlev sergileyebilir?</strong></p>

<p>Türkiye yenilenebilir enerji sektörü giderek büyüyor ve bu paralelde yenilenebilir kaynaklardan elde edilen enerjinin kullanımı da giderek artıyor. Ülk emizde elektrik sistemi, özellikle güneş̧ ve rüzgâr enerjisi kurulu gücünde öngörülen bu hızlı artış nedeniyle, enerji üretim kapasitesinin artırılmasının ötesinde, üretilen enerjinin doğru zamanda kullanılmasını sağlayacak büyük ölçekli bir <strong>enerji depolama ve sistem esnekliği dönüşümüne</strong> ihtiyaç̧ duyuyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından açıklanan Türkiye Ulusal Enerji Planı'na göre, 2035 yılına kadar rüzgâr ve güneş enerjisi kurulu gücünün toplam 120 bin megavata (120 gigavat) çıkarılması hedefleniyor. Sektörün giderek büyümesi, bir yandan hedeflendiği gibi yenilenebilir enerji üretiminin toplam elektrik üretimindeki payını artırırken bir yandan da- özellikle ilkbahar ve yaz aylarında- gündüz saatlerinde üretim fazlasına, aksam saatlerinde ise hızlı net yük artışına neden oluyor.</p>

<p>Hidroelektrik Santralleri Sanayi ve İş İnsanları Derneği HESİAD tar afından hazırlatılan 'Pompaj Depolamalı Hidroelektrik Santraller Teknik Raporu', enerji güvenliğinde önemli bir kilometre taşı olan pompaj depolamalı HES (PHES) konusunu hızlıca ülke gündemine taşımayı amaçlıyor. Türkiye güneş ve rüzgâr enerjisindeki istikrarlı büyümesini sürdürürken, enerji dönüşümünün önündeki yeni başlıklardan biri 'üretilen elektriğin ihtiyaç duyulan zamana taşınması ve şebekenin değişken üretime uyum sağlayabilmesi' olacak. HESİAD raporu, bu ihtiyacın karşılanmasında pompaj depolamalı hidroelektrik santrallerin (PHES) üstlenebileceği rolü tüm teknik ve ekonomik boyutlarıyla ortaya koyuyor.</p>

<p>Pompaj Depolamalı Hidroelektrik Santraller Teknik Raporu'na dair konuşan HESİAD Başkanı Elvan Tuğsuz Güven, hidroelektrik santrallerin, yenilenebilir kaynaklara dayalı büyük ölçekli temiz enerji üretiminde ön plana çı karken uzun saatler boyunca sağlayabildikleri depolama seçenekleriyle de enerji arz güvenliğinin önemli güvencelerinden biri olarak kabul edildiğine dikkat çekti. "Dünya genelinde giderek yaygınlaşmasına karşın Türkiye'de henüz planlama ya da işletme aşamasında pompaj depolamalı bir hidroelektrik santral (PHES) bulunmuyor" diyen Güven, Türkiye'nin bugün harekete geçse en iyi ihtimalle 8-10 yıl arasında ilk pompaj depolamalı HES'ini işletmeye alacağının altını çizerek "2035 için oldukça iddialı ulusal hedeflerimiz var. PHES'leri 2030'ların başında devreye almak istiyorsak hemen bugün harekete geçmemiz gerekiyor" açıklamasını yaptı.</p>

<p><strong>Depolama olmazsa yenilenebilir enerjinin dörtte birinden fazlası kullanılamayabilir!</strong></p>

<p>Raporun dikkat çekici sonuçlarından biri, yeterli enerji depolama kapasitesinin oluşturulmaması halinde ortaya çıkabilecek yenilenebilir enerji kesin tileri. Türkiye elektrik sektöründe 30 yıla yakın deneyimiyle saygın bir isim olan Elektrik ve Elektronik Yüksek Mühendisi Nurhan Ozan'ın imza attığı rapordaki projeksiyonlara göre herhangi bir batarya veya pompaj depolamalı HES kapasitesinin bulunmaması durumunda 2030'da toplam güneş ve rüzgâr üretiminin yaklaşık yüzde 7,8'i; 2035'te yüzde 16,2'si ve 2040'ta da yüzde 26,5'i sistem tarafından doğrudan kullanılamayacak hale gelebilir. Enerji miktarı açısından bu kaybın ifadesi ise 2040 yılında yaklaşık 57,38 TWh olarak hesaplanıyor. Bu rakamlar, 'depolamanın, yenilenebilir enerji yatırımlarını tamamlayan ikincil bir unsur olmaktan çıkarak enerji dönüşümünün temel altyapılarından biri haline geldiğine' işaret ediyor.</p>

<p><strong>'Batarya ve pompaj depolamalı HES birbirinin alternatifi değil'</strong></p>

<p>Raporun, batarya depolamalı sistemlerin gerekli olduğunu, ancak Türkiye'nin de polama stratejisinin yalnızca batarya yatırımları üzerine kurulmasının yeterli olmayacağını gösterdiğini belirten HESİAD Başkanı Güven, bataryaların hızlı tepki, frekans kontrolü, kısa süreli rampalama ve 1–4 saatlik enerji kaydırma ihtiyaçlarında önemli rol oynarken, pompaj depolamalı HES'lerin özellikle 8–12 saat ve üzerindeki uzun süreli depolama ihtiyacının karşılanmasında öne çıkacağını vurguladı. Batarya ve PHES yatırımlarını birbirinin alternatifi değil, elektrik sisteminin farklı ihtiyaçlarını karşılayan tamamlayıcı teknolojiler olarak değerlendiren rapora göre, Türkiye için önerilen bütünleşik depolama portföyünde, 2030 yılında 15 bin MW bir saatlik batarya kapasitesinin yanı sıra 4 bin MW sekiz saatlik PHES kapasitesine ihtiyaç var. PHES ihtiyacının 2035 yılında toplam 10 bin 400 MW'a, 2040 yılında ise 16 bin MW'a ulaşabileceği de raporda yer alan öngörüler arasında bulunuyor.</p>

<p><strong>PHES yalnızca enerji depolamıyor, şebekeyi de destekliyor</strong></p>

