<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Fuar Dergisi</title>
    <link>https://www.fuardergisi.com.tr</link>
    <description>Fuar Dergisi, ulusal ve uluslararası fuarlar, sektörel yenilikler ve ekonomi dünyasındaki en önemli gelişmeleri takip eden profesyoneller için kapsamlı analizler, röportajlar ve özel haberler sunar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss/ekonomi" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>"Türkiye'nin ilk ve tek ulusal Fuar, Kongre ve Festival dergisi</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 12 May 2026 14:00:41 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/rss/ekonomi"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Gemi ve yat ihracatının 2025 şampiyonları ödüllendirildi]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/gemi-ve-yat-ihracatinin-2025-sampiyonlari-odullendirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/gemi-ve-yat-ihracatinin-2025-sampiyonlari-odullendirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gemi, Yat ve Hizmetleri İhracatçıları Birliği tarafından düzenlenen “Award on Water” Başarılı İhracatçılar Ödül Töreni’nde, 2025 yılında 2 milyar 243 milyon dolarlık rekor ihracata ulaşan denizcilik sektörünün lider firmaları ödüllerine kavuştu. Türkiye İhracatçılar Meclisi Dış Ticaret Kompleksi’nde gerçekleştirilen törende, 7 alt sektörde dereceye giren firmalar ile birlik genelinde ilk 10’a giren ihracatçılar ödüllendirildi.</strong></p>

<p>Törene, Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Durmuş Ünüvar, TİM Başkanı Mustafa Gültepe, GYHİB Başkanı Mustafa Talha Pepe ile sektör temsilcileri katıldı.</p>

<p>Konuşmasında sektörün 2025 yılında ihracatını yüzde 17,38 artırarak tarihi bir başarıya ulaştığını belirten Durmuş Ünüvar, gemi ve yat sektörünün Türkiye’de ihracatını en fazla artıran sanayi sektörlerinden biri olduğunu söyledi. Türk tersanelerinin artık yalnızca üretim yapan tesisler değil, aynı zamanda tasarım ve inovasyon merkezleri haline geldiğini vurgulayan Ünüvar, yüksek katma değerli sistemlerin ve ileri mühendislik çözümlerinin dünya pazarlarına ihraç edildiğini ifade etti.</p>

<p>TİM Başkanı Mustafa Gültepe ise Türkiye’nin gemi ve yat ihracatında dünyanın ilk 10 ülkesi arasında yer aldığını belirterek, sektörün küresel ticaretten aldığı payın Türkiye ortalamasının üzerinde olduğunu söyledi. Türkiye’nin balıkçı gemisi ihracatında dünya lideri, römorkör üretiminde ise dünyanın önde gelen ülkelerinden biri olduğuna dikkat çeken Gültepe, sektörün kısa vadede 3,5 milyar dolarlık ihracat kapasitesine ulaşabilecek potansiyele sahip olduğunu kaydetti.</p>

<p>GYHİB Başkanı Mustafa Talha Pepe de sektörün 2025 yılında 2 milyar 243 milyon dolarlık ihracatla tarihi bir rekora imza attığını belirterek, bu rakama savunma amaçlı gemiler, bakım-onarım hizmetleri ve serbest bölgelerden yapılan ihracatların dahil olmadığını söyledi. Pepe, başarının arkasında yüksek mühendislik gücü, nitelikli iş gücü ve esnek üretim yapısının bulunduğunu ifade etti.</p>

<p>Türkiye’nin özellikle balıkçı gemileri, römorkörler ve mega yat üretiminde küresel ölçekte güçlü bir konuma ulaştığını belirten Pepe, Türk firmalarının projeye özel üretim kabiliyeti ve uluslararası regülasyonlara hızlı uyum kapasitesiyle öne çıktığını söyledi.</p>

<p>Küresel rekabet koşullarının giderek zorlaştığına dikkat çeken Pepe, sektörün fiyat baskısına rağmen kalite, hız, esneklik ve mühendislik gücüyle rekabet avantajını koruduğunu belirtti. Pepe, sektörün sürdürülebilir büyümesi için gemi ve yat inşasına yönelik destek mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini de vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>2025 yılı birlik genel ihracat sıralamasında ilk sırayı Sefine Denizcilik Tersanecilik aldı. Sanmar Denizcilik ikinci, Med Marine ise üçüncü sırada yer aldı. İlk 10 listesinde ayrıca Cemre Tersanesi, Cemre Marin, Bilgin Yatçılık, Sirena Marine, Tersan Tersanecilik, Numarine ve HAT-SAN Gemi İnşaa Bakım Onarım yer aldı.</p>

<p>Alt sektör sıralamalarında ise balıkçı gemilerinde Sefine Denizcilik, römorkörde Sanmar Denizcilik, 24 metre üstü yat kategorisinde Bilgin Yatçılık, 24 metre altı yat kategorisinde Sirena Marine, feribot ve yolcu gemilerinde Cemre Tersanesi, yük gemileri ve diğer deniz araçlarında Cemre Marin, yan sanayi kategorisinde ise DATA Hidrolik Makina zirvede yer aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/gemi-ve-yat-ihracatinin-2025-sampiyonlari-odullendirildi</guid>
      <pubDate>Tue, 12 May 2026 13:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/05/birlikgeneli.JPG" type="image/jpeg" length="23083"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DEİK’ten Türkiye-Belçika İş Forumu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/deikten-turkiye-belcika-is-forumu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/deikten-turkiye-belcika-is-forumu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK), Belçika Kraliçesi Majesteleri başkanlığında düzenlenen Ekonomik Misyon ziyareti kapsamında “Türkiye-Belçika İş Forumu”nu 11 Mayıs 2026 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirdi. Foruma; T.C. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Belçika Başbakan Yardımcısı, Dışişleri, Avrupa İşleri ve Kalkınma İşbirliği Bakanı Maxime Prévot, DEİK Başkanı Nail Olpak, T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı A. Burak Dağlıoğlu, Belçika Şirketler Federasyonu Onursal Başkanı René Branders, Flandre Hükümeti Başbakanı Matthias Diependaele, DEİK/Türkiye-Belçika İş Konseyi Başkanı Mustafa Akıncılar ile iki ülkeden iş insanları katıldı.</strong></p>

<p>Forum kapsamında, Ömer Bolat, Maxime Prévot ve Belçika Savunma Bakanı Theo Francken tarafından Türkiye ile Belçika arasında “İkili Ticaret İlişkilerinin Geliştirilmesine İlişkin Ortak Bildiri” imzalandı.</p>

<h3><strong>“Hedef 15 Milyar Dolarlık Ticaret Hacmi”</strong></h3>

<p>Ömer Bolat, Türkiye ile Belçika arasındaki ticaret hacminin 2025 yılı itibarıyla 9,3 milyar dolara ulaştığını belirterek, iki ülkenin sürdürülebilir ve dengeli şekilde 15 milyar dolarlık ticaret hacmine ulaşmayı hedeflediğini ifade etti.</p>

<p>Belçika’nın Türkiye’deki yatırımlarının yaklaşık 5 milyar dolar seviyesinde olduğunu aktaran Bolat, Türk şirketlerinin Belçika’daki yatırımlarının ise 750 milyon dolara yaklaştığını söyledi.</p>

<p>Savunma sanayisinin iki ülke arasında stratejik iş birliği alanlarından biri olduğunu belirten Bolat, Türkiye’nin savunma ve havacılık ihracatının 2002’de 248 milyon dolardan 2025’te 10 milyar doların üzerine çıktığını kaydetti. Türkiye’nin aynı zamanda gelişmiş dijital gümrük sistemleri ve 150 milyar dolarlık lojistik pazarıyla önemli bir lojistik merkezi konumunda olduğunu vurguladı.</p>

<p>Türk müteahhitlerin bugüne kadar 138 ülkede toplam 560 milyar dolarlık proje üstlendiğini ifade eden Bolat, Belçika’daki projelerin toplam büyüklüğünün ise 335 milyon dolar seviyesinde olduğunu söyledi.</p>

<p>Bolat ayrıca, Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki Gümrük Birliği’nin günümüz ekonomik koşullarına uygun şekilde modernize edilmesi için çalışmaların sürdüğünü belirterek, Belçika’nın bu sürece destek verdiğine inandıklarını ifade etti.</p>

<h3><strong>“Enerji, Savunma ve Teknolojide Büyük Potansiyel Var”</strong></h3>

<p>Maxime Prévot ise Türkiye ile Belçika’nın birçok sektörde birbirini tamamlayan güçlü yönlere sahip olduğunu belirterek enerji, havacılık, uzay ve savunma alanlarında daha derin iş birliği potansiyeli bulunduğunu söyledi.</p>

<p>Belçika’nın Türkiye’ye yönelik ekonomik misyon ziyaretinin benzerinin 14 yıl önce düzenlendiğini hatırlatan Prévot, Belçika Kraliçesi Mathilde’nin ziyarete liderlik etmesinin iki ülke ilişkilerine verilen önemin göstergesi olduğunu ifade etti.</p>

<p>Türkiye’nin yenilikçi ve rekabetçi bir ekosisteme sahip olduğunu kaydeden Prévot, limanlar, lojistik, yaşam bilimleri, biyoteknoloji, dijital dönüşüm ve sanayi alanlarında önemli iş birliği fırsatları bulunduğunu belirtti.</p>

<h3><strong>“Türk İş Dünyası Avrupa Yolculuğunu Destekliyor”</strong></h3>

<p>Nail Olpak, Türkiye ile Belçika’nın birbirini tamamlayan iki ekonomi olduğunu belirterek, Belçikalı şirketleri Türkiye’yi üretim üssü ve ortak girişim platformu olarak değerlendirmeye davet etti.</p>

<p>Yeşil dönüşüm, teknoloji, inovasyon, savunma sanayisi ve lojistik alanlarının iş birliği açısından önemli fırsatlar sunduğunu ifade eden Olpak, Türkiye-AB ilişkilerinin yeni bir bakış açısıyla ele alınması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Olpak, Türk iş dünyasının Türkiye’nin Avrupa Birliği yolculuğunu güçlü şekilde desteklediğini vurgulayarak, Avrupa Günü kapsamında Financial Times ve çeşitli Avrupa gazetelerinde yayımlanan açık mektuplarla bu mesajın uluslararası kamuoyuna aktarıldığını belirtti.</p>

<h3><strong>“Türkiye Bölgesel Merkez Konumunda”</strong></h3>

<p>A. Burak Dağlıoğlu, Türkiye’de faaliyet gösteren 700’den fazla Belçikalı şirket bulunduğunu ve bu şirketlerin 2003 yılından bu yana toplam 8 milyar doların üzerinde yatırım gerçekleştirdiğini söyledi.</p>

<p>Türkiye’nin iş dostu yatırım ortamına sahip olduğunu belirten Dağlıoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın politikaları doğrultusunda Türkiye’nin bölgesel bir merkez haline geldiğini ve küresel ekonomik güç olma hedefiyle ilerlediğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>“Türkiye Stratejik Ortak Konumunda”</strong></h3>

<p>René Branders, Türkiye’de düzenlenen programa 200 şirketi temsil eden yaklaşık 400 Belçikalı katılımcının dahil olduğunu belirtti. Kimya, yaşam bilimleri, otomotiv, savunma, uzay, tekstil ve gıda gibi sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerin Türkiye ile güçlü ekonomik ilişkiler geliştirdiğini söyledi.</p>

<p>Matthias Diependaele ise Türkiye’nin Avrupa Birliği dışındaki en önemli ekonomik ortaklardan biri olduğunu belirterek, lojistik, enerji dönüşümü, ileri üretim teknolojileri, tarım ve yaşam bilimleri alanlarında iş birliklerinin güçlenerek devam ettiğini ifade etti.</p>

<p>Diependaele, Türkiye’nin girişimcilik gücü, teknik altyapısı, nitelikli iş gücü ve bölgesel erişim kapasitesiyle stratejik ortak konumunda bulunduğunu vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/deikten-turkiye-belcika-is-forumu</guid>
      <pubDate>Tue, 12 May 2026 12:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/05/1778506256-turkiye-belcika-is-forumu-imza-toreni.jpeg" type="image/jpeg" length="88170"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aksa Enerji İlk Çeyrekte 3,3 Milyar TL FAVÖK’e Ulaştı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/aksa-enerji-ilk-ceyrekte-33-milyar-tl-favoke-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/aksa-enerji-ilk-ceyrekte-33-milyar-tl-favoke-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye’nin halka açık en büyük serbest elektrik üreticilerinden Aksa Enerji, 2026 yılının ilk çeyreğinde güçlü operasyonel ve finansal performansını sürdürdü. Şirket, global ölçekte çeşitlendirilmiş portföy yapısı, döviz bazlı gelir modeli ve disiplinli yatırım stratejisinin katkısıyla yılın ilk üç ayında 3,3 milyar TL FAVÖK elde ederken, FAVÖK marjını yüzde 33 seviyesine yükseltti.</strong></p>

<p>7 ülkede faaliyet gösteren 12 santral operasyonu ve 3.000 MW’ın üzerindeki kurulu gücüyle enerji sektöründe uluslararası ölçekte faaliyet gösteren şirket, 2026 yılı ilk çeyrek konsolide finansal sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı.</p>

<p>Uzun vadeli ABD doları bazlı garantili satış anlaşmaları, farklı coğrafyalara yayılan operasyon yapısı ve güçlü finansal yönetim anlayışı sayesinde kârlılığını koruyan şirket, yılın ilk çeyreğinde 565 milyon TL net dönem kârı açıkladı. Aksa Enerji’nin konsolide gelirleri 10 milyar TL’ye ulaşırken, FAVÖK rakamı 3,3 milyar TL olarak gerçekleşti. Şirketin FAVÖK marjı ise geçen yılın aynı dönemine göre 4 puan artarak yüzde 33 seviyesine çıktı.</p>

<p>Küresel ölçekte enerji arz güvenliği ve finansmana erişimin önemini koruduğu dönemde Aksa Enerji; coğrafi çeşitliliğin sağladığı denge, yüksek operasyonel verimlilik ve öngörülebilir gelir yapısı sayesinde güçlü nakit akışı üretmeye devam etti.</p>