<p>Pompaj depolamalı HES'lerin sağladığı fayda yalnızca yenilenebilir kaynaklardan üretilen fazla elektriğin daha sonra kullanılmak üzere depolanmasıyla sınırlı değil. Bu tesisler; sektörün sürdürülebilirliği açısından da elzem olan akşam puantının karşılanması, yenilenebilir enerji kesintilerinin azaltılması, frekans kontrolü, rezerv sağlanması, hızlı rampalama, gerilim desteği, sistem ataleti, black-start kabiliyeti ve iletim sistemi kararlılığı gibi çok sayıda sistem hizmetini sağlayabiliyor. "Bu özellikleriyle PHES'lerin klasik bir elektrik üretim tesisi olarak değil, yenilenebilir enerji kapasitesinin güvenli biçimde sisteme entegre edilmesini sağlayan stratejik enerji altyapısı olarak ele alınması gerek" diyen Elvan Tuğsuz Güven, Türkiye hidroelektrik sektörünün 32 GW'ı aşan kurulu gücüyle Avrupa'da ik inci, dünyada ise dokuzuncu sırada bulunduğunu hatırlatarak, "Ülkemiz enerjide çok iyi bir yol haritası izliyor. Böyle bir ülke profilinin, enerji arz güvenliğini güçlendirmek adına, mümkün olan en kısa sürede pompaj PHES'leri de enerji portföyüne katmasının şart olduğunu düşünüyoruz" dedi.</p>

<p><strong>Yatırım modeli oluşturulmadan projelerin hayata geçmesi güç</strong></p>

<p>HESİAD tarafından hazırlatılan PHES Teknik Raporu'nda aynı zamanda 'PHES yatırımlarının yalnızca elektrik fiyatlarının düşük olduğu saatlerde enerji alıp yüksek olduğu saatlerde satılmasına dayalı piyasa arbitrajıyla finanse edilmesinin güç olduğuna' da dikkat çekiliyor.</p>

<p>Yatırımların ekonomik olarak yapılabilir hale gelmesi için PHES'lerin sisteme sağladığı depolama, esneklik, kapasite ve yan hizmet değerlerinin de gelir mekanizmaların a yansıtılması gerekiyor. Raporda ayrıca PHES'lerin pompalama sırasında tüketici, üretim sırasında ise üretici olarak iki yönlü sistem kullanım bedeline tabi olmasının proje ekonomisi üzerindeki olumsuz etkisine dikkat çekiliyor. Raporda bu kapsamda depolama amacıyla kullanılan elektriğe yönelik özel bir tarife mekanizması, sistem kullanım bedellerinin yeniden düzenlenmesi, yan hizmet gelirleri ile uzun dönemli kapasite veya sistem hizmeti sözleşmelerinin birlikte değerlendirilmesi de öneriliyor. Raporda yer alan bir diğer dikkat çekici öneri ise depolama ihtiyacının oluşmadığı günlerde PHES'in çevrim yapabilmesi için pompalama enerjisine belirlenen zaman aralıklarında öngörülebilir özel bir tarife uygulanması.</p>

<p><strong>"Türkiye bugün harekete geçmeli!"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye'de bugün itibarıyla işletmede pompaj depolamalı bir hidroelektrik santral bulunmuyor. Buna karşılık raporun proj eksiyonları, uzun süreli depolama ihtiyacının önümüzdeki yıllarda hızla artacağını gösteriyor.</p>

<p>Türkiye'nin bu konuda hiç zaman kaybetmeden harekete geçmesi gerektiğini belirten HESİAD Başkanı Elvan Tuğsuz Güven, PHES projelerinde ön fizibiliteden ticari işletmeye geçiş süresinin <strong>ortalamada 8-10 yılı bulabildiğini bir kez daha dile getirerek</strong> bu nedenle uygun sahaların belirlenmesi, fizibilite çalışmalarının başlatılması, şebeke bağlantı noktalarının planlanması ve yatırımcı açısından öngörülebilir bir gelir ve destek modelinin oluşturulması için zaman kaybedilmemesi gerektiğinin altını çizdi. Güven, pompaj depolamalı HES'lerin gündeme alınmasının yalnızca hidroelektrik sektörü açısından değil; Türkiye'nin arz güvenliği, şebeke esnekliği ve yenilenebilir enerji dönüşümünün sürdürülebilirliği açısından stratejik önem taşıdığını da tekrar sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/hesiad-turkiye-iletim-sistemi-esnekligi-ve-enerjide-disa-bagimliligi-azaltmak-icin-pompaj-depolamali-heslerde-acil-aksiyon-almali</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 11:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/kjkjjhv.JPG" type="image/jpeg" length="58605"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Kacır: İhracatımızı 36 milyar dolardan 278 milyar dolara çıkardık]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/bakan-kacir-ihracatimizi-36-milyar-dolardan-278-milyar-dolara-cikardik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/bakan-kacir-ihracatimizi-36-milyar-dolardan-278-milyar-dolara-cikardik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye'nin son 23 yılda üretim, ihracat ve teknoloji alanlarında önemli bir dönüşüm gerçekleştirdiğini belirterek, ihracatın 36 milyar dolardan 278 milyar dolara, imalat sanayisi katma değerinin ise 41 milyar dolardan 250 milyar doların üzerine çıktığını söyledi.</strong></p>

<p>Kacır, Kocaeli'de elektrikli Hyundai IONIQ 3 araçlarının Türkiye'deki seri üretim başlangıç törenine katıldı. Programa Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, Güney Kore'nin Ankara Büyükelçisi Sukjong Boo ve Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Berna Abiş de katıldı.</p>

<p><strong>"Küresel ekonomi yeni bir döneme giriyor"</strong><br />
Konuşmasında küresel ekonomide yaşanan dönüşüme dikkat çeken Kacır, ülkelerin artık yalnızca maliyet avantajına değil, tedarik güvenliği, teknoloji yetkinliği ve stratejik dayanıklılığa odaklandığını belirtti.</p>

<p>Korumacı ekonomi politikalarının ve yerli üretimin öne çıktığını ifade eden Kacır, gelişmiş ekonomilerin kritik teknolojilerde kendi üretim kapasitelerini artırmaya ve stratejik yatırımları ülkelerine çekmeye yönelik politikalar uyguladığını söyledi.</p>

<p><strong>Türkiye'nin sanayi üretimi yüzde 31 arttı</strong><br />
Türkiye'nin sanayi üretimindeki artışa da değinen Kacır, pandemi öncesi döneme kıyasla Türkiye'nin sanayi üretiminin yüzde 31 arttığını belirtti.</p>