<h3><strong>Operasyonel Büyüme ve Güçlü Finansman Adımları</strong></h3>

<p>Aksa Enerji, 2026’nın ilk çeyreğinde büyüme stratejisinin temel başlıkları olan operasyonel kapasite artışı ve finansman altyapısında önemli gelişmeler kaydetti.</p>

<p>Şirket, Gana’da yapımını sürdürdüğü Kumasi Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali’nin ilk fazını ocak ayında basit çevrimde 130 MW kurulu güçle devreye aldı. Bunun yanı sıra Africa Finance Corporation (AFC) ile imzalanan 300 milyon ABD doları tutarındaki yeni kredi anlaşmasıyla Afrika’daki yatırımlarına yönelik uzun vadeli finansman yapısını daha da güçlendirdi.</p>

<h3><strong>“Sürdürülebilir Yüksek Büyüme Stratejimizi Kararlılıkla Sürdürüyoruz”</strong></h3>

<p>Şirketin ilk çeyrek performansını değerlendiren Naci Ağbal, küresel ölçekte enerji talebinin arttığı ve enerji arz güvenliği ile finansmana erişimin stratejik önem kazandığı bir dönemin yaşandığını belirtti.</p>

<p>Ağbal, “Aksa Enerji olarak çeşitlendirilmiş coğrafi portföyümüz, döviz bazlı gelir yapımız ve disiplinli yatırım yaklaşımımız sayesinde güçlü finansal performansımızı sürdürürken, sürdürülebilir yüksek büyüme stratejimizi de kararlılıkla uygulamaya devam ediyoruz.” dedi.</p>

<p>Türkiye, Afrika ve Orta Asya’daki yatırımlarla yalnızca kurulu gücü artırmadıklarını, aynı zamanda faaliyet gösterdikleri ülkelerin enerji altyapılarına uzun vadeli katkı sunduklarını ifade eden Ağbal, Gana Kumasi Santrali’nin ilk fazında 130 MW kurulu güce ulaşılmasının ve AFC ile toplam 450 milyon ABD dolarına ulaşan finansman iş birliğinin uluslararası güvenin önemli göstergeleri olduğunu vurguladı.</p>

<h3><strong>Kumasi Santrali’nde İlk Faz Devreye Alındı</strong></h3>

<p>Aksa Enerji’nin Gana’daki Kumasi Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali yatırımının ilk fazı basit çevrimde 130 MW kapasiteyle devreye alındı. Santralin tam kapasiteye ulaşmasıyla birlikte Gana’nın artan enerji ihtiyacına uzun vadeli katkı sağlanması hedefleniyor.</p>

<p>20 yıl süreli ABD doları bazlı garantili satış anlaşması kapsamında geliştirilen projenin finansman, mühendislik, inşaat, işletme ve bakım süreçleri Aksa Enerji tarafından yürütülüyor. Proje, şirketin Afrika’daki uzun vadeli büyüme stratejisinin önemli yatırımları arasında yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Afrika Yatırımlarına 450 Milyon Dolarlık Finansman Desteği</strong></h3>

<p>Şirket, Afrika’daki enerji yatırımlarının finansmanında kullanılmak üzere AFC ile 300 milyon ABD doları tutarında yeni kredi anlaşmasına imza attı. Haziran 2025’te sağlanan 150 milyon dolarlık finansmana eklenen bu anlaşmayla birlikte, AFC ile gerçekleştirilen toplam finansman tutarı 450 milyon ABD dolarına ulaştı.</p>

<p>Bu finansman yapısının, Aksa Enerji’nin mevcut Afrika yatırımlarını desteklemesinin yanı sıra gelecekte hayata geçirilecek büyüme projeleri için de önemli finansal esneklik sağlaması hedefleniyor.</p>

<p>Aksa Enerji, Türkiye’den Afrika ve Orta Asya’ya uzanan yatırımlarıyla küresel ölçekte sürdürülebilir değer üretmeye ve enerji sektöründeki güçlü konumunu geliştirmeye devam etmeyi amaçlıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/aksa-enerji-ilk-ceyrekte-33-milyar-tl-favoke-ulasti</guid>
      <pubDate>Tue, 12 May 2026 12:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/05/1778519082-aksa-enerji-c-e-o-cra-kurulu-ba-kan-naci-a-bal.jpg" type="image/jpeg" length="95243"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kağıt Bardaklarda Yeni Dönüşüm Teknolojisi]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/kagit-bardaklarda-yeni-donusum-teknolojisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/kagit-bardaklarda-yeni-donusum-teknolojisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sürdürülebilir ambalaj sektörünün öncü firmalarından Recyloop Sürdürülebilir Ambalaj A.Ş. ile su bazlı bariyer kaplama teknolojilerinde dünyanın önde gelen şirketlerinden Michelman, Almanya’da düzenlenen Interpack 2026 kapsamında stratejik iş birliklerini daha ileri bir seviyeye taşıdı. İki şirket, sürdürülebilir ambalaj teknolojileri ve geri dönüştürülebilir kağıt bardak çözümleri alanındaki ortak çalışmalarını küresel ölçekte genişletme kararı aldı.</strong></p>

<p>Interpack süresince Recyloop standında gerçekleştirilen görüşmede, Recyloop Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Erhan Eroğlu ile Michelman Başkanı ve CEO’su Dr. Richard Michelman bir araya geldi.</p>

<p>Toplantıda, “İş Dünyasının Yeşil Nobeli” olarak nitelendirilen Sürdürülebilir İş Ödülleri’nde “En Sürdürülebilir Proje” ödülünü kazanan yüzde 100 geri dönüştürülebilir HydroLoop ürün grubunun yeni gelişim alanları değerlendirildi. Recyloop, söz konusu ödülü 2025 yılı sonunda McDonald's tedarik zinciri yöneticileriyle birlikte alarak projenin küresel markalar tarafından da kabul gördüğünü ortaya koymuştu.</p>

<h3><strong>“Milyarlarca Plastik Kaplı Bardağın Doğayı Kirletmesini Önlemek İstiyoruz”</strong></h3>

<p>Ömer Erhan Eroğlu, geleneksel kağıt bardakların iç yüzeylerinde kullanılan plastik bazlı kaplamaların geri dönüşüm süreçlerini zorlaştırdığına dikkat çekerek, sürdürülebilir çözümlerin artık zorunluluk haline geldiğini ifade etti.</p>

<p>Eroğlu, “Geleneksel ambalajların çevrede oluşturduğu olumsuz etkilere kayıtsız kalamazdık. Avrupa Yeşil Mutabakatı kriterleri doğrultusunda, Michelman’ın gelişmiş su bazlı kaplama teknolojisini kendi üretim süreçlerimizle birleştirerek ödüllü HydroLoop ürününü geliştirdik. Hedefimiz bu teknolojiyi daha yaygın hale getirerek milyarlarca plastik kaplı bardağın doğaya verdiği zararı azaltmak.” dedi.</p>

<h3><strong>“Recyloop Teknolojimizin Potansiyelini Ortaya Çıkardı”</strong></h3>

<p>Dr. Richard Michelman ise Recyloop’un teknik üretim gücü ve yenilikçi yaklaşımının iş birliğinde önemli rol oynadığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Michelman, “Michelman olarak geliştirdiğimiz çevre dostu yeni nesil su bazlı bariyer çözümleriyle ambalaj sektöründeki dönüşümün bir parçası olmaktan memnuniyet duyuyoruz. Ancak güçlü teknolojilerin başarılı sonuçlar vermesi için doğru üretim ortakları gerekiyor. Recyloop’un inovasyon odaklı yaklaşımı, teknik uzmanlığı ve bölgesindeki lider konumu, teknolojimizin uluslararası başarıya ulaşmasına önemli katkı sağlıyor.” ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>HydroLoop Teknolojisi Plastik Kaplamalara Alternatif Oluşturuyor</strong></h3>

<p>İki şirketin ortak geliştirdiği HydroLoop teknolojisi, geleneksel kağıt bardaklarda kullanılan polietilen (PE) bazlı plastik bariyer ihtiyacını ortadan kaldırıyor. Michelman’ın su bazlı bariyer çözümleri ile Recyloop’un proses mühendisliğini bir araya getiren sistem sayesinde bardaklar standart kağıt geri dönüşüm süreçlerinde yeniden işlenebiliyor.</p>

<p>Döngüsel ekonomi açısından önemli bir alternatif sunan HydroLoop teknolojisiyle Recyloop, uluslararası iş birliklerini büyüterek sürdürülebilir kağıt bardak üretiminde küresel ölçekte daha güçlü bir konuma ulaşmayı hedefliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/kagit-bardaklarda-yeni-donusum-teknolojisi</guid>
      <pubDate>Tue, 12 May 2026 12:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/05/soldan-saga-dr-richard-michelman-omer-erhan-eroglu.jpg" type="image/jpeg" length="76123"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[EGİAD’dan Stratejik Uyarı: Enerji Güvenliği Rekabetin Anahtarı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/egiaddan-stratejik-uyari-enerji-guvenligi-rekabetin-anahtari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/egiaddan-stratejik-uyari-enerji-guvenligi-rekabetin-anahtari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), küresel ölçekte giderek derinleşen jeopolitik gelişmelerin iş dünyasına etkilerini çok yönlü şekilde değerlendirmek amacıyla düzenlediği “Jeopolitik Gerilimler ve Enerji Güvenliği” seminerini 11 Mayıs 2026 tarihinde EGİAD Dernek Merkezi’nde gerçekleştirdi. İş dünyasının stratejik karar süreçlerinde giderek daha fazla önem kazanan enerji güvenliği konusu, SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi Kıdemli Enerji Analisti Yael Taranto’nun katılımıyla kapsamlı biçimde ele alındı.</strong></p>

<p>Seminer kapsamında; Orta Doğu’daki artan gerilimler, Rusya-Ukrayna savaşı sonrasında değişen enerji dengeleri ve küresel tedarik zincirlerinde yaşanan kırılmaların enerji piyasalarına etkileri değerlendirildi. Enerji maliyetlerindeki yükseliş, arz güvenliği riskleri ve karbon düzenlemelerinin iş dünyasına yansımaları, katılımcılara veri odaklı analizlerle aktarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Etkinlikte enerji güvenliğinin artık yalnızca enerji arzı konusu olmadığı; yenilenebilir enerji kapasitesi, enerji verimliliği, kritik mineraller, depolama teknolojileri ve karbon yönetimi gibi başlıkları kapsayan çok boyutlu bir dönüşüm alanına dönüştüğü vurgulandı.</p>

<h3><strong>“Enerjiye Güvenli Erişim Yoksa Üretim de Güvende Değildir”</strong></h3>

<p>EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, konuşmasında enerji güvenliğinin iş dünyası için kritik bir eşik noktasına ulaştığını belirterek şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“Enerji konusu artık yalnızca maliyet ya da arz dengesi üzerinden değerlendirilebilecek teknik bir alan değil. Enerji güvenliği; ekonomik istikrarın, sanayi rekabetçiliğinin, dış ticaret dengelerinin ve sürdürülebilir büyümenin merkezinde yer alan stratejik bir kalkınma başlığıdır. Enerjiye güvenli erişim sağlanamıyorsa üretimin sürdürülebilirliğinden de söz etmek mümkün değildir.”</p>

<p>Özhelvacı ayrıca, küresel ölçekte yaşanan gelişmelerin enerji konusunu şirketler açısından doğrudan bir “iş sürekliliği” ve “risk yönetimi” meselesine dönüştürdüğünü ifade etti.</p>

<h3><strong>Enerji Piyasalarında Yeni Dönem</strong></h3>

<p>Son yıllarda yaşanan krizlerin küresel sistem üzerinde kalıcı etkiler bıraktığını dile getiren Özhelvacı, pandemi sonrası tedarik zinciri sorunları, savaşlar ve bölgesel gerilimlerin enerji piyasalarında yeni bir dönemi başlattığını belirtti.</p>

<p>“Dünya yeni bir jeopolitik kırılma sürecinden geçiyor. Bu süreç enerji arz güvenliğini küresel ekonominin en kritik başlıklarından biri haline getirdi. Artık enerji güvenliğini konuşurken yalnızca petrol ve doğal gazı değil; yenilenebilir enerji kaynaklarını, enerji altyapısının dayanıklılığını ve karbon rekabetçiliğini birlikte değerlendirmek gerekiyor.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Enerjinin şirketler açısından dönüşen rolüne de dikkat çeken Özhelvacı, enerji yönetiminin artık sadece bir gider kalemi değil; yatırım stratejisi, sürdürülebilirlik performansı, ihracat rekabeti ve finansmana erişim açısından belirleyici bir unsur haline geldiğini söyledi. Özellikle Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın firmalar için enerji yönetimini kritik bir rekabet unsuru konumuna taşıdığı ifade edildi.</p>

<h3><strong>Enerji Dönüşümünde Riskler ve Fırsatlar Değerlendirildi</strong></h3>

<p>Seminerde söz alan Yael Taranto, Türkiye’nin enerji dönüşüm sürecini küresel gelişmeler çerçevesinde değerlendirdi. Taranto, yenilenebilir enerji yatırımları, enerji arz güvenliği, maliyet baskıları ve enerji politikalarındaki gelişmelere ilişkin kapsamlı bir analiz sundu.</p>

<p>Sunumda Türkiye’nin enerji dönüşümü alanındaki potansiyeline dikkat çekilirken; dışa bağımlılık, fiyat dalgalanmaları ve regülasyon uyumu gibi kırılganlık alanlarının da önemini koruduğu belirtildi.</p>

<h3><strong>Ortak Farkındalık ve Stratejik Bakış</strong></h3>

<p>EGİAD tarafından düzenlenen seminerin; iş dünyasının enerji güvenliği perspektifini güçlendirmeyi, üyelerin stratejik karar alma süreçlerine katkı sunmayı ve İzmir iş dünyasında ortak bir farkındalık oluşturmayı hedeflediği ifade edildi.</p>

<p>Yoğun katılımla gerçekleştirilen etkinlikte, enerji güvenliği ve sürdürülebilir dönüşüm konularının önümüzdeki dönemde iş dünyasının en önemli gündem maddeleri arasında yer almaya devam edeceği vurgulandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/egiaddan-stratejik-uyari-enerji-guvenligi-rekabetin-anahtari</guid>
      <pubDate>Tue, 12 May 2026 12:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/05/frgf.JPG" type="image/jpeg" length="44269"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TURQUALITY Eğitim Programıyla Ege’ye 172 Yeni Uzman]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/turquality-egitim-programiyla-egeye-172-yeni-uzman</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/turquality-egitim-programiyla-egeye-172-yeni-uzman" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türk ihracatçı firmalarının markalaşma süreçlerini güçlendirmek, katma değerli ihracatı artırmak ve Türk markalarının dünya pazarlarında daha güçlü bir konuma ulaşmasını sağlamak amacıyla Ticaret Bakanlığı tarafından 22 yıldır sürdürülen TURQUALITY desteklerinin daha etkin kullanılması hedefiyle, Ticaret Bakanlığı himayesindeki İhracat Akademisi tarafından İzmir’de “TURQUALITY® Uzmanı Eğitim Programı” düzenlendi.</strong></p>

<p>İhracat Akademisi öncülüğünde, Ege İhracatçı Birlikleri ve İzmir Ticaret Odası iş birliğiyle gerçekleştirilen “5. TURQUALITY® Uzmanı Eğitim Programı”, İzmir Ticaret Odası ev sahipliğinde başladı. Programa katılan 172 kişi, önümüzdeki dönemde Ege Bölgesi’ndeki firmaların markalı ihracat süreçlerine uzman desteği sağlayacak.</p>

<p>Programın açılışında konuşan Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdür Yardımcısı Bülent Tuncer, 2025 yılının küresel belirsizliklerin ve korumacılık eğilimlerinin arttığı bir dönem olduğuna dikkat çekerek, buna rağmen Türkiye’nin mal ihracatının 273,4 milyar dolarla rekor seviyeye ulaştığını, hizmet ihracatının ise 122,6 milyar dolara yükseldiğini ifade etti.</p>

<p>Ticaret Bakanlığı’nın ihracatı artırmak ve ülke genelinde yaygınlaştırmak amacıyla kapsamlı destek mekanizmaları yürüttüğünü belirten Tuncer, 2022 yılında yürürlüğe giren 5973 sayılı İhracat Destekleri Hakkında Karar ile mal ihracatına yönelik tüm desteklerin tek çatı altında toplandığını söyledi. Yurt dışı fuar katılımlarından tanıtım faaliyetlerine, kira desteklerinden markalaşma çalışmalarına, kurumsal kapasite geliştirmeden bilişim altyapısına kadar geniş kapsamlı destekler sunulduğunu kaydeden Tuncer, 2025 yılında ihracatçılara 33 milyar TL destek sağlandığını, 2026 yılında ise bu rakamın 45 milyar TL’ye çıkarılacağını açıkladı.</p>

<p>Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk ise TURQUALITY® Programı’nın küresel marka hedefi olan firmalar için stratejik bir destek modeli olduğunu vurgulayarak, devlet desteklerinin yoğun küresel rekabet ortamında ihracatçılar için büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Öztürk, programın temel hedefinin firmaların markalaşma süreçlerini güçlendirmek, katma değerli üretim ve ihracatı artırmak ve Türk markalarının uluslararası pazarlardaki konumunu güçlendirmek olduğunu belirtti. Firmaların TURQUALITY® desteklerinden etkin şekilde faydalanabilmesi için uzman insan kaynağının kritik rol oynadığını ifade eden Öztürk, programın İzmir’de düzenlenmesini önemli bir adım olarak değerlendirdi.</p>

<p>Marka ve TURQUALITY® destekleri kapsamında firmalara; tanıtım, fuar, danışmanlık, istihdam, hedef pazar danışmanlığı, birim desteği, franchise desteği ve pazar araştırma raporları gibi birçok alanda destek sağlandığını aktaran Öztürk, son dönemde destek kapsamına alınan sürdürülebilirlik danışmanlığı desteğinin de firmaların kurumsal sürdürülebilirlik seviyelerine önemli katkı sunduğunu dile getirdi.</p>

<p>Türkiye’nin 282 milyar dolarlık ihracat hedefi doğrultusunda devlet desteklerinin önemine değinen Öztürk, Ege İhracatçı Birlikleri olarak destek mekanizmalarının ihracatçılara daha etkin ulaştırılması için yoğun çalışma yürüttüklerini ifade etti. 2025 yılında ihracatçılara toplam 2,4 milyar TL devlet desteği ulaştırılmasına aracılık ettiklerini belirten Öztürk, bu rakamın bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 90 artış anlamına geldiğini söyledi. Desteklerden 2 bin 612 firma ve iş birliği kuruluşunun yararlandığını kaydeden Öztürk, en fazla desteğin yurt dışı fuar katılımları, TURQUALITY® projeleri ve tarım destekleri alanlarında verildiğini aktardı.</p>

<p>Serdar Gökhan Arıkan ise günümüzde ihracatta yalnızca miktarın değil, niteliğin de büyük önem taşıdığını belirterek, katma değerli üretim, markalaşma ve teknolojik dönüşümün sürdürülebilir ihracat başarısının temel unsurları haline geldiğini ifade etti.</p>

<p>TURQUALITY programının Türk firmalarının küresel marka yolculuğunda stratejik bir rol üstlendiğini söyleyen Arıkan, program sayesinde birçok Türk markasının dünyanın farklı bölgelerinde önemli başarılara imza attığını kaydetti. İzmir Ticaret Odası olarak KOBİ’lerin küresel pazarlardaki direncini artırmayı öncelikli hedef olarak gördüklerini belirten Arıkan, Ticaret Bakanlığı ile TOBB iş birliği kapsamında kurulan “İhracat Destek Ofisi” aracılığıyla firmalara hedef pazar analizi ve ihracat destekleri konusunda birebir danışmanlık sağlandığını ifade etti.</p>

<p>Programın açılışına ayrıca Ticaret Bakanlığı Markalaşma ve Tasarım Destekleri Daire Başkanı Ebru Gülsoy Rojas Atencio ile Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreter Yardımcısı Kemal Coşkun da katıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İhracat Akademisi bünyesinde bugüne kadar farklı illerde düzenlenen eğitim programlarından 900’ü aşkın kişinin yararlandığı belirtilirken, program sonunda başarılı katılımcılara katılım ve başarı belgeleri verileceği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/turquality-egitim-programiyla-egeye-172-yeni-uzman</guid>
      <pubDate>Tue, 12 May 2026 12:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/05/tghfg.JPG" type="image/jpeg" length="38043"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk Eximbank-UKEF Ortaklığı Savunma Alanında Güçleniyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/turk-eximbank-ukef-ortakligi-savunma-alaninda-gucleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/turk-eximbank-ukef-ortakligi-savunma-alaninda-gucleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türk Eximbank ile UK Export Finance (UKEF), 7 Mayıs 2026 tarihinde yeni bir Mutabakat Zaptı imzaladı. Anlaşma kapsamında, Türkiye ve Birleşik Krallık kaynaklı ihracatı içeren üçüncü ülkelerdeki savunma projelerine ortak finansman sağlanmasının önü açılacak.</strong></p>

<p>İki kuruluş daha önce 2017 yılında da bir Mutabakat Zaptı ve kapsamlı bir reasürans anlaşmasına imza atmıştı. Söz konusu reasürans mekanizması çerçevesinde enerji ve otoyol projeleri ortak finansman modeliyle desteklenmişti. Yeni imzalanan anlaşma kapsamında geliştirilecek projelerde de aynı iş birliği mekanizmasının kullanılabileceği belirtildi.</p>

<p>Mutabakat zaptı doğrultusunda gerçekleştirilecek finansman düzenlemelerinin, tarafların uluslararası yükümlülükleriyle uyumlu şekilde ve OECD kuralları çerçevesinde yürütüleceği ifade edildi. Anlaşma ayrıca bilgi paylaşımı, uzmanlık desteği, danışmanlık hizmetleri ile düzenli toplantı ve istişare süreçlerini de kapsıyor.</p>

<h3><strong>“İş Birliğimiz Daha da Güçlenecek”</strong></h3>

<p>Ali Güney, UKEF’in uzun yıllardır Türk Eximbank’ın önemli iş ortaklarından biri olduğunu belirterek, yeni mutabakatın iki kurum arasındaki güçlü ilişkileri daha ileri seviyeye taşıyacağını ifade etti. Güney, anlaşmanın savunma sektörü başta olmak üzere üçüncü ülkelerde gerçekleştirilecek projeler için yeni finansman fırsatları sunacağını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tim Reid ise 2017 yılında imzalanan reasürans anlaşmasından bu yana enerji ve ulaşım altyapısı projelerinde önemli sonuçlar elde edildiğini belirtti. Reid, yeni mutabakat zaptıyla birlikte iş birliğinin savunma sektörünü de kapsayacak şekilde genişletildiğini ve bu sayede Türk ile İngiliz tedarikçilerin yeni pazarlarda ortak fırsatları değerlendirebileceğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/turk-eximbank-ukef-ortakligi-savunma-alaninda-gucleniyor</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 15:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/05/ali-guney.JPG" type="image/jpeg" length="80170"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ATO Başkanı Baran’dan Vergi Reformu Çağrısı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ato-baskani-barandan-vergi-reformu-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ato-baskani-barandan-vergi-reformu-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ankara Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilen ve vergiye ilişkin çok sayıda düzenleme içeren “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”ne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Baran, düzenlemelerin Türkiye’nin uluslararası rekabet gücünü artırma, dış ticaret dengesini iyileştirme, yüksek katma değerli üretimi ve teknoloji girişimciliğini destekleme açısından önemli olduğunu ifade etti.</strong></p>

<p>Yeni vergi düzenlemelerinin, güncel ekonomik gelişmelere uyum sağlamayı ve artan petrol fiyatlarının oluşturduğu ek döviz ihtiyacını karşılamayı hedeflediğini belirten Baran, bu adımların üretim ve yatırım ortamına olumlu katkı sunacağına inandıklarını söyledi. Ancak yapılan düzenlemelerin etkisinin kısa vadeli kalmaması gerektiğini vurgulayan Baran, Türkiye’de vergi sisteminin bütüncül bir reform anlayışıyla yeniden ele alınmasının öncelikli ihtiyaç olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Üretim ve Yatırımı Destekleyen Adımları Önemsiyoruz”</strong></h3>

<p>Yazılı açıklamasında TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilen teklifin üretim, ihracat, teknoloji yatırımları ve yabancı sermayeyi destekleyen önemli başlıklar içerdiğini belirten Baran, özellikle sanayi sicil belgesine sahip üretici firmalara yönelik kurumlar vergisi indiriminin olumlu bir gelişme olduğunu ifade etti.</p>

<p>Baran, döviz ve altın girişini teşvik eden düzenlemeler ile varlık barışı gibi uygulamaların etkili olabilmesi için vergi sisteminin parçalı düzenlemeler yerine bütünsel bir bakış açısıyla ele alınması gerektiğini söyledi. Sürekli değişen ve parça parça yapılan düzenlemelerin hem mükellefler hem de kamu açısından sürdürülebilir olmadığını belirtti.</p>

<h3><strong>“Vergide Bütünsel Reforma İhtiyaç Var”</strong></h3>

<p>Vergi sisteminde yapılan her yeni düzenlemenin başka alanlarda yeni ihtiyaçlar doğurduğunu ifade eden Baran, üretimi, yatırımı, ihracatı ve kayıtlı ekonomiyi destekleyen kapsamlı bir reformun gerekli olduğunu dile getirdi.</p>

<p>İş dünyasının yatırım planlarını uzun vadeli yaptığını hatırlatan Baran, sık değişen vergi düzenlemelerinin öngörülebilirliği azalttığını ve yatırım kararlarını zorlaştırdığını kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>“Tek Oranlı Vergi Sistemi Değerlendirilmeli”</strong></h3>

<p>Türkiye’de halen yürürlükte bulunan Gelir Vergisi Kanunu’nun 60 yılı aşkın geçmişe sahip olduğunu ve yıllar içinde çok sayıda değişikliğe uğradığını belirten Baran, bu durumun hem yatırımcılar hem de mükellefler açısından uyum maliyetini artırdığını söyledi.</p>

<p>Yaklaşık 20 yıl önce yürürlüğe giren 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu ile vergi oranının yüzde 30’dan yüzde 20’ye düşürüldüğünü hatırlatan Baran, sonraki yıllarda yapılan düzenlemelerle sistemin karmaşık bir yapıya dönüştüğünü ifade etti. Günümüzde yüzde 18 ile yüzde 30 arasında değişen farklı oranların uygulandığını belirten Baran, daha sade ve tek oranlı bir sisteme ihtiyaç duyulduğunu söyledi.</p>

<h3><strong>“Dijitalleşmenin Sağladığı Kolaylıklar Mükellefe Yansıtılmalı”</strong></h3>

<p>Vergi Usul Kanunu’nun günümüz ekonomik koşullarına tam anlamıyla cevap vermekte zorlandığını ifade eden Baran, mevzuatta hâlâ kağıt tabanlı sistemlerin izlerinin bulunduğunu söyledi. Dijitalleşen ekonomi ve değişen ticaret yapısına dikkat çeken Baran, mükellef haklarının daha güçlü biçimde mevzuata ve uygulamalara yansıtılması gerektiğini dile getirdi.</p>

<h3><strong>E-Haciz ve KDV Sistemi Eleştirisi</strong></h3>

<p>Kamu alacaklarının tahsiline ilişkin uygulamalarda yaşanan sorunlara da değinen Baran, borç tutarının üzerinde tüm banka hesaplarına uygulanan e-haciz işlemlerinin işletmelerin ticari faaliyetlerini ciddi şekilde zorlayabildiğini belirtti.</p>

<p>KDV sistemine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Baran, devreden KDV sorununun iş dünyasının finansman yükünü artırdığını ifade ederek, farklı oranlarla uygulanan mevcut sistemin sadeleştirilmesi ve iade süreçlerinin hızlandırılması gerektiğini söyledi.</p>