<p>Aynı dönemde sanayi üretiminin Almanya'da yüzde 11,5, İtalya'da yüzde 5,8 ve Fransa'da yüzde 3,3 gerilediğini ifade eden Kacır, Türkiye'deki artışın araştırma ve inovasyon kapasitesinin güçlendirilmesi, planlı sanayileşme, nitelikli insan kaynağı ve katma değerli üretime yönelik politikaların önemini ortaya koyduğunu söyledi.</p>

<p><strong>İhracat 278 milyar dolara ulaştı</strong><br />
Son 23 yıllık dönemde Türkiye'nin ihracat performansında yaşanan değişime dikkat çeken Kacır, ihracatın 36 milyar dolardan 278 milyar dolara, imalat sanayisi katma değerinin ise 41 milyar dolardan 250 milyar doların üzerine yükseldiğini belirtti.</p>

<p>Türkiye'nin bugün Çin'den Orta Avrupa'ya uzanan geniş bir coğrafyada ürün ve pazar çeşitliliği açısından önde gelen ihracatçı ülkelerden biri olduğunu ifade eden Kacır, bu başarıda sanayiciler, girişimciler, mühendisler ve çalışanların katkısının bulunduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Otomotiv üretimi 1,5 milyon adede yükseldi</strong><br />
Kacır, otomotiv sektörünün Türkiye'nin sanayi yapısındaki stratejik konumuna da dikkat çekti.</p>

<p>Son 23 yılda otomotiv üretiminin 357 bin adetten 1,5 milyon adede, sektörün ihracatının ise 4,8 milyar dolardan 41,5 milyar dolara yükseldiğini belirten Kacır, sektörde ana sanayide 60 bin, yan sanayide ise yaklaşık 250 bin kişinin istihdam edildiğini söyledi.</p>

<p>Otomotiv sektörünün lojistikten yazılıma, demir-çelikten elektroniğe kadar çok sayıda sektörde üretim, yatırım ve istihdamı desteklediğini belirten Kacır, sektörün Türkiye ekonomisine yüksek katma değer sağladığını ifade etti.</p>

<p><strong>Otomotive 1,5 trilyon liralık yatırım desteği</strong><br />
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın otomotiv sektörüne yönelik yatırım teşviklerini de değerlendiren Kacır, 2002'den bu yana 1,5 trilyon lira yatırım büyüklüğüne ulaşan 3 bin 880 projenin teşviklerle desteklendiğini açıkladı.</p>

<p>Kacır, yüksek teknoloji yatırımlarına yönelik finansman kapsamında ise toplam 57 milyar lira yatırım büyüklüğüne sahip 6 projenin Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi Programı kapsamında uygun finansman imkanlarıyla buluşturulduğunu belirtti.</p>

<p>Ayrıca HIT-30 programının mobilite ve batarya üretimine yönelik çağrılarıyla otomotiv sektörünün dönüşümünü hızlandıracak stratejik yatırımların desteklendiğini söyledi.</p>

<p><strong>"Otomotivde tarihi bir dönüşüm yaşanıyor"</strong><br />
Küresel otomotiv sektöründe elektrikli, bağlantılı ve otonom araçlara doğru hızlı bir dönüşüm yaşandığını belirten Kacır, düşen batarya maliyetleri, yeşil dönüşüm hedefleri ve otonom sürüş teknolojilerindeki gelişmelerin otomotiv değer zincirini yeniden şekillendirdiğini ifade etti.</p>

<p>Bu dönüşümün Türkiye açısından önemli bir fırsat sunduğunu belirten Kacır, doğru teşvik mekanizmaları ve sanayi politikalarıyla Türkiye'nin yeni nesil mobilite alanında daha güçlü bir konuma taşınmasının hedeflendiğini söyledi.</p>

<p><strong>"Togg'u yalnızca bir otomobil projesi olarak görmedik"</strong><br />
Türkiye'nin yerli otomobili Togg'un mobilite ekosistemindeki rolüne de değinen Kacır, Togg'un yalnızca bir otomobil projesi olmadığını vurguladı.</p>

<p>Togg'un batarya teknolojileri, yazılım, güç elektroniği ve şarj altyapısı gibi alanlarda Türkiye'de bütüncül bir mobilite ekosisteminin gelişmesine katkı sağlamasının hedeflendiğini belirten Kacır, projenin Türkiye'nin yeni nesil otomotiv teknolojilerinde söz sahibi olma hedefinin önemli unsurlarından biri olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>Türkiye yeni nesil mobilite yatırımlarında avantajlı</strong><br />
Türkiye'nin güçlü sanayi altyapısı, tedarik ekosistemi, lojistik imkanları ve geniş pazarlara erişim kapasitesiyle yeni nesil mobilite yatırımları açısından avantajlı bir konumda bulunduğunu belirten Kacır, Gümrük Birliği ve serbest ticaret anlaşmaları sayesinde yatırımcılara yaklaşık 1 milyarlık nüfusa erişim imkanı sunduklarını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye'nin 1,6 trilyon dolarlık ekonomisi ve 86 milyonluk nüfusuyla geniş bir iç pazara sahip olduğunu belirten Kacır, son 23 yılda ulaştırma altyapısında da önemli yatırımlar gerçekleştirildiğini ifade etti.</p>

<p>Kacır, Türkiye'deki araç sayısının son 23 yılda 7,6 milyondan 33,6 milyona yükseldiğini belirterek, güçlü iç pazar ve gelişmiş ulaşım altyapısının Türkiye'yi yeni nesil mobilite yatırımları için cazip bir merkez haline getirdiğini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/bakan-kacir-ihracatimizi-36-milyar-dolardan-278-milyar-dolara-cikardik</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 16:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/20260814aw767356-1.jpg" type="image/jpeg" length="64651"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Denizli doğaltaş sektöründe küresel marka hedefliyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/denizli-dogaltas-sektorunde-kuresel-marka-hedefliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/denizli-dogaltas-sektorunde-kuresel-marka-hedefliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Denizli İhracatçılar Birliği (DENİB), doğal taş sektörünün uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü artırmak ve Denizli traverteninin küresel marka değerini yükseltmek amacıyla ikinci TURQUALITY projesini hayata geçiriyor.</strong></p>