<h3><strong>“Vergi Sistemi Üretimi Desteklemeli”</strong></h3>

<p>Vergi sisteminin yalnızca gelir toplamaya odaklı bir yapı olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Baran, sistemin üretimi destekleyen, yatırımı artıran, istihdamı koruyan ve rekabet gücünü yükselten bir yapıya dönüştürülmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Vergi tabanını genişleten, kayıt dışılığı azaltan, dolaylı vergilerin yükünü hafifleten ve vergiye uyumlu mükellefi teşvik eden kapsamlı bir reforma ihtiyaç olduğunu belirten Baran, parçalı düzenlemelerin uzun vadede ne mükelleflere ne de devlete yeterli fayda sağladığını dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Reform Sürecinde İş Dünyasıyla İstişare Şart”</strong></h3>

<p>Baran, reform sürecinde iş dünyasının görüş ve beklentilerinin dikkate alınmasının önemine dikkat çekerek, kamu ile özel sektör arasında güçlü istişare mekanizmalarının kurulmasının Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir büyümesine katkı sağlayacağını ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ato-baskani-barandan-vergi-reformu-cagrisi</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/05/78e88f89-cdd0-4b6d-b2de-297ace241cbb.png" type="image/jpeg" length="78356"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DEİK’ten AB Ülkelerine Açık Mektup Hamlesi]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/deikten-ab-ulkelerine-acik-mektup-hamlesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/deikten-ab-ulkelerine-acik-mektup-hamlesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto"><strong>DEİK, Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ilişkilerin mevcut küresel koşullarda stratejik önem taşıdığına dikkat çekmek amacıyla, Avrupa’nın önde gelen ülkelerinin liderlerine yönelik açık mektup kampanyası başlattı. Kampanya kapsamında hazırlanan mektuplar, Almanya, Fransa, Hollanda, İspanya, İtalya, Polonya ve Belçika’nın en prestijli gazetelerinde ilan olarak yayımlanıyor.</strong></section>

<section dir="auto">
<p>İlk ilanlar 8 Mayıs’ta Almanya’da Bild, Polonya’da Rzeczpospolita ve Belçika’da De Tijd gazetelerinde yayımlandı. Önümüzdeki günlerde diğer ülkelerde de yayımlanması planlanan açık mektup serisi, AB’nin en büyük ekonomileri arasında gösterilen Almanya, Fransa, Hollanda, İspanya, İtalya ve Polonya’nın yanı sıra kurucu üyelerden Belçika’yı kapsıyor.</p>

<h3><strong>“Türkiye-AB İlişkileri Stratejik Zorunluluk”</strong></h3>

<p>DEİK, Ocak 2026’da Financial Times’ta yayımlanan ve Türk iş dünyasının AB tam üyelik sürecine desteğini ortaya koyan açık mektubun ardından çalışmalarını genişletti. Hazırlanan yeni mektuplarla Türkiye-AB ilişkilerinin yalnızca ekonomik iş birliği değil, aynı zamanda stratejik bir gereklilik olduğuna vurgu yapılıyor.</p>

<p>Mektuplar, Nail Olpak, Mehmet Ali Yalçındağ ve DEİK Avrupa İş Konseyleri Başkanlarının imzasını taşıyor. Kampanya ile Türkiye’nin AB ile entegrasyon sürecinin yeniden canlandırılması ve Avrupa’nın stratejik geleceğinde daha güçlü bir konuma taşınması hedefleniyor.</p>

<h3><strong>“Tam Üyelik Avrupa İçin de Önemli”</strong></h3>

<p>Kampanyaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan DEİK Başkanı Nail Olpak, açık mektuplarda yalnızca ticari ilişkilerin değil, Türkiye’nin AB’ye tam üyeliğinin Avrupa’nın stratejik özerkliği ve küresel güvenliği açısından taşıdığı önemin de vurgulandığını belirtti.</p>

<p>Olpak, Türkiye-AB ilişkilerinin stratejik ortaklık, ekonomik entegrasyon ve Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ekseninde güçlendirilmesi gerektiğini ifade ederek, bunun her iki tarafın da çıkarına olduğunu söyledi. Avrupa’nın rekabet gücünün, güncellenmiş bir AB-Türkiye Gümrük Birliği ile daha da artacağını kaydeden Olpak, kampanyanın özellikle Avrupa’nın en güçlü ekonomilerine sahip ülkeleri hedef almasının stratejik bir tercih olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Ayrıca 11 Mayıs Pazartesi günü Belçika Kraliçesi Mathilde’nin katılımıyla düzenlenecek Türkiye-Belçika İş Forumu’nda da bu konunun ana gündem maddeleri arasında yer alacağını ifade etti.</p>

<h3><strong>“Türkiye Avrupa’nın Ayrılmaz Bir Parçası”</strong></h3>

<p>DEİK Avrupa İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ ise Türkiye ile AB arasındaki ilişkilerin mevcut küresel konjonktürde her iki taraf için de hayati önem taşıdığını belirterek, tam üyelik sürecinin yeniden hızlandırılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Yalçındağ, Avrupa’nın yapay zekâ, enerji dönüşümü, tedarik zinciri rekabeti, güvenlik sorunları ve jeopolitik değişimler gibi kritik süreçlerden geçtiğine dikkat çekerek, Türkiye’nin bu yeni dönemde Avrupa’nın stratejik denkleminde önemli bir yere sahip olduğunu ifade etti.</p>

<h3><strong>“Paradigma Değişimi” Çağrısı</strong></h3>

<p>Açık mektuplarda, Türkiye ile AB ilişkilerinde yeni bir yaklaşım geliştirilmesi gerektiği vurgulanıyor. Türkiye’nin AB üyelik sürecinin önündeki mevcut metodolojinin yeniden değerlendirilmesi gerektiği ifade edilirken, Türkiye’ye üyelik konusunda net bir perspektif sunulmasının karşılıklı güveni güçlendireceği belirtiliyor.</p>

<p>Mektuplarda ayrıca Avrupa’nın ekonomik rekabetçiliği, stratejik özerkliği ve güvenlik mimarisinin Türkiye’nin tam entegrasyonu ile daha güçlü hale geleceği vurgulanırken, güncellenmiş Gümrük Birliği’nin her iki taraf için de önemli kazanımlar sağlayacağı ifade ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türk şirketlerinin, Avrupa’daki iş ortaklarıyla birlikte yatırım, inovasyon ve uzun vadeli iş birlikleriyle daha güçlü bir Avrupa ekonomisine katkı sunmaya hazır olduğu mesajı da mektuplarda öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/deikten-ab-ulkelerine-acik-mektup-hamlesi</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 15:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/05/d-e-i-k-1.JPG" type="image/jpeg" length="82774"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tedarik Sorunları Sanayide Baskıyı Artırıyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/tedarik-sorunlari-sanayide-baskiyi-artiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/tedarik-sorunlari-sanayide-baskiyi-artiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hürmüz Boğazı’nda yükselen jeopolitik gerilim, başta petrokimya sektörü olmak üzere küresel tedarik zincirinde ciddi kırılganlıklara yol açıyor. Enerji ve hammadde akışında yaşanabilecek olası aksaklıkların yalnızca fiyat artışlarını değil, doğrudan üretim süreçlerini ve genel ekonomiyi de etkilediği belirtilirken, sanayici üzerindeki baskının giderek arttığı ifade ediliyor.</strong></p>

<p>PLASFED Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, küresel ölçekte artan kırılganlıkların alternatif tedarik kanallarının önemini daha da artırdığını belirterek, bu adımların artık bir tercih değil zorunluluk haline geldiğini söyledi.</p>

<h3><strong>Küresel Tedarik Zincirinde Kritik Risk</strong></h3>

<p>Dünyanın en önemli ticaret geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gerilimlerin, enerji fiyatlarının yanı sıra petrokimya tedarik zincirini de doğrudan etkilediği vurgulanıyor. Enerji ve hammaddenin aynı güzergâhta yoğunlaşmasının, en küçük aksamada dahi küresel piyasalarda zincirleme sonuçlar doğurduğu belirtiliyor. Sürecin yalnızca maliyet artışlarıyla sınırlı kalmadığı, arz tarafında da ciddi daralma riskleri oluşturduğu ifade ediliyor.</p>

<h3><strong>“Arz Güvenliği Tehlike Altında”</strong></h3>

<p>PLASFED Başkanı Ömer Karadeniz, Hürmüz hattında yaşanabilecek olası bir aksamanın sadece maliyetleri artırmayacağını, aynı zamanda arzı daraltarak teslimat sürelerini uzatacağını ve üretim planlamalarını bozacağını söyledi. Karadeniz, mevcut tablonun artık yalnızca fiyat dalgalanması olarak değerlendirilemeyeceğini, doğrudan arz güvenliği sorunu haline geldiğini dile getirdi.</p>

<p>Bölgede meydana gelebilecek en küçük gerilimin bile enerji ve petrokimya fiyatlarını hızla yükselttiğine dikkat çeken Karadeniz, bunun küresel piyasalarda ciddi kırılganlık yarattığını ifade etti. Hürmüz Boğazı’nda oluşabilecek bir kesintinin enerji piyasalarının yanı sıra tüm petrokimya tedarik zincirini sekteye uğratacağını belirten Karadeniz, bu durumun sanayi üretimi açısından önemli bir tehdit oluşturduğunu kaydetti.</p>

<h3><strong>“Ekonomik Baskı Derinleşiyor”</strong></h3>

<p>Türkiye plastik sektörünün hammaddede büyük ölçüde dışa bağımlı olduğuna işaret eden Karadeniz, yaşanan gelişmelerin uzak coğrafyalarda sınırlı kalan krizler olarak görülmemesi gerektiğini söyledi. Sürecin üretim sürekliliğini, maliyetleri ve ihracat performansını doğrudan etkilediğini ifade eden Karadeniz, enerji, lojistik ve hammadde akışının aynı hatta yoğunlaşmasının ekonomide zincirleme etkiler yarattığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sahada etkilerin her geçen gün daha net hissedildiğini kaydeden Karadeniz, petrokimya hammaddelerinde fiyatların hızla yükseldiğini, tedarik sürelerinin uzadığını ve belirsizliğin arttığını söyledi. Bu durumun sanayiciyi yüksek maliyetlerle stok yapmaya zorladığını ifade eden Karadeniz, finansman yükünün arttığını ve uluslararası pazarlarda rekabet gücünün zayıfladığını dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Alternatif Tedarik Kanalları Şart”</strong></h3>

<p>Sürecin sağlıklı yönetilebilmesi için stratejik adımların hızla atılması gerektiğini vurgulayan Karadeniz, alternatif tedarik kanallarının devreye alınmasının ve yerli üretim kapasitesinin güçlendirilmesinin kritik önem taşıdığını söyledi. Karadeniz, küresel kırılganlıkların arttığı bu dönemde sanayinin dışa bağımlılığını azaltacak adımların gecikmeden hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/tedarik-sorunlari-sanayide-baskiyi-artiriyor</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 15:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/05/1111-1.JPG" type="image/jpeg" length="58679"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk Halı Sektörü Malezya Açılımını Güçlendiriyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/turk-hali-sektoru-malezya-acilimini-guclendiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/turk-hali-sektoru-malezya-acilimini-guclendiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği öncülüğünde Türk halı sektörünün Malezya pazarındaki etkinliğini artırmak amacıyla 11-14 Mayıs 2026 tarihlerinde “Malezya Halı UR-GE Heyeti” programı düzenlenecek.</strong></p>

<p>Ticaret Bakanlığı desteğiyle yürütülen “Halı UR-GE Projesi” kapsamında gerçekleştirilecek organizasyona toplam 9 firma katılım sağlayacak. Program kapsamında Malezyalı ithalatçılarla ikili iş görüşmeleri yapılırken, yeni ticari bağlantıların kurulması hedefleniyor.</p>

<p><img alt="1778261923 1745617985 Whats App Image 2025 04 25 At 16.18.21 1" class="detail-photo img-fluid" height="1204" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/05/1778261923-1745617985-whats-app-image-2025-04-25-at-161821-1.jpeg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Türkiye Halı İhracatında Dünya İkincisi</strong></h3>

<p>Türkiye’nin 2025 yılında gerçekleştirdiği 2,8 milyar dolarlık halı ihracatıyla dünya sıralamasında ikinci sırada yer aldığını belirten Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı Turan Göksan, Malezya’nın sektör açısından önemli hedef pazarlardan biri olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Malezya’nın yıllık yaklaşık 110 milyon dolarlık halı ithalatı gerçekleştirdiğini ifade eden Göksan, Türkiye’nin bu ülkeye yaptığı halı ihracatının 2025 yılında 18 milyon dolar seviyesine ulaştığını, hedeflerinin ise bu rakamı 40 milyon dolara taşımak olduğunu söyledi.</p>

<p><img alt="1778261920 1759493923 Whats App Image 2025 09 26 At 08.14.38 7" class="detail-photo img-fluid" height="1536" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/05/1778261920-1759493923-whats-app-image-2025-09-26-at-081438-7.jpeg" width="2040" /></p>

<h3><strong>İş Görüşmeleri ve Pazar Araştırmaları Yapılacak</strong></h3>

<p>Programın ilk gününde Malezyalı ithalatçılarla ikili iş görüşmeleri gerçekleştirilecek. Görüşmeler sırasında Malezya halı pazarındaki fiyat yapısı, kalite standartları ve lojistik süreçlere ilişkin detaylı araştırmalar yapılacak. Ayrıca katılımcı firmaların ihracat kapasitesini artıracak somut ticari bağlantılar kurulması amaçlanıyor.</p>

<p>Heyetin ikinci gününde ise sektörde faaliyet gösteren potansiyel alıcı firmalar ile halı üreticilerine yönelik ziyaretler düzenlenecek. Böylece firmaların pazarı yerinde inceleme ve yeni iş fırsatlarını değerlendirme imkânı bulması hedefleniyor.</p>

<p><img alt="1778261922 1745617987 Whats App Image 2025 04 25 At 16.18.20 2" class="detail-photo img-fluid" height="1204" src="https://fuardergisicomtr.teimg.com/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/05/1778261922-1745617987-whats-app-image-2025-04-25-at-161820-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h3><strong>Hedef Pazarlara Açılım Sürüyor</strong></h3>