<p>DENİB’in <strong>Doğaltaş TURQUALITY Projesi</strong> kapsamında Komisyon Toplantısı düzenlendi. DENİB Başkanı Osman Uğurlu, Muhasip Üye Murat Tosunoğlu, Yönetim Kurulu Üyesi Celil Kılınç ve TİM Delegesi Murat Yener’in katıldığı toplantıda, projenin önümüzdeki dönemdeki yol haritası ve hayata geçirilmesi planlanan çalışmalar değerlendirildi.</p>

<p><strong>Denizli travertenine küresel marka hedefi</strong></p>

<p>DENİB Başkanı Osman Uğurlu, TURQUALITY kapsamına alınmalarının doğal taş sektörünün uluslararası rekabet gücünün artırılması açısından önemli bir fırsat sunduğunu belirtti.</p>

<p>Uğurlu, <strong>Denizli traverteninin küresel ölçekte daha güçlü bir marka değeriyle temsil edilmesi</strong> için yürütülen çalışmaların bu projeyle hız kazanacağını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Önümüzdeki dönemde gerçekleştirilecek faaliyetlerle doğal taş sektörünün uluslararası pazarlardaki konumunu daha da güçlendirmeyi hedeflediklerini belirten Uğurlu, projenin sektörün ihracat kapasitesine katkı sağlayacağını kaydetti.</p>

<p><strong>"Denizli önemli bir üretim ve ihracat merkezi"</strong></p>

<p>DENİB Yönetim Kurulu Üyesi Celil Kılınç da Denizli'nin doğal taş ve özellikle <strong>traverten ihracatında önemli bir üretim merkezi</strong> olduğunu vurguladı.</p>

<p>TURQUALITY projesi kapsamında sağlanacak desteklerle sektörün mevcut potansiyelinin daha ileri seviyeye taşınabileceğini belirten Kılınç, uluslararası pazarlarda rekabetçiliğin artırılmasının sektör açısından önemli olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>İhracatta marka değeri ve sürdürülebilir büyüme hedefleniyor</strong></p>

<p>DENİB’in ikinci TURQUALITY projesiyle Denizli’nin güçlü sektörlerinden biri olan doğal taş sektörünün küresel pazarlardaki konumunun güçlendirilmesi amaçlanıyor.</p>

<p>Proje kapsamında;</p>

<ul>
 <li>
 <p>Doğal taş sektörünün <strong>uluslararası rekabet gücünün artırılması</strong>,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Denizli traverteninin <strong>marka değerinin geliştirilmesi</strong>,</p>
 </li>
 <li>
 <p>İhracatın <strong>nitelikli ve sürdürülebilir şekilde artırılması</strong>,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sektörün küresel pazarlardaki bilinirliğinin yükseltilmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>yönünde çalışmalar yürütülecek.</p>

<p>Komisyon toplantısında sektörün mevcut durumu ve uluslararası pazarlardaki fırsatların yanı sıra rekabet gücünü artırmaya yönelik stratejiler de ele alındı.</p>

<p>Özellikle <strong>Denizli traverteninin küresel ölçekte bilinirliğinin ve marka değerinin artırılması</strong> için atılabilecek adımlar değerlendirilirken, önümüzdeki dönemde uygulanacak faaliyetlerin sektörün ihtiyaçları doğrultusunda şekillendirilmesi konusunda görüş alışverişinde bulunuldu.</p>

<p>DENİB, TURQUALITY kapsamında sağlanacak desteklerin doğal taş ihracatçılarına sağlayacağı katkıyı en üst seviyeye çıkararak, Denizli doğaltaş sektörünün uluslararası pazarlarda daha güçlü ve kalıcı bir marka kimliği kazanmasını hedefliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/denizli-dogaltas-sektorunde-kuresel-marka-hedefliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 16:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/20260815aw767855.jpg" type="image/jpeg" length="46675"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ağustos ayı SED ödemeleri hesaplara yatırıldı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/agustos-ayi-sed-odemeleri-hesaplara-yatirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/agustos-ayi-sed-odemeleri-hesaplara-yatirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, çocukların aileleri yanında desteklenmesi ve eğitim ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla ağustos ayına ilişkin 2 milyar 129 milyon liralık Sosyal ve Ekonomik Destek (SED) ödemesini hak sahiplerinin hesaplarına yatırdı.</strong></p>

<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, yaptığı açıklamada çocuklara yönelik sosyal hizmetlere özel önem verdiklerini belirterek, SED kapsamında çocukların sosyal açıdan desteklenmesi ve eğitim giderlerinin karşılanmasına katkı sağladıklarını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Çocukların aile ortamında büyümesi hedefleniyor</strong><br />
SED ödemeleriyle çocukların öncelikli olarak ailelerinin yanında ve kendi sosyal çevreleri içerisinde desteklenmesi amaçlanıyor.</p>

<p>Bakan Göktaş, aile odaklı sosyal hizmet modelleriyle çocukların aile şefkati ve sıcaklığı içerisinde yetişmelerine önem verdiklerini belirterek, çocukların milli ve toplumsal değerlere sahip, özgüvenli, eğitimli ve sağlıklı bireyler olarak yetişmeleri için çalışmaların sürdürüldüğünü kaydetti.</p>

<p>Göktaş, çocukların aile ortamında büyümesinin toplumsal değerlerin korunması açısından önemli olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>SED ödemesi 11 bin 38 liraya yükseldi</strong><br />
Temmuz ayında memur maaş katsayısında yapılan artış doğrultusunda SED ödemelerinde de artış gerçekleştirildi.</p>

<p>Buna göre, daha önce ortalama 9 bin 723 lira olan SED ödemesi, yapılan artışla birlikte 11 bin 38 liraya yükseldi.</p>

<p>Bakan Göktaş, ağustos ayına ilişkin toplam 2 milyar 129 milyon liralık SED ödemesinin hak sahiplerinin hesaplarına yatırıldığını belirterek, ödemelerin çocukların sosyal ve eğitim ihtiyaçlarının karşılanmasına katkı sağlayacağını ifade etti.</p>

<p>Bakanlık, aile bütünlüğünü korumaya ve çocukların mümkün olduğunca ailelerinin yanında desteklenmesine yönelik sosyal hizmet modellerini sürdürürken, SED uygulaması kapsamında çocukların eğitim ve sosyal ihtiyaçlarına yönelik ekonomik destek sağlanmaya devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/agustos-ayi-sed-odemeleri-hesaplara-yatirildi</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 16:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2024/03/mahinurrrr.webp" type="image/jpeg" length="56995"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çiftçilere 110,5 milyon liralık tarımsal destek ödemesi bugün yapılıyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ciftcilere-1105-milyon-liralik-tarimsal-destek-odemesi-bugun-yapiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ciftcilere-1105-milyon-liralik-tarimsal-destek-odemesi-bugun-yapiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tarım ve Orman Bakanlığı, üreticilere yönelik 110,5 milyon liralık tarımsal destekleme ödemesinin bugün çiftçilerin hesaplarına aktarılacağını açıkladı.</strong></p>

<p>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, üreticilerin emeğini ve tarımsal üretimin önemini gözeterek çiftçileri desteklemeye devam ettiklerini belirtti.</p>

<p>Yumaklı, 110,5 milyon liralık tarımsal destek ödemesinin çiftçilerin hesaplarına aktarılacağını bildirerek, ödemelerin üreticilere hayırlı ve bereketli olmasını diledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Desteklerin dağılımı belli oldu</strong><br />
Bakanlık tarafından paylaşılan bilgilere göre, toplam destek ödemesinin büyük bölümünü kırsal kalkınma yatırımları oluşturuyor.</p>

<p>Destek kalemleri şöyle:</p>

<ul>
 <li>Kırsal kalkınma yatırımı: 108 milyon 987 bin 299 lira</li>
 <li>Bitkisel üretim: 746 bin 330 lira</li>
 <li>Planlı üretim: 742 bin 810 lira</li>
 <li>Toplam 110 milyon 476 bin 439 liralık ödeme, farklı destek programları kapsamında üreticilerin hesaplarına aktarılacak.</li>
</ul>

<p><strong>Kırsal kalkınmaya ağırlık verildi</strong><br />
Ödemelerde en yüksek pay, kırsal kalkınma yatırımlarına ayrıldı. Yaklaşık 109 milyon liralık kaynak, kırsal alanlarda üretim kapasitesinin geliştirilmesi ve tarımsal yatırımların desteklenmesi amacıyla üreticilere sunulacak.</p>

<p>Bitkisel üretim ve planlı üretim destekleriyle de üreticilerin üretim süreçlerine katkı sağlanması hedefleniyor.</p>

<p>Tarım ve Orman Bakanlığı, üretimin sürdürülebilirliğinin sağlanması ve üreticilerin desteklenmesi amacıyla farklı tarımsal destek programlarını uygulamaya devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ciftcilere-1105-milyon-liralik-tarimsal-destek-odemesi-bugun-yapiliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 16:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/thumbs-b-c-222652b6ecbe81ea927c482bfe797df7.webp" type="image/jpeg" length="66491"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TatilBudur’dan Okul Öncesi Son Tatil Rotaları]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/tatilbudurdan-okul-oncesi-son-tatil-rotalari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/tatilbudurdan-okul-oncesi-son-tatil-rotalari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye’nin önde gelen seyahat teknolojisi platformlarından TatilBudur; okulların açılmasına sayılı günler kala uzun tatil planları yerine 2-3 günlük tatil planlarını öne çıkarırken, İstanbul ve çevresinden kolay ulaşılabilen, deniz ve doğayı bir arada sunan destinasyonlarla ailelerin ilgisini çekiyor.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Misafirlerine kaliteli tatil deneyimleri için aracılık eden TatilBudur, okullar açılmadan önce yazın son günlerini değerlendirmek isteyen aileler için Urla-Seferihisar-Sığacık, Foça ve Çeşme-Alaçatı gibi rotaları öne çıkarıyor. Deniz, plaj, doğa, gastronomi ve şehir keşfini bir arada sunan bu destinasyonlar, ailelere okul öncesinde kısa ama keyifli bir tatil molası fırsatı sunuyor.</p>

<p><strong>Şehirden Uzaklaşmadan Yazın Tadını Çıkarmak: Şile-Ağva</strong></p>

<p>İstanbul’a yakınlığıyla öne çıkan Şile ve Ağva, uzun yolculuk yapmak istemeyen aileler için yaz sezonunun son günlerini değerlendirebilecekleri alternatiflerin başında geliyor. Deniz, plaj ve doğayı bir arada sunan bölge, özellikle çocuklu aileler için kısa süreli tatil planlarına uygun bir seçenek oluşturuyor. Hafta sonuna eklenebilecek bir veya iki günlük konaklamayla şehirden uzaklaşmadan yaz hissini sürdürmek mümkün.</p>

<p><strong>Deniz ve Gastronomiyi Bir Arada Arayanlara: Ayvalık-Cunda</strong></p>

<p>Kuzey Ege’nin sevilen rotalarından Ayvalık ve Cunda, deniz tatilini gastronomi ve kısa şehir keşifleriyle birleştirmek isteyen ailelere hitap ediyor. Bölgedeki sakin koy ve plaj seçenekleri çocuklu aileler için avantaj sağlarken, Cunda’nın sokakları, yerel lezzetleri ve gün batımı noktaları kısa tatili daha kapsamlı bir deneyime dönüştürüyor.</p>

<p><strong>Sakin Bir Ege Kaçamağı: Urla-Seferihisar-Sığacık</strong></p>

<p>İzmir ve çevresinde yaşayan aileler için Urla, Seferihisar ve Sığacık, uzun izin gerektirmeden deniz ve güneşin tadını çıkarabilecekleri rotalar arasında yer alıyor. Daha sakin bir tatil atmosferi sunan bölge; plajları, doğası, yerel pazarları ve gastronomi duraklarıyla çocuklarla birlikte geçirilecek birkaç günlük kaçamak için ideal bir alternatif oluşturuyor. Kuzey Ege’nin sakin duraklarından olan Foça’da deniz tatili hissini korurken aynı zamanda kolay gezilebilen yapısıyla çocuklu ailelere konforlu bir seçenek sunuyor.</p>