<p>UR-GE Projesi kapsamında yer alan firmaların ağırlıklı olarak cami, otel ve dekoratif halı üretimi yaptığı belirtilirken, Malezya’nın Ticaret Bakanlığı tarafından belirlenen “Uzak Ülkeler Stratejisi” içerisinde yer aldığı vurgulandı. Malezya’nın yeni pazarlara açılım açısından stratejik bir ülke olduğu ifade edildi.</p>

<p>Birlik tarafından proje kapsamında daha önce firmalara “İhracata Yönelik Satış Becerilerinin Geliştirilmesi” ile “Pazar Araştırma Yöntemleri” başlıklı eğitimler verildi. Ayrıca uluslararası tanıtıma katkı sunmak amacıyla proje tanıtım filmi hazırlandı.</p>

<p>Daha önce Birleşik Arap Emirlikleri ve Birleşik Krallık’a yönelik ticaret heyetleri gerçekleştirilirken, Malezya organizasyonu projenin üçüncü yurt dışı pazarlama faaliyeti olacak.</p>

<p>UR-GE Projesi kapsamında belirlenen hedef pazarlar arasında ABD, İngiltere, Kanada, Almanya, Avustralya, Suudi Arabistan, Katar, Malezya ve Endonezya yer alıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/turk-hali-sektoru-malezya-acilimini-guclendiriyor</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 15:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/05/1778261921-1759493923-whats-app-image-2025-09-26-at-081438-6.jpeg" type="image/jpeg" length="92240"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mevlüt Hikmet Ünal: “IFCO yeni dönemde daha güçlü bir yapıya hazırlanıyor”]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/mevlut-hikmet-unal-ifco-yeni-donemde-daha-guclu-bir-yapiya-hazirlaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/mevlut-hikmet-unal-ifco-yeni-donemde-daha-guclu-bir-yapiya-hazirlaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İHKİB Yönetim Kurulu Üyesi Mevlüt Hikmet Ünal, IFCO Fuarı’nın yeni dönemdeki hedeflerini aktararak bu yıl yeni sürprizlerin olacağını belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İHKİB’nin nisan ayında gerçekleştirilen genel kurulunun ardından göreve gelen yeni yönetim, sektörün rekabet gücünü artırmaya yönelik yeni yol haritasını kamuoyuna açıkladı. </strong></p>

<p>İHKİB Yönetim Kurulu Üyesi Mevlüt Hikmet Ünal, mikrofonlarımıza yaptığı açıklamada IFCO Fuarı’nın sektör açısından geldiği noktayı değerlendirerek fuarın hem ihracata hem de marka görünürlüğüne önemli katkı sunduğunu söyledi: “Bu yıl IFCO fuarı çok verimli geçti. Yaklaşık 4 yılı geride bıraktık. 550’den fazla firmamız katılıyor, hatta yıllık 1000 markayı aşmış durumdayız. 55 bin tekil ziyaretçi ve 80’den fazla ülkeden gelen alıcılarımız var. Muhteşem geçti diyebilirim. Ticaretimize ve ihracatımıza çok büyük katkı sağladı. Hâlâ etkisi devam ediyor ve daha da güçlü şekilde devam edecek.”</p>

<p><strong>“Avrupa’nın en büyük moda fuarıyız”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>IFCO’nun kapsamına da değinen Ünal, “IFCO fuarımız yaklaşık 40 bin metrekarelik çok büyük bir fuar. Kadın, erkek, çocuk, çorap, ayakkabı, abiye ve iç giyim gibi tüm kategorileri kapsayan büyük bir organizasyon. Avrupa’nın en büyük hazır giyim ve moda fuarı konumundayız.”</p>

<p>Ünal, bu yılki hedeflere ilişkin de açıklamalarda bulundu: “Bu yıl da 550’den fazla markamızı yurt dışından gelen alıcılarla buluşturacağız. Yeni sürprizlerimiz var. Daha güçlü yeniliklerle yolumuza devam edeceğiz.” Şeklinde konuşarak Markaların da bu sürece aktif şekilde dahil olduğunu belirten Ünal, “Sektörde büyük bir sinerji oluştu, biz de bu sinerjiyi büyüterek ilerliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“80’den fazla ülkeye ulaşıyoruz”</strong></p>

<p>IFCO’nun uluslararası erişimine dikkat çeken Ünal, “3-4 saatlik uçuş mesafesinde 80’den fazla ülkeye ulaşabiliyoruz. Avrupa, Doğu Avrupa, Körfez ülkeleri, Rusya, Bağımsız Devletler Topluluğu ve Afrika’dan yoğun katılım var. Önümüzdeki dönemde Amerika ve Uzak Doğu’dan alıcı sayısını artırmayı hedefliyoruz. Şu anda Avrupa’nın en büyük hazır giyim ve moda fuarıyız. Dünyada bizi geçen birkaç organizasyon var, özellikle Amerika’da 1-2 büyük fuar bulunuyor. Hedefimiz onları da geçerek bu alanda dünyanın en iyisi olmak.” Dedi.</p>

<p><strong>“Bu yıl çok daha güçlü bir IFCO göreceksiniz”</strong></p>

<p>Yeni dönem hazırlıklarına da değinen Ünal, fuarın geleceğine ilişkin umutlu mesajlar verdi: “Komitemizi topladık ve 5 farklı çalışma grubu oluşturduk. Bu yıl IFCO’da bambaşka bir yapı göreceksiniz. Çok daha etkin, çok daha heyecanlı ve çok daha geniş katılımlı bir organizasyon olacak.”</p>

<p>İHKİB, yeni dönem stratejisi kapsamında IFCO’nun yalnızca bir fuar değil, aynı zamanda küresel marka vitrinine dönüşmesini hedefliyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, RÖPORTAJLAR</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/mevlut-hikmet-unal-ifco-yeni-donemde-daha-guclu-bir-yapiya-hazirlaniyor</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-11-at-14620-pm.jpeg" type="image/jpeg" length="97161"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mustafa Paşahan: “Türkiye satın alınabilir lüksün ülkesi olmalı”]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/mustafa-pasahan-turkiye-satin-alinabilir-luksun-ulkesi-olmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/mustafa-pasahan-turkiye-satin-alinabilir-luksun-ulkesi-olmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İHKİB Başkanı Mustafa Paşahan, katma değerli üretime yönelerek rekabet stratejisini değiştireceğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İHKİB’nin nisan ayında gerçekleştirilen genel kurulunun ardından göreve gelen yeni yönetim, sektörün rekabet gücünü yeniden artırmaya yönelik yol haritasını kamuoyuyla paylaştı. Yeni dönemde İHKİB’in odağında fiyat rekabeti yerine markalaşma, sürdürülebilirlik ve ikiz dönüşümle katma değerli üretim yer alacak.</strong></p>

<p>Genel kurul sonrası ekonomi basınıyla ilk kez bir araya gelen İHKİB Başkanı Mustafa Paşahan, hazır giyim sektörünün mevcut durumunu, karşılaşılan sorunları ve yeni dönem stratejilerini mikrofonlarımıza aktardı.</p>

<p><strong>“Eski ezberleri bırakmamız gerekiyor”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Paşahan, sektörün yeni dönemde dönüşüm sürecine girdiğini belirterek, “Yeni dönemde artık eski ezberleri gerçekten bırakmamız gerekiyor. Hazır giyim sektörü güçlü bir sektör. Her ne kadar son üç yılda kayıplar yaşadıysa da ben inanıyorum ki artık dibi gördük. Bundan sonra hazır giyim sektörü yeniden çıkışa geçecektir.” dedi.</p>

<p>Sürekli teşvik beklentisi üzerinden değerlendirilen bir sektör olmak istemediklerini vurgulayan Paşahan, yaşanan kayıpların ciddi boyutlara ulaştığını ancak bunun kalıcı olmaması için yapısal desteklerin şart olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>“Sektör stratejik bir konumda”</strong></p>

<p>Hazır giyim sektörünün Türkiye ekonomisi açısından taşıdığı öneme dikkat çeken Paşahan, ihracat performansına ilişkin verileri de paylaştı: “2025 yılında 16,8 milyar dolar ihracat yaptık ve 12 milyar dolar cari fazla veren bir sektörden bahsediyoruz. Türkiye’de kilogram başına ihracat değeri ortalama 1,5 dolar seviyesindeyken, hazır giyimde bu rakam 16,2 dolara ulaşıyor. Bu tablo sektörün ne kadar değerli olduğunu açıkça ortaya koyuyor.”</p>

<p>Paşahan, sektörün Türkiye’nin ekonomik dengeleri açısından kritik bir rol üstlendiğini ifade ederek hazır giyimin stratejik bir alan olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>“Türkiye satın alınabilir lüksün merkezi olmalı”</strong></p>

<p>Sektörün geleceğine ilişkin vizyonunu paylaşan Paşahan, “Biz artık kendimizi farklı bir noktada konumlandırmak zorundayız. Türkiye, satın alınabilir lüksün ülkesi olmalı. Değişim, dönüşüm, sürdürülebilirlik ve dijitalleşme konularında çok önemli mesafeler katettik. Sosyal uygunluk, insan kaynağı ve üretim altyapısı açısından Avrupa’daki birçok ülkenin önündeyiz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Avrupa’ya coğrafi yakınlığın önemli bir avantaj olduğunu vurgulayan Paşahan, “Üç saatlik mesafeyle Avrupa pazarına erişebiliyoruz. Fiyat problemimizi dengelediğimiz anda yeniden güçlü satış yapabiliriz.” dedi.</p>

<p><strong>“Maliyet artışları rekabeti zorluyor”</strong></p>

<p>Sektörün son yıllarda ciddi maliyet baskısı altında olduğunu belirten Paşahan, artış oranlarına dikkat çekti: “ÜFE yüzde 355 yükseldi, dolar kuru yüzde 230 arttı, işçilik maliyetlerimiz ise yüzde 567 seviyesine çıktı. Bu tablo sektörün yaşadığı sıkıntıyı net şekilde ortaya koyuyor.” Finansmana erişim ve faiz oranlarının düşmesinin yatırım iştahını yeniden artıracağını ifade eden Paşahan, üretim kapasitesinin korunmasının önemini bir kez daha vurguladı.</p>

<p><strong>“81 ilde üretim devam etmeli”</strong></p>

<p>Türkiye genelinde üretim ağının korunması gerektiğini söyleyen Paşahan, sektörün yaygın yapısına dikkat çekti: “Biz hazır giyimciler olarak Anadolu’nun 81 ilinde üretimin devam etmesini istiyoruz. Türkiye’de bu işi çok rahatlıkla yapabiliriz. Dünyadaki birçok önemli markayı zaten burada üretiyoruz. Kendimizi dönüştüreceğiz ama üretimi Türkiye’de sürdürmek zorundayız.”</p>

<p>İhracat beklentilerine ilişkin değerlendirmede bulunan Paşahan, kısa vadeli dalgalanmalara rağmen genel görünümün pozitif olduğunu söyledi: “2026 yılında 2025’in altına inmeyeceğimize inanıyorum. 2027 yılının ise hazır giyim sektörünün yeniden çıkış yılı olacağına inanıyorum. Bu sektöre hep birlikte sahip çıkmalıyız.”</p>

<p><strong>"IFCO, Avrupa’da öne çıkan organizasyon haline geldi”</strong></p>

<p>IFCO Fuarı hakkında da değerlendirmelerde bulunan Paşahan, organizasyonun kısa sürede önemli bir konuma ulaştığını belirtti: “IFCO bizim için gerçekten çok önemli. Eğer markalaşmak ve markalarınızı dünyaya tanıtmak istiyorsanız güçlü bir fuar organizasyonuna sahip olmanız gerekiyor. Bugün IFCO, Avrupa’daki birçok hazır giyim fuarını geride bırakan bir organizasyon haline geldi.”</p>

<p>Yeni dönemde fuarın daha da büyüyeceğini ifade eden Paşahan, hem katılımcı hem de alıcı sayısında artış hedeflediklerini söyledi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/mustafa-pasahan-turkiye-satin-alinabilir-luksun-ulkesi-olmali</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 14:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-11-at-14607-pm.jpeg" type="image/jpeg" length="27297"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İHKİB Başkanı Mustafa Paşahan yeni dönem stratejilerini açıkladı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ihkib-baskani-mustafa-pasahan-yeni-donem-stratejilerini-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ihkib-baskani-mustafa-pasahan-yeni-donem-stratejilerini-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İHKİB Başkanı Mustafa Paşahan, yeni yönetimin sektörün rekabet gücünü yeniden artıracak bir yol haritası belirlediğini açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İHKİB Başkanı Mustafa Paşahan, Avrupa’da üretim ve tedarik zincirlerinin köklü bir dönüşüm sürecine girdiğini belirterek, hazır giyim sektöründe artık düşük maliyetli üretim yerine sürdürülebilirlik, kalite ve hızın ön plana çıkacağını söyledi. Paşahan, “Kullan at dönemi kapanıyor. Döngüsel, sürdürülebilir, daha uzun ömürlü ve akıllı üretim dönemi başlıyor. Biz artık satın alınabilir lüksün, hızın ve kalitenin adresi olacağız.” dedi.</strong></p>

<p>Nisan ayında gerçekleştirilen genel kurulun ardından ekonomi basınıyla ilk kez bir araya gelen Paşahan, yeni yönetimin sektörün rekabet gücünü yeniden artıracak bir yol haritası belirlediğini açıkladı. İHKİB’in yeni dönemde fiyat odaklı rekabet yerine markalaşma, sürdürülebilirlik ve ikiz dönüşüm odaklı katma değerli üretime ağırlık vereceğini ifade etti.</p>

<p><strong>“Hazır giyim Türkiye’nin en kritik sigortalarından biri”</strong></p>

<p>Hazır giyim sektörünün Türkiye ekonomisi açısından stratejik bir öneme sahip olduğunu vurgulayan Paşahan, son üç yılda sektörün ciddi kayıplar yaşadığını belirtti. Rekabetçilik sorunları nedeniyle ihracatta 4,4 milyar dolarlık kayıp yaşandığını kaydeden Paşahan, ithalatın ise 4,5 milyar dolar seviyesine yükseldiğini söyledi.</p>