<p><strong>Çocuklarla Çeşme’nin Son Yaz Günleri</strong></p>

<p>İstanbul’dan uçakla İzmir’e ulaşıp kısa bir transferle Çeşme’ye geçmek, bölgeyi hafta sonu kaçamağına da dönüştürebiliyor. Çeşme-Alaçatı rotasında çocuklu aileler için odağı gece hayatından ziyade Ilıca Plajı, kum, sığ deniz ve çocuk dostu plaj seçenekleri oluşturuyor.</p>

<p>TatilBudur’un geniş konaklama seçenekleri ve farklı bütçelere yönelik tatil alternatifleriyle aileler, okullar açılmadan önce kendilerine uygun rotayı seçerek yaz sezonuna keyifli bir kapanış yapabiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/tatilbudurdan-okul-oncesi-son-tatil-rotalari</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 16:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/vlfkdmd.JPG" type="image/jpeg" length="10257"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çiğli Arıtma Tesisi'nde 976 milyon liralık modernizasyon]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/cigli-aritma-tesisinde-976-milyon-liralik-modernizasyon</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/cigli-aritma-tesisinde-976-milyon-liralik-modernizasyon" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü, Çiğli İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi'ni 976 milyon TL'lik iki yeni yatırımla güçlendiriyor. Artan atık su yüküne karşı tesisin ön arıtma kapasitesi artırılırken, arıtma çamurunun işlenme kapasitesi de iki katına çıkarılacak.</strong></p>

<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü, İzmir Körfezi'nin temizliği açısından büyük önem taşıyan Çiğli İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi'ndeki yatırımlarını sürdürüyor. Günlük 820 bin metreküp atık su arıtma kapasitesine sahip tesiste, 4. Faz'ın tamamlanarak devreye alınması ve mevcut üç fazda bakım ve onarım çalışmalarının yapılmasının ardından modernizasyonda yeni bir döneme geçildi. Tesis, 976 milyon TL'lik iki yeni yatırımla daha da güçlendiriliyor. Atık suyun tesise ilk ulaştığı bölüm, artan nüfusun getirdiği yüke göre büyütülürken, arıtma çamurunun susuzlaştırma kapasitesi iki katına çıkarılıyor.</p>

<p><strong>Erdoğan: Modernizasyonu devam ettiriyoruz</strong><br />
Fazın devreye alınmasının ardından İzmir Körfezi'nde yaşanan iyileşmeye dikkat çeken İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, "Körfez'den periyodik olarak aldığımız numuneler ve yaptığımız ölçümlerde bu iyileşmeyi görebiliyoruz. Çalışmaların aksamadan devam etmesi için tesisteki modernizasyonu sürdürüyoruz. Yaklaşık 1 milyar liralık iki yatırımla Çiğli İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi'nin arıtma zincirinin iki önemli noktası aynı anda güçlendiriliyor. Arıtma sonrası ortaya çıkan çamurun işlenme kapasitesini iki katına çıkaracağız. Modernizasyon çalışmalarının önemli ayaklarından biri de tesisin giriş bölümünde gerçekleştiriliyor. Nüfusun artmasıyla birlikte Çiğli Arıtma Tesisi'ne ulaşan atık su miktarı da yıllar içinde yükseldi. Tesisin artan yükü daha güvenli ve verimli şekilde karşılayabilmesi için yeni kum tutucu ve ızgara sistemleri kuruyoruz. Bu sistem sayesinde kanalizasyonla tesise ulaşan atık suyun içindeki kağıt ve plastik gibi katı maddeler ile kum ve yağ gibi malzemeler, arıtma işleminin başında ayrılacak. Böylece sonraki arıtma aşamalarının yükü azaltılırken tesisin artan atık su miktarını karşılama kapasitesi de artırılacak. Yeni kum tutucu ünitesi saniyede 24 metreküp atık suyu karşılayabilecek kapasitede olacak. Mevcut saniyede 16 metreküp kapasiteli ızgara sistemine de saniyede 8 metreküplük yeni bir bölüm eklenecek ve toplam kapasite saniyede 24 metreküpe çıkarılacak" dedi.</p>

<p><strong>İlk yatırım 657 milyon TL</strong><br />
657 milyon TL tutarındaki proje kapsamında yeni kum tutucu ve ızgara sistemlerinin yanı sıra bunlara bağlı iletim hatları ve çıkış kanalları yapılacak. Tesisin ihtiyaç duyduğu mekanik ve elektrik sistemleri kurulacak, yol ve çevre düzenlemeleri de proje kapsamında ele alınacak. Çalışmanın iki yıl içerisinde tamamlanması planlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>800 tondan 1600 tona</strong><br />
İZSU'nun tesiste yürüttüğü ikinci büyük yatırım, arıtma işlemi sonucunda ortaya çıkan çamurun yönetimini güçlendirecek. 319 milyon TL'lik yatırımla tesisin günlük 800 ton olan çamur susuzlaştırma kapasitesi 1600 tona çıkarılacak. Böylece tesisin bu alandaki kapasitesi yüzde 100 artırılacak.<br />
Çalışma kapsamında 9 yeni santrifüj dekantör kurulacak. Arıtma çamurunun içindeki suyun ayrıştırılmasını sağlayan bu ekipmanların yanı sıra gerekli pompalar, otomatik hazırlama üniteleri ve çamurun taşınmasını sağlayacak sistemler de tesise kazandırılacak. Elektrik ve otomasyon altyapısı da yenilenecek. Böylece arıtma sürecinin sonunda ortaya çıkan çamurun daha yüksek kapasitede ve daha etkin şekilde yönetilmesi sağlanacak. İkinci yatırımın yıl sonunda tamamlanması planlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/cigli-aritma-tesisinde-976-milyon-liralik-modernizasyon</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 16:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/08/kcdkd.JPG" type="image/jpeg" length="51545"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk cumhuriyetleriyle yılın ilk yarısında 9,4 milyar dolarlık ticaret]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/turk-cumhuriyetleriyle-yilin-ilk-yarisinda-94-milyar-dolarlik-ticaret</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/turk-cumhuriyetleriyle-yilin-ilk-yarisinda-94-milyar-dolarlik-ticaret" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye'nin Azerbaycan, Kazakistan, Türkmenistan, Özbekistan ve Kırgızistan ile gerçekleştirdiği dış ticaret, 2026'nın ilk yarısında 9,4 milyar dolara ulaştı. Bu dönemde Türkiye'nin söz konusu ülkelere ihracatı 5 milyar dolar olurken, ithalatı 4,4 milyar dolar olarak gerçekleşti. Böylece Türkiye, Türk cumhuriyetleriyle ticaretinde 614,9 milyon dolarlık dış ticaret fazlası verdi.</strong></p>