<p>İhracattaki gerileme ve ithalattaki artışın istihdam üzerinde de ağır sonuçlar doğurduğunu ifade eden Paşahan, tekstil sektörüyle birlikte 2022 sonunda yaklaşık 1 milyon 223 bin olan toplam istihdamın, 2026 Şubat itibarıyla 838 bine düştüğünü açıkladı. Böylece iki sektörde yaklaşık 400 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını belirten Paşahan, buna rağmen hazır giyim sektörünün 2025 yılında 12 milyar dolar cari fazla verdiğini ve Türkiye’ye net döviz kazandırmaya devam ettiğini söyledi.</p>

<p>Hazır giyim sektörünün yalnızca ekonomik değil sosyal açıdan da kritik bir görev üstlendiğini belirten Paşahan, üretimin Türkiye’nin 81 iline yayıldığını ve çalışanların yüzde 55’inden fazlasını kadınların oluşturduğunu dile getirdi. Hazır giyimin kadın istihdamı ve tersine göç açısından önemli bir rol oynadığını ifade eden Paşahan, “Hazır giyim Türkiye’de ekonomik ve sosyal hayatın en önemli sigortalarından biri. Ancak son üç yılda bu sigortanın direnci ciddi şekilde aşındı.” diye konuştu.</p>

<p><strong>“Mevcut teşvik sistemiyle sorunları çözemiyoruz”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sektörün yaşadığı sorunların temelinde uygulanan “düşük kur-yüksek faiz” politikası olduğunu savunan Paşahan, üretim maliyetlerindeki artışın rekabetçiliği zayıflattığını söyledi. 2022’den bu yana dolar kurunun yüzde 230, üretici fiyat endeksinin yüzde 370 arttığını, buna karşılık asgari ücretin işverene maliyetindeki artışın yüzde 567’ye ulaştığını belirten Paşahan, bir çalışanın işverene maliyetinin 600 dolardan 1.500 dolara yükseldiğini ifade etti. Rakip ülkelerde bu rakamın 250-350 dolar seviyesinde olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Mevcut teşvik sisteminin sorunları çözmekte yetersiz kaldığını belirten Paşahan, sektöre yönelik doğrudan destek taleplerini de sıraladı. İstihdam desteklerinin artırılması, döviz dönüşüm desteğinin yüzde 10’a çıkarılması, ihracatçının düşük maliyetli finansmana erişebilmesi ve tekstil ile konfeksiyon yatırımlarının tüm bölgelerde 6. bölge teşviklerinden yararlanması gerektiğini söyledi. Ayrıca mevcut teşvik belgelerinin sürelerinin uzatılması ve SGK prim desteklerinin genişletilmesi çağrısında bulundu.</p>

<p><strong>“Biz oyunu fiyatla değil, değerle kazanacağız”</strong></p>

<p>Taleplerin karşılanması halinde sektörün yeniden rekabet gücünü kazanabileceğini vurgulayan Paşahan, Türkiye’nin artık ucuz üretim ülkesi olmadığını belirterek, “Biz oyunu fiyatla değil, değerle kazanacağız.” dedi.</p>

<p>Avrupa’da değişen tüketim alışkanlıklarının Türkiye için önemli fırsatlar sunduğunu ifade eden Paşahan, artık büyük hacimli siparişler yerine hızlı, esnek ve kontrollü üretim modelinin öne çıkacağını söyledi. Avrupa’nın yeni mevzuatlar nedeniyle stok fazlasını eritmekte zorlanacağını belirten Paşahan, üretimin bir bölümünün garanti, kalan kısmının ise performansa bağlı olacağı yeni bir döneme girildiğini kaydetti.</p>

<p><strong>“Satın alınabilir lüksün merkezi olacağız”</strong></p>

<p>Türkiye’nin hızlı teslimat ve esnek üretim avantajıyla öne çıkacağını dile getiren Paşahan, ülkenin “anahtar envanter üreticisi” kimliğiyle Avrupa tedarik zincirinde daha güçlü konuma geleceğini söyledi.</p>

<p>Kullanılmış giysi ithalatında döngüsel ekonomiyi destekleyecek altyapıya sahip olduklarını belirten Paşahan, daha az adetli ancak daha kaliteli, uzun ömürlü ve yüksek katma değerli ürünlerin üretileceği yeni dönemin başladığını ifade etti. “Biz artık satın alınabilir lüksün, hızın ve kalitenin adresi olacağız.” diyen Paşahan, Türkiye’nin bu dönüşümde avantajlı konumda bulunduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>“Markalaşmayla küresel vitrine çıkacağız”</strong></p>

<p>Markalaşmanın önemine de dikkat çeken Paşahan, seçim döneminde vaat ettikleri Markalaşma Komitesi’ni kısa sürede kurduklarını açıkladı. Komitenin, “Turkish Apparel” algısını küresel ölçekte güçlendirmek, uluslararası pazarlarda agresif tanıtım faaliyetleri yürütmek ve Türk markalarını dünya vitrinine taşımak için çalışmalar yapacağını ifade etti.</p>

<p>Hazır giyim sektörü için gerçekçi bir master plan hazırlanmasının zorunlu olduğunu belirten Paşahan, kamu ve özel sektör iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Avrupa Birliği’nin Hindistan ve MERCOSUR ülkeleriyle yaptığı serbest ticaret anlaşmalarının sektör üzerinde oluşturabileceği risklere dikkat çeken Paşahan, ticaret diplomasisinin etkin kullanılması gerektiğini vurguladı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ihkib-baskani-mustafa-pasahan-yeni-donem-stratejilerini-acikladi</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 13:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/05/gorsel1-3.JPG" type="image/jpeg" length="57899"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Zeki Sarıbekir: “Interpack Fuarında Türkiye, 286 firmayla en yüksek katılım sağlayan dördüncü ülke"]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/zeki-saribekir-interpack-fuarinda-turkiye-286-firmayla-en-yuksek-katilim-saglayan-dorduncu-ulke</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/zeki-saribekir-interpack-fuarinda-turkiye-286-firmayla-en-yuksek-katilim-saglayan-dorduncu-ulke" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ambalaj sektörünün en önemli organizasyonlarından Interpack Fuarı, Almanya’nın Düsseldorf kentinde kapılarını ziyaretçilere açtı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ambalaj sektörünün küresel ölçekteki en önemli organizasyonlarından biri olarak kabul edilen Interpack Fuarı, Almanya’nın Düsseldorf kentinde kapılarını ziyaretçilere açtı. Üç yılda bir düzenlenen ve bu yıl 150 binden fazla ziyaretçiyi ağırlaması beklenen fuarda Türkiye, 286 firmayla en yüksek katılım sağlayan dördüncü ülke olarak öne çıktı.</strong></p>

<p>Ambalaj Sanayicileri Derneği Başkanı Zeki Sarıbekir, Türk ambalaj sektörünün küresel ölçekteki yükselişini sürdürdüğünü belirterek, Türkiye’nin kalite, üretim gücü ve hizmet anlayışıyla dünya ambalaj pazarında güçlü bir konuma ulaştığını ifade etti.</p>

<p>Fuarda plastik, metal, kağıt ve dolum teknolojileri başta olmak üzere geniş ürün gruplarında yer alan Türk firmalarının yoğun ilgi gördüğünü söyleyen Sarıbekir, 286 Türk firmasının 82’sinin ASD üyesi olduğunu kaydetti.</p>

<p>Küresel ekonomik yavaşlama ve bölgesel savaşlara rağmen fuardaki hareketliliğin dikkat çekici olduğunu belirten Sarıbekir, “Fuarda adım atacak yer yok. Bu tablo, sektörün geleceğe yatırım yapmaya devam ettiğini ve üretim iştahının sürdüğünü gösteriyor.” dedi.</p>

<p>Dünya ekonomisindeki mevcut durgunluğun geçici olduğunu düşündüğünü dile getiren Sarıbekir, savaşların sona ermesiyle birlikte üretim, sanayi ve inşaat sektörlerinde yeniden güçlü bir büyüme sürecinin başlayacağını ifade etti. Mevcut dönemi “ayı piyasası” olarak tanımlayan Sarıbekir, önümüzdeki süreçte küresel ekonominin yeniden “boğa piyasasına” döneceğine inandığını söyledi.</p>

<p>Türkiye’nin ihracatta en büyük pazarının Avrupa olduğuna dikkat çeken Sarıbekir, lojistik avantajın Türkiye’nin en önemli güçlerinden biri olduğunu vurgulayarak, Türkiye’nin Avrupa üretim zincirinin vazgeçilmez parçalarından biri olması gerektiğini kaydetti.</p>

<p><strong>AMBALAJ SEKTÖRÜ KRİZDEN ÇIKIŞ SİNYALİ VERİYOR</strong></p>

<p>Türkiye ambalaj sektörünün geçen yıl 7,3 milyar dolar ihracat gerçekleştirdiğini ve 4,2 milyar dolarlık ithalata karşı önemli bir cari fazla verdiğini hatırlatan Zeki Sarıbekir, yılın ilk çeyreğinde ihracatta yüzde 2 büyüme yakalandığını açıkladı. “Krizi ilk ambalajcı hisseder,</p>

<p>çünkü siparişler hemen kesilir. Ama aynı şekilde çıkışı da ilk ambalajcı hisseder.” diyen Zeki Sarıbekir, “Siparişlerde yeniden hareketlilik görüyoruz. Bu da ekonomide toparlanma işaretlerinin başladığını gösteriyor.” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>2026 yılı sonunda ambalaj ihracatının 8 milyar dolara yaklaşmasını beklediklerini ifade eden Sarıbekir, sektörün 2030 için belirlediği 10 milyar dolarlık ihracat hedefinin daha erken yakalanabileceğini söyledi.</p>

<p><strong>‘TÜRKİYE MADE IN EUROPE’UN İÇİNDE OLMALI’</strong></p>

<p>Avrupa’ya yakınlığın Türk ambalaj sektörünün en büyük avantajlarından biri olduğuna dikkat çeken Zeki Sarıbekir, lojistik hızın rekabette belirleyici hale geldiğini söyledi.</p>

<p>“Bir tır, Türkiye’den Avrupa’nın herhangi bir noktasına birkaç günde ulaşabiliyor. Çin’in bunu konteynerlerle haftalar içinde yapabildiği düşünülürse, Türkiye’nin lojistik avantajı çok büyük.” diyen Zeki Sarıbekir, Türkiye’nin Avrupa üretim zincirinin ayrılmaz bir parçası olması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Zeki Sarıbekir, “Türkiye mutlaka ‘Made in Europe’ anlayışının içinde yer almalı. Avrupa’nın üretim üssü olduğumuzu hissettirmemiz gerekiyor. Ayrıca Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nda da Türkiye’nin Avrupa ile entegre bir yapıya dahil olması ihracatımıza ciddi ivme kazandıracaktır.” dedi. Zeki Sarıbekir, şöyle devam etti:</p>

<p>"Bir yanda Made in Europe'a girip aynı zamanda Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'na dahil olsak ve karbon sınırı Türkiye'den sonra başlasa, o zaman bu vergiyi de vermeyeceğimiz için Türkiye'nin ihracatı artar. Bu Türkiye için çok pozitif olur. O zaman sadece ambalaj ihracatı değil, Türkiye'nin genel ihracatı da artar."</p>

<p><strong>YENİ DÖNEMİN ODAĞI HAFİF AMBALAJ, DİJİTALLEŞME VE YAPAY ZEKÂ</strong></p>

<p>Interpack’te öne çıkan trendlere de değinen Zeki Sarıbekir, sektörün artık daha az ham madde kullanılan, daha hafif ama daha dayanıklı ambalajlara yöneldiğini söyledi.</p>

<p>“Eskiden 50 gram olan bir şişe bugün 20 gram seviyelerine indi. Daha az malzeme kullanılıyor ama dayanıklılık korunuyor.” diyen Zeki Sarıbekir, dijital baskı teknolojileri, robotik sistemler, kamerayla çalışan kalite kontrol mekanizmaları ve yapay zekâ destekli üretim sistemlerinin fuarın öne çıkan başlıkları arasında olduğunu belirtti. Zeki Sarıbekir, “Üretim hızları artıyor, maliyetler düşüyor ve otomasyon her geçen gün daha fazla yaygınlaşıyor. Önümüzdeki dönemde dijitalleşme ve yapay zekâ ambalaj sektörünü çok daha fazla şekillendirecek.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>‘TÜRKİYE KENDİ ATIĞINI GERİ DÖNÜŞTÜRMELİ’</strong></p>

<p>Geri dönüşüm konusunda da değerlendirmelerde bulunan Zeki Sarıbekir, Türkiye’nin uzun vadede atık ithalatını azaltması gerektiğini söyledi. Zeki Sarıbekir, şöyle devam etti:</p>

<p>“Türkiye’ye atık ithalatı yasaklanmalı ama hemen yasaklansın demiyorum. Mesela Çin de ithalat yapıyordu ama zaman içinde bunu yüzde 20'lere kadar indirdiler. Çin'in başardığını</p>

<p>Türkiye de başarabilir. Biz kendi atığımızı gömerken dışarıdan atık ithal ediyoruz. Belediyeler, Çevre Bakanlığı ve sektörün ortak çalışmasıyla yerli geri dönüşüm sisteminin ve toplama mekanizmalarının güçlendirilmesi gerekiyor. Türkiye kendi atığını geri döndürebilmeli ve biz de ASD olarak her türlü desteği vermeye hazırız.”</p>

<p><strong>TÜRKİYE AMBALAJDA DÜNYADA GÜÇLÜ KONUMDA</strong></p>

<p>Türkiye’nin ambalaj sektöründe küresel ölçekte güçlü bir konumda bulunduğunu belirten Zeki Sarıbekir, Avrupa standartlarına uyumun sektörü geliştirdiğini söyledi. Kişi başı ambalaj tüketiminin Türkiye’de 320 dolar seviyesini aştığını belirten Zeki Sarıbekir, marketleşme, e-ticaret ve ihracat artışının ambalaj tüketimini büyüttüğünü ifade etti.</p>

<p>Dünya ambalaj sektörünün büyüklüğünün yaklaşık 1 trilyon dolar seviyesinde olduğunu hatırlatan Zeki Sarıbekir, Türkiye’nin yaklaşık 30 milyar dolarlık iç pazarıyla küresel ölçekte önemli bir üretim merkezi haline geldiğini sözlerine ekledi.</p>

<p><strong><u>Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD) Hakkında</u></strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye'deki önemli ambalaj sanayicilerini bünyesinde bir araya getiren ASD, 1992 yılında 39 ambalaj üreticisi tarafından kuruldu. Mayıs 2026 itibarıyla 264 üyesi bulunan ASD’nin amacı; Türkiye ambalaj sanayinin gelişmesine katkıda bulunmak, sektöre kimlik kazandırmak, ulusal ve uluslararası platformlarda sektörün temsil edilmesini sağlamak, üyeleri arasında birlik beraberlik ve dayanışmayı sağlamak, güçlendirmek ve daimi kılmaktır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/zeki-saribekir-interpack-fuarinda-turkiye-286-firmayla-en-yuksek-katilim-saglayan-dorduncu-ulke</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 12:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/05/zeki-saribekirjpg.jpeg" type="image/jpeg" length="88088"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Bolat, "Hedefimiz, Belçika ile ticaret hacmini 15 milyar dolara çıkarmak"]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/bakan-bolat-hedefimiz-belcika-ile-ticaret-hacmini-15-milyar-dolara-cikarmak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/bakan-bolat-hedefimiz-belcika-ile-ticaret-hacmini-15-milyar-dolara-cikarmak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye-Belçika İş Forumu'nda konuşarak iki ilke arasındaki ticari ilişkiyi değerlendirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye ile Belçika arasındaki ikili ticaret hacminin 2025 yılı itibarıyla 9,3 milyar dolara ulaştığını belirterek, iki ülkenin sürdürülebilir ve dengeli bir büyüme anlayışıyla bu rakamı 15 milyar dolara çıkarmayı hedeflediğini ifade etti.</strong></p>

<p>Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) tarafından düzenlenen Türkiye-Belçika İş Forumu; Belçika Kraliçesi Mathilde, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu, DEİK Başkanı Nail Olpak, Belçikalı iş insanları ve çok sayıda davetlinin katılımıyla gerçekleştirildi.</p>

<p>Forumda konuşan Bakan Bolat, küresel ekonominin önemli dönüşümlerden geçtiği bir süreçte ülkeler arası ekonomik iş birliklerinin daha da kritik hale geldiğine dikkat çekti. Jeopolitik gelişmeler, tedarik zincirlerinde yaşanan kırılmalar ve yükselen korumacılık eğilimlerinin uluslararası ticaret dengelerini yeniden şekillendirdiğini belirten Bolat, bu dönemde güvenilir ortaklıkların ve dayanıklı ekonomilerin ön plana çıktığını söyledi.</p>

<p>Türkiye’nin bu süreçte güçlü ekonomik yapısı ve stratejik konumuyla öne çıktığını vurgulayan Bolat, Türkiye’nin Avrupa, Asya ve Afrika’nın kesişim noktasında yer alarak 1,3 milyardan fazla tüketiciye doğrudan erişim imkanı sunduğunu ifade etti.</p>

<p>Genç ve nitelikli iş gücü ile güçlü sanayi altyapısının Türkiye’yi küresel ölçekte önemli bir üretim, teknoloji ve lojistik merkezi haline getirdiğini kaydeden Bolat, 1,6 trilyon dolarlık milli gelirle Türkiye’nin dünyanın en büyük 16’ncı ekonomisi konumunda bulunduğunu ve OECD ülkeleri arasında en hızlı büyüyen ekonomilerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>Bolat ayrıca, Türkiye’nin yalnızca ekonomik büyüklüğüyle değil, küresel yönetişim ve inovasyon alanındaki rolüyle de dikkat çektiğini belirterek, bu yıl Türkiye’nin NATO Zirvesi, BM COP31 ve Uluslararası Uzay Kongresi gibi önemli organizasyonlara ev sahipliği yapacağını dile getirdi.</p>

<p><strong> "İki ülke 15 milyar dolarlık ikili ticaret hacmine ulaşmayı hedefliyor"</strong><br />
<br />
Ticaret Bakanı Bolat, iki ülke arasındaki ikili ticaret hacminin istikrarlı bir şekilde yükselerek 2025'te 9,3 milyar dolara ulaştığını belirterek, "İki ülke, sürdürülebilir ve dengeli bir şekilde 15 milyar dolarlık ikili ticaret hacmine ulaşmayı hedefliyor." dedi.<br />
<br />
Belçika'nın Türkiye'deki yatırımlarının yaklaşık 5 milyar dolara ulaştığını, Türkiye'nin Belçika'daki yatırımlarının ise 750 milyon dolara yaklaştığını anlatan Bolat, "Türkiye'de faaliyet gösteren 719 Belçika şirketinin varlığı, ekonomimize duyulan güvenin açık bir göstergesidir. Aynı şekilde, Türk şirketleri de lojistik, savunma, imalat, perakende ve ileri teknolojiler gibi sektörlerde Belçika'daki varlıklarını genişletiyor." diye konuştu.<br />
<br />
Bakan Bolat, iki ülkenin işbirliği yapabileceği yeni ve stratejik alanlardan bahsederek ve bu alanlardan ilkinin savunma sanayisi olduğunu kaydederek, şu ifadeleri kullandı:<br />
<br />
"Savunma ve havacılık ihracatımız 2002'deki 248 milyon dolardan 2025'te 10 milyar doların üzerine çıktı. Bu, yaklaşık 40 katlık artış anlamına geliyor ve Türkiye'yi savunma ürünleri ihracatında 11. sıraya yerleştiriyor. Belçika'nın savunma ekosistemimizle daha derin bir etkileşim kurma konusunda artan bir ilgisi olduğunu görüyoruz. İkincisi Türkiye, 150 milyar dolarlık lojistik pazarı ve 50 milyar doların üzerinde lojistik hizmet ihracatıyla gelişmiş dijital gümrük sistemlerine sahip önemli bir lojistik merkezidir."<br />
<br />
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Belçika'nın gelişmiş lojistik konumuyla depolama, hava kargo, çok modlu taşımacılık ve dijital lojistik alanlarında açık fırsatlar barındırdığını kaydederek, "Türkiye'nin hızla genişleyen ulaşım altyapısı, 58 havaalanı, 247 milyon yolcu ve 356 destinasyonla bu ekosistemi daha da güçlendirmektedir. Ülkelerimiz arasında haftalık 80 yolcu ve 14 kargo uçuşu gerçekleştirilmekte olup bu da turizmi canlandırmaktadır. Geçen yıl 600 binden fazla Belçikalı turist Türkiye'yi ziyaret etti." şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong> "Türk müteahhitler 138 ülkede 560 milyar dolarlık proje üstlendi"</strong><br />
<br />
Bakan Bolat, iki ülkenin ticaret hacminin artırılabileceği alanlardan birisinin de "bilgi ve işlem teknolojileri" olduğunu belirterek, Türkiye'nin imalat katma değerini 41 milyar dolardan 240 milyar dolara çıkardığını söyledi.<br />
<br />
Ticaret Bakanı Bolat, "40 milyar dolarlık pazar büyüklüğü ve 240 bin profesyoneliyle bilgi ve işlem teknolojileri sektörü, 'Endüstri 4.0' uygulamalarıyla dijital dönüşümü giderek daha fazla yönlendirmektedir. Çeşitlendirme, arz güvenliği ve temiz teknolojilere odaklanan Türkiye'nin enerji geçişi, özellikle açık deniz rüzgar enerjisi ve hidrojen teknolojilerinde Belçika ile önemli bir işbirliği alanı yaratmaktadır. Ayrıca, 9,2 milyar dolarlık ilaç pazarı ve 50 binden fazla profesyonel çalışanıyla Türkiye, ortak araştırma ve geliştirme için bir platform sunmakta." ifadelerini kullandı.<br />
<br />
Türk müteahhitlerin bugüne kadar 138 ülkede 560 milyar dolarlık proje üstlendiğini anlatan Bolat, Belçika'da üstlenen inşaat projesi hacminin 335 milyon dolar olduğunu bildirdi.<br />
<br />
Ticaret Bakanı Bolat, "Bu anlamda, ekonomik ortaklığımızı yalnızca ikili ülkelerimiz arasında değil, aynı zamanda üçüncü pazarlarda ve hükümetler nezdinde de geliştirmek için büyük bir alan bulunmaktadır." diye konuştu.<br />
<br />
<strong>“Gümrük Birliğinin modernize edilmesi konusunda çok yakın çalışıyoruz"</strong><br />
<br />
Ticaret Bakanı Bolat, Gümrük Birliğinin modernize edilmesi için çalışmaların devam ettiğini belirterek, bu konudaki desteği için Belçika'ya teşekkür etti.<br />
<br />
Önceliklerinin "iş dostu bir ortam oluşturmak" olduğunu dile getiren Bolat, şu değerlendirmelerde bulundu:<br />
<br />
"Yatırımların korunması ve teşviki ile çifte vergilendirmenin önlenmesine ilişkin anlaşmalar da dahil olmak üzere sağlam hukuki çerçevemiz, yatırımcılar için şeffaflık, öngörülebilirlik ve güvenlik sağlamaktadır. Aynı zamanda AB ile Türkiye ve AB üyesi ülkeler arasındaki Gümrük Birliğinin günümüz koşullarına uygun şekilde modernize edilmesi konusunda çok yakın çalışıyoruz. Günümüzün ekonomik gerçekleri doğrultusunda Belçika'nın AB içinde bu yaklaşımı desteklediğine inanıyoruz. Bu nedenle AB ile Türkiye arasındaki Gümrük Birliğinin modernizasyonuna verdikleri destek için Belçika hükümetine en içten teşekkürlerimizi sunuyoruz."<br />
<br />
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, AB'nin ticaret ve sanayi politikalarının kapsayıcı olması, dışlayıcı olmaması ve Türk şirketleri ile Avrupa şirketleri arasındaki derin entegre değer zincirlerini zayıflatmaması gerektiğini vurguladı.<br />
<br />
Türkiye ile AB arasındaki ikili ticaret hacminin yılda 233 milyar dolara ulaştığını kaydeden Bolat, "Ayrıca geçen yıl, toplamı 290 milyar dolara ulaşan Türkiye'ye yönelik doğrudan yabancı yatırımların yaklaşık yüzde 70'i Avrupalı şirketlerden ve Avrupalı sanayilerinden gelmiştir. AB çerçevesi içindeki ortak çabalarımızla Türkiye, güvenilir bir ortak, güvenilir bir lojistik ve tedarik zinciri merkezi olarak hizmet vermeye devam edecektir." şeklinde konuştu.<br />
<br />
Forum kapsamında Ticaret Bakanı Bolat ile Belçika Başbakan Yardımcısı, Dışişleri, Avrupa İşleri ve Kalkınma İşbirliği Bakanı Maxime Prevot ve Belçika Savunma Bakanı Theo Francken tarafından Türkiye ile Belçika arasında "İkili Ticaret İlişkilerinin Geliştirilmesine İlişkin Ortak Bildirisi" imzalandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/bakan-bolat-hedefimiz-belcika-ile-ticaret-hacmini-15-milyar-dolara-cikarmak</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 12:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-11-at-103121.jpeg" type="image/jpeg" length="81224"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mehmet Ali Yalçındağ'dan 9 Mayıs "Avrupa Günü" Mesajı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/mehmet-ali-yalcindagdan-9-mayis-avrupa-gunu-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/mehmet-ali-yalcindagdan-9-mayis-avrupa-gunu-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p><strong>Avrupa Günü vesilesiyle, yalnızca tarihsel bir barış projesini değil; aynı zamanda insanlığın ortak refah, demokratik iş birliği ve ekonomik entegrasyon temelinde inşa ettiği en kapsamlı girişimlerden birini anıyoruz.</strong></p>

<p>Bugün Avrupa, kritik bir eşikte bulunmaktadır. Küresel düzen; jeopolitik bölünmeler, teknolojik dönüşüm, yapay zekâdaki hızlı ilerleme, enerji dönüşümü, tedarik zincirlerindeki rekabet ve giderek daha kırılgan hale gelen güvenlik ortamı ile yeniden şekillenmektedir. Bu yeni dönemde Avrupa’nın küresel ağırlığı ve rekabet gücü; daha geniş bir vizyon geliştirmesine, daha hızlı karar alabilmesine ve daha güçlü ortaklıklar kurabilmesine bağlıdır. Türkiye ise bu tablonun ayrılmaz bir parçasıdır.</p>

<p>Türkiye, Avrupa Birliği’ne aday ülke, NATO müttefiki ve Avrupa ile ekonomi ile sanayi alanlarında derin entegrasyona sahip stratejik ortak olarak; üretimden lojistiğe, savunmadan enerjiye, teknolojiden finansa, turizmden insan kaynağına kadar pek çok alanda Avrupa’nın çevresinde değil, doğrudan stratejik ekosisteminin merkezinde yer almaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>DEİK/Türkiye-Avrupa İş Konseyleri olarak bu anlayışla, Türkiye-Avrupa ilişkilerinin daha ileriye taşınması için yeniden yapılandırılmış, stratejik ve uzun vadeli bir yaklaşım çerçevesinde kapsamlı bir özel sektör inisiyatifi başlattık. Yılın başından bu yana Avrupa’nın önde gelen gazetelerinde, Avrupa Birliği kurumlarına ve üye ülke liderlerine yönelik açık mektuplar yayımlıyoruz.</p>

<p>Temel mesajımız nettir: Daha güçlü bir Avrupa, Türkiye ile daha derin bir iş birliğini zorunlu kılar. Bu nedenle Türkiye’nin Avrupa perspektifi ve Avrupa Birliği üyelik hedefi, her iki taraf için de stratejik önem taşımaktadır.</p>