<p>Türk cumhuriyetleriyle ekonomik ilişkiler, karşılıklı ticaretin artırılması ve stratejik alanlarda işbirliğinin geliştirilmesine yönelik adımlarla güçlenmeye devam ediyor. Türkiye'nin bölge ülkeleriyle ilişkilerinde özellikle müteahhitlik, enerji, ulaştırma, sanayi, tarım, savunma ve lojistik sektörleri öne çıkıyor.</p>

<p><strong>İhracatta Kazakistan ilk sırada</strong><br />
Türkiye'nin yılın ilk 6 ayında Türk cumhuriyetlerine yaptığı 5 milyar dolarlık ihracatta Kazakistan 1,5 milyar dolarla ilk sırada yer aldı.</p>

<p>Kazakistan'ı;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>Azerbaycan: 1,4 milyar dolar</li>
 <li>Özbekistan: 945,6 milyon dolar</li>
 <li>Kırgızistan: 594,4 milyon dolar</li>
 <li>Türkmenistan: 583,6 milyon dolar</li>
</ul>

<p>ihracatla takip etti.</p>

<p>Bu veriler, Türk cumhuriyetlerinin Türkiye'nin Orta Asya ve Kafkasya merkezli ticaret stratejisindeki önemini ortaya koyarken, ülkeler arasındaki ekonomik ilişkilerin yalnızca mal ticaretiyle sınırlı kalmadığını da gösteriyor.</p>

<p><strong>Kazakistan ile 15 milyar dolarlık ticaret hedefi</strong><br />
Türkiye'nin Orta Asya'daki en büyük ticaret ortaklarından biri olan Kazakistan ile enerji, ulaştırma ve lojistik, tarım, savunma sanayisi, teknoloji, müteahhitlik ve yatırım alanlarında kapsamlı işbirlikleri yürütülüyor. Kazakistan'da 3 binden fazla Türk sermayeli şirket faaliyet gösterirken, iki ülke arasındaki ticaret hacminin 15 milyar dolara çıkarılması hedefleniyor.</p>

<p>Ulaştırma ve lojistik alanında ise Orta Koridor öne çıkıyor. Türkiye ve Kazakistan arasında imzalanan demir yolu anlaşmalarıyla güzergah üzerindeki yük taşımacılığının artırılması ve hizmet kalitesinin yükseltilmesi amaçlanıyor. Bu kapsamda iki ülke arasında düzenli blok tren seferlerinin başlatılması ve Bakü-Tiflis-Kars Demir Yolu Hattı üzerinden yük trafiğinin artırılması planlanıyor.</p>

<p><strong>Savunma sanayisinde ortak üretim</strong><br />
Türkiye-Kazakistan ilişkilerinde savunma sanayisi de stratejik işbirliği alanlarından biri olarak öne çıkıyor. İki ülke, ANKA insansız hava araçlarının Kazakistan'da üretimi, bakım ve onarımına yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Bu işbirliği, savunma sanayisinde teknoloji transferi ve ortak üretim imkanlarının geliştirilmesi açısından önem taşıyor.</p>

<p><strong>Azerbaycan'la ticaret ve yatırım ilişkileri genişliyor</strong><br />
Türkiye'nin Türk cumhuriyetleri arasındaki önemli ticaret ortaklarından Azerbaycan ile ilişkiler de farklı sektörlerde derinleşiyor. Geçen yıl imzalanan 110 maddelik eylem planı kapsamında ticaret, sanayi, yatırım, müteahhitlik, ulaştırma ve enerji başta olmak üzere birçok alanda işbirliğinin geliştirilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Türkiye ile Azerbaycan arasında 15 milyar dolarlık ticaret hacmine ulaşılması hedeflenirken, yatırımların karşılıklı teşviki ve korunması ile çifte vergilendirmeyi önlemeye yönelik anlaşmalar iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin hukuki altyapısını güçlendiriyor.</p>

<p><strong>Özbekistan'da serbest bölgeler ve dijital ekonomi öne çıkıyor</strong><br />
Türkiye'nin Özbekistan ile ekonomik ilişkilerinde ise serbest bölgeler, savunma sanayisi ve dijital ekonomi alanları öne çıkıyor.  Yılın başında iki ülke arasında serbest bölgeler alanında imzalanan anlaşmayla, bölge tasarımı, yönetimi ve tanıtımı konusunda deneyim ve iyi uygulamaların paylaşılması amaçlanıyor. Anlaşma kapsamında ayrıca serbest bölgelerde yatırım ortamının geliştirilmesi ve ortak çalışmalar yürütülmesi planlanıyor. Türkiye'deki OSTİM Organize Sanayi Bölgesi modelinin Özbekistan'da uygulanmasına yönelik çalışmalar da devam ediyor. Bu kapsamda Özbek-Türk Organize Sanayi Bölgesi'nin kurulmasına ilişkin süreç sürdürülüyor.</p>

<p><strong>Türk cumhuriyetleriyle ekonomik entegrasyon güçleniyor</strong><br />
Türkiye'nin yılın ilk yarısında Türk cumhuriyetleriyle gerçekleştirdiği 9,4 milyar dolarlık ticaret hacmi, bölge ülkeleriyle ekonomik ilişkilerin giderek daha stratejik bir yapıya kavuştuğunu ortaya koyuyor.</p>

<p>Özellikle Orta Koridor'un geliştirilmesi, enerji ve lojistik altyapısının güçlendirilmesi, savunma sanayisinde ortak üretim imkanlarının artırılması ve organize sanayi bölgeleri gibi üretim odaklı modellerin yaygınlaştırılması, Türkiye'nin Türk cumhuriyetleriyle ekonomik bağlarını daha da güçlendirmesi açısından öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor.</p>

<p>Önümüzdeki dönemde ticaret hacminin artırılmasının yanı sıra yatırım, üretim, lojistik ve teknoloji alanlarında daha yüksek katma değerli işbirliklerinin geliştirilmesi hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/turk-cumhuriyetleriyle-yilin-ilk-yarisinda-94-milyar-dolarlik-ticaret</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 13:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2025/11/uib-ihracat-5.jpg" type="image/jpeg" length="32188"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hürmüz'deki arz riski Ceyhan'ın küresel petrol merkezi olma potansiyelini güçlendiriyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/hurmuzdeki-arz-riski-ceyhanin-kuresel-petrol-merkezi-olma-potansiyelini-guclendiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/hurmuzdeki-arz-riski-ceyhanin-kuresel-petrol-merkezi-olma-potansiyelini-guclendiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p><strong>Hürmüz Boğazı'nda yaşanan arz ve sevkiyat riskleri, alternatif petrol güzergahlarının stratejik önemini artırırken, Adana'nın Ceyhan ilçesi sahip olduğu boru hatları, liman ve depolama altyapısıyla küresel petrol ticaretinde öne çıkıyor.</strong></p>

<p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'ın “Ceyhan'ı bir Rotterdam yapabiliriz” açıklamasıyla gündeme gelen hedef doğrultusunda, bölgenin petrol ve petrol ürünlerinin depolandığı, ticaretinin ve fiyatlamasının yapıldığı uluslararası bir enerji merkezine dönüştürülmesi planlanıyor.</p>

<p>Ceyhan'ın enerji merkezi olma potansiyelinde Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) Boru Hattı kritik rol oynuyor. Azerbaycan'ın Hazar Denizi kıyısındaki Sangaçal Terminali'nden başlayarak Gürcistan üzerinden Türkiye'ye ulaşan hat üzerinden Ceyhan'a günlük yaklaşık 600 bin varil petrol taşınıyor. Hattın yaklaşık 400 bin varillik kullanılmayan kapasitesinin değerlendirilmesiyle bu miktarın günlük 1 milyon varile çıkarılabileceği belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bölgenin bir diğer önemli petrol güzergahı ise Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı. Kerkük ve çevresindeki sahalardan Türkiye'ye uzanan hattın mevcut taşıma kapasitesi günlük 1,5 milyon varil seviyesinde bulunuyor. Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelerin ardından Irak'ın Kerkük-Ceyhan güzergahını daha etkin kullanmaya yönelmesiyle, Mart 2026'da Kerkük petrolünün Ceyhan üzerinden ihracatı yeniden başladı.</p>

<p>Türkiye ile Irak arasında 1 Ağustos'ta imzalanan yeni bir yıllık petrol anlaşması da Ceyhan'ın önemini artırdı. Anlaşma kapsamında Ceyhan Limanı'na günlük 750 bin varil petrol akışı öngörülüyor.</p>

<p><strong>Ceyhan'da 3-3,5 milyon varillik potansiyel</strong><br />
Ceyhan'ın gelecekteki petrol ticareti potansiyelinin yalnızca mevcut kaynaklarla sınırlı kalmaması bekleniyor. Irak'ın güneyindeki Basra bölgesinden çıkan petrolü kuzeye ve Ceyhan dahil farklı ihracat noktalarına ulaştırması planlanan Basra-Haditha petrol boru hattı projesi, bölgenin kapasitesini daha da artırabilecek projeler arasında gösteriliyor. Projenin toplam taşıma kapasitesinin 2,5 milyon varile kadar çıkarılması hedefleniyor.</p>

<p>BTC, Irak-Türkiye hattı ve gelecekte devreye alınabilecek yeni güzergahlarla birlikte Ceyhan'da günlük 3-3,5 milyon varillik petrol ticareti potansiyeli oluşabileceği değerlendiriliyor. Bu miktar, yaklaşık 103 milyon varil seviyesindeki küresel günlük petrol talebinin yüzde 3-3,5'ine karşılık geliyor.</p>

<p><strong>Silopi-Ceyhan hattı kritik rol oynuyor</strong><br />
Ceyhan'ın stratejik önemini artıran bir diğer unsur ise Silopi-Ceyhan boru hatlarının günlük 1,5 milyon varillik taşıma kapasitesi. Bu kapasite, Türkiye'nin ihtiyacının üzerinde ham petrolün ülkeye getirilerek Ceyhan üzerinden uluslararası piyasalara sevk edilmesine imkan sağlayabilecek düzeyde.</p>

<p>Kapasitenin tamamının kullanılması halinde dünya petrol ihtiyacının yaklaşık yüzde 1,5'i her gün Ceyhan üzerinden küresel piyasalara ulaştırılabilecek. Aynı kapasite, Türkiye'nin günlük petrol ihtiyacının yaklaşık 1,5 katına denk geliyor.</p>

<p><strong>Gabar petrolü Ceyhan'ın önemini artırıyor</strong><br />
Türkiye'nin yurt içindeki petrol üretimindeki artış da Ceyhan'ın enerji merkezi olma potansiyelini güçlendiriyor.</p>

<p>Şırnak Gabar'da günlük petrol üretiminin 80 bin varili aşması, Türkiye'nin kendi petrolünün de Silopi-Ceyhan hattı üzerinden Akdeniz'e ve buradan uluslararası piyasalara taşınabilmesinin önünü açıyor.</p>

<p>Gabar'daki üretim artışıyla birlikte Silopi-Ceyhan hattının stratejik önemi yükselirken, Ceyhan'ın Türkiye'nin artan petrol üretimi için de önemli bir ihracat kapısı haline gelmesi bekleniyor.</p>

<p><strong>Enerji ticaretinde yeni merkez hedefi</strong><br />
Ceyhan'ın mevcut boru hattı bağlantıları, liman altyapısı, depolama kapasitesi ve genişleme imkanlarının yanı sıra bölgede rafineri ve petrokimya yatırımlarının geliştirilmesi, ilçenin yalnızca bir petrol transfer noktası değil, kapsamlı bir enerji ticaret merkezine dönüşmesini sağlayabilir.</p>

<p>Hürmüz Boğazı'nda yaşanan arz riskleri küresel petrol piyasalarında alternatif güzergahların önemini artırırken, Ceyhan'ın sahip olduğu altyapı ve farklı kaynaklara erişim imkanları bölgeyi Akdeniz üzerinden küresel petrol ticaretinin önemli merkezlerinden biri olma yolunda stratejik bir konuma taşıyor.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/hurmuzdeki-arz-riski-ceyhanin-kuresel-petrol-merkezi-olma-potansiyelini-guclendiriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 12:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2024/03/petrol-2-n4-jg-cover.webp" type="image/jpeg" length="42064"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