<p>Avrupa’nın rekabet gücü; parçalanma, kurumsal yavaşlık ya da jeopolitik belirsizlik üzerine inşa edilemez. Güçlü bir Avrupa; sanayi dayanıklılığı, teknolojik kapasite, güvenli ticaret hatları, çeşitlendirilmiş enerji ortaklıkları, savunma iş birliği, ileri inovasyon ekosistemleri ve bütünleşmeye yönelik daha geniş bir vizyon ile mümkündür.</p>

<p>AB–Türkiye Gümrük Birliği’nin güncellenmesi de bu sürecin en somut ve kritik fırsatlarından biridir. Hizmetler, dijital ekonomi, kamu alımları, tarım, yeşil dönüşüm ve inovasyon alanlarını kapsayacak şekilde genişletilecek bir iş birliği, her iki taraf için de önemli kazanımlar sağlayacak ve Avrupa’nın küresel ekonomik konumunu güçlendirecektir.</p>

<p>Yapay zekâ, ileri teknoloji, savunma sanayi ve küresel etki alanlarında rekabetin hızla derinleştiği bu dönemde, Avrupa Birliği’nin de kendi üretim kapasitesini, inovasyon gücünü, stratejik koordinasyon yeteneğini ve çekim merkezini daha da güçlendirmesi gerekmektedir.</p>

<p>Avrupa, tarih boyunca korku yerine özgüveni, içe kapanma yerine açıklığı ve kısa vadeli tereddütler yerine vizyoner yaklaşımı tercih ettiği dönemlerde ilerleme kaydetmiştir.</p>

<p>Bugünün küresel koşulları, Avrupa’nın yalnızca teknoloji ve sanayi alanlarında değil; aynı zamanda tarihsel kaygıları, geçmiş ihtilafları ve siyasal refleksleri aşarak daha yenilikçi bir bakış açısı geliştirmesini gerekli kılmaktadır. Avrupa’nın küresel rekabet gücü, stratejik özerkliği ve jeopolitik etkisi; iç bütünlüğünü güçlendirmesine ve yakın çevresiyle daha uyumlu, kapsayıcı ve geleceğe dönük ilişkiler kurmasına bağlı olacaktır.</p>

<p>Avrupa Günü’nde dileğimiz; Avrupa’nın geleceğini Türkiye ile birlikte şekillendiren, ortak vizyon geliştiren ve Avrupa idealini gelecek nesiller adına yeniden güçlendiren bir yaklaşımın hâkim olmasıdır. Daha özgüvenli, daha rekabetçi ve daha stratejik bir Avrupa vizyonu temenni ediyoruz.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/mehmet-ali-yalcindagdan-9-mayis-avrupa-gunu-mesaji</guid>
      <pubDate>Sat, 09 May 2026 16:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/05/adsiz-tasarim-2026-05-09t162923433.png" type="image/jpeg" length="58527"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ayvalık Zeytinyağı Balıkesir Gastrofest’te İlgi Odağı Oldu]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ayvalik-zeytinyagi-balikesir-gastrofestte-ilgi-odagi-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ayvalik-zeytinyagi-balikesir-gastrofestte-ilgi-odagi-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Balıkesir’i “Gastronomi ve Turizm Merkezi” haline getirme hedefiyle Balıkesir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen “1. Uluslararası Balıkesir Gastronomi Festivali – Gastrofest”, 8 Mayıs Cuma günü Avlu Yaşam Merkezi’nde ziyaretçilere kapılarını açtı. Ayvalık Ticaret Odası da festivalde yer alarak Ayvalık’ın en değerli gastronomik ürünlerinden biri olan “Ayvalık Zeytinyağı”nı tanıttı.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu yıl ilk kez düzenlenen Gastrofest, Balıkesir’in zengin mutfak kültürünü öne çıkarmayı amaçlayarak 8–10 Mayıs tarihleri arasında Avlu Yaşam Merkezi’nde gerçekleştiriliyor. Yerel üreticileri uluslararası şeflerle buluşturan etkinlik, coğrafi işaretli ürünlerin markalaşmasına katkı sunarken, çeşitli tadım etkinlikleriyle de ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.</p>

<p>Dünyanın en kaliteli zeytinyağları arasında gösterilen “Ayvalık Zeytinyağı”, Ayvalık Ticaret Odası ile birlikte Ayvalık Ticaret Odası Zeytinyağı Analiz Laboratuvarı (ATOLAB AŞ.) tarafından festivalde tanıtıldı. Daha önce YÖREX’te de sergilenen karekodlu ürün kimliği ve ürün doğrulama sistemi, Gastrofest ziyaretçilerinden de yoğun ilgi gördü.</p>

<p>Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, “Ayvalık Zeytinyağı coğrafi işaretine sahip firmalarımızın ve markalarımızın tanıtımı ile tüketicinin bilinçlendirilmesine yönelik çalışmalarımız sürüyor. YÖREX’in ardından Gastrofest’te de sunduğumuz karekodlu ürün kimliği ve doğrulama sistemi büyük beğeni topladı” dedi.</p>

<p>Uçar, sahtecilik sorununa da dikkat çekerek, “Zeytinyağında dünyaca bilinen Ayvalık markası ne yazık ki taklit ve tağşiş girişimlerinin hedefi oluyor. Yapılan operasyonlarda Ayvalık markasının kullanıldığı ancak üretimin Ayvalık’ta gerçekleşmediği görülüyor. Bu durum markamızın itibarına zarar verme riski taşıyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Uçar ayrıca, geliştirilen sistem sayesinde ürünün tarladan sofraya tüm üretim aşamalarının Türk Gıda Kodeksi’ne uygun şekilde takip edilebildiğini belirterek, “Bu uygulamayı zeytinyağı alanında Türkiye’de ilk kez hayata geçiren oda olmanın gururunu yaşıyoruz” diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ayvalik-zeytinyagi-balikesir-gastrofestte-ilgi-odagi-oldu</guid>
      <pubDate>Sat, 09 May 2026 16:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/05/gastrofest.jpg" type="image/jpeg" length="65282"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü Sinan Kızıltan’la yoluna devam ediyor]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/su-urunleri-ve-hayvansal-mamuller-sektoru-sinan-kiziltanla-yoluna-devam-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/su-urunleri-ve-hayvansal-mamuller-sektoru-sinan-kiziltanla-yoluna-devam-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p><strong>Su ürünleri ve hayvansal mamuller sektöründe ihracat odaklı büyüme stratejisi yeni dönemde de devam ediyor. Türkiye’nin dünya genelinde üç öğünlük protein ihtiyacına katkı sağlayan ve her yıl 4 milyar doların üzerinde dövizi ülkeye kazandıran sektör, 2026-2030 döneminde görev yapacak yeni sektör kurulu yapısını belirledi.</strong></p>

<p>Türkiye Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller Sektör Kurulu Başkanlığına, Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Sinan Kızıltan yeniden seçilerek güven tazeledi. Sektörün yönetim kademesinde istikrarın korunması, ihracat hedeflerinin sürdürülebilirliği açısından önemli bir adım olarak değerlendirildi.</p>

<p>Başkan yardımcılıklarına ise Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Bedri Girit ile Akdeniz Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Ali Can Yamanyılmaz getirildi. Yeni yönetim yapısının, sektörün farklı bölgelerdeki üretim ve ihracat potansiyelini daha etkin koordine etmesi bekleniyor.</p>

<p>Sektör Kurulu Başkanı Sinan Kızıltan, yaptığı değerlendirmede son yıllarda elde edilen ihracat artışına dikkat çekti. 2022 yılı başında 3,4 milyar dolar seviyesinde olan sektör ihracatının, 2025 yılı sonunda 4 milyar 46 milyon dolara ulaştığını belirten Kızıltan, bu başarının planlı üretim, pazar çeşitliliği ve ihracat stratejileriyle mümkün olduğunu ifade etti.</p>

<p>Kızıltan, yeni dönem için belirlenen en önemli hedefin 5 milyar dolarlık ihracat hacmine ulaşmak olduğunu vurguladı. Bu hedefe ulaşmak için yalnızca üretim kapasitesinin artırılması değil, aynı zamanda markalaşma, katma değerli ürün geliştirme ve uluslararası pazarlarda kalıcı yer edinmenin de kritik rol oynayacağını söyledi.</p>

<p>Sektörün lokomotifi konumunda bulunan su ürünleri ihracatına da özel bir parantez açan Kızıltan, 2025 yılı itibarıyla bu alanın 2 milyar 243 milyon dolarlık ihracat hacmine ulaştığını aktardı. Su ürünlerinin hem üretim gücü hem de dış pazarlardaki rekabet avantajı sayesinde sektörün büyümesinde belirleyici unsur olmaya devam ettiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>2030 yılı hedeflerine de değinen Kızıltan, su ürünleri ihracatında 3,5 milyar dolarlık bir seviyeye ulaşmayı amaçladıklarını belirtti. Bu hedef doğrultusunda uluslararası fuar katılımları, sektörel ticaret heyetleri, hedef pazarlara yönelik tanıtım faaliyetleri ve TURQUALITY destekli projelerin daha yoğun şekilde devreye alınacağını kaydetti.</p>

<p>Yeni dönem stratejisinde sürdürülebilir üretim, gıda güvenliği, izlenebilirlik ve küresel rekabet gücünün artırılması gibi başlıkların da öncelikli alanlar arasında yer aldığı ifade edilirken, sektörün hem ekonomik hem de stratejik açıdan Türkiye için öneminin artarak devam ettiği vurgulandı.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, ŞİRKET HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/su-urunleri-ve-hayvansal-mamuller-sektoru-sinan-kiziltanla-yoluna-devam-ediyor</guid>
      <pubDate>Sat, 09 May 2026 15:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/05/s-i-n-a-n.png" type="image/jpeg" length="32445"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ATO Başkanı Baran Roma Programına Katıldı]]></title>
      <link>https://www.fuardergisi.com.tr/ato-baskani-baran-roma-programina-katildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.fuardergisi.com.tr/ato-baskani-baran-roma-programina-katildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Türkiye ile İtalya arasındaki ticaret hacminde daha önce belirlenen 30 milyar dolarlık hedefin aşıldığını belirterek, iki ülke arasında belirlenen yeni 40 milyar dolarlık ticaret hedefi doğrultusunda çalışmaların sürdüğünü söyledi.</strong></p>

<p>Baran, ATO Başkan Yardımcıları Temel Aktay ve Halil İbrahim Yılmaz ile birlikte İtalya’nın başkenti Roma’da düzenlenen “Türkiye-İtalya İlişkileri: Kültür, Diplomasi ve Ekonomi” konferansına katıldı.</p>

<p>Sapienza Roma Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen konferans, Ankara Üniversitesi TÖMER ve Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi iş birliğiyle düzenlendi. Ekonomik İlişkiler Oturumu’nda Türkiye ile İtalya arasındaki ticari ilişkiler ve iş birliği fırsatları değerlendirildi.</p>

<h3><strong>“İki Ülkenin Potansiyeli Güçlü Bir Sinerji Oluşturuyor”</strong></h3>

<p>Konuşmasında İtalya’nın Avrupa’nın dördüncü, dünyanın ise sekizinci büyük ekonomisi olduğunu ifade eden Baran, Türkiye’nin genç nüfusu, üretim kapasitesi ve stratejik konumuyla küresel tedarik zincirlerinin önemli bir parçası olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İki ülkenin ekonomik potansiyellerinin birleşmesiyle güçlü bir sinerji ortaya çıkacağını vurgulayan Baran, Türkiye ile İtalya arasındaki ticaret hacminin her geçen yıl daha da geliştiğini belirtti.</p>

<h3><strong>“Karşılıklı Yatırımlar Güçleniyor”</strong></h3>

<p>İki ülke arasındaki yatırımların olumlu bir seyir izlediğini ifade eden Baran, Türkiye’de faaliyet gösteren 1.600’den fazla İtalyan firmasının toplam yatırımının 5 milyar doların üzerine çıktığını söyledi.</p>

<p>Türk şirketlerinin de son yıllarda savunma sanayi, havacılık, beyaz eşya ve cam üretimi gibi alanlarda İtalya’da önemli yatırımlara imza attığını belirten Baran, ekonomik ilişkilerin yalnızca ticaretle sınırlı kalmadığını kaydetti.</p>

<h3><strong>“Yeni Dönemde Stratejik İş Birlikleri Öne Çıkacak”</strong></h3>

<p>Küresel ekonomide yaşanan dönüşüme dikkat çeken Baran, artık yalnızca ticaret hacmini artırmanın yeterli olmadığını, iş birliklerinin daha sürdürülebilir ve stratejik alanlara taşınması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Yeşil enerji, dijitalleşme, yapay zeka, akıllı şehirler ile savunma ve havacılık sanayisinin iki ülke arasında yeni fırsatlar sunduğunu dile getiren Baran, bu alanlarda ortak projelerin önem kazanacağını söyledi.</p>

<h3><strong>Ankara’nın Üretim Gücü Vurgulandı</strong></h3>

<p>Ankara ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Baran, Başkent’in organize sanayi bölgelerinde savunma sanayi, metal işleme, iş makineleri, mobilya ve inşaat malzemeleri başta olmak üzere birçok sektörde üretim yapıldığını belirtti.</p>

<p>2025 yılında Ankara’nın ihracatının 18,5 milyar dolar seviyesine ulaştığını ifade eden Baran, Ankara ile İtalya arasındaki ticaret hacminin ise 1,7 milyar dolar olduğunu kaydetti.</p>

<p>Baran, Ankara’nın tarihi İpek Yolu üzerinde yer alan stratejik konumuyla geçmişte olduğu gibi bugün de ekonomik ve kültürel açıdan önemli bir kavşak noktası olduğunu vurguladı.</p>

<p>Program kapsamında ayrıca Ankara Üniversitesi TÖMER ile Sapienza Roma Üniversitesi ISO Bölümü arasında iş birliği protokolü imzalandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.fuardergisi.com.tr/ato-baskani-baran-roma-programina-katildi</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 18:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://fuardergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/fuardergisi-com-tr/uploads/2026/05/dfdf-2.JPG" type="image/jpeg" length="71777"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
